Archives Ocak 2024

En fazla yağış nereye düştü?

Meteoroloji Dairesi dün sabah ile bugün sabah arasındaki sürede en çok yağışın metrekareye 24 kg ile Dipkarpaz’a düştüğünü bildirdi.

Daire tarafından dün 08.00 ile bugün 08.00 arasında kaydedilen yağış miktarlarına göre metrekareye en çok yağış alan bölgeler sırasıyla şöyle:

“Dipkarpaz 24, Kaleburnu, 17, Kantara, Taşkent ve Sipahi 9, Koruçam 6, Çayönü, Mehmetçik ve Yeşilırmak 4, Zaferburnu 3, Ercan ise 2 kilogram.”

47 Kişinin Ölüm Nedeni Şaşırttı

Kenya’da açlıktan ölmeleri halinde `Hz. İsa ile tanışacakları` vaadiyle kandırılan tarikata dair devam eden soruşturma kapsamında ulaşılan cansız beden sayısı 47’ye yükseldi.

Kenya’da ‘açlık tarikatı’ ile ilgili soruşturma devam ederken, ekipler çok sayıda kişinin daha cansız bedenine ulaştı.

Sahil kasabası Malindi yakınlarındaki Shakahola Ormanı’nda devam eden kazılarda, ulaşılan cansız beden sayısının 47’ye yükseldiği duyuruldu.

İçişleri Bakanı Kithure Kindiki yaptığı açıklamada, 800 dönümlük ormanın tamamının kapatıldığını ve suç mahalli ilan edildiğini aktararak, bu vahşetin yalnızca faillerin en ağır şekilde cezalandırılmasına değil aynı zamanda her kilise, cami, tapınak veya sinagog için daha sıkı düzenlemelere yol açması gerektiğini ifade etti.

Kenya basınında `tarikat lideri` olarak nitelendirilen ve gözaltına alınan vaiz Paul Mackenzie Nthenge’nin ise gözaltındayken yemek yemeyi veya içmeyi reddettiğini duyurdu.

Nthenge’nin çok sayıda kişiye açlıktan ölmeleri durumunda Hz. İsa ile tanışacaklarını söylediği iddia ediliyor.

Polis, 15 Nisan’da açlıktan öldüğü şüphelenilen 4 kişinin cansız bedeninin bulunmasının ardından Nthenge’i gözaltına almıştı.

Kaynak: NTV

KIB-TEK, EL-SEN’in iddialarını yanıtladı: “Gerçeklerden uzak…”

Kurumdan yapılan açıklamada, Sendika tarafından yapılan açıklamanın kabul edilebilir yanı olmadığı belirtilerek, Kıb-Tek yönetiminin uzun yıllardır çözüme kavuşturulmayan konuları teker teker çözüme ulaştırmaya başladığı ve enerji arz güvenliğinin ve sürekliliğinin sağlanması için gerekli çalışmaları yapmaya devam ettiği vurgulandı.

Halkın kesintisiz enerji alabilmesi ve mağdur olmaması adına jeneratörlerin onarımlarının ve düzenli bakımlarının yapıldığının belirtildiği açıklamada; üretim eksikliğinden kaynaklanan sıkıntıların artık yaşanmadığı, Kıb-Tek’e yapılacak olan kısa, orta ve uzun vadeli yatırımlar ile enerji ihtiyacı çalışmalarının süratle devam ettiği kaydedildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Kalecik III Sözleşmesi ile kurulan jeneratörlerin testleri devam etmekte olup, EL-SEN tarafından ortaya atılan ‘jeneratörlerin testleri geçemediği’ yönündeki iddia kamuoyunu yanıltıcı, asılsız ve kışkırtıcı niteliktedir. EL-SEN tarafından yürütülen karalama kampanyasına toplum tarafından itibar edilmeyeceğine inancımız tamdır.

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nun yıllardır ihtiyacı olan personel eksikliği yönetimimizin gayretleri ve hükümetin hassasiyeti ile giderilmiş olup, kurum içerisinde çalışma huzurunun sağlanması için personel terfileri yapılarak, personelimizin önü açılmıştır. EL-SEN’in kurum terfileri ile ilgili ortaya attığı iddialar tarafımızca üzüntüyle karşılanmış olup kötü kurgulanmış bir senaryodan öteye gitmemektedir. Personel terfileri için açılan münhaller, Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası (EL-SEN) ile birlikte yönetimin ortak mülakatına tabi tutulmuştur ve gerçekleşmiştir.”

“Tüm bu bahsedilen çerçevede ve gerçeklerin ışığında Kıb-Tek Yönetim Kurulu ve Müdürlüğü olarak, adilane bir yönetim anlayışıyla, sendikanın Kıb-Tek çalışanları üzerindeki baskı ve tehditlerine rağmen, çalışanlarımızın hak ve menfaatlerini gözetecek olup, tehditkâr tavırlara karşı da tüm yasal haklarımızı kullanmaktan çekinmeyeceğimizi beyan ederiz” denilen açıklamada, halkın sürekli, kesintisiz ve kaliteli hizmet alması için Kıb-Tek’in tüm yönetimi ve çalışanları ile hizmetlerine devam edeceği belirtildi.

Açıklamada, halkın “yalan, yanlış ve kamuoyunu yanıltan açıklamalara” itibar etmemesi de istendi.

Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı İle Sivil Afet Timi Derneği Arasında İş Birliği Protokolü İmzalandı

Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı (SSTB) ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde faaliyet gösteren Sivil Afet Timi Derneği (SAT) arasında, ortak faaliyetler ile afet ve acil durumlarda iş birliği yapmak amacıyla protokol imzalandı.
Sivil Savunma Teşkilatı Başkanı Atilla KARACA ile Sivil Afet Timi Derneği Başkanı
Tayfun ÇANAKÇI’nın imza koyduğu protokol bugün saat 09:00’da Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığında gerçekleştirildi.

KKTC AKPA Heyet Başkanı Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, Avrupa Konseyi’nde Rum lider Hristodulidis’i köşeye sıkıştırdı


KKTC AKPA Heyet Başkanı Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, Avrupa Konseyi’nde Rum lider Hristodulidis’i köşeye sıkıştırdı

• Hasipoğlu”ndan 3 kritik soru – Hristodulidis tarafından cevapsız bırakıldı
• Hristodulidis, Oğuzhan Hasipoğlu’nu soru sorma listesinde görünce şaşkınlığını gizleyemedi

AKPA Genel Kurulu Fransa’nın Strazburg kentinde 22-26 Ocak tarihleri arasında gerçekleşiyor. 

1376 sayılı AKPA kararı uyarınca iki seçilmiş Kıbrıs Türk Vekil, toplantılarda hazır bulunabiliyor.


UBP Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu ve CTP Milletvekili Armağan Candan ülkemizi temsil ettiler.

Uzun bir aradan sonra bir GKRY lideri Nikos Hristodulidis, Avrupa Konseyi Parlamenter Asemblesi’nin (AKPA) Genel Kurulu’na hitaben konuşma yaptı.

Hristodulidis’in 45 dakikalık konuşmasını izleyen KKTC AKPA Heyet başkanı Oğuzhan Hasipoğlu, görüşlerini kapsamlı bir
açıklamayla kamuoyuna anlattı.

Hasipoğlu, “Genelde siyasi parti grupları temsilcilerine söz verilen Genel Kurul’da, Rum liderin konuşmasında ilk kez bir Kıbrıslı Türk Milletvekiline de soru sorma hakkı verildi. Strazburg’a gelmeden Meclisimiz ve Strazburg temsilciliğimizin yaptığı girişimler sonucunda, Rum lidere soru sorulma listesine gruplar dışında tek vekil olarak yazılmayı başardık”
dedi

Hristodulidis’e karşı söz alarak soru sormaya başladığını aktaran Hasipoğlu şunları anlattı: 

“Oturumu yöneten AKPA başkanlığına iki gün önce seçilen Yunanistan vekili Theodoros Rousopoulo, bana sadece 30 saniyelik söz hakkı verdi. Aslında burada adil olmayan diğer bir durum, Hristodulidis konuşma yaptığına göre, bizim seçilmiş Cumhurbaşkanımıza da konuşma yapma hakkı verilmesiydi. Bu yüzden değilmidir ki biz BM”ye yaptığımız yeni önerimizde “uluslararası eşit statümüzü” de talep ediyoruz.

Oğuzhan Hasipoğlu, açıklamasında kısıtlı verilen süre içerisinde şu soruları sorduğunu da aktardı:
Daha önceki tüm çözüm planlarına hayır diyen Rum yönetimi bugün AB ve AKPA içerisinde yer almasına rağmen tüm çözüm planlarına evet diyen Kıbrıs Türk tarafının hala Rum tarafınının engellemelerinden dolayı izolasyonlar ve ambargolar altında kalması ne kadar adildir?

2004 yılındaki Çözüm planını Rum tarafı olarak reddedince, dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annan bir rapor yazarak, Rum tarafının Kıbrıs Türkleri ile adanın yönetimini ve zenginliğini paylaşma niyetinin olmadığını vurgulayarak, izolasyonlar ve ambargoların kalkması gerektiği tesbitini yapmıştır. Aradan tam 20 yıl geçti Sayın Hristodulides, bugün için biz Kıbrıslı Türklerin özden gelen egemen eşitlik hakkını kabul etmeye ve adanın yönetimini ve zenginliğini paylaşmaya hazır mısınız? Bu siyasi duruşunuzda bir değişiklik var mı?

Son olarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından etkin bir iç hukuk olarak kabul edilen Taşınmaz Mal Komisyonu’nun yargı yetkisini neden tanımaktan kaçınıyorsunuz?
Oğuzhan Hasipoğlu, “ Sorularımın ana teması, GKRY”nin adanın yönetimini ve ada etrafındaki zenginliği paylaşmaya hazır olup olmadığı ve Kıbrıs Türk halkına uygulanan haksız kısıtlamaların kalkması gerektiği iken Rum lider iki net soruya da sinirlenerek cevap vermekten kaçındı ve şahsıma hangi pasaport ile Strazburg”a geldiğini sormakla yetindi. Rum Lider ardından da Kıbrıslı Türkler de Maronitler, Ermeniler gibi Kıbrıs Cumhuriyetinin nimetlerinden yararlanabilmektedir” cevabıyla, aslında Rum tarafının gerçek niyetini ortaya koymuştur. Kıbrıslı Türkleri, Maronitler – Ermeniler gibi bir azınlık olarak görmekte ve bu azınlık hakları çerçevesinde mevcut Kıbrıs Cumhuriyeti”nin parçası olarak bir çözümü öngördüğünün açık bir göstergesidir. Strazburg”da bulunan Rum basınından bazı gazeteciler dahi, Hristodulidis”in Hasipoğlu”na daha ciddi cevaplar vermesi gerektiği yorumlarını yaptılar” bilgisini paylaştı

Hasipoğlu, “Rum Liderin, çözümsüzlüğün ve izolasyonların ana sebebinin Türkiye olduğunu ifade etmesi de düşündürücüdür. Kendisi ile birlikte Kıbrıs müzakerelerindeki son büyük zirve olan Crans Montana’da beraberdik. Masayı Anastasiadis”ten önce kendisinin devirdiğini çok iyi biliyorum. Türkiye Cumhuriyeti”nin görüşme sürecinde ne kadar yapıcı bir tutum içerisinde olduğunu ilgili taraflar açıkca bilmektedir. İddia ettiği gibi, Türkiye adada işgalci değil, hem Rumlara hem de Kıbrıs Türk halkına 1974 yılında yaptığı müdahale ile barış ve huzur getirmiştir. Eğer Türkiye  Kıbrıs Türkü”nün  hayatını kurtarmak için 1974 yılında adaya gelmeseydi, ada Yünanistan”a bağlanmış olacaktı ve biz başka hususları şu an konuşuyor olacaktık” ifadelerini kullandı.

Hasipoğlu açıklamasının devamında “ Rum Liderin, benimle birlikte soru soran Ukrayna Milletvekili Oleksil Goncharenko’nun soruları karşısında da zor anlar yaşadığını ifade etmek isterim. Ukrayna vekili açıkça Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin Rus mafyası ve oligarşisinin kara paralarının aklanmasına aracılık ettiğini, GKRY’nin bu paraların saklama merkezi olduğunu, ayrıca Ruslara para karşılığı altın pasaport sattğını Hristodulis’in yüzüne söylemiştir. Hristodulidis verdiği cevapta, Ukraynalı vekilin iddialarını reddetmedi ve geçmişte bu konuda hata yaptıklarını kabul etti” dedi

Oğuzhan Hasipoğlu, “ Ben sorularıma net cevap almayı beklemiyordum. Ancak Avrupa Konseyi, Kıbrıs Türk halkının sesini duyurabildiği en üst ve tek platformdur. Kıbrıs Türk halkının hiçbir zaman uluslararası camiaya yanlış yapmadığını, yanlış yapanın Rum tarafı olduğunu, buna rağmen Rum tarafının yaratılan statükodan beslendiğini, geçmişten örnekler vererek hatırlattım. Rum lider bize cevap veremese de, biz sesimizi 300 Avrupalı milletvekiline ve Yunanlı Konsey başkanına duyurmayı başardık.Kıbrıs Türk halkının sesini Avrupa’daki en üst düzeyde duyurmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu

 

 

Türk astronot Gezeravcı’nın uzaydaki ilk deneyi uzayda tarım çalışmalarına yön verecek

İlk Türk astronot Alper Gezeravcı’nın, Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki ilk deneyini oluşturan tuz stresine maruz bırakılan bitkilerle ilgili deney, gelecekte Ay ve Mars’ta kurulabilecek koloniler için tarımsal çalışmalara ışık tutacak.

 

Yaşar Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. İsmail Türkan, Ege Üniversitesi öğretim üyeleri Doç. Dr. Rengin Özgür Uzilday ve Doç. Dr. Barış Uzilday’ın proje yöneticisi olduğu “Ekstrem Halofit olan Schrenkiella Parvulanın Tuz Stresine Verdiği Yanıtların Uzay Ortamında Araştırılması” deneyi, Gezeravcı’nın uzaydaki ilk deneyi oldu.

Deneyle Tuz Gölü’nde endemik olarak yetişen “Schrenkiella Parvula” bitkisinin uzay ortamında tuz ve diğer stres etkenlerine verdiği tepkiler görülecek.

Deneyi geliştiren ekipte yer alan Doç. Dr. Barış Uzilday, AA muhabirine, bitki üzerinde yaklaşık 10 yıl önce, toprak tuzluluğunun tarımsal üretimin önünde önemli engellerden biri olması nedeniyle çalışmaya başladıklarını söyledi.

Toprak tuzluluğunun gün geçtikçe artan bir çevresel stres faktörü olduğuna dikkati çeken Uzilday, çalışmalarla bu bitkinin tuzlu ortama nasıl adapte olduğunu anlamaya, bunun mekanizmalarını çözüp bu bilgileri tarım bitkilerinin tuz stresine verdikleri yanıtları değiştirerek tuz stresi toleranslarını arttırmak için kullanmayı amaçladıklarını ifade etti.

Bu bitkilerin topraktaki tuzu depolaması nedeniyle tuzu uzaklaştırma amaçlı da kullanılabileceğine dikkati çeken Uzilday, “Bu uzaklaştırma, uzayda tarım yapmaya karar verdiğimizde veya ihtiyaç duyduğumuzda yani Ay ya da Mars’ta koloniler kurmaya başladığımızda gerekli olacak. Oradaki yapı toprak değil aslında, çünkü toprak organik, inorganik maddeleri içeren ve içinde mikroorganizmalar olan canlı bir yapıdır. Ay ve Mars’ta bulunan regolit olarak adlandırılıyor ve canlılık hiç içermiyor. Bu bitki, regolitlerin tarım yapılabilir hale getirilebilmesi için, uzay ortamına adapte olup orada öncül bitki olarak kullanılıp bu toprakların ıslah edilmesinde potansiyeli bulunan bir bitki.” diye konuştu.

-“Bitkiler orada çimlenecek”

Deneyle bu bitkinin yer çekimli dünyada gözlemlediğimiz tolerans karakterini uzay ortamında da sürdürüp sürdüremeyeceğinin test edileceğini dile getiren Uzilday, “Bitkinin dünyada gördüğümüz karakterleri uzay ortamında sürdürülebilecek mi, biz gerçekten bu bitkileri öncül bitkiler olarak kullanabilir miyiz, bu toprakların ıslahında bunlar bize bir araç olabilecek mi? Bu deney bize bunun bir parçasını gösterecek.” dedi.

Uzilday, yaklaşık 120 tohumun mikro yer çekiminde, uluslararası uzay istasyonunda çimlenmesini istediklerini belirterek, şöyle konuştu:

“Bu nedenle tohumları soğuk ortamda ve karanlıkta gönderdik. Bu tohumlar karanlık ve ışıksız ortamda çimlenmiyorlar. Kennedy Uzay Merkezi’nde bize tahsis edilen laboratuvarda bu deneyi kurup teslim ettim fırlatma için. Uluslararası özel istasyonuna kadar soğukta taşındı. Alper Bey orada bizim planladığımız bitki büyütme ortamına, bitkinin gerektirdiği sıcaklık ve ışık şiddetine bunların aktarımını yaptı. Bitkilerin artık çimlenmeye başladığını düşünüyoruz. Bitkiler orada büyüyecekler. Deneyin sonunda Alper Bey bu örnekleri hasat edecek. Bunları bir fiksasyon sıvısı içinde sabitleyecek. Yani bütün metabolik aktivite duracak bitkilerde. Böylelikle biz aslında bu bitkilerin mikro yer çekimi altında tuz stresine maruz kaldıklarında hücrelerinde ortaya çıkan değişikliklerin resmini çekmiş olacağız. Bu örnekler laboratuvarımıza geldiğinde de bunların büyüme performansları, morfolojik değişiklikleri göreceğiz. Bulacağımız yanıt şu; yer çekimi ortamında bitkinin oluşturduğu tuz stresine verdiği yanıtlar ile mikro yer çekimi sırasında oluşturduğu yanıtlar arasında bütün metabolik yolaklarda ortaya çıkan değişiklikler nedir? Bu bitki hangi yolakları kullanarak bu ortama adapte oluyor, bunu ortaya çıkarmış olacağız.”

-“İnsanlık için faydalı olabilecek sonuçlar doğurma potansiyeli var”

Doç. Dr. Barış Uzilday, bitkinin orada kazandığı biyokütlenin kendileri için çok anlamlı olacağını vurgulayarak, bunun bitkinin büyüme performansını göstereceğini söyledi.

Bitkinin bulunduğu ortamdaki koşullara uyum sağlaması halinde büyümesinin stressiz koşullara göre az etkilenmesini beklediklerini dile getiren Uzilday, şu değerlendirmede bulundu:

“Eğer stres koşulları bitki üzerinde olumsuz etkilere sahipse biyokütle düşecektir. Bizim test etmek istediğimiz önemli şeylerden bir tanesi bu. Yani bizim Tuz Gölü’nde büyüyen bu bitkimiz mikro yer çekimi koşullarında bu stres toleransını devam ettirebilecek mi? Eğer ettirebiliyorsa bu çok iyi. Çünkü o zaman hem yaşam destek sistemlerinde hem de Ay ve Mars’taki regolitlerde öncül bitki olarak kullanılma potansiyelinin yüksek olduğunu gösterir.

Başka bir sonuç ise bu karakterini sürdüremediği tuz stresine daha hassas hale geldiği olur. Bu bitkinin kullanılamaz hale geldiği anlamına gelmez. Bunun dışında mikro yerçekimi koşulları altında aktifleşen bazı genler var. Bu genlerin dünyada da stresli koşullarda tolerans sağladığı gösterilmiş. Bu tarz genlerin keşfedilmesi de mümkün. İnsanlık için faydalı olabilecek sonuçlar doğurma potansiyeli var.”

-“Orada boncuk boncuk gözyaşlarımız döküldü”

Uzay aracının fırlatılması anındaki hislerini de aktaran Uzilday, o an Türkiye’den gidenler olarak çok yoğun duygular yaşadıklarını aktardı.

Uzilday, projesinin seçilmesinin ve uzaya gitmesinin gururunu yaşadığını dile getirerek, “Uzayda çok basit diye adlandırabileceğiniz bir deneyi yapmak çok kompleks. Çünkü her basamağın çok hassas tasarlanması gerekiyor. İkinci bir şansınız yok. O yüzden çok yoğun bir hazırlık süreci geçirdik. Bu bizi yordu diyebilirim. Ama o fırlatma anını görünce insan yoğun duygular yaşıyor. Orada boncuk boncuk gözyaşlarımız döküldü. Çok tarihi bir an. Oradakiler ‘Türkiye’nin milli uzay programında, Türkiye’nin bu uzaya yaptığı hamlede benim de katkım var, ben de oradaydım.’ diyebilecekler. Biz de o gururu taşıyoruz.”

Doç. Dr. Rengin Özgür Uzilday ise deneyin insanlık için önemli sonuçlar vereceğini belirterek, yaşadığı mutluluğu dile getirdi.

Nöbetçi Eczaneler (24 Ocak 2024)

LEFKOŞA

NERİMAN KARATAÇ ECZANESİ

24.01.2024 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0392) 225 45 00

Mimar Mehmet Vahip Cad. No: 39/2, Hamitköy ışıkları üzeri, Dumlupınar yolu, Küçük Kaymaklı, Lefkoşa

SEZER ECZANESİ

24.01.2024 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0392) 223 70 88

79/B Gz.Hasan Tahsin Cad.Kermiya Ortaköy Kermiya

YUSUF TANDOĞAN ECZANESİ (LEFKOŞA)

24.01.2024 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0392) 227 23 50

Mehmet Akif Cad. HacıAli Apt., Gloria Jeans ara sokağı, Toros beyaz eşya yanı, Dereboyu, Lefkoşa

GİRNE

AYŞEN ALTAN ECZANESİ

24.01.2024 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0533) 858 52 08

Mareşal Fevzi Çakmak Cad. N0:121/1 Lapta Girne

NURÇAĞ ECZANESİ

24.01.2024 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0392) 815 10 25

Şht. Dursun Özsaraç Sok. No: 6/2, Eski Passport restorant sokağı, Girne

SETENAY BENGİSU ECZANESİ

24.01.2024 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0392) 816 00 82

Semih Sancar Cad. Perçinkardeşler İş Merkezi N0:3 Doğanköy

MAĞUSA

GÖKCEN İLKTAÇ ECZANESİ

24.01.2024 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0392) 365 68 20

İsmet İnönü Bulvarı No: 145, Güder Apt. No: 5, Birleşmiş Milletler karşısı, Gazimağusa

ÖREN ECZANESİ

24.01.2024 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0392) 366 03 91

Tunalı Hilmi Sok. 3/A, Maraş bölgesi sağlık ocağı karşısı, Mağusa

GÜZELYURT

CAMCIOĞLU ECZANESİ

24.01.2024 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0392) 714 24 57

Şht.Mümür Dilaver Sok No:24 C Güzelyurt

LEFKE

HATİCE SOYER ECZANESİ

24.01.2024 (Çarşamba)

08:00 – 22:00 (22:00 – 00:00 On-Call)

(0548) 865 52 91

Cengizköy Lefke

İSKELE

MEHMET İLBAN ECZANESİ

24.01.2024 (Çarşamba)

08:00 – 22:00

(0533) 834 82 51

Atatürk Cad. Ada Karanfil Sok. No: 9D, Harup Fabrikası karşısı, Boğaz, İskele

Cumhurbaşkanı Tatar’dan İngiliz Yüksek Komiseri Sıddık’ın açıklamalarına tepki

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “KKTC’nin hiçbir zaman tanınmayacağını” savunan İngiltere’nin Güney Kıbrıs’a akredite Yüksek Komiseri İrfan Sıddık’a tepki göstererek, “İngiliz Yüksek Komiseri’nin hiçbir şekilde iç işlerimize karışmaya hakkı yoktur. Arkamızda Türk milleti var.” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İngiltere’nin Güney Kıbrıs’a akredite Yüksek Komiseri Sıddık’a tepki gösterdi.

Tatar, “KKTC’nin hiçbir zaman tanınmayacağını” söyleyen Sıddık’ın, Kıbrıslı Türklere ve KKTC liderliğine ne tavsiye ne de akıl verecek pozisyonda olduğunu kaydetti.

Sıddık’ın açıklamalarının, Doğu Akdeniz’deki dengeleri İngiltere lehine bozmaya yönelik olduğuna işaret eden Tatar, “İngiliz Yüksek Komiseri’nin hiçbir şekilde iç işlerimize karışmaya hakkı yoktur. Arkamızda Türk milleti var. Federasyon konusunda geriye dönüş olmayacağı gibi KKTC, Doğu Akdeniz’de Mavi Vatan’da varlığını sürdüren bir Türk devleti olarak ilelebet yaşayacaktır ve buna kimse de engel olamayacaktır.” dedi.

Tatar, Yüksek Komiser Sıddık’ın beyanatlarını şiddetle kınayarak, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da anavatan Türkiye ile yollarına devam edeceklerini aktardı.

Cumhurbaşkanı Tatar, Güney Kıbrıs ile müzakerelerin başlaması için ön koşullarının, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü olduğunu yineledi.

Ünal Üstel: 3 noktada kurulacak merkezle Akdeniz sularından geçen gemileri izleme fırsatı bulacağız

Başbakan Ünal Üstel, “Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi Kurulumu Projesi” ile ilgili açıklamada bulundu; “3 noktada kurulacak merkezle Akdeniz sularından geçen gemileri izleme fırsatı bulacağız” dedi.

Başbakan Ünal Üstel, “Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi Kurulumu Projesi” ile ilgili BRT’ye değerlendirmelerde bulundu.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında yine büyük bir projeye imza atıldığını ifade eden Üstel, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı ve Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’yla imza törenine şahitlik ettiklerini kaydetti.

Bu büyük projeyi Türkiye Cumhuriyeti ile iş birliği yaparak KKTC’ye kazandırmanın onurunu yaşadıklarının altını çizen Üstel, “KKTC’de belirleyeceğimiz üç noktada kurulacak merkezlerle Akdeniz sularından geçen bütün gemileri izleme fırsatı bulacağız” dedi.  Üstel, bundan sonraki süreçte sahillerin daha güvenlikli olacağına vurgu yaptı; göç eden insanların istedikleri zaman Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sahillerine gelemeyeceklerinin altını çizdi.

Ünal Üstel’in yaptığı tam konuşma şu şekilde:

“Büyük bir projeyi yine ana vatanımız Türkiye Cumhuriyetiyle işbirliği ile ülkemize kazandırmanın onurunu yaşıyoruz.

Bugün imza atılan proje ülkemizin uzun zamandan beri ihtiyaç duyduğu doğu Akdeniz’de Gemi Trafik İşletme Projesi ve üç sene gibi bir zaman zarfı içerisinde tamamlanacak.

Ülkemizde artık bizim Akdeniz sularından geçen bütün gemilerin izlenimini KKTC’den belirleyeceğimiz üç noktada kurulacak merkezlerle izleme fırsatını bulacağız. Bundan sonraki süreçte sahillerimize beklemediğimiz zamanda çevreyi kirleten maddelerin geçen gemilerden nasıl bırakıldığını buradan izleyeceğiz.

En önemlisi göç eden insanlar istedikleri zaman Kuzey Kıbrıs Türk cumhuriyeti sahillerine gelemeyecekler çünkü önceden bütün bunların izlenmiş olacak.

Bu yüzden çok önemli bir proje üç sene içinde gerçekleşecek ve bundan sonraki süreçte ana vatanımız Türkiye ile birlikte buradan geçecek tüm gemileri izleme fırsatı bulmuş olacağız.”

Türk Devletleri Rekabet Konseyi kuruldu

Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyelerinin rekabet otoritelerini bir araya getirmek üzere başlatılan girişimle Türk Devletleri Rekabet Konseyi kuruldu. Konsey başkanlığını ilk 3 yıl Türkiye adına Rekabet Kurumu yapacak.

TDT Genel Sekreter Yardımcısı Merey Mukazhan, Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, Rekabet Kurumu Dış İlişkiler ve Rekabet Savunuculuğu Dairesi Başkanı Zeynep Madan ile Kazakistan, Kırgızistan, Azerbaycan, Özbekistan, KKTC ve Macaristan rekabet otoritelerinden heyetlerin katılımıyla Çırağan Sarayı’nda toplantı düzenlendi.

Söz konusu ülkelerin rekabet otoritelerinin yöneticileri burada kendi kurumlarını tanıttı, Konsey’den beklentilerini ifade etti.

Toplantıda, Konsey faaliyetlerinin çerçevesini belirleyen usul ve esaslar ile yol haritası üzerinde anlaşıldı, ardından imza töreni ve basın açıklamasıyla Türk Devletleri Rekabet Konseyinin kurulduğu ilan edildi.

Konsey Başkanlığını Rekabet Kurumu üstlenecek

Konsey başkanlığını ilk 3 yıl Türkiye adına Rekabet Kurumu üstlenecek. Türk Devletleri Rekabet Konseyinin bir sonraki toplantısının Azerbaycan rekabet otoritesinin ev sahipliğinde Şuşa’da yapılması planlanıyor.

Türk Devletleri Rekabet Konseyi ile bir taraftan üye ülkeler arasındaki ortak tarih, dil ve kültür mirasına bağların güçlendirilmesi, diğer taraftan rekabet hukuku sorunlarının anlaşılması ve çözümlenmesi için ortak çalışmalar, ziyaretler ve eğitim faaliyetleri yapılması, projeler geliştirilmesi, bilgi ve tecrübe paylaşımında bulunulması ve böylece bölgede rekabet kültürünün yaygınlaştırılması hedefleniyor.

Su Temin Projesiyle 2016’dan bugüne 220 milyon metreküp su geldi

Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği (KEİ) Ofisi, KKTC Su Temin Projesi’yle 27 Haziran 2016’dan bugüne kadar KKTC’deki içme suyu depolarına yaklaşık 220 milyon metreküp su verildiğini; içme ve kullanma suyu ile tarımsal sulama suyu alanlarında Ankara kaynaklı yatırımların devam ettiğini açıkladı.

KEİ Ofisi’nden yapılan açıklamada, iki ülke arasında imzalanan İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşmaları kapsamında, TC kaynaklarıyla KKTC’de içme ve kullanma suyu ile tarımsal sulama suyu alanlarında Ankara kaynaklı yatırımların, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü KKTC Proje Müdürlüğünün kontrolünde, KEİ Ofisi koordinasyonunda sürdüğü belirtildi.

2018 yılında başlayan Güzelyurt ve Mesarya Ovası Sulaması İletim Yapıları Projesi kapsamında, 5 bin 700 m uzunluğunda tarımsal sulama tüneli yapıldığı ve 22 Mayıs 2021’de açıldığı kaydedilen açıklamada, Geçitköy-Kalkanlı arasındaki 1. Etap işi tamamlandığı, Güzelyurt ovasına su verildiği, ovadaki 1873 hektarlık alanın da sulanmasına başlandığı bildirildi.

Orta Mesarya Ovası Sulaması İletim Hattı Projesi ve 207 km’lik Depo Bağlantı Hattı Projesi Yapımı’nın ise devam ettiği belirtilen açıklamada, yeraltı ve yerüstü su kaynakları, su kalitesi, toplam arazi varlığı, tarıma elverişli arazi miktarı, toprak analizlerinin yapılması işlerini kapsayan KKTC Su ve Toprak Kaynakları Master Plan Raporu’nun hazırlanmasının da sürdüğü ifade edildi.

Açıklamada, tüm bunların yanında, yine iki ülke arasında imzalanan 2023 yılı İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması kapsamında Lefkoşa kaynaklı “Ada Geneli Dere Islahı, Gölet Temizliği ve Sulama Sistemlerinin Yenilenmesi Projesi” ve “İçme Suları ve İshale Hatları, Bakım Onarım, Yenileme ve Malzeme Alımı Projesi” yürütüldüğü kaydedildi.

-Tohumluklar için sulama

İki proje için, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı Su İşleri Dairesi bünyesinde kullanılmak üzere toplamda 42 milyon TL ödenek ayrıldığı kaydedilen açıklamada, “Ada Geneli Dere Islahı, Gölet Temizliği ve Sulama Sistemlerinin Yenilenmesi Projesi” kapsamında, Türkiye Cumhuriyeti finansmanı ve teknik desteği ile yürütülen tarımsal araştırma projeleri neticesinde geliştirilen “Reşatbey” ve “Beşparmak” gibi arpa çeşitlerinin tohumluk üretiminde kullanılmak üzere Devlet Üretme Çiftlerine Lefkoşa Atık Su Arıtma tesislerine arıtılmış suyun ulaştırılması için sulama malzemesi ve ekipmanı alımına finansman sağlandığı vurgulandı.

Proje ile yerli ve milli çeşitlerin tohumluk üretiminin yanında birçok yıl ithal edilmek durumunda kalınan tohumluk materyalin yerelde üretimine büyük katkı sağlanmasının hedeflendiği kaydedilen açıklamada, Devlet Üretme Çiftliklerinin kullanımında olan arazinin 730 dönümü hareketli sulama makinelerinin kullanılarak kalan 500 dönüm alan ise etki çapı 75 metre olan sabit sprinklerler vasıtasıyla sulanabilir hale getirildiği belirtildi.

Açıklamada şu bilgilere de yer verildi:

“Böylelikle, Türkiye Cumhuriyeti’nden gelen suyun Mesarya ovasına iletilmesi için imalat çalışmalarının devam ettiği süreçte Mesarya Ovası’ndaki ilk büyük çaplı sulama projesi hayata geçirilerek toplamda 1.230 dönüm alan suya kavuşturulmuştur.

Yine bu proje kapsamında, Güzelyurt Sulama Projesi kapsamında verilen Güzelyurt Ovası’na verilen suyun sulama alanında yaygınlaştırılarak projenin verimliliğin artırılması ve dolayısı ile Güzelyurt akiferinden kuyular vasıtasıyla çekilen suyun azaltılarak akiferin korunarak gelişmesi amacıyla sulama malzemesi ve ekipmanı alımına da finansman sağlanmıştır.

Proje ile ayrıca, ülke genelinde gölet ve derelerin temizliğine katkı sağlanmaktadır. Bu kapsamda 2023 yılında, Yarköy deresi, Karşıyaka Göleti ve Yeşiltepe Göletlerinin ıslahı sağlanmıştır.

‘İçme Suları ve İshale Hatları, Bakım Onarım, Yenileme ve Malzeme Alımı Projesi’ kapsamında ise yine Türkiye Cumhuriyeti kaynakları ile yapımı tamamlanarak hizmete alınan Yeni Merkezi Cezaevi ve civarı yerleşim yerlerine su temini için finansman sağlanmıştır.”

Hüseyin Çavuş: Azerbaycan’a transit geçiş ile narenciye satışı yapıldı

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, narenciyedeki yeşillenme hastalığıyla ilgili Meclis kürsüsünden açıklamada bulundu.

Çavuş, cam köse böceğinin meserya olmak üzere birçok bölgede görüldüğünü kaydetti.

KKTC’de yeşillenme hastalığı olmadığı konusuna da değinen Hüseyin Çavuş, Limasol’da böceğin ve hastalığın görüldüğünü söyledi.

Hastalıkla mücadele edilmesi gerektiğini ifade eden Çavuş, Bakan olarak üründen önce Güzelyurt’taki ağaçları önemsediğini söyledi. Bu konuda bir ekip kurduklarını ve ülke genelinde saha takiplerine başladıklarını ifade eden Çavuş, Dörtyol ve Alaniçi’nde böceğin görüldüğünü dile getirdi.

Enginar ürünü zamanında bu sürecin başladığını belirten Çavuş, denemeler yaptıklarını, fümigasyon uyguladıklarını ve enginarın önünü açtıklarını anlattı.

“BÖCEĞİN İNCELENMESİ İÇİN TÜRKİYE’DEN EKİP GELİYOR”

Çavuş, hastalık sonucu çıkan böceğin incelenmesi için Türkiye’den gelecek ekip ile virüsün yayılıp yayılmayacağı konusunda çalışmara başlanacağının altını çizdi.

“BUGÜN AZERBAYCAN’A DÖRDÜNCÜ PARTİ NARENCİYE GİDİYOR”

Türkiye ile yapılan görüşmelerde, naranciye ürünündeki ticareti kolaylaştırıcı adımların atıldığını ve bugün Azerbaycan’a transit geçişi ile narenciye satışının yapıldığını söyledi.

ÇAM KÖSE BÖCEĞİ

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Fide Kürşat’ın yerinden çam kese böceğiyle ilgili sorusu üzerine Bakan Çavuş, geçmişte beş yıl ilaçlandıktan sonra çam kese böceğinin biteceğinin söylendiğini ve bunun yapıldığını ifade ederek, “Bitti mi? Bitmedi” dedi.

Mücadeleyi genişleterek, devam ettirdiklerini, haritalandırma yaptıklarını kaydeden Çavuş, ilaçlama noktasında harekete geçtiklerini söyledi.

Gazimağusa’da alkollü sürücü kazaya neden oldu

Gazimağusa’da 15 Ağustos Bulvarı üzerinde dün Hasan Özarı (E-45) 200 miligram alkollü içki tesiri altında, yönetimindeki GB 861 plakalı araç ile batı istikametine doğru seyrettiği sırada, dikkatsizliği sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun solunda park halinde bulunan NT 015 plakalı aracın sol ön kısmına çarptı.

Kaza sonucu yaralanan olmadı. Araç sürücüsü Hasan Özarı tutuklandı.

Ertuğruloğlu: Irfan Siddiq, Rum tarafına yaranmak için Kıbrıs Türkü’ne hakaret ediyor

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, İngiltere’nin Güney Kıbrıs’a akredite Yüksek Komiseri Irfan Siddiq’a sert eleştirilerde bulunarak, “Bu zat maalesef diplomatik nezaket sınırlarını aşmakla kalmamış, terbiye sınırlarını da aşmayı bir alışkanlık haline getirmiştir. Siddiq, KKTC’ye, Kıbrıs Türkü’ne hakaret etmeyi bir beceri, bir meziyet olarak görmeye başlamıştır” dedi.

Irfan Siddiq’ın bir gazetede yayınlanan açıklamalarında Kıbrıs Türkü’ne yönelik hakaretlerini sürdürdüğünü söyleyen ve buna tepki gösteren Ertuğruloğlu, “Aklınca halkı tahrik ediyor, içişlerimize müdahale ediyor, diplomatik nezaket sınırları yanında terbiye sınırlarını aşmıştır” şeklinde konuştu.

“Siddiq Rum’dan çok Rumcu gibi hareket ediyor, görevden alınması gerekir”

“Siddiq ifadeleriyle, Rum’dan Rumcu ve adeta Elam partisinin bir üyesi gibi davranmaktadır. Pakistan kökenli olması itibarıyla, dengeli bir politika izleyeceğine, Rum tarafına kendini beğendirme çabası içine girmiştir. Ve böyle cevapları almayı hak etmektedir” diyen Ertuğruloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Söz konusu şahsın aslında bir an önce görevden alınması gerekmektedir ve yerine aklı başında, dengeli bir diplomata ihtiyaç duyulmaktadır. Kıbrıs sorununu hala daha anlamazdan gelen bir sözde İngiliz diplomatının hiçbir olumlu katkısı olamaz. Kıbrıs sorunu denilen sorun, Rum tarafının “Kıbrıs Cumhuriyeti” diye kabul ediliyor olmasıdır. Bunun baş müsebbibi de İngiltere’dir ve Irfan Siddiq’ın her şeyden önce bunu bilmesi gerekir. Şimdi bu suçundan sıyrılmak istercesine yalana, sahtekarlığa başvurarak, algı operasyonları yaparak kendini aklamaya çalışmaktadırlar. Kendileri gibi düşünmeyen Kıbrıs Türk halkını sürekli suçlayarak varabileceği bir yer yoktur. Bunu anlaması gerekir.”

Siddiq’ın “Geriye dönüp tarihe bakarsak her iki taraf da geçmişte federasyon temelinde bir anlaşmaya varmakla ilgilendiklerini göstermişlerdi. Dolayısıyla temel çıkarlarının değiştiğini düşünmüyorum” yönündeki açıklaması hatırlatılan Bakan Ertuğruloğlu, “Bu açıklama konuyu anlamaktan ne kadar uzak olduğunu gösteriyor. Rum, Kıbrıs Cumhuriyeti olarak tanındığı sürece hiçbir zaman federasyon temelinde bir anlaşmayla ilgilenmemiştir. Sorunu yaratan ve körükleyen sizsiniz. Rum’a hala daha ‘sen Kıbrıs Cumhuriyetisin’ muamelesi yapan siz. Buna karşı onurlu bir mücadele veren Kıbrıs Türk halkına hakaretlerde bulunuyorsunuz. Bu terbiyesizlik, bu şımarıklık, bu diplomatik nezaketten yoksunluktur” ifadelerini kullandı.

“Yıllardır, BM bünyesinde gerçekleştirilen ve toplumlararası görüşmeler diye nitelendirilen müzakere süreçlerini sürekli eleştiren bir kişi olarak, bu eleştirimi bir kez daha vurgulamak istiyorum” diyen Ertuğruloğlu, şöyle devam eti:

“Rumlar, dünya tarafından, başta İngiltere olmak üzere, başta BM Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesi olmak üzere, sen Kıbrıs Cumhuriyeti’sin muamelesi gördüğü sürece, Rum tarafının herhangi bir aşamada iki bölgeli, iki toplumlu federasyon temelinde bir anlaşmaya varmakla ilgilendiğini kimse Kıbrıs Türkü’ne ispatlayamaz, kanıtlayamaz. Bu zekamıza hakarettir. Rum tarafı hiçbir zaman, yeni bir ortaklık hedefinde olmamıştır, müzakerelere taktiksel hedeflerle katılmış ve bu müzakerelerden ortaklık değil, ortaklık aldatmacasıyla üniter bir devlet yaratmayı hedeflemiştir. Bu üniter devlette de söz sahibi olacak olan Rum halkı, kendileridir onlara göre. Bu her zaman öyleydi, bugün de değişmemiştir. Dolayısıyla İrfan Siddiq’in Rum tarafının da çıkarlarının bu şekilde değişmediğini de kabul etmesi gerekir.

İrfan Siddiq’ın, ‘asıl mesele taraflar arasındaki uçurumun kapatılmasıdır’ şeklindeki sözlerini de hatırlatan Ertuğruloğlu, “Peki bu uçurumu yaratan kimdir Sayın Siddiq… İngiltere değil mi? BM Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesi değil mi? 186 sayılı kararla iki taraf arasında uçurum yaratan siz değil misiniz?” sorularını yöneltti.

Ertuğruloğlu, “Rumlara ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ muamelesi yapıldığı sürece hiçbir temsilcinin, yeni kişisel temsilci dahil, adadaki taraflar arasındaki uçurumu kapatabilme kapasitesi yoktur. Ancak BM Güvenlik Konseyi’nin 60 yıldır yaptığı hataya dikkat çekecek bir kişisel temsilci, BM’nin yanlışının düzeltilmesi yönünde katkı koyabilir. Yoksa Rum tarafına devlet, bize de o devletin bir toplumu muamelesi sürdüğü sürece ortak zemin yoktur ve olmayacaktır” dedi.

“KKTC’nin tanınması konusu Siddiq’ın keyfine kalmadı”

Siddiq’in, ‘KKTC’nin hiçbir zaman tanınmayacağı’ yönündeki iddialarının da Kıbrıs Türkü için önemsiz olduğunu vurgulayan Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, “KKTC’nin tanınması konusu Irfan Siddiq’ın keyfine kalmamıştır. KKTC’nin anavatan Türkiye dışında tanınmaması, bu devletin olmadığı anlamında yorumlanamaz. Tanınma veya tanınmama, devletin varlığını veya yokluğunu gösteren bir unsur da değildir. Irfan Siddiq beğense de beğenmese de, tanısa da, tanımasa da KKTC bir realitedir, vardır ve Siddiq ve benzerlerine rağmen de diğer ülkeler tarafından da tanınacaktır” şeklinde konuştu.

“Bizler bu mücadelenin savunucuları olarak, Siddiq’in söylemlerini kaale alacak, ciddiye alacak değiliz. Zira bu insanlar asla ve asla bu adada görev yapmaması gereken insanlardır” diyen Ertuğruloğlu, Siddiq’ın çelişkilerle dolu, tutarsız ve yanlı açıklamalarla Kıbrıs Türkü ile ilgili olumsuz algı yaratmaya çalıştığını da kaydetti.

Ertuğruloğlu şu ifadeleri kullandı:

“İrfan Siddiq, bir başka görüşmesinde ‘tarihsel süreçte Kıbrıs Türk tarafı hiçbir zaman ayrı bir egemenliğe sahip olmamıştır’ gibi tutarsız bir görüş de ifade etmiştir. Peki Rum tarafı tarihte ne zaman ayrı bir egemenliğe sahip olmuştur? Bu değerlendirmesi Rum tarafı için de geçerli değil midir? Tamamen saçma, tamamen taraflı argümanlar öne süren İrfan Siddiq, adadaki İngiliz üs bölgelerinin kendileri tarafından çok rahatlıkla kullanabilecekleri şekilde devamını öngören bir politikanın temsilcisidir. Yani genelde İngiltere, özelde İrfan Siddiq, İngiliz üslerinin esiri halindedir. Sanki Kıbrıs sorunu diye kendilerinin dışında bir sorun var, bu sorunu çözmek için uğraşıyorlar ve Kıbrıs Türk tarafı buna engel oluyor. Böyle bir sahte algı yaratma çabası içindedirler.

Kıbrıs Türk halkına iki uluslararası örgüt haksızlık yapmaya devam ediyor. Birincisi BM, ikincisi de AB. Bu iki örgüt Rum tarafını şımartma ve adanın sahibi onlarmış gibi politika yürüttüğü sürece, Irfan Siddiq da bu şekilde konuşmaya devam ettiği sürece söylediklerinin kaale alınması mümkün değildir. Güney’de eminim kendisini söylediklerinden dolayı alkışlamaktadırlar ama benim Irfan Siddiq’ı bu tavırlarıyla muhatap almam söz konusu olamaz. Muhatap almamakla birlikte hak ettiği cevabın da verilmesi gerekir.”

Ertuğruloğlu, “KKTC bir Türk devletidir. Doğu Akdeniz’de bir Türk devletidir, Mavi Vatan’da bir Türk devletidir. İrfan Siddiq ve onun gibileri ister beğenirler, ister beğenmezler bu devlet vardır ve var olmaya devam edecektir” vurgusunda da bulundu.

“Federasyon modeline dönüş yok, biz o defteri kapattık”

Federasyon modeline dönüşün, herhangi bir ortaklık için müzakerenin söz konusu olmadığının altını çizen Ertuğruloğlu, adanın geleceğinin, iki egemen, eşit devletin, komşu olarak, iyi ilişkiler içinde işbirliği yapabilmesinden geçtiğini de kaydetti.

Türk tarafının pozisyonunun neden değiştiğini Cenevre’den beri söylediklerini belirten Ertuğruloğlu, “60 yıldır denediğimiz ve bir yere varılması mümkün olmayan bir süreçten bir şey beklemek bizim zekamızla alay eden bir yaklaşımdır. Güney’de başkan seçilen Hristodulidis ne önermiştir ki biz kendisine bir şans daha vereceğiz? Aynı şeyleri tekrar ederek farklı bir netice beklenemez. Biz Crans Montana’dan sonra, bir daha açılmamak üzere o defteri kapadık. Ve eğer bir müzakere olacaksa bu aşamadan sonra, iki egemen, eşit devletin varlığı temelinde ve aynı adada iyi komşuluk ilişkileri içerisinde olacak” dedi.

İki tarafın herhangi bir formül ile ortak bir devlet yaratacağı seçeneğinin ortadan kalktığını söyleyen Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Rum tarafının, nüfusun yüzde 70’ini kapsayacak şekilde sığınak inşa etme planı yaptığını da hatırlattı.

“Rum tarafında acayip bir silahlanma var” diyen ve “Bu neyin hazırlığı?” sorusunu yönelten Ertuğruloğlu, sözlerini şöyle noktaladı:

“BM Genel Sekreteri’ne geçen hafta bildirdiğimiz, Rum tarafının sayısız ara bölge ihlali var. Bu kadar saldırgan bir politika izleyen Rum tarafı var. Irfan Siddiq hangi dünyada yaşıyor? Eşit egemen statümüzün kabulünü istediğimiz için şimdi suçlu biz mi oluyoruz? Rum niye egemen de biz değiliz? Rum’un egemenliğini çözümün önündeki engel görmüyorsun da benim egemenliğimi çözümün önünde neden engel görüyorsun? Kıbrıs Türkü ne zaman bir egemen Rum devletinin içinde azınlık oldu ki? Nerden bahsediyorsun Irfan Siddiq? Devlet sahibi olduğumuzu kabul etmelisiniz. Tanımayabilirsiniz, o başka bir politikadır ama devlet sahibi olduğumuz kabul edilmelidir. Benim adamda senin egemen üs bölgelerin olacak ama, benim egemenliğime sen itiraz edeceksin. Bu hadsizliktir, terbiyesizliktir.”

Üstel: Akdeniz’deki ve Mavi Vatan’daki söz hakkımız daha çok olacak

Başbakan Ünal Üstel, Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi Kurulumu Projesi’ne ilişkin, “Bu proje sayesinde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin sahilleri artık daha güvenli ve Akdeniz’deki ve Mavi Vatan’daki söz hakkımız daha çok olacak.” dedi.

Üstel, Ankara’da JW Marriott Otel’de düzenlenen Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi Kurulumu Projesi imza töreninde konuştu.

Söz konusu projenin, KKTC için heyecan verici ve önemli bir proje olduğunun altını çizen Üstel, şöyle devam etti:

“Bu proje sayesinde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin sahilleri artık daha güvenli ve Akdeniz’deki ve Mavi Vatan’daki söz hakkımız daha çok olacak. Kıyılarımızda ne olup bittiğini, bu projeyle oturduğumuz yerden ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde kurulacak üç merkezden, bütün bunları denetleyebileceğiz, görebileceğiz ve izleyebileceğiz. Olası bir tehlike karşısında, bütün bunlardan önceden haberdar olacağız ve zaman zaman denizlerdeki deniz taşımacılığında yaşanan deniz kirliliğinden dolayı da neler olabileceğini görüp, anında müdahale etmiş olacağız. Bütün bunların yanında, bizim gemilerimiz de artık Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin limanından seyre çıktığı zaman Türkiye Cumhuriyeti’ne varıncaya kadar kendilerini izlemiş olacağız.”

Üstel, “Hemen Akdeniz’in yanı başında, aylardır bir savaş yaşanıyor. Savaştan artık çıktı, soykırım yaşanıyor, kadın, çocuk demeden bombalar altında inim inim insanlar ölüyor. Dünyanın kılı kıpırdamıyor, bir tek anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan her platformda çağrı yaptı; bir an önce barış olsun ve bu insanlık dramına son vereceğiz.” ifadelerini kullandı.

– Mutlu Barış Harekatı 50. yılına girdi

Kıbrıs Türk halkının zulümlere, baskılara ve soykırıma maruz kaldığını hatırlatan Üstel, “1974 Mutlu Barış Harekatı’yla özgürlüğümüze kavuştuk. Ama bizim bugünlere gelmemizde… Şu anda yanı başımızda yaşanan, Filistin’de, Gazze’de olan soykırımdan bir farkımız var. Değerli katılımcılar, bizim anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti var.” diye konuştu.

Türkiye Cumhuriyeti’nin, 100’üncü yılını kutlarken KKTC’nin de 40’ıncı yılını kutladığını ve bunun mutluluğu içerisinde olduğunu aktaran Üstel, Mutlu Barış Harekatı’nın da 50’nci yılına girdiğini hatırlattı.

Üstel, söz konusu projede bulunmaktan heyecan ve mutluluk duyduğunu ifade ederek, Türkiye ile yapılan protokollerin KKTC’yi rahatlattığına dikkati çekti.

Başbakan Üstel, şöyle konuştu:

“Ülkemiz, malumunuz, dünyada ambargolar altında, baskılar altında, izolasyonlar altında. Hayatımızı idame etmeye çalışıyoruz. Ama anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti’nin sayesinde bu baskıları hissetmiyoruz ve bu baskılar maalesef ulaşımda da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde uygulanıyor, hem denizde hem havada, bu izolasyonlar altında ulaşım yapma mücadelesi veriyoruz.”

Bu nedenle bugün imzalanacak projenin hayati ve önemli olduğuna dikkati çeken Üstel, KKTC’de bütün büyük projelerin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla gerçekleştiğini söyledi.

Üstel, yapılan projelerle, Anadolu’dan çıkan suyun asma borularla Kuzey Kıbrıs Geçitköy göletine aktığını ve 2016’dan beri KKTC’de yaşanan su sıkıntısının ortadan kalktığına dikkati çekti.

– KKTC’nin dünyaya açılan penceresi: Ercan Havalimanı

Üstel, geçen yıl Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katkılarıyla Ercan Havalimanı’nın açılışının yapıldığını anımsatarak, “Çağdaş dünyaya açılan pencereyi bize açtı ama oradan da kalkan uçaklarımız üçüncü ülkeye giderken izolasyonlar altında olduğumuz için, ambargolar altında olduğumuz için Türkiye Cumhuriyeti’ndeki bir havalimanına inme mecburiyeti var.” dedi.

Başbakan Ünal Üstel, Türkiye’den kabloyla enerjinin KKTC’ye getirilmesine ilişkin planlanan üçüncü projeyle de KKTC’deki enerji sorunun ortadan kalkacağını ve yeşil enerjinin önünün açılacağını ifade etti.

Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi Kurulumu Projesi’nde imzalar atıldı

Başbakan Ünal Üstel, Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi Kurulumu Projesi’ne ilişkin, “Bu proje sayesinde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin sahilleri artık daha güvenli ve Akdeniz’deki ve Mavi Vatan’daki söz hakkımız daha çok olacak.” dedi.

Üstel, Ankara’da JW Marriott Otel’de düzenlenen Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi Kurulumu Projesi imza töreninde konuştu.

Söz konusu projenin, KKTC için heyecan verici ve önemli bir proje olduğunun altını çizen Üstel, şöyle devam etti:

“Bu proje sayesinde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin sahilleri artık daha güvenli ve Akdeniz’deki ve Mavi Vatan’daki söz hakkımız daha çok olacak. Kıyılarımızda ne olup bittiğini, bu projeyle oturduğumuz yerden ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde kurulacak üç merkezden, bütün bunları denetleyebileceğiz, görebileceğiz ve izleyebileceğiz. Olası bir tehlike karşısında, bütün bunlardan önceden haberdar olacağız ve zaman zaman denizlerdeki deniz taşımacılığında yaşanan deniz kirliliğinden dolayı da neler olabileceğini görüp, anında müdahale etmiş olacağız. Bütün bunların yanında, bizim gemilerimiz de artık Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin limanından seyre çıktığı zaman Türkiye Cumhuriyeti’ne varıncaya kadar kendilerini izlemiş olacağız.”

Üstel, “Hemen Akdeniz’in yanı başında, aylardır bir savaş yaşanıyor. Savaştan artık çıktı, soykırım yaşanıyor, kadın, çocuk demeden bombalar altında inim inim insanlar ölüyor. Dünyanın kılı kıpırdamıyor, bir tek anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan her platformda çağrı yaptı; bir an önce barış olsun ve bu insanlık dramına son vereceğiz.” ifadelerini kullandı.

– Mutlu Barış Harekatı 50. yılına girdi

Kıbrıs Türk halkının zulümlere, baskılara ve soykırıma maruz kaldığını hatırlatan Üstel, “1974 Mutlu Barış Harekatı’yla özgürlüğümüze kavuştuk. Ama bizim bugünlere gelmemizde… Şu anda yanı başımızda yaşanan, Filistin’de, Gazze’de olan soykırımdan bir farkımız var. Değerli katılımcılar, bizim anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti var.” diye konuştu.

Türkiye Cumhuriyeti’nin, 100’üncü yılını kutlarken KKTC’nin de 40’ıncı yılını kutladığını ve bunun mutluluğu içerisinde olduğunu aktaran Üstel, Mutlu Barış Harekatı’nın da 50’nci yılına girdiğini hatırlattı.

Üstel, söz konusu projede bulunmaktan heyecan ve mutluluk duyduğunu ifade ederek, Türkiye ile yapılan protokollerin KKTC’yi rahatlattığına dikkati çekti.

Başbakan Üstel, şöyle konuştu:

“Ülkemiz, malumunuz, dünyada ambargolar altında, baskılar altında, izolasyonlar altında. Hayatımızı idame etmeye çalışıyoruz. Ama anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti’nin sayesinde bu baskıları hissetmiyoruz ve bu baskılar maalesef ulaşımda da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde uygulanıyor, hem denizde hem havada, bu izolasyonlar altında ulaşım yapma mücadelesi veriyoruz.”

Bu nedenle bugün imzalanacak projenin hayati ve önemli olduğuna dikkati çeken Üstel, KKTC’de bütün büyük projelerin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla gerçekleştiğini söyledi.

Üstel, yapılan projelerle, Anadolu’dan çıkan suyun asma borularla Kuzey Kıbrıs Geçitköy göletine aktığını ve 2016’dan beri KKTC’de yaşanan su sıkıntısının ortadan kalktığına dikkati çekti.

– KKTC’nin dünyaya açılan penceresi: Ercan Havalimanı

Üstel, geçen yıl Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katkılarıyla Ercan Havalimanı’nın açılışının yapıldığını anımsatarak, “Çağdaş dünyaya açılan pencereyi bize açtı ama oradan da kalkan uçaklarımız üçüncü ülkeye giderken izolasyonlar altında olduğumuz için, ambargolar altında olduğumuz için Türkiye Cumhuriyeti’ndeki bir havalimanına inme mecburiyeti var.” dedi.

Başbakan Ünal Üstel, Türkiye’den kabloyla enerjinin KKTC’ye getirilmesine ilişkin planlanan üçüncü projeyle de KKTC’deki enerji sorunun ortadan kalkacağını ve yeşil enerjinin önünün açılacağını ifade etti.

İlk Türk astronot Alper Gezeravcı, bugün 2 deney yapacak

İlk Türk astronot Alper Gezeravcı, bugün Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki (ISS) çalışmasında gen ve mikroalg deneyleri yapacak.

AA muhabirinin edindiği bilgilere göre Gezeravcı, ISS’de kaldığı süre boyunca yapacağı 13 deney çalışmasına ajandasına uygun olarak devam ediyor.

Gezeravcı, bugün uzay görevi için mikroalg yaşam destek üniteleri alanında Boğaziçi Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Berat Haznedaroğlu’nun sorumluluğundaki “UzMAn” deneyini yapacak.

Bu deneyle, dünyada zorlu koşullara adapte olan mikroalg türlerinin yerçekimsiz koşullar altında büyüme ve dayanıklılık testlerinin gerçekleştirilmesi, metabolik değişikliklerinin incelenmesi, karbondioksit yakalama performanslarının ve oksijen üretim kabiliyetlerinin belirlenmesi için kapalı sistemlere yaşam destek ünitesi geliştirilmesi hedefleniyor.

– Gen araştırması deneyi de yapılacak

Gezeravcı’nın ikinci yapacağı deney ise Yıldız Teknik Üniversitesinden Tuğçe Celayir’in proje yöneticisi olduğu mikro yerçekimi altında bitkilerde CRISPR-GEM, gen düzenleme verimliliğinin araştırılması olacak.

Söz konusu deneyle, biyorejeneratif yaşam destek sistemlerinin iskeleti olan bitkilerin, uzay görevi sırasında meydana gelen, biyolojik olan ve olmayan stresler karşısındaki savunma mekanizmalarının anlaşılması ve geliştirilmesine yönelik moleküler biyolojinin modern gen düzenleme tekniklerinden CRISPR’nin mikro yerçekimi ortamda bitkiler üzerindeki etkinliğinin araştırılması amaçlanıyor.

Gezeravcı, deneylerine, Tuz Gölü’nde yetişen endemik Schrenkiella Parvula isimli halofit bitkinin uzay ortamına karşı verdiği fizyolojik ve moleküler tepkileri araştıran “EXTREMOPHYTE” ile başlamıştı.

En fazla yağış nereye düştü?

KKTC’de dün sabah 08.00 ile bu sabah 08.00 saatleri arasında en fazla yağmur metrekareye 56 kg ile Alevkaya’da kaydedildi.

Meteoroloji Dairesi’nden yapılan açıklamaya göre, 24 saatlik sürede, metrekareye Alevkaya’ya 56 kg, Beylerbeyi’ne 36 kg, Taşkent’e 35 kg, Esentepe’ye 28 kg, Dipkarpaz ve Kantara’ya 26 kg, Salamis’e 25 kg, Boğaz’a 23 kg, Ercan’a 22 kg, Zaferburnu’na 21 kg yağış düştü.

Diğer bölgelerde ise metrekareye 0,1 ile 20 kg arası yağış kaydedildi.

İlk ve orta eğitimde yarıyıl tatili 1 Şubat’ta başlayacak…

İlköğretim Dairesi, Genel Ortaöğretim Dairesi ve Mesleki Teknik Öğretim Dairesi Müdürlüğü’ne bağlı okullarda öğrenciler birinci dönem karnelerini 31 Ocak Çarşamba günü alacak.

Yarıyıl tatili 1-15 Şubat tarihleri arasında olacak ve 16 Şubat Cuma günü öğrenciler ders başı yapacak.

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, İlköğretim Dairesi’ne bağlı okullarda 2023-2024 Öğretim Yılı, 14 Haziran Cuma günü Karne ve Tamamlama Belgelerinin dağıtımıyla sona erecek.

Genel Ortaöğretim Dairesi ve Mesleki Teknik Öğretim Dairesi Müdürlüğü’ne bağlı okullarda ise 2023-2024 Öğretim Yılı 11 Haziran Salı günü karne dağıtımıyla son bulacak.

Bütünleme Sınavları ve Sorumluluk Sınavları 12-21 Haziran tarihleri arasında yapılacak.

 

-“İlköğretimde 125 okulda 26 Bin 577 öğrenci eğitim alıyor”

 

İlköğretim Dairesi’ne bağlı kamu ve özel 125 okulda 26 Bin 577 öğrenci, Genel Ortaöğretim Dairesi’ne bağlı kamu ve özel 48 okulda 25 bin 79 ortaokul ve lise öğrencisi öğrenim görüyor.

Mesleki Teknik Öğretim Dairesi’ne bağlı 12 okulda 3 bin 894 meslek lisesi öğrencisi, Çıraklık ve Yetişkin Eğitimi Merkezlerinde yaklaşık 400 öğrenci eğitim alırken, KKTC genelinde kamu ve özel okullarda 6 bin 187 öğretmen görev yapıyor.

 

-“Kolej sınavının birinci basamağı cumartesi yapılacak”

 

Kolejlere Giriş Sınavı birinci basamak sınavı (KGS-1) cumartesi günü, ikinci basamak sınavı (KGS-2) ise 8 Haziran Cumartesi yapılacak.

Bülent Ecevit Anadolu Lisesi (BEAL) ve 20 Temmuz Fen Lisesi Yerleştirme Sınavı 22 Haziran Cumartesi günü, Lefkoşa Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Giriş Sınavı ise 20 – 21 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek.

Öte yandan, 8. sınıfı tamamlayan öğrencilerin Meslek Liseleri Programlarına tercih başvurularının alınması 20 – 25 Haziran tarihleri arasında yapılacak ve meslek liselerinin 9. sınıflarına yerleşenler 26 Haziran Cuma açıklanacak.

KKTC’ye Girişimcilik Desteği: KEİ Ofisi’nden 20 Milyon TL finansman

Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçiliği Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi (KEİ), KKTC Başbakanlığı ile işbirliği içinde bir girişimcilik projesine 20 milyon TL finansal destek sağlıyor.

1987 ve sonrası doğumlu KKTC vatandaşlarını hedefleyerek, girişimcilik ve iş kurma konusunda eğitim, danışmanlık ve hibe desteği sunmayı amaçlan projeye başvurular 24 Ocak – 11 Mart 2024 tarihleri arasında elektronik olarak alınacak.

KEİ’den yapılan açıklamaya göre, projede “Teknoloji ve yenilikçi iş fikirleri”, “Geleneksel iş fikirleri” ve “KKTC ekonomisine değer katacak, ihracat odaklı ve marka değeri yüksek iş fikirleri” başlıklı 3 ana alan belirlendi.

“Teknoloji ve yenilikçi iş fikirleri” için azami destek yüzde 75 oranında, en fazla 750.000 TL; “Geleneksel iş fikirleri” için azami destek yüzde 75 oranında, en fazla 500.000 TL; “KKTC ekonomisine değer katacak, ihracat odaklı ve marka değeri yüksek iş fikirleri” için azami destek yüzde 75 oranında, en fazla 2.000.000 TL öngörülüyor.

Bu girişimcilik projesi, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği KEİ Ofisi’nin sağladığı finansman ile Kıbrıs Türk Yatırım Geliştirme Ajansı’nın (YAGA) koordinasyonunda ve Türk Bankası’nın eğitim sponsorluğunda yapılacak.

Program için 12-16-28 Şubat – 6 Mart 2024 tarihlerinde yapılacak olan bilgilendirme toplantıları https://yaga.gov.ct.tr web sayfasından takip edebilir.

Program hakkında detaylı bilgi ve başvuru koşulları:
https://kobigem.gov.ct.tr/ ve https://yaga.gov.ct.tr/ adreslerinde bulunabilir. Başvurular https://girisimcilik.kei.gov.tr adresinden yapılabilir.

Maliye Bakanlığı ile KKTC Merkez Bankası arasında pandemi dönemine ait kullandırılan krediler hakkında protokol imzalandı

Maliye Bakanlığı ile KKTC Merkez Bankası arasında pandemi dönemine ait kullandırılan kredilerle ilgili protokol imzalandı.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, pandemi döneminde ihtiyaç duyularak, Maliye Bakanlığı’nın, KKTC Merkez Bankası’ndan kullandığı, kısa vadeli toplam 634 milyon, 743 bin TL avansın bakiyesinin ödenmesi konusundaki protokole Maliye Bakanı Özdemir Berova ile KKTC Merkez Bankası Başkanı Rifat Günay imza attı.

-Berova

Berova yaptığı açıklamada, Maliye Bakanlığı’nın, mali yükümlülüklerine gösterilen hassasiyet çerçevesinde Bakanlığın tüm mükellefiyetlerini yerine getirmek için adımlar atmaya devam edeceğini vurguladı.

Özdemir Berova, 2023 yılı Ekim ayından itibaren tüm DİBS borç ödemelerinin tamamlandığını, güncel borçların ödendiğini açıkladı.

Berova, bu anlaşma ile de KKTC Merkez Bankası’na olan, pandemi dönemine ait geriye dönük borçların ödemesinin protokole bağlandığını ve ödeme stratejisinin belirlendiğini kaydetti.

Nöbetçi Eczaneler (23 Ocak 2024)

LEFKOŞA BÖLGESİ:

DERYA ECZANESİ

23.01.2024 (Salı)

08:00 – 00:00

(0392) 227 61 98

Mehmet Akif Cad. 53/3 Dereboyu Lefkoşa

***

FATMA AŞİNA ECZANESİ

23.01.2024 (Salı)

08:00 – 00:00

(0533) 883 22 96

Aliriza Efendi Cad. Dük.4 No: 38/D Ortaköy Telsim Karşısı – Turcell Yanı Lefkoşa

***

SEVAL KAYMAK ECZANESİ

23.01.2024 (Salı)

08:00 – 00:00

(0392) 227 96 19

Prof.Dr.Necmettin Erbakan Cad. N0: 41/A Lefkoşa

GİRNE BÖLGESİ:

AŞAR ECZANESİ

23.01.2024 (Salı)

08:00 – 00:00

(0392) 815 70 75

Mustafa Çağatay Cad. Yetkili İş Merkezi No:32, Mahkemeler yanı, Garanti Bankası karşısı, Girne

***

EMİN ECZANESİ

23.01.2024 (Salı)

08:00 – 00:00

(0533) 870 19 46

Karaoğlanoğlu Cad. Hasem İşhanı No:1 Alsancak Girne

***

NEJLA ERÇAL ECZANESİ

23.01.2024 (Salı)

08:00 – 00:00

(0392) 822 32 02

Üniversite Yolu Sok.N0:63//B Karaoğlanoğlu Girne Amerikan Üniversitesi yanı Girne

MAĞUSA BÖLGESİ:

ULUÇAY ECZANESİ

23.01.2024 (Salı)

08:00 – 00:00

(0392) 365 24 24

Mağusa Tıp Merkezi Hastanesi (Cyprus Central Hospital) Acil Servis giriş karşısı, Sivil Savunma yanı, Gazimağusa

***

UMUT ECZANESİ

23.01.2024 (Salı)

08:00 – 00:00

(0392) 366 23 69

Salamis yolu, Çetin Alkan Apt. No: 2, Dumlupınar Spor Klübü yanı, Sulu Çember – Zafer Anıtı arası, Gazimağusa

GÜZELYURT BÖLGESİ:

AYCAN ECZANESİ

23.01.2024 (Salı)

08:00 – 00:00

(0392) 714 23 16

Ecevit Cad. 4J Güzelyurt

LEFKE BÖLGESİ:

DERVİŞ KUTRET ECZANESİ

23.01.2024 (Salı)

08:00 – 22:00 (22:00 – 00:00 On-Call)

(0533) 882 94 56

Dr.İzzet Salih Suphi Maydanı N0:5 Lefke

İSKELE BÖLGESİ:

ÖZBİRTAN ECZANESİ

23.01.2024 (Salı)

08:00 – 22:00

(0392) 371 22 24

Dt.Temel Zeki Cad. Arken B 2 Apt. N0:3 İskele

Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Feyzioğlu, AA’nın “Yılın Kareleri” oylamasına katıldı

Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, Anadolu Ajansının (AA) “Yılın Kareleri” oylamasına katıldı.

Büyükelçi Feyzioğlu, AA muhabirleri ve foto muhabirlerinin yurt içi ve dışında 2023 yılı boyunca çektikleri “Haber”, “Çevre-Yaşam”, “Spor” ile bu yıla özel eklenen “Deprem: Umut” ve “Gazze: Kanıt” kategorilerindeki 147 fotoğrafı inceledi.

“Deprem” kategorisinde Aytuğ Can Sencar’ın “Depremin umudu” fotoğrafına oy veren Feyzioğlu, “Depremden sonra millet olarak umuda ihtiyacımız vardı. Bu kare hem depremi hem de sonrasında oluşan umudu çok iyi anlatıyor.” yorumunda bulundu.

Feyzioğlu, “Gazze” kategorisindeki fotoğrafların İsrail vahşetini oldukça iyi yansıttığına dikkati çekerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Dünya 5’ten büyüktür.” sözünün Gazze’deki katliamlar sonucu daha iyi anlaşılacağını ifade etti.

AA’nın Gazze’den çektiği fotoğraflarının hem Uluslararası Adalet Divanı hem de Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde (UCM) kanıt niteliği taşımasının ayrı bir önemi bulunduğuna işaret eden Feyzioğlu, söz konusu kategoride Belal Khaled’in “Haykırış” karesini seçti.

Feyzioğlu, “Çevre” kategorisinde İsa Terli’nin “Boğazın şahitliği” karesini oylayarak, bu fotoğrafın hem kuruluşundan itibaren ülke tarihini hem de “Türkiye Yüzyılı”nı çok iyi şekilde yansıtmayı başardığını söyledi.

“Haber” kategorisinde Jose Colon’un “Hayat yolculuğu” fotoğrafına oy veren Feyzioğlu, Yunanistan’ın Akdeniz’deki sığınmacılara karşı insan haklarına aykırı tutumunu eleştirdi.

Büyükelçi Metin Feyzioğlu “Spor” kategorisinde Dursun Aydemir tarafından çekilen “Dünyanın sultanları” karesini oylayarak A Milli Kadın Voleybol Takımının başarılarının devamını diledi.

Feyzioğlu, incelediği 147 fotoğrafın tamamının da şaheser olduğunu kaydederek, her bir karenin binlerce kelimenin anlatacaklarını anlattığını vurguladı.

AA’nın İstanbul işgal altındayken, mütareke basınına karşı Anadolu ve Milli Mücadele’nin sesini duyurmak üzere Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emri ile kurulduğunu hatırlatan Feyzioğlu, bugün kuruluş felsefesine uygun olarak misyonunu dünyanın her yerinde sürdürdüğünü dile getirdi.

Feyzioğlu, fotoğraflarda emeği olan muhabir ve foto muhabirlerini tebrik ederek, AA’nın başarılarının devamını diledi.

Brent petrolün varil fiyatı 80,21 dolar

Brent petrolün varili uluslararası piyasalarda ​​​80,21 dolardan işlem görüyor.

Dün 80,55 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 80,06 dolar seviyesinde tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.11 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,18 artışla 80,21 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 74,91 dolardan alıcı buldu.

Fiyatların yükselişinde, geçen hafta etkili olan ve bu hafta da devam etmesi beklenen soğuk hava dalgası nedeniyle ABD’de bazı petrol üretim tesislerinde meydana gelen kesintiler etkili oldu.

Toplam 92 kişinin yaşamını yitirmesine de neden olan olumsuz hava şartları, ABD’nin Kuzey Dakota eyaletinde petrol üretiminin yaklaşık yüzde 20 düşmesine sebep oldu.

Ayrıca, ABD ve İngiltere’nin Avustralya, Bahreyn, Kanada ve Hollanda’nın desteğiyle yürüttükleri hava harekatı kapsamında Yemen’deki 8 Husi hedefini vurmalarının ardından Orta Doğu’da tansiyonun yeniden yükselmesi de arz yönlü endişeleri artırarak fiyatların yukarı yönlü hareketlerine destek oldu.

Husilere bağlı Yemen hükümeti Savunma Bakanlığı Manevi İrşad Dairesi Başkan Yardımcısı Abdullah Bin Amir de X platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, “Sana’ya düzenlenen saldırılar, Yemen’e yönelik saldırıların başlangıcından bu yana en şiddetli saldırılar olabilir.” ifadelerini kullandı.

Öte yandan, Çin Merkez Bankasının gösterge faiz oranlarını sabit bırakmasının ardından Çin’de ekonomik aktiviteye ilişkin endişeler ise dünyanın en büyük ikinci büyük petrol tüketicisi ülkede petrole talebin de olumsuz seyredeceği endişelerini artırarak fiyatları olumsuz etkiliyor.

Çin hükümetinin ekonomiyi canlandırmak için alması beklenen kararlar piyasalarda yakından takip ediliyor.

Yatırımcıların odağında ayrıca bu hafta açıklanacak ABD’nin geçen yılın son çeyreğine dair büyüme verileri ile aralık ayına ilişkin kişisel tüketim harcamaları verileri yer alıyor. Söz konusu verilerin, ABD Merkez Bankasının (Fed) gelecek dönemde atacağı adımlara ilişkin sinyaller verebileceği tahmin ediliyor.

Brent petrolde teknik olarak 80,38 ile 80,45 dolar aralığının direnç, 79,76 ile 79,61 dolar aralığının ise destek bölgesi olarak izlenebileceği ifade ediliyor.

Elektrik kesintisi!

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (Kıb-Tek), bugün Serhatköy’de elektrik kesintisi yapılacağını duyurdu.

Kıb-Tek’ten yapılan duyuruda, elektrik kesintisinin 10.00-13.00 saatleri arasında Serhatköy Barış Caddesi ve Yeni Sokak civarında yapılacağı kaydedildi.

Alçak gerilim elektrik şebekesinde yapılacak proje çalışması nedeniyle kesinti yapılacağı ifade edilen duyuruda, bölge halkının mağduriyet yaşamaması adına gerekli tedbirleri almaları çağrısında bulunuldu.

Başbakan Üstel, Halil Paşa için taziye mesajı yayımladı

Başbakan Ünal Üstel; KKTC’nin Kurucu meclis üyesi, TMT’de üst kademe komutanlık yapmış Halil Paşa’nın vefatı dolayısıyla taziye mesajı yayımladı. Sevdiklerine baş sağlığı dileyen Üstel, mesajında şu cümlelere yer verdi:

“KKTC’nin Kurucu meclis üyesi, TMT’de üst kademe komutanlık yapmış ve TMT Mücahitler Derneği’inde uzun yıllar başkanlık görevinde bulunmuş kıymetli Halil Paşa’nın hayatını kaybettiğini üzülerek öğrenmiş bulunmaktayım. Merhum Halil Paşa’ ya Allah’tan rahmet yaslı ailesi ile sevenlerine başsağlığı ve sabır dilerim.”

Töre: “Her zaman büyük bir saygıyla hatırlanacaktır”

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, hayatını kaybeden Kurucu Meclis Üyesi, TMT ve Mücahit Komutanı Halil Paşa’nın vefatı dolayısıyla başsağlığı mesajı yayımladı. Töre, mesajında şunları kaydetti:

“Devletimizin kuruluşunda oluşan Kurucu Meclis’mizin kıymetli üyesi, Türk Mukavemet Teşkılatında yıllarca onurlu görevlerde bulunan, değerli komutanımız Halil Paşa’nın vefatı nedeniyle derin bir üzüntü duymaktayım.
Sayın Paşa’nın Kıbrıs Türk halkının varoluşu için ortaya koyduğu mücadele her zaman büyük bir saygıyla hatırlanacaktır.
Vatanı için her türlü görevi hiç bir tereddüt etmeden yerine getiren Halil Paşa, mücahit Kıbrıs Türkünün simge isimlerinden birisi olmuştu.
Halil Paşa’ya Allahtan rahmet diliyor, yaslı ailesi ve Kıbrıs Türk halkına başsağlığı diliyorum. Ruhu şad olsun.”