Archives 2024

Haluk Bayraktar: Savunma ve havacılık sanayisinin gelişimde Kıbrıs Harekatı hikayenin parçası

SAHA İstanbul Başkanı ve BAYKAR Genel Müdürü Haluk Bayraktar, “Türk savunma ve havacılık sanayisinin gelişiminde 1920’lerdeki başlangıçtan 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’na, 2000’lerin başından 2023 sonrasındaki ihracat odaklı büyümeye kadar her aşama bu hikayenin bir parçasıdır” ifadelerini kullandı.

SAHA İstanbul Başkanı ve BAYKAR Genel Müdürü Haluk Bayraktar, geçen yıl Türk savunma ve havacılık sektörünün 5,5 milyar dolar düzeyinde ihracat yaptığını belirterek, “Bu fuarda (SAHA EXPO) 1 yıllık ihracatımıza yakın seviyede ihracat anlaşmalarına imza atıyoruz. Bu, böyle bir etkinlik için gerçek bir rekordur.” dedi.

Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük sanayi kümelenmesi olan SAHA İstanbul tarafından, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, 6 bakanlık ve Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığının (SSB) destekleriyle, Anadolu Ajansının (AA) global iletişim ortaklığında, İstanbul Fuar Merkezi’nde (İFM) düzenlenen SAHA EXPO Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayii Fuarı başladı.

Bayraktar, açılış konuşmasında, SAHA İstanbul’un Türk savunma ve havacılık sektörünün itici gücü olmak, yerlilik oranını artırmak, kritik teknolojileri ülkeye kazandırmak, uluslararası rekabet gücünü yükseltmek ve güçlü bir ekosistem oluşturmak hedefiyle kurulduğunu söyledi.​​​​​​​

SAHA İstanbul’un misyonunun sektördeki koordinasyonu sağlamak olduğunun altını çizen Bayraktar, şu ifadeleri kullandı:

“Şirketlerimizi kritik ürünler üretmeye motive ediyor, yeteneklerini değerlendiriyor ve bu yetenekleri sistem ve alt sistem üretiminde kullanıyoruz. Projelerimiz üye şirketlerimizin kapasitelerini geliştirirken, aralarındaki ticari ilişkileri de güçlendiriyor. Yurt içi ve yurt dışı pazar geliştirme faaliyetlerine katkı sağlıyoruz. Bu yaklaşım, savunma ve havacılık ekosistemini bir bütün olarak ileriye taşıyor. İşbirliğini kolaylaştırarak, yıkıcı teknolojiler geliştirerek ve küresel ihtiyaçlara cevap vererek endüstriyi şekillendiriyoruz. Yerli üretim kabiliyetlerimizi pekiştirirken, global pazarda da söz sahibi oluyoruz.”

“15 MİLYAR DOLAR GELİR VE 5,5 MİLYAR DOLAR İHRACAT”

Bayraktar, SAHA İstanbul olarak özel sektörün rolünü artırarak sektöre dinamizm kazandırmayı ve maliyet etkin sürdürülebilir projeler geliştirmeyi amaçladıklarını dile getirdi.

Küresel savunma endüstrisini şekillendiren son gelişmeleri yakından takip ettiklerini vurgulayan Bayraktar, “Elektrifikasyon, yapay zeka, otomasyon, hipersonik uygulamalar ve uzay yetenekleri gibi alanlarda öncü olmayı hedefliyoruz. Uzun vadeli planlama ve yeni kapasite gereksinimleri konusunda üyelerimizi yönlendiriyoruz. 2023’te 2,4 trilyon dolara ulaşan global askeri harcama, jeopolitik gerilimlerin ve savunma modernizasyon ihtiyaçlarının bir yansıması.” diye konuştu.

Geçen yıl itibarıyla Türkiye’nin 15,8 milyar dolarlık savunma harcamasıyla dünyada 22. sırada yer aldığına işaret eden Bayraktar, şunları kaydetti:

“Son 5 yıllık bileşik büyüme oranlarına baktığımızda, Türkiye’nin yüzde – 6,2 ile listede negatif büyüme gösteren tek ülke olması yanıltıcı olmamalıdır. Bu düşüş, savunma kapasitemizde bir azalma değil, aksine milli üretim kabiliyetlerimizin artmasıyla dışa bağımlılığımızın azalmasıyla daha maliyet etkin ürünler geliştirmemizin bir yansıması, Türk savunma ve havacılık sanayisinin gelişiminin, ülkemizin bağımsızlık hikayesidir. 1920’lerdeki başlangıçtan 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’na, 2000’lerin başındaki millileşme vizyonundan 2023 sonrasındaki ihracat odaklı büyümeye kadar her aşama bu hikayenin bir parçasıdır. Bugün, 15 milyar dolar gelir ve 5,5 milyar dolar ihracatla gurur duyduğumuz bir noktadayız. Bu aşama Milli Teknoloji Hamlemizin daha başlangıcıdır. Türk savunma ve havacılık sanayisinin kabiliyetleri, geniş bir yelpazeye yayılmıştır. Kara araçlarından deniz platformlarına, insansız hava platformlarından mühimmatlara, füzelerden iletişim ve muharebe destek sistemlerine kadar her alanda söz sahibiyiz. Bu kabiliyetler, ulusal güvenliğimizi güçlendirmesinin yanı sıra ülkemizi global pazarda rekabetçi bir oyuncu haline getiriyor.”

İsias Otel davasında ara karar: Duruşma 3 Aralık tarihine ertelendi!

ARA KARAR AÇIKLANDI: DURUŞMA 3 ARALIK 2024’E ERTELENDİ

Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen İsias Otel davasının 4’üncü duruşmasında ara kararlar açıklandı.

Mahkeme tutuklu sanıklar otel sahipleri Ahmet Bozkurt, Mehmet Fatih Bozkurt ve Fenni Mesul Erdem Yıldız’ın tutukluluk halinin devamına karar verdi.

10 gün içinde bilir kişi raporunun tanzim edileceğini belirten Mahkeme Başkanı, duruşmanın 3 Aralık 2024’te tekrar görülmesine karar verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: FETÖ tamemen tasfiye olana kadar mücadele sürecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Milletin çocuklarını hizmet, himmet diyerek mankurtlaştıranların sonu diğer iblisler gibi onursuz bir ölüm olmuştur.” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, teröristbaşı Fetullah Gülen’in ölümü sonrasında da FETÖ ile mücadelenin kararlılıkla süreceğini ifade etti.

Ergin Saygun: Mağdur olan herkes, Güney Kıbrıs ve Yunanistan’a tazminat davası açmalı

Emekli Orgeneral Ergin Saygun, Kıbrıs sorununa Güney Kıbrıs ve Yunanistan’ın neden olduğunu vurgulayarak mağdur olan herkesin Yunanistan ve Güney Kıbrıs’a tazminat davası açması gerektiğini dile getirdi.

Kıbrıs Barış Harekâtı, İstanbul Arel Üniversitesi’nde düzenlenen “50. Yılında Mutlu Barış Harekâtı” konulu sempozyumda siyasi, askeri ve sosyal gelişmeleri ile masaya yatırıldı. Kıbrıs Barış Harekatı’nda görev alan kilit isimlerin önemli bilgiler verdiği sempozyumda emekli Orgeneral Ergin Saygun, “Garanti anlaşması ve adadaki Türk varlığı mutlaka gereklidir. Hatta içinde bulunduğumuz şartlarda oradaki varlığımızın artması gerekir” dedi.

Yunanistan ve Kıbrıs’taki Rumların Türkleri katletmesinin ardından 20 Temmuz 1974 yılında kahraman Türk ordusunun başlatmış olduğu Kıbrıs Barış Harekatı’nın tüm yönleri İstanbul Arel Üniversitesi, Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) ve Kuleliler Derneği ortaklığında düzenlen sempozyumda masaya yatırıldı. Kıbrıs sorununun üç oturumla masaya yatırıldığı sempozyumda jeopolitik bağlam ve Kıbrıs Barış Harekâtı öncesi siyasi gelişmeler, harekatın icrası ve 41. yılında KKTC ve Kıbrıs sorunun geleceği konuları ele alındı.

“SAVUNMA SANAYİ BAĞIMSIZLIĞIMIZ İÇİN ŞART”

Etkinlikte anahtar konuşmacı olarak yer alan emekli Orgeneral Ergin Saygun, Kıbrıs sorununa Güney Kıbrıs ve Yunanistan’ın neden olduğunu vurgulayarak mağdur olan herkesin Yunanistan ve Güney Kıbrıs’a tazminat davası açması gerektiğini belirtti. Kıbrıs Barış Harekatı’nın her yönüyle okullarda anlatılmasının tarihimiz için önemli olduğunun altını çizen Saygun, savunma sanayimizin bağımsızlığımız için gerekli olduğuna vurgu yaptı.

Kıbrıs Barış Harekatı’nda kilit isimlerden biri olan emekli Orgeneral Ergin Saygun Kıbrıs sorununun süreci ile ilgili bilgiler vererek Rum yönetimi ve Yunanistan’ın her zaman Kıbrıs’ı ele geçirmek amacında olduğunu belirtti.

“TÜRK TOPLUMUNU AZINLIK OLARAK GÖRMEKTE ISRAR EDİYORLAR”

Ergin Saygun; “Kıbrıs Cumhuriyeti nedir? 1959 – 60 anlaşmaları ile kurulan bir devlet malumunuz. Bu devlet, Rumların ve Yunanistan’ın öncelikli hedefi olan ENOSİS’i tıkadığı için Rumlar tarafından zaten başlangıçtan itibaren benimsenmemiştir. Durdurmak için ellerinden geleni yapmışlardır. Bugünkü yönetim, adadaki Türk toplumunu eşit hak ve özgürlüklere sahip bir entite yapı olduğunu reddeder. Türk toplumunu azınlık olarak görmekte ısrar eden bir siyasi yapıdır. Hala aynı şey devam etmektedir. Kıbrıs Cumhuriyeti bu nedenle adanın tamamını temsil etmemektedir. Nitekim 1972 yılında Helsinki’de bir belge imzalandı. Bu belgeye zamanın başbakanı Süleyman Demirel, Kıbrıs’taki bu yönetimin adanın tamamını teşkil etmediği yolunda bir dipnot eklemiştir. 1983 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla da Birlemiş Milletler bir deklarasyon yayınlayarak adadaki tek yönetimin, 541 sayılı kararla, Rum yönetimi olduğunu maalesef vurgulamıştır. Bugüne kadar ki bütün gelişmeler göstermiştir ki adada iki toplumun bir arada yaşaması mümkün değildir. Burada bir enteresanlık var; mesela Filistin ve İsrail için iki ayrı devlet tezleri ısrarla savunanların buna Kıbrıs’ta karşı çıktıklarını görüyoruz” ifadelerini kullandı.

“RUMLARIN AB ÜYELİĞİ ULUSLARARASI HUKUKA AYKIRIDIR”

Konuşmasının devamında Kıbrıs Rum kesiminin Avrupa Birliği’ne üyeliğinin Uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurgulayan Saygun, “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin herhangi bir devlet ile hiçbir şekilde siyasi veya ekonomik bir bütünleşmeye giremeyeceği kurucu anlaşmaların bir hükmüdür. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin AB üyeliği sadece bir ülke ile değil 27 ülke ile bir entegrasyonu yani bir bağlantıyı öngörmektedir. Kıbrıs daha bütünken bile garanti anlaşmasına göre Türkiye ve Yunanistan’ın üye olmadığı bir kuruluşa Kıbrıs Devleti üye olamaz hükmü hala geçerlidir. Bu nedenle Rumların Avrupa Birliği üyeliği uluslararası hukuka aykırıdır. Zaten hukuka uygun pek yaptıkları bir şey yok” dedi.

“BUGÜNE KADAR YAPILMIŞ BİR HAREKÂT DEĞİLDİR”

Konuşmasında Kıbrıs Barış Harekatı’na değinen emekli Orgeneral Ergin Saygun, düzenlenen harekatın dünya harp tarihinde bir ilk olduğunun altını çizerek şu ifadeleri kullandı:

“1974 yılında adada durum fevkalade vahim hale geldi. Darbe yapıldı. Türk kasabı lakaplı Nikos Sampson Cumhurbaşkanı seçildi. Başbakan Ecevit garantör anlaşmasının verdiği hakları uygun bir şekilde kullanmak için İngiltere’ye gitti. İngilizlerden istediği desteği alamayınca 20 Temmuz’da bu harekât yapıldı. Gerçekten bu harekât aynı anda ayrı yerlerde uçar birlik, hava indirme, kara harekâtı var. Kara harekâtını kimse bilmez. Mücahitlerin yürüttüğü uzun süreli vadeli harekatlar var baştan beri. Bugüne kadar yapılmış bir harekât değildir. Bundan sonrada yapılabileceğine de ihtimal vermiyorum.”

“1958 yılından beri Rumlar Türklere soykırım uyguladılar” diyen emekli Orgeneral Ergin Saygun, “364 kişi şehit olmuş, 30 bin kişi evlerinden göç etmek zorunda kalmıştır. Bir tanesi var ki semboldür. Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı tabibi Binbaşı Nihat İlhan, eşi, birisi 6 aylık, birisi 4 yaşında, birisi 6 yaşında üç çocuğuyla banyo küvetine sığınmışlar, kaçacak yer yok. Orada acımadan makinalı tabancayla taramışlar ve süngülemişler. Böyle bir gerçek varken siz hala garanti anlaşması kalksın diyebiliyorsanız buna diyebilecek hiçbir şey yok” şeklinde konuştu.

“DENİZ ÜSSÜ PLANI HAYATA GEÇİRİLMELİ”

Saygun, “Barış Harekâtına rağmen Rum katliamları bitmemiştir. Muratağa’da en küçüğü 16 günlük, en büyüğü 95 yaşında Türkler yine acımasızca hem kurşuna dizilmişler hem de kesici aletlerle şehit edilmişlerdir. Onun için garanti anlaşması ve adadaki Türk varlığı mutlaka gereklidir. Hatta içinde bulunduğumuz şartlarda oradaki varlığımızın artması gerekir. Uzun senelerden beri Magosa’nın kuzeyinde bir deniz üssü planları vardır. Bir türlü hayata geçirilmiyor. İnşallah en kısa zamanda geçer” ifadelerini kullandı.

“TÜRK TOPLUMUNUN GÜVENLİĞİNDEN VE BAĞIMSIZLIĞINDAN VAZGEÇEMEYİZ”

Saygun, sözlerini söyle sürdürdü:

“Sonuç olarak bizim Kıbrıs’ta vazgeçemeyeceğimiz; Türk toplumunun güvenliği, siyasi eşitliği yani bağımsızlığıdır. Önce İngilizler ardından ve özellikle Rum ve Yunanların bütün baskı ve eziyetlerine rağmen Kıbrıs Türk’ünün, dilini, dinini ve benliğini koruyabilmek için sonuna kadar fedakârca ve kahramanca savaşması bu durumdaki bütün toplumlara örnek olacak bir davranıştır. Bugün maalesef bu dirençten bazılarının vazgeçtiğini, AB imkanlarından yararlanabilmek gerekçesi ile Rum pasaportuna başvurduklarını duyduk. Bu özellikle de şimdi yaşayan nüfusun babaları dedelerine karşı Rauf Danktaş’a, doktor Küçük’e karşı, bütün o mücahitlere karşı yapılabilecek çok büyük bir saygısızlıktır.”

“KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI DÜNYA HARP TARİHİNDE ÖNEMLİ BİR YERE SAHİPTİR”

Sempozyumla ilgili bilgiler veren İstanbul Arel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı ve Arel USAM Müdürü Prof. Dr. Oktay Bingöl, Kıbrıs Barış Harekatı’ndan önemli dersler çıkarıldığını ve çıkarılmaya devam edildiğini ifade etti. Sempozyumda açılış konuşması yapan İstanbul Arel Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ersin Göse ise Kıbrıs’ın stratejik önemini vurgulayarak Kıbrıs Barış Harekatı’nın dünya ve Türk Harp tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı.

Göse; “Mustafa Kemal Atatürk’ün; ‘Efendiler, Kıbrıs düşman elinde bulunduğu sürece ikmal yollarımız tıkanır. Kıbrıs’a dikkat ediniz. Bu ada bizim için çok önemlidir.’ şeklindeki vasiyetinde; jeopolitik ve jeostratejik önemi açıkça görülen Kıbrıs’ta elli yıl önce 20 Temmuz günü icrasına başlanan Barış Harekâtı ile adada Türk varlığının korunması ve devamı sağlanırken günümüze kadar süren barış ortamının temelleri de atılmıştır” dedi.

Gazze’de can kaybı 42 bin 718’e çıktı

İsrail ordusunun, Gazze Şeridi’ne 7 Ekim 2023’ten bu yana düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı son 48 saatte 115 artarak 42 bin 718’e yükseldi.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’ne 382 gündür sürdürdüğü saldırılara ilişkin bilgi verildi.

İsrail ordusunun son 48 saatte Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerinde gerçekleştirdiği “7 katliamda” 115 kişinin öldüğü, 487 kişinin yaralandığı belirtildi.

İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 42 bin 718’e, yaralı sayısının da 100 bin 282’ye yükseldiği kaydedildi.

Açıklamada ayrıca hâlâ enkaz altında ve yol kenarlarında ölülerin bulunduğu ancak İsrail güçlerinin engellemesi nedeniyle sağlık ekipleri ile sivil savunma görevlilerinin cenazelere ulaşamadığı yinelendi.

Gönyeli-Alayköy Belediyesi street ball turnuvası düzenliyor

Gönyeli-Alayköy Belediyesi, 25-27 Ekim tarihleri arasında KKTC Basketbol Federasyonu ve Baf Türk Birliği işbirliğiyle street ball turnuvası düzenliyor.

Belediye’den yapılan açıklamaya göre, etkinlikte, sportif ve kültürel faaliyetler ile geleneksel tatlar yer alacak.

-Sokak basketbolu

Demir Sokak’ta yer alacak 3×3 Streetball Turnuvası çerçevesinde sokak basketbolu maçları düzenlenecek.

Program şöyle:

“25 Ekim Cuma saat 17:00 – DJ performansıyla açılış ve açılış maçı

26 Ekim Cumartesi saat 12:00 – Basketbol maçlarının devamı

27 Ekim Pazar saat 12:00 – Yarı final ve final maçları

Turnuvaya Katılım ve Bilgi İçin: 0542 852 0008 & 0542 851 6600

-Nazar ve Seçim Es Ertüngü Parkı açılacak

Gönyeli-Alayköy Belediyesi tarafından Özgür Sokak’ta hayata geçirilen Nazar ve Seçim Es Ertüngü Parkı’nın açılışı 26 Ekim’de saat 16.00’da yapılacak. Yeni park alanında çocuklar, gençler ve aileler için keyifli vakit geçirebilecekleri bir alan sunulacak.

-Baf Türk Birliği Herse ve Lokma Günü düzenleyecek

Kıbrıs’ın zengin mutfak kültürünün parçası olan Herse ve Lokma Günü, Baf Türk Birliği işbirliğiyle 27 Ekim Pazar günü saat 16.00’da, Demir Sokak’ta ücretsiz olarak katılımcılarla buluşacak.

-Örge Volkan konser verecek

Ülkenin sanatçılarından Örge Volkan 27 Ekim Pazar günü saat 17.00’de sahne alacak.

Başbakan Üstel, Adıyaman Valisi Varol İle Görüştü

İsias Hotel davasının dördüncü duruşması için Adıyaman’da bulunan Başbakan Ünal Üstel, bu sabah Adıyaman Valisi Osman Varol ile bir araya geldi.

 

Başbakan Ünal Üstel, Adıyaman Valisi Varol’la görüşmesinden sonra açıklama yaptı.

 

Başbakan Ünal Üstel, 6 Şubat deprem felaketinde kaybedilen canlar için adalet arayışlarının sürdüğünü vurguladı. Üstel, İsias Otel’de hayatını kaybedenler için Adıyaman’da görülen davada çıkacak kararın, Türkiye’de benzer olayların tekrar yaşanmaması adına örnek teşkil etmesi gerektiğini ifade etti.

 

Başbakan Ünal Üstel, 6 Şubat’ta meydana gelen deprem felaketinde hayatını kaybedenler için büyük bir acı yaşandığını belirtti.

Görüşmede Başbakan Üstel’e Başbakan Yardımcısı Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ile Cumhuriyet Meclisi Türkiye Cumhuriyeti’ndeki Depremle İlgili Hukuki ve Adli Sürecin İzlenmesine İlişkin Oluşturulan Geçici ve Özel (Ad-hoc) Komitesi Başkanı, UBP Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu eşlik etti.

Ziya Rızkı Anılacak

Ziya Rızkı, 30’uncu ölüm yıl dönümünde 27 Ekim Pazar günü anılacak.

Kıbrıs Türk halkının var oluş mücadelesinde önemli katkıları olan eski milletvekili, belediye başkanı, mücahit komutanı, serdar ve spor adamı Ziya Rızkı, 30’uncu ölüm yıl dönümünde 27 Ekim Pazar günü anılacak.

Ziya Rızkı için ilk tören saat 09.30’da Ziya Rızkı Meydanı’ndaki büstü önünde, ikinci tören ise saat 10.15’te Karaoğlanoğlu Mezarlığında kabri başında düzenlenecek.

Üreticilere faiz desteği verilecek

Üreticilere, kimyevi gübre, tohumluk ve yemlik arpada faiz desteği veriliyor.

Bakanlar Kurulu’nun bu amaçla aldığı kararlar, Resmi Gazete’de yayımlandı.

Ülkedeki zahire üreticilerinin desteklenmesi amacıyla 1 Ekim 2024 – 30 Eylül 2025 döneminde kredili olarak kimyevi gübre kullanan zahire üreticilerine faiz iade desteği sağlanmasına ilişkin karar şöyle:

“Kıbrıs Türk Kooperatif Merkez Bankası Ltd.’den temin edecekleri kredilere mukabil, dönüm başına 25 kg. olacak şeklindeki taban gübresinin 31 Aralık 2024 tarihine kadar alınması kaydıyla ve dönüm başına 15 kg. olacak şekildeki üst gübrenin ise 15 Mart 2025 tarihine kadar alınması kaydıyla kullanılacak kimyevi gübrenin, Zirai Levazım , Makine ve Gıda Pazarlama Kooperatifi Ltd. veya Kimyevi Gübre satışı yapan firmalardan sağlanması, Proje için, K.T. Kooperatif Merkez Bankası Ltd. ile Protokol imzalanması hususunda Maliye Bakanlığı ile Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın yetkili kılınmaları, 1 Ekim 2024 – 30 Eylül 2025 dönemi için tahakkuk edecek olan toplam %60 oranındaki faizin, 35 puanlık kısmının yapılacak Protokol çerçevesinde Faiz Farkı Fonu’ndan karşılanması.”

-Faiz Destekli Tohumluk Materyali Sağlanması

Bakanlar Kurulu’nun, çiftçilikle uğraşan zahire üreticilerinin desteklenmesi amacıyla aldığı karar şöyle:

“2024-2025 zahire üretim döneminde kullanmak üzere, Toprak Ürünleri Kurumu’ndan, Zirai Levazım, Makine ve Gıda Pazarlama Kooperatifi Ltd.’den ve Tohumluk Materyali satışı yapan firmalardan 31 Aralık 2024 tarihine kadar dönüm başına 25 kg . tohumluk materyali (arpa, buğday) alacak olan zahire üreticilerinin, Kıbrıs Türk Kooperatif Merkez Bankası Ltd. aracılığıyla kullanacakları kredilere uygulanacak olan toplam yüzde 60 oranındaki faizin 35 puanlık kısmının Faiz Farkı Fonundan karşılanması ve bahse konu projenin ekte belirlenen şartlara bağlı olarak kullandırılması ve bu hususta, Kıbrıs Türk Kooperatif Merkez Bankası Ltd. ile protokol imzalanması amacıyla Maliye Bakanlığı ile Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın yetkili kılınması.”

-Faiz Destekli Yemlik Arpa Sağlanması

Bakanlar Kurulu, yemlik arpa sağlanması için de şu kararı aldı:

“Ülkemizdeki küçükbaş hayvan besleyicilerinin desteklenmesi amacıyla Kıbrıs Türk Kooperatif Merkez Bankası Ltd.’den temin edecekleri kredilere mukabil, 1 Kasım 2024 – 31 Ocak 2025 dönemini kapsamak ve damızlık küçükbaş hayvan başına günde 1 kilo olmak üzere, satışın yapılacağı günlük geçerli fiyattan küçükbaş hayvan besleyicilerine 31 Ocak 2025 tarihine kadar almaları kaydıyla 92 günlük ihtiyaçları kadar kredili yemlik arpa ile besi yemi, besi peleti ve süt yemi satılması, ekte sunulan koşullara göre uygulanacak olan proje için, Kıbrıs Türk Kooperatif Merkez Bankası Ltd. ile Protokol imzalanması hususunda Maliye Bakanlığı ile Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığının yetkili kılınmaları ve 1 Kasım 2024 – 30 Nisan 2025 dönemi için tahakkuk edecek olan toplam yüzde 60 oranındaki faizin yapılacak Protokol çerçevesinde Faiz Farkı Fonu’ndan karşılanması.”

Başbakan Üstel: “Evlatlarımızın acısını unutmadık, unutturmayacağız…”

Başbakan Ünal Üstel, “Evlatlarımızın acısını unutmadık, unutturmayacağız” diyerek, Türkiye Cumhuriyeti’nin adaletine inançlarının tam olduğunu vurguladı.

“Adaletten beklentilerimiz var” diye konuşan Başbakan Üstel, “Kural tanımayan, yasa tanımayan bu olayların tekerrür etmemesi adına İsias davasında çıkacak kararın Türkiye Cumhuriyeti’ne örnek olması için bütün hassasiyetimizle buradayız” vurgusu yaptı.

Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüşülecek İsias davası öncesinde Başbakan Ünal Üstel mahkeme önünde açıklama yaptı.

Başbakan Üstel konuşmasında, “6 Şubat’ta yaşanan asrın felaketinde binlerce insanımızı yitirdik. Biz de KKTC olarak Şampiyon Meleklerimizi kaybettik. Geçen süre içinde Adıyaman’da kaybettiğimiz çocuklarımızın, evlatlarımızın duruşması için dördüncü kez buradayız” dedi.

-“-KKTC’de hayat durdu.. Tek yürek Adıyaman’dayız”
“KKTC’de hayat durmuştur” diyen Üstel, hükümet ve muhalefetle birlikte siyaset üstü, tek yürek olarak Adıyaman’da olduklarını vurguladı. “Ülkemizdeki insanımızın gözü kulağı Adıyaman’da…” diyen Üstel, Türkiye Cumhuriyeti’nin adaletine inançlarının tam olduğunun altını çizdi.

İsias Otel’de 72 canın yitirilmesinin acısını yaşadıklarını dile getiren Başbakan Üstel, bu olayı felakete çeviren insanoğlunun, kurallara uymadan, yasa tanımadan binayı yaptığını söyledi. Üstel, bundan dolayı acıyı ve felaketi yaşadıklarını belirtti.

-“Adaletten beklentilerimiz var”
“Evlatlarımızın acısını sonuna kadar unutmadık, unutturmayacağız” vurgusu yapan Üstel, “Adaletten beklentilerimiz var. Kural tanımayan, yasa tanımayan bu olayların tekerrür etmemesi adına İsias davasında çıkacak kararın Türkiye Cumhuriyeti’ne örnek olması için bütün hassasiyetimizle buradayız” diye konuştu.

Başbakan olarak değil bir baba, bir KKTC insanı ve bir insan olarak ana muhalefet de dahil bakan ve milletvekillerinin Adıyaman’da olduğunu ifade eden Başbakan Üstel, “Türkiye Cumhuriyeti’nin adaletine inancımız tamdır. Neticeden beklentimiz, olası kast çıkmasıdır… Davanın takipçisi olmaya devam edeceğiz, sonuçlanana kadar KKTC tek yürek olarak Adıyaman’da olacağız, olmaya devam edeceğiz” dedi.

Başbakan Üstel: Türkiye Cumhuriyeti’nin adaletine inancımız tamdır, güveniyoruz

Başbakan Ünal Üstel, İsias Otel davasının dördüncü duruşması öncesinde basına bir açıklama yaparak, “Türkiye Cumhuriyeti’nin adaletine inancımız tamdır, güveniyoruz” ifadelerini kullandı.

Başbakan Üstel’in açıklaması şöyle:

“6 Şubat’ta yaşanan asrın felaketinde yüzlerce insanımızı yitirdik. Biz de bu felakette Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak Şampiyon Meleklerimizi yitirdik. O günden bugüne kadar ülkemiz yasa büründü. Adıyaman’da kaybettiğimiz çocuklarımızın, evlatlarımızın duruşması için dördüncü kez Adıyaman’dayız. KKTC’de hayat durmuştur, hükümetiyle muhalefetiyle tüm kesimleriyle siyaset üstünde tek yürek olarak Adıyaman’daki duruşmayı izlemek için büyük bir katılımla buradayız. Ülkemizdeki insanımızın gözü, kulağı Adıyaman’da. Biz Türkiye Cumhuriyeti’nin adaletine inancımız tamdır ama 6 Şubat’ta yaşanan asrın felaketinde İsias Otel’deki 72 insanımızı ve 35 evladımızı yitirmenin acısıyla deprem felaketi yaşadık. Evlatlarımızı unutmayacağız, unutturmayacağız. Adaletten beklentilerimiz var. Kural tanımayan, yasa tanımayan ve bu olayların bir daha olmaması adına İsias davasından çıkacak olan kararın Türkiye Cumhuriyeti’ne örnek olması için bütün hassasiyetimizle buradayız.

Türkiye Cumhuriyeti’nin adaletine inancımız tamdır, güveniyoruz. Ama neticeden beklentimiz olası bir kastın çıkması beklentisi içindeyiz. Davanın takipçisi olmaya devam edeceğiz. Sonuçlanan kadar da tek yürek olarak Adıyaman’da olacağız.”

İsias Otel davasının dördüncü duruşması gerçekleşecek: Davada kritik gün!

İsias Otel davasının dördüncü duruşması, Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, bugün saat 10.00’da gerçekleşecek.

6 Şubat 2023’te Türkiye’de meydana gelen asrın felaketinde hayatını kaybeden Şampiyon Melekler’e mezar olan İsias Otel’e ilişkin dava ve ailelerin adalet mücadelesi sürüyor.

Adıyaman’daki İsias Otel’de yaşamını yitiren Şampiyon Melekler, rehberler ve yaralanan 10 kişinin yakınlarının katılımıyla davanın dördüncü duruşması bugün saat 10.00’da Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

12 Haziran’da gerçekleşen üçüncü duruşmada, Grand İsias Otel ile ilgili yeni bilirkişi raporunun 9 Eylül Üniversitesi tarafından hazırlanmasına karar verilmişti.

Mahkeme, tutuklu sanıklar Ahmet Bozkurt, Mehmet Fatih Bozkurt ve Erdem Yıldız’ın tutukluluk hallerinin devam etmesine; diğer sanıkların ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi. Aynı duruşmada kamu görevlileriyle ilgili soruşturmaların durumu hakkında bilgi alınması gerektiğine hükmedildi.

4 Eylül’de bilirkişilerden oluşan bir heyet, otelin enkazında incelemeler yaptı. Bu çalışmayı KKTC Dışişleri Gaziantep Temsilcisi Hakkı Emre Yunt, KKTC Gaziantep Konsolosu Kerem İzmen, Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya, KKTC Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı ve diğer ilgililer takip etti. Alınan karot numuneleri detaylı inceleme için üniversite heyetine teslim edildi ve sonuçlar mahkemeye sunulmak üzere hazırlanıyor.

Petrolde yön aşağı

Petrol haftanın ilk işlem gününde yaklaşık yüzde 2 artış göstermesinin ardından gerileme gösterdi.

Petrol Orta Doğu’da tırmanan çatışmaların ortasında dünkü seansta yükseliş görmesinin ardından haftanın ikinci işlem gününde yönünü aşağı çevirdi.

Brent varil başına 74 doların altına düşerken, ABD ham petrolü 70 dolara yakın seyrediyor.

Öte yandan petrol fiyatları, dünyanın en büyük petrol ithalatçısı olan Çin’de talebe ilişkin endişelerle geçen hafta yüzde 7,3 değer kaybederek Ekim 2023’ten bu yana en sert düşüşünü kaydetmişti.

Yatırımcılar, İsrail’in son füze saldırısı ve Tahran destekli vekillerin sonraki saldırıları nedeniyle İran’a nasıl misilleme yapacağını görmek için hala bekliyor. Aynı zamanda, Çin teşviklerle büyümeyi desteklemeye başladı ve fiyatları destekledi, ancak yatırımcılar küresel petrol piyasasının önümüzdeki çeyreklerde fazlaya dönebileceği konusunda temkinli olmaya devam ediyor.

İsrail devlet televizyonu KAN’ın, ismini açıklamadığı İsrailli yetkiliden naklettiği haberde, İsrail’de geçtiğimiz akşam toplanan güvenlik kabinesinde büyük olasılıkla Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yoav Gallant’a saldırının ne zaman ve nasıl olacağına ilişkin karar alma yetkisi verileceği öne sürülmüştü.

TATAR: ADALETE GÜVENİYORUZ VE İNANIYORUZ

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, İsias Davası’nı takip etmek için Adıyaman’da bulunan Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği’nin Başkanı Ruşen Karakaya ile görüntülü görüşme gerçekleştirdi.

Adıyaman’daki mahkeme sürecini izleyen Kıbrıs’tan giden kafileye selamlarını ileten Cumhurbaşkanı Tatar, ortak dava İsaias Davası’nın istenilen şekilde seyretmesi ve adaletin yerini bulmasını istediğini söyledi.

Gösterilen sabır ve metanetten dolayı teşekkür eden Cumhurbaşkanı Tatar, ailelerin yalnız olmadığını, davanın ortak olduğunu ve Şampiyon Meleklerin kalplerde yaşadığını ifade etti.

Şampiyon Melekler adına adalet talep ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, “İnanıyorum ki Meleklerimiz bizi seyrediyor. Verilen mücadeleye tanıklık ediyor. Adalete güveniyoruz ve inanıyoruz” dedi

Başbakan Ünal Üstel, siyasiler, aileler ve sivil toplum örgütlerinden oluşan kafilenin, Kıbrıs Türkü adına orada olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, sonuna kadar mücadele edileceğini kaydetti.

Şampiyon Meleklerin adının yaşatılması için çalışmaların yürütüldüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Tatar, çalışmaların devam ettirileceğini ve Şampiyon Meleklerin adlarının yaşatılacağını dile getirdi.

Şampiyon Melekleri unutmadıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, bu acının ortak olduğunu, 6 Şubat’ın Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bir kara leke olarak kalacağını söyledi.

Şampiyon Meleklerin ülkelerini temsil etmek için Adıyaman’da bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Tatar, yaşanan olaydan sonra devletin kurum ve kuruluşlarıyla orada olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Tatar, Adıyaman’da Şampiyon Melekler için sergilenen birlik, beraberlik ve gösterilen çabanın Kıbrıs Türk tarihine önemli bir mücadele olarak geçtiğini dile getirdi

Ailelere sabırlar dileyen ve ailelerin acısını paylaşan Cumhurbaşkanı Tatar, mücadelenin sonuna kadar süreceğini kaydetti.

Ruşen Karakaya da konuşmasında Cumhurbaşkanı Tatar’ın her zaman yanlarında olduğunu ve destek verdiğini belirterek, teşekkürlerini sundu.

Bilirkişi raporunun yetişmediğini belirten Karakaya, önlerinde zorlu 3-4 ay olduğunu ve duruşma tarihinin belirleneceğini söyledi.

Devlet yetkililerinin desteğinin önemine işaret eden Karakaya, “Şampiyon Meleklerimize söz verdik, sözümüzü tutacağız, adaletin sağlandığı günü hep birlikte göreceğiz, görmek zorundayız yoksa çocuklarımız bizi affetmez” diye konuştu.

Adaletin olası kast ile gelmesi gerektiğine dikkat çeken ve nedenlerini anlatan Karakaya, sorumlu olanların en ağır cezayı alması gerektiğine vurgu yaptı.

ÇOCUKLARIMIZIN HAYATLARININ ÇALINDIĞI BU TÜR OLAYLARIN BİR DAHA YAŞANMAMASI İÇİN MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ

Şampiyon Meleklerin aileleri Adıyaman’a vardı.

Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yarın görüşülecek İsias Otel davasının dördüncü duruşması için bugün sabah Ercan Hava Limanı’ndan Gaziantep’e giden heyet otobüslerle Adıyaman’a geldi.

Şampiyon Meleklerin aileleri bazı bakanlar, siyasiler, Barolar Birliği ve gazetecilerden oluşan yaklaşık 100 kişilik heyet saat 15.30’da Adıyman’a vardı.

Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği, Adıyaman Merkez Vatan İlkokulu’nu ziyaret etti ve Fehmi Turgay Baş önderliğinde Ataköy Halk Oyunları Spor Kulübü’nün İstanbul’da düzenlediği bağış gecesinde elde edilen gelirle Adıyaman Merkez Vatan İlkokulu’nda yapılan “Şampiyon Melekler Kütüphanesi” ile kütüphane bünyesindeki teknoloji sınıfına kitap bağısında bulundu.

-Sarıkaya

Okul Müdürü M. Naci Sarıkaya, okulda yaklaşık bin öğrenci olduğunu belirterek, bugün açılan teknoloji sınıfından yaklaşık 800 çocuğun faydalanacağını söyledi.

-Baş

Ataköy Halk Oyunları Spor Kulübü Başkanı Fehmi Turgay Baş da, haklı davalarında Şampiyon Meleklerin ailelerinin yanlarında olduklarını belirterek, “inşallah bu tür olaylar bir daha yaşanmaz. Şampiyon meleklerimiz bu okulda sonsuza kadar yaşatılacaklar.” dedi.

Baş, burada yetişen çocukların Cumhuriyet’in aydınlık meşalesiyle tüm Türkiye’yi dolaşması temennisinde bulundu.

-Karakaya

Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya da, “Çok anlamalı çok güzel bir gece düzenlendi ve toplanan bağışlarla bu güzel anlamlı etkinliği gerçekleştirdiniz. Bu sınıfı açtınız. Biz de size kitaplarla geldik” dedi.

Karakaya, “Çocuklarımızın hayatlarının çalındığı bu tür olayların bir daha yaşanmaması için mücadeleye devam edeceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’dan Şampiyon Meleklerin ailelerine moral ve destek

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, İsias Otel davası için Adıyaman’da bulunan Şampiyon Meleklerin aileleriyle online canlı bağlantıyla görüştü.
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, heyetin Adıyaman’a geldiği saatlerde Adıyaman Dedeman Otel Konferans Salonu’nda online bağlantıyla ailelere hitap etti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, ailelere bir kez daha sabırlar dileyerek başladığı konuşmasında, İsias’ın Kıbrıs Türk halkının ortak davası olduğunu ve adaletin bir an önce yerini bulmasının en büyük temennisi olduğunu söyledi.

Aileleri büyük sabırları ve gösterdikleri metanet için yürekten tebrik ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Tatar, “Şampiyon Meleklerin bizleri seyrettiklerine inanıyorum. Bu mücadeleyi hep birlikte veriyoruz, adaletin yerine geleceğine olan inancımızı yineliyorum. Ortak mücadelemiz sonuna kadar devam edecek. Şampiyon Meleklerin adını yaşatmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi.

Şampiyon Melekleri ne unuttuklarını, ne de unutturacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, 6 Şubat’ın hem Türkiye’nin, hem de KKTC’nin tarihinde kara bir leke olarak kalacağını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Tatar, ailelerin acısını paylaştığını yineleyerek, ailelerin verdiği mücadelenin büyük bir olgunluk gerektirdiğini söyledi.

“Acınız hepimizin acısı” diyen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Şampiyon Melekler için sergilenen birlik ve beraberliğin Kıbrıs Türk halkının mücadele tarihinde de çok önemli yeri olduğunu kaydetti.

“Şampiyon Meleklerin verilen mücadeleye tanıklık ettiklerine inanmak istiyorum. Onların ruhları ve yürekleri bunları izlemektedir.” şeklinde konuşan Cumhurbaşkanı Tatar, şunları ekledi:

“Bir gelecekte buluşulacak sizler ve yavrularınız… Olası kastla yargılama için gereğinin yapılacağına inanıyorum. Şampiyon Meleklere ve depremde hayatlarını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Keşke sizlerle beraber olabilseydim. Kalbim sizinle…”

KARAKAYA

Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya da, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a her zaman yanlarında ve destek olduğu için teşekkür etti.

“Desteğiniz bizim için çok önemli. Yanımızda olduğunuz için teşekkür ediyoruz.” diyen Karakaya, bu duruşma için bilirkişi raporunun yetişmediğini, ancak önlerinde çok zorlu 3-4 ay olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Tatar ve siyasilerin desteğinin kendileri için çok önemli olduğunu vurgulayan Karakaya, “Adaletin sağlandığı günü görmek zorundayız, yoksa çocuklarımız bizi asla affetmez. Bu katiller gün yüzü görmeyecek, kamu görevlileri de en ağır cezayı alacak.” dedi.

Karakaya, ülkeye döndüklerinde gelişmeleri aktarmak için Cumhurbaşkanı Tatar’la yeniden görüşeceklerini söyledi.

Başbakanlık Uyuşturucu ile Mücadele Komisyonu ve Medi Foundation protokol imzaladı

Başbakanlık Uyuşturucu ile Mücadele Komisyonu ve Medi Foundation, uyuşturucu bağımlılığı ile mücadele kapsamında iş birliği protokolü imzaladı.

İmza törenine Başbakanlık Uyuşturucuyla Mücadele Komisyonu Başkanı Teyfide Tecel Hatipoğlu, Komisyon Genel Koordinatörü Reyfet Abdu, Medi Foundation Genel Başkanı İsmet Medi, Medi Foundation Asbaşkanı ve Avukatı Nevin Ersoy, Medi Foundation Avukatı Melek Mestan, Medi Foundation Başkanı Pınar Agın ve Kıbrıs İlim Üniversitesi Öğretim Görevlisi Klinik Psikolog Gizem Gülden katıldı.

Protokol, gençlerin ve toplumun zararlı alışkanlıklardan korunması, bağımlılığın önlenmesi ve farkındalık çalışmalarının yaygınlaştırılması amacıyla çeşitli projeleri kapsıyor. Bu projeler arasında eğitim seminerleri, aile rehberlik hizmetleri, ruh ve mental sağlık eğitimleri, okullarda bilgilendirme toplantıları ve bağımlılık tedavisine yönelik sosyal projeler yer alıyor.

Temsilciler, iş birliğinin toplumun her kesimine ulaşarak bağımlılığı önleme ve tedavi süreçlerini iyileştirme açısından büyük bir adım olduğunu vurguladı. İş birliğinin bağımlılık ile mücadeleye katkı sağlaması ve toplumun refahını artırması bekleniyor.

Cumhurbaşkanı Tatar, “Another World is Forever Possible of Peace” heyetini kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Gülsün Karadayı başkanlığındaki “Another World is Forever Possible of Peace” heyetini kabul etti.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Tatar, uluslararası temsilci ve sanatçıları kabul etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, sanatçıların özel yeteneklerini ülke yararına kullanmaları ve düzenlenecek sergi nedeniyle heyete teşekkür etti.

Kültür ve sanatla ülkenin tanıtılmasının önemine vurgu yapan Tatar, sanat yoluyla Kıbrıs Türkü’nün uğradığı haksızlıkların ve yaşananların mesaj olarak verilebildiğini belirtti.

Anavatan Türkiye ile bağların artmasının önemini de ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, uluslararası sanatçıların da yer aldığı tüm sanatçılara başarılar diledi.

“Another World is Possible Forever of Peace” kuruluşunun uluslararası KKTC Temsilcisi, Sanatçı Gülsün Karadayı da, dünyanın farklı yerlerinde düzenlenen sergilerde KKTC’yi temsil ettiğini belirterek, Cumhurbaşkanı Tatar’a, sanata ve sanatçıya verdiği destek ve önem nedeniyle teşekkürlerini sundu.

Merhum Gazeteci Özcan Özcanhan, kabri başında anıldı

Merhum Gazeteci Özcan Özcanhan, ölümünün birinci yıl dönümünde bugün, Kıbrıs Türk Spor Yazarları Derneği tarafından Lefkoşa Mezarlığı’ndaki kabri başında düzenlenen törenle anıldı.

Anma törenine, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Türk Spor Yazarları Derneği (KTSYD) ile Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği (KTGB) başkan ve bazı yönetim kurulu üyeleri ile Özcanhan’ın ailesi ve sevenleri katıldı.

Özcanhan’ın kabri başında düzenlenen anma töreninde sırasıyla Kıbrıs Türk Spor Yazarları Derneği Başkanı Necati Özsoy, Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği Başkanı Efdal Keser, Birinci Medya Kurumu Kurucu Başkanı Ertan Birinci, Özcan Özcanhan’ın kardeşi Öner Cambaz ve Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, birer konuşma yaptı.

Konuşmaların ardından Özcan Özcanhan’ın kabri başında dua okundu.

– Özsoy

Anma töreninde ilk konuşmayı yapan Kıbrıs Türk Spor Yazarları Derneği Başkanı Necati Özsoy, Özcanhan’ı birinci ölüm yıl dönümünde saygı ve rahmetle andıklarını ifade etti.

Özcanhan’ın sadece sporda değil Kıbrıs Türk toplumunun var oluş mücadelesi ve gazetecilik hayatıyla da tanınan çok değerli biri olduğunu ifade eden Özsoy, Kıbrıs Türk Spor Yazarları Derneği’nin ilk başkanı olduğunu ve bugünlere gelinmesine vesile olduğunu dile getirdi.

Özsoy, Özcan Özcanhan’ın ismini yaşatma adına kendisini anmaya devam edeceklerini kaydetti.

– Keser

Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği Başkanı Efdal Keser de, Özcanhan’ın Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği’nin bir dönem başkanlığını yaptığı bir isim olduğunu ifade etti.

Kıbrıs Türkü’nün moral değerlerinin çok yüksek olması gerektiği dönemlerde BRT’de çalıştığını belirten Keser, “O, isimsiz kahramanlar arasında yer aldı.” diye konuştu.

Özcanhan’ın BRT’den çok erken yaşta emekli olduğunu, yazılı basında ve medyanın içerisinde yer alamaya devam ettiğini kaydeden Keser, köşe yazılarıyla ülkeyi yönetenlere de bazı konularda fikirler vermeyi sürdürdüğünü dile getirdi.

Özcanhan’ın medya anlamında da geride birçok şey bıraktığını vurgulayan Keser, “Özcanhan’ın sert görünümün altında, çok yumuşak bir kalbi vardı. Bugün burada olmamız, Özcanhan’a olan saygı ve sevginin bir göstergesidir.” ifadesini kullandı.

– Birinci

Birinci Medya Kurumu Kurucu Başkanı Ertan Birinci de, Özcanhan’ın herkese dokunan biri olduğunu belirtti.

1970’li yılların sonunda Halkın Sesi gazetesinde Özcanhan’dan çok şey öğrendiğini kaydeden Birinci, “Ortaokul yaşlarında yanına giderek bir gazetenin mizanpajı nasıl yapılır ve bir haber nasıl yazılır, öğrenmiştim.” diye konuştu.

Özcanhan’ın sert ve otoriter olduğunu, aynı zamanda bilgiyi paylaşan ve yardımsever biri olduğunu söyleyen Birinci, ayrıca kendisinin bir aşk adamı olduğunu ve en büyük aşkının ise eşi olduğunu dile getirdi.

Birinci, Özcanhan’ın talebesi olmaktan onur duyduğunu belirterek, kendisinin saygı ve rahmetle andı.

– Cambaz

Merhum Özcan Özcanhan’ın ailesi adına söz alan kardeşi Öner Cambaz da, abisinin tanrının bahşettiği bir zekaya sahip olduğunu ifade etti.

“Emanetini iade etme noktasına geldiği anda çok fazla yorgundu ama yine de mutluydu.” diyen Cambaz, hayatın kısa ve anılmanın ise çok güzel olduğunu belirtti.

– Tatar

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da, çocukluk yıllarında futbola meraklı bir kişi olarak Özcanhan’ı hakemlik günlerinde beğenerek takip ettiğini ifade etti.

Özcanhan’ın futbolseverlerin her zaman sevgisini kazanan biri olduğunu belirten Tatar, “Uzun yıllar basın camiasıyla hep birlikteydik. Bir basın mensubu olarak beni ziyaret ettiği günler olmuştu. Kıbrıs Türk halkının mücadelesiyle ilgili olarak geçmişte yaşananları, Mücahitlik dönemini ve verdiği mücadeleyi hep bana anlatmış biridir. Ayrıca son dönemlerde Sönmezler Ocağı’nda, İlter Kırmızı, ben ve Özcan abimiz, birlikte Kıbrıs sorununu değerlendirmiş ve beni her aşamada cesaretlendirmiş bir kişidir.” dedi.

Özcanhan’ın Kıbrıs Türk halkının bir değeri olduğunu vurgulayan Tatar, Reuters’in temsilciliğini yaptığını ve haberleriyle bütün dünyaya Kıbrıs Türk halkının mücadelesini anlatma fırsatı bulduğunu söyledi.

Özcanhan’ın hiç çekinmeden görüşlerini ifade eden biri olduğunu kaydeden Tatar, kendisini rahmetle andı, minnet duygularını ifade etti.

Çamurova atış alanında atış yapılacak

 Güzelyurt bölgesindeki Çamurova atış alanında hava savunma silahları ile kara hedeflerine atış faaliyeti yapılacak.

Güzelyurt Kaymakamı Savaş Orakçıoğlu tarafından yapılan açıklamaya göre, 28 Ekim – 1 Kasım tarihleri ve 08.00 – 18.00 saatleri arasında yapılacak atış günleri, Kum Tepe’den Başak mevkii hattı, Kumköy Helikopter Pisti-Yayla hattı, Başak mevkii Yayla hattı ile Kum Tepe Kumköy Helikopter Pisti hattına can ve mal güvenliği açısından girilmemesi gerekiyor.

Orakçıoğlu, belitrilen gün ve saatlerde bu bölgenin “yasak bölge” ilan edildiğini belirterek, bölgeye, serbest giriş duyurusu yapılana kadar girişin yasak olduğunu belirtti.

KKTC Milli Takımı WBMF Renkli Kuşaklar şampiyonu oldu!

Girne’de Taekwondo Karate Judo Aikido Federasyonu tarafından düzenlenen üç uluslararası organizasyonunda KKTC Milli Takımı WBMF Renkli Kuşaklar şampiyonu oldu.

Taekwondo Karate Judo Aikido Federasyonu’nun ev sahipliğinde Girne Avrasya Takvando Merkezi’nde düzenlenen üç uluslararası organizasyon, dün gerçekleştirilen WBMF Renkli Kuşaklar Müsabakaları ile sona erdi. Senior Grand Master Eyüp Zafer Gökbilen’in kapanış konuşmasının ardından ödül töreni düzenlendi. Dereceye giren sporculara madalyaları, Başkan Gökbilen ve ülke başkanları tarafından takdim edildi. Üç günlük mücadele sonunda genel klasmanda KKTC birinciliği elde ederken, Bulgaristan ikinci, Türkiye üçüncü sırada yer aldı. İran dördüncü, Rusya ise beşinci oldu.

Sibel Tatar, “Türk Dünyasında Kadınların Sanatsal Başarı Hikayeleri Paneli”ne katıldı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar eşi Sibel Tatar, “Türk Dünyasında Kadınların Sanatsal Başarı Hikayeleri Paneli”ne onur konuğu olarak katıldı

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Sibel Tatar, Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası himayelerinde Çorlu Müzik Derneği tarafından düzenlenen “Türk Dünyasında Kadınların Sanatsal Başarı Hikayeleri” temalı panele, onur konuğu olarak katılarak açılış konuşmasını yaptı.

Sibel Tatar konuşmasında, kültür ve sanat etkinliklerinin, toplumların gelişmesinde kritik öneme sahip olduğunu ve sanatın toplumsal değişime katkı yaptığını söyleyerek, kültürel etkinliklerin ülkelerin tanıtımında da önemli bir rolü olduğunu belirtti.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayelerinde yapılan kültür ve sanat projelerine dikkat çeken Sibel Tatar, hayata geçirdikleri ve yakında tamamlanacak projelerden bahsetti.

Cumhurbaşkanlığı himayelerindeki “Fidan Çocuk Korosu”nun özel çocukları müzikle buluşturduğuna vurgu yapan Sibel Tatar, müziğe ilgi duyan ve yeteneği olan çocukların bu yeteneklerini ortaya çıkarmak için oluşturulan orkestrada yer aldığını kaydetti.

Cumhurbaşkanlığı himayelerinde hayata geçirilen İpeğin Kuzey Kıbrıs’ta Yeniden Doğuşu “Kozada” Projesi hakkında da bilgi veren Sibel Tatar, ileriki günlerde hayata geçirilecek çalışmaları tamamlanmak üzere olan Keçenin Kuzey Kıbrıs’ta Yeniden Doğuşu “Keçada” Projesi’ni anlattı.

Sibel Tatar konuşmasının devamında, Kıbrıs’ta uzun yıllar önce yaşayan dünyanın en küçük fili olan cüce fil ve en küçük su aygırı fosillerinin de uzmanların titiz çalışmaları sonucunda bir müzede sergilenmeleri ile ilgili çalışmaların son aşamaya geldiğini ifade etti.

Yemeğin de bir kültür olduğunu vurgulayan Sibel Tatar, bu konuda “Geçmişten Geleceğe Kıbrıs Mutfağı Yemek Kitabı’nın” İngilizce ve Türkçe olarak hazırlandığını ve hayata geçirildiğini dile getirdi.

Sibel Tatar, kültür yayınları altında ileriki günlerde tanıtımı yapılacak olan “Kıbrıs Kapı ve Sandıkları Projesi”nin de hem bir müzede sergileneceğini hem de kapsamlı tanıtıcı bir kitabın hazırlanmakta olduğunu kaydetti.

Sibel Tatar, kültür yayınları altında bir diğer projenin ise Kıbrıs Türk Halk Müziği’ni içerecek bir araştırma kitabı olduğunu ve çalışmalarının devam etmekte olduğunu ifade etti.

Tüm çalışmalarla ülkedeki kültür ve sanatı öne çıkarmayı ve gelecek nesillere de kapsamlı bir arşiv bırakmayı hedeflediklerini anlatan Sibel Tatar, sanatın toplumda farkındalık yaratma ve sosyal değişim gücü nedeniyle sanatın her alanının desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Sivil toplum örgütleri ile iş birliğinin önemine işaret eden Sibel Tatar, bu alanda yapılacak tüm faaliyetlerin de desteklenmesinin önemine dikkat çekti.

Konuşmasının sonunda böylesi önemli bir panelde bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Sibel Tatar, panele katkı koyan herkese teşekkür etti.

Moderatörlüğünü Nalan Höke Turan’ın yaptığı panele Azerbaycan’dan sanatçı Azerin ve Azerbaycan Devlet Sanatçısı ve Piyanist Nargiz Aliyeva, Türkiye Cumhuriyeti’nden Akademisyen Sanatçı Aylin Şengün Taşçı ve Koro Şefi Gülden Kaya ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden Sanatçı ve Koro Şefi Bahar Gökhan katılarak, sanatta kadını konuşarak sanat yolculuklarında hikayelerini paylaştı.

Fahrettin Altun’dan “Almanya’dan Türkiye’ye uçaklarla sığınmacı gönderiliyor/gönderilecek” iddialarına yalanlama

Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in konuşmasında yer verdiği, “Almanya’dan Türkiye’ye uçaklarla sığınmacı gönderiliyor/gönderilecek” şeklindeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, CHP Genel Başkanı Özel’in bugünkü konuşmasında, Dezenformasyonla Mücadele Merkezi tarafından farklı tarihlerde 3 kez yalanlanan, “Almanya’dan Türkiye’ye uçaklarla sığınmacı gönderiliyor/gönderilecek” şeklindeki iddiaları yeniden dile getirdiğine şahit olduklarını belirtti.

Almanya’da yasal oturma hakkı bulunmayan Suriye, Afganistan gibi üçüncü ülke vatandaşlarının, Türkiye’ye gönderilmesine ilişkin bir anlaşmanın kesinlikle söz konusu olmadığını vurgulayan Altun, Türkiye’nin, iddia edildiği gibi “Eurofighter uçak alma karşılığında” üçüncü ülke vatandaşlarının kabulüne onay verdiği iddialarının külliyen yalan olduğunu ifade etti.

Altun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Almanya Şansölyesi Olaf Scholz’un, her hafta yasal oturma hakkı olmayan 500 Türk vatandaşının Türkiye’ye gönderilmesi konusunda anlaştığının ileri sürüldüğü iddiasının da 27 Eylül 2024’te Dışişleri Bakanlığı ve Dezenformasyonla Mücadele Merkezi tarafından kesin bir dille yalanlandığını anımsattı.

Aynı iddiaların Türk kamuoyunu manipüle etmek amacıyla, “Türkiye’ye uçaklarla sığınmacı gönderiliyor” şeklinde yeniden servis edildiğini belirten Altun, iddiaya dayanak olarak Türkiye karşıtı sosyal medya hesapları tarafından paylaşılan bir görüntünün kullanıldığı ve iddianın asılsız, görüntülerin kurgu olduğu 29 Eylül tarihinde Merkezce detaylı bir biçimde kamuoyuna açıklandığını hatırlattı.

Altun, dezenformasyonları ifşa edilen Türkiye karşıtı propaganda hesaplarının, “Almanya’daki sığınmacılar uçaklarla Türkiye’ye gönderiliyor’ iddiasıyla bu kez farklı bir kurgu görüntüyü yaymaya çalıştığını ifade ederek, bu görüntülerin Türkiye’ye sığınmacı gönderilmesiyle herhangi bir ilgisinin bulunmadığı, sesin görüntülere sonradan eklendiğinin Merkez tarafından tespit edildiğini ve 15 Ekim’de iddiaların belgeleriyle yalanlandığını kaydetti.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, “Sayın Özel’in böyle bir dezenformasyon faaliyetine aracılık etmemesi ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına tekraren ifade ediyoruz. Türk vatandaşlarının ‘toplu halde’ üçüncü ülke vatandaşlarının ise toplu veya ferdi olarak Türkiye’ye gönderilmesi, Türk makamlarının böyle bir uygulamayı kabul etmesi, buna yönelik bir anlaşmanın imzalanması kesinlikle söz konusu değildir” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: Narin’e kıyanlar yargı önünde hesap verecekler

Türkiye Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Narin Güren cinayetiyle ilgili yaptığı açıklamada, “İddianame, tahminimize göre bu hafta içerisinde Ağır Ceza Mahkemesine sunulacaktır. Narin’i katledenler, Narin’e kıyanlar yargı önünde hesap vereceklerdir” dedi.

Türkiye’de 100. Yıl Kültür Merkezi’nde düzenlenen AKP Karabük Merkez İlçe 8. Olağan Kongresi’ne katılan Türkiye Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, çıkışta basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını cevaplandırdı.

“Geciken adalet, adalet değildir.” diyen Tunç, yargı süreçleri uzamadan ve vatandaşların gecikmeksizin haklarına ulaşabilmesi noktasındaki düzenlemeleri sağlayan kapsamlı değişiklikler yapılacağını bildirdi.

Sosyal medyadaki dezenformasyonla mücadele çalışmalarının da sürdüğünü anlatan Tunç, bu dezenformasyona izin vermeden milletin huzur ve güvenliğini sağlayacak tedbirleri alma gayreti içerisinde olduklarını belirtti.

Tunç, 8 yaşındaki Narin Güran cinayetine ilişkin soru üzerine ise soruşturmada son aşamaya gelindiğini anlattı.

İddianamenin yazım sürecinde olduğunu bildiren Tunç, “Bu hafta içerisinde iddianame mahkemeye sunulur. Orada da çok detaylı bir araştırma yapıldı. HTS kayıtlarından, daraltılmış baz çakışmalarına varıncaya kadar adli tıp raporlarında ve ifadesi alınan kişilerin ifadelerindeki ortaya koydukları hususlara, kamera görüntülerine varıncaya kadar kapsamlı bir delil toplam çalışması yapıldı. Narin evladımızın hunharca katli hepimizi derinden sarsmıştı. Temennimiz, bu tür acı olaylarla bir daha karşılaşmayalım. Onun cansız bedenine ulaşıldıktan sonra da adli soruşturma detaylı, titiz bir şekilde yürütüldü. İddianame, tahminimize göre bu hafta içerisinde Ağır Ceza Mahkemesine sunulacaktır. Narin’i katledenler, Narin’e kıyanlar yargı önünde hesap vereceklerdir.” ifadelerini kullandı.

Döviz Kurları (21 Ekim 2024)

KKTC’de serbest piyasada sterlin 44.51 TL, dolar 34.17TL, euro 37.06 TL’den işlem görüyor.

Serbest piyasada 08.45 itibarıyla 37.06 TL’den alınan euro 37,12 TL’den satılıyor. 44.51 TL’den alınan sterlinin satış fiyatı ise 44.74 TL olarak belirlendi.

Dolar ise 34.17 TL’den alınıp, 34.24 TL’den satılıyor.

Bölge genelinde ılık ve nemli hava hakim olacak

Bölge, yüksek basınç sisteminin etkisi altında ılık ve nispeten nemli hava kütlesiyle karşı karşıya kalacak. Gün boyunca havanın genel olarak açık ve az bulutlu geçmesi bekleniyor.

Sıcaklıkların mevsim normallerinin 2 ila 3 derece altında seyretmesi öngörülüyor. Meteoroloji Dairesi’nin hava tahmin raporuna göre, özellikle sabah ve akşam saatlerinde hissedilir bir serinlik yaşanabilir.

Kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette, zaman zaman ise kuvvetli rüzgarlar etkili olacak. Açık alanlarda ve yüksek yerlerde rüzgarın şiddetini artırabileceği tahmin ediliyor.

Ünal Üstel, Adana Kebabı ve Şalgam Festivali’ ne katıldı

KKTC Adanalılar Dayanışma Aktivite ve Kültür Derneği’nin (ADAKDER) Beyarmudu Belediyesi katkılarıyla düzenlediği “Adana Kebabı ve Şalgam Festivali”, bugün yapılıyor.

Bu yıl ilki düzenlenen festival, bugün öğlen saatlerinde Beyarmudu Belediyesi Güney Mesarya Sosyal Tesisleri’nde başladı.

Ekinliğe Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Başbakan Ünal Üstel, Başbakan Yardımcısı, Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin Gazimağusa Başkonsolosu İlyas Çetin, bazı milletvekilleri ve vatandaşlar katıldı.

Festivalin açılış konuşmalarını Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Başbakan Ünal Üstel, Beyarmudu Belediye Başkanı Bülent Bebek ve KKTC Adanalılar Dayanışma Aktivite ve Kültür Derneği Başkanı Mehmet Aktaş yaptı.

Etkinlikte, Adana’ya özgü yöresel sunum ve stantlarının yanında, tüm misafirlere Adana kebabı ve şalgamı ücretsiz ücretsiz olarak ikram edildi.

Festivalde halk oyunları gösterisinin yanı sıra çocuklar için oyun alanları oluşturuldu.

Gün boyu sürecek etkinlikte, ayrıca Gül Ahmet Yiğit ve Bahadır Yiğit ile Kadir Carlos sahne alacak.

 

Tatar

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, açılış konuşmasında sözlerine Beyarmudu’nda gerçekleştirilen etkinlikte beraber olmaktan duyduğu memnuniyeti belirterek başladı.

Tüm Adana’ya ve Adanalılara selamlarını, sevgi ve muhabbetlerini ileten Tatar, “Biz 1974 öncesini hatırlayan kuşaklarız. 1974 öncesinde ‘Mehmetçikler gelecek’ denildiğinde, ben Toroslar’a, Adana’ya, Mersin’e bakıyordum. Türkiye’nin çeşitli farklı bölgelerinden buraya yerleşen insanların kültürel kaynaşması, zenginliğimizin bizler için ne kadar değerli olduğunu bir kez daha paylaşıyorum.” dedi.

Etkinliği düzenleyenlere ve katkı koyanlara teşekkür eden Tatar, festivale ülkenin her köşesinden vatandaşın geldiğini ifade etti.

Amaçlarının Kıbrıs’ta barış, huzur ve güvenlik içerisinde yaşayabilmek olduğunu belirten Tatar, KKTC’ye sonuna kadar sahip çıkacaklarını dile getirdi.

 

Üstel

Başbakan Ünal Üstel de, bugün, güzel bir etkinliğe hep birlikte şahitlik ettiklerini dile getirdi.

Bu güzel festivalin gerçekleşmesine katkıda bulunanlara teşekkür eden Üstel, “Çok güzel bir festival. Adana denildiğinde hemen akla kebap ve onu tamamlayıcı unsur şalgam gelir. Bu güzel havada ve bu güzel günde herkesi kendi kültürümüzün bir eseri olan şalgam ve Adana Kebabı ile buluşturuyoruz.” diye konuştu.

Ülkeyi hep birlikte daha ileriye götüreceklerini ifade eden Üstel, hükümet olarak yollarına devam ettiklerini dile getirdi.

“Sizlerin daha rahat ve ferah yaşaması için hükümetin elinden ne gelirse, koalisyon ortaklarımızla birlikte katkı koymaya devam edeceğiz.” şeklinde konuşan Üstel, festivali düzenleyenlere teşekkürlerini iletti.

Bebek

Beyarmudu Belediye Başkanı Bülent Bebek de Adana kebabı ve Şalgam Festivali’ne beklentilerin çok üzerinde bir katılımın olduğu belirtti.

Festival için hazırlıklarının yaklaşık bir aydır sürdüğünü kaydeden Bebek, Beyarmudu Belediyesi’nin her zaman tüm sivil toplum örgütlerinin yanında olduğu dile getirdi.

KKTC’de birlikte yaşamanın, nefes almanın ve bir şeyler paylaşmanın ne kadar değerli olduğunu gördüklerini ifade eden Bebek, birçok kişinin bu organizasyona katkısı olduğunu ve büyük bir çaba sarfettiğini kaydetti.

Bebek, “Biz halkımızın hizmetkarıyız. Halkımızdan gelen talepler doğrultusunda yapılması gereken ne varsa yapacağız. Zaten bizimle birlikte Beyarmudu Belediyesi şahlandı ve ayağa kalktı.” ifadelerini kullandı.

 

Aktaş

KKTC Adanalılar Dayınışma Aktivite ve Kültür Derneği Başkanı Mehmet Aktaş ise sözlerine “Sizlerden aldığımız güçle kültürümüzü yaşatmak adına daha nice güzel etkinliklerde buluşmayı temenni ediyorum.” diye başladı.

Aktaş, üç bin yıllık tarih boyunca birçok kültür ve medeniyete ev sahiphiği yapan Adana’nın, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’e de özgürlük mücadelesinde ilham kaynağı olduğunu belirtti.

Adana’nın kültürünü, gelenek ve göreneklerini KKTC’de yaşatmanın haklı gururunu ve mutluluğunu yaşadıklarını ifade eden Aktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“ADAKDER yönetim kurulu olarak KKTC’de yaşayan Adanalıları ve kendisini Adanalı hissedenleri derneğimiz çatısı altında bir araya getirmek, her görüşten ve kesimden hemşehrimizle birlik, beraberlik ve dayanışma ilişkisi içinde yaşamak hedefiyle Adana’ya ve ülkemize değer katacak çalışmalar yapmaya devam ettik. Bundan sonra da el birliğiyle, gönül birlikteliğiyle devam edeceğiz.”

Gökhan Güler: Rumların terör saldırıları ve İngiltere’nin sömürgeci uygulamaları Kıbrıs Türk diasporasını oluşturdu

Cumhurbaşkanı Özel Danışmanı Gökhan Güler, Erzincan’da “Kıbrıs Türk Diasporası” konulu sunum yaptı. Güler, Kıbrıs Türklerine karşı İngiltere’nin sömürgeci uygulamaları ile Rumların silahlı terör saldırıları neticesinde Kıbrıs Türk diasporalarının meydana gelmeye başladığını” vurguladı.

Cumhurbaşkanı Özel Danışmanı Gökhan Güler, 14-16 Ekim tarihlerinde Erzincan’da düzenlenen “Türkiye Yüzyılında 1. Uluslararası Türk Diasporası Sempozyumu”na katılarak “Kıbrıs Türk Diasporası” başlıklı bir sunum yaptı.

Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’nın iş birliğinde EBYÜ’de yapılan ve iki gün süren “Türkiye Yüzyılında 1. Uluslararası Türk Diasporası Sempozyumu’nda göç, göçmenlik, medya, diplomasi, sivil toplum kuruluşları, lobicilik, yumuşak güç, İslamofobi, tarih, kültür, sanat, eğitim, diaspora, ticaret, uluslararası ilişkiler, ekonomi, ilahiyat ve hukuk gibi çeşitli konuların masaya yatırıldığı belirtildi.

Sempozyumun, başta Batı ülkeleri olmak üzere, dünyanın dört bir yanındaki Türk diasporası temsilcilerini ortak hedefler doğrultusunda bir araya getirdiği kaydedildi.

Sempozyum sonunda, Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun ile Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Akın Levent tarafından “İslamofobi-Türkofobi Mücadele Bildirgesi” imzalandı.

Sempozyum ilk gününde, Yunus Emre Enstitüsü Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Abdullah Kutalmış Yalçın’ın oturum başkanlığını yaptığı “Diaspora Konuşmaları 1. Paneli”nde, TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Mahmut Çevik, MEB Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Tuba Korkmaz, Türk-Alman Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Enes Bayraklı ve Cumhurbaşkanı Özel Danışmanı Gökhan Güler sunumlarını yaptı.

Güler, “Kıbrıs Türk Diasporası” başlıklı sunumunda, “Türkiye, İngiltere ve Avustralya başta olmak üzere dünyanın pek çok yerinde bulunan Kıbrıs Türk diasporalarının temellerinin tarihsel süreç içerisinde daha fazla refaha ulaşabilme gerekçesiyle meydana gelmediğini” ifade ederek, “Ada’da 1878 ile 1960 yılları arasında Kıbrıs Türklerine karşı İngiltere’nin sömürgeci/kolonyalist uygulamaları ile Rumların da 1878 ile 1974 yılları arasında Kıbrıs Türklerine karşı baskı, şiddet ve silahlı terör saldırıları neticesinde Kıbrıs Türk diasporalarının meydana gelmeye başladığını” anlattı ve sonrasındaki süreci günümüze kadar değerlendirdi.

Güler, sunumunun sonunda, “hem dünyanın birçok yerinde bulunan Kıbrıs Türk diasporaları ile hem de diğer Türk Cumhuriyetleri ve Özerk Cumhuriyetlerin meydana getirdikleri Türk Diasporaları ile daha kurumsal güçlü bağların kurularak geliştirilmesine yönelik olarak KKTC’de Kıbrıs Türk Diasporası organizasyonunun daha geniş kapsamlı bir biçimde ivedilikle kurgulanması ve bu doğrultuda çeşitli stratejiler geliştirilmesi önemlidir” ifadelerini kullandı.

Ersin Tatar: Ana hedefim; Kıbrıs Türk halkının mutluluğudur

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, dördüncü yılını TAK’a değerlendirerek, “Ana hedefim; Kıbrıs Türk halkının mutluluğudur” dedi.

Cumhurbaşkanlığı’nda dördüncü yılını tamamlayan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Ana hedefim; Kıbrıs Türk halkının mutluluğu, refah içerisinde egemen, bağımsız ve özgür olarak kendi vatanında, kendi devletinin çatısı altında yaşayacağı adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir anlaşmaya ulaşmaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, görevde dört yıl geride kalırken, halka verdiği sözleri yerine getirmenin huzuru içinde olduğunu belirterek, “İçeriden ve dışarıdan şahsıma karşı yapılan saldırılara ve operasyonlara aldırmadan, hak ve doğru bildiğim yolda halkımla beraber yürümeye devam ediyorum. Alnım açık ve başım diktir” dedi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, dördüncü yılını Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) değerlendirdi.

“EGEMENLİK HAKKI PAZARLIĞA AÇIK DEĞİL”

“Yeni Bir Dönem Yeni Bir Vizyon Yolunda Cumhurbaşkanlığı’nda Dört Yıl” sloganıyla dördüncü yılını değerlendiren Tatar, Kıbrıs konusunda asla diyalogdan ve masadan kaçmadığını, ancak Kıbrıs Türk halkının egemenlik hakkının asla pazarlığa açık olmadığını vurguladı.

Göreve geldiği günden “iki devlet siyasetini” ortaya koyduğunu ve bu konuda başarılarının çok büyük olduğunu ifade eden Tatar, bu siyaseti anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle dünyaya anlattıklarını ve anlatmaya devam ettiklerini söyledi.

Cenevre’de yeni siyaseti masaya koyduklarını ifade eden Tatar, tarihi toplantıda, masaya farklı fikirlerle geldiklerini ve yeni siyaseti sunduklarını anımsattı.

Federal çözüm arayışlarının sonuçsuz kalmasıyla BM’nin de yeni fikirlere açık olduğunu, bu çerçevede “iki tarafı nasıl bir araya getirebiliriz” diye çalıştığını anlatan Tatar, dünyaya, Türk Devletleri Teşkilatı ile İslam İşbirliği Teşkilatı’na, Türkiye desteğiyle, 256 ülkede Kıbrıs sorunu ve yeni siyasetin anlatıldığını kaydetti.

Türkiye Cumhuriyeti’nin bölgedeki en büyük ve en güçlü devlet olduğunu belirten Tatar, Kıbrıs Türk halkının egemenlik hakkı için çalıştığını ve BM başta olmak üzere bulunduğu her yerde haklı davayı anlattığını söyledi.

İngiltere’nin Kıbrıs’ta egemen üslere sahip olduğunu, Rumların da Kıbrıs Cumhuriyeti’ni çaldığını ifade eden Tatar, Kıbrıs Türk halkının egemenlik hakkını istediğini; var olan bir hakkın pazarlığa tabi olmadığını kaydetti.

“Egemenliğimiz özden gelen hakkımızdır” diyen Tatar, Kıbrıs Cumhuriyeti’ne dönüşün geçmişte kaldığını, artık iyi komşuluk, iki devletin iş birliğini geliştirme zamanı olduğunu belirtti.

Enerji, kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılması, su ve her alanda komşuluk ilişkilerinin geliştirilebileceğini ifade eden Tatar, göçmenler, adanın savunması, deprem, kara para, uyuşturucu konularında da iki taraf otoritesinin ortak çalışması gerektiğini söyledi.

Bunun iki tarafın da, her iki halkın da faydasına olduğunu ifade eden Tatar, müzakereler için henüz ortak zemin oluşmadığını ancak nihai çözümden önce iş birliği yapılabileceğini kaydetti.

Diyalog ve görüşmeden asla kaçmadığını, resmî müzakereler için zeminin oluşması gerektiğini, ancak iş birliği konusunda tereddütsüz yer aldığını işaret eden Tatar, “’Dünya ile ilişkiler sıfırlandı’ gibi haksız eleştirileri asla kabul etmem. Kıbrıs Türk halkına hizmet için her yere gidiyorum. İngiltere, Türkiye dünyanın neresinde halkım varsa ilişkileri geliştirmek bağı güçlendirmek için gidiyorum. İlk kez Avustralya’ya giden Cumhurbaşkanı’yım. Oradaki memnuniyeti gördüm, köprü kurdum. Hedefimiz, KKTC devletine, dünyanın neresinde yaşıyorsa yaşasın tüm vatandaşlarımıza aidiyet duygusunu geliştirmektir” dedi.

İKAMET ŞARTI OLMADAN OY HAKKI

Tatar, verilen bu değerin bir sonraki adımının, ikamet şartı aramadan oy kullanmak isteyen vatandaşlara oy hakkı verilmesi olmasını istediğini ifade etti.

“Askerlik var ama oy hakkı yok” eleştirisini anımsatan Tatar, ikamet şartı aramadan oy hakkı verilebileceğine, bunu hükümetle de paylaştığını kaydetti.

Geride kalan dört yılda halkla diyalog, iyi ilişkiler geliştirdiğini, her zaman kapılarının tüm kesimlere açık olduğunu ifade eden Tatar, iki devletli çözümü de, Türkiye’nin desteğiyle dünyaya anlattıklarını, egemenlik hakkı, barış huzur güvenin devamlılığı, bölgede Türk- Yunan dengesinin korunması, Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesi adına adımlar attıklarını anlattı.

Türkiye ile bağların daha da güçlendiğini ifade eden Tatar, YÖK ve Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin desteğiyle eğitim yanında turizm alanının geliştiğini kaydetti.

Ercan Havalimanı’nın Türkiye’de 4. sırada olduğunu, Türk dünyası ile ilişkiler kurulduğunu ve TDT’de gözlemci üye olduklarını belirten Tatar, eşi Sibel Tatar’ın da sosyal projeler ile büyük işlere imza attığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, şöyle devam etti:

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde demokratik ve şeffaf bir ortamda 18 Ekim 2020 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda halkımız kendi özgür iradesiyle beni Cumhurbaşkanı seçti. Aradan dört yıl geçmiş olup, görevimin dördüncü yılını tamamlamış durumdayım.

Cumhurbaşkanı seçildiğim gün, siyasi görüşü ne olursa olsun herkesi sevgiyle kucaklayacağıma ve herkese eşit davranacağıma söz vermiştim. Bu sözümü yerine getirmenin huzuru içindeyim.

Halkımıza bir söz daha vermiştim: Göreve başladığım ilk günden itibaren Kıbrıs konusundaki gelişmeleri, hangi icraat ve faaliyetlerin yapıldığını, nelerin hayata geçirildiğini ve nelerin yaşandığını açıklayacak ve halkımızı bilgilendirecektim. Cumhurbaşkanlığı’nda birinci görev yılımı tamamladığımda, bir yılda neler yapıldığını ve nelerin yaşandığını açıkladım. İkinci ve üçüncü görev yıllarım tamamlandığında da gereken açıklamalarda bulundum.

Şimdi ise, Cumhurbaşkanlığı’nda görevimin dördüncü yılını tamamlamış bulunuyorum. Hazırladığımız bir kitapçıkla dördüncü yılda yine halkımızı bilgilendirmek ve tarihe not düşmek adına gereken açıklamalarda bulunuyorum. Vermiş olduğum sözü yerine getirmenin huzuru içerisindeyim.”

Cumhurbaşkanı Tatar, görevdeki dördüncü yılı için hazırlanan “Yeni Bir Dönem Yeni Bir Vizyon Yolunda Cumhurbaşkanlığı’nda Dört Yıl” adlı kitapçıkla da icraatlarını paylaştı.