Archives Ocak 2025

Hava durumu raporu!

Meteoroloji Dairesi, önümüzdeki günlerde havanın genellikle parçalı bulutlu olacağını, p yarın ve pazartesi günleri ise hafif yağmur beklendiğini belirtti.

Meteoroloji Dairesi, önümüzdeki günlerde havanın genellikle parçalı bulutlu olacağını, yarın ve pazartesi günleri ise hafif yağmur beklendiğini belirtti.

Dairenin 12-17 Ocak tarihlerini kapsayan hava tahmin raporuna göre, hava 12 Ocak Pazar ve 13 Ocak Pazartesi günleri yer yer hafif yağmurlu, geriye kalan zamanlarda ise parçalı bulutlu olacak.

En yüksek hava sıcaklığı iç kesimlerde ve sahillerde genellikle 18-21 derece dolaylarında seyredecek.

Rüzgar periyodun ilk günlerinde Kuzey ve Doğu, diğer günlerde ise Güney ve Batı yönlerden hafif, zaman zaman orta kuvvette esecek.

Brent petrol son 3 ayın en yüksek seviyesinde

Petrol fiyatları, ABD yönetiminin Rusya’nın petrol üretimi ve ihracatını hedef alan yaptırımlarını yoğunlaştırmasının ardından arz endişelerinin etkisiyle yüzde 3’e yakın artışla son 3 ayın en yüksek seviyesine ulaştı.

Petrol fiyatları, ABD yönetiminin Rusya’nın petrol üretimi ve ihracatını hedef alan yaptırımlarını yoğunlaştırmasının ardından arz endişelerinin etkisiyle yüzde 3’e yakın artışla son 3 ayın en yüksek seviyesine ulaştı.

ABD Hazine Bakanlığı, Rusya’nın enerji gelirlerini azaltmayı amaçlayan G7 taahhüdünü yerine getirmek için kapsamlı adımlar atarak, Rusya’nın 2 büyük petrol üreticisi ve ihracatçısı olan Gazprom Neft ve Surgutneftegas ile bunların iştiraklerini yaptırım listesine aldı.

ABD Hazine Bakanlığının açıklamasında, Rusya merkezli 30’dan fazla petrol sahası hizmet sağlayıcısının da yaptırım listesine eklendiği, Rusya’nın petrol üreticilerinin üst yöneticileri dahil olmak üzere önde gelen çok sayıda Rus enerji yetkilisi ve yöneticisinin yaptırımlara tabi tutulduğu kaydedildi.

ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, bu yaptırımların Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü “acımasız ve yasa dışı” savaşı finanse etmek için kullandığı en büyük gelir kaynağına karşı alınan bir tedbir olduğunu belirtti.

Ayrıca, ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Rusya’ya yönelik yaptırımlar kapsamında sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretimi ve ihracatıyla ilgili faaliyet gösteren yaklaşık 80 kuruluş ve kişiye de yaptırım uygulandı.

Söz konusu gelişmelerin ardından, Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 20.30 itibarıyla kapanışa göre yaklaşık yüzde 2,6 artarak 78,92 dolara yükseldi ve son üç ayın en yüksek seviyesini kaydetti. Aynı saatte Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varil fiyatı ise 75,50 dolardan işlem gördü.

Organ bağışı ile hayata yeniden bağlandı….Damla Soyalp, Annesi Mediha Çerkezler’e donör oldu

Organ nakli bekleyenler için tek umut organ bağışçıları…

Organ nakli; verici kişinin rızası ile cerrahi olarak bir organının çıkartılarak alıcı kişiye yerleştirilmesi işlemi olarak

tanımlanıyor… 2014 yılında Hücre Doku ve Organ Nakli Yasası’nın yürürlüğe girmesiyle KKTC’de 2015’den beri böbrek ve kalp nakilleri yapılıyor….

Bu çerçevede bugüne kadar 70 civarında böbrek ve 5 kalp nakli yapıldı…

Uzun yıllardır BRT’de çalışan, ekranlarda birçok haber programı ve haberlerinden aşina olduğunuz Damla Soyalp, 32 yıldır böbrek hastası olan; ilaç tedavisi özel beslenmesi sayesinde yüzde 30’u çalışan böbrekle bugünlere gelen annesi Mediha Çerkezler’e donör oldu, 66’ncı böbrek nakli olarak kayıtlandiı…

Böbreğindeki sorunun 1998 yılında ortaya çıktığını ve Doktoru Ersan Berkseľ’in takibinde, ilaç tedavisi ve diyetle yüzde 30 çalışan tek böbrekle bu günlere geldiğini dile getiren Mediha Çerkezler, sürecin nasıl nakil aşamasına geldiğini

anlattı…

Diyalize girme aşamasında kızı Damla Soyalp’ın böbrek nakli için donör olmak istediğini dile getiren Çerkezler, bu süreçte kendisinden çok kızı için endişelendiğini anlatı…

Damla Soyalp da diyaliz sürecine giren hastalar ve aileler için sürecin çok zor olduğunu belirterek, gelinen aşamada nakil konusunu gündemlerine aldıklarını kaydetti.

Doktorlar ve hemşirelerin verdiği güvenle,nakil konusunda herhangi bir endişe yaşamadıklarını dile getiren Damla Soyalp, Organ bağışının, nakil bekleyen hastalar için yeni bir yaşam umudu olduğunu vurguladı.

Nefroloji ve Böbrek Nakil Merkezi Organ Nakil Koordinatörü Meral Yükseliş de organ naklinin, ikinci bir şans, yenilenen sağlık ve hastalara sevdiklerine bir kez daha sarılma fırsatı olduğunu vurgulayarak, toplumda organ bağışının yaygınlaştırılması gerektiğine vurgu yaptı.
İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doktor Ahmet Behlül de organ yetmezliği çeken hastalar ve yakınlarının yaşam umudunun organ nakline bağlı olduğunu belirterek, organ nakillerinin hayatları değiştirecek tıbbi bir mucize olduğunu

vurguladı.

Ülkede Hücre Doku ve Organ Nakli Yasası’nın yürürlüğe girmesiyle 2015’den beri böbrek kalp nakilleri yapıldığını dile getiren Doktor Ahmet Behlül, bugüne kadar 34’ü beyin ölümü gerçekleşmiş kadavradan, 35’i canlı donörden 69 böbrek nakli yapıldığını dile getirdi.

Ülkede organ bağışı konusunda gelişmiş ülkelerden geride, ancak gelişmekte olan ülkelerden ileride olduğunu belirten Behlül, özellikle kadavradan bağışların arttırılmasının önemine vurgu yaptı…

Başta da belirttik; Damla Soyalp, 4 Kasım’da gerçekleşen operasyon sonucunda annesi Mediha Çerkezler’e bõbreğini bağışlayarak, ona ikinci bir yaşam şansı hediye etti..

Üroloji Uzmanları Operatör Doktor Necmi Bayraktar ve Ahmet Bindayı ile iki ayrı ekip tarafından gerçekleştirilen operasyon yaklaşık 4 saat sürdü…

Üroloji Uzmanları Operatör Doktor Necmi Bayraktar ve Ahmet Bindayı operasyonun ardından nakille ilgili değerlendirmede bulundu…

Operasyon başarıyla tamamlandı, bugün artık arkadaşımız Damla Soyalp ve annesi Mediha Çerkezler sağlıklı olarak aramıza dönmeye hazır…

Operasyondan bir buçuk ay sonra Damla Soyalp ve annesi Mediha Çerkezler’i ziyaret ederek, operasyonun ardından yaşadıkları süreci konuştuk.
Kızı Damla’nın verdiği böbrek ile sağlığına kavuşan Mediha Çerkezler, başarılı bir operasyon ve ardından özenli bir sağlık personeline teşekkür etti. bakımla kendisini sağlığına kavuşturan tüm doktor

Organ naklinin yetmezlik çeken hastalar ve aileleri için ikinci bir yaşam şansı olduğunu vurgulayan Çerkezler, tüm vatandaşları organ bağışçısı olmaya davet etti.

Annesi Mediha Çerkezler’in donörü olan Dama Soyalp da ameliyattan sonra kısa sürede iyileşme sürecine girdiklerini belirterek, organ bağışının bir sağlık görevi olduğunu anımsattı ve vatandaşları bağışçısı olmaya çağırdı…

2015 yılından günümüze kadar 985 kişi, organ bağışı için gönüllü oldu.

Bu arada,

Organ bağışı aslında bir sağlık mucizesi ve toplumsal bir görev, ancak ne yazık ki organ bağışı konusunda henüz istediğimiz noktada değiliz…

Oysa, sonsuzluğa göç eden sevdiklerimizi yaşatmanın belki de en kutsal yolu onların organlarını bağışlayarak şifa bekleyen hastalara ikinci bir yaşam şansı vermektir.

2025-2029 dönemini kapsayan Kalkınma Planı ele alındı

UBP Grup Başkan Vekili Ahmet Savaşan, bugün Başbakan Ünal Üstel’in başkanlığında 2025-2029 dönemini kapsayan Kalkınma Planı’nın ele alındığını bildirdi.
Ulusal Birlik Partisi (UBP) Grup Başkan Vekili Ahmet Savaşan, sosyal medya hesabı üzerinden bugün Başbakan Ünal Üstel’in başkanlığında 2025-2029 dönemini kapsayan Kalkınma Planı’nı ele aldıklarını duyurdu.

Ahmet Savaşan, “Bugün, Başbakanımızın Ünal Üstel’in başkanlığında, bakanlarımız, milletvekillerimiz ve bürokratlarımızın katılımıyla gerçekleşen toplantıda, 2025-2029 dönemini kapsayan dördüncü beş yıllık Kalkınma Planı ele alındı. Küreselleşmenin etkilerinin her alanda hissedildiği bir dönemde hazırlanan bu plan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ekonomik, sosyal ve kültürel dönüşümlerini temel değerlerimiz ve beklentilerimiz doğrultusunda yönlendiren kapsamlı bir yol haritası niteliği taşımaktadır” ifadelerini kullandı.

Savaşan, “İstikrarlı ve güçlü büyüme, rekabetçi ve yüksek katma değerli üretim kapasitesinin artırılması, sürdürülebilir bir çevre, nitelikli insan kaynağı ve uluslararası iş birliğinin geliştirilmesi hedefleri doğrultusunda hazırlanan bu plan, ülkemizin geleceğine yönelik somut adımların atılmasını sağlayacaktır” dedi.

Ahmet Savaşan, bu önemli çalışmaya katkı koyan herkese teşekkür etti.

Kıbrıs Barış Harekatının 50’nci yılı altın madalyonları satışa sunuldu

Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50’nci yılı anısına bastırılan altın madalyonlar, Merkez Bankası’nda satışa sunuldu.

Merkez Bankası’ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50’nci Yıldönümü Madalyonları, KKTC Merkez Bankası tarafından, Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği işbirliğinde bastırıldı.

Madalyonların, 7,2 gram, 22 milimetre çapında ve 22 ayar olduğu belirtildi. Madalyonların fiyatı günlük olarak belirlenecek, satış fiyatı madalyonun fiilen satıldığı günkü fiyat esas alınacak.

Madalyon satın almak için önce KKTC Merkez Bankası’nın  [email protected]  adresi ve 611 51 58 – 611 51 59 numaralı telefonlarından randevu alınması gerekiyor.

İskele Gençlik Merkezi projesi başlıyor

İskele Gençlik Merkezi Tamamlama ve Çevre Düzenleme Projesi Yapım İşleri ihalesinde sona gelindi. Projeye bir hafta içerisinde başlanması ve 180 takvim gününde İskele Belediyesi’ne teslim edilmesi hedefleniyor.

İskele Belediyesi’nin öz kaynakları, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi’nin de katkılarıyla yapılacak İskele Gençlik Merkezi Tamamlama ve Çevre Düzenleme Projesi Yapım İşleri ihalesi tamamlandı.

İskele Belediye Başkanı Hasan Sadıkoğlu ile ihaleyi kazanan şirketin direktörü Kemal Aktunç’un imza koyduğu sözleşme uyarınca, İskele Gençlik Merkezi Tamamlama ve Çevre Düzenleme Projesi Yapım İşleri projesine 7 gün içerisinde başlanacak ve 180 takvim gününde İskele Belediyesi’ne teslim edilecek.

İskele Belediyesi’nden verilen bilgiye göre, yapımı yasal nedenlerden dolayı bir süredir tamamlanamayan İskele Gençlik Merkezi Tamamlama ve Çevre Düzenleme Projesi ikinci etabında, mevcut bina inşaatının tamamlanması, elektrik ve mekanik işler, trafo ve jeneratör odası binası ile su deposu binasının yapılması ve çevre düzenleme işleri yer alıyor.

 

SADIKOĞLU: GENÇLİĞE HAYIRLI OLSUN

İmza töreninde konuşan İskele Belediye Başkanı Hasan Sadıkoğlu, yasal nedenlerden dolayı yapımı tamamlanamayan İskele Gençlik Merkezi’nin yapımına yeniden başlanacak olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

İskele Belediyesi olarak gençliğe büyük önem verdiklerini ifade eden Sadıkoğlu, yapımı 180 takvim gününde tamamlanacak ve içerisinde kütüphane, çok amaçlı salon, amfi, kafeterya gibi alanlarla gençliğe hizmet verecek merkezin, gençliğe hayırlı olmasını temenni etti.

Çavuş, Ziraat Mühendisleri Günü ve Tarım Öğreniminin 179. yılı dolayısıyla mesaj yayımladı

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Ziraat Mühendisleri Günü ve Tarım Öğreniminin 179. yılı dolayısıyla mesaj yayımladı Çavuş’un mesajı şöyle: “Bugün, tarımın geleceğini şekillendiren ve ülkemizin kalkınmasında önemli bir yere sahip olan ziraat mühendislerimizin gurur günüdür. Ayrıca, tarım öğreniminin 179. yılını kutlamanın mutluluğunu yaşamaktayız. Tarımın sürdürülebilirliği, doğal kaynakların korunması ve gıda güvenliğinin sağlanmasında, bilimsel bilgi ve teknolojiyi kullanarak büyük bir özveriyle çalışan ziraat mühendislerimiz, toprağın bereketini bilimin ışığında geleceğe taşımaktadır. Kırsal kalkınmanın, tarım sektörünün ve üretken bir geleceğin en önemli neferleri olan sizlerin emeği, ülkemizin güçlü bir tarım sektörüne ulaşmasında temel taşıdır. Bu anlamlı günde, tarım eğitiminin 179 yıllık mirasını da anarken, bu mirası yarınlara taşıyan ziraat mühendislerimize teşekkürlerimi sunuyorum. Hep birlikte, daha güçlü bir tarım sektörü ve daha üretken bir geleceği inşa edeceğimizden hiç şüphem yoktur. Ziraat Mühendisleri Günü ve Tarım Öğreniminin 179. yılı kutlu olsun!”

 

GAZİMAĞUSA VADİLİ ÖRGÜTÜ’NDE ÖMER TÖZÜNER AS BAŞKANLIĞA SEÇİLDİ

Gazimağusa Vadili Örgütü, İlçe Başkanı Nahit Öncü ve Örgüt Başkanı Hasan Topal başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, yardımcı as başkanlık seçimini yaptı. Tek aday olarak seçime katılan Ömer Tözüner, tüm üyelerin kabul oyu ile as başkanlığa seçildi.
GENEL KURULDA NAHİT ÖNCÜ HAZIR BULUNDU
Genel kurula, Gazimağusa İlçe Başkanı Nahit Öncü de katılarak örgüt üyeleriyle bir araya geldi. Toplantıda, örgütün birlik ve beraberlik mesajları öne çıktı.
HASAN TOPAL’DAN TAM DESTEK MESAJI
Vadili Örgüt Başkanı Hasan Topal, toplantıda yaptığı açıklamada, Vadili örgütü olarak hem İlçe Başkanı Nahit Öncü’ye hem de Başbakan Ünal Üstel’e desteklerinin tam olduğunu ifade etti.
“Dün olduğu gibi bugün de İlçe Başkanımız Nahit Öncü ve Başbakanımız Ünal Üstel’in yanındayız. Birlik ve dayanışmamız sürecek,” dedi.

Hükümet, hayat pahalılığı ödeneğiyle ilgili toplandı

Hükümet ortakları, hayat pahalılığı ödeneğiyle ilgili öngörülen yasal düzenlemeyi görüşmek amacıyla toplandı.

Cumhuriyet Meclisi’nde yer alan toplantıya, Başbakan Ünal Üstel başkanlık yapıyor.

Maliye Bakanı Özdemir Berova, dün sendikalarla yaptığı görüşme sonrası, bugün de hayat pahalılığı ödeneğiyle ilgili öngörülen yasal düzenlemeyle ilgili Ulusal Birlik Partisi Grubu, hükümet ortakları ve hükümete destek veren milletvekillerini bilgilendirecek.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş: 2025, tarımda büyüme yılı olacak

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Güneş TV’de yayınlanan ve Sibel Kolçak’ın sunduğu De’Sibel programında, tarım sektörü ve yürütülen projeler hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Narenciye üretiminden hayvancılığa, ormancılık çalışmalarından hal yasasına kadar geniş bir yelpazede bilgiler veren Bakan Çavuş, 2025 yılına dair hedeflerini de açıkladı.

Narenciye Üreticilerine Destek ve 2025 Planları

Bakan Çavuş, narenciye sektörüne 2024 yılında 579 milyon TL destek sağlandığını ve ihracat sürecinde önemli adımlar atıldığını belirtti. Türkiye’ye yapılan ihracatta herhangi bir sıkıntı yaşanmayacağını vurgulayan Bakan, Cyprufex fabrikasının bakım ve kapasite artırımı çalışmalarının tamamlandığını ve üretime hazır olduğunu söyledi.

Narenciyede gübre desteğinin artırıldığını ve sulanabilir arazinin 24 bin dönüme çıktığını ifade eden Çavuş, ihracatın 20 Ocak 2025’te başlayacağını duyurdu. “Narenciyede doğru bakım uygulamaları hayata geçirildi, ihracatta güçlü bir sezon bizi bekliyor” dedi ve sözlerine devam etti:

“Narenciye’de doğru bakım uygulamasını hayata geçirmek istedik. Bu yüzden yoğun bir şekilde gübre desteğini ekledik. Türkiye’den gelen tarım suyu ile sulanabilirliği 24 bin dönüme çıkardık.”

Ormanlarda Çalışmalar ve Çam Kese Böceği ile Mücadele

2024 yılında 900 kilometre orman yolunun %99’unun tamamlandığını ve 200 kilometre yeni müdahale yolu açıldığını açıklayan Çavuş, yangın bölgelerinde 350 bin fidan dikildiğini belirtti. 2025 hedeflerinin bu sayıyı iki katına çıkarmak olduğunu ifade eden Çavuş, Geçmişte yangın gören bölgeleri yeşertebilmek adına 2 yıldır 350 bin fidanı doğa ile buluşturduk. Yılda 150 bin fidan ekiliyorken 350 bine çıkardık.” ifadelerini kullandı ve açıklamalarına devam etti;

“Bu yıl daha da büyük hedef koyduk. 2025 yılı içerisinde bunu iki katına çıkarma hedefindeyiz.

Yangınlarda esas özveri tüm halk olarak dikkatli olmamız gerekiyor. Bu yıl hızlı bir müdahale ekibi kurduk. Yangınların büyümeden kısa bir süre içerisinde söndürme olanağı sağladık.

Çam kese böceğinde 5 ayaklı mücadelenin 4’ünü aktif şekilde ediyoruz. 2024 yılı içerisinde çabamız ilaçlamaktı. Maalesef bu olmadı ama farklı ilaçlama ile bunu minimize etmeye çalışacağız. Aktif bir şekilde ormanlarımızı korumak ve büyütmek için çalışıyoruz.” dedi.

Patates Üretimi ve Destekler

Bakan Çavuş, patates üretiminde büyük bir büyüme kaydedildiğini ve 2025’te 750 ton tohumluk patates siparişi verildiğini söyledi. 2024 yılında yaşanan kısa süreli arz açığının büyüme ve iklim değişikliğine bağlı olduğunu belirten Çavuş, “2023’te büyüme hedefi ile geldiğimizde daha önce 360 ton ekilen tohumluk patates vardı. 2024’te 600 bin tohumluğa çıkartttık. Buna rağmen bir açık yaşandıysa bu şunu gösteriyor ne kadar büyüdüğümüz ortada. Biz istikrarlı bir şekilde büyürsek üretimi üreticiyi korumadan büyürsek bu ürün değer etmeyecek ve üretici üretimden çıkacaktır. Bizim adımlarımız üreticiyi koruyacak ve tüketici noktasında istikrarı yakalacak biçimde olmuştur. ” dedi. Ayrıca, seracılara 11 milyon TL’lik hibe programı ve fide desteği gibi yeniliklerin altını çizdi.

Hayvancılıkta Yatırımlar ve Gelişmeler

Hayvancılık sektöründe hayvan refahını artırmaya yönelik adımlar atıldığını açıklayan Çavuş, sütte %5,42 büyüme ve küçükbaş hayvan sütünde %10,5’lik bir artış sağlandığını ifade etti. Ayrıca, İspanya’dan Asaf ırkı koyun getirileceğini ve üreticilerin başvurularının alınmaya başladığını belirten Çavuş sözlerine devam etti;

“Hayvancılık sektöründe üreticinin hayvanına daha iyi bakabilmesi ve hayvan refahına ulaşabilmesi, sütte verimliliği yakalaması ve arttırabilmesi için eğitimler ve destekler verdik.

TİKA’dan destek alarak 5 süt evi daha yaptık.”

Tropik Meyve ve Harnup Desteği

Tropik meyve ekiminin 300 dönüme ulaştığını ve büyümeye devam edeceğini belirten Bakan Çavuş, harnup üretimine ilk kez destek verildiğini açıkladı. Harnup işleme faaliyetlerinin Toprak Ürünleri Kurumu’na devredildiğini ve dalında kalan harnuba 10 TL fiyat belirlendiğini ifade etti.

2025 Yılı ve Hal Yasası

Bakan Çavuş, 2025 yılında hayata geçirilecek Hal Yasası ile sebze ve meyve hareketlerinin izlenebilir hale geleceğini belirtti. Güvenli gıda konusunda sıfır tolerans politikası izlediklerini ve pestisit testlerinin titizlikle yapıldığını vurguladı.

Tarım Bakanlığı’nın 2024 yılı bütçesini etkili bir şekilde kullandığını ifade eden Çavuş, 2025 yılı için ayrılan 2 milyar 900 milyon TL’lik bütçeyi de üretimi büyütmek için değerlendireceklerini belirtti.

Bakan Çavuş, tarım sektöründe büyümenin devam edeceğini vurgulayarak, “Tüm ekibimizle sahada olmaya devam edeceğiz” dedi.

Gülbahar: KKTC’nin tanınması politikası uygulanmalıdır

Milli Mücadele Vakfı Başkanı Aziz Gülbahar, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın KKTC ziyaretini yaptığı yazılı açıklama ile değerlendirdi.

Milli Mücadele Vakfı Başkanı Gülbahar, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun son üç yıldaki toplantılarında Kıbrıs konusunda net bir şekilde ortaya koyduğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin resmen tanınmasının talep edilmesi politikasının kararlılıkla, kesintisiz sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

Gülbahar, açıklamasının devamında ise şunları kaydetti:

“Milli Mücadele Vakfı olarak milli Kıbrıs davası konusundaki tüm gelişmeleri ve açıklamaları mümkün olan en geniş şekilde takip etmeye çalışıyoruz.

Bu bağlamda Türkiye Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan’ın çok kritik bir dönemde KKTC’ye resmi ziyaret yapması, KKTC Devlet ve hükümet yetkilileri, bazı muhalefet parti başkanları ile görüşmesi, Maraş’ta incelemelerde bulunması tarafımızdan çok yerine bulunmuş ve memnuniyetle karşılanmıştır.

İnşallah özellikle ana muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi Sayın Fidan’ın söylediklerini doğru anlamıştır ve gereğini yapacaktır.

Bize göre, Sayın Fidan’ın, ‘adadaki fiili durum artık hukuki boyut kazanmalıdır. İki Devletli çözüm uygulanmalıdır. Adadaki Türk varlığının statüsü, bağımsızlığı tescil edilmelidir. Bunun dışında başka seçenek yoktur’ şeklindeki açıklaması, gerçekçidir, doğrudur ve tarihidir.

Bunun yolu ise, Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun son üç yıldaki toplantılarında Kıbrıs konusunda net bir şekilde ortaya koyduğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin resmen tanınmasının talep edilmesi politikasının kararlılıkla, kesintisiz sürdürülmesidir.

Özelde Kıbrıs Türkü’nün genelde Türk milletinin çıkarına olan Sayın Erdoğan’ın Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına ortaya koyduğu bu net duruştur.

Bunun dışında izlenecek hiçbir politika Türk milleti ve Kıbrıs Türkü lehine yarar sağlamayacağı tarihi gerçekler göz önünde bulundurulur, Rum tutumu incelenirse rahatlıkla anlaşılabilir.

‘İzolasyonlar kalksın, 3 D’nin uygulanmasını isteriz’ demekle bir yere varılamaz, Rum-Yunan ikilisini gerçekleri yani iki Devletli çözümü kabul etme noktasına getirilemez.

Yaşayıp göreceğiz. Sayın Erdoğan’ın net duruşu dışındaki söylemlerle, top çevirme tabiri ile ifade edilen diplomatik oyunlarla, BM gözetiminde yapılacak 4’lü veya 5’li toplantılarla sadece zaman kaybedilir.

Dolayısı ile bir an önce herkes, tüm makamlar Sayın Erdoğan’ın belirttiğini yapmak için çalışmalıdır. Türkiye’miz, bölücü terör, Irak, Suriye, Karabağ, Libya konularında kararlı çizgisini sürdürerek başarılı olmuştur ancak Kıbrıs konusunu bunlara eklenmezse ciddi bir eksiklik devam edecektir.

Oysa, KKTC’nin tanınması konusunda ısrarlı, kararlı, istikrarlı bir tavır ortaya konularak Kıbrıs’ta iki Devletli bir çözüme ulaşılması sonucunu elde etmek mümkündür ve böyle bir sonuca ulaşılırsa 21’ncü yüzyılın Türk yüzyılı olması hedefine ulaşılması mümkün hale gelecektir.”

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Suriye’de hikayemiz yeni başlıyor

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Suriye’de hikayemiz yeni başlıyor. Türkiye’nin hiçbir ülkenin toprağında gözü yoktur.” dedi. Suriye sahasının terörden arındırılmasının 2025’in ilk hedeflerinden olduğunu belirten Fidan, “Terör örgütü yolun sonuna geldi.” diye konuştu.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, gündeme ilişkin açıklamalarda bulunuyor. Fidan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

“Komşumuzun yeniden imar çabalarına destek olmaya başladık. Türkiye’nin dış politkasında ana eksen dayanışma refah ve barıştır. Türkiye’nin hiçbir ülkenin toprağında gözü yoktur.

Gelin bölgemizde baskı ve tahakküm politikaları yerine işbirliği politikalarını hayata geçirelim.

Suriye sahasının terörden arındırılması 2025’in ilk hedeflerindendir.

“SURİYE’DE HİKAYEMİZ YENİ BAŞLIYOR”

Suriye’de hikayemiz yeni başlıyor. Türkiye bekasına yönelik tüm tehditleri yerinde yok etme kapasitesine sahiptir.

Suriye’deki yeni düzende kimsenin amalı fakatlı ifadeler kullanma lüksü yoktur. Terörün dini ve milliyeti yoktur. Terör örgütleri için Avrupa, Amerika’nın farkı yoktur.

DAEŞ’e karşı da aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Filistin’de akan kan durmadıkça bölge huzura ulaşamayacaktır. Gazze’de ateşkes sağlanması için çabalarımızı sürdürüyoruz.

Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğüne yönelik güçlü desteğimiz devam ediyor. 2022’de ülkemizin aracılığıyla yapılan tahıl anlaşması ile 33 milyondan fazla tahıl dolaşıma girdi.”

Taşpınar-Bostancı yolunda traktör kazası: Salih Özgünalp hayatını kaybetti!

Taşpınar’dan Bostancı’ya traktörüyle giderken yoldan çıkarak devrilen sürücü Salih Özgünalp, hayatını kaybetti.

Taşpınar – Bostancı ana yolunda bugün saat 07.30 sıralarında, Taşpınar’da sakin 68 yaşındaki Salih Özgünalp yönetimindeki LV 619 plakalı traktör ile Taşpınar istikametinden Bostancı istikametine doğru seyrettiği sırada, direksiyon hakimiyetini kaybedip yolun solundan çıkarak sol yan kısmı üzerine devrildi. Polisten yapılan açıklamada, Özgünalp olay yerinde yaşamını yitirdi.

Polisin kazayla ilgili soruşturması sürüyor.

Petrol Temmuz’dan bu yana en uzun haftalık kazanç serisine yöneldi

Petrol, ABD stoklarındaki düşüş de dahil olmak üzere piyasa sıkışıklığı belirtilerinin, Çin’deki talep zayıflığı endişelerini dengelemesiyle Temmuz ayından bu yana üçüncü haftalık kazanca doğru ilerliyor.

Brent, varil başına 77 doların üzerine çıktı. ABD ham petrolü ise 74 dolara yakın işlem görüyor. Cushing, Oklahoma merkezindeki ham petrol stokları 2014’ten bu yana en düşük seviyeye düştü. Çin’deki tüketici enflasyonu sıfıra doğru daha da düştü ve yetkililerin ekonomiyi güçlendirmede karşı karşıya olduğu zorluğun altını çizdi.

Petrolün son haftalardaki yükselişi, ısıtma yakıtlarına olan talebi artıran soğuk hava, ABD stoklarındaki düşüş ve Rusya’dan gelen sevkiyatların azalmasıyla desteklendi. Başkan seçilen Donald Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşü enerji akışlarını kesintiye uğratabilecek olası bir ticaret savaşı konusunda gerginlik yaratıyor ve İran tedariklerine yönelik riskleri artırıyor.

Pepperstone Group’un Araştırma Başkanı Chris Weston, “Stoklardaki azalma, İran ihracatına yönelik Çin talebinin azalması algısı ve ısıtma yakıtına yönelik talepte önemli bir kaymaya yol açacak olan soğuk hava dalgası, bu yükselişi haklı çıkardı. Ancak, şu anda 75 dolara doğru gördüğümüz arz, seviyelerin adil olduğunu ve bunun 80 dolara doğru taşınması konusunda tereddüt olduğunu gösteriyor” dedi.

Yasin Ekrem Serim’den Hakan Fidan’ın KKTC temaslarına ilişkin açıklama

Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın KKTC temaslarına ilişkin yaptığı açıklamada, “KKTC’yle olan dayanışmamızı ve Kıbrıs Türklerine yönelik kapsamlı desteğimizi cesur adımlarla her alanda daha da ileri taşımaya kararlıyız” ifadelerini kullandı.

 

Türkiye Cumhuriyeti’nin Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) iki gün süren oldukça verimli bir ziyaret gerçekleştirdiğini belirtti.

Serim, sosyal medya hesabından da paylaştığı değerlendirmesinde, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile bir araya gelerek ziyaretine başlayan Hakan Fidan’ın, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar tarafından kabul edildiğini, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler, Başbakan Ünal Üstel, hükümet ortakları ve siyasi parti genel başkanlarıyla kapsamlı temaslarda bulunduğunu vurguladı.

Büyükelçi Serim değerlendirmesinde, “Sayın Bakanımız ziyareti vesilesiyle Kıbrıs Türkünün maruz kaldığı izolasyonun sessiz bir insanlık suçuna dönüştüğünün altını çizerek, elli yıl önceki statüko üzerinden çözüm aramanın beyhude olduğunu vurguladı. Ayrıca iki devletin geliştirebileceği çeşitli işbirliği modellerinin Ada’ya ve bölgemize büyük katkı sunma potansiyeli taşıdığının altını çizdi” ifadelerini kullandı.

Serim, KKTC ile olan dayanışmayı ve Kıbrıs Türklerine yönelik kapsamlı desteği cesur adımlarla her alanda daha da ileri taşımaya kararlı olduklarını vurguladı.

Türkiye Dışişleri Bakanı Fidan KKTC’den ayrıldı

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan iki gün süren temaslarını tamamlayarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden ayrıldı.

Hakan Fidan ve beraberndeki heyet Ercan Havalimanı’ndan uğurlanarak İstanbul’a hareket etti.

Hakan Fidan dün, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler, Başbakan Ünal Üstel ve Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nu ziyaret etmişti.  Başbakanlıktaki görüşmede Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu ve Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı da yer almıştı.

Hakan Fidan bugün  de Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman ve Halkın Partisi (HP) Genel Başkanı Kudret Özersay ile görüşmüştü.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile birlikte düzenlediği ortak basın toplantısında, Kıbrıs Türkü’nün maruz kaldığı izolasyonun sessiz bir insanlık suçuna dönüştüğüne dikkat çekmiş ve uluslararası toplumun Kıbrıs’ın iki devletli statüsünü hukuki bir zemine oturtması gerektiğinin altını çizmişti.

Amcaoğlu: Çevre Düzenleme Çalışmalarımız Tam Gaz Devam Ediyor

Gönyeli-Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, kentte yaşam kalitesini artırmak amacıyla başlatılan çevre düzenleme çalışmalarının hız kesmeden devam ettiğini belirtti. Sultan Düzü Sokak’ta, İR MAR Market önünden geçen yürüyüş ve bisiklet yolunun çevresi yepyeni bir peyzaj düzenlemesiyle güzelleştiriliyor.

Daha yeşil, estetik ve yaşanabilir bir kent yaratma hedefiyle sürdürülen proje kapsamında yüzlerce bitki toprakla buluşturuluyor. Dikimi gerçekleştirilmeye başlanan bitkiler şöyle sıralandı:

• Lantana Montevidensis (120 adet)

• Bougainvillea Vera Deep Purple (58 adet)

• Duranta ‘Lemon Lime’ (120 adet)

• Carissa macrocarpa (200 adet)

• Ficus microcarpa nitida (34 adet)

Başkan Amcaoğlu, özellikle çapraz bir düzende ekilen Ficus microcarpa nitida ağaçlarının yaz aylarında yürüyüş ve bisiklet yolu kullanıcılarına serin bir gölge sağlayacağını belirtti.

“İŞLEVSELLİK VE GÖRSELLİK BİR ARADA”

Projenin sadece görsellik sunmakla kalmadığını, aynı zamanda işlevselliği de ön planda tuttuğunu ifade eden Amcaoğlu, yaz aylarında serin bir mola vermek isteyenler için gölge alanlar oluşturulacağını vurguladı. Çalışmalarla doğayla uyumlu bir yaşam alanı tasarladıklarını ve sürdürülebilir peyzaj düzeniyle geleceğe yatırım yaptıklarını kaydetti.

 “ÇOCUKLARIMIZA BIRAKACAĞIMIZ EN DEĞERLİ MİRAS, YAŞANABİLİR BİR ÇEVREDİR”

Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, proje sayesinde Gönyeli’nin hem daha yeşil hem de daha yaşanabilir bir kent olma yolunda ilerlediğini ifade ederek, “Çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras, yaşanabilir bir çevredir” dedi.

Sibel Tatar, “Gelenekten Geleceğe Kıbrıs Mutfağı” kitabının baskı, satış ve dağıtımı için düzenlenen imza töreninde konuştu

Cumhurbaşkanlığı himayesinde Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın eşi Sibel Tatar öncülüğünde hazırlanan Gelenekten Geleceğe Kıbrıs Mutfağı kitabının baskı, satış ve dağıtımı için kitabın yazarları Mustafa Şah, Prof. Dr. Tülen Saner ve Erhun Ekinci ile Girişimci Kadınlar Kooperatifi (Gi-Ka KOOP) arasında sözleşme imzalandı.

Cumhurbaşkanlığı’nda gerçekleşen imza töreninde konuşan Sibel Tatar, kitabın hazırlanma sürecinin kendisi için unutulmaz bir anı olduğunu söyledi.

Sibel Tatar, üç değerli hocayla birlikte kitabın oluşturulması sürecinde yorulduklarını ancak çalışmanın büyük bir zevkle tamamlandığını belirtti.

“Kültürel mirasımızın en kıymetli kısımlarından biri mutfağımız.” diyen Sibel Tatar, kitabın bu kültürü yaşatma açısından büyük bir değer taşıdığını ifade etti.

Kitabın hazırlanmasında Mustafa Şah, Prof. Dr. Tülen Saner ve Erhun Ekinci’nin bilgi ve tecrübelerinin etkili olduğunu dile getiren Sibel Tatar, kitabın kapsamlı ve arşiv niteliği taşıyan bir eser olduğunu söyledi.

Kitabın yaygınlaşması, her eve girmesi ve turistlere ulaşması için Gi-Ka KOOP ile iş birliği yaptıklarını belirten Sibel Tatar, kitabın ilk nüshasının Cumhurbaşkanlığı Kültür Yayınları tarafından basıldığını, ikinci nüshasının ise Halk Bankası’nın desteğiyle yayımlandığını hatırlattı.

Basılan kitapların satış için kooperatife devredileceğini kaydeden Sibel Tatar, satışlardan elde edilecek gelirin bir kısmının kadın projelerine destek olarak kullanılacağını, diğer kısmının ise kitabın yeni baskıları için ayrılacağını ifade etti.
Sibel Tatar, kitabın hazırlanmasında emeği geçen üç hocaya ve Gi-Ka KOOP’a teşekkür etti.

Girişimci Kadınlar Kalkınma Kooperatifi Başkanı İçim Çağıner Kavuklu da yaptığı konuşmada,  kitabın ülkeye kazandırılmasına destek verebilmekten onur duyduğunu kaydetti.

Eserin ortaya çıkmasında emeği geçen hocalara ve Sibel Tatar’a teşekkür eden Kavuklu, kitabın kültürel ve sosyo-ekonomik anlamda bir girişim olduğunu ifade etti.

“Bu bizim geçmişimizi geleceğimize taşıyacak çok önemli bir dokümandır.” diyen Kavuklu,  kültürün en önemli parçalarından birinin de mutfak olduğunu dile getirdi.

Kitabın ülke tanıtımında önemli önemli bir rol oynayacağına inanç belirten Kavuklu, kitabın gelecek nesillere aktarılması için gerekeni yapacaklarını dile getirdi.

Kitabın satışından elde edilecek gelirin bir kısmının Girişimci Kadınlar Kalkınma Kooperatifi’ne aktarılacağını ve bu yolla kadın girişimcilerin destekleneceğini anlatan Kavuklu,  böylesi önemli bir projede kendilerine güvendiği için Sibel Tatar’a teşekkür etti.
İmza töreninde konuşan Mustafa Şah, kitabın bir buçuk yıllık geceli gündüzlü bir çalışma sonucu ortaya çıktığını kaydetti.

Sibel Tatar’ın kendilerine mutfağının kapılarını açtığını, yemekler yapılırken fotoğraflar çekilirken kendilerine eşlik ettiğini dile getiren Şah, hem Sibel Tatar’a hem de kitaba katkı koyan diğer isimlere teşekkür etti.

Prof. Dr. Tülen Saner de,  Sibel Tatar’ın katkılarıyla çok meşakkatli bir yola çıktıklarını kaydetti. “Bizler hocalarımla birlikte bu kitaba çok ciddi katkı koyduk ama Sibel Hanım olmasa herhalde bu seviyede bir iş yapamazdık.” diyen Saner, Sibel Tatar’ın süreçle birebir ilgilendiğini ifade etti. Saner, bir eksikliği gideren  kitabın gelecek nesillere aktarılacak olmasının önemine işaret etti.

Erhun Ekinci de kitabın bir kaynak kitap olduğuna işaret etti. “Evet piyasada çok yemek kitabı var ama bu yemek kitaplarını maalesef kaynak olarak alamıyoruz çünkü hepsi birbirinden farklı.” diyen Ekinci, kitapta tariflerin orijinale en yakın şekilde verildiğini belirtti.

Kitabın bir diğer özelliğinin de yemeklerin hikayelerini içermesi olduğunu anlatan Ekinci, Sibel Tatar’a ve katkı koyan herkese destekleri için teşekkür etti.

Berova, hayat pahalılığı ödeneğiyle ilgili konuştu: UBP Grubu ve hükümet ortakları ile toplantı yapacağız

Maliye Bakanı Özdemir Berova, hayat pahalılığı ödeneğiyle ilgili öngörülen yasal düzenlemeyi ele almak üzere sendika temsilcileriyle toplantıda bir araya geldi.Konuyla ilgili yarın sabah Meclis’te Ulusal Birlik Partisi Grubu, hükümet ortakları ve “hükümete destek veren milletvekilleri” ile toplantı yapacaklarını açıklayan Berova, “İsteğimiz mümkün olabilecek en iyi noktaya ulaşmaktır.” dedi.

 

Maliye Bakanı Özdemir Berova toplantı öncesinde yaptığı konuşmada, geçen hafta Meclis’teki Komite toplantısının, sendikaların genel grevi nedeniyle yapılamadığını ancak sendika yetkilileriyle istişare fırsatı bulduklarını hatırlattı.

Maliye Bakanlığı’nda yer alan toplantıya, Maliye Bakanlığı Müsteşarı Burak Şöföroğlu ve Bakanlık Genel Koordinatörü Saadet Hüdaverdi de katıldı.

Hayat pahalılığı ödeneği konusunda sendikalarla istişare etmeden yeni bir toplantı çağrısı yapılmayacağı yönünde söz verdiklerini dile getiren Berova, “Bu sözümüze istinaden bugün burada toplandık.” dedi.

Sendika yetkileriyle son gelinen aşamayı değerlendireceklerini ifade eden Berova, yarın sabah Meclis’te saat 09.30’da Ulusal Birlik Partisi Grubu, hükümet ortakları ve hükümete destek veren milletvekilleri ile toplantı yapacaklarını söyledi.

Meclis’teki toplantıda hangi noktaya gelindiğini ve süreç içerisinde iktidar kanadının yol haritasını ortaya koyacaklarını kaydeden Berova, davete katılan sendika yetkililerine teşekkür etti.

ARSLAN BIÇAKLI: ÖNÜMÜZDE HAYAT PAHALILIĞI MESELESİ VAR

Sendikalar adına söz alan Türk-Sen Başkanı Arslan Bıçaklı da, basının toplantıya ilgisine dikkat çekerek, “Belli ki toplumun bütünü bugün bu odada çıkarken bir şey bekliyor.” diye konuştu.

Halkın refahı ve mutluluğu için daha güzel bir noktaya gelmeyi temenni eden Bıçaklı, Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Referandum Yasası ve hayat pahalılığına ilişkin yasa hakkında hükümetin iradesini ve yaşananları hatırlattı.

Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Referandum Grev ve Referandum Yasa Tasarısı’nın Meclis Genel Kurulu’nda geri çekildiğini kaydeden Bıçaklı, “Önümüzde hayat pahalılığı meselesi kaldı.” dedi.

Yıllardır uygulanan sistemin değiştirilerek, çalışanların, emeklilerin ve asgari ücretlilerin alım gücünün geri çekilmesini kabul etmeyeceklerini dile getiren Bıçaklı, şöyle devam etti:

“Ülkede ekonomik sıkıntı vardır ve halkımızla beraber tasarruf yapacaksak biz varız. Ama nasıl? Başlayacağız cumhurbaşkanından, geleceğiz başbakana, bakanlara, vekillere, sermayeye verilen teşviklere sonra sıra çalışana, emekliye geldiğinde onları da konuşuruz.”

Sendikaların iki tasarının geri çekilmesi konusunda tavrının net olduğunu belirten Bıçaklı, “Bizim derdimiz kavga etmek değil ülkedeki çalışanın, emeklinin, asgari ücretlinin alım gücünü korumak ve geliştirmektir.” dedi.

Bıçaklı, toplantının sağlıklı geçmesi temennisini dile getirerek, konuşmasını tamamladı.

Konuşmaların ardından basın mensuplarının soruları da yanıtlandı.

BEROVA: İSTEDİĞİMİZ MÜMKÜN OLABİLECEK EN İYİ NOKTAYA ULAŞMAKTIR 

Bir soru üzerine Maliye Bakanı Özdemir Berova, hükümet ve devlet olarak en büyük dertlerinin sürdürülebilir bir şekilde halkın refah ve mutluluğunu sağlamak olduğunu ancak sonsuz kaynaklara sahip olmadıklarını ifade etti.

Gidilen yolun ülkeyi refaha ve düze çıkaracak yol olması gerektiğini belirten Berova, sendikaların üyelerinin haklarını maksimum derecede koruması isteğinin doğal olduğunu söyledi.

Ortak bir noktaya ulaşılıp, ulaşılamayacağının cevabının ortaklaşmaya gidecek bir yolun çıkıp, çıkmayacağı noktasından geçtiğini ifade eden Berova, toplantıda bu konuyu konuşacaklarını kaydetti.

Ortaklaşma demenin bir tarafın her şeyi bırakarak, karşı tarafın isteklerinin tümüne kabul demesi anlamına gelmediğini dile getiren Berova, “Elbette ki isteğimiz mümkün olabilecek en iyi noktaya ulaşmaktır. Bunun da şartlarını oluşturabilir miyiz diye ben sendikalarımızı bir kez daha dinleyeceğim.” dedi.

Yarın iktidar vekilleriyle konuyu değerlendirmelerinin ardından gerekirse sendika temsilcileriyle bir toplantı daha yapacaklarını belirten Bakan Berova, “Ondan sonra da bir noktaya gelinebilirse gelinir, gelinemezse demokratik hakları kullanmak bu ülkede yaşayan her vatandaşın hakkıdır.” şeklinde konuştu.

Berova, zor süreçten geçerken bütün arzu ve isteklerinin ülkeyi korumak ve KKTC’nin sağlam ayaklar üzerinde sürdürülebilirliğini sağlamak olduğunun altını çizdi.

Sendikaların sivil itaatsizlik açıklamasının hatırlatılması üzerine ise Berova, “Bu ülke hukuk devletidir. Yasaların ve hukukun gerektirdiği her koşula her bir vatandaş uymakla mükelleftir.” dedi.

Konuşmaların ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti.

BIÇAKLI: ONLAR YOLUNA DEVAM EDECEKSE, BİZ DE YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ 

Bir saati aşkın toplantı sonrası Türk-Sen Başkanı Arslan Bıçaklı Bakanlık önünde yaptığı açıklamada, “Belli ki devletin bütçesinde açık var. Bu bütçe içerisindeki açığın belirli bir miktarını tasarruf etmek istiyorlar.” diye konuştu.

Bıçaklı, işçilerin, memurların, emeklilerin, asgari ücretlinin cebinden paranın alınmasına müsaadeleri olmadığını söyledi.

Bakan Berova’nın toplantıda bu konuda tek başına yetkili olmadığını söylediğini dile getiren Bıçaklı, yarın UBP grubu ve hükümet ortaklarının yapacağı toplantıda konunun tartışılacağını ve son noktanın kendilerine aktarılacağını belirtti.

İktidara mensup vekillerden sağduyulu kişiler olduğunu da ifade eden Bıçaklı, “Yarınki toplantıda bu yanlıştan vazgeçecekler diye bir ümidim var… Onlar yoluna devam edecekse, biz de yolumuza devam edeceğiz” diye konuştu.

Toplantıya davet edilen sendikalar şöyle:

“KTÖS, KTAMS, KİEF, KTOEÖS, KAMUSEN, KAMU-İŞ, HÜR-İŞ, KOOP-SEN, DEV-İŞ, Devrimci Genel-İş, Emek-İş, Petrol-İş, BES, GÜÇ-SEN, VERGİ-SEN, BAY-SEN, BÜRO-İŞ, EL-SEN, MALİYE-SEN, DAÜ BİR-SEN, HAKSEN, ÇAĞ-SEN, DAÜ-SEN, BASIN-SEN, TIP-İŞ, TÜRK-SEN, HTKS, KES, AS-SEN, ADA-SEN, MAĞUSA GENEL İŞ, TES, BASS, TEL-SEN, Kıbrıs Türk Hemşireler ve Ebeler Sendikası, Memur-Sen.”

Yaşar Güler: Adada iki ayrı devlet ve halk gerçeğiyle hareket edilmesi, tek ve kesin çözümdür

Türkiye Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Mavi Vatan-2025 Tatbikatı’nı takip ettiği TCG Salihreis’de değerlendirmelerde bulundu. Kıbrıs konusunda ise, “Muhataplarımızı, 50 yıl öncesinden kalma ve miadı dolmuş söylemleri bir kenara bırakıp konuya makul ve mantıklı bir şekilde yaklaşmaya davet ediyoruz” dedi.

Türkiye Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Mavi Vatan-2025 Tatbikatı’nı takip ettiği TCG Salihreis’de değerlendirmelerde bulundu.

Mavi Vatan-2025 Tatbikatı’nda kuvvetler arasındaki yüksek uyum ve performansa, personelin üstün eğitim seviyesine, yerli ve milli savunma sanayisinin ürettiği silah ve sistemlerin etkinliğine şahit olmaktan gurur duyduklarını söyleyen Güler, tatbikat süresince, deniz canlılarının korunması ve deniz kirliliğinin önlenmesi için gerekli tedbirlerin titizlikle uygulandığını vurguladı.

Bakan Güler, istikrarsızlığın ve belirsizliğin hat safhaya çıktığı bir güvenlik ortamından geçildiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Mevcut güvenlik ortamı ve yakın coğrafyamızda meydana gelen gelişmeler, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin her an harekata hazır, etkin ve caydırıcı bir güç olmasını ve bu gücünü artırarak devam ettirmesini zorunlu kılmaktadır. Bu doğrultuda, personelimizi muharebe şartlarına en uygun şekilde hazırlamak, ordumuzun caydırıcılığını daha da yükseltmek için tatbikatlarımıza büyük önem vermekteyiz. Bu tatbikatlar sayesinde personelimiz, teorik bilgilerini sahada uygulama imkanı bulmakta, silah sistemlerini kullanma pratikleri ve yeteneklerini geliştirmekte, yakın koordinasyon ve uyum içerisinde hareket edebilme kabiliyetlerini artırmaktadır.”

“TATBİKAT, YENİ BİR DENEYİM, YENİ BİR BAŞARI HİKAYESİNE GİDEN YOLUN İLK ADIMIDIR”

Bakan Güler, eğitimli bir ordunun savaşın yarısını kazanmış demek olduğuna vurgu yaparak, “Bilgi ve becerilerin sürekli tazelenmesi, yenilenmesi ve geliştirilmesi başarının temel unsurudur. Bu yönüyle iştirak ettiğiniz her tatbikat, yeni bir deneyim, yeni bir başarı hikayesine giden yolun ilk adımıdır.” şeklinde konuştu.

Mavi Vatan Tatbikatı’nın, bu yılın ilk tatbikatı olduğuna değinen Güler, tatbikatın Karadeniz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de gerçekleştirildiğini hatırlattı.

Türkiye’nin, çatışma ve ihtilafların çevrelediği bir bölgenin tam kalbinde yer aldığını, gerginliklerin engellenmesi, kriz ve sorunların çözülmesi için uluslararası hukukun ve barışın esas aldığının her fırsatta ifade edildiğini söyleyen Güler, şöyle devam etti:

“Komşumuz Yunanistan ile aramızdaki ilişkilerin geliştirilmesine de bu esaslar dahilinde yaklaşıyor, sorunların çözümü için önemli adımlar atıyoruz. Çözüm odaklı bir yaklaşım ile dürüst ve yapıcı bir ilişkinin kalıcı hale gelmesinin iki ülkenin de yararına olacağına inanıyoruz. Ancak kimi kesimlerce uluslararası hukuk kavramı çarpıtılmakta, siyasi söylemlerle üretilen kimi politikalar, hukuki gerçekler olarak sunulmaya çalışılmaktadır. Nitekim Türkiye’nin Mavi Vatan’ındaki hak ve menfaatlerini koruma kararlılığını tarihsel bir yayılmacılık ve saldırganlık olarak gösterme girişimleri, uluslararası hukukun Türkiye’ye sağladığı hakları yok saymaya yönelik beyhude bir çabadır. Sadece mevcut gerçeklerin çarpıtılmasından ibarettir.”

“MUHATAPLARIMIZI, 50 YIL ÖNCESİNDEN KALMA VE MİADI DOLMUŞ SÖYLEMLERİ BİR KENARA BIRAKIP KONUYA MANTIKLI BİR ŞEKİLDE YAKLAŞMAYA DAVET EDİYORUZ”

Mavi Vatan kavramının, Türkiye’nin denizlerdeki hak ve menfaatlerini savunma iradesinin ve uluslararası hukuk çerçevesindeki kararlılığının bir yansıması olduğuna dikkati çeken Güler, şunları kaydetti:

“Başta komşumuz olmak üzere herkes emin olmalıdır ki bizler, Akdeniz ve Ege Denizi’ni istikrar ve refah bölgesi olarak görmek istiyor, bunun ülkelerimize ve halklarımıza büyük yarar sağlayacağına inanıyoruz. Ancak barışçıl bir çözüm için çaba gösterirken, milli hak ve menfaatlerimizden de asla taviz vermeyeceğimizi, özellikle vurguluyoruz. Kıbrıs konusunda ise, uluslararası kamuoyunda da açıkça dile getirilmeye başlandığı gibi tek ve kesin çözümün adada iki ayrı devlet, iki ayrı halk olduğu gerçeğiyle hareket edilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz. Muhataplarımızı, tarihi ve mevcut gerçeklere uygun olmayan, 50 yıl öncesinden kalma ve miadı dolmuş söylemleri bir kenara bırakıp konuya makul ve mantıklı bir şekilde yaklaşmaya davet ediyoruz.”

“KIBRIS BİZİM MİLLİ MESELEMİZDİR”

Bakan Güler, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin, Orta Doğu’daki kriz ortamından istifade etmeye çalıştığını, insani yardım adı altında gerçekleştirdiği istikrara zarar veren faaliyetlerini, ayrıca adadaki güç dengesini bozmaya yönelik silahlanma gayretlerini takip etiklerini ve bunlara karşı gerekli tedbirleri almayı sürdürdüklerini söyledi.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin olumsuz tutumlarında, kendilerine cesaret veren bazı müttefiklerin yaklaşımlarının da farkında olduklarını dile getiren Güler, “Bu durum, ittifak ruhuyla asla bağdaşmamaktadır. Her zaman kararlılıkla ifade ettiğimiz gibi Kıbrıs bizim milli meselemizdir. Bu doğrultuda Kıbrıs Türkü’nün meşru çıkarlarını her koşulda desteklemeye, garanti ve ittifak antlaşmaları doğrultusunda adanın huzuru, güvenliği ve refahı için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.” dedi.

Güler, Türkiye’nin, yaşadığı tüm badirelerden her zaman güçlenerek çıktığını, Cumhuriyetin ikinci asrına, “Türkiye Yüzyılı” hedefleriyle büyük ve emin adımlarla başladıklarını vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Bakanlığımız ülkemizi geleceğe güvenle taşımak ve Cumhuriyetimizi ilelebet payidar kılmak için son bir asrın en kapsamlı ve en yoğun faaliyetlerini icra etmektedir. Bu süreçte Deniz Kuvvetlerimiz de Mavi Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizi azim ve kararlılıkla korumakta, Atlantik’ten Hint Okyanusu’na kadar al bayrağımızı şerefle dalgalandırmakta, üstlendiği uluslararası görevlerle bölge ve dünya barışına önemli katkılar sağlamakta, insani yardım faaliyetlerinde de aktif bir rol üstlenmektedir.”

“TÜRKİYE, KÜRESEL BİR AKTÖR HALİNE DÖNÜŞTÜ”

Deniz Kuvvetlerinin üstlendiği kritik görevler ile ülkenin ulusal çıkarlarını korumada ve bölgesel barışa katkı sağlanmada kilit bir unsur olduğuna dikkati çeken Güler, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Tüm faaliyetlerimizi, nitelikli insan kaynağı ile geniş imkan ve kabiliyetlere sahip donanmamız sayesinde başarıyla icra etmekteyiz. Gerginliklerin savaşa dönüştüğü Karadeniz’de güvenliğin sağlanması ve sürdürülmesinde, Akdeniz’den komşumuz olan Libya’da istikrarın tesisi ve krizin çözümünde, Basra Körfezi ve Katar ile Aden Körfezi ve Somali’deki barış ve güvenliğe sağladığı katkılarda, keza Hint Okyanusu’nda deniz haydutluğu ile mücadelede etkin bir deniz kuvvetlerine sahip olmanın ne kadar önemli olduğu bir kez daha görülmüştür. Güçlü ordusuyla böylesine geniş bir coğrafyada hayati roller üstlenen Türkiye, küresel bir aktör haline dönüştüğünü, müzakere masalarının mimarı ve vazgeçilmez bir üyesi haline geldiğini en açık şekilde ortaya koymaktadır.”

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın direktifleriyle Deniz Kuvvetlerinde çok sayıda projeyi hayata geçirdiklerine işaret eden Güler, yeni projelerin de tüm hızıyla ilerlediğini söyledi.

Güler, geçten hafta yapılan törenlerle ilk milli uçak gemisinin yanı sıra ilk milli denizaltısının ve hava savunma harbi muhribinin inşa faaliyetlerinin başladığını hatırlatarak, “Halihazırda tersanelerimizde aynı anda 31 geminin inşası devam etmektedir. Sonuç olarak imkan ve kabiliyetleri her geçen gün artan Deniz Kuvvetlerimiz, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da üstlendiği tüm vazifeleri başarıyla yerine getirecektir.” şeklinde konuştu.

Bakan Güler, konuşmasının ardından, TCG Salihreis’de görevli bahriyelilerle hatıra fotoğrafı çekindi.

Başbakan Ünal Üstel, Girne Polis Müdürlüğü’nü ziyaret etti

Başbakan Ünal Üstel, Girne Polis Müdürlüğü’nü ziyaret ederek Muhaceret Şube Amirliği’nde yürütülen işlemleri yerinde inceledi. Başbakan Üstel, ziyareti sırasında Polis Genel Müdür 1. Yardımcısı Ali Adalier ve
Girne Polis Müdürü Aziz Nizamoğlu tarafından karşılandı. Kendisine yürütülen çalışmalar hakkında detaylı bir brifing sunuldu.

Başbakan Üstel, Muhaceret Şubesi’nin fiziki yapısını ve yapılan işlemleri bizzat denetledi. Üstel, vatandaşların işlemlerini daha rahat bir ortamda gerçekleştirebilmesi yerinde incelemede bulundu.

Girne Polis Müdürlüğü özelinde, genel olarak ise Polis Genel Müdürlüğü’nün çalışmaları hakkında da bilgi alan Başbakan Üstel, özverili çalışmaları dolayısıyla Polis Genel Müdür 1. Yardımcısı Ali Adalier ve
Girne Polis Müdürü Aziz Nizamoğlu’na teşekkür etti.

Özgürlük mücadelesi lideri Dr. Fazıl Küçük, 41’inci ölüm yıl dönümünde anılacak

Kıbrıs Türk halkının varoluş ve özgürlük mücadelesi lideri Dr. Fazıl Küçük, 41’inci ölüm yıl dönümü olan 15 Ocak Çarşamba günü anılacak.

Milli Günleri Kutlama Merkez Komitesi Başkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Küçük için ilk tören Dr. Fazıl Küçük Anıtı’nda yer alacak.

Saat 10.26’da protokol sırasına göre çelenklerin Anıta sunulmasıyla başlayacak törende, saygı duruşunda bulunulacak, İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekilecek, ardından yarıya indirilecek.

Tören, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın, Anıt Özel Defteri’ni imzalaması ve sonrasında yapacağı konuşmayla sona erecek.

AKM’de Anma Programı

Dr. Fazıl Küçük’ü Anma Programı ise Lefkoşa Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) saat 11.15’te yapılacak.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayacak program, Dr. Fazıl Küçük’ün torunu Selen Süheyla Küçük ve Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın konuşmalarıyla devam edecek.

Program, Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Oratoryosu ile tamamlanacak.

Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş, pazartesi törenlerle anılacak

Rauf Raif Denktaş, ölümünün 13. yıl dönümünde Anıt Mezarı ve Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenecek törenlerle anılacak. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayacak törende, Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş’ın oğlu Serdar Denktaş ve Cumhurbaşkanı Ersin Tatar konuşma yapacak.

Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş, ölümünün 13’üncü yıl dönümü nedeniyle pazartesi törenlerle anılacak.

Milli Günleri Kutlama Merkez Komitesi Başkanı ve Protokol Müdürü Asu Muhtaroğlu tarafından yapılan açıklamaya göre, Rauf Raif Denktaş Anıt Mezarı’nda yapılacak ilk tören saat 10.08’de başlayacak.

Protokol sırasına göre çelenklerin anıta sunulmasıyla başlayacak tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam edecek. Tören Anıt Özel Defteri’nin imzalanması ve Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın konuşmasıyla tamamlanacak.

Rauf Raif Denktaş’ı anma etkinlikleri saat 10.45’te Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenecek törenle devam edecek. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayacak törende, Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş’ın oğlu Serdar Denktaş ve Cumhurbaşkanı Ersin Tatar konuşma yapacak.

Anma töreni, Esin Leman Lisesi öğrencileri tarafından seslendirilecek oratoryo ile son bulacak.

Sol direksiyonlu araçlara izin kararı genişletildi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde sol direksiyon araçların ithalat ve kayıt izniyle ilgili karar, kamuoyunda tartışmalara yol açarken, hükümet yeni bir adım attı ve kararı genişletti.

İlk karara göre, yalnızca sol direksiyonlu salon araçların ithaline ve kaydına izin veriliyordu. Ancak Resmi Gazete’de yayımlanan kararla, bu kapsam genişletilerek salon araçların yanı sıra çift kabin motorlu araçlar ve motorlu traktörler de ithalat ve kayıttan faydalanabilecek.

Yüksek Öğretim İstişare Kurulu toplantısında, yüksek öğretimdeki sorunlar masaya yatırıldı

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu başkanlığında toplanan Yüksek Öğretim İstişare Kurulu toplantısında, yüksek öğretimdeki sorunlar masaya yatırıldı.

Bakanlıktan verilen bilgiye göre, Çavuşoğlu, Yüksek Öğretim İstişare Kurulu toplantısına başkanlık etti. Bakanlıkta gerçekleşen toplantıya Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) Başkanı Prof. Dr. Aykut Hocanın ve YÖDAK üyeleri, Kıbrıs Üniversiteler Birliği başkanı Prof. Dr. Asım Vehbi ile KKTC’deki üniversitelerin rektörleri, tüm bakanlıklardan temsilciler, PGM Muhaceret Müdürü Başmüfettiş Fevzi Öztümen, Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Öğrenim ve Dış ilişkiler Dairesi Müdürü Behçet Çelebi ve diğer yetkililer katıldı.

Toplantı öncesinde konuşan Bakan Çavuşoğlu İlk kez bu kadar geniş kapsamlı bir toplantı düzenlediklerini belirterek, “YÖDAK ve Kıbrıs Üniversiteler Birliği üyeleri ile ülkemizdeki üniversite rektörleri ve temsilcileri burada. Şimdi karşılaştığımız sorunları burada tek tek çözmek için biraradayız. Amacımız tüm sorunları minimize etmek ve ülkemiz için son derece hayati öneme sahip Yüksek Öğretim sektörümüzü daha iyi noktalara taşımaktır” dedi

Çavuşoğlu şöyle devam etti;

“Değerli Eğitim Camiası, kıymetli bürokrat ve ilgili teknik uzman arkadaşlar. Yeni yılın ilk günlerinde bu toplantıyı yapıyoruz ve ilk kez bu kadar katılımlı ve geniş kapsamlı bir toplantı düzenliyoruz. Amacımız bu ülkeye okumak için gelen çocuklarımızın karşılaştığı sorunları ortadan kaldırmak ve daha iyi bir eğitim sistemini hep birlikte oluşturmaktır. Bugün burada herkes kendi yaşadığı sorunu aktaracak ve çözümünü yine bu masada beraber arayacağız. Bugün devletin ilgili tüm dairelerinden sorumlu arkadaşlarda burada bizimle ve onlarla da sorunların çözümü konusunda bize yardımcı olacaklar. Amacımız sorunları ortadan kaldırmak ve daha iyi bir eğitim öğretim sistemini yaratmak.”