Archives Ocak 2025

AHMET SAVAŞAN BAKÜ’DE TÜRKPA TOPLANTISINA KATILDI

UBP Lefkoşa Milletvekili Ahmet Savaşan, Bakü’de TÜRKPA’nın merkezini ziyaret ederek, Genel Sekreter ve üye ülkelerin temsilcileriyle bir araya geldi. Ziyaret kapsamında gerçekleştirilen toplantıda, mevcut iş birlikleri değerlendirilirken, ortak projelerin hayata geçirilmesi ve gelecekte atılacak adımlarla ilgili fikir alışverişinde bulunuldu.

Savaşan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:

“Türk Dünyasının Ortak Hedefleri İçin Bakü’de Önemli Bir Toplantıya Katıldık”

“TÜRKPA’nın Bakü’deki merkezinde Genel Sekreter ve üye ülkelerin temsilcileriyle bir araya gelerek verimli bir toplantı gerçekleştirdik. Görüşmelerde, mevcut iş birliklerini değerlendirme fırsatı bulurken, ortak projelerin hayata geçirilmesi ve gelecekte atılacak adımlarla ilgili kapsamlı fikir alışverişinde bulunduk.

Ayrıca, ülkeler arasındaki ekonomik, kültürel ve sosyal bağların güçlendirilmesi için atılabilecek somut adımları tartıştık. Ziyaretimiz, ortak hedefler doğrultusunda Türk dünyası arasındaki dayanışmayı artırma yolunda önemli bir adım olmuştur.”

Savaşan, toplantının oldukça verimli geçtiğini belirterek, Türk dünyasının iş birliği ve dayanışmasının güçlenmesi adına temasların devam edeceğini ifade etti.

Sibel Tatar, BRTK ev sahipliğindeki “Kırmızı” adlı karma sergiyi ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın eşi Sibel Tatar, Bayrak Radyo Televizyon Kurumu (BRTK) ev sahipliğindeki “Kırmızı” adlı karma sergiyi ziyaret etti.

Yoğun talep üzerine 31 Ocak Cuma gününe kadar uzatılan sergide, 25 sanatçının, kırmızı rengin dinamizminden ilham alarak oluşturduğu eserler yer alıyor.

Sergi küratörü Ayhatun Ateşin, ziyarette, Sibel Tatar’a, eserler hakkında bilgi verdi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın eşi Sibel Tatar da, sergiyi gezme fırsatı bulduğu için duyduğu memnuniyet dile getirdi.

Sergiden övgüyle bahseden Sibel Tatar, serginin ziyaret edilmesi gerektiğini söyledi.

Sergide sanatçıların verdiği mesajların önemine işaret eden Sibel Tatar, eserlerin kalitesinden bahsetti.

Sibel Tatar, sergiyi iyiki ziyaret etmişim. Mevhibe & Mustafa Başman Vakfına böyle kaliteli bir sergiye sponsor oldukları için, BRTK’ya da ev sahipliği için teşekkür ediyorum. Sergide, birçok genç sanatçıyı da tanıma fırsatı buldum. Seramikten resme birçok kıymetlli eserin yer aldığı sergide, tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi.

Gönyeli-Alayköy Belediyesi’nin kaldırım düzenleme çalışmaları devam ediyor

Gönyeli-Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, 6 sokağın daha kaldırım düzenleme çalışmalarını tamamladıklarını ifade ederek, birçok noktada çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

Gönyeli-Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşım ile kaldırım düzenleme çalışmalarının devam ettiği duyurdu.

Amcaoğlu, kaldırımların yanı sıra yağmur suyu drenaj hattı, telefon ve elektrik altyapı çalışmalarının da devam ettiği vurguladı.

6 sokağın daha kaldırım düzenleme çalışmalarını tamamladıklarını belirten Amcaoğlu, “Birçok noktada ise çalışmalarımız devam ediyor. Vatandaşlarımızın güvenliği ve konforu için durmadan çalışmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

 

Cumhurbaşkanı Tatar: İki devletli çözüm, Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş’ın da savunduğu yaklaşımdı

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) tarafından “Doğumunun 101. Yılında Rauf R. Denktaş Panel ve Fotoğraf Sergisi” düzenlendi.

ASBÜ Kuzey Kıbrıs Yerleşkesi Konferans Salonu’nda, T.C. Lefkoşa Büyükelçiliği himayesinde ve Yunus Emre Enstitüsü ortaklığıyla gerçekleşen etkinliğe Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, T.C. Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim, ASBÜ akademik ve idari kadrosu öğrenciler ve davetliler katıldı.

Konuşmalar ile başlayan etkinlikte daha sonra Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, T.C. Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim panelistler, Prof. Dr. Ata Atun, Dr. Zeki Akçam ve Av. Murat Özad’a teşekkür belgesi takdim etti.

 

-Serim: “Denktaş, sadece bir lider değil çok yönlü bir değer olarak tarih sahnesinde öne çıktı”

Etkinlikte ilk sözü alan, T.C. Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim, Rauf Raif Denktaş’ın Kıbrıs Türk halkının haklarını savunmak, bağımsızlığını ve özgürlüğünü güvence altına almak için ömrünü adadığı davasıyla özdeşleşmiş bir lider olduğunu vurguladı.

“Unutulmaz devlet adamı Mücahit Rauf Denktaş Kıbrıs Türk halkının içinden geçtiği en zor zamanlarda kararlılığı, cesareti, mücadele azmi ve ileri görüşlülüğüyle halkına umut olmuş ve öncülük etmiştir.” diyen Serim, Denktaş’ın, hukukçu, diplomat, fikir adamı, öğretmen ve sanatçı kimlikleriyle sadece bir lider değil, çok yönlü bir değer olarak tarih sahnesinde öne çıktığını belirtti.

Denktaş’ın, tüm Türk dünyası için bir ilham kaynağı olduğunu ifade eden Serim, inancından ve davasından asla taviz vermeyen, Denktaş’ın son nefesine kadar Kıbrıslı Türklerinin hak ve menfaatlerini korumak için çaba gösterdiğini söyledi.

Serim, Denktaş’ın, Kıbrıs Türklerinin, gördükleri zulme, baskılara ve zorluklara boyun eğmeden, varoluş mücadelesini başarıyla sürdürebilmeleri ve bu uğurda ihtiyaç duydukları inancın tahkimi için ağır ama tarihi bir rol üstlendiğini kaydetti. “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti işte bu haklı ve ısrarlı çabalar neticesinde kurulabilmiştir ve Kıbrıs Türk halkı bugün ay yıldızlı bayraklarının gölgesinde huzur ve barış içerisinde yaşamaktadırlar.” diyen Serim, bağımsızlık, özgürlük ve birlik ideallerine sıkı sıkıya sarılarak gelecek nesillerin bu mirası daha güçlü şekilde özümsemesini sağlamanın elzem olduğunu vurguladı.

Denktaş’ın en büyük hayalinin halkının bir azınlık olarak görülmemesi, eşit statüye sahip, özgür ve refah içerisinde yaşayan bir millet olarak varlığını sürdürmesi olduğunu vurgulayan Serim, Denktaş’ın, mücadelesi boyunca Türkiye Cumhuriyeti’ne daima güvendiğini ve haksız çıkmadığını hatırlattı.

Serim, Türkiye Cumhuriyeti’nin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ihtiyaç duyduğu her alanda, her an, her mecrada ve her şekilde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yanında olacağını vurguladı.

 

-Tatar: “İki devletli çözüm, Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş’ın da savunduğu yaklaşımdı”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da etkinlikte yaptığı konuşmada, kendilerinin savunduğu iki devletli çözüm yaklaşımının, Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş’ın da savunduğu çözüm yöntemi olduğunu dile getirdi.

Federasyon temelli görüşmelerin başarısız olduğunu kaydeden Tatar, Denktaş’ın devletten asla vazgeçilmemesi gerektiğini vurguladığına işaret etti.

67 yıl önce Kıbrıs Türk halkının sömürge yönetimine başkaldırışının yıldönümü olduğunu kaydeden Tatar, o günlerde de Kıbrıs’ta iki halk olduğunun dünyaya haykırıldığını dile getirdi.

Millî mücadele yıllarına ve Kıbrıslı Türkler’in yaşadıklarına değinen Tatar, o günlerde Denktaş’ın bir lider olarak ortaya çıktığını dile getirdi. Köyden köye gitmenin bile tehlikeli olduğu zamanlardan geçildiğini ve bugün hala bulunamamış kayıplar olduğunu belirten Tatar, o günlerden bugünlere Denktaş’ın liderliğiyle gelindiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Özgürlük Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük’ün bayrağı Denktaş’a bıraktığını, 1974 Barış Harekâtı ile Denktaş’ın Türkiye’nin de tanıdığı bir lider haline geldiğini kaydetti. Denktaş’ın hayatının acılarla ve fedakârlıklarla dolu olduğunu ifade eden Tatar, Denktaş’ın mücahitlik yıllarına da değindi

Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş’ın, halkının yanında olmak için gecenin karanlığında sandala binerek adaya gelmeye çalışarak, ölüm de dahil her şeyi göze aldığına işaret ettiğini belirten Tatar, sonraki yıllarda Denktaş’ın bir hukukçu ve bir müzakereci olarak mücadelesini sürdürdüğünü kaydetti.

Tatar, Kıbrıslı Rumlar’ın Kıbrıslı Türkleri azınlık olarak gördüğünü ancak yüzyıllarca süren Osmanlı egemenliğinin unutulduğunu dile getirdi. Denktaş’ın Kıbrıs Türk mücadele tarihinin en önemli kahramanlarından olduğunu ifade eden Tatar, Kıbrıslı Türkleri ezip bir azınlık haline getirmek isteyenlere asla geçit vermediğini söyledi. Tatar, bugün gelinen noktada, eskiden Denktaş’a muhalefet edenlerin dahi “Denktaş haklıydı” dediğini kaydetti.

2’nci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın bir süre önce bir Rum gazetesine verdiği demece değinerek, eleştirilerde bulunan Tatar, kendilerinden farklı siyaset güdenlerin dönemlerinde de anlaşmaya ulaşılamadığına işaret etti. “Bu zihniyetler, Türkiye Cumhuriyeti garantisinden vazgeçmeye razı” diyerek eleştiren Tatar, kendilerinin onurlu bir siyaset yürüttüklerini dile getirdi.

Muhalefetin barış için mücadele ettiğini söylediğini ancak barışın zaten 1974’te geldiğini kaydeden Tatar, başka çıkarımlar elde etmek için egemenlikten vazgeçmemek gerektiğini dile getirdi. Tatar bir anlaşma olacaksa KKTC’nin mutlaka bu anlaşmanın parçası olması gerektiğini vurguladı.

Tek egemenlik tek kimlik olması durumunda Kıbrıslı Türklerin milli kimliğinin tehdit altına gireceğini belirten Tatar, kendisinin bu görüşlerinin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından da ifade edildiğini kaydetti. Tatar, bu gerçekleri en kısa sürede muhalefetin  de anlaması temennisinde bulundu. “Bizim siyasetimiz milli siyasettir” diyen Tatar, bu siyasetlerini de Türkiye ile iş birliği halinde yürüttüklerini kaydetti.

Bölgedeki gelişmelere de işaret eden Tatar, iki devletli çözümün kaçınılmaz hale geldiğini belirtti.

Açılış konuşmalarının ardından panele geçildi. Etkinlik, serginin gezilmesiyle son buldu.

Cumhurbaşkanı Tatar’dan Milli Basketbolcu Mehmet Akif Öztürk’e tebrik mesajı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, sosyal medya hesabından Türkiye 16 Yaş Basketbol Milli Takımı 24.TBF Uluslararası Yıldızlar Turnuvasında şampiyonluk elde eden Kıbrıslı Türk Milli basketbolcu Mehmet Akif Öztürk’e kutlama mesajı yayımladı.

Cumhurbaşkanı Tatar tebrik mesajında;

“Kıbrıslı Türk Milli basketbolcu Mehmet Akif Öztürk’ün aralarında yer aldığı Türkiye 16 Yaş Basketbol Milli Takımı 24. TBF Uluslararası Yıldızlar Turnuvasında Şampiyon olmuştur.

Şampiyon olan 16 Yaş Milli Takımını ve Milli Basketbolcumuz Mehmet Akif Öztürk’ ü yürekten kutluyor, Avrupa Basketbol Şampiyonası aday kadrosunda hedeflerine ulaşmalarını diliyorum.” ifadelerine yer verdi.

Hüseyin Çavuş: İhracatın Önü Açıldı

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş mecliste muhalefetin sorularıa yanıt verdi. Çavuş, Başbakan’ın söylediklerinin yerine getirildiğini ve ihracatın önünün açıldığını belirtti.

İhracatta fümigasyon uygulamasının kaldırıldığını, transit geçişlerin devam ettiğini, depolamayla ilgili sıkıntının aşıldığını belirten Çavuş, bekleme süresiyle ilgili de bir sıkıntı olmadığını kaydetti. Çavuş, transit geçmeyerek, depoya giren ürünün 20 gün bekleyip, satışının yapılacağını belirtti.

Tarıma ayrılan bütçenin yüzde 21 olduğuna işaret ederek, bu yıl da ihracat teşvik primlerini artırdıklarını söyleyen Çavuş, desteği 3 bin TL’ye çıkardıklarını kaydetti. Çavuş, desteği maksimum seviyeye çıkardıklarını vurguladı.

Hasatla ilgili gecikme söylemini kabul etmediğini ifade eden Çavuş, greyfurt hasadının bittiğini, limon hasadının da bitmek üzere olduğunu belirtti. Güzelyurt’taki tahlillerde henüz şeker oranının gelmediğine dikkat çeken Çavuş, saha çalışmasında 20 bin ton civarında bir ürünün satıldığının saptandığını söyledi. Çavuş, desteklerin rakama ve yüzdeliğe bakıldığında çok büyük bir oranda artırdıklarını kaydetti.

Şahiner’in yerinden sorusu üzerine Bakan Çavuş, ihracat teşvik primleriyle ilgili kararın ilk Bakanlar Kurulu’nda ele alınarak, geçirileceğini söyledi.

 

BAKAN OĞUZ: BU ÜLKEDE HİÇBİR ŞEY GİZLİ KALMIYOR

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, güncel konuşmaların ardından tamamlandı.
İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, CTP Milletvekili Erkut Şahali’nin açıklamalarına yanıt vererek, “Bürokrat değişiklikleri her zaman oldu, olmaya da devam edecek” dedi. Oğuz, kamu yönünden usulsüz bir şey varsa yetkililerin gereğini yapacağını belirterek, “Bu ülkede hiçbir şey gizli kalmıyor” ifadelerini kullandı.

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda konuşma yapan CTP Milletvekili Erkut Şahali’ye yanıt verdi.

Bakan Oğuz, bakan değişikliği konusunda yetkili kişinin Başbakan Ünal Üstel olduğunu belirterek, “Amaç halka hizmet” dedi. Nihai kararı verecek olanın Başbakan olduğu vurgusu yapan Oğuz, hükümetin tek gailesinin ülkedeki sorunları çözmek olduğunu söyledi.

“Bürokrat değişiklikleri her zaman oldu, olmaya da devam edecek” diyen Oğuz, bunun bir idari tasarruf olduğunu kaydetti. İsimleri öne çıkararak, konuşmanın doğru olmadığını belirten Oğuz, hizmette devamlılığının esas olduğunu söyledi.

Kamu hizmetinde zafiyet olmadığını dile getiren Oğuz, kamunun işlevini yerine getirdiğini kaydetti. Kamu yönünden usulsüz bir şey varsa yetkililerin gereğini yapacağını söyleyen Oğuz, “Bu ülkede hiçbir şey gizli kalmıyor” dedi. Bakan Oğuz, görev değişikliğinin idari tasarruf olduğunu yineledi.

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz ise söz alarak, vekillere konuşmaları nedeniyle teşekkür etti. Ülkedeki ekonomik durumla ilgili alım gücü konusundaki şikayetleri bildiklerini ifade eden Oğuz, “Halktan kopuk değiliz” dedi.

Ekonomi ve Enerji Bakanlığı’nın kuracağı elektronik etiketle fiyat denetimlerinin daha sıkı yapılacağını belirten Oğuz, girdi maliyetlerini düşürmek amacıyla Doğrudan Gelir Desteği uygulaması olduğunu hatırlattı. Hükümetin son iki yılda üretim alanında büyük destekler verdiğini kaydeden Oğuz, işletmelere de destek verildiğine işaret etti. Bakan Oğuz, temel tüketim maddelerinin en uygun fiyata halka sunulmasını istediklerini söyledi.

Kartalkaya’da hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyen Oğuz, ders almanın önemli olduğunu ifade etti. Oğuz, okullardaki yangın tüplerinin kontrollerinin sürekli yapıldığını söyledi.

Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı’nın çok önemli bir kurum olduğunu ve her yıl dairelere yönelik eğitimler verdiğini dile getiren Oğuz, otellerde her yıl denetim yapılarak, polis ve İtfaiye Müdürlüğüne yazı yazıldığını kaydetti. İtfaiye Müdürlüğünün araç eksikliği olduğunu ifade eden Oğuz, araç-gereç donanımının artırılmasıyla ilgili çalıştıklarını söyledi.

Trafikle ilgili notlarını Ulaştırma Bakanına ileteceğini dile getiren Oğuz, yaya geçitlerinin amacına uygun kullanılması için eğitim anlamında daha iyi çalışılması gerektiğini kaydetti.

Erdoğan’dan, acılı aileleri arayıp dalga geçenlere tepki

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gençlerin zulüm ve karanlığa boğulan dünyanın diriliş neferleri olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu gençlik; askere kurşun, polise molotof, taş, şişe atan kandırılmış bir gençlik değildir. Bu gençlik 78 canımızı kaybettiğimiz kara bir günün ertesinde ailelerimizin acılarıyla dalga geçen vicdansız bir gençlik değildir.” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da “AK Parti Gençlik Kolları 7. Olağan Kongresi”nde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel’de çıkan ve 78 kişinin yaşamını yitirdiği yangında vefat edenlerin acılı ailelerini arayarak dalga geçen ve bu çirkin davranışları sosyal medyada paylaşanlara sert tepki gösterdi.

“Bu ülkenin gençlerini zorla, kandırarak dağa kaçıran terör baronları için yolun sonu görülmüştür.” diyen Erdoğan, Terörsüz Türkiye hedefine adım adım yaklaşıldığını da belirtti.

“SURİYE’NİN DEVRİMCİ GENÇLERİNİ SELAMLIYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

“İsrail’in devlet terörüne 15 aydır teslim olmayan Filistin’in, Gazze’nin yiğit gençlerini, 61 yıllık Baas zulmüne son veren Suriye’nin devrimci gençlerini AK Gençlik adına saygıyla selamlıyorum. Terör örgütlerinin kalleş saldırılarında toprağa düşen tüm kahramanlarımızı rahmetle yad ediyorum.

“SİZLER ZULÜM VE KARANLIĞA BOĞULAN DÜNYANIN DİRİLİŞ NEFERLERİSİNİZ”

Gençler; sizler zulüm ve karanlığa boğulan dünyanın diriliş neferlerisiniz. Siz büyük bir ülkenin gençlerisiniz. Siz vicdanı ile duruşuyla büyük bir milletin evlatlarısınız. Her birinizi yürekten selamlıyorum, tek tek tebrik ediyorum.

“22 YILDA ZOR GÜNLER YAŞADIK ÇOK CİDDİ ADALETSİZLİKLERE MARUZ KALDIK”

3 Kasım 2002’de sessizlerin sesi kimsesizlerin kimsesi olarak iktidara gelirken gençlerimizin başımızın üstünde yeri vardır dedik.Gençlerimize yoldaşlık ettik. Teknolojiden sağlığa adaletten diplomasiye tüm alanlarda sessiz devrimlere imza atarken gençlerimizi hep ilk planda tuttuk. Bu milletin ötelenmiş gençlerini hak ettikleri ülkeye iklimine kavuşturmanın mücadelesiniverdik. Eski Türkiye’nin kirli oyunlarına gençlerimizin alet edilmesine müsaade etmedik. 22 yılda gerçekten zor günler yaşadık çok ciddi adaletsizliklere maruz kaldık.

“GENÇLERİMİZİ SOKAĞA ÇAĞIRANLARDAN OLMADIK”

Vesayetin, hukuksuzluğun her türlüsüne şahit olduk ama hiçbir zaman demokrasiden sapmadık. Gençlerimizi sokağa çağıranlardan, tahrik edenlerden olmadık. Hiçbir ayrım gözetmeden gençlerimizin tamamına sahip çıkmaya çalıştık. İkna odalarını yıkıp attık. Kamuda başörtüsü ile çalışmak yasaktı önlerini açtık. Gençlere vitrin malzemesi bakanlara rağmen seçilme yaşını 18’e indirerek siyasetin gençleşmesini sağladık. Sadece son 4 yıl içinde partimizin gençlik kollarına 700 bin gencimiz üye oldu.

“BU GENÇLİK KARA BİR GÜNÜN ERTESİNDE AİLELERİMİZİN ACILARIYLA DALGA GEÇEN GENÇLİK DEĞİL”

Bu gençlik İstanbul’un duvarlarını ‘Zulüm 1453’te başladı’ yazılarıyla kirleten köksüz şuursuz ruhsuz bir gençlik değildir. Bu gençlik 3-5 ağacın yeri değiştirildi diye sokakları yakıp yıkan vandal bir gençlik değildir. Bu gençlik askere kurşun, polise molotof, taş, şişe atan kandırılmış bir gençlik değildir. Bu gençlik 78 canımızı kaybettiğimiz kara bir günün ertesinde ailelerimizin acılarıyla dalga geçen vicdansız bir gençlik hiç değildir. Bu gençlik yüreği kendi devletine, halkına kinle dolu bir gençlik değildir. Bu gençlik, 1453’ü baş tacı eden bir gençliktir, bayrağına vatanına aşık milli bir gençliktir.

“ÜNİVERSİTE SAYIMIZI 208’E ÇIKARDIK”

2002’de sadece 76 üniversite vardı 132 yeni üniversite açarak üniversite sayımızı 208’e çıkardık. 22 yıl önce üniversitelerimizdeki akademik personel sayısı toplam 70 bindi, bugün 184 bini aşmış durumda. İçinde bulunduğmuz asır Allah’ın izniyle Türkiye Yüzyılı olacaktır.

“LGBT SAPKINLIĞINA KARŞI GENÇLERİMİZE YÖNELİK KORUYUCU TEDBİRLERİ DEVREYE ALIYORUZ”

Artan sanal kumar ve bahis sorununun üzerine kararlılıkla gidiyoruz. Pek çok gencimizin hayatını karartan bu belanın kökünü kazıyana kadar durmayacağız. Tüm dünyada veba gibi yayılan LGBT sapkınlığına karşı gençlerimize yönelik koruyucu tedbirleri devreye alıyoruz.

“TERÖR BARONLARI İÇİN YOLUN SONU GÖRÜLDÜ”

Bu ülkenin gençlerini zorla, kandırarak dağa kaçıran terör baronları için yolun sonu görülmüştür. Terörsüz Türkiye hedefimize adım adım yaklaşıyoruz. Gençlerimizin her ne sebeple olursa olsun terörün vahşi dişleri arasında kaybolup gitmesine müsaade etmeyeceğiz.”

Nalbantoğlu Başhekimi Özyılkan, Dinçyürek’in sağlık durumunu açıkladı

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, bugün karın ağrısı şikayetiyle Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Dinçyürek hastanede tedavi altına alındı. Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) konuşan Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Adil Özyılkan, Bakan Dinçyürek’in karın ağrısı şikayetiyle hastaneye başvurduğunu, tahlillerinin yapıldığını ve şu anki durumunun stabil olduğunu aktardı.

Hasipoğlu’ndan Talat’a Sert Eleştiri: Federasyon Çözüm Modeli Artık İşe Yaramıyor

UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, KIBRIS TV canlı yayınına bağlanarak 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın Rum basınına verdiği demeci eleştirdi. Hasipoğlu, Talat’ın büyük bir özgüvenle Kıbrıs sorununu çözebileceğini iddia ederek cumhurbaşkanlığına geldiğini ve 2008’de dönemin Rum Başkanı Hristofyas ile görüşmelere başladığını belirtti. İki yıl boyunca süren görüşmelerde bazı ilerlemeler kaydedildiğini ifade eden Hasipoğlu, 2010’da Cumhurbaşkanı seçilen Derviş Eroğlu’nun da Talat’ın kaldığı yerden devam ettiğini söyledi.

Hasipoğlu, Talat’ın Annan Planı süreci sonrası başlayan Gambari sürecinde Hristofyas tarafından yalnız bırakıldığını ve BM Genel Sekreteri’nin adaya gelip ortak basın toplantısı düzenleyeceği sırada Hristofyas’ın gelmemesi nedeniyle görüşmelerin kesildiğini belirtti. Aynı süreci Mustafa Akıncı’nın da yaşadığını ifade eden Hasipoğlu, Talat ve Akıncı’nın çözüm modeli ile Kıbrıs sorununda bir çıkış yolu olmadığını anladıklarını söyledi.

Hasipoğlu, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın seçilmesinin ardından Cenevre’de yeni bir öneri sunduklarını ve Kıbrıs Türk tarafının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesini talep ettiklerini belirtti. Crans Montana’dan sonra bu talebi dile getirdiklerini ifade eden Hasipoğlu, temel felsefelerinin var olan bir gerçeklik olduğunu ve Rumlar kadar eşit olduklarını, uluslararası arenada bu taleplerinin kabul edilmesini istemenin hakları olduğunu vurguladı.

Ertuğruloğlu: Hürriyet ve aydınlık yarınlar için şehit düşen kahramanları anıyorum

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk halkının İngiliz Sömürge Yönetimi’ne karşı 27-28 Ocak 1958’de verdiği mücadelede şehit düşenler anısına yayımladığı mesajda “Hürriyet ve aydınlık yarınlar için şehit düşen kahramanları anıyorum” dedi.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk halkının İngiliz Sömürge Yönetimi’ne karşı 27-28 Ocak 1958’de verdiği mücadelede, Kıbrıs Türkü’nün hürriyeti ve aydınlık yarınları için şehit düşen kahraman evlatları saygı, minnet ve şükranla andı.

Ertuğruloğlu mesajda, “Şanlı tarihimizde unutulmaz bir gün olan o gün, Kıbrıs Türk halkının hürriyet savaşına bilfiil başladığı ve gençliğimizin büyük haksızlık karşısında şahlandığı, yeni bir devrin başladığı gündür. Onlar içimizdedir, mücadeleleri bugünümüze ışık olmuştur. Yaşadığımız toprakları vatan yapmak uğruna canlarını veren tüm kahramanları minnetle yad ediyorum. Ruhları şad olsun” ifadelerini kullandı.

Berova, 27-28 Ocak 1958 Direnişinin 67’inci yıldönümü dolayısıyla mesaj yayımladı

Berova mesajında şunları kaydetti;

“Kıbrıs Türk Halkı’nın, 27-28 Ocak 1958 Direnişi, İngiliz sömürge yönetimine karşı büyük toplumsal direnişidir.
Bu direniş, Kıbrıs Türk Halkı’nın, özgürlük, bağımsızlık ve egemenlik mücadelesinde, Enosis karşıtlığını ve hak arayacak güçte olduğunu, örgütlenip mücadele edebileceğini ortaya koymuştur.

İngiliz Sömürge Yönetimi’ne karşı göğsünü siper ederek şahlanan Kıbrıs Türk Halkı’nın, 27-28 Ocak 1958 Direnişi’nin, 67’inci yıl dönümünde toprağı vatan yapan şahadet mertebesine ulaşan Şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, Onurlu Direnişimizi Selamlıyorum.”

Özdemir Berova: Kurduğumuz mekanizmayla, çalıntı araçların sayısında azalma oldu

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Mecliste yaptığı konuşmada son iki buçuk yılda ithal edilen 61 adet aracın çalıntı olduğunun tespit edilmesiyle ilgili konuşarak “Bir mekanizma kurduk, bu sayede ülkeye getirilen çalıntı araçların sayısında ciddi azalma oldu” dedi.

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Cumhuriyet Meclisi kürsüsünde yaptığı konuşmada son iki buçuk yılda Kuzey Kıbrıs’a ithal edilen 61 adet aracın çalıntı çalıntı çıkmasına dair bir mekanizma kurulduğunu belirterek, bu mekanizma sayesinde ülkeye gelen çalıntı araç sayısında çok ciddi düşüş olduğunu ifade etti.

Kuzey Kıbrıs’a ithal edilen ikinci el araçların 3 yıl kadar önce adaya ithal olarak geldiğini, devlet tarafından o dönem içerisinde fark edilmeyerek gümrüklendirilip, ruhsatlandırıldığını ve kullanılmaya başlandığını söyledi.

Güney Kıbrıs’a geçen bu araç sahiplerinin Güney’de fark edildiğini ve bu nedenle araçlara el konduğunu dile getiren Berova, bazı vatandaşların nedenle mağdur olduğunu vurguladı.

Bu konuyla ilgili Dışişleri Bakanlığı ve İngiltere’deki yetkili kişilerle temas kurduklarını, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile gerçekleştirilen temaslar sonucunda bir tespit çalışması yapıldığını ifade eden Berova, bu çalışma sonucu bir mekanizma kurulduğunu anlattı.

Mekanizmayla birlikte ithal araçların evrak, şahsi numara ve görüntü üzerinde ciddi sorgulamaya tabi tutulduğunun altını çizen Berova, bu mekanizma sayesinde çalınan araç sayısında dramatik bir düşüş yaşandığını kaydetti.

Konuyla ilgili çalışmaların devam ettiğini belirten Berova, “Kurduğumuz mekanizma tarafından araçlar çalınmış, klonlanmış ve finanslı olarak tespit ediliyor” dedi.

Konuyla ilgili savcılıktan da bilgi aldıklarını kaydeden Berova, “Çalınan araçların asıl sahibi olan kişilerin talebi olur burada müracaat ederlerse araçları kendilerine iade edeceğimizi bildirdik” şeklinde konuştu.

Ünal Üstel: 27-28 Ocak Direnişi, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde bir dönüm noktasıdır

Başbakan Ünal Üstel, 27-28 Ocak 1958 Direnişinin, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde bir dönüm noktası olduğunu kaydetti.

Başbakan Ünal Üstel, 27-28 Ocak 1958 Direnişinin, Kıbrıs Türk halkının varoluş ve özgürlük mücadelesinde bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.

Üstel, 27-28 Ocak Direnişinin 67’nci yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında şu ifadeleri kullandı:

“27-28 Ocak 1958 Direnişi, Kıbrıs Türk halkının varoluş ve özgürlük mücadelesinde bir dönüm noktasıdır.

27-28 Ocak’ta İngiliz koloni idaresine karşı ortaya konulan direniş, egemenliği vurgulamak ve Anavatan Türkiye ile bağları yeniden kurmak istencinin güçlü bir göstergesi olmuştur. O gün ortaya kararlılıkla konan mücadele, bugün Kıbrıs Türkünü egemen ve özgür devlet sahibi bir halk olma noktasına getirmiştir.

Bu önemli günde, vatanımız ve özgürlüğümüz için canlarını ortaya koyan aziz şehitlerimizi saygı, minnet ve özlemle anarken, özgürlük mücadelesi verme ve bunu kazanma onurunu taşımış istisnai toplumlardan biri olan halkımıza şükranlarımı sunarım.”

Bakan Dinçyürek, hastaneye kaldırıldı

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, yüksek tansiyon ve safra ağrısı şikayetiyle hastaneye kaldırıldı.

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, yüksek tansiyon ve safra ağrısı şikayetiyle hastaneye kaldırıldı. Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ne yatırılan Dinçyürek’ün tedavisine başlandı.

Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Dinçyürek’e şu sıralar tedavi protokolü uygulanıyor.

27-28 Ocak Şehitleri için anma töreni düzenlendi

Kıbrıs Türk halkının, İngiliz Sömürge Yönetimi’ne karşı 27-28 Ocak 1958’de verdiği mücadelede şehit düşenler için bugün Küçükkaymaklı Mezarlığı’nda tören düzenlendi.

Törene Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, bazı milletvekilleri, sivil toplum örgütü temsilcileri ve askeri erkan katıldı.

Anma töreni saat 09.30’da saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı ile eşliğine bayrakların göndere çekilmesiyle başladı.

Din görevlisi tarafından dua okunmasının ardından tören, şehit kabirlerinin ziyaret edilmesiyle sona erdi.

Şehitler için akşam namazı ve yatsı namazı arasında Yenişehir Şehitler Camiinde mevlit okutulacak.

‘GKRY, askeri ve lojistik üsse çevriliyor’

KKTC Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu, ‘Odaklandığımız, kendi anlayışımızı, yaratıcı fikrimizi GKRY’ne daha iyi anlatmaktır ve bunu yapacağız. Eğer Rum tarafı yine buna karşı çıkarsa, o zaman herkesin kendi yoluna gitmesi gerekiyor. GYRY, askeri ve lojistik üsse çevriliyor’ dedi.

Kıbrıs Adası son dönemde hareketli. Bir yandan Ada’daki iki kesimin liderleri gayri resmi toplantılarda buluşuyor, Mart 2025’te Cenevre’de BM Genel Sekreteri’nin evsahipliğinde garantör ülkelerin de katılacağı bir başka gayri resmi toplantıya hazırlanıyor. Öte yandan özellikle ABD Yönetimi’nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne (GKRY) yönelik askeri desteği aşama aşama artıyor. En son 15 Ocak 2025’te ABD, GKRY’ni silah satışı ve askeri eğitim için uygun ülke tayin etti. Buna ilişkin açıklamada da “Savunma malzemeleri ve hizmetleri sağlanması, ABD’nin güvenliğini güçlendirecek ve dünya barışını destekleyecek” ifadesi kullanıldı. Rum Yönetimi bir başka “dondurulmuş” gerilim alanında harekete geçti. Geçen hafta Ada açıklarında sondaj faaliyetine başlanacağını duyurdu. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu ile bu ortamda gerçekleşen sohbetimizde önceliği yine de Cenevre’de ne olacağına verdim. 2017 Crans-Montana süreci sona erdiğinde Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin taraflara “it’s time of reflection” yani “artık düşünme zamanı” dediğini belirten Korukoğlu, “Biz düşündük. Einstein’ın ifade ettiği gibi, aynı şeyi sürekli tekrar edip farklı bir sonuç beklemek mümkün değildir” dedi. Korukoğlu’nun kastettiği elbette ki federasyon önerisi.

‘Ortak zemin yoktur’

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs Özel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın da görev süresinin sonunda iki taraf arasında ortak bir zemin olmadığını tespit ettiğini belirten KKTC Büyükelçisi, “Mart ayında yapılacak olan genişletilmiş toplantıda da söyleyeceğimiz budur: Ortak zemin yoktur. Onun için yeni bir zemine ihtiyaç vardır. Bu yeni zemin de bizim açımızdan belli. İki devletli bir çözümdür” dedi.

‘Yol haritası belirliyoruz’

Kıbrıs’ta federasyon modelini konuşmaya kesinlikle dönmeyeceklerini vurgulayan KKTC Büyükelçisi Kodrukoğlu, şunları söyledi:

“Odaklandığımız, kendi anlayışımızı, yaratıcı fikrimizi GKRY’ne daha iyi anlatmaktır ve bunu yapacağız. Eğer Rum tarafı yine buna karşı çıkarsa, o zaman herkesin kendi yoluna gitmesi gerekiyor. Bunu da söyleyeceğiz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son üç dönemdir genel kurulda yaptığı açıklamaya bakmamız gerekecek. ‘KKTC’yi tanıyın’ diye genel kuruldaki tüm devletlere çağrı yapmıştır. Diplomatik, siyasi, ekonomik olarak KKTC ile ilişki kurulmasına yönelik bir çağrıdır. Bu çağrıyı da kendimize yol haritası belirliyoruz.”

Korukoğlu “Sizce Rum tarafı bu konuya konuşmaya yakın mı?” soruma ise özetle şu yanıtı verdi:

“Böyle bir vizyona sahip olmaları iki halkın da daha müreffeh bir hayat yaşamalarına neden olacaktır. Ama ona yakınlar mı? Maalesef GKRY tam bunun aksine silahlanma ve yeni askeri ittifaklara girişiyor. Özellikle ABD Rum tarafını bu konuda cesaretlendiriyor. 2020’de ABD’de Rumlara silah satış kısıtlamasını kısmen, 2022’de tamamen kaldırdı. Yeni aldıkları bir karar var. Barış ifadesini silah satarken nasıl kullanıyorlar onu tam olarak anlayamadık doğrusu.”

‘Güvenimiz tam’

Rum Milli Muhafız Ordusu’nun güçlendirilmeye çalışıldığını vurgulayan KKTC Büyükelçisi, “Kıbrıslı Türklere saldırıları yapan Rum Milli Muhafız Ordusu da budur” dedi. Güney Kesimi’nin bir askeri,lojistik üsse çevrildiğini söyleyen Korukoğlu, “GKRY lideri, ABD denizaltısı GKRY’yi ziyaret ettiğinde gemiye gidip resim de çektirdi. Bu çok manidar değil mi sizce? Mesela biz Kıbrıslı Türkler, Türk gemileriyle resim çektirmeyi tercih ediyoruz. Çünkü kendimize güvenimiz tam” dedi.

GKRY’nin silahlanma faaliyetlerinin ABD ile sınırlı kalmadığını, İsrail’den füze sistemi aldığına ilişkin de Rum basınında yayınlar yapıldığını belirten Büyükelçi Korukoğlu, “Fransa’dan saldırı helikopterleri alıyorlar. BM Genel Sekreteri’nin yayınladığı BM Barış Gücü’nün görev süresinin uzatılmasına ilişkin raporda GKRY’nin hem kendi topraklarında, hem de ara bölgede 339 ağır silah mevziisi kurduğunu söylüyor. Bakın, ara bölgenin içerisine de koyuyorlar. Sanki savaşa hazırlanıyorlarmış gibi bir yaklaşımları var” dedi.

‘Yanı başımızda silahlanıyor’

KKTC’nin de Türkiye Cumhuriyeti ile istişare halinde kendi savunma ve caydırıcılık kabiliyetlerini geliştirmeye çalıştığını belirten Korukoğlu GKRY’nin silahlanma/silahlandırılma gayretinin KKTC’ye mi yoksa Doğu Akdeniz’e yönelik olduğu soruma karşılık şunları söyledi:

“Pek muhtemeldir ki Doğu Akdeniz’le de ilgili bir şey ama bizim yanı başımızda bir ülke silahlanıyor. Askeri ittifaklara giriyor. Yabancı gemiler limanlarını ziyaret ediyor. Bunu bizi de tehdit eden bir girişim olarak görüyoruz.”

‘KKTC de Doğu Akdeniz’de var olan bir devlettir’

Son dönemde başta Yunanistan ve GKRY olmak üzere bazı ülkelerde endişe yaratan konu ise Türkiye-Suriye ve KKTC’nin bir Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) imzalayacağı iddiası. Korukoğlu Suriye’deki yeni yönetimin istikrarı ve huzuru sağlamak için uzun bir yolu olduğunu söyledi ve şunu ekledi:

“KKTC de Doğu Akdeniz’de var olan bir devlettir. Bizim de kendi karasularımız var. Deniz yetki alanlarına ilişkin kendi yasalarımız var. Türkiye ile tüm konularda olduğu gibi deniz yetki alanlarına ilişkin de konuları da eşgüdüm içerisinde götürüyoruz” dedi.

Tatar’dan, Talat’ın açıklamalarına sert yanıt!

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 2’İnci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın verdiği demeçte ‘Egemen eşitliği izah etmeli’ sözüne sert yanıt verdi.

Cumhurbaşkanı Ersin tatar Gündem Kıbrıs’a kısaca yaptığı açıklamada “Egemen eşitliğimiz ve Eşit Uluslararası Statümüz en az Rum kadar egemen bir halk olduğumuzu ve devlet sahibi olduğumuzdur. Ada’daki tarihi varlığımız, şehitlerimiz ve ödemiş olduğumuz bedeller bunun gerekçesidir” ifadelerini kullandı.

Tatar, ‘Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğin ve eşit uluslararası statüsü benim için tartışmaya açık değildir’ dedi.

Tatar: 27-28 Ocak Direnişi Kıbrıs Türk halkının azınlık olmadığını dünyaya gösterdi

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 27-28 Ocak Direnişinin, Kıbrıs Türk halkının azınlık olmadığını, Rum’a yama olmayacağını, Kıbrıs’ta iki ayrı halk olduğunu dünyaya gösterdiğini vurguladı. Tatar, direnişin, egemenliğin sağlanması mücadelesinde de önemli bir yer tuttuğunun altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türk halkının, 27-28 Ocak 1958 tarihinde İngiliz Sömürge Yönetimi’ne karşı direnişinin 67’nci yıl dönümü nedeniyle mesaj yayımladı.

Cumhurbaşkanı Tatar mesajında, “Halkımızın özgürlük, bağımsızlık ve egemenliği için İngiliz Sömürge Yönetimi’nin silahına, kurşununa, copuna ve gaz bombalarına karşı göğsünü siper ederek, şahlandığı 27-28 Ocak 1958 Direnişinin 67’nci yıl dönümünü büyük bir gurur ve onurla bir kez daha anıyoruz” dedi.

Tatar, İngiliz Sömürge Yönetimi’nin, Rum liderliği ile birlikte istedikleri çözüm şeklini dayatmaya çalıştıkları o günlerde, “İngiliz’e ve Rum’a boyun eğmeyeceğiz” diyerek, ayağa kalkan Kıbrıs Türk halkının direnişinin, mücadele tarihinde çok önemli bir yer tuttuğunu vurguladı.

-“Halkımız boyun eğmemiştir”

Kıbrıs Türk halkının, 27-28 Ocak 1958 Direnişini kanı ve canıyla gerçekleştirdiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, şöyle devam etti:

“Halkımız bu direnişle, ölüm pahasına dahi olsa kendi geleceğini belirleme hakkına sahip çıkacağını, özgür ve bağımsız olarak yaşamak istediğini dünyaya gösterirken, Lefkoşa ve Gazimağusa’da iki gün boyunca devam eden bu kutsal direnişte 7 şehit ve çok sayıda yaralı vermiş ama boyun eğmemiştir.”

27- 28 Ocak Direnişinin, Kıbrıs Türk halkının azınlık olmadığını, Rum’a yama olmayacağını, Kıbrıs’ta iki ayrı halk olduğunu dünyaya gösterdiğini ifade eden Tatar, direnişin, egemenliğin sağlanması mücadelesinde de önemli bir yer tuttuğunun altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Tatar mesajında, “27-28 Ocak Direnişinde Lefkoşa’da şehit düşen Mehmet Ahmet, Şerif Mehmet, Mustafa Ahmet, İbrahim Ali ve Sermet Kanatlı ile Gazimağusa’da şehit düşen Fuat Yusuf ve Safa Muharrem ile tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz” dedi.

İlk ve orta eğitimde karneler cuma günü verilecek

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, 23 Eylül 2024’te başlayan 2024-2025 eğitim öğretim yılının birinci dönemi sona eriyor.

İlköğretim Dairesi, Genel Ortaöğretim Dairesi ve Mesleki Teknik Öğretim Dairesi’ne bağlı okullarda öğrenim gören yaklaşık 62 bin öğrenci, 31 Ocak Cuma günü karnelerini alacak.

1 Şubat’ta başlayacak yarıyıl tatili 16 Şubat’ta tamamlanacak. Öğrenci ve öğretmenler, 17 Şubat Pazartesi günü ders başı yaparak ikinci döneme başlayacak.

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan alınan bilgiye göre, İlköğretim Dairesi’ne bağlı 128 okulda yaklaşık 28 bin, Genel Ortaöğretim Dairesi’ne bağlı 48 okulda yaklaşık 30 bin ve Mesleki Teknik Öğretim Dairesi’ne bağlı 13 okulda yaklaşık 4 bin meslek lisesi öğrencisi eğitim görüyor.

Ayrıca, Çıraklık ve Yetişkin Eğitimi Merkezlerinde yaklaşık 450 öğrenci eğitim alırken, KKTC genelindeki kamu ve özel okullarda 6 bin 300 öğretmen görev yapıyor.

-Eğitim öğretim takvimi

1 Şubat Cumartesi günü başlayacak yarıyıl tatili, 16 Ocak Pazar günü tamamlanacak. İkinci dönem, 17 Şubat Pazartesi günü başlayacak. 2024-2025 eğitim öğretim yılı ise 16 Haziran’da sona erecek.

Kolej Giriş Sınavının ikinci basamağı (KGS-2) 14 Haziran Cumartesi, Bütünleme ve Sorumluluk Sınavları 17 – 20 Haziran tarihleri arasında yapılacak.

Bülent Ecevit Anadolu Lisesi (BEAL) ve 20 Temmuz Fen Lisesi Yerleştirme Sınavı 21 Haziran Cumartesi günü, Lefkoşa Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Giriş Sınavı ise 25 – 27 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek.

Öte yandan, 8. Sınıfı tamamlayan öğrencilerin Meslek Liseleri programlarına tercih başvurularının alınması ise 18 – 23 Haziran tarihleri arasında yapılacak ve meslek liselerinin 9. sınıflarına yerleşenler 23 Haziran Pazartesi günü açıklanacak.

27-28 Ocak Şehitleri anılıyor

Kıbrıs Türk halkının İngiliz Sömürge Yönetimi’ne karşı 27-28 Ocak 1958’de verdiği mücadelede şehit düşenler, Lefkoşa Şehitler Anıtı ve Küçükkaymaklı Mezarlığı’nda düzenlenecek törenlerle anılacak. Akşam namazı ve yatsı namazı arasında Yenişehir Şehitler Camii’nde mevlit okutulacak.

Kıbrıs Türk halkının İngiliz Sömürge Yönetimi’ne karşı 27-28 Ocak 1958’de verdiği mücadelede şehit düşenler, düzenlenecek törenlerle anılıyor.

İngiliz Sömürge İdaresine Karşı Direnişin 67’nci yıl dönümü dolayısıyla ilk olarak Lefkoşa Şehitler Anıtı ardından da Küçükkaymaklı Mezarlığı’nda tören düzenlenecek. Akşam namazı ve yatsı namazı arasında da şehitler için Yenişehir Şehitler Camiinde mevlit okutulacak.

Lefkoşa Şehitler Anıtı önündeki tören saat 09.00’da protokol sırasına göre çelenklerin anıta sunulmasıyla başlayacak.

Saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı ile bayrakların göndere çekilmesinin ardından Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan, günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yapacak.

Küçükkaymaklı Mezarlığı’ndaki anma töreni saat 09.30’da saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı ile eşliğine bayrakların göndere çekilmesiyle başlayacak.

Din görevlisi tarafından dua okunmasının ardından tören, şehit kabirlerinin ziyaret edilmesiyle sona erecek.

Bugün hava az bulutlu

Meteoroloji Dairesi’nden alınan bilgilere göre, 27 Ocak Pazartesi günü az bulutlu bir hava hakim olacak.

Hava sıcaklığının iç kesimlerde ve sahillerde 17-20°C arasında seyretmesi beklenirken, rüzgarın genellikle kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette esmesi öngörülüyor.

Ersin Tatar, Girne’de Karadeniz Kültür Derneği tarafından düzenlenen 16’ncı Hamsi Festivali’ne katıldı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Girne’de Karadeniz Kültür Derneği tarafından düzenlenen 16’ncı Hamsi Festivali’ne katıldı.

Cumhurbaşkanı Tatar, festivalde yaptığı konuşmada, festivale Türkiye’den ve ülkemizden gelen katılımcıları görmekten duyduğu memnuniyeti ifade etti.
Kıbrıs Barış Kupası’nı 50 yıl önce kazanan Trabzonspor futbol takımının oyuncularını, Kıbrıs Gazilerini, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı ve Trabzonspor eski devlet başkanını ülkede ağırlamanın gururunu yaşadığını belirten Cumhurbaşkanı Tatar, Trabzon ve Karadeniz halkına selamlarını iletti.
Bolu’da otelde yaşanan yangın faciasından dolayı Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin acısını paylaştığını anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, bu akşamki Miraç Kandili’nin mübarek olmasını diledi.
Karadeniz Kültür Derneği’nin yaptığı etkinliklerin önemine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, yapılan çalışmalarla Kıbrıs Türkü ile Türkiye halkının arasındaki bağların güçlendiğine vurgu yaptı.
Başta Türkiye Cumhuriyeti olmak üzere Türk Dünyası ile birlikte Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni yaşatmak ve gelecek nesillere bırakmak için ortak mücadele verildiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, “Kıbrıs’ta barış, huzur, güven ve geleceğe umutla yürümenin mutluluğu var. Bunlar tesadüfen değil, milli iradenin gerçeğe yansıması ile oldu. Kültürümüz, maneviyatımız, milli değerlerimiz, örf, adet geleneklerlerimizle Kıbrıs’ta varız ve var olacağız.” dedi.
Kıbrıs Türkü ile Türkiye halkının acıları ve mutluluklarının ortak olduğuna değinen Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşanan deprem ve yangın facialarındaki ortak acının dinmediğine dikkat çekti.
Türkiye’deki il ziyaretlerinde mutlaka Kıbrıs Gazileri ile buluştuğunu anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, iki devlet arasındaki ilişkilerin daha çok gelişmesi için uğraş verdiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Tatar konuşmasının sonunda 1974 yılından sonra Karandeniz ve Trabzon’dan Kıbrıs’a gelip yerleşenlerle birlikte geleceğe yürümenin mutluluğu içinde olduğunu sözlerine ekledi.

Ersin Tatar’dan Miraç Kandili mesajı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Miraç Kandili dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Tatar mesajında “Bu mübarek gecenin barış, huzur ve mutluluk getirmesini diliyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Miraç Kandili dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
Cumhurbaşkanı Tatar mesajında “Bu mübarek gecenin barış, huzur ve mutluluk getirmesini diliyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, mesajında şu ifadeleri kullandı:
“Kıbrıs Türk halkının, Türk ulusunun ve İslam aleminin Miraç Kandili’ni kutlarken,  bu mübarek gecenin bütün insanlığa barış, huzur ve mutluluk getirmesini diliyorum. Yapılan ibadetler ve dualar kabul olsun”.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, 16. Hamsi Festivali’nde birlik ve beraberlik mesajları verdi

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Girne’de Karadeniz Kültür Derneği tarafından düzenlenen 16’ncı Hamsi Festivali’ne katıldı. Öztürkler, etkinlikte yaptığı konuşmada birlik ve beraberlik mesajları vererek, Bolu’da yaşanan otel faciasından dolayı Türkiye’nin acısını paylaştıklarını ifade etti.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Girne’de Karadeniz Kültür Derneği tarafından düzenlenen 16’ncı Hamsi Festivali’ne katıldı.

Cumhuriyet Meclisi’nden verilen bilgiye göre Öztürkler, etkinlikte yaptığı konuşmada birlik ve beraberlik mesajları verdi; Bolu’da yaşanan otel faciasından dolayı Anavatan Türkiye’nin acısını paylaştıklarını söyledi.

“Bugün burada Karadeniz kültürünün ne kadar önemli olduğunu, müziği ve horonlarıyla birlikte birlik ve beraberliğimizin uzun yıllardır devam ettiğini göstermek istiyoruz” diyen Öztürkler, etkinliğe emek harcayan herkese teşekkür etti.

1974 Barış Harekâtı’nda savaşan gazileri de unutmayan Öztürkler, “Trabzonlu ve Karadenizli kardeşlerimizle omuz omuza mücadele verdik ve bugünlere geldik” ifadelerini kullandı.

Öztürkler, birlik ve beraberliğin devam edeceğini vurgulayarak ve tüm halkın ve İslam Alemi’nin Miraç Kandilini kutladı.

Bayar: 27-28 Ocak direnişinin en önemli sonucu Türkiye’nin TMT’nin kuruluşuna onay vermesidir

Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği Genel Başkanı Celal Bayar, 27-28 Ocak 1958 eylemlerinin İngiliz Sömürge Yönetimine karşı direnişi olduğunu  söyledi ve direnişin en önemli sonucunun Türkiye Hükümetinin, Türk Mukavemet Teşkilatının kuruluşuna onay vermesi olduğunu kaydetti.

Bayar, 27-28 Ocak 1958 olaylarının yıldönümü vesilesiyle yayımladığı mesajda “27-28 Ocak 1958 tarihleri Kıbrıs Türk Halkının İngiliz Sömürge İdaresi’ne ve Dünyaya karşı şahlanışı ve direniş günleridir” dedi.

Bayar, İngiliz askerlerinin 27 Ocak 1958’de lise öğrencilerinin düzenlediği Taksim Mitingini, durdurmak ve  dağıtmak istediğini ve bunun için şiddet kullandığını, halk üzerine ateş açtığını, cop ve göz yaşartıcı bomba kullandığını, kalabalığın üzerine zırhlı araç sürdüğünü ve iki masum yurttaşı şehit ettiğini anlattı.

Olayların ertesi gün diğer bölgelere da yayılarak devam ettiğini belirten Bayar, İngiliz Sömürge İdaresine karşı direnişe dönüşen olaylarda, iki günde Lefkoşa’da 5 ve Gazimağusa’da  2 şehit verildiğini anımsattı.

Celal Bayar direnişle ilgili şu ifadeleri kullandı “O güne kadar, (İngiliz Sömürge İdaresi)  Rumların ve EOKA’nın  kanlı eylemlerine bu denli bir şiddet kullanılmamıştı. Türkler söz konusu olunca İngiliz aslan kesilmiş ancak Türkleri durduramamıştır. 27-28 Ocak Direnişi Kıbrıs Türklerinin ENOSİS ve Sömürge İdaresine karşı şahlandığı tarihi günün yıldönümüdür.”

Ortaya konan direnişin en önemli sonucunun Türkiye Hükümetinin, Türk Mukavemet Teşkilatının kuruluşuna onay vermesi olduğuna işaret eden Bayar, şu ifadeleri kullandı “Diğer önemli bir sonuç da 1960 Antlaşmaları ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulmasında elde ettiğimiz kazanımlardır. Ancak ENOSİS hayallerinden vazgeçmeyen Rum tarafı 1963 Kanlı Noel saldırıları ile bu haklarımızı silah ve katliamlarla yok etmek istediler. TMT ve Kahraman Türk halkı buna izin vermedi. 27 – 28 Ocak Direnişimizin 67. yıl dönümünde, o günlerde yaşamlarını yitiren Şehitlerimizi ve tüm Şehitlerimizi, saygı ve şükranla anar Allah’ tan rahmet dileriz”

Milli Eğitim Bakanlığı ile İstanbul Medeniyet Üniversitesi iş birliği protokolü imzaladı

Milli Eğitim Bakanlığı ile İstanbul Medeniyet Üniversitesi arasında KKTC uyruklu A level öğrencilerine  özel kontenjanlar ayrılmasını da ön gören bir iş birliği protokolü imzalandı.

Protokole Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ile İstanbul Medeniyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülfettin Çelik imza koydu.

Protokol imza töreni için  İstanbul Medeniyet Üniversitesi’ne resmi bir ziyarette bulunan Çavuşoğlu törende yaptığı konuşmada protokolün; A Level öğrencilerine önemli bir fırsat yarattığını belirtti.

Çavuşoğlu’na ziyarette  Yüksek Öğrenim ve Dışilişkiler Dairesi Müdürü Behcet Çelebi, KKTC İstanbul Başkonsolosluğu’ndan Konsolos Serdar Durukan ve Eğitim-Kültür Ataşesi Mehmet Faruk eşlik etti.

Bakanlıktan verilen bilgiye göre, Nazım Çavuşoğlu üniversite kütüphanesinde açılan “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Kitapları Sergisini” de gezdi.

Çavuşoğlu kitap sergisi ziyaretinde yaptığı  konuşmada ; Kıbrıs Türkünün yetiştirdiği yazarların eserlerini görmenin mutluluğunu yaşadığını belirterek,  farklı Kıbrıs kitaplarının da üniversite kütüphanesine kazandırılması için katkı koymaya hazır olduklarını ifade etti.

İmza töreninde konuşan Çavuşoğlu,  protokolü eğitim ve diğer akademik konularda da geliştirmeyi hedeflediklerini  söyledi.

İlk etapta Bakanlığa bağlı öğretmenlere verilecek hizmet içi eğitimlere katkı koymada ilerleme kaydedilebileceğini belirten Çavuşoğlu, ayrıca Kıbrıs temalı sempozyumlar, seminerler ve konferanslar düzenlenerek, Anadolu insanının Kıbrıs hakkındaki bilgi birikiminin gelişimine katkı sağlanabileceğini ifade etti.

Çavuşoğlu özellikle yabancı dilde eğitim veren programların açılmasının  önemli olduğunu söyleyerek, bu bölümlere KKTC vatandaşı öğrencileri göndermenin KKTC açısından memnuniyet yaratacağını belirtti.

Çavuşoğlu, KKTC vatandaşı öğrencilerin en çok tercih ettiği şehirlerden biri olan İstanbul’da yer alan T.C. İstanbul Medeniyet Üniversitesi kampüs ve kütüphanesinin çok güzel olduğunu, öğrencilerin bu ortamın havasını teneffüs etmesinin onlara ciddi anlamda katkı sağlayacağını belirterek, imzalanan protokolün hem KKTC’ye hem de öğrencilere hayırlı olmasını diledi.

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülfettin Çelik ise protokol imza töreninde, medeniyetlerini çağdaş dünyaya sunan, dünya barışına katkıda bulunan insani değerleri özümseyen, bilimsel kalitesi ile ön plana çıkmış, yenilikçi ve girişimci bir dünya üniversitesi olma hedefiyle hareket ettiklerini söyledi.

Çelik, kurumsal yapıya çok önem verdiklerini ve 450’si araştırma görevlisi olmak üzere 1200 akademisyen ile 16000 öğrenciye hizmet veren T.C. İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nin kontenjanlarının her yıl dolduğunu ifade etti.

Tıp Fakültesi mezunlarının Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda büyük bir başarı elde ettiklerini kaydeden Çelik, Klinik Tıp Bilimleri alanında 5. sırada, Temel Tıp Bilimleri alanında ise 6. sırada yer aldıklarını belirtti.

Protokol

Açıklamaya göre protokolün içeriği şöyle:

“İmza konulan protokolle T.C. İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nde öğrenim görmek isteyen KKTC uyruklu öğrencilere, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından belirlenen yurtdışından öğrenci kabul kontenjanları kapsamında, özel kontenjanlar ayrılacak ve KKTC uyruklu A level öğrencilerinin, ilgili üniversitenin lisans programlarında öğrenim görmesi için eğitim alanında iş birliği yapılacak.

Ayrıca Kıbrıs temalı sempozyumlar, seminerler ve konferanslar düzenlenerek, Kıbrıs’ın tanıtımına katkı sağlanacak.

İmzalanan protokol kapsamında, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Yüksek Öğrenim ve Dışilişkiler Dairesi ile iş birliği içerisinde belirlenen kontenjanlara, çevrimiçi müracaat eden A Level öğrencilerinin akademik değerlendirmeleri, T.C. İstanbul Medeniyet Üniversitesi tarafından yapılacak ve daha sonra, yapılan akademik değerlendirme sonuçları ilgili öğrencilere duyurulacak.