Archives Aralık 2022

“KKTC’Yİ DAHA GÜÇLÜ HALA GETİRECEĞİZ”

 

Başbakan ve UBP Genel Başkanı Üstel, “Biz seçim vaadi vermek için gelmedik. İcraat yapmak için geldik” dedi

Ulusal Birlik Partisi, Girne ilçesindeki belediye başkan adayları ve meclis üyesi adaylarının tanıtımı için bir gece düzenledi.

“Büyük Buluşma” sloganıyla UBP Dikmen, Alsancak-Lapta- Çamlıbel, Çatalköy-Esentepe ve Girne belediyelerinin başkan adaylarına destek için düzenlenen geceye Başbakan UBP Genel Başkanı Ünal Üstel ve hükümet ortakları Başbakan Yardımcısı Turizm Kültür Çevre ve Gençlik Bakanı, DP Genel Başkanı Fikri Ataoğlu ve Bayındırlık Ulaştırma Bakanı, YDP Genel Başkanı Fikri Ataoğlu da katıldı.

Kalabalık bir katılım ile gerçekleşen gecede salonu tıklım tıklım dolduran partililerin ellerindeki UBP-DP-YDP bayrakları ile yaşadığı coşku görülmeye değerdi.

Açılış konuşmasını yapan UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, hükümet ortakları ile belediyeler reformunu yapacaklarının sözünü verdiklerini ve bu sözü tuttuklarını vurguladı. Hasipoğlu, “25 Aralık yerel seçimleri, bu ittifakın verdiği sözü tutmasının seçimidir” dedi.

Hasipoğlu’nun konuşması sonrasında bölge bölge belediye başkan adayları ve belediye meclis üyesi adayları tanıtıldı.

” 21 ARALIK’I BİR DAHA YAŞAMAMAK İÇİN”…

Başbakan ve UBP Genel Başkanı Ünal Üstel, konuşmasına “Bugün 21 Aralık Kanlı Noel’in yıldönümü. Biz bugün buradaysak şehitlerimiz sayesindedir. Sizleri 1 dakikalık saygı duruşuna davet ediyorum” diyerek başladı.

Saygı duruşu sonrasında konuşan Üstel, “Yaptığımız her şey, bir daha milletimizin 21 Aralık’ı yaşamaması içindir” dedi.

Üstel, Cumhurbaşkanlığı seçimi ile başlayan hükümet ortakları arasındaki ittifakın bugün yerel seçimlerde de devam ettiğini vurguladı. “Hükümeti kurarken, biz icraat yapacağız, reformları gerçekleştireceğiz, yarım kalan ne iş varsa bitireceğiz ve ihtiyaçlarımız doğrultusunda yeni projelere imza atacağız” diyen Üstel, “Bizim bundan sonraki görevimiz KKTC’yi daha ileri taşımaktır” ifadelerini kullandı.

“KKTC’Yİ DAHA GÜÇLÜ HALA GETİRECEĞİZ”

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’nda KKTC’nin tanınmasını istediği konuşmasını anımsatan Üstel, “Kıyametler koptu ama Anavatanımız geri adım atmadı. Türk Devletleri Teşkilatı bizi gözlemci üye yaptı. İki gün önce Türkiye’de Sayın Erdoğan’ın yardımcısı ve Azerbaycan Devlet Başkanının yardımcısı KKTC’ye geldi. Azerbaycanlı kardeşimiz “biz KKTC’nin tanınması için, bayrağının göklere çıkması için hep birlikte çalışacağız” dedi. Bir millet üç devlet gerçeği var artık. İşte biz de hükümet olarak KKTC’yi çok daha güçlü bir hale getirmek için çalışıyoruz” diye konuştu.

Güçlü KKTC için reformlara ihtiyaç olduğuna dikkat çeken Üstel, hükümet olarak Belediyeler Reformu’nu yapmakla işe koyulduklarını anımsattı.

Üstel sözlerine şöyle devam etti:

“YARIM KALAN İŞLER BİTİRİLİYOR”

“Biz reform ile işe başladık. Meclis kürsüsünü işgal ettiler, sabahlara kadar mücadele ettik 29 milletvekilimiz ile belediyeler reformu yasasını geçirdik. Mahkeme koridorlarına gittiler, ne oldu, mahkeme “reform geçerlidir” dedi. 2008’den beri reform yasası bekliyordu, geçirdik, yine sanayi bölgesi yasası vardı, onu da geçirdik. Hal yasası konusu. Piyasada denetim yok deniyor. İşte hal yasasıyla tümünü kontrol altına alıyoruz. Meclis açıldıktan sonra ilk oturumda geçireceğiz. Belediyeler Yasası 51/95 bugüne kadar dokunmadılar. Biz Ocak’ın 15’ine kadar bu yasayı da Meclis’ten geçireceğiz.”

Yarım kalan ne varsa bitirecekleri sözü verdiklerini ve bunu yaptıklarını belirten Üstel, “Senelerdir batıda yaşayan insanlar Girne Lapta Alsancak Çamlıbel yolunda çile çekiyor.  7 iktidar gördü bu yol ama bir türlü yapılmadı. Biz başlattık, bir ay sonra bitecek. Sırada Çatalköy yolu var. Onu da yapacağız, insanımızın trafikte çektiği çileyi bitireceğiz” dedi.

“ANAVATAN TÜRKİYE HER ZAMAN YANIMIZDA”

Hükümet ortakları olarak 7 ay gibi kısa bir sürede yaptıkları bir çok işte her zaman Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin yanlarında olduğunu vurgulayan Ünal Üstel, “Pandemi sürecini anımsayın ekonomi durdu. Ardına Rusya Ukrayna savaşı, bir de dövizdeki dalgalanma. Tüm bunlara rağmen 7 aylık hükümet dönemimizde ekonominin çarklarını Anavatan’ın desteği ile çevirmeye başladık. 2019 verilerini bugün yakaladık. Tarımcımıza, çiftçimize hayvancımıza destek verdik, hibe verdik. Sosyal yardım alanların hesaplarına paralar yatırdık. 13’üncü maaşları ödedik, maaşları da ödeyeceğiz. Ne söz vermişsek yapıyoruz” diye konuştu.

“ADAYLARIMIZIN PROJELERİNE KEFİLİZ”

“Bugün 4 güzide belediyenin başkan adayları karşınızda. Projelerini anlattılar, biz bu projelerin arkasındayız,  adaylarımızın kefiliyiz” diyen Üstel, “Biz seçim vaadi için gelmedik, icraat için geldik. İcraatlara devam edeceğiz. Yeni dönemdeki icraatlarımızı yerel yönetimler ile birlikte hayata geçireceğiz” ifadelerini kullandı.

Ünal Üstel, “Dargınlık küskünlük var ise hepsini bir kenara koyalım. Güçlü belediyeler güçlü gelecek yaratmak istiyorsak belediyeleri kazanmamız lazımdır” diyerek sözlerini noktaladı.

ATAOĞLU: ANAVATANIN DESTEĞİ İLE YÜRÜMEYE DEVAM EDECEĞİZ

DP Başkanı Fikri Ataoğlu da konuşmasında hükümetin belediyeler reformunda ısrarcı olduğunu anımsatarak,  maaş ödeyemeyen belediyelerin reform ile sürdürülebilir bir belediyecilik noktasına taşınacağına vurgu yaptı.

Muhaliflerin “Avrupa Birliği bize katkı sağlıyor” şeklinde konuştuğuna dikkat çeken Ataoğlu, “Biz AB ile değil Türkiyemiz ile birlikte çalışıyoruz. Anavatan’ın desteğiyle yürümeye devam edeceğiz” dedi.

Türkiye’nin destekleri ile yerel yönetimlerin artık büyük projelere imza atabileceğine vurgu yapan Ataoğlu, “Yaptığımız bir çok proje seçim yasakları sonrasında hayata geçecek” diye konuştu.

ARIKLI: BU SEÇİM MİLLİ POLİTİKANIN OYLANACAĞI SEÇİMDİR

YDP Başkanı Erhan Arıklı da konuşmasında, gecenin 21 Aralık Kanlı Noel’in yıldönümünde gerçekleştiğine dikkat çekti, bu yerel seçimlerin milli politikanın oylanacağı bir seçim olduğunu kaydetti.

Arıklı şöyle konuştu:

“400’e yakın vatandaşımız Rumlar tarafından katledildi, insanımız evlerinden yurtlarından edildi, yıllarca çadırlarda yaşadı. Biz 3 siyasi parti o günlerin yeniden yaşanmaması için Kanlı Noellerin yeniden olmaması için, Enosis sevdalılarının ülkeyi kan gölüne döndürmemesi için KKTC dedik ve mücadele ediyoruz. Karşımızda bizi o günlere döndürecek, bizi Rumlarla iç içe yaşatacak federasyonu savunan bir cephe var. Bu mücadele KKTC isteyenlerle Birleşik Kıbrıs’ı isteyenler arasında bir mücadeledir. Bu seçimler de bunun mihenk taşıdır. İşte bu seçimde ittifak başarısız olursa ertesi gün bizim Türkiye ile oluşturduğumuz milli Kıbrıs politikasını atmak için kollarını sıvayacaklar. O nedenle bu seçimler normal bir seçim değildir. Bu seçimler milli politikanın oylanacağı seçimlerdi.”

Arıklı, “Girne ilçesinde 4’te 4 yapacağız, buna inanıyorum” diyerek sözlerini noktaladı.

Konuşmaların ardından salonda büyük bir coşku yaşandı. Partililer adayları kucakladı, “Güçlü belediyeler güçlü gelecek için birlik beraberlik görüntüsü verildi.

 

İŞTE YENİ ASGARİ ÜCRET…

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023’te geçerli olacak asgari ücretin net 8 bin 500 lira olacağını açıkladı. Böylece asgari ücrette temmuza göre yüzde 55 artış yapıldı.

Doğrudan 7 milyondan fazla çalışanı, dolaylı olarak tüm vatandaşları ilgilendiren yeni asgari ücret belli oldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2023’te geçerli olacak asgari ücreti 8 bin 500 lira olarak açıkladı.

Beştepe’de basın toplantısı düzenleyen Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Her sene olduğu gibi bu yıl da önümüzdeki yılın asgari ücretini belirlemek üzere bir araya gelmişlerdir. Yapılan bir dizi toplantı sonunda  çalışan ve işveren tarafları ortak rakam üzerinde anlaşamamışlardır. Elbette herkes kendi çıkarları doğrultusunda bir tutum ortaya koyacaktır. Ne emekçilerin hakkının yenmesine, ne de işverenlerin üzerine altından kalkamayacakları yükün binmesine rıza gösteririz. Makul bir noktada uzlaşma sağlanabilmesi için  samimi gayret sarfettik. Çalışan temsilcilerinin aramızda olmasını isterdik. Asgari ücreti ortada bırakamazdık. Geçmiş yıllarda da hükümetçe sonuçlandırılan çok sayıda asgari ücret müzakeresi vardır. Bu defa da öyle yaptık.

Açıklayacağımız rakam genel ekonomik ve sosyal görünümüyle de uyumludur. Bugün ülkemiz 34,7 milyonluk işgücüne karşılık 31,6 milyonluk istihdamla tarihin en yüksek çalışan rakamına ulaşmıştır. Kadınların işgücüne katılımı rekor kırdı. Küresel krizin gelişmiş ülkeleri dahi ciddi sarstığı süreçte Türkiye’nin kalkınmasını sürdürmesi ilgiyle takip edilmektedir.

Ülkemizde 2002 yılında 184 lira olan bizim dönemimizde nominal olarak 30 kat reel olarak yüzde 142 artmıştır. Tüm gelirlerin asgari ücret kadar kısmını muafiyet kısmına dahil etmiştik. Yıl içinde enflasyondaki artış asgari ücreti 5 bin 500 liraya çıkarmaya yöneltti. Sırtımızda bu devletin küfesi var. Yıl içinde asgari ücrette ortalama yüzde 80 kümülatif yüzde 95 artış sağladık. Sırtında küfe olmayanlar atıyorlar. Çünkü bir sıkıntısı yok. 85 milyon nüfusu olan ülkemiz bu yıl 1 milyonun üzerinde artış daha söz konusu nüfus olarak. 86 milyonu aşması mümkün. Bu ayla birlikte enflasyonun hızla aşağıya düşüşüne şahitlik edeceğiz. Yıl ortasında yüzde 30’lu yıl sonu yüzde 20’li rakamlara indirmekte kararlıyız.

Asgari ücreti belirlerken geçmiş kayıpları telafi edecek hem de enflasyon öngörümüzü gözettik. Ara düzenlemeden de kaçınmayız. Net 2023 yılında 8 bin 500 lira olarak mutabık kaldık. Ocak ayına göre yüzde 84, temmuza göre yüzde 55 artış olacak.”

İŞÇİ TARAFI TOPLANTIYA KATILMADI

Toplantıda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin ile TİSK Başkanı Özgür Burak Akkol yer aldı. Toplantıda işçi tarafını temsil eden Türk-İş’ten katılım olmadı.

ÜÇ TOPLANTIDAN UZLAŞMA ÇIKMADI

Asgari ücreti belirlemek için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ev sahipliğinde 7 Aralık’ta birinci, 14 Aralık’ta ikinci toplantısını yapan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 20 Aralık’ta üçüncü kez bir araya gelmişti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda basına kapalı olarak 3 saate yakın süren son toplantıda, işçi tarafını Türk-İş, işveren tarafını TİSK temsil etti. Toplantının son bölümüne Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay da katıldı. Bu toplantıda da uzlaşma sağlamamıştı.

İŞÇİ TARAFININ TEKLİFİ: 9 BİN LİRA

Görüşme sonrası açıklama yapan Atalay, işçi tarafının asgari ücret teklifini ilk kez açıklamıştı. Atalay, “Teklifimiz 9 bin lira, verirlerse imza atarız. Vermezlerse masaya oturmayız” ifadelerini kullanmıştı.

Türk-İş, pazarlığın Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırmasının kasım ayına ait açlık sınırı verisi olan 7 bin 785 lira üzerinden başlamasını talep etmişti.

BAKANLIK ANKETİ: 7 BİN 845 TL

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yaptırdığı asgari ücret anketinde kamuoyunun asgari ücret için ortak beklentisi net 7 bin 845 lira olmuştu.

YIL YIL ASGARİ ÜCRET

2022 Temmuz: 5 bin 500 TL
2022 Ocak: 4 bin 253 TL
2021 2 bin 825 TL
2020: 2 bin 324 TL
2019: 2 bin 20 TL
2018: 1603 TL

SADIKOĞLU: “GÖNÜLDEN HİZMETE DEVAM EDECEĞİZ”


İskele Belediye Başkanı / UBP İskele Belediye Başkan Adayı Hasan Sadıkoğlu, yakından ilgilendiği ve sürekli olarak görüş alışverişinde bulunduğu köy kadın kursları ziyaretlerine Ötüken’de bulunan Kadın Eğitim Ensitüsü ile devam etti. İskele Belediyesi’ne bağlı köylerde bulunan Kadın Kursları ile her zaman yakından ilgilenen Başkan Sadıkoğlu, aile ekonomisine katkıda bulunan, boş zamanlarını üreterek değerlendiren kadınların her zaman yanında olacağını, olmaya da devam edeceğini söyledi.

Ötüken Köyü Muhtarı aynı zamanda yeni dönemde de Ötüken Köyü’nden tek muhtar adayı olan Turgut Özyöre’nin de ziyarete eşlik ettiği Başkan Sadıkoğlu, kendisine gösterilen ilgi ve güvenden dolayı kadınlara teşekkür etti. ‘Biz sadece seçim döneminde değil her zaman halkımızın, kadınlarımızın yanındayız’ diyen Başkan Sadıkoğlu, 26 Aralık sabahı gönülden hizmete devam edeceklerini çünkü İskele’ye olan sevgisinin de sevdasının da yürekten olduğunun mesajını burada da verdi.

 

GARDİYANOĞLU’NA BÜYÜK DESTEK!

UBP Lefkoşa Türk Belediyesi Başkan Adayı Sadık Gardiyanoğlu, Kızılbaş ve Taşkınköy örgütlerinin düzenlediği etkinliğe katıldı. Etkinlikte gördüğü destek ve coşkunun mutluluğu içinde olduğunu belirten Gardiyanoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:
“Yıllardır omuz omuza emek verdiğimiz, gönül birliği ve kader ortaklığı ettiğimiz kardeşlerimin, Kızılbaş ve Taşkınköy örgütlerinin düzenledikleri etkinliklerde gördüğüm coşku ve destek beni yürekten mutlu etti.
Lefkoşa İlçe Başkanı olarak uzun zamandır aynı yolu yürüdüğüm insanların bana olan güveni karşısında duygulanmamak mümkün değil.
Lefkoşa İlçe Başkanı olarak yıllardır ben de bu tür etkinlikler düzenledi. Ama bu kez çok farklı duygular içerisindeyim. Lefkoşa örgütlerimizin benim için sergiledikleri destek ve dayanışmanın boyutu beni gerçekten çok mutlu etti. Müthiş bir duygu seli karşısında etkilenmemek mümkün değil.
Yıllardır birlikte aynı yolu yürüdüğüm arkadaşlarımın arasında olmaktan büyük bir mutluluk duydum. Bu birlikteliğin Lefkoşa’nın hak ettiği kalitede hizmet alabilmesi için gerçekleşiyor olması da ayrı bir anlam taşımakta.
Biliyorum ki burada olan herkesin kalbi benimle aynı şekilde çarpmakta. Yıllardır olduğu gibi yine hizmet aşkıyla birlikte yola çıktık. Tek hedefimiz, canımızdan çok sevdiğimiz Lefkoşamız’ı hak ettiği hizmetlerle buluşturmak ve layık olduğu seviyeye taşımak. Lefkoşamız ne yazık ki yaşanabilir bir şehir olmaktan çıkartılmıştır. Lefkoşalı küçük işlere, ufak tefek icraatlara razı bırakılmak istenmiştir. Mevcut yapının oy isterken kullandıkları tehditkar tavırlar üzücü olmaktan öte, insanların gururlarını yaralayıcı boyuta ulaşmıştır. Kendi projeleri yerine rakiplerini karalayıcı propagandaları tercih edenler aslında kendi tükenmişliklerini de itiraf ve ilan etmektedirler.
Lefkoşalı’nın artık süslü laflara ve gösterişe değil, gerçek icraatlara ve hizmete ihtiyacı var. Tükenmiş bir yönetimden Lefkoşa’nın kurtulması için geri sayımda sona gelinmiştir.

ŞEHİTLER İÇİN İNGİLTERE’DE ANMA TÖRENİ DÜZENLENDİ

İngiltere’de EOKA terör örgütü militanları tarafından 21 Aralık 1963’te Kıbrıs Türklerine yönelik başlatılan ve tarihe “Kanlı Noel” olarak geçen katliamın 59’uncu yılında anma töreni yapıldı.

“Kanlı Noel” unutulmadı, katliam kurbanları Londra’da anıldı.

Londra’daki Kıbrıs Rum Kesimi Yüksek Komiserliği önünde toplanan Kıbrıs Türkleri, Rumların Kıbrıs’ta gerçekleştirdiği katliamının 59’uncu yıl dönümünde saldırıda şehit düşenleri anmak için mum yaktı.

Törende, “Kanlı Noel”de hayatını kaybedenlerin fotoğrafları sergilendi. Şehitlerin fotoğraflarına bakarak dua eden yakınları, tören sırasında duygusal anlar yaşadı.

“59 yıl önce gerçekte neler olduğunu dünyaya duyurmak istiyoruz”

Genç Kıbrıs Türkleri (Y.T.C.) Grubu Başkanı Eren Ramadan, törende yaptığı konuşmada, Kıbrıs’ta o dönem yaşanan olaylar nedeniyle yerinden edilen, kaybolan ve öldürülen birçok kişinin aile üyelerini tanıdığını belirterek “Bu nedenle, bu olay kişisel olarak beni çok etkiliyor” dedi.

Ramadan, “Rumların Kıbrıs’ta yaptığı darbe nedeniyle Kıbrıslı Türkler uluslararası sahnede temsiliyetlerini kaybettiler. 1963, Kıbrıs sorununun ve Kıbrıslı Türklerin izolasyonunun başlangıcıdır” diye konuştu.

Kıbrıs Türklerine saygı için toplanıldı

Eren Ramadan, bu nedenle 59 yıl önce gerçekte neler olduğunu dünyaya duyurmak ve hayatını kaybeden Kıbrıs Türklerine saygılarını sunmak için toplandıklarını dile getirdi.

Törenin ardından şehitler için dua edildi ve daha sonra Nejla Clements, Kıbrıslı Türkler adına hazırlanan mektubu, Rum Kesimi Yüksek Komiserliğine bıraktı.

Mektupta, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), kendi halkına ve dünyaya Kıbrıs meselesi hakkında gerçeği söylemeye davet edildi.

“Kanlı Noel” katliamının üzerinden 59 yıl geçti

Kıbrıs’ta 21 Aralık 1963’te terör örgütü EOKA militanlarının Kıbrıs Türklerine yönelik başlattığı ve tarihe “Kanlı Noel” olarak yazılan katliamın üzerinden 59 yıl geçti. Saldırılarda 364 kişi şehit olmuş, 103 Türk köyü boşaltılmıştı.

Rumların Kıbrıs Türklerine karşı başlattığı silahlı saldırılar Kanlı Noel olarak adlandırılırken bu saldırılar, Ada’daki toplumlar arası çatışmaların başlangıcı olmuştu.

KIZI DA CTP LİSTESİNDEN ADAY…

Şehit Aileleri Derneği Başkanı Şehitleri anma gününde tam bir siyasi şov yaparak ideolojik tavrını ortaya koydu.

KIZI DA CTP LİSTESİNDEN ADAY…

Dernek Başkanı Gürsel Benan’ın kızı Hatice Benan öğretmen olmasına rağmen CTP’nin Gönyeli listesinden aday oldu.
İdeolojik olarak CTP nin amigoluğunu yapan ve Şehitleri Anma Gününde siyasi şov yapan bu kişinin Derneğin başında kalıp kalamayacağı merak ediliyor

“KIBRIS TÜRK HALKININ YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Trabzon Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Atilla Ataman, direkt uçuşu takip etmek amacıyla KKTC’den Trabzon’a giden basın mensupları onuruna akşam yemeği verdi. Etkinlikte konuşan Ataman, “Kıbrıs’ın bilinirliği açısından bu seferler kıymetli…” dedi.

Trabzon Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Atilla Ataman, direkt uçuşu takip etmek amacıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden Trabzon’a giden basın mensupları onuruna akşam yemeği verdi. Yemekte KKTC’nin Trabzon Konsolosu Erek Çağatay da hazır bulundu.

Verilen bilgiye göre, Belediye Başkan Vekili Ataman, yemek öncesi basın mensuplarının sorularını da yanıtlayarak KKTC-Trabzon arasında karşılıklı direkt uçuşların başlamasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Ataman, “Direkt uçuşların olması can, kan, gönül bağımız olan bir ülkeye direkt bağlanmış olması bizim için çok kıymetli” diyerek KKTC’den gelen basın mensuplarını Trabzon da ağırlamaktan dolayı mutlu olduklarını kaydetti.

Türkiye’nin Kıbrıs’a büyük önem verdiğine işaret eden Ataman, Kıbrıs Türk mukavemetinin en ciddi destek bulduğu yerlerden bir tanesinin Trabzon şehri olduğunu söyledi.

Trabzon’da birçok yerleşim yerine Kıbrıs’taki yerleşim yeri ve bölgelerinin adının verildiğini, bunun da tesadüf olmadığını dile getiren Ataman, “Karadenizlilerin o günkü zor savaş şartlarında Kıbrıs’ı tercih edip oraya yerleşmeleri de tesadüfi değildir, Türkiye güçlendikçe daha da güçlenen Kıbrıs’ın bilinirliği tanınırlığı açısından da bu seferlerin kıymetli olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu

Ataman, Trabzon’un dışarıdan çok ciddi turist aldığına işaret ederek, bölgeyi ziyaret eden turistlerin artık çok rahat bir şekilde KKTC’ye gidebileceklerini belirtti.

“Geçtiğimiz günlerde atılan birkaç adım var Azerbaycan, Türkiye ve Kıbrıs’tan temsilcilerin bir arada bulunması da çok kıymetliydi, Lider ülke pozisyonundaki güçlü Türkiye sayesinde Kıbrıs’ın hak ettiği duruma doğru ilerlediğini görüyoruz” diyen Ataman, her zaman Kıbrıs Türk halkının yanında olmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.

ÇAĞATAY

KKTC Trabzon Konsolosu Erek Çağatay da, hafta da iki kez pazartesi ve cuma günleri olmak üzere Trabzon’a direkt uçuşların başladığını kaydederek, bu durumun gerek turizmi, gerek ekonomiyi gerekse ulaşımı olumlu yönde etkileyeceğini belirtti.

KKTC-Trabzon arası karşılıklı uçuşların başlaması için çok ciddi bir istek ve talep olduğunu dile getiren Çağatay, uçuşların başlamasına katkı koyanlara teşekkür etti.

Çağatay, Trabzon halkının Kıbrıs Türk halkına büyük önem verdiğini de söyleyerek, direkt uçuşların başlaması ile birlikte ulaşımın hem maddi hem de manevi olarak daha kolay hale geldiğini sözlerine ekledi.

ÖZTÜRK: GERÇEKÇİ PROJELER YAPACAĞIZ

UBP Dikmen Belediyesi Başkan Adayı Niyazi Öztürk, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:
“Dikmen’de Niyazi Öztürk ile UBP-DP-YDP İttifakı çoğunluğundaki Belediye Meclis Üyeleri ile birlikte ayrıştırıcı ve yeterli hizmetten yoksun belediyecilikten, gerçek anlamda proje yapıp uygulanabilen kucaklayıcı bir belediyeciliğe geçilecek…”

GİRNE’DE BÜYÜK COŞKU YAŞANDI

Hükümet üyeleri Girne ilçesinde gövde gösterisi yaptı. UBP-DP-YDP’nin Girne ilçesindeki belediyelerde gösterdiği ortak belediye başkan adayları ve belediye meclis üyesi adayları düzenlenen şölenle tanıtıldı.
UBP Genel Başkanı, Başbakan Ünal Üstel, DP Başkanı, Başbakan Yardımcısı Turizm Kültür Gençlik ve Spor Bakanı Fikri Ataoğlu ve YDP Başkanı, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın katıldığı şölende Girne’de Nidai Güngördü, Dikmen’de Niyazi Öztürk, Lapta-Alsancak-Çamlıbel’de Fırat Ataser, Çatalköy-Esentepe’de Ahmet Karal alkışlarla kürsüye çıktı.
Büyük bir kalabalık ve coşkunun hakim olduğu gecede, hükümetin Girne ilçesine bağlı belediyelerindeki başkan adaylarına tam destek verildi..

GİRNE’DE BÜYÜK COŞKU YAŞANDI

Hükümet üyeleri Girne ilçesinde gövde gösterisi yaptı. UBP-DP-YDP’nin Girne ilçesindeki belediyelerde gösterdiği ortak belediye başkan adayları ve belediye meclis üyesi adayları düzenlenen şölenle tanıtıldı.
UBP Genel Başkanı, Başbakan Ünal Üstel, DP Başkanı, Başbakan Yardımcısı Turizm Kültür Gençlik ve Spor Bakanı Fikri Ataoğlu ve YDP Başkanı, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın katıldığı şölende Girne’de Nidai Güngördü, Dikmen’de Niyazi Öztürk, Lapta-Alsancak-Çamlıbel’de Fırat Ataser, Çatalköy-Esentepe’de Ahmet Karal alkışlarla kürsüye çıktı.
Büyük bir kalabalık ve coşkunun hakim olduğu gecede, hükümetin Girne ilçesine bağlı belediyelerindeki başkan adaylarına tam destek verildi..

UBP ÖRGÜTLERİNDEN GARDİYANOĞLU’NA BÜYÜK DESTEK

 

Ulusal Birlik Partisi Kızılbaş ve Taşkınköy örgütleri düzenledikleri gecede Lefkoşa Türk Belediyesi Başkan Adayı Sadık Gardiyanoğlu’na desteklerini yinelediler.

Ayrı ayrı gerçekleşen her iki etkinliğe de büyük katılım gerçekleşti.

Sadık Gardiyanoğlu etkinliklerde yaptığı konuşmalarda, Lefkoşa İlçe Başkanı olarak yıllardır bu tür etkinlikler düzenlediğini ifade ederek, “ama bu kez çok farklı duygular içerisindeyim. Lefkoşa örgütlerimizin benim için sergiledikleri destek ve dayanışmanın boyutu beni gerçekten çok mutlu etti. Müthiş bir duygu seli karşısında etkilenmemek mümkün değil” dedi.

Yıllardır birlikte aynı yolu yürüdüğü arkadaşlarının arasında olmaktan büyük bir mutluluk duyduğunu ifade eden Gardiyanoğlu, bu birlikteliğin Lefkoşa’nın hak ettiği kalitede hizmet alabilmesi için olmasının da ayrı bir anlam taşıdığını söyledi.

Gardiyanoğlu, “biliyorum ki burada olan herkesin kalbi benimle aynı şekilde çarpmakta. Yıllardır olduğu gibi yine hizmet aşkıyla birlikte yola çıktık. Tek hedefimiz, canımızdan çok sevdiğimiz Lefkoşamız’ı hak ettiği hizmetlerle buluşturmak ve layık olduğu seviyeye taşımak. Lefkoşamız ne yazık ki yaşanabilir bir şehir olmaktan çıkartılmıştır. Lefkoşalı küçük işlere, ufak tefek icraatlara razı bırakılmak istenmiştir. Mevcut yapının oy isterken kullandıkları tehditkar tavırlar üzücü olmaktan öte, insanların gururlarını yaralayıcı boyuta ulaşmıştır. Kendi projeleri yerine rakiplerini karalayıcı propagandaları tercih edenler aslında kendi tükenmişliklerini de itiraf ve ilan etmektedirler” dedi.

Lefkoşalı’nın artık süslü laflara ve gösterişe değil, gerçek icraatlara ve hizmete ihtiyacı bulunduğuna işaret eden Gardiyanoğlu, tükenmiş bir yönetimden Lefkoşa’nın kurtulması için geri sayımda sona gelindiğini söyledi.

 

HASAN SADIKOĞLU, KÖY GEZİLERİNİ TAMAMLADI

İskele Belediye Başkanı/UBP İskele Belediye Başkan Adayı Hasan Sadıkoğlu, 12 Aralık’ta başladığı köy gezilerini dün akşam (20 Aralık) tamamladı. 25 Aralık’ta yapılacak Yerel Yönetimler Seçimi öncesinde resmi propaganda süreci içerisinde İskele ve 21 köyünü deyim yerindeyse karış karış gezen, 7’den 70’e herkesle kucaklaşan, siyasi parti gözetmeksizin görüş ve önerilerin yanı sıra eleştirileri de sağ duyulu bir şekilde dinleyen Hasan Sadıkoğlu, gönülden bağlı olduğu İskele’ye hizmet için çıktığı yolda resmi olarak zaferini ilan edeceği  26 Aralık için geri sayımı başattı.

 

İSKELE VE 21 KÖY, HASAN SADIKOĞLU’NU BAĞRINA BASTI

SADIKOĞLU, HALKIN DESTEĞİ İLE ZAFERİNİ İLAN ETTİ

İskele Belediye Başkanı, UBP İskele Belediye Başkan Adayı Hasan Sadıkoğlu’nun 12 Aralık’ta Mersinlik, Kilitkaya ve Kaplıca ile başlayıp diğer köylere yayılan halk buluşması dün (20 Aralık) akşam Altınova, Ağıllar ve Boğaziçi Köyü ile son buldu. Gidilmedik köy, yaptıklarını ve yapacaklarını paylaşmadığı kimseyi bırakmayan Sadıkoğlu, her köyde büyük bir sevgi ile karşılandı. İskele ve İskele Belediyesi’ne yeni bağlanan 4 köyle birlikte toplam 21 köy, Başkan Hasan Sadıkoğlu’nu bağrına bastı.

‘Yaptıklarım yapacaklarımın teminatıdır’ diyerek halkın güvenini kazanmayı başaran Başkan Sadıkoğlu, halktan aldığı destekle zaferini de ilan etti.

 

BAŞKAN SADIKOĞLU’NU AĞILLAR’DA ÇOCUKLAR ÇİÇEKLERLE KARŞILADI

İskele Belediye Başkanı, UBP İskele Belediye Başkan Adayı Hasan Sadıkoğlu’nun dün akşam gerçekleşen seçim gezisindeki ilk durağı Ağıllar Köyü oldu. Özellikle yaz mevsiminde yaşanan büyük yangın felaketinde büyük tehdit altında olan ancak yangın söndürme çalışmalarına katılan ekiplere verdikleri destekle herkesin takdirini kazanan Ağıllar Köyü sakinleri, Hasan Sadıkoğlu’nu coşkuyla karşıladı. Meşaleler yakan, Zafer Ateşini körükleyerek yalnızca köyü değil İskele’yi de aydınlatan köy sakileri, Başkan Sadıkoğlu’nu bağrına bastı.  Çocukların çiçeklerle karşıladığı Sadıkoğlu’nun çocuklara olan ilgisi Ağıllar’da da kendisini gösterdi. Havanın soğuk olmasına aldırış etmeyen köy sakinleri, Başkan Sadıkoğlu’nun etrafında kenetlendi. Sadıkoğlu buradaki konuşmasında, sıcak ve içten karşılama için herkese teşekkür etti.

 

ALTINOVA KÖYÜ ‘EN BÜYÜK BAŞKAN, BİZİM BAŞKAN’ SLOGANLARIYLA İNLEDİ

Başkan Sadıkoğlu’nun ikinci durağı ise Altınova Köyü oldu.  Burada ‘en büyük başkan, bizim başkan’ sloganlarıyla karşılanan Başkan Sadıkoğlu’nu burada da çocuklar ellerinde çiçeklerle karşıladı. 7’den 70’ e çok sayıda köy sakininin katıldığı buluşmada Başkan Sadıkoğlu, yaptıklarını ve yeni dönemde hayata geçirecekleri projeleri paylaştı. Kendisine duyulan güveni boşa çıkarmamak, hep daha iyisini yapmak için çalışacağını ifade eden Başkan Sadıkoğlu, Altınova Köyü halkına yanında olduğu için teşekkürlerini sundu.

 

ZAFER ATEŞİNİN İLK YAKILDIĞI KÖY BOĞAZİÇİ’NDE ATEŞ YANMAYA DEVAM EDİYOR

Hasan Sadıkoğlu ile İskele Belediyesi UBP Meclis Üyesi ve DP Meclis Üyesi adaylarının seçim gezilerinin son bulduğu köy ise Boğaziçi Köyü oldu. Resmi propaganda süreci öncesinde ziyaret ettiği ve ilk Zafer Ateşinin yakıldığı Boğaziçi Köyü’nde halk, Başkan Sadıkoğlu’nu ilk günkü heyecanla karşıladı.  Anne kucağındaki bebekten, çocuğuna, kadın erkek- yaşlı genç hemen hemen herkesin katıldığı Boğaziçi Köyündeki buluşmada, coşku hakimdi. Geceyi aydınlatan meşaleler bir yana ilk günden bu yana yanan zafer ateşi Boğaziçi Köyü’nden tüm iskele’yi aydınlatmaya devam etti.  Başkan Sadıkoğlu’na her fırsatta, diğer köylerde olduğu gibi Boğaziçi Köyü sakinleri de tam destek verdi.

 

SADIKOĞLU, BOĞAZİÇİ’NDEN SESLENDİ

“BENİ GÖNÜLDEN DESTEKLEYEN TÜM HALKIMA TEŞEKKÜR EDİYORUM”

Resmi propaganda sürecinde köy ziyaretlerini tamamlayan İskele Belediye Başkanı, UBP İskele Belediye Başkan Adayı Hasan Sadıkoğlu, hem Boğaziçi Köyü sakinlerine seslendi hem de İskele ve 20 köyüne. 26 Aralık’ta, halktan aldığım destekle, görevimin başında olmaya devam edeceğim diyen Başkan Sadıkoğlu, bu cesareti ve özgüveni halkımın bana gösterdiği destekten alıyorum. Yapacak çok işimiz var, çok güzel projelerimiz var, yeni dönemde de neye talip olduğumuzu biliyoruz. Bana destek veren gönül veren, hiçbir zaman karşılık ve menfaat beklemeden yanımda olan beni destekleyen halkıma teşekkür ediyorum’ dedi.

 

 

 

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI AÇIKLADI!

Dışişleri Bakanlığı, Kormacit’in ‘simge’ isimlerinden Maronit Maria Skullu’nun muhtar adaylığının reddedilmesinin ardından ikinci kez açıklama yaptı, ‘sakıncalı’ gerekçesini yineledi.

Bakanlık bu konuda “bilinçli bir dezenformasyon kampanyası” yürütüldüğünü de savundu.

Bakanlık açıklamasında, “Adaylığının kabul edilmemesinin nedeni Maronit olması değil. Diğer muhtar ve aza adayları da Maronit ve Rum vatandaşı” denildi.

Dışişleri Bakanlığı, ülkede yaşayan Maronitlerin KKTC vatandaşı olmadığını hatırlatarak, yerel seçimlerini KKTC hükümetinin verdiği özel statü ve Dışişleri Bakanlığı gözetiminde yapabildiklerini belirtti.

Bakanlık açıklaması şöyle:

“Ülkemizde ikamet eden Maronit toplumunun temsilcileri, bilindiği üzere KKTC vatandaşı değildir. KKTC hükümetinin kendilerine verdiği özel statü ve bunun yarattığı olanaklar zemininde yerel yönetim seçimlerini Dışişleri Bakanlığı’nın gözetiminde yapabilmektedirler.

Maria Skullu isimli Rum vatandaşının adaylığının uygun bulunmaması üzerinden bilinçli bir dezenformasyon kampanyası yürütüldüğünü görmekteyiz. Adı geçenin adaylığının kabul edilmemesinin sebebi Maronit olması değildir. Nitekim diğer muhtar adayı ve de aza adaylarının tümü Maronit ve Rum vatandaşıdır. Bu kişilerle ilgili herhangi bir olumsuzluk söz konusu olmamıştır.

Yapılan inceleme sonucunda Maria Skullu’nun adaylığı somut gerekçelerle sakıncalı olarak değerlendirilmiş ve hukukun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devletine tanıdığı devlet olma yetkisi kullanılmıştır.

Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunulur.”

BAŞBAKAN ÜSTEL VE BAKAN ARIKLI BASIN AÇIKLAMASI YAPACAK

Girne-Alsancak Yolu II. Etap yapım çalışmaları çerçevesinde 22 Aralık 22 Perşembe günü, yolun yapım aşamasındaki kısmında asfalt döküm çalışmalarına başlayacaktır. Başbakan Ünal Üstel ile Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı yarın saat 08.30’da asfalt döküm çalışmalarını yerinde inceleyip yol çalışmasıyla ilgili basın açıklaması yapacak.

MİLLİ MÜCADELE VE ŞEHİTLER HAFTASI NEDENİYLE TÖREN DÜZENLENDİ

21-25 Aralık Milli Mücadele ve Şehitler Haftası nedeniyle başkent Lefkoşa ve ilçelerde anma törenleri düzenlendi, Kıbrıs Türk halkının varoluş ve özgürlük mücadelesinde şehit düşenler anıldı.
Başkent Lefkoşa’da iki ayrı anma töreni gerçekleştirildi.

İlk tören, Lefkoşa Şehitler Abidesi önünde yer aldı.

Çelenklerin anıta sunulması ile başlayan tören, saygı duruşu ve istiklal marşı eşliğinde bayraklar göndere çekilmesi ile devam etti.

Törende daha sonra, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve KTBK Komutanı Tümgeneral Sezai Öztürk tarafından anıt özel defteri imzalandı.

Lefkoşa Atatürk Kültür Merkezi’nde de Şehitleri Anma Programı gerçekleştirildi.

Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başladı.

Törende, Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği Başkan Yardımcısı Celal Bayar, Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan ve Cumhurbaşkanı Ersin Tatar konuşma yaptı.

Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği Başkan Yardımcısı Celal Bayar, konuşmasında, 21-25 Aralık tarihleri arasında yaşanan Rum saldırılarını anlattı.

Kahramanca insanüstü mücadele verildiğini ve Anavatan Türkiye’nin de yardıma geldiğini kaydeden Bayar, o dönemde, 103 köyden 30 bin insanın göç etmek zorunda kaldığını belirtti.

Bayar, Kıbrıs Türkleri’nin, kurucu ortak oldukları devletten silah zoru ve katliam ile dışlandığını söyledi.

Devlet ve egemen eşitlik kabul edilmeden bir çözüme gidilemeyeceğini belirten Bayar, Türkiye’nin desteğinin şart olduğunu vurguladı.

Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan da, o dönemde, acı dolu olaylar yaşandığını ve Kıbrıs Türkünün kahramanca mücade ettiğini belirterek, bunun gurur verici olduğunu ifade etti.

Siyasileri eleştiren Benan, Şehitlerin bir kenara itildiğini iddia etti.

Şehit kabirlerinin yaptırılmadığını kaydeden Benan, daha önce bu amaçla verilen ödeneklerinin durdurulduğunu kaydetti.

Benan, şehit kabirlerinin yapılması için Büyükelçiliğe başvurduklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ise, 21 Aralık’ın şehitleri anma günü ve Kıbrıs Türk halkının yaşadığı en acı günlerden biri olduğunu kaydetti.

Tüm uluslararası anlaşmalara rağmen Kıbrıs Türk halkını soykırımdan geçirerek yok etmek için uğraş verildiğini anlatan Tatar, Kıbrıs Türk Halkının sonunun getirmeye çalışıldığını ancak, milli mücadele ve Türkiye’nin desteği ile bugün Kıbrıs Türk halkının mutlu bir şekilde yoluna devam ettiğini söyledi.

Tatar, “bizlerin mukavemetçi ruhu, Kıbrıs Türk Halkının ortaya koyduğu cesaret, Anavatan Türkiye’nin desteği, bu topraklarda varlığımızı 1974 yılına kadar en zor şartlarda sürdürmenin bahtiyarlığı içerisinde o günlerden 59 yıl sonra KKTC’de, Doğu Akdeniz’de milli bir Türk devleti olarak artık yolumuza devam etmenin mutluluğu içerisindeyiz. Bütün bunlar elbette ki bizlerin başarısıdır. Bütün bunlar Türklüğün başarısıdır. Bütün bunlar Anavatan Türkiye’nin desteği ile Kıbrıs Türk halkının kendi bağımsızlığını, özgürlüğünü ve egemenliğini bu topraklarda sürdürebilmesi için 59 yıl sonra onurlu bir siyaset… o onurlu siyaset de iki egemen devletin işbirliğinde bu topraklarda varlığımızı sürdürebilmek için yine Anavatanımızın tam desteği ile bütün dünyaya bunu haykırabiliyoruz. Bu bizim için büyük bir onurdur. Çünkü yok edilişin son aşamasında gerçekten büyük bir kahramanlık ile o günleri atlatan , o aşamalardan sonra kendi devletini kuran ve tüm dünyaya artık devlet temelinde bir çözümden bahsedebilen bir Kıbrıs Türk halkı çok şeyleri başarmıştır. ” dedi.

KKTC’nin geleceğine umutla bakabilmenin sevinci ve mutluluğu içerisinde olunduğunu kaydeden Tatar, tüm şehitleri rahmetle andı ve gazilere şükranlarını sundu.
Seçim dönemi ve seçim yasaklarının olduğu bir dönemde yapılan konuşmaların da yeri ve zamanı olduğunu anıumsatan Tatar, KKTC’deki olan demokrasi örneğine ender rastlandığını kaydetti.

Herkesin dilediği gibi konuşabildiğini ve görüşlerini ifade edebildiğini kaydeden Tatar, “ancak böyle bir günde böyle bir konuşma elbette ayıklanmalıdır” dedi.

Tatar, Pazar günü seçim olduğunu ve seçim yasaklarına saygı duyulması gerektiğini belirtti.

Bu devletin anayasası, yasaları ve Yüksek Seçim Kurulu’nun bulunduğunu kaydeden Tatar, bu yüzden fazla birşey söylemek istemediğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı, bunların iç meseleler olduğunu, bu konuları alıp başka yerlere çekmenin, başka değerlendirmelerde bulunmanın ve siyaset yapmanın bugüne uygun olmadığını kaydetti.

Tören, Sedat Simavi Endüstri Meslek Lisesi’nin “Dünden Bugüne Kıbrıs’ım” oratoryosu ile tamamlandı.

“DİKMEN’DEN KİMSE GÖÇ ETMEK ZORUNDA KALMAYACAK”

Dikmen bölgesinde Yukarı Dikmen mevkisinde, kırsal kesim arsaları temel yapıları çalışmaları başlatıldı ve devam ediyor.

Yıllardır çalışmaları süren ancak başlayamayan kırsal kesim konusu Dikmen halkında şimdiden heyecan yarattı.

UBP Dikmen Belediye Başkan adayı Niyazi Öztürk ise bugün çalışmaları yerinde inceleyerek açıklamalarda bulundu. Öztürk ” Hükümetimizin kararlılığı ve desteği ile gençlerimizin ve ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızı konut sahibi yapma kararlılığımız hükümetin bu adımıyla anlam buldu. Şahsen inancım şudur ki seçilmemiz halinde de Dikmen’den kimse göç etmek zorunda kalmayacak, Hükümet yetkililerine Dikmen halkının hep yanında olduklarını gösterdikleri içinde teşekkürlerimi sunuyorum” ifadelerini kullandı.

64 KİŞİ ŞEHİT DÜŞTÜ, 103 TÜRK KÖYÜ BOŞALTILDI, ACISI HİÇ DİNMEDİ…

Kıbrıs’ta 21 Aralık 1963’te terör örgütü EOKA militanlarının Kıbrıs Türklerine yönelik başlattığı ve tarihe “Kanlı Noel” olarak yazılan katliamın üzerinden 59 yıl geçerken, saldırılarda 364 kişi şehit düştü, 103 Türk köyü boşaltıldı.

Rumların 21 Aralık 1963’te Kıbrıs Türklerine karşı başlattığı silahlı saldırılar Kanlı Noel olarak adlandırılırken, bu saldırılar, Ada’daki toplumlar arası çatışmaların başlangıcı oldu.

Kıbrıs’ta, 16 Ağustos 1960’ta Rumların ve Türklerin ortaklığını esas alan “Kıbrıs Cumhuriyeti” fiilen kuruldu.

Cumhuriyetin anayasası Kıbrıs Türklerinin siyasi haklarını garanti altına alıyordu ancak bu ortaklık fazla uzun sürmedi ve Rumlar, silah zoruyla Kıbrıs Türklerini yönetimden uzaklaştırdı.

Kıbrıs’ta 1960-1963 dönemi, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin hukuken var olduğu dönem olmakla birlikte, Ada’da sorunlar devam etti. Rumlar başlangıçtan itibaren, Türk ve Rum ortaklığında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’ne inanmamışlar, kurulan düzeni Enosis (Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması) için bir sıçrama tahtası olarak görmüşlerdi.

Daha sonra Türkler, baskı ve silah zoruyla cumhuriyetten dışlandı. Rumlar, Ada’daki Türkleri, Enosis (Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması) hedeflerinin önündeki engel olarak görüyordu.

Bu hedefle 21 Aralık 1963’te Akritas adı verilen ve Türklerin Ada’dan yok edilmesini hedefleyen plan, Rum çeteler tarafından uygulanmaya başladı.

Lefkoşa’nın Tahtakale semtinde 20 Aralık 1963 gecesi otomobillerine açılan ateş sonucu Kıbrıs Türkü Zeki Halil ve Cemaliye Emirali şehit edildi.

Rumların ilk saldırılarında sadece Lefkoşa’da 92 Türk öldürüldü, 146 kişi ise yaralandı.

Rum terör örgütü EOKA’cı militanlar ilk büyük katliamını, Lefkoşa’da bulunan Ayvasıl köyündeki Kıbrıs Türklerine karşı 23 Aralık 1963’te gerçekleştirdi. Bu köyde esir alınan 21 Kıbrıs Türkü, elleri bağlandıktan sonra katledildi ve toplu mezara gömüldü.

Rum çeteleri, 24 Aralık 1963’te Lefkoşa’nın Kumsal bölgesindeki saldırılarına devam ederken, Kıbrıs’taki Türk Alayı’nda doktor olarak görev yapan Binbaşı Nihat İlhan’ın eşi ile 3 çocuğunu da vahşice katletti.

Binbaşı İlhan’ın evinin banyo küvetinde eşi Mürüvet İlhan ve çocukları Murat, Kutsi ile Hakan, ölü olarak bulundu. Bu olay tarihe “Kumsal Katliamı” ya da “Banyo Katliamı” olarak geçerken, baskının yapıldığı ev daha sonra Barbarlık Müzesi adıyla ziyarete açıldı.

Olaylarda saldırıya uğrayan 103 Türk köyü boşaltılmak zorunda kalırken, Kıbrıs’ta 1963’te başlayıp 1964’te de devam eden olaylarda 364 Türk şehit oldu.

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, Ada’ya Barış Gücü gönderme kararı aldı ve ilk BM Barış Gücü (BMBG) 14 Mart 1964 tarihinde Ada’ya geldi. Ancak BMBG’nin Ada’ya gelmesi de Rumların, Türklere yönelik saldırılarının önüne geçemedi.

Rumlar 6 Ağustos 1964 tarihinde üniversite öğrencileri ile Erenköylü mücahitlerin savunduğu Erenköy’e EOKA lideri Yeoryos Grivas komutasındaki kuvvetlerle saldırıya geçti.

Yüzbaşı Cengiz Topel şehit edildi

Erenköy’ü korumak için gizlice bölgeye gelen öğrenci, veteriner ve öğretmenden oluşan 500’e yakın Türk mücahidi, halkın yanında siper aldı. Rumların bu ağır saldırıları Erenköy’deki direnişi kıramadı.

Rumların Erenköy çevresindeki kuşatmasını sona erdiren ise Türk Hava Kuvvetleri’nin gerçekleştirdiği uyarı uçuşları oldu.

Bu muharebeler sırasında Yüzbaşı Cengiz Topel’in kullandığı F100F jeti, yerden isabet alarak düşürüldü.

Paraşütle atlamayı başaran Topel, indiği Rum köyü yakınlarında esir alındı. Rumlar tarafından işkenceyle öldürülen Yüzbaşı Topel, Cumhuriyet döneminin ilk hava harp şehidi oldu.

Müdahaleden sonra Türklere yönelik saldırılar azalmakla birlikte bulundukları bölgelerde tecrit edilip her türlü haklarından mahrum bırakılarak yok edilmelerine girişildi.

Bu durum 15 Kasım 1967 tarihine kadar sürdü. 15 Kasım 1967 tarihinde Grivas komutasındaki Rum ve Yunan birlikleri Geçitkale’ye saldırarak katliam yaptı, 20’den fazla Türk öldürüldü.

Türkleri silahla yok edemeyeceğini anlayan Makarios, 1967-1974 döneminde Türklere ekonomik ve sosyal baskılar uygulayarak Ada’dan göçe zorlama ve bu suretle asimile etme politikasını uygulamaya başladı.

Kıbrıs’ta 1963-1974 dönemi, Kıbrıs Türkleri için kan, gözyaşı, katliam, toplu mezar ve göç olarak tarihe geçti. Kıbrıs Türkleri 11 yıl süren bu acı dönemde adanın yüzde 3’üne sıkıştırıldı.

EOKA mensupları arasındaki görüş ayrılıkları, Türkiye’nin müdahalesinden endişe eden ve Kıbrıs Türklerini ekonomik yoldan bitirmeyi dileyen Rum lider Makarios ve daha hızlı sonuç alınmasını isteyen eski cuntacılardan oluşan EOKA-B mensuplarının karşı karşıya gelmesine sebep oldu.

Yunan Cuntası 1974’te Kıbrıs’ta darbe yaptı

EOKA lideri Nikos Sampson, Yunan cuntasının desteğiyle 15 Temmuz 1974’te Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamak amacıyla Makarios’a karşı darbe yaptı ve iktidarı ele geçirdi.

Bu darbeyle Kıbrıs’ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne kastedilmiş oldu.

Türkiye, darbenin ardından 1960 Garanti Antlaşması gereği ilk aşamada diplomatik girişimleri önceledi.

Bu noktada 17-18 Temmuz 1974’te Türkiye ile İngiltere arasında, darbenin ardından atılabilecek adımlara yönelik Londra’da görüşmeler de yapıldı.

İstişarelere garantör devlet olarak Yunanistan da davet edildi ancak Yunanistan’daki cunta yönetimi görüşmelere katılmadı.

Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit ile İngiltere Dışişleri Bakanı James Callaghan arasındaki görüşmelerde İngiltere’ye ortak müdahale teklifinde bulunuldu.

20 Temmuz Barış Harekatı gerçekleşti

Dönemin Başbakanı Ecevit ve Yardımcısı Necmettin Erbakan, İngiltere’nin olumsuz cevap vermesi üzerine, garantörlük hakkını kullanarak ve Ada’daki Türklerin güvenliğini de dikkate alarak 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs Barış Harekatı’nın başlaması kararını aldı.

Harekat, dünyaya Ecevit’in yaptığı tarihi, “Biz aslında savaş için değil, barış için ve yalnızca Türklere değil, Rumlara da barış getirmek için Ada’ya gidiyoruz.” açıklamasıyla duyuruldu.

Barış harekatıyla Kıbrıs’ın Yunanistan’a ilhakının önüne geçilirken Kıbrıs Türk halkının güvenliği ve varlığı güvence altına alındı.

Türkiye, 20 Temmuz 1974’te Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 353 sayılı kararı ile İngiltere ve Yunanistan’a “barışın yeniden tesisini sağlamak üzere müzakerelere başlama” çağrısında bulundu ve 22 Temmuz 1974’te harekatı durdurdu.

Bunun üzerine garantör ülkeler, bir araya gelerek Kıbrıs meselesinin çözümü için görüşmelere başladı.

25 Temmuz 1974’te toplanan 1. Cenevre Konferansı, 30 Temmuz 1974’te imzalanan Cenevre Deklarasyonu ile son buldu.

Deklarasyonda, Yunanistan ve Rumlar tarafından işgal edilen Türk bölgelerinin acilen boşaltılması ile Ada’da barışın ve anayasal düzenin yeniden tesisini teminen dışişleri bakanları arasında müzakerelere devam edilmesi öngörüldü.

Öte yandan deklarasyonla Ada’da Kıbrıs Türk toplumu ile Kıbrıs Rum toplumu olmak üzere iki özerk yönetimin mevcudiyeti ilkesel olarak tanındı.

İkinci harekat “Ayşe tatile çıksın” parolasıyla başladı

Konferansın 8 Ağustos’ta başlayan ikinci aşamasında, Yunanistan, Ada’da yeni anayasal düzenin kurulmasına yönelik tüm teklifleri reddetti ve anayasaya ilişkin varılacak bir uzlaşma için Türk birliklerinin geri çekilmesini ön koşul olarak ileri sürdü.

Ayrıca ikinci toplantıya kadar Rum ve Yunan askerlerinin, Türklerin bulunduğu bölgeden çekilmeleri gerekiyordu ancak çekilmedikleri gibi saldırılar da sürdü.

2. Cenevre Konferansı görüşmelerinden de bir sonuç çıkmayınca 14 Ağustos’ta “Ayşe tatile çıksın” parolasıyla Kıbrıs Barış Harekatı’nın ikinci aşaması başladı ve 16 Ağustos’ta ateşkes ilan edildi.

Türkiye’nin başlattığı harekat başarıyla sonuçlanırken Ada’da yaşayan Kıbrıs Türk halkının güvenliği de sağlandı ve Ada’ya barış hakim oldu.

İkinci harekat sırasında geri çekilen Rum askerleri, geçtikleri Türk köylerini yakarak silahsız insanları katletti. Toplu katliamlar ve mezarlar, harekatın bitiminde ortaya çıkarıldı.

Kıbrıs Barış Harekatı sırasında, Türk ordusu 498 şehit verirken Kıbrıs Türk tarafı ise 70’i mücahit, 270 kişiyi kaybetti. Kıbrıs Türkleri genel olarak ise 1672 şehit verdi.

Harekatın ardından Kıbrıs Türkleri kendi yönetimlerini kurdu

Kıbrıs’ta mevcut sınırların çizilmesine olanak sağlayan harekattan hemen sonra Kıbrıslı Türkler, 1 Ekim 1974’te Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi’ni kurdu.

Ardından Kıbrıs Türklerinin devlet yapısını kökleştirme, anayasa yapma ve çok partili sisteme geçme gibi tecrübeler yaşadığı Kıbrıs Türk Federe Devleti (KTFD) 13 Şubat 1975’te ilan edildi.

KTFD Meclisi, 15 Kasım 1983’te oy birliğiyle aldığı bir kararla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) kurulduğunu ilan etti.

KKTC’nin ilanı, Kıbrıs Türk halkının Ada’daki siyasi yaşamını devlet olgusuyla dünyaya ilan ettiği önemli bir dönüm noktası olurken Kıbrıs Türk halkının kendi kaderini tayin etme hakkı da ilan edilmiş oldu.

KKTC’de, 21-25 Aralık tarihlerinde Milli Mücadele ve Şehitler Haftası dolaysıyla, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde hayatını kaybedenler, tören ve etkinliklerle anılıyor.

ÖZCENK: “MAĞUSA’NIN GELECEĞİ GÜÇLÜ OLACAK!”

UBP’nin Gazimağusa Belediye Başkan adayı Erdal Özcenk, Gazimağusa Belediyesi’nin ekonomik sıkıntılarının 1 yıl içinde çözeceklerini ifade etti.

Ulusal Birlik Partisi’nin (UBP) Gazimağusa Belediye Başkan adayı Erdal Özcenk, yerel seçimlere yönelik açıklamalarda bulundu.

Gazimağusa Belediyesi’nin mali yapısını incelediklerini ifade eden Özcenk, “Bankalara ve piyasaya borçlar var ama bunlar çözülemeyecek durumda değil” dedi.

Belediyenin gelir ve gider dengesini kuracaklarını belirten Özcenk, “Merkezi hükümet ile güçlü bir iş birliği içerisinde finansman kaynaklarına erişimi hızlandıracağız” ifadelerini kullandı.

Özcenk, Gazimağusa Belediyesi’nin ekonomik sıkıntılarının 1 yıl içinde çözeceklerinin sözünü verdi.

Hazırladıkları vizyoner projelerle belediyenin bir yandan gelirlerini artırırken, öte yandan da teknolojiye yapılacak yatırımlar ile harcama miktarlarının düşürüleceğini dile getiren Özcenk, böylelikle belediyenin ön kaynaklarının da daha iyi bir noktaya geleceğini söyledi.

Erdal Özcenk, “Biz belediyedeki kendi içimizdeki dönüşümü sağlarken diğer yandan da Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği (AB) fonlarından maksimum düzeyde faydalanacağız” dedi.

Hazırladıkları projelerin rahatlıkla kaynak alabileceğine dikkat çeken Özcenk, “Çünkü bizim projelerimizde hem istihdam olanakları var, hem teknolojik yatırımlar var, hem de kentsel dönüşümü destekleyen nitelikli çalışmalar var” ifadelerine yer verdi.

Dr. Özcenk,  “Sözümüz söz, Mağusa’nın geleceği güçlü olacak” vurgusunu yaptı.

ÜSTEL: LEFKE YENİ DÖNEMDE YATIRIMLARLA GELİŞECEK…

 

Doğancı’yı ziyaret eden UBP Başkanı Üstel, “Lefke’de artık değişim zamanı geldi” diyerek Lefke Belediye Başkan adayı Adil Özgey’in seçimi kazanacağını kaydetti

Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı Ünal Üstel ve UBP Lefke Belediye Başkan adayı Adil Özgey Doğancı Köyü’nde vatandaşlar bir araya geldi.

Üstel’e ziyaretinde Meclis Başkanı Zorlu Töre, İçişleri Bakanı Ziya Öztürkler, Lefke Milletvekili Fırtına Karanfil de eşlik etti.

Soğuk havaya rağmen Doğancı sakinleri ziyarete büyük ilgi gösterdi.

Ünal Üstel, hükümet olarak icraat ve reform yapmak için göreve geldiklerini söyleyerek sözlerine başladı. Belediyeler reformu konusunda ortaya bir irade koyduklarını anımsatan Üstel, “Reformu güçlü belediyeler yaratmak için yaptık” dedi.

Hükümetin adayı olan Adil Özgey’in Lefke’yi ayağa kaldıracak, bölgeyi kalkındıracak projeler hazırladığını belirten Ünal Üstel, “Biz hükümet olarak bu projelerin arkasındayız. 4 yılda tüm ortaya konan projeler hayat bulacak ve Lefke değişip gelişecek” ifadelerine yer verdi.

 

“LEFKE VE KÖYLERİ HİZMETE SUSADI”

 

Lefke ve köylerinin hizmete susadığını dile getiren Üstel, şöyle devam etti.

“Bölgede alt yapıdan üst yapıya kadar bir çok eksiklik var. Biz 2027 yılına kadar hükümetteyiz. Bölgedeki tüm eksiklikleri, tüm ihtiyaçları Adil Başkan ile birlikte bir bir tamamlayacağız. Lefke artık hak ettiği hizmeti alacak”

Hükümete geleli henüz 7 al olduğunu anımsatan Üstel, “Ne dedikse yaptık. Yarım kalan işleri bitireceğiz dedik. Lefke’nin yıllardır tamamlanamayan yolunu açtık. Ülkeye hizmet etmeye devam edeceğiz. Lefke yeni dönemde yatırımlarla gelişecek, vatandaşlar daha refah bir yaşama ulaşacak” diye konuştu.

Doğancı sakinlerine seslenen Üstel, Adil Özgey’in seçimi kazanacağını ancak sandıktan farkla çıkmasını istediğini sözlerine ekledi.

“Belediye başkanlarımızla birlikte ülkemizi yeniden şekillendireceğiz. Güçlü belediyeler güçlü KKTC yaratacağız” diyen Üstel, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin destekleri ile KKTC’nin dünyada hak ettiği yeri alacağını kaydetti.

 

ÖZGEY: DEĞİŞİM İÇİN YOLA ÇIKTIK

UBP’nin Lefke Belediye Başkan adayı Adil Özgey de konuşmasında Lefke’nin artık değişime ve çağdaş bir yerel yönetim vizyonuna ihtiyacı olduğunu vurguladı.

Lefke ve köylerinin artık büyük yatırımlarla anılacağını, bölge halkının yüzünü güldürecek yeni projeler ile yola çıktıklarını belirten Özgey, hükümetin de desteğiyle Lefke ve bölgesinin hak ettiği  hizmeti alacağını dile getirdi.

Özgey, “Değişim için yola çıktık. Artık durmak yok yola devam.. Lefke’ye adil hizmeti hep birlikte getireceğiz” diye konuştu.

 

“PROJELER İHTİYAÇLAR DOĞRULTUSUNDA HAZIRLANDI”

UBP Gönyeli Belediye Başkan adayı Amcaoğlu, Gönyeli Alayköy beldesinde yaşayan insanların kararını verdiğini ve artık değişim istediklerini kaydetti, “Hizmet için geliyorum”  dedi

Ulusal Birlik Partisi Gönyeli Belediye Başkan adayı Hüseyin Amcaoğlu, Gündem Kıbrıs Web TV’de Çiğdem Aydın’ın konuğu oldu…

Gönyeli-Alayköy belediye başkan adaylığı sürecini anlatan UBP Gönyeli Belediye Başkan adayı Hüseyin Amcaoğlu “Gönyeli ve Yenikent halkından ciddi bir talep oldu. İnsanlar artık değişim istiyor. Aynı zamanda Gönyeli’ye bir vefa borcumuz var. Alayköy ve Yılmazköy de her zaman bulunduğumuz yerlerdir. Oralarda da halkın ciddi bir desteği olduğunu gördük. Bu nedenle de Gönyeli-Alayköy için yola çıktık” dedi.

“SIKINTI YÖNETİM TARZINDAN KAYNAKLANIYOR”

“Gönyeli’de birçok problem var. En büyük sıkıntı yönetim tarzından kaynaklanıyor” diyen Amcaoğlu, bölgede alt yapı konusunda ciddi sıkıntı olduğunu, özellikle kanalizasyon konusundaki sorunların dikkat çektiğini kaydetti.

Kanalizasyon sorunun Alayköy’de de bulunduğunu söyleyen Amcaoğlu, “Alayköy sanayi bölgesi ciddi gelişen bir bölge. Ancak çok sıkıntıları olan bir bölge… Bir düzen intizam yok. Çevre kirliliği alıp başını gitti. Kanalizasyon sistemi yok. Lağım suları yollara deşarj ediliyor. Bütün gün vidanjörler çalışıyor. Kanalizasyon sorunu hem sanayinin hem de Alayköy’ün ana sorunu. Alayköy’ün de kanalizasyon sorunu var” diyerek bu sorunu çözeceklerini ifade etti.

“HİZMET İÇİN GELİYORUM”

Gönyeli’de trafikte de ciddi sıkıntılar olduğunu, hayvan barınağı ile ilgili de hiç hoş olmayan bir durumun var olduğunu anımsatan Hüseyin Amcaoğlu, sorunların çözümüyle ilgili projelerinin hazır olduğuna vurgu yaptı.

“Gönyeli-Yenikent spor anlamında hak ettiği noktada değil. Bunu geliştirecek projelerimiz de hazır.  O yüzden değişim şart” diyen Amcaoğlu, “Hizmet için geliyorum. İki dönemde hedeflerimi tamamlayıp, bayrağı bizden daha ileriye taşıyacak kişilere devretmeyi düşünüyorum” diye konuştu.

“PROJELER İHTİYAÇLAR DOĞRULTUSUNDA HAZIRLANDI”

Belediye sınırları içerisindeki projelerinden de bahseden Amcaoğlu, yeşil alanları artıracaklarını söyleyerek, “Alayköy tabiat parkı ve piknik alanı projemiz var. Bölge halkının temiz ve düzenli bir ortamda sosyalleşebileceği bir kompleks yaratacağız. Ayrıca Alayköy’de bir düğün salonu yok. Bölge halkının bu yönde de bir talebi var. Burayı sadece bir düğün salonu olarak değil aynı zamanda sosyal bir kompleks olarak hayata geçireceğiz” dedi.

Hüseyin Amcaoğlu, “Spor kulüplerinin desteklenmesi ve kendi ayaklarının üzerinde durup kurumsal bir yapıya kavuşabilmeleri için projelere destek vereceğiz. Alayköy de gençlerin bir futbol sahası istekleri var. Bunun için Spor Dairesi ile şimdiden iletişime geçtik ve göreve geldikten sonra da bu projeyi en kısa sürede hayata geçireceğiz” ifadelerini kullandı.

Kent güvenliği konusunda sıkıntılar yaşandığını dile getiren Amcaoğlu, “Kent güvenliği konusunda atacağımız adımlar var. Özellikle parklarda ciddi sıkıntılar yaşanmaya başladı. Kamera sisteminin kurulması kaçınılmaz oldu. Zabıta birimi de güçlendirilerek 24 saat hizmet vermesi yönünde düşüncemiz var” dedi.

Gönyeli ve Alayköy’ün eksiklikleri ve sıkıntılarının tespit edilerek projelerin hazırlandığını söyleyen Amcaoğlu, “göreve geldiğimizde projelerimiz bir bir devreye girecek” ifadelerini kullandı.

 

ÖZER: RAHMET VE MİNNETLE ANIYORUM…

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Mesarya Belediye Başkan Adayı Kürşat Özer, 21-25 Aralık Milli Mücadele ve Şehitler Haftası nedeniyle mesaj yayımladı.

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Mesarya Belediye Başkan Adayı Kürşat Özer, 21-25 Aralık Milli Mücadele ve Şehitler Haftası nedeniyle mesaj yayımladı.

Özer mesajında, “Geçmişi asla unutmayacağız, geçmişteki acılarımızdan ders çıkararak, ne özgürlüğümüz, ne bayrağımız ne de toprağımızdan asla vazgeçmeyeceğiz.  Siz aziz şehitlerimizi unutmadık, asla unutmayacağız. Sonsuza kadar Kıbrıs Türk halkının yüreğinde yaşayacaksınız. Bu topraklarda başı dik ve onurlu bir toplum olarak yaşayabilmemiz için canını ortaya koyan aziz şehitlerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyorum” ifadelerine yer verdi.

“O GÜNDEN SONRA BİR DAHA EVE GELMEDİ”

EOKA terör örgütü militanları tarafından 21 Aralık 1963’te Kıbrıs Türklerine yönelik başlatılan ve tarihe “Kanlı Noel” olarak geçen katliamda şehit düşen ve 59 yıldır naaşı bulunamayan Lütfi Celül’ün ailesinin acısı ilk günkü tazeliğini koruyor.

Kıbrıs’ta 21 Aralık 1963’te terör örgütü EOKA militanlarının Kıbrıs Türklerine yönelik başlattığı ve tarihe “Kanlı Noel” olarak yazılan katliamın üzerinden 59 yıl geçti.

EOKA militanlarının katliamda öldürdüğü 364 şehitten biri olan Erenköylü Lütfi Celül’un naaşı halen bulunamadı.

İngiltere’de yaşayan Lütfi Celül’un yeğeni Nejla Clements, amcasını son kez şehit düşmeden iki ay önce Ekim 1963’te gördüğünü, amcasının kendisini otobüsüyle Kıbrıs’taki havalimanına bıraktığını ve İngiltere’ye geldiğini söyledi.

O tarihten bu yana İngiltere’de yaşayan 75 yaşındaki Nejla Clements, katliamın 59’uncu yılında şehit amcasını, o dönem yaşananları ve olayların seyrini değiştiren Türkiye’nin müdahalesini AA muhabirine anlattı.

“Amcam, yiyecek ve ilaç getirmek için köyden çıkmıştı”

Clements, deniz kenarında yer alan Erenköy’ün o dönem iki Rum köyü arasında bulunduğunu ve Rumların 1958-1964 yıllarında Kıbrıs Türklerine yönelik baskı ve korku kampanyası yürüttüğünü anlattı.

Türk Mukavemet Teşkilatına (TMT) üye olan amcası Lütfi Celül’ün, diğer üyelerle kendi köyü dahil civardaki Kıbrıs Türklerinin yaşadığı 5 köyü koruduğunu söyleyen Clements, Rumların köylere yiyecek ve ilaç dahi girmesine izin vermediğini belirtti.

Clements, EOKA militanlarının 21 Aralık 1963’te başlattığı katliamla Kıbrıslı Türklerine yönelik baskıyı iyice artırdığını ve köylerinden çıkmalarına dahi izin vermediklerini belirtti.

Amcası Lütfi Celül’un Aralık 1963’ün son haftasında birkaç kez yiyecek getirmek için arkadaşlarıyla köyden çıkmaya çalıştığını ancak Rumların izin vermediğini anlatan Clements, “Ocak’ın 1’inde yine denedi ve ondan sonra onu kimse görmedi, hiç kimse görmedi. O günden sonra bir daha eve gelmedi.” dedi.

Clements, TMT üyelerinin bir telefon hattı üzerinden üst makamlarla iletişim kurduğunu ve bunu fark eden Rumların bu hattı kestiğini söyleyerek, Lütfi Celül’ün da neler olduğunu anlamak ve üst makamlardan bilgi almak için de köyünden ayrıldığını anlattı.

Nejla Clements, “Köyde başka bir haber kanalı kalmadı, bir de onu araştıracaktı ama birinci amacı yiyecek getirmekti. Un, buğday, kuru yiyecekler getirmekti. İşte böyle bir amacı vardı.” dedi.

“Kıbrısımı bırakmam dedi”

30 yaşında katliamda şehit düşen amcası Celül’ü herkesin kahraman olarak gördüğünü dile getiren Clements, “Babam (onun dönmesini) çok bekledi. Biz de bekledik, gençtik. Üzüldük çok üzüldük.” diye konuştu.

Clements, o dönem Lütfi Celül’ün kardeşlerinin Londra’da olduğunu ve sadece kendisinin Kıbrıs’ta yaşadığını belirterek “Babam çok üzülürdü. ‘Yalnız bıraktık kardeşimi’ derdi. Yalvardılar. O da buraya gelsin diye. Bir zaman geldi ama burası hoşuna gitmedi, beğenmedi. Geri gitti. Kıbrısımı bırakmam dedi.” ifadelerine yer verdi.

Amcası Celül’un şehit düştüğünde biri 2 yaşında 4 küçük çocuğu olduğunu söyleyen Clements, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Babaannem, biz Kıbrıs’ta nene deriz, çok çekti. Nenem, amcamın eşi yıllarca beklediler. Kimin öldürdüğü belli oldu. EOKA’dan birkaç kişi. Bu kötülüğü kimin yaptığı belli oldu ama nerede gömüldü, kemikleri nerede söylemiyorlar. Şimdiye kadar söylemediler. Otobüsüne ve arkadaşına ne oldu hiç bilmiyoruz.”

“Bir gecede ellerinden gelseydi tüm Kıbrıs Türk halkını öldüreceklerdi”

Lütfi Celül’ün oğlu Alper Lütfüoğlu’nun halen adalet arayışında olduğunu, babasının kemiklerini araştırdığını ancak henüz bulunmadığını söyleyen Clements, Birleşmiş Milletler (BM) ve birçok farklı örgütün de yaptığı araştırmaların sonuçsuz kaldığını anlattı.

Clements, “O zamandan beri 8 Ağustos’ta giderler ve şehitleri anarlar. Bizim amcamızın mezarı yok ama bir resmi var. Biz de gidip resme bakarız. Bu ağustos oradaydım. Gittim, gördüm. Resmi bile olsa gidip görürüm.” dedi.

Nejla Clements, “Kanlı Noel” katliamının aslında bir soykırım olduğunu ifade ederek “Tabii ki bence genocide (soykırım) çünkü anladığıma göre, okuduğuma göre bir gecede ellerinden gelseydi tüm Kıbrıs Türk halkını öldüreceklerdi, adamları, önlerine kim geçse öldüreceklerdi. Böyle bir planları vardı. O belliydi. Evet bence genocide (soykırım) ama yapamadılar işte.” diye konuştu.

Nejla Clements, ayrıca, amcası Lütfi Celül’ün de çok yakın arkadaşı olan dayısı Fadıl Elmasoğlu’nun Erenköy’ün mücadelesini anlattığı “Erenköy ve Hayat” adlı kitabını İngilizceye çevirdiğini söyledi.

“Dayım, Lütfi amcamın can arkadaşıydı. O yüzden benim için önemli.” diyen Clements, Kıbrıs Türkü ve Erenköy ile ilgili gerçekleri herkesin bilmesi için dayısının kitabını İngilizceye çevirdiğini dile getirdi.

Clements, kitabın, British Library, Oxford Üniversitesi, Cambridge Üniversitesi başta olmak üzere çok sayıda üniversitenin yanı sıra Dublin ve Edinburgh kütüphanelerinde de bulunduğunu söyledi.

“Türkiye’nin yardımı olmasaydı KKTC olmazdı”

Nejla Clements, Türkiye’nin müdahalesinin Kıbrıs’ta bir dönüm noktası olduğunu dile getirerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’nin yardımı olmasaydı KKTC (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti) olmazdı. Kıbrıs Türkü bilmem belki birkaç tane bulunurdu ama o günleri yaşayanlar bilir ki Kıbrıs Türkü’nün ne çektiğini o zamanın insanı çok iyi bilir. Annem, babam, kardeşlerim. 1958’de EOKA tarafından baskı yapıldı bize. Bombaladılar. Bizim köyün ailelerinin hepsi bir insan kaybetti. Kıbrıs Türkü kalır mıydı? KKTC diye bir devlet, memleket olur muydu? Bence olmazdı. Biz Erenköylülerin hepsi bunu anlıyor.

Bence Türkiye olmasaydı şimdi Kıbrıs’ta Kıbrıs Türkü zor bulunurdu. Onun için çoğumuz buraya (İngiltere’ye) geldik. Babamız bizi buraya getirdi. 6 çocuğu vardı, 6 kardeştik biz. Ben, annem ve kız kardeşim 1958’de neredeyse ölüyorduk. Yine Lütfi Amcamın arabasıyla kaldığımız yerden köye doğru yola çıkarken gece EOKAcılar arabaya saldırdılar, yaralandık. Neredeyse ölüyorduk. Onun için buraya geldik. Çok sayıda Kıbrıs Türkü buraya kurtulmak için geldi. Bence Türkiye olmasaydı Kıbrıs Rum olacaktı. Herkes öyle anlamıyor mu? Bazen şaşırıyorum. Herkes bunları nasıl anlamıyor diyorum ama işte Erenköylüler bunu çok iyi anlıyor, biliyor.”

“Kanlı Noel” katliamında 364 kişi şehit düşmüş, 103 Türk köyü boşaltılmıştı

Kıbrıs’ta 21 Aralık 1963’te terör örgütü EOKA militanlarının Kıbrıs Türklerine yönelik başlattığı ve tarihe “Kanlı Noel” olarak yazılan katliamda 364 kişi şehit düşmüş, 103 Türk köyü boşaltılmıştı.

Rumların Kıbrıs Türklerine karşı başlattığı silahlı saldırılar “Kanlı Noel” olarak adlandırılırken bu saldırılar, Ada’daki toplumlar arası çatışmaların başlangıcı olmuştu.

“MEDYADA ÇIKAN DEZENFORMASYON İÇEREN HABERLERİ ÜZÜLEREK İZLEMEKTEYİM”

Bayrak Radyo Televizyon Kurumu (BRTK) Müdürü Meryem Özkurt BRT ile ilgili bazı gazetelerde yer alan haberler ve bazı siyasilerin açıklamaları tamamen dezenformasyon içermekte ve kamuoyunu yanlış bilgilendirmeye yönelik olduğunu açıkladı.

Özkurt konuyla ilgili yaptığı açıklamada;

‘Medyada çıkan dezenformasyon içeren haberleri basın etiği ve toplumsal sorumluluk adına üzülerek izlemekteyim.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyet’nin kurumlarıyla ilgili konuşurken veya haber yaparken, topluma doğru bilgi vermek adına araştırma yapılması ve bilgilerin teyit edilmesi elzemdir.

BRT ile ilgili bazı gazetelerde yer alan haberler ve bazı siyasilerin açıklamaları tamamen dezenformasyon içermekte ve kamuoyunu yanlış bilgilendirmeye yöneliktir.

BRTK’nın 59. yılını kutlamaya hazırlandığımız bu günlerde özel yayıncılığın gelişmesi için verdiğimiz emek ve mücadele herkes tarafından bilinmektedir.

Politika yapanların ise bilgiye dayalı açıklamalarda bulunmaları halkın doğru yönde aydınlanması için önem arz etmektedir.

Altını çizerek söylemek isterim ki, BRTK’nın hedefine koyup da gerçekleştiremediği veya tarih verip de yetiştiremediği bir projesi olmamıştır. Bilakis Kuzey Kıbrıs’ta yayıncılığın gelişmesine katkı sunan projeleri ve vizyon çalışmaları herkesin ulaşabileceği şekilde gerçekleştirilmiştir.’ dedi

GARDİYANOĞLU: BU ACIYI UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ…

UBP’nin Lefkoşa Belediye Başkan adayı Sadık Gardiyanoğlu, 21-25 Aralık Milli Mücadele ve Şehitler Haftası dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Emsalsiz mücadeleden aldığımız güçle geleceğe emin adımlarla ilerliyoruz” ifadelerini kullandı.

Ulusal Birlik Partisi’nin (UBP) Lefkoşa Belediye Başkan adayı Sadık Gardiyanoğlu, 21-25 Aralık Milli Mücadele ve Şehitler Haftası dolayısıyla mesaj yayımladı.

Gardiyanoğlu mesajında, “Kıbrıs Türk halkını yok etmek için 21 Aralık 1963 tarihinde başlatılan kanlı saldırıların ve soykırımın üzerinden 59 yıl geçti, bu acıyı unutmadık. Unutmayacağız… Bugün özgür ve bağımsız devlet olarak yaşıyorsak bunu aziz şehitlerimiz ve gazilerimize borçluyuz.  Bize bu toprakları emanet eden şehitlerimizin, emsalsiz mücadelesinden aldığımız güçle, geleceğe emin adımlarla yürümekteyiz. Tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor, manevi huzurlarında saygıyla eğiliyorum. Ruhunuz, şad olsun.”

SANIKLAR CİNAYET VE UYUŞTURUCU KULLANMAKLA İTHAM EDİLİYOR…

Kıbrıslı Türk Tansu Çıdan’ın (41) Rum Merkezî Cezaevi’nde dövülerek öldürülmesi ile ilgili tutuklu sanıklardan Veysi Batur’un (29), ifadesinin diğer tutuklu sanıklar aleyhine kullanılması için iddia makamı ile anlaşma yaptığı haber verildi.

Politis ve Fileleftheros’un Çıdan cinayetiyle ilgili Rum Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün gerçekleştirilen duruşmayla ilgili haberine göre Batur ile yapılan anlaşmaya, ifadesinde Cezaevinde uyuşturucu ve cep telefonu kullanıldığına atıf yapması şartıyla hakkındaki suçlamaların azaltılması maddesi de eklendi.

Sanıkların, kanıtlanmak üzere toksikoloji testi yapılmadığı halde uyuşturucu kullanmakla itham edildiği, tanık koruma programına alınan Batur’un ise cinayetle değil “sorumsuz, umarsız veya tehlikeli eylemle ölüme sebebiyet vermekten” itham edildiği, bunun da yarın çıkarılacağı Mahkeme tarafından verilecek cezayı önemli ölçüde azaltacağı vurgulandı. Haberde, yapılan anlaşmada Batur’a şart koşulan, cezaevinde uyuşturucu ve cep telefonu kullandığı atfının, yapılan arama ve incelemelerde herhangi bir kanıt bulunmamasına ve toksikoloji testi yapılmamasına rağmen diğer sanıklara getirilen uyuşturucu ve cep telefonu kullanma suçlamasını kanıtlamak için kullanılacağına dikkat çekildi.

Habere göre 30 Ocak’ta hâkim karşısına çıkartılacak diğer sanıklar cinayet ve uyuşturucu kullanmakla itham ediliyor. Türk olduğu kaydedilen ve cinayeti işlediğini henüz itiraf etmeyen baş şüphelinin de toksikoloji testi yapılmamasına rağmen uyuşturucu bulundurmakla suçlandığı belirtildi. Rum polisinin şu ana kadar Çıdan cinayetinin sebebini ortaya çıkaramadığına işaret eden Politis, edindiği bilgilerin, maktul ile katil arasında, failin karısı ile ilgili kişisel anlaşmazlık bulunduğu yolunda olduğunu ekledi.

CUMHURBAŞKANI TATAR’DAN “SESSİZ NÖBET” AÇIKLAMASI

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, İngiltere’de yaşayan Kıbrıs Türkleri’nin, 21 Aralık Kanlı Noel’in yıl dönümü nedeniyle bugün Londra’da gerçekleştirecekleri sessiz nöbet ile ilgili açıklama yaptı:

Cumhurbaşkanı Tatar’ın açıklaması şöyle;
“Kıbrıs Adası için tarihin karanlık bir sayfası olan ve Rum EOKA teröristlerinin, 21 Aralık 1963 tarihinde adayı Yunanistan’a bağlama emelinin bir parçası olarak Kıbrıs Türkleri’ne karşı ada genelinde başlattıkları saldırı olan Kanlı Noel’in yıl dönümünde bugün, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ve dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan Kıbrıs Türkleri tarafından şehitlerimiz yad ediliyor.
Kıbrıs Türkleri, 1960 yılında kurulan ortaklık cumhuriyetinin devlet organlarından dışlanmış ve Başpiskopos Makarios’un da dile getirdiği gibi Rumlar bunu, ENOSİS’e sıçrama tahtası olarak kullanmışlardır.
25 bin Kıbrıs Türkü 103 köyde saldırıya uğrayarak köylerini boşaltmak zorunda kalmış ve yüzlerce insanımız şehit edilmiştir.
Rum mezalimini unutmamak, kendi egemenliği ile eşit müktesep haklarını savunan hür ve onurlu yaşam iradesini ortaya koyan Kıbrıs Türkleri’nin mücadelesini hatırlamak çok önemlidir.
Bu duygu ve düşüncelerle, bugün Kanlı Noel’in yıl dönümünde Londra’da, şehitleri yad etmek üzere Genç Kıbrıslı Türkler (Young Turkish Cypriots), Britanyalı Kıbrıslı Türkler Derneği (British Turkish Cypriot Association) ve Ambargolular! (Embargoed) tarafından yapılacak sessiz nöbet dolayısıyla duyduğum memnuniyeti paylaşmak istiyorum.
Düzenlenecek nöbet, hem hayatlarını feda eden şehitlerimizi anmak hem de adaya barış getiren ve büyük haksızlığa ve acıya maruz kalan Kıbrıs Türkleri’nin bağımsızlığına kavuşmasını sağlayan 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sayesinde Kıbrıs Türkleri’nin karanlık günlerden kurtulduğunu dünyaya haykırmak bağlamında büyük önem arz etmektedir.”

FUAT OKTAY: RUHLARI ŞÂD OLSUN

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay,  21-25 Aralık Millî Mücadele ve Şehitler Haftası dolayısıyla mesaj yayımladı.

İşte o paylaşım “Kıbrıs’ta Rum terör örgütü EOKA’nın Kıbrıs Türklerine yönelik gerçekleştirdiği vahşi Kanlı Noel katliamının üzerinden 59 yıl geçti. Şehadetlerinin acısı hala yüreklerimizi yakan 364 soydaşımızı rahmetle yâd ediyorum. Ruhları şâd olsun.”

GÜNGÖRDÜ PROJELERİ HAKKINDA BİLGİ VERDİ…

Girne Belediye Başkanı ve bağımsız belediye başkan adayı Nidai Güngördü, seçim ziyaretlerine devam ediyor.

Girne Belediye Başkanı ve Bağımsız Belediye Başkan Adayı Nidai Güngördü, seçim ziyaretleri çerçevesinde Türk Ocağı Spor Kulübü’nün kuzey batısındaki Şefik Amerikalı Sokak ve Şht. Necati Gürkaya Sokak’ta yaşayanlar vatandaşlar ve Barış Apartmanı sakinlerinin davetine katıldı.

Bölge ile ilgili sorunları dinleyen Güngördü, çalışmaları ile ilgili de bölge sakinlerini bilgilendirip, yeni projelerinden bahsetti.

Bölge sakinleri, arıtma tesisine yakın olmasına rağmen bölgede yaşanan koku sorununun uzun zamandır yaşanmadığını belirterek, mahalledeki çocuk parkı ile ilgili de belediyenin başlattığı çalışmalardan, trafik konusunda yapılan yeni düzenlemeden ve kentteki diğer hizmetlerden memnuniyet getirdi.

“ÜLKEMİZ MEDYASININ ADETA KALBİ DURUMUNDA…”

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Türk Ajansı Kıbrıs’ın kuruluş yıldönümünü kutladı. Töre, TAK Müdürü Fehmi Gürdallı’ya gönderdiği kutlama mesajında, “Türk Ajansı Kıbrıs’ın kuruluş yıldönümünün gurur ve mutluluğunu sizlerle paylaşıyorum” dedi.

Töre, mesajında şunları kaydetti: “Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın direktifleri ile 1973 yılında kurulan TAK, halkımızı özgürlüğe kavuşturan Mutlu Barış Harekatı ve ardından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşuna kadar olan süreçte önemli görevler üstlenmiştir. Ülkemiz medyasının adeta kalbi durumunda olan TAK, bugüne kadar bir çok medya kurumunun yayın hayatını sürdürürken en büyük yardımcısı ve kılavuzu olmuştur.

Ajansın bugünlere gelmesi ve büyümesinde  bir çok deneyimli meslektaşlarınızın katkıları vardır. Bu vesileyle merhum Kemal Aşık’ı da rahmet ile andığımı belirtmek isterim. Deneyimli ekibiniz ile yakaladığınız başarılar, her geçen yıl yaptığınız yenilikler TAK’ın ülke demokrasimizin gelişimi ve yücelmesi için en büyük teminatlardan biridir. Ajansın bugün mevcut olan sorunlarını, imkan ve kabiliyetlerinin geliştirilmesi noktasında yaşadığınınız sıkıntıların bilincindeyiz.

Ülke koşulları da ele alınarak bu sorunlarının çözümü noktasında Meclis olarak elimizden gelen tüm gayreti de ortaya koyacağımızı sizlere bildirmek isterim. Bu duygu ve düşüncelerle yeni yaşınızı kutlar, şahsınız nezdinde tüm çalışanlarınıza başarılar diler ve TAK’ın bugünlere gelmesinde  emeği geçen ve bugün aramızda olmayan değerli meslektaşlarınızı saygı ile yad ederim.”

BAŞBAKAN ÜSTEL, ÇALIŞMALAR HAKKINDA BİLGİ ALDI

Başbakan Ünal Üstel Lefkoşa’da Kermiya bölgesindeki şehit arsalarında incelemelerde bulundu. Başbakan Üstel’in yüklenici firma yetkililerinden çalışmaların son durumuyla ilgili bilgi aldığı inceleme sırasında İçişleri Bakanı Ziya Öztürkler de hazır bulundu.

Başbakan Ünal Üstel Lefkoşa’da Kermiya bölgesindeki şehit arsalarında incelemelerde bulundu.

Başbakan Üstel’in yüklenici firma yetkililerinden çalışmaların son durumuyla ilgili bilgi aldığı inceleme sırasında İçişleri Bakanı Ziya Öztürkler de hazır bulundu.