Archives Mart 2024

Apple ürünlerine zam: İşte yeni fiyatlar

Teknoloji devi Apple’ın Türkiye’de satılan ürünlerine zam geldi.

Apple Türkiye’nin resmi internet sitesindeki fiyatlara göre en ucuz iPhone modeli 29 bin liraya yükselirken, en pahalı iPhone modeli 110 bin liraya yaklaştı.

Buna göre en ucuz model olan iPhone SE 64 GB, 28.999 TL’ye yükseldi. En pahalı model olan iPhone 15 Pro Max 1 TB’ın fiyatı ise 107.999 TL’ye yükseldi.Apple ürünlerine en son Aralık 2023’te zam gelmişti.

Yeni zamla birlikte;

iPhone SE 64 GB: 28.999 TL

iPhone 14 128 GB: 51.499 TL

iPhone 14 Plus 128 GB: 58.499 TL

iPhone 15 128GB: 58.499 TL

iPhone 15 Pro 128GB: 75.499 TL

iPhone 15 Pro Max 256 GB: 89.999 TL

iPhone 15 Pro Max 1 TB: 107.999 TL

Apple Watch Series 9 Alüminyum 45 mm: 18.499 TL

Apple Watch Series 9 Paslanmaz Çelik 41 mm: 38.999 TL

Apple Watch Series 9 Paslanmaz Çelik 45 mm: 40.799 TL

M2 MacBook Air 13 inç 256 GB: 42.999 TL

Şampiyonlar Ligi’nde yeni format resmen duyuruldu!

UEFA, Avrupa kupalarında 2027 ve sonrası için yeni planlanan formatı hayata resmen geçirdi. Önümüzdeki sezondan itibaren 36 takımlı lig aşaması oynanacak.

2024-25 sezonundan itibaren Avrupa kulüp futbolunda yeni bir dönem başlıyor. Grup aşamasının kaldırılacağı bilinirken, yeni sistem ile ilgili tüm detaylar şu şekilde…

ŞAMPİYONLAR LİGİ
• 36 takımlı lig

• Her takım, toplam 4 torbadan 8 farklı takımla karşılaşacak. (4 iç saha, 4 deplasman)

• Puan tablosuna göre, ilk 8 sıradaki takımlar son 16 turuna 9. ile 24. sıralar arasındaki 16 takım eleme aşaması play-off turuna yükselirken son 12 sıradaki takımlar elenir.

• Lig aşaması ve sonrasında elenen takımlar, Avrupa Ligine devam etmez ve Avrupa Kupalarından elenir.

AVRUPA LİGİ
• 36 takımlı lig

• Her takım, toplam 4 torbadan 8 farklı takımla karşılaşacak. (4 iç saha, 4 deplasman)

• Puan tablosuna göre, ilk 8 sıradaki takımlar son 16 turuna 9. ile 24. sıralar arasındaki 16 takım eleme aşaması play-off turuna yükselirken son 12 sıradaki takımlar elenir.

• Lig aşaması ve sonrasında elenen takımlar, Konferans Ligi’ne devam etmez ve Avrupa Kupalarından elenir.

KONFERANS LİGİ
• 36 takımlı lig

• Her takım, toplam 6 torbadan 6 farklı takımla karşılaşacak. (3 iç saha, 3 deplasman)

• Puan tablosuna göre, ilk 8 sıradaki takımlar son 16 turuna 9. ile 24. sıralar arasındaki 16 takım eleme aşaması play-off turuna yükselirken son 12 sıradaki takımlar elenir.

Dünya Sağlık Örgütü: “Gazze’de çocuklar açlıktan ölüyor”

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus, Gazze’de çocukların açlıktan öldüğünü söyledi.

Tedros Adhanom Ghebreyesus, WHO’nun hafta sonu Gazze’deki El Awda ve Kamal Adwan Hastanelerine yaptığı ziyaretin, 7 Ekim’de başlayan İsrail-Hamas savaşı sonrası bir ilk olduğunu söyledi.

Ghebreyesus sosyal medya paylaşımında “acı bulgulardan” bahsetti.

Ghebreyesus, gıda bulunamamasının 10 çocuğun ölümüne ve “ağır beslenme yetersizliğine” yol açtığını, bölgede hastane binalarının yıkıldığını aktardı.

2006’dan bu yana Hamas’ın kontrolünde olan Gazze’de Sağlık Bakanlığı, Pazar günü Kamal Adwan Hastanesi’nde en az 15 çocuğun yetersiz beslenme ve susuzluktan öldüğünü açıklamıştı.

Filistinli yetkililer, bir çocuğun da Gazze’nin güneyindeki Refah’ta bulunan bir hastanede hayatını kaybettiğini söyledi.

WHO Başkanı, X’teki paylaşımında “Tahminen 300 bin kişinin çok az gıda ve temiz suyla yaşadığı Gazze’nin kuzeyinde ağır beslenme yetersizliği görülüyor. Çocuklar açlıktan ölüyor. Ciddi yakıt, gıda ve tıbbi malzeme eksikliği var. Hastane binaları yok edildi. Gıda bulunamaması 10 çocuğun ölümüyle sonuçlandı” diye yazdı.

Tedros Adhanom Ghebreyesus, “Gazze’nun kuzeyine daha düzenli erişim için çabalarına, WHO’nun aylardır ilk kez bölgeyi ziyaret edebildiğini “vurguladı.

Ghebreyesus ayrıca “Özellikle El Awda Hastanesi’nde durum korkunç çünkü binalarından biri yıkıldı” dedi.

Üst düzey bir Birleşmiş Milletle (BM) yardım yetkilisi, Gazze Şeridi’nde en az 576 bin kişinin, bir başka deyişle bölge nüfusunun dörtte birinin facia düzeyinde gıda güvensizliği yaşadığı, kuzeydeki iki yaşın altındaki her altı çocuktan birinin akut beslenme yetersizliği çektiği uyarısı yaptı.

BM Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Bölge Direktörü Adele Khodr da “Yetersiz beslenme Gazze şeridini kırıp, geçirirken korktuğumuz çocuk ölümlerini de görmeye başladı. Bu trajik ve korkunç ölümler tamamen insan eliyle gerçekleşiyor, tahmin edilebilir ve tamamen önlenebilir” dedi.

Hamas’ın 7 Ekim’de İsrail’ğn güneyinde düzenlediği saldırılarda yaklaşık 1200 kişi hayatını kaybetmişti.

Gazze Sağlık Bakanlığı’na göre İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’de düzenlediği saldırılarında çoğu kadın ve çocuk 30 bin 500’den fazla kişi yaşamını yitirdi.

Naci Görür’den Çanakkale depremi açıklaması: Stres birikiminin olduğu bir bölge

Çanakkale’de meydana gelen 4,9 büyüklüğündeki depremi değerlendiren Prof. Dr. Naci Görür, depremin Yenice-Gönen fayı üzerinde olduğunu belirtti. “Stres birikiminin olduğu bir bölge” ifadesini kullanan Prof. Dr. Görür, bu fayda en son depremin 1953 yılında ve 7,2 büyüklüğünde gerçekleştiğini kaydetti.

Çanakkale’nin Yenice ilçesinde dün saat 21.38’de 4,9 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

10 kilometre derinlikte meydana gelen ve çevre illerde de hissedilen deprem paniğe yol açtı.

Bursa’da sarsıntı nedeniyle korkuya kapılıp 2. kattan atlayan bir kişi hayatını kaybetti.

İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, İstanbul’da da hissedilen depreme ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmede bulundu.

”BU FAYDA EN SON DEPREM 1953 YILINDA OLDU”

Depremin Yenice-Gönen fayı üzerinde olduğunu belirten Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Görür, ”Bu fayda en son deprem 1953 yılında ve 7,2 büyüklüğünde oldu. Stres birikiminin olduğu bir bölge böyle görece küçük depremler beklenir.” ifadelerine yer verdi.

ÇANAKKALE FAYI NEDİR?

2021 yılında Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı Deprem Dairesi (AFAD) tarafından yayımlanan İl Afet Risk Azaltma Planı içerisinde Çanakkale hakkında detaylar yer alıyor.

Çanakkale il sınırları içerisinde Saroz-Gaziköy Fayı, Anafarta Fayları, Etili Fayı, Çan-Biga Fay Zonu, Sarıköy Fayı, Yenice-Gönen Fayı, Evciler Fayı, Pazarköy Fayı ve Edremit Fayı yer almakta.

Çanakkale’nin Biga ilçesinde 28 Şubat’ta da deprem oldu. AFAD verilerine göre, 4,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Bu bölgede yaklaşık bir aylık sürede 150’yi aşan büyüklükleri 2,0 ile 3,0 arasında değişen büyüklükte depremlerin yaşandığını söyleyen ÇOMÜ Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süha Özden, “Çok dağınık bir alanda bu deprem dağılımları. Dünkü olan deprem de bu dağınıklığın hemen hemen ortasında bir noktaya denk geliyor.” ifadelerini kullanmıştı.

Bu bölgede Türkiye’nin fay haritasından da bilindiği üzere bir aktif fayın olmadığını vurgulayan Özden, “Hemen güneyinde Çan, Biga fay hattı, kuzeyinde ise Karabiga fay hattı var. Bu bölgede haritalarda yer alan bir fay hattı yoktur. Özellikle şunu belirtmek isterim ki, ülkemiz coğrafyası içerisinde deprem kuşağı içerisinde yaşıyoruz. 5 büyüklüğüne kadar hemen her yerde deprem olabilir.” diye konuşmuştu.

YKS için geç başvuru süreci başladı

Yükseköğretim Kurumları Sınavı başvuru tarihini kaçıranlar için iki gün sürecek geç başvurular başladı.

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı’nın (ÖSYM), sınav takvimine göre, 2024 Yükseköğretim kurumları Sınavı (YKS) için 5-7 Mart 2024 geç başvuru günleri olarak duyuruldu.

İnternet aracılığıyla bireysel başvuru süreci 7 Mart 2024 saat 23.59’da sona erecek.

YKS’nin 1’inci oturumu olan Temel Yeterlilik Testi 8 Haziran Cumartesi; Alan ve Yabancı Dil Yeterlilik Testleri ise 9 Haziran Pazar günü gerçekleştirilecek.

Sonuçlar ise 17 Temmuz’da açıklanacak.

YKS’ye bu yıl 26 Şubat’a kadar 3 milyonun üzerinde başvuru yapıldı.

Geçen sene 17-18 Haziran’da yapılan Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na 3 milyon 498 bin 18 aday başvurmuştu.

Cumhurbaşkanı Tatar, Almanlara “KKTC’yi ziyaret edin” çağrısında bulundu

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, KKTC’nin Avrupa’nın değerlerini paylaştığını belirterek, Almanları; kültürünü ve doğal güzelliklerini görmek için ülkesini ziyaret etmeye çağırdı.

Tatar, Almanya’nın başkenti Berlin de “Dünya Kardeş Kentler Turizm Forumu’nun (TCWTF)” düzenlediği Küresel Kentsel Destinasyon Değişim Zirvesi’nde konuştu.

5-7 Mart’ta düzenlenecek ITB Berlin Turizm Fuarı’nda, KKTC’yi tanıtacaklarını belirten Tatar, ülkesinin doğal güzelliklerini, kültürünü ve gastronomisini fuarda ziyaretçilere anlatacaklarını söyledi.

Tatar, dünyadaki problemlere rağmen turizmin gelişmesinin kültürlerin tanınması ve ekonomik refah için önemli olduğunu vurgulayarak, turizmin küresel barış için önemli rol oynadığını ifade etti.

Tatar, “Barış ve ülkeler arasında etkileşimler, küresel refahın büyümesine katkıda bulunuyor.” dedi.

KKTC ve Türkiye’nin doğal güzellikleriyle turizm için en iyi destinasyonlar içinde yer aldığına işaret eden Tatar, Türkiye’nin Avrupa’dan 3 saat ve Kıbrıs’ın da kıtadan 3,5 saat uçuş mesafesinde olduğunu aktardı.

Antalya Diplomasi Forumu’nun etkileşim bakımından çok verimli geçtiğine değinen Tatar, 4 bin 700 kişinin davet edildiği forumda küresel sorunlara yönelik tartışmaların yapıldığını dile getirdi.

KKTC’nin Avrupa’nın değerlerini paylaştığını vurgulayan Tatar, Almanları kültürünü ve doğal güzelliklerini görmek için Ada’yı ziyaret etmeye çağırdı.

Tatar, “KKTC, güzel havası, gastronomisi, sahilleri, güzel doğası ve cana yakın insanlarıyla turizmde yeni bir destinasyon olarak yeniden keşfediliyor.” ifadesini kullandı.

LTB Asbaşkanı Ecesoy bugün öğlen defnedilecek

Lefkoşa Türk Belediyesi Asbaşkanı Hüseyin Önder Ecesoy, bugün öğle namazının ardından Lefkoşa Türk Belediyesi Mezarlığı’nda defnedilecek.

Ecesoy için, Lefkoşa Türk Belediyesi önünde saat 10.30’da saygı töreni düzenlenecek. 22 yıl belediyede aktif olarak görev yapan Önder Ecesoy, emekli olmasının ardından da iki dönem belediye meclis üyeliği görevinde bulunmuştu. Ecesoy halen LTB Belediye asbaşkanı olarak görev yapmaktaydı. Uzun süredir kalp yetmezliğine bağlı olarak tedavisi süren Ecesoy, dün sabah evinde geçirdiği kalp krizi sonrasında yaşama veda etmişti. Ecesoy, belediyede düzenlenecek saygı töreninin ardından, Lefkoşa Belediye Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

Günlük Döviz Kurları (5 Mart 2024)

Serbest piyasada euro 34,35, sterlin 40,15, dolar 31,70 liradan güne başladı.

Serbest piyasada, saat 08.00 itibarıyla 33,85 liradan alınan euro 34,35 liradan satılıyor. 39,55 liradan alınan sterlinin satış fiyatı da 40,15 lira olarak belirlendi.

Dolar ise 31,20 liradan alınıp, 31,70 liradan satılıyor.

Petrolde düşüş ivmesi

Petrol fiyatları, özellikle en büyük ithalatçı Çin’deki makroekonomik zayıflık işaretlerinin, OPEC+’nın geniş çapta beklenen üretim kesintisi uzatmasını gölgede bırakmasıyla düşüşünü sürdürdü.

 

Küresel gösterge Brent, Pazartesi günü yüzde 0,9 oranında düşüş yaşadıktan sonra varil başına 83 dolara yakınken, ABD ham petrolü 79 doların altında işlem gördü. ABD istihdam verileri ve Fed yetkililerinin açıklamaları öncesinde piyasalar durgun kalmayı sürdürürken, Çin’e yönelik olumsuz görünüm de görünümü gölgeliyor.

Ham petrol, Orta Doğu’daki gerilimler ve OPEC+’nın arz sınırlamasının da desteğiyle Brent’in bu yıl yaklaşık yüzde 7 oranında değer kazanmasına neden olan yavaş bir yükseliş kaydetti. Bu iyimserlik, kartel dışından gelen güçlü üretim, Çin’deki zayıf talep görünümü ve merkez bankalarının parasal genişlemeye ne zaman başlayacağına dair beklentilerin azalmasıyla azaldı.

Çin, yıllık büyüme hedefini yüzde 5 civarında belirledi ve yavaşlayan ekonomiye yönelik güveni artırmaya çalışan yetkililerin daha fazla teşvik uygulayacağı beklentilerini artırdı. Ülke aynı zamanda bu yıl ekonomik büyüme veya enerji yoğunluğunun azaltılması için daha iddialı bir hedef belirledi.

Singapur’daki Mizuho Bank Asya ekonomi ve strateji başkanı Vishnu Varathan, büyüme hedefinin “Çin’in pandemi sonrası toparlanmanın rüzgarlarını ve uygun bir temeli kaybetmesi açısından daha yüksek bir çıta” olduğunu söyledi.

İsrail-Hamas savaşındaki çatışmaya ara verilmesi yönündeki müzakereler çıkmaza girmiş durumda. Bu arada başka bir konteyner gemisi MSC Sky II, Kızıldeniz’de Yemen merkezli Husi isyancılar tarafından saldırıya uğradı.

Yarından itibaren yağmur bekleniyor

Yağışlı havanın etkisindeki bölgede, yarın ve perşembe yer yer sağanak, cuma ise gök gürültülü sağanak  bekleniyor.

Meteoroloji Dairesi, 05-11 Mart tarihlerini kapsayan hava tahmin raporunu açıkladı.

Dairenin raporuna göre, bölge alçak basınç sistemiyle serin ve nemli hava kütlesinin etkisinde kalacak.

Hafta boyunca hava, genellikle parçalı bulutlu geçecek, yarın ve perşembe yer yer sağanak, cuma günüyse gök gürültülü sağanak bekleniyor. Bugün sabah saatlerindeyse yer yer sis görülecek.

En yüksek hava sıcaklığı iç kesimlerde ve sahillerde 19 – 22 derece dolaylarında seyredecek. Rüzgar, güney ve batı yönlerden orta kuvvette, çarşamba kuvvetli esecek.

Bakanlar Kurulu Ercan’daki grevi erteledi!

Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası’nın Ercan Kule Kontrolü’nde başlattığı grev Bakanlar Kurulu kararı ile 60 gün süreyle ertelendi.

Bakanlar Kurulu’nun kararı şöyle:

Bakanlar Kurulu, 42/1996 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Referandum Yasası’nın 16’ncı maddesinin (3)’üncü fıkrasının verdiği yetkiye dayanarak, ulusal güvenlik ve kamu güvenliği ve elzem hizmet olan sivil havacılık hizmetleri ile havaalanı hizmetlerindeki düzen bozucu niteliği olduğu nedeniyle, Hava Trafik Kontrolörleri Sendikasının ve/veya diğer tüm sendikaların Hava Trafik Kontrol Şube Amirliğinde ve/veya Ercan Havalimanının tüm birimlerinde, 4 Mart 2024 tarihinde başlatmış oldukları grevin, 4 Mart 2024 tarihinden itibaren 60 (altmış) gün süreyle ertelenmesine karar verdi.

Kıbrıslı Türkler, 60. yılında BMGK’nin Kıbrıs’a barış gücü gönderilmesi kararını Londra’da protesto etti

 İngiltere Parlamentosu önünde toplanan Kıbrıs Türkleri, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) Kıbrıs’a barış gücü gönderilmesini içeren 4 Mart 1964 tarihli 186 sayılı kararın 60. yılında protesto düzenledi.

İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi (BTCA) ile “Ambargolu (Embargoed)” adlı sivil toplum örgütünün öncülüğünde İngiltere Parlamentosu önündeki meydanda bir araya gelen Kıbrıs Türkleri, BMGK’nin 1964’te aldığı kararının 60. yılında söz konusu kararın iptalini talep etti.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) bayraklarının yanı sıra “Barış gücü değil, işgalci”, “İngiltere Kıbrıs’ta yanıldı”, “BMGK’nin 60 yıllık kararı yetti artık” yazılı pankartlar taşıyan göstericiler, yüzlerinde de “ambargolu” yazılı maskeler kullandı.

Protestoya katılan İngiltere’deki Kıbrıs Türkleri, BMGK’nin 186 sayılı kararının, KKTC’nin izolasyonuna yol açtığını belirterek, söz konusu kararın geri çekilmesi çağrısında bulundu.

– “Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, bizim bütün haklarımızı gasp etmiştir”

Protestoya katılan BTCA Başkanı Kenan Yaman, basına yaptığı açıklamada, BM Güvenlik Konseyi’nin 4 Mart 1964 tarihli 186 sayılı kararıyla BM Barış Gücü’nün Kıbrıs’a intikal ettiğini hatırlattı.

Yaman, “Bunların maksadı; sözde bizi, Kıbrıs Türkünü korumaktı ancak o günden bugüne bu kararla Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ adı altında bizim bütün haklarımızı gasp etmiştir.” dedi.

Rum tarafının, söz konusu BM kararını gerekçe göstererek Kıbrıs Türklerine haklarını elinden aldığını ve KKTC’ye ambargoların uygulandığını belirten Yaman, şunları söyledi:

“Biz bugün bu kararı protesto etmek için buradayız. İngiltere’nin kaleme aldığı bu kararın değiştirilmesini ya da geri çekilmesini istiyoruz çünkü Kıbrıs’ın, buradaki sorunun temel taşı BM Güvenlik Konseyi kararıdır. Bunu kullanarak şu anda Kıbrıs’ın çıkmaz durumda olduğu açıktır. Biz bunun düzeltilmesini istiyoruz.”

Yaman, Kıbrıs Türklerinin, Ada’da iki devletli çözümden yana olduğunu dile getirerek, “Artık bizim haklarımızı iade etmeleri şarttır. Başka türlü Kıbrıs meselesi hiçbir şekilde ve durumda halledilemez.” diye konuştu.

-“Bizim dünyaya açılan tek penceremiz Türkiye Cumhuriyeti’dir”

Yaman, Kıbrıs Türklerinin gasp edilen haklarından birinin de KKTC’nin dünyadan izole edilmesi olduğuna dikkati çekerek, bu izolasyona son verilmesi amacıyla KKTC’ye direk uçuşların başlatılması gerektiğini belirtti.

“Bizim dünyaya açılan tek penceremiz Türkiye Cumhuriyeti’dir.” diyen Yaman, şunları kaydetti:

“Ben buradan, İngiltere’den mektup yazıp direk Kıbrıs’a gönderemem. Bu benim insan haklarımın ihlali değil mi? Direk Türkiye’ye gidecek. Türkiye’de bir adres vereceğim ve oradan Kıbrıs’a gidecek. Bu aylar alır, hatta yolda kaybolur. Bizim buradaki yaşlılarımız, genç çocuklarımız, hamilelerimiz buradan direk Kıbrıs’a uçamaz. İlla ki Türkiye’den gitmesi lazım. Türkiye’de inecek, güvenlikten geçecek ve tekrar uçağa binecek, ondan sonra Kıbrıs’a varacak. Bu bizim haklarımızın ihlali değil mi? Biz istediğimiz zaman memleketimize direk gidemez miyiz? Bu yanlışlık düzeltilmelidir.”

Yaman, ambargo nedeniyle KKTC ile doğrudan ticaret yapılamadığına işaret ederek, “Buradan oraya direk bir şey gönderemiyoruz. İhracat, ithalat yapılmaz. Bütün bunlar 186 sayılı karardan ötürüdür. En temel sorunumuz; bu karardır, bu karara itiraz ediyoruz. 60 sene oldu. Bu karar kalkmalı ve haklarımız bize iade edilmelidir.” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Tatar Berlin’de konuştu: “Kıbrıs Türk halkına uygulanan izolasyonlar sonlandırılmalı”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Almanya’nın Başkenti Berlin’de 2. Küresel Destinasyon Değişim Forumu toplantısına katıldı.

Toplantıda konuşan Cumhurbaşkanı Tatar, bütün zorluklara rağmen farklı kültürlerin turizm konusunda bir araya gelerek etkileşim sağladıklarını belirtti.

İletişim ve ulaşımın bu kadar kolaylaştığı bir dönemde Kıbrıs Türk halkına uygulanan izolasyonların çağ dışı olduğunu vurgulayan Tatar, bunun bir an önce sonlandırılması gerektiğine dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, diplomasi ve diyaloğun önemine işaret ederek Avrupa ve özellikle Almanya’nın Kıbrıs Türk halkının sesine kulak vermesi gerektiğini söyledi.

Tatar, daha iyi bir gelecek için herkese adil ve tarafsız bir şekilde yaklaşılması gerektiğini, Kıbrıs adası için de bunun olmasını temenni ettiğini kaydetti.

KKTC’nin turizmde daha iyi bir yere gelmesi için birçok çalışma yürütüldüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, KKTC ’nin önemli bir turizm destinasyonu olduğuna dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Tatar, “KKTC, tarihi binaları, kumu, güneşi ve el değmemiş doğası ile ilgi çeken bir destinasyondur” dedi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Almanya temasları çerçevesinde Berlin temsilciliğini de ziyaret etti.

Temsilci Beniz Uluer Kaymak’tan temsilciliğin çalışmalarına ilişkin bilgi alan Cumhurbaşkanı Tatar, daha sonra Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesinden Alman gazeteci Michael Martenes’e Kıbrıs konusu ile ilgili röportaj verdi.

Dışişleri Bakanlığı: “60 yıldır Kıbrıs’ta bulunan Barış Gücü statüko bekçiliğinden öteye gidemedi…4 Mart bizim açımızdan övgüyle kutlanılacak bir gün değil”

60 yıldır Kıbrıs’ta bulunan Birleşmiş Milletler Barış Gücünün statüko bekçiliğinden öteye gidemediğini belirten Dışişleri Bakanlığı, “4 Mart bizim açımızdan övgüyle kutlanılacak bir gün değil aksine özden gelen ve meşru haklarımızın elimizden alındığı tarihin simgesidir” açıklamasında bulundu.

Dışişleri Bakanlığı’nın BM Barış Gücü’nün adaya gelişinin 60’ıncı yılı nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada şunlar kaydedildi:

“Kıbrıs Rumlarının kan gölüne çevirdiği Kıbrıs adasında ‘barışı tesis etmek’ ve Kıbrıs Türk halkına karşı uygulanan mezalime son vermek hedefiyle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 4 Mart 1964 tarih ve 186 sayılı kararı ile görevlendirilen Birleşmiş Milletler Barış Gücü, 60 yılın ardından dünyadaki en uzun ‘Barış Gücü’ misyonu olmuş, bu süre zarfında barışı tesis etmek veya taraflar arasında bir uzlaşı sağlamaktan ziyade, statüko bekçiliğinden öteye gidememiştir.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 186 sayılı kararı, hükümet ortaklarından birinin silah zoruyla Devletin tüm organlarından dışlanmış olduğu, meşruiyetini yitirmiş ve Rumların tekeline girmiş yapının, yani ‘Kıbrıs Hükümeti’nin ‘rızasını’ almış olduğundan dolayı, Kıbrıs meselesine yanlış bir teşhis konmasına ve bu meselenin bugüne kadar devam etmesine neden olmuştur. Kıbrıs meselesinin özünü oluşturan statü meselesi 186 sayılı kararın eseridir. 4 Mart 1964 tarihinden sonra uluslararası toplum, Kıbrıs Rumlarına adadaki tek meşru hükümet, Kıbrıs Türklerine ise ‘azınlık bir toplum’ muamelesi göstererek, Kıbrıs meselesinin karmaşık ve içinden çıkılmaz hale gelmesine vesile olmuştur.”

-“Kıbrıs Türklerinin yaşadığı mezalimi ‘gözlemleme ve raporlamanın’ ötesine gidemediler”

Kıbrıs Türk halkının 1963-74 yılları arasında yaşadıklarına işaret edilen Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, şunlar da ifade edildi:

“Kıbrıs Türk halkı, Kıbrıs tarihinin en karanlık dönemi olan 1963-1974 yılları arasında kuşatılmış küçük bölgelerde yaşamaya zorlanmış, 103 Kıbrıs Türk köyü, sahadaki BM Barış Gücü de dahil olmak üzere uluslararası toplumun gözü önünde yok edilmiştir. Dolayısıyla, Kıbrıs Türklerinin yaşadığı mezalimi ‘gözlemleme ve raporlamanın’ ötesine gidemeyen BM Barış Gücü’nün adadaki varlığının yıl dönümü bizim açımızdan övgüyle kutlanılacak bir gün değil, aksine özden gelen ve meşru haklarımızın elimizden alındığı tarihin simgesidir.

Kıbrıs Türk halkının 11 yıl boyunca yaşadığı mezalime son veren ve bugün hala barışı sağlayan ve koruyan yegane taraf, 1974 yılında 1960 Uluslararası Antlaşmalarından kaynaklanan meşru hakları çerçevesinde adaya müdahale eden Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’dir.”

-“Girişimlerimiz devam edecek”

Açıklamada, şunlar da kaydedildi:

“BM Barış Gücü’nün görev süresinin uzatılmasına ilişkin alınan Güvenlik Konseyi kararlarında 60 yıldan bu yana hala meşruluğunu yitirmiş olan ‘Kıbrıs Hükümeti’ne atıfta bulunulmaktadır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin rızası alınmamasına rağmen, iyi niyet ve misafirperverlik çerçevesinde ülkemizdeki faaliyetlerine izin verdiğimiz Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün bundan böyle faaliyetlerini yasal bir zeminde yürütmesi konusunda girişimlerimiz devam edecektir.”

Töre, Malatya Gençlik ve Eğitim Derneği’ni kabul etti

Cumhurbaşkanı Vekili Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Malatya Gençlik ve Eğitim Derneği’nden bir heyeti kabul etti.

Verilen bilgiye göre, kamp yapmak üzere KKTC’nde bulunan heyetle Meclis Zalihe Çavuşoğlu Toplantı salonunda bir araya gelen Töre, Türk milletinin bir parçası olan Kıbrıs Türk halkının Anavatana sımsıkı bağlarla bağlı olduğunu söyledi.

Türk milletinin Doğu Akdeniz’de oynanmak istenen oyunlara karşın daima uyanık olması gerektiğini ifade eden Zorlu Töre, kimsenin kendilerini aldatmaya kalkamayacağını belirtti.

Her geçen gün büyüyen Türkiye’nin bölgede ve dünyada lider bir ülke olmasının kendilerine güç ve gurur verdiğini ifade eden Zorlu Töre, Kıbrıs Türk halkı için tek güvencenin Anavatan Türkiye ve Türk ordusu olduğunu vurguladı.

Töre, KKTC’de iyi zaman geçirmesini dilediği dernek üyelerinden gittikleri her yerde Kıbrıs’ta verilen Türklük mücadelesini anlatmasını istedi.

Oğuz, Cezaevi İhraçları ve Göçle Mücadeledeki Gelişmeleri Açıkladı

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı bu yıl 424 kişinin cezaevinden, 36 kişinin dıştan ve 11 kişinin de bulaşıcı hastalık sebebiyle ihraç edildiğini söyledi.

Oğuz, göçle mücadele kapsamında personelin hizmet içi eğitime tabi tutulduğunu ve bu konunun üzerinde sıkı şekilde durmaya devam edeceklerini söyledi.

Oğuz, görüşülen yasanın yılladır beklenen bir çalışma olduğunu ve personel alımlarıyla birlikte dairenin üzerindeki yükün hafifleyeceğine inandığını kaydetti.

Öğrenci sayısıyla muhaceret işlemlerinin farklı olduğunu dile getiren Oğuz, bu sayının günlük olarak değiştiğini belirtti.

Sağlık Bakanı Dinçyürek: “Obezite Dünya Çapında Hızla Yayılıyor “

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Dünya Obezite Günü vesilesiyle açıklamalarda bulundu. Obezitenin dünya genelinde hızla arttığını belirten Dinçyürek, bu durumun ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurguladı. 1980’lerden bu yana yetişkinlerde, gençlerde ve çocuklarda obezitenin hızla arttığını belirten Dinçyürek, bu durumun “küresel bir salgın” olarak nitelendirildiğini ifade etti.

Dünya Sağlık Örgütü’nün obeziteyi vücutta aşırı veya anormal yağ birikimi olarak tanımladığını belirten Dinçyürek, vücut kütle indeksi (VKİ) 30 kg/m2’den fazla olanların obez, VKİ 25 ile 29,99 kg/m2 arası olanların ise aşırı kilolu olarak tanımlandığını belirtti.

Aşırı kilo ile hastalık ve ölüm arasındaki bağlantının bilindiğini belirten Dinçyürek, obeziteye bağlı ölüm nedenlerinin başında kardiyovasküler sistem hastalıklarının geldiğini söyledi. Ayrıca, obezitenin tip 2 diyabet (şeker hastalığı), hipertansiyon, inme, kanser ve iskelet sistemi hastalıklarına da neden olabileceğini ifade etti.

“Ülkede %70,8 aşırı kilolu veya obez”

Obezitenin dünyada en büyük sağlık sorunlarından biri olduğunu vurgulayan Dinçyürek, Sağlık Bakanlığı’nın 2022- 2023 yılları arasında 18 yaş üstü 4388 kişiye yapılan “Hipertansiyon, Diyabet ve Böbrek Hastalıkları Taraması” sonucunda, katılımcıların %33,8’inin obez, %37’sinin ise aşırı kilolu olduğunu belirtti. Bu sonuçlara göre, ülkede %70,8’nin aşırı kilolu veya obez olduğunu belirtti.

Dinçyürek, dünya ve toplumsal düzenin değişmesinin obezitenin artışındaki etkisinin büyük olduğunu belirterek, çalışma koşullarının dinlenme için imkân vermemesi ve sağlıklı beslenmenin ekonomik olarak daha zor hale gelmesiyle daha kolay erişilebilen kalorisi fazla, işlenmiş ve sağlıksız gıdaların tüketilmesine yönelik olduğunu söyledi. Bununla birlikte, fiziksel aktivitenin azalması ve ekran karşısında geçirilen zamanın artması da obeziteyle ilişkilendirildiğini belirtti.

Sağlıklı bir yaşam için beslenme şekline dikkat edilmesi gerektiğini belirten Dinçyürek, ayrıca günlük beslenmede önerilen su tüketiminin sağlanması ve aktif yaşamın desteklenmesinin sağlıklı yaşam biçiminin tamamlayıcısı olduğunu söyledi.

Tarım Bakanı Çavuş: Dalında kalan ürün tazmin edilecek

Tarım Bakanı Hüseyin Çavuş da, Erhürman’ın konuşmasına yanıt vererek, dün itibarıyla 26 bin ton hasat edildiğini ve geçmiş yıllarda bu hasatın mart sonunda yapıldığını kaydetti. Çavuş, King hasatının 50 bin tona yaklaşacağını söyledi.

Bakan Çavuş, her ülkenin kendi karantina kurallarının olduğunu, bu yönde denetimlerin artarak devam ettiğini, aylık 240 denetim yapıldığını belirtti, halkın güvende olduğunu vurguladı.

Erhürman’ın bahsettiği çalışmaların küçümsenemeyeceğini kaydeden Çavuş, 10 gün içinde yeni bir sıkma makinesinin faaliyete geçeceğini ve bununla birlikte 450 ton sıkma kapasitesine çıkılacağını söyledi.

Çavuş, Yeşil Hat için yarın itibarıyla sağlık sertifikalarının da verilmeye başlanacağını kaydetti.

Bakan Çavuş, dalında kalan ürünün de tazmin edileceğini duyurdu.

1. İzcan Nurluöz Futbol Turnuvası tamamlandı

Mağusa Türk Gücü Futbol Akademisi evsahipliğinde düzenlenen 1’nci İzcan Nurluöz Anı Turnuvası yoğun katılımla gerçekleşti.
Üç kategoride yapılan turnuva sonunda ödül töreni yapıldı. Adıyaman depreminde hayatını kaybeden İzcan Nurluöz adına düzenlenen turnuva geleneksel hale getirilecek.
Yaş kategorilerinde dereceye giren takımlar şöyle:

2013 Gurubu
1 MTG Akademi Şampiyon
2 Cihangir
3 Çetinkaya
4 İskele Trabzon

2014 Gurubu
1 Mtg Akademi Şampiyon
2 Çetinkaya
3 Mtg Akademi B
4 İskele Trabzon

2015-16 Gurubu
1 Çetinkaya Şampiyon
2 Mtg Akademi
3 İskele Trabzon
4 Yeni Boğaziçi

Tüm Çocuklara Katılım Plaketleri
Annesi Feriha Yigittürk,
Babası İhsan Nurluöz,
Dedesi İzcan Nurluöz,
Sponsorumuz Her – Tür Ltd Elektronik & Mobilya Direktörü Songül Akyalçın ve Devran Akyalçın
Sponsor Mustafa Kayar ,
Mtg Akademi Yöneticisi Hakan Şeren ,
Mtg Akademi Koordinatörü Sercan Çavuşoğlu ,
Cihangir Koordinatörü Ahmet Topuz ,
Çetinkaya Koordinatörü Salih ışık,
ve İskele Trabzon Koordinatörü Zafer Kuş tarafından takdim edildi.

“Haksız ve siyasi karara son verilmeli”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, yaptığı açıklamada BM Güvenlik Konseyi’nin 4 Mart 1964 tarihli kararının haksız ve siyasi bir karar olduğunu bir kez daha belirtirken, bu kararın çözümün önündeki en büyük engel olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Tatar’ın açıklaması şöyle;

“Kıbrıs’ı bir Elen adası yapma hedefiyle Akritas Planı doğrultusunda 21 Aralık 1963 tarihinde başlayan ve tarihte Kanlı Noel saldırıları olarak yer alan Rum saldırılarında halkımız katliamdan geçirilip, göçe zorlanırken, Kıbrıs Türk halkının eşit kurucu ortağı olduğu Kıbrıs Cumhuriyeti de silah zoruyla Rum devletine dönüştürülmüştü.

Soruna çözüm bulabilmek amacıyla Kıbrıs Türk ve Rum tarafları ile garantör ülkelerin katılımıyla 1964 Ocak ayında gerçekleşen Londra Konferansı da Rum-Yunan ikilisinin olumsuz tutumu nedeniyle başarısızlıkla sonuçlanırken, Rum saldırıları daha da yoğunlamış ve halkımız adanın yüzde 3’üne tekabül eden bölgelerde kuşatma altına alınmıştı. Garantör ülke olan Anavatan Türkiye bu saldırıları durdurabilmek ve halkımızın güvenliğinin sağlanabilmesi amacıyla 13 Şubat 1964 tarihinde BM Güvenlik Konseyi’ne başvuruda bulunur.
Bunun sonucunda BM Güvenlik Konseyi üyeleri büyük bir aldatmayla “Önce Kıbrıs’a BM Barış Gücü’nü gönderelim, ateşkesi sağlayalım, sonra bu kararı değiştiririz” diyerek, 4 Mart 1964 tarihli 186 sayılı karar alınır. Bu karara göre de Rum devletine dönüştürülen Kıbrıs Cumhuriyeti “Kıbrıs’ın tek meşru hükümeti “ olarak tanınır.
Bu kararla uluslararası antlaşmalar ve hukuk kuralları ayaklar altında çiğnenirken, ABD’nin eski Kıbrıs Özel Temsilcisi Nelson Ledsky’nin yapmış olduğu açıklamayı da hatırlatmakta büyük yarar var. Ledsky yapmış olduğu açıklamada bu kararın “siyasi bir karar olduğunu” teyit ederken, şöyle demişti;
“1964 yılının dosyalarını incelettim. BM Güvenlik Konseyi’nce alınan bu kararın hukuki temellere dayanan bir karar olmadığını, siyasi mülahazalarla alınmış bir karar olduğunu tespit ettim.”
Bu karar, halkımızın bütün hakları ile egemenliğini yok saymakta ve halkımızı Rum’un azınlığı yapmayı içermektedir.
Pek çok platformda, görüşmelerde ve son olarak da Antalya’da gerçekleşen Diplomasi Formu’nda da bir kez daha belirtmiş olduğum gibi Kıbrıs sorununun 60 yıldan bu yana devam etmesinin ana nedenlerinden biri bu haksız ve siyasi karar ile Rum devletine dönüşen Kıbrıs Cumhuriyeti’nin “Kıbrıs’ın tek meşru hükümeti” olarak hâlâ daha tanınmasıdır. Rum tarafı bu haksız ve siyasi karardan güç alıp konfor alanını sağlamlaştırırken, uzlaşmazlığını sürdürmekte ve zamana oynamaktadır.
Bu karardan güç alan Rum tarafı Kıbrıs Türk halkının bütün haklarını ve egemenliğini yok saymakta ve halkımıza azınlık statüsü önermekte, “BM parametreleri”, “federal çözüm” ve “sıfır asker, sıfır garanti” dayatmalarıyla da Türkiye ile Türk askerini Kıbrıs’tan uzaklaştırılmaya çalışmaktadır. Bir kez daha belirtiyorum ki, bu dayatmalara asla boyun eğmeyeceğiz, devletimizden, egemenliğimizden, Anavatan Türkiye’nin garantörlüğü ile Türk askerinden asla vazgeçmeyeceğiz.
Bu haksız ve siyasi kararın hâlâ daha yürürlükte olması nedeniyle kendisini “Kıbrıs’ın tek sahibi” olarak gören Rum tarafı 1968 yılından bu yana müzakere süreçlerini dinamitlemekte, uzlaşmaz tutumu ile hakimiyetçi zihniyetini sürdürmektedir. Bu karar ortada durdukça Rum tarafı hiçbir anlaşmaya yanaşmayacaktır.
Tüm bu nedenler ve özellikle Annan Planı ile Crans Montana görüşmeleri sürecinde yaşananlar, federal temele dayalı bir çözümün gerçekleşmesinin mümkün olmadığını bir kez daha gözler önüne sererken yıllardan beri devam eden dayatmacı statükonun sonlandırılması ve müktesep haklarımız olan egemen eşitliğimiz ve eşit uluslararası statümüzün tescili için yeni vizyonumuzu ortaya koyduk. Anavatan Türkiye tarafından da desteklenen ve “Yeni Siyaset” olarak adlandırılan bu vizyonumuz Kıbrıs’ın ve bölgenin yararına olacak olan egemen eşit iki ayrı devlete dayalı çözüm şeklidir. Yeni ve resmi müzakereler ancak bu temelde başlayabilir.
BM Güvenlik Konseyi’nin 4 Mart 1964 tarihli ve 186 sayılı kararının 60’ıncı yıl dönümünde tüm dünyaya ve BM Güvenlik Konseyi’ne yeniden çağrıda bulunuyorum; Kıbrıs’ta adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme ulaşılabilmesini sağlayabilmek için Kıbrıs Türk halkını Rum tarafının azınlığı yapmayı içeren, insan haklarına ve uluslararası hukuka aykırı olan bu haksız ve siyasi kararı sonlandırın.”

Bir haftada 9 yangın meydana geldi

Geçen hafta meydana gelen 9 yangın, 170 milyon 402 bin TL zarara neden oldu.

İtfaiye Müdürlüğü, 26 Şubat – 3 Mart tarihlerini kapsayan “Haftalık İtfaiye Raporu”nu açıkladı. Buna göre, geçen hafta ülke genelinde 9 yangı çıktı, 22 hususi servis olayı icra edildi. Yangınlar sonucunda ise toplam 170 milyon 402 bin TL zarar meydana geldi.

Yangınların muhtemel sebepleri arasında “elektrik kaynaklı kısa devre, çalışır durumdaki ocak üzerinde unutulan su ısıtıcısının ısınıp alevlenmesi, baca içerisindeki pisliklerin ısınıp alevlenmesi, kişiler tarafından yakma ve fabrika içerisinde meydana gelen yakıt kaçağı sonucu akaryakıtın ani parlayıp alevlenmesi” yer aldı.

Hususi servis olayları ise, “trafik kazası sonucu aracı içerisinde sıkışan, asansörde ve deniz kenarındaki kayalıkların arasında bulunan boşluğa düşerek mahsur kalan şahısların kurtarılması, yangın eğitimi verilmesi, su kuyusunda mahsur kalan koyunlar ile klimanın dış ünitesi üzerinde mahsur kalan kedinin kurtarılması, yangına karşı tedbir alınması ve hayatını kaybeden şahısların adli soruşturma amaçlı hastaneye sevkinin sağlanması” olarak icra edildi.

İstanbul’da akaryakıt tankerinde patlamada meydana geldi

İstanbul Ataşehir’de, dinlenme tesisinde bulunan akaryakıt tankerinde meydana gelen patlamanın ardından çıkan yangında, 1 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı.

Ferhatpaşa Mahallesi Samandıra Caddesi’nde bulunan dinlenme tesisinde bulunan, depo olarak kullanılan akaryakıt tankerinde 4 kişilik ekibin yaptığı tamir ve kesim işlemleri sırasında yaşanan patlamanın ardından yangın çıktı.

İhbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, itfaiye, polis ve AFAD ekipleri sevk edildi.

Tamir ekibinde yer alan Selçuk B’nin cesedi, patlamanın ardından tankerin 3 metre ilerisinde sağlık ekiplerince bulundu.

Yaralanan 3 kişi ise yapılan ilk müdahalelerinin ardından çevredeki hastanelere kaldırıldı.

Durumu ağır olan Şemsettin B’nin Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavisine devam edilirken, hafif yaralanan 2 kişiye ayakta müdahalede bulunuldu.

İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürülen yangının ardından çevrede güvenlik önlemleri alındı.

Ekiplerin bölgede yaptıkları incelemede, 4 kişilik tamir ekibinin bir araçla saat 10.03’te, 34 AZ 2326 plakalı, üzerinde “tehlikeli madde (asfalt)” yazılı boş tankerin yanına geldiği belirlendi. Saat 10.52’de tanker tamir edildiği ve kesildiği sırada patlamanın meydana geldiği ve alevlerin yükseldiği tespit edildi.

Çevredeki güvenlik kamerasınca kaydedilen görüntülerde, tamir ve kesim işlemleri yapılan tankerdeki patlama anı ve yangını görenlerin bölgeye koşması yer alıyor.

Fransa’da sosyal güvenlik yasasını protesto eden taksiciler Paris’e giden otoyolu trafiğe kapattı

Fransa’da taksiciler, 1 Şubat’ta yürürlüğe giren sosyal güvenlik yasasının “tıbbi amaçlı ulaşımlar”la ilgili yeni düzenleme getiren maddesini protesto etmek amacıyla Paris’e giden otoyolda ulaşımı engelledi.

Ulusal basında yer alan haberlere göre, hastaların tıbbi amaçlı ulaşımlarında araç paylaşmalarını, aksi takdirde sosyal güvenlik sigortalarında kesinti yapılmasını öngören yasa maddesine tepki gösteren taksiciler, A13 otoyolunu Paris istikametinde trafiğe kapattı.

Ulusal Taksiciler Federasyonu Başkanı Emmanuelle Cordier, yerel saatle 07.30’dan itibaren yolları kapatmaya başladıklarını ve A13 otoyolunda yaklaşık 300 taksicinin eyleme katılacağını belirtti.

Toulouse, Lyon ve Nimes şehirlerinde de taksiciler, yasayı protesto etmek için eylem yaptı.

Hükümet, söz konusu uygulamayla ulaşım maliyetlerini ve karbon etkisini düşürmeyi hedefliyor.

4 Aralık 2023’te onaylanan yasa, psikiyatrik vakalar, bulaşıcı hastalık taşıyanlar ve doktorun tek seyahat önerisinde bulunduğu hastalara istisna getiriyor.

Esentepe’de ani ölüm

Esentepe’de sakin 55 yaşındaki Anthony Fılugelli kalmakta olduğu ikametgah içerisinde hayatını kaybetti.

Polis Basın Subaylığı’ndan verilen bilgiye göre, dün saat 13.30 sıraslarında Esentepe’de sakin Anthony Fılugelli (E-55), kalmakta olduğu ikametgah içerisinde yaşamını yitirmiş şekilde bulunduğu bildirildi.

Adı edilenin cansız bedeni üzerinde doktor tarafından yapılan dış muayenede, darp ve cebir izine rastlanmadı.

Soruşturma devam ediyor.

Meclis Genel Kurulu toplandı

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu bugün 12.30’da Meclis Başkan Vekili Fazilet Özdenefe başkanlığında yasama gündemiyle toplandı.

Meclis gündemine göre, toplantıda ele alınacak tasarı ve öneriler şöyle:

“Muhaceret Dairesi (Kuruluş, Görev ve Çalışma Esasları) (Değişiklik) Yasa Tasarısı, Belediyelerin Birleştirilmesine İlişkin Özel (Değişiklik) Yasa Önerisi, Polis Örgütü (Kuruluş, Görev ve Yetkileri) (Değişiklik) Yasa Tasarısı, Şans Oyunları Hizmetleri Vergisi (Değişiklik) Yasa Tasarısı, Gelir Vergisi (Değişiklik) Yasa Tasarısı, Sayıştay Komitesinin, KKTC Güvenlik Kuvvetlerini Güçlendirme Kurumunun 1 Temmuz 2022-30 Haziran 2023 Mali Dönemine İlişkin Hesaplarının Sayıştay Denetim Raporuna İlişkin Raporu”

Genel Kurul’da, ayrıca, Sanayi Sicil (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın üçüncü görüşmesi yapılacak.

Borsa İstanbul günün ilk yarısında geriledi

Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 0,43 değer kaybederek 9.058,20 puana geriledi.

Günün ilk yarısında düşüş eğiliminde hareket eden BIST 100 endeksi, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 38,95 puan azalışla 9.058,20 puana geriledi. Toplam işlem hacmi 46,8 milyar lira oldu.

Bankacılık endeksi yüzde 0,09 değer kaybederken, holding endeksi yüzde 0,21 değer kazandı. Sektör endeksleri arasında en çok kazandıran yüzde 4,29 ile orman kağıt basımı, en fazla kaybettiren ise yüzde 2,06 ile spor oldu.

Analistler, küresel pay piyasalarının, ABD’de istihdam raporu başta olmak üzere yoğun veri takviminin takip edileceği haftaya temkinli bir seyirle başladığını belirterek, söz konusu seyrin yurt içi piyasalara da taşındığını söyledi.

Öte yandan bugün Türkiye’de açıklanan verilere göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) şubatta aylık bazda yüzde 4,53 ve yıllık bazda yüzde 67,07 artış kaydetti.

Bugün küresel piyasalarda veri gündeminin sakin olduğunu, Türkiye’de ise enflasyonun yanı sıra finansal kesim dışındaki firmaların döviz varlıkları ve yükümlülükleri verilerinin takip edileceğini ifade eden analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.200 ve 9.300 seviyelerinin direnç, 9.050 ve 9.000 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti

ABD Başkan Yardımcısı Harris, Gazze’de “derhal ateşkes” çağrısı

ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris, Gazze’de yaşanan büyük acılardan dolayı acil ateşkese ihtiyaç olduğunu söyledi.

Harris, Alabama eyaletinin Selma şehrinde yaptığı konuşmada ateşkes çağrısında bulundu.

İsrail’in güvenliğine olan bağlılıklarının devam ettiğini belirten Harris, İsrail’e olan tehdidinden dolayı Hamas’ın ortadan kaldırılması gerektiğini savundu.

Harris, Hamas’ın Gazze’yi kontrol etmemesi gerektiğini de öne sürerek, “Ve Gazze’deki acıların boyutu göz önüne alındığında derhal ateşkes sağlanmalı.” diye konuştu.

Ateşkes çağrısı üzerine konuşması alkışlarla kesilen Harris, “En azından şu an masada olan gelecek 6 hafta için.” ifadesini kullandı.

Harris, söz konusu ateşkesin, rehinelerin kurtarılmasına ve insani yardımların Gazze’ye girişine izin vereceğini belirterek, “Bu, İsrail’in güvenliği ile Filistinlilerin onurlu, özgür ve kendi kaderlerini tayin etme hakkına saygı duyulması üzerine daha uzun vadeli bir yapı inşa etmemize izin verecek.” şeklinde konuştu.

ABD medyasında, resmi kaynaklara dayandırılan haberlerde, Biden yönetimi ile İsrail’in, rehinelerin salınması da dahil 6 haftalık bir ateşkes şartları konusunda anlaşmaya vardığı, Hamas tarafından cevap beklendiği ifade edilmişti.

Hamas’tan ismini açıklamak istemeyen bir yetkili ise AA muhabirine, Gazze Şeridi’nde ateşkese varılması ve İsrail’in buradaki askerlerini çekmesi için ciddi bir şekilde çalıştığını belirtmişti.

– Taraflar arasındaki müzakereler

Tel Aviv yönetimi ile Hamas arasında, esir takası mutabakatı kapsamında Mısır’ın başkenti Kahire’de 13 Şubat’ta toplantı yapılmıştı.

Daha sonra bu müzakereler Fransa’nın başkenti Paris’te devam etmişti. Paris müzakereleri, Mossad Başkanı David Barnea başkanlığındaki İsrail heyeti, CIA Direktörü William (Bill) Burns, Katar Başbakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, Mısır İstihbarat Şefi Abbas Kemal ve Hamas heyetinin katılımıyla 24 Şubat’ta sonlanmıştı.

İsrail savaş kabinesi, müzakerelere devam edilmesi için Katar’ın başkenti Doha’ya “düşük seviyeli bir heyet gönderilmesini” kararlaştırmıştı.

Zorlu Töre: Taşınmaz Mal Komisyonu’na kaynak oluşturulmalı

Meclis Başkanı Zorlu Töre, Taşınmaz Mal Komisyonu’na kaynak oluşturulması konusunda hem fikir olduklarını söyledi

Cumhurbaşkanı Vekili ve Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Kıbrıs Türk Barolar Birliği bünyesinde kurulan Taşınmaz Mal Komisyonu Komitesi üyelerini kabul etti.

Meclis Şeref Salonu’nda gerçekleşen kabulde konuşan Töre, Taşınmaz Mal Komisyonu’na çok önemli görevler düştüğünü ve hızlı hareket edilmesi gerektiğini söyledi.

Meclis olarak üzerlerine düşeni yapacaklarını belirten Başkan Töre, el birliği ile yasal düzenleme yapılabileceğini kaydetti.

Dünya kamuoyunun Kıbrıs Türk Halkı’na haksız ambargolar uyguladığını anımsatan Başkan Töre, Bosna’da, Gazze’de ve Kosova’da da benzer örneklerin görüldüğünü ifade etti.

Cumhurbaşkanı Vekili ve Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, 4 Mart 1964 alınan BM kararı ile Kıbrıs Türklerinin dışlandığını ve ortaklıklarının Rumlar tarafından işgal edildiğini söyledi.

Töre, Güney’de kalan Türk mallarının ve işgal edilen Kıbrıs Cumhuriyeti’nde Kıbrıs Türk Halkı’nın da hakları bulunduğunu belirtti.

Başkan Töre, Güney’de Kıbrıs Türkü’nün bütün mallarını bıraktığını ve Kuzeye göç ettiklerini belirterek, iki eşit egemen olarak yaşamlarını devam edeceklerinin altını çizdi.

Töre, savaşın getirdiği sonuçların da dikkatlice incelenerek Kıbrıs Türk Halkı’nın mağdur edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Barolar Birliği Taşınmaz Mal Komisyonu Komitesi Üyesi Avukat Özkul Özyiğit de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının da mülk alımlarında Taşınmaz Mal Komisyonu’na katkı vermesi için yasal düzenleme istedi.

Başkan Töre, konuşmaların ardından hediye takdiminde bulundu.

Bağımsızlık İttifakı KKTC’nin tanınması çağrısı yaptı

Bağımsızlık İttifakı, Kıbrıs sorununun sorumlusu ve uzlaşmaz tarafı olan Kıbrıslı Rumların, 61 yıllık Kıbrıs Cumhuriyetini “işgal” tazminatlarını Kıbrıs Türk halkına ödemesi ve KKTC’nin tanıması için BM ile AB’ye çağrı yaptı.

İttifaktan yapılan yazılı açıklamada, ABD ve Avrupa Birliğinin Kıbrıs Türk halkına “kansız soykırım” uyguladığın ve haklarının Kıbrıslı Rumlar tarafından gasp edilmesine ve ortadan kaldırılmasına destek verdiği kaydedildi.

Kıbrıs Türk halkına 1964 yılında yapılan saldırıları durdurmak için Kıbrıs’a BM Barış Gücünün gelebilmesi için Türkiye’nin 4 Mart 1964 tarihinde yetki onayı verdiğini ifade eden ittifak, 61 yıldır Kıbrıs Cumhuriyetinin Rumlar tarafından kullanılması suistimaline seyirci kalınmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.

İttifak, Kıbrıs Türk halkının Anayasal ortağı olduğu 1960 Kıbrıs Ortaklık Cumhuriyetinin, Kıbrıs Rumlarının gibi tek başına kabul edilmesi süreci sonrası Kıbrıs Türk halkının “Eşit Statüde Egemenlik” hakkının kabul edilmesi gerektiğini kaydetti.