Archives Kasım 2024

Kurtulmuş: Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vardır ve kıyamete kadar var olmaya devam edecektir

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Bu kadar yıllık tecrübeden ve gelişmeden sonra Kıbrıs Adası’nda iki toplumlu bir seçenekten başka hiçbir seçim yolu kalmamıştır. Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vardır ve kıyamete kadar var olmaya devam edecektir.” dedi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Bu kadar yıllık tecrübeden ve gelişmeden sonra Kıbrıs Adası’nda iki toplumlu bir seçenekten başka hiçbir seçim yolu kalmamıştır. Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vardır ve kıyamete kadar var olmaya devam edecektir.” dedi.

Kurtulmuş, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Ankara Büyükelçiliği tarafından KKTC’nin kuruluşunun 41’inci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen resepsiyonda yaptığı konuşmada, KKTC’nin milli günü dolayısıyla Kıbrıs Türkleri’ni tebrik etti.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Kıbrıs’ın bağımsızlık mücadelesinin liderleri Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş’ı, 20 Temmuz Barış Harekatı’nın başlatılmasında emirleri ve kararlılığıyla tarihi bir adımın atılmasına vesile olan dönemin başbakanı Bülent Ecevit, dönemin başbakan yardımcısı Necmettin Erbakan ve dönemin genelkurmay başkanı Orgeneral Semih Sancar’ı rahmet, minnet ve şükranla yad ettiğini söyledi.

KKTC’nin ilanının üzerinden 41 sene geçtiğini, artık KKTC’nin yerleşmiş, kökleşmiş, kendisini dünyaya ispat etmiş ve önemli mesafeler katetmiş olan bir cumhuriyet olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu 41 yıllık süre içerisinde çok önemli badireler atlatıldı, çok büyük zorluklardan geçildi. Bu süre içerisinde Ada’da barış içinde yaşama niyetini ortaya koyan, bu adımların atılması için her türlü fedakarlığı yapan Kıbrıs Türkleri olmuştur. Ama buna mukabil maalesef başta Avrupa ülkeleri olmak üzere bazı çevreler, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni sürekli cezalandırmak, Kıbrıs Türkleri’ni de bu olumlu tavırlarına rağmen uluslararası alanda ötekileştirme yolunu tercih etmişlerdir. Şunu açıkça ifade etmek isterim ki artık bu kadar yıllık tecrübeden ve gelişmeden sonra Kıbrıs Adası’nda iki toplumlu bir seçenekten başka hiçbir seçim yolu kalmamıştır. Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vardır ve kıyamete kadar var olmaya devam edecektir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak da elimizdeki bütün imkanlarla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin her alanda savunulması, Kıbrıslı soydaşlarımızın her türlü hak ve hukukunun teminat altına alınması için dün olduğu gibi bugün de mücadelemizi sürdüreceğiz.”

Gazze’de yaşananları gördükten sonra 20 Temmuz kutlu Barış Harekatı’nın niçin yapıldığını şimdi çok daha iyi anladıklarını dile getiren Kurtulmuş, “Gazze’de yaşananları gördükten sonra Türkiye’nin garantörlüğünün ne kadar önemli bir adım olduğunu çok daha iyi anlıyoruz. Türkiye, bu anlamda Kuzey Kıbrıs’taki kardeşlerimizin hak ve hukukunu korumaya devam edecektir.” şeklinde konuştu.

Numan Kurtulmuş, Ada’da fiili olarak iki devletin bulunduğunu, güneydeki entiteyi bir şekilde Kıbrıs’ın tamamının temsilcisi olarak saymanın hak, hukuk ve akla aykırı olduğunu vurguladı.

Bu iki devletin varlığını kabul etmenin ve barış içerisinde bir arada yaşayabileceği göstermenin Kıbrıs Türk Devleti’nin en önemli sorumluluklarından birisi olduğunu ifade eden Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Türkiye olarak iki devletli çözümden başka bir yol olmadığını ve Kıbrıs Türk Devleti’nin giderek daha fazla güçlenmesi, uluslararası alanda tanınırlığının arttırılması için gayretle mücadelemize devam edeceğiz. Yaşasın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kıyamete kadar olacak birlikteliği, kardeşliği, dostluğu. İnşallah önümüzdeki günlerde Kıbrıs Türk Devleti’nin her alanda çok daha fazla tanınır hale geldiğini göreceğiz. Bunun sonuçlarının da ne anlama geldiğini hep beraber göreceğiz. Bu uğurda mücadeleye devam edeceğiz. Bu vesileyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türkiye’deki 85 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı adına Kıbrıslı soydaşlarımıza bu milli günleri dolayısıyla tebriklerimizi ifade ediyorum, Kıbrıs Türk halkının kıyamete kadar bağımsız güçlü bir devletin yurttaşları olarak yaşayacaklarına yürekten inanıyorum.”

OĞUZHAN HASİPOĞLU: KKTC,SAVUNMA MEKANİZMASIYLA İŞLEVSEL BİR DEVLETİN TÜM YAPI TAŞLARIYLA 41. YILINA ULAŞMIŞTIR

Egemenliğimizin, kendi kendimizi yönetme erkimizin yegane simgesi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 41. kuruluş yıldönümünü kutluyoruz…

Anayasası, kurumsal yapısı, yasama, yürütme ve yargısı, savunma mekanizmasıyla işlevsel bir devletin tüm yapı taşlarıyla 41. yılına ulaşmıştır KKTC…

Adında hem coğrafik hem stratejik bir saptama barındıran KKTC, ayrıca bölgesel konumuna, son türk devleti olma özelliğini de eklemiştir…

KKTC, ilk etapta Kıbrıs’ta olası bir federasyonun parçası olması düşünülse de, bunun gereği olarak Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile istişare içerisinde her Kıbrıs zirvesinde bir anlaşma için elinden geleni yapan taraf olma özelliğini taşısa da, Rum Tarafının hakimiyetci ve uzlaşma tavrı nedeniyle sonuç alınamamıştır.

2017 yılında Crans Montana’da son Kıbrıs Zirvesi’nde yine Rum Tarafının masadan kaçmasıyla, 2021 yılından itibaren oluşan konjonktür açık ve sarihtir…

2021 yılında Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar’ın Cenevre’de gündeme getirdiği egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü talebi, KKTC gerçeğinin Uluslararası Platformda resmi olarak gündeme getirilmesinin yolunu açmıştır.

Peşi sıra Anavatan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tam 3 kez BM Genel Kurulu’nda KKTC’nin tanınma çağrısı gelmiştir.

Bu Paralelde, KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı gözlemci üyeliği adımları atılmıştır

Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, Bakanlarımız, STÖ’ler, Anayasal Kurumlarımızın TDT kapsamında resmi temasları başlamıştır.

Bu Adımlar, Uluslararası girişimler her geçen gün artmaktadır.

Türk Tarafının kararlılığını gördükçe, Rum Tarafının ilerleyişi engelleme adımları gelmektedir.
41. Yılında KKTC’nin artık dünyada görünürlüğü daha da artmıştır.

Bu duygu ve düşüncelerle, Halkımızın 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı’nı candan kutlar bugünlere gelmemizi sağlayan herkesi, tüm şehitlerimizi, özgürlük ve varoluş mücadelemiz lideri Doktor Fazıl Küçük ve Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Denktaş başta olmak üzere Halkımıza, Devletimize hizmet verenlerin tümünü, rahmet, minnet, şükranla anarım.

Gönyeli İlkokulu’nda kullanılamaz durumda olan açık basketbol sahası yenilendi

Gönyeli-Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, Gönyeli İlkokulu’nda kullanılamaz durumda olan açık basketbol sahasını yenilediklerini duyurdu.

Gönyeli-Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşım ile Gönyeli İlkokulu’nda kullanılamaz durumda olan açık basketbol sahasını yenilediklerini duyurdu.

Amcaoğlu, paylaşımında, “Eğitime destek vermeye devam ediyoruz! Gönyeli İlkokulu’nda kullanılamaz durumda olan açık basketbol sahasını yeniledik ve öğrencilerimizin kullanımına sunduk. Çocuklarımız için daha iyi bir eğitim ve spor ortamı yaratmak için yola devam!” ifadelerini kullandı.

Derviş Eroğlu: Devletimizi güçlendirdiğimiz ölçüde, Kıbrıs’ta arzuladığımız sonuca ulaşma şansımız artacaktır

Üçüncü Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, KKTC’nin 41’nci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Devletimizi güçlendirdiğimiz, yönetimimizi daha ileriye taşıdığımız ve refahımızı artırdığımız ölçüde, Kıbrıs’ta arzuladığımız sonuca ulaşma şansımız artacaktır” dedi.

Üçüncü Cumhurbaşkanı Eroğlu, KKTC’nin 41. kuruluş yıldönümü dolayısıyla mesaj yayımladı

3’üncü Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Rum tarafının gerçeklere dayalı bir uzlaşmaya onay vermeye, adanın yönetimini Kıbrıslı Türkler ile paylaşmaya niyeti olmadığını vurguladı ve “İşte böylesi bir ortamda hepimize düşen görev en büyük gücümüz, özgürlüğümüzün, egemenliğimizin, güvenliğimizin ta kendisi olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne sahip çıkmaktır.” dedi.

Halkın Devleti güçlendirdiği, Devlet yönetimini daha iyi noktalara taşıdığı, refahı yükselttiği oranda Kıbrıs’ta istenilen sonuca ulaşma şansının artacağını vurgulayan Eroğlu, bu noktada başlıca görevin parlamentoya, hükümetlere ve kurum ile kuruluşlara düştüğünü belirtti.

“Artık zamanı gelmiştir.” diyen Eroğlu, herkesin şapkasını önüne koyarak düşünmesi ve doğrular ne ise onların yapılması gerektiğini kaydetti.

3’üncü Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu KKTC’nin 41’inci kuruluş yıldönümü nedeniyle mesaj yayımlayarak, Kıbrıs Türk halkının 41 yılda küçümsenmemesi, hatta övünülmesi gereken çok şey başardığına işaret etti.

Mesajında, Kıbrıs Türk halkının çok zor süreçlerden geçerek, tam anlamıyla kahramanca bir kurtuluş savaşı vererek, Anavatanı Türkiye’nin de desteği ile bugünlere geldiğini kaydeden Eroğlu, “Altında benim de gururla attığım imza bulunan Bağımsızlık Bildirgemiz ile KKTC Devletinin kurulması tarihimizin en önemli, en şanlı adımlarının başında gelir.” dedi.

Eroğlu, KKTC’nin “adayı Yunan egemenliği altına sokmak için onlarca yıl çaba gösterenlerin, katliamlar yapanların, 1960’ta kurulan ortaklık Devleti’nden Kıbrıs Türkü’nü silah zoru ile atanların bir daha aynı yollara başvurmaması için oluşturulan, sonsuza kadar devam edecek bir yapı” olduğunu vurguladı.

“HEPİMİZE DÜŞEN GÖREV GÜVENLİĞİMİZİN TA KENDİSİ OLAN KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ’NE SAHİP ÇIKMAKTIR”

41 yılda küçümsenmemesi, hatta övünülmesi gereken çok şey başardıklarına işaret eden Eroğlu, mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Her şeyin sıfır olduğu bir noktadan başlayarak çoğunluğu göçmen durumundaki insanımızla birlikte, önemli bir alt yapı meydana getirdik, bir ekonomi yarattık, yeterli görmesek de belirli bir yaşam standardına ulaştık. Ateş topuna dönüşen bir bölgede, Anavatan Türkiye’nin güçlü savunma desteği ile kendi topraklarımızda, özgürlük ve güven içinde daha güzel yarınlara doğru ilerliyoruz.

Haksızlığa uğrayan, ambargolara maruz bırakılan biziz ama Güney komşularımızla bir antlaşma sağlanamamasının suçlusu biz değiliz. Rum tarafının adayı Helen hegemonyasına sokma zihniyeti henüz değişmemiştir; kısa süre içinde değişecek gibi de görünmüyor. Rum tarafının gerçeklere dayalı bir uzlaşmaya onay vermeye, adanın yönetimini bizimle paylaşmaya niyeti yoktur. Onlar hala, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin devam edip bizim bir anayasal değişiklikle ona yamalanacağımız bir antlaşma istiyor. Rumların amacı varılacak bir antlaşmayı lehlerine kullanarak iki kesimliliği yok etmek, hegemonyalarını adanın her yerine yaymaktır. Niyetleri iyi olmadığından dolayıdır ki, Meclislerinden oy birliği ile geçirdikleri halen yürürlükte olan bir kararla açıkça, Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinden mutlaka kurutulmak istemektedirler.  İşte böylesi bir ortamda hepimize düşen görev en büyük gücümüz, özgürlüğümüzün, egemenliğimizin, güvenliğimizin ta kendisi olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne sahip çıkmaktır.”

“HERKES ŞAPKASINI ÖNÜNE KOYARAK DÜŞÜNMELİ VE DOĞRULAR NE İSE ONLAR YAPILMALIDIR”

Halkın Devleti güçlendirdiği, Devlet yönetimini daha iyi noktalara taşıdığı, refahı yükselttiği oranda Kıbrıs’ta istenilen sonuca ulaşma şansının artacağını vurgulayan Eroğlu, bu noktada başlıca görevin parlamentoya, hükümetlere ve kurum ile kuruluşlara düştüğünü belirtti.

“Artık zamanı gelmiştir.” diyen Eroğlu, herkesin şapkasını önüne koyarak düşünmesi ve doğrular ne ise onların yapılması gerektiğini kaydetti.

Eroğlu, “Cumhuriyet Bayramımız vesilesi ile bir kez daha bugünlere gelmemizde büyük katkıları olan başta özgürlük ve varoluş mücadelemiz lideri Doktor Fazıl Küçük ile Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Denktaş olmak üzere tüm aramızda olmayanlarla, şehitlerimize, tüm Anavatan Türkiye Devlet ve hükümet yetkililerine bir kez daha Allah’tan Rahmet diliyor, aramızda olanları, gazilerimizi şükranla anıyorum.” diyerek sözlerine son verdi.

Cumhurbaşkanı Tatar, TÜRKPA Genel Sekreteri Süreyya Er’i kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA) Genel Sekreteri Süreyya Er ve beraberindeki heyeti kabul etti.

 

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Tatar, ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade ederek, gelen heyete teşekkürlerini sundu.  

Cumhurbaşkanı Tatar, 2022 yılında Semerkant’ta Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin gözlemci üye olarak kabul edilmesinin dönüm noktası olduğunu belirtti ve bununla birlikte kurum kuruluşlarımız farklı ülkelerde temsiliyet kazandığını vurgulayarak, bunun KKTC’nin görünürlüğü açısından önemli olduğunu belirtti. Atılan bu adımların, Kıbrıs’ta iki ayrı devlet iki ayrı halk olduğunu tüm dünyaya duyuran bir mesaj niteliğinde olduğunu kaydetti.  

 

Cumhurbaşkanı Tatar, Türk Birliğinin, tüm Türk devletlerine katkı sağlayacağına olan inancını dile getirerek, içinde bulunulan iletişim çağında iş birliğinin ve temasların artmasının önemine ve gerekliliğine değindi.

 

-“Alfabe birliği önemli adım”

 

Cumhurbaşkanı Tatar, alfabe birliğine atıfta bulunarak bunun önemli bir adım olduğunun altını çizdi. Bu adımın dil birliğini cesaretlendirecek bir gelişme olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı bu atılımdan dolayı kutladı. 

Bunun bir irade meselesi olduğunu da söyleyen Cumhurbaşkanı Tatar, bu sayede tüm Türk devletlerinin aynı alfabeyi kullanması ile birlikte aralarındaki bağların güçleneceğini belirtti.

Kutuplaşmaların yaşandığı bu dönemde, Türk Birliğinin önemli bir değer olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı, bu anlamda yürütülen tüm çalışmaları yakından takip ettiğini, yürütülen çalışmalarda emeği geçen herkesi tebrik ettiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Tatar,  Kıbrıs Türkü’ne gösterilen yakınlık ve destekten dolayı TÜRKPA yetkililerine teşekkürlerini sundu.

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 41. kuruluş yıl dönümü nedeniyle yapılacak kutlamalara da değinen Cumhurbaşkanı Tatar, burada verilen mücadelenin destansı bir varoluş simgelediği. Kıbrıs Türk halkının bağımsızlığının günü olduğunu belirtti.

Cevdet Yılmaz: Askeri Hastane, KKTC halkına hizmet edecek

24 Aralık 1963 Girne Askeri Hastanesi’nin açılış töreninde konuşma yapan Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Kıbrıslı Türklerin yaşadığı acıların unutulmaması için hastanemize 24 Aralık 1963 Girne Askeri Hastanesi ismini verdik” dedi.

Yapımı tamamlanan 24 Aralık 1963 Girne Askeri Hastanesi açılış töreni, Cevdet Yılmaz, Ersin Tatar, Fikri Ataoğlu, Yasin Ekrem Serim, Özdemir Berova, Ünal Üstel, Erhan Arıklı‘nın katılımıyla açılışı gerçekleştiriliyor.

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 15 Kasım için geldiği KKTC’de askeri hastane açılışına da katıldı.

CEVDET YILMAZ

Cevdet Yılmaz, Askeri hastanenin açılışını töreninde yaptığı konuşmada, “Filistin’de bugün yaşananlar, 1963’te Kanlı Noel’de de yaşandı” dedi.

Yılmaz, “Askeri hastanemize bu anlamlı günün ismini vermek borcumuzdur, Kıbrıslı Türklerin yaşadığı acıların unutulmaması için hastanemize 24 Aralık 1963 tarihini koyduk” şeklinde konuştu.

Yılmaz, sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına değil, KKTC vatandaşlarına da hastanede hizmet verileceğini kaydetti.

Yılmaz, KKTC’deki askeri hastanenin yeni binasının tam kapasiteyle hizmete başladığını açıkladı. Yılmaz, Barış Harekatı’ndan bu yana askerlere hizmet veren hastanenin, modern altyapısıyla artık KKTC vatandaşlarına da hizmet sunacağını belirtti.

Yılmaz, “Hastanemiz artık sadece askerlere ve sivil personelimize değil, KKTC vatandaşlarına da hizmet verecek. Bu, sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştıracak önemli bir adım” dedi.

Ayrıca, 6 Eylül 2024 tarihinde imzalanan mutabakat ile KKTC vatandaşlarının sağlık hizmetlerinden yararlanmasının önünün açıldığını ifade eden Yılmaz, hastanenin tam donanımlı ve modern altyapısının acil ihtiyaçlara anında yanıt verebilecek kapasitede olduğunu vurguladı.

Kalkındırma projeleri hakkında açıklama yapan Yılmaz, köy yollarının modernize etmenin ve sağlık alanında çalışmaların süreceğini açıkladı.

Yılmaz, “KKTC’nin gelişip güçlenmesi ve ayakları üzerinde durması temel hedeflerimizdendir” dedi.

Ünal Üstel

Açılışta konuşma yapan Başbakan Ünal Üstel, “Askeri Hastane, KKTC halkına hizmet edecek” dedi.

Üstel, “Biz Türkiye Cumhuriyeti ile iktisadi ve mali iş birliği protokolleri çerçevesinde her alanda büyük projelerde çalışıyoruz ve Erdoğan ile Türkiye sayesinde. Halkım ve şahsım adına teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

Üstel, “Hükümete geldiğimiz günden beri halkımızın refahı için çalışıyoruz. Elimizden geleni gayretle yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

Ayrıca Üstel, Askeri Hastane’nin açılışını yaparken, 2025 yılında da diğer hastanelerin açılışını yapacaklarını kaydetti.

Ünal Üstel: Askeri Hastane, KKTC halkına hizmet edecek

Yapımı tamamlanan 24 Aralık 1963 Girne Askeri Hastanesi açılışında konuşan Başbakan Ünal Üstel, “Askeri Hastane, KKTC halkına hizmet edecek” dedi.

Yapımı tamamlanan 24 Aralık 1963 Girne Askeri Hastanesi açılış töreni, Cevdet Yılmaz, Ersin Tatar, Fikri Ataoğlu, Yasin Ekrem Serim, Özdemir Berova, Ünal Üstel, Erhan Arıklı’nın katılımıyla açılışı gerçekleştiriliyor.

 

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 15 Kasım için geldiği KKTC’de askeri hastane açılışına da katıldı.

Açılışta konuşma yapan Başbakan Ünal Üstel, “Askeri Hastane, KKTC halkına hizmet edecek” dedi.

Üstel, “Biz Türkiye Cumhuriyeti ile iktisadi ve mali iş birliği protokolleri çerçevesinde her alanda büyük projelerde çalışıyoruz ve Erdoğan ile Türkiye sayesinde. Halkım ve şahsım adına teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

Üstel, “Hükümete geldiğimiz günden beri halkımızın refahı için çalışıyoruz. Elimizden geleni gayretle yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

Ayrıca Üstel, Askeri Hastane’nin açılışını yaparken, 2025 yılında da diğer hastanelerin açılışını yapacaklarını kaydetti.

Nazım Çavuşoğlu: Ülkemizi daha da ileriye götürmek için azimle yol alacağız

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, “Ülkemizi daha da ileriye götürmek için azimle yol alacağız” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Kıbrıs Türk halkının, varlığını ve kimliğini koruma uğruna verdiği uzun soluklu mücadele neticesinde ilan ettiği Cumhuriyet ile bu topraklarda ilelebet var olacağını tüm dünyaya gösterdiğini vurguladı.

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, Kıbrıs Türk halkının bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin simgesi olan Cumhuriyetin 41. yıl dönümünün büyük bir coşku ve gururla kutlandığını söyledi.

Çavuşoğlu mesajında şu ifadelere yer verdi;

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kıbrıs Türk halkının onurla sürdürdüğü varoluş mücadelesinin ardından, her türlü zorluğa rağmen 15 Kasım 1983 tarihinde ilan edilmiş; bağımsız, egemen ve özgür bir devlet olarak tarih sahnesindeki yerini almıştır.

Bugün, bu kutsal topraklarda özgürlüğümüzün ve egemenliğimizin sembolü olan Cumhuriyetimizin 41. yıl dönümünü kutlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Kıbrıs Türk halkı, varlığını ve kimliğini koruma uğruna verdiği uzun soluklu mücadelenin neticesinde ilan ettiği Cumhuriyet ile bu topraklarda ilelebet var olacağını tüm dünyaya göstermiştir.

Bugün bizlere düşen en büyük görev; geçmişte yaşanan zor günleri unutmadan, büyük özveri ve fedakârlıklarla kurulan Cumhuriyetimizi sonsuza dek yaşatmak, ay yıldızlı bayrağımızı bu topraklarda özgürce ve gururla dalgalandırmaya devam etmektir.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni en iyi noktaya taşımak ve halkımızın refah seviyesini artırmak adına, bağımsız bir devlet olmanın bilinci ve gururuyla çalışmaya devam edecek; ülkemizi daha da ileriye götürmek için azimle yol alacağız.

Bu duygu ve düşüncelerle, bağımsızlık mücadelemizin önderleri olan toplum liderimiz Dr. Fazıl Küçük ve Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş başta olmak üzere, vatanı uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor; gazilerimize minnetlerimi sunuyorum. Dünyanın neresinde olursa olsun, kalbi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için atan tüm vatandaşlarımızın Cumhuriyet Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum.

Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!”

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek’ten İlaç Tedariki Hakkında Açıklama

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek’ten İlaç Tedariki Hakkında Açıklama

“ Göreve geldiğimiz günden itibaren, Sağlık Bakanlığı olarak yüksek miktarda ilaç tedarikini yerel ilaç firmalarından gerçekleştirmekteyiz. Önümüzdeki yıl da bütçe imkanları doğrultusunda, ilaç tedarikini aynı yöntem ve ihalelerle sürdürmeyi planlıyoruz. Yıl sonu itibarıyla bütçenin yeniden yürürlüğe girmesi ve bütçe kaleminde yeni ihaleye çıkana kadar, kesintisiz ilaç tedarikini sağlamak amacıyla çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Anavatan Türkiye Cumhuriyeti, her zaman olduğu gibi ilaç konusunda da bizlere destek sunmaktadır. Bu bağlamda, ihtiyaç duyduğumuz ilaç miktarlarını Türkiye Cumhuriyeti’nin hibe yoluyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne tedarik etmesi planlanmıştır. Bu nedenle, aynı kalem ilaçları tedarik etmek amacıyla çıktığımız yerel ilaç ihalesini iptal etmiş bulunuyoruz. Yerel ihaleyle ilaç almak için ayırdığımız bütçe, hibe yoluyla Türkiye’den gelecek ilaçlar dışında kalan ihtiyaçları yerel ilaç depolarından temin etmek için kullanılacaktır. Kamuoyunun bilgisine sunulur. “

ERTUĞ: 15 KASIM NEREDEN NEREYE GELDİĞİMİZİ ANLAMA GÜNÜDÜR

Eski Büyükelçi Osman Ertuğ, Güneş TV’de Sibel Kolçak’ın hazırlayıp sunduğu De’Sibel programının konuğu olarak Kıbrıs Türk halkının tarihsel mücadelesini ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) kuruluş sürecini anlattı. Ertuğ, Kıbrıs Türklerinin zor yıllarını, 1974 Barış Harekâtı’na giden süreci ve KKTC’nin ilan edilmesindeki kritik dönemeçleri tüm açıklığıyla paylaştı.

Ertuğ konuşmasında, “Bugün, nereden nereye geldiğimizi anlama günüdür. 1974 öncesinde, Kıbrıs Türk halkının uğradığı zulme ve yaşanan direnişe tanıklık ettik. 1963’te devlet yapısından silah zoruyla uzaklaştırıldığımızda, adanın %3’ünü oluşturan küçük bölgelerde, Gazze’den bile daha küçük bir alanda kuşatma altında yaşadık. O dönemde Rum güçleri tarafından büyük bir baskı altındaydık. Türkiye’nin garantörlük hakkı olmasaydı, aynı Gazze’nin yaşadığı akıbete uğrayabilirdik,” ifadelerini kullandı.

1974 Barış Harekâtı’nın önemine değinen Ertuğ, “Türkiye’nin müdahalesi, Kıbrıs Türk halkını Rum güçlerinin zulmünden kurtardı. Bu müdahale, bugün sahip olduğumuz toprakları bize bahşetti ve bu süreç 1983’te KKTC’nin ilanına kadar uzandı” dedi.

KKTC’nin ilanı sırasında oynadığı aktif rolü anlatan Ertuğ, dönemin kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın kendisini makamına çağırarak gizli bir görevlendirme yaptığını belirtti: “Denktaş, bağımsızlık bildirgesini hazırlamamız için Ankara’ya iki kişi olarak gideceğimizi söyledi. Bu süreçte, ilhamımız Türk Kurtuluş Savaşı ve Mustafa Kemal Atatürk oldu. Denktaş, bağımsızlık ilanı öncesinde meclis üyelerini toplayarak ‘Yarın cumhuriyeti ilan ediyoruz’ dedi ve oybirliğiyle bu karar geçti. Böylece Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni dünya önünde ilan ettik.”

Ertuğ’un bu içten ve tarihi açıklamaları, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesini ve devletleşme sürecini bir kez daha gözler önüne serdi.

Üstel, Azerbaycan-KKTC Parlamentolararası Dostluk Grubu’nu kabul etti

Başbakan Ünal Üstel, Azerbaycan-KKTC Parlamentolararası Dostluk Grubu’nu kabul etti.

Başbakanlık Şeref Salonu’nda yer alan kabulde, Başbakan Ünal Üstel’e Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Resmiye Canaltay Eroğlu, Demokrat Parti (DP) Milletvekili Hasan Tosunoğlu ile Başbakanlık Müsteşarları Berhan Ongan ve Hüseyin Cahitoğlu eşlik etti.

-Üstel

Kabulde konuşan Başbakan Üstel, Azerbaycan-KKTC Parlamentolararası Dostluk Grubu’nu ağırlamaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.

Üstel “Bizler, Kardeş Azerbaycan ve Anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte bir millet, üç devlet esasına göre bundan sonraki yolu hep birlikte yürüyeceğiz.” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler’de üç kez KKTC’yi “artık tanıyın” çağrısı yapmasının kendileri için kıymetli olduğunu kaydeden Üstel, Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in büyük katkıları ve destekleri ile Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olunmasından onur duyduklarını belirtti.

Üstel, “KKTC olarak Türk Devletleri Teşkilatına üyelik sürecinin tamamlanması bizleri fevkalade mutlu edecek.” ifadelerini kullandı.

KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olması ardından, kardeş ülke Azerbaycan ile ilişkilerin en üst düzeye çıktığına dikkat çeken Üstel, “Azerbaycan’a yaptığımız ziyaretimizde KKTC heyetleri en üst düzeyde protokol ile karşılamış ve bu bizleri çok mutlu etmiştir. Sonraki süreçte de kurum ve kuruluşlarımız Azerbaycan’ı ziyaret etmiştir.” şeklinde konuştu.

“Gördük ki Türk milletinin evlatları olarak dünya bize kapılarını kapatsa da kardeş ülke Azerbaycan kapılarını bize sonuna kadar açmıştır.” diyen Üstel, “Bu yüzden bir kez daha Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e sonsuz teşekkürler ediyorum.” şeklinde konuştu.

-Feyziyev

Kabulde konuşma yapan Azerbaycan Milli Meclis milletvekili ve KKTC – Azerbaycan Dostluk Grubu Başkanı Cavanşir Feyziyev de “Davet üzerine biz sizi tebrik etmeye geldik. Cumhuriyetinizin 41. yılı kutlu olsun.” dedi.

TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, KKTC’de

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı etkinliklerine katılmak üzere KKTC’ye geldi.

Özel uçak ATA ile bugün saat 15.00 sıralarında adaya gelen Yılmaz’ı, Ercan Havalimanı’nda Başbakan Ünal Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri (KTBK) Komutanı Tümgeneral Sebahattin Kılınç, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral İlker Görgülü, Ana Muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman, Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, bakanlar, Meclis Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe, milletvekilleri ve diğer yetkililer karşıladı.

Temasları kapsamında devlet ve hükümet yetkilileriyle bir araya gelecek Yılmaz, yapımı kısa bir süre önce tamamlanan Girne Askeri Hastanesi’nin açılışına da katılacak.

Yılmaz’a KKTC ziyaretinde TBMM Başkan Vekili Celal Adan da eşlik ediyor.

Cumhurbaşkanı Tatar: “Rum Yönetimi gerçekleri görmeyi reddederse bir anlaşma olmaz”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs’ta barış bulunduğunu, sadece bir anlaşmaya varmanın söz konusu olduğunu vurguladı ve Rum Yönetimi’ne mesaj göndererek gerçekleri görmeyi reddetmemelerini istedi.

Tatar, “Güney Kıbrıs Rum Yönetimi artık gerçekleri görmeyi reddederse, Kıbrıs Türkü’nün egemen eşitliğini, iki eşit devlet statüsünü kabul etmezse, Türk askerinin adadan çıkmasında ve Türkiye’nin haklarından vazgeçmesinde ısrar ederse bu adada anlaşma olmaz” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına katılmak üzere KKTC’ye gelen 2.Ordu Komutanı Orgeneral Levent Ergün’ü kabul etti.

Cumhurbaşkanlığı’nda yer alan görüşmede, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Sebahattin Kılınç, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral İlker Görgülü ve Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Okan Donangil de hazır bulundu.

-Ergün: “TSK, Kıbrıs’ta hiçbir oldubittiye müsaade etmedi, etmeyecek”

2. Ordu Komutanı Orgeneral Levent Ergün kabuldeki konuşmasında, böylesi anlamlı bir günde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bulunmanın çok özel olduğunu ifade ederek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 41’inci kuruluş yıl dönümünü kutladı.

Orgeneral Ergün, “Türk Silahlı Kuvvetleri, Kıbrıs’ta hiçbir oldubittiye müsaade etmedi, etmeyecek. Her zaman olduğu gibi bundan sonra da Kıbrıs Türkü’nün yanındayız” dedi.

-Tatar: “Anavatan Türkiye ile birlikte Kıbrıs Türkü’nün egemenliği, özgürlüğü ve eşitliği için çalışıyoruz”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da, “Sizleri burada görmekten mutlu ve gururluyuz” diyerek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 41’inci yılının çok önemli olduğunu belirtti.

20 Temmuz Mutlu Barış Harekatı’nın 50’nci yılının kutlandığını hatırlatan Tatar, “Yavru vatan, Anavatan ve Mavi Vatan’ın ne kadar önemli olduğu ortadadır” dedi.

KKTC’nin kuruluşu öncesinde yaşanan tarihsel süreci de anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş önderliğinde KKTC’nin kurulması ile bağımsızlığın ve özgürlüğün ilan edildiğini kaydetti.

“Egemenlik hakkına binaen kurduk biz bu devleti ve o günden bugüne Anavatan Türkiye ile birlikte Kıbrıs Türkü’nün egemenliği, özgürlüğü ve eşitliği için çalışıyoruz” diye konuşan Tatar, şunları dile getirdi:

“KKTC, bütün Türk coğrafyasının Akdeniz’e açılan kapısı olarak temsil edilir. Büyük bir başarı öyküsü var burada ve bundan gurur duyuyorum. KKTC, Türkiye ile birlikte emin adımlarla yürüyor. Güney, artık gerçekleri görmeyi reddederse, Kıbrıs Türkü’nün egemen eşitliğini, iki eşit devlet statüsünü kabul etmez, Türk askerinin adadan çıkmasını ve Türkiye’nin haklarından vazgeçmesinde ısrar ederse bu adada anlaşma olmaz. Barış bu adada var ve sadece bir anlaşma söz konusudur.”

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Çavuş, Orta Mesarya Sulama İletim Hattı Projesi’ni inceledi

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, DSİ Genel Müdürlüğü tarafından ihalesi yapılan Orta Mesarya Sulama İletim Hattı 2. kısım proje çalışmalarını yerinde inceledi.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Derin Su ABU – Ark Su iş ortaklığı tarafından alınan projede, hattın yaklaşık 45 kilometre uzunluğunun 12 kilometrelik kısmı için (Kalkanlı – Serhat Köy arası) 2540 mm çaplı boru tedariği ve sevkiyatına başlandı.
Bakan Çavuş, Orta Mesarya Sulama İletim Hattı 2. kısım proje çalışmalarını yerinde takip ederek, projenin hızla ilerlemesi ve Mesarya bölgesine sağlayacağı sulama avantajları hakkında proje alanında yetkililerden bilgi aldı.
Bakan Çavuş, Proje, Mesarya bölgesindeki tarımsal üretimin artırılmasına ve su kaynaklarının daha verimli kullanılmasına önemli katkılar sağlayacaktır.” dedi.

Sağlık Bakanlığı: “Bir bebek daha taburcu edildi”

Sağlık Bakanlığı, mamalarına alkol karıştığı için tedavileri süren bebeklerden birinin daha taburcu edildiğini açıkladı.

Bakanlık, Dr. Burhan Nalbantoğlu Acil Durum Hastanesi’nde tedavi gören 3 bebeğin tedavilerinin tamamlandığını, Çocuk Hastalıkları ve Pediatri Servisi’nde anneleri ile adaptasyon süreçlerini tamamlamaları için takibe alındıklarını ve bu süreci tamamlayan bir bebeğin daha bugün taburcu edildiğini duyurdu.

Açıklamada, diğer iki bebeğin de anneleri ile adaptasyon süreçlerini tamamlamalarının ardından taburcu edilmelerinin planlandığı bildirildi.

Başbakan Üstel : “Kıbrıs Türk halkı tabuları yıktı, ezberleri bozdu, KKTC’nin dünyayla kucaklaşması için yürüyüşüne devam ediyor”

Başbakan Ünal Üstel, Kıbrıs Türk halkının artık tabuları yıktığını, ezberleri bozduğunu KKTC’nin diğer tüm devletler gibi uluslararası camiada hak ettiği yeri alması ve dünya ile kucaklaşması için başlattığı yürüyüşüne devam ettiğini vurguladı.

Başbakan Üstel 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı nedeniyle mesaj yayımlayarak halkın bayramını kutladı.

Üstel mesajında Kıbrıs Türk Halkının verdiği varoluş mücadelesinin tezahürü, egemenliği, özürlüğü ve varlığının simgesi Cumhuriyetin 41 yaşında olduğunu kaydetti.

Halkın içindeki özgürlük meşalesini yakarak, milli mücadeleyi başlatan toplum lideri Dr. Fazıl Küçük’ü, Atatürk’ün “Cumhuriyet fazilettir” diyerek, en yüksek erdem olarak işaret ettiği Cumhuriyetle halkı buluşturan kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ı rahmetle ve şükranla anan Üstel, mesajında şu ifadelere yer verdi:

 

“Bu süreçte, canlarını ortaya koyarak, bizi kurtuluşa ulaştıran, kendi bayrağımız altında, güven içinde, özgür biçimde, başı dik ve onurlu şekilde yaşamamızı sağlayan tüm aziz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyorum.

Sevgili kardeşlerim;

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin gasp edildiği, tüm haklarımızın ortadan kaldırıldığı 1963 yılından bugüne, Kıbrıs Türklerine yaşam hakkı tanımayan, varoluş mücadelesi vermiş halkımızın kendi kendini yönetme iradesini yok sayanların uyguladığı tüm ambargolara rağmen, kurmuş olduğumuz devletimiz ve cumhuriyetimiz Anavatan Türkiye’nin de vermiş olduğu büyük destekle, her gün daha da gelişiyor, güçleniyor ve kökleniyor.

Halkımızın 50 yılı aşkın süredir ortaya koyduğu samimi çözüm iradesine olumlu yanıt vermeyen, adanın gerçeklerini yok sayan, 50 yıl önceki parametrelerle bugünün sorununa sözde çözüm arayanlar, hala maksimalist taleplerini masada tutmaya ve bizi de o masalara esir etme gayretlerine devam etmektedirler.

Kıbrıslı Türklerle adanın ortak zenginliklerini paylaşmaya hazır olmayan, siyasi eşitliğimizi asla kabul etmeyen Rum Yönetimi tüm çözüm arayışlarını yıllarca sabote eden, adil, kalıcı ve sürdürülebilir tüm çözüm girişimlerinin sonuçsuz kalmasına sebep olan tutumundan vazgeçmiş değildir.

Kıbrıs Türk Halkı, bu anlayışın ve destekçilerinin yüzünden yıllarca ucu açık şekilde sürdürülen federal temeldeki müzakerelerle adeta masaya hapsedilmişti.

Ancak, Kıbrıs Türk tarafı, 2020 yılından bugüne Türkiye ile ortak geliştirdiği iki devletli çözüm vizyonunu ortaya koyarak ezberleri bozmuştur.

Türkiye Büyük Millet Meclisi yayınladığı ortak bir deklarasyonla, iki devletli çözüm vizyonumuza tam destek vermiştir ve vermektedir.

İki devletli çözüm vizyonumuzun dünyaya duyurulmasının ardından, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan Birleşmiş Milletler Genel Kurulları’nda yaptığı son üç konuşmada tüm dünyaya Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıyın çağrısı yapmıştır.

Yine bu dönemde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olmuştur. Türk Dünyası ile yıllardır kurulamayan siyasi, kültürel, sosyal ve ekonomik ilişkiler Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine ulaşmıştır.”

Kıbrıs Türk Halkının artık ezberleri bozduğunu ifade eden Üstel, “Kıbrıs Türk halkı tabuları yıkmıştır. Kıbrıs Türk Halkı, diğer tüm devletler gibi uluslararası camiada hak ettiği yeri almak ve dünya ile kucaklaşmak için başlattığı yürüyüşüne devam etmektedir” dedi.

Üstel, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin dünya ile kucaklaşma yolculuğu devam ederken diğer yandan ülkenin alt yapı eksikliklerinin giderilmesi, ekonomik ve yapısal sorunların çözülmesi için de bir seferberlik başlatıldığını kaydetti.

“Yıllardır, gerçekleştirilemeyen reformlar hayata geçirilmeye başlanmıştır. Yıllardır yarım kalan büyük ulaştırma, enerji, sağlık, eğitim ve tarım projeleri tek tek tamamlanıyor” diyen Üstel, şunları kaydetti:

“Tüm bunlar Anavatan Türkiye’nin büyük desteği ve hükümetimizin doğru, kararlı ve cesur adımları sayesinde gerçekleşmektedir. Halkımızın var olan tüm sorunlarını biliyoruz. Halkımızın alım gücünü yukarılara çıkarmak, refah seviyesini artırmak için de canla başla çalışıyoruz. Kimsenin kuşkusu olmasın. Bizim için başarısızlık diye bir seçenek yok. Mutlaka başaracağız. Cumhuriyet tarihimizin en büyük reformlarını ve projelerini gerçekleştirerek, devletimizi ve halkımızı hak ettiği en yüksek yaşam seviyelerine en kısa sürede çıkaracağız. Bu vesileyle bir kez daha, Cumhuriyetimizin 41. yılında halkımızın bu büyük bayramını kutluyorum. Kıbrıs Türk Halkının bir devleti var. Kıbrıs Türk Halkının bir Cumhuriyeti var. İyi ki var. Yaşasın Cumhuriyet.”

KKTC 41 yaşında… Dr. Fazıl Küçük Anıt Mezarı’nda tören düzenlendi

KKTC’nin kuruluşunun 41. yıl dönümü nedeniyle Hamitköy’de bulunan Dr. Fazıl Küçük Anıt Mezarı’nda tören düzenlendi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın yanı sıra Meclis Başkanı Ziya Öztürkler, Başbakan Ünal Üstel, Yüksek Mahkeme Başkanı Bertan Özerdağ, 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Meclis Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe, ana muhalefet CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, bazı bakanlar, milletvekilleri diğer sivil ve askeri zevat katıldı.

Anıta çelenk sunulmasıyla başlayan törende, saygı duruşu ve İstiklâl Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesinin ardından anıt özel defteri imzalandı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar anıt özel defterine şunları yazdı:

“Kıbrıs Türk mücadele tarihinin unutulmaz Lideri Doktor Fâzıl Küçük; hekim, yayımcı ve siyasetçi kimliğinizle Kıbrıs Türk halkına uzun yıllar boyunca özveriyle üstün hizmetler sundunuz. Kıbrıs Türk halkının bağımsızlık ve varoluş mücadelesinde simgeleşmiş bir öncü oldunuz; bugün 41. yılını kutladığımız devletimizin temellerini atan isimler arasındasınız.

Kıbrıs Türk halkının özgürlük, güvenlik ve eşitliğini sağlayacak, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü, hedefiyle bir çözüm arayışındaysak, bu arzumuzun kökleri sizin liderliğinizde yürütülen onurlu varoluş mücadelesinde yatmaktadır.

Bugün bizlere bıraktığınız bu mutlu miras doğrultusunda, Türkiye Cumhuriyeti’nin etkin ve fiili garantisi ile uluslararası alanda KKTC’ye sunduğu destekle aynı kararlılıkla yolumuza devam etmekteyiz.

Emsalsiz katkılarınız ve halkımız için gösterdiğiniz fedakârlıklar her zaman minnetle anılacak; sizin çizdiğiniz yolda yürümeye kararlılıkla devam edeceğiz. Ruhunuz şad olsun.”

Ertuğruloğlu, SOLOTÜRK pilotlarıyla TMK’yı ziyaret etti..

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı kutlama etkinlikleri kapsamında gösteri uçuşu yapmak üzere KKTC’ye gelen SOLOTÜRK pilotlarını kabul etti. 

Ertuğruloğlu’nun SOLOTÜRK pilotlarına plaket takdim ettiği kabulde karşılıklı hediye teatisinde bulunuldu.

Kabulün ardından Ertuğruloğlu, pilotlarla birlikte Lefkoşa Türk Maarif Koleji’ni (TMK) ziyaret edip, öğrencilerle bir araya geldi.

Lefkoşa Türk Maarif Koleji’nin Rauf R. Denktaş Kültür Salonu’nda yapılan “SOLOTÜRK-TMK Buluşması”, Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ve TMK Müdürü Candan Kortay, etkinlikte birer konuşma yaptı.

Okulun lise korosu, “Çökertme” ve “İleri Marşı”nı seslendirmesiyle devam eden program, SOLOTÜRK’ün sunumu ve söyleyişiyle sona erdi.

– Ertuğruloğlu: “SOLOTÜRK gösterileri ‘dosta güven, düşmana da çekince’ ifade ediyor”

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, muhteşem karşılamadan dolayı teşekkürlerini ifade ederek başladığı konuşmasında, “Müthiş bir karşılama, müthiş bir hassasiyet… Bizleri onurlandıran, gururlandıran ve Türk gençliğinden umudunu yitirenlere ders veren bir karşılama ortaya koyduğunuz için hepinize teşekkür ederim.” dedi.

SOLOTÜRK ekibinin her 15 Kasım’da, Türk Yıldızları ekibinin de her 20 Temmuz’da KKTC’ye geldiğini kaydeden Ertuğruloğlu, SOLOTÜRK gösterilerinin “dosta güven, düşmana da çekince” ifade ettiğini belirterek bir kez daha teşekkürlerini iletti.

– Kortay: “SOLOTÜRK, her zaman bizim için gurur kaynağı”

TMK Müdürü Candan Kortay da, “Cumhuriyetimizin 41. Kuruluş yıldönümü arifesinde, büyük bir hayranlıkla izlediğimiz göklerin asil kartalları Solo Türk ekibini bugün okulumuzda misafir etmekten büyük onur duymaktayız.” diye konuştu.

Kortay, Türk Hava Kuvvetleri’ne bağlı F-16 akrobasi timi SOLOTÜRK’ün, üstün yetenekli pilotları ve modern teknolojisiyle, her zaman kendileri için gurur kaynağı olduğunu kaydetti.

SOLOTÜRK’ün Türk milletinin gücünü, cesaretini ve bağımsızlık arzusunu simgelediğini ifade eden Kortay, “Her gösteri, Türk Hava Kuvvetleri’nin disiplinini, üstün teknolojisini ve eğitimli personelini gözler önüne sermektedir. Biliyoruz ki onların gökyüzündeki zarafeti, her manevra ve her akrobasi, bir Türk pilotunun kalbiyle ve zihniyle gerçekleştirdiği olağanüstü bir başarının, yıllar süren eğitimlerinin ve özverinin sonucudur.” ifadelerini kullandı.

– Bakıcı: “TMK’da olmanın gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz”

SOLOTÜRK Kol Komutanı Binbaşı Murat Bakıcı da, TMK’da olmanın gururunu ve mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.

Bakıcı, “Giriş esnasında gerçekten bizleri duygulandırdınız. Gözlerinizdeki ışığı, motivasyonu hissettik. Motivasyonumuza ve enerjimize enerji kattınız. Sizlerden aldığımız enerjiyi de 15 Kasım’da Cumhuriyetimizin 41 yılıncı kutlamalarında da sizlere aktaracağız.” diye konuştu.

Dursun Oğuz: Bağımsızlık ve özgürlük ateşimiz hiç sönmesin

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 41. kuruluş yıl dönümünde yayımladığı mesajda, “Bağımsızlık ve özgürlük ateşimiz hiç sönmesin” dedi.

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 41. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Oğuz’un mesajı şöyle:

“1983 yılında özgür ve bağımsız bir devlet olarak, Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş’ın ilanıyla kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kıbrıs Türk halkının kendi topraklarında, bağımsız bir geleceğe yürüyüşünün simgesi olarak tarihteki yerini almıştır. O günden bugüne KKTC, bağımsızlık ruhuyla güçlenmiş, büyümüş ve bugün 41. yılını kutlamanın gururunu yaşamaktadır.

15 Kasım, yalnızca bir kutlama günü değil, aynı zamanda Kıbrıs Türk halkının onurlu mücadelesinin, iradesinin ve azminin ifadesidir. Bu tarih, özgürlüğümüzü ve bağımsızlığımızı elde etmek için verdiğimiz mücadelenin onurlu bir simgesidir.

41 yıllık tarihimiz boyunca, her aşamada bağımsızlık ve özgürlük ideallerine sadakatle bağlı kaldık. Bugün ise Kıbrıs Türk halkı, geleceğe umut ve kararlılıkla bakmaktadır. 41 yaşında olan KKTC, zorlukların üstesinden gelerek dimdik ayakta duran, kendine güvenen ve güçlü bir devlet olarak yoluna devam etmektedir.

Bu anlamlı gün vesilesiyle, başta Cumhuriyetimizin kurucusu merhum Rauf Raif Denktaş ve bu toprakları vatan kılmak için mücadele eden tüm kahramanlarımızı minnet ve rahmetle anıyorum. Kıbrıs Türk halkının bağımsızlık sevdasını ve kararlılığını selamlıyor, bu aziz topraklara olan bağlılığımızı bir kez daha vurguluyorum. 41. kuruluş yıl dönümümüz kutlu olsun. Bağımsızlık ve özgürlük ateşimiz hiç sönmesin.”

Dinçyürek:” KKTC’yi sonsuza kadar yaşatmakta kararlıyız”

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı nedeniyle mesaj yayımladı.
Bakan Dinçyürek şu ifadelere yer verdi;

“Kıbrıs Türk Halkının varlığının ve egemenliğinin simgesi olan Cumhuriyetimizin 41. Kuruluş yıl dönümünü, büyük bir onur ve gururla kutluyoruz.
Büyük fedakârlıklarla verilen destansı mücadele sonucunda, 41. yaşını kutladığımız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kurularak tüm dünyaya ilan edilmiş, böylece Kıbrıs Türkü özgürlüğünden asla taviz vermeyeceğini 15 Kasım 1983 günü tarihe altın harflerle yazdırmıştır.

“Bugün bize düşen görev, büyük fedakârlıklarla kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni sonsuza dek yaşatmak ve bayrağımızı bu topraklarda özgürce, gururla dalgalandırmaya devam etmektir. KKTC’yi ebediyen yaşatma konusundaki kararlılığımız tamdır.”

Varlığımızı borçlu olduğumuz Anavatan Türkiye’nin her zaman koşulsuz olarak yanımızda olduğunun bilinç, güven ve rahatlığıyla Cumhuriyetimizi yaşatmak ve dünyada hak ettiği yeri alabilmesi için mücadelemizi her koşulda sürdürmeye devam edeceğiz.

Bu duygu ve düşüncelerle, Kıbrıs Türk Halkının bağımsızlığını ve özgürlüğünü kazanması adına mücadele eden Toplum Liderimiz Dr. Fazıl Küçük’ü, Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş’ı ve canlarını feda eden şehitlerimizi rahmetle anar, gazilerimizi şükranla selamlar, Cumhuriyet Bayramı’nı en içten duygularla kutlarım.”

MSB kaynakları: “KKTC’nin güvenliğine tehdit oluşturabilecek her türlü gelişmeyi yakından takip ediyoruz”

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ndeki (GKRY) üslerin ABD tarafından kiralanacağına dair iddialara ilişkin, “Kıbrıs Adası’nda dengeleri bozabilecek ve KKTC’nin güvenliğine tehdit oluşturabilecek her türlü gelişmeyi yakından takip ediyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye MSB kaynakları, basın bilgilendirme toplantısı sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ndeki (GKRY) üslerin ABD tarafından kiralanacağına dair iddiaları da yanıtlayan kaynaklar, şu bilgileri paylaştı:

“Kıbrıs Adası’nda dengeleri bozabilecek ve KKTC’nin güvenliğine tehdit oluşturabilecek her türlü gelişmeyi yakından takip ediyoruz. Yabancı devletlerin adada üsse sahip olması gibi uluslararası hukuka aykırı şekilde hayata geçirilmek istenebilecek türlü girişime karşı, KKTC’nin güvenliğinin sağlanması ve hak ve menfaatlerinin korunması için gerekli askeri ve siyasi tedbirleri almayı sürdürüyoruz. Türkiye, geçmişte olduğu gibi bugün ve yarın da ‘Garanti ve İttifak Antlaşmaları’ çerçevesinde Kıbrıs Türklerinin güvenliği, huzuru ve refahı için her ne pahasına olursa olsun gerekli tedbirleri almaya devam edecektir.”

KKTC’nin 41. Kuruluş Yıldönümü: Cumhurbaşkanı Tatar BRTK’dan Seslendi

 Cumhurbaşkanı Ersin Tatar,  41’inci yıl kuruluş dönümü şanla, şerefle, gururla ve büyük bir coşkuyla kutlanan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsızlığın ve egemenliğin simgesi olduğunu vurguladı.

Kıbrıs Türk halkının bağımsızlığından, egemenliğinden, devletinden, Anavatan Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünden asla vazgeçilmeyeceğini kaydeden Tatar, ülkenin, halkın ve yeni nesillerin geleceğini tehlikeye atmayacaklarını, 1974 öncesinin karanlık günlerine dönülmesine asla izin vermeyeceklerini belirtti.

Kıbrıs’ta federasyon defterinin kapandığını, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü teyit edilmeden yeni ve resmi bir müzakere sürecine girilmeyeceğini yineleyen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Kıbrıs’ta adil ve kalıcı bir çözüm ancak halihazırda var olan iki devlet gerçeğine ve iki tarafın eşit uluslararası statüsü ve egemen eşitliğine dayalı olarak gerçekleştirilebilir” diye konuştu.

“Bizim Kıbrıs Türk tarafı olarak başarısızlığa yatırım yapmayacağımız artık çok nettir. Geleceğimiz Rum rızasına teslim edilemez, artık bu devir de kapanmıştır” diyen Tatar, adadaki kabul edilmez durumu, Kıbrıs Türk halkına 60 yıldır uygulanan izolasyonu normalleştirecek herhangi bir eyleme girmeyeceklerini belirtti.

Tatar, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlığını fırsat bulduğumuz en üst düzey diplomatik platformlarda göğsümüzü gere gere, başımız dik, en ufak bir tereddüt yaşamadan haykırdık, kayda geçirdik ve bu mücadelemize yılmadan devam edeceğiz” dedi.

-KKTC’nin 41’inci kuruluş yıl dönümü kutlamaları Tatar’ın BRTK’deki konuşması ve 21 pare top atışıyla başladı

KKTC’nin 41’inci kuruluş yıl dönümü kutlamaları Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın Bayrak Radyo Televizyon Kurumu’ndan (BRTK)  yaptığı konuşma ve 21 pare top atışıyla başladı.

Tatar, konuşmasında, destansı varoluş mücadelesi ve eşsiz fedakârlıklarla 15 Kasım 1983’te kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 41’inci yılını şanla, şerefle, gururla ve büyük bir coşkuyla kutlandığını vurgulayarak, 15 Kasım 1967’de Geçitkale – Boğaziçi’nde gerçekleşen Rum-Yunan katliamında hayatını kaybeden şehitleri de rahmetle andıklarını belirtti.

-“KKTC devleti gelecek nesillere bırakılacak en değerli mirastır”

Bu tarihi olaylarla idrak edilen tartışılmaz gerçeğin devletin sınırlarının şanlı ve destansı bir mücadeleyle çizilmesi olduğunu kaydeden Tatar, “Varoluş ve özgürlük mücadelesiyle kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti, özden gelen haklarımızın, temel insan haklarımızın tesisi yönünde atılmış en büyük adım ve gelecek nesillere bırakılacak en değerli mirastır” dedi.

Milli mücadele lideri Dr. Fazıl Küçük ve Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın “Bir halkın ulaşabileceği en yüce, en onurlu mertebe, bağımsız ve egemen bir devlete sahip olmasıdır” sözlerine atıfta bulunan Tatar, şöyle devam etti:

“Bizler, Kıbrıs Türk halkı olarak; eğer bugün, başı dik ve onurlu bir biçimde kendi vatanımızda özgürce yaşayabiliyorsak bunu, her türlü bedeli gözünü kırpmadan ödeyen kahraman halkımıza, aziz şehitlerimize, gazilerimize, ulusal kahramanlarımıza, Liderlerimize ve Anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti’ne borçluyuz.”

-“Bu günlere büyük acılar ve soykırım girişimlerine karşı direnerek geldik”

Kıbrıslı Türklerin kurucusu ve ortağı olduğu Kıbrıs Cumhuriyeti’nden, 1963 Kanlı Noel saldırılarıyla, silah zoruyla atıldığını da söyleyen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, şunları da hatırlattı:

“Şehitler ve gazilerle destansı bir varoluş mücadelesi vererek bu günlere büyük acılar ve soykırım girişimlerine karşı direnerek geldik.  Birleşmiş Milletler kayıtlarında da yer aldığı üzere 11 yıl devam eden bu mezalim neticesinde 103 Türk köyü yakılıp yıkıldı.  30 bini aşkın Kıbrıs Türkü göçmen durumuna düşürülerek adanın yüzde üçlük bir bölümünde, birbiriyle sınırı ve iletişimi olmayan ve sürekli kuşatma altında bulunan gettolarda sıkıştırıldı.  Kıbrıs Türkü’ne yapılan onca mezalim yetmezmiş gibi bir de siyasi, iktisadi ve insani abluka uygulandı.

Elektriksiz, susuz, gelirsiz şekilde ayakta kalmaya zorlanan Kıbrıs Türk halkı, bu şartlarda bile Rumların boyunduruğu altında yaşamayı büyük bir dirençle reddetmiştir. 15 Temmuz 1974 tarihinde, tüm dünyanın gözü önünde askeri darbe ile Kıbrıs Helen Cumhuriyeti’ni ilan eden Yunan Cuntasını, etkin ve fiili garantörlük hakkını kullanarak durduran Türkiye Cumhuriyeti’ydi.”

-“Yılmadık, yıkılmadık…”

“Yılmadık, yıkılmadık, her türlü zorluğa rağmen mücadelemizden, haklı davamızdan vazgeçmedik ve bugün, üzerinde devlet kurduğumuz, özgür olarak yaşadığımız bir vatan toprağına sahip olduk” diyen Ersin Tatar, şunları da ifade etti:

“Tam 60 yıldır kendi kendini yöneten bir halkız. 1964’te Genel Komite, 1967’de Geçici Kıbrıs Türk Yönetimi, 1974’te Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi, 1975’te Kıbrıs Türk Federe Devleti ve 41 yıl önce 15 Kasım 1983’te Federe Meclisimizin oy birliğiyle aldığı tarihi bir kararla cumhuriyetimiz ilan edilmiş; Kıbrıs Türk halkı, bu ada toprakları üzerindeki varlığını korumak için yıllar boyunca verdiği şanlı direnişinin ve milli mücadele kavgasının sembolü bayrağını, göndere çekmiştir.

BM Güvenlik Konseyi’nin 4 Mart 1964 tarihinde siyasi bir karar alarak 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemen eşit ortağı olan Kıbrıs Türklerini silah zoru ile kendi devletinden atan elleri kanlı Rumları, yani Kıbrıs sorununu yaratanları devam hükümeti olarak haksızca tanıdıkları 186 sayılı kararı üretmişlerdir.  İşte bu kararla Rumlar silah zoru ile gasp ettikleri 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’ni sarih Rum devletine dönüştürme imkanını elde etmişlerdir. Bu karar ilgili tüm taraflarca sürdürülemez olarak nitelendirilen statükoyu da yaratmıştır.  Rum liderliği statükoyu arkalarına alarak 1968 yılında başlayan müzakerelerde ilk kez eş zamanlı ve ayrı ayrı referanduma götürülen 2004 Annan Planı da dahil olmak üzere tüm önerileri reddetmişlerdir. Avrupa Birliği, kendi koymuş olduğu üyelik kriterlerini açıkça çiğneyerek Kıbrıs Rum kesimini tek taraflı olarak AB üyesi yapmakla Kıbrıs sorununu birliğe ithal etmiş ve konunun daha da içerisinden çıkılamaz bir hal almasına vesile olmuştur.  AB güvencesini arkasında hisseden Kıbrıs Rum Kesimi hiçbir uzlaşıya yanaşmamakta Kıbrıs Türklerini Kıbrıs adasında bir azınlık haline getirmek ve kendine muhtaç etmek amacı ile gasp ettiği statüsünü kullanmaktadır. Annan Planının ertesinde Kıbrıs Türk halkına verilen hiçbir söz tutulmamasına rağmen, tüketilmiş federasyon zemininde, 2008’de yeniden başlayan müzakere süreci, 2017 yılı Temmuz ayında Crans Montana’da çökmüştür.”

“Tüketilmiş zemindeki bu son şansın çökmesinin nedeni de yine aynıdır” diyen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, şöyle devam etti:

“Rum tarafı eşitliği reddetmiş, sıfır asker, sıfır garanti ve Rum hakimiyetinde üniter bir devlete evrilecek bir çözüm şeklini ısrarla talep etmeye devam etmiştir. Rumların sarsılmaz hedefi; Doğu Akdeniz’deki Türk çıkarlarının serdar bekçisi olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tasfiye edip, Anavatan Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki etkisini azaltmaktır.”

-“Bağımsızlığımızdan, egemenlikten, devletimizden, Anavatan Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünden asla vazgeçmeyeceğiz”

Kıbrıs Türk halkının Kıbrıs adasını çevreleyen denizlerdeki haklarına sahip çıkma kararlığı içinde olduklarını vurgulayan Tatar, Anavatan Türkiye ile bu yönde yapılan antlaşmaların da yaşamsal öneme sahip olduğunu söyledi.

“Mavi Vatan, Anavatan ile aramızdaki  bağları perçinleyen, Doğu Akdeniz’deki ulusal çıkarların korunmasında, hak ve hukukumuzun müdafaasında çok önemli stratejik bir hamledir” diyen Tatar, şunları da belirtti:

“Bağımsızlığımızdan, egemenlikten, devletimizden, Anavatan Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünden asla vazgeçmeyeceğimizi bir kez daha vurgulamak istiyorum. Ülkenin, halkın ve yeni nesillerin geleceğini belirsizlikler içerisinde tehlikeye atmamız söz konusu olamaz. Halkımızın 1974 öncesinin karanlık günlerine dönmesine asla izin vermeyeceğiz.”

-“Kıbrıs’ta federasyon defteri kapanmıştır”

Federasyon modelinin geçerliliğini yitirdiğinin artık çok net olduğunu kaydeden Tatar, “Bir kez daha huzurlarınızda tekrarlamak istiyorum, Kıbrıs’ta federasyon defteri kapanmıştır. Egemen eşitliğimiz ve eşit uluslararası statümüz teyit edilmeden yeni ve resmi bir müzakere sürecine girmeyeceğimiz de defaten kayda geçirilmiştir” dedi.

Kıbrıs’ta adil ve kalıcı bir çözümün ancak halihazırda var olan iki devlet gerçeğine ve iki tarafın eşit uluslararası statüsü ve egemen eşitliğine dayalı olarak gerçekleştirilebileceğini belirten Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, konuşmasında şunları da kaydetti:

“İsviçre’nin Cenevre kentinde Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in ev sahipliğinde gerçekleşen 5+1 formatındaki gayri resmî konferansta, Birleşmiş Milletlere Kıbrıs’ta adil ve kalıcı bir çözüm için 6 maddeden oluşan bir öneri sunmuştum.  Bu önerim ile birlikte Kıbrıs konusunun çözümüne ilişkin ilk kez egemen eşit iki ayrı devletin varlığına ve kurumsal işbirliğine dayalı vizyonumuz uluslararası platformda kayda geçirildi. Diyalog ve diplomasiye olan bağlılığımın bir göstergesi olarak  27 Eylül 2021 tarihinde önceki Rum Lider Nikos Anastasiadis’le BM Genel Sekreteri’nin ev sahipliğinde gayri resmi öğle yemeğinde bir araya gelmiş, Kıbrıs konusu ile ilgili görüşlerimizi ve egemen iki eşit devletin varlığına ve kurumsal iş birliğine dayalı çözüm önerimizi dile getirmiştim.  Bugüne kadar geçen süreçte de defaten muhtelif toplantılarda yeni vizyonumu hem Birleşmiş Milletlere hem de Rum Liderliğine ilettim. Bu yılın ocak ayında BM Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi olarak atanan Sayın Maria Angela Holguin Cuellar’la gerçekleştirdiğimiz temaslar kapsamında egemen eşitliğimiz ve eşit uluslararası statümüzün teyidine yönelik olarak atılabilecek ilk adımları da paylaştık.  Bunlar hepinizin bildiği üzere 3D olarak adlandırdığımız doğrudan uçuş, doğrudan ticaret ve doğrudan teması içeren adımlardı.

Bunların özden gelen haklarımız olduğunu da vurgulayarak bu unsurların Rum tarafıyla müzakereye açık olmadığını ve yıllardır Kıbrıs Türk halkına verilen sözler kapsamında uluslararası toplum tarafından hayata geçirilmesi gerektiğine vurgu yaptık. Geçtiğimiz eylül ayında New York’ta Sayın Genel Sekreter’le yeniden görüştüm. Görüşmemizde kendisiyle, gelinen aşamada yeni ve resmi bir sürece geçilebilmesi için taraflar arasında ortak zemin olmadığını, ancak Kıbrıs Adasının geleceğine dair bundan sonra atılacak adımların değerlendirilmesi gerektiği görüşümüzü paylaştım.

15 Ekim’de BM Genel Sekreteri’nin talebi ve kendisine duyduğum saygıdan dolayı onay vermemle gerçekleşen gayriresmi yemekte Rum lidere siyasi pozisyonumuzu bizzat ileterek halkıma 60 yıldır Rum siyasetinden dolayı uygulanan izolasyonun sona erdirilmesi gerektiğini söyledim.

Kıbrıs Türk tarafının hem iki halkın, hem iki devletin hem Kıbrıs adasının hem de bölgemizin faydasına olacak iş birliklerine hazır olduğunu ifade ettim.

Buna yönelik olarak Temmuz 2022 yılında yapmış olduğumuz önerilerimizi da hatırlatarak bunların çeşitlendirilebileceğini ve adada iki taraf arasında bir işbirliği kültürünün geliştirilmesi gerektiğine de vurgu yaptım.  Kendisi klasikleşmiş tüketilmiş zemine dair önerisini ortaya koyarak, somut herhangi bir argüman üretemedi. Nihayetinde gayriresmi yemeğin ardından Sayın Genel Sekreterin yaptığı açıklamada yeni ve resmi bir sürece geçilebilmesi için taraflar arasında ortak bir zemin olmadığı netleştirildi.

Bir diğer önemli unsur Kıbrıs adasının geleceğine dair adımların konuşulacağı genişletilmiş bir toplantı üzerinde uzlaşılmış olmasıydı. Bu toplantıda herhangi bir şekilde federasyon veya Crans Montana’da konuşulanların ele alınmayacağı aşikardır. Genişletilmiş toplantıda tarafların adanın geleceğine dair niyetleri ortaya konacak.”

-“Kıbrıs Türk tarafı olarak başarısızlığa yatırım yapmayacağımız artık çok nettir”

“Bizim Kıbrıs Türk tarafı olarak başarısızlığa yatırım yapmayacağımız artık çok nettir” vurgusunda bulunan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Adadaki kabul edilmez durumu, Kıbrıs Türk Halkına 60 yıldır uygulanan izolasyonu normalleştirecek herhangi bir eyleme girmeyeceğimiz de açıktır.  Kıbrıs Türk Halkının geleceği Rum rızasına teslim edilemez, artık bu devir de kapanmıştır. Halkımıza, 60 yılı aşkın bir süredir uygulanan insanlık dışı izolasyonun savunulacak bir yanı kalmamıştır” dedi.

-“Cumhurbaşkanı Erdoğan’a mücadelemize verdiği destekten dolayı şükranlarımızı sunuyorum”

Özgürlük, serbest dolaşım, insan hakları gibi argümanları sürekli gündeme taşıyan Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği’nin, Kıbrıs Türklerine empoze etmekte olduğu izolasyon zulmünün günümüz dünyasında kabul edilebilir olmadığını da söyleyen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, şunları belirtti:

“Kıbrıs Türk halkının, gençlerimizin, çocuklarımızın istediği yere özgürce seyahat edememesi, ticaret yapamaması, spor yapamaması ve daha birçok engel, gerek BM gerekse AB’nin savuna geldiği değerlere terstir.  Anavatan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, Birleşmiş Milletlerin 77’nci, 78’inci ve 79’uncu genel kurullarındaki konuşmalarında, dünya liderlerine Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni ‘tanıyın’ mesajı vermesi, Kıbrıs Türk Halkın yıllardır izolasyon zulmü altında tutulduğunu ve bu zulmün sona ermesi gerektiğini dile getirmesi bizim için yaşamsal öneme sahiptir.  Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan uluslararası topluma devletimizle, ekonomik ve siyasi ilişkiler kurma çağrısı da yapmıştır. Sayın Erdoğan’a böylesine kritik bir dönemde, devletimize, özden gelen haklarımızın tesisine yönelik mücadelemize vermekte olduğu destekten dolayı şükranlarımızı sunuyorum.”

-“Hedef her alanda kalkınmak, güçlenmek ve yarınlara umutla yürümek”

Hedef ve amacın, bu karmaşık coğrafyada Anavatan Türkiye ile Türk Devletleri Teşkilatı’nın da destek ve katkılarıyla her alanda kalkınmak, güçlenmek ve yarınlara umutla yürümek olduğunu belirten Tatar,  “Türk Devletleri Teşkilatı gözlemci üyeliği ile birlikte, uluslararası alanda KKTC’ye olan ilgi her geçen gün artmakta ve statümüz bu kapsamda adım adım yükselmektedir” dedi.

-“KKTC, Türk Devletleri ile her alanda ilişki kurmaya hazır bir devlet yapısına sahiptir”

Tatar, şunları da kaydetti:

“Bu vesileyle, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın RecepTayyip Erdoğan’a, güçlü desteğini her zaman arkamızda hissettiğimiz kardeş Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev’e, ayrıca bizleri Atayurdumuz Kırgızistan’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı 11. Devlet Başkanları Resmi Zirvesinde üst düzey bir davetle karşılayıp sıcak ilgisini eksik etmeyen Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sayın Sadır Çaparov’a şahsım ve Kıbrıs Türk Halkı adına bir kez daha teşekkürlerimi sunarım.

KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye yapılması, İslam İşbirliği Teşkilatı’ndaki gözlemci üyelik ve Ekonomik İşbirliği Teşkilatındaki gözlemci üyeliklerimiz ile uluslararası kabul ve görünürlük bağlamında çabalarımız somut sonuç vermektedir.  Türk Devletleri Teşkilatı zirvesine katılmamız, Kıbrıs Türk halkının uğramakta olduğu haksız muamele, izolasyonlar ve dünyadan tecrit edilmeye çalışılmamızı dile getirmemiz, oralarda bayrağımızın dalgalanması başarımızı taçlandırmıştır.

Türk Devletleri Teşkilatı zirvesinde de ifade edildiği gibi Kıbrıs Türk halkı, Türk Dünyası’nın ayrılmaz bir parçasıdır.  Türk Devletleri ile her alanda ilişki kurmaya hazır bir devlet yapısına sahiptir.

21. Yüzyılı Türk asrı yapma ve aynı zamanda tüm siyasi dengeleri de derinden etkileyebilme potansiyeline fazlasıyla sahip olan Türk Devletleri Teşkilatı’nın sınırları Doğu Akdeniz’e kadar genişlemiş ve en Güney’deki Türk Devleti olan KKTC’nin katılımıyla daha da güçlü hale gelmiştir.”

-“Mücadelemiz uzun soluklu bir mücadeledir”

“Bağımsızlığımız ve egemenliğimizin simgesi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlığını fırsat bulduğumuz en üst düzey diplomatik platformlarda göğsümüzü gere gere, başımız dik olarak en ufak bir tereddüt yaşamadan haykırdık, kayda geçirdik ve bu mücadelemize yılmadan devam edeceğiz” diyen Tatar, bu mücadelenin uzun soluklu bir mücadele olduğunu söyledi.

Anavatan Türkiye’nin, Kıbrıs Türkü’nü hiçbir zaman yalnız bırakmadığını belirten, “Bu güçle inanıyorum ki dünya haklı mücadelemizi mutlaka takdir edecektir” diyen Tatar, bu haklı davada dünyadan anlayış ve destek beklediklerini ifade etti.

-Tatar, Türk dünyasına ve İslam alemine seslendi

Cumhurbaşkanı Tatar, Türk dünyasına ve İslam alemine şöyle seslendi:

“Doğu Akdeniz’in en stratejik yerinde, Kıbrıs adasında, varoluş mücadelesini sürdürmekte olan Kıbrıs Türk halkı sizlerin aktif destek ve dayanışmasını beklemektedir. Bundan 41 yıl önce büyük bedeller ödeyerek, çok zor şartlarda kurduğumuz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni daha müreffeh bir seviyeye ulaştırabilmenin mücadelesi içerisindeyiz.

Adım adım gelişen ekonomimiz, güçlenen demokrasimiz, uluslararası alanda kabul gören yeni vizyonumuz, ilkeli ve vizyoner dış politikamızla ülkemizi daha müreffeh günlere ulaştırabilmeye yönelik mücadelemizi sürdürüyoruz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, turizmde, yükseköğrenimde, bilişimde, hafif sanayide, inşaat ve emlak sektöründe, endüstriyel tarım ve hayvancılıkta ileri gitmek için çok uygun koşullara sahiptir. Ekonomimizi güçlendirmek için tüm sektörlerde başarıyı yakalayacağımıza olan inancım da tamdır.”

Konuşmasında Milli mücadele liderleri Dr. Fazıl Küçük’ü, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ı, milli direniş örgütlerini, aziz şehitleri, Anavatan Türkiye’nin bu davaya baş koyan gelmiş geçmiş tüm yöneticilerini, şükranla, rahmetle yâd ettiğini, gazilere minnetlerini sunduğunu belirten Tatar, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Anayasamızda da belirtildiği üzere; kederde, tasada, kıvançta ayrılmaz bir parçası olmakla gurur duyduğumuz büyük Türk ulusuna, her zaman yanımızda olan Anavatan Türkiye’ye, şanlı Türk Silahlı Kuvvetlerine, bu en mutlu günümüzde şahsım ve Kıbrıs Türk halkı adına sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Hepinizi, sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyorum.”

ENGELSİZ YASAM EVİ’NDE 15 KASIM CUMHURİYET BAYRAMI COŞKUSU

Engelsiz Yaşam Evi’nde KKTC’nin 41.Kuruluş Yıldönümü coşkuyla kutlandı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Sosyal Hizmetler Dairesi’ne bağlı Demirhan’daki Engelsiz Yaşam Evi ve Rehabilitasyon Merkezi’inde düzenlenen etkinliğe Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu da katıldı.
Bakan Gardiyanoğlu, etkinlikte yaptığı konuşmada, KKTC’nin son kurulan Türk Devleti olarak Akdeniz’in yılmaz bekçisi olduğunu ve büyük bir varoluş mücadelesi ile kurulduğunu söyledi.
“Sizleri burda görmek bir hayalle başladı.Öğretmenlerinize sonsuz teşekkür ediyorum.Sayenizde ufkumuz açıldı.Sadece bakım hizmetleri değil artık rehabilitasyon hizmetinin de özel gereksinimli gençlerimize verildiğini görmek bizleri mutlu ediyor.” diyen Gardiyanoğlu, ” İyi ki varsınız, nice cumhuriyetlere!’’ ifadelerini kullandı.
Gardiyanoğlu’nun konuşmasının ardından özel gereksinimli gençler gösterilerini sergiledi. Gençler 15 Kasım dolayısıyla şiirler okudu, dansları ve seslendirdikleri şarkılarla büyük beğeni topladı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu da gençlere coşkuyla seslendirdikleri Mücahitler Marşı’ında eşlik etti.

Berova: KKTC’yi yaşatmak ve güçlendirmek en büyük hedefimizdir

Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 41’inci yılı dolayısıyla mesaj yayımladı.

Halkın bayramını kutlayan Berova mesajında şunları kaydetti;
“Kıbrıs Türk Halkı’nın varoluşunun teminatı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni yaşatmak, güçlendirmek, çocuklarımıza, gençlerimize, gelecek yeni nesillere emanet etmek en büyük gailemiz, mücadelemiz ve hedefimizdir.
Bu hedefimizden şaşmayarak yolumuza devam ediyor, Devletimizin gücüne güç katmak ve her koşulda sahip çıkmak adına, birlik, beraberlik, hoşgörü ve dayanışma ruhumuzu daima yaşatarak, geleceğe emin adımlarla yürüyoruz.

Bugün bir kez daha uluslararası camiaya çok daha güçlü sesleniyoruz.
Baskı ve tehditlerle yok edilmek istenen Kıbrıs Türk Halkı, esarete boyun eğmeyerek, egemenliğine, bağımsızlığına ve özgürlüğüne sahip çıkarak destansı bir varoluş mücadelesi verdi.
Bu destansı mücadele sonucunda, 15 Kasım 1983 yılında kendi Devletini, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni ilan etti. Kendi Devlet çatısı altında, bugün barış, huzur ve güven içerisinde bir yaşama kavuştu.

Bugün Cumhuriyetin, 41’inci kuruluş yıldönümünü gurur ve onurla kutlayan Kıbrıs Türk Halkı olarak, KKTC Kurucu Cumhurbaşkanımız merhum Rauf Raif Denktaş’ın sözlerini hatırlatıyor ve uluslararası camiaya çok daha güçlü sesleniyoruz; ‘burası (KKTC) bağımsız bir Cumhuriyet’tir.

Bu bağlamda; Varoluş Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük, KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş, Şehitlerimizi ve bugün hayatta olmayan Gazilerimizi rahmetle anıyor, hayatta olan Gazilerimize, Mücahit, Mücahidelerimize, daima bize güç veren Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’ne, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı’na, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığımıza minnet ve şükranlarımızı sunuyor, tüm halkımızın Bayramını en içten duygularla kutluyorum.
Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun.”

UBP Genel Sekreteri Hasipoğlu: CTP ve Derya özür dilemeli

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, KIBRIS TV’de programa katıldı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Meclisi’nde yaşanan kriz ve meclis başkanlığı seçimi süreciyle ilgili çarpıcı değerlendirmelerde bulunan Hasipoğlu, meclisin işleyişini engelleyen tutumları eleştirirken, hükümete yönelik desteğin sürdüğünü vurguladı.

“Meclisin çalıştırılması her vekilin sorumluluğudur”

Meclisin etkin şekilde çalışması için tüm milletvekillerinin sorumluluk alması gerektiğini vurgulayan Hasipoğlu, muhalefetin meclis başkan yardımcısı seçimine dair eleştirilerine yanıt verdi. “CTP’nin önerdiği bir meclis başkan yardımcısı adayına oy vermeyecek miyiz? Bu, meclisin işleyişini engellemeye yönelik bir tutum olur” diyen Hasipoğlu, muhalefetin eleştirilerini, “meclis başkanlığı sürecini siyaset malzemesi haline getirmek” olarak nitelendirdi.

Hasipoğlu, meclis başkanlığı seçimi ve hükümetin güvenoyu sürecinin ayrı konular olduğunu belirterek, “Eğer hükümete dair bir sorun varsa, güvensizlik önergesi verebilir, sorular sorabilirsiniz” dedi. Meclis başkanlığı seçimlerinin yargının denetiminde olmadığına dikkat çeken Hasipoğlu, mevcut parlamenter sistemde kuvvetler ayrılığının altını çizdi ve şunları söyledi:

“Meclis yasama, yürütme ve yargıdan bağımsız bir organdır. Meclis başkanlığı seçimini hükümet sorunu olarak görmek, meclisin çalışmalarını siyasete alet etmekten başka bir şey değildir. Üçüncü adayımız Ziya Öztürkler olmuştur, meclisin çoğunluk kararıyla başkan seçildi ve bu karar resmi gazetede yayımlandı. Bu durumu siyasete çekmek yanlıştır.”

“Derya’nın tavrı ve CTP’nin tutumu kabul edilemez: Özür bekliyoruz!”

CTP’li vekillerin meclisteki bazı agresif hareketlerini de eleştiren Hasipoğlu, milletvekili Doğuş Derya’nın mecliste gerçekleştirdiği saldırıyı “kabul edilemez” olarak nitelendirdi. Hasipoğlu, “UBP olarak bu tür şiddet içeren davranışları tasvip etmiyoruz. Şiddet hiçbir zaman kabul edilemez,” ifadelerini kullandı. Hasipoğlu ayrıca, CTP’li bir vekilin UBP’li bir bakanın kolunu neredeyse koparacak kadar şiddet uyguladığını ifade etti.

Hasipoğlu, yaşanan olaylara dair net bir açıklama beklediğini belirterek, “Doğuş Hanım’ın bu davranışı için özür borcu var. ‘Su atmasaydım kavga çıkacaktı’ açıklaması yeterli değil, özür bekliyoruz” dedi.

“UBP tabanının Başbakan ve Meclis Başkanı’na güveni tamdır”

UBP teşkilatının ve tabanının, Başbakan Ünal Üstel ve Meclis Başkanı Ziya Öztürkler’e olan desteğinin tam olduğunu vurgulayan Hasipoğlu, parti gençlik kollarının yaşanan olayları protesto etmesinin isabetli ve içten gelen bir davranış olduğunu belirtti. “Başbakanımıza ve meclis başkanımıza güvenimiz tamdır. Bu desteğimizin arkasında teşkilatımız ve gençlerimiz de duruyor” diye ekledi.

“Projeler için istikrar şart!”

Meclisin bir aydır çalışmadığını hatırlatan Hasipoğlu, bunun kamu projelerini sekteye uğrattığını söyledi. Hasipoğlu, UBP’nin hükümetteki istikrarı sürdürmek istediğini ve gençlere kredi, kırsal kesim arsaları, sosyal konut projeleri gibi vaatleri hayata geçirme niyetinde olduklarını ifade ederek, şöyle devam etti:

“Verdiğimiz sözleri tutmak için istikrara ihtiyacımız var. Projeler ve yasal düzenlemeler hazır. Anavatan ile imzalanan iktisadi ve mali iş birliği anlaşmaları çerçevesinde yapılacak okullar, yollar gibi projelerin finansmanı sağlandı. Halkımız bize kırmızı kart gösterirse gitmeye hazırız ama bize izin verin bu projeleri hayata geçirelim.”

Nazım Çavuşoğlu: Deprem fonu başka yere harcanmadı, kriz giderildi

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, deprem fonunda toplanan paraların başka bir alanda kullanılmadığını belirterek, ödemelerde yaşanan gecikmelerin giderildiğini ve güçlendirme çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Kıbrıs Postası TV’de Gökhan Altıner’in sunduğu “Sabah Postası” programına katılarak açıklamalarda bulundu.

Nazım Çavuşoğlu, Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Burak Maviş’in, Maliye Bakanlığı’nın deprem fonundaki ödemeleri başka alanlara yönlendirmesi nedeniyle okullardaki güçlendirme çalışmalarının durduğuna dair iddialarını yanıtladı. Çavuşoğlu, Bakanlık olarak Deprem Komitesi’nin çalışmalarını titizlikle sürdürdüklerini belirterek, “Komitenin yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir duraksama yok. Maliye Bakanlığı’ndaki dönemsel yazışma işlemleri nedeniyle bazı gecikmeler yaşandı, ancak bu durum çalışmaların durduğu anlamına gelmez. Ödemelerde yaşanan aksaklıklar, bazı okullarda süreci yavaşlatmış olabilir, fakat gerekli çalışmalar devam ediyor” ifadelerini kullandı.

KTÖS’ün, Maliye Bakanlığı’nın ödeme yapmaması nedeniyle güçlendirme çalışması durdurulan Şht. Yalçın İlkokulu’nda yaptığı eyleme de değinen Çavuşoğlu, eylem yapılmadan bir gün önce bir toplantı gerçekleştirildiğini ve krizin bu toplantıda çözüldüğünü belirtti. Çavuşoğlu, “Toplumu yanlış yönlendirmemek lazım; gündem yapıldıktan sonra sorun çözülmüştü” dedi.

 

Meclis Başkanı Öztürkler KKTC’nin 41. kuruluş yıl dönümü nedeniyle mesaj yayımladı

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, “Devletimiz bize, şehitlerimizin emanetidir. Bu emaneti vatan bilip, kendi bayrağımızın gölgesi altında özgür, bağımsız yaşayarak yürüyoruz.” dedi.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, KKTC’nin 41. kuruluş yıl dönümü nedeniyle yayımladığı mesajda, 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı’nı kutladı.

Öztürkler, bugün kendilerine düşen görevin, geçmişte yaşanan zor günleri unutmadan, büyük fedakârlıklarla kurulan cumhuriyeti sonsuza dek yaşatmak, ay yıldızlı bayrakları bu topraklarda özgürce ve gururla dalgalandırmaya devam ettirmek olduğunu vurguladı.

Mesajında “Cumhuriyetimizin 41. kuruluş yıl dönümünün coşku ve mutluluğunu yaşıyoruz.” ifadelerine yer veren Öztürkler, şöyle devam etti:

“Halkımız, geride bıraktığı zor ve karanlık yılların ardından sürdürdüğü varoluş mücadelesini 15 Kasım 1983’te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni ilan ederek taçlandırmıştır.

Aziz şehitlerimizin ve gazilerimizin bu toprakların vatan olması adına verdiği mücadele yerini bir devlete bırakmıştır. Devletimiz bize, şehitlerimizin emanetidir.

Bu emaneti vatan bilip, kendi bayrağımızın gölgesi altında özgür, bağımsız yaşayarak yürüyoruz. Yürüdüğümüz bu kutlu yolda, Anavatanımızın desteği ve fiili garantörlüğü en büyük güvencemizdir.”

Öztürkler mesajında, “Kıbrıs Türk toplumun özgürlük mücadelesi lideri Dr. Fazıl Küçük, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş başta olmak üzere, canları ve kanları ile mücadeleye destek veren tüm şehitleri rahmetle yad ediyor, gazileri minnet ve şükranla selamlıyorum.” dedi.

Özçınar’ın 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı mesajı…

Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği ve Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar, bu topraklarda, birlik ve beraberlik ruhunu koruyarak, özgür ve refah dolu yarınlara ulaşmak için çalışmaya devam edeceklerini vurguladı.

Özçınar, KKTC’nin 41. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımladı.

Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği ve Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar mesajında şunları kaydetti:

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 41. kuruluş yıl dönümüne erişmiş olmanın coşku ve heyecanı içerisindeyiz.

Tarih boyunca pek çok zorluğa göğüs geren Kıbrıs Türk halkı, özgürlüğü ve bağımsızlığı için verdiği onurlu mücadelenin ardından kurduğu devletin bugün 41. yılını kutlamanın gururunu yaşıyor.

Bugünlere ulaşmamızda, Anavatan Türkiye’nin her zaman yanımızda olan güçlü desteği ve dayanışması büyük bir rol oynamıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin bize verdiği bu destek, özgürlük ve bağımsızlık yolunda attığımız her adımda en büyük dayanağımız olmuştur.

Bu topraklarda var olma mücadelesi veren atalarımızın fedakarlıklarını unutmadan, büyük bir onur ve sorumlulukla, Cumhuriyetimizi daha ileriye taşımak için el birliğiyle çalışmak hepimizin en önemli görevidir. Bizlere miras bırakılan bu topraklarda, birlik ve beraberlik ruhunu koruyarak, özgür ve refah dolu yarınlara ulaşmak için çalışmaya devam edeceğiz.

Bu vesileyle, Devletimizin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf R. Denktaş’ı, Özgürlük Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük’ü ve tüm aziz şehitlerimizi rahmetle; gazilerimize ise minnet ve saygıyla anıyoruz.

Cumhuriyetimizin 41. kuruluş yıl dönümünü en içten dileklerimle kutluyor, Kıbrıs Türk halkına huzur, refah ve mutluluk dolu nice yıllar diliyorum.”

15 Kasım Cumhuriyet Bayramı törenlerle kutlanacak

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 41’inci kuruluş yıl dönümü ülke genelinde düzenlenecek tören ve etkinliklerle kutlanacak. Kutlamalar bugün 12.00’de Cumhurbaşkanı Tatar’ın BRTK’dan yapacağı konuşma ve 21 pare top atışıyla başlayacak. Solo Türk gösterisi yarın saat 15.30’da Girne Atatürk Anıtı önünde yapılacak.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 41’inci kuruluş yıl dönümü ülke genelinde düzenlenecek tören ve etkinliklerle kutlanacak.

Milli Günleri Kutlama Merkez Komitesi Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, törenler bugün Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın saat 12.00’de Bayrak Radyo ve Televizyonu Kurumu’ndan yapacağı konuşma ve 21 pare top atışıyla başlayacak.

Ardından saat 12.30’da Dr. Fazıl Küçük Anıt Mezarı’nda ve 13.00’te Rauf Raif Denktaş Anıt Mezarı’nda tören düzenlenecek.

Gazimağusa Kaymakamlığından verilen bilgiye göre, bugün saat 18.00’de ayrıca Fener Alayı yapılacak. Fener Alayı Gazimağusa DAÜ Çemberi’nde başlayacak, İsmet İnönü Bulvarı’nda (Macro AVM önü) sona erecek.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler de konuk heyetler onuruna bu akşam saat 19.00’da Meclis bahçesinde resepsiyon verecek.

15 KASIM’DA TÖRENLER TEBRİK KABULÜYLE BAŞLAYACAK

15 Kasım Cuma günü törenler Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın Cumhurbaşkanlığı’nda saat 09.00’daki tebrik kabulüyle başlayacak.

Lefkoşa Atatürk Anıtı’ndaki tören saat 09.30’da protokol sırasına göre çelenk sunulmasıyla başlayacak. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesi ardından Anıt Özel Defteri’nin imzalanmasıyla tören sona erecek.

RESMİ GEÇİT TÖRENİ

Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’ndaki Resmi Geçit Töreni ise saat 10.00’da İstiklal Marşı, tören birliklerinin denetlenmesi ve halkın bayramlarının kutlanmasıyla başlayacak.

Mesaj teatisinin ardından Lefke ve Erenköy’den getirilen bayraklar Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a takdim edilecek. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı temsilcisinin konuşmasıyla devam edecek tören, halk dansları gösterisi ile Milli Savunma Bakanlığı Mehteran Birliği Konseri ardından resmi geçitle sona erecek.

CUMHURİYET ŞÖLENİ KORTEJİ VE SOLO TÜRK GÖSTERİSİ

Yarın saat 15.30’da Girne Atatürk Anıtı önünde Solo Türk gösteri yapacak.

Aynı zamanda 14.00-16.30 saatleri arasında Girne’de Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Gençlik Dairesi “Cumhuriyet Şöleni Korteji” yapılacak. Kortej Eski Girne Belediye Binası, Girne Atatürk Anıtı ve Girne Antik Liman güzergahını izleyecek.

CUMHURBAŞKANLIĞINDA RESEPSİYON

KKTC’nin 41. kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde yarın akşam saat 18.30’da Cumhurbaşkanlığında “Cumhuriyet Resepsiyonu” düzenlenecek.

İLÇELERDEKİ TÖRENLER

Lefkoşa Şehitler Anıtı’ndaki yerel tören saat 08.00’de protokol sırasına göre çelenklerin anıta sunulmasıyla başlayacak. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile bayrakların göndere çekilmesiyle devam edecek tören, Anıt Özel Defteri’nin imzalanmasıyla sona erecek.

Gazimağusa’daki ilk tören saat 14.30’da Zafer Anıtı önünde anıta çelenklerin konmasıyla başlayacak. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesiyle sona erecek. İkinci tören, İsmet İnönü Bulvarı’nda saat 15.00’te yapılacak. Buradaki tören konuşmalar, şiir okuması, halk dansları gösterisi, müzik dinletisi, tören geçişi ve Mehteran Birliği konseri ile devam edecek.

Girne’de 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla düzenlenecek tören, Atatürk Anıtı’nda saat 14.00’te çelenklerin sunulmasıyla başlayacak. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ardından, konuşmalar yapılacak ve resmi geçit düzenlenecek.

15 Kasım dolayısıyla Güzelyurt’ta ilk tören saat 09.30’da Güzelyurt Atatürk Anıtı önünde düzenlenecek. Çelenklerin anıta sunulmasının ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekilecek. İlk tören Yıldönümü Özel Defteri’nin imzalanmasıyla son bulacak.

İkinci tören saat 09.45’te müze önünde düzenlenecek. Burada şiirler okunacak, günün anlam ve önemini belirten konuşmalar ile resmi geçit töreni yapılacak.

İskele’de saat 09.30’da başlayacak tören Ecevit Meydanı’nda yer alacak. Tören, çelenklerin anıta sunulmasıyla başlayacak, saygı duruşu ve İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekilecek.

Törende İskele Kaymakamı ve Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı temsilcisi birer konuşma yapacak. Şiirlerin okunmasının ardından tören geçişiyle etkinlikler sona erecek.

Lefke’deki tören ise Lefke Atatürk Anıtı önünde saat 14.00’te başlayacak. Çelenklerin anıta sunulmasının ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekilecek, özel defter imzalanacak. Şiir okunması, halk dansları gösterisi ve konuşmaların ardından geçit töreni yer alacak.

BUCAKLAR

İlçelerin yanında bucaklarda da 15 Kasım’da çeşitli tören ve kutlamalar yapılacak.

Mehmetçik’teki tören Atatürk Anıtı önünde 09.00’da yapılacak. Çelenklerin Atatürk Anıtı’na sunulmasıyla başlayacak tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesiyle devam edecek. Törende konuşmalar yapılacak ve şiirler okunacak; halk dansları gösterisiyle tören tamamlanacak.

Akdoğan’da Atatürk Anıtı önünde düzenlenecek tören saat 09.00’da başlayacak. Tören, çelenklerin anıta sunulması, saygı duruşu, İstiklal Marşı ve bayrakların göndere çekilmesinin ardından şiir okunması ve konuşmalar ile devam edecek, Tören, Polatpaşa Lisesi oratoryosu ve halk dansları ekibinin gösterisi ile tamamlanacak.

Geçitkale’deki tören, Geçitkale Kasaba Meydanı’nda saat 09.00’da başlayacak. Çelenklerin konmasının ardından, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile bayraklar göndere çekilecek. Konuşma ve şiirlerin ardından tören sona erecek.

SPOR ETKİNLİKLERİ

KKTC’nin yıl dönümü kutlamaları çerçevesinde spor federasyonları da etkinlik düzenleyecek.

Atletizm Federasyonu bugün Cumhuriyet Yol Koşusu düzenleyecek. Yol koşusu Lefkoşa Atatürk Stadyumu’nda saat 10.00’da başlayacak.

Yarın ise Taekwondo Federasyonu Cumhuriyet Kırış Şampiyonası düzenleyecek. Avrasya Taekwondo Merkezi’ndeki Şampiyona saat 17.00’de yapılacak.

Etkinlikler çerçevesinde, cumartesi günü saat 14.30’da Lefkoşa’da Gençlik Dairesi, KKTC Bisiklet Federasyonu ve KKTC Bisiklet Severler Derneği iş birliğinde “Cumhuriyet İçin Pedallıyoruz” sürüşü gerçekleştirilecek. Bisiklet sürüşü, Köşklüçiftlik (Dereboyu) Kumsal Park önünden başlayarak, Ortaköy, Gönyeli Çemberi, Dr. Fazıl Küçük Bulvarı, Şehit Mustafa Ahmet Ruso Caddesi, Otobüs Terminali ve yeniden Dereboyu güzergahları izlenerek tamamlanacak.

14’üncü Cumhuriyet Klasik Otomobil Rallisi Slalom Yarışı da cumartesi günü yapılacak. Yarış saat 14.00’te Cemsa Karting’de yer alacak.

Pazar günü ise Klasik Otomobil Rallisi düzenlenecek. Ralli, saat 10.00’da Dışişleri Bakanlığı önünden başlayacak ve 13.30’da Esentepe’de Califorian Restoran’da tamamlanacak.

DİĞER ETKİNLİKLER

KKTC’nin yıl dönümü kutlamaları çerçevesinde, diğer kurum ve kuruluşların da etkinlikleri olacak.

“Uluslararası GİKAD-DİMED Girişimci Kıbrıs Türk Kadınları Buluşması” bugün yapılacak. Etkinlik 15.00-18.00 saatleri arasında Acapulco Otel’de yer alacak.

T.C. Milli Savunma Bakanlığı Mehteran Birliği Konserleri ise bugün Girne’deki Atatürk Anıtı önünde, yarın ise Gazimağusa Macro AVM’de düzenlenecek. Konserler her iki günde de saat 15.30’ta başlayacak.

TÜRK DENİZ KUVVETLERİ GEMİLERİ YARIN ZİYARET EDİLEBİLECEK

Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı muharip unsurlarından TCG Atak (P-337), TCG Gür (S-357), TCG Bartın (F-504), TCG Bora (P-338), etkinlikler kapsamında limanları ziyaret edecek. Yarın 10.00-12.00 ve 14.00-17.00 saatleri arasında, TCG Atak Hücumbotu (P-337) ve TCG Gür Denizaltısı (S-357) Girne Limanı’nda, TCG Bartın Karakol Gemisi (F-504) ve TCG Bora Hücumbotu (P-338) ise Gazimağusa Limanı’nda halkın ziyaretine açık olacak.

“BİR BİLMECEM VAR ÇOCUKLAR” TİYATRO OYUNU LEFKOŞA VE GAZİMAĞUSA’DA 

“Bir Bilmecem Var Çocuklar” tiyatro oyunu ise cumartesi günü saat 14.00’te YDÜ Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi’nde, 23 Kasım Cumartesi günü saat 12.00’de Gazimağusa Rauf R. Denktaş Kültür ve Kongre Sarayı’nda yer alacak.

Yarın resmi geçit töreni nedeniyle Dr. Fazıl Küçük Bulvarı kapatılacak

Bu arada Lefkoşa Dr. Fazıl Küçük Bulvarı resmi geçit töreni nedeniyle yarın geçici olarak trafik akışına kapatılacak.

Saat 07.00’den itibaren Lefkoşa Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’nın Gönyeli Çemberi ile Honda Trafik Işıkları Kavşağı arasında kalan yol güzergahı törenin sona ereceği saate kadar trafik akışına kapalı olacak.

Polis Basın Subaylığından yapılan açıklamaya göre, belirtilen tarih ve saatlerde sürücülerin kullanabileceği alternatif yol güzergahları şöyle:

“Organize Sanayi Bölgesine gitmek isteyen sürücüler için ulaşım, Altınbaş Petrol Trafik Işıkları Kavşağından kontrollü olarak sağlanacak.

Gazimağusa istikametinden gelip Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’ne gitmek isteyen sürücüler için ulaşım, Lefkoşa Kuzey Çevre Yolu ile Yakın Doğu Bulvarı üzerinden sağlanacak.

Gazimağusa istikametinden gelip Lefkoşa şehir içine gitmek isteyen sürücüler için ulaşım, Hamitköy Çemberinden sola dönüp, Mimar Mehmet Vahip Caddesi ile Şht. İsmail Beyoğlu Caddesi veya Honda Trafik Işıklarından sola dönerek, Şht. Mustafa Ahmet Ruso Caddesi üzerinden sağlanacak.

Gazimağusa istikametinden gelip Güzelyurt istikametine gitmek isteyen sürücüler için ulaşım, Lefkoşa Kuzey Çevre Yolu üzerinden Gönyeli Çemberi güzergahı veya Lefkoşa Mehmet Akif Caddesi üzerinde bulunan Citröen Trafik Işıkları kavşağı ile Metehan-Alayköy Çevre yolu üzerinden sağlanacak.

Güzelyurt istikametinden gelip Lefkoşa istikametine gitmek isteyen sürücüler için ulaşım, Alayköy-Metehan Çevre yolu veya Gönyeli Çemberi ile Dr. Burhan Nalbantoğlu Caddesi (Devlet Hastanesi) güzergahı üzerinden sağlanacak.

Girne istikametinden gelip Lefkoşa istikametine gitmek isteyen sürücüler için ulaşım, Girne-Lefkoşa Anayolunu kullanıp, Gönyeli Çemberinden Dr. Burhan Nalbantoğlu Caddesi (Devlet Hastanesi) güzergahı üzerinden sağlanacak.”