Archives 2024

Tatar UBP PM’de konuştu: Her yerde KKTC’yi tanıtmak için didiniyorum

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Ulusal Birlik Partisi Parti Meclisi toplantısına katılarak, New York görüşmesiyle ilgili detayları aktardı.

Konuşmasına “Birlikte bu yolları yürüdük yürümeye devam edeceğiz” diyerek başlayan Tatar, 4 yıl sonra UBP PM’de olmaktan büyük mutluluk duyduğunu kaydetti.

“Türkiye’nin garantörlüğü olmadan asla”

İki devletli yeni politikanın devam ettiğini ve kabulünün sağlanması için başta uluslararası alan olmak üzere yoğun çalışmalarda bulunduklarını belirten Tatar, ‘bunun yanında Türkiye’nin garantörlüğü şarttır. Kıvırmak yok. Türkiye’nin garantörlüğü gözden geçirilmeye bile açık değildir. Türkiye’nin garantörlüğü olmadan asla” ifadelerini kullandı.

“Her yerde KKTC’yi tanıtmak için didiniyorum”

KKTC’nin Türkiye’nin göz bebeği olduğunu ve kendilerinin de buna saygı duyduğunu belirten Tatar, ‘her yerde KKTC’yi tanıtmak için didiniyorum ve haykırıyorum. Hepimiz için bunu yapıyorum’ ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıtmak için ‘didindiğini’ belirterek, Avustralya’ya giden ilk KKTC Cumhurbaşkanı olduğunu söyledi.

Avustralya’nın kendisine vize vermediğini belirten Cumhurbaşkanı Tatar, turist vizesi verilmesinin teklif edildiği aktardı ve “Ne demek turist vizesi? Ben turist Ömer miyim? Ben KKTC Cumhurbaşkanıyım!” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Tatar, BM Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın gündeme gelmeden önce Avustralya’nın eski dışişleri bakanının önerildiğini de dile getirerek, şunları söyledi:

“Sayın Genel Sekreter beni aradı. Kişisel temsilci tayin edecekmiş, bana eski Avustralya Dışişleri Bakanını önerdi. Ben de asla kabul etmeyeceğimi söyledim. Çünkü dedim, KKTC Cumhurbaşkanı olarak vize bile alamıyorum. Avustralya’nın taraf olduğunu söyledim ve kabul etmedim. Vizeyi versinler sonra düşünürüm dedim. Ondan sonra Holguin gündeme geldi. BM Genel Sekreteri, Avustralya’nın bana vize vermemesini not aldı, ayrıca Türkiye’ye de söyledim. Herkes birleşti, vizeyi verdiler gittim.”

Cumhurbaşkanı Tatar, 2024 Mayıs ayında Avustralya’ya bir ziyaret gerçekleştirmişti.

“İki devletlilik politikası bir yere geldi”

Tatar, şöyle devam etti:

Avustralya’ya giden ilk Cumhurbaşkanı’yım. Bu büyük bir başarıdır. İki devletliliği orada da anlattım. Her yerden saldırı var, eleştiri var. Hiç önemli değil. Ben çalışmaya devam edeceğim. İki devletlilik politikası bir yere geldi. New York’ta görüşme yapıldı. Haspolat Kapısını açabileceğimizi söyledik. Erenköy açalım dediler ancak kabul etmeyeceğim.

“Guterres af çıkar dedi ama Rum lider beni yalanladı”

Rum Liderin mülkiyet meselesinden kaynaklı tutuklamalar yaptığını da New York’ta anlattığını dile getiren Tatar, ‘bu hangi hukuk sistemine uyar?’ diye sordum ifadelerini kullandı. Tatar  ‘Guterres ‘af çıkar’ dedi ancak Rum lider bunu yalanladı’ diye devam etti. İki devleti her alanda savunduklarını ve savunmaya devam edeceklerini vurgulayan Tatar, ‘bizim farkımız budur’ dedi.

Kuzey Kıbrıs Turkcell, 25. yılı kapsamında müşterileriyle bir araya geldi

Kuzey Kıbrıs Turkcell, 25 yıl içerisinde birçok hizmeti ilk deneyimleyen, 25 yıldır bir arada olduğu müşterilerini düzenlediği özel bir gecede ağırladı.

Kuzey Kıbrıs Turkcell, 25. yılı nedeniyle müşterileri ile bir araya geldi. Bu yıl boyunca gerçekleştirilen özel kutlamaların bir parçası olarak, bu kez müşterileriyle bir araya geldi. Etkinlik, Kuzey Kıbrıs Turkcell ile müşterileri arasındaki güçlü bağın ve sadakatin önemini bir kez daha vurguladı. Kuzey Kıbrıs Turkcell tarafından verilen bilgiye göre bu özel geceye 25 yıldır Kuzey Kıbrıs Turkcell’li olan, ilk ve yeni deneyimleri Turkcell’le yaşayan kullanıcılar arasından belirlenen konuklar katıldı. Lefkoşa’da gerçekleşen etkinliğe, Kuzey Kıbrıs Turkcell Genel Müdürü Murat Küçüközdemir ve yönetim ekibi katılarak müşterilerle bilgi alışverişinde bulundu.

 

Küçüközdemir: “Sizler olmadan, biz var olamazdık. İyi ki varsınız”

Etkinliğin açılışında söz alan Kuzey Kıbrıs Turkcell Genel Müdürü Murat Küçüközdemir, 25 yıl boyunca süregelen müşteri bağlılığının ve güvenin şirket için ne denli kıymetli olduğunu vurguladı. Küçüközdemir, konuşmasına şöyle başladı: “25 yıl süren bir yolculuğun dönüm noktasında sizlerle birlikte olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bizler, bu 25 yıl boyunca sizlere hizmet veren bir mobil operatör veya çözüm ortağınız olmanın ötesinde aynı zamanda hayatınızın bir parçası olmayı hedefledik. Sizlerin güveni ve sadakati, başarılarımızın en önemli yapı taşlarını oluşturdu. Her birinizin, Kuzey Kıbrıs Turkcell ailesinin bir üyesi olarak bu yolculukta bizimle olmanız, bizim için tarifsiz bir değer taşıyor. Bugün burada, sizlere duyduğumuz minneti ifade etmek ve 25 yıllık birlikteliğimizin önemini vurgulamak için toplandık. Sizler olmadan, biz var olamazdık. Bu nedenle, ‘İyi ki varsınız’ diyorum.”

Plaket takdimi öncesinde gerçekleşen konuşmasında Küçüközdemir, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Siz değerli müşterilerimize plaketlerinizi takdim ederek sizlere teşekkür edip bu geceyi anlamlı kılmak istiyoruz. En eski müşterilerimizden, ilk e-Sim kullananlara, ilk Turkcell Ev İnterneti deneyimleyenlere kadar birçok kategoride kategorimiz var. Bu plaketler, sizinle olan bağımızın ve beraber yaşadığımız anların bir sembolüdür. Dijital cüzdan Paycell’i en çok kullanan, Platinum Club faydalarını en çok değerlendiren ve Superbox ev internetini ilk alan, en çok kullanan müşterilerimiz gibi birçok kıymetli müşterimize teşekkür ediyoruz. Teknolojinin ve iletişimin her geçen gün daha da hızlandığı bu dünyada, sizlerle birlikte daha nice yeniliklere imza atmayı hedefliyoruz. İleriye dönük projelerimiz ve hizmetlerimizle sizlere daha iyi bir deneyim sunmak için çalışmaya devam edeceğiz. Sizlere ve sizlerin nezdinde 25 yıldır Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde hizmet veren Kuzey Kıbrıs Turkcell ailesinin bir parçası olan tüm müşterilerimize gönülden teşekkür ederiz.”

İşte UBP Parti Meclisi’nde alınan kararlar

Ulusal Birlik Partisi Parti Meclisi toplandı. Parti Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, toplantı sonu alınan kararları açıkladı.

Oğuzhan Hasipoğlu, alınan kararları şöyle anlattı:

Cumhuriyet Meclisi Başkanlık Divanı Seçimi:

Parti Meclisimiz, Genel Başkanımız ve hukukçu üyelerimizin değerlendirmeleri neticesinde, Başkanlık seçiminin tamamlanmış olduğuna dair alınan kararın doğru olduğu kanaatine varmıştır.

Cumhuriyet Meclisi, iç tüzüğü çerçevesinde seçim sürecini bağımsız şekilde yürütmüştür. İçtüzüğün 157. Maddesi gereği seçim tutanağı Meclis Başkanı ve Başkanlık Divan Katipleri tarafından tutulmuş  ve seçim tutanağı Meclis oturumunda, yani Sayın Ziya Öztürkler’in 26 oy ile Başkan seçildiği Meclis Genel Kurulunda Meclis Başkanı tarafından ilan edilmiş olup Anayasanın 95. Maddesi gereğince karar ilgili oturumda yürürlüğe girmiştir.

Gizli oylama, milletvekillerinin iradelerini özgürce ve baskıdan uzak bir şekilde yansıtabilmeleri adına, İçtüzüğün belirlediği usuller çerçevesinde yapılmıştır.

Bu süreçte, oylamanın geçerliliği ve milletvekillerinin tercihlerinin doğru şekilde değerlendirilmesi önemlidir.

Oy pusulalarında “kabul,” “ret,” ve “çekimser” seçenekleri altında kareler bulunmakta olup, milletvekilleri bu karelerden birini mühürleyerek tercihlerini belirtmişlerdir.

Aynı kareye birden fazla mühür vurulması durumu, seçmenin iradesinin net bir şekilde anlaşılmasını engellememekte, aksine belirli bir tercihi açıkça ifade etmektedir.

Şöyle ki:

Seçmenin iradesinin netliği konusu: Aynı kareye birden fazla mühür vurulması, seçmenin o tercihi kuvvetli şekilde ifade etme isteğinin bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.

Bu durumda, milletvekilinin hangi seçeneği işaretlemek istediği açık ve net bir şekilde anlaşılmaktadır.

İçtüzüğün Amacına Uygunluk:

İçtüzüğün amacı, milletvekillerinin iradesinin özgür ve açık şekilde sandığa yansımasını sağlamaktır. Aynı kareye birden fazla mühür vurulması, bu amaca ters düşmez; çünkü seçmenin iradesi hala belirgindir. Esas olan, pusulanın milletvekilinin iradesini net bir biçimde yansıtmasıdır.

Oylamanın Dürüstlüğü ve Güvenilirliği:

Oy pusulasında birden fazla mühür basılması, oylamanın dürüstlüğünü veya güvenilirliğini etkilemez.

içtüzüğe göre, oy pusulasında  kareye “X” işareti taşıyan mühür vurulması gerektiği belirtilmiştir.

Bu kurallar ışığında, aynı kareye birden fazla mühür vurulması konusuna dair içtüzükte net bir ifade bulunmadığı için, İçtüzüğün ruhuna ve milletvekillerinin iradesini tam ve özgür bir şekilde yansıtmasına hizmet eder.

Anayasamızın “Başkanlık Divanı” konusunu ele alan 83. maddesi Meclis seçimleri ile ilgili “çift mühür” veya “gizlilik veya işaretli oy” ile ilgili bir düzenleme yoktur.

Ayrıca, Seçim ve Halkoylaması Yasasının 3. Maddesi ise söz konusu Yasanın sadece Cumhurbaşkanlığı, milletvekilliği ve yerel seçimlerde uygulanacağını belirtmektedir.

Yani Cumhuriyet Meclisi iç seçimlerini kapsamamaktadır. Bu durumda aksini iddia edenlerin savunması külliyen geçersizdir ve doğruları yansıtmamaktadır.

Parti Disiplini ve Birlik Vurgusu:

Başkanlık Divanı seçimlerinde, bazı şahsi kırgınlık ve beklentilerin Parti Meclisi kararlarına aykırı oy kullanımıyla sonuçlandığı gözlemlenmiştir.

Parti Meclisimiz, bütün milletvekillerimizin ve tüm üyelerimizin, partimizin kararlarına, ülkemizin ve halkımızın menfaatlerine uygun davranmaya, dostluk ve birlik ruhu  içinde hareket etmeye davet etmektedir.

Meclisin İşleyişinin Önemi:

Meclisin çalışır durumda tutulması sadece iktidarın değil, aynı zamanda muhalefetin de sorumluluğundadır. Ana muhalefet partisinin seçim sürecinde izlediği yol, yalnızca kaos yaratmaya yönelik olup, bu tutum kabul edilemezdir. UBP, demokratik diyalog ve anlayıştan yana olan bir partidir; ancak hiçbir tehdit veya baskıya boyun eğmez, halkımıza ve devletimize hizmet yolunda kararlılıkla ilerlemeye devam eder.

Kıbrıs Meselesinde Çözüm Odaklı Yaklaşım:

Cumhurbaşkanımız Sayın Ersin Tatar’ın, Türkiye’nin desteğiyle ortaya koyduğu iki devletli çözüm modeli, Partimizin tam desteğini almaktadır. Bu çözüm modeli, gayri resmi görüşmelerde ısrarla gündeme getirilmeli ve BM tarafından egemen eşitliğimiz kabul edilmedikçe kapsamlı çözüm müzakerelerine geçilmemelidir. UBP, federasyon çözümün artık geçerliliğini yitirdiği düşüncesindedir; bu doğrultuda, yakında Meclise sunulacak çalışmalar, Parti Meclisimizin de desteğiyle ilerleyecektir.

Hükümetin Başarıları ve Ekonomik Gelişme:

UBP Başbakanlığında kurulan Koalisyon hükümetinin, son iki yılda kişi başına düşen milli gelirin artmasını sağlamış olup, halkımızın yaşam kalitesini yükseltmeye yönelik çalışmalarını kesintisiz sürdürmektedir. Parti Meclisimiz, KKTC’nin gelişmişlik seviyesini daha da yukarılara çıkarmak için hükümetimize tam destek vermeye devam edecektir.

Dış Müdahalelere Karşı Milli Duruş:

Ülkemizi hedef alan dış güçlerin, bazı sorunları kaşıyarak yaraya dönüştürme çabalarının farkındayız. Koalisyon hükümetimiz Ana vatan Türkiye Cumhuriyetinin büyük destekleriyle, bu girişimlerin boşa çıkması için halkımıza hizmet etmeye ve birlik-beraberliği en üst düzeyde tutmaya kararlıdır.

Genel Başkan ve Başbakan’a Destek:

Parti Meclisimiz, Genel Başkanımız ve Başbakanımız Sayın Ünal Üstel’in parti içi ve dış politikalarına tam destek vermekte, tüm partililerimizi ve halkımızı bu duruşa saygı göstermeye davet etmektedir.

UBP Parti Meclisi olarak, değerli halkımıza saygı ve sevgilerimizi sunar, aldığımız tüm kararların ülkemize ve devletimize hayırlı olmasını dileriz.

UBP Parti Meclisi toplandı

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Parti Meclisi toplandı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da toplantıya katılarak, New York’ta yapılan gayri resmi üçlü yemeğin ardından UBP Parti Meclisi’ne bilgi verecek.

Başbakan ve UBP Genel Başkanı Ünal Üstel’in başkanlığında toplanacak Parti Meclisi’nin gündeminde ülke içi ve dışındaki siyasi gelişmelerin ele alınacağı aktarıldı.

UBP Parti Meclisi toplantısı, Sarayönü’ndeki tarihi UBP Binasında gerçekleştirilecek.

Süt bedelleri ödendi

SÜTEK 1-15 Eylül döneminin küçükbaş ve büyükbaş çiğ süt bedellerinin ödendiğini duyurdu.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Süt Endüstrisi Kurumu (SÜTEK), 1-15 Eylül döneminin küçükbaş ve büyükbaş çiğ süt bedellerinin bugün ödendiğini duyurdu.

Kurumdan yapılan açıklamaya göre, SÜTEK’e süt veren 650 üretici için çiğ süt bedeli olan 123 milyon 629 bin 836.83 TL bugün üreticilerin banka hesaplarına yatırıldı.

Türkiye Cumhuriyeti 101 yaşında… 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı KKTC’de de tören ve etkinliklerle kutlanacak

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı zaferinin ardından Türk milleti için yeni bir devir başlatarak, 29 Ekim 1923’te ilan ettiği Türkiye Cumhuriyeti, 101’inci yaşını kutluyor.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıl dönümü, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de tören ve etkinliklerle kutlanacak.

Cumhuriyetin 101’inci yılında 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim’in pazartesi günü saat 13.00’te BRT’de yapacağı konuşma ve 21 pare top atışıyla başlayacak.

29 Ekim Salı günü ise KKTC’de başkent Lefkoşa başta olmak üzere tüm ilçeler ve bucaklarda törenler düzenlenecek.

– Lefkoşa

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, salı günü Lefkoşa’da Atatürk Anıtı önünde yapılacak törenle kutlanacak.

Milli Günleri Kutlama Merkez Komitesi’nin açıkladığı programa göre tören, saat 09.30’da protokol sırasına göre anıta çelenklerin sunulması ile başlayacak. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesinin ardından Anıt Özel Defteri, Cumhurbaşkanı ile Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi tarafından imzalanacak.

Ayrıca başkentte, 29 Ekim kutlamaları kapsamında, saat 14.30’da Dereboyu’nda kortej yürüyüşü yapılacak.

-Gazimağusa

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Gazimağusa’da iki ayrı törenle kutlanacak. Gazimağusa Kaymakamlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, ilk tören saat 11.00’de Zafer Anıtı önünde yapılacak. Törende, anıta çelenkler sunulacak, saygı duruşu ve İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekilecek. İkinci tören, saat 11.45’te Namık Kemal Meydanı’nda olacak.

Tören, Güvenlik Kuvvetleri Bandosu konseri, günün anlam ve önemini belirten konuşmalar, şiir dinletileri, dans gösterileri ve konserle tamamlanacak.

-Girne

Girne’de 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle Atatürk Anıtı’nda tören yapılacak. Girne Kaymakamlığı’ndan verilen bilgiye göre saat 14.00’te başlayacak törende, anıta çelenkler sunulacak, saygı duruşu ve İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekilecek. Törende, şiirler okunacak.

Girne’de saat 15.00’te ise kortej yürüyüşü yapılacak. Askeri bando, tören bölüğü, mücahit/gaziler ile öğrencilerin katılacağı yürüyüş, Ramadan Cemil Meydanı’ndan başlayıp Atatürk Anıtı önünde tamamlanacak. Yürüyüş sonunda, KTBK Bölge Bando Komutanlığı tarafından konser verilecek.

-Güzelyurt

Güzelyurt Kaymakamlığı’ndan verilen bilgiye göre Güzelyurt’ta saat 09.30’da Atatürk Anıtı’nda yer alacak törende, çelenkler sunulacak, şehitler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunulacak ve İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekilecek. Günün anlam ve önemini belirten konuşmalar, dans gösterisi, Güvenlik Kuvvetleri bandosunun sunumu ve şiirler yer alacak. Anıttaki törenin ardından kortej yürüyüşü yapılacak.

-İskele

İskele Kaymakamlığından verilen bilgiye göre saat 08.30’da Ecevit Meydanı’nda Atatürk Anıtı’na çelenklerin sunulması, saygı duruşu ve İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesi ile başlayacak törende, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı bando konseri, günün anlam ve önemini belirten konuşmalar, şiirler ve dans gösterileri yer alacak.

-Lefke

Lefke’deki Cumhuriyet Bayramı töreni, saat 12.00’de Atatürk Anıtı önünde yer alacak. Lefke Kaymakamlığından verilen bilgiye göre tören öncesi 11.30’da kortej yürüyüşü yapılacak. Kortej sonrası başlayacak törende, anıta çelenk sunulacak, saygı duruşu ile İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekilecek. Günün anlam ve önemini belirten konuşmalar ve şiirlerin ardından tören, halk dansları ve bando konseriyle tamamlanacak.

-Mehmetçik

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda bucaklarda da törenler yapılacak.

İskele Kaymakamlığı’nın açıkladığı Mehmetçik’teki tören programına göre saat 09.00’da Atatürk Anıtı’na çelenk sunulacak, saygı duruşu ve İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekilecek. Törende, günün anlam ve önemini belirten konuşmalar ve şiirler yer alacak.

-Akdoğan ve Geçitkale

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, Akdoğan ve Geçitkale’de de törenlerle kutlanacak.

Gazimağusa Kaymakamlığı’ndan verilen bilgiye göre saat 09.00’da Akdoğan Atatürk Anıtı ile Geçitkale Kasaba Meydanı’nda törenler düzenlenecek. Her iki törende de, çelenklerin sunumu, saygı duruşu ve İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesinin ardından günün anlam ve önemini belirten konuşmalar ve şiirler yer alacak.

– Antakya Medeniyetler Korosu “29 Ekim Cumhuriyet Bayramı” konseri verecek

Girne’de Antakya Medeniyetler Korosu “29 Ekim Cumhuriyet Bayramı” konseri verecek. Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği himayelerindeki konser pazartesi günü saat 19.00’da Girne Amfi Tiyatro’da yer alacak.

-Spor etkinlikleri

Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Spor Dairesi Müdürlüğü de bazı spor etkinlikleri düzenliyor.

Badminton Federasyonu tarafından bugün “Tüm Çocuklar Şampiyon Badminton Şenliği” yapılıyor. Lefkoşa’daki Yakın Doğu Koleji Spor Salonu’nda yer alacak etkinlik saat 18.00’de başlayacak.

29 Ekim günü saat 18.00’de ise Taekwondo Federasyonu tarafından “Cumhuriyet Bayramı Taekwondo Karete Budo Kırış Müsabakaları” yapılacak. Etkinlik, Girne’deki Avrasya Taekwondo Merkezi’nde yer alacak.

Erdoğan: Hedefimiz terörsüz bir Türkiye

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz terörü tamamen kaynağında kurutmak üzere çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bunun kaynağı Suriye mi, Suriye. O zaman oradaki kaynak neyse biz orada gereğini, dün akşam yaptığımız gibi yaparız.” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BRICS Zirvesi’ne katılmak üzere gittiği Rusya’ya bağlı Tataristan Cumhuriyeti’nin başkenti Kazan’daki temaslarının ardından dönüşünde uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketine (TUSAŞ) yönelik terör saldırısında şehit olanlara Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyen Erdoğan, “Türkiye’nin huzuru, güvenliği, savunması için çalışan TUSAŞ ailesine ve aziz milletimize ‘geçmiş olsun’ diyorum. Alçak saldırıyı gerçekleştiren, biri kadın 2 terörist ölü olarak ele geçirilmiştir. Dün geceden itibaren saldırının cevabı kat kat fazlasıyla verilmeye başlanmıştır.” ifadelerini kullandı.

Saldırıya yönelik adli soruşturmanın yanı sıra, istihbarat ve güvenlik biriminin de kapsamlı çalışma yürüttüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terörle mücadelemizi uhdemizde bulunan tüm imkanları kullanarak, çok boyutlu bir şekilde sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. Terörün karanlık ve kanlı gölgesinin ülkemizin üzerinden tamamen çekildiği, aydınlık, huzurlu, güvenli bir Türkiye’yi inşa etme hedefimize mutlaka ulaşacağız. Savunma sanayiimiz inşallah bunun amiral gemisi olacaktır. Hainlere inat daha fazla çalışacağız, daha fazla üreteceğiz. Büyüyen, güçlenen, haksızlık ve hukuksuzluklara cesaretle itiraz eden Türkiye’den rahatsızlık duyanları, başarılarımızla daha fazla rahatsız edeceğiz.” diye konuştu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in davetine icabetle BRICS Zirvesi’ne katılmak üzere gerçekleştirdikleri Kazan ziyaretini tamamladıklarını hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Genişletilmiş liderler oturumunda Orta Doğu’daki İsrail saldırganlığı başta olmak üzere, küresel, siyasi ve iktisadi meselelere dair tutumumuzu anlattım. Ayrıca ev sahibi Sayın Putin başta olmak üzere, zirveye katılan liderlerle ikili görüşmeler yapma fırsatım oldu. Bu çerçevede Venezuela Devlet Başkanı Sayın Maduro, Özbekistan Cumhurbaşkanı Sayın Mirziyoyev, Vietnam Başbakanı Sayın Pham Minh Chinh, Kongo Cumhurbaşkanı Sayın Sassou Nguesso ile bir araya geldik. Diğer liderlerle de ayrıca birebir görüşmelerim oldu.

Bu temaslarımda İsrail’in bir an önce durdurulması için Birleşmiş Milletler başta olmak üzere, farklı platformlarda yürüttüğümüz çabalara destek istedim. Karşılıklı saygı ve kazan-kazan formülüyle BRICS’le ilişkilerimizi geliştirme noktasında neler yapılabileceğini ele aldık. Önemli kısmı bizim gibi G20 üyesi olan BRICS ülkeleri dünya yüz ölçümünün yaklaşık yüzde 30’unu, nüfusunun yüzde 45’ini kapsıyor. Küresel petrol üretiminin yüzde 40’ı, mal ihracatının yüzde 25’i, ticaretin 5’te 2’si de yine BRICS ülkeleri tarafından gerçekleştiriliyor.”

“Kahramanlarımız canları pahasına Türkiye’nin aydınlık geleceğini savunmuşlardır”

Sadece bu verilerin bile BRICS platformunun ekonomik açıdan önemini gösterdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye de kendi menfaatleri ekseninde BRICS ile işbirliğini önümüzdeki dönemde de ilerletme arzusundadır. Bu düşüncelerle ziyaretimizin ve temaslarımızın hayırlara vesile olmasını diliyor, şimdi de sizleri dinlemek istiyorum.” dedi.

TUSAŞ’a yönelik terör saldırısının BRICS toplantısı ve üyelik başvurusu nedeniyle dış bağlantılı olma ihtimali ile İsrail’in bu saldırının arkasında olduğuna ilişkin iddialara yönelik bir soru üzerine Erdoğan, şu yanıtı verdi:

“Bu terör saldırısında TUSAŞ gibi güzide bir kuruluşumuzun seçilmiş olması manidardır. Teröristler sadece bir kuruluşu değil, Türkiye’nin huzur ve güvenliğini hedef almışlardır. Kahramanlarımız canları pahasına TUSAŞ’ımızı, yani Türkiye’nin aydınlık geleceğini savunmuşlardır. Maalesef hain saldırıda şehitler verdik, 5 şehidimiz, bunun yanında çok sayıda yaralımız bulunuyor. Başımız sağ olsun. Yaralılarımıza Allah’tan acil şifalar diliyorum. Hem bu gözünü kan bürümüş canilerle mücadele edeceğiz, bu konuda durmak yok, hem ülkemizi müreffeh geleceğe taşıma azmimizden asla taviz vermeden yolumuza devam edeceğiz. Nitekim Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanımız İbrahim Kalın dün akşam bu saldırının sonrasında hemen Ankara’ya döndü ve bütün gelişmeleri yerinde bizzat takip etti.

Bizler de Tataristan’dan bu gelişmeleri takibe devam ettik. İstanbul’da bulunan Milli Savunma Bakanımız Yaşar Güler, hemen İstanbul’dan Ankara’ya geçti. Ankara’daki Cumhurbaşkanı Yardımcım Cevdet Yılmaz, İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya anında hadiseye müdahil oldular. Bütün güvenlik güçlerimiz anında teröristlere müdahale ederek, çok kısa zamanda saldırıyı gerçekleştiren kadın teröristi etkisiz hale getirdiler. Terörist kendi kendini bildiğiniz gibi öldürmüş oldu. Bu terör saldırısının Suriye’den bir sızma hareketi şeklinde gelişmiş olduğunu özellikle öğrenmiş bulunuyoruz. Buna yönelik de tüm gece boyunca 40 ayrı noktaya operasyonlar yapıldı. Bu operasyonlarla da teröristlere çok çok ağır bedeller ödetildiği de ortada.”

“Hedefimiz terörsüz bir Türkiye”

Bir gazetecinin, “Türkiye, terörle mücadelesinde büyük mesafe aldı. Bundan sonra terörle mücadele nasıl devam edecek? ‘Terörsüz bir Türkiye inşa edelim’ demiştiniz, bu nasıl olacak?” şeklindeki soru üzerine Erdoğan, şöyle konuştu:

“Terörle mücadeleden kesinlikle taviz vermemiz mümkün değil. Bu, kararlılıkla devam edecek ve terörü kaynağında yok etme politikamızı yine aynen sürdüreceğiz. Bundan da taviz söz konusu değil. Teröre sebep olan siyasi ve toplumsal nedenlerden finansal kaynaklara, dış desteklere kadar geniş bir yelpazede mücadele stratejisi belirledik. Bu stratejiyi çok boyutlu ve daha kapsamlı bir şekilde devam ettireceğiz. Şunun bilinmesini isterim, teröristler kukladır, bunlar taşerondur. Bizim hedefimiz terörsüz bir Türkiye’dir. Bundan taviz vermeyeceğiz, veremeyiz. Hedefimiz tam bağımsız, bir, bütün ve müreffeh Türkiye’dir.

Kesinlikle şu andaki hükümetimizin ‘laf ola beri gele’ şeklinde bir anlayışı söz konusu değildir. Biz terörü tamamen kaynağında kurutmak üzere çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bunun kaynağı Suriye mi, Suriye. O zaman oradaki kaynak neyse biz orada gereğini, dün akşam yaptığımız gibi yaparız. Bundan sonraki süreçte de aynen bu şekilde bu kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Birliğimize saçılan nifak tohumlarını temizlemek, bu ayrık otlarını ayıklamak ve hepimizin olan bu vatanı aydınlık yarınlara hep birlikte taşımak zorundayız ve taşıyacağız. Bundan da taviz söz konusu değil. Bölgemizdeki gelişmeler bu gerçeği bir kez daha önümüze koymuştur. Ayrışan değil, kucaklaşan Türkiye idealine doğru kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “PKK’nın Suriye kolu PYD/YPG ile mücadele ne durumda? Bununla birlikte Amerika’nın bölgeden çekilmesine yönelik tartışmalar uzunca bir süredir devam ediyor. Eğer böyle bir şey olursa PKK Suriye’de himayesiz kalır ve tasfiye edilir, böyle bir değerlendirmeniz var mı?” sorusuna karşılık, “Terör örgütü PKK’nın Suriye’deki kolu olan PYD/YPG özellikle terk edilmeye, yalnız bırakılmaya mahkumdur. Amerika bu terör örgütünü bir süre kucağında taşır, ama o süre dolunca da bunları kendi başına bırakmak zorunda. Suriye’deki istikrarsızlıktan faydalanan terör örgütünün, bazı Batılı ülkelerin himayelerine girmek için gösterdikleri gayret boşunadır. Bu ilanihaye devam etmez.” değerlendirmesinde bulundu.

Amerika’nın bölgeden çekileceği yönündeki tartışmaların uzun zamandır sürdüğünü dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:

“Çekilmenin taktiksel olacağı, stratejik bir çekilme olmayacağı da tartışmaların uzamasıyla zaten ortaya çıktı. Amerika’nın bölgedeki terör örgütlerini kendi çıkarları ve İsrail’in güvenliği için kullandığı artık bilinen bir gerçek. Amerika bölgede İsrail’e her türlü araç, gereç, mühimmat tüm destekleri veriyor mu, veriyor. Para veriyor mu, veriyor. Bizim gözümüz de, kulağımız da topraklarımızın yanı başında yaşanan bütün gelişmelere açıktır ve bunlardan da taviz veremeyiz. Biz kendi topraklarımızın korumacısı, onların hamisi olacağız. Suriye’den veya farklı yerlerden bize herhangi bir sızma hareketi olabileceğini her an düşünmek durumundayız. Onun için de bütün güvenliğimizi ona göre almak durumundayız. Biz bölgedeki tüm terör örgütleriyle mücadelemizi kendi milli çıkarlarımız, sınırlarımızın güvenliği için sürdürüyoruz. Buna devam edeceğiz.”

“BRICS ile ilişkilerimizi geliştirmek istiyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin BRICS’e üyelik başvurusu kamuoyunda duyulduktan sonra başlayan bir yön değişimi tartışması, soru işareti vardı. Siz de önceki açıklamalarınızda ‘BRICS’e katılma isteği NATO’ya alternatif değil’ vurgusu yapmıştınız. Kazan Zirvesi sonrası Türkiye’nin durduğu yeri nasıl değerlendirirsiniz? Türkiye Kazan Zirvesi’nden ne tür sonuçlarla ayrılıyor?” sorusu üzerine, BRICS’in yükselen ekonomilerin bir arada bulunduğu büyük bir platform olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin bu gerçeği görmek durumunda olduğunu ifade eden Erdoğan, “Türkiye olarak BRICS ile ilişkilerimizi geliştirmek istiyoruz. BRICS üyesi ülkelerle ikili olarak zaten uzun yıllara dayalı ilişkilerimiz, birlikteliğimiz söz konusu. BRICS de diğer platformlar ve uluslararası oluşumlar da bizi ekonomik açıdan güçlendiren unsurlardır. Bunları da biz görmezden gelemeyiz.” dedi.

Türkiye’nin hem doğu, hem de batı ülkesi olduğunu sürekli anlattıklarını ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’nin BRICS ile işbirliğini ilerletmesi, ekonomik ortaklıklarımızın sayısını artırmayı karşılıklı saygı çerçevesinde bu dayanışmayı sürdürmemiz, ‘kazan-kazan’ esasına göre hem BRICS ülkelerinin hem de ülkemizin çıkarınadır. Nitekim başta dönem başkanı olarak Sayın Putin olmak üzere yaptığımız ikili görüşmeler, bunları çok açık net ortaya koyuyor. Bu anlayıştan birilerinin bize yapmış olduğu telkinlerle vazgeçemeyiz. Kendi kararımızı kendimiz vermek suretiyle yolumuza devam edeceğiz.”

“Milli paralarla ticaret özgür ticarettir”

“BRICS Zirvesi’nde ‘alternatif finans sistemi’ dillendirildi. Sizin bu konudaki görüşlerinizi biliyoruz. ABD Başkan adaylarından Donald Trump geçtiğimiz günlerde ‘Doları rezerv para birimi olmaktan çıkaran ülkelerin mallarına yüzde 100 vergi getirilebileceği’ tehdidinde bulundu. Bu durumda mevcut finans sistemine alternatif bir finans sistemi hayata geçirilebilir mi?” sorusunu da yanıtlayan Erdoğan, amaçlarının mevcutları birbiriyle yarıştırmak olmadığını söyledi.

“Bizim yerli ve milli paralarımızla yolumuza devam etmemiz lazım.” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Sayın Trump, Amerika Birleşik Devletleri’nin başında bulundu. Bu tür bir görüşü olabilir. O zaman da biz kendileriyle finans sektörüyle ilgili tüm konuları görüştük. Bunları kendileriyle paylaştık. O zaman ne için buna müdahale etmediler? Yerli ve milli paralarla hangi ülke ile bu adımı atabiliyorsak atarız. Burada amacımız ‘kazan-kazan’ esasına dayalı olarak finansal sektörü ayağa kaldırmaktır. Bu konuda Amerika olsun, Batı ülkeleri olsun herkes adımını buna göre atacak olursa biz de kazanırız, onlar da kazanır, Amerika da kazanır. Biz yıllardır milli paralarla ticaret politikasını savunuyoruz. Bu, ikili ticaretin döviz baskısından kurtarılmasını sağlar. Ülkelerin ticari faaliyetlerine başka ülkelerin müdahil olmasının önüne geçer. Milli paralarla ticaret aynı zamanda özgür ticarettir. Aynı şekilde ödeme sistemlerinde çeşitliliğin olmaması da finans piyasalarının şoklara karşı kırılganlığını artırıyor. Dolayısıyla alternatif bir finans ve ödeme sistemi hem uluslararası ticareti kolaylaştırır hem de çeşitlendirir.”

“Batılı ülkeler kendini İsrail’e karşı borçlu hissediyor”

Erdoğan, “İtalya, İspanya gibi bazı ülkeleri dışarıda tutarsak Batı’nın İsrail’in Gazze’deki uyguladığı soykırıma ve Lübnan’da yaptığı katliama sessiz kaldığını görüyoruz. Sizin BRICS Zirvesi’nde yaptığınız ikili görüşmelerde diğer ülkelerin yaklaşımı nasıldı? Bu konuda ne düşünüyorlar ve Batı’dan hangi noktada ayrışıyorlar?” sorusu üzerine, Filistin’e destek veren ülkelerin bu destekte kararlı olduklarını, bu konuda taviz vermediklerini vurguladı.

“Biz bundan sonraki süreçte de gerek İspanya gerek İrlanda gerekse Norveç ve Slovenya gibi ülkelerle bu dayanışmamızı sürdürme kararlılığındayız.” diyen Erdoğan, birlikte adım atarlarsa güç kazanacaklarını vurguladı.

Batılı ülkelerin kendini İsrail’e karşı borçlu hissettiğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

“Mesela Almanya Nazi döneminde yaşananlar nedeniyle kendilerini İsrail’e karşı sorumlu görüyor. Bazı Batılı ülkelerin de tutumu aynı şekilde. O dönemde Avrupa Yahudilerine karşı Nazi yönetiminin yaptıklarına sessiz kaldıkları için bir borç ödeme yöntemi olarak İsrail’in soykırımına sessiz ve tepkisiz kalıyorlar. Yani Batı, bir anlamda borcu borçla kapatmaya çalışıyor. Fakat şimdi de Filistinlilere karşı borçlanıyorlar, bu dönemin Nazileri haline gelen İsrail’e kol kanat gererek torunlarına utanç verici bir geçmiş bırakıyorlar. BRICS üyelerinin de Filistin’in haklı davasına ve İsrail’in hedefindeki Lübnan’a daha fazla destek vermelerini, İsrail saldırganlığına yüksek sesle ‘dur’ demelerini bekliyoruz.”

Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde İsrail’e silah satışının durdurulmasına yönelik yürüttüğü çalışmaların hatırlatılması ve bu konuda bir ittifak politikası uygulamak için aynı düşüncedeki ülkeleri İstanbul’da bir araya getirme noktasında bir gelişmenin olup olmayacağına ilişkin soru üzerine Erdoğan, “İsrail’i durdurmak, onların bebekleri, çocukları, anne ve babaları öldürmesinin önüne geçmek için silaha erişimin önünü kesmemiz şart. Şu an itibarıyla Amerika ve Almanya başta olmak üzere birçok ülke maalesef verdikleri silahlarla İsrail’in katliamını sürdürmesine destek oluyor. Biz de Birleşmiş Milletler çatısı altında bu soruna bir çözüm olması, İsrail’e kapsamlı bir silah ambargosu konulması için girişim başlattık. Bu çağrımıza destek verenlerin sayısı da her geçen gün artıyor. Umarız ‘İnsanlık İttifakı’ olarak bu girişimimizi başarıya ulaştırır ve kalıcı barış için bir kapı aralarız. Ateşe benzin dökenlere inat bu yangını söndürmek için elimizden geleni yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

İsrail’e karşı silah ambargosu çağrısının İtalya, İspanya, İrlanda ve Fransa gibi ülkeler tarafından da yapılmış olmasının, konunun giderek daha fazla gündeme geldiğini gösterdiğini belirten Erdoğan, “Demek ki sadece biz değil, pek çok ülke, İsrail’in pervasızca, orantısız güç kullanımından rahatsız ama gelinen aşamada Türkiye’nin başını çekeceği ülkelerin, insan hakları ve uluslararası hukuk konularında daha güçlü bir ses çıkartması gerekiyor. Diplomatik zeminin güçlendirilmesi, alternatif bakış açıları geliştirilmesi ve uluslararası baskının artırılması için ne gerekiyorsa yapılmalı ve insanlığa kasteden bu terör devleti durdurulmalıdır.” diye konuştu.

“Umarım önümüzdeki dönemde Türkiye-Suriye normalleşmesini inşa ederiz”

Erdoğan, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile görüşme konusunda, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı görüşme sonrası yeni bir gelişme beklenip beklenemeyeceğine dair soru üzerine, sürecin en başından bu yana Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasından ve komşularında kalıcı, adil, kapsayıcı bir barış ve huzurun tesisinden yana olduklarını söyledi.

Terör örgütleriyle ayrımsız mücadele anlayışında sınırları korumanın yanında bu tutumlarının da payı olduğunu kaydeden Erdoğan, “Bölgemiz bir ateş çemberine dönmüş durumda ve her geçen gün maalesef bu çember daralıyor. Suriye yönetiminin Türkiye ile samimi ve gerçekçi bir normalleşmenin kendilerine sağlayacağı faydaları anlayarak adımlarını ona göre atması temel beklentimizdir. Umarım önümüzdeki dönemde bu konuda yapıcı bir adım görür ve Türkiye-Suriye normalleşmesini inşa ederiz. Çünkü o bölgedeki istikrarsızlık bir bataklığın sinekleri topladığı gibi terör örgütlerini, kirli emelleri olanları oraya biriktirdi. Onları dağıtmanın yegane yolu o bataklığı kurutup orayı gül bahçesine çevirmekten geçer.” değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, Rusya’nın, Suriye yönetimi üzerindeki etkisinin herkesçe malum olduğuna işaret ederek “Sayın Putin ile tüm bu konuları, durduğumuz noktayı, beklentimizi konuştuk. Sayın Putin’e, Beşar Esad’ın çağrımıza vereceği cevabın temini noktasında bir adım atması çağrımız oldu. Sayın Putin, Esad’a bu adımı atması için herhangi bir çağrıda bulunur mu? Onu da zamana bırakıyoruz.” dedi.

“Umarız çok uzun sürmez”

“Almanya Şansölyesi Olaf Scholz misafirinizdi. Türkiye’ye yönelik silah ambargosunun kaldırılmasına ilişkin beklentiler vardı. Eurofighter’a izin verilecek mi? Bunları çok açık söylemedi. Siz kendisinden daha açık garantiler aldınız mı, izleniminiz nedir?” sorusunu Erdoğan, şöyle yanıtladı:

“Kendisiyle yaptığımız ikili görüşmede, Eurofighter konusunda olumlu adımlar atılabileceğini gerek İngiltere gerekse Almanya’nın bu işe sıcak baktığını gördük. Şu an itibarıyla da ilgili bakan arkadaşlarımız karşılıklı olarak görüşmelerini sürdürecek. Olay sadece Eurofighter ile sınırlı değil. Bunun dışında Deniz Kuvvetleri, Kara Kuvvetleri ve Hava Kuvvetleriyle ilgili birçok alanda parça, makine alımları da buna dahil. İkili görüşmede olumlu yaklaşımları kendisinden aldık. Savunma sanayii konusunda ihtiyaçlarımızı attığımız adımlar sayesinde büyük oranda kendimiz karşılıyoruz. Ancak bazı kalemlerde zamana ihtiyacımız bulunuyor. Bu kalemleri de öncelikle müttefiklerimizden karşılama yoluna gidiyoruz. Bu süreç ne zaman tamamlanır, uçakların temini aşamasına ne zaman geliriz, onu zaman gösterecek. Umarız çok uzun sürmez.”

“Putin’in daimi ateşkesin sağlanması noktasında arayışı olduğunu gördük”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Rusya heyetiyle yaptıkları görüşmede, “Putin’de bu savaşı bitirmeye dönük yeni bir irade gözlemlediniz mi?” sorusuna Erdoğan, “Amerika’da Türkevi’nde Ukrayna Devlet Başkanı Sayın (Volodimir) Zelenskiy ile yaptığım görüşmede olduğu gibi Sayın Putin’in de daimi ateşkesin sağlanması noktasında bir arayışının olduğunu gördük. Bunu zaten Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan Bey ile Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İstanbul’da yaptıkları görüşmelerle teyit ettiler. Karadeniz Tahıl Koridoru’nun canlandırılması, mayınların temizlenmesi konularının yanı sıra dün akşam Sayın Putin ve heyetiyle yaptığımız görüşmede de esir takaslarıyla alakalı beklentilerin olduğunu gördük. Şu anda bu esir takaslarına yönelik adımları da yakın takibe almış bulunuyoruz.” yanıtını verdi.

Erdoğan, sorunların diplomasi yoluyla çözülmesi konusunda ellerinden geleni yapmaya devam edeceklerini vurgulayarak “Arzumuz, bir an önce iki ülke arasında barış için müzakereleri başlatmak, hayırlı neticeye ulaşacak yolu açmaktır. Buna muvaffak olmak için yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz. Savaşın kazananı, barışın ise kaybedeni olmayacağını vurgulamaya devam ediyoruz. Bu savaş elbet bitecektir, bizim gayretimiz daha fazla kan ve gözyaşı akmadan tamamlanması içindir.” diye konuştu.

“Çelik Kubbe adını biz koyduğumuza göre bunun takvimini de biz belirleyeceğiz”

“Dün Putin ile görüşmenizde S-400’ün yeni fazı ve özellikle Türkiye’nin kurmaya başladığı Çelik Kubbe Hava Savunma Sistemleri ile ilgili ortak hareket edilmesi gibi bir durum söz konusu oldu mu?” sorusu üzerine Erdoğan, Demir Kubbe ile Türkiye’nin Çelik Kubbe projesini birbirine karıştırmak gerektiğini söyledi.

Erdoğan, S-400 konusunun ise farklı bir adım olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“S-400’ün diğer fazıyla alakalı ‘Acaba birileri ne der?’ diye bizim bir düşüncemiz yok. Onun kararını Türkiye Cumhuriyeti hükümeti olarak biz veririz. Bu konuda hükümetimiz oturur, değerlendirmelerini yapar, kararını verir ama dediğimiz gibi Çelik Kubbe adını biz koyduk. Çelik Kubbe adını biz koyduğumuza göre bunun takvimini de biz belirleyeceğiz. Adımını da vakti, saati geldiğinde savunma sanayii ile atarız. Bu konuda Türkiye’nin muhalefet partisi veya muhalifleri acaba ne diyor? Bütçe meselesinde muhalefet çılgına döndü. ‘Niye şuradan para alıyorsunuz? Niye buradan para alıyorsunuz?’ dediler. Biz kaynaklarımızı kendimiz temin ederiz ve bu kaynakları temin ettiğimiz zamanda da adımlarımızı atarız. Türkiye Cumhuriyeti hükümeti kaynak temini noktasında herhangi bir sıkıntının içinde değildir. Vakti, saati geldiğinde adımını atar, kaynaklarını üretir ve Çelik Kubbesini de yapar. Burada önceliğimiz kendi ihtiyaçlarımızın eksiksiz karşılanmasıdır. Savunma sanayiinde geldiğimiz noktaya nasıl aşama aşama ulaştıysak daha ileri hedeflerimize de sağlam adımlarla ilerlemeye devam edeceğiz.”

“Çin’den yakın zamanda bir ziyaret bekliyoruz”

Çin ile ilişkilerin nasıl olduğu ve nereye doğru evrileceğine dair soru üzerine ise Erdoğan, şunları kaydetti:

“Çin ile geçmişten bugüne uzanan bağlarımız bulunuyor. Birbirlerini etkileyerek gelişmiş iki büyük uygarlığın mirasçılarıyız. İlişkilerimizi bu bağlar üzerine inşa ediyor, köklü yeni bağlar oluşturmak için çalışıyoruz. Çin, dünya siyasetinde de ticaretinde de son derece etkin bir ülke. Stratejik ortaklık düzeyindeki ilişkilerimizi geliştirmek için yeni adımlar atabiliriz. Çinli dostlarımızla ikili ticaret hacminin artırılmasından, yatırım potansiyellerine kadar birçok başlığı zaman zaman ele alıyoruz. Biz Çin’den yakın zamanda bir ziyaret bekliyoruz. Ondan sonra da biz iadeiziyareti yaparız. Sanıyorum bu, çok uzun bir zaman almayacak. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping bize bir ziyaret gerçekleştirecek, ardından da biz kendilerine bir ziyaret yapacağız.”

“Kıbrıs Türk Tarihine Damga Vurmuş İsimler: Rüstem Tatar” semineri yapıldı

Akdeniz Karpaz Üniversitesi (AKÜN) Kıbrıs Araştırmaları Merkezi tarafından düzenlenen “Kıbrıs Türk Tarihine Damga Vurmuş İsimler” etkinlik dizisi kapsamında bugün “Rüstem Tatar”  başlıklı seminer yapıldı.

Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde büyük hizmetleri bulunan, uzun yıllar bakanlık başta olmak üzere, birçok görevde bulunan ve Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın babası olan Rüstem Tatar’a ilişkin seminer Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın da katılımıyla Lefkoşa Grand Pasha Otel’de yapıldı.

AKÜN Kıbrıs Araştırmaları Merkezi tarafından her ay düzenlenen etkinliğin beşincisi olan seminerde, Gazeteci-Yazar Ahmet Tolgay, Emekli Banka Genel Müdürü Hüseyin Harmancı ve Eski Maliye ve Ekonomi Bakanı Onur Borman konuşmacı olarak yer aldı, Rüstem Tatar’la anılarını paylaştı.

Etkinlikte, Rüstem Tatar’ın ailesinin yanında, Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı, YÖDAK ve üniversite temsilcileri, bazı müdür ve yetkililer yer aldı.

Seminerin açılışında Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, AKÜN Rektör Yardımcısı Doç. Dr. Tolga Öz ve Seminer Moderatörü ve AKÜN Kıbrıs Araştırmaları Merkezi Başkanı Dr. Hasan Topal birer konuşma yaptı.

– Cumhurbaşkanı Tatar: “Rüstem Tatar’ın oğlu olmaktan gurur duyuyorum”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, böylesine anlamlı bir seminer düzenledikleri için AKÜN’e teşekkür ederek, merhum babası Rüstem Zihni Tatar’ın hayatından ve kişiliğinden bahsetti.

Tatar, Rüstem Tatar’ın özellikle eğitime, okumaya verdiği önemin altını çizerek, onun çok başarılı ve birinciliklerle dolu bir öğrenim hayatı olduğunu kaydetti, çocuklarını da her zaman bu konuda büyük bir hassasiyetle yönlendirdiğini belirtti.

İngiltere’de geçtiği sınavların ardından, Rüstem Tatar’ın Kıbrıs’ın ilk yeminli mali müşaviri (charter accountant) olduğunu hatırlatan Tatar,  babasının Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluşunda görev yapan heyetlerde de yer aldığını, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla 30 yaşında Sayıştay Başkanı olduğunu ve vazifesini 3 yıl boyunca sürdürdüğünü söyledi.

Rüstem Tatar’ın daha sonra kurulan Geçici Kıbrıs Türk Yönetimi, Kıbrıs Türk Yönetimi ve Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi’nde maliye işlerinden sorumlu bakan olarak görev aldığını anımsatan Tatar, bir süre Kayıp Şahıslar Komitesi’nin Kıbrıs Türk Temsilcisi olduğuna ve yanından hiç ayrılmadığı Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’a 22 yıl boyunca danışmanlık yaptığına işaret etti.

 

Babasının tüm hayatını ofisinde yasalarla uğraşarak geçirdiğini ifade eden Tatar, yazıya da çok önem verdiğini ve kaynak niteliğinde birçok eser bıraktığını vurgulayarak, yazılarının yer aldığı dosyaları Milli Arşiv’e teslim ettiklerini kaydetti.

“Rüstem Tatar’ın oğlu olmaktan gurur duyuyorum.” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, ara ara duygusal anlar da yaşadığı konuşmasında, seminerde bulunan Rüstem Tatar’ın eşi ve çocuklarını da selamladı; katılan herkese teşekkürlerini iletti.

AKÜN Rektör Yardımcısı Doç. Dr. Tolga Öz de burada yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türk siyasi tarihinin önemli isimlerinden Merhum Rüstem Tatar’ın hayatı hakkında bilgiler aktararak, Rüstem Tatar’ın Kıbrıs Türkü’nün varoluş mücadelesine yaptığı katkılara dikkat çekti.

Öz, Rüstem Tatar’ın oğlu Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın da etkinlikte yer almasından duyduğu memnuniyeti ifade ederek, konuşmacı olarak yer alan kişilere ve katılımcılara katkılarından dolayı teşekkürlerini iletti.

AKÜN Kıbrıs Araştırmaları Merkezi Başkanı Dr. Hasan Topal ise KKTC’nin bugünlere birçok bedeller ödeyerek geldiğini, her sınıftan insanın fedakarlıkta bulunduğunu hatırlatarak, Rüstem Tatar’ın da bu kişilerden biri olduğunu kaydetti.

Dr. Topal, “Rüstem Tatar, hem bize güzel bir Cumhuriyet, hem çok kıymetli bir Cumhurbaşkanı bıraktı” diyerek, kendisine Allah’tan rahmet diledi.

Seminer, konuk konuşmacıların paylaşımlarıyla devam etti.

MALİYE BAKANI ÖZDEMİR BEROVA’DAN KAMUOYUNA BİLGİLENDİRME

Maliye Bakanı Özdemir Berova, 24 Ekim 2024 tarihinde gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada, hükümetin önemli kararlarını kamuoyuyla paylaştı.

Maliye Bakanı Özdemir Berova, 24 Ekim 2024 tarihinde gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada, hükümetin önemli kararlarını kamuoyuyla paylaştı.

Bakan Berova, toplantının iki bölümden oluştuğunu belirterek, ilk bölümde Cumhurbaşkanı Ersin Tatar başkanlığında ulusal ve uluslararası siyasi gelişmeler ile 2025 ekonomisinin değerlendirildiğini ifade etti. İkinci bölümde ise Başbakan Ünal Üstel’in başkanlığında bakanlar kurulunda bulunan 67 önergenin görüşüldüğünü ve bu önergelerin resmi gazete yayımlanmak üzere genel sekreterliğe iletildiğini aktardı.

İş Sağlığı ve Güvenliği Tüzüğü

Toplantıda, inşaat işlerinde iş sağlığı ve güvenliği tüzüğüne dair önergenin kabul edildiğini kaydeden Berova, bu düzenlemenin Avrupa Birliği standartlarıyla uyumlu hale getirileceğini belirtti. Bakan, “İnşaat alanlarında alınacak asgari iş sağlığı ve güvenliği şartları, çalışanların güvenliğini artırmayı hedeflemektedir” dedi.

Fiyat İzleme ve Etiket Uygulamaları

Berova, mal ve hizmetlerin etiket tarife ve fiyat listeleri tüzüğünde yer alan elektronik etiket uygulamasının hayata geçirileceğini duyurdu. Bu sayede piyasa fiyat denetiminin etkin bir şekilde sağlanacağını ifade eden Bakan, etiket tarife ve fiyat otomasyon sisteminin hızlıca kurulması için yasa gücünde kararname geçirildiğini bildirdi.

Kamu Mali Yönetimi Kontrol Yasası Değişiklikleri

Bakan Berova, 41/2019 Kamu Mali Yönetimi Kontrol Yasası’nda yapılan değişiklik tasarısının onaylandığını ve Meclis’e sevk edildiğini belirtti. Bu değişikliklerin, yasanın uygulanması sırasında karşılaşılan pratik sorunları gidermek amacıyla hazırlandığını vurguladı.

Vefat Edenlerin Gelirleriyle İlgili Düzenlemeler

Ayrıca, vefat edenlerin beyan edilmeyen gelirleri ve devreden malların vergilendirilmesi ile ilgili değişiklik yasa tasarısının da onaylandığını ifade eden Berova, bu düzenlemenin 6 Şubat depreminde hayatını kaybeden ailelerin tereke vergisinden muaf tutulmalarını sağlayacağını aktardı.

Bakan Özdemir Berova, Bakanlar Kurulu toplantılarının ardından alınan önemli kararların kamuoyuyla paylaşılacağını sözlerine ekleyerek, “Hükümetimizin şeffaflık ilkesi çerçevesinde, basın mensupları aracılığıyla halkımızı bilgilendireceğiz” şeklinde konuştu.

Gönyeli Futbol Akademisi, Nefes Demirpençe anısına üçüncü turnuvayı düzenliyor

Bu yıl üçüncüsü düzenlenecek olan Nefes Demirpençe Anı Turnuvası, 26 Ekim Cumartesi günü Gönyeli Sentetik Sahası’nda minikler kategorisinde gerçekleşecek. Turnuvada sekiz takım, Nefes’in anısına mücadele edecek.

Gönyeli Futbol Akademisi küçük yaşta hayatını kaybeden Nefes Demirpençe anısına düzenlenen anı turnuvasının bu yıl üçüncüsünü düzenleyecek.

Nefes Demirpençe Anı Turnuvası 26 Ekim Cumartesi günü Gönyeli Sentetik Sahasında saat 13:30’da başlayacak.

Nefes Demirpençe Anı Turnuvası’nda 8 takım mücadele edecek.

Minikler kategorisinde gerçekleştirilecek olan Nefes Demirpençe Anı Turnuvası’nda Gönyeli Futbol Akademisi, Doğukent, Dumlupınar, 1461 İskele Trabzonspor, Göçmenköy, Mağusa Türk Gücü, Küçük Kaymaklı ve Çetinkaya takımları mücadele edecekler.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Çavuş, M. Kemal Deniz’in vefatının 24. yılı dolayısıyla mesaj yayımladı

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, M. Kemal Deniz’in vefatının 24. yılı dolayısıyla mesaj yayımladı.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, M. Kemal Deniz’in vefatının 24. yılı dolayısıyla mesaj yayımladı.

Çavuş, mesajında şu ifadeleri kullandı:

“M. Kemal Deniz’in aramızdan ayrılışının 24. yılında, onun bıraktığı değerli mirası ve toplumumuz için gerçekleştirdiği hizmetleri saygıyla anıyoruz.

Kıbrıs Türk halkının kalkınmasına olan katkıları, Kıbrıs Türk Çiftçiler Birliği’ni kurarak gösterdiği öncülüğü ve gençlere verdiği desteği asla unutulmayacak. Toplumumuzun ilerlemesi adına atılan bu adımlar, Deniz Bey’in vizyonunu ve gönüllerdeki yerini daima canlı tutacaktır.

Merhum M. Kemal Deniz’e Allah’tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve tüm halkımıza başsağlığı diliyoruz. Ruhu şad olsun.”

KTİTB ve Gönyeli-Alayköy Belediyesi inşaatta denetim ve çevre için güç birliği yaptı

KTİTB Başkanı Osman Amca ve Gönyeli-Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, inşaat sektöründeki denetim yasaları ve çevre düzenlemeleri üzerine görüştü. Amca, Türkiye genelinde az sayıda belediyede uygulanan Yapı Denetim Yasası’nı hayata geçiren Gönyeli-Alayköy Belediyesi ile çalışmanın sektör için önemine vurgu yaparken, Amcaoğlu, çevre kirliliği ve düzensiz yerleşim sorunlarına yönelik çözüm önerilerini paylaştı.

Kıbrıs Türk İnşaat Taşeronları Birliği (KTİTB) Başkanı Osman Amca, beraberindeki heyetle birlikte Gönyeli-Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu’nu ziyaret ederek, inşaat sektöründeki güncel konuları ve iş birliklerini ele aldı.

Ziyarette Osman Amca, Gönyeli-Alayköy Belediyesi ile yürütülen projeler hakkında bilgiler vererek, iş birliğinin önemine vurgu yaptı. Yapı Denetim Yasası’nın inşaat sektöründe sağladığı faydaları anlatarak, “Bu yasayı uygulayan belediyeler arasında Gönyeli-Alayköy Belediyesi öne çıkıyor. Bu dönemde yasaların uygulanmasında yaşanan zorluklara rağmen, bu yasayı aktif bir şekilde uygulayan bir belediye ile çalışmak bizim için büyük bir şans” dedi. Amca, Türkiye genelinde 18 belediyeden yalnızca dört tanesinin bu yasayı hayata geçirdiğini hatırlatarak, diğer belediyelerin bu konuda duyarsız kaldığına dikkat çekti.

Osman Amca, inşaat malzemelerinin çevre kirliliğine yol açtığını vurgulayarak, bu sorunun çözümü için geliştirdikleri projeyi Amcaoğlu’na sundu. Proje, iş yerlerinin ve inşaat malzemelerinin köylerin ve kentlerin dışına taşınmasını hedefliyor. “Bu projede, herkesin bahçesinde veya evinin önünde biriken inşaat malzemeleri, çevre kirliliği yaratıyor. Biz, bu konuda gerekli adımları atmak için belediye ile iş birliği içinde çalışıyoruz” diyen Amca, projenin yap-işlet-devret modeli ile hayata geçirileceğini açıkladı.

Ziyaretin sonunda Amcaoğlu, Osman Amca’ya yaptığı açıklamalar için teşekkür ederek, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Amcaoğlu, KTİTB ile yıllardan beri süregelen bir iş birliği olduğunu belirterek, “Bürokratlık dönemimde de güçlü bağlarımız vardı. Bu birlik, her zaman uyum içinde çalışan, ülkesini düşünen ve seven bir topluluk” ifadelerini kullandı.

Amcaoğlu, özellikle Gönyeli Kabristanlığı’nda yapılan tuvaletlerin masraflarını KTİTB’nin üstlendiğini aktararak, birlik yönetimine teşekkür etti. Bu tür iş birliklerinin toplum için ne denli önemli olduğunu vurguladı. Ayrıca, belediye sınırları içinde inşaat malzemeleri ve işçi yoğunluğuna dair sorunlara dikkat çekti. “Aldığımız ihbarlar doğrultusunda, bazı evlerde 20-30 kişinin yaşaması mümkün değil. Bu tür yaşam alanları, belediye ekiplerimiz tarafından tespit edilerek mühürleniyor” dedi.

Amcaoğlu, yeşil alanlarda da inşaat malzemelerinin bulunmasının sorun yarattığını belirterek, bu konuda yürütülen çalışmalara değindi. “Şehircilik Dairesi ile birlikte araziler üzerinde tespitler yaparak, bu projenin bir an önce hayata geçmesini sağlamalıyız” dedi.

Son olarak, işyeri izinleriyle ilgili önemli bir noktaya değinen Amcaoğlu, “Birliğimize üye olmayan kişilere taşeronluk izni vermiyoruz. Belgesini ibraz etmeyenlere iş yeri izni vermemek, sektörün düzenli bir şekilde işlemesi açısından kritik öneme sahip” diyerek, yasalara uygunluk sağlanmasının önemini vurguladı.

Öztürkler: Pazartesi, Meclis’te yer alıp, çalışmaların başlatılması için gerekli iradeyi ortaya koyacağım

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler görevi devralmasının ardından ilk açıklamayı BRT’ye yaptı.

Öztürkler BRT’de yayınlanan 18. Saat programına telefonla bağlanarak, Meclis başkanlığı ile ilgili yapılan eleştirilere yanıt verdi.

Öztürkler, “Tufan hoca benim için değerlidir. Bugüne kadar CTP’deki milletvekili arkadaşlarımızla uyumlu bir şekilde çalıştık. Bir sıkıntı da yaşamadım. Cumhuriyet Meclisi başkanlığı konusuna geldiğimizde partimin vermiş olduğu bir görev vardı. Hükümetin vermiş olduğu bir görev vardı. Ve bu görev doğrultusunda aday gösterildim. Aday gösterilmem sonucunda da Meclis Genel Kurulu’nda kazandığım ile ilgili tüm milletvekillerine bilgi verildi” dedi.

Ziya Öztürkler, “Özellikle sürekli mühürler üzerinde işte çift mühür üzerinden bir tartışma yürütülüyor. Aslında bunun doğru bir bakış açısı olduğunu düşünmüyorum. Öncelikle şuna karar verilmesi gerekiyor. Meclis’te yapılan seçimler Yüksek Seçim Kurulu kurallarına göre mi yapılıyor? Yoksa Meclis İç tüzüğüne göre mi yapılıyor? Veya şuna da cevap vermek gerekir. Eğer Meclis’te yapılan seçimler Yüksek Seçim Kuruluna göre yapılıyorsaydı bizim yapmış olduğumuz seçimin neresinde Yüksek Seçim Kurulu’nun kuralları uygulandı? Örneğin oy pusulaları, mühürler, girişler-çıkışlar cep telefonu hassasiyetleri Yüksek Seçim Kurulu’na göre mi değerlendirildi?” diye konuştu.

Sürecin Meclis İç Tüzüğü’ne göre yapılarak tamamlandığının altını çizen Meclis Başkanı Öztürkler, “Meclis’teki hukukçu arkadaşların bu yorumlarını tabi ki kendi çift mühür üzerinden yaptıkları görülmektedir. Özellikle bu seçimin Yüksek Seçim Kurulu’na göre mi yoksa Meclis İç tüzüğüne göre yapılıp sonlandırıldığının iyice analiz edilmesi gerekir. Biz de uluslararası tanınmış hukukçulardan görüşler aldık ve elimizdedir. Oradaki kaidelere göre de bu seçimin Yüksek Seçim Kurulu’nun kurallarının uygulanmasının söz konusu olmadığıdır. Yüksek Seçim Kurulu’nun herhangi bir bağlayıcılığının olmadığı ve tamamen Meclis’in içinde gerçekleşen seçimlerin Meclis İç tüzüğüne gerçekleşerek sonuçlandığı açık bir şekilde ortadır” dedi.

Öztürkler konuşmasında şu ifadelere de yer verdi:

“26 kişilik bir irade var. Hiç bir tur da ret oylarının fazla olmadığı bir irade var. Ama hukuksuzlukla değerlendiriliyor. Burada bizim hukukçularımız aldığımız hukuk görüşlerinin YSK’ya göre değil Meclis İç Tüzüğüne göre değerlendirildiğidir. Hukuka herhangi bir aykırılığının olmadığı da net olarak tarafımıza iletilmiştir. Burada 2-3 arkadaşımızın mühürü üzerinden bu muhabbetler devam ediyor. Peki! bu arkadaşlar bu mühürlerini gerçekten yakmak istiyorlarsa birçok seçimde bunun örneklerine biz tanıklık ettik. Niye “Evet”in yanındaki Ret’e veya Çekimser 2, 3 noktaya da vurmayıp da iradeyi “Evet” olarak koydular. Bunun da sorgulanması gerekiyor. Veya milletvekili arkadaşlarım kendileri Ziya Öztürkler’in başkanlığını kabul etmiyorsa işte o “X” mühürlerini bilinçli olarak oraya vurdularsa o zaman çıkıp açıklama yapsınlar. Desinler ki; bizim irademiz bu değildir”

Ziya Öztürkler, “Meclis’i bugün devraldım. Meclis’in hukukçularına yazılı bir soru sorulduğunu tespit etmedim. Meclis’in hukukçularından Meclis Eski Başkanımız sözlü olarak birtakım taleplerde bulunulduğu ifade edildi. Ama sorulan soru nedir? Sorulan soruya alınan cevap nedir? Veya Meclis Eski Başkanına yöneltilen hukuk görüşünün hangi doğrultuda ve hangi gerçeklerle ortaya konulduğu da bir muammadır” diye konuştu.

Meclis Başkanı Öztürkler bir soruya ise, “Son yaptığımız oylamada Zorlu Töre tarafından Meclis Başkanı ilan edilmiştir. Meclis Başkanı ilan edildikten sonra meclis seçiminde yer alan katiplerin 5’inin de Meclis’in seçim sonuç tutanağında imzaları vardır. UBP’ye ait 3 milletvekilinin imzası olduğu gibi sadece bu oylarla ilgili şerh noktasında 2 tane CTP milletvekili arkadaşımızın imzası vardır. Yani orada da bu oyların geçerli olduğu Meclis’teki Divan tarafından kararlaştırılmıştır. Ben kesinlikle bir hukuksuzluk olduğuna ve bunun seçimin geçersiz olduğu noktasına katılmıyorum” dedi.

Ziya Öztürkler, Meclis’teki seçimlerin Yüksek Seçim Kurulu’nun kurallarına göre değil Meclis İç tüzüğüne göre yapıldığını ve iradenin de ortada olduğunu vurguladı.

Meclis Başkanı Öztürkler, “Pazartesi günü Meclis’te yer alıp. Meclis’teki çalışmaların başlatılması için gerekli iradeyi ortaya koyacağım. Partimin, hükümetimin görüşü de bu noktadadır. Herhangi bir hukuksuz nokta tespit edilmiş olsaydı herhangi bir yasal sıkıntı tespit edilmiş olsaydı zaten benim o Meclis’te oturmam söz konusu değildi. Onun için bende hukuk noktasında bu ülke bir hukuk devletidir. Bu ülkede hukuk kurallarına göre hareket edilir. Bugüne kadar hukuka saygılı ve sorumlu bir şekilde davrandık” dedi.

Öztürkler bir soru üzerine, “Şuanda Meclis’te Pazartesi günü için gündem çağrısını yinelemeye gerek yoktur. Meclis’te oturuma ara verilmiştir. Meclis’in normal prosedürü olarak Meclis Başkanlığı seçimi bittikten sonra Meclis Başkan Yardımcılığı ve Divan seçimin devam etmesi gerekir. Çağrım; biran önce bu seçimlerin tamamlanarak, toplumun bizden beklediği üretmek noktasında, yasaları çıkarmak ve komitelerin çalışmasıdır” yanıtını verdi.

Ziya Öztürkler’in başkanlığının tanınıp, tanınmamasının gündeminde olmadığına vurgu yapan Meclis Başkanı Öztürkler, “Benim gündemim toplumda beklenen yasaların geçmesi, komitelerin çalışmadır. Benim durumumla ilgili herhangi bir hukuka aykırılık tespit edildiği noktada, herhangi bir mahkeme veya farklı bir noktada, Divan bittikten sonra da Meclis kurullarında herhangi bir noktada farklı bir durum ortaya çıkarsa bu koltuktan kalkmasını da biliriz. Hayatımız boyunca bizim için makamlar gelip geçici olmuştur. Ben birçok makamda yer aldım ve bugüne kadar makamlarda görev yürüttüm. Önemli olan makamlar değildir. Topluma koyacağın hizmettir” dedi.

Hasipoğlu: Pazartesi Meclis seçim sürecini bitirmek lazım

UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, Kıbrıs TV’de konuştu.

Meclis Başkanlığı tartışmaları ile ilgili Oğuzhan Hasipoğlu, “ Bu konuyu daha fazla siyasileştirmeye, bunun üzerinden erken seçim çağrısı yapmaya gerek yoktur. Kimsenin de erken seçim beklentisi yoktur. Kendi içimizdeki çekişmelerden dolayı bunu siyasi krize dönüştürmek istedi CTP. Ama bundan halk da usanmıştır. Amacımız burada artık yasama ve denetim görevine geri dönmektir.” diye konuştu.

Meclis’i bir an önce pazartesi günü çalıştırmak ve Divan heyetinin geri kalanının da seçilmesini istediklerini kaydeden Genel Sekreter, “Seçimin tarihi bellidir. Hükümetin verdiği sözler vardır, bu sözleri tutabilmemiz için Meclis’in açılması ve yola devam etmemiz gerekir. Zaten biz verdiğimiz sözleri tutamazsak halk seçimde gereğini yapacaktır.” ifadelerini kullandı.

“Ana muhalefeti sağduyuya davet ediyorum, halk için komitede olan yasaları bir bir geçirmemiz için çalışmamız gerekiyor.” diyen Hasipoğlu sözlerini şöyle noktaladı: “Bunun için de pazartesi artık bir başlangıç olsun. Meclis Başkan Yardımcısı ve katipleri de seçip yasa yapmaya devam etmemiz gerekiyor. Evet; bir tıkanıklık oldu ama bu tıkanıklığı aştık diye düşünüyorum. Pazartesi günü Meclis Başkan Yardımcılığı seçimiyle bu seçimi tamamlamayı istiyoruz.”

Türkiye Dışişleri Bakanlığı: Bölgesel barışın önündeki en büyük engel Netanyahu ve savaş kabinesidir

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, İsrail yönetiminin Türkiye ve Birleşmiş Milletler’i hedef almasının sürpriz olmadığını, bölgesel barışın önündeki en büyük engelin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve savaş kabinesi olduğunu bildirdi.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın X sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, “Uluslararası hukuku ve normları hiçe sayarak Gazze’de 40 binden fazla sivili, çocuk ve kadın ayrımı yapmaksızın katleden, dünyanın gözü önünde soykırım işleyen, bulunduğu bölgede ve ötesinde işgal, katliam ve devlet teröründen başka bir şey getirmeyen eli kanlı İsrail yönetiminin ülkemizi ve Birleşmiş Milletler’i (BM) hedef alması bizim açımızdan bir sürpriz teşkil etmiyor” ifadesine yer verildi.

Bakanlığın paylaşımında, söylemlerin Filistin, Lübnan ve Suriye’de “devlet terörü uygulayan İsrail’in” içinde bulunduğu acziyetin ve uluslararası alanda maruz kaldığı izolasyonun dışa yansıması olduğu vurgulanarak, “Bölgesel barışın önündeki en büyük engel Netanyahu ve savaş kabinesidir” denildi.

Paylaşımda, “Savaşı bölgeye yayarak siyasi ömrünü uzatmaya çalışan Netanyahu hükümetinin söz konusu üyesinin (İsrail Dışişleri Bakanı Yisrael Katz) şahsi çıkarları için seviyesiz ithamlara başvurmuş olmasını, önceden olduğu gibi şimdi de dikkate değer bulmuyoruz” ifadesi kullanıldı.

Metin Feyzioğlu, Çekya Büyükelçisi oldu

Eski Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, temmuz ayında Prag’a görevlendirilmişti. Eski Türkiye Barolar Birliği Başkanı olan ve 2022’de Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi olan Feyzioğlu, bu geceki kararnameyle Çek Cumhuriyeti Büyükelçiliği’ne atandı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı atama kararnamesi Resmi Gazete’de yayımlandı. Kararnamede, bazı büyükelçilik atamaları da yer aldı. Aralarında Metin Feyzioğlu da bulunuyor.

Buna göre beş ülkenin büyükelçilerine atamalar yapıldı.

Türkiye’nin Slovenya Büyükelçiliği’ne İkili İlişkiler Genel Müdürü Hayriye Kumaşcıoğlu, Bahreyn Büyükelçiliği’ne Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü Ayşe Hilal Sayan Koytak atandı.

Türkiye’nin yeni Bahreyn Büyükelçisi Koytak, Mayıs 2016 – Temmuz 2018 arasında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı olarak görev yapan Fatma Betül Sayan Kaya’nın kardeşi.

ÇEK CUMHURİYETİ BÜYÜKELÇİSİ METİN FEYZİOĞLU OLDU

Türkiye’nin Zambiya Büyükelçiliği’ne Kuzey Afrika Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Barbaros Dicle, İsviçre Büyükelçiliği’ne İkili İlişkiler Genel Müdürü Şebnem İncesu getirildi.

Türkiye’nin Çek Cumhuriyeti Büyükelçisi de Metin Feyzioğlu oldu. Feyzioğlu, Kasım 2022’de Lefkoşa Büyükelçiliği’ne atanmıştı.

Bulutlu ve ılık bir gün bekleniyor

Bölge, yüksek basınç sisteminin etkisiyle ılık ve neredeyse nemli hava kütlesi altında, çok bulutlu geçecek. Sıcaklık mevsim normallerinin 2-3 derece altında seyrederken, kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette rüzgar esmesi bekleniyor.

Bölge, yüksek basınç sistemi ile ılık ve nispeten nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak. Havanın bugün çok bulutlu, zamanla parçalı ve az bulutlu geçmesi bekleniyor.

Hava sıcaklığının mevsim normallerinin 2 ile 3 derece altında seyretmesi öngörülürken, rüzgarın ise kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette esmesi bekleniyor.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Bakanlar Kurulu’na New York’taki yemekle ilgili bilgi verdi

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Bakanlar Kurulu’na New York’taki gayriresmi akşam yemeği konusunda bilgi verdi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Bakanlar Kurulu’na New York’taki gayriresmi akşam yemeği konusunda bilgi verdi ve son gelişmelerle ilgili görüş alışverişinde bulundu.

Cumhurbaşkanlığı açıklamasına göre  Tatar, bugün saat 15.00’te başlayan Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederek, Başbakan ve Bakanları New York’ta gerçekleşen gayri resmi akşam yemeğine dair bilgilendirdi.

Cumhurbaşkanı Tatar, son gelişmelerle ilgili de görüş alışverişinde bulundu.

Bakanlar Kurulu toplantısı tamamlandı

Bakanlar Kurulu toplantısı sona erdi.

Bakanlar Kurulu toplantısı, saat 18.00 sıralarında tamamlandı.

Başbakanlıktan verilen bilgiye göre saat 15.30’da Cumhurbaşkanı Ersin Tatar başkanlığında toplanan ve ardından Başbakan Ünal Üstel başkanlığında devam eden Bakanlar Kurulu toplantısı, saat 18.00 sıralarında tamamlandı.

Cumhurbaşkanı Tatar, Bakanlar Kurulu’nun bir saatlik bölümüne katılmıştı.

Toplantı sonrasında açıklama yapılmadı.

Evkaf kadınları, “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” için bir araya geldi

Evkaf kadın personelleri, Meme Kanseri Farkındalık Ayı için bir araya geldi.

Kıbrıs Vakıflar İdaresi (Evkaf) kadın personelleri, Meme Kanseri Farkındalık Ayı nedeniyle bir araya geldi. Etkinlik, meme kanseri konusunda toplumu bilinçlendirmek ve erken teşhisi yaygınlaştırmak amacıyla düzenlendi.

Katılımcılar, günün anlam ve önemine dikkat çekmek için pembe giyinerek farkındalık mesajı verdiler. Bu organizasyon, meme kanseri hakkında bilgi paylaşımında bulunarak, erken teşhisin önemini vurgulamak için önemli bir fırsat sundu.

KURTULMUŞ VE YILMAZ’DAN ÖZTÜRKLER’E KUTLAMA…

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Prof.Dr.Numan Kurtulmuş ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhuriyet Meclisi Başkanlığına seçilen ve bugün görevi devralan Ziya Öztürkler’i telefon ile arayarak kutladı.
Yapılan telefon görüşmelerinde iki ülke ve iki Meclis arasında var olan güçlü bağlara vurgu yapıldı ve yeni süreçte de ilişkilerin en üst düzeyde devam edeceği belirtildi.
Kurtulmuş ve Yılmaz, Başkan Öztürkler’i kutlayarak yeni görevinde başarılar diledi.
Meclis Başkanı Ziya Öztürkler de kutlamalar nedeniyle teşekkür ederken, kendisine verilen sorumluluğu en iyi şekilde yapacağına olan inancını dile getirdi.

Büyükelçi Serim, muhtarlarla bir araya geldi

Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim, Yenierenköy-Dipkarpaz, Mehmetçik-Büyükkonuk ve İskele bölge muhtarlarıyla buluştu.

Serim, bölge muhtarlarıyla bir araya gelerek bölgenin sorunları ve önerileri üzerine sohbet etti.

Serim sohbet anlarını sosyal medya hesabından paylaştı:

“Yenierenköy-Dipkarpaz, Mehmetçik-Büyükkonuk ve İskele bölge muhtarlarıyla biraraya gelerek sohbet etme fırsatı bulduk.

Değerli muhtarlarımızdan aldığımız tespit ve öneriler, tüm kurum ve kuruluşlarımızla KKTC’nin aydınlık yarınları için yaptığımız çalışmalara çok kıymetli katkılar sunmaktadır.”

Yakın Doğu Koleji öğrencileri Pearson Edexcel sınavlarında iki dünya ve iki Kıbrıs birinciliği kazandı!

Yakın Doğu Koleji öğrencilerinden Arda Tursoy, Hüseyin Başaran ve Nikita Gordeev, Pearson Edexcel’in sınavlarında iki Kıbrıs ve iki dünya birinciliği kazandı. Öğrenciler, Kasım ayında düzenlenecek törenle ödüllerini alacak.
Yakın Doğu Kolejleri öğrencileri, uluslararası tanınırlığı en yüksek kurumlardan Pearson Edexcel’in yaptığı sınavlarda elde ettikleri Kıbrıs ve dünya birincilikleri ile büyük başarı elde etti. Gösterdikleri başarı ile ailelerini ve okullarını gururlandıran Yakın Doğu Koleji öğrencileri Arda Tursoy, Hüseyin Başaran  ve Nikita Gordeev’in birincilikleri; Fen Bilimleri, Matematik, İşletme ve Ekonomi sınavlarında geldi.
Sınav sonuçlarına göre Yakın Doğu Koleji 9. sınıf öğrencilerinden  Arda Tursoy, Pearson Edexcel iLowerSecondary Science (Ortaokul Fen Bilimleri) sınavında Kıbrıs genelinde en yüksek puanı aldı. 11. sınıf öğrencilerinden Hüseyin Başaran ise Pearson Edexcel International GCSE Mathematics A (Uluslararası GCSE Matematik A) sınavında dünya birincisi oldu.
Bir diğer başarı ise, Yakın Doğu Koleji’nin mezun öğrencilerinden Nikita Gordeev’in iki dalda birden ödül kazanması oldu. Pearson Edexcel International Advanced Level Business (Uluslararası İleri Seviye İşletme) sınavında Kıbrıs birincisi olan Nikita Gordeev, aynı zamanda; International Advanced Level Economics (İleri Seviye Ekonomi) sınavında da dünya birincisi oldu.  Nikita Gordeev, bu başarıları ile bu yıl Alabama Üniversitesi’nden İşletme bölümü için burslu kabul aldı.
Raif Özdilek Avsaroğlu: “Öğrencilerimizin elde ettiği uluslararası başarılar, 30 yıllık bir eğitim geleneğimizin yansımasıdır!”
Yakın Doğu Koleji öğrencilerinin kazandığı uluslararası başarıların, 30 yıllık bir eğitim geleneğinin yansıması olduğuna vurgu yapan Yakın Doğu Koleji Müdürü Raif Özdilek Avsaroğlu, “Öğrencilerimizin, sadece akademik bilgiyle değil, azim ve disiplinle de nasıl büyük başarılara ulaşılabileceğini bir kez daha gösterdi. Pearson Edexcel gibi uluslararası alanda tanınan bir platformda kazandıkları bu dereceler, öğrencilerimizin ve yetkin öğretmen kadromuzun emeğinin bir sonucudur” dedi.
“Yakın Doğu Koleji olarak öğrencilerimizi dünya ile rekabet edebilen bireyler olarak yetiştirme hedefiyle hareket ediyoruz” diyen Raif Özdilek Avsaroğlu, “Arda, Hüseyin ve Nikita’nın elde ettiği Kıbrıs ve dünya dereceleri kadar, mezun öğrencilerimizin Avrupa ve ABD’nin önde gelen üniversitelerine yerleşmeleri de bunun bir göstergesi” ifadesini kullandı.

TUSAŞ’a hain saldırı: Teröristlerin kimlikleri belli oldu

SON DAKİKA HABERİ: TUSAŞ’a saldıran teröristlerin kimlikleri belli oldu. Teröristlerin PKK üyesi olduğu belirlendi. Erkek teröristin Rojger kod adlı Ali Örek, kadın teröristin Mine Sevjin Alçiçek olduğu açıklandı. Saldırıda 5 kişi şehit olurken, 22 kişi yaralanmıştı. Yaralılardan 8’inin taburcu edildiği bildirildi. Bu arada hain saldırı sonrası Türkiye alarma geçti, havalimanlarında güvenlik önlemleri artırıldı.

Cumhurbaşkanı Tatar: “İnsanlığa, sağlığa ve bilime yaptığınız hizmetleriniz değerlidir”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 45. Türk Ulusal Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Kongresi’nin açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Tatar, bin 400’e yakın doktoru Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde görmekten duyduğu memnuniyeti ifade etti.

Kongrenin hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Tatar, “İnsanlığa, sağlığa ve bilime yaptığının hizmetleriniz değerlidir.” dedi.

Türkiye’nin sağlıktaki başarılarının önemine dikkat çeken Tatar, tıpta gösterilen başarıların Türk dünyasının gelişmesine vesile olduğuna vurgu yaptı.

Tıp doktorlarının katkılarıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıtmak ve güçlendirmek istediklerini söyleyen Tatar, tıpta yaşanan gelişmelere bağlı olarak sağlık turizminin de geliştiğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Tatar, önümüzdeki yıl gerçekleşecek kongrenin yine KKTC’de yapılacak olmasının gururunu yaşadığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye’de Kahramankazan’da milli savunma sanayi tesisi TUSAŞ’a düzenlenen terör saldırısını kınadı, şehitlere Allahtan rahmet yaralılara acil şifalar diledi.

Gazze’de yaşanan dram ve vahşet olaylarının Kıbrıs’ta geçmişte yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Tatar, 1974 yılında gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekatı ile 50 yıldan beri adada barış, huzur ve güvenin var olduğunu söyledi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin anavatan Türkiye Cumhuriyetinin desteğiyle güçlendiğini ve tanınma yolunda ilerlediğini ifade eden Tatar, turizm, yükseköğretim, tarım ve hizmet sektöründe gelişmeler yaşadığını vurguladı.

Pandemi döneminde Başbakan olduğunu anımsatan Tatar, ülkenin kapandığını ve sorunlara çare aranırken, Türkiye’nin ülkede acil durum hastanesi yaptığını ve aşı gönderdiğini ifade etti.