Archives Ocak 2024

Başbakanlık DPÖ Müsteşarı Durali Güçlüsoy, İsias Otel dava sürecini değerlendirdi…

35’i Kıbrıslı Türk 72 kişiye mezar olan İsias Otel davası için kafile ile birlikte Türkiye’ye giden ve yargıyı yakinen takip eden Güçlüsoy, Türkiye Cumhuriyeti’ne teşekkürlerini iletti.
6 şubat deprem gününde aileler ve arama kurtarma ekipleri ile birlikte yola çıktıklarını bu süreçte son vatandaş enkazdan çıkarılana kadar beklediklerini belirten Güçlüsoy, bu süreçte arama kurtarma çalışmalarına devam edebilmeleri için seyyar baz istasyonu, jeneratör yardımında bulunan AFAD’a, valilik yetkililerine ve yalnız bırakmayan herkese bir kez daha teşekkür etti.

Güçlüsoy, “6 şubat günü arama kurtarma ekipleri ve ailelerle birlikte Adıyamana’a hareket ettik. 6 şubat günü öğleden sonra akşam üzeri Adıyaman’a vardık. Adıyaman’a varır varmaz Valilik, AFAD ve devlet kurumuna ait bütün yerel yetkililer bizimle çok samimi bir şekilde ilgilendi. Ekipman, iş makinası, gönüllü arama kurtarma ekiplerinden ve AFAD ekiplerinden bize hemen yardımcı olmaları için bir heyet oluşturdular. Anavatan Türkiye Cumhuriyeti bize orada çok sahip çıktı. Özellikle araç gereç ekipman ihtiyaçlarımızın karşılanmasında oradaki ailelerimizin ve arama kurtarma ekiplerimizin hauyatlarını idame ettirecek şekilde beslenmesi, soğukla mücadelesi ile alakalı AFAD ve valilik yetkilileri seyyar baz istasyonu kurdurup enkazın yanına iletişmimizi sağlamamamızı sağladılar. Geceleri de enkazda arama kurtarma çalışması yapabilmemeiz için jeneratörler sağladılar, jeneratörlerin çalışması için benzin sağladılar. Bu süreçte anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin ne kadar büyük ve güçlü bir devlet olduğunu ve insanına ne kadar önem verdiğini gözlemlemiş olduk. Biz de buradan götürdüğümüz arama, sivil savunma ekiplerimizle birlikte çok ciddi bir şekilde arama kurtarma çalışmalarımıza başlamıştık. Anavatan Türkiye Cumhuriyeti devletine minnettarlığımızı ve şükranlarımızı bir kez daha sunmak isterim” ifadelerini kullandı.

“DEPREM GÜNÜ OTEL SAHİPLERİNDEN AHLAKİ, İNSANİ VE VİCDANİ HİÇBİR YARDIM GÖRMEDİK”

6 Şubat depreminin ardından arama kurtarma ekipleri ile günlerce beraber çalışarak günlerce enkazdan ayrılmayan kafileye otel sahiplerinin maddi manevi hiçbir yardımda bulunmadığının ve o süreçte yalnız bırakıldıklarının altını çizen Güçlüsoy sözlerine devam etti;
“Üzülerek söylüyorum ki evlatlarımızı, vatandaşlarımızı bizlerden alanlar ne KKTC’nin ne de ailelerimizin yanında oldu. Duruşma sürecinde Adıyaman halkından gördüğümüz ilgi ve sevgi ise anlatılamaz…2 Ocak günü biz dava için ailelerimizle birlikte Adıyaman’a tekrar gittik. Orada gerek belediye başkanı olsun gerek valilik olsun gerek adliyedeki bütün yetkililer olsun çok güzel bir misafirperverlik, anlayış ve duyguyla bizi karşıladılar. Orada hiç yabancılık çekmedik. Bütün yetkililer bizi orada ismimizle çağırdı, o kadar hazırlanmışlardı bizim bu sürece gideceğimize. Bize çok sahip çıktılar, hiçbir konuda hiçbir eksikliğimizi yaşatmadılar. Gerek Adıyaman Belediyesi, valilik, emniyet güçleri, il emniyet müdürlüğü olsun son derece nazik, kibar, anlayışlı ve hoşgörülü bir şekilde tüm kafilemize sahip çıktılar, bizi orada bir an olsun yalnız bırakmadılar.
Dava gece geç saatlere kadar sürdüğünde bile yanımızda oldular, bir ihtiyadcımızın olup olmadığıyla ilgilendiler. Bu süreçte bize gösterilen anlayış hürmetten Adıyaman’daki tüm yetkililere, görevlilere çok teşekkür ederim.
Mahkeme sürecinde de mahkeme heyeti de çok anlayışlı ve hoşgörülü davrandı. Çok profesyonel bir düzen sergilendi. Tüm Kıbrıstan gelen kafilede son derece memnun ayrıldı oradan. Türk adaletine olan güvenimiz tamdır. İnşallah gerekli cezalar da verilir. Büyükelçimiz Metin Fevzioğlu da konuyla birebir ilgileniyor. O da olayın her aşamasında desteklerini ve yardımlarını esirgemiyor. Türkiye Cumhuriyetinin tüm yetkililere konuya hasasiyetini bildiriyorlar. Bu sürecin en sağlıklı ve doğru şekilde sonuçlanacağına olan inancımız tamdır. Hepsine yürekten teşekkürlerimizi sunarım.”

Gardiyanoğlu: “Asgari Ücret Denge Meselesi”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Kuzey Kıbrıs TV’de Ahmet Kaptan’ın hazırlayıp sunduğu ‘Kaptan’ın Günlüğü’ programına konuk oldu. Asgari Ücret ile ilgili açıklamalarda bulunan Gardiyanoğlu, hem işçi hem de işverenin mutlu olacağı bir rakamı belirlemek arzusunda olduğunu belirtti.
“Asgari ücret tamamen bir denge meselesidir.”diyen Gardiyanoğlu ,
tarafların mutlu olacağı bir rakamı oy birliğiyle belirleme hedefinde olduğunu vurguladı.
Gardiyanoğlu “Hem işçi hem işveren kısmını mutlu edecek, orta bir rakamda anlaştırmayı planlıyorum. Büyük ihtimalle Perşembe günü masayı toplamayı planlıyorum. Bu hafta asgari ücreti belirleyeceğimizi düşünüyorum. Zaten Hayat Pahalılığı %50.3 olarak açıklandı. Buna göre her iki tarafında memnun kalacağı, oy birliğiyle kararlaştırılacak bir rakamla masadan kalkacağımızı düşünüyorum”ifadelerini kulandı.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÇAVUŞOĞLU İSİAS DAVASINI DEĞERLENDİRDİ…

Sibel Kolçak’ın hazırlayıp sunduğu Meclis’te Bugün programına katılan Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu Adıyaman’da dört gün süren dava sürecini değerlendirdi…

“SANIKLARI DİNLEDİK,ÇOK İYİ YALAN SÖYLÜYORLAR…”

Kıbrıs Türk halkında derin yaralar açan deprem kayıplarının çok olmasına rağmen Şampiyon Melekler takımının o kayıpların sembolü olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, Adıyaman’da geçen dava sürecini şu şekilde yorumladı..

 

“6 şubat 2023 tarihinde yaşanılan bu dramın ülkede yarattığı sıkıntı üzüntü gerçekten kelimelerle tarif edilemeyecek ölçekte devam etmektedir. Suçluların cezalandırılması kayıplarımızı geri getirmeyecektir
ama adalet adına vicdanların rahatlaması adına da bir nebze su serpme olacağını söylemiştik. Şampiyon meleklerin yakınları birinci sırada olmak üzere bir dernek kurulmuştu. Derneğe tüm halkın desteği tamdır.
Kayıplarımızla üzülen halk hala daha kayıplarımızın arkasındadır, suçluların cezalandırılmasını istiyor. Bu kapsamda devletimiz, hükümetimiz  suçluların cezalandırılmasıyla ilgili hukuk
mücadelesini üstlenmek adına her türlü gideri karşılayıp hukuki zeminde bu mücadelenin verilmesi yönünde motivedir. 6 şubat döneminde halkımızla birlikte 200-300 kişi oradaydık. Ama tüm halk bizimleydi bunu hissediyorduk.
Daha sonra Kıbrıs’ta depremle ilgili mücadelelerle ilgili, okulların sağlamlaştırılması ile ilgili halk elini taşın altına koymuştu. Hukuk mücadelesinin güçlü olması için yürüyüşlere
halkımız destek veriyor. Adıyaman’a 2 ocak günü tekrardan gittiğimizde 6 şubatta halkı ne kadar yanımızda hissediyorsak o kadar yanımızda hissettik. Yaklaşık olarak 100 kişi civarı grup ile gittik oraya.
Orada Şampiyon Meleklerin yakınları başta olmak üzere bizler de oradaydık. Ben hem hükümet adına görevliydim. 6 şubatta yaşadıklarımız adına tanık pozisyonunda oraya gitmiştim. Aynı otelde konakladık tüm gün,
mahkeme gece yarılarına kadar devam etti. Mahkeme kalabalığı tutabilecek bir ortam yaratmıştı. Bunun için Türkiye Cumhuriyeti Devletine teşekkür etmemiz gerekiyor. Kahvaltıdan gece yarısına kadar mahkemedeydik,
mahkemeden sonra otelde değerlendirme toplantıları yaptık. Öğle yemeklerinde polis derneği var orada bizlere çorba ikram ettiler onlara da teşekkür etmek isterim nasıl ki halk bize yardımcı oldu. Aynısını burada da yaşadık.
Çorbanın maddi yansımasından çok manevi yansıması doyurdu. Sanıkları dinledik çok üzüldük, çok iyi hazırlanmışlar çok iyi yalan söylüyorlar. Sanki gökdelen gibi bir bina yapmışlar , o zaman bu bina neden yıkıldı?
72 kişi neden vefat etti? Bu binada götürdüğümüz beton kırıcıları neden kullanmadık. Bu soruların cevaplarını istiyoruz mahkemeden ve sanıklardan. Sanıklar kendilerinin tamamen suçsuz olduklarına yönelik söylemlerde bulundular.
Çok güçlü bir avukat kadrosu ile oradaydılar. Avukatlar onları savunuyor ama biliyoruz ki vicdanlarında müvekkillerinin suçlu olduğunu bildiklerini düşünüyorum. Aileler düşüncelerini hislerini anlattığında onların da etkilendiğini
düşünüyorum. Aileler yaşadıklarını çok güzel ifade ettiler. Bu bir hukuk sürecidir.”

“BU HUKUK MÜCADELESİ MAHKEME SALONLARINDA BİR SAHNEYE DÖNÜŞECEK”

2 gün süren dava sürecinin, konunun rehavetinin anlaşıldığına dair bir gösterge olduğunu belirten Çavuşoğlu, “Bu hukuk mücadelesi mahkeme salonlarında bir sahneye dönüşecek. Karşılıklı avukatların savaşı olacak diye düşünüyorum.” dedi.

“ÇOCUKLAR BOĞULARAK ÖLDÜ”

6 şubat depreminde enkaza dönen İsias Otel’in sahiplerinin ve çalışanlarının verdiği ifadelerin kurgu ve yalan olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, “Savunmaya çok iyi hazırlanmıştı otel sahipleri ve onların kurguladığı ekip. O yüzden bu tip kendilerini kurtaracak
şekilde cevaplar vermeleri gayet doğaldır. Çünkü otel 3-5 saniye içerisinde kumlaşarak çöktü, çocukların ölümünden bellidir. Çocukların çoğu boğularak öldü. Yerinden bile kıpırdayamadı kimse. Ben otel sahibini dinlediğimde
bunu gözlemledim nerden kaçabileceklerini nereden yakalanmayacaklarını bilerek konuştuğu aşikardır.” ifadelerini kullandı.

“CİNAYETTEN YARGILANMALILAR,BU İNSANLAR KATİLDİR”

 

Davanın cumartesi günü de devam ettiğini belirten Çavuşoğlu Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bu davaya önem verdiğini ve Türk yargısına güvendiklerini ifade etti.

“Sayın hakimin orada arka arkaya görüşebilmek adına kalabalık bir ekip gittik avukatlar şehir dışından geliyor aileler rehberlerin aileleri birçok yerden geliyor. Çok farklı yerlerden gelindiği için hakim anlayış
göstermiş ve günleri boşaltarak arka arkaya görüşmeler devam etmiştir ve gece yarısı 1’e kadar devam etti. Onlar açısından yorucu olmuştur eminim. TC Devletinin bu davaya önem verdiğini düşünüyorum. Birçok insanın
umududur bu dava. Suçluların cezalandırılması ve belki de Türkiye’de bu depremin deprem yapılaşması anlamında veyahut da inşaat yapılanmalarında bir yeni sayfa olabileceğini düşünüyorum.”

DAÜ NÜN RAPORU GEÇERLİ SAYILACAK MI?
DAÜ yetkilendirilmemiştir mahkeme tarafından diye kabul edilmesi mümkün değil.

“BİZ SONUNA KADAR ÇOCUKLARIMIZIN CANSIZ BEDENİNİN, AÇILMAYAN GÖZLERİNİN KONUŞMAYAN DİLLERİNİN SÖZCÜSÜ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Mahkeme sürecinin uzun saatler görüşülmeyeceğini mesai saatleri içerisinde davanın görülmesini beklediklerini aktaran Çavuşoğlu, mahkemenin müşteki dinlemek için uzun saatler açık tutulduğunu belirtirken, ailelerin sağduyulu
bir şekilde davalarına sahip çıkmasını ve inançlarını görmenin mutluluk verdiğini belirtti. “26 nisanda da bilirkişi raporlarının çatışmasını göreceğiz diye düşünüyorum.” diye konuşan Çavuşoğlu, tekrardan
orada olmayı istediklerini belirtirken, “Büyük bir ihtimalle Ahmet Bozkurt taraftarları bizim bilirkişi raporlarımızı çürütecek başka bilirkişi
raporları çıkarıp bu kavgayı orada sürdürebilirler…” ifadelerini kullandı.

“İSİAS BÜTÜN KKTC VE TC HALKININ KALBİNDE”

“Konuşulanların büyük bir kısmını aktarabildiler buraya halkı bilgilendirdikleri için öncelikle basın mensuplarına teşekkür etmek istiyorum. Mahkeme ile otel arasındaki ulaşımı ve Yemekleri devlet olarak biz üstlenmiştik.
Ama Adıyaman halkına da çok teşekkür ediyoruz. İsias bütün KKTC ve TC halkının kalbinde.”

Sibel Tatar: Çocuklara yapılan her yatırım, ülkenin geleceğine yapılan yatırımdır

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın eşi Sibel Tatar, çocuklara yapılan her yatırımın ülkenin geleceğine yatırım olduğunu vurgulayarak, başta Mutlu Çocuklar Anne Baba El Kitabı, Özel Gereksinimli Mutlu Çocuklar Ebeveyn El Kitabı, Fidan Çocuk Korosu ve Orkestrası, Çocuk Hakları Çalıştayı ve Çocuk Adalet Yasası olmak üzere, çocuklar için yürüttükleri projeleri anlattı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın eşi Sibel Tatar çocuklar için yürüttükleri projeleri Türk Ajansı Kıbrıs’a anlattı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın eşi Sibel Tatar, çocuklara yapılan her yatırımın ülkenin geleceğine yatırım olduğunu vurgulayarak, başta Mutlu Çocuklar Anne Baba El Kitabı, Özel Gereksinimli Mutlu Çocuklar Ebeveyn El Kitabı, Fidan Çocuk Korosu ve Orkestrası, Çocuk Hakları Çalıştayı ve Çocuk Adalet Yasası olmak üzere, çocuklar için yürüttükleri projeleri anlattı.

Ailece İstanbul’da yaşadıkları dönemde, kızlarının gittiği okulda, “anne-baba okulu” etkinlikleri yapıldığını ve kendisinin de bu etkinliklere katıldığını belirten Tatar, “Bu etkinliklerden hem zevk aldım hem de birçok bilgi edindim. Hep böyle bir imkân olsa da Kıbrıs’ta da aynısını yapabilsek diye düşünürdüm” dedi.

Yıllar sonra konuyu Prof. Dr. Ayşe Işık Gürşimşek’e açtığını ifade eden Sibel Tatar, sonunda daha kalıcı bir kaynak oluşturmak adına kitap projesi yapmaya karar verdiklerini dile getirdi.

“Kitap yaparsak bu birikim, bu bilgi, yıllarca ailelerle ve eğitimcilerle paylaşılabilir dedik” diyen Sibel Tatar, daha sonra Prof. Dr. Ayşe Işık Gürşimşek’e, Prof. Dr. Sibel Dinçyürek ve Prof. Dr. Nergüz Bulut Serin’in de katıldığını ve ortaya “Mutlu Çocuklar Anne Baba El Kitabı”nın çıktığını anlattı.

“Ortaya renkli, güzel, dikkat çekici, bilgi açısından da ailelerimize her konuda yardımcı olacak bir kitap çıktı” diyen Tatar, ebeveynlerin sıkıştığı, “acaba bu durumda ne yapayım” dediği noktada bu kitaba başvurabileceğini ifade etti.

Kitabın lansmanından sonra, söyleşilere başladıklarını anlatan Tatar, “ ‘Anne-baba okulu’ diye isimlendirmeyelim, söyleşi diyelim ki aileleri de korkutmayalım dedik” diye konuştu.

Şimdiye kadar 4 bölgede söyleşiler düzenlediklerini, söyleşilere Lefkoşa’ya devam edeceklerini anlatan Tatar, bu söyleşilerden bazılarına kendisinin de katıldığını anlattı.

“Şu anda küçük çocuğum yok ama söyleşiyi dinlerken ‘ben bunları doğru yapmışım, ya da keşke şöyle yapsaydım’ dedim ve ileride torunlarım için doğru bilgi edinmiş oldum” diyen Tatar, sadece anne babalara, ebeveynlere değil, çocuk bakan, çocuklarla ilgili bir mesleği olan herkese bu söyleşilere katılmalarını tavsiye etti.

Daha sonra özel çocukların ebeveynleri için bir başka çalışma yapmaları gerektiğini gördüklerini dile getiren Sibel Tatar, bu kez Dr. Emirali Evcimen’le “Özel Gereksinimli Mutlu Çocuklar Ebeveyn El Kitabı”nı hayata geçirdiklerini belirtti.

Geçen ekimde bu kitabın lansmanını Evcimen’le birlikte Cumhurbaşkanlığı himayelerinde gerçekleştirdiklerini ifade eden Tatar şunları söyledi:

“Anne babalar eminim ki ellerinden gelen her şeyi yapıyordur ve çok iyi çocuk yetiştiriyorlardır. Ama hepimizin çocuk yetiştirirken tıkandığı noktalar olmuştur, dolayısıyla bu kitap bir yardımcı kitap olacaktır. Özel gereksinimli çocukların ebeveynleri yanlarında daha da çok durmamıza ihtiyaç duyan bir kesim. Onlar için yapılabilecek daha çok şey var. Bu ebeveynlerimizin hoş vakit geçirmeye, bu ağır sorumluluktan uzak vakit geçirmeye ihtiyaçları var”

Sibel Tatar, Özel Gereksinimli Mutlu Çocuklar Ebeveyn El Kitabı’yla ilgili söyleşilerin de bu ay başlayacağını dile getirdi.

“SEVGİLİ ANNECİĞİM, BABACIĞIM, BUNU DA BENİM İÇİN OKUYUN”

Kitapların ücretsiz olduğunu ancak ilk etapta ebeveynleri söyleşilere çekmek için kitapları dağıtmadıklarını ifade eden Tatar, kısa süre önce, TİKA’nın desteği ile tüm ilkokullarda kitapların dağıtımına başlandığını belirtti.

Kitap dağıtım etkinliğinin ilkini 23 Nisan ilkokulunda yaptıklarını belirten Tatar, bizzat kendisinin çocuklara, velilerine götürmeleri için zarf içerisinde bir notla birlikte kitapları gönderdiğini ve çocuklara “Ebeveyninize verin ve deyin ki: ‘Sevgili anneciğim babacığım bunu da benim için okuyun’ diye tembihlediğini anlattı. Tatar kitapların tüm velilere ulaştırılması için çalışmaların başladığını da anlattı.

“ÖZEL ÇOCUKLARIMIZIN FIRSAT EŞİTLİĞİ İÇİN NE YAPABİLİRİZ DEDİK VE ‘FİDAN ÇOCUK KOROSUNU’ KURDUK”

Sibel Tatar Cumhurbaşkanlığı Fidan Çocuk Korosu’ndan da bahsetti. Çok sevdikleri ve gurur duydukları bu koronun özel gereksinimli çocuklardan oluştuğunu, yaklaşık 3 yıldır çalışmalarını sürdürdüğünü ifade eden Tatar süreci şöyle anlattı:

“Nasıl olur da özel çocuklarımız için bir fırsat eşitliği yaratabiliriz dedik ve o dönem Cumhurbaşkanlığında çalışan Laden İnce hanımla özel gereksinimli okullarda yapılan taramayla, sesi uygun çocuklarımızdan bir eleme yaparak, koromuzu oluşturduk.

Ve ilk kez o yıl 23 Nisan’da konser verdiler. Kasım’da dünya çocuk hakları gününde de bir klip yayınladık. Şahane bir klip oldu. Çocuklarımızın kıyafetlerini Abdullah Öztoprak karşılıksız şekilde dizayn etti. Koromuzun adına uygun şekilde yeşil etekler, pantolonlar, beyaz gömlekler, yeşil papyonlar yaparak şahane güzel bir kıyafet tasarımı yaptı. Korodaki çocuklarımız büyüyor, her yıl bu kıyafetleri yeniliyoruz. İkinci konseri 2023’te verdiler, 2024’de 3’üncü konserlerine hazırlanıyorlar koromuz daha da büyüyor”

Koro fikri ortaya çıktığında koro için çalacak bir de orkestraya ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Sibel Tatar, “Benim şahsen çok övündüğüm Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasında çok önemli ve kıymetli sanatçılarımız var. Neden çocuklarımız bu senfoni orkestrasındaki sanatçılarımızdan faydalanmasın…” diyerek ortaokul ve liselerde yapılan bir eleme sonucu oldukça kalabalık bir orkestra oluşturduklarını belirtti.

Bu orkestranın ilk konserini Fidan Çocuk Korosu ile birlikte verdiğini ifade eden Sibel Tatar, orkestra ve koronun bu yıl 23 Nisan’da yapacağı yeni konsere hazırlandığını söyledi.

“ÇALIŞTAY RAPORLARI RAFTA KALMAMALI”

Sibel Tatar iki yıl önce gerçekleştirdikleri Çocuk Hakları Çalıştayı’na da değindi. İlgili tüm dairler, kurum temsilcileri ve paydaşların katılımıyla hayata geçen çalıştayın “çocuğun KKTC’deki durumunu etüt etmek için” gerçekleştirildiğini ifade eden Tatar, “Çocuk Suçlular Yasası denen ve maalesef adının da kendisinin de çağ dışı kalmış bu yasayı da çalıştayda masaya yatırdık ve yeni bir yasa için ne gerektiğini tartıştık” dedi.

Bu çalıştay neticesinde çıkan sonuçları bir lansmanla kamuoyuna sunduklarını ve sadece sunmakla kalmayıp takibini de yaptıklarını vurgulayan Tatar şöyle devam etti:

“Çünkü Çalıştaylar çok faydalı ve önemli ama asıl önemli olan çalıştaylardan çıkan raporların hayata geçmesi ve takip edilmesidir. Rapor olarak bunların rafta kalmaması gerekir. Ben şahsen çıkan raporların çoğunun okunmadığını hatta bazılarının okunup uygulanmadığını unutulduğunu düşünüyorum. Böyle olmaması için biz yaptığımız çalıştaylara sahip çıkıyoruz, takibini yapıyoruz”

Bu çerçevede Çocuk Hakları Çalıştayının ilk altı aylık raporunda üzerlerine vazife düşen kurumları çağırıp kendilerine yapmaları gereken çalışmalar hakkında hatırlatma yaptıklarını söyleyen Sibel Tatar “Onları teşvik etmek için dedik ki, şimdi kamuoyuna bir açıklama yapmıyoruz. Ama ileriki toplantımızda kamuoyuyla bu durumu paylaşıp ‘ilk altı ayda şu kurumlar üzerine düşeni yapmıştır ama maalesef şu kurumlar yapmamıştır diyeceğiz’” şeklinde konuştu.

Çalıştay neticesinde Çocuk Suçlular Yasası yerine çok daha medeni, çok daha ihtiyaca karşılık veren medeni bir ıslah da içeren Çocuk Adalet Yasasını, Barodan ve Cumhurbaşkanlığından hukukçular ile hazırlayıp bir sene önce Çocuk Hakları Gününde Meclis’e sunduklarını belirten Sibel Tatar, “Bence 1 yıl bu yasanın komitede görüşülmesi ve tartışılması için yeterlidir. Artık bir an önce yasanın Meclise gidip Meclisten geçmesini bekliyoruz. Umarım 2024’ün ilk ayında bu yasa meclisten geçer” dedi. Sibel Tatar bu yasanın çocukların hayata kazandırılması adına önemli ve gerekli bir yasa olduğunu vurguladı.

“ÇOCUKLAR BİZİM GELECEĞİMİZ”

“Çocuklar bizim geleceğimiz onlara ne kadar yatırım yapsak azdır. Yapılması gereken o kadar çok şey var ki bir kısmından bile tutup yapmak çok önemli” diyen Sibel Tatar, çocukların ayakları yere basan, meslek sahibi, özgüvenli sağlıklı ve mutlu bireyler olmaları için ilkokul, ortaokul, lise çağında gerekenin yapılması gerektiğini vurguladı.

“Bizim onlara yaptığımız yatırımlar ülkemizin geleceğine yatırım yapıyoruz demektir. Bu konuda da ortaya bir vizyon koymak gerekir” diyen Tatar gelecekte bu gençlerin üreten, ülkelerine sahip çıkan gençler olması için projeler geliştirilmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Trodos’a kar geliyor

Rum Meteoroji Servisi Troodos’ta bu gece kar veya sulu kar yarın ise kar yağışı beklendiğini açıkladı.

Rum Meteoroloji Servisi hava tahmin raporuna göre bugün artan bulut örtüsü, esas olarak batıda, dağlarda ve güney kıyısında yer yer yağmurlar getirecek. Atmosferde zaman zaman pus oluşturacak tozlar gözlenecek. Sıcaklıklar batı ve güneybatı kıyılarda 20C, iç kesimlerde ve geri kalan kıyılarda 21C, yüksek dağlarda ise 10C’ye çıkacak. Rüzgârlar çoğunlukla güneybatıdan 4 Beaufort’a kadar hafif ila orta şiddette, kıyı kesimlerde 5 Beaufort’a kadar orta ila kuvvetli esecek. Deniz dalgalı olacak.

Bu gece boyunca batıda ve kuzeyde aralıklı yağmur ve gök gürültülü sağanak yağış, yüksek dağlarda ise kar veya sulu kar bekleniyor. Toz havada kalacaktır. Sıcaklıklar iç kesimlerde 7C, güneydoğu ve kuzey kıyılarda 9C, geri kalan kıyılarda 11C, yüksek dağlarda ise 1C’ye düşecek. Rüzgâr çoğunlukla güneyden kuzeybatıya, 4 Beaufort derecesine kadar hafif ve orta şiddette esecek. Deniz dalgalı kalacak.

Çarşamba günü, başlangıçta batı ve kuzeyde, kademeli olarak adanın geri kalanında daha fazla yağmur ve münferit fırtınalar görülecek, Troodos’ta ise kar yağışı bekleniyor. Perşembe günü hava açık başlayacak ve gün ilerledikçe özellikle adanın güney yarısında yağmur bekleniyor. Yağışların Cuma günü akşam saatlerinde sağanak ve batıdan sağanak yağışlarla devam etmesi bekleniyor.

Fransa Başbakanı Borne istifa etti

Ülkede Aralık ayında yeni göçmen yasası ile yaşanan krizin ardından, Başbakan’ın istifa edebileceği tahminleri yapılıyordu.

Bu görevde iki yıldan kısa bir süre kalmış olan Borne’un yerini kimin alacağı henüz netleşmedi. Borne, yeni isim belirlenene kadar başbakanlık görevini sürdürecek.

62 yaşındaki Borne, 1991-1992 yıllarında görev yapmış olan Édith Cresson’dan sonra Fransa’nın ikinci kadın başbakanı olmuştu.

Fransız haber ajansı AFP, Borne’un Macron’a gönderdiği istifa mektubunun, “görevde kalmayı tercih edebileceğine dair izler” taşıdığını aktardı.

Borne, Macron tarafından kabul edilen mektubunda “Hükümetime istifamı sunmam gerekirken, bu görevde ne kadar tutkulu olduğumu da size söylemek isterim” ifadelerini kullandı.

Macron hükümeti, emeklilik yasasıyla başlayan ve Aralık ayında kabul edilen yeni göçmen yasasıyla birlikte iyice artan, sıkıntılı bir dönemden geçiyor. Macron’un Haziran ayındaki Avrupa Parlamentosu seçimlerinden önce kabinesinde büyük bir değişiklik yapması bekleniyor.

Siyasi yorumcular, başkanlığının bitmesine üç yıl kalan Macron’un, bazı tartışmalı politikalar ve yasama yenilgilerinin ardından, hükümetine siyasi ivme kazandıracak değişiklikler yapması gerektiğini düşünüyor.

TARTIŞMADA NELER YAŞANMIŞTI?

Fransa Parlamentosu, aylarca süren siyasi tartışmaların ardından Aralık ayında, ülkenin göç politikasını sertleştiren yasa tasarısını onaylamıştı.

Senato’nun ardından Ulusal Meclis’ten de geçen tasarıya hem Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un merkezdeki Rönesans Partisi, hem de Marine Le Pen’in lideri olduğu aşırı sağcı parti Ulusal Cephe destek verdi.

Sol partiler ise Macron’u, aşırı sağa taviz vermekle suçladı.

Yasa tasarısının önceki versiyonları, aşırı sol ve aşırı sağ partilerin farklı itirazları nedeniyle Parlamento’dan geçmemişti.

Düzenlemeyle göçmenlerin aile fertlerini Fransa’ya getirmeleri zorlaştırılıyor, sosyal yardımlara erişimleri de geciktiriliyor.

Fransa’da geçen yıl başında da yeni emeklilik yasası nedeniyle ülke çapında grevler ve protestolar düzenlenmişti. Hükümet, emeklilik yaşını 2 yıl yükseltmeyi öngören tartışmalı yasayı geçirebilmek için, anayasadaki özel bir maddeyi kullanarak Meclis’i de devre dışı bırakmıştı.

YENİ BAŞBAKAN

Henüz netlik kazanmamış olsa da, Fransa’nın yeni başbakanlığı için üç isim öne çıkıyor.

İlki, 34 yaşındaki Eğitim Bakanı Gabriel Attal. Başbakan olması durumunda Attal ülkenin en genç ve eşcinsel olduğunu açıkça ifade eden ilk başbakanı olacak.

37 yaşındaki Savunma Bakanı Sebastien Lecornu da başbakanlık için adı geçenler arasında. Lecornu da bu göreve getirilirse Fransa’nın en genç başbakanı olmuş olacak.

Tarım Bakanı Julien Denormandie de bir diğer olasılık olarak konuşuluyor.

Macron’un partisi 2022’deki seçimlerde parlamentodaki çoğunluğunu kaybetmişti. Bu nedenle Cumhurbaşkanı’nın çıkarmak istediği yasalar Meclis’te muhalefetle karşı karşıya kalıyor.

Görevlendirilecek yeni başbakan, başkanlık koltuğuna ilk kez 2017’de oturan Macron’un dördüncü başbakanı olacak.

Yeni ismin bugün açıklanması bekleniyor.

Tüm bunların yanında Fransa ayrıca bu yıl Yaz Olimpiyatları’na da ev sahipliği yapacak. 26 Temmuz’da başlayacak Paris 2024 Olimpiyatları, ülkenin bu yıl daha da göz önünde olacağı anlamına geliyor.

Japonya’daki depremlerde yaşamını yitirenlerin sayısı 180’e çıktı

İşikava Eyalet Valiliğinden yapılan açıklamada, ocak ayının ilk haftasında meydana gelen çok sayıda depremde yaşamını yitirenlerin sayısının 180’e yükseldiği bildirildi.

Açıklamada, 28 binden fazla kişinin tahliye noktasında konakladığı eyalet genelinde, kapanan yollar nedeniyle 3 bin 300 kişinin mahsur kaldığı belirtildi.

İki hafta süren ara tatil ve dün 8 Ocak “Yetişkinler Günü” (Seijin no Hi) resmi tatil sonrası 9 Ocak’ta ülke geneli örgün eğitim başlarken, İşikava’da 80’den fazla okulda ders başı yapılamadı.

Ders başı yapılamayan okulların depremde hasar gördüğü kaydedildi.

Japonya Başbakanı Kişida Fumio kabinesi, bölgenin restorasyonu amacıyla 2023 mali yılı rezerv fonlarından 4,7 milyar yen (33 milyon dolar) finansman tahsis edilmesini onayladı.

Japonya Meteoroloji Ajansına (JMA) göre 1-5 Ocak döneminde İşikawa’nın Noto Yarımadası ve açıklarında büyüklükleri 5 ile 7 arasında değişen çok sayıda deprem meydana gelmişti.

Berova: “Vergide adalet sağlanacak”

Özdemir Berova, vergide adaletin sağlanacağını vurgulayarak, çalışanın lehine olan bir düzenleme yapıldığını kaydetti.

Maliye Bakanı Berova Genel Kurul’da söz alarak, CTP Milletvekili Devrim Barçın’a yanıt verdi. Berova, Barçın’ın “şovunu” dikkatlice dinlediğini ifade etti.

“ ‘Devrim Barçın insanlara maaş artışı vermeyin’ diyor böyle bir yaklaşım olabilir mi?” diye soran Berova, matrah dilimlerinin oluşması ve vergi oranlarının ortaya çıkmasında farklı farklı metodolojiyle çalışıldığını dile getirdi.

Bakan Berova, en doğru vergi dilimi oranlaması ve matrah açılımlarının yasa gücünde kararname ile yasallaştırıldığını ve aynı gün Meclis’e sevk edildiğini kaydetti. Berova, bu hafta Meclis Alt Komitesi’nde görüşüldükten sonra gelecek hafta içerisinde bunun Genel Kurul’da geçirileceğini belirtti.

Çalışma Bakanlığı’nın asgari ücret masasında işçi ve işveren tarafıyla uzlaşı için ciddi çalışmalar yaptığını kaydeden Berova, “İçin rahat olsun Devrim Barçın” diyerek, düzenleme konusunda alternatiflerinin ortada olduğunu söyledi.

-“Maaş artışı tatminkar olacak”

Maaş artışının tüm kamu çalışanları için tatminkar olacağını ifade eden Özdemir Berova, ocak ayı maaşlarına yansıtıldığı zaman kamu çalışanlarının da bunu net olarak göreceğini söyledi. Çok üst düzey maaş ve ücret çeken kesimlerin ocak ayında vergisini artırmak, ancak yeni işe başlayacak olan üniversite, orta ve lise mezuniyeti baremdeki kişilerin geçmiş yıla nazaran vergilerini düşürmek üzerine planlama yapıldığını dile getiren Berova, vergide adaletin sağlanacağını vurguladı. Komite çalışmalarında teknik ekibiyle orada olacağını ve her sorulan soruya şeffaflıkla yanıt vereceklerini kaydeden Berova, “Bu çalışanın lehine olan bir düzenlemedir” dedi.
Maliye Bakanı Özdemir Berova, vergi dilimleriyle ilgili kafa karışıklığını bütün halkın yaşadığını ifade ederek, 40 bin TL maaşı olan bir kişinin, yüzde 40’ını devletin alacağı algısının yaratıldığını söyledi.

Berova, “32 bin 100 TL maaşı olan birinden devlet yüzde 40 vergi almayacak” diyerek, vergi diliminde en üst orana sahip olan ücretliler için bunun geçerli olacağını söyledi.

Atun:”Ateşkeste vicdani redde kapı açmak doğru değil”

Genel kurulda CTP tarafından sunulan “Askerlik (Değişiklik) Yasa Önerisi” de ele alındı.

UBP Gazimağusa Milletvekili Sunat Atun, önerinin daha önce Meclise sunulduğunu ancak ivediliğinin alınmadığını, tutanakları incelediğini, bazı kararlar olduğunu ancak ülkenin ateşkeste olduğunun unutulmaması gerektiğini, Güney’in KKTC’yi bir düşman olarak gördüğünü, düşmanca bir yapılanmada olduğunu anlatarak, Güney’deki silahlanmaya işaret etti.

Atun, vicdani ret konusunun kişisel olduğunu ancak bütünsel düşünülmesi gerektiğini belirterek, askeri gücü artırma eğilimindeki Güney’e ve coğrafyaya karşı ülkede vicdani ret konusuna kapı açmalarının doğru olmayacağını, bu kapıyı açamayacaklarını belirtti. Atun, UBP olarak oylarının ret olacağını söyledi. Konuşmaların ardından tezkere oy çokluğuyla ret edildi.

İtfaiye Müdürlüğü: “Zamanında alınan tedbirler felaketi önler”

İtfaiye Müdürlüğü, zamanında alınan tedbirlerin felaketi önlediğini hatırlattı.

İtfaiye Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamada, şömine veya odun sobalarını yakmak için, odunları tutuşturmak maksadıyla ani parlayan yanıcı maddelerin (tiner, benzin v.b) kullanmaması gerektiğini vurguladı.

Gaz ocağı, gaz ile çalışan soba ve şofbenlerin tüp gaz bağlantı hortumlarının yılda birkaç kez sabun köpüğü ile test edilmesi gerektiğine dikkat çeken açıklamada, yıpranmış hortumların ise yenisi ile değiştirilmesi gerektiği, gaz hortumlarının uzunluğunun da en fazla 1,5 metre olması gerektiği kaydedildi.

Açıklamada ayrıca hortumların her iki ucuna (gaz saatinin çıkış yeri ile soba, şofben ve gaz ocağının giriş kısımlarına) kelepçe takılması gerektiği belirtildi.

Sigara izmaritinin, yanabilecek madde ve malzemeler üzerine temas etmemesi için tedbirli davranılması gerektiğine de vurgu yapılan açıklamada, ayrıca tamamen söndürülmeden sigara izmaritinin çevreye, yol kenarlarına, ormanlık alan ile tarımsal arazilere ve çöp bidonları içerisine atılmaması gerektiği kaydedildi.

İş yeri, bina ve konutlarda bulunan bacaların (otel ve restoran bacaları her 3 ile 6 ayda bir kez, evlerin şömine ve odun sobası bacalarının ise yılda 1 kez) temizlenmesi gerektiği kaydedilen açıklamada, baca uzunluğunun ise, çatıdan en az bir metre daha uzun olması gerektiği vurgulandı.

İş yeri ve konutlardaki elektrik tesisatlarında, yüklenmeden dolayı meydana gelebilecek olan kısa devreleri önlemek amacıyla elektrik tesisatlarının kontrolünün uzman kişiler tarafından yapılması gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, elektrik tesisatına yüklenmemek için, fazla elektrik akımı ile çalışan cihazları (ütü/fön/tost makinesi, mikrodalga vb.) aynı zamanda ve çoklu prizlerde çalıştırılmaması, katlanarak zamanla zarar görmüş uzatma kablolarının da kullanılmaması gerektiği kaydedildi.

Özel, tarımsal, toplu taşıma ve akaryakıt taşıyan araçların servisini, bakımını, egzoz ve lastik kontrollerinin zamanında yaptırılması halinde, meydana gelecek yakıt sızmaları, kısa devreler ve egzozlardan çıkacak kıvılcımların yangına sebep olmasını önleneceği kaydedilen açıklamada, araçlarınızın içerisinde, iş yeri ve evlerde yangın söndürme cihazı bulundurulması ve bu cihazın kullanımının öğrenilmesi, çıkacak olası bir tehlikeyi ve yangının büyümesini önleyeceği belirtildi.

Açıklamada, iş yeri ve evlerin yangın riskine karşı sigortalamanın, oluşacak maddi hasarı gidermede yardımcı olacağı kaydedildi.

Ayrıca, herhangi bir duman veya ateş belirtisi gören vatandaşların hemen 199 İtfaiye İhbar Hattı, 177 Orman Yangını İhbar Hattı veya 155 Polis Hattına ulaşmaları önemle rica olundu.

Berova: Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alacağız

Maliye Bakanı Özdemir Berova, vergi matrahlarının artırılmasıyla ilgili Meclis Genel Kurulu’nda konuştu. Vergi dilimleri güncellenmesinin gerektiğini ve bu yönde harekete geçtiklerini kaydeden Berova, CTP Milletvekili Devrim Barçın’ın konuyla ilgili açıklamalarını eleştirdi.

“35 bin TL maaş alan kamu görevlisinden yüzde 40 vergi alınmayacak” diyen Berova, vergi dilimlerinin yüzde 10-15-20-25-30 ve 40 olduğunu ve bunu Barçın’ın da bildiğini söyleyerek, bunun üzerinden yüzde 40 alınacağının ortada olduğunu kaydetti, “sanki biz insanları çarpmaya çalışıyormuşuz gibi bir algı yaratılmaya çalışılıyor” dedi.

Berova, sözlerine şöyle devam etti:

“Özel sektörde şu anda vergi dilimi matrah ve kişisel muafiyetlerden doğacak olan vergilendirme oranında 73 bin TL brüt maaşı olan bir özel sektör çalışanı 73 bin TL üzerindeki alacağı paranın bu vergi dilimlerinden geçtikten sonra kalan miktarı sadece yüzde 40’a tabi olacak. Başlangıç maaşı alacak alan kamu çalışanı Aralık’ta 3 bin 146 TL vergi ödedi. Ocak’ta yüzde 50.31 hayat pahalılığı artışına rağmen ödeyecekleri vergi TL cinsinden yüzde 37 düşecek bu kişiler bin 984 TL olarak vergi ödeyecekler. Neden? Vergi matrahlarında genişleme ve kişisel indirimler yaptığımız için.

“Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alacağız”

Hükümetin çalışanı orta ve alt grup geliri olan insanları önemsediğinin ortada olduğunu belirten Berova “Az geliri olandan az, çok geliri olandan çok vergi almak hükümetimizin en önemli olgusudur” dedi. Berova, yapılan düzenlemenin şu anda bu hükümetin az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alma anlayışına uygun olduğunu vurguladı.

Karakaya: İsias ortak davamız, daha yeni başladık

Depremde yıkılan İsias Otel’de hayatını kaybeden Şampiyon Melekler kafilesinde yer alan Selin Karakaya’nın babası Enver Karakaya adaya dönüşünde Adıyaman’da yaşadıklarını paylaştı. “İsias otel enkazının önünden her gün defalarca geçmek, çocuklarımızın katillerinin konuşmalarına katlanmak inanılmaz zordu.” diyen Karakaya “daha yeni başladık ve sonuna kadar buradayız!” mesajını verdi.

Karakaya’nın paylaşımı şöyle:

Dün adaya indikten sonra 5 günlük uykusuzluk ve yorgunluktan dolayı bitkin düştük. Bu sebeple dün orada yaşadıklarımızı paylaşamadık.

İsias otel enkazının önünden her gün defalarca geçmek, çocuklarımızın katillerinin konuşmalarına katlanmak inanılmaz zordu.

Mahkeme süreci gerçekten bizi yordu. Enkazda birlikte çalışıp çocuklarımızı çıkardığımız, oradaki her şeyi beraber yaşadığımız arkadaşlarımızı ve rehber ailelerini mahkemede tekrar dinlemek inanılmaz zor geldi. Sanıkların kalantor avukatları bile gözyaşlarını tutamadı çoğu zaman aileleri dinlerken.

Sanıkları ve yalancı tanıklarını dinlemek daha da zor oldu. Bizi kışkırtmaya, sinirlerimizle oynamaya çalıştılar ama herkes kendine hakim olmayı becerdi.

Bütün çabalarını küçük oğlan Efe’yi dışarı çıkartmak üzerine kurmuşlar belli ki, sanırım hala işlerini ve parayı düşünüyorlar! Mahkemede 10 Bin TL maaşı olduğunu iddia edip, duyduğumuz kadarıyla sadece kendi için 3 Milyon TL’ye avukat tutmasına şaşırmadık tabi. Öyle laubali ve pişkin tavırlarla bir ilk ifade verdiler ki, inanın mahkemede olmadıklarına sonradan sevindim, kendimize hakim olamayabilirdik.

Yalancı tanıklar bambaşka bir boyuttaydı, otel çalışanlarının ilk ifadeleri ile mahkemede verdikleri ifadelerin hiçbiri birbirini tutmadı. Belli ki ezberlemişler her şeyi. Kendi avukatları nereye doğru yıkıldı otel deyince “Doğu” diyen ama bizim avukatımız fotoğraf üzerinde göster dediğinde öne doğru yıkıldığını gösterip sanık avukatlarının çıldırmasına sebep olan mı istersiniz, 20 metre genişliği olan otelin içinde 50 metre yürüyerek salına salına çıktığını iddia eden mi!

Bozkurt’ların üst perdeden konuşmaları, laubali ifadeleri, avukatlarımızı terslemeleri ve pişkin tavırları davanın gidişatını fark edince ağlama numarasına döndü son konuşmalarında. Yerseniz tabi!

Tüm ailelerimizin gösterdiği sabra, sinirlerine hakim olmasına, dimdik ayakta durmasına bir kez daha hayran oldum.

Rehber aileleri ile de yüz yüze görüşme tanışma fırsatımız oldu. Onlar için daha da zor olduğunu düşünüyorum bu sürecin, çünkü biz Kıbrıs’ta tüm aileler her gün beraberiz.

Oturup birlikte ağlamak, bağırmak veya konuşmak istersek onlarca kader arkadaşımızla aramızdaki mesafe sadece birkaç dakika. Yaşadıklarımızı defalarca aramızda konuşup, birbirini anlayabilen aileler olarak paylaştık.

Rehber aileleri ise Türkiye’nin farklı  yerlerinden oldukları için pek bir araya gelip bunu yapma şansları yok. Ailenizle bile konuşamadığınız bir çok şeyi, kayıp aileleri birbiriyle paylaşabiliyor. Sağ olsun, her biri mahkemede çıkıp konuştuğunda Kıbrıs halkına teşekkür ve minnetlerini belirttiler çocukları bir mezara sahip olduğu için!

Adıyaman halkına bir parantez açmadan bitirmek de ayıp olur, kim olduğumuzu, neden Adıyaman’da olduğumuzu öğrenen herkes mahcup bir şekilde bizi ağırlamaya, elinden geleni yapmaya çalıştı.

Taksicisi ücretsiz götürmek istedi, restoran sahibi para almak istemedi, polise bir adres sorup nasıl gidebileceğimizi sorduğumuzda gideceğimiz yerin yakın olmadığını ve kendi arabasının anahtarını uzatıp onunla gitmemizi teklif etti.

Bu arada mahkemede defalarca “Adıyaman’da çok sevilen saygın bir iş adamı” olduğunu iddia eden Bozkurt’u sevene hiç rastlamadık ama sövene çok tanık olduk. Hala kendi acılarını sarmaya çalışan, gördüğümüz, tanıdığımız Adıyaman halkına sonsuz teşekkürler.

Özellikle Adıyaman’da yanımızda olan arkadaşlarımıza, davayı sürükleyen tüm avukatlarımıza, KKTC Başbakanı, Bakanları ve her partiden vekillerine, her anımızı haberleştirip ülkeye bilgi veren basın emekçilerine ve kalbi bizimle olan, sosyal medyadan, televizyonlardan davayı takip edip destekleyen herkese kucak dolusu sevgiler.

İsias ortak davamız, daha yeni başladık ve sonuna kadar buradayız!

#isiasortakdavamız

Hemşireler ve Ebeler Birliği, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Gardiyanoğlu’nu ziyaret etti

Hemşireler ve Ebeler Birliği Başkanı Ali Özgöçmen, yeni dönem yönetim kurulu olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu ile Bakanlık Özel Kalem Müdürü Oğuz Köse’yi ziyaret ettiklerini belirterek, birliğin bakanlık ile iş birliği içinde çalışabileceği konuları ele aldıklarını ifade etti.

Özgöçmen, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, yeni dönem yönetim kurulunun Gardiyanoğlu ve Köse ile yaptıkları görüşmelerde gündemin özel sektör çalışanı üyelerinin taban maaş sorunları, asgari ücret, Sosyal Hizmetler Dairesi kadrolarında hemşire yokluğu, huzurevleri ve yaşlı bakım evi yasa tasarısı gibi konular olduğunu söyledi.

“Yapılan görüşmede bilhassa özel sektör çalışanı üyelerimize çok net bir mesajımız var” diyen Özgöçmen, şöyle devam etti:

“Eğer günlük ve/veya aylık çalışma saatinden fazla çalıştırılıyor ve bunun parasal karşılığını almıyorsanız dün olduğu gibi bugün de birlik olarak yanınızda olacağımız ve bunun için tereddüt etmeyeceğimizdir. Görüşmede, her iki taraf da bu konuda yapılacak olan şikayetlere tolerans gösterilmeyeceği konusunda hemfikir olduğunu bir kere daha paylaşır ve tüm özel sektör üyelerimizin kendilerini güvende hissetmelerini tekrarlarız.”

El yapımı bombayla kundaklama

Baf’ın “Yeroşibu” köyünde park halinde bulunan bir aracın altına yerleştirilen el yapımı bombanın patladığı ve araçta ciddi hasar meydana geldiği bildirildi.

Fileleftheros gazetesi, “Yeroşibi”de araç parçaları satan bir mağazanın önünden park halinde bulunan ve mağaza personeli tarafından kullanılan aracın altına el yapımı bomba yerleştirildiğini yazdı.

Gazete, bombanın dün sabah saatlerinde patlaması sebebiyle hem araçta hem de önünde park halinde bulunduğu mağazanın iç kısmında ciddi hasar oluştuğunu, olayın polis tarafından soruşturulmakta olduğunu aktardı.

Hava Durumu Raporu

Meteoroloji Dairesi, önümüzdeki günlerde hava sıcaklığının 4 derece kadar düşeceğini, yarın ve 9 Ocak Çarşamba günü yer yer sağanak beklendiğini duyurdu.

Meteoroloji Dairesi, 06- 12 Ocak tarihlerini kapsayan hava tahmin raporunu açıkladı.

Dairesinin hava tahmin raporuna göre, bölge, periyodun ilk yarısında yüksek, diğer yarısında alçak basınç sisteminin etkisinde kalacak; yarın sağanak veya gök gürültülü sağanak; Çarşamba günüyse yer yer sağanak görülecek. Diğer günlerde hava genellikle parçalı bulutlu geçecek.

En yüksek hava sıcaklığı periyodun önceleri iç kesimlerde ve sahillerde 19 – 22, diğer yarısında ise 15 – 18 derece dolaylarında seyredecek.

Rüzgar, periyodun ilk günleri Güney ve Doğu yönlerden, diğer günlerde ise Güney ve Batı yönlerden orta, zamanla kuvvetli esecek.

Meteoroloji Dairesi Tozlu Hava Uyarısında Bulundu

Meteoroloji Dairesi, saat 12:00‘den itibaren 24 saat boyunca KKTC’de tozlu havanın etkili olacağını duyurarak, toza karşı hassasiyeti olanları tedbirli olmaları konusunda uyardı.

Meteoroloji Dairesi tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Kuzey Afrika üzerinden taşınan toz zerreciklerinin bölgemizde hava kirliliği yaratması beklendiğinden toza karşı hassasiyeti olan vatandaşların tedbirli olmaları tavsiye edilir” denildi.

DÜÇ’ten kasaplık hayvan satışı duyurusu

Devlet Üretme Çiftlikleri (DÜÇ), kasaplık hayvan satışı tekliflerin 18 Ocak’a kadar kabul edileceğini duyurdu.

DÜÇ’ten yapılan duyuruya göre, Şehit Teğmen Doğuş Uran Devlet Üretme Çiftliği’nde 50 baş kasaplık kuzu ve 1 baş kasaplık koç kapalı zarf yöntemiyla canlı ağırlık üzerinden satılacak. Taban fiyatın kuzu için 145 TL/kg ve koç için 110 TL/kg olduğu kaydedildi.

Tekliflerin KDV’siz, ödemelerin peşin (nakit) veya banka teminatlı çekle kabul edileceği, ihaleyi kazananların en geç 27 Ocak Cumartesi gününe kadar hayvanları almasının zorunda olduğu belirtildi. Hayvanların 26 Ocak’a kadar alınmaması durumunda ihale kararının iptal edileceğine işaret edildi.

Satışa sunulan hayvanların ilgili çiftliklerde görülebileceği, tekliflerin en geç 18 Ocak Perşembe 11.00’e kadar Şht. Tğm. Doğuş Uran Devlet Üretme Çiftliği’ndeki teklif kutusuna atılması gerekiyor. Geç gelen teklifler dikkate alınmayacak.

Nurullah Çerçil aniden rahatsızlanarak hayatını kaybetti

Demirhan’da sakin 71 yaşındaki Nurullah Çerçil, ikametgahı içerisinde gece yarısı aniden rahatsızlanması sonucu, kaldırıldığı Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.

Demirhan’da sakin 71 yaşındaki Nurullah Çerçil bugün saat 00.30 sıralarında, kalmakta olduğu ikametgahı içerisinde aniden rahatsızlanması sonucu, kaldırıldığı Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Polisin soruşturması sürüyor.

4 günde 423 uçak 51 bin yolcu

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin dünyaya açılan penceresi ve yeni yüzü Ercan Havalimanı 2024’ün ilk günü olan 1 Ocak 2024’de 140 uçak ve 17 bin 102 yolcuya hizmet verdi.

T&T Havalimanı İşletmeciliği’nden yapılan açıklamada, Ercan Havalimanı 29 Aralık 2023 ile 1 Ocak 2024 tarihleri arasında 423 uçağa ve 51 bin 325 yolcuya ev sahipliği yaptı.

Ercan Havalimanı yeni yıl öncesi ve sonrasında oldukça yoğun saatler yaşadı. T&T Havalimanı İşletmeciliği yolcuların uçuşlarını güvenli ve rahat gerçekleştirebilmeleri için sektör ile birlikte tüm tedbirleri alması nedeniyle herhangi bir sıkıntı yaşanmadı. Havaalanında en fazla yoğunluk yeni yılın ilk günü özel uçaklar dahil 140 uçak iniş ve kalkış yaptı.

Bir günde 140 sefer

Yeni yılın ilk günü 1 Ocak 2024’de Ercan Havalimanı 140 sefer ve 17 bin 102 yolcu ile yoğun bir gün daha geçirdi.

Aralık 2023 ile 1 Ocak 2024 arasında Ercan Havaalanı’nda 423 uçağa hizmet verildi.

Açıklamada, 29 Aralık 2023’de 108 uçak 14 bin 164 yolcu. 30 Aralık 2024’de 99 uçak 11 bin 531 yolcuya hizmet veren T&T Ercan Havalimanı 31 Aralık 2023 yılbaşı akşamı ise 76 uçak ve 8 bin 528 uçağı ağırladı. Yeni yılın ilk günü olan 1 Ocak 2024’de 140 uçak ve 17 bin 102 yolcuya hizmet verdi.

Sektör ile birlikte alınan önlemlerle sıkıntı yaşanmadı

T&T Havalimanı İşletmeciliği Genel Müdürü M. Serhat Özçelik, yeni yıl dolayısıyla yeni Ercan Havalimanı’nı kullanan yolcuların rahat giriş ve çıkış yapabilmesi için sektör ile aldıkları önlemler sayesinde bir sıkıntının yaşanmadığını belirtti.

Özçelik, yeni yılın her zamanki gibi Ercan Havalimanı’nda yoğun geçtiğini ifade ederek, yolculara yeni havalimanında da her zamanki gibi en iyi hizmeti vermeye devam ettiklerini kaydetti. 4 günde Ercan Havalimanı’na özel uçaklar dahil 212 uçak ve 27 bin 751 yolcu geldiğini, 211 uçak ve 23 bin 574 yolcunun da havalimanından ayrıldığını söyledi.

Yeni yılda yaşanan yoğun trafik nedeniyle yoğun bir tempo ile çalışan KKTC Sivil Havacılık Dairesi, Türk Hava Yolları (THY), Pegasus Hava Yolları, AnadoluJet Hava yolları, Fly Kıbrıs Hava Yolları, Sun Exxpress Hava Yolları, İstanbul Handling, polis, muhaceret, sağlık ve Gümrük Dairesi ve Turizm yetkililerine teşekkür eden Özçelik, seyahat eden yolcuların ülkemize ulaşmasında büyük emekleri olan Kıbrıs Türk Seyahat Acenteleri Birliği (KITSAB), Kıbrıs Türk Otelciler Birliği (KITOB), üniversiteler ve tüm turizm paydaşlarına teşekkür etti.

Özçelik, 2024’ün herkese sağlık, mutluluk, huzur getirmesini de temenni etti.

29 Aralık 2023 ile 1 Ocak 2024 tarihleri arasında Ercan Havalimanı’na gelen giden uçak ve yolcu rakamları. (Özel uçuşlar dahil)

 

Bilim insanları endişeli: Ay’ın sömürülmesi büyük zarara neden olabilir

Seyahatlerin büyük çoğunluğu Ay’daki madenleri, suyu ve diğer kaynakları çıkartarak, uydunun üzerinde yaşanabilir bir üs kurma hedefi taşıyor.

Ancak Ay’ın yüzeyinde hiçbir kısıtlama olmadan yapılacak bu çalışmalar, yer çekimi dalgaları, kara delik gözlemleri ve uzak yıldızlardaki yaşam arayışlarına ilişkin araştırmalara zarar verebilir.

Konuyla ilgili Guardian’a konuşan Harvard Astrofizik Merkezi’nden Martin Elvis, “Bu konu acil hale geldi. Şimdi harekete geçmemiz gerekiyor. Çünkü bugün alacağımız kararlar, Ay’a gelecekte nasıl davranacağımızı belirleyecek” ifadelerini kullandı.

Arizona Üniversitesi’nden Richard Green ise, “Ay üslerini engellemeye çalışmıyoruz. Ama orada az sayıda umut vaadeden alan var ve bunlardan bazıları bilimsel olarak inanılmaz değerli. Madenlerimizi ve üslerimizi nereye inşa edeceğimize çok ama çok dikkat etmeliyiz” dedi.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’LE TOPLANTI PLANLANIYOR

Uluslarararası Astronomi Birliği tarafından kurulan ve Green’in öncülük ettiği bir çalışma grubu bu ay içinde konuyla ilgili Birleşmiş Milletler’le masaya oturmayı planlıyor.

Müzakerelerin amacıysa, dünya dışı kaynakların kullanımı konusundaki mevzuatı güçlendirmek.

1967 tarihli Dış Uzay Anlaşması, ülkelerin gökyüzündeki herhangi bir kara parçasında toprak hakkı iddia etmesini engelliyor ancak anlaşmada uzay madenciliği ve kaynakların istismar edilmesine ilişkin bir ifade bulunmuyor.

Green, “Ay’da milyarlarca yıl önce oluşmuş birkaç derin krater keşfedildi. Bu kraterlere gün ışığı hiç değmedi ve bu nedenle inanılmaz derecede soğuklar. Bu durum da onları bilimsel olarak çok değerli yapıyor” diye konuştu.

“AY’IN DÜŞÜNCESİZ SÖMÜRÜYLE YOK OLMAMASINI ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERLE GARANTİLEMELİYİZ”

ABD’li bilim insanın gündeme getirdiği kraterlerde, sürekli soğutulması gereken kızılötesi teleskopların inşa edilebileceği ve uzak yıldızların buradan gözlemlenebileceği düşünülüyor.

Kraterlerin ayrıca buz formunda su içeriyor olması da ihtimal dahilinde. Bu durum da onları, Ay’a gidecek şirketler için paha biçilemez hale getiriyor.

Konuyla ilgili hemen harekete geçilmesi gerektiğini savunan Green, “Buradaki sorun BM anlaşmalarında değişiklik yapmanın çok uzun sürmesi. Bu yüzden harekete geçeceksek hemen geçmeliyiz ve Ay’ın benzersiz bilimsel özelliklerinin düşüncesiz sömürüyle yok olmamasını uluslararası sözleşmelerle garanti altına almalıyız” dedi.

Brent petrol fiyatında son durum

Brent petrolün varili uluslararası piyasalarda ​​​77,79 dolardan işlem görüyor.
Cuma günü 79,26 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 78,76 dolar seviyesinde tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 10.08 itibarıyla kapanışa göre yüzde 1,23 düşüşle 77,79 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 72,80 dolardan alıcı buldu.

Suudi Arabistan milli petrol şirketi Saudi Aramco, Asya’ya yönelik amiral gemisi Arab Light da dahil olmak üzere tüm bölgelerde şubat ayı resmi satış fiyatlarını varil başına 2 ila 1,50 dolar arasında düşürdü.

Uzmanlar, söz konusu fiyat indiriminin son 13 ayın en büyük indirimi olduğunu, bu kararın rafinericilerin daha rekabetçi fiyatlar talep etmesinin ardından geldiğini ifade ediyor.

Dünyanın en büyük petrol ihracatçısı ülkeden gelen bu adım, güçlü talep beklentisinin sürdüğü piyasalarda arz fazlalığı endişelerine yol açarak fiyatları aşağı yönlü baskıladı.

Dünya genelinde önemli merkez bankalarının, enflasyonla mücadele kapsamında yaklaşık son 2 yıldır sürdürdüğü şahin politikaların sonuna gelindiğine yönelik beklentilere karşın faiz indirimlerinin büyüklüğü ve zamanına ilişkin belirsizlik sürüyor. Bu durum, petrol talebi endişelerine yol açarak fiyatlar üzerinde etkili oluyor.

Öte yandan, küresel petrol rezervlerinin çoğunu barındıran Orta Doğu’da artan gerginlik, bölgede küresel tedarik zinciri krizinin oluşabileceği ve enerji sevkiyatlarının olumsuz etkilenebileceği endişelerini körüklüyor. Bu durum, fiyatların aşağı yönlü hareketini sınırlıyor.

Brent petrolde teknik olarak 77,83 ile 78,14 dolar aralığının direnç, 77,52 ile 77,21 dolar aralığının ise destek bölgesi olarak izlenebileceği ifade ediliyor.

Yeniboğaziçi’nde ölümlü kaza!

İskele – Gazimağusa ana yolu üzerinde, 39 yaşındaki Zahra Ghodratı, yönetimindeki JZ 038 plakalı araç ile Gazimağusa istikametine doğru seyrettiği sırada Salamis Çemberi kavşağının yaklaşık 500 metre ilerisinde Paşam Merket önlerine geldiğinde, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yolun solundan çıkarak, ağaca çarpıp sağ yan kısmı üzerine devrildi. Polis Basın Subatylığı’ndan yapılan açıklamaya göre, kaza sonucu araç sürücücü Ghodratı olay yerinde yaşamını yitirdi.

Polisin kazayla ilgili soruşturması sürüyor.

Nöbetçi Eczaneler (08 Ocak 2024)

LEFKOŞA BÖLGESİ:

ÇAĞANSOY ECZANESİ

08.01.2024 (Pazartesi)

08:00 – 00:00

(0392) 223 67 66

Kenan Evren Cad. Mustafa Dereli İş Merkezi NO:4 Yenikent Gönyeli

***

EREN ECZANESİ

08.01.2024 (Pazartesi)

08:00 – 00:00

(0392) 225 24 74

Şht.Kemal Ünal Cad. N0:53 Lefkoşa Metropol yolu Taşkınköy

***

TUNA ECZANESİ

08.01.2024 (Pazartesi)

08:00 – 00:00

(0392) 227 78 74

Şht.Ecvet Yusuf Cad. HacıBulgur Apt.No:16 B Deniz Plaza ve Mochachina yanı Yenişehir

GİRNE BÖLGESİ:

CENGİZ SOLMAZ ECZANESİ

08.01.2024 (Pazartesi)

08:00 – 00:00

(0533) 844 03 72

Naci Talat Cad. Zeki Keçeli Apt. No:1, Defacto ve Kığılı Mağazaları yanı, Girne

***

EMİN ECZANESİ

08.01.2024 (Pazartesi)

08:00 – 00:00

(0533) 870 19 46

Karaoğlanoğlu Cad. Hasem İşhanı No:1 Alsancak Girne

***

EMİNAĞA ECZANESİ

08.01.2024 (Pazartesi)

08:00 – 00:00

(0392) 815 22 48

Ziya Rızkı Cad. No:10 Girne

MAĞUSA BÖLGESİ:

SEMAHAT ATAYOL ECZANESİ

08.01.2024 (Pazartesi)

08:00 – 00:00

(0392) 366 91 93

Üç Çakırlar Cad. Canbulat Özgürlük Orta Okulu Yanı No: 4A Maraş, Gazimağusa

***

SÜAY SEVİNÇ ECZANESİ

08.01.2024 (Pazartesi)

08:00 – 00:00

(0392) 365 42 80

Salamis Yolu No: 168A, Akay Saat yanı, Gazimağusa

GÜZELYURT BÖLGESİ:

DOĞUŞ TÜRKBAYOĞLU ECZANESİ

08.01.2024 (Pazartesi)

08:00 – 00:00

(0533) 836 43 58

Şht. Hasan Cafer Sk. Dış Kapı No: 1, Güzelyurt

LEFKE BÖLGESİ:

SADİYE TAŞAR ECZANESİ

08.01.2024 (Pazartesi)

08:00 – 22:00 (22:00 – 00:00 On-Call)

(0392) 728 83 12

Atatürk Cad. 26/A Lefke

İSKELE BÖLGESİ:

NALAN ECZANESİ

08.01.2024 (Pazartesi)

08:00 – 22:00

(0392) 371 40 06

Kordonboyu Cad.N0:35/B Bahçeler İskele

İskele 2.7 ile sallandı

İskele bölgesinde bugün günün ilk saatlerinde deprem meydana geldi.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi’nin deprem listesinde yer alan bilgiye göre İskele’de saat 01.31’de 2.7 büyüklüğünde, 16.1 derinliğinde deprem meydana geldi.

Türk Lirası için merak edilen soruya ABD’li bankadan yanıt

ABD’nin önemli yatırım bankalarından Goldman Sachs, Türk lirasında reel değer kazanç sinyali verirken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası net rezervlerinin bu yıl pozitife dönmesini bekliyor.

ABD’nin önemli yatırım bankalarından Goldman Sachs, “2024 için 10 CEEMEA sorusu” başlıklı raporunda, “Türk lirası (TL) tahminlerden daha mı az değer kaybedecek?” sorusuna “evet” yanıtı verildi.

Eylül ayından bu yana parasal ve finansal koşullarda önemli ölçüde sıkılaşma sağlandığı belirtilen raporda, bunun da iç talebin ılımlı seyretmesini ve art arda gelen fiyat baskılarının yavaşlamasını sağladığı vurgulandı.

Raporda, reel faizlerin tekrar pozitif bölgeye dönmesiyle yabancı döviz girişlerinin artış eğilimine girdiği kaydedildi.

“TÜRKİYE’NİN DIŞ DENGELERİ İYİLEŞİYOR”
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) TL’nin en azından bir miktar reel değer kazanması konusunda rahat olduğuna dair sinyaller verdiği belirtilen raporda, bu durum hesaba katıldığında artan döviz girişlerinin ve daralan cari açığın 2024’te TL’deki değer kaybı oranını sınırların içine çekeceği aktarıldı.

Talebin yeniden dengelenmesinin Türkiye’nin dış dengelerini de iyileştirdiği kaydedilen raporda, 2023’te yüzde 4,1 olan cari açığın GSYH’ye oranının 2024’te yüzde 1,8’e gerileyeceği öngörüsünde bulunuldu.

Raporda, TCMB’nin TL’nin nominal anlamda güçlenmesine izin vermek yerine bilançosunu yeniden yapılandırmaya odaklanmasının daha muhtemel olduğu belirtilerek, “TCMB’nin ikili ve banka swaplarının her iki ayağını da kapsayan net rezervlerinin şu anda negatif olan 49 milyar dolardan 2024’te pozitife dönmesinin muhtemel olduğunu düşünüyoruz.” denildi.

TC Dışişleri Bakanlığından, BM’nin Kıbrıs Şahsi Temsilcisi atamasına ilişkin açıklama

TC Dışişleri Bakanlığı, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in, Kolombiya eski Dışişleri Bakanı Holguin Cuellar’ı Kıbrıs Şahsi Temsilcisi olarak ataması hakkında açıklama yayımladı.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC), atamanın yapılmasına iki koşul ile rıza verdiği belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:

“Bunlardan ilki; Şahsi Temsilci’nin görev yönergesinin, Ada’daki iki taraf arasında yeni resmi çözüm müzakerelerinin başlatılmasına ilişkin olarak ortak zemin bulunup bulunmadığının araştırılmasıyla sınırlı kalmasıdır. İkincisi ise; Şahsi Temsilci’nin görev yönergesinin süresinin 6 ayı aşmamasıdır. Nitekim Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Tatar da bu hususun altını çizmiştir.”

Ada’da iki taraf arasında ortak zeminin var olmadığı gerçeğinin BM Genel Sekreteri’nin raporlarında da belirtildiğine işaret edilen açıklamada, “Yarım asırdan uzun bir süredir müteaddit defalar müzakere edilmiş ve Rum tarafının uzlaşmaz tutumu nedeniyle asla hayata geçirilememiş olan federal çözüm modelinin güncelliğini yitirmiş ve tüketilmiş olduğu apaçık ortadadır.” değerlendirmesinde bulunuldu.

Açıklamada, Kıbrıs’ta herhangi bir yeni müzakere sürecinin başlamasının vazgeçilmez önkoşulunun, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ile eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi olduğuna dikkati çekilerek, “Bu itibarla iki taraf arasında ortak zemin oluşabilmesi ancak bu anlayış çerçevesinde mümkün olabilecek, ömrü tükenmiş iki kesimli, iki toplumlu federasyon arayışına yönelik bir sürece bir kez daha girişilmesi söz konusu olmayacaktır.” denildi.

Ada’daki iki taraf arasında yeni resmi çözüm müzakerelerinin başlatılmasına ilişkin ortak zemin bulunup bulunmadığı hususunun herhangi bir yanlış anlaşılmaya mahal vermeyecek şekilde tespiti için Şahsi Temsilci’ye verilen 6 ay görev süresinin yeterli olduğunun altı çizilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Şahsi Temsilci Sayın Holguin Cuellar’a yeni görevinde başarılar diliyor, hazırlayacağı raporun tarafların tutumlarını ve Ada’daki gerçekleri nesnel bir şekilde yansıtması, gerekli sonuçları çıkarması ve bu sonuçlar temelinde gelecekte izlenebilecek gerçekçi hareket tarzının ne olabileceğini kayıt altına alması beklentimizi vurguluyoruz.”