Archives 2024

Petrol yükselişini sürdürdü: Brent 73 doların üzerinde, ABD ham petrolü 70 doları korudu

Petrol, ABD’nin Rusya ve İran’ın enerji sektörlerine daha fazla yaptırım uygulama olasılığının artmasıyla üç günlük yükselişin ardından sabit kaldı. Brent, haftanın ilk üç seansında yüzde 3,4 yükseldikten sonra varil başına 73 doların üzerinde işlem gördü, ABD ham petrolü ise 70 doların üzerinde tutundu.

ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, Biden yönetiminin yeni ve daha sert yaptırımları tarttığı söylenirken, nispeten düşük fiyatların Rusya’nın enerji sektörüne karşı daha fazla eyleme izin verebileceğini söyledi.

Öte yandan, Donald Trump’ın ulusal güvenlik danışmanı adayı, göreve gelen yönetimin İran’a, İslam Cumhuriyeti’nin petrol gelirlerini kısıtlamak da dahil olmak üzere azami baskı uygulayacağını söyledi.

Petrol, jeopolitik şoklar ve en büyük ham petrol ithalatçısı Çin de dahil olmak üzere azalan talebin gelecek yıl bir fazlalığa yol açacağı beklentileriyle sarsılarak son iki ayda dar bir aralıkta işlem gördü.

Çarşamba günü, ABD’nin olumlu enflasyon verilerinin bu ay en büyük petrol tüketicisinde faiz oranı indirimi beklentilerini desteklemesinin ardından daha geniş piyasalardan bir miktar destek buldu.

Hava bugün serin ve nemli hava kütlesi etkili olacak

Bölge, alçak basınç sistemiyle birlikte serin ve nemli bir hava kütlesinin etkisi altına girdi. Havanın bugün parçalı bulutlu geçeceği belirtilirken, sıcaklıkların mevsim normallerinin 3-4 derece üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor.

Meteoroloji Dairesi’nden yapılan açıklamaya göre, rüzgarın kuzey ve batı yönlerden orta kuvvette, zaman zaman ise kuvvetli şekilde esmesi bekleniyor.

Nalbantoğlu Hastanesi’nde Bir İlk: Hastanın kendi dokusundan hazırlanarak yapılan kalp kapağı nakli başarıyla gerçekleştirildi

Dinçyürek:” Bu yöntem, kalp ve damar cerrahisinde büyük bir yenilik ve başarıdır”

Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi, kalp ve damar cerrahisinde önemli bir başarıya imza atılarak ülkede ilk kez Ozaki (Hastanın kendi dokusundan hazırlanarak yapılan kalp kapağı nakli) ameliyatı başarıyla gerçekleştirdi. Kalp kapakçığı hastalıklarında devrim niteliği taşıyan bu yöntem, 69 yaşındaki bir erkek hastaya uygulandı ve operasyon sorunsuz bir şekilde tamamlandı.

Ameliyat, Kalp ve Damar Cerrahisi Servisi’nden Dr. Hasan Ceyda ve Dr. Safa Özçelik’in liderliğinde yapıldı. Ekipte ayrıca Klinik Şefi Dr. Ozan Emiroğlu, Başhekim Başyardımcısı Dr. Hasan Birtan, Dr. Mehmet Arıkbuka ve Dr. Çağın Zaim yer aldı.

Ameliyat sonrası hastayı ziyaret eden Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, yaptığı açıklamada, “Bugün burada, adada bir ilki gerçekleştiren sağlık ekibimizin başarısını gördük. Bu ameliyat, ileri düzey bir cerrahi yöntem olup Türkiye dahil sadece seçkin belli merkezlerde ve dünyada sayılı yerlerde uygulanabiliyor. Ekibimizi kutluyor, hastamıza acil şifalar diliyorum” ifadelerini kullandı.

Dinçyürek, Ozaki yönteminin hastanın kendi kalp zarından alınan dokular kullanılarak yeni bir aort kapakçığı oluşturulmasıyla gerçekleştirildiğini belirterek, bu ileri cerrahi yöntemin son derece önemli bir operasyon olduğunu vurguladı.

Dinçyürek, bu yöntem, kalp ve damar cerrahisinde büyük bir yenilik ve başarıdır. Sıfırdan inşa edilen bir kalp ve damar cerrahisi merkezinin ülkemize ne denli büyük hizmetler sunduğunu bugün bir kez daha gördük. Bu başarıda emeği geçen tüm ekip arkadaşlarımıza, hekimlerimize, hemşirelerimize, ameliyathanede katkı sağlayan tüm anestezi ve teknik ekiplere gönülden teşekkür ederim.” “Bu tür başarılar, sağlık altyapımızın geliştirilmesi ve çalışanlarımızın desteklenmesiyle mümkün oluyor. Onların ihtiyaçlarını karşılamak ve daha iyisini sunmak bizim görevimiz” dedi.

Dr. Hasan Ceyda, operasyonun detaylarını şu sözlerle aktardı:
“Cuma günü, ciddi aort kapak sorunları olan hastamız için bu ameliyatı gerçekleştirdik. Beş gün geçti ve kapağın mükemmel çalıştığını tespit ettik. Hastamız birkaç gün içinde taburcu edilecek.

Ameliyat sırasında ekibe destek veren Türkiye’den gelen hocamız Dr. Safa Özçelik, ameliyatların gerçekleşmesi ve gerekli alt yapı konusunda her zaman destek veren Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek ve meslektaşlarıma teşekkür ederim diyen Dr. Ceyda, iş birliğinin önemini vurguladı.

Bakan Dinçyürek’in ziyareti sırasında ameliyatı geçiren 69 yaşındaki erkek hasta, hızla iyileştiğini, başarılı bir ameliyat geçirdiğini belirterek ameliyatı gerçekleştiren ekibe ve kendisini ziyaret eden Bakan Dinçyürek’e teşekkür etti.

GÖNYELİ-ALAYKÖY BELEDİYE BAŞKANI HÜSEYİN AMCAOĞLU: YEREL YÖNETİM GÜÇLENİRSE MERKEZİ HÜKÜMETİN YÜKÜ HAFİFLER

Gönyeli-Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu: YEREL YÖNETİM GÜÇLENİRSE MERKEZİ HÜKÜMETİN YÜKÜ HAFİFLER

Gönyeli-Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, Güneş TV’de yayınlanan ve Sibel Kolçak’ın hazırlayıp sunduğu De’Sibel programına konuk oldu. Programda, belediyenin yürüttüğü projeler, hedefleri ve geleceğe yönelik planları hakkında kapsamlı açıklamalarda bulunan Amcaoğlu, altyapıdan eğitime, çevre düzenlemelerinden sosyal projelere kadar birçok alandaki çalışmaları değerlendirdi.

ALAYKÖY SAHASI YENİLENİYOR

Başkan Amcaoğlu, uzun süredir atıl durumda olan Alayköy sahasının tamamen temizlendiğini ve sıfırdan bir proje ürettiklerini belirtti. Sahayı güvenli bir şekilde bölge halkının hizmetine sunacaklarını söyleyen Amcaoğlu, “Sahanın çevresine yürüyüş parkuru ekliyoruz. Aynı zamanda burada bir spor kompleksi yapmayı hedefliyoruz” dedi.

EĞİTİME YATIRIMLAR DEVAM EDECEK

Eğitim alanında yapılan yatırımların önemine değinen Amcaoğlu, Fazıl Plümer Anaokulu’nda Atatürk büstünün tamamlanmak üzere olduğunu, Gönyeli İlkokulu’ndaki sınıf tavanlarının izolasyon çalışmalarının bitme aşamasına geldiğini ve Alayköy İlkokulu’nda iki derslik yaparak hizmete açtıklarını ifade etti. Ayrıca Gönyeli’ye yeni bir ilkokul yapılması gerektiğini vurgulayan Amcaoğlu, taslak projelerin hazır olduğunu ve ihtiyaca cevap verecek şekilde planlandığını söyledi.

“GERİ DÖNÜŞÜM PROJESİNİ KENT GENELİNE YAYMAYI PLANLIYORUZ”

Belediyenin çevre konusundaki duyarlılığına dikkat çeken Başkan Amcaoğlu, “3-4 mahallede başlattığımız Geri Dönüşüm Sokağı projesi kapsamında kilolarca plastik atık toplandı ve geri dönüşüme gönderildi. Bu proje ile hem çevreyi koruyoruz hem de ekonomik katkı sağlıyoruz” dedi. Inner Wheel’ın desteği ile Avrupa Birliği’nden bir miktar katkı aldıklarını belirten Amcaoğlu, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın da katıldığı bir etkinlikte öğrencilerin geri dönüşüm projelerinin sergilendiğini ifade etti. Bu projeyi diğer bölgelere ve kent geneline yaymayı planladıklarını dile getirdi.

“ALTYAPI VE KANALİZASYON ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR”

Altyapı çalışmaları hakkında bilgi veren Amcaoğlu, Gönyeli’nin yağmur suyu master planı güncelleneceğini ve kanalizasyon projelerine devam ettiklerini belirtti. Kanalizasyonun 2.6 kilometrelik kısmının tamamlandığını, Yenikent’te kanalizasyona bağlı olmayan bölgelerde çalışmalara başladıklarını ve Alayköy Sanayi Bölgesi’nde kanalizasyon ihalesini yeniden açılmasını beklediklerini söyledi. Yağmur suyu tahliye sorunlarının çözümü için Kanlıköy’de riskli bölgelerde imar planlarına müdahalelerde bulunduklarını vurguladı.

“ANAVATAN TÜRKİYE İLE ORTAK PROJELER SÜRECEK”

Türkiye Cumhuriyeti’nin belediyelere sağladığı 300 milyon TL’lik kaynaktan faydalanmak için projeler hazırladıklarını ifade eden Amcaoğlu, bu kapsamda 2 projeyi hayata geçirdiklerini ve Yenikent’te yol sorunlarının çözümü için Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği ile işbirliği içinde olduklarını söyledi.

ALAYKÖY’E MODERN DÜĞÜN SALONU VE FESTİVAL ALANI MÜJDESİ

Belediyenin çeşitli projelerle bölge halkının yaşam kalitesini artırmayı hedeflediğini belirten Amcaoğlu, Alayköy’e modern bir düğün salonu ve festival alanı yapılacağını ve bu projeye 2025’te başlanacağını açıkladı. Bölgedeki yeşil alan çalışmalarına da değinen Amcaoğlu, yüzlerce zakkum ağacı dikildiğini, iki yeni parkın tamamlandığını ve Kanlıköy’deki parkın bitmek üzere olduğunu söyledi.

“ESNAFIMIZA DESTEĞİMİZ TAM”

Yerel esnafı desteklemek için yeni alanlar oluşturduklarını dile getiren Amcaoğlu, Yenikent Bulvarı’nda park yeri sorununu çözmek için çalışmalar yaptıklarını belirtti. Ayrıca çeşitli etkinliklerle esnafa ekonomik katkı sağlamayı hedeflediklerini ifade etti.

“YEREL YÖNETİM NE KADAR GÜÇLÜ OLURSA MERKEZİ HÜKÜMETİN YÜKÜ DE O KADAR HAFİFLER”

2024 yılının başarılı bir yıl olduğunu söyleyen Amcaoğlu, belediyenin 649 milyon 500 bin TL’lik bütçe hedefini aşarak yaklaşık 130 milyon TL’lik bir yatırım gerçekleştirdiğini açıkladı. 2025 yılı için 1 milyar 100 milyon TL’lik bir bütçe öngördüklerini belirten Amcaoğlu, yaşanması muhtemel ekonomik sıkıntılara karşı tedbirli olunması gerektiğini vurguladı. Devlet katkısında beklenen artışın gerçekleşmediğini dile getiren Amcaoğlu, “Yerel yönetimler ne kadar güçlü olursa, merkezi hükümetin yükü de o kadar hafifler” dedi.

Programı, “2025 yılında barış, huzur ve mutluluk diliyorum. Ülkemizin daha iyi bir noktaya gelmesi için hızlı bir şekilde projelere devam edeceğiz” diyerek sonlandırdı.

GAZİMAĞUSA ÖZEL EĞİTİM VE İŞ EĞİTİM OKULU’NDA SERGİ VE KERMES ETKİNLİĞİ DÜZENLENDİ

GAZİMAĞUSA ÖZEL EĞİTİM VE İŞ EĞİTİM OKULU’NDA SERGİ VE KERMES ETKİNLİĞİ DÜZENLENDİ

Gazimağusa Özel Eğitim ve İş Eğitim Okulu, her yıl düzenlediği sergi ve kermes etkinliğini büyük bir katılımla gerçekleştirdi.

Zerrin Üstel: “Özel eğitime desteklerimiz sürecek”

Etkinliğe katılan Başbakan Ünal Üstel’in eşi Zerrin Üstel, özel eğitimin kendisi için çok önemli olduğunu vurguladı. Üstel, “Çocuklarımızın eğitimi, bu özel çocuklarımızın eğitimi benim için çok önemli. Elimizden ne geliyorsa, ihtiyaçları neyse hocamıza da söz veriyorum, gereken her şeyi yapacağız” dedi.

Öğretmenlere olan takdirini de dile getiren Üstel, “Öğretmenlerimizin yeri çok farklı, özel eğitimdeki eğitmenlerimizin başında Emir Ali hocamızın olması beni çok etkiliyor. Onun gibi iyi eğitmenlere sahip olduğumuz için şanslıyız” şeklinde konuştu.

Öğrencilerden ilham veren eserler
Gazimağusa Özel Eğitim ve İş Eğitim Okulu, özel gereksinimli öğrencilerin atölyelerde ürettiği eserleri sergileyerek topluma kazandırılan becerileri gözler önüne serdi. Etkinlikte, öğrencilerin bağımsız yaşam becerileri kazanmalarına yönelik çalışmaların önemi bir kez daha vurgulandı.

Etkinlik, katılımcıların öğrencilerin ürettikleri eserleri incelemesi ve bu özel günün anısını paylaşmasıyla sona erdi.

A-Level başarı bursu kazanan öğrenciler açıklandı

A-Level sonuçlarıyla üniversiteye kayıt yaptıran öğrenciler arasında başarı bursu kazananlar açıklandı.

Milli Eğitim Bakanlığı, A-Level sonuçlarıyla üniversiteye kayıt yaptıran öğrenciler arasında başarı bursu almaya hak kazananları açıkladı.

Yüksek Öğrenim ve Dış İlişkiler Dairesi’nden yapılan açıklamada, Burs Tüzüğü’nün 11. maddesine göre; KKTC, TC ve üçüncü ülkelerdeki üniversitelere A-Level sonuçları ile kayıt yaptıran KKTC vatandaşı aktif 20 öğrenciye başarı bursu verildiği duyuruldu.

Burs almaya aday öğrencilerin en yüksek puanlı 3 dersin toplamından oluşan “UMS” puanlarına göre belirlendiği kaydedilen açıklamada, açıklanan listeye 5 iş günü içerisinde, mesai bitimine kadar Daireye yazılı, gerekçeli ve belgeli itiraz yapılabileceği, daha sonraki itirazların dikkate alınmayacağı belirtildi.

“Yalan veya yanıltıcı” bildirim yapan öğrenciler hakkında Burs Tüzüğü’nün 9. maddesindeki kuralların uygulanacağı bilgisi paylaşılan açıklamada, Burs Tüzüğü’nün 11. maddesinin 9. fıkrası gereği hazırlık sınıfında öğrenim gören öğrencilere hazırlık sınıfı süresince burs ödemesi yapılmayacağı bildirildi.

Açıklamada, “2024-2025 akademik yılı için Başarı Bursu (A-Level) almaya hak kazanacak olan öğrencilerimizi kutlar, yükseköğretime devam eden tüm öğrencilerimize eğitim hayatlarında başarılar dileriz” denildi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kamu Hizmeti Komisyonu’nu (KHK) ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ziyarette yaptığı konuşmada, bağımsız olan KHK’nın, liyakata dayalı olarak devlete işe alımlarda ve terfilerde sınav yaptığını belirtti, tarafsız ve güvenilir bir anlayışla çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

Devletin iyi yönetilmesi için sınav sistemi ve liyakatın önemine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, sınavlarda başarılı olanların çeşitli kademelerde yer aldığını ve devleti yönetttiğini ifade etti.

KHK’nın 1967 yılında kurulduğunu ve 57 yıldır kendi kuralları çerçevesinde başarılı bir şekilde görev yaptığını anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, KHK başkanlarını saygıyla andı.

KHK’nın büyük bir sorumluluk üstlendiğini ve özveriyle çalışmalarını sürdürdüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, yaptığı çalışmalardan dolayı KHK Başkanı Ömer Aydın Köseoğlu, komisyon üyeleri ve çalışanlara teşekkür etti.

KHK Başkanı Ömer Aydın Köseoğlu da konuşmasında ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade ederek, “KHK’da yapılan çalışmaları yerinde incelediniz ve bizi onura ettiniz” dedi.

Ziyarette Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Aydın Akkurt ve Cumhurbaşkanlığı Daire Müdürü Osman Çağakan eşlik etti.

Meclis’te bütçe maratonu üçüncü gününde

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu toplandı.

Ziya Öztürkler başkanlığındaki toplantı saat 11.46’da başladı.

2025 Mali Yılı Merkezi Devlet Yönetimi Bütçe Yasa Tasarısı’nın ele alındığı Genel Kurul’da bugün, 1 milyar 936 milyon 92 bin TL’lik Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı bütçesi, 3 milyar 247 milyon 384 bin TL’lik Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı bütçesi ve Bakanlığa bağlı 298 milyon 120 bin TL’lik Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurumu bütçesi görüşülecek.

Genel Kurul’da ilk olarak 1 milyar 936 milyon 92 bin TL’lik Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı bütçesi ele alınıyor.

Fidan: GKRY’nin silahlandırılması adada yeni bir silahlanma yarışını tetikleyebilir

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin silahlandırılması, adada yeni bir silahlanma yarışını tetikleyebilecektir.” dedi.

Fidan, dün, TBMM Genel Kurulu’nda Bakanlığı ve ilgili kurumlarının 2025 yılı bütçesinin sunumunu yaptı.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin silahlanma çabalarına ilişkin Fidan, “Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin silahlandırılması, adada yeni bir silahlanma yarışını da tetikleyebilecektir. Milli davamız Kıbrıs meselesinde Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinden ve eşit uluslararası statüsünden vazgeçmemiz söz konusu olamaz. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere tüm platformlarda bu hususu vurgulamaktayız.” dedi.

Fidan, Yunanistan’la pozitif gündem doğrultusunda çalışmayı sürdürdüklerini kaydederek, “Batı Trakya Türk azınlığını ve 12 adalarda yaşayan soydaşlarımızın haklarının korunması yönündeki girişimlerimize devam ediyoruz. Diğer yandan Ege ve Doğu Akdeniz’deki hak ve çıkarlarımızı hem sahada hem masada kararlılıkla koruyoruz.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Tatar: Yeni geçiş kapıları için görüşmeler yakında olacak

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, dün akşam katıldığı BM’nin düzenlediği yıl sonu resepsiyonunun ardından yaptığı açıklamada, “Rum lider ile her zaman yapıcı görüşme yapmaya hazır olduğunu” söyledi.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Tatar, eşi Sibel Tatar’la birlikte katıldığı Birleşmiş Milletler’in ara bölgedeki Ledra Palace Otel’de düzenlediği yıl sonu resepsiyonunun ardından açıklamalarda bulundu.

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi ve Kıbrıs’taki BM Barış Gücü (UNFICYP) Misyon Şefi Colin Stewart’ın ev sahipliğindeki resepsiyona, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis eşleriyle birlikte bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, resepsiyon sonrası basına yaptığı açıklamada, Birleşmiş Milletler’e ve resepsiyona katılanlara teşekkür ederek, iyi seneler ve kutlayan herkese mutlu Noeller diledi.

Rum lider ile her zaman yapıcı görüşme yapmaya hazır olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, mütekabiliyet vurgusu yaptı ve Kıbrıs Türklerinin kendi devletleri olduğunun altını çizdi.

“Hem Kıbrıslı Türkler hem de Kıbrıslı Rumlar için daha iyi bir gelecek istiyorum. Önemli olan karşılıklı anlayıştır” diye konuşan Cumhurbaşkanı Tatar, Rum Lider Hristodulidis’ten Kıbrıs Türklerine yönelik daha anlayışlı bir tutum ortaya koymasını beklediğinin ve Kıbrıs Türklerinin en az Kıbrıslı Rumlar kadar egemenlik hakkına sahip olduğunun altını çizdi.

Yeni geçiş kapılarının açılması ile Kıbrıslı Türkler ve Rumların daha iyi ilişkiler içinde olacağı temennisini dile getiren Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, yeni geçiş kapıları için görüşmelerin yakında olacağını da sözlerine ekledi.

Dolar ve Sterlin rekor tazeledi!

Dolar ve Sterlin son bir ayın en yüksek seviyesine ulaşarak, rekor tazeledi.

Dolar ve Sterlin son bir ayın en yüksek seviyesine ulaşarak, rekor tazeledi.
Buna göre, serbest piyasada Amerikan Doları 34,86 TL, Euro 36,72 TL, İngiliz Sterlini ise 44,52 TL’den işlem görüyor.

Saat 08.06 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 34,85 TL, satış fiyatı 34,98 TL.

Euro’nun alış fiyatı 36,70 TL, satış fiyatı 36,83 TL, İngiliz Sterlini ise 44,50 TL’den alınıp 44,60 TL’den satılıyor.

ABD, 2025 için petrol fiyatı tahminini aşağı yönlü revize etti

ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA), gelecek yıla ilişkin petrol fiyat tahminini aşağı yönlü revize etti.

EIA’nın “Aralık 2024 Kısa Dönem Enerji Görünümü Raporu”na göre, gelecek yıl piyasaların yıllık bazda nispeten dengede olacağı varsayımıyla Brent türü ham petrolün varil fiyatının mevcut seviyelere yakın bir seyir izlemesi bekleniyor.

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC dışı bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ grubunun 2025 boyunca üretimini yeni hedef seviyelerine çıkaracağı ve küresel petrol stoklarının ise yıl sonunda bugünkü seviyelere yakın kalacağı öngörülüyor.

OPEC+ kesintileriyle ilk çeyrekte stokların, günlük yaklaşık 700 bin varil azalması ancak yılın geri kalanında OPEC+ ve OPEC+ dışı üretim artışlarıyla günlük yaklaşık 100 bin varil artacağı tahmin ediliyor. Bu artışlarla Brent petrolün varil fiyatının 2025’te bu yılki ortalama 80 dolarlık seviyenin altında kalacağı hesaplanıyor.

Buna göre, gelecek yıl için Brent petrolün ortalama varil fiyatının 73,58 dolar seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Bu rakam, önceki raporda 76,06 dolar olarak tahmin edilmişti.

Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün ortalama varil fiyatının da 69,12 dolar seviyesinde olacağı öngörülüyor. Söz konusu rakam, geçen ay 71,60 dolar olarak hesaplanmıştı.

EIA, bu yıl için de Brent petrolün ortalama varil fiyatını 80,49 dolar, WTI ham petrolü 76,51 dolar olarak aşağı yönlü revize etti.

Rapora göre, fiyatlar için başlıca riskler ise Orta Doğu’daki çatışmalar ve OPEC+ üyelerinin üretim kesintilerine bağlılıkları olarak öne çıkıyor.

ABD’de günlük ortalama ham petrol üretiminin bu yıl yaklaşık 13 milyon 240 bin varil olarak gerçekleşmesi bekleniyor. Bu rakam geçen yıl yaklaşık 12 milyon 930 bin varil olarak kayıtlara geçmişti. 2025’te ise üretimin 13 milyon 520 bin varile çıkacağı hesaplanıyor.

Geçen ayki raporda rakamlar bu yıl için 13 milyon 230 bin varil, gelecek yıl için ise 13 milyon 530 bin bin varil olarak tahmin edilmişti.

Küresel petrol arzının ise bu yıl günlük 102 milyon 590 bin varil, gelecek yıl 104 milyon 240 bin varil olacağı öngörülüyor.

Öte yandan, küresel petrol tüketiminin bu yıl günlük 103 milyon 30 bin varil, gelecek yıl 104 milyon 320 bin varil olacağı tahmin ediliyor.

“Devletin hiçbir kuruşu Kurultay için harcanmamıştır”

Başbakan Ünal Üstel, 2024 yılı Başbakanlık bütçesindeki artışa yönelik yapılan eleştirilere yanıt vererek, “Devletin hiçbir kurulu Kurultay için harcanmamıştır. Buna müsaade vermem.” dedi.

 

Üstel, temsil ve ağırlama giderlerindeki artışın, Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olmasının ardından, ülkeye gelen misafirlerde yaşanan artış ve karşılıklı ziyaretlerden olduğunu, bunu desteklediklerini kaydetti.

 

Azerbaycan’la ilişkilerin farklı alanlarda da geliştiğini belirten Üstel, ilk defa KKTC’den sağlık belgeleriyle ve gümrük çıkışlarıyla Azerbaycan’a narenciye ihraç edildiği kaydetti, bunun yanında alüminyum ihracatının devam ettiğini söyledi.

 

2025-2029 Kalkınma Planı’nın hazır olduğunu ve en kısa zamanda paylaşılacağını ifade eden Üstel, planın nüfus projeksiyonuyla ve tüm kurumlardan alınan verilerle hazırlandığını açıkladı.

Başbakan Ünal Üstel, Başbakanlık ve bağlı kurumlara ilişkin bütçelerin Genel Kurul’da görüşülmesinin ardından söz alarak, muhalefet milletvekillerinin eleştirilerine yanıt verdi.

 

– “Tüm olumsuzluklara rağmen bütçede yüzde 70 artış yapıldı”

 

Başbakan Üstel, tüm eleştirileri dinlediklerini, bunları dikkate alarak eksiklikleri tamamlayacaklarını kaydetti, hükümete geldikleri günden beri halkın rahatı ve mutluluğu için çalışmalar yürüttüklerini, buna devam edeceklerini belirtti.

 

2020 yılı itibarıyla pandemi süreci, Rusya-Ukrayna Savaşı, 6 Şubat Depremi, İsrail-Filistin Savaşı ve çatışmaların bölgeye yayılması gibi yaşanan gelişmeler sonucunda ekonomilerde daralmalar yaşandığını kaydeden Üstel, ülkede de bu çerçevede bazı ekonomik sıkıntılar doğduğunu, enflasyonun arttığını ifade etti.

 

Bu kapsamda yerel kaynakların yetmediği durumlarda Türkiye Cumhuriyeti ile yapılan protokoller sayesinde hizmetlere devam edildiğini kaydeden Üstel, bu kadar olumsuzluk içerisinde yüzde 70 oranında bütçede bir artış yaşandığını, Başbakanlık ve kurumlarının da payını aldığını belirtti.

 

Başbakanlık bütçesine yönelik yapılan eleştirilerde, ağırlama ve temsil giderlerindeki artışın öne çıktığını söyleyen Üstel, bu artışı Kurultay’la bağdaştırmanın doğru olmadığını kaydetti, “Devletin hiçbir kuruşu Kurultay için harcanmamıştır. Buna müsaadem yok. Müsteşarlarım ve bürokratlarımın da öyle bir harcaması olmamıştır” dedi.

Üstel, Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olmasının ardından, ülkeye gelen misafirlerde artış yaşandığına dikkat çekerek, onların ağırlanması için bir takım harcamalar olduğunu kaydetti. Azerbaycan’la bakanlıklar ve kurumlar arasında ziyaretlerin de arttığını kaydeden Üstel, bunu teşvik ettiklerini söyledi. Azerbaycan ile ülke ilişkilerinin yanında partisel, sosyal ve ekonomik olarak da ilişkilerin arttığını belirten Üstel, bugün ilk defa KKTC, sağlık belgeleriyle ve gümrük çıkışlarıyla Azerbaycan’a narenciye ihraç edildiği müjdesini verdi, bunun yanında alüminyum ihracatı yapıldığını hatırlattı.

 

– “Kalkınma planına 14 özel ihtisas komisyonu ve 300’e yakın uzman katkı koydu”

 

Kalkınma Planı’nın yayınlamamasına yönelik eleştirilere de yanıt veren Üstel, gecikme olabileceğini ama bu sözlerinin arkasında olduklarını, Kalkınma Planı’nın en kısa zamanda yayımlanacağını kaydetti. 2011 yılında yapılan nüfus sayımının ardından bugüne kadar hep projeksiyon nüfuslarla planlamalar yapıldığını belirten Üstel, 489 bin 308 olarak belirlenen nüfusa göre Kalkınma Planı üzerinde çalıştıklarını, bu plana katkıda koyulması için muhalefet vekillerine de çağrıda bulunduklarını hatırlattı.

 

Projeksiyon nüfus için tüm daire ve kurumların verilerinin elden geçirildiğine dikkat çeken Üstel, bu verilere göre Devlet Planlama Örgütü’nün, 14 özel ihtisas komisyonu ve 300’e yakın uzman ve bilirkişinin katkısıyla çalıştığını, gecikmelerin bundan yaşandığını kaydetti.

 

– “Hayat pahalılığı rakamının sebebi döviz endeksli mal ve hizmetler

Başbakan Üstel, İstatistik Kurumu’nun belirlediği Kasım ayı hayat pahalılığı rakımının, eksi olarak belirlenen ortalama döviz endeksli mal ve hizmetlerin sepete olumlu yansımasıyla yaşandığını kaydetti. Üstel, bunun belirlenmesinde hayat pahalılığı artışını kısıtlama gibi bir amacın olmadığını vurguladı. Sepetin yenilenmesine ilişkin eleştirileri de doğru bulan Üstel, bununla ilişkin gerekli bütçenin ayrıldığına işaret etti.

 

Üstel, Başbakanlık altında kurulan Deprem İzleme Komitesi’nin çalışmalarına devam ettiğini belirterek, ilk önce okulların ve hastanelerin deprem riskine dayanıklılığı çalışmalarıyla başlandığını, okulda yapılan çalışmaların ardından 77 okulun ihalesinin onaylandığı, 40 okulunun ihalesinin sonuçlandığını, 20 okulun güçlendirilmesinin tamamlandığını, 20 okulun güçlendirilmesine devam edildiğini, 37 okulun işlemlerinin, 44 okulun ise proje çalışmasının devam ettiğini açıkladı.

 

Üstel, ihalesi tamamlanan projeler için 373 milyonluk bir meblağın harcandığını, 2025 yılı içerisinde tüm projelerin bitirilmesinin planlandığını belirtti.

 

Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde deprem riskine karşı yapılan testlerin bitmek üzere olduğunu kaydeden Üstel, hastanenin ilk önce güçlendirilmesi ardından tam anlamıyla yenilenmesinin hedeflendiğini söyledi.

 

– “Enerjide yaşanan sıkıntıların yaşanmaması adına tedbirlerimizi alıyoruz”

Kıb-Tek’e ilişkin ifadelere de yanıt veren Başbakan Üstel, iktidara gelindiği günden beri Kıb-Tek’in güçlendirilmesi için çalışmalar yürüttüklerini kaydederek, Türkiye Cumhuriyeti ile yapılan protokolle navlun ücretinin artık Türkiye tarafından karşılandığını, bu sayede Kıb-Tek’e 30 milyon dolar kazandırıldığını kaydetti. Üstel, “Enerjide bugüne kadar yaşanan sıkıntıların bir daha yaşanmaması adına stoklarımızda 33 bin ton yakıt vardır, bu 16 milyon dolara eşittir.” dedi.

 

Bunun yanında 30 bin elektronik sayacın da depoda olduğunu belirten Üstel, bunun 4 milyon dolar değerinde olduğunu söyledi. Yeni trafo merkezleri yapımı ve yenilenmesinin de yapıldığını kaydeden Üstel, bunların maliyetlerine dikkat çekti, ihale süreçlerinin başladığını ifade etti.

 

2024 yılında jeneratör alımı için 33 milyon euro’luk ihaleye çıkıldığını ancak hiçbir şirketin müracaat etmediğini kaydeden Üstel, bunun için yeni bir ihale sürecine çıkılacağını duyurdu, mobil jeneratörlere ilişkin farklı seçenekleri de değerlendirdiklerini söyledi. Başbakan Üstel, mobil jeneratörlerin ihalesinin tamamlanmamasından dolayı, enerji açığının giderilmesi için Türkiye’den destek aldıklarını, Türkiye’den 5 mobil jeneratör geldiğini kaydetti.

 

Ülkede enerji sorununu kökten çözmek için, enterkonnekte sistemin ele alındığına dikkat çeken Üstel, fizibilite çalışmalarının tamamlandığını, yakın zamanda sunumunun yapılacağını ifade etti.

 

Sürecin uzama sebebinin Avrupa Birliği kurumu olan ENTSO-E’ye olan müracaata geri dönüş olmaması olduğunu dile getiren Üstel, gecikmenin yapılmayacağı anlamına gelmediğini vurguladı.

Üstel , Türkiye Cumhuriyeti’nden gaz getirilmesine ilişkin ikinci bir fizibilite çalışması da yapıldığını duyurdu.

 

– “Spora her sene daha fazla bütçe ayırıyoruz”

Başbakanlığa bağlı Spor Dairesi’nde yapılan çalışmalar hakkında da bilgi veren Üstel, gençliğe ve spor aktivitelerine bütçelerde her sene daha fazla pay vermeye çalıştıklarını kaydetti. Yüzde 150 artışla 300 milyon TL’ye çıkan bütçeye dikkat çeken Üstel, bunun spor alanında sıkıntıların yaşanmaması adına yaptıklarını belirtti.

 

2024 yılında sporda yapılanların ortada olduğunu söyleyen Üstel, Esentepe Spor Salonu yapımı projesinin ihale aşamasında olduğunu, Akdoğan Futbol Sahası sentetik çim yapımı ihalesinin sonuçlandığını, Yusuf Kaptan, Maraş Gençlik ve Mağusa Türk Gücü sahalarının zeminlerinin yenilendiğini, Pınarbaşı Dağ Yolu, Taşkent, Hamitköy, Akdeniz spor kulüplerinin zeminlerinin çimlendirilmesi için ihaleye çıkıldığını, Göçmenköy ve Erenköy sahalarına tribün yapımı ihalesinin sonuçlandığını, Girne Ertuğrul Apakan Salonu’nun havalandırma sistemi yapımın başlandığında, Yenierenköy sahası aydınlatması için malzemenin temin edildiğini açıkladı. Üstel, bunun yanında Türkiye Cumhuriyeti kaynaklı spor tesisleri projeleri hakkında da bilgi verdi.

 

Güzelyurt Narenciye Soğuk Hava Deposu’nun da yıl içerisinde bitirilmesinin planlandığını kaydeden Üstel, Güzelyurt Hastanesi inşaatına yarın itibarıyla başlanacağını duyurdu. Yeni Girne Hastanesi iç donanım projesi, Burhan Nalbantoğlu Güçlendirme Projesi, Pamuklu, Maraş, Lapta, Değirmenlik sağlık ocakları projeleri, yol yapım projeleri, organize sanayi bölgeleri, hayvan barınakları geliştirme projeleri hakkında da bilgiler veren Üstel, halkın bu yıl daha iyi hizmet alabilmesi için her türlü tedbirin alındığını kaydetti.

 

Üstel, ilaç sıkıntılarına yönelik de çalışmaların yapıldığını ve bu konuda bir sıkıntı yaşanmayacağını belirtti, “Çalışmalara durmadan devam ediyoruz.” dedi.

 

Başbakan Üstel, bütçe görüşmelerine katkı koyan tüm vekillerine ve Meclis çalışanlarına teşekkür etti.

Başbakanlık bütçesi onaylandı

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda 1 milyar 969 milyon 523 bin TL’lik Başbakanlık bütçesi oy çokluğuyla onaylandı.

Başbakanlık bütçesi üzerine son olarak Bağımsız Milletvekili Ayşegül Baybars, CTP Milletvekili Sami Özuslu ve CTP Milletvekili Devrim Barçın söz aldı.

-Baybars

2025 bütçesinin geneline bakıldığında son yılların bütçelerinden farkı olmadığını kaydeden Baybars, tek farkın bütçe açığının artması olduğunu söyledi.

2025 bütçesinde geçen seneye göre gelirlerin artmadığını, yüzde 14’e yakın bütçe açığının olduğunu belirten Baybars, ekonomide bir toparlanma öngörüsünün ortada olmadığını kaydetti.

Türkiye Cumhuriyeti’ne taahhüt edilen hiçbir şeyin yapılmadığını ifade eden Baybars, örnekler de verdi. Kamu gelirlerini artıracak, insanları günlük yaşantısını kolaylaştıracak şeylerin de yapılmadığını anlatan Baybars, bu yönde yapılması gerekenleri sıralauarak, “Hükümet neden var?” diye sordu.

Performans bazlı bütçeye geçilmesi önerisinde bulunan Baybars, şu anda toplumda refah düzeyinin çok düşük olduğunu belirtti.

Okullardaki sıkıntılara da değinen Baybars, bunlarla ilgili de bütçe ayrılmadığını kaydetti. Baybars, hükümete, elektrik konusunda halkı kandırmaktan vazgeçme çağrısı yaptı.

İnsanları evlerine hapsetmeden nüfus sayımı yapacak noktada olunmamasını da eleştiren Baybars, nüfusu bilmeden hazırlanan planlamayla ülkenin gelişemeyeceğini kaydetti.

Kamu Reformu Yasası’nın yapılması gerektiğini ifade eden Baybars, e-devlete geçilmesini de istedi ancak bu vizyonun da olmadığını söyledi.

Baybars, doğal afetler konusunda geçen haftalarda yaşanan fırtınaya değinerek, yapılması gerekenler yapılmadığından toplumun zarar gördüğünü belirtti. Baybars, depremle ilgili yapılması gerekenlere de değindi.

-Özuslu

CTP Milletvekili Sami Özuslu da konuşmasında, nüfus sayımı yapılması çağrısında bulundu.

Eylül ayı sonuna kadar 25 bin 918 yeni araç kaydedildiğine işaret ederek, yeni ehliyetlere ilişkin de rakam paylaşan Özuslu, nüfusla ilgili açıklanan rakamların gerçekten çok uzak olduğunu kaydetti. Nüfusu bilmeden işin altından kalkılamayacağını ifade eden Özuslu, bütçeye nüfus sayımının da dahil edilmesini istedi

Mahkum sayılarını paylaşan Özuslu, ülkedeki suç oranları ile suç çeşitliliğinin büyüdüğüne işaret etti. Mahkum sayılarındaki artışın nedeni olarak ülkeye giriş-çıkışlarla ilgili tedbirlerin alınmamasını gösteren Özuslu, ülkeye acenteler aracılığıyla, parayla getirilen öğrencilerin yarattığı sıkıntılardan da bahsetti.

Bazı kalemlerde “har vurup harman savrulduğunu” savunan Özuslu, yeni meclis ve cumhurbaşkanlığı yerleşkesinin getirdiği masraflara işaret etti.  Özuslu, sağlık, eğitim, altyapı gibi konularda birçok sorun varken ve insanlar bunlar için çözüm beklerken lüks harcamaların açıklaması olmadığını kaydetti.

Ülkedeki inşaat yapılaşmasına eleştirilerde bulunan Özuslu, hükümete de bu konuda bir şey yapmama eleştirisinde bulundu.

BRT’de aylık 15-16 bin TL karşılığı personel çalıştırıldığını söyleyen Özuslu, Çalışma Bakanı’nın bunu ihbar kabul etmesini istedi. BRT’de kadrolu 45 kişi kaldığını, amirliklerin çoğunun boş olduğunu belirten Özuslu, “BRT kurumu şu an çöktü.” dedi.

10 Aralık tarihinin dünya insan hakları günü olarak anıldığını kaydeden Özuslu, ülkedeki herkesin çok daha iyi koşullarda yaşaması gerektiğini belirtti ve yasal ve idari tedbirler alınmasını istedi.

Özuslu, Kuzey ile Güney Kıbrıs arasında yeni geçiş noktalarının açılmasını da isteyerek, hükümete bu konudaki siyasetini sordu.

-Barçın

Başbakanlık bütçesi üzerine ikinci kez söz alan CTP Milletvekili Devrim Barçın, 2025 yılı hayat pahalılığı öngörüsünün yüzde 35 olduğunu belirterek, eleştirdi. Barçın, “Bu bütçe neye göre nasıl yapıldı?” diye sordu.

Bütçeye bakıldığında 2025 yılında elektriğe yüzde 75 zam yapılacağının anlaşıldığını belirten Barçın, “Ya da siz bütçe yapmayı bilmiyorsunuz.” dedi.

Barçın, bütçenin Kıb-Tek’e yatırım yapılmayacağını söylediğini kaydetti  Kıb-Tek’in altı tane hukukçusu olduğunu kaydeden Barçın, bu sene hukuk danışmanlığı adında 3 milyon TL ücret ödendiğini belirterek, “Kime ödediniz?” diye sordu, konunun şaibeli olduğunu söyledi.

Barçın, akaryakıtın hangi rafineriden alındığını da sordu.

Barçın’ın konuşmasının ardından Başbakanlık bütçesi oy çokluğu ile kabul edildi. Sonrasında, BRTK bütçesine geçildi.

İRFAN TANSEL DEMİR: İSTATİSTİK KURUMU BAĞIMSIZDIR

KKTC İstatistik Kurumu Başkanı İrfan Tansel Demir,  verdiği röportajda, Kasım ayına ilişkin açıklanan %0,78’lik enflasyon oranına dair yapılan eleştirilere yanıt verdi.

Demir, 2023’ün ilk 10 ayında KKTC’deki enflasyon oranlarının Türkiye’dekinden daha yüksek çıktığını, ancak bu durumun nedenlerine kimsenin dikkat etmediğini söyledi. Kasım ayındaki %0,78’lik oranın dövizdeki düşüş ve kış sebzelerindeki ucuzlama nedeniyle ortaya çıktığını vurguladı.

İstatistik Kurumu’nun bağımsız çalıştığını ve hiçbir kurum ya da kişiden talimat almadığını belirten Demir, “Sepetimizde 7781 ürün var ve bu ürünlerin fiyat değişimleri ayda üç kez uzmanlarımız tarafından inceleniyor” dedi. Demir, enflasyon verilerinin tamamen bilimsel yöntemlerle elde edildiğini ve herhangi bir müdahalenin kesinlikle söz konusu olmadığını ifade etti. Başkan Demir, eleştirilen bir diğer konu olan tüketici sepetinin Türkiye’den teknik destek alarak sepetin güncellenmesi yönünde bir çalışma yürütüldüğünü ve 2025 yılında yeni bir tüketici sepetine geçileceğini duyurdu.

Cumhurbaşkanı Tatar’a “İnsan Hakları Bağımsızlık Onursal Ödülü”

İnsan Hakları Derneği, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a “İnsan Hakları Bağımsızlık Onursal Ödülü” verdi.

İnsan Hakları Derneği Başkanı Hasan Yılmaz Işık ve yönetim kurulu üyeleri bugün 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü nedeniyle Cumhurbaşkanı Tatar’ı ziyaret ederek, ödülü takdim etti.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Tatar kabuldeki konuşmasında, dernek başkanı ve yönetim kurulu üyelerine, kendisine yaptıkları ziyaretten dolayı duyduğu memnuniyeti ifade ederek, derneğin çalışmalarını takdirle karşıladığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs meselesinin aslında bir insan hakları meselesi olduğunu belirterek, Kıbrıs Türk halkının uygulanan izolasyon ve kısıtlamalar nedeniyle yıllardır mağduriyet içinde olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti’nin her zaman Kıbrıs Türkü’nün yanında olduğunu söyledi.

Adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir antlaşmanın ancak iki devletli çözümle olabileceğine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, Türk askerinin varlığı ve Türkiye’nin garantörlüğünün devamının güvenlik ve barış açısından önemini dile getirdi. Federal temelde ama AB içerisinde üniter bir yapıya evrilecek bir yapının çeşitli tehlikeleri içerdiğini anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türklerinin 1974 öncesine dönmek istemedikleri ve 1960 kuruluş anlaşmalarına göre en az Rumlar kadar egemen olduklarını ve devlet kurma hakkına sahip olduklarını kaydetti.

Türkiye Cumhuriyeti’nin de desteğiyle Kıbrıs Türk halkının, milli mücadelesini sürdürdüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, insan haklarıyla bağdaşmayan ve halen daha devam eden izolasyonlar ve ambargoları kınamaya devam edeceklerini vurguladı.

Devletin kurum, kuruluş ve sivil toplum kuruluşlarıyla güçlendiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Tatar, KKTC İnsan Hakları Derneği’nin yürüttüğü çalışmaları yakından takip ettiğini belirtti ve sürdürülen çalışmalarda başarılar diledi.

KKTC İnsan Hakları Derneği Başkanı Hasan Yılmaz Işık da yaptığı konuşmada, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Bildirgesi’nin ilan edildiği 1948 yılından beri 10 Aralık’ın, Dünya İnsan Hakları Günü olarak kutlandığını dile getirdi.

Aralık ayının, Kıbrıs Türk halkının 1963 yılında yaşadığı insanlık trajedisi anısına “İnsan Hakları Ayı” olarak ilan ettiklerini belirten Hasan Yılmaz Işık, “Bu kapsamda insan haklarımızın korunmasında tek güvencemiz olan devletimiz ve bağımsızlığımıza sahip çıkılmasının önemini vurgulamak için İnsan Hakları Bağımsızlık Onursal Ödülü’nü Cumhurbaşkanı Tatar’a sunduk” dedi.

Ersin Tatar ile Nikos Hristodulidis, BM’nin düzenlediği yeni yıl resepsiyonunda bir araya geldi

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Rum Lider Nikos Hristodulidis, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi ve Barış Gücü Misyon Şefi Colin Stewart’ın ev sahipliğinde düzenlenen geleneksel yıl sonu resepsiyonuna katıldı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi ve BM Barış Gücü Misyon Şefi Colin Stewart’ın ev sahipliği yaptığı geleneksel yıl sonu resepsiyonuna katıldı.

Ara bölgedeki Ledra Palace Otel’deki resepsiyona eşi Sibel Tatar’la birlikte katılan Tatar, Stewart tarafından kapıda karşılandı. Rum Lider Nikos Hristodulidis’in resepsiyona katılmasının ardından BM Barış Gücü Misyon Şefi Stewart, Tatar ve Hristodulidis kısa süre ayakta sohbet etti.

Resepsiyona, Kıbrıs’ın her iki kesiminden sivil ve askeri protokolün yanı sıra, siyasi parti temsilcileri, dini liderler, misyon şefleri, ataşeler, bazı sivil toplum örgütü temsilcileri ve diğer davetliler katıldı. Girişte İnsan Hakları Günü dolayısıyla katılımcılara yaka rozeti verildi.

Tatar: Ulusal amaç, KKTC’yi güçlendirmek ve kalkındırmaktır

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, ulusal amacın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni güçlendirmek ve kalkındırmak olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, KKTC Yurtseverler Derneği tarafından düzenlenen “Künefe Günü” etkinliğine katıldı.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, etkinlikte yaptığı konuşmada Hatay bölgesinden gelen belediye başkanlarını ülkede görmekten duyduğu memnuniyeti ifade etti.

Kıbrıs Türkü ve Türkiye halkının aynı milletin ayrılmaz bir parçası olan evlatları olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, iki ülke arasındaki bağların ve münasebetlerin güçlendirilmesi için çalışmaya devam edileceğine dikkat çekti.

Hatay Bölgesi’nden Kıbrıs’a yerleşenler ve aile kuranlar olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Tatar, ulusal amacın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni güçlendirmek ve kalkındırmak olduğunu kaydetti.

İki ülke arasındaki temaslar ve toplantıların önemine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, iki ülkenin belediyelerinin iş birliği yapmasının önemine vurgu yaptı.

Cumhurbaşkanı görevine gelmeden önce, ‘Makamı ve sarayı halka açacağız’ diye söz verdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, “Cumhurbaşkanlığının kapıları halkımıza açıldı. Her zaman sizleri aramızda görmekten mutluluk duyuyoruz” dedi.

Birlik ve beraberliğin korunması gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Tatar, “Aramıza nifak tohumları sokmaya çalışanlara müsaade etmedik, etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınma zamanının geldiği, ambargoların kaldırılması ve temas kurulması çağrısı yaptığını anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, yapılan girişimlerin devlete güç verdiğini ve yeni milli siyasetin zeminini güçlendirdiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde alt yapı yatırımları, turizm ve yükseköğretimde yaşanan gelişmelerin yanı sıra Türkiye’den gelen su ve yeni hava limanının faaliyete girmesiyle gelişme ve kalkınmanın sürdüğünü ifade etti.

Türkiye Cumhuriyeti’nin desteği, Kıbrıs Türkü’nün birikimleri ve yapılan tasarruflara ülkenin 20 yıl içinde ulaşım alt yapısının geliştiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, devlete sahip çıkılması gerektiğini ifade etti ve ileride diplomatik tanınmanın geleceğine dair inanç belirtti.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni yıpratan ve başkalarına hizmet eden söylemlerde bulunanlara değinen Cumhurbaşkanı Tatar, “Bize bahşedilen vasiyeti hunharca kullanmak yakışmayan bir davranıştır.  Doğu Akdeniz’deki gelişmeler, devletimizin değerini artırmaktadır. Anavatan, Yavru Vatan, Mavi Vatan ve Gök Vatan’da Türkiye ile birlikte geleceğe yürümenin bahtiyarlığı içindeyiz” dedi.

Türkiye’de meydana gelen ve Hatay’ı etkileyen 6 Şubat depremine de değinen Cumhurbaşkanı Tatar, ortak acının büyük olduğunu ancak yaraların sarılmaya başlandığını sözlerine ekledi.

Başbakanlık ve Başbakanlığa bağlı kurumların bütçeleri görüşülüyor

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, Başbakanlık ve Başbakanlığa bağlı kurumların bütçelerini görüşmek üzere toplandı.

Meclis Genel Kurulu’nda bugün 1 milyar 969 milyon 523 bin TL’lik Başbakanlık, 1 milyar 661 milyon 500 bin TL’lik Bayrak Radyo Televizyon Kurumu (BRTK), 500 milyon 986 bin TL’lik Kıbrıs Vakıflar İdaresi, 571 milyon 359 bin TL’lik Din İşleri Dairesi, 20 milyon 638 bin TL’lik Yayın Yüksek Kurulu (YYK) ve 10 milyon 105 bin TL’lik Kişisel Verileri Koruma Kurulu bütçeleri ele alınacak.

“Kadınların Gücünü Keçeyle Birleştirdik,İstedikten Sonra Başaramayacakları Şey Yok”

Mehmetçik Büyükkonuk Belediye Başkanı Dr. Fatma Çimen Tuğlu Güneş TV’de Önemli Mesajlar Verdi

Mehmetçik Büyükkonuk Belediye Başkanı Dr. Fatma Çimen Tuğlu, Güneş TV’de yayınlanan ve Sibel Kolçak’ın hazırlayıp sunduğu De’Sibel programına konuk oldu. Tuğlu, programda belediyecilik çalışmaları, toplumsal cinsiyet eşitliği, ekonomik düzenlemeler, turizm ve uluslararası iş birliği konularında açıklamalarda bulundu.

“Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Çocuklara Yansıtacağız”
Göreve geldiği günden bu yana belediyeyi daha ileriye taşımak için yoğun bir çaba harcadığını belirten Tuğlu, “İleriki zamanlarda çocuklarımıza da toplumsal cinsiyet eşitliğini yansıtacağız. Kadınlar istedikten sonra yapamayacağı şey yok” dedi. Tuğlu, geçmişte karşılaştığı önyargılara rağmen azimle çalışarak belediyenin mali durumunu toparladığını ve ekip ruhuyla emin adımlarla ilerlediklerini ifade etti.

“Bölgeye Sosyal Etkinlik ve Yerel Üretici Desteği Getirdik”
Belediyecilik faaliyetlerinde ekip çalışmasına büyük önem verdiğini vurgulayan Tuğlu, “İnsan emeğine çok değer veriyorum. Tek başıma değil, ekibimle bu işleri yapıyoruz. Bölgede pek çok festival ve etkinlik düzenledik. Amacımız hem sosyal etkinliklerle halkı bir araya getirmek hem de yerel üreticiyi desteklemek” diye konuştu.

Türkiye’deki Ziyaret ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Buluşma
Türkiye’de çeşitli etkinliklere katıldığını ve ülkesini gururla temsil ettiğini belirten Tuğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı canlı olarak dinlemenin kendisini çok mutlu ettiğini ifade etti. Tuğlu ayrıca, Kadın ve Demokrasi Derneği’nin (KADEM) Kuzey Kıbrıs’ta etkinlikler düzenlemek istediğini ve bu etkinlikleri kendi bölgesinde gerçekleştirebileceğini dile getirdi.

“Turizm Çevreyi Katletmeden Planlanmalı”
KKTC Turizm Master Bölge toplantısında alınan kararları paylaşan Tuğlu, bölgenin turizm potansiyelini çevreyi koruyarak artırmayı hedeflediklerini söyledi. “Hem güneyde hem kuzeyde sahili olan bölgemizde, büyük otellerde konaklamak istemeyen turistler için alternatif alanlar oluşturacağız” açıklamasında bulundu.

“Keçenin Kuzey Kıbrıs’ta Yeniden Doğuşu” Lansmanı Büyük İlgi Gördü

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayelerinde gerçekleştirilen “Keçenin Kuzey Kıbrıs’ta Yeniden Doğuşu” projesinin lansman etkinliği, dün akşam geniş bir katılımla gerçekleşti. Etkinlikte, kadınların emeğiyle hazırlanan keçe ürünleri büyük beğeni topladı.

Mehmetçik Büyükkonuk Belediye Başkanı Dr. Fatma Çimen Tuğlu, yaptığı konuşmada projenin kültürel mirası yaşatmayı, kadın emeğini desteklemeyi ve çevre duyarlılığını bir araya getiren önemli bir girişim olduğunu vurguladı.

Tuğlu, atık yünlerin yeniden değerlendirildiği proje sayesinde ortaya çıkan ürünlerin “Keçada” markasıyla tanıtılacağını ve satışa sunulacağını belirtti.

Erdoğan: Suriye’yi yeniden ayağa kaldırmak için her türlü desteği sağlayacağız

Suriye’de Esad rejiminin devrilmesiyle şimdi gözler, ülkede kurulacak yeni sistem ve bu sistemin aktörlerine çevrildi.

Henüz pek çok belirsizlik var olsa da önümüzdeki dönemde Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerde yeni bir sayfa açılması bekleniyor.

ERDOĞAN’DAN İNSAN HAKLARI MESAJI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 10 Aralık İnsan Hakları Günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı.

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin uluslararası topluma sorumluluklarını hatırlattığını küresel barış ve istikrarın tesisine rehberlik ettiğini vurgulayan Erdoğan, “Beyannamenin varlığı, dünyanın pek çok yerinde en temel hakların ağır şekilde ihlal edilmesine ve insanlık değerlerinin hiçe sayılmasına engel olamamaktadır.” dedi.

“FİLİSTİNLİ KARDEŞLERİMİZİN YANINDA DURDUK”

Mesajında “Bugün İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin tüm dünyanın gözü önünde çiğnendiği yerlerin başında, Gazze ve işgal altındaki Filistin toprakları gelmektedir. İnsan hakları savunucusu olduklarını öne sürenlerin Filistin’deki mezalime seyirci kalmaları, hatta örtülü ya da açık destek vermeleri tarihte kara bir leke olarak hatırlanacaktır.” ifadelerini kullanan Erdoğan, devlet ve millet olarak sessiz kalmamayı insanlık görevi bildiklerini dile getirdi.

Erdoğan, “Gazze’de ve diğer Filistin topraklarında ateşkesin sağlanması ve kalıcı barışın tesisi için gayretlerimizi sürdürüyoruz.” dedi.

 

“SURİYE’DE FİLİZLENEN BARIŞ VE HUZUR UMUTLARINI MEMNUNİYETLE KARŞILIYORUZ”

Suriye’de olaylara ilişkin de önemli mesajlar veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “60 yılı aşan Baas diktatörlüğünün ve 13 yıllık iç savaşın ardından komşumuz Suriye’de filizlenen barış, istikrar ve huzur umutlarını memnuniyetle karşılıyoruz.” dedi.

Erdoğan, Suriye’de kuşatıcı ve kapsayıcı bir yönetimin tesisi ile Suriyelilerin ülkelerini yeniden ayağa kaldırma çabalarına gereken her türlü desteği sağlayacaklarını dile getirdi.

“IRKÇILIK VE İSLAM DÜŞMANLIĞIYLA MÜCADELEMİZ DEVAM EDİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öte yandan, temel hak ve özgürlüklere yönelik tehditlerin en başında yer alan kültürel ırkçılık, İslam düşmanlığı ve hoşgörüsüzlükle mücadelemiz de aynı kararlılıkla devam ediyor. Nefret suçlarına müsamaha gösterenler ve bu suçları meşrulaştırmaya çalışanların, insanlığın bir arada yaşama iradesine kastettiklerini bu vesileyle tekrar hatırlatmak istiyorum.” diye konuştu.

Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

İnsanlığın kazanılmış haklarının muhafaza edilmesi, bu hakları ihlal eden uygulamaların sonlandırılması tüm ülkelere düşen küresel bir yükümlülüktür. Kurallara dayalı uluslararası sistemi çifte standartlardan arındırmak suretiyle, daha kapsayıcı ve adil bir anlayışla gözden geçirmenin, bu küresel yükümlülüğün ifasının ilk adımını teşkil ettiğini bir kez daha vurguluyorum.

Tatar, Almanya’dan yatırımcıları ülkeye davet etti…

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Doğu Akdeniz’in bir başarı öyküsü olan KKTC’yi daha da  güçlendirmek gerektiğini belirterek, Almanya’dan yatırımcılara, tarım, eğitim ve turizm gibi farklı alanlarda yatırım olanakları bulunan Kuzey Kıbrıs’a yatırım yapmaları çağrısında bulundu.

Kuzey Kıbrıs Tanıtma Platformu bugün Girne Acapulco Otel’de “KKTC Ekonomi Zirvesi” isimli bir konferans düzenliyor. KKTC Ekonomi Zirvesi’nin açılış konuşmalarını Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kuzey Kıbrıs Tanıtma Platformu Başkanı Okyay Sadıkoğlu, Kuzey Kıbrıs Tanıtma Platformu Almanya Konseyi Başkanı Mustafa Baklan yaptı.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun da katıldığı zirvede, başta Almanya olmak üzere çeşitli ülkelerden iş insanları KKTC’deki yatırım fırsatlarını inceleyecek.

Gün boyu devam edecek konferansta ekonomi, eğitim, gıda, turizm, inşaat, emlak, konut ve finans başlıklarında sunumlar yapılacak.

-Tatar

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, zirvede yaptığı konuşmada, kuruluşunun 41. yılının kutlandığı KKTC’nin Anavatan Türkiye ile ilişkilerini geliştirerek güçlenmeye devam ettiğini belirtti.

Kıbrıs’ın İngiliz sömürgesinde olduğu yıllarda çok sayıda Kıbrıslı Türk’ün İngiltere ve Avustralya’ya göç ettiğini, KKTC’de yaşayandan daha fazla Kıbrıslı Türk’ün yurt dışında yaşadığını söyleyen Tatar, yurt dışında yaşayan Kıbrıslı Türkler ile ilişkileri artırma gayreti içinde olduğunu kaydetti.

Türkiye’den de Almanya’ya göçler yaşandığını ve bugün 4 milyon Türk’ün Almanya’da yaşadığını belirten Tatar, Türkiye ve yurt dışında yaşayan 100 milyon Türk’ün Kıbrıslı Türklerin en büyük gücü olduğunu söyledi. Almanya’dan yatırımcıları KKTC’de görmeyi arzuladıklarını belirten Tatar, “Burası sizlerin de vatanıdır, vatan toprağıdır” dedi.

Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ülkeler ile ilişkilerin geliştirildiğini vurgulayarak, “KKTC en güneydeki bağımsız bir Türk devletidir. Akdeniz’e açılan kapıdır” diyen Tatar, by gelişmelerin küçümsenecek gelişmeler olmadığını ancak muhaliflerin bu gelişmeleri küçümsediğini söyleyerek, eleştirilerde bulundu.

Cumhurbaşkanı Tatar, Rumların KKTC’yi siyasi ve ekonomik olarak yıkmak için ellerinden geleni yaptıklarını söyleyerek, “Bizi yıkmayı asla başaramayacaklar bizim arkamızda 100 milyon Türk var… Burada barış, huzur ve güvenlik içinde yaşıyorsak bunu, Türk halkına borçluyuz” diye konuştu.

Rumlarla Birleşik Kıbrıs hayali kuranlar olduğunu dile getiren Tatar, sıfır asker ve garantörlüğün kalkması ile birlikte Türkiye ile ilişkileri koparmak isteyenler olduğunu, sonsuza kadar bunların karşısında durmaya devam edeceklerini söyledi. Egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü olmadan müzakere masasına oturmayacaklarını yineleyen Tatar, KKTC’yi dünyanın gündemine getirmek için çalıştıklarını belirtti.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer’in sadece Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’yle görüşecek olmasını eleştirilerde bulunan Cumhurbaşkanı Tatar, Starmer’in görüşmediği Kıbrıs Türkü’nün asli unsur olduğunu belirtti.

Tatar,  “Kıbrıslı milleti yoktur” şeklindeki açıklamasına da değinerek, Kıbrıs’ta doğulabileceğini ancak millet olarak Kıbrıslı diye bir millet olmadığını, Kıbrıs Türkleri ve Kıbrıs Rumları olduğunu söyledi.

Kıbrıs sorununda iki devletliliğin esas olduğunun altını çizen Tatar, Türkiye’nin garantörlüğünün ve Türk askerinin varlığının kırmızı çizgi olduğunu belirtti.

Doğu Akdeniz’in bir başarı öyküsü olan KKTC’yi daha da  güçlendirmek gerektiğini söyleyen Tatar, bu başarıya kolay ulaşılmadığını, çok acılar ve zulümler çekildiğini dile getirdi.

Tatar,  Gazze’de yaşananlara bakıldığında dikkatli olmak, tarihi bilmek ve geleceği ona göre şekillendirmek  gerektiğini bir kez daha görüldüğünü söyledi.

KKTC’de tarım, eğitim, turizm, inşaat ve emlak gibi farklı alanlarda yatırım olanakları bulunduğunu dile getiren Tatar, Almanya’dan yatırımcıları ülkeye davet etti.

Cumhurbaşkanı Tatar, zirveyi düzenleyen Okyay Sadıkoğlu ve emeği geçen herkese teşekkür etti.

-Sadıkoğlu

Kuzey Kıbrıs Tanıtma Platformu Başkanı Okyay Sadıkoğlu, platformun kuruluşu ve yapılan çalışmalarla ilgili bilgi verdi. Cumhurbaşkanı Tatar ve Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile yurt dışında yaptıkları temaslar ve çalışmalara değinen Sadıkoğlu,  KKTC’ye katkı sağlayabilecek çalışmaları sürdürmeye devam edeceklerini belirtti.

“Kıbrıs milli davadır” diyen Sadıkoğlu, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın “Söyleyin onlara KKTC bağımsız bir cumhuriyettir” sözlerine atıfta bulundu.

Sadıkoğlu, Anavatan Türkiye ile birlikte iki devletli çözümün ortaya konduğunu dile getirerek, “Davamız KKTC’nin yaşatılması ve kökleşmesidir” dedi.

-Baklan

Kuzey Kıbrıs Tanıtma Platformu Almanya Konseyi Başkanı Mustafa Baklan da KKTC’deki yatırım imkanlarını görmek için ülkeye geldiklerini belirtti.

Baklan, ticari ilişkileri geliştirme hedefiyle çalışmalar yapacaklarını söyledi.

Açılış konuşmalarının ardından konferansa geçildi. Gün boyu devam edecek konferansta ekonomi, eğitim, gıda, turizm, inşaat, emlak, konut ve finans başlıklarında sunumlar yapılacak.

Güçlüsoy: Bir buçuk ay içinde nihai ve kapsamlı bir rapor çıkacak ve çalıştay yapılacak

Başbakanlık Deprem Komitesi, ülkede olabilecek deprem ve doğal afetlere yönelik çalışma ve önlemleri değerlendirdi…Güçlüsoy: Bir buçuk ay içinde nihai ve kapsamlı bir rapor çıkacak ve çalıştay yapılacak

Başbakanlık Deprem Komitesi toplantı yaparak, deprem ve doğal afetlere yönelik çalışmaları değerlendirdi.

Başbakanlık Devlet Planlama Örgütü Müsteşarı Durali Güçlüsoy, BRT’de yayınlanan ’18.Saat’ Programına konuk olarak, komite toplantısını değerlendirdi.

Güçlüsoy, doğal afetlerle belli dönemlerde karşı karşıya gelindiğini anımsatarak, Afet Sigortası çalışması başlatıldığını, ilgili paydaşlarla son aşamanın ne olduğunu değerlendirdiklerini ve bunu yasal aşamaya getirip son noktayı koyacaklarını belirtti.
Güçlüsoy, İnşaat Mühendisleri Odası’nın da bir çalıştay yaptığını söyleyerek, Odanın komitede depreme dayanıklı bina yapım usulleriyle ilgili sunum yaptığını anlattı.

Binaların yönetmeliğe göre yapıldığını kaydeden Müsteşar Durali Güçlüsoy, yeni yönetmelikle ilgili çalışmaların da sürdüğünü ifade etti.

Güçlüsoy, toplantıda, afet riski altındaki yapılarla ilgili kentsel dönüşümdeki son noktayı ele aldıklarını, riskli bölgelerdeki yapıların izinlendirilmeleri konusunu görüştüklerini, MTA’nın saha çalışmalarını değerlendirdiklerini de vurguladı.

Müsteşar Güçlüsoy, “Bir buçuk ay içinde nihai ve kapsamlı bir rapor çıkacak ve bu doğrultuda deprem ve doğal afet çalıştayı yapılacak” dedi.

Fidan, Blinken ile Suriye’deki son gelişmeleri ele aldı

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile telefon görüşmesinde, terör örgütlerinin Suriye’deki durumdan istifade etmesine Türkiye’nin asla izin vermeyeceğini belirtti.

Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Fidan, Blinken ile telefonda görüştü.

Görüşmede, Suriye’deki son gelişmeler ele alındı.

Fidan, mevkidaşı Blinken’a, “Suriye’nin toprak bütünlüğünün ve siyasi birliğinin önemini vurgulayarak, terör örgütlerinin Suriye’deki durumdan istifade etmesine Türkiye’nin asla izin vermeyeceğini” belirtti.

“Yıllardır ihmal edilmiş olan altyapının yeniden inşası için uluslararası toplumun Suriye halkına destek olmasının önemli olduğunu” kaydeden Fidan, insani yardımın Suriye’ye kesintisiz ulaştırılması için de çaba gösterilmesi gerektiğini ifade etti.

Erdoğan: ”Kalbimizin bir yarısı Antep, Hatay ise, diğer yarısı Halep’tir, Şam’dır”

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kalbimizin bir yarısı Antep’se, Hatay’sa, Şanlıurfa’ysa diğer yarısı Afrin’dir, Halep’tir, Hama’dır, Humus’tur, Şam’dır. Tarihin ve coğrafyanın bize hatırlattığı bu gerçekleri, son 13 yıldır ülke ve millet olarak bizzat yaşadık, bilfiil tecrübe ettik. Komşumuzun evinde yangın çıktığında, ilk koştuğu yer biz olduk.” dedi.

Erdoğan, TC Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki Kabine Toplantısı’nın ardından millete seslendi.

Erdoğan, “Bölgemiz, ancak demokrasi ve bunun içinde bir dönüm noktası ifadesiyle tarif ve tahlil edilecek evsafta kritik gelişmelere sahne oluyor.” diyerek, komşu Suriye’de 13 yıldır devam eden iç savaşın önceki gün itibarıyla artık yeni bir boyut kazandığına işaret etti.

-“Şam, Suriye’nin asıl sahiplerinin kontrolüne geçerken, Baas diktatörlüğü de tamamen çöktü”

Erdoğan, şöyle devam etti:

“Halep, Hama, Humus ve son olarak Şam, Suriye’nin asıl sahiplerinin kontrolüne geçerken, 61 yıldır kanla, zulümle, baskıyla ve zorbalıkla ayakta kalan Baas diktatörlüğü de tamamen çöktü. Verilen sözlere rağmen yıllardır bölücü örgütün işgali altında bulunan Tel Rıfat ve Münbiç’in teröristlerden arındırılmasını memnuniyetle karşılıyoruz.

Tabii eski rejimin, çekilirken dahi kimi şehirleri bölücü terör örgütünün Suriye uzantısına bırakması, aralarındaki kirli ittifakı bir kez daha teyit etmiştir. Ülkemizdeki ana muhalefetin son ana kadar umudunu kesmediği Esed rejimi, bu süreç boyunca ‘Türkiye karşıtı’ tutumunu bir an olsun terk etmemiştir.

Suriye ihtilafını diyalog yoluyla çözme çağrılarımız eski rejim tarafından küstahça reddedilmiş, ülkemizin uzattığı elin değeri bilinmemiş, manası anlaşılmamıştır. Esed, arkasında 1 milyona yakın insanın katledildiği, 12 milyon insanın göç etmek zorunda kaldığı, birçok şehri enkaza dönmüş bir Suriye bırakarak kaçmıştır. ‘Zulüm ile abad olunamayacağı’ hakikati, Suriye’de bir kez daha tecelli etmiştir.”

Türkiye’nin, Suriye ihtilafının başından beri komşuluk hukuku ve büyük devlet olmanın icaplarını harfiyen yerine getirdiğine dikkati çeken Erdoğan, daima barıştan, özgürlükten, diyalogdan, adaletten ve Suriye’nin bir an önce huzura kavuşmasından yana olduklarını söyledi.

Erdoğan, devrik rejimin hasmane tutumuna rağmen, her şart altında Suriye’nin toprak bütünlüğünün ve üniter yapısının korunmasını savunduklarını kaydetti.

Erdoğan, “Elbette haksızlığa, hukuksuzluğa, baskıya, zulme karşı sesimizi yükseltmekten, tepkimizi ortaya koymaktan hiçbir zaman çekinmedik. Ama bunu açık bir düşmanlığa, kör bir husumete de dönüştürmedik. Suriye’deki hadiselerin 13 yıllık serencamını bilen herkes, Türkiye’nin adil bir barış için verdiği hasbi mücadelenin en yakın şahididir.” diye konuştu.

– “Kalbimizin bir yarısı Antep’se, Hatay’sa, diğer yarısı, Halep’tir, Şam’dır”

Erdoğan, “Kalbimizin bir yarısı Antep’se, Hatay’sa, Şanlıurfa’ysa diğer yarısı Afrin’dir, Halep’tir, Hama’dır, Humus’tur, Şam’dır. Tarihin ve coğrafyanın bize hatırlattığı bu gerçekleri, son 13 yıldır ülke ve millet olarak bizzat yaşadık, bilfiil tecrübe ettik. Komşumuzun evinde yangın çıktığında, ilk koştuğu yer biz olduk.” dedi.

Türkiye’nin Suriye’yle ilgili hassasiyetinin hiçbir zaman menfaat eksenli olmadığını hatırlatan Erdoğan, “Biz bu konuya hep vicdan penceresinden baktık, hep merhamet nazarından yaklaştık, insani mülahazalarla hareket ettik. Bugün de aynı yerde sapasağlam duruyoruz. Tekrar söylüyorum, Suriye halkı bizim kardeşimizdir, tüm kesimleriyle, tüm inanç gruplarıyla can dostumuzdur. Bir uçtan diğer uca Suriye’yi karış karış süsleyen türbeler, köprüler, çeşmeler, hanlar, camiler bizim ezelden ebede uzanan kardeşliğimizin nişaneleridir.” ifadelerini kullandı.

“Sınırlar ülkeleri fiziken birbirinden ayırabilir ama kalplere hangi güç sınır çizebilir?” diye soran Erdoğan, “Asırlardır birlikte yaşadığımız, 910 kilometrelik sınırı paylaştığımız komşularımıza, sırtımızı dönmemizi bizden kim bekleyebilir? Kalbimizin bir yarısı Antep’se, Hatay’sa, Şanlıurfa’ysa diğer yarısı Afrin’dir, Halep’tir, Hama’dır, Humus’tur, Şam’dır. Tarihin ve coğrafyanın bize hatırlattığı bu gerçekleri, son 13 yıldır ülke ve millet olarak bizzat yaşadık, bilfiil tecrübe ettik. Komşumuzun evinde yangın çıktığında, ilk koştuğu yer biz olduk.” diye konuştu.

Devrik rejimin ve terör örgütlerinin saldırılarından kaçan Suriyelilerin, canlarını kurtarmak için ilk önce Türkiye’nin kapısını çaldığını hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Az değil 4,5 milyon Suriyeli bizim evimizde misafir oldu. Bir dönem nüfusu 3 milyon 700 bine ulaşan, ancak şimdi sayıları 2,9 milyona düşen Suriyeli muhacirlere, 13 yıl boyunca biz ensarlık yaptık. Bunu da açık söylüyorum, yüksünerek, şikayet ederek değil, inancımızın ve komşuluk hukukumuzun gereği olarak memnuniyetle yerine getirdik…”

Suriye’yi etkisi altına alan kuvvetli değişim rüzgarının, başta muhacirler olmak üzere tüm Suriye halkı için hayırlı sonuçlara vesile olacağına inandığını vurgulayan Erdoğan, “Suriye istikrara kavuştukça, inşallah gönüllü, güvenli, onurlu ve düzenli geri dönüşler de artacaktır. Suriyeli kardeşlerimizin 13 yıldır süren vatan hasreti, inancım ve duam odur ki artık yavaş yavaş son bulacaktır. Bunun şimdiden emarelerini görmeye başladık.” dedi.

Erdoğan, Suriyeli sığınmacıların dönüşüne ilişkin, “Yığılmaları önlemek ve trafiği kolaylaştırmak amacıyla Yayladağı Hudut Kapısı’nı da geçişlere açıyoruz.” dedi.

– “Türkiye’nin başka ülkenin toprağı ve egemenliğinde gözü yoktur”

Dün itibarıyla Suriye’de “karanlık” bir dönemin kapandığını, “aydınlık” bir dönemin başladığını belirten Erdoğan, “Türkiye’nin başka bir ülkenin toprağında ve egemenliğinde gözü yoktur. Sınır ötesi harekatlarımızın yegane amacı vatanımızı ve vatandaşlarımızı terör saldırılarından korumaktır. Ne PKK ve Suriye’deki uzantıları ne de DEAŞ ülkemizin muhatabı değildir, bilakis muarızıdır.” ifadelerini kullandı.

Suriye’nin toprak bütünlüğünün mutlaka ama mutlaka korunması gerektiğine dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

“Suriye tüm etnik, dini, mezhebi kimlikleriyle Suriyelilerindir. Suriye’nin bugününe de geleceğine de karar verecek olan Suriye halkıdır. Komşuları ve kardeşleri olarak bize düşen, Suriye halkının ülkelerini yeniden toparlama, yeniden ayağa kaldırma, yeniden mamur etme çabalarına güçlü bir şekilde destek olmaktır. Tekrar söylüyorum Arap, Türkmen, Kürt, Sünni, Alevi, Nusayri, Hristiyan fark etmeksizin Suriyelilerin tamamının sulh içinde yaşadığı bir Suriye, Türkiye’nin en büyük özlemi, hayali ve hedefidir.

Şurası da kesinlikle unutulmamalıdır, istikrara kavuşmuş bir Suriye, hem kendi vatandaşları hem de bölgedeki diğer ülkeler için güven kaynağı olacaktır. Komşu ülkelerin güvenliği yine Suriye’nin güven içinde, istikrar içinde olmasından geçiyor. Öte yandan bölücü örgütün Suriye uzantısının, kargaşayı fırsata çevirmeye dönük aşırı heveskar tutumunu da dikkatle takip ediyoruz. Kendi akıllarınca faklı hesap yapanlara şunu hatırlatmak zorundayım, çok önemli, atalarımız güzel söylemiş. ‘Çakal ne kadar hile bilirse kurt da o kadar yol bilir.’ Türkiye, sınırlarının ötesinde yeni terör çıban başlarının ortaya çıkmasına göz yummayacaktır.”

Yılmaz: “Suriye’den ülkemize yönelebilecek terör, göç tehditlerine karşı ilgili kurumlarımız her türlü tedbiri alıyor”

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Suriye’den ülkemize yönelebilecek terör, göç tehditlerine karşı ilgili kurumlarımız her türlü tedbiri alıyor, her türlü gelişmeyi de yakından takip ediyoruz.” dedi.

Yılmaz, TBMM Genel Kurulunda, 2025 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’nin tümü üzerinde milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtladı.

Suriye’deki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, bölgede güven, refah ve istikrar istediklerinin ve tüm komşu ülkelere bu gözle baktıklarının altını çizdi.

İstikrar ve tüm kesimleri kucaklayan siyasi bir yapı oluştuğunda Suriye’nin çok farklı bir yöne doğru gideceğini, ekonomik olarak da daha canlı ve güçlü bir hale geleceğine inandığını vurgulayan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bölgemizde savaş, çatışma görmek istemiyoruz, barış, huzur ve refah görmek istiyoruz. Türkiye olarak buna öncülük yapmaya devam edeceğiz. Bu bölge üzerinde emperyalist emelleri olanların tuzağına düşmeden, bu coğrafyanın ve medeniyetin insanları olarak birlik ve beraberlik içinde yolumuza devam edeceğimize inanıyorum. Türkiye bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Suriye halkının yanında olmaya devam edecektir. Çok zor günler yaşadılar, şimdi ise oradaki güvenlik, siyasi, kurumsal ve ekonomik ortamın gelişmesiyle inanıyorum ki belli bir süreç içinde ülkelerine döneceklerdir. Giden kardeşlerimiz, Türkiye ile hem kültürel, sosyal ve siyasi bağlar hem de ekonomik ilişkiler anlamında çok daha olumlu rol oynayacaklardır. Bir yandan da risklere karşı her türlü tedbiri alıyoruz. Suriye’den ülkemize yönelebilecek terör, göç tehditlerine karşı ilgili kurumlarımız her türlü tedbiri alıyor, her türlü gelişmeyi de yakından takip ediyoruz. Suriye’nin önümüzdeki dönemde çatışma ve istikrarsızlık unsuru değil, bölgemizin büyümesi ve gelişmesi için çok farklı bir konuma geleceğine yürekten inanıyorum.”

Hasipoğlu: Güvenlik Konseyi kararları Allah’ın kelamı değildir

UBP Milletvekili, Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, Meclis’te yaptığı konuşmada, KKTC’de izolasyonların ve ambargoların kalkması için hep birlikte mücadele etmek gerektiğini kaydederek, “Güvenlik Konseyi kararları, Allah’ın kelamı değildir.” dedi.

Cumhurbaşkanlığı’nın 619 milyon 500 bin TL’lik 2025 bütçesi Meclis’te görüşülürken, UBP Milletvekili, Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu da söz aldı.

Hasipoğlu, Cumhurbaşkanlığı bütçesinin en önemli bütçelerden biri olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı’nın hiçbir zaman halktan, sivil toplum kuruluşlarından ve derneklerden kopmadığını kaydeden Hasipoğlu, “Birçok kez Bakanlar Kurulu’na başkanlık etti, olağanüstü durumlarda hep hazır oldu.” dedi.

“Rum tarafının bu adanın yönetimini ve zenginliğini bizimle paylaşmaya hazır değildir.” diyen Hasipoğlu, 20 yıldır devam eden Güvenlik Konseyi kararlarının bulunduğunu kaydetti.

“Neden egemen eşitlik ısrarında devam ediyoruz?” şeklinde konuşan Hasipoğlu, süreçle ilgili konuştu.

Hasipoğlu, “Bu zihniyet değişmedi. Adanın zenginliğini bizimle paylaşmaya niyetlerinin olmadığını düşünüyorum.” ifadesini kullandı.

KKTC’de izolasyonların ve ambargoların kalkması için hep birlikte mücadele etmek gerektiğini kaydeden Hasipoğlu, “Güvenlik Konseyi kararları, Allah’ın kelamı değildir.” dedi.

“Kıbrıslı Rumların herhangi bir şeyi bizimle paylaşma niyetleri yoktur.” diyen Hasipoğlu, Rum Yönetimi’ne yönelik eleştirilerde bulundu.

Kıbrıs meselesinin kapsamlı müzakereler bağlamında nasıl çözüleceği noktasında fikir ayrılıklarının olduğunu kaydeden Hasipoğlu, “Zihniyetleri, bizimle paylaşmak değildir. Rum tarafı, bizi azınlık olarak görmektedir.” diye konuştu.

Oğuzhan Hasipoğlu, yıllarca federasyonun görüşüldüğünü ifade ederek ancak bir sonuca varılamadığını söyledi.

Sürecin tüketildiğini kaydeden Hasipoğlu, Rum tarafının samimi olmadığını dile getirdi.

Kıbrıs meselesinin bir statü meselesi olduğunu düşündüğünü kaydeden Hasipoğlu, Rum tarafının rol kapmaya çalıştığını ifade etti.

Hasipoğlu, “Rum tarafı bizi atlayıp Türkiye Cumhurbaşkanı ile Türkiye Dışişleri Bakanı ile görüşmeye çalışıyor öyle bir görüntü vermeye çalışıyor.” şeklinde konuştu. Hasipoğlu, Rum tarafının kendilerine bir pozisyon yaratma çabasında olduğunu da söyledi.