Archives 2024

“ YENİ GENEL MERKEZDE GENEL BAŞKANIMIZIN NİSAN HEDEFİNİ YAKALAMAK İÇİN YOĞUN ÇALIŞIYORUZ”

Nisan Ayı’nda temeli atılması planlanan UBP Yeni Genel Merkez Binası için proje yönetimini ve tasarımını üstlenen UBP Parti Meclis Üyesi Mimar Mehmet Aktunç, Güneş TV’de Sibel Kolçak’ın hazırlayıp sunduğu “Desibel” programına konuk olarak yürütülen çalışmalarla ilgili son gelişmeleri anlattı.

“HEDEFE DOĞRU İLERLİYORUZ”
Mimar Mehmet Aktunç, UBP Merkez Binası ile ilgili çalışmaların, Genel Başkan ve Başbakan Ünal Üstel’in direktifleri doğrultusunda devam ettiğini belirterek şöyle konuştu:
“ Lefkoşa İstişare programımızda Sayın Genel Başkanımız ve Başbakanımız açıklamıştı. Ramazan Bayramı sonrası, Nisan Ayı’nda temellerini atmayı hedefliyoruz demişti. Bu hedefi yakalamak için elimizden geleni yapacağız. Bir yola çıkıldı ve hedefe doğru ilerliyoruz.

2018 yılında dönemin Genel Başkanı Ersin Tatar döneminde parti meclisine ilk kez katıldığında, parti meclisi salonunda oturacak yer bulamadıklarını hatırlatan Aktunç, “İlk toplantıda bu partinin bir genci olarak dedim ki benim boynumun borcudur. Ulusal Birlik Partisine, hiçbir ücret talep etmeden yeni bir genel merkez binası tasarımı yapıp bu binayı bitirmek için her türlü özveriyi göstereceğim. Böyle bir şeyi hayata geçirmek üzere olmamız benim için onur ve gururdur. Mimari projesi, statik projesi, mekanik projesinin tasarımları devam ediyor, izin süreçlerimiz devam ediyor” diye konuştu.
“ÜLKEMIZDE GENÇLERIN SÖZ SAHIBI OLMASINI BU BINA ILE SAĞLAYACAĞIZ.”
Aktunç yeni genel merkezi detaylandırırken, gençlere de ayrı bir önem verdiklerini anlattı
Aktunç, şöyle devam etti:
“Her şeyi komple bir genel merkez yaptık. İdari amir odası, sekreterlikler, bütün ilçe başkanlarına oda verdik. Vekillerimize, belediye başkanlarımıza grup odaları tasarladık. Milletvekilleri ve belediye başkanları için ayrı görüşme odaları hazırladık. Binanın içinde seçim koordinasyon odasını da tasarladık. Öyle teşkilatlı bir partiyiz ki yüksek seçim kurulu ya da basın öğrenmeden bizim kurduğumuz teşkilat ve örgütlenmeyle genel merkezden çok daha erken verileri alıyoruz. Nasıl yapıyoruz; örgüt başkanlarımızla, gençlik kollarımızla, kadın kollarımızla çok daha erken sonuçlara ulaşıyoruz. Kişiler geçicidir ama UBP kalıcıdır o yüzden biz bu binayı UBP için yaptık. Gençlerimiz partiye sadık kalsın diye bir kafeterya da tasarladık. Gündüz parti genel merkezine hizmet ederken geceleri parti merkezi kapandığında dışarıya hizmet verecek. Burada amaç gençlik kollarımızın da kafeteryayı işletip kendilerine bir bütçe oluşturmaları.”
“BU ÜLKENİN KURUCUSU UBP’DİR”
Devletin teminatı UBP’nin, çağdaş ve işlevsel bir genel merkeze ihtiyacının kaçınılmaz olduğuna vurgu yapan Aktunç,
“Ben sayın genel başkanımıza ve başbakanımıza teşekkür ederim bu fırsatı bize verdiler. 2018 de verdiğim sözü tutmanın mutluluğunu yaşıyorum. Nisanda temeller atılacak ve bir yıl içerisinde bitirmeyi planladık. “ dedi.

UBP’nin ağırlığındaki hükmetin, KKTC Devleti için yoğun çalışmaları yürüttüğüne işaret eden Aktunç, “hükümetimiz devamlı adımlar atıyor, ekonomik paketler açıklıyor. Tüm bakanlarımız başbakanımız ile beraber emek sarf ediyorlar. Devamlı halk için bir şeyler yapmaya çalışan bir hükümet var. Muhalefet yapıcı eleştiri değil yıkıcı eleştiri yapıyor. Yapıcı eleştirileri varsa meclis kürsüsünden söyleyebilirler zaten halk dinliyor. Yapıcı eleştiriyi hükümet dinlemezse halk farkeder” şeklinde konuştu

YENİ GENEL MERKEZİN DETAYLARI

Kamuoyuna ilk olarak UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel tarafından açıklanan yeni genel merkez Gönyeli Yenikent’te, Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurumu (BTHK) yanına inşa edilecek.
Toplamda 9 bin 725 metrekarelik araziye konumlandırılacak yeni Ulusal Birlik Partisi Genel Merkez Binası, modern mimarisi ve çeşitli fonksiyonları ile günümüz ihtiyaçlarına hizmet edebilmesi için güncel teknolojik altyapı düşünülerek tasarlandı.
Projede, 162 araçlık park yeri, yeşil alanlarıyla peyzaja da önem verildi. Merkez binanın toplam kapalı alanı 3 bin 115 metrekare olacak…
Proje 4 kat düşünülerek tasarlandı.
Zemin katta, danışma, ofisler ve genel binaya hizmet edecek lobi ve bekleme alanı; 248 kişi kapasiteli parti meclis salonu, ayrıca salona ait fuaye ve kulis alanları; tüm binaya hizmet edecek kantin ve akşamları de aktif kullanıma uygun tasarlanmış minimum 64 kişi kapasiteli kafeterya alanı ve 134 metrekarelik kapalı depo yer alacak.
Yine zemin katta konumlandırılmış, merkez bina ile bağlantılı, Ulusal Birlik Partisinin yerel ve güçlü sesi Güneş TV için sanal stüdyo, radyo, performans odaları, kontrol ve arşiviyle tam teşekküllü bir uydu yayını yapabilecek stüdyo eklendi.

REKTÖRLER KURULU TOPLANTISI, YÖDAK BAŞKANLIĞINDA YAPILDI

Rektörler Kurulu Toplantısı, Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) başkanlığında yapıldı.

YÖDAK’tan yapılan açıklamaya göre, Rektörler Kurulu Toplantısı’na ve Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) ev sahipliği yaptı.

Toplantıda konuşan YÖDAK Başkanı Prof. Dr. Turgay Avcı, rektörlerle her ay yükseköğretim ile ilgili konuları görüşmek üzere karar aldıklarını belirterek, “amacımız yükseköğretimde hep birlikte ülke ekonomisine, refahına, huzur ve güvenliğine yönelik doğru adımları atmaktır” dedi.

Ülkedeki üniversitelerin yaşadığı sorunlarla ilgili görüş ve önerilerin, üniversitelerin talepleri doğrultusunda Rektörlerden oluşan bir heyetle birlikte ilgili makamlarla görüşüleceğini kaydeden Avcı, “KKTC’nin geleceği açısından önemli bir alan olan Yükseköğretim alanının kalite kapsamı altında gelişmesi, aynı zamanda halkımızın ve bizlerin hassasiyet gösterdiği ülke güvenliği ve kamu huzurunun korunması adına hep birlikte ortak kararlar alarak adım atmamız esastır” diye konuştu.

Yükseköğretim alanından herkesin üzerine düşen görevleri yerine getirmesinin öğrenci kalitesinin artmasına sebep olacağını anlatan Avcı, “YÖDAK ve tüm üniversitelerimiz, birlikte ve her konuda ortak görüşlerle hareket ederek KKTC Yükseköğretiminin kalite anlamında daha ileriye taşınmasını ortak görüş olarak belirlemiştir” dedi.

ARUCAD İLE PAKİSTAN SANAT OKULU PROTOKOL İMZALADI

Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi (ARUCAD) ile Pakistan’dan National College of Arts (NCA), öğrenci değişimini de içeren protokol imzaladı.

ARUCAD’dan verilen bilgiye göre, Protokol ARUCAD Rektörü Prof. Dr. Asım Vehbi’nin Pakistan ziyareti sırasında NCA Rektörü Prof. Dr. Murtaza Jafri ile ARUCAD Rektörü Prof. Dr. Asım Vehbi tarafından imzalandı.

Protokol, öğrenci ve akademik personel değişim programları geliştirilmesini içeriyor.

1876 yılında Pakistan’ın Lahore şehrinde kurulan NCA’da plastik sanat, tekstil tasarımı, mimarlık, sinema ve müzik eğitimi veriliyor.

Prof. Dr. Asım Vehbi, Pakistan ziyaretinde Yükseköğrenim Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Mukhtar Ahmed ile de bir araya geldi.

Gardiyanoğlu, TC Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Tarıkdaroğlu ile görüştü

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu ile beraberindeki heyeti makamında kabul etti.

Kabulde konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan ile daha birçok projeye ve protokole imza atacaklarına inanç belirtti.

Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu ise, KKTC’nin güçlendirilmesine ve Kıbrıslı Türklerin ekonomik refah düzeyinin artırılmasına öncelik verdiklerini vurguladı.

-Gardiyanoğlu: “Herkes bir gün yaşlanacak… Herkes bir engelli adayı”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu konuşmasında, Türkiye’de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olmak üzere kendilerine iki muhatap bakanlık olduğunu belirtti.

Görevde olduğu altı aylık süre içerisinde özellikle sosyal hizmetler bölümünde çok ciddi projeler hazırlamaya başladıklarını kaydeden Gardiyanoğlu, “Tabii ki en büyük paydaşımız Anavatan Türkiye’miz, Büyükelçimiz ve KEİ (Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçiliği Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi) ofisimizdir” dedi. Gardiyanoğlu, bugüne kadar hayata geçirdikleri birçok projenin altında KEİ imzası ve finansmanı olduğunu anlattı.

2024 yılının sosyal hizmet alanında atılım yılı olacağını belirten Gardiyanoğlu, İskele’de bu yıl rehabilitasyon merkezi ve huzurevi yapılmasının gündemlerinde olduğunu söyledi. Gardiyanoğlu, huzurevlerinin rehabilitasyonu ve modernleşmesiyle ilgili ise KEİ destekli bir ihale sürecinin gelecek ay başlayacağını anlattı. Herkesin bir gün yaşlanacağını ve herkesin engelli adayı olduğunu vurgulayan Gardiyanoğlu, bu kişilere birebir dokunmakla ilgili çalışmaların önemine vurgu yaptı.

2022 yılında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile bir protokol imzaladıklarını belirterek, bunu çok önemsediklerini belirten Gardiyanoğlu, “Gerekli bürokratlara gerekli talimatlar verildi. Bu protokol kapsamında yapılacak çalışmaların başlamasını heyecanla bekliyoruz. Alacağımız sonuçların gerek buradaki soydaşlarımız, gerekse vatandaşlarımızın hayrına olacağına inancım tamdır” ifadelerini kullandı.

Birinci yılını dolduran 6 Şubat depremine de değinen Gardiyanoğlu, depremde KKTC vatandaşlarını kaybettiğini hatırlatarak, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diledi.

Felaketten sonra yaklaşık 20 bin kişinin Türkiye’ye geri döndüğünü ve bunun iş gücü kaybına olduğunu kaydeden  Gardiyanoğlu, Türkiye’den buraya gelenlere ise elçilikle birlikte destekler verdiklerini ve vermeye de devam edeceklerini söyledi.

İsrail zulmünün yaşandığı Gazze konusuna da değinen Gardiyanoğlu, soykırımı üzülerek ve endişeyle izlediklerini belirtti. Sadık Gardiyanoğlu, Türkiye’nin KKTC’nin anavatanı ve garantörü olmasından duyduğu mutluluğu dile getirdi.

Gardiyanoğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile birçok projeye ve protokole imza atacaklarına inanç belirterek konuşmasını sonlandırdı.

-Tarıkdaroğlu: “KKTC’nin tüm kurum ve kuruluşları ile güçlendirilmesini öncelikli hedefimiz olarak görüyoruz”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu ise konuşmasına, KKTC ziyareti çerçevesinde Gardiyanoğlu ile bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Konuşmasına Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın selamlarını ileterek başlayan Tarıkdaroğlu, “Kıbrıs bizim kardeşimiz. Kıbrıs meselesinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar’ın ortaya koyduğu iki devletli çözüm vizyonunu kuvvetle destekliyoruz. Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin gönlümüzde her zaman yeri ayrı” dedi. Tarıkdaroğlu, KKTC’nin güçlendirilmesine ve Kıbrıslı Türklerin ekonomik refah düzeyinin artırılmasına öncelik verdiklerini vurguladı.

İki ülke arasındaki ilişkilerin her alanda güçlenerek devam etmesini temenni eden Tarıkdaroğlu, “Kıbrıs meselesinde herhangi bir yeni müzakere sürecine başlanabilmesinin öncesinde egemen eşitliğiniz ve eşit uluslararası statünüzün tescil edilmesi gerektiğini muhataplarımıza her vesileyle anlatıyoruz” dedi. Tarıkdaroğlu, TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 19 Eylül’de Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna hitabında yaptığı ‘Uluslararası toplum Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımalıdır’ çağrısını anımsattı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınmasının ve uluslararası toplumda hak ettiği yere gelmesinin en büyük arzuları olduğunu ifade eden Tarıkdaroğlu, 2022 yılının Kasım ayında Semerkant’ta düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı zirvesinde KKTC’nin anayasal adıyla gözlemci üye kabul edilmesini önemli bir gelişme olarak değerlendirdi.

Tarıkdaroğlu, “Kıbrıs Türk halkının hürriyetinin ve geleceğinin teminat altına alınmasını, refah seviyesinin yükseltilmesini, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tüm kurum ve kuruluşları ile güçlendirilmesini öncelikli hedefimiz olarak görüyoruz. Esasen tüm bakanlıklarımız 2023 İltisadi ve Mali İşbirliği Anlaşmasında kayıtlı, her biri eşdeğerde önemli, Kıbrıs Türk halkının refahını artıracak, yaşam koşullarını iyileştirecek projeleri hızla hayata geçirmek konusunda azimle çalışıyor” diye konuştu.

-“ Yenierenköy 18 Yaş Üstü Engelli Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi projesine 10 milyon TL ödenek tahsis edildi”

Sağlık, eğitim ve benzeri alanlardaki bazı projelere de değinen Tarıkdaroğlu, Lefkoşa Surlariçi’nde 1 milyon TL’lik kaynak tahsis edilen Çocuk ve Gençlik merkezi yapımı işleri tamamlanmak üzere olduğunu ve Engelsiz Rehabilitasyon ve Yaşam Evi projesine şimdiye kadar 4 milyon TL katkı koymaktan mutluluk duyduklarını söyledi.

Karpaz Bölgesi’nde 18 Yaş Üstü Engelli Rehabilitasyon Merkezi’ne olan ihtiyacın da farkında olduklarını belirten Tarıkdaroğlu, “Bu eksikliğin giderilmesi için de Yenierenköy 18 Yaş Üstü Engelli Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi projesine 10 milyon TL ödenek tahsis edildi. Bakanlığın iş ve işlemleri tamamlamasının ardından inşallah 2024 yılı içerisinde hayata geçirilmesinin de takipçisi olacağız” şeklinde devam etti.

2022 yılında imzalanan protokole de değinen Tarıkdaroğlu, “Biz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bizlere çizdiği istikamet doğrultusunda dün olduğu gibi bugün de yarın da gelecekte de Kıbrıs halkının her daim yanında olacağız” dedi.

Tarıkdaroğlu konuşmasının sonunda, bakanlıkların sorumluluk ve yetki alanlarına giren konularda karşılıklı olarak etkin iletişim sağlayarak iki ülke arasında var olan yoğun işbirliğinin daha da ileriye taşınmasını temenni etti.

Başbakan Üstel, “Gençlerin ev sahibi olabilmesi için Türk Lirası olarak, düşük faizli, uzun vadeli krediler verilecek, bu kapsamda hazırlanan kredi paketleri ilgili yasalar Meclisten geçtikten sonra açıklanacak”

Başbakan Ünal Üstel, Cumhuriyet Meclisi’nde bekleyen bazı yasalar bulunduğunu, gençlerin ev sahibi olabilmesi için Türk Lirası olarak, düşük faizli, uzun vadeli krediler verileceğini, bu kapsamda hazırlanan kredi paketlerinin ilgili yasalar Meclisten geçtikten sonra açıklanacağını belirtti.

Başbakan Ünal Üstel, gençlerin ülkede kalabilmesi için sosyal konut yapılacağını ve yine altyapılarını tamamlayarak kırsal kesim arazileri dağıtılacağını kaydetti.

Başbakan Ünal Üstel, Meriç ve Balıkesir Köylerini ziyaret ederek, kırsal kesim arazi çalışmalarındaki son durumu yerinde inceledi.

Başbakan Ünal Üstel’e İçişleri Bakanı Dursun Oğuz’un yanı sıra, Başbakanlık ve İçişleri Bakanlığı yetkilileri ile ihaleyi alan firma yetkilileri eşlik etti.

Meriç Köyü ziyaretinde, Meriç Köyü Muhtarı Soner Göymen de hazır bulundu.

Başbakan Üstel ve beraberindeki heyet önce Meriç Köyü kırsal kesim arazilerinde bugün başlayan çalışmaları, ardından da Balıkesir Köyü’nde tamamlanan asfaltlama çalışmalarını inceledi.

-Göymen

Meriç Köyü ziyaretinde söz alan Meriç Muhtarı Soner Göymen, 12- 13 yıl önce köy gençlerine kırsal kesim arazisi dağıtıldığını ancak, pandemi ve başka sebepler nedeniyle çalışmaların aksadığını belirterek, yeniden başlayan çalışmalar nedeniyle duydukları memnuniyeti dile getirdi.

Göymen, çalışmalara katkı koyan herkese teşekkür etti.

-Oğuz

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz da, çalışmaların kırsal kesim arazileriyle ilgili geçmişe dönük alt yapı eksikliklerinin giderilmesi kapsamında yapıldığını söyledi.

Oğuz, kırsal kesim arazisi alan gençlerin altyapısı olmadan nasıl ev yapacakları yönünde hükümete eleştirileri olduğunu anımsatarak, hükümetin de bu altyapı çalışmalarını tamamlamak için proje başlattığını kaydetti.

Kısal kesim arazilerinin altyapı projelerinin tamamlanabilmesi için 2024’te bütçesinde önemli bir kalem ayrıldığına işaret eden Oğuz, yollar tamamlandıktan sonra tapuların verilebilecek duruma geleceğini belirtti.

Amaçlarının kırsaldaki gençlerin kök salması, evlerine köylerine sahip çıkması olduğunu belirten Bakan Oğuz, kırsaldaki yaşamın kalkınmasının devam etmesinin önemine işaret etti.

-Üstel

Başbakan Ünal Üstel de, önce yarım projeleri tamamlayıp, ardından yeni projeleri hayata geçirecekleri yönündeki sözlerini yerine getirmek için çalıştıklarını söyledi.

Meriç köyünde 2011’de dağıtımı yapılan arazilerin altyapıları tamamlanamadığı için gençlerin evlerini yapamadıklarını ifade eden Başbakan Üstel, bu arazilerin altyapılarını tamamlamak için çalıştıklarını kaydetti.

Başbakan Üstel, tüm kırsal kesim arazilerinin altyapıları tamamlanmadıktan sonra yeni araziler için projeler hazırlanacağını belirterek, Meriç’deki kırsal kesim arazileri için 2 ay önce ihaleye çıkıldığını, altyapı çalışmalarının tamamlanması ardından ileriki günlerde tapuların verilebileceğini söyledi.

Cumhuriyet Meclisi’nde bekleyen bazı yasalar bulunduğuna işaret eden Başbakan Ünal Üstel, gençlerin ülkede kalabilmesi için sosyal konut yapılacağını ve yine altyapılarını tamamlayarak kırsal kesim arazileri dağıtılacağını kaydetti.

Başbakan Üstel gençlerin ev sahibi olabilmesi için Türk Lirası olarak, düşük faizli, uzun vadeli krediler verileceğini söyleyerek, bu kapsamda hazırlanan kredi paketlerinin ilgili yasalar Meclisten geçtikten sonra açıklanacağını belirtti. Başbakan Üstel, “Gençleriniz altyapısı tamamlanan yerlerde hemen evlerini yapabilecek” dedi.

Yapacakları sosyal konutlarla ev maliyetlerini aşağı çekeceklerini ve yararlanacakların devletin alacağı harç ve vergilerden de muaf tutulacağını söyleyen Başbakan Üstel, hem kredi, hem sosyal konut, hem kırsal konut, hem de destek paketlerinde verilecek kredilerde, bir tek bankanın faiz alacağını, aradaki faiz farkını da devletin üstleneceğini belirtti.

Başbakan Ünal Üstel, gençlerin 2024 yılında konut sahibi olabilmesi için hükümet programı ve bütçeyi o doğrultuda hazırladıklarını ifade ederek, bunun gibi altyapı projeleriyle sık sık gündeme geleceklerini sözlerine ekledi.

Başbakan Üstel, altyapısı tamamlanacak projelerin bölge halkına hayırlı olması temennisini dile getirdi.

-Meriç Köyü

Meriç Köyü’nde 2011 yılında 30 parsel olarak dağıtımı yapılan Meriç köyü kırsal kesim arsalarının elektrik ve su altyapıları geçmiş yıllarda tamamlanmıştı.

Dağıtımdan bugüne 16 konut yapımı tamamlanmış, 6 konut ise inşaa aşamasındadır. Tamamlanmış konutların tapularını alabilmeleri ve vatandaşların konutlarına rahat ulaşabilmeleri için 2.5 kilometrelik yolun asfalt ihalesine çıkılmış ve ihale sonucunda Salih Köroğlu ihaleyi alarak, Konut Edindirme İdaresi ile sözleşme imzaladı. İlgili firma bugün itibariyle asfaltlama çalışmalarına başladı.

-Balıkesir Köyü

Öte yandan 2012 yılında 80 parsel olarak dağıtımı yapılan Balıkesir köyü kırsal kesim arsalarının elektrik ve su altyapıları geçmiş yıllarda tamamlanmıştı.

Dağıtımdan bugüne 40 konut yapımı tamamlanmış, 10 konut ise inşaa aşamasındadır. Tamamlanmış konutların tapularını alabilmeleri ve vatandaşların konutlarına rahat ulaşabilmeleri için 6,5 kilometrelik yolun asfalt ihalesine çıkılmış ve ihale sonucunda Salih Köroğlu ihaleyi alarak, Konut Edindirme İdaresi ile sözleşme imzaladı.

İlgili firma 1 Şubat itibariyle asfaltlama çalışmalarını bitirmiş ve Meriç Kırsal kesim asfaltlama projesine geçildi.

TC Milli Savunma Bakanlığında basın bilgilendirme toplantısı yapıldı

TC Milli Savunma Bakanlığı (MSB), icra edilen operasyonlarda Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyi dahil, son bir haftada 44 teröristin etkisiz hale getirildiği bildirdi.

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıktaki basın bilgilendirme toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) terörle mücadelesinin kararlılıkla devam ettiğini belirtti.

Aktürk, başta PKK/KCK/PYD-YPG, DEAŞ ve FETÖ olmak üzere tüm terör örgütlerine karşı icra edilen operasyonlarla Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyi dahil, son bir haftada 44 teröristin etkisiz hale getirildiğini, 1 Ocak 2024’ten bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısının, 144’ü Irak’ın kuzeyi, 215’i Suriye’nin kuzeyinde olmak üzere 359’a ulaştığını söyledi.

Gereken yer ve zamanda terör yuvalarını yerle bir etme irade ve kararlılığının, artan bir etki ve yoğun bir baskıyla süreceğini belirten Aktürk, “Eli kanlı teröristler bu coğrafyadan yok olup gidinceye kadar amasız ve amansız bir şekilde devam edecektir.” ifadesini kullandı.

– 21 bin 89 kişinin sınırdan yasa dışı geçmesi önlendi

Aktürk, sınırlardan son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan biri PKK/KCK terör örgütü mensubu 207 kişinin yakalandığını, 2 bin 495 kişinin ise hududu geçemeden engellendiğini bildirdi.

Tuğamiral Aktürk, “Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 893’e yükselmiştir. Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 21 bin 89 olmuştur.” dedi.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin, başta KKTC olmak üzere Azerbaycan, Libya, Kosova, Bosna Hersek, Katar, Somali ve daha birçok coğrafyada başarıyla görev yaptığına dikkati çeken Aktürk, kardeş, dost ve müttefik ülkelerin haklı davalarına desteğin sürdürüldüğünü aktardı.

Aktürk, İsrail-Filistin meselesiyle ilgili olarak krizin en başından bugüne kadar, yalnızca bölgedeki değil dünyadaki herkesin güven ve huzuru için acil ve kalıcı ateşkes sağlanarak çatışmaların bir an önce sona erdirilmesi ve yayılmasının önlenmesi gerektiğini savunduklarını kaydetti.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak ile Irak’a resmi ziyarette bulunduğunu hatırlatan Tuğamiral Aktürk, bu kapsamda terörle mücadele ve hudut güvenliği başta olmak üzere ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik konularında görüşmeler yapıldığını söyledi.

– Savunma sanayisi

Aktürk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde kapsamlı ve büyük adımların atıldığı yerli ve milli savunma sanayisi ürünlerinin katkısıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinin etkinliği ve caydırıcılığının her geçen gün daha da arttığını ifade etti.

Tuğamiral Aktürk, Milli Savunma Bakanlığına bağlı ASFAT’ın koordinesinde yapılan çalışmalar ile OYAK bünyesinde faaliyet gösteren Erdemir ve Miilux OY şirketlerinin milli olarak ortaklaşa ürettiği denizaltı çeliklerinin Gölcük Tersanesi Komutanlığı’na teslim edildiğini aktardı.

Personel ve askeri öğrenci temin faaliyetlerinin planlandığı şekilde devam ettiğine dikkati çeken Aktürk,15 Ocak’ta başlayan Kara Kuvvetleri Komutanlığına sözleşmeli er temini başvurularının 11 Şubat’a kadar devam edeceğini bildirdi.

– Sorular

Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, basın bilgilendirme toplantısında gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Kaynaklar, Tuzla Piyade Okulu’nda yürütülen soruşturmayla ilgili son duruma ilişkin soruya şu yanıtı verdi:

“Türk Silahlı Kuvvetleri bütün faaliyetlerini Anayasa, kanunlar ve hukuk çerçevesinde, şeffaf şekilde sürdürüyor. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulu çalışmasını yapmış ve kararını bakanlığımıza göndermiştir. Hukukçularımız bu kararı detaylı şekilde inceleyecek ve Sayın Bakanımızın onayına sunulacaktır. Sayın Bakanımızın onayını müteakip karar resmileşecek daha sonra kamuoyuyla paylaşılacaktır.”

Bakanlık kaynakları, ABD Kongresi’ne sunulan ve Türkiye’ye F-16 satışını engellemeyi amaçladığı iddia edilen öneriyle ilgili, “Kongre’deki sessizlik süreci devam etmektedir. Bu süreçte herhangi bir olumsuzluk beklenmemektedir.” dedi.

– Bakan Güler’in Irak ziyareti

Bakanlık kaynakları, “Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in Irak ziyaretine ilişkin detay verebilir misiniz?” sorusunu şöyle yanıtladı:

“Ülkemiz tarafından bölgemizde barış ve istikrarın sağlanması için yoğun bir diplomatik çaba sarf edilmektedir. Bu çalışmanın bir kanadı olan askeri diplomasi faaliyetleri de Sayın Bakanımız ve bakanlığımız tarafından yürütülmektedir. Söz konusu ziyarette son dönemde bölgede yaşanan gelişmeler, terörle ortak mücadele, askeri işbirliği ve Iraklı Türkmenlerin bölgedeki hak ve menfaatleri konuları görüşülmüştür. Bir kez daha hatırlatmak gerekir ki bizim kimsenin toprağında gözümüz yoktur. Bizim tek derdimiz ülkemizin, milletimizin ve sınırlarımızın güvenliğinin sağlanmasıdır. Terörle mücadelede ortak hareket edilmesidir.”

– ASFAT ve OYAK tarafından zırh çeliği üretilmesi

MSB kaynakları, ASFAT ve OYAK tarafından yerli ve milli olarak üretilen zırh çeliği hakkında, “İki yıl gibi bir süre içerisinde denizaltılar için önceki senelerde ithal edilen çelikler artık millileştirilmiş oldu. Dünyada bu çeliği üretebilen sayılı ülke var. Tedarik edilen denizaltı çeliklerinin ASFAT tarafından Türk Loydu’na sertifikalandırılarak test blokları inşasında kullanılması planlanmaktadır.” bilgisini verdi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Engelliler Dayanışma Derneği heyetini kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Engelliler Dayanışma Derneği Başkanı ve KKTC Cumhurbaşkanlığı Engelliler Komitesi Üyesi Ömer Suay ile Dernek Yönetim Kurulu üyelerini kabul etti.

Cumhurbaşknlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Tatar kabuldeki konuşmasında, Ömer Suay’ın ortaya koyduğu çaba ve derneğin yürüttüğü çalışmaları takip ettiğini belirterek, tüm üyelere sağlık ve başarı diledi.

Görme engellilere yönelik projelerin de ele alındığı görüşmede, Cumhurbaşkanlığı Engelliler Komitesi Başkanı Ahmet Akdeniz ve Cumhurbaşkanlığı Sivil Toplum Örgütleri İletişim Koordinatörü Latif Akça da hazır bulundu.

Zabıta memuru sayısı 7’ye yükseltildi

İskele Belediyesi Zabıta Birimi güçlendirilerek, birim bünyesindeki zabıta memuru sayısı 7’ye yükseltildi.

İskele Belediyesi’nden yapılan açıklamada, Zabıta Birimi bünyesinde oluşturulan Çevre ve Sağlık Bölümü’nde çevre mühendisinin de yer aldığı belirtildi.

Belediyenin, “Hizmet gönül işidir” anlayışıyla İskele ve 21 köyünde aktif faaliyetlerini sürdürdüğü ifade edilen açıklamada, İskele’nin son dönemdeki gelişimine bağlı olarak hizmet kalitesinin artırılması için birimlerin güçlendirildiği kaydedildi.

İskele Belediyesi Zabıta Birimi’nin, denetimlerinde, yasalara ve kurallara uyulması konusunda ciddi önlemler aldığı belirtilen açıklamada, birimin, Çevre ve Sağlık Bölümü’nün de halk sağlığını gözeterek, faaliyetlerini sürdürdüğü ifade edildi.

Zabıta Birimi ile birim bünyesinde yer alan Çevre ve Sağlık Bölümü’ne talepler ve şikayetlerin mesai gözetmeksizin iletilebildiği kaydedilen açıklamada, Alo Zabıta hattı 0548 810 11 16’dan Zabıta Amiri Bilal Dericioğlu’na, Alo Çevre ve Sağlık hattı 0548 810 11 01’den de Çevre ve Sağlık Bölüm Sorumlusu/ Zabıta Memuru Cemal Kurteli’ye ulaşılabildiği belirtildi.

Tatar, Uluslararası Zeytin Mizah Şenliği Düzenleme Komitesi üyelerini kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Uluslararası Zeytin Mizah Şenliği Düzenleme Komitesi üyeleri Serhan Gazioğlu ve Hüseyin Çakmak’ı kabul ederek görüştü.

Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Tatar, komite üyelerini Kıbrıs Türk mizah kültürü ve sanatına yapmakta oldukları katkılar dolayısıyla kutladı.

Kabulde, Komite üyeleri Cumhurbaşkanı Tatar’a Uluslararası Zeytin Mizah Şenliği 11. Uluslararası Karikatür Yarışması Albümü’nü takdim ederek, Zeytinlik köyünde düzenlenen Uluslararası Zeytin Festivali ziyareti kapsamında Uluslararası Zeytin Karikatürleri standını da ziyaret etmesi vesilesiyle kendisine iade-i ziyaret gerçekleştirdiklerini ve Komite çalışmaları hakkında bilgi aktardıklarını belirtti.

Hasipoğlu: “Rum zihniyetinin tek gayesinin, Kıbrıs Türkü’nün dünyaya açılmasını engellemek olduğu bir kez daha kanıtlanmıştır”

Ulusal Birliik Partisi (UBP) Genel Sekreteri ve Gazimağusa Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, Güney Kıbrıs Rum Kesimi Futbol Federasyonu’nun, Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu’nu (KTFF) engelleme girişimlerini kınadı. Hasipoğlu, Rum zihniyetinin tek gayesinin, Kıbrıs Türkü’nün dünyaya açılmasını engellemek olduğunun bir kez daha kanıtlandığını kaydetti.

Kıbrıs Türk gençliğinin sporla buluşmasına karşı çıkmayı insan hakları ile bağdaştırmanın söz konusu olamayacağını vurgulayan Hasipoğlu, “Kıbrıs Türkü, bu adanın eşit egemen ortağıdır ve gençlerimizin Rum gençleri kadar uluslararası turnuvalara katılma hakkı var olmalıdır” dedi.

Hasipoğlu yaptığı yazılı açıklamada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Futbol Federasyonu ile Güney Kıbrıs Rum Kesimi Futbol Federasyonu arasında futbolun statüsüne ilişkin, Kıbrıs’ta kalıcı bir çözüm sağlanana kadar koşulları geçici süre olarak belirlenen bir anlaşmanın 2015 yılında imzalandığını hatırlattı.

FIFA Başkanı Sepp Blatter ve UEFA Başkanı Michel Platini’nin arabuluculuk yaptığı geçici anlaşmanın, Rum Futbol Federasyonu’nun uzlaşmaz tavırları yüzünden hiçbir zaman yürürlüğe girmediğini ifade eden Oğuzhan Hasipoğlu, “Taraflar, anlaşmanın uygulanmasına ilişkin ortak bir yönetim kurulunun kurulması yönünde de anlaşsa da, bu yönetim biçimi de hiçbir zaman kurulamadı” dedi.

Kıbrıs Türkü’nü zamana yayma yönetimiyle her alandan elemine etmeyi kurumsal politika haline getirmiş Rum Yönetimi’nin, yeni bir engelleme girişimine daha üzülerek tanıklık ettiklerini belirten Hasipoğlu, şunları kaydetti:

“Rum Futbol Federasyonu Başkanı Yorgos Kumas’ın, ‘Kıbrıs’taki futbolun statüsünün değişmesine ve Kıbrıslı Türk gençlerin dünyaya açılmasına asla izin veremeyiz’ açıklamasını ve bu amaçla bugünlerde devam eden UEFA kongresinde girişimde bulunma zihniyetini şiddetle kınıyorum.”

-“Bir insan hakkı ihlali olarak değerlendiriyor ve ayıplıyoruz”

Sporun dostluk ve uzlaşıya katkısını unutmuş bir düşünce yapısının, Kıbrıs Türk gençliğine, sporcusuna engel olmayı maharet saymasını bir insan hakkı ihlali olarak değerlendirdiklerini ve ayıpladıklarını vurgulayan Hasipoğlu, “Kıbrıs’ta güven yaratıcı önlemlerle iki taraf arasında bir köprü kurulması niyetinin dile getirildiği bu dönemde, Kıbrıs Türk gençliğinin sporla buluşmasına karşı çıkmayı insan hakları ile bağdaştırmak söz konusu olamaz” dedi.

“Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu’na bağlı kulüplerimiz, başka bir birlik altında maçlarını oynayabilse, Rum tarafı ne kaybedecek?” diye soran Oğuzhan Hasipoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Hem bizimle iş birliğinden kaçınıp hem de onların olmadığı bir federasyonda olma niyetimize tahammül edemeyen bir zihniyetle, ortak bir zemin bulup iş birliğini genişletmemiz ne denli mümkün olabilecektir.”

-“Rum zihniyetinin tek gayesi, Kıbrıs Türkü’nün yaşam hakkını kısıtlayıp, gençlerimizin dış temas yapmasını engellemektir”

Rum zihniyetinin tek gayesinin, Kıbrıs Türkü’nün yaşam hakkını kısıtlayıp, gençlerin dış temas yapmasını engellemek olduğunu vurgulayan Hasipoğlu, bu zihniyeti, BM’nin şimdiki Genel Sekreteri Antonio Guterres’in, geçmiş raporlarında, “Rum tarafının en büyük korkusu, KKTC’nin seviyesinin uluslararası alanda yükselmesi” olarak tasvir ettiğine dikkat çekti.

-“Kıbrıs Türkü, bu adanın eşit egemen ortağıdır ve gençlerimizin Rum gençleri kadar uluslararası turnuvalara katılma hakkı var olmalıdır”

“Rum Federasyon Başkanı Kumas’ın bu açıklaması ile bırakın taraflar arasında güven artırmayı, güveni ciddi anlamda sarsan bir girişim olarak görüyor ve bu korkunun artık bir saplantıya dönüşümü olarak nitelendiriyorum” diyen UBP Genel Sekreteri Hasipoğlu, “Kıbrıs Türkü, bu adanın eşit egemen ortağıdır ve gençlerimizin Rum gençleri kadar uluslararası turnuvalara katılma hakkı var olmalıdır” vurgusu yaptı.

2004 yılında Annan Planı’nın, Rum tarafınca reddedilmesinin ardından, dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın, Kıbrıs Türk halkına uygulanan izolasyon ve ambargoların kaldırılması çağrısında bulunup, raporuna yazdığını hatırlatan Hasipoğlu, aradan 20 yıl geçmesine rağmen, Rum Futbol Federasyonu Başkanı’nın açıklamalarının, Rum tarafının, Kıbrıs Türkü’yle hiçbir paylaşıma hazır olmadığının yeni bir kanıtı olduğunun altını çizdi.

-“Sayın Holguin’in diyalog penceresini, Kıbrıs Türk halkının dünyayla bütünleşmesi yönünde genişletmesini de tavsiye ediyoruz”

UBP Genel Sekreteri Hasipoğlu, “Bu talihsiz gelişmeyi de dikkate alarak, Kıbrıs sorununu federal çözümde gören kesimlerle görüşmeler yapıp cesaretlendiğini ifade eden Sayın Holguin’in diyalog penceresini Kıbrıs Türk halkının dünyayla bütünleşmesi yönünde genişletmesini de tavsiye ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Diyanet bu yıl fitre bedelini 130 lira olarak belirledi

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, bu yıl fitre miktarının 130 lira olarak belirlendiğini bildirdi.

Diyanet tarafından yapılan açıklamada, Kurul Başkanı Abdurrahman Haçkalı başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda 2024 yılı ramazan ayı için fitre miktarının belirlenmesi konusunun görüşüldüğü belirtildi.

Açıklamada şunlar kaydedildi:

“Konuyla ilgili hadis-i şerifler, mevcut sosyo-ekonomik hayat şartları ve bir kişinin günlük gıda ihtiyacı göz önünde bulundurularak ülkemizde fitre miktarı 2024 yılı ramazan ayı için 130 lira olarak belirlenmiştir. Belirtilen meblağ nakdi olarak verilebileceği gibi gıda ve benzeri maddelerden ayni olarak da verilebilir. Belirlenen bu meblağ, aynı zamanda günlük oruç fidye bedelidir. Bunun yanında her bir mükellef, günlük gıda harcamalarına denk düşecek bir meblağı fitre olarak verebilir.”

Göçmenköy İdman Yurdu, Amaç Arnavutoğlu İçin Anma Töreni Düzenledi

Göçmenköy İdman Yurdu, 6 Şubat 2023 tarihinde Hatay’da yaşanan yıkıcı depremde yaşamını yitiren eski futbolcu ve yönetim kurulu üyesi Amaç Arnavutoğlu’nu andı. Bu anlamlı etkinlik, hem Amaç Arnavutoğlu’nun futbolculuk kariyerine hem de yöneticilik dönemine ışık tutarak, onun spor ve topluluk üzerindeki kalıcı etkisini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Sertoğlu, Göçmenköy Kulübü Başkanı Ersan Karataş ve Göçmenköy Onursal Başkanı Arslan Bıçaklı’nın yanı sıra, etkinlik, Göçmenköy sporcuları ve sivil savunma personelinin de geniş katılımıyla gerçekleşti. Bu birliktelik, Amaç Arnavutoğlu’nun anısına duyulan saygının bir göstergesi olarak, topluluğun bir araya gelmesini sağladı.

 

Brent petrol fiyatında son durum

Brent petrolün varili uluslararası piyasalarda ​​​79,61 dolardan işlem görüyor.

Dün 79,50 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 79,21 dolar seviyesinde tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.47 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,50 artışla 79,61 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 74,25 dolardan alıcı buldu.

Küresel petrol kaynaklarının çoğunun bulunduğu Orta Doğu’da süren çatışmaların petrol arzını sekteye uğratabileceği endişesinin artması fiyatları yukarı yönlü desteklemeye devam ediyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ateşkes ve karşılıklı esir takası teklifi sunan Hamas’ın isteklerini kabul etmeyerek Gazze’nin güneyindeki Rafah kentine saldırıya hazırlanması için orduya emir verdiklerini ifade etti.

Yemen’deki İran destekli Husiler, ABD ve İngiltere’ye ait savaş uçaklarının Hudeyde kentindeki Ras İsa bölgesine 2 hava saldırısı düzenlediğini bildirdi. Husiler, salı günü Kızıldeniz’de bir ABD ve bir İngiliz gemisini deniz füzeleriyle hedef aldıklarını ve hedefi tam isabet vurduklarını açıklamıştı.

Bu süreçte, Kızıldeniz’den geçen gemilerin hedef alınmasından dolayı birçok gemi rotasını değiştirmek zorunda kaldı. Husilerin Kızıldeniz’den geçen İsrail ile ilişkili gemilere yönelik saldırıları sonrasında, Afrika’nın güneyindeki Ümit Burnu’ndan geçen deniz ticaret yolundaki hareketlilik, bir ayda yüzde 67 arttı. Çatışmaların ticaret güzergahını sekteye uğratarak petrol sevkiyatlarını da olumsuz etkileyeceği endişesi fiyatlar üzerinde etkili olmaya devam ediyor.

ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA), dünyanın en çok petrol tüketen ülkesi ABD’de benzin stoklarının 3 milyonun üzerinde azaldığını açıkladı. Ancak benzin stoklarındaki azalış ülkedeki talep iştahının devam ettiğine işaret ederek fiyatların yükselişini destekledi.

Öte yandan, ABD’de petrol stoklarının beklentinin üzerinde büyüdüğünü gösteren veriler fiyatların yükselişini kısıtladı. EIA, ülkedeki ticari ham petrol stoklarının geçen hafta yaklaşık 5 milyon 500 bin varil artış kaydettiğini bildirdi. Piyasa beklentisi, stokların 674 bin varil artacağı yönündeydi.

Brent petrolde teknik olarak 80,08 ile 80,66 dolar aralığının direnç, 78,64 ile 77,63 dolar aralığının ise destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor.

 

Nöbetçi Eczaneler (08 Şubat 2024)

LEFKOŞA BÖLGESİ

DEREBOYU ECZANESİ

08.02.2024 (Perşembe)

08:00 – 00:00

(0533) 839 14 14

Mehmet Akif Cad. Dış Kapı No: 51/2, Köşklüçiftlik, Lefkoşa

***

GÖNYELİ ECZANESİ

08.02.2024 (Perşembe)

08:00 – 00:00

(0533) 856 64 44

Ünveren Sok. Ahmet Dereli Apt. Dük. No:13, Yenikent, Gönyeli

***

YONCA HATİPOĞLU ECZANESİ

08.02.2024 (Perşembe)

08:00 – 00:00

(0392) 228 06 06

Ecvet Yusuf Cad. Miniloy Dük.No:2 Kızılbaş Lefkoşa

GİRNE BÖLGESİ

DİLARA ÖZHAMİT ECZANESİ

08.02.2024 (Perşembe)

08:00 – 00:00

(0392) 815 11 88

Mete Adanır Cad. Yukarı Girne No:1 1/A, Kozan Döviz Yanı, Girne

***

GÜNDAL ECZANESİ

08.02.2024 (Perşembe)

08:00 – 00:00

(0392) 816 05 43

Altınör Apt. A Blok Dük.2 Uğur Mumcu Bulvarı Girne Karakum Lemar karşısı

KONUM VE DETAYLI BİLGİ

ÖZENİR ECZANESİ

08.02.2024 (Perşembe)

08:00 – 00:00

(0542) 876 06 60 – (0533) 876 06 60

Mareşal Fevzi Çakmak Cad. Kocatepe No: 69, Manolya hotel karşısı, Lapta, Girne

MAĞUSA BÖLGESİ

İNEM MİMAR ECZANESİ

08.02.2024 (Perşembe)

08:00 – 00:00

(0548) 842 27 95

Hasan Barbaçolli Sok. Uzun Apt. 11, Yeni Lemar akra yolu – Burçin Bestamil kuaför karşısı, Sakarya, Gazimağusa

***

ÖZGE KALE ECZANESİ

08.02.2024 (Perşembe)

08:00 – 00:00

(0392) 366 88 66

Şht.İbrahim Hasan Sok, Dükkan 4 China-Bazaar yanı – Günay taksi sırası, Ayluga Gazimağusa

GÜZELYURT BÖLGESİ

UYUMSAL ECZANESİ

08.02.2024 (Perşembe)

08:00 – 00:00

(0392) 714 30 05

Kutlu Adalı Bulvarı 3 A Güzelyurt

LEFKE BÖLGESİ

SADİYE TAŞAR ECZANESİ

08.02.2024 (Perşembe)

08:00 – 22:00 (22:00 – 00:00 On-Call)

(0392) 728 83 12

Atatürk Cad. 26/A Lefke

***

İSKELE BÖLGESİ

AVİCENNA ECZANESİ

08.02.2024 (Perşembe)

08:00 – 22:00

(0542) 855 00 15

İskele Boğaz anayolu, Bereket Sokak, Petek pastanesi̇ yanı, İskele

Dünya en sıcak ocak ayını yaşadı

Dünya yüzeyinin ortalama sıcaklığı geçen ay 13,14 derece olarak ölçüldü. Bu, ocak ayında ölçülen en yüksek sıcaklık olarak kayda geçti.

Avrupa Birliği’nin (AB) Copernicus uydu izleme sistemiyle yapılan ölçümlere göre geçen ayın şimdiye kadar kaydedilen “en sıcak ocak” olduğu bildirildi.

Copernicus’tan yapılan açıklamada geçen ayın ortalama yüzey hava sıcaklığının 13,14 derece ölçüldüğü belirtildi.

Bu ölçümün ocak için 1991-2020 ortalamasının 0,70 derece, 2020’de kaydedilen bir önceki en sıcak ocak ayının da 0,12 derece üzerinde olduğu ifade edildi.

Açıklamada böylece son 8 ayın üst üste kaydedilen en sıcak aylar olduğu belirtilerek, son 12 aydaki (Şubat 2023 – Ocak 2024) küresel ortalama sıcaklığın 1991-2020 ortalamasının 0,64 santigrat derece üzerinde ölçüldüğü bildirildi.

BÖLGESEL ARASI FARKLILIKLAR

Avrupa’da geçen aya ait sıcaklıklar, kuzey ve güney bölgelerde farklılık gösterdi. İskandinav ülkelerinde 1991-2020 ortalamasının çok altında olan sıcaklıklar, güney ülkelerde bu ortalamanın çok üstünde ölçüldü.

Sıcaklıklar, Doğu Kanada, Kuzeybatı Afrika, Orta Doğu ve Orta Asya’da ortalamanın oldukça üzerinde seyrederken Batı Kanada, Orta Amerika ve Doğu Sibirya’nın çoğunda ise ortalamanın altında kaydedildi.

Açıklamada Copernicus İklim Değişikliği Servisi Direktör Yardımcısı Samantha Burgess’in “Sera gazı emisyonlarındaki hızlı azalma, küresel sıcaklıkların artışını durdurmanın tek yoludur.” uyarısına yer verildi.

Bursa’da aile katliamı… Annesini, babasını ve kardeşini öldürdü!

Türkiye Bursa Osmangazi ilçesinde babası S.Y. ile tartışan Abdulsamet Y., pompalı tüfekle önce babasını ardından da kavgayı ayırmaya çalışan annesi Z.Y. ve kardeşi M.Y.’yi vurdu. Anne ve babasını olay yerinde öldüren Abdulsamet Y., saldırıdan yaralı halde kurtularak kaçmaya çalışan kardeşinin de boğazını bıçakla keserek öldürdü.

Bursa’nın merkez Osmangazi ilçesine bağlı Hamitler Mahallesi 2. Vakıf Sokak’ta saat 03.30 sıralarında aile faciası yaşandı.

Edinilen bilgiye göre; akşam saatlerinde 7 yaşındaki oğluyla ailesinin evine gelen Abdulsamet Y. (29) ile babası S.Y. (64) arasında bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışma kavgaya dönüşürken, araya giren annesi Z.Y. (69) ve kardeşi M.Y. (25), Abdulsamet Y.’yi odadan çıkararak kavgayı önlemek istedi.

Bu sırada Abdulsamet Y., yatak odasından aldığı pompalı tüfekle salonda bulunan aile fertlerinin üzerine ateş açarak, önce babası S.Y.’yi ardından da annesi Z.Y. ile kardeşi M.Y.’yi vurdu. Açılan ateşte, kafasından ve vücudunun çeşitli yerlerinden vurulan anne Z.Y. ile baba S.Y. olay yerinde hayatını kaybettti.

YARALI KURTULAN KARDEŞİNİN BOĞAZINI KESTİ

İlk saldırıdan yaralı kurtulan M.Y. evden kaçmaya çalıştı. Bu sırada, mutfaktan ekmek bıçağı alan Abdulsamet Y., 7 yaşındaki oğlunun gözü önünde kardeşinin boğazını keserek öldürdü. Silah sesleri ve M.Y.’nin yardım çığlıklarını duyan komşuların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Olay yerine gelen polis ekipleri, 7 yaşındaki oğlu ile evde bekleyen Abdulsamet Y.’yi gözaltına aldı. Polisin olay yerindeki incelemesinin ardından S.Y., Z.Y. ile M.Y.’nin cenazesi Bursa Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.

Öte yandan, Abdulsamet Y., polis merkezine götürülürken 7 yaşındaki oğlu koruma altına alındı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Sağanak yağmur bekleniyor!

Meteoroloji Dairesi, bugünden itibaren bölgenin genellikle alçak basınç sistemi, soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacağını, yarın parçalı bulutlu öğle saatleri yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak yağmurlu olacağını duyurdu.

Meteoroloji Dairesi, 08-14 Şubat tarihleri arasındaki hava tahmin raporunu paylaştı.

Hava tahmin raporuna göre, hava bugün parçalı çok bulutlu, sabah saatleri yer yer sisli; yarın parçalı bulutlu öğle saatleri yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak yağmurlu olacak.

Yağışlı hava, hafta sonundan itibaren parçalı bulutlu havaya yerini bırakacak. Cumartesi parçalı bulutlu, pazar az bulutlu, zamanla parçalı çok bulutlu hava etkili olacak.

Hava, pazartesi, parçalı ve çok bulutlu olacak. Salı parçalı çok bulutlu ve sağanak veya gök gürültülü sağanak yağmurlu; çarşamba günü ise parçalı çok bulutlu ve sağanak yağmurlu geçecek.

En yüksek hava sıcaklığı, genellikle iç kesimlerde ve sahillerde 19-22 ºC dolaylarında olacak.

Rüzgar, periyodun ilk günleri güney ve batı, diğer günleri ise kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette pazar ve pazartesi günleri kuvvetli ve fırtınamsı olarak esecek.

Lefkoşa’da trafik kazası!

Lefkoşa’da dün meydana gelen trafik kazasında, alkollü sürücü, direksiyon hakimiyetini kaybederek bir iş yerinin balkonuna ve sütununa çarptı.

Polis Basın Subaylığı’ndan yapılan açıklamaya göre, dün saat 18.30 sıralarında, Michail Tİimothis (E-39) 240 miligram alkollü içki tesiri altındayken yönetimindeki KLY 378 plakalı araç ile Lefkoşa’da Osman Örek Caddesi üzerinde Metehan çemberine geldiğinde, dikkatsizliği sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek bir iş yerinin balkonuna ve sütununa çarptı. Kazada yaralanan olmadı.

Girne ve Güzelyurt’ta eş zamanlı asayiş ve trafik denetimleri yapıldı…

Girne ve Güzelyurt’ta eş zamanlı asayiş ve trafik denetimleri kapsamında yaklaşık 500 araç sürücüsü çeşitli suçlardan rapor edildi, ikamet izinsiz 7 kişi tutuklandı, kumarhaneye girmeleri yasak olan toplam 34 kişi kumarhane içerisinde tespit edildi.

Polis Basın Subaylığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Girne ve Güzelyurt Polis Müdürlüklerinin sorumluluk alanlarında, dün 20.00-24.00 saatleri arasında, eş zamanlı asayiş ve trafik denetimleri yapıldı.

 

-Girne

Girne’deki denetimlerde eğlence mekanları ve halkın yoğun olarak bulunduğu yerler kontrol edildi ve ülkede ikamet izinsiz kaldığı tespit edilen 6 kişi tutuklandı.

Kumarhane denetimlerinde, kumarhaneye girmeleri ve bulunmaları yasak olan toplam 34 kişi tespit edilerek aleyhlerinde yasal işleme gidildi.

Trafik ekiplerinin Girne’de yaptığı denetimlerde ise, toplam 1700 araç sürücüsü kontrol edildi. 234’ü yasal hız sınırı üzerinde süratli araç kullanmak, 29’u seyrüsefer ruhsatsız araç kullanmak, 16’sı sürüş esnasında cep telefonu kullanmak, 7’si alkollü içki tesiri altında araç kullanmak, 6’sı emniyet kemeri takmadan araç kullanmak ve 2’si sigortasız araç kullanmak olmak üzere toplam 401 araç sürücüsü çeşitli trafik suçlarından rapor edilerek aleyhlerinde yasal işlem başlatıldı. 38 araç ise trafikten men edildi.

-Güzelyurt

Güzelyurt’taki denetimlerde de eğlence mekanları ve alkollü içki satışı yapılan yerler kontrol edildi ve ülkede ikamet izinsiz kaldığı tespit edilen bir kişi tutuklandı.

Trafik ekiplerinin Güzelyurt’taki denetimlerde ise 500 araç sürücüsü kontrol edildi ve 44’ü yasal hız sınırı üzerinde süratli araç kullanmak, 15’i emniyet kemeri takmadan araç kullanmak, 4’ü sigortasız araç kullanmak olmak, 1’i sürüş ehliyetsiz ve sigorta kapsamaksızın araç kullanmak ve 1’i de sürüş esnasında cep telefonu kullanmak üzere toplam 97 araç sürücüsü çeşitli trafik suçlarından rapor edilerek aleyhlerinde yasal işlem başlatıldı. 5 araç ise trafikten men edildi.

Meclis Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi toplandı

Cumhuriyet Meclisi, Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi bugün UBP Milletvekili Komite Başkanı Resmiye Eroğlu Canaltay başkanlığında, saat 10.00’da toplandı.

Meclis’ten yapılan açıklamaya göre Komite gündeminde bulunan “Kuzey Kıbrıs Muhasebe ve Denetim Meslek Yasa Tasarısı” ve “Kamu Çalışanlarının Aylık (Maaş-Ücret) ve Diğer Ödeneklerinin Düzenlenmesi (Değişiklik) Yasa Tasarısı”nı ele aldı.

Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi, “Kamu Çalışanlarının Aylık (Maaş-Ücret) ve Diğer Ödeneklerinin Düzenlenmesi (Değişiklik) Yasa Tasarısı”nın ikinci görüşmesini tamamladı. Komite, ilgili yasa tasarısı üzerindeki görüşmelerine önümüzdeki toplantılarında devam edecek.

Komite, gündeminde bulunan “Kuzey Kıbrıs Muhasabe ve Denetim Meslek Yasa Tasarısı”nı da ele aldı ve madde madde görüşmesine devam etti. Komitenin bu yasayla ilgili görüşmelerine de önümüzdeki toplantılarında devam edeceği ifade edildi.

Komite toplantısına davetli olarak, Maliye Bakanlığı, KKTC Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı, Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu ve Kuzey Kıbrıs Bağımsız Hesap Uzmanları Birliği’nden yetkililer katılarak konu ile ilgili görüşlerini sundu.

Komite toplantısında, Maliye Bakanı Özdemir Berova da yer aldı.

UBP Milletvekili Resmiye Eroğlu Canaltay başkanlığında toplanan Komite toplantısına, Komite Başkan Vekili CTP Milletvekili Erkut Şahali, Komite üyesi UBP milletvekilleri Hasan Küçük, Alişan Şan ve Komite üyesi CTP Milletvekili Salahi Şahiner katıldı. Komite toplantısına ayrıca, CTP milletvekilleri Fazilet Özdenefe ve Sami Özuslu da katıldı.

Müşteri olarak gittiği mağazadan hırsızlık yaptı!

Lefkoşa’da faaliyet gösteren bir mağazaya müşteri olarak giden A.O.I., değeri 290 TL olan tişörtü üzerine giyip mağazadan ayrılmak suretiyle çaldığı tespit edildi.

Polis Basın Subaylığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Lefkoşa’da dün 14.30 sıralarında, faaliyet gösteren bir mağazaya müşteri olarak giden A.O.I. (E-34)’nın, mağaza içerisinde satışa sunulan toplam 290 TL değerindeki tişörtü üzerine giyerek, bilekliği ise bileğine taktıktan sonra, ödeme yapmadan mağaza dışına çıkarmak suretiyle çaldığı tespit edildi.

Bahse konu şahıs tutuklanmış olup, soruşturması devam ediyor.

Bakan Berova, Kıbrıs Türk Reklamcılar ve Tasarımcılar Derneği’ni kabul etti

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Kıbrıs Türk Reklamcılar ve Tasarımcılar Derneği (Rek-Der) heyetini kabul etti.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Dernek Başkanı Suat Bora Durdu ve Yönetim Kurulu üyeleriyle görüşen Berova’ya sektörün sorunları aktarıldı.

-Durdu

Dernek Başkanı Suat Bora Durdu konuşmasında, sektörün gelişimi ve sorunların çözümü için birlikteliğin gücüne inandıklarını ve bu amaç doğrultusunda tek çatı altında birleşerek, Kıbrıs Türk Reklamcılar ve Tasarımcılar Derneği’ni bir yıl önce kurduklarını ifade etti. Durdu, sektör temsilcisinin birçoğunun derneğe üye olduğu söyledi.

Görüşmede, Maliye Bakanlığı’na bağlı gümrük ve vergi konularını içeren sektörün sorunlarını aktaran Dernek Başkanı Durdu, Maliye Bakanı Berova ile çözüm formülleri hakkında görüş alışverişinde bulundu.

-Berova

Maliye Bakanı Özdemir Berova ise, Kıbrıs Türk Reklamcılar ve Tasarımcılar Derneği heyetini ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Bakan Berova, sektörün taleplerini bürokratları ile inceleyeceklerini ve istişarelerine devam edeceklerini kaydetti.

“Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, KKTC’de çözümün değil sorunun bir parçası”

Cumhurbaşkanlığı Uluslararası İlişkiler ve Diplomasi Özel Danışmanı Prof. Dr. Hüseyin Işıksal, BM Güvenlik Konseyi’nin Kıbrıs ile ilgili aldığı 30 Ocak 2024 tarihli 2723 sayılı kararın tüm boyutlarını AA Analiz için kaleme aldı…

Cumhurbaşkanlığı Uluslararası İlişkiler ve Diplomasi Özel Danışmanı Prof. Dr. Hüseyin Işıksal, BM Güvenlik Konseyi’nin Kıbrıs ile ilgili aldığı 30 Ocak 2024 tarihli 2723 sayılı kararın tüm boyutlarını AA Analiz için kaleme aldı…

Işıksal’ın analizi şöyle:

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres tarafından atanan BM Kişisel Temsilci Maria Angela Holguin Cuellar’ın temaslarına başladığı bugünlerde, Kıbrıs Adası’nda konuşlu Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün (BMBG) görev süresinin uzatılmasına dair 30 Ocak 2024 tarihli 2723 Sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ve Türkiye’de tepkiyle karşılandı. 31 Ocak günü KKTC Cumhurbaşkanlığı [1] ve Dışişleri Bakanlığı [2] tarafından yapılan açıklamalarda kararın ne kadar yanlı ve tutarsız olduğuna vurgu yapıldı. BM Güvenlik Konseyinin Ada’daki iki tarafa eşit davranmak ve anlaşmazlıklara adil çözüm bulmak gibi temel görevlerini yerine getirmediği ifade edildi. Kıbrıs Türk tarafının iradesini ve varlığını yok sayan bu yaklaşımı reddeden KKTC makamlarına, Türkiye Dışişleri Bakanlığından da tam destek geldi. Türkiye Dışişleri Bakanlığı bu kararla barışı koruma misyonlarından beklenen tarafsızlığın sergilenmediğinin altını çizerken, Türkiye Cumhuriyeti’nin KKTC’nin tanınmasına yönelik çağrısı BM Güvenlik Konseyi ve uluslararası toplum nezdinde yinelendi. [3] BMBG’nin adaya konuşlandırılmasının 60’ıncı yılına girdiğimiz bu dönemde, neden bu kadar uzun süredir adada kalmaya devam ettiğini adeta açıklar nitelikte olan bu tutarsızlıklarla dolu karar, Güvenlik Konseyi’nin çözümün değil sorunun bir parçası olduğunu bir kez daha göstermiş oldu.

-Tüketilmiş çözüm modeli

Alışılageldiği üzere raporda yer alan en taraflı nokta hiç kuşkusuz 1991 tarihinde alınan 1251 sayılı karara atıf yapılarak, yıllarca müzakere edilmesine rağmen hep başarısızlıkla sonuçlanan, Kıbrıs Türk tarafının rızasının olmadığını açıkça beyan ettiği “tüketilmiş çözüm modeline” hala daha atıfta bulunulmasıdır. 2004 Annan Planı sonrası dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annan Rum tarafının sadece bir referandumu değil çözümün kendisini de reddettiğini ve Kıbrıs Türk tarafı ile yönetim ve zenginlikleri paylaşmak istemediğini raporlarında belirtmiştir. Bu teknik bir başarısızlık değildir. Federal zemindeki çözümün tamamıyla çöktüğünün ve tüketildiğinin “anıtı” olan Crans Montana sürecine rağmen BM Güvenlik Konseyinin hala daha bu modele atıfta bulunması akıl ve mantık dışıdır. Bir başka ifadeyle, Kıbrıs meselesinin başlangıcının üzerinden 61 yıl, resmi müzakere sürecinin başlamasının üzerinden ise 56 yıl geçmesine rağmen BM Güvenlik Konseyinin tükenmiş çözüm modeline hala daha “yatırım” yapması kabul edilebilir bir durum değildir. Güvenlik Konseyi Kararları, Kıbrıs’taki taraflara bir çözüm şeklini dayatmak için değil ortak zemin bulmaları için yardımcı olmak üzerine kurulmalıdır. Raporda yer alan bir başka tutarsızlık artık Sovyetler Birliği, Yugoslavya, Çekoslovakya gibi ortadan kalkmış, ve var olmayan sözde “Kıbrıs Hükümetine” hala daha atıfta bulunulmasıdır. Benzer şekilde BMBG’nin adadaki mevcudiyetinin sözde Kıbrıs Hükümeti’nin rızası ile devam ettiği ifade ediliyor. Oysa tüm Barış Gücü faaliyetlerinde ana prensip olarak ilgili tüm tarafların rızasının alınması gerekirken, faaliyetlerini KKTC otoritelerinin iyi niyetiyle sürdüren BMBG’nin KKTC ile hala resmi bir statü antlaşması (SOFA) imzalamaması ve görev süresinin uzatılmasında KKTC’nin rızasının alınmaması artık sürdürülebilir bir durum değildir. Bu sorunla bağlantılı olarak, tamamıyla insani neden ve ihtiyaçlarla yapılan Pile-Yiğitler yolunda BM’nin yaptığı müdahaleler sonucunda, Türk tarafının kınanması bir başka yanlı karar örneğidir.

– BM’nin çifte standardı

Sürecin bir diğer sorunlu yanı ise Rum tarafının yıllardır yaptığı ara bölge ihlalleridir. Ara bölgeden geçen Larnaka-Dikelya-Ayia Napa ve Pile-Voroklini yolları arasında yer alan askeri mevzi yapılaşmaları, 2012 yılında inşa edilen Pile Üniversitesinin her gün genişleyen kampüsü, Lefkoşa alışveriş merkezi Kıbrıs Türk tarafının tüm itirazları ve protestolarına rağmen, BM tarafından izin verilen hak ihlali örnekleridir. Benzer şekilde Rum tarafının yıllardır yaptığı ve artık olağan hale gelen yukarıda bahsettiğim sınır ihlallerine Konsey kararında doğrudan atıfta bulunulmazken, KKTC kastedilerek “kuzey ateşkes hattı boyunca sınır ihlalleri yapıldığı” gibi gerçek olmayan iddialara yer verilmesi BM’nin iki tarafa uyguladığı çifte standardın en yalın örneği olarak ortaya çıktı. Bu tür ifadeler hiç kuşkusuz hem Ada’da 1974 Mutlu Barış Harekatı ile sağlanan barış ve huzur ortamını tehdit ediyor hem de Rum ihlallerini adeta teşvik ediyor. Raporda, 2004 Annan Planı sonrası kaldırılacağına dair söz verilmesine rağmen hala daha tüm acımasızlığıyla sürdürülen insanlık dışı ve yasal olmayan izolasyonların yer alması da oldukça düşündürücüdür. BM Genel Sekreteri İyi Niyet Misyonu raporunda bir yandan iki ülke ekonomisi arasında derinleşen eşitsizliğin tarafları birbirinden daha da uzaklaştırdığına atıfta bulunurken, diğer yandan buna sebep olan ana sorumlu olarak kendi ayıbını örtmeye çalışıyor. Ayrıca raporda Rum tarafında okutulan kitaplarda Türklere karşı düşmanlık, ırkçılık, kin ve nefret söylemi içeren ifadelerin yer aldığına hiç değinilmemesi de oldukça manidardır. Rapordaki bir başka çelişki de iki halkın da faydasına olacak Kıbrıs Türk tarafının 6 başlık altında yaptığı işbirliği önerilerine hiçbir atıf yapılmamasıdır. Doğu Akdeniz’de köklü değişimin ayak sesi olan; Ada’nın Türkiye üzerinden AB enterkonnekte sistemine bağlanması, güneş enerjisinin etkin kullanımı, Ada’nın temiz su kaynaklarının ortak yönetimi, mayınların temizlenmesi ve düzensiz göçle mücadele gibi sonuç odaklı bir işbirliği süreci yaratacak önerilere [4] raporda değinilmiyor. Özetlemek gerekirse, Güvenlik Konseyinin son aldığı kararda da ortaya çıktığı üzere BM Kıbrıs meselesinin çözümü ile ilgilenmiyor; onun yerine aynı Filistin’de yaptığı gibi statüko ve çözümsüzlüğü devam ettirip durumu “idare etmek” istiyor. Böylelikle, BM Güvenlik Konseyi Ada’daki gerçeklerle yüzleşmekten kaçınarak aslında var oluş sebebini sorgulatıyor. Halen KKTC ile statü anlaşması (SOFA) yapmaktan kaçınarak Kıbrıs Türk tarafına karşı taraflı tavır takınan BMBG’nin KKTC’deki varlığını sorgulatan bu tür kararların artık gözden geçirilerek, Kıbrıs Türk ve Rum taraflarına eşit yaklaşmasının zamanı geldi. Bu tür eski dayatmalara dayanan kararlar ayrıca BM Genel Sekreteri tarafından atanan Kişisel Temsilci Maria Angela Holguin’in çalışmalarını da baltalayarak başarı şansını sıfırlıyor.

Sonuç olarak, aldığı son karar ile statüko bekçiliği ve idareciliği yapan BM Güvenlik Konseyi zamanın statik olmadığını ve KKTC gerçeğinin önüne geçilemeyeceğini yadsımakta ısrar ediyor. Kıbrıs’ta adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm Rum tarafına sağlanan sanal ve haksız statüyle değil, adadaki mevcut gerçeklerle sağlanabilir. Rum tarafı ne Kıbrıs Türk halkını ne de adanın tümünü temsil etme hak veya yetkisine sahiptir. BM Güvenlik Konseyi adada başarısızlık sembolü olmak yerine adil bir uzlaşıya gerçekten katkı koymak istiyorsa, Kıbrıs Türk halkının egemenliğine saygı göstermeli ve bu çerçevede karar üretmelidir. Kıbrıs Türk Halkı bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da bu tür dayatmalara boyun eğmeyecektir. Bu gerçekler ışığında BM Güvenlik Konseyinin Ada’daki statükoyu muhafaza etmek uğruna sahadaki gerçeklere direnmeye daha ne kadar devam edeceğini hep birlikte göreceğiz.

Cumhurbaşkanı Tatar: “Esas sıkıntı ‘sıfır asker sıfır garanti’ meselesi”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs sorununun çözülememesindeki esas meselenin, Kıbrıs Rum tarafının “sıfır asker sıfır garanti” ısrarı olduğunu söyledi.

 

Tatar, eski Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mustafa Şentop’u kabul etti.

 

Tatar, Cumhurbaşkanlığı’nda yer alan kabulde Şentop’un KKTC’ye gösterdiği yakınlığın, milletvekili ve TBMM Başkanı olarak KKTC ve Kıbrıs Türk halkının davasına verdiği desteklerin unutulamayacağını kaydetti.

 

Ersin Tatar, KKTC’nin adada herhangi bir çözüm anlaşmasında ayrı bir devlet olarak yer alması gerektiğini çünkü tek egemenliği olan, federasyon temelinde bir yapının Avrupa Birliği içerisinde üniter bir devlete evrimleşeceğini söyledi.

 

Muhalefete, AB içinde kişi ve sermayenin serbest dolaşımı hakkı olduğundan, federal temelde bir anlaşmada Türkiye’nin askerinin adadan çekilmesinin ve sıfır garantinin gündeme geleceğini, zaten geldiğini anlatmaya çalıştığını belirten Tatar şöyle dedi:

 

“Zaten toplantı tutanaklarına baktığımızda, esas sıkıntı da oradan kaynaklanıyor. Sıfır asker sıfır garanti meselesi. 2017’de (İsviçre) Crans Montana’da (Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum tarafı arasında çözüm için yapılan) görüşmelerde iş sıfır asker sıfır garanti noktasına geldiği için masa devriliyor.”

 

Kıbrıs ile ilgili tüm anlaşmalarda her zaman Türk- Yunan dengesini gözeten bir unsur bulunduğunu ifade eden Tatar, 1923’te Türkiye’nin imzaladığı Lozan Antlaşması’nda da 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluşunu hazırlayan anlaşmalarda da söz konusu unsurun bulunduğunu kaydetti.

 

Tatar, Kıbrıs Cumhuriyeti kuruluş anlaşmalarıyla Türkiye’nin garantör ülke yapıldığını belirterek, Türkiye’nin garantörlük hakkından vazgeçecek söylemlerinin ortaya atılan keyfi iddialar olduğunu, garatörlükten çekilme kararını ancak, Türk Milletinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin verebileceğini kaydetti.

 

Kıbrıs’ı Osmanlı’nın 1571’de 80 bin şehit vererek aldığını, 350 yıl Osmanlı’nın bir parçası olarak kaldığını, İngiltere’nin Lozan Antlaşması’ndan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulduğu 1960’a kadar iki üs aldığını ifade eden Tatar, İngiltere’nin 37 yılda Ağrotur ve Dikelya olmak üzere iki egemen üs edindiğini, bu durumda 1571’den beri adada yaşayan Kıbrıslı Türklerin de elbette egemenlik hakkı bulunduğunu, esas meselenin bu olduğunu kaydetti.

 

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Rum tarafının, 1960 anlaşmaları sonrası niyetinin başka bir şey olduğunu belli ettiğini, 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Makarios’un Cumhuriyeti Enosis’e sıçrama tahtası olarak kullanılacağı açıklamasının da bunu gösterdiğini ifade ederek, ancak Rum- Yunan ikilisinin güçlerinin buna yetmediğini söyledi.

 

Egemenlik ve devletten vazgeçilmeyeceğini vurgulayan Tatar, KKTC’nin Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş’ın da vasiyetinin “devlet ve egemenlikten vazgeçilmemesi” olduğunu, Türkiye’nin de bu siyasete tam destek verdiğini, bu yolda kararlılıkla yürümeye devam edeceklerini ifade etti.

 

Tatar, Şentop’un ziyaretinden çok memnun kaldığını, bu ziyaretin Şentop’un kalbinin Kıbrıs Türkü ile olduğunu gösterdiğini ifade etti.

 

-Şentop

 

Eski TBMM Başkanı Şentop da konuşmasında, aktif görevde olduğu dönemlerde her zaman Türkiye KKTC arasında ve KKTC’nin uluslararası görünürlüğünü ilerletmek yönünde gayret sarfettiğini, bu çabaların neticesinde KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olduğunu, bundan sonra da Kıbrıs Türkü’nün geleceği için gayret sarf etmeye devam edeceğini belirtti.

Bilimsel araştırma: Covid-19 uykusuzluğa da neden oluyor

Vietnam’daki Phenikaa Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, durumu hastaneye kaldırılacak kadar ciddi olmayan 1000’den fazla Covid-19 hastasını araştırdı.

Elde ettikleri sonuçlar, hafif enfeksiyonu olan dört kişiden üçünün uykusuzluk yaşadığını ortaya çıkardı.

Sonuçlar ayrıca uykusuzluk bildiren corona virüsü hastalarının yüzde 50’sinin geceleri daha sık uyandığını ortaya çıkardı.

Ayrıca her üç kişiden biri kaliteli bir uyku almanın zor olduğunu, daha kısa süre uyuduğunu ve ilk etapta uykuya dalmakta zorluk çektiğini belirtti.

Araştırmacılar ayrıca anksiyete veya depresyon hastalarının hastayken uykusuzluk yaşama olasılığının daha yüksek olduğunu da buldu.

DAHA DUYARLI HALE GELİYORLAR

Araştırmanın başyazarı Dr. Huong Hoang, hafif atlatan hastaların uykusuzluk bildirme olasılığının hem genel nüfusa hem de hastanede yatan Covid-19 hastalarına göre daha yüksek olduğunu iddia etti.

Bunun, corona virüsünden iyileşen hastaların daha stresli ve fiziksel sağlıklarındaki değişikliklere karşı daha duyarlı olmasından kaynaklanabileceğini ve bunun da uykularını daha kötü algılamalarına yol açabileceğini söylediler.

Ancak Covid-19 enfeksiyonları, ruh sağlığı sorunları ve uykusuzluk arasındaki ilişkiyi araştıran daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu belirttiler.

Dr. Hoang, “Uykusuzluk sizi çok fazla rahatsız etmiyorsa, yatmadan önce ılık bir duş almak, yatmadan en az bir saat önce telefonunuzu kapatmak, günde 30 dakika egzersiz yapmak ve akşam 4’ten sonra kafeinden kaçınmak gibi bazı basit eylemlerde bulunabilirsiniz.”

“Uykusuzluk sizi gerçekten rahatsız ediyorsa, bazı uyku yardımcılarını deneyebilirsiniz. Yardım etmezlerse bir uyku terapistine gidebilirsiniz” açıklamasında bulundu.

‘‘ Engeli Yaşamak ‘’ Projesi Hayata Geçiyor

Kıbrıs Türk Fotoğraf Derneği( FODER) ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı , Cumhurbaşkanlığı Engelliler Komitesi ve Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğinde ‘‘Engeli Yaşamak’’ Projesi hayata geçiriliyor.
Turizm Bakanlığı Kültür Dairesi tarafından desteklenen proje kapsamında , toplumda farklı engel gruplarının günlük hayatta karşılaştığı sorunları ve yaşam mücadelesini anlatan bir fotoğraf sergisi açılacak.
Engelli bireylerin farkındalığını artırmak ve sosyal sorumluluk bilincini yerine getirmek amacıyla hayata geçecek serginin fotoğraf çekim sürecine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı Sosyal Hizmetler Dairesi 18 Yaş Üstü Engelli Rehabilitasyon Merkezi’ne devam eden özel gereksinimli gençler de katılarak projede yer alacak.
Kıbrıs Türk Fotoğraf Derneği Başkanı Ramadan Gümüşok ile Cumhurbaşkanı Engelliler Komitesi Başkanı Ahmet Akdeniz, bugün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu’nu ziyaret ederek proje ile ilgili bilgi verdi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, engelli bireylere yönelik toplumsal farkındalığın arttırılmasına katkı sağlayacak her türlü projede Bakanlık olarak yer almaktan memnuniyet duyacağını belirtti.
Engelli bireyleri çalışma yaşamına dahil etmek ve sosyal hayata uyumlarını daha da güçlendirmek amacıyla, Bakanlık olarak somut adımlar atmayı arzuladıklarını kaydeden Gardiyanoğlu, 30 engellinin kamuya istihdam edildiğini 20 engellinin daha istihdam edileceğini söyledi.
Engelliler Dairesinin kurulması için ilgili sivil toplum örgütleri ile çalışmaların sürdüğünü kaydeden Gardiyanoğlu, özel gereksinimli bireylerin, hayatta daha bağımsız daha özgür bireyler olarak gelişmeleri yönünde çalıştıklarını vurguladı.

TBMM Eski Başkanı Prof.Dr. Mustafa Şentop KKTC’de…

Türkiye Büyük Millet Meclisi eski Başkanı Prof.Dr. Mustafa Şentop ve beraberindeki heyet bir dizi temaslarda bulunmak üzere Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne geldi.

 

Meclisten yapılan yazılı açıklamaya göre, heyeti Ercan Havalimanı’nda Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Türkiye Cumhuriyeti’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, Başbakan Yardımcısı Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu ile diğer yetkililer karşıladı.

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi eski Başkanı Prof.Dr. Mustafa Şentop, KKTC’nin kendileri açısından çok özel bir yere sahip olduğunu bu bağlamda yeni dönemde Makedonya’nın ardından ikinci ziyaretini de adaya gerçekleştirdiğini söyledi.

 

Prof.Dr. Şentop, görev süresi boyunca Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre ile birlikte iki ülke arasında ve yurt dışında önemli vazifeler yaptıklarını kaydetti.

 

Türkiye ve KKTC’nin her zaman güçlü bir şekilde yoluna devam edeceğini belirten Prof.Dr. Şentop, desteklerinin kesintisiz süreceğinin altını çizdi.

 

Prof.Dr. Mustaf Şentop, kendisine ve heyetine gösterilen yakın ilgiden dolayı da teşekkürlerini iletti.

 

-Töre

 

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre de, Prof.Dr. Mustafa Şentop’un başkanlığı döneminde TÜRKPA’ya üye olduklarını ve TBMM ile ikili anlaşmalar imzaladıklarını anımsattı.

 

Töre, Kıbrıs konusunda ortak bir çok çalışmaları olduğunu ve Prof.Dr. Mustafa Şentop’un başkanlığı döneminde hayata geçirdiklerini söyledi.

 

Başkan Töre, “Prof.Dr. Mustafa Şentop’un başkanlığı dönemindeTBMM tarafından Cumhuriyet Meclisi’ne 3 araç, basın ve bilgisayar ekipmanları hediye edildi” dedi.

 

Kıbrıs meselesinin, Türk milletinin ortası davası olduğunu vurgulayan Töre, milli şuur taşıyan herkesin buna katkı koyması gerektiğinin altını çizdi.

Başbakan Üstel: Metehan’dan geçiş yapan insanlarımız artık sıkışıklık yaşamayacak

Başbakan Ünal Üstel, Metehan Sınır Kapısı’ndaki çalışmaların en geç Haziran ayına kadar tamamlanmasının hedeflendiğini açıkladı.

“Biz kapıları çoğaltma taraftarıyız. Süratli bir şekilde yeni kapı açabiliriz. Hiç sıkıntımız yoktur” diyen Başbakan Üstel, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile birlikte bazı çalışmalar yaptıklarını ve bunu Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne ilettiklerini ancak bir cevap gelmediğini kaydetti.

Başbakan Üstel, ekonomik örgütler ile birlikte Metehan Sınır Kapısı’nda yapılan iyileştirme çalışmalarını yerinde inceledi. Üstel’e, Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gürcafer, Kıbrıs Türk Sanayi Odası Başkanı Ali Kamacıoğlu, Karayolları Dairesi Müdürü Dürdane Abi Acı, Muhaceret Dairesi Müdürü Erhan Akar ve Başbakanlık Devlet Planlama Örgütü Müsteşarı Durali Güçlüsoy eşlik etti.

-Üstel

Başbakan Üstel, incelemelerin ardından yaptığı açıklamada, bugün yine devlet ile özel sektörün bir dayanışma örneği sergilediğini belirterek, hükümete geldikleri günden beri önceliklerinin yarım kalan projelerin tamamlanması olduğunu ifade etti. Üstel, “Sözümüzü tuttuk. Yarım kalan projeleri bir bir tamamladık” dedi.

Ülkenin ihtiyacı olan altyapı eksikliğini de ilk sıralara koyduklarını kaydeden Üstel, 2012’de ihalesine çıkılan ve dört sene sonra bitmesi gereken Ercan Havalimanı’nın 20 Temmuz 2023’te hizmete açıldığını hatırlattı.

“Muhteşem bir havalimanımız var. Çağdaş, büyük gövdeli uçakların inebileceği…” diyen Başbakan Üstel, “Ülkeye gelen turistlerin ilk intibası, havalimanında gördüğü manzara çok önemli” şeklinde konuştu. Üstel, Ercan Havalimanı’nın eksiklerini de ilerleyen günlerde tamamlayacaklarının altını çizdi.

Kara sınır kapılarının iyileştirilmesi için 2023 yılında ekonomik örgütlerle bir protokol imzaladıklarına işaret eden Başbakan Üstel, o günden bugüne ekonomik örgütlerin çalışmaya başladığını söyledi.

2003 yılında karşılıklı geçişler başladığında, kara sınır kapılarının yapıldığını ifade eden Başbakan Üstel, 2003 yılından bugüne hem araç sayısında hem nüfusta artış yaşandığına dikkat çekerek, bu nedenle kapılarda yoğunluk yaşandığını belirtti.

Ada ülkesinde ulaşımının çok önemli olduğunu kaydeden Başbakan Üstel, yarım kalan Ercan Havalimanı’nın açılmasının sonrasında iyileştirmeler için kara sınır kapılarını sıraya koyduklarını anlattı. Başbakan Üstel, sınır kapılarının ardından deniz limanlarında da daha çağdaş bir görünüm hedeflediklerini belirtti.

Başbakan Üstel, ekonomik örgütlerin, Metehan Sınır Kapısı’ndaki çalışmalarının, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı Karayolları Dairesi gözetiminde ve Başbakanlık’ın denetimi altında yapıldığını söyledi.

Metehan Sınır Kapısı’ndaki çalışmaların tamamlanmasıyla geçişlerde bu kadar yoğunluk yaşanmayacağını ifade eden Başbakan Üstel, “Burasını tamamen çağdaş bir giriş kapısı yapıyoruz” dedi. Üstel, çalışmaların yapıldığı alanın çift şerit olacağını ve çembere kadar devam edeceğini belirtti.

Kabinlerde bekleme olmayacağını dile getiren Üstel, bilgisayarların yenileneceğini, arabaların plakasını okumak için optik okuyucular konulacağını kaydederek, gereken ekipmanın alındığını ve Polis Teşkilatına teslim edildiğini belirtti.

Metehan Sınır Kapısı’ndaki yapısal değişikliğin sonrasında kabinlerin de değişeceğini kaydeden Üstel, araç parkının da genişletileceğini söyledi. “Güneyden gelen insanlar KKTC’ye geçtiğini hissedecek” diyen Başbakan Üstel, katkı koyan ekonomik örgütlere ve emeği geçenlere teşekkür etti.

Başbakan Üstel, Metehan Sınır Kapısı’ndaki çalışmaların en geç Haziran ayına tamamlanmasının hedeflendiğini de kaydetti.

Başbakan Üstel bir soru üzerine, Metehan Sınır Kapısı’nda araç yoğunluğunu ortadan kaldırmak için ekonomik örgütler ve devletin kolları sıvadığı vurgulayarak, insanların süratli bir şekilde geçişini sağlayacaklarını belirtti.

-“Süratli bir şekilde yeni kapı açabiliriz. Hiç sıkıntımız yoktur”

Yeni kapıların açılmasıyla ilgili soruya ise Başbakan Üstel, bu konuda Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile birlikte bazı çalışmalar yaptıklarını ve bunu Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne ilettiklerini kaydetti.

Üstel, “Bu yalnız bizim uhdemizde olan bir olay değil. Biz istediğimiz yerde, isteğimiz kapıyı açamıyoruz. Belli yerlerde, belli kapıları belirledik ve Güney tarafına bildirdik ama maalesef Güney’den henüz bir cevap gelmedi. Cevap geldiği gün biz kapıları çoğaltma taraftarıyız. Süratli bir şekilde yeni kapı açabiliriz. Hiç sıkıntımız yoktur. Planlaması ve programı yapıldı ve bunlar Güney’e iletildi” şeklinde konuştu.

-Gürcafer: “Amacımız, hem bize yakışır bir ‘hoş geldin’ karşılaması yapacak giriş kapısı yaratmak hem de buradaki tıkanıklığı gidermek”

Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gürcafer de, 2023 yılının Eylül ayında Başbakan ile ekonomik örgütler olarak sınır kapısının iyileştirilmesiyle ilgili bir protokol imzaladıklarını hatırlattı.

Protokolün imzalanması sonrasında kamuoyunda ciddi bir beklenti oluştuğunu ifade eden Gürcafer, “Sınır kapısında ciddi bir tıkanıklık söz konusu… İnsanlar sıkıntı yaşıyorlar” dedi.

Metehan Sınır Kapısı’nın hassas bir bölge olduğunu dile getiren Gürcafer, hep birlikte çalışılarak, aşılması gereken bir bürokrasi olduğunu kaydetti. Bürokrasiden dolayı çalışmaların uzadığını ifade eden Cafer Gürcafer, “Bürokrasi aşıldı, gerekli izinler alındı. Projelerimiz hazır. Süratle yapımına başladık” diye konuştu.

Ülkeye gelen turistin yüzde 60’a yakınının Metehan Sınır Kapısı’ndan geçtiğine işaret eden Gürcafer, “Amacımız, hem bize yakışır bir ‘hoş geldin’ karşılaması yapacak giriş kapısı yaratmak hem de buradaki tıkanıklığı gidermek” dedi.

Araçların, sigorta çıkarmak için durduğunu ve bunun trafiğin sıkışmasına neden olduğunu dile getiren Gürcafer, sigorta, gelen turist ve yayaları ayrı bir yere alarak, yeterli park yeri yaratma hedeflerini aktardı.

Metehan çemberine kadar olan yolu hem yaya hem de bisiklet yolu olarak akışı olan bir yola dönüştürmeyi amaçladıklarını belirten Gürcafer, “Birkaç ay içerisinde çalışmaları tamamlamayı hedefliyoruz” dedi.

-Acı

Karayolları Dairesi Müdürü Dürdane Abi Acı da, Metehan Sınır Kapısı’nda beklemelere son vermek adına Başbakan Üstel’in talimatıyla yol güvenliğinin daha sağlıklı bir seyredebilmesi için çembere kadar olan yolun tamiratına ve çalışmalarına başladıklarını dile getirdi. Acı, aydınlatma projelerinin de devam edeceğini söyledi.

Dikkat! Trafiğe kapalı yol

Karayolları Dairesi Müdürlüğü, Çamlıbel-Tepebaşı Kavşağı ile Kayalar Yolu Kavşağı arasında kalan yolun bugünden itibaren Cuma gününe kadar trafiğe kapalı olduğunu açıkladı.

Karayolları Dairesi Müdürlüğü, Çamlıbel-Tepebaşı Kavşağı ile Kayalar Yolu Kavşağı arasında kalan yolun bugünden itibaren Cuma gününe kadar trafiğe kapalı olduğunu açıkladı.

Karayolları Dairesi Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, Çamlıbel-Girne anayolunun, Çamlıbel-Tepebaşı Kavşağı ile Kayalar Yolu Kavşağı arasında kalan yolun tamir çalışmaları devam ettiğinden dolayı bugünden itibaren cuma gününe kadar 08.00-16.00 saatleri arasında araç trafiğine kapatıldığı kaydedildi.

Açıklamada, bu güzergâhı kullanacak sürücülerin yavaş ve dikkatli seyretmeleri, trafik işaret ve işaretçilerine uymaları gerektiği belirtildi.