Archives Ekim 2022

CUMHURİYET MECLİSİNİN, ONUNCU DÖNEM, İKİNCİ YASAMA YILI

Cumhuriyet Meclisi yeni yasama yılı çalışmalarına yarın başlıyor.

Cumhuriyet Meclisinin, Onuncu Dönem, İkinci Yasama Yılı, İçtüzüğün 6’ncı maddesi uyarınca ekim ayının ilk iş günü olan yarın saat 10.00’da yapılacak törensel toplantı ile başlayacak. Meclis Genel Kurulu, 28 Haziran’da yaptığı son toplantının ardından yaz tatiline girmişti. Komitelerin çalışmaya devam ettiği yaz döneminde, Meclis Genel Kurulu da iki kez olağanüstü toplanmıştı. Genel Kurul, 24 Ağustos’ta Belediyelerin Birleştirilmesine İlişkin (Özel) Yasa Tasarısı’nın görüşülmesi için toplanırken; 15 Eylül’de ise Cumhurbaşkanı Ersin Tatar Kıbrıs konusu ile ilgili Cumhuriyet Meclisi’ni bilgilendirmişti.

FUTBOL MAÇINDA İZDİHAM: 174 ÖLÜ

Endonezya’da bir futbol müsabakası sırasında polisin arbedeyi durdurmak için göz yaşartıcı gaz kullanmasının ardından meydana gelen izdihamda 174 kişi yaşamını yitirdi. Yetkililer, ölü sayısının artabileceğinden endişe duyuyor.

Doğu Java eyaletinin Malang şehrindeki Kanjuruhan Stadyumu’nda Persebaya Surabaya takımının Arema Malang’ı 3-2 yendiği lig maçının ardından iki rakibin taraftarları arasında çok sayıda kavga çıktı. Yüzlerce taraftar, arbedeye müdahale eden polisin kullandığı biber gazından korunmak için çıkış kapısına koştu.

Sıkılan gaz paniğe neden oldu: 174 kişi öldü

Yaşanan büyük kaosta nefessiz kalarak boğulanlar ve ezilenler oldu. Stadyumda çıkan olaylarda 174 kişi hayatını kaybetti. Doğu Java Polis Şefi Nico Afinta, yaptığı açıklamada, gece geç saatlerde maçın sona ermesinden hemen sonra taraftar grupları arasında çıkan kavgaların çevik kuvvet polisinin göz yaşartıcı gaz kullanmasına neden olduğunu ve sıkılan gazın taraftarları paniğe sevk ettiğini söyledi. Doğu Java Eyaleti Vali Yardımıcısı Emil Dardak ise Kompas TV’ye yaptığı açıklamada, 174 kişinin öldüğünü, 100’den fazla yaralının tedavi gördüğünü ve yaralıların 11’inin durumunun ağır olduğunu belirtti. Ülkede maçlar 1 hafta ertelendi.

KIBRIS GAZİSİNE SON GÖREV…

Bilecik’te hayatını kaybeden Kıbrıs gazisi son yolculuğuna uğurlandı

Bilecik’in Pazaryeri ilçesinde hayatını kaybeden Kıbrıs gazisi Hamza Eren, askeri törenle son yolculuğuna uğurlandı. Geçirdiği trafik kazası nedeniyle tedavi gördüğü Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde yaşamını yitiren Hamza Eren’in, Türk bayrağına sarılı naaşı, Pazaryeri ilçesindeki Yeni Mahalle Camisi’ne getirildi. İkindi vakti kılınan namazın ardından Eren’in cenazesi, Pazaryeri Mezarlığı’nda toprağa verildi. Törene, Eren’in yakınlarının yanı sıra Bilecik Valisi Kemal Kızılkaya, Bilecik Jandarma Alay Komutanı Muzaffer Sandal, İl Emniyet Müdür Yardımcısı Erol Çengelcik ile askeri yetkililer, gaziler ve vatandaşlar katıldı. Vali Kızılkaya, cenazenin toprağa verilmesinden sonra Türk bayrağını öperek gazinin kızına takdim etti.

ERDOĞAN: OYNANAN OYUNLARIN FARKINDAYIZ…

Erdoğan: Kıbrıs Türkleri’nin hak ettikleri uluslararası tanınma ve meşruiyete yönelik tüm sözlerin tutulması gerekir

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs’ta, izolasyon ve ambargolara son verilmesi, Kıbrıs Türkleri’nin hak ettikleri uluslararası tanınma ve meşruiyete yönelik tüm sözlerin tutulması gerektiğini belirtti.

Erdoğan, Meclis’in 27. Dönem 6. Yasama Yılı’nın açılışı dolayısıyla TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, insanlığın, salgınların, savaşların, krizlerin ve istikrarsızlıkların merkezinde olduğu sancılı bir süreçten geçtiğini söyledi. Dünyanın, aynı zamanda sosyal barışı, insanların bir arada yaşama iradesini ve demokratik kazanımları tehdit eden büyük bir girdaba doğru sürüklendiğini dile getiren Erdoğan, üç kıtanın kavşak noktasında yer alan Türkiye’nin, yaşanan tüm gelişmelerden en fazla etkilenen ülke konumunda olduğunu belirtti. ABD’nin, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne yönelik silah ambargosunu kaldırma kararını kabul etmediklerini bildiren Erdoğan, “Ege’deki gayriaskeri statüdeki adaları silahlandıran Yunanistan’ın, bu hususta adeta teşvik edilmesi de akılla, izanla, müttefiklikle bağdaşmaz. Bölgede tahrik ve gerilim siyaseti gütmek, hiç kimsenin hayrına değildir, olmayacaktır. Biz, 100 yıl sonra Yunanistan’ı kimlerin yeniden üzerimize saldığını çok iyi biliyor, bu şekilde oynanmaya çalışılan oyunun farkında olduğumuzu her fırsatta söylüyoruz. Yunanistan yönetimine, kendini ve halkını felakete sürükleyecek kışkırtmalardan uzak durmasını tavsiye ediyoruz.” ifadelerini kullandı. “Türkiye kendi eksenini tahkim ediyor” “Yeniden Asya” girişimine büyük önem verdiklerini dile getiren Erdoğan, Afrika ve Latin Amerika’da da ekonomi ve ticaret başta olmak üzere ikili ve çok taraflı platformlarla iş birliği ve diyalogu güçlendirdiklerini anlattı. Erdoğan, aralık ayında İstanbul’da düzenlenen Üçüncü Türkiye-Afrika Zirvesi ile tüm Afrikalılarla bir kez daha kucaklaştıklarını hatırlatarak, böylece Türkiye’nin Afrika kıtasına yönelik ilgisinin uzun vadeli ve kalıcı olduğunu açıkça gösterdiklerini söyledi. Türk dünyasıyla olan iş birliğini de her alanda ilerletmenin gayretinde olduklarını belirten Erdoğan, “Son zirve toplantısını Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda yaptığımız Türk Devletleri Teşkilatı’nın küresel ölçekte hak ettiği yeri alması için mücadelemizi sürdüreceğiz. Şu hususun altını da özellikle çizmek istiyorum; dış politikadaki açılımlarımızı bazı çevreler eksen kayması olarak göstermeye çalışıyordu. Halbuki Türkiye, eksen kayması değil, dünyadaki çok farklı diplomatik ilişkilerini, milli menfaatlerimiz çerçevesinde aynı anda yürütmeyi başararak, kendi eksenini tahkim ediyor.” değerlendirmelerinde bulundu.

 

AĞIRDAĞ YANGININDA HASAR TESİPİTİ…

Polis, Ağırdağ’da meydana gelen yangın sonucu 5 ev ve 4 aracın zarar gördüğünü açıkladı.

Polis, cuma gece yarısı, Ağırdağ’da, şiddetli rüzgârın etkisiyle, elektrik hatlarının birbirine temas ederek çıkan kıvılcımların kuru otları tutuşturması sonucu meydana gelen yangında hasar tespiti ile ilgili açıklamada bulundu. Yangın sonrası yapılan incelemede, beş evin ve dört aracın zarar gördüğü tespit edildi.

Polisten yapılan açıklamada, cuma günü, saat 23.45 sıralarında, Ağırdağ’da Benek Sokak üzerinde, şiddetli rüzgârın etkisiyle, elektrik hatlarının birbirine temas ederek çıkan kıvılcımların kuru otları tutuşturması sonucu bir yangın meydana geldiği ifade edildi.

Açıklamada, yangın ile ilgili yapılan detaylı incelemede, 2 evin çatısı, 1 evin çatı ve pencereleri, 1 evin kapı ve pencereleri, klima dış ünitesi ile evin avlusundaki ambar odası, ahşap çardak ve plastik su deposu, kullanılmayan eşyasız bir evin iç kapı ve pencereleri ile 4 aracın zarar gördüğünün tespit edildiği kaydedildi.

Polisin olayla ilgili soruşturması devam ediyor.

 

TATAR: BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZİ KORUMALIYIZ

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Türk Emekli Subaylar Derneği’nin 32. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı tesislerinde düzenlenen törene katıldı.

Cumhurbaşkanlığından verilen bilgiye göre, konuşmasına, böylesine anlamlı bir törende bulunmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirerek başlayan Cumhurbaşkanı Tatar, bu günlere kolay gelinmediğini, subayların mücadele yıllarında Kıbrıs Türk halkını korumak için vatan uğruna yaptığı kahramanlıkların unutulmasının mümkün olmadığını vurguladı.

“Biz büyük bedeller ödedik, şehitler verdik soykırımdan geçtik, acılar çektik ve sonunda bir devlet, bir cumhuriyet kurduk. Anavatan Türkiye’nin de desteğiyle bugün gelinen aşamada bu cumhuriyete sonuna kadar sahip çıkacağız. New York’ta BM Genel Kurulu’nda Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ‘Artık Kıbrıs Türkleri üzerinde zulüm sayılan ambargo ve izolasyonları sona erdirin’ demesiyle orada bir tarih yazılmıştır” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uluslararası toplumu, KKTC’yi tanımaya davet ettiğini dile getirerek kendisine teşekkürlerini sundu.

-“Doğu Akdeniz’deki çıkarlarımızın korunmasında bize düşen görev, birlik ve beraberlik içerisinde mukavemeti ve mücahit ruhuyla milli politikayı sonuna kadar savunmaktır”

Cumhurbaşkanı Tatar, tarihin çok iyi bilinmesi ve anlatılması gerektiğini belirterek Rum-Yunan ikilisinin oynadığı birtakım oyunlara ve adanın Yunanistan’a bağlanmasına karşı gelindiğini ifade ederek; “Bu mukaddes davanın yürütülmesinde, milletimize büyük hizmetler yapmaktayız. Birlik ve beraberliğimizi korumalıyız” dedi.

Güney Kıbrıs’ta iki eşit halka ve devlete ait anlayıştan vazgeçişin bugün yıl dönümünün kutlandığını belirten Cumhurbaşkanı Tatar, “Rum-Yunan ikilisi bizi acılara ve katliamlara maruz bıraktı” şeklinde konuştu.

“Biz bütün dünyaya Kıbrıs’ta iki ayrı halkın varlığını haykırıyoruz; varlığımızı, özgürlüğümüzü kanıtlamaya çalışıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, çok önemli aşamalardan geçilmekte olduğunu belirtti.

“Doğu Akdeniz’deki gelişmelere bakıldığında bu bölgenin, yeni anlayış ve yeni politikayla tekrar dizayn edilmesinin en büyük kanıtı olduğuna” dikkati çeken Cumhurbaşkanı Tatar, “Anavatan Türkiye ile birlikte KKTC’nin güçlenerek Doğu Akdeniz’deki çıkarlarımızın korunmasında bize düşen görev, birlik ve beraberlik içerisinde mukavemeti ve mücahit ruhuyla milli politikayı sonuna kadar savunmaktır” dedi.

Tatar, şehitlere Allah’tan rahmet, gazilere de şükranlarını sundu.

SATIŞ FİYATLARINA SÜBVANSE UYGULAMASI….

Hayvan besleyicilerinin desteklenmesi maksadı ile Toprak Ürünleri Kurumu’nun satışını yapmakta olduğu yemlik arpanın satış fiyatına sübvanse uygulanmasının kapsamı genişletildi.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Toprak Ürünleri Kurumu’nun satışını yapmakta olduğu yemlik arpanın satış fiyatına küçükbaş hayvan besleyicileri için uygulanacak olan kilo başına 1.25 Türk Lirası sübvansiyona ilaveten, büyükbaş hayvan besleyicileri ve yem fabrikalarına yapılacak satışlar için de kilo başına 0.25 Türk Lirası sübvansiyon uygulamasına gidilerek sübvansiyonun kapsamı genişletildi.

Bu bağlamda yemlik arpa peşin satış fiyatı küçükbaş hayvan besleyicileri için 6.00 TL/Kilo; büyükbaş hayvan besleyicileri ile yem fabrikalarına için ise 7.00 TL/Kilo olarak belirlendi.

Yine bir hafta içerisinde Toprak Ürünleri Kurumu tarafından 7.25 TL/Kilo fiyatla yemlik mısır satışa arz edilecek.

BAKAN OĞUZ’DAN ÜRETİCİYE DESTEK

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz, bakanlığın yürüttüğü hayvancılara yönelik destekleri açıkladı.
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz, Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği’nin genel maliyetlerle ilgili talebine yönelik teşvikleri açıkladı
.
Bakan Oğuz yaptığı açıklamada hayvancılık sektöründeki sorunları bildiklerini, her zaman üreticinin ve üretimin yanında olduklarını söyleyerek, sektörde hayvancının yanında imalatçı ve halkın alım gücünü de düşünmek zorunda olduklarını belirtti.
Dövizdeki artışa dikkat çekerek maliyetlerin günden güne arttığına vurgu yapan Bakan Oğuz, ülkenin imkanları dahilinde çalışma yürütmeye çalıştıklarını hatırlattı.
Çiğ inek sütü 9,5 TL/LT olup 1.8 TL/LT destek ile üreticiye 11,30 TL/LT yansıyacak
Bakan Oğuz, hükümet olarak litre başı çiğ inek sütünün 9,5 TL/LT olup 1.8 TL/LT destek ile üreticiye 11,30 TL/LT yansıyacağını, koyun sütüne 2,5 TL/LT destek ile 21 TL/TL , keçi sütüne ise 2,30 TL/LT destek ile 15,80 TL/Lt olarak belirlendiğini belirtti.
Küçükbaş hayvan üreticisine 1,25 TL/kg, büyükbaş hayvan üreticisine 0,25 TL/kg arpa desteği
Oğuz, ayrıca küçükbaş hayvan üreticisine 7,25 TL/KG satış fiyatı olan arpaya 1,25 TL/KG destek vererek 6 TL/KG’ye, büyükbaş hayvan üreticilerine ve yem fabrikalarına ise 0,25 TL/KG destek ile 7 TL/KG’den verileceğini açıkladı.
Ayrıca Bakan Oğuz hem küçükbaş hayvan üreticilerine verilecek olan sübvansiyeli arpa için hem de besi yemi için 3 ay faizsiz olarak yararlanılabileceğini belirtti.

TÖRE, ODTÜ KKTC KAMPÜSÜ YENİ AKADEMİK YILI AÇILIŞ TÖRENİNE KATILDI

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Kampüsü 2022-23 akademik yılı açılış törenine katıldı.
Töre burada yaptığı konuşmada, ODTÜ’nün büyük bir marka olduğunu ve böyle büyük bir markanın KKTC’de öğrencilere eğitim vermesinin son derece önemli olduğunu söyledi.
Güzelyurt bölgesinin ODTÜ gibi kurumların varlığı ile daha da büyük bir değere kavuştuğunu ifade eden Töre, halkın bölgeden göçünün azaldığını kaydetti.
Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “KKTC tanınmalıdır” çağrısını anımsatan Töre, bu söylemin her zaman yanında olduklarını belirtti.
Töre, yıllarca konuşulan ve bir işe yaramadığı anlaşılan federasyon tezinin ardından tanınma çağrısının bekledikleri ve hep arzuladıkları bir çağrı olduğunu ifade etti.
Töre: “Sayın Erdoğan’ın ‘Dünya 5’ten büyüktür çağrısı çok anlamlıdır. Ama bizim için en büyük her zaman Türkiye’dir. Biz, bugüne kadar Türkiye’nin bizi desteklemesi ve koruması sayesinde bugünlere geldik. Buralara kolay gelinmedi.” dedi.

LAPTA HUZUREVİ’NDEKİ YAŞLILAR MAÇA GÖTÜRÜLDÜ

 

 

Dünya Yaşlılar Günü’nde kapsamında Lapta Huzurevi’nden bazı yaşlılar, dün akşam Doğan Türk Birliği ile Dumlupınar takımları arasında 20 Temmuz Mete Adanır Stadyumu’nda yapılan maça götürüldü.

 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü vesilesiyle “Yaşlanmak değil, keyifle yaş almak için
birlikteyiz” sloganıyla ilk kez etkinlikler düzenliyor.
Bakanlıktan verilen bilgiye göre, etkinlikler kapsamında, Lapta Huzurevi’nden bazı yaşlılar, dün akşam Doğan Türk Birliği ile
Dumlupınar takımları arasında 20 Temmuz Mete Adanır Stadyumu’nda yapılan maça götürüldüler.
Maç öncesinde futbolcular ve huzurevi sakinleri, “Yaşlanmak değil, keyifle yaş almak için birlikteyiz” yazılı pankartla sahaya çıktı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy burada yaptığı konuşmada, yaşlılık döneminin sosyal yaşamdan ve toplumdan
kopmadan keyifle geçirilebileceğini, bakanlık olarak yaşlılar için keyifle, huzurla geçirebilecekleri bir yapı oluşturmak istediklerini
kaydetti.
Taçoy, huzurevi yaşlıları, sosyal yardım ve yaşlılık maaşı alanlara yönelik Lapta Huzurevi’nde, yemekli yoga, seramik boyama
etkinlikleri düzenleyeceklerini kaydetti.
Aileleriyle çocuklarıyla yaşayan yaşlıların gün boyu hizmet alabilecekleri, sosyalleşebilecekleri, çeşitli aktivitelere katılabilecekleri
gündüz bakımevlerini de yaşama geçirmeyi hedefediklerini belirten Taçoy, Türkiye’de şehir merkezinde, yaşlılara toplumsal sosyal
yaşamdan kopmadan farklı aktiviteleri yapma imkanı sunan huzurevleri bulunduğunu, benzer imkanları sunmayı hedefediklerini belirtti

YDP: ” ‘YERLEŞKE’ İÇİN YARIN BOĞAZ’DA BULUŞALIM” DEDİ

 

Yeniden Doğuş Partisi (YDP) yarın halkla buluşuyor. YDP’den yapılan açıklamada, “Bazı kesimler son zamanlarda Anavatan Türkiye tarafından yapılıp ülkemize armağan edilecek YERLEŞKE üzerinden Anavatan düşmanlığını körüklemektedir.

Bu yerleşkenin zamanlaması veya önceliği tartışılabilir. Ama tartışmalar malum kesimler tarafından başka mecralara kaydırılmaktadır.

Yarın saat 10.00’da Boğaz Piknik Alanı’nda buluşup, yerleşkenin yapılmasına ve yerleşkeyi yapan ve yaptıranlara destek verelim…” denildi.

PELEKANOS: TÜRKİYE İLE ASKERİ ANLAMDA KARŞI KARŞIYA GELMEK NİYETİNDE DEĞİLİZ

Türk medyasında Türkiye’nin, KKTC’nin tanınması için Kıbrıs meselesini BM Güvenlik Konseyi’ne götürmeye hazırlandığı yolundaki haberlerin Rum yönetiminde rahatsızlık yarattığı bildirildi.

Alithia “Lefkoşa’da Soğukkanlılık ve Rahatsızlık” başlıklı manşet haberinde diplomatik kaynakların, Rusya’dan Ercan’a direkt uçuş başlayacağına dair haberleri örnek göstererek “Türk medyasının gerçekleri yansıtmak ve doğruluk gibi bir ünü olmadığı, kamuoyunun ilgisini başka yöne çekme hedefli olabileceği” kanaatinde olduğunu yazdı. Aynı kaynakların “haberler doğru olsa bile uygun yöntemle, uygun hukuki, siyasi ve diplomatik imkânlarla göğüslenecek bir gelişme olacak” görüşünü paylaştı.

Habere göre Rum yönetiminin “gelişmeleri soğukkanlılıkla takip ettiğini” söyleyen Rum Sözcü Marios Pelekanos gerek KKTC’nin tanınması için Güvenlik Konseyi’ne gidilmesi gerek Rusya’dan Ercan’a direkt uçuşlar konusunda nasıl bir tepki vermek niyetinde olduğu sorulduğunda “tepkimiz uluslararası mercilere başvurmaktan ve diplomatik düzeydeki eylemlerden başkası olamaz” dedi.

“Türkiye’ye askerî anlamda karşı karşıya gelmek” niyetinde olmadıklarını vurgulayan Pelekanos “arzumuz Kıbrıslı Türk vatandaşlarımızla barış içerisinde birlikte yaşamaktır. Kıbrıs Cumhuriyeti, görevi gereği, toprak bütünlüğünü savunmak için caydırıcılığını güçlendiriyor, iddia edildiği gibi saldırgan düzende değil” ifadelerini kullandı.

Pelekanos politikalarının, Kıbrıs sorununa BM Güvenlik Konseyi kararları temelinde çözüm bulma diyaloğunda ısrar olmaya devam ettiğini de söyledi, Rum yönetiminin tek yanlı ilan ettiği MEB konusunda Türkiye’nin Güney Kıbrıs ile diyaloğa girmesi veya Lahey Uluslararası Mahkemesine başvuru gibi iki seçenek olduğunu savundu.

Fileleftheros, “Cevap Vermeye Hazırlanılıyor… Lefkoşa Türk Meydan Okumalarına Göre Hareketler Planlıyor” başlıklı haberinde gelişmeleri yakından takip eden Rum yönetiminin cevaplarının, Türk tarafının yapacağı eylemlere göre ve bütün diplomatik düzeylerde olacağını yazdı.

Habere göre Pelekanos, “egemenlik haklarını korumak için gerekli önlemleri almak adına” Türkiye’den yapılan her eylemi, haberi ve açıklamayı dikkatle takip ettiğini ve gerekli önlemleri aldığını söyledi

Pelekanos AB ülkelerinin, Türkiye’nin KKTC’nin tanınması eylemleri karşısındaki tavrı sorulduğunda “iki ayrı konu söz konusudur. Tanınma konusunda Güvenlik Konseyi kararları olduğunu görmemiz lazım. Bugün hepimizin gördüğü haberde teyit olmayan bazı ifadeler, bir olasılık var” dedi.

Güvenlik Konseyi’nin daha kısa süre önce BM Barış Gücü’nün görev süresini uzatan yeni bir karar yayımladığını, birkaç ay önce de Kıbrıs sorununun çözüm çerçevesine dair net bir Başkanlık Açıklaması yaptığını hatırlatan Pelekanos “bazı haberlerde yazılanlara kapılmayalım” ifadesini kullandı.

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde kısa süre önce gerçekleşen oylama (Titina Loizidu davası) sorulduğunda ise bazı ülkelerin tavır değiştirebileceğine dair bir endişeleri olduğunu, bunu engellemek için diplomatik düzeyde birçok eylemde bulunduklarını ancak bazı ülkelerin, meselenin siyasi değil hukuki olduğu bakış açısıyla hareket ettiğini söyleyen Pelekanos şunları ekledi:

“4’ücü Hükümetler Arası Başvuruyu açık tuttuk ve bu başvuru ile ilgili bir sonraki tartışmada 4’üncü Hükümetler Arası Başvuru’yu açık tutmayı başarmak için bütün çabamızı buna yoğunlaştırdık.”

Politis, Pelekanos’un açıklamasını “Tribünlere Yönelik Tepkiler” başlığıyla aktardı.

Pelekanos’un dünkü açıklamasının “tribünlere” hitap ettiği görüşünü ortaya koyarak “Kıbrıs sorununun 1974’tekinden daha beter bir çıkmazda olduğunu”, buna rağmen Rum yönetiminin, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs’taki Özel Temsilcisi ve Barış Gücü misyon şefi Colin Stewart’ın “iki tarafça kabul edilecek bir formül bulunması seçeneğinin daraldığı ve yakında böyle bir seçenek olmayacağından endişe duyduğu” yönündeki açıklamasını yorumsuz bıraktığını yazdı.

Gazete muhalefetin, özellikle de AKEL’in gelişmeleri farklı okuduğuna dikkat çekerek AKEL Kıbrıs Sorunu sorumlusu Tumazos Çelebis’in dün ASTRA radyosuna yaptığı şu açıklamayı aktardı:

“Müzakereler devam ederken, Crans Montana’ya kadar, Türkiye tehdit etmiyordu ama müzakereler sonlandığında durum değişti. Yapmamız gereken doğru politikalara dönmek. Çünkü bundan sonraki dönem çok kritik.”

-Güney Kıbrıs-Yunanistan askerî düzeydeki savunma işbirliği gözden geçirildi

Alhtia başka bir haberinde 1 Ekim törenlerinde Yunanistan’ı temsil etmek üzere Yunanistan Milli Savunma Bakanı Nikos Panayotopulos’la birlikte 29 Eylül’de Güney Kıbrıs’a giden Yunanistan Milli Savunma Genelkurmay Başkanı Konstantinos Floros’un aynı gün Rum Milli Muhafız Ordusu (RMMO) kurmaylığında RMMO Komutanı Korgeneral Dimokritos Zervakis ve Savunma Bakanı Haralambos Petridis ile görüştüğünü yazdı.

Habere göre Floros-Zervakis görüşmesinde Rum-Yunan Ortak Kriz Yönetimi Memorandumu prizması altında Türkiye’nin gerek Doğu Akdeniz gerek Ege’deki davranışları” masaya yatırıldı. Yunan heyete RMMO’nun misyonu, harekât kabiliyetleri ve karşı karşıya bulunduğu meydan okumalar hakkında bilgi verildi. Heyetler arası görüşmelerde de iki tarafın askeri düzeydeki savunma iş birliği gözden geçirildi.

AB’NİN ALDIĞI KARARLAR GÜNEY’DE UYGULANMAYACAK

 

 

Alithia gazetesi, Brüksel’de dün gerçekleştirilen olağanüstü toplantıda, Avrupa Birliği (AB) enerji bakanlarının enerji tasarrufu, elektrik enerjisi fiyatlarının düşmesi ve faturalarını ödemekte zorlanan hane halkı ile işletmeleri desteklemek amacıyla bazı tedbirler aldığını yazdı.

Gazete, yetkililerin kararla ilgili ilk tepkisine göre, alınan kararın Güney Kıbrıs’ın elektrik verilerinde hissedilir bir farklılık yaratmayacağını; çünkü Avrupa’nın enerji mimarisinin doğalgazla ilişkili olduğunu ve rekabetçi piyasa modelini değiştirecek herhangi bir talimat verilmediğini kaydetti.