Archives Eylül 2023

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek bakanlıkta toplantı gerçekleştirildi

“Bakanı Dinçyürek başkanlığında sendikalarla kamu sağlık çalışanları sınav tüzüğü konusunda toplantı yapıldı”

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek başkanlığında sağlıkta ilgili sendikalarla kamu sağlık çalışanları sınav tüzüğü konusunda bakanlıkta toplantı gerçekleştirildi.

Kamu sağlık çalışanları sınav tüzüğü ile ilgili görüş alışverişinin yapıldığı toplantıda ortak bir çalışma başlatılması yönünde karar alındı.

Ayrıca toplantı vesilesiyle sağlık çalışanlarının karşılaştığı acil sorunlar gündeme getirildi. Önümüzdeki hafta sendikalar tarafından yapılacak somut önerilerle görüşmelerin devam edeceği belirtildi.

Ombudsman Varol’un Roma’da yapacağı konuşma engellendi

Ombudsman Varol’un Roma’da yapacağı konuşma engellendi

Ombudsman İlkan Varol’un Roma’da yapacağı konuşması engellendi.

Roma’da düzenlen Uluslararası Ombudsman Konferansı’nda “Küresel Krizlerde İnsan Hakları’ temalı panelde konuşma yapmak üzere yazılı davet alan Ombudsman İlkan Varol’un bugün yapacağı “İnsan Hakları İhlallerine”ilişkin konuşması son anda engellendi.

Varol, konuşmasının Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin girişimi sonucunda engellendiğinin aşikâr olduğunu vurguladı.

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NDAN DUYURU

İçişleri Bakanlığı, 63/2007 sayılı Konut Edindirme Yasası kapsamında kırsal kesim arsalarının barınma ihtiyacını karşılamak amacıyla verildiği ancak son zamanlarda sosyal medyada bu arsaların satış veya devir yoluyla elden çıkarıldığına dair iddiaların dolaştığına dair bir açıklama yaptı.

İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, kırsal kesim arsalarının elden çıkarıldığı tespit edilirse sözleşmenin fesh ve iptal  edileceği duyurulu.

İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamanın tamamı şöyle:

“63/2007 sayılı Konut Edindirme Yasası uyarınca Devletin vermiş olduğu kırsal kesim arsalarına konut yapılmak suretiyle birçok genç ve dar gelirli yurttaşlarımız göç etmeyip, bölgelerine kök salmasını sağlamak adına konut sahibi olmuştur. Birçok bölgede de hak sahibi olan ihtiyaçlı ve dar gelirli gençlerimiz için konut yapımı amacıyla kırsal kesim arsa dağıtımı devam etmektedir. Ancak son zamanlarda sosyal medyada bu Yasa kapsamında barınma ihtiyaçlarını karşılamak için verilen kırsal kesim arsalarının satış yoluyla veya devredilme yöntemiyle elden çıkarıldığı görülmekte ve bu durum kamu vicdanını yaralamaktadır. Bu bağlamda Bakanlığımız tarafından kırsal kesim arsası alan hak sahiplerinin verilen kırsal kesim arsalarını satış veya devir yoluyla elden çıkarıldığının tespit edilmesi durumunda derhal Konut Edindirme İdaresince hak sahipliği belgeleri ve varsa yapılan sözleşmeleri tek taraflı olarak fesh ve iptal edilecektir. Kamuoyunun bilgisine önemle duyurulur.

Erdoğan: “KKTC’nin bağımsız bir devlet olarak tanınması Kıbrıs sorununun çözümüne katkı sağlayacak en etkili adımdır”

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, KKTC’nin bağımsız bir devlet olarak tanınmasının Kıbrıs sorununun çözümüne katkı sağlayacak yegane ve en etkili adım olduğunu; bunun dışındaki seçenekleri tanımadıklarını kaydetti.

Erdoğan, “Biz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin haklarını uluslararası hukukun bize tanıdığı garantörlük hakkı çerçevesinde sonuna kadar muhafaza etmekte kararlıyız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ziyareti sonunda New York’taki Türkevi’nde gazetecilerle söyleşide bulundu ve soruları yanıtladı.

– “KKTC’nin tanınması sorunun çözümüne katkı sağlayacak yegane adım”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanıması çağrısı yaptınız. Çağrınız yankı buldu, bundan sonraki süreçteki yol haritası ne olacak?” sorusuna karşılık, şunları söyledi:

“Bizim Kıbrıs konusunda yaklaşımımız uzun zamandır ortada. Federasyon formüllerinin gerçekçi olmadığı ve işlemeyeceği artık net bir şekilde anlaşılmıştır. Bu gerçeği reddetmek Ada’da çözümsüzlüğü dayatmaktan başka bir şey değildir. Kıbrıs’ta iki devletli, adil ve kalıcı bir çözüm bulunması için gayret gösterdik. Muhataplarımızı da bunu sağlamaya davet ettik. Bir başka davetimizi de uluslararası topluma yaptık. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsız bir devlet olarak tanınması Kıbrıs sorununun çözümüne katkı sağlayacak yegane adımdır, en etkili adımdır. Bunun dışındaki seçenekleri tanımıyoruz. Biz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin haklarını uluslararası hukukun bize tanıdığı garantörlük hakkı çerçevesinde sonuna kadar muhafaza etmekte kararlıyız. KKTC’nin, Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye sıfatıyla dahil olmasının araladığı kapının devamının gelmesini bekliyoruz. Ülkelerin birbiri ardınca KKTC’yi bağımsız devlet olarak tanıması Doğu Akdeniz’de barışa ve huzura hizmet eder. Bundan sonraki yol haritamız da KKTC’nin haklarının eksiksiz muhafazası ve uluslararası sisteme entegrasyonu yolunda atılacak etkin adımlardır.”

895,7 MİLYON EURO KREDİ ANLAŞMASI İMZALANDI

TC Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bakanlıklar ve yerel yönetimlerin yenilenebilir enerji ve su verimliliğine ilişkin finansman ihtiyaçlarını karşılamada köprü görevi gördüklerini belirterek, “Bu kapsamda Dünya Bankası ile toplam tutarı 895,7 milyon avro olan kredi anlaşması imzaladık.” dedi.

Bakan Şimşek, AA muhabirine, cari açık ve dışa bağımlılığın azaltılması için yenilenebilir enerji yatırımlarının ve üretimde verimliliğin önem taşıdığını, yeni yatırımlar konusunda ihtiyaç duyulan finansmana yönelik de Bakanlık olarak çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.

Orta Vadeli Program’da (OVP) özellikle “yeşil dönüşüme” özel başlık açtıklarını ve kamu yatırımlarında bu projeleri önceliklendirdiklerini hatırlatan Şimşek, yurt dışı temaslarında da finansman kaynakları oluşturabilecek kişi ve kurumlarla görüşmeler yaptıklarını anlattı.

Şimşek, yenilenebilir enerji yatırımlarının gelecek 10 yıla yayılması yerine 3 yılda gerçekleştirilmesi halinde cari açık ve dışa bağımlılığın azalacağına dikkati çekerek, finansman kaynağı konusunda Dünya Bankasının önemli bir paydaş olduğunu dile getirdi.

 “Bankadan sağladığımız finansman tutarı 3,2 milyar dolara ulaştı”

Dünya Bankasının Türkiye’ye 35 milyar dolarlık destek vermesini planladığını anımsatan Şimşek, söz konusu kaynağın deprem bölgesinin rehabilitasyonu ve yeşil dönüşüm başta olmak üzere reel sektörün yeni yatırımlarında kullanılabileceğini ifade etti.

Şimşek, bu kapsamda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve İller Bankası AŞ tarafından uygulanacak “Kamuda ve Belediyelerde Yenilenebilir Enerji Projesi” kapsamında Dünya Bankasından 500 milyon avro tutarında finansman sağlanmasına ilişkin anlaşmaları imzaladıklarını bildirdi.

Ayrıca Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ve İller Bankası AŞ tarafından uygulanacak “Su Döngüselliği ve Verimliliğinin Artırılması Projesi” için de Dünya Bankasından 395,75 milyon avro tutarında finansman sağladıkları bilgisini veren Şimşek, şunları kaydetti:

“Bakanlıkların ve yerel yönetimlerin yenilenebilir enerji ve su verimliliğine ilişkin finansman ihtiyaçlarını karşılamada köprü görevi görüyoruz. Bu kapsamda Dünya Bankası ile toplam tutarı 895,7 milyon avro olan kredi anlaşması imzaladık. Bu kredilerin 570,75 milyon avrosu tahsisli, 325 milyon avrosu ise Hazine garantili. Dünya Bankası Türkiye için 35 milyar dolarlık mali paket sağlayacağını açıklamıştı. Bankadan gelen finansman tutarı imzaladığımız yeni anlaşmalarla şu an yaklaşık 3,2 milyar dolara ulaştı.”

Binlerce reçete ile milyonları aldılar

Ülke gündeminde geniş yankı uyandıran ‘Sahte reçete’ olayı ile ilgili Dr. N.P. , Dr. M.A., Eczacı İ.T. ve Eczacı S.S. az önce tutukluluk talebi ile Lefkoşa Kaza Mahkemesine çıkarıldı.

Polis çavuşu mahkemede verdiği ifadede olayın polisin bilgisine 13 Eylül tarihinde geldiğini ve derinleşen soruşturma kapsamında zanlıların tutuklandığını kaydetti. 2023 Ocak ayı itibariyle 180 bin recete yazıldığını kaydeden polis çavuşu Temmuz ayına kadar bu recetlerden 55 Milyon TL temin edildiğini söyledi. Polis çavuşu bilgileri temin edilen 75 kişinin suan yurt dışında olduğunu, ülkede olan sigortalı ismi geçen hastalardan ifadeler alınacağını kaydederek aranan bir Doktor daha olduğunu vurguladı. Polis çavuşu soruşturmanın çok yönlü devam ettiğini ifade ederek 3 gün tutukluluk talep etti. Mahkeme soruşturmanın devam ettiğine dikkati çekerek zanlıların 3’er gün tutuklu kalmasına karar verdi.

Üstel, yarın Girne Bölgesi’nde ziyaretler yapacak

UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, bölge ziyaretleri kapsamında, 23 Eylül Cumartesi Günü (Yarın) Girne Bölgesi’nde olacak.

Üstel, Girne İlçe Başkanlığı’nın organizasyonuyla düzenlenecek ziyaretine saat 09.30’da Karaoğlanoğlu UBP Örgüt Binası ile başlayacak.

Ardından saat 10.30’da Genel Başkan ve Başbakan Ünal Üstel Çatalköy – Arapköy Halkı ile buluşacak

Toplantı, Çatalköy Düzkaya Lokali’nde yer alacak.

Genel Başkan ve Başbakan ile Heyeti, Saat 12.00 ‘de ise Esentepe Kültür Binası’nda Esentepe-Karaağaç-Bahçeli-Beşparmak Halkı ile bir araya gelecek.

Ziyaretler vesilesiyle Üstel, halka hitap edecek, hükümet icraatları ve bölgesel sorunlarla ilgili güncel gelişmeleri kamuoyu ile paylaşacak.

Serbest Çalışan Hekimlerin Reçete Süresi 6 Aya Uzatıldı

Serbest çalışan hekimlerin reçete süresi 1 aydan 6 aya kadar artırılarak, pazartesi gününden itibaren geçerli olacağı duyuruldu.

Serbest çalışan hekimlerin yazdığı reçetelerin süresi 1 aydan 6 aya kadar uzatılarak, bu değişikliğin pazartesi gününden itibaren yürürlüğe gireceği öğrenildi. Bu önemli değişiklik, hastaların tedavi süreçlerini daha rahat yönetmelerine olanak sağlayacak.

Uluslararası doğa bilimleri ve teknoloji konferansı başladı

Uluslararası Doğa Bilimleri, Mühendislik ve Malzeme Teknolojileri Konferansı’nın üçüncüsü (NEM 2023) dün Salamis Bay Conti Resort Otel’de başladı.

Doğu Akdeniz Üniversitesi’nden (DAÜ) verilen bilgiye göre, konferansa, Türkiye ve İngiltere’deki bazı üniversitelerden bilim insanları katılıyor. Açılış bölümüne Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu da katıldı.

 

-Amcaoğlu

Ekonomi ve Enerji Baklanı Olgun Amcaoğlu ülkenin fahri temsilciliğinin yapıldığı en önemli yerlerden birinin DAÜ olduğunu belirterek, bugün gerçekleşen konferans ile çalışmaların görünür olacağını vurguladı. KKTC’de kurulması hedeflenen enerji dairesinin önemine değinen Amcaoğlu, enerji verimliliği yasasının hazır olduğunu ve bakanlar kurulunun gündeminde olduğunu aktardı. Amcaoğlu, bütün dünyada olduğu gibi KKTC’nin de yeşil enerji ile yaşayan bir ülke olma konseptinde tüm dünya ile kucaklaşma şansı elde edeceğini vurguladı. Düzenlenen bu tarz konferansların cesaret verdiğini belirten Amcaoğlu, emeği geçenlere teşekkürlerini iletti.

 

-Çavuşoğlu

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu da konuşmasında, DAÜ’nün ev sahipliğinde yapılan konferansta yer almaktan son derece mutlu olduğunu ifade etti. Söz konusu konferansla dünyanın geleceğine kafa yorulduğunu aktaran Çavuşoğlu, dünyada artan nüfus ve azalan toprakların yeni arayışlara sebep olduğunu vurguladı. Doğaya zarar vermeyen, doğadan daha az tükettiğimiz ve güneş gibi imkanlar ile enerjiyi nasıl daha fazla kullanabileceğimizin bilim adamlarınca araştırılmasının son derece önemli olduğunu aktaran Çavuşoğlu, alışkanlıklarımızla devam etmemiz halinde gelecek nesillere bırakacağımız bir dünyanın olmayacağının altını çizdi. Böylesi anlamlı bir organizasyonun gerçekleşmesinde emeği geçenlere teşekkürlerini ileten Çavuşoğlu, verimli bir konferans geçmesini temenni etti.

 

– Hocanın

DAÜ) Rektörü Prof. Dr. Aykut Hocanın, DAÜ’nün yasa ile kurulmuş tek devlet üniversitesi olduğuna işaret ederek, DAÜ’nün eğitim, araştırma ve topluma hizmet misyonu ile önemli bir işlev gördüğünü vurguladı. DAÜ’nün Kimya, Uygulamalı Bilimler ve Mühendislik gibi alanların araştırma laboratuvarlarında önemli çıktılar elde ettiğini belirterek özellikle bu bağlamda dünya sıralamalarında önemli başarılara imza attığını vurguladı. DAÜ’nün hedefinin her zaman birincilik olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Hocanın, DAÜ’nün bölgenin en iyi üniversitesi olduğunu sözlerine ekledi. Söz konusu konferansın bilimsel üretim ve uygulama anlamında önemli bir görev üstlendiğini belirten Prof. Dr. Hocanın, konferansın verimli geçmesini temenni etti.

-İcil

DAÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Huriye İcil, bilim dünyasının artan iklim değişikliğiyle ortaya çıkan birçok yaşamsal problemlere hızlı çözümler bulma konusunda araştırmalarını artırdığına değindi.

Dr. İcil, bilimsel çalışmalar ile KKTC’nin tanıtılmasının daha etkili olacağını da vurguladı.

Reçete vurgunu operasyonu… Gardiyanoğlu, operasyonu gece boyunca Bakanlık’tan takip etti…

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, reçete vurgunuyla ilgili operasyonu gece boyunca Bakanlıktan takip etti…

Reçete vurgunu skandalıyla ilgili 2 eczacı ve 2 de doktor tutuklandı. Polisin özel bir ekip kurup takip ettiği soruşturmayla ilgili hâlâ aranan doktor ve eczacılar da var.

Tutuklanan eczacı ve doktorların bugün saat 11.00’e Lefkoşa Kaza Mahkemesi’ne çıkarılacağı öğrenildi. Bu arada bu yolsuzluk operasyonunun başlamasını sağlayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, dün gece sabaha kadar devam eden süreci bürokratlarıyla birlikte bakanlık binasında mesai yaparak takip etti.

Polis ile sürekli istişare içerisinde olan Gardinoğlu ve ekibi, süreci an be an takip etti.

Bakan Gardiyanoğlu, gece yarısı kişisel sosyal medya hesabından paylaştığı fotoğrafta müsteşarı, özel kalem müdürü, Sosyal Sigortalar Dairesi Müdürü ve İhtiyat Sandığı Dairesi Müdürü ile “Mesaiye devam” dedi.

İşte güncel kurlar

Serbest piyasada bugün Sterlin 33,60, Euro 29,15, Dolar 27,35 liradan işlem görüyor.

Döviz kurları yeni günde yatay seyrediyor.

Serbest piyasada Sterlin 33,60 liradan, Euro 29,15 liradan, Dolar ise 27,35 liradan güne başladı.

SERBEST PİYASADA DÖVİZ KURLARI

Serbest piyasada saat 08.30 itibarıyla kurların alış- satış fiyatları şöyle:

STG ALIŞ: 33,05 – SATIŞ: 33,60

EURO ALIŞ: 28,65– SATIŞ: 29,15

USD ALIŞ: 26,90- SATIŞ: 27,35

Sayın Erdoğan, ‘adalet manifestosu’ yazmıştır.

“Anavatanımızın desteğiyle, Ülkemizin yeni çözüm vizyonu her geçen gün daha görünür hale geliyor”
Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Sekreteri ve Gazimağusa Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu BRT’de yayınlanan ve Baykan Gürses ve Aziz Karaaziz’in sunduğu ‘’Manşet+’’ Programına konuk oldu…
Ulusal Birlik Partisi (UBP)Genel Sekreteri ve Gazimağusa Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, BM Genel Kurul vesilesiyle sürdürülen temasları ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmayı değerlendirdi.

Hasipoğlu, “Sayın Erdoğan, BM kürsüsünde aslında daha adil bir dünya düzeni için adeta bir ‘adalet manifestosu’ yazmıştır. BM’nin adil olmayan mevcut yapısından dolayı maalesef Kıbrıs Türk Halkı da nasibini almıştır. Özellikle Sayın Erdoğan,” Dünya Beşten Büyüktür” sözünden hareketle Birleşmiş Milletler’deki tartışmanın başını çeken bir lider olarak bu konudaki en mağdur ülkenin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olduğunu belirtmiştir” dedi.

Hasipoğlu ”Bir ülke düşünün bütün çözüm planlarına ”evet” desin, Kıbrıs Rum tarafı her şeye ”hayır” diyen taraf olarak Avrupa Birliği üyesi olsun. Bizler ise izolasyonlara ve kısıtlamalara mağdur olmaya devam edelim. Birleşmiş Milletler gibi bir oluşuma üye olan ülkelerin çoğunun bu durumu içlerine sindirebildiklerini düşünmüyorum. Güvenlik Konseyi’nin beş daimi ülkesi kendi çıkarları gereği bu statükonun devamından yana. Bu statükodan da en fazla Rum tarafı Sefa sürüyor . 2004 yılında Annan Planı sürecinden sonra, Rum tarafı Birleşmiş Milletler’in ve Avrupa Birliği’nin kendilerine yarattığı bu konfor alanından memnun ve çözüme de ihtiyaçları yok” diye konuştu

‘’Kıbrıs Türk Tarafı sürdürmekte olduğu politikadan vazgeçecek mi?” şeklindeki spekülasyonları da değerlendiren Hasipoğlu, ” Anavatanımız sayesinde New York zirvesinde bizim politikamızın desteklendiği ve savunulduğu da teyit edilmiş oldu. Birleşmiş Millletler ve Avrupa Birliği bizlere federasyonu görüşmeye devam edin diyorlar… Yıllarca federasyonu görüştük. İki tarafta buna rıza gösterdiği için federasyonu görüştük. iki toplumlu, iki bölgeli siyasal eşitliğe dayanan bir çerçevede biz federasyonu görüştük ama altını dolduramadık. Çünkü Rum tarafı siyasal eşitlikten, iki bölgelilikten farklı şeyler anladı bu nedenle federasyon gerçekleşemedi. Tüm bunlar BM kayıtlarına geçti” dedi.
Bundan sonraki süreci de değerlendiren Hasipoğlu, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üyelik sonrası siyasilerin ilişkilerin geliştiğini belirtti ve “Bu ilişkiler sayesinde yeni vizyonumuz anlatabiliyoruz. Yeni vizyonumuz buralarda da kabul görüyor” şeklinde konuştu.

Depremle ilgili Adli süreci izleme Komitesinin çalışmaları ve faaliyetlerinin son durumu hakkında da bilgi veren Hasipoğlu , komitenin Türkiye’de meydana gelen deprem felaketinde hayatını kaybeden vatandaşlarımızın haklarını aranması ve suçluların cezalandırılması adına adli süreçleri aktif olarak takip ettiğini vurguladı.
Hasipoğlu önümüzdeki hafta önce Ankara daha sonra Adıyaman ve Hatay’a gideceklerini, ilgilerle görüşüp yargı sürecini yerinden takip edeceklerini de açıkladı.
Komite Başkanı Hasipoğlu, ‘’ Türkiye Cumhuriyeti’nin adaletine güveniyoruz ve en adil sonuçları alacağımıza inanıyoruz. Fakat oturduğunuz yerden bunları yapamayız. Siyasilerle, izin makamlarıyla, yerel yöneticilerle ve savcılık makamlarıyla görüşmek üzere bir dizi temaslar için Türkiye’ye gideceğiz ve sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız, ailelerin bizlerden beklentisi de bu yöndedir’ ifadelerini kullandı.

UBP İÇİN ÇALIŞMALAR
Ulusal Birlik Partisi’nin yeni yasama yılına hazır olup olmadığı konusunda gelen bir soruya ise Hasipoğlu ‘’Ulusal Birlik Partisi tüm komitelerde vekil bulunduran ve çoğunluğa sahip olan bir partidir ve her zaman özveriyle çalışmaya hazırız. Parti olarak bizler yaz döneminde de çalıştık. Genel kurul anayasa gereği toplanamasa da komitelerimiz yaz boyunca büyük bir şevkle çalıştı yeni dönem mecliste yoğun bir dönem olacak ve bu yoğunluğa hazırız’’ cevabını verdi.
Hasipoğlu, Yeni yasama yılında muhalefetten beklentilerinin “yanlışa yanlış doğruya doğru’ demeleri olduğunu belirtti ve muhalefetten yapıcı bir tavır beklediklerini sözlerine ekledi.

DÜNYA SAĞLIK TURİZMİ KONSEYİ AB’NİN MERKEZİNE YERLEŞECEK

DÜNYA SAĞLIK TURİZMİ KONSEYİ AB’NİN MERKEZİNE YERLEŞECEK

Dünya Sağlık Turizmi Konseyi’nin (GHTC) Kişinev’de gerçekleştirilen Yönetim Kurulu toplantısında konseyin ikinci merkezinin Avrupa Birliği ve NATO ile pek çok uluslararası örgütün merkezi konumundaki Brüksel’de kısa süre içinde açılmasına karar verildi.

 

Dünya Sağlık Turizmi Konseyi (GHTC) Yönetim Kurulu Toplantısı, Almanya, Çin, Hırvatistan, Hindistan, Kırgızistan, Fas, Suudi Arabistan ile birlikte Konseyin Başkan Yardımcısı Ülkelerinden olan Moldova’nın başkenti Kişinev’de yapıldı.

 

Toplantı 11 ülkenin katılımı ile yapıldı…

Dünya Sağlık Turizmi Konseyi (GHTC) Dönem Başkanı Dr. Ahmet Savaşan (KKTC) başkanlığında yapılan yönetim kurulu toplantısına, GHTC Kurucu Onursal Başkanı Emin Çakmak (Türkiye), Denetleme Kurulu Başkanı Yunus Gürkan (Türkiye), Genel Sekreter Doğan Yalkı (KKTC), Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Nedime Serakıncı (KKTC) yanı sıra, 4. Dönem Başkanı Ruslan Guliyev (Azerbaijan), 5. Dönem Başkanı Dr. Violetta Janyshevska (Ukraine), Başkan Yardımcısı ülke temsilcileri, Lutz Lungwitz (Almanya), Aibek Alanov (Kırgizistan), Dr. Natalia Ciobanu (Moldova), Amine Bellamine (Fas), Raissa Nurzhaubayeva and Prof. Dr. Saulesh Kalenova (Kazakistan), Constantin Alexandru (Romanya), Maria Princivalle temsilcisi  Florin Losif ( İtalya) katıldı.

 

Kuzey Kıbrıs’ta gerçekleştirilecek Dünya Sağlık Turizmi Formu hazırlıkları ele alındı…

Monte-Carlo Monako’da kurulan Dünya Sağlık Turizmi Konseyi’nin (GHTC) ikinci merkez ofisinin kısa süre içinde Brüksel’de açılmasına karar verilen yönetim kurulu toplantısında, ülkeler arası işbirliğinin geliştirilmesi için izlenecek yol haritası, üye ülke sayısının arttırılması, 56 ülkenin katılımı ile KKTC’de gerçekleştirilecek 2024 Dünya Sağlık Turizmi Formu hazırlıkları, 2023-24 yıllarında destek verilecek ve katılım sağlanacak uluslararası organizasyonlar, bilimsel web konferansları takvimi, tüzük değişiklikleri, süreli bilimsel yayınlar, konseyin sosyal ağları ile dijital altyapısının güçlendirilmesi için atılacak adımlar gibi konular ele alındı.

 

 

Ombudsman İlkan Varol, TC Roma Büyükelçisi Gücük’ün verdiği resepsiyona katıldı

Ombudsman İlkan Varol, Türkiye Cumhuriyeti Roma Büyükelçisi Gücük’ün verdiği resepsiyona katıldı

Ombudsman İlkan Varol, dün akşam Türkiye Cumhuriyeti Roma Büyükelçisi Gücük’ün verdiği resepsiyona katıldı.

Uluslararası Ombudsman Konferansı’na katılmak ve resmî temaslarda bulunmak üzere Roma’ya giden Varol, Türkiye Cumhuriyeti Roma Büyükelçisi Ömer Gücük’ün verdiği resepsiyonda Roma’da bulunan Türk misafirlerle bir araya geldi.

Varol, Türkiye Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç ve heyeti ile de görüştü.

İtalya Ombudsmanı Mario Fardelli’nin daveti üzerine Roma’da bugün başlayacak ve iki gün sürecek Uluslararası Ombudsman Konferansı’nda “Küresel Krizlerde İnsan Hakları’ temalı paneline katılacak olan Varol, bir de konuşma yapacak.

ÜSTEL, MYK’YI TOPLUYOR

ÜSTEL, MYK’yı topluyor

UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, UBP Merkez Yönetim Kurulu’nu toplantıya çağırdı.

Ünal Üstel, toplantıda, ülke gündemi, hükümet icraatları ve parti çalışmaları ile ilgili durum değerlendirmesi yapacak.

Yarın ( 22 Eylül Cuma ) Saat 19:00’da başlayacak MYK Toplantısı, Lefkoşa Köşklüçiftlik’teki Genel Merkez’de yer alacak

TCMB faiz kararını açıkladı

TCMB Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 30 seviyesine yükseltti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası politika faizini yüzde 30 seviyesine çıkardı.

Bloomberg HT anketine katılan kurumların beklentisi politika faizinin 500 baz puan artışla yüzde 30 seviyesine çıkarılması yönündeydi.

Son artışla birlikte TCMB yeni yönetimi altında dördüncü faiz artışını gerçekleştirmiş oldu.

TCMB’nin karar metninde şu ifadeler kullanıldı:

“Kurul, dezenflasyonun en kısa sürede tesisi, enflasyon beklentilerinin çıpalanması ve fiyatlama davranışlarındaki bozulmanın kontrol altına alınması için parasal sıkılaştırma sürecinin devamına karar vermiştir.

Enflasyon temmuz ve ağustos aylarında öngörülenin üzerinde gerçekleşmiştir. Yurt içi talepteki güçlü seyir ve hizmet fiyatlarındaki katılık devam ederken, petrol fiyatlarındaki artış ve enflasyon beklentilerinde süregelen bozulma enflasyonda ilave yukarı yönlü baskı oluşturmaktadır. Bu unsurlar, enflasyonun yıl sonunda Enflasyon Raporu’ndaki (Rapor) tahmin aralığının üst sınırına yakın seyredeceğine işaret etmektedir. Son dönemde etkili olan ücret ve kur kaynaklı maliyet yönlü baskılar ile vergi düzenlemelerinin ise enflasyona önemli ölçüde yansıdığı ve aylık enflasyonun ana eğiliminde düşüşün başlayacağı değerlendirilmiştir. Kurul, parasal sıkılaştırma adımlarının etkisiyle, dezenflasyonu 2024 yılında Rapor’daki patika ile uyumlu şekilde tesis etmekte kararlıdır.

Doğrudan yabancı yatırımlar, dış finansman koşullarındaki iyileşme, rezervlerde süregelen artış, turizm gelirlerinin cari işlemler hesabına desteği ve Türk lirası varlıklara yurt içi ve yurt dışı talebin artmaya başlaması fiyat istikrarına güçlü katkıda bulunacaktır.

Politika faizi, enflasyonun ana eğilimini geriletecek ve enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirlenecektir. Enflasyon görünümünde belirgin iyileşme sağlanana kadar parasal sıkılaştırma gerektiği zamanda ve gerektiği ölçüde kademeli olarak güçlendirilecektir.

Kurul, mevcut mikro- ve makroihtiyati çerçeveyi, piyasa mekanizmalarının işlevselliğini artıracak ve makro finansal istikrarı güçlendirecek şekilde sadeleştirmektedir. Sadeleşme süreci, etki analizleri dikkate alınarak kademeli olarak devam edecektir. Bu kapsamda, Türk lirası mevduat payının artırılmasına yönelik düzenlemeler parasal aktarım mekanizmasını güçlendirmektedir. Kurul, faiz artırımının yanı sıra, parasal sıkılaştırma sürecini destekleyecek seçici kredi ve miktarsal sıkılaştırma kararları almayı sürdürecektir.

Enflasyon ve enflasyonun ana eğilimine ilişkin göstergeler yakından takip edilecek ve Kurul, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanmaya devam edecektir.

Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede almaya devam edecektir.”

Adanın ritmi Gönyeli Çemberi’nde atacak

Gönyeli-Alayköy Gençlik Festivali bu yıl adanın kalbinde: Gönyeli Çemberi’nde (Concorde Otel önü çim alanda)

Gönyeli-Alayköy Belediyesi’nin her yıl düzenlediği ve ülkenin en önemli festivalleri arasında yer alan Gönyeli-Alayköy Gençlik Festivali bu yıl 22-23 Eylül tarihlerinde gerçekleştiriliyor.

Her yıl Yenikent Belediye Bulvarı’nda yapılan festival, bu yıl farklı bir heyecana ev sahipliği yapacak. Festival, adanın kalbi olarak nitelendirilen ve birçok şehrin birleşim noktası halini alan Gönyeli Çemberi’nde (Concorde Otel önü çim alanda) yapılacak.

Gönyeli Çemberi binlerce genci ağırlayacak

Bu yıl Gönyeli Çemberi, binlerce genci ağırlamaya hazırlanıyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da birbirinden özel sanatçılar, şovlar ve gösterilerle Gönyeli Çemberi gençlerin eğlence haykırışları ile inleyecek.

Herhangi bir olumsuz durum yaşanmaması adına Polis Genel Müdürlüğü ile işbirliği içerisinde gerçekleştirilecek festivalde hem polis hem de Gönyeli Alayköy Belediyesi Zabıta Birimi gerek trafik gerekse güvenlik konusunda ciddi önlemler aldı.

Trafik sıkışıklığı oluşmaması için polis ve belediye görevlileri yeni otopark alanları oluşturarak vatandaşların festivale rahatça ulaşabilmesini sağlayacak.

İlk gece KÖFN ve Bengü konseri var

Gönyeli-Alayköy Gençlik Festivali’nin ilk gününde saat 16.00’da DJ Coşkuner ve Radyo Juke canlı yayını yapılacak. Ardından ise saat 17.00’de Erbulut jimnastik gösterisi ile minikler hünerlerini sergileyecek. Festival saat 17.30 Oğulcan Başarı konseri ile devam edecek.

18.45’ta ise dans gösterisi olacak. Gecenin ilk büyük konseri Türkiye’nin son dönemde yıldızı parlayan grubu KÖFN ile gerçekleşecek. Saat 21.30’da ise gecenin final konseri Bengü ile olacak. Gençler Bengü ile birlikte şarkıları hep bir ağızdan söyleyecek. Gecenin sonunda ise DJ performansları olacak.

Pamela ve İkilem gençleri coşturacak

Gönyeli-Alayköy Gençlik Festivali’nin ikinci ve son gününde ise yine güne saat 16.00’da DJ Coşkuner ve Radyo Juke canlı yayını ile başlanacak.

Saat 17.00’de Maskot gösterisi, 17.30’da ise Grup Frekans konseri yapılacak.

18.30 yapılacak Dans Gösterisinin ardından gençlerin sevgilisi Pamela saat 19.00’da gençlerle birlikte olacak.

Saat 21.30’da ise yine Türkiye’nin sevilen gruplarından İkilem gençlerle buluşacak. Festival ve gece saat 23.00’deki DJ performansları ile son bulacak.

Muhteşem yarışmalar gençleri bekliyor

Gönyeli-Alayköy Gençlik Festivali konserler yanı sıra muhteşem yarışmalarla da gençlerin ilgi odağı olacak. İlk gece saat 20.30’da gençler için Rodeo yarışması yapılacak. Kendisine güvenen gençler Rodeo Yarışması’nda kendilerini test edebilecek.

İkinci gece ise saat 20.30’da Cosplay yarışması düzenlenecek. Kazanana otel konaklama ödülünün verileceği organizasyonda yaratıcılığına ve kostümüne güvenen herkes yarışmada jüri önüne çıkabilecek. Her iki yarışma için duyurular Gönyeli Alayköy Belediye tarafından yapılacak.

Onlarca aktivite hazırlandı

Her yıl olduğu gibi bu yıl da gençlik festivaline ailelerin de katılımı için onlarca aktivite ve stant hazırlandı. Üreten Gençler stantlarından yeme-içme stantlarına, çocuklar için oyunlardan sergi ve atölye çalışmalarına kadar birçok etkinlik yine bu festivalde olacak.

Amcaoğlu: Gençler için hep daha iyisini planlıyoruz

Gönyeli Alayköy Belediyesi Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, Gönyeli-Alayköy Gençlik Festivali için uzun süredir hazırlandıklarını ifade ederek bu yıl festivalin Gönyeli Çemberi’nde yapılacak olmasının heyecanını da yaşadıklarını söyledi.

Her yıl düzenlenen Gençlik Festivali’ni gençlere layık yapabilmek için personelle birlikte uzun süredir çalıştıklarını kaydeden Amcaoğlu, “gençlerimiz her şeyin en iyisini hak ediyor. Bizlerde onlara Gönyeli Alayköy’de çok daha iyi şartlar sunabilmek için elimizden geleni yapıyoruz. Tüm ülke gençliği ve kendisini genç hisseden herkesi 22-23 Eylül tarihlerinde Gönyeli Çemberi’ne bekliyoruz. Festivalin güven ve huzur içerisinde geçmesi için işbirliği yapacağımız Polis Genel Müdürlüğü’ne ve bu festivali hazırlamamızda katkısı olan sponsorlarımıza da çok teşekkürlerimizi sunuyoruz.” diye konuştu.

Festivale katkı koyanlar

Gönyeli-Alayköy Gençlik Festivali’ne katkı koyan kuruluş ve şirketler şöyle: Radyo Juke, Mitoshi co, Turizm Bakanlığı, Concord Hotel, Fly KHY, KKTCELL, Mandella, Beef, Baytech.

 

22-23 Eylül Gönyeli-Alayköy Gençlik Festivali

  • 22 Eylül Cuma

⁃16.00 kapı açılışı.

⁃ 16.00 DJ Coşkuner ve Radyo Juke canlı yayını (küçük sahne)

⁃ 17.00 Erbulut jimnastik gösterisi

⁃ 17.30 Oğulcan Başarı konseri

⁃ 18.45 Dans gösterisi (küçük sahne)

⁃ 19.00 Köfn konseri

⁃ 20.30 Rodeo yarışması (küçük sahne)

⁃ 21.30 Bengü konseri

⁃ 23.00 LED ekran DJ

⁃ 00.00 Kapanış

 

  • 23 Eylül Cumartesi

⁃16.00 kapı açılışı.

⁃ 16.00 DJ Coşkuner ve RadyoJuke canlı yayını (küçük sahne)

⁃ 17.00 Maskot gösterisi ve cosplay provası

⁃ 17.30 Grup Frekans konseri

⁃ 18.30 Dans Gösterisi (küçük sahne)

⁃ 19.00 Pamela konseri

⁃ 20.30 Cosplay yarışması (küçük sahne)

⁃ 21.30 İkilem konseri

⁃ 23.00 LED ekran DJ

⁃ 00.00 Kapanış

BAKAN OĞUZ:ETKİN DENETİMLER YAPILACAK

İçişleri Bakanı Oğuz, Azerbaycan ziyareti, ülkeye girişlerle ilgili alınan tedbirler, yabancılara emlak satışı, sosyal konut ve kırsal kesim arsalarının durumu ile vatandaşlık konularına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu:

e-Vize ile çifte kontrol… İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, ülkeye rahatça girişen kişilerin suçlara karışmasıyla ilgili konuştu. Ülkeye girişte transit vize uygulamasının yürürlükte olduğunu ve bu uygulamaya, yakında hizmete girecek e-Vize’nin de ekleneceğini belirten Oğuz, çifte kontrol sayesinde ülkeye girişlerin daha sağlıklı olacağını söyledi. Oğuz, ülke içerisinde polis ile işbirliği içerisinde daha etkin denetimlerin yapılacağını da ifade etti. “Bu konuyu çözeceğiz”… Dursun Oğuz, ülkeden çok sayıda mülk alan yabancıların satın aldığı kişiyle sözleşmeye imza attığını ama bunların tapuda kayıtlarının yapılmaması nedeniyle devletin ciddi gelir kaybı yaşadığını dile getirerek, “Bunlarla ilgili ne yapılabilir diye arayıştayız. Tapuya kayıt zorunluluğu getirme yoluna bakıyoruz. Devletin en büyük gelir kaybı buradadır. Bunu çözmemiz gerekiyor” dedi. Vatandaşlık sorunu… Vatandaşlık konunun hassas olduğunu belirten Dursun Oğuz, “Burada doğmuş, burada okumuş, vatandaş olamamış mağdur gençler var. Bizim önceliğimiz bunlarla birlikte eşlerden kaynaklı gecikenleri halletmek. Mesela, 3-4 yıl önce eşi almış, diğeri almamış. Diğerine verdiğiniz zaman otomatikman çocuklara da vermeniz gerekir ki, o çocuk eğer 18 yaşın altındaysa kurtulsun” diye konuştu. “Vicdanım rahat değil”… Kırsalda dağıtılan kırsal kesim arsalarının gençlerin topraklarına sahip çıkması için verildiğini anlatan Dursun Oğuz, şöyle konuştu: “Bir sürü ihbar geliyor ya da Facebook’a baktığınızda görüyorsunuz; ‘Kırsal kesim arsasının satışı’ diyor. Kişinin bunu alıp satması etik de doğru da değil. Bazılarında uygunsuz da olsa iptal etme yoluna gideceğim çünkü vicdanım rahat değil.” “Devlet olmanın varlığını hissettik”… Azerbaycan’daki Türk Devletleri Teşkilatı toplantısında devlet olmanın varlığını hissettiğini söyleyen Dursun Oğuz, “İnşallah bundan sonraki süreçte üst düzeyde daha yakın temaslarda halkların birbirini tanıması yani KKTC’nin teşkilat üyesi ülkeler ile daha yakın işbirlikleriyle tanınma kapısının da açılmasını sağlayacağız” ifadelerine yer verdi. Müslüm BAYUK    İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, KIBRIS TV’de, Aytuğ Türkkan ile Detay programına katıldı, bakanlık icraatları konusunda önemli bilgiler paylaştı.    Ülkeye girişler konusunda yaşanılan sıkıntılara değinen Oğuz, transit vize uygulamasının uygulandığını ve e-vize çalışmalarının da son aşamada olduğunu belirterek, sistemin çift kontrol ile çalışacağını kaydetti. İçerdeki kaçak durumlarıyla ilgili olarak da polis ile çalışıp etkin denetimlerin önemini anlatan Oğuz, vatandaşlık politikasına yönelik de mesajlar verdi. Önceliğin burada doğup büyüyen çocuklar ve evlilikten bekleyenler olduğunu belirten Oğuz, vatandaşlık konusunun hassasiyetine değindi.    Tapu kayıtları ve sözleşme üzerinden yapılan satışlardaki sıkıntıları gördüklerini ve devletin gelir kaybının önüne geçmek için çalışmalar başlattıklarını anlatan İçişleri Bakanı, sosyal konut projeleri ve kırsal kesim arsalarıyla ilgili de bilgiler paylaştı.    Bakan Oğuz, Azerbaycan’da katıldığı Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) toplantısında yaşanılanlar hakkında da önemli bilgiler verdi. “Azerbaycan’daki toplantı çok farklıydı”      2019 yılında Tarım Bakanlığı görevini yürüttüğü zaman İslam İşbirliği Teşkilatı’nın toplantısına katıldığını anımsatan Oğuz, ancak Azerbaycan’daki toplantının çok daha farklı olduğunu belirtti, “Devleti temsil ettiğimizi hissettik” ifadelerine yer verdi. Bakan Oğuz şöyle konuştu:    “2019 yılında tarım bakanıyken gittiğim durumla bugünkü arasında karşılaştırma yapacak olursam; İslam ülkeleri toplantısına gittiğimizde gözlemci üye olarak konuşma yapıyorsunuz ama bu defa Türk devletleri olarak daha farklı bir boyutta üst düzey anlamında bir kabul görme durumu var. Temsiliyet anlamında size karşı ayrı bir duruş var. Size karşı bir kabullenmişlik var. Özellikle Sayın İlham Aliyev’in bizimle birlikte dünya basınına paylaştığı resimde hem de “KKTC bayrağı orada olacak, gerekli talimatı verdim’ demesi oldukça önemliydi. Aliyev bize “Sizin yanınızdayım’ mesajını net olarak vermiştir.”    TDT’de Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi liderliğine dikkat çeken Oğuz, “Türk devletlerinin bir araya gelmesi, bütün ülkeler arasındaki ilişkilerin gelişmesi anlamında, ekonomik, sosyal, kültürel anlamda da mutlaka daha çok gelişimine sebep olacaktır” dedi.    TDT’nin kasım ayında Kazakistan’da devlet başkanlarının katılacağı bir zirve düzenleyeceği bilgisini paylaşan Bakan Oğuz, “KKTC orada da yine bu gündemde olacak. Ama dediğim gibi İlham Aliyev’in bize karşı dik duruşu ve ‘KKTC’nin bayrağı dalgalanmalıdır, dalgalanacaktır’ demesi bizi gururlandırdı. Devlet olmanın varlığını hissettik” diye konuştu. “İnşallah tanınma kapısı açılacak”    Dursun Oğuz, bundan sonraki süreçte KKTC’nin TDT ile çok daha yakın işbirliği içerisinde olacağına inanç belirterek, şöyle devam etti:    “İnşallah bundan sonraki süreçte üst düzeyde daha yakın temaslarda halkların birbirini tanıması yani KKTC’nin hem Azerbaycan’ın hem Kırgızistan’ın hem de Özbekistan’ın ve diğer TDT ülkeleri ile daha yakın işbirlikleriyle tanınma kapısının da açılmış olmasını sağlayacağız.” “E-Vize’de sözleşme imzalama noktasındayız”    Bakanlık konularına ilişkin de önemli mesajlar veren Dursun Oğuz, ülkeye giriş çıkışlar konusunda bir önceki Bakan Ziya Öztürkler’in başlattığı E-Vize uygulamasının nihayete vardırılacağını kaydetti.    “Devlette devamlılık esastır” diyen Bakan Oğuz, “Ziya Bey’in e-vize konusundaki çalışmaları tamamlanma aşamasında ve sözleşme imzalanma durumuna geldi. Ancak bu süre zarfında bizim Türkiye Cumhuriyeti Göç İdaresi’yle yakın bir işbirliğimiz var. Bu konuda hem eğitimsel anlamda hem ortak çalışma anlamında da ülkedeki düzensiz göçle ilgili çok ciddi çalışmalarımız var. Somut olarak görülecek” dedi.    Şu anda ülkeye girişlerle ilgili yasaların var olduğunu bunun yanında muhaceret polislerinin yasa dışında da inisiyatifleriyle ülkeye insanları aldıklarını anımsatan Oğuz, “Zaman zaman bu konuda eleştiriler de alındığını anlattı. “Yasalara verilen yetkiler haricinde bazen de sınırdaki muhaceret memurlarının da inisiyatifleri oluyor. Sonuçta bu ülkeye gelen kişilerle ilgili bir tecrübesi var onların da. Ama bazen bakıyorsunuz bir gecede bin-bin 5 yüz kişi bu ülkeye geliyor, 10 tanesine muhaceret memuru diyor ki, ‘giremezsin’ nedenini sorguladığımızda; onun orada sorgulamasına ek olarak aldığı cevaplardan tatmin olmaması var” ifadelerine yer verdi “Transit vize uygulaması yürürlükte”    Şu anda mevcut durumda transit vize uygulamasının devrede olduğunu anlatan Bakan Oğuz, sözlerine şöyle devam etti:    “Bu uygulamayla ilgili de özellikle yüksek öğrenim kurumlarında bir serzeniş oluyor. ‘Üniversiteler kayıt olurken neden bu uygulandı’ deniyor.  Aslında transit vize uygulaması Covit’ten önce Türkiye’nin yapmış olduğu bir uygulamadır. Bu uygulamayı zaten Türkiye yapıyor, 57 tane ülkeyle ilgili bir karar aldı, daha çok Afrika bölgesindeki ülkeler, bunların 47’sinden bizim ülkemize gelen insanlar var. Bu çerçevede bizim göç idaresiyle yapmış olduğumuz görüşmelerde daha önce çalışma izni olan, daha önce öğrenci olan, elinde resmi KKTC belgesi taşıyan burayla bağı olan kişilerle ilgili bir sorun yaşanmayacak. Ama ilk defa ülkeye gelenlerle ilgili sizi mülakata tutuyor bu sistem. O mülakatta bazı sorular var, tıpkı Türkiye’ye girer gibi otomatikman o sorulara göre de size izin veriyor. Gelecek öğrencilere de bu uygulamayı yapıyoruz.” “Çifte kontrol ile ülkeye girilecek”    Oğuz, buna rağmen sorun yaşanmaması için çalıştıklarını belirterek “Sorun yaşanmasın diye okullara dedik ki, ‘siz kabul ettiğiniz öğrencileri sisteme dahil edin, İçişleri’ne yollayın, biz onları Türkiye İçişleri’yle paylaşacağız, o kayıtlı öğrenciler direkt transit vize alıp gelsinler.’ Bunun sayesinde yeni gelen öğrencilerde kontrol sistemi olacak. E vize de devreye girdiğinde çifte kontrol olacak. Yani transit vizeyi alsa da KKTC e -vize sistemine girecek, muhaceret görevlisikontrolünü yapacak uygunsa girmesine izin verecek. Bu da çift kontrolü getirecek. Biz Çalışma Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığıyla sıkı bir işbirliği içerisinde sıkı kontrollere devam edeceğiz. Bunlardan dolayı polis de dahil olmak üzere herkese görev düşüyor, bu çerçevede ülkenin iç güvenliğiyle ilgili hassas tavrımız var” diye konuştu.    E-vize ne zaman uygulamaya girecek sorusuna yönelik olarak da Bakan Oğuz, “Tam tarih veremem ama bununla ilgili sözleşme imzalama aşamasına geldik, gerekli altyapı çalışmaları yapıldı. Bununla birlikte öğrenci ve çalışma izniyle gelenlerin belirsizliği ortadan kalkmış olacak. Bu konuyla ilgili de hem çalışma hayatıyla ilgili hem eğitim hayatıyla ilgili biraz daha denetimli bir çalışma kurduk” dedi. Vatandaşlıkta önceliğimiz çocuklar ve eşler    Ülkenin en önemli sorunlarından biri olan vatandaşlık konusuna ilişkin de görüşlerini paylaşan Bakan Oğuz, yasanın başka teamüllerin başka olduğu bir noktanın bulunduğunu belirterek, bunun hassas bir konu olduğuna dikkat çekti:    “Yasa diyor ki ‘beş yılı dolduran vatandaşlık için müracaat edebilir’ geçmiş yıllarda hükümetler kendilerine göre uygulama yaptılar. Bazıları on mühür, bazıları on iki mühür olarak yaptılar. Şimdi ise on bir mühür teamül oldu, tabi belli şartları var. Ara boşluğu olanlar misal daha da uzuyor, bir bakıyorsunuz 25-30 yıldır bu ülkede olup da mühürleri eksik olanlar var, onlara da artık diyorsunuz ki Kıbrıslı olmuş ne yapabiliriz, bunlara bakanlar kurulu kararı gerekiyor. Bir de en mağdur olanlar gençler, çocuklar var. Burada doğmuş, burada okumuş. Vatandaşlık verilmemiş, geciken çok insan var. Bizim önceliğimiz eşlerden kaynaklı olarak gecikenleri halletmek. Mesela, 3-4 yıl önce eşi almış diğeri almamış. Diğerine verdiğiniz zaman otomatikman çocuklara da vermeniz gerekir o çocuk eğer 18 yaşın altındaysa kurtulsun.”    Vatandaşlıkla ilgili yasal düzenleme konusunun ise “Bu konuda doğru tespitler yapıp doğru şekilde bir yasal düzenlemeyle en azından bu ülkenin geleceğiyle ilgili doğru almak zorundayız” diyen Oğuz, Başbakan Ünal Üstel’in de bu konuyla ilgili çok hassas olduğunu aktardı. Oğuz, “O da bu konuyla ilgili hem bizimle çalışıyor hem de ekstradan çalışmalar yapıyor” dedi. Sosyal konutlar için yasal değişiklik gündemde    Özellikle ekonomik koşullar nedeniyle ev sahibi olamayan gençler için çalışmaları başlayan sosyal konut projelerine yönelik bilgiler paylaşan Bakan Dursun Oğuz, ülkenin değişik yerlerinde rezerv arazi anlamında çalışmalar yapıldığını söyledi. Konutların yapımı için belirlenen yerler olduğunu ancak bunlarla ilgili sayısal anlamda çalışmaların devam ettiğini söyleyen İçişleri Bakanı, konuyu Müteahhitler Birliği ile yürüttüklerini belirtti.    Bakan Oğuz, “Bizim şu anda teknik anlamdaki çalışmalarımız devam ediyor. Müteahhitler Birliği “yılsonuna kadar biz kazmayı vururuz diyor” ancak bununla ilgili yasal değişikliklerin olması gerekiyor, bu yasal değişikliklerle ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Öncelikle bu yasal değişiklikleri yapacağız, bu süre içerisinde de belirlenen alanların tespitinin daha somut hale gelmesi ve bunlarla ilgili planlamayı da sayısal anlamda bitireceğiz” şeklinde konuştu. Oğuz, sosyal konutların bütün ülke genelinde olmasına yönelik bir düşünce olduğunu anımsatarak, aynı zamanda kırsal kesim arsaların dağıtımının da olduğunu dile getirdi. “Kırsal kesim arsalarının satışı yasak olmalı”    Kırsal kesim arsalarıyla ilgili sorunlara da değinen Oğuz, sözlerine şöyle devam etti:    “Kırsal kesim arsalarıyla ilgili de maalesef ülkemizde birçok sorun var. Amaç, kırsal kesim arsalarını dağıtıp oradaki gençlerin kendi yerleşim alanlarında kalması, köylerine sahip çıkması, oradaki nüfusu korumak amacıyla uğraşacağız. Kırsal kesim arsaları konusunda da yasal çalışmalar yapıyoruz. Şimdi bakıyorum bir sürü ihbar geliyor ya da facebook’a baktığınızda görüyorsunuz ‘kırsal kesim arsasını satıyorum’ diyor. Yani o kırsal kesim arsası kaç kişi arasından belki kurayla, belki de hak edişle size verildi. Sizin bunu alıp da satmanız etik de değil, doğru da değil. Yasal olarak satmak yasak değil ama bu konu hakkında uğraşacağız. Bazılarında da uygunsuz da olsa iptal etme yoluna gideceğim, çünkü vicdanım rahat değil. Veriliş amacıyla kullanılış amacı doğru değil.” “Tapuda otomasyon için uğraşıyoruz”    Ülkede ciddi gelir kaybının yaşandığı tapu sistemine ilişkin de yaptıkları çalışmalardan bilgiler veren İçişleri Bakanı Oğuz, “Tapu daireleriyle ilgili bir yoğunluk var, zaten inşaat alanının gelişimi alan yerlerde yoğunluk otomatikman oluyor. Oradaki personel veyahut da altyapı gidermekle ilgili çalışıyoruz ama bunun haricinde tapu otomasyon sistemitam teşekküllü geçmesi gerekiyor. Geldiğimiz ilk günden beri bununla ilgili müdürlerle nasıl süratleniriz, nasıl güvenilir oluruz, nasıl şaibeleri ortadan kaldırırız diye düşünüyoruz. Çünkü devletin dairesine karşı hoş olmayan söylemler oluyor, bundan biz de çalışanlar da rencide oluyoruz. Bu çerçevede neler yapabileceğimizi masaya yatırdık. Elektronik ortama aktarılması çalışmasıyla ilgili bir proje yapılmış ama işlememiş, Biz şimdi yeniden bunu çalışıyoruz. Bu sorunu çözeceğiz” dedi. Bu ülkenin en büyük sorunu sözleşmeli emlak satışı    “Bu ülkenin en büyük sorunu”diyerek bir başka konuya değinen Bakan Oğuz, devletin emlak satışlarından alması gereken vergileri alamadığından şikayet etti, bu konuyla ilgili çalışma başlattıklarını söyledi.    Ülkeden çok sayıda mülk alan yabancıların satın aldığı kişiyle sözleşmeye imza attığını ama bunların tapuda kayıtlarının yapılmaması nedeniyle devletin ciddi gelir kaybı yaşadığını dile getiren İçişleri Bakanı, şöyle devam etti:    “Örneğin geldi bir kişi 50 adet daire aldı. Kendi bu daireleri kiralıyor ya da satıyor, buradan kazanç sağlıyor ama devlet ne stopaj, ne emlak vergisi hiçbir şeyi alamıyor. Bu konuda da çalışmalar yapıyoruz. İki kişi arasında yapılan bir sözleşmedir bu. Bunlarla ilgili ne yapılabilir diye arayıştayız. Tapuya kayıt zorunluluğu getirme yoluna bakıyoruz. Tapuya kayda gelmezse mesela satışın nasıl geçersiz olabileceği  gibi çalışmalarımız var. Devletin en büyük gelir kaybı buradadır. Bunu çözmemiz gerekiyor.Satan memnun, alan memnun, kiralayan memnun ama devlet memnun değil. Devlet alacağının peşinde olmalı. Bundan sonra nasıl bu sorunu ortadan kaldıracağımıza ilişkin hem yasal hem de hukuki olarak çalışıyoruz. Sadece Dursun Oğuz değil, bu konuyla ilgili bir süredir hükümet olarak kafa patlatıyoruz.”    Devletin almayı hak ettiği büyük meblağlar olduğunu söyleyen Oğuz, bu çalışmaları tamamlayıp, bu meblağları almayı başarmaları gerektiğinin altını çizdi.

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, KTAMS heyetini kabul etti.

Dinçyürek:” Sağlıkta ilgili paydaşlarla her zaman diyalog ve işbirliği içerisinde olacağız”

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) Genel Sekreteri Serman Yiğit ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Yiğit, yeni görevi nedeniyle Bakan Dinçyürek’e nezaket ziyaretinde bulunmak ve sendika olarak sağlıkla ilgili beklentilerini aktarmak için bu ziyareti gerçekleştirdiklerini belirtti.

Bakan Dinçyürek, sorunların elbirliği ile çözülebileceğini, bu konuda bakanlığın üzerine düşeni yapmaya hazır olduğunu, sağlıkta ilgili paydaşlarla her zaman diyalog ve işbirliği içerisinde olacağını vurguladı.

Dinçyürek, göreve geldiği günden itibaren sağlık alanındaki eksikliklerin giderilmesi için çalışmalarının hızla başladığını belirterek, sağlık sektöründe hizmet veren sendikalarla birlikte hareket ederek ilerleyeceklerini söyledi.

Yapılan görüşmede kamu sağlık çalışanları sınav tüzüğü konusunda beklentilerin de sendika tarafından kendisine aktarıldığını belirten Bakan Dinçyürek, konuyla ilgili diğer paydaşların katılımıyla yarın bakanlıkta detaylı bir toplantı yapılacağını kaydetti.

Hüseyin Çavuş: Gençleri üretim sahasına çekebilmek için çalışıyoruz

Tarım ve Doğal Kaynakları Bakanı Hüseyin Çavuş, gençleri üretim sahasına çekebilmek adına çalışmalar yürüttüklerini, bu noktada eğitimler vereceklerini söyledi.

Tarım ve Doğal Kaynakları Bakanı Hüseyin Çavuş, Kıbrıs Postası TV’de yayınlanan ve Gökhan Altıner’in hazırlayıp sunduğu ‘Sabah Postası’ adlı programa konuk oldu.

Tarım ve Doğal Kaynakları Bakanı Çavuş, kabine yaşanan değişiklik ve bakanlık görevine getirilmesi hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Kabine değişikliğinin Başbakan Ünal Üstel’in takdirinde gelişen bir olay olduğunu belirten Çavuş, “Şahsım adına Başbakan Üstel’e bana bu görevi verdiği için teşekkür ediyorum” dedi.

“UBP KURULTAYI 2024’TE YAPILACAK”

Çavuş, Ulusal Birlik Partisi (UBP) kurultayının tarihi konusundaki tartışmalara da değindi. UBP kurultayının 2024’te yapılacağını kaydeden Çavuş, “Bununla ilgili tartışmalar da sonlandı zaten” ifadelerini kullandı.

Olası bir kurultayda UBP Genel Başkanı Ünal Üstel’in aday olması halinde kendisine destek vereceğini ifade eden Çavuş, “Bana bu görevi veren Ünal Üstel’in güvenini sarsmam. Başbakanımızla birlikte bu yolu sonuna kadar yürürüz” diye konuştu.

Çavuş, geçtiğimiz günlerde KKTC’de temaslarda bulunan Türkiye Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile gerçekleştirdiği görüşmeyi de değerlendirdi.

“YUMAKLI İLE AYNI GÖREVİ YAPTIĞIM İÇİN ÇOK MUTLUYUM”

İbrahim Yumaklı ile birlikte geçmişte de çok güzel çalışmalar yaptıklarını söyleyen  Çavuş, “Yumaklı ile aynı görevi yaptığım için çok mutluyum” açıklamasında bulundu.

Çavuş, Yumaklı’nın ziyareti sırasında KKTC Su ve Toprak Kaynakları Master Planı Açılış Toplantısı’nın da yapıldığını hatırlatarak, “Master Planı’nı çok önemsiyoruz. Bu ülenin 50 yıllık su ihtiyacını karşılayacak bir projedir” dedi.

“KKTC SU VE TOPRAK KAYNAKLARI MASTER PLANI ÜLKEMİZ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR ÇALIŞMADIR”

Master Planı’nın üretim planlamasını sağlayacağını ve gıda güvenliğinin önünü açacağını kaydeden Çavuş, “Master Planı’nda çıkacak sonuçlar da son derece değerlidir. Bu çalışma sadece suyun değil toprağımızın da kalitesi ortaya çıkaracak. Çalışma ülkemizin için çok önemli” ifadelerini kullandı.

Çavuş, Güzelyurt bölgesine suyun verildiğini aktararak, “Verilen suyu artırarak Güzelyurt’u sulamaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“GÜZELYURT’TAKİ NARENCİYE BAHÇELERİNİ DAHA VERİMLİ BİR NOKTAYA TAŞIMAYI HEDEFLİYORUZ”

Güzelyurt’taki narenciye bahçelerini daha verimli bir noktaya taşımayı hedeflediklerini söyleyen Çavuş, “Tarımsal sanayiyi de destekleyerek o bölgede kalkınmayı sağlamak istiyoruz” diye konuştu.

Bakan Hüseyin Çavuş, tarım sektöründeki sorunları ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileriyle ilgili de konuştu. Kronikleşmiş sorunların mevcut olduğunu dile Çavuş, “Ekibimizler birlikte bu sorunların çözülebilmesi için çalışıyoruz” açıklamasında bulundu.

“GENÇLERİ ÜRETİM SAHASINA ÇEKEBİLMEK İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

Gençleri üretim sahasına çekebilmek adına da çalışmalar yürüttüklerini aktaran Çavuş, “Yakın zamanda eğitim çalışmalarına başlayacağız. Gıda güvenliği ile ilgili eğitim vereceğiz” dedi.

Bakan Çavuş, kaçak et sorunuyla yapılması planlanan çalışmaları da değerlendirdi. kaçak et konusunun tamamen bir güvenlik sorunu olduğuna dikkat çeken Çavuş, “Biz de Veteriner Dairesi kontrolünde hijyen denetimlerimizi başlattık” ifadelerini kullandı.

En büyük hedeflerinin denetim ve gıda güvenliği olduğuna vurgu yapan Çavuş, “Tarım Dairesi ve Hayvancılık Dairesi denetimlerini son dönemde sıklaştırdı” diye konuştu.

“ÖNEMLİ OLAN ÜRETİCİ KAZANIRKEN ÜRETİCİNİN DE ALIM GÜCÜNÜ KORUYARAK DENGE KURMAK”

Çavuş, et noktasında da büyüme hedeflerinin olduğunu belirterek, “Bu büyümeyle birlikte fiyatlar stabil olacak. Önemli olan üretici kazanırken üreticinin de alım gücünü koruyarak denge kurmaktır” açıklamasında bulundu.

“Tüketiciyi üretenin ürettiğinden koparırsak eğer üretimin de bir anlamı kalmayacaktır” diyen Çavuş, bu konuda hassasiyetle çalıştıklarını da sözlerine ekledi.

 

Kaynak: Kıbrıs Postası

ÜSTEL, 13’ÜNCÜ SPOR ŞURASI ÖNCESİNDE ŞURA GENEL SEKRETERLİ HÜSEYİN EKMEKÇİ’Yİ KABUL ETTİ

BAŞBAKAN ÜNAL ÜSTEL, 13’ÜNCÜ SPOR ŞURASI ÖNCESİNDE ŞURA GENEL SEKRETERLİĞİ’NE ATANAN HÜSEYİN EKMEKÇİ İLE BİR ARAYA GELDİ

Başbakan Ünal Üstel, 13’üncü Spor Şurası öncesinde Şura Genel Sekreterliği’ne atanan Hüseyin Ekmekçi ile bir araya gelerek süreci başlattı. Toplantıda Başbakanlık Müsteşarı Hüseyin Cahitoğlu, Spor Dairesi Müdürü Mustafa Sütçü, Spor Dairesi Dış İlişkiler Sorumlusu Sertaç Bozatlı hazır bulundu.

Başbakan Ünal Üstel, tecrübeli ve ülke sporunu yakından tanıyan bir ekiple şura için start verildiğini belirterek, ekibe başarılar diledi. Kendisinin de her aşamada ülke sporuna destek verdiğini vurgulayan Başbakan Ünal Üstel, “Bu nedenle şura ve sonuçlarını çok önemsiyorum. Bu ekibe desteğimiz güçlü. Tesisleşme ve alt yapı yanında, spor yapan insan sayımızın artırılması için çalışmalarımız devam ediyor. 2024 bütçesi tesisleşme anlamında da güçlü bir kaynak içeriyor. Bu anlamda da şura bizlere yol gösterecek. Bu nedenle bu güçlü ekip ile birlikte, tüm federasyonlarımızın gerekli özeni göstermelerini bekliyorum” dedi.

Spordan da Sorumlu Başbakanlık Müsteşarı Hüseyin Cahitoğlu da yaptığı konuşmada, Spor Şurası’na büyük önem verdiklerini vurguladı. 7- 8- 9 Kasım tarihlerinde yaklaşık 400 kişilik bir katılımla sporun tüm paydaşlarını bir araya getireceklerini anlatan Cahitoğlu, Başbakan Ünal Üstel’in her aşamada kayıtsız desteği olduğunu söyledi. Hüseyin Cahitoğlu, “Şura’da önümüzdeki yılların spor politikası belirlenecek. Bu nedenle ciddi ve titiz bir çalışma yürütüyoruz. Sürecin sonunda doğru bir yol haritası ortaya çıkaracağız” şeklinde konuştu.

Şura Genel Sekreteri Hüseyin Ekmekçi ise, “Fahri bir görev ancak son derece önem veriyorum. Bu görevi uygun gören Sayın Başbakanımız Ünal Üstel’e teşekkür ediyorum” dedi. Hüseyin Ekmekçi, amaçlarının uzun bir aradan sonra toplanacak spor şurasının, gelecek yıllarda ülke sporuna her anlamda doğru bir yol haritası çizmek olduğunu söyledi.
Hüseyin Ekmekçi ayrıca, Başbakanlık Müsteşarı Cahitoğlu, Spor Dairesi Müdürü Sütçü ve Spor Dairesi Dış İlişkiler Sorumlusu Sertaç Bozatlı ile birlikte her gün mesai yaptıklarını vurgulayarak, “Her anlamda sporun ayağa kalkması için elimizden geleni yapacağız. Şura hepimiz için, spora gönül veren herkes için önemli bir fırsat. Tüm federasyon başkanlarımız ve spora gönül verenlerle iyi bir ekip olacağız ve geleceğe doğru bir yol haritası bırakacağız” ifadelerini kullandı.

Kerkük’te Türkçe artık resmi dil

Irak’ın Türkmen şehri Kerkük’te resmi dairelerde yazılar ve dış mekan tabelaları artık Türkçe de yazılacak. Kerkük Valiliği ile İl Meclisi’ne Türkçe tabelalar asıldı. Bu uygulama, Türkçe’nin resmi alanda kullanımının ilk adımı oldu.

 

2008’de alınan karar, yıllar sonra yürürlüğe girdi. Kerkük’te Türkçe, artık resmi dil olarak kullanılıyor.

Irak’ın Türkmen kentinde, resmi dairelerde ve dış mekan tabelalarında Türkçe kullanılması için ilk adım atıldı.

Uygulama, Kerkük Valisi Rakan El-Cuburi’nin imzaladığı kararla başladı.

El Cuburi, resmi daireler ile dış mekan tabelalarının incelenmesi ve
Türkçe’nin yer almadığı tüm tabelalarda Türkçe’nin de kullanılması talimatını verdi.

Kararın ardından Kerkük Valiliği ile İl Meclisi’ne Türkçe tabelalar asıldı.

18 Eylül tarihinden itibaren yürürlüğe giren karara göre, il genelinde resmi yazışmalar için de Türkçe geçerli dillerden biri olacak. Karar çerçevesinde kentteki tüm okulların tabelaları güncellenecek.

Türkçe’nin yanı sıra Arapça, Kürtçe ve Süryanice de tabelalarda kullanılacak.

Karar, Kerkük genelinde büyük sevinçle karşılandı.

Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

Birleşmiş Milletler 78’nci Genel Kurulu nedeniyle temaslarda bulunmak için New York’ta bulunan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Türkevi’nde gerçekleşen görüşmede, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı tarihi konuşmadan dolayı Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Tatar, ortaya konulan iki devletli çözüm modelini ilk günden itibaren güçlü bir şekilde destekleyen Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aynı zamanda Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada da siyasi, ekonomik ve diplomatik olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıma çağrısının, Kıbrıs Türkü’nün haklı sesinin tüm dünyaya duyurulmasında önemine dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Tatar New York’ta Binali Yıldırım’ı kabul etti

Birleşmiş Milletler 78’inci Genel Kurulu nedeniyle temaslarda bulunmak için New York’ta bulunan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Aksakallılar Konseyi Başkanı, AK Parti Genel Başkan Vekili, Türkiye Cumhuriyeti eski Meclis Başkanı ve eski Başbakanı Binali Yıldırım’ı kabul etti.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Türkevi’ndeki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Temsilciliği’nde yer alan kabulde, Cumhurbaşkanı Tatar ile Binali Yıldırım, KKTC’nin tanınması için birlikte yürütecekleri çalışmaları paylaştı.

(AF/GÜL) Fotoğraflı

Fazilet Özdenefe hatay’da deprem bölgesini ziyaret etti

KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe, aldığı davet üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili, Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca ile birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nde 6 Şubat 2023 tarihlerinde meydana gelen deprem felaketlerinde hayatını kaybeden KKTC vatandaşlarının bulunduğu illere gerçekleştirdiği ziyaretler kapsamında dün ilk ziyaretini Hatay’a gerçekleştirdi.
Tarihi Hatay Meclis Binası önünde düzenlenen basın toplantısında ziyareti ile ilgili açıklamalarda bulunan Fazilet Özdenefe: “Depremde yaşamını yitiren insanlarımızın ve vatandaşlarımızın acılarını yüreklerimizin derinliğinde hissediyoruz. Böylesi felaketlerin bir daha yaşanmamasını sadece dilemek yetmiyor, doğal afetlerin, doğal olmayan felaketlere dönüşmesine sebep olanların da mutlaka önüne geçilmesi ve gerekli her tür tedbirin de alınması gerekiyor” dedi
Hatay ziyaretleri kapsamında; Tayfur Sökmen Geçici Konaklama Merkezi’ne de bir ziyarette bulunan Özdenefe burada KKTC’nde yakınları bulunan depremzedelerle bir süre sohbet etti.

 

Konaklama Merkezi ziyaretinin ardından sırasıyla Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve Hatay Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Çelikkol’u makamlarında ziyaret eden Özdenefe, depremde KKTC vatandaşlarının da yaşamını yitirdiği Hatay’daki konaklama tesislerine ilişkin başlatılan ve yürütülmekte olan soruşturmalar hakkında bilgi aldı.
Belediye ve Savcılık ziyaretlerinin ardından, Hatay Valisi Mustafa Masatlı’yı da ziyaret eden Özdenefe, Vali Masatlı’dan, deprem sonrası yürütülmekte olan iyileştirme çalışmalarına ilişkin genel bilgiler aldı.

 

Gerçekleştirilen görüşmelerde açıklamalarda bulunan Özdenefe şunları kaydetti:
“Depremin yaşandığı ilk günden itibaren Kıbrıs Türk halkı olarak elimizdeki tüm imkanları seferber ettik ve kardeşlerimizin yardımına koştuk. Kurumlarımızla, kuruluşlarımızla, sivil toplum örgütlerimizle, belediyelerimizle, hatta özel sektörümüzün elinde bulunan tüm teçhizatımızla deprem bölgelerine koştuk. Türkiye’nin yaşadığı bu büyük acı, Kıbrıs Türk halkının da tarihi boyunca yaşadığı en büyük acılardan biri haline dönüştü. 6 Şubat’ı unutmayacağız. Ama yeni 6 Şubat’ların yaşanmaması için de gerekli tedbirleri almalıyız. Burada bulunmamızın en önemli sebeplerinden biri, bir doğal afeti, devasa bir felakete dönüştürenlerin hak ettikleri cezaları almasını sağlamaktır. Türkiye Cumhuriyeti yargı makamları ile KKTC makamları bu konuda son derece ciddi ve samimi çalışmalar yürütüyorlar. Adaletin tecellisini mutlaka sağlayacağız.”
Fazilet Özdenfe Hatay ziyaretinin ardından bugün karayolu ile Adıyaman’a geçecek.

 

 

Gözler Türkiye Merkez Bankası’nın faiz kararında

Türkiye Merkez Bankası, politika değişiminin ardından bugün dördüncü kez toplanacak. Haziran ayında dezenflasyonun tesisi için sıkılaşma sürecine başlanırken alınacak faiz kararı piyasaların odağında olacak.

 

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan başkanlığında bugün toplanacak.

Saat 14.00’te faiz kararı açıklanacak. Beklentiler ve verilen mesajlar; sıkılaşmanın devam edeceği yönünde. Banka, son 3 toplantıda faiz oranını 16,5 puan artırdı.

Kredilerde büyüme oranı düşürüldü

Banka politika sadeleşmesine de başladı. Bu süreçte seçici kredi ve miktarsal sıkılaştırma kararları açıklandı. Tüketici ve taşıt kredilerinde büyüme oranları düşürüldü. İkinci konut alımına da kredi kısıtı getirildi.

TL mevduata geçiş hızlandı

Kur korumalı mevduattan çıkışı destekleyen kararlar alınırken, TL mevduata geçiş hızlandı. Üretim, yatırım ve ihracat kredilerine ise destekler peş peşe açıklandı.

Banka en büyük sürprizi ise geçen ay yaptı. Politika faizinde 7,5 puanlık tarihi artırıma gitti. Böylece son 3 toplantıda faizler 16,6 puan arttı. Politika faizi yüzde 25’e çıktı. Yarın atılacak adım ise merak konusu. Bankanın, faiz artırım boyutunun yanı sıra karar metninde vereceği mesajlar da yakından izlenecek.

“Politika faizinin yüzde 30’a çıkarılması bekleniyor”

Konuya ilişkin TRT Haber’e değerlendirmelerde bulunan Ankara Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Abuzer Pınar, şunları kaydetti;

Ne yapılmaya çalışılıyor, yurt içi talebi kontrol altına alalım ama bu arada ihracatı destekleyici mekanizmalar çalışıyor, üreticilere işletmelere yönelik krediler kolaylaştırılıyor. Yurt içi talep kontrol altına alınırken ihracatçı sektörleri destekleme ve döviz girdisi sağlama buradaki temel amaç bu. Piyasa beklentisi perşembe günkü toplantıdan 500 baz puan yani yüzde 30’a çıkmasını bekliyorlar politika faizinin.

Mevduat tarafıyla ilgili mutlaka bazı ifadeler görebiliriz faizler arttıkça. Çünkü mevduat faizleri de artıyor ve TL daha cazip hale geliyor.

Ciklos’ta Feci Kaza

Lefkoşa-Girne anayolu üzerinde sabah saatlerinde trafik kazası meydana geldi. Elde edilen bilgiye göre Ciklos mevkiinde yaşanan kazada EU 770 plakalı araç yol kenarında bulunan su kanalına düştü. Polisin olayla ilgili soruşturması sürüyor.

Dışişleri Bakanlığı: “Kıbrıs Rum devleti Kıbrıs Türk halkını temsil etmedi ve edemeyecek”

“Kıbrıs Türk halkının bu adada var olmaya devam edecek ve özden gelen haklarından vazgeçmeyecek…Kıbrıs Rum devleti hiçbir şekilde ve hiçbir koşulda Kıbrıs Türk halkını temsil etmiyor ve edemez”

 

“Adada adil, gerçekçi ve sürdürülebilir bir uzlaşı iki ayrı bağımsız devletin aralarında geliştirecekleri işbirliğine dayalı iyi komşuluk ilişkilerinden geçiyor”

 

Lefkoşa, 21 Eylül 23 (TAK): Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs Türk halkının bu adada var olmaya devam edecek ve özden gelen haklarından vazgeçmeyeceğini vurgulayarak, Kıbrıs Rum devletinin hiçbir şekilde ve hiçbir koşulda Kıbrıs Türk halkını temsil etmediğini ve edemeyeceğini vurguladı.

Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs Türk halkının tek temsilcisinin, kendi özgür iradesiyle kurduğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olduğunu kaydetti.

Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıslı Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis’in, 78’inci Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, adanın tarihi geçmişinden ve mevcut gerçeklerden uzak, sığ, samimiyetsiz ve Kıbrıs Türk halkına karşı saygısız beyanlarda bulunduğunu söyledi.

Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıslı Rum Yönetimi Lideri Hristodulidis’in, 78’inci Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Açıklamada, bugün adada adil, gerçekçi ve sürdürülebilir bir uzlaşının iki ayrı bağımsız devletin aralarında geliştirecekleri işbirliğine dayalı iyi komşuluk ilişkilerinden geçtiğini hatırlatıldı.

Konuşmasında Kıbrıs’ta bir “işgal ve istila” sorunu bulunduğu iddiasını tekrar eden Hristodulidis’in, tüm adanın temsilcisi olduğu yalanı arkasına saklanarak, Kıbrıs’taki bütün “toplumlar” adına konuştuğunu öne sürecek kadar haddini aştığı vurgulanan Dışişleri Bakanlığı açıklamasında; şu ifadelere yer verildi:

-“İşgalin yeni bir tezahürü”

“Rum lidere, adadaki tek işgalin ortaklık devletinin 1963 yılında Rum tarafınca silah zoruyla gasp edilmesi olduğunu hatırlatmak isteriz. Hristodulidis’in BM kürsüsünden yaptığı konuşma bu işgalin yeni bir tezahürüdür. Rum lider, Kıbrıs Türk halkını ve / veya adanın tümünü temsil etme hak ve yetkisine sahip değildir.”

Yaptığı konuşmayla Hristodulidis’in, 1963 ve 1974 yılları arasında Kıbrıs Türk halkına, eşit sahibi olduğu bu topraklarda, uyguladıkları katliamlar ve mezalimi örtbas etmeye çalıştığı savunulan açıklamada, Rum liderin örtbas etmeye çalıştığı bir diğer olay da 1974 Türk Barış Harekatı’ndan hemen önce yer alan ve harekata neden teşkil eden Rum-Yunan darbesi olduğu vurgulandı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Rum halkını kendi yarattıkları Kıbrıs sorununun “mağduru” olarak göstermeye çalışan Hristodulidis, tarihi gerçekleri saptırmakla yıllardır sürdürdükleri dezenformasyon kampanyasını devam ettirmektedir.

Kıbrıs Türk tarafını muhatap almaktan kaçınan ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’na mesaj verecek kadar ileriye giden bu yaklaşım Kıbrıs Türkü’ne büyük bir saygısızlık ve samimiyetsizliktir.

Hristodulidis’in Kıbrıs Türkü’nü yok sayan bu tutumu, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü zemininde iki Devletli uzlaşı politikamızda ne kadar haklı olduğumuzu bir kez daha göstermektedir.

Kıbrıs Türk halkının bu adada var olmaya devam edecek ve özden gelen haklarından vazgeçmeyecektir. Kıbrıs Rum devleti hiçbir şekilde ve hiçbir koşulda Kıbrıs Türk halkını temsil etmemektedir ve edemez. Kıbrıs Türk halkının tek temsilcisi, kendi özgür iradesiyle kurduğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’dir.

– Kıbrıs Türk halkının kaybedeceği bir 50 yılı daha yoktur

Hristodulidis’in, yarım yüzyılı aşan müzakerelerde Rum liderliğinin uzlaşmaz tutumu nedeniyle başarısız olan “federasyon” modeli temelinde müzakerelere başlanması gerektiği yönündeki söylemi tam bir riyakarlık örneğidir ve her türlü samimiyetten uzaktır. Kıbrıs Türk halkının, sonsuza dek müzakere masasına hapsedildiği ve Rum tarafına Kıbrıs Türk halkı üzerindeki izolasyonu devam ettirmeye yönelik konfor alanı yaratan bir süreç tarafımızca asla kabul edilmeyecektir. Kıbrıs Türk halkının kaybedeceği bir 50 yılı daha yoktur.

Bugün adada adil, gerçekçi ve sürdürülebilir bir uzlaşının iki ayrı bağımsız Devletin aralarında geliştirecekleri işbirliğine dayalı iyi komşuluk ilişkilerinden geçtiğini hatırlatmak isteriz.”

SAYIN ERDOĞAN ÇAĞRISINI YİNELEMİŞTİR

Milletvekili Dr. Ziya Öztürkler, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 78. BM Genel Kurulunda KKTC ile ilgili yaptığı açıklamaya işaret ederek, “Sayın Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Kurulu’ndaki tarihi çağrısını yinelemiştir” dedi.

UBP Güzelyurt Milletvekili Dr. Ziya Öztürkler, Kıbrıs TV’de Haluk Yerli’nin sorularını yanıtladı ve gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Sözlerine Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile ilgili çok önemli açıklamaları olduğunu belirterek başlayan Öztürkler; “Dün güzel bir gündü, bugün de onun heyecanı ve gururu ile güne başladık.

Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bir önceki yıl Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı çağrıyı, bu yıl 78.’si gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yeniden yapmıştır. Sayın Erdoğan çağrısında; uluslararası toplumu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını tanımaya, ülkemiz ile diplomatik, siyasi ve ekonomik bağlar kurmaya davet etti. Bu yinelenen bir tarihi çağrıdır. Dünyanın diplomasi kalbinin attığı ve tüm dikkatlerin orada olduğu bir yerde, Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın verdiği ciddi mesajlardan birinin KKTC ile ilgili olması çok önemlidir.

Sayın Cumhurbaşkanımız Ersin Tatar ile birlikte daha ileriye taşınan iki eşit egemen devlet temelindeki yaklaşımın, Kıbrıs Türkü’nün varlığının, siyasi egemenliğinin, Kıbrıs Türkü’nün geçmişten bugüne kadar getirmiş olduğu mücadele ruhunun altı çizilmiştir. Ayrıca çağrı; mensubu olduğum parti Ulusal Birlik Partisi’nin yürütmüş olduğu milli politikayı, görüşlerini tamamen yansıtmaktadır. Bu da Devletimizin Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile ne kadar uyumlu ve doğru bir temel üzerinde hareket ettiğini göstermektedir” şeklinde konuştu.

Bu yıl Türkiye’de ve Azerbaycan’da gerçekleştirilen uluslararası toplantılarda ülkemizin temsil edilmesinin, bayrağımızın buralarda dalgalanmaya başlamasının, KKTC’nin Türk Teşkilatları Toplantısı’nda gözlemci üye olarak çağırılması ve alınan kararlara katılmasının önemli olduğunu belirterek sözlerine devam eden Öztürkler; “Rusya’nın diplomatik amaçlı bir ofis açma düşüncesi ülkemizin uluslararası toplumda tanınması için iyi bir adımdır. Eminim ki tüm bu yaklaşımlar ve güçlü duruş daha ileriye taşınacaktır. İçişleri Bakanlığımız döneminde, Rus ve Ukrayna vatandaşlarının taşınmaz mal alımı ve ikametleri ile ilgili bir kişiyi görevlendirerek yaşanılan sıkıntıların giderilmesi yönünde çalışmalar yapmıştık. Ofis Rus vatandaşların diplomatik ve ekonomik olarak ülkemizde yaşadığı sorunların çözümünde de önemli olacaktır” şeklinde konuştu.

“KARABAĞ AZERBAYCAN’INDIR VE HEP ÖYLE KALACAKTIR”

Son günlerde Dağlık Karabağ’da meydana gelen gelişmeler ile ilgili Haluk Yerli’nin değerlendirmesine ve sorusuna yönelik Öztürkler; “Dağlık Karabağ hem Azerbaycan hem Türkiye hem de Rusya için stratejik bir bölgedir. Bölge Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nden ayrılarak Azerbaycan’ın yönetimine verilmiştir. Son günlerde yapılan askeri operasyon Azerbaycan’ın kendi toprak bütünlüğüne sahip olması açısından mühimdir. Azerbaycan’ın yönetimindeki Karabağ Türkiye Cumhuriyeti’nin gücü açısından da önemlidir. Azerbaycan Türkiye Cumhuriyeti’nden sonra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni en fazla siyasi ve ekonomik açıdan destekleyen ülkelerden biridir. Azerbaycan ve bu bölgede yaşanılan gelişmeler bizim için önem arz etmektedir. Karabağ Azerbaycan’ındır ve hep öyle kalacaktır” dedi.

“TARIMSAL ARAZİ KULLANIM ALANLARINI ARTIRMAK ÖNEMLİDİR”

Ülkemizdeki yabancıların taşınmaz mal alımı ve tarım arazilerinin kullanımı hakkındaki soru üzerine Öztürkler; “Bakanlığımız döneminde emlak konusunda yasal çalışmalarda sona gelinmişti. 2023 yılının emlak yılı olacağı ile ilgili beyanatlarımız oldu. Yabancıların taşınmaz mal alımı ile ilgili pek çok şey söyleniyor ve yazılıyor ama konuya istatistiki veriler üzerinden bakmak gerekir. KKTC’nin 3555 km2’lik bir alanı var. Bakanlığımız döneminde tarımsal arazilerin kiralanmasının artırılmasına yönelik bir çalışma yaptırdık. Bu alanın içindeki kullanılan tarım arazisi ne kadardı ne oldu?

Yüzölçümümüzün yüzde 8’ini tarım arazisi olarak kullandığımızı gördük. Yaklaşık 135 bin dönümün insanlarımıza tarım arazisi olarak kiralandığını, görevden ayrılmadan önce bu rakam 140 binin üzerine çıkmıştı. Ara bölgelerde ve askeri bölgelerde bulunan 70 bine yakın kiralanamayan tarımsal arazi de mevcut. Yani toplamda 200 bine yakın bir tarımsal arazi bulunuyor. Önemli olan tarımsal arazi kullanım alanlarını artırabilmektir. T.C. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz’ın açılışıyla asrın projesi olan su projesi ile de Güzelyurt bölgesinde tarımsal arazi oranı artacaktır” diye belirtti.

Ayrıca Öztürkler, emlak alanın ülke için önemli olduğunu, yapılan çalışmalar sırasında bu alana haksız eleştiriler yapıldığını, bunun da ülkeye zarar verdiğini, emlak ile ilgili yasal düzenlemelerle birlikte özellikle yapılaşmanın ve yabancı nüfusun olduğu bölgelerde altyapı ve eğitim konularında yaşanılan sorunların çözümüne yönelik çalışmaların yapılması gerektiğini ifade etti.

SERBEST ÇALIŞAN HEKİMLERDEN BAKAN GARDİYANOĞLU’NA DESTEK

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu Kıbrıs Türk Serbest Çalışan Hekimler Birliği Başkanı Remzi Gardiyanoğlu’nu kabul ederek görüştü.
Gardiyanoğlu konuşmasında, göreve gelir gelmez atmış olduğu cesur adımlardan ötürü Bakan Gardiyanoğlu’nu tebrik ederek, görevinde başarılar diledi.
REMZİ GARDİYANOĞLU:”GÖSTERİLEN DİK DURUŞU TAKDİR EDİYORUZ”
“Yıllar sonra bir kamu kurumunda ortaya çıkarılan bir yolsuzluğun kısa sürede yargıya taşınmasını ve gösterilen dik duruşu takdir ediyoruz.” diyen Gardiyanoğlu, serbest çalışan hekimler olarak bu süreçte her türlü desteği vermeye hazır olduklarının mesajını verdi. Gardiyanoğlu ayrıca reçetesine ve hekimine ulaşmakta güçlük çeken tüm vatandaşlara yardımcı olmaya da hazır olduklarını kaydetti.
BAKAN GARDİYANOĞLU: “İLACA ERİŞİM SIKINTISI OLAN VATANDAŞLARIMIZI MAĞDUR ETMEYECEĞİZ”
Bakan Gardiyanoğlu da konuşmasında reçete vurgunu konusunun takipçisi olmaya devam edeceğini belirterek konu ile ilgili polis genel müdürü ile bir toplantı yaparak son gelişmelerle ile ilgili bilgi aldığını hatırlattı.
Bazı hastaların ilaca erişim konusunda sıkıntılar yaşadığı bilgisini aldıklarını anlatan Gardiyanoğlu, hiçbir vatandaşın mağdur olmasını istemediklerini belirterek, mağduriyet yaşayanların bakanlığa ya da serbest çalışan hemkimlere ulaşabileceklerini vurguladı. Bakan Gardiyanoğlu Kıbrıs Türk Serbest Çalışan Hekimler Birliği’ne destekleri için teşekkür etti.