Archives Şubat 2024

Çavuş: Üreticilerimiz kesinlikle mağduriyet yaşamayacak

Tarım Bakanı Hüseyin Çavuş, yaş sebzenin de ve örtü altında olmayan ürünlerin de 2023’e kadar Genel Tarım Sigortası Fonu kapsamı içinde olmadığını söyledi.

2024 itibarıyla doğal afetlerde ve zararlarda yaş sebzenin Tarım Genel Sigortası kapsamına alındığını kaydeden Çavuş, yağışlardan 52 üreticinin etkilendiğini, Ongun Talat’ın sözünü ettiği bölgede zarara uğrayan üretici sayısının 9 olduğunu aktardı.

Çavuş, “Bu bölgede büyük bir kayıt sıkıntısı var. 2017-2018 Genel Tarım Sigortası’na evraklı beyan yapılması zorunluluğu getirildi ama büyük çoğunluk evrak getiremiyor” dedi.

Bu bölgedeki bazı arazilerin Maronitlere ait olduğunu, sahiplerine de ulaşılamadığı ifade eden Çavuş, Tarım Bakanlığı’nın bu konuda çalışma yaptığını kaydederek, “Üreticilerimiz kesinlikle mağduriyet yaşamayacak” dedi.

Çavuş, dere konusundaki çalışmanın Su Dairesi ve DSİ ile yapıldığını belirtti.

“4.5G ile daha güçlü bağlar” yarışmasının ödülleri verildi

​​​​​​​Kuzey Kıbrıs Turkcell ile Kıbrıs Türk Fotoğraf Derneği (FODER) tarafından düzenlenen, fotoğraf yarışması sonuçları açıklandı, ödüller sahiplerine takdim edildi. Kaynak: “4.5G ile daha güçlü bağlar” yarışmasının ödülleri verildi

Kuzey Kıbrıs Turkcell ile Kıbrıs Türk Fotoğraf Derneği (FODER) tarafından gonuldenbagliyiz.biz platformunda “4.5G ile daha güçlü bağlar” sloganı ile hız konusunda düzenlenen fotoğraf yarışmasının sonuçları açıklandı ve ödüller sahiplerini buldu. Gerçekleşen ödül takdiminde hem dereceye girenlere hem de katkı koyanlara ödül ve plaketleri verildi. Kuzey Kıbrıs Turkcell Genel Müdürlük Binası’nda gerçekleşen ödül töreninde Şaziye Kurt “Number 3” isimli fotoğrafıyla birincilik, Cem Cengiz “Anı Yakala” isimli fotoğrafıyla ikincilik, Cengiz Arıkoğlu “Kaçaw” isimli fotoğrafıyla üçüncülük ve Başar Taşlı ise “Maraş Rüzgarı” isimli fotoğrafıyla Şampiyon Melekler Jüri Özel Ödülü’nü almaya hak kazandı. Ödül takdimleri Kuzey Kıbrıs Turkcell Genel Müdürü Murat Küçüközdemir, Genel Müdür Yardımcısı Deniz Mungan Sonuç, Marka İletişimi Müdürü Özlem Kavaz Soykan ve Kıbrıs Türk Fotoğraf Derneği (FODER) Başkanı Ramadan Gümüşok tarafından yapıldı.

Kuzey Kıbrıs Turkcell Genel Müdürü Murat Küçüközdemir yarışmaya katılan, kazanan ve destek veren tüm sanatçı ve sanatseverleri tebrik etti. Bu güzel projenin gelişerek devam etmesi temennisinde bulunan Küçüközdemir, katkılarından dolayı FODER’e, jüriye ve fotoğraf derneklerine de teşekkürlerini sundu. Bu yarışmanın aynı zamanda Şampiyon Melekler Eğitim Projesi’ne katkı sağladığını da belirten Küçüközdemir, gonuldenbagliyiz.biz platformunun bağışla başvuru kabul eden ilk dijital sosyal sorumluluk platformu olduğunun da altını çizdi.

FODER Başkanı Ramadan Gümüşok da tüm yarışmacıları tebrik ederek Kuzey Kıbrıs Turkcell’e iş birliğinden dolayı teşekkür etti.

Törende, Kuzey Kıbrıs Turkcell tarafından jüri üyelerine ve FODER Başkanı’na da teşekkür plaketi takdim edildi. Tören esnasında, ödül alan ve sergilemeye hak kazanan fotoğrafların sergi tarihinin önümüzdeki günlerde açıklanacağı belirtildi.

 

Dijital sergi kataloğu yapıldı

Yarışmada ödül alan ve sergilemeye hak kazanan fotoğraflar için dijital sergi kataloğu hazırlandı. Bu sergi kataloğuna 4.5G ile Daha Güçlü Bağlar Fotoğraf Yarışması Sergi Kataloğu adresine tıklanarak ulaşılabildiği belirtildi.

Yarışma, sanata katkı ve farkındalık oluşturmanın yanı sıra Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği’nin gonuldenbagliyiz.biz dijital sosyal sorumluluk platformu üzerinden açmış olduğu “Şampiyon Melekler Eğitim Bursu” projesine destek amacını da taşıyordu.

Meteoroloji Dairesi’nden “kuvvetli yağış” uyarısı

Ülkede bu gece 21.00’den yarın 15.00’e kadar gök gürültülü sağanak etkili olacak.

Meteoroloji Dairesi, bu gece saat 21.00’den itibaren yarın saat 15.00’e kadar etkili olması beklenen kuvvetli yağış nedeniyle ihbar yayımladı.

Yapılan son meteorolojik değerlendirme ve analizler sonucunda, bölgede beklenen sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların özellikle kuzey sahil ve Beşparmaklar, doğu sahil ve Karpaz bölgelerinde kuvvetli (21 – 50 kg/m²) olması beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı yetkililerin ve vatandaşların tedbirli olması tavsiye edildi

Töre: Halkın Can Ve Mal Güvenliği Polise Emanettir

Cumhurbaşkanı Vekili ve Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Polis Genel Müdürlüğü’ne bağlı Polis Okulu’nu ziyaret etti.
Ziyarette Başkan Töre’yi, Polis Genel Müdürü Vasfi Kuni ile Polis Okulu Müdürü Kaan Kaan Reza Saçar karşıladı.
Burada öğrencilerle bir araya gelen Başkan Töre polis adaylarına hitaben bir konuşma yaptı.
Töre, polislik görevinin sevilerek yapılması gerektiğini, halkın can ve mal güvenliğinin kolluk kuvvetleri tarafından korunduğunu söyledi.
Başkan Töre, polis teşkilatının disipline önem verdiğini ve devlet ciddiyeti ile sorumluluk sahibi olduğunu söyledi.
Töre, Türkiye olmadan dünyanın uyguladığı ambargolara ve baskılara dayanmalarının mümkün olmadığını söyledi.
Allah bir kez daha bizleri ana vatansız bırakmasın diyen Başkan Töre, “Türkiye’nin garantörlüğünde devletimiz ve bayrağımız altında yaşıyoruz” dedi.
Töre, politika kelimesini sevmediğini kendisinin siyasetinde Atatürk, bayrak, vatan ve millet sevgisi bulunduğunu ifade etti.
Töre, inandığı dava çerçevesinde mücadelesini de sürdüğünü kaydederek herkese eşit bakmakla yükümlü olduğunu belirtti.
Başkan Töre, konuşmasının sonunda tüm Polis Teşkilatı’na ve öğrencilere başarılar diledi.
Cumhurbaşkanı Vekili ve Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, daha sonra öğrencilerle birlikte çıkan karavanadan yedi.

Erzincan’da altın madeninde toprak kayması

Erzincan’ın İliç ilçesinde altın madeninin bulunduğu geniş bir alanda toprak kayması meydana geldi.

AA’da yer alan habere göre çöpler köyündeki altın madeninin bulunduğu bölgede, büyük bir alanda toprak kayması meydana geldiği ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda arama kurtarma ekibi sevk edildi.

Toprak altında kalanların olabileceği ihtimali üzerine ekipler, bölgede arama kurtarma çalışmalarına başladı.

Vali Hamza Aydoğdu da toprak kaymasının ardından bölgeye hareket etti.

Fotoğraf: DHA

En son 2015’de görülmüştü…

ABD’li sağlık yetkilileri en son 2015’de görülen ‘hıyarcıklı veba’sının Oregon’daki bir vatandaşta görüldüğünü doğruladı.

Oregon eyaleti Deschutes İlçe Sağlık Kurumu, 7 Şubat günü yaptığı açıklamada bir vatandaşta ‘hıyarcıklı vebanın’ görüldüğünü belirterek, “Sahibin ve evcil hayvanının yakın temasta bulunduğu tüm kişilerle temasa geçildi ve hastalıkları önlemek için ilaç sağlandı” dedi. Açıklamada ayrıca, “Veba belirtileri, genellikle insanlarda enfekte bir hayvana veya pireye maruz kaldıktan 2 ile 8 gün sonra başlar. Bu semptomlar ani başlayan ateş, mide bulantısı, halsizlik, üşüme, kas ağrıları ve/veya hıyarcık adı verilen gözle görülür şekilde şişmiş lenf düğümlerini içerebilir.

Erken teşhis edilmezse hıyarcıklı veba, septisemik vebaya (kan dolaşımı enfeksiyonu) ve/veya pnömonik vebaya (akciğer enfeksiyonu) dönüşebilir. Bu veba türleri daha şiddetlidir ve tedavisi zordur. Neyse ki bu vaka, hastalığın erken evrelerinde tespit edilip tedavi edildi ve toplum için çok az risk oluşturdu. Bulaşıcı hastalık araştırmaları sırasında başka bir veba vakası ortaya çıkmadı” ifadeleri kullanıldı.

“VEBAYI TAŞIYAN EN YAYGIN HAYVANLAR SİNCAPLARDIR”

Deschutes Sağlık kurumunun yaptığı açıklamada, Oregon’da vebanın nadir görüldüğüne dikkat çekilerek en son vakanın 2015’de bildirildiği belirtildi. Açıklamada, “Oregon’da veba nadir görülüyor ve son vaka 2015’te rapor edildi. İnsanlara veya hayvanlara, enfekte bir pire ısırığı yoluyla veya hastalığa yakalanmış bir hayvanla temas yoluyla yayılıyor. Orta Oregon’da vebayı taşıyan en yaygın hayvanlar sincaplardır, ancak fareler ve diğer kemirgenler de hastalığı taşıyabilir” denildi.

VEBANIN YAYILMASI NASIL ÖNLENEBİLİR?

Açıklamada vebanın yayılmasını önlemek için paylaşılan ipuçları hakkında, evcil hayvanlardan pirelerin uzak tutulmasına dikkat çekiliyor. Pire kontrolü ile ilgili, “Pire maruziyetini azaltmak için botların üst kısmına sıkıştırılmış uzun pantolonlar giyin ayrıca çorap ve pantolon paçalarına böcek kovucu uygulayın. Aynı zamanda piknik alanlarında sincap ve diğer yabani kemirgen hayvanları beslemekten kaçının” deniliyor.

Çavuş: İhracatın hızlandırılması için çalışmalar sürüyor

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, mecliste yaptığı konuşmada yüzde 6’ya kadar düşen Tarım bütçesi içinde narenciyenin payını yüzde 20’ye çıkardıklarını ve rektör böceğin ülkede görüldüğü andan itibaren bakanlığın üzerine düşeni yaptığını, ihracatın hızlandırılmasıyla ilgili de çalışmalar yürüttüğünü kaydetti.

Çavuş, fumigasyon araçlarını ülkeye getirmek için iki kez Bakanlar Kurulu toplantısı yaptıklarını ve bu uygulamayı hayata geçirdiklerini de ekledi.

60 bin ton King-Mandora ürününün 20 bin tonunu sıkmayı hedeflediklerini kaydeden Çavuş, 15 bin tonu Türkiye’ye, bir kısmını Azerbaycan ile Irak’a, bir kısmını ise Yeşil Hat üzerinden Avrupa pazarına göndereceklerini belirtti.

Çavuş, 17 bin ton civarında bir rakamın kendilerini sıkıntıya soktuğunu söyleyerek, bu sıkıntının aşılmasına yönelik hem hükümetin, hem de muhalefetin çaba gösterdiğini kaydetti. Çavuş, muhalefete bunun için teşekkür etti.

Dalında kalan bir ürün olursa üreticinin muhakkak tazmin edileceğini belirten Çavuş, amaçlarının ise her üreticinin en iyi şekilde hasadını yapması olduğunu aktardı.

Tüm sıkıntılara rağmen bakanlığın süreci iyi yönettiğini ifade eden Çavuş, narenciye sektöründeki sıkıntının rekolte veya kaliteden değil, rektör böceğinden kaynaklı olduğunu belirtti.

Çavuş, Cypfruvex’e büyük bir depolama tesisi kazandırılması ve alternatif işleme tesislerinin kurulmasının gündeme geleceğini de ifade etti.

Ankara’dan tarihi adım: Geçitkale’de Türk S/İHA’ları

Geçitkale Havalimanı’na Türk SİHA’ları konuşlanmasına ilişkin karar KKTC Meclisi’nde onaylandı. Türkiye’nin çok kritik bir adım attığına değinen uzmanlara göre Ankara sadece Rum tarafına değil bölgede planı olan tüm güçlere çok net bir mesaj verdi. KKTC’de kurulması muhtemel bir deniz üssüyle denklemin daha da değişeceği üzerinde duruluyor.

Dalaman’dan kalkan Türk İHA’sı KKTC’deki Geçitkale Havalimanı’na indiğinde takvimler 16 Aralık 2019’u gösteriyordu… Üzerinden 4 yılı aşkın bir süre geçen bu uçuşun ardından geçtiğimiz günlerde yeni bir gelişme yaşandı. KKTC Meclisi, Geçitkale’deki havalimanının Türk insansız hava araçlarına ev sahipliği yapabilmesi için gerekli olan izni verdi. Böylece Geçitkale, resmi olarak da Türk S/İHA’larının konuşlanacağı merkez oldu.

Peki, Türkiye’nin KKTC’de bir S/İHA üssü olması neden önemli? Bu durum Ankara’nın bölgedeki pozisyonunu nasıl etkileyecek? Tüm bu soruların yanıtı ve daha fazlasını KKTC/Lefkoşa Hukuk Fakültesi Uluslararası Hukuk Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emete Gözügüzelli ile konuştuk…

“60 yıllık sürecin en kritik imzalarından”

KKTC’nin siyasi süreci dikkate alındığında aslına bakılırsa oradaki askeri üslerle ilgili Türkiye’nin çok net adımlar atmadığının altını çiziyor Gözügüzelli. Ancak ‘Türkiye Yüzyılı’ olarak adlandırılan yeni sürecin başlamasıyla KKTC konusunda da fiili adımlar atıldığını söylüyor.

Madalyonun KKTC tarafında ilk hamlenin ‘hava üssü’ olarak gelmesi dikkate değer… Doç. Dr. Gözügüzelli bu duruma işaret ediyor ve “Türkiye gerek Ada’da gerek Doğu Akdeniz’in farklı bir noktasında gerçekleşmesi muhtemel saldırganlık eylemlerini dizginleyecek bir pozisyon aldı. Burası askeri ve istihbari açıdan elimizi güçlendirecek. Geçitkale meselesi, Türkiye’nin 1960’ta KKTC’ye garantör olmasından bu yana imza altına aldığı en stratejik işlerden biri” diyor.

“AB’nin ‘tek ülke’ tezinin de beli bükülüyor”

Türkiye’nin bu hamlesini sadece Rumlara ya da doğrudan Atina’ya yönelik okumanın eksik olacağı inancında Gözügüzelli. Bu adımın muhataplarından birinin de Avrupa Birliği olduğunu sözlerine ekliyor.

AB’nin bugüne kadar Kıbrıs Adası’nı ‘tek ülke’ görüp sözde Kıbrıs Cumhuriyeti olarak isimlendirdiğinden bahsediyor ve Türkiye’nin Geçitkale’de bir kez daha gösterdiği üzere kesinlikle oldu-bittiye izin vermeyeceğini kaydediyor.

Ankara’nın son yıllarda kavuştuğu jeopolitik gücün bir yansımasını gördüğümüz kanaatindeki Gözügüzelli, “Türkiye, AB’nin planlarının belini bükerken aynı zamanda BM’den tutun başka güç odaklarına kadar Kıbrıs Türkleri’ne karşı gerçekleştirmek istenen siyasi, askeri ve hukuki dayatmaların da önüne geçiyor. Sadece onlar da değil… KKTC tarafında kimi çevrelerin dillendirdiği bazı senaryoları da net şekilde tarih sayfalarına gömüyor” diyerek süreci özetliyor.

“Türk ekseninin güç kazanmasına vesile olacak”

‘Türkiye Yüzyılı’ politikası kapsamında uluslararası güvenlik ve barışın korunması adına ülkemizin önemli roller üstlendiğine vurgu yapıyor Doç. Dr. Emeti Gözügüzelli ve devam ediyor:

“Bölgedeki diğer ülkelerin barış ve huzuruna kasteden kimi merkezleri de hedef alan bir hamle bu. Ayrıca, yayılmacı politikalar izleyen çevreler için de bir işaret fişeği atıyor Ankara ve ‘buna izin vermem’ diyor.

Sadece bunlarla da sınırlı değil… Afrika’ya, Süveyş Kanalı’na, Hazar’a hatta Atlas Okyanusu’na kadar etki alanı olan çok stratejik bir yerden bahsediyoruz. Türk ekseninin buradaki yansımaları için Kıbrıs Adası üzerinden atılan ve atılacak olan adımlar hayati önemde.

Geçitkale yeni dönemin habercisi

Gelecek dönemde bölgede muhtemel bir Türk Deniz Üssü kurulması da masada… Buranın güvenliğinin sağlanması adına da Geçitkale’de Türk SİHA’larının konuşlanması çok kritik.

Hava araçlarımızın elde ettiği tüm veriler yasa dışı göçle mücadele, bazı çevrelerin bölgesel faaliyetlerinin gözetlenmesi, balıkçılık ya da hidrokarbon arama süreçleri adına da değerli.”

“KKTC’yi tanıyacak ülkeler için de büyük kazanım”

Geçitkale ile aslında bir NATO üyesi ülkenin Kıbrıs Adası üzerinde hava üssü elde ettiği detayını da özellikle vurguluyor Doç. Dr. Gözügüzelli. Bu gerçekliğin Avrupa’nın güvenliğinde de çok önemli olduğunu belirtiyor. Daha önce NATO üyesi olmayan bazı bölge ülkelerinin bu işe soyunduğunu anımsatıyor ancak hiçbirinin Türkiye gibi bir etki yaratamayacağını söylüyor.

Geçitkale’deki S/İHA üssü ile KKTC’nin başta Türk Devletleri Teşkilatı olmak üzere kimi ülkelerce ‘tanınması’ arasında aslında bir bağ bulunduğunun altını çizip, “Akdeniz’den tutun Afrika’ya kadar çok geniş ve stratejik bir alandan bahsediyoruz. Burada enerjiden savunmaya, deniz nakil hatlarından küresel ulaşıma varana kadar çok değerli konu başlıkları var. İşte Geçitkale, KKTC’yi tanıyan ülkeler için böylesine stratejik bir bölgede güvence tesis edecek” diyerek sözlerini tamamlıyor.

Kaynak: TRT HABER

Cumhurbaşkanı Tatar, İsias Otel enkazında…

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kahramanmaraş’ın ardından gittiği Adıyaman’da İsias Otel enkazında incelemelerde bulundu. Tatar, Şampiyon Meleklerin depremde hayatını kaybettiği otelle ilgili dava konusunda “Adaletin yerini bulması için bağımsız Türk yargısı mutlak surette gereğini yapacaktır. Bağımsız Türk yargısına güveniyoruz” ifadelerini kullandı.

İsias Otel’e ilişkin devam eden yargı süreci hakkında konuşan Cumhurbaşkanı Tatar, bu konuda hassasiyetlerinin büyük olduğunu vurgulayarak, ailelerin olayda bir “kasıt” olduğuna yönelik taleplerini hatırlattı, enkaz etrafında ayakta duran binalara işaret etti.

Tatar, ailelerin ve çocukların huzur bulması için adaletin teslim edilmesi gerekliliğinin altını çizdi.

Benzer acıların bir daha yaşanmaması ve gelecek nesillerin korunması adına tüm bu yaşananlardan millet, Türkiye ve KKTC olarak dersler alınması gerektiğini kaydeden Tatar, bundan sonraki süreçte yetkililerin çok daha hassas ve dikkatli olması temennisinde bulundu.

Tatar, Kıbrıs’ta yer alan bir fay hattından bahsedildiğini anımsatarak, bu yönde düzenlemelerin yapılması gerektiğini ifade etti.

Bu acının ailelerle birlikte yaşandığını belirten Tatar, “İsias’la birlikte milletimizin yüreği parçalanmıştır, canlar yanmıştır. Bu acıyı halen yüreklerimizde taşıyoruz. Hayatta olduğumuz sürece bu acıyı yaşamaya devam edeceğiz” dedi.

Deprem bölgesinde bulunan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Şampiyon Melekler’in hayatını kaybettiği İsias Otel enkazını ziyaret ederek, incelemelerde bulundu, basına konuştu.

Cumhurbaşkanı Tatar, daha sonra Adıyaman’da Deprem Şehitliği’ni de ziyaret etti.

 

– “Bu olay Kıbrıs Türkü için büyük bir acı… Bu kadar çocuğu bir binada kaybetmeyi kabul etmek kolay değildir”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, İsias Otel enkazı önünde yaptığı açıklamada, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen ve “Asrın Felaketi” olarak ifade edilen depremde, o esnada Adıyaman’da bulunan voleybol şampiyonları Şampiyon Melekler, bazı öğretmen ve ailelerinin İsias Otel’in yıkılmasıyla hayatını kaybettiğini hatırlatarak, o gün itibarıyla Kıbrıs Türk halkının bu acıyı ailelerle birlikte yaşadığını kaydetti.

Otel içerisinde başka vatandaşların, rehberlerin olduğunu ifade eden, genelde ise yaklaşık 53 bin kişinin bu depremde hayatını kaybettiğini belirten Tatar, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine sabır, Türk milletine ise başsağlığı dileklerini yineledi.

“İsias’la birlikte milletimizin yüreği parçalanmıştır, canlar yanmıştır. Bu acıyı halen yüreklerimizde taşıyoruz. Yaşadığımız sürece, bu acıyı da yaşamaya devam edeceğiz” diyen Tatar, adada Rum-Yunan ikilisine karşı verilen mücadelede yaşananların getirdiği acıyla Kıbrıs Türk halkının bugünlere geldiğini ancak 6 Şubat’ın Kıbrıs Türk halkı için çok büyük bir acı olduğunu dile getirdi.

Tatar, “Bu kadar çocuğu böyle bir bina altında kaybetmeyi kabul etmek kolay değildir. Bu acı hep olacaktır. Bu acı hep yüreğimizi parçalayacaktır” ifadelerini kullandı.

 

– “Geçen hafta kaybettiklerimizi törenlerle aldık”

Geçen hafta depremin yıl dönümünde Türkiye ve KKTC’de çeşitli törenlerle, kaybedilenlerin anıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Tatar, Şampiyon Melekler’in kabirlerini ve diğer kaybedilenlerin kabirlerini ziyaret ettiklerini, ortak bir anma töreni yapıldığını kaydetti.

Tatar, Adıyaman halkıyla bugün burada yeniden bu acıyı paylaştığını ifade ederek, 6 Şubat sabahı Adıyaman valisi, belediye başkanı ve o zamanın Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile yaptığı görüşmeleri ve yaşananları dün gibi hatırladığını söyledi, “Bu acıyı birlikte yaşadık. Acımız, yüreklerimizi dağlayarak bizi yakınlaştırmıştır. 6 Şubat 2023 tarihi her zaman yüreğimizde olacaktır. Her yıl hep birlikte kaybettiklerimizi anacağız. Acımız büyüktür, acımız milletindir” dedi.

Tatar, depremin hemen ardından yapılan değerlendirmeler sonucu Barış Kuvvetleri, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlıkları, Sivil Savunma Teşkilatı, çok sayıda sağlık çalışanı ve gönüllülerin Adıyaman’a gelip, bir hafta boyunca burada canları kurtarmak için olağanüstü bir gayretle çalıştıklarını ama canlı birine ulaşamadıklarını da hatırlattı.

 

– “Böyle acıların bir daha yaşanmaması en büyük temennimiz”

Devam eden İsias Otel yargı sürecine de değinen Cumhurbaşkanı Tatar, şunları kaydetti:

“Şu anda bir yargı süreci var. Geçen haftalarda duruşma yapıldı. Başbakanımız, milletvekillerimiz, aileler, hepsi buradaydı. Herkes yakinen bu süreci izliyor. Bizim için hassasiyet çok büyüktür çünkü ailelerin feryadı, ailelerin, çocukların huzur bulabilmesi için, adaletin yerini bulması içindir. Adaletin yerini bulması için de elbette bağımsız Türk yargısı mutlak surette gereğini yapacaktır. Gerekli raporlar ve incelemeler makamlara sunulmuştur. Ailelerin beklentisi bu olayda bir ‘kasıt’ olduğu yönündedir. Gerçekten bu enkaza ve etrafındaki binalara baktığınızda, çevredeki binalar dimdik ayakta duruyor. Ancak bu bina, kum yığınına dönüşmüş ve burada canlar gitmiştir.”

Ersin Tatar, bağımsız Türk yargısına duydukları güvenin de altını çizdi.

En büyük temennilerinin böyle acıların bir daha yaşanmaması için bundan sonraki süreçte yetkililerin çok daha hassas ve dikkatli bir şekilde davranması ve binaların en iyi şekilde yapılması olduğunu kaydeden Tatar, gerekli derslerin çıkarılması çağrısında bulundu.

Bu yaşanmışlıklardan sonra KKTC’de de her şeyin gözden geçirildiğini kaydeden Tatar, Kıbrıs için de Güney Anadolu’dan gelen, İskele, Gazimağusa ve Baf’a kadar giden bir fay hattından bahsedildiğini belirterek, ilgili tüm düzenlemelerin yapılması gerektiğini söyledi.

 

– Adıyaman Kabristanlığı

Cumhurbaşkanı Tatar, İsias Otel enkazının bulunduğu yerin ardından Adıyaman’daki Deprem Şehitleri Mezarlığı’nı ziyaret etti. Tatar, burada kabirlere çiçek bırakarak, dua okudu.

Cumhurbaşkanı Tatar, dün de Kahramanmaraş’ta Deprem Şehitleri Mezarlığı’na ziyarette bulunmuştu.

Limasol Şehitleri Girne’de düzenlenen törenle anıldı

Kıbrıslı Türklerin, 60 yıl önce Rum-Yunan saldırıları karşısında Limasol’da gösterdiği direniş ve direniş sırasında şehit düşenler, bugün Girne’de, Limasol-Girne Şehitleri ve Özgürlük Anıtı önünde yer alan bir törenle anıldı.

Törene, Cumhurbaşkanı Vekili Zorlu Töre, Girne Kaymakamı Cemal Özcemoğlu, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri adına Garnizon Komutanı Piyade Albay Ahmet Tümay, GKK Sahil Güvenlik Komutan Deniz Albay Serdar Akan, Girne Belediye Başkanı Murat Şenkul, bölge okulları, kurum kuruluş ve dernek temsilcileriyle vatandaşlar katıldı.

Anıta protokol sırasına göre çelenklerin konması, saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesiyle başlayan törende, Girne Amerikan Koleji öğrencileri Berre Arslan ve Sarp İmamzade şiirler okudu.

 

-Aydınova

Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı yapan, Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatı Mücahitler Derneği Girne Şube Başkanı Erbil Aydınova, Rum-Yunan ikilisinin Limasol’da başlattığı saldırılara, Limasol Türk’ünün, birlik ve beraberlik içerisinde kahramanca direndiğini vurgulayarak, Limasol’da, Sancaktar Efdal Akça ve Serdar Ziya Rızkı önderliğinde verilen mücadeleyi anlattı.

20 Temmuz Barış Harekatı’nın, Yunanistan’a demokrasi, Kıbrıslı Türklere özgürlük ve bağımsızlık getirdiğini dile getiren Aydınova, adada barışın 50 yıldır devam ettiğini belirtti.

Emperyalist güçlerin, Kıbrıs’ta bugüne kadar tarafsız eşit ve adil davranma cesaretini göstermediğini, Kıbrıslı Türklere yönelik, ambargo ve izolasyonların kalkacağı sözlerinin yerine getirilmediğini anımsatan Aydınova, şöyle konuştu:

“Emperyalist güçlere ekonomik baskı, yaptırım tehditleri, tek taraflı Akdeniz’in doğal zenginliklerini adaletsizce sahiplenme düşüncesinden ve zamana oynama taktiklerinden vazgeçmelidir. Çözüm ancak, Kıbrıs Cumhuriyeti anayasasına göre garantör olan İngiltere, Türkiye, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve KKTC masaya oturmasıyla bulunmalıdır. 1931 isyanından bugüne kadar yaşanan acı olayların bir daha yaşanmaması için iki devletli üç garantör devletin korumasında geniş kapsamlı yeni anayasa hazırlanmalıdır. Sonrasında ise Akdeniz’deki doğal zenginlik kaynakları ile Akdeniz’e sınırı olan devlet yetkililerinin müşterek çalışma ve paylaşımları ile sonuca ulaşıma girişimleri en doğru sonucu getirecektir.”

Aydınova, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde şehit düşenlerin her zaman saygıyla anılacağını söyledi.

 

-Töre: “Berlin benzetmesi yanlıştır, bunu Almanya Cumhurbaşkanı iyi bilmelidir”

Cumhurbaşkanı Vekili ve Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre de konuşmasında, adada Türk ve Helen olarak iki ayrı halkın olduğunu belirterek, “Berlin benzetmesi yanlıştır, bunu Alman Cumhurbaşkanı da dünyada iyi bilmelidir” dedi.

Başkan Töre, Berlin Duvarı’nın yıkılmasının ardından Almanların, Almanlar ile birleştiğini ifade ederek, Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier’in Hristodulidis ile birlikte Surlariçi, Yeşil Hat ve UNFICYP Komutanlığı’nı ziyaret etmesine tepki gösterdi.

Töre, 1974 Mutlu Barış Harekatı’nın üzerinden 50 yıl, Limasol Direnişi’nin üzerinden de 60 yıl geçtiğini belirterek, dünyanın Kıbrıs meselesini canlı tutmaya çalışmasını eleştirdi.

Girne’de, Gazimağusa’da, Karpaz’da Rumlar mal bıraktı diyenlere de tepki gösteren Zorlu Töre, “Limasol’da, Baf’ta, Larnaka’da Kıbrıslı Türklerin malı yok muydu?” diye sordu. Töre, Kıbrıslı Türklerin can güvenliği olmadığından dolayı Güney’de mallarını bıraktığını söyledi.

1963’ten, 1974 yılına kadar Kıbrıs Türklerinin direndiğini anımsatan Başkan Töre, adanın o tarihlerden itibaren bölündüğünü kaydetti.

Rum- Yunan ikilisinin Enosis istediğini vurgulayan Başkan Töre, Kıbrıs Türk halkının kendi toprakları üzerinde, ay yıldızlı bayrakları ve kendi devleti çatısı altında özgür yaşadığını belirtti.

Özgürlüğün ve KKTC’nin kıymetinin bilinmesini isteyen Başkan Töre, Türk ordusunun adadan bir daha gitmeyeceğini altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Vekili, Meclis Başkanı Zorlu Töre, medeni dünyanın Gazze’de İsrail’e destek verdiğine işaret ederek, Filistin’de okulların, hastanelerin bombalandığını ve sivil halkın göz göre katledildiğini, Avrupa ve ABD’nin gıda yardımı dahi yapmaktan kaçındığını hatırlattı.

Töre konuşmasının sonunda şehitlere Allah’tan rahmet gazilere de uzun ömürler diledi.

Tören, Töre’nin konuşmasıyla sona erdi.

Rum Meteorolojiden sarı alarm

Rum Meteoroloji Dairesi, fırtına uyarısında bulunup, sarı alarm yayımladı.

“Sigmalive” haber sitesine göre Rum Meteoroloji Dairesi uyarının bu akşam 22.00 ile yarın 17.00 saatleri arasında geçerli olduğunu duyurdu.

Yapılan açıklamada, fırtına ile birlikte dolu yağışının da beklendiği ifade edilirken, yağış yoğunluğunun ise 35 ile 55 mm arasında olması bekleniyor.

Azerbaycan Anayasa Mahkemesi, Aliyev’in yeniden cumhurbaşkanı seçilmesini onayladı

Azerbaycan Anayasa Mahkemesi, İlham Aliyev’in yeniden cumhurbaşkanı seçilmesini onayladı.

Azerbaycan Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, Azerbaycan Merkezi Seçim Kurulunun 7 Şubat’ta yapılan cumhurbaşkanı seçimine ilişkin nihai protokolünü görüşmek üzere toplandı.

Kurul, yapılan müzakerelerin ardından Merkezi Seçim Kurulunun seçim sonuçlarına ilişkin protokolünü onayladı.

Böylece İlham Aliyev’in yeniden cumhurbaşkanı seçilmesi de onaylanmış oldu.

Azerbaycanlılar, ülkeyi 7 yıl yönetecek yeni cumhurbaşkanını seçmek için 7 Şubat’ta sandık başına gitmişti.

7 adayın yarıştığı seçimde mevcut Cumhurbaşkanı Aliyev, oyların yüzde 92,12’sini alarak yeniden cumhurbaşkanı seçilmişti.

Azerbaycan yasaları gereği yeni seçilen cumhurbaşkanının, seçim sonuçları Anayasa Mahkemesince onaylandıktan sonraki 3 gün içerisinde yemin ederek göreve başlaması öngörülüyor.

Haaretz: İsrail ile Hamas arasındaki esir takası müzakerelerinde ilerleme kaydedildi

İsrail ile Hamas arasında yeni bir esir takası mutabakatı için yapılan müzakerelerde ilerleme kaydedildiği belirtildi.

İsrail’in Haaretz gazetesinde yayınlanan haberde “İsrail ile Hamas arasında yeni bir esir takası için yapılan müzakerelerin yapıcı geçtiği” ifade edildi.

Adı açıklanmayan yabancı bir kaynağa dayandırılan haberde, müzakerelerde son günlerde bazı ilerlemeler olduğu kaydedildi.

Haberde, Hamas’ın önerisini reddeden İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Dış İstihbarat Servisi Mossad’ın Başkanı David Barnea ile İç Güvenlik Teşkilatı Şin-Bet (Şabak) Direktörü Ronen Bar’ın da yer aldığı bir heyeti müzakerelere katılması için Mısır’ın başkenti Kahire’ye gönderdiğine dikkati çekildi.

İsrail ile Hamas arasında yeni bir esir takası için yapılan müzakereler kapsamında 28 Ocak’ta Fransa’nın başkenti Paris’te görüşmeler yapılmıştı.

Görüşmeye Barnea ve Bar’ın yanı sıra ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü William Bill Burns, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ve Mısır İstihbarat Başkanı Abbas Kamil katılmıştı.

Hamas, 7 Şubat’ta Paris’teki görüşmelerin ardından 3 aşamalı esir takası ve ateşkesi öngören bir plan sunmuştu.

Netanyahu ise 8 Şubat’ta düzenlediği basın toplantısında Hamas’ın önerisini reddederek Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah kentine saldırıya hazırlanması için orduya emir verdiklerini söylemişti.

Meclis denetim göreviyle toplandı

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu Meclis Başkan Vekili Fazilet Özdenefe başkanlığında denetim göreviyle toplandı.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu denetim göreviyle toplandı.

Meclis Başkan Vekili Fazilet Özdenefe başkanlığındaki toplantı saat 12.00’de başladı

Genel Kurul’un gündeminde güncel konuşmalar var.

Tuzla’da yarın 3 saatlik elektrik kesintisi yapılacak

KIB-TEK, yarın 09.00-12.00 saatleri arasında orta gerilim elektrik şebekesinde yapılacak proje çalışması kapsamında Tuzla’ya elektrik verilemeyeceğini açıkladı.

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK), 14 Şubat Çarşamba günü Tuzla’da elektrik kesintisi yapılacağını duyurdu.

KIB-TEK’ten yapılan açıklamada, orta gerilim elektrik şebekesinde yapılacak proje çalışması nedeniyle 09.00-12.00 saatleri arasında; eski Tuzla köyü ve Tuzla giriṣi karting bölgesine elektrik verilemeyecek.

Öztürkler: Yargı süreçlerine saygı duyulmalı

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Ziya Öztürkler, sosyal medya hesabı üzerinden yükseköğrenime yönelik yapılması gerekenleri sıraladı.

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Ziya Öztürkler, sosyal medya hesabı üzerinden yükseköğrenime yönelik yapılması gerekenleri sıraladı.

Öztürkler, “Yükseköğrenimde kaliteye dayalı yol haritası bilimsel temeller etrafında şekillenmelidir” ifadelerini kullandı.

Öztürkler’in açıklaması şöyle:

Yükseköğrenimde kaliteye dayalı yol haritasi bilimsel temeller etrafında şekillenmelidir. Bu alanla ilgili yorum yaparken laf ola konuşulmamalı,

Yargı süreçlerine saygı duyulmalı, adamızın en önemli değerlerinden olan Yükseköğrenim alanı sıkıntılarından arındırılırken yıkıcı değil yapıcı bir anlayışla hareket edilmelidir.

Bu bağlamda;

Yükseköğretim Kurumları Mali Denetleme Yasası’nda” değişikliğe gidilerek; ‘Kalite’, ‘Vizyon’ ve ‘Akademik Çalışmaların Desteklenmesi’ bölümleri yasaya eklenmelidir.

Yükseköğretim ile ilgili daha önce akademisyenlerin yer aldığı strateji çalışmalarında da ortaya koyulduğu üzere; üniversitelerin akademik çalışmalarını değerlendirmek ve yükseköğretimde insan kaynağını nitelik olarak geliştirmek amacıyla “KUBİTAK (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu)” kurulmalıdır.

Yükseköğretimde İhtisaslaşma ve Misyon Farklılaşmasına” gidilerek ülkemizdeki üniversiteler “Araştırma Üniversiteleri” ve “Bölgesel Kalkınma Odaklı Üniversiteler (Tematik Üniversiteler)” YÖDAK ve KUBİTAK tarafından belirlenmelidir.

Ülkemizde, araştırma altyapısını ve araştırmacı insan kaynağını geliştirmek, endüstriye yönelen araştırmalar, teknolojiyi ticarete-uygulamaya dönüştürecek fırsatlar için üniversitelerimize yol açmak amacı ile “Araştırma Üniversiteleri”; üniversitelerin bulundukları bölgeye olan katkılarını artırmak ve üniversiteleri belirli alanlarda ihtisaslaşmaya teşvik etmek amacıyla da “Bölgesel Kalkınma Odaklı Üniversiteler (Tematik Üniversiteler)” belirlenmelidir.

YÖDAK ve KUBİTAK tarafından “Araştırma Üniversiteleri” ve “Bölgesel Kalkınma Odaklı Üniversiteler” seçim kriterleri uluslararası standartlara uygun olarak belirlenmeli, belirlenen üniversitelerin uygulama standartları belirlenmelidir.”

Ses teli ameliyatı olan Jon Bon Jovi iyileşme sürecinde: Zanaatım elimden alınıyordu

Dünyanın en ünlü rock gruplarından Bon Jovi’nin solisti Jon Bon Jovi, 2022’de ses teli ameliyatı olmuştu. Kaliforniya’da bir panelde konuşan Bon Jovi, geçirdiği süreci anlattı.

Dünyanın en ünlü rock gruplarından Bon Jovi grubunun solisti Jon Bon Jovi, 2022’de olduğu ses teli ameliyatının ardından iyileşme sürecinde olduğunu açıkladı ve 2 Şubat akşamındaki ameliyat sonrası ilk canlı performansını değerlendirdi.

“NEDENİNİ ANLAYAMADIM”

Kendisi ve grubunun üne kavuşmasını konu alan yeni belgesel dizisi “Thank You, Goodnight” için Kaliforniya’da bir panelde konuşan ünlü isim, “Gerçek bir vokalist olduğum için kendimle gurur duyuyorum” dedi.

Bon Jovi, sözlerine “Pavarotti’yle şarkı söyledim. Nasıl şarkı söyleneceğini biliyorum, 40 yıl boyunca bu zanaat üzerine çalıştım. Ben sadece havlayan ve uluyan bir stilist değilim. Nasıl şarkı söyleneceğini biliyorum. Bu yüzden Tanrı yeteneğimi elimden alırken nedenini anlayamadım. Bugüne kadar burnuma giren tek şey parmağım, yani bunların hiçbirinin nedeni yok diye espri yapıyorum” diye devam etti.

“ZANAATIM ELİMDEN ALINIYORDU”

Ses tellerinin ameliyattan önceki durumunu anlatan Jon Bon Jovi “Ses tellerimden biri kelimenin tam anlamıyla zayıflamıştı. Ses tellerinizin paralel görünmesi gerekir. Başparmak kalınlığında olduklarını varsayalım, benimkilerden biri başparmak kalınlığındaydı, diğeriyse serçe parmak kalınlığında. Güçlü olan zayıf olanı kenara itiyordu. Zanaatım elimden alınıyordu” dedi.

“Neyse ki teli yeniden oluşturmak için gerçekten son teknoloji bir implant yapabilen bir cerrah buldum” diyen ünlü müzisyen, “Süreç hala devam ediyor ama dizinin ilerleyen bölümlerinde de söylediğim gibi; aletlerimi bir geri alabilsem… Geri kalanıyla başa çıkabilirim. Size şarkı yazabilirim. Herkes kadar iyi performans sergileyebilirim ama aletlerimi geri almam lazım” dedi.

“AYLAR SONRA İLK KEZ İNSANLAR ÖNÜNDE ŞARKI SÖYLEDİM”

2 Şubat’ta Bruce Springsteen’le birlikte canlı performans sergileyen Bon Jovi, performansıyla ilgiliyi “19 buçuk aydır iyileşme sürecindeyim ve cuma gecesi ilk kez halk önünde şarkı söyledim. Cumartesi sabahı ilk kez kafamın içinde birden fazla ses olmadan uyandım. Sadece ben vardım” ifadelerini kullandı.

Pentagon: “Kesinlikle Gazze’dekilerin daha fazla acı çekmesini görmek istemiyoruz”

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), İsrail’in Gazze’deki Refah kentine olası askeri saldırıları için “Kesinlikle Gazze’dekilerin daha fazla acı çektiğini görmek istemediklerini” belirtti.

Pentagon Sözcüsü Tuğgeneral Patrick Ryder, günlük basın toplantısında gazetecilerin sorularını cevapladı.

İsrail’in Refah’a yönelik olası askeri saldırılarını ABD’nin destekleyip desteklemediği sorusuna Ryder, “Biliyorsunuz, kesinlikle Gazze’dekilerin daha fazla insani acı çekmesini görmek istemiyoruz. Bu nedenle operasyonların planlanması ve yürütülmesinde sivillerin dikkate alınmasının önemi konusunda İsrailli ortaklarımızla aktif olarak iletişim kurmaya devam ediyoruz.” yanıtını verdi.

Ryder, konuya ilişkin detay sorular için gazetecileri İsrailli yetkililerle konuşmaya yönlendirirken, ABD’nin saldırılara karşı tutumu konusunda da Beyaz Saray’ın açıklamalarına işaret etti.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby, 8 Şubat’ta Gazze’nin güneyine doğru itilen yüz binlerce kişinin dar bir bölgeye sıkıştığını hatırlatarak “(İsrail’in) hemen ya da yakın zamanda Refah bölgesinde askeri operasyonlara başlayacağı yönündeki planları görmedik. Filistinliler, Refah içinde ve çevresinde korunuyorlar. Orada yerlerinden edilmiş çok sayıda insan var. Şu anda (Refah’taki) bu insanlara yönelik askeri operasyonlar bir felaket olur ve bu bizim destekleyeceğimiz bir şey değil.” ifadelerini kullanmıştı.

– Austin’e, mesane sorunu için genel anestezi altında cerrahi olmayan müdahalede bulunuldu

Mesane rahatsızlığı nedeniyle dün Walter Reed Ulusal Askeri Tıp Merkezi’ne kaldırılarak yoğun bakım ünitesine alınan Savunma Bakanı Lloyd Austin’in sağlık durumu hakkında da bilgi veren Ryder, Austin’in mesane sorununu çözmek için genel anestezi altında cerrahi olmayan müdahaleye tabi tutulduğunu belirtti.

Ryder, Austin’in doktoru tarafından yapılan yazılı açıklamaya atıfta bulunarak Bakan’ın hastanede uzun süre kalmasını beklemediklerini, yarın normal görevine döneceğini tahmin ettiklerini kaydetti.

Austin’in başarılı şekilde iyileşmesini beklediklerini söyleyen Ryder, mevcut mesane sorununun, devam eden prostat kanserinin iyileşme sürecinde bir değişiklik oluşturmasını da beklemediklerini ifade etti.

ABD Savunma Bakanı Austin, acil mesane sorunu nedeniyle hastaneye kaldırılmış, yapılan testler ve değerlendirmeler sonrası yakın izleme amacıyla yoğun bakım ünitesine nakledildiği belirtilmişti.

Geçen yıl aralık ayında prostat kanseri teşhisi konulan Bakan Austin, 22 Aralık’ta operasyon geçirmişti. Gelişen komplikasyonlar nedeniyle 1 Ocak’ta aşırı sancıyla hastaneye kaldırılan Austin, yoğun bakıma alınmış, 15 Ocak’a kadar tedavisi hastanede devam etmişti. Austin, 29 Ocak’a kadar evinden çalışmaya devam etmişti.

Austin’in hastaneye kaldırılışı 5 Ocak’ta ABD Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklama ile ilk kez gündeme gelmiş, daha sonra Başkan Joe Biden dahil üst düzey yöneticilerin yanı sıra Pentagon yetkilileri ve Kongre üyelerinin, Austin’in hastaneye kaldırıldığını günler sonra öğrendikleri ortaya çıkmıştı.

Gezeravcı, Türkiye Uzay Ajansı Yönetim Kurulu üyeliğine getirildi

Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, Resmi Gazete’nin bugünkü sayında yer alan kararla Türkiye Uzay Ajansı Yönetim Kurulu üyeliğine atandı.

Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yer alan karara göre, Türkiye Uzay Ajansı Yönetim Kurulu üyeliklerine, 23 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 6’ıncı maddesi ile 3 sayısı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3’üncü maddeleri gereğince Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın yanı sıra, Alper Güzel, Mustafa Arif Karabeyoğlu, Elvan Kuzucu Hıdır, Mustafa Mehmet Nefes ve İsmail Doğan atandı.

Öte yandan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Nükleer Enerji ve Uluslararası Projeler Genel Müdürü Afşin Burak Bostancı ise 3 sayısı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 4’üncü maddesi gereği görevinden alındı.

Brent petrolün varil fiyatı 82,16 dolar

Brent petrolün varili uluslararası piyasalarda ​​​82,16 dolardan işlem görüyor.

Dün 82,19 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 82 dolar seviyesinde tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.18 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,20 artışla 82,16 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 77,14 dolardan alıcı buldu.

Petrol fiyatları, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz oranları görünümünü şekillendirmeye ve faiz indirimlerinin zamanlamasını belirlemeye yardımcı olması beklenen ABD enflasyon raporu öncesinde yükseldi.

Yatırımcıların gün içinde yayımlanacak ocak ayı ABD Tüketici Fiyat Endeksi’ni bekliyor. Dünyanın en çok petrol tüketen ülkesi ABD’de son dönemde açıklanan veriler, ülke ekonomisinin iyiye gittiğine işaret ederek petrol fiyatlarının da yukarı yönlü hareketini destekliyor.

Kızıldeniz’de devam eden gerginliğin küresel petrol arzını sekteye uğratabileceği endişesi fiyatlar üzerinde etkili olmaya devam ediyor. Petrol kaynaklarının çoğunun bulunduğu Orta Doğu’da çatışmanın diğer bölgelere de yayılabileceği endişesi fiyatları yukarı yönlü hareketlendiriyor.

Dün Yemen’deki Husiler, Kızıldeniz’de ABD’ye ait “Star Iris” gemisini deniz füzeleriyle vurduklarını duyurdu. ABD ve İngiltere’nin Yemen’deki saldırılarına karşılık vermekte tereddüt etmeyeceklerini belirten Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri, Kızıldeniz’den geçen ABD ve İngiliz gemilerinin kendileri için “meşru hedefler” olduğunu yineledi.

Hafta sonu ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Yemen’deki İran destekli Husilere ait patlayıcı yüklü insansız su üstü araçlarına ve gemisavar seyir füzelerine yönelik 2 saldırı düzenlediğini duyurmuştu.

Brent petrolde gün içinde teknik olarak 83,07 ile 83,95 dolar aralığının direnç, 80,23 ile 79,69 dolar aralığının ise destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor.

Tatar, 6 Şubat depreminde Kahramanmaraş’ta hayatını kaybeden vatandaşın ailesini ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta bulunan ve depremde iki çocuğuyla birlikte hayatını kaybeden KKTC vatandaşı Elif Akbaba’nın ailesini ziyaret etti.

Akbaba’nın Kahramanmaraş’taki ailesinin evine taziye ziyaretinde bulunan Tatar, aileye üzüntüsünü ifade ederek, baş sağlığı diledi.

Ziyaret esnasında Elif Akbaba’nın kardeşi ve eniştesi söz alarak, Elif Akbaba ve çocukları İlknur ile Arda Akbaba’nın Şubat tatili için Kıbrıs’tan Kahramanmaraş’a geldiğini ve 6 Şubat günü depremde içinde bulundukları binanın yıkıldığını anlattı.

Elif Akbaba’nın kardeşi, anne babalarının da aynı binada hayatını kaybettiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da, Kahramanmaraş’ın kurtuluşu yıl dönümü töreni ve fahri doktora unvanı takdimi için Kahramanmaraş’a geldiğini ve buradayken kendilerini de ziyaret etmek istediğini ifade etti.

Tatar, KKTC ve Türkiye’nin iki ayrı devlet olmalarına rağmen bir bütün olduğunu vurgulayarak, 1974 sonrası Kıbrıs’a yerleşen nüfusa dikkat çekti.

Tatar, depremde yaşamını yitiren anne ve çocuklarına Allah’tan rahmet, tüm ailesine sabırlar diledi.

Cumhurbaşkanı Tatar’a ziyatetinde Tatlısı Belediye Başkanı Hayri Orçan ile eski Paşaköy Belediye Başkanı Habil Tülücü de eşlik etti.

Yağmurlu hava geliyor

Meteoroloji Dairesi’nin tahminlerine göre bugünden itibaren cumartesi gününe kadar yer yer yağmur bekleniyor. Sıcaklık, 17-20 derece dolaylarında seyredecek.

Meteoroloji Dairesi, 13-19 Şubat tarihleri arasındaki hava tahmin raporunu açıkladı.

Meteoroloji Dairesi’nin son tahminlerine göre, bölgenin genellikle alçak basınç sistemi ile serin ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak.

Hava, bugün çok bulutlu, zamanla yer yer sağanak yağmurlu; Çarşamba, Perşembe, Cuma parçalı ve çok bulutlu, sağanak veya gök gürültülü sağanak yağmurlu; Cumartesi parçalı ve çok bulutlu, yer yer sağanak yağmurlu, diğer günler parçalı bulutlu geçecek.

En yüksek hava sıcaklığı genellikle iç kesimlerde ve sahillerde 17-20 derece dolaylarında seyredecek.

Rüzgar, genellikle kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette, yarın ve Çarşamba günleri yer yer kuvvetli esecek.

Türkiye’nin 7 ilinde 7 organize suç örgütü çökertildi, 117 şüpheli yakalandı

Türkiye’nin 7 ilinde eş zamanlı olarak düzenlenen Kafes-39 operasyonları kapsamında toplam 7 organize suç örgütü çökertildi. Operasyonlarda elebaşlarının da içerisinde bulunduğu organize suç örgütü üyesi 117 şüpheli yakalandı.

Sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Türkiye İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya 7 ilde düzenlenen Kafas-39 operasyonları hakkıdna bilgi verdi.

Yerlikaya, İstanbul’da Budaklar Organize Suç örgütü ve Antalya’da Soner Tayyar, Kocaeli’de Uğur Özgen, Samsun’da Sadi Yıldırım, Bilecik’te Melik Korkut, Kars’ta Mürsel Özağdaş, Konya’da Bülent Şimşek’in ele başı oldukları toplam 7 organize suç örgütünün çökertildiğini ve elebaşlarının da içerisinde bulunduğu 117 organize suç örgütü üyesinin yakalandığını açıkladı.

Operasyonlar sonucu; 30 adet ruhsatsız tabanca, 20 adet tüfek ile çok sayıda senet ve paraya el konuldu.

Meteoroloji Dairesi’nden fırtına uyarısı!

Meteoroloji Dairesi, denizlerinde “fırtınamsı rüzgarın” bugün saat 18.00’den, Çarşamba günü saat 10.00’a kadar etkili olacağını açıkladı.

Bölge deniz sahalarından Taurus’da bugün saat 18.00’den itibaren çarşamba saat 10.00’a kadar fırtınamsı rüzgar bekleniyor.

Meteoroloji Dairesi’nin son tahminlerine göre, bölge deniz sahalarından Taurus’da, kuzey ve doğu yönlerden esen rüzgar zamanla kuvvetlenerek, “7” kuvvetinde ve “fırtınamsı” rüzgar olarak esecek.

Cumhurbaşkanı Tatar’a Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nde fahri doktora ünvanı takdim edildi

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nde fahri doktora ünvanı takdim edildi.

Tatar, fahri doktora töreni öncesinde “Son gelişmeler çerçevesinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Önemi” konulu bir konferans da verdi.

Konferansa bölge protokolünün yanı sıra, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Alptekin Yasım, akademisyenler, gaziler ve öğrenciler katıldı.

Cumhurbaşkanı Tatar, son gelişmeler çerçevesinde KKTC’nin önemini ele aldığı konuşmasında, ilk olarak 6 Şubat depremine ve her iki ülkeden verilen kayıplara değindi, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.

Kıbrıs’ın coğrafi ve tarihsel olarak Türkiye ile yakınlığına dikkat çekerek, iki ülkeyi “et ve tırnak” olarak değerlendiren Tatar, Kıbrıs’ın Türkiye için güvenlik açısından önemine işaret etti, KKTC devletinin Doğu Akdeniz’de bir Türk Devleti olarak gelişimini sürdürdüğünü kaydetti. Tatar, bugün KKTC’de demokratik bir düzen, tüm kurum ve kuruluşlarıyla bir devlet yapısı olduğunun altını çizdi.

– “Türkiye her zaman Kıbrıs Türk halkının yanında olmuştur”

Kıbrıs sorununun bugüne kadarki sürecini katılımcılara anlatan Tatar, Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması hayaliyle gelişen olaylar sonucunda Kıbrıs Türk halkının yaşadığı zulümlere değindi ve yıllar boyunca Kıbrıs Türk halkının bu zulümlere karşı varlığını sürdürmekte olduğunu kaydetti.

Tatar, 1960 ortaklık cumhuriyetinde ifade edilen garantör ülkelerin büyük öneme sahip olduğunu ve bu süreçte yapılan görüşmelerde “Türkiye’nin tek taraflı müdahale hakkı” maddesinin Kıbrıs Türk halkını kurtaran madde olduğunu söyledi.

Tatar, bugünlere Türkiye’nin desteği olmadan gelinemeyeceğinin altını çizerek, Türkiye’nin her zaman Kıbrıs Türk halkının yanında olduğunu belirtti.

– “KKTC’yi bağımsız bir Türk devleti olarak yaşatmak gereklidir”

Mukavemet ruhu ve destansı bir mücadele ile Kıbrıs Türk halkının 1974’ü beklediğini ve 1974 Barış Harekâtı ile yeni bir dönemin başladığını ifade eden Tatar, Harekât sayesinde Kıbrıs Türk halkının bağımsızlığa kavuştuğunu, o günden bugüne Kıbrıs’ta bağımsız bir Türk devletinin yoluna devam ettiğini söyledi.  

Bir devlet olarak KKTC’nin bugün sahip olduğu hak ve yetkilere dikkat çeken ve bu doğrultuda Türkiye Cumhuriyeti ile beraber hareket edildiğinde “bambaşka bir Mavi Vatan’ın doğduğunu” dile getiren Tatar, Mavi Vatan’ın öneminin altını çizdi, şu anda her devletin Doğu Akdeniz’de bir pozisyon alma çabası içerisinde olduğunu hatırlattı.

Tatar, Kıbrıs denildiğinde sadece orada yaşayan halkın değil, aynı zamanda deniz yetki alanları, hava sahası ile ulusal güvenliği yüzde yüz etkileyen hak, hukuk ve stratejik kazanımları olan bir pozisyonun düşünülmesi gerektiğini kaydetti. Tatar, “O nedenle KKTC’yi bağımsız bir Türk devleti olarak yaşatmak gereklidir. KKTC tüm Türk Dünyası’nın Akdeniz’e açılan kapısıdır” dedi.

-“Geleceğin selameti için verilen mücadele bizi birleştiren noktadır”

104 yıl önce Kahramanmaraş’taki halkın da benzer bir pozisyonda bağımsızlıklarını korumak için mücadele verdiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, “Geleceğin selameti için verilen mücadele bizi birleştiren noktadır” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın konuşmasının ardından Cumhurbaşkanlığı tarafından hazırlanan ve Cumhurbaşkanlığının çalışmalarını yansıtan video gösterimi yapıldı.

-Doktora takdimi

Ardından Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Alptekin Yasım, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a doktora unvanı takdim edilmesine ilişkin Senato Kararı’nı okudu.

Yasım, söz konusu kararın geçen yıl alındığını ve takdim töreninin 10 Şubat 2023’te yapılmasına karar verildiğini ancak yaşanan deprem felaketi nedeniyle bugün yapıldığını kaydetti.

Senato kararında Tatar’a, “Gerek Türk Dünyası’nın birliği, gerekse uluslararası siyasal alanda yürüttüğü aktif diplomasi ile onurlu bir çaba içerisinde KKTC’yi en üst düzeyde temsil eden, ülkesi, Türk Dünyası coğrafyası ve Türkiye açısından KKTC’nin bağımsız, her açıdan güçlü bir devlet olarak yönetilmesinde sergilediği ekonomi, siyaset bilgisi, yapıcı ve engin uluslararası diplomasi bilgisi, güçlü bir siyaset ve devlet adamı olması nedeniyle” Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Alanı’nda fahri doktor unvanı verildiği belirtildi.  

Senato kararının okunmasının ardından, Cumhurbaşkanı Tatar’a fahri doktora beratı takdim edildi. Program, hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi.

Çavuş: “Narenciye sektörü ile ilgili süreci yakından takip ediyoruz”

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş ise, narenciye sektörü ile ilgili süreci yakından takip ettiğini belirtti.

Geçen yıl 10 Şubat’a kadar kesilen ürünün 16 bin 300 ton, bu yıl şu ana kadar ise 12 bin ton olduğu bilgisini aktaran Çavuş, “Bu hastalığın böceğinin ve yumurtasının fümigasyon ile öldüğünü ıspatladık. Türkiye’deki yetkililerle yapmış olduğumuz çalışmada şu an için Azerbaycan, Irak ve Türkiye’de de 11 bin tonluk ürünün depolanması ile ilgili önünün açıldığı ama önümüzdeki günlerde 30 bin ton daha ürünün oralara depolanıp satışa gidebileceği noktasında da çabamız var” diye konuştu.

Ürünün hareketinin izlenilebilirliğinin önemine de işaret ederek bu konuyu Türkiye’deki yetkililerle görüşerek önünü açtıklarını kaydeden Çavuş, Cevdet Yılmaz’a, Tarım Bakanına ve büyükelçiliğe gösterdikleri ilgi ve alaka dolayısıyla teşekkür etti.

Özellikle yaş sebzedeki zararların bugüne kadar Genel Tarım Sigortası Fonu tarafından kapsam dışı olduğu için ödenmediğini belirten Çavuş, tüzükle ilgili çalışmaların tamamlandığını, ilk Bakanlar Kurulu toplantısının gündeminde olacağını ve zararların ödeneceğini söyledi.

Çavuşoğlu: “DAÜ’den vazgeçmeyeceğiz”

Erhürman’ın YÖDAK ve DAÜ ile ilgili söylediklerine yanıt vermek üzere söz alan Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, YÖDAK’ın yasada kendisine verilen görevleri yapmak zorunda olduğunu söyledi ve YÖDAK’ın görevlerini neden yapamadığıyla ilgili bir araştırma komitesi kurulmasına olumlu baktığını belirtti.

Hükümetin DAÜ’den ve DAÜ’nün kalitesinden vazgeçmeyeceğinin altını çizen Çavuşoğlu, hükümetin en yüksek profesör maaşını en yüksek müsteşar maaşına eşitlemeyi ve öğretim görevlisine yaptıkları yayınlar için ise ayrıca bir miktar ödenmesini teklif ettiklerini aktardı.

Bazı profosörlerin 160-170 bin TL maaş aldığını, emekli bir profesörün ise 248 bin TL’ye kadar emekli maaşı aldığını söyleyen Çavuşoğlu, gelir- gider dengesinin sağlanmasının önemine vurgu yaptı. Çavuşoğlu, öğretim görevlilerinin ders saatlerinin yükseleceğini de belirtti.

CTP Milletvekili Erkut Şahali yerinden söz alarak DAÜ’de yönetsel ve idari bir zafiyet olduğuna işaret etti ve Bakana, 2019’dan beridir siyasi iradeyle görevde olan kişilerle ilgili ne yapmayı düşündüklerini sordu. Soru üzerine Çavuşoğlu, idari anlamdaki değerlendirmeyi hükümetin gündemine getirebileceğini ve Hükümetin karar verebileceğini anlattı.

Yerinden söz alan CTP Milletvekili Teberrüken Uluçay ise, DAÜ’ye bütçe dahilinde bakıldığını, DAÜ’nün KKTC ve Gazimağusa için ekonomik öneminin ve büyük resmin göz ardı edildiğini söyledi. Uluçay, DAÜ’de “yüksek” diye adlandırılan gelir kalemlerinin azınlığına düştüğünü kaydederek, maaşlarda müsteşar maaşının biraz daha üzerinde bir ayarlama yapılırsa uzlaşıya varılacak gibi görüldüğünü, bunun dikkate alınıp alınmayacağını, müsteşar maaşının üzerine çıkılıp çıkılmayacağını sordu.

Eğitim Bakanı Çavuşoğlu, Uluçay’ı “popülizm gailesi” taşımakla suçlayarak, “Biz ülkenin kurtuluşunda DAÜ’süz bir kurtuluşu düşünmüyoruz, DAÜ ilelebet yaşayacak. Uzlaşı anlamında, müsteşar maaşı sınırımızdır…” dedi. ADEK kriterleri, yayın ücreti ve yüzdelik olarak bir açılım yaptıklarını belirten Çavuşoğlu, “Onlar 120 bin TL’ye kadar gerilediler. Bu ülkede en yüksek maaşımız müsteşar maaşıdır, bir devletin de önerebileceği en yüksek maaş müsteşar maaşı olabilir… Yani bir müsteşar bir hocadan daha değersiz değildir, ya da bir hoca müsteşardan daha değersiz değildir…” şeklinde konuştu.

Üstel: “Üniversitelerle ilgili araştırma komitesi kurulması önerisi olumlu… DAÜ için ne gerekirse yapacağız”

Üstel: “Üniversitelerle ilgili araştırma komitesi kurulması önerisi olumlu… DAÜ için ne gerekrise yapacağız”

62’nci madde tahtında konuşulanlara yanıt vermek için Başbakan Ünal Üstel de söz aldı.

Üstel, üniversitelerin kaliteli eğitim vermesi için ne gerekirse yapmaya hazır olduklarını vurgulayarak, Meclis’te YÖDAK ve üniversitelerin denetimi ile ilgili araştırma komitesi kurulması önerisini olumlu karşıladı.

3. ülkelerden ve Afrika’dan gelen öğrencilerin geçmişte vizesiz geldiğini anımsatan Üstel, “Biz TC ile de istişare ederek bir transit vize uygulaması ile süzgeçten geçirmeye başladık” dedi.

DAÜ’nün ülkenin gururu olduğunu ve kendi ayakları üzerinde durabilmesi için ne gerekirse yapacaklarını ifade eden Üstel, “Radikal tedbirler alacak, bunlarla ilgili yasal düzenlemeleri yapacağız. Bunları yaparken sizinle de paylaşacağız” ifadelerini kullandı.

Narenciye için daha çok planlamaya ihtiyaç olduğunu söyleyen Başbakan, “Gelecek narenciye hasadı gelmeden büyük soğuk hava deposunu üreticiye kazandıracağız. Hiçbir ürünü ağacında bırakmayacağız, kalırsa da gerekli ödemeyi yapacağız” diye konuştu.

Geçitköy’de sel dolayısıyla meydana gelen hasarla ilgili Üstel, “Geçitköyde selde insanların uğradığı zararı tespit ettik. Hepsini karşılayacağız” dedi.

İstatistik Kurumu’nun sepetinin güncellenmesi ile ilgili de hiçbir sıkıntıları olmadığını belirten Üstel, bu konuda komite kurup çalışmalar yapılmasına da olumlu baktığını kaydetti.

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz ise yerinden söz alarak, “Kıbrıs Cumhuriyeti” vatandaşı Ermenilerin ülkeye girişinde sorun olmadığını söyledi.