Archives Ocak 2025

Almanya, 2024’te silah ihracatında rekor yeniledi

Alman Haber Ajansının (DPA) haberine göre, Sol Parti’nin soru önergesine yanıt veren Almanya Ekonomi ve İklimi Koruma Bakanlığı, hükümetin geçen yıl 13,33 milyar avroluk silah ve askeri malzeme satışına onay verdiğini açıkladı.

Böylece Almanya’nın 2024’te silah ve askeri malzeme satışı rekoru kırdı. Berlin yönetiminin 2023’te silah ve askeri malzeme satış rekoru 12,13 milyar avroydu.

Bakanlığın yanıtına göre, geçen yıl askeri teçhizat satışının en fazla yapıldığı ülke Rusya’yla savaş halinde olan Ukrayna oldu. Berlin, Kiev’e 8,15 milyar avroluk silah ve teçhizat satışına onay verdi.

Ukrayna’yı 1 milyar 217 milyon avro ile Singapur, 558,7 milyon avro ile Cezayir, 319,9 milyon avro ile ABD, 230,8 milyon avro ile Türkiye izledi.

İsrail’in geçen yıl Alman silah sanayisinin en önemli 10 alıcısı ülke arasında yer alması dikkati çekti. Almanya’nın Tel Aviv’e silah ve askeri malzeme satışı, 2024’te 161,1 milyon avro oldu.

Almanya’da İsrail’e yapılan silah sevkiyatı nedeniyle Alman hükümeti eleştirilirken, hükümet bu durumu, Holokost’taki tarihi sorumluluğu nedeniyle İsrail’in güvenliğinin Almanya için bir devlet meselesi olduğunu söyleyerek gerekçelendiriyor.

Alman hükümeti 2023’te de İsrail’e 327 milyon avroluk silah ve askeri malzeme satışına onay vermişti. 2023’te ülkenin İsrail’e silah ve askeri malzeme satışı 2022’ye göre 10 katına çıkmıştı.

Döviz Kurları 22 Ocak 2025

KKTC’de serbest piyasada dolar 35,55 TL, euro 36,83 TL, sterlin ise 43,48 TL’den işlem görüyor.

Serbest piyasada saat 10.30 itibarıyla 36,83 TL’den alınan euro 36,89 TL’den satılıyor. 43,48 TL’den alınan sterlinin satış fiyatı da 43,71 TL olarak belirlendi.

Dolar ise 35,55 TL’den alınıp, 35,61 TL’den satılıyor.

Milli yas ilanının ardından Türkiye’de bayraklar yarıya indirildi

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi’ndeki Grand Kartal Otel’de çıkan yangında 76 kişinin hayatını kaybetmesi nedeniyle 1 gün süreyle milli yas ilan edilmesinin ardından, Türkiye’de bayraklar yarıya indirildi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen Kabine Toplantısı’nın ardından yaptığı millete seslenişte, Kartalkaya’daki yangın faciası nedeniyle 1 günlük milli yas ilan edildiğini açıklamıştı.

Milli yas ilanının ardından yurt genelinde tüm kamu binalarında ve dış temsilciliklerde, güneşin batışına kadar gönderdeki Türk bayrakları yarıya indirildi.

Sağanak yağmur bekleniyor

Meteoroloji Dairesi’nin açıklamasına göre, bugün çok bulutlu bir hava hakim olacak ve gün boyunca sağanak yağışlar etkili olacak.

Hava sıcaklıklarının iç kesimlerde ve sahil bölgelerinde 14-17°C arasında seyretmesi bekleniyor. Rüzgar ise genellikle kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette, yağış anında ise zaman zaman kuvvetli olarak esecek.

Yasin Ekrem Serim: Yakın zamanda Kıbrıs Türkü kardeşlerimizi e-Devlet Kapısı mobil uygulaması ile buluşturacağız

Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim, “Yakın zamanda Kıbrıs Türkü kardeşlerimizi e-Devlet Kapısı mobil uygulaması ile buluşturacağız” açıklamasını yaptı.

Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim, sosyal medya hesabı üzerinden bir açıklama yaparak, yakın zamanda e-Devlet Kapısı mobil uygulamasının hayata geçirileceğinin müjdesini verdi.

Yasin Ekrem Serim, “Türkiye Cumhuriyeti olarak, dijitalleşme yolunda ulaştığımız gelişmişlik seviyesini Kıbrıs Türkü kardeşlerimizle paylaşmak için bugüne kadar yaklaşık 779 milyon TL destek sağladık. KKTC kamu kurum ve kuruluşlarının dijitalleştirilmesi ile birlikte kamu hizmetlerinde zaman ve kaynak tasarrufunun sağlanacağını değerli muhtarımızla paylaştık” dedi.

“KKTC hükümeti ve ilgili kurumlarla beraber, nüfus ve vatandaşlık hizmetlerinden gümrük işlemlerine, hastane randevularından konsolosluk hizmetlerine uzanan geniş bir yelpazedeki dijitalleşme projelerini yürütüyoruz” ifadelerini kullanan Serim, şöyle devam etti:

“Kıbrıs Türkü kardeşlerimizi hak ettikleri modern, kullanıcı dostu ve etkin dijital imkanlarla buluşturarak, günlük hayatlarının hissedilir biçimde ferahlamış olacağına inanıyoruz. Buradan sizlerle yakın zamanda Kıbrıs Türkü kardeşlerimizi e-Devlet Kapısı mobil uygulaması ile buluşturacağımızın müjdesini de paylaşmak isterim.”

BÜYÜKELÇİ SERİM’DEN BEYARMUDU’NA YOL DESTEĞİ SÖZÜ

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim, Belediye Başkanı Bülent Bebek  ve bölge muhtarlarının katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, bölgedeki önemli altyapı sorunları gündeme getirildi.

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim, Belediye Başkanı Bülent Bebek  ve bölge muhtarlarının katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, bölgedeki önemli altyapı sorunları gündeme getirildi. Belediye Başkanı Bülent Bebek, özellikle trafik kazalarının yoğun olarak yaşandığı yolların bir an önce düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.

Toplantıda, Güvercinlik Kavşağı’ndan Türkmenköy’e uzanan 18.5 km’lik yolun master planı çerçevesinde ele alınması gerektiği ifade edildi. Bu yolun yapılması planlanmış olsa da, Ulaştırma Bakanı’nın verdiği sözlere rağmen şu anda sadece 3 km’lik kısmın yapılacağı belirtildi. Başkan Bebek, yolun tamamının bir bütün olarak yapılması gerektiğini ve bölge halkının bu konuda haklı taleplerini dile getirdi.

Ayrıca, toplantıda trafik kazalarının yoğun yaşandığı kritik noktalar üzerinde duruldu. Küçük Sanayi Bölgesi ile Güvercinlik girişi arasındaki yol, en fazla ölümle sonuçlanan trafik kazalarının yaşandığı bölge olarak dikkat çekti. İkinci sırada ise İncirliköy yolu, ölümlü kazaların sıkça yaşandığı başka bir riskli alan olarak gündeme taşındı.

Belediye Başkanı Bebek, Büyükelçi Yasin Ekrem Serim’den 18.5 km’lik yolun bir bütün olarak tamamlanması için destek talep etti. Ayrıca, acil öncelik taşıyan İncirli yolu çalışmaları, büyükelçiliğe iletilen bir diğer önemli sorun olarak kaydedildi. Büyükelçinin bu yolun yapılacağına dair söz verdiği ifade edildi.

Toplantı, bölgedeki altyapı eksikliklerinin çözülmesi ve halkın güvenliğinin sağlanması adına iş birliği mesajlarıyla sona erdi.

Cumhurbaşkanlığında mevsimsel grip salgınıyla ilgili istişare toplantısı düzenlendi

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar başkanlığında salgın ve bulaşıcı hastalıklar konusunda mevsimsel grip salgınlarına ilişkin istişare toplantısı gerçekleştirildi.

Toplantıda, Cumhurbaşkanı Sağlık Danışmanı Prof Dr Nedime Serakıncı, Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Dairesi Hizmetleri Müdürü Dr. Vesile Erdoğan, Kıbrıs Türk Tabipler Birliği Halk Sağlığı ve Koruyucu Hekimlik Sorumlusu Dr. Figen Gülen İnce ve Serbest Çalışan Hekimler Birliği As Başkanı Dr İlker İpekdal katıldı.

Toplantıda; mevsim gripler, virüsler ve hastalık semtomları ile ilgili genel bilgiler paylaşıldı. Toplantıda ayrıca genel hijyen kurallarının hatırlatılması ve kurallara uyulmasının üzerinde duruldu, bireysel ve toplumsal olarak alınması gereken sorumluluklar ve önlemler ele alındı. Salgınlar sırasında alınması gereken önlemler kadar salgınlardan önce de alınması gereken önlemlerin gerekliliğine  dikkat çekildi.

Toplantıda, Sağlık Bakanlığı tarafından mevsimsel griple ilgili geçen yıl ile bu yılın verileri paylaşıldı. İstatistiklere göre geçen yıl ve bu yılın verilerinin aynı olduğu, ülkede her yıl görülenden farklı bir durum ve yoğun bir grip salgınının olmadığı, Kıbrıs Türk Tabipler Birliği ve Serbest Çalışan Hekimler Birliği tarafından da teyit edildi.

Ülkede geçmiş yıla göre grip vakaları ve gribe bağlı yoğun bakıma yatışlarda bir artış olmadığı bilgisi tüm katılımcıların bilgisine getirildi.

Risk gruplarının bu yıl geçmiş yıllara göre daha az aşı yaptırdığının konuşulduğu toplantıda mevsimsel gribe karşı aşılanmanın önemine dikkat çekildi.

Toplantı düzenlediği ve paydaşları bir araya getirdiği için Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a teşekkür edildi.

Tatar: Yiğitler-pile Yolu En Kısa Zamanda Tamamlanmalıdır

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar,  Yiğitler-Pile Yolu’nda incelemelerde bulundu.
Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ve Beyarmudu Belediye Başkanı Bülent Bebek’in eşlik ettiği Cumhurbaşbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı ve Güvenlik Kuvvetleri Komutanı’nın da hazır bulunduğu Bayraktepe’de kendisine verilen brifingin ardından basına açıklama yaptı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Rum Lider Nikos Hristodulidis ile Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi ve Kıbrıs’taki Birleşmiş Milletler Barış Gücü (UNFICYP) Misyon Şefi Colin Stewart’in ev sahipliğinde, özel temsilcilerin de katılımıyla dün ara bölgede gerçekleştirdiği görüşmenin ardından  değerlendirmelerini halkla paylaştığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Rum liderin BM Genel Sekreterinin ev sahipliğinde 15 Ekim 2024 tarihinde New York’ta gerçekleştirilen gayrı resmi akşam yemeğinde anlaşılanların dışına çıkarak, birbiriyle bağlantısız fikirleri paket olarak lanse etmeye çalışmasının, kendisini şaşırttığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Rum liderin bu çabasını, yeni geçiş kapılarının açılmasını engellemek olarak yorumladığını belirterek, hali hazırda tartışılan, konuşulan ve olumsuz yanıt verilen unsurları, yeniden üstelik entegre bütün bir paket olarak gündeme getirmesini de iyi niyetten uzak bir tutum olduğunu söyledi.

Rum Lider Hristodulidis’in ortaya koyduğu Pile yoluna işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, Yiğitler-Pile Yolu’nun faaliyete girmesiyle Pile’de yaşayan vatandaşlarımızın günlük yaşamlarınının kolaylaşacağını aynı zamanda Beyarmudu Sınır Kapısına da rahatlama getirileceğini ifade etti.

Yiğitler-Pile Yolunun bir aşamaya kadar getirildiğini ancak belli sıkıntılar yaşandığını anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, Birleşmiş Milletler’in ortaya şartlar koyarak süreci tıkadığını vurguladı.

Rum tarafınca, Pile’den Larnaka’ya ve ara bölgeye giden yollar yapıldığını, ara bölgede üniversite ve kamu binaları yapıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, “BM, bu yapılanlara göz yumarken, insani bir mesele olan ulaşımın kolaylaştırılması ve Beyarmudu’ndaki trafik sıkışıklığın giderilmesi için yapılan Yiğitler-Pile Yolu’nun tamamlanmasına zorluk çıkarılmasını anlamakta güçlük çekiliyorum” dedi.

Yiğitler-Pile Yolu’nun 8 buçuk kilometrelik bölümünün asfaltlandığını, geriye kalan bölümünün ise stabilize yapılarak Pile’ye kadar götürüldüğüne dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, 10 evler denilen bölgede BM’den kaynaklanan gereksiz sıkıntılar yaşandığını ve bu yolun bir an önce tamamlanması gerektiğini vurguladı.

Rum liderle yaptığı görüşmede, Metahan’da sınır geçişlerinde yaşanan yoğunluğun giderilmesine yönelik önerilerini masaya koyduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, Haspolat kapısının açılmasının yanı sıra Akıncılar kapısının da açılmasıyla büyük ölçüde geçişlerin rahatlayacağını kaydetti.

Yıllık karşılıklı 8 milyon geçiş yapıldığını, özellikle araçlı geçişlerin yüzde 65’inin Metahan Sınır Kapısından gerçekleştiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, “Haspolat ve Akıncılar’da kapı açılmasıyla Metehan rahatlayacak. Trafiğin Haspolat ve Akıncılar’a aktarılmasıyla bu bölgelerde hareketlilik yaşanacak. Haspolat’ta Yeşil Hat Tüzüğü bağlamında ticari işlemler artacak. BM Genel Sekreterinin öngördüğü gibi, iki taraf arasında ticari ve sosyal ilişkilerin gelişmesine yönelik bir girişim olacak” dedi.

Rum tarafının Erenköy ve Kiracıköy’de, Rum tarafından Rum tarafına geçiş sağlayacak transit koridorlar konusunda taleplerde bulunduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, “Taktik ve stratejik avantaj sağlamaya yönelik bu önerileri kabul etmemiz mümkün değil. Rum Liderden toprak kazanma da dahil olmak üzere, boş hayallerden vazgeçip, iki halkın faydasına olacak Haspolat ve Akıncılar Sınır Kapılarının açılmasına olumlu yaklaşmasını bekliyorum” diye konuştu.

Yiğitler- Pile Yolu’nun 1.3 kilometrelik kısmının tamamlanması ile yolun çok kısa bir sürede açılabileceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, “Bir sonraki görüşmemde bu konuyu gündeme getirip, BM’nin sorumluluğunun gereğini yapmasını talep edeceğim. Pile’den Larnaka’ya ve diğer bölgelere yol yapılmasına itiraz etmeyen, binaların ara bölgede yapılmasına seyirci kalan BM’nin, kendi toprağımızdan Yiğitler’den Pile’ye gidilmesine engel olmasını kabul etmediğimizi gündeme getireceğiz” dedi.

Bakan Çavuşoğlu Bolu’daki yangınla ilgili başsağlığı mesajı yayımladı

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Türkiye’nin Bolu ili Kartalkaya Kayak Merkezi’nde bulunan bir otelde çıkan yangında hayatını kaybedenlerle ilgili başsağlığı mesajı yayımladı.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre Çavuşoğlu mesajında,  “Türkiye’nin Bolu ili Kartalkaya’da bir otelde meydana gelen yangında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine sabır, yaralılara ise acil şifalar diliyorum. Yangından etkilenenlere de geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.” ifadelerini kullandı.

Yangın Faciasında Hayatını Kaybedenlerin Kimlikleri Belli Olmaya Başladı

Bolu’daki Kartalkaya Kayak Merkezi’nde bulunan Grand Kartal Oteli’nde yangın çıkan yangında 66 vatandaş hayatını kaybetti. 238 müşterinin bulunduğu otelde çıkan yangında 51 vatandaş yaralandı. Yaşanan yangın faciasında hayatını kaybedenlerin kimlikleri belli olmaya başladı.
Bolu Kartalkaya’da bulunan Grand Kartal Oteli’nde çıkan yangın nedeniyle 66 kişi hayatını kaybetti, 51 kişi de yaralandı. Gece 03.30 civarında başlayan yangın kısa sürede otelin bütün katlarına yayıldı. Otelin dış cephesinin ahşap kaplama olması yangını hızlandırdığı belirtilirken bölgeye sahra hastanesi kuruldu.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan olay yerinde açıklama yaptı.

Can kaybının 66’ya yükseldiğini ifade eden İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya:

“Maalesef 66 canımızı yitirdik, 51 yaralımız var. Çok üzgünüz. Yangın söndü. Soğutma çalışmaları devam ediyor. Soğutma çalışmalarının tamamlandığı yerlerde AFAD ve itfaiye ekiplerinin oda oda yapmış olduğu taramalardan şu ana kadar 66 canımızı yitirdiğimizi ifade ettik. Yangının meydana geldiği otel 12 katlı. Yangın anında otelde 238 kayıtlı misafir bulunuyor. Yangınla ilgili ilk ihbar saat 03.21’de alındı. Ekipler, direkt hareket geçti. Tüm ekiplerimiz tarafından ilk müdahale saat 04.15’te yapıldı. Şu an yangın söndürüldü. Soğutma çalışmaları devam ediyor. AFAD, İtfaiye, Orman Genel Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü, Jandarma Arama Kurtarma, Kızılay, STK’lar, Bolu Belediyesi olmak üzere 156 araç ve 428 personel çalışma yapıyor.”

Tatil için aynı gittiği otelde çıkan yangın faciasında Sözcü yazarı Nedim Türkmen ve ailesi hayatını kaybetti.

Sözcü yazarı Nedim Türkmen’in kızı Alya Türkmen’in sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, “Grand Kartal 9013 oda, piste bakan taraf. Ailemden haber yok, yangında mahsuruz. Acil yardım!” ifadeleriyle yardım çağrısı yürekleri parçaladı.
Fenerbahçe, 2014 doğumlu sporcularından Vedia Nil Apak ve annesinin Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi’ndeki otelde meydana gelen yangında hayatını kaybettiğini açıkladı.

Yangın faciasının yaşandığı otelin 13. katında konaklayan ve haber alınamayanlar arasında eski AK Parti Bolu Milletvekili Mehmet Güner’in kızı, damadı ve torunlarının da bulunduğu öğrenildi.

 

BEROVA: HÜKÜMET BİR ALANDA DAHA VERDİĞİ SÖZÜ TUTTU

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Güvenlik Kamu Görevlileri (Değişiklik) Yasa Tasarısı’na işaret ederek, hükümetin bir alanda daha verdiği sözü hayata geçirdiğini söyledi, komite üyelerine teşekkür etti.

Milli bekanın savunması açısından GKK’nın önemine değinen Berova, bu bağlamda yapılan çalışmaları oy aracı olarak görmediklerini vurguladı.

Yapılan düzenlemenin hayata geçmesi için çok yoğun ve titiz bir çalışma yürütüldüğünü kaydeden Berova, katkı koyan herkese teşekkür etti.

Bu yasa tasarısını ocak ayına yetiştirme sözü verdiklerini anımsatan Berova, yasanın 1 Ocak tarihinden itibaren geçeceğini söyledi, ocak ayında elde edilen hakların ve farkların şubat ayında verileceğini vurguladı. Berova, elde edilen hakların emekli subaylara da uygulanacağını kaydetti.

Konuşmaların ardından tasarı önce madde madde, sonrasında bütünü oylanarak oy birliği ile kabul edildi.

-Kamu Çalışanlarının Aylık (Maaş-Ücret) ve Diğer Ödeneklerinin Düzenlenmesi (Değişiklik) Yasa Tasarısı

Ardından Kamu Çalışanlarının Aylık (Maaş-Ücret) ve Diğer Ödeneklerinin Düzenlenmesi (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın görüşülmesine geçildi. Görüşmede, Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesinin Tasarıya İlişkin Raporu okundu.

Komite Başkanı Resmiye Eroğlu Canaltay, Raporu okumasının ardından onaylanan Güvenlik Kamu Görevlileri (Değişiklik) Yasa Tasarısı’na işaret ederek, bu yasaya destek verenlere teşekkür etti.
Hayat pahalılığının 2024’te konsolide edilerek yüzde 53.29 çıktığını kaydeden Berova, bugün bin 100 euro civarında olduğunu ve Ocak 2024’e göre arttığını söyledi.

Hayat pahalılığı, enflasyon sarmalından çıkan bir sene geçirilmesi gerektiğini belirten Berova, ekonominin güçlenmesi adına gereken adımların atılacağını kaydetti.

Meclisi Genel Kurulu toplandı

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler başkanlığında, bugün saat 11.00’de toplandı. Meclis, dün nisap sorunu nedeniyle toplanamamıştı.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler başkanlığında saat 11.00 sıralarında toplandı.

Genel Kurul gündeminde Güvenlik Kamu Görevlileri (Değişiklik) Yasa Tasarısı, Kamu Çalışanlarının Aylık (Maaş-Ücret) ve Diğer Ödeneklerinin Düzenlenmesi (Değişiklik) Yasa Tasarısı, Vefat Edenlerin Beyan Edilmeyen Gelirleri ile Vefat ile Devreden Malların Vergilendirilmesi (Değişiklik) Yasa Tasarısı ile Murat Kaya İnşaat Ltd.’in Zeytinlik Köyündeki Arazilerinin İçerisinde Bulunan Zeytin Ağacının İstibdalinin Onaylanmasına İlişkin Karar Tasarısının üçüncü görüşmesi var.

Toplantıda ayrıca, milletvekillerinin güncel konuşma istemlerine yer verilecek.

Meclis Genel Kurulu, dün nisap sorunu nedeniyle toplanamamış ve 24 saat ertelenmişti.

Erdoğan’dan Kartalkaya’daki otel yangınında hayatını kaybedenler için taziye mesajı

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi’ndeki bir otelde çıkan yangında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara şifa diledi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi’ndeki bir otelde çıkan yangında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara şifa diledi.

Erdoğan, sosyal medya hesabından Kartalkaya’daki bir otelde çıkan yangına ilişkin yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:

“Bolu Kartalkaya’da bulunan bir otelde meydana gelen yangında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet niyaz ediyor, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Bizim de ilk andan beri ilgili kurumlarımız vasıtasıyla yakından takip ettiğimiz ve soruşturmaların derhal başlatıldığı bu elim hadiseden etkilenen tüm kardeşlerime ve Bolu’muza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.”

Meteoroloji açıkladı: Sıcaklık düşüyor, yağmur geliyor!

Meteoroloji Dairesi’nin 21-27 Ocak tarihlerini kapsayan hava tahmin raporuna göre Cumartesi öğleden sonra ve pazar sabah saatleri sağanak yağmurlu geçecek. Periyod boyunca genellikle 18-21 derece dolaylarında seyredecek hava sıcaklığı ise çarşamba ve perşembe günleri 14-17 derece dolaylarına düşecek.

Periyodun ilk gününde bölge, yüksek basınç sistemi, periyodun kalan günlerinde ise alçak basınç sistemi ile soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak.

Hava bugün bulutlu; çarşamba ve perşembe sağanak yağmurlu; cuma parçalı ve az bulutlu; hafta sonu ise parçalı bulutlu ve sağanak yağmurlu geçecek. Havanın 27 Ocak Pazartesi günü de açık ve az bulutlu geçmesi bekleniyor.

Rüzgar, kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette, yağışlı günlerde zaman zaman kuvvetli olarak esecek.

DIŞİŞLERİ BAKANI ERTUĞRULOĞLU: “KKTC, KIBRIS TÜRK HALKININ DEVLETİDİR VE BUNA HERKESİN SAHİP ÇIKMASI GEREKİR”

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Güneş TV’de Sibel Kolçak’ın hazırlayıp sunduğu De’Sibel Özel programına konuk oldu. Programda, Kıbrıs meselesi, Türkiye-Yunanistan ilişkileri, KKTC’nin uluslararası tanınma mücadelesi ve BM kararlarının etkileri üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu.

TÜRKİYE-YUNANİSTAN İLİŞKİLERİ: “GERÇEKÇİ BİR DİYALOG İHTİYACI VAR”

Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, Türkiye-Yunanistan ilişkilerindeki mevcut durumu ele alırken, Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in geçmişteki Türkiye karşıtı açıklamalarını hatırlattı. Şu ifadeleri kullandı:
“Görünüşte Türkiye ile ilişkilerini yumuşatmaya çalışan bir Yunanistan var. Ancak perde arkasında oynanan oyunlar herkesin malumu. Yunanistan, adeta bir Amerikan üssü haline geldi. Bu durum, iki ülke arasındaki ilişkilerin dostane bir şekilde ilerlemesini engelliyor. Türkiye’nin samimi bir yaklaşım sergilediği ortada; ancak Yunanistan’ın tutumu, gerçekçi bir diyalog ihtiyacını ortaya koyuyor.”

Türk halkının Yunanistan’a karşı bir düşmanlık taşımadığını belirten Ertuğruloğlu, iki halkın tarihsel ve kültürel bağları olduğunu vurguladı. Ancak Yunanistan’daki siyasi yapının Türk düşmanlığı üzerine kurulu olduğuna dikkat çekti. “Türkiye-Yunanistan ilişkilerinin düzelmesi, yalnızca Türkiye ve Yunanistan için değil, Kıbrıs Türk halkı için de büyük bir kazanım olur,” dedi.

KIBRIS SORUNU VE RUM TARAFININ TUTUMU: “HANGİ ADALET BÖYLE BİR DURUMU KABUL EDER?”

Rum tarafının uluslararası camiada gördüğü desteği eleştiren Ertuğruloğlu, bu durumu şu sözlerle değerlendirdi:
“Rumların, davalarına bağlılıklarını takdir etmemek mümkün değil. Ancak bu kadar haksız bir davaya uluslararası camianın verdiği destek asıl sorun.

“Kıbrıs Türk halkı, bu ambargolar altında ezilirken, bu ambargoları uygulayanları ve uygulatabilenleri değil de kendi devletini eleştirenlere anlayış göstermek mümkün değildir.”

Kıbrıs Türk halkının yıllardır izolasyon ve ambargolarla mücadele ettiğini vurgulayan Ertuğruloğlu, uluslararası toplumun adil bir tutum sergilemesi gerektiğini belirtti. Kıbrıs sorununun çözümü için önerilen modellerin gerçekçi olmadığını ifade ederek şunları söyledi:
“Bir gün Türkiye ve Yunanistan konfederasyon kurarsa, o zaman Güney Kıbrıs ile Kuzey Kıbrıs arasında konfederasyon yolu açılabilir.”

Güney Kıbrıs’ın çözüm odaklı bir yaklaşım sergilemediğini dile getiren Ertuğruloğlu, Rum yönetiminin geçmiş müzakerelerde Kıbrıs Türk halkını eşit ortak olarak görmeyi reddettiğini hatırlattı.
“Çözüm, ancak eşit tarafların kurabileceği bir yapıdır. Rum tarafı bizi eşit bir ortak olarak kabul etmediği sürece bu hayalin gerçekçi olması mümkün değil. Sorunun kaynağı, Rumların Kıbrıs Cumhuriyeti olarak tanınmasında yatıyor. Bu statü değişmedikçe çözüm mümkün olamaz ve bunu Rumlarla müzakere ederek elde etmek imkânsızdır.”

ULUSLARARASI TANINMA VE BM KARARLARI: “TÜRKİYE’NİN KARARLILIĞI İLHAM VERİCİ”

BM Güvenlik Konseyi kararlarının bağlayıcı olmadığını belirten Ertuğruloğlu, bu kararların genellikle siyasi baskı unsuru olarak kullanıldığını dile getirdi. Şu açıklamalarda bulundu:
“BM Anayasası’nın 6. başlığı altında alınan kararlar tavsiye niteliğindedir. Bağlayıcı olanlar, 7. başlık altındaki kararlardır. Türkiye’nin, BM Güvenlik Konseyi’nin Kıbrıs’la ilgili kararlarını kabul etmemesine rağmen eleştiriye veya cezaya tabi tutulmadığı görülmüştür. Çünkü bu kararlar bağlayıcı değildir, yalnızca tavsiye niteliğindedir. Pek çok ülkenin bu tür kararlara uymadığı örnekler mevcuttur.”

KKTC’nin Türk Devletler Teşkilatı’na gözlemci üye olarak kabul edilmesinin önemine değinen Bakan Ertuğruloğlu, bu başarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliği sayesinde gerçekleştiğini vurguladı. “Rum tarafı, Avrupa Birliği’ni bir araç olarak kullanarak KKTC’nin uluslararası alandaki hamlelerini sabote etmeye çalışıyor. Ancak bu tür girişimler bizi yıldırmıyor; aksine kararlılığımızı daha da güçlendiriyor,” dedi.

“KKTC HEPİMİZİN DEVLETİ: DEVLETE SAHİP ÇIKMAK MİLLİ BİR GÖREVDİR”

Programın sonunda KKTC’nin devlet yapısına sahip çıkılmasının önemini vurgulayan Ertuğruloğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Devletimiz kalıcıdır, hükümetler geçicidir. KKTC, Kıbrıs Türk halkının devletidir ve hepimizin bu yapıya sahip çıkması gerekir. Eleştirilerimizi yaparken devlete zarar vermemeliyiz. Bizim kimseye düşmanlığımız yok; ancak bize düşmanlık yapanlara karşı mücadele etmek milli görevimizdir.”

Ertuğruloğlu, birlik ve beraberlik çağrısında bulunarak konuşmasını tamamladı.

Ünal Üstel : Bugün Onur Günü

Maliye Bakanlığı Muhasebe ve Denetim Kurulu tarafından yetkili muhasip ve denetçilere, ilgili yasa gerekliliklerini yerine getirmelerinden dolayı yetki belgesi takdim edildi.

YDÜ Kütüphanesi Salon 4’te yer alan Maliye Bakanlığı Muhasebe ve Denetim Kurulu Yetki Belgesi Takdim Törenine, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Başbakan Ünal Üstel ve Maliye Bakanı Özdemir Berova da katıldı.

Saygı duruşu sonrası İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan tören, konuşmaların ardından yetki belgelerinin takdimiyle sona erdi.

Başbakan Ünal Üstel , yetki belgesi alan herkesi selamlayarak, bugünün onur günü olduğunu söyledi.

Üstel, hükümet olarak istikrar içinde çalışarak, halka verdikleri sözleri, yarım kalan çözülemeyen tüm işleri bitireceklerini, ihtiyaç duyulan yasalar ile tüm beklentileri yerine getireceklerini söyledi.

Üstel, halkın çağdaş yollarda seyahat etmesini sağlamak amacıyla çalışmalar yaptıklarını, kavşak düzenlemelerini başlattıklarını, ilçeler arası ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla sırayla bitireceklerini kaydetti.

Güzelyurt Hastanesi’nin 15 Kasım’da tamamlanacağını, sağlıkta, yollarda ve diğer alanlarda projelerin sürdüğünü ifade eden Üstel, bugün Devlet Laboratuvarının da temelini attıklarını, Mayıs içinde tamamlanmasının hedeflendiğini anımsattı.

Halka daha hızlı hizmet amacıyla her alanda yatırımlar yaptıklarını ifade eden Üstel, yasalar ile ilgili de çalışmaları olduğunu anlattı.

Bu çerçevede bugün dağıtılacak belgeler ile muhasiplerin çağdaş, AB standartlarına uygun bir şekilde hizmet verebileceklerini ifade eden Üstel, herkesi tebrik etti.

 

Maliye Bakanı Özdemir Berova da, törene katılan herkese teşekkür etti. Berova, muhasiplere, yasanın gerekliliğini yerine getirmelerinden dolayı teşekkür ederek, hükümet olarak geçmişten bugüne gerçekleştirilemeyen tüm alanlarda yasal düzenlemelere devam edeceklerini söyledi.

Berova, hükümet olarak yeni yasalar konusunda irade ortaya koyacaklarını ve özellikle meslekler açısından önemli yasalara hayat vereceklerini anlatarak, bugün de muhasiplere ve denetçilere hizmet edecek yasayı çıkarmaktan mutluluk duyduğunu belirtti.

Berova, muhasiplerin, devletin gelir ve giderlerinin ortaya çıkmasında önemli paydaşları olduğunu ifade ederek, teşekkür etti.

Muhasebe ve denetim mesleğini düzenleyen yasanın AB standartlarında olduğunu ifade eden Berova, sistemin düzgün çalışması için de gereken adımları atacaklarını, yasanın, vergi sisteminin adaletli şekilde çalışmasını sağlayacağını kaydetti.

Törende konuşan Geçmiş Hesap Uzmanları Birliği Başkanı, Yetkili Muhasip ve Denetçi Niyazi Akman, yasanın geçmesinde emeği olan herkese teşekkür etti, esas görevlerinin şimdi başladığını söyledi.

Akman, mesleklerini en iyi noktaya çekmek hedefiyle çalışacaklarını ifade ederek, 25 yıldır eksik olan yasanın, tüzüklerin uygulanması adına destek istedi, çok daha iyi bir noktaya geleceklerine inanç belirtti.

Muhasebe ve Denetim Kurulu Başkanı, Müsteşar Saadet Hüdaverdi de, törene katılan herkese teşekkür ederek, muhasebe ve denetim meslek yasası ile ilgili bir sunum yaptı.

Yasa ile kayıt dışı ekonominin azaltılmasının ve denetimin hedeflendiğini ifade eden Hüdaverdi, reform niteliği taşıyan yasanın, ekonomiye ve güvene de katkı yapacağını, dünya standartlarında hizmeti getireceğine işaret etti.

Hüdaverdi, meslek mensuplarına güvenlerinin tam olduğunu belirtti.

Yasa ile doğru güvenilir tarafsız bir muhasebe ve denetim amaçlandığını belirten Hüdaverdi, kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınması ve ekonomiye katkısının büyük olacağı yasanın ülkeye hayırlı olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da, meslektaşları ile olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, rahmetli olanları andı.

Mesleğin içinden biri olarak geçmişteki bir takım istikrarsızlıklardan dolayı yasanın hayat bulamadığını ifade eden Tatar, şimdi yasanın hayat bulmasında emeği geçenleri tebrik etti.

Bugün 400 civarı bir meslektaşları olduğunu ifade eden Tatar, yasa çerçevesinde standartların sağlanması adına atılacak adımlara dikkat çekti.

Tatar, ülkenin geçmişe göre çok geliştiğini, ekonomik olarak her alanda güçlendiğini işaret ederek, muhasebenin, denetimin daha da büyük önem kazandığını söyledi.

Doğru muhasebe kurallarının uygulanması yanında denetimin büyük önem taşıdığını anlatan Tatar, devlet için de bilançoların doğru yansıtılmasının önem taşıdığını kaydetti.

Mesleğin itibarının artırılması ve etkin olmasının da dileği olduğunu belirten Tatar, muhasiplerin de kendini geliştirmesinin önemine dikkat çekti.

Tatar, mesleğe hizmet eden herkesi tebrik etti.

Konuşmaların ardından yetki belgeleri verildi.

Tatar: “KKTC vatandaşları arasında ayrımcılık yapılması kabul edilemez”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Rum lider Nikos Hristodulidis ile görüşmesinde, Haspolat Kapısı’na ek olarak, pozitif ve yapıcı bir öneri olarak Akıncılar kapısının açılmasını önerdiğini belirtti.

Rum tarafının, Kiracıköy ve Erenköy’den transit geçiş yani KKTC toprakları içinden geçiş talebi bulunduğunu dile getiren Tatar, ilgili makamlarla da istişare ederek, pozitif ve yapıcı bir öneri olarak Akıncılar kapısının açılmasını önerdiğini söyledi.

Tatar, “Kendilerinin geçiş noktalarındaki beklentilerini karşılamak için Akıncılar Kapısının açılmasını önerdim. Kiracıköy ve o bölgelerdeki köyler Akıncılar’a çok yakın, bu kapıdan kuzeye geçip diledikleri gibi belki yeni açılacak olan Haspolat Kapısı’ndan güneye geçebilirler. Bunlar artık yaklaşım meselesidir. Ben pozitif yaklaşım olarak bunu kendilerini önerdim. Bunu değerlendirmelerini talep ettim” dedi.

Kapılardaki geçişlerle ilgili rakamları paylaşan Tatar, 2024 yılında 8 milyon geçiş yapıldığını, bu rakamın artmakta olduğunu söyleyerek, geçişlerde yaşanan sıkıntıların giderilmesinin her iki toplumun yararına olacağını kaydetti.

Tatar, Hristodulidis ile görüşmesinin ardından Cumhurbaşkanlığı’nda basın toplantısı düzenledi, soruları yanıtladı.

KKTC vatandaşları arasında ayrımcılık yapılmasının kabul edilemez olduğunu dile getiren Tatar, Hristodulidis’e Türkiye kökenli KKTC vatandaşlarının güneye geçememesi konusunu gündeme getirdiğini kaydetti.

-“Akıncılar Kapısı’nın açılmasını önerdik”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, konuşmasının başında uzun yıllar Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) muhabiri ve müdürü olarak basın sektörüne büyük hizmetler veren Perihan Aziz’in hayatını kaybettiğini üzüntüyle öğrendiğini söyleyerek, Allahtan rahmet, ailesine, sevenlerine ve Kıbrıs Türk basın camiasına başsağlığı diledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, bugün Güney Kıbrıs lideri Hristodulidis ile Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi ve Kıbrıs’taki Birleşmiş Milletler Barış Gücü (UNFICYP) Misyon Şef Colin Stewart’in nezaretinde, özel temsilcilerin de katılımıyla bir görüşme yapıldığını söyledi.

Tatar, geçiş kapılarında yaşanan birtakım sıkıntıların aşılması, iki taraf arasındaki sosyal, ticari ve ekonomik ilişkilerin daha da gelişmesi için Haspolat Kapısı’na yönelik önerilerini değerlendirmek üzere görüşmeye davet edildiklerini, Güney Kıbrıs’ın da talepleri olması üzerine son üç aydır özel temsilcilerin bu konunun detaylarını görüşmeye devam ettiklerini anlattı.

Cumhurbaşkanı Tatar, New York’ta yapılan son görüşmenin ardından geçiş kapılarında yaşanan birtakım sıkıntıların aşılması, iki taraf arasındaki sosyal, ticari ve ekonomik ilişkilerin daha da gelişmesi adına yeni kapıların açılması konusunda özel temsilcilerin görüşmelerine devam ettiklerini söyleyerek, yeni yıl öncesi resepsiyondaki buluşmada yapılan değerlendirmeleri toparlayabilmek için liderlerin bir araya gelmesinin düşünüldüğünü ve kendisinin de buna onay vermesiyle bugünkü görüşmenin gerçekleştiğini belirtti.

Karşı tarafın Kiracıköy ve Erenköy’den transit geçiş yani KKTC toprakları içinden geçiş talebi olduğunu dile getiren Tatar, ilgili makamlarla da istişare ederek, pozitif ve yapıcı bir öneri olarak Akıncılar kapısının açılmasını önerdiğini söyledi.

Tatar, “Kendilerinin geçiş noktalarındaki beklentilerini karşılamak için Akıncılar Kapısının açılmasını önerdim. Kiracıköy ve o bölgelerdeki köyler Akıncılar’a çok yakın, bu kapıdan kuzeye geçip diledikleri gibi belki yeni açılacak olan Haspolat Kapısı’ndan güneye geçebilirler. Bunlar artık yaklaşım meselesidir ben pozitif yaklaşım olarak bunu kendilerini önerdim. Bunu değerlendirmelerini talep ettim” dedi.

-“Metehan’da yoğunluk artıyor”

Cumhurbaşkanı Tatar, yeni kapılarının açılmasının önemli olduğunu ancak Metehan Kapısı’ndaki sıkıntının da çok önemli olduğunu dile getirerek, zaman içinde Metehan Kapısı’ndaki yoğunluğun arttığını; araçlı geçişlerde toplam 9 kapının trafiğinin yüzde 65’ini oluşturduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanlığı Yerleşkesi, Cumhuriyet Meclisi, Cumhuriyet Parkı’nın açılmasıyla yoğunluğun daha da artacağını söyleyen Tatar, trafiğin hızlı akabilmesi için kapıda tek şeridi üçe çıkardıklarını, görevli sayısının artırıldığını Güney Kıbrıs’ta ise benzeri bir çalışmanın yapılmadığını, tek şerit ve eleman yetersizliğinin sıkışıklığa yol açtığını belirtti.

Bu konuyu Hristodulidis’e aktardığını belirten Tatar, benzer bir çalışma başlatacaklarını ilettiklerini kaydetti.

-“10 Şubat’tan önce tekrar görüşeceğiz…8 milyon kişi kapılardan geçti”

Pozitif bir anlayışla bugünkü görüşmeyi gerçekleştirdiklerin belirten Tatar, 10 Şubat’ta BM Genel Sekreteri Yardımcısı Rosemary DiCarlo’nun adayı ziyaret edeceğini, Mart ayında muhtemel geniş katılımlı toplantıya DiCarlo’nun ziyareti sonrasında katılacaklarını söyledi. Tatar, bu ziyaret öncesinde bugünkü konuları tekrar değerlendirmek üzere Rum liderle görüşme yapacaklarının teyidini verdiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Tatar, kapılardaki geçişlerle ilgili rakamları da paylaştı; 2024 yılında toplam geçişin 8 milyon olduğunu söyleyerek, bunun önemli bir rakam olduğunu belirtti.

-“KKTC vatandaşları arasında ayrımcılık yapılması kabul edilemez”

Cumhurbaşkanı Tatar, KKTC vatandaşları arasında güneye geçişlerde ayrımcılık yapılmasının kabul edilemez olduğunu söyleyerek, “ Hristodulidis’e ‘KKTC vatandaşları arasında ayrım yapılması bu çağda özellikle AB devleti olarak sizlere yakışmıyor’ dedim” ifadelerini kullandı.

Tatar, Türkiye kökenli KKTC vatandaşlarının güneye geçememelerinin kabul edilemez olduğunu söyleyerek, “KKTC vatandaşları bizim için eşittir. Onların da kapılardan geçmesi gereklidir. Bu konuyu BM huzurunda tekrar ifade ettim ve Sayın Stewart’tan bu meseleyi BM Genel Sekreteri Gutteres’e aktarmasını rica ettim. Bu konu onun da hassasiyet gösterdiğini bir konudur” dedi.

-“Güneyden geçecek turistlere yönelik engelleme yok”

Turizm noktasında birkaç şirketle alakalı bazı sıkıntılar yaşandığını, Güney Kıbrıs otoritelerinin Kuzeye günübirlik geçmek isteyen turistlere sıkıntı yarattıkları konusunu gündeme getirdiğini söyleyen Tatar, Hristodulidis’in kendisine Güney Kıbrıs’a gelen turistlerin kuzeye geçmelerinde bir sıkıntı ve engel olmadığını ilettiğini belirtti.

Haspolat ve Akıncılar Kapılarının açılmasının hem kuzey hem de güneye yarar sağlayacağına inanç belirten Tatar, geçişlere ve ekonomik aktivitelere katkı sağlayacağını söyledi.

Tatar, KKTC topraklarını güvenlik açısından sıkıntıya sokabilecek transit geçişleri kabul edemeyeceklerini söyleyerek, KKTC topraklarından güneyden güneye geçmeyi kabul edemeyeceklerini bunun karşılığında Akıncılar Kapısı’nı önerdiklerini kaydetti.

Yeşil Hat Tüzüğü bağlamında iki taraf arasındaki ticaret rakamlarına bakıldığına birtakım engeller ve sıkıntılar bulunduğunun görüldüğünü söyleyen Tatar, bunların aşılması gerektiğini dile getirdi.

Başka bir soru üzerine Hristodulidis’in kapılar dışında bazı söylemleri olduğunu ama kendisinin kapı konusunu konuşmaya geldiklerini ilettiğini, not aldıklarını söyledi.

Serim, Tatlısu’da muhtar ve üreticilerle buluştu

Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim, Tatlısu’da bölge muhtarları ve üreticilerle buluştu, görüş ve talepleri dinledi.

Konuya ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden paylaşım yapan Serim, “Özellikle harnup üretimi, seracılık ve balıkçılık alanında katma değeri yüksek ürünler elde edilmesiyle, KKTC’nin üretime dayalı kalkınma modelini destekleyeceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Tatar: Akıncılar kapısını önerdim

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Rum lider Nikos Christodoulides ile gerçekleştirilen liderler görüşmesinin ardından Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinde basına açıklamalarda bulundu.

Tatar, son üç aydır özel temsilcilerin geçiş noktaları konusunda detaylı görüşmeler yürüttüğünü belirtti. Yılbaşı öncesinde düzenlenen resepsiyonda yapılan değerlendirmelerin ardından liderler düzeyinde bir toplantının gerçekleştirildiğini ifade etti.

Akıncılar Kapısı Önerisi

Cumhurbaşkanı Tatar, geçiş noktalarına ilişkin Kıbrıs Türk makamlarıyla yapılan pozitif değerlendirmeler sonucunda Akıncılar Kapısı’nı yeni bir geçiş noktası olarak önerdiklerini açıkladı. Bugünkü görüşmede de bu öneriyi gündeme getirdiğini belirtti.

“İlgili makamlarımızla yaptığımız görüşmeler neticesinde Akıncılar Kapısı’nın uygun bir seçenek olduğunu değerlendirdik. Bugünkü istişarelerde bu öneriyi sunduk,” diyen Tatar, geçiş noktaları konusundaki beklentilerin karşılanması için çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

Liderlerin önümüzdeki günlerde yeniden bir araya gelmesi bekleniyor.

Türkiye Cumhuriyeti’nden yeni Devlet Laboratuvarı için 30 milyon TL kaynak

Uluslararası standartlarda hizmet vermek üzere planlanan Devlet Laboratuvarı Dairesi’nin yeni binasının temel atma töreni, bugün yapıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan törene; Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler, Başbakan Ünal Üstel, Türkiye Cumhuriyeti’nin Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim, Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, bakanlar ve diğer yetkililer katıldı. 

Yeni bina, Lefkoşa’nın Küçükkaymaklı bölgesinde yanan eski laboratuvara yakın bir arazide inşa ediliyor. 

Törende Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Başbakan Ünal Üstel ve Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek konuşma yaptı.

– Tatar: “KKTC’yi aşama aşama hep birlikte geleceğe taşıyoruz”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da, sözlerine bugün bu anlamlı törende birlikte olmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek başladı.

Geçmişe baktığında pandemi döneminin aklına geldiğini ifade eden Tatar, zor günleri birlikte atlattıklarını kaydetti.

Projeye katkı koyanlara teşekkürlerini ileten Tatar, KKTC’nin geldiği aşamada yapılmakta olan yatırımlara değindi.

Alanında uzman kişilerin ve sağlık çalışanlarının bulunduğunu belirten Tatar, laboratuvarın emin ellerde olduğunu söyledi.

KKTC’nin görünürlüğünün artmasının, ticarete katkısının da önemli olduğunu belirterek, “İhracat belgelerinin ekinde, sağlık belgesi mutlaka vardır. O sağlık belgesi, gerekli standartlar ve akreditasyon niteliği taşıyacaksa, böylesine laboratuvarlarımızın olması gerekmektedir.” diyen Tatar, KKTC’yi aşama aşama hep birlikte geleceğe taşıdıklarını dile getirdi.

Bugün Güney Kıbrıs Rum lideriyle görüşeceğini ve kendisine önerisinin olacağını kaydeden Tatar, “İnşallah kabul eder. Kabul etmezse kendisi bilir. Biz doğrulardan şaşmayacağız. Bizim doğrumuz halkımızın bu topraklarda barış, huzur ve güvenlik içerisinde yaşayabilmesidir. Halkımız en iyisini hak etmektedir. Bu da kaliteli ve huzurlu yaşamdır. Onun için çalışıyoruz, halkımız için çalışıyoruz.” ifadesini kullandı.

“Binaya en iyi cihazları getirmek gerekiyor. Sağlık çalışanlarımız, halkımızın sağlığı için çalışmalarını en iyi şekilde yapabilsinler…” diye konuşan Tatar, laboratuvara en iyi cihazların ve aletlerin geleceğini belirtti.

Tatar, pandemi döneminde elde ettikleri bilgi ve tecrübeyle gelecekte de bir takım tehlikelere karşı alınacak tedbirlerle halkı koruma adına yapılan çalışmaları selamladığını dile getirdi.

– Üstel: “Dev bir projenin temelini atıyoruz”

Başbakan Ünal Üstel de, bugün halkın uzun zamandan beri ihtiyaç duyduğu ve 2016’dan beri beklediği dev bir projenin temelini atmış olacaklarını ifade etti.

Böyle güzel bir projenin gerçekleşmesinden dolayı duyduğu mutluluğu ifade eden Üstel, “Uzun zamandan beridir özlemini duyduğumuz devlet laboratuvarımızın temelini atacağız.” dedi.

Hükümete geldikleri günden itibaren halkın ihtiyaç duyduğu ancak kısa vadeli kurulan hükümetlerden dolayı yarım kalan projelere öncelik vereceklerini söylediklerini belirten Üstel, 2012’den bu yana bekleyen projeleri sıraya koyduklarını ve birer birer tamamladıklarını ifade etti.

“Bütün bunları yaparken Anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti’nin Lefkoşa Büyükelçisi ve onu burada temsil eden kardeşlerimiz ile tek yürek olup, tamamen KKTC halkına hizmet etmek için kolları sıvadık.” ifadelerini kullanan Üstel, 2025’te sağlıkta ihtiyaç duyulan projeleri de hayata getireceklerini dile getirdi.

Güzelyurt’ta yarım kalan hastanenin ihalesinin tamamlanıp startının verildiğini kaydeden Üstel, vatandaşların her türlü sağlıklı gıdaya ve besine ulaşması için bu projeye hep birlikte şahitlik ettiklerini  belirtti.

“2016’da yanan laboratuvarın hizmetlerini eksik de olsa yerine getirmek için başka bir laboratuvarla birlikte bu görevi yürütmeye çalışıyoruz. Ama bu, istediğimiz oranda değildir. Buradan ihracat yapan insanımız, kendi laboratuvarından belgesini alarak istediği ülkeye ihracatını yapabilecek. Aynı şekilde ithal edilen ürünlerde de aynı işlem yapılacak.” diyen Üstel, 2016’da yanan ve modern cihazlara sahip olan laboratuvarın büyük bir kısmının bertaraf olduğunu ve geri kalan kısımlarının ise Sağlık Bakanı’nın girişimleriyle modern aletlerin tamirine gidildiğini ifade etti.

Üstel, “Bugün burada A’dan Z’ye, çağdaş ve sürekli bir şekilde güvenilir testlerin olacağı bir laboratuvara kavuşmanın sevincini yaşıyoruz. Bu doğrultuda 2025 yılı içerisinde bir taraftan hastane temellerini atarken bir taraftan yarım kalan hastanelerimizi bitirmeye çalışırken, bir taraftan da halkımızın sağlıkta ihtiyaç duyduğu yeni bir projeyi hayata geçiriyoruz.” diyerek projeye katkı koyanlara teşekkürlerini iletti.

Başbakan Üstel, konuşması sırasında müteahhit firma yetkilisini kürsüye çağırdı. Söz alan yetkili, Temmuz 2025’te tamamlanması planlanan projenin iki ay önce bitirileceği sözünü verdi.

– Dinçyürek: “Yeni Devlet Laboratuvarı uluslararası akreditasyonu alabilecek şekilde tasarlandı” 

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek törende yaptığı konuşmada, Devlet Laboratuvarı’nın ülkede çok önemli bir görev üstlendiğini belirterek, “İthal ve ihraç edilen gıda ürünlerinde, üretimde, her noktada halkın sağlığını ilgilendiren ve gıda güvenliği açısından çok önemli olan tahlilleri ve denetlemeleri yapıyor ve izinleri veriyor.” ifadelerini kullandı.

Mevcut binanın Aralık 2016’da yandığını hatırlatan Dinçyürek, uluslararası akreditasyonu olan bir laboratuvarın “kolu kanadının” kırıldığını söyledi.

Dinçyürek, “Uluslararası akreditasyonumuzu kaybettik. O tarihten bugüne Veteriner Dairesi’ne bağlı laboratuvarda zor şartlarda faaliyet göstermekteyiz. Bu vesileyle Tarım Bakanlığı’na ve Veteriner Dairesi’ne de teşekkür ederiz.” diye konuştu.

Dinçyürek, yeni Devlet Laboratuvarı’nın uluslararası akreditasyonu alabilecek şekilde ve tüm analizleri yapabilecek nitelikte tasarlandığını kaydetti.

Yeni Devlet Laboratuvarı binasıyla ilgili bilgi veren Dinçyürek, “2 bin 217 metrekare kapalı alanı vardır ve bu kapasite bize şu an itibariyle yakın gelecekteki ihtiyacımızı karşılayacak niteliktedir. Bina ayrıca ileriki yıllarda olası ihtiyaç artışına fırsat verecek şekilde, 1700 metrekare daha alan yaratma ihtimali dikkate alınarak tasarlandı.” şeklinde konuştu.

Yeni binanın çevre dostu olduğunu ve HEPA filtrelerle korunduğunu da belirten Dinçyürek, binanın minimum kimyasallar kullanılarak çalışacağını ve kimyasallar için ana deponun da burada olmayacağını belirtti.

Binanın yasal teslim tarihinin 5 Temmuz 2025 olduğunu kaydeden Dinçyürek, projeye katkıda bulunanlara teşekkürlerini iletti.

Dinçyürek, Güzelyurt Hastanesi’nin dördüncü etap tamamlama projesini de işaret ederek, “Diğer projelerimizde olduğu gibi Başbakanımızın liderliğinde, bizlere gösterdiği işaretle ve Anavatan Türkiye’nin desteğiyle aşamayacağımız engel yoktur.” dedi.

Dinçyürek, Başbakan Ünal Üstel’in verdiği görevleri bir bir yerine getirmenin gururunu taşıdıklarını belirtti.

“Pamuklu Hastanesi’nin projesini de şekillendirip sizlerle paylaşacak noktaya geleceğiz.” diyen Dinçyürek, yeni devlet laboratuvarının ülkeye hayırlı olması temennisinde bulundu.

Bu arada Bakan Dinçyürek, TAK’a yaptığı açıklamada ise daha önceden 479 pestisit analizi yapıldığını, şubat ayı itibarıyla 600 pestisit analizi yapılabileceğini söyledi.

Ayrıca daha önce yapılmayan alkollü içki analizlerinin de yapılmaya başlanacağını açıklayan Dinçyürek, haziran ayında ise zeytinyağı tağşiş analizinin yapılmaya başlanacağını ve bal analizinin de önümüzdeki aylarda başlayacağını dile getirdi.

Kıbrıs Türk Basını “Perihan ablasını” kaybetti

Kıbrıs Türk Basını “Perihan ablasını” kaybetti. Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) ve dolayısıyla Kıbrıs Türk basınına 37 yıl hizmet veren duayen gazeteci, sivil toplum gönüllüsü Perihan Aziz, yıllardır mücadele ettiği hastalık sonucu yaşamını kaybetti.
olarak hayatı mücadeleyle geçmiş olan gazeteci Perihan Aziz, geçtiğimiz yıl KKTC’nin ilanına tanıklık eden gazetecilerin TAK’a verdiği röportaj dizisinde de yer almıştı.

Yazdığı “flaş” haberle KKTC’nin ilanının dünyaya duyurulmasına katkı koyan Perihan Aziz, 15 Kasım 1983’ü, “Heyecan, endişe, sevinç, huzur ve huzursuzluk duygularını bir arada yaşadık” diyerek anlatmıştı.

“Mülkiyeli” olmaktan gurur duyduğunu her zaman vurgulayan Aziz’in hayat hikayesi Kadın Öyküleri Derneği’nin (KÖDER) belgeselinde de yer almıştı. Bağlıköy’in eko-köy olması için, öncülüğünde kurulan dernekle yıllarca mücadele veren gazeteci Perihan Aziz, Bağlıköy’de butik otel işletmecisi ve Lefke bölgesinde kurulan kadın kooperatifi 4K’nin de destekçisiydi.

Perihan Aziz, uzun bir süredir kanser tedavisi görüyordu.

Azerbaycan’ın bağımsızlık yolundaki direnişinin kahramanlık zirvesi: Kanlı Ocak

20 Ocak 1990 faciası, Azerbaycan halkının hafızasına kanla yazılmış bir tarihtir. Bugün, o günlerde hürriyet ve bağımsızlık uğruna canlarını verenler derin bir saygıyla anılıyor. Bu trajedi sadece Azerbaycan’ın bağımsızlık mücadelesinin bir parçası değil, aynı zamanda totaliter Sovyet rejiminin Azerbaycan halkına karşı işlediği korkunç bir suçtur.

Sovyet imparatorluğunun hazırladığı bu acımasız saldırganlık eyleminin temel amacı Azerbaycan halkının milli kurtuluş ruhunu boğmak ve aynı yılın 9 Ocak’ında Ermenistan Parlamentosu’nun eski Dağlık Karabağ’ı ilhak etme kararına karşı Bakü’de gerçekleşecek kitlesel protestoları önlemekti. Bu durum aynı zamanda eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) Ermenistan’ın ülkemize karşı izlediği saldırgan politikayı desteklediğini bir kez daha ortaya koyuyor.

O gün neler yaşandı?
SSCB yönetimi, 20. yüzyıl boyunca Azerbaycan halkına karşı bilinçli ve sinsi bir politika izledi. Sovyet yönetiminin himayesinde başlayan Dağlık Karabağ olayları, Azerbaycan halkına yönelik soykırım ve Azerbaycanlıların Ermenistan’daki ata topraklarından sürülmesi bu politikanın devamı niteliğindeydi. Geçtiğimiz yüzyılın sonlarında Azerbaycan halkının bağımsızlık ve egemenlik arzusu ve bu yöndeki siyasal uyanışı Sovyet iktidarını ciddi biçimde tedirgin ediyordu.

Tophana ormanının yok edilmesine ve Karabağ’ın Ermenistan’a bağlanmasına karşı ayağa kalkan Azerbaycan halkı sesini tüm dünyaya duyurdu. Bu hareketi bastırmak için Kremlin, Azerbaycanlılara yönelik baskı makinesini yeniden devreye soktu. Sovyet ordusu Ermeni lobisinin sözcüsü haline gelen Mihail Gorbaçov’un emriyle 19 Ocak gecesi başkentimize ve sivil halka saldırdı. Başkent Bakü’ye herhangi bir uyarıda bulunmadan giren ve sivil halka saldıran Sovyet silahlı kuvvetleri birlikleri 147 sivili öldürdü, 638 kişiyi yaraladı ve 841 kişiyi yasadışı bir şekilde gözaltına aldı. Yüzlerce kişi işkenceye uğradı. O günlerde Bakü’de işlenen kanlı katliamlar ve mal yağmaları ülkenin birçok bölgesinde de gerçekleştirildi.

SSCB yönetiminin halkımıza ve onun özgürlük mücadelesine karşı yürüttüğü bu kanlı operasyon, Sovyet imparatorluğunun politikasının gerçek özünü yansıtan bir başka kanıttır.

Haydar Aliyev katliama karşı çıkan ilk kişiydi
O dönemde bu kanlı olayı uluslararası arenaya taşımak, saldırgan ve zalim Sovyet rejiminin bu suçlarını açığa çıkarmak son derece zor ve tehlikeli bir işti. Sabotaj planı gereği ülkedeki televizyonun güç ünitesi önceden havaya uçurulduğundan radyo ve televizyon yayınları durduruldu ve aynı zamanda gazeteler de yayımlanmadı. Merkezi basın ve televizyon kanalları olayı çarpıtan yalan haberler yayıyordu. Bunun sonucunda halk eşi benzeri görülmemiş bir şiddetle karşı karşıya kaldı, bilgi ve yardım almadan sefil bir durumda bırakıldı.

Azerbaycan halkına yaşatılan kanlı facianın siyasi ve hukuki değerlendirmesini ilk yapan ve tehlikelerden çekinmeden Sovyet hükümetinin bu eylemine karşı çıkan ilk kişi Ümummilli lider Haydar Aliyev oldu. 21 Ocak 1990’da Sovyet rejiminin yasaklarına rağmen hayatını riske atarak Azerbaycan’ın Moskova’daki daimi temsilciliğini ziyaret eden Ulu Önder Haydar Aliyev, kanlı facianın organizatörlerini dünya kamuoyu önünde suçlayarak cesur bir açıklama yaptı.

Ümummilli lider Haydar Aliyev, bu cesur davranışıyla halkının en zor anında yanında yer almakla kalmadı, aynı zamanda Azerbaycan’da yaşanan kanlı olayların dünyaya duyurulmasında ve enformasyon ablukasının kırılmasında da olağanüstü bir rol oynadı.

20 Ocak faciasının faillerinin adalete teslim edilmesi için yeterli hukuki gerekçeler bulunuyor. Bu olay her şeyden önce, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme ve diğer uluslararası hukuk sözleşmelerin ihlalidir. Sivillerin öldürüldüğü, yaralandığı, kaçırıldığı ve işkenceye uğradığı 20 Ocak trajedisi insanlığa karşı suçtur. Bu tarihi suç bütün bir halka karşı işlendi.

Ne acıdır ki, SSCB’nin dağılmasının ardından Batı ve onun “demokrasisi”, Bakü’de katliam yapılmasının kararını veren Mihail Gorbaçov’a Uluslararası Nobel Barış Ödülü’nü verdi. Batılı ülkelerin önde gelen medya kuruluşları da bu kanlı trajedi karşısında duyarsız bir tavır sergiledi. Bu gerçekler dünyadaki çifte standartların ne denli büyük olduğunu gösteriyor.

Azerbaycan halkı bu trajedi karşısında tek yürek oldu
Yaşanan facianın boyutu çok büyük olup, bu tarih her yıl Azerbaycan’da Ulusal Yas Günü olarak anılıyor. Ancak bu tarih sadece kanlı faciayı değil, aynı zamanda Azerbaycan halkının bağımsızlık kararlılığını da yansıtıyor.

35 yıl önce yaşanan bu kanlı facia; yaş, meslek ve siyasi görüş farkı gözetmeksizin tüm Azerbaycan halkını tek bir yumruk gibi birleştirdi. Bu birlik, SSCB ordusunun aniden Azerbaycan’a müdahelesiyle işlenen insanlık aleyhine suça karşı bir protesto, eski SSCB’ye karşı bir güvensizlik ve öfke birliğiydi. 20 Ocak katliamı, Azerbaycan’daki mücadele ruhunu daha da artırdı ve Sovyet imparatorluğunun 70 yıldır yarattığı korku tamamen yerle bir oldu.

20 Ocak faciası sonucunda Sovyet imparatorluğu Azerbaycan’daki tüm manevi ve toplumsal desteğini yitirdi. Bu suçun baş faili olan Gorbaçov ve yandaşlarının asıl amacı Azerbaycan halkının kararlılığını kırmaktı. Ancak ülkede 20 Ocak’tan sonra yaklaşık bir yıl olağanüstü hal yaşanmasına rağmen Azerbaycan halkı Moskova’nın ısrarlarını kabul etmedi ve imparatorluğun siyasi oyunlarını bozdu.

Böylece 20 Ocak, “halkların hapishanesi” olarak nitelenen SSCB’nin sonunun başlangıcı oldu. Bu, SSCB siyasi sisteminin krizini ve Gorbaçov’un perestroyka, açıklık ve demokratikleşme politikasının başarısızlığını gösterdi. Parti yönetiminin sivilleri vurma emri, partiyi ve ideolojisini tamamen itibarsızlaştırdı. Komünistler parti üyeliklerini reddederek SSCB’nin ideolojik temellerini çökerttiler.

Yaşanan olaylar Azerbaycanlıların dünya çapında da örgütlenmesine yol açtı. İlk defa Azerbaycanlılar yaşadıkları çeşitli ülkelerde kanlı trajediyi duyurmak için örgütlenmeye başladılar.

Azerbaycan’ın Ümummilli lideri Haydar Aliyev’in ifade ettiği gibi, “20 Ocak faciasında hayatını kaybedenler milli kahramanlardır, milletimizin kahramanlarıdır. Onların ölümü bizim için, halkımız için çok büyük bir kayıptır. Ancak onların şehadeti aynı zamanda halkımızın kahramanlığının da bir sembolüdür. Onların akıttığı kan, tüm halkımızın kanıdır. O kanın her damlasında halkımızın kudreti ve kahramanlığı, ulusal özgürlük ve bağımsızlık hayalleri vardır. O gece dökülen kan, Azerbaycan’ın bağımsızlığını gösteren milli bayrağımızdaki kandır.”

Son olarak, 27 Eylül 2020’de başlayan ve 44 gün süren Vatan Savaşı ve 19-20 Eylül 2023’te gerçekleştirilen antiterör operasyonuyla ülkemiz toprak bütünlüğünü, egemenliğini yeniden sağlamıştır.

Kazandığımız her başarının temelinde, 35 yıl önce Sovyet tankları karşısında direnişlerini ortaya koyan vatan evlatlarının kahramanlığı vardır. Eminiz ki, uğrunda canlarını verdikleri vatan topraklarının işgalden kurtarılmasıyla onların ruhu şad olmuştur.

Liderlerin görüşmesi ara bölgede başladı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Rum Lider Nikos Hristodulidis, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi ve UNFICYP Misyon Şefi Colin Stewart’ın ikametgahında görüşme gerçekleştiriyor.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Rum Lider Nikos Hristodulidis’in görüşmesi başladı.

Saat 10.45’te başlayan görüşme Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi ve Kıbrıs’taki Birleşmiş Milletler Barış Gücü (UNFICYP) Misyon Şefi Colin Stewart’ın ara bölgede bulunan ikametgahında gerçekleşiyor.

İkametgah önünde Stewart ve diğer BM yetkilileri tarafından önce Tatar, ardından da Hristodulidis karşılandı.

Cumhurbaşkanı Tatar’a Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Güneş Onar, Hristodulidis’e ise Rum müzakereci Menelaos Menelau eşlik ediyor.

Görüşmede, iki lider yeni geçiş kapılarının açılabilmesine yönelik istişarelerde bulunması öngörülüyor.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın görüşme ardından basına açıklama yapması bekleniyor.

Tatar daha önce, Metehan’da yaşanan sıkışıklığı da giderecek Lefkoşa’da ikinci bir araçlı geçiş kapısının açılmasının şart olduğunu söyleyerek, Haspolat kapısının açılmasını önermişti. Haspolat kapısının açılmasıyla araçlı geçişlerde rahatlama sağlanması, aynı zamanda iki taraf arasında yeşil hat tüzüğü kapsamında gerçekleştirilen ticaretin hacminin arttırılması hedefleniyor.

Tatar, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’la yaptıkları ortak basın toplantısında Rum lidere bu konuda yeniden çağrıda bulunmuş, Haspolat kapısına bir karşılık istiyorsa bir an önce bir geçiş kapısı önerisi yapmasını istemişti. Rum tarafı ise Haspolat kapısına karşılık, başka bir geçiş kapısı değil yatay ve güneyden güneye olacak şekilde transit geçişler talep ediyor.

İki lider en son aralık ayında Stewart’ın düzenlediği “Yıl Sonu Resepsiyonu”nda bir araya gelmişti.

Hava az ve zaman zaman parçalı bulutlu olacak

Meteoroloji verilerine göre, bugün havanın az bulutlu, zamanla parçalı bulutlu geçmesi bekleniyor. Gün boyunca ılımlı bir hava durumu hakim olacak.

Günün en yüksek sıcaklığı iç kesimlerde ve sahil bölgelerinde 19-22°C civarında seyredecek.

Rüzgarın, dönemin ilk yarısında olduğu gibi kuzey ve batı yönlerinden orta kuvvette eseceği tahmin ediliyor.

Cumhurbaşkanı Tatar, muhtarları kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Gazimağusa Muhtarlar Birliği Başkanı Mustafa Yeşilleme, Manisa’dan gelen Salihli Muhtarlar Birliği Başkanı Mehmet Çelik ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 2016 yılında imzalanan protokol ile kardeş dernek olan Gazimağusa Muhtarlar Birliği ile Salihli Muhtarlar Derneği’nin başkan ve yönetim kurulu üyelerini bir arada görmekten duyduğu memnuniyeti ifade etti.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Türkiye Cumhuriyeti kurum ve kuruluşlarla iş birliği içerisinde olmanın gerekliliğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, “Kültürümüzün, milli değerlerimizin sürdürülmesi ve Türkiye ile olan gönül bağlarımızın pekiştirilerek, ileriye taşınması için kurulan iş birliği önemlidir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Tatar, “Siz muhtarların gönül birliği ve çalışmaları bizi birbirimize daha da sıkı bağlamaktadır. Muhtarlar, halka hizmet veren, demokrasinin ilk basamağıdır. Bu nedenle, muhtarların yapacağı temaslar önemlidir” dedi.

 

İçinde bulunulan iletişim çağında, teknolojinin getirdiği bir yakınlaşma olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, eskiye göre Kıbrıs Türk halkının, Türkiye’nin desteği ile daha güçlü olduğunu belirtti.

Tatar, Türkiye’den gelen heyete teşekkür ederek bölge halkına selamlarını iletti.

Salihli Muhtarlar Birliği Başkanı Mehmet Çelik ise, Cumhurbaşkanı Tatar ile bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti ifade ederek, çalışmaları hakkında bilgi aktardı.

İmzalanan protokol ile kardeş dernek olarak birçok çalışma yaptıklarını ifade eden Çelik, karşılıklı ziyaretlerle iş birliği içerisinde çalışmalarını devam ettireceklerini kaydetti.

Yasin Ekrem Serim: KKTC vatandaşları herhangi bir ülkede konsolosluk hizmeti alabilecek

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim, KKTC vatandaşlarına konsolosluk yardımı sunulmasına dair Türkiye ile KKTC arasında 20 Temmuz 2023 tarihinde imzalanan anlaşmanın TBMM Dışişleri Komisyonu’nda kabul edildiğini belirterek, KKTC vatandaşlarının herhangi bir ülkede karşılaştıkları mağduriyetlerin giderilmesi için konsolosluk hizmeti alabileceklerini ifade etti.

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim, KKTC vatandaşlarına konsolosluk yardımı sunulmasına dair Türkiye ile KKTC arasında 20 Temmuz 2023 tarihinde imzalanan anlaşmanın TBMM Dışişleri Komisyonu’nda kabul edildiğini belirterek, KKTC vatandaşlarının herhangi bir yerde karşılaştıkları mağduriyetlerin giderilmesi için konsolosluk hizmeti alabileceklerini söyledi.

Konuyla ilgili sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Serim, KKTC vatandaşlarının herhangi bir ülkede gözaltına alınmaları, tutuklanmaları ya da hapis cezası almaları durumunda gerekli desteğin sunulmasının sağlanacağını ifade ederek, Türkiye’nin her daim KKTC’nin yanında olmaya devam edeceğini vurguladı.

Yasin Ekrem Serim’in paylaşımı şu şekilde:

“KKTC vatandaşlarına konsolosluk yardımı sunulmasına dair ülkemizle KKTC arasında 20 Temmuz 2023 tarihinde imzalanan Anlaşma TBMM Dışişleri Komisyonu’nda kabul edilmiştir. KKTC vatandaşlarına,

dünyanın en büyük 3. diplomatik temsilcilik ağına sahip Türkiye Cumhuriyeti misyonlarınca;

Herhangi bir yerde karşılaştıkları mağduriyetlerin önlenmesine katkı sunulacak ve konsolosluk hizmeti alabilmelerine imkan tanınacaktır,

Bulundukları ülkelerde gözaltına alınmaları, tutuklanmaları ya da hapis cezası almaları durumunda gerekli desteğin sunulması sağlanacaktır.

Kendi vatandaşımızdan ayrı görmediğimiz Kıbrıs Türkü’nü, dünyanın hiçbir yerinde yalnız bırakmayacak ve Türkiye Cumhuriyeti olarak her daim yanında bulunmaya devam edeceğiz”.

 

Meclis Genel Kurulu yarın toplanacak

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, yarın yasama göreviyle toplanacak.

Genel Kurul’un 18’inci birleşimi saat 10.00’da başlayacak.

 

Genel Kurul’da Güvenlik Kamu Görevlileri (Değişiklik) Yasa Tasarısı, Kamu Çalışanlarının Aylık (Maaş-Ücret) ve Diğer Ödeneklerinin Düzenlenmesi (Değişiklik) Yasa Tasarısı, Vefat Edenlerin Beyan Edilmeyen Gelirleri ile Vefat ile Devreden Malların Vergilendirilmesi (Değişiklik) Yasa Tasarısı ve Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nin tasarılara ilişkin raporları ele alınacak.

 

Gündemde ayrıca, Murat Kaya İnşaat Ltd.’in Zeytinlik köyündeki arazilerinin içerisinde bulunan zeytin ağacının istibdalinin onaylanmasına ilişkin karar tasarısının üçüncü görüşmesi bulunuyor.

Polis, sürücüye 6065,40 TL para ve 10 ceza puanı kesti

Girne’de Kurtuluş Caddesi üzerinde seyreden bir araçta, insan hayatını hiçe sayan sürücü, Girne Polis Müdürlüğü Ekipleri tarafından tespit edildi. Polis, sürücüye 6065,40 TL para ve 10 ceza puanı kesti.

Polis Basın Subaylığı’ndan verilen bilgiye göre, Girne’de Kurtuluş Caddesi üzerinde seyreden bir araçta, insan hayatını tehlikeye atacak şekilde yolcu taşınması görüntülerinin Sosyal medyada yer alması üzerine Girne Polis Müdürlüğü Ekipleri harekete geçti.
Aracın koltuklarından başka bir yerde insan hayatını tehlikeye atacak şekilde yolcu taşıyan araç sürücüsü Girne Polis Müdürlüğü Ekipleri tarafından tespit edilerek araç sürücüsüne 6065,40 TL para ve 10 ceza puanı kesildi.