Archives 2024

Brent petrolün varil fiyatı 82,16 dolar

Brent petrolün varili uluslararası piyasalarda ​​​82,16 dolardan işlem görüyor.

Dün 82,19 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 82 dolar seviyesinde tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.18 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,20 artışla 82,16 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 77,14 dolardan alıcı buldu.

Petrol fiyatları, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz oranları görünümünü şekillendirmeye ve faiz indirimlerinin zamanlamasını belirlemeye yardımcı olması beklenen ABD enflasyon raporu öncesinde yükseldi.

Yatırımcıların gün içinde yayımlanacak ocak ayı ABD Tüketici Fiyat Endeksi’ni bekliyor. Dünyanın en çok petrol tüketen ülkesi ABD’de son dönemde açıklanan veriler, ülke ekonomisinin iyiye gittiğine işaret ederek petrol fiyatlarının da yukarı yönlü hareketini destekliyor.

Kızıldeniz’de devam eden gerginliğin küresel petrol arzını sekteye uğratabileceği endişesi fiyatlar üzerinde etkili olmaya devam ediyor. Petrol kaynaklarının çoğunun bulunduğu Orta Doğu’da çatışmanın diğer bölgelere de yayılabileceği endişesi fiyatları yukarı yönlü hareketlendiriyor.

Dün Yemen’deki Husiler, Kızıldeniz’de ABD’ye ait “Star Iris” gemisini deniz füzeleriyle vurduklarını duyurdu. ABD ve İngiltere’nin Yemen’deki saldırılarına karşılık vermekte tereddüt etmeyeceklerini belirten Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri, Kızıldeniz’den geçen ABD ve İngiliz gemilerinin kendileri için “meşru hedefler” olduğunu yineledi.

Hafta sonu ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Yemen’deki İran destekli Husilere ait patlayıcı yüklü insansız su üstü araçlarına ve gemisavar seyir füzelerine yönelik 2 saldırı düzenlediğini duyurmuştu.

Brent petrolde gün içinde teknik olarak 83,07 ile 83,95 dolar aralığının direnç, 80,23 ile 79,69 dolar aralığının ise destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor.

Tatar, 6 Şubat depreminde Kahramanmaraş’ta hayatını kaybeden vatandaşın ailesini ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta bulunan ve depremde iki çocuğuyla birlikte hayatını kaybeden KKTC vatandaşı Elif Akbaba’nın ailesini ziyaret etti.

Akbaba’nın Kahramanmaraş’taki ailesinin evine taziye ziyaretinde bulunan Tatar, aileye üzüntüsünü ifade ederek, baş sağlığı diledi.

Ziyaret esnasında Elif Akbaba’nın kardeşi ve eniştesi söz alarak, Elif Akbaba ve çocukları İlknur ile Arda Akbaba’nın Şubat tatili için Kıbrıs’tan Kahramanmaraş’a geldiğini ve 6 Şubat günü depremde içinde bulundukları binanın yıkıldığını anlattı.

Elif Akbaba’nın kardeşi, anne babalarının da aynı binada hayatını kaybettiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da, Kahramanmaraş’ın kurtuluşu yıl dönümü töreni ve fahri doktora unvanı takdimi için Kahramanmaraş’a geldiğini ve buradayken kendilerini de ziyaret etmek istediğini ifade etti.

Tatar, KKTC ve Türkiye’nin iki ayrı devlet olmalarına rağmen bir bütün olduğunu vurgulayarak, 1974 sonrası Kıbrıs’a yerleşen nüfusa dikkat çekti.

Tatar, depremde yaşamını yitiren anne ve çocuklarına Allah’tan rahmet, tüm ailesine sabırlar diledi.

Cumhurbaşkanı Tatar’a ziyatetinde Tatlısı Belediye Başkanı Hayri Orçan ile eski Paşaköy Belediye Başkanı Habil Tülücü de eşlik etti.

Yağmurlu hava geliyor

Meteoroloji Dairesi’nin tahminlerine göre bugünden itibaren cumartesi gününe kadar yer yer yağmur bekleniyor. Sıcaklık, 17-20 derece dolaylarında seyredecek.

Meteoroloji Dairesi, 13-19 Şubat tarihleri arasındaki hava tahmin raporunu açıkladı.

Meteoroloji Dairesi’nin son tahminlerine göre, bölgenin genellikle alçak basınç sistemi ile serin ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak.

Hava, bugün çok bulutlu, zamanla yer yer sağanak yağmurlu; Çarşamba, Perşembe, Cuma parçalı ve çok bulutlu, sağanak veya gök gürültülü sağanak yağmurlu; Cumartesi parçalı ve çok bulutlu, yer yer sağanak yağmurlu, diğer günler parçalı bulutlu geçecek.

En yüksek hava sıcaklığı genellikle iç kesimlerde ve sahillerde 17-20 derece dolaylarında seyredecek.

Rüzgar, genellikle kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette, yarın ve Çarşamba günleri yer yer kuvvetli esecek.

Türkiye’nin 7 ilinde 7 organize suç örgütü çökertildi, 117 şüpheli yakalandı

Türkiye’nin 7 ilinde eş zamanlı olarak düzenlenen Kafes-39 operasyonları kapsamında toplam 7 organize suç örgütü çökertildi. Operasyonlarda elebaşlarının da içerisinde bulunduğu organize suç örgütü üyesi 117 şüpheli yakalandı.

Sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Türkiye İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya 7 ilde düzenlenen Kafas-39 operasyonları hakkıdna bilgi verdi.

Yerlikaya, İstanbul’da Budaklar Organize Suç örgütü ve Antalya’da Soner Tayyar, Kocaeli’de Uğur Özgen, Samsun’da Sadi Yıldırım, Bilecik’te Melik Korkut, Kars’ta Mürsel Özağdaş, Konya’da Bülent Şimşek’in ele başı oldukları toplam 7 organize suç örgütünün çökertildiğini ve elebaşlarının da içerisinde bulunduğu 117 organize suç örgütü üyesinin yakalandığını açıkladı.

Operasyonlar sonucu; 30 adet ruhsatsız tabanca, 20 adet tüfek ile çok sayıda senet ve paraya el konuldu.

Meteoroloji Dairesi’nden fırtına uyarısı!

Meteoroloji Dairesi, denizlerinde “fırtınamsı rüzgarın” bugün saat 18.00’den, Çarşamba günü saat 10.00’a kadar etkili olacağını açıkladı.

Bölge deniz sahalarından Taurus’da bugün saat 18.00’den itibaren çarşamba saat 10.00’a kadar fırtınamsı rüzgar bekleniyor.

Meteoroloji Dairesi’nin son tahminlerine göre, bölge deniz sahalarından Taurus’da, kuzey ve doğu yönlerden esen rüzgar zamanla kuvvetlenerek, “7” kuvvetinde ve “fırtınamsı” rüzgar olarak esecek.

Cumhurbaşkanı Tatar’a Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nde fahri doktora ünvanı takdim edildi

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nde fahri doktora ünvanı takdim edildi.

Tatar, fahri doktora töreni öncesinde “Son gelişmeler çerçevesinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Önemi” konulu bir konferans da verdi.

Konferansa bölge protokolünün yanı sıra, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Alptekin Yasım, akademisyenler, gaziler ve öğrenciler katıldı.

Cumhurbaşkanı Tatar, son gelişmeler çerçevesinde KKTC’nin önemini ele aldığı konuşmasında, ilk olarak 6 Şubat depremine ve her iki ülkeden verilen kayıplara değindi, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.

Kıbrıs’ın coğrafi ve tarihsel olarak Türkiye ile yakınlığına dikkat çekerek, iki ülkeyi “et ve tırnak” olarak değerlendiren Tatar, Kıbrıs’ın Türkiye için güvenlik açısından önemine işaret etti, KKTC devletinin Doğu Akdeniz’de bir Türk Devleti olarak gelişimini sürdürdüğünü kaydetti. Tatar, bugün KKTC’de demokratik bir düzen, tüm kurum ve kuruluşlarıyla bir devlet yapısı olduğunun altını çizdi.

– “Türkiye her zaman Kıbrıs Türk halkının yanında olmuştur”

Kıbrıs sorununun bugüne kadarki sürecini katılımcılara anlatan Tatar, Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması hayaliyle gelişen olaylar sonucunda Kıbrıs Türk halkının yaşadığı zulümlere değindi ve yıllar boyunca Kıbrıs Türk halkının bu zulümlere karşı varlığını sürdürmekte olduğunu kaydetti.

Tatar, 1960 ortaklık cumhuriyetinde ifade edilen garantör ülkelerin büyük öneme sahip olduğunu ve bu süreçte yapılan görüşmelerde “Türkiye’nin tek taraflı müdahale hakkı” maddesinin Kıbrıs Türk halkını kurtaran madde olduğunu söyledi.

Tatar, bugünlere Türkiye’nin desteği olmadan gelinemeyeceğinin altını çizerek, Türkiye’nin her zaman Kıbrıs Türk halkının yanında olduğunu belirtti.

– “KKTC’yi bağımsız bir Türk devleti olarak yaşatmak gereklidir”

Mukavemet ruhu ve destansı bir mücadele ile Kıbrıs Türk halkının 1974’ü beklediğini ve 1974 Barış Harekâtı ile yeni bir dönemin başladığını ifade eden Tatar, Harekât sayesinde Kıbrıs Türk halkının bağımsızlığa kavuştuğunu, o günden bugüne Kıbrıs’ta bağımsız bir Türk devletinin yoluna devam ettiğini söyledi.  

Bir devlet olarak KKTC’nin bugün sahip olduğu hak ve yetkilere dikkat çeken ve bu doğrultuda Türkiye Cumhuriyeti ile beraber hareket edildiğinde “bambaşka bir Mavi Vatan’ın doğduğunu” dile getiren Tatar, Mavi Vatan’ın öneminin altını çizdi, şu anda her devletin Doğu Akdeniz’de bir pozisyon alma çabası içerisinde olduğunu hatırlattı.

Tatar, Kıbrıs denildiğinde sadece orada yaşayan halkın değil, aynı zamanda deniz yetki alanları, hava sahası ile ulusal güvenliği yüzde yüz etkileyen hak, hukuk ve stratejik kazanımları olan bir pozisyonun düşünülmesi gerektiğini kaydetti. Tatar, “O nedenle KKTC’yi bağımsız bir Türk devleti olarak yaşatmak gereklidir. KKTC tüm Türk Dünyası’nın Akdeniz’e açılan kapısıdır” dedi.

-“Geleceğin selameti için verilen mücadele bizi birleştiren noktadır”

104 yıl önce Kahramanmaraş’taki halkın da benzer bir pozisyonda bağımsızlıklarını korumak için mücadele verdiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, “Geleceğin selameti için verilen mücadele bizi birleştiren noktadır” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın konuşmasının ardından Cumhurbaşkanlığı tarafından hazırlanan ve Cumhurbaşkanlığının çalışmalarını yansıtan video gösterimi yapıldı.

-Doktora takdimi

Ardından Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Alptekin Yasım, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a doktora unvanı takdim edilmesine ilişkin Senato Kararı’nı okudu.

Yasım, söz konusu kararın geçen yıl alındığını ve takdim töreninin 10 Şubat 2023’te yapılmasına karar verildiğini ancak yaşanan deprem felaketi nedeniyle bugün yapıldığını kaydetti.

Senato kararında Tatar’a, “Gerek Türk Dünyası’nın birliği, gerekse uluslararası siyasal alanda yürüttüğü aktif diplomasi ile onurlu bir çaba içerisinde KKTC’yi en üst düzeyde temsil eden, ülkesi, Türk Dünyası coğrafyası ve Türkiye açısından KKTC’nin bağımsız, her açıdan güçlü bir devlet olarak yönetilmesinde sergilediği ekonomi, siyaset bilgisi, yapıcı ve engin uluslararası diplomasi bilgisi, güçlü bir siyaset ve devlet adamı olması nedeniyle” Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Alanı’nda fahri doktor unvanı verildiği belirtildi.  

Senato kararının okunmasının ardından, Cumhurbaşkanı Tatar’a fahri doktora beratı takdim edildi. Program, hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi.

Çavuş: “Narenciye sektörü ile ilgili süreci yakından takip ediyoruz”

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş ise, narenciye sektörü ile ilgili süreci yakından takip ettiğini belirtti.

Geçen yıl 10 Şubat’a kadar kesilen ürünün 16 bin 300 ton, bu yıl şu ana kadar ise 12 bin ton olduğu bilgisini aktaran Çavuş, “Bu hastalığın böceğinin ve yumurtasının fümigasyon ile öldüğünü ıspatladık. Türkiye’deki yetkililerle yapmış olduğumuz çalışmada şu an için Azerbaycan, Irak ve Türkiye’de de 11 bin tonluk ürünün depolanması ile ilgili önünün açıldığı ama önümüzdeki günlerde 30 bin ton daha ürünün oralara depolanıp satışa gidebileceği noktasında da çabamız var” diye konuştu.

Ürünün hareketinin izlenilebilirliğinin önemine de işaret ederek bu konuyu Türkiye’deki yetkililerle görüşerek önünü açtıklarını kaydeden Çavuş, Cevdet Yılmaz’a, Tarım Bakanına ve büyükelçiliğe gösterdikleri ilgi ve alaka dolayısıyla teşekkür etti.

Özellikle yaş sebzedeki zararların bugüne kadar Genel Tarım Sigortası Fonu tarafından kapsam dışı olduğu için ödenmediğini belirten Çavuş, tüzükle ilgili çalışmaların tamamlandığını, ilk Bakanlar Kurulu toplantısının gündeminde olacağını ve zararların ödeneceğini söyledi.

Çavuşoğlu: “DAÜ’den vazgeçmeyeceğiz”

Erhürman’ın YÖDAK ve DAÜ ile ilgili söylediklerine yanıt vermek üzere söz alan Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, YÖDAK’ın yasada kendisine verilen görevleri yapmak zorunda olduğunu söyledi ve YÖDAK’ın görevlerini neden yapamadığıyla ilgili bir araştırma komitesi kurulmasına olumlu baktığını belirtti.

Hükümetin DAÜ’den ve DAÜ’nün kalitesinden vazgeçmeyeceğinin altını çizen Çavuşoğlu, hükümetin en yüksek profesör maaşını en yüksek müsteşar maaşına eşitlemeyi ve öğretim görevlisine yaptıkları yayınlar için ise ayrıca bir miktar ödenmesini teklif ettiklerini aktardı.

Bazı profosörlerin 160-170 bin TL maaş aldığını, emekli bir profesörün ise 248 bin TL’ye kadar emekli maaşı aldığını söyleyen Çavuşoğlu, gelir- gider dengesinin sağlanmasının önemine vurgu yaptı. Çavuşoğlu, öğretim görevlilerinin ders saatlerinin yükseleceğini de belirtti.

CTP Milletvekili Erkut Şahali yerinden söz alarak DAÜ’de yönetsel ve idari bir zafiyet olduğuna işaret etti ve Bakana, 2019’dan beridir siyasi iradeyle görevde olan kişilerle ilgili ne yapmayı düşündüklerini sordu. Soru üzerine Çavuşoğlu, idari anlamdaki değerlendirmeyi hükümetin gündemine getirebileceğini ve Hükümetin karar verebileceğini anlattı.

Yerinden söz alan CTP Milletvekili Teberrüken Uluçay ise, DAÜ’ye bütçe dahilinde bakıldığını, DAÜ’nün KKTC ve Gazimağusa için ekonomik öneminin ve büyük resmin göz ardı edildiğini söyledi. Uluçay, DAÜ’de “yüksek” diye adlandırılan gelir kalemlerinin azınlığına düştüğünü kaydederek, maaşlarda müsteşar maaşının biraz daha üzerinde bir ayarlama yapılırsa uzlaşıya varılacak gibi görüldüğünü, bunun dikkate alınıp alınmayacağını, müsteşar maaşının üzerine çıkılıp çıkılmayacağını sordu.

Eğitim Bakanı Çavuşoğlu, Uluçay’ı “popülizm gailesi” taşımakla suçlayarak, “Biz ülkenin kurtuluşunda DAÜ’süz bir kurtuluşu düşünmüyoruz, DAÜ ilelebet yaşayacak. Uzlaşı anlamında, müsteşar maaşı sınırımızdır…” dedi. ADEK kriterleri, yayın ücreti ve yüzdelik olarak bir açılım yaptıklarını belirten Çavuşoğlu, “Onlar 120 bin TL’ye kadar gerilediler. Bu ülkede en yüksek maaşımız müsteşar maaşıdır, bir devletin de önerebileceği en yüksek maaş müsteşar maaşı olabilir… Yani bir müsteşar bir hocadan daha değersiz değildir, ya da bir hoca müsteşardan daha değersiz değildir…” şeklinde konuştu.

Üstel: “Üniversitelerle ilgili araştırma komitesi kurulması önerisi olumlu… DAÜ için ne gerekirse yapacağız”

Üstel: “Üniversitelerle ilgili araştırma komitesi kurulması önerisi olumlu… DAÜ için ne gerekrise yapacağız”

62’nci madde tahtında konuşulanlara yanıt vermek için Başbakan Ünal Üstel de söz aldı.

Üstel, üniversitelerin kaliteli eğitim vermesi için ne gerekirse yapmaya hazır olduklarını vurgulayarak, Meclis’te YÖDAK ve üniversitelerin denetimi ile ilgili araştırma komitesi kurulması önerisini olumlu karşıladı.

3. ülkelerden ve Afrika’dan gelen öğrencilerin geçmişte vizesiz geldiğini anımsatan Üstel, “Biz TC ile de istişare ederek bir transit vize uygulaması ile süzgeçten geçirmeye başladık” dedi.

DAÜ’nün ülkenin gururu olduğunu ve kendi ayakları üzerinde durabilmesi için ne gerekirse yapacaklarını ifade eden Üstel, “Radikal tedbirler alacak, bunlarla ilgili yasal düzenlemeleri yapacağız. Bunları yaparken sizinle de paylaşacağız” ifadelerini kullandı.

Narenciye için daha çok planlamaya ihtiyaç olduğunu söyleyen Başbakan, “Gelecek narenciye hasadı gelmeden büyük soğuk hava deposunu üreticiye kazandıracağız. Hiçbir ürünü ağacında bırakmayacağız, kalırsa da gerekli ödemeyi yapacağız” diye konuştu.

Geçitköy’de sel dolayısıyla meydana gelen hasarla ilgili Üstel, “Geçitköyde selde insanların uğradığı zararı tespit ettik. Hepsini karşılayacağız” dedi.

İstatistik Kurumu’nun sepetinin güncellenmesi ile ilgili de hiçbir sıkıntıları olmadığını belirten Üstel, bu konuda komite kurup çalışmalar yapılmasına da olumlu baktığını kaydetti.

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz ise yerinden söz alarak, “Kıbrıs Cumhuriyeti” vatandaşı Ermenilerin ülkeye girişinde sorun olmadığını söyledi.

Töre, Limasol Direnişi ve şehitlerini andı

Cumhurbaşkanı Vekili, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Limasol Direnişi ve şehitlerini yayınladığı mesajla andı.

Meclisten yapılan yazılı açıklamaya göre, Töre, mesajında şunları kaydetti:

“Limasol’da Mücahitlerimizin göstermiş olduğu kahramanlık tarihimizde önemli bir yer tutmaktadır. Ortaya konulan mücadele ve direniş, Kıbrıs Türkü’nün bugünlere gelmesinde halkımıza önemli bir güç ve ruh katmıştır. EOKA’cılar tarafından düzenlenen saldırıları püskürten mücahitlerimiz, şanlı bir direnişe imza atmışlardır. Bu direniş sırasında canını feda eden kardeşlerimiz, şehitlik mertebesine erişerek kalbimizin en derin yerinde yerini almıştır.

Tarih boyunca yaşadığımız acı hadiseler, Kıbrıs Türkünün anavatanından başka güvencesi olmadığını ortaya koymuştur. Türkiye ve Türk ordusu bizim vazgeçilmezimizdir ve bizler bu yolu birlikte yürümeye devam edeceğiz. Tarihe mal olmuş direnişimizi selamlıyor, şehit düşenleri saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.

Ruhları şad olsun.”

Kıbrıslı Türk basketbolcu Erten Gazi, Türkiye A Milli Basketbol Takımı’na davet edildi

Türkiye Süper Lig ekiplerinden Anadolu Efes’te oynayan Kıbrıslı Türk basketbolcu Erten Gazi, Türkiye A Milli Takımı’na davet edildi.

Kıbrıslı Türk basketbolcu Erten Gazi’ye milli davet geldi… Türkiye’nin FIBA EuroBasket 2025 Elemeleri B Grubu’nda oynayacağı İtalya ve İzlanda karşılaşması öncesinde Erten Gazi açıklanan aday kadroda yer aldı.

Türkiye Basketbol Federasyonu’ndan konuyla ilgili şu açıklama yapıldı:

“FIBA EuroBasket 2025 Elemeleri’nde mücadele edecek A Erkek Milli Takımımızın aday kadrosu belirlendi.

A Erkek Milli Takımımız, FIBA EuroBasket 2025 Elemeleri’nde B Grubu’nda 22 Şubat Perşembe günü TSİ 22.30’da deplasmanda İtalya ve 25 Şubat Pazar günü de saat 16.00’da Sinan Erdem Spor Salonu’nda İzlanda ile karşı karşıya gelecek.”

Ateşli Silahlar (Değişiklik) Yasa Önerisinin ivedilikle görüşülmesine ilişkin tezkere geri çekildi

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, Meclis Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe başkanlığında saat 12.30’da toplandı. Oturumda, Ateşli Silahlar (Değişiklik) Yasa Önerisi’nin ivedilikle görüşülmesine ilişkin tezkeresi geri çekildi, Köy ve Mahalle İhtiyar Heyetleri (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın ivedilikle görüşülmesine ilişkin tezkeresi ise oy birliğiyle onaylandı.

Meclis’te “Okutulup Onaya Sunulacaklar” kısmında ilk olarak, Ulusal Birlik Partisi (UBP) Gazimağusa Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu’nun sunduğu Hukuk, Siyasi İşler ve Dışilişkiler Komitesi’nin gündeminde bulunan Ateşli Silahlar (Değişiklik) Yasa Önerisi’nin ivedilikle görüşülmesine ilişkin tezkeresi okundu. Ardından, CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman yerinden söz alarak, konunun neden yasa tasarısı olarak gelmediği ve içerikle ilgili bilgi verilmesini istedi.

Bunun üzerine öneri sahibi Oğuzhan Hasipoğlu kürsüye çıkarak, durumun aciliyetinden dolayı öneri şeklinde hazırlandığını ve genel gerekçesinde de belirtildiği üzere 21 yaşından küçük ve milli sporculara istisna sağlanmasının hedeflendiğini anlattı.

Hasipoğlu, “Milli olabilmek için o ateşli silahı müsabakalarda kullanabilmek gerekir ve bu şu anki mevcut yasamızda suç oluşturuyor. Bir gencimizin milli olabilmesi için 3-4 senelik çalışmaya ihtiyaç vardır ve bunu yaparken suç teşkil etmemesi gerekir” dedi. Hasipoğlu, 12 yaşını doldurmuş ve müsabakalarda ateşli silah kullanan milli sporcular için bir istisna getirmek istediklerini yineledi. UBP Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, meselenin aciliyetinden dolayı, müsabakalara gidecek sporcuların olmasından dolayı bu önerinin yapıldığını ancak kendilerinin de “müsabakalarda bu silahların kullanılması” konusunda Erhürman ile aynı görüşte olduğunu belirterek, ivedilik talebini geri çekti.

Ardından Başbakanlığın, Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesinin gündeminde bulunan Köy ve Mahalle İhtiyar Heyetleri (Değişiklik) Yasa Tasarısının ivedilikle görüşülmesine ilişkin tezkeresi okundu.

“KATKI ASGARİ ÜCRETİN YÜZDE 95’İ ORANINA ÇIKACAK”

Üstel:

Başbakan Ünal Üstel Köy ve Mahalle İhtiyar Heyetleri (Değişiklik) Yasa Tasarısı tezkeresine ilişkin söz alarak, muhtarların aldığı katkının yeterli olmadığı konusunda herkes hemfikir olduğunu ifade etti ve katkının asgari ücretin yüzde 95’i oranına çıkacağını söyledi.

Muhtarlık binalarının çoğunun atıl vaziyette olduğunu da anlatan Üstel, bu binaların 140’ının bakım ve onarımının tamamlandığını, gerisinin ise 2024 yılı içinde tamamlanacağını kaydetti.

Konuşmaların ardından, Köy ve Mahalle İhtiyar Heyetleri (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın ivedilikle görüşülmesine ilişkin tezkere oy birliği ile kabul edildi.

Fransa’da çiftçilerin ardından yaşlılara bakan sağlık görevlileri de eylem yapıyor

Fransa’daki çiftçilerin otoyol kapama eylemlerinden etkilenen yaşlı bakım teknikerleri, maaş artış talebiyle birçok şehirde trafiği engelledi.

Yerel basındaki haberlere göre, yaşlı bakım teknikerleri kolektiflerinin çağrısıyla Marsilya, Bordeaux, Dijon başta olmak üzere Fransa’nın birçok şehrinde yüzlerce tekniker, araçlarıyla trafiği durdurma eylemi yaptı.

Fransa’da günlerce süren çiftçi eylemlerinden ilham aldıklarını belirten yaşlı bakım teknikerleri, hizmet başı ücretlendirmelerinde artış yapılması talebinde bulundu.

France Info’ya göre, eyleme giden Öfkeli Hemşireler Kolektifinin Başkanı Gaelle Canat, “Karşı karşıya olduğumuz zorluklar konusunda farkındalık yaratmak için seçilmiş tüm temsilcilerle görüşmeye çalıştık, çabalarımızın sonucunda hiçbir şey elde edemedik. Çiftçilerin sokağa döküldüklerini gördüğümüzde ‘biz de çıkmalıyız’ dedik. Mesleğimizin itibarsızlaştırıldığını göstereceğiz.” açıklamasını yaptı.

Saatlik ücretlerinin çok düşük olması sebebiyle uzun süreler çalışmak zorunda kaldıklarını belirten Canat, “15 yıldır devam eden enflasyona rağmen maaşlarımıza zam yapılmadı. Maddi açıdan ne halde olduğumuzu siz düşünün.” dedi.

Canat, Kovid-19 salgını sırasında meslektaşlarıyla ön saflarda çalıştıklarını ve bu çalışmanın karşılığını alamadıklarını dile getirerek, hükümetin gerekli adımları atmaması halinde Fransızların yaşlı bakım teknikerleri bulmakta zorluk yaşayacağına dikkati çekti.

Fransa’da çiftçi eylemleri günlerce sürmüş, hükümetin ve Avrupa Birliği’nin (AB) tarım politikalarına tepki gösteren çiftçiler, günlerce traktörleri ile Paris ve çevresini trafiğe kapatmıştı.

Çiftçi eylemleri nedeniyle hükümet tarım sektöründe iyileştirilmeler yapılması için bazı tedbirleri yürürlüğe koymuştu.

BM, göçmen türlerin neredeyse yarısının popülasyonunun azaldığını belirtti

Birleşmiş Milletler (BM), ötücü kuşlar, deniz kaplumbağaları, balinalar ve köpek balıkları gibi göçmen türlerinin neredeyse yarısının popülasyonunun azaldığını bildirdi.

BM Göç Eden Yabani Hayvan Türlerinin Korunmasına İlişkin Sözleşmesi (CMS), “Dünyadaki göçmen türlerin durumu” başlıklı rapor yayımladı.

Raporda, Uluslararası Doğayı Koruma Birliğinin (IUCN) hazırladığı, nesli tükenme tehdidi altında olan türlerin yer aldığı Kırmızı Liste’deki bilgiler baz alındı.

Dünya genelindeki göçmen türlerin yüzde 44’ünün popülasyonunda azalma olduğu tespit edilen raporda, BM tarafından gözlemlenen neredeyse 1200 türün beşte birinden fazlasının da nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olduğu ifade edildi.

Raporda, değişen mevsimle farklı çevrelere göç eden ötücü kuşların, deniz kaplumbağalarının, balinaların, köpek balıklarının ve diğer göç eden türlerin doğal yaşam alanının tahrip edilmesi, balıkçılık, yasa dışı avlanma, kirlilik ve iklim değişikliği sebebiyle tehlikeye girdiği aktarıldı.

Özbekistan’ın Semerkant kentinde düzenlenen BM’nin vahşi yaşam konulu konferansında yayımlanan raporun başyazarı Kelly Malsch, “Bunlar sürekli yer değiştiren canlılar. Beslenmek ve üremek için hareket ederler ayrıca yolda kısa süreli duraklayacak bölgelere de ihtiyaç duyarlar.” ifadelerini kullandı.

Konferansın katılımcıları, göçmen türlerin korunmasına ilişkin önerileri ve nesli tükeneceğinden endişe edilen birkaç yeni türün listeye alınıp alınmamasını değerlendirecek.

Tozlu hava Salı gününe kadar etkili olacak

Meteoroloji, toz uyarısı yaptı.

Tozlu havanın Salı gününe kadar etkili olması bekleniyor…

Meteoroloji Dairesi, toz taşınımı uyarısında bulunarak, hassasiyeti olan vatandaşlara tedbirli olmaları çağrısı yaptı.

Daire’den yapılan açıklamaya göre, Orta Doğu üzerinden bölgeye taşınacak toz zerrecikleri bugünden başlayarak Salı günü saat 12.00’ye kadar etkili olacak.

Limasol direnişi ve bu direnişte şehit düşenler yarın anılacak

Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesi yıllarında, 10-13 Şubat 1964 tarihlerinde Limasol’da verdiği direniş ve bu direnişte şehit düşenler yarın anılıyor.

Girne Kaymakamlığı’nın açıklamasına göre anma töreni, Limasol-Girne Şehitleri ve Özgürlük Anıtı’nda saat 10.00’da yapılacak.

Anma töreninde protokol sırasına göre anıta çeleklerin sunulmasının ardından, saygı duruşu ve İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekilecek.

Tören, şiirlerin okunması ve konuşmalarla sona erecek.

TMT Mücahitler Derneği Genel Başkanı Celal Bayar, Limasol Direnişi’nin 60. yılında kanları ve canları ile Kıbrıslı Türklere bağımsız bir devlet armağan eden aziz şehitleri ve kahraman gazileri minnet ve şükranla andıklarını vurguladı.

Bayar, Limasol Direnişi’nin 60. yıldönümü nedeniyle yayımladığı mesajda şu ifadelere yer verdi:

“Atalarımız Türk-Osmanlı’nın 2 Temmuz 1570 günü ilk fethettiği yerleşim yerimiz olan Limasol, ikinci destanını 10-13 Şubat 1964 tarihinde yazmıştır.

10 Şubat’ta başlayan Rum saldırılarına 11 Şubat’ta karşılık veren mücahitlerimiz, kale civarında ilk Rum saldırılarını püskürttüler. 13 Şubat sabahının ilk ışıklarıyla zırhlandırılmış dozerler öncülüğünde yüzlerce Rum çapulcu Limasol’un Türk bölgesine karşı taarruza geçti.

Magic Bar bölgesindeki Türk mevzileri tank ve roketatar mermileriyle harabeye çevrilince mücahitlerimiz Yeni Klinik mevziine çekilerek kahramanca direnişlerini sürdürdüler. Bu direniş esnasında 5 mücahidimiz şehit düştü. Rum zırhlı aracı tahrip edildi.

Limasol Türk bölgesinde Mücahitlerimizin direnişi karşısında sonuç alamayan Rumlar ateşkes anlaşmasını kabul edip imzaladılar. Akabinde Limasol Sancağı’na bağlı Piskobu, Bağlarbaşı, Aşağı Binatlı, Evdim ve Çanakkale Türk yerleşim yerlerimize karşı saldırılarda bulundular. Ancak şehit ve yaralılar vermelerine ve kıt imkânlarına rağmen yiğitçe direnen Mücahitlerimiz Rumlara geçit vermedi. Bu direnişlerde ‘Limasolun Sesi’ radyosunun yayınları Mücahitlerimize büyük bir moral güç kaynağı olmuştur.”

Bayar, mesajında ayrıca “Barış, huzur ve güven içerisinde sürdürdüğümüz bugünkü yaşantımızı borçlu olduğumuz başta Anavatan ve Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri ile Güvenlik Kuvvetlerimize en içten sevgi ve saygılarımızı sunarız” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kahramanmaraş’ta Deprem Şehitliği’ni ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kahramanmaraş’ta 6 Şubat Depremi Şehitliği’ni ziyaret ederek, depremde hayatını kaybedenleri kabirleri başında andı.

 

Kapıçam Şehir Mezarlığı’nda yer alan Şehitlik’te kabirleri dolaşan Tatar, yetkililerden bilgi aldı, kabirlere çiçek bıraktı.

 

Tatar, ardından taziye çadırına giderek, hayatını kaybedenler için dua okudu.

 

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a bölge protokolünün yanında, KKTC Mersin Başkonsolosu Zalihe Mendeli eşlik etti.

 

Ziyaretin ardından basına konuşan Tatar, bir yıl önce meydana gelen depremde hayatını kaybedenlere yeniden rahmet dileyerek, sevenlerine baş sağlığı, Türk milletine sabırlar diledi.

 

Tatar, kabristanlığı dolaşırken, özellikle genç yaştaki kişileri gördüklerinde, yüreklerinin dağlandığını kaydetti.

 

Kıbrıs Türk halkının da bu depremde büyük kayıplar verdiğini anımsatan Tatar, Şampiyon Melekleri, öğretmen ve ailelerini, çeşitli amaçlarla deprem sırasında bölgede olan ve hayatını kaybeden vatandaşları andı.

 

Yaşanan felaketin çok büyük bir yıkım getirdiğini ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde yapılan çalışmalarla konutlar, kamu alanları inşa edilerek, yaraların sarılmaya başlandığını yerinde gördüklerini kaydeden Tatar, ilim temelinde yapılacak sağlam binalarla gelecek nesillerin böyle acılar yaşamayacağına inanç belirtti.

 

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, bugünün aynı zamanda Kahramanmaraş’ın düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümü olduğuna işaret ederek, Kahramanmaraş ve Kıbrıs Türk halklarının yaşadığı benzer acıları vurguladı.

 

Yıllar boyunca katledilen Kıbrıslı Türkler olduğunu hatırlatan Tatar, “Mukavemet ruhu ile Anadolu’dan aldığımız ilhamla varlığımızı sürdürmenin mutluluğu içerisindeyiz” dedi.

 

KKTC’nin bugün gelişen bağımsız bir devlet olduğunun altını çizen Tatar, Kıbrıs’ta karşılıklı egemenliklerin tanınmasıyla ve iki devletin iş birliğiyle bir anlaşmaya ulaşılabileceğine dikkat çekti.

 

Cumhurbaşkanı Tatar Kahramanmaraş’ta…

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kahramanmaraş’ın işgalden kurtuluşunun 104’üncü yıl dönümü töreninde yaptığı konuşmada, büyük Türk milletinin ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs Türk halkının, geleceğe Türkiye ile emin adımlarla yürümeye devam edeceğini vurguladı.

 

Tatar, 6 Şubat depremindeki acıları Kahramanmaraş halkıyla birlikte yaşadıklarını kaydederek, yaraların en erken zamanda sarılması ve Kahramanmaraş’ın daha güçlü bir şekilde inşa edilmesi dileğinde bulundu.

 

Kahramanraş’ta verilen destansı mücadelenin Türk milletinin şanlı tarihinde yerini aldığını belirten Tatar, Kıbrıs Türk halkının da varoluş mücadelesine dikkat çekti, Türk milletinin tarihte asla bağımsızlığından ödün vermediğini söyledi.

 

KKTC’ye yapılan haksızlık ve saldırılarının Türk dünyasını birbirine daha da kenetlediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, “Bizlere düşen görev, milli değerlere, örf, adet, gelenek ve göreneklere ve her türlü zenginliğimize sahip çıkarak geleceğimizi şekillendirmektir” dedi.

 

Temaslarda bulunmak üzere bugün Türkiye’ye giden Tatar, Kahramanmaraş’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 104’üncü yıl dönümü törenine katılarak, bir konuşma yaptı.

 

Tören kapsamında ilk program, Cumhurbaşkanı Tatar’ın Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer tarafından karşılanması ve İstiklal Madalyası’nın bayrağa takılmasıyla yapıldı. Ardından, askeri araç üzerinde Cumhurbaşkanı Tatar’ın halkı selamlaması ile başlayan Valilik Meydanı’ndaki törende, günün anlam ve önemine ilişkin çeşitli etkinlikler yapıldı.

 

-“Hayatlarını kaybeden insanlarımızın acısı, ailelerin feryadı bizlerin de olmuştur”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, burada yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türk halkının Kahramanmaraş halkına sevgi ve saygılarını ileterek, Büyük Türk Milletinin ayrılmaz ve kopmaz bir parçası olan Kıbrıs Türk halkının burada verilen mücadeleleri her zaman yakından izlediğini kaydetti.

Tatar, bir yıl önce Kahramanmaraş’ın da içerisinde olduğu bölgede meydana gelen 6 Şubat Depremi’nde yaşanan acılara işaret ederek, “Hayatlarını kaybeden insanlarımızın acısı, ailelerin feryadı bizlerin de olmuştur” dedi. Tatar, Adıyaman’da kaybedilen Şampiyon Melekleri de hatırlatarak, Kıbrıs Türk halkının yüreklerinin, canlarının parçalandığını, halkın halen ağladığını söyledi.

Depremde hayatını kaybeden herkese rahmet, acılı ailelere sabırlar dileyen Tatar, yaraların en erkende sarılıp, Kahramanmaraş’ın daha güçlü olarak inşa edilmesi dileğinde bulundu.

 

-“Doğu Akdeniz’de Türk varlığı Türk Milleti için çok değerli ve kıymetli”

Bundan 104 yıl önce Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde tüm Anadolu’da kurtuluş ve istiklal savaşları yapılırken, Kahramanmaraş’ta da Sütçü İmam ve arkadaşlarının destansı kahramanlıkları ile Fransız işgalinden kurtuluşunun Büyük Türk milletinin şanlı tarihinde yerini aldığını kaydeden Tatar, yapılan tüm kahramanlıkları yad etti, minnet duygularını ifade etti.

Kıbrıs Türk halkının da büyük mücadeleler verdiğini, 1878 yılında Kıbrıs’ın İngilizlere kiralanmasının ve Osmanlı bayrağının indirilmesinin belki de halkın yaşadığı en büyük acı olduğunu belirten Tatar, İngilizlere ve Rum-Yunan ikilisine karşı verilen destansı direnişi vurguladı. Tatar, Kıbrıs Barış Harekâtı ardından 1983 yılında kurulan KKTC ile Doğu Akdeniz’de Türk varlığının Türk milleti için çok değerli ve kıymetli olduğunu dile getirdi.

Tarihte Türk Milleti’nin hiçbir zaman bağımsızlığından ödün vermediğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Tatar, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Bağımsızlık bizim karakterimizdir” sözüne dikkat çekti.

 

-“Bize yakışan en kısa zamanda yaraları sarıp, emin adımlarla geleceğe yürümektir”

Bugün Doğu Akdeniz’de KKTC’ye yapılan saldırı ve haksızların Türk milletini birbirine daha da kenetlediğini kaydeden Tatar, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ve büyük Türk Dünyası ile KKTC’nin daha da güçlendiğini belirtti.

Tatar, Türkiye’nin yeni yüzyılında emin adımlarla büyük projeleri başarırken, Doğu Akdeniz’de, mavi vatanda, bağımsız KKTC’nin de geleceğe birlikte yürümenin gururunu yaşadığını söyledi.

“Bize yakışan en kısa zamanda yaraları sarıp, refah bir geleceğe emin adımlarla yürümektir” diyen Tatar, bunun için Sütçü İmamların o kahramanlık ruhunun yaşatılması gerektiğini kaydetti, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde başarıların devamına inanç belirtti.

Cumhurbaşkanı Tatar, TC Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın KKTC’nin tanıtılmasına yönelik uluslararası platformlardaki söylemlerine de yer vererek teşekkürlerini iletti. Tatar, tüm Kahramanmaraş halkının bayramını kutlayarak konuşmasını sonlandırdı.

Tören, geçit resmiyle tamamlandı.

Türkiye’den BM’ye Gazze çağrısı

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Gazze’nin güneyindeki Refah kentine yönelik saldırısına ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, saldırılardan endişe duyulduğu belirtilerek, BM Güvenlik Konseyi’ne gerekli adımları atması için çağrı yapıldı.

İsrail, Gazze’nin Mısır sınırındaki Refah kentine saldırı düzenledi. Saldırıda 100’den fazla kişi hayatını kaybetti.

Yüzlerce kişinin de yaralandığı saldırıya Türkiye’den tepki geldi. Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “İsrail’in, Gazze şeridinde bugüne kadar gerçekleştirdiği yıkım ve katliamların ardından, güneydeki Refah kentine yönelik artan saldırılarından çok büyük endişe duyuyoruz” denildi.

MISIR’DAN İSRAİL’E REFAH UYARISI: “VAHİM SONUÇLARI OLUR”

Harekatın Gazze halkını kendi topraklarından sürme planının bir parçası olarak değerlendirildiği belirtilen açıklamada şunlar kaydedildi:

“Devam eden saldırılar, Gazze’deki insani trajediyi çok daha vahim boyutlara taşıyacak ve bölgede kalıcı bir ateşkesin teminine yönelik çabalara zarar verecektir. BM Güvenlik Konseyi başta olmak üzere, uluslararası toplumu İsrail’i durdurmak için gerekli adımları atmaya çağırıyoruz.”

Reuters’ın bildirdiğine göre ise diplomatik kaynaklar, Türkiye’nin İsrail limanlarında engellenen yardım sevkıyatı sorununu çözmek için İsrailli yetkililerle temasta olduğunu söyledi.

Güney Kıbrıs, Yeşil Vergi Reformu kapsamında suya vergi getiriyor

Fileleftheros’un “Suya Vergi Geliyor” başlıklı habere göre Rum Maliye Bakanlığı, uzmanlara yaptırdığı inceleme sonuçlarını, görüş alışverişi ve nihai karar için ilgili paydaşlarla görüşmeye başladı.

“Yeşil Vergi Reformu” vergisi uygulanması ile içme suyunun metreküp fiyatının 1 sent, yeşil alanların sulanması için kullanılacak suyun metreküp fiyatının 2 sentten 23 sente kadar zamlanacağını yazan gazete, tarımsal amaçlı suyun fiyatının 0,02 sent artacağını, şişelenmiş su üreticilerinin ödemesi gereken harçların da yüzde 67 zamlanacağını yazdı.

Beyoğlu’ndaki terör saldırısı davasında mütalaa açıklandı

Beyoğlu’nda 13 Kasım 2022’de terör örgütü PKK/YPG tarafından verilen talimatla İstiklal Caddesi’ne bırakılan bombanın patlamasıyla 6 kişinin hayatını kaybettiği, 99 kişinin yaralandığı terör saldırısına ilişkin 15’i tutuklu 36 sanığın yargılandığı davada, mütalaa açıklandı.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, aralarında bombayı bırakan Ahlam Albashır’ın da bulunduğu 8’i tutuklu 9 sanık katıldı. Bazı tutuklu sanıklar ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı.

Duruşmada esasa ilişkin mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı Furkan Kafalı, saldırının faili Ahlam Albashır’ın, “devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar, “tasarlayarak bombalama suretiyle çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “tasarlayarak bombalama suretiyle kasten öldürme” suçundan 5 kez ağırlaştırılmış müebbet, 99 kişiye karşı “tasarlayarak bombalama suretiyle kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan 1930 yıldan 2 bin 970 yıla kadar ve “tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi” suçundan da 12 yıldan 24 yıla kadar olmak üzere 7 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 1949 yıldan 3 bin 9 yıla kadar hapsini istedi.

“ONUN BOMBA OLDUĞUNU BİLMİYORDUM”

Mütalaa hakkında istenen cezanın açıklanmasının ardından söz verilen sanık Ahlam Albashır, “Onun bomba olduğunu bilmiyordum. Ahmet’in, Ammar’ın herhangi bir insanın bu konuyla alakası yok. Bana ‘sadece turist olarak gidip fotoğraf çek’ dediler. Bu vefat eden insanlardan dolayı ben geceleri uyuyamıyorum. Ben yetim biriyim kimsenin yetim kalmasını istemem. Elimden gelen bütün her şeyin bazı insanlara ulaşılması için elimden geleni yaptım. Suriye’ye giden şahısların yakalanması için Suriye’ye gitmek için hazırım. Rana’nın evine gittim yemek yiyordum. Fatma’nın bir süre evinde kaldım, onların terörle alakaları yok. Onlar bu olayda aldatıldı, bir suçu yok. Bana ne verirlerse itiraz etmeyeceğim.” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet savcısı Kafalı da bunun üzerine tercümana sanık Albashır’a söylemesi için “Sadece aldatıldığı konusundan bir bahisle az önce yetim bıraktığı çocuklardan bahsetti, vicdanı varsa uyuyamasın.” dedi.

Duruşma, mütalaanın okunmasıyla devam ediyor.

ABD Başkanı Biden seçim kampanyasını TikTok’a taşıdı

ABD Başkanı Joe Biden, 5 Kasım’daki başkanlık seçimleri için başlattığı kampanyasını sürdürmek için sosyal medya platformu TikTok’a adımını attı.

The Hill’ın haberine göre, Biden, “@bidenhq” adlı TikTok hesabında dün ilk defa video yayımlayarak seçim kampanyası için genç seçmenlerin ilgisini çekmeye çalıştı.

Biden, ülkenin en büyük spor organizasyonlarından Amerikan Futbolu Ligi’nin (NFL) şampiyonluk mücadelesi “Super Bowl” konulu bir soru cevap videosu yayımladı.

Evinde Super Bowl izlerken oyunla ilgili soruları yanıtladığı 30 saniyelik videoda Biden, kendisi mi yoksa (eski ABD Başkanı Donald) Trump mı sorusunu gülerek “Şaka mı yapıyorsun? Biden!” diye yanıtladı.

NBC News’e konuşan Biden’ın seçim kampanyası danışmanları da Başkan’ın TikTok hesabının, uygulamanın en büyük kitlesini oluşturan gençleri seçmen olarak kazanma çabasının bir parçası olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Kanunsuz avlanan 2 kişiye para cezası!

Polis Basın Subaylığından verilen bilgiye göre 11 Şubat’ta saat 09.30 sıralarında, Mehmetçik – Çayırova köyleri arasındaki 11 numaralı av bölgesi içerisinde, S.C.(E-41) ve H.Ö. (E-51)’nün,  baraj ve göletlerden beş yüz (500) metre uzakta avlanması gerekirken, Mehmetçik Göletinin 500 metre mesafesi içerisinde kanunsuz olarak avlandıkları tespit edildi.

Bahse konu şahıslara idari para cezası kesildi, soruşturma devam ediyor.

Ülke genelinde trafik denetimi: Bin 918 sürücü kontrol edildi

Ülke genelinde polis tarafından gerçekleştirilen trafik denetimleri kapsamında, 281 sürücü hız limiti üstünde araç kullanımı olmak üzere toplamda 417 araç sürücüsü çeşitli trafik suçlarından rapor edildi.

Polis Basın Subaylığından verilen bilgiye göre 11 Şubat’ta ülke genelinde polis tarafından gerçekleştirilen trafik denetimleri sonucunda toplam bin 918 araç sürücüsü kontrol edildi.

Sürücülerden 281’i yasal hız sınırı üzerinde süratli araç kullanmak, 5’i alkollü içki tesiri altında araç kullanmak, 7’si sürüş esnasında cep telefonu kullanmak, 4’ü sigortasız araç kullanmak, 23’ü seyrüsefer ruhsatsız araç kullanmak, 18’i emniyet kemeri takmadan araç kullanmak ve 79’u diğer trafik suçlarından olmak üzere toplam 417 araç sürücüsü çeşitli trafik suçlarından rapor edilerek aleyhlerinde yasal işlem başlatılırken, 33 araç trafikten men edildi.

İkamet izinsiz 3 kişi tutuklandı

Polis Basın Subaylığından verilen bilgiye göre 11 Şubat’ta ülke genelinde Polis tarafından gerçekleştirilen kontrol ve denetimler sonucunda, ülkede herhangi bir yasal statüsü olmadığı halde ikamet izinsiz olarak ikamet ettiği tespit edilen toplam 3 kişi tutuklanarak aleyhlerinde yasal işlem başlatıldı.

Polisin konuyla ilgili soruşturması devam ediyor.

Alper Gezeravcı Türkiye’ye döndü!

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda ilk uzay misyonunu başarıyla tamamlayan Alper Gezeravcı’yı, Esenboğa Havalimanı’nda Türkiye Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır karşıladı.

Gezeravcı’yı, Esenboğa Havalimanı’nda Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, yanındaki 13 çocukla birlikte karşıladı.

Uçaktan elindeki Türk bayraklarıyla inen Gezeravcı, kendisini karlılaşan çocuklarla tek tek görüştü.

Karşılamada, Türkiye Uzay Ajansı (TUA) Başkanı Yusuf Kıraç, Türkiye’nin 2. Astronotu Tuva Cihangir Atasever ve geniş bir heyet de hazır bulundu.

Çamlıbel anayolunda tamir çalışması…

Çamlıbel-Girne Anayolunun, Çamlıbel-Tepebaşı Kavşağı ile Kayalar Yolu Kavşağı arasında kalan kısmı yol tamir çalışmaları nedeniyle bugün 09.00-16.00 saatleri arasında araç trafiğine kapalı olacak.

Yapılan açıklamada, sürücülerin yavaş ve dikkatli seyretmeleri, trafik işaret ve işaretçilerine uymaları uyarısında bulunuldu.

Turgay Akalın’ın yeni şiir kitabı “Gelir Takılırsın Aklıma” yayımlandı

Turgay Akalın’ın yeni şiir kitabı, Kıbrıs Türk Yazarlar Birliği yayınları arasından çıktı. Kitabın sunuş yazısında Kıbrıs Türk Yazarlar Birliği Başkanı Şevket Öznur eserle ilgili şunları aktardı: “Titizlikle ördüğü şiirindeki dil sade bir Türkçedir; okuyucusunu yormak istemez ama mutlaka düşünmeye sevk eder çünkü; onun şiiri sadece bir sevi şiiri değildir ayrıca eylemsel bir şiirdir. Akalın, eylemi sever çünkü; onun yaşam felsefesi budur; o eylem adamıdır. Üniversitelerde hocalık yaparken de yolculuk yaparken de udunu eline alıp çalarken de duygularını, düşüncelerini, gördüklerini, yaşadıklarını şiire döker. O’nun musikiye olan tutkusu şiirinde önemli yer tutar. Eylem-yaşam ve gezginlik onun şiirinin öne çıkan noktaları olurken, satır aralarında da büyük bir aydın duruşuyla karşılaşırız.

Turgay Akalın’ın şiirlerini de heyecan içinde okuyacağınıza eminim. Onun ustalık dönemi diyeceğim bu son şiir kitabının devamını sabırsızlıkla beklerken, bana söz vermiş olduğu romanını da en yakın zamanda elime almayı ümit ediyorum.”

145 sayfalık kitap; Denizin Rengi, O Mavi Kuş, İnsan Kendini dinlemeli, Öte Yandan, başlıklı bölümlerden oluşuyor. Kitabın kapak tasarımı Kemal Behçet Caymaz, ait.