Archives Şubat 2024

Dinçyürek:” Onkoloji Merkezinde hergün ortalama 60 hastaya kemoterapi verilmektedir”

Lefkoşa Başkent Lions Kulübü, Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Onkoloji Servisi’ne infüzyon pompası ve Acil Durum Hastanesi yeni doğan yoğun bakım ünitesine Bilirubin ölçüm cihazı bağışında bulundu.

Dinçyürek, yaptığı açıklamada Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Onkoloji Servisi’nde her gün ortalama 60 hastaya ve Ocak ayında çocuk hematoloji hariç yüzlerce hastaya 1009 kez kemoterapi verildiğini açıkladı.

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, bugün burada, Lefkoşa Başkent Lions Kulübü’nün Onkoloji hastanesine bağışladığı infüzyon pompasını teslim almak için toplanmış bulunduklarını, derneğin  Acil Durum Hastanesi yeni doğan yoğun bakım ünitesine de değeri 5 bin Euro civarıında olan Bilirubin ölçüm cihazı bağışında bulunduğunu, bu bağışların sağlık hizmetlerimizi güçlendirdiğini ve eksikliklerimizi telafi etme fırsatı sunduğunu belirtti.

Dinçyürek, ayrıca, dün de 2 ambulansın sağlık servislerine hediye edildiğini ve bunların sayısının 10’a tamamlamak için iş çevrelerinin harekete geçtiğini ifade etti. Bu durumun memnuniyet verici olduğunu vurgulayan Dinçyürek, 5 ambulansın ihalesi için iyi bir aşamada olduklarını ve ülkedeki sağlık eksikliklerini gidermek için devlet ve sivil toplum örgütleri ile birlikte çalıştıklarını dile getirdi.
Dinçyürek, Anavatan Türkiye ile yürütülen projelerle yeni sağlık merkezleri ve hastaneler yapıldığını ve bu projelerin hayata geçmesi için ellerinden geleni yapacaklarını belirtti.

Dinçyürek, mevcut talep edilen ihtiyaçların tamamlanması, sürüdürülebilir sağlık servisi için her anlamda çalıştıklarını, onkoloji hastalarına kesintisiz ilaçların sağlanması için var güçleriyle çaba sarf ettiklerini belirtti.

Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Onkoloji Servisi’nde Ocak ayında çocuk hematoloji hariç yüzlerce hastaya 1009 kez kemotarapi verildiğini ve hergün ortalama 60 hastanın kemotrapi aldığını belirten Dinçyürek, bunun ciddi bir çalışma ve özveri gerektiren bir süreç olduğunu  onkoloji ilaçlarının kesintisiz sağlanması için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi.  Dinçyürek ayrıca devlet tarafından ilacı tedarik edilen onlarca hastaya da YDÜ Hastanesi tarafından kemoterapi verilmekte olduğunu kaydetti.

Bu cihazların alımında katkıda bulunan herkese teşekkür eden Dinçyürek, tüm hastalara acil şifalar diledi.

Lefkoşa Başkent Lions Kulübü Başkanı Hanife Yusufoğlu’da hiçbir çocuğun  ve hastanın bu cihazlara ihtiyaç duymamasını temenni ettiklerini, tüm üyelerin katkılarıyla bağışların yapıldığını söyledi.

Dinçyürek, Lefkoşa Başkent Lions Kulübü’ne katkılarından dolayı teşekkür plaketi takdim etti.

Ertuğruloğlu: Dipkarpaz’daki Rum okullarında yapılan denetimde, içerikleri sakıncalı kitaplar tespit edildi

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs Rum tarafının uzun zamandan beri ara bölgeyi ihlal eden tek yanlı faaliyetlerde bulunduğunu söyledi.

 

Ertuğruloğlu, Avrupa Parlamentosu seçimleri için yeniden aday olan Niyazi Kızılyürek’in KKTC’de yürüttüğü seçim kampanyasına itibar edilmemesini de istedi.

 

Bakan Ertuğruloğlu, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Karpaz’daki Rum okullarında yapılan denetimde, 2015 yılından bu yana, içerikleri sakıncalı bulunmasından ötürü KKTC’de okutulmasına izin verilmeyen ders kitaplarının söz konusu okullarda okutulduğunun da tespit edildiğini de ifade etti.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu gündemdeki bazı konularla ilgili Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) değerlendirmelerde bulundu.

-“Kıbrıs Rum tarafının uzun zamandan beri ara bölgeyi ihlal eden tek yanlı faaliyetlerde bulunuyor. Son olarak Astomerit-Evrihu arasında ara bölgeyi ihlal eden bir yol inşa etmeye başladılar”

Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin uzun zamandan bu yana ara bölgeyi ihlal eden tek yanlı faaliyetlerde bulunduğunu ifade eden Ertuğruloğlu, “Rum tarafının tüm itirazlarımıza rağmen oldu-bittiler yaratarak inşa ettiği ve Kıbrıs Türklerinin malları üzerinden geçen Larnaka-Dikelya-Aya Napa yolu; Pile-Kingsfield yolu ve Pile-Oroklini yolu, ara bölge ihlallerinden sadece birkaçıdır. Bu ihlallerin tümü Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün gözü önünde ve bilgisi dahilinde gerçekleştirilmekte, Birleşmiş Milletler ise Rum tarafının ara bölge ihlallerine tepkisiz kalarak, tarafsız bir görev ifa etmekten uzak yanlı bir tutum sergilemektedir” dedi

Ertuğruloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Rum tarafı son olarak Astomerit-Evrihu arasında ara bölgeyi ihlal eden bir yol inşa etmeye başlamış ve hatta, googlemaps üzerinden haritada değişiklik yaparak, yolu Kıbrıs Rum tarafının içinde göstermek üzere girişim yapacak kadar ileriye gitmiştir. Dahası, ara bölgede Birleşmiş Milletler Barış Gücü’ne ait askeri bir bina, Kıbrıs Rumlarına sandalye fabrikası olarak kullanılmak üzere tahsis edilmiştir. Tüm bu ihlalleri engellemekle görevli Birleşmiş Milletler Barış Gücü ise durumu ‘raporlamaktan’ öteye gidememektedir. Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün, tamamen insancıl nedenlerle yola çıktığımız Yiğitler-Pile yolunun inşasını fiziki olarak engellenmeye çalışması ve vatandaşlarımıza karşı güç kullanmayı tercih etmiş olması ise, Birleşmiş Milletlerin utancıdır. Adadaki iki tarafa karşı bariz yanlı tutumu günden güne artan Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün adadaki 60. yılına girdiği günümüzde, görev ve sorumluluklarını ve ne derece etkin bir görev yaptığını sorgulamasının zamanı gelmiştir. BM Barış Gücü’nün Kıbrıs Türk halkı nezdinde sarsılan güvenini yeniden kazanmak için somut adımlar atması beklentimizdir.”

– “Kızılyürek’in KKTC topraklarında yürüttüğü seçim kampanyasına itibar edilmemelidir”

Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, Avrupa Parlamentosu seçimleri için yeniden aday olan Niyazi Kızılyürek’in KKTC’de yürüttüğü seçim kampanyasına itibar edilmemesi gerektiğini de ifade etti.

“Avrupa Parlamentosu seçimleri için yeniden aday olan Niyazi Kızılyürek, nasıl ve nereden aday olup seçim kazanmış olduğunu unutmuş olacak ki, ülkemizde de seçim propagandası yürütme gayretine girmiştir” diyen Ertuğruloğlu, şu açıklamada bulundu:

“1960 uluslararası anlaşmalarının dahi, Kıbrıs Türkleri ve Kıbrıs Rumlarına kendi temsilcilerini ayrı ayrı seçtikleri bir sistem sunmasına rağmen, Niyazi Kızılyürek, 1963 yılında sadece bir Kıbrıs Rum Yönetimine dönüşmüş olan ve kendini dünyaya sözde ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ olarak pazarlayan yapıyı, tüm adanın tek egemen temsilcisi olarak kabul ederek, tarihte görülmeyen şekilde hem Kıbrıs Türkleri hem de Kıbrıs Rumlarından oy toplayacağı yeni bir örnek yaratma çabasındadır.”

Avrupa Birliği’nin 2004 yılında adadaki iki taraf arasında açıkça bir seçim yaptığını, bugün adada sadece Kıbrıs Rum halkını temsil eden Güney Kıbrıs Rum yönetiminin tek yanlı olarak AB üyesi kabul edildiğini hatırlatan Ertuğruloğlu, “Ülkeler arası dayanışma kisvesi altında Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum yönetiminin yörüngesinden çıkmayan Avrupa Birliği’nin hangi ülkelerin çıkarlarına hizmet ettiği ortadadır. Bu anlayıştan medet uman bir zihniyetin hareketleri sadece kendilerini bağlamaktadır” dedi.

Bakan Ertuğruloğu, “Adada Rum egemenliğine inanan bu zihniyetin, Kıbrıs Rum yönetiminin halkımıza bir ‘lütuf’ olarak sunacağı ‘merhamet kırıntılarından’ beslenmesi, belli ki Kızılyürek’in kendisine yakıştırdığı bir yöntemdir. Kişisel çıkarları için halkımızı kullanarak yanlış yönlendirme çabası içinde olan Kızılyürek’in ülkemizdeki faaliyetlerine halkımızın itibar etmemesi temennimdir” şeklinde konuştu.

– “Dipkarpaz’daki Rum okullarında yapılan denetimde, içerikleri sakıncalı kitaplar tespit edildi”

Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, Dipkarpaz’daki Rum okullarıyla ilgili Rum basınında yer alan iddialara da açıklık getirdi.

Ertuğruloğlu, 1975 yılında Kıbrıs Türk tarafı ve Kıbrıs Rum tarafı arasında varılan nüfus mübadelesi anlaşması çerçevesinde, Kıbrıs Türk tarafında ikamet etmeye devam etmek isteyen Kıbrıs Rumlarına belirli haklar tanındığını hatırlattı. Ertuğruloğlu, bu çerçevede, bölgedeki Rumların eğitim, dolaşım özgürlüğü, sağlık ve ibadet gibi haklarını rahatlıkla yerine getirmelerinin güvence altına alındığını vurguladı.

Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, “1975 yılından bu yana tamamen gönüllülük ilkesi uyarınca Kıbrıs Türk tarafında ikamet etmeyi tercih etmiş Kıbrıs Rumlarının barış ve huzur içinde bu topraklarda yaşayabilmeleri için gerekli tüm hassasiyet Devletimiz tarafından sergilenmektedir.” dedi.

“KKTC Milli Eğitim Bakanlığı denetiminde faaliyet gösteren Özel Statülü Rum Okulları, ülkemizde ikamet eden Kıbrıs Rumlarının eğitim haklarından faydalanmasını temin etmektedir” diyen Ertuğruloğlu, bu okulların, KKTC Milli Eğitim Bakanlığı denetiminde faaliyet gösterdiğini, okullardaki öğretmenler ve ders kitaplarının ise Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından gönderildiğini kaydetti. Ertuğruloğlu, öğretmenlerin atanması ve ders kitaplarının okullara ulaştırılmasının ise Birleşmiş Milletler Barış Gücü koordinasyonunda gerçekleştirildiğini belirtti.

KKTC’de ikamet eden Rumların 2003’ten beri kara sınır kapıları aracılığı ile Güney Kıbrıs Rum kesimini ziyaret edebildiğini söyleyen Ertuğruloğlu, “Ülkemizde güven ve huzur ortamında hayatını sürdüren Kıbrıs Rumları, ne yazık ki Kıbrıs Rum liderliği tarafından siyaset malzemesi olarak kullanılmakta, sözde ‘enklav’ altında yaşadıkları öne sürülerek, uluslararası platformlarda istismar edilme pahasına siyasi emellere alet edilmektedirler” dedi.

Ertuğruloğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, ülkemizde ikamet eden gencecik Kıbrıs Rum çocukların beyinlerini yıkamak ve her zaman yaptığı gibi Türk düşmanlığı aşılamak amacıyla Güney Kıbrıs Rum Yönetiminde kullanımda olan, ırkçı ve nefret söylemleri içeren ders kitaplarını ülkemizdeki Rum okullarına da göndermeye çalışmaktadır. Birleşmiş Milletler Barış gücü aracılığıyla Bakanlığımıza iletilen söz konusu kitaplar makamlarımız tarafından incelenmekte ve nefret içerikli kitapların ülkemizde okutulmasına itiraz edilmektedir. Elbette ki, kendi ülkemizde ikamet eden bireylerin nefret ve ırkçılıkla yetişmemesi için gerekli tedbirleri almak, Devletimizin görev ve sorumluluğudur. Milli Eğitim Bakanlığımız tarafından Karpaz’daki Rum okullarda yapılan denetimde, 2015 yılından bu yana, içerikleri sakıncalı bulunmasından ötürü ülkemizde okutulmasına izin vermediğimiz ders kitaplarının anılan okullarda okutulduğu tespit edilmiştir.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ikamet etme konusunda hiçbir sorunları bulunmayan Kıbrıs Rumlarının, ülkemizde ‘mahsur’ kaldığı izlenimini yaratmak için tek çareyi genç beyinleri zehirlemekte bulan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin, ders kitapları aracılığı ile oynadığı oyunun ortaya çıkması sadece ve sadece utanç kaynağı olmalıdır. Bu hareketlerinden utanç duyacakları yerde Rum siyasilerin uluslararası platformlarda pişkinlik taslamaları tam bir iki yüzlülüktür. Anılan ders kitaplarının Rum okullarına ulaştırılmasında aracılık rolü üstlenen Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün yetersizliği ise böylece bir kez daha gözler önüne serilmiştir.”

Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, bununla birlikte, Güney Kıbrıs Rum kesiminde hayatını sürdürmeyi tercih eden Kıbrıs Türkleri için benzer adımların hiçbir zaman atılmadığını, Kıbrıs Rum yönetimince, Güney Kıbrıs’ta faaliyet gösteren herhangi bir Türk okulu açılmadığını da hatırlattı.

Tatar, Özcan Özcanhan’ı anma gecesine katıldı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar,  Kıbrıs Türk Spor Yazarları Derneği Konferans Salonu’na adı verilen derneğin kurucu başkanı Özcan Özcanhan’ı anma gecesine katıldı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, gecede yaptığı konuşmada son günlerine kadar Özcan Özcanhan’la çok önemli ve derin sohbetler yaptığını belirterek, Kıbrıs Türkü için önemli bir değer olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, merhum Özcan Özcanhan’ın KTSYD’de ilk başkan olması, futbol hakemliği, cesur gazeteciliği, mücadeleci kimliği ve yabancı ajanslara sağladığı haberlerle toplumun dış dünyaya açılan sesi olduğunu ifade etti.

Özcan Özcanhan’ın ömrünü Kıbrıs Türk halkının mücadelesine adadığını anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, “Hiç kimseden çekinmeden, demokrat, kendisini çok iyi ifade edebilen çağdaş bir Kıbrıs Türk insanıydı. Sizlerin dava arkadaşı olmasından dolayı kendisini yad etmek istiyorum. Bu değerli insanın adının, bu güzel tesiste yaşaması çok anlamlı. KTSYD başkanı Necati Özsoy’u ve yönetim kurulunu kurtlarım” dedi.

BAŞBAKAN ÜNAL ÜSTEL, KKTC ATLETİZM FEDERASYONU’NU KABUL ETTİ

Başbakan Ünal Üstel, KKTC Atletizm Federasyonu Başkanı Ferhat Sakallı, federasyona bağlı spor eğitmenleri ve sporcu gençleri, Başbakanlık Şeref Salonu’nda kabul ederek görüştü. Başbakan Ünal Üstel’e kabulde spordan da sorumlu Başbakanlık Müsteşarı Hüseyin Cahitoğlu eşlik etti.

Başbakan Ünal Üstel kabulde yaptığı konuşmada, “Son günlerde büyük başarılara imza atan KKTC Atletizm Federasyonu’nu ağırlamak bizler için gururdur. Ülkemize gurur yaşatan spor eğitmenlerimize ve en önemlisi de sporcu gençlerimize yürekten teşekkür ederim. Gençlerimiz dünyadan ne kadar soyutlansa, ambargolara ve izolasyonlara uğrasa bile pes etmeden spora emek veriyor ve çeşitli uluslararası platformlarda bizleri gururlandırıyor. Gençlerimizin uluslararası platformlarda kazandığı başarılar, KKTC’nin dünyayla kucaklaşma sürecinde oldukça önemlidir” dedi.

KKTC Atletizm Federasyonu Başkanı Ferhat Sakallı da kabulde bir konuşma yaparak, “ Başbakanımız Sayın Ünal Üstel’in spora verdiği öneme teşekkür etmek için buradayız. Uluslararası başarıları elde eden veya hedefleyen birçok sporcumuz ve hedefleri olan sporcularımız var… Bu hedefler doğrultusunda canla başla çalışıp hem ülkemizi temsil ediyor, hem de Türkiye milli takım formalarıyla dünyaya açılıyorlar. Bundan sonraki süreçler de de spora destek sürdükçe sporcularımızın da başarıları aynı şekilde devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Hafta sonu yer yer yağmur bekleniyor

Meteoroloji Dairesi, hafta sonu yer yer yağmur beklediklerini belirtti.

 

Dairenin 6 Mart’a kadar olan süreyi kapsayan tahminlerine göre, hava genellikle parçalı bulutlu, Cumartesi ve Pazar yer yer yağmurlu olacak.

 

En yüksek hava sıcaklığı iç kesimlerde ve sahillerde 19 – 21 ºC civarlarında olacak.

 

Rüzgar periyodun ilk yarısında kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette, Cumartesi günü kuvvetli, periyodun ikinci yarısında ise kuzey ve batı yönlerden orta kuvvette esecek.

Meclisi Başkanı Töre’den Kırşehir Valiliğine ziyaret

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Kırşehir Valiliğine ziyarette bulundu.

Töre’yi, Kırşehir Valiliği binası önünde Vali Hüdayar Mete Buhara, il protokolü ve Kıbrıs gazileri karşıladı.

Valilik Şeref Defteri’ni imzalayan Töre, Türk milletinin tarihinde çok önemli yeri olan, birçok ilim insanının yetiştiği, Ahilik teşkilatının kurulduğu Kırşehir’de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Töre, “Yardımlaşma, dayanışma, sevgi, karşılıklı hoş muhabbet, Ahilik teşkilatının içerisinde yer alan hususlardır. Ahiliği iyi bilen, Peygamberini de yüce Rabb’ini de bilir. Ahiliğin temelinde insan sevgisi ve dayanışma vardır. Kıbrıs Barış Harekatı’nda yer alan Kırşehirli gazilerimiz de bugün bizlerle. Yaşayan gazilerimize sağlıklı ömürler, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum.” diye konuştu.

Vali Buhara da Töre’yi, Ahiler kenti Kırşehir’de ağırlamaktan onur duyduklarını belirterek, Kırşehir’in tarih ve medeniyet kenti olmasının yanı sıra Anadolu’nun İslamlaşmasında ve Türkleşmesinde de öne çıktığını vurguladı.

Ziyaretin ardından Töre ile Buhara, Ahi Evran Camii, Ahilik Müzesi ve Cacabey Medresesi’ni gezdi.

Beyköy Atış ve Tatbikat alanında top/havan atışları yapılacak

Lefkoşa Kaymakamlığı, Beyköy Atış ve Tatbikat alanında 4-22 Mart’ta top\havan atışları yapılacağını duyurarak, bölgenin can ve mal emniyeti bakımından tehlikeli olacağı uyarısında bulundu.

Lefkoşa Kaymakamlığı, Beyköy Atış ve Tatbikat alanında 4-22 Mart tarihleri arasında top/havan atışları yapılacağından bölgenin can ve mal emniyeti bakımından tehlikeli olacağı uyarısında bulundu.

Açıklamada, TC Kara Kuvvetleri Komutanlığı 39. Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı 39. Topçu Alay Komutanlığı’nın (Türkeli) 4 Mart- 22 Mart (her iki tarih de dahil olmak üzere), 08.00 – 17.00 saatleri arasında Beyköy Atış ve Tatbikat alanında top / havan atışları yapacağı belirtildi.

Bölgenin söz konusu tarihler ve saatlerde yasak bölge ilan edildiği vurgulandı.

Tatar: Acun Ilıcalı’ya geçmişte bir katkım var

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, BRT’de katıldığı Evkaf ve Kültür Programı’nda geçmiş yaşamından önemli kesitler aktardı
İstanbul’da Show TV başında iken yaşadığı bir anıyı paylaşan Tatar, az bilinen bir olayı ilk kez anlattı.

Tatar, “ Acun Ilıcalı muhabir olarak iş başvurusu yaptı. Muhabirlik kadrosu doluydu. Ben de Şansal Büyüka’yı aradım. Tele Vole’de muhabirliğe başladı. Bakınız nelere geldi. Kendi başarısıdır ama benim de küçük bir katkım oldu” dedi.

İsrail Savunma Bakanı’ndan “ramazanla ilgili sorumsuz açıklamaların kontrolü kaybettirebileceği” uyarısı

İsrail Savunma Bakanı Yaov Gallant, Filistinlilerin ramazanda Mescid-i Aksa’ya girişinin yasaklanmasını isteyen aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’e işaretle “Sorumlular dahil herkes istediğini söylüyor ama bu sorumsuzluk.” ifadesini kullandı.

Haaretz’in haberine göre, Gallant, ramazan ayı öncesinde merkez komutanlık karargahında güvenlik durum değerlendirme toplantısına katıldı.

İran, Hizbullah ve Hamas’ın “ramazan ayını 7 Ekim’in ikinci perdesine dönüştürmek ve bölgeyi kışkırtmak istediğini” savunan Gallant, bunun Hamas’ın “ana hedefi olduğunu ve bunu da Mescid-i Aksa ve Kudüs vurgusuyla yapmak istediğini” ileri sürdü.

Gallant, “Buna izin vermemeliyiz. Bunun için bölgenin sakinleştirilmesi gerekiyor. Bunun etrafındaki ilgiyi anlıyorum, burası bir demokrasi, dijital bir dünya. Savaşta sorumlular dahil isteyen istediğini söylüyor ama bu sorumsuzluk. Sonuç çok kısa zamanda potansiyel bir tansiyonun hızla tırmanması olacaktır. Yetkili olması gerekenlerin sorumsuz açıklamaları herkese kontrolü kaybettirebilir.” ifadesini kullandı.

Gallant açıklamasında isim vermezken, aşırı sağcı Ben-Gvir, 18 Şubat’ta X hesabından yaptığı paylaşımda, Filistinlilerin ramazan ayında Mescid-i Aksa’ya girişinin yasaklanması çağrısında bulunmuştu.

İsrail Başbakanlığından 19 Şubat’ta yapılan açıklamada da Ben-Gvir’in talep ettiği “ramazanda Filistinlilerin Mescid-i Aksa’da ibadetlerinin kısıtlanması” kararının “güvenlik göz önüne alınarak dengeli biçimde alındığı” ifade edilmişti.

İsrail basınında çıkan haberlerde ise İsrail vatandaşı Filistinlilerden de belirli yaşın altındakilerin Mescid-i Aksa’ya girişinin yasaklanacağı belirtilmişti.

İsrail basınına göre, ordu ve İç Güvenlik Teşkilatı Şin-Bet (Şabak) Başbakan Binyamin Netanyahu’ya “Filistinlilerin ramazan ayında Mescid-i Aksa’ya girişlerinin kısıtlanması nedeniyle durumun kötüleşmesi halinde bunu durdurmanın zor olacağı uyarısı yapmaya” hazırlanıyor.

Şin-Bet’in, “İsrail güçlerinin Gazze ve Lübnan sınırında savaştığı ve konuşlandığı bir dönemde Batı Şeria’da güvenliğin kötüleşmesi durumunda bunu durdurabilmenin zorlaşacağı” görüşünü sunacağı belirtiliyor.

İsrail polisi, 7 Ekim 2023’ten bu yana cuma günleri başta olmak üzere Filistinlilerin Mescid-i Aksa’ya girişlerine kısıtlama getiriyor.

İsrail’in geçmişte Mescid-i Aksa’ya yönelik ihlalleri Filistin coğrafyasında tansiyonu yükseltmiş, 2021’in ramazan ayında Aksa’ya düzenlediği baskın İsrail içindeki şehirlerin yanı sıra işgal altındaki Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da olayların çıkmasına yol açmıştı. Bölgedeki gerilim İsrail’in Gazze’ye 11 gün süren şiddetli saldırılarıyla son bulmuştu.

SAVAŞAN: YOLSUZLUK SÖYLENTİLERİ DEVLETE VE GELECEĞE OLAN İNANCI ZEDELİYOR!

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Grup Başkan Vekili, Milletvekili Dr. Ahmet Savaşan, Güneş
TV’de Sibel Kolçak’ın sunduğu “Meclis’te Bugün” programında dikkat çekici
açıklamalarda bulundu.
Savaşan Mart ayında başlaması planlanan UBP Siyaset Akademisi, sahte diploma
soruşturması ve yolsuzluklarla mücadele konularında değerlendirmelerde bulundu.
“Siyasal Stratejiler ve Vizyon Çalıştayı”nda en çok talebi Akademi aldı…
Savaşan, UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel’in Lefkoşa İlçe Başkanlığı’nın
düzenlediği İstişare Toplantısı’nda duyurduğu Siyaset Akademisi’nin Mart ayında
eğitime başlayacağının altını çizdi. Uzun yıllardır dile getirilen ve bilhassa
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın başbakanlığı döneminde kendisinin de genel sekreter
yardımcısı olarak koordinatörlüğünü yaptığı, binlerce partilinin katılımı ile
gerçekleştirilen “Siyasal Stratejiler ve Vizyon Çalıştayı”nda en çok talep edilen
konuların başında siyaset akademisinin kurulması geldiğini anımsattı.
Etkin siyaset üretme noktasında mevcut kapasite artacak…
Ahmet Savaşan, Başbakan Ünal Üstel’in inisiyatifi ile atılacak bu adım sayesinde
özelde gençler ve kadınların genelde ise partililerin kendilerini pek çok alanda daha
fazla geliştirme fırsatı bulacağına, böylelikle de partinin daha etkin siyaset üretme
noktasında mevcut kapasitesini daha da geliştireceğine vurgu yaptı. Savaşan Siyaset
Akademisi’nin her yıl belirli zamanlarda uzmanların ve parti ileri gelenlerinin katılımı
ile sürdürülebilir bir program kapsamında gerçekleştirileceğinin de altını çizdi.
Polisimize ve yargımıza güveniyoruz…
Sahte diploma skandalına da değinen Ahmet Savaşan, hangi alanda olursa olsun
hükümetin ve devletin ilgili bütün organlarının yolsuzluk ile mücadelede etkin olması
gerektiğini vurgulayarak, “yolsuzluk söylentileri bizler gibi devletine inanan ve
güvenen pek çok kişinin devletine ve geleceğe olan inancını zedeler. Hiç kimsenin
bunu yapmaya hakkı yoktur. Bu devletin kurulması ve bağımsızlık yolunda mücadele
verenler, hatta canını veren ecdadımız devletimizin ve kurumlarımızın bu gibi
olaylarla anılması için mücadele vermedi! Son zamanlarda ortaya atılan yolsuzluk
iddiaları herkes gibi beni de derinden etkilemektedir. Diplomalarla ilgili konu ise polise
ve yargıya taşınmıştır. Milletvekilleri olarak bizler de sürece mecliste kurduğumuz
araştırma komiteleriyle müdahil olduk. Süreci itinayla takip ederek üzerimize düşen
katkıyı yapacağız. Gerek hükümetimiz gerekse de mecliste kurduğumuz araştırma
komiteleri iddia edilen yolsuzlukların ve usulsüzlüklerin üzerine kararlılıkla gidecek ve
gereken adımların atılması ve tedbirlerin alınması sağlanacaktır” ifadelerini kullandı.
Yurt dışı temaslar çok iyi değerlendirilmelidir…
Gerek Cumhurbaşkanı ve gerekse de Başbakan seviyesinde yapılan yurt dışı
temasların KKTC’nin ve ülke insanının başarılarının uluslararası alanda daha görünür
olmasına fırsat yarattığına işaret eden UBP Grup Başkan Vekili Dr. Ahmet Savaşan,
Başbakan Ünal Üstel’in geçtiğimiz günlerde yaptığı Azerbaycan ziyaretinin ardından
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’in davetlisi olarak
Azerbaycan’da gerçekleştirilecek Türk Devletleri Teşkilatı toplantısına katılacak
olmasının ülkeler arası ilişkilerin gelişmesinde mesafe alındığını gösterdiğini
vurguladı. Bu ziyaretlerin gerek karşılıklı işbirliklerinin gelişmesi gerekse de somut
adımların atılması noktasında çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Ahmet
Savaşan, KKTC’nin pek çok kurumu ve özel sektör kuruluşu ile birçok alanda
dünyanın birçok ülkesi ile ilişki kurmayı başardığını anımsattı. Savaşan Türkiye’nin
belirleyici desteği ile başta kardeş Azerbaycan olmak üzere Türk Devletleri ile turizm,
sağlık, eğitim gibi alanlarda ilişkilerin gelişmesi için var güçleri ile çalıştıklarını da
söyedi

Fransız oyuncu Alain Delon’un evinde 72 ateşli silah ele geçirildi

Fransız film yıldızı Alain Delon’un evinde 72 ateşli silah ve binlerce mermi ele geçirildiği belirtildi.

Ulusal basındaki haberlere göre, Montargis Savcılığınca dün yapılan açıklamada, Alain Delon’un Fransa’nın orta kesimlerinde yer alan Loiret şehrinde bulunan Douchy bölgesindeki evinde geçen hafta arama yapıldığı aktarıldı.

Açıklamada, aktörün evindeki aramada 72 ateşli silah ve 3 binden fazla mermi bulunduğu belirtildi.

Söz konusu silah ve mermilere el konurken, ünlü oyuncu hakkında “yasa dışı silah bulundurmaktan” soruşturma açıldı.

Aktörün evinde bir atış poligonunun da yer aldığı bildirildi.

Söz konusu arama, bir mahkeme yetkilisinin, sağlık durumu iyi olmayan 88 yaşındaki aktörün evinde ateşli silah bulundurduğuna ilişkin 8 Şubat’ta hakime rapor sunmasının ardından yapıldı.

– Mahkeme tarafından koruma altına alınmıştı

Le Point’ın haberine göre, ünlü oyuncunun gençlik yıllarından bu yana silah tutkusu var.

Uzun süredir kamuoyu önünde görülmeyen Delon, yılbaşında mahkeme tarafından koruma altına alınmıştı.

2019’da felç geçiren ve son dönemlerde sağlık durumunun kötü olduğu bildirilen Delon’un, tıbbı tedavisi dahil birçok konuda çocukları arasında yasal anlaşmazlıklar bulunuyor.

Avrupa’da rüzgar enerjisinde yatırım ve kapasiteler artacak

 Avrupa’nın rüzgar enerjisinde 2024-2030 döneminde yatırım ve kapasite artışları görülmesi bekleniyor. 

Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği WindEurope tarafından hazırlanan “Avrupa’da Rüzgar Enerjisi: 2023 İstatistikleri ve 2024-2030 Görünümü” raporu yayımlandı.

Rapora göre, geçen yıl Avrupa’da rüzgar enerjisi kapasite artışının 14,5 gigavatını karasal, 3,8 gigavatını deniz üstü (offshore) rüzgar santralleri karşıladı.

Avrupa’nın rüzgar enerjisi ilave kapasitesi, geçen yıl önceki yıla göre yüzde 6 azalarak 18,3 gigavat olarak kayıtlara geçti.

Toplam rüzgar enerjisi kapasitesinin 272 gigavat olduğu Avrupa’da bu santrallerin 238 gigavatını karasal, 34 gigavatını ise deniz üstü rüzgar santralleri oluşturuyor.

– Rüzgarda yatırım ve kapasiteler artacak

WindEurope Üst Yöneticisi (CEO) Giles Dickson, AA muhabirine rapora ilişkin yaptığı değerlendirmede, ilave kapasitede söz konusu düşüşün yıllık olarak bakıldığında rüzgar enerjisi sektörünü endişelendirecek nitelikte olmadığını söyledi.

Rüzgar enerjisinde 2024-2030 döneminde kapasite artışları görüleceğini ifade eden Dickson, “Avrupa’da yeni projeler için izin süreçleri hızlandı. Ayrıca, yatırımlar artış gösterdi. Avrupa Birliği’nin geçen yıl rüzgar enerjisini desteklediği paketini açıklamasıyla bu alana güven arttı. Böylelikle yatırımların ve kapasitelerin de artacağı öngörülüyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Nöbetçi Eczaneler (28 Şubat 2024)

LEFKOŞA BÖLGESİ:

CEMİLE FIRINCIOĞLULARI ECZANESİ

28.02.2024 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0392) 223 82 22

Şht. Gaz. Hasan Tahsin Cad. 81/C No: 9, China-Bazaar karşısı, Lemar (Molto) yolu, Ortaköy

***

NERİMAN KARATAÇ ECZANESİ

28.02.2024 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0392) 225 45 00

Mimar Mehmet Vahip Cad. No: 39/2, Hamitköy ışıkları üzeri, Dumlupınar yolu, Küçük Kaymaklı, Lefkoşa

***

SEVCAN ECZANESİ

28.02.2024 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0392) 227 60 71

Atatürk Cad. Emek Apt. Dükkan No: 3, Li̇masol Türk Koop Bankası karşısı, Yeni̇şehi̇r, Lefkoşa

GİRNE BÖLGESİ:

NAZIM VARIŞ ECZANESİ

28.02.2024 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0392) 821 30 88

Karaoğlanoğlu Cad. Yayla Mah. No:149 Alsancak Girne

***

ÖNAL AKTOLGA ECZANESİ

28.02.2024 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0392) 822 41 42

Karaoğlanoğlu Cad. N0:33 Girne

***

TÖREN 2 ECZANESİ

28.02.2024 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0392) 815 17 90

Vakıflar Çarşısı A Blok No:1 Girne

MAĞUSA BÖLGESİ:

İNEM MİMAR ECZANESİ

28.02.2024 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0548) 842 27 95

Hasan Barbaçolli Sok. Uzun Apt. 11, Yeni Lemar akra yolu – Burçin Bestamil kuaför karşısı, Sakarya, Gazimağusa

***

TANYA SALİMER ECZANESİ

28.02.2024 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0392) 366 99 88

15 Ağustos Bulvarı, Canova Benzin istasyonu yanı, Baykal, Gazimağusa

GÜZELYURT BÖLGESİ:

AYCAN ECZANESİ

28.02.2024 (Çarşamba)

08:00 – 00:00

(0392) 714 23 16

Ecevit Cad. 4J Güzelyurt

LEFKE BÖLGESİ:

ULUS ECZANESİ

28.02.2024 (Çarşamba)

08:00 – 22:00 (22:00 – 00:00 On-Call)

(0392) 727 76 49

Ecevit cad. N0:11 Lefke

İSKELE BÖLGESİ:

GÖKBERK ALP YAKAR ECZANESİ

28.02.2024 (Çarşamba)

08:00 – 22:00

(0539) 109 95 77

Mekanizi Cad. Royal Sun Residance İskele

Borsa İstanbul güne yükselişle başladı

Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, güne yüzde 0,06 yükselişle 9.184,63 puandan başladı.

Açılışta BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 5,15 puan ve yüzde 0,06 değer kazanarak 9.184,63 puana çıktı.

Bankacılık endeksi yüzde 0,10 artarken, holding endeksi yüzde 0,03 azalış kaydetti. Sektör endeksleri arasında en fazla kazandıran yüzde 0,58 ile bilişim olurken, en çok kaybettiren yüzde 1,03 ile turizm oldu.

Dün, satıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,66 değer kaybıyla 9.179,48 puandan tamamladı.

Analistler, küresel pay piyasalarında, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimine ne zaman başlayacağına yönelik belirsizliğin devam ettiğini belirterek, bugün ABD’de açıklanacak büyüme verisi öncesi temkinli bir seyir izlendiğini ifade etti.

Öte yandan, bugün TC Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan’ın, G20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısı’nda gerçekleştirecekleri görüşmelere ilişkin haber akışı da yatırımcıların odağında bulunuyor.

Bugün Türkiye’de ekonomik güven endeksi ve dış ticaret istatistikleri, yurt dışında ise Euro Bölgesi’nde tüketici güven endeksi ile ABD’de büyüme verilerinin takip edileceğini aktaran analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.200 ve 9.300 seviyelerinin direnç, 9.100 ve 9.000 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.

Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,36 azalarak 82,36 dolar oldu

Brent petrolün varili uluslararası piyasalarda ​​​82,36 dolardan işlem görüyor.

Dün 82,75 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 82,66 dolar seviyesinde tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.15 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,36 azalarak 82,36 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 78,56 dolardan alıcı buldu.

Fiyatların düşüşünde, dünyanın en büyük petrol tüketicisi ABD’nin ticari ham petrol stoklarındaki artış öngörüsünün ülkede talebin zayıf seyrettiği algısını güçlendirmesi etkili oldu.

Amerikan Petrol Enstitüsü (API), ABD’nin ticari ham petrol stoklarının geçen hafta bir önceki haftaya göre 8 milyon 428 bin varille beklentilerin üzerinde artacağını öngördü. Piyasa beklentisi stokların 7 milyon 168 bin varil azalacağı yönünde.

ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) resmi petrol stok verilerini bugün açıklayacak. Stoklarda artışa işaret edilmesi durumunda petrol fiyatlarının düşüşünü sürdürmesi bekleniyor.

Ayrıca, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimine ne zaman başlayacağına yönelik belirsizlik de fiyatların düşüşünü destekliyor.

Yatırımcıların odağında bugün ABD’de açıklanacak Gayri Safi Yurt İçi Hasılanın (GSYH) yanı sıra yarınki enflasyon ve tüketici harcamaları verileri bulunuyor.

Analistler, söz konusu makroekonomik verilerin Fed’in gelecek dönemde atacağı adımlara ilişkin ipuçları verebileceğini belirterek, Banka yetkililerinin sözle yönlendirmelerinin de yatırımcıların odağında yer aldığını bildirdi.

Fed Yönetim Kurulu Üyesi Michelle Bowman, dün yaptığı açıklamada, enflasyonun düşürülmesinde kaydedilen ilerlemeyi durdurabilecek ve fiyat baskılarının yeniden artmasına neden olabilecek yukarı yönlü riskler göz önüne alındığında faiz oranlarını düşürmek için aceleleri olmadığını ifade etti.

Öte yandan, Kızıldeniz’de devam eden jeopolitik riskler ve OPEC+ ülkelerinin arz kesintilerini uzatacağına yönelik haber akışı, petrol fiyatlarının düşüşünü kısıtlıyor.

Yemen’deki İran destekli Husiler, ABD ve İngiltere güçlerinin, Yemen’in batısındaki Hudeyde kenti açıklarındaki adaya 2 hava saldırısı düzenlediğini duyurdu.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı ise Yemen’deki İran destekli Husilerin kontrolünde bulunan bölgelerde “yakın tehdit” olduğu belirlenen hedeflere “savunma saldırısı” düzenlediklerini bildirdi.

Brent petrolde teknik olarak 82,47 ile 82,55 dolar aralığının direnç, 82,29 ile 82,19 dolar aralığının ise destek bölgesi olarak izlenebileceği ifade ediliyor.

Başbakanlık: Ankara’da devam eden ortak projeler görüşülecek

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz’la bir araya gelecek olan Başbakan Ünal Üstel ve heyetinin Ankara’da, devam etmekte olan projelerle ilgili birtakım çalışma toplantıları gerçekleştirmesi planlanıyor.

Başbakan Ünal Üstel, ziyareti öncesi, hem Ankara temasları hem de güncel konulara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Başbakan Ünal Üstel,

“Karşılıklı sevgiye, saygıya, güvene ve işbirliğine dayanan KKTC ile Türkiye Cumhuriyeti ilişkilerini hükümet olarak en üst seviyede sürdürmeye devam ediyoruz. İşbirliğimize dayalı gerçekleştirilmiş pek çok projenin yanında halen devam etmekte olan da pek çok ortak projemiz var.

Ankara ziyaretimizde, devam etmekte olan projelerle ilgili çalışma toplantılarımız olacak. Toplantılarımızda, ekonomi, ulaştırma, eğitim, turizm ve tarım gibi konu başlıklarındaki süreçleri ele alacak ve gerekli koordinasyon çalışmalarını birlikte yapacağız” dedi.

Ülkedeki güncel konulara ilişkin de açıklama yapan Başbakan Ünal Üstel, “Ülkemizde bulunan bir eğitim kurumunda başlatılan ve yürütülmekte olan soruşturmaları yakından takip etmeye devam ediyoruz.

Ancak tüm bunlardan bağımsız olarak şunu da açıkça vurgulamak istiyorum; ülkemizde bulunan yerli ya da yabancı kurumların faaliyetlerinin güvenlik boyutu da bizim için her şeyden önemlidir.

Bu ülkede, kim ya da kimler tarafından yapılırsa yapılsın insan kaçakçılığı gibi faaliyetlere de asla göz yummayacağız. Halkımızı, sınırlarımızı ve güvenliğimizi tehdit eden kimseyi affetmeyiz.

Dünya listelerine girmeyi başaran çok iyi okullarımızın marka değerine de gölge düşürmektedir. Hiç bir hatanın onların imajına zarar vermesine de izin vermeyeceğiz. Herkes şunu bilmelidir ki, tüm süreçler tamamlandığında, üniversite sektörümüz eskisinden çok daha güçlü ve nitelikli şekilde yoluna devam edecektir.Üniversite sektörümüzde sadece tabeladan ibaret üniversitelere yer yoktur. Kötü örnekler, dünya listelerine girmeyi başaran çok iyi okullarımızın marka değerine de gölge düşürmektedir. Hiç bir hatanın onların imajına zarar vermesine de izin vermeyeceğiz. Herkes şunu bilmelidir ki, tüm süreçler tamamlandığında, üniversite sektörümüz eskisinden çok daha güçlü ve nitelikli şekilde yoluna devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Tatar, Bakanlar Kurulu sonrası açıklamada bulundu: “Yükseköğrenim ve narenciyedeki sorunları ele aldık”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu toplantısı tamamlandı.

Başbakanlık’ta yaklaşık bir saat süren toplantı sonrasında Cumhurbaşkanı Ersin Tatar açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Tatar, Başbakan Ünal Üstel’in daveti üzerine Bakanlar Kurulu toplantısına katıldığını ve toplantıda bir takım değerlendirmelerde bulunduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, toplantıda, bir üniversitedeki sahte diploma soruşturması ile yaşananlar hakkında hükümetten bilgi aldığını belirterek, “bu yaşananların bizleri çok üzdüğünü, rahatsız ettiğini birlikte paylaştık” dedi.

Tatar, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ile bu konuyu ele aldıklarını,  Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) ile birlikte bu konuyla ilgili acilen bir çalışma başlatmalarını istediğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, “Üniversitelerimiz bu ülkenin gözbebeği” diyerek, bugünkü toplantıda; ülke ekonomisine, sosyal yapısına ve tanıtımına katkısı olan üniversiteler için gerekli olan yeni düzenlemelerin yapılması ve yükseköğrenimde yaşanan bu sorunların aşılması konusundaki hassasiyetini ifade ettiğini söyledi.

Başbakan ve hükümetin de kendisiyle bu konuda aynı görüşte olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Tatar, Milli Eğitim Bakanı ile YÖDAK’ın bir değerlendirme yaparak, yasal düzenlemeler de dahil olmak üzere yapılması gerekenleri en kısa sürede yapması gerektiğini ifade etti.

 “Kurumsal olarak üniversitelerin izlenmesi ve YÖDAK tarafından denetlenmesi gerektiğini” vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, bunların en kısa sürede yapılması konusunda hükümetle mutabakat içerisinde olduklarını belirtti.

-DAÜ’deki uzlaşı konusu…

Cumhurbaşkanı Tatar, Bakanlar Kurulu’nda, Başbakan Üstel’in DAÜ yetkilileri ile bugünkü değerlendirme toplantısını da ele aldıklarını belirterek, “bu toplantıda, DAÜ Mütevelli Heyeti, Rektör ve diğer yetkililer, Başbakan Üstel ve hükümetle bir noktada bir uzlaşıya vardıklarını ve birtakım tedbirlerin alınmasıyla DAÜ’deki bu sıkıntıların aşılması için adımların atıldığını memnuniyetle öğrendiğini” söyledi.

-Narenciye konusu…

Bugünkü toplantıda ele aldıkları diğer bir konunun ise narenciyede yaşanan sıkıntılar olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Tatar, küresel ısınma ile birlikte yeşillenme hastalığının ortaya çıktığını ve bu hastalıkla birlikte narenciye üretimi ve ihracatında bazı sıkıntılar yaşandığına işaret etti ve bu sorunların aşılması için yapılması gerekenleri ele aldıklarını söyledi.  Tatar, bu konuda yapılması gereken her şeyin yapılacağını belirtti.

Cumhurbaşkanı Tatar, bugünkü toplantıda; Türkiye Cumhuriyeti yetkilileri ile bu konuyla ilgili nelerin yapılabileceği, ihracat kanallarının yeniden açılabilmesi konusunda yapılması gerekenler konusunda bazı değerlendirmeler yaptıklarını söyleyerek, “Biz de bunları tabii ki muhataplarımızla ele alacağız çünkü narenciye demek Güzelyurt’tun geleceği demek” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Başbakan Üstel’e kendisini toplantıya davet ettiği için teşekkür ederek, ülke sorunlarıyla ilgilenmenin görevi olduğunu kaydetti.

Töre: “Devletimize sahip çıkmak milletimize olan borcumuzdur”

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Ankara Üniversitesi’nde “Dünden Bugüne Kıbrıs Türkeri’nin Haklı Mücadelesi” başlığıyla konferans verdi.

Konferansa Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.

Cumhuriyet Meclisi’nden yapılan açıklamaya göre, Konferansın açılış konuşmasını Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar yaptı.

Kıbrıs gerçeklerini anlatan video gösteriminin ardından Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre kürsüye çıktı.

Başkan Töre, KKTC topraklarının ne Amerika, ne Avrupa ne de Birleşmiş Milletlerin değil aziz şehitlerin hediyesi olduğunu söyledi.

Şehitlere ve kendilerinden sonraki nesle olan borcun bu devleti korumakla ödenebileceğini dile getiren Töre, bunun aynı zamanda millete ve tarihe karşı olan bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

Töre, Kıbrıs adasının kuzeyindeki Türk devletinin, Türk milletinin en büyük eserlerinden biri olduğunu ifade ederek, Mehmetçik ve mücahidin bu topraklarda birlikte can verdiğini söyledi.

Kıbrıs’ın milli bir dava olduğuna ve sadece Kıbrıslı Türklerin değil Türk milletinin davası olduğuna işaret eden Töre, Kıbrıs’ta oynanmak istenen oyunlara karşın uyanık olmak gerektiğini ifade etti.

Rumların halen Kıbrıs’ı bir “Helen Devleti” yapma düşüncesinde olduğuna değinen Töre: “Tarihimize, milletimize, ordumuza, şehitlerimize, gazilerimize sahip çıkacağız. Ancak bu şekilde yola devam edebiliriz. En küçük bir yanılgıya düştüğümüz anda, gelecekte büyük felaketler bizi bekleyebilir” dedi.

Programın sonunda karşılıklı hediye teatisinde bulunuldu.

Başkan Töre’nin yarın Kırşehir’e geçerek Ahi Evran Üniversitesi’nde konferans vermesi bekleniyor.

AB Bilgi Merkezi’nin yeni binası düzenlenen törenle açıldı

Törende AB Bilgi Merkezi’nin ön bahçesine barışın evrensel simgesi olan zeytin ağacı da dikildi

AB Bilgi Merkezi’nin Lefkoşa Köşlüçiftlik Server Somuncuoğlu Sokak’ta bulunan yeni binası için açılış töreni düzenlendi.

Törende Avrupa Komisyonu’nun Yapısal Reform Destek Bölümü Genel Direktörü Mario Nava ile AB Koordinasyon Merkezi Başkanı Selçuk Yörükoğluları birer konuşma yaptı. Konuşmaların ardından ön bahçeye barışın evrensel simgesi olan zeytin ağacı dikildi. Tören resepsiyonla sona erdi.

-Nava: “AB Bilgi Merkezi AB değerleriyle ilgili bilgiler edinilmesine olanak tanıyan bir merkez”

Avrupa Komisyonu’nun Yapısal Reform Destek Bölümü Genel Direktörü Mario Nava konuşmasında AB Bilgi Merkezi’nin 2009 yılından bu yana Kıbrıs Türk toplumunun AB hakkında doğru bilgiler edinmesine, merak ettiği sorulara cevap bulmasına ve AB değerleriyle ilgili bilgiler edinmesine olanak tanıyan bir merkez olduğunu kaydetti.

AB’nin Kıbrıs Türk toplumuna AB yardım programı üzerinden de önemli katkılar sağlamaya devam ettiğini belirten Nava, amaçlarının Kıbrıs’ın yeniden birleşmesini kolaylaştırmanın yanı sıra Kıbrıs Türk toplumunun ekonomik olarak gelişimine katkı sağlamak da olduğunu dile getirdi.

AB Yardım Programının her yıl Kıbrıs Türk toplumuna yönelik 35 milyon euro civarında bir destek sağladığını belirten Nava, bugüne kadar Kıbrıs Türk toplumuna toplamda 688 milyon Euro tutarında bir destek verildiğini ifade etti.

AB Bilgi Merkezi’nin herkese açık olduğunu belirten Nava, merkezde çok farklı etkinlikler düzenlendiğini ve bu çerçevede Kıbrıs Türk toplumuna destek sunmaya devam ettiğini söyledi.

Önümüzdeki dönemde yapılacak AP seçimlerini anımsatan, seçimle ilgili bilgilerin AB Bilgi Merkezi’nden elde edilebileceğini kaydeden Nava, hedeflerinin AB Bilgi Merkezi’nin AB ile ilgili her şeyin merkezi olması olduğunu söyledi.

-Yörükoğluları: “AB Bilgi Merkezi halkın daha bilinçli olmasına katkı sağlayacak”

AB Koordinasyon Merkezi Başkanı Selçuk Yörükoğluları da yeni ekiple yeni binada çalışmasını sürdürecek olan AB Bilgi Merkezi’ne çalışmalarında başarılar diledi ve AB Bilgi Merkezi’nin Kıbrıs Türk halkına AB politikaları, değerleri ve fırsatları hakkında daha fazla bilgi vereceğini, böylece halkın daha bilinçli olmasına katkı sağlayacağını dile getirdi.

AB Koordinasyon Merkezinin AB Bilgi merkeziyle olan iş birliğinin devam edeceğini dile getiren Yörükoğluları, AB Bilgi Merkezinin başarılı projelere imza atması ve halkı en doğru şekilde bilgilendirmesi için çalışmalarının devam edeceğini vurguladı.

Nava’nın açılış töreninde yer almasının önemine işaret eden Yörükoğluları, “Bu AB ile daha etkin iş birliği ve daha güçlü diyalog sürecini yürütülmesinin önemini vurguluyor” dedi. Yeni Bilgi Merkezi daha fazla fırsat ve daha fazla imkan sunarak Kıbrıs Türk tarafının AB ile daha sağlıklı bir ilişki kurmasına katkı sağlamasını önemsediklerini belirten Yörükoğluları, yeni ekip ve yeni binanın hayırlı olmasını diledi.

Çavuş: UBP’nin felaketi değil

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş mecliste yaptığı konuşmada narenciyede sorun olduğunu fakat bunun “UBP’nin felaketi” olmadığını söyledi.

 

Emeğin karşılığını üreticinin almasının herkesin temennisi olduğunu dile getiren Çavuş, yapılan çalışmaları herkesle paylaştığını ve sorunun çözümü için de çalışılmaya devam edildiğini kaydetti.

 

Vektör böceğinin ülkede görüldüğünü ve karantina kurallarının uygulandığını dile getiren Çavuş, bu konuda da birçok çalışma yapıldığını ve bu çalışmaların da paydaşlarla paylaşıldığını kaydetti.

 

Hükümetin tüm organlarının şu anda görevde olduğunu dile getiren Çavuş, sürecin zor bir süreç olduğunu kaydederek, üretim ve üreticinin önünün açılması için her türlü çalışmanın yapıldığını kaydetti.

 

Göreve geldiği günden beri dairelerde personel sıkıntısı olmasına rağmen birçok projeler gerçekleştirdiklerini dile getiren Çavuş, böcekle ve mücadele ile ilgili çalışmalar yaptıklarını ve bu sürecin bugün başlamadığını söyledi.

 

Tarımsal Araştırma Merkezi’nin yaptığı çalışmaları da anlatan Çavuş, bakanlığa geldikleri günden itibaren “ilkleri” yaptıklarını, eksikliklerin olduğunu fakat çalışmalara artırılarak devam edildiğini söyledi.

 

Vektör böceğinin adada birçok alanda görüldüğünü söyleyen Çavuş, ürünün dalında kalmadan değerlendirilebilmesi için çalışmalar yaptıklarını, bunun bir doğal afet olduğunu ve hükümet olarak da bu afetle mücadele ettiklerini kaydetti.

 

Yeşil Hat Tüzüğü üzerinden de satışların gerçekleştirileceğini dile getiren Çavuş, bu kapsamda satışın artırılması yönünde de gerekli çalışmaların yapıldığını belirtti.

Gardiyanoğlu: ÜÇÜNCÜ ÜLKEDEN GELENLERE CİDDİ KRİTERLER GETİRİLDİ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu 3. ülkeden gelenlere çok ciddi kriterler getirildiğini söyledi.

Yurtdışından çalışmaya gelen kişilerin kriterlerini anlatan Gardiyanoğlu, herkesin artık bu kotalara uymaya zorlandığını ve kotanın zorlaştığını belirtti.

Reçete soruşturması konusunda en büyük erdemin bazen de sessizlik olduğunu dile getiren Gardiyanoğlu, Tabipler Birliği’ni hiçbir zaman dışlamadıklarını ve yaşanan süreçte birliklerle hareket edildiğini kaydetti.

Daha geniş açıklamayı 31 Mart’tan sonra yapacağına dikkat çeken Gardiyanoğlu, yapılan eleştirilere sessiz kaldığını çünkü niyetinin kavga değil sorun çözme yönünde olduğunu belirtti.

Hastaneler ve acil servislerde yazılan reçetelerin online görüldüğünü ve işlemlerin yapıldığını dile getiren Gardiyanoğlu, şu anda arzu edilen noktada olunmadığını fakat ellerinden geleni de yapmaya devam ettiklerini kaydetti.

Bakanlığa gelen herkese kapısının açık olduğuna değinen Gardiyanoğlu, eczacılar ile hazırlanan sözleşmenin de oybirliğiyle geçtiğini söyledi.

Reçete soruşturmasının devam ettiğini dile getiren Gardiyanoğlu, kendisinin de öğrendiği üzere soruşturmada sona geldiğini söyledi ve sürecin gecikmesinin, reçetelerin tek tek kontrol edilmesinden kaynaklandığını kaydetti.

Yaşlı bakımevlerinde bakanlığın denetleme yetkisi olduğunu dile getiren Gardiyanoğlu, denetlemelerin devam ettiğini, bu konuda yasa çalışmasının yapıldığını ve yakın tarihte de bu yasa çalışmasının sonlanacağını ve yetkilerin artık ayrışacağını kaydetti.

Oğuz: Polise üç kez istihdam yapılacak

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz hükümetin hiçbir şekilde hiçbir olayla ilgili bir karartma ya da gizleme gibi tutumda olmadığını belirtti.

Herkesin yaptığından mesul olduğunu anlatan Oğuz, polise asla müdahale olmadığını, aksine işleri sonuna kadar götür dendiğini belirtti.

“Bu koltuklarda oturuyorsak hesap verebilir olmamız lazım” diyen Oğuz, devletle ilgili birimlerin gerektiği anda gerektiği şekilde denetlemeleri yapması gerektiğini anlattı.

Oğuz, gerekli denetlemeler yapılmıyorsa, ya da birileri bir şeylerden nemalanıyorsa bunun da gereğinin yapılacağını belirtti.

Cumhurbaşkanı ve Başbakan’la ilgili konuşmalara da yanıt veren Oğuz, Cumhurbaşkanı’nı da Başbakan’ı da halk seçmiştir dedi.

Oğuz, erken seçim konusunda bazı muhalif partilerin söylemleri olduğunu ancak birilerinin canı çekti diye erken seçim olamayacağını belirtti.

Bakan Oğuz, gayri yasal iş yapan herkesin cezasını çekmesi için gereğini yapmakta kararlı olduklarını vurguladı.

Hükümetin usulsüzlükler ve yanlış uygulamaların üzerine gitmek açısından net bir tavır ortaya koyduğunu dile getiren Oğuz, sorulara da yanıt verdi.

DAÜ’de varılan mutabakata işaret ederek, DAÜ’nün yoluna emin adımlarla devam etmesi için gerekli adımları attıklarını söyleyen Oğuz, bunun bugünün sorunu olmadığını belirtti.

Oğuz, Ürün Solyalı’nın sorusuna yanıt vererek, Kasım 2023-Şubat 2024 arası 30 ülkeden 615 kişinin ihraç edildiğini, 64 ülkeden 698 kişinin ise ülkeye alınmadığını belirtti.

Polis teşkilatının görevini yapması için elindeki imkanların artırılmasıyla ilgili yapılan çalışmalara değinen Oğuz, polise bu yıl 3 kez istihdam yapılacağını, polisten gelen teknik taleplerin karşılanması için de çalışıldığını belirtti.

Polisin denetimlerle ilgili çalışmalarının sürdüğünü belirten Oğuz, Düzensiz Göç Merkezi kurulacağını da ifade etti.

Oğuz, normal düzenin ve geliş amacının dışına çıkanların bilinmesiyle ilgili üniversitelerle iş birliği halinde hareket edilmesi gerektiğini söyledi.

Çalışma Bakanlığının da denetimlerini yapmak zorunda olduğunu ifade eden Oğuz, çalışma affı konusunda kendilerine bir talep geldiğini söyleyerek, bunun birilerini aklamak için değil sektörlerden gelen talep doğrultusunda yapılacağını kaydetti.

Yabancılara koçan çıkmadan hisseli mal satışı yapmamak yönünde bir düzenleme üzerinde çalıştıklarını söyleyen Oğuz, önümüzdeki hafta bu konunun Meclis’e geleceğini söyledi.

Tabanca izniyle ilgili polisin gerekli işlemleri yaptığını söyleyen Oğuz, bu konudaki yazılı soruya da yanıt vereceğini belirtti.

Başbakan Üstel: “Yapılan bağışlar insanımıza hizmet olarak dönecektir”

Direktör Choudhry, diğer iş insanlarına “eksik ambulansların tamamlanması” çağrısında bulundu

China Bazaar ailesi, Sağlık Bakanlığına 2 ambulans, 550 tekerlekli sandalye, hasta yürüteci ve benzeri ekipman bağışında bulundu.

Sağlık Bakanlığı bahçesinde bugün Başbakan Ünal Üstel’in de katılımıyla devir teslim töreni yapıldı.

Törende, Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO) Başkanı Turgay Deniz ve Sağlık Bakanlığı bürokratları da hazır bulundu.

Törende konuşma yapan bağış sahibi China Bazaar Kurucu Direktörü Mazhar Iqbal Choudhry,  ilk olarak sandalye bağışı için Sağlık Bakanlığını ziyaret ettiklerini, bu ziyarette ülkedeki ambulans ihtiyacını öğrenmeleri üzerine de iki gün içerisinde Sağlık Bakanlığına 2 ambulans aldıklarını aktardı.

Choudhry, China Bazaar ailesi olarak ek olarak 2 ambulans daha alacaklarını duyurarak, ülkede mevcut ambulansların eskidiğini ve 10 yeni ambulansa ihtiyaç olduğu bilgisini aldığını kaydederek, diğer iş insanlarına çağrıda bulundu, onların da katkılarıyla ambulansların tamamlanması temennisinde bulundu.

–  Başbakan Üstel: “Yapılan bağışlar insanımıza hizmet olarak dönecektir”

Başbakan Ünal Üstel de yaptığı konuşmada, güzel bir olaya şahit olunduğunu belirterek, ülkede dayanışma örneklerini görmekten duyduğu memnuniyeti ifade etti.

Üstel, China Bazaar’ın yaptığı desteklerle hiçbir zaman kendilerini yalnız bırakmadığını kaydederek, bağışlarından dolayı China Bazaar ailesine teşekkürlerini iletti, “Yapılan bağışlar insanımıza hizmet olarak dönecektir” dedi.

6 Şubat’ta Türkiye’de yaşanan depremin ardından Kıbrıs Türk halkının gösterdiği fedakarlığı hatırlatan Başbakan Üstel, depremin ilk gününden arama-kurtarma ekiplerinin ve iş insanlarının desteklerinin deprem bölgesine gönderildiğini, ardından ülkede tedbirler alınarak, okullarda ve sağlık binalarında risk analizi yapıldığını, bina güçlendirme çalışmalarına başlandığını belirtti.

Tüm bu çalışmalarda iş insanlarının devletin yaptığı çağrılara her zaman karşılık verdiğini ifade eden Üstel, okullar yaparak Eğitim Bakanlığına bağışlayan iş insanları olduğunu da anımsattı.

Başbakan Üstel, ülkede sağlık alanında ilerleme kaydedilmesi için her gün çalıştıklarını dile getirerek, yılsonunda Girne Hastanesi’nin de açılmasının planlandığını bildirdi.

Ülkede sağlık hizmetinin tam olarak verilebilmesi için çağdaş ambulanslara ihtiyacın olduğunu vurgulayan Üstel, China Bazaar’ın yaptığı gibi katkıların, diğer iş insanlarının da katılımıyla artması dileğini seslendirdi.

– Sağlık Bakanı Dinçyürek: “Sağlık Bakanlığı da 5 ambulans alımı için şu anda ihale aşamasında”

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek de, yapılan bağıştan duyduğu memnuniyeti ifade ederek, Mazhar Iqbal Choudhry’nin Sağlık Bakanlığının ihtiyaçlarını duymasının ardından kısa sürede ambulansları temin etmesinden dolayı müteşekkir olduklarını kaydetti, kendisine teşekkür etti.

Dinçyürek, bu tür davranışların tüm hayırsever iş insanlarına örnek teşkil etmesi temennisinde bulundu.

Başbakan’ın direktifleri doğrultusunda Sağlık Bakanlığının da, kendi imkanlarıyla, 5 ambulans alımı için ihaleye çıktığını ve teklif aldığını bildiren Bakan Dinçyürek, adanın her tarafında ambulans hizmetlerini güçlendireceklerini, olaylara daha kısa ve etkin müdahalede bulunabileceklerini belirtti.

– KTTO Başkanı Deniz: “Yardım ettiğimiz sürece bereketimiz artar”

KTTO Başkanı Turgay Deniz de, yapılan yardımdan dolayı Ticaret Odası olarak büyük mutluluk duyduklarını kaydederek, bu bağışın iyi bir örnek teşkil etmesini temenni etti.

Sağlık ve eğitime yapılacak yardımların önemine vurgu yapan Deniz, “Yardım ettiğimiz sürece bereketimiz daha da artar” dedi.

Konuşmaların ardından plaket takdimi yapılmasıyla devir-teslim töreni tamamlandı.

Recep Tayyip Erdoğan: Türkiye yüzyılı yeni başlıyor

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye yüzyılı yeni başlıyor. Bizden önceki kuşakların, bizim, bizden sonraki kuşağın yaşadığı eski Türkiye dönemini tamamen kapatıyoruz.” dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde partisinin Genişletilmiş İl Seçim İşleri Başkanları Toplantısı’na katıldı. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, partisinin genel merkezine ilave olarak inşa edilen Seçim Koordinasyon Merkezi’nin ülkeye, millete ve şehirlere yapılacak hizmetlerin çıtasını yükseltme iradelerinin bir sembolü olduğunu söyledi.

“Daha önemlisi ülkemizin önemli bir seçimi öncesinde burada bir araya gelişimiz sıradan bir parti programı olmanın ötesinde anlama sahiptir.” değerlendirmesinde bulunan Erdoğan, milletin önüne yeni hedefler, yeni vizyonlar koyarken buna uygun kadroları yetiştirmeyi ve bu kadroların işlerini yapacağı mekanları hazırlamayı da ihmal etmediklerini vurguladı.

Erdoğan, “Biz sadece AK Parti’ye 18. seçimini kazandırmak, Cumhur İttifakı’nı bir kez daha zafere ulaştırmak için çalışmıyoruz. Bununla birlikte Cumhuriyetimizin ilk asrını acısıyla, tatlısıyla geride bırakan Türkiye’nin ikinci asrının yol haritasını da oluşturuyoruz.” diye konuştu.

Genel merkez ile il, ilçe, belde, mahalle, köy teşkilatlarıyla, kadın ve gençlik kollarıyla, Meclis gruplarıyla, belediye kadrolarıyla davalarına gönül veren herkesle bu şuur içinde çalışmaların yürütülmesi, bu kararlılıkla hedeflere yürünmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İktidarlarımız döneminde gerçekleştirdiğimiz demokrasi ve kalkınma atılımları bundan sonraki vizyonlarımızın altyapısıdır. Asıl işimiz yeni başlıyor, Türkiye Yüzyılı yeni başlıyor. Bizden önceki kuşakların, bizim, bizden sonraki kuşağın yaşadığı eski Türkiye dönemini tamamen kapatıyoruz. Tek parti faşizminin, darbelerin, cuntaların, zulümlerin, koalisyonların, krizlerin, istikrarsızlıkların Türkiye’sini bir daha gelmemek üzere tarihin tozlu raflarına kaldırıyoruz. Artık devir, Türkiye Yüzyılı devridir. Hamdolsun Türkiye Yüzyılı’nın ayak sesleri gümbür gümbür geliyor.

Hala eski Türkiye özlemi içinde olanların yüreğine her seçimde bir ‘Acaba’ hevesi dolduğunu biliyoruz. Seçim sonrası hakikatler yüzlerine tokat gibi inince kös kös yerlerine dönüyorlar. Emin olun, bu seçimde de birilerinin yüreği kıpır kıpırdır, böylece devam edecek. İstiyorlar ki, önce belediye yönetimlerini ele geçirsinler, ardından ülkeyi yeniden huzursuzluğa, istikrarsızlığa, kaosa sürükleyip, merkezi yönetime göz diksinler. Sanmayın ki belediye yönetimlerini belediyelere hizmet etmek, insanımızın hayatını kolaylaştırmak için istiyorlar. Böyle bir düşünceleri kesinlikle yok. Dertleri, belediyeler üzerinden elde edecekleri rantı, kirli ittifak ortaklarıyla birlikte yağmalamaktır. Seçim sonuçları istedikleri gibi çıkarsa, bu tabloyu programsız, projesiz, emeksiz bir şekilde iktidarın kucaklarına düşmesini sağlamaya çalışmak için de kullanacaklardır.”

“CHP BÖLÜCÜLERLE, TERÖR ÖRGÜTÜ MENSUPLARIYLA İŞ BİRLİĞİNE GİRECEK KADAR ROTASINI KAYBETMİŞTİR”

Dünyanın, Türkiye’nin ve şehirlerin çehresinin değiştiğini, ülkedeki muhalefet anlayışının ise hiç değişmediğini ifade eden Erdoğan, “Bilhassa, ülkenin ikinci büyük partisi sıfatına sahip CHP, bırakın olumlu yönde değişmeyi, bölücülerle, terör örgütü mensuplarıyla iş birliğine girecek kadar rotasını kaybetmiştir. Üzülerek görüyoruz ki CHP’de, bölücülerin ve yapay zekanın sözü, bu partiye yıllarca emek vermiş, bu partiye gönül vermiş insanların sözünden daha fazla geçiyor.” dedi.

Erdoğan, şunları kaydetti:

“İstanbul’da bölücü örgütün uzantılarıyla el ele, kol kola yürümekten, bölücülerin sembolleri altında ortak miting yapmaktan utanmıyorlar. Neyin karşılığında Kandil ile uzlaşıldığını, allayıp pulladıkları Kandil uzlaşısı için bu noktada bölücü örgütün uzantılarına ne vadettiklerini kimse bilmiyor. CHP’nin içine düştüğü bu vahim tablo, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak bizim sorumluluğumuzu daha da artırmaktadır.

Hamdolsun, 14 ve 28 Mayıs seçimlerinde milletimiz o eşsiz irfanıyla ülke iradesini yeniden bize vererek, böyle bir felakete müsaade etmedi. Şimdi aynı durum, belediyeler için geçerlidir. Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle belediyelerde de bu köhne, siyaset anlayışı itibarıyla yörüngesini kaybetmiş partilere, şehirlerimizi teslim etmeyeceğiz. Bunun için hep birlikte çok çalışmamız gerekiyor.”

Seçimin iki yerde kazanıldığını, bunlardan birincisinin saha, sokak, evler, iş yerleri, insanın olduğu her yer; ikincisinin ise sandık olduğunu belirten Erdoğan, “Saha çalışmalarını iyi yürütemez, oy verme günü sandığa çok sıkı sahip çıkamazsak, elimizdeki seçimi de kaybederiz. Unutmayınız, bizim siyaset anlayışımızda vatandaşa ‘tıpış tıpış oy vereceksiniz’ dayatmasında bulunmanın yeri asla yoktur. Hiçbir insanımız, bize oy vermeye mecbur ve mahkum değildir. Biz çok çalışarak, her bir insanımıza ulaşarak, şehrimizin her karışını alın terimizle sulayarak, gönüllere girerek sandıkta oyu alacağız.” diye konuştu.

Erdoğan, bugüne kadar yaptıklarıyla, bundan sonraki projeleriyle, şehirleri en iyi kendi partilerinin yöneteceğine vatandaşları ikna edeceklerini ifade ederek, “Aksi takdirde kimse bizim kara kaşımıza kara gözümüze bakıp da oy vermez.” dedi.

Teşkilatların seçim işleri ve seçim koordinasyon merkezlerinin sorumlularının bu konuda birinci derece sorumluluk sahipleri olduklarını söyleyen Erdoğan, “İl ve ilçe teşkilatlarımız, milletvekillerimiz, belediye başkan ve meclis üyesi adaylarımız, gece gündüz sahada koştururken onları siz yönlendirecek, stratejiyi siz hayata geçireceksiniz.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, seçimin tüm safhalarına hakim olunması gerektiğini belirterek, şunları söyledi:

“Aksi takdirde gönüllerde kazandığımız seçimi, sandıkta kaybederiz. Bizim kimsenin oyunda gözümüz yok ama bize verilmiş tek bir oyun zayi edilmesine de rıza gösteremeyiz. En küçük bir zafiyet, en küçük bir gaflet, en küçük bir boşluk hiç şüpheniz olmasın mutlaka aleyhimize kullanılacaktır. Çünkü kimi yerlerde karşımızda diğer pek çok nakisalarıyla, arızalarıyla beraber ahlaktan da yoksun, siyaset haramileri vardır. Meydanı bu siyaset haramilerine bırakmayacağız.”

“SAHADA YOKSANIZ SANDIKTA ESAMENİZ OKUNMAZ”

Erdoğan, gece gündüz çalışarak 31 Mart günü milli iradenin sandıkta en sağlıklı şekilde tezahürünü temin edeceklerini ve seçim gününe kadar da sahaya damgalarını vuracaklarını dile getirdi.

Medya ve sosyal medya başta olmak üzere modern iletişim yöntemlerinin önemine değinen Erdoğan, “Ama yarım asra yaklaşan siyasi tecrübemizle biliyoruz ki sahada yoksanız sandıkta esameniz okunmaz. AK Parti kurulduğu günden bu yana girdiği her seçimden birinci çıkmayı hem saha hem sandık hakimiyeti sayesinde başarmıştır. İnşallah 31 Mart’ta da hem ülke geneli hem de büyükşehir il, ilçe, belde düzeyinde birinciliği yine kimseye kaptırmayacağız.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milleti kandırmaya çalışan birilerinin 31 Mart sürecinde de yine meydanlara çıktığını belirterek, bu kişilerin sokakta “ben şu partiden adayım ama aslında gönlüm AK Parti veya Tayyip Erdoğan’dan yana” diyerek destek istediğine dikkati çekti.

“SİRK CAMBAZLARINA ASLA PRİM VERMEYİNİZ”

Türkiye’nin özgür ve demokratik bir ülke olduğunu, isteyenin istediği partide siyaset yapma ve aday olma hakkının bulunduğunu dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

“Herhangi bir partide, bir müddet siyaset yaptıktan sonra yolunu ayırıp başka istikamete gidenlerin de yeri artık orasıdır. Şunu da açık ve net söylüyorum; ‘Ben seçimi kazanırsam kazandıktan sonra yine AK Parti’de olacağım’ diyen sirk cambazlarına asla prim vermeyiniz. Bunlar sirk cambazı. ‘Ben şimdi buradan aday oldum ama seçimden sonra yine AK Parti’ye gideceğim’ diyen sirk cambazlarına da aldanmayın. Biz işimize bakacağız. Biz, şu anda yoğun bir şekilde çalışacağız ve Allah’ın izniyle de 31 Mart akşamı gümbür gümbür sandıkları patlatarak yolumuza devam edeceğiz.”

Geçmişte AK Parti’de bulunup hangi sebeple olursa olsun başka partiye gidenler için de aynı durumun geçerli olduğunu vurgulayan Erdoğan, bu durumdaki hiç kimsenin AK Parti adına konuşma, oy isteme, hatta böyle bir imada bulunma hakkı olmadığını vurguladı.

Erdoğan, AK Parti’nin şahısların değil bir davanın, bir ülkünün, ülkeye ve millete hizmet uğruna adanmışlığın partisi olduğunu ifade ederek, “Her kim AK Parti çatısı altında bu kadim davaya hizmet ediyorsa başımızın üstünde yeri var. Ama AK Parti’den ayrılıp da bu partinin gölgesinde korsan siyaset yapmaya kalkana da kimse kusura bakmasın, eyvallah etmeyiz.” dedi.

“HEM PARTİ HEM HÜKÜMET OLARAK YAPACAK ÇOK İŞİMİZ VAR”

“Bizim partimizde görevler bayrak yarışındaki etaplar gibidir.” değerlendirmesini yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletvekili seçiminde uyguladıkları üç dönem kuralı başta olmak üzere AK Parti’nin kendi iç değişimini sağlamaya yönelik ilkeleri bu sebeple getirdiklerini söyledi.

“Genel Başkan olarak benim bazı tasarruf yetkilerim var, o ayrı. Ama şunu bilelim ki birilerinin dediği gibi istediğimiz zaman istediğimiz şekilde har vurup harman savurmak, işte bu yok.” diyen Erdoğan, şöyle konuştu:

“Onun için de şu anda geçmişte görev alanların daha sonra aynı konumda veya daha farklı konumlarda yeniden görev almalarının önünde hiçbir mani bulunmuyor. Nitekim hem milletvekilliğinde hem belediye başkanlığında hem teşkilatlarımızda geçmişte benzer görevleri yapmış arkadaşlarımıza yeniden sorumluluk tevdi ettiğimiz pek çok örnek var. Burada asıl olan unvan değil, ülkemize ve milletimize hizmet için çalışan, partimizin başarısına mümkün olan en üst seviyede katkı vermektir. AK Parti, milletimizin gönlündeki yerini güçlendirerek yoluna devam ettiği sürece her arkadaşımızın emeğine, birikimine, enerjisine, gayretine ihtiyacımız olacaktır. Türk siyasetine getirdiğimiz en büyük yenilik, gördüğümüz bu yaklaşıma tahammül edemeyip de kendine başka yol çizenlere biz sadece üzülürüz, ‘Yolun açık olsun, güle güle’ deriz. Bizim hem parti hem hükümet olarak yapacak çok işimiz var. Mevcut arkadaşlarımızın yanı sıra aramıza yeni katılan gençlerimizle yolumuza, mücadelemize eser ve hizmet siyasetimize devam etmek mecburiyetindeyiz.”

“CUMHUR İTTİFAKI OLARAK ORTAK ADAYLARLA SEÇİME GİDİYORUZ”

Türkiye’ye 15 Temmuz’dan beri kazandırdıkları diğer bir önemli siyasi değerin de Cumhur İttifak’ı olduğunu vurgulayan Erdoğan, ülkenin birliği, milletin beraberliği, devletin bekası, vatan topraklarının bütünlüğü, milli iradenin üstünlüğü ile büyük ve güçlü Türkiye hedefi etrafında oluşan Cumhur İttifakı’nın tarihte eşi ve benzerinin bulunmadığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin nesilden nesile bir efsane gibi anlatılacağına inandığımız Cumhur İttifakı’nın kurulmasındaki ve yürütülmesindeki emeğini bilhassa ifade etmek istiyorum. Cumhur İttifakı’na destek veren diğer partilere ve genel başkanlarına da ayrıca teşekkür ediyorum. 31 Mart’ta da büyükşehirlerde ve illerimizin bir kısmında Cumhur İttifakı olarak ortak adaylarla seçime gidiyoruz. Bizim adayımızın olduğu her yerde MHP teşkilatlarının, MHP teşkilatlarının adayının olduğu her yerde de AK Parti teşkilatlarının aynı azim, heyecan, kararlılık ve samimiyetle çalıştığından şüphe duymuyorum.” dedi.

Yaptıkları toplantının ardından sahadaki çalışmaların yeni bir ivme kazanacağını dile getiren Erdoğan, “31 Mart akşamı coşkuyla kutlayacağımız seçim zaferimiz konusunda sizlere güveniyorum, inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

“SÜRECİ EN GÜZEL ŞEKİLDE 31 MART’A KADAR DAYANIŞMA İÇİNDE DEVAM ETTİRECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının ardından parti genel merkezi önünde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin doğum gününü kutlayıp kutlamadığı sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devlet Bey, her zamanki nezaketini, kibarlığını bu defa da gösterdi. Çok da zengin bir nezaket. Yaşım miktarınca güller gönderdi. Yine kendine has estetiği içinde olan, henüz daha görmedim, bir kalem gönderildiğini söylediler. Doğum yıl dönümümü kutladığı gibi Cumhur İttifakı’nın çalışmasıyla ilgili de tebrikleştik.” diye konuştu.

Erdoğan, yarın Manisa’ya gideceğini, süreci en güzel şekilde 31 Mart’a kadar dayanışma içinde devam ettireceklerini söyledi.

Yeniden Refah Partisi yetkililerinin yerel seçimlere ilişkin açıklamaları sorulan Erdoğan, “Yeniden Refah’ın tavrını sizler de biliyorsunuz. Birçok yerde Cumhur İttifakı ile hareketi söz konusu değil. Milletvekili seçimlerindeki durumdan şu anda adeta kopmuş vaziyette. Yeniden Refah olarak ya bizden ayrılmış olanlar veya bize karşı tavır içinde olanları aday çıkardılar. Onlarla yollarını devam ettiriyorlar.” dedi.

Hafta sonu düzenlenecek Antalya Diplomasi Forumu’nda Gazze konusunda nasıl bir lider diplomasisi yürütüleceği sorulan Erdoğan, “Oraya katılan liderlerin gündeminde Rusya-Ukrayna var, İsrail-Filistin olayı var. Bunlar orada ciddi manada işlenecek konular. Katılacak liderler orada bu konuda kararlı şekilde duracaklar. İkili görüşmelerimizde bunların üzerinde duracağız.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesi ve Putin’in olası Türkiye ziyaretinin tarihine ilişkin soru üzerine, “Şu anda çok kısa zaman içinde bir ziyaret değil ama bu ziyareti geciktirmeden yapacağı ifadesini kullandı. Türkiye’nin uluslararası platformdaki tutumuyla ilgili memnuniyetini bana ısrarla söyledi. Aramızdaki bu ilişkilerin kararlı bir şekilde devamından yana olan memnuniyetini ifade etti.” dedi.

F-16’LARIN TESLİMİ

Erdoğan, “ABD’nin F-16 teslimine ilişkin bir takvimlendirme söz konusu mu? ABD’li senatörler ile de görüştünüz. Bu görüşmeler Türkiye’nin F-35 projesine dönüşüne kapı aralar mı?” sorusu üzerine, şunları kaydetti:

“Şu andaki planınız, programımız F-35’ten öte F-16’ya kilitlenmiş vaziyetteyiz. Gerek Kongre gerekse Senato, senatörlerle yaptığımız görüşmede F-16 ile ilgili ne adımlar atarız, onları görüştük. Arkadaşlarımızın muhataplarıyla yaptığı görüşmelerde bu konu üzerinde ısrarla duruyoruz, takipçisiyiz.”

Erdoğan, ramazan ayında seçim çalışmalarının nasıl devam ettirileceğine ilişkin soru üzerine, “Arkadaşlarımız, hep birlikte çalışıyoruz, iftar programları mı olur, aynı şekilde mitinglere devam mı ederiz… Ama biliyorsunuz AK Parti’nin bu konudaki kararlı duruşu devam edecek.” dedi.

Irak’a bir ziyaret gerçekleştirip gerçekleştirmeyeceği sorulan Erdoğan, “Seçim sonrası.” cevabını verdi.

Macron: Rusya’nın Ukrayna’da yenilmesi Avrupa’nın güvenliği için hayati önem taşıyor

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Rusya’nın Ukrayna savaşında yenilmesinin Avrupa’nın güvenliği için hayati önem taşıdığını söyledi. Macron, Ukrayna’ya daha fazla askeri yardım gönderilmesini görüşmek için bir araya getirdiği Avrupalı liderlerle Ukrayna’ya asker gönderilmesi konusunda ise fikir birliğine varılamadığını söyledi. Macron, “Ancak hiçbir seçenek göz ardı edilmemeli. Rusya’nın kazanmaması için gereken her şeyi yapacağız” dedi.

20’ye yakın Avrupa ülkesinin liderleri Pazartesi günü, Ukrayna’nın yanında oldukları mesajını vermek için Fransa’nın başkenti Paris’te toplandı.

Macron, Ukrayna’ya mühimmat tedarikinin hızlandırılması için ani bir kararla Avrupalı mevkidaşlarını Elysee Sarayı’na davet etti.

Toplantıya Almanya Başbaşkanı Olaf Scholz ve İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron’ın yanı sıra İskandinav ve Baltık ülkelerinden liderler de katıldı. Ukrayna’ya son askeri yardım paketi Kongre’den geçmeyen ABD’yi ise toplantıda, Avrupa ve Avrasya’dan sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Jim O’Brien temsil etti.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un danışmanlarına göre, Rusya son haftalarda Ukrayna’daki askeri faaliyetlerini yeniden artırmaya başladı.

Rus ordusunu püskürtmede başta başarı elde etse de Ukrayna, son haftalarda ülkenin doğusunda toprak kaybetti.

Ukraynalı liderler ve generaller, silah ve asker sıkıntısından şikayetçi.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Pazar günü Rusya’nın Ukrayna’yı işgale başlamasının ikinci yılında yaptığı açıklamada, savaşta 31 bin Ukrayna askerinin hayatını kaybettiğini söyledi.

Ukrayna Savunma Bakanı Rüstem Umerov da, Batı’nın Ukrayna’ya yaptığı yardımların yarısını ertelediğini, bunun da can ve toprak kaybına mâl olduğunu söyledi.

Geçen hafta Ukrayna, birliklerinin kilit doğu kasabası Avdiivka’dan çekildiğini açıkladı. Bu, Rusya’nın son aylarda cephede en büyük zaferi.

Zelenskiy, Batı’dan gelecek mühimmatın gecikmesinin kısmen bunda payı olduğunu söyledi.

Ukrayna’ya askeri yardım yapılmasına karşı çıkan Slovakya Başbakanı Robert Fico, çok sayıda NATO ve AB üyesinin Ukrayna’ya ikili anlaşma kapsamında asker göndermeyi düşündüğünü söyledi.

Fico, liderler arasında üç farklı anlayış olduğunu belirtti:

“Ukrayna’ya askeri birliklerini göndermeye hazır olan ülkeler olduğunu doğrulayabilirim. Asla göndermeyeceklerini söyleyen ülkeler var, Slovakya da bunların arasında. Bu teklifin düşünülmesini isteyen ülkeler de var.”

NATO’nun yeni genel sekreteri olması gündemde olan Hollanda Başbakanı Mark Rutte ise Pazartesi günkü görüşmelerin odak noktasının asker gönderme olmadığını söyledi.

Yurt dışından mühimmat satın alınması için Hollanda 100 milyon euro katkı sağlayacağını belirten Rutte, mühimmat sağlayacak ülkelerin gizli kalma talebinde bulunduklarını açıkladı.

​Macron ise “Bugün ‘Asla, asla’ diyen pek çok kişi, iki yıl önce ‘Asla tank, asla uçak, asla uzun menzilli füze’ diyenlerle aynı kişiler” dedi ve ekledi:

“Sık sık 6 ile 12 ay arasında geciktiğimizi kabullenecek kadar alçakgönüllü olalım. Bu akşamki tartışmanın amacı buydu: Hedefimize ulaşmamıza yarayacak her şey ihtimal dahilinde.”

Macron, Avrupa’nın Ukrayna’da savaşmak için ABD’ye bağlı olmaması gerektiğini de belirtti.

Çek Cumhuriyeti liderliğindeki, üçüncü ülkelerden yüz binlerce mühimmatın satın alınmasına yönelik girişimde ilerleme kaydedildi.

Fransa, Avrupa’nın kendi sanayisini geliştirmeye öncelik vermesini istediği için bu girişime ihtiyatlı yaklaşıyor.

Mühimmat tedariki Kiev’in savaşta kazananım elde etmesi için kritik.

Avrupa Birliği ise Mart ayına kadar Ukrayna’ya 1 milyon top mermisi gönderme hedefine ulaşamıyor.

Çek Cumhuriyeti Başbakanı Petr Fiala yaklaşık 15 ülkenin girişime katkı sunmayı kabul ettiğini söyledi.

Fiala gazetecilere, “Nispeten kısa sürede tedarik etmemiz gereken ve tedarik edebileceğimiz yüz binlerce parça mühimmattan bahsediyoruz” dedi.

Portekiz Başbakanı Antonio Costa ise savunma bakanlarına 10 gün içinde bir plan hazırlama görevi verildiğini söyledi.

Dikkat! Çamurova Atış Alanı’nda hava savunma atışları yapılacak

Çamurova Atış Alanı Hava Savunma Atış Bölgesi’nde 4-8 Mart tarihleri arasında hava savunma silahları atışları yapılacağı açıklandı.

Çamurova Atış Alanı Hava Savunma Atış Bölgesi’nde 4-8 Mart tarihleri ve 08.00 – 18.00 saatleri arası hava savunma silahları atışları yapılacağı bildirildi.

Güzelyurt Kaymakamlığı’ndan yapılan açıklamada, atışların yapılacağı gün ve saatlerde bölgenin tehlikeli olduğu ve atışlar sonrası patlamamış mermilerin arama ve imha işlemleri gerçekleştirileceğinden, serbest giriş duyurusu yapılmadan bölgeye girişlerin yasak olduğu belirtildi.

Antarktika ana karasında ilk kez kuş gribine rastlandı

Bilim insanları, Antarktika ana karasında ilk kez kuş gribine (H5N1) rastlandığını açıkladı.

The Guardian gazetesinin haberine göre, Arjantin’in Antarktika bilimsel araştırma istasyonu Primavera Üssü’ndeki bilim insanları, ölen iki kutup martısını inceledi.

Bilim insanları, iki kutup martısında kuş gribi görüldüğüne işaret ederek bunun Antarktika ana karasındaki ilk vakalar olduğunu kaydetti.

Antarktika Araştırmaları Bilimsel Komitesi ise Antarktika’daki Hope Bay’da da H5N1 olduğundan şüphelenilen bazı vakalara rastlandığını bildirdi.

Araştırma ekibinin raporunda, “Bu keşif, kıtayı diğerlerinden ayıran doğal sınırlara ve mesafeye rağmen ilk kez H5N1 virüsünün Antarktika’ya ulaştığını gösteriyor.” ifadesi kullanıldı.

Öte yandan, bilim insanları kuş gribinin dünya genelinde yayılmaya devam ettiğini, virüsün kıta ana karasına göçmen kuşlar tarafından getirilmiş olabileceğini belirtti.

H5N1 olarak adlandırılan kuş gribi nedeniyle 2021’den bu yana milyonlarca kuş telef oldu.

Altında sınırlı yükseliş

Altın fiyatları ABD’de bu hafta açıklanacak enflasyon verisi öncesi 2 haftanın zirvesine yakın seyrediyor.

Altın dünkü düşüş sonrası yeni güne sınırlı artışla başladı.

Spot altının ons fiyatı yüzde 0,1 artarak 2,033 dolardan işlem görüyor. Altın hafta başından beri dar bantta hareket ediyor.

Gram altın da yüzde 0,2 artışla 2,036 TL’den işlem görüyor.

Bu hafta ABD’de açıklanacak PCE enflasyon verisi altının hareketi açısından önemli olacak. Çekirdek

kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksinin bir yılın en büyük artışını kaydetmesi bekleniyor. Piyasalarda Fed’den bu sene faiz indirimi beklentisi Haziran ayına ötelendi. Altın, yıl başından bu yana yüzde 1,4 değer kaybetti.

Bugün platin, paladyum ve gümüş de yükselişte

Brent petrol fiyatında son durum

Brent petrolün varili uluslararası piyasalarda ​​​81,83 dolardan işlem görüyor.

Dün 82,14 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 81,67 dolar seviyesinde tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.48 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,19 artarak 81,83 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 77,76 dolardan alıcı buldu.

Fiyatlar yeni güne yatay seyirle başlarken, Yunanistan’ın dün Avrupa Birliği’nin (AB) Kızıldeniz’deki “Aspides” misyonuna katılmaya karar verdiğini bildirmesi, Orta Doğu’da devam eden jeopolitik gerilimin diğer bölgelere de sıçrayacağı endişelerini artırarak fiyatların yukarı yönlü hareketlerini destekliyor.

Ayrıca, Yemen’deki Husiler’in, ABD ile İngiltere’nin, ülkenin batısındaki Hudeyde kentine 5 hava saldırısı düzenlediğini açıklaması da söz konusu yükselişe katkıda bulunuyor.

Husilere ait El-Mesire televizyon kanalının haberine göre, ABD ve İngiltere savaş uçakları, Hudeyde kentine bağlı Es-Salif ilçesindeki Ras İsa bölgesini hedef aldı.

ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimine ne zaman başlayacağına yönelik devam eden belirsizlik ise fiyatların yükselişini kısıtlıyor.

Analistler, Fed’in martta politika faizini sabit tutacağına kesin gözüyle bakıldığını anımsatarak, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimi zamanlamasını etkileyebilecek kişisel tüketim harcamaları verileri başta olmak üzere bu hafta açıklanacak yoğun veri gündeminin yatırımcıların odağında olduğunu belirtti.

Brent petrolde teknik olarak 82,01 ile 82,14 dolar aralığının direnç, 81,52 ile 81,39 dolar aralığının ise destek bölgesi olarak izlenebileceği ifade ediliyor.