Archives Şubat 2025

Fidan: “Filistin halkının Gazze’den sürülmesi, yerlerinden edilmesi, başka ülkelere gönderilmesine tamamıyla karşıyız. “

Türkiye Cumhuriyeti (TC) Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD Başkanı Donald Trump’ın Filistin halkının Gazze’den sürülmesiyle ilgili önerisine ilişkin, “Filistin halkının Gazze’den sürülmesi, yerlerinden edilmesi, bunların başka ülkelere gönderilmesi projelerine tamamıyla karşıyız. Bu, gerçekten insanlık hukukuna aykırı bir teklif.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Fidan, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile Doha’daki ortak basın toplantısında konuştu.

Türkiye olarak Kahire’de sunulan bildirinin arkasında olunduğunu ve desteklendiğini vurgulayan Fidan, “(Trump’ın önerisi) Filistin halkının Gazze’den sürülmesi, yerlerinden edilmesi, bunların başka ülkelere gönderilmesi projelerine tamamıyla karşıyız. Bu, gerçekten insanlık hukukuna aykırı bir teklif.” diye konuştu.

Fidan, herkesin bunun karşısında durması gerektiğini dile getirdi.

Sibirya’dan İstanbul’a geliyor! İstanbul’da kar yağışı için tarih belli oldu…

İstanbul’da beklenen kar yağışı için tarih belli oldu. Megakent salı gününden itibaren Sibirya’dan gelen soğuk ve yağışlı havanın etkisi altına girecek. Yalancı bahar, yerini kara kışa bırakacak, hava sıcaklığı 12 derece birden düşecek. İstanbul’da kar yağışı iki gün sürecek. Çarşamba ve perşembe günü etkili olması beklenen kar yağışı 10 santimetrelik beyaz örtü oluşturacak.

İstanbulluların beklediği kar yağışı bu hafta megakente ulaşacak.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün son değerlendirmelerine göre, İstanbul yeni haftada Sibirya kökenli soğuk hava dalgasının etkisi altına girecek.

Son haftalarda yalancı baharı yaşayan İstanbul’da hava sıcaklığı salı gününden itibaren 10-12 derece birden düşecek.

VALİLİKTEN SOĞUK HAVA UYARISI

Megakentte beklenen kar yağışı için uyarılar ise art arda geliyor.

İstanbul Valiliği, kentteki hava sıcaklığının 6-12 derece birden düşeceğini bildirerek, vatandaşları yaşanabilecek olumsuzluklara karşı uyardı.

Valilik açıklamasında, sıcaklıkların mevsim normallerinin altına düşeceği kaydedildi.

Salı günü havanın değişeceği uyarısının yer aldığı açıklamada, kentteki en yüksek hava sıcaklığının 5 derece olacağı belirtildi.

AKOM’DAN İSTANBUL’A KAR UYARISI

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Afet Koordinasyon Merkezi ise İstanbul’da yaşayanları iki gün boyunca etkili olacak kar yağışına karşı uyardı.

AKOM açıklamasında, yurt genelindeki hava sıcaklıklarının haftanın ilk gününden itibaren düşmeye başlayacağı kaydedildi.

İSTANBUL’DA İKİ GÜN KAR VAR

Sibirya kökenli soğuk hava dalgasının İstanbul’da hava sıcaklığını 10 derece birden düşüreceği kaydedilen açıklamada, kentte iki gün boyunca kar yağışının etkili olacağı aktarıldı.

AKOM’un açıklamasına göre İstanbul yeni haftaya çok bulutlu ve yağışlı başlayacak.

Salı günü kente Sibirya kökenli soğuk hava dalgası ulaşacak.

İstanbul’da beklenen kar yağışı çarşamba günü başlayacak. Çarşamba günü etkili olması beklenen kar yağışının miktarı 2-5 santimetre olarak açıklandı.

İstanbul’da perşembe günü de kar bekleniyor. Perşembe günü etkili olacak olan yağışın miktarı ise 3-10 santimetre olarak açıklandı.

Meclis yasama ve denetim göreviyle toplanacak

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu yarın yasama ve denetim görevlerini yerine getirmek üzere toplanacak. Meclis, salı günü ise toplanmayacak.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu yarın yasama ve denetim görevlerini yerine getirmek üzere toplanacak.

Meclis Genel Kurulu toplantısının saat 10.00’da başlaması bekleniyor. Toplantının gündeminde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Vatandaşlarına Konsolosluk Yardımı Sunulması Hakkında Anlaşma (Onay) Yasa Tasarısı (Y.T.No:135/2/2023) ve Kıbrıs Türk Sosyal Sigortalar (Değişiklik) Yasa Tasarısı (Y.T.No:206/3/2024) bulunuyor.

Birleştirilmiş gündemde, milletvekillerinin güncel konuşmaları ile sözlü ve yazılı sorular da yer alacak.

Meclis Genel Kurulu, salı günü toplanmayacak.

 

Ülke genelindeki denetimlerde 26 araç trafikten men edildi…

Ülke genelindeki trafik denetimlerinde dün 377 sürücü rapor edildi. Sürat rapor edilen suçlar arasında yine ilk sırada yer alırken, 26 araç ise trafikten men edildi.

Polis Basın Subaylığı’ndan yapılan açıklamaya göre, denetimler sonucu toplam 2 bin 166 araç sürücüsü kontrol edildi, çeşitli trafik suçlarından 377 sürücü rapor edilerek, aleyhlerinde yasal işlem başlatıldı. 26 araç trafikten men edilirken, bir sürücü ise tutuklandı.

Sürücülerin, 180’i yasal hız sınırı üzerinde süratli araç kullanmak, 62’si sürüş esnasında cep telefonu kullanmak, 23’ü alkollü içki tesiri altında araç kullanmak, 22’si seyrüsefer ruhsatsız araç kullanmak, 1’i sigorta kapsamaksızın araç kullanmak, 1’i tehlikeli sürüş yapmak, 1’i emniyet kemeri takmadan araç kullanmak, 87’si diğer trafik suçlarından rapor edildi.

Cumhurbaşkanı Tatar, 6 Şubat depreminde hayatını kaybeden vatandaşların ailelerini ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Cumhuriyeti’nde 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremde yaşamını yitiren  Fatma ve Atay Arkan’ın ve Elif, İlknur ve Arda Akbaba ile Amaç Arnavutoğlu’nun ailesini ziyaret etti.

Cumhurbaşkanı Tatar ailelerle görüşerek, acılarını paylaşıp çiçek takdim etti.

Cumhurbaşkanlığı’ndan verilen bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, ziyaretlerde yaptığı açıklamada, depremin üzerinden 2 yıl geçtiğini ancak acının dinmediğini söyledi.

Devletin her zaman depremde yaşamını yitirenlerin ailelerinin yanında olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Tatar, depremde hayatını kaybedenlerin adlarının yaşatılması için çalışmaların sürdüğünü vurguladı.

Deprem şehidi oldukları için Şampiyon Melekler için anma töreni düzenleneceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, depremde hayatını kaybeden diğer vatandaşları da kendisinin ziyaret ettiğini kaydetti.

Depremde hayatını kaybedenleri unutmadıklarını ve unutturmayacaklarını anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, geride kalanlara sabırlar diledi.

Depremde yakınlarını yitiren vatandaşlar da gerçekleştirilen ziyaretten duydukları memnuniyeti ifade ederek, sürecin başından beri yanlarında olan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a teşekkür etti.

Tatar: “Kıbrıs Türkü’nün davası, tüm Türk Dünyası’nın davasıdır”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Rauf Raif Denktaş ve Dr. Fazıl Küçük 2. Uluslararası Kıbrıs Araştırmaları Sempozyumu’na katıldı.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Haydar Aliyev Uluslararası Kültür Merkezinde gerçekleşen sempozyumda konuşmasına Azerbaycan’dan gelen milletvekillerine “hoşgeldiniz” diyerek sözlerine başlayan Cumhurbaşkanı Tatar, sempozyuma katılanlara ve sempozyumu düzenleyenlere teşekkür etti.

Kıbrıs Türkü’nün asırlardır manevi değerlerine sahip çıkarak Kıbrıs’ta var olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Tatar, Rum-Yunan ikilisinin saldırılarına direndiğini, Kıbrıs Barış Harekatı ile özgürlüğüne, bağımsızlığına, refahına ve devletine kavuştuğunu söyledi.

Kıbrıs Türkü merhum Alparslan Türkeş’in Türk Dünyası’na çok önem verdiğini anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, Türk Devletleri’nin Sovyetler Birliği’nden ayrılıp bağımsızlığına kavuştuğunu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurulduğunu ve Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte işbirliği yapmasıyla, Alparslan Türkeş’in hayalleri ve öngörülerinin gerçek olduğunu vurguladı.

Kıbrıs Türkü’nü azınlığı düşürüp, asimile edecek federasyon defterinin kapandığını belirten Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs’ta bir antlaşmanın gerçekleşmesi için ayrı iki eşit egemen devlet siyasetinin yürütüldüğünü ifade etti.

Kıbrıs Türkü’nün davasının tüm Türk Dünyası’nın davası olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, 300 milyona yakın Türk Dünyası’nın birbirine vereceği desteğinin önemli olduğuna dikkat çekti.

Türk Dünyası’nda alfabe ve dil birliğinin pekişmesiyle daha sağlık iletişim kurulacağını anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, gelecek nesillerin; ekonomi, ticari kültürel ve milli bağlarının daha iyi olacağına dair inanç belirtti.

Tatar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin anayasal adı ve bayrağıyla gözlemci üye olduğu Türk Devletler Teşkilatı’ndaki toplantılarda yer almasının tanınma yolunda önemli bir adım olduğunu kaydetti.

Büyükelçi Serim, STK ve Federasyon Temsilcileriyle Bir Araya Geldi

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim, sivil toplum kuruluşları (STK) ve federasyon temsilcileriyle düzenlenen buluşmada bir araya geldi. Görüşmede, toplumsal konulardan tarıma, sanattan sağlığa, spordan eğitime kadar birçok alanda yürütülen çalışmalar ele alındı.

Büyükelçi Serim, “STK ve federasyonlarımızın faaliyetlerini yakından izlemeye ve taleplerini titizlikle değerlendirmeye devam edeceğiz.” diyerek, bu kuruluşların toplum için oynadığı kritik role dikkat çekti. Serim, sivil toplumun güçlenmesinin her kesime fayda sağlayacağını belirterek, iş birliğini sürdüreceklerini vurguladı.

Emre Kaplan Antalya Grand Prix’de üçüncü oldu

Kıbrıslı Türk bisikletçi Emre Kaplan, Antalya Grand Prix’de üçüncülük elde etti. Kaplan ve Ege Erülkü, Avrupa ve Dünya Şampiyonası’na Antalya’da hazırlanıyor.

Kıbrıslı Türk bisiklet sporcusu Emre Kaplan, sezonun ilk uluslararası UCI yarışı olan Antalya Grand Prix’de üçüncülük elde etti. Kaplan, güçlü rakipleri karşısında sergilediği performansla podyuma çıkmayı başararak önemli bir başarıya imza attı.

Öte yandan, Emre Kaplan ve bir diğer Kıbrıslı Türk bisikletçi Ege Erülkü, bu yıl Avrupa ve Dünya Şampiyonası’na hazırlanıyor. Her iki sporcu da antrenmanlarını Antalya’da sürdürüyor.

Başbakan Üstel ve bakanlar, yapımına başlanan Girne – Çatalköy yolundaki çalışmaları yerinde inceledi…

Üstel: “Izdırap haline gelen bu yola nihayet noktayı koyuyoruz”
Arıklı: “Projede en önemli aşamaya geldik”
Kırok: “Mağduriyetleri gidermek için verdiğimiz sözleri yerine getireceğiz”
Başbakan Ünal Üstel, dün yapımına başlanan ve yolu çift gidiş-geliş haline getirecek olan Girne – Çatalköy Yol Genişletme Projesi’ni bu sabah yerinde inceledi. Üstel, Girne-Çatalköy yol çalışmasında ızdırap halen gelen sorunu çözmek için noktayı koymak üzere olduklarını vurguladı.
Üstel’e ziyaretinde Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Maliye Bakanı Özdemir Berova ve Çatalköy – Esentepe Belediye Başkanı Ceyhun Kırok eşlik etti. Uzun süredir istimlak sorunundan dolayı yapımına bir türlü başlanamayan ve vatandaşların trafikte zaman kaybetmesine sebep olan yol, proje tamamlandıktan sonra çift şerit (çift gidiş-geliş) olacak.
-Üstel
Girne – Çatalköy yolunun çift şerit haline getirilme projesi çalışmalarını yerinde inceleyen Başbakan Ünal Üstel, “yine verdikleri sözü tuttukları bir güne başladıklarını” söyledi. Hükümete geldikleri gün “önceliklerinin geçmişten kalan yarım projeleri tamamlamak” olduğunu kaydettiklerini, bunu hedef olarak koyduklarını belirten Üstel, “Dün başlayan ve süratli bir şekilde devam edecek olan Girne – Çatalköy ve Dağyolu bölgesindeki çalışmalar resmen start aldı” dedi. 2025 yılının başlamasıyla birlikte bütçenin de açıldığını dile getiren Üstel, projenin bu şekilde başladığını vurguladı.
14 yıldan beridir istimlak ve altyapı sorunları gerekçesiyle bu projenin bekletildiğini kaydeden Üstel, “Izdırap haline gelen bu yola nihayet noktayı koyuyoruz” dedi. Projenin başlatılıp yolun çift şerit haline getirilmesi için istimlak edilen yerlerde duvarların yıkıldığını belirten Başbakan Ünal Üstel, Çatalköy – Esentepe Belediye Başkanı Ceyhun Kırok’la da istişare ederek bu yıkılan duvarların yerine yenisini yapacaklarını açıkladı.

Ubp Büyüdükçe Büyüyor

Üstel, UBP Gazimağusa İlçe binasında gerçekleşen toplantıda Beyarmudu Belediye Başkanı Bülent Bebek’ e UBP’ye katılımından dolayı rozet taktı.

Kalabalığa hitap eden Üstel, “Aslında hep bizimle olup aramızdan hiç ayrılmayan, Bağımsız olarak önemli hizmetler veren Beyarmudu Belediye Başkanı Bülent Bebek artık resmen rozeti ile bizimledir. Herkesin de bildiği gibi Bülent Bebek, partimizle her zaman gönül bağı olmuş ve buna göre hareket etmiştir. Partimize uzun yıllardır koşulsuz şekilde hizmet vermeye devam edeceğine inandığımız Bülent Bebek’i tekrardan aramızda görmekten duyduğum mutluluğu ifade etmek isterim” dedi.

Beyarmudu Belediye Başkanı Bülent Bebek de , ” Bugün bu mutlu günde beni yanlız bırakmayıp yanımda olan herkese teşekkür ederim. UBP’ye babam 1975’den itibaren hizmet etmiş, ben de babamdan sonrada partimizin her kademesinde görev yapmış biriyim. Bilinmesini isterim ki Belediye Başkanlığı görevine başladığım günden itibaren Genel Başkanımız ve Başbakanımız Ünal Üstel ile birlikte sıkı bir istişare içerisinde bölgenin sorunlarını gidermek için ortak çalışmalar yaptık. Bugünden sonra da UBP rozeti altında bölgemize hizmetimiz devam edecektir ” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Tatar, Başman’ın hayatının anlatıldığı kitap tanıtımına katıldı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve eşi Sibel Tatar, iş insanı Mustafa Başman’ın yaşam öyküsünün anlatıldığı “Daima İleri” isimli kitabın tanıtım etkinliğine katıldı.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Tatar, etkinlikte yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türkü’nün bir değeri için düzenlenen gecede bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Mustafa Başman’ın kardeşi Salih Başman ile birlikte Mağusa’da kurduğu şirketin ardından Lefkoşa’ya taşındığını ve ülkenin diğer bölgelerinde mağazalar açtığını söyledi.

Tatar, yaptığı girişim ve yatırımlarla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin geleceğine mühür vuran Başman ailesinin ülke ekonomisine büyük katkıda bulunulduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Mustafa Başman’ın eşi merhum Mevhibe Başman’ı saygıyla anarak, Mevhibe ve Mustafa Başman Vakfı’nın yaptığı yardımların anlam ve önemine dikkat çekti ve teşekkür etti.

CUMHURBAŞKANLIĞI: BM GÜVENLİK KONSEYİ STATÜKODAN YANA OLAN TAVRINI YİNELEMİŞTİR

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) 31 Ocak 2025 tarihinde aldığı kararla sürdürülemez dediği statükonun hamisi olduğunu bir kez daha göstermiştir. Küresel krizler ve insanlık trajedilerine karşı aldığı veya alamadığı kararlarla sorgulanan uluslararası sistemin en eski bileşenlerinden olan BMGK, 61 yıldır ajandasında bir uluslararası uyuşmazlık olarak yer almakta olan Kıbrıs sorununun mevcut haliyle devamını muhafaza etmeye yönelik “teknik tekrar” tutumunu da yinelemiştir.

Bu vesileyle, Kıbrıs Türk tarafı olarak, BMGK’nın daimi ve geçici üyelerine bu hatırlatmayı yapmayı gerekli görüyoruz.Diplomasiyle yürütülecek bir müzakere sürecinin en temel kuralı, uyuşmazlığın taraflarının en azından görüşecekleri zemin üzerinde anlaşmalarının gereğidir. Bu anlaşma da ancak, sorunun taraflarının ayrı ayrı rızalarının alınmasıyla sağlanabilir. Kıbrıs Türk tarafı defaten başarısızlığa uğramış olan federal çözüm modelinden rızasını çektiğini 2021 yılında Cenevre’de düzenlenen gayri resmi zirvede BM’ye, Rum liderliğine ve ilgili diğer taraflara iletmiştir. Bu gerçekler ışığında Sayın Genel Sekreter de 6 aylık sürede görev yapacak bir Kişisel Temsilci atamış, görev süresi geçtiğimiz yıl 12 Temmuz’da dolan eski Kişisel Temsilci Sayın Holguin yeni ve resmi bir müzakere sürecine geçilebilmesi için iki taraf arasında arasında ortak zemin olmadığını tespit etmiş, bu saptama da BM Genel Sekreteri’nin 15 Ekim 2024’te yaptığı yazılı açıklamayla kayda geçirilmiştir.

Bu saptamanın önemi şudur; Kıbrıs konusuna adil ve kalıcı bir çözüm bulunmak isteniyorsa, ki taraflar müzakere yoluyla bir uzlaşıdan yana olduklarını ifade etmişlerdir, tüketilmiş değil gerçekçi bir zemine geçilmelidir. Yarım asrı aşkın bir süredir statükonun kalıcılaşmasına yol açan, başarısızlığın simgesi haline dönüşen federasyon zemininin değişmesi şarttır. Kıbrıs konusunun çözümsüz olarak devam etmesinin en bariz nedenlerinden biri taraflar arasındaki statü eşitsizliğidir. Mevcut statükoyu 4 Mart 1964 yılındaki kararıyla yaratan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Rum liderliğine, bir yanılsama içerisinde Kıbrıs Türk Halkının temel insan haklarını ihlal etmeye devam etme cesareti vermekte, aldığı bu ve benzer kararlarla aynı zamanda tüm adada yetki ve otoritesi varmış gibi haksız ve hukuksuz şekilde davranma fırsatını da tanımaktadır. 51 yıl önce belirlenen mevcut sınırlar içerisinde iki Devlet olarak yan yana yaşayan taraflar, bu gerçekliğin masaya yansımasıyla ancak kalıcı ve adil bir uzlaşıya varabilir. Kıbrıs Türk tarafı sahadaki gerçeklerin masaya yansıyacağı bir uzlaşı modeli olan egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü zeminini tam da bu nedenlerle ortaya koymuştur.

BM Genel Sekreter’in ev sahipliğinde 15 Ekim’de iki liderin gayri resmi bir akşam yemeğinde bir araya gelmeleri ertesinde Sayın Guterres’in yapmış olduğu açıklama, Kıbrıs konusunun geleceğine de ışık tutmaktadır. Sayın Gutteres açıklamasında ortak zemin konusunda iki ayrı pozisyon olduğu ve yeni ve resmi bir sürecin başlayabilmesi için taraflar arasında bir uzlaşı bulunmadığını net şekilde ortaya koymuştur. Sayın Genel Sekreter bu inkar edilemez olguyu İyİ Niyet Misyonu raporuna da yansıtmıştır. Hal böyleyken BMGK bu önemli unsura kararında yer vermeyerek gerçekleri saklama yoluna gitmiş, tüketilmiş zemin üzerine yarattığı kurguyu yansıtmaya devam etmiştir. Kıbrıs Türk tarafının rızası ve Kıbrıs Türk Halkının geleceği teknik tekrar içeren kararların tutsağı yapılamaz. Bu kararlar ancak ve ancak BMGK üyelerinin sürdürülemez dedikleri statükonun sorgulanmadan devam etmesini sağlar.

Yine 15 Ekim 2024’te uzlaşıldığı üzere Sayın Cumhurbaşkanımız 20 Ocak tarihinde Rum liderle yeni kapıların açılması tek gündemiyle bir araya gelmiş ve Kıbrıs Türk tarafının yapıcı önerilerini Rum lidere aktarmıştır. Orada karşılaşılan tablo şu an için yapıcı olmaktan uzaktır. Rum liderin güneyden güneye transit koridor talepleri yeni geçiş kapılarının açılması çalışmalarını zora soksa da Sayın Cumhurbaşkanı Akıncılar geçiş kapısının da açılmasını önererek önemli bir hamle yapmıştır. Rum liderin olmayacağını bildiği unsurlarda ısrarını devam ettirmemesi halinde bu konuda somut adımlar atılabileceği de açıktır. Eğer uluslararası toplum katkı yapmaktaki söylemlerinde samimiyse, bu konuda Rum liderliğini doğru yönde, olabilecekler yönünde adım atmaya teşvik edebilir.

BMGK, Pile’nin Kıbrıslı Türk sakinlerinin yirmi yılı aşkın bir süredir insani nedenlerden ötürü ihtiyaç duyduğu ve geriye kalan 1300 metresinin asfaltlanmasıyla tamamlanmış olacak Yiğitler Pile yolunu dahi bir al-ver meselesi olarak yansıtacak düzeye gelmiştir.

Bu durum, Kıbrıs’ın yakın tarihinde acı sonuçlarının defaten tecrübe edildiği üzere, BMGK’nın Kıbrıs Türk Halkını ilgilendiren insani konularda dahi haklının yanında duramama halinin bir tezahürüdür.

BMGK, yine kararda yer aldığı şekliyle, BM Genel Sekreteri’nin ev sahipliğinde gayri resmi genişletilmiş bir toplantının yapılacağını da memnuniyetle karşılanmaktadır. Hatırlanacağı üzere Sayın Cumhurbaşkanı bu önerisini geçtiğimiz yılın Eylül ayı sonunda Sayın Genel Sekreter’le gerçekleştirdiği ikili toplantıda yapmıştı. Önümüzdeki Mart ayı ortasında İsviçre’de Sayın Genel Sekreter’in ev sahipliğinde düzenlenmesi öngörülen genişletilmiş gayri resmi toplantıda iki Lider, İki Garantör Anavatan ve daha düşük düzeyde üçüncü Garantör ülke yer alacaktır. Kıbrıs Türk tarafı bu görüşmeye dair hazırlıklılarına yoğun şekilde devam etmektedir.

BMBG’nin KKTC’de iki kampı bulunmasına rağmen, sadece Rum liderliğinden aldığı rızayla ülkemizdeki faaliyetlerine de onay almış gibi bir yazım içeren bu kararın, BMGK’nın gerçeklerden ne kadar uzak olduğunun bir diğer örneğidir. Ülkemizdeki BMBG faaliyetlerinin bir yasal zeminle düzenlenmesi elzemdir. Buna yönelik önerimiz halihazırda BM tarafından değerlendirilmektedir. Bu süre zarfında BMBG, ülkemizdeki faaliyetlerini gösterdiğimiz iyi niyet çerçevesinde yürütecektir.

1963’ten itibaren sarih bir Rum devletine dönüşen “Kıbrıs Cumhuriyeti”ne kararda yapılan atıflar Devletimizi bağlamamaktadır. Rum liderliğinin, Kıbrıs Adası’nda 1974 tarihinde belirlenen kendi sınırları dışında fiilen veya yasal olarak otorite ve yetkisi bulunmamaktadır.

Ülke genelindeki trafik denetimlerinde 311 sürücü rapor edildi

Polis Genel Müdürlüğü’ne bağlı trafik ekipleri tarafından ülke genelinde dün gerçekleştirilen trafik denetimleri sonucu; toplam 1791 araç sürücüsü kontrol edildi.

Polisten verilen bilgiye göre, çeşitli trafik suçlarından toplam 311 sürücü rapor edilerek aleyhlerinde yasal işlem başlatılırken, 27 araç trafikten men edildi.

Rapor edilen trafik suçları ise; 118’i yasal hız sınırı üzerinde süratli araç kullanmak,  15’i alkollü içki tesiri altında araç kullanmak,  90’ı sürüş esnasında cep telefonu kullanmak,  2’si trafik ışıklarına uymamak, 3’ü emniyet kemeri takmadan araç kullanmak, 4’ü koruyucu miğfer başlıksız motosiklet kullanmak ve 79’u diğer trafik suçlarından oluşuyor.