Archives 2025

Teknofest heyecanı KKTC’ye taşınıyor: Gençler için yeni fırsatlar

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, teknoloji ve inovasyonda öncü adımlardan biri olan Teknofest heyecanını yaşamaya hazırlanıyor.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, teknoloji ve inovasyonda öncü adımlardan biri olan Teknofest heyecanını yaşamaya hazırlanıyor. KKTC Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Mesut Genç, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği Eğitim Koordinatörü Mithat Tekçam, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Temsilcisi Dursun Koç, T3 Vakfı KKTC Ülke Sorumlusu Çağatay Özdem, Kuzey Kıbrıs Turkcell Genel Müdürü Murat Küçüközdemir ve ekibini Teknofest kapsamında ziyaret etti. Teknofest’e katılım süreçlerinin de ele alındığı toplantıda, KKTC’de gerçekleşecek olan etkinliğin ve hazırlanan yarışmaların gençlere büyük bir fırsat sunduğu konuşuldu. Gerçekleşen toplantıya ayrıca, Kuzey Kıbrıs Turkcell Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Deniz Mungan Sonuç ve Marka İletişimi Müdürü Özlem Kavaz Soykan katıldı.

Toplantıda, Teknofest’in sadece bir yarışma değil, aynı zamanda gençlerin teknolojiyle buluştuğu, fikirlerini gerçeğe dönüştürdüğü ve küresel düzeyde tanıtma imkanı bulduğu bir platform olarak öne çıktığı ve KKTC’den katılım sağlayacak ekiplerin ülkenin bilim ve teknoloji alanında uluslararası bilinirliğine katkı yapmasının beklendiği ele alındı.

Toplantı sonrasında yapılan açıklamalara göre, önümüzdeki günlerde Teknofest’e yönelik bilgilendirme toplantıları ve proje destek etkinlikleri düzenlenmesi planlanıyor. Gençlerin hayallerine ulaşması için tüm taraflar, iş birliği içinde çalışmaya devam edecek.

Ahmet Savaşan: “Sosyal Yardım Yasası Güncelleniyor”

UBP Lefkoşa Milletvekili, Cumhuriyet Meclisi İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi Üyesi Ahmet Savaşan, Sosyal Yardım Yasası’nın güncellenmesi için önemli bir adım atıldığını açıkladı.

Savaşan, 1989 yılından bu yana yürürlükte olan yasanın, sosyal devlet anlayışının temel taşlarından biri olduğunu belirterek, “Bugün, toplumsal dayanışmayı güçlendirmek ve vatandaşlarımızın sosyal haklarını daha etkin bir şekilde korumak adına bu yasayı kapsamlı bir şekilde görüşmeye başladık” dedi.

Mecliste yürütülen bu çalışmaların, yasayı modernize ederek günümüz ihtiyaçlarına uygun hale getirmeyi amaçladığını ifade eden Savaşan, bu düzenlemenin toplumsal dayanışmayı güçlendirme açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

Tatar: Doğu Akdeniz’de huzurun teminatı KKTC’dir

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, TC Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile görüşmesi sonrasında açıklamalarda bulundu.

İnsan hakları, geçiş kapıları ve çözüm önerilerine dair değerlendirmelerde bulunan Tatar, şu ifadeleri kullandı:

“Adaletsiz Sisteme Karşı Mücadele Ediyoruz”

Cumhurbaşkanı Tatar, uluslararası sistemin Kıbrıs Türk halkına yönelik adaletsiz tutumunu eleştirerek şunları söyledi:

“Kendi çıkarları söz konusu olunca insan haklarının ayaklar altına alınmasına seyirci kalan uluslararası sistemin geldiği nokta ortadadır. Bu adaletsiz ortamda Kıbrıs Türk halkının hakları için büyük bir mücadele vermekteyiz. Bu çetrefilli ama onurlu yolculuğumuzda her zaman yanımızda duran, tüm imkanlarını seferber eden Türkiye Cumhuriyeti’ne müteşekkiriz.”

“Statükolara Hayır Diyoruz”

Kıbrıs sorununda yıllardır süregelen başarısızlığın temel nedeninin “istenmeyen bir formülün dayatılması” olduğunu vurgulayan Tatar, federasyon modelinin artık bir çözüm yolu olmadığını belirtti:

“Sürekli başarısızlığın en önemli sebebi istenmeyen bir formülün dayatılması ve bunda ısrar edilmesi olmuştur. Bu durum da bizleri statükolara maruz bıraktı. Statükolara hayır diyoruz. Holguin’in raporunda da belirtildiği gibi federasyonun artık bir uzlaşı için iki tarafça kabul gören bir sistem olmadığı ortaya konmuştur.”

Haspolat Kapısı İçin Çağrı

Geçiş kapılarının kolaylaştırılması için somut bir öneri sunan Cumhurbaşkanı Tatar, Rum lideri görüşmeye davet etti:

“Rum lidere çağrı yapıyorum: 20 Ocak’ta Haspolat’a karşılık yeni kapı konusunu görüşelim. Geçiş kapılarının açılmasına yönelik çalışmalarımız olmuştur. Kolaylık için sorumluluk bilinciyle iki lider olarak buna bir çözüm üretebileceğiz. Metehan Kapısı’nın rahatlatılabilmesi için Haspolat’ta bir kapının açılması şarttır. Rum tarafı bu kapı için Yeni Erenköy’den ve Kiracıköy’den transit geçiş koşulunu ortaya koymuştur. Bunların kabul edilemeyeceğini söylemek istiyoruz. Bizim kapı teklifimize karşı başka bir kapı açılmasını istiyorsa, buyursun önersin.”

Tatar, Haspolat Kapısı’nın açılmasının ticaret, geçişler ve ilişkiler açısından büyük önem taşıdığını da vurguladı.

Mart Ayındaki Gayri Resmi Toplantıya Hazırlık

Cumhurbaşkanı Tatar, Mart ayında düzenlenmesi muhtemel gayri resmi toplantıya değinerek Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin de temsil edileceği genişletilmiş bir diyalog süreci planlandığını belirtti:

“Mart ayında muhtemel gerçekleştirilecek gayri resmi toplantıda Türkiye ve Yunanistan Dışişleri Bakanı ve İngiltere daha düşük şekilde temsil edilecek. Genişletilmiş gayri resmi toplantıya iş birliğini de dahil ederek oluşabilecek krizlerin nasıl çözülebileceğini diyalog çerçevesinde konuşmalarımızı sürdüreceğiz. Hasır altı etme siyaseti ile bir yere varılamaz.”

Tatar konuşmasını şöyle tamamladı: “Doğu Akdeniz’deki gelişmelere bağlı olacak KKTC devleti bu coğrafyada huzurun ve barışın bir teminatıdır. Sizlerle yürütmekte olduğumuz siyasetimiz ve işbirliğimizin devamı en büyük temennimdir. İleride bir anlaşma olacaksa egemen eşitlik ve uluslararası statümüzde olacaktır.”

UBP GENEL SEKRETERİ HASİPOĞLU’NDAN RUM YÖNETİMİNE TEPKİ: “SİVİL YAŞAMI TEHLİKEYE ATIYORSUNUZ”

Özel Haber

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Sekreteri ve Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in yayımladığı son altı aylık raporda yer alan çarpıcı detaylara dikkat çekerek Rum Yönetimi’ne tepki gösterdi.

Hasipoğlu, Guterres’in raporunda, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin sivil yapılar içine askeri mevziler gizleyerek, sivil ve askeri tesisler arasındaki çizgiyi “kasıtlı ve tehlikeli bir şekilde bulanıklaştırdığını” vurgulamasını, BM’nin barış vizyonunu yansıtan önemli bir diplomatik uyarı olarak nitelendirdi.

“Sivilleri Riske Atan Tehlikeli Bir Plan”

Hasipoğlu, BM Genel Sekreteri’nin bu tehlikeli adımları Lefkoşa’da bir araştırma kurumunda yaşanan olayla örneklendirdiğini ve bunun sivil yaşamı doğrudan tehdit ettiğini söyledi. “Bu durum sadece bir askeri ihlal değil, aynı zamanda vahim bir tespittir” ifadelerini kullanan Hasipoğlu, Rum Yönetimi’nin, Kıbrıs Türk halkı ile Rum halkı arasındaki güveni zedelemekten geri durmadığını ifade etti.

“Rum Yönetimi’nin Niyeti Açıkça Ortada”

Hasipoğlu, Rum Yönetimi ve lideri Nikos Hristodulidis’in adayı ateşe atan politikalarını endişeyle takip ettiklerini belirtti. NATO üyeliği taleplerinden İsrail’in Demir Kubbe savunma sistemine kadar çeşitli hamlelerin Kıbrıs’taki barış ve istikrarı baltaladığını vurgulayan Hasipoğlu, sivil yaşam alanlarına askeri unsurların yerleştirilmesinin de bu niyetin açık bir göstergesi olduğunu kaydetti.

“Anavatan Türkiye’nin Gücü Karşısında Beyhude Çabalar”

Rum tarafının silahlanma politikalarını eleştiren Hasipoğlu, “Rum Yönetimi’nin Kıbrıs Türk halkını tehdit eden bu adımları, Türkiye gibi bölgesel bir gücün yanı başında tamamen beyhude çabalardır” dedi.

Hasipoğlu, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni BM Genel Sekreteri’nin uyarılarını dikkate almaya davet ederek, Rum Yönetimi’nin bu tutumunun hem bölgesel barışı hem de adadaki çözüm çabalarını tehdit ettiğini ifade etti.

TFF’den yabancı VAR hakemi kararı

Türkiye Futbol Federasyonu, Süper Lig’in geri kalanında yabancı VAR hakemlerinin görev alacağını duyurdu.

TFF’den yapılan açıklama şöyle:

“Göreve geldiğimiz günden bu yana gerçekleştirdiğimiz kapsamlı analiz ve değerlendirmeler neticesinde, hakemlik sistemimizin profesyonelleşmesi yönündeki kritik yapısal değişikliklerin ligin ikinci yarısından itibaren hayata geçirilmesi planlanmaktadır.

Yönetim Kurulumuzca alınan kararlar doğrultusunda:

Merkez Hakem Kurulu yeniden yapılandırılmakta olup, şirketleşme sürecine uygun kurumsal bir yapı tesis edilecektir.

Süper Lig ve 1. Lig operasyonları, kulüplerimizin de paydaşı olacağı Danışma Kurulu’nun çalışma prensiplerine uygun olarak MHK Başkanı yönetiminde yürütülecektir.

Süper Lig ve 1. Lig operasyonlarında kurumsal yapılanmanın güçlendirilmesi amacıyla TFF bünyesindeki ilgili uzmanlardan profesyonel destek sağlanacaktır.

Yönetim süreçlerinin şeffaflaştırılması ve profesyonelleştirilmesi kapsamında:

– Hakem atamalarında net ve şeffaf kriterlere bağlı otomatik sistem uygulaması,

– Performans değerlendirmelerinin kulüplerle paylaşılması ve sistematik itiraz süreçleri,

– Profesyonel iletişim yönetimi devreye alınacaktır.

Alt ligler ve amatör liglerin yönetimi diğer MHK üyeleri tarafından gerçekleştirilecektir.

Geçtiğimiz haftalar itibarıyla, VAR uygulamaları üzerinden yaşanan tartışmaların futbol iklimine olumsuz etkileri olduğu gözlemlenmiştir. Bu durumun önüne geçmek, futbolumuzun marka değerini korumak ve VAR sisteminin daha etkin kullanımını sağlamak amacıyla, yönetim kurulu tarafından yapılan değerlendirme sonucunda, Süper Lig’in ikinci yarısında geçici bir süreyle yabancı VAR hakemi uygulamasına geçilmesi kararı alınmıştır. Söz konusu geçiş sürecinin, genç hakemlerimizin gelişimine ve yetkinlik kazanmasına imkan tanıyacağı değerlendirilmektedir. Bununla beraber, genç hakemlerimizin gelişimini ve yetkinliğini en üst seviyeye taşıyarak, Türk futbolunu tamamen yerli hakemlerle yönetme hedefimiz yönündeki çalışmalarımız aynı kararlılıkla sürdürülecektir. Hakemlik sistemindeki bu yapısal dönüşümün futbol iklimini olumlu yönde etkilemesi adına disiplin talimatında ve diğer talimatlarda gerekli tüm revizyonlar yapılacaktır.
Türk futbolunun kurumsal gelişimi ve marka değerinin artırılması yönünde belirlenen stratejik hedefler doğrultusunda, diğer alanlarda da planlanan değişiklikler kademeli olarak uygulamaya konulacaktır.”

Gardiyanoğlu, Asgari Ücret Görüşmeleri Hakkında Açıklamalarda Bulundu

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Haber Kıbrıs Web TV’de soruları yanıtladı. Bakan Gardiyanoğlu, asgari ücretin ne zaman açıklanacağına dair önemli bilgiler verdi. Asgari ücretin en geç 19 Ocak’a kadar belirlenmesi gerektiğini belirten Gardiyanoğlu, “Devlet hiçbir zaman asgari ücretten kaçmadı. Tüm tarafların hassasiyetlerini dengeleyerek bir çözüm bulacağız” dedi.

Bakan, asgari ücretin belirlenmesinde her iki tarafın görüşlerinin dikkate alınacağını vurgulayarak, “Amacımız oybirliği ile bir karar alınması, ancak en doğru ve en yakın çözümün bulunması gerekmektedir” şeklinde konuştu.

Çalışma Bakanı Gardiyanoğlu, yeni yapılacak yasa ile sosyal sigortaların daha güçlü hale geleceğini, 2025’in ortasından sonra sosyal sigortalı emekli maaşlarının iyileştirileceğini ve emeklinin artık boynunun bükülmeyeceğini belirtti. Gardiyanoğlu, bu konuda çalışmaların hızla devam ettiğini ifade etti.

Gardiyanoğlu,  yaptığı açıklamada 2-2.5 ay içinde devreye girecek sistem ile çalışanların gerçek maaşlarını görebileceklerini ve yatırımlarının asgari ücret üzerinden mi yoksa gerçek maaşı üzerinden mi yattığının görülebileceğini kaydetti.

 

Bursa’da eğitim uçağı pistten çıktı: Pilot yaralandı, hayati tehlikesi yok

Bursa Yenişehir Havalimanı’nda bir eğitim uçağı pistten çıktı. Olayda pilot yaralanırken konuya ilişkin Bursa Valiliği de bir açıklama yayımladı.

Fahrettin Altun: Demokratik bir Suriye’nin inşa edilmesinde elimizden geleni yapacağız

Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, “Bundan sonraki süreçte de tüm etnik, dini ve mezhebi grupların dahil olacağı demokratik, çoğulcu, huzurlu ve müreffeh bir Suriye’nin inşa edilmesinde Türkiye olarak elimizden geleni yapacağız” dedi

Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, “Türkiye Yüzyılı: İletişimin Yüzyılı” temasıyla düzenlenen “2. İletişim Şurası Hazırlık Çalıştayı”na katıldı.

Burada konuşan Altun, Türkiye’nin her alanda nitelikli temsili, Türkiye markasını daha da güçlendirme, devletin söylem birliğini tesis etme ve devlet-millet iletişimini daha da sağlıklı hale getirmek için İletişim Başkanlığının kurulduğu günden bugüne ulusal ve uluslararası düzeylerde sayısız çalışma ve projeyi hayata geçirdiğini söyledi.

Her bir başarıda Türkiye adına onur ve gurur duyduklarını, zor dönemlerde Türkiye’den, milletten ve hakikatten aldıkları güçle mücadeleyi diri tuttuklarını ifade eden Altun, “İletişim Şurası”nın ikincisinin, 22 yıl aradan sonra, nisan ayında düzenleneceği bilgisini verdi.

Altun, şura kapsamında, iletişimin her alanını kapsayan 16 çalışma grubunda 425 iletişim profesyonelinin çalışmalarını sürdüreceğini, Türkiye İletişim Modeli’ne uygun, kapsayıcı, güncel ve güçlü bir iletişim rehberi hazırlanacağını aktardı.

“KÜRESEL MEDYA DÜZENİ, HAKİKAT KRİZİNİ DERİNLEŞTİREN BAŞLICA UNSUR”

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun, kitleler, toplumlar arasında “gerçekle yanılsama” ve “hakikatle yalan” arasındaki çizginin belirsizleştiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“İçinde olduğumuz küresel medya düzeni, ne yazık ki, sözünü ettiğimiz hakikat krizini derinleştiren başlıca unsur. Küresel medya kartelleri, haber, reklam ve eğlence içeriklerini uluslararası alandaki adaletsizliği ve sömürü düzenini tahkim edecek şekilde yeniden üretiyorlar. Bu karteller sehven değil kasten küresel alandaki zulümleri meşrulaştırmaya, onları görünmez kılmaya çalışıyorlar. Gazze’deki soykırımı tüm dünyaya aktarmak için hakikat nöbeti tutan gazetecileri, Filistin’in masum çocuklarını, kadınlarını, insanlarını katleden İsrail hükümetini kasten, bile isteye suçsuz göstermeye, masum göstermeye, suçsuz göstermeye, görünmez kılmaya çalışıyorlar. Karşımızda kasti bir vicdansızlık, gayrı ahlaki bir tavır var.”

Haklının değil, güçlünün yanında duran küresel bir sistemle karşı karşıya olunduğunun altını çizen Altun, uluslararası sistemin çözüm üretemediği, karşısında biçare kaldığı birçok krize şahitlik edildiğini söyledi.

Altun, 2024’ün dünyanın birçok yerinde zulümlerin, katliamların, hak ihlallerinin, mağduriyetlerin ve adaletsizliklerin yaşandığı, dünyanın sözde güç merkezi devletlerinin, barış ve adaleti sağlamakla görevli teşkilatlarının bütün bu yaşananlara karşı sessiz kaldığı bir yıl olarak tarihe geçtiğini ifade etti.

“VERDİĞİMİZ MÜCADELE ÇOK DAHA BÜYÜK BİR ANLAM KAZANIYOR”

Özellikle Suriye’de yaşanan ihtilafta, Rusya-Ukrayna savaşında, Filistin katliamında, uluslararası kuruluşların nasıl işlevsiz kaldığının bir kez daha müşahede edildiğini belirten Altun, “Dünyanın bu ahvali içerisinde ülkemizin durduğu yer ve herkes için adalet şiarıyla verdiğimiz mücadele çok daha büyük bir anlam kazanıyor, hepimiz için bir gurur vesilesine, insanlık için bir gurur meselesine ve insanlık için umuda dönüşüyor.” dedi.

Küresel yönetim mekanizmalarının iflas bayrağını çektiği bir ortamda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğiyle Türkiye’nin üstlendiği yapıcı rol ve bölge devletlerinin istikrar arayışına sunduğu katkının, uluslararası camiada da karşılık bulduğunu vurgulayan Altun, şöyle devam etti:

“Suriye’de yaşanan son gelişmeler, Türkiye’nin insani dış politikası ile tarihin doğru tarafında yer aldığını bir kez daha göstermiştir. Derin bağlarımızın olduğu komşumuz Suriye’nin toprak bütünlüğü ve üniter yapısının korunması, bölgenin geleceğinde terör yapılanmalarına yer verilmemesi yönündeki politikamız, sahada karşılık bulmaya başladı. Bundan sonraki süreçte de tüm etnik, dini ve mezhebi grupların dahil olacağı demokratik, çoğulcu, huzurlu ve müreffeh bir Suriye’nin inşa edilmesinde Türkiye olarak elimizden geleni yapacağız.”

“FİLİSTİN DAVAMIZ İNSANLIĞIN, VİCDANIN VE ADALETİN MESELESİDİR”

Altun, Suriye ile beraber Türkiye’nin dost elini hiçbir zaman üzerinden çekmediği bir diğer kardeş halkın ise Filistin halkı olduğunu belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Filistin davamız, sadece bir coğrafyanın hikayesi değil, aynı zamanda insanlığın, vicdanın ve adaletin meselesidir. 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana Gazze’de yaşanan insanlık dramı, durmaksızın devam ediyor. Gazze’de İsrail’in uyguladığı soykırımda şimdiye dek 45 binin üzerinde insan acımasızca katledildi. Bütün bu zulüm karşısında en güçlü ses, yine Türkiye ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından yükseltildi.

Türkiye olarak, Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail’e karşı açılan soykırım davasında müdahillik bildirimini sunduk. İsrail’in Gazze’deki işgalini, Filistinli sivillere yönelik katliamlarını durdurması için girişimlerde bulunarak, dünya kamuoyunu defaatle harekete geçmeye çağırdık. Bu süreçte tüm medya kurumlarımız, TRT, Anadolu Ajansı ve özel medya kuruluşlarımız gerçekten İsrail’in Gazze’de yürüttüğü zulmü bütün dünyaya göstermek için çok büyük bir mücadele verdi ve büyük bir başarı ortaya koydu. Bir yandan İsrail’in dezenformasyonlarını ortaya koyarken, öte yandan Filistin’in mazlum insanlarının sesini bütün dünyaya duyurdu.”

Gazze ve Filistin halkına tüm imkanların kullanılarak insani yardımlarda bulunulduğunu belirten Altun, Türkiye’nin, hemen her mazlum ve mahzun coğrafyada çatışmaların çözümünde diplomasiyi aktif bir şekilde kullandığını söyledi.

Altun, Türkiye olarak dünya barışına verilen katkının bir diğer yansımasının da yakın zamanda Afrika’da görüldüğüne işaret ederek, “Etiyopya ve Somali arasındaki ihtilaf, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın lider diplomasisi ile çözüme kavuştu ve Türkiye’nin arabuluculuğunda Ankara Bildirisi ile gerçekten çok önemli bir kriz çözüme kavuşturuldu. Bu barış, aynı zamanda hak ve adalet temelli bir uluslararası siyasetin, halen mümkün olabileceğini somut bir şekilde gösterdi ve tarihe geçti.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin barışçıl ve insani diplomasisinin bir diğer önemli sonucunun da Rusya-Ukrayna savaşında, tahıl krizinde ortaya çıktığına dikkati çeken Altun, şunları aktardı:

“Dünyanın gıda krizine sürükleneceği bir dönemde Türkiye, Tahıl Koridoru’nun tesis edilmesindeki rolüyle müşfik ve aynı zamanda stratejik bir güç olduğunu bir kez daha dünyaya gösterdi. Bölgemizdeki ateş çemberine ve küresel alandaki tüm meydan okumalara rağmen, ülkemizin bu istikrarlaştırıcı rolü, şüphesiz, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde son 22 yılda ‘tam bağımsız Türkiye’ ideali ile her alanda sürdürdüğümüz millileşme, özgürleşme ve büyüme hareketinin bir sonucudur.”

Türkiye’nin, tüm insanlık için sarf ettiği adalet gayretinde ve milletin bekası için yedi düvele karşı verdiği onurlu mücadelesinde, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak tüm güçleriyle çalıştıklarını ifade eden Altun, ilk günden itibaren, iletişimi bir disiplin olarak kurumsallaştırma gayretinde olduklarını aktardı.

CİMER’E GELEN 4 MİLYON 590 BİN BAŞVURU SONUÇLANDIRILDI

İletişim Başkanlığı olarak hayata geçirdikleri uygulamalar hakkında da bilgi veren Altun, 2024 yılı içinde, CİMER’e gelen 4 milyon 590 bin başvurunun tüm kurumların desteğiyle titizlikle sonuçlandırıldığını bildirdi.

Altun, Türkiye’nin geleceği olan gençlerle farklı vesilelerle bir araya gelmeyi ve bu doğrultuda düzenledikleri “Devlet Teşvik Tanıtım Günleri”nin önemine vurgu yaparak, devletin sunduğu imkanlarla gençlerin idealleri arasında bir köprü kurduklarını ifade etti.

Uluslararası alanda sağlam ilişki ve etkileşim ağı kurmak için yoğun çaba sarf ettiklerini aktaran Altun, bugüne kadar medya ve iletişim alanında 22 ülkeyle ikili anlaşma imzaladıklarını söyledi.

Altun, kısa sürede stratejik iletişim alanında dünyanın sayılı zirvelerinden birine dönüştüğünü belirttiği STRATCOM’un ise iletişim alanındaki politika yapıcılar ve profesyonelleri bir araya getiren ve çok sayıda ülkeyle işbirliğini derinleştiren bir platform olarak öne çıktığını belirtti.

Kamu diplomasisi alanında hayata geçirdikleri “Vatandaş Diplomat” projesinin önemine vurgu yapan Altun, geniş katılımlı ve çok boyutlu sürdürdüğümüz kamu diplomasisi faaliyetlerinde, Türkiye’nin uluslararası sorunlara yönelik sunduğu çözüm önerilerini merkeze aldıklarını dile getirdi.

Altun, şunları kaydetti:

“Bu bağlamda, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Dünya beşten büyüktür’ ve ‘Daha adil bir dünya mümkün’ çağrılarının uluslararası kamuoyunda daha güçlü yankılanmasını sağlamak için Güney Afrika’dan Amerika’ya pek çok ülkede paneller serisi düzenlendik, düzenlemeye de devam ediyoruz. Nitekim şubat ayında Londra’da ‘Daha adil bir dünya mümkün’ başlığıyla yine büyük bir sempozyum düzenliyoruz. Bunların yanında Türkiye’nin çevre ve iklim değişikliği diplomasisindeki öncü rolünü ortaya koyan ve Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde sürdürülen Sıfır Atık Projesi’ni de, ‘Türkiye’nin Yeşil Kalkınma Devrimi’ ve ‘Yaşanabilir Bir Dünya için Türkiye’nin Sıfır Atık Yolculuğu’ kitaplarının eşlik ettiği bir iletişim kampanyasıyla ulusal ve uluslararası kamuoyuyla paylaştık. Dubai’de 28’incisi, Bakü’de ise 29’uncusu gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansları’nı Türkiye’nin çevreci vizyonunu ve Sıfır Atık hareketini tüm dünyaya anlatma fırsatları olarak değerlendirdik.”

İletişim Başkanlığının, önem verdiği bir diğer alanın da sorumlu oldukları medya ve basın alanı olduğuna dikkati çeken Altun, Başkanlık olarak bugüne kadar 27 bin basın kartını sahiplerine teslim ettiklerini söyledi.

Altun, medya mensuplarının haklarının iyileştirilmesinden, güncel meselelere dair ulusal ve uluslararası basın bilgilendirme toplantılarına kadar bu alanda yoğun şekilde çalışmaları sürdürdüklerine dikkati çekerek, “Önümüzdeki süreç, ‘Türkiye İletişim Modeli’ çerçevesinde uluslararasılaşmayı merkezimize aldığımız, farklı coğrafyalarda medya işbirliklerimizi daha da güçlendireceğimiz ve etki alanımızı derinleştireceğimiz bir dönem olacak. Öte yandan dezenformasyonla mücadeleyi de kritik çalışma alanlarımızdan biri olarak kurumsallaştırmaya devam edeceğiz. Keşke sistematik dezenformasyon faaliyetleri, medya ve iletişim iklimini zehirlemese ve biz de bu yönde bir çaba ortaya koymasak.” şeklinde konuştu.

“2 BİNİN ÜZERİNDE YALAN HABERİ VE KARA PROPAGANDA GİRİŞİMİNİ BERTARAF ETTİK”

Dezenformasyonla mücadeleyi kritik çalışma alanlarından biri olarak kurumsallaştırmaya devam edeceklerini vurgulayan Altun, “Dezenformasyonla Mücadele Merkezimizin yoğun çalışmalarıyla bugüne kadar, ülkemize karşı üretilen 2 binin üzerinde yalan haberi ve kara propaganda girişimini bertaraf ettik.” dedi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Yayınları tarafından bugüne kadar 10 dilde 150’ye yakın eser yayımlandığını aktaran Altun, süreli ve süresiz yayınların hem vatandaşların bilgisine sundukları bir açık kaynak, hem de gerek devlet kurumları gerekse de uluslararası muhataplar için bir politika metni mahiyeti taşıdığını ifade etti.

16 YAPAY ZEKA KATILIMCISI ÇALIŞTAYDA YER ALACAK

Siber güvenlik alt yapılarını sürekli güncellediklerini, Türkiye’nin dijital bağımsızlığını, siber egemenliğini desteklemek amacıyla yerli ve milli yazılım projelerine öncelik verdiklerini anlatan Altun, şunları kaydetti:

“Bu çerçevede bugün burada bir deneyimi de ilk kez birlikte yaşayacağımızı da belirtmek istiyorum. Başkanlığımız tarafından geliştirilen ve her çalışma grubuna özel olarak kodlanan 16 yapay zeka katılımcısı da çalıştayda yer alacak ve tematik alanlardaki istişare mekanizmalarına katkı sunacak. Bu tecrübeyi ayrıca değerlendirmemiz, gelecek çalışmalarımız için bir referans olacaktır.”

Altun, etkinlik sonunda ortaya çıkacak somut çıktıların, öneri ve değerlendirmelerin iletişim alanına çok önemli katkılar sunacağına inandığını belirterek sözlerini tamamladı.

ULUSAL BİRLİK PARTİSİ MERKEZ YÖNETİM KURULU SEÇİMİ İÇİN TARİH BELİRLENDİ

ULUSAL BİRLİK PARTİSİ MERKEZ YÖNETİM KURULU SEÇİMİ İÇİN TARİH BELİRLENDİ

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyelerinin belirlenmesi amacıyla Parti Meclisi, 11 Ocak 2025 Cumartesi günü saat 10.00’da Sarayönü Parti binasında toplanacak.

MYK ÜYELİĞİNE ADAYLIK BAŞVURULARI BAŞLADI
Merkez Yönetim Kurulu üyeliğine aday olmak isteyen Parti Meclisi üyelerinin, bağlı oldukları ilçelere veya UBP Genel Merkezi’ne en geç 10 Ocak 2025 Cuma günü saat 12.00’ye kadar başvurularını iletmeleri gerekiyor.

ADAYLIK BAŞVURULARINDA GEREKLİ BELGELER
Başvuruların kabul edilebilmesi için aşağıdaki belgelerin eksiksiz teslim edilmesi gerektiği açıklandı:
• Başvuru dilekçesi
• Özel bağış makbuzu

Süreçle ilgili detaylı bilgi almak isteyen üyelerin bağlı bulundukları ilçe merkezleriyle iletişime geçebileceği belirtildi.

KKTC’ye gelen Fidan mevkidaşı Ertuğruloğlu ile bir araya geldi

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, KKTC’ye gelen Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bir araya geldi.

Dışişleri Bakanlığı’nda yer alan görüşme saat 12.00’de başladı. Ertuğruloğlu, Fidan’ı Bakanlık önünde karşıladı.

Görüşmede ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim ve KKTC Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu da yer aldı.

İki günlük resmi ziyaret için adaya gelen Bakan Fidan, gün içinde Cumhurbaşkanı Ersin Tatar tarafından kabul edilecek ve görüşme ardından ortak basın toplantısı düzenlenecek.

Hakan Fidan ardından, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler ve Başbakan Ünal Üstel tarafından da kabul edilecek.

TC Dışişleri Bakanı Hakan Fidan KKTC’ye geldi

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, resmi ziyaretlerde bulunmak üzere bugün KKTC’ye geldi.

Fidan, iki gün sürecek resmi ziyaretleri çerçevesinde bugün ilk olarak Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nu ziyaret edecek.

Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, Fidan onuruna öğlen yemeği verecek.

Fidan öğleden sonra Cumhurbaşkanı Ersin Tatar tarafından kabul edilecek, görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlenecek.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan bugün ayrıca Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler ve Başbakan Ünal Üstel tarafından da kabul edilecek.

Fidan yarın gerçekleştireceği temasların ardından ülkeden ayrılacak.

Adana’da down sendromlu Ayşegül ailesinin desteğiyle karate şampiyonu oldu

İstanbul’da yaşayan Melahat ile Salih Mürşit Şimşek çifti, 15 yıllık çocuk hasretlerinin ardından 12 yıl önce tüp bebek tedavisi ile ilk çocuklarını kucaklarına aldı.

Ayşegül Reyyan ismini verdikleri kızarının down sendromlu doğduğunu öğrenen aile, Ayşegül’ün bakımı için Adana’ya taşındı.

Burada diğer down sendromlu çocukları olan ailelerle bir araya gelen Şimşek çifti, Ayşegül Reyyan’ın para karate derslerini sevmesi ve başarılı olması nedeniyle kızlarına bu branşta profesyonel eğitimler aldırdı.

4 BİN 65 SPORCU ARASINDAN BİRİNCİ OLDU

Para karate de birçok derece alan Ayşegül Reyyan, son olarak 34’üncü Uluslararası Boğaziçi Karate Şampiyonası’nda para karate dalında tüm engelleri aşarak 27 ülkeden 4 bin 65 sporcu arasında şampiyon oldu.

Şuanda Hümeyra Ökten Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde eğitim-öğretimini sürdüren Ayşegül Reyyan, karate idmanlarına da devam ediyor.

Ayşegül’ün şimdiki hedefiyse uluslararası müsabakalarda şampiyon olup Türk bayrağını gururla kaldırmak.

“ÇOK GÜZEL DERECELER ELDE ETTİ”

Ayşegül Reyyan’ın annesi Melahat Şimşek, “15 yıl boyunca çocuğumuz olmadı ve tüp bebek tedavisi gördük. 6. denemede Reyyan dünyaya geldi. Tek çocuğumuz oldu ve down sendromlu dünyaya geldi. Biz doğumda hastalığını öğrendik ve Reyyan için neler yapabileceğimizi araştırdık. Kızımızın daha iyi eğitim alması için Adana’ya geldik. Onu birçok spora yazdırdık, son olarak Aysun Hocamızla tanıştık ve para karateye başladık. Kızım çok güzel dereceler elde etti.” dedi.

“EVLATLARINIZA İNANIN”

Kızının engeline rağmen her zaman onun yanında olduklarını anlatan anne Şimşek, “İnsanlar evlatları engelli olmasına rağmen asla onların yanından ayrılmasınlar. İnanmak başarının kendisidir, evlatlarına inansınlar ve onlara güvensinler.” ifadelerini kullandı.

“İLK MÜSABAKASINDA AĞLAMIŞTIK”

Ayşegül Reyyan Şimşek’in babası Salih Mürşit Şimşek, “Kızımın para karatede başarılı olması bizleri çok şaşırttı. İlk müsabakamıza gittiğimizde çok duygulanmıştık, ağlamıştık. Ancak down sendromlu olmasına rağmen kata çizmeyi başardı ve 5 ayrı katayı çizdi. Bizleri her defasında Reyyan gururlandırdı. İnşallah başarıları devam edecek. Her zaman onun yanındayız. Okuldaki öğretmenleri de hep Reyyan’ın yanında, onu destekliyor.” diye konuştu.

“ÖZEL ÇOCUKLARA ÖRNEK OLDU”

Antrenör Aysun Demir ise ilk andan itibaren Reyyan ile özel ilgilendiğini ve başarılarından mutluluk duyduğunu dile getirerek şunları söyledi:

Reyyan, 6 sene önce kasları gelişsin, sosyal bir hayatı olsun, normal çocuklarla birlikte okula adapte olması amacıyla kursumuza yazıldı. Sonrasında Reyyan’da biz bu ışığı keşfettik. Para karatede kataların birçoğunu ezberledi Reyyan. Hareketleri de gün geçtikçe düzeldi. Sonra biz yarışmalara katılmaya başladık. Yaklaşık 11 derece elde etti. Son olarak 34.’sü düzenlenen Uluslararası Boğaziçi Turnuvası’nda Reyyan orada para karate dalında yarıştı ve şampiyon oldu. Ortam çok güzeldi. Reyyan herkesi duygulandırdı ve kendisi gibi özel çocuklara örnek oldu.

Naci Görür’den 4,5 büyüklüğündeki deprem sonrası açıklama: Bölge sıkışıyor!

Erzurum’un Pasinler ilçesi sabaha karşı 4,5 büyüklüğünde depremle sarsıldı. Panik yaratan depreme ilişkin açıklama yapan Prof. Dr. Naci Görür, yanal atımlı sarsıntının Karayazı Fay Zonu üzerinde gerçekleştiğini söyledi. Görür, “Doğu Anadolu sıkışıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Erzurum bu sabaha karşı depremle uyandı.

Jeolog ve Deprem Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, depremin ardından “bölgenin sıkıştığı” değerlendirmesini yaptı.

Pasinler ilçesinde saat 04.30’da meydana gelen depremin büyüklüğü 4,5 olarak açıklandı.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) sarsıntının 14,8 kilometre derinlikte gerçekleştiğini bildirdi.

Erzurum kent merkezinde de hissedilen deprem sonrası her hangi bir olumsuzluk yaşanmadı.

Ekipler sahada çalışma gerçekleştirdi.

Sarsıntıya ilişkin Prof. Dr. Naci Görür’den bir açıklama geldi.

“DOĞU ANADOLU SIKIŞIYOR”
Sosyal medya hesabında depreme ilişkin paylaşım yapan Görür, sarsıntının Karayazı Fay Zonu üzerinde gerçekleştiğini söyledi.

“Doğu Anadolu sıkışıyor.” değerlendirmesinde bulunan Görür, “6 Şubat depremlerinin bunda ekstra bir etkisi olmalı.” ifadelerini kullandı.

Soğuk havanın etkisi sürüyor!

Meteoroloji Dairesi’nin son tahminlerine göre, 7-13 Ocak tarihleri arasında bölge, periyodun ilk günleri yüksek basınç sistemi ile soğuk ve nispeten nemli, diğer günler ise alçak basınç sistemi ile soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak.

Hava, bugün ve diğer günler parçalı bulutlu veya çok bulutlu olacak.
En yüksek hava sıcaklığı genellikle iç kesimlerde ve sahillerde 17-20 derece dolaylarında seyredecek.

Rüzgar, kuzey ve doğu yönlerden hafif zaman zaman orta kuvvette esecek.

 

Petrol ABD stoklarındaki düşüşle yükseliyor

Petrol, bir endüstri raporunun ABD stoklarında bir düşüşe daha işaret etmesinin ardından yükseldi.

Brent, Salı günü yüzde 1 değer kazandıktan sonra varil başına 77 doların üzerine çıkarken, ABD ham petrolü varil başına 75 dolara yakın işlem gördü.

Amerikan Petrol Enstitüsü raporu, ABD stoklarının geçen hafta 4 milyon varil düştüğünü gösterdi; bu, Çarşamba günü hükümet verileriyle doğrulanırsa, üst üste yedinci düşüş ve üç yılın en uzun düşüş serisi olacak.

ABD’deki soğuk hava koşullarının ısıtma yakıtına olan talebi artırması ve üretim alanlarında donma riskini artırmasıyla petrol kayıpları tersine çevirerek salı günü yükseldi. Kuzey Avrupa da kar ve buz için hazırlanıyor. Vadeli işlemler, fiyatların aylarca süren bir aralıktan çıkmasının ardından teknik alımlar sonucunda 2025’e güçlü bir başlangıç ​​yaptı, ancak birçok analist yılın ilerleyen dönemlerinde bir tedarikteki fazlalık konusunda uyarmaya devam ediyor ve teknik göstergeler rallinin çok ileri gitmiş olabileceğini gösteriyor.

Singapur’daki Vanda Insights Kurucusu Vandana Hari, “ABD ve Avrupa’daki soğuk havalar ham petrolü yukarı çekiyor ve Trump yönetimi yaptırımları sıkılaştırırsa İran varillerinin kaybı konusundaki endişeler de buna destek oluyor. Yine de ham petrol aşırı alımlı görünüyor. Kâr alımına yol açabilir” dedi.

Hakan Fidan, bugün KKTC’ye gelecek

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, temaslarda bulunmak üzere bugün KKTC’ye gelecek.

Fidan’ın Kıbrıs konusundaki son gelişmelerle ilgili Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile diğer devlet ve hükümet yetkilileriyle üst düzey temaslar yapması bekleniyor. Fidan, Perşembe günü adadan ayrılacak.

Gardiyanoğlu: Asgari Ücret Saptama Komisyonu’nu önümüzdeki hafta toplantıya çağıracağım

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Asgari Ücret Saptama Komisyonu’nu önümüzdeki hafta toplantıya çağıracağını açıkladı.

İlgili bakanlar ve bakanlık bürokratları ile yarın bir toplantı yapacaklarını da söyleyen Gardiyanoğlu, “ Amacımız Asgari Ücret toplantısı öncesinde durum değerlendirmesi yapmaktır” dedi.

Bakan Gardiyanoğlu, BRT’ye yaptığı açıklamada, İhtiyat Sandığı’nın 30 yıldır devletten alacağı olan 9 milyar Türk Liralık borcun bir milyarının önümüzdeki hafta ödeneceğini de kaydederek, geriye kalan 8 milyarTürk Liralık borcun da kademe kadene ödeneceğini duyurdu.

Meclis çalışanları Öztürkler ve Özdenefe’yi ziyaret etti

Meclis Çalışanları Sendikası (MEC-SEN) Başkanı Mahmut Tabur ile yeni yönetim kurulu üyeleri Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler ile Cumhuriyet Meclisi Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe’yi ziyaret etti.

Meclis’ten yapılan açıklamaya göre, Öztürkler ve Özdenefe, huzurlu ve başarılı bir yasama yılı geçirme ve Meclis’te verimli bir çalışma ortamı oluşturulması temennisinde bulunarak, yeni yılın Meclis çalışanları için de başarılı ve mutlu geçmesini diledi.

Tabur da Öztürkler ve Özdenefe’ye görevlerinde başarı diledi.

Çavuşoğlu: “160 okula su arıtma sistemleri kuruldu”

Su depoları temizlenmeden okulların açılmadığını dile getiren Çavuşoğlu, “Çocuklar Susuz Kalmasın” projesiyle 160 okula su arıtma sistemleri kurulduğunu açıkladı. Çavuşoğlu, devletin bakanlık aracılığıyla tüm çocuklara güvenli suyu sunduğunu ve periyodik bakımlarının da yapıldığını belirtti.

Aşılarla ilgili Sağlık Bakanlığının başlattığı programlı aşı prosedürünün devam ettiğini kaydeden Çavuşoğlu, “Aşılar konusunda bir eksiklik yoktur” dedi.

Çavuşoğlu, Eylül ayında okullar açılmadan tüm depoların temizlendiğini yineleyerek, Kasım ayında herhangi bir sıkıntı olmuşsa buna müdahale edileceğini belirtti.

Bakan Oğuz: “Suçların önlenmesine yönelik çalışmalarımız var”

Meclis’te konuşma yapan İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, son zamanlarda topluma infial yaratan olaylar olduğuna işaret ederek, hükümetin bu konularda sürekli görüşme halinde olduğunu belirtti. Oğuz, Polis Teşkilatı şemsiyesinde de suçun önlenmesine yönelik çalışmalarının devam ettiğini söyledi.

Güvenin bir gereklilik olduğunu ve polisin sıkı denetimlerini sürdürdüğüne işaret eden Oğuz, “KKTC güvensizdir demek doğru değil. Birçok ülkeden insanlar burada okuyor, çalışıyor, yaşıyor.” dedi.

Ülkeye giren kişilerin nerede olduğuna, bulunduğu süre boyunca ne yaptığına ilişkin takip yapılmasında teknik bir eksiklik olduğu kabul eden ve bunun giderilmesi için çalışmalar yapıldığını kaydeden Bakan Oğuz, “Sınır kapılarına ilişkin eleştiri alıyoruz. Ancak yaklaşımımız ‘kim gelirse gelsin’ değil. Uyruğuna bakılmaksızın, mülakatlarda uygun görülmeyen kişiler geri çevriliyor.” diye konuştu.

Her gelen kişiye suçlu gözüyle bakılmasının doğru olmadığını da belirten Oğuz, suçun engellenmesinin yasadaki caydırıcılıkla sağlanabileceğini, bu ülkede suç işleyenlerin cezasını çekeceğini bilmesi gerektiğini söyledi.

Bakan Çavuş: “Son 2 yılda orman yollarının yüzde 99’unu açtık”

Meclis’te konuşma yapan Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, orman yangınlarıyla mücadelede en titiz davranılan dönemde olunduğunu, son 2 yılda orman yollarının yüzde 99’unun açıldığını kaydetti.

Geçen yılın yangına en hızlı müdahale edilen yıl olduğunu da söyleyen Çavuş, ilgili kurumlarına teşekkür etti. Bakan Çavuş, ülkede birçok noktada yangının sensörler ve İHA’larla takibinin yapıldığına da dikkat çekti.

Geçen yıl 350 bin fidan dikildiğini kaydeden Çavuş, “Fide ekiminde de maksimum seviyeye ulaşıldı. Nasıl oluyor da biz ağaç ekmedik? dedi.

Çam kese böceğiyle 5 ayaklı mücadelenin 4 ayağının yürütüldüğünü ancak ilaçlama noktasında istenilen seviyede olmadıklarını söyleyen Çavuş, bu konuda çalışmaların sürdürüldüğünü belirtti.

Yeşilköy Mezarlığı’yla ilgili kendilerine müracaat olduğunu ve bu konuda değerlendirmeler yaptıklarını belirten Çavuş, Yeşilköy’ün her arazisinde endemik bitkilere rastlanabileceğini ifade etti.

Çavuş, “Mezarlık bu bölge için bir ihtiyaç. Halkın erişebileceği en uygun bölgeyi bularak mezarlık inşasının yapılması sağlamak gerekiyor” dedi.

İklim kriziyle ilgili Tarım Bakanlığı içerisinde bir komite kurma çabası içerisinde olduklarını kaydeden Çavuş, kuraklık ve iklimle mücadelenin tüm dünya ülkelerinin mücadelesini gerektiren bir konu olduğunu belirtti.
Çavuş, “Geçen yıl narenciyeye verilen destek tarihte hiç bu kadar büyük olmamıştır.” diyerek, 2024 bütçesinde ayrılan yaklaşık 571 milyonun tarihi bir rakam olduğunu belirtti.

“Vermiş olduğumuz sözleri yerine getirdik. Geçen yıl kuruması beklenen arazilerin bu yıl ne kadar verimli olduğunu ziyaretlerimde görüyorum.” şeklinde konuşan Çavuş, rekolte ve kalitenin artması için kaliteli suyu da 24 bin dönüme çıkardıklarını açıkladı.

Narenciye rekoltesinin her yıl değişkenlik göstermesinin normal olduğunu ancak bu yıl çok düşük olacağına dair iddialara katılmadığını kaydeden Çavuş, “Geçen yıl 120 bin ton olan rekoltenin bu yol minimum 100 bin ton civarında olması öngörüm var.” dedi.

“İhracat teşvik primleri gelecek hafta açıklanacak”

Çavuş, ihracat teşvik primlerinin bitme aşamasında olduğunu, gelecek günlerde açıklanacağını kaydederek, ihracat teşvik primi rakamına göre ürün fiyatının belirlenmesini doğru bulmadıklarını, önce fiyatların oturması gerektiğini söyledi.

Bakan Çavuş primleri gelecek hafta açıklayacaklarını duyurdu.

Ziya Öztürkler: Yeni Meclis binası, milletvekillerine motivasyon olacak

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, yeni Meclis binasında daha rahat çalışma ortamı bulacak olan milletvekillerinin motivasyonlarının artacağına inandığını söyledi. Öztürkler, yeni Meclis binasının akıllı bir bina olduğunu, yapay zekadan teknolojik imkanlara kadar tüm kolaylıkların kullanılabileceğini vurguladı.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, yeni Meclis binasında daha rahat çalışma ortamı bulacak olan milletvekillerinin motivasyonlarının artacağına inandığını vurguladı. Öztürkler, binanın iyi bir kadroya ihtiyaç duyacağını, bunların bazılarının mühendislik, bilgi teknolojileri ve yapay zekâ alanında olduğunun altını çizdi.

BRT’de yayınlanan, Levent Kutay’ın sunduğu “50+1” programına konuk olan Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, kendisine sorulan soruları yanıtladı.

“YENİ MECLİS BİNASINDA TEKNOLOJİK KOLAYLIKLAR KULLANILACAK”

Ziya Öztürkler, yeni Meclis binasının akıllı bir bina olduğunu, yapay zekadan teknolojik imkanlara kadar tüm kolaylıkların kullanılabileceğini ifade etti.

Meclis Genel Kurulunda yapılacak olan oylama ve sonuçlarıyla ilgili parmak izi ve güvenlik düzeyi gibi özellikler olacağını aktaran Öztürkleri, “Kimin kabul, kimin ret, kimin çekimser oy verdiği teknolojik imkanlar sayesinde görülebilecek” dedi.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Meclisin iç tüzüğünde düzenlemeye gideceklerini belirterek, bunun için Ad-Hoc Komite kurulması yönünde girişim yapacaklarını söyledi.

2025’in ilk çeyreğine doğru Yeni Meclis binasına taşınmayı planladıklarını kaydeden Öztürkler, “Yeni bir Meclis’in üretim açısından önemli işlere imza atacaktır” ifadelerini kullandı.

“2024’TE DÜNYA GENELİNDE SAMİMİYETSİZLİK VARDI”

2024 yılına dair değerlendirmede bulunan Ziya Öztürkler, Rusya-Ukrayna savaşının yankılarının bu dönemde de devam ettiğini, buna bir de İsrail-Filistin sürecinin eklendiğini söyledi.

İsrail-Filistin olaylarında sayısız çocuk ve masum insanların öldüğüne dikkat çeken Öztürkler, “Bu olaylar yaşanırken Birleşmiş Milletler Dünya Çocuk Günü ilan ediyor, dünya liderleri ve siyasi liderler insan hakları çağrısı yapıyor fakat ekranda farklı, ekran arkasında farklı düşünceleri var” dedi.

Bu yaşanan olaylar nedeniyle 2024 yılında dünya genelinde samimiyetsizliğin hüküm sürdüğünü belirten Öztürkler, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “KKTC’yi tanıyın” çağrısı ve KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olarak katılmasının olumlu gelişmeler olduğunu vurguladı.

Kargo kutusunda bulunan goril yavrusu için 20 binin üzerinde isim önerildi

Türkiye, İstanbul Havalimanı’nda küçük bir kutunun içinde hapis halde bulunan nesli tüketmek üzere olan gorilla gorilla yavrusunu çok sevdi.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın goril yavrusuna isim bulma arayışına rekor düzeyde katılım gerçekleştirildi.

Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri, 22 Aralık 2024’te Nijerya çıkışlı ve Bangkok varışlı kafes tipi bir yükü takibe aldı.

Kutuda, nesli tükenmek üzere olan goril yavrusu ele geçirildi.

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü personeli tarafından rehabilitasyon ve bakımı yapılan yavru gorilin sağlık durumunun iyiye gittiği ve gözlem altında tutulmaya devam edildiği belirtildi.

HAYVANAT BAHÇESİNDE BAKILIYOR

İstanbul’da bir hayvanat bahçesinde muhafaza edildiği öğrenilen goril yavrusu için Tarım ve Orman Bakanlığı’nın sosyal medya hesaplarından isim arandığı duyuruldu. Bunun üzerine sosyal medyada 20 binin üzerinde isim önerisi paylaşıldı.

FİŞEK, MAHZUN, GARİP

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın sosyal medya paylaşımına yorum olarak “Fişek”, “Mahzun”, “Garip” gibi isim önerileri yapılırken, Ticaret Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da isim önerilerinde bulundu.

TİCARET BAKANLIĞI: İSMİ KİM OLSUN

Ticaret Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “İsim hakkında payımız olduğunu düşündüğümüz için Kaçak İstihbarat Müdürlüğümüzün kısa adı ‘KİM’ bizim önerimizdir.” denildi.

AİLE BAKANLIĞI: UMUT

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da koruyucu aile bakımındaki bir çocuğun konuya ilişkin mektubunu paylaştı. Paylaşımda, “Sevimli yavruya bizim de bir isim önerimiz var. Umut. Koruyucu aile bakımındaki bir evladımız diyor ki; ‘Bence ismi Umut olsun. Ben de koruyucu ailemin yanında sevgiyle büyüyerek her yeni günün umut getirdiğini düşünüyorum. Her canlının sıcak ve sevgi dolu bir yuvada büyümesi dileğiyle.’” ifadelerine yer verildi.

İSİM OYLAMAYA SUNULACAK

Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan alınan bilgilere göre; yavru goril için isim önerileri 1 hafta içerisinde tamamlanacak. Ardından, en çok önerilen isimler oylamaya sunulacak.

En çok oy alan isim önerisi, yavru gorilin adı olacak.

Türkiye Dışişleri Bakanı Fidan yarın KKTC’ye geliyor!

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, 8-9 Ocak 2025 tarihlerinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ziyaret gerçekleştireceği bildirildi.

T.C. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, Kuzey Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne 8-9 Ocak 2025 tarihlerinde çalışma ziyareti gerçekleştireceği bildirildi.

Fidan’ın, ziyaret sırasında Kıbrıs meselesinde son dönemde yaşanan gelişmeleri ve KKTC ile ikili konuları değerlendireceği aktarıldı.

Önümüzdeki aylarda, İsviçre’de Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in ev sahipliğinde KKTC ve Güney Kıbrıs liderlerinin, Anavatanların ve adadaki garantör ülke İngiltere’nin daha düşük düzeyde temsil edileceği gayrıresmi bir toplantı yapılması planlandığı aktarıldı.

Bakan Fidan’ın, Lefkoşa ziyareti vesilesiyle KKTC makamlarıyla söz konusu gayrıresmi toplantı hakkında istişarelerde bulunacağının öngürüldüğü ifade edildi.

SON DÖNEMDE YAŞANAN GELİŞMELER

Geçtiğimiz 2024 yılı, Kıbrıs meselesinde uzun bir sürenin ardından yeniden hareketlilik yaşandığı bir yıl oldu. 15 Ekim 2024’te, BM Genel Sekreteri Gutterres ev sahipliğinde, KKTC Cumhurbaşkanı Tatar ve GKRY lideri Hristodulidis’in katılımıyla gayriresmi bir akşam yemeği gerçekleştirdi.

Söz konusu gayriresmi akşam yemeğinin ardından BM Sözcülüğü tarafından yayımlanan açıklamada, BM Genel Sekreteri’nin eski Şahsi Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın çalışmalarına da atıfla, Ada’daki taraflar arasında resmi müzakerelerin başlatılması için halihazırda bir ortak zemin bulunmadığı resmi olarak kayda geçirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 77., 78. ve son olarak 2024 yılında düzenlenen 79. BM Genel Kuruluna hitaplarında, uluslararası topluma bir an önce KKTC’nin tanınması çağrısında bulundu.

T.C. Dışişleri Bakanlığı kaynakları tarafından yapılan açıklamada, “Türkiye, Anavatan ve Garantör devlet sıfatlarıyla Kıbrıs Türk halkının güvenliği, kalkınması ve refahının teminine yönelik çabalarını aralıksız sürdürmektedir.” denildi.

27-29 Nisan 2021 tarihlerinde Cenevre’de düzenlenen gayriresmi 5+BM formatındaki toplantıya işaret edilen açıklamada, “KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar başkanlığındaki Kıbrıs Türk tarafı, iki toplumlu ve iki kesimli federasyon modelinden desteğini çektiğini açıklamış ve Kıbrıs meselesinin çözümüne dair iki devletli çözüm vizyonunu ortaya koymuştur.” ifadeleri yer aldı.

Türkiye tarafından iki devletli çözüme tam destek verildiği belirtilen açıklamada;

-Yarım asırdır denenen federasyon temelli müzakere süreçlerinin bugüne kadar Ada’ya çözüm getiremediği,

-Ada’da halihazırda esasen iki ayrı devlet ve iki ayrı toplum bulunduğu, Kıbrıs meselesine Ada’nın gerçeklerine uygun, adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm bulabilmenin yolunu açacak resmi müzakerelerin başlatılabilmesi için öncelikle Kıbrıs Türklerinin özden gelen hakları olan egemen eşitliğin ve eşit uluslararası statünün uluslararası toplum tarafından tescil edilmesi gerektiği vurgulandı.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kuzey Kıbrıs Seramikçiler Derneği’nin sergi açılışına katıldı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kuzey Kıbrıs Seramikçiler Derneği’nin 16. Dernek Üyeleri Sergisinin açılışına katıldı.

 

Cumhurbaşkanlığı’ndan verilen bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Tatar sergi açılışında yaptığı konuşmada, “Devletin başı olarak, yaptığınız tüm bu çalışmalara verdiğimiz değerin ifadesi olarak burada bulunmaktayım” diyerek, yaratıcılıkları ile ülkeye hizmet eden sanatçıları selamlayıp, tebrik etti.

 

Kıbrıs Türkü’nün kendi kültürü ve sanatıyla var olduğunu, dijitalleşen dünyada dijital yayınlar aracılığıyla eserlerin dünya ile paylaşıldığını belirten Cumhurbaşkanı Tatar, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Kıbrıs Türk halkının ayrı bir halk olarak kendi kültürü, sanatı, edebiyatı, müziği, folkloru ile elde ettiği başarılarının duyurulması ve tüm dünyada tanıtılması zenginliğimizdir” dedi.

 

Cumhurbaşkanı Tatar, konuşmaların ardından sanatçılara katılım belgelerini takdim etti ve sergiyi gezdi.

Hellim Üretimi İçin Küçükbaş Hayvan Sütüne Yönelik Girişimler Başlatıldı

Hellim üretiminde kullanılan küçükbaş hayvan sütüne olan talebin artışı, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı tarafından önemli bir projeyi gündeme getirdi. 2024 yılında küçükbaş hayvan sayısında %10’luk bir artış olmasına rağmen, süt veriminde beklenen düzeye ulaşılamaması nedeniyle, damızlık değeri yüksek koyun ırklarının yurt dışından ithal edilmesine karar verildi.

Hayvancılık Kooperatifi tarafından gerçekleştirilecek ithalat, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Hayvancılık Kooperatifi ve KKTC Merkez Bankası arasında imzalanacak protokollerle desteklenecek. Bu girişimle yerel sürülerin genetik kapasitesinin artırılması, süt veriminin yükseltilmesi ve hellim üretiminin sürdürülebilir şekilde artırılması hedefleniyor.

Proje Detayları ve Başvuru Şartları
Proje kapsamında özel/tüzel kişilere faiz destekli kredi sağlanacak. Başvuru sahiplerinin KKTC vatandaşı olması, Veteriner Dairesi Hayvan Kayıt Sistemi’ne kayıtlı bir işletmeye sahip olması ve en az 50 küçükbaş anaç hayvan bulundurması gerekiyor. Ayrıca, işletmelerin hayvan refahına uygun şartlarda olması ve süt soğutma zincirine uygun altyapıya sahip olması öncelikli koşullar arasında.

Her başvuru sahibi, 20 ila 300 baş hayvan için başvuru yapabilecek. Başvurular, Bakanlık internet sitesinde yer alan formlar doldurularak Hayvancılık Dairesi’ne iletilecek. Komisyon tarafından uygun bulunan başvurular projeden yararlanabilecek.

Faiz Destekli Kredi Sağlanacak
İthal edilecek koyun ve koçlar için gereken finansman, faiz destekli kredi aracılığıyla sağlanacak. Krediden yararlanmak isteyen üreticiler, bankanın belirlediği belgelerle başvurularını tamamlayabilecek.

Hellim üretiminde sürdürülebilir artışı sağlamak ve süt kalitesini yükseltmek amacıyla atılan bu adımın, sektöre önemli katkılar sunması bekleniyor.

Erdoğan: Suriye’nin parçalanmasına rıza göstermeyiz, risk görürsek gerekli adımları atarız

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Terörün karanlık gölgesi ülkemiz siyasetinin üzerinden çekildikçe inşallah Türkiye daha sağlıklı, olgun ve özgürlükçü bir zemine kavuşacaktır” dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dünkü TC Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki Kabine Toplantısı’nın ardından millete seslendi.

“Terörsüz Türkiye” hedeflerine ulaşmanın, yakın gelecekteki en önemli önceliklerinden biri olduğunu dile getiren Erdoğan, terörün ve şiddetin hüküm sürdüğü bir iklimde demokrasinin neşvünema bulmasının, gelişmesinin, serpilmesinin, kendi ayakları üzerinde durmasının mümkün olmayacağını söyledi.

Erdoğan, “Arkasına terörü ve teröristi alarak siyaset olmaz, olamaz. Dünyanın hiçbir medeni ülkesi, buna izin vermez. Terörün karanlık gölgesi ülkemiz siyasetinin üzerinden çekildikçe inşallah Türkiye daha sağlıklı, olgun ve özgürlükçü bir zemine kavuşacaktır.” diye konuştu.

“GEREKLİ ADIMLARI SÜRATLE ATARIZ”

Suriye’de gerçekleşen epik devrimle hem bu ülkede hem de bölgede artık yeni bir dönemin başladığını söyleyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yeni Suriye yönetiminin ülkenin toprak bütünlüğü ve birliği temelinde bir Suriye inşa etmeye çalıştığını, bunda da kararlı olduğunu görüyoruz. Bizim de samimi arzumuz, beklentimiz, politikamız bu yöndedir. Suriye’nin parçalanmasına, hangi kisveyle olursa olsun üniter yapısının bozulmasına rıza göstermeyiz. Bu konuda bir risk görürsek, gerekli adımları süratle atarız. Suriye’deki ihtilafı ve DEAŞ tehdidini fırsata çevirip farklı hülyalar görenler, son gelişmeler sonrasında bölgemizin kadim gerçekleriyle yüzleşmişlerdir. Bu gerçek, bölgenin geleceğinde teröre yer olmadığıdır.

Tercihini terörden ve şiddetten yana kullananları bekleyen tek akıbet, silahlarıyla birlikte toprağa gömülmektir. Açık söylüyorum, bunun önüne hiçbir güç geçemez. Türkiye, bekasını ve güvenliğini koruma noktasında nasıl tavizsiz bir iradeye sahip olduğunu pek çok kez göstermiştir. İş o raddeye varırsa yine bir gece ansızın gelebiliriz. Allah’ın izniyle bunu yapabilecek gücümüz, kapasitemiz ve kabiliyetimiz ziyadesiyle mevcuttur. Herkes hesabını buna göre yapmalıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bilhassa sorumluluk mevkiinde olanlar, ne provokasyonlara gelmeli ne de milleti provoke edecek cümleler kurmalıdır. Terör baronları adına milleti tehdit edenlere pabuç bırakmayacağımızı burada özellikle ifade etmek istiyorum. Kimi il ve ilçelerimizde açtıkları hendeklerle kantonculuk peşinde koşanları nasıl o çukurlara gömdüysek, bugün de aynı niyeti taşıyanlar çıkarsa bunun bedelini onlara misliyle ödetiriz.” diye konuştu.

“DEVLETİMİZİN DEMİR YUMRUĞUNU KULLANMAKTAN ÇEKİNMEYİZ”

Bölücü örgüt ve Suriye’deki uzantıları için çemberin daraldığına dikkati çeken Erdoğan, “Dün ve önceki gün de söyledim, biz, iktidar ve ittifak olarak ‘terörsüz Türkiye’ hedefimizi öyle veya böyle ama mutlaka gerçekleştireceğiz. Bu konudaki hüsnüniyetimizi ve güçlü irademizi kamuoyumuzla paylaştık. Elbette biz bunun suhulet ve sükunetle olmasını temenni ederiz. Ama bu yol tıkanır veya dinamitlenirse, işte o zaman devletimizin kadife eldivene sarılı demir yumruğunu kullanmaktan da çekinmeyiz. Sonuçta kardeşliğin kazanacağına, birliğin, beraberliğin ve huzurun kazanacağına yürekten inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, bugünkü kabine toplantısında, Aile ve Sosyal Hizmetler, Ticaret ve Ulaştırma ve Altyapı bakanlarının sunumlarını dinlediklerini söyledi.

“Güçlü toplum, ancak güçlü ailelerle mümkündür.” ifadesini kullanan Erdoğan, bu konuda ciddi meydan okumalarla karşı karşıya olduklarına dikkati çekti.

“2025 SENESİNİ AİLE YILI İLAN ETMEYİ KARARLAŞTIRDIK”

Erdoğan, küresel şer odaklarının teşvik ettiği cinsiyetsizleştirme politikalarının herkesin malumu olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“LGBT meselesi, bugün ailenin varlığına yönelik en ciddi tehditlerin başında gelmektedir. 2023 yılında ülkemizdeki doğurganlık hızı 1,51 seviyesine gerilemiştir. Açıkça ifade etmek gerekirse bu durum, alarm vericidir, Türkiye açısından varoluşsal bir tehdittir. Her fırsatta yaptığımız ‘en az 3 çocuk’ çağrısının ne kadar önemli olduğunu böylece tekrar görmüş oluyoruz. Toplumun tüm kesimlerinde bir farkındalık oluşturmak amacıyla 2025 senesini Aile Yılı ilan etmeyi kararlaştırdık. Yıl boyunca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız koordinasyonunda aile yapımızın korunması, güçlendirilmesi ve gelecek nesillere sağlam bir miras olarak aktarılması için kapsamlı çalışmalar yürüteceğiz.”