ÇAVUŞOĞLU’DAN YENİ YIL MESAJI



İçişleri Bakanı Ziya Öztürkler, yeni yıl mesajı yayımladı. Öztürkler, mesajında şu ifadelere yer verdi:
Yeni yıla sayılı saatler kala 2022 yılında ortaya koyduğumuz vizyon ve hedefler açısından yürüttüğümüz çalışmaların başarıya ulaşması, halkımızın yüzünün gülmesi en büyük mutluluğumuz olmuştur.
Geride bıraktığımız 2022 yılı içerisinde; Ülke güvenliği ve kamu huzurunun korunmasına ilk günden itiberen özel önem gösterilmiştir. Karşılaştığımız en önemli sorunlardan biri olan pasaport sorunu yapılan girişimlerle tamamen çözülmüş, yeni cezaevine taşınma süreci tamamlanmış, kırsal kesim altyapı çalışmalarında ise hedeflerin üzerine çıkılmıştır. E- nüfus sisteminin yeniden yapılandırılması ve ‘Sakinlerin Kaydı Tüzüğü’nde yapılan düzenleme ile KKTC vatandaşı çocuklara doğum anından itibaren yeni nesil çipli KKTC kimlikleri verilmeye başlanmıştır.
İçişleri Bakanlığının geniş sorumluluk alanı içerisinde, hizmetlerin çağa uygun, günün ihtiyaçlarına cevap veren dijital sistemlerle vatandaşa sunulması adına önemli adımlar atılmış, bu bağlamda dijital dönüşüm programı çerçevesinde bakanlığın tüm birimlerinde azami bir dönüşüm sağlanması için kısa sürede önemli çalışmalar tamamlanmıştır.
Ülkenin geleceği, güvenliği ve kayıtlılığın sağlanması adına hayati bir proje olan E-Vize Otomasyon Sistemi’nin tüm teknik çalışmaları ve şartnamesi hazırlanarak ihale süreci tamamlanmış, E-Vize Otomasyon Sistemi, 3 milyon 850 bin Türk Lirası teslimat bedeli ve 385 bin Türk Lirası garanti sonrası bakım hizmet bedeliyle ihale edilmiştir. Temel vizyonlarımızdan en önemlisi olarak gördüğümüz E-Vize Otomasyon Sistemi 2023 yılında devreye girecek şekilde planlanmıştır.
2023 yılı ile birlikte, bakanlığımızın hizmet kalitesini artırmak, vatandaşlarımızı çağdaş hizmetlerle buluşturmak hedefiyle başlattığımız dijital dönüşüm kapsamında, doğum ve ölüm belgeleri için devlet dairesine gelme dönemine son veriyoruz. Göreve gelir gelmez koyduğumuz hedefler doğrultusunda, Nüfus Kayıt Dairemizin e-kimlik sistemi içerisinde yer alan doğum ve ölüm belgelerinin vatandaşlarımıza e-devlet kapısı üzerinden dijital ortamda verilmesi adına çok önemli bir süreci tamamlamış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.
İçişleri Bakanlığı bünyesinde görev yapan kadın çalışanlarımıza baktığımızda farkındalığı yüksek, eğitimli bir kitle görüyoruz. Yürütülen çalışmalarda daha verimliliği artırmak, kadınlarımızın karar alma süreçlerinde çok daha etkin rol oynamasını sağlamak, şiddetin her türüne karşı birlikte sürdürdüğümüz mücadeleyi daha da yükseltmek adına tamamen gönüllülük esası ile “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Birimi” kurulmuştur.
2023 yılı ile birlikte insanımızın hak ettiği çağdaş hizmetleri, önemli projeleri hayata geçirmek öncelikli hedefimiz olacaktır. İnsanın ürettiği kadar var olduğu gerçeğini unutmadan halkımıza hizmet yolunda, ilk günkü heyecanla çalışmaya devam edeceğiz.
Bu vesile ile tüm halkımızın yeni yılını canı gönülden kutlar, 2023 yılının, herkesin hayallerinin gerçeğe dönüşeceği, hedeflerine ulaşacağı, refah ve mutlu bir yıl olmasını dilerim.

Başbakan Ünal Üstel, ‘Yeni Yıl’ mesajı yayımladı.
Üstel, yeni yıl mesajında şunları kaydetti:
“Acısıyla tatlısıyla bir yılı daha hep birlikte geride bırakıyoruz. 2022 yılında Dünya genelinde yaşanan pandemi sonrasında gelişen ekonomik kriz ve bölgesel savaşlar sonucunda tüm insanlık olarak yaşam koşullarının zorlaştığına tanıklık ettik. Her geçen gün yaşam şartlarının güçleştiği dünyamızdaki gelişmelerden ülkemiz ve bizler de doğal olarak etkilenmekteyiz. Geride bıraktığımız yılı, hem ülke olarak, hem hükümet çalışmaları açısından yoğun bir gündemle geçirdik. Bunun yanında başta Anavatan Türkiyemizde ve yakın coğrafyamızda olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşanan terör, şiddet, göç ve savaşlar gibi insanlığa acı veren olaylar hepimizi derinden etkilemiştir. Ayrıca dünya genelinde yaşanan siyasi değişimlere ve ülkelerarası diplomatik ilişkilere bağlı döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve tüm dünyayı etkileyen ekonomik kriz ülkemiz ekonomisi üzerinde de bir takım olumsuz etkiler yaratmıştır.
Mayıs 2022 itibariyle ülke yönetimini devralmış bir hükümet olarak kısa sürede sorunlara yönelerek en etkili ve verimli şekilde halkımızı huzura ve refaha ulaştırmak için süratle çalışmalara başladık. Hem bugünü hem de geleceği güvence altına alacak birçok proje ve icraat hızlıca hayata geçirilmeye başlanmıştır. 2023 yılına girereken, görevlerimizin bilinciyle halkımızdan aldığımız güç ve destekle inanıyorum ki, atacağımız adımların sonucunda yarınlara daha güvenle bakacağız. Huzur ve güven ortamının korunması, halkımızın gelecekte daha refah bir yaşama kavuşması için canla başla uğraş vermekteyiz. Hükümetimiz, üstlenmiş olduğu sorumlulukların bilinciyle, halkımızın her kesiminden insanımızla ve tüm ekonomik sektörlerle birlik, dayanışma ve uzlaşı içerisinde halkımıza hizmet için canla başla çalışmalarını sürdürmektedir. Devletimize olan inanç ve ülkemize duyduğumuz sevgiyle yolumuza devam edeceğiz. Hükümetimiz döneminde Anavatan Türkiye ile sağlam bağlarımızı daha da güçlendirerek, ülkemiz için büyük ve olumlu değişimleri beraberinde getirecek Projelerin hayata geçirilmesi için Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Hükümetimiz arasında protokoller imzalanmıştır. Tüm ekonomik sektörlerin canlandırılması ve gerekli desteğin sağlanmasına yönelik tedbirler alınmıştır. Yine bu kısa süreçte çiftçimizin, hayvancımızın, narenciye üreticilerimizin, müteahhitlerimizin ve diğer sektörlerin alacakları ödenmiş, geriye dönük tüm borçlar kapatılmıştır. Eksikliklerin giderilmesi ve ekonomik kalkınmanın sağlanmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır. 2023 yılının, daha güzel ve daha güçlü bir ülke yaratma hedefiyle, halkımızın refah seviyesini artıracak hizmetlerle buluşturmaya yönelik projelerimizin birer birer hayata geçeceği ve geride bıraktığımız yılda başlattığımız çalışmaların meyvesini göreceğimiz bir yıl olacağına yürekten inanıyorum.
Bu duygu ve düşüncelerle, yeni yılın yeni umut, inanç ve güzelliklere vesile olması, birlik, dayanışma ve huzur içerisinde geçmesini diler, tüm Halkımızın, Anavatan Türkiye’deki ve dünyanın her köşesindeki kardeşlerimizin yeni yılını en içten duygularımla kutlarım.”

Brezilyalı efsane futbolcu Pele’nin 82 yaşında hayatını kaybetmesinin ardından Brezilya hükümeti, 3 günlük ulusal yas ilan etti.
Devlet Başkanı Jair Bolsonaro imzasıyla resmi gazetede yayımlanan kararnamede, “Edson Arantes do Nascimento, Pele’nin ölümünden duyulan üzüntünün bir göstergesi olarak, bu kararnamenin yayımlandığı tarihten itibaren ülke geneli 3 günlük ulusal yas ilan edildi” ifadesine yer verildi.
Bolsonaro, Twitter hesabından Pele’nin ölümüne ilişkin paylaşımında, “Tüm ailesinin ve arkadaşlarının bu zor günleri aşmaları için Tanrıya dua ediyorum. Pele, futbolu sanata ve eğlenceye dönüştürdü ve Brezilya’nın adını futbol ile dünyaya duyurdu.
Ailesine ve sevenlerine sabır diliyorum” ifadelerini kullandı. Efsane futbolcu Pele, 29 Kasım’dan bu yana tedavi gördüğü hastanede 82 yaşında yaşamını yitirmişti. Pele’nin cenaze töreninin 3 Ocak’ta, kariyerinin büyük bölümünün geçtiği Santos Stadyumu’nda düzenleneceği bildirilmişti.

KTSO 2022 yılı içerisindeki hedeflerini değerlendirerek, yeni yıla yönelik hedeflerini açıkladı.
Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO), bu yıl bir ilke imza atarak Londra’da ticari heyet organizasyonu düzenlediğini, 11 yıldır uğraşılan Organize Sanayi Bölgeleri Yasası’nın yürürlüğe girdiğini, sanayi ile ilgili sağlıklı istatistiki bilgi ve veri tabanını oluşturduğunu kaydetti. KTSO 2022 yılı içerisindeki hedeflerini değerlendirerek, yeni yıla yönelik hedeflerini açıkladı.
Oda’dan yapılan açıklamada, KTSO’nun aktif ve yoğun bir yıl geçirdiği belirtilerek, ihracatı artırma, dışa açılma, sanayi sektörel kapasite raporlarının hazırlanması, Organize Sanayi Bölgeleri Yasası’nın yenilenmesi, sanayi bölgelerinin altyapılarının ıslahı için devlet tarafından ihale süreçlerinin başlatılması için gerekli girişimler, üyelerin çalışma izin işlemlerinin Oda tarafından yapılması konularında önemli yol kat edildiği belirtildi.
Açıklamada, bu yıl ilk kez Londra’da Ticari Heyet Organizasyonu düzenlendiği, 14 üretici-ihracatçı firmayla katılarak, İngiltere’den ve dünyanın farklı yerlerinden gelen potansiyel iş ortakları ile buluşulduğu belirtildi.
“Yenilenebilir Enerji Şirketi kurulum çalışmalarını başlatmış durumdayız”
Açıklamada, 11 yıldır çıkması için uğraşılan Organize Sanayi Bölgeleri Yasası’nın 25 Ekim itibarı ile yürürlüğe girdiği ve bunun önemli bir kilometre taşı olacağı ifade edildi.
Kıbrıs Türk sanayi sektörüne doğru yön verilmesi için sanayi ile ilgili sağlıklı istatistiki bilgi ve veri tabanının oluşturulması sağlandığı vurgulanan açıklamada, eylül ayında ise, bu konudaki çalışmalarının “Kuzey Kıbrıs Sanayi Sektör Analizi” lansmanı ile paylaşıldığı anımsatıldı. Hellimin AB tescil süreciyle ilgili odanın önemli katkılar koyduğu işaret edilen açıklamada, ülkenin güneş enerjisi potansiyeli göz önünde bulundurularak, “yenilenebilir enerji şirketi” kurulum çalışmalarının başlatıldığı, kurulacak olan yapının tamamen Kıbrıs Türk Sanayi Odası üyelerine ait olacağı ifade edildi.
“Yeni yılda en önemli hedef yenilenebilir enerji projesini bir an önce hayata geçirmek olacaktır”
“Yeni yılda Sanayi Odası’nın en önemli hedefi yenilenebilir enerji projesinin bir an önce tamamlanmasını sağlayıp hayata geçirmek olacaktır. Böylece üyelerimizin işletme girdi maliyetleri içerisinde önemli bir orana sahip olan enerji girdi maliyetlerini aşağı çekerek, rekabet imkanlarının artmasına katkı sağlamış olacağız” ifadeleri kullanılan açıklamaya şöyle devam edildi: “Kıbrıs Türk Sanayi Odası olarak öncelikle, topluma ve üyelerimize yönelik verdiğimiz hizmetlerde üyelerimize yüksek değer katan yenilikçi hizmetler sunarak, Kıbrıs Türk sanayisinin sürdürülebilir gelişimini artırmak temel hedefimiz olacaktır. Bu noktada gerek yurt içinde gerekse yurtdışındaki ekonomik ve sosyal paydaşlarımızla iş birliğini daha da ileri seviyeye getirecek adımları atacağız. Kıbrıs Türk sanayisinin kaybedecek zamanı yoktur. Gelinen aşamada, Kıbrıs Türk sanayisi artık birçok ithal ürünle rekabet edebilecek noktadadır. Bu nedenle, yerli ürünlerimizin markalaşarak, hem ülke içerisinde, hem de ülke dışında yabancı ürünlerle rekabet edebilirliğinin artırılması için yeni bir yol haritasının hazırlanması ve gelişme potansiyeli olan sektörlerin devlet eliyle desteklenmesi için mücadele etmeye devam edeceğiz”

Maliye Bakanı Alişan Şan, ‘Yeni Yıl’ mesajı yayımladı.
Şan, yeni yıl mesajında şunları kaydetti:
Maliye Bakanı Şan yayımladığı mesajla vatandaşların yeni yılını kutladı. “Acısıyla tatlısıyla bir yılı daha geride bırakıp yeni bir yıla, yeni umutlarla girmenin heyecanını yaşadığımız bu günde, temennim; 2023 yılının tüm insanlığa sağlık, huzur ve mutluluk getirmesi, hoşgörü ve dayanışma ruhuyla, birlik ve kardeşliği güçlendirmesi” dedi.
Geride bıraktığımız 2022 yılında da tüm dünya insanlığının pek çok zorlukla sınandığı bir yıl olduğuna işaret eden Maliye Bakanı Alişan Şan, bir yandan tüm dünyayı etkisi altına alan Covid19 salgınının etkilerinin hala daha hissedilmesi, diğer yandan Ukrayna-Rusya savaşının küresel ekonomi ve finansal piyasalara etkisinin altında geçtiğini ancak bu şartlara rağmen, 2023 yılına umutla baktıklarını belirtti.
Şan; “Yeni bir yıl bize yeni umutlar vaat ediyor. Güzel günlere ulaşmak içinse hepimizin üzerine önemli sorumluluklar düşüyor. Bizlerin en büyük sorumluluğu ise, halkımızın refahı ve ülkenin kalkınması için çok daha fazla çalışmak. Güçlü bir ekonomik yapı kurmak zorundayız. Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin de güçlü desteği ile başta Başbakanımız Ünal Üstel olmak üzere, Maliye Bakanlığı olarak bunun çalışmalarını yürütmekteyiz. Bunun için 2023 yılında da vatandaşlarımızdan aldığımız güç ve destekle var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
Maliye Bakanı Alişan Şan mesajının sonunda, tüm dünyada yaşanan savaşların sona erip, barışın hâkim olacağı bir yıl dilerken, 2023 yılının ülkemize ve dünyaya güzellikleri beraberinde getirmesini temenni etti. Ayrıca vatandaşları yeni yıl kutlamaları nedeniyle trafikte de dikkatli olmaya çağırdı.

Polis, yeni yıl için tüm emniyet tedbirlerini alarak önlemleri en üst seviyeye çıkardığını duyurdu
Polis Genel Müdürlüğü (PGM) , halkın yeni yılını kutlarken, yeni yıl kutlamalarının huzur ve güven ortamı içerisinde geçmesini sağlamak için tüm emniyet tedbirlerini alarak önlemleri en üst seviyeye çıkardığını duyurdu.
Polis Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, “155 POLİS İMDAT”, “156 NARKOTİK”, “199 İTFAİYE” ve diğer telefon hatlarının her zaman olduğu gibi, 24 saat kesintisiz hizmette olacağı da belirtildi.
Açıklamada, “Yeni yıl kutlamaları nedeniyle gerek trafikte, gerekse bulunduğunuz diğer ortamlarda kendinizin, sevdiklerinizin ve başkalarının can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürmemek için trafik kurallarına mutlaka uyunuz; sizin ve/veya başkalarının can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde araç kullananlar ile trafik kurallarına uymayanları hiç çekinmeden polise bildiriniz; alkol almışsanız araç kullanmayınız. Gerekirse alkol almamış bir yakınınızdan yardım talep edin veya taksi hizmetinden faydalanınız; sürat yapmayınız. Süratin yolları değil, kendi yaşamınızı kısaltabileceğini unutmayınız; trafikte önceliğiniz, gideceğiniz yere sağlıklı varmak ve sevdiklerinizle kucaklaşmak olsun. Yeni yılda da son durak eviniz olsun; yeni yıl kutlaması sırasında ateşli silah kullanmayınız. Kullanılmasının suç olduğunu unutmayınız; suç işleyen kişileri derhal en yakın polis karakoluna bildiriniz; yaşam hakkının her şeyin üzerinde olduğunu unutmayınız ve bunu kimsenin elinizden almasına asla izin vermeyiniz” ifadelerine yer verildi.

DÜNYA GENÇLİK KONSEYİ 2022 / 12/ 29 TARİHLİ OLAĞAN GENEL KURUL SONUCU SEÇİLEN YÖNETİM KURULU LİSTESİ
GENEL BAŞKAN HÜSEYİN CELEP
GENEL BAŞKAN VEKİLİ NEJDET ŞENGEZER
GENEL SEKRETER İSKENDER TURAN
GENEL BAŞKAN YRD HÜSEYİN AKGÜN
( SİYASİ PARTİLER STK VAKIFLARDAN SORUMLU )
GENEL BAŞKAN YRD MUSTAFA ÖZGÜR PİRO
( KKTC TEMSİLCİ BAŞKANI )
GENEL BAŞKAN YRD OSMAN KÖSE
( BASIN SÖZCÜSÜ )
GENEL BAŞKAN DANIŞMANI
AYSON KARABAĞ
ULUSLARARASI HUKUK İŞLERİ DANIŞMANI
MUHAMET ÇİFTÇİ
HUKUK İŞLERİ DANIŞMANI
MUSTAFA AKAY
SAYMAN
SİNEM KATRANCIOĞLU
ULUSLARARASI İLİŞKİLER BAŞKANI
DENETLEME VE DİSİPLİN KURULU
BAŞKANI
ORHAN EYİBİL
BAŞKAN YRD. VAHİT CELEP
ÜYE NEDİM BAYRAK
ÜYE MEHMET KARATAŞ
ÜYE HAKAN BATUR
ÜYE FATİH SELİM EVCİL
İDARİ İŞLER VE ULAŞIM İŞLERİ KOORD.
ZEKİ SÖNMEZ
BASIN MEDYA BAŞKANI
ONURCAN ÇAKIRSOY
AR-GE BŞK
KUDRET ARMAĞAN
KÜLTÜR SANAT İŞLERİ BAŞKANI
İLYAS ÇAĞLAYAN
GÖRSEL SANAT İŞLERİ BAŞKANI
VEYSİ AKKAYA
BŞK YRD
LEVENT ÇEKİÇ
SOSYAL İŞLER BAŞKANI
NEDİM BAYRAK
SOSYAL İŞLER KOORDİNATÖRÜ
KADİR TAŞÇI
KADIN KOLLARI BAŞKANI
NEFİSE KARA
REHBERLİK VE GENÇLİK KOLLARI
BŞK
SPOORTİF FAALİYETLERDE SOR.
BŞK
PLAN PROJE KOOR.
BASIN HALKLA İLİŞKİLER
SEKRETER
ÖGRENCİ İŞLER DANIŞMAN KURULU
DİVAN KURULU
ENGİN APAYDIN MEHMET PAKETÇİ
YÜKSEK İŞTİŞARE
İLİM İRFAN KURULU BAŞKANLIĞI
ABDÜLVAHİT CELEP

Bakan Altuğra, Bülent Ecevit Rehabilitasyon Merkezi’ni ziyaret ederek tedavi gören hastaların ve sağlık çalışanlarının yeni yılını kutladı”
Sağlık Bakanlığı İzlem Gürçağ Altuğra, Bülent Ecevit Rehabilitasyon Merkezi’ni ziyaret ederek tedavi gören hastaların ve sağlık çalışanlarının yeni yılını kutladı.
Sorumlu Hekim Dr. Cansel Öztekiner’den genel ihtiyaçlarla ilgili bilgiler alan Bakan Altuğra, binanın ihtiyaç duyulan tadilatının en kısa sürede yapılacağını açıkladı.
Rehabilitasyon merkezinde tedavi gören hasta ve yaşlılarla sohbet ederek yeni yıllarını kutlayan Bakan Altuğra, yaşlıların ve bakıma muhtaç hastaların mutlu olması ve iyi bir sağlık hizmeti almasının büyük önem taşıdığını vurguladı.
Onlar mutluysa, iyi bir hizmet alıyorsa biz de o kadar mutlu oluruz diyen Altuğra, bu anlamda Rehabilitasyon Merkezi’nde özveriyle hizmet veren tüm sağlık çalışanlarına ayrıca teşekkür etti.
Bülent Ecevit Rehabilitasyon Merkezi ziyaretinde Sorumlu Hekim Dr. Cansel Öztekiner yapılan ziyaret nedeniyle teşekkür ederek merkezle ilgili bilgiler aktardı.
Bakan Altuğra’ya ziyaretinde Bakanlık Müsteşarı Doç. Dr. Deren Oygar eşlik etti.

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı, devletin resmi sitesinin haricinde seyrüsefer ve muayene harcı ödemesi kabul edilen sitelerin dolandırıcılar tarafından oluşturulduğuna işaret ederek, vatandaşı dikkatli olması konusunda uyardı.
Bakanlık tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
Seyrüsefer harcını internetten ödemek isteyen ve Google üzerinden “KKTC Seyrüsefer” araması yapan araç sahipleri, dolandırıcılık amacıyla açılmış internet siteleri ile karşılaşmaktadır.
Son olarak, yine aynı amaçla “seyrüsefer.com” ve “bubgov.mobi/gv-online-vergi” alan adlarını kullanan iki internet sitesi tespit edilmiştir. Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı, söz konusu sitelerin engellenmesi için hemen harekete geçmiştir.
Motorlu araçların seyrüsefer, muayene ve yurt dışı çıkış harçlarının internet üzerinden kredi kartı ile ödenebileceği tek adres, Vergi Dairesi’ne ait “https://online.vergi.gov.ct.tr” adresidir. Bu siteye Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’nın internet sitesi “www.bub.gov.ct.tr” üzerinden de bağlantı verilmektedir.
Araç sahiplerinin, internet üzerinden yapacakları harç ödemelerinde devlet kurumlarına ait internet sitelerini kullanmaları önemle rica olunur.

Asgari Ücret Saptama Komisyonu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy başkanlığında toplandı.
Toplantı başında açıklama yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy, işveren tarafının toplantıya katılmadığını belirterek, işçi ve devlet tarafının toplantıda bulunduğunu söyledi.
Taçoy, işveren tarafının toplantıya katılmamasıyla ilgili kendilerine gönderilen dilekçeyi okudu.
Dilekçede şunlar kaydedildi:
“Bir komisyon temsilcisi arkadaşımız Cumhurbaşkanı ile yurt dışında olduğundan, diğer temsilcilerimiz de yılbaşı yoğunluğundan toplantıya katılamadılar. Bu sebeple toplantıya katılamayacağız.”
Ardından Taçoy, rakamları belirterek toplantıyı açtı. Taçoy, 12 bin 600 brüt 11 bin TL net ile toplantının açıldığını kaydetti.

Asgari Ücret Saptama Komisyonu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy başkanlığında toplandı.
Toplantı başında açıklama yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy, işveren tarafının toplantıya katılmadığını belirterek, işçi ve devlet tarafının toplantıda bulunduğunu söyledi.
Taçoy, işveren tarafının toplantıya katılmamasıyla ilgili kendilerine gönderilen dilekçeyi okudu.
Dilekçede şunlar kaydedildi:
“Bir komisyon temsilcisi arkadaşımız Cumhurbaşkanı ile yurt dışında olduğundan, diğer temsilcilerimiz de yılbaşı yoğunluğundan toplantıya katılamadılar. Bu sebeple toplantıya katılamayacağız.”
Ardından Taçoy, rakamları belirterek toplantıyı açtı. Taçoy, 12 bin 600 brüt 11 bin TL net ile toplantının açıldığını kaydetti.

KKTC siyasi tarihinde, 36 yıl aradan sonra kadın belediye başkanı seçilerek önemli bir başarıya imza atan Mehmetçik-Büyükkonuk Belediye Başkanı Fatma Çimen Tuğlu, “Kadın elinin değdiği yerin güzelleşeceğini göstermek istiyorum” dedi.
18 yıllık hekimlik hizmetinin ardından siyasete atılma kararı alan Fatma Çimen Tuğlu, 1986 yılında Akıncılar’da seçilen Sevim Akbaş’ın ardından, KKTC’nin ikinci kadın belediye başkanı oldu.
Fatma Çimen Tuğlu bu sabah devir teslim töreninin ardından göreve başladı.
“Gördüğüm eksiklikleri aşabilmek için aday oldum”
Fatma Çimen Tuğlu, İskele Kaza Mahkemesinde mazbata töreni öncesinde ilk röportajını Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) muhabirine verdi. Soruları yanıtlayan Tuğlu, bölgede yaşayan bir vatandaş olarak gördüğü eksiklikleri, yaşanılan sıkıntıları aşabilmek için aday olduğunu ve kazandığını vurguladı.
Adaylık konusunda çok destek gördüğünü vurgulayan Tuğlu, kadın olduğu için ilk başta ön yargılarla karşılandığını, süreç ilerledikçe ön yargıların kırıldığını, kendisine güvenin arttığını, en çok desteği de kadınlardan aldığını ifade etti.
“Tüm kadınlarımızın daha güzel yerlere gelmesini istiyorum”
İskele bölgesinde ilk, ülke tarihinde ikinci kadın belediye başkanı olmasıyla ilgili Tuğlu, “Çok mutluyum, kadınlardan çok büyük övgü ve destek aldım, ve ben bu şekilde bütün kadınlarımızın kendilerine güvenerek, bu yolda ilerleyip daha güzel yerlere gelmesini istiyorum” dedi.
“En büyük sorun kalkınma ve işsizlik”
Bölgenin en büyük sorununun kalkınma, işsizlik ve buna bağlı sıkıntılar olduğunu vurgulayan Tuğlu, “Bu bağlamda kalkınma ve yatırımlara yönelik projelerle bölgeye hizmet etmeye çalışacağım” dedi.
Tuğlu, kadınlarla ilgili projeleriyle ilgili olarak da, kadınlara ekonomik özgürlük sağlamak için yapacağı hizmetler olacağını, kadınların ürettiklerini pazarlayabilecekleri projelere öncelik vereceğini söyledi.
Tuğlu kadınların bir çok alanda görev almaları için tüm olanakları sağlayacağını söyledi.
“Ülkemiz için kadınların her yere eli değmeli”
Tuğlu, kadınların siyasette daha çok yer alması gerektiğine işaret ederek, “Ülkemiz için kadınların her yere elinin değmesi gerektiğini düşünüyorum” dedi.
Tuğlu, kadınlar siyasete mi ilgisiz, alan mı açılmıyor? sorusunu ise, “Bence ilgilidirler de biraz daha cesaret gerekiyor. O cesaretlerini sağlayıp, kendilerine güvenip bu yola girdikten sonra başaramayacakları hiçbir şey yoktur diye düşünüyorum” diye yanıtladı.
“İki gün telefonum kilitlendi”
Seçimi kazandıktan sonra çok olumlu tepkiler aldığını belirten Tuğlu, “İki gün telefonum kilitlendi desem yeridir. Çok güzel tepkiler aldım, çok büyük coşkuya karşılandı. Kadınlar çok büyük destek verdi, hep arkamdaydılar. Bir kadının elinin değdiği yerin güzelleşeceğini göstermek istiyorum” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Çağla Gür editörlüğünde alanında uzman akademisyenler ve öğretmenler tarafından hazırlanan “Bebeklikten Ergenliğe İyi Oluş – Pozitif Düşünme Eğitimi Kitabı” Milli Eğitim Bakanlığında gerçekleştirilen etkinlik ile tanıtıldı.
Etkinliğe, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Halil Nadiri, Bakanlık Müdürü Revin Gürler, Genel Ortaöğretim Dairesi Müdürü Cengiz Uzun, UKÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Halil İbrahim Yalın, UKÜ Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çağla Gür, Milli Eğitim Bakanlığı Psikolojik Danışma, Rehberlik ve Araştırma Birimi Uzmanı Süreyya Geylan Gürdal ile çalışmada görev alan akademisyenler ve öğretmenler katıldı.
3 yıllık bir çalışma sonucunda Pozitif Okullar Projesi’nden elde edilen dönüşler, gerçekleştirilen eğitimler ve öğretmen ihtiyaçlarından yola çıkılarak geliştirilen kitapta pozitif düşünme ve iyi oluş konusunda ayrıntılı açıklama ve teorik bilgilere yer verilmekte, bebeklikten ergenliğe iyi oluş ve pozitif düşünmeye ilişkin teorik çerçeve aşama aşama anlatılmakta, pozitif düşünme bağlamında program geliştirme sürecine değinilmekte, okullarda uygulamaya yönelik etkinlik örnekleri yer almakta, özel gereksinimli çocuklarda iyi oluş ve pozitif düşünme, sağlıkta biyo-psiko-sosyal yaklaşım ve tam iyilik hali ve okullarda iyi oluş ve pozitif düşünme çerçeveleri ele alınmaktadır.
Çavuşoğlu: “Dünyaya insan yetiştirme noktasında böylesi eserlere ihtiyaç duyuluyor”
Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu etkinlikte yaptığı konuşmada Devletiyle, kurum ve kuruluşlarıyla herkesin bulunduğu konumdan hizmet ettiğinin altını çizerek, birlikte hareket edilmediği sürece bu geminin yol alamayacağına dikkat çekti.
Öğrenci Adası Kıbrıs söyleminin bir tesadüf olmadığını ve bir gerçeği ifade ettiğini de dile getiren Çavuşoğlu, “Tanınmamış bir coğrafyadan dünyaya insan yetiştiren bir ülkede düşünme özgürlüğü olan, inanç özgürlüğü olan, yaşam özgürlüğü olan bir ortam yarattık ve bu ortamı korumak istiyoruz.” dedi.
Dünyaya insan yetiştirme noktasında böylesi eserlere de ihtiyaç duyulduğunu belirten Çavuşoğlu, Bakanlık personeli, akademisyenler ve öğretmenlerin iş birliğinde ortaya çıkarılan bu eserle gurur duyduklarını ifade etti.
Konuşmasına “Bu eser bizimdir. Üniversiteler, Bakanlık, Devlet nasıl bizimse bu eser de hepimizindir. Ben bu anlayışla bakıyorum ve bu birleşmeye vesile olan ve bu vizyonu ortaya koyan herkesi selamlıyorum.” diye devam eden Bakan Çavuşoğlu, kitabın hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ederek konuşmasına son verdi.
Nadiri: “UKÜ, bilgi birikimi yüksek akademik kadrosuyla bölgenin ve dünyanı gelişmesine katkı koymaya hazırdır.”
UKÜ Rektörü Prof. Dr. Halil Nadiri ise üniversite olarak böylesi anlamlı bir eserin ortaya çıkarılmasına katkı koymaktan dolayı memnuniyetini dile getirerek konuşmasına başladı.
Projenin pandemi döneminde başladığını ve pozitif düşünmenin önemli olduğu bir noktada değerli bir çalışma yapıldığını dile getiren Nadiri, “Çocukların pozitif ortamda pozitif düşünce yaklaşımını almasının çok önemli olduğu vurgulamak gerekiyor. Bu noktada, öğrencilerin bu bilgiyi alması ile beraber, onlara bu alışkanlığı kazandıracak olan eğitmenlerin de bu konuda eğitilmesi ve öğretmenler tarafından çocuklara aktarılması, hepimizin gerçekten çok ihtiyacı olan ve hayatın günlük stresi içerisinde pozitif düşünceyi yakalayabilmemiz açısından son derece önemli.
Ben bu projeyi araştırma projesinden öte, yüksek öğretim adası olan KKTC’nin üniversitelerinin topluma karşı olan önemli bir görevi, akademik bilginin kampüsün dışına taştığı topluma yansıdığı, karar vericilere ulaştığı ve hayatın, eğitimin her safhasına yayılmasına imkan tanındığı çok değerli bir katkı olarak görüyorum. Bu bağlamda başta Nazım bey olmak üzere, Cengiz beye ve bu projenin hayata geçmesine katkı koyan herkese teşekkürlerimi sunarım.” dedi.
Üniversitelerin en temel görevlerinden olan eğitim, öğretim, araştırma ve içinde bulunduğu topluma hizmet etme görevini yerine getirebilmesinin bu tür projelerin hayata geçmesiyle mümkün olabileceğine dikkat çeken Nadiri, öğretmenlerinde proje içerisinde yer almasının projenin etkisi açısından ilk ve tek örneklerinden biri olduğunu düşündüğünü söyledi.
“UKÜ olarak bizim amacımız, öğrencilere kaliteli uluslararası standartlarda eğitim vermek, onların dünyayla yarışabilecek küreselleşen dünyanın içerisinde bilgiden bilgi üretebilen analitik düşünce yapısı gelişmiş, çevreye duyarlı ve diğer bireylere saygı duyan, birden çok dili konuşabilen, entelektüel olarak gelişmiş gerçek bir dünya vatandaşı olarak yetiştirebilmektir.” diyerek konuşmasına devam eden Nadiri, UKÜ’nün bilgi birikimi yüksek akademik kadrosuyla bölgenin ve dünyanı gelişmesine katkı koymaya hazır olduğunun altını çizdi.
Gür: “Pozitif düşünme felsefesini topluma vermeye çalışıyoruz.”
Kitabın editörü olan Prof. Dr. Çağla Gür ise konuşmasında pozitif düşünme projesi kapsamında gerçekleşen bir ürün olan Bebeklikten Ergenliğe İyi Oluş ve Pozitif Düşünme Eğitimi Kitabı’nı tanıtmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade ederek, projeye katkı koyan öğretmenlerin özveriyle çalıştığını ve üç yıllık bir çalışmanın sonucunda böylesi bir eseri eğitime kazandırdıklarını belirtti.
Gür sözlerine şöyle devam ederek; “Biz burada, pozitif düşünme felsefesini topluma vermeye çalışıyoruz. Pozitif düşünme, yapıcı bir şekilde düşünme, problem çözme odaklı düşünme anlamına geliyor. “Bu durumu daha nasıl iyi yapabilirim?, Nasıl çözümler üretebilirim?, Belli hedefler doğrultusunda nasıl ilerleyebilirim?, Benim yapabileceklerim nelerdir?, İmkanlarım nelerdir ve bu imkanlar çerçevesinde nasıl davranabilirim? sorularına odaklandık ve öğretmenlerimize yönelik eğitimler düzenledik.
Burada bütün öğretmenlerimizle aşamalı bir şekilde, ilk başta etkinlik tasarlayarak devam ettik. Dönüşler aldılar, uzmanlara gitti. Etkinlikler tasarlandı ve herkes okulunda öğrencilere uyguladı. Olumlu dönüşler aldık. Daha sonra kitap çerçevesinde çalışmak isteyen gönüllü öğretmenlerimiz etkinliklerini kitap formatına çevirdiler.” dedi.
Gelen dönüşler sonucunda bunları kitapta bir bölüm olarak sunduklarını da sözlerine ekleyen Gür, bu projenin bir araştırma projesi olduğunu ve akademisyenlerden de destek alındığını belirterek, çeşitli branşlardan çeşitli eğitim kademelerinden öğretmenlerin kitap içerisinde verilen bilgileri kullanarak sınıf içerisinde nasıl uygulama yapabileceklerinin cevabına erişebileceklerini söyledi.
Konuşmaların ardından kitabın yayınlanmasında emek veren akademisyenlere ve öğretmenlere teşekkür belgesi takdim edildi.


Kuzey Kıbrıs Esnaf Sanatkarlar ve KOBİLER Kredi ve Kefalet Kooperatifi, merkezi Türkiye Cumhuriyeti’nde bulunan TESKOMB’a bağlı 2. Bölge Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birliği ortak üyeliğine kabul edildi.
Kuzey Kıbrıs Esnaf Sanatkarlar ve KOBİLER Kredi ve Kefalet Kooperatifi’nin ortak üyeliğe kabul edildiğine dair karar belgesi bugün Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın da katıldığı çalışma ziyaretinde, kooperatif kurucuları adına Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Turgay Deniz’e takdim edildi.
Üyeliğin onaylanması ile birlikte; Kuzey Kıbrıs Esnaf Sanatkarlar ve KOBİLER Kredi ve Kefalet Kooperatifi’nin kefaleti ile birlikte 500 bin TL üst limit olmak üzere Halk Bankası aracılığıyla yıllık yüzde 7,5 faiz oranıyla esnaf ve sanatkarlara 60 aya kadar vadeyle kredi kullandırabilecek.

Ekonomi ve Enerji Bakanlığı piyasada tüp gaz sıkıntısı olduğu yönünde yaratılan suni gündemin asılsız olduğunu açıkladı.
Bakanlık basın bürosu tarafından yapılan yazılı açıklamada, ülkede tüp gaz sıkıntısı olmadığı kaydedildi.
Tüp gaz olmadığı yönünde suni bir kriz yaratıldığı belirtilen açıklamada, böyle bir krizin olmadığına vurgu yapıldı. 1 Ocak 2023 Pazar gününden itibaren ülke genelinde gaz dağıtımı yapılacağı duyuruldu.
Vatandaşların, kendilerine tüp gaz satılmadığı ve bazı satıcıların stokçuluk yaptığı yönünde bakanlığa şikayette bulundukları da ifade edilen açıklamada, tüp gaz fiyatında değişiklik olmadığı belirtildi.


Maliye Bakanı Alişan Şan kamu çalışanlarının Aralık ayı maaşlarının ödendiğini açıkladı.
Maliye Bakanı Alişan Şan, Hazine ve Muhasebe Dairesi Müdürlüğü’nün çalışmalarını yoğunlaştırdığını ve Aralık ayı emekli maaşlarının dün gerçekleştiğini, bugün ise kamu çalışanlarının Aralık ayı maaşlarının ödendiğini açıkladı.
Maliye Bakanı Alişan Şan ayrıca, 21 Aralık tarihinde 13. Maaşların da ödendiğini hatırlattı.

Bilgi Teknolojileri Haberleşme Kurumu (BTHK) Telsim’e 4 G/ 5G için yetkilendirme belgesi verdi.
Bilgi Teknolojileri Haberleşme Kurumu’nda düzenlenen törende konuşan Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, 4 G’nin kalıcı bir nokta olmayacağını, 6 ay içinde 5 G’ye geçmek zorunda olduklarını kaydederek, “Çağ ‘5 G’ diyor. Çin 6 G’yi deniyor. Biz hala Afrika’nın birkaç ülkesiyle birlikte 3 G’yi kullanmaya devam edemezdik” dedi.
Ulaştırma Bakanlığı olarak kararlı bir tavır sergilediklerini söyleyen Arıklı,” Bize dışardan yapılan baskılara, tehditlere pabuç bırakmamalıydık. Bu ihaleyi gerçekleştirmek zorundaydık, bunu başardık” dedi.
2023’ün projeleri arasında “evden eve fiber optik” teknolojisi olduğunu kaydeden Arıklı, Gönyeli’yi pilot bölge olarak belirlediklerini, bu teknolojiyi ilk önce burada sonra da diğer bölgelerde uygulayacaklarını belirtti.
Törende Bilgi Teknolojileri Haberleşme Kurumu Başkanı Kadri Bürüncük, Telsim Genel Müdürü Sefer Tüz, Maliye Bakanı Alişan Şan da konuşma yaptı.
– Bürüncük
İlk sözü alan Bilgi Teknolojileri Haberleşme Kurumu Başkanı Kadri Bürüncük, 4 G/ 5 G’nin ilk ihalesinde bir operatörün yetkilendirme aldığını anımsatarak, 272 Megahertzlik yeni ek frekans ihalesinin 27 Aralık’ta sonuçlandığını, ihalenin 222 Megahertzlik kısmının Telsim tarafından alındığını kaydetti.
17 milyon 791 bin 177 Dolara bağlanan ihalenin seçilen ödeme yöntemine göre yaklaşık 30 ile 40 milyon dolar arasında bir ödemeyle gerçekleşeceğini belirten Bürüncük, bu sürecin özellikle Maliye Bakanı Alişan Şan ve Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın gösterdiği siyasi kararlıkla sonuca vardığını söyledi.
Geciken bu teknolojinin ülkenin her yerine hızlı şekilde ulaşması konusunda hassasiyetleri olduğunu vurgulayan Kadri Bürüncük, 4 G’nin güncel versiyonu olarak hizmete girecek 4,5 G’nin 2 yıl içinde ülkenin yüzde 60’ını, üç yıl içinde de yüzde 95’ini kapsamasını hedeflediklerini belirtti.
-Tüz
Telsim Genel Müdürü Sefer Tüz, Vodafone’un küresel deneyiminin Kuzey Kıbrıs’a taşınacağını, Vodafone olarak 14 ülkede 5 G, 21 ülkede de 4 G ve 4.5 G hizmeti verdiklerini belirtti.
Vodafone grubunun bir parçası olarak KKTC’ye 140 milyon dolar yatırım yaptıklarını, frekans ihalesinin ülkeye yaptıkları ikinci en büyük yatırım olduğunu söyleyen Tüz, Kuzey Kıbrıs’ta her haneye 4.5 G hizmetini sunmak için var güçleriyle çalışacaklarını belirtti.
Sefer Tüz, “İhalenin ardından atılması gereken en önemli adım fiber optik alt yapısının yaygınlaştırılması olacak” dedi.
Kuzey Kıbrıs’ın ilk GSM operatörü olarak ülkeyi dijitalleşmede hak ettiği yere getirmek için paydaşlarla birlikte çalışmaya ve yatırımlara devam edeceklerini kaydeden Tüz, 2020’de olduğu gibi 2021’de de bilgi ve iletişim teknoloji sektöründe en çok vergi veren firma olduklarını, Kıbrıs Türk Ticaret Odası tarafından “Vergi Onur Ödülü”ne layık görüldüklerini söyledi.
-Şan
Maliye Bakanı Alişan Şan ise, kısa süre önce 4 G/ 5G ihalesinin bir kısmının tamamlandığını, bu ihalenin gönüllerinde yarım kalan bir tarafı olduğunu, bugün onu tamamlamanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti.
2023 bütçesinin teknolojiye erişimin önemi konusundaki farkındalıkla hazırlandığını da belirten Şan, bazı şeyleri el yordamıyla denetlemenin ve icra etmenin mümkün olmadığını, bilgiye, teknolojiye ve iletişime büyük ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
Maliye Bakanı Şan, iki mobil şirketinin kısa süre içinde bu alandaki faaliyetlerine başlayacaklarını söyleyerek, 4 G/5 G’nin vatandaşların da özel sektörün de önünü açacağını dile getirdi.
-Arıklı
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, 4 G/ 5G ihalesi konusunda fırtınalı bir süreç yaşandığını, iki operatörle Maliye Bakanlığı ile Ulaştırma Bakanlığı arasında ciddi krizler, restleşmeler, gel-gitler olduğunu belirterek, sürecin bu şekilde sona ermesinin herkesi mutlu ettiğini belirtti.
Bu yılki bütçe açığının 13 milyar olduğunu, ek kaynaklarla halka yüklenmeden, zam yapmadan bu bütçe açığını kapamak durumunda olduklarını söyleyen Arıklı, devletin 4 G/5 G ihalesinden ciddi bir gelir elde ettiğini, ilk taksitin toplamda 200-250 milyon civarında olduğunu kaydetti.
Arıklı, 4 G’nin kalıcı bir nokta olmayacağını, 6 ay içinde 5 G’ye geçmek zorunda olduklarını kaydederek, şöyle devam etti:
“Çağ ‘5 G’ diyor. Çin, 6 G’yi deniyor. Biz hala Afrika’nın birkaç ülkesiyle birlikte 3 G’yi kullanmaya devam edemezdik. Ulaştırma Bakanlığı olarak kararlı bir tavır sergilemeliydik. Bize dışardan yapılan baskılara, tehditlere pabuç bırakmamalıydık. Bu ihaleyi gerçekleştirmek zorundaydık, bunu başardık. ‘Bilgi adası’ diyeceksiniz, turizme ve yükseköğrenime dayalı bir sektörü ayakta tutacaksınız ama en geri iletişim jenerasyonunda, 3 G’de çakılı kalacaksınız… Biz bunu kafaya koyduk, ‘ne olursa olsun yıl sonuna kadar bu ihaleyi bitireceğiz’ dedik. Hükümet içinde de ciddi sıkıntılarımız oldu. Aştık….Önemli olan bu işin meyvesi.. O meyveyi aldık”
2023’ün projeleri arasında “evden eve fiber optik” teknolojisi olduğunu kaydeden Bakan Arıklı, Gönyeli’yi pilot bölge olarak belirlediklerini, bu teknolojiyi ilk önce burada sonra da diğer bölgelerde uygulayacaklarını belirtti.
Telsim Vodafone yöneticilerinin, Telsim çalışanlarının ve bürokratların da katıldığı, konuşmaların yapıldığı tören Telsim’e yetkilendirme belgesi verilmesi ve anı fotoğrafı çekilmesiyle tamamlandı.

2021 yılında Kıbrıs Vakıflar İdaresi tarafından İskele bölgesine kazandırılan İskele Evkaf Türk Maarif Koleji’nde birçok okula örnek olacak “İyilik Bahçesi” projesinde öğrenciler tarafından yetiştirilen sebze hasatları toplandı.
Kendi emekleriyle ektikleri hasatı toplayan ve hasattan elde ettikleri geliri okullarına katkı sağlamak amacıyla satan gençler artık üretmekten zevk alıyor. Öğrencilerle birlikte vakit geçirerek hasatı toplayan Kıbrıs Vakıflar İdaresi Genel Müdür’ü Prof. Dr. İbrahim Benter gerçekleştirdiği konuşmasında, okullarımıza düşünebilen, sorgulayabilen, problem çözebilen ve en önemlisi üretebilen güzel ahlaklı gençler yetiştirmemiz gerekiyor.
Çocuklarımızın küçük yaşlarda bile üretmeyi hayatlarının bir parçası haline getirmesinin çok önemli olduğunu söyleyen Benter, çocukların üretmenin ne kadar güzel ve zevkli bir şey olduğunu küçük yaşta anlaması gerekir ki bunu hayatı boyunca alışkanlık haline getirsin. Sağlıklı bir toplum olmak istiyorsak sadece tüketen değil üreten nesiller yetiştirmek mecburiyetindeyiz. İskele Evkaf TMK’da yapılan bu örnek projeyle çocuklarımız hem üretmeyi hem de ürettikleriyle okullarına destek vererek karşılıksız iyilik yapmayı öğreniyor. Bu gibi projelerin tüm okullarda yapılmasını ümit ediyoruz ve Evkaf olarak bu tip projelere olan desteklerimiz devam edecektir. Okul Müdür’ü Betül Yıkıcı ve öğretmenlerde öğrencilerin gönüllü olarak yüksek bir motivasyonla bu projeyi başarıya ulaştırdıklarını ve üretmenin ne kadar zevkli olduğunu da yaşayarak öğrendiklerini söylediler.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Ankara temasları kapsamında EkoAvrasya Vakfı’nın düzenlediği “KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı’na Kabulü” toplantısına katıldı.
Konuşmasına, EkoAvrasya Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eren’in, KKTC’nin tanıtılması, kültürel ve diğer açılımlar için gerekeni yaptığını ve bu konuda büyük hizmetleri geçtiğini ifade ederek başlayan Cumhurbaşkanı Tatar, emeği geçen ve toplantıya katılan herkese teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türkü’nün davasının asırlardır devam ettiğini belirterek 450 yıl önce Osmanlı Devleti’nin 50 ile 80 bin arası şehit vererek aldığı Kıbrıs Adası’nda, Kıbrıs Türk halkının yıllardır büyük Yunanistan hayaline karşı mücadele verdiğini ifade edip Kıbrıs’ın tarihi ile ilgili bilgiler verdi.
2023 yılının, hem KKTC hem de Türkiye Cumhuriyeti için önemli bir tarih olduğunu; Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü, KKTC’nin ise 40’ıncı kuruluş yıl dönümünün kutlanacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, 2022’nin ekonomik olarak zor, ancak KKTC’nin tanınması açısından önemli adımların atıldığı bir yıl olduğuna dikkati çekti.
Yeni yılın, daha hayırlı gelişmelere vesile olacağına inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BM’de yaptığı tarihi çağrının önemine ve Kıbrıs Türk halkında yarattığı sevince değindi.
KKTC’nin tanınması konusuna karşı baskı yaratıldığını ve Kıbrıs Türk halkının, Rum yönetiminin altına girmesinin istendiğini anlatan Cumhurbaşkanı Tatar; “Yeni siyasetin başarılı olabilmesi için desteğinize ihtiyacımız var. KKTC’nin, Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olarak kabul edilmesi, bizim için bir dönüm noktasıdır” diyerek Anayasal adıyla kabul gören KKTC’ye, yeni kapılar açıldığını ve yapısının güçleneceğini kaydetti.
Ülkemizin güçlendirilmesinin, geleceğimiz açısından önemli olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, eğitim ve turizmde büyük mesafe aldıklarını, Maraş açılımı sonrasında 1 milyondan fazla kişinin orayı ziyaret ettiğini ve bununla birlikte turizm potansiyeli anlamında siyasi zeminin de güçlendiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Tatar federal bir çözümün, zaman içerisinde Kıbrıs Türk halkını yok oluşa sürükleyeceğini ve Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlüğünü ortadan kaldıracağını dile getirdi. Bu sebepten, iki egemen eşit devlet ve Türk askerinin varlığının, esas dayanağımızı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar; “İki devletli politika bizim için çok önemlidir. Egemen eşitlik temelinde bir anlayış kabul görürse müzakerelere başlayabiliriz” dedi.
Kıbrıs davasının milli bir siyaset olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Tatar, KKTC’yi belli bir noktaya taşımanın, egemenlikten ve devletten geçtiğini söyledi.
Rum devletine dönüşen cumhuriyete karşı milli siyaset gerektiğini, bu çerçevede devleti kökleştirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, KKTC’nin İslam İş Birliği Teşkilatı yanında Türk Devletleri Teşkilatı’na da üye kabul edildiğini, bu kapsamda ekonomik, kültürel ve diğer alanlardaki iş birlikleriyle geleceğe umutla bakabildiklerini kaydetti.
“Türkiye Cumhuriyeti yanında, Türk dünyası ülkelerinin de desteği ve iş birliği ile KKTC, bölgesinde güçlenecektir”
“Sabır ve itina ile aşama aşama, KKTC gerçeği dünyada görülüyor” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, AB’nin Kıbrıs’ı üye alırken tek taraflı davrandığını ve Türkiye Cumhuriyeti’ne de haksızlık yapıldığını belirtti.
Yeni siyasetin ortaya konmasında geciktiklerini ama iki devletli siyasetin en sonunda kabul gördüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Tatar; “Hukuksuz, adaletsiz, vicdansız siyaset kabul görmez, Biz, Kıbrıs’ta eşit ortağız. Egemen eşitlik talebimiz haklıdır ve bu çerçevede KKTC’nin siyasi zeminini güçlendirmek önemlidir. Eğitim, turizm, tarım, teknoloji ve devlet altyapısını geliştirmek önemlidir. Milli siyasetin başarılı olmasına yönelik verilen destek için teşekkür ederim” dedi.
Birlik ve beraberlik içerisinde Doğu Akdeniz’de bir Türk devletinin yer alıp gelişmesinin, Türk milletinin gururu olacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Tatar, KKTC’de demokratik bir şekilde tüm mekanizmaların çalıştığını, yeni dönemde ilişkilerin geliştirilmesinin önem taşıdığını ve iş birliklerinin artırılmasının, KKTC’nin yapısını geliştireceğine inanç belirtti.
Kıbrıs Türk halkının, Türk milletinin kopmaz bir parçası olduğunu ve aramızdaki bağları daha da güçlendirmek için canla başla çalışacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye Cumhuriyeti yanında, Türk dünyası ülkelerinin de desteği ve iş birliği ile KKTC’nin, bölgesinde güçleneceğini kaydetti.
Dünyanın çeşitli ülkelerinden öğrencilerin KKTC’de eğitim aldığını ve Türkiye Cumhuriyeti’ndeki bazı yetkililerin de kendilerini ziyaret ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, KKTC’yi hak ettiği noktaya taşıyacaklarına inanç belirtti.

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, 3. Dünya Alpagut Şampiyonası Caymaz kategorisinde üçüncü olarak bronz madalya kazanan Namık Kemal Lisesi 12. Sınıf öğrencisi Büşra Bilgen’i kabul ederek görüştü.
Milli Eğitim Bakanlığı’ndan verilen bilgiye göre, görüşmede Bilgen’e NKL Müdür Muavini Sedat Öğüt eşlik etti. Şampiyona ve yarıştığı kategori ile ilgili Bakan Çavuşoğlu’na bilgi veren Bilgen, YS Boxing Club adına turnuvaya katıldığını ve antrenörü Serdar Özkan ile şampiyonaya hazırlandığını söyledi. Alpagut’un, Türk halklarının eski savaş sanatlarından alınan ve modern savaş sanatları ile harmanlanmasıyla ortaya çıkan bir spor dalı olduğunu ifade eden Bilgen, Bursa’da düzenlenen ve 23 ülkenin katıldığı Dünya Alpagut Şampiyonası’nda 55-60 kilo Caymaz kategorisinde üçüncülük elde ettiğini ve uluslararası bir turnuvada KKTC’yi temsil etmekten dolayı büyük bir mutluluk yaşadığını kaydetti.
Bir buçuk yıldır bu sporla uğraştığını ve çok çalıştığını dile getiren Bilgen, üniversite döneminde de sporla iç içe olmaya devam etmek istediğini belirtti.
-Çavuşoğlu
Bakan Çavuşolu ise Bilgen’in elde ettiği başarının son derece önemli olduğuna işaret ederek, akademik çalışmalarının yanında sportif faaliyetlerine de devam etmesi önerisinde bulundu.
Son dönemlerde öğrencilerin elde ettiği başarılarla mutlu olduklarını ve gurur duyduklarını da dile getiren Çavuşoğlu, gerek akademik, gerekse sportif alanda başarılı olan öğrencilerin önünün açılması için girişimler yaptıklarını ve Büşra’nın gelecek dönemlerde desteklenmesi adına gerekli çalışmaların yapılması için ilgili daireye talimat verdiğini söyledi. Konuşmasının sonunda Büşra Bilgen’i elde ettiği başarıdan dolayı tebrik eden Çavuşoğlu, Bilgen’e KKTC A Milli Takım forması ve tablet hediye etti.

KKTC’de ekim ayı itibarıyla yaşanan gelişmeler…
-Ekim
1 Ekim’de gece yarısı, Ağırdağ’da, şiddetli rüzgârın etkisiyle, elektrik hatlarının birbirine temas ederek çıkan kıvılcımların kuru otları tutuşturması sonucu meydana gelen yangında alevlerin yerleşim bölgelerine de sıçraması paniğe neden oldu.
Saatler süren çalışmalar sonunda alevler söndürüldü. Yangın sonrası yapılan incelemede, beş evin ve dört aracın zarar gördüğü tespit edildi.
-TC Lefkoşa Büyükelçiliği’ne Feyzioğlu atandı
Türkiye Cumhuriyeti’nin Lefkoşa Büyükelçiliği’ne 6 Ekim’de Metin Feyzioğlu atandı. Türkiye Barolar Birliği’nin önceki başkanı olan Feyzioğlu’na görevi TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu tarafından tebliğ edildi.
Feyzioğlu 28 Kasım’da Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a güven mektubunu sunarak göreve başladı.
Göreve başlamasının ardından ilk röportajını Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) ve Anadolu Ajansı’na (AA) veren Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, Türkiye’den suyun ardından kabloyla elektrik de gelmesinin hayali olduğunu ve bunu hayata geçirmek için çaba harcayacağını belirtti. TAK Müdürü Fehmi Gürdallı’ya konuşan Feyzioğlu, “KKTC’nin tanınması, izolasyonların aşılması için çaba harcamaya devam edileceğini” ifade eden Feyzioğlu, bu süreçte de KKTC’nin ekonomik olarak kendi kendine yeten, sapasağlam ayakta duran bir yapıya kavuşması için çalışılması gerektiğini vurguladı.
“Kıbrıs Türkü çok samimi, çok candan. Ben de öyleyim. Frekansımız tuttu”… Türkiye Cumhuriyeti’nin (TC) yeni Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, bu kez Büyükelçi sıfatıyla geldiği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki (KKTC) izlenimlerini bu sözlerle özetledi.
Dedesi Turhan Feyzioğlu’nun Kıbrıs’tan sorumlu Başbakan Yardımcılığı ve Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın danışmanlığını yaptığını hatırlatarak, ailece Kıbrıs’la gönül bağı bulunduğunu söyleyen Metin Feyzioğlu, Lefkoşa’ya Büyükelçi olarak atandığını öğrendiğinde büyük gurur duyduğunu ifade etti.
Feyzioğlu’ndan önce Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçiliği görevini Ali Murat Başçeri yürütüyordu.
– TDP ile TKP Yeni Güçler birleşti
Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) ile Toplumcu Kurtuluş Partisi (TKP) Yeni Güçler 10 Ekim’de “Toplumcu Demokrasi Partisi” adı altında birleştiğini açıkladı.
Birleşme dolayısıyla bugün Merkez Lefkoşa’da yer alan basın toplantısında, TDP Genel Başkanı Mine Atlı ile TKP Yeni Güçler Genel Başkanı Mehmet Çakıcı birleşmeyi ilan etti, tüm partililere tek çatı altında birleşme ve mücadele çağrısı yapıldı.
TDP ile TKP, tam birleşme için tüzük kurultaylarını Belediyeler seçimleri öncesinde tamamlayıp, seçimlerine bütün olarak katılmayı hedefliyor.
-Kasım
– Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, temaslarda bulunmak ve açılış yapmak üzere KKTC’ye geldi. Oktay, KKTC’ye 200 Milyon TL ek kaynak aktaracaklarını açıkladı
Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, 8 Kasım’da temaslarda bulunmak ve açılış törenlerini gerçekleştirmek üzere ülkeye geldi. Oktay, ülkede olduğu süre boyunca, Güzelyurt’ta kadın üretici ve girişimcilerle bir araya geldi. Ardından yapımı devam eden Cumhurbaşkanlığı ve Cumhuriyet Meclisi Yerleşkesi alanını ziyaret etti.
Oktay’ın katılımıyla, Başbakanlık Veri Merkezi’nde toplu açılış ve lansman töreni yapıldı. Etkinlikte, Kamu Veri Merkezi, Güzelyurt-Lefke, Balalan-Yenierenköy ve köy yollarının toplu açılışı yapılırken, Su Temin Projesi Orta Mesarya Ovası Sulama İletim Hattı yapımının birinci kısmı ile 207 kilometrelik Depo Bağlantı Hattı Projesi tanıtıldı.
Bunun yanında törende, Gençlik ve Spor Yatırım Projeleri, KKTC Coğrafi Bilgi Sistemi Projesi, KKTC Nirengi Ağı Projesi, KKTC Mesleki Eğitim Kursları Projesi, Türk Maarif Vakfı Projeleri tanıtımı da yapıldı.
Fuat Oktay, etkinlikte yaptığı açıklamada, sosyal yardımlar, tarım, ulaştırma alanında ve gençlik-spor yatırımları için KKTC’ye toplamda 200 Milyon TL aktaracaklarını da açıkladı.
-Baybars ve Rogers Halkın Partisi’nden istifa etti
Milletvekilleri Ayşegül Baybars ve Jale Refik Rogers 22 Kasım’da Halkın Partisi’nden istifa ettiklerini duyurdu.
Konuyla ilgili yapılan ortak yazılı açıklamada, Baybars ile Rogers’ın yanı sıra 9. Dönem Halkın Partisi Milletvekili Gülşah Sanver Manavoğlu’nun da Halkın Partisi’nden istifa ettiği belirtildi.
Açıklamada, milletvekillerinin yanı sıra aralarında MYK eski üyeleri, kurucu üyeler, parti meclisi üyeleri ve ilçe örgütü üyelerinin de bulunduğu 64 kişinin de istifa dilekçelerini parti genel merkezine sundukları kaydedildi.
-Aralık
-Bütçe Meclis Komitesinden geçti
“2023 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı” Meclis Komitesinde ele alındı. 30 Kasım – 12 Aralık tarihleri arasında toplanan Komite tasarıyı 35 milyar 850 milyon TL olarak onaylayarak Meclis Genel Kuruluna iletti. Meclis’teki bütçe görüşmeleri ise 27 Aralık’ta başladı.
-Bir hastada maymun çiçeği tespit edildi
Sağlık Bakanlığı 10 Aralık’ta, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ne başvuran bir hastada Maymun Çiçeği hastalığı tespit edildiğini açıkladı.
Bakanlık açıklamasında, hastanın Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları servisinde izolasyon altına alındığı ve tedavisine başlandığı kaydedilerek, “Temaslılarının takibi için işlemler başlatılmıştır” denildi.
-KKTC ilk kez 18 belediyeyle seçime gitti
KKTC’de ilk kez yerel seçimler 18 belediyeyle yapıldı. 25 Aralık Yerel Kuruluş Organları Genel Seçiminde 208 bin 236 seçmen 18 belediye başkanını, 220 belediye meclis üyesini, 240 muhtarı ve 960 ihtiyar heyeti üyesini belirledi
CTP 7; UBP 6; TDP 1; DP 1 ve bağımsız adaylar 3 belediyeyi kazandı. Seçime katılım oranı ise yüzde 68,85 olarak açıklandı.
Değirmenlik – Akıncılar Belediyesi’nde Ali Karavezirler (CTP); Gönyeli-Alayköy Belediyesi’nde Hüseyin Amcaoğlu (UBP); Lefkoşa Türk Belediyesi’nde Mehmet Harmancı (TDP); Beyarmudu Belediyesi’nde Bülent Bebek (Bağımsız); Gazimağusa Belediyesi’nde Süleyman Uluçay (CTP); Geçitkale-Serdarlı Belediyesi’nde Halil Kasım (UBP); Mesarya Belediyesi’nde Ahmet Latif (CTP); Tatlısu Belediyesi’nde Ahmet Hayri Orçan (DP); Yeniboğaziçi Belediyesi’nde Katip Demir (Bağımsız); Çatalköy-Esentepe Belediyesi’nde Ceyhun Kırok (CTP); Dikmen Belediyesi’nde Yüksel Çelebi (CTP); Girne Belediyesi’nde Murat Şenkul (CTP); Lapta-Alsancak-Çamlıbel Belediyesi’nde Fırat Ataser (Bağımsız); Güzelyurt Belediyesi’nde Mahmut Özçınar (UBP); Erenköy – Karpaz Belediyesi’nde Hamit Bakırcı (UBP); İskele Belediyesi’nde Hasan Sadıkoğlu (UBP); Mehmetçik-Büyükkonuk Belediyesi’nde Fatma Çimen Tuğlu (UBP); Lefke Belediyesi’nde Aziz Kaya (CTP) belediye başkanı seçildi.
Yerel seçimde belediye başkanlığı için yarışan 3 milletvekili seçilemedi. UBP milletvekili Sadık Gardiyanoğlu ile CTP milletvekili Sıla Usar İncirli Lefkoşa Türk Belediyesi (LTB) için; CTP Milletvekili Şifa Çolakoğlu ise Yeniboğaziçi Belediyesi için yarıştı ancak hiçbir milletvekili belediye başkanlığına seçilemedi.
Yerel seçimde 6 ilçenin 4’ünde mevcut belediye başkanları yerini korurken, 2 ilçede belediye başkanı değişti. Öte yandan, Mahmut Özçınar yedinci kez, Mehmet Harmancı, Hasan Sadıkoğlu ve Aziz Kaya ise üçüncü kez belediye başkanı seçildi.
Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı, Güzelyurt Belediyesi Başkanı Mahmut Özçınar, İskele Belediyesi Başkanı Hasan Sadıkoğlu ve Lefke Belediyesi Başkanı Aziz Kaya yeniden seçildi. Girne’de ise Nidai Güngördü CTP adayı Murat Şenkul’a mağlup oldu. Gazimağusa Belediye Başkanı İsmail Arter ise adaylıktan çekilmişti, Gazimağusa’nın yeni belediye başkanı CTP adayı Süleyman Uluçay oldu.
6 kadın adayın yarıştığı yerel seçimde sadece Mehmetçik-Büyükkonuk Belediyesi’nde bir kadın başkan seçildi. Böylelikle, UBP adayı Fatma Çimen Tuğlu, ülkedeki tek kadın belediye başkanı oldu. 18 belediyede 61’i erkek toplam 67 aday başkanlık için yarıştı.
-Kazalarda 35 kişi hayatını kaybetti
1 Ocak-15 Aralık tarihleri arasında ülkede toplam 3 bin 445 trafik kazası meydana geldi. Bu tarihler arasında 19 ölümlü kazada, 22 kişi hayatını kaybetti. Kazalarda 703 kişi yaralandı.
Ölenlerden 4’ü yaya, 6’sı yolcu, 2’si motosiklet sürücüsü, 10’u araç sürücüsü olarak kayıtlara geçti.
Ölümle neticelenen trafik kazalarından 5’i aşırı sürat, 2’si yolun solunu tutamama, 2’si kavşakta duramama, 1’i kırmızı ışıkta durmama, 8’i alkollü sürüş, 1’i dikkatsiz sürüş nedeniyle yaşandı.
Ölümlü kazaların 5’i Lefkoşa, 5’i Gazimağusa, 2’si Girne, 3’ü Güzelyurt, 4’ü İskele’de meydana geldi.
-707 yangın meydana geldi
1 Ocak- 15 Aralık tarihlerinde, ülkede çeşitli nedenlerden 707 yangın meydana geldi. Bunlardan 9’u orman yangını, 127’si bina yangını, 311 arazi yangını, 22’si çöplük alan yangını, 5’i yakıt kaynaklı yangın, 18’i çöp bidonu yangını, 112’si motorlu araç yangını, 58’i elektrik kaynaklı yangın, 45’i ise ağıl, barınak, şömine gibi diğer nedenlerden kaynaklanan yangın olarak kayıtlara geçti.
-Covid ölümleri azaldı
1 Ocak- 20 Aralık tarihleri arasında ülkede toplam 2 milyon 570 bin 99 covid-19 testi yapıldı, testler sonucunda 82 bin 974 vakaya rastlandı. Bu süreçte 122 kişi covid-19 nedeniyle hayatını kaybetti. Ölümlü vakalar yılın ikinci yarısından sonra düşüşe geçti. Covid-19 nedeniyle Ocak ayında 33, Şubat ayında 23, Mart ayında 25, Nisan ayında 15 kişi hayatını kaybederken bu rakam Mayıs ayında 3’e, Haziran ayında ise sıfıra düştü. Temmuz ayında 8, Ağustos ayında 7, Eylül ayında 3, Ekim ayında 4 ve Kasım ayında 1 kişi daha covid-19 nedeniyle yaşamını yitirdi.


Gönyeli’de Atatürk Caddesi üzerinde, meydana gelen trafik kazasında bir kişi yaralandı.
Gönyeli’de Atatürk Caddesi üzerinde, bugün saat 04:30 sıralarında, Yunus Emre ŞEHİRLİ (E-23) 126 mlgr. alkollü içki tesiri altında, yönetimindeki MU 248 plakalı araç ile kuzey batı istikametine doğru seyrettiği sırada Arabacıoğlu Sokak yol kavşağına geldiğinde, önünde aynı istikamete doğru seyreden ve sağa dönüşe geçen Gülcan GEZER (K-53) yönetimindeki EF 446 plakalı salon aracı dikkatsizce geçmeye çalışması sonucu, söz konusu aracın sağ yan kısmına çarptı. Çarpmanın etkisiyle, MU 248 plakalı araç yolun sağında bulunan bir iş yerinin merdiven basamaklarına çarpıp durdu. Kaza sonucu hafif şekilde yaralanan EF 446 plakalı araç sürücüsü Yunus Emre ŞEHİRLİ, kaldırıldığı Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde yapılan tedavisinden ardından, acil serviste müşahede altına alındı. Kaza ile ilgili polisin soruşturması devam ediyor.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) düzenlemesine ilişkin, “Bugün sizlerle paylaşacağımız düzenlemeyle yaklaşık 2 milyon 250 bin vatandaşımız daha emekli olma hakkına kavuşuyor. Emeklilik hakkının kullanılması hususunda herhangi bir yaş sınırı uygulanmayacaktır.” dedi.
Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlediği basın toplantısında, EYT konusunda yapılan çalışmayı açıkladı.
Türkiye’deki sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilir, makul ve adil bir seviyeye getirilmesi hususunda çok önemli reformlara imza atan bir hükûmet olduklarını vurgulayan Erdoğan, “Geçmiş yıllardaki gerçeklerden kopuk uygulamalar sebebiyle kamu bütçesine büyük yük bindiren sosyal güvenlik sistemimizi yönetilebilir bir hale getirmek için çok çalıştık, çok uğraştık.” diye konuştu.
Kendilerinden önceki dönemde, Eylül 1999’da yürürlüğe giren düzenlemeyle atılan adımları, dünyanın ve Türkiye’nin hakikatlerine uygun şekilde 2008’de daha ileriye taşıdıklarını dile getiren Erdoğan elbette her reformun, her düzenlemenin beraberinde yeni tartışmaları da getirdiğini söyledi.
Bunlardan birinin de 1999 düzenlemesine göre emeklilikte yıl ve prim günü şartını doldurduğu halde yaş şartı sebebiyle beklemek zorunda kalan çalışanların epeydir dile getirdikleri talepler olduğunu belirten Erdoğan şöyle devam etti:
“Prensip olarak 20 veya 25 yıl çalışmış bir kişinin çalıştığı süreden çok daha uzun bir dönem emekli maaşı alabileceği sistemin sürdürülebilir olmadığına inanıyoruz. Nitekim geçmiş yıllarda bunun acısı çok yaşanmıştır. Sistemin idamesine zarar vermemek ve ülke ekonomisinin üzerine kaldıramayacağı yükler bindirmemek için uzunca bir süre böyle bir düzenlemeye sıcak bakmadık. Bu yaklaşımımızdaki amaç, asla çalışanlarımızın haklarının tesliminin önüne geçmek değildi. Tam tersine 85 milyon hep birlikte ortak geleceğimizi düşündüğümüz için konuyu derinlemesine incelemeden, ölçüp biçmeden, hesabını kitabını sağlamca yapmadan herhangi bir taahhüt altına girmek istemedik.”
Büyüyen, gelişen, kalkınan Türkiye’nin imkanlarının el verdiğini gördüklerinde de hemen ilgili kurumlara ve arkadaşlarına talimatını vererek çalışmaları başlattıklarını belirten Erdoğan, küresel krizin ülkeye etkileri sebebiyle sıkıntı yaşayan sabit gelirli vatandaşların yanlarında olduklarını yüksek oranlı asgari ücret, memur maaşı ve emekli maaşı artışlarıyla zaten gösterdiklerini vurguladı.
Geçen hafta duyurdukları asgari ücret rakamının da bu iradenin bir tezahürü olduğunu ifade eden Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bugün de 1999 öncesi işe başlayan çalışanlarımızın emeklilik yaşıyla ilgili beklentilerini karşılayan adımın müjdesiyle kendilerine desteğimizi bir kez daha sergileme yoluna gidiyoruz. Devlet için büyük bir fedakarlık anlamına gelen bu düzenlemeyle birlikte artık sistemi her türlü tartışmadan arındırarak yerli yerine oturtmuş olacağımıza inanıyorum.
Ülkemizin genişleyen ve büyüyen imkanlarını vatandaşlarımızın her kesimiyle istihdam ve üretim gibi herkese dokunan alanlar öncelikli olarak bunları paylaşmayı sürdüreceğiz. Her konuda ve her zaman olduğu gibi bu düzenlemeyi de milletimiz için yapıyor, milletimize adıyoruz.”
‘2 MİLYON 250 BİN VATANDAŞIMIZ DAHA EMEKLİ OLMA HAKKINA KAVUŞUYOR’
Türkiye’de emekli olabilmek için üç şartı; prim ödeme gün sayısını, sigortalılık süresini ve yaşı tamamlamak gerektiğini hatırlatan Erdoğan, “Yaptığımız düzenleme, şartlardan ilk ikisini tamamlamış olup da sadece yaş sebebiyle emeklilik bekleyenleri kapsıyor. Yaş şartı olmadan emekliliğe imkan sağlayan düzenlemeyi eski sistemdeki SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı ayrımı olmaksızın mevcut yapıdaki herkes için geçerli kılıyoruz.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti:
“Bu düzenleme ilk çıktığında ülkemizde 5,6 milyon emekli varken bugün 13,9 milyon emekliye hizmet veren bir Türkiye’ye ulaştık. Her yıl istihdamına 1 milyon kişiyi ekleyen bir ülke olarak sosyal güvenlik sistemimizin aktif-pasif dengesini korumayı başarıyoruz. Emekli maaşlarında yıllar içinde yaptığımız yüksek oranlı artışlarla da reel olarak bu kesimi kendi geliriyle geçinebilmesine imkan sağlayacak seviyeye çıkardık. Bugün sizlerle paylaşacağımız düzenlemeyle yaklaşık 2 milyon 250 bin vatandaşımız daha emekli olma hakkına kavuşuyor. Emeklilik hakkının kullanılması hususunda herhangi bir yaş sınırı uygulanmayacaktır.”
Hak sahibi vatandaşların bir kısmının, hizmet birleştirme ve borçlanma işlemlerini zaten başlattığını dile getiren Erdoğan diğer vatandaşların işlemlerini de kısa sürede tamamlayacaklarını söyledi.
‘ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEK VATANDAŞLARIMIZ İÇİN SOSYAL SİGORTA PRİM TEŞVİKİ GETİRİYORUZ’
Erdoğan, yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle sistemin mali yükünü dengeleyecek çalışmaları da yaptıklarını belirterek şunları kaydetti:
“Taşerondan kadroya alınanlardan hemen emekli olmayı tercih etmeyecekler için ayrı bir geçiş düzenlemesi hazırlıyoruz. İşverenlerimizin kıdem tazminatı ödemede güçlük çekmemeleri için Hazine ve Maliye Bakanlığımız Kredi Garanti Fonu destekli bir kredi paketini devreye alıyor. Emekli olanların en azından bir kısmının çalışmaya devam edeceklerini biliyoruz. İstihdamın 31,5 milyonu aştığı Türkiye’de her vatandaşımızın tecrübesine, bilgisine, emeğine, katkısına ihtiyacımız var. Bu anlayışla emekli olduktan sonra sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmaya devam edecek vatandaşlarımız için sosyal sigorta prim teşviki getiriyoruz. Amacımız emeklilik sonrası çalışan vatandaşlarımızın bunu kayıtlı olarak sürdürmelerini sağlamaktır.”
Emeklilikte yaşı bekleyenlerle ilgili düzenlemenin ülke, millet ile hak sahipleri ve ailelerine hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, “Hepinize sevgiyle, saygıyla kalbi selamlarımı sunarken 2022 artık geride kalıyor, şimdiden 2023’ün sizler, bizler, ülkemiz için hayırlara vesile olmasını Allah’tan diliyorum.” ifadesini kullandı.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz Kıbrıs Türk Haber’e yaptığı açıklamada Asrın Projesi’yle Türkiye’den gelen suya dikkat çekerek, “Yağışlar beklenen seviyede olmamasına rağmen içme ve kullanma suyundan hiçbir sıkıntımız yok” dedi.
Yağışlar beklenenin altında kaldı, göletler kurumaya yüz tuttu, buna rağmen Asrın Projesi’yle akan can suyu sayesinde içme ve kullanma suyunda sıkıntı yaşanmıyor… Yağışlar bu sene beklenen seviyede gerçekleşmeyince tarımsal faaliyetlerde kuraklık tehlikesi ortaya çıktı bununla birlikte içme ve kullanma suyunda sıkıntı yaşanmaması Türkiye’den gelen suyun önemini tekrar gün yüzüne çıkardı.
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz Kıbrıs Türk Haber’e yaptığı açıklamada Asrın Projesi’yle Türkiye’den gelen suya dikkat çekerek, “Yağışlar beklenen seviyede olmamasına rağmen içme ve kullanma suyundan hiçbir sıkıntımız yok” dedi. Bakan Oğuz, “Yine Asrın Projesiyle tarımsal alanda kullanılacak suyun Güzelyurt’a verilecek olmasıyla Güzelyurt bölgesi için tarımsal faaliyette pek bir sıkıntı yaşamayacağız” ifadelerini kullanarak, yağışların azlığı nedeniyle tarlalarını süren, eken çiftçiler açısından gerçekten zor bir yıl geçeceğini belirtti. Tarım Bakanlığı olarak süreci yakından takip ettiklerini belirten Bakan Oğuz, “Kuraklıktan bağlı üretim olmaması durumda bunun diğer üretim sektörlerin yapacak etki ile ilgili de çalışmalarımız var.
Beklentimiz bu süreci inşallah en hafif bir şekilde atlatırız” dedi. Bakan Oğuz, su kaynaklarının verimli kullanılması anlamında mevcut göletlerin, uygun olan göletlerin temizliği ile ilgili Türkiye Cumhuriyeti’nden alınan destekler göletlerin kapasitesini artırdıklarını belirterek, “Bu sayede yağacak yağmur sularının tutulması bunların tarımsal faaliyette kullanılmasıyla ve yer altı sularına katkısı anlamında çalışmalarımızı yapıyoruz. Ancak mevcut durumda tarımsal faaliyetin özellikle kuru ziraatte devamı açısından yağmur çok önemli. O nedenle bizim beklentimiz Ocak ayında beklediğimiz yağışların olması. Bu çerçevede dediğim gibi süreçle ilgili çalışmalarımız ve takiplerimiz devam ediyor” dedi.

TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, son günlerde Yunan basınındaki özellikle Girit’in çevresinde kara sularının 12 mile çıkarılacağına dair haberlere ilişkin, “Değil 12, Ege’de 1 mil dahi kara suyu genişlemesine izin vermeyiz. Meclisimizin bu konuda 1995’te aldığı karar nettir ve halen geçerlidir. Yunanistan’ı bir kez daha uyarıyoruz: Arkana almaya çalıştıklarına güvenerek sahte kahramanlık peşinde koşma. Maceraya atılma. Sonu sizin için hiç iyi olmaz!” dedi.
Çavuşoğlu, Ankara’da basınla 2022 değerlendirme toplantısında konuştu.
Yunanistan’la yılın başında diyalog kanallarını işletmeye çalıştıklarını anımsatan Çavuşoğlu, istişari görüşmelerin 64’üncüsünü şubatta gerçekleştirdiklerini belirtti.
Çavuşoğlu, daha sonra Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in Türkiye aleyhine kampanya başlatması, Ege’deki tahrikler, soykırım iddiaları ve Batı Trakya Türklerine baskılar nedeniyle bu diyaloğu askıya aldıklarını anlattı.
Yunanistan’ın gayri askeri statüdeki adalarda yaptığı ihlaller konusunda Birleşmiş Milletlere (BM) 2021’de iki mektup verdiklerini ifade eden Çavuşoğlu, Yunanistan’ın, Lozan ve Paris antlaşmalarından kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği takdirde egemenlik haklarını Türkiye’ye karşı öne süremeyeceğini kayda geçirdiklerini dile getirdi.
Çavuşoğlu, Yunanistan’ın Türkiye’ye cevaben verdiği mektupların siyasi içerikli olduğunu ve Türkiye’nin, Atina yönetiminin ikinci mektubuna cevaben eylülde üçüncü mektubunu BM’ye ilettiğini aktardı.
Son günlerde Yunan basınındaki özellikle Girit’in çevresinde kara sularının 12 mile çıkarılacağına dair haberlere değinen Çavuşoğlu, “Bizim bu konudaki tutumumuz net. Değil 12, Ege’de 1 mil dahi kara suyu genişlemesine izin vermeyiz. Meclisimizin bu konuda 1995’te aldığı karar nettir ve halen geçerlidir. Yunanistan’ı bir kez daha uyarıyoruz: Arkana almaya çalıştıklarına güvenerek sahte kahramanlık peşinde koşma. Maceraya atılma. Sonu sizin için hiç iyi olmaz!” diye konuştu.
Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı Hakan Fidan’ın dün Moskova’ya yaptığı ziyarete ilişkin, “Hulusi Paşa ve Hakan Bey, dün Moskova’daydı malumunuz. Ben de Lavrov’la görüşeceğim.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, bu yıl “yeni siyasetin” uluslararası düzeyde anlatılması için büyük çaba gösterildiğini belirterek, “Yeni siyasetimizin 2022 yılında kökleştiğini gördük” dedi.
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 2022 yılında yaşanan gelişmelerle ilgili Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
2022 yılının dünya genelinde olduğu gibi KKTC‘de de zor ve sıkıntılı geçtiğini kaydeden Tatar, bunda pandeminin ve Rusya-Ukrayna savaşının etkisi olduğunu anlattı. Savaşın akaryakıt ve petrol fiyatlarında olağanüstü artışlara ve pahalılığa neden olduğunu belirten Tatar, “Bu kriz küresel anlamda gıda ve diğer tedarik malzemelerinde büyük bir pahalılık ve ilaç fiyatlarında artışa neden oldu. Bunun yansımaları tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kendini hissettirmiştir” dedi.
“Yeni siyasetin uluslararası düzeyde anlatılması için büyük çaba gösterildi”
Kıbrıs sorunu ile ilgili yaşanan gelişmelerden de bahseden Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 2022 yılının Kıbrıs sorunu açısından çok yoğun bir yıl olduğunu belirtti ve “yeni siyasetin” 2022 yılında kökleştiğini vurguladı.
2022 yılında iki halkın egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsüne dayalı yeni siyasetin uluslararası düzeyde anlatılması için büyük çaba gösterildiğini anlatan Tatar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Avrupa Birliği’nde, New York’ta, İngiltere’de ve çeşitli yerlerde Kıbrıs’ta egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü siyasetini yani Kıbrıs’ta bir anlaşma olacaksa iki devletin iş birliğinde olması gerektiğini anlattık.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 20 Eylül 2022 New York’ta BM Genel Kurulu’nda yaptığı tarihi konuşmada artık Kıbrıs Türk halkı üzerinde uygulanmakta olan ambargoların bir zulüm niteliği kazandığını belirterek, bu zulümün bitmesi gerektiğinin ve aynı zamanda artık Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınması gerektiğinin çağrısını yapmıştır. Bu tarihi bir konuşmaydı. Bu tarihi konuşma bizim siyasetimizi güçlendirmiştir. Çünkü Sayın Cumhurbaşkanı’nın konuşmasından hemen sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Mustafa Şentop benzer bir çağrı yapmıştır ve Meclis olarak bu siyasetin tamamıyla arkasında olduklarını ifade etmiştir. Daha sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli Güvenlik Kurulu toplantısında alınan kararla yeni siyasetin, yani Kıbrıs’ta iki devletin iş birliğine dayalı yeni anlayışın tamamıyla arkasında olunduğu ifade edilmiştir.”
“Rumların federasyon anlayışı ile bizlerin anlayışı arasında dağlar kadar fark vardır”
Doğu Akdeniz’in zenginlikleri nedeniyle öneminin arttığına işaret eden Tatar, bölgedeki petrol, doğalgaz gibi zenginliklerde Kıbrıslı Türklerin de söz hakkı olduğunu vurguladı.
Tatar, “Çünkü Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ortak ve eşit kurucusuyuz. Bizim siyasetimizin temel dayanağı Kıbrıs Cumhuriyeti Anlaşması çerçevesinde Kıbrıs’ta iki ayrı egemen halk olduğudur. Açık ve net orada yazıldığı için bu siyaseti geliştirdik. Biz geçmişe takılı kalmayacağız. Geçmişte federal temelde bir anlaşma için gayretler gösterilmiştir. Ama Rumların federasyon anlayışı ile bizlerin anlayışı arasında dağlar kadar fark vardır, ortak bir nokta yoktur. Onların anlayışı Kıbrıs Cumhuriyeti’nin devamıdır ve Kıbrıslı Türklerin vatandaşları olarak oraya entegre edilmeleridir. Diyorlar ki, ‘Kıbrıs Cumhuriyeti tanınmış bir devlettir, Avrupa Birliği’nin üyesidir. Dolayısıyla Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ortadan kalkması gibi bir durum söz konusu olamaz.’ Ama KKTC ortadan kalkacak yani Kıbrıslı Türklerin devleti ortadan kalkacak… Bu devlet ortadan kalktığında biz gerçekten büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kalacağız. Böyle bir durumla karşı karşıya kalmamak için devletimize sonuna kadar sahip çıkmak lazım” diye konuştu.
“Bu saatten sonra geri dönüşü olmaz”
Kıbrıs’ta 60 yıldır iki ayrı devlet olduğunu vurgulayan Tatar, Güney’deki devletin Rum devleti Kuzey’dekinin ise Türk devleti olduğunu söyledi.
1963 yılından KKTC’nin ilan edildiği 1983 yılına kadar Kıbrıs Türk Genel Komitesi, Kıbrıs Geçici Türk Yönetimi, Kıbrıs Türk Yönetimi, Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi ve Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin kurulduğunu anımsatan Tatar, “Bu saatten sonra bunun geri dönüşü olmaz. Bu yerleşmiştir, kökleşmiştir ve arkamızda da Türkiye Cumhuriyeti vardır. Bu garantör ülke bölgenin en büyük ülkesidir. Çok önemli gelişmeler vardır bu bölgede ve Türkiye’nin duruşu tamamıyla Kıbrıs Türkü’nün arkasındadır. Teraziye baktığımızda bir tarafta Rum ve Yunan ikilisi bir tarafta Kıbrıslı Türkler ve Türkiye Cumhuriyeti. İstikrarın devamı için huzurun devamı için iki devletin iş birliği ile bir anlaşmaya varılabilir.”
KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatına gözlemci üye olması tanınma yolunda önemli bir adım”
KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatına (TDT) gözlemci üye olmasını da değerlendiren Tatar, bunun KKTC’nin tanınması yolunda önemli bir adım olduğunu kaydetti.
Türkiye’nin gayreti ile KKTC’nin gözlemci üyeliği statüsünün TDT’de oy birliği ile kabul edilmesini önemli bir kilometre taşı olarak niteleyen Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına, Dışişleri Bakanına, tüm bürokratlarına ve KKTC’nin üyeliğine onay veren tüm ülkelere teşekkür etti.
“13. maaşları bile aralık ayında ödemenin rahatlığı içerisindeyiz”
Rakamlara bakıldığında ekonomide hala daha pandemi öncesi olan 2019 yılındaki boyutun yakalanamadığını, tekrar o seviyeyi yakalamanın zaman alacağını ve pandemi öncesi boyutlarda olmayan bir ekonomide dış şoklara karşı devam etmenin zor olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, buna rağmen Hükümetin önemli çalışmalar yaptığını belirtti.
Geçmiş yıllarda 13. maaşların ödenmesinde gecikmeler yaşandığını hatırlatan Tatar, “Kamu maliyesindeki bir takım önemli tedbirler ve aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin desteği ile 13. maaşları bile aralık ayında ödemenin rahatlığı içerisindeyiz. Hükümet kamu maliyesi yönünden bir başarı göstermiştir” diye konuştu.
Tatar, 2023 yılının herşeyin normale döneceği, çatışmaların duracağı ve tekrarlanmayacağı, dünyada barışın egemen olacağı bir yıl olmasını temenni etti.
“Türkiye Cumhuriyeti’nin ‘1 milyon fidan vaadi’ ile yeni fidanlar dikilmeye başladı”
2022’de yaşanan orman yangınları ile ilgili duyduğu üzüntüyü de dile getiren Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 2023 yılında yangınların tekrar etmemesini dileyerek, gereken tedbirlerin alınmasının önemine vurgu yaptı.
2022 yılında ülkede Çamlıbel, Mersinlik ve Ağırdağ’da olmak üzere üç büyük yangın yaşandığını ve çok sayıda ağacın yitirildiğini belirten Tatar, yangınlarla mücadele eden Orman Dairesi, İtfaiye, Sivil Savunma Teşkilatı, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı ekipleri ile sivil toplum kuruluşları ve halka teşekkür etti.
Yanan ağaçların yerine yeni fidanların dikilmesinin önemine değinen Tatar, Türkiye Cumhuriyeti’nin “1 milyon fidan vaadi” ile yeni fidanların dikilmeye başladığını belirtti.
Ormanları korumaya yönelik çalışmaları çok önemsediğini vurgulayan Tatar, “Bu adanın güzelliği yeşilidir, doğasıdır. Bir doğasever olarak, çevreyi korumak ve yeni fidanlarla ormanlarımızı zenginleştirmek en büyük dileğimdir. 2023 yılında bu çalışmalara önem verilmesi gerektiğine inanmaktayım” diye konuştu.
“Her insan çok büyük değerdir, kaybı bir ailenin yıkımı demektir”
Trafiğe verilen canlarla ilgili duyduğu üzüntüyü ise “Trafik kazalarında çok sayıda insanımızı kaybettik, çok genç yaşta insanlarımızı kaybettik. Bu kazalar hepimizi üzüyor. Her yıl onlarca insanımızı kazalarda kaybediyoruz. Her insan çok büyük değerdir, kaybı bir ailenin yıkımı demektir” sözleri ile paylaşan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 2023 yılında trafik kazalarının azalmasını ve kimsenin kazalarda hayatını kaybetmemesini diledi.
Geçtiğimiz günlerde Ulaştırma Bakanlığı, Karayolları Dairesi, Polis, sivil toplumdan ilgili derneği Cumhurbaşkanlığı’na çağırarak, trafikle ilgili bir toplantı yaptığını anımsatan Tatar, yolların daha güvenli olması için yapılan yatırımların devam etmesini, sürücülerin ise kurallara uyarak tedbirli olmasını istedi.
Uyuşturucu konusunda da endişe duyduğunu belirten Tatar, çok sayıda insanın uyuşturucu nedeniyle mağdur olduğunu söyleyerek, uyuşturucuya karşı verilen mücadelede başarılı olunmasını diledi.
Seçimler…
Güney Kıbrıs’ta şubat ayında yapılacak seçime de değinen Tatar, üç adayın da Anastasiadis’in siyasetine destek vermiş, onunla birlikte çalışmış adaylar olduğuna dikkat çekti.
Ülkede 25 Aralık’ta yapılan yerel seçimin tüm kazananlarını tebrik eden ve başarılar dileyen Tatar, geçmiş dönemde yerel yönetimlerde görev yapan ancak bu seçimden sonra görevi sona eren herkese de hizmetleri için teşekkür etti.

UBP Milletvekili Özdemir Berova, Gündem Kıbrıs Web TV’de Çiğdem Aydın’ın sorularını yanıtladı…
Girne Belediye Başkanı Murat Şenkul’un Girne’nin girişinde bulunan nüfus tabelasını sökmesi hakkında konuşan UBP Girne Milletvekili Özdemir Berova, “Girne Belediye başkanının ne amaç güttüğünü bilmediğiniz bir şekilde karayollarına ait bir tabelayı sökerek kamuoyunun gündemine gelmeye çalıştı. Elbette belediye başkanlarının icraatları ve projeleri bakımından gündeme gelmeleri önemlidir. Ama bilmediği ve araştırmadığı bir konuda şov yapmak amaçlı tabela sökmek olmaz” dedi.
Konuşmasının devamında Berova, “Sayın başkan şunu bilmiyor belki, Girne Belediyesi mekânsal adres sistemi ile ilgili çalışmalarını tamamlamış belediyelerden bir tanesidir. Sayın başkan mekânsal adres sistemi ile nüfusunu biliyor ve görüyor. Dün yaptığı açıklamayı da hayretle karşıladım. Başkanın önce çalışmalarını yapıp sonra sokağa inmesi gerekir. Seçim öncesinde bir bilgi eksikliğinden dolayı 1 yıl içinde Girne’nin kanalizasyon sorununu çözeceğim dedi. Uluslararası anlaşmalar gereği Girne Çatalköy kanalizasyon projesinin yapımı ihaleye çıktı ve bu ihale Türkiye Devlet Su İşleri tarafından Mart 2023 ayında ortaya konacak. Daha sonra bu proje üzerinden de yapılacak olan ihalelerle devlet tarafından veya yap işlet devret modeli ile finanse edilecek. Yeni başkanın enerjisinin yüksek olduğunu görüyoruz. Sayın başkan enerjisini belediyenin işleyiş ve yapısı öğrenmeye odaklanmalıdır” dedi.
Seçim sonuçlarını değerlendiren Berova, “Bugün bu seçim bir genel seçim olsaydı belediye meclislerinin oy dağılımlarına göre UBP gene birinci parti çıkacaktı. Ağır bir pandemi dönemi ve ardından da ciddi bir global ekonomik krizden geçiyoruz. Ancak tüm bunlara rağmen halkın bize ciddi bir güven duyduğunu görüyoruz” dedi.
Berova, muhalefetin erken seçim söylemlerine yanıt vererek, “Önümüzdeki günler içinde gerçekten bu ülke için yapılması gereken önemli icraatlar var. Kimsenin bu ülkeyi kaotik bir ortama sürükleme adına bu tür söylemlere girmesini ben kişisel olarak doğru bulmuyorum. Pazartesi başlayacak ve Cuma gününe kadar devam edecek olan bir bütçe dönemi var. Ardından da yasama ile ilgili ciddi görevlerimiz var. O yüzden erken seçimi konuşmak doğru değildir. Parti içinde de yerel seçimlerin sonuçlarını istişare edeceğiz ve değerlendireceğiz. Ancak yasama ve icraat görevlerimizin önüne geçmeyecek” şeklinde konuştu.