Archives Eylül 2023

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu’nu kabul etti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, kabulde yaptığı konuşmada, Rum-Yunan ikilisinin Kıbrıs Türkü’nü tarih sahnesinden silmek için her türlü entrikaya başvurduğunu belirterek, bazı müttefikleriyle birlikte uygulanan kısıtlama ve ambargolarla Kıbrıs Türkü’nü ekonomik olarak çökertip, Rum devletine yama etmek istediklerini söyledi.

Karşı tarafın Kıbrıs’ı bir Helen adasına dönüştürmekten vazgeçmediğine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, bu duruma Türk askerinin engel olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye Cumhuriyeti’nin yer almadığı Avrupa Birliği içinde varılacak federasyon temelinde çözüm ile Kıbrıs Türkleri ile Türkiye arasındaki bağların koparılmak İstendiğine de dikkat çekti.

Ortaya konulan iki ayrı eşit egemen devlet siyasetinin kabul gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Tatar, dünyanın Kıbrıs’ta iki ayrı halk ve devlet olduğunu kabul ettiğini dile getirdi.

 

15 Kasım’da KKTC’nin 40’ncı yılının kutlanacağını hatırlatan Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türkleri’nin devletinin, 60 yıl öncesine dayandığını ve 1963’te yaşanan olaylardan sonra Kıbrıs Türk Yönetimi’nin kurulduğunu kaydetti.

Pile-Yiğitler yol çalışması ve Lefkoşa’daki temizlik çalışmaları sırasında Birleşmiş Milletler Barış Gücü askerinin sergilediği tavır hakkında da konuşan Cumhurbaşkanı Tatar, “Sınırlarımızı korumak istiyoruz. Sınırlarımızı delmek istiyorlar. Sınır ihlalleri ile bizi sınamaya çalışıyor. Sınırımızı korumak milli bir meseledir” dedi.

Kara sınırları yanında hava ve denizde de güvenliğin ve barışın sağlandığını anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, “KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti’nin güvenliği için Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı ve Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı her zaman birlikte hareket etmeli. Her zaman yanımızda olan Türk Silahlı Kuvvetleri ve Mehmetçiklere şükranlarımı sunuyor, şehit olan ve hayatta olmayan Mehmetçik ve Mücahitlere  rahmet diliyorum” ifadelerini kullandı.

 

Selçuk Bayraktaroğlu da kabuldeki konuşmasında, Kara Kuvvetleri Komutanı görevine atanıp göreve başladıktan sonra ilk ziyaretini Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri’ne gerçekleştirdiğini söyledi.

Orgeneral Bayraktaroğlu, Kıbrıs’ta 1999-2001 yılları arasında Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri’nde tabur komutanlığı yaptığı dönemde, 1960’lı yıllardan beri adada görev yapan Türk Alayı ve Kıbrıs Türkü’nün yıllardır verdiği mücadeleyi tanıklardan dinlediğini ifade etti.

Kıbrıs’ta 1974 yılından sonra barış ve huzur olduğunu dile getiren Orgeneral Bayraktaroğlu, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri ve Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nın adanın güvenliğini sağladığını vurguladı.

Kıbrıs’ta Türk bayrağının dalgalanmaya devam edeceğine dikkat çeken Orgeneral Bayraktaroğlu, “Rumlar silahlanıyor yanlış yaptıkları an kaybedecekleri andır” dedi.

İSTİKRARLI HÜKÜMETİMİZLE, KKTC’Yİ HAK ETTİĞİ YERE TAŞIYACAĞIZ

Başbakan Ünal Üstel, Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın KKTC ziyareti ve hükümet projelerine dair önemli açıklamalarda bulundu.

Başbakan Üstel açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Sayın Yılmaz’la birlikte bulunduğumuz her etkinlikte ortak bir söylem ortaya koyduk. KKTC’yi dünyada hak ettiği yere getirmek. Bunu da istikrarlı hükümetimiz ve anavatanımızın güçlü desteği ile yapacağız.

Ama bunu yaparken Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni dünya ile buluşmaya hazır hale getirmek de şart.

KKTC’yi dünya ile buluşturmak gibi büyük bir hedefimiz var.

Bunu gerçekleştirmek için siyaseten yürüttüğümüz ortak çalışmaların yanında, ülkemizin büyük alt yapı sorunlarını da çözerek sürece destek vermeliyiz.

Bu yüzden, Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte, tıpkı su projesi gibi, yeni havalimanı projesi gibi ve Türkiye’den kablo ile elektrik enerjisi getirilmesi projesi gibi büyük projeleri teker teker hayata geçiriyoruz.

Yine bu dönemde, imzalamış olduğumuz iktisadi ve mali işbirliği antlaşmasına uygun olarak, karayollarımızı, hastanelerimizi, okullarımızı ve sosyal konut projelerini de hayata geçireceğiz.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Anavatan Türkiye arasındaki tarihten gelen sarsılmaz bağlar ve kurulan gönül köprülerinin bir sonucu olarak inanıyorum ki önümüzdeki 3 yıllık süre içerisinde KKTC’nin en önemli alt yapı sorunları ortadan kaldıracağız.

Hükümetimiz bu projeleri tamamlamak adına istikrarla ve kararlılıkla yoluna devam etmektedir ve edecektir.

Türkiye Cumhurbaşkanı yardımcımızla, ziyaretimiz süresince, ekonomiden alt yapı yatırımların geliştirilmesine, sanayiden, ticarete, tarımdan çalışma hayatına, ulaştırmadan, turizme, sağlıktan, eğitime pek çok konuyu görüşme ve değerlendirme fırsatı bulduk.

Anavatan Türkiye’nin büyük katkıları ile, çok hızlı şekilde, yeni projeleri de hayata geçireceğiz.

Bu cümleyi önemi yüzünden sıklıkla tekrarlamakta fayda görüyorum. Ve altını çizerek söylüyorum.

KKTC- Türkiye ilişkileri finansal değil yaşamsaldır.

Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmeler, adamızın önemimi kat be kat artırmıştır. Doğu Akdeniz’deki güç dengelerini değiştirmek isteyenler, adeta pusuda beklemektedirler.

Bizler bunun net şekilde farkındayız. Türkiye ile tam bir uyum içerisinde, gerek KKTC’nin dünyaya tanıtılması,  gerekse ortak vatanımız olan mavi vatanımız üzerindeki ortak çıkarlarımızın korunması adına işbirliğimizi en üst seviyede yürütmekteyiz.

Bu yüzden ikili temaslarımızın önemi her geçen gün daha da artmaktadır.

Her ziyaret, dünyaya et ve kardeş gibi ayrılmaz olduğumuzu ve tek millet iki devlet olarak yolumuza devam ettiğimizin mesajını da net şekilde vermektedir.

 

İçinden bulunduğumuz Türkiye Yüzyılının aynı zamanda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin de yüzyılı olması için hep birlikte elimizden gelen tüm çabayı ve çalışmayı ortaya koymaktayız.

Yeni tamamlanan tarımsal sulama projesinin başlamasıyla birlikte ülke tarımında ciddi gelişmeler yaşanacak.

Açılan yeni havalimanımızla gelen turist sayısı ciddi şekilde artacak, ülke turizmi yeni bir gelişim ivmesine girecek.

Enterkonnekte sistemle kesintisiz ve kaliteli enerjiye ulaşmamızla birlikte, üretimde, sanayide, ticarete ve sosyal yaşamda önemli gelişimler olacak.

Görüldüğü gibi atılan her adım, ortaya konan her büyük proje ülkenin değerine değer katarken, sağladığı katma değerle pek çok sektörün de yeniden canlanmasını sağlıyor.

 

O yüzden büyük hayaller kurmak ve büyük projelere imza atmak lazım. Bu büyük projelere her zaman karşı çıkanlar olacaktır ancak biz yolumuza kararlılıkla, cesaretle ve Türkiye’nin büyük katkıları ile devam edeceğiz.

 

Bu vesileyle bir kez daha her koşulda, tartışmasız ve şartsız şekilde yanımızda duran başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz olmak  üzere tüm Anavatan Türkiye hükümetlerine, halkım adına teşekkür ediyorum.”

”KKTC’DE GÜVEN VEREN BİR HÜKÜMET VAR”

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki temaslarını tamamlayarak ülkeden ayrılmadan önce önemli mesajlar verdi:

KKTC’DE GÜVEN VEREN BİR HÜKÜMET VAR
İSTİKRARIN DEVAMINDAN YANAYIZ

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki temaslarını tamamlayarak ülkeden ayrıldı. Yılmaz Cevdet Yılmaz’ı Ercan Havalimanı’nda Başbakan Ünal Üstel uğurladı.
Ercan Havalimanı’nda açıklama yapan Yılmaz, ekonomik gelişim için istikrarın önemine vurgu yaptı. Yılmaz, ekonomik istikrar için siyasi istikrar ve hükümetlerin devamlılığının önemine de dikkati çekti.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, havalimanında yaptığı açıklamada, Başbakan Ünal Üstel ve ekibine gösterdikleri misafirperverlikten dolayı teşekkür etti.
Güven ve istikrarın olduğu yerde başarı sağlandığına dikkati çeken Yılmaz, iki ülke arasındaki işbirliklerinde sonuç üretildiğini ve halkın beklentilerinin karşılandığını söyledi.
KKTC’de de istikrarlı ve güven veren bir yönetim olduğuna ve hükümetin çalışmalarından oldukça memnun olduklarına işaret eden Yılmaz, projelerin işbirliği içerisinde birer birer hayata geçirildiğini kaydetti.
Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, altyapıya, eğitim ve sağlık alanlarına yapılan yatırımların, kablo bağlantısının, Ercan Havalimanı ve tarım alanındaki master planın bunun en somut örneklerinden olduğunu anlattı.
İki ülke arasındaki işbirliklerinin devam edeceğini belirten Yılmaz, “Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC’de çeşitli vesilelerle biraraya gelip çalışmalarımızı önceliklendirerek hayata geçireceğiz” dedi.

ÖLÜMLÜ KAZADAN TUTUKLANDI

Güzelyurt – Lefkoşa Anayolunda 18 yaşındaki Fatih Can’ın ölümüyle sonuçlanan kazanın ardından tutuklanan Mustafa Tuş dün ek süre talebiyle yeniden mahkemeye çıkarıldı.

(Kamalı Haber)- 

Polis memuru İlhan Çoktan olguları aktardı.

Polis, kazanın 8 Eylül 2023 tarihinde, saat 22.00 sıralarında, Güzelyurt – Lefkoşa Anayolunun Gece Kulüpleri Mevkiinde meydana geldiğini anımsattı. Polis, Fatih Can’ın (E-18), yönetimindeki GY 594 plakalı van araç ile isimsiz tali yol kavşağından anayolda seyreden araçlara öncelik hakkı vermeden dikkatsizce anayola giriş yapması sonucu, o esnada Güzelyurt istikametinden Lefkoşa istikametine doğru seyreden ve kavşağa gelmeden süratini salim bir raddeye indirmeyen Mustafa Tuş (E-53) yönetimindeki JL 545 plakalı aracın önünü tıkayarak, çarpışmaya neden olduğunu belirtti. Polis,kaza sonucu yaralanan her iki araç sürücüsü ile GY 594 plakalı araçta yolcu olarak bulunan Osman Ceritli (E-22) ve Nuh Ali Ceritli’nin (E-26) Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesine kaldırıldıklarını belirtti. Polis, kazada ağır yaralanan Fatih Can’ın yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdiğini kaydetti. Polis, yaralıların ise tedavilerinin ardından taburcu edildiğini söyledi.

Polis, kazanın ardından zanlının tutuklandığını, ifadesinde 70-80 kilometre hızla seyrettiğini söylediğini, ancak kazanın meydana geldiği noktada hem kavşak bulunduğunu hem de hız limitinin 65 olduğunu söyledi. Polis, zanlıdan ce Can’dan kan örneği alındığını, incelenmek üzere devlet laboratuvarına gönderildiğini kaydetti.

Zanlının mahkemeye çıkarılarak, hakkında 3 gün tutukluluk emri alındığını kaydeden polis, bu süre içerisinde 3 adet kamera kaydı temin edildiğini, göğü tanıkları tespit edildiğini kaydetti. Polis memuru, zanlının muayene edildiğini, sol gözünde yüzde 80 oranında görme kaybı olduğuna dair doktor raporu alındığını söyledi.

Polis memuru Çoktan, zanlının daha önce Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde alkol bağımlılığı tedavisi gördüğünü, tedavi sonucunda baş ve sinir hastalığı nedeniyle yüzde 50 engelli raporu verildiğini açıkladı. Polis memuru, zanlının tekrar kontrolden geçirileceğini ifade ederek, ceza-i ehliyetinin olup olmadığını belirlemek için doktor muayenesinin şart olduğunu söyledi ve mahkemeden bu yönde emir verilmesini talep etti.

Polis, yürütülen soruşturmada zanlının kusurunun olup olmadığına dair araştırma yapıldığını söylerken, ilk tespitlere göre kusuru bulunduğunu ancak hız tespit uzmanlarının zanlının kaza anındaki hızını belirlemek için çalıştığını, çıkacak rapora göre zanlının kusur oranının belirleneceğini açıkladı.

İncelenecek kamera görüntüleri, alınacak ifadeler olduğunu kaydeden polis, zanlının 2 gün daha tutuklu kalmasını talep etti.

Huzurundaki şahadeti değerlendiren Yargıç Tutku Candaş, zanlının 2 gün daha tutuklu kalmasına ve ceza-i ehliyetinin olup olmadığına yönelik tespit için Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde doktor kontrolünden geçirilmesine emir verdi.

TARIMDA, GIDA DA ARZ GÜVENLİĞİ SAĞLAMAK HAYATİ BİR UNSUR

Türkiye Cumhuriyeti (TC) Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, tarımda ve gıdada arz güvenliğini sağlamanın hayati bir unsur olduğunu vurgulayarak, Türkiye’de ve KKTC’de planlı, altyapısı iyi çalışılmış tarımı geliştireceklerini kaydetti.

Proje ile KKTC’de toprağı, suyu daha iyi tanıyacaklarını, geleceğe dönük projeksiyonlar yapacaklarını belirten Yılmaz, teknik çalışmaların ve bilimsel verilerin yanı sıra ortak akılla hareket etmenin de çok kıymetli olduğunu ifade etti.

Başbakan Ünal Üstel de, su projesinin hayata geçirilen en yaşamsal projelerden biri olduğunu kaydederek, “Zaman bu projeye karşı çıkanları değil, bizim gibi projenin hayata geçirilmesini savunanları haklı çıkardı” dedi.

Başbakan Üstel, Türkiye ile birlikte bir ve kardeş olarak, birbirlerine tam güven ve uyum içerisinde yürüdükleri sürece Kıbrıs Türk halkının gerçekleştiremeyeceği hiçbir büyük proje ve hayal olamayacağına vurgu yaptı.

-Yılmaz

TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, KKTC Su ve Toprak Kaynakları Master Planı Açılış Toplantısı’ndaki konuşmasına, katılımcıları selamlayarak başladı ve toplantının hayırlara vesile olmasını temenni etti.

Yılmaz, katılımcılara, tüm bu çalışmalarda kendilerine liderlik yapan, vizyonuyla çalışmaları motive eden ve her türlü desteği sunan TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını da iletti.

Kendisinden önceki konuşmacıların teknik detayları ortaya koyduğunu ve çok önemli verileri paylaştığını kaydeden Cevdet Yılmaz, projenin çok kritik bir proje olduğuna vurgu yaptı.

Tarım ve gıda sektörünün stratejik sektörler olduğunun altını çizen Yılmaz, bunların modası hiçbir zaman geçmeyecek sektörler olduğuna dikkat çekti. İnsanlık tarihine de bakıldığında sanayi devriminden önce tarım devrimi olduğuna işaret eden Yılmaz, “Tarımda ileri giden toplumlar, tarımsal verimliliği artıran toplumlar, sanayileşmede de çok daha hızlı yol almışlardır. Dolayısıyla tarım ve gıda hiçbir zaman ihmal edilebilecek bir alan değil, çok kıymetli bir alan” diye konuştu.

Son dönemlerde küresel iklim değişikliği, Covid-19 gibi bulaşıcı hastalıkların, Ukrayna-Rusya savaşı gibi jeopolitik gerilimlerin, tarımın, gıdanın stratejik yönünü çok daha güçlü bir şekilde ortaya koyduğunu ifade eden TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Öyle ortamlar yaşadı ki dünyamız paranızla bile belli imkanları bulamaz hale geldiniz. Gelecekte de bu anlamda ciddi meydan okumalarla karşı karşıya olduğumuz açıktır” dedi.

-“Tarımda, gıdada arz güvenliğini sağlamak hayati bir unsur”

Tarımda, gıdada arz güvenliğini, belli bir yeterlilik düzeyini sağlamanın hayati bir unsur olduğunu vurgulayan Yılmaz, bu bilinçle ve farkındalıkla projeye yaklaşmak gerektiğini kaydetti.

Bilginin, bilimin, planlı, programlı çalışmanın önemini de belirten Cevdet Yılmaz, “Elbette iyi niyetle birçok proje yapabilirsiniz, faaliyet yürütebilirsiniz ama bu faaliyetlerin bu projelerin sonuca ulaşması, etkili olması için planlı programlı çalışmak son derece kıymetli” dedi.

18 yılını Devlet Planlama Teşkilatı’nda geçirdiğini paylaşan TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Tanımadığınız şeyi yönetemezsiniz. Ölçmediğiniz, analiz etmediğiniz bir konuyu sağlıklı bir şekilde idare edemezsiniz. Dolayısıyla bu proje kapsamında yapılacak ölçümler, analizler, değerlendirmeler çok çok kıymetli” diye konuştu.

TC-KKTC Tarım Bakanlıkları şahsında böyle bir projeyi oluşturan, emeği geçen herkesi kutlayan ve teşekkür eden Cevdet Yılmaz, bu projeyi gerçekleştirmekle KKTC’de toprağı, suyu daha iyi tanıyacaklarını, geleceğe dönük projeksiyonlar yapacaklarını söyledi. Bir taraftan afet risklerini tespit edip, onları engellerken, diğer taraftan su potansiyeline göre bitki deseni oluşturacaklarını belirten TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, yenilenebilen enerji ile tarım politikalarını entegre edeceklerini kaydetti.

Teknik çalışmaların ve bilimsel verilerin yanı sıra ortak akılla hareket etmenin de çok kıymetli olduğunu vurgulayan Yılmaz, proje kapsamında özellikle KKTC’deki çiftçiler, tarım sektörünün paydaşlarıyla yararlı istişareler yapılacağına inanç belirtti. Katılımcı bir anlayışıyla paydaşların, bakış açıları, fikirleri, beklentileri, ihtiyaçlarının programa yansıyacağını ifade eden Cevdet Yılmaz, Türkiye ile KKTC’nin planlı, programlı bir şekilde iş birliği yürüteceğini söyledi. Yılmaz, Master Planı sonrasında da planı, programı destekleyici çeşitli projelerle de çok daha verimli bir yapı oluşacağını kaydetti.

“Su çok kıymetli ve giderek kıymeti daha çok artacak” diyen Yılmaz, tarımsal destekleme politikalarından, bitki desenine varıncaya kadar her konuda su varlığını dikkate alarak, bir planlama yapılması gerektiğini vurguladı.

Kullandıkları suyun yüzde 77’sini tarımda kullandıklarını dile getiren Yılmaz, içme suyu ve sanayinin daha az bir paya sahip olduğunu belirtti. Yılmaz, tarımda su verimliliği arttığında toplam su verimliliğinin de arttığına dikkat çekti.

Suyun verimli kullanılmasının altını çizen TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Esas olan suyu daha verimli kullanmak, giderek teknolojinin imkanlarından daha fazla faydalanmak ve bu verimlilikle birlikte aynı miktarda su ile daha fazla miktarda ürünü, katma değeri oluşturmak… İnşallah bu projemiz bunlara vesile olacak” dedi.

Projeye katkıda bulunan herkese şükranlarını sunan TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Devlet Su İşleri ve KKTC’deki kurumlara da teşekkür etti. Yılmaz, “Bu anlayışıyla Türkiye’de ve KKTC’de planlı, altyapısı iyi çalışılmış bir tarımı geliştireceğiz” şeklinde konuştu.

Tarımsal üretim artışının gıda sektörü başta olmak üzere sanayileşmeye, ticarete güç vereceğini ifade eden Yılmaz, çiftçinin artan gelirinin ekonomiyi büyüteceğini, canlandıracağını söyledi.

En üst düzeyde siyasi iradenin de çok önemli olduğunu vurgulayan TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, destekleri nedeniyle TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarını sundu. Yılmaz, Cumhurbaşkanı Tatar ve Başbakan Üstel’e de teşekkür etti.

Ercan Havalimanı yeni terminal binasını ilk defa gördüğünü ve gurur duyduğunu ifade eden Yılmaz, “Çok büyük bir proje, büyük bir başarı… Bunu hep birlikte başardık. Yeni, yeni başarılara da imza atmamız lazım” dedi.

Özgüven içerisinde bilgiye, katılımcılığa önem vererek ve hayalleri programlara, projelere dönüştürüp, gerçekleştirerek, yürüyeceklerini belirten TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye Yüzyılının, yüz yıllık cumhuriyet birikiminin zemininde yeni atılımlara, hamlelere hazırlandıkları bir dönem olduğunu söyledi. Bunu birlikte başaracaklarını dile getiren Yılmaz, “Gereksiz tartışmalar, enerjimizi boşa harcadığımız meselelere değil başarıya, vatandaşın taleplerini, beklentilerini esas alan, vatandaşın memnuniyetini, yaşam kalitesini hedefleyen bir anlayış içerisinde yolumuza devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

-Üstel: “Zaman bu projeye karşı çıkanları değil, bizim gibi projenin hayata geçirilmesini savunanları haklı çıkardı”

Başbakan Ünal Üstel de konuşmasında, “Su hayattır. Su yoksa hayat da yoktur” diyerek, suyun tüm insanlık ve canlılar için yaşamsal bir ihtiyaç olduğuna vurgu yaptı.

Kurak bir ada ülkesi olan ülkenin yüzyıllardır susuzlukla boğuşmak zorunda kaldığını dile getiren Üstel, bu nedenlerden dolayı, su meselesinin, tarih boyunca Kıbrıs adasının en öncelikli konuları arasında yer aldığını belirtti.

Türkiye’den su getirilmesi projesinin 1960’lı yıllarda ilk kez yüksek sesle dile getirilmeye başlandığını, 1980’li yıllarda siyasal bir söylem haline dönüştüğünü,  1990’lı yıllarda balonla denendiğini ancak sürdürülemediğini ifade eden Üstel, borularla su getirilmesi projesinin ilk kez 2009 yılında tek başına iktidarda oldukları bir dönemde hükümet programlarında yer aldığını anlattı. Projenin, 2012 yılında iktidarları döneminde temeli atıldığını, 2015 yılında ilk etaplarının tamamlandığını ve hayata geçirilen en yaşamsal projelerden biri olduğunu vurgulayan Üstel, “Zaman bu projeye karşı çıkanları değil, bizim gibi projenin hayata geçirilmesini savunanları haklı çıkarmıştır” dedi.

Üstel, projenin kullanma suyu etabından sonra ikinci en büyük etabı olan tarımsal sulama etabının ilk aşamalarının tamamlandığını görmekten sadece bir başbakan olarak değil, bir Kıbrıs Türkü olarak büyük bir heyecan ve mutluluk duyduğunu ifade etti.

Asrın Projesi diye adlandırılan bu dev projenin, asla gerçekleşemez diyenlerin aksine etap etap gerçekleştiğine dikkat çeken Başbakan Üstel, hayallerin gerçeğe dönüşmesinde önemli bir pay sahibi olan TC Cumhurbaşkanı Erdoğan ile TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ve Türkiye Cumhuriyeti hükümetine teşekkür etti.

Kablo ile elektrik projesinin de 1984 yılında yine kendileri tarafından dile getirilen projelerden bir tanesi olduğunu dile getiren Başbakan Üstel, “Yıllar sonra, elektrik hayalini gerçeğe dönüştürmek üzere ilk adımları atmayı Allah bize nasip etmiştir. İnşallah bir hayalin daha gerçeğe dönüştüğüne hep birlikte tanıklık edeceğiz” dedi.

-“Türkiye ile birlikte bir ve kardeş olarak Kıbrıs Türk halkının gerçekleştiremeyeceği hiçbir büyük proje ve hayal olamaz”

Başbakan Üstel, Türkiye ile birlikte bir ve kardeş olarak, birbirlerine tam güven ve uyum içerisinde yürüdükleri sürece Kıbrıs Türk halkının gerçekleştiremeyeceği hiçbir büyük proje ve hayal olamayacağına vurgu yaptı.

KKTC’ye Su İletim Projesi’nin 2. etabı olan “Güzelyurt ve Mesarya Ovası Sulama Projesi” kapsamında Türk mühendislerce 5.7 kilometre uzunluğunda muazzam bir tünel inşa edildiğini dile getiren Üstel, bunun yanında Güzelyurt Ovası ve Mesarya Ovası ile suyu buluşturmak için kilometrelerce su iletim hattı yapıldığını ve yapılmaya devam edildiğini ifade etti.

Şu anda Güzelyurt Ovasında 18 bin dekarın sulanmasını sağlayan projenin, tüm etapları ile tamamlandığında, Güzelyurt’ta yaklaşık 35 bin, Mesarya Ovası’nda ise yaklaşık 98 bin dekar arazinin sulanmasının mümkün olacağını belirten Üstel, “Proje tam manası ile tamamlandığında 75 milyon metreküplük Türkiye’den gelen can suyu, topraklarımıza ve insanımıza can verecek, hayat verecek. Bunun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için anlamı çok büyüktür” diye konuştu.

-“Finansal bir olaydan öte yaşamsal bir olay”

Dünya genelinde yaşanan iklim krizi ve bunun yarattığı etkilerle su kaynaklarının her geçen gün azaldığını, ülkelerin su için savaşmanın eşiğine geldiğini veya savaştığını anlatan Başbakan Üstel, “O yüzden Türkiye’nin kendi topraklarından çıkan can suyunun KKTC’ye taşınması finansal bir olaydan öte yaşamsal bir olay olarak karşımızda durmaktadır” dedi.

Başbakan Üstel, “KKTC bir ada olarak büyük bir tarım ülkesi olmayabilir. Ama kendi topraklarımızda, kendimizin ve ülkemize dışarıdan gelen misafirlerimizin gıda ihtiyacını karşılamak son derece önemlidir, hayatidir, ekonomiktir ve stratejiktir” şeklinde konuştu.

Suyun Güzelyurt Ovası ile buluşmasının yıllardır yetiştirilen ancak kuraklık ve tuzlanma ile birlikte her gün azalan narenciyenin korunması demek olduğunu belirten Başbakan Üstel, buna bağlı olarak orada kurulan narenciye işleme fabrikaların ayakta kalması, çalışanların iş ve aş bulmaya devam etmeleri demek olduğunu dile getirdi.

Özetle bunun oradaki eko sistemin korunması demek olduğunu ifade eden Üstel, “Eko sistemin korunması, aş demektir, iş demektir, bölge insanının göç etmek zorunda kalmaması demektir” dedi.

Narenciyenin sadece bölge için değil aynı zamanda işlenmiş süt ürünlerinden sonra ikinci en büyük ihraç kalemi olması bakımından ülke ekonomisi açısından da son derece önemli olduğunu vurgulayan Başbakan Üstel, suyun Mesarya Ovası ile buluşmasının da ülke tarımı üzerinde son derece olumlu etkiler yaratacağını kaydetti.

Suyun gelmesi kadar, ne şekilde ve nasıl kullanılacağının da son derece önemli olduğunu belirten Üstel, tarım sektörünün, yapılacak master plana göre yeniden revize edilmesi, burada belirlenecek daha verimli tarım modellerine geçilmesinin de bir bütünsellik içerisinde ele alınması gerektiğini ifade etti. Üstel, bu konuyu da en az suyun gelmesi kadar önemsediklerini ve çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.

-“KKTC’yi dünya ile buluşturmak gibi bir hedefimiz var”

“KKTC’yi dünya ile buluşturmak gibi bir hedefimiz var” diyen Üstel, dünya ile buluşmak için dünyaya da hazır olmak gerektiğini belirterek, bu hedef doğrultusunda emin adımlarla, Türkiye ile el ele, gönül gönüle ilerlemeye devam ettiklerini vurguladı.

Bu anlayışla çalıştıklarını ve büyük projeleri hayata geçirmek için gerekli adımları attıklarını dile getiren Üstel, su projesi ve havalimanı projesi örneklerini verdi. Başbakan Üstel, enterkonnekte sistemle Türkiye’den kablo ile elektrik getirilmesi projesinin de bunlardan biri olduğunu söyledi.

Türkiye ile imzalanan Mali ve İktisadi İşbirliği Anlaşmasında yer alan, karayollarının geliştirilmesi, sağlık ve eğitim alanındaki yapısal iyileştirmeler, teknoloji alanında atılacak adımlar, hızlı internete geçiş gibi süreçlerin hep bu vizyona uygun adımlar olacağını belirten Üstel, en büyük desteği her zaman olduğu gibi anavatan Türkiye’den gördüklerini kaydetti.

Asrın en büyük projelerinden biri olan su projesine tam destek vererek, bu büyük hayalin 3 yıllık kısa bir sürede hayata geçirilmesini sağlayan Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’a şükranlarını sunan Üstel, su projesini 2009 yılında hükümet programına alan dönemin Başbakanı Derviş Eroğlu’na saygılarını sundu. Projenin ilk adımlarını ve temelini atan rahmetli Başbakanlardan İrsen Küçük’ü de saygıyla anan Üstel, projede emeği bulunanlara  teşekkürlerini sundu.

İŞ YERİNİ BASIP, TEHDİTLE PARA İSTEDİLER

(Kamalı Haber)-  Lefkoşa’da işletmeciliğini Kubilay Akın’ın yaptığı Obta Trading Ltd.’in 3 kişi tarafından basılması olayıyla ilgili Ramazan Can isimli şahıs tutuklandı. İşyerini basan Muhammet Polat, Muhammet Kaya ve Enes Baturay’ı azmettirdiği, Kubilay Akın’ı arayarak, para istediği iddia edilen Can dün mahkemeye çıkarıldı.  

Lefkoşa Adli Şube’de görev yapan polis memuru İbrahim Ertarkan, mahkemede olguları aktararak, 2 gün süre talep etti. Polis, 30 Ağustos 2023 tarihinde saat 15.30’da Lefkoşa’nın Yenişehir bölgesinde finans alanında faaliyet gösteren ve işletmeciliğini Kubilay Akın’ın yaptığı Obta Trading Ltd. isimli iş yerine giden kimliği meçhul üç erkek şahsın, konu işletmede eğitim müdürü olarak görev yapan çalışana, o sırada iş yerinde bulunmayan genel müdürü  defalarca sorup, aranmasını istedikten sonra genel müdüre ulaşamamaları üzerine çalışanın masasının üzerinde bulunan bilgisayar monitörüne kasten ve kanunsuz bir şekilde yumruk atıp, kırdıklarını söyledi.  Polis memuru, zanlıların çalışana, “Biz üç kişiyiz, tekrar geleceğiz” deyip, işletmeden ayrıldıklarını aktardı.  Polis, akabinde işletme sahibi olan Kubilay Akın’ın Lefkoşa Adli Şubede ifadesi temin edilirken, daha önceden tanıdığı Ramazan Can’ın kendisini Whatsapptan arayarak, “ Akın ağanın selamı var, bir hasta çocuk için 20 bin Amerikan doları para göndermeni istedi. Para verilmediği takdirde iş yerine gönderilenler her geçen gün artacak. Oraya giden çocuklar aşırıya kaçtıysa kulaklarını çekerim, parayı gönderecek misin ağaya ne söyleyeyim diyerek tehdit yolu ile para istediğini açıkladı. Polis, iş yerine giden Muhammet Polat, Muhammet Kaya ve Enes Baturay’ın tespit edilerek, 31 Ağustos 2023 tarihinde tutuklandığını, soruşturmanın ardından 8 Eylül 2023 tarihinde teminata bağlanarak, serbest bırakıldıklarını anımsattı. Polis memuru, zanlı Can hakkında ise 9 Eylül 2023 tarihinde tutuklama emri alındığını, ancak yurt dışında olduğu için 12 Eylül 2023 tarihinde ülkeye giriş yaparken, Ercan Havalimanı’nda tutuklandığını söyledi. Polis, soruşturmanın devam ettiğini, alınacak ifadeler olduğunu, zanlının cep telefonunun inceleneceğini belirterek, 2 gün süre talep etti.

Huzurundaki şahadeti değerlendiren Yargıç Tutku Candaş, zanlının 2 gün süreyle tutuklu kalmasına emir verdi.

CUMHURBAŞKANI ERSİN TATAR ULUSAL KANALA AÇIKLAMALARDA BULUNDU

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, temizlik çalışmaları yapan Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı askerine, Birleşmiş Milletler Barış Gücü askerinin saldırmasıyla ilgili şikayette bulunulduğunu belirterek, BM tarafından soruşturma açıldığı yönünde açıklama yapıldığını ve bu konunun takipçisi olacağını belirtti.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında Birleşmiş Milletler kontrolünde bulunan ara bölge olduğunu, fakat yaşanan olayın KKTC sınırları içerisinde yer aldığını  ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türk tarafının mücadelesinin, garantör ülke Türkiye Cumhuriyeti’nin de desteğiyle sınırları korumak olduğunu vurguladı.

Birleşmiş Milletlerin yaptığı girişimlerde taraflı davrandığını belirten Cumhurbaşkanı Tatar, “Oldubitti ve dayatmaları asla kabul etmeyeceğiz. Burada bir devlet, otorite, asker ve polis var. Garantör Türkiye Cumhuriyeti var. Özden gelen egemenlik ve tarihten gelen haklarımız var. Türkiye’nin de karada, denizde ve hava sahasında hakları var” dedi.

Türk Devletleri Teşkilatı’na Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin gözlemci üye olmasının ardından KKTC’nin Türk Dünyası Entegrasyonu İçindeki Yeri ve Önemi paneli düzenlenmesiyle ilgili soru üzerine, “Kıbrıs Türk tarafının, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nden izin almadan Kıbrıs’ta herhangi bir proje yapamayacağı söyleniyordu. Türkiye ile anlaşma yaptık ve suyu getirdik. Elektriği de getireceğiz. Projelerin hayata geçmesi, egemen bir devlet olduğumuzu gösterir” diye konuştu.

Atina’da infaz pususu! 6 Türk’e yaylım ateşi

Yunanistan’ın başkenti Atina’da bir araca düzenlenen silahlı saldırıda 6 Türk öldürüldü. Öldürülen kişilerin suç örgütü elebaşı Barış Boyun’un yakın adamları olduğu öğrenildi.
Ferit Zengin – Yunanistan’ın başkenti Atina’da bir araca açılan yayılım ateşiyle 6 kişi öldürüldü. Öldürülen kişilerin Türk polisince de aranan isimler olduğu ve suç örgütü elebaşı Barış Boyun’un yakın adamları olduğu öğrenildi.

Atina’nın Artemida banliyösündeki ıssız bir noktada önceki akşam meydana gelen olayda beşi bir otomobilde, biri de araç dışında öldürülmüş altı kişinin cesedi bulundu. Önce Arnavut oldukları söylenen kişilerin kimlik çalışmasında Türk vatandaşı oldukları belirlendi. Olay yerinden 25 boş kovan toplayan Yunan polisi öldürülenlerin kimliklerini gizli tutarken, Türk Emniyet kaynaklarından alınan bilgiye göre bu kişiler arasında İtalya’da bir süre hapis yatan Barış Boyun’un adamlarından Doruk Ersu Büyüktunç ile yine Boyun’a yakınlığıyla bilinen Abdurrahman Tekrü, Ömer Kanza, Ozan Kaan Tozlu, Barış Çağan, Burak Tahmaz da yer alıyor.

ÜSTEL VE YILMAZ GÜNSEL’İ TEST ETTİ

BAŞBAKAN ÜNAL ÜSTEL VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ KKTC’NİN YERLİ OTOMOBİLİ GÜNSEL’İ TEST ETTİ

 

Başbakan Ünal Üstel ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz GÜNSEL üretim tesisleri test sürüş alanında, KKTC’nin yerli otomobili GÜNSEL’İ TEST ederek, devam eden seri üretim çalışmaları hakkında bilgi aldı. Başbakan Ünal Üstel ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz aynı zamanda Yakın Doğu Üniversitesi kampüsünde yer alan Dr. Suat Günsel Camii’ye ziyarette bulundu.

FIKRALARA KONU OLACAK OLAY!

Geçitkale’de fıkralara konu olacak bir olay yaşandı. Yolda bulduğu boş çek yaprağını doldurarak borcunu ödeyen şahıs tutuklandı.

Polisten yapılan açıklama şu şekilde:

Ağustos 2023 ayı içerisinde, Geçitkalale’de, M.K.(E-32)’nin, bularak çalmış olduğu başka bir şahsa ait boş çek yaprağı üzerine, yetkisi olmadığı halde 35,000TL meblağı yazıp imzalayarak sahteledikden sonra, Yeniboğaziçi’nde faaliyet gösteren bir işyerine borcuna karşılık vermek suretiyle tedavüle sürdüğü tespit edilmiştir. Bahse konu şahıs tutuklanmış olup, soruşturma devam etmektedir.

ÇOCUKLAR AŞIRI YOKSULLUĞUN PENÇESİNDE

Ankara, 13 Eylül 23 (TAK): Birleşmiş Milletler (BM) Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), dünyadaki çocuk nüfusunun yaklaşık 6’da 1’ine denk gelen 333 milyon çocuğun aşırı yoksulluk içinde yaşadığını bildirdi.

UNICEF ve Dünya Bankası, ortaklaşa hazırladıkları “Uluslararası Açlık Sınırına Göre Yoksulluk İçinde Yaşayan Çocuklar” isimli rapor yayımladı.

Günde 2,15 dolar sınırının altında yaşayan ve “aşırı yoksulluk içinde” olarak kabul edilen çocuk sayısının 2013’ten 2022’ye yüzde 13 azalarak 383 milyondan 333 milyona gerilediğine işaret edilen raporda, Kovid-19 salgını nedeniyle hedeflenenden 30 milyon çocuk geride kalındığı belirtildi.

Raporda gelecek hafta New York’ta başlayacak BM Genel Kurul toplantılarında BM’nin Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin de ele alınacağına işaret edilerek bu hızda gidilirse 2030’a kadar çocuklarda yoksulluğun bitirilmesi hedefine ulaşılamayacağı kaydedildi.

Sahra Altı Afrika bölgesinin çocuk yoksulluğunda en büyük yükü taşıdığına işaret edilen raporda, dünyadaki “aşırı yoksulluk içindeki” çocukların yüzde 40’ının bu bölgede olduğu belirtildi.

Raporda ayrıca bu bölgede 2013’te yüzde 54,8 olan çocuk yoksulluğu oranının da 2022’de yüzde 71,1’e çıktığına işaret edildi.

Raporda UNICEF ve Dünya Bankası, hükümetlere ve paydaşlara çocuk yoksulluğunu bitirmek için bu konuya öncelik verilmesi çağrısında bulundu.

(AA/RU/ŞEB)

21. ULUSLARARASI KUZEY KIBRIS MÜZİK FESTİVALİ BAŞLIYOR

Kuzey Kıbrıs Müzik Derneği tarafından bu yıl 21.’si düzenlenecek Uluslararası Kuzey Kıbrıs Müzik Festivali, 15 Eylül Cuma günü KKTC Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Konseri ile başlıyor.

Dernekten verilen bilgiye göre, Bellapais Manastırı’nda yer alacak festivalin açılış konserinde, KKTC Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, Şef Ali Hoca yönetiminde Avustralya’dan solist olarak katılacak Besteci ve Handpan sanatçısı Baran Yıldız’a eşlik edecek.

Saat 20.30’da başlayacak konserde, Sefarad şarkılarından seçmeler ve Baran Yıldız’ın besteleri, Leaf/Yaprak, Children of the Universe/Evrenin Çocukları, Hope/Umut, Hanging in the grey/Gride takılmaca, Bless Africa/Kutsal Afrika, East in the Middle/Doğu Ortada ve Perseverance/Azim yer alacak.

Festival çerçevesinde 25 Eylül’de de Salamis Antik Tiyatro’da “Nazım Şiirleri ve Say Besteleri” yorumunda Fazıl Say ve Genco Erkal sahne alacak.

12 farklı konser ile sanatseverlerle buluşacak festival, 6 Kasım’ a kadar devam edecek.

Konser biletleri Deniz Plazalar’dan, Bellapais Manastırı Bilet Ofisi’nden ve online olarak: biletfest.com dan alınabilecek.

ASRIN PROJESİ GERÇEKLEŞİYOR

BAŞBAKAN ÜNAL ÜSTEL, SU MASTER PLANI ÇALIŞMALARI LANSMANI’NDA KONUŞMA YAPTI

Başbakan Ünal Üstel Su Master Planı Çalışmaları Lansmanı’nda konışma yaptı.Başbakan Ünal Üstel konuşmasında şunları kaydetti:

“Su hayattır…Su yoksa hayat da yoktur. O yüzden su sadece bizim için değil tüm insanlık ve canlılar için yaşamsal bir ihtiyaçtır.

 

Kurak bir ada ülkesi olan ülkemiz, yüzyıllardır susuzlukla boğuşmak zorunda kalmıştır.

Bu nedenlerden dolayı, su meselesi, tarih boyunca Kıbrıs adasının en öncelikli konuları arasında yer almıştır.Türkiye’den su getirilmesi projesi ise 1960’lı yıllarda ilk kez yüksek sesle dile getirilmeye başlanan, 1980’li yıllarda siyasal bir söylem haline dönüşen,

1990’lı yıllarda balonla denenen ama sürdürülemeyen, Borularla su getirilmesi projesi olarak ilk kez  2009 yılında tek başına iktidarda olduğumuz bir dönemde bizim hükümet programımızda yer alan,2012 yılında iktidarımız döneminde temeli atılan 2015 yılında ilk etapları tamamlanan ve hayata geçirilmiş en yaşamsal projelerden biridir.

Zaman bu projeye karşı çıkanları değil, bizim gibi projenin hayata geçirilmesini savunanları haklı çıkarmıştır.

Bugünlerde, projenin kullanma suyu etabından sonra ikinci en büyük etabı olan tarımsal sulama etabının ilk aşamalarının da tamamlandığını görmekten sadece bir başbakan olarak değil, bir Kıbrıs Türkü olarak büyük bir heyecan ve mutluluk duyuyorum.

 

Asrın Projesi diye adlandırılan bu dev proje, asla gerçekleşemez diyenlerin aksine etap etap gerçekleşmektedir.

Bu vesile ile hayallerin gerçeğe dönüşmesinde önemli bir pay sahibi olan Başta TC Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan, TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı sayın Cevdet Yılmaz başta olmak üzere tüm Türkiye Cumhuriyeti Hükümetlerine buradan sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

Bazılarımız hatırlamayabilir ancak kablo ile elektrik projesi de 1984 yılında yine bizim tarafımızdan dile getirilmiş projelerden bir tanesidir.

ve yıllar sonra, elektrik hayalini gerçeğe dönüştürmek üzere ilk adımları atmayı Allah bize nasip etmiştir. İnşallah bir hayalin daha gerçeğe dönüştüğüne hep birlikte tanıklık edeceğiz.

 

Biz Türkiye ile birlikte, bir ve kardeş olarak, birbirimize tam güven ve uyum içerisinde yürüdüğümüz sürece bilinmelidir ki Kıbrıs Türk Halkının gerçekleştiremeyeceği hiç bir büyük proje ve büyük hayal olamaz.

KKTC’ye Su İletim Projesi’nin 2. etabı olan “Güzelyurt ve Mesarya Ovası Sulama Projesi”  kapsamında Türk Mühendislerce tam 5.7 kilometre uzunluğunda muazzam bir tünel inşa edildi.

Bunun yanında Güzelyurt ovası ve Mesarya Ovası ile  suyu buluşturmak için kilometrelerce su iletim hattı yapıldı ve yapılmaya devam ediliyor.

Şu anda Güzelyurt ovasında 18 bin dekarın sulanmasını sağlayan Proje, tüm etapları ile tamamlandığında, Güzelyurt’ta yaklaşık 35 bin, Mesarya Ovası’nda ise yaklaşık 98 bin dekar arazinin sulanması mümkün olacaktır.

 

Proje tam manası ile tamamlandığında, 75 milyon metreküplük Türkiye’den gelen can suyu, topraklarımıza ve insanımıza can verecek, hayat verecek…

 

Bunun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için anlamı çok büyüktür.

 

Dünya genelinde yaşanan iklim krizi ve bunun yarattığı etkilerle su kaynakları her geçen gün azalmakta, ülkeler su için savaşmanın eşiğine gelmekte veya savaşmaktadırlar.

 

O yüzden, Türkiye’nin kendi topraklarından çıkan can suyunun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne taşınması finansal bir olaydan öte yaşamsal bir olay olarak karşımızda durmaktadır.

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bir ada olarak büyük bir tarım ülkesi olmayabilir.

 

Ama kendi topraklarımızda, kendimizin ve ülkemize dışarıdan gelen misafirlerimizin gıda ihtiyacını karşılamak son derece önemlidir, hayatidir, ekonomiktir ve stratejiktir.

Bugün su Güzelyurt ovası ile buluşmuştur. Yarın mesarya ile buluşacaktır.

Peki yaşam suyunun Güzelyurt ovası ile buluşması aslında ne anlama gelmektedir. Buna bakmakta fayda vardır.

Su, Güzelyurt ovasında yıllardır yetiştirilen, ancak kuraklık ve tuzlanma ile birlikte her gün azalan  narenciyenin korunması demektir.

Buna bağlı olarak orada kurulan narenciye işleme fabrikaların ayakta kalması demektir.

Oradaki çalışanların iş ve aş bulmaya devam etmeleri demektir.

Orada tarım sektöründe çalışan tüm sektörlerin kendi topraklarına sıkı sıkıya tutunması demektir.

Özetle, Oradaki eko sistemin korunması demektir.

Eko sistemin korunması, aş demektir, iş demektir, bölge insanının göç etmek zorunda kalmaması demektir.

 

Bu arada belirtmekte fayda görüyorum, Narenciye sadece bölge için değil aynı zamanda işlenmiş süt ürünlerinden sonra ikinci en büyük ihraç kalemimiz olması bakımından ülke ekonomimiz açısından da son derece önemlidir.

Suyun Mesarya ovası ile buluşması da ülke tarımı üzerinde son derece olumlu etkiler yaratacaktır.

Bugün burada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Su ve Toprak Master Planı Toplantısında olduğu gibi gerek Türkiye’deki uzmanlar gerekse Tarım Bakanlığımıza bağlı Tarımsal Araştırma ve Tarım Dairesi’nin yürüttüğü çalışmalarla Su Master Planına göre şekillenecektir.

 

 

Elbette, suyun gelmesi kadar, suyun ne şekilde ve nasıl kullanılacağı da son derece önemlidir.

Tarım sektörünün, yapılacak master plana göre yeniden revize edilmesi, burada belirlenecek daha verimli tarım modellerine geçilmesi de bir bütünsellik içerisinde ele alınmalıdır.

Biz hükümet olarak bu konuyu da en az suyun gelmesi kadar önemsiyoruz. Ve bu konudaki çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini dünya ile buluşturmak gibi bir hedefimiz var…

Dünya ile buluşmak için dünyaya da hazır olmak gerekir.

Biz bu hedef doğrultusunda emin adımlarla, Türkiye ile el ele, gönül gönüle ilerlemeye devam ediyoruz.

Biz bu anlayışla çalışıyor ve büyük projeleri hayata geçirmek için gerekli adımları atıyoruz.

Su projesi bunlardan biriydi.

Havalimanı projesi bunlardan biriydi.

Enterkonnekte sistemle Türkiye’den kablo ile elektrik getirilmesi projesi bunlardan biridir.

Türkiye ile imzaladığımız, Mali ve İktisadi İşbirliği Antlaşmasında yer alan, karayollarının geliştirilmesi, sağlık ve eğitim alanındaki yapısal iyileştirmeler, teknoloji alanında atılacak adımlar, hızlı internete geçiş gibi süreçler hep bu vizyona uygun adımlarımız olacaktır.

Bu noktada en büyük desteği her zaman olduğu gibi anavatan Türkiye’mizden görüyoruz.

Sözlerime son verirken, asrın en büyük projelerinden biri olan su projesine tam destek vererek, bu büyük hayali 3 yıllık kısa bir sürede hayata geçirilmesini sağlayan Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum.

 

Su Projesini 2009 yılında hükümet programına alan Başbakan Sayın Dr. Derviş Eroğlu’na saygılarımı sunuyor, ondan sonra göreve gelerek projenin ilk adımlarını ve temelini atan Rahmetli Başbakanlarmızdan Sayın İrsen Küçük’ü huzurlarınızda saygıyla ve rahmetle anıyorum.

 

Projede emeği bulunan herkese halkım adına sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum…

Bu vesileyle, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı yardımcımız sayın Cevdet Yılmaz’ı ve heyetini aramızda ve adamızda görmekten büyük mutluluk duyduğumu bir kez daha yineliyor, hepinize en içten sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

ASRIN PROJESİ GERÇEKLEŞİYOR

BAŞBAKAN ÜNAL ÜSTEL, SU MASTER PLANI ÇALIŞMALARI LANSMANI’NDA KONUŞMA YAPTI

Başbakan Ünal Üstel Su Master Planı Çalışmaları Lansmanı’nda konışma yaptı.Başbakan Ünal Üstel konuşmasında şunları kaydetti:

“Su hayattır…Su yoksa hayat da yoktur. O yüzden su sadece bizim için değil tüm insanlık ve canlılar için yaşamsal bir ihtiyaçtır.

 

Kurak bir ada ülkesi olan ülkemiz, yüzyıllardır susuzlukla boğuşmak zorunda kalmıştır.

Bu nedenlerden dolayı, su meselesi, tarih boyunca Kıbrıs adasının en öncelikli konuları arasında yer almıştır.Türkiye’den su getirilmesi projesi ise 1960’lı yıllarda ilk kez yüksek sesle dile getirilmeye başlanan, 1980’li yıllarda siyasal bir söylem haline dönüşen,

1990’lı yıllarda balonla denenen ama sürdürülemeyen, Borularla su getirilmesi projesi olarak ilk kez  2009 yılında tek başına iktidarda olduğumuz bir dönemde bizim hükümet programımızda yer alan,2012 yılında iktidarımız döneminde temeli atılan 2015 yılında ilk etapları tamamlanan ve hayata geçirilmiş en yaşamsal projelerden biridir.

Zaman bu projeye karşı çıkanları değil, bizim gibi projenin hayata geçirilmesini savunanları haklı çıkarmıştır.

Bugünlerde, projenin kullanma suyu etabından sonra ikinci en büyük etabı olan tarımsal sulama etabının ilk aşamalarının da tamamlandığını görmekten sadece bir başbakan olarak değil, bir Kıbrıs Türkü olarak büyük bir heyecan ve mutluluk duyuyorum.

 

Asrın Projesi diye adlandırılan bu dev proje, asla gerçekleşemez diyenlerin aksine etap etap gerçekleşmektedir.

Bu vesile ile hayallerin gerçeğe dönüşmesinde önemli bir pay sahibi olan Başta TC Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan, TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı sayın Cevdet Yılmaz başta olmak üzere tüm Türkiye Cumhuriyeti Hükümetlerine buradan sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

Bazılarımız hatırlamayabilir ancak kablo ile elektrik projesi de 1984 yılında yine bizim tarafımızdan dile getirilmiş projelerden bir tanesidir.

ve yıllar sonra, elektrik hayalini gerçeğe dönüştürmek üzere ilk adımları atmayı Allah bize nasip etmiştir. İnşallah bir hayalin daha gerçeğe dönüştüğüne hep birlikte tanıklık edeceğiz.

 

Biz Türkiye ile birlikte, bir ve kardeş olarak, birbirimize tam güven ve uyum içerisinde yürüdüğümüz sürece bilinmelidir ki Kıbrıs Türk Halkının gerçekleştiremeyeceği hiç bir büyük proje ve büyük hayal olamaz.

KKTC’ye Su İletim Projesi’nin 2. etabı olan “Güzelyurt ve Mesarya Ovası Sulama Projesi”  kapsamında Türk Mühendislerce tam 5.7 kilometre uzunluğunda muazzam bir tünel inşa edildi.

Bunun yanında Güzelyurt ovası ve Mesarya Ovası ile  suyu buluşturmak için kilometrelerce su iletim hattı yapıldı ve yapılmaya devam ediliyor.

Şu anda Güzelyurt ovasında 18 bin dekarın sulanmasını sağlayan Proje, tüm etapları ile tamamlandığında, Güzelyurt’ta yaklaşık 35 bin, Mesarya Ovası’nda ise yaklaşık 98 bin dekar arazinin sulanması mümkün olacaktır.

 

Proje tam manası ile tamamlandığında, 75 milyon metreküplük Türkiye’den gelen can suyu, topraklarımıza ve insanımıza can verecek, hayat verecek…

 

Bunun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için anlamı çok büyüktür.

 

Dünya genelinde yaşanan iklim krizi ve bunun yarattığı etkilerle su kaynakları her geçen gün azalmakta, ülkeler su için savaşmanın eşiğine gelmekte veya savaşmaktadırlar.

 

O yüzden, Türkiye’nin kendi topraklarından çıkan can suyunun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne taşınması finansal bir olaydan öte yaşamsal bir olay olarak karşımızda durmaktadır.

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bir ada olarak büyük bir tarım ülkesi olmayabilir.

 

Ama kendi topraklarımızda, kendimizin ve ülkemize dışarıdan gelen misafirlerimizin gıda ihtiyacını karşılamak son derece önemlidir, hayatidir, ekonomiktir ve stratejiktir.

Bugün su Güzelyurt ovası ile buluşmuştur. Yarın mesarya ile buluşacaktır.

Peki yaşam suyunun Güzelyurt ovası ile buluşması aslında ne anlama gelmektedir. Buna bakmakta fayda vardır.

Su, Güzelyurt ovasında yıllardır yetiştirilen, ancak kuraklık ve tuzlanma ile birlikte her gün azalan  narenciyenin korunması demektir.

Buna bağlı olarak orada kurulan narenciye işleme fabrikaların ayakta kalması demektir.

Oradaki çalışanların iş ve aş bulmaya devam etmeleri demektir.

Orada tarım sektöründe çalışan tüm sektörlerin kendi topraklarına sıkı sıkıya tutunması demektir.

Özetle, Oradaki eko sistemin korunması demektir.

Eko sistemin korunması, aş demektir, iş demektir, bölge insanının göç etmek zorunda kalmaması demektir.

 

Bu arada belirtmekte fayda görüyorum, Narenciye sadece bölge için değil aynı zamanda işlenmiş süt ürünlerinden sonra ikinci en büyük ihraç kalemimiz olması bakımından ülke ekonomimiz açısından da son derece önemlidir.

Suyun Mesarya ovası ile buluşması da ülke tarımı üzerinde son derece olumlu etkiler yaratacaktır.

Bugün burada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Su ve Toprak Master Planı Toplantısında olduğu gibi gerek Türkiye’deki uzmanlar gerekse Tarım Bakanlığımıza bağlı Tarımsal Araştırma ve Tarım Dairesi’nin yürüttüğü çalışmalarla Su Master Planına göre şekillenecektir.

 

 

Elbette, suyun gelmesi kadar, suyun ne şekilde ve nasıl kullanılacağı da son derece önemlidir.

Tarım sektörünün, yapılacak master plana göre yeniden revize edilmesi, burada belirlenecek daha verimli tarım modellerine geçilmesi de bir bütünsellik içerisinde ele alınmalıdır.

Biz hükümet olarak bu konuyu da en az suyun gelmesi kadar önemsiyoruz. Ve bu konudaki çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini dünya ile buluşturmak gibi bir hedefimiz var…

Dünya ile buluşmak için dünyaya da hazır olmak gerekir.

Biz bu hedef doğrultusunda emin adımlarla, Türkiye ile el ele, gönül gönüle ilerlemeye devam ediyoruz.

Biz bu anlayışla çalışıyor ve büyük projeleri hayata geçirmek için gerekli adımları atıyoruz.

Su projesi bunlardan biriydi.

Havalimanı projesi bunlardan biriydi.

Enterkonnekte sistemle Türkiye’den kablo ile elektrik getirilmesi projesi bunlardan biridir.

Türkiye ile imzaladığımız, Mali ve İktisadi İşbirliği Antlaşmasında yer alan, karayollarının geliştirilmesi, sağlık ve eğitim alanındaki yapısal iyileştirmeler, teknoloji alanında atılacak adımlar, hızlı internete geçiş gibi süreçler hep bu vizyona uygun adımlarımız olacaktır.

Bu noktada en büyük desteği her zaman olduğu gibi anavatan Türkiye’mizden görüyoruz.

Sözlerime son verirken, asrın en büyük projelerinden biri olan su projesine tam destek vererek, bu büyük hayali 3 yıllık kısa bir sürede hayata geçirilmesini sağlayan Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum.

 

Su Projesini 2009 yılında hükümet programına alan Başbakan Sayın Dr. Derviş Eroğlu’na saygılarımı sunuyor, ondan sonra göreve gelerek projenin ilk adımlarını ve temelini atan Rahmetli Başbakanlarmızdan Sayın İrsen Küçük’ü huzurlarınızda saygıyla ve rahmetle anıyorum.

 

Projede emeği bulunan herkese halkım adına sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum…

Bu vesileyle, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı yardımcımız sayın Cevdet Yılmaz’ı ve heyetini aramızda ve adamızda görmekten büyük mutluluk duyduğumu bir kez daha yineliyor, hepinize en içten sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

İZİN KURULU YENİDEN OLUŞTU

Bakanlar Kurulu, 50/2000 sayılı Motorlu Araçlar Yolcu ve Eşya Taşınması (Denetim) Yasası’nın 4’üncü maddesine atfen, Bakanlar Kurulu’nun almış olduğu F.S.(K-11)236-2022 sayı ve 5.4.2022 tarihli karar ile İzin Kurulu’na üye olarak atanan Niyazi Öztürk’ün yerine İçişleri Bakanlığı temsilcisi olarak Mehmet Ercilasun’un atanmasına karar verdi.  Yapılan değişiklik sonrasında İzin Kurulu şu isimlerden oluştu: 1. Ahmet Aydın (Trafik Dairesi Müdürü) Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı Başkan Temsilcisi  2. Hande Güzoğlu Bayındırlık ve Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı Üye Ulaştırma Bakanlığı Özel Kalem Temsilcisi Müdürü)  3. Mehmet Ercilasun İçişleri Bakanlığı Temsilcisi Üye  4. Osman Bora Çağakan Ekonomi ve Enerji Bakanlığı Temsilcisi Üye  5. Yusuf Ersoy Maliye Bakanlığı Temsilcisi Üye  6. İbrahim Ulusoy Polis Genel Müdürlüğü Temsilcisi Üye  7. Fahri Otçuoğlu Kiralık Araç İşletmecileri Birliği Temsilcisi Üye  8. Murat Karalar Birleşik Taksiciler Birliği Temsilcisi Üye  9. Fuat Topaloğlu K.T.Çağdaş Kamu Araçları İşletmeciler Üye KAR İS Derneği Temsilcisi.

Cevdet Yılmaz: Birlikte ilerleyeceğiz, refahı da birlikte yaşayacağız

Ülkemizde temaslarda bulunan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz BRT’ye konuştu; önemli mesajlar verdi.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, su ve Ercan gibi dev ve çılgın projelerin hayata geçirildiğine dikkat çekerek, “şimdi sırada enerji var” dedi. Yılmaz, karşılıklı enterkonnekte projesi ile sadece KKTC’nin değil tüm Kıbrıs’ın dünyaya bağlanacağını vurguladı.
Tüm bu büyük projelerin KKTC’de refahı artıracağına olan inancını dile getiren Cevdet Yılmaz, “geçmişimiz tarihimiz bir, geleceğimiz ve kaderimiz de bir. Birlikte ilerleyeceğiz ve bunun sağlayacağı refahı da birlikte yaşayacağız” dedi.
Yılmaz, KKTC’nin Türk dünyuasında yerini almasının sadece KKTC açısından değil Doğu Akdeniz’deki durum açısından da büyük önem taşıdığını vurguladı.

TÖRE, ULUSLARARASI ŞAMPİYONAYA KATILACAK OLAN HEYET TEMSİLCİLERİNİ KABUL ETTİ

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde düzenlenecek olan Avrupa ve Kıtalararası Taekwondo Şampiyonası ve Genel Kurula katılacak olan konuk heyeti kabul etti.
Meclis Şeref Salonunda yer alan kabulde KKTC Taekwondo Judo Karate Akido Hapkido Kungfu Kurash Wushu Federasyonu Başkanı Eyüp Zafer Gökbilen de yer aldı.
Kabulde konuşan Global Taekwondo Federasyonu Başkanı Linda Park, KKTC’nde bulunmaktan dolayı duydukları mutluluğu ifade ederken spor müsabakalarını politik olarak hiçbir zaman düşünmediklerini söyledi.
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre de konuşmasında KKTC’nin savunma sporlarında her zaman uluslararası başarılar imza attığını belirterek organizasyonların ülkede yapılmasından da ayrıca memnuniyet duyduklarını belirtti.
Bu tür faaliyetlerle KKTC’nin görünür hale gelmesinin kendilerine mutluluk verdiğini ifade eden Töre, her türlü adaletsizliklere rağmen KKTC’nin var olduğunu dile getirdi.
Dünyada haklara karşı verilen mücadelede mazlum toplumların haklarını alamadığını söyleyen Töre, güçlü devletlerin bu hak ve adalet arayışında sadece kendi çıkarlarını düşündüğünü kaydetti.
KKTC’nin de mağdur olan ülkelerden biri olmasına rağmen yoluna devam ettiğini vurgulayan Töre, müsabakaların ülkede yapılması için cesaret gösteren ülke temsilcilerine de teşekkür etti.
Konuşmaların ardından Linda Park tarafından Başkan Töre’ye Global Taekwondo Federasyonu onur madalyası takdim edilirken, konuk heyete Meclis anı madalyaları da verildi.

DÜNYANIN GÖZÜ BURADAYDI

Dünyanın gözü burada! Putin, Kuzey Kore lideri Kim ile bir araya geldi

Zırhlı trenle Rusya‘ya giden Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, Rus lider Vladimir Putin ile Vostoçni Uzay Üssü’nde görüştü. Putin, “Sizi gördüğüme çok sevindim. Bu önemli olaylar, Cumhuriyet’in kuruluşunun 75. yıl dönümü, Büyük Kurtuluş Savaşı’nın 70. yıl dönümü, diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 75. yıl dönümü.” dedi.

Dünyanın yakından takip ettiği gezi 2 gün önce başladı. Zırhlı treniyle Rusya‘ya doğru yola çıkan Kim, burada yetkililer tarafından karşılandı. Bu sabahsa Putin’in kapıda karşıladığı Kim, Vostoçni Uzay Üssü’ne ayak bastı. Ziyaretin Kuzey Kore için önemli bir tarihte gerçekleştiğini belirten Putin, “Sizi gördüğüme çok sevindim. Bu önemli olaylar, Cumhuriyet’in kuruluşunun 75. yıl dönümü, Büyük Kurtuluş Savaşı’nın 70. yıl dönümü, diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 75. yıl dönümü.” ifadelerini kullandı.

Putin, Kuzey Kore lideri Kim ile görüşüyor

Yeni üssün tesislerini gezen iki lider, “Angara” uzay roket kompleksi fırlatma aracının montaj atölyesi, “Soyuz-2” uzay aracının fırlatma kompleksi ve “Angara” aracı için yapım aşamasında olan fırlatma kompleksini inceledi. Putin ve Kim’in tesislerdeki incelemeleri esnasında Rusya Federal Uzay Ajansı (Roscosmos) Başkanı Yuriy Borisov ve Uzay Altyapı Operasyon Merkezi Genel Müdürü Nikolay Nesterçuk sunum yaptı. Kim, Vostoçniy Uzay Üssü’nün bulunduğu bölgeye özel tren ile geldi ve üsse arabayla geçti. Uzay üssündeki incelemelerinin ardından iki ülkenin lideri, beraberlerindeki heyetlerin katılımıyla görüşmelere geçti.

Putin, Kuzey Kore lideri Kim ile görüşüyor

Washington’a göre ise ziyaretin amacı, Kuzey Kore’nin Rusya’ya vereceği silah desteği. Daha önce Moskova ve Pyongyang yönetimi bu iddiaları yalanlamıştı. Kremlin Sözcüsü Peskov, Amerikan yönetiminden gelen uyarılar üzerine, “Komşularımızla ilişkilerimizi yürütürken Washington’ın uyarılarını değil; iki ülke çıkarlarına odaklanırız.” açıklamasını yapmıştı. Kuzey Kore liderine eşlik eden isimler arasında Mühimmat Endüstrisi’nden sorumlu isim Jo chun Ryong da var.

ABD yönetimi, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’a, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i ziyareti öncesi “Moskova’ya silah sağlamama” çağrısı yaptı. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Adrienne Watson, “Kuzey Kore’yi, Pyongyang’ın Rusya’ya silah sağlamama veya satmama konusunda kamuoyuna verdiği taahhütlere uymaya çağırıyoruz.” ifadesini kullandı.

AHMET SAVAŞAN, HOLOĞLU’NU AĞIRLADI

Türkiye Sağlık Turizmini Geliştirme Konseyi İcra Kurulu Başkanı Dr. Köksal Holoğlu, Dünya Sağlık Turizmi Konseyi Başkanı (GHTC) Dr. Ahmet Savaşan’ın davetlisi olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) geldi. İki başkan KKTC’nin sağlık turizmi potansiyelinin daha etkin kullanılması için yeni yol haritasını belirledi.

Dünya Sağlık Turizmi Konseyi (GHTC) Dönem Başkanlığını yürüten, Kıbrıs Sağlık Turizmi Konseyi Başkanı Dr. Ahmet Savaşan, Türkiye Sağlık Turizmini Geliştirme Konseyi İcra Kurulu Başkanı Dr. Köksal Holoğlu ile bir araya gelerek KKTC’nin sağlık turizmi potansiyelinin geliştirilmesi konusunda atılması gereken adımları belirledi.

Devlet ve Hükümet yetkilileri ile Sektör temsilcileriyle görüşüldü…

İki günlük program kapsamında sağlık ve turizm sektörü temsilcileri yanı sıra yatırımcılarla çeşitli toplantılar yapan iki başkan KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Meclis Başkanı Zorlu Töre ve Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek ile de bir araya gelerek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Ortak yapılacak çalışmalar belirlendi…

Dünya Sağlık Turizmi Konseyi Başkanı Dr. Ahmet Savaşan, ziyaret sonrasında yaptığı değerlendirmede, Türkiye Sağlık Turizmini Geliştirme Konseyi Başkanı Dr. Köksal Holoğlu ile yaptıkları iki günlük çalışma toplantılarında Kuzey Kıbrıs’ın sağlık turizmi potansiyelinin geliştirilmesi için başta Türkiye’de olmak üzere Dünya Sağlık Turizmi Konseyi’ne üye ülkeler nezdinde yürütülecek ortak çalışmaların belirlendiğini söyledi.

 

EVİNDE UYUŞTURUCU MADDE BULUNDU

Girne’de “Kanunsuz Uyuşturucu Madde (Kokain ve Hintkeneviri) Alma, Verme ve Tasarruf” meselesi ile ilgili olarak tutuklanan zanlı Oğuzhan Çabukel bugün yeniden mahkeme huzuruna çıkarıldı.

Mahkemede mesele ile ilgili olarak şahadet veren Polis memuru Mert Gürtuna olayla ilgili bulguları aktardı. Gürtuna, 8 Eylül 2023 tarihinde saat 23.45 raddelerinde Narkotik ve Kaçakçılığı Önleme Müdürlüğü ekiplerince, Girne’de Şht. Mustafa Sokak üzerinde buluna bir apartmanın giriş kısmında tespit edilen zanlı Oğuzhan Çabukel’in tasarrufunda 2 ayrı paket içerisinde 1.5gr ağırlığında kokain türü uyuşturucu madde bulunarak emare olarak alındığını ve zanlının suçüstü tutuklandığını söyledi. Polis akabinde mahkeme emri ile zanlının ikametgahında gerçekleştirilen arama neticesinde, ayakkabı içerisine gizlenmiş ayrı paketler içerisinde satışa hazır yaklaşık 8.5 gram kokain, 5 gram hintkeneviri bulunduğunu belirtti. Polis, evde yapılan aramda ise 1 adet üzerinde uyuşturucu madde kalıntısı olduğuna inanılan hassas terazi, 1 adet içerisinde Hintkeneviri türü uyuşturucu madde kalıntısı olduğuna inanılan metal öğütücü, 1 adet üzerinde uyuşturucu madde kalıntısı olduğuna inanılan 5 TL kıvrık para ve uyuşturucu madde satışından elde edildiğine inanılan 4 bin 970 Amerikan Doları ve bin 250 Sterlin para bulunarak emare olarak alındığını aktardı. Polis zanlının mesele ile ilgili olarak yapmış olduğu beyanlar olduğunu henüz teyit ve tekzip edilmediğini, ayrıca emare olarak alınan maddelerin tahlile gönderildiğini ancak sonuçların henüz çıkmadığını belirterek, 7 gün ek süre istedi.

Mahkeme, zanlının soruşturma maksatlı 7 gün daha poliste tutuklu kalmasına emir verdi. (Kamalı Haber) 

8 GÜN DAHA TUTUKLU KALACAK

Lefkoşa’nın Küçük Kaymaklı bölgesinde faaliyet gösteren, Emlak Dünyası isimli iş yerinde meydana gelen patlamayla ilgili tutuklanan 39 yaşındaki Murat Şerifoğlu bugün ek tutuklama talebiyle Lefkoşa’da mahkemeye çıkarıldı.

Lefkoşa Adli Şube’de görevli polis çavuşu Mustafa Özmüezzin olguları aktararak, 8 gün ek süre talep etti. Polis, eski eşiyle ilişki yaşadığı, oğlu ile görüşmesini istemediği gerekçesiyle Hasan Efe’nin işletmecisi olduğu Lefkoşa’nın Küçük Kaymaklı bölgesinde bulunan Özker Özgür Caddesi üzerinde faaliyet gösteren, 5 Eylül 2023 tarihinde saat 22.35 sıralarında Emlak Dünyası isimli iş yerine plakası sökülmüş bir motosiklet ile giderek, iş yeri önüne bir paket bıraktıktan 12 dakika sonra patlama meydana geldiğini söyledi. Polis, patlama sonucu iş yerinin kuzey kısmındaki vitrin camlarının kırılarak, dış ve iç duvarların ise yer yer delinerek hasar gördüğünü söyledi. Soruşturma kapsamında iş yeri sahiplerinin bilgisine başvurulduğunu kaydeden polis, Hasan Efe’nin 2 ay önce eski eşiyle ve çocuğuyla görüştüğü gerekçesiyle telefonla kendisini arayan zanlının “Çocuğumla görüşmeyeceksin” diyerek, uyardığını, tek şüphelendiği şahsın zanlı olduğunu söylediğini aktardı.

Polis çavuşu Özmüezzin, soruşturma amaçlı zanlının tutuklandığını ve  iki kez mahkemeye çıkarılarak, hakkında toplam 6 gün tutukluluk emri alındığını belirtti. Polis memuru, bu süre içerisinde zanlının hem Lefkoşa’daki hem de Başpınar bölgesinde ara ara gittiği evde arama yapıldığını kaydetti. Polis, zanlının Başpınar bölgesindeki evinde yapılan aramada güvenlik kaydı cihazı ve olayda kullanılan motosikletin koçanlarının bir kısmı yanmış bir şekilde bulunduğunu açıkladı.

Polis Çavuşu Özmüezzin, zanlının Lefkoşa’daki evinde ise patlatıcı maddede kullanılan piller bulunduğunu açıkladı.  Polis, yapılan araştırma sonucu olayda kullanılan motosikletin 1 Eylül 2023 tarihinde Güneşköy’de çalınan motosiklet olduğunu belirlediklerini açıkladı. Polis, toplam 27 İfade aldıklarını ve birçok güvenlik kamerası kaydı incelediklerini söyledi. Polis çavuşu, zanlının evinde bulunan kayıt cihazında aracından inip eve giderken, elinde olayda kullanılan motosikletin evraklarının olduğunun görüldüğünü açıkladı. Polis, olay yeri çevresi ve olay yerine giden güzergâhlara ait kamera kayıtlarında ise zanlının olaydan önce aracıyla olayda kullanılan motosikletin gittiği tüm güzergahları gezdiğini, yani keşif yaptığını söyledi. Polis, ayrıca olay yerine gidiş güzergahı üzerinde zanlıya ait ve patlamada kullanıldığı düşünülen bir çift eldiven ele geçirildiğini açıkladı. Polis, olay yerinde bulunan bomba parçalarının, DNA testi için zanlıdan alınan kan örneği ile eldivenlerin polis memuru eşliğinde Türkiye’ye gönderildiğini ve bir polisin Türkiye’de sonuçları almak için beklediğini belirtti.

ALKOLLÜ ŞAHIS CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ

Lefkoşa’ya bağlı Kanlıköy’de meydana gelen “kasti hasar ve mülke tecavüz” suçlarından tutuklanan Sri Lanka uyruklu Sandun Madushan De Silva bugün yeniden Lefkoşa’da mahkemeye çıkarıldı.

Kadına Karşı Şiddetle Müdahale Şubesinde görev yapan Begüm Bektaş olayla ilgili olguları aktardı.

Polis,  zanlının 9 Eylül 2023 tarihinde saat 23.00 sıralarında 138 promil alkolün etkisi altında Kanlıköy’de ikamet eden sevgilisinin evini bastığını söyledi. Polis, zanlının kendisiyle görüşmediği gerekçesiyle sevgilisinin evinin kapı camını, banyo camını kırarak, izinsiz olarak ikametgah içerisine girip mülküne tecavüz ettiğini açıkladı. Polis, zanlının ikametgah içerisinde bulunduğu suçüstü hali gereği tutuklandığını bildirdi.  Polis, zanlının mahkemeye çıkarılarak, hakkında 2 gün tutukluluk emri alındığını, bu süre içerisinde yapılan soruşturmada 2 Haziran 2023 tarihinden beri KKTC’de ikamet izinsiz kaldığının belirlendiğini söyledi. Polis memuru, soruşturmanın tamamlandığını belirterek, zanlının uygun bir teminata bağlanmasını talep etti.

Huzurunda verilen şahadeti değerlendiren Yargıç Tutku Candaş, zanlının bir ayı aşmayacak bir süreyle cezaevine gönderilmesine emir verdi.

(Kamalı Haber)

CUMHURBAŞKANI TATAR AÇILIŞ KONUŞMASINDA VURGULADI

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği, eşit uluslararası statüsü için mücadele verdiğini, zulüm niteliğindeki izolasyon ve ambargolara rağmen pes etmediğini söyleyerek, “Çünkü biz büyük Türk milletinin kopmaz bir parçasıyız” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, KKTC’nin Anayasal ismiyle Türk Devletleri Teşkilatı’na (TDT) gözlemci üyeliğinin milat niteliğinde olduğunu dile getirdi.

TDT ile KKTC’nin yeni bir potansiyel yakaladığını dile getiren Tatar, farklı işbirlikleriyle farklı alanlarda Türk dünyasının oluşturduğu çatı içinde yerlerini alacakların kaydetti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türk Dünyası Entegrasyonu İçindeki Yeri ve Önemi” konulu panelde konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanlığı, Ahmet Yesevi Üniversitesi, Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi ve Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği’nin katkılarıyla bugün Concorde Tower’da başlayan panelin açılış konuşmalarını Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Ak Parti Başkan Vekili, Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, yaptı.

-“Çünkü biz büyük Türk milletinin kopmaz bir parçasıyız”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, kritik bir zamanda böyle önemli bir toplantıyı düzenleyen herkese teşekkür etti.

Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği eşit uluslararası statüsü ve bir devlet olarak tanınma anlamında çok mücadele verdiğini, izolasyon ve ambargoların halka zulüm niteliğinde olduğunu ancak halkın pes etmeyeceğini söyleyen Tatar, “Çünkü biz büyük Türk milletinin kopmaz bir parçasıyız” dedi.

Tatar, Türk devletlerinin Sovyet Birliği’nden ayrılarak bağımsızlığına kavuşmasıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin liderliğinin daha da pekiştiğini söyledi.

Crans Montana sürecinde sıfır asker sıfır garanti noktasına kadar gelindiğini söyleyen Tatar, o dönemde Kıbrıs meselesinin o şekilde halledileceği ve Kıbrıs Türkünün dünyayla kucaklaşacağının söylendiğini belirtti.

“Biz dünyayla değil Türk dünyasıyla kucaklaşmayı elbette tercih ediyoruz” diyen Tatar, Kıbrıslı Türklerin şehitleri, acıları, göçleri ile verdiği mücadelenin sonunda bağımsız bir halk olarak kendi geleceği ve devletiyle var olduğunu ifade etti.

-“TDT üyeliği milat niteliğinde”

Türk Devletleri Teşkilatı’na (TDT) gözlemci üyeliğin milat niteliğinde olduğunu dile getiren Tatar, üyelik sürecini anlattı.

Perde arkasında Türk devletlerini bu karardan yıldırmaya çalışanlar olduğunu söyleyen Tatar, bu kararla Kıbrıs Türkünün yeni bir yolculuğa adım atacağının bilindiğini bu nedenle diplomatik çalışmalarla engellemeler yapılmaya çalışıldığını ancak başta Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gayretleriyle KKTC’nin Anayasal adıyla TDT’ye gözlemci üye olduğunu vurguladı.

Tatar, bunu önemsemeyenler olabileceğinin onların dünya ve ufkunun başka yerlerde olduğunu ancak başka yerlerden iyi haberler gelmediğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, hala daha federal temelde bir anlaşmayla toplumu sıfır asker sıfır garantiye götürmeye niyetli zihniyete karşı milli duruşu sonuna kadar korumanın bahtiyarlığı içinde olduklarını söyledi.

-“Halkın direk uçuşlara hakkı var”

Ercan Havalimanı’nı gibi bir havalimanı olan bir halkın direk uçuşlara da hakkı olduğunu dile getiren Tatar, halkı, tecritle dünyadan koparmaya çalışan zihniyete kuşkuyla bakmanın doğal olduğunu belirtti.

Kıbrıs Türk halkının her zaman egemen eşitliğini haykıran bir halk olduğunu, adanın Osmanlı ve Türk adası olduğunu dile getiren Tatar, Kıbrıs meselesinin 60 yıldır halledilmediğin buna rağmen federasyon savunanlar bulunduğunu ancak asla böyle bir oyuna gelmeyeceklerini ifade etti.

“Biz büyük Türk milletinin bir parçasıyız” diyen Tatar, TDT’nin kuruluş sürecine değinerek, KKTC’nin oraya entegrasyonu ile KKTC’nin ayakları üzerinde durma potansiyeline erişmesinin bahtiyarlığı içinde olduklarını ifade etti.

Tatar, KKTC’nin tüm sektörleri, altyapı ve insan kaynaklarıyla büyümeye devam ettiğini söyledi.

Tüm Türk dünyasının selamlayan Tatar, dünyaya KKTC’nin Türk dünyasının bir parçası olduğu mesajını verdi.

TDT ile KKTC’nin yeni bir potansiyel yakaladığını dile getiren Tatar, farklı işbirlikleriyle farklı alanlarda Türk dünyasının oluşturduğu çatı içinde yerlerini alacakların kaydetti.

Tatar, bu entegrasyon süreçlerinde ekonomik faaliyetlerde girişimci, iş yapabilen başarılı iş insanlarının yapıyı güçlendirerek ileri taşıyacaklarından şüphesi olmadığını belirtti.

Ahmet Yesevi Üniversitesi’nin adını aldığı Ahmet Yesevi’nin 1200’lü yıllarda yaşayan bir dahi olduğunu belirten Tatar, üniversitenin aydın kişiler yetiştiğini söyleyerek, “iyi ki varsınız” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, tüm Türk dünyasına selamlarını ileterek konuşmasını tamamladı.

ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ TUTUKLANDI

Gönyeli’de 200 gram hintkeneviri ve bir gram kokainle yakalanan Ürdünlü Bilal Ghassan Nawaf Alsaleh, Zaid Mohammad Saeed Abu Subaıh, Adnan Amjad Adnan Shreıdeh ile Suriyeli Omar Haj İbrahim bugün mahkemeye çıkarıldı. Tümü üniversite öğrencisi olan zanlılar hakkındaki olguları polis memuru Cemal Ramiz aktardı.

Polis, 11 Eylül 2023 tarihinde alınan bilgide Bilal Ghassan Nawaf Alsaleh’in tasarrufunda uyuşturucu olduğuna dair bilgi aldıklarını söyledi. Polis, aynı gün saat 1640 sıralarında zanlının Gönyeli’deki evine arama yapılmak üzere gidildiğini belirtti. Polis memuru, zanlı ile evde bulunan Zaid Mohammad Saeed Abu Subaıh, Adnan Amjad Adnan Shreıdeh ve Omar Haj İbrahim’in arama yapmalarına engel olmak istediklerini, bu nedenle makul kuvvet kullanılarak, tutuklandıklarını açıkladı. Polis, evde yapılan aramada 200 gram ağırlığında hintkeneviri türü uyuşturucu, bir gram kokain, üzerinde uyuşturucu madde kalıntısı olduğuna inanılan siyah renk elektronik terazi, üzerinde uyuşturucu madde kalıntısı olduğuna inanılan 20 TL ve uyuşturucu madde satışından elde edildiği tespit edilen toplam 8 bin 300 TL paranın bulunarak emare olarak alındığını söyledi. Polis memuru, yapılan soruşturmada Bilal Ghassan Nawaf Alsaleh ile Zaid Mohammad Saeed Abu Subaıh’ın aynı evde, Adnan Amjad Adnan Shreıdeh ve Omar Haj İbrahim’in ise birlikte başka bir adreste yaşadıklarını belirlediklerini açıkladı. Polis, Adnan Amjad Adnan Shreıdeh ve Omar Haj İbrahim’in evinde de arama yapıldığını ancak kanunsuz bir şey bulunmadığını ifade etti. Polis memuru, yapılan soruşturmada Bilal Ghassan Nawaf Alsaleh’in, Zaid Mohammad Saeed Abu Subaıh ve Adnan Amjad Adnan Shreıdeh ile birlikte Gazimağusa’ya gidip, 224 gram hintkeneviri ve bir gram kokain aldıklarını belirlediklerini açıkladı.  Polis, zanlı Bilal Ghassan Nawaf Alsaleh’in uyuşturucunun 20 gramını 9 bin TL’ye bir şahsa sattığını tespit ettiklerini belirtti.  Polis, Gazimağusa’dan uyuşturucu almaya giden 3 zanlının bir kısım hintkenevirini de birlikte içtiklerini açıkladı.  Polis, Alsaleh ile Shreıdeh’in suçlarını kabul ettiklerini söyledi. Aranan şahıslar, kayıp emareler ve alınması gereken ifadeler olduğunu kaydeden polis, zanlıların 3 gün süreyle tutuklu kalmasını talep etti.

Huzurundaki şahadeti değerlendiren Yargıç Tutku Candaş, zanlıların 3 gün süreyle tutuklu kalmalarına emir verdi.

BİR HAFTADA 68 TRAFİK KAZASI YAŞANDI

Lefkoşa, 12 Eylül 23 (TAK): Polis raporuna göre, 4-10 Eylül arası biri ölümle sonuçlanan 68 trafik kazası meydana geldi.

68 trafik kazasının 22’si yaralanma biri de ölümle sonuçlandı. Kazalarda 33 kişi yaralandı.

 – Sürat yine ilk sırada 

Kazaların 31’i süratli araç kullanmak, 16’sı dikkatsiz sürüş yapmak, 14’ü kavşakta durmamak, 9’u yakın takipten dolayı meydana geldi.

Kazalar sonucu 3.5 milyon TL hasar meydana geldi.

Kazaların 29’u Lefkoşa, 16’sı Gazimağusa, 16’sı Girne, 4’ü İskele, 3’ü de Güzelyurt’ta meydana geldi.

-Denetimlerde en çok aşırı sürat tespit edildi

Aynı dönemde yapılan trafik denetimlerinde 14 bin 168 araç sürücüsü kontrol edildi, 2 bin 112 araç sürücüsü rapor edildi.

Raporların detayları şöyle: 

“Sürat ( 519 ) , Seyrüsefer Ruhsatsız Araç Kullanmak ( 320 ), Seyir Halindeyken Cep Telefonu Kullanmak ( 303 ), Emniyet Kemersiz Araç Kullanmak ( 223 ), Alkollü İçki Tesiri Altında Araç Kullanmak ( 99 ), Trafik Levha ve İşaretlerine Uymamak ( 96 ), Sigortasız veya Kapsamı Dışında Araç Kullanmak ( 77 ), Muayenesiz Araç Kullanmak ( 75 ),  Dikkatsiz Sürüş ( 37 ), Sürüş Ehliyetsiz Araç Kullanmak ( 14 ), Yolcu Taşıma “T” İşletme İzinsiz Araç Kullanmak ( 12 ), Tehlikeli Sürüş ( 11 ), Koruyucu Miğfer Başlıksız Motosiklet Kullanmak ( 10 ), Trafik Işıklarına Uymamak ( 9 ), Tonajından Fazla veya Tehlikeli Yük Taşımak ( 3 ), Takside Taksimetre Bulundurmamak veya Yolcu Taşıdığı Sırada Taksimetreyi Çalıştırmamak veya hileli çalıştırmak ( 2 ), Özel Eşya Taşıma “B” İşletme İzinsiz Araç Kullanmak ( 1 ) ve 301 diğer trafik suçları”

 (ID/YIL)

GÖNYELİ-ALAYKÖY FESTİVALİ 22-23 EYLÜL’DE

Gönyeli-Alayköy Belediyesi’nin her yıl düzenlediği Gönyeli-Alayköy Gençlik Festivali bu yıl 22-23 Eylül tarihlerinde gerçekleştiriliyor.

Belediyeden verilen bilgiye göre, her yıl Yenikent Belediye Bulvarı’nda yapılan festival, bu yıl Gönyeli Çemberi’nde (Concorde Otel önü çim alanda) yapılacak. Herhangi bir olumsuz durum yaşanmaması adına Polis Genel Müdürlüğü ile işbirliği içerisinde gerçekleştirilecek festivalde hem polis hem de Gönyeli Alayköy Belediyesi Zabıta Birimi gerek trafik gerekse güvenlik konusunda ciddi önlemler aldı. Trafik sıkışıklığı oluşmaması için polis ve belediye görevlileri yeni otopark alanları oluşturarak vatandaşların festivale rahatça ulaşabilmesini sağlayacak. İlk gece KÖFN ve Bengü konseri var Gönyeli-Alayköy Gençlik Festivali’nin ilk gününde saat 16.00’da DJ Coşkuner ve Radyo Juke canlı yayını yapılacak. Ardından ise saat 17.00’de Erbulut jimnastik gösterisi ile minikler hünerlerini sergileyecek. Festival saat 17.30 Oğulcan Başarı konseri ile devam edecek. 18.45’ta ise dans gösterisi olacak. Gecenin ilk büyük konseri Türkiye’nin son dönemde yıldızı parlayan grubu KÖFN ile gerçekleşecek. Saat 21.30’da ise gecenin final konseri Bengü ile olacak. Gecenin sonunda ise DJ performansları olacak. Pamela ve İkilem de sahne alacak Gönyeli-Alayköy Gençlik Festivali’nin ikinci ve son gününde ise yine güne saat 16.00’da DJ Coşkuner ve Radyo Juke canlı yayını ile başlanacak. Saat 17.00’de Maskot gösterisi, 17.30’da ise Grup Frekans konseri yapılacak. 18.30 yapılacak Dans Gösterisinin ardından gençlerin sevgilisi Pamela saat 19.00’da gençlerle birlikte olacak. Saat 21.30’da ise yine Türkiye’nin sevilen gruplarından İkilem gençlerle buluşacak. Festival ve gece saat 23.00’deki DJ performansları ile son bulacak. Yarışmalar Gönyeli-Alayköy Gençlik Festivalinde konserlerin yanı sıra yarışmalar da gençlerin ilgi odağı olacak. İlk gece saat 20.30’da gençler için Rodeo yarışması yapılacak. İkinci gece ise saat 20.30’da Cosplay yarışması düzenlenecek. Kazanana otel konaklama ödülünün verileceği organizasyonda yaratıcılığına ve kostümüne güvenen herkes yarışmada jüri önüne çıkabilecek. Her iki yarışma için duyurular Gönyeli Alayköy Belediyesi tarafından yapılacak. Onlarca aktivite hazırlandı Her yıl olduğu gibi bu yıl da gençlik festivaline ailelerin de katılımı için onlarca aktivite ve stant hazırlandı. Üreten Gençler stantlarından yeme-içme stantlarına, çocuklar için oyunlardan sergi ve atölye çalışmalarına kadar birçok etkinlik yine bu festivalde olacak. Amcaoğlu: Gençler için hep daha iyisini planlıyoruz Gönyeli-Alayköy Belediyesi Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, Gönyeli-Alayköy Gençlik Festivali için uzun süredir hazırlandıklarını ifade ederek bu yıl festivalin Gönyeli Çemberi’nde yapılacak olmasının heyecanını da yaşadıklarını söyledi. Her yıl düzenlenen Gençlik Festivali’ni gençlere layık yapabilmek için personelle birlikte uzun süredir çalıştıklarını kaydeden Amcaoğlu, “gençlerimiz her şeyin en iyisini hak ediyor. Bizlerde onlara Gönyeli Alayköy’de çok daha iyi şartlar sunabilmek için elimizden geleni yapıyoruz. Tüm ülke gençliği ve kendisini genç hisseden herkesi 22-23 Eylül tarihlerinde Gönyeli Çemberi’ne bekliyoruz. Festivalin güven ve huzur içerisinde geçmesi için işbirliği yapacağımız Polis Genel Müdürlüğü’ne ve bu festivali hazırlamamızda katkısı olan sponsorlarımıza da çok teşekkürlerimizi sunuyoruz.” diye konuştu. Festivale katkı koyanlar Gönyeli-Alayköy Gençlik Festivali’ne katkı koyan kuruluş ve şirketler şöyle: Radyo Juke, Mitoshi co, Turizm Bakanlığı, Concord Hotel, Fly KHY, KKTCELL, Mandella, Beef, Baytech.

LİMASOL’DA BANKAYA SİLAHLI SALDIRI

“Kıbrıs Bankasının” Limasol’da “Aya Fulakseos” caddesinde bulunan şubesinin, dün sabaha karşı kimliği bilinmeyen kişiler tarafından kurşunlandığı haber verildi.

Bölgedeki kapalı devre kamera sistemlerinin incelendiğini ve şubenin ön camına sabaha karşı yoldan geçen bir araçtan ateş açıldığının görüldüğünü yazan Alithia gazetesi, cama 32 mermi isabet ettiğini ve bunun otomatik bir ateşli silahla yapıldığını belirtti.

Gazete polisin olayla ilgili araştırmalarının sürdüğünü ekledi.

GÖNYELİ’DE UYUŞTURUCU OPERASYONU!

Gönyeli‘de evinde yapılan aramada uyuşturucu bulunan şahıs ve bağlantısı olduğu düşünülen 5 kişi tutuklandı.

Polis Basın Subaylığından verilen bilgiye göre, dün saat 17:30 sıralarında, Gönyeli’de, B.G.N.A.(E-24)’nın kalmakta olduğu ikametgahta Narkotik ve Kaçakçılığı Önleme Müdürlüğü Ekipleri tarafından yapılan aramada; yaklaşık 200 gram ağırlığında hintkeneviri türü ile yaklaşık 200 miligram ağırlığında kokain türü uyuşturucu olduğuna inanılan madde, üzerlerinde uyuşturucu madde kalıntısı olduğuna inanılan hassas terazi, bankamatik kartı, banknot para ve uyuşturucu madde satışından elde edildiğine inanılan toplam 8300 TL nakit para bulunarak emare olarak alınmıştır.

Bahse konu şahıs ve mesele ile bağlantısı olduğuna inanılan Z.M.S.A.S.(E-25), A.A.A.S.(E-25) ve O.H.I.(E-23) tutuklanmıştır. Soruşturma devam etmektedir.

YILMAZ:LAF ÜZERİNE LAF DEĞİL TAŞ ÜZERİNE TAŞ KOYMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Öykü KENDİR

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, çeşitli temaslarda bulunmak üzere KKTC’ye geldi. Yılmaz’ı, Ercan Havalimanı VIP Salonu’nda Başbakan Ünal Üstel karşıladı. Karşılamada bakanlar da hazır bulundu. Başbakan Üstel ile Ercan Havalimanı’nda bir basın açıklaması yapan Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Bu güzel sıcak karşılama için teşekkür ediyorum. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın selamlarını ve muhabbetlerini iletmek istiyorum. Cumhurbaşkanımızın çok çok selamı var” ifadelerini kullandı. “Kardeş Libya halkına geçmiş olsun” Libya’da yaşanan sel felaketine işaret eden Yılmaz, “Mavi vatan komşumuz Libya’da büyük bir sel felaketi yaşandı. Ölenlere rahmet diliyorum, geride kalanlara sabır diliyorum. Dün her türlü tedbiri alarak, kardeş Libya halkının yanında olduğumuzu söyledik. Yardım uçaklarımızı göndereceğiz. Fas’ta yaşanan deprem felaketinde de aynı tavrı ortaya koyduk. Afetler yaşayan bir ülke olarak, dost kardeş ülkelerin yanındayız. Kardeş Libya halkına geçmiş olsun…” dedi. “Türkiye, demokrasi ve kalkınma yolunda ilerlemeye devam edecektir” Yılmaz, 12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden 43 yıl geçmesine de değinerek, her türlü darbeyi kınadıklarını ifade etti, “Türkiye, demokrasi ve kalkınma yolunda ilerlemeye devam edecektir” vurgusunu yaptı. KKTC temasları… KKTC’deki temaslarına dikkat çeken Yılmaz, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Başbakan Üstel ile görüşmeleri olacağını hatırlattı. Türk Devleti Teşkilatı’nda da (TDT) önemli bir toplantılarının olduğunu aktaran Yılmaz, “Türk dünyası ile Kıbrıs Türkü’nün irtibatını artırmak değer verdiğimiz husustur” dedi. Yılmaz, tarımın çok önemli olduğunun altını çizerek, “Özellikle iklim değişikliği ve bulaşıcı hastalıklar son yıllarda tarım konusunun ne kadar stratejik olduğunu ortaya koydu. Anavatandan gelen su, sadece içme suyu açısından değil, sulama açısından da önemli. Tarımsal sulama çalışmasıyla ilgili kritik bir toplantımız olacak. Buradaki amacımız KKTC’nin tarımsal verimliliğini yükseltmek ve üretimini artırmaktır. KKTC’nin gıda yeterliliğini artırmak, tarımdaki yeterliliğini yükseltmek için burada bulunuyoruz” açıklamasını yaptı. Yılmaz, 2023 İktisadi ve Mali İş Birliği Protokolünde yer alan projelerin de gözden geçirileceğinin dile getirdi. “Bu eserin hizmete girmiş olmasından büyük bir mutluluk duyuyorum” Yılmaz, “Ercan Havalimanı’nın yeni terminal binasındayız. Sevincimi mutluluğumu ifade etmek isterim. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim. KKTC’ye dev bir eser kazandırılmış oldu. Burası KKTC’nin adete bir vitrinidir. Bu eserin hizmete girmiş olmasından büyük bir mutluluk duyuyorum” dedi. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ercan Havalimanı’nın hizmete girmesi adına büyük bir kararlılık gösterdiğini hatırlatan Yılmaz, “Bu başarı başka başarılarında habercisidir” ifadelerini kullandı. Yılmaz, “Dikensiz gül bahçesi yok… Sorunsuz hiçbir mesele yok. Önemli olan çözüm odaklı bakabilmektir. Bu anlayışıyla yolumuza devam edeceğiz” diye konuştu, tamamlanma safhasına gelmiş olan projelere öncelik vereceklerini kaydetti. “Dev bir eserin çalışmasına başlamış durumdayız” Kablo ile elektrik projesine de değinen Yılmaz, “Dev bir eserin çalışmasına başlamış durumdayız. Fizibilite çalışmalarının ardından inşallah yapımına geçildiğini göreceğiz. Bütün bu projeler KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kardeşliğinin ve dostluğunun örneğidir. Bizim kaderimiz ve bir tarihimiz bir. Sayın Başbakanın vurguladığı gibi, bizim ilişkimiz hesap kitaba dayalı bir ilişki değil, gönül bağına dayalı bir ilişkidir” dedi. “Laf üstüne laf değil, taş üstüne taş koymaya devam edeceğiz” Yılmaz, “Önümüzdeki yüzyıl Türkiye yüzyılı. Bu yüzyıl aynı zamanda KKTC’nin de yüzyılı. Her bakımdan birlikte yükseleceğimiz çok daha güçlü bir geleceği birlikte inşa edeceğimiz bir süre. Laf üstüne laf değil, taş üstüne taş koymaya devam edeceğiz” açıklamasını yaptı. Güncelleme Tarihi: 12 Eylül 2023, 11:32

Kıbrıs Gazetesi

ÜSTEL:ÜLKENİN ALTYAPISI VE EKONOMİYE YÖNELİK BÜYÜK ÇALIŞMALAR YAPACAĞIZ

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin her alanda gelişmesi ve dünyada hak ettiği yeri alması hedefiyle asrın projesi ve havalimanı projesinde olduğu gibi tarım, enerji, eğitim, sağlık, karayolları altyapısında da “laf üstüne laf değil, taş üstüne taş koyacaklarını” söyledi.

Başbakan Ünal Üstel de, Yılmaz’ı ülkede misafir etmekten onur duyduklarını ifade ederek, ülkenin altyapısı ve ekonomiye yönelik büyük çalışmalar yapacaklarını vurguladı.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ı, Ercan Havalimanı VIP Salonu’nda karşılayan Başbakan Ünal Üstel, çıkışta basına açıklama yaptı.

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu ile bakanların da hazır bulunduğu karşılama sonrası yapılan ortak basın açıklamasında ilk sözü Üstel aldı.

Üstel, bugün mutlu bir gün olduğunu, büyük bir özveri ve gayretle bitirilen yeni terminalde Yılmaz’ı ilk kez karşıladıklarını, onur duyduklarını söyledi.

Yılmaz ve heyetine “hoş geldiniz” diyen Üstel, yeni terminal binası için Kıbrıs Türk halkı ve hükümeti adına Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Yılmaz’a teşekkür etti.

KKTC’nin 9 körük, 21 uçak parkı ile modern çağdaş dünya havalimanları ile rekabet edebilen bir hava limanına kavuştuğunu ifade eden Üstel, Yılmaz ile İktisadi ve mali iş birliği anlaşmasını ele alacaklarını kaydetti.

Ülke için büyük çalışmalar yapacaklarını ifade eden Üstel, altyapıya yönelik yapılacak çalışmalar yanında Asrın Projesi, Ercan gibi ülkeye kablo ile elektrik getirilmesi için de gerekli adımların atılması için çalışacaklarını söyledi.

Ülkede yeni yeni projeler ile eğitim sağlık altyapıda yapılacak yatırımlarla halkın refahını artırmayı amaçladıklarını ifade eden Üstel, “aramızdaki bağ finansal değil, gönüldendir” dedi.

Cevdet Yılmaz da, sıcak karşılamadan ötürü teşekkür etti, Erdoğan’ın selamlarını iletti.

Yılmaz, Libya’da büyük bir sel afeti yaşandığını, kayıplar ve ölümler olduğunu ifade ederek, ölenlere rahmet diledi, her türlü Libya halkının yanında olduklarını ifade etti.

Bugün 12 Eylül, askeri darbesinin yıl dönümü olduğuna da işaret eden Yılmaz, “her türlü darbeyi kınadıklarını” vurguladı, bu gibi eylemlerin ülkeleri geri götürdüğünü, demokrasiye zarar verdiğini ifade etti.

Demokrasi ve kalkınma yolunda ilerlemeye devam edeceklerini ifade eden Yılmaz, bugün ziyaret ettikleri KKTC’de, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve diğer ikili görüşmeleri olacağını, Türk Devletleri Teşkilatı toplantısına katılacağını söyledi, KKTC’nin üye devletlerle İlişkilerini etkileşimi artırmak için gerekli adımların atılacağını belirtti.

Tarımın önemine de dikkat çeken Yılmaz, savaşların, hava şartlarının tarımın önemini daha da artırdığına vurgu yaptı.

Bu çerçevede ülkede sulama master planı ile ilgili önemli bir çalışma yapacaklarını ifade eden Üstel, hedeflerinin, KKTC’de, tarımsal verimlilik ile üretimi artırmak, halkın sağlıklı gıdaya erişimi ve yeterliliği artırmak olduğunu kaydetti.

İktisadi ve mali iş birliğinin de bir bir gözden geçirileceğini belirten Yılmaz, yeni terminal binasına da değindi.

Emeği geçenlere teşekkür eden Yılmaz, çok büyük bir eserin ülkeye kazandırıldığını işaret ederek, “KKTC’nin vitrini olacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gösterdiği kararlılık sonrası kendilerinin de bunu yapmayı başardığını ifade eden Yılmaz, “Bu başka başarıların da habercisidir” dedi.

Sorunları büyütmek değil, halk yararına çözmek için çalıştıklarını işaret eden Yılmaz, enerji konusunda da karşılıklı kablo ile enerji arz güvenliğine katkı yapacak bir sistem kurulacağını, bu dev esere de başladıklarını kaydetti.

Altyapı çalışmaları ardından yapımına geçileceğini ifade eden Yılmaz, bu çalışmaların iki ülke arasındaki kardeşlik ve dostl…