Archives 2024

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı bütçesi kabul edildi

Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi, 3 milyar 247 milyon 384 bin TL’lik Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı bütçesini kabul etti. Komite bütçeyi oy çokluğuyla onayladı.

UBP Milletvekili Resmiye Eroğlu Canaltay başkanlığında saat 13.15’te başlayan komite toplantısına, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı ile bakanlık yetkilileri ve bağlı dairelerin müdürleri de katıldı.
Bütçe oylanmadan önce söz alan Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, bütçeye eleştirilere, katkı koyan milletvekillerine teşekkür etti, yararlanacağını söyledi. Arıklı, Girne yolunda ciddi bir sıkışıklık olduğunu ve buraya akıllı ışıklandırma sistemi yapılması gerektiğini kaydetti, bunun için bütçede kaynak yaratılmasını istedi. Arıklı, Kuzey Çevre Yolu’nun nisan ayına kadar tamamlanacağını, istimlak ücretlerini Türkiye’nin ödediğini anlattı. Çatalköy, Girne Limanı bölgesi yollarında düzenlemeler yapılacağını, Alsancak yolunun henüz tamamlanmadığını, burada bir sıkıntı olacağını düşünmediklerini, “kedi gözü” ve bariyerlerin konacağını ifade eden Arıklı, limanların özelleştirilmesi konusunda yerli sermayenin yeterli olmadığını, büyük bir proje olduğunu ve buranın 200 milyon dolarlık bir kaynak gerektireceğini, ihaleye herkesin katılabileceğini söyledi.Antik Liman’la ilgili de gerekli çalışmaların yapılacağını ifade eden Arıklı, Güngör çöplüğü ihalesinin de çok kısa sürede yapılacağına inandığını kaydetti. Arıklı, dağ yolu ihalesinin 2017 yılında yapıldığını ancak burada ciddi bir istimlak sorunu olduğunu, bunun yanında su hattı ve asker yerleşim yeri sıkıntısı olduğunu anlattı. Bu sorunları aşmanın kolay olmadığını ifade eden Arıklı, çözüm olarak yolu birer metre genişletmek amacıyla çalışma yaptıklarını kaydetti. Arıklı, yolların aydınlatılması için yapılan çalışmaları da anlatarak, pilot bölge olarak seçtikleri bir yerde güneş enerjisinden aydınlatma sistemini deneyeceklerini kaydetti.

Arıklı, toplu taşımada ciddi bir aşama atladıklarını, proje hazırladıklarını, şirketleşme aşamasına geldiklerini ifade ederek, sektör paydaşlarının da hazır olduğunu belirtti. Arıklı, uçak bilet fiyatları konusunda şirketlere dayatma yapamayacaklarını, fiyatların yüksek olduğunu bildiklerini, buna karşın yerli bir şirket kurulması için çalıştıklarını ancak başarılı olamadıklarını, KKTC’yi iç hat olarak da yapamadıklarını anlattı. Yolcu sayısının 4 milyona ulaştığını ancak bilet fiyatlarını düşüremediklerini ifade eden Arıklı, bilet fiyatlarını düşürmekte tek çarenin yerli şirket olduğunu söyledi, ancak o şekilde fiyatların domine edilebileceğini kaydetti.

Arıklı, bakanlığının bütçesinin azalması eleştirilerine karşı 24 proje ortaya koyduklarını ve bütçede bu projelere kaynak ayrıldığını ifade etti. Arıklı, trafikte uyuşturucu testi çalışmalarını da anlatarak, bu konuda hızlı adım atılması gerektiğini belirtti.

Özuslu

CTP Milletvekili Sami Özuslu, T&T’nin 230 milyon TL borcu olduğuyla ilgili duyumların doğruluğunu sordu. Özuslu’ya Maliye Bakanı Özdemir Berova mahkemeden sonra gerçekleştirilen yapılandırmayla eylül ayında 55 milyon civarı ödeme yapıldığını söyledi.

Özuslu, Ercan’da çalınan bavulları  hatırlatarak güvenlik konusunda kim yetkiliyse sorumluluk alması gerektiğini belirterek, itfaiye ve şantiye elektriği kullanılmasıyla ilgili de gelinen nokta hakkında bilgi istedi.

Trafikte yol güvenliği konusunda yıllar önce AB misyonuyla paralel gidildiğini ancak şu an bir vizyon çalışmasına acil ihtiyaç duyulduğunu belirten Özuslu, verilen rakamlara göre her yıl 15 bin civarında yeni şoförün trafiğe çıktığını söyledi.

Alınan kararların uygulamasının kısa sürdüğünü, bir anda her tarafı kasis dolduran uygulamanın bir süre sonra hiç kasis yapmama kararı alabileceğini dile getiren Özuslu, trafik cezalarının büyük kısmının da zaten toplanamadığını savundu.

Ongun Talat

CTP Milletvekili Ongun Talat ise, 2024’de 6 Ekim’e kadar 36 kişinin yaşamını yitirdiğini ve bu kazalarda aydınlatılmamış ve güvenli olmayan yolların da payının büyük olduğunu belirtti.

Ercan’la ilgili ek sözleşmede yer alan maddeleri ve tahkim kararını ve bu karardan kendilerinin haberdar edilmemesini eleştiren Talat, “Emrullah Bey ve şirketi sizi parmağında oynatıyor.” dedi.

Talat, tahkim kararları yerine getirilmediği zaman karşı tarafın mahkemeye gitme hakkı olacağını da hatırlattı.

Ercan’daki güvenlik personeliyle ilgili şikayetleri de dile getiren Talat, güvenlik, pistler ve altyapıyla ilgili bilgi aldı.

Biray Hamzaoğulları

CTP Milletvekili Biray Hamzaoğulları da, yasal konularla ilgilenecek hukukçular olduğunu kendisinin halktan biri olarak yollarla ilgili konulara değineceğini söyleyerek Dipkarpaz yolundan turistlerde dahil herkesin şikayetçi olduğunu vurguladı.

Karpaz yollarıyla Güney Kıbrıs’ın yollarını kıyaslayan Hamzaoğluları, havaalanından Bafra’ya oteller bölgesine gidecek bir yol projesi olup olmadığını sordu.

Hamzaoğulları, Tatlısu bölgesindeki bariyerlerde 7 kazanın izlerinin görülebilir olduğunu, onca kazaya rağmen kimsenin o yolda bir düzenleme yapmadığını belirtti.

Hamzaoğulları, T izinleri ile ilgili eleştirilerde bulundu, bu konuda yapılan uygulamaları değerlendirdi ve toplu taşımada şirketleşme çalışmalarına yönelik sorular sordu, şirkete girmeyenlerin ne olacağını merak ettiğini söyledi.

Şirketleşmede dikkatli olunması gerektiğini ifade eden Hamzaoğulları, konuşmasının dinlenmediği gerekçesiyle UBP milletvekilleriyle tartıştı. Hamzaoğulları, Güney’den izin ve ehliyet alınma süreçlerine de değinerek, ülkede hem toplu taşıma hem de taksi sektöründe kalitenin artırılması gerektiğine değindi.

Barçın 

CTP Lefkoşa Milletvekili Devrim Barçın da, sosyal konutlar ile ilgili Şehircilik ve Planlama Dairesi’nin fiyatlandırma yapıp yapmadığını sordu. Henüz yapılmadığı bilgisini alan Barçın, bu konuda eleştiri yaptı, hükümetin yasalarla ilgili Anayasa’ya aykırı davrandığını savundu. Barçın, cep telefonu tarife ücretleri üzerinden alınan özel iletişim vergisinin tarifelere yapılan zamlardan yüzdelik olarak daha düşük kaldığını anlattı. Maliye Bakanı Özdemir Berova da, söz alarak, bunu oturup konuşabileceklerini, bu konudaki sıkıntıyı aşacaklarını söyledi.

BTHK Başkanı Kadri Bürüncük de, özel iletişim vergisinin faturalardaki payının yüzde 35 olduğunu, ancak bazı paketlerden dolayı bunun değiştiğini ifade ederek, bunun çözümünün vergi düzenlemesi ile eşit vergi oranı getirilmesi olabileceğini kaydetti.

Barçın, katkılarından dolayı teşekkür ederek, Maliye Bakanlığı’nın bu konuda adım atacağına inanç belirtti. Barçın, gerekirse gerçek vergi alınmasını ama yüzde 30’a düşürülmesini söyledi.

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı da, cep telefonu faturalarından yüzde 40 civarı vergi alındığını söyledi, vergi eşitlemesi yapıldığında da vergi fiyatlandırılması sorununun ortadan kalkacağını söyledi.

Barçın, limanlar ve sivil havacılık ücretleri ile ilgili bilgiler alarak, buradan elde edilen gelirleri değerlendirdi.

CTP Lefke Milletvekili Salahi Şahiner de, ülkeye gönderilen kargoların adrese ulaşımının daimi olması için siyasi karara ihtiyaç olduğunu ifade ederek, bu durumun Türkiye makamları ile çözülebileceğini söyledi.

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı bütçesinin oy çokluğuyla kabul edilmesinin ardından Komite bugünkü çalışmalarını tamamladı.

Komite, yarın  Ekonomi ve Enerji Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı bütçelerini ele alacak.

Cumhurbaşkanı Tatar, Salih Miroğlu ve Özker Özgür anısına mesaj yayımladı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Ulusal Birlik Partisi’nin (UBP) eski Genel Sekreteri ve eski bakanlardan  Salih Miroğlu ile Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanlığı, Bakanlık ve Başbakan Yardımcılığı görevlerinde bulunan, Birleşik Kıbrıs Partisi (BKP) kurucularından Özker Özgür’ün 19. ölüm yıl dönümleri nedeniyle mesajı yayımladı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar mesajında şu ifadeleri kullandı:

“Siyasette farklı görüşler savunabiliriz, ancak hepimizin ortak hedefi; Kıbrıs Türk halkının bağımsız, özgür ve onurlu bir şekilde Kıbrıs’ta yaşamasını sağlamaktır. Farklı siyasi görüşe sahip iki önemli insanımız için her yıl düzenlenen anma törenleri, Kıbrıs Türk halkı için barış ve huzurun önemini ortaya koymaktadır. Dr. Salih Miroğlu’ndan çok şey öğrendik. Onun hitap yeteneği ve liderlik ruhu bizleri her zaman etkilemiştir. Özker Özgür ise Kıbrıs Türk halkının özgürlüğü için Erenköy’de savaşmış önemli bir liderdir. Sevinçlerimiz, kederlerimiz ve kaderimiz ortaktır.  Fikir ayrılıklarımızı zenginlik olarak görmeliyiz, söz konusu halk, vatan ve devlet olduğunda birleşebilmeliyiz. Ülkemizin siyasi tarihinde iz bırakan bu değerli kişileri rahmetle anıyorum.”

Çavuş: 2023-2024 üretim yılı kuraklık 1. avans ödemesi yapıldı

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, 2023-2024 üretim yılı kuraklık tazminatlarının 1. avans ödemesinin Kıbrıs Türk Kooperatif Merkez Bankasına gönderildiğini ve ödemelerin yarın gerçekleşeceğini bildirdi.

Çavuş, yazılı açıklamasında, bu bağlamda kuraklıktan zarar gören toplam 96 köy için 2 bin 97 üreticiye 234 bin 353,25 dönüm alan için toplam 100 milyon 975 bin 247 TL kuraklık tazminatı ödendiğini kaydetti.

Çavuş şunları kaydetti:

“Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı Genel Tarım Sigortası Fonu Saptama ve Değerlendirme Komitesi’nin ürün hasat döneminde başladığı kuraklık çalışmaları büyük bir titizlikle yürütülmüş olup tahıl ve yemlik ve yemeklik baklagillerin ekili olduğu alanlarda gözlem, inceleme ve zarar miktarları tespit edilerek, Meteoroloji Dairesi’nden alınan resmi yağış bilgileri ile de harmanlanarak 2023-2024 üretim yılında kuraklıktan zarar gören köy ve/veya bölgeler, Bakanlar Kurulu’nun 20.11.2024 tarih ve Ü(K-1) 2292-2024 sayılı kararı ve Resmi Gazete’nin 20.11.2024 tarih ve 238 sayılı yayını ile ilan edilmiştir.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı olarak şeffaf, çözüm odaklı ve üretici dostu kimliğimiz doğrultusunda artan üretim girdi maliyetlerini de göz önünde bulundurarak üreticimizin yeni üretim yılına hazırlanabilmesi, üretimin devamlılığının sağlanabilmesi ve ödemelerin yeni ekim dönemine yetiştirilmesi için büyük özveri ile çalışılmıştır.

Bu bağlamda kuraklıktan zarar gören toplam 96 Köy için 2097 üreticiye 234.353,25 dönüm alan için toplam 100.975.247,00 TL kuraklık tazminatı ödenmiştir.”

Dinçyürek, Dr. Salih Miroğlu’nun 19. ölüm yıldönümü dolayısıyla mesaj yayımladı

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Dr. Salih Miroğlu’nun 19. ölüm yıldönümü dolayısıyla mesaj yayımladı.

Bakan Dinçyürek mesajında şu ifadelere yer verdi:

Dr. Salih Miroğlu’nu vefatının 19’uncu yıl dönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.

“Dr. Miroğlu, Kıbrıs Türk siyasetine uzlaşının ve hoşgörünün en güzel örneklerinden biriydi. Aramızdan zamansız ayrılan Miroğlu, başta siyaset, tıp ve spor camialarında verdiği hizmetlerle ülke tarihinde önemli izler bırakmıştır. Özelde UBP’ye, genelde ise ülkesine yaptığı katkılarla hatıralarımızda yaşamaya devam etmektedir.

Görev aldığı her kademede ve parti içerisindeki siyaset anlayışı ile Dr. Salih Miroğlu hepimiz için örnek teşkil etmektedir. Kıbrıs Türk toplumuna uzun yıllar hizmet eden bu değerli devlet adamımızı ölüm yıl dönümünde bir kez daha saygı ve özlemle anıyor, Allah’tan rahmet diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar: Birleşik bir Ada seçeneği mümkün değil

Brüksel’deki resmi ziyaretleri kapsamında uluslararası basın mensuplarıyla bir araya gelen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Birleşik bir Ada seçeneği mümkün değil” açıklamasını yaptı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Ada’nın geleceğiyle ilgili varılacak herhangi bir çözümün egemen eşitlik temelinde olması gerektiğini, bu çerçevede Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerde pozitif bir gündeme odaklı, enerji başta olmak üzere birçok alanda işbirliğine açık olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Tatar, geçen ay New York’ta BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile kararlaştırılan ve Yunanistan ile Türkiye’nin de katılmasında mutabık kalınan görüşmelerin gayriresmi nitelikte olacağını, KKTC ve GKRY’nin lider düzeyinde, Türkiye ve Yunanistan’ın dışişleri bakanı düzeyinde, İngiltere’nin ise düşük bir düzeyde temsil edileceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Tatar, “ayriresmi formattaki toplantı, Ocak 2025’in sonunda yapılabilir” dedi.

Tatar, Brüksel’deki resmi ziyaretleri kapsamında uluslararası basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Kıbrıs Türklerinin Ada’nın asli unsuru olduğunu vurgulayan Tatar, “1960 anlaşmasına göre, Kıbrıs Türkleri ve Kıbrıs Rumları, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurucu ortaklarıdır.” dedi.

Tatar, “Eşitlik temelinde uluslararası bir anlaşmaya varacaksak biz neden bu kadar baskı altındayız? Sesimizi duyurmamız bile mümkün değil. Dünyanın hiçbir yerine davet edilmiyoruz. Doğrudan uçak seferlerimiz yok, doğrudan ticaretimiz yok. Elde etmiş olabileceğimiz ekonomik kalkınmaya sahip olamadık. Potansiyelimizi gerçekleştiremiyoruz.” diye konuştu.

Tatar, şöyle devam etti:

“Herhangi bir siyasi çözüm sürdürülebilir olacaksa iki taraf ekonomi ve finansal kapasite açısından birbirine yakın durumda olmalıdır. Aksi takdirde, bir taraf AB üyesi, tanınmış bir devlet ise ve tanınmış bir devlet olmanın tüm ekonomik avantajlarından faydalanıyorsa iki tarafın başarılı bir işbirliği yapması mümkün değildir. Diğer taraf, Kıbrıslı Türkler uluslararası tanınma, doğrudan ticaret, doğrudan uçuşlara sahip değil. Baskı altında. Bu tür muamelenin tüm olumsuz sonuçları açıkça gelişimimizi engellemektedir.”

“BEN HER ZAMAN İŞBİRLİĞİNDEN YANAYIM”

“Ben her zaman işbirliğinden yanayım.” diyen Tatar, siyasi anlaşmaya henüz varılmamış da olsa kültür, enerji, su gibi alanlarda alternatif işbirliklerinin yapılması gerektiğine işaret etti.

Tatar, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın desteğiyle Anadolu’dan KKTC’ye yılda 75 milyon metreküp su getirilen projeye atıfta bulunarak “Temel olarak, işbirliği yapabileceğimiz birçok alan olduğunu söylüyorum. BM aracılığıyla Kıbrıslı Rum dostlarımıza, Kuzey Kıbrıs’tan Türkiye’ye çok uygun bir kablo ile Türkiye üzerinden AB elektrik şebekesi sistemine bağlanmamızı önerdim.” diye konuştu.

Türkiye’nin halihazırda AB’ye bu anlamda bağlı olduğunu anımsatan Tatar, bu projenin en fazla 6 ay içerisinde tamamlanabileceğini söyledi.

Tatar, “Bu proje şart. Bu Ada, hem Güney Kıbrıs’ta hem de Kuzey Kıbrıs’ta fuel oil yakarak enerji üretiyor. Enerji için fuel oil yakmak, sadece sağlığımız için değil, çevremiz için de kesinlikle bir yıkım. Ada’nın her iki tarafında da enerjiye olan ihtiyaç artıyor.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Tatar, şöyle devam etti:

“AB’ye bir kabloyla bağlı olmanın diğer bir avantajı, bunun güneş enerjisine, yeşil enerjiye giden yolu açacak olmasıdır. Sistem böyle çalışıyor. Şu anda hem kuzeyde hem de güneyde, güneş enerjisine tüm kapasitenin yalnızca yüzde 30’una kadar yatırım yapabiliyoruz. Bu bir mühendislik gerçeğidir. Daha fazla yeşil enerjiye sahip olamazsanız, aksi takdirde sistem çalışmaz. Ancak AB’ye iki yönlü bir kablonuz varsa, bu, Allah’ın Kıbrıs’a bahşettiği güneşin erdeminin tadını çıkarabileceğimiz mükemmel bir sistemdir.”

Tatar, KKTC’nin egemenliği tanınan bir devlet olarak AB üyesi olmasını desteklediğini, bu şekilde Türkiye ile AB arasında da köprü olabileceğini kaydetti.

“BİRLEŞİK BİR ADA SEÇENEĞİ MÜMKÜN DEĞİL”

Çözüm taraftarı olduğunu vurgulayan Tatar, özellikle Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) AB’ye katılmasının ardından çözüme dair yapıcı görüşmeler yapılamadığına değindi.

Tatar, GKRY’nin AB üyeliği sürecine değinerek “Türkiye bir garantör güçtür. Ancak Kıbrıs Cumhuriyeti, (Kıbrıs Rumları) Annan Planı’na ‘hayır’ demelerine rağmen AB’ye kabul edildiğinde bunu kimse Türkiye ile paylaşmadı. Türkiye’ye garantör güç olarak danışılmalıydı. Plana ‘evet’ diyen Kıbrıslı Türklere danışılmalıydı.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin Kıbrıs Türklerinin gördüğü zulmü sona erdirmek için müdahale etmek zorunda kaldığı 1974’ten bu yana Ada’da barışın hüküm sürdüğünü vurgulayan Tatar, geçmişin unutulması ancak göz ardı edilmemesi gerektiğini dile getirdi.

Tatar, AB’nin birleşik bir Ada’dan yana olduğunu anımsatarak “Aradan geçen tüm bu yıllardan sonra birleşik bir Ada seçeneği mümkün değil.” dedi.

Tatar, çözüme dair vizyonuyla ilgili şunları paylaştı:

“Biz azınlık değiliz. Eşitliği hak ediyoruz. Herhangi bir çözüm karşılıklı olarak kabul edilmeli ve tam olarak müzakere edilmelidir. Bakın, bu çok önemli bir şey. Kıbrıs’ta adil olmak, hakkaniyetli olmak, sürdürülebilir olmak için herhangi bir siyasi anlaşma tam olarak müzakere edilebilir olmalı, karşılıklı kabul edilebilir olmalıdır.”

AB’nin federal bir Kıbrıs Cumhuriyeti temelindeki çözüm anlayışında Türk askerinin varlığına da yer olmadığına dikkati çeken Tatar, “AB ve Avrupa liderleri, Kıbrıs Türklerinin anavatanımız olan Türkiye’nin korumasına ihtiyaç duyduğunu anlamalıdır.” diye konuştu.

Tatar, “Türkiye’nin Ada’da barışı korumaktan başka bir çıkarı yok.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin KKTC’ye verdiği desteğe dikkati çeken Tatar, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM 79. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada KKTC’yi tanımaya davet etmesi ve yine onun desteğiyle ülkesinin Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olarak katılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

GAYRİRESMİ FORMATTAKİ TOPLANTI, OCAK 2025’İN SONUNDA YAPILABİLİR

Tatar, geçen ay New York’ta BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile kararlaştırılan ve Yunanistan ile Türkiye’nin de katılmasında mutabık kalınan görüşmelerin gayriresmi nitelikte olacağını, KKTC ve GKRY’nin lider düzeyinde, Türkiye ve Yunanistan’ın dışişleri bakanı düzeyinde, İngiltere’nin ise düşük bir düzeyde temsil edileceğini söyledi.

Toplantının Ocak 2025’in sonunda düzenlenmesini beklediğini ifade eden Tatar, diyalog ve iletişime inandığını, bu toplantının ülkesinin gelecek süreçten beklentilerini ifade etmek için verimli bir platform olacağını belirtti.

Tatar, “Açıkçası, hemen resmi müzakerelere geçeceğimiz bir toplantı değil. Bunu yapabilmek için, ortak bir zemin bulmak için çalışmamız gerektiğine inanıyoruz. Görüşümüzü bu şekilde ortaya koyduk. Ortak bir zemin yoksa, resmi müzakerelere geçilemez.” ifadelerini kullandı.

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı bütçesi komitede görüşülüyor

Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi, 3 milyar 247 milyon 384 bin TL’lik Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı bütçesini görüşüyor.

Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi, 3 milyar 247 milyon 384 bin TL’lik Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı ve Bakanlığa bağlı 298 milyon 120 bin TL’lik Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurumu bütçesini görüşmeye başladı.

UBP Milletvekili Resmiye Eroğlu CANALTAY başkanlığında verilen aranın ardından saat 13.15’te başlayan komite toplantısına, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı ile bakanlık yetkilileri ve bağlı dairelerin müdürleri de katıldı.

TOROS

Bütçe üzerine söz alan CTP Milletvekili Fikri Toros, karayolları ağının trafik güvenliği açısından önemine işaret etti. Toros son yıllarda ülkede meydana gelen demografik değişimlerden ötürü en fazla ek yatırıma bu alanda ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.

Motorlu araç sayısındaki hızlı artışa değinen Toros, karayolları altyapısına  aynı  oranda yatırım yapılıp yapılmadığını sordu.

Karayolu ağının gerek standartlar gerek kapasite açısından yetersiz olduğunu bu nedenle trafik sıkışıklığının da gittikçe arttığını dile getiren Toros, gereken noktalara akıllı trafik ışıkları ve ek şeritler yapılabileceğini kaydetti.

Toros yapılacak yatırımların bir master plan çerçevesinde gerçekleştirilmesi gerektiğini de ifade etti.

Konuşmasında geniş tabanlı internetin önemine de değinen Toros, bu konuda yatırımlar yapıldığını özellikle mobil internet alanında önemli gelişmeler yaşandığını ancak fiber optik ağı konusunda hala yapılması gerekenler olduğunu belirtti.

Limanların özelleştirilmesi konusuna da değinen Toros, özellikle Mağusa Limanı, Girne Limanı, Kalecik bölgeleriyle ilgili yapılan açıklamaları takip ettiklerini belirtti.

Limanların Kıbrıslı Türklere ait kalmasının hayati öneme sahip olduğunu ifade eden Toros, bunun aksine bir adım atılırsa sadece kendilerinin değil tüm halkın ayaklanacağın belirtti.

Toros mevcut limanların ıslahı, işletilmesi, yeni limanların yapılması konusunda Kıbrıs Türk sermayesine yönelik bir çalışma yapılması gerektiğini vurguladı.

Birkaç hafta içerisinde açılıp açılmayacağına karar verilecek olan yeni geçiş noktalarının Ercan Havalimanı’nın geleceği açısından oldukça önemli olduğunu kaydeden Toros, bu açıdan gerek yolcu gerek trafik kapasitesinin gerekli noktaya çekilmesi gerektiğini anlattı.

ŞAHALİ

Bütçe üzerine söz alan CTP Milletvekili Erkut Şahali, bütçe gerçekleşmeleriyle ilgili, bütçe kalemleri üzerinden, bilgi istedi.

Sorular üzerine Limanlar Dairesi Müdürü Emsal Emirzadeoğluları limanlarda bulunan römorkörlerin bakıma ihtiyacı olduğunu, ancak gerekli bütçeyi alamadıklarını belirtti.

Geçen yıl yaptıkları uyarıların dikkate alınmadığını ifade eden Şahali, akıllı trafik sistemleri gibi konuları konuşmak isteseler de başka şeyleri konuşmak durumunda kaldıklarını kaydetti.

Yolların ışıklandırılmasında, alt-üst geçitlerin yapılması gibi konularda teknolojinin çok ilerlediğini ifade eden Şahali, TC kaynaklı proje taleplerinde bunların ele alınabileceğini belirtti.

Meteoroloji Dairesi’ne hiçbir yatırım yapılmadığını halbuki iklim krizi nedeniyle ciddi risklerin ortada olduğunu ifade eden Şahali, gerekli teçhizatın büyük masraflar olmaksızın temin edilebileceğini kaydetti.

Limanlar konusunda çıkılacak ihalede ön raporun dikkate alınıp alınmayacağını soran Şahali, özelleştirmede ısrarcı olunacaksa nereden gelir elde edileceğini sordu.

Bakan Arıklı, Şahali’ye yanıt verdi. Limanların özelleştirilmesinin kendi ukdesinde olması gerekirken Maliye Bakanlığı ukdesinde olduğunu ifade eden Arıklı, Şahali’nin sorduğu soruları kendisinin de Maliye Bakanlığı’na sorduğunu belirtti. Arıklı, kendisine kalsa özelleştirme işini Limanlar Dairesi’ne bırakacağını kaydetti, bu konuda destek istedi.

ŞAHİNER

Salahi Şahiner ise, trafikle ilgili eleştirilerde bulunarak, uçak biletlerinin fiyatlarının sürekli yükseldiğini ve havaalanında halkın sömürülerek yeni yatırımlar yapılmaya çalışıldığını savundu.

Geçmişte havaalanının işletme sürelerinin nasıl uzatıldığına da değinen Şahiner, uluslararası standartlara uyulacağının taahhüt edilmesine rağmen Bakanlar Kurulu kararlarının bile yayınlanmadığını hatırlattı.

Şahiner, havalimanıyla ilgili geçmişte yaşananları sıralayarak, tahkim ve tavsiye raporundan milletvekillerinin niye haberdar edilmediğini sordu.  Arıklı da raporu Genel Kurul’da paylaşacağını söyledi.

Şahiner, geçmişte yapılanları eleştirerek, Arıklı’ya “Sizin bilip bizim bilmediğimiz bilgileri de paylaşacak mısınız?” diye sordu.

BESİM

CTP Milletvekili Filiz Besim, tüm bürokratların bulunduğu bir ortamda sorular soracak olmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti.

Ada ülkesi olarak iletişim ve ulaşımın önemine değinerek sürekli bu konularda söz verildiğini ancak bugüne kadar uçak biletlerinde bile fiyat ayarlaması yapılmadığını belirtti.

Sivil havacılıkla ilgili bir dizi yasa geçirildiğini ve tüzüklerin hazır olduğu söylenmesine rağmen niye hala Genel Kurul’a gelmediğini soran Besim, havalimanındaki güvenlik sorunlarının çözülmemesinin de bir güvenlik zafiyeti olduğunu kaydetti.

Havalimanında ambulans dahi olmadığına dikkat çeken Besim, telefon dairesinde 600 olması gereken personel sayısının 200 civarında olmasını eleştirerek fiber kabloların özele kiralanmasını uygun bulmadığını söyledi.

Besim, GSM şirketlerinin altyapısının Telefon Dairesi’ne ait olmasına rağmen telefon aboneliklerine “korkunç” yüksek paralar ödenmesinin nedenini de sorarak, dünyanın en pahalı telefonlarını  KKTC’nin kullandığını belirtti.

Trafik kazalarında yaşamını yitirenlerin her yıl katlanarak arttığına işaret eden Besim, daha güvenli yollar için neler yapıldığını sordu.

Besim, trafikle ilgili güncellenen tüzüklerin yıllardır niye yürürlüğe girmediğini de sorarak tüzüklerin bazılarını okudu. Besim, sürücülerin belli aralıklarla sağlık kontrolünden geçirilmemesini de eleştirdi.

Alkollü ve uyuşturucu kullanan şoförlerin trafikte büyük sorunlara yol açtığını anımsatan Besim, ölçüm yapan kitlerin maddi sebeplerle alınamamasına da anlam veremediğini kaydetti.

Besim insan yaşamının göz ardı edilmesinin kabul edilebilir olmadığını, büyük kararlar almadan da ufak dokunuşlarla bunun iyileştirilebileceğini söyledi.

İNCİRLİ

CTP Milletvekili Sıla Usar İncirli, bayındırlık kelimesinin ne anlama geldiğini özetleyerek bakımlı, güzel demek olduğunu söyledi.

Geçen yıllara göre Bakanlığın sayfasında da kayda değer bir şey olmadığını, faaliyet raporlarının da 2021 yılından beri yayınlanmadığını söyledi.

İncirli, geçen yıllarda kazaların sorumluluğu insanlara atılırken bu yılki açıklamaların “taşıtlar çoğaldı/yollar kaldırmıyor” denilmesinin sevindirici olduğunu belirtti.

Dairelerin içi boşaltıldığı için sorumluluklarının da yerine getirilemediğini savunan İncirli, “Kendi yolunu yapamayan bir ülkenin başka ne yapabileceğini bilemiyorum.” dedi.

Ulaşım olmayan ülkede ekonomi de olamayacağını ve ülkede  her alanda bir ulaşım krizi yaşandığına işaret eden İncirli, bütçede en kalabalık rakamların hizmet alımı kalemlerinde olduğunu belirtti.

İncirli, 2025 yılına ilişkin herhangi bir projenin paylaşılmamasını da eleştirerek, Lefkoşa’dan Haspolat’a giden projenin hayata geçirilip geçirilmeyeceğini sordu.

Lefkoşa’dan sonra Girne’nin de yaşanmaz bir yer haline geldiğini, Dipkarpaz’ın da artık kimsenin yollarından dolayı gitmek istemediği bir yer haline geldiğini söyleyen İncirli, sürekli vaat edilen havayolu şirketinin bir kenara bırakılarak yolların aydınlatılmasını önerdi.

SOLYALI

CTP Milletvekili Ürün Solyalı ise, Bakanlığın ihale ve protokollerle yönetildiğini, bütçenin yarısının TC kaynağı olmasının ülkenin özgüvenini zedelediğini söyledi.

Trafikte geçirilen sürenin insanların sağlığını bozar hale geldiğini ancak taşımacılık da olmadığından sosyal düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini dile getiren Solyalı, her yıl aynı konuşmaların ve vaatlerin tekrarlanmasının  zaman israfı olduğunu söyledi.

Solyalı, uyuşturucu testlerinin gelmesini yasallaştırdıklarını 35 bin TL civarı aletler için ihaleye çıkılmamasını anlayamadığını söyledi. Arıklı da bu konunun bakanlığıyla değil polis ile alakalı olduğunu vurguladı.

Sivil Havacılık Dairesi’nin hazır olan tüzüklerinin niye hala Bakanlar Kurulu’ndan geçmediğini sorarak hakem heyeti kararını beklediklerini hatırlattı.

BAYBARS

Bağımsız Milletvekili Ayşegül Baybars da, sivil havacılık için hiç ek mesai kalemi ayrılmamasının garipliğine işaret ederek, “Belli ki bütçe açığı azaltılsın diye titizlikle çalışılmış.” dedi.

Baybars, Bakanlığın gelecek yıl ne yapmayı planlandığıyla ilgili herhangi bilgi bulunmadığına işaret ederek, havalimanının girişindeki ülkenin imajını zedeleyen ucube yapının hiçbir paraya hoş görülemeyeceğini savundu.

“Havalimanına bir gidin en azından toz aldırın.” diyen Baybars, hakem kararını görmeden yorum yapamayacağını, gözlem kulesi, itfaiye gibi sözleşme kapsamındaki parasız düzenlemelerin yaptırılabileceğini söyledi.

Yollarda trafik güvenliğinin olmamasının sebeplerine değinen Baybars, bunların bir kısmının bütçesiz de yapılabileceğini belirtti. Ağır yük taşıyan vasıtalarının yollara ve çevreye verdiği zararı düzeltmek için adım atılabileceğini dile getiren Baybars, tüzüğün yenilenmesinin de para istemediğini hatırlattı.

ÖZDENEFE

Meclis Başkan Vekili Fazilet Özdenefe ise, 3 aydır Arıklı’nın yaptığı açıklamaların sadece 6 tanesinin bakanlığıyla alakalı olduğunu, geriye kalan 102 açıklamanın ise satranç dahil çeşitli konularda olduğunu belirtti.

Sabit hız tespit sistemiyle ilgili farklı duyumlar aldığını ve konunun ne noktada olduğunu öğrenmek istediğini söyleyen Özdenefe, toplu taşımayla ilgili verilen müjdelere rağmen yıllardır değişen bir şey olmadığını bu yıl neler yapılacağının izahını istedi.

Öğrencilerin taşındığı araçlarla ilgili sorunların  Milli Eğitim Bakanlığını da ilgilendirdiğini söyleyen Özdenefe, sorumlu bakanların sebze ithalatıyla ilgili bile daha çok açıklama yaptığını iddia etti.

Ülkede “patlama yaşanan” araba galerileriyle ilgili neler yapıldığını, neredeyse tüm paketçilerin L levhasıyla seyahat ettiğini ve büyük sıkıntı yarattığını söyleyen Özdenefe, araç plakalarının 3 harfli olması konusunda bile bir netlik yakalanamadığını hatırlattı.

Özdenefe, kasım ayında işletilecek denilen ada74 konusunda da bilgi isteyerek, Ercan Havalimanı’na inişte gazinoya giriş yapıldığı hissini kendisinin de sevemediğini belirtti. Bunların yanı sıra Havalimanında sabun olmadığını, suların akmadığını, kırılanın tamirinin yapılmadığını iddia eden Özdenefe’ye hükümet vekilleri itiraz ederek bu tür sorunlar olmadığını söylediler.

Baybars ve Özdenefe de “Siz VIP’ten uçuyorsunuz o nedenle haberiniz yok.” dedi. Özdenefe, Ercan’ın devlet havalimanı olduğunun unutulmaması gerektiğini ve sanki hibe edilmiş gibi davranılmasının birçok kişiyi sinir ettiğini savundu.

İnternetle ilgili yaşanan sorunlara da değinen Özdenefe, Arıklı’nın bakanlığı süresince ne kadar fiber optik kablo döşendiğini ve TC’den katkı almadan ne kadar yol yapıldığını sordu.

Özdenefe, konuşmasının sonunda Bakanlığa bağlı dairelerle ilgili de çeşitli eleştirilerde bulunarak Arıklı’ya sorular sordu.

Merkez Bankası duyurdu: 20 bin Euro’dan 100 bin Euro’ya çıkarıldı

KKTC Merkez Bankası, tasarruf mevduatı niteliğini haiz fonlara ait mevduat hesaplarının sigorta kapsamının, operasyonel yüklerin azaltılması amacıyla anapara ve faiz toplamını içerecek şekilde her bir hesap için 20 bin Euro’dan, 100 bin Euro’ya çıkarıldığını duyurdu.

Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamada, kararın, KKTC Merkez Bankası Yönetim Kurulu tarafından 32/2009 sayılı Tasarruf Mevduatı Sigortası ve Finansal İstikrar Fonu (TMSFİF) Yasası’nın 11’inci maddesinin (1)’inci fıkrasının verdiği yetkiye dayanılarak, alındığı ifade edildi.

Tasarruf mevduatı niteliğini haiz gerçek kişiler ile hayır kurumlarına ait mevduat hesaplarının sigorta kapsamında bir değişiklik yapılmadığı belirtilen açıklamada, anapara ve faiz toplamını içerecek şekilde her bir hesap için 20 bin Euro olarak uygulanmaya devam edileceği kaydedildi.

KKTC Merkez Bankası Yönetim Kurulu’nun konuya ilişkin kararının, dün, 238 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandığı belirtildi.

“İÇ GÜVENLİKTE GKRY’NİN NE YAPTIĞINA BAKIP ÖNLEMİMİZİ ALMAMIZ GEREKİYOR”

Kıbrıs Güneş Tv’de yayınlanan “De-Sibel” programına konuk olan Terör Uzmanı ve Araştırmacı Emekli Albay Sinan Yıldız, bölgesel konulara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Kıbrıs’ın iç ve Dış tehditlere hazırlıklı olduğunu kaydeden Yıldız Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin iç güvenlikte KKTC’den farklı özelliklere sahip olduğunu belirti ve şunları söyledi.
İÇ GÜVENLİKTE GKRY’NİN NE YAPTIĞINA BAKIP ÖNLEMİMİZİ ALMAMIZ GEREKİYOR
“GKRY’nin iç güvenliğinde KKTC’den ayrı bir özellik her bir Rum ordusundan terhis olan askere ömür boyu saklamak suretiyle askeri tüfek veriliyor, bu durum Rumların olası bir iç kargaşa yada dış tehditte hazırlıklı ve avantajlı olmasını sağlıyor aynı uygulama KKTC’de olmalı örnek verecek olursak KKTC’de emekli asker yada Polis silah bulundurma ruhsatını alamıyor veya zor şartlarda alıyor Güney Kıbrıs’tan hareketle KKTC’de köy ve bölgesel bir güvenlik teşkilatlanması yaratılmalı tarihte çok örneği var bazı köylerimiz abluka altında kalmıştı ve zor zamanlardan geçmişti. Bu bağlamda sivil teşkilatlanma kesinlikle önemlidir ” ifadelerini kullanarak İç güvenliğin önemini vurguladı.
KKTC’de Mülteci hareketleri konusuna değinen Yıldız, Bazı alınan gizli önlemler vardır ve örtülü önlemler vardır bazı konularda alınan önlemlerin gizli olarak yapıldığını belirtti.
DOĞUAKDENİZ’İN GÜVENLİK ÜSSÜ KIBRIS’TIR
Bölgesel gelişmeleri yakından Değerlendiren Yıldız Doğu Akdeniz ve orta doğu savaşı bağlamında Kıbrıs’ın stratejik bir öneme sahip olduğunu belirtti. Sinan Yıldız son zamanlardaki ABD VE GKRY yakınlaşmasının sebebinin Doğu akdeniz ve orta doğu’da devam eden savaş olarak göstererek şu ifadeleri kullandı “ Güney Kıbrıs İsrail’in batısındaki güvenlik duvarıdır ve Doğu akdeniz’in tam ortasında bir güvenlik üssüdür bölgedeki tüm gelişmeler yakından İsrail’i ve hamili olan ABD’yi yakından ilgilendirmektedir bu kapsamda GKRY’ne bazı imtiyazlar tanıyarak Kıbrıs adasındaki varlığını ileri taşımıştır.Bu gelişmeler yakından takip ediliyor ve Türkiye’nin şu anda KKTC’deki askeri varlığı Kıbrıs açısından yeterlidir. Gerek KKTC’nin iç ve dış güvenlik meseleleri de yakından takip edilmektedir.

UCM’den Netanyahu için tutuklama emri

Uluslararası Ceza Mahkemesi, (UCM) Gazze’de savaş suçu ı̇şledikleri gerekçesiyle katil Binyamin Netanyahu ve eski savunma bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama kararı çıkardı.

Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Gazze’de savaş suçu ı̇şledı̇klerı̇ gerekçesiyle katil başbakan Binyamin Netanyahu ve eski savunma bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama kararı çıkardı.

Mahkeme, Netanyahu ve Gallant’ın suç işlediğine dair “makul gerekçeler” olduğunu bildirdi.

UCM, İsrail’in mahkemenı̇n yargı yetkı̇sı̇nı̇ kabul etmesı̇nı̇n gereklı̇ olmadığını söyledı̇.

Mahkeme, bu tutuklama kararlarının açıklanmasının mağdurların ve aı̇lelerı̇nı̇n menfaatı̇ne olduğunu ifade etti.

UCM, ı̇ddı̇a edı̇len suçlar arasında cı̇nayet, zulüm ve dı̇ğer ı̇nsanlık dışı eylemlerı̇n bulunduğunu açıkladı.

Öztürkler, TÜRKPA’nın 16’ncı kuruluş yıl dönümü dolayısıyla mesaj gönderdi

Öztürkler, TÜRKPA’nın 16’ncı kuruluş yıl dönümü dolayısıyla mesaj gönderdi
“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi’nin TÜRKPA’nın bir parçası olması gurur verici”

Cumhurbaşkanı Vekili, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Dr. Ziya Öztürkler, TÜRKPA’nın 16’ncı kuruluş yıldönümünü dolayısıyla Genel Sekreteri Mehmet Süreyya Er’e kutlama mesajı gönderdi.

Öztürkler mesajında, Türk dili konuşan devletler arasında başlayan işbirliğinin, bugün Türk Dünyası olarak adlandırılan büyüklükte ve güçte bir Türk devletleri işbirliğine dönüşmüş olduğuna dikkat çekti.

Öztürkler, TÜRKPA’nın parlamenter diplomasi alanında çok kıymetli bir uluslararası örgüt olarak Türk İşbirliği kuruluşları arasındaki önemini vurguladı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi’nin TÜRKPA’nın bir parçası olmasının gurur verici olduğunu belirten Öztürkler, TÜRKPA’nın KKTC’nin ve Kıbrıs Türk halkının yanında olduğunun bilinmesinin her zaman için bir güç kaynağı olduğunun altını çizdi.

Türk devletleri arasındaki işbirliği ve birliktelikten doğan gücün artarak devam edeceğine ve bu ilerlemede TÜRKPA’nın katkı ve çalışmalarının çok büyük olacağına dair inancını dile getiren Öztürkler, TÜRKPA’nın 16’ncı kuruluş yıl dönümünü kutlayarak çalışmalarında başarılar diledi.

Fidan: “Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü için girişimlerimizi sürdürüyoruz”

TC Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü için girişimlerini devam ettirdiklerini, özellikle KKTC’ye doğrudan uçuşlar ve doğrudan ticaretin başlaması konularını öne çıkarttıklarını söyledi.

Fidan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Dışişleri Bakanlığı ve ilgili kurumlarının 2025 yılı bütçesinin sunumunu yaptı.

Hakan Fidan, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği hedefine bağlılığını koruduğunun altını çizerek, 5 yıl aradan sonra Avrupa Birliği üye devletlerinin, Türkiye’yi Brüksel’de düzenlenen Avrupa Birliği (AB) Gayriresmi Dışişleri Bakanları Toplantısı’na (Gymnich) davet ettiğini anımsattı.

Toplantıdaki olumlu atmosferin ve Türkiye’nin stratejik önemine yapılan vurgunun, AB üst düzey yetkilileri ile temaslarda da gündemi belirlediğini ve ilişkilerin geliştirilmesi mesajlarının öne çıkarıldığını kaydeden Fidan, “Ancak, Avrupa Birliği tarafında kısa vadeli ve günün koşullarına uygun olmayan politikaların ağır bastığını maalesef görmekteyiz. Temaslarımızda, AB’den beklentimizin, ilişkilerimizde geleceğe yönelik, kapsayıcı ve vizyoner bir tutum benimsemesi olduğunu vurguluyoruz.” diye konuştu.

-Kıbrıs konusu

Fidan, milli dava Kıbrıs meselesinde Türkiye ile temas sonrasında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs Şahsi Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın hazırladığı raporun, taraflar arasında ortak zemin bulunmadığını ortaya koyduğunu dile getirdi.

Dolayısıyla Kıbrıs Adası’nda iki ayrı halk ve iki ayrı devlet bulunduğu gerçeğinin bir kez daha teyit edildiğinin altını çizen Fidan, “Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü için girişimlerimizi devam ettirmekteyiz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’yle doğrudan uçuşlar ve doğrudan ticaretin başlaması ve KKTC liderliğine üçüncü ülkelerdeki muhataplarıyla temas imkanı sağlanması konularını öne çıkarmaktayız.” ifadelerini kullandı.

Fidan, bu çabalar sonucunda KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı Zirvelerine en üst düzeyde katılımının sağlandığını söyledi.

Merkez Bankası faiz kararını açıkladı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını değiştirmeyerek yüzde 50’de tuttu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), Fatih Karahan başkanlığında yılın 11. faiz kararı için toplandı.

Politika faizi, son 8 aydır yüzde 50 düzeyinde sabit tutuluyor.

PPK, karara ilişkin şu açıklamaları yaptı:

Ekim ayında enflasyonun ana eğiliminde düşüş gözlenmiştir.

Para politikasındaki kararlı duruş; yurt içi talepte dengelenme, Türk lirasında reel değerlenme ve enflasyon beklentilerinde düzelme vasıtası ile aylık enflasyonun ana eğilimini düşürecek ve dezenflasyon sürecini güçlendirecektir.

Politika faizi, enflasyon gerçekleşmeleri ve beklentileri göz önünde bulundurularak dezenflasyon sürecinin gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirlenecektir.

Cumhurbaşkanı Tatar, Brüksel’de temaslarda bulunuyor

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Brüksel temasları çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti Brüksel Büyükelçisi Bekir Uysal’ın onuruna düzenlediği yemekli toplantıya katıldı.

Cumhurbaşkanlığından verilen bilgiye göre, toplantıda, KKTC Brüksel Temsilcisi Büyükelçi Ayda Soylu, Türkiye Cumhuriyeti’nin Avrupa Birliği Daimi Temsilcisi Faruk Kaymakçı, Türkiye Cumhuriyeti’nin NATO Daimi Temsilcisi Levent Gümrükçü, Türkiye Cumhuriyeti Anvers Başkonsolosu Büyükelçi İsmail Sefa Yüceer, Türkiye Cumhuriyeti Brüksel Başkonsolosu Onur Sevim, Türkiye Cumhuriyeti Brüksel Büyükelçiliği 1. Müsteşarı Özgür Çakar, Türkiye Cumhuriyeti Brüksel Büyükelçiliği Müsteşarı Zeynep Yılmaz da yer aldı.

Toplantıda, Kıbrıs konusu ve dünyada yaşanan son gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulunuldu.

Cumhurbaşkanı Tatar’a, Dış Basın Sorumlusu Kerem Haser eşlik etti.

Berova, Miroğlu’nu andı…

Maliye Bakanı Özdemir Berova , UBP eski Genel Sekreteri Dr.Salih Miroğlu’nun 19’uncu ölüm yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımladı.

KKTC siyasetinin değerli bir ismi olan merhum Dr.Salih Miroğlu’nu, ölümünün 19’uncu yılında rahmet ve özlemle anıyorum.
“Genel Sekreterimiz Dr.Salih Miroğlu özelde UBP’ne genelde ise ülkemize önemli hizmetlerde bulunmuştur. Salih Miroğlu gerek Cumhuriyet Meclisi’nde ve Bakanlık görevlerinde gerekse UBP içinde izlediği tutum bugünün siyasetçileri için de önemli bir yol göstergesi olmuştur. Dr. Salih Miroğlu, Kıbrıs Türk siyasetine uzlaşının ve hoşgörünün en güzel örneklerinden biriydi. Aramızdan zamansız ayrılan Miroğlu, başta siyaset, tıp ve spor camialarında verdiği hizmetlerle ülke tarihinde önemli izler bırakmıştır. Kıbrıs Türk halkına uzun yıllar hizmet etmiş, önemli devlet adamlarımızdan Dr. Salih Miroğlu’nu, ölüm yıldönümünde bir kez daha saygı ve özlemle anıyorum.”

1615 sürücü kontrol edildi: 352 yasal işlem

Trafik ekipleri tarafından dün ülke genelinde gerçekleştirilen trafik denetimleri sonucu; toplam 1615 araç sürücüsü kontrol edildi.

Polisten verilen bilgiye göre, çeşitli trafik suçlarından toplam 352 sürücü rapor edilerek aleyhlerinde yasal işlem başlatılırken, 39 araç ise trafikten men edildi.

Rapor edilen trafik suçları ise; 155’i yasal hız sınırı üzerinde süratli araç kullanmak, 13’ü alkollü içki tesiri altında araç kullanmak, 2’si sürüş ehliyetsiz ve sigorta kapsamaksızın araç kullanmak, 41’i sürüş esnasında cep telefonu kullanmak, 14’ü emniyet kemeri takmadan araç kullanmak, 19’u seyrüsefer ruhsatsız araç kullanmak, 6’sı sigortasız araç kullanmak, 9’u elektrikli scooterların kullanım şartlarına uymamak, 2’si trafik ışıklarına uymamak ve 91’i diğer trafik suçlarından oluşuyor.

Öte yandan, denetimler sırasında ülkede izinsiz ikamet eden bir kişi de tutuklandı.

Derviş Eroğlu: Miroğlu ve Özgür’ü rahmet ve özlemle anıyorum

Üçüncü Cumhurbaşkanı Dr. Derviş Eroğlu, UBP eski Genel Sekreteri Salih Miroğlu ile CTP ve Birleşik Kıbrıs Partisi eski Genel Başkanı Özker Özgür’ün 19’uncu ölüm yıldönümlerinde yaptıkları katkıları andı. Eroğlu, iki ismin de ülke siyasetine unutulmaz hizmetler verdiğini vurguladı.

Üçüncü Cumhurbaşkanı Dr. Derviş Eroğlu UBP eski Genel Sekreteri Salih Miroğlu ile CTP ile Birleşik Kıbrıs Partisi eski Genel Başkanı Özker Özgür’ün 19’uncu ölüm yıldönümleri ile ilgili bir açıklama yaptı.

Derviş Eroğlu açıklamasında şunları kaydetti:

“UBP eski Genel Sekreteri rahmetlik Salih Miroğlu benim gerek insan gerekse politikacı ve Bakan olarak takdir ettiğim, birlikte çalışmaktan mutlu olduğum bir kardeşim idi. 1990 yılı seçimleri için partimize ve ülkemize katkı sağlayacak aday arayışındayken birden aklıma Girne’nin başarılı, sevilen doktoru Salih Miroğlu’nun adı geldi. Buluştuk, konuştuk ve aday oldu. Kendisine Bakanlık görevi verdim, Parti Genel Sekreteri seçilmesine destek sağladım, Genel Başkan olmaya talip olduğu zaman da geri çekilerek, başarılı olacağına, partiliyi bütünüyle kucaklayacağına güvenmem nedeniyle kendisi ile birlikte seçilmesi için çalışmalara başladım.

Neden? Çünkü Salih Miroğlu aramıza sonradan katılmasına rağmen UBP’nin görüşlerini içine sindirmiş, aldığı görevleri başarı ile yapan, partisini, ülkesini, Devleti’ni seven, küçüğüne, büyüğüne nasıl konuşacağını iyi bilen, vefalı, kadirşinas bir arkadaşımız idi.

Partimize, ülkemize çok önemli hizmetler vereceği bir dönemde, çok erken bir yaşta kendisini kaybettik.O günü, o geceki toplantıda yaptığı çok güzel konuşmayı ve yaşama veda edişini gayet iyi hatırlıyorum.Muhalefette olmamıza rağmen, birlik olacak ve iktidara geleceğiz, yapılacak yerel seçimleri biz kazanacağız diyor, Devletimize sahip çıkmanın öneminin altını çiziyordu. Vefatı sırasında ise ağzından ‘ UBP yaşayacak’ sözleri dökülüyordu.

UBP’lilere düşen görev vefalı olmak , partideki birlik beraberliğin sağlanması, ülkeye hizmet için kendisine ihtiyaç duyulduğunun bilinci ile sağlık sorunlarını ı bizlerden saklayarak UBP Genel Başkanlığına aday olma fedakarlığını gösteren Salih Miroğlu’nu unutmamak , onun parti ve ülke sevgisini rehber edinmektir.

Unutulmasın ki UBP bu halkın en büyük gücü, Devletimizin kurucu partisi, egemenlik ve özgürlüğümüzün yılmaz savunucusu, KKTC halkının refahını mümkün olan en iyi seviyeye çıkarma şiarı olan bir partidir.

Bu duygu ve düşüncelerle 7’sinden 70’ine Ulusal Birlik Partililerin sevgisini kazanmış olan eski Genel Sekreterimiz sevgili Salih Miroğlu’nu ölümünün 19’uncu yılında rahmet ve özlemle anıyoruz.

CTP ve Birleşik Kıbrıs Partisi eski Genel Başkanı Rahmetli Özker Özgür hoca ile de Meclis’te yakın çalışma imkanı buldum.

Siyasal görüşlerimiz farklı olsa da bir birimize karşı hep saygılı davrandık, gereksiz gerginlikler yaratmaktan bir bizimizi düşmanlaştırmaktan uzak durduk.

Onun da ülkemize, siyasi yaşamımıza ciddi, unutulmaz katkıları olmuştur.

Kendisini rahmetle anıyorum.”

Bakan Çavuş’tan ‘Balıkçılık Günü’ mesajı: Mavi geleceğimizi birlikte inşa edelim

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Dünya Balıkçılık Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, denizlerin ve sucul ekosistemlerin korunması konusundaki çabaların artacağına inanç belirtti.

Çavuş, sürdürülebilir balıkçılık ve deniz kaynaklarının korunması konusundaki farkındalığı artırmayı amaçlayan Dünya Balıkçılık Günü mesajında, balıkçılık sektörünün sadece ekonomiye değil; beslenme, istihdam ve geleneksel yaşam biçimlerine de büyük katkılar sağladığını kaydetti.

Denizlerin ve su kaynaklarının sağlıklı bir ekosistemin sürdürülebilmesi için hayati öneme sahip olduğunu belirten Çavuş, “Bu nedenle, doğal kaynakların dengeli ve sorumlu bir şekilde kullanılması, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmanın temel şartıdır.” dedi.

Çavuş mesajında, “Balıkçılarımızın emeği, denizlerin bereketini sofralarımıza taşırken, onların refahı ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu vesileyle, tüm balıkçılarımıza şükranlarımızı sunuyor, denizlerimizi ve sucul ekosistemlerimizi koruma konusundaki çabalarımızı artıracağımıza olan inancımı ifade ediyorum. Denizlerin sürdürülebilirliği için el ele vererek, mavi geleceğimizi birlikte inşa edelim. Dünya Balıkçılık Günü kutlu olsun.” ifadelerine yer verdi.

ÇOCUKLARA HAKLARI ANLATILDI

Sosyal Hizmetler Dairesi, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla düzenlediği farkındalık etkinliğinde sosyal hizmet uzmanlarıyla öğrencileri buluşturdu.
Sosyal Hizmetler Dairesi tarafından Girne, Güzelyurt ve Akdoğan bölgesindeki ilk öğretim öğrencilerine yönelik olarak, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla farkındalık eğitimi gerçekleştirildi.
Sosyal hizmet uzmanları tarafından ‘Çocuk Hakları’, ‘Çocuk Hakları Sözleşmesi’ ve ‘Hak İhlalleri’ konularında sunum yapılarak, çocuklara hakları oyunlarla anlatıldı ve çocukların soruları cevaplandırıldı.

GARDİYANOĞLU: “ŞEHİTLERİMİZE VE GAZİLERİMİZE BORCUMUZU NE KADAR UĞRAŞSAK DA ÖDEYEMEYİZ”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, TMT Mücahitler Derneği Başkanı Celal Bayar ve Yönetim Kurulu Üyelerini kabul etti.
Barış Harekatı gazilerine verilen gazilik kartı ile ilgili taleplerini Bakan Gardiyanoğlu’na aktaran Bayar, kartın Türkiye’de de geçerli olması için gereken düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesini istedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu da kabulde yaptığı konuşmada, TMT Derneği üyelerinin ziyaretinden onur duyduğunu belirterek mukavemetçi bir ruhun siyasallaşmış şekliyle hareket ettiklerini söyledi.
Bakanlığı tarafından Türkiye’deki gazilere tanınan sosyal haklarla ilgili imzalanan protokol hakkında bilgi veren Gardiyanoğlu:”Önümüzdeki ay içerisinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile, gazilik kartı uygulamasının hayata geçirilmesi için gerekli resmi belgelerin ve kodların oluşturulması amacıyla teknik çalışma yapacağız ve bir komisyon kurulacak. Türkiye’deki sisteme entegre olunabilmesi için KKTC’ye özel kod verilecek. Türkiye’de ilgili bakanlıklar ve belediyeler de devreye girecek. Kodları tanımlayacağız.” ifadelerini kullandı.
Protokolün hazırlanmasında TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a, Başbakan Ünal Üstel’e ve dönemin TC Lefkoşa Büyükelçisi Metin Fevzioğlu’na katkılarından dolayı teşekkür eden Gardiyanoğlu, haftalarca TC-KKTC teknik heyetleri arasında toplantı yapıldığını kaydederek konuyla ilgili sürecin yakından takipçisi olacaklarını ve gerekli adımların atılacağını belirtti.
Gardiyanoğlu:”Şehitlere ve gazilere borcumuzu ne kadar da uğraşsak ödeyemeyiz.Görevimiz sizden devraldığımız milli duygu ve değerleri gelecek kuşaklara aktarmaktır.Birlikte elimizden geleni yapacağız.” diyerek sözlerini tamamladı.

Salih Miroğlu ve Özker Özgür yarın anılacak

Merhum politikacılar Özker Özgür ve Salih Miroğlu ölümlerinin 19’uncu yılında mezarları başında düzenlenecek törenlerle anılacak.

Dr. Salih Miroğlu Vakfı ile Özker Özgür Barış ve Demokrasi Vakfı’ndan yapılan açıklamada, yarın saat 09.30’da Özker Özgür’ün mezarı başında düzenlenecek törenin ardından saat 10.00’da Salih Miroğlu için mezarı başında anma töreni yapılacak.

Törenlere Özgür ve Miroğlu’nun tüm sevenleri davet edildi.

– Özker Özgür kimdir?

1940 yılında Baf’ın Vretça köyünde doğan Özker Özgür, 1961-1975 yılları arasında ortaöğretim okullarında İngilizce öğretmenliği yaptı.

Özgür, Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası’nı temsilen 1975’te Kıbrıs Türk Federe Devleti Kurucu Meclisi’nde görev aldı. 1976–1996 yılları arasında Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin başkanlığını yürüttü. 1993 erken genel seçimleri sonrasında DP-CTP hükümetleri döneminde Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcılığı görevinde bulundu.

1998 yılında Cumhuriyetçi Türk Partisi ile yaşadığı çelişkiler nedeniyle arkadaşlarıyla Yurtsever Birlik Hareketi’ni, ardından da Birleşik Kıbrıs Partisi’ni kurdu.

Özker Özgür, 22 Kasım 2005’te hayata gözlerini yumduğunda halen Birleşik Kıbrıs Partisi Dış İlişkiler Sekreterliği görevini yürütmekteydi.

– Salih Miroğlu kimdir?

Salih Miroğlu, 20 Ekim 1953’de Kayakale’de (Limasol) doğdu. Orta eğitimini Limasol’da tamamlayan Miroğlu, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Miroğlu, Girne Akçiçek Hastanesi’nde hekimlik ve Kıbrıs Türk Tabipler Birliği Başkanlığı yaptı.

Salih Miroğlu 1990, 1993, 1998 ve 2003 genel seçimlerinde Ulusal Birlik Partisi’nden Girne Milletvekili seçildi. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı görevlerinde bulunan Miroğlu, Türk Ocağı Kulübü’nde de yöneticilik ve başkanlık görevi üstlendi.

Miroğlu, UBP Genel Başkanlığı’na da vekâlet eden Genel Sekreter ve yapılacak kurultayda genel başkan adayı iken 22 Kasım 2005’te Gazimağusa’da geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetmişti.

Din İşleri Dairesi, Yayın Yüksek Kurulu ve Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun bütçeleri onaylandı

Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi, Başbakanlığa bağlı Din İşleri Dairesi, Yayın Yüksek Kurulu ve Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun bütçelerini onayladı.

Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nde Kıbrıs Vakıflar İdaresi’nden sonra 571 milyon 359 bin TL’lik Din İşleri Dairesi bütçesi oy çokluğu ile kabul edildi.

Ardından Yayın Yüksek Kurulu’nun (YYK) 20 milyon 638 bin TL’lik bütçesi ele alındı.

Şahiner

YYK bütçesi üzerine söz alan CTP Milletvekili Salahi Şahiner, geçen yıl yapılması düşünülen yatırımları sordu.

YYK Başkanı Feyzi Hansel, geçen yıl yapılması düşünülen yatırımların yapılamadığını belirterek nedenlerini anlattı, bu yıl ihtiyaç duyulan teknolojik altyapı yatırımını yapmayı hedeflediklerini söyledi.

Özuslu

CTP Milletvekili Sami Özuslu, “Lisans ücreti ödemeyenlere korsan muamelesi yapmak gerekir.” dedi.

Kıbrıs Türk medyasının reklam bütçelerinin çok düşük olduğunu belirten Özuslu, ayrıca, “Ülkede çok seslilik kalmadı” diyerek belli çıkar gruplarının ele geçirdiği medyanın istediğini yazıp söyleyemeyeceğini söyledi.

Şahiner

Yeniden söz alan Şahiner, YYK’nın ilkelerine değinerek, BRTK’nin bu ilkelere uymadığını söyledi ve YYK’yı göreve çağırdı.

Feyzi Hansel ise, BRTK’nin kendi yasası olduğunu, kendi yasasında kendi ilkeleri bulunduğunu ve bu yüzden istisnai bir konu olduğunu söyledi.

Konuşmaların ardından Yayın Yüksek Kurulu’nun bütçesi de oy çokluğu ile onaylandı.

Kişisel Verileri Koruma Kurulu bütçesi…

Daha sonra, 10 milyon 105 bin TL’lik Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun bütçesinin görüşülmesine geçildi.

Görüşmede, Kişisel Verileri Koruma Kurulu Başkanı Yrd. Doç. Dr. Kaan Kutlay, Kurul’un faaliyetlerini anlattı. Sonrasında, bütçe oy çokluğu ile kabul edildi ve Komite’nin bugünkü toplantısı tamamladı.

Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nin bugünkü gündeminde yer alan Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı bütçesi ise pazartesi günü Genel Kurul toplantısı sonrasına ertelendi.

Kıbrıs Vakıflar İdaresi’nin bütçesi onaylandı

Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi, Kıbrıs Vakıflar İdaresi’nin 500 milyon 986 bin TL’lik 2025 yılı bütçesini oy çokluğuyla onayladı.

Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi, Vakıflar İdaresi’nin bütçesi görüşmesine geçmeden önce idari olarak Başbakanlığa bağlı kurumlar arasında yer alan Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nun (Kıb-Tek) mali ve idari durumu hakkında kurum yetkililerinden bilgi aldı.

Maliye Bakanı Özdemir Berova, CTP’nin talebiyle Kıb-Tek yönetiminin komiteye gelerek Kıb-Tek’in bütçesi ve diğer konularla ilgili milletvekillerine bilgi verdiğini söyleyerek, konuşulan Kıb-Tek bütçesinin henüz Bakanlar Kurulu’ndan onaylanmadığını söyledi. 

Berova, Maliye Bakanlığı’nda yapılacak toplantıda da ele alınacak Kıb-Tek bütçesinin gerekirse revize de edilerek Bakanlar Kurulu’na sevk edileceğini belirtti.

Ardından Vakıflar İdaresi bütçesine geçildi.

İncirli

Vakıflar İdaresi bütçesine dair söz alan CTP Milletvekili Sıla Usar İncirli, Evkaf’ın ülkenin en önemli, uluslararası tanınmışlığı olan kurumlarından biri olduğunu kaydetti ve Evkaf’ın yaptıklarına değindi.

Uzun süredir Evkaf’ın amaçlarından saptığını ifade eden İncirli, Evkaf ile Din İşleri’nin toplam bütçesinin 1 milyar TL’nin üzerinde olduğunu ve birçok bakanlık, daire ve kurumun bütçesinden yüksek olduğunu anlattı.

Vakıflar’ın paranın nasıl harcandığı konusunda çok daha hassas olması gerektiğini söyleyen İncirli, personel giderleri, hizmet alımları gibi kalemlerin meblağlarının çok yüksek olduğunu kaydetti. İncirli, hizmet alımlarına ilişkin ne hizmetler alındığını da sordu.

Gayrimenkullerin bakım ve onarımlarına 45 milyon TL ayrıldığını belirten İncirli, enerji giderlerinin de oldukça yüksek olduğunu kaydetti.

İncirli, “Vakıflar amaçlarından sapmış ve bunun dışında faaliyetlerde bulunuyor ve paralar mı harcıyor?”, “Bu paralar nereye gidiyor?” sorularını sordu.

Barçın

CTP Milletvekili Devrim Barçın, Vakıflar İdaresi’nin Din İşleri Dairesi’ne aktardığı tutardan bahsederek eleştirdi, Vakıflar İdaresi’nin giderlerini inceleyerek artan giderleri sorguladı.

Tümer

Kıbrıs Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Prof. Dr. Mustafa Tümer, hizmet alımları konusunda, kadrolarda çok boşluklar olduğunu, kadro çalışması başlattıklarını ve iyi olan hizmet alımlarını kadrolara almak istediklerini söyledi.

Gayrimenkullerin bakım ve onarımlarının genellikle cami onarımları olduğunu kaydeden Tümer, yeni yatırımlar da yapıldığını ve bu nedenle güvenlik ve temizlik giderlerinin de artırıldığını söyledi.

Konuşmaların ardından Vakıflar İdaresi Bütçesi oy çokluğuyla onaylandı.

Komite daha sonra Din İşleri Dairesi bütçesini görüştü.

Büyükelçi Serim: e-Devlet projesi ile Kıbrıs Türkü kamu hizmetlerine hızlı ve güvenli erişim sağlayacaktır

TC Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim, TC Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan ve Türksat Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay’ı Büyükelçilikte ağırladı.

Sosyal medya hesabından yayımladığı paylaşımda Serim şu ifadelere yer verdi:

“Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcımız Sayın Ömer Fatih Sayan ve Türksat Genel Müdürü Sayın Ahmet Hamdi Atalay’ı Büyükelçiliğimizde ağırlayarak, KKTC e-Devlet ve dijitalleşme projelerinin Kıbrıs Türkü’nün yakın zamanda hizmetine sunulmasına yönelik çalışmalarımızı ele aldık.

KKTC’de dijital dönüşümün en önemli bileşeni e-Devlet projesi ile Kıbrıs Türkü kamu hizmetlerine hızlı ve güvenli erişim sağlayacaktır. Dijital dönüşüm sürecinin bir an evvel tamamlanmasına yönelik çalışmalarımızı hız kesmeksizin sürdürmeye kararlıyız.”

Evkaf’a ait araziler sosyal ve çevresel amaçlarla toplumun kullanımına sunulacak

Kıbrıs Vakıflar İdaresi (Evkaf), Atıcılık İhtisas Birliği ve Endemic Garden and Peyzaj ile protokol imzaladı. Protokol çerçevesinde Evkaf’a ait araziler, sosyal ve çevresel amaçlarla toplumun kullanımına sunulacak.

Vakıflar İdaresi’nden yapılan açıklamaya göre, Atıcılık İhtisas Birliği ile iş birliğinde hayata geçirilecek ATAK Projesiyle, atıcılık sporunun, ülkede özellikle gençler arasında yaygınlaştırılması hedefleniyor.

Proje kapsamında Karaağaç bölgesindeki Evkaf’a ait arazi üzerine modern bir atıcılık ve doğa sporları tesisi inşa edilecek. Tesisin, uluslararası atış müsabakalarına da ev sahipliği yaparak, bölgeye spor turizmi kazandırılması planlanıyor.

Endemic Garden and Peyzaj iş birliğiyle başlatılan Yeşil Ada Arboretum projesiyle ise Kuzey Kıbrıs’ın endemik bitkilerinin korunması ve tanıtılması amaçlanıyor. Arboretum alanında, ülkeye özgü bitki türlerinin yanı sıra, yurt dışından getirilecek farklı bitki türlerinin de üretimi yapılacak.

“Bitki Müzesi” bölümü de yer alan projede, genç nesillerin doğayla bütünleşerek, eğitim görmesi hedefleniyor.

Polis, dolandırıcılara karşı uyardı

Polis, sosyal medya uygulamaları ve kısa mesaj (SMS) üzerinden cep telefonu, kimlik veya kredi kartı bilgilerinin kimseyle paylaşılmaması uyarısında bulundu.

Polis Basın Subaylığı’ndan yapılan açıklamada, Facebook ve Instagram gibi sosyal medya platformlarında açılan hesaplar ve cep telefonlarına gönderilen kısa mesajlar aracılığıyla, kötü niyetli şahıslar tarafından çeşitli senaryolar üretilerek kişisel verilerin ele geçirilip dolandırıcılık yapılmaya ve satışa çıkarılan ürünlerle şahıslardan sahtekarlıkla para temin edilmeye çalışıldığı belirtildi.

Açıklamada, son zamanlarda dolandırmak kastıyla Instagram’da açılan hesaplar aracılığıyla çeşitli kıyafetlerin satışa çıkarılarak sipariş kabul edildiği ve siparişler karşılığında ücret alınmasına rağmen, kıyafetlerin teslim edilmeyerek alıcıların dolandırıldığına işaret edildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Cep telefonlarına “Posta bilgilerinizi güncelleyin” yönünde kısa mesajlar gönderilerek kimlik bilgileri, kredi kartı ve/veya banka hesap bilgilerinin dolandırmak kastıyla talep edildiği tespit edilmiştir.

Halkımızın mağduriyet yaşamaması adına; internet ve sosyal medya platformları üzerinden alışveriş yapacakları zaman çok dikkatli olmaları, güvenilirliği kanıtlanmamış sitelerden ürün siparişi vermemeleri ve satın alacakları ürünlerin fiziki varlıklarını görmeden kredi kartı bilgilerini kimseyle paylaşmamaları ve verilen banka hesap numaralarına para havale etmemeleri, cep telefonlarına gönderilen kısa mesajlar aracılığıyla talep edilen kişisel bilgilerin (kimlik, kredi kartı, banka hesap bilgileri vb.) kimseyle paylaşmamaları önemle rica olunur.”

Erdoğan: ‘Benden sonrası tufan’ anlayışıyla bir yere varılmaz

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’nin, Ukrayna’nın Ordu Taktik Füze Sistemi’ni Rusya’da kullanılmasına izin vermesine ilişkin, “Her şeyden önce bu kararı doğru bulmadığımız gibi tasvip de etmiyoruz. Ukrayna-Rusya savaşının, başından bu yana daha fazla silah, daha fazla kan, daha fazla gözyaşı ile değil, daha fazla barış çabası, daha fazla iyi niyet ve diplomasiyle sona erebileceğini düşünüyoruz.” dedi.

Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi için gittiği Brezilya dönüşü uçakta gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Erdoğan, Zirvenin ana konularını “Açlık ve Yoksullukla Mücadele” ile “Uluslararası Kuruluşların Reformu”nun oluşturduğuna işaret ederek, iklim değişikliği ve enerji dönüşümü konusunda da görüş alışverişinde bulunduklarını, oturumlarda, bu konularla ilgili girişimleri ve geleceğe yönelik değerlendirmeleri dile getirdiklerini aktardı.

Zirve kapsamında Türkiye’nin dış politikasının vicdani ve girişimci yönünü vurguladığını ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

“Zirvede, Gazze ve Lübnan’a yönelik İsrail saldırganlığına dikkat çektim. Girişimlerimiz neticesinde G20 Liderler Bildirgesi’nde Gazze’ye dair güçlü cümleler kabul edildi. Lübnan’daki tehlikeli tırmanışın yanı sıra Gazze’ye insani yardımların ulaştırılmasının önündeki engellerin kaldırılması çağrısı da liderler düzeyinde kayda geçirildi. Malumunuz, milli gelire oranla dünyada en fazla insani yardım yapan ülkelerden biriyiz. Brezilya Dönem Başkanlığı’nın ‘Açlık ve Yoksulluğa Karşı Küresel İttifak’ girişimine kurucu üye olarak destek verdik. G20 üyelerini, İttifak’ın çalışmalarında gıda israfının azaltılması ile ‘Sıfır Atık’ girişimlerini öncelik haline getirmeye davet ettik. Son 22 yılda hayata geçirdiğimiz politika ve projelerle ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın daima yanında olduk. Dünyanın en kapsayıcı sosyal güvenlik sistemlerinden birini kurarak, sosyal devlet vasfımızın gereğini yerine getirdik. Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik şartlar ne olursa olsun, mazluma, fakire, garip gurebaya kucak açan sosyal politikamızdan asla taviz vermiyoruz.”

– “Şeffaf ve hesap verebilir bir yapıya ihtiyaç var”

Zirvenin ikinci oturumunun konusunun “uluslararası kuruluşların reformu” olduğunu anımsatan Erdoğan, “Dünya beşten büyüktür” yaklaşımlarının günden güne daha fazla makes bulduğunu gördüklerini söyledi.

“Güce ve güçlüye hizmet eden mevcut sistemin, kendinden bekleneni artık veremediğine” dikkat çeken Erdoğan, “bunun için daha demokratik, daha geniş temsile dayanan, şeffaf ve hesap verebilir bir yapıya ihtiyaç olduğunu” vurguladı.

Erdoğan, değerlendirmelerinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

– “Herkese dikkatli davranmayı tavsiye ediyorum”

“ABD Başkanı Joe Biden, Ukrayna’nın Amerikan yapımı ‘Ordu Taktik Füze Sistemi’nin Rusya topraklarında kullanılmasına izin verdiğini açıkladı. Bu karara Ocak ayında göreve başlaması beklenen Donald Trump yönetimine, Ukrayna’ya yapılan Amerikan yardımlarını azaltacağı beklenirken bu iddialara karşı yanıt mı? Bu kararın hemen ardından Fransa ve İngiltere de bu füze işini desteklediklerini açıkladılar. Hatta Ukrayna füze ile vurdu. Dolayısıyla Biden giderayak sizce dünyayı bir felakete mi sürüklüyor?” sorusu üzerine Erdoğan, şunları ifade etti:

“Her şeyden önce bu kararı doğru bulmadığımız gibi tasvip de etmiyoruz. Ukrayna-Rusya savaşının başından bu yana daha fazla silah, daha fazla kan, daha fazla gözyaşı ile değil, daha fazla barış çabası, daha fazla iyi niyet ve diplomasiyle sona erebileceğini düşünüyoruz. Şimdi savaşı körüklemek, hiç bitmemesini hatta yayılmasını sağlamak için yapılmış bir hamle olarak yorumlanacak bir adım Sayın Biden’dan geldi. Biden’ın bu adımı, çatışmayı tırmandırmasının ötesinde Rusya’nın daha büyük bir tepki vermesine yol açacaktır. Sayın Putin de ülkesinin balistik füze saldırılarına uğraması halinde buna nükleer silahla cevap verilmesine imkan tanıyan doktrini onayladı. Tüm bunlar bölgeyi ve dünyayı yeni ve büyük bir savaşın eşiğine getirebilir. ‘Benden sonrası tufan’ anlayışıyla hiçbir yere varılmaz. Ukrayna ve Rusya tarafının kışkırtmalara kapılmadan, sükuneti muhafaza ederek barışa odaklanmaları beklentimiz ve temennimizdir. Bu büyük hatanın oluşturduğu zeminde yapılacak en ufak yanlış, provokasyonlara kapılmak, barut fıçısına ateş atmaktan farksız olacaktır. Dolayısıyla herkese dikkatli davranmayı tavsiye ediyorum.”

– “Tüm ihtimallere göre tasarruflarımızı yaparız”

“ABD’nin seçilmiş Başkanı Donald Trump tarafından şu anda isimleri açıklanan kabineye baktığımızda Türkiye’nin politikalarıyla ters düşen isimler olarak öne çıkıyor. Sayın Trump örneğin Türkiye karşıtı bir Dışişleri Bakanı tavsiye etti. O ismin Filistinliler için, Hamas için söylemleri dehşet verici. NATO için, Türkiye için ya da dünya için endişelenmeli miyiz?” sorusuna Erdoğan, “İlişkilerimizi ön yargılar üzerine inşa edemeyiz. Burada çok dikkatli, çok hassas olmamız lazım. Seçilmiş Başkan Donald Trump her ne kadar savaşları bitireceğini söylese de yeni döneme ilişkin şimdiden yorum yapmak için çok erken.” yanıtını verdi.

Trump döneminde Amerika Birleşik Devletleri’nin Orta Doğu’ya ilişkin tavrı ve tutumunun nasıl olacağının yeni başkan göreve başladığında görüleceğini belirten Erdoğan, konuşmasına şu sözlerle devam etti:

“Biz yeni dönemde de Türkiye-ABD ilişkilerini ülkemizin menfaatleri çerçevesinde ilerletmek için gayret göstereceğiz. Sayın Trump’ın kabinesinde kimlerin olduğu, yaklaşım tarzlarını tabii ki analiz ediyor, hazırlıklarımızı ona göre yapıyoruz. Bizim için iktidara gelmeden insanların neleri söylediği, neleri düşündüğü önemsiz değil. Ancak esas olan iktidar sorumluluğunu üstlendikten sonra yaptıklarıdır. Somut adımlara göre adımlarımızı atar, tüm ihtimallere göre tasarruflarımızı yaparız. Biz Sayın Trump’ın savaşları bitirme söylemine inanmak istiyor, bu yönde adımlar atmasını bekliyoruz. Savaşları bitirme yaklaşımıyla hareket eden Amerika, bölgemizdeki çatışmaların barışçıl şekilde sona ermesi için yeni bir iklim oluşturabilir. Bu da bizim en tabii hakkımızdır. Umarız pozitif beklentilerimiz doğrultusunda gelişmelere şahitlik eder ve sorunlarımızı bir bir ortadan kaldırırız. Bizim Gazze’de yaşanan insanlık krizi, İsrail sorunu ve genel olarak Orta Doğu’ya ilişkin tavrımız ortada. Bölgede savaşın sona erdirilmesine dair fikrimizi ve kararlılığımızı kendileriyle telefon diplomasisinde paylaştık, bundan sonraki süreçte de paylaşırız.”

Nasuh Mahruki tutuklandı

Eski Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Başkanı Nasuh Mahruki, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaydığı” gerekçesiyle başlatılan soruşturma kapsamında tutuklandı.