Archives 2023

TÖRE, BİLGEHAN’A ALLAH’TAN RAHMET, YAKINLARINA BAŞSAĞLIĞI DİLEDİ

Meclis Başkanı Zorlu Töre, yaşamını yitiren Orhan Zihni Bilgehan’a Allah’tan rahmet, yaslı ailesi ve tüm sevenlerine başsağlığı diledi.

Meclis Başkanı Zorlu Töre’nin yayımladığı taziye mesajı şöyle; “Ömrünü Kıbrıs Türk halkına bilhassa hukuk ve siyaset alanlarında adamış, Türk Cemaat Meclisi üyeliği, Yüksek Mahkeme yargıçlığı, Yüksek Adliye Kurul üyeliği, milletvekilliği ve bakanlık görevlerinde bulunmuş, UBP Genel Sekreterlik görevini yürütmüş, mesleki tecrübesi, bilgeliği ve nezaketi ile toplumda büyük saygınlık kazanmış değerli insan Orhan Zihni Bilgehan’ın vefatını büyük bir üzüntü içerisinde öğrenmiş bulunmaktayım. Merhuma Allah’tan rahmet, yaslı ailesi ve tüm sevenlerine başsağlığı dilerim.”

ÖNEMLİ GÖRÜŞME! TATAR VE STEWART BİR ARAYA GELDİ

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi ve Kıbrıs’taki BM Barış Gücü (UNFICYP) Misyon Şefi Colin Stewart’ı kabul etti.

Colin Stewart, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile Rum Yönetimi başkanlığına yeni seçilen Nikos Hristodulidis’in yarınki gayriresmi buluşması öncesinde bugün Cumhurbaşkanı Tatar’ı ziyaret etti.

Tatar-Stewart görüşmesi, saat 10.30’da başladı. Stewart’ı Cumhurbaşkanlığı’na gelişindeCumhurbaşkanı Tatar’ın özel temsilcisi Ergün Olgun karşıladı.

Kanadalı diplomat Stewart, liderlerin yarınki gayriresmi buluşmasının hazırlığı kapsamında dün de Hristodulidis’i ofisinde ziyaret etmişti.

Tatar ve Hristodulidis, yarın saat 11.00’de, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Stewart’ın ara bölgedeki ikametgahında ilk kez bir araya gelecek.

Yarınki gayriresmi liderler buluşması, Güney’de yapılan Kıbrıs Rum Yönetimi başkanlık seçimlerini kazanan Hristodulidis’in resmen görevi devralmasın öncesinde yer alacak.

Kıbrıs’taki Birleşmiş Milletler, 15 Şubat’ta Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Stewart’ın Tatar ve Hristodulidis arasında bir görüşmeye imkân yaratmaya hazır olduğunu ifade etmişti.

“GÖNYELİ-ALAYKÖY BELEDİYESİ YAPI DENETİMİNE BAŞLIYOR”

Gönyeli-Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, Gönyeli-Alayköy’de afetlere yönelik çalışmaların sürdürüldüğünü belirti.
Amcaoğlu’nun konuşmasından öne çıkan başlıklar şu şekilde:
📌Gönyeli-Alayköy Belediyesi yapı denetimine başlıyor
📌Gönyeli-Alayköy Belediyesi, 1 Mayıs 2023 itibarı ile Yapı Denetim Sistemini uygulamaya başlıyor
📌1 Mayıs tarihine kadar inşaat ruhsatı almadan inşaatı başlamış tüm yapı sahipleri tapudan onaylı sınır ihlali olmadığını ispat edici belge ile belediyeye inşaat ruhsatı için başvurmalı
📌Bu tarihe kadar başvurmayan tüm yapılarla ilgili gerekli işlemler Gönyeli Alayköy Belediyesi tarafından yapılacak
📌İnşaat ruhsat harcının %10’u kadar ek ücret alınacak
📌Ayrıntılı bilgi almak isteyen vatandaşlar Gönyeli Alayköy Belediyesi İmar Şubesi’ne başvurabilecek
📌Gönyeli’de sel haritası ile ilgili çalışma yaptık
📌Toplu yaşam yerleri ve okulların denetlenmesi öncelikli görevimizdir
📌Deprem bölgesinden Gönyeli-Alayköy Belediyesi sınırlarına gelen depremzedeler kayıt altında

“YALAN VE İFTİRALARLA ÇALIŞANLARIN VE BİZLERİN ZAMANINI ALMAYIN”

 

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Hatay’daki Afet Koordinasyon Merkezi’nde yaptığı açıklamada, dün akşam saat 20.04’te önce Hatay Defne, daha sonra Samandağ merkezli meydana gelen 6,4 ve ardından 5,8 büyüklüklerindeki depremlere ilişkin, “Kamuoyuna bildirdiğimiz gibi 6 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir, 18’i ağır olmak üzere 562 vatandaşımız da yaralanmıştır. Dün akşam itibarıyla meydana gelen depremdeki enkazların her birine de ulaşılmıştır.” bilgilerini verdi.

Depremin meydana getirdiği yıkımların akabinde arama ve kurtarma çalışmalarının yapıldığını, ardından hem acil yıkılacak binalar hem de ağır hasarlı binalarla ilgili tespit çalışmasının devam ettiğini belirten Soylu, “Bu tespit çalışmasındaki ortaya çıkan sonuçlar, nihai sonuçlar değildir. Bunlar, itiraz edilebilir sonuçlardır. Yani evi orta hasarlı çıkan bir vatandaşımız, ‘benim evimin tekrar değerlendirilmesini istiyorum’ dediği andan itibaren değerlendirilecektir. Bu bugüne ait de bir şey değildir. Bugünden önceki tüm yaşadığımız afetlerde, depremlerde karşı karşıya kaldığımız bir süreçtir ve devam etmektedir.” ifadelerini kullandı.

Soylu, evi az hasarlı bir vatandaşın da “tekrar değerlendirilmesini istiyorum, ben orta veya ağır hasar görüyorum” dediği andan itibaren tekrar ekiplerin oraya gideceğini anlattı.

Bu konu sonuçlanana kadar binalarla alakalı herhangi bir işlemin yapılmayacağını bildiren Soylu, “Bunun tersi de söz konusudur. ‘Benim evime orta hasar belirlediği zaman, benim evim sağlamdır’ diyen için de yine aynı tedbir ve aynı süreç işleyecektir.” diye konuştu.

“Deprem hareketliliği devam etmektedir”

Bakan Soylu, acil yıkılacak binaların ekipler tarafından hemen yıkılacağını belirterek, “Acil yıkılacak binalara girilmesi yasaktır, kesinlikle… Yani ‘benim orada eşyam var, veya yarım saat, bir saat gireyim’ gibi bir şey söz konusu değildir. Çünkü dün akşamki müstakil deprem ve artçı depremler bize göstermiştir ki bu deprem hareketliliği devam etmektedir. Böyle bir riski almak, böyle bir sorumluluk almak doğru değildir. Bütün kolluk birimlerimize talimat verdik.” ifadelerini kullandı.

Ağır hasarlı binalara girmenin de riskli olduğunu vurgulayan Soylu, “Şimdi art arda gelen depremlerden sonra Çevre Şehircilik Bakanlığımızla yaptığımız değerlendirmeler çerçevesinde, bugünden itibaren buradan eşya alınması, buraya kısa sürede girilmesi de yasaklanmıştır. Yani ağır hasarlı binalara da bu saatten sonra girmek yasaktır, yeni bir karara kadar. Çünkü bu riski taşıyamayız, bu sorumluluğu taşıyamayız, bu da doğru değil.” diye konuştu.

“Eşya yardımı miktarı açıklanacak”

Süleyman Soylu, eşya yardımı konusunda, “Bu konuda daha önceki uygulamalarımızda olduğu gibi hem AFAD hem de Aile Sosyal Hizmetler Bakanlığımız eşya yardımını birlikte yapabilecektir. İki-üç gün sonra da eşya yardımı miktarı açıklanacaktır, elimizde bir miktar var, aslında yılbaşı belirlediğimiz bir miktar. Ama onu nereye, ne kadar götürebiliriz konusunda bir çalışma gerçekleşiyor.” bilgilerini verdi.

“O şehrin paydaşlarıyla bir araya gelinecek”

Depremin ardından şehirlerin nereye kurulacağı ve planlamanın nasıl yapılacağı konusunda sorular yöneltildiğini dile getiren Soylu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un bizatihi bütün illeri dolaştığını, istişareler ortaya koyduğunu anlattı.

Dün Gaziantep’te yaklaşık 6 saat boyunca hem AFAD’ın bilim kurulunda çalışan hocalarla hem de diğer üniversitelerden hocalarla özellikle her ilin tek tek değerlendirilerek nerede olabileceğine yönelik bir çalışma ortaya koyduklarını aktaran Soylu, bir gün önce de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının Maden Tetkik ve Arama ile bu çalışmayı yürüttüklerini söyledi.

Şimdi bir adım daha attıklarını dile getiren Soylu, şöyle konuştu:

“Burada bütün valilerimize söyledik. İl çevre ve şehircilik müdürlükleriyle, AFAD müdürleri de yanında olmak kaydıyla o şehrin paydaşlarıyla bir araya gelinecek. Kimler? Belediye başkanları, milletvekilleri, sanayi ve ticaret odaları, esnaf odaları, il kanaat önderleri, ilin teknik odalarıyla bir araya gelinecek. Bunu da 48 veya 72 saat içerisinde yapmaları konusunda bir salık verdik. Her ilde ve her ilçede onların da geçmişte yaptığı değerlendirmeler, bugün Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın taslak olarak hem zemin etütlerini gerçekleştirdiği, hem de taslak olarak öneri olarak ortaya koyacağı, onların önerileri olarak koyacağı değerlendirmeler karşılaştırılarak bir sonuca varılacak.”

“Bunun hesabını devlet sorar da bir de bu dünyanın öteki dünyası var”

Bakan Soylu, normalde şehir içinde 5-6 bin, şehirler arasında 8-9-10 bin liralık bir taşımayı 20-25 bin liraya çıkaran fahiş bir takım fiyatlar gördüklerini vurguladı.

“Bir kere bunun hesabını devlet sorar da bir de bu dünyanın öteki dünyası var, bunun hesabını Allah da sorar” diyen Soylu, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Yani buradan insanlar, canını zor kurtardılar, herkesin bir travması, bir sıkıntısı var. Bu sıkıntı üzerinden burada bir istismar yapmaya çalışmak elbette ki bir kötülüktür. Belki de en kısıtlı ifadeyle bunu söylemek durumundayım. Bu konuda bütün valilerimize, olağanüstü halin de ortaya koymuş olduğu çerçeve içerisinde biz gerekli talimatları verdik, gerekli yazıları gönderdik. Bu konuda bir fahiş fiyat veya vatandaşı zorlayıcı, vatandaşı istismar eden, belki de vatandaşın zor durumundan faydalanan bir durum görülürse gereği yerine getirilecektir. Gereğini nasıl yerine getirileceğini de arkadaşlara tek tek izah ettik. İlgili sivil toplum kuruluşlarının, ilgili ticaret odalarının, ilgili esnaf odalarının da bu çağrıyı yapmaları bu denetimi kendilerinin yapmaları da esastır. Bize ait bölümünü yapar ve gereğini yerine getiririz ama bu aynı zamanda ahlaki bir meseledir.

Ben o meslek odalarının yerinde olsam yarın bir toplantı yapar, bu tespitleri, bu yapanları bu kişiler kimse bunları tespit eder, onların bir daha o meslek odalarında temsil edilmemelerini ve üye olmamalarını sağlarım, işin doğrusu budur. Bu zor zamanlarda herkes el birliğiyle büyük bir millet olmanın fedakarlığını ortaya koyuyor, birileri de bunda istismar malzemesi yapıyorsa ona bu dönemin en ağır cezası verilmelidir. Bu kadar açık. Keşke şöyle kanunlarımız olsa da bu tip insanlar, ömürleri boyunca ticari kısıtlı olsalar, kamu hizmetlerinden men edilseler. Keşke böyle kanunlarımız gelişse, belki de en doğru olan süreç budur. Çünkü anlaşılıyor ki ahlak duygusu ve inanç duygusu, öteki dünya korkusu yok olmuş insanlar, buradan para üzerine istifade etmeye çalışıyorlar.”

“Kiraların birden ciddi bir şekilde yükseliyor olması ayrı bir istismar meselesidir”

Bakan Soylu, kira meselesinin başka bir problem olduğunu, bu konuda da çalışılması için talimat verdiklerini belirterek, “Kiraların birden ciddi bir şekilde yükseliyor olması ayrı bir istismar meselesidir. Ayıptır, günahtır. Çadırda kalan insanların ahı, o enkaz altında saatlerce, günlerce kalıp bir büyük lütufla, Allah’ın lütfuyla bugün yaşayan insanların ahı tutar. Bu paranın hiçbir hayrını görmezsiniz. İster bizi sevin, ister sevmeyin.” dedi.

Bugün bir çocuğa “korktun mu” diye sorduğunda, “dişlerim titredi.” yanıtı aldığını aktaran Soylu, “Bunu anlamayıp kiramı 6 bin liradan 10 bin liraya çıkarıyorum diye ortaya koyanlar vicdan sahibi değillerdir.” dedi.

Bunu yapanların milletin birliğine de halel getirdiklerini vurgulayan Soylu, bir yıl boyunca hep birlikte yüklenilecek, bir yıldan sonra da deprem travmasını yaşayan insanların hep beraber rehabilite edilmesi gereken bir süreç olduğunu vurguladı.

Konteyner şehirlerle ilgili şartlar konusunda da Soylu, “Konteyner şehirlerde özellikle kimler barınabilir? Bir, hak sahibi olanlar. Yani konteyner şehirlerde yaşayıp daha sonra da ev sahibi olabilecekler, AFAD’dan afetten, Çevre ve Şehirciliğin yaptığı konutlardan alabilecekler. Kim bunlar? Birincisi yıkık ev sahibi olanlar. İki, aynı zamanda ağır hasarlı ev sahibi olanlar, aynı zamanda acil yıkılacak binaların ev sahipleri olanlar, buradan birinci derecede yararlanma hakkına sahiplerdir.” diye konuştu.

Soylu, bunların içerisindeki sıralamanın da birincisi şehit yakınları, ikincisi hanede 6 yaş ve daha küçük bebeği olanlar, üçüncüsü hanede yatalak veya ağır hastası olanlar, dördüncüsü hanede engelli birey olanlar, beşincisi hanede 65 yaş üstü bireyi olanlar, sosyoekonomik destek kapsamında olanlar şeklinde olduğunu aktaran Soylu, “Aslında konteynerden yararlanmak isteyen hak sahipleri yani dairesi olup, bir yerde oturup aynı zamanda da dairesini kaybedenler, birinci derecede buradan hak sahipleridir. Bu geçmişte de böyleydi, bugün de böyle.” ifadelerini kullandı.

Soylu, bu konuda diğer hak sahiplerine ilişkin şunları kaydetti:

“Birinci ağır hasarlılardı, şimdi de orta hasarlara geçtik. Eğer oradan yer kalırsa orta hasarlılar da elbette ki bundan istifade edebilecekler. Aynı sırayla olacaklar. dördüncüsü fiilen oturmakta olduğu evi sırasıyla orta hasarlı tespit edilip oturabileceği başka bir evi olmayanlar, beşincisi fiilen oturmakta olduğu evi sırasıyla yıkık, acil yıktırılacak ağır hasarlı ya da orta hasarlı olup oturabileceği kendine ait başka bir evi bulunmayan kiracılar. Yani ilk önce ev sahipleri, ağır hasarlılar, yıkılacaklar, daha sonra orta hasarlılar, daha sonra eğer yer kalırsa kiracılar… ”

İlk kez kiracılara kira desteği verdiklerini dile getiren Soylu, “O da Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleri de oldu. İlk kez kiracılara kira desteği veriyoruz, 2 bin lira. Bundan önceki hiçbir depremde, hiçbir afette böyle bir destek verilmedi. Çok kapsamlı, çok büyük ölçekli bir afetle karşı karşıya olduğumuz için kiracılara da bir kira desteği verilmesi hususunda adım atılmıştır.” dedi.

Daha önce kiracılar ve ev sahipleri arasında taşınma parasının farklı olduğunu aktaran Soylu, onları da dengeli hale getirdiklerini söyledi.

Hatay’daki Afet Koordinasyon Merkezi’nde açıklama yapan Bakan Soylu, deprem bölgesinde hasar tespit çalışmalarında yüzde 75-80 seviyesine ulaşıldığını ve bağımsız bölüm sayısının 400 bin sınırına geldiğini belirtti. Çalışmaların yüzde 100 tamamlandığında vatandaşlardan bir kısmının konteynerlerde kalacağını, bir kısmının da kiraya çıkmayı tercih edeceğini ifade eden Soylu, kimi vatandaşlara da başka illerde kalma ve barınma imkanları sağlanacağını kaydetti.

Bir evi, iki evi olan veya bir yazlığı olan vatandaşların ortaya koyacağı yardımlaşma duygusu çerçevesinde “Evim Yuvan Olsun Kampanyası”na katılmalarını arzu ettiklerini dile getiren Soylu, kampanyaya katılımlar olduğunu, buna ilişkin bir değerlendirme ve geniş kapsamlı bir açıklama yapacaklarını bildirdi.

Barınma konusunun sadece konteyner ve çadırlarla kendi bölgesinde çözülebilecek bir mesele olmadığını dile getiren Soylu, şöyle devam etti:

“Bugüne kadar aziz milletimizin yüce gönüllülüğü, ortaya koyduğu yardımlaşma duygusunun, burada da vücut bulmasını, burada da bu ev sahipliğine destek olmalarını arzu ediyoruz. Tabii önemli bir duygu şu, bu şehirlerdeki insanlar bu şehirlerde yaşamaya devam edecekler, temel arzumuz budur. Yani şehirlerin yapısı, şehirlerin demografisi, şehirlerin o insanlarla olan bütünlüğünü bozdurmamaktır. Onun da olabileceğini düşünüyoruz, altını çizerek söylüyorum.”

İçişleri Bakanı Soylu, yaşanılan bu afetin geçmişteki afetlerden hiçbiriyle ölçülebilir olmadığına işaret ederek, geçmişte yaşanılan duyguları paylaştı. Bugüne kadar afet bölgelerinde yaşayanların “Bir daha bu şehir ayağa kalkmaz” duygusuna kapıldığını anımsatan Soylu, “Van’dan Bingöl’e, Simav’a kadar, Malatya’ya, Elazığ’a kadar, Kastamonu’nun Bozkurt’una, Sinop’un Ayancık’ına kadar, Antalya’daki ve Manavgat’taki orman yangınlarından Muğla’daki orman yangınlarına kadar bu duygu, bu afeti yaşayan bütün vatandaşlarımızda oluştu. Oluşmayanı yoktur.”

Bu duyguyu yaşayanların bugün olduğu gibi şehir dışlarına çıktığını, travmadan kurtulmak için kısa süreli de olsa buna ihtiyaç duyulabildiğini dile getiren Soylu, daha sonra şehir tekrar ihya edildiğinde onunla buluşabilecek transferlere ihtiyaç duyulabileceğini anlattı.

Evim Yuvan Olsun Kampanyası’na destek çağrısı

“Evim Yuvan Olsun Kampanyası”nın çocuklar ve yaşlılar için önemine işaret eden Soylu, imkanı olan vatandaşlara kampanyaya destek olmaları için çağrıda bulunarak, depremle karşı karşıya kalan vatandaşların yaşadığı travmalar için bunun büyük bir rehabilitasyon mekanizması olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Bakan Soylu, tarihin en büyük yıkıcı deprem afet süreçlerinden birisini yaşadıklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Biz sadece bir deprem yaşamadık. Yani bunu bir deprem olarak tarif etmek belki meseleyi tam olarak izah edememek noktasına gelir. Çünkü deprem bölgesine gelenler yaşanan yıkımı gördüğü zaman bunun depremle dahi izah edilemeyecek büyük bir yıkım olduğunu çok net bir şekilde ifade ediyorlar. Onun için 9 saat arayla 7,5’un üzerindeki iki büyük deprem, 6 ölçeğindeki artçılar ve dün akşamki tecrübe de gösterdi ki 15 gündür yaşadıklarımız alelade bir deprem afeti süreci değildir. Birbirimizle büyük bir dayanışma içerisinde olmalıyız. Birlik ve beraberlik içerisinde olmalıyız. Buradan siyaset çıkarmaya çalışanlar olacaktır. Herkes kendi yüzünü, bu karşı karşıya kaldığımız zor süreçte göstermektedir. Yalanları, iftiraları, acaba buradan bir siyasal çıkar elde edebilir miyim uğraşlarını hep beraber görüyoruz. Biz bunların ancak milletimizin moralini bozacak olanlarını düzeltebiliyoruz. Çünkü bununla uğraşabilecek çok büyük bir vaktimiz yok.”

“Onların belediyeleri de AFAD’ın emri altındadır”

Birilerinin eline kamera ve el feneri alarak “acaba nerede bir eksik görürsem bunu kamuoyuyla paylaşırsam da bir zarar oluştururum kanaatiyle” hareket ettiğini dile getiren Soylu, “Oysa milletimizin desteğe ihtiyacı var. Baştan itibaren bu işi Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde koordine eden AFAD, bütün kurumları kendi bünyesinde toplayan AFAD, elbette ki deprem bölgesinin her noktasına ulaşmaya çalışmaktadır. Şunun altını çizerek söylüyorum, dünyada hiçbir ülke böyle bir depremle karşı karşıya kalmış olsaydı bir devleti, iki milleti bu kadar dirençli bir şekilde bu depreme direnemezdi ve şu anda bir millet kenetlenmiş vaziyette. Devlet en ücra noktalara kadar helikopterinden gönüllüsüne kadar, Kızılay’ından AFAD’ına, arama kurtarmasına kadar, bütün sivil toplum örgütlerine kadar bir koordinasyon içerisinde ulaşmaktadır.” diye konuştu.

Neredeyse Hollanda’nın üç katı büyüklüğündeki yaygın bir alanda etkili olan depreme, devletin bütün kapasitesiyle ilk dakikadan itibaren müdahale ettiğinin altını çizen Soylu, şöyle devam etti:

“Eksiklik bulmaya çalışanlar olabilecektir. Eksiklik bulmaya çalışanlara söylemek istiyorum, onların belediyeleri de AFAD’ın emri altındadır bir afet zamanında. Kaç saatte gelmişler? Kaç saatte? Lütfen kimse vicdansız hareket etmesin. Üçüncü günün sonunda artık herkes gıdamız yeter, her noktaya kadar en ücra köşeye kadar ulaşmış demiştir. Milyonlarca öğün yemek verilmektedir. Çadır kentler kurulmuş, en ücra noktalara kadar çadır ulaştırılmıştır. Elbette ki bu bölgede yaklaşık 3 milyon civarında hane var. Herkes korku yaşıyor, biz de biliyoruz ki 3 milyon civarındaki haneye de çadır versek talep edecekler ve isteyeceklerdir. Çünkü çoluğuyla çocuğuyla bu artçı depremler devam ettikçe veya müstakil depremler devam ettikçe içeride durmaktan çok dışarıda durmak isteyeceklerdir. Ama onun da kendine ait bir öncülük sırası ve depremin etkilediği alan sırası vardır ve bugüne kadar sadece AFAD koordinasyonunda dağıtılan 301 bin çadır söz konusudur. Biz Elazığ ve Malatya depremini 35 bin çadırla bitirdik. Şu anda 301 bin çadır. Bütün bu deprem alanının büyüklüğü düşünüldüğünde elbette ki çadır sevkiyatımız devam ediyor. Elbette ki iki aylık zaman dilimi için toplam 100 bin konteyner şehirde yaşam başlayacaktır. Buna ait bütün hazırlıklar gerçekleştirilmiş ve yapılmıştır, alt yapıları yapılmaktadır.”

“Yalan ve iftiralarla çalışanların ve bizlerin zamanını almayın”

İçişleri Bakanı Soylu, bazı muhalif gazeteler ve köşe yazarı ile kimi yabancı basın organlarında görev yapan kişilerin deprem sabahıyla ilgili birtakım tezviratlar ortaya koyduğunu belirterek, “Bunların hepsinin yalan olduğunu söylemek istiyorum. Bunlar ayıp şeylerdir. Lütfen bu yalanları, bu iftiraları ortaya koyarak hem çalışanların hem de bizlerin zamanını almayın.” çağrısında bulundu.

Depremden hemen sonra Türkiye Afet Müdahale Planı’nın devreye girdiğini, saat 05.30’da televizyonlardan yaptıkları ilk açıklamada 4’üncü seviyede uluslararası çağrıda bulunduklarını ve bütün devlet kapasitesini harekete geçirdiklerini vurgulayan Soylu, söz konusu tezviratlarda bulunanlara karşı eleştirilerini dile getirdi.

Deprem bölgesine yönelik hırsızlık ihbarlarının yüzde 99’unun sahte çıktığı bir dönem yaşadıklarını aktaran Soylu, “Bu kabul edilebilir bir iş değildir. Bu kötü niyetliliktir.” görüşünü paylaştı.

Bakan Soylu, Hatay merkezli deprem sonrası çalışmaların sürdüğü 5 enkaz bulunduğunu belirterek, buradaki çalışmalar tamamlanınca arama kurtarma veya enkazın altındaki cenazelere ulaşma çalışmalarının sona ereceğini sözlerine ekledi.

“TÜM RAPORLARI GÜNCEL ŞEKİLDE KAMUOYU İLE PAYLAŞACAĞIZ”

Sağlık Bakanı İzlem Gürçağ Altuğra, sağlık ocakları ve hastanelerinin deprem açısından güvenirliliği ile ilgili çalışmaları çok önceden başlattıklarını ve ivedilikle hareket ettiklerini söyledi.

BRT’de ‘Deprem Özel’ yayınına katılarak açıklamada bulunan Altuğra, “Sağlık ocaklarımızın veya hastanelerimizin depreme dayanıklılığı ile ilgili tespit, değerlendirme raporlarını depremin hemen ardından başlatmış değiliz. Öncesinde çalışmaya başladığımız bir konudur. Ancak bu felaketin yaşanması ile birlikte çalışmanın temposu çok daha hızlanmış ve denetime tabi tutulması gereken binaların yelpazesi de genişletilmiştir” dedi.

Bakan Altuğra, deprem açısından güvenirliliğinden endişe duyulan Değirmenlik Sağlık Merkezi’nin boşaltıldığını açıkladı. Altuğra, “Değirmenlik’teki Sağlık Merkezinin ciddi şekilde tadilata belki de tespitten sonra daha doğru paylaşacağımız bir bilgi olacak. Ama yıkılıp yeniden inşa edilmesi yönünde de bir eylem planı hayata geçirilecektir. Şuanda insanların can güvenliğini korumak adına Değirmenlik Sağlık Merkezi’ni boşaltmış durumdayız” dedi. Sağlık Bakanlığı olarak sağlık ocağının durum tespiti için Planlama İnşaat Dairesine yazılı olarak talepte de bulunduklarını belirten Altuğra, “yazının ardından toplantılarımız yoğunlaştı.

Başbakanlık bünyesinde Deprem Komitesi kuruldu. Komitede alınacak kararlar doğrultusunda aciliyet sırasına göre bu değerlendirmeler yapılacak ve gerekli adımlar da elbette ki alınacaktır” diye konuştu. Sağlık Bakanı Altuğra, Doktor Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesinin deprem açısından güvenirliliği ile ilgili açıklamanın raporlar ışığında yapılacağını dile getirdi. Altuğra, “Hepimizin bildiği gibi Doktor Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi amiral gemisi konumundadır. 3’üncü basamak tam teşeküllü bir hastanemizdir. 1970’li yıllarda inşa edilen ve zaman zaman ihtiyaç duyulan bölümlerinin tadilatını gerçekleştirdiğimiz bir hastanedir. Ancak binanın temellerinin, yapısının, kolonlarının sağlamlığı ne durumdadır? Dediğimiz gibi ileri araştırmalardan sonra paylaşabileceğimiz bir bilgidir. Bunun dsa yapılabilmesi için mühendislerden, mimarlardan ilgili tüm meslek gruplarından yapılacak çalışmanın sonrasında paylaşacağımız bir bilgidir. Planlama İnşaat Dairesi ile de yakından temas halindeyiz. Uzman raporlar ışığında bilgileri kamuoyu ile paylaşabileceğiz” dedi.

Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi ile ilgili yıllar önce hazırlanmış bir rapor olup olmadığına ilişkin soruya ise Bakan Altuğra, “Biz tüm raporları güncel şekilde kamuoyu ile paylaşacağız. Yani geriye dönük değil bugün Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi ne durumdadır? Eskiden değil. Gazimağusa Devlet Hastanesi ne durumdadır. Doktor Akçiçek Hastanesi ne durumdadır? Cengiz Topel Hastanesi ne durumdadır. Diğer sağlık merkezlerimiz ne durumdadır. Güncel bilgilerle biz hareket edeceğiz.Güncel bilgilerin ne olduğunu kamuoyu ile paylaşarak ona göre adımlarımızı atacağız. Bu adımları atarken B planımızın ne olduğunu da yine kamuoyu ile paylaşarak, önümüze bakıp yolumuza devam edeceğiz” yanıtını verdi.

10 BİN KONTEYNER EVDEN 1260’I SEVK EDİLDİ

Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, “asrın felaketi” olarak nitelenen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenenler için taahhüt ettikleri 10 bin konteyner evden şu ana kadar 1260’ının sevk edildiğini açıkladı.

Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, “asrın felaketi” olarak nitelenen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenenler için taahhüt ettikleri 10 bin konteyner evden şu ana kadar 1260’ının sevk edildiğini açıkladı.

Sözcü Ensari, Katar Dışişleri Bakanlığında düzenlediği haftalık basın toplantısında, ülkesinin, Türkiye ve Suriye’deki depremzedelere yönelik yardım çalışmalarının devam ettiğini söyledi.

Ensari, Katar’ın depremzedeler için taahhüt ettiği toplam 10 bin konteyner evden şu ana kadar 1260’ının depremden etkilenen bölgelere sevk edildiğini, bu hafta ve gelecek hafta 4 bin 845 evin nakledilmesi için çalışmaların sürdüğünü belirtti.

Başkent Doha’daki Education City (Eğitim Şehri) ve Aspire Park’ın, depremden etkilenenler için 50’den fazla mobil tuvalet sağladığına dikkati çeken Ensari, ayrıca Katar Hava Kuvvetlerinin de hava nakliye uçakları ile Ürdün ve Almanya’dan Türkiye’ye acil yardım taşınmasına katkıda bulunduğuna işaret etti.

Ensari, Katar Kalkınma Fonunun da Suriye’deki depremzedelere yardım etmek için Suriye Sivil Savunma (Beyaz Baretliler) ekiplerine desteğinin süreceğini belirtti.

Depremzedelere tüm malzemeleriyle birlikte büyük çadırların sevkiyatı amacıyla çalışıldığını kaydeden Ensari, bu çadırların depremzedeler için büyük barınaklar ve hastaneler olarak kullanılacağını söyledi.

Katar yardım kuruluşlarının Suriye ve Türkiye’ye yardım sağlama çalışmalarının devam ettiğini dile getiren Ensari, bu yardımlardan faydalananların sayısının Suriye’de 1,3 milyonu, Türkiye’de ise 350 bini aştığını belirtti.

Katar, depremzedeler için taahhüt ettiği konteyner evlerin ilk bölümünü oluşturan 306 konteyner evi, kargo gemisiyle 12 Şubat’ta Türkiye’ye göndermeye başlamıştı.

Doha yönetimi, Türkiye ve Suriye’de, deprem felaketinden etkilenen bölgelere yardım çalışmaları kapsamında, 10 bin konteyner ev göndereceğini açıklamıştı.

BRENT PETROL GÜNE DÜŞÜŞLE BAŞLADI

Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.41 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,54 azalarak 82,60 dolar oldu.

Brent petrolün varili uluslararası piyasalarda 82,60 dolardan işlem görüyor.

Dün 84,20 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 83,05 dolar seviyesinde tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.41 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,54 azalarak 82,60 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 75,88 dolardan alıcı buldu.

Fiyatlardaki düşüşte, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) gelecek dönem para politikasına ilişkin belirsizlikler etkili oldu.

Dünya genelinde güçlenen enflasyon endişeleri merkez bankalarının “şahin politikalarını” ne kadar sürdüreceğine ilişkin soru işaretlerini artırıyor.

Bugün açıklanacak Fed tutanaklarında gelecek dönem politikalara ilişkin belirsizliklerin sınırlı da olsa giderilmesi beklenirken, şahin dilin korunması ve en az iki faiz artışına daha işaret edileceği öngörülüyor.

Bankanın “şahin tutumunu” sürdüreceğine ilişkin beklentiler, talep endişelerini artırarak fiyatların düşüşüne neden oluyor.

Öte yandan, arz endişeleri ve Çin’de talep toparlanması beklentileri fiyatlardaki düşüşü kısıtlıyor.

Brent petrolde teknik olarak 82,80 ile 83,04 dolar aralığının direnç, 82,56 ile 82,32 dolar aralığının ise destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor.

PSİKOLOJİK DESTEK HATTI HİZMETE GİRECEK…

 

Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Deren Oygar, depremden etkilenen vatandaşlara psikolojik destek verildiğini ayrıca ülkemize gelen depremzedeler için önümüzdeki günlerde poliklinik açılacağını söyledi.

Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Deren Oygar, Güneş TV’de Aslı Kabo’nun sorularını yanıtladı.

Depremin ilk gününden itibaren afet kriz masasında Sağlık Bakanlığı olarak yer aldıklarını ve çalışmalara katkı koyduklarını belirten Oygar, afetin ilk günü deprem bölgesine 11 sağlıkçı gönderdiklerin akabinde göndermeye devam ettiklerini söyledi.

Oygar, kendisinin de psikolog ve adli tıp görevlileriyle Adıyaman’daki otel enkazının bulunduğu bölgeye gittiğini belirtti.

1999 depreminde Türkiye’de bulunarak çalışmalara katkı koyduğuna dikkat çeken Oygar, afet durumlarında sağlık çalışanlarının eğitimli olması ve olabilecek salgın hastalıklara karşı uyanık davranarak tedavilerin yapılması gerektiğini dile getirdi.

İLAÇ VE AŞI KAYITLARI YAPILACAK

Oygar, Sağlık Bakanlığı’nın psikolojik destek vermek noktasında harekete geçtiğini ifade ederek, ülkemizde bulunan depremzedelere sağlık hizmeti sağlamak amacıyla önümüzdeki günlerde bir poliklinik açılması için çalışmaların yapıldığını belirtti. Oygar, söz konusu poliklinik açılana kadar depremzedelere mevcut hastane ve sağlık ocaklarında sağlık hizmetlerinin verildiğini ifade etti.

Ülkemize gelen depremzedelerin ateş, öksürük gibi şikayetleri, varsa kronik hastalıkları, ihtiyaç duyulan ilaçlarının kayıt altına alındığını belirten Oygar, “Bölgelere gidilerek herkesi kapsayacak şekilde ilaç ve aşı kayıtları yapılacak. Bu çalışmalar büyük ihtimalle sosyal hizmetlerle birlikte yürütülecek” dedi.

HIV KONUSUNDA ÇALIŞMA YAPILIYOR

Enfeksiyon Kontrol Komitesi ile toplandıklarına ve uluslararası sağlık kuruluşlarının önerilerini dikkate aldıklarına işaret eden Oygar, “Ülkemizde HIV taşıyıcılarının deport edilme kararı vardır ama dünyanın birçok bölgesinde böyle bir uygulama yok. O protokolü de İçişleri Bakanlığı ile güncellemek ve insan haklarını koruyacak şekilde bir çalışmamız vardı. O çalışmamız da deprem paralelinde yürütülen çalışmalarla birlikte devam edecek” diye konuştu.

“ESAS YOLDAN SAPMAMAK LAZIM”

Kıbrıs Türk Tabipler Birliği’nin koordinasyon sağlayamadık yönündeki eleştirilerine cevap veren Oygar şunları söyledi: “Adıyaman’a giden listeye sivil toplum örgütleri ve birliklerle karar verildi. Kamu tek başına bir afeti karşılayamaz. Enfeksiyon komitesinin önerdiği bilimsel adımlarla hareket ediyoruz. Bilim ne diyorsa o adımlarla gitmek lazım. Bazen insanlar kendileri düşünüp, karşı taraf düşünmediğinde bunu koordinasyonsuzluk olarak tanımlıyor. Karmaşaya kapılmadan esas yoldan sapmamak lazım. Kapımız her zaman bütün yardım taleplerine açık olmuştur.”

PSİKOLOJİK DESTEK SAĞLANACAK

Gazimağusa Türk Maarif Koleji başta olmak üzere diğer okullarda öğretmen ve rehber öğretmenlerine çocuklara deprem konusunu anlatmak için eğitim verildiğini belirten Oygar, depremin yarattığı travmaya maruz kalan arama kurtarma ekipleri ve ailelere de psikolojik destek verileceğini söyledi.

Pandemi döneminde açılan hattın psikolojik destek hattı olarak kullanılacağını kaydeden Oygar, “Çağrı hatlarında çalışanlarımız psikologlar tarafından eğitilecekler. İhtiyaç duyan insanlar bu hattı arayarak yardım alabilecek. Derin bir destek gerekirse arayanlar psikolog ya da psikiyatriye yönlendirilecekler” dedi.

“YARDIMLARA VE FİKİRLERE AÇIĞIZ”

Hastane ve sağlık merkezi binalarının depreme dayanıklılıklarıyla ilgili kurulacak komitenin kararlarını beklediklerini ifade eden Oygar, komiteden çıkan karara göre hareket edeceklerini belirtti.

Olası bir deprem durumunda hazır olmak için Sağlık Bakanlığı’nın çalışmalarını sürdürdüğüne dikkat çeken Oygar, “Umarım bu travmadan bir şekilde çıkacağız ama hiçbir zaman tam unutulmayacak. Bundan sonra ülkemizin buna hazırlıklı olması için toplum olarak çalışmamız gereklidir. Bilim bize ne diyorsa hepsini dört dörtlük yapmalıyız. Gidenler can ve onları geri döndüremiyoruz. Yardımlara ve fikirlere açığız. Bilimin ışığında ne gerekiyorsa yapacağız” ifadelerini kullandı.

 

 

HUKUKİ SÜRECİN İZLENMESİNE İLİŞKİN AD-HOC KOMİTESİ BAŞKANI HASİPOĞLU OLDU

Hukuki sürecin izlenmesine ilişkin Ad-Hoc komitesi Başkanı Hasipoğlu oldu

Hukuki ve Adli Sürecin İzlenmesine ilişkin Geçici ve Özel Komite başkanlığına UBP Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, Başkan Vekilliğine ise CTP Milletvekili Ongun Talat seçildi.

Komitede ayrıca Milletvekilleri Yasemi Öztürk, Sadık Gardiyanoğlu, Fazilet Özdenefe,Serhat Akpınar ve Talip Atalay yer alıyor…

Yapılan açıklamada, komitenin kuruluş gerekçesi anımsatıldı.

Açıklamada, Türkiye’de meydana gelen deprem felaketi neticesinde farklı illerde bulunan bir çok kişinin yıkılan binalar altında kalarak yaralandığı veya yaşamını yitirdiği belirtildi.

Enkaz altında kalarak yaşamını yitirenler arasında spor müsabakalarına katılmak üzere Adıyaman İSİAS Otel’de konaklayan Gazimağusa Türk Maarif Koleji kız ve erkek voleybol takımları, eğitmenleri ile bazı öğrenci velilerinin de bulunduğu belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Depremden dolayı farklı illerde yaralanan veya hayatını kaybeden tüm yurttaşlarımız ile ilgili olarak yetkili makamlarımız, birlikler, ilgili kurum, kuruluş ve kişiler tarafından Türkiye Cumhuriyeti’nde başlatılan ve başlatılacak olan tüm girişimlerin ve adli süreçlerin Cumhuriyet Meclisi tarafından takip edilebilmesi ve kamuoyunun en üst düzeyde bilgilendirilebilmesi için özel bir komite kurulması ihtiyacı doğmuştur. Bu özel komite ile soruşturmaların hangi aşamada olduğu ve dava süreçleri ile ilgili olarak yaşanan gelişmelerin yakından takip edilmesi ve şikayetçi olacak ve veya davalara taraf olacak vatandaşlarımız arasındaki koordinasyonun sağlanması hedeflenmektedir.

Yaralılar, kayıplar ve mağdurlarla ilgili olarak Türkiye Cumhuriyeti’nde gerek cezai gerekse hukuk davaları bağlamında sürdürülecek adli süreçlerin her aşamasında ve gerekli görünen her durumda, TBMM, Türkiye Cumhuriyeti Savcılıkları, Türkiye Adalet Bakanlığınca ölüm ve yaralanmalara ilişkin kurulan Deprem Suçluları Soruşturma Büroları, Mahkemeler ve ilgili tüm kurum ve kuruluşlarla istişare edilmesi, taleplerde bulunulması, yerinde inceleme ve araştırma dahil olmak üzere gerekli her türlü girişimin yapılması ve süreçlerin sağlıklı ve seri bir şekilde devam edip sonuçlanması için gerekli her türlü desteğin verilmesi ve bilgi akışının sağlanması komitenin başlıca görevleri arasında yer alacaktır”

“SOSYAL HİZMETLER DAİRESİ’NİN KAPATILMASI SÖZ KONUSU DEĞİL”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy, Sosyal Hizmetler Dairesi’nin kapatılmasının söz konusu olmadığını belirterek, “Hizmetin daha iyiye gitmesi için Türkiye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile protokol imzaladık” dedi.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda, milletvekilleri güncel konuşmalar yapıyor. Meclis kürsüsünden konuşma yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy, bir ay önce Türkiye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile bir protokol imzalandığını, içeriğinin bir yıllık olduğunu söyleyerek, protokolün iş birliği içerdiğini belirtti.

Taçoy, bilişim alanında destek sağlanarak yapılacak sosyal yardımlar ve burslarla ilgili süreçlerin  daha hızlı bir şekilde sonuçlandırılmasının sağlanacağını, buna yönelik sosyal hizmet binası yapılacağını, bu binalarda ise Sosyal Hizmetler Dairesi personelinin görev yapacağını kaydetti.

Protokolün çift uyruklulara yönelik durumunun sorgulanması ve bu gibi alanlarda işbirliğini içerdiğini kaydeden Taçoy, saha ziyaretlerine ilişkin maddenin de yardım için başvuran kişiye yönelik araştırmanın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yapılmasını öngördüğünü belirtti.

Taçoy, oluşturulacak sosyal masada görevlendirilecek personele bütünleşik bilgi sistemi kullanmak için yetki verileceğini ifade etti.

Aile desteği ve yardım masası anlaşmalarının yıllar önce imzalandığını söyleyen Taçoy, hizmetin daha iyiye gitmesi için protokolün imzalandığını belirtti.

Lapta Huzur evi, çocuklara yönelik Sevgi Evi, engelli yaşam evi konusunda çalışmaların hızla devam ettiğini söyleyen Taçoy, Engelli Yaşam Evi’ne hırsız girdiğini ve milyonlarca liralık hasara uğratıldığını gecikmenin nedeninin de bu olduğunu ifade etti.

“SOSYAL HİZMETLER DAİRESİ’NİN KAPATILMASI SÖZ KONUSU DEĞİL”

Bu yapılanların Sosyal Hizmetler Dairesi uhdesinde olduğunu, dairenin kapatılmasının söz konusu olmadığını belirten Taçoy, hedeflerinin bakanlığın kayıtta olmayan veya kontrol edilmeyen gücü yazılımla desteklemesini sağlamak olduğunu, sosyal yardıma ilişkin dilekçelerin incelenmesinde personel sıkıntısı yaşandığını söyledi. Taçoy, aile destek programlarının da yürürlüğe girmesi gerektiğini ifade etti.

Kadın Sığınma Evi’nin Sosyal Hizmetler Dairesi tarafından yürütülmesinin de gündemlerinde olduğunu dile getiren Taçoy, bu konuda belediye ve bakanlığın birlikte çalışabileceğini, işbirliği yapılabileceğini kaydetti. Taçoy, Çağlayan Çocuk Yuvası’nın boşalacağını, oranın kullanımına ilişkin de çalışmalar içinde olduklarını ifade etti.

Kalkanlı Huzur Evi dahil yasaların ve verdiği yetkilerle ilgili bazı konularda eksikler bulunduğunu dile getiren Taçoy, çalışmaların bir noktaya gelmesinin ardından muhalefet ve ilgililerle paylaşılacağını belirtti. Meclis’te yapılan konuşmalarda makamlara yönelik “aklın a’sı” gibi sıfatların kullanılmasını “kabul edemeyeceğini” dile getiren Taçoy, şu anda devletin adının değiştirilmesine ilişkin bir durum olmadığını, buna karar verecek olanın da halk olduğunu söyledi. Birlik ve beraberlik çağrısında bulunan Taçoy, Meclis’in buna muktedir olduğunu ifade etti.

Dünkü depreme değinen Taçoy, KKTC’de yapılan inşaatların nasıl yapıldığı, dirayetinin ortada olduğunu söyleyerek, mimar ve mühendislerin yaptıkları işleri örnek göstererek, halka müsterih olmaları çağrısında bulundu.

BAŞBAKAN ÜNAL ÜSTEL BELEDİYE BAŞKANLARI İLE BİR TOPLANTI GERÇEKLEŞTİRDİ

Başbakanlıkta, Başbakan Ünal Üstel, 15 belediye başkanı ve 3 belediye asbaşkanının katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, olası bir doğal afete yönelik hazırlıklarda yerel yönetimlerin üstlenebileceği sorumluluklar ve bu sorumluluğu yerine getirebilmeleri için yapılması gereken hazırlıklar ele alındı.

Son derece yapıcı önerilerin ortaya konduğu toplantıda, taraflar halkın olası bir felakete karşı can güvenliğinin sağlanması için merkezi hükümetle yerel yönetimlerin süreci işbirliği içinde götürmesi gerekliliğine vurgu yaptılar.

Toplantıda belediye başkanları ile Türkiye Cumhuriyeti’nde meydana gelen deprem felaketi süresince merkezi hükümet tarafından yapılan çalışmalarla ilgili bilgiler de veren Başbakan Ünal Üstel, ayrıca belediye başkanlarına sürece yapmış oldukları katkılarından dolayı teşekkür etti ve bir teşekkür belgesi de takdim etti.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Başbakan Ünal Üstel, “Yaşanan deprem felaketinden çıkarılması gereken pek çok dersler olduğunu, ülkenin en kısa sürede olası bir deprem veya doğal felakete hazır hale gelmesi için yerel yönetimlere de çok önemli görevler düştüğünü” söyledi.

Başbakan Ünal Üstel, “Bizim bu hazırlıkları tamamlayabilmemiz için yerel yönetimlerimizin de aktif bir şekilde sürece dahil olması son derece önem arz ediyor, belediye başkanlarımız kendi bölgelerine son derece hakim. Dolayısı ile ortaya koyacakları bilgiler bizim en iyi yol haritasını çıkarmamıza önemli katkı sağlayacaktır” dedi.

Toplantıda söz alan belediye başkanları ise belediyelerin bu süreçte daha etkin olabilmesi için ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerle teknik ekipman eksikliklerinin giderilmesi noktasındaki görüşlerini ortaya koydular.

Belediye personellerinin afete yönelik eğitilmesi konusunun da son derece önemli olduğuna vurgu yapan belediye başkanları Başbakanlığın bu konuda gerekli girişimleri başlatmasını da istediler.

Toplantı belediye başkanlarına teşekkür belgelerinin takdim edilmesi ile son buldu.

“BİLİMSEL RAPORLARA SAYGI GÖSTEREREK İLERLEYECEĞİZ” 

Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Meclis Genel Kurulu’nda konuştu.

Türkiye’deki depremle ilgili konuşan Çavuşoğlu, bu depremden büyük dersler çıkarılması gerektiğini söyledi. Hükümetin bu yönde hızlıca adımlarını attığını belirten Çavuşoğlu, ‘bana verilen bilgi önceliğin okullar olacağı. 15 gün içerisinde numuneler alınacak ve raporlar yazılacak. Burada da göz yaşları sel olmasın diye uğraşıyoruz’ diye konuştu.

Okulların açılmasını bu kapsamda geciktirdiklerini dile getiren Çavuşoğlu, Yeni Erenköy ve Yeni Boğaziçi okullarında bazı blokların kapatıldığını, iki okulun da yenilenmesi için bütçenin hazır olduğunu kaydetti.

Değirmenlik İlkokulunda da 4 sınıfın yenilenmesi ihtiyacı olduğunu belirten Çavuşoğlu, o sınıfları da boşalttıklarını ve yenilenmenin gerçekleşeceğini kaydetti.
Dikmen İlkokulu’nda da rapor olmamasına rağmen iki sınıfı kapattıklarını dile getiren Çavuşoğlu, ‘belediye başkanı ile görüştük. 10 günü geçmeyecek şekilde, orada da prefabrik sınıf yapmak için operasyon sürdürüyoruz’ diye konuştu.

‘Bilimsel raporlara saygı göstererek ilerleyeceğiz’ 

‘Bilimsel raporlara saygı göstererek ilerleyeceğiz’ diyen Çavuşoğlu, şunları söyledi:
“Deprem Denetleme Komitesi’nin kurulmasıyla birlikte bilimsel raporlar ortaya çıkacak ve maddi kaynak da ayarlanarak gerekli çalışmalar yapılacaktır. Bu işler kaynak işidir. Belki bu kötü durum binalarımızın iyileşmesine büyük bir katkı vesilesi olacaktır.”

“Sivil Savunma okullarda ‘Acil Deprem Eğitimi’ dersi verecek”
Sabah itibariyle Sivil Savunma ile irtibata geçtiklerini ve acil bir eğitim yapılmasının zaruri olduğu konusunda anlaştıklarını anlatan Çavuşoğlu, Sivil Savunma’nın okullarda yarından itibaren Acil Deprem Eğitimi vermeye başlayacağını anlattı.

Kaynak: Gündem Kıbrıs

BAKAN ÖZTÜRKLER MECLİS’TE KONUŞTU…

İçişleri Bakanı Ziya Öztürkler, Meclis Genel Kurulu’nda konuştu.

Sözlerine depremden dolayı yaşadığı üzüntüyü dile getirerek başlayan Öztürkler, kolay dönemlerden geçilmediğine vurgu yaptı.
‘Deprem üzerinden siyaset yapılmasını uygun bulmadığım için bu dönemde sessiz kaldım’ diyen Öztürkler, insani ihtiyaçların çok üst düzeyde olan bir dönemden geçildiğinin altını çizdi.

Bu süreçte vatandaşları rahatlatmak için ülkeye giriş-çıkışlarla ilgili Bakanlar Kurulu’nda genelgeye imza attıklarını dile getiren Öztürkler, ülkeye giriş ve çıkışların kayıtlarının ellerinde olduğunu, komite kurulduğu ve ilk toplantının yapıldığı  anda bu verileri paylaşacaklarını kaydetti.

Gelen depremzedelerin irtibat numaraları ile birlikte gerekli mercilere verildiğini belirten Öztürkler, konunun yakın takipçisi olduklarını söyledi.

“Böyle bir dönemde bu insanlara yardım eli uzatmak en büyük sorumluluğumuzdu”

“Biz Türkiye’ye vize uygulayan bir ülke değiliz” diyen Öztürkler, ‘cezalı durumda olan kişilerin yurt dışına çıkışları mümkün değildi. Ülkemizde ailesinde enkaz altında kalmış, ailesinden vefat eden bir çok Türkiye Cumhuriyetli vatandaş vardı. Biz bu insanların cezalı durumda çıkış yapabilmelerini sağladık. Bunun yanında ikametle ilgili de bir kararımız vardı. Kontrolsüz bir nokta yoktur. Böyle bir dönemde bu insanlara yardım eli uzatmak en büyük sorumluluğumuzdu ve biz bu eli uzattık. Kararları aldık, takipleri yaptık. Ülke olanakları kapsamında gerekli yardımları da gerçekleştirdik’ diye konuştu.

Kaynak: Gündem Kıbrıs

GÜNDEM DOĞAL AFET…

Ülkedeki olası doğal afetlere yönelik hazırlık çalışması Başbakanlık’ta ele alınıyor.

Başbakan Ünal Üstel’in çağrısı üzerine belediye başkanlarının da katılımıyla düzenlenen toplantı  Başbakanlık’ta devam ediyor.

Toplantının gündemi olası doğal afetlere yönelik hazırlık çalışması…

KOMİTE ÜYELERİ BELİRLENDİ

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu toplandı.

İlk olarak onaya sunuş bölümünde depreme ilişkin ad-hoc komitelerin üyeleri onaya sunuldu.

Öncelikle, Türkiye’deki depremin hukuki ve adli sürecin izlenmesine ilişkin için oluşturulan ad hoc komitenin oluşumuna ilişkin kararı görüşüldü.

Komitenin UBP’den Sadık Gardiyanoğlu, Oğuzhan Hasipoğlu, Yasemin Öztürk, CTP’den Fazilet Özdenefe, Ongun Talat, DP’den Serhat Akpınar ve YDP’den Talip Atalay’dan oluşması onaylandı.

Daha sonra diğer komitelerin oluşumu da onaylandı.

Depreme Dair Mali İdari Sosyal Önlemlerin Takibine ilişkin oluşturulan ad hoc komite ise; UBP’den Hakan Dinçyürek, Fırtına Karanfil, Hasan Küçük; CTP’den Doğuş Derya, Erkut Şahali; DP’den Hasan Tosunoğlu ve YDP’den Talip Atalay’dan oluştu.

Doğal Afet ve Depremle İlgili Mevzuatın Düzenlenmesine İlişkin ad hoc komitede UBP’den Özdemir Berova, Ahmet Savaşan, Emrah Yeşilırmak; CTP’den Devrim Barçın, Fikri Toros; DP’den Hasan Tosunoğlu ve YDP’den Talip Atalay yer aldı.

 

ÜRETİLEN KARARLAR DOĞRULTUSUNDA HAREKETE GEÇİLDİ

Başbakan Ünal Üstel Deprem Denetim Komitesi’nin ilk toplantısının ardından bir açıklama yaptı.

Başbakan Ünal Üstel’in açıklaması şöyle;

“Yaşanan felaketin ardından ülkemizin olası bir depreme hazır hale getirilmesi için gerekli çalışmaları yapmak üzere Başbakanlığa bağlı bir Deprem Denetim Komitesi’nin kurulması kararını üretmiştik.

Komitemiz hiç zaman kaybedilmeden kurulmuş, ilk toplantısını gerçekleştirmiş, ilk kararlarını üretmiş, Başbakanlığımız ise üretilen kararlar doğrultusunda hemen harekete geçerek gerekli girişimleri başlatmıştır.

Başbakanlık olarak ülkemizin olası her türlü doğal afete karşı ihtiyaç duyacağı tüm adımları atma ve eksiklerimizi en kısa sürede tamamlama kararlılığındayız.

Halkımızın güven içerisinde yaşamını sürdürmesi için gece gündüz demeden çalışmaya devam ediyoruz.”

Deprem Denetim Komitesi;

1- Kamu binaları envanter listesinin ivedilikle çıkarılmasına,

2- Bina önem kat sayısı yüksek olan hastahane, sağlık ocağı ve okullarımızdan başlayarak tüm kamu binalarının depreme karşı dayanıklılık testinin ve sınıflandırılmasının yapılmasına,

3- Mühendislik Fakültesi olan üniversitelerimizden personel ve laboratuvar katkısı alınması için gerekli girişimlerin başlatılmasına,

4- İnşaat Mühendisleri Odası’nın denetimlerde görev alacak ekiplerin belirlemesine ve denetimlere ilişkin eğitim çalışmalarına hemen başlatılmasına karar vermiştir.

Başbakanlık Deprem Denetim Komitesi Üyeleri:

Başbakan Ünal Üstel, Hüseyin Cahitoğlu (Başbakanlık Müsteşarı), Durali Güçlüsoy (DPÖ Müsteşarı), Halil Sakallı (İçişleri Bakanlığı Müsteşarı), Oğuz Akçay (Planlama İnşaat Dairesi Müdürü), Ayşen Albayrak (Jeoloji Maden Dairesi Müdürü) Cafer Gürcafer (Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği), Tunç Adanır (Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odası Birliği), Oğuz Vadilili (Yerbilim Mühendisleri Odası), Gürkan Yağcıoğlu (İnşaat Mühendisleri Odası), Dr. Hilmi Dindar (Jeofizik Yüksek Mühendisi), Tahir Çelik (İnşaat Mühendisi, Yapım Yönetimi)

AFET BÖLGESİNE İKİNCİ PATATES BAĞIŞI YAPILDI

 

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı uhdesinde Toprak Ürünleri Kurumu tarafından afet bölgesine ikinci patates bağışı yapıldı.

Toprak Ürünleri Kurumu (TÜK) başlatmış olduğu afet bölgesine patates yardımı yapma hedefi çerçevesinde patates üreticilerinin bağışları ile birinci sevkiyatta 24200 kilo patates gönderilmişti.

Kampanya bağlamında üreticilerden toplanan ve yine TÜK tesislerinde işlenen 20200 kilo donmuş parmak patates de dün akşam afetzedelere ulaştırılmak üzere yola çıktı.

TÜK Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun sevkiyattan sonra yaptığı açıklamada, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz’a, TÜK Yönetim Kurulu Üyelerine, emeği geçen  kurum çalışanlarına, organizasyona destek veren Başbakanlık Afet ve Acil Durum Komitesine ve Lojistik desteği  sağlayan Hasan Gazi’ye teşekkür etti. Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun afetzedelere küçükte olsa katkıda bulunmaktan ötürü duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

 

 

ÖZTÜRK: HEPİMİZ UZUN SÜRE BUNUN ŞOKUNU ATLATMAYA ÇALIŞTIK

UBP Milletvekili Yasemi Öztürk katıldığı bir TV programında gündeme dair soruları yanıtladı.

Kolay bir süreç içerisinde olmadığımızı ifade eden Öztürk: Hepimiz uzun süre bunun şokunu atlatmaya çalıştık. Deprem olduktan sonra uzun süre yüzümü dahi yıkamak istemedim, hayattan hiçbir beklentimin olmadığı bir depresyon içerisindeydim. Can kayıplarımız oldu, bunu kabullenmek ve bu süreci atlatmak hiç kolay olmadı. Ama hayat devam ediyor ve ister istemez buna alışmamız gerekiyor. Bundan sonraki depremlere daha hazırlıklı olacağızdır diye düşünüyorum. Dün akşam da deprem oldu ve son günlerde bu sık yaşanmaya başladı. Özellikle çocuklara deprem sırasında ne yapılması gerekiyor konusunda ders verilmeli. Bir de binaların depreme dayanıklı mıdır değil midir konusunda adımların atılması gerekir.

KKTC’de bulunan birçok binanın da hasar gördüğünü duyduklarını belirten Öztürk: Özellikle okullarımız, hastanelerimiz, kamu binalarının ilk etapta denetlenmesi gerekir bunun için de zaten maaşlarda bir kesintiye gidilmesi için kanun hükmünde kararname çıktı dün. Onu hükümet geri çekti yasa hazırlanması noktasında bir çalışma yapıyor. Buradan gelecek kesintilerde belli bir deprem fonu oluşturup bu tür binaların yapılandırılması konusunda çalışmalar yapılacak, yapılıyor.
Kaynak : Kıbrıs Gazetesi

TATAR VE HRİSTODULİDİS PERŞEMBE GÜNÜ İLK KEZ BULUŞACAK

Buluşma saat 11.00’de başlayacak.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar,  Rum Yönetimi başkanlığına seçilen Nikos Hristodulidis ile perşembe günü ilk kez buluşacak.

“1+1″ formattaki gayrı resmi buluşma BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Colin Stewart’ın ara bölgedeki resmi ikametgahında yapılacak.

Buluşma saat 11.00’de başlayacak.

İŞTE DEPREM FELAKETİNE KARŞI ALINACAK TEDBİRLER…

 

 Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı, deprem felaketine yönelik alınacak tedbirleri açıkladı.

 

Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı, ülkemizde yaşanması muhtemel bir deprem felaketine yönelik olarak, deprem öncesi, esnası ve sonrasında halk tarafından alınması gereken önlemler hakkında önemli bilgiler paylaşıldı.

  1. Deprem öncesinde;

Yapısal olamayan, yani binadan değil de eşyalardan kaynaklanacak hasarlardan korunmak için günlük kullanılan eşyaların bina içerisine yerleştirilmesinde;

  • Dolap üzerine konulan eşya ve büro malzemelerin kayarak düşmelerini önlemek için plastik tutucu malzeme veya yapıştırıcılarla sabitlenmelidir.
  • Soba ve diğer ısıtıcılar sağlam malzemelerle duvara veya yere sabitlenmelidir.
  • Dolaplar ve devrilebilecek benzeri eşyalar birbirine ve duvara sabitlenmelidir. Eğer sabitlenen eşya ve duvar arasında boşluk kalıyorsa, çarpma etkisini düşürmek için araya bir dolgu malzemesi konulmalıdır.
  • Tavan ve duvara asılan avize, klima vb. cihazlar bulundukları yere ağırlıklarını taşıyacak şekilde, duvar ve pencerelerden yeterince uzağa ve kanca ile asılmalıdır.
  • İçinde ağır eşyalar bulunan dolap kapakları mekanik kilitler takılarak sıkıca kapalı kalmaları sağlanmalıdır.
  • Zehirli, patlayıcı, yanıcı maddeler düşmeyecek bir konumda sabitlenmeli ve kırılmayacak bir şekilde depolanmalıdır. Bu maddelerin üzerlerine fosforlu, belirleyici etiketler konulmalıdır.
  • Gaz kaçağı ve yangına karşı, gaz vanası ve elektrik sigortaları otomatik hale getirilmelidir.
  • Binadan acilen çıkmak için kullanılacak yollardaki tehlikeler ortadan kaldırılmalı, bu yollar işaretlenmeli, çıkışı engelleyebilecek eşyalar çıkış yolu üzerinden kaldırılmalıdır.
  • Geniş çıkış yolları oluşturulmalıdır. Dışa doğru açılan kapılar kullanılmalı, acil çıkış kapıları kilitli olmamalıdır. Acil çıkışlar aydınlatılmalıdır.
  • Karyolalar pencerenin ve üzerine devrilebilecek ağır dolapların yanına konulmamalı, karyolanın üzerinde ağır eşya olan raf bulundurulmamalıdır.
  • Tüm bireylerin katılımı ile (evde, iş yerinde, apartmanda, okulda) “Afete hazırlık planları” yapılmalı, her altı ayda bir bu plan gözden geçirilmelidir. Zaman zaman bu plana göre nasıl davranılması gerektiğinin tatbikatları yapılmalıdır.
  • Bir afet ve acil durumda eve ulaşılamayacak durumlar için aile bireyleri ile iletişimin nasıl sağlanacağı, alternatif buluşma yerleri ve bireylerin ulaşabileceği bölge dışı bağlantı kişisi (ev, işyeri, okul içinde, dışında ve ya mahalle dışında) belirlenmelidir.
  • Önemli evraklar (kimlik kartları, tapu, sigorta belgeleri, sağlık karnesi, diplomalar, pasaport, banka cüzdanı vb.) kopyaları hazırlanarak su geçirmeyecek bir şekilde saklanmalı, ayrıca bu evrakların bir örneği de bölge dışı bağlantı kişisinde bulunmalıdır.
  • Bina yönetimince önceden belirlenen, mesken veya iş yerinin özelliği ve büyüklüğüne göre uygun yangın söndürme cihazı mutlaka bulundurulmalı ve periyodik bakımları da yaptırılmalıdır. Bu cihazlar;
  • Kolayca ulaşılabilecek bir yerde tutulmalıdır.
  • Yeri herkes tarafından bilinmelidir.
  • Duvara sıkıca sabitlenmelidir.
  • Her yıl ilgili firma tarafından bakımı yapılmalıdır.
  • Bir kez kullanıldıktan sonra mutlaka tekrar doldurulmalıdır.
  • Binalarda asansörlerin kapı yanlarına “Deprem Sırasında Kullanılmaz” levhası asılmalıdır.

 

  1. Deprem esnasında;

Kesinlikle panik yapılmamalıdır.

  • Sabitlenmemiş dolap, raf, pencere vb. eşyalardan uzak durulmalıdır.
  • Varsa sağlam sandalyelerle desteklenmiş masa altına veya dolgun ve hacimli koltuk, kanepe, içi dolu sandık gibi koruma sağlayabilecek eşya yanına çömelerek hayat üçgeni oluşturulmalıdır.
  • Baş, iki el arasına alınarak veya bir koruyucu (yastık, kitap vb) malzeme ile korunmalıdır. Sarsıntı geçene kadar bu pozisyonda beklenmelidir.
  • Güvenli bir yer bulup, diz üstü ÇÖK, Başını ve enseni koruyacak şekilde KAPAN, Düşmemek için sabit bir yere TUTUN
  • Merdivenlere ya da çıkışlara doğru koşulmamalı, balkona çıkılmamalı, balkonlardan ya da pencerelerden aşağıya atlanmamalıdır.
  • Kesinlikle asansör kullanılmamalıdır.
  • Telefonlar acil durum ve yangınları bildirmek dışında kullanılmamalıdır.
  • Kibrit, çakmak yakılmamalı, elektrik düğmelerine dokunulmamalıdır.
  • Tekerlekli sandalyede isek tekerlekler kilitlenerek baş ve boyun korumaya alınmalıdır.
  • Mutfak, imalathane, laboratuvar gibi iş aletlerinin bulunduğu yerlerde; ocak, fırın ve bu gibi cihazlar kapatılmalı, dökülebilecek malzeme ve maddelerden uzaklaşılmalıdır.
  • Sarsıntı geçtikten sonra elektrik, gaz ve su vanalarını kapatılmalı, soba ve ısıtıcılar söndürülmelidir.
  • Diğer güvenlik önlemleri alınarak gerekli olan eşya ve malzemeler alınarak bina daha önce tespit edilen yoldan derhal terk edilip toplanma bölgesine gidilmelidir.
  • Okulda sınıfta ya da büroda ise sağlam sıra, masa altlarında veya yanında; koridorda ise duvarın yanına hayat üçgeni oluşturacak şekilde ÇÖK-KAPAN-TUTUN hareketi ile baş ve boyun korunmalıdır.
  • Pencerelerden ve camdan yapılmış eşyalardan uzak durulmalıdır.

 

Deprem Anında Açık Alandaysanız;

  • Enerji hatları ve direklerinden, ağaçlardan, diğer binalardan ve duvar diplerinden uzaklaşılmalıdır. Açık arazide çömelerek etraftan gelen tehlikelere karşı hazırlıklı olunmalıdır.
  • Toprak kayması olabilecek, taş veya kaya düşebilecek yamaç altlarında bulunulmamalıdır. Böyle bir ortamda bulunuluyorsa seri şekilde güvenli bir ortama geçilmelidir.
  • Binalardan düşebilecek baca, cam kırıkları ve sıvalara karşı tedbirli olunmalıdır.
  • Toprak altındaki kanalizasyon, elektrik ve gaz hatlarından gelecek tehlikelere karşı dikkatli olunmalıdır.
  • Deniz kıyısından uzaklaşılmalıdır.

 

Deprem Anında Araç Kullanıyorsanız;

  • Sarsıntı sırasında karayolunda seyir halindeyseniz;
    • Bulunduğunuz yer güvenli ise; yolu kapatmadan sola yanaşıp durulmalıdır. Kontak anahtarı yerinde bırakılıp, pencereler kapalı olarak araç içerisinde beklenmelidir. Sarsıntı durduktan sonra açık alanlara gidilmelidir.
    • Araç meskun mahallerde ya da güvenli bir yerde değilse (ağaç ya da enerji hatları veya direklerinin yanında, köprü üstünde vb.); durdurulmalı, kontak anahtarı üzerinde bırakılarak terk edilmeli ve trafikten uzak açık alanlara gidilmelidir.
  • Sarsıntı sırasında bir tünelin içindeyseniz ve çıkışa yakın değilseniz; araç durdurulup aşağıya inilmeli ve yanına yan yatarak ayaklar karına çekilip, ellerle baş ve boyun korunmalıdır. (ÇÖK-KAPAN-TUTUN)
  • Kapalı bir otoparkta iseniz; araç dışına çıkılıp, yanına yan yatarak, ellerle baş ve boyun korunmalıdır. Yukarıdan düşebilecek tavan, tünel gibi büyük kitleler aracı belki ezecek ama yok etmeyecektir. Araç içinde olduğunuz takdirde, aracın üzerine düşen bir parça ile aracın içinde ezilebilirsiniz.

 

 

  1. Deprem sonrasında;

Kapalı alandaysanız;

 

  • Önce kendi emniyetinizden emin olun.
  • Sonra çevrenizde yardım edebileceğiniz kimse olup olmadığını kontrol edin.
  • Depremlerden sonra çıkan yangınlar oldukça sık görülen ikincil afetlerdir. Bu nedenle eğer gaz kokusu alırsanız, gaz vanasını kapatın. Camları ve kapıları açın. Hemen binayı terk edin.
  • Dökülen tehlikeli maddeleri temizleyin.
  • Yerinden oynayan telefon ahizelerini telefonun üstüne koyun.
  • Acil durum çantanızı yanınıza alın, mahalle buluşma noktanıza doğru harekete geçin.
  • Radyo ve televizyon gibi kitle iletişim araçlarıyla size yapılacak uyarıları dinleyin.
  • Cadde ve sokakları acil yardım araçları için boş bırakın.
  • Her büyük depremden sonra mutlaka artçı depremler olur. Artçı depremler zaman içerisinde seyrekleşir ve büyüklükleri azalır. Artçı depremler hasarlı binalarda zarara yol açabilir. Bu nedenle sarsıntılar tamamen bitene kadar hasarlı binalara girilmemelidir. Artçı depremler sırasında da ana depremde yapılması gerekenler yapılmalıdır.

 

Açık Alandaysanız;

 

  • Çevrenizdeki hasara dikkat ederek bunları not edin.
  • Hasarlı binalardan ve enerji nakil hatlarından uzak durun.
  • Önce yakın çevrenizde acil yardıma gerek duyanlara yardım edin.
  • Sonra mahalle toplanma noktanıza gidin.
  • Yardım çalışmalarına katılın. Özel ilgiye ihtiyacı olan afetzedelere -yaşlılar, bebekler, hamileler, engelliler- yardımcı olun.

 

Yıkıntı Altında Mahsur Kaldıysanız;

 

  • Paniklemeden durumunuzu kontrol edin.
  • Hareket kabiliyetiniz kısıtlanmışsa çıkış için hayatınızı riske atacak hareketlere kalkışmayın. Biliniz ki kurtarma ekipleri en kısa zamanda size ulaşmak için çaba gösterecektir.
  • Enerjinizi en tasarruflu şekilde kullanmak için hareketlerinizi kontrol altında tutun.
  • El ve ayaklarınızı kullanabiliyorsanız su, kalorifer, gaz tesisatlarına, zemine vurmak suretiyle varlığınızı duyurmaya çalışın.
  • Sesinizi kullanabiliyorsanız kurtarma ekiplerinin seslerini duymaya ve onlara seslenmeye çalışınız. Ancak enerjinizi kontrollü kullanın.

 

  1. Acil Durum Toplanma Alanları;

 

Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığınca; afet acil durumlar sırasında ve sonrasında

halkın risk taşımayan güvenli alanlara ivedilikle ulaşması maksadıyla “Afet ve Acil

Durum Toplanma Alanları” belirlenmiştir. Söz konusu alanlar;

 

  • Nüfus yoğunluğu,
  • Ulaşılabilirlik ve tahliye kolaylığı,
  • Mümkün olduğunca engellilerin ve yaşlıların ulaşımına uygunluğu,
  • Deprem sonrası oluşabilecek yangın, su taşkını, tsunami, altyapı ve benzeri ikincil
  • tehlikeler ile deniz, su kaynaklarından uzak alanlar olması,
  • Konut alanlarına yakın ancak yapısal ve yapısal olmayan unsurlardan etkilenmemesi,
  • Elektrik, su, tuvalet gibi temel ihtiyaçlar ve benzeri unsurların karşılanabileceği
  • yapılara yakınlığı gibi kriterler ile mümkün olduğunca kamuya ait uygun yerler tercih edilmiştir.

 

Halkımız, bulunduğu yere en yakın Acil Durum Toplanma Alanını Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı resmi web sayfası olan www.sivilsavunma.gov.ct.tr adresinde bulunan “Acil Durum Toplanma Alanları başlığı altından öğrenebilecektir.

 

Ülkemizde yaşanması muhtemel afet ve acil durumlarda halkımızın ihtiyaç duyacağı yardım için Sivil Savunma Acil Hattı ALO 101’i aramaları, yetkililerden gelecek duyuru, bilgi ve ikazları dikkate almaları, bu maksatla söz konusu durumlarda “Afet Radyosu” olarak çalışacak Kuzeyin Sesi Radyo Vatan (87.5 – 104.3), Radyo Vatan Nihavent (89.8-100.4) ve Radyo Vatan Türkü (94.4-100.5) frekanslarını takip etmeleri önem arz etmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

“HAFTAYA TÜM OKULLARDA DEPREM İLE İLGİLİ EĞİTİMLER VERİLECEK”

Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Eğitim Ortak Hizmetler Dairesi Müdürü Cengiz Uzun, Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı ile tüm okullarda deprem eğitimi verileceğini kaydetti.

Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Eğitim Ortak Hizmetler Dairesi Müdürü Cengiz Uzun, okullarda yapılacak deprem eğitimleri ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Uzun, Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı ile tüm okulları programlı şekilde ziyaret edip gereken tatbikatları uygulamalı ve eğitim şeklinde vereceklerini söyledi.

“HAFTAYA TÜM OKULLARDA DEPREM İLE İLGİLİ EĞİTİMLER VERİLECEK”

Dün birkaç okulda tatbikat yapıldığını belirten Uzun, haftaya tüm okullarda programlı şekilde depremler ile ilgili eğitim verileceğini açıkladı.

Uzun, uygulamalı eğitimlerin de yapılacağını ifade etti.

Kaynak: Kıbrıs Postası

YER YER YAĞMUR BEKLENİYOR

Meteoroloji Dairesi, bugünden itibaren hava sıcaklığının düşeceğini, Perşembe ve Cuma günü de yer yer hafif yağmur beklendiğini açıkladı.

Meteoroloji Dairesi, haftalık hava durumu raporunu açıkladı.

Meteoroloji Dairesi’nin tahmini hava raporuna göre, bölge, alçak basınç sistemi ile soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak.

Havanın, bugün ve yarın az bulutlu, zamanla parçalı bulutlu; Perşembe ve Cuma günü yer yer hafif yağmurlu; Cumartesi günü parçalı bulutlu; Pazar ve Pazartesi günü de açık az bulutlu geçmesi bekleniyor.

En yüksek hava sıcaklığının genellikle iç kesimler ve sahillerde 18-21 derece dolaylarında seyretmesi; rüzgarın da genellikle kuzey ve batı yönlerden orta kuvvette esmesi öngörülüyor.

DÜÇ DUYURDU! SON TARİH 10 MART

 

Devlet Üretme Çiftlikleri Dairesi, kasaplık hayvan satışıyla ilgili açıklamada bulundu.

Daire’den yapılan duyuru şu şekilde:

  1. Şht. Tğm. Doğuş Uran Devlet Üretme Çiftliğinde 40 baş kasaplık kuzu kapalı zarf yöntemi ile canlı ağırlık üzerinden satılacaktır. Taban Fiyatlarımız kuzu 80 TL/Kg olarak belirlenmiştir.
  2. Teklifler KDV’siz olarak verilecektir.
  3. İdare herhangi bir teklifi kabul etmek zorunda değildir.
  4. Ödemeler peşin(Nakit) veya banka teminatlı çekle yapılacaktır.
  5. Kasaplık satışına sunulan hayvanlar ilgili çiftliklerimizde görülebilir. Teklifler en geç 1 Mart, 2023 Çarşamba günü saat 11:00’e kadar Şht. Tğm. Doğuş Uran Devlet Üretme Çiftliğimizdeki teklif kutusuna atılmalıdır. Geç gelen teklifler dikkate alınmayacaktır.
  6. İhaleyi kazananlar en geç 10 Mart Cuma 2023 tarihine kadar hayvanları almak zorundadır. 10 Mart Cuma günü mesai bitimine kadar hayvanların alınmaması durumunda İhale kararı iptal edilecektir.

BEKLENEN ÖDEME GERÇEKLEŞTİ

 

Genel Tarım Sigortası Fonu “Hayvancılık Zorunlu Sigorta Tüzüğü” gereğince Aralık ayında Büyükbaş Hayvan Düşük Zararı olan, 185 üreticiye 312 vaka için toplam 617,760 TL tazminatın ödendiğini duyurdu.

Açıklamada banka hesap numarası veren üreticilerin tazminatları hesaplarına yatırılmış olup hesap numarası vermeyen üreticiler ise tazminat çeklerini kimlik kartlarını ibraz etmeleri koşulu ile Genel Tarım Sigortası Fonu’ ndan alabilecekleri belirtildi.

İRAN SALLANDI

İran’ın güneybatısındaki Fars eyaletinde 5,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

İran’ın güneybatısındaki Fars eyaletinde 5,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. İran Ulusal Sismoloji Merkezinin verilerine göre, merkez üssü Fars eyaletine bağlı Dorz köyü olan 5,2 büyüklüğündeki deprem, yerel saatle 09.35’te kaydedildi. Depremin 10 kilometre derinlikte meydana geldiği belirtildi. Sarsıntı sonrasında can ya da mal kaybı olup olmadığına ilişkin ise henüz açıklama yapılmadı.

DÖVİZ GÜNE NASIL BAŞLADI?

Döviz kurları güne nasıl başladı? Serbest piyasada döviz kurlarında son durum.

KUR       ALIŞ       SATIŞ

USD      18.8400                18.9800

EUR      20.1000                20.2500

GBP      22.6500                22.8100

BAŞBAKAN ÜSTEL’DEN DEPREM AÇIKLAMASI…

Başbakan Ünal Üstel, merkez üssü Hatay olan ve ülkemizde de hissedilen depremlere ilişkin açıklama yaptı.

Başbakan Ünal Üstel, merkez üssü Hatay olan ve ülkemizde de hissedilen depremlere ilişkin açıklama yaptı.

Başbakan Üstel’in açıklaması şöyle:

“Bu akşam 19.00 dolaylarında Kandilli Rasathanesi’nin verilerine göre merkez üssü Hatay’ın Defne ve Samandağ ilçeleri olan 6.4 ve 5.8 büyüklüğünde 2 deprem daha yaşadık. Bu, son 15 gün içerisinde bizlerin de ciddi şekilde hissettiği 4. deprem oldu. Bana iletilen ilk verilere göre ülkemizde herhangi bir hasar oluşmamıştır. Hepimize tekrardan geçmiş olsun.

Hükümet olarak Türkiye’de gerçekleşen asrın deprem felaketinin ardından ülkemizin de olası bir depreme hazır hale gelmesinin son derece yaşamsal olduğu ve hızlı hareket ederek acil durum eylem planlarına uygun bütçeleme yapabilmenin gerekliliği görüşünü ortaya koymuş ve kaynak yaratma noktasında bazı adımlar atmıştık.

Bu düşünceden hareketle geçirdiğimiz Yasa Gücündeki Kararname ile yarattığımız kaynakların ise;

1. Yapılacak depreme dayanıklılık denetimleri sonucunda, okul binaları, hastane ve sağlık ocakları başta olmak üzere kamu binalarında ve diğer yapılarda ihtiyaç duyulacak yapısal iyileştirmelere,

2. Sivil Savunma ve İtfaiye teşkilatlarımızı olası bir depreme hazırlamak için ihtiyaç duyulan araç, teçhizat ve teknik donanım eksiklerinin giderilmesine,

3- Türkiye Cumhuriyeti’nde depremden etkilenen insanların yaralarının sarılmasına ve kaybettiğimiz yurttaşlarımızın anılarının yaşatılmasına  yönelik kullanılacağını da açıklamıştık.

Bugün yapılan Meclis oturumunda hükümetimiz, yapılan ‘ortak hareket edelim’ şeklindeki önerileri yapıcı bulmuş ve tüm milletvekillerinin olumlu oylarıyla, bu konuları ele alacak 3 geçici ve özel ADHOC Komite’nin kurulması Genel Kurul’da karara bağlanmıştır.

Biz, yapıcı her tür öneriye ve diyaloğa açık olduğumuzu, ülkemiz için doğru şeyler yaparak en kısa sürede olası bir afete hazırlanma gayesi içinde olduğumuzu, dün yaptığımız açıklamada da  bugün de bir kez daha net bir şekilde ortaya koymuş bulunmaktayız.

Umuyorum ki, ilgili komite hiç zaman kaybetmeden çalışmalarına başlayacak ve bir an önce depreme hazırlık için ihtiyaç duyulan kaynağı oluşturma çalışmalarının önünü açacaktır.

Kısır tartışmalara heba edilecek zamanımız yoktur. Zaman, çok kısa bir sürede olası tüm doğal afetlere karşı ülkemizi hazır duruma getirme zamanıdır. Bunu ancak, toplumsal bir mutabakat, dayanışma ve hızlı hareket ederek başarabiliriz.

Tekrardan hepimize geçmiş olsun…”

“DEPREMİN SİYASETİ OLMAZ, UZLAŞMAK ASLİ GÖREVİMİZ OLMALI”

“KEŞKE DEMEMEK İÇİN DEPREME BUGÜNDEN HAZIRLIKLI OLMALIYIZ”

Ulusan Birlik Partisi (UBP) Milletvekili ve UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu BRT’de katıldığı programda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye’de 11 şehri etkileyen yıkıcı depremde hayatını kaybedenler için başsağlı, yaralılara acil şifalar,
yakınlarına sabır dileyerek sözlerine başlayan Hasipoğlu, milletçe büyük bir üzüntü içinde olduğumuzu ifade etti.
Öncelikli olarak yaraları sarmakla yükümlü olduklarını dile getiren Hasipoğlu, yeni eğitim-öğretim yılının başladığına işaret ederek şunları söyledi: “Ben Gazimağusa Türk Maarif Koleji mezunuyum.
Kızımda aynı okulda ve okul arkadaşlarını, öğretmenlerini kaybetmiş olmanın üzüntüsü içerisinde.
Bu yüzdenGazimağusa’da hüzün bir başka. Bunu kolay kolay atlatamayacağız ama yaraları sarmak ve buna
sebep olanların cezalandırılması için sürecin takipçisi olacağız.”
Bakanlar Kurulu’nun bu süreçte tedbirler ve yardımlar bağlamında aldığı kararlara dikkat çeken
Hasipoğlu, “Hayat devam ediyor ve maalesef giden canlarımız geri gelmeyecek. Ama onların isimlerini
yaşatmak için elimizden geleni yapmalıyız ve suçluların en ağır cezayı alması için her türlü yardımı yapmalıyız” dedi.

MECLİS DAVALARIN TAKİPÇİSİ OLACAK

Depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızla ilgili davaların takipçisi olmak için Meclis içerisinde
bir komite kurulması kararını muhalefetle de görüştüğünü ve konuya sıcak baktıklarını belirten
Hasipoğlu, oluşturulacak komitenin amacını şu şekilde açıkladı: En şeffaf şekilde halkımıza bu süreç
hakkında bilgi vermek için takipçisi olmak istiyoruz. Oluşturulacak komitenin takip edeceği meseleler Türkiye”de depremden dolayı başlatılan yargı süreçleridir. Vatandaşlarımızın mağdur edildiği binalar, o binaların sahipleri, binalarla ilgili müellifler,
müteahhitleri aleyhine açılan davaları takip etmek, hak arama mücadelesinde koordinasyonu ve bilgi
akışını sağlamaktır. Ayrıca hukuki ve adli yardımda bulunulmasıdır. Devletin içinde bulunduğu bir
takip mekanizması vardır. Meclis seviyesinde de bu işin takip ediliyor olması önemlidir.”

“BUNU YAPANLAR KATİLDİR”

Bu yapıları yaparak insanların hayatlarını kaybetmelerine sebebiyet verenleri “Katil” olarak niteleyen
Hasipoğlu, “Sorumlular en ağır şekilde cezalandırılmalıdır” dedi.
Ülkemizin deprem kuşağında yer aldığını ve Sivil Savunma Teşkilatı ile İtfaiye’nin güçlendirilmesi
gerektiğine vurgu yapan Hasipoğlu, Bakanlar Kurulu kararı doğrultusunda bu kalemlere ayrılan
bütçeyi önemsediğini söyledi.

“BAŞBAKAN SARİH BİR ŞEKİLDE TÜM GİDER KALEMLERİNİ AÇIKLADI”

Kalemlere yapılacak harcamalarla ilgili bilgilendirmenin Başbakan Ünal Üstel tarafından kamuoyuna
duyurulduğunu anımsatan Hasipoğlu, maaş kesintileri ile ilgili gelen eleştirilere karşılık şunları söyledi:
“CTP iktidarı Soma maden faciası ve Beşparmak yangınlarında yüzde 1 ve yüzde 2 olmak üzere o
dönemlere kesintiler yapmıştır. Şimdi ki kesintiler de kademeli olarak gerçekleşecektir. Muhalefete
anlam veremiyorum. Zamanında iki kere böyle bir karar almışlardır. Şimdi bizim hükümetimiz böyle
bir karar alıyor ve Anayasa’ya aykırı diyorlar. Meseleyi hukuki düşünmemek lazım. Bu para ne için
toplanıyor ve nerede kullanılacak bellidir. Başbakanımız Harcanacak olan para da kalem kalem açıklanmıştır. Eğer
sorun şeffaflıksa muhalefetinden sendikasına kadar herkes kuruşu kuruşuna harcanan paraları takip etsinler, memnun oluruz. Toplanan
paralar deprem felaketine yönelik olarak oluşturulan ve şeffaf bir biçimde açıklanan kalemler için kullanılmaz ise, hemen sayıştaylığı devreye soksunlar veya yargıya gitsinler, hiç itirazım olmaz. Sorunu salt bir Hhukuki mesele olarak görmemek gerekir, gerekirse maaşından kesinti yapılmasını istemeyenler dilekçe versinler, şahsen buna da itirazım olmaz.Ancak Böyle bir felakete de herkesin duyarlı olması lazımdır.”
Depreme karşı hazırlıklı olmalıyız vurgusu yapan Hasipoğlu, “Hükümetimiz bugünden düğmeye
basmıştır. Belki daha önceden yapılmalıydı ama başımıza felaket gelmedikçe biz bunları yapmıyoruz.
Herkes elini taşın altına koymalıdır ve o keşke dememek için bugün bunu yapmalıyız” dedi.
Yapı denetim noktasında belediyelerin de yetkili kılınması gerektiğini ifade eden Hasipoğlu, konuyla
ilgili bir yasa tasarısının hazır olduğuna işaret etti.

“YENİ LİDERDE UMUT IŞIĞI GÖRMÜYORUM”
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seçimini Nicos Hristodulidis’in
kazanması ile birlikte Kıbrıs konusunda değişecek bir şey olup olmayacağı konusuna da dikkat çeken
Hasipoğlu, “Görüşmelerden hiçbir zaman kaçmamak lazım. Güney’de yeni lider Hristodulidis’in ilk
açıklamaları Kıbrıs konusuna nasıl baktığının sinyalini vermiştir. Bu zihniyetle bir çözüme ulaşamayız.
Öncelikler bizim egemenliğimizi kabul etmeli ve adanın zenginliklerini paylaşmayı öğrenmelidirler.
Yeni liderde bu konuda pek fazla umut ışığı görmüyorum. Umarım yanılırım.
” diye konuştu.

BAŞBAKAN ÜSTEL MECLİS’TE KONUŞTU…

Meclis Genel Kurul’unda konuşma yapan Başbakan Ünal Üstel, yasa gücünde kararnameyi muhalefet ve koalisyon ortaklarıyla  değerlendirdiklerini ve söz konusu yasaları geri çekip 3 komite kurulduğunu belirtti. Maaş kesintilerine ilişkin yasa gücünde kararname ve yasa tasarısını geri çektiklerini açıklayan Üstel, geçici 3 farklı komite oluşturulmasına karar verdiklerini ifade etti.

Komiteler ise şunlar;

1-Türkiye Cumhuriyeti’ndeki deprem ile ilgili hukuki ve adli sürecin izlenmesine yönelik geçici Ad Hoc Komite

2- Depreme dair mali, idari ve sosyal önlemlerin takibine ilişkin Ad Hoc Komite kuruldu. 7 üyeden oluşacak.

3- Doğal afetle ilgili mevzuatın düzenlenmesine ilişki Ad Hoc Komite kurulacak. 7 üyeden oluşacak.