Archives Mart 2024

Cumhurbaşkanı Tatar, TBK Gaziler Derneği Genel Başkanı Yuca ve beraberindeki heyeti kabul

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türk Barış Kuvvetleri Gaziler Derneği Genel Başkanı Nusrettin Yuca ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Cumhurbaşkanlığından verilen bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 109. yıl dönümünde şehitleri andıklarını belirterek, Çanakkale Zaferi sırasında Kıbrıs Türklerinin İngiliz sömürgesinde olmasına rağmen Anadolu’ya bağlılığı gösterdiğini söyledi.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk milletinin bağımsızlığı uğruna verdiği mücadelenin Kıbrıs Türklerinin bağımsızlığı için verdiği mücadeleye ilham olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, “Kıbrıs Türkü hiçbir zaman Rum-Yunan saldırılarına karşı yılmamış, esarete asla boyun eğmemiştir.” dedi.

20 Temmuz 1974’ten sonra Mehmetçik’in adaya ayak basmasıyla Kıbrıs Türkü için yeni bir dönemin başladığını ve Kıbrıs Türkü’nün bağımsızlığına kavuştuğunu belirten Cumhurbaşkanı Tatar, Doğu Akdeniz’de ay yıldızlı bayrağımızın dalgalandığı bir vatan olarak tarihte yerimizi aldığımızı kaydetti.

Cumhurbaşkanı Tatar, milli davamızda bu günlere gelinmesinde mücahitlerimiz ve Mehmetçiklerin kahramanlıklarının büyük katkıları olduğuna işaret ederek, yaşamını yitirenleri yad etti.

Kıbrıslı Türklerin egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüsünün kabulü olmadan müzakere masasına oturulmayacağını belirten Cumhurbaşkanı Tatar, bir antlaşmanın ancak iki devlet zemininde olabileceğini söyledi.

-“Kıbrıs Türk halkının verdiği mücadele sonunda kurulan devletin korunması gerek”

Devlet olarak kabul görülmenin önemine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türk halkının verdiği mücadele sonunda kurulan devletin korunması gerektiğini vurguladı.

Kıbrıs Türkünün özden gelen müktesep hakları bulunduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türk halkının kendi kendini yönetme hakkına sahip olduğunu anımsattı.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türkünün hak ve hukukunu korurken devleti güçlendirmeye devam ettiklerini ifade ederek, iki devlet temeline dayalı siyasete Türkiye Cumhuriyeti’nin tam destek verdiğini, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tüm dünyaya Kıbrıs Türküne yönelik yapılan haksızlıkları dile getirirken Kıbrıs Türk halkının egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüsünün kabulü için ortaya koyduğu çabanın Kıbrıs Türkleri için büyük önem taşıdığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar konuşmasında şunları kaydetti:

“Müzakere masasına oturmadan önce izolasyonların kaldırılmasını, direkt uçuşların başlamasını talep ediyoruz. Bizim devlet başkanlarıyla görüşmemizi, kurum ve kuruluşlarımızın diğer ülke kurum ve kuruluşlarıyla temaslarına karşı Rum tarafının çeşitli kısıtlama ve engellemelerinin de ortadan kaldırılmasını talep ediyoruz. Çünkü eşitlik bunu gerektirmektedir. Onun ne kadar hak ve hukuku varsa benim de o kadar vardır. Tüm bunların olması halinde egemen eşitlik ve eşit uluslararası temelinde bizi çözüme götürebilecek müzakere masasına oturabileceğimizi söylüyoruz.”

Sağlık Bakanı Dinçyürek’den 18 Mart Şehitleri Günü mesajı

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkele Zaferi’nin 109’uncu yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımladı.

Dinçyürek’in mesajında şu ifadelere yer verildi:

“Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün İstiklal ve hürriyet için tarihe altın harflerle yazdığı kahramanlık destanlarından Çanakkale Zaferi’nin 109’uncu yılını ana vatan Türkiye ile aynı duygu bütünlüğüyle anmaktan onur duymaktayız.

Çanakkale’de yaklaşık bir asır önce tüm imkansızlıklara rağmen verilen bu mücadele, Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli tarihi dönüm noktalarındandır. Tarih boyunca istiklal ve bağımsızlığını, milli birlik ve bütünlüğünü her şeyin üstünde tutan, bu uğurda büyük bedeller ödeyen Mustafa Kemal Atatürk, hiçbir zaman esaret altında yaşamayı kabul etmemiş, canından aziz bildiği kutsal vatan topraklarını, canı ve kanı pahasına korumasını bilmiştir. Atatürk’ün önderliğinde verilen bu mücadele nesilden nesile anlatılmalı, O’nun tüm zorluklara rağmen ortaya koyduğu irade ve kararlı duruşu her zaman örnek alınmalıdır.”

Bu duygu ve düşüncelerle, Çanakkale Zaferi’nin 109’uncu yılını gururla kutladığımız bu günde, destansı zaferin kahramanları başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve onun silah arkadaşları olmak üzere; kutsal vatan topraklarını canları pahasına müdafaa eden aziz Şehitlerimizi minnet ve şükranla anıyor, Gazilerimizi yâd ediyor, hatıraları önünde saygı ile eğiliyorum.”

Türkiye’den yemlik hibe arpanın ilk sevkiyatı Gazimağusa Limanı’na geldi

Kuraklık nedeniyle, küçükbaş hayvancıyı desteklemek amacıyla Türkiye’nin hibe ettiği 9 bin 400 ton arpanın 3 bin 300 ton olan ilk sevkiyatı bugün öğleden sonra Gazimağusa Limanı’na geldi.

9 bin 400 ton yemlik arpanın 4 bin küçük işletmenin günlük yem ihtiyacının dörtte birini karşılayacağı bildirildi.

Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu ile Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş yemlik arpayı taşıyan gemi yanaşırken Gazimağusa Limanı’nda açıklamalarda bulundular.

Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu yaptığı açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın adayı son ziyaretinde küçük baş hayvancıya destek sözü olduğunu hatırlatarak, “Sayın Bakanla birlikte çalıştık şu anda açıkta biraz sonra yanaşacak. Küçükbaş hayvan yemi olarak 3 bin 300 ton arpa geliyor. Toplam 9 bin 400 tona oluşacak 3 sevkiyatla” dedi.

Büyükelçi Feyzioğlu, hibe arpanın 4 bin küçük ve orta boy işletmecinin günlük hayvan yemi ihtiyacının dörtte birini Türkiye olarak
karşıladıklarını ifade etti.

Feyzioğlu, “Türkiye ve KKTCC Türkiye ve Kıbrıs Türkü daima el ele bunu da burada somut olarak görüyoruz” dedi.
Büyükelçi Tarım Bakanı’na Başbakan’a hükümete iş birliklerinden ve yakın çalışmalarından dolayı teşekkür etti, hayırlı olmasını diledi.

-Çavuş

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş 2022-2023 yılının kurak bir yıl olduğunu belirterek, bundan dolayı hükümetin ve Türkiye’nin üretimin devamı açından ciddi katkılarda bulunduklarını söyledi.

Bakan Çavuş son olarak küçükbaş hayvancının kuraklıktan daha az zarar görmesi ve sürdürülebilirliği s sağlamak için Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçi’nin çabası ve Türkiye’nin desteğiyle 9 bin 400 tonluk hibe arpa desteği sağlandığını kaydetti.

Çavuş, ihalenin Merkezi İhale Komisyonu tarafından yapıldığını süreçte tek katılımcı nedeniyle yeniden hızlı alımla ihaleye çıkıldığını, arpa teminin bu nedenle biraz geciktiğini ifade etti.

Çavuş, hibe arpanın, üreticinin sürdürülebilirliği yakalayabilmesi ve böylelikle üretimin büyüyerek devam etmesi açısından önemine değinerek, her koşulda üretimin ve üreticinin yanında olduğunu söylediği Büyükelçi Metin Feyzioğlu ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep
Tayyip Erdoğan ve Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a teşekkür etti.

“Yağışların devam etmesi halinde bu yıl kuraklıktan kurtulmayı bekliyoruz” diyen Çavuş, hibe arpanın kuraklık döneminde büyük önem taşıdığını söyledi.

Çavuş, ortaya koydukları politika ve vizyon ile Türkiye ve Büyükelçi’nin destekleriyle hibeyi açıkladıkları aralık ayından bugüne 30 bin kuzunun anaç hayvana dönüştüğünü bunun da istikrar ve üreticinin güvenini gösterdiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı ile görüştü

“Uzaydaki çalışmalardan ülke olarak gurur duyduk”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda 18 gün kalan ve 13 deney gerçekleştiren Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı ile Skype üzerinden görüşme gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, astronot Alper Gezeravcı ile görüşmesinde,
Türkiye Cumhuriyeti adına yapılan uzay çalışmalarının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ilgiyle takip edildiğini belirterek, elde edilen başarıyla ülke olarak gurur duyulduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, astronot Alper Gezeravcı’yı şahsı ve Kıbrıs Türk Halkı adına çalışmalarından dolayı tebrik ederek, başarılarının devamını diledi.

Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılında uzayda yapılacak çalışmalarda yeni bir çağın kapılarının açılacağına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, Türk gençliğinin önünü açılması, yeni projelerde yer almaları, tüm imkan ve teknolojiyle dijitalleşen dünyada daha güçlü bir ekonomi, daha güçlü bir toplum ve daha evrensel çalışmaların yürütülmesi temennisinde bulundu.

18 Mart Şehitler Günü vesilesiyle Çanakkale Zaferi’nin 109’uncu yıldönümünde Türk astronot Alper Gezeravcı ile konuşmanın gururunu yaşadığını anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, bu anlamlı günde şehitleri rahmetle andı gazilere şükranlarını sundu.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bekası, güvenliği ve barış içinde yaşaması için Türkiye Cumhuriyeti’nin her zaman Kıbrıs Türkü’nün yanında olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin karada, denizde ve göklerde güvenliği sağladığını vurguladı.

Astronot Alper Gezeravcı’nın uzaydan çektiği Kıbrıs görüntülerin paylaşmasının, Kıbrıs’ın, Türkiye için önemini bir kez daha gözler önüne serdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs’ın uzay görüntülerini görünce çok duygulandığını ve gururlandığını kaydetti.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti’nin et ve tırnak gibi birbirine bağlı olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türkü’nün
Türk Milletinin ayrılmaz ve kopmaz bir parçası olduğunu ve çalışmalarını bu yönde sürdürdüğünü söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Meselesinin çözümünde, bağımsız ve egemen bir Türk Devletinin antlaşmanın bir parçası olması gerektiğini vurguladı.

Uzayla ilgili yapılan çalışmaların gençlere umut olduğunu ve anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin başarılarının Türk Dünyası’nda da sevinçle karşılandığını aktaran Cumhurbaşkanı Tatar, “Uzay çalışmaları, büyük projelerin önünü açmaktadır. Türkiye’nin gerçekleştirdiği büyük projelerde inşallah yerimizi alacağız” dedi.

Astronot Alper Gezeravcı da konuşmasında, Türkiye’nin uzaydaki ilk insan misyonunu tamamlayıp, ülkeye dönmesiyle ilgili Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın büyük bir hassasiyet ve nezaket gösterdiğine dikkat çekti.

Türkiye Cumhuriyeti’nin ortaya koyduğu güçlü iradenin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti’nin gelecek nesilleri olan gençlerin ufuklarını açması, ileride uzay konusunda atılacak adımlarda yollarının açık olması ve özgüvenlerini hak ettikleri şekilde ayakta tutmalarına vesile olmasını temenni etti.

Alper Gezeravcı sözlerini, “İki vatanın birlikte yürüyeceği yolun uzay yolunda da birlikte olması dileğiyle” diye bitirdi.

Metin Feyzioğlu: Türk milleti olarak emanetlerinizi ilelebet koruyacağız

Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 109. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törende yaptığı konuşmada, “Türk milleti olarak emanetlerinizi ilelebet koruyacağız” dedi.

Çanakkale Zaferi’nin 109. yıl dönümü ile şehitler Gazimağusa’da Çanakkale Şehitliği’nde düzenlenen törenle anıldı.

Protokol sırasına göre çelenklerin konulmasıyla başlayan törende, saygı duruşu ve saygı atışı yapıldı İstiklal Marşı ile bayraklar göndere çekildi.

Törende, Gazimağusa Türk Maarif Koleji Öğretmeni Emine Tosunoğlu, Gazimağusa merkez Komutanlığından Piyade Üsteğmen Avşar Yücel ve Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu konuşma yaptı. Tören kabirlere çiçek bırakılmasıyla tamamlandı.

FEYZİOĞLU

Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu törende yaptığı konuşmada, şanlı Türk tarihinde pek çok dönüm noktası bulunduğunu belirterek, kutsal mekanda bu dönüm noktalarının en önemlilerinden biri olan Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümünü kutladıklarını ve aziz şehitleri andıklarını kaydetti.

Feyzioğlu, 1. Dünya Savaşı sırasında İngilizler tarafından Süveyş Kanalı ve Çanakkale cephelerinde esir edilen Türk askerlerinden bazılarının Karakol esir kampına getirildiğini vurgulayarak, “Bunların bir kısmı kötü muameleden, bir kısmı da kaçma teşebbüsü nedeniyle infaz edilerek şehit edildi. İngiliz işgali altındaki Kıbrıs’ta esir kampından kaçmayı başaran askerlerimize, idamı göze alarak yardım eden Kıbrıs Türklerini şükranla, minnetle ve rahmetle anıyorum” dedi.

Feyzioğlu, Türk milletinin Çanakkale Zaferi’nde hürriyet uğruna neleri feda edebileceğini tüm dünyaya gösterdiğini belirtti.

Metin Feyzioğlu, konuşmasında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Sakarya Meydan Muharebesi’nde orduya ithafen yaptığı “Kurtuluş için yaptığımız bu savaştan çok daha önce sizi başka muharebe meydanlarında tanıdım. Dünyanın hiçbir ordusunda yüreği seninkinden daha temiz daha sağlam bir askere rast gelinmemiştir. Her zaferin mayası sendedir Türk askeri” sözlerini paylaştı.

Feyzioğlu, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bütün şehitleri, Kıbrıs Türkü’nün milli mücadelesinin büyük kahramanları Rauf Denktaş ile Dr. Fazıl Küçük’ü, tüm mücahitlerle mücahideleri ve onlarla kol kola can veren Mehmetçiği rahmetle andı.

TOSUNOĞLU

Gazimağusa Türk Maarif Koleji Öğretmeni Emine Tosunoğlu, konuşmasında bir zamanlar 3 kıtada hüküm süren Osmanlı Devleti’nin 20. yüzyıla gelindiğinde topraklarının büyük çoğunluğunu kaybettiğini, devlete eski gücünü kavuşturmak için yeni formüller arandığını, Osmanlı yönetiminin tercih yaparak Almanya ile birlikte Dünya Savaşı’na katıldığını hatırlattı.

Tosunoğlu, “Şu bir gerçektir ki imparatorluk bitkindi, yorgundu, cephanesizdi ama bir cephe var ki bizlere ve dünyaya sarsılmaz direnişin vatanseverliğini gösterdi. Bu cephe elbette Çanakkale’dir” dedi.

Tosunoğlu, 8,5 ay süren kara savaşlarında “hasta adam” olarak anılan Osmanlı’nın düşmana geçit vermediğini belirtti.

Vatanının tehlikede olduğunu gören herkesin cepheye koştuğunu söyleyen Tosunoğlu, “Vatan için siper olup, şehit düştüler ancak topraklarını düşmana çiğnetmediler” dedi.

Tosunoğlu, “Türk milletinin elde ettiği zafer sadece kazanılmış bir savaş olarak görülmemeli etkileri ve sonuçlarıyla neler getirip götürdüğüne iyi bakılmalıdır” diyerek Anadolu’daki Türk varlığını devamının bu savaş aile mümkün olduğunu kaydetti.

YÜCEL

Gazimağusa Merkez Komutanlığı’ndan Piyade Üsteğmen Avşar Yücel de konuşmasında, şehitleri bu anlamlı günde minnet ve rahmetle andıklarını söyledi.

Yücel, 109 yıl önce 18 Mart 1915’te şanlı ordunun Çanakkale’nin geçilmeyeceğini tüm dünyaya gösterdiğini kaydetti.

Milletin kahraman evlatlarının fedakarlıklarıyla kazanılan zaferin milli mücadeleye ilham verirken Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolda çok büyük öneme sahip olduğunu vurguladı.

Yücel, “Çanakkale Savaşları, vatanın bütünlüğü ve bağımsızlığı söz konusu olduğunda, Türk milletinin hangi zorluklara göğüs gerebileceğinin ve en zor şartlar altında bile başarılı olabileceğinin en güzel örneklerinden biridir” dedi.

Başbakan Ünal Üstel, “Yaşlılar Haftası” nedeniyle açıklama yaptı.

“Yaşlıların yaşam şartlarının değiştirilmesi konusu hükümetin öncelikli hedefleri arasındadır”

Başbakan Ünal Üstel sosyal devlet anlayışının başlıca gereği olarak yaşlılara sevgi saygı ve çağdaş normlarla bakım hizmetinin hükümetin temel görevi olmaya devam ettiğini bildirdi.

Başbakan Üstel yayınladığı 18-24 Mart Yaşlılar Haftası mesajında “Kıbrıslı Türkler olarak aile kurumu bizler için çok önemli olmakla birlikte, ailelerimizin çınarları olan atalarımız ve yaşlılarımız değerlerimizi ve kültürel mirasımızı nesilden nesile taşımamıza yardımcı olan değerli varlıklarımızdır.” ifadelerine yer verdi.

Üstel, en büyük arzularının, yaşamları boyunca toplumlarına yararlı olmak, çocuklarını Kıbrıs Türk kültürü ve aile yapısına uygun şekilde büyütmek ve yetiştirebilmek için çaba gösteren insanların, yaşlılık evrelerinde hayatlarını konforlu ve huzurlu bir ortamda geçirmeleri olduğunu kaydetti.

Hükümetin, yaşlı insanların yaşam standartlarının yükseltilmesinin ve ihtiyaç duydukları hizmetlere kolaylıkla erişebilmelerinin sağlanmasını öncelikli hedeflerden biri olarak gördüğünü de belirten Üstel, “Sosyal devlet anlayışının başlıca gereği olarak yaşlılarımıza daimî sevgi ve saygı, çağdaş normlarla bakım hizmeti, temel görevimiz olmaya devam etmektedir.” dedi.

Üstel mesajında şunları kaydetti:

“Unutmayalım ki, yaşamsal döngünün değişmez gerçeği yaşlılık hepimizin elbet bir gün kapısını çalacaktır… Yaşlı bireylerin toplumla bütünleşmesi, daha aktif olması ve yaşama bağlı kalmalarını sağlamamız gerektiğinin bilincindeyiz. İşte bu gerçek, bizlerin, siyasi amaçtan çok öte insani değerlerimizi öne çıkarmaktadır. İnsan odaklı, gencinden yaşlısına hizmet etmemizde en büyük motivasyonumuzdur…İnsanların, yaşlandıkları ve bakıma muhtaç oldukları dönemde ömürlerinin sonuna kadar insan onuruna yakışır bir şekilde bakım görmeleri en doğal haklarıdır. Yaşlılarımızın sorunlarının çözümüne yardımcı olmak, toplumda hak ettikleri yeri almalarını sağlamak, yaşlılarımız için hayatı kolaylaştırmak ve kimseye muhtaç olmadan yaşamalarını sağlamak tek başına devletimizin değil, toplum olarak hepimizin sorumluluğu ve öncelikli görevlerindendir. Bu nedenle gerek sivil toplum kuruluşlarımızın gerekse de duyarlı vatandaşlarımızın desteğine her zaman ihtiyacımız vardır. Yaşlılarımızın günlük yaşamlarını kolaylaştırmak, karşılaştıkları sorunlara çözümler üretmek ve bizler için ne kadar değerli olduklarını anlamalarını sağlamak adına elimizden gelen tüm çabayı ortaya koymayı sürdüreceğimizi bir kez daha yineliyor, bu duygu ve düşüncelerle 18-24 Mart Yaşlılar Haftasını kutluyor, tüm büyüklerimize, sağlıklı, huzurlu ve mutlu yaşamlar diliyorum.”

Hafta sonuna kadar yer yer sağanak bekleniyor

Meteoroloji Dairesine göre bölge serin ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak. Hava hafta sonuna kadar parçalı bulutlu, yer yer yağmurlu olacak. Yarın ve çarşamba fırtınamsı rüzgar bekleniyor.

Haftalık hava tahmin raporuna göre, bölge, genellikle alçak basınç sistemi ile serin ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak.

Hava, yarın ve çarşamba günü parçalı bulutlu, yer yer sağanak veya gök gürültülü yağmurlu olacak. Perşembe günü ise parçalı bulutlu, yer yer yağmurlu; cuma günü az bulutlu, zamanla parçalı bulutlu yer yer sağanak yağmurlu geçecek. Hafta sonundan itibaren yağışlı hava yerini parçalı veya çok bulutlu havaya bırakacak.

En yüksek hava sıcaklığı, iç kesimlerde ve sahillerde 20-23 ºC dolaylarında seyredecek. Rüzgar, periyodun ilk yarısında güney ve batı yönlerden, ikinci yarısında ise kuzeyli yönlerden orta kuvvette, zaman zaman kuvvetli, salı ve çarşamba günleri fırtınamsı olarak esmesi bekleniyor.

Başbakan Üstel “18-24 Mart Yaşlılar Haftası” mesajı yayımladı

Başbakan Ünal Üstel sosyal devlet anlayışının başlıca gereği olarak yaşlılara sevgi saygı ve çağdaş normlarla bakım hizmetinin hükümetin temel görevi olmaya devam ettiğini bildirdi.

 

Başbakan Üstel yayınladığı 18-24 Mart Yaşlılar Haftası mesajında “Kıbrıslı Türkler olarak aile kurumu bizler için çok önemli olmakla birlikte, ailelerimizin çınarları olan atalarımız ve yaşlılarımız değerlerimizi ve kültürel mirasımızı nesilden nesile taşımamıza yardımcı olan değerli varlıklarımızdır.” ifadelerine yer verdi.

 

Üstel, en büyük arzularının, yaşamları boyunca toplumlarına yararlı olmak, çocuklarını Kıbrıs Türk kültürü ve aile yapısına uygun şekilde büyütmek ve yetiştirebilmek için çaba gösteren insanların, yaşlılık evrelerinde hayatlarını konforlu ve huzurlu bir ortamda geçirmeleri olduğunu kaydetti.

 

Hükümetin, yaşlı insanların yaşam standartlarının yükseltilmesinin ve ihtiyaç duydukları hizmetlere kolaylıkla erişebilmelerinin sağlanmasını öncelikli hedeflerden biri olarak gördüğünü de belirten Üstel, “Sosyal devlet anlayışının başlıca gereği olarak yaşlılarımıza daimî sevgi ve saygı, çağdaş normlarla bakım hizmeti, temel görevimiz olmaya devam etmektedir.” dedi.

 

Üstel mesajında şunları kaydetti:

 

“Unutmayalım ki, yaşamsal döngünün değişmez gerçeği yaşlılık hepimizin elbet bir gün kapısını çalacaktır… Yaşlı bireylerin toplumla bütünleşmesi, daha aktif olması ve yaşama bağlı kalmalarını sağlamamız gerektiğinin bilincindeyiz. İşte bu gerçek, bizlerin, siyasi amaçtan çok öte insani değerlerimizi öne çıkarmaktadır. İnsan odaklı, gencinden yaşlısına hizmet etmemizde en büyük motivasyonumuzdur…İnsanların, yaşlandıkları ve bakıma muhtaç oldukları dönemde ömürlerinin sonuna kadar insan onuruna yakışır bir şekilde bakım görmeleri en doğal haklarıdır. Yaşlılarımızın sorunlarının çözümüne yardımcı olmak, toplumda hak ettikleri yeri almalarını sağlamak, yaşlılarımız için hayatı kolaylaştırmak ve kimseye muhtaç olmadan yaşamalarını sağlamak tek başına devletimizin değil, toplum olarak hepimizin sorumluluğu ve öncelikli görevlerindendir. Bu nedenle gerek sivil toplum kuruluşlarımızın gerekse de duyarlı vatandaşlarımızın desteğine her zaman ihtiyacımız vardır. Yaşlılarımızın günlük yaşamlarını kolaylaştırmak, karşılaştıkları sorunlara çözümler üretmek ve bizler için ne kadar değerli olduklarını anlamalarını sağlamak adına elimizden gelen tüm çabayı ortaya koymayı sürdüreceğimizi bir kez daha yineliyor, bu duygu ve düşüncelerle 18-24 Mart Yaşlılar Haftasını kutluyor, tüm büyüklerimize, sağlıklı, huzurlu ve mutlu yaşamlar diliyorum.”

Meclis’te ilk olarak onaya sunuşlar yapıldı

Yasama göreviyle toplanan Meclis Genel Kurulunda ilk olarak onaya sunuşlara yer verildi.

İlk olarak Hukuk Siyasi İşler ve Dışilişkiler Komitesinin gündeminde bulunan Taşınmaz Mal Edinme ve Uzun Vadeli Kiralama (Yabancılar) (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın komitede ivedilikle görüşülmesine ilişkin tezkeresi oy birliğiyle kabul edildi.

Kurul daha sonra İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesinin gündeminde bulunan “Tastik Memurları Yasa Tasarısı’”ın komitede ivedilikle görüşülmesine ilişkin tezkeresini oy birliğiyle onaylandı.

Hukuk Siyasi İşler ve Dışilişkiler Komitesinin Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı, Jeoloji ve Maden Dairesi Müdürlüğü Arasında İşbirliği Protokolü (Onay) Yasa Tasarısı’nın genel kurul’a üçüncü görüşmesine ilişkin tezkeresi oy birliğiyle kabul edildi.

Hukuk Siyasi İşler ve Dışilişkiler Komitesi’nin ivedilikle görüşülen “Askerlik (Değişiklik) Yasa Önerisi”nin genel kurulda üçüncü görüşmesine ilişkin tezkeresi oy birliğiyle onaylandı.

İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi’nin ivedilikle görüşülen “Yurt Dışında Görev Yapan Personelin Kadroları ve Dış Görev Ödenekleri (Değişiklik) Yasa Tasarısı”nın genel kurulda üçüncü görüşmesine ilişkin tezkeresi oy birliğiyle kabul edildi.

Ekonomi, Maliye Bütçe ve Plan Komitesi’nin, “Gümrük Vergileri Tarife (Değişiklik) Yasa Tasarısı”nın genel kurulda üçüncü görüşmesine ilişkin tezkeresi oy birliğiyle onaylandı.

Genel Kurulda daha sonra Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Tufan Erhürman 62’nci madde tahtında söz aldı.

Fatma Çimen Tuğlu: Bu anlamlı zafer, Türk milletinin bağımsızlık tutkusunun en parlak örneklerinden biridir

Mehmetçik Büyükkonuk Belediye Başkanı Tuğlu, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 109’uncu yıl dönümü nedeniyle yayımladığı mesajda, “Bu anlamlı zafer, Türk milletinin vatan sevgisi ve bağımsızlık tutkusunun en parlak örneklerinden biridir.” ifadelerine yer verdi.

Mehmetçik Büyükkonuk Belediye Başkanı Dr. Fatma Çimen Tuğlu, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 109’uncu yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımladı.

Fatma Çimen Tuğlu mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Bugün, Türk milletinin kahramanlık destanının yazıldığı, Çanakkale Zaferi’nin 109. yıldönümünü gururla ve minnetle kutluyoruz. Bu anlamlı zafer, Türk milletinin vatan sevgisi ve bağımsızlık tutkusunun en parlak örneklerinden biridir.

Çanakkale’de, tüm zorluklara, tüm imkansızlıklara rağmen, vatan toprağını savunmak için göğüslerini siper eden ecdadımız, tarihin akışını değiştirmiş, dünyaya bir kez daha Türk milletinin cesaretini ve direnişini göstermiştir.

Bugün, o büyük mücadele ruhunu yüreğinde taşıyan her Türk olarak, şükranla anıyor ve bu toprakları bize emanet eden aziz şehitlerimizi rahmetle yâd ediyoruz. Onların azim ve fedakarlığı, bizlere her zaman ilham kaynağı olacak, vatan sevgisinin ne kadar kutsal ve değerli olduğunu bir kez daha hatırlatacaktır.

Bu vesileyle, Çanakkale Zaferi’nin yıldönümünü en içten dileklerimle kutlar, aziz şehitlerimizi rahmetle anar, gazilerimize sağlık ve mutluluklar dilerim.”

Üstel: Türk olmanın onur ve gururunu yaşatıyor

Başbakan Ünal Üstel, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü nedeniyle yayımladığı mesajında, “Türk olmanın onur ve gururunu yaşatıyor” ifadelerine yer verdi.

Başbakan Ünal Üstel, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü nedeniyle yayımladığı mesajında, “Çanakkale Zaferi, 109. yıl dönümünde bizlere bir kez daha Türk olmanın onurunu ve gururunu yaşatmaktadır” dedi.

Başbakan Ünal Üstel, 18 Mart Şehitleri Günü mesajında Kıbrıs Türk halkının da Çanakkale Destanı ve Kurtuluş Savaşı gibi büyük zaferlerden aldığı ilhamla varoluş mücadelesini gerçekleştirdiğini ve Türk milletinin katkılarıyla hak ettiği özgürlüğüne kavuştuğunu kaydetti.

Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, ‘Çanakkale Geçilmez’ komutuyla, göğsünü vatanı için siper edenlerin, emperyalist güçlere karşı kazandığı bu kutlu yıl dönümünün, Kıbrıs Türkünün kalbinde de ayrı bir yer adığını ifade eden Başbakan Üstel, “Hürriyet ve istiklal uğruna Çanakkale’de şehit düşenleri rahmetle anıyor, bu zaferin bizlere öğrettiği mücadele azmini ebediyen benliğimizde taşıyacağımızı vurgulamak istiyorum.” ifadelerine yer verdi.

Üstel, mesajının devamında şunları kaydetti:

“Birçok zorluğun üstesinden gelen ve tarihe yön veren zaferlere imza atan aziz milletimiz, hiçbir zaman esaret altında yaşamayı kabul etmemiş, canından aziz bildiği kutsal vatan topraklarını canı ve kanı pahasına korumasını bilmiştir.

Kıbrıs Türk halkı da Çanakkale Destanı ve Kurtuluş Savaşı gibi büyük zaferlerden aldığı ilhamla varoluş mücadelesini gerçekleştirmiş ve aziz milletimizin katkılarıyla hak ettiği özgürlüğüne kavuşmuştur.”

Başbakan Üstel, mesajında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere vatan uğruna canlarını feda eden şehitleri rahmetle andı, gazilere şükranlarını sundu.

İtfaiye Müdürlüğü uyardı: “Zamanında alınan tedbirler felaketi önler”

Polis Genel Müdürlüğü İtfaiye Müdürlüğü, yangına karşı alınması gereken tedbirleri hatırlatarak, zamanında alınan tedbirlerin felaketi önlediğine işaret etti.

Müdürlüğün konuyla ilgili yazılı açıklamasında, fazla elektrik akımı tüketen ütü, fön makinesi, tost makinesi ve mikro dalga gibi cihazların aynı zamanda ve çoklu prizlerde çalıştırılmaması, elektrik panolarının bulunduğu yerlerde azami 6 kg. kapasiteli kuru kimyevi toz içeren yangın söndürme cihazı bulundurulması uyarısında bulundu.

Duman veya ateş belirtisi gören vatandaşların hemen 199 İtfaiye İhbar Hattı, 177 Orman Yangını İhbar Hattı veya 155 Polis Hattına ulaşmaları gerektiği bildirildi.

Açıklamada, işyeri ve konutlardaki elektrik tesisatlarında, yüklenmeden dolayı meydana gelebilecek kısa devreleri önlemek, elektrik tesisatına fazla yüklenmemek ve yangına sebep olmamak yapılması gerekenler sıralandı.

Katlanarak zamanla zarar görmüş uzatma kablolarını kullanmaktan kaçınmaya özen gösterilmesi, arıza durumunda elektrik tesisatlarının kontrolünün uzman kişilere yaptırılması önerisinde bulunuldu.

Elektrik panolarının bulunduğu yerlerde, azami 6 kg. kapasiteli kuru kimyevi toz içeren yangın söndürme cihazı bulundurulması ve bu cihazın kullanımının öğrenilmesinin yangının büyümesi ve çıkacak olası bir tehlikenin önlenmesinde büyük fayda sağlayacağı belirtildi.

Açıklamada, tamamen söndüğünden emin olmadan mangal, şömine veya odun sobalarından çıkan kömürleri çöp bidonları içerisine veya yanabilecek madde ve malzemeler üzerine dökmemek gerektiği uyarısında bulunuldu.

Özel, tarımsal, toplu taşıma ve akaryakıt taşıyan araçların servisini, bakımını, egzoz ve lastik kontrollerinin zamanında yaptırılması halinde, meydana gelecek yakıt sızmaları, kısa devreler ve egzozlardan çıkacak kıvılcımların yangına sebep olmasının önleneceği yer alan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Araçlarınızın içerisinde, iş yeri ve evlerinizde yangın söndürme cihazı bulundurulması ve bu cihazın kullanımının öğrenilmesi, yangının büyümesini ve çıkacak olası bir tehlikenin önlenmesinde büyük fayda sağlayacaktır.

İşyeri ve evinizi yangın riskine karşı sigortalamanız, oluşacak maddi hasarı gidermenizde size yardımcı olacaktır.

Duman veya ateş belirtisi gören vatandaşlarımızın hemen 199 İtfaiye İhbar Hattı, 177 Orman Yangını İhbar Hattı veya 155 Polis Hattına ulaşmaları önemle rica olunur.”

27 yaşındaki genç hayatını kaybetti!

Girne’de sakin 27 yaşındaki Onur Kayabaşı dün saat 19.00 sıralarında, kalmakta olduğu ikametgahı içerisinde aniden rahatsızlanarak yaşamını yitirdi.

Polisten yapılan açıklamada Kayabaşı’nın cansız bedeni üzerinde doktor tarafından yapılan dış muayenede, darp ve cebir izine rastlanmadığı belirtildi.

TÜK’te terfiler konusunda uzlaşıya varıldı…

Bakanlıkta yer alan imza töreninde, protokole Bakan Hüseyin Çavuş ile Kamu-İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu imza koydu.

-Çavuş: “TÜK daha da gelişecek, ürün çeşitliliğini artıracak”

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş imza töreni öncesinde yaptığı konuşmada, TÜK’ün, sadece hayvancı üreticisi, hububatçı için bir denge unsuru değil, tarımsal ürünlerin vatandaşa yansımasının bir denge unsuru olduğunu vurguladı.

Geçmişte olduğu gibi bugün ve bugünden sonra da TÜK’ün üstlendiği misyonu devam ettirmek zorunda olduğunun altını çizen Bakan Çavuş, Başbakan Ünal Üstel’in talimatlarıyla göreve geldikleri günden itibaren iş barışını önemsediklerini ve buna bağlı olarak kurumların sürdürülebilir bir noktada hareket edebilmesi için aralıksız çalıştıklarını kaydetti.

İşçinin, emekçinin hakkını bir yıl gecikmeli de olsa iade ettiklerini dile getiren Çavuş, TÜK’ün, dört yıl geçmeyen bütçesi nedeniyle bazı sıkıntılar yaşandığını ifade ederek, Tarım ve Doğal Bakanlığı’nın tüm kurumlarının artık devlet bütçesi içerisinde olduğunu, şeffaflık ve hesap verebilirliği ortaya koyduklarını söyledi.

TÜK’te sürdürülebilirliği yakalamak, gelirleri artırmak, hesap verebilirlik adına çalışmalar yaptıklarını belirten Çavuş, eylemin bir hak olduğunu ancak bu noktada en önemli olan şeyin ülkenin kurumlarının hayatta kalması, güçlenmesi olduğunu kaydetti.

-“Biz sorumluluğumuzu biliyor ve bu bilinçle çalışıyoruz”

“Biz sorumluluğumuzu biliyor ve bu bilinçle çalışıyoruz” diyen Bakan Çavuş, anlaşmanın, Toprak Ürünleri Kurumu’na, çalışanına, personeline hayırlı olmasını diledi. Bundan sonraki süreçte TÜK’ün daha da gelişeceğini, ürün çeşitliliğini artıracağını dile getiren Çavuş, “TÜK kendi içerisinde topraktan sofraya gidecek bu yolculukta daha aktif rol alacaktır, almak da zorundadır” dedi.

TÜK’ü, en az çalışanlar ve Kamu-İş Başkanı Serdaroğlu kadar önemsediklerinin altını çizen Çavuş, göreve geldikleri günden itibaren Başbakanın talimatının, “iş huzurunu, iş barışını önemseyin, kurumları güçlendirin ve geleceğe taşıyabilmek için her türlü çalışmayı yapın” olduğuna dikkat çekti.

Bugün atacakları imzaların yaptıkları çalışmaların bir eseri olduğunu ifade eden Bakan Çavuş, anlaşmanın, hayırlara vesile olmasını diledi.

-Serdaroğlu: “TÜK’ün ayakta kalabilmesi için Bakanlık ve TÜK yönetimiyle birlikte çalışmaya hazırız”

Kamu-İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu da, Bakan Çavuş’un, sendikaya çağrıda bulunduğunu belirterek, aylardır Bakanlık ve TÜK yönetimiyle birlikte çalışma yürüttüklerini ancak çeşitli sebeplerden dolayı terfilerin yapılamadığını dile getirdi.

Terfilerin yapılamamasının sebebinin, TÜK’ün bütçesinin geçmemesi olduğuna işaret eden Serdaroğlu, Bakan Çavuş’un, bütçesi geçmemiş bir kurum devraldığını söyledi. TÜK’ün, 2021 yılının geriden gelen bütçesinin, 2023 yılında geçtiğini ifade eden Serdaroğlu, 2024 yılında da 2023’te yapılması gereken terfilerin uygulamaya girmesi gerektiğini anlattı.

Toplu İş Sözleşmesine göre işçilerin üç yılda bir terfilere hak sahibi olduğunu belirten Serdaroğlu, “Uzlaşı çok önemlidir. Bugün de bir örneğidir” dedi. Grev yapılmadan, sokağa çıkılmadan Bakan Çavuş’un hassasiyeti, hafta sonu da yoğun çalışması neticesinde terfilerin önünün açıldığını kaydeden Serdaroğlu, Bakan Çavuş’a, iş barışının bozulmaması adına gösterdiği çabadan dolayı teşekkür etti.

Askıya aldıkları eylemin atılacak imzalarla kaldırılmış olacağını belirten Serdaroğlu, üç yılın ardından hak sahibi oldukları terfinin, emekçilere hayırlı ve uğurlu olmasını diledi.

Emekçiler olarak TÜK’ün ayakta kalabilmesi için Bakanlık ve TÜK yönetimiyle birlikte çalışmaya hazır olduklarını ifade eden Serdaroğlu, TÜK’ün, özellikle gelirlerinin artırılması gerektiğini söyleyerek, bu konuda da Bakan Çavuş ile elbirliğiyle çalışacaklarını kaydetti.

Yıllardır TÜK’ün zorluklar içerisinde olduğunu dile getiren Serdaroğlu, yaklaşık beş yıldır TÜK’te eylem yapmadıkları yıl olmadığını, bir tek bu yıl eylem yapılmadığını belirtti.

Kamu-İş Başkanı Serdaroğlu, “Bu bizim için sevindirici bir şeydir. Grev iş barışını bozar, grevsiz bir anlaşma her zaman takdir ettiğimiz ve bir özlediğimiz bir noktadır” diye konuştu.

18 Mart Şehitler Günü dolayısıyla Boğaz Şehitliğinde tören düzenlendi

18 Mart Şehitler Günü dolayısıyla Boğaz Şehitliği’nde anma töreni düzenlendi.

Törene, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Meclis Başkanı Zorlu Töre, Başbakan Ünal Üstel, Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik, 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Sebahattin Kılınç, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Osman Aytaç, bakanlar, milletvekilleri ve diğer yetkililer katıldı.

Şehitliğe çelenk sunulması, saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşının okunması ile başlayan törende, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığından Üsteğmen Muhammet Reha Keleş, günün anlam ve önemini belirten konuşmasını yaptı.

Keleş, Çanakkale Zaferinin destansı bir zafer olduğunu belirterek, bu zaferin, milletin kahramanlığının Türkiye Cumhuriyeti’nin  kuruluşuna giden yolda bir mihenk taşı olduğunu söyledi.

Azmin ve cesaretin göstergesi bu zaferin, Türk milletinin, vatanın bağımsızlığı söz konusu olduğunda neleri başarabileceğini gösterdiğini belirten Keleş, başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve tüm şehitleri andı.

-Şehitlik Özel Defterini imzalandı

Günün anlam ve önemini belirten konuşmanın ardından Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu ve Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Kılınç, Şehitlik Özel Defterini imzaladı.

Törende, Anıtkabir’e konmak üzere Boğaz Şehitliği’nden alınan toprak, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar tarafından Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu’na teslim edildi.

Boğaz Şehitliği’ndeki tören, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın konuşması, şehitliğin gezilmesi ve kabirlere çiçek bırakılmasıyla sonra erdi.

-Tatar

Cumhurbaşkanı Tatar, aziz şehitleri andı, Türk milletinin kahramanlığı sayesinde kazanılan Çanakkale Zaferinin, şanlı Türk tarihinde yerini aldığını söyledi.

Tatar, o dönem Kıbrıs’ta da direnişin devam ettiğini, Kıbrıs Türk halkının da Çanakkale mücadelesine destek verdiğini, Anadolu’nun her zaman yanında olduğunu vurguladı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin de her zaman Kıbrıs Türk halkının yanında olduğunu, bugün de Kıbrıs’ta mücadelenin sürdüğünü, Kıbrıs Türk halkının güçlü bir devletle bağımsız bir şekilde yoluna devam ettiğini ifade eden Tatar, bağımsızlık yolunda yaşamını yitiren tüm şehitleri andı.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türk halkının bağımsızlığı, egemen eşitliği ve uluslararası eşit statüsü kabul edilmediği sürece müzakere masasına oturmalarının mümkün olmadığını ifade ederek, “Anlaşma olacaksa Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bu anlaşmanın parçası olmak zorundadır” dedi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, şehitlik defterine de şunları yazdı:

“Canlarını vatanları uğruna feda etmiş siz değerli şehitlerimiz. Büyük ve emsali görülmemiş bir mücadele ile işgalci, emperyalist güçlerin ordularına karşı, Türk ulusunun destan yazdığı Çanakkale Zaferi’nin 109. yıl dönümünde sizin huzurunuzdayız.

Türk ulusunun, özgürlük ve bağımsızlığından hiçbir hâl ve koşulda vazgeçmeyeceğinin, esaret altında yaşayamayacağının, kahramanlığının en büyük abidesi ve göstergelerinden biri olan, canınızı feda ederek kazandığınız Çanakkale Zaferi, bu toprakları vatan yapabilmemizin de temelini oluşturmuştur.

Bu topraklarda kendi devletimizin çatısı altında ve bayraklarımızın gölgesinde özgür ve egemen olarak yaşıyorsak bunu, siz aziz şehitlerimize borçluyuz.

En büyük ve en kutsal görevimiz, bize bıraktığınız değerleri ve emanetleri korumak, devletimizi sonsuza dek yaşatmak size olan en büyük borcumuzdur.

Aziz şehitlerimiz, rahat uyuyun. Sizi unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız. Vatan size minnettardır. Ruhunuz şad olsun.”

En çok yağış Değirmenlik köyüne düştü

Meteoroloji Dairesinin ölçümlerine göre dün, en çok yağış Değirmenlik bölgesine düştü.

Dün 08.00 ile bugün 08.00 arası kaydedilen yağış miktarlarına göre, metrekareye, Değirmenlik 4; Beyarmudu, Mehmetçik ve Çayırova 2; Mağusa, Salamis, Yenierenköy, Ercan, Çayönü, Dipkarpaz, Dörtyol, Geçitkale, İskele, Sandallar, Akdoğan, Düç, Lefkoşa, Sipahi, Tatlısu, Akıncılar ve Kantara 1 kilogram yağış aldı.

18 Mart Şehitler Günü… Tekke Bahçesi Şehitliği’nde anma töreni düzenlendi

18 Mart Şehitler Günü dolayısıyla bugün Tekke Bahçesi Şehitliği’nde tören düzenlendi.

Çelenklerin şehitliğe sunulması, saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesiyle başlayan törende, Lefkoşa Kaymakamı Bora Akkuş Şehitlik Özel Defteri’nin imzaladı.

Törende günün anlam ve önemini belirten konuşmaları Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan ile 1. Piyade Alay Komutanlığından Piyade Teğmen Abdullah Hakan Özkul yaptı.

-Akkuş anıt özel defterini imzaladı

Lefkoşa Kaymakamı Bora Akkuş anıt özel defterine şunları yazdı:

“Aziz Şehitlerimiz,

Çanakkale Zaferi’nin 109. yıl dönümünü andığımız bu anlamlı günde, bir kez daha sizleri saygı ile anmak için huzurlarınızdayız. Her biriniz yaşamınızın baharında tüm sevdiklerinizi geride bırakarak büyük bir fedakarlıkla canınızı feda ettiniz. Bunun tek nedeni Kıbrıs Türk halkının bu topraklarda özgürlük içinde yaşayabilmesiydi. Sizler canınız pahasına bir daha geçmişin karanlıklarına dönülmesini engellediniz. Bu adada barış, huzur, eşitlik, güvenlik ve özgürlük içinde yeni bir yaşamın temellerini attınız. Bu zemini ortadan kaldırmak mümkün değildir.

Bizlere bugün düşen görev atalarımızın güzel ülkemiz için ödedikleri büyük bedelin anlam ve önemini kavrayarak topraklarımıza, milletimize ve cumhuriyetimize aynı bilinçle sahip çıkmaktır.

Bağımsızlığın ve özgürlüğün önemini anımsadığımız şehitler haftasında başta yüce önderimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere toplum liderimiz Dr. Fazıl Küçük, Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş ve ülkesi için canını veren tüm şehitlerimizin aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz.

Ruhunuz şad olsun”

-Benan

Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan, Çanakkale Zaferi’nin dünya literatüründe bir dönüm noktası olduğunu güç dengelerini değiştirdiğini belirtti.

Çanakkale Savaşı’nın kazanılmasıyla Kurtuluş Savaşı’nın meşalesinin tutuşturulduğunu dile getiren Benan, kahramanlık, azim ve fedakarlığın doruk noktasına ulaştığını kaydetti.

Benan, Çanakkale Zaferi’nin bir kahramanlık destanı olduğunu söyleyerek, bunların yanında Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi büyük bir komutanı da ortaya çıkardığını, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun önünü açtığını dile getirdi.

-Özkul

1. Piyade Alay Komutanlığından Piyade Teğmen Abdullah Hakan Özkul Çanakkale Zaferi’nin tüm yokluk ve imkansızlıklara rağmen kazanılan bir kahramanlık destanı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda da önemli bir kilometre taşı olduğun belirtti.

Çanakkale Zaferi’nin azmin, cesaretin ve fedakarlığın örneklerinin ve Türk milletinin neleri başarabileceğinin göstergesi olduğunu söyleyen Özkul, Çanakkale Zaferi’nin yiğit ve kahraman Mehmetçiğin, gazi Mustafa Kemal ile birlikte yazdığı bir destan olduğunu kaydetti.

Özkul, ülkenin bugün ulaştığı seviyenin aziz şehitler ve kahraman gazilerin eseri olduğunu, şehitlerin aziz hatıralarının sonsuza kadar yaşatılacağını belirtti.

Sadık Gardiyanoğlu: Gazilerimizi yad ediyor, hatıraları önünde saygı ile eğiliyorum

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, “Gazilerimizi yad ediyor, hatıraları önünde saygı ile eğiliyorum” dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Gardiyanoğlu mesajında, “Gazilerimizi yad ediyor, hatıraları önünde saygı ile eğiliyorum” ifadelerine yer verdi

Gardiyanoğlu mesajında şu ifadelere yer verdi;

“18 Mart Çanakkale Zaferi, Türk Milleti’nin ayağa kalktığı bir silkiniş, diriliş ve yükseliştir.

Tarihte eşine az rastlanan bir kahramanlık destanı, bir varoluş mücadelesi olan Çanakkale Zaferi ile Türk milleti kendisini tarihten silmek isteyenlere büyük bir ders vermiş ve tüm dünyaya “Çanakkale Geçilmez” dedirtmiştir.

Kıbrıs Türk’ü ise Çanakkale’de destan yazan bir milletin evlatları olarak bu azmi ve direnişi rehber edinmiş, Kıbrıs’ta varoluş ve bağımsızlık mücadelesi vererek egemenliğini ilan etmiştir.

Bu duygu ve düşüncelerle, Çanakkale Zaferi’nin 109. yıldönümünü gururla kutladığımız bu günde, destansı zaferin kahramanları başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve onun silah arkadaşları olmak üzere; kutsal vatan topraklarını canları pahasına müdafaa eden aziz Şehitlerimizi minnet ve şükranla anıyor, Gazilerimizi yad ediyor, hatıraları önünde saygı ile eğiliyorum. Ruhları şad olsun.”

Öztürkler: “Çanakkale ruhu, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde ışık olmuştur”

UBP Güzelyurt Milletvekili Ziya Öztürkler, Çanakkale Zaferi’nin 109. Yıl Dönümü ve 18 Mart Şehitler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Çanakkale ruhunun Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde ışık olduğunu kaydetti.

UBP Güzelyurt Milletvekili Ziya Öztürkler, Çanakkale Zaferi’nin 109. Yıl Dönümü ve 18 Mart Şehitler Günü dolayısıyla mesaj yayımladı.

Öztürkler mesajında, 18 Mart 1915’te yaşanan Çanakkale Savaşı’nın Türk Milletinin bağımsızlık mücadelesinde ulusal birliğin güçlenmesine öncülük ettiğini; tarihin seyrini değiştirdiğini; Türk Milletine umut, azim ve kararlılık aşıladığını ve Kurtuluş Savaşı’nın meşalesinin daha güçlü yanmasını sağladığını kaydetti.

Öztürkler, eşsiz bir kahramanlık destanı olarak tarihe altın harflerle yazıldığını belirttiği Çanakkale Zaferi’nin Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesi için de emsal teşkil ederek Erenköy Destanı’nda direnişin ruhu olduğunu da belirtti.

“Çanakkale Savaşlarında, binlerce şehit verilmiş ve savaşın zafere dönüşmesinde dehası ile Gazi Mustafa Kemal Paşa gerçeğini tüm dünya devletleri görmüştür.” ifadelerini kullanan Öztürkler, Türk Milleti için Çanakkale Zaferi’nin anlamının askeri ve siyasi bir başarı olmaktan çok öte olduğunu vurguladı.

Öztürkler, “Çanakkale cephesinde yaşanan sayısız kahramanlık destanı vardır. Türk Milletinin karakterinde bütünleşen, insanüstü bir mücadele, tarihte eşine az rastlanan fedakârlıklar ve vatan aşkı vardır. Çanakkale Zaferi, gücünü Türk Milletinin sarsılmaz inanç ve özgürlüğüne olan düşkünlüğünden almıştır. Bu duygu ve düşüncelerimle, 18 Mart Çanakkale Zaferi’mizin 109. onur yılını kutluyor, 18 Mart Şehitler Günü’nde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, gelecek nesillerin hür ve özgür yaşaması uğruna canlarını feda etmekten çekinmeyen kahraman şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyorum.” ifadelerine yer verdi.

Rum Meteorolojiden sarı alarm

Rum Meteoroloji Dairesi, yoğun hava koşulları nedeniyle bugün 11.00-18.00 saatleri arası için sarı alarm yayımladı.

“Sigmalive” haber sitesine göre, yapılan açıklamada şiddetli fırtınanın, adanın ağırlıklı olarak dağlık ve doğusunu etkilemesinin beklendiği ifade edildi.

Fırtına sırasında dolu yağışının da beklendiği ifade edilirken yağış yoğunluğu ise 35- 55 milimetre olarak verildi.

Gazze’deki Filistin hükümeti: “İsrail ordusunun Şifa Hastanesi’ni basarak içeride ateş açması savaş suçudur”

Gazze Şeridi’ndeki Filistin hükümeti, İsrail ordusunun Şifa Tıp Kompleksi’ni (Şifa Hastanesi) tanklarla, insansız hava araçlarıyla (İHA) ve silahlarla basarak içeride ateş açmasını, “İsrail’in sağlık sektörünü ortadan kaldırma ve hastaneleri yok etme yönündeki kasıtlı niyetini doğrulayan” savaş suçu olarak nitelendirdi.

Gazze’deki hükümetin medya ofisinin Telegram hesabından konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, İsrail ordusunun, sabahın erken saatlerinden itibaren Şifa Hastanesi’ne tanklar, ağır silahlı askerler ve insansız hava araçlarıyla baskın düzenleyerek hastanenin içinde ateş açmaya başladığı, bunun yaralılar, hastalar ve yerinden edilmiş insanlar arasında korku ve paniğe yol açtığı kaydedildi.

Açıklamada, “İsrail ordusunun Şifa Tıp Kompleksi’ni tank, İHA ve silahlarla basarak içeride ateş açması, İsrail’in sağlık sektörünü ortadan kaldırma ve hastaneleri yok etme yönündeki niyetini doğrulayan savaş suçudur.” ifadesine yer verildi.

Bu durumun hastanedeki binlerce insanın hayatını tehdit ettiği dile getirilen açıklamada, bu yapılanlar “halen çeşitli suçlar ve katliamlar işleyen, sağlık sektörünü ortadan kaldırma, hastaneleri yok etme niyetinde olan” İsrail ordusunun kara siciline eklenen bir savaş suçu olarak nitelendirildi.

“İşgal ordusunun Şifa Tıp Kompleksi’ne baskın yapmasını en güçlü ifadelerle kınıyor ve bunu açık bir savaş suçu, uluslararası hukukun ihlali, uluslararası anlaşmaların ihlali ve insanlığa karşı suç olarak değerlendiriyoruz.” ifadesi kullanılan açıklamada, sağlık personeli, yaralılar, hastalar ve yerinden edilenlerin güvenliği ile yaşamlarından tamamen İsrail, ABD yönetimi ve uluslararası toplum sorumlu tutuldu.

İsrail’i dizginlemek ve sağlık sektörüne, tıbbi kurumlara, hastanelere yönelik saldırılarını, soykırım savaşını durdurmak için uluslararası örgütler ile tüm ülkelere derhal ve acilen müdahale etmeleri çağrısında bulunulan açıklamada, ayrıca “sağlık sektörünü yok etme planı çerçevesinde işlediği bu organize ve planlı suçlarını durdurması için” İsrail’e baskı yapmaları istendi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Çanakkale Zaferi’nin 109. yıldönümü vesilesiyle mesaj yayımladı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Çanakkale Zaferi’nin 109. yıldönümü vesilesiyle mesaj yayımladı.

 

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın yazılı açıklamasında şu ifadeler kullanıldı:

 

“Dünyanın ve emperyalist güçlerin en güçlü ordularına karşı, kahraman Türk askerinin kanı ve canı pahasına kazandığı Çanakkale Zaferi’nin 109. yıldönümündeyiz.

 

Bu büyük zafer, dünya esir uluslarına ve mazlum halklarına bir umut ve ışık olurken, Kıbrıs Türk Halkına da özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinde güç ve ilham kaynağı olmuştur.

 

Bu büyük zaferden alınan güç ve ilhamla halkımız bir asırdan bu yana vatan bildiğimiz bu topraklarda Türklüğün onur ve şerefini ayaklar altında çiğnetmemek, özgürlüğünü ve egemenliğini korumak için mücadele etmektedir.

 

‘Çanakkale geçilmez’ söylemi, sadece bir söylem değil, Türk ulusunun direniş azmi ile özgürlük ve bağımsızlık sevdasının ifadesidir. Bu vatan bilinen toprakların bölünemeyeceğinin ve işgal edilemeyeceğinin de ifadesidir. Bu söylem, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu müjdeleyen bir söylemdir.

 

Kıbrıs Türk Halkı, Çanakkale Zaferi’nden aldığı güç ve ilhamla, her zorluğa ve fedakârlığa katlanarak, Anavatan Türkiye’nin desteği ve yardımıyla kendi vatanına ve kendi devletine kavuşmuştur.

 

Şehitlerimizin emaneti olan bu değerleri her ne pahasına olursa olsun koruyacak ve yaşatacağız. Tüm dünya da bunu böyle bilmelidir.

 

Üzerine basa basa yeniden söylemek istiyorum, zorlu koşullar altında kurmuş olduğumuz devletlerimizden vazgeçme, vatanımızı başkalarına teslim etme gibi bir gayemiz yoktur. Eşit egemen iki devletin iş birliğine dayalı çözüm şeklinden vazgeçmeyeceğimizi ve bu sağlanmadan müzakere masasına dönmeyeceğimizi bir kez daha ifade ediyorum. Federasyon masalının peşine bir 50 yıl daha takılmaya halkımızın tahammülü yoktur.

 

Bu duygu ve düşüncelerle Çanakkale Şehitleri ile tüm şehitlerimizi saygı, rahmet ve minnetle anarken, Çanakkale geçilemeyeceği gibi KKTC’den vazgeçilemeyeceğini de bir kez daha belirtiyorum.”

18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 109. yıl dönümü…

18 Mart Çanakkale Zaferi çeşitli etkinliklerle anılacak. Atalarımızın büyük fedakarlıkla kazandığı zaferin bu yıl 109. yıl dönümü…

18 Mart Çanakkale Zaferi 1915 yılında gerçekleşti. Zaferin bu yıl yani 2024 yılı itibariyle 109. yıl dönümü kutlanacak.

Çanakkale Savaşı sadece Türk tarihinin değil, dünya tarihinin de en önemli olaylarından biridir.

 

Çanakkale Savaşı; dünyanın en büyük ordularının kara, hava, deniz ve denizaltı unsurlarıyla saldırıları karşısında; çok sıkıntılı bir dönem geçirmekte olan Osmanlı Devleti’nin gerçekleştirmiş olduğu büyük direnişi simgeler.

Çanakkale Savaşı, batılı ülkelerin oluşturduğu itilafa karşı Osmanlı Devleti’nin savunmada olduğu bir savaşın adıdır. Osmanlı Devleti’nin Çanakkale Savaşında bütün bir millet olarak destan yazdığı savaştır. 3 Kasım 1914 yılı-18 Mart 1915 yılı tarihleri arasında deniz savaşları olarak yapılmış, 25 Nisan 1915-9 Ocak 1916 tarihleri arasında ise Gelibolu yarımadasında kara savaşları olarak yapılmıştır. İtilaf devletleri, bu savaşta Çanakkale Boğazını ve İstanbul’u ele geçirmeyi amaçlamışlardır. Eğer Çanakkale Boğazı’nın İtilaf Devletleri’ne geçmiş olsaydı Rusya’ya her türlü desteği kolaylıkla sağlayabileceklerdi. Bunun için ilk olarak Çanakkale Boğazı’na 1915 yılı Şubat ayında saldırılar başlamıştı.

 

18 Mart 1915 tarihinde ise en güçlü saldırı yapılmıştır. Bu saldırılara karşı Osmanlı Ordusu’nun savaş stratejisi olarak boğaza döşediği mayınlar ile düşman donanmasında ağır kayıplar vermesini sağlamıştır. Donanma için büyük öneme sahil olan Nusret Mayın Gemisi’nin batırılması ile itilaf Devletleri birlikleri bozguna uğratılmış ve deniz saldırısından vazgeçmek zorunda bırakılmışlardır. 25 Nisan 1915’te Gelibolu Yarımadası’nda kara çıkartması yaparak saldırıya devam etmişlerdir. Ancak Osmanlı ordusu ile birlikte Türk milletinin büyük mücadelesi sonucunda büyük bir mağlubiyete düşmüşlerdir. Toplamda üç defa kara çıkartması yapan itilaf devletleri üçüncü yenilgi sonrasında 1916 yılı aralık ayında Gelibolu Yarımadası’ndan çekilmek zorunda kalmışlardır. Zorlu bir savaş olan Çanakkale Savaşı Türk tarihinde destan olarak nitelendirilir. Güçlü bir donanmaya sahip olan itilaf devletlerine karşı daha zayıf bir ordu ile çok büyük bir zafer elde edildiğinden Türk milletinin kazandığı zafer olarak tarihe geçmiştir.

Tarım Bakanlığı çevre duyarlılığını artırmak için etkinlik düzenledi

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Tarımsal Araştırma Müdürlüğü tarafından çocuklara, orman ve ağaçların önemini anlatmak, doğaya ve çevreye duyarlılığı artırmak amacıyla etkinlik düzenlendi.

 

Bakanlıktan verilen bilgiye göre, Akdoğan Dr. Fazıl Küçük Okulu bahçesine meyve fidanları dikildi. Açıklamada, bu tür uygulamaların, çocukların doğayı daha yakından tanımaları, doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilirliği konusunda bilinçlenmelerini sağlayacağı kaydedildi.

 

 

Etkinlik kapsamında Tarımsal Araştırma Müdürlüğü, öğrencilere yönelik tarım, toprak sevgisi ve üretimin önemini anlattı.

Açıklamada, bu tür etkinliklerin, genç nesillerin doğaya olan sevgi ve saygısını artırarak, gelecekteki çevre sorunlarıyla daha etkin bir şekilde mücadele etmelerine yardımcı olacağı belirtildi.

 

Sağlık Bakanlığı himayelerinde “Çocuklarda İleri Yaşam Desteği” kursu düzenleniyor

Türk Çocuk Acil Tıp ve Yoğun Bakım Derneği, Kıbrıs Türk Pediatri Kurumu ve Kıbrıs Türk Tabip Odası iş birliğinde “Çocuklarda İleri Yaşam Desteği” kursu düzenleniyor.

Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, sağlık personelinin bilgisini artırarak,  yaşamı tehdit altındaki hastalara yönelik ilk müdahalesini üst düzeye çıkarmak amacı taşıyan ve Bakanlık himayelerinde bugün başlayan kurs yarın sona erecek.

 

Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Acil Durum Hastanesi Eğitim Salonu’nda yer alan kursa acil servislerde görev yapan çocuk hekimleri, hemşireler ve ambulanslarda acil hastaların bakım ve transferlerinde görev alan acil tıp teknikerleri katılıyor.

 

Kurs, Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Doç. Dr. Düriye Deren Oygar, Kıbrıs Türk Tabipleri Odası Başkanı Doç. Dr. Ömer Taşargöl, Kıbrıs Türk Pediatri Kurumu Başkanı Dr. Ayşe Sayılı Erenel ve  Türk Çocuk Acil ve Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. Dinçer Yıldızdaş’ın açılış konuşmalarıyla başladı.

Kurs kapsamında Türkiye’den gelen çocuk acil tıp ve yoğun bakım alanında uzman Prof. Dr. Tanıl Kendirli, ⁠Prof. Dr. Dinçer Yıldızdaş, ⁠Prof. Dr. Murat Duman ve ⁠Doç. Dr. Funda Kurt ile KKTC’de görev yapan çocuk yoğun bakım uzmanı Dr. Hakan Tekgüç eğitimler veriyor.

Cumhurbaşkanı Tatar: “Cumhurbaşkanlığı Deprem Komitesinin telkinleri dikkate alınmalı”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Cumhurbaşkanlığı Deprem Komitesi Başkanı, Jeoloji Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Cavit Atalar’ı kabul etti.

Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar kabulde yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanlığı Deprem Komitesinin, Türkiye’de 6 Şubat’ta deprem meydana gelmeden 15 ay önce, 30 Aralık 2021’de kurulduğunu ve 31 Ocak 2022’de ilk toplantısını yaptığını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Cumhurbaşkanlığı Deprem Komitesi Başkanı Prof. Dr. Cavit Atalar’a yaptığı çalışmalardan dolayı teşekkür etti.

Kıbrıs’ta geçmişte yaşanan depremler ve ileride yaşanabilecek olası depremlerle ilgili Prof. Dr. Cavit Atalar’ın yaptığı çalışmaların önemine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, teknolojinin gelişmesiyle günümüzde yürütülen bilimsel çalışmaların daha kesin sonuçlar verdiğini söyledi.

Yerel yönetimlerin, merkezi hükümetin, mimar ve mühendislerin Prof. Dr. Cavit Atalar’ın telkinlerini dikkate alması gerektiğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Tatar, binaların yeniden gözden geçirilmesi ve yeni kurallar uygulanarak daha sağlam binaların yapılması gerektiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanlığı Deprem Komitesi Başkanı Prof. Dr. Cavit Atalar ise kabuldeki konuşmasında, olası bir depremde hasar görmemesi için bazı yapıların güçlendirilmesi veya bazılarının ise yıkılıp yeniden yapılması gerektiğine dikkat çekti.

Betonarme binaların iyi bakılırsa ömrünün uzun olduğunu ancak kurallara uygun yapılmaması veya iyi bakılmaması durumunda ömrünün azaldığını anlatan Prof. Dr. Cavit Atalar, zemin etüdü yapılması ve binaların gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

Dr. Cavit Atalar, Cumhurbaşkanlığı Deprem Komitesi’nin Kıbrıs’ın depremselliğini, zemin özelliklerini ve yapılarını ele aldıklarını belirterek, iki toplumlu komiteyle 2 toplantı yaptığını kaydetti.

Dinçyürek, Mağusa Devlet Hastanesine yeni tomografi cihazı kazandırılacağını açıkladı

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Mağusa Devlet Hastanesi’ne en son teknoloji yeni tomografi cihazı kazandırılacağını açıkladı.

Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Mağusa Hastanesini ziyaret ederek, yapılan çalışmaları yerinde inceleyen Dinçyürek, cihazın montaj çalışmalarının hızla devam ettiğini ve herhangi bir aksilik olmazsa bir hafta içinde kullanıma başlanabileceğini belirtti. Dinçyürek, yeni tomografi cihazının özellikle acil vakalarda ve trafik kazalarında hayati önem taşıdığını ifade etti. Mağusa bölgesine kazandırılan bu cihazın can kurtarıcı olduğunu vurgulayan Dinçyürek, bölgeye hayırlı olmasını temenni etti.

İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi toplandı

Cumhuriyet Meclisi, İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi toplanarak, gündemindeki yasa tasarılarını görüştü.

Cumhuriyet Meclisi, İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesinden verilen bilgiye göre, komite bugün saat 10.00’da UBP Milletvekili Komite Başkanı Emrah Yeşilırmak başkanlığında toplandı. İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi gündeminde bulunan “Yurt Dışında Görev Yapan Personelin Kadroları ve Dış Görev Ödenekleri (Değişiklik) Yasa Tasarısı” ve “Konut Edindirme (Değişiklik) Yasa Tasarısı”nı ele aldı.

İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi, ilk olarak “Yurt Dışında Görev Yapan Personelin Kadroları ve Dış Görev Ödenekleri (Değişiklik) Yasa Tasarısı”nı görüştü ve oybirliği ile onaylayarak Genel Kurul’un gündemine sevk etti. İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi, daha sonra “Konut Edindirme (Değişiklik) Yasa Tasarısı”nı ele aldı ve genel görüşmesini tamamlayarak madde madde görüşmeye başladı. Komite bahse konu Yasa Tasarısı ile ilgili çalışmalarına bir sonraki toplantısında devam edecek.

Komite toplantısına davetli olarak Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Planlama ve İnşaat Dairesi, Konut Edindirme Birimi, Merkez Bankası, Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği, Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nden yetkililer katılarak konu ile ilgili görüşlerini komiteye sundu.

UBP Milletvekili Emrah Yeşilırmak Başkanlığında toplanan İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi toplantısına, Komite Üyesi CTP Milletvekili Devrim Barçın, Komite Üyesi UBP Milletvekili Ahmet Savaşan katıldı.

Maliye Bakanı Berova, Kıbrıs Türk Kasaplar Birliği heyetini kabul etti

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Kıbrıs Türk Kasaplar Birliği heyetini kabul etti.

Maliye Bakanı Berova kabulde yaptığı konuşmada, hükümetin, esnaf ve üreticinin sorunlarını yakından takip ettiğini, çözüm için adımlar atarak çalışmalarına devam ettiklerini vurguladı.

Maliye Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, kabulde Kıbrıs Türk Kasaplar Birliği heyeti adına söz alan Halil Akbıçak, Berova’ya nezaket ziyaretinde bulunduklarını, bu vesileyle sektörün sorun ve beklentilerini karşılıklı istişare ettiklerini kaydetti. Sanılanın aksine düşük bir karla çalıştıklarını kaydeden Halil Akbıçak, en büyük sıkıntının et fiyatlarının yükselmesi olduğunu kaydetti .Vatandaşın alım gücünün düşmesi ve buna paralel olarak Güney Kıbrıs’tan et alışverişi yapılmasının esnafı ciddi şekilde zarara uğrattığını belirten Akbıçak, bu konuda denetim talep etti.