Archives Ocak 2024

İlk sanığın sorgulanmasının ardından İsias davasına ara verildi…

İsias Otel davasında ilk sanığın sorgulanmasının ardından duruşmaya Türkiye saatiyle 15.10’a kadar ara verildi. Aranın ardından sanıkların sorgulanmasına devam edilecek.

Müşteki avukatlarından Yiğit Gökçehan Koçoğlu, otel sahibi Ahmet Bozkurt’a sorular yöneltti.

Koçoğlu, inşaat yapılırken binayı gösterdiği kişilerin işin ehli olup olmadığını sordu.

Bu soruya karşılık Ahmet Bozkurt, işin ehli insanlarla iş yaptığını belirterek, binada kendisinin müteahhitlik yapmadığını, “müteahhidim” dediyse bile enkazdan yeni çıktığında söylediklerinin farkında olmadığını belirtti.

Kıbrıslı Türk müştekilerin diğer avukatlarının sorduğu soruları da cevaplayan Ahmet Bozkurt, 35 cm tespit edilen molozların kendisine ait olmadığını, 4 binanın kendi oteli üzerine yıkıldığını, molozların onlara ait olduğunu savundu.

Ahmet Bozkurt, söylediklerinin çarpıtıldığını ileri sürerek, binasının iki ruhsatlı bir yapı olduğunu, imar barışından bir kere yararlandığını, imar barışının şahsına münhasır bir durum olmadığını kaydetti.

 

-“Her yer ayakta olsa ve sadece İsias yıkılsaydı bütün suçlamaları kabul ederdim”

Tutuklanmadan önce otel yıkıntılarını gördüğünü söyleyen Bozkurt, “Adıyaman’ın yüzde 90’ının yerle bir olduğunu ifade ederek, “Her yer ayakta olsa ve sadece İsias yıkılsaydı bütün suçlamaları kabul ederdim” dedi.

“Kendisinin veya ailesinden herhangi birinin belediyeye yapılmış bir bağışa katkısı olup, olmadığının” sorulması üzerine Ahmet Bozkurt, belediyeye herhangi bir katkı, bağış yapmadığını, ticari ilişkisinin olmadığını kaydetti.

Binanın beklemede olduğu 6 yıl boyunca korozyona uğramaması için kolonlarını sıvattığını belirten Bozkurt, binada, Göksu nehrinden alınmış ve yıkanmış temiz kum kullanıldığını söyledi.

Bozkurt, bir soru üzerine binanın müteahhidi olmadığını belirterek, asma katın, 1993 yılında bina inşa edilirken yapıldığını, yeni tarihli asma kat yer almıyorsa bunun belediyeye sorulması gerektiğini kaydetti.

-“Binanın yıkılması, depremin şekli ve şiddetiyle alakalı”

Binanın projeye göre yapıldığını, üst katların kolonlarının inceltildiği konusunda bir bilgisi olmadığını belirten Ahmet Bozkurt, binanın yıkılmasının, binanın sağlamlığıyla ilgisi olmadığını, depremin şekli ve şiddetiyle alakalı olduğunu savundu.

Müşteki avukatlarının sorularının ardından sanık avukatlarının sorularına geçildi. Sanık avukatları bilirkişi raporunda yer alan bazı isimleri netleştirmek amacıyla Ahmet Bozkurt’a sorular yönetti.

 

-İpekçioğlu’ndan Bozkurt’a soru

İsias Otel’de kızını kaybeden DAÜ Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Pervin Aksoy İpekçioğlu, müşteki sıfatıyla sanık Ahmet Bozkurt’a soru sordu.

İpekçioğlu, mahkemeden, tüm sorumluların mahkeme huzuruna gelmesini ve gözünün içine baka baka cevap vermesini talep etti.

İpekçioğlu, Bozkurt’a, otel enkazına ne zaman ve saat kaçta geldiğini sordu.

Ahmet Bozkurt ise, enkaza depremin olduğu gün saat 13.30’da geldiğini söyledi.

En üst katı neyle kapattığını soran İpekçioğlu’nu yanıtlayan Bozkurt, tavan kısmının, pervole ve ısı geçirmeyen saçla kapatıldığını kaydetti.

Enkazın üzerinde bulunan kocaman betonun ne olduğunu sorusuna karşılık ise Bozkurt, bunun beyaz beton değil, ısı yalıtımı olduğunu kaydetti.

“3 saniyede çöken binada yumuşak kat düzensizliği var” diyen İpekçioğlu, Bozkurt’un nehir ile derenin farkını açıklayıp açıklayamayacağını sordu. Bozkurt, nehrin suyu ve akıntısının çok olduğunu, derede ise yazda su olmadığını söyledi.

İlk sanığın sorgulanmasının ardından duruşmaya Türkiye saatiyle 15.10’a kadar ara verildi.

Aranın ardından sanıkların sorgulanmasına devam edilecek.

Hastanede ölü bulunan Naciye Aligüllü’nün ölüm sebebi açıklandı

Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde, refakatçi olarak bulunduğu sırada ölü olarak bulunan Girne’de sakin 77 yaşındaki Naciye Aligüllü’nün ölüm sebebinin ““kalp yetmezliği” olduğu tespit edildi.

Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Onkoloji Servisi’nde, 01 Ocak Cumartesi günü, refakatçi olarak bulunduğu sırada ölü olarak bulunan Girne’de sakin 77 yaşındaki Naciye Aligüllü’nün ölüm sebebinin ““kalp yetmezliği” olduğu tespit edildi.

Polisin soruşturması sürüyor.

Cumhurbaşkanı Tatar, Girne Özel Eğitim Merkezi’ni ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Girne Özel Eğitim Merkezi’ni ziyaret etti.

 

Cumhurbaşkanı Tatar, öğrencilerle sohbet etti, sınıfları gezerek okul hakkında bilgi aldı.

 

Çocuklara hediye vererek yeni yıllarını kutlayan Cumhurbaşkanı Tatar, öğrenciler tarafından hazırlanan gösteriyi izledi.

 

Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ziyarette yaptığı konuşmada, özel gereksinimli bireylerin her zaman yanında olduğunu belirterek, Cumhurbaşkanlığı’nda oluşturulan engelliler komitesinde özel gereksinimli bireylerin yaşadığı sıkıntılar ve çözümleriyle ilgili çalışmalar yapıldığını söyledi.

 

Yapılan eğitim çalışmalarının önemine değinen Tatar, Girne Özel Eğitim Merkezi idareci ve eğitmenlerini tebrik etti.

 

Okul Müdürü Özlem Dağlı Gökbulut da konuşmasında, Özel Eğitim Yasası’nın Meclis’ten geçmesi için girişimlerde bulunan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve eşi Sibel Tatar’a teşekkür etti.

 

Yürürlüğe giren yasayla birlikte büyük bir eksikliğin giderildiğini belirten Gökbulut, yasanın çalışmalara güç kattığını ve çocuk hakları açısından da son derece önemli olduğunu dile getirdi.

 

Gökbulut ayrıca Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ve Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın eşi Sibel Tatar öncülüğünde hazırlanan “Özel Gereksinimli Mutlu Çocuklar Ebeveyn El Kitabı’nın önemine dikkat çekerek, aileler ve çocuklar için son derece faydalı bir kitap hazırlandığını kaydetti.

 

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a ziyaretinde Engelliler Spor Federasyonu Başkanı ve Cumhurbaşkanı Engelliler Komitesi Başkanı Ahmet Akdeniz eşlik etti.

Çalışma Bakanı: Oy birliği ile bir asgari ücret belirlemek istiyorum

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, BRT’de katıldığı 14. Saat programında gündeme dair soruları yanıtladı. Asgari ücret ile değerlendirmelerde bulunan Bakan Gardiyanoğlu, Asgari ücretin belirlenmesi için 16 Ocak’a kadar vakitlerinin olduğunu belirterek oy birliğiyle bir asgari ücreti belirlemek istediğini söyledi.

Asgari ücret belirlenmeden vergi dilimlerinin yeniden düzenlenmesiyle ilgili soruyu yanıtlayan Bakan Gardiyanoğlu “Özellikle maaşlar arasındaki farklardan kaynaklı çalışma yapıldı. Daha çok maaş alandan daha çok vergi kesilmesine yönelik bir düzenleme yapıldı. Yani sistem tersine döndürülmüş oldu. Şu anda orada 30 bin Türk Lirası bandı var, zaten herkes asgari ücretin bu rakama ulaşmayacağını şu anda hepimiz biliyoruz. Ulaştığı zaman bununla ilgili Bakanlar Kurulu elbette bir karar alacaktır. Asgari ücrete bir vergi uygulaması yok” şeklinde konuştu.

“Oy birliği ile bir asgari ücret belirlemek istiyorum”

Gardiyanoğlu, “Gerek işveren, gerekse işçi kesimiyle rutin konuşmalarımızı yaptık. Asgari Ücret temsilcilerinde değişiklik olacak, bunu da bekliyoruz tabi. Ayın 4’ü gibi Aralık ayının Hayat Pahalılığı yansımasını göreceğiz. O benim maaş şablonum olacak. Çok hassas bir terazi. Ben iki kesimde de yer aldığım ve hayatı hem işçi hem işveren olarak yaşadığım için durumlarını çok iyi bir şekilde anlıyorum. Herkesin isteğine yakın bir derecede asgari ücret belirlemek en büyük dileğim” dedi.

“Üretim sektörüne ekstra prim desteği için çalışıyoruz”

Asgari ücretin yükselmesiyle beraber prim desteğinin de devam ettiğini ekleyen Gardiyanoğlu üretime yönelik sektörlerde prim desteği oranını artırmayla ilgili çalışmalarının olduğunu kaydetti. Gardiyanoğlu “Yılbaşından önce bununla ilgili gerekli talimatları verdim ve %30-35 gibi rakamlara çıkabilir. Şu anda devletimiz zaten %25 prim desteği veriyor. Yeni çalışmayla sadece üretim sektörüne yönelik prim desteği artışı yapılacak. Burada amacımız üretimi de teşvik ve desteklemek. Asgari ücret toplantısına kadar bu rakamı netleştirerek işverenlerimize sunacağım” şeklinde konuştu.

“Asgari ücret üzerindeki tartışmaları ortadan kaldıracak bir çalışma yapıyoruz”

Asgari ücrette yeni bir uygulama üzerinde çalıştıklarını söyleyen Sadık Gardiyanoğlu “Bunu kabul ettirirsek ve uygulamaya koyarsak asgari ücret üzerindeki tartışmalar tamamen sona erecek. Asgari ücret otomatik olarak tartışma olmayacak şekilde belirlenmiş olacak. Bunu önümüzdeki hafta açıklamayı planlıyorum” dedi.

“Çalışma hayatını disiplin altına sokuyoruz”

Çalışma hayatının ülkede disiplin altına girmeye başladığını söyleyen Gardiyanoğlu birçok önlem alınmaya başladıklarını vurguladı.

Özellikle üçüncü dünya ülke vatandaşların getirilmesiyle ilgili ciddi kotalar konduğunu belirten Gardiyanoğlu, denetimlerin hızla sürdüğünü vurguladı.

“Sigortaların şikayeti yeni değil 6-7 yıldır bunu yapıyorlar”

Sosyal Sigortaların bazı konuları gizlediği ile ilgili iddiaları da yanıtlayan Bakan Gardiyanoğlu “Sosyal Sigortalar Kurumumuz bunu şu anda yapmadı ki. 6-7 yıldır sürekli olarak Tabipler Birliği ve Eczacılar Birliği’ne bazı eczaneler ile doktorlar arasında fazla reçete alışveriş hareketi olduğuyla ilgili yazı gönderdi ama bir sonuca ulaşılamadı. Ama ne hikmetse şu anda ilk gözaltına alınanlar o dönemde isimleri bu birliklere bildirilen kişiler oldu” dedi.

“Sigorta reçetelerinde yeni dönem başladı”

Önceki gün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak yeni bir sisteme başlandığını belirten Sadık Gardiyanoğlu “Artık adada isteyen hasta istediği doktora giderek muayenesini olacak, reçetesini alacak. Anlaşmalı eczaneye gittiğinde sigortalıysa ilacını %80 indirimli olarak alacak. Eğer anlaşmalı bir eczaneye gitmediyse ilacın ücretinin tamamını ödedikten sonra ilacın faturasını, kare kökünü ve makbuzunu sigortalara getirdikten sonra bir ay içerisinde ödediği rakamın %80’ini geri alacak” ifadelerini kullandı.

ÖZTÜRKLER, “TÜRK YARGISI GEREĞİNİ YAPACAKTIR”

UBP Güzelyurt Milletvekili Dr. Ziya Öztürkler, katıldığı bir televizyon programında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.

UBP Milletvekili Öztürkler “Türkiye’de 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremler asrın felaketi olarak tarihe geçmiştir. Bu acı depremlerde yaşamını yitiren 50 bin insanımız içinde Voleybol Müsabakalarında ülkemizi temsil etmek üzere Adıyaman’da bulunan Şampiyon Melekleri’miz de vardı. Adıyaman’daki İsias Otel’in yapımında ihmalleri olanların gereken cezayı alması ve adaletin yerini bulmasını istiyoruz. Kıbrıs Türk Halkının yüreği halen yanmaktadır ve bu kolay sönecek bir yangın değildir. 35 öğrenci ve öğretmenimizin yanı sıra İsias Otel’de toplam 72 kişi yaşamını yitirmiştir. Daha 15’ini geçmemiş, ülkemizin geleceği, en parlak çocuklarımız ile öğretmenlerimizi ciddi ihmaller nedeniyle İsias Otel’de kaybettik. Bugün yaşanan bu acı olayların hesap günü gelmiştir” dedi.

Öztürkler “Kıbrıs Türk Halkı, iktidarı ve muhalefeti ile tek yürek olmuştur. İsias, hepimizin ortak davası olmuştur. Aynı zamanda İsias Davası, suçluların ihmalleri yüzünden yitirdiğimiz Şampiyon Meleklerimiz ve benzer ihmallerle yaşamını kaybeden tüm insanlarımız için de ortak bir adalet arayışıdır. Görevde olduğum zaman içerisinde Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç ile konuyu görüştüğümde bizzat kendisinin bu konudaki hassasiyetini görmüştüm. Sayın Yılmaz, bizzat kendisi İsias Davası’nı yakinen takip edeceğini söylemiş, Kıbrıs Türkü’nün yüreğine su serpmişti. Ben, adaletin yerini bulacağına, suçluların gereken cezayı alacaklarına inanıyorum. Bu vesile ile bir kez daha 6 Şubat depremlerinde yitirdiğimiz tüm insanlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine baş sağlığı diliyorum” dedi.

“ŞEHİT ÇOCUĞU ARSALARI TAPULARININ VERİLMESİ MUTLULUK VERİCİDİR”

UBP Milletvekili Öztürkler, 15 yıl önce hak sahiplikleri verilen Kermiya Şehit Çocuğu Arsaları tapularının verilme aşamasına gelmiş olmasının devletimiz adına mutluluk verici olduğunu ifade etti.

Kendi görev süreleri içerisinde Şehit Çocuğu Arsaları altyapı çalışmalarına önem verdiklerini, uzun yıllardır tamamlanamamış olan altyapılarının hızlıca tamamlanması adına sıkı çalışıldığını belirten Öztürkler, “Kermiya Şehit Çocuğu Arsalarında birçok bakanımızın, bürokratımızın katkısı olmuştur. Biz görevi devraldığımızda geçmiş dönemlerde bir kısmı yapılan elektrik ve kanalizasyon altyapılarının tamamını bitirdik. Su altyapılarını, 200 dönüm, 346 parselin tamamına hizmet verecek şekilde tamamladık. Şehit arsaları altyapılarında asfalt çalışmalarının %70’lik kısmını 2022 yılında bitirmiştik. Geriye kalan %30’luk kısmını 2023 yılına aktardığımız bütçe ile tamamlamayı planlamıştık. Bugün görüyoruz ki, devletin devamlılığı esasıyla devletin bir taahhüdü olan, şehit çocuklarına ait Kermiya bölgesindeki arsaların altyapı çalışmalarındaki planlamamız devam ettirilmiş ve hak sahibi olan insanlarımıza tapu verme aşamasına gelinmiştir ”dedi.

Kermiya Şehit Çocuğu Arsalarının tapularının verilmesi için ortaya emek koyan herkese teşekkür eden Öztürkler, “Yıllardır özlemle bekleyen, bu vatan uğruna canlarını feda eden şehitlerimizin emaneti olan çocuklarına devlet olarak görevimizi yerine getirmek beni ayrıca mutlu etmiştir. Tüm hak sahibi insanlarımıza hayırlı olmasını dilerim ”dedi.

Yılbaşı gecesi Güneş’te yaşanan patlama bugün GPS ve uyduları bozabilir

NASA, Salı günü güneşte 2017’den bu yana yaşanan en güçlü enerji patlamasını gözlemledi. Patlama yüzde 25 ihtimalle uyduları ve GPS sistemlerini bozabilir.

NASA’nın aracı yılbaşı gecesi gerçekleşen enerji patlamasını tespit etti ve patlama görüntüsünü “radyo kesintisi riskinin” rapor edildiği Dünya’ya ulaştırdı.

Görüntüler güneşte patlamadan önce daha da parlaklaşan, en yüksek seviye parıltı yani “X5 parlaması” oluşan bir bölgeyi gösteriyor.

NASA’dan bilim insanları benzer bir parlamayı en son 10 Eylül 2017’de, saatlerce radyo kesintilerine neden olan bir “X8.2 parlamasında” gözlemlediğini açıkladı.

DÜNYA ETKİLENEBİLİR

NASA yaptığı duyuruda güneşte yaşanan patlamanın radyo iletişimini, elektrik şebekelerini, navigasyon sinyallerini etkileyebileceğini ve uzay araçları ve astronotlar için risk oluşturabileceğini belirtti.

Bu patlama bir “X5.0 parlaması” olarak sınıflandırılmıştır. “X sınıfı” en yoğun patlamaları belirtirken, sayı da gücü hakkında bilgi veriyor.

Güneş patlaması 31 Aralık’ta saat 17:00’de gerçekleşti ve NASA’nın “Solar Dynamic Observatory” araştırma sondası için çarpıcı bir gösteri yarattı.

Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) halkın korkacak hiçbir şeyi olmadığını açıklarken, kurum 31 Aralık’taki ilk radyasyon patlamasının Pasifik Okyanusu üzerinde elektrik kesintilerine neden olduğunu tespit etti.

Uzay Hava Durumu Tahmin Merkezi, Dünya’nın küçük bir jeomanyetik fırtına yaşayabileceğini yani Dünya’nın manyetosferinde güneş rüzgarı şok dalgasının neden olduğu geçici bir rahatsızlık yaşayabileceğini öngördü.

Olay uyduların “uzayda sürüklenmesine ve yeteneklerinin engellenmesine” neden olabilir.

Ajans kitlesel püskürmenin Dünya’yı sıyırıp geçeceğini tahmin ediyor.

EN BÜYÜK PATLAMA 2003’TE YAŞANDI

Bu altı yıl içinde tespit edilen en güçlü güneş patlaması olsa da, NASA’nın kayıtları şimdiye kadarki en büyük patlamanın 2003 yılında meydana geldiğini gösteriyor.

4 Kasım 2003’te güneşte bir “X45 parlaması” yaşandı.

Yaşandığı zaman bir “X28 parlaması” olarak sınıflandırılan patlamanın Mart 2004’te muhteşem bir X45 olduğunu belirledi. Yani zannedildiğinden çok daha güçlü bir patlamaydı.

Araştırmacılar, hesaplamalarının patlamanın yaydığı radyasyonun “5 bin güneşe eşdeğer” olduğunu gösterdiğini ancak ışınların Dünya yüzeyine ulaşmadığını söyledi.

İsias davasında ilk olarak otel sahibi Bozkurt dinlendi

Kimlik tespitlerinin ardından başlayan İsias Otel davası duruşmasında ifade veren sanıklardan otel sahibi Ahmet Bozkurt, kendisinin müteahhit değil iş insanı olduğunu ve binasında söylenenleri yaptığını savundu. Bozkurt, “Kolon kesilmesi söz konusu değil” dedi.

Kıbrıslı aileler adına söz alan avukat Çetin Arslan, tanıkların mahkemede olmasını talep ederek, video konferans yoluyla sanıkların sorgulanmasının adalettin tecellisi ve adil yargılama açısından sıkıntılarına işaret etti.

Avukat ayrıca mahkemede internet erişimi olmamasının dava ayrıntılarını görebilmek için gerekli olduğuna işaret ederek, internet erişiminin sağlanmasını talep etti.

Duruşmada ilk olarak İsias Otel sahibi sanık Ahmet Bozkurt dinlendi

Bozkurt, asrın felaketi 6 Şubat depreminde otelinde ve depremde hayatını kaybeden herkese Allah’tan rahmet diledi.

Otelin inşa süreci hakkında bilgi beren Bozkurt, kendisinin müteahhit değil, iş insanı olduğunu anlattı.

Otelin bulunduğu arazi için 1992 yılında Adıyaman Belediyesi tarafından kat sınırlaması olduğu için 9 kata izin verildiğini, ancak ileriki tarihte kat sayısında değişikliğe gidilirse 12 kata kadar izin verilebileceğinin kendisine söylendiğini kaydetti.

1992 yılında binanın mimari çizimlerinin ve statik hesaplamalarının 14 kata göre yapıldığını aktaran Bozkurt, belediyenin kat sınırı nedeniyle fazladan katları iptal ettiğini kaydetti.

Statik hesaplar bozulmadan izinlerin verildiğini aktaran Bozkurt, kendisinden istenen radyan temel ve demirleri bulmak için ciddi çaba sarf ederek otelin inşasına başladıklarını anlattı.

Bzkurt, inşaatta meydana gelen ölümlü iş kazası nedeniyle kolonların sıvanarak binanın yapımının durdurulduğunu, daha sonra 2001 yılında inşaata yeniden başlanarak, binanın yapımının 2003’ye tamamlandığını söyledi.

Ahmet Bozkurt, Kalkınma Bankası teşvikinden yararlanarak otelini tamamladığını, bu teşvik için otelin usulüne uygun olup olmadığının denetlenerek binasının tasdiklendiğini anlattı.

Bozkurt, fazladan kat çıkıldığı ve yan tarafına ekleme yapıldığı iddialarının hiçbirini kabul etmediğini vurguladı.

Otele yeniden yapılan değerlendirmelerde oteli güçlendirmeye gerek olmadığı konusunda onay aldığını belirten Bozkurt, merdiven kulelerini çerçevelettirerek en üst kata kendisine bir ofis yaptırttığını anlattı.

Bozkurt, üzeri pervoleyle kapatıp, yanlarına cam kapatıldığını, üzerinde kesinlikle beton kullanmayarak, ara duvarlara ise tuğla kullanılmadığını kaydetti.

Kat fazlası olmadığına dair belgesi bulunduğuna işaret eden Bozkurt, radyan temel ve kolonların kendisinden istenilen gibi olduğunu söyledi.

-“Böyle bir suç varsa sorumlusu benim… Bana atılan iftiraları kabul etmiyorum”

Otelin aile şirketi olduğunu belirten ve hissedarlar hakkında bilgi veren Bozkurt, “Öyle bir suç varsa benim cezaevinde olmam lazım. İki oğlum tutuklu olanların hiç bir yetkisi yok, eğer böyle bir suç varsa sorumlusu benim. Bana atılan iftiraları, yapılan iddiaların hiç birini kabul etmiyorum” dedi.

“Bana iftira atıldı. Hiç bilgi almadan kulaktan dolma haberlerle suçlamalarda bulunuldu. Ben bu kadar özen gösterdiğim otelden dolayı suçlanıyorum” diyen Bozkurt, yan binaların otele katıldığı ve otelin altında otopark olduğu iddiasında bulunulduğunu, bunların hiç birinin gerçek olmadığını, otelinde usulsüz hiç bir şey bulunmadığını kaydetti.

Bozkurt, “11 ildeki depremin şiddetinin yüksek oluşundan dolayı binam yıkıldı” dedi ve kolon kesilmesinin söz konusu olmadığını öne sürdü.

-KTÜ raporu okundu

Duruşmada daha sonra sanığa Karadeniz Teknik Üniversitesi raporu okundu.

Bozkurt, kendinin, mühendis ve mimarlarının hiç bir kusuru olmadığını savundu.

Bozkurt, hemen otelin enkazının kaldırılmaya çalışarak, delillerin ortadan kaldırılmaya çalışıldığını ileri sürdü.

Sanık avukatı da, savcılık makamının depremden 6 gün sonra alınan örnekleri olduğunu; bu konuda iki farklı rapor hazırlandığını söyleyerek, iddianamenin neden 8 ay sonra elde kalan numunelerden alınan örneklerle hazırlanan Karadeniz Teknik Üniversitesi raporuna göre hazırlandığını sordu.

Duruşmada daha sonra Kıbrıslı müştekilerin avukatları tarafından sorular soruldu.

Sanığın hiç bir pişmanlığı olmadığını söyleyen müşteki avukatlarından Çetin Arslan, burada bir iftiranın söz konusu olmadığını kaydetti.

Arslan sanığa, müteahhitlik konusunda uzman birinden yardım alıp almadığını sordu.

-“Pişman değil üzüntülüyüm”

Bozkurt da, kendisinin suçlu olmadığını, dolayısıyla bir pişmanlığı olmadığını, sadece üzüntülü olduğunu kaydetti.

Avukat Aslan, 1995’te meydana gelen iş kazasından yargılanıp yargılanmadığını sorduğu Bozkurt, yargılandığını ancak suçsuz bulunduğunu kaydetti.

Mantolamanın binaya yük getirdiğini, bunun bile olası kasta götüren bir durum olduğunu ifade eden Aslan, Bozkurt’a mantolama ile ilgili bir çalışma yaptırıp yaptırmadığını sordu.

 

Bozkurt, bunların çalışmasını yaptırdığını, zaten kendisinin statik hesaplamalarının 14 kata göre yapıldığını kaydetti.

Bozkurt başka bir soru üzerine ise otel enkazına oğlu Mehmet Fatih Bozkurt’la gittiğini, enkazdan 3 gün ses geldiğini ancak gerekli teçhizat olmadığı için kendisinin bir şey yapamadığını söyleyerek, binada ölenlerin depremden değil soğuktan donarak öldüklerini ileri sürdü.

Bozkurt’un söylemlerine aileler tepki gösterdi.

Töre: Türk yargısına güveniyoruz

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Adıyaman’dan bugün başlayan İsias Otel davasında Türk yargısını güvendiklerini, mahkemenin de en ağır cezayı vereceğinden emin olduklarını söyledi.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Adıyaman’dan bugün başlayan İsias Otel davasında Türk yargısını güvendiklerini, mahkemenin de en ağır cezayı vereceğinden emin olduklarını söyledi.

Töre, BRT’de katıldığı Manşet + programında Aziz Karaaziz’in gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
Töre, “6 Şubat’ta Türkiye’de yaşanan depremde sadece Şampiyon Meleklerimizin ailesi ve yakınları değil Kıbrıs Türk Halkı da büyük acılar çekmiştir” dedi.

Töre, Şampiyon Meleklerin ailelerinin yaşadığı sıkıntıları ve acıları bildiklerini ve paylaştıklarını belirterek, ateşin düştüğü yer yaktığını söyledi.

Töre, depremde ölen Şampiyon Meleklerimize ve kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum ifadelerini kullanarak; depremin yarattığı acıların çok uzun süre Kıbrıs Türk Halkı’nın kalbinde hissedileceğini kaydetti.

İsias’ın konut olarak inşa edildiğini daha sonra tadilatlarla otele çevrildiğini anımsatan Başkan Töre, hazırlanan raporların da binanın sağlam olmadığını gösterdiğini belirtti.

Töre, binayı taşıyan kolonların kesildiğinin raporlarla teyit edildiğini ve İsias Otelin çürük olduğunun ortaya çıktığının belgelendiğini ifade etti.

İsias Otel’in çürük bir yapı olduğunun orta yere çıktığını belirten Başkan Töre, mahkemeden çıkacak kararın da benzer davalara emsal olacağını söyledi.

Başkan Töre, “Adalet mekanizmasının çalıştığını kaydederek inşallah bu olayda dahli olanlar en ağır cezayı alır” dedi.
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, “birileri ticari faaliyet yürütüp para kazanacak diye insanların yaşamları tehlikeye sokulmamalıdır. Bu binanın tadilatını yapanlar ve izin verenler bizim vicdanımızda suçludurlar. Mutlaka da cezalarını almalıdırlar” diye konuştu.
İsias Otel davasının yakından takip edildiğini belirten Başkan Töre, sürecin içerisinde olacaklarını ifade etti.

İsias davası devam ediyor…

Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde İsias davası duruşması devam ediyor. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde 72 kişinin hayatını kaybettiği İsias Otel’ine ilişkin 5’i tutuklu 11 sanığın yargılanmasına başlandı.

Davada yoklamanın alınmasının ardından sanıkların savunması alınma aşamasına geçildi. İlk sanık sanık İsias Otel’in sahibi Ahmet Bozkurt oldu.

Bozkurt, “Ben yanlış bir şey yapmadım. Ben müteahhit değilim. Ben iş adamıyım. Ben uzman inşaat mühendislerine işi veririm onlar yapar. Gereken izinleri aldım. Fazladan kat çıktım, yasa dışı bir şey yaptım iddialarını reddediyorum.” Şeklinde bir savunma yaptı.

Bozkurt, söz konusu savunmayı tutuklu bulunduğu cezaevinden video link aracılığıyla yaptı. Öte yandan ailelerin duruşma salonuna getirilmemelerine tepki göstermişti.

İsrail’in yargılanacağı “soykırım” davası 11 Ocak’ta başlayacak

Güney Afrika Cumhuriyeti’nin İsrail aleyhine Uluslararası Adalet Divanı’nda (UAD) açtığı “soykırım” davasının ilk duruşmasının 11-12 Ocak’ta yapılacağı bildirildi.

Güney Afrika Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Bakanlığı Sözcüsü Clayson Monyela, sosyal medya platformu X’ten yaptığı açıklamada, davanın ilk duruşmasının 11-12 Ocak’ta Lahey’de olduğunu ve avukatların bu yönde hazırlıklarını sürdürdüğünü belirtti.

İsrail yönetimi, kendisini Gazze Şeridi’nde Filistinlilere soykırım uygulamakla suçlayan Güney Afrika’ya tepki göstermiş ancak davayı boykot etmeyeceğini duyurmuştu.

Malezya Dışişleri Bakanlığı da Güney Afrika Cumhuriyeti’nin İsrail aleyhine dava açmasını, hesap verilebilirlik için “somut adım” olarak tanımlamış ve destek vermişti.

UAD’nin dava usulüne göre, davacı ve davalı ülkeler, 15 hakimden oluşan panele birer hakim ekleyebilir. Ayrıca, davalı İsrail, duruşmada 4 avukat tarafından temsil edilebilir ve destekçisi ülkelerin temsilcileri tarafından yazılmış mektupları mahkemeye sunabilir.

UAD, İsrail’in Gazze’deki saldırılarını durdurması yönünde bir emir çıkarabilir.

– Güney Afrika, İsrail hakkında soykırım davası açmıştı

Güney Afrika Cumhuriyeti, 29 Aralık’ta, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’de işlediği fiillerle 1948 tarihli BM Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’ni ihlal ettiği gerekçesiyle UAD’de dava açarak İsrail için ihtiyati tedbir kararı alınmasını talep etmişti.

Başvuruda “İsrail’in eylemleri ve ihmalleri soykırım niteliğindedir çünkü hususi soykırım niyetiyle işlenmiştir.” ifadelerine yer verilirken, eylemlerin “Gazze’deki Filistinlileri yok etmek” amacı taşıdığı vurgulanmıştı.

Soykırım Sözleşmesinin 9. maddesi uyarınca, bir devletin sözleşmenin maddelerini ihlal etmesi durumunda, sözleşmeye taraf herhangi bir devlet, ihlalci devlet aleyhine UAD’de dava açabiliyor.

UAD, aciliyet gerektiren durumlarda ihtiyati tedbir kararına hükmederek, söz konusu ihlallerin dava süreci sonlanana kadar durdurulmasına hükmedebiliyor.

Türkiye’de enflasyon açıklandı

Türkiye’de enflasyon Aralık 2023’te aylık yüzde 2,93 artarken yıllık yüzde 64,77 oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2023’te enflasyon yüzde 64,77 olarak gerçekleşti. Bu seviye 2001’den bu yana, yani son 22 yılın en yüksek yıl kapanışı oldu.

Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), Aralık 2023’te aylık bazda yüzde 2,93, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 1,14 artış gösterdi. Yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında yüzde 64,77, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 44,22 olarak gerçekleşti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Aralık 2023 itibarıyla 12 aylık ortalamalar dikkate alındığında, tüketici fiyatları yüzde 53,86, yurt içi üretici fiyatları yüzde 49,93 arttı.

Aylık bazda TÜFE yüzde 2,93, Yİ-ÜFE yüzde 1,14 artış gösterdi.

Yıllık enflasyon, tüketici fiyatlarında yüzde 64,77, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 44,22 oldu.

Beklentiler…

AA Finans Enflasyon Beklenti Anketi’ne katılan ekonomistler, Aralık 2023’te TÜFE’nin yüzde 3,19 artacağını öngörmüştü. Bu ortalamaya göre yıllık enflasyonun yüzde 65,19’a yükseleceği hesaplanmıştı.

Brent petrolün varil fiyatı 75,93 dolar

Brent petrolün varili uluslararası piyasalarda ​​​75,93 dolardan işlem görüyor.

Dün 79,06 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 75,89 dolar seviyesinde tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 10.04 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,05 artışla 75,93 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 70,36 dolardan alıcı buldu.

Yemen’deki Husilerin Kızıldeniz’de gemileri hedef alan eylemleri petrol fiyatları üzerindeki etkili olmaya devam ediyor. Son dönemlerde Husilerin eylemlerinin ardından çok sayıda gemicilik şirketi Kızıldeniz’deki seferlerini durdurma kararı aldı. Söz konusu eylemler küresel tedarik zinciri krizi yaşanabileceği endişelerini artırırken, sorunun enerji sevkiyatlarını da kapsayacak şekilde genişleyebileceği ihtimali fiyatları yukarı yönlü destekliyor.

Son olarak, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Yemen’deki İran destekli Husilerin, Kızıldeniz’e 2 gemisavar füzesi fırlattığını duyurdu. Açıklamada, “Bu yasa dışı eylemler, onlarca masum denizcinin hayatını tehlikeye atmaktadır ve uluslararası ticaretin serbest akışını kesintiye uğratmayı sürdürmektedir. Bu, 19 Kasım’dan bu yana Kızıldeniz’in güneyindeki ticari gemilere yönelik 24. saldırıdır.” ifadelerine yer verildi.

Uzmanlar, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları ve küresel petrol rezervlerinin çoğunu barındıran Orta Doğu’da gerginliğin giderek artacağı ihtimalinin petrol piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açabileceğini belirtiyor.

Öte yandan, dünyanın en büyük petrol tüketen ülkesi ABD’den gelecek veriler fiyatların yükselişini sınırlıyor. Yatırımcılar bugün ABD’de açıklanacak verileri ve ABD Merkez Bankasının (Fed) toplantı tutanaklarını bekliyor. Ayrıca gün içinde Amerikan Petrol Enstitüsü ham petrol stok verilerini açıklayacak. Veriler ülkede talebe yönelik önemli bir gösterge olmasından dolayı fiyatların hareketini de etkiliyor.

Brent petrolde teknik olarak 76,12 ile 76,47 dolar aralığının direnç, 75,77 ile 75,42 dolar aralığının ise destek bölgesi olarak izlenebileceği ifade ediliyor.

Telekomünikasyon Dairesi’nden borcu olanlara uyarı

Telekomünikasyon Dairesi, 31 Kasım tarihine kadar borcu olan abonelerin borçlarını en geç 15 Ocak tarihine kadar kapatması gerektiğini duyurdu.

Daire’den yapılan açıklamada, hesapları kapatılmayan ve açık hesapları bulunan abonelerin ses, data ve internet hizmetlerinin kesileceği kaydedildi.

Açıklamada, Aralık 2022 ayı itibarıyla da Daire’ye 12 fatura dönemi üzeri borcu olan abonelerin hatlarının iptal edileceği ve aboneliklerinin sonlandırılacağı belirtildi.

Borçların, en yakın Telekomünikasyon Dairesi’ndeki muhasebe gişelerinden ve anlaşmalı bankalardan ödenebileceği hatırlatıldı.

İsias duruşmasında kimlik tespitleri tamamlandı, duruşma devam ediyor

Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün Türkiye saatiyle saat 09.00’da başlayan İsias davası duruşmasında, kimlik tespitleri tamamlandı.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde 72 kişinin hayatını kaybettiği İsias Otel’ine ilişkin 5’i tutuklu 11 sanığın yargılanmasına başlandı.

Adıyaman Adliyesi’ndeki duruşmada davanın bir numaralı müşteki konumundaki Başbakan Ünal Üstel, hayatını kaybedenlerin aileleri ve sevenleri ile Türkiye’den tur rehberlerinin aileleri hazır bulunuyor. Sanıklar ise online yöntemle duruşmaya bağlanıyor.

Duruşmanın yapıldığı salonun dışında tahsis edilen diğer salonda ise duruşma canlı yayın olarak aktarılıyor.

Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı Adliye salonlarında görüntü ve ses kaydı alınmasına izin verilmiyor.

Sağanak yağmur bekleniyor

Baharı çağrıştıran ılık, güneşli havanın hakim olduğu 2023 yılının son günlerinin ardından gelen yeni yıl, yağışlı havayı da getiriyor. Meteoroloji’ye göre, bugünden iki gün yer yer sağanak yağmur var.

Meteoroloji Dairesi, 01- 07 Ocak tarihlerini kapsayan hava tahmin raporunu açıkladı.

Meteroloji Dairesi’nin haftalık hava tahmin raporuna göre, bölge periyodun ilk yarısı alçak basınç sistemi, ikinci yarısı yüksek basınç sistemi ile serin ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak.

Buna göre, bugün doğu kesimler yer yer sağanak yağmurlu, yarın öğle saatleri yer yer kısa süreli sağanak yağmurlu, diğer günlerde ise parçalı bulutlu veya zamanla çok bulutlu olacak.

En yüksek hava sıcaklığı, genellikle iç kesimlerde ve sahillerde 19 – 22 ºC dolaylarında seyrederken rüzgar; genellikle Güney ve Batı yönlerden orta kuvvette zaman zaman kuvvetli esecek.

Karakaya: Adalet için Adıyaman’a geldik

35’i Kıbrıslı Türk sporcu ve öğretmenlerden oluşan kafilenin yanı sıra toplam 72 kişiye mezar olan İsias Otel davası bugün başlıyor.

Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nce; İsias Otel’inin 5’i tutuklu 11 sanığı hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 2 yıl 8’er aydan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası talep edilen iddianamenin kabulü ardından ilk dava Türkiye saatiyle bugün saat 09.00’da başlıyor.

Bu sabah 08.00’den itibaren mahkeme önünde toplanan kalabalık, pankartlarla adalet arayışlarını vurguladı.

-Aileler mahkeme önünde

Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya, 11 aydır her nefeslerinde haykırdıkları adalet için Adıyaman’a geldiklerini söyledi.

“6 Şubat depremi ile yıkılan ve binlerce insana mezar olan bu coğrafyada, adalet aramak adına bugün birlikteyiz” diyen Karakaya, adalet arayışlarının sadece 72 cana mezar olan Grand İsias Otel davasındaki sanıkların cezalandırılması için değil, sevdikleri, can parçaları kendilerinden koparılan, yuvaları yıkılan tüm depremzedeler için olduğunu vurguladı.

-Deprem bu ülkenin gerçeği

“35 canımızı bizlerden koparan ve adeta bizleri de bu şehre gömen bu ahlaksız zihniyet maalesef bu coğrafyada on binlerce can almış, yüzbinlerce kişiyi yuvasız bırakmıştır” diyen Karakaya, depremin bu ülkenin bir gerçeği olduğunu, aktif fay hatlarında yer alan her bölgede deprem olmasının kaçınılmaz olduğunu kaydetti.

Karakaya sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tarih yüzyıllardır bu coğrafyada deprem felaketlerine tanık olmuştur. Ama binlerce masumun ölümüne neden olan, bizlerin canlarını alan, bizleri de diri diri öldüren depremler değildir, adeta toplu mezar inşa edenler ve bunlara katkı koyan ve göz yuman ahlaksızlardır.”

-“Grand İsias Oteli yaratan her birey suçludur”

Grand İsias Oteli yaratan her bireyin suçlu olduğunu söyleyen Ruşen Yücesoylu Karakaya, deprem sanıklarının tümünün cinayet ile yargılanması gerektiğine dikkat çekti.

Karakaya, “Hukuk, bu haysiyet yoksunu, sorumsuz ve insafsız, katil zihniyetlere üstünlüğünü gösterdiği gün Türkiye’de adalet sağlanacak ve gelecek nesiller daha güvenli alanlarda yaşayacaktır” dedi.

Karakaya konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bizler bugün Adalet aramak adına Adıyaman’dayız. Küçücük yürekleriyle, spor aşkıyla bu şehire sadece 5 günlüğüne gelerek evlerine tabutlarda gönderilen çocuklarımız, öğretmenlerimiz, arkadaşlarımız, rehber dostlarımız ve bütün deprem mağdurları için burdayız.”

-“Türk adaletine güveniyoruz”

Türk adaletine güvendiklerini vurgulayan Karakaya, mahkeme için hazırlanan teknik raporda açıkça belirtildiği üzere inşaat malzemesinden çalınan, donatısının eksik olduğu, kaçak kat çıkıldığı, mevzuata uyulmadığı kesin olarak tespit edilmiş Grand İsias Otel sanıklarının ‘olası kast” ile yargılanarak hüküm giymeleri için burada olduklarını kaydetti.

-“Davamızın deprem suçluları için emsal olması için buradayız”

“Adıyaman özelinde bütün deprem bölgesindeki depremzedeler için buradayız. Davamızın deprem suçluları için emsal olması için buradayız” diyen Karakaya, adalet arayışlarının otel konusunda adı geçen ve otel ile ilgili olan bütün suçlular hak ettikleri cezayı alana dek süreceğini vurguladı.

Karakaya sözlerini şöyle tamamladı:

“Depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar ve yakınlarını kaybedenlere sabırlar dileriz.

İlk günden itibaren adalet arayışımızda yanımızda olan bütün yetkililere, hukukçulara, mimar ve mühendislere, basın emekçilerine ve tüm gönül dostlarımıza sonsuz teşekkürler.”

İsias davası başladı

Adıyaman 3.Ağır Ceza Mahkemesi için oluşturulan özel salonda 6 Şubat Depremi’nde yıkılan İsias Otel ile ilgili dava başladı.
Duruşmada şu sıralar sanıklar ile müşterilerin yoklaması alınıyor.

Yargıç şu sıralar KKTC’den gelen  ailelerin isimlerini okuyarak adres ve telefon bilgilerini teyit ediyor.
Şampiyon Meleklerin ailelerinin yanısıra İsias otelde hayatlarını kaybeden turist rehberlerinin aileleri de müşteki olarak davada hazır bulunuyor.

Davada Başbakan 1 numaralı müşteki olarak davada hazır bulunuyor.

İsias Otel’in 5’i tutuklu 11 sanığı hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 2 yıl 8’er aydan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası talep edilen iddianamenin kabulü ardından ilk dava Türkiye saatiyle bugün saat 09.00’da (Kıbrıs saatiyle 08.00’de) başladı.

Duruşmada ilk olarak video konferansla sanıkların kimlik tespiti yapıldı.

Başbakan Ünal Üstel’in müşteki olduğu davaları başta adalet arayışında olan aileler olmak üzere KKTC’den kalabalık bir heyet izliyor.

Deprem sonrası başlattığı yardım kampanyalarıyla ve Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği’ne desteğiyle bilinen ünlü sanatçı Haluk Levent de destek vermek için mahkemeye geldi.

Aileler, duruşma öncesinde pankartlar açarak adalet isteklerini vurguladı.

Duruşma öncesinde Başbakan Ünal Üstel ve Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya basın açıklaması yapmıştı.

Üstel: Adil bir yargılanmanın ardından sorumlu herkes hak ettiği cezayı alacak

Başbakan Ünal Üstel, Adıyaman’da yarın başlayacak olan İsias davasını yakından takip etmek amacıyla Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda basın açıklaması yaptı. Üstel, “Adil bir yargılanmanın ardından sorumlu herkes hak ettiği cezayı alacak” dedi.

Başbakan Ünal Üstel, İsias Otel davasının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşayan herkesin ortak davası olduğunu vurguladı.

İsias Otel davasının binlerce davadan sadece bir tanesi olmasına rağmen, bu davalar arasındaki en sembol davalardan biri olduğunu vurgulayan Başbakan Üstel, “Biz yüce Türk adaletine güveniyoruz. Çünkü adalet mülkün temelidir. Buradaki mülk devlettir. Adalet yoksa devlet de olamaz. Dolayısıyla adil bir yargılanmanın ardından, sorumluluğu olan herkesin kanunların öngördüğü şekilde hak ettiği cezayı alacağına inanıyorum” dedi.

Başbakan Ünal Üstel, yarın sabah İsias Hotel davasına birinci müşteki olarak katılacağı Adıyaman’a gitmek üzere bugün Kıbrıs saatiyle 19.00’da İstanbul üzerinden Şanlıurfa’ya geldi.

Üstel’i Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda KKTC Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu, Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Şanlıurfa Büyükşehir belediye başkanı Zeynel Abidin Beyazgül karşıladı.

Başbakan Üstel, havalimanında düzenlediği basın toplantısında, 6 Şubat 2023’te asrın felaketinin yaşandığını ve depremde hayatını kaybeden 50 bin insan içinde KKTC’de yaşayanlar ve spor müsabakası için Adıyaman’da bulunan Şampiyon Melekler de bulunduğunu anımsattı.

“Acımız büyüktür” diyen Üstel, İsias Otel’in yarınki ilk duruşması için Adıyaman’a gideceğini, Adıyaman’a uçak olmadığı için Şanlıurfa’ya geldiğini kaydetti.

Üstel, suçluların hak ettikleri en ağır cezaları almasının, gelecekte bu suçlara yeltenenlere önemli bir ders olacağına dikkat çekerek “Bir kez daha, Adıyaman’a ve deprem felaketi yaşayan tüm illere geçmiş olsun diyor, aramızdan ayrılanları rahmetle anıyorum” dedi.

TC ve KKTC’nin et ve tırnak gibi, tek bir milletin ayrılmaz iki parçası olduğuna vurgu yapan Başbakan Üstel, “Acılarımız birdir. Kederlerimiz birdir. Dünümüz, yarınımız, geçmişimiz gibi geleceğimiz de bir olmaya devam edecektir” diye konuştu.

Başbakan Ünal Üstel, Urfa Havalimanı’nda düzenlediği basın toplantısında,  2023 yılının 6 Şubat’ında gerçekleşen asrın deprem felaketi üzerinden yaklaşık bir yıl geçtiğine işaret etti.

Başbakan Üstel, “Ancak acımız bitmedi. Milletimizin yaklaşık 50 bin ferdinin yaşamını yitirdiği, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşlarının, şampiyon meleklerimizin de içinde bulunduğu 50 bin hayat, ne acıdır ki dakikalar içinde son buldu” dedi.

KKTC olarak önemli savaşlar, önemli kayıplar yaşandığını anımsatan Başbakan Üstel, “Mağusa’nın savaşlarda yitirdiği can sayısı ile depremde yitirdiği can sayısı aynı. Herkes yaşadığımız acının büyüklüğünü buradan anlayabilir” diye konuştu.

Doğal afetlerin hayatın bir gerçeği olduğunu, doğal afetleri felakete çevirenin ise insanların yaptığı yaşamsal hatalar olduğunu vurgulayan Başbakan Ünal Üstel, “Bu ve benzeri şiddette depremler dünyanın pek çok ülkesinde az da olsa yaşanmaktadır. Ancak bizim kayıplarımıza bakarsanız, aradaki uçurum farkı görebilirsiniz. O yüzden, gündelik çıkarlara bakmadan, gerekli yasal tedbirleri tam ve eksiksiz uygulayarak, bunlara uymayanları da en ağır şekilde cezalandırarak bu acılardan kurtulabiliriz” dedi.

Kendilerinin de bu acıların gelecekte yaşanmaması için burada olduklarını ifade eden Başbakan Ünal Üstel, deprem sürecinde yaşananlara değindi.

“MİLLETİMİZİN YAŞADIĞI BU ORTAK ACININ GERÇEKLEŞTİĞİ GÜN, KARDEŞ ÜLKELER ARASINDA TÜRKİYE’YE İLK YARDIM GÖNDEREN İKİ ÜLKEDEN BİRİ OLDUK”

Başbakan Üstel, Urfa’daki basın toplantısında şöyle konuştu:

“Milletimizin yaşadığı bu ortak acının gerçekleştiği gün, kardeş ülkeler arasında Türkiye’ye ilk yardım gönderen iki ülkeden biri olduk. Elimizde ne varsa. Elimizde ne kadar personel varsa. Sivil Savunmamızdan askerimize, gönüllülerimizden, ailelerimize varıncaya kadar pek çok insanımızı sadece saatler içinde Anavatan’a yolladık.

Tüm iş makinelerimizi seferber ettik. Tüm inşaatlarımızı durdurduk. Tüm belediye hizmetlerimizi durdurduk, onları da bu kadim topraklara can kurtarmaya gönderdik.

Elimizden geleni yaptık… Helal olsun.

Deprem boyunca 100’ü aşkın yardım tırını milletimize ulaştırdık.

Ardından deprem felaketinin yaralarının sarılmasına ilişkin, ekonomik örgütlerimizle birlikte bir konteyner köy kurduk. Adına da ‘Şampiyon Melekler Köyü’ dedik.”

Deprem boyunca, nüfusa oranla belki de en büyük ekipman, personel ve yardım tırı desteğini kendilerinin verdiğini ifade eden Başbakan Üstel, “Bir kez daha açıkça vurgulamak istiyorum. Helal olsun. Helal olsun. Helal olsun. Keşke elimizden daha fazlası da gelseydi. Daha fazlasını da gönderebilseydik” şeklinde konuştu.

“BİZ ET VE TIRNAK GİBİ, TEK BİR MİLLETİN AYRILMAZ İKİ PARÇASIYIZ”

“Biz et ve tırnak gibi, tek bir milletin ayrılmaz iki parçasıyız. Dünümüz, yarınımız, geçmişimiz, geleceğimiz hep bir olmuştur, olmaya da devam edeceğiz” diye konuşan Başbakan Ünal Üstel, “Her kötü günümüzde yanımızda duran Anavatan Türkiye’ye o günlerde değil de ne zaman destek olacaktık” dedi.

Deprem dönemi, halkımızın Kıbrıs Türk tarihinin savaş yıllarından sonra belki de en büyük acısını yaşadığını ve yaşamaya devam ettiğini dile getiren Başbakan Üstel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Acı o kadar büyük ki, hiçbir bina yıkımı olmamasına karşın koskoca kentimiz Gazimağusa ve ülkemiz hâlâ kendine gelemedi. Şampiyon meleklerimizi kaybettik. Yaşları 10-15 arasında bulunan geleceğimizi şekillendirecek evlatlarımızı kaybettik. Hocalarımızı kaybettik. Vatandaşlarımızı kaybettik. Şimdi yaşanan bu kötü olayların hukuki süreci başlıyor. İlk davaları görülüyor.”

“BU EKİP, ÜLKE OLARAK BU KONUYA NE KADAR HASSASİYETLE YAKLAŞTIĞIMIZIN SOMUT BİR GÖSTERGESİDİR”

100’e yakın bir ekiple bu davaları izlemek için Adıyaman’da bulunduklarını belirten Başbakan Üstel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“BAŞBAKAN OLARAK BEN BURADAYIM.

Hükümetimizi temsilen 3 bakanımız yanımızda. Bu bakanlarımız aynı zamanda, deprem süresince, günlerce burada kalıp arama kurtarma çalışmalarını koordine eden bakanlarımız ve ekibimiz, ana muhalefet partisi başkanı burada.

Meclisimizin deprem konuları ile ilgili kurulan izleme komitesi ve onun çok kıymetli milletvekilli üyeleri de burada.

Başbakanlıkta deprem sürecini yöneten özel kriz ekibimiz burada. Barolar Birliğimiz burada. Yaşamlarını yitiren Şampiyon Meleklerimizin ailelerinin temsilcileri burada… Basınımız burada.

Sanıyorum bu ekip, ülke olarak bu konuya ne kadar hassasiyetle yaklaştığımızın somut bir göstergesidir.”

Başbakan Ünal Üstel, İsias Otel davasının binlerce davadan sadece bir tanesi olmasına rağmen bunlar arasındaki en sembol davalardan biri olduğunu vurgulayarak, İsias Otel davasının aynı zamanda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşayan herkesin ortak davası olduğunu söyledi.

“BİZ YÜCE TÜRK ADALETİNE GÜVENİYORUZ”

Başbakan Ünal Üstel konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Biz Yüce Türk adaletine güveniyoruz. Çünkü adalet mülkün temelidir. Buradaki mülk devlettir. Adalet yoksa devlet de olamaz.

Dolayısıyla adil bir yargılanmanın ardından, sorumluluğu olan herkesin kanunların öngördüğü şekilde hak ettiği cezayı alacağına inanıyorum.

Biliniz ki; suçlular hak ettikleri en ağır cezalar alınca burada verilen cezalar, gelecekte bu suçlara yeltenenlere karşı da önemli bir ders olacak.”

Başbakan Ünal Üstel, kendilerine kapılarını açan Adıyaman halkına, Adıyaman Valisi, Adıyaman Belediye Başkanına, ekiplerine gösterdikleri ve ayın 6’sına kadar gösterecekleri yakın ilgiden dolayı teşekkür etti.

Başbakan Üstel konuşmasını şöyle tamamladı:

“Anavatan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, tüm devlet yetkililerine, desteklerinden dolayı sonsuz teşekkür ediyorum.

Bir kez daha, Adıyaman’a ve deprem felaketi yaşamlarını yitiren tüm insanlarımıza baş sağlığı diliyor, tüm illere geçmiş olsun diyorum. Aramızdan ayrılanları rahmetle anıyorum. Yaralı kardeşlerimize acil şifalar diliyorum. Yaraların bir an önce sarılmasını temenni ediyorum.”

Başbakan Üstel, dava sonuçlanan kadar Adıyaman’da kalacaklarını vurguladı.

Başbakan Üstel Şanlıurfa’da

Başbakan Ünal Üstel, İsias Otel davasına katılmak için Şanlıurfa’ya gitti, ardından karayolu ile Adıyaman’a geçecek.

Başbakan Ünal Üstel, bir numaralı müşteki olduğu İsias Otel davasına katılmak için Şanlıurfa’ya gitti. Gap Havalimanı’nda basın açıklaması yapan Başbakan ÜStel, karayolu ile Adıyaman’a geçecek.

Başbakan Üstel, Adıyaman’da başlayacak İsias Davası’nı takip edip ailelerle bir araya gelecek.

Tatar: İsias enkazında yaşama sevincimizi yitirdik

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, İsias davasının Kıbrıs Türk halkının ortak davası olduğunu vurgulayarak “Cumhurbaşkanı olarak benim de beklentim adaletin yerini bulması için Türk yargısının gereğini yapmasıdır” dedi.

Yarın başlayacak İsias davasının ilk duruşması öncesinde Türk Ajansı Kıbrıs’a değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “6 Şubat depreminin üzerinden neredeyse bir yıl geçti. 2023’ü bu büyük acıyla geride bıraktık. Bu acı hâlâ devam ediyor. Ama umudumuz ve beklentimiz adaletin yerini bulmasıdır” şeklinde konuştu.

“Bu ortak davamızdır. Kıbrıs Türkü’nün yüreği yanıyor” şeklinde konuşan Cumhurbaşkanı Tatar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Halkımız da bu davayı çok yakından izliyor. Büyük bir heyet mahkemeyi yerinde izlemek için, aileleriyle birlikte Adıyaman’a gitti. Cumhurbaşkanı olarak ben de gelişmeleri ve dava sürecini yakından izliyorum. Deprem haberini aldığımız andan itibaren elimizden gelen her şeyi yapmaya çalıştık. Keşke çocuklarımızı, öğretmenlerimizi enkaz altından kurtarabilseydik.”

Gerek görüntülerin, gerekse hazırlanan raporların binanın ne kadar çürük ve depreme dayanıksız olduğunu ortaya koyduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Tatar, “6 Şubat depreminde kaybettiğimiz meleklerimizle yaşama sevincimiz elimizden alınmıştır. Tek beklentimiz, teselli olacağımız tek şey adaletin yerini bulmasıdır. İlk andan itibaren süreci takip eden, ailelerin yanında olan biri olarak benim beklentim de adaletin yerini bulması için Türk yargısının gereğini yapmasıdır” ifadelerini kullandı.

Geleneksel hellim yapımı ülkeye gelen turistlerin yeni gözdesi oldu

Annesinden gördüğü geleneksel yöntemlere 45 yıldır hellim üretimi yapan 63 yaşındaki Serpil Kadıköy, KKTC’ye gelen turistlere mutfağında hellim yapımını gösteriyor.

Turizm Bakanlığı tarafından desteklenen bir proje kapsamında geleneksel hellim üretimi yapılan Serpil Kadıköy’ün ailesine ait, Akdeniz köyünde bulunan 65 yıllık ata mutfağı, turistlerin mutlaka uğradığı bir mekan haline geldi.

Annesinden gördüğü yöntemlerle aile çiftliğinde doğal üretim yapan Kadıköy’e mutfakta yeğeni Fatoş Bozalan yardım ediyor.

 

Sabah saatlerinden itibaren mutfağa gelen turistler hem hellimin mayalanması hem de köy ekmeğinin hazırlanışını görme fırsatına erişiyor.

Dileyen turistler mutfakta hazırlanan ekmeği kendileri pişirip taze hellim ile kahvaltı edebiliyor.

Böylece Avrupa Birliği tarafından tescil edilen hellimin mutfakta yapımıyla da KKTC’nin turizmine katkı sunulması sağlanıyor.

“SÜTÜ, OĞLAK MAYASI DEDİĞİMİZ KENDİ MAYAMIZ İLE MAYALARIZ”

Serpil Kadıköy, AA muhabirine, hellimin yapım aşamasının sabahın erken saatlerinde hayvanların sağılan sütlerin kaynatılmasıyla başladığını söyledi.

 

Hellim ile ekmek yapımı görmek ve bunu deneyimlemek isteyen turist kafilelerinin mutfağına geldiğini anlatan Kadıköy, “Sabah 5-6 gibi koyun ve keçilerimizi sağarız. Sütümüzü mutfağımıza alırız. Sütü hafif ısıtarak mayalarız. Sütü, oğlak mayası dediğimiz kendi mayamız ile mayalarız. Yarım saat mayalandıktan sonra küçük parçalara bölerek bir beze alıp üzerine ağır bir şey koyarak baskıya alırız. İkinci kez mayalanması için tekrar kaynatmaya koyarız. Daha sonra içine tuz ve nane koyarak satışa sunarız. Dileyen turistler burada ekmeğin üretimine de katılabiliyor, dileyenler arka taraftaki fırında ekmek de pişirebiliyor” diye konuştu.

Kadıköy, kaynatılan süte oğlak midesinden elde edilen doğal bir mayanın eklendiğini dile getirerek, hellimi diğer peynirlerden ayıran en büyük farkın doğal mayası olduğunu belirtti.

Mayanın elde ediliş sürecini aktaran Kadıköy, “Sütten yeni kesilmiş oğlağı keserek, midesindeki mayayı alıyoruz. O mayayı kurutur, bir bez içine koyarız. Her gün sütümüzü onunla mayalarız. Doğal bir mayadır, fabrikasyon toz maya kullanmayız” ifadelerini kullandı.

Kadıköy, mayalanan sütün daha sonra küçük parçalara ayrıldığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Sıcakken bez üzerine alınan kalıp halindeki hellim daha sonra üzerine baskı yapılarak beklemeye alınıyor. Dört köşe halinde parçalara bölünen hellim, tekrar küçük bezlere sarılarak pişirilmek üzere kazana konuluyor. Yaklaşık 20 dakika daha pişirilen hellim bezlerden çıkarılarak ikiye katlanıp içine nane ve tuz eklenerek soğumaya alınıyor. Soğuyan hellim paketlenerek satışa sunuluyor.”

Ada’daki barış döneminde hellimi Rum komşuları ile birlikte hazırladıklarını anlatan Kadıköy, bunu hayvanlar azken sütü biriktirmek ve çoğaltmak için yaptıklarını söyledi.

Kadıköy, “Ama onlar hellimi sahiplenerek yanlış yaptılar. Hellime sahip çıkamaya çalışıyorlar ama esas bizimdir, Türkün hellimidir” dedi.

“HELLİME PEYNİR DENMESİNİ KABUL ETMİYORUZ”

Yeğen Bozalan ise hellimin pişmiş bir süt ürünü olduğunu belirtti.

Peynirin ise pişmemiş bir ürün olduğuna dikkati çeken Bozalan, “Hellim mayalandıktan sonra tekrar pişirilen bir üründür. O yüzden hellime peynir denmesini kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.

Tatar: İsias bizlerin ortak davasıdır, sonuna kadar takip edeceğiz

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’taki depremlerde yıkılan, 35’i Kıbrıslı Türk sporcu ve öğretmenlerden oluşan kafilenin yanı sıra toplam 72 kişiye mezar olan İsias Otel’in 11 sanığının yargılanacağı davayla ilgili sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

“Bir yılı daha geride bıraktık. Geçtiğimiz yıl evlatlarımız, Şampiyon Meleklerimiz bizimleydi, şimdi onlar kalbimizde yüreklerimizde” diyen Tatar, İsias davasının ortak bir dava olduğunu vurgulayarak, davanın takipçisi olacaklarını ifade etti.

Ahmet Savaşan: Meleklerimiz için adalet arayışımız en güçlü şekilde devam edecek

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Grup Başkanvekili, Lefkoşa İlçe Başkanı Ahmet Savaşan, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’taki depremlerde yıkılan, 35’i Kıbrıslı Türk sporcu ve öğretmenlerden oluşan kafilenin yanı sıra toplam 72 kişiye mezar olan İsias Otel’in 11 sanığının yargılanacağı davayla ilgili sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

“Gözümüz kulağımız Adıyaman’da”vurgusunu yapan Savaşan, “Şampiyon Melekler’imizi kaybettiren İsias oteli inşa edenlerin mahkeme huzuruna çıkacağı bu günlerde gözümüz, kulağımız, yüreğimiz ve kalbimiz Adıyaman’da olacak” dedi.

Meleklerimiz için Adalet arayışının en güçlü şekilde devam edeceğini belirten Savaşan, “Adalet talebimizi vurgulamak amacıyla Adıyaman’da olan ailelerimizin, Başbakanımız Sayın Üstel’in ve diğer ekip üyelerinin haberlerini büyük bir dikkatle takip ediyoruz” dedi.

22 Ocak’a kadar Mevlevi Ağır Silah Atış alanında atışlar yapılacak

Güzelyurt Kaymakamlığı, bugün itibarıyla 22 Ocak tarihine kadar Mevlevi bölgesi Ağır Silah Atış alanında TAS ve havan atışları yapılacağını duyurdu.

Kaymakamlıktan yapılan açıklamada, can ve mal emniyeti açısından belirtilen tarihlerde 07.00-22.00 saatleri arasında bölgeye girilmemesi uyarısında bulunuldu, atışların ardından kör giden mermilerin arama ve imha işlemi yapılacağından Komutanlık tarafından serbest giriş duyurusu yapılana kadar giriş yasağının devam edeceği kaydedildi.

Tehlikeli bölge tayin edilen bölgenin krokisi:

 

Türkiye’de, geçen yıl 74 binin üzerinde sarsıntı kaydedildi

Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Afet Yönetimi Uzmanı Doç. Dr. Bülent Özmen, AA muhabirine, dünyada ve Türkiye’de yaşanan deprem hareketliliğine ilişkin bilgi verdi.

Dünya genelinde geçen yıl, büyüklüğü 4 ve daha büyük 15 bin 600 deprem meydana geldiğini belirten Özmen, 7 ve daha büyük depremlerin sayısının ise 19 olduğunu söyledi.

Özmen, 2021’de 8 ve daha büyük 3 deprem yaşanırken, 2022 ve 2023’te bu büyüklükte deprem gerçekleşmediğine işaret ederek, dünyada 2023’ün en büyük sarsıntıların 6 Şubat’ta meydana gelen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki Kahramanmaraş depremleri olduğunu belirtti.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından Avrupa’nın en büyük ikinci gözlem ağını oluşturan 1145 deprem kayıt istasyonu ile Türkiye ve yakın coğrafyasında meydana gelen deprem aktivitesinin kesintisiz kaydedildiğini ve deprem parametreleri ile ilgili bilgilerin kamuoyuyla paylaşıldığını anlatan Özmen, bunların aynı zamanda veri tabanında tutularak deprem katalogları oluşturulduğunu ve kullanıcıların hizmetine sunulduğunu söyledi.

2023’TE BİR ÖNCEKİ YILA GÖRE 3,6 KAT DAHA FAZLA DEPREM MEYDANA GELDİ

Türkiye’de 2021’de 23 bin 5, 2022’de 20 bin 278 deprem meydana geldiğini aktaran Özmen, geçen yıl ise Türkiye’nin 74 bin 230 kez sarsıldığına dikkati çekti. Bu verilere göre geçen yıl 2022’ye göre yaklaşık 3,6 kat, 2021’e göre ise 3,2 kat daha fazla sarsıntı kaydedildiğini belirten Özmen, Türkiye’nin geçen yılki deprem hareketliliğine ilişkin şu bilgeleri verdi:

“Türkiye ve yakın coğrafyasında meydana gelen deprem verileri incelendiğinde 2023’te 731’i 4-4,9, 61’i 5-5,9, 3’ü 6-6,9 ve 2’si 7-7,9 büyüklükleri arasında olmak üzere 4’ten büyük 797 deprem meydana geldi. Bu verilere göre, Türkiye ve yakın coğrafyasında günde iki kez 4 ve daha büyük, altı günde bir kez de 5 ve daha büyük bir depremin meydana geldiği görülüyor.

Geçen yıl büyüklüğü 4’ten küçük sarsıntıları da eklediğimizde ülkemizde 74 bin 230 deprem yaşandı. 2023 en fazla deprem ve en fazla can kaybının meydana geldiği yıl olarak Türkiye deprem tarihine geçti. Şubatta ülkemiz 14 bin 233, martta 13 bin 976 kez sallandı.”

DEPREM BÖLGESİ DIŞINDA EN FAZLA MUĞLA SARSILDI

Geçen yıl yaşanan depremleri il bazında değerlendiren Özmen, şöyle devam etti:

“En fazla deprem 20 bin 131 ile Kahramanmaraş’ta meydana geldi. Bu ili sırasıyla 15 bin 265 deprem ile Malatya, 5 bin 939 ile Adıyaman, 4 bin 924 ile Adana ve 3 bin 363 ile Hatay izledi.

6 Şubat depremlerinden etkilenen 11 il haricinde en fazla deprem 2 bin 271 ile Muğla’da, 1752 ile Çanakkale’de ve 1745 depremle İzmir’de meydana geldi. 2023’te ülkemizdeki bu kadar fazla depremin ana nedeni 6 Şubat’ta Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük ikinci ve üçüncü depreminin dokuz saat ara ile meydana gelmesidir. Örneğine çok ender olarak rastlanacak bu iki büyük deprem ülkemizi depreme dirençli hale getirmenin ne kadar önemli olduğunu en acımasız şekilde bize bir kez daha gösterdi.”

“2024-2030’U KAPSAYACAK YENİ ULUSAL DEPREM STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI” ÖNERİSİ

Özmen, kentsel dönüşüm çalışmalarının şehirlerin depreme dirençli hale getirilmesi için önemine vurgu yaparak, “Kentsel dönüşüm çalışmalarının bir öncelik sırası ve bir strateji planı dahilinde başta yıkılma, çökme ihtimali olan binalardan başlanarak yapılması, dirençli şehirler oluşturma hedefine daha kısa zamanda ulaşılmasını sağlayacaktır. Kentsel dönüşüm çalışmalarının diğer başka çalışmalarla da desteklenmesi başarılı olma olasılığını çok daha yükseltecektir” diye konuştu.

Türkiye’nin 2012-2023 yıllarını kapsayan Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı yerine, son depremlerden elde edilen dersler, bilimsel ve kurumsal gelişmeler ve yapılan çalışmaları dikkate alarak 2024-2030 yıllarını kapsayacak yeni bir strateji ve eylem planı hazırlamasının çok yararlı olacağını anlatan Özmen, “Böylece depreme dirençli bir Türkiye yaratmanın yol haritası bütüncül bir bakış açısı ile ve son gelişmeler de dikkate alınarak belirlenebilecek” dedi.

İsveçli bilim insanları bitki büyümesini hızlandıran elektronik toprak geliştirdi

İsveç’te bir grup araştırmacı, topraktan elektrik sinyalleri göndermenin bitkilerin yaklaşık yüzde 50 daha fazla büyümesini sağladığını keşfetti. Bu çalışmanın tarımda gübre kullanımını da en aza indirebileceği kaydedildi.

İsveç’teki Linköping Üniversitesi’nden araştırmacılar, hidroponik alanlarda ya da çoğunlukla su ve köklerin tutunacağı bir yerden oluşan ortamlarda topraksız bitki yetiştiren çiftliklerde bitkilerin büyümesini hızlandırabilecek bir ‘biyoelektronik toprak’ geliştirdi.

YÜZDE 50 DAHA FAZLA BÜYÜMESİNİ SAĞLIYOR

Tasarlanan “eSoil” fidelerin büyüdüğü çerçeveye entegre edildikten sonra araştırmacılar, topraktan elektrik sinyalleri göndermenin bitkilerin ortalama yüzde 50 daha fazla büyümesini sağladığını keşfetti.

eSoil, sensörler ve OLED ekranlar gibi şeylerde bulunabilen PEDOT adlı iletken bir polimer ile karıştırılmış organik maddelerden oluşuyor.

UYARILMAYAN TOHUMLARA KIYASLA ARTIŞ GÖZLEMLENDİ

Çalışmanın danışmanı Eleni Stavrinidou, toprağın iletkenliğinin bitki köklerini uyarmak için gerekli olduğunu söyledi.

Bu özel çalışmada araştırmacılar, analiz için hasat etmeden önce 15 gün boyunca arpa fidelerine sinyal göndermenin etkisini incelediler.

Stavrinidou, eSoil’e 0,5V kadar küçük bir voltaj uygulamanın kökleri elektriksel olarak uyardığını açıkladı. Bu da elektrikle uyarılan bitkilerin biyokütlesinde, uyarılmayan tohumlara kıyasla kayda değer bir artışa neden oldu.

Hidroponik teknikler çoğunlukla yapraklı yeşillikler ile salatalık ve domates gibi bazı sebzelerin yetiştirilmesinde kullanılırken, eSoil ticari ortamlarda ve özellikle çevresel koşulların bitki büyümesini etkilediği yerlerde mahsul verimini artırmanın yeni yollarını yaratmak için bir çözüm sunabilir.

Stavrinidou, bitki büyümesinde rol oynayan ana besin maddelerinden biri olan azotun bu çalışma sayesinde daha verimli bir şekilde işlendiğini söyledi.

TARIMDA GÜBRE KULLANIMINI EN AZA İNDİREBİLİR

Öte yandan bu tekniğin tarımda gübre kullanımını en aza indirebileceği kaydedildi.

Naciye Aligüllü, hastanede refakatçi olarak bulunduğu sırada yaşamını yitirdi

Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Onkoloji Servisi’nde, refakatçi olarak bulunan Girne’de sakin 77 yaşındaki Naciye Aligüllü, görevli hemşire tarafından ölü olarak bulundu, soruşturma sürüyor.

Girne’de sakin 77 yaşındaki Naciye Aligüllü, Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Onkoloji Servisi’nde refakatçi olarak bulunduğu sırada hayatını kaybetti.

Polis Basın Subaylığı’ndan yapılan açıklamaya göre, dün saat 08.30 sıralarında, Naciye Aligüllü’nün, görevli hemşire tarafından ölü olarak bulunduğu belirtildi.

Polisin soruşturması sürüyor.

Girne’de trafik kazası

Polis Basın Subaylığı’ndan yapılan açıklamaya göre, dün saat 07.00 sıralarında, Girne’de Ziya Rızkı Caddesi üzerinde, Mert Akyaz (E-29) 411 miligram alkollü içki tesiri altında, yönetimindeki ZPU 996 plakalı salon araç ile batı istikametine doğru seyrettiği sırada, dikkatsizliği sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun solundan çıktı ve kaldırım üzerinde bulunan demir trafik hunilerine çarptı.

Kaza sonucu yaralanan olmazken, araç sürücüsü Mert Akyaz tutuklandı.

Soruşturma devam ediyor.

Japonya’da iki uçak çarpıştı: Alev topuna döndü

Japon Airlines uçağı Tokyo Haneda Havalimanı’nda başka bir uçakla çarpıştı. Uçaklar alev topuna döndü.

Tokyo Haneda Havalimanı’nda Japonya Havayolları’nda ait bir bir yolcu uçağı, pistte hareket halindeyken sahil güvenlik uçağı ile çarpıştı. Çarpışmanın ardından uçaklar alev topuna döndü. Yolcu uçağında 367 yolcu olduğu ve yolcuların tahliye edildiği kaydedildi.

Tokyo’da havalimanda yangın paniği yetkilileri alarm durumuna geçirdi. Pistte ilerleyen uçağın motorunda çıkan yangının giderek büyümesi paniğe yol açtı. Piste indiğinde tamamen alevlere teslim olan uçağın patladığı anlar anbean kameraya yansıdı.

Uçağın içinde yolcu olup olmadığına dair ise şimdilik net bir bilgi bulunmuyor.