Archives 2022

“TÜRKİYE, YENİ DÜNYA SİSTEMİNDE HAK ETTİĞİ YERİ ALMAKTADIR”

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı.

Büyük Zafer’in 100’üncü yıl dönümüne ulaşmanın haklı gururunu yaşadıklarını belirten Erdoğan, milletin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki kardeşlerin ve dünyanın dört bir yanında hayatlarını idame ettiren tüm vatandaşların 30 Ağustos Zafer Bayramını tebrik etti.

Bayram sevincini paylaşan tüm dostlara, ülke ve millet adına teşekkür eden Erdoğan, tarihi şanlı zaferlerle dolu milletin, her türlü yokluk ve imkansızlığa rağmen yürüttüğü kurtuluş mücadelesini, 30 Ağustos 1922’de kesin ve tartışmasız bir zaferle neticelendirdiğini belirtti.

Erdoğan, mesajına şöyle devam etti:

“Büyük Zafer’le birlikte bugün üzerinde özgürce yaşadığımız toprakların ebedi ve ezeli vatanımız olduğu bir kez daha tescil edilmiştir.

30 Ağustos, esaret ve hürriyet arasında bir tercihe zorlandığında Türk milletinin neleri başarabileceğinin, nelerden vazgeçebileceğinin en açık ispatı olmuştur. Milletimiz, düşman boyunduruğu altında bir gün bile kalmaktansa, ölümü öldüren bir cesaretle şehadete yürümüş, istiklal ve istikbaline sahip çıkmıştır.

Son olarak 15 Temmuz gecesi yaşananlar, Büyük Taarruz’a ilham veren sarsılmaz iradenin kalplerde halen canlı olduğunu tekrar göstermiştir. Türkiye, mazisinden aldığı güçle, aydınlık ve müreffeh geleceğini inşa etme yolunda emin adımlarla ilerlemektedir.”

“Türkiye, yeni dünya sisteminde hak ettiği yeri almaktadır”

Tüm insanlığı derinden sarsan koronavirüs salgınını başarıyla yöneten Türkiye’nin, küresel ekonomik krizi de fırsata çeviren adımlar attığını vurgulayan Erdoğan, artan üretim kapasitesi, her ay rekorlar kıran ihracatı, savunma sanayisinde hayata geçirdiği projeleri ve bölgesel sorunların çözümünde üstlendiği sorumluluklarla Türkiye’nin, yeni dünya sisteminde hak ettiği yeri aldığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhuriyetimizin 100’üncü yaşını kutlayacağımız 2023, inşallah büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasını müjdelediğimiz yeni bir milat olacaktır.” ifadesini kullandı.

Cumhuriyetin banisi, Büyük Taarruz’un Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal’i ve silah arkadaşlarını minnetle yad eden Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet diledi, gazileri şükranla andı.

“KARAMSAR BİR TABLO OLUŞTURULMAMALI”

 

Töre: Elbette zor şartlar var ama gelecek yıllar Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ve Türkiye’nin olacaktır”

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Lefkoşa Muhtarlar Birliği Başkanı Musa Suiçmez ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Cumhuriyet Meclisi Şeref Salonu’nda gerçekleşen kabulde ilk sözü alan Birlik Başkanı Musa Suiçmez, ülkede yaşanan ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek, kendilerinin de muhtarlar olarak halkın içinde olmaları vesilesiyle ülkede yaşanan sıkıntıları yakınen gözlemleyebildiklerini aktardı.

Beklentilerinin, iktidar ve muhalefetin ortak noktada buluşup ülkedeki ekonomik krizin çözümü için çare üretmek olduğunu belirten Suiçmez, muhtarların gerek pandemi döneminde gerekse de şuanda halkın sıkıntılarını gidermek için olağanüstü çalışmalar yaptıklarını, dolayısıyla muhtarların da sosyal hakları konusunda iyileştirme beklediklerini söyledi.
Suiçmez, “Belediye ve kurum kuruluşlarda bütçe ayrıldığı gibi muhtarlara da bütçe ayrılmasına ihtiyaç vardır” dedi.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre de konuşmasında, muhtar ve azaların seçimle göreve gelmiş yöneticiler olduklarını, dolayısıyla halkın sorunlarını en iyi bilen kişiler olduklarını belirtti.
Töre, muhtar ve muhtarlıklara destek verilmesi gerekliliğine inandığını, muhtarların çalışmalarını gönüllülük esasına göre gerçekleştirdiklerini ve sıkıntılarla karşı karşıya kalabildiklerini vurguladı.

Töre, “Hükümetimiz bu konuyla ilgili bir yasal düzenleme hazırlarlarsa biz de kendileriyle bu konuları görüşüp şikayetleri dile getiririz. Meclis olarak üzerimize düşen görevi yapmaya hazırız” dedi.

Töre şunları kaydetti:
“Demokrasi ile yönetilen bir ülkede yaşıyoruz. Demokrasilerde iktidar ve muhalefet vardır. Bazı noktalarda elbette uzlaşı sağlanıyor, bazı noktalarda uzlaşı hiç sağlanamıyor ve hükümet de kendi sayısal yapısına bağlı olarak bazı yasaları geçirmek durumunda kalabiliyor. Dolayısıyla, hükümet ve muhalefetin hangi konularda işbirliği yapabileceği meclise gelecek olan yasalara bağlı olarak değişebiliyor” dedi.

“Devleti yaşatacağız ki insan da yaşasın. insanı yaşatacağız ki devlet de yaşasın”

Töre, ülkede yaşanan sıkıntıların da bilince olduğunu; ancak tamamen karanlık bir tablo çizilmemesi gerektiğine inandığını belirterek, “Kıbrıs Türk Halkı, 1974 Mutlu Barış Harekatı öncesi yok olmak üzere olan bir cemaat haline dönüşmüştü. Bugün ise devletimiz var. Türk Ordusu burada ve bir vatanımız var. Bunları da unutmamız gerekir. Tabii ki daha iyi yaşamak, daha iyi ekonomik koşullar yaratmak, sosyal devletin sosyal yapısının daha sağlam hale gelmesi için de yapmamız gerekenler vardır. Devleti yaşatacağız ki insan da yaşasın. İnsanı yaşatacağız ki devlet de yaşasın, Devletten soğumasın” dedi.

Töre, dünyada yaşanan şartların çok ağır olduğunu belirterek, Rusya-Ukrayna çatışması, Covid-19’un devam etmesi, Türkiye’ye karşı süper güçlerin cephe alması gibi meselelerin de çok büyük sorunlar olduğunu vurgulayarak “Bizim en büyük desteğimiz Anavatan Türkiye’dir. Onun desteği ile daha ileriye gidebiliriz. Elbette kendimizin de yapması gereken çok fazla şey vardır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak kendi ödevlerimiz de vardır. Biz bunları yeteri kadar yapıyor muyuz diye sorsanız yapmıyoruz. Anavatanın desteğini beklerken Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni yönetenler de kendi ödevlerini en iyi şekilde yapmalı ki daha ileriye gidebilelim. Ancak Devletimizden ve Anavatanımızdan vazgeçmememiz gerekir. Elbette zor şartlar var ama gelecek yıllar Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ve Türkiye’nin olacaktır” diye konuştu.

Kabulde Meclis Genel Sekreteri Seral Fırat ile İdari Mali, Teknik ve Parlamenter Hizmetler Müdürü Hasan Büyükoğlu da yer aldı.

HALK SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR

Kuzey Kıbrıs Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği Başkanı Op. Dr. Derviş Akbilen, yasa dışı botoks ve dolgu uygulamalarının ülkede halk sağlığı sorunu haline geldiğini vurguladı.

Kuzey Kıbrıs Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği Başkanı Op. Dr. Derviş Akbilen, yasa dışı botoks ve dolgu uygulamalarının ülkede halk sağlığı sorunu haline geldiğini vurguladı. Akbilen ayrıca, Tabipler Birliği’ne üye olmayan kaçak doktor ve hatta doktor dahi olmayan kişilerce yapılan medikal işlemlerin kontrolsüz ve tehlikeli boyuta ulaştığını kaydetti.

Kuzey Kıbrıs Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği Başkanı Op. Dr. Derviş Akbilen yaptığı yazılı açıklamada, önceki gün polis baskınıyla ortaya çıkan yasa dışı botoks ve dolgu uygulamalarının artık halk sağlığı sorunu haline geldiğini belirtti.

Özellikle bazı güzellik salonlarında yurt dışından gelen, Tabipler Birliği’ne üye olmayan, kaçak doktor ve hatta doktor dahi olmayan kişilerce yapılan medikal işlemlerin kontrolsüz ve tehlikeli bir boyuta ulaştığının gözler önüne serildiğini dile getiren Akbilen, “Bilinmesini isteriz ki botoks, dolgu, mezoterapi, ip askı ve saç ekimi gibi medikal estetik işlemlerin KKTC Tabipler Birliği’ne üye ve kurallarına tabii dermatoloji ve plastik cerrahi branş hekimleri gibi bu uygulamanın eğitimini yaptığı ihtisas süresince almış olan ve oluşabilecek komplikasyonlara hazırlıklı ve bunları çözebilecek eğitime sahip doktorlar tarafından klinik ve sağlık kuruluşları bünyesinde yapılması hayati önem arz etmektedir.” ifadelerini kullandı.

-“Hiçbir kaydı olmayan kişilere itibar edilmemeli…”

Hafta sonu kaçak ülkeye giren, hiçbir kaydı bulunmayan, sosyal medyadan veya bazı güzellik salonu sahipleri gibi hasta simsarları tarafından toplanan hastalara hangi tıbbi malzemeyi kullandığı belirsiz ve bunları kaçak adaya sokan, işlem sonrası adadan ayrılan ve oluşabilecek komplikasyonlarla hastaları bir başına bırakan bu kişilere itibar edilmemesini isteyen Akbilen, bu başarılı operasyonla yasa dışı işlem yapan yerlerden birinin ortaya çıkmasında rol alan başta polis mensupları olmak üzere herkese teşekkür etti.

“YAŞAMASI İÇİN ÇABALAMALIYIZ”

Erzincan’daki Keşiş Dağı’na 1982 yılında vatani görevini yapan ressam Mustafa Aydemir ve üç bin gönüllü asker tarafından 30 günde yapılan 176 metre boyundaki Atatürk portresi doğal şartlar nedeniyle silinmeye başladı.
Erzincan’da 1982 yılında vatani görevini yapan ressam Mustafa Aydemir ve üç bin gönüllü asker tarafından Keşiş Dağı’na yapılan 176 metre boyundaki Atatürk portresi artık zamana yeniliyor. Ressam Mustafa Aydemir, “Bir dağa nakşedilmiş dünyanın en büyük portresini, 30 günde tamamı gönüllü askerlerle ve hiç para harcamadan yapmıştık. Boyaları solan ve taşları yerinden kayan portrenin heybetini kaybetmesi bizleri çok üzüyor” dedi. Karmaşık açı hesaplarıyla Erzincan 59. Topçu Tugayı’nın askerlerince Keşiş dağına uygulanan Atatürk portresi, 2009 yılında Washington Smithsonien Müzesi tarafından dünyanın en büyük ve 100 sıra dışı sanat eserinden biri seçilmişti.

DÜNYANIN EN BÜYÜĞÜ

Kırk yıl önce Erzincan 59. Topçu Tugayı’nda askerliğini yapan ressam Mustafa Aydemir, birliğin üzerindeki Keşiş dağına dünyanın en büyük insan portresi olarak Atatürk’ü nakşetmek istemişti. Tugay Komutanı Tuğgeneral Hidayet Güngör izniyle harekete geçen Aydemir, üç bin gönüllü askerle dağa Atatürk portresini doğal taşları kullanarak yapmıştı. Tuğgeneral Hidayet Güngör’ün eserin altına imza atması emrini uygulamayan ve erken terhis ödülünü de reddeden Aydemir, askerliğini normal süresinde bitirmişti. Erzincan ile özdeşleşen ve uzaydaki uydulardan görülebilen portre aradan geçen kırk yıl içinde bozuldu.

Günümüze kadar gelmesine rağmen güneşin, depremlerin ve sellerin yıprattığı portrenin saldırıya uğradığını belirten eser sahibi Mustafa Aydemir, 2016 yılında askeriyenin portre üzerindeki korumayı kaldırdığını vurguladı. Aydemir, “Koruma kalkınca portreye saldırdılar ve portreyi oluşturan bin ton ağırlığındaki taş gibi ağır malzemeleri temellerinden sökerek dağdan yuvarlamışlar. 2017 yılında Erzincan Valiliği’nin isteğiyle geçici bir onarım yaptım ama kalıcı bir çözümle gelecek kuşaklara aktarılması gerekiyor. Otların biçilmesi ve üzerine boya dökülmesi yeterli korumayı sağlamıyor” dedi.

OTLAR ÇOĞALDI BOYANIN RENGİ SOLDU

Milliyet’ten Gökhan Karakaş’ın haberine göre, tüm çabalara ve verilen sözlere rağmen toprağın üzerindeki geçici boyayla yapılan portrenin solduğunu ve üzerindeki yaban otlarının çoğaldığını belirten Aydemir, hiç para harcanmadan yapılan bu eserin kurtarılması gerektiğini belirtti. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Resim Bölümü mezunu ressam Mustafa Aydemir, “Üç bin askerin gönüllü enerjisiyle yapılan bu eser için dağlardaki doğal taşları insan zinciriyle topladık. Motor yağları ve fabrika atık kimyasallarını boya için kullandık. 7 bin 565 metrekare büyüklüğünde Atatürk portresi, Türk insanının gerektiğinde bir araya gelebilmesidir. Türk insanının yoktan var edebilmesi ve imecesidir. Uzaydan görülen tek Türk sanat eserinin yaşaması için çabalamalıyız” diye konuştu.

Büyük Taarruz ve 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 100’üncü yılında bu zaferi kazanan Atatürk’ün portresinin eriyip gitmesine izin verilmemesini isteyen Aydemir, “Dört aylık şantiye çalışmasında çelik betonarme yapmak istiyorum. Erzincan İl Özel İdaresi ve Erzincan Valiliği desteklerse 2023 yılında yani şanlı cumhuriyetimizin 100’üncü yılında portreyi layık olduğu şekilde yüzlerce yıl dayanacak sağlamlıkta yapmak istiyorum” diye konuştu.

BAKAN ŞAN: BORÇLANMA YANLIŞ YORUMLANIYOR

Maliye Bakanı Alişan Şan, Maliye Bakanlığı’nın Bakanlar Kurulu tarafından tedbir amaçlı almış olduğu borçlanma limiti yetkisinin yanlış yorumlandığı hususuna vurgu yaptı.

Maliye Bakanı Alişan Şan; “önümüzdeki aylarda seçim yasaklarının da göz önünde bulundurularak, 2022 Mali Yılı Bütçe Yasası tahminleri ihtiyaçları doğrultusunda, devletin mali yükümlülüklerini yerine getirebilmesine olanak sağlamak amacıyla Bakanlar Kurulu’nun vermiş olduğu yetkiyle 600 milyon TL’ye kadar borçlanma yetkisi alınmıştır.

Söz konusu borçlanma limiti yetkisi tedbir amaçlı alınmış olup, bazı basın yayın organlarında yanlış yorumlanmakta ve kamuoyu bu algı ile yönlendirilmektedir” dedi.

BOĞAZ GEÇİŞ ÜCRETİ 5 KAT ARTIYOR

Uluslararası platformda kararlı duruşunu sürdüren Türkiye 39 yıllık mağduriyeti giderdi. Montrö Sözleşmesi’nin kendisine verdiği hakları kullanan Türkiye böylece Boğazlardan geçiş ücretini beş kat arttırdı.
Türkiye boğaz geçiş ücretlerinde uygulanan haksızlığa Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin kendisine verdiği haklar çerçevesinde son verdi. 1983 yılında Türkiye, Frank bedelinde yüzde 75 indirim uygulayarak bir Frank’ı 0,80 dolar olarak sabitlemişti.

5 KAT ARTTIRILDI

Geçen zamanda bu tutar değerini kaybetti. Enflasyon ve altın karşısında erimesi nedeniyle Frank bedeli 5 kat artırılarak net tonaj başına 4 dolar olarak belirlendi.

GELİR 200 MİLYON DOLARA ÇIKACAK

7 Ekim 2022’de düzenlemenin yürürlüğe girmesi ile birlikte şu anda boğazlardan elde edilen fener, tahlisiye ve sağlık rüsumu ücretleri 5 kat artırılarak mevcutta 40 milyon dolar olan gelir 200 milyon dolar seviyesine çıkarılacak.

39 YILLIK MAĞDURİYET GİDERİLDİ

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı yetkilileri “Gelinen süreçte bugün şu an aldığımız ücreti 5 katına çıkardık. 7 Ekim 2022 itibariyle bu geçerli olacak. 39 yıllık mağduriyet giderildi” dedi.

ELON MUSK TWİTTER’DAN DUYURDU

Bloomberg’in haberine göre, Elon Musk, Twitter üzerinden Manchester United’ı satın almak istediğini duyurduktan dört saat sonra, bunun bir şaka olduğunu açıkladı.

Dünyanın en zengin insanı olan Musk, Manchester United’ı satın alacağı haberini, önceleri siyasi bağlılığı ile ilgili yaptığı paylaşımına bir cevap olarak göndermiş. Bunun üzerine ciddi olup olmadığını soran bir takipçisine, bunun Twitter’da süregelen bir şaka olduğunu ve Manchester United’ı almayacağını belirtmişti.

Hisselerde %7.6’lık Yükselme

Musk’ın tweetinden bir kaç saat sonra Bloomberg, 2005’ten beri Manchester United’ın sahibi olan Glazer Ailesi’nin, kulübün küçük bir kısmını satmayı düşünebileceklerini duyurdu. Kulübün hisseleri, Çarşamba günü olağan işlemlerin başlamasından kısa bir süre sonra, yüzde 7.6’lık bir yükselme göstererek, 13.75 dolar seviyelerine çıktı.

Elon Musk’ın, şaka olarak tweet atma konusunda bir ünü var.  Ayrıca, 2018 yılında, Tesla’yı özel şirket yapabilecek kaynağa sahip olduğunu tweetleyerek, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu ile ters düşmüştü. Bu paylaşım sonucunda, komisyon Musk’a hem menkul kıymet dolandırıcılığı cezası kesilmesine, hem de Tesla’nın içerden bir Twitter bakıcısı seçerek, şirket ile ilgili önemli bilgiler içeren paylaşımların önceden onaylanmasına karar vermişti.

Yakın zamanda, Musk, Komisyon’un dikkatini, Twitter için yaptığı 44 milyar dolarlık teklifi geri almasıyla çekmişti. Komisyon, Musk’a bu önemli karar değişikliğini neden daha önceki SEC başvurusuna da yansıtmadığını sormuştu.

Bloomberg haberine göre, Manchester United’ın 2012 yılından beri New York borsasında işlem gördüğünü göz önünde bulundurursak, kulüp hakkındaki bu yeni paylaşım, Musk ve komisyonu yeniden karşı karşıya getirebilir.

ABD Adalet Bakanlığı’nın ilk uyum danışmanlarından olan Hui Chen, Musk konumundaki birinin piyasaları kolaylıkla etkileyebileceğinin altını çizerken, komisyon temsilcisi bu durumda sessiz kalmayı tercih etti.

Manchester United’ın hisseleri ve işlem hacmi Musk’ın tweet’lerinden önce yükseldi. Bloomberg verilerine göre, sadece iki işlem günü içerisinde kulübün alım opsiyonları için yapılan kontratlar 20,000’den 60,000 seviyelerine ilerledi.

Rakibe, 5.1 Milyar Dolar

Forbes’un paylaşımına göre Manchester United’ın değeri 4.6 milyar dolar. En güncel Premier Lig satışı, Chelsea FC için milyarder Todd Boehly tarafından, gelecek yatırımlarda dahil 5.1 milyar dolara satın alınmıştı.

Şaka açıklamasının ardından, Musk, bir takım alacak olsa bunun kesinlikle küçükken de favorisi olan Manchester United olacağını söylese de, kulübün medya ve dış işler direktörü, Andrew Ward konu ile ilgili herhangi bir açıklama yapmadı.

Elon Musk, bir kez daha Twitter’ı kullanarak kafalarda birçok soru işareti yarattı. Kulübün içerisindeki çalkantılara ve işlem hacmindeki büyümeye da bakılacak olursa, Musk Twitter üzerinden nabız yoklayarak, tepkileri ölçtü. Musk, Twitter’ı satın alma konusunda geri adım atsa da, buradaki veriyi kendine fayda sağlayabilecek şekilde kullanabiliyor.

Twitter ve benzeri platformlar üzerindeki sosyal veri, doğru yatırımlar yapabilmek için oldukça önemli. Musk, Twitter’ı satın almasa da, bir kullanıcı olarak, uygulamanın içerisindeki sosyal veriyi kullanarak, piyasayı takip ve manipüle etme gücüne sahip. Musk’ın attığı adımları takip etmek, iyi bir yatırım yapmanıza olanak tanıyabilir. KKTC’de de veriye erişim kısıtlı olsa da, yatırımcıların sosyal medya ve verinin gücünden faydalanması, kazançlı yatırım yapabilmek için önemli bir hamle olabilir.

KAÇAK İŞ YERİ MÜHÜRLENDİ

Girne’de Kayıtsız ve Kaçak Bir İş Yeri Mühürlendi
Girne’de faaliyet gösteren Ago Beauty isimli güzellik merkezi, Girne Belediyesi Sağlık Bölümü tarafından mühürlenerek kapatılmıştır.
Girne Belediyesinden verilen bilgide, Girne’de kaçak olarak faaliyet gösteren Ago Beauty isimli güzellik merkezi, gelen ihbar doğrultusunda yapılan kontrollerde, yetkili makamlardan izinsiz olarak botoks ve dudak dolgusu işlemleri yaptıkları tespit edilmiştir.
İş yeri sahibi ve beraberindeki çalışanlar polis tarafından tutuklanarak gözaltına alınmıştır.
Girne Belediyesi sağlık bölümü zabıtaları, konu ile ilgili işletmenin iş yeri işletme izninin olmadığı, belediye kayıtlarında böyle bir izin başvurusunun bulunmadığı gerekçesiyle konu iş yerini sabah saatlerinde mühürlemiştir.

MESLEK LİSELERİNE DÜZENLİ BÜTÇE AYARLAMASI

 

Talim ve Terbiye Dairesi Müdür’ü Murad Aktuğ, “Mesleki Teknik Liselerine düzenli olarak bütçe ayarlanıyor” açıklamalarında bulundu.

Talim ve Terbiye Dairesi Müdür’ü Murad Aktuğ Meslek Teknik Liselerinin eğitim düzeyi hakkında bilgilendirmede bulundu: Mesleki Teknik Liselerine düzenli olarak bütçe ayarlanıyor. Ada Tv’ye konuşan Aktuğ, “Derslerde kullanılacak olan malzemeler için belirli bir bütçe devletimiz tarafından her sene düzenleniyor” ifadelerini kullandı.

Aktuğ mesleki teknik liselerimizin eğitimi hakkında bilgilendirmede bulunurken, “Meslek liselerimiz gerçekten ülkenin en iyi okullarını barındırıyor, bunu pandemide daha net gözlemledik” dedi. Aktuğ Türkiye’de düzenlenen TEKNOFEST 2022 yılındaki şampiyonluğa değinerek, “Çok ciddi anlamda çalışan üreten Meslek Liselerine sahibiz” ifadelerini kullandı.

Daha öncesinde ülkemize gelmiş olan Alman eğitimcilerden örnek veren Aktuğ, “Mesleki Teknik Liselerimizin birkaç konuda Almanya bizden öndeler, ancak genel anlamda hemen hemen aynı düzeyde eğitim verdiğimiz konusuna vardık” dedi.

Eğitimde her geçen gün daha ileriye gideceğimizin vurgusunu yapan Aktuğ son olarak, “Bu açıklamalarda mesleki teknik liselerimizin ne kadar üst seviyelere ulaşmaya çalıştığını ve bu konuda gün be gün emin adımlarla ilerlediğinin” vurgusunu yaptı.

NASA ŞÖHRETİNİ YENİDEN YAKALAMAYA HAZIRLANIYOR

BD Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), yeni nesil mega roketiyle geçmişte Ay uçuşlarıyla yakaladığı şöhreti yeniden kazanmaya hazırlanıyor.

NBC News’in haberine göre, NASA, gelecek pazartesi Florida’da yeni nesil mega roketi Uzay Fırlatma Sistemi (SLS) ve roketin taşıması için tasarlanan Orion kapsülünü deneme uçuşu için uzaya fırlatacak.

Kapsül ve roketin birleşimi SLS-Orion uzay aracının, Cape Canaveral’da Kennedy Uzay Merkezi’nden fırlatılması, Ay’ın etrafında 6 haftalık Artemis 1 test uçuşundan sonra Dünya’ya dönmesi planlanıyor.

NASA, Artemis programıyla, 1960’lar ile 1970’lerde hayata geçirdiği Apollo Projesi ile yakaladığı başarıyı bir kez daha elde etmeyi amaçlıyor.

Uçuş, astronotları taşımaya hazır olup olmadığını anlamak için dünyanın en karmaşık ve güçlü roket gemisi olduğu düşünülen SLS-Orion uzay aracını, zorluk testinden geçirmeyi hedefliyor.

SLS’nin, NASA’nın Apollo Projesi sırasında uçurduğu Satürn V roketlerinden bu yana inşa ettiği en büyük yeni dikey fırlatma sistemini temsil ettiği belirtiliyor.

SLS-Orion uzay aracının tasarımı, inşası, testleri ve zemin tesisleri dahil olmak üzere şimdiye kadar NASA’ya en az 37 milyar dolara mal olduğu ifade ediliyor.

Yunan mitolojisinde Apollo’nun ikiz kız kardeşi Artemis’den ismini alan programla NASA, en erken 2025 yılında astronotların yeniden Ay’a gönderilmesini, Mars’a insan göndermeyi amaçlayan daha iddialı uzay yolculuklarına giden yolda bir sıçrama tahtası görevi görerek uzun vadeli bir Ay kolonisi kurulmasını hedefliyor.

FIRLATMANIN GÖREVİ

Görevi, Orion adlı bir test kapsülünü Dünya`dan uzağa itmek olacak. Bu uzay aracı, Ay’ın etrafında bir tur dönerek Dünya’ya geri dönecek. Görevde ısı kalkanlarının ne kadar dayanıklı olduğu tespit edilecek.

Görevin başarıyla tamamlanmasının ardından Artemis 2 göreviyle, 2024’te insanlı uçuş denenecek ancak bu uçuşta astronotlar Ay yüzeyine inmeyecek.

2025 yılında ise Artemis 3 görevi başlayacak ve insanlar Ay’a yeniden ayak basacak. Nasa astronotu Randy Bresnik, “Bu Artemis 1 uçuşuyla Artemis 2 mürettebatlı görevi için nelerin riskli olabileceğini belirleyeceğiz” dedi

BARIŞ HAREKATI’NIN TEK GAZETECİ ŞEHİDİ ANILDI

 

Kıbrıs Barış Harekatı sırasında Rumlar tarafından esir alındıktan sonra vurularak şehit edilen Türkiyeli gazeteci Adem Yavuz, vefatının 48. yılında Sivas’ta bulunan mezarı başında anıldı.

Kıbrıs Barış Harekatı’nda şehit düşen Türkiyeli gazeteci Adem Yavuz, vefatının 48. yılında Sivas’ta bulunan mezarı başında anıldı.

GÖZLERİ BAĞLIYKEN ÖLDÜRÜLDÜ

Sivas Hafik Çınarlı köyünden olan Adem Yavuz, 1974 yılında görevini icra etmek üzere Kıbrıs Barış Harekatı’na katıldı. Burada Rumlar tarafından esir alınan Yavuz, gözleri bağlı iken vuruldu. Tedavi altına alınan Gazeteci Adem Yavuz, 26 Ağustos 1974 tarihinde Adana Tıp Fakültesi Hastanesinde hayatını kaybetti. Kıbrıs Barış Harekatı’nın tek gazeteci şehidi olan Yavuz, çok sevdiği Çınarlı köyünde defnedildi.

Adem Yavuz vefatının 48. yıl dönümünde mezarı başında anma programı düzenlendi. Programda dua edilip mezarlara çiçek dikildi.

 

ORÇAN: FİYATLARI YUKARI ÇEKİLMELİ

 

Tatlısu bölgesi ile özdeşleşen ve adına festivaller düzenlenen Tatlısu’da harnup hasatı başladı.

Harnupta bu yıl ürün kalitesinin iyi olduğunu kaydeden üreticiler, çok fazla bakım istemeyen harnup ağacında fareyle mücadelenin önemli olduğunu söylediler.

Üreticiler harnup fiyatının daha yukarı çekilmesi gerektiğini de söyleyerek, bakımlı ağaçların ürün kalite ve veriminin daha yüksek olduğunu ifade ettiler.

Tatlısu Belediye Başkanı Hayri Orçan da belediye olarak 20 yıldır bölgede fare ile toplu olarak mücadele ettiklerini söyleyerek, birçok kullanım alanı olan harnubun hak ettiği değere kavuşmaya başladığını ve üreticilerin de artık ağaçlarına daha güzel baktığını kaydetti.

 

LEFKE’YE ULAŞIM KOLAYLAŞTI

 

Güzelyurt- Lefke çift şerit anayolunun tamamlanması bölgede memnuniyet yarattı
Güzelyurt- Lefke çift şerit anayolunun Doğancı- Lefke arasındaki bölümü, bir süre önce tamamlanarak kullanıma açıldı. Yolun açılması trafiğe büyük oranda rahatlama getirerek Lefke ilçesine ulaşımı kolaylaştırdı. Yolun açılması bölge halkında da memnuniyet yaratırken, çift şerit yolun bağlantı yollarının da yapılması ve eksikliklerin de bir an önce tamamlanması bekleniyor.

Özellikle LAÜ bağlantı yolunun bir an önce tamamlanmasını talep eden sivil toplum örgütleri, çift şerit yolunun bitimindeki çemberden sonra belli noktalarda trafikte sıkışıklık ve tıkanmalar meydana geldiğine, bunun da ancak bağlantı yollarının yapılmasıyla aşılabileceğine dikkat çekiyor.

Konuyla ilgili olarak BRT’ye konuşan Lefke Bölgesi Sivil Toplum Örgütleri Platformu’na bağlı örgütlerin temsilcileri, böyle güzel bir yolun bölgeye kazandırılmasından memnun olduklarını belirterek, özellikle Lefke Avrupa Üniversitesine ve Cengiz Topel Hastanesi’ne olan bağlantı yollarının yapılmasının insanların hayatını kolaylaştıracağını söylediler.

Yoldaki son çemberde bir yoğunlaşma meydana geldiğini ve daha önceden var olup tren yolu olarak kullanılan yol güzergahının LAÜ’ye bağlanmasının çembere büyük rahatlama getireceğine işaret eden sivil toplum örgütü temsilcileri, LAÜ’nün öğrenci ve çalışanlar anlamındaki nüfus yoğunluğunun bu sayede kolayca üniversiteye ulaşabileceğine vurgu yaptılar.

Sivil toplum örgütü temsilcileri, yol sayesinde Lefke’de hareketlenmenin arttığına da dikkati çekerek, yolun Lefke’nin her anlamda çekim merkezi olmasına katkı sağladığını ifade ettiler.

İKRAMİYE 1 MİLYON TL

Devlet Piyangosu’nun dünkü çekilişinde 500 bin TL’lik büyük ikramiye 22749 numaralı bilete isabet etti.

Başbakanlığa bağlı Piyangolar Birimi tarafından yapılan açıklamada, büyük ikramiyenin devrettiği duyuruldu.

– Bir sonraki çekiliş 8 Eylül’de yapılacak

Açıklamada, büyük ikramiyenin 1 milyon TL olacağı bir sonraki çekilişin 8 Eylül’de yapılacağı belirtilirken, biletlerin bugünden itibaren satışa sunulacağı bildirildi.

Piyangolar Birimi, sonuçlara “piyangolar.gov.ct.tr” sitesinden ulaşılabileceğini kaydetti ve vatandaşları kontrol etmeden biletlerini atmamaları konusunda uyardı.

DP’NİN LEFKOŞA İLÇE BAŞKANI KİM OLDU?

Demokrat Parti (DP) Lefkoşa İlçe Kongresi yapıldı.

DP Lefkoşa İlçe Kongresi, DP Genel Başkanı Fikri Ataoğlu, DP Genel Sekreteri Hakan Cenapoğlu, DP Genel Sekreter Yardımcıları Ozan Beysan, Tahir Uncu, Funda Özsakınç ve DP Lefkoşa üyelerinin katılımı ile gerçekleşti.

Kongrede DP Lefkoşa İlçe Başkanlığı’na Kemal Öztürk, DP Lefkoşa İlçesi Kadın Kolları Başkanlığı’na ise Ülviye Adıgüzel seçildi.

POLİS AÇIKLADI

Polis Basın Subaylığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Ozanköy’de dün gece Kurtuluş Caddesi üzerinde meydana gelen trafik kazası sonrası, P.C.O.’nun (E-29) aracında yapılan aramada; yaklaşık bir gram ağırlığında hintkeneviri türü uyuşturucu olduğuna inanılan madde bulunarak, emare olarak alındı.

Olay sonrası P.C.O tutuklandı, konuyla ilgili soruşturma ise devam ediyor.

30 MİLYON KİŞİ FELAKETTEN ETKİLENDİ

Muson yağmurları sebebiyle ulusal acil durum ilan edilen Pakistan’da, şiddetli yağışlarda yaşamını yitirenlerin sayısı bine yaklaştı. 30 milyon kişinin felaketten etkilendiğini belirten yetkililer, uluslararası yardım çağrısında bulundu.

Pakistan’da haziran ayı ortasında başlayan ve halen devam eden muson yağmurları felakete dönüştü. İklim Değişikliği Bakanı Şeri Rahman, ülkenin güneyinin neredeyse tamamen su altında kaldığını ve insanların yüksek noktalara çıktığını söyledi.

Bazı şehirlerde neredeyse 3 aydır aralıksız devam eden yağışlarda yaşamını yitirenlerin sayısı 900’ü geçti. Hayatını kaybedenlerin 343’ünü çocuklar, 198’ini ise kadınlar oluşturdu.

Yetkililer, sellerin 30 milyon kişiyi etkilediğini ve bunların çoğunun yerlerinden olduğunu belirtti.

Ülke genelinde 670 bin 328 ev hasar gördü, 145 köprü yıkıldı. Seller ayrıca 3 bin 82 kilometre kara yoluna zarar verdi.

Reuters’a konuşan Haydarbad’ta yaşayan bir kişi, “Yağmur 3 aydır durmadı..Toprak yapı ev sürekli akıttığı için çocuklarımızla çekçekte yaşamaya mecbur kaldık” dedi.

Ekonomik ve siyasi krizlerle boğuşan Pakistan’da yetkililer, acil ihtiyaçların karşılanması için uluslararası yardım çağrısında bulundu.

Güney Asya’da haziran-eylül aylarında etkili muson yağmurları her yıl büyük çaplı doğal afet ve kazalara yol açıyor.

ZAFER COŞKUSU KKTC’DE YAŞANIYOR…

30 Ağustos Zafer Bayramı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de törenlerle kutlanacak.

Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün başkumandanlığında zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz’u anmak için Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde resmî ve ulusal bir bayram olarak kutlanan 30 Ağustos’un 100. yıl dönümünde tüm ilçelerde törenler düzenlencek.

-Büyükelçi ve KTBK tebrik kabul edecek

30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri’nin Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Sezai Öztürk eşliğinde saat 08.45’te yapacağı tebrik kabulü ile başlayacak. Tebrik kabulü Ortaköy’de KTKA Komutanlığı Gazinosu’nda yer alacak.

Lefkoşa Atatürk Anıtı

Lefkoşa Atatürk Anıtı’nda yapılacak çelenk sunma töreni, saat 09.30’da başlayacak. Tören, protokol sırasına göre çelenklerin anıta sunulması, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile bayrakların göndere çekilmesi, Anıt Özel Defteri’nin imzalanması ile tamamlanacak.

Dr. Küçük Bulvarı’nda resmigeçit töreni

Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’ndaki resmigeçit töreni ise saat 10.00’da başlayacak. Tören, İstiklal Marşı ile bayrakların göndere çekilmesi, tören birliklerinin denetlenmesi ve halkın bayramlarının kutlanması, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı adına bir subayın konuşması, Cumhurbaşkanın konuşması ve resmi geçit ile son bulacak.

-Gazimağusa’da iki tören

Gazimağusa’da Zafer Anıtı ile İsmet İnönü Bulvarında iki ayrı tören yapılacak. Zafer Anıtındaki tören 18.00’de başlayacak, protokol sırasına göre çelenklerin anıta sunulması, saygı duruşu ve İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesiyle son bulacak. İsmet İnönü Bulvarındaki tören ise saat 18.30’da İstiklal Marşı ile bayrakların göndere çekilmesi ile başlayıp, tören birlikleri ile halkın bayramının kutlanması, konuşmalar, şiir, halk dansları gösterisi, müzik dinletisi ve tören geçişiyle tamamlanacak.

-Girne

Girne’de Zafer Bayramı töreni Salı günü Girne Atatürk Anıtında saat 16.30’da yapılacak. Tören çelenklerin anıta sunulması ile başlayacak, İstiklal Marşı ile bayrakların göndere çekilmesi, tören birlikleri ve halkın bayramının kutlanması, konuşma, şiir ve tören geçişiyle tamamlanacak.

-Güzelyurt

tören saat 09.30’da Güzelyurt Kaymakamlığı karşısındaki Atatürk Anıtı önünde yer alacak. Tören, anıta çelenklerin sunulması, saygı duruşu, İstiklal Marşı ve bayrakların göndere çekilmesi ile başlayacak, ardından müze önüne geçilecek ve tören birlikleri denetlenecek, konuşmalar yapılacak, şiir ve resmi geçit ile tamamlanacak.

-İskele

İskele’deki tören saat 16.00’da Ecevit Meydanı’nda yer alacak. Törende, Atatürk Anıtına çelenk sunulacak, saygı duruşu yapılacak, İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekilecek. Tören alanında konuşmalar, halk dansları gösterisi ve şiirlerle devam edecek ve tören geçişi ile sona erecek.

-Lefke

Lefke’deki tören saat 18.00’de Lefke Atatürk Anıtı önünde yer alacak. Törende, anıta çelenkler sunulacak, şehitler için bir dakikalık saygı duruşu yapılacak, İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekilecek, tören birlikleri denetlenip bayram kutlanacak, konuşmalar, şiir, halk dansları gösterisi, tören geçişi yapılacak.

-Akdoğan, Geçitkale, Mehmetçik

30 Ağustos Zafer Bayramı’nda bucaklarda da törenler yapılacak.

Akdoğan Atatürk Anıtı önünde düzenlenecek tören saat 09.00’da başlayacak. Tören, çelenklerin anıta sunulması, saygı duruşu, İstiklal Marşı, bayrakların göndere çekilmesi ve konuşma ile tamamlanacak.

Geçitkale meydanında saat 09.00’da düzenlenecek tören, çelenklerin anıta sunulması, saygı duruşu, İstiklal Marşı, bayrakların göndere çekilmesi ve konuşma, şiirlerle son bulacak.

Mehmetçik’te saat 09.00’da düzenlenecek törende ise, çelenkler Atatürk anıtına sunulacak, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile bayraklar göndere çekilecek, konuşma yapılacak ve şiir okunacak.

İHALENİN TAKİPÇİSİ OLACAK

Merkezi  İhale Komisyonu (MİK) Başkanı Halil Üresin ile EL-SEN Başkan ve Genel Sekreteri  görüştü.

EL-SEN’den yapılan açıklamaya göre; görüşmede, Kıb-Tek’e yakıt temini için çıkılan ihalenin iptali ve 10 iş günü içerisinde pazarlık usulü ile yeni bir ihalenin sonuçlandırılması kararıyla ilgili süreç ele alındı.

MİK Başkanı Halil Üresin’den, Komisyon’un ihaleyi iptal gerekçesiyle ilgili doyurucu ve ikna edici bir açıklama dinledikleri ifade edilen EL-SEN açıklamasında; “Merkezi  İhale Komisyonu Başkanı Sn. Halil Üresin, yakıt ihalesiyle ilgili süreci ve değerlendirme sonuçlarını belgeli bir şekilde bize izah etmiştir. Öyle anlaşılıyor ki verilen tekliflerin hiçbirisi yasanın emrettiği koşulları karşılamıyor. Bu durumda pazarlık usulü ile 10 iş günü içerisinde yeni bir ihalenin sonuçlandırılmasıyla ilgili MİK kararı yerinde bir karar olmuştur” denildi.

EL-SEN’in ihale sürecini yakından takip etmeye devam edeceği ifade edilen açıklamada, “pazarlık usulü ile ihale sonuçlandırılırken açık usul ihaledeki koşulların değiştirilmemesi gerekiyor. Temennimiz, yasaya sadık kalınarak adil ve şeffaf bir ihale süreci yürütülmesi ve bunun sonucunda mümkün olan en ucuz taşımacılık ücretinin ortaya çıkmasıdır” denildi.

KÜÇÜK: NİTELİKLİ İŞGÜCÜ AÇIĞI ARTTI

UBP Milletvekili Hasan küçük, ülkemizde nitelikli iş gücü açığı pandemi süreci ile birlikte arttığına dikkat çekti.
Ülkemizde nitelikli iş gücü açığı pandemi süreci ile birlikte arttığına dikkat çeken UBP Milletvekili Hasan Küçük, “Nitelikli iş gücü açığını, iş dünyası ve eğitim planlaması ile aşmalıyız. Bu planlama olmazsa ekonomik ve sosyal kayıplar yaşamaya devam edeceğiz. Eğitimde reform şart” dedi.

BİR SORUYA İPTAL KARARI

 

Atatürk Öğretmen Akademisi’nin (AÖA) 2022-2023 yazılı giriş sınavı sonuçları açıklandı.

Sınav dün AÖA ile Şehit Hüseyin Ruso Ortaokulu’nda 10.00-12.30 saatleri arasında gerçekleştirilmişti.

AÖA’dan yapılan açıklamada, Sosyal Bilimler Testi’nde yer alan A kitapçığındaki 6. soru, B kitapçığındaki 5. sorunun; cevabın seçeneklerde bulunmamasından dolayı iptal edildiği açıklandı.

Yazılı sınavı kazanan adaylar 12,13 ve 14 Eylül tarihlerinde mülakata çağrılacak.

ASAYİŞ GECE VE GÜNDÜZ ÇALIŞIYOR

 

Girne’de gerçekleştirilen denetimler kapsamında bölgede faaliyet gösteren kıraathaneler ve pansiyonlar ile halkın yoğun olarak bulunduğu yerlerde denetimler gerçekleştirildi.

Kumarhanelerde gerçekleştirilen denetimlerde kumarhaneye girmeleri ve bulunmaları yasak olan toplam 30 kişi tespit edilerek aleyhlerinde yasal işleme gidildi.

Trafik ekiplerinin gerçekleştirdikleri denetimler sonucu toplam bin 624 araç kontrol edilirken, suç işlediği tespit edilen 198 araç sürücüsü hakkında ileri işleme gidildi. Çeşitli suçlardan dolayı 23 araç trafikten men edildi.

Denetimlerde ayrıca ikamet izinsiz olarak tespit edilen 3 kişi tutuklanırken, araçlarda yapılan kontroller sonucu aracında tecavüzi alet bulundurduğu tespit edilen bir araç sürücüsü hakkında yasal işleme gidildi

TÖRE’NİN RİZE ZİYARETİNDE NELER YAŞANDI?

Başkan Töre, davetli olarak gittiği Türkiye’nin Rize ilinde temaslarda bulundu.
Bu kapsamda Külünkoğlu Eğitim ve Kültür Derneği tarafından düzenlenen etkinliğe katılan Töre, burada bir konuşma yaptı.
Konuşmasında Türk Milletinin mensubu olmaktan şeref duyduklarını ifade ederek geçmiş dönemlerde Kıbrıs Türk halkının bir çok acı ve göç yaşadığını, şehitler verdiğini ve direndiğini bu süreçlerde de Anavatanın gelmesini beklediğini ifade etti.
Töre, 1974’te 20 Temmuz sabahı Kahraman Türk ordusu tarafından gerçekleşen Mutlu Barış Harekatının Kıbrıslı Türklerin yeniden doğuşunu simgelediğini söyledi.
Kıbrıslı Türklerin en büyük güvencesinin Anavatanı olduğunu olduğunu ifade eden Töre, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin milli bir devlet olarak varlığını sonsuza kadar sürdüreceğini söyledi.
Konuşmasında Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği’nin Kıbrıs sorunu konusundaki tutumlarını eleştiren Başkan Töre, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür” sözünü anımsatarak, bu sözün doğruluğunun her geçen gün daha iyi anlaşıldığını kaydetti.
Töre: “Ay-yıldızlı bayrağımız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti semalarında ebediyen dalgalanmaya devam edecektir” dedi.
RİZE VALİSİ’NE ZİYARET
Töre, temasları kapsamında Rize Valisi Kemal Çeber’i makamında ziyaret etti.
Valilik protokol girişinde Vali Çeber, Vali Yardımcıları ve kurum müdürleri tarafından karşılanan Meclis Başkanı  Töre günün anısına Valilik Şeref Defterini imzaladı.
Burada Vali Çeber, Meclis Başkanı Töre’ye, Rize’nin tarihi, coğrafi, kültürel ve ekonomik yapısı hakkında bilgiler verdi.
Rize’yi çok beğendiğini ifade eden Töre, Rize’de olmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti.
BELEDİYE BAŞKANI’NA ZİYARET
Töre, temasları kapsamında Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin’i de ziyaret etti.
Rize Belediyesi binasında karşılanan Başkan Töre’ye burada Belediye çalışmaları hakkında bilgiler verilirken, Başkan Rahmi Metin, Türk Belediyeler Birliği’nin Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği ile yaptığı iş birliği çalışmalarına değindi.
Başkan Töre’ye ziyaretinde sırtında Rize’nin plaka numarası olan “53” yazan Çaykur Rizespor forması hediye edildi.
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Rize Merkez’e bağlı Muradiye Belediyesi’ni de ziyaret ederek burada Belediye Başkanı Musa Süreyya Balcı ile bir araya geldi.
Başkan Töre, Rize temasları süresince Ulusal Haber Ajansları başta olmak üzere bir çok basın yayın organına Kıbrıs sorunu ve Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmeler ile ilgili demeçler verdi.
Rize temaslarını tamamlayan Töre, bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne dönüyor.

BURALARI GÖRMEDEN GEÇMEYİN

 

Kıbrıs’ta gezilecek yerler nereler diye merak mı ediyorsunuz? Sizler için derledik….

  1. SURLARİÇİ/LEFKOŞA

Dünyanın bölünmüş son başkenti olan Lefkoşa’nın ilk yerleşim yeri çember şeklinde surların içinde. Surlariçi’ndeki çok sayıda tarihi yapı ve daracık sokakların arasında canlı bir şehrin havası kesin görülmesi gereken yerlerden biri yapıyor.

  1. BÜYÜKHAN / LEFKOŞA

Lefkoşa Surlariçi’nde en canlı, en mistik havası olan Büyükhan’ın içinde hediyelik eşya dükkanları, cafeler bulunuyor. Hanın içinde tamamen bu zamandan uzaklaşıp kendinizi tarihte yolculuk yaptığınızı hissedeceksiniz. Eğer denk gelir de sene de bir yapılan festivaline denk gelirseniz çok şanslısınız

  1. SELİMİYE CAMİ / LEFKOŞA

Önceki adı St. Sophia Katedrali olan Selimiye camisini, adada büyük eserler bırakan Luzinyanlılar zamanında yapılmış. Surlariçi’nde bulunan cami görkemli duruşuyla turistlerin ilgisini çekiyor.

  1. BARBARLIK MÜZESİ / LEFKOŞA

Adada tatsız olayların başladığı 1960’lı yıllarda, kanlı noel diye adlandırılan gecede Rumların saldırıları arttı. Binbaşı Nihat İlhan’ın evde olmadığı bir akşam evine baskın düzenlendi ve eşi ve çocukları öldürüldü. Ev, içinde  hiç bir şeyde dokunmadan müzeye çevrildi. Küvetteki kan lekeleriyle, duvarlardaki fotoğraflar ve kurşun izleri ile evin içinde tam anlamıyla kan donduran bir ortam var. Günümüz de o günleri hatırlatan en güzel yerlerden birisi.

  1. HILERION KALESİ / GİRNE

Yine Lüzinyanlılar’dan kalma Kıbrıs’ın 3 kalesinden en güzeli. Bütün Girne’yi görebileceğiniz manzarası ve masallardaki mistik kale tarzıyla St. Hilerion atlanmaması gereken bir kale. Rivayete göre, Umberto Eco ve Walt Disney bu kaleden esinlenerek kitaplarında ve çizgi filmlerinde kullanmış.

  1. BELLAPAIS MANASTIRI / GİRNE

Girne’nin doğusunda Beşparmak dağlarının yamacında Lüzinyanlılar’ın yaptığı bir manastır. Mekan olarak çok şirin bir İngiliz mahallesi manzara ise komple Girne mahallesi.

Bellapais’in içinde dönem dönem klasik müzik konserleri oluyor. özellikle o konserlerden birine mutlaka gitmelisiniz.

  1. GİRNE KALESİ / GİRNE

Ticaretin merkezinde bir ada olduğu için tarih boyu korsanlar ve savaşlar eksik olmamış. Bundan dolayı dönem dönem eklemeler ve güçlendirmeler ile bu gün oldukça büyük bir kale halini almış. Girne Kalesi büyük olduğu kadar içinde sergilediği eserlerle de değerli. Baştan aşağı hakkını vererek gezmek için bir günü kaleye ayırmak lazım.

  1. GİRNE YAT LİMANI / GİRNE

Kıbrıs’ın en şirin, en güzel ve tam bir Akdeniz şehri havası yaşanılacak bir yer Girne yat limanı. Özellikle yaz aylarında restoranları, cafeleri, dükkanları ve inci gibi dizilmiş yatlar ile vazgeçilmez bir güzelliğe sahip.

  1. KARAOĞLANOĞLU MÜZESİ VE ŞEHİTLİĞİ / GİRNE

1974 deki Barış harekatında çıkartmanın ilk günlerinde Binbaşı İbrahim Karaoğlanoğlu ve şimdiki hava alanına adı verilen Yüzbaşı Fehmi Ercan karargah olarak kullandıkları evin kapında bir roket atar ile vurulur. O ev şu an onların ve Kıbrıs şehitlerinin anısına müze ve şehitlik oldu. Şehitlikte mezarlık var. müze kısmında genel olarak  barış harekatını anlatan sunum ve harekattan kalan eşyalar var. Ayrıca o dönemde Rumların kullandıkları savaş araçlarının sergilendiği açık hava müzesi mevcut.

  1. MAVİ KÖŞK / GİRNE

İtalyan asıllı Rum avukat, mafya babası Paulo Paolides tarafından yapılan bir köşk. Sıradan köşklere benzemeyen bu köşk o zamanın şartlarına göre üst düzey konforlu ve son derece teknolojik olarak döşenmiş. Neredeyse köşkün her bölümünde şaşırtan özelliklerle dolu bu köşkü gezmekte fayda var.

  1. AZİZ MAMAS KİLİSESİ / GÜZELYURT

Güzelyurt’ta Bizans döneminde yapılan bir kilise. Aziz Mamas ise o bölgede mağarada yaşayan bir keşiş. Kiliseye onun adı verilmiş. Kıbrıs’ta halen kullanılan nadir kiliselerden biridir.

  1. GÜZELYURT DOĞA VE ARKEOLOJİ MÜZESİ / GÜZELYURT

Aziz Mamas kilisesinin hemen yanında bulunuyor. O bölgede çıkan arkeolojik eserler sergileniyor. Özellikle altın bir taç var ki Kıbrıs’ta çıkarılmış en değerli parçalardan biridir. Ayrıca müzenin alt kısmında yine bu bölgede yaşayan hayvan örnekleri doldurulmuş halde sergileniyor.

  1. KAPALI MARAŞ / MAĞUSA

Bir ölü Şehir. 1974 yılındaki barış harekatında Türkler tarafından ele geçirilmiş. Şu an ne Türkler ne de Rumlar yaşıyor. Zamanında Akdeniz’in en gösterişli tatil yeri olan Maraş bölgesi, bir anda insansız ölü şehre dönmüş. Dışarıdan da göründüğü üzere komple bütün şehir yıllardır ilk bırakıldığı gün gibi bekliyor.

  1. NAMIK KEMAL MEYDANI / MAĞUSA

Namık Kemal, Ünlü “Vatan yahut silistire” oyunundan dolayı Mağusa’ya sürgüne gönderilir. Mağusa’da 38 ay sürgünde yaşadı. En iyi eserlerini de burada yazdı. Namık Kemal meydanı Mağusa’nın en turistik meydanı. Meydanda Namık Kemal müzesi, Namık Kemal’in zindanı cafeler, restoranlar  ve tarihi mekanlar mevcut.

  1. LALA MUSTAFA PAŞA CAMİ / MAĞUSA

Eski adı St. Nicholas Katedrali Olan Lala Mustafa Paşa Camisi de Namık Kemal Meydanında bulunmaktadır. Lüzinyanlıların yaptığı bu cami, Lefkoşa’ daki Selimiye Camisi ile aynıdır ve dönemim en görkemli yapılarından biridir.  Ayrıca caminin yanında  750 yıllık yaşıyla adanın eski ağacı olan gümbez ağacı bulunmaktadır.

  1. BARNABAS MANASTIRI / İSKELE

Kıbrıs’a Hristiyanlığı yaymak için gelen St. Barnabas için 477 yılında yapılan, mezarının da içinde olduğu manastır. Gerek yapısı gerekse içinde sergilenenlerin eserlerden dolayı mutlaka gezilmesi gereken bir yer.

  1. SALAMİS HARABELERİ / MAĞUSA

Bronz çağında kurulmuş ve zamanında Kıbrıs’a başkentlik yapmış bir şehir. Salamis Harabelerinde Forum, Roma Jimnastik Salonu, Roma Tiyatrosu, Pazaryeri, Zeus Tapınağı ve Salamis krallarının mezarı bulunmaktadır. Bu gün bile o zamanki şehrin ihtişamını bulabileceğiniz nadir antik şehirlerden biri.

  1. ALTINKUM PLAJI / KARPAZ

Kıbrıs’ın şehir kalabalığından uzaklaştıkça Karpaz’a yani buruna varırsınız. İyice ilerledikçe yaban eşeklerinin ve caretta carettaların diyarına gelirsiniz. Hemen orada adanın en güzel plajı önünüze çıkar. Akdeniz’in en büyük ve en bakir ince kum plajı olan altın kum plajı görenleri büyülüyor.

  1. APOSTOLOS ANDREAS MANASTIRI / KARPAZ

Zafer burnuna çok yakın bir yerde bulunan kilise İsa’nın havarilerinden Andreas adına yapılmıştır.  İnanışa göre ada su sıkıntısı çekerken Andreas gelmiş ve bastonunu vurarak şimdiki manastırın yanından su çıkarmış. Şu an hala oradan bir su akmakta. Dini günlerde ve pazar günleri Hristiyanlar ayin için buraya akın ediyorlar.

  1. ZAFER BURNU / KARPAZ

Zafer Burnu, haritada dikkatimizi çeken Kıbrıs’ın kuzey doğusunda bıçak gibi uzanan burnudur.

DOSTLARIMIZ GÖZYAŞLARINI GİZLEYEMEDİ

 

Yapılan araştırmada, köpeklerin sahiplerine kavuştuğu anlarda sevinçten ağlayabildiği ortaya konuldu.

“Current Biology” dergisinde yayımlanan araştırmada, Japon bilim insanları, uzun zaman sonra sahipleriyle bir araya gelen 22 köpeğin davranışlarını inceleyen bir çalışma yürüttü.

Çalışmada, 5 ila 7 saat aralığında sahibinden uzak kalan köpeklerin, sahipleriyle buluşmadan önce gözlerinin altına kağıt parçaları yerleştirildi.

Davranışları takip edilen köpeklerin, yalnızca sahipleriyle bir araya geldiğinde gözyaşı döktüğü tespit edildi. Uzmanlar, uzun zaman sonra sahiplerine kavuşan köpeklerin o anlarda sevinçten ağlayabildiğini belirledi.

Bunun yanı sıra köpeklerin gözyaşlarının duyguyla ilgili olup olmadığını anlamak üzere oksitosin içeren hormon verildiği ve böylelikle köpeklerin gözyaşlarının arttığı kaydedildi.

Araştırmanın yazarlarından Takefumi Kikusui, “Hayvanların, sahipleriyle yeniden bir araya geldiği durumlarda sevinçten gözyaşı döktüğünü bilmiyorduk.” değerlendirmesini yaptı.

HANGİ YARA İZİ GEÇMEZ?

 

Fiziksel travmalar, ameliyatlar, geçirilen kazalar ve sonrasında oluşan ameliyat dikiş izi, hastalıklar, yanıklar, yanık izi, bazı deri enfeksiyonları ve kesikler vücutta skar adı da verilen yara izi oluşumuna neden olabilmektedir. Peki yara izi nedir, nasıl geçer, ilk müdahale nasıl yapılmalıdır? Bu soruların cevaplarını haberimizde sizler için derledik.

Derinin üst tabakasında görüntü olarak iz bırakan yaralar kişilerin psikolojik durumlarını etkileyebilmektedir. Yara oluştuğu anda zaman kaybedilmeden doğru yaklaşımla müdahale edilmesi daha az iz kalmasını sağlayacaktır.

Oluşan travmanın etkisi ne kadar büyükse yaranın izi de o kadar büyük ve derin olabilmektedir. Yara izi için uygulanan tedaviler izin tamamen geçmesini sağlamaz ancak en aza indirilmesini amaçlar. Yara izi nasıl geçer? Hangi yaraların izi kalır?

İşte yara izleri hakkında merak edilenler…

YARA İZİ NEDİR?

Cildin üst tabakasının herhangi bir nedenle yok olmasıdır. Özellikle görünür bölgede olan bir yerde ise yara izi kişiyi çok rahatsız eden bir durumdur. Yara izi travma, cerrahi, düşme, kesme, yanma gibi etkenlere bağlı oluşur. Cerrahilerde mutlaka kesilen her yerde iz kalır ancak ameliyatlarda bu izler saklamaya ya da en aza indirilmeye çalışılır. Aslında tamamen yok edilemez ancak görünürlüğü azaltılır, fark edilmeyebilir.

YARA İZİNİN SEBEPLERİ NELERDİR?

Yara izleri, vücutta oluşan yaraların iyileşme sürecinin bir parçası olarak bilinmektedir. Aynı zamanda bağışıklık sisteminin cildi mikroplardan ve diğer zararlı maddelerden koruduğu bir bariyerdir.

Cilt hasar gördüğünde, vücut kendi kendini iyileştirmek için kolajenden yapılmış yeni bir doku oluşturmaktadır. Kolajen, cildi iyileştirmek ve eklemlerin korunmasında önemli bir rol oynar. Enfeksiyondan korunmak için cildi onarır ve açık alanları kapatarak yeni doku oluşumunda etkili olur.

YARA İZLERİNİN NEDEN OLDUĞU SORUNLAR NELERDİR?

Çoğu yara izleri zamanla yok olur ve uzun süreli sağlık sorunlarına neden olmamaktadır. Bir yara izinin nasıl değiştiği, konumuna, boyutuna ve türüne bağlı olarak değişmektedir. Bir yara izi zamanla silikleşebilir  ama tamamen kaybolmaz. Bazı yara izleri aylar veya yıllar sonra sorunlara neden olabilir. Ağrılı veya kaşıntılı hale gelebilir.

YARA İZİ ZAMANLA YOK OLUR MU?

Yara izleri, geçmişte oluşan yaralanma, ameliyat veya diğer sebeplerden dolayı oluşabilir. Tamamen yok olması istense de yara dokusu, çevre dokulardan farklı olduğu için kalıcı olabilmektedir.

HANGİ YARALARIN İZİ KALIR?

Birçok yara izi tedavisi olmaksızın kendi kendine kaybolur fakat iz bırakabilmektedir. Bununla birlikte, keloidler (doku onarımının devam edip büyümesi) ve akne izleri kaybolmayabilir. Yaşlandıkça, cildiniz sıkılığını kaybettiği için sivilce sebebiyle oluşan yara izleri daha belirgin hale gelir.

BELİRGİN YARA İZLERİNDE NE YAPILIR? YARA İZİ NASIL GEÇER?

Belirgin iz durumlarında özellikle kaza ve travmalardan sonra yüzde kollarda kalan izler maalesef tamamen geçirilemez. Bunları azaltmak mümkündür. Bazı çok kötü izlerde cerrahi müdahale yapılarak en azından yaranın kalınlığı, genişliği azaltılmaya, daha ince bir hale getirilmeye çalışılır.

Mevcut izlerde bir ilerleme olmuyorsa yapılacak işlem erken dönemde silikon baskıdır. Silikon yapraklarla yara izinin üzerine basılarak yaranın kabarması, daha düzgün iyileşmesi sağlanır. Bu yöntem ancak erken etkilidir. Yine erken dönemde bir takım iz kremlerine başvurulur.

Olgunlaşmış yara izlerinde lazer tedavisi fayda sağlar. Lazerle birkaç seans yara izi görüntüsü azaltılabilir. Bazı yara izlerinin altına PRP yapılabilir. Eğer iz çökükse izin altına yağ enjeksiyonu yapılabilir.

Yine rahatsız edici izlerde dermabrazyon peeling denilen işlemler tercih edilebilir. Bunlar mekanik olarak o bölgeyi tıraşlayarak yaranın alttan daha iyi iyileşmesini sağlar ya da kimyasal birtakım maddelerle aynı zımparada tıraşlıyormuş gibi hafif kontrollü yanıklar oluşturarak üstteki kötü dokuyu atıp daha iyi iyileşme göstermesini amaçlar.

Yanıklar da yara izi olarak tanımlanır. Tüm yara ve yanıklar akut dönemde tedavi edilmesi gerekir. Tedavi yanığın derecesine göre belirlenir. Yanığa yönelik antibiyotikli kremlerin yanında leke ve iz tedavisini giderecek iz kremler eklenir.

YARA İZİ TEDAVİSİNDE EN ÇOK HANGİ YÖNTEME BAŞVURULUR?

Pratikte en çok uygulanan lazer ve zımpara işlemleri yani mekanik olarak o bölgeyi aşındırma uygulanır. Bunlarla birlikte PRP yapılabilir. Erken dönemde silikon ve iz kremleri fayda sağlar. Ancak oluşmuş bir yarayı yok etmek maalesef mümkün değildir. Cerrahi her zaman çözüm olmaz. Zaten kesilmeyle ya da çarpma, ezilme ile oluşan bir yarayı yine aynı şekilde keserek iyileştirmek aslında mantıksızdır. Sadece bazı geniş izlerde daraltmak mümkündür.

ÜLKELER BUNA HAZIRLIKLI DEĞİL

 

Bilim insanları yüz yıl içerisinde 7 şiddetinde bir mega volkan patlaması yaşanma ihtimalinin çok yüksek olduğunu söyledi. Söz konusu patlama yaşanırsa Dünya’da 50 bin atom bombası gücünde bir enerji ortaya çıkacak. Uzmanlar ülkelerin böyle bir ihtimale karşı hazırlık almadığı uyarısını yaptı.

Yanardağ patlamaları Dünya tarihinde önemli bir yere sahip.

Yeraltındaki sıkışmalar nedeniyle dışarıya yüksek miktarda lav de duman fışkırıyor.

Son yıllarda bölgesel patlamalar yaşansa da mega patlama olarak adlandırılan volkanik hareketler 150 yıldan uzun bir süredir yaşanmadı. Bilimsel verilere göre son 60 bin yılda sadece 97 patlama mega sınıfına girdi.

Tarihe bakıldığında büyük patlamalar medeniyetlerin çöküşlerine varacak kadar büyük etkilere sahip.

Nature dergisinde yayımlanan bilimsel makaleye göre 100 yıl içerisinde 7 ve daha büyük şiddette bir mega patlama yaşanma ihtimali 6’da 1 kadar. Pompeii’yi yok eden ve 16 bin insanı öldüren Vezüv Yanardağı patlamasının şiddet derecesi 5 olarak sınıflandırılıyor.

Bilim insanları bir zar oranına benzetilen bu ihtimalin oldukça yüksek olduğunu söylüyor.  Mega patlamalarda kilometrelerce yükseğe sıçrayan lavlar görülüyor, ardından devama duman bulutları yaşanıyor.

Öyle ki mega patlamaların yaşandığı yılların ardından dünya genelinde uzun süre iklim hareketleri bile değişiyor.

Hiroşima’ya atılan atom bombasından 50 bin kat daha güçlü bir enerjinin ortaya çıkacağı tahmin ediliyor. Patlama nedeniyle hava saçılan dev kül bulutu geçtiği yerlerde mahsülleri yok edecek, uçaklar uzun bir süre yerde kalmak zorunda kalacak.

Kayıtlara göre yaşanan 7 şiddetindeki patlamaların ikisi de Endonezya’da meydana geldi. 1257 yılına ait kayıtlara göre Sakalas Dağı çöktü, ardından şiddetli bir gürültü yaşandı. Evler yok olurken binlerce insan öldü.

3 KIBRISLI TÜRK’ÜN DAHA KALINTILARINA ULAŞILDI

 

 

 

Kayıp Şahıslar Komitesi, 1963 kaybı 3 Kıbrıslı Türk’ün akıbetine ilişkin bilgi üzerine başlattığı kazı çalışmalarında 3 Kıbrıslı Türk’e ait olduğu düşünülen kalıntılara ulaştı.

TAK muhabirinin Kayıp Şahıslar Komitesi Türk Üye Ofisi’nden aldığı bilgiye göre, Trulli/Troulli köyünde yürütülen kuyu kazısında, İskele’den arabayla yola çıkan ve bir daha haber alınamayan 1963 kaybı 3 Kıbrıslı Türk’e ait oldukları düşünülen kalıntılar bulundu. Başlatılan kazıda kuyunun 11’inci metresinde insan kalıntılarına ulaşıldı. Kuyudan çıkan toprağı arkeologlar manuel bir şekilde tarama yapılırken, kuyunun geri kalanı rampa metoduyla kazılmaya devam ediliyor.

SON 7 YILDIR GÜNEY KIBRIS’TA HİÇBİR KIBRISLI TÜRK KAYIP ARAŞTIRMASI VE KAZISINDAN SONUÇ ALINAMAMIŞTI

Kayıp Şahıslar Komitesi Türk Üye Ofisi’nden aldığı bilgiye göre, 2005 yılından itibaren başlayan ve ada genelinde eş zamanlı yapılan kazılarda, Kuzey’de her yıl Kıbrıslı Rum kayıplara ulaşılırken Güney’de son 7 yıl içinde Kıbrıslı Türk hiçbir kayıp araştırması ve kazısından sonuç alınamamıştı.

Kazı ekibinin çalışmalarının tamamlanması sonrası yapılacak analizlerle kayıpların kimliklerinin tespit edilmesi ve Kıbrıslı Türk olmalarının teyit edilmesi durumunda 7 yıl sonra ilk kez Kıbrıslı Türk kayıplara ulaşılmış olacak ve Kayıp Şahıslar Komitesi tarafından ailelerine defin için teslim edilecek.