Reklam

Oğuz: Türk Telekom kişi değil, Türkiye’nin bir kurumudur

Reklam
Manşet
Reklam

KIBRIS TV’de yayınlanan “Kıbrıs’ta Gündem” programına konuk olan İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Eda Alisinanoğlu’nun sorularını yanıtladı. Meclis’te “fiber optik altyapı projesine ilişkin protokol yasası” görüşmeleri sırasında yaşanan sert tartışmaları değerlendiren Oğuz, hem Meclis’teki üslup tartışmalarına hem de “ek protokol” ihtiyacına dikkat çekti.

“Vatandaş izliyor; verilen mesajın iyi olması gerekir”

Meclis’teki gerilim ve tartışmaların kamuoyunda geniş yankı bulduğunu vurgulayan Oğuz, Meclis’i “ayna” olarak nitelendirdi. Oğuz, Meclis kürsüsünden verilen mesajların vatandaş tarafından yakından takip edildiğini, söylem ve davranışların topluma örnek teşkil ettiğini belirterek, parti ayrımı gözetmeksizin tüm milletvekillerinin Meclis içtüzüğü ve kurallara riayet etmesi gerektiğini söyledi.

Oğuz, toplumda zaman zaman “Meclis’te bağırıp çağırıp sonra normal hayata dönülmesi” gibi görüntülere dönük eleştirilerin de oluştuğuna işaret ederek, siyaset kurumunun güvenilirliği açısından “çerçevenin dışına çıkmama” uyarısında bulundu. Meclis’in açılışının gecikmesi, oturum yönetimi ve tartışmaların seyrine ilişkin değerlendirmelerinde de Oğuz, “vatandaşa verilen mesaj”ın önemine vurgu yaptı.

Meclis’te “fiber protokol” gerilimi: “Ek protokole ihtiyaç kesin”

Programın ana gündem maddelerinden biri, Meclis’te ele alınan fiber optik altyapı protokolü yasa tasarısı oldu. Oğuz, protokol görüşmeleri sürerken yaşanan tartışmaların bir boyutunun da “ek protokol ihtiyacı” tartışması olduğunu ifade etti.

Oğuz, hükümetin ve ilgili tarafların daha önce de “ek protokole ihtiyaç olduğu” yönünde görüş belirttiğini; bu kapsamda görüşmelerin devam ettiğini söyledi. Türk Telekom yetkilileriyle toplantılar yapıldığını, sürecin sürdüğünü kaydeden Oğuz, “Ek protokol şart” ifadesini kullandı.

Bakan Oğuz, Meclis’te yasaların tartışılmasının doğal olduğunu, muhalefetin de istemediği düzenlemelerde süreci uzatabildiğini; ancak tartışmaların “organize biçimde Meclis’in çalıştırılmaması” gibi bir noktaya evrilmesinin, vatandaş nezdinde “dün öyleydiniz bugün böyle” algısı doğurabildiğini savundu.

Fiber altyapı ve günlük hayata etkisi: “Bilişim çağında bu hizmeti hak ediyoruz”

Fiber altyapı tartışmasını, yalnızca teknik bir konu değil “ülkenin geleceği” açısından stratejik bir başlık olarak gördüğünü dile getiren Oğuz, internetin artık elektrik ve telefon gibi temel bir ihtiyaç haline geldiğini belirtti. Oğuz, günlük yaşamın dijitalleştiğine, internet kesintisinin dahi bireyleri psikolojik olarak etkilediğine dikkat çekerek, “Bilişim çağında hizmetin üst kalitede olması” gerektiğini vurguladı.

Oğuz’un değerlendirmesine göre, yapılacak altyapı hamlesi yalnızca daha hızlı internet anlamına gelmiyor; aynı zamanda teknoloji, bilimsel gelişme, rekabetçilik ve ekonomik kazanım başlıklarını da tetikleyebilecek bir zemin oluşturuyor. Oğuz, bu çerçevede “ülke insanının hak ettiği hizmeti alması gerektiğini” söyledi.

“10 yıllık işi 1-2 yıla çekmek ülkeye 8 yıl kazandırır”

Oğuz, mevcut imkânlarla altyapı geliştirme sürecinin uzun yıllara yayılabildiğini, ancak yeni bir yatırımla sürenin ciddi şekilde kısalabileceğini savundu. Konuyu bir örnek üzerinden anlatan Oğuz, “10 yıllık hizmeti 1-2 yıla çekmek… ülkeye 8 yıl kazandırır” dedi; bu kazanımın da ülkeyi “başka evrelere, başka gelişmelere” taşıyacağını ifade etti.

Bakan Oğuz, bu yaklaşımı “bağımlılık” tartışmalarının ötesinde, “alternatif yaratma” ve “ülkeye yatırım çekme” arayışı olarak değerlendirdi. “Formül geldiğinde istemeyiz” yaklaşımının ülkeye kazandırmayacağını savunan Oğuz, yönetenlerin “halkın ihtiyaç duyduğu gereksinimi sağlamak zorunda olduğunu” dile getirdi.

“Telekomünikasyon Dairesi stratejik kurum; yetki devri söz konusu değil”

Fiber protokolüne ilişkin eleştirilerin önemli bir kısmının, “yetki devri” endişesi üzerinden şekillendiğine dikkat çeken Oğuz, bu noktada net bir ifade kullandı: Telekomünikasyon Dairesi’nin yetkisinin alınması ya da devredilmesi söz konusu değil.

Telekomünikasyonun devlet açısından “stratejik” bir alan olduğunun altını çizen Oğuz, bunu elektrik gibi temel ve kritik kurumlarla birlikte değerlendirdi; devlet verilerinin güvenliği açısından da bu kurumların önemine işaret etti.

Oğuz, buna karşın protokolün bazı başlıklarında “daha detaylı netleştirme” ihtiyacı bulunduğunu, bunun da ek protokol ile sağlanacağını belirtti. Parti içinde de konunun değerlendirildiğini söyleyen Oğuz, ek protokol gerekliliğinin kabul gördüğünü ve görüşmelerin bu doğrultuda yürüdüğünü kaydetti.

“Peşkeş” tartışması: “Kurum bir kişinin özel mülkü değil”

Programda, kamuoyunda dile getirilen “peşkeş” eleştirileri de gündeme geldi. Oğuz, bu eleştirilerin “tekerleme” haline geldiğini savunarak, protokolün bir “kişiye” değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir kurumu üzerinden yürütülen bir çalışma olduğuna dikkat çekti. Türk Telekom’un bir kişinin özel mülkü olmadığına vurgu yapan Oğuz, tartışmaların “yatırım ve hizmet” perspektifiyle ele alınması gerektiğini ifade etti.

Oğuz, yatırım süreçlerinde karşılıklı şartların olmasının doğal olduğunu; “yatırım yap ama hiçbir şartın olmasın” yaklaşımının gerçekçi olmadığını söyledi. Hizmet alanın da hizmet verenin de şartları bulunduğunu belirten Oğuz, protokolün bu karşılıklı ilişki çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Reklam

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?