Archives Şubat 2024

Diyanet bu yıl fitre bedelini 130 lira olarak belirledi

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, bu yıl fitre miktarının 130 lira olarak belirlendiğini bildirdi.

Diyanet tarafından yapılan açıklamada, Kurul Başkanı Abdurrahman Haçkalı başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda 2024 yılı ramazan ayı için fitre miktarının belirlenmesi konusunun görüşüldüğü belirtildi.

Açıklamada şunlar kaydedildi:

“Konuyla ilgili hadis-i şerifler, mevcut sosyo-ekonomik hayat şartları ve bir kişinin günlük gıda ihtiyacı göz önünde bulundurularak ülkemizde fitre miktarı 2024 yılı ramazan ayı için 130 lira olarak belirlenmiştir. Belirtilen meblağ nakdi olarak verilebileceği gibi gıda ve benzeri maddelerden ayni olarak da verilebilir. Belirlenen bu meblağ, aynı zamanda günlük oruç fidye bedelidir. Bunun yanında her bir mükellef, günlük gıda harcamalarına denk düşecek bir meblağı fitre olarak verebilir.”

Göçmenköy İdman Yurdu, Amaç Arnavutoğlu İçin Anma Töreni Düzenledi

Göçmenköy İdman Yurdu, 6 Şubat 2023 tarihinde Hatay’da yaşanan yıkıcı depremde yaşamını yitiren eski futbolcu ve yönetim kurulu üyesi Amaç Arnavutoğlu’nu andı. Bu anlamlı etkinlik, hem Amaç Arnavutoğlu’nun futbolculuk kariyerine hem de yöneticilik dönemine ışık tutarak, onun spor ve topluluk üzerindeki kalıcı etkisini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Sertoğlu, Göçmenköy Kulübü Başkanı Ersan Karataş ve Göçmenköy Onursal Başkanı Arslan Bıçaklı’nın yanı sıra, etkinlik, Göçmenköy sporcuları ve sivil savunma personelinin de geniş katılımıyla gerçekleşti. Bu birliktelik, Amaç Arnavutoğlu’nun anısına duyulan saygının bir göstergesi olarak, topluluğun bir araya gelmesini sağladı.

 

Brent petrol fiyatında son durum

Brent petrolün varili uluslararası piyasalarda ​​​79,61 dolardan işlem görüyor.

Dün 79,50 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 79,21 dolar seviyesinde tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.47 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,50 artışla 79,61 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 74,25 dolardan alıcı buldu.

Küresel petrol kaynaklarının çoğunun bulunduğu Orta Doğu’da süren çatışmaların petrol arzını sekteye uğratabileceği endişesinin artması fiyatları yukarı yönlü desteklemeye devam ediyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ateşkes ve karşılıklı esir takası teklifi sunan Hamas’ın isteklerini kabul etmeyerek Gazze’nin güneyindeki Rafah kentine saldırıya hazırlanması için orduya emir verdiklerini ifade etti.

Yemen’deki İran destekli Husiler, ABD ve İngiltere’ye ait savaş uçaklarının Hudeyde kentindeki Ras İsa bölgesine 2 hava saldırısı düzenlediğini bildirdi. Husiler, salı günü Kızıldeniz’de bir ABD ve bir İngiliz gemisini deniz füzeleriyle hedef aldıklarını ve hedefi tam isabet vurduklarını açıklamıştı.

Bu süreçte, Kızıldeniz’den geçen gemilerin hedef alınmasından dolayı birçok gemi rotasını değiştirmek zorunda kaldı. Husilerin Kızıldeniz’den geçen İsrail ile ilişkili gemilere yönelik saldırıları sonrasında, Afrika’nın güneyindeki Ümit Burnu’ndan geçen deniz ticaret yolundaki hareketlilik, bir ayda yüzde 67 arttı. Çatışmaların ticaret güzergahını sekteye uğratarak petrol sevkiyatlarını da olumsuz etkileyeceği endişesi fiyatlar üzerinde etkili olmaya devam ediyor.

ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA), dünyanın en çok petrol tüketen ülkesi ABD’de benzin stoklarının 3 milyonun üzerinde azaldığını açıkladı. Ancak benzin stoklarındaki azalış ülkedeki talep iştahının devam ettiğine işaret ederek fiyatların yükselişini destekledi.

Öte yandan, ABD’de petrol stoklarının beklentinin üzerinde büyüdüğünü gösteren veriler fiyatların yükselişini kısıtladı. EIA, ülkedeki ticari ham petrol stoklarının geçen hafta yaklaşık 5 milyon 500 bin varil artış kaydettiğini bildirdi. Piyasa beklentisi, stokların 674 bin varil artacağı yönündeydi.

Brent petrolde teknik olarak 80,08 ile 80,66 dolar aralığının direnç, 78,64 ile 77,63 dolar aralığının ise destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor.

 

Nöbetçi Eczaneler (08 Şubat 2024)

LEFKOŞA BÖLGESİ

DEREBOYU ECZANESİ

08.02.2024 (Perşembe)

08:00 – 00:00

(0533) 839 14 14

Mehmet Akif Cad. Dış Kapı No: 51/2, Köşklüçiftlik, Lefkoşa

***

GÖNYELİ ECZANESİ

08.02.2024 (Perşembe)

08:00 – 00:00

(0533) 856 64 44

Ünveren Sok. Ahmet Dereli Apt. Dük. No:13, Yenikent, Gönyeli

***

YONCA HATİPOĞLU ECZANESİ

08.02.2024 (Perşembe)

08:00 – 00:00

(0392) 228 06 06

Ecvet Yusuf Cad. Miniloy Dük.No:2 Kızılbaş Lefkoşa

GİRNE BÖLGESİ

DİLARA ÖZHAMİT ECZANESİ

08.02.2024 (Perşembe)

08:00 – 00:00

(0392) 815 11 88

Mete Adanır Cad. Yukarı Girne No:1 1/A, Kozan Döviz Yanı, Girne

***

GÜNDAL ECZANESİ

08.02.2024 (Perşembe)

08:00 – 00:00

(0392) 816 05 43

Altınör Apt. A Blok Dük.2 Uğur Mumcu Bulvarı Girne Karakum Lemar karşısı

KONUM VE DETAYLI BİLGİ

ÖZENİR ECZANESİ

08.02.2024 (Perşembe)

08:00 – 00:00

(0542) 876 06 60 – (0533) 876 06 60

Mareşal Fevzi Çakmak Cad. Kocatepe No: 69, Manolya hotel karşısı, Lapta, Girne

MAĞUSA BÖLGESİ

İNEM MİMAR ECZANESİ

08.02.2024 (Perşembe)

08:00 – 00:00

(0548) 842 27 95

Hasan Barbaçolli Sok. Uzun Apt. 11, Yeni Lemar akra yolu – Burçin Bestamil kuaför karşısı, Sakarya, Gazimağusa

***

ÖZGE KALE ECZANESİ

08.02.2024 (Perşembe)

08:00 – 00:00

(0392) 366 88 66

Şht.İbrahim Hasan Sok, Dükkan 4 China-Bazaar yanı – Günay taksi sırası, Ayluga Gazimağusa

GÜZELYURT BÖLGESİ

UYUMSAL ECZANESİ

08.02.2024 (Perşembe)

08:00 – 00:00

(0392) 714 30 05

Kutlu Adalı Bulvarı 3 A Güzelyurt

LEFKE BÖLGESİ

SADİYE TAŞAR ECZANESİ

08.02.2024 (Perşembe)

08:00 – 22:00 (22:00 – 00:00 On-Call)

(0392) 728 83 12

Atatürk Cad. 26/A Lefke

***

İSKELE BÖLGESİ

AVİCENNA ECZANESİ

08.02.2024 (Perşembe)

08:00 – 22:00

(0542) 855 00 15

İskele Boğaz anayolu, Bereket Sokak, Petek pastanesi̇ yanı, İskele

Dünya en sıcak ocak ayını yaşadı

Dünya yüzeyinin ortalama sıcaklığı geçen ay 13,14 derece olarak ölçüldü. Bu, ocak ayında ölçülen en yüksek sıcaklık olarak kayda geçti.

Avrupa Birliği’nin (AB) Copernicus uydu izleme sistemiyle yapılan ölçümlere göre geçen ayın şimdiye kadar kaydedilen “en sıcak ocak” olduğu bildirildi.

Copernicus’tan yapılan açıklamada geçen ayın ortalama yüzey hava sıcaklığının 13,14 derece ölçüldüğü belirtildi.

Bu ölçümün ocak için 1991-2020 ortalamasının 0,70 derece, 2020’de kaydedilen bir önceki en sıcak ocak ayının da 0,12 derece üzerinde olduğu ifade edildi.

Açıklamada böylece son 8 ayın üst üste kaydedilen en sıcak aylar olduğu belirtilerek, son 12 aydaki (Şubat 2023 – Ocak 2024) küresel ortalama sıcaklığın 1991-2020 ortalamasının 0,64 santigrat derece üzerinde ölçüldüğü bildirildi.

BÖLGESEL ARASI FARKLILIKLAR

Avrupa’da geçen aya ait sıcaklıklar, kuzey ve güney bölgelerde farklılık gösterdi. İskandinav ülkelerinde 1991-2020 ortalamasının çok altında olan sıcaklıklar, güney ülkelerde bu ortalamanın çok üstünde ölçüldü.

Sıcaklıklar, Doğu Kanada, Kuzeybatı Afrika, Orta Doğu ve Orta Asya’da ortalamanın oldukça üzerinde seyrederken Batı Kanada, Orta Amerika ve Doğu Sibirya’nın çoğunda ise ortalamanın altında kaydedildi.

Açıklamada Copernicus İklim Değişikliği Servisi Direktör Yardımcısı Samantha Burgess’in “Sera gazı emisyonlarındaki hızlı azalma, küresel sıcaklıkların artışını durdurmanın tek yoludur.” uyarısına yer verildi.

Bursa’da aile katliamı… Annesini, babasını ve kardeşini öldürdü!

Türkiye Bursa Osmangazi ilçesinde babası S.Y. ile tartışan Abdulsamet Y., pompalı tüfekle önce babasını ardından da kavgayı ayırmaya çalışan annesi Z.Y. ve kardeşi M.Y.’yi vurdu. Anne ve babasını olay yerinde öldüren Abdulsamet Y., saldırıdan yaralı halde kurtularak kaçmaya çalışan kardeşinin de boğazını bıçakla keserek öldürdü.

Bursa’nın merkez Osmangazi ilçesine bağlı Hamitler Mahallesi 2. Vakıf Sokak’ta saat 03.30 sıralarında aile faciası yaşandı.

Edinilen bilgiye göre; akşam saatlerinde 7 yaşındaki oğluyla ailesinin evine gelen Abdulsamet Y. (29) ile babası S.Y. (64) arasında bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışma kavgaya dönüşürken, araya giren annesi Z.Y. (69) ve kardeşi M.Y. (25), Abdulsamet Y.’yi odadan çıkararak kavgayı önlemek istedi.

Bu sırada Abdulsamet Y., yatak odasından aldığı pompalı tüfekle salonda bulunan aile fertlerinin üzerine ateş açarak, önce babası S.Y.’yi ardından da annesi Z.Y. ile kardeşi M.Y.’yi vurdu. Açılan ateşte, kafasından ve vücudunun çeşitli yerlerinden vurulan anne Z.Y. ile baba S.Y. olay yerinde hayatını kaybettti.

YARALI KURTULAN KARDEŞİNİN BOĞAZINI KESTİ

İlk saldırıdan yaralı kurtulan M.Y. evden kaçmaya çalıştı. Bu sırada, mutfaktan ekmek bıçağı alan Abdulsamet Y., 7 yaşındaki oğlunun gözü önünde kardeşinin boğazını keserek öldürdü. Silah sesleri ve M.Y.’nin yardım çığlıklarını duyan komşuların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Olay yerine gelen polis ekipleri, 7 yaşındaki oğlu ile evde bekleyen Abdulsamet Y.’yi gözaltına aldı. Polisin olay yerindeki incelemesinin ardından S.Y., Z.Y. ile M.Y.’nin cenazesi Bursa Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.

Öte yandan, Abdulsamet Y., polis merkezine götürülürken 7 yaşındaki oğlu koruma altına alındı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Sağanak yağmur bekleniyor!

Meteoroloji Dairesi, bugünden itibaren bölgenin genellikle alçak basınç sistemi, soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacağını, yarın parçalı bulutlu öğle saatleri yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak yağmurlu olacağını duyurdu.

Meteoroloji Dairesi, 08-14 Şubat tarihleri arasındaki hava tahmin raporunu paylaştı.

Hava tahmin raporuna göre, hava bugün parçalı çok bulutlu, sabah saatleri yer yer sisli; yarın parçalı bulutlu öğle saatleri yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak yağmurlu olacak.

Yağışlı hava, hafta sonundan itibaren parçalı bulutlu havaya yerini bırakacak. Cumartesi parçalı bulutlu, pazar az bulutlu, zamanla parçalı çok bulutlu hava etkili olacak.

Hava, pazartesi, parçalı ve çok bulutlu olacak. Salı parçalı çok bulutlu ve sağanak veya gök gürültülü sağanak yağmurlu; çarşamba günü ise parçalı çok bulutlu ve sağanak yağmurlu geçecek.

En yüksek hava sıcaklığı, genellikle iç kesimlerde ve sahillerde 19-22 ºC dolaylarında olacak.

Rüzgar, periyodun ilk günleri güney ve batı, diğer günleri ise kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette pazar ve pazartesi günleri kuvvetli ve fırtınamsı olarak esecek.

Lefkoşa’da trafik kazası!

Lefkoşa’da dün meydana gelen trafik kazasında, alkollü sürücü, direksiyon hakimiyetini kaybederek bir iş yerinin balkonuna ve sütununa çarptı.

Polis Basın Subaylığı’ndan yapılan açıklamaya göre, dün saat 18.30 sıralarında, Michail Tİimothis (E-39) 240 miligram alkollü içki tesiri altındayken yönetimindeki KLY 378 plakalı araç ile Lefkoşa’da Osman Örek Caddesi üzerinde Metehan çemberine geldiğinde, dikkatsizliği sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek bir iş yerinin balkonuna ve sütununa çarptı. Kazada yaralanan olmadı.

Girne ve Güzelyurt’ta eş zamanlı asayiş ve trafik denetimleri yapıldı…

Girne ve Güzelyurt’ta eş zamanlı asayiş ve trafik denetimleri kapsamında yaklaşık 500 araç sürücüsü çeşitli suçlardan rapor edildi, ikamet izinsiz 7 kişi tutuklandı, kumarhaneye girmeleri yasak olan toplam 34 kişi kumarhane içerisinde tespit edildi.

Polis Basın Subaylığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Girne ve Güzelyurt Polis Müdürlüklerinin sorumluluk alanlarında, dün 20.00-24.00 saatleri arasında, eş zamanlı asayiş ve trafik denetimleri yapıldı.

 

-Girne

Girne’deki denetimlerde eğlence mekanları ve halkın yoğun olarak bulunduğu yerler kontrol edildi ve ülkede ikamet izinsiz kaldığı tespit edilen 6 kişi tutuklandı.

Kumarhane denetimlerinde, kumarhaneye girmeleri ve bulunmaları yasak olan toplam 34 kişi tespit edilerek aleyhlerinde yasal işleme gidildi.

Trafik ekiplerinin Girne’de yaptığı denetimlerde ise, toplam 1700 araç sürücüsü kontrol edildi. 234’ü yasal hız sınırı üzerinde süratli araç kullanmak, 29’u seyrüsefer ruhsatsız araç kullanmak, 16’sı sürüş esnasında cep telefonu kullanmak, 7’si alkollü içki tesiri altında araç kullanmak, 6’sı emniyet kemeri takmadan araç kullanmak ve 2’si sigortasız araç kullanmak olmak üzere toplam 401 araç sürücüsü çeşitli trafik suçlarından rapor edilerek aleyhlerinde yasal işlem başlatıldı. 38 araç ise trafikten men edildi.

-Güzelyurt

Güzelyurt’taki denetimlerde de eğlence mekanları ve alkollü içki satışı yapılan yerler kontrol edildi ve ülkede ikamet izinsiz kaldığı tespit edilen bir kişi tutuklandı.

Trafik ekiplerinin Güzelyurt’taki denetimlerde ise 500 araç sürücüsü kontrol edildi ve 44’ü yasal hız sınırı üzerinde süratli araç kullanmak, 15’i emniyet kemeri takmadan araç kullanmak, 4’ü sigortasız araç kullanmak olmak, 1’i sürüş ehliyetsiz ve sigorta kapsamaksızın araç kullanmak ve 1’i de sürüş esnasında cep telefonu kullanmak üzere toplam 97 araç sürücüsü çeşitli trafik suçlarından rapor edilerek aleyhlerinde yasal işlem başlatıldı. 5 araç ise trafikten men edildi.

Meclis Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi toplandı

Cumhuriyet Meclisi, Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi bugün UBP Milletvekili Komite Başkanı Resmiye Eroğlu Canaltay başkanlığında, saat 10.00’da toplandı.

Meclis’ten yapılan açıklamaya göre Komite gündeminde bulunan “Kuzey Kıbrıs Muhasebe ve Denetim Meslek Yasa Tasarısı” ve “Kamu Çalışanlarının Aylık (Maaş-Ücret) ve Diğer Ödeneklerinin Düzenlenmesi (Değişiklik) Yasa Tasarısı”nı ele aldı.

Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi, “Kamu Çalışanlarının Aylık (Maaş-Ücret) ve Diğer Ödeneklerinin Düzenlenmesi (Değişiklik) Yasa Tasarısı”nın ikinci görüşmesini tamamladı. Komite, ilgili yasa tasarısı üzerindeki görüşmelerine önümüzdeki toplantılarında devam edecek.

Komite, gündeminde bulunan “Kuzey Kıbrıs Muhasabe ve Denetim Meslek Yasa Tasarısı”nı da ele aldı ve madde madde görüşmesine devam etti. Komitenin bu yasayla ilgili görüşmelerine de önümüzdeki toplantılarında devam edeceği ifade edildi.

Komite toplantısına davetli olarak, Maliye Bakanlığı, KKTC Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı, Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu ve Kuzey Kıbrıs Bağımsız Hesap Uzmanları Birliği’nden yetkililer katılarak konu ile ilgili görüşlerini sundu.

Komite toplantısında, Maliye Bakanı Özdemir Berova da yer aldı.

UBP Milletvekili Resmiye Eroğlu Canaltay başkanlığında toplanan Komite toplantısına, Komite Başkan Vekili CTP Milletvekili Erkut Şahali, Komite üyesi UBP milletvekilleri Hasan Küçük, Alişan Şan ve Komite üyesi CTP Milletvekili Salahi Şahiner katıldı. Komite toplantısına ayrıca, CTP milletvekilleri Fazilet Özdenefe ve Sami Özuslu da katıldı.

Müşteri olarak gittiği mağazadan hırsızlık yaptı!

Lefkoşa’da faaliyet gösteren bir mağazaya müşteri olarak giden A.O.I., değeri 290 TL olan tişörtü üzerine giyip mağazadan ayrılmak suretiyle çaldığı tespit edildi.

Polis Basın Subaylığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Lefkoşa’da dün 14.30 sıralarında, faaliyet gösteren bir mağazaya müşteri olarak giden A.O.I. (E-34)’nın, mağaza içerisinde satışa sunulan toplam 290 TL değerindeki tişörtü üzerine giyerek, bilekliği ise bileğine taktıktan sonra, ödeme yapmadan mağaza dışına çıkarmak suretiyle çaldığı tespit edildi.

Bahse konu şahıs tutuklanmış olup, soruşturması devam ediyor.

Bakan Berova, Kıbrıs Türk Reklamcılar ve Tasarımcılar Derneği’ni kabul etti

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Kıbrıs Türk Reklamcılar ve Tasarımcılar Derneği (Rek-Der) heyetini kabul etti.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Dernek Başkanı Suat Bora Durdu ve Yönetim Kurulu üyeleriyle görüşen Berova’ya sektörün sorunları aktarıldı.

-Durdu

Dernek Başkanı Suat Bora Durdu konuşmasında, sektörün gelişimi ve sorunların çözümü için birlikteliğin gücüne inandıklarını ve bu amaç doğrultusunda tek çatı altında birleşerek, Kıbrıs Türk Reklamcılar ve Tasarımcılar Derneği’ni bir yıl önce kurduklarını ifade etti. Durdu, sektör temsilcisinin birçoğunun derneğe üye olduğu söyledi.

Görüşmede, Maliye Bakanlığı’na bağlı gümrük ve vergi konularını içeren sektörün sorunlarını aktaran Dernek Başkanı Durdu, Maliye Bakanı Berova ile çözüm formülleri hakkında görüş alışverişinde bulundu.

-Berova

Maliye Bakanı Özdemir Berova ise, Kıbrıs Türk Reklamcılar ve Tasarımcılar Derneği heyetini ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Bakan Berova, sektörün taleplerini bürokratları ile inceleyeceklerini ve istişarelerine devam edeceklerini kaydetti.

“Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, KKTC’de çözümün değil sorunun bir parçası”

Cumhurbaşkanlığı Uluslararası İlişkiler ve Diplomasi Özel Danışmanı Prof. Dr. Hüseyin Işıksal, BM Güvenlik Konseyi’nin Kıbrıs ile ilgili aldığı 30 Ocak 2024 tarihli 2723 sayılı kararın tüm boyutlarını AA Analiz için kaleme aldı…

Cumhurbaşkanlığı Uluslararası İlişkiler ve Diplomasi Özel Danışmanı Prof. Dr. Hüseyin Işıksal, BM Güvenlik Konseyi’nin Kıbrıs ile ilgili aldığı 30 Ocak 2024 tarihli 2723 sayılı kararın tüm boyutlarını AA Analiz için kaleme aldı…

Işıksal’ın analizi şöyle:

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres tarafından atanan BM Kişisel Temsilci Maria Angela Holguin Cuellar’ın temaslarına başladığı bugünlerde, Kıbrıs Adası’nda konuşlu Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün (BMBG) görev süresinin uzatılmasına dair 30 Ocak 2024 tarihli 2723 Sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ve Türkiye’de tepkiyle karşılandı. 31 Ocak günü KKTC Cumhurbaşkanlığı [1] ve Dışişleri Bakanlığı [2] tarafından yapılan açıklamalarda kararın ne kadar yanlı ve tutarsız olduğuna vurgu yapıldı. BM Güvenlik Konseyinin Ada’daki iki tarafa eşit davranmak ve anlaşmazlıklara adil çözüm bulmak gibi temel görevlerini yerine getirmediği ifade edildi. Kıbrıs Türk tarafının iradesini ve varlığını yok sayan bu yaklaşımı reddeden KKTC makamlarına, Türkiye Dışişleri Bakanlığından da tam destek geldi. Türkiye Dışişleri Bakanlığı bu kararla barışı koruma misyonlarından beklenen tarafsızlığın sergilenmediğinin altını çizerken, Türkiye Cumhuriyeti’nin KKTC’nin tanınmasına yönelik çağrısı BM Güvenlik Konseyi ve uluslararası toplum nezdinde yinelendi. [3] BMBG’nin adaya konuşlandırılmasının 60’ıncı yılına girdiğimiz bu dönemde, neden bu kadar uzun süredir adada kalmaya devam ettiğini adeta açıklar nitelikte olan bu tutarsızlıklarla dolu karar, Güvenlik Konseyi’nin çözümün değil sorunun bir parçası olduğunu bir kez daha göstermiş oldu.

-Tüketilmiş çözüm modeli

Alışılageldiği üzere raporda yer alan en taraflı nokta hiç kuşkusuz 1991 tarihinde alınan 1251 sayılı karara atıf yapılarak, yıllarca müzakere edilmesine rağmen hep başarısızlıkla sonuçlanan, Kıbrıs Türk tarafının rızasının olmadığını açıkça beyan ettiği “tüketilmiş çözüm modeline” hala daha atıfta bulunulmasıdır. 2004 Annan Planı sonrası dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annan Rum tarafının sadece bir referandumu değil çözümün kendisini de reddettiğini ve Kıbrıs Türk tarafı ile yönetim ve zenginlikleri paylaşmak istemediğini raporlarında belirtmiştir. Bu teknik bir başarısızlık değildir. Federal zemindeki çözümün tamamıyla çöktüğünün ve tüketildiğinin “anıtı” olan Crans Montana sürecine rağmen BM Güvenlik Konseyinin hala daha bu modele atıfta bulunması akıl ve mantık dışıdır. Bir başka ifadeyle, Kıbrıs meselesinin başlangıcının üzerinden 61 yıl, resmi müzakere sürecinin başlamasının üzerinden ise 56 yıl geçmesine rağmen BM Güvenlik Konseyinin tükenmiş çözüm modeline hala daha “yatırım” yapması kabul edilebilir bir durum değildir. Güvenlik Konseyi Kararları, Kıbrıs’taki taraflara bir çözüm şeklini dayatmak için değil ortak zemin bulmaları için yardımcı olmak üzerine kurulmalıdır. Raporda yer alan bir başka tutarsızlık artık Sovyetler Birliği, Yugoslavya, Çekoslovakya gibi ortadan kalkmış, ve var olmayan sözde “Kıbrıs Hükümetine” hala daha atıfta bulunulmasıdır. Benzer şekilde BMBG’nin adadaki mevcudiyetinin sözde Kıbrıs Hükümeti’nin rızası ile devam ettiği ifade ediliyor. Oysa tüm Barış Gücü faaliyetlerinde ana prensip olarak ilgili tüm tarafların rızasının alınması gerekirken, faaliyetlerini KKTC otoritelerinin iyi niyetiyle sürdüren BMBG’nin KKTC ile hala resmi bir statü antlaşması (SOFA) imzalamaması ve görev süresinin uzatılmasında KKTC’nin rızasının alınmaması artık sürdürülebilir bir durum değildir. Bu sorunla bağlantılı olarak, tamamıyla insani neden ve ihtiyaçlarla yapılan Pile-Yiğitler yolunda BM’nin yaptığı müdahaleler sonucunda, Türk tarafının kınanması bir başka yanlı karar örneğidir.

– BM’nin çifte standardı

Sürecin bir diğer sorunlu yanı ise Rum tarafının yıllardır yaptığı ara bölge ihlalleridir. Ara bölgeden geçen Larnaka-Dikelya-Ayia Napa ve Pile-Voroklini yolları arasında yer alan askeri mevzi yapılaşmaları, 2012 yılında inşa edilen Pile Üniversitesinin her gün genişleyen kampüsü, Lefkoşa alışveriş merkezi Kıbrıs Türk tarafının tüm itirazları ve protestolarına rağmen, BM tarafından izin verilen hak ihlali örnekleridir. Benzer şekilde Rum tarafının yıllardır yaptığı ve artık olağan hale gelen yukarıda bahsettiğim sınır ihlallerine Konsey kararında doğrudan atıfta bulunulmazken, KKTC kastedilerek “kuzey ateşkes hattı boyunca sınır ihlalleri yapıldığı” gibi gerçek olmayan iddialara yer verilmesi BM’nin iki tarafa uyguladığı çifte standardın en yalın örneği olarak ortaya çıktı. Bu tür ifadeler hiç kuşkusuz hem Ada’da 1974 Mutlu Barış Harekatı ile sağlanan barış ve huzur ortamını tehdit ediyor hem de Rum ihlallerini adeta teşvik ediyor. Raporda, 2004 Annan Planı sonrası kaldırılacağına dair söz verilmesine rağmen hala daha tüm acımasızlığıyla sürdürülen insanlık dışı ve yasal olmayan izolasyonların yer alması da oldukça düşündürücüdür. BM Genel Sekreteri İyi Niyet Misyonu raporunda bir yandan iki ülke ekonomisi arasında derinleşen eşitsizliğin tarafları birbirinden daha da uzaklaştırdığına atıfta bulunurken, diğer yandan buna sebep olan ana sorumlu olarak kendi ayıbını örtmeye çalışıyor. Ayrıca raporda Rum tarafında okutulan kitaplarda Türklere karşı düşmanlık, ırkçılık, kin ve nefret söylemi içeren ifadelerin yer aldığına hiç değinilmemesi de oldukça manidardır. Rapordaki bir başka çelişki de iki halkın da faydasına olacak Kıbrıs Türk tarafının 6 başlık altında yaptığı işbirliği önerilerine hiçbir atıf yapılmamasıdır. Doğu Akdeniz’de köklü değişimin ayak sesi olan; Ada’nın Türkiye üzerinden AB enterkonnekte sistemine bağlanması, güneş enerjisinin etkin kullanımı, Ada’nın temiz su kaynaklarının ortak yönetimi, mayınların temizlenmesi ve düzensiz göçle mücadele gibi sonuç odaklı bir işbirliği süreci yaratacak önerilere [4] raporda değinilmiyor. Özetlemek gerekirse, Güvenlik Konseyinin son aldığı kararda da ortaya çıktığı üzere BM Kıbrıs meselesinin çözümü ile ilgilenmiyor; onun yerine aynı Filistin’de yaptığı gibi statüko ve çözümsüzlüğü devam ettirip durumu “idare etmek” istiyor. Böylelikle, BM Güvenlik Konseyi Ada’daki gerçeklerle yüzleşmekten kaçınarak aslında var oluş sebebini sorgulatıyor. Halen KKTC ile statü anlaşması (SOFA) yapmaktan kaçınarak Kıbrıs Türk tarafına karşı taraflı tavır takınan BMBG’nin KKTC’deki varlığını sorgulatan bu tür kararların artık gözden geçirilerek, Kıbrıs Türk ve Rum taraflarına eşit yaklaşmasının zamanı geldi. Bu tür eski dayatmalara dayanan kararlar ayrıca BM Genel Sekreteri tarafından atanan Kişisel Temsilci Maria Angela Holguin’in çalışmalarını da baltalayarak başarı şansını sıfırlıyor.

Sonuç olarak, aldığı son karar ile statüko bekçiliği ve idareciliği yapan BM Güvenlik Konseyi zamanın statik olmadığını ve KKTC gerçeğinin önüne geçilemeyeceğini yadsımakta ısrar ediyor. Kıbrıs’ta adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm Rum tarafına sağlanan sanal ve haksız statüyle değil, adadaki mevcut gerçeklerle sağlanabilir. Rum tarafı ne Kıbrıs Türk halkını ne de adanın tümünü temsil etme hak veya yetkisine sahiptir. BM Güvenlik Konseyi adada başarısızlık sembolü olmak yerine adil bir uzlaşıya gerçekten katkı koymak istiyorsa, Kıbrıs Türk halkının egemenliğine saygı göstermeli ve bu çerçevede karar üretmelidir. Kıbrıs Türk Halkı bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da bu tür dayatmalara boyun eğmeyecektir. Bu gerçekler ışığında BM Güvenlik Konseyinin Ada’daki statükoyu muhafaza etmek uğruna sahadaki gerçeklere direnmeye daha ne kadar devam edeceğini hep birlikte göreceğiz.

Cumhurbaşkanı Tatar: “Esas sıkıntı ‘sıfır asker sıfır garanti’ meselesi”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs sorununun çözülememesindeki esas meselenin, Kıbrıs Rum tarafının “sıfır asker sıfır garanti” ısrarı olduğunu söyledi.

 

Tatar, eski Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mustafa Şentop’u kabul etti.

 

Tatar, Cumhurbaşkanlığı’nda yer alan kabulde Şentop’un KKTC’ye gösterdiği yakınlığın, milletvekili ve TBMM Başkanı olarak KKTC ve Kıbrıs Türk halkının davasına verdiği desteklerin unutulamayacağını kaydetti.

 

Ersin Tatar, KKTC’nin adada herhangi bir çözüm anlaşmasında ayrı bir devlet olarak yer alması gerektiğini çünkü tek egemenliği olan, federasyon temelinde bir yapının Avrupa Birliği içerisinde üniter bir devlete evrimleşeceğini söyledi.

 

Muhalefete, AB içinde kişi ve sermayenin serbest dolaşımı hakkı olduğundan, federal temelde bir anlaşmada Türkiye’nin askerinin adadan çekilmesinin ve sıfır garantinin gündeme geleceğini, zaten geldiğini anlatmaya çalıştığını belirten Tatar şöyle dedi:

 

“Zaten toplantı tutanaklarına baktığımızda, esas sıkıntı da oradan kaynaklanıyor. Sıfır asker sıfır garanti meselesi. 2017’de (İsviçre) Crans Montana’da (Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum tarafı arasında çözüm için yapılan) görüşmelerde iş sıfır asker sıfır garanti noktasına geldiği için masa devriliyor.”

 

Kıbrıs ile ilgili tüm anlaşmalarda her zaman Türk- Yunan dengesini gözeten bir unsur bulunduğunu ifade eden Tatar, 1923’te Türkiye’nin imzaladığı Lozan Antlaşması’nda da 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluşunu hazırlayan anlaşmalarda da söz konusu unsurun bulunduğunu kaydetti.

 

Tatar, Kıbrıs Cumhuriyeti kuruluş anlaşmalarıyla Türkiye’nin garantör ülke yapıldığını belirterek, Türkiye’nin garantörlük hakkından vazgeçecek söylemlerinin ortaya atılan keyfi iddialar olduğunu, garatörlükten çekilme kararını ancak, Türk Milletinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin verebileceğini kaydetti.

 

Kıbrıs’ı Osmanlı’nın 1571’de 80 bin şehit vererek aldığını, 350 yıl Osmanlı’nın bir parçası olarak kaldığını, İngiltere’nin Lozan Antlaşması’ndan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulduğu 1960’a kadar iki üs aldığını ifade eden Tatar, İngiltere’nin 37 yılda Ağrotur ve Dikelya olmak üzere iki egemen üs edindiğini, bu durumda 1571’den beri adada yaşayan Kıbrıslı Türklerin de elbette egemenlik hakkı bulunduğunu, esas meselenin bu olduğunu kaydetti.

 

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Rum tarafının, 1960 anlaşmaları sonrası niyetinin başka bir şey olduğunu belli ettiğini, 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Makarios’un Cumhuriyeti Enosis’e sıçrama tahtası olarak kullanılacağı açıklamasının da bunu gösterdiğini ifade ederek, ancak Rum- Yunan ikilisinin güçlerinin buna yetmediğini söyledi.

 

Egemenlik ve devletten vazgeçilmeyeceğini vurgulayan Tatar, KKTC’nin Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş’ın da vasiyetinin “devlet ve egemenlikten vazgeçilmemesi” olduğunu, Türkiye’nin de bu siyasete tam destek verdiğini, bu yolda kararlılıkla yürümeye devam edeceklerini ifade etti.

 

Tatar, Şentop’un ziyaretinden çok memnun kaldığını, bu ziyaretin Şentop’un kalbinin Kıbrıs Türkü ile olduğunu gösterdiğini ifade etti.

 

-Şentop

 

Eski TBMM Başkanı Şentop da konuşmasında, aktif görevde olduğu dönemlerde her zaman Türkiye KKTC arasında ve KKTC’nin uluslararası görünürlüğünü ilerletmek yönünde gayret sarfettiğini, bu çabaların neticesinde KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olduğunu, bundan sonra da Kıbrıs Türkü’nün geleceği için gayret sarf etmeye devam edeceğini belirtti.

Bilimsel araştırma: Covid-19 uykusuzluğa da neden oluyor

Vietnam’daki Phenikaa Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, durumu hastaneye kaldırılacak kadar ciddi olmayan 1000’den fazla Covid-19 hastasını araştırdı.

Elde ettikleri sonuçlar, hafif enfeksiyonu olan dört kişiden üçünün uykusuzluk yaşadığını ortaya çıkardı.

Sonuçlar ayrıca uykusuzluk bildiren corona virüsü hastalarının yüzde 50’sinin geceleri daha sık uyandığını ortaya çıkardı.

Ayrıca her üç kişiden biri kaliteli bir uyku almanın zor olduğunu, daha kısa süre uyuduğunu ve ilk etapta uykuya dalmakta zorluk çektiğini belirtti.

Araştırmacılar ayrıca anksiyete veya depresyon hastalarının hastayken uykusuzluk yaşama olasılığının daha yüksek olduğunu da buldu.

DAHA DUYARLI HALE GELİYORLAR

Araştırmanın başyazarı Dr. Huong Hoang, hafif atlatan hastaların uykusuzluk bildirme olasılığının hem genel nüfusa hem de hastanede yatan Covid-19 hastalarına göre daha yüksek olduğunu iddia etti.

Bunun, corona virüsünden iyileşen hastaların daha stresli ve fiziksel sağlıklarındaki değişikliklere karşı daha duyarlı olmasından kaynaklanabileceğini ve bunun da uykularını daha kötü algılamalarına yol açabileceğini söylediler.

Ancak Covid-19 enfeksiyonları, ruh sağlığı sorunları ve uykusuzluk arasındaki ilişkiyi araştıran daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu belirttiler.

Dr. Hoang, “Uykusuzluk sizi çok fazla rahatsız etmiyorsa, yatmadan önce ılık bir duş almak, yatmadan en az bir saat önce telefonunuzu kapatmak, günde 30 dakika egzersiz yapmak ve akşam 4’ten sonra kafeinden kaçınmak gibi bazı basit eylemlerde bulunabilirsiniz.”

“Uykusuzluk sizi gerçekten rahatsız ediyorsa, bazı uyku yardımcılarını deneyebilirsiniz. Yardım etmezlerse bir uyku terapistine gidebilirsiniz” açıklamasında bulundu.

‘‘ Engeli Yaşamak ‘’ Projesi Hayata Geçiyor

Kıbrıs Türk Fotoğraf Derneği( FODER) ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı , Cumhurbaşkanlığı Engelliler Komitesi ve Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğinde ‘‘Engeli Yaşamak’’ Projesi hayata geçiriliyor.
Turizm Bakanlığı Kültür Dairesi tarafından desteklenen proje kapsamında , toplumda farklı engel gruplarının günlük hayatta karşılaştığı sorunları ve yaşam mücadelesini anlatan bir fotoğraf sergisi açılacak.
Engelli bireylerin farkındalığını artırmak ve sosyal sorumluluk bilincini yerine getirmek amacıyla hayata geçecek serginin fotoğraf çekim sürecine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı Sosyal Hizmetler Dairesi 18 Yaş Üstü Engelli Rehabilitasyon Merkezi’ne devam eden özel gereksinimli gençler de katılarak projede yer alacak.
Kıbrıs Türk Fotoğraf Derneği Başkanı Ramadan Gümüşok ile Cumhurbaşkanı Engelliler Komitesi Başkanı Ahmet Akdeniz, bugün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu’nu ziyaret ederek proje ile ilgili bilgi verdi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, engelli bireylere yönelik toplumsal farkındalığın arttırılmasına katkı sağlayacak her türlü projede Bakanlık olarak yer almaktan memnuniyet duyacağını belirtti.
Engelli bireyleri çalışma yaşamına dahil etmek ve sosyal hayata uyumlarını daha da güçlendirmek amacıyla, Bakanlık olarak somut adımlar atmayı arzuladıklarını kaydeden Gardiyanoğlu, 30 engellinin kamuya istihdam edildiğini 20 engellinin daha istihdam edileceğini söyledi.
Engelliler Dairesinin kurulması için ilgili sivil toplum örgütleri ile çalışmaların sürdüğünü kaydeden Gardiyanoğlu, özel gereksinimli bireylerin, hayatta daha bağımsız daha özgür bireyler olarak gelişmeleri yönünde çalıştıklarını vurguladı.

TBMM Eski Başkanı Prof.Dr. Mustafa Şentop KKTC’de…

Türkiye Büyük Millet Meclisi eski Başkanı Prof.Dr. Mustafa Şentop ve beraberindeki heyet bir dizi temaslarda bulunmak üzere Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne geldi.

 

Meclisten yapılan yazılı açıklamaya göre, heyeti Ercan Havalimanı’nda Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Türkiye Cumhuriyeti’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, Başbakan Yardımcısı Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu ile diğer yetkililer karşıladı.

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi eski Başkanı Prof.Dr. Mustafa Şentop, KKTC’nin kendileri açısından çok özel bir yere sahip olduğunu bu bağlamda yeni dönemde Makedonya’nın ardından ikinci ziyaretini de adaya gerçekleştirdiğini söyledi.

 

Prof.Dr. Şentop, görev süresi boyunca Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre ile birlikte iki ülke arasında ve yurt dışında önemli vazifeler yaptıklarını kaydetti.

 

Türkiye ve KKTC’nin her zaman güçlü bir şekilde yoluna devam edeceğini belirten Prof.Dr. Şentop, desteklerinin kesintisiz süreceğinin altını çizdi.

 

Prof.Dr. Mustaf Şentop, kendisine ve heyetine gösterilen yakın ilgiden dolayı da teşekkürlerini iletti.

 

-Töre

 

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre de, Prof.Dr. Mustafa Şentop’un başkanlığı döneminde TÜRKPA’ya üye olduklarını ve TBMM ile ikili anlaşmalar imzaladıklarını anımsattı.

 

Töre, Kıbrıs konusunda ortak bir çok çalışmaları olduğunu ve Prof.Dr. Mustafa Şentop’un başkanlığı döneminde hayata geçirdiklerini söyledi.

 

Başkan Töre, “Prof.Dr. Mustafa Şentop’un başkanlığı dönemindeTBMM tarafından Cumhuriyet Meclisi’ne 3 araç, basın ve bilgisayar ekipmanları hediye edildi” dedi.

 

Kıbrıs meselesinin, Türk milletinin ortası davası olduğunu vurgulayan Töre, milli şuur taşıyan herkesin buna katkı koyması gerektiğinin altını çizdi.

Başbakan Üstel: Metehan’dan geçiş yapan insanlarımız artık sıkışıklık yaşamayacak

Başbakan Ünal Üstel, Metehan Sınır Kapısı’ndaki çalışmaların en geç Haziran ayına kadar tamamlanmasının hedeflendiğini açıkladı.

“Biz kapıları çoğaltma taraftarıyız. Süratli bir şekilde yeni kapı açabiliriz. Hiç sıkıntımız yoktur” diyen Başbakan Üstel, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile birlikte bazı çalışmalar yaptıklarını ve bunu Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne ilettiklerini ancak bir cevap gelmediğini kaydetti.

Başbakan Üstel, ekonomik örgütler ile birlikte Metehan Sınır Kapısı’nda yapılan iyileştirme çalışmalarını yerinde inceledi. Üstel’e, Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gürcafer, Kıbrıs Türk Sanayi Odası Başkanı Ali Kamacıoğlu, Karayolları Dairesi Müdürü Dürdane Abi Acı, Muhaceret Dairesi Müdürü Erhan Akar ve Başbakanlık Devlet Planlama Örgütü Müsteşarı Durali Güçlüsoy eşlik etti.

-Üstel

Başbakan Üstel, incelemelerin ardından yaptığı açıklamada, bugün yine devlet ile özel sektörün bir dayanışma örneği sergilediğini belirterek, hükümete geldikleri günden beri önceliklerinin yarım kalan projelerin tamamlanması olduğunu ifade etti. Üstel, “Sözümüzü tuttuk. Yarım kalan projeleri bir bir tamamladık” dedi.

Ülkenin ihtiyacı olan altyapı eksikliğini de ilk sıralara koyduklarını kaydeden Üstel, 2012’de ihalesine çıkılan ve dört sene sonra bitmesi gereken Ercan Havalimanı’nın 20 Temmuz 2023’te hizmete açıldığını hatırlattı.

“Muhteşem bir havalimanımız var. Çağdaş, büyük gövdeli uçakların inebileceği…” diyen Başbakan Üstel, “Ülkeye gelen turistlerin ilk intibası, havalimanında gördüğü manzara çok önemli” şeklinde konuştu. Üstel, Ercan Havalimanı’nın eksiklerini de ilerleyen günlerde tamamlayacaklarının altını çizdi.

Kara sınır kapılarının iyileştirilmesi için 2023 yılında ekonomik örgütlerle bir protokol imzaladıklarına işaret eden Başbakan Üstel, o günden bugüne ekonomik örgütlerin çalışmaya başladığını söyledi.

2003 yılında karşılıklı geçişler başladığında, kara sınır kapılarının yapıldığını ifade eden Başbakan Üstel, 2003 yılından bugüne hem araç sayısında hem nüfusta artış yaşandığına dikkat çekerek, bu nedenle kapılarda yoğunluk yaşandığını belirtti.

Ada ülkesinde ulaşımının çok önemli olduğunu kaydeden Başbakan Üstel, yarım kalan Ercan Havalimanı’nın açılmasının sonrasında iyileştirmeler için kara sınır kapılarını sıraya koyduklarını anlattı. Başbakan Üstel, sınır kapılarının ardından deniz limanlarında da daha çağdaş bir görünüm hedeflediklerini belirtti.

Başbakan Üstel, ekonomik örgütlerin, Metehan Sınır Kapısı’ndaki çalışmalarının, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı Karayolları Dairesi gözetiminde ve Başbakanlık’ın denetimi altında yapıldığını söyledi.

Metehan Sınır Kapısı’ndaki çalışmaların tamamlanmasıyla geçişlerde bu kadar yoğunluk yaşanmayacağını ifade eden Başbakan Üstel, “Burasını tamamen çağdaş bir giriş kapısı yapıyoruz” dedi. Üstel, çalışmaların yapıldığı alanın çift şerit olacağını ve çembere kadar devam edeceğini belirtti.

Kabinlerde bekleme olmayacağını dile getiren Üstel, bilgisayarların yenileneceğini, arabaların plakasını okumak için optik okuyucular konulacağını kaydederek, gereken ekipmanın alındığını ve Polis Teşkilatına teslim edildiğini belirtti.

Metehan Sınır Kapısı’ndaki yapısal değişikliğin sonrasında kabinlerin de değişeceğini kaydeden Üstel, araç parkının da genişletileceğini söyledi. “Güneyden gelen insanlar KKTC’ye geçtiğini hissedecek” diyen Başbakan Üstel, katkı koyan ekonomik örgütlere ve emeği geçenlere teşekkür etti.

Başbakan Üstel, Metehan Sınır Kapısı’ndaki çalışmaların en geç Haziran ayına tamamlanmasının hedeflendiğini de kaydetti.

Başbakan Üstel bir soru üzerine, Metehan Sınır Kapısı’nda araç yoğunluğunu ortadan kaldırmak için ekonomik örgütler ve devletin kolları sıvadığı vurgulayarak, insanların süratli bir şekilde geçişini sağlayacaklarını belirtti.

-“Süratli bir şekilde yeni kapı açabiliriz. Hiç sıkıntımız yoktur”

Yeni kapıların açılmasıyla ilgili soruya ise Başbakan Üstel, bu konuda Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile birlikte bazı çalışmalar yaptıklarını ve bunu Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne ilettiklerini kaydetti.

Üstel, “Bu yalnız bizim uhdemizde olan bir olay değil. Biz istediğimiz yerde, isteğimiz kapıyı açamıyoruz. Belli yerlerde, belli kapıları belirledik ve Güney tarafına bildirdik ama maalesef Güney’den henüz bir cevap gelmedi. Cevap geldiği gün biz kapıları çoğaltma taraftarıyız. Süratli bir şekilde yeni kapı açabiliriz. Hiç sıkıntımız yoktur. Planlaması ve programı yapıldı ve bunlar Güney’e iletildi” şeklinde konuştu.

-Gürcafer: “Amacımız, hem bize yakışır bir ‘hoş geldin’ karşılaması yapacak giriş kapısı yaratmak hem de buradaki tıkanıklığı gidermek”

Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gürcafer de, 2023 yılının Eylül ayında Başbakan ile ekonomik örgütler olarak sınır kapısının iyileştirilmesiyle ilgili bir protokol imzaladıklarını hatırlattı.

Protokolün imzalanması sonrasında kamuoyunda ciddi bir beklenti oluştuğunu ifade eden Gürcafer, “Sınır kapısında ciddi bir tıkanıklık söz konusu… İnsanlar sıkıntı yaşıyorlar” dedi.

Metehan Sınır Kapısı’nın hassas bir bölge olduğunu dile getiren Gürcafer, hep birlikte çalışılarak, aşılması gereken bir bürokrasi olduğunu kaydetti. Bürokrasiden dolayı çalışmaların uzadığını ifade eden Cafer Gürcafer, “Bürokrasi aşıldı, gerekli izinler alındı. Projelerimiz hazır. Süratle yapımına başladık” diye konuştu.

Ülkeye gelen turistin yüzde 60’a yakınının Metehan Sınır Kapısı’ndan geçtiğine işaret eden Gürcafer, “Amacımız, hem bize yakışır bir ‘hoş geldin’ karşılaması yapacak giriş kapısı yaratmak hem de buradaki tıkanıklığı gidermek” dedi.

Araçların, sigorta çıkarmak için durduğunu ve bunun trafiğin sıkışmasına neden olduğunu dile getiren Gürcafer, sigorta, gelen turist ve yayaları ayrı bir yere alarak, yeterli park yeri yaratma hedeflerini aktardı.

Metehan çemberine kadar olan yolu hem yaya hem de bisiklet yolu olarak akışı olan bir yola dönüştürmeyi amaçladıklarını belirten Gürcafer, “Birkaç ay içerisinde çalışmaları tamamlamayı hedefliyoruz” dedi.

-Acı

Karayolları Dairesi Müdürü Dürdane Abi Acı da, Metehan Sınır Kapısı’nda beklemelere son vermek adına Başbakan Üstel’in talimatıyla yol güvenliğinin daha sağlıklı bir seyredebilmesi için çembere kadar olan yolun tamiratına ve çalışmalarına başladıklarını dile getirdi. Acı, aydınlatma projelerinin de devam edeceğini söyledi.

Dikkat! Trafiğe kapalı yol

Karayolları Dairesi Müdürlüğü, Çamlıbel-Tepebaşı Kavşağı ile Kayalar Yolu Kavşağı arasında kalan yolun bugünden itibaren Cuma gününe kadar trafiğe kapalı olduğunu açıkladı.

Karayolları Dairesi Müdürlüğü, Çamlıbel-Tepebaşı Kavşağı ile Kayalar Yolu Kavşağı arasında kalan yolun bugünden itibaren Cuma gününe kadar trafiğe kapalı olduğunu açıkladı.

Karayolları Dairesi Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, Çamlıbel-Girne anayolunun, Çamlıbel-Tepebaşı Kavşağı ile Kayalar Yolu Kavşağı arasında kalan yolun tamir çalışmaları devam ettiğinden dolayı bugünden itibaren cuma gününe kadar 08.00-16.00 saatleri arasında araç trafiğine kapatıldığı kaydedildi.

Açıklamada, bu güzergâhı kullanacak sürücülerin yavaş ve dikkatli seyretmeleri, trafik işaret ve işaretçilerine uymaları gerektiği belirtildi.

Alper Gezeravcı ve Axiom-3 ekibinin bugün Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan ayrılması bekleniyor

Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın da dahil olduğu Axiom-3 (Ax-3) ekibinin, bugün Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan (ISS) ayrılması bekleniyor.

SpaceX, sosyal medya platformu X’ten yaptığı açıklamada, Ax-3 ekibinin istasyondan TSİ 17.05’te ayrılmasının beklendiğini duyurdu.

Şirket, Dragon uzay aracının ISS’den ayrılmasının iniş bölgesindeki hava koşullarına bağlı olduğunu kaydetti.

KKTC sahillerine vuran ceset sayısı 6’ya yükseldi

KKTC sahillerinde kıyıya vuran cesetlerin belirsizliği sürüyor.

KKTC Polis Basın Subaylığı tarafından yapılan açıklamada, dün yerel saatle 14.30 sıralarında, Dipkarpaz kuzey sahil şeridinde incirler mevkiindeki sahil kenarında bir kişinin vücut bütünlüğü tamamen bozulmuş halde cansız bedeninin bulunduğu aktarıldı.

Polis, cansız bedeninin cinsiyeti ve kimliğinin tespit edilemediğini belirtti.

CESET SAYISI 6’YA YÜKSELDİ

Son tespit edilen cansız beden ile KKTC sahillerine 8 Ocak’tan bu yana vuran ceset sayısı 6’ya yükseldi.

KKTC sahillerinde 8, 14, 22 ve 31 Ocak tarihlerinde de 5 kişinin cansız bedeni tespit edilmişti. İlk ceset, 8 Ocak’ta yerel saatle 13.15 sıralarında Bafra Oteller Bölgesinde kayalıklar üzerinde bulunurken, çürümeye başlamış olan cansız bedenin bir kadına ait olduğu kaydedilmişti.

İkinci ceset, ise 14 Ocak’ta Dipkarpaz’da bulunmuştu. KKTC Polis Basın Subaylığı tarafından yapılan açıklamada, yerel saatle 09.30 sıralarında Dipkarpaz’daki Piknik Burnu Mevkiinde kayalıklar üzerinde bulunan cesedin bir erkeğe ait olduğu ifade edilmişti.

Üçüncü ceset, 22 Ocak’ta Dipkarpaz’ın Şelonez bölgesi olarak bilinen Güney Sahil şeridinde bulunmuştu. Polis, cesedin bir kadına ait olduğunu belirtmişti. Cansız bedenlerin kimlik teşhisinin yapılamadığı açıklanmıştı.

Polis, 31 Ocak tarihinde ise Girne’ye bağlı Çatalköy bölgesinde sahile vurmuş 2 erkek cesedi bulunduğunu bildirmişti.

Rusya BMGK’de, 3 Şubat’ta 28 kişinin öldüğü saldırıyla ilgili Ukrayna’yı suçladı

Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) 3 Şubat’ta Ukrayna’nın doğusunda gerçekleştirilen ve onlarca kişinin hayatına mal olan saldırıyla ilgili Kiev yönetimini suçladı.

BMGK, Ukrayna’nın Luhanks bölgesinde Rusya’nın kontrolü altındaki Lysychansk kasabasına yapılan ve 28 kişinin hayatına mal olan saldırı sonrası, Moskova yönetiminin isteği üzerine New York’taki BM Genel Merkezinde toplandı.

Nebenzia, iki katlı bir kafe ve fırın binasının hedef alındığı 3 Şubat tarihli saldırıda, 40’a yakın insanın enkaz altında kaldığını, hamile bir kadın ve 5 yaşındaki çocuğunun da bulunduğu 28 kişinin hayatını kaybettiğini belirtti.

Saldırıyla ilgili Ukrayna’yı doğrudan suçlayan Rus Büyükelçi, “Saldırının hedefinin ve zamanlamasının tesadüfen seçilmediğinden şüphemiz yok; şehir iki taraf arasındaki temas hattına yakın bir konumda bulunuyor ve çeşitli silahlar kullanılarak düzenli olarak gösteriliyor.” dedi.

Kiev’in son 1,5 ayda bu türden 4 terör saldırısı düzenlediğini söyleyen Nebenzia ayrıca, 24 Ocak’ta 65 Ukraynalı savaş esirini taşıyan Rus nakliye uçağının Ukrayna tarafından düşürüldüğünü, Ukraynalı esiler ve Rus mürettebat dahil 74 kişinin hayatını kaybettiğini iddia etti.

“Bugün, saldırıyı gerçekleştirmek için Patriot füzesinin kullanıldığına dair reddedilemez kanıtlara sahibiz.” diyen Rus Büyükelçi, Ukrayna’ya silah yardımı yapan ABD ve bazı Batılı ülkeleri de “suç ortağı” olmakla suçladı.

– ABD ve İngiltere’den Rus elçiye tepki

ABD’nin BM Daimi Temsilci Yardımcısı Robert Wood, Rusya tarafından dillendirilen 3 Şubat saldırısında hayatını kaybedenlere başsağlığı dileğini iletmekle birlikte, “saldırının kaynağıyla ilgili iddiaların doğrulanmasının zor olduğunu” söyledi.

Wood, “Talihsiz gerçek şu ki, Rusya bana bu konuda özgürlük ya da bağımsız haber yapma olanağı tanımıyor. Dolayısıyla bu tür iddiaların doğrulanması zordur.” dedi.

ABD’li diplomat, “Açıkça söylemek gerekirse, Rusya bu savaşın tek saldırganıdır ve bu savaşı bugün sonlandırabilecek tek taraftır.” diye ekledi.

Robert Wood, Rusya’nın, Ukrayna’nın uluslararası alanda tanınan sınırlarından “kuvvetlerini derhal çekmesi ve Kuzey Kore’den hukuka aykırı silah ve malzeme tedarikine son vermesi” çağrısı yaptı.

Güvenlik Konseyi toplantısında Rusya’ya karşı Ukrayna’nın yanında yer alan İngiltere Siyasi Koordinatörü Fergus Eckersley, “Hiçbir dezenformasyon, Rusya’nın Ukrayna’yı sebepsiz yere ve BM Şartını açıkça ihlal ederek işgal ettiği temel gerçeğini gölgeleyemez.” dedi.

Eckersley, “Bu savaşın yol açtığı ölüm ve acıların sorumlusu yalnızca Rus Hükümeti’dir.” diye ekledi.

Rusya’nın, “Eski İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın Ukrayna’yı anlaşma masasına oturmaktan vazgeçirdiği” iddiasına karşı ikinci defa söz isteyen Eckersley, bu yaklaşımın, “Moskova’nın Ukrayna’nın kendi ülkesini savunması konusunda egemen kararlar verebileceğine inanmadığının bir kanıtı” olduğunu belirtti.

Hava durumu raporu!

Meteoroloji Dairesi, 12 Şubat’a kadar yağmur beklenmediği tahmininde bulundu.

Daire’nin 12 Şubat’a kadar olan tahminlerine göre hava genellikle parçalı bulutlu olacak, yarın ve 8 Şubat sabahları yer yer sisli olacak.

En yüksek hava sıcaklıklarının genellikle iç kesimlerde ve sahillerde, periyodun ilk günleri 20-23 derece, diğer günleri ise 16-19 derece dolaylarında seyretmesi bekleniyor.

Rüzgar periyodun ilk günleri güney ve batı, diğer günleri ise kuzeyli yönlerden orta kuvvette, zaman zaman kuvvetli esecek.

Elektrik kesintisi!

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (Kıb-Tek), bugün  09.30-12.30 saatleri arasında Kayalar-Sadrazamköy anayoluna elektrik verilemeyeceğini duyurdu.

Açıklamada, orta gerilim elektrik şebekesinde yapılacak proje çalışması nedeniyle söz konusu bölgede elektrik kesileceği kaydedildi.

Bahçeli’de yarın 3 saatlik elektrik kesintisi olacak

Ayrıca, Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu, orta gerilim elektrik şebekesinde yapılacak proje çalışması nedeniyle bugün Bahçeli köyünde üç saatlik elektrik kesintisi uygulanacağını duyurdu.

Kurumdan yapılan açıklamaya göre, kesinti 10.00 ile yaklaşık 13.00 saatleri arasında olacak.

Holguin yarın Ankara’da görüşmelerde bulunacak

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar yarın Ankara’da temaslarda bulunacak.

BM Genel Sekreterliği Basın Sözcüsü Stephane Dujarric dünkü basın toplantısında BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in temaslarına da değindi

Stephane Dujarric, Kıbrıs’a ilk ziyaretini hafta sonu tamamlayan Holguin’in Kıbrıslı Türk Lider Ersin Tatar ve Kıbrıslı Rum Lider Nikos Anastasiadis ile ayrı ayrı görüşme yaptığını belirtti.

Dujarric, Holguin’in ayrıca eski toplum liderleri ve sivil toplum örgütleriyle uluslararası toplum temsilcileriyle görüştüğünü söyledi

Holguin’in Atina’da dün yaptığı temasların ardından yarın da Ankara’da görüşmelerde bulunacağını kaydeden Dujarric, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Holguín’in yakın zamanda Londra’yı da ziyaret etmeyi planladığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Tatar, TC Cumhurbaşkanı Erdoğan ile telefonda görüştü

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün öğleden sonra telefon görüşmesi yaptı.

Cumhurbaşkanlığı’ndan verilen bilgiye göre, 6 Şubat depreminin birinci yıl dönümünde iki cumhurbaşkanının yaptığı telefon görüşmesinde, depremde hayatını kaybedenler için duyulan üzüntü ifade edildi.

TC Cumhurbaşkanı Erdoğan, aralarında Şampiyon Meleklerin de bulunduğu KKTC vatandaşının 6 Şubat depreminde hayatını kaybetmesinden duydukları üzüntüyü yineleyerek depremde yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, ailelerine sabır diledi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da, bugün deprem şehitleri için KKTC’de düzenlenen anma törenleri hakkında bilgi vererek, acılarının ilk günkü gibi taze olduğunu, depremde hayatını kaybedenleri her zaman kalplerinde yaşatacaklarını söyledi.

İki cumhurbaşkanı, telefon görüşmelerinde, İslam dünyasında bu gece idrak edilen Miraç Kandili’ni de kutladı ve bu gecenin Türkiye ve Kıbrıs Türk halkı için hayırlara vesile olmasını da diledi.

Berova, Miraç Kandili dolayısıyla mesaj yayımladı

Maliye Bakanı Berova, bu gece idrak edilecek olan Miraç Kandili dolayısıyla mesaj yayımladı.

Bakanlık’tan yapılan açıklamaya göre Berova mesajında, tüm İslam Âleminin kandilini kutladı.

Berova’nın mesajı şöyle:

“Miraç, bir yükseliştir. Mübarek gecelerimizden bir olan bu geceyi fırsat bilip, hayır ve bereketin kapılarını aralamak, dualarımızı, iyiliklerimizi artırmak, sevgi ve hoşgörüyü pekiştirmek, toplumsal bağlarımızın daha da güçlenmesine; kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma duygularının pekişmesine vesile olması temennisiyle; halkımızın ve tüm İslam âleminin mübarek Miraç Kandili’ni en içten duygularımla kutluyor, hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu vesileyle, ‘Asrın Felaketi 6 Şubat depremlerinin yıldönümünde, depremde hayatını kaybeden deprem şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anıyor, tüm ailelerimize başsağlığı ve sabır diliyorum.”

Berova, 6 Şubat depremlerinin birinci yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayınladı: “Bu acı unutulmayacak”

Maliye Bakanı Özdemir Berova, 6 Şubat depremlerinin birinci yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımladı, “Bu acı unutulmayacak.” dedi.

Mesajında depremde hayatını kaybedenleri ve Şampiyon Melekleri anan Berova, “Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nde, 11 ilde yıkıma ve hasara neden olan Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin üzerinden bir yıl geçti. Binlerce insanımızın yaşamını yitirmesine ve on binlerce insanımızın da yaralanmasına yol açan 6 Şubat depremleri, Türk Milleti’nin yaşadığı en acı felaketlerden biri olarak tarihteki yerini aldı.” ifadelerini kullandı.

Berova mesajında şunları kaydetti:

“Spor müsabakaları, sağlık ve tatil için Türkiye’de bulunan 49 KKTC vatandaşımızda, ‘Asrın Felaketi 6 Şubat Depremleri’nde yaşamını yitirdi. Kıbrıs Türk Halkı, benzersiz bir acı yaşadı.

Acılarımızın hâlâ tazeliğini koruduğunu ve kelimelerin kifayetsiz kaldığını biliyoruz. Çünkü kaybettiğimiz her bir evladımızın, her bir yurttaşımızın acısı içimizi sızlatmaya devam ediyor. Bu acı unutulmayacak.

Bu vesileyle, 6 Şubat depremleri bize bir kez daha depremin değil alınmayan ve ihmal edilen önlemlerin büyük acılar yaşattığını acı da olsa gösterdi.

Evlatlarını kaybeden Şampiyon Meleklerimizin ailelerinin adalet mücadelesi devam ediyor. İsias Ortak Davamız. Bizde adaletin yerini bulması için ailelerimiz ile birlikte mücadelemize devam ediyoruz.

Asrın felaketi 6 Şubat Depremlerinin yıldönümünde, böyle bir acının Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nde, ülkemizde ve dünyada bir daha yaşanmamasını temenni ediyor, depremde kaybettiğimiz deprem şehitlerimizi rahmetle anıyor, tüm ailelerimize başsağlığı ve sabır diliyoruz.”