KÜÇÜK: GELECEĞE SÖZÜMÜZÜ UNUTMAYIZ

UBP Milletvekili Hasan Küçük 30 Ağustos mesajı yayımladı. Hasan Küçük mesajında şu ifadelere yer verdi:

Bağımsızlık ve özgürlük Türk milletinin karakteridir.Bu karakter bizim mücadele ruhumuz ve Türk Milletinin kopmaz gönül zinciridir. Tarihte destansı şekilde yaşanan zafer bizlerin bir yaşam biçimi olmuştur. Bizler bunu her an yaşar, sorumlulukla hareket eder ve geleceğe sözümüzü unutmayız. 30 Agustos’ların destansı zaferini sadece takvimlerde değil, her an yaşar ve yaşatma sözümüz olan her koşul ve şartta dünden daha çok çalışmayı unutmayız.

GURURLU BİR YÜZYIL

 

30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 100. yıldönümünde Lefkoşa Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’nda resmigeçit töreni düzenlendi.

Törende konuşan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Türk halkının büyük zaferi yakından izlediğini, bu mücadeleden ışık aldığını, bunun ilham ve güç kaynağı olduğunu vurguladı.
Tören, İstiklal Marşı ile bayrakların göndere çekilmesi, tören birliklerinin denetlenmesi ve halkın bayramlarının kutlanması ile başladı.

Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı adına bir subayın yaptığı konuşmanın ardından Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da bir konuşma yaptı. Tören resmigeçit ile son buldu.

Törene, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Meclis Başkanı Zorlu Töre, Başbakan Ünal Üstel, Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik, 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Sezai Öztürk, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Zorlu Topaloğlu, ana muhalefet CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, bakanlar, milletvekilleri ve diğer yetkililer ile vatandaşlar katıldı.

-Sarıkaya
Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı adına günün anlam ve önemini belirten konuşmasını yapan Teğmen Berkay Sarıkaya, Büyük Zaferin 100. Yıldönümünü gururla kutladıklarını vurguladı.

Büyük zaferin tarihçesini anlatan ve Türk milletinin her türlü saldırıya karşı vatan topraklarını son neferine ve kanının son damlasına kadar koruyacağını ispatladığını belirten Sarıkaya, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin de büyük zaferde ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde atıldığını kaydetti.

Sarıkaya, Türk Silahlı Kuvvetlerinin azimli ve kararlı bir şekilde halkının güvencesi, düşmanların korkulu rüyası olduğunu belirterek, ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmetle andı.
-Tatar
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da, Zafer Bayramı’nı büyük bir coşku ve heyecanla kutladıklarını belirterek, Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını saygıyla andı.

Büyük zaferin tarihçesini anlatan ve Anadolu topraklarının işgal edilmeye çalışmasına karşı ortaya konan direnişin büyük zaferle sonuçlandığını belirten Tatar, tam 100 yıl önce bu zaferin elde edildiğini, Anadolu’nun işgalden kurtarıldığını ve ilelebet Türk toprağı olduğunu kaydetti.

Tatar, Kıbrıs Türk halkının da büyük zaferi yakından izlediğini, bu mücadeleden ışık aldığını, ilham ve güç kaynağı olduğunu vurguladı.

Türk Halkının son yüz yılda gösterdiği cesaret ve kahramanlıklara işaret eden Tatar, cumhuriyetin kurulduğunu, Kıbrıs Türk Halkının da bundan güç aldığını, Kıbrıs adasının Yunan adası olmaması için mukavemetçi özelliğiyle buradaki mücadelesini sürdürdüğünü söyledi.

Kıbrıs Türk Halkının tarihinden güç alarak bugün de yoluna Anavatan Türkiye ile birlikte yoluna devam ettiğini ifade eden Tatar, büyük önder baş komutan Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmetle andı.

Kıbrıs Türk Halkının artık federal bir zemininde değil, Kıbrıs’ta egemen eşitlik temelinde kalıcı bir barışa ulaşılabileceğine inandığını, yeni siyasetini de bu yönde ortaya koyduğunu ifade eden Tatar, Türkiye’nin de en üst makamlardan kendilerine destek verdiğini vurguladı.

Yeni siyaseti, Kıbrıstaki geçmişe bakarak ve yıllardır oynanan oyunları görerek ortaya koyduklarını, Rum tarafının pişirip kurtardıkları güven artırıcı önlemleri, KKTC’ye egemenliğini yayacak önerileri kabul etmeyeceklerini söyleyen Tatar, Doğu Akdeniz’de şu anda hidrokarbon araştırmaları olduğunu, egemenlik ve mücadelelerinin en somut örneğinin bu olduğuna işaret etti.

Rum tarafına Önerilerinin masada olduğunu ifade eden Tatar, İki devletin iş birliğine dayalı bir çözümü desteklediklerini, egemenlik haklarından asla vazgeçmeyeceklerini vurguladı.

Kıbrıs Türk Halkının yıllardır bu coğrafyadaki varlığının korunduğunu ifade eden Tatar, tarihten örnekler verdi, mücadelenin sürdüğünü söyledi ve bu uğurda canını kanını veren tüm şehitleri andı, gazileri yad etti.

MOTOSİKLET ARABAYA ÇARPTI

Lefkoşa’da, bir araca arkadan çarpan motosiklet sürücüsü ağır yaralı şekilde hastaneye kaldırıldı, yoğun bakıma alındı.

Lefkoşa’da Osman Örek Caddesi üzerinde Ziya İbrahim Düzener (E-25), yönetimindeki HT 130 plakalı motosiklet ile batı istikametine doğru seyrettiği esnada dikkatsizliği sonucu o esnada önünde aynı istikamete doğru seyreden, Mehmet Mahrum (E-28) yönetimindeki HH 910 plakalı salon aracın arka kısmına çaptı. Gece yarısı meydana gelen kaza sonucunda  ağır yaralanan motosiklet sürücüsü Ziya İbrahim Düzener, kaldırıldığı Lefkoşa Dr. Burhan Nalbatoğlu Devlet Hastanesinde yapılan müdahalenin ardından yoğun bakım servisinde müşahede altına alındı.

KALBİMİZ ANADOLU’YLA BİRLİKTE ATIYOR

 

İçişleri Bakanı Ziya Öztürkler, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı.

Öztürkler’in mesajı şöyle:

Dünyaca ünlü, kıymetli tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı hocamız, “26 Ağustos 1071; Türklerin Anadolu’ya giriş tarihidir, 26 Ağustos 1922 ise; Türklerin Anadolu’dan asla çıkmayacağının belgesidir” demiştir. Dünya tarihinde çağ açan, çağ kapayan, kültür mirası çok güçlü, özgürlüğüne düşkün, cesur bir millet olarak yer edinmiş Büyük Türk Ulusunun ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs Türkleri, tarih boyunca adadaki varoluş mücadelesini, ideallerini ve hedeflerini Anavatan ile birlikte şekillendirmiştir.

Türk ulusunun bağımsızlığına kavuştuğu eşsiz fedakârlıklar ve kahramanlıklarla verilmiş Kurtuluş Savaşının adeta son perdesi olan Büyük Taarruzun 100’üncü yıl dönümünde “30 Ağustos Zafer Bayramını” Kıbrıs Türkleri olarak büyük bir heyecan ve gururla kutluyoruz.

Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda gözlerini Anadolu topraklarına dikmiş, emperyalist devletlere karşı Türk Halkı, birçok zorluğa, yokluğa rağmen, gencinden yaşlısına, kadınından erkeğine yekvücut olmayı başarmış, köklü bir tarihe, güçlü bir maneviyata sahip, hürriyetine ne kadar düşkün, asil bir millet olduğunu tarih sayfalarına altın harflerle yazmıştır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, Türk milletinin 30 Ağustos 1922 tarihinde Başkomutanlık Meydan Muharebesinin kazanılmasıyla Türk Milleti sadece özgürlüğüne kavuşmamış, aynı zamanda da mazlum milletlerin bağımsızlığına kavuşması için önemli bir ışık da olmuştur.

Türk Ulusunun ayrılmaz parçası olan Kıbrıs Türkü, İngiliz Sömürge İdaresi altında, tüm baskılara rağmen, Türk Kurtuluş Savaşı’nın her kademesini yakından takip etmiş, genç kızları çeyizlerinden, birikimlerinden ayırdıkları ile Kıbrıs münevverleri de ellerindeki tüm imkânları seferber ederek Anadolu’daki bağımsızlık mücadelesine destek vermişlerdir.

Bugün, Kıbrıs Türkleri olarak kalbimiz Anadolu’daki kardeşlerimizle bir atmaya devam ediyor. Türk Ulusunun bağımsızlığına kavuşmasının 100’üncü yıl dönümünde büyük gurur ve heyecan içerisindeyiz. Bu duygu ve düşüncelerimle, başta Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere kurtuluş mücadelemizin kahramanları aziz şehitlerimizi, gazilerimizi rahmetle anıyor, tüm halkımızın 30 Ağustos Zafer Bayramını ve adadaki barışın, güvenliğimizin teminatı Silahlı Kuvvetlerimizin Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum.

EŞİ BARIŞGÜCÜ ASKERLERİ TARAFINDAN ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ….

34 yıl eşinin acısıyla yaşayan Aliye Kafa hayatını kaybetti

Beyarmudu köyünün sevilen insanlarından Aliye Kafa bugün hayatını kaybetti.

Eşi Hüseyin Kafa’yı ise 1988 yılında mandırasında Barışgücü askerleri tarafından 9 kurşun sıkılarak öldürmesinin tam 34 yıl acısı ile yaşayan Aliye Kafa’nın ölümü başta ailesi olmak üzere herkesi yasa boğdu.

Cenazesi’nin bugün (30/08/2023) öğle namazından sonra Beyarmudu mezarlığında defnedileceği öğrenildi .

ERTUĞRULOĞLU: BOYUMUZU İYİ BİLMELİYİZ

Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk Haber’e konuştu: Kıbrıs sorunu, Rumların Kıbrıs Cumhuriyeti statüsünü taşımalarıdır.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk Haber Genel Yayın Yönetmeni Alihan Pehlivan’a çarpıcı açıklamalarda bulundu. Ertuğruloğlu, Rum Lider Anastasiadis’in Eylül’de görüşme olasılığı açıklamasına karşılık, “İki egemen eşit devlet varlığı ve eşit uluslararası statü kabul edilmediği sürece Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik bir müzakere süreci asla gündeme gelmeyecek.” dedi.

Rum tarafının bu tarz söylemlerinin KKTC için gündem maddesi bile olmadığını belirten Ertuğruloğlu, “Kıbrıs sorunu denen sorun nedir tarif edilmeli. Rum’a sorarsanız 74’te başlayan sözde işgal. Gerçekten bu mu? Bunu kabul ederseniz Rum’un politikalarına prim vermiş olursunuz. Ama Kıbrıs sorunu bu değil. Evet 1974’te bir savaş oldu. Ama sorundan dolayı yaşanan bir olaydı. 1974 bir anlamda Kıbrıs sorununun çözümünün zeminini yarattı. Kıbrıs sorunu Rumlar’ın Kıbrıs Cumhuriyeti olarak kabul edilmelerinden başka bir şey değildir” ifadelerini kullandı.

ADADA İKİ EGEMEN AYRI HALK VAR

Ertuğruloğlu, adada iki egemen ayrı halk olduğunun altını çizerek, “Bu halkların birer devletleri vardır. Bu devletlerin varlıkları kabul edilmediği sürece, müzakerelerin iki devlet arasında müzakere olduğu tescil edilmediği sürece müzakere falan yoktur” vurgusu yaptı. Güney’deki başkanlık seçimlerine de değinen Bakan Ertuğruloğlu, “Güney’de bir Ulusal Konsey var ve kararlar var. Kıbrıs sorunu çözümü ne olmalı diye kurallar sıralanmış. Kim seçilirse seçilsin konseyin kurallarına uymak durumunda dolayısıyla kim seçilirse seçilsin görevi bellidir. Kıbrıs Türk halkının izleyebileceği tek yolun Anavatan Türkiye ile birlikte hareket etmek olduğuna dikkat çeken Ertuğruloğlu şunları söyledi: “AB’ye katılım müzakereleri  zamanında Denktaş, Türkiye’nin olmadığı cennete bile gitmem demişti. Bizim gidebileceğimiz her yol Türkiye ile birliktedir. Yıllar önce Henry Kissinger Denktaş’a 99 da şöyle demişti “Siz bölgede aktör değilsiniz. Siz ancak Türkiye ile beraber hareket ederseniz bir önem arz edersiniz. Ben bunu tekrarlarım ve eleştiri de alırım. Asla Kıbrıs Türk toplumunu küçümsemek gibi bir niyetim yok ama reel politikada aktör Türkiye’dir. Aktör ile beraber hareket ettiğimiz sürece. Boyumuzu iyi bilmeliyiz. Anavatanla beraber doğalgaz, elektrik konusunda hareket edip neticelendireceğimiz konulardır. Anavatan başka yere giderken biz başka yere gidemeyiz.”

TÜRKİYE’NİN KKTC’Yİ İLHAK ETME GİBİ BİR POLİTİKASI YOK

İlhak tartışmalarına da değinen Bakan Ertuğruloğlu son olarak şunları söyledi: “Dış temaslarımda bana derler ki siz Türkiye’ye ilhak olmak istiyormuşsunuz, Türkiye sizi ilhak etmek istiyormuş doğru mu? Bakın Türkiye’nin KKTC’yi ilhak etme gibi bir politikası yok. Burada da ilhak olma gibi bir heves ya da istek. Sizin Kıbrıs konusunda izlediğiniz politikalar nedeniyle çözüm aldatmacası altında Rum’un boyunduruğu altına girmek gibi bir seçenek ya da Türkiye ile daha da yakınlaşacağımız bir seçenek. Orta yola izin vermiyorsunuz. Orta yol KKTC. Siz KKTC tanınmamalı diye bir politika güttüğünüz sürece, bizi Rum’un boyunduruğu altına ittiğiniz sürece bizim için o bir seçenek değil. Bizim gidecek tek bir kapımız var o da Türkiye’dir. Sizden dolayı biz giderek oraya gidiyoruz. Bu sizin yarattığınız bir politikadır. Rumla bir ortaklık söz konusu değildir. Bundan sonra iki komşu egemen devlet olarak yaşayacaksak yaşarız.”

Kaynak Linki = https://www.kibristurk.com/haber/kibris-sorunu-denen-sorun-nedir-tarif-edilmeli-1205

ZAMANSIZ ÖLÜMÜ ARAŞTIRILIYOR…

 

Girne’de sakin Fatma Çiğdem Doğan kalmakta olduğu ikametgâhı içerisinde aniden rahatsızlanarak yaşamını yitirdi.

Polis Basın Subaylığı tarafından verilen bilgiye göre, dün saat 09.45 sıralarında, Girne’de sakin Fatma Çiğdem Doğan kalmakta olduğu ikametgâhı içerisinde aniden rahatsızlanarak yaşamını yitirdi.

Polisin konuyla ilgili soruşturması sürüyor.

ZAFERİN 100. YILI TÖRENLERLE KUTLANIYOR…

 

30 Ağustos Zafer Bayramı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de törenlerle kutlanıyor.

Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün başkumandanlığında zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz’u anmak için Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde resmî ve ulusal bir bayram olarak kutlanan 30 Ağustos’un 100. yıl dönümü olan bugün tüm ilçelerde törenler düzenleniyor.

-Büyükelçi ve KTBK tebrik kabul edecek

Milli Günleri Kutlama Merkez Komitesi’nin açıklamasına göre 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri’nin Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Sezai Öztürk eşliğinde saat 08.45’te yapacağı tebrik kabulü ile başlayacak. Tebrik kabulü Ortaköy’de KTKA Komutanlığı Gazinosu’nda yer alıyor.

-Lefkoşa Atatürk Anıtı

Lefkoşa Atatürk Anıtı’nda yapılacak çelenk sunma töreni, saat 09.30’da başlayacak. Tören, protokol sırasına göre çelenklerin anıta sunulması, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile bayrakların göndere çekilmesi, Anıt Özel Defteri’nin imzalanması ile tamamlanacak.

-Dr. Küçük Bulvarı’nda resmigeçit töreni

Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’ndaki resmi geçit töreni ise saat 10.00’da başlayacak. Tören, İstiklal Marşı ile bayrakların göndere çekilmesi, tören birliklerinin denetlenmesi ve halkın bayramlarının kutlanması, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı adına bir subayın konuşması, Cumhurbaşkanın konuşması ve resmigeçitle son bulacak.

-Gazimağusa’da iki tören

Gazimağusa’da Zafer Anıtı ile İsmet İnönü Bulvarında iki ayrı tören yapılacak. Zafer Anıtındaki tören 18.00’de başlayacak, protokol sırasına göre çelenklerin anıta sunulması, saygı duruşu ve İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesiyle son bulacak. İsmet İnönü Bulvarındaki tören ise saat 18.30’da İstiklal Marşı ile bayrakların göndere çekilmesi ile başlayıp, tören birlikleri ile halkın bayramının kutlanması, konuşmalar, şiir, halk dansları gösterisi, müzik dinletisi ve tören geçişiyle tamamlanacak.

-Girne

Girne’de Zafer Bayramı töreni Girne Atatürk Anıtında saat 16.30’da yapılacak. Tören çelenklerin anıta sunulması ile başlayacak, İstiklal Marşı ile bayrakların göndere çekilmesi, tören birlikleri ve halkın bayramının kutlanması, konuşma, şiir ve tören geçişiyle tamamlanacak.

-Güzelyurt

Güzelyurt’taki tören saat 09.30’da Güzelyurt Kaymakamlığı karşısındaki Atatürk Anıtı önünde yer alacak. Tören, anıta çelenklerin sunulması, saygı duruşu, İstiklal Marşı ve bayrakların göndere çekilmesi ile başlayacak, ardından müze önüne geçilecek ve tören birlikleri denetlenecek, konuşmalar yapılacak, şiir ve resmigeçit ile tamamlanacak.

-İskele

İskele’deki tören saat 16.00’da Ecevit Meydanı’nda yer alacak. Törende, Atatürk Anıtına çelenk sunulacak, saygı duruşu yapılacak, İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekilecek. Tören alanında konuşmalar, halk dansları gösterisi ve şiirlerle devam edecek ve tören geçişi ile sona erecek.

-Lefke

Lefke’deki tören saat 18.00’de Lefke Atatürk Anıtı önünde yer alacak. Törende, anıta çelenkler sunulacak, şehitler için bir dakikalık saygı duruşu yapılacak, İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekilecek, tören birlikleri denetlenip bayram kutlanacak, konuşmalar, şiir, halk dansları gösterisi, tören geçişi yapılacak.

-Akdoğan, Geçitkale, Mehmetçik

30 Ağustos Zafer Bayramı’nda bucaklarda da törenler yapılacak.

Akdoğan Atatürk Anıtı önünde düzenlenecek tören saat 09.00’da başlayacak. Tören, çelenklerin anıta sunulması, saygı duruşu, İstiklal Marşı, bayrakların göndere çekilmesi ve konuşma ile tamamlanacak.

Geçitkale meydanında saat 09.00’da düzenlenecek tören, çelenklerin anıta sunulması, saygı duruşu, İstiklal Marşı, bayrakların göndere çekilmesi ve konuşma, şiirlerle son bulacak.

Mehmetçik’te saat 09.00’da düzenlenecek törende ise, çelenkler Atatürk anıtına sunulacak, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile bayraklar göndere çekilecek, konuşma yapılacak ve şiir okunacak.

BU TARİHE DİKKAT

UBP Belediye Başkanlığı “adaylık başvurusu” 3 Eylül Cumartesi günü sona erecek.

UBP’den yapılan açıklamaya göre, 27 Kasım tarihinde gerçekleşecek olan yerel kuruluş organları seçiminde Belediyelerin Birleştirilmesine ilişkin (Özel) yasa tahtında belirlenen 18 Belediye için UBP’den aday olmak isteyenlerin istenilen evraklarla başvurularını 3 Eylül Cumartesi günü saat 13.00’e kadar yapmaları duyuruldu.

Açıklamada, aday olmak isteyenlerin bağlı bulunduğu İlçe Başkanlığı’na veya Parti Genel Merkezi’ne şahsen başvurmaları gerektiği belirtildi.

Başvuruda istenilen evraklar şöyle:

“Kimlik kartı sureti, kısa özgeçmişi, adli sicil belgesi, askerlik terhis belgesi (erkekler için), daimi ikametgahın en az 3 yıldan beri KKTC’de olduğuna dair muhtar belgesi.”

“BAĞIMSIZLIKTAN ÖDÜN VERMEYECEKLERİNİ HAYKIRMIŞTIR…”

Rahmet ve minnetle anıyorum …

Ulusal Birlik Partisi Lefkoşa Milletvekili be Lefkoşa İlçe Başkanı Sadık Gardiyanoğlu 30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle mesaj yayınladı …
Garyanoğlu mesajında şu ifadelere yer verdi
“Gazi Mustafa Kemal Atatürk liderliğindeki Türk ordusunun destansı zaferi ile sonuçlanan Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi, dünyanın gördüğü en büyük kahramanlık destanlarından biridir. Elde edilen bu şanlı zafer ile Türk milletinin, tüm dünyaya şartlar ne olursa olsun bağımsızlıktan ve hürriyetten ödün vermeyeceğini haykırmıştır.
Bu duygu ve düşüncelerle Türk Milletinin 30 Ağustos Zafer Bayramını en içten duygularımla kutluyor, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.”

“GÜÇLÜ TÜRKİYE, GÜÇLÜ KKTC”

UBP GENEL BAŞKANI DR. FAİZ SUCUOĞLU’NUN 3O AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI MESAJI:

30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da, Ulu Önder Atatürk’ün başkomutanlığında zaferle sonuçlanan Büyük Taarruzu, 100. Yıldönümünde Anavatan Türkiye ile birlikte kutlamanın onurunu ve mutluluğunu yaşıyoruz…
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun önemli mihenk taşı Büyük Zaferin elde edilmesinin, salt bir askeri zafer olmaktan çok öte bir milleti meydana getirecek unsurları barındırdığı tüm tarih başyapıtlarında yer almaktadır…
Ulu Önder Atatürk’ün önderliğinde, yaşlısı, genci, kadını hatta çocuğu, “Hürriyet ve istiklal benim karakterimdir” özdeyişine mazhar olacak şekilde bir araya gelmiş, düşmanı denize dökmüş, bağımsızlığını elde etmiş ve Çağdaş Türk Devleti’ne giden yolu açmıştır…
100. yılında “Büyük Zaferle” taçlanan Anavatan Türkiyemiz, gelecek yıl 100. Kuruluş yıldönümünü kutlamaya hazırlanırken, dünyanın en gelişmiş, en güçlü ülkelerinden birisi olma perspektifine bir adım daha yaklaştığını görmenin sevincini bizler de paylaşıyoruz…
Türkiye’nin ekonomik ve siyasi istikrarının, bölgemizdeki güncel güç savaşları içerisindeki değerini kimse görmezden gelemez…
Türk Silahlı Kuvvetlerimizin güvencesinden, etkin ve fiili garantörlüğünden vazgeçmemizi kimse isteyemez….
“Güçlü Türkiye, Güçlü KKTC” gerçeğinden hareketle, 100. Yılında kutladığımız Büyük Zaferin elde edilmesindeki destansı çabanın, KKTC Halkı için de bir yol haritası ve olduğunu bu vesileyle belirmekte fayda görüyoruz…
30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 100. Yılında, Anavatan Türkiye Cumhuriyetimizi kutluyor, başta Ulu Önder Atatürk ve silah arkadaşlarını minnetle anıyoruz…

O YASA TASARISI KOMİTEDE GÖRÜŞÜLÜYOR

Cumhuriyet Meclisi, Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi bugün UBP Milletvekili Komite Başkanı Resmiye Eroğlu Canaltay başkanlığında yaptığı toplantıda, gündeminde bulunan “Organize Sanayi Bölgeleri Yasa Tasarısı”nı ele alarak madde madde görüşmeye başladı.

Saat 10.00’da toplanan Komite, tasarıyla ilgili görüşmelerine bir sonraki toplantısında devam edecek.

Meclis’ten yapılan açıklamaya göre komite toplantısına davetli olarak, Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu’nun yanı sıra Sanayi Odası, Maliye Bakanlığı ve Ekonomi ve Enerji Bakanlığı’ndan yetkililer katılarak görüş ve önerilerini komiteye aktardı.

UBP Milletvekili Resmiye Eroğlu Canaltay başkanlığında toplanan komite toplantısına, CTP Milletvekili Komite Başkan Vekili Fikri Toros, Komite Üyesi UBP Milletvekilleri Hüseyin Çavuş ve Hasan Küçük ile Komite Üyesi CTP Milletvekili Salahi Şahiner katıldı.

Organize Sanayi Bölgeleri Yasa Tasarısı’nın genel gerekçesi şöyle:

“Ülkemizde sanayi alanında, mevcut ve yeni kurulacak işletmelerin, imalatçı ve tamircilerin, bir yerde toplanmasını sağlamak, şehir içindeki gürültüyü önlemek, trafik tıkanıklığını azaltmak ve daha sağlıklı çalışma olanakları yaratmak, üretimi teşvik etmek ve sanayiyi desteklemek üzere organize sanayi bölgelerinin kurulması, idaresi, organize sanayi bölgelerinden parsel ve tesis kiralama işlemlerine ilişkin usul ve esasları, kiracıların hak ve sorumluluklarını, özel ve özellikli sanayi bölgelerinin kurulması, idaresi ve bağlı olacakları kuralları, Yasaya ilişkin yaptırımları ve yetkili kurumların görevlerini kapsayan ayrıca yürürlükte olan Organize Sanayi Bölgeleri Yasasının yıllar içerisindeki uygulamalarına bakılarak eksik olan ve aksayan yönlerini ortadan kaldırmaya yönelik ve onun yerine geçecek olan ‘Organize Sanayi Bölgeleri Yasa Tasarısı’ hazırlanmıştır.”

TUTUKLULUĞU EV HAPSİNE ÇEVRİLDİ

İstanbul Ataşehir’de 30 Nisan 2022’de verdiği bir konserde İmam Hatip Liselilere yönelik sarf ettiği sözlerinden dolayı başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanan Gülşen Çolakoğlu’nun tutukluluğuna itiraz kabul edildi. Mahkeme tarafından şarkıcı Gülşen’in, ev hapsine karar verilerek tahliyesine karar verildiği öğrenildi.

Şarkıcı Gülşen Çolakoğlu’nun avukatı Emek Emre tarafından 26 Ağustos’ta üst mahkemeye gönderilmek üzere tutukluluğun kaldırılması talebiyle itiraz dilekçesi sunulmuştu. Dilekçede, Gülşen’in, üzerine atılı suçun unsurları oluşmadığı ve tutuklamanın hiçbir koşulu gerçekleşmediği halde haksız ve hukuka aykırı kararla tutuklandığı belirtilmişti. Gülşen hakkındaki tutuklama kararının kaldırılarak tahliyesine karar verilmesi istenmişti.

ÜST MAHKEME İTİRAZI DEĞERLENDİRDİ

İtirazı üst mahkeme olan İstanbul 27. Asliye Ceza Mahkemesi değerlendirdi. Mahkeme, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme” suçundan şüpheli Gülşen Çolakoğlu’nun tahliyesine ve konutu terk etmemek şartıyla adli kontrol altına alınmasına karar verdi.

Mahkeme gerekçesinde, atılı suçun vasıf ve mahiyeti, dosya kapsamındaki tüm delillerin toplanmış, şüphelinin kaçma ve delilleri karartma şüphesinin bulunmayışı, bakmakla mükellef olduğu yaşı küçük çocuğu bulunması, tutuklama maddeleri dikkate alındığında alınması muhtemel cezaya ilişkin infaz koşulları da hep birlikte değerlendirildiğinde tutuklamadan beklenen faydanın adli kontrol tedbirleriyle sağlanabileceği nazara alınarak şüphelinin adli kontrol altına alınarak tahliyesine karar verildiği kaydedildi. Kararda adli kontrol tedbirlerine uymadığı takdirde tutuklanacağı ihtar edildi.

Avukat Emek Emre ev hapsi ile ilgili  “Yine kişinin seyahat özgürlüğünü kısıtlayan bir maddedir. Tutuklamanın kaldırıldığı mahkemenin gerekçesinde, müvekkil Gülşen’in ‘kaçma şüphesi olmadığı ve delil karartma durumunun mümkün olamayacağı’ belirtilmişken buna rağmen bir ev hapsi uygulanması da bizim açımızdan hukukla çok bağdaşmamaktadır. Ev hapsi kararına yönelik de sulh ceza hakimliğine, bu kararın yeniden değerlendirilmesi, eğer mümkünse kaldırılması yönünde taleplerimiz olacak” şeklinde konuştu. Avukat Emre, “Bugün çıkacaktır. İnfaz kurumuna geçeceğim. Normal şartlarda akşam sayımından sonra bırakılır diye düşünüyorum. Bu benim şahsi kanaatim daha erken de bırakılabilir” dedi.

ÖDENEK ALDIĞI ORTAYA ÇIKTI

Güney Kıbrıs’taki başkan adaylarından Nikos Hristodulidis’in, yurt dışı görevi için gittiği Brüksel’den Güney Kıbrıs’a döndükten sonra, bir süre daha yurtdışı ödeneği almaya devam ettiği ortaya çıktı.

Güney Kıbrıs’ın Başkan adayı Nikos Hristodulidis’in, yurtdışı görevi için gittiği Brüksel’den Güney Kıbrıs’a döndükten sonra, bir süre daha yurtdışı ödeneği almaya devam ettiği ortaya çıktı.

Politis gazetesi “Kıbrıs’ta Görev Yaparken Yurtdışı Ödeneği Aldı” başlığıyla manşetten aktardığı haberinde, Hristodulidis’in bu ödeneği almaya devam ettiğinin Dışişleri Bakanlığı kaynaklarınca da doğrulandığını yazdı. Gazete, Hristodulidis’in 4 bin 860 Euro’luk ödeneği, Güney Kıbrıs’a döndükten sonra 4 ay daha aldığını kaydetti.

KŞK’DAN ÇAĞRI

Kayıp Şahıslar Komitesi (KŞK) Kıbrıslı Türk üyesi Hakkı Müftüzade, Kıbırıslı Türk kayıpların büyük kısmının 59 sene önce 1963-64 yıllarında, geçiş noktalarında ve Güney’deki hastanelerde kaybolduğuna işaret ederek, bu yöndeki kayıtların komiteyle paylaşılmasıyla kayıplara ulaşılabileceğini söyledi.

Müftüzade, “Zamana karşı yarıştığımızdan geciktirilen her gün tüm toplumun aleyhine işlemektedir.” diye konuştu.

Komitenin çalışmalarıyla ilgili Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) açıklamalarda bulunan Müftüzade, komitenin yürüttüğü çalışmalar sonucunda 2005 yılından bugüne kadar toplamda 1494 kazı yapıldığını, 1188 kişinin kazılarda bulunduğunu ve 1027 kayıp kişinin kimliklendirilip ailelerine teslim edildiğini kaydetti.

-“2022 yılı başından bugüne kadar 38 kazı yapıldı 12 kişiye ulaşıldı… 6 yerde kazılar devam ediyor”

Müftüzade, 2022 yılının başından bugüne kadar, iki toplumlu ekiplerin 38 kazı yaptığını ve kayıp 12 kişiye ulaşıldığını belirtti.

Şu anda bir tanesi Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde olmak üzere 6 yerde kazıların devam ettiğini dile getiren Müftüzade, bunları Trulli, İnönü, Yeniceköy, Türkmenköy, Esentepe ve Zeytinlik köyleri olarak açıkladı.

Müftüzade, kazı çalışmalarına ek olarak yapılanlarla ilgili, “Araştırma ekiplerimiz yeni bilgilerle yeni kazı yerlerine ulaşmamız konusunda ve antropoloji ve kimliklendirme birimlerimizde bulunan kalıntıların kimliklendirmeleriyle ilgili olarak çalışmalarını sürdürmektedir.” ifadelerini kullandı.

-“2005’ten bugüne 1027 kişi kimliklendirilip ailelerine teslim edildi”

Kayıp Şahıslar Komitesi’nin yürüttüğü çalışmalar sonucunda 2005 yılından bugüne kadar toplamda 1494 kazı yapıldığını, 1188 kişinin kazılarda bulunduğunu belirten Müftüzade, 1027 kayıp kişinin kimliklendirilip ailelerine teslim edildiğini açıkladı.

Komitenin bugüne kadar yürüttüğü kazıların 82’sinin adanın kuzeyinde yer alan askeri birlikler içerisinde gerçekleştiğini belirten Müftüzade, “Bu askeri bölgelerde yapılan kazılar neticesinde 184 bireye ait kalıntılara erişilmiştir. KŞK internet sitemiz her ay yeni istatistiki bilgilerle güncellenmektedir.” diye konuştu.

-“Bütçe 3.2 milyon Euro olarak belirlendi”

Kayıp Şahıslar Komitesi’nin 2022 yılı bütçesinin 3.2 milyon Euro olarak belirlendiğini de bildiren Müftüzade, her yıl Avrupa Birliği’nin çalışmalara verdiği 2.6 milyon Euro’luk desteğe ek olarak, 600 bin Euro’nun ise üyelerin çalışmaları sonucunda farklı ülkeler tarafından yapıldığını belirtti.

Müftüzade, “Bağışçılarımıza kayıplar konusunun insani boyutunu önemseyerek yardımlarına devam ettikleri için bir kez daha teşekkür ederim.” dedi.

– “Kayıp Şahıslar konusu politize edilmemeli”

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi İnsani Konular Komiseri Fotis Fotiou’nun açıklamalarına değinen Müftüzade, şu ifadeleri kullandı:

“31 Temmuz 1997’de BM nezdinde yapılan basın açıklamasına göre iki toplum liderinin kayıp şahıslar konusunun politize edilmemesi doğrultusunda karar alınmıştır. Alınan bu karara sadık kalınması elzemdir. Kaldı ki iddiaların aksine, yıllardan beri KKTC sınırları içerisinde, kayıpların bulunabilmesi için sağlanan ve birçok kaybın bulunmasında etken olan, gerek araç geçişine kapalı olan sınır kapılarından araç ve ekipmanlara geçiş imkânı, gerek 1974 yılına ait askeri hava fotoğrafları arşiv inceleme çalışmaları, gerek askeri bölgelerde Rum ve Türk şahitlerle yapılan araştırma ziyaretleri, gerekse askeri bölgelerde yapılan çok sayıda kazı, göz ardı edilemez.”

Güneyde yapılan kazılarda Türk kayıplara 7 seneden sonra ilk defa geçtiğimiz günlerde ulaşılmasını değerlendiren Müftüzade, şöyle devam etti:

“Kıbrıslı Türk kayıpların yarısına yakını 59 sene önce verilmiştir yani 1963-64 yıllarında, bu dönemdeki kayıplarımızın büyük bir kısmı geçiş noktalarında ve Güneyde hastanelerde verilmiştir. Bu konudaki kayıtların Kayıp Şahıslar Komitesi ile paylaşılması durumunda, gömü yerlerini tespit ederek kayıplarımıza ulaşabilmemiz mümkün kılınabilecektir. İlgili makamların bu kayıtlara ulaşabilmek için yardımlarını esirgememesini bekliyoruz, kaldı ki zamana karşı yarıştığımızdan geciktirilen her gün tüm toplumun aleyhine işlemektedir.”

Çalışmalardan sonuç alabilmenin toplumdan gelen bilgiler sayesinde olduğunu dile getiren Müftüzade, halka çağrıda bulunarak, şu ifadeleri kullandı:

“Buradan bir kez daha çağrı yapmak istiyorum: Lütfen, en küçük bir bilgisi olan, bilgisinden emin olmayıp, bunun bir duyum olduğunu düşünen dahil, herkes bize ulaşsın. Ekiplerimize 181 numaralı telefon hattından ulaşıp, adınızı vermeden bilgi verebilirsiniz. Zamanımız git gide daralmaktadır.”

YOL TRAFİĞE KAPALI OLACAK

Lefkoşa Türk Belediyesi (LTB), Surlariçi bölgesindeki Zahra Sokak’ta yapılacak trafik düzenlemesi çalışmaları nedeniyle Zahra Sokak’ın bugünden itibaren 2 Eylül Cuma gününe kadar araç trafiğine kapalı olacağını duyurdu.

LTB’den yapılan açıklamada, 5 günde tamamlanması hedeflenen çalışmalar sırasında trafik yönlendirmelerinin Zabıta Şubesi tarafından sağlanacağı kaydedildi.

Açıklamada, bu güzergahı kullanacak sürücülerin zabıta görevlilerinin yönlendirmeleri ile trafik işaret ve işaretçilerine dikkat etmeleri istendi.

DIŞİŞLERİ BAKANI’NIN ANKARA ZİYARETİ

 

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın daveti üzerine bugün Ankara’ya gidiyor.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın daveti üzerine bugün Ankara’ya gidiyor. Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu Ankara’da 30 Ağustos törenlerine katılacak. Ertuğruloğlu ayrıca Deniz, Hava ve Kara Harp Okulları’nın mezuniyet törenlerine de katılacak. Ertuğruloğlu’nun temaslarının ardından Perşembe günü Kıbrıs’a döneceği bildirildi.

FESTİVAL RENKLİ GÖRÜNTERE SAHNE OLDU

Girne Belediyesi ile Ozanköy Muhtarlığının, Ozanköy’ün turistik tanıtımına katkı yapmak, harnup ve pekmez tüketimini teşvik etmek amacıyla düzenlediği “Ozanköy Pekmez Festivali” dün akşam sona erdi.

Bu yıl 14’üncüsü düzenlenen üç günlük Ozanköy Pekmez Festivali sona erdi.

Girne Belediyesinden verilen bilgiye göre, pekmez ve şira da yapılan festivalde, dün pekmezli tatlılar yarışması düzenlendi, Girne Belediyesi Sağlık Şubesi Amiri Naile Soyel “Pekmezin sağlığımıza faydaları” konulu sunum yaptı.

KOMİTE TOPLANDI

 

Cumhuriyet Meclisi, İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi bugün saat 10.00’da UBP Milletvekili Komite Başkanı Özdemir Berova başkanlığında toplandı.
İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi, gündeminde bulunan “Belediyeler (Değişiklik)Yasa Tasarısı (Y.T.No:1/1/2022)” ve “Belediyeler Değişiklik Yasa Tasarısı(Y.T.No:7/1/2022)”nı birleştirerek görüşme kararı almıştı. Komite bugün gerçekleştirdiği toplantıda da ilgili Yasa Tasarısı’nın maddeleri üzerinde görüşmeye devam etti. Komite, bahse konu Yasa Tasarısı ile ilgili çalışmalarına bir sonraki toplantısında devam edecek.
BELEDİYELER (DEĞİŞİKLİK) YASA TASARISI (Y.T.No:1/1/2022)’NIN GENEL GEREKÇESİ:
“Kişilerin yerel yönetimlere katılımlarını sağlayabilmek, hesap verebilme ve şeffaflık ilkeleri adına, Belediyelerimizi geliştirmek, daha özerk, denetlenebilir bir yapıya kavuşturulmalarına imkan sağlayabilmek ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda çalışmalarını yürütmelerine yardımcı olmak, kendi sorumluluklarını yerine getiren özerk kuruluşlar olarak görülmektedir.
Yukarıda belirttiğimiz amaçlar doğrultusunda Belediyelerimizin asli görevleri olan yerel ihtiyaçları karşılamak için Belediye Meclislerinin toplanarak karar üretebilmelerine fırsat yaratmak, Meclisi daha işlevsel hale getirmek ve halkımıza hesap verebilirlik, şeffaflık noktasında imkanları geliştirme, Belediye hizmetlerinin aksamaması ana hedefimizdir.
Belde halkının yaşam kalitesini arttırma talebinde olan Belediyelerimizin bu amaçlar doğrultusunda giderleri sürekli artmakta, gelirleri de bu giderleri karşılamakta zorlanmaktadır.
Belediyelerimizin çağdaş Belediyecilik anlayışı çerçevesinde çalışmalar yapması ve altyapı eksikliklerinin tamamlanması girişimlerinde, halkımızın yerel yönetimlerden beklentisinin artması süreçlerinde yasal bazı sıkıntılar kendini göstermiştir.
Bu bağlamda sorunlara yerinde müdahil olma ve Yerel Yönetimle Bakanlık arasındaki organik bağın kurulması, Belediyelerin imara ilişkin görevlerinde değişikliklerin yapılması, Belediyelerin yetkilerini düzenleyen kurallarda değişiklik yapılması, Belediye Meclislerinin daha işlevsel hale getirilmesi, kamu görevlilerine uygulanan temsil ödeneklerine uygun olarak Belediye Başkanlarına uygulanması, Belediye Başkanına vekalet eden Asbaşkanların yetkilerinin kısıtlanması, Türk Lirasında olan değişiklikler ve zaman içinde paranın tedavüle edilmesi nedeniyle vergi, resim, harç ve ücretlerde yeniden düzenleme yapılması, bazı suç ve cezaların günün koşullarına uyum sağlaması, Belediyelerin borçlanabilme yeteneklerini günün koşulları ile uyumlu hale getirilmesi, inşaatların daha etkin denetlenmesi, katkı paylarından kesinti yapılabilmesi, Belediye meclislerinin çalışma usul ve esaslarının yeniden düzenlenmesi, üyeliğin sona ermesi ile ilgili kurallarda değişiklik yapılması, katı atığın halk sağlığı göz önünde bulundurularak yönetilebilmesi, Yasanın uygulanması sırasında doğan ihtiyaçların karşılanması, karşılaşılan sıkıntıların tekrarlanmaması için tedbir alınması, mali denetimin etkinliğini arttırmak için kurallarda değişiklik yapılması, Belediyelerin sigorta ve ihtiyat sandığı prim ve depozit borçlarına ödeme kolaylığı sağlanabilmesi, gibi birçok maddede değişiklik yapılması ihtiyacı doğmuştur. Bu nedenle belirtilenler ışığında, Yasa yeniden düzenlenerek, işbu (Değişiklik) Yasa Tasarısı hazırlanmıştır.”

BELEDİYELER (DEĞİŞİKLİK) YASA TASARISI (Y.T.No:7/1/2022)’NIN GENEL GEREKÇESİ:
“Ülkede artan nüfus artışı ve sosyo – ekonomik nedenler dikkate alınarak yeni belediyelerin oluşturulmasına ilişkin kuralların yeniden düzenlenmesine ihtiyaç duyulmuştur. Bu nedenle; Belediyeler Yasası’nın 6’ıncı maddesinin (1)’inci fıkrasında belediyelerin kurulmasına ilişkin kurallarda öngörülen 5001 ve üzeri nüfus kriteri 20.000 olarak düzenlenmiş ve (2)’inci fıkrada ise; Belediye oluşturulabilmesi için aynı yerleşim birimlerinde olması veya birbirine yakınlığı en az 3000 metre olan yerleşim birimlerinin Mülki Yönetim ve Bölümleri Yasası tahtında “Bucak” ilan edilmesi koşulu getirilmiştir. Ayrıca; Yasa’nın 9’uncu maddesinde yer alan Belediye Sınırlarının Saptanması Kurallarında teknik olarak eksik bırakılan belediyelerin oluşturulması ile ilgili maddeye atıfta bulunarak bir bütünlük sağlanmıştır.
Bu bağlamda yasanın tefsir maddesinde yer alan kasaba ve kent tefsirleri de yasanın içeriğine bağlı olarak yeniden tanımlanmıştır. Bu gerekçeye bağlı olarak bu değişiklik yasası ekte beş madde altında hazırlanmıştır.”
Komite toplantısına davetli olarak, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği, Lefkoşa Türk Belediyesi, Güzelyurt Belediyesi, Değirmenlik Belediyesi, Çatalköy Belediyesi ve BES’den yetkililer katılarak konu ile ilgili görüş ve önerilerde bulundular.
UBP Milletvekili Özdemir Berova Başkanlığında toplanan İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi toplantısına, Komite Başkan Vekili CTP Milletvekili Filiz Besim, komite üyeleri CTP Milletvekili Devrim Barçın, UBP Milletvekilleri Ahmet Savaşan ve Emrah Yeşilırmak katıldı. Komite toplantısına ayrıca, UBP Milletvekilleri Hasan Küçük ve Hüseyin Çavuş, CTP Milletvekilleri Erkut Şahali, Teberrüken Uluçay ve HP Milletvekili Jale Refik Rogers da katıldı

İŞTE YENİ REKORUN SAHİBİ

 

Taygun Artan Özcihan, 100 metrede yeni U20 KKTC rekorunu Türkiye Kulüpler U20 Ligi yarışlarında kırdı

Elit atlet Taygun Artan Özcihan, yeni U20 KKTC 100 metre rekorunu kırdı. Pazar günü Bursa’da düzenlenen Kulüpler U20 Ligi yarışmalarında 100 metrede piste çıkan Özcihan, 10.47’lik derecesi ile yeni rekorun sahibi oldu.

Türkiye Kulüpler U20 Ligi yarışmaları 28-29 Ağustos tarihlerinde Bursa’da düzenleniyor. Elit atlet Taygun Artan Özcihan, geçtiğimiz gün gerçekleşen Süper Lig yarışlarının ardından bu kez Kulüpler U20 Ligi’nde takımı Fenerbahçe ile yarışıyor.

Pazar günü gerçekleştirilen 100 metre yarışında 2. seride yarışan Özcihan, elde ettiği +1.8 rüzgar ile elde ettiği 10.47’lik derecesiyle yarışı ikinci olarak tamamladı. Bu derecenin bir diğer anlamı ise yeni U20 KKTC 100 metre rekoru olması. Özcihan, 10.55 ile bir diğer elit atletimiz Yiğitcan Hekimoğlu’na ait dereceyi geliştirerek yeni rekorun sahibi oldu.

Taygun, bugün saat 15.46’da 200 metrede piste çıkacak.

FİKSTÜR BELİRLENİYOR

 

Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu (KTFF) tarafından organize edilen AKSA Süper Lig ve AKSA 1.Lig’de 2022-2023 Sezonu fikstür çekimi bugün gerçekleşecek. KTFF Ahmed Sami Topcan Toplantı Salonu’nda yapılacak fikstür çekimi saat 16.00’da başlayacak. AKSA Süper Lig ve AKSA 1.Lig’de yeni sezon daha önce de açıklandığı gibi 24-25 Eylül 2022 tarihinde başlayacak.

AKSA Süper Lig’de fikstür çekimine; China Bazaar Gençlik Gücü TSK, Cihangir GSK, Çetinkaya TSK, Doğan Türk Birliği, Göçmenköy İYSK, Gönyeli SK, Hamitköy ŞHSK, Küçük Kaymaklı TSK, Lefke TSK, Mağusa Türk Gücü, Merit Alsancak Yeşilova SK, Mesarya SK, Miracle Değirmenlik SK, Türk Ocağı Limasol, Yenicami AK ve Yonpaş Dumlupınar takımları katılacak.

AKSA 1.Lig’de ise fikstür çekimine; Baf Ülkü Yurdu, Binatlı YSK, Dörtyol SK, Düzkaya KOSK, Esentepe KKSK, Girne Halk Evi, İncirli SK, Lapta TBSK, Maraş GSK, Miracle Karşıyaka ASK, Mormenekşe GBSK, M. Hacıali Yılmazköy SK, Pera L. Gençler Birliği SK, Yalova SK, Yeniboğaziçi DSK ve Yenierenköy TSK takımları katılacak.

“TÜRKİYE, YENİ DÜNYA SİSTEMİNDE HAK ETTİĞİ YERİ ALMAKTADIR”

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı.

Büyük Zafer’in 100’üncü yıl dönümüne ulaşmanın haklı gururunu yaşadıklarını belirten Erdoğan, milletin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki kardeşlerin ve dünyanın dört bir yanında hayatlarını idame ettiren tüm vatandaşların 30 Ağustos Zafer Bayramını tebrik etti.

Bayram sevincini paylaşan tüm dostlara, ülke ve millet adına teşekkür eden Erdoğan, tarihi şanlı zaferlerle dolu milletin, her türlü yokluk ve imkansızlığa rağmen yürüttüğü kurtuluş mücadelesini, 30 Ağustos 1922’de kesin ve tartışmasız bir zaferle neticelendirdiğini belirtti.

Erdoğan, mesajına şöyle devam etti:

“Büyük Zafer’le birlikte bugün üzerinde özgürce yaşadığımız toprakların ebedi ve ezeli vatanımız olduğu bir kez daha tescil edilmiştir.

30 Ağustos, esaret ve hürriyet arasında bir tercihe zorlandığında Türk milletinin neleri başarabileceğinin, nelerden vazgeçebileceğinin en açık ispatı olmuştur. Milletimiz, düşman boyunduruğu altında bir gün bile kalmaktansa, ölümü öldüren bir cesaretle şehadete yürümüş, istiklal ve istikbaline sahip çıkmıştır.

Son olarak 15 Temmuz gecesi yaşananlar, Büyük Taarruz’a ilham veren sarsılmaz iradenin kalplerde halen canlı olduğunu tekrar göstermiştir. Türkiye, mazisinden aldığı güçle, aydınlık ve müreffeh geleceğini inşa etme yolunda emin adımlarla ilerlemektedir.”

“Türkiye, yeni dünya sisteminde hak ettiği yeri almaktadır”

Tüm insanlığı derinden sarsan koronavirüs salgınını başarıyla yöneten Türkiye’nin, küresel ekonomik krizi de fırsata çeviren adımlar attığını vurgulayan Erdoğan, artan üretim kapasitesi, her ay rekorlar kıran ihracatı, savunma sanayisinde hayata geçirdiği projeleri ve bölgesel sorunların çözümünde üstlendiği sorumluluklarla Türkiye’nin, yeni dünya sisteminde hak ettiği yeri aldığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhuriyetimizin 100’üncü yaşını kutlayacağımız 2023, inşallah büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasını müjdelediğimiz yeni bir milat olacaktır.” ifadesini kullandı.

Cumhuriyetin banisi, Büyük Taarruz’un Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal’i ve silah arkadaşlarını minnetle yad eden Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet diledi, gazileri şükranla andı.

“KARAMSAR BİR TABLO OLUŞTURULMAMALI”

 

Töre: Elbette zor şartlar var ama gelecek yıllar Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ve Türkiye’nin olacaktır”

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Lefkoşa Muhtarlar Birliği Başkanı Musa Suiçmez ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Cumhuriyet Meclisi Şeref Salonu’nda gerçekleşen kabulde ilk sözü alan Birlik Başkanı Musa Suiçmez, ülkede yaşanan ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek, kendilerinin de muhtarlar olarak halkın içinde olmaları vesilesiyle ülkede yaşanan sıkıntıları yakınen gözlemleyebildiklerini aktardı.

Beklentilerinin, iktidar ve muhalefetin ortak noktada buluşup ülkedeki ekonomik krizin çözümü için çare üretmek olduğunu belirten Suiçmez, muhtarların gerek pandemi döneminde gerekse de şuanda halkın sıkıntılarını gidermek için olağanüstü çalışmalar yaptıklarını, dolayısıyla muhtarların da sosyal hakları konusunda iyileştirme beklediklerini söyledi.
Suiçmez, “Belediye ve kurum kuruluşlarda bütçe ayrıldığı gibi muhtarlara da bütçe ayrılmasına ihtiyaç vardır” dedi.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre de konuşmasında, muhtar ve azaların seçimle göreve gelmiş yöneticiler olduklarını, dolayısıyla halkın sorunlarını en iyi bilen kişiler olduklarını belirtti.
Töre, muhtar ve muhtarlıklara destek verilmesi gerekliliğine inandığını, muhtarların çalışmalarını gönüllülük esasına göre gerçekleştirdiklerini ve sıkıntılarla karşı karşıya kalabildiklerini vurguladı.

Töre, “Hükümetimiz bu konuyla ilgili bir yasal düzenleme hazırlarlarsa biz de kendileriyle bu konuları görüşüp şikayetleri dile getiririz. Meclis olarak üzerimize düşen görevi yapmaya hazırız” dedi.

Töre şunları kaydetti:
“Demokrasi ile yönetilen bir ülkede yaşıyoruz. Demokrasilerde iktidar ve muhalefet vardır. Bazı noktalarda elbette uzlaşı sağlanıyor, bazı noktalarda uzlaşı hiç sağlanamıyor ve hükümet de kendi sayısal yapısına bağlı olarak bazı yasaları geçirmek durumunda kalabiliyor. Dolayısıyla, hükümet ve muhalefetin hangi konularda işbirliği yapabileceği meclise gelecek olan yasalara bağlı olarak değişebiliyor” dedi.

“Devleti yaşatacağız ki insan da yaşasın. insanı yaşatacağız ki devlet de yaşasın”

Töre, ülkede yaşanan sıkıntıların da bilince olduğunu; ancak tamamen karanlık bir tablo çizilmemesi gerektiğine inandığını belirterek, “Kıbrıs Türk Halkı, 1974 Mutlu Barış Harekatı öncesi yok olmak üzere olan bir cemaat haline dönüşmüştü. Bugün ise devletimiz var. Türk Ordusu burada ve bir vatanımız var. Bunları da unutmamız gerekir. Tabii ki daha iyi yaşamak, daha iyi ekonomik koşullar yaratmak, sosyal devletin sosyal yapısının daha sağlam hale gelmesi için de yapmamız gerekenler vardır. Devleti yaşatacağız ki insan da yaşasın. İnsanı yaşatacağız ki devlet de yaşasın, Devletten soğumasın” dedi.

Töre, dünyada yaşanan şartların çok ağır olduğunu belirterek, Rusya-Ukrayna çatışması, Covid-19’un devam etmesi, Türkiye’ye karşı süper güçlerin cephe alması gibi meselelerin de çok büyük sorunlar olduğunu vurgulayarak “Bizim en büyük desteğimiz Anavatan Türkiye’dir. Onun desteği ile daha ileriye gidebiliriz. Elbette kendimizin de yapması gereken çok fazla şey vardır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak kendi ödevlerimiz de vardır. Biz bunları yeteri kadar yapıyor muyuz diye sorsanız yapmıyoruz. Anavatanın desteğini beklerken Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni yönetenler de kendi ödevlerini en iyi şekilde yapmalı ki daha ileriye gidebilelim. Ancak Devletimizden ve Anavatanımızdan vazgeçmememiz gerekir. Elbette zor şartlar var ama gelecek yıllar Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ve Türkiye’nin olacaktır” diye konuştu.

Kabulde Meclis Genel Sekreteri Seral Fırat ile İdari Mali, Teknik ve Parlamenter Hizmetler Müdürü Hasan Büyükoğlu da yer aldı.

HALK SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR

Kuzey Kıbrıs Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği Başkanı Op. Dr. Derviş Akbilen, yasa dışı botoks ve dolgu uygulamalarının ülkede halk sağlığı sorunu haline geldiğini vurguladı.

Kuzey Kıbrıs Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği Başkanı Op. Dr. Derviş Akbilen, yasa dışı botoks ve dolgu uygulamalarının ülkede halk sağlığı sorunu haline geldiğini vurguladı. Akbilen ayrıca, Tabipler Birliği’ne üye olmayan kaçak doktor ve hatta doktor dahi olmayan kişilerce yapılan medikal işlemlerin kontrolsüz ve tehlikeli boyuta ulaştığını kaydetti.

Kuzey Kıbrıs Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği Başkanı Op. Dr. Derviş Akbilen yaptığı yazılı açıklamada, önceki gün polis baskınıyla ortaya çıkan yasa dışı botoks ve dolgu uygulamalarının artık halk sağlığı sorunu haline geldiğini belirtti.

Özellikle bazı güzellik salonlarında yurt dışından gelen, Tabipler Birliği’ne üye olmayan, kaçak doktor ve hatta doktor dahi olmayan kişilerce yapılan medikal işlemlerin kontrolsüz ve tehlikeli bir boyuta ulaştığının gözler önüne serildiğini dile getiren Akbilen, “Bilinmesini isteriz ki botoks, dolgu, mezoterapi, ip askı ve saç ekimi gibi medikal estetik işlemlerin KKTC Tabipler Birliği’ne üye ve kurallarına tabii dermatoloji ve plastik cerrahi branş hekimleri gibi bu uygulamanın eğitimini yaptığı ihtisas süresince almış olan ve oluşabilecek komplikasyonlara hazırlıklı ve bunları çözebilecek eğitime sahip doktorlar tarafından klinik ve sağlık kuruluşları bünyesinde yapılması hayati önem arz etmektedir.” ifadelerini kullandı.

-“Hiçbir kaydı olmayan kişilere itibar edilmemeli…”

Hafta sonu kaçak ülkeye giren, hiçbir kaydı bulunmayan, sosyal medyadan veya bazı güzellik salonu sahipleri gibi hasta simsarları tarafından toplanan hastalara hangi tıbbi malzemeyi kullandığı belirsiz ve bunları kaçak adaya sokan, işlem sonrası adadan ayrılan ve oluşabilecek komplikasyonlarla hastaları bir başına bırakan bu kişilere itibar edilmemesini isteyen Akbilen, bu başarılı operasyonla yasa dışı işlem yapan yerlerden birinin ortaya çıkmasında rol alan başta polis mensupları olmak üzere herkese teşekkür etti.

“YAŞAMASI İÇİN ÇABALAMALIYIZ”

Erzincan’daki Keşiş Dağı’na 1982 yılında vatani görevini yapan ressam Mustafa Aydemir ve üç bin gönüllü asker tarafından 30 günde yapılan 176 metre boyundaki Atatürk portresi doğal şartlar nedeniyle silinmeye başladı.
Erzincan’da 1982 yılında vatani görevini yapan ressam Mustafa Aydemir ve üç bin gönüllü asker tarafından Keşiş Dağı’na yapılan 176 metre boyundaki Atatürk portresi artık zamana yeniliyor. Ressam Mustafa Aydemir, “Bir dağa nakşedilmiş dünyanın en büyük portresini, 30 günde tamamı gönüllü askerlerle ve hiç para harcamadan yapmıştık. Boyaları solan ve taşları yerinden kayan portrenin heybetini kaybetmesi bizleri çok üzüyor” dedi. Karmaşık açı hesaplarıyla Erzincan 59. Topçu Tugayı’nın askerlerince Keşiş dağına uygulanan Atatürk portresi, 2009 yılında Washington Smithsonien Müzesi tarafından dünyanın en büyük ve 100 sıra dışı sanat eserinden biri seçilmişti.

DÜNYANIN EN BÜYÜĞÜ

Kırk yıl önce Erzincan 59. Topçu Tugayı’nda askerliğini yapan ressam Mustafa Aydemir, birliğin üzerindeki Keşiş dağına dünyanın en büyük insan portresi olarak Atatürk’ü nakşetmek istemişti. Tugay Komutanı Tuğgeneral Hidayet Güngör izniyle harekete geçen Aydemir, üç bin gönüllü askerle dağa Atatürk portresini doğal taşları kullanarak yapmıştı. Tuğgeneral Hidayet Güngör’ün eserin altına imza atması emrini uygulamayan ve erken terhis ödülünü de reddeden Aydemir, askerliğini normal süresinde bitirmişti. Erzincan ile özdeşleşen ve uzaydaki uydulardan görülebilen portre aradan geçen kırk yıl içinde bozuldu.

Günümüze kadar gelmesine rağmen güneşin, depremlerin ve sellerin yıprattığı portrenin saldırıya uğradığını belirten eser sahibi Mustafa Aydemir, 2016 yılında askeriyenin portre üzerindeki korumayı kaldırdığını vurguladı. Aydemir, “Koruma kalkınca portreye saldırdılar ve portreyi oluşturan bin ton ağırlığındaki taş gibi ağır malzemeleri temellerinden sökerek dağdan yuvarlamışlar. 2017 yılında Erzincan Valiliği’nin isteğiyle geçici bir onarım yaptım ama kalıcı bir çözümle gelecek kuşaklara aktarılması gerekiyor. Otların biçilmesi ve üzerine boya dökülmesi yeterli korumayı sağlamıyor” dedi.

OTLAR ÇOĞALDI BOYANIN RENGİ SOLDU

Milliyet’ten Gökhan Karakaş’ın haberine göre, tüm çabalara ve verilen sözlere rağmen toprağın üzerindeki geçici boyayla yapılan portrenin solduğunu ve üzerindeki yaban otlarının çoğaldığını belirten Aydemir, hiç para harcanmadan yapılan bu eserin kurtarılması gerektiğini belirtti. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Resim Bölümü mezunu ressam Mustafa Aydemir, “Üç bin askerin gönüllü enerjisiyle yapılan bu eser için dağlardaki doğal taşları insan zinciriyle topladık. Motor yağları ve fabrika atık kimyasallarını boya için kullandık. 7 bin 565 metrekare büyüklüğünde Atatürk portresi, Türk insanının gerektiğinde bir araya gelebilmesidir. Türk insanının yoktan var edebilmesi ve imecesidir. Uzaydan görülen tek Türk sanat eserinin yaşaması için çabalamalıyız” diye konuştu.

Büyük Taarruz ve 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 100’üncü yılında bu zaferi kazanan Atatürk’ün portresinin eriyip gitmesine izin verilmemesini isteyen Aydemir, “Dört aylık şantiye çalışmasında çelik betonarme yapmak istiyorum. Erzincan İl Özel İdaresi ve Erzincan Valiliği desteklerse 2023 yılında yani şanlı cumhuriyetimizin 100’üncü yılında portreyi layık olduğu şekilde yüzlerce yıl dayanacak sağlamlıkta yapmak istiyorum” diye konuştu.

BAKAN ŞAN: BORÇLANMA YANLIŞ YORUMLANIYOR

Maliye Bakanı Alişan Şan, Maliye Bakanlığı’nın Bakanlar Kurulu tarafından tedbir amaçlı almış olduğu borçlanma limiti yetkisinin yanlış yorumlandığı hususuna vurgu yaptı.

Maliye Bakanı Alişan Şan; “önümüzdeki aylarda seçim yasaklarının da göz önünde bulundurularak, 2022 Mali Yılı Bütçe Yasası tahminleri ihtiyaçları doğrultusunda, devletin mali yükümlülüklerini yerine getirebilmesine olanak sağlamak amacıyla Bakanlar Kurulu’nun vermiş olduğu yetkiyle 600 milyon TL’ye kadar borçlanma yetkisi alınmıştır.

Söz konusu borçlanma limiti yetkisi tedbir amaçlı alınmış olup, bazı basın yayın organlarında yanlış yorumlanmakta ve kamuoyu bu algı ile yönlendirilmektedir” dedi.

BOĞAZ GEÇİŞ ÜCRETİ 5 KAT ARTIYOR

Uluslararası platformda kararlı duruşunu sürdüren Türkiye 39 yıllık mağduriyeti giderdi. Montrö Sözleşmesi’nin kendisine verdiği hakları kullanan Türkiye böylece Boğazlardan geçiş ücretini beş kat arttırdı.
Türkiye boğaz geçiş ücretlerinde uygulanan haksızlığa Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin kendisine verdiği haklar çerçevesinde son verdi. 1983 yılında Türkiye, Frank bedelinde yüzde 75 indirim uygulayarak bir Frank’ı 0,80 dolar olarak sabitlemişti.

5 KAT ARTTIRILDI

Geçen zamanda bu tutar değerini kaybetti. Enflasyon ve altın karşısında erimesi nedeniyle Frank bedeli 5 kat artırılarak net tonaj başına 4 dolar olarak belirlendi.

GELİR 200 MİLYON DOLARA ÇIKACAK

7 Ekim 2022’de düzenlemenin yürürlüğe girmesi ile birlikte şu anda boğazlardan elde edilen fener, tahlisiye ve sağlık rüsumu ücretleri 5 kat artırılarak mevcutta 40 milyon dolar olan gelir 200 milyon dolar seviyesine çıkarılacak.

39 YILLIK MAĞDURİYET GİDERİLDİ

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı yetkilileri “Gelinen süreçte bugün şu an aldığımız ücreti 5 katına çıkardık. 7 Ekim 2022 itibariyle bu geçerli olacak. 39 yıllık mağduriyet giderildi” dedi.

ELON MUSK TWİTTER’DAN DUYURDU

Bloomberg’in haberine göre, Elon Musk, Twitter üzerinden Manchester United’ı satın almak istediğini duyurduktan dört saat sonra, bunun bir şaka olduğunu açıkladı.

Dünyanın en zengin insanı olan Musk, Manchester United’ı satın alacağı haberini, önceleri siyasi bağlılığı ile ilgili yaptığı paylaşımına bir cevap olarak göndermiş. Bunun üzerine ciddi olup olmadığını soran bir takipçisine, bunun Twitter’da süregelen bir şaka olduğunu ve Manchester United’ı almayacağını belirtmişti.

Hisselerde %7.6’lık Yükselme

Musk’ın tweetinden bir kaç saat sonra Bloomberg, 2005’ten beri Manchester United’ın sahibi olan Glazer Ailesi’nin, kulübün küçük bir kısmını satmayı düşünebileceklerini duyurdu. Kulübün hisseleri, Çarşamba günü olağan işlemlerin başlamasından kısa bir süre sonra, yüzde 7.6’lık bir yükselme göstererek, 13.75 dolar seviyelerine çıktı.

Elon Musk’ın, şaka olarak tweet atma konusunda bir ünü var.  Ayrıca, 2018 yılında, Tesla’yı özel şirket yapabilecek kaynağa sahip olduğunu tweetleyerek, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu ile ters düşmüştü. Bu paylaşım sonucunda, komisyon Musk’a hem menkul kıymet dolandırıcılığı cezası kesilmesine, hem de Tesla’nın içerden bir Twitter bakıcısı seçerek, şirket ile ilgili önemli bilgiler içeren paylaşımların önceden onaylanmasına karar vermişti.

Yakın zamanda, Musk, Komisyon’un dikkatini, Twitter için yaptığı 44 milyar dolarlık teklifi geri almasıyla çekmişti. Komisyon, Musk’a bu önemli karar değişikliğini neden daha önceki SEC başvurusuna da yansıtmadığını sormuştu.

Bloomberg haberine göre, Manchester United’ın 2012 yılından beri New York borsasında işlem gördüğünü göz önünde bulundurursak, kulüp hakkındaki bu yeni paylaşım, Musk ve komisyonu yeniden karşı karşıya getirebilir.

ABD Adalet Bakanlığı’nın ilk uyum danışmanlarından olan Hui Chen, Musk konumundaki birinin piyasaları kolaylıkla etkileyebileceğinin altını çizerken, komisyon temsilcisi bu durumda sessiz kalmayı tercih etti.

Manchester United’ın hisseleri ve işlem hacmi Musk’ın tweet’lerinden önce yükseldi. Bloomberg verilerine göre, sadece iki işlem günü içerisinde kulübün alım opsiyonları için yapılan kontratlar 20,000’den 60,000 seviyelerine ilerledi.

Rakibe, 5.1 Milyar Dolar

Forbes’un paylaşımına göre Manchester United’ın değeri 4.6 milyar dolar. En güncel Premier Lig satışı, Chelsea FC için milyarder Todd Boehly tarafından, gelecek yatırımlarda dahil 5.1 milyar dolara satın alınmıştı.

Şaka açıklamasının ardından, Musk, bir takım alacak olsa bunun kesinlikle küçükken de favorisi olan Manchester United olacağını söylese de, kulübün medya ve dış işler direktörü, Andrew Ward konu ile ilgili herhangi bir açıklama yapmadı.

Elon Musk, bir kez daha Twitter’ı kullanarak kafalarda birçok soru işareti yarattı. Kulübün içerisindeki çalkantılara ve işlem hacmindeki büyümeye da bakılacak olursa, Musk Twitter üzerinden nabız yoklayarak, tepkileri ölçtü. Musk, Twitter’ı satın alma konusunda geri adım atsa da, buradaki veriyi kendine fayda sağlayabilecek şekilde kullanabiliyor.

Twitter ve benzeri platformlar üzerindeki sosyal veri, doğru yatırımlar yapabilmek için oldukça önemli. Musk, Twitter’ı satın almasa da, bir kullanıcı olarak, uygulamanın içerisindeki sosyal veriyi kullanarak, piyasayı takip ve manipüle etme gücüne sahip. Musk’ın attığı adımları takip etmek, iyi bir yatırım yapmanıza olanak tanıyabilir. KKTC’de de veriye erişim kısıtlı olsa da, yatırımcıların sosyal medya ve verinin gücünden faydalanması, kazançlı yatırım yapabilmek için önemli bir hamle olabilir.

KAÇAK İŞ YERİ MÜHÜRLENDİ

Girne’de Kayıtsız ve Kaçak Bir İş Yeri Mühürlendi
Girne’de faaliyet gösteren Ago Beauty isimli güzellik merkezi, Girne Belediyesi Sağlık Bölümü tarafından mühürlenerek kapatılmıştır.
Girne Belediyesinden verilen bilgide, Girne’de kaçak olarak faaliyet gösteren Ago Beauty isimli güzellik merkezi, gelen ihbar doğrultusunda yapılan kontrollerde, yetkili makamlardan izinsiz olarak botoks ve dudak dolgusu işlemleri yaptıkları tespit edilmiştir.
İş yeri sahibi ve beraberindeki çalışanlar polis tarafından tutuklanarak gözaltına alınmıştır.
Girne Belediyesi sağlık bölümü zabıtaları, konu ile ilgili işletmenin iş yeri işletme izninin olmadığı, belediye kayıtlarında böyle bir izin başvurusunun bulunmadığı gerekçesiyle konu iş yerini sabah saatlerinde mühürlemiştir.