Archives 2024

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, ithal edilen patateslere uygulanan sürecini paylaştı

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, ithal edilen Sivas üretimi sofralık patateslerin Gazimağusa Toprak Ürünleri Kurumu soğuk hava depolarına aktarılmasına izin verilmeden önce uygulanan süreci paylaştı.

Bakanlık açıklamasına göre, ithal edilen Sivas üretimi sofralık patatesler, Nevşehir’deki soğuk hava depolarında ilk olarak Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı uzmanları tarafından hastalık, zararlı, fiziksel kirlilik açısından fiziksel muayeneleri yapıldı. Muayenelerde görsel olarak hiçbir araz ile karşılaşılmadı.

Ardından, aynı uzmanlar gözetiminde nematoloji, mikoloji ve bakteriyoloji analizlerinin yapılması için numune alındı, aynı numunelere refakat edilerek laboratuvara sevki sağlandı.

Laboratuvar sonuçlarının temiz çıkmasının ardından ürün, nakliye işlemleri yapılarak 2 Aralık’ta Girne Limanı’na ulaştı.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı uzmanları ve müfettişleri tarafından yapılan bitki sağlığı kontrollerinde herhangi bir olumsuzluk tespit edilmedi. Ardından, pestisit kalıntı analizi için paçal olarak numuneler alınıp Sağlık Bakanlığı’na bağlı Devlet Laboratuvarı’na gönderildi.

Devlet Laboratuvarı analizlerinin temiz çıkması sonrasında, 3 Aralık tarihinde Gazimağusa Toprak Ürünleri Kurumu soğuk hava depolarına aktarılmasına izin verildi.

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği’nde “Dünya Türk Kahvesi Günü” etkinliği düzenlendi

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği’nde “5 Aralık Dünya Türk Kahvesi Günü” etkinliği düzenlendi.

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim’in eşi Sevim Çağla Serim himayesinde düzenlenen etkinliğe, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın eşi Sibel Tatar, Başbakan Ünal Üstel’in eşi Zerrin Üstel ile siyaset ve iş dünyasından kadınlar, sivil toplum örgütleri yetkilileri ile konuklar katıldı. Etkinlikte, Türk kahvesinin tarihi ile incelikleri anlatıldı, ülkedeki Türk kahveleri tanıtıldı.

 

-Serim

 

Sevim Çağla Serim, etkinlikte yaptığı konuşmada, ülke kültürü ve sosyal yaşam açısından anlam ve önemine vurgu yaparak Türk kahvesinin tarihini anlattı.

Bugünün hem Türk kahvesi günü hem de Türk kadınının seçme seçilme hakkı kazandığı gün olduğuna vurgu yapan Serim, Türk kadınının seçme seçilme hakkını kazanması ve dünya kadın hakları günü ile Türk kahvesi gününü kutladı.

 

Kadınların olmadığı bir demokrasinin olamayacağını ifade eden Serim, geleneksel kültürel miras olan Türk kahvesinin kültürdeki yerini vurguladı.

 

Serim, Türk kahvesi tarihiyle incelikleri hakkında bilgi verileceği etkinlikte Ebru sanatı ve Türk kahvesi tanıtımları yapılacağını ifade ederek, Türk kahvesinin kültürdeki yerinin önemini kaydetti.

 

Sevim Çağla Serim, kahvenin, Türk halkı için dostluk, birlik, beraberlik, misafirperverlik ve hatır anlamı taşıyan önemli bir içecek olduğunu belirterek, Türk kahvesi gününü kutladı.

 

-Tatar

 

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın eşi Sibel Tatar da konuşmasında, Türk kahvesinin ülke ve vatandaşlar açısından önemine işaret ederek, Osmanlı sayesinde kültür haline gelen Türk kahvesinin misafirperverliğin ve dostluğun simgesi olup, tedavi için de kullanıldığını söyledi.

 

Kahvehanelerin toplum, dostluk, sosyal yaşam ve kültür açısından önemine dikkat çeken Tatar, kahvehanelerin, turistik amaçla kadın ve erkeğin paylaştığı, daha modern bir hale getirilmesinin önemine vurgu yaptı.

 

Tatar, Türk kahvesi gününün yanı sıra Türk kadınının seçme seçilme hakkının verildiği günü de kutlayarak, Meclis’te daha çok kadının yer alması temennisinde bulundu.

 

Konuşmaların ardından Türk kahvesinin tarihi ve kültürdeki yeriyle ilgili sunumlar yapıldı.

CUMHURİYET MECLİSİ BAŞKANI ÖZTÜRKLER VE TBMM BAŞKANI KURTULMUŞ ORTAK BASIN TOPLANTISI DÜZENLEDİ

İlk yurt dışı ziyaretini Türkiye’ye yapan Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş ile bir araya geldi.
TBMM’de gerçekleşen görüşmede, iki Meclis Başkanı yaklaşık yarım saat baş başa görüştü, ardından heyetler arasında görüşmeye geçildi.
Numan Kurtulmuş başkanlığındaki TBMM heyetinde, TBMM Başkanvekili ve Şanlıurfa Milletvekili Bekir Bozdağ, TBMM Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, TBMM İdare Amiri ve Gaziantep Milletvekili Sermet Atay, TBMM Katip Üye ve Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Katip Üye ve İzmir Milletvekili Mustafa Bilici ile TBMM-KKTC Dostluk Grubu Üyesi ve Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman yer aldı.
Ziya Öztürkler’in başkanlığındaki Cumhuriyet Meclisi heyetinde ise Meclis Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe, Meclis İdari Amiri ve UBP Milletvekili Yasemi Öztürk ile Başkanlık Divanı Üyesi UBP Milletvekilleri Hasan Küçük, Fırtına Karanfil ve CTP Milletvekilleri Devrim Barçın ile Şifa Çolakoğlu hazır bulundu.

Daha sonra ortak basın toplantısına geçildi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhuriyet Meclisi’nin her zaman yanında olduklarını belirtti.
Kurtulmuş, “Kıbrıs meselesi, Türkiye için milli bir meseledir ve günlük siyasetin üstünde, müşterek bir bakış açısına sahip olduğumuz konuların başında gelmektedir” dedi.
Kurtulmuş, ” Bu yıl Mutlu Barış Harekatı’nın 50. yılı idrak edildi. Bu süreçte büyük bedeller ödendi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, olgunlaşmış, dirençli bir devlet olarak ortaya çıkmıştır. Türkiye, KKTC’nin yanında olmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.
Kurtulmuş, Kıbrıs Adası’nda iki toplumlu bir seçenekten başka hiçbir çözüm yolu kalmadığını belirterek, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vardır ve kıyamete kadar var olmaya devam edecektir” şeklinde konulştu.
41 yıllık süre içerisinde çok önemli badireler atlatıldığını ve büyük zorluklardan geçildiğini vurgulayan Kurtulmuş, “Bu süre içerisinde Ada’da barış içinde yaşama niyetini ortaya koyan, bu adımların atılması için her türlü fedakarlığı yapan Kıbrıs Türkleri olmuştur. Ancak Avrupa ülkeleri başta olmak üzere bazı çevreler, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni sürekli cezalandırmak ve Kıbrıs Türklerini uluslararası alanda ötekileştirmek yolunu tercih etmişlerdir. Artık iki devletli çözümden başka bir yol olmadığı ortaya çıkmıştır. Güney Kıbrıs’ın devlet olarak tanınırken, KKTC’nin tanınmaması kabul edilemez” ifadelerini kullandı.
Kurtulmuş, Türkiye olarak iki devletli çözümden başka bir yol olmadığını ve KKTC’nin giderek daha fazla güçlenmesi, uluslararası alanda tanınırlığının arttırılması için mücadeleye devam edeceklerini belirtti.
KKTC’nin TDT, TÜRKPA ve İslam İşbirliği Teşkilatı’nın gözlemci üyesi olduğunu hatırlatan Kurtulmuş, bunun tanınma yolunda atılmış adımlardan bazıları olduğunu belirterek, önümüzdeki günlerde KKTC’nin tanınması yolunda başta dost ülkeler olmak üzere adımlar beklediklerini ifade etti.

Güney Kıbrıs’ın silahlanmayı durdurmasını arzu ettiklerini dile getiren Kurtulmuş, “Ancak iki de bir KKTC üzerinden Türkiye’ye ayar vermeye çalışanları da Güney Kıbrıs’ın silahlanma tutkusunu da görmezden gelemeyiz. Ne yaparlarsa yapsınlar elimizdeki bütün imkanlarla KKTC’nin yanındayız. İsteriz ki adada her iki halk kendi devletleri ve bayrakları altında kıyamete kadar huzur içinde yaşasın. Biz Kıbrıs Türk Halkının huzurunu kimsenin bozmasına izin vermeyiz. Aldıkları silahların bir işe yaramayacağını da görecekler” şeklinde konuştu.

ÖZTÜRKLER

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler de, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi Başkanlığına seçilmesinin ardından ilk ziyaretini Anavatan Türkiye’ye ve Gazi Meclis’e yapmaktan onur duyduğunu belirtti. Öztürkler, nazik davetleri için Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’a şahsı ve heyeti adına teşekkür etti.
Öztürkler, halkın yıllarca zorlu mücadeleler sonrası kurduğu devletin geçtiğimiz ay 41. kuruluş yıldönümünü kutladıklarını hatırlatarak, Barış Harekatı sonrası ve KKTC’nin kuruluşundan bugüne kadar önemli mesafeler kat ettiklerini vurguladı.
Türkiye ile KKTC arasında her yıl Mali İşbirliği Anlaşmalarının yapıldığını ve kendilerine her daim destek verildiğini bundan da memnuniyet duyduklarını ifade etti.
Türkiye’nin her aşamada yanlarında olduğunu belirten Öztürkler, geçmişte göçlere sürüklenen ve belirli bölgelerde yaşamaya zorunlu bırakılan halkın, bugün bir devlet sahibi olarak turizm yatırımları, üniversiteleri, sanayi tesisleri, üretimi ve kurumsallaşmasıyla dünyada hak ettiği yeri almaya çalıştığını ifade etti.
KKTC’ye uygulanan ambargoların aşılması için var güçleriyle çalışmaya devam ettiklerini belirten Öztürkler, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda üç yıl üst üste KKTC’nin tanınması yönünde yaptığı çağrının çok değerli olduğunu söyledi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a şükranlarını sundu.
Son dönemde Türk Devletleri Teşkilatına KKTC’nin kendi adıyla gözlemci üye olmasının, başta Azerbaycan olmak üzere Türk dünyası ile kurulan ilişkilerin önemli bir kilometre taşı olduğunu belirten Öztürkler, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin desteği ile Cumhuriyet Meclisi’nin Türk Devletleri Parlamenterler Asamblesine gözlemci üyelik hakkı kazanmasının tarihi bir adım olduğunu vurguladı.

Öztürkler, bu bağlamda, uluslararası platformlarda Meclis’e ve Kıbrıs Türk halkına desteğini esirgemeyen, söz sahibi olamadıkları yerlerde sesleri olan Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’a ve tüm vekillere teşekkür etti.
Öztürkler, bölgenin ve dünyanın önemli siyasi gelişmelerin, gerginliklerin ve çatışmaların ortasında olduğunu belirterek, Türkiye’nin büyük ve güçlü bir devlet olarak durmasının kendilerine büyük bir güç verdiğini ifade etti.
Öztürkler, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın yürüttüğü iki devletli çözüm politikasına da desteklerinin tam olduğunu yineleyerek, Kıbrıs Türk halkının devletinin egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesini içeren Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vizyonunu kararlılıkla savunmaya devam edeceğini belirtti.
Öztürkler, Adada var olan iki komşu devletin işbirliğini öngören bir modelin, sadece Kıbrıs’a değil, Doğu Akdeniz’in huzur, refah ve istikrarına da önemli katkılar sağlayacağını vurgulayarak, Kıbrıs Türk halkının, uluslararası toplumun haksız yaklaşımları nedeniyle izole edilmeye çalışıldığını, ancak hak ettiği yeri alabilmek için mücadelesine devam ettiğini söyledi.

Öztürkler, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni daha da ileriye taşımak ve Kıbrıs adasında Türklüğün varlığının devam etmesi adına canlarını veren şehitlere borçlu olduklarını belirtti.

Kıbrıs Türk halkının, Anavatan Türkiye ile her güçlüğü aşabileceğinin bilincinde olduğunu ve devletine sımsıkı sahip çıkarak geleceğe emin adımlarla yürüdüğünü ifade etti.

Son olarak, Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’a ve heyetine gösterdiği ilgiden dolayı teşekkür ederek, tüm basın mensuplarına saygılarını sundu.

Üstel: Türkiye ile Yaşamsal Birlikteliğimizi Bir Kez Daha Teyit Ettik

Başbakan Ünal Üstel, Ankara ziyaretinde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldiğini açıkladı.

Görüşmede, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da hazır bulundu.

Başbakan Üstel, Türkiye’nin yoğun gündemine rağmen kendilerine vakit ayırdığı için Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür ederek, “Anavatan Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yaşamsal birlikteliğini bir kez daha teyit ettiğimiz bu görüşmede, Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Sayın Yılmaz’a gösterdikleri ilgi ve misafirperverlik için halkım adına minnettarım” ifadelerini kullandı.

Başbakan Üstel, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirirken, Türkiye ile KKTC arasındaki güçlü bağların altını çizdi.

Ünal Üstel: Kadınların her alanda daha çok yer alması hedeflerimizden biri

Başbakan Ünal Üstel, “5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü” dolayısıyla yayımladığı mesajda, “Kadınların her alanda daha çok yer alması hedeflerimizden biri” dedi.

Başbakan Ünal Üstel, “5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü” dolayısıyla yayımladığı mesajda, kadınların her alanda daha çok yer almasının yakın gelecekteki hedeflerinden biri olacağını kaydetti.

Mesajında, 1934 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nde Türk kadınlarına seçme ve seçilme hakkının verildiğini anımsatan Üstel, bunun Atatürk’ün en önemli devrimlerinden biri olduğunu vurguladı.

Üstel’in mesajı şöyle:

“5 Aralık 1934’de, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde Türkiye Cumhuriyeti’nde Türk kadınlarına seçme ve seçilme hakkı verilmiştir. Kadına ülkesini yönetme hakkı verilmesi, Atatürk’ün dünyada da yankı uyandırmış, en önemli devrimlerinden birisidir.

Eşitliğe, evrensel değerler ışığında yıllar önce öncülük etmiş Atatürk’ün devrimleri ışığında kadınlarımızın yaşadığı devletine, halkına, siyasetle, bürokrasiyle, hizmet etmesi önemlidir. Bundan dolayıdır ki kadınlarımızın her alanda, siyasi karar mekanizmalarında daha çok yer alması, yakın gelecekteki hedeflerimizden bir tanesi olacaktır. Bu vesileyle ‘5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü’nü’ kutluyor, tüm halkımıza en içten sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”

Oktay, büyükelçileri topladı: TDT’yi ilgilendiren konular önceliklendirilecek

Oktay, TDT üyesi ülkelerin büyükelçileriyle bir araya geldi. KKTC Ankara Büyükelçisi Korukoğlu da toplantıya katıldı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) Genel Sekreteri Sultan Raev, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üye ve gözlemci üye ülkelerin büyükelçileri ve Türkiye’deki temsilcileri ile Meclis’te kahvaltıda bir araya geldi.

Oktay, TDT üye ve gözlemci üye ülkelerinin dışişleri komisyonları olarak düzenli şekilde bir araya gelme kararı aldıklarını, bu kapsamda ilk toplantıyı Azerbaycan’da yaptıklarını söyledi.

Azerbaycan’daki toplantıda, ikinci toplantının Türkiye’de yapılmasına yönelik bir karar aldıklarını anlatan Oktay, bu toplantıların çalışma usul ve esaslarının belirlenmesiyle ilgili yapılan ön çalışma üzerinde bugün istişare yapmak istediklerini söyledi. Oktay, bu çalışmanın nihai hale getirilmesinin ardından bir sonraki dışişleri komisyonları toplantısının Türkiye’de gerçekleşeceğini dile getirdi.

TDT bünyesinde yapılan çalışmalarla ilgili parlamentolar nezdindeki onay sürecinin hızlandırılmasının yakın takibi konusunda karar aldıklarını belirten Oktay, bu toplantıda, bu konuda ülkelerin ne durumda olduğunu görüşmek istediklerini kaydetti.

TDT üye ülkelerinin tamamını ilgilendiren ortak konularda veya ikili boyutta ülkeleri ilgilendiren konularda istişarede de bulunmak istediklerini söyleyen Oktay, TBMM Dışişleri Komisyonu’nda bu görüş, öneri ve talepleri değerlendirmek ve uluslararası görüşmelerde de gereken konuları gündeme almak istediklerini anlattı.

“ANA AMAÇ; TÜRK DEVLETLERİ TEŞKİLATI’NI İLGİLENDİREN KONULARI ÖNCELİKLENDİRMEK”

Oktay, ana amaçlarının TDT’yi ilgilendiren konuları önceliklendirmek olduğunu vurgulayarak, “Gerek siyasi ilişkiler gerek bölgedeki gelişmeler gerekse ekonomik, ticari konular dahil yürütmeye de katkı verebileceğimiz tüm konuları ilgilendiren birinci boyutta iş birliğini güçlü şekilde derinleştirmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bu konuda devlet başkanları ve ilgili bakanlar nezdinde çok sıkı bir işbirliği olduğunu dile getiren Fuat Oktay, “Parlamenter diplomasiyi burada etkin kılmak istiyoruz. Halihazırda üye ülkelerin dışişleri komisyonları çok yoğun şekilde uluslararası görüşmelerini, uluslararası toplantılarda, farklı platformlarda sürdürüyor. Birlikte yapmak istediğimiz öncelikli konuları bu çalışmaların içerisine aldığımızda farklı bir sinerji oluşturacağımızı düşünüyoruz.” diye konuştu.

Oktay, “Türk Devletleri Teşkilatı üye ülkeleri olarak uluslararası platformlarda daha etkin olabileceğimizi, aynı zamanda ikili ilişkilerde daha fazla katkı sunabileceğimizi düşünüyoruz.” dedi.

“NELER YAPILACAĞIYLA İLGİLİ DE TAKİBİNİ SÜRDÜRECEK BİR YAPI OLUŞTURMA ARZUSUNDAYIZ”

Hem parlamentolar hem üye ülkelerin hükümetleri hem sivil toplum örgütleri hem özel sektör nezdinde ilişkilerin geliştirilmesi için parlamentolara düşen çok daha büyük görevler olduğuna işaret eden Fuat Oktay, “Bizler milletin de temsilcisi olarak gerek sivil toplum örgütleriyle gerek hükümetlerimizle, iş dünyası da dahil toplumun her kesimiyle çok daha yakın iş birliği içinde olmak zorundayız. Bunu çalışmalarımızın etkinliği açısından önceliklendirmek, çalışmalarımıza dahil etmek arzusundayız.” değerlendirmesinde bulundu.

Oktay, konuşmasına şöyle devam etti:

“Ortak takip etmemiz gereken, birlikte olmamızdan sinerji oluşacağını düşündüğümüz konular, gerek devlet başkanlarımız gerekse ilgili bakanlıklarımız nezdinde hemfikir olunan kararlarla alakalı yürütülecek projelerle ilgili uluslararası platformlarda daha fazla farkındalık oluşturmak, uluslararası alandaki kamuoyunu daha güçlü şekilde arkamıza alabilmekle ilgili birlikte çalışmayı arzu ediyoruz. O konuların neler olduğuyla ilgili Türk Devletleri Teşkilatı Dışişleri Komisyonları yıllık toplantılarımızda bunları belirliyor olacağız. Onunla ilgili hangi üye ülkemizin, gözlemci üye ülkemizin ne yaptığı değil, ne yapabileceğiyle ilgili de takibini sürdüreceğimiz bir yapı oluşturma arzusundayız. Bu yapı halihazırda başlamış durumda. Bugün bunu ete kemiğe büründürelim arzusundayız.”

Her bir üye ülkenin farklı kurumlarda adaylık süreçlerine işaret eden Oktay, “Kimlerin nerede desteklenebileceğiyle ilgili yapılacak istişareler ve verilen kararlar üzerine Dışişleri Komisyonları olarak gittiğimiz her platformda bunu daha güçlü şekilde dile getirme konusunda kendi gündemimize alıyor olacağız.” dedi.

Toplantıya, Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Reşad Mammadov, Kazakistan’ın Ankara Büyükelçisi Yerkebulan Sapiyev, Kırgızistan’ın Ankara Büyükelçisi Ruslan Kazakbaev, Macaristan’ın Ankara Büyükelçisi Viktor Matis, KKTC Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu da katıldı.

KKTC’NİN TDT’YE GÖZLEMCİ ÜYELİĞİ

Özbekistan’da 10-11 Kasım 2022 tarihlerinde düzenlenen TDT Zirvesi’nde üye devletler, Kıbrıs Türk tarafının grupta gözlemci üye olarak temsil edilmesi konusunda anlaşmışlardı.

Anayasal ismiyle KKTC’yi gözlemci olarak kabul eden Türk Devletleri Teşkilatı, resmi sitesine KKTC’nin adını ve bayrağını da 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı’nda eklemişti.

Türk Devletleri Teşkilatı, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkiye ve Özbekistan’ı kapsıyor. KKTC ile birlikte Macaristan ve Türkmenistan da gözlemci statüsüne sahip.

KKTC, 28 Nisan 2023 tarihinde de Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi’ne gözlemci üye olarak kabul edilmişti.

Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye’nin üyesi olduğu TÜRKPA’da, Macaristan da gözlemci üye.

Çavuş: Toprakların korunması ve iyileştirilmesi için projeler geliştirmeye devam ediyoruz

Tarım Bakanı Hüseyin Çavuş, 5 Aralık Dünya Toprak Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, “Toprakların korunması ve iyileştirilmesi için projeler geliştirmeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, toprakların korunması ve iyileştirilmesi için bilimsel yöntemlerle projeler geliştirmeye, bilinçlendirme çalışmaları yapmaya ve sürdürülebilir tarım uygulamalarını desteklemeye devam ettiklerini vurguladı.

Çavuş, 5 Aralık Dünya Toprak Günü’nde yayınladığı mesajda, toprağı koruma ve verimli kullanma bilincinin daha da yaygınlaşmasını temenni etti.

Toprağın, yaşamın temeli ve doğanın insanlara sunduğu en değerli armağanlardan biri olduğunu kaydeden Tarım Bakanı Hüseyin Çavuş, “Sağlıklı topraklar, yalnızca tarımsal üretimin değil, tüm ekosistemin devamlılığı için vazgeçilmezdir” dedi.

Dünya Toprak Günü’nde toprağın değerine bir kez daha dikkat çekildiğini, toprakların korunması, tarımsal verimliliğin artırılması ve doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi için vatandaşlara düşen sorumlulukların bir kez daha hatırlatıldığını kaydeden Tarım Bakanı Çavuş, şöyle devam etti:

“Toprak, doğal yaşam döngüsünün ayrılmaz bir parçası olup, sadece tarımsal üretimin değil, tüm ekosistemin temel taşıdır. Toprağa verilen değer geleceğe yapılan yatırımdır. Unutmayalım ki toprak yoksa hayat da yoktur.”

ARUCAD Yeni Medya ve İletişim Bölümü’nden SOS Çocuk Köyü’ne özel proje

Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi (ARUCAD) Yeni Medya ve İletişim Bölümü öğrencileri, toplumsal sorumluluk bilincini geliştirmek ve çocukların sosyal gelişimine katkı sağlamak amacıyla proje geliştirdi. ARUCAD’dan yapılan açıklamaya göre, “Yaratıcı Sunum” dersi kapsamında Doç. Dr. Nuran Öze sorumluluğunda geliştirilen “Kartopu Kadar İyilik” projesi çerçevesinde öğrenciler, SOS Çocuk Köyü Derneği’ni ziyaret ederek, proje detaylarını paylaştı. Etkinlikte, SOS Çocuk Köyü’nde düzenlenecek fon geliştirme etkinliği öncesinde öğrencilerin, derneğin çalışma prensiplerini ve faaliyetlerini yakından tanımasını sağlandı. Ziyaret sırasında SOS Çocuk Köyü Derneği’nin Fon Geliştirme ve Halkla İlişkiler Müdürü Cemil Hafız, öğrencilere dernek ve yerleşke hakkında detaylı bilgiler verdi. Proje ekibindeki öğrenciler de ocak ayında yapılmasını planladıkları, 4-10 yaş aralığındaki çocuklara yönelik olan “Kartopu Kadar İyilik” projesinin detaylarını paylaştı. Sunum sırasında öğrenciler, profesyonellerden geri bildirim alarak projelerini daha da geliştirme fırsatı buldu. Açıklamada, “Kartopu Kadar İyilik” projesinin SOS Çocuk Köyü Derneği’nin bakım ve destek sağladığı çocuklar için bağış toplamayı hedeflediği, halka açık olarak bir etkinlik olmasıyla toplumsal dayanışmayı artırmayı ve çocukların hem eğleneceği hem de sosyal gelişimlerine katkı sağlayacak yaratıcı aktivitelerle hayatlarına değer katmayı amaçladığı kaydedildi.

KUZEY KIBRIS TURKCELL’İN DE SPONSORLUĞUNDA ENGELLİLER SPOR FEDERASYONU DAYANIŞMA GECESİ GERÇEKLEŞTİ

3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında, Merit Royal Diamond ev sahipliğinde, Kuzey Kıbrıs Turkcell ve Halk Bankası sponsorluğunda Engelliler Spor Federasyonu Dayanışma Gecesi düzenlendi. Yüksek katılımla gerçekleşen etkinlikte, engelli bireylerin spor yoluyla topluma entegrasyonu ve farkındalık yaratma amacı ön plandaydı.

Geceye, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve eşi Sibel Tatar başta olmak üzere; 2015-2016 yılları arasında Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Erhan Uzun, Sivil Savunma Teşkilat Başkanı Atilla Karaca, Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı, Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Dursun Koç, T.C. Lefkoşa Büyükelçiliği Eğitim Müşaviri Mithat Tekçam, Kuzey Kıbrıs Turkcell Genel Müdürü Murat Küçüközdemir ve Genel Müdür Yardımcısı Ali Gürler, Merit Oteller Sosyal İşler Koordinatörü Mine Gürses, Halk Bankası KKTC Ülke Müdürü Sevda Özen, engelli sivil toplum örgüt temsilcileri, federasyona sürekli katkı sağlayan 30 firmanın direktörleri ve temsilcileri ile yardımsever vatandaşlar katıldı.

Gecede Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, eşi Sibel Tatar, Merit Oteller Sosyal İşler Koordinatörü Mine Gürses, Halk Bankası Ülke Müdürü Sevda Özen ve Engelliler Spor Federasyonu Başkanı Ahmet Akdeniz de konuşmalar yaparak, engellerin ancak güvenilir, dürüst ve davaya inanan sivil toplum örgütü yöneticileri ile ortadan kalkabileceğini ifade ettiler.

Kuzey Kıbrıs Turkcell Genel Müdürü Murat Küçüközdemir de gecede yaptığı konuşmada, engelli bireylerin sosyal hayata ve spora katılımını teşvik eden bu gibi organizasyonlara destek vermekten gurur duyduklarını belirtti. Küçüközdemir, “Bu tür sosyal sorumluluk projelerinde her zaman yer almak, Kuzey Kıbrıs Turkcell olarak topluma katkı sağlamak bizim için büyük bir mutluluktur” diyerek, bu tarz desteklerin önemini vurguladı.

 

Gecede Mustafa Çelik anıldı, duygusal anlar yaşandı

Etkinlikte, Engelliler Spor Federasyonu’nun kuruluşundan bugüne kadarki süreci anlatan bir video gösterimi sunuldu. Videoda, federasyonun kurucusu merhum Mustafa Çelik’in geçmişte yaptığı konuşmalar yer aldı. Çelik’in sözleri katılımcılara duygusal anlar yaşatırken, federasyonun engelli bireylere sunduğu destek ve sporun hayatları nasıl dönüştürdüğüne vurgu yapıldı.

Dans gösterileri ve farkındalık videoları izlendi

Geceye damgasını vuran etkinliklerden biri de Türkiye Tekerlekli Sandalye Dans Milli Sporcusu Yeliz Güllü’nün gerçekleştirdiği üç farklı dans gösterisi oldu. Güllü, performansıyla izleyenlerden büyük alkış aldı. Ardından, Cumhurbaşkanlığı ve Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı iş birliğinde hazırlanan ve görme, işitme, bedensel engelli bireylerin yer aldığı video gösterimi, gecede farkındalığı artıran anlar arasında yer aldı.

Gecenin ilerleyen saatlerinde ülkemizin sevilen sanatçılarından Niyal Öztürk, canlı performansıyla katılımcılara keyifli anlar yaşattı. Eğlenceli müziklerle devam eden gece, teşekkür plaketi takdimi ve çeşitli hediye çekilişleriyle sona erdi.

“DEPREM ÜLKESİYİZ HAZIRLIKLI OLMALIYIZ”

Prof. Dr. Cavit Atalar: “Depremden Korkmayın, Binalarımızı Sağlam Yapalım”

Kıbrıs’taki deprem riski ve alınması gereken önlemler masaya yatırıldı.
Prof. Dr. Cavit Atalar, Güneş TV’de Sibel Kolçak’ın hazırlayıp sunduğu De’Sibel programına konuk olarak Kıbrıs’ın deprem riski, fay hatları ve alınması gereken önlemler hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

“Ada genelinde aktif fay hatları var mı?”

Atalar, geçtiğimiz pazar günü gerçekleşen 4.8 büyüklüğündeki depremin halk arasında yanlış değerlendirildiğini belirtti. Deprem büyüklüğü ve şiddeti arasındaki farklara dikkat çeken Atalar, “4.8 büyüklüğü, şiddetle karıştırılıyor. Şiddet olarak bu deprem 4 ile 5 arasında değerlendirilir ve az-orta hasarlı bir depremdir. Ancak büyüklük arttıkça şiddetin de dramatik şekilde yükseldiğini unutmamalıyız,” dedi.

Atalar, şiddet kavramını detaylandırarak şunları ekledi:

• 5-5.9 büyüklüğündeki bir deprem: Şiddeti 6-7 arasında olur.
• 6-6.9 büyüklüğündeki bir deprem: Şiddeti 8-9 arasında hissedilir.
• 7 ve üzeri büyüklüğündeki depremler: 10-12 şiddetinde yıkıcı etkilere sahiptir.

“10 şiddetinde bir depremde demiryolları eğilir, binaların çoğu yıkılır. 12 şiddetinde ise tüm yapılar tamamen yerle bir olur ve ufuk çizgisi bile oynak bir yüzeye dönüşebilir,” diyen Atalar, geçmişte yaşanan örneklerden de bahsetti: “Ülkemizde 1976 ve 1995 yıllarında 10 şiddetinde iki deprem yaşandı. Bunlar hep hafızalarımızda olmalı.”

Kıbrıs’ın Deprem Geçmişi

Kıbrıs’ta 6 büyüklüğünde depremlerin 130 yılda yalnızca 6-7 kez gerçekleştiğini belirten Atalar, 1996 yılında yaşanan 6.8 büyüklüğündeki depremin adanın en büyük depremi olduğunu hatırlattı.
“Bu deprem Akdeniz açıklarında meydana geldi, ancak Kıbrıs geneli de etkilendi,” dedi.

Atalar ayrıca Kıbrıs’ın zemininin büyük oranda yumuşak olduğunu belirterek şu bölgelerin daha dikkatli incelenmesi gerektiğini söyledi: Tuzla, Palm Beach, Soli, Gazivera.

Deprem Komitesinin Çalışmaları

Cumhurbaşkanlığı bünyesinde 3 yıl önce kurulan Deprem Komitesi’nin bir üyesi olarak görev yaptığını söyleyen Atalar, “Komitemiz 22 kişiden oluşuyor ve 6 üniversitemizden uzmanlarla birlikte çalışıyoruz. Türkiye’den bu alanda uzman 4 hocayı da davet ettik,” dedi.

Komitenin son 3 yılda yaptığı çalışmalardan bazı başlıklar şöyle:

• Mevcut binaların deprem risk analizi yapılmalı.
• Yeni binalar inşa edilirken zemin ve yönetmelik denetimleri titizlikle yapılmalı.
• Arsaların fay hatlarına yakınlığı detaylıca incelenmeli.

Atalar, bu önerilerin tamamını 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrasında bir kez daha sunduklarını ve 6 projenin uygulanması gerektiğini ifade etti.

“Deprem ülkesiyiz, hazırlıklı olmalıyız”

Prof. Dr. Atalar, Kıbrıs’ın birinci derece deprem bölgesinde yer aldığını vurgulayarak şunları söyledi:
“Büyük depremleri yaşamış biri olarak, depremin ne kadar tehlikeli olduğunu biliyorum. Ancak depremin ne zaman ya da hangi şiddette olacağını kimse bilemez. Bu nedenle yapılacak en doğru şey, evlerimizi, okullarımızı, yollarımızı sağlam zemine ve deprem yönetmeliğine uygun şekilde inşa etmektir.”

Son olarak halkı bilinçlenmeye davet eden Atalar, “Depremden korkmayın. Her şey binaya bağlıdır. Denetim isteyin, sağlam yapılar inşa edelim. O zaman korkacak hiçbir şey kalmaz,” mesajını verdi.

ÖZTÜRKLER, ANKARA TEMASLARINA ANITKABİR’İ ZİYARET EDEREK BAŞLADI…

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Ankara temaslarına Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istrahatgahı olan Anıtkabir’i ziyaret ederek başladı.
Bu kapsamda heyeti ile birlikte Aslanlı yoldan yürüyerek Atatürk’ün mozolesine ulaşan Öztürkler, mozoleye çelenk koydu ve saygı duruşunda bulundu.
Başkan Öztürkler, daha sonra Misak-ı Milli Kulesi’ne geçerek burada Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı.
Öztürkler, deftere şunları yazdı:
“Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk,
İstiklal mücadelesindeki liderliğiniz ve askeri dehanızla, sadece Türk Milletinin değil, esaret altında yaşayan tüm milletlerin gönlünde taht kurarak, tarihteki müstesna yerinizi ebediyen aldınız. Kurduğunuz ve bizlere emanet ettiğiniz Cumhuriyeti ilelebet yaşatmak, eserlerinize sahip çıkmak, bizden sonraki nesillere aktarmak, ilkelerinize olan bağlılığımızı sonsuza dek sürdürmek, açtığınız yolda gösterdiğiniz hedefe doğru emin adımlarla yürümek asli vazifemiz olmuştur.
Bizler Kıbrıs Türk Halkı olarak, her daim olduğu gibi Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile omuz omuza yürüyerek, aynı hedefe doğru kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz.
Milli Mücadele’yi zafere taşıyan ve bu zaferi Cumhuriyet ile taçlandıran, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk başkanı, Milli Mücadele’nin Başkomutanı, Türkiye Cumhuriyeti’nin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk,
KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı olarak bugün huzurunuzda bulunmaktan duyduğum büyük onur, minnet ve şükranla, Zatıalinizi, kahraman silah arkadaşlarınızı ve canları pahasına istiklâlimize sahip çıkan aziz şehitlerimizi bir kez daha rahmetle yad ederim. Aziz ruhunuz şâd olsun.”
Öztürkler’e Anıtkabir ziyaretinde, heyetinde yer alan Meclis Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe, Meclis İdari Amiri UBP Milletvekili Yasemi Öztürk, Başkanlık Divanı Üyesi UBP Milletvekilleri; Hasan Küçük, Fırtına Karanfil, CTP Milletvekilleri; Şifa Çolakoğlu ve Devrim Barçın eşlik etti.
Ziyarette ayrıca KKTC’nin Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu da yer aldı.
Başkan Öztürkler’in bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Prof.Dr. Numan Kurtulmuş ile bir araya gelmesi bekleniyor.ÖZTÜRKLER, ANKARA TEMASLARINA ANITKABİR’İ ZİYARET EDEREK BAŞLADI…

KIB-TEK uyardı: Borçlu aboneler dikkat

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) borçlu abonelerin elektriğinin pazartesi günü kesileceğini duyurdu.

KIB-TEK’ten yapılan açıklamada, Kasım 2024 dönemi ve öncesini kapsayan 675 TL üzeri ödenmemiş borcu olan abonelerin elektriğinin kesileceği kaydedildi.

Açıklamada, kurumla yapılan yasal sözleşmeler ve taksitlendirilmiş hesapların ödenmemiş taksit borcu geriliği olan özel ve tüzel abonelere de kesinti yapılacağı belirtildi, mağdur olunmaması adına gerekli ödemelerin yapılması çağrısında bulunuldu.

Cumhurbaşkanı Tatar: Gayri resmi buluşmalar şartlar uygun olursa yapılabilir

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, gayri resmi görüşmelere ilişkin yaptığı açıklamada, “Gayri resmi buluşmalar şartlar uygun olursa yapılabilir, ancak bizi bir oyuna çekmemeliler” dedi. Tatar ayrıca, adadaki Türk varlığının ve bağımsızlık mücadelesinin devam edeceğini, çözüm sürecinin ise egemenlikten taviz verilmeden ilerlemesi gerektiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Postası TV’de Gökhan Altıner’in sunduğu “Sabah Postası” programına katılarak, geçmişteki siyasi deneyimlerini ve bugünkü duruşunu değerlendirdi.

Tatar, merhum Rauf Denktaş ile ilgili anılarını paylaşarak, Denktaş’ın kendisine “Egemenliğinizden vazgeçmeyin” tavsiyesi verdiğini belirtti. Tatar, “Egemenliği olmayan bir anlaşma buz üzerinde yazılır ve gider. Egemenlik her şeyden daha önemlidir” dedi, Kıbrıs Türk halkının egemenliği konusundaki kararlılığını vurguladı.

Egemen bir Türk devleti ve Güney’de egemen bir Rum devleti kurulmasının gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Tatar, iki devletli çözüm için müzakerelere açık olduklarını ancak bunun yalnızca egemen eşitlik temelinde mümkün olabileceğini söyledi. “Bir anlaşma olursa, turizm potansiyelimiz artar, Türkiye’den turistler gelir, bölge cennet olur” diyen Tatar, Kıbrıs Türk halkının bu topraklarda 61 yıldır varlıklarını sürdürdüğünü ve Türk askerinin adadaki barışın temel unsuru olduğunu ifade etti.

‘ORTAYA YENİ BİR SİYASET KOYDUM’

Tatar, gayri resmi görüşmelere ilişkin de açıklamalarda bulundu. “Gayri resmi buluşmaların şartlar uygun olursa yapılabilir, ancak bizi bir oyuna çekmemeliler. Crans-Montana’da bırakılan yerden devam etmem” dedi. Tatar, Türkiye’nin desteğiyle bu süreçte geri adım atmayacaklarını ve “Tatar kaçtı” söylemlerine de yanıt verdi. “İstedikleri kadar desinler, Tatar kaçmadı, Tatar, yeni bir siyaset ortaya koydu” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı, sürecin Türkiye’nin desteğiyle şekilleneceğini belirtti.

GARDİYANOĞLU: ” KADINLARIMIZA DAHA ADİL DAHA EŞİT VE DAHA GÜÇLÜ BİR GELECEK İNŞA ETMEK İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu “5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü” dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Bakan Gardiyanoğlu mesajında şu ifadelere yer verdi:
“5 Aralık 1934 tarihinde Kadınlara Seçme ve Seçilme Hakkı veren yasanın kabulü ile, dünyanın pek çok ülkesinden önce, Türk kadını siyasal, sosyal ve ekonomik alanda eşit haklara sahip olmuştur.
Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilmiş olması, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kadınlara verdiği değerin çok önemli bir göstergesidir.
Kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınması, kadınlar için toplum hayatına katılımın önünü açmış, demokrasinin ve kalkınmanın ölçüsü olmuştur.
Bugün kadınlarımız, eğitimden sanata, spordan bilime, ekonomiden siyasete kadar pek çok alanda ülkemizi başarıyla temsil etmekte ve gurur kaynağımız olmaktadır.
Fedakârlığı, sevecenliği, çalışkanlığı ve üretkenliğiyle her zaman ailesine ve topluma önemli katkılar sunan kadınlarımızı, hayatın her alanında etkin ve güçlü bir şekilde görmek ve onlara daha eşit, daha adil ve daha güçlü bir gelecek inşa etmek için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak çalışmalarımızı sürdüreceğiz.
Bu inançla, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verilişinin 90. yıldönümü olan 5 Aralık Dünya Kadın hakları Gününü kutluyor, sevginin, şefkatin ve özverinin simgesi olan kadınlarımıza başarı, sağlık, mutluluk ve esenlikler dilerim.”

Türkiye’de konum paylaşan işletmelere yeni düzenleme yolda!

TBMM’de kabul edilen torba yasaya göre internette ya da telefon uygulamalarında konum paylaşan ticari işletmeler ve bu paylaşımı sağlayanlar izin bedeli ödeyecek. İzin bedeli ödemeyen işletmelere ceza kesilecek.

Coğrafi Bilgi Sistemleri Kanunu’nda değişiklik öngören maddeleri, yaklaşık 6 milyon işletmeyi, konum ve adres içeren haritalar nedeniyle cezai yaptırımla karşı karşıya bırakabilir.

DÜNYADA İLK OLABİLİR

Bazı ülkeler; harita üreten, sahada bilgi toplayan şirketleri ve faaliyetleri kayıt altına alıyor ama henüz lisans bedeli getiren ülke yok.

Teklif eğer kanunlaşırsa dünyada ilk olacak.

BAKANLIKTAN İZİN ALINACAK

Düzenlemeyle Coğrafi Bilgi Sistemleri İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’da değişiklik yapılıyor.

Öte yandan ;NTV’nin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Konum paylaşan esnafa ücret geliyor” iddialarına yanıt verdi. Yılmaz, “Tamamiyle gerçek dışı, esnafla ilgili yok.” dedi.

Meclis’te bütçe maratonu pazartesi başlıyor

136 milyar 941 milyon TL olarak öngörülen 2025 Mali Yılı Merkezi Devlet Yönetimi Bütçesi, Meclis Genel Kurulu’nda ele alınmaya başlanacak. Görüşmeler Maliye Bakanı Özdemir Berova’nın sunuş konuşmasıyla açılacak.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu 9 Aralık Pazartesi günü 2025 Mali Yılı Bütçesi’ni görüşmeye başlıyor. 136 milyar 941 milyon TL olarak öngörülen Merkezi Devlet Yönetimi Bütçe Yasa Tasarı’nı ele alacak genel kurul saat 10.00’da toplanacak.

Ekonomi Maliye Bütçe ve Plan Komitesi’nin 2025 Mali Yılı Merkezi Devlet Yönetimi Bütçe Yasa Tasarısı’na ilişkin komite raporunun sunulmasının ardından rapor ve tasarının bütünü üzerindeki görüşmelere Maliye Bakanı Özdemir Berova‘nın sunuş konuşmasıyla başlanacak.

Tasarının madde madde görüşülmesine geçildikten sonra Cumhurbaşkanlığı ve Cumhuriyet Meclisi bütçeleri ele alınacak. Cumhurbaşkanlığı için 619 milyon 500 bin TL, Cumhuriyet Meclisi için ise 574 milyon 345 bin TL’lik bütçe öngörülüyor.

Petrolde dikkatler OPEC+ toplantısında: Yatay seyir sürüyor

Petrol, yatırımcıların bugün gerçekleşecek toplantıda OPEC+’in pazarda üretimi canlandırma hamlesini tekrar ertelemesini beklemesiyle yatay seyirde.

Brent ham petrolü Çarşamba günü yaklaşık yüzde 2 düştükten sonra varil başına 72 doların üzerinde işlem gördü ve ABD Ham Petrolü 69 doların altına işlem gördü. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü ve müttefikleri, 2025’te arz artışını erteleme konusunda anlaşmaya yaklaşıyor.

ABD’de ticari stoklar Ağustos’tan bu yana en büyük haftalık düşüşle 5 milyon varilden fazla azalırken, ülke çapındaki petrol üretimi grubun dışındaki ülkelerden gelen güçlü üretimi hatırlatarak rekor kırdı. Suudi Arabistan’daki yaklaşık 9 milyona kıyasla, şu anda ABD sondaj kuleleri günde 13,5 milyon varilden fazla petrol pompalıyor.

Ham petrol, Ekim ortasından bu yana oynaklığın azalmasıyla dar bir aralıkta sıkıştı. Fiyatlar, Çin talebinin zayıflaması, Trump’ın İran ve Venezuela’dan gelen akışlara karşı daha sıkı yaptırımlar uygulaması gibi etkenlerden etkilendi.

Singapur’daki IG Asia Pte’de Piyasa Stratejisti Yeap Jun Rong, fiyatlar için en kötü senaryonun OPEC+’ın kesintilerini uzatmamayı seçmesinin olacağını söyledi.

Bugün sağanak yağmur bekleniyor

Meteoroloji Dairesi, 5-11 Aralık tarihlerini kapsayan hava tahmin raporunu paylaştı.

Dairenin son tahminlerine göre, bölge genellikle alçak basınç sistemi ile üst atmosferdeki soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak.

Hava bugün parçalı bulutlu yer yer sağanak yağmurlu, cuma ve cumartesi parçalı bulutlu, pazar parçalı çok bulutlu yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak yağmurlu, diğer günler parçalı bulutlu olacak.

En yüksek hava sıcaklığı iç kesimlerde ve sahillerde 18-21 derece dolaylarında seyredecek.

Rüzgar, genellikle kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette zaman zaman kuvvetli olarak esecek.

BAŞBAKAN ÜSTEL: GELECEK HAFTA AĞAÇTA KALAN PORTAKAL İÇİN ÜRETİCİYE 160 MİLYON ÖDENECEK

Başbakan Ünal Üstel, Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile verimli bir toplantı gerçekleştirdiklerini söyledi. Narenciye konusunda müjde veren Üstel, son valensiya döneminde ağaçta kalan portakal için üreticiye gelecek hafta 160 Milyon ödeneceğini açıkladı.

Üstel, “Yeni dönemde narenciye tamamen eskisi gibi Türkiye’ye gönderilecek, hem Türkiye’de satışı sağlanacak hem de Türkiye üzerinden başka pazarlara ulaşması sağlanacak” dedi.

Başbakan Üstel, Ankara temaslarını BRT’ye değerlendirdi.

“Ülke ekonomisini nasıl daha iyi bir noktaya getirebiliriz konularını Ankara’ya her gelişimizde masaya yatırıyoruz” diyen Üstel, Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile çok verimli bir toplantı yaptıklarını anlattı. Üstel şöyle konuştu:

“Bu verimli toplantı sayesinde, iki senede Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile neler yaptığımızı ortaya koyduk. Çünkü geçmişten kalan gerek yarım proje gerekse reformları bu iki sene içerisinde tamamladık. Ama geriye kalan bazı yarım projeler var ve halkımızın ihtiyaç duyduğu projeler mevcut. Onları da 2025 yılı içerisinde nasıl hayata geçirebiliriz diye konuştuk. Bunların çalışmasını gerçekleştirdik ve bir takvimlendirme programı yaptık.”

Bu çalışmaları yaparken, ülkede mevcut olan sorunları da ele aldıklarını ifade eden Başbakan Üstel, şunları kaydetti:

“Geçen sene narenciyede bazı sıkıntılar yaşadık ve o sıkıntıları aşmak için de sürekli anavatan Türkiye ile istişare ettik. Bu doğrultuda bir miktar portakalın Türkiye’ye getirilmesini sağladık. Bir miktar portakal dalında kaldığı için biz üreticinin üretimden kopmaması adına, onlara bir miktar ödemede bulunmak için çalışmalar yaptık. Şimdi son valensiya döneminde ağaçta kalan portakalın 160 milyonunu da önümüzdeki hafta üreticiye ödeyip, o üreticileri de mağdur olmaktan kurtaracağız.”

Başbakan Üstel, “Yeni dönemde narenciyenin tamamen eskisi gibi Türkiye Cumhuriyeti’ne geleceği ve Türkiye Cumhuriyeti üzerinden başka pazarlara göndereceğimiz ve Türkiye’de de bunun satışını sağlayacağımız konusunda fikir birliğimiz var” diye konuştu.

Başbakan Üstel, temasları kapsamında Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Yardımcısı Efgan Ala ile de görüştüklerini anlattı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 3’üncü İnşaat Mühendisleri Sempozyumu’na katıldı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 3’üncü İnşaat Mühendisleri Sempozyumu’na katıldı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Girne Acapulco Otel’de düzenlenen 3’üncü İnşaat Mühendisleri Sempozyumu’na katıldı.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Rum tarafıyla her zaman eşitlik temelinde görüşmeye hazır olduğunu belirterek, Türkiye’de meydana gelen 6 Şubat Depremi sonrası oluşan hassasiyetin ardından New York toplantılarında eşitlik temelinde Kıbrıs’ın gerçeklerine hizmet etmek ve geleceği şekillendirmek için depremle ilgili çalışmalarda bir araya gelmeye hazır olduğunu açıkladığını ifade etti.

Cumhurbaşkanlığı’nda bulunan 12 farklı teknik komitede Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler nezaretinde farklı konularda Rum tarafıyla işbirliği yapıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, deprem komitesinde de deprem konusunda neler yapılabileceği ve iki tarafın birbirine nasıl yardımcı olunabileceğinin görüşüldüğünü vurguladı.

Kıbrıs Türk tarafının Kıbrıs Cumhuriyeti şemsiyesi altında asla çalışma yürütülmeyeceğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Tatar, “Bazıları yapabilir ancak bizim burada egemen bir devletimiz var. Her konuda muhataplarıyla görüşür tartışır ve her türlü işbirliğine girişir” dedi.

Doğal gaz aramalarında enerji meselesinde ve Türkiye üzerinden kabloyla enterkonnekte sistem konusunda da işbirliği yapılabileceğine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, ekonomik ve fizıbl olmasına rağmen Güney Kıbrıs’ın bu işbirliğine yanaşmadığını kaydetti.

Güney Kıbrıs’tan Yunanistan’a bağlanmak yerine Kıbrıs’tan Türkiye’ye enterkonnekte sisteme dahil olunmasının daha hızlı, güvenli ve daha ucuz olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Tatar,  Rum tarafının yapılan öneriyi kabul etmediğini ifade etti.

6 Şubat Depremi öncesinde 2021 yılında Prof. Dr. Cavit Atalar başkanlığında uzman ve bilim insanlarının yer aldığı Cumhurbaşkanlığı Deprem Komitesi’nin kurulduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye’den uzmanlarla birlikte raporlar hazırlanıp, ilgili kurumlarla paylaşıldığını söyledi.

Depreme hazırlıklı olunması gerektiğini anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, binalar yapılırken, denetimin önemine dikkat çekti.

Bina yapımıyla ilgili gerekli yasal mevzuatların yürürlükte olduğunu, uygulamada ve denetlemede merkezi hükümet, yerel yönetimler ve ilgili odalara büyük görevler düştüğünü belirten Cumhurbaşkanı Tatar, bugün yapılan binanın gelecekte olası bir depremde etkileneceğini kaydetti.

Ünal Üstel Cevdet Yılmaz ile bir araya geldi

Başbakan Ünal Üstel Ankara temasları kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz ile bir araya geldi.

Başbakan Ünal Üstel görüşmeleri sonrası basın açıklamasını sosyal medya hesabı üzerinden paylaştı.

Üstel: “Ankara’da sizlerle bulunmaktan duyduğum mutluluğu dile getirmek istiyorum.
Kıbrıs Türk halkı ve Anadolu halkı, birbirine sıkı sıkıya bağlı, gönül köprüleri sağlam, ortak bir milletin evlatlarıdırlar.
Devletleşme sürecini tamamladığımız ve Cumhuriyetimizi kurduğumuz günden bugüne, tek millet sloganımıza iki devlet esasını da eklemiş olduk. Yani biz ortak bir milletin iki devletiyiz.
O günden bugüne, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ve halkımızın karşılaştığı her sorunda her sıkıntıda yanımızda hep Anavatan Türkiye’yi bulduk. Bugün de bu ilişkilerimiz en üst seviyede, büyük bir uyum içerisinde devam ettiriyoruz.
Başbakan olarak, hükümeti kurduğumuz günden bugüne, Türkiye ilişkilerini finansal değil hep yaşamsal gördüm ve öyle hareket ettim.
Bu samimiyetin karşılığını da Anavatan Türkiye’den hep destek gördüm. İlişkilerimizi doğru bir zeminde ve samimiyetle yürütüyoruz.
Her konuyu yapıcı şekilde ele alıyoruz. Ülkemizde yıllardır yarım kalan projelerin, geçmişte yapılmayan reformların neden gerçekleşmediğini birlikte masaya yatırıyoruz.
Birlikte yeni hedefler ortaya koyuyor ve bu hedeflere doğru emin adımlarla yürüyoruz.
Kararlılık gösteriyoruz, cesaretle hareket ediyoruz ve başarıyoruz. O yüzdendir ki, son 20 yıllık süre içerisinde, yapılmayan pek çok projeyi ve reformu 2 yıl gibi kısa sürede tamamladık. Bugün de aynı samimiyetle ve kararlılıkla çalışmaya devam ediyoruz.
Bugün, Sayın Cumhurbaşkanı yardımcımız ve heyetlerimizle hala devem eden projelerimizi ve 2025 yılı hedeflerimizi gözden geçirme toplantısını gerçekleştirdik.
2025 yılı da yıllardır yarım kalmış pek çok projenin tamamlanacağı bir yıl olacak.
2025 yılı ülkedeki tüm insanların yaşamına dokunacak yeni ve büyük projelerin de başladığı yıl olacak.
Eğitimden sağlığa, ulaştırmadan, enerjiye, tarımdan, teknolojik yatırımlara pek çok alanda son derece önemli adımlar atacağımızın müjdesini de buradan vermek veriyorum.
Enerji arz güvenliğinin sağlanması, trafik yoğunluğu yaşadığımız yolların düzenlenmesi, eğitim ve sağlık alanlarındaki alt yapı eksikliklerimizin giderilmesi ve teknoloji, medya ve iletişim alanlarında halka hizmet veren kurumlarımızın geliştirilmesi de bu önemli adımlardan bazıları.
Sözlerime son verirken şu konuların altını çizmekte fayda görüyorum.
Hükümetimiz çoğunluk iradesini tartışılmaz bir şekilde elinde tutmaya ve iktidarını sürdürmeye devam ediyor. Yakın bir gelecekte herhangi bir erken genel seçim hedefimiz veya beklentimiz yok.
Önümüzde halkımızın ihtiyaçlarına cevap vermek, halka söz verdiğimiz proje ve reformları gerçekleştirecek iki yıla yakın bir süre var. Bu süre, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve vatandaşlarımız için değerlendirilmesi gereken önemli bir fırsattır. Yakaladığımız istikrar dönemi milletimiz için heba edilemez bir kazanımdır. Bu kazanımı boş tartışmalara kurban edemeyiz.
Bu süre içerisinde aklımızda, fikrimizde seçim değil, halka hizmet olacak, proje yapmak olacak, reform yapmak olacak.
Bu vesileyle, göstermiş oldukları destek ve misafirperverlikten dolayı başta Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’a ve tüm ekimine teşekkür ediyorum.
Hükümetimizi kurduğumuz günden bugüne, Kıbrıs Türk halkının kayıtsız ve şartsız yanında duran Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a en derin saygılarımı sunuyorum.
Milletimizin her bir ferdini sevgiyle kucaklıyorum.”

Altun’dan Suriye’deki gelişmelere ilişkin açıklama…

TC Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, “Türkiye’nin Suriye’nin birlik, istikrar ve toprak bütünlüğünü desteklediği, tek amacının milli güvenliğimizin sağlanması ve teröristlerin bertaraf edilmesi olduğu unutulmamalıdır.” ifadesini kullandı.

Altun, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Suriye’de devam eden çatışmalar ve askeri durumun, hükümetleri kadar kamuoyu tarafından da yakından takip edildiğini belirtti.

Kamuoyunun yakın ilgisinin sonucu olarak medyanın da vuku bulan meseleleri gündemin üst sıralarında değerlendirdiğini, sahadan bilgilerle habercilik vazifesini yerine getirdiğini aktaran Altun, Başkanlık olarak başta sahadaki medya mensuplarının görevlerini daha rahat şartlarda yapmaları ve kamuoyunu etkin biçimde bilgilendirebilmeleri için büyük gayret gösterdiklerini, ilgili tüm kurumlarla koordinasyonu sağlayarak mümkün olan tedbirleri aldıklarını kaydetti.

Tüm bunları yaparken Suriye meselesinin medyada işlenişiyle alakalı hem basın kuruluşlarına hem de vatandaşlara birtakım prensipleri hatırlatma görevini de icra ettiklerini kaydeden Altun, şu ifadeleri kullandı:

“Dezenformasyonun normal zamanlardan daha fazla ve hızlı yayıldığı böylesine bir ortamda, medyamızın sorumluluk bilincine sahip bir şekilde, vatandaşlarımızın haber alma hürriyetinin ve ülkemiz menfaatlerinin öncelendiği, özellikle askeri ve istihbari mahremiyete azami şekilde riayet eden, asılsız haberlerden, sadece duyuma dayanan söylentilerden, yanlış yönlendirmelerden ve gerçeklikten uzak yorumlardan kaçınan bir yayın politikası benimseyeceğine inanıyoruz.

Türkiye’nin meseleye dair tutumuna ilişkin yalnızca resmi açıklamaların dikkate alındığı ve niyet okuyan analizlerden uzak durulan yayınların yapılması da kamuoyunun daha sağlıklı bilgilendirmesini temin edecek önemli unsurlardır. Bu kapsamda Türkiye’nin Suriye’nin birlik, istikrar ve toprak bütünlüğünü desteklediği, tek amacının milli güvenliğimizin sağlanması ve teröristlerin bertaraf edilmesi olduğu unutulmamalıdır.”

Altun, vatandaşların medyayı takip ederken teyit edilmemiş bilgilere itimat etmemesi, dezenformasyon içeren haber ve bilgilerin yayılımına katkı sunmaması gerektiğini belirterek, doğru bilgi için resmi kurumların açıklamalarının esas alınmasının önemli olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve eşi Sibel Tatar, Engelliler Spor Federasyonu Dayanışma Gecesine katıldı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve eşi Sibel Tatar, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü vesilesiyle Engelliler Spor Federasyonu’nun düzenlediği dayanışma gecesine katıldı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, gecede yaptığı konuşmada dayanışma gecesinde bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Cumhurbaşkanlığı Engelliler Komitesi Başkanı ve Engelliler Spor Federasyonu Başkanı Ahmet Akdeniz ve kader arkadaşlarını selamladı.

25 yıldır engelli bireylerle birlikte çalışma yaptığını anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, Engelliler Spor Federasyonu’nda emeği geçen Mustafa Çelik ve Faruk Taşkınçay’ı rahmetle andı, Günay Kibrit’i selamladı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin kurum, kuruluşlarıyla engelli bireylerin yanında olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, insanların merhameti ve kardeşlik duygularıyla bir olmak için ortaya irade konulduğunu ve dava arkadaşlarına sahip çıktığını dile getirdi.

Engelliler Spor Federasyonu Başkanı Ahmet Akdeniz’in Cumhurbaşkanlığı Engelliler Komitesi Başkanlığına getirilmesiyle 4 yılda önemli işlere imza attığına işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, yaptığı çalışmalardan dolayı kendisine teşekkür etti.

Yaptığı katkılardan dolayı kurum, kuruluş ve sponsorlara da teşekkür eden Cumhurbaşkanı Tatar, sporda uluslararası müsabakalara katılan tekerlekli basketbol takımına da teşekkürlerini sundu, Fenerbahçe Tekerlekli Basketbol Takımı’nda görev yapan oyuncu İbrahim Yavuz’u tebrik etti.

3 Aralık Engelliler Günü’nde engellerin aşılması için ortaya konulan çabadan dolayı katkısı olan herkese teşekkür eden Cumhurbaşkanı Tatar, “Engellilerimiz yalnız değildir, Engelleri birlikte aşacağız. Ülkede yaşayan 6 bin engelli bireyin hayatının kolaylaştırılması için gerekli düzenlemelerin yapılmasının takipçisi olacağız” dedi

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın eşi Sibel Tatar da konuşmasında 16 Mayıs 2024 tarihinde Cumhurbaşkanlığı himayesinde gerçekleştirilen 1. Engelliler Hakları Çalıştayı’nın sonuç bildirgesi ve kitapçığının Cumhurbaşkanlığında gerçekleşen etkinlikte ilgili kurumlar ve kamuoyu ile paylaşıldığını söyledi.

Amaçlarının engelli bireylerin diğer bireyler gibi eşit sosyal haklardan faydalanmasının sağlanması olduğunu dile getiren Sibel Tatar, yapılan çalıştayla birlikte erişebilirlik, ulaşabilirlik ve yasal haklar konusunda yanlarında olduğunu hissettirmek istediklerini vurguladı.

Engellilerin tüm engelleri aşmasında yanlarında bulunmak istediklerini ifade eden Sibel Tatar, “Bu ülke hepimizin. Hepimiz birbirimize saygı göstererek ve engelli bireylere değer vererek, önlerindeki engelleri aşmalarında ve sorunlarını ortadan kaldırmasında yanlarında olacağız” dedi.

Engelliler Spor Federasyona yapılan yardımların sadece bir sempati duyma olmadığını dile getiren Sibel Tatar, Engelliler Spor Federasyonu Başkanı Ahmet Akdeniz’in verdiği güvenin sonucu olduğunu kaydetti.

Sivil toplum örgütlerinde yaptığı iş ve katkılarla topluma fayda sağlayan kişilere ihtiyaç duyulduğunu belirten Sibel Tatar, yaptığı çalışmalardan dolayı Ahmet Akdeniz’e, katkılarından dolayı sponsorlara ve mücadele eden herkese teşekkür etti.

Cumhurbaşkanlığı Engelliler Komitesi Başkanı ve Engelli Spor Federasyonu Başkanı Ahmet Akdeniz de yaptığı konuşmada; kurum, kuruluş ve sponsorların desteğiyle engelli bireylerin engellerinin kaldırıldığını söyledi.

Ahmet Akdeniz, Cumhurbaşkanlığı himayesinde ve Sibel Tatar öncülüğünde gerçekleştirilen 1. Engelli Hakları Çalıştayı’nın Cumhurbaşkanlığında eylem planı tanıtımının gerçekleştirildiğini belirterek, tüm engellilerin temsil edildiği bir platform oluşturulduğunu söyledi.

Hedeflerinin Engelliler Dairesinin hayata geçirilmesi olduğunu anlatan Ahmet Akdeniz, bu sayede engelliler konusunda daha etkin ve verimli çalışmalar yapılacağını kaydetti.

Engelliler ile ilgili bugüne kadar çalışma yapanları saygıyla anan Akdeniz, Sivil Toplum Örgütü olarak çalışmaların süreceğini belirtti, ileride kurumsal bir yapıda çalışmaların devam etmesi temennisinde bulundu.

Engelliye fırsat verildiğinde neler yapılacağını gösteren kader arkadaşlarının düzenlenen dayanışma gecesinde yer aldığını aktaran Akdeniz, ülkeye Türkiye’den önemli spor kulüplerinin geldiğini ve karşılaşma yaptıklarını vurguladı. Firmaların yardımlarıyla ihtiyaçların giderildiğini aktaran Akdeniz, katkıda bulunan sponsorlara teşekkür etti.

Akdeniz konuşmasının devamında “Bizi istedikleri kadar görmezden gelsinler biz varız. Haksız ambargolar uygulanan ülkemizi Avrupa’da temsil ediyoruz” diye konuştu.

Gecede Rusya Kıtalararası ve Dünya Şampiyonu Türkiye Tekerlekli Sandalye Dans Milli Sporcusu Engelliler Spor Federasyonu Yeliz Güllü gösteri yaptı.

Berova, “5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü” dolayısıyla mesaj yayımladı

Maliye Bakanı Özdemir Berova, 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü ve Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı tanınmasının yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımladı.

Bakan Berova mesajında şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye Cumhuriyeti’nde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde bütün dünyaya örnek olan bir devrim ile 1934 yılında pek çok Avrupa ülkesinden önce, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilmiş olması Türk milleti için ayrı bir öneme sahiptir. Kadın, her şeyden evvel toplumu ayakta tutan ailenin en önemli unsurudur. Çalışkanlığı ve üretkenliğiyle hayatın her alanında etkin bir şekilde yer alması son derece önemlidir. Türk ulusunun bir parçası olan Kıbrıs Türk halkı da, Atatürk’ün ilke ve devrimlerini her zaman kendine şiar edinmiştir. Tarih boyunca milletimizin var oluş mücadelesinde canını ortaya koyan kadınlarımız, bugün de çalışma hayatında, siyaset arenasında, yasama, yürütme ve yargıda, sanatta, sporda, sosyal ve kültürel alanda, eğitimde, hukukta, aile içinde… Kısacası toplumsal yaşamda önemli başarılara imza atmış, Cumhuriyetimizin yükselmesine önemli katkılar sağlamaktadır.”

Berova, Kadın Hakları Günü ve Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının tanınmasının yıl dönümünü kutlayarak, “kadınların hayatın her alanında daha güçlü bir şekilde yer alması” temennisini dile getirdi.

Yılmaz: Uluslararası toplum KKTC’yi artık tanımalı, diplomatik, siyasi ve ekonomik ilişkiler kurmalıdır

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Uluslararası toplum Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni (KKTC) artık tanımalı, diplomatik, siyasi ve ekonomik ilişkiler kurmalıdır” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti (TC) Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Uluslararası toplum Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni (KKTC) artık tanımalı, diplomatik, siyasi ve ekonomik ilişkiler kurmalıdır” diyerek, Kıbrıs meselesinde yalnızca Ada’daki gerçekler üzerine inşa edilecek bir çözümün adil, kalıcı ve sürdürülebilir olacağını vurguladı.

Federasyon modelinin artık bir seçenek olmadığını kaydeden Yılmaz, Türkiye’nin, anavatan ve garantör devlet olarak, Kıbrıs Türklerinin haklı davasını savunmaya devam edeceğini belirtti.

KKTC’nin kendi ayakları üzerinde durabilen bir ülke olmasına yönelik çabalarını sürdüreceklerini ifade eden Yılmaz, “Haksız ambargolar ve izolasyonlarla Kıbrıs Türkü’nün spor, eğitim ve ulaşım gibi temel insan hakları dahi on yıllardır ihlal ediliyor olsa da biz Kıbrıs Türkü’nü ihtiyaç duyduğu her alanda desteklemeye devam edeceğiz” diye konuştu.

YILMAZ: KKTC’NİN KAT ETTİĞİ MESAFEYİ BİR KEZ DAHA GÖZLEMLEME FIRSATIM OLDU

TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Başbakan Ünal Üstel ile görüşmesi sonrasında yaptığı açıklamada, Üstel’i ülkede ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti.

KKTC’nin kuruluşunun 41’inci yıl dönümü nedeniyle geçen ay adayı ziyaret ettiğini belirten Yılmaz, “Bu vesileyle Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin Cumhuriyet Bayramı’nı bir kez daha kutluyor, göstermiş oldukları misafirperverlikten ötürü KKTC makamlarına teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.

Ziyarette, KKTC’nin kat ettiği mesafeyi bir kez daha gözlemleme fırsatı olduğunu dile getiren Yılmaz, “KKTC geliştikçe, Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin daha iyi şartlarda yaşadığını gördükçe bizler de mutlu oluyoruz” diye konuştu.

İlk etapta ayakta tedavi ve muayene hizmetleri ile sınırlı olarak KKTC ve TC vatandaşlarına hizmet verecek olan 24 Aralık 1963 Girne Asker Hastanesi’nin açılışını gerçekleştirdiklerini hatırlatan Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı ve Cumhuriyet Meclisi yerleşkelerinin inşası için devam eden çalışmaları yerinde incelediklerini kaydetti, projenin en kısa sürede tamamlanacağına inanç belirtti.

“KIBRIS TÜRKÜ’NÜ İHTİYAÇ DUYDUĞU HER ALANDA DESTEKLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

2024 yılı İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması kapsamındaki projelerle ilgili KKTC hükümetiyle iş birliği halinde çalışmaya devam edeceklerini ifade eden TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, KKTC’nin kendi ayakları üzerinde durabilen bir ülke olmasına yönelik çabalarını sürdüreceklerini vurguladı.

“Haksız ambargolar ve izolasyonlarla Kıbrıs Türkü’nün spor, eğitim ve ulaşım gibi temel insan hakları dahi on yıllardır ihlal ediliyor olsa da biz Kıbrıs Türkü’nü ihtiyaç duyduğu her alanda desteklemeye devam edeceğiz” diyen Yılmaz, şunları kaydetti:

“Bugüne dek fikir ve gönül birliği içinde sürdürdüğümüz bu haklı mücadelede elde ettiğimiz kazanımları daha da ileri götürecek güçte ve kararlılıkta olduğumuz şüphe götürmeyecek bir gerçektir. Bu gerçeği sadece sözle değil, her vesileyle gerçekleştirdiğimiz müşterek icraatlarla gösteriyoruz.”

“KKTC’NİN TÜRK DEVLETLERİ İLE OLAN İLİŞKİLERİNİN GELİŞMEYE DEVAM EDECEĞİNE OLAN İNANCIMIZ TAMDIR”

KKTC’ye ekonomik olarak verdikleri destek gibi siyasi desteği de sürdürdüklerinin altını çizen TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, KKTC’nin tanınması ve uluslararası toplumda hak ettiği yere gelmesi için çalışmaya devam ettiklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın 6 Kasım’da Bişkek’te düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 11. Zirvesi’ne onur konuğu olarak davet edilmesini önemli bir gelişme olarak gördüklerini ifade eden Yılmaz, “KKTC’nin Türk devletleri ile olan ilişkilerinin gelişmeye devam edeceğine olan inancımız tamdır” vurgusu yaptı.

“FEDERASYON MODELİ ARTIK BİR SEÇENEK DEĞİLDİR”

Kıbrıs meselesinde Cumhurbaşkanı Tatar tarafından ortaya konulan egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde iki devletli çözüm vizyonuna desteklerinin tam olduğunun altını çizen TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, şunları kaydetti:

“Sayın Cumhurbaşkanımızın 79. BM Genel Kurulu’na hitaplarında bir kez daha ifade ettikleri üzere, uluslararası toplum KKTC’yi artık tanımalı, diplomatik, siyasi ve ekonomik ilişkiler kurmalıdır.

Kıbrıs meselesinde yalnızca adadaki gerçekler üzerine inşa edilecek bir çözümün adil, kalıcı ve sürdürülebilir olacağını her fırsatta vurguluyoruz.

Birçok kereler denenmiş, ancak Rum tarafının uzlaşmaz tutumu nedeniyle hayata geçirilemeyerek tükenmiş olan federasyon modeli artık bir seçenek değildir.

Türkiye, anavatan ve garantör devlet olarak, Kıbrıs Türklerinin haklı davasını savunmaya devam edecektir.”

“2025 yılı da yıllardır yarım kalmış pek çok projenin tamamlanacağı bir yıl olacak”

Başbakan Ünal Üstel, bugün Ankara temasları kapsamında ilk olarak Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile bir araya geldi. İkili görüşmeler sonrası ortak bir basın toplantısı düzenledi.

Başbakan Ünal Üstel, basın toplantısında şu ifadelere yer verdi;

“Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcım, değerli basın mensupları;
Sözlerime başlamadan önce, Ankara’da sizlerle bulunmaktan duyduğum mutluluğu dile getirmek istiyorum.
Kıbrıs Türk halkı ve Anadolu halkı, birbirine sıkı sıkıya bağlı, gönül köprüleri sağlam, ortak bir milletin evlatlarıdırlar.
Devletleşme sürecini tamamladığımız ve Cumhuriyetimizi kurduğumuz günden bugüne, tek millet sloganımıza iki devlet esasını da eklemiş olduk. Yani biz ortak bir milletin iki devletiyiz.

O günden bugüne, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ve halkımızın karşılaştığı her sorunda her sıkıntıda yanımızda hep Anavatan Türkiye’yi bulduk. Bugün de bu ilişkilerimiz en üst seviyede, büyük bir uyum içerisinde devam ettiriyoruz.
Başbakan olarak, hükümeti kurduğumuz günden bugüne, Türkiye ilişkilerini finansal değil hep yaşamsal gördüm ve öyle hareket ettim.
Bu samimiyetin karşılığını da Anavatan Türkiye’den hep destek gördüm. İlişkilerimizi doğru bir zeminde ve samimiyetle yürütüyoruz.

Her konuyu yapıcı şekilde ele alıyoruz. Ülkemizde yıllardır yarım kalan projelerin, geçmişte yapılmayan reformların neden gerçekleşmediğini birlikte masaya yatırıyoruz.
Birlikte yeni hedefler ortaya koyuyor ve bu hedeflere doğru emin adımlarla yürüyoruz.
Kararlılık gösteriyoruz, cesaretle hareket ediyoruz ve başarıyoruz. O yüzdendir ki, son 20 yıllık süre içerisinde, yapılmayan pek çok projeyi ve reformu 2 yıl gibi kısa sürede tamamladık. Bugün de aynı samimiyetle ve kararlılıkla çalışmaya devam ediyoruz.
Bugün, Sayın Cumhurbaşkanı yardımcımız ve heyetlerimizle hala devem eden projelerimizi ve 2025 yılı hedeflerimizi gözden geçirme toplantısını gerçekleştirdik.
2025 yılı da yıllardır yarım kalmış pek çok projenin tamamlanacağı bir yıl olacak.
2025 yılı ülkedeki tüm insanların yaşamına dokunacak yeni ve büyük projelerin de başladığı yıl olacak.
Eğitimden sağlığa, ulaştırmadan, enerjiye, tarımdan, teknolojik yatırımlara pek çok alanda son derece önemli adımlar atacağımızın müjdesini de buradan vermek veriyorum.
Enerji arz güvenliğinin sağlanması, trafik yoğunluğu yaşadığımız yolların düzenlenmesi, eğitim ve sağlık alanlarındaki alt yapı eksikliklerimizin giderilmesi ve teknoloji, medya ve iletişim alanlarında halka hizmet veren kurumlarımızın geliştirilmesi de bu önemli adımlardan bazıları.

Sözlerime son verirken şu konuların altını çizmekte fayda görüyorum.
Hükümetimiz çoğunluk iradesini tartışılmaz bir şekilde elinde tutmaya ve iktidarını sürdürmeye devam ediyor. Yakın bir gelecekte herhangi bir erken genel seçim hedefimiz veya beklentimiz yok.
Önümüzde halkımızın ihtiyaçlarına cevap vermek, halka söz verdiğimiz proje ve reformları gerçekleştirecek iki yıla yakın bir süre var. Bu süre, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve vatandaşlarımız için değerlendirilmesi gereken önemli bir fırsattır. Yakaladığımız istikrar dönemi milletimiz için heba edilemez bir kazanımdır. Bu kazanımı boş tartışmalara kurban edemeyiz.
Bu süre içerisinde aklımızda, fikrimizde seçim değil, halka hizmet olacak, proje yapmak olacak, reform yapmak olacak.

Bu vesileyle, göstermiş oldukları destek ve misafirperverlikten dolayı başta Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’a ve tüm ekimine teşekkür ediyorum.
Hükümetimizi kurduğumuz günden bugüne, Kıbrıs Türk halkının kayıtsız ve şartsız yanında duran Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a en derin saygılarımı sunuyorum.
Milletimizin her bir ferdini sevgiyle kucaklıyorum.”

Alişan Şan’a Engelliler Spor Federasyonu’ndan anlamlı ödül

Engelliler Spor Federasyonu, dün akşam Merit Diamond’da düzenlediği etkinlikte, UBP Lefkoşa Milletvekili ve Maliye eski Bakanı Alişan Şan’a katkılarından dolayı plaket takdim etti.

Etkinlikte, Engelliler Komitesi Başkanı Ahmet Akdeniz, Alişan Şan’ın engelliler sporuna yaptığı katkılar ve yardımseverliği dolayısıyla teşekkürlerini iletti. Plaket, Şan’ın toplumsal duyarlılığına ve engelliler sporuna verdiği desteklere bir teşekkür niteliği taşıyor.

Etkinlik, engelliler sporunun gelişmesine katkı sunan isimlere verilen ödüllerle anlam kazandı.

Büyük Hamam kapılarını yeniden halka açtı

Kıbrıs’ın tarihi ve kültürel mirasının önemli bir parçası olan başkent Lefkoşa’daki Büyük Hamam, Kıbrıs Vakıflar İdaresi’nin (EVKAF) katkılarıyla bugün yeniden açıldı.

Osmanlı Dönemi’nden bugüne gelen nadir yapılardan olan Büyük Hamam, Evkaf’ın ihalesi sonucunda kapsamlı bir restorasyondan geçti ve tarihi dokusu ile işlevi korunarak bugüne ulaştırıldı.

Açılış nedeniyle düzenlenen tören konuşmalar ve kurdele kesme töreninin ardından Büyük Hamam’ın konuklar tarafından gezilmesiyle tamamlandı.

 

– Tümer

Kıbrıs Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Prof. Dr. Mustafa Tümer, Büyük Hamam’ın açılışında yaptığı konuşmada, tarihi bir günde olduklarını belirterek, Büyük Hamam’ın 1590’lara dayanan geçmişiyle önemli bir yapı olduğunu belirtti.

Yatırımı değerlendiren yatırımcıya teşekkür eden Tümer, hayırlı olması temennisinde bulundu.

 

– Gül

Büyük Hamam’ın yeni işletme sahibi Resul Gül de, Kıbrıs’ın tarihine tanıklık eden Büyük Hamam’ın asırlardır bu toprakların kültürel bir mirası ve buluşma notası olduğunu belirtti.

Kıbrıs turizmine destek sağlamak için bu yatırımı yaptıklarını ifade eden Gül, yatırımla ilgili bilgiler aktardı.