Archives 2022

“11 BELEDİYE BAŞKAN ADAYI BU AY AÇIKLANACAK”

UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu ’de ’17. Saat’ programına katılarak yerel seçimlerle ilgili soruları yanıtladı.
Hasipoğlu, yerel yönetimlerde reform işleyişinin 18 belediyenin kabul görmesi ile büyük ölçüde netlik kazandığını söyledi.
Oğuzhan Hasipoğlu “Bu saatten sonra geriye kalan tek yasa 51/95 sayılı Belediyeler yasasıdır. Bu da kısmetse bu ay içerisinde Meclis Genel Kurulu’na geleceğini düşünmekteyim” dedi.
Hasioğlu, UBP ’nin 18 belediyede belediye başkan adaylarını bu ay içerisinde açıklama hedefinde olduğunu söyledi. UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, “Bu ay içinde hedefimiz ay bitmeden tüm adaylarımızı açıklamaktır. Çünkü artık çok da bir zaman kalmadı. Kasım ayı başı itibarı ile biz 18 adayımızı belirlemek istiyoruz” dedi.
Hükümetin yerel seçimlerde ortak aday çıkarma konusunda gelinen aşamanın ne olduğuna ilişkin bir soruya da da Hasipoğlu, “Hükümet ortaklarının ortak aday çıkarma çalışmaları devam ediyor. Bazı bölgelerde koalisyon ortaklığı işbirliğine girilecektir. Bu nettir. Kesindir. Ama tam nihayete ermedi. Bu çalışmalar devam ediyor” dedi.

UBP’in biri bağımsız 7 belediye başkan adayını açıklaması ile geri kalan 11 bölgedeki belediye başkanlığı için koalisyon ortaklarının bağımsız bir adayı da destekleyebileceğini söyleyen Hasipoğlu, “koalisyon
ortaklarımız da aday çıkarabilir. Bu konuda Genel Başkanımızın, Başbakanımızın görüşmeleri devam ediyor” dedi.
Oğuzhan Hasipoğlu, UBP yetkili kurullarının bu hafta içerisinde toplanarak çalışmalarını netleştireceğini ifade etti.
Hasipoğlu, “Parti yetki kurullarımız, MYK toplayıp, grubumuzu toplayıp en son olarak da Parti Meclisini toplayıp bu hafta içinde bütün bu toplantıları gerçekleştirdikten sonra da diğer büyük aday tanıtım şölenimiz de belli olacak” dedi.
Lapta, Güney Mesarya, Kuzey Mesarya ve Dipkarpaz’da birden fazla aday adayları olduğuna da işaret eden Oğuzhan Hasipoğlu, “Hedefimiz her bölgeden tek adayın çıkması ve kazanacak aday olmasıdır. Sloganımız tek aday ve kazanacak adaydır. Burada artık yetkili organlarımız adayı belirledikten sonra UBP ’den başka aday çıkması mümkün değil. Başka adayın da bağımsız çıkması partimiz tarafından tasvip edilmeyecektir” dedi.

DÜÇ’TEN ÖNEMLİ DUYURU

Devlet Üretme Çiftlikleri Dairesi (DÜÇ) kasaplık hayvan satışı duyurusu yaptı.

Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

  1. Şht. Tğm. Doğuş Uran Devlet Üretme Çiftliğinde 50 baş kasaplık kuzu,

Ercan Devlet Üretme Çiftliğinde 50 baş kasaplık oğlak, 10 baş kasaplık keçi ve 1 baş kasaplık teke,

Çömlekçi Devlet Üretme Çiftliğinde 4 baş kasaplık koyun ve 3 baş kasaplık kuzu kapalı zarf yöntemi ile canlı ağırlık üzerinden satılacaktır. Taban Fiyatlarımız kuzu 56 TL/Kg, oğlak 51 TL/Kg, keçi 35 TL/Kg, Koyun 38 TL/Kg ve teke için 40 TL/Kg olarak belirlenmiştir.

  1. Teklifler KDV’siz olarak verilecektir.
  2. İdare herhangi bir teklifi kabul etmek zorunda değildir.
  3. Ödemeler peşin(Nakit) veya banka teminatlı çekle yapılacaktır.
  4. İhaleyi kazananlar en geç 11 Kasım Cuma 2022 tarihine kadar hayvanları almak zorundadır. 11 Kasım Cuma günü mesai bitimine kadar hayvanların alınmaması durumunda İhale kararı iptal edilecektir.

Kasaplık satışına sunulan hayvanlar ilgili çiftliklerimizde görülebilir. Teklifler en geç 4 Kasım, 2022 Cuma günü saat 11:00’e kadar Şht. Tğm. Doğuş Uran Devlet Üretme Çiftliğimizdeki teklif kutusuna atılmalıdır. Geç gelen teklifler dikkate alınmayacaktır. Her çiftlik için ayrı teklif verilmelidir.

 

“KIBRIS’I 1974 ÖNCESİNE GERİ GÖTÜRMEYİ ASLA KABUL ETMEYİZ”

Cumhurbaşkanı Tatar, federal çözümün ulusal çıkarlara hizmet etmediğini kaydederek, “Federal çatı altında Rumların, Yunanların egemen olabilecekleri ve gelecekte Girit’e benzer bir durumun Kıbrıs’ta da yaşanması bizler için acı olur. ” dedi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, İstanbul’da Swissotel The Bosphorus’ta “Kalite Türkiye” sloganıyla düzenlenen Global Kalite Zirvesi’nin kapanışına katıldı.
Kıbrıs’ta önceleri “Her şartta bir anlaşmaya mahkumuzi” anlayışını savunanların olduğunu hatırlatan Tatar, Kıbrıs Türklerinin böyle bir şeye mahkum olmadığını söyledi.
Tatar, Kıbrıs Türklerinin bağımsız ve onurlu bir yaşamı hak ettiğini dile getirerek, şöyle konuştu:
“KIBRIS’I 1974 ÖNCESİNE GERİ GÖTÜRMEYİ ASLA KABUL ETMEYİZ”
“Kıbrıs’ta federasyonu yani Rumlarla bir ortaklığı savunmuyoruz. Çünkü Kıbrıs’ta yeni bir ortaklık federal temelde olacaksa, bu Kıbrıs’taki Türklüğün sonunun başlangıcı olur. Yıllar evvel hep söyledikleri ve yapmak istedikleri şey; Türkiye’yi Kıbrıs’tan çıkarmaktır. Onun için Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni Avrupa Birliği’ne alarak, AB içinde serbest dolaşım, serbest yerleşim, özgür sermaye hareketleri dediler. Türkiye, Avrupa Birliği’nde olmadığı için garantörlüğünün modası geçtiği Kıbrıs’ı 1974 öncesine geri götürmek bizim asla kabul edeceğimiz bir şey değildir.
Türkiye de kabul etmez. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da her fırsatta
Kıbrıs’ta artık yeni dönemin egemen eşitlik, eşit uluslararası statü haklarının
tesciliyle yeni bir dönemin başlayacağını ifade etti. Kıbrıs’ta bir anlaşma olacaksa
bir ortaklık değil, yan yana yaşayan iki ayrı devletin iş birliğiyle kuzeydeki de
elbette bir Türk devleti olacaktır.”
“FEDERAL ÇÖZÜM ULUSAL ÇIKARLARA HİZMET ETMİYOR”
Kıbrıs’ta bir ortaklığı savunmanın en kolayı olduğunu vurgulayan Tatar, şöyle devam
etti:
“Bu bizlerin ulusal çıkarlarına hizmet etmeyen bir anlayışın ürünüdür. Federal çatı altında Rumların, Yunanların egemen olabilecekleri ve gelecekte Girit’e* benzer bir durumun Kıbrıs’ta da yaşanması bizler için acı olur. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM toplantısında söylediği gibi artık Kıbrıs’ta Türklere uygulanan ambargo ve kısıtlamaların son bulması uluslararası toplumdan beklentimizdir.

Çünkü uluslararası toplum bizlere yaptığı bu haksızlıklarla bir bakıma zulüm niteliğinde bizleri uluslararası toplumdan koparmaya çalışıyorlar. Biz öyle bir anlaşmaya girsek Türkiye’nin Kıbrıs’tan çıkmasıyla Doğu Akdeniz’i kaybederiz. Doğu Akdeniz’deki hakkımız hukukumuz çok büyük bir yara alır.”
Törende KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a “Diplomasi Başarı Ödülü” verilirken, iş, sanat ve siyaset dünyasından birçok isim de ödüle layık görüldü.
* Girit Savaşı (1645-1669) ile Osmanlı Devleti’nin yönetimine geçen Girit adası, 1913 yılında Yunanistan’ın hakimiyetine geçti. 19’uncu yüzyıla kadar ada nüfusunun yarısı Müslüman tahmin edilirken, 1821’den sonra şiddet olayları ve göç nedeniyle devamlı azalmıştır. Son kalan Osmanlı tebaası Türkiye-Yunanistan nüfus mübadelesi ile adayı terk etmiştir. Bugün Girit’te Türk ve Müslüman nüfusu bulunmamaktadır

CUMHURBAŞKANI TATAR’DAN KARARLA İLGİLİ AÇIKLAMA

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Anayasa Mahkemesi’nin Belediyelerin Birleştirilmesine İlişkin (Özel) (Değişiklik) Yasa Tasarısı’na ilişkin kararıyla ilgili açıklama yaptı

“Belediyelerimizin yapısal sorunlarının çözümü konusunda en büyük adım atılmış; belediyelerin çok daha etkin, hızlı ve kaliteli hizmet verebilmesinin yolu açılmıştır”

Cumhurbaşkanı Tatar’ın açıklaması şöyle;
“Anayasa Mahkemesi, Belediyelerin Birleştirilmesine İlişkin (Özel) (Değişiklik) Yasa Tasarısı’na ilişkin Ana Muhalefet CTP tarafından açtığı davayı karara bağlayarak 25 Aralık’ta 18 belediyeyle seçime gidilmesi yönünde karar üretmiştir.

Yüce Meclis tarafından kabul edildikten sonra onayıma sunulan bahse konu yasa, her yasada olduğu gibi gerek kendi hukukçularımın gerekse Başsavcılığın görüşü alınarak hukuka uygunluğu teyit edilip tarafımca imzalanmış ve Resmî Gazete’de yayımlanmıştı.
Anayasa Mahkemesi’nin bu son kararını, bugüne kadar üretilen tüm kararlarda altını çizdiğim şekilde saygıyla karşılıyorum. Üretilen bu karar özelinde, Anayasa Mahkemesi, doğru bir karar üretmiştir.

Halkımızın iradesinin temsili Yüce Meclis’imiz tarafından üretilen tarafımca onaylanan ilgili yasayla belediyelerimizin yapısal sorunlarının çözümü konusunda en büyük adım atılmış; direkt olarak kentsel ihtiyacın karşılandığı, halka en yakın idari yönetim organları olarak kabul edilen, halkla iç içe kurumlarımız olan belediyelerin çok daha etkin, hızlı ve kaliteli hizmet verebilmesinin yolu açılmıştır.

Daha önce altını çizdiğim gibi, belediyelerin yeniden yapılandırılmasını sağlayacak bu yasayla sayıca fazla olan belediyelerin fiziki ve beşeri olanakları birleştirilerek halka daha kaliteli ve verimli hizmet verilmesi sağlanacaktır.

Ortak hedefimiz; belediyelerin, günün koşullarına ve halkın beklentisine cevap verebilmesi olmalıdır. Bu düşüncelerle Anayasa Mahkemesi tarafından alınan kararın halkımıza hayırlı olmasını temenni ediyor, ilgili yasaya emek veren her bir milletvekili ve bürokratı tüm kalbimle tebrik ediyorum.

Halkımıza günün koşullarına uygun, etkin hizmet verilmesiyle ilgili gerekli yasal düzenlemenin bu denli geciktiği bir ortamda, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda dün yasalaşan tasarıyla birlikte belediyelerle ilgili reform çalışmalarının ivedilikle yaşam bulacak olması; yerel yönetimlerin, dolayısı ile direkt olarak halkımızın lehine önemli bir kazanımdır.

Belediyelerimizi geliştirerek denetlenebilir bir yapıya kavuşturulmasına imkân sağlayacak bahse konu yasayla yerel yönetimlerimizin kendi sorumluluğunu yerine getiren özerk kuruluşlar olmasını sağlamak, temel hedefler arasındadır.

Belediyelerin mali açıdan da sürdürülebilirliğini sağlayarak var olan hukuki sorunları çözebilmesine olanak tanıyacak, Belediyelerin Birleştirilmesine İlişkin (Özel) Yasa Tasarısı’nın yaşama geçmesine katkı koyan tüm milletvekillerine ve bürokratlara teşekkür ederim.”

ÖZTÜRKLER: YAKLAŞIK 5 BİN KİŞİNİN AFTAN YARARLANACAĞINI DÜŞÜNÜYORUZ

 

UBP-DP-YDP Hükümeti’nin kaçak ya da izinsiz olarak adada kalan yabancılar için hazırladığı Yabancılar ve Muhaceret Yasa Tasarısı Meclis’ten geçti. Yasa çalışması, Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından 10 gün içinde yürürlüğe girecek. Yeni düzenlemeye göre, ülkede izinsiz bulunan yabancı uyruklu kişiler bir asgari ücret ödeyerek, aftan yararlanabilecek.

İçişleri Bakanı Ziya Öztürkler ise aftan yaklaşık 5 bin kişinin yaralanabileceğini düşündüklerini açıkladı. Amaçlarının ülkede olanların kayıt altına alınması olduğunu dile getiren Öztürkler, tüzüğün elverdiği şekilde ülkeye girişlerin düzenlenmesi ve ciddi denetim getirilmesinin sağlanacağını kaydetti. Çok ciddi yazılımlarla ülkeye girişlerin daha kontrollü yapılması için çalışmalar yaptıklarını dile getiren Öztürkler, komite çalışmalarına katkı koyanlara ve ana muhalefet partisindeki arkadaşlarının yaptığı önerilerle düzeltmeye gittiklerinden dolayı herkese teşekkür etti.

İNGİLTERE’NİN YENİ BAŞBAKANI RİSHİ SUNAK KİM?

İngiltere’de Muhafazakar Parti liderlik yarışının düğümü çözüldü. Ülkenin yeni başbakanı geçen hafta istifa ettiğini açıklayan Liz Truss’ın ardından Rishi Sunak oldu.

İngiltere’de eski Başbakan Boris Johnson, Muhafazakar Parti liderlik yarışından çekilerek ülkenin eski Maliya bakanı olan Rishi Sunak’ın önünü açtı.

Johnson, “Doğru zaman olmadığını düşünüyorum” demişti.

Johnson, adaylık için gereken 100 milletvekilinin desteğini aldığını öne sürmüş, “Parlamento’da partiniz bir bütün değilse, hükümeti etkili bir şekilde yönetemezsiniz” demişti.  Ayrıca, 2024 seçimleri için adaylık sinyali veren eski başbakan, “2024’te partiye zafer kazandırabilmek için iyi bir yerde olduğumu düşünüyorum” dedi.

PENNY MORDAUNT YETERİNCE DESTEK TOPLAYAMADI
Rishi Sunak’ın en yakın rakibi Penny Mordaunt ise milltevekillerinden yeterince destek toplayamadı.

Muhafazakar Parti’nin yetkili seçim organı olan 1922 Komitesi, başkanlık yarışında aday olacakların en az 100 millletvekilinin desteğini alması gerektiğini açıklamıştı. Mordaunt’un topladığı milletvekili destek sayısı ise 100’e ulaşamadı. Mordaunt, bugün saat 16’ya kadar gerekli desteği bulamadığı için, Rishi Sunak 1922 Komitesi tarafından Muhafazakar Parti’nin yeni lideri ve İngiltere’nin başbakanı ilan edildi.

RİSHİ SUNAK KİMDİR?

12 Mayıs 1980 yılında doğan İngiltere’nin yeni başbakanı Rishi Sunak Şubat 2020’den beri Birleşik Krallık’ın Hazine Şansölyesi olarak görev yapıyor.  Muhafazakar Parti üyesi  Sunak, Temmuz 2019 ile Şubat 2020 tarihleri arasında Hazine Bakanlığı’nda baş sekreterlik yaptı.. 2015 genel seçimlerinden beri parlamentoda Richmond  milletvekili olarak görev yapıyor.

Sunak, 2001 ile 2004 yılları arasında Goldman Sachs’ta çalıştı.Sunak, 13 Şubat 2020 – 5 Temmuz 2022 tarihleri arasında ise Hazine Bakanı olarak görev aldı.

Temmuz ayında İngiltere Maliye Bakanı Sunak, Başbakan Boris Johnson’ı eleştirerek istifa ettiği duyurdu. Sunak, “Ülkemiz çok büyük zorluklarla karşı karşıya. Halk haklı olarak hükümetin düzgün, yetkin ve ciddi bir şekilde yürütülmesini bekliyor. Bu standartların uğrunda savaşmaya değer olduğuna inanıyorum ve bu yüzden istifa ediyorum” demişti.

AKTUĞ: KALİTELİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR HİZMET ANLAYIŞINDA KARARLIYIZ

Lapta Belediye Başkanı Mustafa Aktuğ, yerel seçimlere 18 belediye ile gidilmesi kararını değerlendirdi.

Aktuğ’un konuyla ilgili açıklaması şöyle:

Ulusal Birlik Partimizin önderliğinde Demokrat Parti ve Yeniden Doğuş Partisi hükümetinin yürüttüğü Reformlardan olan Belediyeler Reforumu çerçevesinde ” Belediyelerin Birleştirilmesi ” konusunda anayasa mahkemesi kararını açıklamış bulunmaktadır. İlk günden itibaren savunduğumuz ve çalışmalarına katkı koyduğumuz , çağdaş ve sürdürülebilir belediyecilik için gerekli olan reform sonucu Lapta Belediyesi ve Alsancak Belediyesi birleşerek , yeni ismi ile Lapta Alsancak Çamlıbel Belediyesi olmuştur.
51/95 Belediyeler Yasası da yine hükümetimizin yoğun çalışması ile yakın bir zamanda geçecektir.

Başta tüm belediye çalışanı arkadaşlarıma ve halkımıza hayırlı olsun .

Belediyeler Reformu ile ilgili emek veren herkese teşekkür ederim.

Yeni dönemde yeni belediyemizle yeni yasalarımızla birlikte daha kaliteli daha sürdürülebilir hizmet anlayışı kararlılığımızla, mutlu günlerde görüşmek üzere..
#kararlıyız

CUMHURBAŞKANI TATAR, YILDIRIM VE AYRIM’I ZİYARET ETTİ

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, trafik kazası geçiren AK Parti Genel Başkan Vekili Binali Yıldırım ile AK Parti İstanbul Milletvekili Şamil Ayrım’ı hastanede ziyaret etti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Azerbaycan’da trafik kazası geçiren AK Parti Genel Başkan Vekili Binali Yıldırım ile AK Parti İstanbul Milletvekili Şamil Ayrım’ı, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde ziyaret etti.

Ziyarette, KKTC’nin her daim yanında olan Binali Yıldırım’a KKTC halkının sevgisini ve duasını getirdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Tatar, Yıldırım ve Ayrım’a geçmiş olsun temennisinde bulundu.

CUMHURBAŞKANI TATAR YARALANAN MADEN İŞÇİLERİNİ ZİYARET ETTİ

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Bartın’ın Amasra ilçesindeki maden ocağında meydana gelen patlamada yaralanan maden işçilerini hastanede ziyaret etti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Bartın’ın Amasra ilçesindeki maden ocağında meydana gelen patlamada yaralanan ve ambulans uçakla İstanbul’a getirilerek Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde tedavi altına alınan maden işçilerini ziyaret etti.

Hastanede tedavi gören maden işçilerinin sağlık durumuna ilişkin bilgi alan ve yaralıların aileleri ile görüşen Cumhurbaşkanı Tatar, kazada hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi ve yaralıların da en kısa sürede sağlığına kavuşmasını temenni etti.

BAKAN OĞUZ, DİYALİZ VE BÖBREK HASTARI DAYANIŞMA DERNEĞİ’Nİ KABUL ETTİ

 

 

Bakan Oğuz, Diyaliz ve Böbrek Hastaları Dayanışma Derneği Başkanı Bülent Çıraklı ve beraberindeki heyeti kabul etti.

ÇIRAKLI

Diyaliz ve Böbrek Hastaları Dayanışma Derneği Başkanı Bülent Çıraklı, kabulde yaptığı konuşmada, organ bağışının önemine değinerek, organ bağışlayanlar ve organ nakli olanlar adına bir anı ormanı yapmak istediklerini dile getirdi.

Çıraklı, göreve yeni gelen yönetimi tanıtarak, yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi.

OĞUZ

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz, yaptığı konuşmada organ bağışının çok önemli olduğunu ve bu yolda yürütülen çalışmaların da destekçisi olacaklarını belirtti.

Organ bağışcısı ve organ nakli olanlar adına yapılması düşünülen anı ormanı için ellerinden gelen çalışmayı yapacaklarını dile getiren Bakan Oğuz, böylesine hassas ve toplumsal bir konuda duyarsız kalınmasının mümkün olmadığını söyledi. Bakan Oğuz duyarlılık adına yürütülecek bu girişime destek verdiklerini açıkladı.

 

 

YANGININ TOPLAM ZARARI 212 BİN TL’Yİ GEÇTİ…

Ülkede geçen hafta toplam 13 tane yangın, 20 tane ise hususi servis olayı meydana geldi. İtfaiye Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, 17-23 Ekim tarihlerini kapsayan sürede meydana gelen yangınlar sonucu yaklaşık 212 bin 750 TL zarar oluştu. Yangına sebebiyet verdiği tespit edilen 1 kişi hakkında yasal işlem başlatıldı.

Yangınların muhtemel sebepleri; söndürülmeden atılan sigara izmaritleri, elektriksel kısa devreler, kişi veya kişiler tarafından temizlik maksadıyla yakma, havai elektrik tellerinden çıkan kıvılcımların kuru otları tutuşturması, yanık vaziyette unutulan mumun devrilmesi, faal ocak üzerinde unutulan yemeğin aşırı ısıdan tutuşması olarak sıralandı.

-Hususi servis olayları

Hususi servis olayları ise, trafik kazası sonucu araçta sıkışan şahısların çıkarılıp ambulansla hastaneye sevkinin sağlanması, tırmanma rallisi, off road ve motor yarış etkinliklerinde yangına karşı tedbir alınması, sel baskınlarında su tahliyesi yapılması, park halindeki aracın üzerine düşen ağacın, kaldırılıp yol güvenliğinin sağlanması, yangın eğitimleri verilmesi, asansörde mahsur kalan şahısların kurtarılması olarak yer aldı. Ayrıca araçların motor bölümünde, balkonda, çatıda, mahsur kalan kedilerin, su kuyusuna düşen kuzular ile deniz kenarında kayalıklara sıkışan güvercinin kurtarılması ve hayatını kaybeden şahısların adli soruşturma amaçlı devlet hastanesi morguna sevk edilmesi de hususi servis olayları arasında sıralandı.

 

“BU HAK KAVGASI DEĞİL SENDİKANIN PRESTİJ KAVGASIDIR”

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Cumhuriyet meclisi önünde eylem yapan hademelerin sorunlarına iliskin açıklama yaptı.
Genel Kurul kürsüsünden konuya ilişkin eleştirileri yanıtlayan Çavuşoğlu, herkesin daha iyi bir yaşam ve daha iyi özlük hakları hak ettiğini ancak taşeron alma sorununu kendilerinin yaratmadığını söyledi.
Ülkede taşeron hizmet alımının 2007 yılından bu yana devam ettiğini dile getiren Çavuşoğlu, Eğitim Bakanlığına en son 2014 yılında 91 hademe alındığını belirtti.
Hademelerin hakları için büyük bir mücadele içinde olduğunu ancak bunun çocukların hakları üzerinden yapılmasının doğru olmadığını vurgulayan Bakan Çavuşoğlu, “Kendi kişisel hak ve mücadelelerine devam
etsinler ancak çocukların eğitim haklarını ellerinden alarak kendi haklarına ulaşmaya çalışmaları doğru değildir” diye konuştu.

Milli Eğitim Bakanlığının ilgili taşeron şirketle imzaladığı sözleşmede hiçbir usulsüzlük veya şaibe olmadığını da ifade eden Bakan Çavuşoğlu, “bu hak kavgası değil sendikanın prestij kavgasıdır” dedi

ŞAN, “BUNU YAPMASAK SIKINTI, KAOS ORTAYA ÇIKACAK”

Şan: Kararları yasaya uygun alıyoruz” dedi.

Maliye Bakanı Alişan Şan, iki buçuk ay önce göreve devraldığını söyleyerek, aldığı kararların yasalara uygun olmasına gayret gösterdiğini belirtti.

Şan, gelinen aşamada Maliye bütçesinin harcamaları yapmada sıkıntı yaşayacağını söyledi.

Sivil Savunma ve Güvenlik Kuvvetleri’nin maaş ve cari giderlerinin yerel kaynaktan ödenmediğini söyleyen Şan, Sivil Savunma Teşkilatı’nın yangın, sel ve deprem gibi durumlarda acil harcama yapmasına olanak verme adına değişikliğin hazırlandığını belirtti.

Şan, “Bunu yapmasak sıkıntı, kaos ortaya çıkacak” dedi.

ÖZTÜRKLER: YASA İLE BELEDİYELER DAHA İYİ HİZMET VERECEK

Belediyelerin Birleştirilmesine İlişkin (Özel) Yasa ile ilgili olarak ana muhalefetin Anayasa Mahkemesi’ne yapmış olduğu yürürlüğün durdurulmasına ilişkin talepleri Anayasa Mahkemesi tarafından red edilmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin aldığı karar sonucunda, 25 Aralık’ta 18 Belediye ile Yerel Seçimlerin yapılacağı kesinlik kazanmıştır.
Uzun bir süredir Yerel Yönetimler Reformu konusunda tüm siyasi partiler, ilgili sendikalarımız ve belediyelerimiz yoğun olarak çalışmış, ortaya fikir koymuş, tartışmıştır. Önce Belediyelerin Birleştirilmesi kriterlerini Mecliste bulunan tüm siyasi partilerimizin katılımı ile kurulan Ad-Hoc Komitede ele alındı. Burada ortaya konulan genel esaslar ve kriterler üzerinden de yol haritası belirlendi. Ad-Hoc komite sonrasında Meclis İdari Kamu ve Sağlık İşleri Komitemiz yasa tasarısını tartışmaya başladı.
Sürece baktığımızda Meclis İdari Kamu ve Sağlık İşleri Komitemiz, üzerinde hem fikir olunan kriterler ışığında yasa tasarısını değerlendirmiş ve Yerel Yönetimler Reformunun bir bacağını oluşturan “Belediyelerin Birleştirilmesine İlişkin (Özel) Yasa’ya son şeklini vermiştir. Buradan sonra Yasa Tasarısı meclis genel kurulumuzun gündemine gelerek oy çokluğu ile geçirilmiştir.
Yasa ile genel anlamda; belediyelerimizin halka daha etkin ve verimli hizmet vermesini sağlamak, Belediyelerin fiziki ve beşeri olanaklarının birleştirilerek hizmet kalitesinin artırılması, mali ve idari kapasitelerinin güçlendirilerek büyük ölçekli projelerin hayata geçirilmesine imkan yaratmak amacıyla belediyelerimizin tüzel kişilikleri, isimleri ve sınırları düzenlenmiştir.
Yasa’nın temel amaçlara ulaşması adına belediyelerin birleştirilmesinde izlenecek yöntem, belediye sınırlarının belirlenmesi, tüzel kişilikleri kaldırılan belediyelerde görev yapan personelin durumu ve belediye hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin usul ve esaslar da belirlenmiştir.
Bugün, Anayasa Mahkemesi’nin verdiği karar doğrultusunda yolumuza devam ediyoruz. Yerel Yönetimler Reformunun birinci bacağını oluşturan Belediyelerin Birleştirilmesine İlişkin (Özel) Yasa’nın öncelikle daha güçlü belediyelerin, daha çağdaş ve daha iyi hizmetlerin önünü açmasını temenni ediyor, halkımıza, ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.

REFORM SEKTEYE UĞRAMADI!

 

Anayasa Mahkemesi’nin Belediyelerin Birleştirilmesi ile ilgili kararını açıklamasının ardından UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu meclis kürsüsünden değerlendirmelerde bulundu. Hasipoğlu, CTP’nin yaptığı istidanın oy çokluğu ile iptal edildiğini belirterek, reformun sekteye uğramadığını, 18 Belediye ile seçime gidileceğini belirtti.

Ulusal Birlik Partisi Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, Belediyelerin Birleştirilmesi’yle ilgili kararın Anayasa Mahkemesi’nin durdurmaması ile ilgili olarak Cumhuriyet Meclis kürsüsünden açıklamalarda bulundu.

Yerel seçim tarihiyle ilgili kararın daha önce mahkemeye gittiğini anımsatan Hasipoğlu, “Seçim tarihinin mahkeme kararı ile iptal edilmesinden sonra uzlaşıyla beraberce karar vermiş olduğumuz 25 Aralık tarihi dolayısıyla bu yasa değişikliği de gündeme geldi. Belediyelerin Birleştirilmesi yasası, Anayasa Mahkemesi’nin inceleme yapmasının ardından iptal edilmedi. CTP’nin yaptığı istida oy çokluğu ile iptal edildi. 25 Aralık’taki yol haritası bütün partiler için 18 belediye olarak kesinleşmiş oldu” dedi.

“MUHALEFET AYKIRILIK İDDİALARINI SÜRDÜRDÜ”

Belediyeler yasası ile ilgili çalışmaların muhalefetle birlikte yürütüldüğüne işaret eden Hasipoğlu, “Belediyelerin Birleştirilmesine ilişkin özel yasa şekillenirken ve Anayasaya aykırı olmaması için hep beraber meclis içinde ve komitelerde çaba sarf ederken ben muhalefetinde yapmış olduğu katkıya teşekkür ederim. Ancak muhalefet hala daha anayasaya aykırılık iddialarını sürdürdü. Mahkeme ara emri kriterlerinin uygulamasının olamayacağını tespit etti” diye konuştu.

“HUKUKİ BELİRLİLİĞİN OLDUĞU TESPİT EDİLDİ”

Söz konusu yasanın, anayasanın özellikle 1, 119, 113  maddelerine aykırı bulunmadığının tespit edildiğini belirten Hasipoğlu, “Anayasa Mahkemesi özellikle hukuki öngörülebilirlik anlamında bu yasanın anayasayı ihlal etmediği, hukuki belirliliğin olduğunu, öngörülemez durumun olmadığı, yeni oluşacak olan belediyelerin seçimle birlikte tüzel kişilik kazanacağını ve bu düzenlemenin de doğru olduğu tespitini yaptı” dedi.

Yerel yönetim Kuruluşlarının yetki ve görevlerinin yerinden yönetim ilkesine uygun olarak yasa ile düzenlendiği tespitinde bulunulduğunu dile getiren Hasipoğlu, belediyelerin tüzel kişiliklerinin oluşmasında da bir sıkıntı olmadığının tespit edildiğini kaydetti.

“ARTIK SON AYAĞINA GELİNDİ”

Belediyeler reformunun yapılmasını herkesin arzuladığını ifade eden Hasipoğlu, “Hepimizin arzusu belediyeler reformunun yapılmasıydı. Belediyeler reformunun yapılmasının artık son ayağı 51/95 sayılı belediyeler yasasının geçmesiyle de tamamlanacaktır.  On küsur yıldır gerek HP gerek CTP gerekse UBP İçişleri Bakanları’nın yapmış olduğu bu çalışmalar nihayete kavuşmuş olacaktır. Ben katkı koyan tüm vekillere teşekkür ederim.  Bu yasanın CTP’nin iddia ettiği gibi anayasaya aykırı olmadığı tespit edilmiştir. Bir sonraki dönem hedef 6 ilçe 6 bucak olması yönünde. Hayırlı olmasını diliyorum. Bütün adaylara ve partilere şimdiden başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.

BEROVA: HER DAVA MUHALEFETİN İSTEDİĞİ ŞEKİLDE SONUÇLANMIYORMUŞ

Anayasa Mahkemesi’nin Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin (CTP) itirazı sonucu değerlendirdiği kararı değerlendiren UBP Milletvekili Özdemir Berova, “hayırlı olsun” temennisini dile getirdi.

Berova, CTP’nin taşıdığı dava hakkında “Sabah 5’lere kadar neler çektiğimizi biz biliyoruz. Sabah saat 5’e kadar neler çektiklerimizi gayet net biliyoruz. Ana muhalefetin Anayasa Mahkemesi’ne götürdüğü her dava muhalefetin istediği şekilde sonuçlanmıyormuş. Anayasa Mahkemesi’nin bu devletin en önemli gücü olduğuna inanıyoruz ve saygılı olduğumuzu çok kez belirtmiş bir partiyiz” dedi.

Özdemir Berova, “Belediye Anayasa Mahkemesi’nin belediye sayıları konusunda verdiği karar sonrası,

Bu özel yasa ile ilgili ana muhalefet CTP’nin Anayasa Mahkemesi’ne açtığı dava bugün itibariyle nihayete varmıştır. 25 Aralık’ta yerel seçimlerde yasal düzenlemede yaptığımız gibi anaysa mahkemesince 18 belediye ile gidilmesi karara bağlanmıştır.

Bu vesile ile siyasal partiler 18 belediye üzerinden hem adaylarını belirleyecekler hem de yeni oluşturtulacak birleştirme neticesinde ortaya çıkacak belediye meclisi üyeleri ile bir tercih yapma durumuna girecektir.

Bu yasa konuşulurken yaşadıklarımızı tekrar tekrar tekrar hatırlatıp tartışma konusu açmak istemiyorum ancak sabah saat 5’e kadar neler çektiklerimizi gayet net biliyoruz. Ana muhalefetin anayasa mahkemesine götürdüğü her dava muhalefetin istediği şekilde sonuçlanmıyormuş. Anayasa Mahkemesi’nin bu devletin en önemli gücü olduğuna inanıyoruz ve saygılı olduğumuzu çok kez belirtmiş bir partiyiz. Ülkemize hayırlı olmasını diliyorum…” şeklinde konuştu.

PATATES ÜRECİLERİ DİKKAT! İTİRAZ İÇİN SON BAŞVURU TARİHİ…

Genel Tarım Sigortası Fonu sonbahar patates üreticilerinin itiraz sürelerinin son başvuru tarihini duyurdu. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

            2022 Sonbahar Patates Üretim Döneminde Genel Tarım Sigortası Fon’una beyan edilen SONBAHAR PATATES alanları için itiraz süresinde gerekli resmî belgeleri temin edemeyip itiraz edemeyen veya itirazlarını yapıp gerekli belgeleri tamamlayamayan üreticiler için son kez olmak üzere 24.10.2022-28.10.2022 (her iki tarih dahil) Cuma günü mesai bitimine kadar Genel Tarım Sigortası Fonu’na itirazda bulunabilecektir.

 

 

 

.

 

 

 

CUMHURBAŞKANI TATAR ADADAN AYRILDI

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, İstanbul’a gitmek üzere bu sabah saat 11.20’de adadan ayrıldı.

Cumhurbaşkanı Tatar, aldığı davet üzerine İstanbul’da düzenlenecek olan çeşitli etkinliklere katılarak konferans verecek.

Altınbaş Üniversitesi’nde “Kıbrıs Adası’nın Stratejik Önemi ve Kıbrıs Türk Halkının Mücadelesi” konulu bir konferans verecek olan Cumhurbaşkanı Tatar’a, “Fahri Doktora” tevdi edilecek. Cumhurbaşkanı Tatar, “Kıbrıs Sevdası” adlı kitabın tanıtımına da katılacak ve daha sonra Global Kalite Zirvesi’nde bir konuşma yaparak basın mensuplarına Kıbrıs konusuyla ilgili açıklamalarda bulunacak.

Cumhurbaşkanı Tatar, bu akşam geç saatlerde KKTC’ye dönecek.

TÖRE: TMT MÜCAHİTLERİNİN MÜCADELESİ UNUTULMADI…

Cumhurbaşkanı Vekili Cumhuriyet Meclisi Zorlu Töre, Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) Mücahitler Derneği’ni ziyaret etti
Töre burada yaptığı konuşmada TMT Mücahitlerinin zor dönemlerde verdiği mücadelenin hiçbir zaman unutulmadığını, kendilerinin de onların bıraktığı bu mücadeleyi devam ettirdiklerini kaydetti.
Kendisinin zaman zaman konuşmalarında TMT yeminini okuduğunu anımsatan Töre, bu yeminin devamında da Milletvekili yeminini hatırlattığını söyledi.
KKTC’nin kalıcı olarak yoluna devam etmesi gerektiğini vurgulayan Töre, KKTC’yi kimsenin hediye etmediğini şehitlerin, gazilerin, mücahit ve mehmetçiklerin hediyesi olduğunu belirtti.
Ekonomi başta olmak üzere bir çok sıkıntının yaşanıyor olmasına rağmen devlete hiçbir zaman söz söyletmemek gerektiğini ifade eden başkan Töre, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ve KKTC’nin kuruluşu yıl dönümlerini büyük bir coşku ile kutlamaya hazırlandıklarına değindi.
TMT Mücahitler Derneği başkanı Yılmaz Bora da konuşmasında eski dönemlerde yaşanan zor yıllarda birlik ve beraberlikle mücadelenin verildiğini ve bu zor günlerin bu inançla atlatıldığını söyleyerek bugün bu birlikteliğin olmayışının üzüntüsünü yaşadıklarını belirtti.
Bora, ayrıca Gaziler ile ilgili yasa çalışması yapılmasının beklentisinde olduklarını kaydederek “Milli Mücadele Madalyası” almaya hak kazananların gazi sayılması gerektiğini ifade etti.

ÇAVUŞOĞLU: BEN HEPSİNİ GÖRÜYORUM…

 

Meclis Genel Kurulu toplandı. Öğrenci Affına yönelik konuşmaların yapıldığı kürsüde Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu söz aldı.

“YÖDAK’ı kurarken amaçladığımız noktada değiliz” diyen Çavuşoğlu, Öğrenci Dostu Ada konseptine geçilmesiyle tüm ilgili kuruluşların üzerine düşeni yapması gerektiğini belirtirken, bu konsepte rağmen görevini yerine getirmeyen, istismar eden ve kapatılması gereken yerlerin olduğunu söyledi.

“Ben hepsini görüyorum” diye ekleyen Bakan Çavuşoğlu konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Bir önceki Bakanlığım dönemimde YÖDAK Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlansın demiştim ve çok dikkat çekmişti. Bugün YÖDAK’ta yine tartışmalar var. Kuruluş, görev ve yetkilerini yerine getirme noktasındaki zafiyetlerini bir şekilde toparlaması gerekiyor. YÖDAK’ı kurarken amaç ettiğimiz noktada değiliz. Öğrenci Dostu Ada konseptine geçişimizin bir sonucu olarak İçişleri Bakanlığı da polis de YÖDAK’ta tüm paydaşlar da üzerine düşeni yapmalıdır. Bu ülkede çok tartışma var. Çok ciddi tespitlerim var. Belki gün gelecek Meclis çok ciddi radikal kararlar alıp bazı noktalara kapatma dahi yapacak. Kapatılması gereken yerleri de düzeltilmesi gereken yerleri de istismar edilen yerleri de görüyorum. Bu ülkeyi zarara uğratacak ne varsa karşısında olacağımızın altını çizerim.”

7 SAATLİK KESİNTİ! İŞTE O BÖLGELER….

Dikmen Trafo Merkezi’nde yapılacak bakım onarım çalışması nedeniyle yarın, Dikmen, Taşkent, Güngör ve Boğaz bölgesinde 9:00-16:00 saatleri arasında elektrik kesintisi olacak.

Kıb-Tek Bölge Amirliği’nden verilen bilgiye göre kesintiden etkilenecek yerler şöyle;

“Boğazköy Köy İçi Bölgesi, Lefkoşa – Girne Anayolu Boğaz Kavşağı Bölgesi ve Hediyem Su Bölgesi, Pınarbaşı ve Kömürcü, St. Hilarion Bölgesi, G.K.K. Karargahı Bölgesi, Ağırdağ,   Aşağı Dikmen, Yukarı Dikmen, Yukarı Dikmen Su Kuyuları Bölgesi,  Yukarı Dikmen Ağıllar Bölgesi ve Dikmen Kırıkkale Asker, Dikmen İlkokulu, Dikmen Köy İçi ve Dikmen Kırsal Kesim Arsaları Bölgesi, Taşkent ve Dikmen Cemsa Evleri, Güngör ve Güngör Taşocakları Bölgesi, Alevkayası”

NARENCİYE DOLU VE DON ZARARLARI ASKIYA ALINDI

Genel Tarım Sigortası Fonu, dolu ve don olaylarından dolayı zarar gören narenciye üreticilerinin zararlarına ilişkin askı listelerini açıkladı.  Genel Tarım Sigortası Fonu’ndan yapılan açıklama da şu ifadelere yer verildi:

Dolu ve Don olayından dolayı zarar görüp narenciye üreticilerinin zararları askı listeleri asılmıştır. İtirazlarının olması halinde 28.10.2022 Cuma günü mesai bitimine kadar  Genel Tarım Sigortası Fonu’na itirazda bulunabilecektir.

Askı Listelerine itiraz edilmemesi halinde Askı Listelerindeki bulgular doğru kabul

edilecektir.

DOLU’DAN ZARAR GÖREN NARENCİYE KÖYLERİ:

1-ÖMRLİ

2-YEDİDALGA

3-GEMİKONAĞI

4-BAĞLIKÖY

 

DON’DAN ZARAR GÖREN NARENCİYE KÖYLERİ:

1-GAYRETKÖY

2-GÜZELYURT

3-KALKANLI

4-YAYLA

5-GÜNEŞKÖY

6-AYDINKÖY

7-LEFKE

TATAR EMAA’NIN 20. YILINI KUTLAMA ETKİNLİĞİNE KATILDI

Akdeniz Avrupa Sanat Derneği (EMAA), 20’nci yılını, Cumartesi günü Kıbrıs Amerikan Üniversitesi (KAÜ) 55-57 Social Space’de düzenlenen resepsiyonla kutladı. Dernekten yapılan açıklamaya göre resepsiyonun ardından, gelenekselleşmesi planlanan 2’nci EMAA Müzayedesi de düzenlendi.

Resepsiyona; Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Lefkoşa Türk Belediyesi (LTB) Başkanı Mehmet Harmancı, Girne Amerikan Üniversitesi’nden (GAÜ) Doç. Dr. Hüda Hüdaverdi ve Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Demirel’in yanı sıra; EMAA Yönetim Kurulu Eş Başkanları ve üyeleri ile çok sayıda sanatçı ve sanatsever katılım gösterdi.

Lefkoşa Belediye Orkestrası’nın (LBO) müzik dinletisiyle başlayan resepsiyonda, daha sonra EMAA’ya gönül veren, katkı koyan; sanata ve sanatçıya destek çıkan kişi, kurum ve kuruluşlara teşekkür belgeleri sunuldu, plaket ve heykelcikler takdim edildi. -Şonya EMAA Eş Başkanı Zehra Şonya konuşmasında, EMAA’nın 20’nci yılını kutladıklarından dolayı büyük bir mutluluk içinde olduklarını dile getirerek, derneğin bugünlere özverili çalışma arkadaşları sayesinde geldiğini ifade etti.

Kıbrıs’ın kuzeyindeki bir sanat örgütünün 20 yıl boyunca aktif bir şekilde çalışmasının oldukça zor olduğuna dikkat çeken Şonya, şöyle devam etti: “Sanatçı Osman Keten’in atölyesinde toplandığımız, evrakların senelerce arabaların bagajlarında taşındığı bir süreçten geçip, mekan sahibi olduk; Başkent Sanat Merkezi’ni kurduk. Bu, başka bir sanat örgütünün bugüne kadar başaramadığı bir şey. Ama bunlar kolay başarılmadı. Birçok arkadaşımızın bu günlere gelmemizde büyük emeği var. Ben bir kez daha EMAA’ya bir şekilde dokunan herkese teşekkürlerimi sunuyorum.” Ülkenin sanat örgütlerine, sanat örgütlerinin ise kurumların desteğine ihtiyaç duyduğuna dikkat çeken Şonya, şöyle devam etti: “Biz bu konuda çok şanslıyız. Çok güzel ortaklıklarımız, işbirliklerimiz oldu. Bu sayede projelerimizi çoğalttık, çeşitlendirebildik. Mekan sahibi olduk. Bir derneği mekan sahibi olması kolay bir şey değil. Bu yüzden ortaklıklarımızı, işbirliklerimizi oldukça önemsiyor ve değer veriyoruz.” Umarım EMAA’nın 30’uncu yılını da bir mekanda kutlamak bizlere nasip olur” Şonya, resepsiyona katılan herkese teşekkürlerini sundu.

EMAA ile düzenledikleri iş birlikleri kapsamında Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı’ya plaket takdim edildi. Harmancı’nın plaketini, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar takdim etti.

-EMAA’ya gönül verenlere heykelcik ve teşekkür belgesi

EMAA ile işbirlikleri yapan kurum ve kuruluşların ardından, derneğin 20 yıllık serüvenine katkı koyan ve emek veren isimlere teşekkür belgeleri ile heykelcikler takdim edildi. Bu kapsamda, özverili katkılarından dolayı EMAA üyeleri Osman Keten, Özgül Ezgin, Sinem Ertaner ve Ozan Özgenler’e EMAA 20. Yıl Teşekkür Heykelciği; basın alanındaki katkılarından dolayı yine dernek üyesi olan Mustafa Erkan’a teşekkür plaketi sunuldu. Öte yadan KAÜ Mütevelli Heyeti Başkanı Toya Akpınar’a, EMAA’ya olan katkılarından dolayı teşekkür belgesi takdim edildi.

2. EMAA Müzayedesi oldukça çekişmeli geçti

Takdim programının ardından, gelenekselleşmesi planlanan 2. EMAA Müzayedesi’ne geçildi. Müzayedeyi Nazif Bozatlı yönetti. Oldukça çekişmeli geçen müzayede kapsamında toplamda 15 eser alıcı bulurken, 40 bin 970 TL toplandı. Söz konusu gelirin yarısı eserleri yaratan sanatçılara takdim edilirken, yarısı ise EMAA’nın bütçesine dahil edildi.

ŞAN, GÜNEŞ KÖY MUHTARINI KABUL ETTİ

Maliye Bakanı Alişan Şan, Güneşköy Muhtarı Akay Darbaz’ı kabul etti. Bakanlıktan verilen bilgiye göre, Bakan Şan, bu vesileyle tüm muhtarları, özverili çalışmalarında dolayı bir kez daha kutlayarak, seçilerek göreve gelen muhtarların taşıdığı sorumluluk ve önemin bilinci içerisinde olduklarını kaydetti.

Bakan Şan; “Halkları oluşturan toplumlardır. Toplumları oluşturan kalabalıklardır. Kalabalıkları oluşturan en küçük zerre ise ailedir. Muhtarlıklarda, merkezi ve yerel yönetimlerin en küçük paydaşı ve ailesidir. Bu nedenle, halk için, toplum için bir aile ne kadar önemliyse, muhtarlar da merkezi ve yerel yönetimler için o kadar önemli ve değerlidir. Maliye olarak imkânlar dâhilinde her zaman, her koşulda, dün ve bugün olduğu gibi, yarın da muhtarlarımıza destek olmaya devam edeceğiz. Sayın Başbakanımız Ünal Üstel’in de bu konudaki hassasiyeti, hükümetimizin muhtarlarımıza verdiği önemin en güzel nişanesidir” dedi.

Şan, ekonomik kalkınmada milli ve yerli üretimin rolünün önemini vurgularken, özellikle pandemi koşullarında yerli üretimin öneminin çok daha fazla arttığına dikkat çekti. Darbaz Güneşköy Muhtarı Akay Darbaz ise, yapmış oldukları çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Ziyarette, 7-9 Ekim tarihleri arasında, ‘3. Güneşköy Geleneksel Nar Panayırı’nı gerçekleştirdiklerini hatırlatan Muhtar Darbaz, burada amaçlarının yerli üretimde nara gereken değerin verilmesi konusunda farkındalık yaratmak olduğunu kaydetti. Muhtar Darbaz, bu farkındalığa katılarak destek veren Maliye Bakanı Alişan Şan’a da teşekkür etti. Güneşköy Muhtarı Darbaz ziyaret sonunda, Maliye Bakanı Şan’a günün anısına teşekkür plaketi  olarak köy kadınlarının işlediği bir elişi tablosu takdim etti.

KANSER VAKALARI 2040’A GELİNDİĞİNDE 30 MİLYONA YÜKSELECEK…

 

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) 2020 yılında en sık görülen kanser türleri listesinde ilk sıranın değiştiğini, son 20 yıldır en sık görülen kanser türü olan akciğer kanserinin ikinci sıraya gerileyerek, ilk sıraya meme kanserinin yükseldiğini anımsatan Kıbrıs Sağlık Turizmi Konseyi Başkanı Dr. Ahmet Savaşan, uzmanların hastalığın erken teşhis edilmesinde; kişinin kendi meme yapısını tanımasının, düzenli olarak kendini elle ve gözle muayene etmesinin hayati öneme sahip olduğu konusunda birleştiğine vurgu yaptı.

Katıldığı bir televizyon programında Ekim ayının meme kanseri farkındalık ayı olması nedeniyle konuyla ilgili değerlendirmelerde buluna Dr. Ahmet Savaşan, DSÖ verilerine bakıldığında Dünya çapındaki kanser vakalarının yaklaşık yüzde 12’sini oluşturan meme kanserinin, dünya çapında en sık teşhis edilen kanser ve kanser ölümlerinin de önde gelen nedeni olduğunun görüldüğünü söyledi.

Kanser vakaları 2040’a gelindiğinde 30 milyona yükselecek…

DSÖ’nün verilerinin 2020’de 19,3 milyon olan toplam kanser vakasının 2040’a gelindiğinde 30 milyona yükseleceğini gösterdiğine dikkat çeken Savaşan, yine DSÖ’nün risk faktörlerine karşı yaptığı uyarılarda, kanserden ölümlerin yaklaşık üçte birinin sigara ve alkol kullanımı, yüksek vücut kitle indeksi, meyve ve sebze tüketiminin azlığı ve fiziksel aktivite eksikliğinden kaynaklandığını da vurguladığını belirtti.

Beklentimiz kadınların kendi kontrolünü yaparak değişiklikleri fark etmeleri…

Uzmanların meme kanseri hakkındaki farkındalığın artması ve hastaların evde kendi kendilerine yapacakları kontrollerle, erken tanıya ciddi katkı sağlayacağı konusunda birleştiklerini belirten Dr. Ahmet Savaşan, “kadınlardan göğüs kanseri belirtilerine bakarak teşhis koymaları beklenmiyor. Buradaki beklenti kadınların belli aralıklarla kendi kontrollerini doğru yapması ve olabilecek değişiklikleri fark edip ilgili uzmana görünmeleridir. Unutulmamalıdır ki göğüste saptanan değişikliklerin çok büyük bir kısmı iyi huylu sebeplere bağlıdır. Burada önemli olan az sayıdaki kötü huylu lezyonların tespit edilip gerekli tedavinin gecikmeden yapılmasıdır” dedi.

Self-Check doğru meme kontrolünün nasıl yapılacağını öğretiyor…

Uzmanların hastalığın erken teşhis edilmesinde; kişinin kendi meme yapısını tanımasının, düzenli olarak kendini elle ve gözle muayene etmesinin hayati öneme sahip olduğunu vurguladığını söyleyen Ahmet Savaşan, Sağlık Turizmi Konseyi’nin geliştirdiği self-check uygulaması ile erken teşhis konusunda kadınlara 7 gün 24 saat evlerinde doğru yöntemler ile meme muayenelerini yapabilmelerine olanak yaratıldığını belirtti.

Shelf-check sosyal medyada, TV’lerde ve Telsim SMS’leri ile tanıtılıyor…

Klinik meme muayenesi, ultrasonografi, mamografi, MR ve biyopsi gibi tanı yöntemlerinden önce kendi kendine meme muayenesi yapılmasının meme kanserinin erken teşhis edilmesinde önemli bir rolü bulunduğunun altını çizen

Ahmet Savaşan, kadınların doğru yöntemlerle meme muayenelerini yapabilmelerine olanak sağlayan Self-Check uygulamasının faydalarının gerek sosyal medya ve televizyonlarda yayınlanan kamu spotu, gerekse de KKTC Telsim’in attığı sms mesajları ile ülkede yaşayan bütün insanlara tanıtıldığını söyledi.

App Store Ve Google Play’den Ücretsiz İndirin…

Konsey tarafından 2018 yılında geliştirilerek Kanser Hastalarına Yardım Derneği’ne hediye edilen Self-Check uygulamasının, Telsim’in iletişim desteği ile app store ve google play’den (http://onelink.to/selfcheck ) ücretsiz indirilebileceğini belirten Ahmet Savaşan, kadınlara “self-check ile değişiklikleri erken fark edin, geç kalmayın” çağrısında bulundu.

MUHACERET AFFI NE ZAMAN YÜRÜRLÜĞE GİRECEK?

Ülkemizde birçok kişinin uzun zamandır beklediği, toplum arasında Muhaceret Affı olarak da bilinen “Yabancılar ve Muhaceret (Değişiklik) Yasa Tasarısı” Cumhuriyet Meclisi, Hukuk, Siyasi İşler ve Dışilişkiler Komitesi’nden geçtiğimiz Çarşamba günü oybirliği ile geçti ve Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’na gönderildi.

Hukuk, Siyasi İşler ve Dışilişkiler Komitesi Başkanı UBP Milletvekili Yasemi Öztürk ve Komite Üyesi CTP Milletvekili Ürün Solyalı “Yabancılar ve Muhaceret (Değişiklik) Yasa Tasarısı”nın Komite’deki gelişim sürecini Cumhuriyet Meclisi Basın Bürosu tarafından hazırlanan Komite Günlüğü programına değerlendirdi.
Hukuk, Siyasi İşler ve Dışilişkiler Komitesi Başkanı, UBP Milletvekili Yasemi Öztürk konuşmasına toplumun geneline yararlı olabilecek “Yabancılar ve Muhaceret (Değişiklik) Yasa Tasarısı”nın Komitede geçmesinden dolayı muhalefete teşekkür ederek başladı. Komite Başkanı Yasemi Öztürk, devamla, en son 2021 yılında getirilen Muhacaret Affından yararlanan kişilerin ve adli bir suçtan dolayı hüküm giymiş kişilerin geçtiğimiz Çarşamba günü Meclis Komitesi’nden geçen “Yabancılar ve Muhaceret (Değişiklik) Yasa Tasarısı”nın kapsamı dışında olacağını söyledi. Komite Başkanı Yasemi Öztürk, ayrıca “Yabancılar ve Muhaceret (Değişiklik) Yasa Tasarısı” ile ilgili bir diğer önemli hususun resmi gazetede yayınlandıktan 10 gün sonra yürürlüğe gireceğini kaydetti.

Komite Başkanı Yasemi Öztürk, söz konusu Yasa Tasarısına başvurular ile ilgili şunları söyledi: “Yasa Tasarısı’nın kapsamı içerisinde olan ve hali hazırda yurtiçinde olan kişiler, muhaceretin gerekli web sayfasına başvurarak 90 gün içerisinde bir brüt asgari ücret ödeyerek bu Yasa’dan yararlanabilecekler. Yurtdışında olup da cezaya düşmüş kişiler ise gerekli temsilciliklere başvuru yaparak kendilerine olumlu cevap gelmesi durumunda, yine 90 gün içerisinde bir brüt asgari ücret ödeyerek Yasa Tasarısı’nın getireceği muhaceret affından yararlanabilecekler. İlaveten, bu kişiler eğer kaçağa düştükten sonra devlet tarafından ihraç edildiler ise devletin ödediği uçak, gemi, vb. bilet ücretlerini de ödeyerek bu Yasa’dan yararlanabilecekler.”

Komite Başkanı Öztürk, ayrıca, “cezaya düşen pek çok kişinin aileleri de aftan yararlanabilecek. Bu kişilerin 25 yaşından küçük çocukları, 18 yaşından büyük engelli çocukları da ailelerinin ödediği harçlar ile birlikte aftan yararlanabilecek” diye konuştu.

SOLYALI

Hukuk Siyasi İşler ve Dışilişkiler Komitesi Üyesi CTP Milletvekili Ürün Solyalı ise “Yabancılar ve Muhaceret (Değişiklik) Yasa Tasarısı”na Komite Üyesi CTP Milletvekilleri olarak kabul oyu verdiklerini belirterek muhalefet olarak görevlerini şöyle özetledi: “meclis komiteleri bu ülkede yasa yapımının mutfağı ve bizler muhalefet olarak çok ciddi bir tarama süreci sonucunda Komiteye gelen Yasa Tasarısı ve Önerilerinin, hem insan haklarına, AB yasalarına, Anayasaya uygunluklarına hem de topluma fayda sağlayabilecek bir düzeye getirerek belli yasaların formasyonunu çıkartmayı önemsiyoruz. O yüzden kimi zaman çok çetin tartışmalar olur. Bazen bizim söylediklerimiz makul görülüp oraya yerleştirilebiliyor. Ama biz orda hep denetleyici unsur olarak yasa yapımında var olmaya devam edeceğiz”.

Komite üyesi CTP Milletvekili Ürün Solyalı, toplum arasında muhaceret affı olarak da bilinen Yasa Değişikliği ile ilgili olarak da “af yasalarının istisnai durumlarda kullanılması zorunluluğunda ve ülkede var olan özel şartların gündeme gelmesi durumunda çıkarılmasını düşünüyoruz” dedi. Solyalı, “af gibi yasaların hem kapsamlarının çok geniş bir şekilde ortaya konmaması ama diğer taraftan da elbette insani boyutunun – çünkü bunu çok önemseyerek ele almaya çalıştık –ülke güvenliğini tehlikeye atmayacak şekilde insani boyutunun ele alınması gerektiğini savunduk ve sağladığımızı da düşünüyorum” diye aktardı. Komite Üyesi CTP Milletvekili Ürün Solyalı, söz konusu muhaceret affının kapsamı ile ilgili olarak ise “CTP olarak gelen yasada öncelikle baktığımız nokta, bir suç nedeniyle ihraç edilen kişilerin bu af kapsamında olup olmadığıydı. Bu anlamda var olan kafa karışıklıklarını yasanın dışına almayı başarabildik. Dolayısıyla, herhangi bir suçtan ötürü yurtdışına gönderilmiş kişilerin bu af kapsamı içerisine alınmamasını sağlayabildik” dedi.

Solyalı son olarak Tasarı’nın Meclis Genel Kurulundan geçmesi ve Cumhurbaşkanı imzalamasına müteakip resmi gazetede yayınlandıktan iki hafta sonra yürürlüğe gireceğini; çünkü başvuruların online olarak yapılacak olmasından dolayı online başvuru sistemi üzerinde bazı alt yapı çalışmaları için bu süreye ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

COVİD-19 SONRASI HAYATI ZORA GİREN HASTALAR…

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, “Covid-19 sonrası hayatı zora giren hastalar var ve bunların bir kısmı bu hastalığı ayakta hafif geçirmiş kişiler. Genel itibariyle baktığımızda bazı hastalarımızın Covid-19 sonrası uzun süren semptomları olabiliyor” dedi.

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, Covid-19 sonrası gelişen hastalıklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özlü, “Covid-19 sonrası hayatı zora giren hastalar var ve bunların bir kısmı bu hastalığı ayakta hafif geçirmiş kişiler. Genel itibariyle baktığımızda bazı hastalarımızın Covid-19 sonrası uzun süren semptomları olabiliyor. Bayağı ciddi ağır semptomlar olanlar da var. Yani nefes darlığı ile yürüyemiyor, merdiven çıkamıyor, günlük işlerine geri dönemiyor, solunum sıkıntısı yaşıyor hatta oksijene bağımlı olanlar tekerlekli sandalyeye bağımlı olarak yaşamak zorunda kalanlar var. Ama bazılarında daha hafif bulgular olabiliyor. Kalple ilgili problem yaşayanlar oluyor uzun süreli devamlı kalp tedavisi almak zorunda kalan hastalarımız var” diye konuştu.

‘3-5 AY İÇERİSİNDE NORMALE DÖNÜYORLAR’

Covid-19’un ardından bazı kalıcı hastalıkların ortaya çıktığını belirten Özlü, şu ifadeleri kullandı:

“Bazılarında uzun süreli şeker hastalığı ve onunla ilgili tedavi almak, böbrek yetmezliği gelişen sürekli takip altında olan hastalar da var. Tabii genel olarak iyileşiyor. İyileşen kişiler 3-5 ay içerisinde normale dönüyorlar. Ama bu şekilde az da olsa sayıca fazla ama oransal olarak az hastalarımız var. Ama onlar için tabii çok yıkıcı ve kalıcı hasarlar olabiliyor. Onları takip ediyoruz onlar bize sürekli geliyor kontrollerini yapıyoruz tedavilerini elimizden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışıyoruz ama hayatı gerçekten zora giden hastalar var ve bunların bir kısmı Covid’i ayakta geçirmiş hafif geçirmiş kişiler. Yani yoğun bakıma yatmamış servise yatmamış ben diyor ‘hani bunu çok hafif atlattım. 3-5 gün evde istirahat ettim kas ağrılarım oldu öksürüğüm oldu geçti’ diyor. Ardından birkaç ay geçtikten sonra bir solunum sıkıntısı bir problem ortaya çıkıyor. Bakıyoruz akciğerde iyileşmeyen bir hasar var. Dediğim gibi bazen çok ciddi boyutlarda da olabiliyor. Onun için ben gencim bunu atlatırım geçer gider diyoruz ama bazen de öyle olmuyor.”

TÜRKİYE’DEN KKTC’YE ÇALIŞMA ZİYARETİ

Türkiye ile KKTC arasında sosyal hizmetler alanında yapılan iş birliği kapsamında, KKTC’de ailelerin ihtiyaçlarına yönelik kurs programları oluşturulacak, Aile Danışmanlığı hizmet modelinin geliştirilmesi, Sosyal Hizmet Merkezleri modelinin oluşturulması ve Aile Sosyal Destek Programının uygulanması için teknik destek verilecek.

Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülen sosyal hizmet modelleri, KKTC’de de yaygınlaştırılıyor.

Türkiye ile KKTC arasındaki 2022 Yılı İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması kapsamında hazırlanan ” Kıbrıs İş birliği ve Eylem Planı” çerçevesinde, KKTC Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy ve 14 kişilik Kıbrıs heyeti, ağustosta, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına gelerek, hizmetleri yerinde inceledi.

KKTC yetkilileriyle, mevzuat, aile temalı çalışmalar ve uygulamalar konusunda toplantılar yapıldı, fikir alışverişinde bulunuldu, bakanlığa bağlı kuruluşlara saha ziyaretleri yapıldı.

“Kıbrıs Gazilerinin Kıbrıs Gençleri ile Mavi Vatan Buluşması” Projesiyle de Türkiye’nin 7 bölgesinden Kıbrıs Barış Harekatı’na katılmış 7 Kıbrıs gazisi, KKTC’yi ziyaret ederek gençlerle bir araya geldi.

TÜRKİYE’DEN DE KKTC’YE ÇALIŞMA ZİYARETİ

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Rıdvan Duran’ın başkanlığında, bakanlık uzmanlarından oluşan heyet de geçtiğimiz hafta KKTC’ye giderek, çocuk yuvası, engelli rehabilitasyon merkezi gibi noktalara çalışma ziyareti yaptı, ortak stratejiler ve kadın girişimcilere yönelik iş birlikleri değerlendirildi.

Türkiye’de kadın alanındaki çalışmalar konusunda tecrübe aktarımı amacıyla, Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planının tanıtımı yapıldı.

Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesi’nde yer alan faaliyetlere benzer çalışmaların KKTC’de uygulanabilirliği üzerine istişarelerde bulunuldu.

Kadın kooperatiflerinin güçlendirilmesi çalışmaları kapsamında kadın girişimciler yerinde ziyaret edildi ve iyi uygulama örnekleri KKTC’li yetkililere sunuldu.

YIL SONUNA KADAR PLANLANAN DİĞER POLİTİKA VE EYLEMLER

Açıklamaya göre, eylem planı kapsamında, yıl sonuna kadar tamamlanması planlanan diğer politika ve eylemler şöyle:

“Risk altındaki çocuklara yönelik arz odaklı hizmetlerin yaygınlaştırılması sağlanacak.

Aile Eğitim Programı doğrultusunda, KKTC’de ailelerin ihtiyaçlarına yönelik kurs programları oluşturulacak. Türkiye Aile Yapısı Araştırması, Türkiye Boşanma Nedenleri Araştırması gibi sosyal araştırmaların KKTC’de bulunan üniversiteler ve ilgili kurumlarla iş birliği yapılarak, bu ülkede de gerçekleştirilmesi konusunda destek sağlanacak.

Aile Danışmanlığı hizmet modelinin geliştirilmesi, Sosyal Hizmet Merkezleri modelinin oluşturulması ve Aile Sosyal Destek Programının uygulanması için teknik destek verilecek.

Engelli ve yaşlılara yönelik bakım ve rehabilitasyon hizmetleri ile erişilebilirliğin sağlanması konusunda teknik destek sağlanacak.

Ortak çalışma grubuyla KKTC’de sosyal yardım programları belirlenmesine ilişkin teknik yardımda bulunulacak.”