

Bakanlar Kurulu toplantısının ardından açıklamalarda bulunan Başbakan Ünal Üstel, İran’a yönelik başlatılan savaş ve müdahalelerin bölgedeki güvenlik dengelerini ciddi şekilde sarstığını belirterek, gerilimin daha fazla tırmanmaması için diplomasi çağrısında bulundu.
Başbakan Üstel, savaşların yıkıcı sonuçlar doğurduğuna dikkat çekerek, çatışmanın artık yalnızca iki ülkeyi ilgilendiren sınırlı bir askeri süreç olmaktan çıktığını ifade etti. Sürece doğrudan ya da dolaylı şekilde dahil olan altı farklı ülkede milyonlarca insanın olumsuz etkilendiğini vurgulayan Üstel, geniş bir risk alanının oluştuğunu söyledi.
“En ağır bedeli siviller ödüyor”
Savaşların en ağır faturasını her zaman masum sivillerin ödediğini dile getiren Üstel, insan ölümleri, zorunlu göçler, yerinden edilen aileler ve insani dramların modern çatışmaların acı gerçeği olduğunu kaydetti. Gerilimin daha da artmasının sadece jeopolitik dengeleri değil, insani vicdanı da yaralayacağını belirtti.
Ortadoğu’yu içine çeken bir bölgesel savaş riskine işaret eden Üstel, “Böyle bir senaryonun kazananı olmayacaktır” dedi.
Türkiye’nin diplomatik girişimlerine vurgu
Başbakan Üstel, Recep Tayyip Erdoğan ve Hakan Fidan tarafından yürütülen diplomatik girişimlerin önemine dikkat çekerek, Türkiye’nin sağduyulu ve dengeli yaklaşımının her zamankinden daha değerli olduğunu ifade etti. Çatışma başlamış olsa da diplomasinin tamamen devre dışı kalmadığını söyledi.
“Kıbrıs jeopolitik hesaplaşma sahası olmamalı”
Kıbrıs adasının jeopolitik hesaplaşmaların sahası olmaması gerektiğini vurgulayan Üstel, Rum yönetiminin insani destek senaryoları dışında liman, havaalanı veya askeri altyapıyı savaşın bir parçası haline getirecek adımlar atmasının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni doğrudan risk alanına sokacağını belirtti. Adamızın yıllardır barışın hüküm sürdüğü bir yer olduğunu kaydeden Üstel, sorumsuz tercihlerle yeniden bir çatışma sahasına dönüşmemesi gerektiğini ifade etti.
Dijital savaş ve güvenlik değerlendirmesi
Bakanlar Kurulu’nda modern savaşın dijital boyutunun da ele alındığını açıklayan Üstel, İran’a karşı yürütülen temel saldırı biçimlerinden birinin teknolojik savaş olduğuna dikkat çekti. İnternet altyapılarının hedef alındığı ve dijital sistemlerin devre dışı bırakıldığı bir tabloyla karşı karşıya olunduğunu belirten Üstel, modern savaşın artık yalnızca sahada değil dijital altyapılarda da yürütüldüğünü söyledi.
Dijital egemenliğin ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Üstel, Türkiye ile stratejik güvenlik iş birliği kapsamında yürütülen dijital altyapı güçlendirme çalışmalarının öneminin bugün daha net görüldüğünü kaydetti.
Olası krizlere karşı hazırlık
Toplantıda savaşın doğurabileceği insani krizler, ekonomik dalgalanmalar ve enerji arz risklerinin ayrıntılı şekilde değerlendirildiğini aktaran Üstel, ilgili bakanlıkların insani ve göç boyutu, enerji güvenliği, temel tedarik zincirleri ve sosyal destek mekanizmaları konusunda çalışmaları derhal başlattığını belirtti.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak sürecin ilk anından itibaren tüm kurumlarla gelişmelerin yakından takip edildiğini ifade eden Üstel, güvenlik birimleri ve ordunun risk değerlendirmelerini sürdürdüğünü, her türlü olasılığa karşı gerekli tedbirlerin alındığını söyledi. İhtiyaç duyulması halinde en üst düzeyde yeniden toplanarak ilave kararlar almaya hazır olduklarını da sözlerine ekledi.
Bakanlar Kurulu toplantısında savaş bölgelerinde mağduriyet yaşayan vatandaşlara destek sağlanması için Dışişleri Bakanlığı’nın görevlendirildiğini açıklayan Üstel, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Biz barıştan, istikrardan ve uluslararası hukuktan yanayız. Silahlar susmalı, diplomasi konuşmalıdır.”



