Archives Ekim 2023

Ev değil, uyuşturucu yuvası!

Lefkoşa’da meydana gelen uyuşturucu madde alma, verme ve tasarruf suçlarından tutuklanan Yemenli A.F.A.M.A ile H.A yeniden mahkemeye çıkarıldı.

Narkotik ve Kaçakçılığı Önleme Müdürlüğü’nde görevli polis memuru Fezile Kesat olguları aktardı.

Polis, 19 Ekim 2023 tarihinde saat 11.00 raddelerinde Lefkoşa Polis Müdürlüğü Adli Şube Amirliği’ne bağlı Cürümleri Önleme Şubesi tarafından A.F.A.M.A’nın Ortaköy adresindeki ikametgahında sahte para olduğuna dair bilgi alındığını söyledi.

Polis, alınan ihbar üzerine evde arama yapıldığını, 100 gram hintkeneviri, 10 gram kokain, bir adet mavi renk uyuşturucu madde içerdiğine inanılan hap ve uyuşturucu madde satışından elde edildiğine inanılan 310 Euro, 7 bin 30 TL nakit para bulunarak emare olarak alındığını belirtti.

Polis, zanlının üzerinde ise naylon pakette 2 gram daha hintkeneviri bulunduğunu açıkladı.

Polis, operasyon esnasında ikametgaha gelen H.A’nın üzerinde yapılan aramada naylon pakette bir gram hintkeneviri ve uyuşturucu satışından elde edildiğine inanılan 300 Sterlin ele geçirildiğini söyledi.

Polis memuru, zanlı A.F.A.M.A’nın ifadesinde uyuşturucu maddeleri 17 Ekim 2023 tarihinde whatsapp üzerinden yazıştığı Golden lakaplı bir şahıstan H.A ile birlikte Kuzey çevre yolundan teslim aldıklarını, bir kısmını Lefkoşa’da satıp maddi kazanç elde ettiklerini itiraf ettiğini belirtti. Polis, zanlının bir gram hintkenevirini 400, bir gram kokaini ise 100 euroya sattıklarını söylediğini açıkladı.

Polis, zanlı A.F.A.M.A’nın 18 Ekim’de zanlı H.A’ya 4 gram kokain verdiğini, zanlı Alır’ın 3 gramını bir şahsa 100 Sterlin karşılığında verdiğini söyledi. Polis, zanlıların iki kez mahkemeye çıkarıldığını ve haklarında toplam 11 gün süreyle tutukluluk emri alındığını söyledi.

Soruşturmanın zanlıların etki edebileceği kısmının tamamlandığını kaydeden polis, A.F.A.M.A’nın Yemen uyruklu ve öğrenci olduğunu, zanlı H.A’nın 24 Ağustos 2023 tarihinde 60 günlük vize ile aile ziyaretine geldiğini, her iki zanlının da yasal statülerinin mevcut olduğunu belirtti.

Polis, zanlıların aleyhlerine getirilen davaları kabul etmediklerini belirterek, mahkemenin uygun göreceği teminat şartlarına bağlanmalarını talep etti. Polis memuru zanlı H.A’nın avukatının sorusu üzerine, H.A’nın uyuşturucu satışı yaptığı kişilerle gerçekleştirdiği mesajları sildiğini söylediğini, cep telefonlarıyla ilgili DATA incelemesinin sürdüğünü açıkladı.

Huzurunda verilen şahadeti değerlendiren Yargıç Zehra Yalkut Bilgeç, işlenen suçun ciddiyetine vurgu yaparak, zanlı A.F.A.M.A’nın tasarrufunda bulunan uyuşturucu miktarının zanlı H.A’dan fazla olduğunu söyledi. Bilgeç, bu nedenle teminat şartı belirlerken zanlılar arasında ayrıma gidildiğini açıkladı.

Bilgeç, zanlı A.F.A.M.A’nın 100 bin TL nakit teminat yatırmasına ve iki kefilin 350’er bin TL kefalet senedi imzalamasına emir verdi. Bilgeç,H.A’nın ise 50 bin TL nakit teminat yatırmasına ve iki kefilin 350’er bin TL kefalet senedi imzalamasına emir verdi.

ZERRİN ÜSTEL,“DÜNYA ŞEHİRLER GÜNÜ” ETKİNLİĞİNE KATILDI

ZERRİN ÜSTEL,  TÜRKİYE CUMHURBAŞKANLIĞI HİMAYELERİNDE GERÇEKLEŞTİRİLEN “DÜNYA ŞEHİRLER GÜNÜ” ETKİNLİĞİNE KATILDI

Başbakan Ünal Üstel’in eşi  Zerrin Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın resmi daveti ile, Birleşmiş Milletler İnsani Yerleşim Programı UN-Habitat tarafından her yıl farklı bir kentte kutlanan ve bu yılki kutlamalar kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayesinde Üsküdar Belediyesi ev sahipliğinde “Herkes için sürdürülebilir kentsel geleceğin finansmanı” temasıyla  düzenlenen “Dünya Şehirler Günü” etkinliğine katıldı. Zerrin Üstel  etkinlikte yer alan devlet başkanlarının  eşleri ile de temaslarda bulunarak,  KKTC’nin dünya ile kucaklaşması yolunda bu tür etkinliklerin önemine dikkat çekti.

Etkinliğe; Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Sayın Emine Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın eşi Sibel Tatar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Ünal Üstel’in eşi Zerrin Üstel’in yanı sıra, Malezya Kraliçesi Tunku Azizah Aminah Maimunah Iskandariah, Arnavutluk Devlet Başkanı eşi  Armanda Begaj, Burundi Devlet Başkanı eşi Angeline Ndayishimiye, Gambia Devlet Başkanı eşi Fatoumatta Bah-Barrow, Mozmbik Devlet Başkanı eşi Isaura Nyusi, Senegal Devlet Başkanı eşi Marieme Faye Sall, Sierra Leone Devlet Başkanı eşi Fatima Jabbe-Bio, Surinam Devlet Başkanı eşi Mellisa Santokhi-Seenacherry,  Birleşmiş Milletler Habitat İcra Direktörü Maimunah Mohd Sharif, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı ve Balıkesir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen ve farklı ülkelerden bakanlar katıldı.

Kentsel gelişim hedeflerini geliştirmek, şehirlerin önemine dikkat çekmek amacıyla ilan edilen Dünya Şehirler Günü  her yıl 31 Ekim’de farklı bir şehirde kutlanıyor.  “Dünya Şehirler Günü” etkinliği bu yıl  ilk kez bir ilçe belediyesi ev sahipliğinde kutlandı.

 

Cumhuriyet Meclisi bugünkü çalışmalarını tamamladı

Denetim göreviyle toplanan Cumhuriyet Meclisi bugünkü çalışmalarını tamamladı.

Güncel konuşmaların yapıldığı Meclis Genel Kurulunda söz alan Ulusal Birlik Partisi Girne Milletvekili  Hasan Küçük, “Dijital Teknolojinin Ekonomiye Dönüşümü, Yasalarımız ve Nitelikli İnsan Gücü” konusunda yaptığı konuşmada, bu konuda iktidar ve muhalefetin neler yapabileceğini gözden geçirmesinin önemine işaret etti.

Halkın refah seviyesini arttırılabilmesi açısından dijital teknolojinin önemine işaret eden Küçük, dijital dönüşümün gelişen ülkeler için daha da önemli hale geldiğini, tarım turizm ve ulaşım gibi sektörlerin dijital teknolojiden faydalanmaya başladığını kaydetti.

Hiç ihracat yapmayan firmaların internet ve dijital teknolojiyle dünyaya açıldığına işaret eden Küçük, gençlerin bu alana yönlendirilmesinin önemine işaret etti.

Teknoloji ile ilgili yasa çalışmalarına ve komitede yapılan çalışmalara da değinen Küçük, yasaların hazırlanmasında iktidar ve muhalefetin beraber çalışmasının önemine işaret etti.

Kayıt dışı ekonomiden bahsedildiğini, bunun da yazılımsal sistemde yaşanan sıkıntıların bir yansıması olduğuna işaret eden Küçük, bilişim teknolojilerinde yapılacak çalışmalarla bir çok şeyin takip edilebileceğini ve zaman tasarrufu sağlanabileceğini kaydetti.

Dünyada yapılan çalışmalara değinerek, dijital ortamda sunulan hizmetlerden örnekler veren Küçük, ülkede ise veri sıkıntısı olduğunu söyledi.

Hükümetin gençlere ve yeni yatırımcılara bu alanda çalışma yapanlara teşvik vermesinin önemine işaret eden Küçük, teknokentlere de teşvik sağlamanın önemine işaret etti.

Türkiye’de teknokentlerden elde edilen güncel verilerden de örnekler veren Küçük, teknokentlerin bugünlerde  üniversitelerin çıkış yolu olduğunu kaydetti.

Geleceği şekillendirecek şeyin bilim ve  teknoloji olduğunu vurgulayan Küçük, ülkede tek yapılması gerekenin planlama ve teşvikler olduğunu söyledi.

Küçük, bu alana ciddi destek verilmesi için ilgili bakanlardan katkı istedi.

Küçük, Teknoloji ve Bilişim Teknolojisi Çalıştayının yapılması önerisinde bulunarak, teknoloji ve yazılım alanında serbest bölge olunabileceğini söyledi.

-Arıklı

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı da Küçük’ün konuşmasına cevaben yaptığı konuşmada, Küçük’ün değindiği konun önemine işaret etti.

Bu konuda kendisinin de girişimleri olduğunu anlatan Arıklı, 2024 yılında adayı teknopark ve bilişim adası yapabilmek için bir süre önce Ankara’da temaslar yaptığını ve 2024’te Teknoloji ve Bilişim Teknolojisi Çalıştayını gerçekleştirebilmeyi ümit ettiklerini söyledi.

-Uluçay

Cumhuriyetçi Türk Partisi Gazimağusa Milletvekili Teberrüken Uluçay da “Çarşı, Ekonomi ve Siyaset” konusunda yaptığı konuşmada, ekonomi konusunda alınması gereken önlemler olduğuna işaret etti.

KKTC ekonomisinin gelişmesinde teknoloji yatırımlarının hayat bulmasının gerçekten önemli olduğunu ifade eden Uluçay, TC’de politika faizlerinde yapılan düzenlemelere değinerek, bunun kısa vadede enflasyonu düşürücü etkilerinin umut edilen gibi olmadığını söyledi.

TC’de yapılan çalışmalara değinen Uluçay, TC’de ekonominin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar devam ederken KKTC’de ne yapıldığını sordu.

Bir an önce öngörülemeyen dışsal faktörlerden etkilenen KKTC’nin ekonomik sıkıntılardan daha az etkilenmesi için çalışmalar yapılması gerektiğine işaret eden Uluçay, ekonomide öngörülebilirliğin göz önünde tutulması gerektiğini, uzun vadeli bir perspektifin ortaya koyulması gerektiğini kaydetti.

Konuşmasında tam gün eğitim konusuna da değinen Uluçay, Gazimağusa’da okulları gezerek, somut sorunları görünce şu an başlatılan sistem arayışının pilot okul yöntemiyle aşılabileceğini söyledi.

“Neden biz aynı noktada ısrar ediyoruz” diyen Uluçay, tam gün eğitim konusunda mutlak surette bir geçişin öngörülmesi gerektiğini, uygulanamayan bir sistemden vazgeçilerek, neler yapılabileceğine bakılmasını önerdi.

Uygulanamayan bir şekilde yol alınmaya çalışıldığını, sistemin yürütülebilmesi için Maliye’den kaynak arayışına çıkıldığını da vurgulayan Uluçay, gitmeyen bir sistemin yürütülebilmesi için ısrarcı olunmasını eleştirdi.

Bir an önce bu konuda ortak akılla hareket edilmesi önerisinde bulunan Uluçay, pilot uygulamaya geçilerek, 2024’te de orta vadeli planlamayla tam gün eğitime geçilmesi gerektiğini kaydetti.

-Hamzaoğulları

Uluçay’dan sonra söz alan Cumhuriyetçi Türk Partisi İskele Milletvekili Biray Hamzaoğulları da “Atama Hükümetin Yapmadıkları Yapamadıkları” konulu güncel konuşma yaptı.

Hükümete eleştirilerde bulunan Hamzaoğulları, artık hükümetin gitmesi gerektiğini, seçim zamanı geldiğini, çünkü hükümetin memlekette iradesinin kalmadığını savundu.

Ülkede hiçbir sistemin işlemediğini ileri süren Hamzaoğulları, ülkede harupların ne zaman alınacağının bile hala açıklanmadığını kaydetti.

Ülkede hiçbir konuda istikrar olmadığını öne süren Hamzaoğulları, elektrik fiyatlarına bugün yapılan zammı ve yapılan “alengirli” istihdamları da eleştirdi.

Artık yollarda gidilemediğini, ışıksızlıktan yayaların görünmediğini vurgulayan Hamzaoğulları, Karpaz’da eşek sorununun  bile hala çözülemediğini kaydetti.

Hamzaoğulları, bu sorunun ciddi bağlamda ele alınması gerektiğini, planlama yapılması gerektiğini ifade ederek, eşeklerin arpa buğdayı telef ettiğini, 10 yıldır bu sorunların çözülemediğini söyledi.

Erenköy Lisesi ile ilgili ihalenin mayısta yapılacağının söylendiğini,  ancak okulun yıkım kararını verecek mercinin ortada olmadığını, neden hiçbir işlem yapılamadığını soran Hamzaoğulları, “Neden, atama hükümet yüzünden” dedi.

Hamzaoğulları, taşımacılık konusunda Türkiye modelinin ülkeye ne kadar uyumlu olduğunun tartışılır olduğuna işaret ederek, ülkeye uyumlu olanın Güney’deki formül olduğunu kaydetti.

Türkiye veya Güney’deki formül de uygulanacak olsa, ilk yapılması gerekenin kooperatif değil, şirketleşme olduğunu söyleyen Hamzaoğulları, T izni verilmemesi gerektiğini, T izni verilmesiyle her gün birinin batıp, birinin çıkacağını söyledi.

Hamzaoğuları, küçük işletmeler birleştirilerek, ilçeler bazında şirketler oluşturulması önerisini dile getirdi.

Hamzaoğulları, muayenelerin nasıl yapılması gerektiğine de değindi.

Güncel konuşmalar ardından sözlü sorulara geçildi.

Önceki birleşimlerde kürsüden sorulan sözlü sorular bulunduğunu ifade eden Meclis Başkanı Zorlu Töre, CTP Milletvekili Biray Hamzaoğulları’nın 23 Ocak 2022’den bugüne kadar verilen T izinlerine ilişkin sözlü sorusu bulunduğunu kaydetti.

Sözlü sorunun okutulması ardından cevap veren Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, göreve geldiği günden bu yana sadece Milli Eğitim Bakanlığı ile sözleşmesi olan kişilerin T izinlerinin yenilendiğini, bunun dışında hiç kimseye T izni verilmediğini kaydetti.

Sorular ardından Cumhuriyet Meclisi bugünkü çalışmalarını tamamladı. Meclisin bir sonraki birleşimi 6 Kasım Pazartesi günü saat 10.00’da yapılacak.

Töre, Alman AP milletvekili Geuking’le görüştü

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, KKTC’de temaslarda bulunan Avrupa Parlamentosu Almanya Milletvekili ve Avrupa Halk Partisi mensubu Helmut Geuking’i kabul etti.

Meclis’ten yapılan açıklamaya göre, Meclis Şeref Salonu’nda yer alan kabulde Töre, Alman Vekile, Kıbrıs sorunu konusunda geçmişte bugüne yaşanan süreçler hakkında bilgiler verdi.

Töre, gelinen aşamada görüşmelerden edinilen tecrübeler ışığında tek gerçekçi çözümün iki ayrı devlete dayalı olmasının görüldüğünü ifade ederek bu konuda Anavatan Türkiye ile hemfikir olduklarını söyledi.

Avrupa Birliği ve bazı ülkelerin adanın gerçeklerini görmezden gelmeye devam etmesi nedeniyle Rum ve Yunan tarafının şımartılmaya devam ettiğini dile getiren Töre, Kıbrıs Türk halkının da sesini dinlemek amacıyla KKTC’ye ziyaret gerçekleştiren Geuking’e teşekkür etti.

-“Amacım iki tarafı da dinlemek”

Alman Milletvekili Helmut Geuking de konuşmasında geçtiğimiz yıl adanın Güney kesimine bir ziyaret gerçekleştirdiğini, bu yıl da Kuzeye geldiğini ifade ederek, amacının her iki tarafın da görüşlerini dinlemek olduğunu kaydetti.

BEROVA 2024 YILI BÜTÇESİNİ AÇIKLADI

“Bu yıl bütçe ‘2024 Mali Yılı Merkezi Devlet Bütçesi’ olarak sunuluyor”

“Güçlü bir otomasyon sistemi ile birlikte daha çok ve adil vergi toplayabilmenin yolunu açacağız”

“Anavatanımızın bize verdiği katkı da çok önemli. Yaklaşık 5 milyar TL kredi yardımı öngörüldü. Bütçemizde 9 milyar TL de hibe olarak gelecek. Bu da büyük yatırımlarımızı örneğin Çevre yolunun ve diğer ilgili hususların önümüzdeki yıl bitirilmesi konusunda oldukça önemli adımlar atılacağının göstergesi”

Lefkoşa, 31 Ekim 23 (TAK): Maliye Bakanı Özdemir Berova, 2024 Mali Yılı Merkezi Devlet Bütçesi’nde 78 milyar 712 milyon TL gider, 71 milyar 932 milyon TL gelir ve 6 milyar 780 milyon TL bütçe açığı öngörüldüğünü açıkladı.

Maliye Bakanı Özdemir Berova, BRT’de 14. Saat programına katılarak KKTC 2024 Mali Yılı Merkezi Devlet Bütçesi’yle ilgili bilgiler verdi.

BRT’nin haberine göre, Bakanlar Kurulu’ndan bugün onaylanarak Meclis’e gönderilen KKTC’nin 2024 Mali Yılı Merkezi Devlet Bütçesi’nde 78 milyar 712 milyon TL gider, 71 milyar 932 milyon TL gelir ve 6 milyar 780 milyon TL bütçe açığı öngörüldüğünü söyledi.

2024 bütçesinin 41/2019 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Yasasına göre yapıldığına işaret eden Bakan Özemir Berova, bütçenin Meclis’e 2024 Mali Yılı Merkezi Devlet Bütçesi olarak sunulduğunu vurguladı.

-“Bütçe Meclis’e 2024 Mali Yılı Merkezi Devlet Bütçesi olarak sunuldu”

Berova, şöyle konuştu:

“Bütçe Meclis’lerin esas ana görevlerinde bir tanesidir. Bütçe oluşturma adına 2019 yılında 41/2019 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Yasasını Meclis’ten geçirdik. Merkezi devlet yönetimini mali açıdan planlayan ve bu vesileyle de bütçe disiplinini sağlayan çok önemli bir yasa idi. İçerdiği maddelere uyum konusunda bir süreç geçmesi de mutlak süratle bir elzemdi. O gün bu yasayı geçirirken bu sürecin yaklaşık iki yıllık süreç alabileceğini düşünmüştük. Ancak araya pandeminin de girmesiyle birlikte 2021 yılında da yine bu yasanın öngördüğü şekilde bir bütçe ile Meclis’e gelemedik. Fakat 2023 yılında ilk kez bu yasaya uygun bir bütçe yapılabilmesi adına önemli bir adım atıldı. Bu yıl ise bütçe 2024 Mali Yılı Merkezi Devlet Bütçesi olarak sunuluyor.”

-“DAÜ ve TÜK maalesef 2024 Mali Yılı Merkezi Devlet Bütçesi içerisinde rakamsal olarak yer almadı, isim olarak kaldı”

2024 Merkezi Devlet Bütçesi’nin içeriği ile ilgili bilgi de veren Berova, DAÜ ve TÜK’ün 2024 Mali Yılı Merkezi Devlet Bütçesi içerisinde rakamsal olarak yer alamadığını, isim olarak kaldığını belirtti.

Maliye Bakanı Berova, “Genel Bütçe olacak, özel bütçeli idarelerin bütçeleri de yine eş zamanlı olarak bugün Bakanlar Kurulu’ndan geçirdik. Düzenleyici ve denetleyici idarelerle ilgili bütçeleri de geçireceğiz. Ve fonlarla Genel Tarım Sigortası Fonunun 2024 bütçesini de Bakanlar Kurulu’ndan geçirerek 2024 Mali Yılı Merkezi Devlet Bütçesi olarak Meclis’e sunuyoruz. Elbette ki yüzde yüze ulaşan bir şekilde bu yılda bir takım aksaklıklar yaşadık. Örneğin TÜK Bütçesi’nin geçmiş dönemde geçmeyen bütçeleri var. Onlar tamamlanamadığı için Toprak Ürünleri Kurumu Bütçesi rakamsal olarak gözükmeyecek. Önümüzdeki günlerde de bunu hallederek inşallah 2025 yılında bu bütçeleri de katacağız. Yine DAÜ ekonomik sıkıntılar yaşıyor. Mali açıdan yürütülebilmesi konusunda çok büyük sıkıntılar var. Hem Eğitim Bakanlığı hem de üniversite ve bunlara bağlı olarak biz de Maliye Teftiş Kurulu’muzu orada çalışmak için gönderdik. KKTC’nin incisi DAÜ’nün sürdürülebilir mali yapıya kavuşturulabilmesi için çalışmalar halen devam ediyor. İnşallah yakın bir zamanda da sonuca ulaşacağız. DAÜ ve TÜK maalesef 2024 Mali Yılı Merkezi Devlet Bütçesi içerisinde rakamsal olarak yer alamadı. İsim olarak kaldı. Rakamsal alanları dolduramadık” dedi.

-“2024 Mali Yılı Merkezi Devlet Bütçesi’nin en büyük payı genel bütçeye ayrıldı”

Özdemir Berova, Merkezi Devlet Bütçesi’nin en büyük payının Genel Bütçeye ayrıldığını da belirterek, “Genel Bütçenin yapılan çalışmalar sonunda Bakanlar Kurulu’nda 78 milyar 712 milyon TL’ye bağlandı. Bu arada tabi ki esas olan gelir gider dengesini tutturmaktır. Gelirlerimiz ise 71 milyar 932 milyon TL’de kaldı. Bu demektir ki 6 milyar 780 milyon TL’lik açık görüyoruz 2024 yılı Genel Bütçesi açısından” dedi.

-Açığın kapatılması için atılacak adımlar

Genel Bütçe açığının kapatılmasına yönelik atılacak adımları da açıklayan Berova, şunları ifade etti:

“Öncelikle çok sıkı bütçe disiplini olması gerekiyor. Ve gelir artırıcı önlemler konusunda da hamle yapmamız gerekiyor. Vergi ödemelerinde doğru otomasyon ile doğru takip sistemi oluşturacağız. Yine Ticaret Dairesi ile Çalışma Bakanlığı’nın portallarının da Vergi Dairesi ile karşılıklı olarak görülebilmesi için sistemler hazırlanması sonrası daha sağlıklı bir çalışma ortamının sağlanmasını hedefliyoruz. Bu konu ile ilgili geçtiğimiz hafta Ankara’ya gerçekleştirdiğimiz ziyarette TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile görüşme imkanı bulduk. Otomasyonun geliştirilebilmesi için kendilerine bu konuda bize devlet aracılığı ile yardımda bulunmalarının önemine dikkat çektim. Her ikisi de konuya hassasiyetle ilgilendi. TC Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile konuyu geliştirme açısından konuştuk. Hatta şunu ifade edeyim, Sayın Şimşek ilgili bürokratlarına ve bakan yardımcısına bu konuyla ilgili bizimle sıkı bir temas halinde olmalarını ve otomasyon konusunda yapılacak olan çalışmaları her 3 ayda bir rapor etmelerini istedi. Bu bizim için çok sevindirici bir şey. Güçlü bir otomasyon sistemi ile birlikte daha çok ve adil vergi toplayabilmenin yolunu açacağız. Tüm bunlar bütçe açısından gelir artırıcı olacak.”

-“6 milyar 780 milyon TL’lik bütçe açığının önemli bir bölümünü gelir artırıcı adımlarla kapatacağız”

Maliye Bakanı Özdemir Berova, daha kontrollü bir ekonomi için yakın bir süre içerisinde e-faturaya da geçileceğini ve bunun için de otomasyon sistemi üzerindeki alt yapının hazırlandığını kaydetti.

Ülkede kredi kartı kullanımını daha da teşvik etmek adına çalışmalar içerisinde olduklarına da değinen Berova, “Gelir artıcı adımlarla 6 milyar 780 milyon TL’lik bütçe açığının önemli bir bölümünü 2024 yılı sonunda kapatacağımızı düşünüyorum” dedi.

Maliye Bakanı Berova, birtakım yasal düzenlemelerle de gelir artırıcı hamleler yapacaklarını da söyledi.

-Şans Oyunları Yasası önemli bir gelir sağlayacak

Berova, “Şu anda Meclis’te bulunan Şans Oyunları Yasası’nı çok kısa sürede tamamlayacağız. Bu da önemli bir gelir artırıcı önlem olacak. Yine döviz bürolarının imtiyaz harçları ile ilgili olan düzenlemeler de Meclis’tedir. O da yakın zamanda geçecek. Sigorta şirketleri için de yasal düzenleme hazırladık. Sigortacılar Birliği ile bu çalışmayı paylaştık. Onlardan gelecek geri dönüşe göre onları da yasallaştıracağız. Bu ve bunun gibi yasalarla birlikte gelirlerimizi artırarak inşallah bu 6 Milyar 780 Milyon TL’lik açığı kapatacağız” ifadelerini kullandı.

Berova, hedeflenen çalışmalarla birlikte denk bütçeye yakın bir noktada 2024 yılını kapatma umudu taşıdığını dile getirdi.

-“TC’den KKTC’ye hibeler ve krediler başlığı altında aktarılacak rakam 14 milyar TL”

Bir soru üzerine Özdemir Berova, TC’den KKTC’ye Hibeler ve Krediler başlığı altında aktarılacak rakamın toplam 14 milyar TL olduğunu açıkladı.

Berova, “Anavatanımızın bize verdiği katkı da çok önemli. Yaklaşık 5 milyar TL kredi yardımı öngörüldü. Bütçemizde 9 milyar TL de hibe olarak gelecek. Bu da büyük yatırımlarımızı örneğin Çevre yolunun ve diğer ilgili hususların önümüzdeki yıl bitirilmesi konusunda oldukça önemli adımlar atılacağının göstergesi” dedi.

-“İnşallah 2024 yılı 2023 yılından daha refah olur”

2024 yılında hayat pahalılığının 4 ayda bir belirleneceğini ve bunun mali açıdan bütçeye ek bir külfet getireceğini de kaydeden Berova, “Bu külfeti de külfet olarak görmüyoruz. Halkı enflasyon altında ezdirmemek adına Başbakanın ve hükümetimizin çok ciddi hassasiyeti ve iradesi söz konusudur. İnşallah 2024 yılı 2023 yılından daha refah olur” dedi.

Bakan Berova, “Bir bütçenin tartışılmaması siyasetin doğasına aykırıdır. Biz şu an inanıyoruz ve şunu savunacağız rasyonel bir bütçe yarattık. Rasyonel bütçe ile bütçe disiplinini de sağlayabilirsek 2024 yılında belki yılın ilk bir kaç ayında biraz nakit açısından sıkıntı yaşayabiliriz. Ama günün sonunda bunu da aşabileceğimizi düşünüyorum” diye konuştu.

-“2024 bütçesinin en öncelik alanları sağlık ve eğitim”

2024 yılı bütçesinde iki öncelik belirlediklerini de söyleyen Maliye Bakanı Özdemir Berova, “Sağlık ve eğitim alanında gelecek talepleri Maliye Bakanlığı olarak maksimum hassasiyetle değerlendireceğiz” dedi.

Üstel, Lefke bölgesini ziyaret etti

UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, Lefke bölgesini ziyaret etti.

UBP’den verilen bilgiye göre, Üstel’e ziyaretinde, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş ve UBP Milletvekili Fırtına Karanfil  eşlik etti.

UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel ziyarette yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın hükümeti kurma görevini kendisine vermesinin üzerinden bir buçuk yıl geçtiğini kaydetti ve  önemli yasaları ve projeleri hayata geçirmeyi başardıklarını söyledi.

“Göreve geldiğimiz günden bugüne, uzun yıllardır bekleyen köklü sorunların çözümüne yönelik tarihi bir sorumluluk yüklendik. Korkmadan, cesaret ve kararlılıkla, yıllar boyu atılmayan adımları attık,  yapılmayan reformları yaptık,  tamamlanmayan projeleri hayata geçirdik. Mecliste de boş oturmadık. Milletvekillerimiz yasama görevlerini yerine getirmek için komitelerde canla başla çalıştılar. Tarihte en çok yasa yapan hükümetlerden biri olduk” şeklinde konuştu.

Üstel “Türk lirasında yaşanan değer kaybını dikkate aldık alım gücünü korumak için çalışanlara yüzde 100’e yakın artış verdik. Hayat pahalılığını yılda 3’e çıkarıyoruz. Özel sektöre özel prim desteğini sürdüreceğiz. Sosyal yardım alanların maaşlarını da yüzde yüz artırdık.  Her kesime dokunduk ve dokunmaya da devam edeceğiz.  Teşvik vermeyi sürdüreceğiz. Her kesime kaynaklar dahilinde yetişmeye çalışıyoruz. Ancak şundan emin olun ki; Anavatan Türkiye’mizin desteğiyle büyük projelerimizi tek tek hayata geçireceğiz” diye konuştu.

“Sayın Erdoğan’ın başlattığı yeni açılım sürecinde yolumuza devam edeceğiz”

KKTC Devleti’nin ve insanının daha ileriye gitmesini istemeyenlere karşı, daha iyisini, daha güzelini, çok çalışarak yapmaya devam edeceklerini vurgulayan Üstel,  “Ulusal davamızda yeni politikamız ve iki devlet temelinde çözüm prensibimiz ortada… Federasyon tezi artık bitmiştir. Yanı başımızda bir savaş var. Dünya seyrediyor. Biz bu acıların aynısını yaşadık. Ama yanımızda Anavatan Türkiye’miz vardı. 20 Temmuz 1974 ile bu adaya barış geldi. Bugün Filistin’in garantörü yok. İsrail her gün saldırıyor. Hastaneleri bombalıyor. İnsanlar göz göre göre ölüyor. Gidecek yerleri yok, su yok, yiyecek yok. Nerede insan hakları? Nerede BM Güvenlik Konseyi? Nerede AB? Birileri hala federasyonu, Türkiye’nin içerisinde olmadığı AB’yi savunuyor, garantörlüğü sulandırıyor… Biz bunları kabul etmiyoruz. Anavatan Türkiye’mizin desteğiyle, dış dünyaya açılım yolculuğumuza devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Türk Devletleri Teşkilatı ile ilişkilerin her geçen gün arttığını da söyleyen Üstel, “tarihi” diye nitelediği Azerbaycan ziyaretinin öneminin her geçen gün daha iyi anlaşılacağını kaydetti. Üstel, KKTC’yi dünyayla kucaklaştırma sürecinin adım adım ilerleyeceğini de belirtti.

Meclis’te sağlık konuşuldu

Gardiyanoğlu: “Ağustos 2023 verilerine göre, 67 bin 306 KKTC vatandaşı, 30 bin 374 TC vatandaşı, 19 bin 230 üçüncü dünya ülkesi vatandaşı aktif çalışan var”

Lefkoşa, 31 Ekim 23 (TAK): Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yapılan güncel konuşmalarda sağlık konusu da tartışıldı.

-Besim

Cumhuriyetçi Türk Partisi Lefkoşa Milletvekili Filiz Besim, “İlaç İhaleleri ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın Sağlık Hizmetleri” konulu güncel konuşmasında, her gelen hükümetin tarihin kendisiyle başladığını düşündüğü eleştirisinde bulunarak, başladı.

TC Sağlık Bakanı ile bir protokol imzalandığını ifade eden Besim, protokolü, sağlığın çöktüğünün bir resmi olarak gördüğünü belirterek, ülkede doğru sağlık sistemlerinin kurulması gerektiğini söyledi. Besim, “Kalkanlı Yaşam Evi ne oldu?” sorusunu da sordu.

İlaç ihaleleri konusuna da değinen Besim, 150 milyonluk bir ihalenin zarf usulü yapılamayacağını belirterek, bunun çok büyük bir rakam olduğunu ifade etti. “200 milyonluk bir ilaç alımının Türkiye’deki USHAŞ şirketine devredildiğini” savunan Besim, ülkede ilaç takip sistemi kurulması gerektiğini kaydetti. Besim, İlaç Eczacılık Dairesi’nin kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Reçete yolsuzluğu konusunda da değerlendirme yapan Besim, konunun, hekim camiasının itibarını sarsacak şekilde patlak verdiğini söyledi.

Hastaların bu konuda sıkıntı yaşadığını ve mağdur olduğunu dile getiren Besim, kırılgan ve zayıf olan sistemin yamalarla toplanmaya çalışıldığını belirtti. Konunun çok daha radikal bir şekilde ele alınması gerektiğini ifade eden Besim, hastanın hizmet alabilmesi için sağlık sisteminin yetkilendirilmiş olmasının önemi üzerinde durdu.

Genel Sağlık Sigortasının kurulması gerektiğini kaydeden Besim, kamu sağlık hizmetlerinin de bu çerçevede çağdaş hale getirilmesi gerektiğini ifade ederek, “Bu sistemi el ele vererek kurmak zorundayız” dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının yapısının çok fazla yük yüklemeye müsait olmadığını kaydeden Besim, bakanlığı yeniden organize eden bir yasa tasarısının Meclis’e getirilmesi gerektiğini de ifade etti.

-Dinçyürek

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek ise, Besim’e yanıt verdiği konuşmasında, Kalkanlı Yaşam Evi’nde yetki karmaşası diye bir şey olmadığını çünkü evin 2023’te Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına devredildiğini ve Sağlık Bakanlığının lojistik destek sağladığını söyledi.

“Bu kurumlar hepimizindir, bu devletindir, bu ülkenin insanınındır” diyen Dinçyürek, tedavi ve bakım gören insanların da bu ülkenin ve devletin bir parçası olduğunu belirtti.

165 milyonluk ek bütçeden gelen kaynakla ihaleye çıktıklarını ifade eden Dinçyürek, bu ihalenin Kamu İhale Yasası’nda doğrudan alım yöntemi denilen tamamen ihale yasasına uygun olduğunu kaydetti. Dinçyürek, ihale ve rekabet ortamının fazlasıyla oluştuğunu anlattı.

Her zaman B planı olması gerektiğine inandıklarını ifade eden Dinçyürek, iki ülke arasındaki uluslararası anlaşmanın gereği olarak USHAŞ’a da böyle bir ilaç ihalesi olduğunu aktardıklarını söyledi. Dinçyürek, bu çerçevede 460 kalem ilaç için yerel 13 firma tarafından atılan tekliflerin en uygun olanını karara bağladıklarını belirtti.

İkinci ihale yönteminin 200 milyon değil 195 milyon olduğunu kaydeden Dinçyürek, bunun USHAŞ ile bir ilgisi olmadığını, sadece USHAŞ’tan teklif alınmayacağını ifade etti. Bu ihalenin ilerleyen birkaç gün içerisinde Merkezi İhale Komisyonu’na teslim edileceğini kaydeden Dinçyürek, İhale Yasası’na uygun pazarlık usulü kapalı zarf yöntemiyle Merkezi İhale Komisyonu üzerinden ihaleye çıkılacağını vurguladı. Dinçyürek, USHAŞ’ın ilaçları tedarik etmek için teklif atması durumunda bunun değerlendirileceğini söyledi.

Bu yıl 2024 bütçesini geçirir, geçirmez 2023’ün sonunda 2024’ün ilk günlerinde ilaç ihalesine çıkacaklarını da açıklayan Dinçyürek, ayrıca ilerleyen günlerde Merkezi İhale Komisyonu’na verilecek ikinci etap ihalede fiyat sabitleme teklifine çıkacaklarını kaydetti.

İhale kapsamı yöntemleri dışında bir şey yapılmadığını belirten Dinçyürek, en erken zamanda, en etkili biçimde yasal adımları atmaya devam edeceklerini söyledi.

-“Bir şeyi birilerine devretmiyoruz. Biz yol haritamızı belirledik”

TC Sağlık Bakanı ile protokol değil eylem planı imzaladıklarını ifade eden Dinçyürek, “Bir şeyi birilerine devretmiyoruz. Biz yol haritamızı belirledik. Yürüyeceğimiz yolda Anavatan Türkiye’nin bizlere sağlayabileceği her türlü bilgi birikimi, deneyimin ve insan kaynaklarını kullanma konusunda, eksiğimizi tedarik etme konusunda da bir kararlılığımız vardır. Bundan rahatsızlık duymayız” diye konuştu.

İlaç Eczacılık Dairesi’nin yasasıyla ilgili teknik komitenin toplanarak, hızlı bir şekilde çalışmaları tamamlayacaklarını belirten Dinçyürek, “Temel hedef insanımıza kesintisiz sağlık hizmetini en iyi şekilde, en üst düzeyde verebilmek” dedi.

Dinçyürek, kamu yararını ve devletin mali imkanlarını en rasyonel, en etkili şekilde kullanmanın görevleri olduğunu vurguladı.

-Gardiyanoğlu

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu da, Kalkanlı Yaşam Evi’nin 2023 yılı içerisinde bina anlamında Çalışma Bakanlığına verildiğini,1 Ocak 2024’ten itibaren tamamen bakanlığın kontrolünde olacağını kaydetti.

Kalkanlı Yaşam Evi konusunda hassas olduklarını ve ciddi iyileştirmeler yapıldığını ifade eden Gardiyanoğlu, tamiratların hepsinin yapıldığını söyledi.

Kalkanlı Yaşam Evi’nin bahçe düzenlemesi ve tüm binanın bitirilmesi için 7.3 milyon TL’lik keşif ve şartnamelerin hazırlandığını kaydeden Gardiyanoğlu, TC kaynaklı 2024 yılı içerisinde ihaleye çıkacaklarını belirtti.

Gardiyanoğlu, şu anda kamu hastanelerinde muayene olan ve kamu reçetesi alan hastaların, eczanelerden peşin ödeme kaydıyla ilaçlarını aldıktan sonra faturasını getirdiğini ve 15 günlük süre içerisinde bunun iade edildiğini anlattı.

Sadık Gardiyanoğlu, Genel Sağlık Sigortası konusunda Sağlık Bakanıyla tam bir uyum içerisinde olduklarını dile getirdi.

Bir kısım hastanın doktor ve ilaca erişimi konusunda sıkıntı yaşadığının doğru olduğunu ancak her bir olaydan sonra dalgalanma olduğunu kaydeden Gardiyanoğlu, “Gailemiz aynıdır, amacımız kimseyi dövmek değildir” dedi. Gardiyanoğlu, linç girişiminin karşısında olduklarını da ifade etti. Sistem konusunda ilgililerle toplantılar yaptıklarını ifade eden Gardiyanoğlu, birçok doktorla görüştüğünü ifade ederek, paydaşlarla temasını kopartmadığını kaydetti.

Sadık Gardiyanoğlu, milletvekillerinin sorusu üzerine, 13 Eylül öncesi sahte reçete olayı gündeme geldiğinde, Tabipler Birliği, Serbest Çalışan Hekimler Birliği, Tıp-iş ve Eczacılar Birliği’nin katılımıyla 3 kez toplantı yaptıklarını söyledi.

En büyük sıkıntı vicdandaki sistemsizlikti”

Gardiyanoğlu, çöplerde bulunan ilaçların akıbetinin sorulması üzerine, saklama koşullarının bilinmemesinden dolayı ilaçların emare olarak kaldığını söyledi.

“En büyük sıkıntı vicdandaki sistemsizlikti” diyen Bakan Gardiyanoğlu, “Önemli olan niyettir… Niyetiniz farklı ise mutlaka bir açık kapı bulunur” şeklinde konuştu.

Ülkede, Ağustos 2023 verilerine göre, 67 bin 306 KKTC vatandaşı, 30 bin 374 TC vatandaşı, 19 bin 230 üçüncü dünya ülkesi vatandaşı aktif çalışan olduğunu belirten Gardiyanoğlu, önemli olanın kayıt dışılığın önüne geçmek olduğunu söyledi.

Bu Kadarına da Pes

Kırklareli’nde 3 aylık bebeğin üzerinde uyuşturucu gizleyen 4 zanlı tutuklandı.

İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, şüphelendikleri bir otomobili Babaeski otoban gişelerinde durdurdu. Ekipler araçtaki T.E, A.O, K.E, D.D’nin üst aramasını yaptı.

DÖRT KİŞİ TUTUKLANDI

Şüphelilerin üzerinde bir bulguya rastlayamayan ekipler, D.D’nin 3 aylık bebeği T.K’nın karın bölgesinde ilaç kutusu içerisine gizlenmiş 162,55 gram metamfetamin ele geçirdi. Olayla ilgili gözaltına alınan 4 zanlı, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Zanlılar, çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince tutuklandı. (AA)

KKTC’de kalp krizi sonucu hayatını kaybeden asker, törenle toprağa verildi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) vatani görevini yaparken rahatsızlanarak hayatını kaybeden Muharebe Er Eyüp Uzuntaş (21), Osmaniye’de düzenlenen törenle toprağa verildi.

KKTC’deki 28. Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı’nda görevli Er Eyüp Uzuntaş, 28 Ekim’de arkadaşlarıyla koşu yaptığı sırada fenalaştı. Ambulansla hastaneye kaldırılan ve doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamayan Uzuntaş’ın cenazesi toprağa verilmek üzere Osmaniye’ye gönderildi.

Hastane morgundan alınan Uzuntaş’ın cenazesi, öğleyin Asri Mezarlık camiinde kılınan cenaze namazının ardından gözyaşları arasında toprağa verildi. Cenaze törenine, 12’nci Komando Tugay Komutan Vekili Albay Hakan Kocabaş, askeri erkan, Osmaniye Milletvekili Asu Kaya, er Uzuntaş’ın yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Dışişleri’nden İsrail’in Gazze Türk-Filistin Dostluk Hastanesi saldırısına kınama

Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Gazze Türk-Filistin Dostluk Hastanesi’ne yaptığı saldırıyı en şiddetli biçimde kınadı. “Gazze’deki Filistin halkını en temel haklarından mahrum bırakmayı amaçlayan kuşatma ve bu insanlık dışı saldırılar, uluslararası hukuku açıkça ihlal etmektedir” denildi.

Bakanlıktan, İsrail’in Gazze Türk-Filistin Dostluk Hastanesi’ne yönelik saldırısına ilişkin yazılı açıklama yapıldı.

Bakanlık, İsrail’in bugün Gazze Türk-Filistin Dostluk Hastanesi’ne yaptığı saldırıyı en şiddetli biçimde kınadı.

Açıklamada, Gazze’deki tek kanser hastanesi olan söz konusu kurumun koordinatlarının dahil, gerekli her türlü bilginin İsrail makamlarıyla önceden paylaşılmış olmasına karşın böyle bir saldırının gerçekleştirilmesinin hiçbir izahı olamayacağı vurgulandı.

 

“Bu insanlık dışı saldırılar, uluslararası hukuku açıkça ihlal etmektedir”

Gazze’deki Filistin halkını en temel haklarından mahrum bırakmayı amaçlayan kuşatma ve bu insanlık dışı saldırıların, uluslararası hukukun açıkça ihlali olduğu belirtildi.

İsrail, “Gazze sakinlerini hiçbir ayrım gözetmeksizin topyekûn hedef almaktan vazgeçmelidir” denildi.

Bakan Koca: Türk-Filistin Dostluk Hastanesi’nin hizmete devam edebilmesi için harekete geçilecek

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İsrail’in Gazze Türk-Filistin Dostluk Hastanesini bombalamasına ilişkin, “Ülkemizin kurduğu kanser hastanesinin hizmetine devam edebilmesi için harekete geçilecek. Bir hastanenin çevresinde hareket eden her şeyi bombalayanlar, insanlık vicdanının mahkemesinde hesabını vermeye kendilerini hazırlamalıdırlar” dedi.

Sağlık Bakanı Koca, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Gazze’de Türkiye tarafından yapılmış olan Gazze Türk-Filistin Dostluk Hastanesinin etrafının dün saat 23.00 civarında yoğun şekilde bombalandığını belirtti.

Hastanenin odalarına şarapnel parçaları düştüğü, su borularının patladığı, akaryakıtın tükenmek üzere olduğu, elektriğin her an kesilebileceği bilgisini aldıklarını bildiren Koca, hastanenin bir yöneticisiyle iletişim kuran bir uzmanın, 3. katın bombardımandan isabet aldığını, fakat muhtemel bir saldırı sebebiyle daha önceden boşaltıldığı için can kaybı yaşanmadığını ifade ettiğini aktardı.

“Hareket eden her şey bombalanıyor”

Tedbir alınmasaydı can kaybının kaçınılmaz olacağına işaret eden Koca, şunları kaydetti:

“Çevresi yoğun bombardıman altında kalan bu hastane, Gazze’deki tek kanser hastanesidir. Hastaların şu an başka bir seçeneği yok. Ölüm döşeğinde olan bu kanser hastalarının ilaçları ise tükenmiş durumda. Personelin hastaneye gidip gelmesinin ve ambulansların hastaneye hasta taşımasının neredeyse imkansız olduğu bilinmektedir. Yaşananların apaçık ifadesi olan şu cümle dehşet vericidir: ‘Hareket eden her şey bombalanıyor.’

İnsanlık kaygı içinde. Türkiye’nin tüm insanları, tüm sağlık çalışanları büyük kaygı içinde. Ülkemizin Gazze’de kurduğu kanser hastanesinin hizmetine devam edebilmesi için harekete geçileceğinden hiç şüphe duyulmamalı. Bir hastanenin çevresinde bile hareket eden her şeyi bombalayanlar, insanlık vicdanının mahkemesinde bunun hesabını vermeye kendilerini hazırlamalıdırlar.”

Tatar: “Fizyoterapistler sağlık ve yaşam kalitesinin artmasında önemli görevler üstleniyor”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Türk Fizyoterapistler Derneği Başkanı Dr. Fzt. Şahveren Yücel ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, kabulde Kıbrıs Türk Fizyoterapistler Derneği Başkanı Şahveren Yücel’e asbaşkan Uzm. Fzt. Münevver Özakalın, genel sekreter Uzm. Fzt. Yelda Tıngır ve mali işler sorumlusu Yrd. Doç. Dr. Sevim Öksüz eşlik ederken, Cumhurbaşkanı Sağlık Danışmanı Prof. Dr. Nedime Serakıncı hazır bulundu.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar kabulde yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türk Fizyoterapistler Derneği başkanı ve yönetim kurulunu kabul etmekten duyduğu memnuniyeti ifade etti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, halk sağlığını korumaya yönelik faaliyetlerin önemine dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Tatar, her türlü yaralanma, hastalık ve yaşlılıkta, ağrı ve fonksiyon bozukluklarına bağlı hareket bozukluğuna yol açan sorunların fizyoterapiye özgü değerlendirme yöntemlerini, tedavi yaklaşımlarını planlayıp uygulamaya yönelik bilgi ve beceriyi bir arada kullanarak, sağlık ve yaşam kalitesinin artmasında fizyoterapistlerin önemli görevler üstlendiğini söyledi.

Kıbrıs Türk Fizyoterapistler Derneği Başkanı Dr. Fzt. Şahveren Yücel de fizyoterapistlerin yürüttüğü çalışmalar ve dernek hakkında bilgi verdi ve birlik yasalarının hazır olduğunu belirterek destek istedi.

Yağışlı hava geliyor

Meteoroloji, yarından itibaren yer yer sağanak beklendiğini, hava sıcaklığının da düşeceğini açıkladı.

Meteoroloji Dairesi’nin 31 Ekim – 6 Kasım tarihlerini kapsayan hava tahmin raporuna göre, bölge alçak basınç sistemiyle üst atmosferdeki serin ve nemli hava kütlesinin etkisinde kalacak.

Yarın ve çarşamba günü yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak, perşembe yer yer sağanak bekleniyor. Cumadan pazartesine kadarsa hava genellikle parçalı bulutlu geçecek. En yüksek hava sıcaklığı genellikle iç kesimlerde ve sahillerde 28 – 31 santigrat  derece dolaylarında olacak.

Rüzgar, genellikle Kuzey ve Batı yönlerden orta kuvvette, yağışlı günlerde yer yer kuvvetli esecek.

Tatar: “Hem İsrail-Filistin hem de Kıbrıs için gerçek bir ‘iki devletli çözüme’ ihtiyaç var”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, uluslararası toplum kabul etmeyi reddetse de, Kıbrıs’taki iki devletli çözüm gerçeğinin İsrail/Filistin için de bir model olması gerektiğini kaydetti.

Kıbrıs’ta olduğu gibi iki taraflı bir ortaklık devletinde bir anlaşmazlığın çözülemediği durumlarda, iki ayrı devletin doğal bir sonuç olduğunun altını çizen Tatar, bunun çatışan tarafların aynı coğrafyada ama kendi sınırları içindeki yetki alanlarında bir arada var olmalarını sağladığını, bunun yanında, bugün Çek ve Slovak Cumhuriyetleri örneğinde görüldüğü gibi iyi komşuluk ilişkilerinin çözümü sürdürülebilir kıldığını belirtti.

Tatar, İngiltere’de yayımlanan Daily Express gazetesi için hafta sonu kaleme aldığı yazısında, İsrail-Filistin arasında yaşanan çatışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Tatar, yazısında, iki devletli vizyonun başka türlü uzlaşma imkanı olmayan çatışmaların çözümünde anahtar rol üstlenebileceğini vurguladı.

– “Şiddete son vermenin ve barışın tek yolu olan diplomasiye şans vermenin tam zamanıdır”

Tatar, görüşlerini ifade ettiği makalesinde, yıllardır süregelen Filistin-İsrail çatışmasının yıkıcı sonuçlarının yol açtığı son gelişmelerin çocukken tanık olduğu, Kıbrıslı Türklere yapılan saldırı ve zulümleri hatırlattığını söyleyerek, “İnsanlığa ne oldu?” diye sorduğunu belirtti.

Bu trajedi yaşanırken, Kıbrıs’ta ve İsrail-Filistin’de olduğu gibi uzun süreli, uzlaşıya varılamayan çatışmaların iki devlet temelinde çözülmesinin makul olmaktan öte bir gereklilik olduğuna her zamankinden daha güçlü bir şekilde inandığını kaydeden Tatar, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in İsrail-Filistin ihtilafına ilişkin iki devletli çözüm çağrılarını hatırlattı.

Tatar, “Şiddete son vermenin ve gerçeklik ve adalet temelinde karşılıklı kabul edilebilir çözümler sunması için sürdürülebilir barışın tek yolu olan diplomasiye şans vermenin tam zamanıdır” dedi.

– “1963-74 döneminde Kıbrıs’taki durum, Gazze’dekine benzerdi”

Tatar, doğduğu ve aynı zamanda Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumların self-determinasyon haklarını kullanarak kurduğu Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulduğu yıl olan 1960 itibarıyla adada yaşanan olaylara değinerek, 1963-1974 döneminde Kıbrıs’taki durumun Gazze’dekine benzer olduğunu, 1974 yılına kadar Kıbrıslı Türklerin 103 köyü terk ederek, adanın yüzde 3’ünden daha küçük bir kısmında yaşamak zorunda bırakıldıklarını kaydetti.

“Orta Doğu’dan gelen dehşet verici görüntüler bana Kıbrıslı Rum güçlerinin Kıbrıslı Türklere yönelik saldırılarını ve yiyecek, su ve elektrikten mahrum bırakılmamızla yaşadığımız çaresizliği hatırlatıyor” diyen Cumhurbaşkanı, garantör ülkelerden biri olan Anavatan Türkiye’nin Garanti Anlaşması uyarınca müdahale hakkını kullanarak şiddeti sona erdirdiğini ve tüm Ada’ya barış getirdiğini belirtti.

Türkiye’nin müdahalesinin sadece Kıbrıslı Rumların ve Yunanistan’ın Kıbrıslı Türklere yönelik etnik temizlik girişimlerini durdurmakla kalmadığını söyleyen Tatar, bu müdahalenin aynı zamanda iki devletin bugünkü sınırlarını oluşturduğunu ve Kıbrıs Türk halkına Kıbrıs Rum tarafının zulmünden uzak bir alan yarattığını ifade etti.

– “Kıbrıs adasında kalıcı barış ve istikrar getiren gerçeklerin kabul edilmesi için bir başka fırsat”

Tatar, sınırların belirlenmesinin ardından iki yönetimin, BM himayesinde, Kıbrıslı Türklerin kuzeye, Kıbrıslı Rumların güneye taşındığı bir Nüfus Mübadelesi Anlaşması imzalamayı başardığını ve bu Anlaşma’nın iki tarafın demokratik meşruiyetine zemin hazırladığını vurgulayarak, “Uluslararası toplumun sahadaki bu gerçekleri görmeyi ısrarla reddetmesi kabul edilemez ve sürdürülemezdir” dedi.

Uluslararası hukuku ihlal eden Kıbrıs Rum liderliğinin, uluslararası toplumun inkâr politikasının da desteğiyle, Ada’yı bir bütün olarak temsil etme yetkisine sahipmiş gibi davranmaya devam ettiğini söyleyen Tatar, şunları kaydetti:

“Bu, Filistin-İsrail’de devam eden insani trajediler göz önüne alındığında, uluslararası toplumun, Kıbrıs adasına kalıcı barış ve istikrar getiren gerçekleri kabul etmesi için bir başka fırsattır.

Kıbrıs’taki gerçek iki devletin varlığıdır ve tek gerçekçi çözüm ise Kıbrıs Türk ile Kıbrıs Rum halklarının ortak yararı için iki devletin işbirliğidir.

Garantör Türkiye Cumhuriyeti’nden de tam destek alan iki devletli çözüm vizyonum, gelecek nesiller için bir kazan-kazan durumu sağlamaktadır. Bu aynı zamanda bölgemizde sürdürülebilir barış ve istikrara da katkıda bulunacak, en önemlisi de 60 yıllık kabul edilemez statükoyu sona erdirecektir.”

-“Donmuş veya uzlaşılamayan ihtilafların çözümünde uygulanabilecek bir model”

Tatar, bu tür bir yaklaşımın, eski Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti ve Çekoslovakya örneklerinde olduğu gibi, aynı niteliğe sahip donmuş ve/veya uzlaşılamayan ihtilafların çözümünde uygulanabilecek bir model olduğuna dikkat çekti.

Kıbrıs’ta olduğu gibi iki taraflı bir ortaklık devletinde bir anlaşmazlığın çözülemediği durumlarda, iki devletin doğal bir sonuç olduğunun altını çizen Tatar, bunun çatışan tarafların aynı coğrafyada ama kendi sınırları içindeki yetki alanlarında bir arada var olmalarını sağladığına, buna ek olarak, bugün Çek ve Slovak Cumhuriyetleri örneğinde görüldüğü gibi iyi komşuluk ilişkilerinin çözümü sürdürülebilir kıldığına işaret etti.

Tatar, sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Vizyonum, şiddetin yeniden yaşanmasının önlenmesini, Kıbrıs’ın her iki halkının self-determinasyon haklarına saygı gösterilmesini, mevcut demokratik sistemlerin korunmasını ve Kıbrıs Rum halkı ile paylaştığımız coğrafyada karşılıklı bağımlılığın ve iyi komşuluk ilişkilerinin önünü açacak işbirliğine dayalı bir ilişkiyi kapsıyor.

Uluslararası toplum tarafından da onaylanmasıyla birlikte, bu vizyonun İsrail ile Filistin arasındaki başka türlü uzlaşısı mümkün olmayan bu çatışmanın ve Kıbrıs’taki anlaşmazlığın çözümünde anahtar olacağına inanıyorum.”

Azerbaycan KKTC’yi tanıma yolunda

Azerbaycan Atlas Araştırma Merkezi Başkanı Elxan Şahinoğlu, “Karabağ sorununu çözdük. Artık kimse bize baskı yapamaz” dedi ve ekledi:

İlham Aliyev KKTC’yi ziyaret edebilir

Azerbaycan Atlas Araştırma Merkezi Başkanı Elxan Şahinoğlu, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın Azerbaycan ziyaretinin Azerbaycan’daki yankılarını, Azerbaycan’ın KKTC’de temsilcilik açma ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in KKTC’yi ziyaret etme olasılığını değerlendirdi.
Bakış Açısı-Kıbrıs youtube kanalında Cem Kar’ın konuğu olan Aliyev, Ersin Tatar’ın ziyarette İlham Aliyev’i KKTC’ye davet ettiğini hatırlattı. Şahinoğlu, “Karabağ sorununu çözdük. Artık kimse bize baskı yapamaz. Tüm riskler göz önüne alındığında, İlham Aliyev’in KKTC’yi ziyaret etmesi mümkün. Hatta bu ziyaret Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la birlikte yapılabilir” dedi.

“Batı artık bizi tehdit edemiyor, şantaj yapamıyor”

Azerbaycan’ın KKTC’yi tanıması için öncelikle ekonomik işbirliklerinin kurulması ve direk uçuşların başlamasının yararlı olacağını belirten Şahinoğlu, “Tüm bu adımlar atıldıktan sonra Azerbaycan’ın KKTC’de temsilcilik açmasının kolaylaşacaktır. KKTC’yi tanımamızın önünde Karabağ sorunu vardı, artık bu sorun ortadan kalktı. Batı artık bizi tehdit edemiyor, şantaj yapamıyor. Dolayısıyla tanınmanın gerçekleşebilir” dedi.

Azerbaycan KKTC’yi tanıma yolunda

Ersin Tatar’ın Azerbaycan ziyaretinin, Azerbaycan’da çok geniş yer bulduğunu belirten Şahinoğlu, “Üç günlük ziyaret boyunca yapılan tüm temaslar, Azerbaycan medyasının en önemli haberleri arasında yer aldı. Tüm haber merkezleri Ersin Tatar’ın açıklamalarını ve temaslarını önemli haber olarak duyurdu. Başlıklar, “Azerbaycan KKTC’yi Tanıma Yolunda” şeklindeydi” dedi.

Ölümlü kazada karar açıklandı… 9 ay hapis yatacak…

Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan sanık 9 ay hapse mahkum edildi. Füsun Cemaller’in başkanlığında, Kıdemli Yargıç Vedia Berkut Barkın ve Yargıç Tutku Candaş’dan oluşan Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin verdiği kararı Yargıç Barkın okudu. Karar duruşmasında sanığın avukatı Zeliş Sarı da hazır bulundu. Barkın, kazanın 2 Nisan 2023 tarihinde, saat 23.40 sıralarında, Lefkoşa’da Dr. Fazıl Küçük Bulvarı üzerinde meydana geldiğini anımsattı. Yargıç, yönetimindeki ZNG 948 plakalı araç ile dikkatsiz bir şekilde batı istikametine doğru seyretmekte olan Boris Kemka Tchinda Lambou’nun ilerlemekte olduğu yol üzerinde bulunan Honda ışıklarına geldiği esnada yolu yaya olarak güneyden kuzeye doğru geçmeye çalışmakta olan Wiilliam Ejieta Klınes’e çarptığını söyledi.

Yargıç, kaza sonucu ağır şekilde yaralanan yayanın, kaldırıldığı hastanede yapılan müdahalenin ardından yoğun bakım servisinde müşahede altına alındığını ve 11 Nisan 2023 tarihinde yaşamını yitirdiğini belirtti. Yargıç Barkın, meydana gelen kazayla ilgili mahkemeye sunulan bulgulara bakıldığında Wiilliam Ejieta Klınes’in kanında 350 promil alkol, 4 çeşit ilaç ve iki tür uyuşturucu tespit edildiğini belirtti. Yargıç, sanığın kanında ise uyuşturucu, ilaç ve alkole rastlanmadığını söyledi.

Yargıç Barkın, Wiilliam Ejieta Klınes’in kazanın oluşmasında katkısal kusurunun azımsanmayacak derecede fazla olduğunu belirtti. Barkın, Wiilliam Ejieta Klınes’in ayrıca yaya geçinden değil, yolun bariyerli kısmından aninden yola çıktığını belirtti. Yargıç, kazayla ilgili tüm olguları değerlendirdiklerini, kazanın oluşumunda yayanın sanıktan daha fazla kusurlu olduğunu belirterek, oy birliği ile 9 ay hapse mahkum ettiklerini açıkladı.

Guterres: “Bu deliliği durdurmalıyız”

 Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, iklim krizinin etkilerinin giderek arttığına işaret ederek “Bu deliliği durdurmalıyız.” çağrısı yaptı.

Guterres, Nepal Başbakanı Pushpa Kamal Dahal’ın daveti üzerine Nepal’in Himalaya bölgesini ziyaret etti.

Sosyal medya platformu X üzerinden açıklama yapan Guterres, Himalayalar’daki buzulların “rekor seviyede” eridiğine dikkati çekerek “Sıcaklık artışını 1,5 derecede sınırlandırmalıyız. Buzullar eriyor ve bunun geri dönüşü yok. BM’nin iklim planı doğrultusunda ilerlemeliyiz.” ifadelerini kullandı.

Guterres, seller ve heyelanların bölgedeki toplumu ciddi şekilde etkilediğini belirterek iklim krizine ilişkin “Bu deliliği durdurmalıyız.” dedi.

Everest Dağı’na giden Guterres, bu dağın eteklerinden, iklim değişikliğinin Himalayalar üzerindeki “korkunç etkisine bizzat şahit olduğunu” kaydetti.

Guterres, Nepal Başbakanı ile düzenlediği ortak basın toplantısında, Nepal ve iklim problemlerinden muzdarip olan diğer ülkelere yapılan desteklerin artırılması gerektiğini vurguladı.

BM Genel Sekreteri Guterres, 1 Ocak 2017’de göreve gelmesinden bu yana ilk kez Nepal’i ziyaret etti.

TATAR DAÜ’DE İLK DERSİ VERDİ

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) 2023-2024 Akademik Yılı Açılış Töreni ve İlk Ders
Sunumu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın
katılımlarıyla, 30 Ekim 2023 Pazartesi günü, saat 10:00’da, DAÜ Mustafa Afşin Ersoy
Salonu’nda gerçekleştirildi. Törene; YÖDAK Başkanı Prof. Dr. Turgay Avcı, Türkiye
Cumhuriyeti Gazimağusa Başkonsolosu İlyas Çetin, DAÜ Vakıf Yöneticiler Kurulu Başkanı
Dr. Erdal Özcenk, DAÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Kılıç, DAÜ Vakıf Yöneticiler Kurulu
Üyeleri, DAÜ akademik, yönetsel, işçi personeli ve öğrenciler katıldı.
“DAÜ KKTC’nin En Köklü Üniversitesidir”
Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan tören, açılış konuşmalarıyla devam etti. Törenin
açılış konuşmasını gerçekleştiren DAÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Kılıç, Cumhurbaşkanı
Tatar’a yoğun programı içerisinde Üniversiteyi onurlandırararak DAÜ öğrencilerine
geleneksel ilk dersi vereceği için teşekkürlerini iletti. Prof. Dr. Kılıç, DAÜ’nün KKTC’nin en
köklü devlet üniversitesi olduğunu belirterek, en önemli özelliklerinden birinin ise
uluslararasılaşmış bir kurum olması olduğunu kaydetti. DAÜ’de yeni kayıt olan öğrencilerle
birlikte 100’ün üzerinde ülkeden 16 binin üzerinde öğrencinin kaliteli eğitim almakta
olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Kılıç, aynı zamanda 35 farklı ülkeden akademik kadroya
sahip bir üniversite olduklarını ifade etti. Dünyada ülke ve kent ile bu kadar iç içe bütünleşmiş
üniversite sayısının az olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Kılıç, DAÜ’nün yalnızca eğitim
konusunda değil, aynı zamanda topluma hizmet konusunda yaptığı çalışmalarla da; genelde
KKTC’nin, özelde de Gazimağusa kentinin can damarı olduğunu belirtti. Prof. Dr. Kılıç
2023-2024 Akademik Yılı’nın hayırlı olmasını diledi.
“DAÜ Her Zaman Yükselmeye Devam Edecek”
DAÜ Vakıf Yöneticiler Kurulu Başkanı Dr. Erdal Özcenk, Cumhurbaşkanı Tatar’a töreni
onurlandırdıkları için teşekkürlerini sunarak, Cumhurbaşkanı Tatar’ın DAÜ’nün her
sıkıntısında yanlarında olduğunu ve varlığının kendileri için büyük bir değer olduğunu
kaydetti. Dr. Özcenk, ülkenin geleceği için genç zihinleri eğitmenin ve yetiştirmenin DAÜ
için kutsal bir görev olduğunu belirterek, 2023-2024 Akademik Yılı’nın sağlıklı ve başarılı bir
yıl olmasını diledi. Dr. Özcenk, DAÜ’nün birlik ve beraberlik içerisinde bugüne kadar elde
ettiği başarıları daha da artırarak sürdüreceğine ve her zaman yükselmeye devam edeceğine
de vurgu yaptı.
Cumhurbaşkanı Tatar İlk Ders Sunumunu Yaptı
Açılış konuşmalarının ardından, 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın KKTC Halkı’nın hak ve
menfaatleri adına yürüttüğü siyaseti özetleyen film gösterimi gerçekleştirildi.

Film gösterimi sonrasında, Cumhurbaşkanı Tatar ilk ders sunumunu yaptı. Cumhurbaşkanı
Tatar, sunumunda KKTC’nin amiral gemisi olan DAÜ’de bulunmaktan dolayı memnuniyetini
ifade ederek tüm katılımcılara teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Mücadelesi’ni tüm dünyaya anlatmak için Türkiye Cumhuriyeti
ve Azerbaycan’a gerçekleştirdiği ziyaretlerden bahsetti. Kıbrıs Türkleri’nin büyük bir
haksızlık ile karşı karşıya olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, KKTC’ye yönelik
ambargolar ve izolasyonların kaldırılması için KKTC’yi tanıyan tek ülke olan Türkiye
Cumhuriyeti ile iki devletli siyaset belirleyerek bunu başarıyla sürdürdüklerini ifade etti.
DAÜ’nün de bu izolasyonları kırdığını ve kendini tüm dünyada kabul ettirdiğini kaydeden
Cumhurbaşkanı Tatar, yeni dönemde seçilen DAÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Kılıç’ı tebrik etti
ve bir önceki dönem Rektörü Prof. Dr. Aykut Hocanın ile ekip arkadaşlarına da teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Tatar bunun bir bayrak yarışı olduğunu kaydederek tüm gailenin bu güzide
üniversitenin güçlü bir şekilde yoluna devam etmesi olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Tatar, öğrencilere hayat boyu eğitime önem vermeleri ve daima prensip
sahibi olarak evrensel değerlere sahip çıkmaları, kendilerini geliştirmeleri ve insanlığa katkıda
bulunmaları tavsiyesinde bulundu.
KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın ilk ders sunumunun ardından DAÜ Rektörü Prof. Dr.
Hasan Kılıç tarafından Cumhurbaşkanı Tatar’a gümüş tabak takdiminde bulunuldu.

FOTOFEST BAŞVURULARI DEVAM EDİYOR

Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği yararında düzenlenen Aksa FOTOFEST Fotoğraf Yarışması başvuruları devam ediyor.

Bu yıl Mağusa ve Maraş kapsamlı 2 kategoride düzenlenen yarışmanın son başvuru tarihinin 7 Kasım olarak belirlendi.

“Mağusa ve Maraş’ta yaşam” ve “Mağusa ve Maraş’ın tarihsel dokusu ve anıtları” konulu katagorilerde yarışmacılar her bir konu için en az üç ve en fazla 5 eserler yarışmaya başvurabilecek.

Yarışmaya Aksa enerji Kıbrıs internet sayfasında yer alan (https://aksaenerjikibris.com/Aksa-Fotofest-Basvuru-Formu) başvuru formu üzerinden online başvuru yapılabilecek.

ÜSTEL MÜJDEYİ VERDİ:

YENİ SOSYAL KONUTLARIMIZIN İLK TEMELİNİ GÜZELYURT’TA ATACAĞIZ

UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, bölge gezileri kapsamında, Güzelyurt’u ziyaret etti.

İlk durağı Açık Pazar olan Başbakan, esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelerek, sohbet etti.

Başbakan Üstel, beraberindeki bazı bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları ile UBP Güzelyurt İlçe Binası’nı ziyaret etti.

Bölge halkı ve partililerin oldukça yoğun ilgisi ile karşılanan Üstel’e, Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş ve Milletvekili Ali Pilli ile Ziya Öztürkler de eşlik etti.

ATASAYAN’DAN TEŞEKKÜR

UBP Güzelyurt İlçe Başkanı Mutlu Atasayan, Genel Başkan ve Başbakan Üstel’i bir kez daha bölgelerinde görmekten büyük mutluluk duyduklarını belirterek, hem başbakanın hem bakanların bölge ziyaretlerini artırmasının parti çalışmalarına da olumlu etkileri olduğunu söyledi.

ÜSTEL:
“GÜZELYURT BİZİM İÇİN HER ZAMAN AYRI BİR DEĞERDE…”

UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel Türkiye Cumhuriyeti’nin yüzüncü yılını kutlayarak başladığı konuşmasında, kendisine gösterilen yoğun ilgiye ve sıcak karşılamaya da yürekten teşekkür etti. Üstel, Güzelyurt insanının sevgisine her zaman layık olmaya çalıştıklarını söyledi.

Halkın beklentilerini yerinde dinlemek ve diyaloğu daha da artırmak amacıyla her hafta bir bakanı bir bölgeyi ziyaret etmesi için görevlendirdiğini belirten Üstel, kendisinin de her hafta bir bölgeyi ziyaret etmeyi sürdüreceğini söyledi.

 

Güzelyurt’un UBP için çok anlamlı ve değerli bir bölge olduğuna işaret eden Üstel, her seçimde mutlak zafer elde edilen Güzelyurt’un önümüzdeki seçimlerde de en iyi başarıyı yine yakalayacağının ortada olduğunu vurguladı. Üstel, “Bugün burada gördüğüm kalabalık yeni başarıların habercisidir” dedi.

Hükümet olarak, bir buçuk yılda halkın ve devletin yararına olan yasaları bir bir hayata geçirdiklerini, atılamaz denilen her adımı kararlılıkla attıklarını belirten Üstel, “ Ülkede hangi proje yarım kaldıysa tamamlayacağız. Hepsini bitireceğiz. Hükümet programında ne yazdıysak, hepsini yerine getireceğiz.
Gitiğimiz her yerde, halkımıza istikrar vurgusu yapıyoruz. Bazıları bu söylemden rahatsız olabilir. Son yıllarda ne yazık ki hep kısa vadeli hükümetler kuruldu. Halka kısa süreli ve kesintili hizmet gitti. Biz son bir buçuk yılda, 2008 yılından beridir tartışılan yasaları geçirdik. Belediyeler Reformu’nu gerçekleştirdik. Bizim gailemiz KKTC’dir, devletimizin ileriye gitmesidir. Bu ülke için, bu devlet için insanımız için, Anavatan Türkiye’mizin de büyük desteği ile var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz”ifadelerini kullandı.

SOSYAL KONUT MÜJDESİ

UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, konuşmasında Güzelyurt bölgesi için atılacak yeni adımları da tek tek halkla paylaştı ve şunları kaydetti:

“Güzelyurt Hastanesi’nin tamamlanması için 2024 Yılı’nda ihaleye çıkacağız ve tamamlayacağız. Sosyal konutların yapımı yakında başlayacak. Maliyetleri aşağı çekmek için vergiden muaf tutmak istiyoruz. Bu konuyla ilgili savcılıktan görüş bekliyoruz. Evi olmayan, yeni evlenen gençlerimizi ev sahibi yapacağız. Kısa sürede yasa çalışması bitecek. Buradan müjdeyi verelim. İlk temeli Güzelyurt’ta atacağız.”

Güzelyurt’un kendileri için her zaman ayrıcalıklı bir bölge olacağını vurgulayan Üstel, ‘Rum’a verildi verilecek’ tartışmalarına UBP’nin son noktayı koyduğunu ve bölgeye yatırımların artmaya başladığını belirtti.

KALKINMA PLANI
Tüm paydaşların görüşleri alınarak beş yıllık Ülkesel Kalkınma Planı’nı hayata geçirme heyecanını yaşadıklarını da ifade eden Üstel, devletin temellerini planlama ile sağlamlaştıracaklarını söyledi.

“FEDERASYON DİYE BİR SÜREÇ YOK. YOLUMUZU ANAVATAN TÜRKİYE İLE YÜRÜYECEĞİZ”

Kıbrıs’ta federasyon diye bir görüşme süreci kalmadığını belirten Üstel, bu saatten sonra iki egemen eşit devlet temelinden asla geriye dönüş olmayacağını vurguladı. Üstel, KKTC’nin, Anavatan Türkiye’nin desteğiyle kendi yolunda ilerleyeceğini ve ülkeyi 2024 Yılı’nda yeni dünya düzenine hazır hale getireceklerini söyledi.
Hükümetin kararlılıkla yoluna devam edeceğini ve halka hizmet yolunda emin adımlarla yürüyeceklerini vurgulayan Üstel, “ Bizim yolumuz Anavatan Türkiye’dir. Türkiye’mizle temaslarımızı en üst düzeyde sürdüreceğiz. Ülkemize yeni projeleri, büyük yatırımları, insanımız için daha refah dolu günleri getireceğiz” diye de ekledi.

“GAZZE’DE SAVAŞ SUÇU İŞLENİYOR. HANİ BM HANİ AB ?”

Üstel, dünyada yaşanan olaylara da dikkat çekerek “ Bakın yanıbaşımızda Filistin… İnsanlar öldürülüyor… Katlediliyor…
Hani BM, hani AB, hani insan hakları?Savaş suçu işleniyor, onlar sessiz kalıyor. Bize de zamanında aynısını yaşattılar. 1974 Barış Harekatı ile esaretten kurtulduk. Bu adaya ülkeye barış 20 Temmuz 1974 Harekatı ile gelmiştir. Bugünlere Anavatan Türkiye’mizin sayesinde geldik” dedi.

Hasipoğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılını kutladı

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 100. yılı dolayısıyla mesaj yayımladı.

Hasipoğlu’nun mesajı şöyle:

“Türk milleti, istiklal ve istikbaline olan güçlü inancı sayesinde bundan tam 100 yıl önce çok zor koşullarda, örneğine az rastlanır türden bir milli mücadele yürüterek güçlü bir Cumhuriyet’in temellerini atmıştır.

Dünya tarihine de etki eden bu mücadele Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının öncülüğünde, Anadolu’daki bin yıllık Türk varlığını pekiştirerek ebedileştirmiştir.

Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde 100 yıl önce büyük bir mücadele sonrası kurulan Türkiye Cumhuriyeti bugün savunma sanayisinden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, gün eğitimden tarıma, spordan sanatsal faaliyetlere kadar her alanda dev yatırımlar gerçekleştirerek adını ve bayrağını altın harflerle zirvelere taşımıştır.

Vurgulamak isterim ki; cumhuriyetimizin 100. yılı, aynı zamanda hem Türkiye Yüzyılı’nın hem de KKTC’nin de bu yüzyılın parçası olma sürecinin başlangıcı olacaktır.

Bu vesile ile Cumhuriyetin 100. yılını coşkuyla, gururla, heyecanla şahsım ve partim adına kutluyorum. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızda, Cumhuriyetimizin 100. yaşında Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, bu yolda canlarıyla kanlarıyla mücadele eden tüm kahramanlarımızı, şehit ve gazilerimizi minnet ve şükranla anıyorum.”

İSTANBUL’DA FİLİSTİN’E DESTEK MİTİNGİ

İstanbul’da Filistin’e destek mitingi | Binlerce kişi Atatürk Havalimanı’nda buluştu.

İstanbul’da binlerce kişinin katılımıyla Filistin’e destek mitingi gerçekleştiriliyor. Atatürk Havalimanı’nda yapılan yoğun katılımlı mitinge, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katılıyor. Alana giriş yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurulan platformda mitinge katılanları selamladı. Alanda Filistin’e destek sloganları atılırken, İsrail saldırıları lanetleniyor.

Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yaşını kutladı: “Güçlü Türkiye güçlü KKTC demektir”

“Türk ulusunun gururu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşunun ilham kaynağı, yegane garantörümüz, kardeş devletimiz, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yaşını hep birlikte büyük bir coşku ve gururla kutluyoruz”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımlayarak güçlü Türkiye’nin güçlü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti demek olduğunu vurguladı.

Tatar, “Türk ulusunun gururu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşunun ilham kaynağı, yegane garantörümüz, kardeş devletimiz, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’ncü yaşını hep birlikte büyük bir coşku ve gururla kutluyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde kazanılan ve tarihe altın harflerle yazılan Kurtuluş Savaşı destanının ardından kurulan Cumhuriyetin; emperyalizme karşı duruşun, azmin, kararlılığın, fedakârlığın ve egemenliğin sembolü olduğunu kaydetti.

“Aziz Tük ulusu Kurtuluş Savaşı’nı imkânsızlıklar ve yokluklarla özünden ve özgürlüğünden hiçbir zaman taviz vermeden kazanmıştır” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, şöyle devam etti:

“Atatürk’ün izinden yürüyen Türk ulusu, şimdi de her ferdi ile Türkiye’yi gelişmiş medeniyetler seviyesine taşıma çabası vermekte, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde yeni bir Türk yüzyılına imza atmaktadır.

Anavatan Türkiye dün olduğu gibi bugün de Kıbrıs konusundaki haklarımızın korunmasında, haklarımızın elimizden alınmasının engellenmesinde, KKTC sınırları içinde güvenli bir ortamda yaşamamızın güç kaynağı ve teminatıdır.

Türkiye Cumhuriyeti Liderliği, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile kardeşliğini her platformda hiç çekinmeden söylemekte, yeni siyasetimize olan desteğini üzerine basa basa ifade etmektedir. Güçlü Türkiye güçlü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti demektir.

Büyük önder, eşsiz komutan ve devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk’ün yolu yolumuz, ilkeleri ilkelerimizdir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’le birlikte İstiklal Harbi’nin zaferle taçlandırılmasını sağlayan kahraman Komutanlarımızı, Şehitlerimizi, Gazilerimizi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin vatansever üyelerini rahmetle yâd ederim.

Bu duygu ve düşüncelerle şahsım ve Kıbrıs Türk Halkı adına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın şahsında, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk Halkı’nın Cumhuriyet Bayramı’nı tebrik eder, Cumhuriyetin 100. Yılında, ‘Türkiye Yüzyılı’nın, tüm soydaşlarımızla birlikte bir ‘Türk Yüzyılı’na dönüşmesini temenni ediyorum.”

Maliye Bakanı Berova’dan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajı

“Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılında, KKTC ve Kıbrıs Türk halkı olarak, ‘Türkiye Yüzyılı’na birlikte yürümenin engin gururunu yüreklerimizde hissediyoruz”

Maliye Bakanı Özdemir Berova, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, “Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılında, KKTC ve Kıbrıs Türk halkı olarak, ‘Türkiye Yüzyılı’na birlikte yürümenin engin gururunu yüreklerimizde hissediyoruz.” dedi.

“Cumhuriyet’in 100’üncü yılında ebedi istirahatgahınızda huzurunuzdaydım” diyen Maliye Bakanı Özdemir Berova mesajında şunları kaydetti:

“Bugün, Türk Milleti olarak 7’den 70’e, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü kuruluş yıldönümüne ulaşmanın onur, gurur ve coşkusunu yaşıyoruz. Türk Milleti, şan ve şeref destanlarıyla dolu tarihinde, azim, cesaret ve kararlılıkla, esarete ve dayatmalara rıza göstermemiş, istiklaline ve istikbaline kasteden işgalcilere karşı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı’nı başlatarak, tarihte benzeri görülmemiş bir kahramanlık destanını zaferle taçlandırmış ve Türkiye Cumhuriyeti’ni inşa etmiştir.

Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’ üncü yılında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Kıbrıs Türk Halkı olarak, ‘Türkiye Yüzyılı’na birlikte yürümenin engin gururunu yüreklerimizde hissediyoruz.

Bu duygu ve düşünceler ışığında, başta Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, tüm Şehit ve Gazilerimizi rahmet, minnet ve saygı ile anıyorum. Cumhuriyet en büyük değerdir. Cumhuriyetin 100’üncü yılı kutlu olsun.”

Üstel “Atatürk’ün, Yarattığı En Görkemli Eser Türkiye Cumhuriyeti 100 Yaşında”

Başbakan Ünal Üstel, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 100. yılı vesilesiyle mesaj yayımladı.

 

Başbakan Ünal Üstel’in mesajı şöyle;

 

“Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, milletimizle birlikte yarattığı en görkemli eser olan Türkiye Cumhuriyeti  100 yaşında…

Tarihte görülmemiş bir azimin, mücadelenin ve cesaretin sonucunda kazanılan Kurtuluş Savaşı’nın bir tezahürü olan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100’üncü yaşını şahsım ve Kıbrıs Türk halkı adına yürekten kutluyorum.

 

Her türlü zorluğa ve yokluğa rağmen başlatılan ve kazanılan İstiklal Mücadelesi’nin ardından, Atatürk’ün “Türk milletinin karakterine ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir” sözüne uygun olarak yaratılan bu muazzam eser milletimize bırakılmış en büyük mirastır.

Türk halkının ve Türk gençliğinin her zaman olduğu gibi bundan böyle de cumhuriyetin temel niteliklerine kararlılıkla sahip çıkarak, onu demokratik ve laik yapısı ile geleceğe taşıyacaklarına duyduğum inanç tamdır.

Güçlü Türkiye Cumhuriyeti’nin, kuruluşunun 100. yılında her alanda gösterdiği başarı ve ilerleme Kıbrıs Türk Halkı adına da sevinç ve gurur kaynağıdır.

Bir asır önce ortaya konan istiklal mücadelesi ile mazlum tüm halklara örnek olan Türkiye Cumhuriyeti, Kıbrıs Türk Halkı’nın varoluş ve özgürlük mücadelesine de ilham kaynağı olmuş, halkımız bu şuurla başlatılan varoluş mücadelesinin sonunda, kendi cumhuriyetine kavuşmuştur.

 

Türkiye Cumhuriyeti’nin her geçen gün yükselen ve parlayan yıldızı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin dünya ile kucaklaşma ve gelecek yolculuğunu da aydınlatan bir ışık olmaya devam etmektedir.

 

Bugün, Sayın Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde, esarete boyun eğmeyen, özgür ve onurlu duruşu ile çalışan, üreten, gelişen, güçlenen ve küresel bir güce dönüşen Türkiye Cumhuriyeti’nin her yerde ve her alanda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti’nin yanında durması, Kıbrıs Türk Halkı’na da güvenle geleceğe yürüme cesareti vermektedir.

 

‘İki devlet tek millet’ şiarına uygun olarak verilen bu samimi destek, kardeş Türkiye Cumhuriyeti ile sarsılmaz birlikteliğimizi daha da pekiştirmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti ile Kıbrıs Türk Halkı arasında her gün daha da gelişen ve güçlenen gönül köprüleri sayesinde inanıyorum ki, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti de Türkiye Yüzyılı’nın ortak bir paydaşı olacak ve en kısa sürede dünya ile kucaklaşarak, dünya devletleri arasındaki hak ettiği yeri alacaktır.

Bu duygu ve düşüncelerle, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’ncü yılını ve milletimizin Cumhuriyet Bayramı’nı gönülden kutluyor, bu vesileyle bir kez daha Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’le birlikte İstiklal Harbi’ni zaferle taçlandıran kahramanlarımızı yâd ediyor, bağımsızlığımız uğrunda toprağa düşen aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimizi minnetle anıyorum.”

Tatar, İsrail’in Gazze’ye saldırılarının “asla kabul edilemeyeceğini” söyledi

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, İsrail’in abluka altındaki Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarına ilişkin, “Bazı milletler gerçekten insafsız olabiliyorlar. Kendi bekaları için başkalarını yok etmeye, başkalarına bu şekilde trajik bir şekilde her türlü kötülüğü ve insan hakları ihlallerini yapmaya çok kolay hazır olabildiklerini gördüm” dedi.

Tatar, İsrail’in abluka altındaki Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları ve Şifa Hastanesine ilişkin iddialarıyla ilgili AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Tatar, İsrail’in saldırılarını büyük bir üzüntü ve endişeyle izlediğini ve bunun “asla kabul edilemeyeceğini” söyledi.

“Yani bu kadar halkın, çoluk çocuk, kadının, sivil insanların, masum insanların bu şekilde perişan edilmeleri, saldırılarda ölmeleri, yaralanmaları kabul edilemez. Orada yaşanan bir insan terörü ve bir bakıma soykırımı tabii ki de. Bu çağda insanın, hiçbir vicdanının kabul etmediği bir olaydır bu. Dolayısıyla ben bu saldırıları tasvip etmiyorum, tasvip etmem de mümkün değil.” diyen Tatar, bu olay ile Kıbrıs Türkü olarak, Türkiye’nin Kıbrıs’taki varlığının kendileri için ne kadar değerli olduğunu gördüklerini dile getirdi.

Tatar, şöyle devam etti:

“Belli ki bazı milletler gerçekten insafsız olabiliyorlar. Kendi bekaları için başkalarını yok etmeye, başkalarına bu şekilde trajik bir şekilde her türlü kötülüğü ve insan hakları ihlallerini yapmaya çok kolay hazır olabildiklerini gördüm. O beni korkuttu, bu beni bir kez daha düşündürüyor, endişelendiriyor.”

Kıbrıs Türkünün 1960’lı yıllarda Gazze’de yaşananlara benzer bir şekilde katliamlara maruz kaldığını hatırlatan Tatar, Kıbrıs’ta yaşanan katliamlarda dünya devletlerinin seyirci kaldıklarını, Filistin’de benzer durumların yaşandığını ve kendisinin bu saldırılar dolayısıyla “hiç rahat” olmadığını kaydetti.

Tatar, insanlığın bu kadar yaşanmışlıktan, tecrübeden ve deneyimden sonra daha insaflı ve insani olacağı düşüncesi içerisinde olduğunu ama bütün bu olayların yıllar evvel yaşananları tekrar kendilerine hatırlattığını belirterek, “Çağ değişti, insan değeri arttı ama böyle bir şey olmasının asla izahı yoktur” dedi.

İsrail’in Gazze’deki Şifa Hastanesine yönelik tehdidine ilişkin konuşan Tatar, geçen hafta bir hastaneye saldırıldığını ve bine yakın insanın öldürüldüğü haberlerini anımsatarak, başka bir hastanenin doğrudan hedef gösterildiğini, hastanenin bombalanmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, hastanede silahlanmış grup varlığına dair delil bulunmadığını, hastanede masum halk olduğunu söyledi.

“Kansere Göğüs Gerelim” Temasıyla Farkındalık Yürüyüşü Düzenledi

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Lefkoşa İlçesi, UBP Kadın Kolları ve Kanser Hastalarına Yardım Derneği işbirliği ile “Kansere Göğüs Gerelim” temasıyla farkındalık yürüyüşü düzenledi. Farkındalık yürüyüşü Başbakan Ünal Üstel’in eşi Zerrin Üstel himayelerinde gerçekleşti.
Başbakan Ünal Üstel de yürüyüş öncesinde etkinliğe katılarak destek belirtti.

Zerrin Üstel etkinlikte yaptığı konuşmada meme kanseri hakkında farkındalık yaratmak amacıyla düzenlenen etkinliğin önemine vurgu yaptı ve “Kadın kollarımıza, Lefkoşa ilçemize ve etkinliğe katılan kadınlarımıza çok teşekkür ediyorum. Hepimiz bu tarz etkinliklere katılarak farkındalığı hissedelim ve hissettirelim” dedi.

Kanser Hastalarına Yardım Derneği Başkanı Raziye Kocaismail de düzenlenen etkinliğin anlamının büyük, temasının ise çok güçlü olduğuna dikkat çekti.
Kocaismail, Kıbrıs Sağlık Turizm Konseyi tarafından hazırlanan ve üzerinde “Erken fark edersen çok şey fark eder” sloganı ile Türkçe ve İngilizce olarak herkesin kendi kendini muayene edebileceği “Self-Check” karekod uygulamasının tanıtımını içeren broşürlerin dağıtılmasının güne ayrı bir önem kattığını ifade etti. Kocaismail, konuşmasında Başbakan Ünal Üstel’e de teşekkür ederek, Üstel’in göreve gelmesinin ardından özellikle ilaç temini konusunda yapılabilecek her şeyi yapmaya ve sıkıntıları aşmaya çalıştığını vurguladı.

UBP Lefkoşa İlçe Başkanı Ahmet Savaşan ise tüm kadın kolları temsilcileri ile erken teşhise dikkat çekmek için bu yürüyüşü düzenlediklerini belirtti.
Savaşan, Türkçe ve İngilizce olarak hazırlanan bilgilendirme broşürleri ile sadece Kıbrıs’ta yaşayanlar için değil, herhangi bir sebeple Kıbrıs’ta bulunan herkese erken teşhisin hayat kurtardığının anlatılmasının hedeflendiğini kaydetti.
UBP olarak ülkemizde ve dünyada ölümlere en fazla neden olan meme kanserine dikkat çekmek ve bunun önüne geçebilmek için alınabilecek tedbirler hakkında bilgi vermeyi amaçladıklarını vurgulayan Savaşan, herkesin Self-Check uygulamasına girerek bu uygulama hakkında ailelerini ve sevdiklerini de bilgilendirmesini istedi.

Yürüyüş öncesinde basına kısa bir demeç veren Başbakan Ünal Üstel ise UBP Kadın Kolları, UBP Lefkoşa İlçesi ve Kanser Hastalarına Yardım Derneği’ne teşekkür ederek, sağlıkta farkındalık yaratmak adına düzenlenen bu tarz etkinliklerin önemine vurgu yaptı.
Ulusal Birlik Partisi’nin iktidara geldiği günden itibaren sağlığa büyük önem gösterdiğini de vurgulayan Üstel, özellikle kanserde erken teşhisin çok önemli olduğunu söyledi.
Başbakan Üstel, “Bugün dünyaya baktığımızda her gün kanser türleri sayısının ,özellikle de meme kanseri sayısının arttığını görmekteyiz. Halkımızı, kadınlarımızı bilinçlendirmek adına bu önemli etkinliğin düzenlenmesi için emek veren herkese çok teşekkür ediyorum ” dedi.

Bakan Çavuş: “Türkiye Cumhuriyetimizin 100. Yılı Kutlu Olsun.”

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yılı dolayısıyla mesaj yayımladı.

Bakan Çavuş, mesajında, “Türkiye Cumhuriyeti’nden aldığımız güçle, ülkemizin gelişmesi, halkımızın mutluluk ve refahı için çalışmaya bıkmadan yorulmadan devam edeceğiz” dedi.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün eseri olan ve Türk Milleti’nin kadın, erkek, genç demeden vatan uğruna birçok bedel ödeyerek, destansı bir mücadeleyle kurduğu ve bugünlere getirdiği Türkiye Cumhuriyeti’nin bugün dünya ülkeleri arasında yerini aldığını kaydeden Çavuş, bu süre içerisinde sanayisi, tarım, kooperatif ve teknoloji alanlarında gelişim göstererek gücüne güç kattığını belirtti.

Geçmiş yüzyıla meydan okuduğu gibi gelecek yeni yüzyıllara da meydan okuyacak olan Türkiye Cumhuriyeti’nin her zaman Kıbrıs Türkü’nün yanında olduğunu ve omuz omuza mücadele verdiğini de söyleyen Çavuş, mesajında şunları kaydetti:

“Türkiye Cumhuriyeti’nden aldığımız güçle, ülkemizin gelişmesi, halkımızın mutluluk ve refahı için çalışmaya bıkmadan yorulmadan devam edeceğiz.

Her zaman gurur duyduğumuz ve gönül bağı ile bağlı olduğumuz Türkiye Cumhuriyetimizin 100. yılı kutlu olsun.

Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasına ve bugünlere gelmesine vesile olan tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet, Cumhuriyetimizin yaşatılması ve büyütülerek bugünlere gelmesinde emeği geçen Türk Milleti’ne de şükranlarımı sunarım.

Ne mutlu Türküm diyene.”

Milli Eğitim Bakanı Çavuşoğlu’nun 29 Ekim mesajı… “Onur, gurur ve coşku ile kutluyoruz

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak başlattığı milli mücadelenin zaferle sonuçlanmasıyla, ‘Ya istiklâl ya ölüm’ diyerek, 29 Ekim 1923 yılında kurduğu Cumhuriyetimizin 100. yılını, büyük bir onur, gurur ve coşku ile kutluyoruz”

 

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100’üncü yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımlayarak, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutladı.

 

Büyük bir gururla Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılını kutladıklarını ifade eden Çavuşoğlu, yeni yüzyılın Kıbrıs Türk halkı için de büyük bir öneme sahip, kritik bir dönem olduğuna vurgu yaptı.

 

Bakanlık Basın Bürosu’ndan verilen bilgiye göre, Çavuşoğlu mesajında şunlara verdi:

 

“Değerli halkımız ve Türk milleti; Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak başlattığı milli mücadelenin zaferle sonuçlanmasıyla, ‘Ya istiklâl ya ölüm’ diyerek, 29 Ekim 1923 yılında kurduğu Cumhuriyetimizin 100. yılını, büyük bir onur, gurur ve coşku ile kutluyoruz.

 

Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, Türk milletinin iradesi ve kararlılığı ile kurulan Türkiye Cumhuriyeti, tarihin her döneminde, demokratik değerlere dayalı bir devlet olarak ayakta durmuş, laiklik, eşitlik, özgürlük ve adalet gibi cumhuriyetin temel değerlerini benimsemiş ve bu değerler etrafında birleşen farklı toplulukları bir araya getirerek, çağdaş bir toplum inşa etmiştir.

 

100 yıllık tarihi boyunca, birçok zorluğun üstesinden gelmiş ve büyük başarılar elde etmiş Türkiye Cumhuriyeti, bugün, tarihine saygıyla bağlı, demokratik kurumlarını güçlendiren, kalkınmayı hedefleyen güçlü bir devlet olarak uluslararası arenada etkili bir rol oynamaya devam etmektedir.

 

Bizler de Kıbrıs Türk halkı olarak, Türkiye Cumhuriyeti’ni en büyük güvence kaynağı olarak görüyor ve bağlılığımızı ve desteğimizi yürekten ifade etmek istiyoruz.

 

Türkiye, kendi yüzyılını inşa ederken, aynı zamanda Kıbrıs Türk halkının güvencesi ve ilham kaynağı olmuş, bu iki ulus arasındaki tarihi, kültürel ve insani bağlar daha da güçlenerek, yarınlara birlikte adım atmışlardır.

 

Bu noktada, Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni yüzyılı, Kıbrıs Türk halkı için de bir gelecek inşa etmek adına kritik bir dönüm noktasıdır. Geleceğe dair ortak vizyonumuzu şekillendirmek ve daha aydınlık daha refah bir KKTC oluşturmak için, Türkiye’nin kazanımları ve ilerlemeleri büyük bir önem arz etmektedir.

 

Türkiye’nin tecrübeleri ve başarıları, KKTC’nin gelişimi ve büyümesi için önemli bir referans noktası olacaktır. Birlikte, daha aydınlık yarınlara yürüme konusundaki kararlılığımızı sürdürerek, Kıbrıs Türk halkının refahı ve istikrarı için elbirliğiyle çalışmaya devam edeceğiz. Bu birlik ve dayanışma, Kıbrıs Türk halkı için umut vaat eden bir geleceği inşa etmemize olanak tanıyacaktır.

 

Bu duygu ve düşüncelerle, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100’üncü yıl dönümü olan bu anlamlı günde, milletimizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı en içten duygularla kutluyor, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu büyük Cumhuriyetin kurulmasında ve korunmasında hayatlarını ortaya koyan tüm şehitlerimizin ve gazilerimizin manevi huzurunda saygıyla eğiliyorum.”

Büyükelçi Feyzioğlu: “Türkiye Yüzyılı, aynı zamanda Kıbrıs Türkü’nün de yüzyılıdır”

“Dünyanın art arda ortaya çıkan doğal ve doğal olmayan afetlerle sarsıldığı ‘dönüşüm çağı’nda birlik ve beraberliğimizin muhafazası her zamankinden önemlidir”

“Kıbrıs bizim için bir ‘mesele’ değil, ‘Milli Dava’dır”

“Bizler dinlenmemek üzere yola çıktık. Yorulmak nedir bilmeyiz”

 

Türkiye Cumhuriyeti’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, Kıbrıs Türk halkı ile birlikte “Türkiye Yüzyılı”nda şüphesiz nice haklı başarılara imza atacaklarını kaydederek, “Türkiye Yüzyılı, aynı zamanda Kıbrıs Türkü’nün de yüzyılıdır” dedi.

Feyzioğlu, 100 yıl önce “Yurtta Barış, Dünyada Barış” ilkesi temelinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin bölgesinde ve çevresinde bir barış, güvenlik ve istikrar kuşağı tesis etmek için mücadele ettiğini; dünyada demokrasi ve adaletin hakim kılınması için kararlılıkla, üstelik de çok zor bir coğrafyada, bir istikrar timsali olduğunu belirtti.

“Kıbrıs bizim için bir ‘mesele’ değil, ‘Milli Dava’dır diyen Feyzioğlu, “Çünkü meseleler zamanla yorar, milli davalar ise davaya inananları her daim güçlü ve kararlı kılar. Bizler dinlenmemek üzere yola çıktık. Yorulmak nedir bilmeyiz” ifadelerini kullandı.

Büyükelçi, Ada’daki gerçekleri esas alan, adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme ulaşılması ve Kıbrıs Türk halkının müktesep hakkı olan egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüsünün tescilinin temel hedeflerinden birini teşkil etmeye devam ettiğini kaydetti.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın resmi kutlamaları Büyükelçi Feyzioğlu’nun saat 13.00’te BRTK televizyonunda yaptığı konuşmayla başladı.

Büyükelçi Feyzioğlu, Cumhuriyet’in 100’üncü yılını kutlayarak, “Ne mutlu Türküm diyene!” dedi.

Feyzioğlu, 100 yıldır coşkularını yürekten paylaşan, bayramlarını kendileriyle birlikte kutlayan Kıbrıs Türk halkına bir kez daha teşekkürlerini dile getirdi.

Büyükelçi Feyzioğlu, içinde bulunulan ve dünyanın art arda ortaya çıkan doğal ve doğal olmayan afetlerle sarsıldığı “dönüşüm çağı”nda birlik ve beraberliğin muhafazasının önemini vurguladı.

– “Vatanımızı güzel yarınlara taşımak için tüm gayretimizle çalışmaya devam edeceğiz”

TC Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, konuşmasında, Cumhuriyet’in 100’üncü yılının gururla idrak edildiği 2023 yılında tüm yıl boyu sürmesi planlanan 100’üncü yıl kutlamalarının planlandığını ancak şubat ayında yaşanılan deprem felaketiyle coşkunun hazin bir burukluğa büründüğünü ve bu felaketin acısının halen daha derin ve taze olduğunu kaydetti.

Depremde hayatını kaybeden tüm Türkiye ile KKTC vatandaşlarının ve Şampiyon Melekler Takımı’nın aziz hatıralarını bir kez daha yad eden Büyükelçi; başta aileleri ve yakınları olmak üzere tüm Türk milletine ve Kıbrıs Türk halkına başsağlığı diledi.

Feyzioğlu, “Onların hatıralarını onurlandırmak ve vatanımızı daha güzel yarınlara taşımak için tüm gayretimizle çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

– “Atatürk’ümüz, evrensel değerleri kültürel zenginlikleriyle harmanlayan, itibarlı, demokratik ve güçlü bir Cumhuriyetle kendisine güvenen ve geleceğini inşa eden bir ülke yaratmıştır”

Feyzioğlu, 100 yıl önce, dünyayı ve uluslararası politikayı iyi okuyan, halkın kendi kaderini belirleme hakkına sonuna kadar inanan, Yüce Türk Milletine sonsuz güven duyan, bunu İstiklal Savaşı ile kanıtlayan büyük dahi Atatürk’ün, milli egemenliğe dayanan, evrensel değerleri kültürel zenginlikleriyle harmanlayan, itibarlı, demokratik ve güçlü bir Cumhuriyetle kendisine güvenen ve geleceğini inşa eden bir ülke yarattığını vurguladı.

“Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, kurtuluşun ve kuruluşun kadın erkek tüm kahramanları ile Cumhuriyet tarihimiz boyunca istiklal ve istikbal mücadelelerinde kaybettiğimiz tüm şehitlerimizi şükranla anıyor; ebediyete irtihal etmiş gazilerimize Allah’tan rahmet, hayattaki gazilerimize sağlıklı ve uzun ömürler diliyorum” diyen Feyzioğlu, vatanın onlara minnettar olduğunu söyledi.

Feyzioğlu, 100 yıl önce “Yurtta Barış, Dünyada Barış” ilkesi temelinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin bölgesinde ve çevresinde bir barış, güvenlik ve istikrar kuşağı tesis etmek için mücadele ettiğini anımsatarak, Türkiye’nin dünyada demokrasi ve adaletin hakim kılınması için kararlılıkla, üstelik de çok zor bir coğrafyada, bir istikrar timsali olmayı başardığının altını çizdi.

– “Bayramımızı bizimle birlikte kutlayan Kıbrıs Türk halkına bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum”

Feyzioğlu, şöyle devam etti:

“Cumhuriyetimiz, kökü bin yıllara uzanan devlet aklıyla, dünyanın her köşesinde mazluma uzanan şefkatli eliyle, ikinci asrında, yani ‘Türkiye Yüzyılı’nda atalarımızı gururlandırmaya, gelecek nesillerimize daha adil bir dünya ve barış dolu bir gelecek hazırlamak için azami gücüyle gayret sarf etmeye devam edecektir.

Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılının Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu üzere ‘Türkiye Yüzyılı’ olacağına ve bu gerçeğin tüm dünya tarafından tasdik ve takdir edileceğine yürekten inanıyoruz.

Bu amaç doğrultusunda çalışan ve ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonu etrafında kenetlenen herkese selam olsun. 100 yıldır coşkumuzu yürekten paylaşan, bayramımızı bizimle birlikte kutlayan Kıbrıs Türk halkına bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum.”

– “Kıbrıs bizim için bir ‘mesele’ değil, ‘milli davadır’”

Türk milletinin tarihi boyunca boyunduruk altında yaşamayı kabul etmediğini anımsatan Feyzioğlu, bu yüce milletin üyelerinin de 1963-74 yılları arasında Ada’da yaşanan zulme karşı direndiğini; birlik ve beraberlik içerisinde, uluslararası toplumun uyguladığı çifte standartlı yaklaşımlara rağmen varlığını koruduğunu ve pekiştirdiğini dile getirdi.

“Kıbrıs bizim için bir ‘mesele’ değil, ‘Milli Dava’dır” ifadelerini kullanan Feyzioğlu, meselelerin zamanla yorduğuna ancak milli davaların davaya inananları her daim güçlü ve kararlı kıldığına dikkat çekerek, “Bizler dinlenmemek üzere yola çıktık. Yorulmak nedir bilmeyiz. Bu çerçevede Ada’daki gerçekleri esas alan, adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme ulaşılması; Kıbrıs Türk halkının müktesep hakkı olan egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüsünün tescili temel hedeflerimizden birini teşkil etmeye devam etmektedir” diye konuştu.

Feyzioğlu, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uluslararası çağrıları ve desteğiyle son dönemde gerek ikili, gerek uluslararası teşkilatlarla ilişkiler bakımından büyük ivme kaydedildiğinin de altını çizdi ve “Türkiye Yüzyılı’nda şüphesiz bu konuda da nice hak edilmiş başarılara hep birlikte imza atacağız. Türkiye Yüzyılı, aynı zamanda Kıbrıs Türkü’nün de yüzyılıdır” dedi.

İçinden geçilmekte olan; dünyanın art arda ortaya çıkan doğal ve doğal olmayan afetlerle sarsıldığı “dönüşüm çağı”nda birlik ve beraberliğin muhafazasının her zamankinden önemli olduğunu belirten Büyükelçi Feyzioğlu, bu duygu ve düşüncelerle saygılarını ifade ederek sonsuza kadar var olacak Cumhuriyet’in 100’üncü yılını kutladı.

Feyzioğlu, konuşmasını “Ne Mutlu Türk’üm diyene” diyerek tamamladı.