Archives Şubat 2024

Tatar’dan Holguin’e “Ortak Zemin” mesajı!

İstanbul’da bulunan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, A Haber’de canlı yayına katıldı.

Kıbrıs Konusu ile ilgili önemli mesalar veren Tatar, Kişisel Danışman Holguin’in ortam zemin bulunması noktasında nabız yoklamak için görevlendirildiğini hatırlattı.

Tatar, “ Müzakere masasına oturmak için ortak zemin var mı yok mu? Biz bu şartla bu görevlendirmeyi kabul ettik. Aramızda bir mubakatar vardır. Bir ortak zemin de ancak egemen eşitliğimizin tanınması ve uluslararası statümüzün tescil edilmesiyle oluşabilir” dedi.

Tatar, Kıbrıs Türk Tatarı’nın mevcut tutumuna Anavatan Türkiye’nin tam desteğinin de sürdüğünü vurguladı.

Mavi vatanın korunması için Geçitkale Havalimanı’nın kritik önemine vurgu yapan Tatar, “Egemenlik hakkımız milletten geliyor. İki devletli bir çözüm bizi geleceğe taşıyabilir” diye ekledi.

Soli Inner Wheel Kulübü, “Bahar- Ulaş Hüsam” çifti için anma töreni düzenleyecek

Soli Inner Wheel Kulübü Türkiye’de 6 Şubat depremlerinde Hatay’da kaldıkları Öğretmen Evi’nin yıkılması sonucu hayatlarını kaybeden Bahar- Ulaş Hüsam için Cumartesi günü Yeşilırmak’ta anma töreni düzenleyecek.

Soli Inner Wheel Kulübü konu ile ilgili yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Eşi Sibel Tatar’ında katılacağı anma töreninin 24 Şubat Cumartesi saat 15:00’da Yeşilırmak 5 Eylül meydanında düzenleneceği ve törene tüm halkın davetli olduğu belirtildi.

Anma töreninin ardından Soli Inner Wheel Kulübü tarafından Bahar-Ulaş Hüsam çifti anısına restore edilen su çeşmesi ve meydana anılarına çiçek ekimi etkinliği de gerçekleştirilecek.

Araca yerleştirilen bomba patlamadan etkisiz hale getirildi

Larnaka’da bir kadının aracına yerleştirilen bomba patlamadan etkisiz hale getirildi.

Larnaka’nın “Tersofanu” köyünde bir kadının aracına yerleştirilen patlayıcı düzenek, infilak etmeden tespit edilerek etkisiz hale getirildi.

Fileleftheros gazetesi, Larnaka’nın “Tersefanu” köyünde ikamet eden bir kadının dün sabah aracına bineceği sırada, aracın rüzgarlığında bir bomba bulunduğunu fark ettiğini ve bombanın patlamadan polis ekipleri tarafından etkisiz hale getirildiğini yazdı.

Bombanın, düşük etkili boru tipi bir bomba olduğunu vurgulayan gazete, Rum polisinin araştırmasını sürdürdüğünü aktardı.

İşte en çok yağış alan bölgeler…

KKTC’de son 24 saatte en fazla yağmur metrekareye 23 kg ile Kalkanlı’da kaydedildi.

Meteoroloji Dairesinden yapılan açıklamaya göre, dün sabah 08.00’den bu sabah 8.00’e kadar düşen yağış miktarının yörelere göre dağılımı şöyle:

“Kantara 23 kg/m², Yenierenköy 17 kg/m², Tatlısu 9 kg/m², Çayırova, Sipahi 7 kg/m², Lefkoşa, Selvilitepe, Beylerbeyi 4 kg/m², Yeşilırmak, Girne 3 kg/m²”

Diğer yörelerde ise 0.1 ile 2 kg/m² arası yağış kaydedildi.

Dubai’de bulunan KKTC fuar heyeti TC Başkonsolosu Onur Şaylan ile BAE iş konseyleri başkan ve bürokratlarla bir araya geldi

Dubai Gulfood Gıda Fuarı nedeniyle Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) bulunan stant sahibi sanayicilerimiz, KKTC Abu Dabi Temsilcimiz Umut Koldaş’ın organize ettiği çalışma yemeğinde BAE’de bulunan ticari misyon ve TC Başkonsolosu Onur Şaylan ile bürokratlar bir araya geldi.

Yemek öncesi yapılan konuşmalarda, Türkiye’nin BAE’de her geçen gün giderek artan ticari ve ekonomik gücünün bulunduğuna işaret edilerek, kendilerinin burada Kuzey Kıbrıslı ihracatçıların da birer ticari elçileri olduklarına dikkat çekildi.

Kuzey Kıbrıs’ın her geçen gün ihracat alanında geliştiğine dikkat çekilen konuşmalarda, çok geniş bir yelpazede çalıştıklarını, bu nedenle bölgede daha aktif pazarlama ve ürün satışı için kapılarının her zaman açık olduğuna işaret edildi.

Gulfood Gıda Fuarı’nda Kuzey Kıbrıs’ın önemli bir yer edinildiğine dikkat çekilen konuşmalarda, bunun yıllardır kesintisiz bir şekilde sürmesinin büyük bir tutarlılık ve başarı olduğu vurgulandı.

Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO) Asbaşkanı Mustafa Ersözlü ise, odanın ihracat hedefine odaklı olduğunu dile getirerek, özellikle gıda işleme alanında ürün çeşitliliğinin artırılması için çalışmalar yapılacağını söyledi.

Sanayi Dairesi Müdürü Elmas Kavunoğlu, daha iyi fuar organizasyonları için oda ile birlikte çalıştıklarını kaydederek, ticari ilişkilerin geliştirilmesinin önemine işaret etti.

Çalışma yemeğine; TC Dubai Başkonsolosu, Onur Şaylan, Abu Dabi KKTC Temsilcisi Umut Koldaş, Dubai Türk İş Konseyi Başkanı Kanat Kutluk, Dünya Türk İş Konseyi BAE Ülke Temsilcisi Nilgün Emrem, TC Dubai Başkonsolosluğu Hazine ve Maliye Ataşesi Bilal Ünverdi, TC Dubai Başkonsolosluğu Ticari Ataşesi Ersoy Erbay, TC Dubai Başkonsolosluğu Kültür ve Tanıtım Ataşesi Salih Özel,DEİK BAE İş Konseyi Yönetim Kurulu üyesi Tarık Tamimi ve THY BAE Ülke Müdürü Mehmet Zingal katıldı.

Dinçyürek :” Üniversitelerimiz lokomotif sektör ve bilim yuvaları, ortak çalışmaları destekliyoruz”

Sağlık Bakanlığı ile Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) arasında Afiliasyon protokolü imzalandı.

Protokol, Sağlık Bakanlığı’nda gerçekleşen bir törenle imzalandı. Bakan Dinçyürek, törende yaptığı konuşmada, “İki kurum arasında iş birliği ve ortak çalışma protokolü yapılıyor. Sağlık alanında yapacağımız Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi ile ilgili çalışmanın detayları yer alıyor. Temel niyet devletin sahip olduğu imkanlardan üniversitenin yararlanması, üniversitenin sahip olduğu imkanlardan da Sağlık Bakanlığının maksimum düzeyde yararlanması, ortak çalışmalar yapması ve iki kurumun da esas varlık sebebi topluma hizmet ve özellikle sağlık alanında en iyi şekilde halkımıza hizmet etmek çabasıdır” dedi.

İş birliğinden dolayı memnuniyet duyduğunu belirten Dinçyürek, çalışmaların sadece protokol kapsamıyla sınırlı olmadığını, önümüzdeki günlerde toplum yararına, kamu sağlığı yararına ortaya çıkacak yeni projeleri birlikte yürütme konusunda da hem fikir olduklarını belirtti.

Dinçyürek, üniversitelerimizin ülkemizde lokomtif sektör ve bilim yuvaları olduğunu, üniversitelerin çalışmalarını desteklemek gerektiğini, onların insan gücünü, bilimdeki birikimleri ve çalışmalarınının sağlık sektörüne yansımaları olduğunu söyledi.

Bu bağlamda sadece Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi’yle değil, birçok üniversite ile ortak çalışma ve iş birliğimiz bulunmaktadır diyen Dinçyürek, Sayın Rektörün şahsında Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi’ne teşekkür ediyorum.” ifadesinde bulundu.

UKÜ Rektörü Prof. Dr. Halil Nadiri ise konuşmasında, “Sağlık Bakanlığı ile üniversitemiz arasında imzalanan protokol içeriğinde ülkemizdeki hastanelerde, sağlık kurumlarında öğrencilerimizin staj yapma imkanlarını Bakanlığa ve dolayısıyla ülkemize yansıtılması konusunda da önemli bir adım attığımızı düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Nadiri, Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi olarak bir kez daha kurumum adına böyle bir iş birliğinden duyduğumuz memnuniyeti dile getirirken ülkemize, bakanlığımıza yapılabilecek olan katkıları yapmaya hazır olduğumuzu söylemek istiyorum. Tekrardan hayırlı olmasını diliyorum. Sayın Bakan Dinçyürek’e teşekkür ediyorum. Dedi.

Protokol imza töreninde, Sağlık Bakanlığı ile Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi arasındaki iş birliğinin önemine vurgu yapıldı.

Atun: Kıbrıslı Rumlar, Crans Montana’daki Tavizlerin Peşinde

Kıbrıs müzakerelerine Crans Montana’da kalındığı yerden başlaması konusunda ısrar eden Rum tarafının 13 maddelik taviz listesinin peşinde olduğunu savunan Prof. Dr. Ata Atun, BM’nin artık malumu ilan etmesi gerektiğini dile getirdi.
2017 yılında İsviçre’nin Crans Montana şehrinde gerçekleştirilen ve başarısızlıkla sonuçlanan Kıbrıs Konferansı’nın ardından Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye’nin Kıbrıs Sorununa ilişkin çözüm paradigması “iki devleti çözüm” üzerine yeniden inşa edildi.

28 Nisan 2021 tarihinde İsviçre’nin Cenevre kentinde, Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde düzenlen 5+1 formatındaki gayri resmi Kıbrıs konulu konferansta, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs’ta kalıcı çözüm için Egemen Eşitlik ve Eşit Uluslararası Statünün, BM Güvenlik Konseyi tarafından teyit edilmesi şartına bağlı 6 maddeden oluşan önerilerini sunarak, Türk tarafının kararlılığının, BM kayıtlarına geçmesini sağlamayı başarmıştı.

13 Şubat 2023’te Cumhurbaşkanı seçilen Rum Lider Nikos Hristodulidis ise “Egemen Eşitliğin” tartışmaya açık bir konu olmadığını söylerken, müzakerelere Crans Montana’da kalındığı yerden dönülmesi çağrısı yapmıştı.

Son dönemde sıkça dile getirilmeye çalışılan bu çağrının Türk tarafı için bir karşılığı olabilir mi? Müzakerelere Crans Montana’da kalındığı yerden devam edilebilir mi?

Gazeteci Aziz Karaaziz ve Mert Özdeş’in BRT’de yayınlanan Perspektif adlı programında bu konu masaya yatırıldı. Program konuğu Kıbrıs İlim Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ata Atun, küresel ve bölgesel konjonktürün değiştiğini belirterek, Crans Montana’ya dönmenin Türk tarafı için artık mümkün olmadığını değerlendirdi.

Kıbrıslı Rumların Crans Montana’da başarısızlıkla sonuçlanan Kıbrıs Konferansının ardından, koşulsuz ve takvim zorunluluğu olmadan müzakere sürecini yeniden başlatmak istediğini ifade eden Atun, dönemin Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in Kıbrıs Türk tarafından elde ettiğini iddia ettiği 13 maddeden oluşan tavizleri sıraladı:

Kıbrıslı Rumlara, Türk bölgelerinde 4 özgürlük hakkının tanınması,
Türk topraklarına nüfusun dörtte biri oranında Rum’un yerleşmesi,
Türk nüfusunun dörtte bir oranında dondurulması,
Yasama ve yürütmede Kıbrıs Türkünün 1960 Anayasasında var olan ayrı oy çoğunluğu hakkının iptali,
Devlete istihdamlarda 70 Rum’a 30 Türk, polis ve asker istihdamında 60 Rum’a 40 Türk istihdam edilmesini kaldırılması,
Dönüşümlü Başkanlıkta sürelerin eşit olmaması,
KKTC topraklarının beşte birinin ve 40 civarında yerleşim yerinin Kıbrıslı Rumlara iade edilmesi sonrasında Kıbrıs Türklerinin topraklarının yüzde 29.2’a inmesi, (%20 toprak kaybı)
4 kategorideki taşınmaz malların anlaşmanın ertesi günü doğrudan Rumlara iade edilmesi,
Devlet Başkanlığı seçiminde yüzde 20 çapraz oy prensibi nedeni ile Türk bölgesinde yaşayan Rumların, Kıbrıs Türklerinin Başkanının seçileceği seçimlerinde yüzde yirmi oranına oy kullanması. (çapraz oy)
“Federal Devlete” üniversite eğitimi ve çalışmak için gelecek kişi ve öğrencilere, Merkezi Hükümet tarafından izin verilmesi,
Kıbrıs Türklerinin varlığını koruyabilmesine yönelik mevcut derogasyonların iptal edilmesi,
Mülkiyet konusunun iki federal devlet arasında değil, bireysel olarak çözülmesi,
Yunan vatandaşları Kıbrıs adasına serbestçe giriş yapabilecekken, Türkiye’den gelecek kişilerin “Şengen Vizesi” alarak giriş yapabilmeleri.

Prof. Dr. Atun, Anastasiadis’in bu tavizleri koparmakla yetinmeyerek, “Sıfır Asker, Sıfır Garanti” talebinde bulunması üzerine dönemin Türkiye Cumhurbaşkanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun “Hayır” dediğini ve konferansın sona erdiğini hatırlattı.

Şu anki Rum Lider Nikos Hristodulidis’in Avrupa Birliği üyelerini 13 maddelik taviz listesi ile Türk tarafını müzakerelere dönmesi için ikna etmeye çalıştığını, ancak bunun Türk tarafı için mümkün olmadığını vurgulayan Atun, “Bunun aksini düşünmek siyasi bir aptallık olur.” dedi. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın “siyasi eşitliğe dayalı iki devletli çözüm” politikasının da giderek zemin kazandığına dikkati çekti.

Atun: BM, Malumu İlan Etmeli
Atun, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in altı aylık görev süresi içinde taraflar arasında ortak bir zemin bulamaması durumunda, BM’nin malumu ilan etmesi gerektiğini, ancak bunu yapıp yapmayacağının şüpheli olduğunu da sözlerine ekledi.

Stilevs’e 5. Kez En Yüksek Müşteri Memnuniyet Ödülü

Stilevs, Şikayetvar tarafından bu yıl dokuzuncusu düzenlenen
“Mükemmel Müşteri Memnuniyeti Başarı Ödülleri’nde” (A.C.E. Awards) Elektrikli Ev-Mutfak Aletleri Kategorisi’nde en iyi müşteri deneyimini sunan marka olarak, üst üste beşinci kez elmas ödüle layık görüldü.

Türkiye’nin müşteri memnuniyetini ölçen ilk ve tek platformu Şikayetvar, en iyi müşteri deneyimi sunan markaları bir kez daha ödüllendirdi.

Bu yıl dokuzuncu kez düzenlenen A.C.E. Awards (Mükemmel Müşteri Memnuniyeti Başarı Ödülleri) ödül töreninde 60 farklı kategoriden 118 markaya ödüle layık görüldü.

Müşteri Memnuniyetinde “Diamond” Kalite

Stilevs, müşteri memnuniyetinde “Diamond” kaliteyi sürdürerek “Elektrikli Ev-Mutfak Aletleri Kategorisi”nde en iyi müşteri deneyimini sunan marka olarak üst üste beşinci kez elmas ödülün sahibi oldu. Marka bu prestijli ödülü kazanarak müşteri memnuniyetine verdiği önemi bir kez daha teyit etti.

“Bu Ödül Bize Güvenin Bir Göstergesi”

Ödül töreni sonrası açıklama yapan Stilevs Satış Sonrası Hizmetler Müdürü Halis Çakar şunları söyledi: “Müşteri memnuniyeti, temel değerlerimizden biridir. Bu ödül, müşterilerimizin Stilevs ürünlerine ve hizmetlerine duyduğu güvenin ve memnuniyetin bir göstergesidir. Müşterilerimizin ihtiyaç ve beklentilerini en üst düzeyde karşılamak için sürekli çalışıyoruz.”

Yaygın ve Yetkili Servis Ağı

Müşteri memnuniyeti odaklı çalışma kültürünü benimseyen Stilevs, Türkiye genelinde 300’ü aşkın servis noktası ve Kuzey Kıbrıs’ta da Yetkili Teknik Servisi ile birlikte güvenilir bir hizmet sunuyor. Stilevs, ayrıca tüm ürünlerine 3 yıl boyunca marka garantisi veriyor.

A.C.E. Awards Araştırma Metodolojisi

Markalar tarafından uygulanan şikayet yönetiminin temel alındığı A.C.E. Awards için Şikayetvar’da müşterilere yönelik her yıl 1,5 milyonu aşkın anket gerçekleştiriliyor. Markalara takdim edilen A.C.E. Awards, gerçek tüketicilerle yapılan anketlerin oluşturduğu ‘Müşteri Deneyimi Endeksi baz alınarak ölçümleniyor. Endekste temel parametreler olarak pazar payına oranla şikâyet payı, memnuniyet düzeyi ve marka sadakati kullanılıyor.

Oğuz: Eski mahkumların iş dünyasına kazandırılması için iş birliğine hazırız

Bakan Oğuz, Barolar Birliği İnsan Hakları Komitesi Başkanı Av. Aslı Murat ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Ziyarette konuşan Av. Aslı Murat Barolar Birliği’nin Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Cezaevi ile ilgili bir projesi olduğundan bahsederek, eski mahkumların cezaevi sonrasında iş dünyasında yaşadıkları sorunların konu edildiği bu çalışmanın yürütülmesi için bakanlıkla işbirliği yapılması yönünde talepte bulundu.

Barolar Birliği ve İnsan Kaynakları Derneği’nin eski mahkumların iş dünyasında ve iş bulmakta yaşadıkları sorunların nasıl giderilebileceği konusunda iş birliği yürüttüğünü belirten Av. Murat, konuyla ilgili daha önce Ticaret Odası, Sanayi Odası ve Esnaf ve Zanaatkarlar Odası ile de görüşüldüğünü söyledi.

İçişleri Bakanı Oğuz, konunun çok hassas ve insani bir konu olduğunu belirterek, iş birliği konusunda hazır olduklarını ve projenin insan hakları açısından önem teşkil ettiğini belirtti.

Cezaevindeki mahkumların iş hayatına entegre olmasının önemine dikkat çeken Oğuz, küçük bir toplum olduğumuz için mahkumlara ön yargı ile yaklaşıldığını belirtti.

Cezaevindeki mahkumların içeride geçirdikleri sürede meslek edindirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Oğuz, mahkumluk süresi sonrasında kişinin elindeki meslek bilgisi ile topluma adapte olması ve kendi işini yürütebilecek duruma gelmesinin sağlanması gerektiğine işaret etti.

Oğuz, Türkiye Adalet Bakanı ile yaptığı görüşmede konunun gündeme geldiği, cezaevindeki mahkumların meslek çeşitliliği ve meslek edinme konusunda yapılması gerekenlerle ilgili görüş alışverişinde bulunduklarını belirtti.

Alayköy’e ‘Doğal Afet Parkı’ inşa edilecek

Gönyeli Alayköy Belediyesi ile Doğal Afet Arama ve Kurtarma Derneği arasında imzalanan protokol kapsamında Allayköy’de ‘Doğal Afet Parkı’ projesi hayata geçirilecek.

Gönyeli Alayköy Belediyesi ile Doğal Afet Arama ve Kurtarma Derneği (DAAK) yeni bir protokole imza koydu.

6 Şubat 2023 tarihinde Türkiye’de gerçekleşen ve asrın felaketi olarak adlandırılan deprem felaketinin ardından doğal afetler konusunda daha önce bir işbirliği protokolü imzalayan ve aralıksız olarak çalışmalarına devam eden Gönyeli Alayköy Belediyesi ile Doğal Afet Arama ve Kurtarma Derneği yeni bir protokole imza koyarak Alayköy’de 4 dönüm arazi içerisinde yapılması planlanan ‘Doğal Afet Parkı’ projesini hayata geçirecek ilk adımı attılar.

Ülkede ilk olan Doğal Afet Parkı Projesi başta çocuk ve gençlerinizin olmak üzere tüm halkımızın doğal afetler karşısında bilgi ve farkındalıklarını artırmak, öğrenci, kamu kurum kuruluş ve derneklerin doğal afet eğitimlerini gerçekleştirmek amacı ile kurulacak olan parkın inşası ve yönetimi Doğal Afet Arama ve Kurtarma Derneği tarafından gerçekleştirilecek.

Deprem, yangın, dağcılık, sel su baskınları, havai hat, açık ve kapalı eğitim alanları, operasyon ofisi ile daha birçok eğitici parkuru içerisinde barındıracak olan doğal afet parkı inşasına kısa süre içerisinde başlanacak.

AMCAOĞLU: ARAMA KURTARMA FAALİYETİ YAPAN DOĞAL AFET ARAMA VE KURTARMA DERNEĞİ (DAAK) İLE İŞBİRLİĞİNİ ÖNEMSİYORUZ

Gönyeli Alayköy Belediyesi Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, projenin ülke için gerekli bir proje olduğuna dikkat çekerek doğal afetler için önceden hazırlıklı olmak ve eğitimlerini almanın çok önemli olduğunu kaydetti.

Alayköy’de kurulacak Doğal Afet Parkı’nın ülkedeki arama kurtarma eğitimleri ve çalışmaları için hayati önem taşıdığını belirtti. Amcaoğlu, projeye arazi katkısında bulunduklarını ve bu alanda gerçekleştirilecek projelere de destek vereceklerini belirtti.

Amcaoğlu, belediyenin de arama kurtarma ekibinin kurulduğunu ve hali hazırda çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti.

Dr. Hasan Küçük’ten KAAN mesajında dikkat çeken vurgu

Ulusal Birlik Partisi Girne Milletvekili Hasan Küçük,” Türk mühendislerin başarısı olarak bizleri gururlandıran milli muharip uçağı KAAN’ın ilk uçuşu ile onur duyduk” dedi.
Sadece sanayide ve ekonomide yerlileşmenin yeterli olmadığını belirten Küçük, planlı milli eğitim ile yetişecek gençlerin yeni ufuklar açacağını söyledi.
Ulusal Birlik Partisi Girne Milletvekili Hasan Küçük, Türkiye’nin ürettiği milli muharip uçağı Kaan’ın, ilk uçuşunu başarıyla tamamlaması nedeniyle tebrik mesaj yayımladı.
Küçük, mesajında şu ifadelere yer verdi;
Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin milli ve yerli imkanlarla ürettiği milli muharip uçağı Kaan’ın gökyüzü ile buluşması bizleri ziyadesiyle mutlu etmiştir. Türk savunma sanayisine yapılan yatırımların meyvelerini vermesi Türkiye’yi bölgesel güç olmaktan çıkarıp küresel seviyeye getireceğinden eminiz. KAAN’ın 5. Nesil savaş uçağı olarak bir çok özelliği taşıması hem Anavatan Türkiye’nin hem de KKTC’nin hava savunmasında önemli bir güç oluşturacaktır. Bu vesileyle KAAN’ın gökyüzü ile buluşmasında emeği geçen başta Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm katkı koyanlara teşekkürlerimi iletirim.

Bugün yer yer sağanak bekleniyor!

Meteoroloji, bugün öğle saatleri yer yer hafif sağanak beklendiğini duyurdu.

Meteoroloji Dairesi’nin 22 – 28 Şubat tarihlerini kapsayan hava tahmin raporuna göre, Cuma’dan Çarşamba’ya kadar yağmur beklenmezken, hava genellikle parçalı bulutlu geçecek.

Bölgede, periyodun ilk ve son günleri alçak, diğer günlerdeyse yüksek basınç sistemiyle serin ve nemli hava kütlesinin etkili olacak. En yüksek hava sıcaklığı iç kesimlerde ve sahillerde 19 – 22 dolaylarında seyredecek. Rüzgar, genellikle kuzeyli yönlerden orta kuvvette esecek.

Türkiye’de gözler TCMB’nin faiz kararına çevrildi

Küresel piyasalarda, Kaliforniya merkezli çip üreticisi Nvidia’nın son çeyrekte beklentilerin üzerinde kar açıklaması risk iştahını artırırken, bugün yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) para politikası kararları yatırımcıların odağına yerleşti.

Geçen yıl boyunca Nvidia önderliğinde dikkati çeken teknoloji sektörünün, şirketin son çeyrekte yıllık yüzde 769 artışla 12,29 milyar dolar net kar elde ederek tahminleri aşması ve içinde bulunulan çeyreğe ilişkin gelir beklentisini 24 milyar dolar olarak açıklamasının ardından gelecek dönemlerde de adından söz ettirmeye devam etmesi bekleniyor.

Öte yandan, dün ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimlerine ne zaman başlayacağına dair belirsizlik sürerken, dün yayımlanan Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantı tutanakları da yetkililerin para politikasını hızlı gevşetme konusunda endişeleri olduğunu gösterdi.

Tutanaklarda, Fed yetkililerinin, enflasyonun düşürülmesinde daha fazla ilerleme kaydedilmesinin beklenenden daha uzun sürebileceği ihtimaline ağırlık verdiği bildirildi.

Fed yetkililerinin, kısıtlayıcı para politikası duruşuna ne kadar süre devam edilmesi gerektiğine ilişkin belirsizliğin altını çizdiği aktarılan tutanaklarda, “Çoğu yetkili, politika duruşunu gevşetmek için çok hızlı hareket etmenin risklerine dikkati çekti ve enflasyonun sürdürülebilir bir şekilde yüzde 2’ye düşüp düşmediğine karar verirken gelen verileri dikkatle değerlendirmenin önemini vurguladı. Ancak birkaç yetkili, aşırı kısıtlayıcı duruşun çok uzun süre sürdürülmesinin ekonomiye yönelik aşağı yönlü risklere işaret ettiğini belirtti.” ifadeleri kullanıldı.

Tutanaklar sonrası, para piyasalarında Fed’in martta faizi sabit bırakacağına dair beklentide değişiklik olmazken, bankanın mayısta faiz indirimine başlama ihtimali yüzde 29’a, haziranda başlama ihtimali de 70’e geriledi.

Fed yetkililerinin açıklamaları da takip edilirken, Richmond Fed başkanı Thomas Barkin, manşet enflasyonun düşmesine rağmen konut gibi sektörlerde fiyat baskılarının devam ettiğini vurgularken, Fed Yönetim Kurulu Üyesi Michelle Bowman, yakın gelecekte faiz indirimi ihtimaline karşı olduğunu dile getirdi.

Ayrıca, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s (S&P), ABD’nin para politikasına ilişkin 2024 görünümünü değiştirmediğini, Fed’in haziran toplantısında politika faizini 25 baz puan, yıl sonuna kadar ise 75 baz puan düşüreceğini öngördüğünü bildirdi.

Makroekonomik veri tarafında ABD’de 30 yıl vadeli mortgage (konut kredisi) için ortalama faiz oranı yüzde 7,06 ile yeniden yüzde 7 seviyesini geçerken, geçen yıl aralıktan bu yana en yüksek seviyesini gördü.

Dün piyasalar kapandıktan sonra bilançosunu açıklayan Palo Alto Networks’ün bu yıla ilişkin büyüme tahminleri de beklentilerin altında kaldı. Şirketin hisseleri bugün yüzde 28’den fazla düşüş gösterdi.

ABD’de 737 MAX 9 tipi yolcu uçağının, 5 Ocak akşamı havadayken gövdesinden bir parça kopması sonrasında hisseleri yüzde 20’den fazla düşüş kaydeden Boeing, 737 MAX programında yönetici değişikliğine gidildiğini duyurdu. Boeing hisseleri dün yaklaşık yüzde 1 düşüşle günü tamamladı.

Söz konusu gelişmeler sonrası dün ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi 5 baz puan artışla yüzde 4,33’e çıkarken, şu sıralarda yüzde 4,31 seviyesinde bulunuyor.

Yükseliş eğilimini üst üste altıncı işlem gününe taşıyan altının ons fiyatı, bugün yüzde 0,2 yükselişle 2 bin 29 dolardan alıcı buluyor.

Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler yatırımcıların odağında bulunmaya devam ederken, dün Brent petrolün varil fiyatı günü yüzde 0,6 artışla 82,3 dolardan tamamlamasının ardından şu dakikalarda önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 82,4 dolardan işlem görüyor.

Dün, New York borsasında Nasdaq endeksi yüzde 0,32 değer kaybederken, S&P 500 endeksi yüzde 0,13 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,13 artış kaydetti. Dün piyasalar kapandıktan sonra açıklanan Nvidia bilançosunun etkileri, ABD’de endeks vadeli kontratların yeni güne pozitif bir seyirle başlamasına neden oldu.

Avrupa borsalarında dün İngiltere hariç pozitif bir seyir öne çıkarken, bugün gözler Avro Bölgesi’nde enflasyon başta olmak üzere yoğun veri gündemine çevrildi.

Analistler, Avro Bölgesi’nde Tüketici Fiyat Endeksinin (TÜFE) aylık bazda yüzde 0,4 azalmasının beklendiğini belirterek, yıllık bazda yüzde 2,8 artış öngörüldüğünü hatırlattı.

Öte yandan, Avrupa Birliği (AB), Rusya’ya Ukrayna Savaşı nedeniyle uyguladığı yaptırımlar kapsamında ilk kez Çinli şirketleri, Rusya’ya savaşta askeri destek sağlayabilecek ticari ilişkileri nedeniyle yaptırım listesine dahil etti.

Dün, İngiltere’nin en büyük bankalarından HSBC’nin hisse fiyatının, son çeyrekte vergi öncesi karındaki gerileme ve iştiraki olan Çin finans kuruluşundaki değer kaybı nedeniyle yüzde 8’den fazla gerilemesi dikkati çekti.

Almanya tarafında ise hükümet, bu yıl için daha önce yüzde 1,3 olarak açıklanan büyüme beklentisini zayıf küresel talep, jeopolitik belirsizlikler ve yüksek seyreden enflasyonun etkisiyle yüzde 0,2’ye düşürdüğünü bildirdi.

Öte yandan, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkelerinde Gayri Safi Yurt içi Hasıla (GSYH) geçen yılın son çeyreğinde yüzde 0,4 büyüme kaydetti.

Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,73 azalırken, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,29, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,22 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 1 değer kazandı. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne de pozitif bir seyirle başladı.

Nvidia finansal sonuçlarının ardından vadeli piyasalarda artan risk iştahı Asya pay piyasalarına da taşınırken, Japonya’da Nikkei 225 endeksi 1989’daki zirvesini tazeledi.

Japonya’da Nikkei 225 endeksi, 39.029,00 puana ulaşarak Aralık 1989’da görülen tüm zamanların en yüksek gün içi seviyesi olan 38.957,44’ü geride bıraktı.

Güney Kore Merkez Bankası ise politika faizini dokuzuncu toplantısında da yüzde 3,50’de sabit bıraktı.

Öte yandan, Japonya’da imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) 47,2 ile Ağustos 2020’den bu yana en düşük seviyeye gerilerken, hizmet sektörü PMI 52,5’e indi.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,7, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,3, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,3 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,6 artış kaydetti.

Türkiye’de dalgalı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,35 değer kaybıyla 9.312,12 puandan tamamlarken, bugün gözler TCMB’nin faiz kararına çevrildi.

AA Finans’ın beklenti anketine katılan ekonomistlerin tümü, merkez bankasının politika faizini sabit bırakmasını beklerken, ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı ise yüzde 36,25 oldu.

Dolar/TL, dün alıcılı bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının yüzde 0,3 üzerinde 31,0043’ten tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 31,0240 seviyesinden işlem görüyor.

Analistler, bugün Türkiye’de TCMB’nin faiz kararının yanı sıra yoğun veri gündemi, dünya genelinde ise öncü imalat sanayi, hizmet sektörü ve bileşik Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) ile ABD’de haftalık işsizlik maaşı başvuru verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.400 ve 9.530 seviyelerinin direnç, 9.300 ve 9.200 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.

Brent petrolün varil fiyatı 83,28 dolar

Brent petrolün varili uluslararası piyasalarda ​​​83,28 dolardan işlem görüyor.

Dün 83,17 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 83,03 dolar seviyesinde tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 10.12 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,30 artışla 83,28 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 78,17 dolardan alıcı buldu.

Petrol fiyatlarının artışında, Kızıldeniz’de devam eden çatışmaların küresel petrol arzını olumsuz etkileyeceği endişesi ve ABD dolarının değer kaybetmesi etkili oldu.

Husilerin İsrail’e destek veren ticari gemilere yönelik saldırıları nedeniyle Kızıldeniz’de gerginlik tırmanıyor. Husiler, Kızıldeniz’deki İsrail gemilerini korumak için deniz devriyeleri göndermeye yönelik herhangi bir girişime misilleme yapmakla tehdit ederken, Batılı askeri güçler Yemen’deki Husi hedeflerine yönelik saldırılarını sürdürüyor.

Yemen’deki Husiler, ABD ile İngiltere’nin ülkenin batısındaki Hudeyde kentine dün 17 saldırı düzenlediğini açıkladı. Husiler bir gün öncesinde İsrail’in güneyindeki Eilat kentinde hassas bölgeler ile Aden Körfezi’nde bir İsrail gemisini hedef aldıklarını açıklamıştı.

ABD dolarının diğer para birimleri karşısında değer kaybetmesi de petrol fiyatlarının yükselmesini destekliyor. ABD dolarının diğer para birimleri karşısındaki değerini ölçen ABD dolar endeksi yüzde 0,13 düşüşle 103,87 dolar oldu. Zayıf doların, döviz kullananlar için petrolü daha ucuz hale getirerek talebi artırması bekleniyor.

Öte yandan, dünyanın en çok petrol tüketen ülkesi ABD’de talebin zayıfladığına işaret eden veriler fiyatların yükselişini kısıtlıyor. Amerikan Petrol Enstitüsü verilerine göre, ülkede ham petrol stokları geçen hafta 7 milyon 168 bin varil artış gösterdi. Piyasa beklentisi, stokların 4 milyon 298 bin varil artacağı yönündeydi. ABD Enerji Enformasyon İdaresinin resmi stok verileri bugün açıklanacak.

Ayrıca, ABD Merkez Bankası (Fed) faiz indirimlerine ne zaman başlayacağına dair belirsizlik sürerken, dün yayımlanan Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantı tutanakları da yetkililerin para politikasını hızlı gevşetme konusunda endişeleri olduğunu gösterdi. Faizlerin uzun süre yüksek seviyede devam etmesinin ülkede petrol talebini de düşüreceği beklentisi fiyatları aşağı yönlü etkiliyor.

Brent petrolde teknik olarak 83,58 ile 85,09 dolar aralığının direnç, 82,07 ile 80,56 dolar aralığının ise destek bölgesi olarak izlenebileceği ifade ediliyor.

Ahmet Savaşan: Ülke imajının oluşmasında rehberlerin rolü büyük

Dünya Sağlık Turizmi Konseyi Başkanı, Milletvekili Dr. Ahmet Savaşan, 21 Şubat Dünya Rehberler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, “Ülke imajının oluşmasında rehberlerin rolü büyük” dedi.

Dünya Sağlık Turizmi Konseyi Başkanı, Milletvekili Dr. Ahmet Savaşan, 21 Şubat Dünya Rehberler Günü nedeniyle mesaj yayımladı.

Dr. Ahmet Savaşan, yerel halk ve turistler arasında iletişimi sağlayan ve uluslararası tanıtımda elçi görevi yapan turist rehberlerinin nitelikli yetiştirilmesi ve sürekli gelişmeye teşvik edilmesinin ülkelerin imajını güçlendirdiğine dikkat çekti. Dünyada nitelikli turist rehberi yetiştirilmesi gerektiği kadar rehberlikte branşlaşmaya gidilmesi konusunda da büyük bir ihtiyaç olduğuna işaret eden Ahmet Savaşan, konseyin (GHTC) Sağlık Turizmi alanında rehber yetiştirilmesi için üye ülkeler arasında koordinasyonun sağlanması için çalışma yaptığının altını çizdi.

Rehberlik mesleğinin insan ilişkileri, liderlik, dil hakimiyeti, yön ve yol bulma, bilgiyi aktarabilme, aktarılanları hikayeleştirebilme, insanları etkileyebilme gibi beceriler isteyen çok özellikli bir alan olduğunu ifade eden Ahmet Savaşan, ülkelerin imajının oluşmasında ve geliştirilmesinde rehberlerin belirleyici rolü bulunduğunun altını çizdi.

“SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZM GELİRLERİNİN OLUŞMASINDA REHBERLİK ÖNEMLİ”

Mesleğinde başarılı bir rehberin, çok yönlü bilgi birikimine sahip olması gerektiğine işaret eden Dr. Ahmet Savaşan, bunun bireyin bilgilerini güncellemesi ve sürekli yenilerini eklemesi ile mümkün olabileceğini ifade etti. Bir ülkeyi ziyaret eden turistlerin ilk karşılaştıkları, ilk izlenim edindikleri, en fazla vakit geçirdikleri, ülke hakkında bilgi aldıkları, yardımlaştıkları, konuştukları, kimi zaman sorunlarını paylaştıkları bireylerin profesyonel turist rehberler olduğuna değinen Savaşan, “kaliteli ve branşlaşmış bir rehberlik eğitimi, kaliteli rehberlerin yetişmesine, kendini yenileyen kaliteli rehberlerin yetişmesi de eşlik edilen grubun veya kişilerin gittikleri ülkelerden memnun ayrılmalarına neden olur. Bu da ülkelerin turizm imajının güçlenmesini ve ülkelerde sürdürülebilir turizm çeşitlerinin gelişmesine ve dolayısıyla da turizm gelirlerinin artmasını mümkün kılar” dedi.

“REHBERLİK EĞİTİMİNİN BRANŞLAŞMASI İÇİN GEREKEN ADIMLARI ATALIM”

Mesajının sonunda, bütün rehberlerin Dünya Rehberler Günü’nü kutlayan Ahmet Savaşan, konsey üyesi 56 ülkeye rehberlik eğitiminin branşlaşması konusunda gereken adımların atılmasını teşvik etmeleri çağrısında bulundu.

Galata Kulesi bir ay ziyarete kapalı olacak

Galata Kulesi, depreme karşı güçlendirme ve dış cephe onarımı çalışmaları sebebiyle 23 Şubat’tan itibaren bir ay süreyle ziyarete kapalı olacak.

Kültür ve Turizm Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, kulenin çatı onarımı çalışmaları sebebiyle 8. katı 2023 kasım ayında ziyaret kapatılmıştı.

Süreç içerisinde kulenin aleminin konservasyonu tamamlandı ve dün yerine yerleştirildi. Yapının beden duvarlarında ve zemininde ise jeoradar çalışmaları gerçekleştirildi.

Tespit edilen detaylar doğrultusunda kulenin dış cephe onarımı da yapılacak. Restorasyon çalışmaları sırasında kulenin beden duvarlarında bulunan 400’e yakın göçmen kuş yuvasına zarar verilmeyecek.

Tüm uygulamalar, kuş yuvaları ve ebabil kuşlarının göç mevsimi gözetilerek gerçekleştirilecek.

Esendağlı: “Bilirkişi raporu 26 Nisan’a yetişirse İsias Otel davası farklı bir boyut kazanabilir”

Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı, İsias Otel davasına ilişkin yaptığı açıklamada, bilirkişi raporunun 26 Nisan’a yetişmesi halinde davanın farklı bir boyut kazanabileceğini söyledi

Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı, BRT katıldığı programda İsias Otel davasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Esendağlı, “Gazi Üniversitesi’nde bilir kişi raporu hazırlanmaya başladı. 26 Nisan’da yapılacak duruşmaya yetişirse, dava çok farklı bir boyut kazanır. Bilirkişi raporu, dava sonucu açısından hayli önemli” dedi

Zor bir coğrafyada, emsalsiz bir süreç götürmeye çalıştıklarını belirten Esendağlı, dava için bütünsel hareket etmenin, devletin tüm unsurlarıyla Adıyaman’da olmasının sürece önemli bir kazanım kattığını ifade etti. Esendağlı, 26 Nisan’daki duruşmada bir ileriki bir tarihe erteleme de olabileceğini söyledi.

AKAN KÜRŞAT DAVASI: MAKAMLARIN GİRİŞİMLERİNİ YETERLİ VE DOYURUCU BULMADIK

Avukat Akan Kürşat davası ile ilgili olarak da Esendağlı, ortada bir suç unsuru olmadığını yineledi. Esendağlı, Akan Kürşat davasında Kıbrıs Türk siyasetinin gerekli katkıyı koymadığını ifade ederek, “Bu konuda ilk günden hükümetin, Cumhurbaşkanlığı’nın, muhalefetin, Türkiye Cumhuriyeti makamlarının girişimlerini yeterli ve doyurucu bulmadık” diye konuştu.

Ertuğruloğlu ve Amcaoğlu “KKTC ile Türkiye-AB İlişkileri” paneline katıldı

Kocaeli Sanayi Odası’nın daveti üzerine resmi temaslarda bulunmak amacıyla Kocaeli’nde bulunan Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile  Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu temaslarını sürdürüyor.

Tahsin Ertuğruloğlu ve Olgun Amcaoğlu ayrıca, Kocaeli Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi tarafından Kocaeli Valisi Seddar Yavuz’unda katılımıyla düzenlenen “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye-AB İlişkileri” panelinde birer konuşma yaptılar.

Töre, TC’nin milli muharip uçağı KAAN’ın ilk uçuşunu kutladı

Cumhurbaşkanı Vekili, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Türkiye’nin Milli muharip uçağı ‘KAAN’ın bugün ilk uçuşunu yapmasını kutladı.

Töre, KAAN’ın ilk uçuşuyla ilgili yayınladığı mesajda şunları kaydetti:

“Anavatanımız Türkiye’nin yerli ve millî projelerinin başında yer alan muharip uçak ‘KAAN’ın bugün ilk uçuşunu gerçekleştirmesinin gururunu yaşıyoruz. Türkiye kendi 5. nesil savaş uçağını üretmesi sadece bölgesinde değil, dünyada da büyük bir güç haline geldiğinin en büyük işaretlerindendir. Atamızın ‘İstikbal göklerdedir’ sözü, KAAN’ın ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirmiş olması ile birlikte çok daha büyük bir anlam kazanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin savunma sanayisindeki en büyük teknolojik gelişmelerden olan bu güzel hadiseyi selamlıyor, Türk Milletine hayırlar getirmesini temenni ediyorum.”

Dinçyürek:” Mağusa Hastanesi’nde Kan Bankası Modern Cihazlarla Devreye Girdi”

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Mağusa Devlet Hastanesi’ni ziyaret ederek incelemelerde bulundu.

Mağusa Hastanesi’nde Kan Bankasının modern cihazlarla devreye girdiğini ve bugün çalışmaları yerinde tespit ettiklerini kaydeden Dinçyürek, bu bölgedeki hastalara özellikle acil hastalara müdahalelere, kazalara çok daha çabuk hizmet verebilecek bir düzenleme olduğunu, insan hayatını korumaya yönelik aynı zamanda hizmeti artırmaya yönelik bir uygulama olduğunu söyledi.

Dinçyürek, hastanenin son teknoloji cihazlarla donatıldığını ve hizmet kalitesinin artırıldığını , özellikle acil hastalara ve kazazede hastalara daha hızlı ve etkili hizmet verebilmek adına düzenlemeler yaptıklarını belirtti.

Bakan Dinçyürek, ayrıca hastanede yapılan yeni tomografi cihazı çalışmalarını ve yeni doğan yoğun bakım ünitesinin çalışmalarını yerinde gözlemledi. Göz ameliyatları için de son aşamaya gelindiğini ve birkaç hafta içinde ameliyatların başlayacağını açıkladı.

Bakan Dinçyürek, son günlerde sosyal medyada dolaşan bazı şikayetlere de değindi. Acil servislerden muayene parası alındığına dair iddiaların bulunduğunu, bu konuda ücretler tüzüğünde bir uygulama olduğunu, tam ücretli kategorisinde olan şahısların devletten hizmet alırken ödeme yapmaları gerektiğini, bunların bir kısmının çoğunlukla üçüncü dünya ülkeleri olduğunu ifade etti.

Son olarak, vatandaşlara bir çağrıda bulunan Dinçyürek, özellikle çocukları olan ve çocukları yeni doğan kişilerin, sistemde gerek devlet memuru olsun gerekse sigortalı olsun kendi çocuklarını devletin sağlık hizmetlerinden yararlandırabilmek için devletin ilgili birimlerine kaydettirmeleri gerektiğini vurguladı. Aksi takdirde, acil durumlarda çocukların kayıtlı olmadığı için tam ücretli kategoriye tabi tutulabileceğini belirtti.

Uygulamada bazı sıkıntılar olduğuna değinen Dinçyürek, otomasyonda, yazılımlarda olan sorunları yerinde tespit ettiklerini, bunların giderilmesi için çalışmaların devam ettiğini ekledi.

Bakan Dinçyürek, sağlık hizmetlerinin her geçen gün daha iyi hale getirilmesi için çalışmaların devam edeceğini ve vatandaşların sağlıklı günler geçirmesi için ellerinden geleni yapacaklarını sözlerine ekledi.

Dinçyürek’e ziyaretinde Mağusa Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Mustafa Kalfaoğlu ve hastane yönetimi eşlik etti.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu: “Türkiye’nin gücü Kıbrıs Türkü’nün de gücüdür.”

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, “Türkiye’nin gücü Kıbrıs Türkü’nün de gücüdür.” dedi.

Tahsin Ertuğruloğlu, Türkiye’nin milli muharip uçağı #KAAN’ın, ilk uçuşunu başarıyla tamamlaması nedeniyle mesaj yayımladı.

Ertuğruloğlu mesajında şunları belirtti:

“Garantörümüz anavatanımız Türkiye’nin milli muharip uçağı #KAAN’ın, ilk uçuşunu başarıyla tamamlamasından gurur duyduk.

Atatürk”ün “İstikbal  göklerdedir” şiarıyla başlattığı ve Cumhurbaşkanı  Erdoğan’ın kararlılığında yürütülen çalışmalarda, Türk havacılığı ve savunma sanayiindeki bu tarihi başarı, Türkiye Yüzyılı’nın gururudur.

Türkiye’nin gücü Kıbrıs Türkü’nün de gücüdür.”

Cumhurbaşkanı Tatar: “Kaan, Türk milletinin yeni bir gurur kaynağı olmuştur”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, bugün ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştiren Türkiye’nin Milli muharip uçağı Kaan’ın; Türk savunma sanayisi ve Türk milletinin yeni bir gurur kaynağı olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kaan’ın ilk uçuşunun hayırlara vesile olmasını temenni ederek, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Türk milletini tebrik etti.

Milli savunma sanayisinde gösterilen başarılardan duydukları gururu vurgulayan Tatar, Türkiye’nin 5. nesil savaş uçağını üretme yolunda çok kritik bir eşiği daha geride bıraktığını kaydetti.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından geliştirilen Milli Muharip Uçak Kaan’ın, bugün gerçekleştirilen ilk uçuşunda 13 dakika havada kalarak, 8 bin feet irtifada 230 knot hıza yani yaklaşık 426 km / saat hıza ulaştığını ifade eden Tatar, şunları kaydetti:

“Gökyüzüne kanat açan Kaan, üstün teknoloji ürünü elektronik harp sistemleri ve gelişmiş entegre lojistik altyapısı ile Türkiye Yüzyılında Türk milletinin havadaki hak ve menfaatlerinin korunmasında büyük görevler yerine getirecektir.

Milli muharip uçağı Kaan’ı geliştiren ve üreten Türk Havacılık Uzay Sanayii ekibini, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı’nı ve projenin tüm paydaşlarını bu tarihi uçuşta emeği geçen tüm herkesi gönülden tebrik ediyor yürekten kutluyorum.”

Berova, Şehit Aileleri ve Malül Gaziler Derneğini kabul etti

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Gürsel Benan başkanlığındaki Şehit Aileleri ve Malül Gaziler Derneği yönetim kurulu üyelerini kabul etti.

Maliye Bakanlığından yapılan açıklamaya göre kabulde, Gürsel Benan, 1956’dan bu güne kadar kayıt altına alınan 1830 şehitle ilgili bilgi ve fotoğrafların derlendiği iki ciltlik “Şehitler Ölmez Albümü”nü Maliye Bakanı Berova’ya takdim etti.

Kabulde konuşan Berova, Kıbrıs Türkü’nün zor şartlarda varoluş mücadelesi verdiğini anlatarak, bu tarihi mücadelenin kayıt altına alınarak gelecek nesillere aktarılmasının önemine vurgu yaptı.

Derneğin kendisine hediye ettiği albümün, nasıl devlet olunduğunun gelecek nesillere anlatılması açısından çok önemli olduğunu belirten Berova, albümün hazırlanmasına katkı koyanlara teşekkür etti.

Şehit Aileleri ve Malül Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan ise, Şehitler Ölmez Albümü’nün hazırlanması için son iki yılda büyük gayret sarf ettiklerini kaydederek, amaçlarının Kıbrıs Türk toplumunun verdiği mücadeleyi anlatmak ve geçmişte yaşananlarla ilgili farkındalığı artırmak olduğunu belirtti.

Şehitler sayesinde bugünlere gelindiğini söyleyen Benan, albümün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin temeli ve Anayasası olduğunu ifade etti.

Ertuğruloğlu ve Amcaoğlu Kocaeli’de sanayicilerle buluştu

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, Türkiye’de Kocaeli Sanayi Odası (KSO) Şubat Ayı Meclis Toplantısı’na katıldı.

KSO’daki toplantıda konuşan Ertuğruloğlu, yıllardır ambargolar altında ezdirilen, izolasyon politikalarıyla haksızlığa uğrayan Kıbrıs Türk halkının, bölgesel güç ve aktör olan, bunun da sınırlarını aşarak global aktör, güç olma yolunda ilerleyen ana vatan Türkiye’den öğrenmesi gereken çok dersin bulunduğunu belirtti.

 

“Sadece sanayi konusunda değil her konuda ana vatanda dinamizm gördüklerine” değinen Ertuğruloğlu, Türkiye’de yaratıcılık ve rekabet edebilirlik anlayışının ön plana çıktığını ifade etti.

Ertuğruloğlu, KKTC’de bu konularda mesafe kat etmeye ihtiyaçlarının olduğuna değinerek, “Çünkü yıllardır ambargo ve izolasyonlarla uluslararası ilişkilerimizin ciddi şekilde darbelendiği, önümüzün kesildiği koşullarda, içe kapanık ortamda yaşamak durumunda kaldık. Kendi dünyamızda yarattığımız realitelerin, uluslararası realiteler olduğunu düşünme hatasına da vardık. Artık kabuğumuzu kırıp, ana vatanımızdan dersler çıkararak, ana vatanımızla el ele adım adım beraber hareket etmenin tek izleyebileceğimiz yol olduğuna inanıyoruz.” dedi.

“KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ’NİN VARLIĞI, ÇÖZÜMÜN ESASIDIR”

 

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlığı, çözümün esasıdır.” diyen Ertuğruloğlu, KKTC’nin hiçbir zaman çözümün önündeki engel olmadığının altını çizdi.

Ertuğruloğlu, çözümün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kabulünden geçtiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Bu nedenle Kıbrıs sorununun tarifini de yapmak mecburiyetindeyiz. Herkes ‘Kıbrıs sorunu çözülsün.’ diyor. Güzel, çözülsün. Sorun nedir? Bir anketle ‘Kıbrıs sorununun tarifini yapın.’ desek, neler neler çıkacak ortaya. Kıbrıs sorununun tek bir basit cevabı vardır. Kıbrıs sorunu, Rum tarafının ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ diye tanınıyor olmasıdır. Sorun budur. Çözümü de o nedenle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınması ve kabul edilmesidir. Bunun anlamı nedir? Rum’un, ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ diye tanınıyor olmasına son vermektir.”

Ertuğruloğlu, “Ana vatanın güvenlik açısından stratejik nokta ve dinamizmin ile yaratıcılığın da merkezi olduğuna” işaret ederek, “Bizim buralardan güç almamız lazım. Bizler, sizlerle, sizin gücünüzü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yansıtarak, Kıbrıs Türkü’yle hareket ederek, Kıbrıs konusunun, sadece Kıbrıs Türkü’nün Kıbrıs Rumu’yla meselesi değil, Türk ulusunun da meselesi olduğunu dünyaya vurgulayarak hareket etmek durumundayız. Kıbrıs Türkü, yüce Türk ulusunun kopmaz parçasıdır.” diye konuştu.

“GÜVERCİNLİK SANAYİ BÖLGESİ”NDEKİ PROJELER TAMAMLANDI, ANKARA’NIN GÜNDEMİNDEKİ İHALE SÜRECİ ÇOK KISA SÜREDE BİTİRİLECEK”

Amcaoğlu da pandemide mikro anlamdaki ihtiyaçlarını, dünyadaki örneklerinde olduğu gibi üretemediklerini gördüklerini, bunun üzerine de sanayileşmeye önem verme kararı aldıklarını söyledi.

Ülkenin ihtiyacı “Organize Sanayi Bölgeler Yasası”nı 2022’de oy birliğiyle Meclisten geçirdiklerini anımsatan Amcaoğlu, “Türkiye Cumhuriyeti’nden yatırımcı kardeşlerimizle yeni yatırım sahaları açma noktasındaki bütün mevzuatları geçen haftalarda Ticaret Bakanı Sayın Ömer Bolat ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Mehmet Fatih Kacır’la imzaladık.” diye konuştu.

Amcaoğlu, protokoller sayesinde Türkiye Cumhuriyeti yatırımcılarının artık rahatlıkla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yatırım yapabileceği ve yaptığı yatırımın sahibi olabileceği mevzuatların yürürlüğe girdiğini aktardı.

Yatırımların kolaylaştırılması ve korunmasıyla alakalı bütün mevzuatların yasallaştığını belirten Amcaoğlu, “Güvercinlik Sanayi Bölgesi”ndeki bütün projelerin tamamlandığını, şu an Ankara’nın gündeminde bulunan ihale sürecinin çok kısa sürede bitirileceğini kaydetti.

“YATIRIMLAR, KKTC’NİN DÜNYAYA AÇILMASINI SAĞLAYACAK”

Amcaoğlu, yeni düzenlemelerle, sanayi bölgesindeki yatırım projelendirmelerinin 2 bin metrekare üzerinden yapılan daha öncekilerden farklı olacağına işaret ederek, “İhracat açığını kapatabilecek, alternatif üretim modellerini ortaya koyabilecek ve yatırımları taçlandırabilecek sanayi arsalarının, 5 bin metrekareden başlayıp 20 bin metrekarelere kadar alana sahip olabileceği, istenildiğinde bu alanların büyültülebileceği proje 1 yıl sonra hayata geçecek.” diye konuştu.

 

Projelerin, KKTC’nin mikro ihtiyaçlarını karşılayacağını, devamında da ihracattaki devrimleri yakalayabilecek üretim modelleriyle dünyaya açılabilmesini sağlayacağını dile getiren Amcaoğlu, Türkiye ile yapılan kıyı ticareti anlaşmalarıyla Avrupa’ya açılan pazarların büyüyeceğini, kısa sürede bu alandaki Türk yatırımcılarla anlaşmalar imzalanmasını temenni etti.

Amcaoğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nden gelen yatırımcılara gönül kapılarının her zaman açık olduğunu, yeni mevzuat ve protokollerle KKTC’de yapılacak gerekli yatırımların önünün açılmasını temenni ettiklerini, Türkiye Cumhuriyeti’yle yürümekten büyük onur ve şeref duyduklarını sözlerine ekledi.

Vali Seddar Yavuz da dünyada barış ve huzurun tesis edilmesinin Türk devleti ve milletinin güçlü olmasından geçtiğine değinerek, Kıbrıs Türkü’nün bağımsız ve hür yaşamasının, tanınmasının, sosyal, ekonomik ve kültürel olarak kalkınmasının en önemli amaçları olduğunu söyledi.

KSO Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Zeytinoğlu da KKTC’nin milli davaları olduğunu belirterek, iş dünyası olarak KKTC’ye her türlü desteği vermeye hazır olduklarını dile getirdi.

Konuşmanın ardından Bakanlar Ertuğruloğlu ve Amcaoğlu, sanayicilerin sorularını yanıtladı.

Ersin Tatar: KKTC bağımsız bir Türk devletidir

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı tarafından düzenlenen “27. Avrasya Ekonomi Zirvesi”ne katıldı.

İstanbul’da yer alan zirve, şehirler anısına saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Daha sonra zirvenin tanıtım filmi gösterildi. Zirvenin açılışında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in mesajları da okundu.
Zirvede, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı, eski Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısıi milletvekili Fuat Oktay, İstanbul Valisi Davut Gül, eski Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı, milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu konuşma yaptı.

 

TATAR

Cumhurbaşkanı Tatar, zirvede yaptığı konuşmada, zirveye katılmaktan memnuniyet duyduğunu belirterek, bir çok ülkenin temsilcisine seslenmekten onur duyduğunu söyledi.
Tatar, zirveyi düzenleyenlere teşekkür ederek, bölgede yaşanan sıkıntılara işaret etti, Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı saldırıları anımsattı.

Milli mücadele yıllarını anlatan Tatar, 1974’te Türkiye Cumhuriyeti’nin garantör ülke olarak adaya barış getirdiğini, Kıbrıs Türk halkını saldırılar ve katliamdan kurtardığını kaydetti.

Kıbrıs Türk halkının sonrasında devletini kurduğunu ifade eden Tatar, adada yıllarca sürdürülen federal çözüm çabalarının sonuç vermediğini ve şimdi adada yeni siyaseti sürdürdüklerini anlattı.

 

Kıbrıs Türk halkının devleti, egemenliği ve bağımsızlığından vazgeçmeyeceğini, BM ve tüm tarafların da buna saygı duyması ve adadaki gerçeklere göre eşit davranması gerektiğini söyleyen Tatar, adada iki devletin iş birliğine dayalı bir anlaşma bulunabileceğini, özellikle enerji kaynaklarının Avrupa’ya taşınmasında Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC’nin en uygun güzergah olduğunu söyledi.

Uluslararası camiaya Kıbrıs Türk halkına uygulanan haksız ambargoların kaldırılması çağrısını yineleyen Tatar, iki devlet bulunan Kıbrıs’ta Türk halkının Rumlar kadar eşit haklara sahip bir halk olduğunu vurguladı.

Tatar, Kıbrıs’taki gerçeklere göre bu adil olmayan ambargoların artık son bulması gerektiğini ifade ederek, KKTC’nin Doğu Akdeniz’de güçlü bir devlet olarak yerini aldığını ve Kıbrıs Türk halkının Rumlar kadar eşit ve hak sahibi olduğunu kaydetti.

 

Türkiye Cumhuriyeti’nin de adanın garantörü olduğunu ifade eden Tatar, Gazze’de yaşananlara bakınca Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlüğünün önemine vurgu yaptı.

Uluslararası camiaya, ambargoların neden devam ettiği sorusunu soran Tatar, her zaman barışçıl ve çözüme “evet” diyen Kıbrıs Türk halkına uygulanan ambargoların adil olmadığını kaydetti.

 

AZERBAYCAN TELEVİZYON KANALINA RÖPORTAJ

Program sonrası çıkışta Azerbaycan televizyon kanalına da röportaj veren Tatar, KKTC’nin ve Kıbrıs Türk halkının dünyada hak ettiği yeri alması için verilen mücadeleyi anlatarak, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’in verdiği desteğe teşekkür etti.

Tatar, KKTC’nin bağımsız bir Türk devleti olduğunu ve buradan geri dönüşü olmadığını ifade ederek, yeni siyasetin de devlet üzerinden yürütüldüğünü ve Türk dünyasının da bu yolda vereceği desteğin çok önemli olduğunu vurguladı.

Bu çerçevede Türk dünyası içinde yer almaktan onur duyduklarını ifade eden Tatar, “Bir millet üç devlet” ifadelerini kullandı, KKTC’ye verilen desteğe teşekkür etti.
Bugünkü durumdan geriye gidiş değil, ileriye gidiş olacağını belirten Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın desteğiyle KKTC’nin görünürlüğünün ve uluslararası temasların arttığını ve daha da artırılacağını belirtti.

Töre: “Türk Devletlerine Zaman Tanıyalım”

Cumhurbaşkanı Vekili ve Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Kıbrıs’ta iki devlet gerçeğinin zaman içerisinde kalıcı hale geleceğini belirterek, milli duruştan geri adım atılmaması gerektiğini vurguladı.
Ada TV’de Ramazan Adnan’ın “Masada” programına konuk olan Töre, Kıbrıs konusu ve siyasete ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
8 Kıbrıslı Türk gencin Trodos dönüşü Güney Kıbrıs’ta saldırıya uğramasına değinerek sözlerine başlayan Zorlu Töre, “Rumların Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlama hayali hala devam ediyor. Nereye kadar gider bu? Rum egemenliğini Kıbrıs’ın tamamına yaymak istediği sürece, kilisede bu eğitimler böyle devam ettiği müddetçe, Güney Kıbrıs’taki Rum liderliği Türk düşmanlığını körüklediği sürece, yeni yetişen Rum gençleri, Türkleri gördükleri zaman yer yer saldırılarda bulunacaklardır.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Vekili ve Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Rumlara iki ayrı egemen komşu devlet olarak bir anlaşma çağrısını da yineledi.
Geçmişte de Kıbrıslı Türklere yönelik bir çok saldırıda bulunulduğunu işaret eden Zorlu Töre, varılacak noktanın iki ayrı devlet olacağını belirtti.
Kıbrıs adası üzerinden hesap yapanlar olduğunu da vurgulayan Cumhurbaşkanı Vekili ve Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, “Kıbrıs adası üzerinde bir Türk devletinin devamını istemeyen emperyalist kültüre sahip ülkeler vardır” diye konuştu.
“Milli dava”dan geri adım atılmasının Kıbrıs Türkünün geleceğini tehlikeye atacağını kaydeden Töre, gerçekçi olunması gerektiğini Kıbrıs’ın Girit olmaması için birlikte hareket edilmesini istedi.
Türk devletleri ile ilişkilere de değinen Töre, KKTC’nin tanıması için zaman gerektiğini belirterek, şu örneği verdi:
“Şu anda Azerbaycan kapıyı aralıyor, yavaş yavaş diğer Türk devletleri de bu noktaya gelecektir. Hatta Türkiye’nin dostu olan Pakistan, Bangladeş, Endonezya ve Macaristan gibi ülkeler de yavaş yavaş gündeme gelecekler.
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın Azerbaycan’a davet edilmesini ve Başbakan Ünal Üstel’in Bakü’de temaslarda bulunmasının önemine değinen Başkan Töre, zamanın KKTC’nin lehine işlediğini söyledi.

Heathrow Havalimanı, Kovid-19 salgınından beri ilk kez kar açıkladı

İngiltere’nin en büyük havalimanı Heathrow, Kovid-19 salgınından bu yana ilk kez yeniden kar artışı elde etti.

Heathrow Havalimanı’ndan 2023 finansal sonuçlarına ilişkin yapılan açıklamaya göre, geçen yıl havalimanının gelirleri bir önceki yıla göre yüzde 26,6 artışla 3 milyar 687 milyon sterlin oldu.

Havalimanının vergi öncesi düzeltilmiş karı ise yüzde 105,6 yükselişle 38 milyon sterline yükseldi.

Havalimanının yolcu sayısı 2023’te yüzde 28,6 artarak 79,2 milyona ulaştı. Bu da havalimanının tarihindeki en yüksek üçüncü yolcu sayısı olarak kayıtlara geçti. Heathrow, bu yıl 81,4 milyon yolcuya ulaşmayı hedefliyor.

Geçen yıl 684 milyon sterlin zarar açıklayan ve en son 2019’da kar elde eden havalimanı, bu dönemde yolcu sayısında 80,9 milyonla rekor kırmıştı.

En büyük hissedarı İspanyol Ferrovial olan havalimanının Kasım 2023’te yüzde 15 hissesinin Fransız özel sermaye şirketi Ardian’a, yüzde 10 hissesinin de Suudi Arabistan’ın Kamu Yatırım Fonu’na satılacağı açıklanmıştı.

Bu arada İngiltere Sivil Havacılık Kurumu (CAA), Heathrow’un yolcu ücretlerini önemli ölçüde azaltmasını istemişti.

Dursun Oğuz: Yasalar dışına çıkılırsa, gereği yapılmalı

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz ülkedeki kaçak yaşamla ilgili konuşmasında, “Suç işleyenlerin cezasını çekmesi gerek, yasalar dışına çıkılırsa, gereği yapılmalı” dedi.

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Kıbrıs Postası TV’de yayınlanan ve Gökhan Altıner’in hazırlayıp sunduğu, ‘Sabah Postası’ adlı programa konuk oldu.

Bakan Oğuz, ülkedeki ‘kaçak yaşam’ konusu ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

“YASALAR DIŞINA ÇIKILIRSA, GEREĞİ YAPILMALI”

“Kimseyi suçlamak istemem ama öğrenci olarak gelip, öğrencilik bittikten sonra ülkeyi terk etmiyorlar, kimse bu insanların nerede olduğunu da sorgulamıyor ve bu kişiler kaçak şekilde yaşıyor” diyen Oğuz, devletin yasalarının dışına çıkılırsa, gereğinin yapılması gerektiğini kaydetti.

“POLİS TEŞKİLATI GECE GÜNDÜZ ÇALIŞIYOR”

Oğuz, polis teşkilatının gece gündüz çalıştığını ifade ederek, konuyla ilgili tutuklananların bir de yargı süreçleri olduğunu belirtti.

Kasım Şubat aylarında 595 kişinin yurt dışına gönderildiğini, bekleme sürecinde olanların da olduğunu belirten Oğuz, işleyişin prosedüre uygun şekilde olduğunu söyledi.

“Suç işleyenler cezasını çekiyor. Bu ülkeye gelip çalışma hayatına gelip terk etmeyen de var, turist olarak girip çıkmayan da var” diyen Oğuz, E-Vize sisteminin de ileriki dönemlerde hayata geçeceğini belirtti.

“POLİS MÜLAKATI GEÇEMEYENİ, ÜLKEYE ALMIYOR”

Şuanda Türkiye’nin transit vize ile insan aldığını ancak KKTC’ye her transit vizesi olanın alınmadığını kaydetti. Ayrıca Oğuz, muhaceret polisimizin mülakata uymayanları geri yolladığını söyledi.

Sosyal konut projeleri ile ilgili de açıklamada bulunan Oğuz, “Başbakan Üstel mutlaka olacağını söyledi, en ciddi kanıtı da yasadır, çalışmalar daha önce yapıldı ve sevk edildi” dedi.

“BAŞBAKANIMIZ ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYDU”

Hükümetlerin ülkede kalıcı eserler bırakması gerektiğini belirten Oğuz, “Son zamanlardaki emlak fiyatlarındaki artış, gençlerimizin konuta ulaşmasındaki zorluk yaşaması sebebiyle devletimizin elini taşın altına koyması gerekti ve başbakanımız bunu yaptı” ifadelerini kullandı.

Tatar, KKTC Ankara Büyükelçiliği ile KKTC İstanbul Başkonsolosluğu’nu ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, KKTC Ankara Büyükelçiliği ile KKTC İstanbul Başkonsolosluğu’nu ziyaret etti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Ankara ve İstanbul temasları kapsamında gerçekleştirdiği ziyaretlerde, KKTC Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu ve KKTC İstanbul Başkonsolosu Fatma Demirel ile görüştü.

Çalışanlar ile de bir araya gelen Tatar, ofisleri gezdi, büyükelçilik ve başkonsolosluğun çalışmalarıyla ilgili bilgi aldı.