Archives Aralık 2023

Miracle Cash and More’dan görkemli yeni yıl kutlaması

Avrupa ve Türkiye’de yatırımlar yapan Miracle Technologies Group tarafından kurulan ve çok kısa süre içerisinde adını tüm dünyada duyurmayı başaran Miracle Cash & More, Cratos Premium Hotel Girne’de görkemli bir geceyle hem yeni yeni yılı hem de şirketin 5. kuruluş yıl dönümünü kutladı.

Durmaksızın gelişen ve büyüyen şirketin yoğun katılımlı gecesinde yerel sanatçıların ve dans ekiplerinin yanı sıra Türkiye’nin önde gelen ve aranan sanatçılarından Ayta Sözeri de sahne aldı.

Şirketin dünü, bugünü ve gelecek planlarının da misafirlere anlatıldığı Miracle Cash and More’un unutulmaz gecesinde beşinci yılını dolduran paydaşlara da plaket takdimi yapıldı.

Gecede bir konuşma gerçekleştiren Miracle Cash and More Direktörü Hakan Törehan, başarılarının sırrının hayallerine inanmaktan geçtiğini vurguladı. Törehan konuşmasında; “Ufak bir fikir ama büyük bir inançla yola çıktık, çok çalıştık ve koyduğumuz hedeflerimize ulaşırken bana ve fikirlerime inanan, güvenen bir ekip sayesinde her şeyi başardık” ifadelerini kullandı.

Miracle Cash and More’un direktörü Hakan Törehan’dan sonra söz alan eşi, iş insanı ve Meta Terra’nın Ceo’su Ebru Törehan ise, bu başarının sadece kendilerinin değil büyük bir ailenin başarısı olduğunu vurguladı. Ebru Törehan konuşmasında; “5.yılımızı kutladığımız bu özel gecede durmadan, yılmak bilmeden çalışarak bu başarıları elde etmemizde emeği geçen herkese teker teker teşekkürü bir borç biliriz. Bizlere inanan, büyük hedefleri olan çalışma arkadaşlarımızla bizleri yeni hedefler ve yeni başarılar bekliyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden tüm dünyaya açılan bir başarı hikayesinin içindeyiz. İnanıyorum ki yeni ilkleri de hep birlikte gerçekleştireceğiz” şeklinde konuştu.
Gecenin geç saatlerine kadar süren dolu dolu kutlamada çalışanlar da doya sıya eğlendi.

THY, Yeni Ercan Havalimanı’yla KKTC’de yolcu sayısını yüzde 16 artırdı

20 Temmuz’da açılışı yapılan havalimanı, toplam 3 bin 100 metre uzunluğundaki yeni pist ve terminaliyle geniş gövdeli uçakların inişine olanaklı hale geldi

Türk Hava Yolları (THY), geniş gövdeli uçaklarla sefer düzenlemeye başladığı Yeni Ercan Havalimanı’yla KKTC’de taşıdığı yolcu sayısını yüzde 16 artırdı.

20 Temmuz’da açılışı yapılan, KKTC’nin ve Ada’nın en büyük havalimanı haline gelen Ercan Havalimanı, toplam 3 bin 100 metre uzunluğundaki yeni pisti ve terminaliyle geniş gövdeli uçakların inişine olanaklı hale geldi.

THY ve KKTC Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığının ortak çalışmaları sayesinde Türkiye’den Ada’ya turizm amaçlı giden yolcu sayısı da arttı.

Geniş gövdeli uçaklarla 1 Kasım’dan itibaren Ercan Havalimanı’ndaki seferlere başlayan THY, 280 bin olan koltuk kapasitesini 301 bine yükseltti.

Bu sayede hava yolu şirketinin yolcu sayısının geçen yıla göre yüzde 16 arttığı kaydedildi.

İstanbul-Ercan hattında günde 7 karşılıklı sefer düzenleyen THY, KKTC Turizm Bakanlığı ile işbirliğiyle Ada’nın doğal güzelliklerinin tanıtılması için Türkiye çıkışlı yolculara biletleri avantajlı fiyatlarla satışa sunuyor.

Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, THY ve KKTC Turizm Bakanlığı tarafından yenilenen Ercan Havalimanı ve Kıbrıs turizmini tanıtım amaçlı düzenlenen basın gezisinde gazetecilere konuştu.

Feyzioğlu, KKTC’nin Ada’nın ve yakın çevrenin en büyük havalimanlarından birine kavuştuğunu dile getirerek “Kıbrıs Adası’nın en büyüğü. Türkiye’nin en büyük 6 ya da 7’nci büyük havalimanı ile eşit büyüklükte bir havalimanı hem yeni terminal binası hem de yeni pisti ile. Büyük ve geniş gövdeli uçakların inebileceği bir pist. Modern bir havalimanında ne varsa artık KKTC’nin devlet havalimanında da bunlar var. Bu havalimanın bitmesi Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın hayaliydi. KKTC hükümeti ile yakın çalışarak bu havalimanın bitmesi için tüm desteği Cumhurbaşkanı’mız verdi.” diye konuştu.

Önceki terminalin yıllık 800 bin kapasiteli olduğunu aktaran Feyzioğlu, bu nedenle yoğun sezonlarda havalimanında çok büyük bir karmaşa ve memnuniyetsizliklerin ortaya çıktığını kaydetti.

Feyzioğlu, “KKTC, 800 binden yıllık 10 milyon yolcu kapasitesine kavuştu. Bu çok önemli çünkü Ada’ya ya denizden geleceksiniz ya da havadan. KKTC’nin ekonomisinin, hizmet sektörünün, yatırımların her anlamda gelişmesi için ulaşımı sağlamanız lazım. Havalimanı kapasitesinin artması 30 bin yatak sayısına sahip KKTC’nin bu yatak sayısını artıracak yatırımlara açılması demektir.” ifadelerini kullandı.

Yeni pistin geniş gövdeli uçakların inmesine imkan sağladığını vurgulayan Feyzioğlu, bunun da bilet fiyatlarını ve koltuk başına maliyeti düşürdüğünü söyledi.

THY’nin de bilet fiyatlarını aşağıya çektiğini belirten Feyzioğlu, “Diğer hava yolu şirketleri de buna bağlı olarak hareket etmeye başladı. Çünkü THY, her zaman lokomotiftir, öncüdür.” dedi.

– “Uçaktan inerken gördüğünüz o kuru topraklar binlerce yıl sonra suya kavuşacak”

KKTC’nin su sorununun çözüldüğünü, sıranın tarımsal sulamaya geçişin sağlanmasına geldiğini belirten Feyzioğlu, şunları kaydetti:

“Cumhurbaşkanı’mızın talimatlarıyla Ada’ya birkaç yıl önce Dragon Çayı’ndan bereket suyu geldi. Yıllık 70 milyon metreküp su geliyor. Bugün Ada’da Türkiye’nin suyunun erişmediği hiçbir yerleşim mahalli yok. Birtakım belediyelerin dağıtım amaçlı yapacağı işler kaldı ama bizim ana hat olarak kullanma suyunu eriştirmediğimiz yer yok. Bu muazzam bir şey. Şimdi tarımsal sulamanın projesini başlattık. Üç yıl içinde uçaktan inerken gördüğünüz o kuru topraklar binlerce yıl sonra suya kavuşacak. Bambaşka bir coğrafya göreceksiniz burada. Bu Kıbrıs Türk halkının refahını artıracak. Tarımsal üretim ve tarıma dayalı sanayi gelişecek.”

Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu da yeni terminalin, uzatılan pistin, geniş gövdeli uçakla ilave seferlerin ve bilet fiyatlarının uygunluğunun turizme olumlu yansıdığını belirtti.

Ataoğlu, “THY, bu dev yatırımı destekleyerek lokomotif oldu. Mevcut yatak sayımızda da ciddi artışlar yaşandı. Bakanlığımız ve üniversitelerin işbirliği ile doğal güzellik ve tarihi zenginliğimizi anlatmaya çalışıyoruz.” diye konuştu.

– Yeni Ercan Havalimanı

Daha fazla yolcu kapasitesine sahip olan Yeni Ercan Havalimanı, daha geniş ve ferah sosyal alanlarla yolculara hizmet vermeye başladı.

Daha önce 2 bin 755 metrelik mevcudun yerine 3 bin 100 metrelik yeni piste kavuşan havalimanı, her model yolcu uçağının kullanımına müsait hale geldi.

Toplam 9 körük ve 21 de açık olmak üzere toplam 30 uçaklık park alanı bulunan havalimanı, 1500 araçlık kapalı otoparkı ve son teknoloji yeni donatılarıyla yolculara hizmet veriyor.

Feyzioğlu: Türkiye ve KKTC sonsuza dek beraber var olacak

Feyzioğlu, mesajında şunları kaydetti:

Bugün 21 Aralık 2023.

Türklerin Rumlarla kurduğu ortak devleti gasp eden Rumların, gasp ettikleri devletin tüm imkanlarını kullanarak kurduğu EOKA çetelerinin Kıbrıs Türklerini topyekun etnik temizlikle yok etme planını hayata geçirmeye kalkıştıkları Kanlı Noel’in 60. Yıldönümü. Kahraman Kıbrıs Türklerinin, Mücahit ve Mücahidelerin Anavatan Türkiye ile omuz omuza direnişi sonucunda başaramadılar.

Gazze’de tüm dünyanın gözleri önünde devam eden soykırım gibi Kıbrıs’ta da dünya kör gözlerle baktı durdu. Kıbrıs Türkünün Anavatanı Türkiye vardı ama… İzin vermedi Türkiye ve Kıbrıs Türkü bu aşağılık etnik temizliğe.

Herkes bilsin… Türkiye ve KKTC sonsuza dek ayrılmaz bir ittifak içinde bir ve beraber var olacak.

Toplum lideri Dr. Fazıl Küçük’ü, kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ı, milli mücadelenin kadın erkek tüm kahramanlarını rahmetle anıyorum. Hayatta olanlara sağlıklar diliyorum. Şükranla ellerinden öpüyorum.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlu’ndan kazandığı tazminatı Gazzeli çocuklara bağışladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan kazandığı 65 bin lira manevi tazminatı, Gazzeli yetim çocuklara harcanmak üzere Türk Kızılay’a bağışladı.

Erdoğan, 26 Ocak 2021’de, TBMM’deki grup toplantısında yaptığı konuşmada, kişilik haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle Kılıçdaroğlu’na, avukatı Hüseyin Aydın aracılığıyla manevi tazminat davası açtı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar 21-25 Aralık Şehitler Haftası dolayısıyla mesaj yayımladı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs’ta Türk varlığını korurken, adanın Yunanistan’a bağlanmasını engelleyen kahraman mücahitlerin bizlere hediye ettikleri bu noktadan geri gitmemenin, şehitlere, gazilere sözleri, gelecek nesillere borçları olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, 21-25 Aralık Şehitler Haftası dolayısı ile yayımladığı mesajında şu ifadelere yer verdi:

“21-25 Aralık Mücadele ve Şehitler Haftası’nda girerken tüm şehitlerimizi bir kez daha rahmetle ve minnetle anıyor, gazilerimizi şükranla selamlıyorum.

Kıbrıs Türk halkı kendi vatanında özgürce yaşamak, kendi kendini yönetmek ve kendi geleceğini belirlemek adına destansı bir varoluş ve özgürlük mücadelesinin yanında Anavatan Türkiye’nin de desteği ile bağımsızlığını, egemenliğini kazanmış ve devletini kurmuştur.

Kıbrıs Türk halkını yok edip Kıbrıs’ı bir Helen adası yapmak amacıyla 60 yıl önce başlatılan Rum saldırılarına karşı Türk Mukavemet Teşkilatı öncülüğünde büyük direniş gösteren, Kıbrıs’ta Türk varlığını korurken adanın Yunanistan’a bağlanmasını engelleyen kahraman mücahitlerin bizlere hediye ettikleri bu noktadan geri gitmemek, şehitlerimize, gazilerimize sözümüz, gelecek nesillere borcumuzdur.”

DSÖ’den JN.1 uyarısı

Covid varyantı Omicron’un alt varyantı JN.1, dünyada nüfus yoğunluğunun en yüksek olduğu ülkeler arasında yer alan Hindistan, Çin ve ABD’de de görüldü.WHO yetkilileri, kamu sağlığı için riskin şu anda düşük olduğunu ve mevcut aşıların koruma sağlamaya devam ettiğini söylüyor.

Ancak yetkililer bu kış, Covid vakalarının ve diğer enfeksiyonların artabileceği uyarısında bulunuyor.Grip, solunum sinsityal virüsü (RSV) ve çocukluk çağı pnömonisi gibi solunum yolu virüsleri de Kuzey Yarımküre’de yükselişte.

Covid’e neden olan virüs zaman içerisinde değişime uğruyor ve bu farklı varyantların ortaya çıkmasına yol açıyor.Omicron bir süredir dünya çapında baskın olan varyant konumunda.WHO, şu anda JN.1 de dahil olmak üzere Omicron ile bağlantılı bir dizi “dikkate alınması gereken varyantı” takip ediyor, ancak bunların hiçbiri henüz endişe verici görülmüyor.JN.1, ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’ne (CDC) göre şu anda ülkede en hızlı yayılan varyant ve enfeksiyonların yüze 15 ila 29’unu oluşturuyor.

İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansı da, JN.1’in şu anda laboratuvarda analiz edilen pozitif Covid vakalarının yaklaşık yüzde 7’sini oluşturduğunu ve bu ve diğer varyantlarla ilgili tüm verileri izlemeye devam edeceğini söyledi.JN.1’in hızla yayılmasının nedeni muhtemelen spike proteininde türediği BA.2.86 varyantınınkine ek bir mutasyona sahip olması.

WHO’nun risk değerlendirmesinde, “Bu varyantın, özellikle kış mevsimine giren ülkelerde diğer viral ve bakteriyel enfeksiyonlardaki artışın yanı sıra koronavirüs vakalarında artışa neden olabileceği öngörülüyor” deniliyor.

WHO’ya göre, JN.1’in aşıların sunduğu bağışıklığı ne kadar aşabildiği konusunda hâlâ sınırlı kanıt bulunuyor.Bu varyantın insanları öncekilere göre daha fazla hasta ettiğine dair bir kanıt yok.Ancak WHO yetkilileri, Covid’le hastaneye kabul edilen kişilerle ilgili veri raporlayan ülkelerin sayısının önemli ölçüde azalması nedeniyle, bu varyantın sağlık üzerindeki etkisini belirlemek için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu söylüyor.Enfeksiyonları ve ciddi hastalıkları önlemek için WHO şunları öneriyor:

Kalabalık ve kapalı alanlarda maske takın, öksürdüğünüzde ve hapşırdığınızda ağzınızı kapatın, ellerinizi düzenli olarak temizleyin, özellikle riskli kategorideyseniz, güncel Covid ve grip aşılarını yaptırın, Covid belirtileriniz varsa test yaptırın.

Gazze’de hayatını kaybedenlerin sayısı 20 bini aştı

7 Ekim’den bu yana soykırım yapılan Gazze Şeridi’nde hayatını kaybedenlerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Bölgedeki son duruma yönelik açıklama yapan Hükümetin Medya Ofisi, saldırılarında ölen Filistinlilerin sayısının 20 bini aştığını, bunların en az 8 bininin çocuk, 6 bin 200’ünün ise kadın olduğunu bildirdi.

6 BİN 700 KİŞİ KAYIP

Açıklamada, 6 bin 700 kişinin hala kayıp olduğu aktarılarak, bunların yüzde 70’inin çocuk ve kadınlardan oluştuğu ifade edildi. İsrail saldırıları nedeniyle Gazze’deki 23 hastane ve 53 sağlık ocağının hizmet dışı kaldığı aktarılan açıklamada, 102 ambulansın saldırılar nedeniyle kullanılamaz hale geldiği ifade edildi.

114 CAMİ TAMAMEN YIKILDI

İsrail’in 126 hükümet binasını, 90 okul ve üniversite, 114 camiyi tamamen yıktığı aktarılan açıklamada, saldırılarda 283 okul ve üniversite, 200 cami ve 3 kilisede kısmen hasar meydana geldiği ifade edildi.

Açıklamada, saldırılardan 308 bin konutun etkilendiği belirtilerek, bunlardan 53 binin tamamen yıkıldığı, 255 binin ise kısmen yıkıldığı ifade edildi.

İsrail’in saldırılarından ABD’nin sorumlu tutulduğu açıklamada, insani yardımlar için Refah Sınır Kapısı dahil tüm geçişlerin 24 saat açık tutulması ve günde bin yardım tırının Gazze’ye giriş yapması talep edildi.

Belediyeler Birliği Başkanı Özçınar, Milli Mücadele ve Şehitler Haftası dolayısıyla mesaj yayımladı

Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği (KTBB) ve Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar, “21-25 Aralık Milli Mücadele ve Şehitler Haftası” dolayısıyla mesaj yayımladı.

Özçınar’ın mesajı şu şekilde:

“Tarihe ‘Kanlı Noel’ olarak yazılan saldırıların üzerinden tam 60 yıl geçti.

Kıbrıs Türk halkı, Rumların 21 Aralık 1963 tarihinde başlattığı saldırılar karşısında çok acılar çekmiş, katliamlara kurban gitmiş, göçe zorlanıp, yerinden yurdundan olup, büyük trajediler yaşamıştır.

Ancak verilen onurlu mücadele sonucunda özgürlüğüne kavuşmuştur. Gelecek nesiller için, varoluş mücadelemizi kenetlenerek sürdürmek çok önemlidir.

21-25 Aralık Milli Mücadele ve Şehitler Haftası vesilesiyle, yaşanan katliamlar sonucu hayatını kaybeden aziz şehitlerimizi rahmet, gazilerimizi minnet ve saygıyla anarım.”

21-25 Aralık Milli Mücadele ve Şehitler Haftası bugün başlıyor

Kıbrıs Türk halkının var oluş ve özgürlük mücadelesinde hayatını kaybedenlerin anılacağı “21-25 Aralık Milli Mücadele ve Şehitler Haftası” bugün başlıyor. Hafta boyunca başkent Lefkoşa ve ilçelerde anma törenleri düzenlenecek.

Protokol Müdürü ve Milli Günleri Kutlama Merkez Komitesi Başkanı Asu Muhtaroğlu’nun açıkladığı programa göre, anma etkinlikleri bugün Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’ndan Kr. Hvcl. Yzb. İbrahim Kutay’ın saat 08.00’de Bayrak Radyo ve Televizyonu’ndan yapacağı konuşmayla başlayacak. Konuşma saat 18.00’de de tekrarlanacak.

LEFKOŞA

21-25 Aralık Milli Mücadele ve Şehitler Haftası nedeniyle bugün Başkent Lefkoşa’da iki anma töreni düzenlenecek.

İlk tören, Lefkoşa Şehitler Abidesi önünde yapılacak. Tören saat 09.30’da çelenklerin protokol sırasına göre anıta sunulmasıyla başlayacak. Saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı ile bayrakların göndere çekilmesinin ardından Anıt Özel Defteri Cumhurbaşkanı ve Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı tarafından imzalanacak.

Ardından saat 09.50’de Lefkoşa Atatürk Kültür Merkezi’nde Şehitleri Anma Programı düzenlenecek. Tören saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayacak.

Törende, Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği Başkanı Celal Bayar, Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan ve Cumhurbaşkanı Ersin Tatar konuşma yapacak. Tören, Lefkoşa Türk Lisesi’nin sunacağı oratoryo ile tamamlanacak.

GAZİMAĞUSA

Milli Mücadele ve Şehitler Haftası nedeniyle ilçelerde de anma törenleri düzenlenecek. Gazimağusa’daki tören saat 09.00’da Suriçi’ndeki Şehitler Anıtı önünde yer alacak. Tören, protokol sırasına göre çelenklerin şehitliğe sunulması, saygı duruşu ve saygı atışı, İstiklal Marşı ile bayrakların göndere çekilmesiyle devam edecek. Günün anlamıyla ilgili konuşmalar yapılacak, öğrenciler şiir okuyacak. Şehitliğin de ziyaret edileceği anma töreninde şehitler için dua da okunacak.

GİRNE

Girne Deniz Şehitliğindeki anma töreni saat 10.00’da başlayacak ve ilk olarak protokol sırasına göre çelenkler şehitliğe sunulacak. Tören, saygı duruşu, saygı atışı, bayrakların İstiklal Marşı eşliğinde göndere çekilmesi, konuşma ve şiir okunmasıyla sona erecek.

Ayrıca 18.00’de 19 Mayıs Türk Maarif Koleji konferans salonunda yer alacak etkinlikte, günün anlam ve önemini belirten konuşma yapılacak. Etkinlikte ayrıca “Kıbrıs Bizim Vatanımız” orotoryosu sunulacak.

GÜZELYURT

Güzelyurt’taki tören Güzelyurt Kaymakamlığı karşısındaki Atatürk Anıtı önünde olacak. Tören saat 10.00’da çelenklerin protokol sırasına göre anıta sunulmasıyla başlayacak.

Şehitler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunulacak, saygı atışının ardından bayraklar İstiklal Marşı eşliğinde göndere çekilecek. Kaymakamlık adına günün anlam ve önemine dair bir konuşma yapılacak. Şiir okunmasının ardından Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı 49. Piyade Alay Komutanlığı’ndan bir subay da günün anlam ve önemine dair konuşma yapacak.

LEFKE

Lefke Kemal Özalper Şehitliği’ndeki tören saat 10.00’da başlayacak. Çelenklerin şehitliğe sunulmasının ardından şehitler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunulacak.

Tören, saygı atışı, İstiklal Marşı ile bayrakların göndere çekilmesi, şehitlik özel defterinin imzalanması, günün anlam ve önemini belirten konuşmalar ve öğrencilerin şiirleriyle tamamlanacak. Tören sonunda şehitler için dua da okunacak.

İSKELE

21-25 Aralık Milli Mücadele ve Şehitler Haftası nedeniyle İskele’de de tören düzenlenecek. Tören Larnaka Şehitler Anıtı önünde saat 10.00’da başlayacak.

TÜM CAMİLERDE MEVLİT OKUTULACAK

Şehitliklerde din görevlilerinin okuyacağı duaların yanı sıra yarın ülke genelindeki tüm merkezi camilerde, saat 11.49’da şehitler için Mevlid-i Şerif okunacak.

TÜRKELİ (AYVASIL) ŞEHİTLERİ İÇİN DE ANMA TÖRENİ DÜZENLENECEK 

Türkeli (Ayvasıl) Şehitleri, Cuma günü Tekke Bahçesi’nde anılacak. Tören, saat 09.30’da çelenklerin protokol sırasına göre şehitliğe sunulmasıyla başlayacak. Saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı ile bayrakların göndere çekilmesinin ardından Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan ve Cumhurbaşkanı Ersin Tatar konuşma yapacak.

Kumsal Şehitleri de 24 Aralık Pazar günü Barbarlık Müzesi’nde saat 10.00’da anılacak.

KÜÇÜKKAYMAKLI ŞEHİTLERİ VE HÜSEYİN RUSO DA ANILACAK

Küçükkaymaklı Şehitleri ise, pazartesi Küçükkaymaklı Şehitler Anıtı önünde düzenlenecek törenle anılacak. Tören, saat 09. 00’da başlayacak. Küçükkaymaklı Şehitler Anıtı’ndaki törenin ardından şehit öğretmen Hüseyin Ruso için Küçükkaymaklı Şehitliği’nde saat 09.30’da anma töreni düzenlenecek.

BRT’NİN 60. YIL ETKİNLİĞİ

21-25 Aralık Mücadele ve Şehitler Haftası’nda BRT’nin 60. Yılı dolayısıyla Cuma günü saat 10.00-14.00 arasında Acapulco Resort Hotel’de “Hakikat Sonrası Çağda Kamu Yayıncılığı Sempozyumu” düzenlenecek.

 

Sağlık Bakanı Dinçyürek, 21-25 Aralık Milli Mücadele Ve Şehitler Haftası Dolayısıyla Mesaj Yayımladı

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, 21-25 Aralık Milli Mücadele ve Şehitler Haftası dolayısıyla mesaj yayımladı.

Dinçyürek, şu ifadelerde bulundu;

Kıbrıs tarihinde “Kanlı Noel” olarak yer alan ve Kıbrıs Türkü’nün yüreklerinde derin yaralar, acılar bırakan 21 Aralık tarihi, Rumların adayı Yunanistan’a bağlama hedefiyle giriştikleri insanlık adına en inanç verici hadiselerden biridir.

Kanlı Noel saldırıları sırasında on binlerce insanımız göçe zorlanmış, 103 köy yakılıp yıkılmış ve 11 yıl süreyle halkımız göçmen duruma düşürülerek baskı altında insanlık dışı bir yaşama mahkum edilmiştir.

İnanıyorum ki, gelecek nesillerimiz, bizleri bu günlere ulaştıran aziz şehitlerimizi ve onların kutsal mücadelelerini hep minnet ve şükranla hatırlayacak; sahip olduğumuz değerleri sonuna kadar korumayı kararlılıkla sürdürecektir.

Kıbrıs Türk toplumu olarak hangi şartta olursa olsun, Devletimizin ve halkımızın hak ve menfaatlerini büyük bir kararlılıkla korumaya, özgür ve bağımsız devletimizi yaşatmak için canla başla çalışmaya devam etmeliyiz.

21-25 Aralık Milli Mücadele ve Şehitler Haftası münasebetiyle, 60 yıl önce yapılan bu katliamlar sonucunda can veren aziz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnet ve şükranla anıyor, manevi huzurlarında saygıyla eğiliyorum”

Dr. Hakan Dinçyürek
Sağlık Bakanı

Yağmurlu hava geliyor

Meteoroloji Dairesi, bugün, cuma ve cumartesi günleri sağanak yağmur beklendiğini duyurdu.

Daire’nin 21-27 Aralık tarihlerini kapsayan raporuna göre, pazar günü itibarıyla ise hava parçalı veya az bulutlu olacak.

Periyodun ilk günü kuzey ve doğudan, diğer günlerde ise güney ve batıdan rüzgar kuvvetli, yer yer fırtınamsı olarak esecek.

Alçak basın sistemi ile serin ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalan bölgede, hava sıcaklığı ise iç kesimlerde ve sahillerde 18-21 derece dolaylarında seyredecek.

Cumhurbaşkanı Tatar mücahit ve şehit ailelerine verilen yemeğe katıldı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 21 Aralık Şehitler Haftası dolayısıyla Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Osman Aytaç’ın ev sahipliğinde, mücahit ve şehit ailelerine verilen yemeğe katıldı

 

Cumhurbaşkanlığından verilen bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar burada yaptığı konuşmada, dünyada halen devam etmekte olan çatışmaları büyük bir endişe ile takip ettiğini, insanlık dışı katliamları dünyanın seyretmekte olduğunu söyledi.

 

Kıbrıs Türklerinin de geçmişte benzer durumları yaşadığını ve şu anda Kıbrıs Türk halkının mücadelesinin Anavatan Türkiye’nin desteğiyle sürdüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, iki devletli siyasetin KKTC’nin geleceği için önemine işaret etti.

 

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı son görüşmede iki devletli siyasetin milli bir siyaset olarak devam edeceğini ifade ettiğine değinen Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs konusunda milli siyasetin devamının Mavi Vatan’da ve hava sahasında önemli gelişmelerle geleceğimiz için önemine işaret etti.

 

Doğu Akdeniz’de bağımsız bir Türk devleti olarak KKTC’ye sahip çıkmamız ve güçlendirmemiz gerektiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, 21 Aralık Şehitler Haftası dolayısıyla tüm şehitleri rahmetle andı; Türk Silahlı Kuvvetleri’ne, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’na yürüttükleri çalışmalar dolayısıyla teşekkür etti.

Çavuşoğlu: Laik, demokratik eğitimden hiçbir şekilde taviz vermeyeceğiz

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, eğitimin herkes için kıymetli olduğunu ifade ederek “Laik, demokratik eğitimden hiçbir şekilde taviz vermeyeceğiz” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Meclis’te Milli Eğitim Bakanlığı’nın bütçesi ile ilgili konuşarak eğitimin herkes için kıymetli olduğunu söyleyerek, konuşmalardan faydalanacaklarını belirtti.

Çavuşoğlu, DAÜ konusuna değinerek, akademisyenlerin maaşlarının düşük olmaması gerektiğini ama maaşların kurumların gelir gider dengesine uygun şekilde olması gerektiğini, DAÜ özelinde bu dengenin bozulduğunu söyledi.

DAÜ’nün içine girdiği sıkıntıda kimseyi üzmeyi istemediklerini, üniversiteden istediği verileri elde edemediğini belirten Çavuşoğlu, DAÜ’nün grafiklerinin aşağıya gittiğini düzelmesi için tedbir alınması gerektiğini, 6 ay öncesine kadar darboğazı kimseye anlatamadığını söyledi.

“Fedakarlık yapılmazsa sürdürülebilir değil” diyen Çavuşoğlu, “Devlet DAÜ’ye karşı görevlerini yaptı, yapacak” dedi.

Çavuşoğlu, bakan olarak üniversitenin talepte bulunduğu üç noktaya onay verdiğini, vergileri üzerlerine aldıklarını, sosyal sigorta emeklilerinin DAÜ’de çalışılmasının da önünü açtıklarını söyleyerek, DAÜ’nin ise elde ettiği geliri amortismana, kıdem tazminatlarına ve vergiye fon ayırıp ödemesi gerektiğini ancak bunu yapmadığını söyledi.

Sürdürülebilir bir yapıya ulaşmak gerektiğini dile getiren Çavuşoğlu, birim bütçe, norm kadro bulunmadığını, öğrenci gruplarının standartlaşması olmadığını bu nedenle sürdürülebilir olmanın zor olduğunu söyledi.

İstihdam ihtiyaç ve şeklinin keyfi olmaması gerektiğini dile getiren Çavuşoğlu, maaş sistemine de değinerek, döner sermayenin zararda olduğunu belirtti.

Çavuşoğlu, VYK’ların gider artırıcı TİS’ler imzaladığını söyleyerek, hiçbir zaman DAÜ’ye ‘üçüncü ülkelerden öğrenci toplayın’ demediklerini belirtti.

DAÜ’nün israf olan kısımları karşılaması gerektiğini dile getiren Çavuşoğlu, hükümetin yaptığı katkıya değindi.

Çavuşoğlu, özel okullarla kaymanın önlenmesi için tam gün eğitime geçilmesi gerektiğini, halkın gelirinin büyük kısmının çocukların eğitimine gittiğini ifade etti.

Tam gün eğitimle ilgili yola çıkıldığını, iyileştirileceğini söyleyen Çavuşoğlu, “Asıl fiyasko söz verip tutmamaktır. Arkadaşlarımız çalışıyor. Her gün daha iyi oluyoruz” dedi.

Atatürk Öğretmen Akademisi’nin tarihinin en performanslı dönemlerinden birini yaşadığını dile getiren Çavuşoğlu, kolej sınavlarının süreç değerlendirmesi ölçeğine geçilmediği takdirde devam edeceğini belirtti.

Çavuşoğlu, sendikalara el uzattığını, orta eğitim sendikasının kendisini kabul etmediğini, öğretmenlerle sorunu olmadığını ifade etti.

İlköğretimde tam gün eğitimde sorun olmadığını ancak orta eğitimde sorun olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, sendikanın özel ders öğretmenlerinin sözcülüğüne soyunduğunu söyledi.

Kitaplarda düzenlemenin çok konuşulduğunu açılan davada bakanlığın mahkum olmadığını söyleyen Çavuşoğlu, kitaplarda böyle durumlar yaşanabileceğini bazen birinci baskıda eleştiriler üzerine değişikliklerin yapıldığını belirtti.

Çavuşoğlu, ikinci baskıda rahatsızlık yaratan her şeyi düzelteceklerini dile getirdi.

Okulların altyapı eksikliklerini okul aile birliklerine teslim ettikleri iddiasının doğru olmadığını dile getiren Çavuşoğlu, duyarlı belediye ve okul aile birlikleriyle bugüne geldiklerini kaydetti.

Laik demokratik eğitimden hiçbir şekilde taviz vermeyeceklerini altını çizen Çavuşoğlu, TC Lefkoşa Büyükelçiliği Eğitim Müşavirliğinin bakanlığa paralel yapı oluşturmasının söz konusu olmadığını belirtti.

Gerici diye isimlendirilen faaliyetlerle ilgili konulara duyarlı olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, söz konusu yerlerin denetlenmesi ve yasalara uygun hareket etmelerinin sağlanması konusunda ellerinden geleni yapmaya devam edeceklerini belirtti.

“Tohumluk ve Yem Bitkisi Üretim Projesi” kapsamında iş birliği protokolü imzalandı

“Tohumluk ve Yem Bitkisi Üretim Projesi” kapsamında Devlet Üretme Çiftlikleri ile Çiftçiler Birliği ve Hayvancılar Birliği arasında DÜÇ Keçi Çiftliği’nde iş birliği protokolü imzalandı ve ekim yapıldı.

Tohumluk ve Yem Bitkisi Üretim Projesi, Su İşleri Dairesi ve Devlet Üretme Çiftliklerinin teknik ve mali imkanları ile Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisinin finansman imkanları sayesinde hayata geçirildi.

Devlet Üretme Çiftliklerinin kullanımında olan arazide projenin açılış töreni gerçekleşti.

Yapılan açılış konuşmalarının ardından Başbakan Ünal Üstel’in şahitliğinde protokol imzalandı sonrasında ise temsili ekim gerçekleştirildi.

Başbakan Üstel, TC Lefkoşa Büyükelçisi Feyzioğlu ile Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Çavuş traktör ile ekim yaptılar.

Üretimini Çiftçiler Birliği ve Hayvancılar Birliği, koordinasyon ve kontrolünü Bakanlığa bağlı Devlet Üretme Çiftlikleri Dairesi, Tarımsal Araştırma Dairesi ve Tarım Dairesi’nin yapacağı ortaklık ile sağlıklı ve kaliteli, tohumluk ve yemlik silaj üretimi yapılması hedefleniyor.

-Nizam

Açılış töreninde ilk konuşmayı Kıbrıs Türk Çiftçiler Birliği Başkanı Mehmet Nizam yaptı.

Nizam, toplam bin 230 dönümlük arazinin proje sayesinde sulanabilir bir kapasiteye geldiğini belirtti. Nizam,  Söz konusu araziye farklı buğday çeşitlerinin ekileceğini aktardı.

-Naimoğulları

Kıbrıs Türk Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mustafa Naimoğulları da, projenin KKTC için önemine vurgu yaptı.

Naimoğulları, bu projeye sahip çıkacaklarını belirtti.

-Çavuş

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş da konuşmasında  arazide birinci sınıf tohumun ıslah edilerek üreticiyle buluşturulacağını söyledi.

Çavuş, “Bin ton üretim yapmayı hedefliyoruz. 60 Milyon TL civarında kazanç sağlayacağız. Üreticinin kendi kendine yetebilmesini sağlayacağız. Su İşleri Dairesi’ne çalışanlarına Lefkoşa Türk belediyesi başkanı Mehmet Harmancı’ya emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Hayalimiz bir oldu gerçek oldu” dedi.

-Feyzioğlu

Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu da KKTC’deki akiferleri zenginleştireceklerini, kurak arazileri suyla buluşturmaya devam edeceklerini aktardı.

Büyükelçi Feyzioğlu, Tarım Bakanlığına 30 milyon ödenek ayrıldığından bahsederek “Devlet Üretme Çiftliklerine Lefkoşa arıtma tesislerinden suyun getirilmesi için Türkiye olarak olanak sağladık. Getirilen bu su ile birlikte bin 230 dönümlük arazide Reşatbey ve Beşparmak gibi arpa çeşitleri tohumluk üretiminde kullanılacak. Devlet Üretme çiftliklerinin kullanımında olan bu arazide sabit ve hareketli serpme aletleriyle sulanabilir hale geldi” dedi.

-Üstel

Başbakan Ünal Üstel de “Tarihi bir olaya hep birlikte şahitlik ediyoruz” diyerek hükümet olarak ülkede istikrar sağladıklarını ve geçmişten yarım kalan projeleri tek tek hayata geçirdiklerini söyledi.

 Üstel, “Halkın refahı için Türkiye Cumhuriyeti ile imzalanan işbirliği protokolleri sayesinde yarım kalan projeleri tamamlıyoruz. Güzelyurt ovalarını anavatandan gelen suyla buluşturduk. Mesarya Projesini 3 yıl sonra tamamlayacağız. Ercan Havalimanını bitirdik eksiklikler olsa da. Kabloyla elektrik konusunu ön protokolü imzaladık. Fizibilite çalışmalarına 2024 en geç Mayıs ayında başlanacak. soğuk süt zinciri projesi kapsamında Boğaziçi’ndeki soğuk süt deposunu bugün açtık şimdi de kuraklıkla mücadele eden tarımcımız hayvancımız için  buradayız” dedi.

 Başbakan Üstel, “Mesarya projesinin tamamlanması ve sulu tarımla birlikte Türkiye’den ithal edilen bala olayı da artık tarih olacak” ifadelerini kullandı.

Kıbrıs’tan Gazze’ye: Garantörlük neden gerekli?

​​​​​​​Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Uluslararası İlişkiler ve Diplomasi Özel Danışmanı Prof. Dr. Hüseyin Işıksal, KKTC ve Gazze arasındaki benzerlikleri ve garantörlük modelinin önemini AA Analiz için kaleme aldı.

​​​​​​​***

Gazze’de yaşanan büyük trajedi, insanlık suçlarının zamandan bağımsız olarak bu yüzyılda da tüm hızıyla sürdüğünün bir kanıtıdır. Yaşananlar Birleşmiş Milletler (BM), BM Güvenlik Konseyi ve uluslararası hukuk gibi kurum ve kavramların işlevsizliğini hatta son kullanma tarihlerinin çoktan geçtiğini tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Üstelik Batı dünyasının her zaman övünç malzemesi olarak kullandığı insan hakları, demokrasi, etik değerler, ifade özgürlüğü gibi konulardaki çifte standartları ve karanlık yüzü bu vesileyle bir kez daha ispatlanmış oldu. Tüm bu acı gerçekleri yaşayarak öğrenen ve hala daha bu çağa ait olmayan izolasyonların bedelini ödemeye devam eden Kıbrıs Türk halkına ise bu trajedi hiç de yabancı değildir.

Kanlı Noel ve Gazze benzerlikleri
1963 Kanlı Noel saldırılarıyla bu süreçlerden geçmiş olan Kıbrıs Türkleri, verdikleri yüzlerce şehidin yanında köylerini, kasabalarını, mülklerini, kısacası yuvalarını terk etmek zorunda bırakıldı. 1974 Mutlu Barış Harekatına kadar 11 karanlık yıl olarak tabir edilen bu dönemde Kıbrıs adasının yüzde 3’lük bir bölümüne tekabül eden, birbiriyle sınırı ve iletişimi olmayan 39 yerleşimde yaşamak zorunda bırakılan Kıbrıs Türk halkı, tüm dünyanın gözü önünde adeta soykırımla sınandı. Mücahitler tarafından korunan bu bölgelere, silah zoruyla üniter bir Helen devletine dönüşen yapı tarafından hiçbir devlet hizmeti götürülmedi. 10 binlerce insan en temel ihtiyaçlarından bile mahrum bırakıldı. Devlette çalışan Türk memurlar zorla işlerinden uzaklaştırılırken, devlet yardımıyla geçimini sağlayan ihtiyaç sahiplerinin bile gelirleri kesildi. Çalışmak ve diğer ihtiyaçlarını karşılamak için bölgelerinden ayrılan onlarca Kıbrıs Türkü, Rumlar tarafından kaçırılarak katledildi. BM’nin hazırladığı raporlara göre, yaklaşık olarak o dönemki nüfusun yarısına tekabül eden 56 bin Kıbrıs Türkü, çadırlarda ve BM, Kızılhaç ve Kızılayın yardımlarıyla hayatlarını sürdürebildi. [1]

Bu 11 karanlık yıl boyunca, Kıbrıs Türklerinin maruz kaldığı insanlık dışı uygulamalar BM Genel Sekreterinin Güvenlik Konseyine sunduğu raporlarla kayıt altına alınmasına rağmen, Güvenlik Konseyi üyeleri ve Batı dünyası aynı Filistin’de şu an yaptığı gibi olayları izlemeyi tercih etmişti. Garantör ülke Türkiye’nin 20 Temmuz 1974’de adanın Yunanistan’a ilhakını önlemek ve Kıbrıs Türklerinin can güvenliğini sağlamak için yaptığı Mutlu Barış Harekatı, soykırımların önlenmesinin yegane yolunun, bir kağıt parçasından daha değerli olmayan Güvenlik Konseyi veya uluslararası hukuk kararları ile değil, sahada etkin ve fiili müdahaleyle olabileceğini gösterdi.

Bir garantör devleti olmayan Filistin halkının günümüzde yaşadığı trajedi ve her gün maruz kaldığı savaş suçları bize bir kez daha savaşın acımasızlığını, mazlumların yalnızlığını, güçlülerin sessizliğini ve çocuklar katledilirken yardım konvoylarının bile çeşitli izinlere tabii tutulduğu insanlık utancını hatırlattı.

Garantörlük neden gerekli?
Gazze trajedisinde de açıkça görüldüğü üzere, Filistin ve Kıbrıs meselelerinin ana sorunsalı bir tarafın egemenliğinin diğer tarafa zorla kabul ettirilmeye çalışılmasıdır. İki durum arasındaki bir diğer benzerlik ise yine bir tarafın etnik, dini ve kültürel olarak farklı olan “ötekinin” egemenliğini, kendi kaderini belirleme hakkını ve hatta varoluşunu bile kabullenemeyerek ortadan kaldırmaya çalışmasıdır. Bu bağlamda, İsrail’in Filistinlilere bugün, Rum tarafının ise Kıbrıs Türklerine geçmişte uyguladığı soykırım girişimleri; iki halka da günümüzde uygulanan ekonomik, siyasi izolasyonlar ve bu halkların varlıklarının inkar edilmesi kesinlikle masum değildir.

Kendini Kıbrıs’ın tek meşru otoritesi olarak gören ve aradan neredeyse 50 yıl geçmesine rağmen hala daha Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) sınırları içindeki tüm şehirlerin ve belediyelerin başkanlarını seçen sağlıksız ve bağnaz zihniyetin ileride ne tür facialara yol açabileceğine Gazze’de her gün tanık oluyoruz. Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünün ve caydırıcılığının olmayacağı bir coğrafyada hegemonyacı zihniyetin bizi getireceği son nokta hiç kuşkusuz budur.

Bu noktada, KKTC kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın iki özdeyişinin ne kadar anlamlı ve ölümsüz olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Denktaş’ın çok sık kullandığı “Beni Türk askerini adaya getiren kişi olarak hatırlayın” ve “Bir halkın ulaşabileceği en üst mertebe bir devlet sahibi olmaktır” sözleri adeta Gazze’deki insanlık trajedisinin nedenlerini de en çarpıcı biçimde anlatıyor. Aynı Kıbrıs örneğinde olduğu gibi, Gazze’deki acı ve gözyaşının durması ancak ve ancak Filistin halkının güvenliğini sağlayacak garantörlük sisteminin etkin ve fiili olacak bir şekilde bir an önce sağlanması ve 2 devletli çözüm ile mümkün olabilir.

Uluslararası arenada tanınmak yeterli değil
Gazze’deki vahşet, Ukrayna-Rusya savaşı ve günümüz siyasi konjonktürü değerlendirildiğinde Rum liderlerin devamlı olarak öne sürdüğü “Kıbrıs’ta garantilerin artık çağdışı kaldığı ve kaldırılması gerektiği” argümanı meşruiyetini tamamıyla geri dönüş olmaksızın kaybetti. Yaşanan son gelişmelerin bir kez daha ispatladığı bir başka hassas nokta ise KKTC gibi sınırları çok iyi korunan güvenli bir ülkede yaşamanın diplomatik anlamda tanınmaktan çok daha önemli olduğudur. Bugün yok sayılan ve İsrail’in fiili işgali altında olan Filistin Devleti, 139 BM üyesi ülke tarafından resmi olarak tanınıyor. Ayrıca Filistin; Arap Birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), G77, Uluslararası Olimpiyat Komitesi, Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA), Uluslararası Basketbol Federasyonu (FIBA), Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) gibi pek çok uluslararası örgüte tam üye, BM’ye ise gözlemci üye statüsündedir.

Özetle, Latince bir terim olan “intelligenti pauca”, bilgili ve deneyimli bir kişinin meseleyi anlaması için sadece birkaç kelimeye ihtiyacı olduğu anlamına gelir. Bugün Gazze’deki insanlık trajedisi, en zor şartlarda bile Rum egemenliği altına girmeyen, umudu her tükendiğinde 70 kilometre kuzeyindeki Toros dağlarına bakan ve 1 asırdır özlemle beklediği Mehmetçiğine 1974’de kavuşan mücahit Kıbrıs Türk halkının hiçbir zaman Türkiye’nin garantörlüğünü sorgulatmayacağını bir kez daha tüm dünyaya gösterdi. Acı deneyimlerden geçen Kıbrıs halkı, güvenliğin hayatın en yaşamsal unsuru olduğunun bilincindedir.

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın 2020 seçimlerini kazanarak ortaya koyduğu “2 devletli çözüm vizyonu”, en doğru zamanda, bölgedeki kaotik dönemin jeopolitik gerçek ve tehlikelerine karşı bir yanıt, bir başkaldırı niteliğindedir. Devletini inşa etmek için birçok imtihandan başarıyla geçen Kıbrıs Türk halkı, her zaman özgürlük fikrine ve bağımsızlık davasına bağlı kalan atalarımızdan bize miras kalan bu kutsal toprakları anavatan Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğü ile koruyacak ve gelecek nesillerin bir kez daha soykırımla sınanmasına asla izin vermeyecektir. Başta Amerika Birleşik Devletleri (ABD) olmak üzere Batılı devletlerinin bölgedeki esas amacı huzur, istikrar ve sürdürülebilir barış ise Türk tarafının ortaya koyduğu işbirliği önerileri ve adada var olan 2 devletin iyi komşuluk ilişkilerine dayanan yeni siyasetinin önemini samimi olarak değerlendirilmesi gerekir.

[1] Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Güvenlik Konseyi’ne sunduğu 10 Eylül 1964 tarihli Rapor S/5950, Paragraf 190 ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Güvenlik Konseyi’ne 10 Haziran 1966 tarihinde sunduğu Rapor S/7350.

[Prof. Dr. Hüseyin Işıksal, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Uluslararası İlişkiler ve Diplomasi Özel Danışmanıdır.]

* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Başbakan Üstel, 21-25 Aralık Milli Mücadele ve Şehitler Haftası dolayısıyla mesaj yayımladı

Başbakan Ünal Üstel, 21-25 Aralık Milli Mücadele ve Şehitler Haftası dolayısıyla mesaj yayımladı.
Başbakan Üstel mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Üzerinde özgür biçimde, güven içinde yaşadığımız vatan topraklarını canlarını feda ederek var eden aziz şehitlerimizi rahmet ve özlemle, gazilerimizi ise minnetle anıyorum.
Tarih boyunca varoluş ve bağımsızlığını, milli birlik, bütünlüğünü her şeyin üstünde tutan ve bu uğur da büyük bedeller ödeyen Kıbrıs Türk halkı hiçbir zaman esaret altında yaşamayı kabul etmemiş ve vatan topraklarını, canı ve kanı pahasına korumasını bilmiştir. İşte 21 Aralık olayları ödenen bu bedellerin en acı örneklerinden biridir.
Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlama hedefiyle Rumların giriştikleri bir soykırım hareketi olan ve tarihe insanlık adına en utanç verici hadiselerden biri olarak kazınan “Kanlı Noel” yani 21 Aralık olaylarını haklımızın unutması, yok sayması söz konusu değildir.
Bu utanç verici soykırım girişimleri süresince, 103 Türk köyü işgal edilmiş, yakılıp yıkılmış ve yağmalanmış, yüzlerce insanımız şehit edilmiş, 50 bin Türk etnik temizlik hedefiyle göç ettirilmiş, adanın büyük bir kısmı işgal edilmiş, Türkler yüzde 3’lük bir toprak parçası üzerinde gettolarda 11 yıl insanlık dışı bir kuşatma altında yaşamak zorunda bırakılmış, nihayetinde varoluş mücadelesinden bir an bile vazgeçmeyen kahraman halkımız ve 20 Temmuz 1974’te Anavatanımızın gerçekleştirdiği Mutlu Barış Harekatı sayesinde özgürlüğümüze kavuşmuştuk.
Kanlı Noel’in 60.yılını geride bıraktığı bugünlerde, yaşananları unutmadan, yaşananlardan dersler çıkararak, bağımsızlık, egemenlik ve özgürlüğümüzün güvencesi olan devletimize bir kez daha sahip çıkma sorumluluğumuzu yerine getiriyoruz.
Acıyla sulanmış bu topraklarda, can ve mal güvenliğimizin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha idrak ediyor, geçmişe saplanıp kalmadan ancak geçmişten gerekli dersleri çıkararak yolumuza devam ediyoruz.
Dün olduğu gibi bugün de, Anavatan Türkiye’den aldığımız güçle, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ve mücahit Kıbrıs Türk halkının hak ve menfaatlerini kararlılıkla korumaya devam ediyoruz. Umutla ve inançla, özgür biçimde, geleceğe doğru yürüyüşümüzü sürdürüyoruz.
Bu anlamlı günde bir kez daha mücadelemizin kahramanı olan aziz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnet ve şükranla anıyor, manevi huzurlarında saygıyla eğiliyorum.
Ruhları şad olsun.”

Maliye Bakanı Berova, şehitleri minnetle andı…

Maliye Bakanı Özdemir Berova, ‘21-25 Aralık Milli Mücadele ve Şehitler Haftası’ dolayısıyla mesaj yayımladı.

Berova mesajında şunları kaydetti; “Bugünlere kolay gelinmedi. Rumların, Kıbrıs Türklerine yönelik gerçekleştirdiği ve tarihe ‘Kanlı Noel’ olarak yazılan katliamının üzerinden 60 yıl geçti.

Kıbrıs Türk Halkı, bağımsızlık ve varoluş mücadelesi vererek, Türkleri adadan silmeyi hedefleyen Rumlara karşı canını korkusuzca feda ederek, şahadet mertebesine erişti.
Bu onurlu varoluş mücadelesini unutmadık, unutmayacağız ve unutturmayacağız.
Bugün, kendi Vatanımızda başımız dik ve özgürce yaşayabiliyorsak bunu, toprağı vatan yapan şahadet mertebesine ulaşan Şehitlerimize, Gazi olan Mehmetçik, Mücahit ve Mücahidelerimize borçluyuz.

Bunu bir kez daha, çok daha güçlü haykırıyoruz. Gazilerimiz müsterih olsun, şehitlerimiz rahat uyusun. Bize emanet bırakılan bağımsızlık, egemenlik ve özgürlüğümüzün güvencesi olan devletimize, Anavatan Türkiye’nin de güçlü destekleriyle sahip çıkmak, Cumhuriyetimizi sonsuza kadar korumak ve yaşatmak, daha refah günleri gelecek nesillere bırakmak bizim en büyük vazifemizdir.

Bu duygu ve düşüncelerle, Liderimiz Dr. Fazıl Küçük, Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş başta olmak üzere, Aziz şehitlerimizi ve ebediyete intikal eden Kahraman Gazilerimizi rahmet, minnet ve şükran duygularımızla anarken, aramızda olan Kahraman Gazilerimize de sağlıklı ve huzur dolu bir ömür diliyorum.”

Berova: Üretim ekonomiye can, toprağa bereket, geleceğe güç katar

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Kıbrıs Türk Sanayi Odası Başkanı Ali Kamacıoğlu’nu kabul etti.

Bakanlıkta bugün gerçekleşen görüşmede, Maliye Bakanlığı Müsteşarı Burak Şoföroğlu ile Özel Kalem Müdürü Kamil Ağcabay’da hazır bulunurken, Kıbrıs Türk Sanayi Odası Başkanı Kamacıoğlu’na Danışmanı Belgin Özoğul eşlik etti.

KAMACIOĞLU 
‘12-18 Aralık Yerli Ürünler Haftası’ dolayısıyla Maliye Bakanı Özdemir Berova’ya ziyaret gerçekleştirdiklerinin altını çizen Kıbrıs Türk Sanayi Odası Başkanı Ali Kamacıoğlu konuşmasında; “Üretime; Üretene sahip çıkmak, ülkeye ve geleceğe sahip çıkmaktır’ anlayışıyla yerli ürünlerin bilinirliği, teşviki, tüketimini ön plana çıkarma bilinci ve yerli üreticilerin desteklenmesinin önemine dikkat çektiklerini kaydetti.
Maliye Bakanı ve hükümetin de bu konudaki desteklerinden ötürü teşekkür etti.

BEROVA
Maliye Bakanı Özdemir Berova da konuşmasının basında üreten, emek sarf eden herkesin ‘12-18 Aralık Yerli Ürünler Haftası’nı kutlayarak, üretimin ekonomiye can, toprağa bereket, geleceğe güç kattığını söyledi.

Maliye Bakanı Berova, tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs pandemi döneminde üretimin değerinin bir kez daha hayati olduğunun anlaşıldığını kaydederek, kendi üretimini üretecek, üreticilerini teşvik ederek destekleyecek, yerli ürünlerini tüketecek kapasiteye sahip olmak ve bu bilincin yaygınlaşmasını sağlamanın tüm paydaşların görevi olduğunu kaydetti. Bu anlamda Kıbrıs Türk Sanayi Odası yönetimini tebrik etti.

Töre: Bize bu toprakları şehitlerimiz ve gazilerimiz hediye etti

Meclisten verilen bilgiye göre, Töre, 21-25 Aralık Milli Mücadele ve Şehitler Haftası nedeniyle videolu mesaj yayımlayarak, “Şehitlerimizin ruhu şad olsun gazilerimize de Allah uzun ömürler versin” ifadelerini kullandı.

Başkan Töre, 1963 Kanlı Noel saldırılarının geride büyük acılar ve sıkıntılar bıraktığını söyledi.

Töre, 103 köyün boşaltıldığını, binlerce insanın göçmen durumuna düşürüldüğünü ve toplu katliamlara maruz kalındığını vurguladı.

Töre, Volkan, Karaçete ve 9 Eylül teşkilatlarının başlattığı mücadelenin Türk Mukavemet Teşkilatı ile devam ettiğini, Mücahitlerin Kıbrıs Türk halkını Barış Harekatı’na kadar ayakta tuttuğunu belirtti.

Bugünlere gelene kadar zor günlerden geçildiğini anımsatan Başkan Töre açıklamasına şöyle devam etti;

 

Çalıştığı iş yerinde vurgun yaptı!
Çalıştığı iş yerinde vurgun yaptı!
“O günler zor zamanlardı. Türkiye etkin ve fiili garantörlüğünü faaliyete geçirmeseydi ve Lefkoşa üzerinde Türk jetleri uçmasaydı, Rumlar Lefkoşa’yı düşürene kadar saldırılarına devam edecekti. Kıbrıs Türk halkı o günden bugüne mücadelesini sürdürüyor. 4 Mart 1964’te Kıbrıslı Rumlar, BM’den aldıkları yetki ile meşru bir yapıya kavuştular. Bizler Kıbrıs Cumhuriyeti’nden uzaklaştırıldık. Kıbrıs Cumhuriyeti’nden dışlandıktan sonra bizler kendi yönetimimizi kurmanın mücadelesini yerini getirdik. Geçiçi Türk Yönetimi, Otonom Türk Yönetimi, Türk Yönetimi, Kıbrıs Türk Federe Yönetimi ve en sonunda da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni Devletini ilan ettik. Bugün Allah’a şükür huzur içerisindeyiz, Mücahitlerimizin devamı olan Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı ve Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı bizim için en büyük güvencedir.”

Başkan Töre, gençlerin geleceğe güvenle bakmalarının yolunun, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin devamının sağlanmasından ve Anavatan Türkiye’ye sarılmaktan geçtiğini söyledi.

BM ve AB’den medet ummanın doğru olmadığını belirten Başkan Töre, Gazze’de yaşanan soykırıma dünyanın medeni ülkelerinin sessiz kaldığını kaydetti.

Töre, açıklamasının sonunda Gazze’de yaşanan şiddete sessiz kalan ve İsrail’in yanında yer alan başta ABD olmak üzere bu suça ortak olan ülkeleri protesto etti.

Gönyeli’de görev Mustafa Piro’nun

AKSA Birinci Lig’de istediği sonuçları alamayan Gönyeli’de istifa eden teknik direktör Çağan Çerkez’in yerine Mustafa Piro göreve getirildi.

Gönyeli yönetimi ile biraraya gelen Piro ile her konuda anlaşma sağlandı. Kırmızı beyazlılarda geçtiğimiz gün Asbaşkan Sinem Baştaş da istifa etmişti.

Kıbrıs’taki “Kanlı Noel” saldırılarının tanıkları, 60 yıl sonra o günleri anlattı

Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği Genel Başkanı Celal Bayar: “Rumlar, Kıbrıs’ı Türklerden arındırmak için ‘Kanlı Noel’ saldırılarına hazırlanmışlardı”

Kanlı Noel saldırılarında yaralanan TMT mensubu Yılmaz Bora: “21 Aralık 1963’e Kıbrıs’ta toplumlar arası çatışmaların başladığı tarih yerine, Türklere yönelik katliamların başladığı gün demek daha doğru olur”

Kıbrıs’ta, terör örgütü EOKA militanları tarafından 21 Aralık 1963’te Kıbrıs Türklerine yönelik başlatılan ve tarihe “Kanlı Noel” olarak geçen katliamın 60. yılında, o günün tanıkları yaşadıkları acıları anlattı.

İki toplumun ortaklığında kurulan “Kıbrıs Cumhuriyeti”nden Türkleri şiddet yoluyla tasfiye etmeyi hedefleyen Akritas Planı’nı uygulamaya koyan EOKA’cı Rum çeteleri, 20 Aralık 1963’ü 21 Aralık’a bağlayan gece Türklere karşı Lefkoşa’da saldırıya geçerek onlarca Kıbrıs Türkü’nü şehit etti.

“Kanlı Noel” saldırılarına tanık olan ve 1963-1974 arasında Rumların “soykırım girişimlerine” karşı mücadele eden Kıbrıs Türk mücahitleri Celal Bayar ve Yılmaz Bora, 60 yıl önce yaşadıkları acı dolu günleri AA muhabirine anlattı.

Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) Mücahitler Derneği Başkanı Celal Bayar, Rumların özellikle terör örgütü EOKA ve polis aracılığı ile 1962 yılı boyunca Türklere yönelik taciz ve tehditkar eylemler içerisine girdiklerini belirtti.

Bayar, 1955’te kurulan EOKA’nın “Kanlı Noel” saldırılarını daha önceden planladığını, bunun için Rum ve Yunan yetkililerin Kıbrıs Türklerini soykırımdan geçirmek üzere Akritas Planı’nı uygulamaya koyduğunu aktardı.

O tarihte 22 yaşında TMT mensubu bir öğretmen olduğunu ifade eden Bayar, “Kıbrıs Cumhuriyeti” Cumhurbaşkanı 3. Makarios’un beyanatları ve Rum polisinin yetkisi olmadığı halde Türk mahallelerine baskınlarının, kendilerine 21 Aralık tarihinin gelişini haber verdiğini söyledi.

Bayar, Kıbrıs’ta İngiliz sömürge idaresinin sona ermesinden itibaren Rumların “Enosis” hayalleri ile Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamak üzere devamlı bir çaba içinde olduklarını vurgulayarak “Rumlar, Kıbrıs’ı Türklerden arındırmak için ‘Kanlı Noel’ saldırılarına hazırlanmışlardı. Ortağı olduğumuz ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’nden 3. Makarios’un bizleri atmak için argümanlar üretmeye başlaması ve Anayasa değişikliği isteği kara günlerin gelişini haber veriyordu. Rumlar 21 Aralık’tan 25 Aralık tarihine kadar Lefkoşa’dan Türkleri atmak istediler fakat TMT’nin direnişi bunu engelledi.” diye konuştu.

“Kanlı Noel” saldırılarının 21 Aralık 1963’ün ilk saatlerinde Lefkoşa’daki Tahtakale semtinde başlayarak Ada geneline yayıldığını belirten Bayar, saldırılar sonucunda Ayvasıl Katliamı ve Kumsal Baskını’nda onlarca Türk’ün katledildiğini vurguladı.

Bayar, şöyle devam etti:

“Saldırılarla birlikte Lefkoşa kuşatıldı. Biz cephanemiz bittiği için Küçükkaymaklı’dan maalesef çekilmek zorunda kaldık. Bölgeye önce Rum polisi ardından EOKA teröristleri ve daha sonra anlaşmalar ile Kıbrıs’ta bulunan Yunan Alayı’ndaki askerler saldırdı. 25 Aralık 1963’te Türk savaş jetlerinin gelişi ve Türk Alayı’nın Hamitköy civarına konuşlanması ile saldırılar durdu fakat Rumların Lefkoşa kuşatması Türk askerinin Kıbrıs’a çıktığı 1974 yılına kadar devam etti.”

Gazze’de yaşananları gördükten sonra o günlerin acılarını yeniden anımsadığını dile getiren Bayar, benzer trajedi ve acıları tekrar görmemek için KKTC’nin yaşamasını temenni ettiklerini söyledi.

Bayar, Rumlar ile federasyon istemediklerini fakat iki komşu devlet olarak yaşayabileceklerini vurgulayarak her zaman Kıbrıs Türklerinin yanında duran Türkiye’ye teşekkürlerini iletti.

Saldırılarda yaralanan TMT mensubu Yılmaz Bora da “Kanlı Noel” katliamlarının sadece Kıbrıs için değil insanlık tarihi için de bir kara leke olduğunu ifade etti.

Bora, dünya genelinde “Kanlı Noel” saldırılarının çatışma olarak yanlış bir biçimde algılandığını vurgulayarak şunları söyledi:

“21 Aralık 1963’e Kıbrıs’ta toplumlar arası çatışmaların başladığı tarih yerine, Türklere yönelik katliamların başladığı gün demek daha doğru olur. Biz sadece kendimizi koruduk. Kendimizi savunmak dışında bir şey yapmadık. Bu nedenle ‘Kanlı Noel’ olayları çatışma değil bize karşı saldırıları ifade ediyor.”

Rumların o dönemde tek derdinin Lefkoşa’yı ele geçirmek olduğunu söyleyen Bora, Türkiye’nin hamleleri ve TMT’nin mücadelesi sonucunda Lefkoşa’nın düşmediğini bu nedenle de Rumların Kıbrıs’tan Türkleri atma girişimlerini 1974’e ertelemek zorunda kaldıklarını belirtti.

Ali Tuncay: Koruma Çalışmaları Devam Ediyor

Kültürel Miras Teknik Komitesi Türk Başkanı Ali Tuncay, Mesarya bölgesinde Gaziköy (Afanya) yakınlarındaki Ornuta çiftliğine suyu götürmek amacıyla inşa edilen tarihi Arif Bey su kemerlerinde yürütülen koruma çalışmaları hakkında açıklamalarda bulundu.

Ali Tuncay, tarihi Arif Bey su kemerlerinde Kültürel Miras Teknik Komitesi tarafından yürütülmekte olan koruma çalışmasının devam ettiğini söyledi. Tuncay, açıklamasında “AB’nin finansal ve UNDP’nin teknik katkısıyla gerçekleştirilmektedir. Tüm uzman ve emekçilere yapmakta oldukları katkı için teşekkür ederiz.” ifadelerini kullandı.

Geliri Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği’ne gidecek FOTOFEST sergisi Cuma günü açılıyor

Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği yararına düzenlenen Aksa FOTFEST Fotoğraf Yarışması sergisinin açılışı ve başarılıların ödüllendirileceği tören Cuma günü gerçekleştiriliyor.

“Mağusa ve Maraş’ta yaşam” ile “Mağusa ve Maraş’ın tarihsel dokusu ve anıtları” konulu katagorilerde düzenlenen yarışmanın sergi açılışı ve başarıların ödüllendirilmesi Cuma günü saat 18.00’da Mağusa Bandabulya’da düzenlenecek törenle yapılacak.

Geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Tuncer Bağışkan’ın da aralarında bulunduğu değerlendirme jurisinde Buket Özatay, Eyüp Hüdaverdioğlu ve Zekai Altan yer aldı. Jürinin değerlendirmesinde sergilemeye değer görülen 54 fotoğrafını satışından elde edilen gelir Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği’ne kalacak.

Trafikte ağır vasıta denetimi yapıldı

Ağır vasıtaların Girne Semih Sancar Caddesi Doğu – Batı istikametinde 16.30 – 19.00 saatleri arasında seyir etmemelerini kapsayan yasanın yürürlüğe girmesi sonrasında ilk kez ağır vasıta denetimi dün yapıldı. Bahse konu yasa, Bakanlar Kurulu kararı ile 14 Aralık tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştı.

Girne Belediyesi’nden yapılan açıklamaya göre, Girne Polis Müdürlüğü Trafik ekipleri ve Girne Belediyesi Trafik Zabıta ekipleri işbirliğinde trafiğin yoğun olduğu iki buçuk saat süresince yapılan denetimler kapsamında iki araca ceza yazıldı.

Açıklamada, Semih Sancar Caddesi trafik akışını rahatlatmak amacı ile yürürlüğe giren karar ile ilgili düzenli denetim yapılacağı ve 16.30 – 19.00 saatleri arasında trafiğe çıkan ağır vasıta sürücülerine 18 bin 103 TL para cezası ve 15 ceza puanı işlem uygulanacağı da bildirildi.

Tatar’dan Rusya’ya Tanınma Çağrısı

Ulusal Birlik Partisi Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, çağrının, doğru zamanda atılmış bir adım olduğunu söyledi. Ulusal Kanal’a konuşan Hasipoğlu, Hükümetin Yunanistan açılımı ve yabancılara arazi satışı konularını da değerlendirdi.

Rusya’nın, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde temsilcilik açarak konsolosluk hizmeti vermesiyle, iki ülke arasında dolaylı ilişkilerin seviyesi yükselmişti.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e KKTC ile doğrudan diplomatik ilişkileri başlatma çağrısı yaptı.

Ulusal Birlik Partisi Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, Cumhurbaşkanı Tatar’ın tanınma çağrısını Ulusal Kanal yayınında değerlendirdi.

AK Parti Hükümetinin Yunanistan açılımını da değerlendiren Hasipoğlu, “Kıbrıs meselesi, Türkiye için milli bir davadır” dedi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti son dönemde yabancılara arazi satışı tartışmalarıyla da gündemde… Özellikle
İsraillilerin, son 5 yılda KKTC’de 2 bine yakın şirket kurduğu ve 25 bin dönüm arazi aldığı iddiaları basına yansımıştı.

Ulusal Birlik Partisi Genel Sekreteri Hasipoğlu, KKTC’den taşınmaz mülk alan yabancılar arasında İsraillilerin 13. Sırada olduğunu söyledi. Konuyla ilgili yakında resmi açıklama yapılacağını belirtti.

Töre Tek Ruh Tek Zafer Basketbol Şampiyonası’nın Açılışına Katıldı

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Azerbaycan, Türkiye ve KKTC’nin birer Türk devleti olduğunu belirterek “Bir millet 3 devletiz, yüreğimiz gönlümüz, davamız bir ” dedi.
Töre, Bayrak Radyo Televizyon Kurumu’nun Levent Okulları ile yaptığı protokol çerçevesinde, BRTK’nın 60. kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında düzenlenen, BRTK U16 Kadınlar Tek Ruh Tek Zafer Basketbol Şampiyonası’nın açılış etkinliğine katıldı.
20-21 Aralık tarihlerinde gerçekleşecek müsabakalara, Türkiye ve Azerbaycan U16 kadın basketbol takımları katılıyor.
Şampiyonada Türkiye’den Daçka Şerifali Spor Kulübü, Azerbaycan’dan Azstars Basketbol Kulübü ve Levent Spor Kulübü U-16 Kız Basketbol takımları mücadele ediyor.
Maç öncesinde açıklamada bulunan Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Bayrak Radyo Televizyon Kurumu’nun 60. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen turnuvanın açılışında güzel müsabakalar izlediklerini kaydederek bu maçların galibi ya da mağlubu olmadığını önemli olanın bir olmak olduğunu söyledi.
Başkan Töre, Bayrak Radyo Televizyon Kurumu’nun da kuruluş yıldönümünü kutladı, başarılı organizasyondan dolayı tebrik etti bu tür organizasyonların devamını diledi.
Levent Spor Kulübü ile Daçka Şerifali Basketbol Kulübü arasında maçın hava atışını Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre yaptı.

SÜTEK Boğaziçi Süt Toplama Merkezi açıldı

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Kıbrıs Türk Süt Endüstrisi Kurumu (SÜTEK) ile Avrupa Birliği projesi olan “SÜTEK Boğaziçi Süt Toplama Merkezi” açıldı.

İskele ilçesine bağlı Boğaziçi köyünde yer alan açılış törenine, Başbakan Ünal Üstel, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, İskele Kaymakamı Ertuğrul Toroslu, İslele Belediye Başkanı Hasan Sadıkoğlu, CTP Milletvekili Biray Hamzaoğulları, bazı milletvekilleri, belediye başkanları, yetkililer, üreticiler, hayvancılar ve köy halkı katıldı.

-Başbakan Üstel

Başbakan Ünal Üstel, bölge için güzel bir güne imza attıklarını ifade ederek, hükümet olarak yarım kalan projeler ve yeni projelere imza atmak için çalıştıklarını söyledi. Üstel, bugün de 12 yıldır hizmete giremeyen bir merkezi hizmete kazandırdıklarını belirtti.

Su projesi ve yeni havalimanı sonrası Türkiye’den kabloyla elektrik getirilmesi için çalışmaların sürdüğünü, böylece yeşil enerjinin önünün açılacağını ifade eden Üstel, yarım kalan bir proje olan merkezin bölge üreticisi için hayata geçirilmesinin önemine dikkat çekti.

Küçük baş üretime destek verecek merkezin süt üretimine önemli katkısı olacağını ifade eden Üstel, bölgeyi hem elektrik altyapısı, hem de üretime verilecek destekle güçlendirmeye devam edeceklerini vurguladı.

“Üreten toplum yok olmayacaktır” diyen Üstel, üretime sarılarak, toprağa tırnak geçirmeye ve gençlerin ev sahibi olmasına olanak sağlamaya devam edeceklerini söyledi.

Üstel, gençlere yönelik kırsal kesim arsaları, sosyal konut, kredi desteği, altyapı geliştirme gibi konularda yatırım yapmaya devam edeceklerini, üretime katmak, üretmesine yardımcı olmak için desteklere devam edeceklerini kaydetti.

Başbakan Üstel, merkezin yapılmasında emeği geçen herkese teşekkür etti, bölgeye hayırlı olmasını temenni etti.

-Çavuş

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş ise konuşmasında, üretime destek vermeye her zaman devam edeceklerini ifade ederek, büyük başta yakalanan başarının küçük başta da yakalanacağına inanç belirtti.

Üretime ve üreticiye verilen desteğin hükümetleri zamanında arttığına işaret eden ve desteklerle ilgili bilgi veren Çavuş, bu merkezle 20 milyon litre küçük baş sütü toplamayı hedeflediklerini söyledi.

Üretimin korunması ve desteklenmesiyle daha kaliteli, hijyen ve güvenli ürün ortaya çıkacağını ifade eden Çavuş, 12 yıldır atıl olan merkezin bugün Başbakan Üstel’in öncülüğünde hizmete açıldığını kaydetti.

Çavuş, merkezin yapımında emeği geçen herkese teşekkür etti ve hayırlara vesile olmasını temenni etti.

-Diğer konuşmalar

CTP İskele Milletvekili Biray Hamzaoğulları da, 12 yıl önce tamamlanan merkezin bugün hizmete girmesinin küçük baş hayvancılık açısından önemli olduğunu ifade ederek, topraklara sahip çıkma açısından bu önemli adımların devamını diledi. Hamzaoğulları, İskele ve Karpaz’ın da güçlendirilmesini istedi.

SÜTEK Başkanı Mehmet Karadayı konuşmasında, ülkede ilk kez 2004 yılında soğuk zincir projesi başlatıldığını ifade etti. Karadayı, bugün itibariyle büyük baş üreticilerinin yüzde 100 geçiş yaptığını, küçük başta da bu başarıyı yakalamak istediklerini söyledi. Karadayı, pilot bölge Boğaziçi’nde bugün hizmete başlayan merkezin, gıda güvenliği, hijyen ve kaliteli süt üretimi sağlanmasına katkı sağlayacağını kaydetti.

Kıbrıs Türk Hayvan Üreticileri Birliği Genel Sekreteri Adil Onalt da, küçük baş hayvancılığı geliştirmek için çalıştıklarını ifade ederek,  üretime küçük başa gençliğe sahip çıkma çağrısı yaptı.

İskele Belediye Başkanı Hasan Sadıkoğlu da, bölge için önemli bir gün olduğuna işaret ederek, merkezin hizmete girmesiyle süt üretiminde kalite ve hijyenin sağlanırken, hayvancılara kolaylık sağlanacağını belirtti. Sadıkoğlu, süt üretimini geliştirmek ve toplanmasında sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmak amaçlı merkezin hayırlı olmasını diledi.

Konuşmaların ardından merkezin açılışı yapıldı ve Başbakan Üstel’e merkezin çalışmasıyla ilgili teknik bilgi verildi.

Nöbetçi Eczaneler (20 Aralık 2023)

LEFKOŞA BÖLGESİ:

AHMET MISIRLI ECZANESİ

20.12.2023 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0392) 223 93 93

Gaz.Hasan Tahisn Cad. 42/6 Lemar Yolu Serena Butik karşısı Kermiya

***

CEMRE ECZANESİ

20.12.2023 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0392) 227 65 49

Maramara Bölgesi 30. Sok. No: 1, Devpa Süpermarket arkası, Lefkoşa

***

FULDEN DONANGİL ECZANESİ

20.12.2023 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0392) 228 25 72

Osman Paşa Cad. N0:29/B K.Çiftlik Lefkoşa- Mardo karşısı

GİRNE BÖLGESİ:

İLGEN ECZANESİ

20.12.2023 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0392) 815 81 18

Bedrettin Demirel Cad. Özyalçın 156 Apt. Yaprak Tantuni çaprazı, Suvari mağazası yanı, Girne

***

NAZIM VARIŞ ECZANESİ

20.12.2023 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0392) 821 30 88

Karaoğlanoğlu Cad. Yayla Mah. No:149 Alsancak Girne

***

ÖMRÜM ECZANESİ

20.12.2023 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0392) 822 22 87

Karaoğlanoğlu Cad. No:256 Girne

MAĞUSA BÖLGESİ:

FAYDALI ECZANESİ

20.12.2023 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0392) 365 69 22

Devlet Hastanesi Yolu Zabitler Petrol 100 m öncesi DAÜ Bankamatik yanı

***

KUNTER GÜVEN ECZANESİ

20.12.2023 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0392) 366 19 09

Karakız Sokak No: 2, Baykal Kunter Güven Hastanesi Karşısı, Gazimağusa

GÜZELYURT BÖLGESİ:

DOĞA ECZANESİ

20.12.2023 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0392) 714 46 40

Piyale Paşa Mah.No:121

LEFKE BÖLGESİ:

ALTINCI ECZANESİ

20.12.2023 (Çarşamba)

08:00 – 22:00 (22:00 – 00:00 On-Call)

(0548) 889 17 07

ŞhT. Nejdet Levent Sok.Dük.No:4 A Denizli Lefke

İSKELE BÖLGESİ:

AVİCENNA ECZANESİ

20.12.2023 (Çarşamba)

08:00 – 22:00

(0542) 855 00 15

İskele Boğaz anayolu, Bereket Sokak, Petek pastanesi̇ yanı, İskele