Archives Eylül 2023

Berova’dan Merkezi İhale Komisyonuna ziyaret

Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, bakanlığına bağlı Merkezi İhale Komisyonu (MİK)’nu ziyaret etti. Kısa süreliğine MİK İhale Toplantısına katıldı.

MİK Başkanı Halis Üresin’den çalışmalar hakkında bilgiler alan Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, burada yaptığı açıklamada, hem komisyonun çalışmalarını yerinde incelemek, hem de emekliye ayrılacak olan MİK Başkanı Halis Üresin’e bundan sonraki hayatında başarı dilemek adına bugün bu toplantıya katıldığını belirtti.

Berova; “Birlikte önemli görevler icra ettiğimiz MİK Başkanı Halis Üresin kardeşimiz emekliye ayrılıyor. MİK’e verdiği hizmetler için kendisine çok teşekkür ediyor, bundan sonraki hayatında sağlık ve mutluluklar diliyorum” diye konuştu.

Merkezi İhale Komisyonu’nun oldukça önemli bir görev icra ettiğini de belirten Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, tüm komite üyelerine ve ihalelere katılan iş insanlarına hitaben; “inşallah bugün de, hem devleti koruyucu, hem iş insanımızı kazanca iten bir ihale süreci gerçekleşir” dedi.

KARABAĞ’DAKİ ANTİTERÖR OPERASYONU

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev Karabağ’daki operasyonun ne zaman biteceğini açıkladı

 

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Karabağ’da başlatılan terör operasyonunun biteceği zamanı açıkladı. Aliyev, “Karabağ’daki Ermeni silahlı güçlerin silah bırakması ve silahsızlandırılması halinde terörle mücadele tedbirleri durdurulacak.” dedi. Rus IFAX ajansı, “Karabağ Ermenileri lağvedilmeyi ve silahları tamamen bırakmayı kabul etti” bilgisini geçti.

 

Azerbaycan ordusu dün Karabağ’da antiterör operasyonu başlatıldığını duyurmuştu.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev operasonun ne kadar süreceğine ilişkin, Bakü’nün tavrını ortaya koydu. Aliyev, “Karabağ’daki Ermeni silahlı güçlerin silah bırakması ve silahsızlandırılması halinde terörle mücadele tedbirleri durdurulacak.” açıklamasını yaptı.

RUS BASININDAN SİLAH BIRAKMA İDDİASI

Rus IFAX haber ajansının abonelerine geçtiği son dakika bilgisine göre Karabağ Ermenileri lağvedilmeyi ve silahları tamamen bırakmayı kabul etti. IFAX, “Karabağ Ermenileri yarın Azerbaycanlı yetkililerle bir araya gelecek” dedi.

Sputnik’in Ermenistan servisi ise Karabağ’da ateşin ilan edildiğini duyurdu.

KARABAĞ’DAKİ ANTİTERÖR OPERASYONU

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev Karabağ'daki operasyonun ne zaman biteceğini açıkladı - 1

Operasyonun ilerleyen saatlerinde Azerbaycan Savunma Bakanlığı, Karabağ’da 60’dan fazla askeri mevzinin Azeri askerlerin kontrolüne geçtiğini duyurdu. 

Sözde rejim son günlerde kontrolündeki topraklarda Azerbaycan ordusunun mevzilerine yakınlaşmak, kendi mevzilerini pekiştirmek için siper kazma ve farklı istihkam faaliyetleri, sabotaj girişimleri gibi bir dizi provokasyonlarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Tatar, Karabağ’da yaşananlarla ilgili Azerbaycan’a destek belirtti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin anayasal yapısının yeniden tesis edilmesi amacıyla başlattığı ve münhasıran askeri unsurların hedef alındığı antiterör operasyonunu desteklediğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin anayasal yapısının yeniden tesis edilmesi amacıyla başlattığı ve münhasıran askeri unsurların hedef alındığı antiterör operasyonunu desteklediğini açıkladı.

Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Ermenistan’ı, Azerbaycan ile varmış oldukları üçlü bildiri hükümlerine bağlı kalmaya davet eden Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Ermeni silahlı unsurlarının, 10 Kasım 2020’de imzalanan üçlü bildirinin hükümlerinin aksine Azerbaycan’ın Karabağ bölgesinde varlığını sürdürmesi bölgesel barış ve istikrara karşı ciddi tehdit oluşturmaktadır.

Dost ve kardeş ülke Azerbaycan’ın “üçlü bildirinin hükümlerinin sağlanması, Karabağ ekonomik bölgesinde gerçekleştirilen büyük çaplı provokasyonların önlenmesi, Ermeni silahlı unsurlarının silahsızlandırılarak Azerbaycan topraklarından çıkarılması, askeri altyapılarının etkisiz hale getirilmesi, işgalden kurtarılan topraklara dönen sivil halkın güvenliğinin sağlanması ve Azerbaycan Cumhuriyeti’nin anayasal yapısının yeniden tesis edilmesi amacıyla başlattığı ve münhasıran askeri unsurların hedef alındığı antiterör operasyonu destekliyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’nda ifade ettiği üzere Karabağ Azerbaycan’dır. Karabağ Azerbaycan’ın kopmaz bir parçasıdır…

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev nezdinde tüm Azerbaycan’daki kardeşlerimizin vermiş oldukları haklı mücadelelerinde Kıbrıs Türk Halkı olarak her zaman olduğu gibi desteklediğimizi belirtir, bölgede barış, güvenlik, refah ve kalıcı istikrarın tesisi için Ermenistan’ı Azerbaycan ile varmış oldukları üçlü bildiri hükümlerine bağlı kalmaya davet ederim”.

T.C Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, ABD’de yatırımcılara seslendi

Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, New York’ta yatırımcılarla yaptığı görüşmelere ilişkin, “Bu görüşmelerimizin Türkiye’ye fon akışında katkısının olacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, New York’ta yatırımcılarla yaptığı görüşmelere ilişkin, “Bu görüşmelerimizin Türkiye’ye fon akışında katkısının olacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Şimşek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Türkiye’nin yatırımcılar nezdinde heyecan uyandırmaya devam ettiğini kaydetti.

ABD temasları kapsamında New York’ta iş insanları, fon yöneticileri ve kredi derecelendirme kuruluşlarının üst düzey yöneticileriyle verimli görüşmeler yaptıklarını ifade eden Şimşek, bugün iki ayrı önemli etkinliğe katılarak Türkiye’ye ilgi duyan kalabalık bir yatırımcı grubuna hitap etme imkanı bulduğunu belirtti.

Şimşek, dünyanın önemli yatırım bankalarından Goldman Sachs’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen bu buluşmaların ilkinde, dünyanın önde gelen fonların yöneticileriyle yuvarlak masa toplantısında bir araya gelerek, Türkiye’nin ekonomi programının hedeflerini ve izlenecek yol haritasını paylaştığını ifade ederek, şunları kaydetti:

“Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu, Türkiye-ABD İş Konseyi ve Goldman Sachs ortak organizasyonunda düzenlenen 13. Türkiye Yatırım Konferansı’nda ise kalabalık bir yatırımcı kitlesine hitap ederek Türkiye’nin ekonomik görünümüne ilişkin bir sunum yaptım. Cumhurbaşkanımızın enflasyonun kontrol altına alınmasına yönelik politikalarımıza verdiği tam destek, politika çerçevemize güveni artıran en önemli unsur. Bu görüşmelerimizin Türkiye’ye fon akışında katkısının olacağına inanıyorum.”

Karanfil: Şehit düşen kardeşlerimize Allah’tan rahmet yaralılarımız acil şifalar dilerim

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Lefke Milletvekili Fırtına Karanfil, Azerbaycan’ın başlattığı antiterör operasyonuna destek belirtti.  Karanfil, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Karabağ bölgesinin anayasal yapısının yeniden tesis edilmesi amacıyla başlatılan antiterör operasyonu hakkında yaptığı açıklamada, son günlerde Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü ve Anayasal düzenini bozmaya yönelik çalışmalar olduğunu, yapılan operasyonun meşru müdafaa çerçevesinde olduğunu kaydetti. Kıbrıslı Türklerin her zaman kardeşlerinin yanında olduğunu belirten Karanfil, “Şehit düşen kardeşlerimize Allah’tan rahmet yaralılarımız acil şifalar dilerim” dedi.

Elon Musk’ın şirketi Neuralink onay aldı: Beyin çipi deneyleri başlıyor

Elon Musk’ın Neuralink şirketinin beyin implantı denemesi için insan alımı onaylandı. Şirket, bağımsız inceleme kurulundan yeşil ışık aldıktan sonra deneysel cihazını test edecek felçli insanlar arıyor.

 

Elon Musk’ın beyin çipi girişimi Neuralink, ilk insan deneyi için hasta alımına başlamak üzere bağımsız bir inceleme kurulundan onay aldığını açıkladı.

Şirket, deneysel cihazını altı yıllık bir çalışmada test etmek için felçli insanlar arıyor.

Neuralink, beyin sinyallerini toplayıp analiz edebilen bir beyin-bilgisayar arayüzü (BCI) geliştiren birkaç şirketten biri.

NÖROBİLİMCİLER ENDİŞELİ

Ancak Musk’ın, insanların yapay zekaya ayak uydurmasına yardımcı olmak için her şeyi kapsayan bir beyin bilgisayarı geliştirme vaatleri şüphe uyandırdı ve nörobilimciler ve diğer uzmanlar arasında etik endişelere yol açtı.

Geçen yıl, Gıda ve İlaç İdaresi şirketin insan deneylerini hızlandırmak için yaptığı talebi reddetti, ancak Mayıs ayında Neuralink’i bir cihazın klinik çalışmalar için kullanılmasına izin veren bir araştırma cihazı muafiyeti (IDE) için onayladı.

NEURALINK, DENEYE UYGUN HASTALAR ARIYOR

Neuralink, dikey omurilik yaralanması veya ALS nedeniyle kuadriplejisi olan hastalar aradığını söylüyor.

Katılımcılara, sadece düşüncelerini kullanarak bir bilgisayar imlecini veya klavyeyi kontrol etmelerini sağlamak amacıyla, beynin hareketi kontrol eden bir bölgesine tescilli bir robot kullanılarak cerrahi olarak bir BCI implante edilecek. Yapılan açıklamaya göre çalışma, teknolojinin güvenliğini ve işlevselliğini değerlendirecek.

HAYVANLARIN ÖLÜMÜNE NEDEN OLDUĞU SÖYLENDİ

Şirketin eski çalışanları hayvanlar üzerinde yapılan deneyler hakkında, cihazın domuzlara yanlış pozisyonda yerleştirildiğini ve bunun da hayvanların ölümüne neden olduğunu söyledi.

İddialar, Tarım Bakanlığı’nın hayvan istismarı ve Ulaştırma Bakanlığı’nın biyolojik tehlikeli maddelerin eyalet sınırları ötesinde yanlış kullanımı ile ilgili soruşturmaları da dahil olmak üzere çeşitli soruşturmaları tetikledi.

Şirket, denemenin ne zaman ve nerede yapılacağı ya da kaç katılımcıyı kapsayacağı konusuna açıklık getirmedi.

Cihazın insan kullanımı için güvenli olduğu kanıtlanırsa, deneme dışındaki hastalar için onaylanması yine de yıllar alabileceği kaydedildi.

 

 

 

Cumhurbaşkanı Tatar, TC Dışişleri Bakanı Fidan ile görüştü

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, New York temasları çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile görüştü.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Birleşmiş Milletler 78’inci Genel Kurulu nedeniyle temaslarda bulunmak için New York’ta bulunan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan görüşmesinde, Kıbrıs konusu ve son gelişmeler ele alındı.

Cumhurbaşkanı Tatar’a görüşmede, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Cumhurbaşkanı Özel Temsilcisi Ergün Olgun, KKTC New York Temsilcisi Mehmet Dana ve ekibi eşlik etti.

Narin Ferdi Şefik: Hakaret ile ilgili davalarda bence en doğrusu tazminat davasıdır

Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik, basın ve fikir özgürlüğü konusunda değerlendirmelerde bulunarak, “Hakaret ile ilgili davalarda bence en doğrusu tazminat davasıdır” dedi. Şefik ayrıca, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın, Özgür Gazete’ye ödeyeceği tazminatın aldığı duyuma göre istinaf edileceğini söyledi.

 

Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik, Genç TV’de yayınlanan ve Mustafa Alkan’ın hazırlayıp sunduğu ‘Er Meydanı’ isimli programa konuk olarak katıldı.

Kamu görevlilerinin suça karışmasındaki artış ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik, “Kişilerin o pozisyonlara getirilmelerindeki seçim prosedüründeki aksaklıktır. Liyakat olmalıdır, liyakatte olsa suç işlenebilir ama olasılık daha zayıf olur” dedi.

Geçmişte müracaat edenlerin de daha farklı seviyelerde insanlar olduğunu ifade eden Narin Ferdi Şefik, “Yapılan sınavlar ne kadar gerçek beceriyi ortaya çıkarır? Kamu Hizmeti Komisyon Başkanı Ömer Köseoğlu çok iyileştirdi, güveni de artırdı ama önceki seçimlerden kaynaklı çürük elmalar içeride var” şeklinde konuştu.

“HAKARET İLE İLGİLİ ŞİKAYETLERDE BENCE EN DOĞRUSU TAZMİNAT DAVASIDIR”

Basın özgürlüğü ve fikir özgürlüğü konusunda da değerlendirmelerde bulunan Şefik, bu konuda son yıllarda bir artış olup olmadığını bilmediğini ama eğer bu konularda hakaret ile ilgili bir şikâyet olursa kendisince en doğrusunun tazminat davası açılması olduğunu ifade etti.

Şefik, “Benim hakkımda da hakaret içerikli bir metin yazılmıştı polisten istediğim o kişinin tespit edilmesi ve sohbet etmemdi. İkna olmazsam tazminat davası açacak ve hayır kurumuna bağışlayacaktım ama bu benim şahsi düşüncemdir” dedi.

“HAKARET SUÇLARINDA TAZMİNAT İLE TATMİN OLMAYACAĞINI DÜŞÜNENLER CEZA DAVASI TALEBİNDE BULUNABİLİR”

Polise gidip bana hakaret edildi denmesi halinde Ceza Yasası’na göre söylenenlerin suç sayılması halinde polisin ceza davası içinde ehliyeti olduğunu ifade eden Şefik, “Tazminatla tatmin olmayacağını düşünen kişiler hapis cezasıyla cezalandırılması gerektiğini düşünürse bunu talep edebilir” şeklinde konuştu.

“TATAR’IN ÖZGÜR GAZETE’YE ÖDEYECEĞİ TAZMİNAT ALDIĞIM DUYUMA GÖRE İSTİNAF EDİLECEKTİR”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın, Özgür Gazete’ye 20 bin TL tazminat ödeyeceği ile ilgili çıkan kararın kesin bir karar olmadığına da değinen Şefik bu kararın alt mahkeme tarafından alındığını kaydetti. Yüksek Mahkemeye konunun taşındığı zaman istinaf edilebileceğini dile getiren Narin Ferdi Şefik, “Aldığım duyumlara göre istinaf edilecektir” dedi.

Prosedür gereği alt mahkemenin tazminat kararına karşın Yüksek Mahkeme’de incelemeler yapılacağını belirten Şefik, “Karar tazminat olarak kalabilir, tazminatın miktarı düşebilir veya azalabilir” ifadelerini kullandı.

Bugüne dikkat… Sağanak yağmur bekleniyor…

Meteoroloji Dairesi, bugün ülke genelinde sağanak yağmur beklendiğini açıkladı.

Meteoroloji Dairesi tahmin raporuna göre, 19 – 25 Eylül 2023 tarihleri arasında bölgenin genellikle alçak basınç sistemi ile periyodun ilk iki günü üst atmosferdeki serin ve nemli, diğer günlerde ise sıcak ve nispeten nemli hava kütlesinin etkisi altında kalması bekleniyor.

Havanın bugün az bulutlu zamanla parçalı bulutlu yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak yağmurlu, sabah saatleri yer yer sisli, yarın parçalı ve az bulutlu, sabah saatleri yer yer sisli, cuma, cumartesi, pazar ve pazartesi günü de açık ve az bulutlu geçmesi bekleniyor.

En yüksek hava sıcaklığı genellikle iç kesimlerde 34 – 37 derece ve sahillerde 30 – 33 derece dolaylarında seyredecek, rüzgâr genellikle kuzey ve batı yönlerden orta kuvvette, yağışlı günlerde ise zaman zaman kuvvetli olarak esecek.

Tatar: “Erdoğan’a teşekkür ediyorum. İki devletlilik politikamız teyit edildi”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Kıbrıs konusunda verdiği mesajlar nedeniyle teşekkür ederek, “İki devletlilik politikamız teyit edildi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıtmalıyız” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler 78’inci Genel Kurulu’nda (BMGK) Kıbrıs konusunda verdiği mesajları ve New York’taki temaslarını BRT’ye değerlendirdi.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Tatar, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçen yıl Birleşmiş Milletler 77’nci Genel Kurulunda “KKTC’nin tanınma ve izolasyonların kaldırılma zamanı gelmiştir” konuşmasının ardından bu yıl aynı şekilde güçlü bir mesaj verdiğini söyledi.

Tatar, “Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a şahsım ve Kıbrıs Türk halkı adına teşekkür ediyorum. İki devletlilik politikamız teyit edildi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıtmalıyız” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dünya meselelerine değinirken, Kıbrıs meselesiyle ilgili olarak, Doğu Akdeniz’de istikrarın devamı için Kıbrıs Türk halkının meşru hakları ve çıkarlarının kabul edilmesi gerektiğine yönelik açıklama yaptığına dikkat çekti.

Erdoğan’ın, “federal temelde bir antlaşmanın olamayacağını herkesin bildiğine” işaret ettiğini anımsatan Tatar, farklı ülkelerle diplomatik ve siyasi bağlar kurularak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımaya davet etmenin önemli olduğunu vurguladı.

-“KKTC’nin değeri ve önemi yükseldi”

“Uluslararası düzeyde tahıl koridoru olmak üzere birçok konuda dünyada sözünü dinlettiren Türkiye Cumhuriyeti’nin aynı zamanda Kıbrıs’ın garantör ülkesi olduğunu” ifade eden Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs’tan 40 mil uzaklıkta ve aynı zamanda garantör ülke olan Türkiye’nin Kıbrıs’ta sözü, hakkı ve hukuku olduğunu kaydetti. Tatar, Doğu Akdeniz politikası ve tüm bu dengeler içinde KKTC’nin değeri ve öneminin yükseldiğini de belirtti.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında, yeni siyaset olan “egemen eşitlik” ve “eşit statünün kabulü” olmadan görüşmelere geçilmeyeceğinin de yer aldığını aktaran Tatar, “Bir anlaşma olacaksa iki devlet arasında olacak” dedi.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodilis’in amacının, “KKTC’yi, Rum Cumhuriyeti’ne dönüşen Güney Kıbrıs Rum Yönetimi devletinin içine çekmek” olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, hazırlanan bazı maddelerle vatandaşları kişisel beklentilerle kendi devletlerine biat ettirmek istediklerini vurguladı.

Türkiye ile olan bağların koparılması noktasında karşı tarafın siyasetinin çökmekte olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı, “Dünyanın gerçekleri, görme zamanı geldi” dedi. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın güçlü ve önemli bir mesaj verdiğine vurgu yapan Tatar, yeni siyasetin doğru yolda yürütüldüğünün teyit edildiğini kaydetti.

Kıbrıs Türkü’nün yıllardır Kıbrıs’ta eşitliği savunduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, federal temelde eşitlik olmayacağına göre iki devletin işbirliğinde, garantör ülke Türkiye Cumhuriyeti’nin söz hakkıyla eşitliğin egemen eşitlik temelinde olması gerektiğini anlattı.

-New York temasları…

New York’taki temaslara da değinen Cumhurbaşkanı Tatar, özel temsilcisinin güvenlik konseyi ve diğer ülkelerin temsilcileriyle görüştüğünü belirtti. İslam İşbirliği Teşkilatı ile görüştüğünü, Türk Devletler Teşkilatı ile de görüşeceğini anlatan Tatar, cuma günü ise BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile görüşeceğini bildirdi.

Tatar, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yemekte buluştuğunu, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile de görüştüğünü kaydetti. Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türkü’nün haklı mücadelesini, meşrutiyetini ve iki devlete dayalı çözüm zemini farklı platformlarda anlattığını da sözlerine ekledi.

Tahsin Ertuğruloğlu: Erdoğan’ın, BM’de KKTC’yi tanıma çağrısı Kıbrıs Türk halkını mutlu etti

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler (BM) 78. Genel Kurulu’nda yaptığı “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıyın” çağrısının Kıbrıs Türk halkını mutlu ettiğini söyledi.

 

Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda geçen yıl yaptığı çağrıyı bu yıl da yinelediğini hatırlatan Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Erdoğan’ın Kıbrıs konusunda iki egemen eşit devlet esasına dayanan yeni vizyonun kararlılıkla ilerlediğini uluslararası toplum önünde bir kez daha vurguladığını belirtti.

Ertuğruloğlu, şunları kaydetti:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Birleşmiş Milletler 78. Genel Kurul toplantısında yaptığı konuşmada uluslararası toplumu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını tanımaya, diplomatik, siyasi ve ekonomik bağlar kurmaya ve adadaki BM Barış Gücü’nü de artık tarafsız davranmaya davet etmesi Kıbrıs Türk halkını fazlasıyla mutlu etmiştir. KKTC’nin tanınma hedefinin, Türkiye Yüzyılı yolunda ilerleyeceğine inancım tamdır. Güçlü Türkiye Cumhuriyeti, güçlü KKTC vizyonu ve misyonumuz geleceği doğru ve sağlıklı şekillendirecektir.”

Filenin Sultanları’ndan bir zafer daha… Arjantin’i de yendiler

Türkiye A Milli Kadın Voleybol Takımı, Japonya’da düzenlenen 2024 Paris Olimpiyat Elemeleri B Grubu dördüncü maçında Arjantin’i 3-1 yenerek 4’te 4 yaptı.

Türkiye A Milli Kadın Voleybol Takımı, Paris 2024 Olimpiyat Elemeleri B Grubu dördüncü maçında Arjantin ile karşı karşıya geldi. Filenin Sultanları, Arjantin’i de 3-1 yenerek yoluna 4’te 4’le devam ediyor.

Japonya’nın ev sahipliğinde düzenlenen turnuvada Filenin Sultanları ilk 3 maçında Port Ri̇ko ve Bulgaristan’ı set vermeden 3-0, Peru’yu ise 3-1 yenmişti.

Filenin Sultanları yenilmezlik serisini̇ 19 maça çıkardı. Elemelerde yoluna namağlup devam eden ay yıldızlılar, grubunda bundan sonraki̇ maçlarında Brezi̇lya, Japonya ve Belçi̇ka ile karşılaşacak.

8 takımlı grupta ilk iki̇ sırayı alacak takımlar 2024 Oli̇mpiyat Oyunları’na katılmaya hak kazanacak.

Kurlarda son durum: Sterlin 33,75 liradan güne başladı

Serbest piyasada bugün Sterlin 33,75, Euro 29,10, Dolar 27,25 liradan işlem görüyor.

Döviz kurları güne yatay seyirle başladı.

Serbest piyasada Sterlin 33,75 liradan, Euro 29,10 liradan, Dolar ise 27,25 liradan güne başladı.

SERBEST PİYASADA DÖVİZ KURLARI

Serbest piyasada saat 09.00 itibarıyla kurların alış- satış fiyatları şöyle:

STG ALIŞ: 33,30 – SATIŞ: 33,75

EURO ALIŞ: 28,65– SATIŞ: 29,10

USD ALIŞ: 26,85- SATIŞ: 27,25

KIBRIS TÜRK HALKI AZERBAYCAN’IN YANINDADIR

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler 78. Genel Kurulu’nda yaptığı ‘Artık herkesin kabul ettiği gibi, Karabağ, Azerbaycan toprağıdır. Bunun dışında bir statünün dayatılması asla kabul edilmeyecektir’ sözleri üzerine Başbakan ve Ulusal Birlik Partisi Başkanı Ünal Üstel yazılı bir açıklama yaptı.Üstel’in açıklaması şu şekilde ;

‘Tek millet üç devlet’ olarak gördüğümüz kardeş Azerbaycan’ın, egemenlik sınırları içerisinde vatandaşlarına yönelik saldırgan tutumu ve dayatılmaya çalışılan yeni statüleri ortadan kaldırmak üzere yürüttüğü haklı mücadelesini destekliyoruz. Bilinmelidir ki Karabağ Azerbaycan’dır ve Kıbrıs Türk Halkı Azerbaycan’ın bu haklı mücadelesinde kayıtsız ve şartsız yanındadır.

ÜSTEL: ERDOĞAN’IN KKTC’Yİ TANIYIN ÇAĞRISINI SELAMLIYORUM

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler 78. Genel Kurulu’nda yaptığı ‘Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıyın’ çağrısı üzerine, Başbakan ve Ulusal Birlik Partisi Başkanı Ünal Üstel sosyal medya hesabında bir teşekkür yazısı paylaştı. Üstel’in yaptığı paylaşım şu şekilde;

Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler 78. Genel Kurulu’nda yaptığı ‘Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıyın’ çağrısını selamlıyorum.

Kıbrıs Türk halkının Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda güçlü sesi olan, halkımızın sesini ve haklılığını bir kez daha tüm dünyaya duyuran Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a çağrısından dolayı şahsım ve halkımız adına en içten teşekkürlerimi sunuyorum.

Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasında da belirttiği gibi “Kıbrıs Türk Halkı, 60. yılına dayanan Kıbrıs sorununun, adil kalıcı ve sürdürülebilir şekilde bir çözüme ulaşması yolunda tüm samimi adamları atmıştır. Bunca yılın ardından ortaya çıkan gerçekler Kıbrıs’ta federal temelde bir çözüme ulaşılamayacağını açıkça ortaya koymaktadır. Dünya artık adanın gerçeklerini görmeli ve bu gerçekler uygun olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımalıdır.

Erdoğan BM Genel Kurulu’nda yineledi:  “KKTC’yi tanıyın”

Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada dünyaya bir kez daha “KKTC’yi tanıyın” çağrısı yaptı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada dünyaya bir kez daha “KKTC’yi tanıyın” çağrısı yaptı.
Doğu Akdeniz’in barış, refah ve istikrarın egemen olduğu bir coğrafyaya dönüşebilmesinin, ancak tüm tarafların hak ve hukukuna saygı göstermesiyle mümkün olacağını söyleyen Erdoğan, “Bizim kimsenin hakkında gözümüz yok, kimsenin de bizim haklarımızı yok saymasına müsaade etmedik, etmeyeceğiz” dedi.
“Kıbrıs meselesinin ortaya çıkmasının 60’ıncı yıldönümündeyiz” diyen Erdoğan, “Kıbrıs Türk tarafı, Kıbrıs sorununda adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm bulunması için daima samimiyet göstermiştir. Bu çözümün artık federasyon modeli temelinde gerçekleşmeyeceği herkesin kabul ettiği bir gerçektir” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, “Uluslararası toplumu, KKTC’nin bağımsızlığını tanımaya, diplomatik bağlar kurmaya davet ediyoruz” dedi.

Kaynak: Erdoğan BM Genel Kurulu’nda yineledi:  “KKTC’yi tanıyın” 

 

Feyzioğlu: KKTC, cennet gibi bir yer

Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, KKTC ve Türkiye’nin ada için kabul ettiği, egemen eşitlik ve eşit uluslararası  statü içeren milli siyasetin Güney Kıbrıs’taki Rumların  da hayatını kolaylaştıracak bir siyaset olduğunu vurguladı.

Radyo  Vatan’dan Serkan Tetik’in sorularını yanıtlayan Büyükelçi Feyzioğlu,” Kuzey’in hakimi olma fantezilerini, hayallerini bırakırlarsa, kültürel DNA’larına kazınmış olan  Enosis iddiasından, idealinden  vazgeçip  gerçeği görürlerse, 100’ lerce kilometre ötedeki Yunanistan’dan değil 70 kilometre ötedeki Türkiye’den  ekonomik anlamda, ticari anlamda her türlü desteği fazla fazla alacaklar” dedi.

Büyükelçi Feyzioğlu,  Türkiye’den gelen boru hattına bir hat daha ekleyip Güney Kıbrıs’ın da sudan faydalanmasının sağlanabileceğini, enterkonnekte  elektrik projesinin de adanın tamamı için muhteşem bir fırsat olduğunu, Rum tarafının ürettiği fazla  elektriği Türkiye üzerinden Avrupa’ya satabileceğini kaydetti.

Türkiye’nin hava ve deniz limanlarının Güney Kıbrıs’a kapalı olduğunu anımsatan Feyzioğlu,  eşit iki devleti, arazinin ortaya koyduğunu kaydederek “Bu bir icat değil,   kabul etikleri zaman, Enosis iddialarından ve idealinden vazgeçtikleri zaman hayatın kendileri için de hem  kolaylaşacağını hem ucuzlayacağını görecekler. Güvende yaşayacaklar demiyorum. Zaten Türkiye sayesinde 1974 ten beri barış var, zaten barış var güvende yaşıyorlar” dedi.

 

-“Rumlar, ortada federasyon modeli bırakmadılar”

Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, 1960’ta kurulan ortak devleti Rumların bozduğunu, 2004’te Annan Planı’nı Türkler kabul ederken, Rumların  reddettiğini, Crans Montana’da Türkler anlaşmaya “evet “demek noktasındayken, Rumların masayı devirdiğini belirterek,  Annan Planı ile Crans Montana’daki etkili isimlerden olan  ve Hristodulidis’in bugün hala işin başında ve politika belirleyici olduğunu kaydetti.

Feyzioğlu, “Ortada federasyon modeli bırakmayan Rumlardır… Federasyonun sayısız modeli yok. 60 modeli  ‘olmadı’ dendi Annan  modeli olmadı, Crans Montana modeli olmadı kalmadı ki geriye bir şey. ‘Bir daha deneyelim’ neyi deneyeceksin?” diye konuştu.

“-Bir daha deneyelim statükodan menfaat bekleyen Rum kesiminin söylemidir”

“Bu ‘bir daha deneyelim’, statükodan menfaat bekleyen Rum kesiminin bir söylemidir Statükodan elde ettiği menfaati nasıl kotarmakta…  Çünkü Kıbrıs Türkü’ne ambargo uyguluyor ve uygulatıyor AB eliyle. Her türlü izolasyonu uygulatıyor…” diyen  Feyzioğlu, “Ondan sonra da  ‘bu ambargo ve izolasyonlar altında boğulmak istemiyorsanız birleşmeye evet’ deyin diyor. İnsanların boğulma sebebi, bunalma sebebi, bıkkınlık sebebi doğrudan doğruya Rum. Yani cellat Rum. İpi  insanlarımızın boynuna geçirmek isteyen Rum, nefes aldırmayan Rum. Sonra ‘niye bunaldınız, buyurun’ diyor. Son derece kötü niyetli. ‘Buyurun bizim  sizden gasp ettiğimiz devletin içinde azınlık olun’ diyor. ‘Böylelikle çektiğiniz sıkıntılar bitecek’ diyor” şeklinde devam etti.

Rum tarafının aslında federasyon modeli önermediğini kaydeden Feyzioğlu, “Ben Güney’i yönetiyorum, Kuzey’i de yönetmek istiyorum.  Siz  de AB güvencesi altında azınlık olun bunda ne var ki’ diyor. Tıpkı Batı Trakya’daki gibi, Girit’te Türkleri yok ettikleri gibi Bu Rum idaresi İngiliz’in 100 yılda yapamadığını 10 yılda yapar Allah göstermesin” dedi.

Büyükelçi Feyzioğlu, KKTC’nin BM’nin adadaki varlığı  konusunda da iyi niyet gösterdiğini vurgulayarak, BM Barış Gücünün gittiği ülkelerde bir anlaşma çerçevesinde bulunduğunu, kuvvetlerin statüsü anlaşması yapıldığını ve  askerinin o çerçevede  hareket ettiğini, BM KKTC’yi tanımadığını söyleyerek böyle bir anlaşma yapmadığını,  BM’nin KKTC ile oturup bu askeri unsurlarının KKTC toprağından geçerken hangi statüde olduklarını, hukuki sorumluluklarını, yetkilerini, uluslararası standartlarda anlaşmaya bağlanmasını sağlaması gerektiğini ifade etti.

Feyzioğlu, “ KKTC iyi niyet gösteriyor, nezaket gösteriyor, ‘yapmalısın’ diyor ama şu ana kadar bir yaptırım uygulanmadı. Takdir tamamen KKTC ve hükümetinindir” dedi.

-TDT’ye gözlemci üye olunması…

Feyzioğlu, KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olmasının  önemli olduğunu belirterek, bu geniş coğrafyanın nüfus sayısı ve üretime katkı rakamlarının muazzam olduğunu ve  ekonomi ve üretime katkısının daha da büyüyeceğini belirti.

Feyzioğlu, KKTC’nin koskocaman coğrafyadaki Türk milletinin Doğu Akdeniz’deki kalesi olduğunu vurgulayarak, Doğu Akdeniz’in şu an dünyada stratejik açıdan en önemli bölgesi olduğunu  kaydetti.

Büyükelçi Feyzioğlu, “Dünyanın en stratejik bölgesinde KKTC var. Dünyanın merkezinde deseniz çarpıtmış olmayız, Türk’ün kalesi var. Bu üyelikle Türkiye ve KKTC devletleri TDT üye ülkelerine Doğu Akdeniz’deki Türklük kalesinin kendi menfaatlerine de olduğunu da anlatacak bir zemin kullanma imkanına sahipler” dedi.

Feyzioğlu şöyle devam etti:

“Biz neden sürekli şöyle diyoruz: ‘Biz ne yapabiliriz’ diye bakıyoruz. Aslında burası o kadar önemli, o kadar değerli ve buradaki devlet o kadar yükselmeye, güçlenmeye müsait bir devlet ki… Buradaki halk öyle bir halk ki. Biraz da şöyle  bakmak lazım;  ‘benim sayemde sen…’  diye başlayan cümleler de kurabilmeli,. Buradaki Türk devletinin Azerbaycan’a sağlayabileceği meşru menfaat, Kazakistan’a Kırgızistan’a Özbekistan’a,  Türkmenistan’a sağlayabileceği  her anlamda  uluslararası meşru menfaat o kadar yüksek ki. Burada bir kardeşleri var… Herkesin kazanabileceği bir düzeni kurmak mümkün”

Türkiye Cumhurbaşkanı  Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Dünya 5’ten büyüktür sözünün ’KKTC’yi tanıyın’ çağrısı ile birlikte düşünülmesi gerektiğini ifade den Feyzioğlu,  “BM  Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesinin menfaatleri  ekseninde dönen  bir dünya işte bu kadar dönüyor, adil olabiliyor, bir sömürü düzeni devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın KKTC’yi tanıyın cümlesinin altının dolu olduğunu ifade eden Feyzioğlu şöyle devam etti:
“Tanıma çağrısının altında da şu var: Ben tanıyın diye çağrı yapıyorum. Tanıyın diyor. Bir, sizin KKTC’yi bugün ya da yarın tanımamanız bir şey değiştirmeyecek burada uluslararası hukuka göre zaten meşru bir devlet vardı iki… “Biz Türkiye olarak KKTC’nin eksiksiz bir altyapıya, son derece güçlü bir ekonomiye ve bir  refah toplumuna kavuşmasını  sağlayacağız sizden bir beklenti içerisinde değiliz diyor. Bunu böyle dolduruyor. Biz size muhtaç değiliz, Kıbrıs Türkü size muhtaç değil. KKTC ve Kıbrıs Türkü’nü zirveye çıkarmak için bu alanlarda  sizin tanıyıp tanımamanızın bir  önemi yok  cümleleri de var onun altında …

 

-“Ercan, Türkiye’deki 5’inci hava limanı büyüklüğünde”

Büyükelçi Kıbrıs Türkü’nün refah seviyesini artırmak için gerçekleştirilen alt ve üst yapı yatırımlarına değinerek,  Ercan Havalimanı’nın adanın en büyük  ve bölgenin en modern hava limanlarında biri olduğunu  Türkiye ile de kıyaslandığından en büyük 5’inci havalimanı olduğunun altını çizdi.

Feyzioğlu yeni havalimanı yapımı nedeniyle KKTC’de daha fazla turizm yatırımı imkanı da doğduğunu söyledi.

Büyükelçi Feyzioğlu, büyük gövdeli uçakların Ercan’a inebilecek olmasının KKTC’ye önemli bir ekonomik katkı sağlayabileceğini  vurgulayarak,  su projesinde ana hat olarak kullanılan suyunun erişmediği yer olmadığını  kaydetti.

Feyzioğlu, KKTC’nin Su  ve Toprak Kaynakları Master Planı çalışmasını başlattıklarını, içme ve kullanma suyunda, kalan suyun tarımsal sulamaya kanalize edileceğini, tarımsal sulamanın Güzelyurt’ta kanallar yapılarak başladığını, nihai hedefin suyu orta Mesarya’ya götürmek olduğunu,  götürülürken alım garantili hangi bitki deseninin tercih edileceği konusunun  master planda ortaya çıkacağını belirti

 

-Uçak biletlerinin pahalılığı…

Feyzioğlu, KKTC’den Türkiye’ye hava ulaşımında biletlerin pahalı olduğu şikayetleriyle ilgili olarak da,  biletlerin  pahalı olmasının Rumların AB ile birlikte uyguladıkları ve uygulattıkları  ambargolar nedeniyle direkt uçuşların olmayışından kaynaklandığını söyledi.

Feyzioğlu,  TC Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın üzerinde çalışılması talimatını verdikleri hususun; KKTC’ye uçuş yapan Türkiye’deki  bayrak hava yollarının  fiyatları makul seviyede tutması olduğunu, bu konuda ciddi çalışma yapıldığını söyledi.

Büyükelçilik olarak bu konuda üstlerine düşeni yaptıklarını Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın KKTC ziyaretinde özellikle  bu konuyla ilgilendiğini, Başbakan Ünal Üstel’in de , İstanbul ve Londra’ da önemli sonuç alıcı toplantılar yaptığını belirten Feyzioğlu, “İki devlet, bir planlama üzerinde gidiyoruz” dedi.

Feyzioğlu,  Ercan’ın yeni pistinin  geniş gövdeli uçaklara iniş kabiliyetinin koltuk maliyetlerini azaltacağı için  bilet  fiyatlarının da düşmesini beklediklerini belirtti.

 

-Limanların özelleştirilmesi

Büyükelçi Feyzioğlu ulaşımda bir adım daha atılması  gerektiğini belirterek, limanların özelleştirilmesine işaret etti.

Feyzioğlu, limanların özelleştirilmesinin 2002’den beri KKTC hükümetlerinin talebi olduğunu ifade ederek, “Bunu geçenlerde televizyon programında da söyledim, ‘vay Büyükelçi’ye ne?’ dediler. Gerçekten bana ne, ya da bir başkasına.  Ama KKTC hükümetlerinin talep etme hakkı var değil mi.  KKTC hükümetleri talep etmiş, Türkiye de ‘evet bu konuda  her türlü desteği vereceğiz çalışalım madem  istiyorsunuz’ demiş. Dolayısıyla bu ülkenin yönetimlerinin   2002’den beri talep ettiği  bir husus. Benim kişisel  olarak  bir ülkenin neye ihtiyacı olduğuna, neye ihtiyacı olmadığına dair bir hareketim olamaz, kimsenin olamaz” dedi.

Limanlarla ilgili çalışma yapılmasının 2002’den beri hükümetin programında yer aldığını söyleyen Feyzioğlu, o çerçevede Gazimağusa Limanı’nın insanlara yakışır hale getirilmesi, Girne  ve Gazimağusa’dan kalkan tüm feribotların içinde keyifle seyahat edilebilir hale gelmesi gerektiğini, deniz yolculuğunun  kabus değil keyfe dönüşmesi, hatta ailelerin  ‘denizden gidelim, geze geze gidelim’ demesi gerektiğini, ancak bugün dinledikleri öykülerin öyle olmadığını söyledi.

Feyzioğlu, daha çok limanı, limanları kaliteli yapabilmenin yolunun KKTC hükümetinin de öngördüğü  ve talep ettiği üzere özelleştirme olduğunu, özelleştirmenin de şeffaf, kamunun hakkı ve hukukunu koruyacak  şekilde ve herkesin gördüğü şekilde yapılması gerektiğini vurguladı.

 

-“KKTC cennet gibi bir yer”

Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu,  KKTC’nin cennet gibi bir yer olduğunu belirterek, büyükelçi olmadan  önce de   KKTC’ye bir çok kez geldiğini, göreve başladıktan sonra KKTC’ye bağlılığının ve sevgisinin  arttığını belirtti.

Büyükelçi  Feyzioğlu, “Her zaman aşkla bağlıydım, Allah nasip etti, Cumhurbaşkanımız öyle takdir buyurdu, devletime ve milletime, hem Türkiye’deki Hem KKTC’deki… Türk milletimize bu sıfatla burada hizmet etmek benim için onur oldu” dedi.

-Kıbrıs Türkü ve KKTC Türkiye’de daha fazla tanıtılmalı”

Kıbrıs Türkü’nün  ve KKTC’nin  Türkiye’de daha fazla tanıtılmaya, bilinmeye  ihtiyacı olduğunu söyleyen Feyzioğlu, “Kıbrıs’ın kültürü ve o kültüre bağlı tüm değerleri, güzellikleri açısından daha fazla  bilmesi lazım Türkiye’de yaşayan Türk halkının. Buraya bir hafta sonu için gelip KKTC hakkında, Kıbrıs Türkü hakkında  yeterli bilgi sahibi olmak mümkün değil. Biraz  daha fazla bilmek lazım, hatta Türkiye’de ilk  ve  ortaokul müfredatında da daha fazla yer bulmalı Kıbrıs” dedi.

 

-“Hiç kimsenin bu halka tepeden bir şeyler buyurmaya hakkı yok”

Feyzioğlu, “Kıbrıs Türkü yüzyıla yakın bir süre sömürgeci imparatorluğun elinde kalıp da dışarıdan asgari destek gelmesine karşın Türklüğünü tüm canlılığıyla korumuş herhalde dünyada tek Türk topluluğudur. Bu halka kimsenin tepeden bir şeyler buyurmaya hakkı yok. Neler yaşanmış, ve ne büyük mücadeleler verilmiş ve Türklüğünü millet olma bilincini kaybetmemiş. Şunu da söyleyeyim ; umarım hiç bozulmaz bu. İş, siyaset vesilesiyle  kavga edip akşamüstü kol kola sokağa çıkabiliyor insanlar. Bu çok değerli, bunu kaybetmemek lazım. Kültürün, ifade özgürlüğüne ne kadar yatkın olduğunu gösteriyor bu çok  değerli “ ifadelerini kullandı.

Feyzioğlu, “Eksiklerimize bakıp, artıları görmezsek yanlış yapmış oluruz. 1974 sonrasında burada büyük bir gelişme hamlesi yaşandı ve yaşanmakta. Gönül ister ki hep düz çizgide gitsin. Hiçbir planlama ve programlamadan geri kalınmasın ama olmuyor,  bu hayatın gerçekliği. Sorunlara bakıp gelişmeyi görmezden gelmek haksızlık olur. Ama daha hızlı gelişebiliriz sorunlarımızı daha  etkili bir şekilde çözebiliriz demeye varım. Ama sorunlara yoğunlaşıp ‘hiçbir şey olmuyor biz devleti kapatıp Güney’in altında azınlık olalım’ demeyi Kıbrıs Türkü kabul etmez, etmiyor” dedi.

  • Sivil Savunma Teşkilatı ve her bir çalışanıyla gurur duyuyoruz

Sivil Savunma Teşkilatı ve her bir çalışanıyla gurur duyduğunu kaydeden Feyzioğlu, tarihinden ve milli mücadeleden güç alan Sivil Savunma’nın köklerinin çok derinlere gittiğini ve çok özel bir teşkilat olduğunu  belirtti. Teşkilat’ın 6 Şubat’ta Türkiye depremindeki faaliyetlerinden övgüyle bahsetti.

UBP’den ‘Gaziler Günü’ mesajı

Ulusal Birlik Partisi (UBP) tarafından ‘19 Eylül Gaziler Günü’ dolayısıyla bir mesaj yayımlandı.
Mesajda, şu ifadelere yer verildi:

“Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e  “Gazilik Unvanı ile Mareşal” rütbesinin verilişinin  yıldönümünü ve Gaziler Günü’nü kutlamanın heyecanını yaşıyoruz. Şanlı Türk tarihinde, dünya tarihinin gördüğü en büyük destanların kahramanı olan şehit ve gazilerimiz, her zaman övünç kaynağımız olmuştur.  Türk milleti sahip olduğu milli ve manevi tüm değerleri, kahraman şehit ve gazilerimize borçludur.  Bugün bizler, aziz şehitlerimiz ve gazilerimiz sayesinde varlığımızı sürdürüyor ve onlardan aldığımız güç ve ilhamla, birlik ve bütünlük içinde yaşıyoruz.  Bu nedenle, şehit ve gazilerimize ne kadar dua etsek, ne kadar minnet ve şükran duysak azdır.   Bilinmesini isteriz ki; Ulusal Birlik Partisi, şehit aileleri ve gazilerimiz için her zaman daha iyisini yapabilmenin gayreti içerisindedir ve olmaya da devam edecektir.  Geçmişten bugüne Türk milletinin bağımsızlığı için mücadele etmiş, tüm şehit ve ebediyete intikal eden gazilerimizi rahmet ve şükranla anıyor, hayatta olan gazilerimize ise minnet ve saygılarımı sunuyoruz. Anavatan Türkiye Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e mareşal rütbesi ve gazi unvanı verilişinin yıldönümünü ve Gaziler Günü’nü kutluyoruz.”

Maliye Bakanı Berova, Gelir ve Vergi Dairesi ile Devlet Emlak ve Malzeme Dairesi Gazimağusa şubelerinde incelemelerde bulundu

Berova; “Kamu hizmetlerinde kalitenin yükseltilmesi, vatandaşın ihtiyaç duyduğu hizmetlere daha hızlı ulaşması adına eksikliklerin süratle giderilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz”

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Bakanlığına bağlı daire ve kurumlara ziyaretlerini sürdürüyor.

Bu çerçevede dün de Gelir ve Vergi Dairesi ile Devlet Emlak ve Malzeme Dairesi Gazimağusa Şubelerinde incelemelerde bulunan Berova, daire müdürleri ve personelle bir araya gelerek çalışmaları ile ilgili bilgi aldı, personelin taleplerini dinleyerek, beklentilerini dile getirdi.

Maliye Bakanlığından yapılan açıklamaya göre buradaki ziyaretlerinde Berova’ya, Gelir ve Vergi Dairesi Müdürü Sümer Kızıldere, Devlet Emlak ve Malzeme Dairesi Müdürü Yusuf Kenan Yeşilleme ile bazı bakanlık bürokratları eşlik etti.

Farklı birimlerinde çalışan personelle istişare etmek amacıyla zaman zaman bir araya gelmeye devam edeceklerini belirten Maliye Bakanı, eksikliklerin süratle giderilmesi için çalıştıklarını, tüm çalışanlarında vatandaşa karşı mütevazı ve alçak gönüllü kalmalarını arzu ettiğini söyledi.

Berova; “Personellerimizin özverili ve mevcut iş disiplinine sahip bireyler olduğunu görmek bizleri ziyadesiyle memnun etmekte. Kamu hizmetlerinde kalitenin yükseltilmesi, kaynakları en verimli şekilde kullanılarak vatandaşın ihtiyaç duyduğu hizmetlere daha hızlı ulaşması adına eksikliklerin süratle giderilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs’ta iki devlet temelinde bir anlaşmanın kaçınılmaz olduğunu söyledi

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Yeni siyaset, iki devlet temelinde, iki ayrı halkın egemen eşitliği, eşit uluslararası statüsü temelinde bir anlaşma kaçınılmaz hale gelmiştir.” dedi.

Tatar, Birleşmiş Milletler (BM) 78. Genel Kurulu temasları kapsamında bulunduğu New York’ta, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Her yıl BM Genel Sekreterliğinin toplantılarına katıldıklarını belirten Tatar, “Buralarda hep Rum-Yunan ikilisinin propagandasını sürdürmüşler, 60 yıldır bizim bu feryadımıza bir adalet bulamamışlar. Kıbrıs’ta iki ayrı halkın olduğunu herkes biliyor.” ifadesini kullandı.

Tatar, Ada için dünyaya Türkiye’nin desteğiyle yeni bir siyaseti anlattıklarına işaret ederek, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) tek taraflı bir kararla Avrupa Birliği’ne (AB) alındığını dile getirdi.

Kıbrıs Türklerinin tarihsel olarak da ayrı bir halk olduğunu dile getiren Tatar, “Kıbrıslı’ diye bir millet yok, Kıbrıs’ta ya Türksün ya da Rumsun. Bu böyledir, böyle de devam ediyor. Bunları anlattığımızda hak verenler de var.” değerlendirmesinde bulundu.

Tatar, Kıbrıs’ın gerçeklerine bağlı olarak çağrılarını devam ettireceklerinin altını çizerek, “Yeni siyaset, iki devlet temelinde, iki ayrı halkın egemen eşitliği, eşit uluslararası statüsü temelinde bir anlaşma kaçınılmaz hale gelmiştir.” dedi.

AB’nin son raporunda, Türkiye’ye haksızlık yapıldığını ve “Kıbrıs’ın gerçekleriyle alakasız” ifadesi bulunduğunu belirten Tatar, “Gerçek şu; Kıbrıs’ta iki ayrı devlet var.” diye konuştu.

Tatar, Türkiye’nin garantörlüğünün ortadan kaldırılmak isteneceği hiçbir çözümün ve Ada’da federatif sistemin kabul edilmeyeceğini de vurguladı.

Bundan sonra Kıbrıs Türklerinin, “kendi devletlerinin ortadan kaldırılmasını” kabul etmeyeceğini bildiren Tatar, sorunların ancak “kazan- kazan” anlayışıyla çözülebileceğini söyledi.

Tatar, AB’nin enerji meselelerini çözmek için birbirine “bağlı” olduğunu belirterek, GKRY’nin coğrafi uzaklık nedeniyle de bunun dışında kaldığını kaydetti.

Bölgesel istikrarın daha iyi bir noktaya gelmesinin herkesin faydasına olacağını belirten Tatar, “inatla” KKTC gerçeğini kabul etmeyenlerin bölgedeki uzlaşmanın önünü tıkadığını ifade etti.

Tatar, KKTC’nin Türkiye ile olan ilişkilerinden çok memnun olduğuna dikkati çekerek, “Ben hep geleceğe umutla baktım bundan sonra da bu böyle olacaktır.” dedi.

Türkevi’nin 13’üncü katının KKTC’ye tahsis edildiğini ve burada görüşmelerin gerçekleştiğini anlatan Tatar, “Bütün bunlar, KKTC’nin gücüne güç katmaktadır.” ifadesini kullandı.

ABD ve Fransa’nın, Rum tarafını silahlandırmasının Doğu Akdeniz’de çok olumsuz etkileri olabileceğini belirten Tatar, Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin Kıbrıs’ın garantörleri olduğunu ve bu garantörlerden herhangi birinin onaylamadığı bu ilişkilerin gayrimeşru olduğuna inandığını söyledi.

Tatar, KKTC’de hizmete giren yeni havalimanının yıllık 10 milyon yolcuya hizmet verecek kapasitesi bulunduğunu ve su projesinden sonra bölgede yapılan ikinci büyük proje olduğunu belirtti.

KKTC’nin tüm ambargolara rağmen önemli başarılar elde ettiğini vurgulayan Tatar, şunları söyledi:

 

“Bu başarılarla devlet olarak kurumsal yapısıyla, her türlü iradesiyle artık Kıbrıs’ta iki devletli çözümün parçası olabilecek bir pozisyona gelmiştir. Bu önemlidir. İki devletli çözüm bizim için gerçekten çok daha emindir, çok daha güvenlidir. Aksi takdirde çok büyük risklerle karşı karşıya kalabileceğimizden iki devletli çözümden hiçbir zaman geri adım atmamamız lazım.”

Tatar, KKTC’nin egemen ve bağımsız bir devlet olduğunun altını çizerek, “1974’te düzenlenen Kıbrıs Barış Harekatı’yla çizilen sınırlar bizlerin namusudur, haysiyetidir. Bu sınırlardan asla taviz vermeyiz, veremeyiz.” dedi.

– Pile’de 500’den fazla Kıbrıs Türkü yaşıyor

Tatar, Pile’deki Kıbrıs Türklerinin, KKTC’ye daha rahat gidip gelmesi için Pile-Yiğitler Yolu Projesi konusunda 25 yıldır çalıştıklarını ve bu projeyi başlattıklarını anlattı.

Pile’den Rum tarafındaki Larnaka şehrine kadar yollar yapıldığını, evler inşa edildiğini, Ada’daki başka bir ara bölgede alışveriş merkezi yapıldığını ancak buna kimsenin ses çıkarmadığını belirten Tatar, BM Barış Gücü’nün KKTC’nin yol projesinde ise her türlü engeli çıkardığını kaydetti.

Tatar, Pile’de 500’den fazla Kıbrıs Türkünün yaşadığını ve bu yol projesini Türkiye’nin de desteğiyle yapmaya kararlı olduklarını dile getirerek, şöyle devam etti:

“O insanların kendi bölgelerine gitmelerine gelmelerine engel olmak da hangi insani yaklaşıma uygundur, onu artık kamuoyu söyleyecektir. Buna engel olmamaları lazım çünkü bu insani ihtiyaçtan dolayı yapılacak olan bir yoldur. Bizim ne birinin toprağında gözümüz var ne de bir toprak gasbı için bu çalışmalar yürütülmüştür. Sulh yoluyla bu işin çözülmesi en büyük temenni ve dileğimizdir.”

– “İngiltere’ye bağlı olan insanların, KKTC’ye direkt uçuşla gidememesi insan hakları meselesine dönüşmüştür”

Tatar, Ercan Havalimanı’na direkt uçuşlar için çeşitli ülkelerle görüşmelerin devam ettiğini aktardı.

Özellikle İngiltere’den Kıbrıs’a direkt uçuş meselesine dikkati çeken Tatar, İngiltere’nin GKRY tarafına yakın olduğunu dile getirdi.

Tatar, KKTC’de yaşayan on binlerce İngiliz vatandaşına ve İngiltere’de yaşayan sayıca fazla Kıbrıs Türkü’ne işaret ederek, “Bütün bu İngiltere’ye bağlı olan insanların, KKTC’ye direkt uçuşla gidememesi esasında bir insan hakları meselesine dönüşmüştür. Çok büyük tepki vardır ama bu işi hala çözemediler.” diye konuştu.

İngiltere’nin KKTC’ye direkt uçuşa onay vermesi halinde GKRY’yi karşısına alacağını belirten Tatar, direkt uçuşların ancak GKRY’nin onayıyla olabileceğine işaret ederek, “Zaten biz de onun onayını çok da istemiyoruz. Çünkü onun onayını kabul edersem, KKTC olarak bir bakıma onun otoritesine biat etmiş olurum.” dedi.

– “AA, her zaman Kıbrıs Türkü’nün sesi olmuştur”

Tatar, “Biz uzun vadeli Kıbrıs Türk halkının bu Ada’daki varlığını, geleceğini, bağımsızlığını, özgürlüğünü düşünüyorsak bu siyaseti çok önemseyip ciddiye alıp bazı fedakarlıklar yapmalıyız.” ifadesini kullandı.

“KKTC Su ve Toprak Kaynakları Master Planı” hakkında konuşan Tatar, Türkiye’nin özellikle Güney sahillerindeki tarımsal faaliyetlerin KKTC’yle benzer olduğunu söyledi.

Tatar, “Suyun buraya getirilmesi bambaşka bir ekonomik başarıdır ve (KKTC’nin) çehresini değiştirmiştir.” ifadesini kullandı.

Yapılan çalışmaların bilimsel temele dayalı yürütüldüğünün altını çizen Tatar, KKTC topraklarının verimine yönelik çok çeşitli tarımsal faaliyetlerin başarıyla yürütüldüğünü dile getirdi.

Röportajın sonunda Anadolu Ajansına (AA) teşekkür eden Tatar, “Anadolu Ajansı, her zaman Kıbrıs Türkü’nün sesi olmuştur.” dedi.

Cahitoğulları: “Yasa yapma sistemi çağdaşlaşarak hız kazanacak”

HUKUK VE DİL ALANINDA DESTEK PROJESİ KAPSAMINDA OLUŞTURULAN AB MÜKTESEBAT UYUM VERİ TABANI PROJE LANSMANI GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Hukuk Alanında Destek Projesi Kapsamında Oluşturulan AB Müktesebat Uyum Veri Tabanı Proje Lansmanı bu sabah Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Lansmanın açılış konuşmalarını, Başbakanlık Müsteşarı Hüseyin Cahitoğlu ve Başbakanlık AB Koordinasyon Merkezi Başkanı Selçuk Yürükoğulları yaptı. Etkinliğe bazı bakanlar ve milletvekilleri de katıldı.

Başbakanlık Müsteşarı Hüseyin Cahitoğlu etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, çalışmaları için AB Koordinasyon Merkezi’ni tebrik etti.

Merkezin kurulduğu günden bu yana ülkeyi AB müktesebatına yakınlaştırmak için birçok çalışma yaptığına işaret eden Hüseyin Cahitoğlu, bu projelere örnekler verdi.

AB Müktesebat Uyum Veri Tabanı Projesi sayesinde yasa yapma sisteminin çağdaşlaşarak hız kazanacağını ve mevcut yasaların süratle AB’ye uyumlu hale getirileceğini belirten Cahitoğlu, bu çerçevede hukuki metin şablonları hazırlandığını da belirtti.

Oluşturulacak yeni sistemle tüm bakanlıkların aynı standartta yasal mevzuat hazırlayabileceğini, mevzuat hazırlama süreçlerinin sürekli izlenebileceğini ve yasal mevzuatın güncellenmesinin en hızlı şekilde sağlanabileceğini ifade eden Cahitoğlu, sistemle birlikte ilgili paydaşların hem yasal mevzuat hazırlama sürecinin ne aşamada olduğunu görebileceğini, hem de mevzuata katkı koyabileceğini kaydetti.

Projenin e-devlet hizmetleri açısından da önemli olduğunu belirten Cahitoğlu, proje kapsamında hazırlanan ve 5 binden fazla sözcükten oluşan Hukuk ve AB Terimleri Sözlüğü’nün de önemine işaret etti.

Başbakanlık AB Koordinasyon Merkezi Başkanı Selçuk Yürükoğulları konuşmasına, depremde vefat eden çalışma arkadaşları Evren Çavdır’ı, Çavdır’ın eşi ve kızını, Şampiyon Melekleri ve 6 Şubat’ta hayatını kaybedenleri anarak başladı.

AB Koordinasyon Merkezi’nin ülkeyi AB normlarına yakınlaştırmak için yaptığı çalışmalara değinen Yürükoğulları, önceliklerinin halkın refahı olduğunu kaydetti.

Hukuk ve Dil Alanında Destek Projesi ile çok sayıda paydaşa mevzuat hazırlama teknikleri öğretildiğini belirten Yürükoğulları, projeye katkı koyanlara teşekkür etti.

Yürükoğulları, AB Koordinasyon Merkezi olarak ülkeye katkı koyacak politikalar geliştirmek için çalıştıklarını da ifade etti.

AP Genel Kurulu’nda kabul edilen 2022 Türkiye Raporu’na da değinen Yürükoğulları, tarihi ve hukuki gerçeklerden kopuk bu iddiaların kendileri için hiçbir hükmü olmadığını vurguladı.

ÇALIŞMA AFFI GÜNDEMDE

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, ülkedeki kayıt dışı çalışanların kayıt altına alınması için önümüzdeki ay “Çalışma Affı” yapılacağını açıkladı.

Gardiyanoğlu, “Bu affın diğer aflardan en büyük farkı; çalışan bir işveren üzerinden, işvereniyle birlikte bakanlığımıza gelip af için başvurabilecek. Af kapsamındaki işverenin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini bakanlık denetleycek. Tam saha tüm ada çapında 6 ilçede denetimlere  başlayacağız. Bu süreç içerisinde hala daha ısrarla kayıt dışı çalışma hayatını devam ettirmek isteyen işverenlerimiz varsa yasalar çerçevesinde gereken cezaları alacak” dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Kıbrıs Türk İş İnsanları Derneği (İŞAD) Başkanı Enver Mamülcü ile yönetim kurulu üyelerini kabul etti.

Bakanlıktan verilen bilgiye göre, İŞAD Başkanı Enver Mamülcü, Gardiyanoğlu’na görevinde başarılar diledi. Mamülcü, yatırım ikliminin kolaylaştırılmasının ve ekonominin zor şartlarını düzeltmenin yolunun çalışma hayatından geçtiğini ifade etti.

Kamunun verimsizliği ve hantallığının azaltılması, işverenler ile özel sektör çalışanları tarafından ortaya çıkarılan bilgi ve ülke katma değerinin artırılması için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na büyük görev düştüğünü vurgulayan Mamülcü, kısa orta ve uzun vadeli projelerle, çalışma hayatında  yaşanan sorunları bakanlık ile işbirliği içinde çözmeye hazır olduklarını ve birlikte hareket etmek istediklerini söyledi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu da, Türkiye’de 6 Şubat’ta gerçekleşen “asrın felaketinden” sonra ülkedeki çalışma hayatının da etkilendiğini, Türkiye’ye işgücü anlamında bir geri dönüşün yaşandığını söyledi.

İşgücü açığının kapanması için üçüncü uyruklu ülkelerden KKTC’ye işçi akını başladığını kaydeden  Gardiyanoğlu, çalışma hayatında denetim ve kayıt dışılık ile ilgili ciddi atılımları olacağını kaydetti.

Ülkedeki kayıt dışı çalışanların kayıt altına alınması için önümüzdeki ay bir çalışma affının yapılacağını söyleyen Gardiyanoğlu, “Bu affın diğer aflardan en büyük farkı, çalışan bir işveren üzerinden, işvereniyle birlikte bakanlığımıza gelip af için başvurabilecek. Af kapsamındaki işverenin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini bakanlık denetleyecek” dedi.

Bakanlık olarak son bir ayda çalışma izni otomasyonunu geliştirdiklerini ve ciddi bir takip sistemi kurduklarını anlatan Gardiyanoğlu, verilerin biriktiğini ve önümüzdeki aydan itibaren bu verilerin ciddi olarak denetlenecek duruma geleceğini ifade etti.

Yürürlüğe girecek olan af sona erdikten sonra tüm ekonomik örgütleri ziyaret edeceklerini kaydeden  Gardiyanoğlu, “Aftan sonra ekonomik örgütlerimizi ziyaret ederek bakanlık olarak vereceğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dileyeceğiz. Çünkü tam saha tüm ada çapında 6 ilçede denetimlere  başlayacağız. Bu süreç içerisinde hala daha ısrarla kayıt dışı çalışma hayatını devam ettirmek isteyen işverenlerimiz varsa yasalar çerçevesinde gereken cezaları alacak” ifadelerini kullandı.

Piyasadaki haksız rekabeti ortadan kaldırmak ve kayıt dışı çalışanları sosyal güvenlik sistemine dahil etmek için titizlikle denetimlerin üzerine gideceklerini söyleyen Gardiyanoğlu, “Kayıt dışı durumda bulunan bir çalışan  bir iş kazası geçirse, sakat kalsa, canından olsa bunun vebali benim omuzlarımdadır. Çalışma hayatını kayıt altına almalıyız ki sosyal güvenlik yatırımları yapılsın” şeklinde konuştu.

“Önemli olan ceza kesmek değil. Önemli olan bu kişilerin hangi şartlarda yatırım yapamadığını ortaya çıkarmaktır” diyen Gardiyanoğlu, “İnsanların devletle olan iş ilişkisini daha da hızlandırmak gerekir. Çalışma izinleri için  online başvurularla ilgili otomasyonlar geliştiriliyor. Geldiğimizde bir takım tıkanıklıklar vardı. Bu tıkanıklığı  bakanlık olarak aştık. Polis soruşturma  bacağında ve Sağlık Bakanlığı bacağında  personel eksikliğinden  dolayı bazı gecikmeler vardı. İki kurumda da personel sayısının artırılması için  istişare ederek hızlı bir şekilde sorunlarımızı çözmeye çalışacağız. Yolumuz uzun. Yapacak çok işimiz var” ifadelerini kullandı.

Kumyalı’da arazi, Ciklos’ta araç yangını!

Kumyalı’da dün anayol kenarında ve Ciklos’ta araçta çıkan yangınlar hasara neden oldu.

Kumyalı’da dün anayol kenarında ve Ciklos’ta araçta çıkan yangınlar hasara neden oldu.

Polis Basın Subaylığı’ndan yapılan açıklamaya göre, dün 12.30 sıralarında, Kumyalı köyünde Silo mevkiinde, anayol kenarında meydana gelen yangında, yaklaşık 250 metrekare alan içerisinde bulunan kuru otlar, iki adet zeytin ağacı ve 50 metre fiberoptik internet kablosu yandı. Yangın İtfaiye ekipleri tarafından söndürüldü.

Öte yandan, Lefkoşa-Girne Anayolu üzerinde Ciklos mevkiinde ise araç yangını yaşandı. Dün saat 14.00 sıralarında, Ethem Çelik kullanımındaki TUJ 693 plakalı tır araçta seyir halinde bulunduğu sırada, aracın motor bölümünde bulunan plastik aksamların ısınıp alevlenmesi sonucu yangın meydana geldi. Yangın İtfaiye Ekipleri tarafından söndürülmüş olup çıkan yangın sonucu, bahse konu aracın motor bölümündeki elektrik ve plastik aksamları ile hava hortumları yanarak zarar gördü.

İçişleri Bakanı Oğuz, Trabzon Ortahisar Belediye Başkanı Genç’i kabul etti

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Trabzon Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, KKTC’de bulunan Trabzon Ortahisar Belediye Başkanı Genç’e ziyareti esnasında Yeniboğaziçi Belediye Başkanı Katip Demir ve Karadeniz Kültür Derneği Başkanı Murat Civelek eşlik etti.

Görüşmenin sonunda Bakan Oğuz’a isminin yazılı olduğu Trabzonspor Forması hediye edildi.

Cumhurbaşkanı Tatar, New York’ta İİT Genel Sekreteri Taha ile görüştü

Birleşmiş Milletler 78’inci Genel Kurulu nedeniyle temaslarda bulunmak amacıyla New York’ta bulunan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Hüseyin İbrahim Taha ile görüştü.

Birleşmiş Milletler Genel Merkezindeki görüşmede, Taha’ya Genel Sekreter Yardımcısı Yousef Mohammed A. Aldobeay, Siyasi İşler Genel Müdürü Mohamed Salah Tekaya ve Asya İşlerinden Sorumlu Müdür Ahmed Sareer eşlik ederken, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Mustafa Lakadamyalı, New York Temsilcisi Mehmet Dana, Danışman Osman Ertuğ ve Birinci Sekreter Çağrı Kalfaoğlu da hazır bulundu.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Tatar görüşmede, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, Türk Devletleri Teşkilatı’na anayasal ismi ile gözlemci üye olarak kabul edildiğini ancak İslam İşbirliği Teşkilatı’nda Annan Planı’nda geçtiği şekliyle “Kıbrıs Türk Devleti” adı altında temsil edildiğini hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Tatar, bu nedenle Genel Sekreter Taha’ya, İslam İşbirliği Teşkilatı’nda da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adıyla yer almak istediklerini söyledi.

Kıbrıs sorununda gelinen son durum ve Kıbrıs Türk tarafının pozisyonunu anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, yaklaşık 5 asırdır Kıbrıs’ta yaşamlarını sürdüren Kıbrıs Türklerinin kendi kendini yönetme hakkı olduğunu ve İslam Dünyası’nın somut desteğini beklediğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Tatar, görüşmede ayrıca, kültürel, sosyal, ekonomik ve sportif alanlarda İslam İşbirliği Teşkilatı ve İslam İşbirliği Teşkilatı üye devletleri ile karşılıklı fayda sağlayıcı projelerin hayata geçirebileceğini belirtti.

2022 yılında Konya’da düzenlenen İslam Oyunları’na katılamamaktan dolayı duyulan üzüntünün dile getirildiği görüşmede, İslam Oyunları’na Kıbrıs Türk sporcularının da katılmasının arzu edildiği Genel Sekreter Taha’ya ifade edildi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Avrupa’da artmaya başlayan İslamofobi’den endişe duyduğunu belirterek, Danimarka ve İsveç başta olmak üzere kutsal kitap Kuran-ı Kerim’in yakılmasını da en sert şekilde kınadığını dile getirdi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde dünya çapında eğitim veren birçok yüksek öğrenim kurumu bulunduğu ve bu kurumlarda İslam İşbirliği Teşkilatı üye ülkelerinden daha fazla öğrenci görmek istediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, ayrıca üye ülkelerden gelecek turistleri ağırlamaktan büyük memnuniyet duyacaklarını Genel Sekreter Taha’ya iletti.

-Tatar, Taha’yı, KKTC’ye davet etti

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Adası’nın İslam dini açısından taşıdığı öneme işaret ederek, İslam eserlerini yerinde incelemek ve İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Kıbrıs Türk halkına verdiği desteği göstermek üzere Genel Sekreter Taha’yı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne davet etti.

Ombudsman Varol, İtalya’da Uluslararası Ombudsman Konferansı’na katılacak.

Ombudsman İlkan Varol, İtalya’da düzenlenecek Uluslararası Ombudsman Konferansı’na katılmak ve resmi temaslarda bulunmak üzere yarın adadan ayrılıyor.

İtalya Ombudsmanı Mario Fardelli’nin daveti üzerine 21-22 Eylül tarihlerinde Roma’da düzenlenecek Uluslararası Ombudsman Konferansı’na katılacak olan Ombudsman İlkan Varol, “Küresel Krizlerde İnsan Hakları” temalı panelde konuşma yapacak.

Konferansa, Türkiye, İtalya, Yunanistan, Slovenya, Moldova, Ukrayna, Bosna Hersek, Birleşik Krallık Ombudsmanlarının yanı sıra, Fas Ulusal İnsan Hakları yetkilileri, İtalya Senatörü, Meksika Ulusal İnsan Hakları Komisyonu yetkilileri ve insan hakları konusunda çeşitli ülkelerden uzmanlar katılacak.

SAVAŞAN: DÜNYA SAĞLIK TURİZMİ KONSEYİ İŞ BİRLİĞİYLE GÜÇLENİYOR

Dünya Sağlık Turizmi Konseyi Dönem Başkanı Dr. Ahmet Savaşan, Dünya Sağlık Turizmi Konseyi’nin iş birlikleri yoluyla her geçen yıl güçlendiğini kaydetti.

Dünya Sağlık Turizmi Konseyi Dönem Başkanlığını yürüten Dr. Ahmet Savaşan, Almanya, Çin, Hırvatistan, Hindistan, Kırgızistan, Fas, Suudi Arabistan ile birlikte Konseyin başkan yardımcısı ülkelerinden olan Moldova’nın başkenti Kişinev’de gerçekleştirilen Uluslararası Sağlık Turizmi Forumu’na katıldı.

“ULUSLARARASI ORGANİZASYONLARA DESTEK VERİYOR VE KATILIYORUZ”

Moldova Ekonomik Kalkınma ve Dijitalleşme Bakanı, Başbakan Yardımcısı Dumitru Alaiba, Kültür Bakanı Sergiu Prodan, Amerika Birleşik Devletleri Uluslararası Kalkınma Ajansı Direktör Yardımcısı John Riordan, Dünya Sağlık Turizmi Konseyi Kurucu Başkanı Emin Çakmak ve Moldova Sağlık Turizmi Konseyi Başkanı Dr. Natalia Ciobanu ile birlikte Forum’un açılışında konuşan Dünya Sağlık Turizmi Konseyi Başkanı Dr. Ahmet Savaşan, üye ülkelerin her biri ile  samimi ilişkiler kurarak ülkeler arası iş birliklerinin gelişmesi için büyük çaba gösterdiklerinin vurguladı.

“DÜNYA SAĞLIK TURİZMİ KONSEYİ SEKTÖRE LİDERLİK EDİYOR”

Dünya Sağlık Turizmi Konseyi’nin (GHTC) uluslararası alanda sağlık turizmi politikalarının ilerletilmesinde, sorumlu sağlık turizminin savunulmasında ve sağlık turizminin ekonomik büyüme, kapsayıcı kalkınma ve çevresel sürdürülebilirliğe doğru itici bir güç olarak teşvik edilmesinde sektöre liderlik ve destek sunan çok uluslu bir kuruluş olduğunu anlatan Savaşan, konseyin kendi kapasitesi ile etkinliğini, anlamlı iş birlikleri yoluyla her geçen yıl güçlendirdiğine işaret etti.

“FORUM ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİNİN GELİŞMESİNE KATKIDA BULUNACAK”

Dr. Savaşan, Moldova Sağlık Turizmi Konseyi’nin, Moldova Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı himayesinde, Amerika Birleşik Devletleri Uluslararası Kalkınma Ajansı’nın stratejik ortaklığı ve Dünya Sağlık Turizmi Konseyi’nin desteğiyle başarılı bir forum gerçekleştirdiğinin altını çizerek uluslararası alanda başarıları bulunan bilim insanları ile sağlık turizmi profesyonellerini bir araya getirmeyi başaran Uluslararası Forum’un sağlık turizmi alanında küresel iş birliğinin gelişmesine katkıda bulunacağına inanç belirtti.

Gaziler Günü dolayısıyla Atatürk Anıtı’nda tören düzenlendi

Mustafa Kemal Atatürk’e “Gazilik” unvanının verilişinin 102. Yıldönümü ve 19 Eylül Gaziler Günü Lefkoşa Atatürk Anıtı’nda düzenlenen törenle kutlandı.

Törene Cumhurbaşkanı vekili Meclis Başkanı Zorlu Töre’nin yanı sıra, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri adına KTKA Komutanı Piyade Albay Umut Keskin, GKK adına Lefkoşa Merkez Komutanı Piyade Albay Hakan Çınar, diğer sivil ve askeri yetkililerle, muharip dernek temsilcileri katıldı.

Protokol sırasına göre anıta çelenklerin sunulmasını, saygı duruşu ve İstiklâl Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesi izledi. Yapılan konuşmaların ardından tören sona erdi.

 

-Eskihallaç

TBK Gaziler Derneği Başkanı Abdurrahman Eskihallaç, törende yaptığı konuşmada, canlarını aziz Türk Ulusuna adayan tüm gazilerin gününü kutladığını belirterek, vatan savunmasında şehit ve gazi olmaktan daha büyük onur olamayacağını söyledi.

Eskihallaç, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere vatan için toprağa düşen tüm şehit ve gazileri saygı, hürmet ve şükranla andığını belirtti.

 

-Töre

Cumhurbaşkanı vekili ve Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre de konuşmasında, gaziliği bir madalya, şehitliği ise en yüksek mertebe olarak niteleyerek, toprakların vatan yapılmasında nice canlar verildiğini belirtti.

Atatürk’ün “Ya istiklâl ya ölüm” sözlerine de atıfta bulunan Töre, bağımsızlığın esas olduğunu ve hafife alınmaması gerektiğini bildirerek TC ve KKTC’ye sonsuza dek sahip çıkılacağını, Kıbrıs’ta barış olsa dahi TC ve KKTC devletlerinden vazgeçilmeyeceğini vurguladı.

Töre, Atatürk’ün yolundan asla vazgeçmeyeceklerini ifade ederek, merhum Cumhurbaşkanı Rauf R. Denktaş ve Dr. Fazıl Küçük’ün de birer gazi olduğunu söyledi ve gazilere sağlıklı uzun ömürler, şehitlere ve vefat eden gazilere de Allah’tan rahmet diledi.