Archives Ekim 2025

29 Ekim KKTC’de de törenlerle kutlanacak

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’i ilan etmesinin 102’nci yıl dönümü, KKTC’de de tören ve etkinliklerle kutlanıyor.

Cumhuriyet Bayramı kutlamaları, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri’nin yarın saat 13.00’da BRT’de yapacağı konuşma ve 21 pare top atışıyla başlayacak.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 102. Kuruluş Yıldönümü dolayısıyla Büyükelçi Ali Murat Başçeri ve Eşi Esin Başçeri 29 Ekim Çarşamba günü, saat 19.00’da Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği ikametgahında resepsiyon verecek.

29 Ekim Çarşamba günü KKTC’de başkent Lefkoşa başta olmak üzere tüm ilçeler ve bucaklarda törenler düzenlenecek.

– Lefkoşa

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, çarşamba günü Lefkoşa’da Atatürk Anıtı önünde yapılacak törenle kutlanacak.

Milli Günleri Kutlama Merkez Komitesi’nin açıkladığı programa göre tören, saat 09.30’da protokol sırasına göre anıta çelenklerin sunulması ile başlayacak.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesinin ardından Anıt Özel Defteri, Cumhurbaşkanı ile Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi tarafından imzalanacak.

Ayrıca başkentte, 29 Ekim kutlamaları kapsamında, saat 14.30’da Dereboyu’nda kortej yürüyüşü yapılacak.

-Gazimağusa

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Gazimağusa’da iki ayrı törenle kutlanacak.

Gazimağusa Kaymakamlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, ilk tören saat 11.30’da Zafer Anıtı önünde başlayacak. Törende, anıta çelenkler sunulması, saygı duruşu ve İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesi sonrasında, Zafer Anıtı’ndan Namık Kemal Meydanı’na kortej yürüyüşü yapılacak.

İkinci tören ise saat 11.55’te Namık Kemal Meydanı’nda Güvenlik Kuvvetleri Bandosu konseriyle başlayacak. Günün anlam ve önemini içeren konuşmalar, şiir dinletileri, halk dansları gösterileri ve konserin gerçekleştirileceği tören, denizaltı ziyareti için otobüslerle Gazimağusa Limanı’na gidilmesiyle son bulacak.

-Girne

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı töreni Girne’de Atatürk Anıtı’nda saat 14.00’de başlayacak. Girne Kaymakamlığı’ndan verilen bilgiye göre, saat 14.05 anıta çelenkler sunulacak, saygı duruşu ve İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesi sonrasında şiirler okunacak.

Girne’de saat 15.00’te ise kortej yürüyüşü yapılacak. Askeri bando, tören bölüğü, mücahit/gaziler ile öğrencilerin katılacağı yürüyüş, Ramadan Cemil Meydanı’ndan başlayıp Atatürk Anıtı önünde tamamlanacak. Yürüyüş sonunda, KTBK Bölge Bando Komutanlığı tarafından konser verilecek.

-Güzelyurt

Güzelyurt Kaymakamlığı’ndan verilen bilgiye göre, Güzelyurt’ta saat 11.30’da Atatürk Anıtı’nda yer alacak törende, çelenkler sunulacak, şehitler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunulacak ve İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekilecek.

Günün anlam ve önemini belirten konuşmalar ve şiir dinletisi ile Anıt önünde son bulacak tören sonrasında, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı Bandosu eşliğinde Güzelyurt Belediyesi Kapalı Çarşı önüne kortej yürüyüşü yapılacak.

-İskele

İskele Kaymakamlığından verilen bilgiye göre, İskele’deki tören, Atatürk Anıtı’na saat 08.45’te çelenklerin sunulmasıyla başlayacak.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesi ile devam edecek törende, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı bando konseri, günün anlam ve önemini belirten konuşmalar, şiirler ve dans gösterileri yer alacak.

Törende, bando ve protokol, öğrenciler ile Cumhuriyet yürüyüşü de gerçekleştirecek.

-Lefke

Lefke’deki Cumhuriyet Bayramı töreni,  Atatürk Anıtı önünde yer alacak. Lefke Kaymakamlığı’ndan verilen bilgiye göre, tören öncesi 09.15’te Lefke Kaymakamlık Binası önünde kortej yürüyüşü yapılacak.

Kortej sonrası 09.40 başlayacak törende, anıta çelenk sunulacak, saygı duruşu ile İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekilecek. Günün anlam ve önemini belirten konuşmalar ve şiirlerin ardından tören, bando konseriyle tamamlanacak.

-Mehmetçik

İskele Kaymakamlığı’nın açıkladığı Mehmetçik’teki tören programına göre saat 09.00’da Atatürk Anıtı’na çelenk sunulacak, saygı duruşu ve İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekilecek. Törende, günün anlam ve önemini belirten konuşmalar ve şiirler yer alacak.

-Akdoğan ve Geçitkale

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, Akdoğan ve Geçitkale’de de törenlerle kutlanacak.

Gazimağusa Kaymakamlığı’ndan verilen bilgiye göre saat 09.00’da Akdoğan Atatürk Anıtı ile Geçitkale Kasaba Meydanı’nda törenler düzenlenecek. Her iki törende de, çelenklerin sunumu, saygı duruşu ve İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesinin ardından günün anlam ve önemini belirten konuşmalar ile şiirler yer alacak.

-Gazimağusa Limanı’nda denizaltı ziyarete açılacak

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı 102. Yıl dönümü kutlama etkinlikleri çerçevesinde, Türk Donanmasının güçlü temsilcilerinden TCG Preveze Denizaltısı ve TCG Karataş Karakol Botu Gazimağusa Limanı’nda halkla buluşuyor.

Gazimağusa Kaymakamlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, TCG Preveze Denizaltısı ve TCG Karataş Karakol Botu, 29 Ekim günü 10.00-12.00 ve 14.00-16.00 saatleri arasında halkın ziyaretine açık olacak.

Küçükbaş Hayvan Başı Desteklerinin II. taksit ödemesi için ek beyan süresi verildi

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, 2025 Yılı Küçükbaş Hayvan Başı Desteklerinin II. taksit ödemesinden faydalanamayan üreticiler için 1 günlük ek beyan süresi verildiğini duyurdu.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, 2025 Yılı Küçükbaş Hayvan Başı Desteklerinin II. taksit ödemesinden faydalanamayan üreticiler için 1 günlük ek beyan süresi verildiğini duyurdu.

Bakanlık’tan yapılan açıklamada, 30 Ekim Perşembe günü, Haziran 2025 beyan döneminde Hayvan Kayıt Sistemine kayıtlı olmasına rağmen bildirimini zamanında gerçekleştiremeyen ve bu nedenle Temmuz-Aralık 2025 dönemine ait destek ödemesinden yararlanamayan küçükbaş hayvan yetiştiricileri için ek beyan açılacağı belirtildi.

Açıklamada, üreticilerin, Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği’nden temin edecekleri güncel üyelik belgeleri ile Kaza Veteriner Daireleri’nden alınacak bildirim formunu eksiksiz ve doğru şekilde doldurarak, tüm hayvanlarına ait kulak numaralarını beyan etmeleri gerektiği kaydedildi.

Kıbrıslı Rum iki sanığın davası pazartesi devam edecek

İskele Kaza Mahkemesi’nde yargılanan Kıbrıslı Rum sanıklar A.K. (E-60) ve A.K. (K-60) bugün yeniden mahkemeye çıkarıldı. Tanıkların dinlenmeye başlandığı duruşma 3 Kasım Pazartesi gününe ertelendi.

Savcılık, geçen duruşmalarda beş sanık aleyhine açılan “mülke tecavüz” ve “genel rahatsızlık” suçlamalarına ilişkin davayı geri çekmiş ve sanıklar bu suçlamalardan serbest kalmış ancak sözkonusu iki sanık hakkındaki yargılama süreci bugün devam etti.

İddia makamı, bugünkü oturumda Taşınmaz Mal Komisyonu’ndan bir yetkili, tanık olarak dinlendi. Bir sonraki duruşmada tanıkların dinlenmesine devam edilmesi bekleniyor.

Lefkoşa Askeri Mahkeme’de “Askeri yasak bölgeyi ihlal” suçlamasıyla tutuksuz yargılanan sanıkların davası ise 7 Kasım Cuma günü görüşülecek.

Mahmut İslamoğlu son yolculuğuna uğurlandı

Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olarak uzun yıllar hizmet veren, Halk bilimi alanına öncü katkıları ile tanınan, Türk Maarif Koleji (TMK) kurucularından, yazar, şair Mahmut İslamoğlu bugün İsmail Safa Camisi’nde kılınan öğle namazından sonra Lefkoşa Kabristanlığı’nda toprağa verildi.

İslamoğlu’nun cenaze törenine, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, bazı milletvekilleri, eğitimciler, ailesi ve sevenleri katıldı.

Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nda müfettişlik, Gençlik ve Kültür Dairesi Müdürlüğü, Turizm Dairesi Müdürlüğü görevlerinde bulunan 91 yaşındaki İslamoğlu, dün hayatını kaybetmişti.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu toplandı

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler başkanlığında saat 11.19’da toplandı. Toplantı, CTP Grup Başkan Vekili Erkut Şahali’nin 62. madde tahtında söz almasıyla başladı.

Genel kurulun gündeminde bugün “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gazimağusa İlahiyat Koleji Yapım Projesi Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunmasına İlişkin (Onay) Yasa Tasarısı” ve Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi’nin tasarıya ilişkin raporu bulunuyor.

Meclis’ten açıklanan gündeme göre, toplantıda, Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi (Kuruluş, Görev ve Çalışma Esasları) (Değişiklik) Yasa Tasarısı ve Belediyeler (Değişiklik) Yasa Tasarısı da görüşülecek. Sayıştay Komitesi’nin, Taşınmaz Malların Yönetimi Verimlilik, Etkinlik ve Tutumluluk (VET) Hakkında Sayıştay Denetim Raporu ve Posta Dairesi Müdürlüğü 2019 ve 2020 Mali Yılları Gelir Hesaplarına ilişkin Sayıştay Denetim Raporu da ele alınacak.

Ertuğruloğlu’ndan Erhürman’a: ”Umut tacirliği ile devlet yönetilmez’

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, AB’nin atacağı her adımın ve alacağı her kararın Kıbrıs Türkünü dışlayıcı, Rumları ise destekleyici, şımartıcı yönde olacağını söyledi. Cumhurbaşkanlığı seçim sonucunun hükümete hesap sormayı yansıttığını da söyledi.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Gökhan Altıner’in Kıbrıs Postası TV’de hazırlayıp sunduğu ‘Sabah Postası’ isimli programa konuk oldu. Ertuğruloğlu, Cumhurbaşkanı Erhürman, CTP Genel Sekreteri Şahali ve AB’yi sert bir dille eleştirdi.

”AB’NİN ATACAĞI HER ADIM RUMLARI ŞIMARTIYOR”

Ertuğruloğlu, Avrupa Parlamentosu’nun sadece Kıbrıslı Rum kayıpları için anıt yapma kararı sonrası, çok büyük bir yanlış yapıldığını vurguladı. Avrupa Birliği’nin (AB) atacağı her adımın ve alacağı her kararın Kıbrıs Türkünü dışlayıcı, Rumları ise destekleyici, şımartıcı yönde olacağını söyledi.

AB’nin Rumları üye yaptığı günden itibaren Kıbrıs Türkleri lehine hiçbir adım atmadığını kaydeden Ertuğruloğlu, “AB, devletimizin varlığını inkâr eden, devleti sabote ederek vatandaşların devlete olan bakışlarını yıpratıyor. Rum’u bilerek aldılar. Bu hatanın düzeltilmesi, KKTC devletinden vazgeçip onların üye devlet olarak aldığı sözde Kıbrıs Cumhuriyeti içerisine yamalanmamızdır. Bunu yaparsak onların hatası legalize edilmiş olacak” dedi.

KKTC’de ısrar edilmesi durumunda, AB’ye alınan Rum devletine biat edilmediği sürece AB’nin hatasında devam edeceğini belirten Ertuğruloğlu, “Hayal dünyasıyla politika yapılamaz” ifadelerini kullandı.

”UMUT TACİRLİĞİ İLE DEVLET YÖNETİLMEZ”

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ı tebrik eden Ertuğruloğlu, “Umut tacirliği ile devlet yönetilemez” uyarısında bulundu. Erhürman’ın vaatlerinin gerçekleşmeyeceğini kendisinin de bildiğini söyleyen Ertuğruloğlu, “Erhürman herkesin duymaktan mutluluk duyacağı şeyler söylüyor” dedi.

Ertuğruloğlu, güven artırıcı önlemlerle Kıbrıs sorununun çözümü sürecini birbirinden ayırmak gerektiğini belirtti.

Kıbrıslı Rum lider Nikos Hristodulidis’in egemenliği Türkiye ile konuştuğunu önceden ifade ettiğini anımsatan Ertuğruloğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Rüyalar âleminde konuşan birisi değilim. Sayın Cumhurbaşkanı Erhürman’ın söylemlerine baktığım zaman hâlâ daha Birleşik Kıbrıs saplantısı var. Erhürman, Türkiye’nin adanın bütününde garantör olduğunu söyledi. Aynı şekilde Yunanistan da bütün adada garantördür KKTC topraklarında da… Kıbrıs Türk halkı bunu benimsedi mi? Reel politikada bunlar ortaya çıkıyor. Yunanistan’ın benim devletimde garantör olmasını istemiyor. Güney Kıbrıs’taki Rum, Türkiye’nin toprakları üzerinde garantör olmasını çok mu istiyor?”

Ertuğruloğlu, “Erhürman, Kıbrıslı Türklerin adanın güneyinde de hak sahibi olduğunu söylüyor. Diğer anlamı, Kıbrıslı Rumlar da adanın güneyi ve kuzeyinde hak sahibidir. Yani Birleşik Kıbrıs denen felaket senaryosuna zemin tutan söylemlerdir bunlar” dedi.

CTP Genel Sekreteri Erkut Şahali’nin “KKTC’yi ülke diye görmek yanlıştır, ülke bütün coğrafyadır” ifadelerine işaret eden Ertuğruloğlu, Cumhurbaşkanı Erhürman’ın andını hatırlattı: “Devletin varlığını ve bağımsızlığını, yurdun ve halkın bölünmez bütünlüğünü…” diyerek “Yurt neresi, halk kimdir?” sorularını yöneltti.

”VATANDAŞ HÜKÜMETE HESAP SORDU”

Anayasa’nın 2’nci maddesinde “KKTC devleti bölünmez bir bütündür” ifadesi yer aldığını hatırlatan Ertuğruloğlu, popülizm ve halka umut tacirliği yapıldığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın federasyon ifadesini kullanmadığını, egemen eşitlik çözümünün ise çözümsüzlük olduğunu savunan Ertuğruloğlu, “Erhürman’ın izleyeceği politika nedir?” sorusunu yöneltti.

UBP’nin “dünya dili” konuştuğunu ifade eden Ertuğruloğlu, “Egemen olan konuşur. Muhalefetin, kişisel ve partisel çıkar uğruna Kıbrıs Türk halkının ve Türk ulusunun millî davasını kimsenin rezil etmeye hakkı yoktur” dedi.

Vatandaşın sandıkta kızgınlık ve hesap sorma iradesini yansıttığını belirten Ertuğruloğlu, “Vatandaş hükümete hesap sordu” dedi. Cumhurbaşkanı Erhürman’ın seçim sonrası konuşmasında UBP’lilere, YDP’lilere ve DP’lilere de teşekkür ettiğini anımsattı.

Trump’ın oğlu, gelecek yıllarda başkanlık seçimlerinde aday olabileceğinin sinyalini verdi

ABD Başkanı Donald Trump’ın oğlu Eric Trump, gelecek yıllarda başkanlık seçimlerinde aday olabileceğini belirtti.

Eric Trump, İsrail’in Kanal 13 televizyonuna verdiği röportajda, anı kitabı “Under Siege” hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Gelecekte seçimlerde başkanlığa aday olup olmayacağı sorulan oğul Trump, “Asla bilemezsiniz. Asla ve asla hiçbir şeye hayır demeyin.” ifadesini kullandı.

Oğul Trump, ileride başkanlık seçimlerinde aday olabileceği imasında bulunarak, “Sanırım istersem yapabilirim ama bakalım ne olacak.” dedi.

AB, Çin’le “yapıcı ve istikrarlı” ilişkilere büyük önem veriyor

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa, Çin’le “yapıcı ve istikrarlı” ilişkilere büyük önem verdiklerini ve Pekin’le işbirliğini güçlendirmek istediklerini belirtti.

Costa, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımla, Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’da düzenlenen 47. Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) Zirvesi marjında Çin Başbakanı Li Çiang’la görüştüğünü bildirdi.

AB’nin Çin’le “yapıcı ve istikrarlı” ilişkilere büyük önem verdiğine ve “küresel zorlukların üstesinden gelmek” için işbirliğini güçlendirmek istediklerine işaret eden Costa, “AB-Çin zirvesinin ardından ticari ve ekonomik ilişkilerimizi yeniden dengelemek için somut ilerleme kaydetmemiz gerektiğini vurguladım.” ifadesini kullandı.

Costa, Çin’in kritik hammaddelere yönelik ihracat kontrollerini sıkılaştırmasından ötürü duyduğu endişeyi Başbakan Li’ye ilettiğini aktararak, en kısa sürede “akıcı, güvenilir ve öngörülebilir” tedarik zincirlerinin yeniden kurulması için çağrıda bulundu.

AB Konseyi Başkanı, AB’nin Çin’den Rusya-Ukrayna Savaşı’nı sona erdirmede yardımcı olma beklentisini dile getirdiğini de kaydetti.

Genel Kurul bugün toplanacak

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu bugün saat 10.00’da toplanacak.

Meclisten yapılan açıklamaya göre, Ziya Öztürkler başkanlığında toplanması beklenen Genel Kurul’un özel gündeminde, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gazimağusa İlahiyat Koleji Yapım Projesi Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunmasına İlişkin (Onay) Yasa Tasarısı” ve Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi’nin tasarıya ilişkin raporu bulunuyor.

Genel Kurul’da komitelerden gelen, Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi (Kuruluş, Görev ve Çalışma Esasları) (Değişiklik) Yasa Tasarısı, Belediyeler (Değişiklik) Yasa Tasarısı da görüşülecek.

Sayıştay Komitesinin, Taşınmaz Malların Yönetimi Verimlilik, Etkinlik ve Tutumluluk (VET) Hakkında Sayıştay Denetim Raporu ve Posta Dairesi Müdürlüğü 2019 ve 2020 Mali Yılları Gelir Hesaplarına İlişkin Sayıştay Denetim Raporu da Genel Kurul’da ele alınacak.

Petrolde ABD-Çin iyimserliği

Petrol, ABD ile Çin arasındaki ticaret görüşmelerinde kaydedilen ilerleme, enerji talebine yönelik görünümü güçlendirip riskli varlıklara talebi artırırken yükseldi.

Brent petrol varil başına 66 doların üzerine çıkarken, geçtiğimiz hafta neredeyse yüzde 8’lik bir yükseliş kaydetmişti. ABD ham petrolü (WTI) ise 62 dolar civarında işlem gördü.

Üst düzey müzakereciler, çeşitli konularda uzlaşı sağlandığını belirterek, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in anlaşmayı sonuçlandırmasının önünü açtı. Liderlerin Perşembe günü bir araya gelmesi bekleniyor. Asya borsaları da haberlerin ardından yükseldi.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, CBS News’e yaptığı açıklamada Trump’ın Çin mallarına yüzde 100 gümrük vergisi tehdidinin “fiilen masadan kalktığını” söyledi.

Petrol fiyatları, geçen hafta ABD’nin Rusya’nın en büyük iki ham petrol üreticisine yaptırım uygulamasının ardından beş ayın en düşük seviyesinden toparlandı. Bu yaptırımlar, küresel arz fazlasına ilişkin endişeleri dengelemeye yardımcı oldu. Moskova’dan Hindistan ve Çin’e yapılan petrol ithalatındaki düşüş, alternatif petrol türlerine olan talebi artırarak, bu yıl OPEC+ ülkelerinin yükselen üretimi nedeniyle baskı altında kalan fiyatlara destek sağladı.

Singapur merkezli piyasa analiz şirketi Vanda Insights’ın kurucusu Vandana Hari, “ABD-Çin ticaret anlaşmasının yakın olduğuna dair umutlar, ekonomik ve petrol talebi açısından olumlu bir unsur; bu sabah Rusya kaynaklı risk priminin üzerine ekleniyor. Ancak arz fazlasının yarattığı zemin, kazançları sınırlayacaktır. Brent muhtemelen yeniden 60 doların üstlerindeki konfor bölgesine dönebilir” dedi.

Yeni haftada hava nasıl olacak?

Meteoroloji Dairesi, en yüksek hava sıcaklığının iç kesimlerde 28–31, sahillerde ise 24–27 derece dolaylarında seyredeceğini bildirdi.

Meteoroloji Dairesi’nin 25–31 Ekim tarihlerini kapsayan haftalık hava tahmin raporuna göre, bölge, periyodun ilk günü üst atmosferdeki serin ve nemli, diğer günlerde ise ılık ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak.

Hava hafta boyunca genellikle parçalı ve az bulutlu olacak.

Rüzgar ise, genellikle güney ve batı yönlerden orta kuvvette, zaman zaman kuvvetli olarak esecek.

27 Ekim 2025 Döviz Kurları

Serbest piyasada Amerikan Doları 41,99 TL, Euro 48,90 TL, İngiliz Sterlini ise 56,01 TL’den işlem görüyor.

Saat 08.00 itibarıyla Amerikan Doları’nın alış fiyatı 41,98 TL, satış fiyatı 41,99 TL.

Euro’nun alış fiyatı 48,87 TL, satış fiyatı 48,93 TL, İngiliz Sterlini ise 55,99 TL’den alınıp 56,04 TL’den satılıyor.

Hasipoğlu: “AB, Kıbrıs Türk Halkının Acısını Yok Sayarak Adaleti Zedelemiştir”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Avrupa Parlamentosu’nun Avrupa Birliği’nin 2026 bütçesine yalnızca Kıbrıslı Rum kayıplar için anıt fonu eklemesi kararına tepki gösterdi.

Bakan Hasipoğlu, söz konusu kararın “üzüntü ve öfkeyle karşılandığını” belirterek, bunun Avrupa Birliği’nin Kıbrıs konusundaki üç tarihi hatasının bir tezahürü olduğunu ifade etti.

Hasipoğlu, açıklamasında şu üç noktayı vurguladı:

Birincisi, Kıbrıs Rum halkının Annan Planı’na “hayır” demesine rağmen Birlik içine alınarak ödüllendirilmesi ve şımartılmaya devam edilmesi,
İkincisi, Kıbrıs Türk halkının Avrupa Birliği içerisinde olma iradesine karşın, doğrudan ticaret yapma gibi verilen sözlerin tutulmaması,
Üçüncüsü ise, Kıbrıs Türk halkının seçtiği vekillerin Avrupa Parlamentosu’nda temsil edilememesidir.

Hasipoğlu, kararın Rum ve Yunan vekillerin Avrupa Parlamentosu içerisinde yürüttüğü kara propagandanın bir sonucu olduğunu belirterek, bunun adalet duygusunu zedeleyen ve insanlık vicdanına sığmayan bir ayrımcılık olduğunu vurguladı.

Bakan Hasipoğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Kıbrıs Türk halkı da onlarca yıldır sevdiklerinin izini sürüyor. Ancak Avrupa Parlamentosu, bu gerçeği bilmesine rağmen tek tarafı gözeten bir tavır sergileyerek, Kıbrıs Türk halkının acısını yok saymıştır. Bu yaklaşım sadece adaletsizlik değil, aynı zamanda insani değerlerin inkârıdır.”

Hasipoğlu, Avrupa Birliği’ni yanlı tutumundan dönmeye ve Kıbrıs Türk halkına karşı yıllardır süregelen çifte standardı sonlandırmaya davet etti.
Gerçek çözümün, iki halkın da acısına ve egemenliğine eşit saygı gösterilmesiyle mümkün olabileceğini ifade etti.

Küçük: “Avrupa Parlamentosu tarihi gerçeklerden uzak, siyasi bir karar aldı”

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Girne Milletvekili Hasan Küçük, Avrupa Parlamentosu’nun yalnızca Kıbrıslı Rum kayıplara yönelik anıt yapılmasını öngören kararını eleştirdi.

Kararın Kıbrıs Türk halkının acılarını görmezden geldiğini belirten Küçük, bunun vicdana aykırı ve  ayrımcı bir yaklaşım olduğunu vurguladı.

Küçük, Avrupa Parlamentosu’nun bu tutumunun adalet ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmadığını ifade etti.

Hasan Küçük yaptığı yazılı açıklamada, Kıbrıs’ta yaşanan trajedilerin yalnızca bir kesimin değil, her iki toplumun ortak acısı olduğunu hatırlattı.

Avrupa Parlamentosu’nun bu kararıyla Kıbrıs Türk halkının yaşadığı kayıpların ve travmaların yok sayıldığını belirten Küçük, bu tür tek taraflı yaklaşımların barış ve uzlaşı çabalarına zarar verdiğini kaydetti.

Avrupa Parlamentosu’nun aldığı kararın siyasi bir tercih olduğunu ve tarihi gerçekleri çarpıttığını söyleyen Küçük, Kıbrıs Türk halkının yıllarca süren çatışmalarda büyük bedeller ödediğini, kayıplar verdiğini ve mağduriyet yaşadığını ifade etti.

Bu gerçeklerin uluslararası platformlarda görmezden gelinmesinin kabul edilemez olduğunu dile getiren Hasan Küçük, Avrupa Parlamentosu’nu tarafsızlık ilkesine dönmeye ve Kıbrıs’taki tüm kayıpları kapsayan bir anma yaklaşımı benimsemeye davet ederek, Avrupa kurumlarının adil ve kapsayıcı politikalar üretmesi gerektiğini belirtti.

UBP Girne Milletvekili Hasan Küçük, Avrupa Parlamentosu’nun kararını kınadıklarını ve bu ayrımcı tutuma karşı mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi.

Başbakanlık AB Koordinasyon Merkezi: “Kayıp şahıslar konusu siyaset üstü tutulmalı”

KKTC Başbakanlık Avrupa Birliği Koordinasyon Merkezi, Kayıp Şahıslar Komitesi’nin (KŞK) iki taraflı ve tarafsız yapısının, adada güven inşasına katkı sağlayan önemli bir mekanizma olduğunu vurgulayarak, “Kayıp şahıslar konusu siyaset üstü tutulmalıdır” dedi.

Koordinasyon Merkezi, Kıbrıs Türk tarafı olarak, insan haklarına, adalete ve kayıp yakınlarının acılarına duyarlı bir yaklaşımla komitenin çalışmalarına samimi şekilde destek vermeye devam edeceklerini, bu desteğin sürdürülebilmesi için sürecin, karşılıklı güven, eşitlik ve tarafsızlık ilkeleri çerçevesinde yürütülmesinin büyük önem taşıdığını kaydetti.

KKTC Başbakanlık Avrupa Birliği Koordinasyon Merkezi’nden yapılan yazılı açıklamada, 1963–1974 yılları arasında Kıbrıs’ta yaşanan acı olayların, her iki tarafın tarihinde derin yaralar bıraktığı ve birçok insanın akıbetinin hâlâ aydınlatılamadığını hatırlatılarak, “Kayıp şahıslar meselesi, Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum taraflarının ortak insani acısıdır” denildi.

Bu çerçevede, Kayıp Şahıslar Komitesi’nin (KŞK) iki taraflı ve tarafsız yapısının, adada güven inşasına katkı sağlayan önemli bir mekanizma olduğunu vurgulayan merkez, komitenin görevinin, kaybolan kişilerin kimliklerinin tespit edilmesi ve ailelerine gerçeğin ulaştırılması olduğunu belirtti.

Bu sürecin siyasi çıkar hesaplarından uzak, tamamen insani bir zeminde yürütülmesinin büyük önem taşıdığına işaret eden merkez, “Avrupa Parlamentosu’nda kabul edilen ve AB’nin 2026 bütçesinden KŞK çalışmalarına fon ayrılmasını öngören önerge, ne yazık ki bu insani konuyu siyasallaştırma riski taşımaktadır. Taraflardan birini öne çıkaran, diğerini dışlayan yaklaşımlar, komitenin tarafsızlığına ve adadaki güven ortamına zarar verebilir.” ifadeleri kullanıldı.

Üstel: Kayıp Şahıslar Konusunun Siyasete Alet Edilmesi Kabul Edilemezdir

Başbakan Ünal Üstel, Avrupa Parlamentosu’nun, Avrupa Birliği’nin 2026 bütçesinde yalnızca Kıbrıslı Rum kayıplara adanacak bir anıt için fon ayrılmasını öngören değişiklik önergesini kabul etmesiyle ilgili açıklama yaptı…

Başbakan Ünal Üstel’in açıklaması şöyle;

Kıbrıs’taki kayıp şahıslar meselesi insani bir konudur ve siyaset üstü ele alınmalıdır.

Bu gerçek ortadayken, Avrupa Parlamentosu’nda tek taraflı bir yaklaşımla, Avrupa Birliği 2026 bütçesinden sadece Kıbrıslı Rum kayıplara adanmış bir anıt için fon ayrılmasını içeren değişiklik önergesinin kabul edilmesi, taraflıdır ve yanlış bir adımdır.

Kayıplar konusu iki tarafın da meselesidir.

Kıbrıs Türk halkının da yüzlerce kaybı bulunmaktadır.

Ancak Avrupa Parlamentosu’nun aldığı bu karar, Kıbrıslı Türk kayıpların acısını ve varlığını görmezden gelmekte, Kıbrıs’taki insani gerçeği tek taraflı bir bakışla yok saymaktadır.

Avrupa Birliği, bugüne kadar Kıbrıs Türk halkına vermiş olduğu hiçbir sözü tutmamıştır.

Annan Planı referandumunun ardından, Kıbrıs Türk halkının ortaya koyduğu olumlu iradenin bir sonucu olarak, izolasyonların kaldırılacağı ve doğrudan ticaretin başlatılacağı yönünde verdikleri sözleri yerine getirmedikleri gibi, tek yanlı kararlarla Kıbrıs Türk halkı aleyhine adımlar atmaya devam etmektedirler.

Bu son karar da, Avrupa Birliği’nin yanlışlarının ve haksızlıklarının bir diğer emsali olarak tarihe geçecektir.

Bu girişim, Kayıp Şahıslar Komitesi’nin tarafsız yapısını zedeleyerek, yıllardır süren yapıcı çalışmalara gölge düşürmektedir.

Böylesi insani bir konunun siyasi malzeme haline getirilmesi ne ahlaken ne de vicdanen kabul edilebilir.

Hükümet olarak, bu hatalı ve taraflı karardan ivedilikle geri dönülmesi çağrısını yineliyoruz.

Bilinmelidir ki; her kim tarafından yapılıyorsa yapılsın, siyasi çıkarlar uğruna acılar üzerinden politika üretilmesine Kıbrıs Türk halkı dün olduğu gibi bugün de yarın da sessiz kalmayacaktır.”

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu yarın toplanacak

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu yarın saat 10.00’da toplanacak.

Meclisten yapılan açıklamaya göre, Ziya Öztürkler başkanlığında toplanması beklenen Genel Kurul’un özel gündeminde, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gazimağusa İlahiyat Koleji Yapım Projesi Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunmasına İlişkin (Onay) Yasa Tasarısı” ve Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi’nin tasarıya ilişkin raporu bulunuyor.

Genel Kurul’da komitelerden gelen, Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi (Kuruluş, Görev ve Çalışma Esasları) (Değişiklik) Yasa Tasarısı, Belediyeler (Değişiklik) Yasa Tasarısı da görüşülecek.

Sayıştay Komitesinin, Taşınmaz Malların Yönetimi Verimlilik, Etkinlik ve Tutumluluk (VET) Hakkında Sayıştay Denetim Raporu ve Posta Dairesi Müdürlüğü 2019 ve 2020 Mali Yılları Gelir Hesaplarına İlişkin Sayıştay Denetim Raporu da Genel Kurul’da ele alınacak.

Muratağa-Atlılar-Sandallar Şehitlerini Yaşatma Derneği’nden AP’a tepki

Muratağa-Atlılar-Sandallar Şehitlerini Yaşatma Derneği Başkanı Ahmet Aşır, sadece Kıbrıs Rumlarının acılarını merkeze alan bir anıt inşaasına yönelik Avrupa Parlamentosu kararına tepki göstererek, bu kararın tarafsızlık ilkesine ve tarihsel gerçeklere aykırı olduğunu belirtti.

Aşır yaptığı açıklamada, sadece 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’na atıfta bulunarak taraf tutulmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Aşır, Kıbrıs gerçeklerini göz ardı edilerek ve toplu katliamlara maaruz kalan Türk tarafını hiçe sayan, adaletsiz bir karar alındığını kaydetti.

Ahmet Aşır, şöyle devam etti:

“Yalnız, savunmasız Muratağa, Atlılar ve Sandallar köylerinde 15 günlük bebekten 90 yaşına varan tüm halkı yok edip, soykırım yaptılar. Yüzde 80’i çocuk olan bu soykırımı ve yıllarca Türk halkına yapılan katliamı yok sayan Avrupa Parlamentosu’nu kınıyor, gerçekleri görmeleri için KKTC’ye davet ediyorum.”

Öztürkler’den, Avrupa Parlamentosu’nun anıt kararına tepki: “Tarafsızlık ilkesine ve tarihsel gerçekliğe aykırı”

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Avrupa Parlamentosu’nun 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’na atıfla yalnızca Kıbrıslı Rumların acılarını merkeze alan bir anıt inşasına yönelik karar tasarısını kabul etmesinin tarafsızlık ilkesine ve tarihsel gerçekliğe aykırı olduğunu belirtti.

Meclis’ten verilen bilgiye göre, Öztürkler, bu kararın Kıbrıs meselesinde Rumların yaptıklarını yücelttiğini, Kıbrıslı Türklerin yaşadığı insani trajedileri ise yok saydığını ifade etti.

1974 öncesinde Kıbrıslı Türklerin yıllarca süren saldırılar, katliamlar ve sistematik ayrımcılıkla karşı karşıya kaldığını belirten Öztürkler, “EOKA terör örgütünün gerçekleştirdiği saldırılar sonucunda yüzlerce Kıbrıslı Türk hayatını kaybetmiş, binlercesi evlerinden edilmiştir. Bu tarihsel gerçekler, Avrupa Parlamentosu’nun kararında hiçbir şekilde yer bulmamış, Kıbrıs Türk halkının yaşadığı acılar görmezden gelinmiştir.” ifadelerine yer verdi.

– “Kıbrıslı Türk kayıpların ailelerine yönelik büyük bir saygısızlık”

“Kayıp Şahıslar Komitesi (CMP), iki toplumun ortak acılarını insani bir zeminde ele almak üzere kurulmuşken Avrupa Parlamentosu’nun bu kararı, Komite’nin ruhuna ve misyonuna aykırı bir şekilde yalnızca Kıbrıslı Rumların kayıplarını ön plana çıkarmaktadır.” diyen Öztürkler, bu yaklaşımın Komite’nin iki taraflı yapısını zedelediğini ve Kıbrıslı Türk kayıpların ailelerine yönelik büyük bir saygısızlık teşkil ettiğini vurguladı.

Avrupa Parlamentosu’nun 2026 Mali Yılı Taslak Bütçesi’ne bu şekilde siyasi içerikli bir hüküm eklemesinin bütçenin teknik ve tarafsız niteliğini zedeleyerek mali araçların siyasi propaganda amacıyla kullanılmasına izin verdiğini kaydeden Öztürkler, bu durumun Avrupa Birliği’nin temel değerleri olan eşitlik, adalet ve tarafsızlık ilkeleriyle açıkça çeliştiğinin altını çizdi.

– Bu hatalı adımı bir an önce geri almalarını bekliyoruz”

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak, bir kez daha ayrımcılığa uğradığımızı üzülerek gözlemliyoruz. Avrupa Parlamentosu’nun bu kararı ve bu tür tek taraflı adımları, Ada’da güven tesisini değil kutuplaşmayı derinleştirmektedir.” ifadelerini kullanan Öztürkler, Avrupa Parlamentosu’nu, Kıbrıs meselesine dair kararlarında daha adil, dengeli ve kapsayıcı bir yaklaşım benimsemeye davet etti, bu hatalı adımı bir an önce geri almalarını beklediklerini dile getirdi.

Dışişleri Bakanlığı’ndan Avrupa Parlamentosu’na tepki

Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs Rum tarafının kayıplar gibi son derece insani bir meseleyi dahi siyasi emelleri doğrultusunda istismar etmekten geri durmadığını belirterek, Avrupa Parlamentosu binasında yer alacak bir anıt için Avrupa Birliği’nin 2026 yılı bütçesinden fon ayrılmasını öngören değişiklik önergesinin kabul ettirilmesine tepki gösterdi.
Bu gibi girişimlerin Kayıp Şahıslar Komitesi’nin faaliyetlerine zarar verici nitelikte olduğunun altı çizilerek, “Başta Avrupa Parlamentosu olmak üzere Avrupa Birliği kurumlarını, Komite’nin çalışmalarına zarar verici nitelikli bu gibi girişimlerden imtina etmeye davet ederiz” denildi.
– “Bu girişim, başta kayıp yakınları olmak üzere tüm Kıbrıs Türk halkına karşı büyük bir münasebetsizlik”

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Rum tarafının kayıplar konusunu tek taraflı biçimde kullanmaya ve Kıbrıs Türk halkının yaşadığı acıları göz ardı etmeye yönelik bu girişiminin, başta kayıp yakınları olmak üzere tüm Kıbrıs Türk halkına karşı büyük bir münasebetsizlik niteliğinde olduğu vurgulandı.

Açıklamada, söz konusu bütçe kapsamında Kıbrıs Türk halkına yönelik Mali Yardım Tüzüğü çerçevesinde iki taraflı Kayıp Şahıslar Komitesi’nin (CMP) çalışmalarına doğrudan kaynak sağlandığı hatırlatılarak, “Bu gerçeği en iyi şekilde bilmesi gereken Avrupa Parlamentosu üyelerinin söz konusu girişime destek vermesi, Avrupa Birliği kurumlarının Kıbrıs meselesine yönelik tarafgir yaklaşımının yeni bir örneğini teşkil etmektedir.” denildi.

– “Böylesi bir tutum Avrupa Birliği’nin Rum tarafıyla dayanışmasını meşrulaştırmaya hizmet ediyor”

Avrupa Parlamentosu’nun 1974 Barış Harekâtı’nın sözde “kurbanlarını” anmaya yönelik bir anıta ev sahipliği yapmasının, Kıbrıs Rum tarafının tek yanlı tarih anlatısını hâkim kılarken Kıbrıs Türk halkının 1963–1974 yılları arasında maruz kaldığı zulüm ve acıların uluslararası hafızadan silinmesine hizmet ettiği belirtilen açıklamada, böylesi bir tutumun aynı zamanda Avrupa Birliği’nin Rum tarafıyla dayanışmasını meşrulaştırmaya hizmet ettiği kaydedildi.

Bakanlık açıklamasında, bu gibi girişimlerin Kayıp Şahıslar Komitesi’nin faaliyetlerine zarar verici nitelikte olduğunun altı çizilerek, “Başta Avrupa Parlamentosu olmak üzere Avrupa Birliği kurumlarını, Komite’nin çalışmalarına zarar verici nitelikli bu gibi girişimlerden imtina etmeye davet ederiz” denildi.

Açıklamada ayrıca, Kıbrıs Rum kayıpların büyük bir kısmının Yunan cuntasının 1974 darbesi sırasında kendi aralarında çıkan çatışmalarda yaşamını yitirenlerden oluştuğu, diğer yandan daha çok sivil halkın olduğu Türk kayıpların ise 1963 yılı itibarıyla yaşandığının çok iyi bilindiği ifade edildi.

Dışişleri Bakanlığı, “KKTC olarak, kayıplar gibi insancıl bir konunun tek yanlı gerçeklerle bağdaşmayan siyasi girişimlere alet edilmesine göz yummamızın asla söz konusu olmadığını kamuoyumuzun dikkatine sunarız.” ifadelerini kullandı.

Üstel: Yeni dönemin, ülkemiz ve halkımız için hayırlı gelişmelere vesile olmasını temenni ediyorum

Başbakan Ünal Üstel, and içerek görevine başlayan 6. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ı tebrik etti, görevi devreden Ersin Tatar’a teşekkür ederek, “Yeni dönemin, ülkemiz ve halkımız için hayırlı gelişmelere vesile olmasını temenni ediyorum” dedi.

Başbakan Ünal Üstel, 6. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın and içerek görevine başlamasının ardından sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.

Üstel paylaşımında, “Bugün and içerek görevine başlayan 6. Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhürman’ı tebrik ediyor, kendisine yeni görevinde başarılar diliyorum. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlığı, kurumlarımızın sürekliliği ve halkımızın iradesine duyulan saygı, demokrasimizin en güçlü teminatıdır. Yeni dönemin, ülkemiz ve halkımız için hayırlı gelişmelere vesile olmasını temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Üstel ayrıca, “Görev süresi boyunca, devlete, egemenliğimize ve halkımızın haklarına sahip çıkan 5. Cumhurbaşkanımız Sayın Ersin Tatar’a kararlı ve onurlu duruşu için halkımız adına teşekkürlerimi sunuyorum.” dedi.

Cevdet Yılmaz ve Tufan Erhürman bir araya geldi

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Anavatan ve garantör Türkiye olarak, Kıbrıs Türk halkının huzur, refah ve kalkınmasına yönelik gayretlere katkıda bulunmaya; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin her alanda güçlenmesi için yakın işbirliğimizi sürdürmeye devam edeceğiz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın Cumhuriyet Meclisi’ndeki yemin törenine ve Cumhurbaşkanlığı Yerleşkesi’ndeki devir teslim törenine katılan Cevdet Yılmaz, sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.

Yılmaz, paylaşımında, “19 Ekim’de gerçekleştirilen seçimlerle birlikte Kıbrıs Türk halkı, bir kez daha demokratik olgunluğunu ve yerleşmiş devlet geleneğini ortaya koymuştur. Bu vesileyle, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı görevini devralan Sayın Tufan Erhürman’ı tebrik ediyor, görevinde başarılar diliyorum” vurgusu da yaptı.

Cevdet Yılmaz, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

“19 Ekim’de gerçekleştirilen seçimlerle birlikte Kıbrıs Türk halkı, bir kez daha demokratik olgunluğunu ve yerleşmiş devlet geleneğini ortaya koymuştur. Bu vesileyle, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı görevini devralan Sayın Tufan Erhürman’ı tebrik ediyor, görevinde başarılar diliyorum. Görev süresi boyunca ülkesine değerli hizmetlerde bulunan 5. Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar’a teşekkür ediyor; edindiği birikim ve tecrübe ile ülkesine hizmet etmeyi sürdüreceğine inanıyorum. Anavatan ve garantör Türkiye olarak, Kıbrıs Türk halkının huzur, refah ve kalkınmasına yönelik gayretlere katkıda bulunmaya; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin her alanda güçlenmesi için yakın işbirliğimizi sürdürmeye devam edeceğiz.”

Cevdet Yılmaz: Erhürman sadece kendisine oy verenlerin değil, tüm Kıbrıs Türk halkının cumhurbaşkanıdır

Türkiye Cumhurbaşkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, katıldığı Cumhurbaşkanlığı devir teslim töreni sonrası Tufan Erhürman’ı tebrik ederek, Erhürman’ın tüm Kıbrıs Türk halkının cumhurbaşkanı olduğunu vurguladı.

Türkiye Cumhurbaşkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, yayımladığı basın açıklamasında, 19 Ekim 2025 tarihinde gerçekleşen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından Cumhurbaşkanlığı devir teslim törenine katılmaktan memnuniyet duyduğunu belirtti.

Yılmaz, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ifadelerine atıfla, seçimlerin Kıbrıs Türk halkının demokratik olgunluğunu ortaya koyduğunu ve iradesini sandığa yansıttığını ifade etti. Ayrıca Erdoğan’ın Kıbrıs Türk halkına selamlarını ilettiğini ve Erhürman’a tebrik dileklerini ilettiğini kaydetti.

Basın açıklamasında, seçimlerin KKTC’deki yerleşmiş devlet geleneğini ve güçlü demokrasiyi yansıttığına dikkat çekilirken, 19 Ekim’deki seçimlerin ülkeler ve bölge için “hayırlara vesile olması” temennisinde bulunuldu.

Yılmaz, KKTC’nin 6. Cumhurbaşkanı olarak seçilen Tufan Erhürman’ı tebrik ettiğini belirterek, Erhürman’ın sadece kendisine oy verenlerin değil, tüm Kıbrıs Türk halkının Cumhurbaşkanı olduğunu ve Türkiye ile dış politikada yakın istişare içinde olacağına dair açıklamalarının kıymetli olduğunu aktardı.

Seçimlerin demokratik olgunluk içinde geçmesini sağlayan adaylar, partiler ve kurumlar da tebrik edildi. Açıklamada ayrıca 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a ülkesine verdiği hizmetlerden ve Türkiye ile yürüttüğü işbirliğinden dolayı teşekkür edildi ve kendisine sağlık ve esenlik dilekleri iletildi.

Türkiye’nin, “tarihi, hukuki ve insani sorumlulukları çerçevesinde ve Ada’nın gerçeklerine uygun biçimde, Kıbrıs Türk halkının huzur, refah ve kalkınmasına yönelik gayretlere katkıda bulunmaya devam edeceği” vurgulandı.

Yılmaz, KKTC’nin her alanda gelişmesi için çalışmayı sürdüreceklerini, Kıbrıs Türk halkının kalkınmasına destek olmayı “tarihi bir sorumluluk, ortak bir kaderin ve milli davanın ayrılmaz bir parçası” olarak gördüklerini belirtti.

Açıklamada, Türkiye’nin bundan sonra da “milli davaya sahip çıkmaya, Kıbrıs Türkünün adalet mücadelesine destek vermeye ve KKTC’nin egemenlik haklarını ve çıkarlarını her platformda savunmaya devam edeceği” ifade edildi.

Yılmaz, Tufan Erhürman’a başarı dileklerini iletirken, kendisini en yakın zamanda Türkiye’de görmek istediklerini de belirtti.

Tatar: “Makamlar gelip geçicidir. Kalıcı olan halkımızın egemenliği ve devletimizin bağımsızlığıdır”

  1. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar,makamların gelip geçici olduğunu kalıcı olanın halkın egemenliği ve devletin bağımsızlığı olduğunu belirterek, onurlu bir görevi başarıyla tamamlamaktan dolayı gurur duyduğunu söyledi. Tatar, “KKTC’nin Cumhurbaşkanı olarak 5 yıldır büyük bir onur ile sürdürdüğüm bu şerefli görevi bugün devrediyorum. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yaşatılması ve yüceltilmesi hepimiz için tarihi bir sorumluluktur” dedi.

Onurlu bir görevi başarıyla tamamlamaktan dolayı gururlu olduğunu ifade eden Tatar, önemli olanın KKTC ve Kıbrıs Türk halkının geleceği olduğunu vurguladı.

  1. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, devir teslim töreninde yaptığı konuşmada, görevi yeni seçilen Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a devretti.

Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinde yer alan devir teslim töreninde konuşan Tatar, 19 Ekim Pazar günü yapılan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 11. Cumhurbaşkanlığı seçiminin gerçekleşmesi ile halkın iradesinin sandığa yansıdığını kaydetti.

Tufan Erhürman’ın, devletin 6. Cumhurbaşkanı olarak seçildiğini ifade eden Tatar, “Kendisini kutlar, yeni görevinde başarılar dilerim” dedi.

Tatar, 5 yıl önce KKTC’nin 5. Cumhurbaşkanı seçilmesiyle ortaya koyduğu vizyondan milim sapmayarak, Kıbrıs Türk halkının engellenen haklarının tesisi ve 1963’ten bu yana maruz kaldığı izolasyon zulmünün sona ermesi için her yerde ve her platformda büyük bir mücadele yürüttüğünü anlattı.

Bu dönemde radikal bir paradigma değişikliğine giderek, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statünün teyidi zemininde başlayacak “İki Devletli Çözüm” vizyonunu ilan ettiğini belirten Tatar, şöyle devam etti:

“Anavatan Türkiye’nin, hem Cumhurbaşkanlığı düzeyinde hem de TBMM’de alınan ortak kararla tam destek verdiği bu yeni vizyonumuzu, Nisan 2021’de BM Genel Sekreteri’nin ev sahipliğinde düzenlenen 5+1 gayrı resmi zirvesinde uluslararası düzeyde kayda geçirdim. Yeni ve resmi müzakerelere başlamak için ortak zemin olmadığını BM Genel Sekreteri de 15 Ekim 2024 tarihinde kayda geçirmiştir.

Kıbrıs konusunda yürütülen müzakereler tarihinde bu vizyon, içerdiği eksen değişikliği ile yeni bir milat olmuştur. Bu tarihten sonra, Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye Cumhuriyeti ‘federasyon’ modelinden rızasını çekmiş ve bunca yıldır ortak zemin teşkil eden ‘federasyon’ bir Rum pozisyonuna dönüşmüştür.

İki taraf arasında ortak zemin olmadığı bu dönemde, adada diyalog temelli ve her alana yayılabilecek yeni bir çoklu iş birliğinin kurulabilmesi için de büyük gayret sarfettim.

İlki 2022 yılında 6 öneri olmak üzere, Rum tarafını iki halkın da faydasına olacak konularda iş birliği yapmaya davet ettim.

Ada etrafındaki hidrokarbonlar, güneş enerjisinden etkin faydalanma, Türkiye üzerinden AB elektrik enterkonnekte sistemine bağlanma, adanın tatlı su kaynaklarını birlikte yönetme, düzensiz göç ve adanın mayınlardan arındırılmasına yönelik önerilerimizi yazılı olarak ilettim. Bununla da kalmadım. Yeni Rum lider seçilir seçilmez olası bir deprem konusunda iş birliği yapılması ve yeni sınır kapısı açılması önerimizi de paylaştım. Teknik düzeydeki görüşmeler yoğun şekilde neredeyse her hafta devam etmiştir.

Nihayetinde iki 5+1 gayri resmî zirve daha yapılmış ve toplamda güven inşasına yönelik on iş birliği unsuru üzerinde anlaşılmıştır. Rum tarafı ne yazık ki Halkımızı eşiti olarak görmediğinden bu hususlarda arzu ettiğimiz ilerlemeler sağlanamamıştır.”

Ersin Tatar, bu dönem içerisinde teknik komite çalışmalarına da büyük önem verdiğini, pandemi sürecinin son safhası başladığı görevine Rum tarafıyla yaşadığı aşılar konusundaki sıkıntıları da aşmayı başardığını ifade etti.

Tek yanlı olarak kapatılan sınır kapılarının tümünün yeniden işler hale getirilmesi konusunda ve iki tarafta 5G altyapısı yatırımlarına imkân verecek bir uzlaşıya da imkân sağladığını anlatan Tatar, mevcut ve muhtemel süreçlere kadınların etkin ve anlamlı katılımını sağlayacak bir eylem planı üzerinde de anlaşmaya varıldığını kaydetti.

Sayısı 12 olan teknik komiteleri 13’e çıkartarak, Gençlik Teknik Komitesi’ni de kurduklarını işaret eden Tatar, bu komitede iki taraftan 16’şar gencinin kadın erkek oranı aynı olacak şekilde gönüllülük esasında görevlerini sürdürdüklerini belirtti.

Kültürel Miras Teknik Komitesinin ise dini yerlerin yanı sıra iklim koşullarından zarar gören Lefkoşa surlarının tamirini de gerçekleştirdiğini, ayrıca halihazırda tarihi ve manevi öneme haiz mezarlıkların restorasyon çalışmalarını üstlenen komitenin de faaliyetlerine devam ettiğini belirten Tatar, şöyle devam etti:

“Başta suç ve suça ilişkin konularda, iklim değişikliği ve çevre konularında, sağlıkta, cinsiyet eşitliği farkındalığında, insancıl işlerde, kriz hallerinde, geçiş kapıları hususunda, kültür, ekonomi ve ticari konularda, yayıncılık ve eğitim konularına ilişkin teknik komitelerimizde herhangi bir karşılık beklemeden yine gönüllülük esasında görev alan tüm üyelerimize teşekkür ediyorum.”

-“Görev dönemim boyunca en gurur duyduğum anlardan biri”

  1. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, görev dönemi boyunca halkı ve devleti adına en gurur duyduğu anlardan birinin; Türk Devletler Teşkilatı’na oy birliği ile gözlemci üyeliğe kabul edilişleri olduğunu vurguladı.

Çin’den Avrupa’ya kadar uzanan çok geniş bir coğrafyada, 180 milyonluk büyük Türk ailesini temsil eden bu önemli uluslararası örgüte katılımlarının, devlete yeni bir statü kazandırdığını belirten Tatar, şöyle devam etti:

“Bu üyelikle birlikte Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hem devlet kurumları hem de sivil toplum örgütleri açısından TDT ülkeleriyle daha önce benzeri olmayan yeni ilişki ağları kurarken farklı düzeylerde çok çeşitli etkinliklere de katılım sağlanmıştır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kendi bölgesinde, Doğu Akdeniz’de, Türk Devletler Teşkilatı’nın hak ve çıkarlarını her zaman savunmaya ve korumaya devam edecek, büyük Türk ailesinin serhat bekçisi olarak, bu bölgede başı dik ve onurlu bir biçimde daima ayakta kalacaktır.”

Tatar, görev süresi boyunca temsil etmekten her zaman gurur duyduğu halkıyla dünyanın dört bir yanında bir araya geldiğini de belirterek, “Tarihte ilk kez Avustralya’ya giderek oradaki vatandaşlarımızla buluşan ilk Cumhurbaşkanı oldum. İngiltere’de vatandaşlarımızın düzenlediği pek çok etkinlikte yer aldım ve bizzat ülkemizin ve devletimizin tanıtımı için lobi çalışmaları yürüttüm” diye konuştu.

Tatar, Kıbrıs Türk halkının ayrı bir halk olduğunu ve ilelebet egemenlik temelinde yaşayacağını belirtti. Tatar, AB’ye de seslendi, “Kıbrıs Türk halkına uygulanan izolasyonlar sözlere rağmen neden artırılıyor ama Kıbrıs Türk halkı anavatanına güvenerek yoluna devam ediyor ve er veya geç hak ettiği noktaya geleceğine” vurgu yaptı.

Ersin Tatar, şöyle devam etti:

“5 yıl boyunca, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin ve kardeş Türk halkının desteğini ve güvenini daima yanımda hissettim. Birlikte geliştirdiğimiz bu kopmaz kardeşlik bağları sayesinde, sağlıktan ulaşıma, eğitimden iletişime, sudan enerjiye kadar hemen her alanda büyük altyapı yatırımlarına imza attık.

Bugün devir teslim törenine de sahne olan, yeni Cumhurbaşkanlığı, Cumhuriyet Meclisi ve Yüksek Mahkeme binalarımızın da içinde yer aldığı Cumhuriyet Yerleşkemizi de halkımızın hizmetine açtık. Yapımı bitmek üzere olan, adamızın en büyük yaşam merkezi olarak tasarlanan ve içinde yeni Milli Kütüphanemizi, camimizi, spor ve sosyal tesislerimizi de barındıran, Cumhuriyet Parkımızı yeri gelmişken ayrıca vurgulamak isterim.

Bunların gerçekleşmesinde, bütün imkanları seferber ederek devletimize ve Kıbrıs Türk halkına desteğini hiçbir zaman esirgemeyen çok kıymetli Türkiye Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve artık bizden biri olarak gördüğüm Cumhurbaşkanı Yardımcısı sayın Cevdet Yılmaz’a ve emeği geçen herkese çok teşekkür ederim.

Başta kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve engelliler olmak üzere halkımızın dezavantajlı kesimlerine yönelik çalışmaları yanında kültür ve sanat alanında ilk olma özelliği taşıyan projeleri gerçekleştiren sevgili eşim Sibel Tatar Hanımefendiye de huzurlarınızda teşekkür ediyorum.”

  1. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Türk halkının yüz yılı aşan varoluş mücadelesinin en son aşaması olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yaşatılması ve yüceltilmesinin tarihi bir sorumlulukları olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Makamlar gelip geçicidir. Kalıcı olan halkımızın egemenliği ve devletimizin bağımsızlığıdır. KKTC’nin Cumhurbaşkanı olarak 5 yıldır büyük bir onur ile sürdürdüğüm bu şerefli görevi bugün devrederek Kıbrıs Türk halkına en samimi dileklerimi iletir, hepinize yürekten teşekkür ederim. Sağ olun var olun.”

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kıbrıs Türkünün iradesi bizim için çok saygındır

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Körfez ülkeleri ziyareti dönüşünde uçakta yaptığı açıklamada, Kuzey Kıbrıs’taki Cumhurbaşkanlığı seçimlerine değindi. Erdoğan, seçimlerin önemine vurgu yaparak Kıbrıs Türk halkının iradesine saygı duyulduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Körfez ülkelerini ziyareti dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

“Katar ve Umman ile devam eden Eurofighter uçaklarının alımı konusunu ele aldık. Birçok teknik ayrıntıya sahip bu konudaki müzakereler olumlu seyrediyor.”

“(Gazze Görev Gücü) Çok katmanlı bir konu olduğu için kapsamlı müzakereler yapılıyor. Biz Gazze’ye bu konuda her türlü desteği vermeye hazırız.”

“Yaptırımlarla, silah satışlarının durdurulmasıyla İsrail, verdiği sözü tutmaya zorlanmalı. Bunun adımlarını da atıyoruz. Atmaya da devam edeceğiz.”

“Gazze, İslam dünyası için bir imtihan kağıdıdır. İnşallah bu sınavdan alnımızın akıyla geçecek ve kardeşlerimizin yanında en güçlü şekilde yerimizi alacağız.”

“Kuzey Kıbrıs’a yan bakmamız, ters bakmamız asla mümkün değil. Yapılan önemli bir seçimdir ve Kıbrıs Türkünün iradesi bizim için çok saygındır.”

“(Gazze) Yeniden inşası kolay bir iş değil. Başta Körfez ülkeleri olmak üzere, hep birlikte bu adımı inşallah atacağız.”

“CHP yönetimi, sınırlarımızın ötesindeki tehlikeleri bertaraf etmemizden neden rahatsız olduklarını çıkıp açıklamalı.”

“(Eurofighter) Bu uçakların alımıyla birlikte Hava Kuvvetlerimiz çok daha güçlü hale gelecektir.”

“Ankara, Bursa, İstanbul her an su sıkıntısını yaşıyor ve yaşamaya doğru da gidiyor ama biz halkımızı buralarda Allah’ın izniyle susuz bırakmayız.”

Genel Tarım Sigortası Fonu üreticilerden ek başvuru kabul edecek

Genel Tarım Sigortası Fonu (GTSF), 2024–25 üretim yılı için beyanda veya itirazda bulunmayan üreticilere ek başvuru imkânı sunuyor.

Genel Tarım Sigortası Fonu, 2024–25 üretim yılıyla ilgili beyanda veya itirazda bulunmayan üreticilerden ek başvuru kabul edileceğini açıkladı.

Genel Tarım Sigortası Fonu Müdürü İpek Kızılduman’ın açıklamasına göre, beyanda veya itirazda bulunmayan üreticilerden pazartesi ve salı günleri Genel Tarım Sigortası Fonu’nda ek beyan ve ek itiraz alınacak.

Öte yandan ilk kez beyanda bulunacak üreticiler 2025 yılına ait gübre faturalarını ve üretici belgelerini de ibraz edecek.

Devlet Emlak Malzeme, Orman Dairesi, Devlet Üretme Çiftlikleri ve Vakıflar İdaresinden kiralanan araziler ve kaymakamlıklar tarafından kullanım hakkı ve kira mukavelesi yapılan araziler için yapılacak beyanlar sözleşmeleriyle birlikte teslim edilecek.

İlk kez beyan edilecek parseller evraklı teslim edilmediği müddetçe beyan başvurusu kabul edilmeyecek.

Petrol haftalık kazanca yöneldi

Petrol, ABD’nin Rusya’nın büyük petrol üreticilerine yönelik yaptırımları sonrasında arz kesintisi ve alternatif türlere olan talebin artacağı beklentileriyle, Haziran’dan bu yana en büyük haftalık kazancına doğru ilerliyor.

Cuma günü Brent petrol varil başına 65 dolara gerilese de haftalık bazda hâlâ yaklaşık yüzde 7 artıda seyrediyor. ABD Ham Petrolü (WTI) ise 62 doların altına indi.

Rosneft PJSC ve Lukoil PJSC’ye uygulanan yaptırımların ardından, Rusya’nın Hindistan’a yönelik petrol sevkiyatlarının sert şekilde azalması bekleniyor. Bazı Çinli devlet rafinerileri de Rus petrolü alımlarını iptal etti. ABD’nin bu adımı, küresel arzın zaten yükseldiği bir dönemde geldi.

Rusya, Ukrayna’daki savaşı nedeniyle uygulanan yaptırımları aşma konusunda geçmişte deneyimli bir ülke olarak biliniyor. Kuveyt Petrol Bakanı, OPEC’in talep artarsa üretimi artırmaya hazır olduğunu belirtirken, fiyatların daha da yükselebileceği uyarısında bulundu.

ABD ve Avrupa Birliği’nin Rusya’nın en büyük üreticilerine yaptırım açıklamasının ardından petrol fiyatları hızla yükseldi.

Konuya yakın kaynaklara göre, Çinli büyük petrol şirketleri ABD yaptırımlarının etkisini değerlendirmeye başladı ve bazıları, özellikle ESPO türü Rus ham petrolü için spot alımlarını askıya aldı.

ABD Başkanı Donald Trump, Salı günü yaptığı açıklamada, gelecek hafta Güney Kore’de planlanan görüşme sırasında Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Çin-Rusya petrol ticaretini ele alacağını söyledi.