Archives 2024

TC Dışişleri Bakanlığı’ndan Avrupa Birliği’nin Türkiye raporuna tepki

Avrupa Birliği’nin (AB) yürütme organı olan Avrupa Komisyonu, Ukrayna ve Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 10 ülke için genişleme raporlarını açıkladı.

TC Dışişleri Bakanlığı’ndan konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, “2024 yılı Türkiye Raporu’nda, AB’nin özellikle siyasi kriterler ve iç siyasi dinamikler konusundaki haksız değerlendirmelerini reddediyoruz.” ifadelerine yer verildi. Dışişleri açıklamasında ayrıca, Türkiye-AB ilişkilerinin önündeki siyasi engellerin kaldırılmasının beklendiği belirtildi.

Avrupa Birliği, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 10 ülke için genişleme raporlarını açıkladı.

TC Dışişleri Bakanlığı, Türkiye raporunun ardından yazılı açıklama bulunarak tepki gösterdi.

Bakanlık açıklamasında, “2024 yılı Türkiye Raporu’nda, AB’nin özellikle siyasi kriterler ve iç siyasi dinamikler konusundaki haksız değerlendirmelerini reddediyoruz.” ifadelerine yer verildi.

Raporda, makroekonomik politikalarda kaydedilen ilerlemeye atıfta bulunulması ve Türkiye’nin hem işleyen piyasa ekonomisine ileri düzeyde uyumunun hem de Birlik içindeki rekabet baskıları ve piyasa güçleriyle baş edebilme kapasitesinin vurgulanmasının kayda değer bulunduğu belirtildi.

 

“PEK ÇOK ALANDA ORTAK ADIM ATMAK MÜMKÜN”

Raporun, Türkiye’nin, mevzuatını AB ile uyumlu hale getirerek birçok alanda AB standartlarına uyum sağladığını teyit ettiği vurgulanan açıklamada, “Ortaklık Konseyi ve kritik alanlarda Yüksek Düzeyli Diyalog Toplantıları gibi askıya alınan tüm yapısal diyalog mekanizmalarının yeniden canlandırılmasıyla, pek çok alanda ortak adım atmak mümkündür.” ifadelerine yer verildi.

Dışişleri açıklamasında, raporda Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de yapıcı bir rol oynadığı, Yunanistan ile ilişkilerini iyileştirdiği ve AB ile ticari konulardaki iş birliğini geliştirdiğinin vurgulandığı belirtildi.

 

“SİYASİ ENGELLERİN KALDIRILMASINI BEKLİYORUZ”

Açıklamada, “Rapor’da kayda geçirilen yapıcı yaklaşımımız uyarınca, 15 Temmuz 2019 tarihli Konsey Sonuçlarıyla uygulamaya konmuş olan Türkiye-AB ilişkilerinin önündeki siyasi engellerin kaldırılmasını bekliyoruz.” ifadeleri kullanıldı.

Dışişleri açıklamasında ayrıca, raporun, Yunanistan ve Kıbrıs Rum tarafının gerçeklerle bağdaşmayan, hukuk dışı ve maksimalist görüşlerini yansıtmakta olduğu vurgulandı.

Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin meşru kaygılarını ve haklı politikalarını tamamen göz ardı edildiği belirtildi.

 

“ÇÖZÜM İKİ TARAFIN MUTABAKATIYLA GERÇEKLEŞMELİ”

Açıklamanın devamında Kıbrıs meselesi ile ilgili olarak, “Kıbrıs meselesinin çözümüne yönelik formatın yalnızca Ada’daki iki tarafı, üç Garantör gücü ve Birleşmiş Milletleri içerdiğinin altını çizmek isteriz. Gelecekte varılacak herhangi bir çözüm, Ada’daki iki tarafın mutabakatıyla gerçekleşmelidir. AB’nin Kıbrıs meselesine ilişkin olarak, Kıbrıs Rum tarafının tutumunu kayıtsız şartsız yansıtan ve Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarını dikkate almayan açıklamaları, çözüm çabalarına katkıda bulunmamakta ve AB’nin çözüm sürecinde yer almasının neden uygun bir seçenek olmadığını açıkça göstermektedir. AB’nin, üçüncü ülkelerin sınırlarını belirleme görevi veya bu konuda karar verme yetkisi olmadığını da hatırlatırız.” ifadelerine yer verildi.

 

“AB’NİN İŞBİRLİĞİ ÇABALARI SOMUT ADIM GEREKTİRİYOR”

Mevcut bölgesel ve küresel sınamaların Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir bakış açısı gerektirdiği kaydedilen açıklamada, “AB’nin son dönemde Türkiye ile iş birliği yapılması yönündeki çabalarını memnuniyetle karşılıyoruz. Bununla beraber, ilişkilerin yeniden canlandırılması, AB’nin siyasi iradesine ve stratejik vizyonuna dayanan somut adımlar atılmasını gerektirmektedir.” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada ayrıca, aday ülke olarak, Türkiye’nin AB ile ilişkilerini yapıcı bir şekilde geliştirme yönündeki siyasi iradesinin açık ve güçlü olduğu bir kez daha vurgulandı.

Dışişleri açıklaması, “AB üyelik sürecinde Türkiye’den beklenen ilerleme, AB’nin Türkiye’nin adaylık statüsüne uygun, yapıcı ve stratejik bir yaklaşımı somut adımlarla hayata geçirmesiyle hızlanacaktır. Bu bağlamda, Avrupa Komisyonu ve Yüksek Temsilci tarafından hazırlanan Ortak Bildirim’de yer alan tavsiyelerin herhangi bir gecikme veya ilave ön koşul olmaksızın uygulanmasını bekliyoruz.” ifadeleriyle sonlandırıldı.

Ziya Öztürkler’den Numan Kurtulmuş’a teşekkür

Meclis Başkanı Ziya Öztürkler, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a TBMM’nin 2025 yılı bütçesinin sunumu sırasında Kıbrıs Türk halkına vermiş olduğu destekten dolayı teşekkür etti.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş’a Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’nın 2025 yılı bütçesinin sunumu sırasında Kıbrıs Türk halkına vermiş olduğu destekten dolayı teşekkür etti.

Yazılı bir açıklama yapan Öztürkler şunları kaydetti:

“Sayın Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Meclis Başkanlığı bütçesi sunumunu yaparken KKTC ve Karabağ konusuna da değinerek değerlendirmelerde bulunmuştur. Kıbrıs Türklerinin milli mücadelesi ve Azerbaycan’ın Karabağ Zaferi’ne ilişkin Türkiye’nin duruşunu net şekilde ifade etmiştir.

TC Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş her platformda Kıbrıs Türk halkının haklı mücadelesini dile getirmekte ve destek belirtmektedirler. Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığını ve gücünü her zaman her konuda yanımızda hissetmekteyiz.

TBMM çatısı altında sadece iç meselelere değil, tüm dünyada insanlığın sesi olmaya gösterdikleri anlamlı çabayı ise gurur ve sitayişle takip etmekteyiz. Bu vesileyle TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş’a haklı mücadelemize vermiş oldukları bu anlamlı destekten dolayı teşekkür eder, 2025 TBMM Meclis Başkanlığı Mali Bütçesi’nin hayırlara vesile olmasını dilerim.”

Vedat Işıkhan: KKTC ile sosyal güvenlik anlaşmalarının sayısı artmalı

Türkiye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, KKTC ile mevcut sosyal güvenlik anlaşmalarının sayısının artmasını diledi.

Türkiye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Günümüzün küreselleşen dünyasında iş gücü hareketliliği artmakta ve bireylerin farklı ülkelerde çalışma ve yaşam koşulları her geçen gün daha karmaşık hale gelmektedir. Bu nedenle Türk dünyası olarak sosyal güvenlik ve çalışma barışı konularında ortak projeler geliştirmeliyiz.” şeklinde önemli açıklamalarda bulundu.

KONFERANSIN ÖNEMİ

Bakan Işıkhan, “Türk Devletlerinde Çalışma Hayatı ve Sosyal Koruma Uluslararası Konferansı”na katıldı. Burada, Türk devletleri coğrafyasının büyük medeniyetlere ev sahipliği yaptığını belirtti ve Türk Devletleri Teşkilatının kurulmasını takdirle karşıladı.

SOSYAL GÜVENLİK ANLAŞMALARI

Işıkhan, “Emeklilik, sağlık, iş kazası, hastalık ve diğer sosyal risklere karşı vatandaşlarımızı güvence altına almak devletlerin temel sorumluluğudur. Ülkelerimiz arasında sosyal güvenlik sistemlerinin karşılıklı tanınması büyük önem taşımaktadır,” dedi.

“KKTC İLE SOSYAL GÜVENLİK ANLAŞMALARININ SAYISI ARTMALI”

Bakan, Azerbaycan, Kırgızistan ve KKTC ile mevcut sosyal güvenlik anlaşmalarının sayısının artmasını diledi. “Özellikle iş gücü hareketliliği artarken, Türk dünyası olarak, birbirimizin tecrübelerinden faydalanmalı ve ortak projeler üretmeliyiz” ifadelerini kullandı.

KKTC, Kayıp Şahıslar Komitesi’ne 100 bin euro bağışladı

KKTC’nin Kıbrıs’taki Kayıp Şahıslar Komitesi’ne (KŞK) 100 bin euro bağış yaptığı bildirildi.

Kayıp Şahıslar Komitesi’nden yapılan açıklamaya göre KKTC’nin 2006’dan bugüne KŞK’ ya sağladığı mali yardım toplamı 683 bin euroya yükseldi.

Bağışlarla, komitenin kayıp şahısların kalıntılarının tespit edilmesi ve ailelerine iade edilmesi amacına katkıda bulunması; uzun yıllardır aileleri etkileyen belirsizliğin sona erdirilmesi hedefleniyor.

Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum liderler tarafından 1981 yılında, Birleşmiş Milletler himayesindeki bir anlaşmayla kurulan, Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Kıbrıs’taki Kayıp Şahıslar Komitesi Projesi, 2006 yılında aktif olarak işlev kazandı.

Komite, kayıp şahısların gömülü oldukları yerden çıkarılması, kimliklendirilmesi ve ailelerine iade edilmesine yönelik misyonlar üstleniyor.

Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum kayıplardan, şu ana kadar 1051 kişi kimliklendirildi ve usulüne uygun bir cenaze töreni düzenlenerek ailelerine teslim edildi.

“Hiçbir özel yasa da veya meclis iç tüzüğünde çift mühür geçersizdir diye bir ibare yoktur”

UBP Milletvekili Emrah Yeşilırmak, BRT Canlı Yayını’nda meclis başkanlık sürecini değerlendirdi.

UBP’nin süreçle ilgili özeleştirisini de yapmakta olduğunu belirten Yeşilırmak, CTP’ye krize oynamaktan vazgeçme çağrısı yaptı.

Yeşilırmak, “ CTPye de meclisi çalıştırma sorumluluğu düşmektedir. Meclisin halkın meclisi dir. Anamuhalefetin de asli görevi olan meclis çalışmalarına katılması gerekmektedir. Yasamada UBP’nin kadar CTP’nin de görev ve sorumluluğu vardır” dedi

Ziya Öztürkler’in meclisin takdiri ile artık meclis başkanı olduğunu ifade eden Yeşilırmak, mühür tartışmalarına yasal mevzuatla yanıt verdi.

Emrah Yeşilırmak, “Hiçbir özel yasa da veya meclis iç tüzüğünde çift mühür geçersizdir diye bir ibare yoktur. Örneğin 1981 Yılı’nda YSK kararı ile OY PUSULASINDA BİR SİYASAL PARTİNİN BÖLÜMÜNDE “EVET” MÜHÜRÜNÜN “EVET” KISMI YERİNE MÜHÜRÜN SADECE “SAP” KISMININ KULLANILMIŞ OLMASI; VEYA “EVET” MÜHÜRÜNÜN “EVET” KISMI YERİNE MÜHÜRÜN “SAP” KISMI BASILDIKTAN SONRA AYNI PARTİNİN BÖLÜMÜNE BİR DE “EVET” KISMI İLE MÜHÜR BASILMIŞ OLMASI HALİNDE BU GİBİ OY PUSULALARI GEÇERLİ SAYILIR denilmektedir” diyerek ilgili kararı kamuoyu ile paylaştı.

Türkiye Dışişleri’nden AB raporuna tepki: KKTC’nin hakları göz ardı ediliyor

Türkiye Dışişleri Bakanlığı AB Komisyonu’nun hazırladığı 2024 Türkiye Raporu’na tepki gösterdi. Raporda, KKTC’nin haklarının göz ardı edildiği belirtilirken, Kıbrıs meselesinin çözümüne yönelik formatın yalnızca Ada’daki iki tarafı, üç Garantör gücü ve Birleşmiş Milletleri içerdiği vurgulandı.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Birliği’nin (AB) yürütme organı olan Avrupa Komisyonu; Batı Balkanlar, Ukrayna ve Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 10 ülke için genişleme raporuna tepki gösterdi.

Raporun, Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın gerçeklerle bağdaşmayan, hukuk dışı ve maksimalist görüşlerini yansıttığının altı çizilirken, “Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin meşru kaygılarını ve haklı politikalarını tamamen göz ardı etmektedir” ifadelerine yer verildi.

Kıbrıs meselesinin çözümüne yönelik formatın yalnızca Ada’daki iki tarafı, üç Garantör gücü ve Birleşmiş Milletleri içerdiği hatırlatılırken, “Gelecekte varılacak herhangi bir çözüm, Ada’daki iki tarafın mutabakatıyla gerçekleşmelidir” denildi.

AB’nin Kıbrıs meselesine ilişkin olarak, Kıbrıs Rum tarafının tutumunu kayıtsız şartsız yansıttığı ve Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarını dikkate almayan açıklamalarının, çözüm çabalarına katkıda bulunmadığı işaret edilirken, “AB’nin çözüm sürecinde yer almasının neden uygun bir seçenek olmadığını açıkça göstermektedir. AB’nin, üçüncü ülkelerin sınırlarını belirleme görevi veya bu konuda karar verme yetkisi olmadığını da hatırlatırız” ifadeleri kullanıldı.

“HAKSIZ DEĞERLENDİRMELERİ REDDEDİYORUZ”

Türkiye Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada şunlar belirtildi:

“Avrupa Komisyonu, 2024 yılı Genişleme Strateji Belgesi ile Türkiye dahil tüm aday ve potansiyel aday ülkeler için hazırlanan Ülke Raporlarını dün (30 Ekim) yayımlamıştır.

2024 yılı Türkiye Raporu’nda, AB’nin özellikle siyasi kriterler ve iç siyasi dinamikler konusundaki haksız değerlendirmelerini reddediyoruz.

Rapor’da, makroekonomik politikalarda kaydedilen ilerlemeye atıfta bulunulmasını ve Türkiye’nin hem işleyen piyasa ekonomisine ileri düzeyde uyumunun hem de Birlik içindeki rekabet baskıları ve piyasa güçleriyle baş edebilme kapasitesinin vurgulanmasını kayda değer buluyoruz.

Rapor, Türkiye’nin, mevzuatını AB müktesebatıyla uyumlu hale getirerek birçok alanda AB standartlarına uyum sağladığını teyit etmektedir. Ortaklık Konseyi ve kritik alanlarda Yüksek Düzeyli Diyalog Toplantıları gibi askıya alınan tüm yapısal diyalog mekanizmalarının yeniden canlandırılmasıyla, pek çok alanda ortak adım atmak mümkündür.

Rapor’da, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de yapıcı bir rol oynadığı, Yunanistan ile ilişkilerini iyileştirdiği ve AB ile ticari konulardaki iş birliğini geliştirdiği vurgulanmaktadır. Rapor’da kayda geçirilen yapıcı yaklaşımımız uyarınca, 15 Temmuz 2019 tarihli Konsey Sonuçlarıyla uygulamaya konmuş olan Türkiye-AB ilişkilerinin önündeki siyasi engellerin kaldırılmasını bekliyoruz.

“KKTC’NİN HAKLARI GÖZ ARDI EDİLİYOR”

Öte yandan, Rapor, Yunanistan ve Kıbrıs Rum tarafının gerçeklerle bağdaşmayan, hukuk dışı ve maksimalist görüşlerini yansıtmakta; Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin meşru kaygılarını ve haklı politikalarını tamamen göz ardı etmektedir.

“AB’NİN AÇIKLAMALARI, KIBRIS TÜRK HALKININ HAKLARINI DİKKATE ALMIYOR”

Kıbrıs meselesinin çözümüne yönelik formatın yalnızca Ada’daki iki tarafı, üç Garantör gücü ve Birleşmiş Milletleri içerdiğinin altını çizmek isteriz. Gelecekte varılacak herhangi bir çözüm, Ada’daki iki tarafın mutabakatıyla gerçekleşmelidir. AB’nin Kıbrıs meselesine ilişkin olarak, Kıbrıs Rum tarafının tutumunu kayıtsız şartsız yansıtan ve Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarını dikkate almayan açıklamaları, çözüm çabalarına katkıda bulunmamakta ve AB’nin çözüm sürecinde yer almasının neden uygun bir seçenek olmadığını açıkça göstermektedir. AB’nin, üçüncü ülkelerin sınırlarını belirleme görevi veya bu konuda karar verme yetkisi olmadığını da hatırlatırız.

Mevcut bölgesel ve küresel sınamalar Türkiye-AB ilişkilerine yeni bir bakış açısı gerektirmektedir. AB’nin son dönemde Türkiye ile iş birliği yapılması yönündeki çabalarını memnuniyetle karşılıyoruz. Bununla beraber, ilişkilerin yeniden canlandırılması, AB’nin siyasi iradesine ve stratejik vizyonuna dayanan somut adımlar atılmasını gerektirmektedir.

Aday ülke olarak, Türkiye’nin AB ile ilişkilerini yapıcı bir şekilde geliştirme yönündeki siyasi iradesinin açık ve güçlü olduğunu bir kez daha vurguluyoruz. AB üyelik sürecinde Türkiye’den beklenen ilerleme, AB’nin Türkiye’nin adaylık statüsüne uygun, yapıcı ve stratejik bir yaklaşımı somut adımlarla hayata geçirmesiyle hızlanacaktır.

Bu bağlamda, Avrupa Komisyonu ve Yüksek Temsilci tarafından hazırlanan Ortak Bildirim’de yer alan tavsiyelerin herhangi bir gecikme veya ilave ön koşul olmaksızın uygulanmasını bekliyoruz”

AMCAOĞLU: 2 YILDA ASGARİ ÜCRET YÜZDE 480 ZAMLANDI…

Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, ülkemizde verilen asgari ücretin AB ülkeleri arasında ilk ona girdiğini söyledi.

Amcaoğlu, Ocak 2022 ile Eylül 2024 arasında asgari ücrette yüzde 480 bandında bir zam yapıldığını vurguladı.

Amcaoğlu “Demek ki her şey para ile olmuyor. İşin gelir tarafını düzenlerken gider tarafını da sistemin içerisindeki aksaklıkları düzenlemek lazım” dedi.

Olgun Amcaoğlu şöyle konuştu:

“O günkü şartlarda 514.71 dolar olan ve TL karşılığı 7 bin Türk Lirası olan asgari ücret bugün 40 bin 436 TL. Dolar karşılığı bin 184.41 dolar olarak karşımıza çıkıyor.

Bildiğim için söylüyorum ilk onun arasında AB ülkeleri içerisinde KKTC’de verilen asgari ücret miktarı. Güney Kıbrıs’ta 1000 Euro bizde 1030 Euro civarında. Demek ki her şey para ile olmuyor.

İşin gelir tarafını düzenlerken gider tarafını da sistemin içerisindeki aksaklıkları düzenlemek lazım. Bireysel anlamda insanların bu konudaki talepleri önce ülkemiz sonra kendimiz için istememiz gerekir.

Çevremizi temiz tutun derken o şahıs çevresini temiz tutmazsa, bunu yere yönetimlere yüklemek çok da doğru olmuyor.

Kuzeyle, Güney arasındaki bariz farklılıkları o sınırdan geçtikten sonra yaşıyoruz. Kendimize ‘Neden’ diye sorduğumuzda bunun cevabını samimiyetle vermemiz gerek.

Herkes kendi karnesini kendi yazması gerek. Gelir çok önemli…”

Meteoroloji’den tozlu hava uyarısı!

Ortadoğudan gelen toz zerrecikleri iki gün boyunca hava kirliliğine sebep olacak. Meteoroloji Dairesi, Ortadoğu üzerinden taşınan toz zerreciklerinin bu akşam 18.00’le 2 Kasım Cumartesi saat 12.00 arasında hava kirliliği yaratacağını bildirdi.

Daireden yapılan açıklamada toza karşı hassasiyeti olanların tedbirli olması tavsiyesinde bulunuldu.

Büyük Av pazar günü başlıyor

Polis Genel Müdürlüğü (PGM) Basın Subaylığından yapılan açıklamada, “Büyük Av Mevsiminde, doğaya duyarlı şekilde avlanalım” denildi ve tüm bölgelerde avcı kontrolleri yapılacağını, yasada belirtilen kurallara uymayanlar aleyhinde yasal işleme gidileceğini hatırlattı.

KKTC Avcılık Federasyonu da, “Avcılığın yasa ve kurallara bağlı olduğu gibi, doğadaki etik kurallara ve vicdanımıza da bağlı olduğunu hatırlatarak, onaylanan av mevsimlerinin avcı camiasına hayırlı olmasını, kazasız belasız av günleri geçirilmesini dileriz” dedi.

2024 yılı Büyük Av Mevsimi nedeniyle İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan av haritasında, avcıların toplam 12 av gününde avlanabileceği, avlayabilecekleri av hayvanları, uymaları gereken kurallar ile hangi bölgelerin avlanmaya açık veya kapalı olduğunun belirtildiği ifade edilen PGM açıklamasında, şu uyarlar yapıldı:

“Güneşin batışı ile doğuşu arasında avlanmak suretiyle, Baraj ve göletlere beş yüz (500) metre ve daha az yaklaşmak suretiyle, Meskun mahallere iki yüz elli (250) metre ve daha az yaklaşmak suretiyle, Motorlu araçtan ateş etmek suretiyle, Yasanın öngördüğü avlanma araçları ve yöntemleri dışında avlanmak, Üç’ten (3) fazla ve/veya kendi üzerine kayıtlı olmayan köpekle avlanmak ve Av hayvanları dışında başka bir hedefe ateş etmek yasaktır.

Ava gidilen motorlu araçla, en yakın toprak veya asfalt yola 50 (elli) metre mesafeden daha fazla arazi içerisine girilemez. 50 (elli) metre mesafeden sonra av yerine yaya olarak gidilir. Araçlar ava kapalı bölgelere park edilemez. Salon araçlar ile arkası açık veya kapalı van ve pick-up tipi araçlar dışında, traktör ve biçerdöver dahil hiçbir tarım aracında, kamyon dahil hiçbir iş aracında ve ATV tipi araçlarda av tüfeği bulundurulamaz ve taşınamaz. Bu araçlar, av amaçlı kullanılamaz.

Yasada belirtilen sınırlar içinde olsa dahi, kanlı veya parçalanmış bir av hayvanının fotoğraf veya görüntüsü ve ayrıca, her av günü için yasada belirtilen sayının üzerinde ölü av hayvanı içeren bir fotoğraf veya görüntüyü kamuya açık şekilde sosyal medya dahil, hiçbir yayın organında sergilenemez ve yayınlanamaz.

Avcıların, av günlerinde sabah saat 04:00’dan önce ve akşam 19:00’dan sonra toprak yollara silahlı olarak girmeleri yasaktır.

Av tüfekleri, araçların bagajında kırık iki parça halinde ve kılıf veya kutu içerisinde, bagajsız araçlarda ise yine kırık iki parça halinde kılıf veya kutu içerisinde, kabinde veya yük kısmında taşınır. Kabin içinde veya bagajda, kırık iki parça olsa bile kılıf veya kutu dışında av tüfeği taşınamaz.

Adlarına kayıtlı ateşli silah kayıt belgesi, geçerli tasarruf ve avlanma ruhsatı olmaksızın ateşli silah tasarruf etmek, taşımak ve aynı zamanda avlanmak suçtur.

GKRY menşeili fişekleri tasarruf etmek ve bu tür fişeklerle avlanmak suçtur.

Av ruhsatı alan bir kişinin, hiçbir av döneminde saat 00:00’dan önce, kaymakamlıktan özel izin almadan silahını evden çıkarması ve aracında taşımasının suç olduğunu bir kez daha hatırlarız.”

Büyük Av Mevsiminde avlanabilecek av hayvanı türleri ise şöyle:

“Ova tavşanı, turaç, sülün, keklik, yaban güvercini, fassa, bıldırcın, cikla, çulluk, karga ve saksağan.

Bir avcı Büyük Av Mevsiminde her av günü için, yukarıda belirtilen hayvanlardan toplamda en fazla kırk (40) adet olmak üzere, En fazla; bir (1) adet tavşan, beş (5) adet keklik veya turaç, sekiz (8) adet çulluk, beş (5) adet sülün, sekiz (8) adet fassa ve yirmi (20) adet cikla avlayabilir.”

Polis Genel Müdürlüğü, 3 Kasım Pazar günü başlayacak olan 2024 yılı Büyük Av Mevsimi kapsamında, tüm bölgelerde avcı kontrolleri yapılacağını ve yasada belirtilen kurallara uymayanlar aleyhinde yasal işleme gidileceğini hatırlattı.

PGM, tüm avcıları yasalara uymaya ve av haritasında belirtilen ava açık bölgelerde, doğaya zarar vermeden sağduyulu şekilde avlanmaya çağırdı, “Kazasız bir av sezonu geçirilmesini temenni ederiz” dedi.

-KKTC Avcılık Federasyonu da bilgilendirme yaptı

Digital av haritasına https://www.google.com/maps/d/edit adresinden ulaşılabileceği belirtilen açıklamada, Büyük Av Mevsimi tarihlerinin; 3, 10, 17, 24 Kasım, 1, 8, 15, 22, 25 ve 29 Aralık 2024 ile 1,5 Ocak 2025 olmak üzere toplam 12 gün olduğu kaydedildi.

Büyük Av Mevsiminde avlanacak av hayvanlarının; ova tavşanı, keklik, turaç, sülün, çulluk, bıldırcın, yaban güvercini, fassa, cikla, karga ve saksağan olduğu, bunların dışında herhangi bir av ve yabani kuşun avlanamayacağı belirtildi.

Büyük Av Mevsiminde bir avcı belirlenen her av günü için en fazla 1 (bir) tavşan, 5 (beş) adet keklik veya turaç, 8 (sekiz) adet çulluk, 5 (beş) adet sülün, 8 (sekiz) adet fassa, 20 (yirmi) adet Cikla olmak üzere toplamda en fazla 40 (Kırk) adet av hayvanı avlayabilir.

3 Kasım tarihinden sonra cep bölgelerde köpek gezdirilmesinin yasak olacağı hatırlatılan açıklamada, cep bölge haritası da https://www.google.com/maps/d/viewer şeklinde paylaşıldı ve “Tüm camiamıza kurallara uyarak kazasız av günleri dileriz” denildi.

Büyük Av Haritasında işaretlenmiş sürekli av koruma bölgeleri ve ava kapalı bölgelere ek olarak; Baraj ve göletlerin 500 metre, Meskun mahallerin 250 metre, Piknik alanlarının 300 metre, Taşkent köyü üzerinde kayalıklara çizilmiş KKTC bayrağının 200 metre, Taşkent Doğa Parkının 200 metre, Merkezi cezaevi binalarının 200 metre, Haspolat arıtma tesislerinin 200 metre, Tüm atış poligonlarının 200 metre, Yeni Ercan havalimanı pist inşaatının 200 metre, Üniversitelerin 200 metre, Resmileşmiş ağıl bölgelerinin 200 metre, Muratağa, Atlılar ve Sandallar şehitliklerinin ve katliam çukurlarının 200 metre, 2 nolu av bölgesindeki Eleoussa Manastırının 300 metre veya daha yakın çevresinde herhangi bir av hayvanı veya yabani kuş avlanamaz, öldürülemez, yakalanamaz veya kovalanamaz.

Federasyon, “Avcılığın yasa ve kurallara bağlı olduğu gibi, doğadaki etik kurallara ve vicdanımıza da bağlı olduğunu hatırlatarak, onaylanan av mevsimlerinin avcı camiasına hayırlı olmasını, kazasız belasız av günleri geçirilmesini dileriz” dedi.

TATAR MECLİS BAŞKANI ÖZTÜRKLER’İ KABUL ETTİ

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler’i kabul etti.

Cumhurbaşkanlığında yer alan kabulde, Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Okan Donangil ile Cumhuriyet Meclisi Basın Dışilişkiler ve Protokol Müdürü Milhan Lakadamyalı hazır bulundu.

Meclis Başkanı Ziya Öztürkler, ilk resimi ziyaretini Cumhurbaşkanına yaptığını belirterek, Meclis’in ülke için önemine vurgu yaptı.

Meclis başkanı olarak, Meclis’i çalıştırmak, komiteleri harekete geçirmek, ülke bütçesi ve ülkenin daha ileriye taşınması için sorumluluklarının bilincinde hareket edeceğini ifade eden Öztürkler, ülkeye sahip çıkarak daha ileriye taşıyacaklarını söyledi.

Öztürkler, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ı görüş ve fikirlerine de büyük önem verdiğini ifade ederek, Kıbrıs konusunda da Meclis’i bilgilendirmesi için davet yapacaklarını belirtti.

Çalışmaları kararlılıkla sürdüreceklerini ifade eden Öztürkler, Cumhurbaşkanı Tatar’a iki devletli siyaset konusunda da tam destek verdiklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da, Öztürkler’i tebrik etti, başarılar diledi ve ülke için hayırlara vesile olmasını temenni etti.

Öztürkler’in, Milli Eğitim Bakanlığında başarılı görevler icra ettiğini, milletvekili seçildikten sonra İçişleri Bakanı olarak görev yaptığını, şimdi de Meclis Başkanı seçildiğini ifade eden Tatar, Öztürkler’in ülkeye bağlılık ve inancına vurgu yaptı, halkın yetkisi ile yer aldığı Meclis’i iyi yöneteceğine inandığını söyledi.

Meclis’te tüm milletvekillerinin çalışmalara katılması, katkı koyması ve ettikleri yemin çerçevesinde hizmet vermesi gerektiğini ifade eden Tatar, sıkıntılar olabileceğini ancak bunların aşılacağına inanç belirtti ve önemli olanın halkın refahı ile mutluluğu olduğunu kaydetti.

Tatar, ülkeye karşı her türlü sorumluluğun yerine getirilmesi ve ülkenin en iyi şekilde yönetilmesi gerektiğini ifade ederek, “Birlik beraberlik korunarak hareket edilmesi en büyük temennimdir” dedi ve özellikle bütçe yanında bekleyen yasaları geçirmek ve ülkenin ekonomi başta olmak üzere diğer alanlarda düzenlemelerin önemli olduğunu söyledi.

Kıbrıs sorununa da değinen Tatar, bu konuda ortaya koyduğu mücadele ile New York görüşmeleri hakkında Meclis’e gelip son gelişmeleri paylaşmak istediğini belirtti.

Ortaya koyduğu ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından da desteklenen iki devletli siyasetin kökleşmeye başladığını ifade eden Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da bu siyasete ve KKTC’ye büyük destek verdiğini, Birleşmiş Milletler’de “KKTC’nin tanınması ve izolasyonların kaldırılması” için çağrı yaptığını söyledi.

Egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü, ambargo ve izolasyonların kalkması mesajlarının önemine dikkat çeken Tatar, TBMM’den oy birliği ile yeni siyasete verilen desteğe de vurgu yaptı.

Temennisinin aynı şekilde benzer bir kararın Cumhuriyet Meclisi’nden de geçmesi olduğunu ifade eden Tatar, Meclis’ten böyle bir kararın alınmasının elini güçlendireceğine işaret etti.

Yüce Meclis’in desteğinin önemine vurgu yapan Tatar, iki devletli siyasetin yerleştiğini, desteğin arttığını, kökleştiğini belirtti.

Tatar, 50 yıl süren federasyon görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını belirterek, bu çerçevede iki devlet siyasetinin önemli olduğunu ifade etti.

Öztürkler’e başarılar dileyen Tatar, geçmiş dönemde başarılı bir görev icra eden Zorlu Töre’ye de teşekkür etti.

Zekai Aktürk: Türkiye-KKTC İkili SAT-Özel Harekat, tatbikatları devam ediyor

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, “Akdeniz’de Türkiye-KKTC İkili SAT-Özel Harekat, tatbikatları devam etmektedir” açıklamasını yaptı.

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlediği basın bilgilendirme toplantısında, Cumhuriyet’in 101’inci kuruluş yıl dönümünü kutladı.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK), terörü kaynağında yok etme anlayışıyla kesintisiz ve kararlılıkla operasyonlarını sürdürdüğünü belirten Aktürk, “Irak ve Suriye’nin kuzeyi dahil son bir haftada 198, 1 Ocak’tan bugüne kadar ise 2 bin 419 terörist etkisiz hale getirilmiştir.” ifadesini kullandı.

Aktürk, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketinin (TUSAŞ) Kahramankazan’daki yerleşkesine yönelik saldırı sonrasında terör hedeflerine bir çok hava harekatı düzenlendiğini söyledi.

EĞİTİM VE TATBİKATLAR

Tuğamiral Aktürk, TSK’nın eğitim ve tatbikat faaliyetlerinin de aralıksız devam ettiğine vurgu yaparak, şunları kaydetti:

“Akdeniz’de Türkiye- Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İkili SAT/ Özel Harekat, Norveç’te Steadfast Duel tatbikatları devam etmektedir. Ayrıca, Bulgaristan’da Poseidon Fiili Mayın Harekatı, Kuzey Makedonya’da Balkan Ülkeleri Özel Kuvvetler, Doğu Akdeniz’de Mavi Balina Denizaltı ve Denizaltı Savunma Harekatı, Tunus’ta Phoenix Express Deniz Güvenliği, Almanya ve Finlandiya’da Dynamic Front ile Milli Anadolu Kartalı Fiili Uçuşlu Eğitimi ve Torrejon Archer Hava Polisliği tatbikatlarının icra edilmesi planlanmaktadır.”

Aktürk, Deniz Kuvvetlerimize ait TCG Gediz, TCG Gökova ve TCG Üsteğmen Arif Ekmekçi gemilerinden teşkil edilen Somali Deniz Görev Grubu’nun 25 Ekim’de Somali’ye ulaştığını ve gemiler için karşılama töreni düzenlendiğini bildirdi.

Türkiye tarafından 1-15 Kasım arasında Doğu Akdeniz’de icra edilecek Mavi Balina tatbikatı kapsamında NATO Daimi Deniz Görev Grubu-2 unsurları tarafından 1-3 Kasım arasında Aksaz’a liman ziyareti gerçekleştirileceğini belirten Aktürk, Endonezya Deniz Kuvvetlerine ait DIPONEGERO gemisinin ise 2-5 Kasım arasında Mersin’i ziyaret edeceğini aktardı.

Tuğamiral Aktürk, TSK’nın 25-29 Ekim arasında Denizli’de çıkan orman yangını da dahil olmak üzere bugüne kadar 35 ayrı yerde meydana gelen orman yangınlarının söndürülmesine katkı sağladığını belirterek, bu süreçte 114 helikopter ile 3 bin 558 sorti yapıldığını söyledi.

YILBAŞINDAN İTİBAREN 86 TERÖRİST TESLİM OLDU

Terör örgütlerine yönelik harekatlar hakkında bilgi veren Aktürk, şunları kaydetti:

“Irak ve Suriye’nin kuzeyine son 1 hafta içerisinde düzenlenen hava harekatlarıyla içerisinde sorumlu düzeyde teröristlerin de bulunduğu değerlendirilen mağara, sığınak, depo ve terör örgütünün kullandığı tesislerden oluşan hedefler başarıyla imha edilmiştir. Hedeflerdeki etki kıymetlendirmesi devam etmektedir.”

Aktürk, geçten hafta içerisinde Irak’ın kuzeyindeki barınma alanlarından kaçan 3 PKK’lı teröristin Habur’daki hudut karakoluna teslim olduğunu hatırlatarak, “Yılbaşından bu yana teslim olan terörist sayısı 86’ya ulaşmıştır. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin terörle mücadelesi eli kanlı teröristler ülkemiz ve bölgemiz için tehdit olmaktan çıkana kadar kararlılıkla sürecektir.” şeklinde konuştu.

Tuğamiral Aktürk, 25 Ekim’de Pençe-Kaplan Operasyonu bölgesinde rahatsızlanarak şehit olan Tank Sözleşmeli Er Kander Babür’e Allah’tan rahmet diledi.

85 BİN 24 KİŞİNİN SINIRDAN YASA DIŞI GEÇMESİ ÖNLENDİ

Tuğamiral Aktürk, hudutların Cumhuriyet tarihinin en yoğun tedbirleri ve tesis edilen kademeli güvenlik sistemiyle uluslararası standartlarda korunduğuna vurgu yaparak, “Son bir hafta içerisinde 1’i terör örgütü mensubu olmak üzere 139 şahıs yakalanmış, 1 Ocak’tan bugüne kadar yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 12 bin 273 olmuştur. Son bir haftada engellenen 1149 şahıs ile bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 85 bin 24’e ulaşmıştır.” bilgisini paylaştı.

Aktürk, ayrıca bu hafta içerisinde Van hudut hattında yapılan arama tarama faaliyetinde 4 kilograma yakın uyuşturucu madde ele geçirildiği bilgisini verdi.

BÖLGESEL VE KÜRESEL BARIŞA KATKILAR

Aktürk, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in, 29 Ekim’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve devlet erkanıyla Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’de gerçekleştirilen törene ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki tebrikata katıldığını hatırlattı.

Bakan Güler’in 29 Ekim’de ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin ile ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik konularının ele alındığı bir telefon görüşmesi de gerçekleştirdiğini ifade eden Aktürk, dün resmi ziyaretlerde bulunmak üzere Katar’a giden Güler’in buradaki temaslarına devam edeceğini aktardı.

Aktürk, Türkiye ile Yunanistan arasında “Güven Artırıcı Önlemler 2024 Yılı Uygulama Planı” kapsamında Yunanistan Genelkurmay Başkanlığından bir heyetin 5-7 Kasım arasında İstanbul’a ziyaret gerçekleştireceğini ifade etti.

İsrail’in, Gazze’de toplu katliamlarına ve Batı Şeria’da ilhak girişimlerine devam ettiğine vurgu yapan Aktürk, şöyle devam etti:

“Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistin Mültecilerine Yardım ve Bayındırlık Ajansının Filistin topraklarındaki faaliyetlerine son verilmesi amacıyla attığı adımlar uluslararası hukukun açık ihlalinin yeni bir göstergesidir. Lübnan’da sivilleri hedef alan İsrail, İran’a gerçekleştirdiği saldırılar ile bölgemizi daha büyük bir istikrarsızlık ortamına sürüklemektedir. Bölgemizde yaşanan şiddetin, hukuksuzluğun ve toplu ölümlerin durdurulması için uluslararası toplumu, hukuki ve vicdani sorumluluk almaya davet ediyoruz. Ayrıca, İletişim Başkanlığımızca hazırlanan ‘İsrail’in Yalanları’ adlı internet sayfasını çok kıymetli buluyor ve kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.”

SAVUNMA SANAYİ

Tuğamiral Aktürk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, her alanda geliştirilip üretilen yerli ve milli savunma sanayi sistemleriyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin imkan ve kabiliyetlerinin daha da arttığına vurgu yaparak, “Bu kapsamda, Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda Orta Menzilli Modern Tanksavar Füzesi’nin (OMTAS) muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanmıştır.” ifadelerini kullandı.

ÖĞRENCİ VE PERSONEL TEMİN FAALİYETLERİ

Personel ve askeri öğrenci temin faaliyetlerinin de planlandığı şekilde devam ettiğine vurgu yapan Aktürk, 17 Ekim’de başlayan 2024 yılı tabip, diş tabibi sınıfı sözleşmeli/muvazzaf subay, eczacı sınıfı ve özel nitelikli beden eğitimi öğretmeni sınıfı muvazzaf subay adayı temini başvurularının 3 Kasım’a kadar devam edeceğini, Hava Kuvvetleri Komutanlığına 2024 yılı pilot sınıfı muvazzaf subay adayı temini başvurularının ise 9 Kasım’a kadar yapılabileceğini hatırlattı.

EUROFİGHTER TYPHOON SAVAŞ UÇAĞI TEDARİKİ

Diyarbakır’a acil iniş yapan Eurofighter Typhoon tipi savaş uçağına ilişkin sorular üzerine kaynaklar, “29 Ekim’de Doğal Kararlılık Harekatı (Operation Inherent Resolve-OIR) kapsamında görev yapan Birleşik Krallık’a ait 1 adet Eurofighter uçağı, yaşadığı teknik arıza sonrası Diyarbakır Üssüne uçaklarımız refakatinde acil iniş yapmıştır. Bahse konu Eurofighter’ın arızasının giderilmesine yönelik çalışmalar devam etmekte olup, müteakiben Diyarbakır Üssünden ayrılması planlanmaktadır.”

Bakanlık kaynakları, Eurofighter Typhoon ve F-16 Blok-70 savaş uçağı temini konusundaki son duruma ilişkin sorular üzerine şunları söyledi:

“Eurofighter Typhoon uçağının ülkemize satışına yönelik konsorsiyum üyesi ülkelerden Birleşik Krallık devlet yetkilileri ve üretici firma görevlileri ile görüşmeler devam etmektedir. Yakın zamanda olumlu şekilde sonuçlanacağını bekliyoruz. F-16 Blok-70 tedariki kapsamında başlangıç ödemesinin yapılmasıyla birlikte sözleşmeler yürürlüğe girmiştir. F-16 Blok-70 uçağının tedarikine yönelik ABD devlet yetkilileri ve üretici firma görevlileri ile teknik görüşmeler devam etmektedir.”

ÖRTÜLÜ VE ÖRTÜSÜZ AMBARGOLARIN KALKMASI

Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, “Türkiye’ye yönelik örtülü ve örtüsüz ambargoların son dönemde kaldırılmasını neye bağlıyorsunuz?” sorusu üzerine şu ifadeleri kullandı:

“Küresel ve bölgesel gelişmeler ile ülkemizin jeostratejik ve jeopolitik önemi her geçen gün artmaktadır. Bu durum muhatap ülkelerin kısıtlamalar konusunda tekrar değerlendirme yapmasına neden olmuştur. Diğer önemli nokta ülkemizin savunma sanayii alanında kat ettiği yoldur. Ülkemiz artık savunma ve güvenlik alanındaki ihtiyaçlarını büyük ölçüde kendi karşılar hale gelmiştir. Bu da örtülü ve örtüsüz ambargoların kısmen de olsa kalkmasında olumlu etki yapmaktadır. Bizim her zaman söylediğimiz bir şey var; o da müttefiklerin birbirlerine karşı örtülü ya da açık şekilde yaptırım uygulamaması gerektiğidir.”

SURİYE’NİN KUZEYİNDEKİ TSK ÜSLERİ

Suriye’nin kuzeyindeki TSK’ya ait üs bölgelerine yönelik saldırı haberlerine ilişkin sorular üzerine kaynaklar, “Bölgedeki üs bölgelerimize yönelik tacizler sürekli olmaktadır. Birliklerimize yönelik her türlü taciz ve saldırılara meşru müdafaa çerçevesinde tereddütsüz olarak derhal ve misliyle karşılık verilmektedir. Gerekli tedbirler de alınmaktadır. Şu an için bölgede olumsuz bir durum yok.” yanıtını verdi.

Bakanlık kaynakları, Şırnak’ta bir askeri aracın kaza yaptığı ve bazı askerlerin yaralandığına ilişkin iddialara yönelik sorular üzerine, “Yola dökülen yakıt dolayısıyla ‘Kirpi’ araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi dolayısıyla kaza meydana geldi, 12 personelimiz etkilendi. Sağlık durumları iyi. Daha sonra araç yoluna devam etti, personel kontrol maksatlı hastaneye götürüldü. Ciddi bir durum yok.” bilgilerini verdi.

GARDİYANOĞLU VE BERABERİNDEKİ HEYET ANKARA’DA

Çalışma ve Sosysl Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu ve beraberindeki heyet, temaslarda bulunmak için Ankara’ya gitti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Ankara temasları çerçevesinde dün ilk olarak Türkiye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Türk Devletleri Teşkilatı Türk İşbirliği
ve Koordinasyon Ajansı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi tarafından Ankara’da düzenlenen ” Türk Devletlerinde Çalışma Hayatı ve
Sosyal Koruma Üst Düzey Yuvarlak Masa Toplantısı” na katıldı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurumsal devlet yapısı ve potansiyeli ile; sosyal güvenlik, çalışma hayatı ve sosyal hizmetler temelinde hayata geçirdiği
düzenlemeleri ve geliştirdiği stratejilerle sosyal devlet ve tanım politikalarına yeni yaklaşımlar getirdiğine dikkati çeken Bakan Gardiyanoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ve Türk Devletleri Teşkilatı üye devletlerinin tecrübelerini paylaşmasının, Doğu Akdeniz’de ve Türk Dünyasının en güneyinde serhat bekçisi olan ülkelerini son derece memnun ettiğini söyledi.

Kıbrıs adasının tarihi geçmişinden de bahseden Bakan Gardiyanoğlu,farklı coğrafyalarda yer almakla birlikte ortak kültürün yansıması
olarak, dünyada yaşanan gelişmelerin paralelinde sosyal güvenlik, çalışma hayatı ve sosyal hizmetler alanında yaşanan sorunların yapılarının farklı olmasına rağmen birbirine benzediğine vurgu yaptı.

Konferansta oluşturulacak politikaların ülkedeki sosyal güvenlik,çalışma hayatı ve sosyal hizmetler uygulamalarına da yön vererek,kendilerine ve katılımcılarada da yeni ufuklar açacağına işaret eden Bakan Gardiyanoğlu, bağımsız ve egemen bir devlet olarak bu toplantıda bulunmalarının Türkiye Cumhuriyeti’nin ambargoları kırması ve sahiplenmesiyle mümkün olduğunu aktararak, ” Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türk Devletleri Teşkilatına gözlemci üye olma şansını
da yine Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türk Dışişleri’nin verdikleri emek ve gösterdikleri çaba ile sahip olduk ”
dedi ve” BM Genel Kurullarında KKTC’yi resmen tanımaya davet ediyoruz.” çağrısına da şükranlarını sundu.

Bakan Gardiyanoğlu, Ankara temasları kapsamında bugün mevkidaşı Türkiye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile görüşecek.

Bakan Gardiyanoğlu’na Ankara temaslarında Bakanlık Müsteşarı Tahir Serhat, Çalışma Dairesi Müdürü Sezgi Ballı, Sosyal Hizmetler Dairesi Müdürü Alev Ecevit, İhtiyat Sandığı Müdürü Ertunç Doğu ve Sosyal Sigortalar Dairesi Müdürü İlter Ökter eşlik ediyor.

Türkiye’nin turizm geliri arttı

Türkiye’nin turizm geliri, yılın üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,9 artarak 23 milyar 219 milyon 751 bin dolar oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), bu yılın temmuz-eylül dönemine ilişkin turizm istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, turizm geliri, geçen yılın aynı çeyreğine kıyasla yüzde 3,9 yükselişle 23 milyar 219 milyon 751 bin dolar olarak kaydedildi.

Turizm gelirinin yüzde 14,7’si ülkeyi ziyaret eden yurt dışı ikametli vatandaşlardan elde edildi.

Ziyaretçiler, seyahatlerini kişisel veya paket turla organize etti. Bu çeyrekte yapılan harcamaların 15 milyar 77 milyon 957 bin dolarını kişisel harcamalar, 8 milyar 141 milyon 794 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu.

Ülkeden çıkış yapan ziyaretçi sayısı bu yılın üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,5 artarak 23 milyon 206 bin 579 kişiye yükseldi. Bu ziyaretçilerin yüzde 12,2’sini 2 milyon 835 bin 74 kişiyle yurt dışında ikamet eden vatandaşlar oluşturdu.

Söz konusu çeyrekte Türkiye’den çıkış yapan ziyaretçilerin gecelik ortalama harcaması 95 dolar oldu. Yurt dışında ikamet eden vatandaşların gecelik ortalama harcamasının ise 62 dolar olduğu görüldü.

Temmuz-eylül döneminde turizm geliri içerisindeki paket tur harcamalarının payı yüzde 35,1, yeme içme harcamalarının payı yüzde 17,9, uluslararası ulaştırma harcamalarının payı ise yüzde 10,9 oldu. Paket tur harcamaları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18 artarken yeme içme harcamaları yüzde 2,2 ve uluslararası ulaştırma harcamaları yüzde 7,6 azalış gösterdi.

Ziyaretçiler Türkiye’ye yüzde 71,6 ile en çok “gezi, eğlence, sportif ve kültürel faaliyetler” amacıyla geldi. İkinci sırada yüzde 19,4 ile “akraba ve arkadaş ziyareti”, üçüncü sırada ise yüzde 4 ile “alışveriş” yer aldı. Yurt dışı ikametli vatandaşlar ise ülkeye yüzde 69,6 ile en çok “akraba ve arkadaş ziyareti” amacıyla geldi.

TURİZM GİDERİ YÜZDE 22,5 AZALDI

Yurt içinde ikamet edip başka ülkelere ziyarette bulunan vatandaşların harcamalarından oluşan turizm gideri, yılın üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 22,5 azalarak 1 milyar 874 milyon 216 bin dolar oldu. Bunun 1 milyar 517 milyon 780 bin dolarını kişisel, 356 milyon 436 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu.

Aynı dönemde yurt dışını ziyaret eden vatandaş sayısı yıllık bazda yüzde 10,3 yükselerek 3 milyon 286 bin 105 kişiye ulaşırken kişi başı ortalama harcama 570 dolar oldu.

Numan Kurtulmuş: Kıbrıs Türklerinin mücadelesini tüm platformlarda ifade ettik

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, tüm uluslararası platformlarda, Kıbrıs Türklerinin mücadelesini net şekilde ifade ettiklerini vurguladı.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Özellikle ilk dört madde üzerinde tartışma yapılmaksızın anayasa ile ilgili yapılacak müzakerelerin faydalı sonuçlar doğurabileceği kanaatindeyim.” dedi.

Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Meclis Başkanlığının 2025 yılı bütçesinin sunumunu yaptı.

TBMM’nin, milletin iradesinin tecelligahı olarak tarihte benzersiz bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, bağımsızlık mücadelesinden bugüne kadar milletin birliği, kalkınması ve hürriyeti uğruna Meclis çatısı altında adımlar atıldığını belirtti.

Cumhuriyet’in ve demokrasinin tüm kazanımlarını “halkın emaneti” olarak nitelendiren Kurtulmuş, milletin hukukunu korumak ve hayat kalitesini yükseltmenin en temel sorumluluk olduğunu dile getirdi.

“KIBRIS TÜRKLERİNİN MÜCADELESİNİ TÜM PLATFORMLARDA NET BİR ŞEKİLDE İFADE ETTİK”

Parlamenter diplomasinin, dış politika açısından tamamlayıcı ve dönüştürücü vasıf kazandığına dikkati çeken Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Artık sadece yürütme organlarının değil, parlamentoların ve temsilcilerinin de dünyadaki gelişmelerde etkin bir rol üstlendiği bir çağdayız. Türkiye Büyük Millet Meclisinin etkinliğini ve milletvekillerimizin itibarını artırmak, her şeyden önce demokrasiye bağlılığımız ve milli iradeye olan inancımızın gereğidir. Her birimizin taşıdığı sorumluluk, milletin teveccühüne ve Meclisin kudretine uygun adımlarla hareket etmeyi zorunlu kılmaktadır. Meclisimizi daha etkin, milletvekillerimizi daha saygın kılmak, hepimizin müşterek amacıdır. Bu kutlu görevi üstlenen bizler, milletimize olan sadakatimizle, Türkiye Büyük Millet Meclisinin saygınlığını daha da ileri taşımak azmiyle çalışmaya devam edeceğiz. Bu doğrultuda Meclisimizin etkinliğini artıracak çalışmaları, uluslararası arenada milletimizin haklı taleplerini savunacak güçlü bir diplomasiyle yürütüyoruz.”

Kurtulmuş, tüm uluslararası platformlarda, Kıbrıs Türklerinin mücadelesi ve Azerbaycan’ın Karabağ Zaferi’nde Türkiye’nin duruşunu net şekilde ifade ettiklerini aktardı.

Gazze’deki insanlık dramı karşısında milletin onurlu ve hakkaniyetli tavrını dünya kamuoyuna duyurduklarının altını çizen Kurtulmuş, TBMM’nin, milletin itibarını, hakkını ve hukukunu kararlılıkla savunduğunu ifade etti.

“ULUSLARARASI SAHADA İNSANLIK VİCDANININ SESİ OLMAYA DA GAYRET EDİYORUZ”

TBMM Başkanı Kurtulmuş, “Bu yüce çatı altında, milletimizin sadece iç meselelerine değil, aynı zamanda uluslararası sahada insanlık vicdanının sesi olmaya da gayret ediyoruz.” dedi.

Filistin meselesinin, dünya genelinde hak ve adalet arayışının sembollerinden biri olduğuna işaret eden Kurtulmuş, TBMM’nin Filistin konusunda etkin rol üstlendiğini kaydetti.

Devlet, hükümet ve parlamento başkanlarıyla Filistin konusunda yaptıkları görüşmeleri hatırlatan Kurtulmuş, 180’den fazla muhatapla yaptıkları görüşmelerde Filistin’de yaşanan İsrail’in zulmüne karşı durduklarını belirttiklerini anlattı.

Kurtulmuş, “Parlamenter diplomaside, Filistin meselesinin dünya kamuoyunun dikkatinden kaçmaması ve bu mücadeleye tüm parlamentoların ortak iradesiyle katkı sunması için yürüttüğümüz faaliyetler her geçen gün daha da yoğunlaşmaktadır. Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna iletilen taleplerden Uluslararası Adalet Divanına taşınan soykırım davasına kadar tüm süreçlerde, Türkiye Büyük Millet Meclisinin tam desteği, farklı siyasi görüşlerin ve partilerin el birliğiyle sağlanmıştır. Yasama, yürütme ve yargı erklerinin aynı amaç doğrultusunda kenetlenerek çalıştığı, Uluslararası Adalet Divanı’ndaki Filistin Davası’na müdahale sürecinde gösterilen bu irade, Türkiye’nin, dünyaya insan hakları ve adaletin tesisi konusundaki kararlılığının bir ispatıdır.” diye konuştu.

Filistin konusunda oy birliğiyle alınan ve TBMM’den geçirilen kararların, tezkerelerin önemli olduğunu belirten Kurtulmuş, “Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak, Filistin’in bağımsızlık mücadelesiyle dayanışma içerisinde hareket etmek; milletimizin bize yüklediği bir sorumluluktur. Bu gayretler, yalnızca mazlum milletlerin sesi olmakla kalmayıp, Meclisimizin itibarı ve milletimizin vicdanına olan sadakatimizin bir nişanesidir.” değerlendirmesinde bulundu.

Rusya-Ukrayna krizinde üstlenilen arabuluculuk rolünün küresel barışa katkı sunma adına yürütülen gayretlerin önemli parçalarından biri olduğunun altını çizen Kurtulmuş, Türkiye’nin her iki ülkeyle diyalog kurabildiğini söyledi.

Kurtulmuş, “Sayın Putin ile gerçekleştirdiğimiz görüşmede, ülkemizin barışçıl çözümler konusunda taraflara sunduğu önerilerin dikkatle değerlendirildiğini görmek önemlidir.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin sadece bölgesel değil, aynı zamanda küresel barışın temini için sağladığı katkıların karşılıklı bir işbirliği zeminine taşınabileceğine dair olumlu işaretler aldıklarını bildiren Kurtulmuş, Türkiye’nin, TBMM dahil ilgili tüm kurumlarıyla bölgesel istikrarın anahtarı olma yolundaki çabalarının takdirle karşılandığına şahit olduklarını belirtti.

“TBMM ANAYASA YAPMA YETKİSİNE DE KUDRETİNE DE SAHİPTİR”

Geçen yıl TBMM’de grubu bulunan ve bulunmayan partilerle yeni anayasanın genel çerçevesi konusunda temaslarda bulunduklarını hatırlatan Kurtulmuş, bu süreçte hiçbir siyasi partinin anayasa görüşmelerine kapıyı kapatmadığını söyledi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Bir asrı geride bırakan tecrübesiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi inanıyoruz ki milletin menfaatlerine uygun yeni bir anayasa ihtiyacını her daim gündemine alabilir. Şunu net ifade etmek lazım, TBMM anayasa yapma yetkisine de kudretine de sahiptir. Eğer partiler anlaşır, uzlaşır, belli bir konsensüs sağlanırsa yeni anayasa süreçlerinin devam etmesi mümkündür. Bu konuda yine yaptığımız temaslarda da ortaya çıkan, özellikle ilk dört madde üzerinde tartışma yapılmaksızın anayasa ile ilgili yapılacak müzakerelerin faydalı sonuçlar doğurabileceği kanaatindeyim. Benim şahsi kanaatim, anayasa tartışmalarının, görüşmelerinin sadece Meclis çatısı altında değil, sivil toplum, üniversiteler, diğer toplumsal kesimlerin de sözlerinin, tekliflerinin dinlenebileceği bir platforma döndürülebilmesinin, Türkiye’de normalleşme sürecine katkı sağlayacağını, normalleşme süreci güçlendikçe de başta anayasa olmak üzere çok taraflı olarak karar verilmesi gereken konularda olumlu adımlar atılabileceğini görüyoruz.”

Temsil gücü yüksek, güçlü bir parlamentonun ortaya konulduğunu ifade eden Kurtulmuş, anayasa konusunda atılan adımların, milletin tüm kesimlerinin hak ve hürriyetine sahip çıkan, tüm tarafları eşit gören bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini sözlerine ekledi.

BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANI ÖZÇINAR, TDBB YÖNETİM KURULU TOPLANTISINA KATILDI

Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği ve Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar, Türk Dünyası Belediyeler Birliği (TDBB) Ekim Ayı Yönetim Kurulu toplantısına katıldı. Toplantı, dün Bağcılar Belediyesi’nin ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirildi.

Belediyeler Birliği’nden verilen bilgiye göre, TDBB ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay başkanlığındaki toplantıda, ev sahibi Bağcılar Belediye Başkanı Abdullah Özdemir de hazır bulundu.

Toplantıya, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yanında Azerbaycan, Bosna-Hersek, Kırgızistan, Moldova Gagauz Yeri, Kuzey Makedonya, Moğolistan ve Türkiye’den Yönetim Kurulu üyeleri katıldı.

Türk dünyasına yönelik ortak faaliyetlerin ele alındığı toplantıda, geçmiş üç aylık dönem değerlendirilerek gündem maddeleri görüşüldü.

 

Toplantı, karşılıklı hediye takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.

KKTC’nin suyunu karşılayan baraj Anamur arazilerine de can suyu oldu

Kıbrıs’a içme suyu ve tarım amaçlı su tedarik edilen Alaköprü Barajı, Anamur’da 59 bin dekar tarım arazisini suya kavuşturdu.

Mersin’in Anamur ilçesinde geçtiğimiz yıllarda yapılan ve Kıbrıs’a içme suyu tedarik edilen Alaköprü Barajı son olarak döşenen binlerce metre kare boru sayesinde 59 bin dekar tarım arazisini suya kavuşturdu. Vali Ali Hamza Pehlivan, 12 ay tarım yapılan Anamur ilçesinde bu yıl sonuna kadar sulanan alanın 75 bin dekar çıkacağını kaydetti.

2015 yılında yapımı tamamlanan ve Kıbrıs’a içme suyu tedarik eden Mersin’in Anamur ilçesinde yer alan Alaköprü Barajı, sulama projesiyle tarıma can suyu oluyor. Alaköprü Sulama sahasıyla ilgili yapılan çalışmalar son aşamaya geldi. 304 bin metrelik boru döşeme işinin yüzde 93’ünün tamamlanmasıyla 59 bin dekar arazi suya kavuştu. Yıl sonunda kadar 75 bin dekarın suya kavuşması planlanan projenin tamamlanmasıyla ile de yaklaşık 84 bin dekar tarım arazisinin sulanabilir duruma geleceği ifade edildi.

Anamur ve Bozyazı ilçeleri için önemli bir projenin şantiye alanında olduklarını belirten Vali Ali Hamza Pehlivan, Alaköprü barajı sularının kapalı sistemle tarlalara kavuşturulması için çalışmaların hummalı bir şekilde devam ettiğini söyledi.

“YIL SONUNDA 75 BİN DEKAR SUYA KAVUŞACAK”

İshale hattının şuana kadar yüzde 93’ünün yapıldığına dikkat çeken Vali Pehlivan, “Bu proje kapsamında 304 bin metre boru döşenmesi ön görülmüş, şuanda yüzde 93’ünün döşenmesi gerçekleştirilmiş. Proje tamamlandığında yaklaşık 84 bin dekar tarım arazisi suya kavuşacak. Hali hazırda projenin başlangıcından bugüne kadar tamamlanan işlerle bir yandan yakınındaki tarlalara su verilmek suretiyle 59 bin dektar sulanıyor. Ama bu yıl sonunda alanına 75 bin dekarı suyla kavuşacak. Devamında da yapılan işlerle kısa süre içerisinde 29 mahallemizde binlerce çiftçimiz üreticimiz bu sudan faydalanarak çok daha uygun şartlarda üretimlerini gerçekleştirecek” dedi.

“12 AY BOYUNCA TARIM YAPILIYOR”

Suyun tarımda hayati öneme sahip olduğuna da değinen Pehlivan, ”Tarımsal ürünlerin yetiştirilmesi konusunda su ve sulama sistemleri çok önemli. Anamur ilçemiz de her taraf seralarla çevrili 12 ay boyunca tarım yapılıyor. Muzdan çileğine, avokadosundan mangosuna kadar tropikal meyvelerin üretimi artış gösteriyor. Mersin tarım da 10 üründe birinci sırada. Bir çok üründe ilk 3 ve ilk 10’da yer alıyor. Tabi bütün bu üretim hacminin ayakta durması ve sürdürülebilir olması için sulama sistemi çok önemli. Bu kapsamda Cumhurbaşkanımızın himayelerinde 16 baraj bitirilmiş durumda. Alaköprü’de onlardan birisi. İlimizde toplamda 750 milyon metre küp su tutacak kapasiteye sahibiz” diye konuştu.

Alaköprü Barajı’nın toplam 120 milyon metre küp su tutma kapasitesine sahip olduğunun altını çizen Pehlivan,” Buradan bir mühendislik projesiyle yavru vatanımız Kıbrıs’a su taşınıyor. Yılda 75 milyon metre küp su 2015 yılından itibaren Kıbrıs’a taşınarak içme ve tarım amaçlı olarak kullanılıyor” ifadelerini kullandı.

Hava parçalı ve az bulutlu olacak

Meteoroloji Dairesi’nden verilen bilgiye göre hava parçalı ve az bulutlu olacak.

Meteoroloji Dairesi’nden yapılan açıklamaya göre, bugün parçalı ve az bulutlu geçecek.

Rüzgar ise kuzey ve batı yönlerinden esecek.

İç kesimlerde ve sahillerde sıcaklıkların 26-29°C arasında olması öngörülüyor.

Brent petrolün varil fiyatı 72,56 dolar

Brent petrolün varili, uluslararası piyasalarda 72,56 dolardan işlem görüyor.

Dün 72,70 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 72,64 dolar seviyesinde tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.22 itibarıyla kapanışa göre yaklaşık yüzde 0,1 azalarak 72,56 dolar oldu. Aynı saatte Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 68,83 dolardan alıcı buldu.

Brent petrolün varil fiyatı dün gün içinde yüzde 2,42 artış gösterirken, bugün açılışa göre 0,2 yükseldi. Fiyatların artışında, dünyanın en çok petrol tüketen ülkesi ABD’de ekonominin büyüdüğüne ve talebin artmaya devam edeceğine işaret eden veriler etkili oldu.

ABD Enerji Enformasyon İdaresi, ülkede ticari ham petrol stoklarının geçen hafta önceki haftaya göre yaklaşık 500 bin varil azaldığını açıkladı. Piyasa beklentisi, stokların yaklaşık 1 milyon 500 bin varil artacağı yönündeydi. Beklentinin aksine gerileyen stoklar, ülkede ham petrol talebinin yükseldiğine işaret ederek fiyatları yukarı yönlü destekledi.

Ayrıca, ABD Ticaret Bakanlığı verilerine göre, ABD ekonomisi, bu yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 2,8 büyüdü, tüketici harcamaları ise yüzde 3,7 artarak 2023’ün ilk çeyreğinden bu yana en yüksek artışı kaydetti. Ülkede yarın açıklanacak istihdam verilerinden alınacak sinyallerin ekonominin gidişatına ilişkin daha fazla bilgi vermesi bekleniyor. Uzmanlara göre, söz konusu veriler ABD’de yaklaşan başkanlık seçimleri öncesinde ülke ekonomisinin istikrarlı büyüme hızını koruduğunu gösteriyor.

Para piyasalarındaki fiyatlamalarda ABD Merkez Bankasının (Fed) gelecek ay politika faizini 25 baz puan düşürmesine kesin gözüyle bakılırken, Bankanın aralıkta bir faiz indirimi daha yapacağına ilişkin tahminler yüzde 68 seviyesinde bulunuyor.

Artan ekonomik hareketliliğin petrol talebini de olumlu yönde etkilemesi bekleniyor.

Dünyanın en çok petrol ithal eden ülkesi Çin’de de ekonominin toparlandığına işaret eden veriler fiyatlar üzerinde etkili oluyor. Çin’de ekim ayı imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) 50,1 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşirken, söz konusu veri Nisan 2024’ten bu yana zayıf seyreden imalat aktivitesinde ilk kez artışa işaret etti.

Brent petrolde teknik olarak 80,33 doların direnç, 70,11 doların ise destek olarak izlenebileceği belirtiliyor.

Sadık Gardiyanoğlu, Ankara’da temaslarda bulunuyor

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Ankara’da temaslarda bulunuyor.

Gardiyanoğlu, temasları çerçevesinde Türkiye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Türk Devletleri Teşkilatı Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı ile Sağlık Bilimleri Üniversitesi tarafından düzenlenen Türk Devletlerinde Çalışma Hayatı ve Sosyal Koruma Üst Düzey Yuvarlak Masa Toplantısı’na katıldı.

Gardiyanoğlu, toplantıda yaptığı konuşmada Türkiye Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ve Türk Devletleri Teşkilatı üye devletlerinin tecrübelerini paylaşmasının kendileri için önemine işaret etti.

BRT’de yer alan habere göre, Bakan Gardiyanoğlu, konferansta oluşturulacak politikaların ülkedeki sosyal güvenlik, çalışma hayatı ve sosyal hizmetler uygulamalarına yön vererek, kendilerine ve katılımcılara yeni ufuklar açacağına dikkat çekti.

Gardiyanoğlu, temasları kapsamında mevkidaşı Türkiye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile de görüştü.

2025’te KKTC deniz sahalarında da sondaj yapılacak

Türkiye, petrol ve gaz üretimi için 2025’te KKTC deniz sahaları da dahil 270 kuyuda sondaj yapacak.

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nca hazırlanan 2025 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda, gelecek yıl yapılacak petrol ve gaz üretimine ilişkin hedef ve planlamalar da yer buldu.

AA muhabirinin derlediği verilere göre, Gabar’da üç yılda 5 ayrı sahada keşfedilen petrol rezervlerinin toplamı 867 milyon varile ulaştı. Böylece, enerjide dışa bağımlılığın azaltılması ve yerli kaynakların ekonomiye kazandırılması çalışmaları kapsamında yerli petrol üretimi hız kazandı.

Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın 7 Ekim’de yaptığı açıklamaya göre, günlük petrol üretimi yaklaşık 110 bin varile ulaştı.

Programa göre, petrol üretimin 2025’te günlük 172 bin varile ulaşması hedefleniyor.

Doğal gaz alanında ise 2023’te gaz üretimi bir önceki yıla göre yüzde 109 artarak 852 milyon metreküp olarak gerçekleşirken, doğal gaz üretiminin bu yıl sonunda 2,8 milyar metreküpe, 2025’te ise 3 milyar metreküpe çıkarılması planlanıyor.

Karada ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin deniz sahaları dahil olmak üzere denizlerde petrol ve gaz arama faaliyetleri kapsamında sismik ve sondaj faaliyetler yoğunlaştırılacak.

Bu çerçevede Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı öncülüğünde petrol ve gaz arama ile üretimi çerçevesinde gelecek yıl 270 kuyuda sondaj yapılacak.

Ayrıca, 21 bin kilometrekarelik üç boyutlu sismik veri toplanacak.

Erdoğan: 29 Ekim sevinci, KKTC’de de gururla yaşandı

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, 29 Ekim sevincinin KKTC ve yurt dışındaki temsilciliklerde törenlerle, etkinliklerle, gururla yaşandığını belirtti.

Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bu Cumhuriyet Türk’ün de Kürt’ün de Cumhuriyeti’dir. Vatan topraklarında yaşayan herkesin Cumhuriyetidir.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, dün 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın coşkuyla kutlandığını belirtti.

Yurt dışındaki temsilciliklerde ve KKTC de 29 Ekim sevincinin törenlerle, etkinliklerle, gururla yaşandığını aktaran Erdoğan, dış misyonları ziyaret ederek, mesaj göndererek bayram sevincini paylaşan herkese ve liderlere teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Mücadele ile tarih boyunca vatan savunmasında kahramanca çarpışan tüm şehitleri ve gazileri andı.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketine (TUSAŞ) yönelik terör saldırısını hatırlatan Erdoğan, “Geçen hafta Cumhuriyetimizin en büyük kazanımlarından, en önemli kuruluşlarından biri olan TUSAŞ’ın Kahramankazan’daki tesislerine yönelik alçakça bir terör saldırısı oldu. Bu saldırıda şehit düşen kardeşlerimize Cenabıallah’tan rahmetler diliyor, ailelerinin ve milletimizin başı sağolsun diyor, tedavisi devam eden yaralılarımıza acil şifalar temenni ediyorum.” diye konuştu.

Erdoğan, dün TUSAŞ’ı ziyaret ederek çalışanlarla kucaklaştığını, taziye ve geçmiş olsun dileklerini ilettiğini aktardı.

“DAHA FAZLA ÇALIŞARAK, ŞEHİT ARKADAŞLARININ RUHLARINI ŞAD ETMEYİ SÜRDÜRECEKLERİNE İNANIYORUM”

TUSAŞ tarafından geliştirilen yerli ve milli T625 Gökbey helikopterinin ilkinin törenle Jandarma Genel Komutanlığına teslim edildiğini anlatan Erdoğan, yıl sonundan önce iki Gökbey’in daha jandarmaya teslim edileceğini bildirdi.

2026’da da toplam 20 Gökbey helikopterinin farklı kurumlara teslim edileceğini açıklayan Erdoğan, “TUSAŞ çalışanlarımızı, yaşadıkları kalleş terör saldırısına rağmen her zamankinden daha inançlı, azimli, bilenmiş gördüm. Özgüvenleri fevkalade yüksekti. Gözlerinde tam anlamıyla bir adanmışlık duygusu vardı. TUSAŞ’taki kardeşlerimizin bizzat kendi ifadeleriyle, hainlere rağmen daha fazla üreterek, daha fazla çalışarak, şehit arkadaşlarının ruhlarını şad etmeyi sürdüreceklerine inanıyorum.” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TUSAŞ’ın ve savunma sanayisi kuruluşlarının yanında olmaya devam edeceklerini vurguladı.

Savunma sanayisi ile ilgili video gösteriminin ardından konuşmasına devam eden Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 23 Nisan 1920’de Ankara’da faaliyetlerine başladığını, Kurtuluş Savaşı’nı sevk ve idare ettiğini, zaferin ardından 29 Ekim 1923’te Cumhuriyeti ilan ettiğini söyledi.

“BU CUMHURİYET, 85 MİLYONUN TAMAMININ CUMHURİYETİDİR”

Erdoğan, Cumhuriyet’in, TBMM çatısı altında milletin temsilcilerinin onayıyla, milletin ortak kararı olarak vücut bulduğuna işaret etti.

“Cumhuriyet, belli bir şahsın, belli bir zümrenin, belli bir kitlenin, belli bir mezhebin, meşrebin, etnik kökenin Cumhuriyeti değildir” diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu Cumhuriyet, zenginin olduğu kadar yoksulun da Cumhuriyetidir. Bu Cumhuriyet ne kadar batılının, ne kadar güneylinin Cumhuriyeti ise o kadar da kuzeylinin, o kadar da doğulunun Cumhuriyetidir. Bu Cumhuriyet, Alevinin de Sünninin de Cumhuriyetidir. Bu Cumhuriyet, sağın da solun da Cumhuriyetidir. Bu Cumhuriyet, çoğun da Cumhuriyetidir, azın da Cumhuriyetidir. Bu Cumhuriyet, inancı, düşüncesi, yaşam biçimi, hayat tarzı her ne olursa olsun kendisini bu vatana, bu millete, bu topraklara ait hisseden herkesin, her bir ferdin Cumhuriyetidir ve bu Cumhuriyet, Türk’ün de Cumhuriyetidir, Türk’ün olduğu kadar elbette Kürt’ün de Cumhuriyetidir. Bu Cumhuriyet, ‘Ben, Türkiye Cumhuriyeti’nin onurlu bir vatandaşıyım’ diyen Laz’ın, Çerkez’in, Arap’ın, Rum’un, Roman’ın yani vatan topraklarında yaşayan herkesin Cumhuriyetidir. Bu Cumhuriyet, bizim, hepimizin eseridir. Öyleyse bu Cumhuriyet, bizim, hepimizin, 85 milyonun tamamının Cumhuriyetidir. Ben inanıyorum ki bu topraklar üzerinde yaşayan, bu topraklara vatandaşlık bağı ile bağlı olan hiç kimsenin Cumhuriyet ile Cumhuriyet fikriyle bir meselesi, bir sorunu, bir problemi yoktur.”

Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nda personel istihdam edilecek

Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nda görevlendirilmek üzere personel istihdam edilecek.

Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’ndan yapılan duyuruya göre, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nda görevlendirilmek üzere 2 “askeri memur”, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı birliklerde görev yapmak üzere 126 erkek mukaveleli erbaş ve er, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığında

da görevlendirilmek üzere farklı branşlarda 21 “işçi” statüsünde personel, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nda görevlendirilmek üzere farklı branşlarda 5 “sözleşmeli personel” istihdam edilecek.

Müracaatlar, (https://mucahit.gov.ct.tr) internet adresinden doldurulacak iş başvuru formu ve gerekli belgeler ile (birden çok branşa başvuran adaylar, her başvurduğu branş için istenen belgeleri ayrı ayrı hazırlayarak müracaatlarını tamamlayacak.) 21 Ekim – 22 Kasım 2024 tarihlerinde mesai saatleri içerisinde 08.30-16.00 arasında şahsen Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’na (Boğazköy) yapılacak. Yapılan müracaatlar Komisyon tarafından değerlendirilecek ve başvuru şartlarına uygun olan adaylar sınavlara katılabilecekler. Başvuru şartlarına haiz olmayan adayların evrakı gerekçeleri belirtilerek kendilerine iade edilecek.

Sınav yeri ve tarihi ve benzeri tüm bilgiler (https://mucahit.gov.ct.tr) web adresinden duyurulacak. Sınav öncesi ve sonrası tüm bilgi ve gelişmeler ile duyuru ve çağrılar internet sayfası kanalıyla aday numaraları ile yapılacağından, web sayfasının adaylar tarafından sürekli olarak izlenmesi gerekiyor.

İskele Belediyesi meme kanseri için farkındalık etkinliği düzenledi

İskele Belediyesi, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında pembe pedal ve farkındalık yürüyüşü düzenledi.

İskele Belediyesi’nden verilen bilgiye göre, Meme Kanseri Farkındalık Ayı vesilesiyle İskele Ecevit Meydanı’ndan İskele Belediyesi Halk Plajı güzergahında bisiklet sürüşü ve yürüyüş yapıldı.

Etkinliğin düzenlenmesine Green Pedal Cycling, Kanser Hastalarına Yardım Derneği İskele Şubesi ve İskele Belediyesi Meclis Üyeleri Ahmet Orun ile Mürsel Atuntaş da destek oldu.

Mutlu Kanlı, yarıştaki en süslü bisiklet sahibi olduğu için Arkın Hotel’de iki kişilik günübirlik konaklama kazandı.

İskele Belediye Başkanı Hasan Sadıkoğlu, bu tür etkinliklerin önemli olduğunu, Belediye olarak pek çok sosyal sorumluluk projelerinde yer aldıklarını kaydetti.

Kadınların meme kanseri hakkında bilinçli olmasının çok önemli olduğunu kaydeden Sadıkoğlu, erken teşhisin hayati önem taşıdığını söyledi. Erken müdahalenin tedavi sürecinde çok önemli olduğunu kaydeden Sadıkoğlu, etkinliğe katkı koyan herkese teşekkür etti.

KKTC’ye Ayrılan 8,5 Milyarlık Kaynak Nerelerde Kullanılacak?

Türkiye’de 2025 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı yayınlandı. Programda, KKTC’ye gelecek yıl 8,5 milyar TL kaynak ayırdığı bildirildi. Kaynak nerelerde kullanılacak? İşte yanıtı…

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığınca hazırlanan “2025 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı”nda, KKTC için gelecek yıl 8,5 milyar TL kaynak ayırdığı aktarıldı. Ayrıca, KKTC’ye verilen krediler için 4 milyar TL ödenek öngörüldüğü belirtildi.

2025 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programında KKTC’nin deniz ruhsat sahalarında petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri kapsamında sismik ve sondaj çalışmalarının yoğunlaştırılacağı vurgulandı.

Türkiye Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından Doğu Akdeniz’de terör örgütlerinin Türkiye’ye deniz yoluyla girmesinin önlenmesi için KKTC ve Doğu Akdeniz Sahil Gözetleme Sistemi kapsamında bir sahil gözetleme istasyonu kurulacağı kaydedildi.

Programda, Kıbrıs’ta bulunan vakıf eserlerinin arşiv belgelerinin tespit, tercüme ve transkript çalışmaları yürütüleceği belirtildi.

Kıbrıs konusunda uluslararası kamuoyunun doğru bilgilendirilmesine yönelik faaliyetler gerçekleştirileceğinin altı çizildi.

KAYNAK NERELERE HARCANACAK?
2025 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı”nda şu ifadelere yer verildi:

Sermaye transferlerinin 2025 yılında 338 milyar TL ile GSYH’ya oranla yüzde 0,5 olacağı öngörülmektedir. Bu kapsamda, deprem konutlarının yapımı ve altyapı giderleri için 244,9 milyar TL, sosyal konut yapımı için 22,9 milyar TL, KÖYDES için 7,5 milyar TL, SUKAP için 3,9 milyar TL, kalkınma ajanslarına 2,9 milyar TL, SOGEP için 600 milyon TL ödenek öngörülmüştür. Ayrıca, KKTC için 8,5 milyar TL, TÜBİTAK Ar-Ge projeleri için 17 milyar TL kaynak ayrılmıştır. 2025 yılında borç verme kaleminin 306,1 milyar TL ile GSYH’ya oran olarak yüzde 0,5 olacağı öngörülmektedir. Ödeneğin 229,2 milyar TL’si KİT’lere, 11,5 milyar TL’si Eximbank’a, 1,5 milyar TL’si Kredi Garanti Fonuna tahsis edilmiştir. Ayrıca, öğrenim ve harç kredileri için 27,8 milyar TL, KKTC’ye verilen krediler için 4 milyar TL ödenek öngörülmüştür.

“KKTC’NİN DENİZ RUHSAT SAHALARINDA
SİSMİK VE SONDAJ ÇALIŞMALARI YOĞUNLAŞTIRILACAK”
Karada ve KKTC’nin deniz ruhsat sahaları dâhil olmak üzere denizlerde petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri kapsamında sismik ve sondaj çalışmaları yoğunlaştırılacaktır.

“SAHİL GÖZETLEME İSTASYONU KURULACAK”
Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından Doğu Akdeniz’de terör örgütlerinin ülkemize deniz yoluyla girmesinin önlenmesi için KKTC ve Doğu Akdeniz Sahil Gözetleme Sistemi kapsamında bir sahil gözetleme istasyonu kurulacaktır.

“KIBRIS’TAKİ VAKIF ESERLERİNİN
ARŞİV BELGELERİNİN TESPİTİ”
Kosova, Makedonya ve Kıbrıs’ta bulunan vakıf eserlerinin arşiv belgelerinin tespit, tercüme ve transkript çalışmaları yürütülecektir

Türkiye’nin tanıtımı ve ülke gündemi bağlamında hedef kitleye ve gündem konularının içeriğine uygun olacak şekilde başta G20, BM, NATO, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) etkinlikleri kapsamında olmak üzere konferans, panel, forum, eğitim gibi faaliyetler gerçekleştirilecektir.

“KIBRIS KONUSUNDA ULUSLARARASI KAMUOYUNUN DOĞRU BİLGİLENDİRİLMESİ İÇİN FAALİYETLER YAPILACAK”
Kara propaganda ile mücadele kapsamında ulusal ve uluslararası platformlarda kamuoyunun doğru bilgilendirilmesine yönelik çalışmalar yürütülecek, Türkiye’nin terörle mücadele çabalarının ve bu bağlamda FETÖ/PKK/PYD gibi terör örgütlerinin küresel bir tehdit olduğunun duyurulması ve 1915 Olayları, Kıbrıs Meselesi gibi konular hakkında uluslararası kamuoyunun doğru bilgilendirilmesine yönelik faaliyetler gerçekleştirilecektir.

Ulusal ve uluslararası platformlarda kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla Türkiye’nin girişimci ve insani dış politikasını önceleyen kamu diplomasisi faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi ve bu kapsamda nitelikli yayınların çıkarılmasına yönelik çalışmalar yapılacaktır. 4. Türkiye’nin tanıtımı ve ülke gündemine ilişkin ulusal/uluslararası faaliyetlerin etkinliğini artırmaya yönelik çeşitli dillerde sözlü ve yazılı çeviri çalışmaları yürütülecektir. 5. Kriz İletişimi kapsamında ulusal ve uluslararası tatbikat, eğitim ve diğer faaliyetler, yayın ve projeler gerçekleştirilecektir”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’dan anlamlı Cumhuriyet mesajı…

29 Ekim günü düzenlenen TEMFED Başkanlar Kurulu Toplantısı, Les Ambassadeurs Hotel’de gerçekleştirildi.

Toplantıya Türkiye Cumhuriyeti Ekonomi Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, TEMFED Başkanı Hacı Ali Taylan, KKTC Maliye Bakanı Prof. Dr. Özdemir Berova, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Prof. Dr. Erhan Arıklı ve UBP Lefke Milletvekili Fırtına Karanfil katıldı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, toplantıda yaptığı konuşmada, Doğu Akdeniz’deki Türk varlığının önemini vurgularken “Doğu Akdeniz’deki Türk devleti ilelebet yaşayacaktır” ifadesini kullandı. Tatar, Anavatan Türkiye’nin desteğinin her zaman hissedildiğini ve bu desteğin KKTC için büyük bir güç kaynağı olduğunu belirtti. “Bizim Türkiye’yle ayrımız gayrımız yok,” diyen Tatar, iki ülkenin birlikteliğine vurgu yaparak 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutladı.

Emlak Sektöründe Çözüm Vurgusu

Toplantıda ayrıca KKTC emlak sektöründe yaşanan sorunlar masaya yatırıldı. Katılımcılar, sektörün yakın zamanda rahatlayacağına yönelik olumlu mesajlar verdi. Maliye Bakanı Prof. Dr. Özdemir Berova, bu alanda yapılacak reform ve düzenlemelerin yatırımcılar için önemli bir adım olacağını belirtirken, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Prof. Dr. Erhan Arıklı ise sektördeki gelişmelerin ülke ekonomisine katkısını artıracağını ifade etti. Türkiye Cumhuriyeti Ekonomi Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan da Türkiye’nin bu konuda KKTC’ye her türlü desteği sağlayacağını belirterek, iki ülke arasındaki güçlü ekonomik bağlara dikkat çekti.

Bu anlamlı etkinlik, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’na denk gelmesi nedeniyle Türkiye ve KKTC arasındaki bağların bir kez daha altını çizdi.

Cumhuriyet Bayramı Yol Koşusu gerçekleştirildi

Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) ile KKTC Atletizm Federasyonu işbirliğinde her yıl geleneksel olarak düzenlenen “29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Yol Koşusu” gerçekleştirildi.

GAÜ Kurumsal İletişim Daire Başkanlığı’nca verilen bilgiye göre, Türkiye Cumhuriyeti’nin 101’inci kuruluş yıldönümünde, bu yılki koşunun başlangıç ve bitiş noktası yine ‘GAU Lympic’ tesisleri oldu.

Geleneksel koşu öncesi söz alan GAÜ Rektörü Prof. Dr. Serdar Yurtsever, tüm katılımcıların bayramlarını kutlayarak, başarı diledi.

“29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Yol Koşusu”, GAÜ Merkez Kampüsü’nü çevreye bağlayan yol ve noktalar üzerinde oluşan 5 Kilometre uzunluğundaki parkurda gerçekleşti.

KKTC Atletizm Federasyonu’nun gözlemci ve hakemlerinden oluşan heyetin ilan ettiği sonuca göre; Kadınlarda Özgür Baklaoğlu, erkeklerde Nejdet İ. Avcı, parkuru birinci olarak tamamladı.

Girne Amerikan Üniversitesi Sağlık, Kültür ve Spor Dairesi Başkanı Türkay Akpınar’ın yanı sıra GAÜ Rektörü Prof. Dr. Serdar Yurtsever, Rektör Yardımcısı Doç. Dr. Oya Ertuğruloğlu, GAÜ Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Ferit Acar, GAÜ Genel Sekreteri Aylin Ayhan, Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Muzaffer Doğgün ve Rektör Danışmanı Celal Sakka, yarışmacılara madalyalarını takdim ederek, katılım sertifikalarını verdi.

Ercan’da “Geçmişin İzinde Kızılay” sergisi…

Kıbrıs Türk Kızılay’ı, Kızılay Haftası dolayısıyla, kuruluşunun 50. yıl dönümü anısına Ercan Havalimanı’nda “Geçmişin İzinde Kızılay” resim sergisi açtı.

Ercan Havalimanı’nda yer alan sergi 4 Kasım’a kadar “giden yolcu” bölümünde pasaport sonrası yolcular tarafından gezilebilecek.

Kıbrıs Türk Kızılay’ı tarafından yapılan açıklamaya göre, T&T Havalimanı İşletmeciliği ile birlikte düzenlenen sergide Barış Harekatı öncesinde adada Türk Kızılay tarafından yürütülen insani yardım çalışmalarından kesitleri içeren fotoğraflar sunuluyor.

Kızılay faaliyetlerine ilişkin dönemin öne çıkan gazete manşetleri ile haber kupürleri de yer alan sergide yarım asır öncesindeki dayanışma ruhunu gözler önüne seren fotoğraflar yolcuları tarihi bir yolculuğa çıkarıyor.

Sağlık Bakanlığı’ndan Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesindeki 6 Bebekle İlgili Yeni Açıklama

Sağlık Bakanlığı Açıklaması

Bugün sabah saatlerinde yapılan değerlendirmelere göre, Dr. Burhan Nalbantoğlu Acil Durum Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde tedavi görmekte olan 6 bebeğin sağlık durumu stabildir ve olumlu yönde seyretmektedir. Dün itibarıyla 6 bebek ağızdan beslenmeye başlamış olup, bu gelişme tedavi süreçlerinde önemli bir adımı teşkil etmektedir. Bebeklerin sağlık durumu iyi yönde gelişmeye devam etmektedir. Kamuoyuna duyurulur.

Erdoğan: Kıbrıs Harekatı’nda dışa bağımlı olmanın sakıncalarını tecrübe ettik

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kıbrıs Barış Harekatı’nda dışa bağımlı olmanın sakıncalarını, hem de acı bir şekilde tecrübe ettik” ifadelerini kullandı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ülkemize yönelik terör tehdidini kaynağında bertaraf etme noktasında asla rehavet içine girmeyiz. İster sınırlarımız dahilinde, ister sınırlarımız ötesinde olsun, nerede ülkemize yönelik bir tehdit unsuru tespit edersek, onu ortadan kaldırmaktan bizi kimse alıkoyamaz.” dedi.

Erdoğan, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketi (TUSAŞ) Merkez Yerleşkesi’nde düzenlenen “T625 Gökbey Helikopteri Teslimat Töreni”nde konuştu.

Jandarma Genel Komutanlığının ihtiyacını karşılamak üzere geliştirilen Gökbey’in teslimatı için TUSAŞ’ta olduklarını belirten Erdoğan, Cumhuriyet’in 101’inci yıl dönümünde, bu anlamlı törende bulunmaktan büyük memnuniyet duyduğunu söyledi.

Vatandaşların 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı tebrik eden Erdoğan, 23 Ekim’de TUSAŞ’a yönelik düzenlenen hain terör saldırısında şehit olan 5 kişiye Allah’tan rahmet diledi.

İsimleri tarihe ve milletin kalbine tek tek nakşedilen mühendis Zahide Güçlü Ekici, teknisyen Cengiz Coşkun ve Hasan Hüseyin Canbaz’ı, güvenlik görevlisi Atakan Şahin Erdoğan ve taksi şoförü Murat Arslan’ı şükranla yad eden Erdoğan, “Rabb’im şehitlerimizin ruhlarını şad, mekanlarını cennet eylesin diyorum.” dedi.

Erdoğan, terör eyleminde yaralanan 22 kişinin çoğunun taburcu edildiğini belirterek, tedavileri süren 3 kişiye Allah’tan acil şifalar diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz, ilahi mesajda buyrulduğu üzere, şehitlerin ölüler olmadığına, onların diri olduğuna tüm kalbimizle inanıyoruz. Aziz şehitlerimizin yüzü suyu hürmetine, onların fedakarlıklarıyla, onların hatıralarıyla vatanımızda huzur ve güven içinde yaşıyoruz. Burada şunu büyük bir iftiharla söylemek isterim, şehitlerimizin yakınlarının vakar, sabır ve metanetini gördükçe, nasıl asil bir milletin ferdi olduğumuzu çok daha iyi anlıyoruz. Aynı şekilde TUSAŞ çalışanlarımızın, yaşadıkları terör saldırısına rağmen dik ve dirayetli duruşu, her türlü takdirin üzerindedir. ‘Hainlere inat, daha fazla çalışacağız, daha fazla üreteceğiz’ diyerek bu milletin yiğitliğini, cesaretini ve korkusuzluğunu tüm dünyaya bir daha gösteren TUSAŞ’ın siz kahramanlarına, Türkiye Cumhurbaşkanı olarak, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum.”

“TERÖRİSTLERE NEFES ALDIRMIYORUZ”

TUSAŞ’taki herkesin, şehitlerden devraldığı emaneti layıkıyla taşıdıktan sonra gelecek nesillere çok daha güçlü bir şekilde devredeceğinden şüphe duymadığını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Şunun da bilinmesinde fayda görüyorum, bu tür hain saldırılar, bizim terörle mücadeledeki azim ve kararlılığımızı asla kıramaz, geriletemez, bizi yolumuzdan geri çeviremez. Ülkemize yönelik terör tehdidini kaynağında bertaraf etme noktasında asla rehavet içine girmeyiz. İster sınırlarımız dahilinde, ister sınırlarımız ötesinde olsun, nerede ülkemize yönelik bir tehdit unsuru tespit edersek, onu ortadan kaldırmaktan bizi kimse alıkoyamaz. Bunun için uhdemizde bulunan tüm imkanlardan, tüm araçlardan, terörü sona erdirecek her türlü vasıtayı devreye almaktan da çekinmeyiz.”

Son yıllarda yeni terörle mücadele konsepti sayesinde bölücü terör örgütüne çok ağır darbeler indirildiğinin altını çizen Erdoğan, “Sınırlarımız ötesinde yuvalanan teröristlere nefes aldırmıyoruz.” dedi.

Erdoğan, Pençe-Kilit Harekatı’yla Irak sınırının güvenliğini tahkim ettiklerini belirterek, Suriye’ye gerçekleştirilen operasyonlarla da güneydeki terör yapılanmasını sınır şehirlerinden uzaklaştırdıklarını söyledi.

“ŞEHİTLERİMİZİN KANINI YERDE KOYMADIK”

“Terörün olmadığı bir ülke ve bölge hedefimize ulaşana kadar, inşallah, bu mücadeleyi sabırla devam ettireceğiz. Elbette bunu yaparken, terör baronlarının ve onları taşeron olarak kullanan patronlarının oyununa gelmeyeceğiz” ifadelerini kullanan Erdoğan, şöyle konuştu:

“40 yıllık tecrübemiz bize terörün asıl gayesinin milletimizin ezeli ve ebedi kardeşliğini dinamitlemek olduğunu öğretmiştir. Bunun önüne ancak, iç cephemizin mukavemetini artırarak geçebiliriz. 85 milyon birlik, beraberlik ve kardeşlik içinde asırlardır olduğu gibi inşallah daha nice yüzyıllar boyunca bu topraklarda yan yana barış ve huzur içinde yaşayacağız. TUSAŞ çalışanlarımızın bir konuda gönüllerini ferah tutmalarını istiyorum, bu tür kalleş ve hain eylemler, bölücü örgütün son çırpınışlarıdır. Ne bölgemizin ne de ülkemizin geleceğinde teröre, şiddete asla yer yoktur ve olmayacaktır. Devletimiz, katil sürülerinden de bunların tasmasını elinde tutan ağababalarından da daha güçlüdür, hepsinin hakkından gelecek, hepsini tepeleyecek kudret ve kuvvete Allah’ın izniyle ziyadesiyle sahiptir. Suriye ve Irak’taki terör yuvalarını bölücü alçakların başlarına geçirerek, şehitlerimizin kanını yerde koymadık.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Hainlere inat daha fazla çalışacağız. Alçaklara inat daha fazla üreteceğiz. Emperyalistlere inat daha fazla geliştireceğiz. İçerdeki ve dışardaki bedhahlara inat çok daha ileri konumlara geleceğiz. Türkiye Yüzyılı’nı inşa edene kadar azimle, sabırla ve kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz.” dedi.

TUSAŞ’ın, Türk savunma sanayinin nasıl badireler atlattığının, hangi zorluklarla, hangi engellerle karşılaştığının en canlı şahitlerinden biri olduğunu belirten Erdoğan, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Gazi Mustafa Kemal’in başlattığı sanayi hamlesinde savunma sanayisinin de bulunduğunu hatırlattı.

Vecihi Hürkuş, Şakir Zümre, Nuri Demirağ ve Nuri Killigil gibi müteşebbislerin gayretlerinin bugün bile hayranlıkla hatırlandığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Ancak bu vizyoner çabaların, içeriden ve dışarıdan birileri tarafından nasıl akamete uğratıldığını da hepimiz çok iyi biliyoruz. Türkiye, çok erken başladığı, ilk etapta çok önemli mesafe de aldığı bu yarıştan maalesef kopartılmıştır. Savunma sanayi alanında ülkemiz neredeyse tamamen dışa bağımlı hale gelmiştir. Kıbrıs Barış Harekatı’nda dışa bağımlı olmanın sakıncalarını, hem de acı bir şekilde tecrübe ettik. Önce tehditle başlayan ardından ambargoyla devam eden süreç, ülkemiz için kendine yeten bir savunma sanayinin önemini göstermişti.

Halkımızın desteğiyle kurulan silahlı kuvvetlerimizi güçlendirme vakıfları eliyle hayata geçen Aselsan, TUSAŞ, Havelsan, sonrasında Roketsan gibi kurumlar bu sürecin ürünleridir. Merhum Erbakan Hocamızın bu kurumların ülkemize kazandırılmasında gerçekten emsalsiz katkıları olmuştur. 1985’te rahmetli Turgut Özal’ın başbakanlığı döneminde Savunma Sanayii Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı kuruldu. 2004’teki Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısı, milli savunma sanayimiz açısından bir dönüm noktası teşkil etti.”

“SAVUNMA SANAYİSİNDE KENDİNE YETEN ÜLKE KONUMUNA GELDİK”

Bundan sonra dışarıdan hazır alımlar yerine ülkenin ihtiyacı olan ürünleri yerli ve milli imkanlarla geliştirmeye, yerelden temin etmeye ağırlık verdiklerini söyleyen Erdoğan, “Bunun müspet sonuçlarını da gördük ve görüyoruz. Uyguladığımız politikalarla yüzde 20’lerde olan savunma sanayi yerlilik oranı, bugün yüzde 80’leri aştı. Bini aşkın yerli savunma sanayi projesi ve 100 milyar dolarlık proje portföyü ile bu alanda kendi kendine yeten bir ülke konumuna geldik.” dedi.

Savunma sanayinin 3 bin 500’ü aşkın firma ve 90 bini aşkın çalışanıyla Türkiye ekonomisine en yüksek katkıyı veren sektörler arasında yer aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsansız Hava Aracı pazarında dünyanın açık ara en büyük üreticisiyiz. 2018’den bu yana dünya genelindeki silahlı İHA satışlarının yüzde 65’ini TUSAŞ’ın aralarında olduğu Türk şirketleri gerçekleştirdi. Bakınız, daha önce bize silah verenler, attığımız kurşunların çetelesini tutar, kimi zaman da bunun hesabını sorardı. Toplu iğne yapamıyorduk. Nerelerden nerelere?” ifadelerini kullandı.

Teröre karşı yürütülen mücadelede sürekli engellerle karşılaşıldığını hatırlatan Erdoğan, “Hamdolsun artık kendi geliştirdiğimiz silahları kullanarak tüm bu sorunları aştık, aşıyoruz. Artık İHA’mız var mı? Var. SİHA’mız var mı? Var. AKINCI’mız var mı? Var. KIZILELMA’mız var mı? Var oğlu var.” dedi.

“ÇELİK KUBBE’Yİ YAPACAĞIZ”

Türkiye’nin milli güvenliğine dair konularda adım atarken artık kimsenin icazetini aramadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Tabii bununla yetinmeyeceğiz. Önümüzdeki dönemde İHA ve SİHA’ların yanı sıra, insansız ve otonom deniz araçlarından denizaltı platformlarına ve uçak gemilerine kadar çeşitli muharip deniz platformlarının geliştirilmesine ağırlık vereceğiz. Katmanlı hava savunma sistemlerimizin güvenliğimiz açısından ne kadar hayati önemde olduğu bugün çok daha iyi anlaşılıyor. Terörist sızmaların engellenmesinden hasım unsurlardan gelebilecek taarruzların önlenmesine birçok asimetrik tehdidin bertaraf edilmesinde katmanlı hava savunma sistemlerimizin güçlendirilmesine ihtiyacımız var. Sistemler Sistemi, adamın nesi var? ‘Kubbe’ de ‘Kubbe’ diyor. Onların Demir Kubbe’si varsa biz de dedik ‘Bizim Çelik Kubbe’miz olacak.’ Çelik Kubbe’yi yapacak mıyız? Yapacağız. Onlara bakarak, ‘Bizde neden yok?’ demeyeceğiz. Bu süreçte uzun menzilli füze kabiliyetlerimizi de arttıracağız. Dosta güven aşılayan, düşmanlara korku salan bir caydırıcılığa ulaşıncaya kadar hiçbir alanı ihmal etmeden hep birlikte çalışacağız.”

ŞEHİT MÜHENDİS EKİCİ GÖKBEY PROJESİNDE ÇALIŞIYORDU

Türkiye’nin havacılık ve uzay sanayii çalışmalarındaki öncü kuruluşu olan TUSAŞ’ın son yıllarda geliştirdiği ürünlerle sadece güvenlik birimlerinin değil, dost ve kardeş ülkelerin de kapasitesini güçlendirdiğini vurgulayan Erdoğan, “TUSAŞ’ımızın göğsümüzü kabartan projelerinin sırrı, kurumlarımız arasında giderek artan yakın iş birliği ve koordinasyondur. Kurumlarımız arası eşgüdüm ve anlayış birliği güçlendikçe, işte bugün burada olduğu gibi oyun değiştiren projeler ortaya çıkıyor.” dedi.

Erdoğan, 2013 yılında tasarım, geliştirme ve test faaliyetleri başlayan GÖKBEY helikopteriyle ne kadar iftihar etseler az olacağını ifade ederek, şunları söyledi:

“Tabii GÖKBEY’in hikayesini bizim için daha anlamlı ve özel kılan, Şehit Mühendis Zahide Güçlü Ekici’nin bu projede yer almasıdır. Merhume Zahide kardeşimiz, 2021 yılından itibaren Helikopter Alt Sistem Yerlileştirme ve Tedarik birimlerinde lider mühendis olarak çalışmıştır. Bugün, Jandarma Genel Komutanlığımıza teslim edeceğimiz GÖKBEY helikopterimizle inşallah Zahide kardeşimizle birlikte diğer şehitlerimizin de ruhlarını şad edeceğimize inanıyorum.”

“20 ADET GÖKBEY’İN TESLİMATI 2026 İÇİNDE TAMAMLANACAK”

GÖKBEY helikopterlerinin Jandarma Genel Komutanlığında personel taşıma, kargo, hava ambulans, arama-kurtarma ve eğitim faaliyetlerinde kullanılacağını belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“GÖKBEY helikopterimizin ilk teslimatını gerçekleştiriyoruz. Seri üretim sözleşmesi kapsamındaki 2 adet helikopterin teslimatları da yıl sonuna kadar yapılacak. Buna ilave olarak, Kara Kuvvetleri Komutanlığımıza 7, Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza 4, Jandarma Genel Komutanlığımıza 3, Emniyet Genel Müdürlüğümüze 3, Sahil Güvenlik Komutanlığımıza 3 olmak üzere toplamda 20 adet GÖKBEY helikopterinin teslimatı 2026 yılı içinde tamamlanacak. Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçları için ilave 57 adet GÖKBEY helikopterinin seri üretimine yönelik planlamalar devam ediyor. Bununla birlikte, 2026 yılı başından sonra halihazırda Sağlık Bakanlığı için üretimi devam eden ambulans helikopterler de teslim edilecek. Önümüzdeki dönemde 100’den fazla GÖKBEY ihtiyacına yönelik tedarik planlaması sürüyor. Öte yandan, TEI firmamız tarafından geliştirilen TS1400 motoru ile GÖKBEY helikopterimizin ilk uçuşu 2023’te gerçekleştirildi. 2028 yılından itibaren GÖKBEY helikopterlerimizin teslimatlarını inşallah bu motorumuzla yapacağız.”

“EMPERYALİSTLERE İNAT DAHA FAZLA GELİŞTİRECEĞİZ”

“Savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye hayalimizi gerçeğe dönüştürünceye kadar bize durmak, dinlenmek, nefeslenmek yok” diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Hainlere inat daha fazla çalışacağız. Alçaklara inat daha fazla üreteceğiz. Emperyalistlere inat daha fazla geliştireceğiz. İçerdeki ve dışardaki bedhahlara inat çok daha ileri konumlara geleceğiz. Türkiye Yüzyılı’nı inşa edene kadar azimle, sabırla ve kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Bu düşüncelerle teslimatı gerçekleşen ilk GÖKBEY helikopterimizin Jandarma Genel Komutanlığımız başta olmak üzere, ülkemize ve savunma sanayimize tekrar hayırlı olmasını diliyorum.”

Proje kapsamında görev alan Savunma Sanayii Başkanlığı’nı ve TUSAŞ çalışanlarını tebrik eden Erdoğan, kalleş terör eyleminde şehit olanlara Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diledi.

NOTLAR

Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve şehitler ile TUSAŞ’taki terör saldırısında şehit olanlar için saygı duruşunda bulunulan törende, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, dua edip Kuran’ı Kerim tilaveti gerçekleştirdi.

Gökbey’in anlatıldığı video gösteriminin yapıldığı törende, TUSAŞ’a yönelik terör saldırısında şehit olanların fotoğrafları ile “Daha çok çalışacağız, daha çok üreteceğiz” pankartı da yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından, helikopteri yakından inceledi, helikopterin gövdesine imza attı ve TUSAŞ’a yönelik terör saldırısında hayatını kaybeden mühendis Zahide Güçlü Ekici’nin ismini yazdı.

Anı defterini de imzalayan Erdoğan, kokpite geçti ve yetkililerden helikoptere ilişkin bilgi aldı.

Erdoğan, daha sonra, Jandarma Genel Komutanlığı envanterine alınan GÖKBEY helikopterinin uğurlama törenine katıldı.

Törende, HÜRKUŞ, HÜRJET ve ANKA 3 de gösteri geçişi yaptı, ardından GÖKBEY helikopterleri havalandı. GÖKBEY’in jandarma pilotu, tören alanındakilere telsizden seslenerek, “GÖKBEY sadece bir helikopter olmanın ötesinde bir ulusun hayallerini gerçekleştirmek için attığı cesur bir adımdır. Emeği geçen herkese teşekkür ederiz.” ifadelerini kullandı.

Geçiş sırasında GÖKBEY’lere ATAK helikopterleri eşlik etti.

Törene, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Ali Çardakcı, TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu ile davetliler katıldı.