Archives Aralık 2024

İsias Otel davasının 6’ncı duruşması yarın

Adıyaman’da 22 ay önce meydana gelen depremde 72 cana mezar olan İsias Otel davası devam ediyor.

İsias Otel davasının altıncı duruşması 24 Aralık’ta Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılacak. İki gün olarak planlanan duruşma sonunda kararın açıklanması bekleniyor.

Türkiye’de 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremde, Adıyaman İsias Otel’de hayatını kaybeden Şampiyon Melekler ve tur rehberleri ile 10 yaralının aileleri tarafından 3 Ocak’ta başlatılan hukuk mücadelesi, suçluların “Olası Kast” suçuyla hüküm giymesi için 12 aydır kararlılıkla sürdürülüyor.

İsias Otel davasının altıncı duruşması için Başbakan Ünal Üstel, aileler ve siyasiler, Barolar Birliği ve gazetecilerden oluşan yaklaşık 100 kişilik heyet bugün Adıyaman’a gidiyor.

İsias Otel’in 3 Aralık’ta yapılan beşinci duruşmasında, mahkeme heyeti altıncı duruşmanın uzun olabileceğini öngörerek, celsenin iki günü geçmemek kaydıyla 24-25 Aralık’ta bitirilecek şekilde yapılmasına karar vermişti.

Türkiye Dışişleri Bakanı Fidan, Şam’da Suriye’nin yeni lideri Eş-Şera ile görüştü

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye’deki yeni yönetimin lideri Ahmed eş-Şera ile Şam’da bir araya geldi.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Türk halkı, Türk devleti ve Cumhurbaşkanımız Sayın (Recep Tayyip) Erdoğan (Suriye) sizlerin her zaman yanında olacaktır.” dedi.

Fidan, Suriye’nin başkenti Şam’da Suriye’deki yeni yönetimin lideri Ahmed eş-Şera ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Suriye’nin en zor ve karanlık döneminin geride kaldığını ve daha güzel günlerin yaşanacağını belirten Fidan, Suriye’nin bütün etnik, dini ve mezhep gruplarının daha mutlu ve huzurlu olacağını, ülkenin geleceğini Suriyelilerin belirleyeceğini ifade etti.

Fidan, Suriye’nin güvenli, özgür ve müreffeh bir ülkeye dönüşmesinin Suriye halkı sayesinde mümkün olduğunu kaydederek, “Bugün Şam’dayım, çünkü en dar günlerinizde olduğu gibi, bugün de sizleri yalnız bırakmayacağız. Türk halkı, Türk devleti ve Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan sizlerin her zaman yanında olacaktır.” diye konuştu.

Suriye’deki yeni yönetimin sözlerini hayata geçirebilmesi için fırsata ve imkana ihtiyacı olduğuna işaret eden Fidan, “Suriye’ye yönelik yaptırımların kaldırılması, Suriye’nin normalleşmesi ve ülkede güvenliğin sağlanması bakımından son derece mühimdir.” dedi.

Fidan, Suriye’nin yeniden inşası için de gerekli hazırlıklara bir an önce başlanması gerektiğini vurgulayarak, “Suriyeli kardeşlerimizin ülkelerine gönüllü ve güvenli dönüşünü mümkün kılacak ortamın yaratılması ancak bu şekilde mümkün olacaktır. Bu bakımdan, uluslararası toplum, yeni yönetime güçlü bir destek sağlamalıdır.” ifadelerini kullandı.

“PKK/YPG’ye Suriye’de kesinlikle yer yok”

Bugünkü ziyaretin diğer ülkelerden de üst düzey temasları teşvik edeceğini ümit ettiğini söyleyen Fidan, şunları kaydetti:

“Başta Arap ülkeleri olmak üzere, tüm uluslararası toplum Suriye’deki yeni yönetimle angaje olmalıdır. Zaman, ‘bekle ve gör’, dönemi değildir. Bir an önce harekete geçmeliyiz. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliği konusunda hiçbir tereddüt yoktur, asla da olamaz. Bugünkü görüşmemizde bu husustaki ortak irademizi teyit ettik. Bu vesileyle PKK/YPG’ye Suriye’de kesinlikle yer olmadığını bir kez daha vurgulamak istiyorum. Bu terör örgütü, Suriye halkının topraklarını işgal etmekte ve doğal kaynaklarını çalmaktadır. Bugünkü toplantımızda, Suriye halkının PKK/YPG’yle mücadele konusunda ne denli kararlı olduğunu bir kez daha gördüm. PKK/YPG, bir an önce kendisini feshetmelidir.”

“İsrail’in Suriye topraklarına gasbetmesine müsamaha gösterilemez”

Fidan, İsrail’in Suriye topraklarını işgaline ilişkin, “İsrail’in, mevcut ortamdan faydalanarak Suriye’nin topraklarını gasbetmesine de kesinlikle müsamaha gösterilemez. İsrail, Suriye’nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermeli, bölgesel güvenliği daha fazla riske atmamalıdır. Uluslararası toplum, İsrail’in hukuksuz eylemlerine karşı somut bir tepki ortaya koymalıdır.” ifadelerini kullandı. Şera ile yaptıkları görüşmede geçiş döneminin düzenli şekilde tamamlanmasının ve Suriye’de istikrarın tesis edilmesinin önemine değindiklerini aktaran Fidan, bunun için öncelikle ülkede güvenliğin tesisi edilmesi, hukukun üstünlüğünün sağlanması ve azınlıkların korunması gerektiğini dile getirdi.

Altyapının ayağa kaldırılması gerektiğine işaret eden Fidan, bugünkü görüşmelerde yeni yönetimde bu konuda güçlü bir irade, vizyon ve çalışma azmi gördüğünü söyledi.

Fidan, bu irade ve azmin uluslararası topluluk tarafından da desteklenmesi gerektiğine dikkati çekerek, “Biz Türkiye olarak hem uluslararası diplomatik alanda hem de kalkınma örgütlerimizle, şirketlerimizle Suriye’nin yeniden ayağa kalkması ve halkının geri dönmesi için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

Suriye’deki yeni yönetimin lideri Ahmed eş-Şera: Dost ülke Türkiye, devrimin başından beri Suriye halkının yanında durdu.

Ahmed eş-Şera, “Dost ülke Türkiye, devrimin başından beri Suriye halkının yanında durdu.”

Suriye’deki yeni yönetimin lideri Ahmed eş-Şera, “Dost ülke Türkiye, devrimin başından beri Suriye halkının yanında durdu.” dedi.

Şera, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Suriye’deki yeni yönetimin lideri Ahmet eş-Şera, yabancı bir devlet adamıyla düzenlediği ilk ortak basın toplantısında, Suriye’de yeni bir dönemin başlangıcında Bakan Fidan’ı memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdi.

Şera, “Dışişleri Bakanı Fidan ile Suriye’nin geleceğini görüştük. Sayın Bakan’la Suriye’nin geleceğine dair zorlukları ve konuları etraflıca konuştuk. Suriye’nin gelecekte nasıl olacağını görüştük.” dedi.

Komşu ülkelerin çoğunun kendilerine olan olumlu yaklaşımlarını ele aldıklarını ifade eden Şera, “Gelecekte hükümetin güçlü olmasını konuştuk. Özellikle de Savunma Bakanlığının önemi ve silahların sadece devletin kontrolünde kalmasını ele aldık. Devlet dışında herhangi bir grubun elinde silahın olamaması gerekir.” dedi.

Şera, Türkiye ve Suriye arasındaki stratejik ilişkilerin ilerleyen günlerde nasıl gelişeceğini de ele aldıklarını bildirerek, iki ülke arasındaki siyasi, ekonomik ve toplumsal stratejik ilişkilerin altını çizdi.

Bakan Fidan’ın, Suriye’nin yeniden kalkınması için Türkiye’nin yardım etmeye hazır olduğunu belirttiğini aktaran Şera, “Dost ülke Türkiye, devrimin başından beri Suriye halkının yanında durdu. Suriye de bunu unutmayacak ve iki ülke arasında stratejik ilişkiler kurulacak.” dedi.

Suriye’deki yeni yönetimin lideri Şera, “Gerek bizim kontrolümüzdeki gerek PKK/YPG’nin kontrolündeki bölgelerde, hiçbir grubun elinde silah bulunmasını kabul etmemiz mümkün değil.” açıklamasında bulundu.

Suriye’deki yeni yönetimin lideri Ahmed eş-Şera, Suriye halkının tüm kesimleriyle kendilerine kucak açtığını vurgulayarak “Biz mezhepleri ve azınlıkları korumaya çalışıyoruz.” dedi.

Yeni yönetimin lideri Şera, “Önemli olan büyük ülkelerin Suriye’deki genel ilkeler üzerinde anlaşmasıdır. Bu ilkelerin başında ise Suriye’nin bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü, güvenlik istikrarı gelmektedir. Daha sonra ise Suriye’nin yeniden kalkınması için ekonomik ve sosyal sorunların çözülmesidir.” dedi.

“Devlet aklı, devrim aklından farklı olacak”

Son çatışmalar öncesinde, Suriye’deki birçok grupla, rejime karşı düzenlenen askeri operasyonların bitmesinin ardından Savunma Bakanlığının kurulması ve tek bir yönetim altında toplanılması konusunda uzlaştıklarını aktaran Şera, şöyle devam etti:

“Dolayısıyla çatışmalara henüz başlamadan önce çoğu gruplar bu konuda mutabıktı. Daha sonra da diğer gruplarla iletişime geçtik ve hepsi de katılmaya hazır olduğunu belirtti. Devlet aklı, devrim aklından farklı olacak, devrim sırasında farklı gruplar olabiliyordu ancak devlette bu olamaz. Gelecek günlerde Savunma Bakanlığı ilan edilecek ve Suriye’nin gelecekteki ordusunu kurmak üzere üst düzey askeri yetkililerden bir komite oluşturulacak. Daha sonra ise gruplar kendilerini feshedecekler.”

“Suriye herkesin vatanıdır ve her birlikte yaşayabiliriz”

Suriye halkının bütün kesimleri tarafından memnuniyetle karşılandıklarını dile getiren Şera, Suriye halkı arasında birtakım gerilimlere yol açmaması veya dış odaklarca malzeme edilmemesi için halkın tüm kesimlerinin eşitliği için çalışacaklarını söyledi.

Suriye halkının tüm kesimleriyle güçlü bağlar kurduklarını dile getiren Şera, “Suriye herkesin vatanıdır ve hep birlikte yaşayabiliriz. Suriye halkının tüm kesimleri bize kucak açtı. Biz mezhepleri ve azınlıkları korumaya çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

 

TÜRKİYE’DEN FRANSA’YA NOTA

Lefke’de Gerilim Yaratan Uçuş
21 Aralık 2024 Cumartesi günü, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) batısındaki Lefke bölgesinde Fransız Hava Kuvvetlerine ait iki savaş uçağı, KKTC hava sahasını ihlal ederek alçak uçuş gerçekleştirdi. Bu ihlal, bölgede gerginlik yaratırken Türkiye, Fransa’ya diplomatik bir nota vererek durumu protesto etti.

Fransız savaş uçaklarının, 2020 yılında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile Fransa arasında imzalanan savunma iş birliği anlaşması kapsamında hareket ettiği iddia ediliyor. Bu anlaşma çerçevesinde Fransız savaş uçaklarının zaman zaman Baf’taki Andreas Papandreu Hava Üssü’nde konuşlandığı biliniyor. Söz konusu uçakların da bu üsten kalktığı tahmin ediliyor.

Türkiye’de “Çengel-13” operasyonlarında 10 bin 600 litre sahte alkol ele geçirildi

Türkiye İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sahte alkol imalatçılarına yönelik düzenlenen “Çengel-13” operasyonlarında 10 bin 600 litre sahte alkol ele geçirildiğini, 37 şüphelinin yakalandığını bildirdi.

Türkiye İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, sahte alkol imalatçılarına karşı operasyonların kararlılıkla devam ettiğini belirtti.

Bu kapsamda 81 ilde jandarma tarafından düzenlenen son bir haftadaki operasyonlarda 10 bin 600 litre sahte alkol ve etil alkol ele geçirildiğini kaydeden Yerlikaya, sahte alkol üretimi yaptığı tespit edilen 37 şüphelinin de yakalandığını aktardı.

Türk Dünyası’nın haritası çiziliyor!

Türk birliği konusunda adımlar atılıyor, anlaşmalar imzalanıyor. Ortak Türk Alfabesi kararından sonra sıra Türk Dünyası’nın ortak haritasına geldi.

Türk Dünyası kenetleniyor, gücünü artırıyor…

Türk Dünyası ortak tarih, ortak coğrafya, ortak edebiyat, ortak harita, ortak alfabe, konusunda çok önemli adımlar atıyor. Türk Dünyası’nın birliği noktasında yeni bir adım daha atıldı.

Ortak Türk Alfabesi’nden sonra harita da geliyor

Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Haritacılık Kurumları Başkanları 1’inci Toplantısı, teşkilata üye ve gözlemci ülkelerin haritacılık kurumlarının başkanları ile ülke askeri ataşelerinin katılımıyla Ankara’da gerçekleşti.

Türk Dünyası'nın haritası çiziliyor: Detaylar ilk kez TRT Haber'de

Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkiye’nin üye; Macaristan, KKTC ve Türkmenistan’ın gözlemci olduğu ülke temsilcileri, ortak Türk dünyası haritası üretme amacıyla bir araya geldi.

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Harita Genel Müdürü Tümgeneral Osman Alp, Türk Dünyası’nın ortak haritasına ilişkin ilk bilgileri TRT Haber’den Ayşe Şimşek‘e anlattı.

“Ülke savunmasının en önemli anahtarlarından biri harita”

Tümgeneral Osman Alp, haritanın öneminden bahsederken, ülke savunmasının anahtarlarından biri olduğunun altını çizdi:

“Biz haritacılar; İbn-i Haldun’un “Coğrafya kaderdir” sözünden, coğrafyanın çok iyi bilinmesi gerektiğini savunuruz. Coğrafyanın iyi bilinmesinin yolunun da kalkınmanın ve ülke savunmasının en önemli anahtarlarından biri olan haritadan geçtiğini kabul ederiz. Bu nedenle, haritacılık alanında gerçekleştirilen bu toplantı, bizler için bir toplantıdan öte bir anlam taşıyor.”

TDT çatısı altında gerçekleştirilen ilk toplantıda; haritacılık ile ilgili disiplinleri kapsayan iş birliğine ilişkin bir deklarasyon metni imzalandı.

Çalışma grubu kurulacak

Tümgeneral Osman Alp, toplantıda imzalanan deklarasyona ilişkin şu bilgileri verdi:

“Deklarasyon ile; haritacılık alanında teknik bilgi ve deneyim paylaşımı, eğitim ve danışmanlık verilmesi, müşterek harita üretimine yönelik standartların oluşturulması, sayısal haritacılık uygulamalarına yönelik iş birliği yapılması hususlarında mutabık kalınmış, bu konulardaki teknik çalışmaları yürütmek üzere, TDT ülkelerindeki haritacılık kurumlarının, konularında uzman teknik personelinden oluşacak bir çalışma grubunun kurulması kabul edildi.

Deklarasyonda bahsedilen iş birliği konularına yönelik somut iş birliği adımları, çalışma grubunun teknik personeli tarafından belirlenecek.”

Türk Dünyası'nın haritası çiziliyor: Detaylar ilk kez TRT Haber'de

“Türk Devletleri Teşkilatı Haritası ile Türk Dünyası Haritası yapılacak”

Tümgeneral Osman Alp, toplantıda, Türk Devletleri Teşkilatı Haritası ile Türk Dünyası Haritasının yapılması konusunda uzlaşıldığını açıkladı.

Ankara’da yapılan ilk toplantıda, TDT ülkeleri arasında haritacılık alanındaki iş birliğinin ilk somut uygulaması olarak, ortak Türk Devletleri Teşkilatı Haritası ile Türk Dünyası Haritasının yapılması konusunda da görüş birliğine varıldı.

“Birlik ve beraberliğimizi sağlamada önemli bir katkı sağlayacak”

Tümgeneral Osman Alp, Türk Dünyası’nın haritasının oluşturulmasına giden süreci anlattı ve tarihi geçmişimize vurgu yaptı:

“‘Türk Devletleri Teşkilatı kurulduktan sonra, biz haritacılar olarak ülkeler arasında kültürü, geçmişi, tarih zenginliğini, yaşama ilişkin detaylarını harita üzerinde gösterebilir miyiz?’ diye düşündük. Haritanın sembolü olması özelliği ile Türk dilinde olduğu gibi ülkelerimizi bir araya getireceğini, birlik ve beraberliğimizi sağlamada önemli bir katkı sağlayacağını düşündük.

Ortak Türk Dünyası Haritası ortaya çıktığında, o haritaya bakan tüm vatandaşlarımız aslında coğrafya olarak uzak gibi gözüken Türk Devletlerinin aslında çok yakın olduğunu fark edecek. Bizim adet, gelenek ve göreneklerimizin orada da geçerli olduğunu, oradaki bazı yaşam konularının bizde de aynen uygulandığını görecek. Dolayısıyla, sembol olarak gördüğümüz harita, aslında Türk Devletlerinin birbirinden ne kadar yakın olduğunu, geçmişte ne kadar birlikte yaşadığını ve gelecekte de neden birlikte olması gerektiği hakkında fikir verecek.”

Hedef hem coğrafi hem kültürel bir harita oluşturmak

Türklerin yerleştiği geniş coğrafyayı gösteren bir harita düşüncesi, ilk olarak 11. yüzyılda yaşamış olan Kaşgarlı Mahmud’un ünlü eseri “Divan-ü Lügati’t-Türk”te hayat buldu. O dönemde Türk topluluklarının yaşadığı geniş coğrafyayı gösteren bu harita, Türk Dünyası için hem coğrafi hem de kültürel olarak büyük bir öneme sahipti.

Türk Dünyası'nın haritası çiziliyor: Detaylar ilk kez TRT Haber'de

Tümgeneral Osman Alp, kendilerinin de hedefinin hem coğrafi hem kültürel bir harita oluşturmak olduğunu söyledi:

“Tarihsel süreç içinde farklı coğrafyalarda varlık göstermiş Türk Devletlerinin yaşadığı, ayak bastığı bölgeleri içeren, Türk Devletlerini tüm temalarıyla gösteren ortak Türk Dünyası haritasının yeniden üretilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Böyle bir haritanın bizi çok heyecanlandırdığını belirtmek isterim.”

Haritada neler olacak?

Tümgeneral Osman Alp, haritanın detaylarını paylaştı:

“Örneğin yerleşim yerlerinin isimleri, idari yapı, nüfus dağılımı, göçler, kültür varlıkları, örf, adet ve gelenekler, konuşulan lehçeler, hangi bölgede hangi yemeklerin yapıldığı gibi tematik bilgiler haritaya döküldüğünde, farklı coğrafyalarda aynı veya benzer çok sayıda temanın olduğu, bir ülkedeki geleneğin veya bir köy isminin başka bir ülkede de kullanıldığı, aynı yemeklerin birden fazla ülkede yapıldığı bir bakışta rahatlıkla görülebilecektir. Örneğin, teması halı motifleri olan bir haritada, Kayseri halısındaki motiflerin Azerbaycan ve Kazakistan’da kullanıldığını görebileceğiz.

Türk birliğini hissettirmenin ve göstermenin en heyecanlı ve en kolay yolu haritadır. Farklı temaları içeren ortak Türk dünyası haritaları, Türk birliğine yönelik aidiyet duygusunu artıracak, Türk devletleri arasında zaten var olan tarihi bağları güçlendirecek, kültürel etkileşimi artıracak ve Türk devletlerinin birbirine olan yakınlaşmasına önemli katkı sağlayacaktır. Bu nedenle, bu haritanın üretilmesini çok önemsiyoruz.”

Üretim nasıl olacak?

İlk aşamada hızlı bir şekilde topografya, hidrografya, bitki örtüleri, yerleşim yerleri gibi temel bilgileri içeren bir temel/altlık harita üretilecek.

Temel veya altlık harita, yerleşim yer adları, tarihi eserler, kültür varlıkları gibi daha önce bahsettiğim çok sayıda temayla zenginleştirilecek. Dolayısıyla, tarafların mutabakatıyla belirlenecek farklı temaların altlık harita üzerine işlenmesi ile tüm temaları bir arada gösteren tek bir harita üretilebileceği gibi, her bir temanın ayrı bir haritada gösterilmesi de mümkün olacak.

“Haritalar Türk Devletlerini Türk birliği adına bir araya getirecek önemli bir sembol olacak”

Alp, “Ortak Türk dünyası haritasının benzerliklerimizi ve zengin Türk kültürünü kolayca göstereceğine inanıyoruz. Bu haritalar, tarihsel ve kültürel bağları olan Türk Devletlerini Türk birliği adına bir araya getirecek önemli bir sembol olacaktır. Birlikte üreteceğimiz haritalar, bu devletlerin kökenlerine, tarihine ve kültürüne işaret edecek, Türk devletlerinin tarih boyunca kurduğu bağları görsel olarak görmemize ve anlamamıza imkan sağlayacaktır” ifadelerini de kullandı.

Petrol haftalık kayıp sonrası yükselişte

Yatırımcılar ABD Başkanı seçilen Donald Trump’ın ABD’nin Panama Kanalı üzerindeki kontrolünü yeniden tesis etme tehdidini değerlendirirken, petrol haftalık düşüşün ardından yönünü yukarı çevirdi.

Petrol, Trump’ın tehditlerinin odak noktasında olması ile haftalık kayıptan sonra tekrar yükseldi.

Brent ham petrolü, geçen hafta yüzde 2,1’lik düşüş sonrası varil başına 73 dolara yakın işlem gördü ve ABD petrolü 70 doların altına düştü.

Trump, Truth Social sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Panama Kanalı’nın ABD ticaretinde önemli yeri olduğunu vurguladı. Eski ABD Başkanı Jimmy Carter’ın, kanalın yönetimini Panama’ya devretmesini “hata” olarak tanımlayan Trump, kanalın “başkalarının yararına değil” iki ülke arasındaki işbirliğinin simgesi olarak Panama’ya verildiğini kaydetti. Trump, Panama’nın, kanalın kullanımı için fahiş ücret talep ettiğini savunarak, “Ülkemize yönelik tam anlamıyla soygun, derhal sona ermelidir.” ifadesini kullandı.

Artan belirsizlik, ham petrolü Ekim ortasından beri işlem gördüğü dar aralıktan çıkaramadı; Çin’deki zayıf talep ve arz beklentileri kazanımları yumuşattı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Şehit Aileleri ve Malül Gaziler Derneği’ni ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, ziyaretteki konuşmasında, Şehit Aileleri ve Malül Gaziler Derneği’nin yıllar içerisinde fedakârlık, azim ve kararlılıkla yaptığı çalışmaların öneminin de altına çizerek, “Şehitlerimize karşı sorumluluğumuz, KKTC’yi ilelebet yaşatmaktır. Bu uğurda mücadelemiz devam edecektir” dedi.
Şehitlerin hiçbir zaman unutulmayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türkü’nün özgür ve bağımsız bir şekilde yaşam sürdürmesinin yapılan bu fedakarlıklara bağlı olduğunu söyledi.
Mücadelemizin devam ettiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye ile birlikte, yurt dışındaki temaslarda Kıbrıslı Rumlarla ortaklık değil, yan yana yaşayan iki ayrı egemen eşitliğinde bir antlaşmanın mümkün olabileceğini, asla 1974 öncesine dönmek istemediklerini anlattıklarını ifade etti.
Kıbrıs Türkleri’nin varoluş ve özgürlük mücadelesinde birçok şehit verildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, şehit ailelerinin büyük acılar çektiğini ve fedakarlıklar yaptığını ifade etti.
Saldırı ve baskılara karşı Kıbrıs Türkü’nün yılmadığını ve Türkiye’nin desteğiyle direndiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Barış Harekatı ile KKTC’nin temellerinin atıldığını kaydetti.
Kıbrıs’ta eşit iki egemen devletin işbirliğine dayalı bir antlaşma istediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye’nin garantörlüğü ve Türk askerinin varlığından vazgeçmeyeceklerini vurguladı.
Kıbrıs adasında barış, huzur ve güven ortamının şehitlere borçlu olunduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Tatar, şehitleri ve hayatta olmayan gazileri rahmetle andı yaşamını sürdüren gazilere şükranlarını sundu.

BAŞBAKAN ÜNAL ÜSTEL, ÜRETİCİLERE VERİLEN DESTEK PAKETİ İLE İLGİLİ AÇIKLAMADA BULUNDU

Başbakan Ünal Üstel’in açıklaması şöyle;

“Değerli kardeşlerim;

Hükümet olarak üretimin ve üretenin yanında durma, üreticilerimize ve yerel üretimimize destek sağlama yönünde ortaya koyduğumuz vizyonu sözde bırakmadan, gerekli kaynakları yaratarak ve sağlayarak gerçekleştirmeye devam ediyoruz.

2024 yılı içerisinde küçükbaş hayvancılığına verilen destekler ile anaç küçükbaş hayvan varlığımız yaklaşık yüzde 10 oranında artırılmıştır. Buna paralel olarak küçükbaş süt miktarımızda da artış sağlanmıştır.

Küçükbaş hayvancılığına verdiğimiz önem sadece desteklerin artırılması ile sınırlı kalmamıştır. Çeşitli projeler ile hayvan ıslahı konularında da gelişmeler sağlanmaktadır.
Bunlara bir yenisini daha ekliyoruz.

Bu kapsamda Küçükbaş Hayvan Üreticilerimize toplam 250 milyon Türk liralık, 36 ay vadeli, yıllık yüzde 21 faiz oranlı kredi destek paketini devreye sokuyoruz.
Küçükbaş hayvan varlığımızı ve dolayısıyla küçükbaş süt üretimini artırmak için başlattığımız destek paketinden, ülkemiz şartlarına elverişli, hastalıklardan ari ve sertifikalı damızlık küçükbaş hayvan ithal etmek isteyen tüm üreticilerimiz faydalanabilecekler.
Ülkemizin en önemli simgelerinden biri olan Hellimin, tescil şartlarını da göz önünde bulundurarak, küçükbaş varlığını artırmak, sürü ıslahını geliştirmek, ette ve sütte kaliteyi artırmak, rekabet edebilirliğin önünü açmak adına ortaya koyduğumuz kredi paketi hayvancılığa ve tarımın geneline verdiğimiz önemin bir göstergesidir. Bu vesileyle açıklamış olduğumuz destek paketinin tüm üreticilerimize hayırlar getirmesini diliyorum.”

Çavuş: Muğla’da meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dilerim

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, kazada hayatını kaybedenler için yayımladığı mesajda, “Kahramanlarımızı saygıyla anıyoruz. Milletimizin başı sağ olsun” dedi.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Muğla’da gerçekleşen helikopter kazasında hayatını kaybedenler için taziye mesajı yayımladı.

Çavuş’un mesajı şöyle:

“Muğla’da meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybeden 2 pilot, 1 hekim ve 1 sağlık çalışanına Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabır, Türk milletine başsağlığı diliyorum. Görevleri başında büyük bir fedakârlıkla mücadele eden kahramanlarımızı saygıyla anıyoruz. Milletimizin başı sağ olsun”

61 yıl önce Türkeli’de şehit düşenler anıldı

Ayvasıl şehitleri için düzenlenen anma töreninde, Kıbrıs Türk halkının direnişi ve dayanışmasının önemi vurgulandı. Şehit Aileleri ve Malül Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan, “Kıbrıs Türk halkı, özgürlüğünü şehitlere borçludur” dedi.

61 yıl önce Türkeli’de (Ayvasıl) şehit düşenler Tekke Bahçesi’nde anıldı.

Lefkoşa Tekke Bahçesi’nde Ayvasıl şehitleri için bu sabah düzenlenen törene Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral İlker Görgülü, 39’uncu Tümen Komutanı Tuğgeneral Sinan Gökoğlu, Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, muharip derneklerden temsilciler, askeri erkan ve şehit yakınları katıldı.

Saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşıyla başlayan törende, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın yanı sıra Şehit Aileleri ve Malül Gaziler Derneği Genel Başkanı Gürsel Benan da konuşma yaptı. Konuşmaların ardından şehitlerin kabirleri ziyaret edildi.

Şehit Aileleri ve Malül Gaziler Derneği Genel Başkanı Gürsel Benan, köyde tek Türk bırakmayan Ayvasıl katliamının üzerinden 61 yıl geçtiğini, bu saldırının EOKA’nın Kıbrıslı Türklere yaptığı ilk saldırı olduğunu kaydederek, “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin adadaki varlığı sürdükçe böyle katliamlar bir daha yaşanmayacak” dedi.

Kıbrıs Türk halkının bu topraklarda kendi bayrağı altında özgürce yaşayabilmesini şehitlere borçlu olduğunu vurgulayan Benan, Kıbrıs Türk halkının 1974’e kadar Türk kimliğini ve varlığını korumak için tüm imkansızlıklara, yokluklara ve binlerce şehide rağmen örnek bir direniş ve dayanışma sergilediğini söyledi.

Kıbrıs’ta yaşanılan unutulmaz acıların, Kıbrıs Türk halkına uygulanan soykırımların iyi bilinmesi, geçmişte yaşananların iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Benan, gerçeklerin doğru kaynaklardan öğrenilmesinin, egemenlik, özgürlük ve bağımsızlıkla ilgili bilincin hep güçlü tutulmasının önemine dikkat çekti.

Benan, “Kıbrıs’ta yeterince acı yaşayan, en ağır bedelleri ödeyen bizler, eşit haklara ve egemenliğe sahip Türkiye’nin garantörlüğüne dayalı insanca yaşayabileceğimiz bir ortamın sağlanması halinde kalıcı bir çözüm olabileceğine inanıyoruz” dedi.

İsias Otel davasının altıncı duruşması 24 Aralık’ta

Adıyaman’da 22 ay önce meydana gelen depremde 72 cana mezar olan İsias Otel davası devam ediyor.

İsias Otel davasının altıncı duruşması 24 Aralık’ta Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılacak. İki gün olarak planlanan duruşma sonunda kararın açıklanması bekleniyor.

Türkiye’de 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremde, Adıyaman İsias Otel’de hayatını kaybeden Şampiyon Melekler ve tur rehberleri ile 10 yaralının aileleri tarafından 3 Ocak’ta başlatılan hukuk mücadelesi, suçluların “Olası Kast” suçuyla hüküm giymesi için 12 aydır kararlılıkla sürdürülüyor.

İsias Otel davasının altıncı duruşması için Başbakan Ünal Üstel, aileler ve siyasiler, Barolar Birliği ve gazetecilerden oluşan yaklaşık 100 kişilik heyet yarın Adıyaman’a gidiyor.

 

İsias Otel’in 3 Aralık’ta yapılan beşinci duruşmasında, mahkeme heyeti altıncı duruşmanın uzun olabileceğini öngörerek, celsenin iki günü geçmemek kaydıyla 24-25 Aralık’ta bitirilecek şekilde yapılmasına karar vermişti.

 

-Esendağlı

 

Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı, 24-25 Aralık’ta görüşülecek İsias Otel Davası’nın altıncı duruşması öncesi TAK muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

 

Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı da TAK muhabirine yaptığı değerlendirmede, İsias Otel’in 24-25 Aralık’ta gerçekleştirilecek duruşmasının bugüne kadar katıldıkları en önemli duruşma olacağını ifade ederek, bu celseden karar çıkabileceğini kaydetti.

 

Aileler, Kıbrıs Türk halkı ve kendilerini temsil eden avukatların sanıkların olası kast suçundan

mahkum olmalarıyla ilgili çok yoğun hukuki çalışma ve girişimleri olduğuna dikkat çeken Esendağlı, mahkemenin geçen celse erteleme verirken, sanıkların bu yönde ek müdafaa yapmalarına ilişkin herhangi bir karar üretmediğine işaret etti.

Mahkemenin bu tavrı devam ederse olası kastla bir mahkumiyet vermesinin teknik olarak hatalı olacağını ifade eden Esendağlı, “Dolayısıyla bu duruşmada sanıklara ek savunma hakkı verilmesi, mahkemenin olası kasttan mahkumiyet verilebileceği olasılığını doğurur. Ancak bu bir ertelemeye sebep olur. Bunlar, duruşmanın kritik noktaları. Bizi ne beklediğini göreceğiz.” dedi.

 

Olası kastla alakalı olarak hazırlıklarının çok ciddi şekilde devam ettiğini söyleyen Esendağlı, şöyle konuştu:

 

“Hukuki imkanları zorlamak noktasında son hazırlıklarımız devam ediyor. Dosyaya son giren bilirkişi raporunun sanıkların olası kasttan mahkumiyetine sebebiyetine neden olacak çok ciddi kusurlar içeriyor. O şekilde detay içeriyor. Mahkemenin aksi yönde bir kararını üst mahkemeye götürmeyi kesin gözüyle görüyoruz. Bunu ileriki aşamalarda değerlendireceğiz.”

 

Esendağlı, son duruşmada bilirkişi raporunun dosyaya girmesi ardından savcının esasa ilişkin mütalaasını verdiğini anımsatarak, her iki tarafın avukatlarının da esas hakkındaki mütalaaya kendi cevaplarını vermek ve mahkemeye son beyanlarını yapmak üzere erteleme talep ettiklerini hatırlattı.

 

24-25 Aralık’ta gerçekleştirilecek duruşmada taraf avukatlarının esasa ilişkin beyanlarının alınacağını belirten Esendağlı, “Bu teknik olarak duruşmanın son aşamasına geldiğimizi gösteriyor.” dedi.

 

Bu arada geçen duruşmada mahkemenin aldığı ara kararlardan bir tanesinin de kamu görevlileriyle ilgili soruşturmanın ne aşamada olduğuna ilişkin savcılığa müzakere yazılması olduğuna işaret eden Esendağlı, onun ne aşamada olduğunu, müzakereye ne cevap verildiğini, kamu görevlileriyle ilgili davanın dosyalayıp dosyalanmadığının da bu duruşma aşamasında öğrenileceğini kaydetti.

Dosyaya hukuki mütalaalar anlamında her iki tarafından da yeni girişler yaptığını ifade eden Esendağlı, avukatların yapacağı beyanlardan sonra da mahkemenin davayı sonuçlandırarak, kararı okuma olasılığı olduğunu söyledi.

 

Esendağlı, şöyle konuştu:

 

“Karar çıkıp çıkmayacağını duruşmanın gidişatını ve sürenin yetip yetmeyeceğine göre anlayacağız. Mahkemenin bir erteleme verip vermeyeceğini bu anlamda anlayacağız. Gerçekten bugününe kadar katıldıklarımız içinde en önemli duruşma olacak.”

 

-Karakaya

 

Dava öncesinde TAK muhabirinin sorularını yanıtlayan Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya, Grand İsias Otel’de yaşanan cinayetin, bir doğal afetin ötesinde, açıkça usulsüzlükler zinciri sonucu olduğunu vurgulayarak, adaletin tam anlamıyla tecelli etmesi ve gerçek suçluların hesap vermesi için kararlılıkla seslerini yükselttiklerini vurguladı.

 

Karakaya, 6 Şubat 2023’te yaşanan deprem felaketinde hayatlarını kaybeden evlatları, öğretmenler ve velilerin adalet arayışı için bir kez daha Adıyaman’da olacaklarını söyleyerek, “Bizler, Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği olarak, en başından beri adalete olan inancımızı koruyoruz. Ancak bu adaletin gerçekleşmesi, sadece olası kast suçu üzerinden verilecek bir hükümle mümkün olacaktır. İsias Otel’i bir ölüm tuzağına çeviren sorumlular, bilinçli ihmalleriyle sevdiklerimizi bizden aldılar. Bu açık gerçeğe rağmen hafifletici yaklaşımları kabul etmemiz mümkün değildir.” dedi.

 

-“Karar, yapı güvenliği ve insan hayatına verilen değer açısından dönüm noktası olacak…”

 

Ruşen Karakaya, Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin bu dava sürecinde vereceği kararların,

sadece kendiler için değil, Türkiye’de yapı güvenliği ve insan hayatına verilen değer açısından da dönüm noktası olacağını ifade etti. Karakaya, suçluların en ağır cezayı almasının gelecekte de benzer trajedilerin yaşanmaması için caydırıcı bir mesaj olacağını kaydetti.

 

Karakaya sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz aileler, 72 cana mezar olan bu yapının sorumlularından hesap sorulana kadar durmayacağız. 6 Şubat sabahından bu yana her gün, her an aynı acıyı yaşadık. Bu adalet arayışımız, sadece sevdiklerimizi kaybetmenin öfkesiyle değil, bir daha hiçbir annenin evladını kaybetmemesi için verilen bir mücadeledir.

Adalet arayışımızda yalnız olmadığımızı biliyoruz. Kıbrıs’tan, Türkiye’nin dört bir yanından ve pek çok farklı yerlerden aldığımız destek, bize güç ve umut veriyor. Türkiye halkını, davanın önemini hatırlamaya ve bu adalet mücadelesine omuz vermeye davet ediyoruz. Çünkü bu dava, yalnızca bizim değil, insan hayatının değerini savunan herkesin ortak davasıdır.”

-“Adalet, yalnızca suçluların en ağır cezayı almasıyla tecelli edecektir”

Bu davanın adaletin üstünlüğünü gösterecek bir emsal dava olması gerektiğini yineleyen Karakaya, sorumluların, olası kastla yargılanarak en ağır cezayı aldığı günü görene kadar mücadelelerinin devam edeceğini söyledi. Karakaya, “Çocuklarımıza, öğretmenlerimize ve sevdiklerimize verdiğimiz sözü tutacağız. Adalet, yalnızca suçluların en ağır cezayı almasıyla tecelli edecektir.” dedi.

 

-“Adalet İçin Ses Ver” etkinliği…

 

Adalet mücadelesine sahip çıkmak ve meleklere verilen sözleri yerine getirmek amacıyla kararlılıkla mücadelelerini sürdüren aileler, mahkeme öncesinde 20 Aralık Cuma akşamı Gazimağusa Namık Kemal Meydanı’nda Adalet İçin Ses Ver” etkinliği düzenledi.

Yüzlerce kişinin Namık Kemal Meydanı’nı doldurduğu etkinlikte, “Çocuklarımızı öldürdüler cezasını çekecekler…Bu gece sesimizi Türkiye’ye duyuralım. Adalet için tek yürek, tek ses” çağrısı yapıldı.

Etkinliğe, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Başbakan Ünal Üstel, bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları, aileler ve çok sayıda vatandaş katılarak, destek verdi.

 

-Dava süreci…

 

Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 3’ü tutuklu 11 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması 3-6 Ocak’ta, ikinci duruşması 26 Nisan’da, üçüncü duruşması 12 Haziran’da ve dördüncü duruşması ise 22 Ekim’de yapılmıştı.

 

İlk duruşmada aileler, sanıklar, tanıklar dinlenmiş, avukatlar savunmalarını yapmıştı. Dört gün süren ilk duruşma ardından, tek gün görüşülen ikinci ve üçüncü duruşmada, mahkeme ara kararlar almıştı.

İsias Otel davasının ikinci duruşması 26 Nisan’da Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüşülmüş ve 72 ölü, 8 yaralı olan ana dosya ile 2 yaralının daha olduğu ek dosya birleştirilmişti.

 

Mahkeme ikinci duruşmada, tutuklu sanıklar Ahmet Bozkurt, Mehmet Fatih Bozkurt ve Erdem Yıldız’ın tutukluluk hallerinin devamına, 8 sanığın adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmasına, ayrıca Gazi Üniversitesi dışında mümkünse teknik bir üniversiteden yeniden bilirkişi raporu talep edilmesine karar vermişti.

 

28 Mayıs’ta Adıyaman Valiliği İl İdare Kurulu, İsias Otel dava dosyasından ayrılan Adıyaman Belediyesi’ndeki kamu görevlileriyle ilgili soruşturma izni vermişti.

 

Adıyaman Valiliği İl İdare Kurulu’nun gerekçeli kararına göre, yapı ruhsatında imzaları bulunan ve sorumlulukları tespit edilen Adıyaman Belediyesi’nin ilgili dönemlerdeki; Ruhsat Büro Teknisyeni, Ruhsat Büro Şefi, İmar Müdürü ve Belediye Başkan Yardımcılarından hayatta olan 4 kişi aleyhinde soruşturma başlatılması emredilmişti.

 

Adli tatil öncesinde 12 Haziran’da yapılan üçüncü duruşmada ise mahkeme, Grand İsias Otel’le ilgili yeni bir bilirkişi raporunun 9 Eylül Üniversitesi tarafından yeniden hazırlanmasını istemişti.

 

Mahkeme tutuklu sanıklar Ahmet Bozkurt, Mehmet Fatih Bozkurt, Erdem Yıldız’ın tutukluluk hallerinin devamına; diğer 8 sanığın ise adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmasına, hakkında soruşturma izni çıkarılan kamu görevlilerinin dosyalarının akıbetinin öğrenilmesine karar verilmişti.

Öte yandan 4 Eylül’de, aralarında bilirkişilerin de bulunduğu heyet otel enkazının bulunduğu alanda inceleme yapmıştı.

 

Enkazdaki çalışmayı KKTC Gaziantep Temsilcisi Hakkı Emre Yunt, KKTC’nin Gaziantep Konsolosu Kerem İzmen, Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya, KKTC Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı, dernekten temsilciler ve diğer ilgililer takip etmişti.

Alınan karot örnekleri, tutanaklarla detaylı inceleme için üniversite heyetine teslim edilerek, alınan numunelerle ilgili hazırlanan raporlar, mahkeme heyetine sunulmuştu.

İsias Otel’in 22 Ekim’de gerçekleştirilen dördüncü duruşmasında ise, mahkeme tutuklu sanıklar Ahmet Bozkurt, Mehmet Fatih Bozkurt ve Erdem Yıldız’ın tutukluluk hallerinin devamına; diğer 8 sanığın ise adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmasının devamına hükmetmişti.

Bunun yanında, mahkeme, hakkında soruşturma izni çıkarılan kamu görevlilerinin dosyalarının akıbetinin öğrenilmesine ve İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Bilirkişi Raporu’nun beklenmesine de hükmetmişti.

Dokuz Eylül Üniversitesi/İstanbul Teknik Üniversitesi heyeti tarafından hazırlanan bilirkişi raporu ise bir önceki duruşmanın hemen akabinde 28 Ekim’de açıklanmıştı. İsias Otel’in 3 Aralık’ta görülen beşinci duruşması ise bilirkişi raporundan sonraki ilk celse olmuştu.

Beşinci duruşma öncesinde Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Timuçin Köprülü, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Meral Ekici, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Türkân Yalçın’dan oluşan Uzman Kurulu’nun hazırladığı hukuki bilimsel değerlendirme sonucu ise, 27 Kasım Çarşamba günü dava dosyasına girmişti.

3 Aralık Salı günü görülen İsias Otel beşinci duruşmasında ise, savcı mütalaasını sunmuş, avukatların talepleri dinlenmiş ve mahkeme heyeti sanık avukatlarının bilirkişi raporuna itirazlarına yönelik tüm taleplerini reddetmişti.

Mahkeme heyeti, ayrıca kamu görevlilerinin akıbetinin başsavcılığa sorulmasına dair bir müzakere yazılmasına karar vermişti.

Mahkeme ayrıca mazeretli avukatların mazeretini değerlendirirken 24 Aralık’ta başlayacak duruşmanın, karar celsesi olabileceğine ilişkin bir uyarı yapmıştı.

Bir önceki celsede, tutuklu sanıklar Ahmet Bozkurt, Mehmet Fatih Bozkurt ve Erdem Yıldız’ın tutukluluk hallerinin, 8 sanığın adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmasının devamına karar verilmişti.

3 Aralık’ta görülen beşinci duruşmada, mahkeme bilirkişi raporuna ilişkin taleplerin reddi, kamu görevlileri ile ilgili soruşturmanın akıbetinin de sorulmasını da karara bağlamıştı.

“Kanlı Noel” katliamının 61’inci yılında kurbanlar Londra’da anıldı

Kıbrıs Türklerine yönelik EOKA terör örgütü militanları tarafından 21 Aralık 1963’te başlatılan ve tarihe “Kanlı Noel” olarak geçen katliamın 61’inci yılında kurbanlar için İngiltere’nin başkenti Londra’da anma töreni yapıldı.

İngiltere Kıbrıslı Türkler Derneği (BTCA) tarafından başkentteki Kıbrıs Rum Kesimi Yüksek Komiserliği önünde düzenlenen anma etkinliğinde, Rumların Kıbrıs’ta yaptığı katliamda hayatını kaybedenler anıldı.

Londra’da yaşayan Kıbrıs Türkleri, ellerinde katliamda öldürülen 3 küçük çocuğun fotoğrafının bulunduğu pankartı taşıdı.

Törende ayrıca, Kanlı Noel saldırılarında Rum çetelerince evlerinin banyo küvetinde öldürülenleri hatırlatmak amacıyla kan kırmızısı boyayla boyanmış küvet sergilendi.

Türkiye ve KKTC bayraklarını taşıyan katılımcılar, saldırıda şehit düşenleri anmak için mum yaktı. Törenin ardından İngiltere’deki Kıbrıs İslam Cemiyeti Başkanı Hüseyin Haşim katliamda öldürülen tüm şehitler için dua etti.

– “Türkiye bizi gelip kurtardığı için minnettarız”

Törene katılanlar arasında yer alan Kıbrıs Türkü Gürkan Sefer, burada yaptığı konuşmada, Kanlı Noel katliamında, çok sayıda çocuk, kadın ve askerin öldürüldüğünü anımsatarak, katliamda şehit düşenlerin hiçbir zaman unutulmaması gerektiğini söyledi.

 

Sefer, yaşadıkları bu acının hiçbir zaman dinmeyeceğini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu acı tablo her zaman aklımızda. Gençlerimize, insanımıza da neler yaşandığını ve yaşanabileceğini hatırlatalım ki unutmasınlar. Türkiye bizi gelip kurtarmasaydı daha neler yaşanabilirdi. Türkiye gelip bizi kurtardı. Türkiye bizi gelip kurtardığı için minnettarız ve her gün onlar için de dua ederiz. Onlar da bizim için çok şehit verdi. Bu acıdan ötürü yüreğimiz ağlar. Lütfen bu insanlardan kimse duasını esirgemesin.”

 

– “Kanlı Noel” katliamının üzerinden 61 yıl geçti

 

Kıbrıs’ta 21 Aralık 1963’te terör örgütü EOKA militanlarının Kıbrıs Türklerine yönelik düzenlediği saldırılarda 364 kişi şehit olmuş, 103 Türk köyü boşaltılmıştı.

 

Rumların Kıbrıs Türklerine karşı başlattığı ve “Kanlı Noel” olarak adlandırılan bu saldırılar, Ada’daki toplumlar arası çatışmaların başlangıcı olmuştu.

Erdoğan’dan helikopter kazasında vefat edenlere taziye mesajı

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Muğla’da Sağlık Bakanlığımıza bağlı bir ambulans helikopterin düşmesi sonucu 4 kardeşimizin hayatını kaybettiği haberi yüreklerimizi dağladı.” dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Muğla’da ambulans kazasında hayatını kaybeden 2 pilot, 1 hekim ve 1 sağlık çalışanı için taziye mesajı yayımladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajında şu ifadeleri kullandı:

“Muğla’da Sağlık Bakanlığımıza bağlı bir ambulans helikopterin düşmesi sonucu 4 kardeşimizin hayatını kaybettiği haberi yüreklerimizi dağladı.

Vefat eden personelimize Allah’tan rahmet niyaz ediyor; ailelerine, çalışma arkadaşlarına ve tüm sağlık camiamıza başsağlığı dileklerimi iletiyorum.”

Tatar: Kıbrıs Türk halkı acımasız saldırıları, şehitleri unutmayacak

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlüğünün, Türk askerinin adadaki varlığının Kıbrıs Türk halkının kırmızıçizgisi olduğunu vurgulayarak, “Dünyaya vereceğimiz mesaj nettir; Acımasız saldırılara maruz kalan Kıbrıs Türk halkı geçmişini, şehitlerini unutmayacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, 21-25 Mücadele ve Şehitler Haftası kapsamında Türkeli (Ayvasıl) şehitleri için bu sabah Lefkoşa Tekke Bahçesi’nde düzenlenen anma törenine katıldı. Tatar, “Özgürlüğümüzü, bağımsızlığımızı, bu güzel yaşamı, acımasız saldırılara, zulüm ve vahşete karşı kahramanca direnen şehitlerimize borçluyuz” dedi.

Hayatlarını acı ve özlem içinde geçiren şehit ailelerinin vatan, bayrak ve gelecek için mücadeleyi sürdürdüğünü de ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, tüm şehit yakınlarına sabır diledi.Tatar, Kıbrıs tarihine değindiği konuşmasında, Rum-Yunan ikilisinin uluslararası anlaşmalara rağmen, Akritas Planı’nı hayata geçirmek, adadaki Türk varlığını yok etmek ve Türkiye’ye bağları koparmak için savunmasız, silahsız sivil halkı hedef aldığını söyledi.

Garantör ülke İngiltere’nin, uluslararası camianın ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin adada yaşananlara seyirci kaldığını, 1963-74 yılları arasında 103 Türk köyünün yakılıp yıkıldığını, yüzlerce insanın katledildiğini anımsatan Tatar, Kıbrıs Türk halkının Anavatan Türkiye ile ilgili umudunu hiçbir zaman yitirmediğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Tatar, 20 Temmuz 1974’te Mehmetçik’in adaya çıktığını, mücahitlerle kahramanlık destanı yazdığını, bunun Kıbrıs Türk halkı için dönüm noktası olduğunu söyledi.

Çocukların geçmişini, tarihini bilmesi, öğrenmesi gerektiğini de kaydeden Ersin Tatar, “Anavatanımızın tam desteğiyle yürüttüğümüz milli ve yeni siyasetimizin egemenlik temelinde olduğu, bunun Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş’ın bir vasiyeti olduğu, egemenliğimizden asla taviz vermeyeceğimiz bilinmeli” dedi.

Yakın coğrafyada yaşanan gelişmelere de işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, “Güçlü olmak durumdayız. 1974’te hem Rumlara hem Türkler gelen bu barışın devam etmesini istiyorsak Anavatan Türkiyesiz çözüm olmaz” diye konuştu.

Tatar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni dünyaya tanıtmak için büyük bir mücadele verdiklerini de vurguladı.

Hüseyin Çavuş: Bu onurlu varoluş mücadelesi asla unutulmayacak, unutturulmayacaktır.

Bugün, Kıbrıs Türk halkının varoluş, onur ve özgürlük mücadelesinde sergilediği büyük fedakarlık ve cesareti bir kez daha anıyor; bu uğurda canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve derin bir saygıyla yâd ediyoruz.

21 Aralık 1963’te başlayan ve tarihe “Kanlı Noel” olarak geçen kara günler, Kıbrıs Türk halkının benzersiz bir dayanışma ve kararlılık örneği sergileyerek varlığını korumak ve geleceğini savunmak için verdiği mücadelenin simgesidir. Topraklarımızı vatan yapan şehitlerimiz, gazilerimiz ve kahraman halkımız sayesinde bugün özgürce, huzur ve güven içinde yaşamaktayız.

Şehitlerimizin dökülen kanları, gazilerimizin azmi ve halkımızın direnişi, bizlere yalnızca bir vatan değil, aynı zamanda birlik, dayanışma ve fedakarlık ruhunu da miras bırakmıştır. Bu onurlu varoluş mücadelesi asla unutulmayacak, unutturulmayacaktır.

Bugün, egemen eşitlik temelinde uluslararası bir statüyle Kıbrıs Türk halkının haklarını koruma kararlılığımız tamdır. Geçmişte yaşanan acıları bir daha yaşamamak adına mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Bu vesileyle, vatanımız uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anıyor, gazilerimize sağlık ve huzur diliyoruz.

Ruhunuz şad olsun.

Cevdet Yılmaz: Kanlı Noel’i unutmadık, unutturmayacağız

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 21-25 Aralık Milli Mücadele ve Şehitler Haftası dolayısıyla yayımladığı mesajda, “Kanlı Noel’i unutmadık, unutturmayacağız” dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 21-25 Aralık Milli Mücadele ve Şehitler Haftası dolayısıyla sosyal medya hesabı üzerinden bir mesaj yayımladı.

Yılmaz, mesajında şunları söyledi:

“61 yıl önce Rum terör örgütü EOKA tarafından Kıbrıs Türklerine yönelik başlatılan “Kanlı Noel” saldırıları, tarihe kara bir leke olarak kazınmıştır.

Bu vahşetin sorumluları, birlik ve beraberliğimiz karşısında amaçlarına ulaşamamıştır.

Maruz kaldıkları barbarlık ve zulüm karşısında asla boyun eğmeyen Kıbrıs Türk halkı, Anavatan Türkiye’nin sarsılmaz desteğiyle verdiği mücadelede zafere ulaşmış, onurlu direnişiyle tarih yazmıştır.

Kanlı Noel’de şehit düşen kardeşlerimizi rahmetle anıyor, onların aziz hatırasını sonsuza dek yaşatacağımızı bir kez daha vurguluyoruz. Unutmadık, unutturmayacağız!”

Cumhurbaşkanı Tatar, 2025 bütçesinin hayırlı olmasını diledi

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Cumuriyet Meclis’inde dün onaylanan 2025 Merkezi Devlet Yönetimi Bütçesi’nin hayırlı olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Cumuriyet Meclis’inde dün onaylanan 2025 Merkezi Devlet Yönetimi Bütçesi’nin hayırlı olmasını diledi.

Onaylanan 2025 bütçesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Tatar, yaptığı açıklamada, ekonomide istikrarın ve sürdürülebilirliğin temini, kamu ve özel kesim yatırımlarının, nitelikli büyümenin ve istihdamın desteklenmesi, toplumsal refahın artışının önemine dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Tatar, her yıl olduğu gibi bu yıl da bütçeye katkısı nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti’ne teşekkür etti.

“Sektörlerin istikrarlı büyümesi önemli” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, Turizm, Yüksek Öğrenim, Sanayi, Tarım ve hizmetler sektörlerinde büyüme sürecine girildiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Tatar, Maliye Bakanı Özdemir Berova’ya, bütçeyi hazırlayan Maliye Bakanlığı yetkililerine, yaptıkları katkılardan dolayı tüm milletvekillerine ve tüm Meclis çalışanlarına teşekkür etti.

Ertuğruloğlu: Devlete sahip çıkarak daha da güçlendirmek hepimizin en büyük vazifesi

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, “Geçmişin acılarını ve Rum zihniyetinin değişmediğini unutmadan, şehitlerimizin bizlere emaneti olan egemenliğimizin ve özgürlüğümüzün güvencesi devletimize sahip çıkarak, daha da güçlendirmek hepimizin en büyük vazifesidir.” dedi.

Ertuğruloğlu, 21-25 Aralık Milli Mücadele ve Şehitler Haftası nedeniyle yayımladığı mesajda, “Rumların, Yunanistan’ın desteği ile Akritas Planı uyarınca, Kıbrıs Türklerini yok etmek ve Ada’yı Yunanistan’a bağlamak hedefiyle 21 Aralık 1963’de Kıbrıs Türklerine yönelik başlattığı ve tarihe Kanlı Noel olarak geçen planlı soykırımın 61. yılında, tüm şehitleri saygı ve rahmetle andıklarını” vurguladı.

Geçmişin acılarını ve Rum zihniyetinin değişmediğini unutmadan, şehitlerin emaneti olan egemenliğin ve özgürlüğün güvencesi olan devlete sahip çıkarak, daha da güçlendirmenin herkesin en büyük vazifesi olduğunu kaydeden Ertuğruloğlu, şunları da belirtti:

“Kıbrıs’taki varlığımızın teminatı anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti ile omuz omuza her alanda hak ve çıkarlarımızı korumaya, egemen eşitliğimiz ve eşit uluslararası statümüzün tescili yönündeki mücadelemizi savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.

Vahşet dolu zor yıllarda halka direnme gücü veren, birlik ve beraberliğini sağlayan varoluş mücadelemizin lideri Dr. Fazıl Küçük ve Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Denktaş başta olmak üzere Kıbrıs Türk Halkının özgürlük ve varoluş mücadelesinin isimsiz kahramanlarını minnetle yad ediyoruz.”

Başbakan Ünal Üstel: Bugün KKTC’de özgürce yaşıyorsak, bunu şehitlerimizin fedakârlıklarına borçluyuz

Başbakan Ünal Üstel, 21-25 Aralık Milli Mücadele ve Şehitler Haftası dolayısıyla Mesaj Yayımladı

Aziz Halkımız,
Bugün, Kıbrıs Türk halkının milli varoluş mücadelesinde canlarını feda eden kahraman şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. 21 Aralık Şehitler Haftası, halkımızın kararlılığını, direnişini ve bağımsızlık uğruna ödediği bedelleri hatırlamak adına büyük bir anlam taşımaktadır.
21 Aralık 1963’te başlayan ve “Kanlı Noel” olarak tarihe geçen bu kara günlerde, Kıbrıs Türk halkı benzersiz bir dayanışma örneği göstererek, varlığını korumak ve geleceğini savunmak için mücadele etmiştir. Anavatan Türkiye’nin desteğiyle süren bu mücadele, özgürlük ve egemenlik yolunda atılan en önemli adımlardan biri olmuştur.
Bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde özgürce yaşıyorsak, bunu şehitlerimizin fedakârlıklarına borçluyuz. Onların bize bıraktığı bu kutsal emaneti sonsuza dek korumak ve daha ileri taşımak hepimizin en büyük sorumluluğudur.
Bu vesileyle, vatanımız uğruna canını feda eden tüm aziz şehitlerimizi bir kez daha saygıyla anıyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Kıbrıs Türk halkının özgürlüğüne ve haklarına olan inancını her zaman yaşatacağımızı bir kez daha ifade etmek istiyorum.
Ruhları şad, mekânları cennet olsun.

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, 21-25 Aralık Milli Mücadele ve Şehitler Haftası Mesajı

“ 21 Aralık 1963’te “Kanlı Noel” olarak tarihe geçen acı olaylarda şehit düşen Kıbrıs Türklerini rahmetle anıyoruz. Bu kara gün, Rum-Yunan ikilisinin saldırılarıyla masum Kıbrıs Türklerinin katledildiği, binlercesinin göçe zorlandığı ve insanlık dışı zulümler yaşadığı unutulmaz bir dönüm noktasıdır.

Bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı ve özgürlüğü, vatan uğruna canını feda eden şehitlerimizin ve mücadele eden gazilerimizin kutsal emanetiyle mümkündür. Bu mücadelede, Anavatan Türkiye’nin desteği ve Kıbrıs Türk halkıyla omuz omuza verdiği dayanışma, bağımsızlık ve egemenliğimizin en önemli güvencesi olmuştur.

Geçmişi unutmadan, bağımsızlığımıza ve egemenliğimize sahip çıkmak en büyük görevimizdir. Bu duygu ve düşüncelerle tüm şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyorum. “

Ziya Öztürkler: Gelecek nesillere geçmişi yaşatacak hiçbir girişime geçit vermeyeceğiz

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, 21-25 Aralık Mücadele ve Şehitler Haftası dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Gelecek nesillere geçmişi yaşatacak hiçbir girişime geçit vermeyeceğiz” dedi.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, egemen ve bağımsız şekilde üzerinde yaşadıkları topraklarda, gelecek nesillere geçmişi yaşatacak hiçbir girişime geçit vermeyeceklerini vurguladı.

Öztürkler, 21-25 Aralık Mücadele ve Şehitler Haftası nedeniyle yayımladığı mesajda, Kanlı Noel olarak tarihe geçen 21 Aralık tarihinin, Rum-Yunan ikilisinin adayı Yunanistan’a bağlama hedefiyle, silah zoru ve zorbalıkla, Kıbrıs Türk halkı ve meşru anayasal düzene karşı giriştiği saldırının, üzüntü ve ibretle idrak edildiği bir tarih olduğunu hatırlattı.

Kıbrıs Türk halkının tüm bu ahval ve şerait içinde kahramanca direnerek, en kötü şartlarda dahi egemenlik, eşitlik ve özgürlük haklarından ve bağımsızlık mücadelesinden vazgeçmediğini vurgulayan Öztürkler “Kıbrıs Türk halkına yönelik soykırım harekatı karşısında halkımızın göstermiş olduğu bu olağanüstü direniş ve mücadele kendi egemen devletimizle taçlandırılmıştır.” dedi.

21 Aralık 1963 saldırıları ve sonrası, sayısız masum Kıbrıs Türkü katledilirken, binlercesinin göçe zorlandığı, birçok Türk köyünün yakılıp yıkıldığı ve Kıbrıs Türk halkının insanlık dışı bir yaşama mahkum edilmeye çalışıldığını ifade eden Öztürkler, mesajında şunları da kaydetti:

“21-25 Aralık Milli Mücadele ve Şehitler Haftası’nda, kutsal dava uğruna canlarını feda eden, katliamlar sonucu can veren aziz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnet ve şükranla anar, egemen ve bağımsız şekilde üzerinde yaşadığımız topraklarda, gelecek nesillere geçmişi yaşatacak hiçbir girişime geçit vermeyeceğimizi bu vesile ile bir kez daha yineleriz.”

Özdemir Berova’dan Milli Mücadele ve Şehitler Haftası mesajı

Maliye Bakanı Özdemir Berova, “21-25 Aralık Milli Mücadele ve Şehitler Haftası” dolayısıyla mesaj yayımladı.

Maliye Bakanı Özdemir Berova, ‘21-25 Aralık Milli Mücadele ve Şehitler Haftası’ dolayısıyla mesaj yayımladı; “Verdiğimiz varoluş mücadelesi, toplumsal hafızamızdan silinmedi” dedi.

Berova mesajında 21-25 Aralık’ın, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde önemli bir yere sahip olduğuna işaret ederek Rumların 21 Aralık 1963’te Kıbrıs Türk yönelik gerçekleştirdiği ve tarihe “Kanlı Noel” olarak yazılan katliamının üzerinden 61 yıl geçtiğini hatırlattı.

“Verdiğimiz varoluş mücadelesi, toplumsal hafızamızdan silinmedi. Bu onurlu varoluş mücadelesini unutmadık, unutmayacağız ve unutturmayacağız.” diyen Berova, mesajında şu ifadelere de yer verdi:

“Bugün, kendi Vatanımızda başımız dik ve özgürce yaşayabiliyorsak bunu, toprağı vatan yapan şahadet mertebesine ulaşan Şehitlerimize, Gazi olan Mehmetçik, Mücahit ve Mücahidelerimize borçluyuz.

‘21-25 Aralık Milli Mücadele ve Şehitler Haftası’ vesilesiyle, en zor şartlarda canları pahasına mücadele verip bizlere kutsal vatan topraklarını emanet eden başta Liderimiz Dr. Fazıl Küçük, Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş olmak üzere, aziz şehitlerimizi ve aramızdan ayrılan kahraman gazilerimizi rahmet ve minnet duygularıyla anıyor, aramızda olan kahraman gazilerimize sağlıklı ve huzur dolu bir ömür diliyor şükranlarımı sunuyorum.”

21-25 Aralık Şehitler Haftası nedeniyle Şehitler Anıtı önünde tören düzenlendi

21-25 Aralık Millî Mücadele ve Şehitler Haftası dolayısıyla Lefkoşa Şehitler Abidesi önünde anma töreni düzenlendi.

Tören saat 09.30’da protokol sırasına göre çelenkler anıta sunulmasıyla başladı. Saygı duruşu, saygı atışıyla devam eden törende, İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekildi. Tören, Anıt Özel Defteri’nin imzalanmasıyla sona erdi.

Anma törenine, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler, Yüksek Mahkeme Başkanı Bertan Özerdağ, 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral İlker Görgülü, Ana Muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Tufan Erhürman, bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları, siyasi parti başkanları, askerî erkan, muharip dernekler ve diğer yetkililer katıldı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar anıt özel defterine şunları yazdı:

“Aziz Şehitlerimiz,

Kıbrıs Türk halkının, eşi benzeri görülmemiş bir zulüm ve adaletsizliğe karşı verdiği varoluş mücadelesinde canlarınızı feda ederek şehitlik mertebesine ulaştığınız kara günlerin 61. yılında sizleri özlem, rahmet ve derin bir saygıyla anıyoruz. Kahraman Kıbrıs Türk halkının bu topraklarda başı dik, onurlu bir şekilde yaşayabilmesi ve vatanına sahip çıkabilmesi için Mehmetçik ile omuz omuza yapılabilecek en büyük fedakarlığı yaparak hayatlarınızı verdiniz. Huzur ve güven içerisinde özgürce yaşayabilmek ve kendi kaderine sahip çıkma kararlılığıyla dökülen kanlarınızı, gösterdiğiniz büyük fedakarlıkları asla unutmamız mümkün değildir. Sayenizde Kıbrıs Türk halkı bugün özgürlük ve güven içerisinde yaşamını sonsuza dek sürdürecektir.

Geçmişte yaşanan acıları unutmadan, onlardan ders çıkararak geleceği daha güvenli, yaşanabilir ve sürdürülebilir bir şekilde inşa etmek için kararlılıkla çalışıyoruz. Geldiğimiz noktada, geçmişte yaşanan acıların bir daha tekrarlanmaması en büyük temennimizdir. Egemen eşit, uluslararası eşitliğe dayalı iki devletli siyasetimizi bu uğurda, yeniden kan dökülmemesi ve Kıbrıs Türk halkının eski günleri tekrar yaşamaması adına sürdürüyoruz.

Bu duygu ve düşüncelerle manevi huzurunuzda saygıyla eğiliyor, sizleri bu anlamlı günde rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz. Ruhunuz şad olsun.”

KTBK Komutan Vekili, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral İlker Görgülü ise anıt özel defterine şunları kaydetti:

“Kıbrıs Türkü’nü ezmeye çalışanlara gövdelerini siper eden, bağımsızlık aşkıyla hayatlarını hiçe sayan Aziz Şehitlerimiz;

Asil Türk Milleti ve Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu olarak bizler; uğruna canınızı verdiğiniz bu toprakları, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kanımızın son damlasına kadar koruyacak ve özgürlük mücadelesiyle tarihe geçen hatıranızı ilelebet yaşatacağız. Şanlı hatıranızı her an yüreğimizde hissederek uğruna can verdiğiniz değerleri korumak, kollamak ve yaşatmak için gerektiğinde camımızı feda etmeye kararlı ve azimliyiz.

Sizlerden aldığımız güç, azim ve ilham ile Kıbrıs Türk halkının güvenliğini ve özgürlüğünü her türlü tehlikeye karşı korumaya devam edecek ve bir oldubittiye asla izin vermeyeceğiz.

Bu duygu ve düşüncelerle, Aziz Şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden gazilerimizi rahmetle, hayatta olan gazilerimizi minnet ve şükranla anıyor, değerli hatıranız önünde saygıyla eğiliyoruz.

Ruhunuz şad olsun.”

BRTK Yönetim Kurulu Başkanı Tokel, TAK’ın 51. Kuruluş Yıldönümünü Kutladı

Bayrak Radyo Televizyon Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Özdemir Tokel, Türk Ajansı Kıbrıs’ın 51. kuruluş yıldönümü dolayısıyla TAK Müdürü Fehmi Gürdallı ve TAK Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Akkurt’a mesaj gönderdi.

Tokel, mesajında şu ifadeleri kullandı:

“21 Aralık 1973 tarihinde, varoluş mücadelemizin sesini yükseltmek ve adada tek yanlı üretilen haberlere karşı bir duruş sergilemek adına Kıbrıs Türk Yönetimi’nin kendi haber ajansına sahip olma istencini ortaya koyması üzerine Sait Terzioğlu ve ekibi tarafından kuruluşu gerçekleştirilen, Türk Ajansı Kıbrıs bugün 51 yaşında. O günden bugüne, toplumsal hafızamızın vazgeçilmez bir parçası olan Kıbrıs Türk Halkı’nın sesini, doğru, tarafsız ve ilkeli bir şekilde dünyaya ulaştıran, güvenilir haberciliğin adresi, Kıbrıs Türk Basın kuruluşlarının tartışmasız en önemli haber kaynağı Türk Ajansı Kıbrıs’ın 51. kuruluş yıldönümünü selamlıyorum”.

Özdemir Tokel, Çağımızda sürekli gelişen ve değişen medya teknolojilerini takip ederek kendini her gün yenileyen, yapay zeka çağında, ülkemize, devletimize ve halkımıza yönelik olası her tür dezenformasyon ve manipülasyonlara cevap verme kabiliyetine sahip bir Haber Ajansı olma misyonunu onurla taşıyan TAK’ın, aynı zamanda nesnel ve doğru haberciliğin de bir okulu haline geldiğine dikkati çekti. Ülkenin en prestijli kurumlarından biri olan TAK’ın vizyoner yönetim kadroları ile sektörün öncüsü olmaya devam edeceğine de inanç belirten Tokel, “Bu vesileyle, şahsım ve yönetim kurulumuz adına kuruluş yıldönümünüzü bir kez daha tebrik ediyor, Bayrak Radyo Televizyon Kurumu’nun kardeş ve paydaş kuruluşu Türk Ajansı Kıbrıs’ın tüm emektarlarına çalışmalarında başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu: Bu feryat Türkiye Cumhuriyeti adaletine kadar ulaşacak

Gazimağusa Namık Kemal Meydanında “Adalet İçin Ses Ver” etkinliğinde konuşan Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu “İsias ortak davamızın öncesinde birlikteliğimizi duyurmak ve Türkiye adaletinin bizleri fark etmesi için Namık Kemal Meydanı’nda toplandık.” dedi.

Çavuşoğlu, şöyle konuştu: “Meleklerimizi enkazın altında bıraktılar. Halkımız Adıyaman’a koştu. Enkazı kaldırıp Meleklerimizi memleketine getirmek için tek yürek olduk. Umudumuz onları alıp geri gelmekti, ama onları istediğimiz gibi alıp getiremedik. Onlar melek oldu, Kıbrıs Türk halkı ise yandı. Buradan andımız olsun ki bu İsias katillerinin ailelerinin gözyaşları bizim gözyaşlarımızdan daha fazla olmadığı sürece kalplerimiz soğumayacak. Bu feryat Türkiye Cumhuriyeti adaletine kadar ulaşacak. Bir tek andımız var çocuklarımızı ailelerinden alan katillerin olası kast ile ömürleri boyunca hapsolmalarıdır. Toplu bir şekilde cezaevinde cezalarını çekmeleridir. Başka türlü bu yıldızlar bu adayı aydınlatamaz”

Hasipoğlu: Unutmayacağız, unutturmayacağız

Şampiyon Meleklerimiz için adalet arayışı çerçevesinde Gazimağusa’da düzenlenen etkinlikte adalet için ses verildi.

Meclis Deprem Komitesi Başkanı UBP Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, Namık Kemal Meydanı’nın tarihi bir gün yaşadığını söyledi.

Hasipoğlu, “Ortak davamızda sesimizi duyurmak için bir araya geldik. Bu davanın bir emsal dava olmasını istiyoruz. Hem Şampiyon Meleklerimiz için hem de Türkiye için. Malzemeden çalan, projesini dahi onaylatmayan, kaçak yapı yapan, kolon kesen müteahhitlerin, proje sunmayan mimarların mühendislerin en ağır cezayı almasını istiyoruz. Sonuna kadar da bunu takip edeceğiz. Asrın felaketiydi ama biz bu davanın asrın davasını olmasını istiyoruz. Unutmayacağız, unutturmayacağız, olası kastın gelmesi için elimizden geleni yapacağız. Ailelerimiz, derneğimizi yürekten kucaklıyorum. Ahmet Bozkurt ve ailesini lanetliyorum. Davada kalıcı bir eser bıraktım deyen Ahmet Bozkurt Bu dava da senin mezarın olacak.” dedi.

Üstel: Mücadelemiz hedeflediğimiz olası kastı alana kadar devam edecek

Başbakan Ünal Üstel, Namık Kemal Meydanı’nda adalet için bir araya gelen halka hitap etti.

Asrın felaketi yaşandığı günden bugüne kadar KKTC’de halkın ilk defa tek vücut, tek yürek olduğuna vurgu yapan Üstel, “Tüm kesimleriyle halkımız bu mücadeleye destek veriyor. Bu mücadele KKTC’nin ortak mücadelesidir. Acımız dinmeyecektir. 24-25 Aralık’ta Adıyaman’dayız. Türkiye Cumhuriyetinin adaletine güveniyoruz.” dedi.

Üstel sözlerine şöyle devam etti:

“ Adalet mücadelemiz 6 Şubattan beri devam etmektedir. Ne kadar sürerse sürsün biz Şampiyon Meleklerimizi ve ailelerimizi yalnız bırakmayacağız. Çünkü bu acı halkımızın da acısıdır. Bu acıdan nasıl bir manevi huzur duyabiliriz? Hep söylediğimiz bir konu oldu; nasıl ki biz evlatlarımızı ömrümüzün sonuna kadar unutmayacağız, buna sebep olanlar için adalet gelene kadar her platformda mücadelemize devam edeceğiz. 24- 25 Aralık’ta Adıyaman’da olacağız ve olası kast inşallah gelecek ve bir nebze de olsa manen de olsa huzura ereriz. Durmak yok, mücadelemize devam edeceğiz, ta ki hedeflediğimiz olası kastı alana kadar”

Tatar: Türk adaletine güveniyoruz

Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği’nin düzenlediği “Adalet İçin Ses Ver” etkinliğinde konuşan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Bu akşam Namık Kemal Meydanı tarihinin en hüzünlü akşamlarından bir tanesini yaşıyor. Bu kadar yüreğin parçalandığı Kıbrıs Türk halkı 6 Şubat’tan beri bu acıyı yüreklerde taşıyor.” dedi.

Gözyaşlarının dinmediğini ifade eden Tatar, “İsias ortak davamızdır. Adalet için sesimizin duyulması için hep birlikte adeta parçalanıyoruz. Buradan verilen ses adaletin yerini bulabilmesi içindir.” İfadelerini kullandı.

Tatar şunları söyledi:

“Buradan verilen mesaj gelecek nesillerin ayni acıları yaşamaması için Kıbrıs Türkü buradan ses veriyor. Böylesine bir vurdumduymazlığın devam etmemesi için bu davanın örnek bir dava olması gerekmektedir. Ailelerimizi kutluyorum.

Evlatlarımızı, öğretmenlerimizi geri getirmemiz, Anavatan’da hayatını kaybeden on binleri geri getirmek mümkün değil. Biz et ve tırnağız. Biz buradan bu sesi verirken, biz Türk adaletine güveniyoruz. Doğru kararın çıkacağına inanıyoruz. İsias ortak davamızdır ve adaletin yerini bulmasıyla bu dava neticelendirilmelidir.”

Maliye Bakanı Özdemir Berova: 2025 kayıt dışılıkla mücadele yılı olacak

Maliye Bakanı Özdemir Berova, 2025’in kayıt dışılıkla mücadele yılı olacağını dile getirdi.

Maliye Bakanı Özdemir Berova, 2025’in kayıt dışılıkla mücadele yılı olacağını kaydetti. Genel Kuruldaki bütçe görüşmelerinde söz alan Berova, Hayat Pahalığıyla ilgili yasal düzenleme konusunda da konuşarak, “Bu, kesinti düzenlemesi değil. HP yılda 2 kez verilmeye devam edilecek. Verilecek HP, o dönemdeki HP’ye eşit olarak verilecek” dedi.

2025 Mali Yılı Merkezi Devlet Yönetimi Bütçe Yasası Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda oylanmadan önce, 68 Milyar 971 Milyon 69 Bin TL’lik Maliye Bakanlığı bütçesi ile gelirler bütçesi görüşülerek oy çokluğuyla kabul edildi.

Kürsüye çıkarak milletvekillerini yanıtlayan Maliye Bakanı Berova, “2025’de kamu maliyesi olarak vermek istediğimiz net mesajlar var. 2025 yılı kayıt dışılıkla mücadele yılı olacak. Saha denetimlerine başladık. Bütçe açığının kapatılması için en önemli unsurlardan biri de bu olacak” diye konuştu.

Mecliste olan yasalara işaret eden ve bu konuda bilgi veren Berova, Taşınmaz Mal Komisyonu hakkında da konuştu.

Ödenmesi gereken yükümlülüklerin 2020 sonuna kadar yerine getirildiğini söyleyen Berova, yasal düzenlemelerle ve Anavatan Türkiye’den gelen katkıyla bu yılkı hedefin, 2021 sonuna kadar tüm yükümlülükleri ödemek olduğunu kaydetti.

Vergi affıyla ilgili de konuşan Maliye Bakanı Berova, afla ilgili sürenin 26 Aralık’ta dolacağını ve herhangi bir uzatma olmayacağını kaydederek, Vergi Dairesi’nin yarın ve pazar günü de açık olacağını aktardı.

Hayat Pahalılığı konusundaki yasal düzenlemeyle ilgili eleştirileri de yanıtlayan Özdemir Berova, “Bu, kesinti düzenlemesi değil. HP yılda 2 kez verilmeye devam edilecek. Verilecek HP, o dönemdeki HP’ye eşit olarak verilecek” dedi.

“2025 daha öngörülebilir bir yıl olarak önümüzde duruyor” diyen Berova, pahalılıkla mücadele enstrümanlarını doğru şekilde kullanmak için çalışacaklarını belirtti.

Gazimağusa Limanı’ndaki ihale sürecine de değinen Berova, burada piyasaya yansıyacak bir pahalılık olmayacağını dile getirdi.

Maliye Bakanı Özdemir Berova, 2025 bütçe görüşmelerinin zorlu ve uzun geçtiğini de dile getirerek, eleştiriler yapıldığını, önerilerde bulunulduğunu söyledi. Berova, bütçenin hazırlanmasında emeği geçenlere ve Meclis çalışanlarına teşekkür etti.

Maliye Bakanlığı bütçesi oy çokluğuyla oylandıktan sonra Gelirler bütçesi üzerinde söz alan CTP Milletvekili Devrim Barçın, uzman askerlerin ve uzmanlıktan sivil işçiliğe geçen GKK personelinin hak mağduriyetlerin giderilmesi için hazırlanan yasa çalışmanın ne aşamada olduğunu sordu.

Maliye Bakanı Berova, askerlerle ilgili yasal düzenlemenin mecliste olduğunu, Anavatanla görüşüldüğünü ve notların alındığını, pazartesi günü yine ilgililerle konuşarak bu açılımın nasıl yapılacağı konusunda görüş alışverişinde bulunulacağını aktardı.

Berova, Başbakan Ünal Üstel’in ocak ayının başında Türkiye’ye giderek mali protokolü imzalayacağını, diğer protokollerin de buna paralel şekilde düzenleneceğini kaydetti.

 ÖZTÜRKLER

Gelirler bütçesiyle 2025 Mali Yılı Merkezi Devlet Yönetimi Bütçe Yasa Tasarısı’nın oylanmasının ardından kısa bir konuşma yapan Meclis Başkanı Ziya Öztürkler de, bütçenin hazırlanmasına katkı koyanlarla, milletvekillerine, divan üyelerine ve Meclis çalışanlarına teşekkür etti.

2025 için iyi dileklerini de paylaşan Öztürkler, bütçe görüşmeleri sırasından CTP Milletvekili Asım Akansoy ile Ekonomi Bakanı Olgun Amcaoğlu’nun yakınlarını kaybettiğini ifade ederek, baş sağlığı dileklerini yineledi.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nun yeni yıldaki ilk toplantısı 6 Ocak’ta yapılacak.