Archives Ekim 2023

MUSTAFA EVİRGEN’İN FOTOĞRAF SERGİSİ 9 EKİM’DE AÇILIYOR

Kırk adet siyah-beyaz fotoğraftan oluşan “Basamakların Tinselliği: Merdiven” sergisi 13 Ekim’e kadar gezilebilecek

Ümit İnatçı’nın küratörlüğünde gerçekleştirilen Mustafa Evirgen’in fotoğraf sergisi 9 Ekim Pazartesi günü açılıyor.

Ümit İnatçı Sanat Merkezi’nden verilen bilgiye göre, sergi saat 19.00’da Atatürk Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluşacak.

Kırk adet siyah-beyaz fotoğraftan oluşan sergi “Basamakların Tinselliği: Merdiven” başlığını taşıyor.

Eserleriyle birçok karma fotoğraf sergisine katılan Evirgen, ulusal ve uluslararası birçok yarışmada da seçici kurul üyeliği yaptı.

IUP (International Union Photographers) tarafından 2008 ve 2023 yıllarında yayınlanan Ödüllü Fotoğraflar Antolojisi isimli kitaplarda fotoğrafları yayımlandı.

Uluslararası fotoğraf yarışmalarında elde ettiği başarılardan dolayı uluslararası fotoğraf örgütleri tarafından saygın unvanlara layık görüldü.

Sergi 13 Ekim’e kadar açık olacak.

Milli Eğitim Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı toplantı yaptı

KKTC’ye eğitim görmek için gelen öğrencilerin öğrenci ikamet izinlerinde ve üniversite kayıt aşamalarında karşılaştıkları sorunların giderilebilmesi amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı iş birliğinde üniversitelerin de katılımıyla toplantı yapıldı.

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan verilen bilgiye göre, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Lefkoşa Kampüsü’nde yer alan toplantıya, Yüksek Öğrenim ve Dışilişkiler Dairesi Müdürü Behçet Çelebi, Muhaceret Dairesi Müdürü Erhan Akar, YÖKAS yazılım uzmanı Ahmet Diler ve öğrenci işleri yetkilisi Harun Dinç ile Yüksek Öğrenim ve Dışilişkiler Dairesi personeli ve üniversite yetkilileri katıldı.

Üç oturumda gerçekleştirilen toplantıda, Yüksek Öğrenim ve Dışilişkiler Dairesi Müdürü Behçet Çelebi, öğrencilerin ülkeye geliş süreçlerinde hangi aşamalardan geçtiğini anlatan bir sunum yaptı ve Milli Eğitim Bakanlığı açısından süreç içerisinde hangi aşamalarda sorunlar yaşandığını aktardı.

Muhaceret Dairesi Müdürü Erhan Akar ise elde ettikleri istatistik verileri paylaşarak İçişleri Bakanlığı açısından yaşanan sorunlara değindi.

Üniversitelerin uluslararası öğrenci ofis müdürleri, öğrenci işleri başkanları ve teknik personelleri ise öğrencilerin ülkeye gelmeden önce ve geldikten sonra karşılaştıkları sorunları dile getirdi.

İzinsiz öğrenci sorunlarının tüm boyutlarıyla incelendiği ve çözüm önerilerinin geliştirildiği toplantının sonunda, tüm paydaşların süreçle ilgili hassasiyet göstermesinin, yükseköğretim alanında ciddi ilerlemelerin önünü açacağına dikkat çekildi.

DÖVİZ KURLARINDA SON DURUM

KKTC’de serbest piyasada Euro 29,28, sterlin 33,83 dolar ise 27,80 liradan işlem görüyor.

Serbest piyasada, saat 9,20 itibarıyla 28,97 liradan alınan Euro, 29,28 liradan satılıyor. 33,47 liradan alınan sterlinin satış fiyatı da 33,83 lira olarak belirlendi.

Dolar ise 27,50 liradan alınıp, 27,80 liradan satılıyor.

Din Görevlileri Derneği Camiler ve Din Görevlileri Haftası vesilesiyle mesaj yayımladı

KKTC Din Görevlileri Derneği Başkanı Gökan İnik, 1-7 Ekim Camiler ve Din Görevlileri Haftası vesilesiyle mesaj yayımladı.

 

İnik mesajında, “Camiler kubbeleri altında, ırk, renk, dil, görüş ve mezhep ayırımı yapmadan herkesi bir araya toplayan şehirlerin en güvenilir manevi imar merkezleridir.

Camileri koruyup yaşatmak, onları inşa etmek yüce rabbimize samimi bur kul olmanın da nişanesidir. Bu gerçeği yüce rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle ifade etmektedir: Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe iman eden, namaz kılan, zekât veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar eder” ifadelerini kullandı.

 

Camilerde görev yapan din görevlilerinin de İslam’ın hakikatlerini anlatan manevi önderler olduğunu kaydeden İnik, şu ifadeleri kullandı:

 

“Ülkemizin dört bir köşesinde fedakârca hizmet veren din görevlilerimiz, dini konularda halkımızı aydınlatırken aynı zamanda sosyal sorunlara da çözüm arayan ulvi bir vazifeyi yerine getirmektedirler.

 Hayatın her alanında din görevlileri vardır. Dünyaya gözlerimizi açtığımız ilk anda kulağımıza ezan okuyan, mevlit, nikah sünnet törenlerinde, esasen sevinç ve hüzünlü anlarımızın her anında din görevlilerimiz vardır.

 Bu duygu ve düşünceler ile yüce dinimizin en iyi şekilde anlatılmasını kendisine ödev edinmiş bütün din görevlilerimizin Camiler ve Din Görevlileri Haftasını tebrik eder, vefat etmiş din görevlilerimize Allahtan rahmet, hayatta olanlara ise sağlık ve afiyetler diliyorum”

Telsim 4.5G’ye geçti

Telsim, dün akşam gece yarısı itibarıyla 4.5G’ye geçti.

Telsim’den yapılan açıklamaya göre, Bakanlar Kurulu kararı ile Telsim, saat 00:00’da müşterilerini 4.5G ile buluşturdu.

Sefer Tüz: “Süper 4.5g’yi müşterilerimize sunmanın gururunu yaşamaktayız”

Telsim Genel Müdürü Sefer Tüz konuyla ilgili açıklamasında, “Süper 4.5G’yi müşterilerimize sunmanın gururunu yaşamaktayız. Telsim olarak 4.5G’de Vodafone’un farkını müşterilerimize yaşatma zamanı. Bugüne kadar Kuzey Kıbrıs’ın dijitalleşmesini çok önemsedik ve hep bunun için çalışıp mücadelemizi verdik ve vermeye de devam edeceğiz” diye konuştu.

4.5G hizmetini bekleyen müşterilerine bu haberi vermekten duyduğu gururu dile getiren Tüz, “Şimdi zaman, Telsim’in ülkede en iyi müşteri deneyimini yansıtacak 4.5G hizmetini sunma gururunu yaşatma zamanıdır ”dedi.

Töre, Meclis Başkanlık Divanı heyetiyle birlikte Ankara’da…

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş’un davetlisi olarak temaslarda bulunmak üzere Meclis Başkanlık Divanı ile birlikte Ankara’ya gitti.

Meclis’ten verilen bilgiye göre, Başkan Töre ve heyetini Ankara Esenboğa Havalimanı’nda TBMM Türkiye-KKTC Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Kurucular Kurulu Başkanı Konya Milletvekili Orhan Erdem, KKTC’nin Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu ve diğer yetkililer karşıladı.

Töre’nin heyetinde Meclis Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe, Meclis İdari Amiri Yasemi Öztürk, Meclis Divanı Üyesi Milletvekilleri Hasan Küçük, Fırtına Karanfil ve Şifa Çolakoğlu’nun yanı sıra Özel Kalem Müdürü İrem Uygun bulunuyor.

Ankara temaslarına Anıtkabir ziyareti ile başlaması beklenen Töre’nin TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile de bir araya gelmesi ve bazı ziyaretler yaparak  bu akşam KKTC’ne dönmesi bekleniyor.

DÜNYA İLE KUCAKLAŞMAYA HAZIRLANIYORUZ

Başbakan Ünal Üstel, katıldığı bir televizyon programında,  Meclisin Yeni Yasama Dönemi açılışı ve güncel  konulara ilişkin açıklamalarda bulundu:

DÜNYA İLE KUCAKLAŞMAYA HAZIRLANIYORUZ

Başbakan Ünal Üstel,  yeni yasama döneminin ülkeye ve halkımıza hayırlar getirmesini dileyerek “Hükümetimiz, yaklaşık olarak bir buçuk yıldır görev yapıyor. Bu süre zarfında,  yıllar boyu gerçekleştirilemeyen, pek çok yasal reformu hayata geçirdik. Büyük projeleri tamamlama noktasında kararlı ve cesur adımlar attık. Ülkemizin dünyaya açılan penceresi Yeni Ercan  Havalimanı’nın açılması,  su projesinin etaplarının bir bir tamamlanması, yol projelerinin tamamlanma aşamasına getirilmesi,  ‘asrın ikinci en büyük projesi’ olacak elektrikte enterkonnekte sisteme geçişle ilgili attığımız ilk adımla  devletimizin sadece bugününe değil, geleceğine de yön verecek önemli projelerdir” ifadelerini kullandı.

Başbakan Üstel , küresel ve dış ekonomik krizlerin, etkisi ile ekonomik sıkıntılar yaşandığına da çekerek şunları kaydetti:  “Bu sıkıntılı dönemde, halkımızın refah seviyesinin ve alım gücünün korunması, sektörlerimizin ayakta kalması için çok önemli destek paketlerini devreye soktuk.

Hayat Pahalılığı uygulamasının zaman aralığını kısalttık, kamu çalışanlarımızı enflasyon oranında korumak için imkanlar dahilindeki her tür desteği sağladık, iş dünyamızın, sanayicimizin, üreticimizin, emekçimizin, çiftçimizin yanında durduk. Sektörlerimize  yönelik başlattığımız prim desteği uygulamalarımıza hala devam ediyoruz.

İstihdam edilen bazı çalışanlarımızın yaşadığı mağduriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik iyileştirmeleri hayata geçirdik.İhtiyaç sahiplerine, sosyal yardım maaşı alanlara, engellilerimize tarihte görülmemiş maaş iyileştirmeleri yaptık.

Özetle, hükümet olarak elimizdeki tüm imkanlar çerçevesinde ve Türkiye’nin önemli katkıları ile halkımızın ihtiyaç duyduğu tüm alanlarda çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”

Üstel ayrıca, ülkemizin en büyük sıkıntılarından birinin; veriye ve istatistiğe dayalı yani bilgiye dayalı olmayan plansız büyüme ve gelişmelerin yarattığı sıkıntılar olduğunu da vurgu yaptı. Üstel, bir diğer sıkıntının ise siyasi istikrasızlık olduğuna işaret ederek, “Uzun süre devam edemeyen istikrasız hükümetler,  yeni hükümetlerin bir önceki hükümetlerin başlattığı süreçleri devam ettirmemesi, çok kısa vadeli yapılan planlamalar,  ülkenin uzun vadeli geleceğinin planlanması noktasında ciddi sıkıntılar yaratmıştır. Israrla ve üzerine basa basa istikrar dememizin sebebi de budur.  Bunu gören ve bu konuda samimiyetle hareket eden hükümetimiz, 26 yıl sonra 4’üncü 5 yıllık kalkınma planının da hayata geçirilmesi için düğmeye basmıştır.  Biz de dahil olmak üzere, mecliste temsil edilen veya edilmeyen tüm siyasi partiler, kalkınmanın, planlı ve programlı bir şekilde olması noktasında hemfikirdirler. O yüzden 5 yıllık kalkınma planını önemsiyoruz ve 2024 yılının ilk çeyreğinde planı hayata geçirip vizyonumuzu bu veriler ışığında güncellemeyi hedefliyoruz. Devletimiz bu yıl 40. Yaşında… Bu 40 yıllık süre içerisinde elde ettiğimiz kendi kendimizi yönetme deneyimimiz bizi belirli hedeflere ve noktalara taşıdı. Şimdi kazandığımız bu deneyimle daha güçlü bir 50. yıl vizyonunu ortaya koymalıyız. Ülkemiz adına yaşamsal bir önemi olan bu plan ortak akılla yürütülmeli ve tamamlanmalıdır. Önümüzdeki dönemde, en önemli projelerimizden biri de, ülke fiziki planını güncelleyerek buna bağlı olarak Ülke İmar Planları’nı, hem ülkeyi, hem çevreyi hem de ekonomik yaşamı koruyan bir anlayışla düzenlemek olacak” ifadelerini kullandı.

Başbakan Üstel, “2024 yılında tıpkı 2023 yılında olduğu gibi büyük ve önemli projeleri hayata geçireceğimiz bir yıl olacak” da dedi ve sözlerine şöyle devam etti: “Gençlerimizin en büyük sorunlarından biri olan, konut edinme sorununu ortadan kaldırabilmek adına, Sosyal Konut projelerini başlatıyoruz.Gençleri doğduğu topraklara bağlamak ve onların göç etmesinin önüne geçmek için kırsal kesim arsası dağıtımlarımız devam edecek. Ancak gençlerimize sadece kırsal konut vermekle kalmayacağız. Onlara o arsaların üzerine ev yapabilmeleri için de gerekli kredilerin verilmesi için başlattığımız çalışmaların sonuna geldik. Daha önceden dağıtılan kırsal kesim arsalarının alt yapılarını önemli ölçüde tamamladık. Bu konudaki sıkıntıları da ortadan kaldıracağız. Ülkenin en yoğun trafik sıkıntısı yaşanan yolları Doğu Girne Çevre Yolu ve Lefkoşa Kuzey Çevre Yolu projelerimiz en öncelikli konularımızdan biri olacak.  İstimlak süreçlerinin önemli bir bölümü tamamlandı. Projeler yakın bir gelecekte başlıyor. Ulaştırma alanında bu dönem içerisinde hayata geçireceğimiz sayısız yol iyileştirme ve yeni yol yapım çalışması da var.

Herkesin rahatsızlık duyduğu, farklı farklı dönemlerde yenilenen ancak istenilen noktaya gelmeyen yol aydınlatmalarının düzeltilmesi konusunda da girişim başlattık”

 

 

 

Savaşan, Priştine’de Uluslararası Sağlık Hizmetleri Sempozyumu ve B2B Toplantısına katıldı

Dünya Sağlık Turizmi Konseyi (GHTC) Başkanı, Milletvekili Ahmet Savaşan, Priştine’de düzenlenen “Uluslararası Sağlık Hizmetleri Sempozyumu ve B2B Toplantısı”na katıldı.

Kıbrıs Sağlık Turizmi Konseyi’nden yapılan açıklamaya göre, Uluslararası Sağlık Hizmetleri Sempozyumu ve B2B Toplantısı, Kosova Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Turizmi Konseyi’nin (Global Healthcare Travel Council – GHTC) desteği ve CIAR Medical organizasyonu ile Priştine’de yapıldı.

Sempozyuma, Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Kosova’dan uzman bilim insanları yanı sıra 200’den fazla hekim katıldı.

Türkiye Cumhuriyeti Priştine Büyükelçisi Sabri Tunç Angılı ile Dünya Sağlık Turizmi Konseyi Başkanı, Milletvekili Ahmet Savaşan’ın konuşmaları ile açılan ve iki gün süren sempozyumun birinci gününde, uzmanlar, IVF (Tüp Bebek), Genel Cerrahi, Kadın Hastalıkları ve Doğum, Genetik, Ortopedi ve Travmatoloji, Göz Hastalıkları, Üroloji, Onkoloji, Psikiyatri, Girişimsel Radyoloji, Kardiyoloji ve Göğüs Cerrahisi konularında sunumlar yaptı.

Aynı gün yapılan özel oturumda ise, Ahmet Savaşan, Kuzey Kıbrıs’ın sağlık turizmi olanakları ile Dünya Sağlık Turizmi Konseyi’nin KKTC başkanlık döneminde yapacağı eğitim ve etkinlikler hakkında sunum gerçekleştirdi.

Sempozyumun ikinci gününde yapılan B2B toplantılarda, Kosova ve Arnavutluk’tan 200’den fazla hekim ve hastane temsilcisi ile sağlık kuruluşları temsilcileri bir araya gelerek, karşılıklı iş birliği olanaklarının geliştirilmesi için çalışmalar yaptı. 

Tatar’a, Giresun Üniversitesi’nde fahri doktora

Cumhurbaşkanı Tatar Giresun’da “KKTC’nin Türk Dünyası İçerisindeki Stratejik Önemi” konulu konferans da verdi

“Kıbrıs’ta mücadelemiz büyüktür, büyük bedeller ödedik, bugün karşınızda bu bedellerle ödenen devletin cumhurbaşkanı olarak bulunmaktan onur duyarım”

“Kıbrıs’ta doğduk büyüdük ama gözümüz kalbimiz hep Anavatan’da oldu”

 

Giresun, 5 Ekim 23 (TAK): Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a, Giresun Üniversitesi’nde fahri doktora tevcih edildi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Giresun Üniversitesi’nde yer alan törende, “KKTC’nin Türk Dünyası İçerisindeki Stratejik Önemi” konulu konferans da verdi.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan törene, diğer yetkililerin yanı sıra Kıbrıs gazileri de katıldı. Törende, Cumhurbaşkanı Tatar’ın özgeçmişi de okundu, video gösterimi yapıldı. Törende, şehit Ülkü Akbulut’un da hikayesi anlatıldı.

-Can

Törende açılış konuşmasını yapan Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yılmaz Can, Kıbrıs mücadelesinin, Türk milletinin milli davası, varlık mücadelesi olduğunu ifade ederek, Kıbrıs’ın Türk milleti ve Türkiye için vazgeçilmez olduğunu vurguladı.

Can, milli mücadele yıllarında adanın Helen adası haline dönüştürülmek istediğini ancak adada iki milletin yaşadığını, çözümün de bir devlet değil iki devlet çatısı altında bulunabileceğini söyledi.

KKTC’nin mücadelesini Türkiye ile birlikte yürüttüğünü ifade eden Can, Kıbrıs Türk halkının hak ve çıkarlarını, bağımsızlık ve egemenliğini korumak için bugüne kadar katkı koyan herkesi andı, bugün de sürdürülen mücadele Tatar’ın yanında olduklarını vurguladı.

-Şenlikoğlu

Giresun Belediye Başkanı Aytekin Şenlikoğlu, Tatar’ı Giresun’da ağırlamaktan onur duyduklarını söyledi.

 

Şenlikoğlu, KKTC’nin, bölgedeki istikrarın en büyük nişanesi olduğunu, kritik bir rol oynadığını, Türk dünyası için önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.

Kıbrıs Türk halkının güven ve huzuruna önem verdiklerini, Türk dünyası için de önemli bir eşik olduğunu belirten Şenlikoğlu, atalarından aldıkları bu emanete sahip çıkmaya devam edeceklerini ifade etti.

-Konal

Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal da, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “KKTC” ismi yerine “Kıbrıs Türk Devleti” isminin kullanılması açıklamasına işaret etti ve Tatar’a “Kıbrıs Türk Devleti Cumhurbaşkanı” olarak hitap etti, Tatar’ın ziyaretinin kardeşlik bağlarının geliştirilmesi ve iş birliğinin artırılması açısından çok önemli olduğunu söyledi.

Kıbrıs Türk halkının kendi devletinin çatısı ve bayrağı altında güven ve huzur içinde yaşadığını ifade eden Konal, Kıbrıs’ta adil ve kalıcı, eşitlik temelinde bir anlaşmaya destek verdiklerini belirtti.

Kıbrıs Türk Devleti’nin bölgede stratejik ve önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Konal, Türkiye olarak Kıbrıs Türk halkının her daim yanında olduklarını, Tatar’a da yeni siyasetin ilerletilmesi mücadelesinde destek vermeye devam edeceklerini kaydetti.

-Serdengeçti

Giresun Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti de, Cumhurbaşkanı Tatar’ı Giresun’da ağırlamaktan onur ve şeref duyduklarını söyledi, şükranlarını sundu.

Serdengeçti, Kıbrıs’ın Türk milleti için kutsal, milli bir dava olduğunu, çocukların “Kıbrıs Türk’tür Türk kalacaktır” sözleriyle büyüdüğünü ifade etti.

Kıbrıs’ta merhum liderlerden aldığı bayrağı ileriye taşımak için mücadele veren Tatar’a destek belirten Serdengeçti, şehitlere, yaşamını yitiren gazilere Allahtan rahmet, gazilere de esenlikler diledi.

Protokol konuşmalarının ardından Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a, fahri doktora diploması tevcih edildi.

Rektör Prof. Dr. Can, Giresun Üniversitesi Senato kararını okudu. Senato, Tatar’a, Kıbrıs Türk halkının hak ve özgürlüklerini koruma mücadelesine verdiği katkılardan ötürü fahri doktora diploması verilmesi kararını oy birliğiyle aldı.

-Tatar

Cumhurbaşkanı Tatar, ardından “KKTC’nin Türk Dünyası İçerisindeki Stratejik Önemi” konulu konferans verdi.

Tatar, kendisine fahri doktora diploması tevcih edilmesinin çok anlamlı ve önemli olduğunu ifade etti, teşekkürlerini sundu.

Bu tevcih ile Doğu Akdeniz’de verdikleri mücadelenin takdir edildiğini görmekten onur duyduğunu vurgulayan Tatar, Türk milleti ile gönül ve kardeşlik bağlarını, milli bağları paylaştıklarını söyledi.

6 Şubat depreminde kaybedilenlerin de acılarının yüreklerinde olduğunu ifade eden Tatar, tüm yaşamını yitirenler ile vatandaşları andı.

“Kıbrıs’ta mücadelemiz büyüktür, büyük bedeller ödedik, bugün karşınızda bu bedellerle ödenen devletin cumhurbaşkanı olarak bulunmaktan onur duyarım” diyen Tatar, Türkiye ile birlikte sürdürdükleri milli birliktelikle, oyunlara karşı dimdik ayakta durduklarını anlattı.

Tatar, “Kıbrıs’ta doğduk büyüdük ama gözümüz kalbimiz hep Anavatan’da oldu” dedi. 

Osmanlı döneminde 80 bin şehit verilerek alınan Kıbrıs adasında, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde hareket ederek, hep kalplerinin Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte attığını ifade eden Tatar, Osmanlının kiralamasının ardından adada İngiliz bayrağı çekilirken atalarının karamsarlığa kapıldığını, sonrasında milli mücadele yıllarının yaşandığını, Kıbrıs Türk halkının yalnızlığa itildiğini anlattı.

Tatar, daha sonra Rum Yunan ikilisinin adayı Helen adası yapmak için düzenlediği saldırıları anımsattı, ancak Türkiye Cumhuriyeti’nin Kıbrıs Türk halkını yalnız bırakmadığını ve şu anda Doğu Akdeniz’de güçlü bir Türk devleti olarak yerlerini aldıklarını vurguladı.

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluşu ve Rumların saldırıları ile yaşanan acıları anlatan Tatar, Türkiye Cumhuriyeti’nin adaya barış getirdiği 20 Temmuz Barış Harekatı sorası kurulan egemen Türk devletinin şu anda bölgesinde gelişen bir Türk devleti olduğunu söyledi.

Federal bir çözümün artık kabul edilebilir olmadığını ifade eden Tatar, Kıbrıs Türk halkının azınlık durumuna düşeceği, Türkiye’nin adadan çıkacağı bir oyuna asla gelemeyeceklerini belirtti.

Tatar, tek hayali Türkleri adadan çıkarma olan Rumların 50 yıl süren müzakere sürecinde ortaya çıkan tüm anlaşmalara “hayır” dediğini, Kıbrıs Türk halkının ise bir anlaşma, uzlaşma olması için “evet” demesine rağmen haksız ambargolar altında tutulmaya devam ettiğine dikkat çekti, bunun haksızlık olduğunu vurguladı.

Rumların bugün de KKTC’nin gelişmesi, görünürlüğünün artmaması için engellemeler yapmaya çalıştığını ifade eden Tatar, ancak KKTC’nin, hava ve deniz sahası, asrın projesi, yeni havalimanı, enerji yatırımları, eğitim, tarım, turizm yatırı

Berova: Ülkemize yakıştıramadığım bir durum

Maliye Bakanı ve Doktor Özdemir Berova, ülkede infial yaratan “Reçete vurgunu” soruşturması değerlendirdi “Ülkemize yakıştıramadığım bir durum” dedi.

Haber Kıbrıs’tan Selda İçer’in sorularını yanıtlayan Berova, “Reçete vurgunu” soruşturması kapsamında yaşananların bir hekim olarak kendisini çok üzdüğünü ifade etti şöyle devam etti;

“Hiç ülkemize yakıştıramadığım bir durum bu. Ama günün sonunda baktığımızda her şey şu anda iddia düzeyindedir. İlaçlar da orada burada bulunuyor, gerçekten çok üzücü.”

ZELENSKIY’DEN YARDIM ÇAĞRISI

İspanya’nın Granada kentinde düzenlenen 3. Avrupa Siyasi Topluluğu (AST) toplantısına katılan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya’nın saldırılarına karşı hava savunma sistemi yardımı talebini yineledi.

Zelenskiy, Granada’daki AST toplantı salonuna girişte gazetecilere yaptığı kısa açıklamada, “Çok zor bir kış bizi bekliyor. Kış boyunca Rusya’nın çok sayıda saldırısına maruz kalacağız. Rusya, Avrupa kıtası için bir tehdit olacak. Bundan dolayı mümkün oldukça çok hava savunma sistemine ve füzeye ihtiyacımız var.” dedi.

Ukrayna Devlet Başkanı ayrıca ABD iç siyasetinde yaşanan gelişmelerle ilgili yöneltilen bir soruya da “ABD Başkanı (Joe) Biden ile görüşmemde de bizi yüzde 100 desteklediğini söylemişti. ABD’de Kongrenin iki tarafı da bizi destekliyor. Ama seçim dönemlerinin her zaman karışık olduğunu biliyorum.” cevabını verdi.

Diğer yandan AST toplantısına ev sahipliği yapan İspanya’nın Başbakanı Pedro Sanchez de bugünkü toplantılarda Ukrayna’ya destek ve birlik mesajı vermeye devam edeceklerini, Zelenskiy ile ikili bir görüşme yapacağını söyledi.

Granada’da bir gün sürecek AST toplantısına 27 Avrupa Birliği (AB) üyesi ile 17 Avrupa ülkesinin lideri katılıyor.

Avukatlık bürosundan para çalan zanlıya 1 gün tutukluluk

Lefkoşa’da bir avukatlık bürosundan para çalan zanlı B.D. , şikayet üzerine tutuklanarak, dün Lefkoşa Kaza Mahkemesine çıkarıldı.

Lefkoşa Adli Şube’de görevli polis memuru Rıfat Üzümcüler, zanlı hakkındaki iddiaları aktardı.

Polis, 4 Ekim 2023 tarihinde saat 10.30 sıralarında Lefkoşa’da faaliyet gösteren bir avukat bürosunun ofisi içerisinde misafir olarak bulunan zanlının masa üzerinde bulunan para cüzdanı içerisinde muhafaza edilen bin 630 TL parayı çaldığını söyledi. Polis memuru, şikayet üzerine zanlının aynı gün kaldığı ikametgahta tespit edilerek, tutuklandığını belirtti. Polis, zanlının üzerinde yapılan aramada giymekte olduğu pantolonun cebinde bin 630 TL bulunarak, emare alındığını açıkladı.

Soruşturmanın devam ettiğini, alınacak ifadeler olduğunu kaydeden polis memuru, zanlının ilk etapta bir gün süreyle tutuklu kalmasını talep etti.

Huzurunda verilen şahadeti değerlendiren Yargıç Zehra Yalkut Bilgeç, zanlının bir gün süreyle tutuklu kalmasına emir verdi.

Başbakan Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanı Tekin’i kabul etti

Başbakan Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanı Tekin’i kabul etti

Üstel: “Çocuklarımızın daha iyi şartlarda ve daha güvenli ortamda eğitim görmeleri için hükümet olarak çalışmalar yapıyoruz”

Tekin: “Kendi çocuklarımız için eğitim ve öğretim anlamında sunabildiğimiz tüm imkanları buradaki kardeşlerimiz, çocuklarımız için de sunmak isteriz”

Lefkoşa, 5 Ekim 23 (TAK): Başbakan Ünal Üstel, Türkiye Cumhuriyeti (TC) Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve beraberindeki heyeti kabul etti. Başbakan Ünal Üstel kabulde, KKTC ile TC arasındaki iyi ilişkiler sayesinde eğitimde yaşanan sıkıntı ve  eksiklikleri birer birer aştıklarını kaydetti.

Kabulde, TC Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu ve Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nun yanı sıra bazı bürokratlar da hazır bulundu.

-Üstel: “Depreme dayanıklı olmayan okullarımızı şu anda süratli bir şekilde prefabrik okullarla takviye ettik”

Başbakan Ünal Üstel kabuldeki konuşmasında, TC Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve heyetini KKTC’de görmekten duyduğu mutluluğu ifade ederek, Tekin’in ülkede bulunacağı sürede yeni protokollerle yeni gelişmelere imza atılacağına inanç belirtti.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türkiye Cumhuriyeti ile her zaman iyi ilişkiler içinde olacağını kaydeden Üstel, “Bu ilişkiler sayesinde eğitimimizdeki eksik olan veya sıkıntı yaşadığımız konuları birer birer aşmaktayız” dedi.

Yeni eğitim döneminde iki gün tam gün eğitime geçildiğini söyleyen Üstel, 2025 yılında tüm okullarda tam gün eğitimi beş güne çıkarmayı ve eğitim sisteminin yavaş yavaş daha çağdaş bir noktaya taşımayı hedeflediklerini kaydetti.

6 Şubat’ta Türkiye’de yaşanan depreme de değinen Başbakan Üstel, Şampiyon Melekleri de anarak depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diledi. Üstel, KKTC’de bir deprem komitesi kurduklarını da anımsatarak, öncelikle tüm okullarda bir deprem analizi yaptıklarını söyledi. Üstel, “Depreme dayanıklı olmayan okullarımızı şu anda süratli bir şekilde prefabrik okullarla takviye ettik. Bunun yanında Komite’den neticeleri gelen okulların da yeniden yapılması için ihaleyi hazırladık ve önümüzdeki günlerde 11 okulumuzu ihaleye çıkma noktasına geldik. Dolayısıyla çocuklarımızın daha iyi şartlarda ve daha güvenli ortamda eğitim görmeleri için hükümet olarak çalışmalar yapıyoruz” diye konuştu.

-Tekin: “Yeni dönemde hem Türkiye’deki hem de buradaki çocuklarımız için güzel şeyler yapmayı Allah bize nasip etsin”

TC Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise, Başbakan Ünal Üstel’e misafirperverliği için teşekkür ederek başladı. “Biz burada kendimizi misafir gibi görmüyoruz sayenizde. Hem Bakanımız hem buranın toplumsal yapısı itibarıyla biz Türkiye’nin herhangi bir iline gitmiş gibi hissediyoruz” diyen Tekin, gösterilen yakınlıktan dolayı da teşekkür etti.

Yusuf Tekin de, 6 Şubat depremine işaret ederek, felaketlere hep hazırlıklı olmak gerektiğini ifade etti ve hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi.

Bakan olarak ilk yurt dışı ziyaretini, Türkiye’deki tüm bakanların geleneği olduğu gibi KKTC’ye yaptığını belirten Tekin, burada güzel çalışmalar yapmayı temenni etti. “Nihayetinde KKTC vatandaşları bizim gözümüzde bizim vatandaşlarımızdan, çocuklarının bizim çocuklarımızdan bir farkı yok. Biz kendi çocuklarımız için eğitim ve öğretim anlamında sunabildiğimiz tüm imkanları buradaki kardeşlerimiz, çocuklarımız için de sunmak isteriz. Planlamalarımızı da öyle yapıyoruz” diyen Tekin, KKTC’den giden destek taleplerinin karşılanmasının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı olduğunu ifade etti ve Erdoğan’ın selamını iletti.

Gün boyu yapılacak çalışmaların hayırlı sonuçlar ortaya çıkarmasını temenni eden Yusuf Tekin, “Yeni dönemde hem Türkiye’deki hem de buradaki çocuklarımız için güzel şeyler yapmayı Allah bize nasip etsin”  diyerek sözlerine son verdi.

Konuşmaların ardından karşılıklı  hediye takdim edildi.

AB, ozon tabakasına zarar veren maddelerin kullanımını azaltacak

Hidroflorokarbonların tüketimi 2050 yılına kadar tamamen bitecek… Ev tipi buzdolapları, soğutucular, köpükler ve aerosoller de dahil olmak üzere çeşitli kategorilerde hidroflorokarbon içeren ürün ve ekipmanların piyasaya sürülmesi yasaklanacak

Avrupa Birliği (AB), florlu sera gazları ve ozon tabakasını incelten maddelerin kullanımını aşamalı olarak düşürecek.

AB Konseyi, üye ülkeler ile Avrupa Parlamentosu (AP) arasında ozon tabakasını incelten ve küresel ısınmaya neden olan maddelerin azaltılmasına yönelik düzenleme müzakerelerinde anlaşma sağlandığını açıkladı.

Buna göre, hidroflorokarbonların tüketimi 2050 yılına kadar tamamen bitecek.

Hidroflorokarbon üretmek üzere tahsis edilen haklar, 2036’dan itibaren aşamalı düşürülecek. Hem üretim hem de tüketim, bir kota tahsis programıyla kademeli olarak azaltılacak.

Yarı iletkenler, hidroflorokarbon kota tahsis sisteminden muaf tutulacak.

Ev tipi buzdolapları, soğutucular, köpükler ve aerosoller de dahil olmak üzere çeşitli kategorilerde hidroflorokarbon içeren ürün ve ekipmanların piyasaya sürülmesi yasaklanacak.

Florlu sera gazları (F-gazları) içeren ürünlerin satışı kademeli olarak bitecek. F-gazları içeren küçük ısı pompaları ve klimalara 2027’den itibaren yasak uygulanacak. Split klima ve büyük ısı pompalarında F-gazları yasağı 2035’ten itibaren geçerli olacak.

Düzenleme, bu aşamadan sonra AP ve üye ülkeler tarafından resmen onaylanarak yürürlüğe girecek.

TC MSB’de bilgilendirme toplantısı: “Irak ve Suriye’nin kuzeyi dahil son bir haftada 37 terörist etkisiz hale getirildi”

Türkiye Milli Savunma Bakanlığından (MSB), “Terör inlerini bir gece ansızın yerle bir etme azim ve kararlılığımız, eli kanlı teröristler bu coğrafyadan yok olup gidinceye kadar artan bir şiddetle sürecek, gereken yer ve zamanda terör yuvaları yok edilmeye devam edilecektir.” açıklaması yapıldı.

 

Türkiye  MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Bakanlık’taki “Haftalık Bilgilendirme Toplantısı”nda, 1 Ekim’de İçişleri Bakanlığı önünde gerçekleştirilen terör saldırısında yaralanan polislere şifa, şehit veteriner sağlık teknikeri Mikail Bozlağan’a rahmet dileyerek sözlerine başladı.

PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ terör örgütleri başta olmak üzere, her türlü tehdit ve tehlikeye karşı yurt içinde ve sınır ötesindeki operasyonlara kesintisiz devam ettiklerini belirten Aktürk, “Kararlılıkla uyguladığımız terörü kaynağında yok etme stratejisiyle Irak ve Suriye’nin kuzeyi dahil son bir haftada 37 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Böylece etkisiz hale getirilen terörist sayısı bu yıl içinde 1388’e, 24 Temmuz 2015’ten bugüne kadar ise 38 bin 731’e ulaşmıştır.” diye konuştu.

Aktürk, Irak’ın kuzeyindeki Metina, Gara, Hakurk, Kandil ve Asos bölgelerinde bulunan terörist hedeflere yönelik 1, 3 ve 4 Ekim’de hava harekatları yapıldığını hatırlatarak şunları kaydetti:

“Bu kapsamda teröristlerce kullanılan ve içinde sorumlu düzeyde teröristlerin de bulunduğu değerlendirilen mağara, sığınak, barınak ve depolardan oluşan toplam 58 hedef başarıyla imha edilmiştir. Hedeflerdeki etki kıymetlendirmesi devam etmektedir. Terör inlerini bir gece ansızın yerle bir etme azim ve kararlılığımız, eli kanlı teröristler bu coğrafyadan yok olup gidinceye kadar artan bir şiddetle sürecek, gereken yer ve zamanda terör yuvaları yok edilmeye devam edilecektir. Komşularımızın egemenlik haklarına ve toprak bütünlüğüne saygılı olarak gerçekleştirdiğimiz terörle mücadelemiz, Irak ile yakın işbirliği içinde devam etmektedir. Bu kapsamda bugün, Bakanlığımızda, sayın Bakanımız ile Irak Savunma Bakanı arasında başta terörle mücadele ve hudut güvenliği olmak üzere ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik ile savunma sanayisinde işbirliği konularının ele alınacağı bir görüşme gerçekleştirilmektedir.”

– Hudut güvenliği

Suriye’de Türk Silahlı Kuvvetlerinin harekat alanlarında oluşturulan güvenlik ve huzur ortamını bozmaya yönelik taciz ve saldırı girişimlerinin devam ettiğini aktaran Aktürk, “Yıl içerisinde birliklerimize yönelik gerçekleştirilen 348 taciz ve saldırıya gerekli karşılık verilerek 22’si son bir haftada olmak üzere 1013 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Bölgede istikrarın sürdürülmesi için gerekli tüm tedbirler alınmakta, Suriyelilerin emniyetli bir ortama geri dönüşlerinin sağlanmasına yönelik çalışmalara da devam edilmektedir.” dedi.

Son bir haftada sınırlardan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 530 kişinin yakalandığını, 4 bin 196 kişinin ise sınırı geçemeden engellendiğini aktaran Aktürk, “Böylece 1 Ocak’tan bu yana hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 8 bin 593’e yükselmiştir. Yakalanan şahıslardan 369’u FETÖ mensubu olmak üzere toplam 533 terör örgütü mensubu kolluk kuvvetlerine teslim edilmiştir. Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 166 bin 611 olmuştur.” açıklamasında bulundu.

– “Gereken yer ve zamanlarda gerekli operasyonlar yapıldı, yapılıyor”

“Tahıl koridoru ile yeni görüşme sürecinin başlayacağı” iddiasına yönelik soru üzerine Bakanlık kaynakları, Türkiye’nin söz konusu girişimin dörtlü olarak devam etmesi konusundaki görüşünde bir değişiklik olmadığını, diğer alternatiflerin masada bulunmadığını aktardı.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın terörle mücadele konusundaki açıklamaları hatırlatılarak, uzak durması tavsiye edilen “üçüncü taraflar” ifadesiyle kimin kastedildiğinin sorulması üzerine kaynaklar, “PKK/KCK ve diğer terörist unsurlarını etkisiz hale getirerek halkımıza ve güvenlik güçlerimize yönelik terör saldırılarını bertaraf etmek ve hudut güvenliğimizi sağlamak maksadıyla uluslararası hukuktan doğan meşru müdafaa haklarımız doğrultusunda Türkiye’nin operasyon yapması en doğal hakkıdır.” vurgusunu yaptı.

Bakanlık kaynakları, “Daha önce gereken yer ve zamanlarda gerekli operasyonlar yapıldı, şu anda yapılıyor ve yapılmaya devam edecek. PKK/YPG aynı terör örgütüdür, nerede faaliyet gösterirlerse göstersinler meşru hedefimiz olduğunu her zaman söylüyoruz. Başta dost ve müttefik ülkeler olmak üzere diğer ülkelerin bu teröristlerin yakınlarında bulunmamaları gerektiğini her zaman ifade ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Söz konusu uyarının yeni bir uyarı olup olmadığının sorulması üzerine kaynaklar, “Bu bir hatırlatmadır. Kim üzerine alınıyorsa gerekli tedbirleri almak onların kendi tercihidir.” dedi.

– Milli Savunma Bakanlığındaki “güvenlik toplantısı”

Irak’ın kuzeyine yönelik hava harekatları hatırlatılarak “Bunların yeni bir kara harekatına dönüşme ihtimali var mı?” sorusu üzerine kaynaklar, askeri yöntemlerle hedeflerin ele geçirilmesinde birçok hareket tarzının olduğuna dikkati çekti. Hangi hareket tarzının uygulanacağının belirlenmesinde çok sayıda faktörün etkili olduğunu belirten kaynaklar, tek hedeflerinin Türkiye’ye ve millete tehdit oluşturan terör örgütlerini yok etmek olduğunu, tek seçeneğin kara harekatı olmadığını dile getirdi.

Milli Savunma Bakanlığı’nda dün İçişleri ve Dışişleri Bakanları ile MİT Başkanı ve Genelkurmay Başkanı’nın da katılımıyla gerçekleştirilen “güvenlik toplantısı”nın içeriğine yönelik soruya kaynaklar, “Toplantı genel bir güvenlik değerlendirmesi ve istişare toplantısıydı.” karşılığını verdi.

En son terör saldırısı dahil güvenlik konusundaki durum ve yapılacaklara ilişkin genel bir istişarenin yapıldığını aktaran kaynaklar, ihtiyaç olduğu zamanlarda bu tür toplantıların devam edebileceğini bildirdi.

Ankara’daki saldırı girişiminde bulunan teröristlerin “paramatorla yurda girdikleri” iddiasının sorulması üzerine kaynaklar, yapılan araştırma sonrasında saldırıyı gerçekleştiren teröristlerin PKK/YPG üyesi olduğunun kesinleştiğini hatırlattı. Kaynaklar, teröristlerin yurda nasıl girdiğine yönelik araştırmanın ilgili birimlerce sürdürüldüğünü aktardı.

Hava harekatlarında terör örgütünün finansal kaynağı olan noktaların vurulup vurulmadığına yönelik soru üzerine kaynaklar, bugüne kadar terörü kaynağında yok etme stratejisi kapsamında terör örgütünü besleyen her türlü unsurun meşru hedef olarak alındığını, bundan sonra da alınmaya devam edileceğini vurguladı.

Töre: “Bu yolu Anavatanla birlikte yürümeye devam edeceğiz”

Tekin: “KKTC’deki çocuklarımızın; kendi çocuklarımızın olanaklardan yararlanması için çaba sarf ediyoruz”

Lefkoşa, 5 Ekim 23 (TAK): Cumhurbaşkanı Vekili, Meclis Başkanı Zorlu Töre, Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Meclis Şeref Salonu’ndaki kabulde Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu da hazır bulundu.

Kabulde ilk sözü alan Zorlu Töre, Tekin ve heyetini KKTC’de görmekten duyduğu memnuniyeti ifade ederek, “Bizler de Türk milletinin mensuplarıyız.  Özümüz milletimiz, öznemiz milli davamızdır” dedi.

Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli Eğitim Bakanlığı’na çok önemli katkılarda bulunduğunu, geçtiğimiz yıl KKTC’ye 16 tır eğitim malzemesi gönderildiğini anımsatan Töre,  her zaman Türkiye’nin desteğini gördüklerini belirtti.

Türk gençliğinin milli ve manevi değerlerle yetişmesinin önemine işaret eden, gelecekle ilgili güvencenin ancak bu şekilde sağlam olabileceğini söyleyen Zorlu Töre, “Milli şuur olmasaydı Kıbrıs Türk halkı Osmanlı devleti adadan çekildikten sonra 96 yıl bu topraklarda varlığını koruyamazdı” dedi.

20 Temmuz 1974 Barış Harekatı’na da değinen Zorlu Töre, “Bu yolu Anavatanla birlikte yürümeye devam edeceğiz” vurgusunda bulundu.

 

-Tekin: “KKTC’deki çocuklarımızın; kendi çocuklarımızın olanaklardan yararlanması için çaba sarf ediyoruz”

Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, KKTC’yi ikinci vatanları olarak gördüklerini ifade ederek, TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kıbrıs Türk halkına selamlarını iletti.

Türkiye’de cumhuriyetin 100’üncü yılı olduğunu anımsatan gelecek kuşakların bayrağa, devlete ve millete sahip çıkması için çocukların milli şuurla yetiştirilmesi gerektiğini vurgulayan Tekin, “Gayemiz bu…İnşallah bunu başaracağız.” dedi.

 

Türkiye yüzyılının inşa sürecinde TC Milli Eğitim Bakanlığı’nın önemli görevler üstleneceğini, hem Türkiye’de hem de kardeş ülkelerde bu bilinçle hareket edeceklerini belirten Yusuf Tekin, sorumluklarının ikiye katlandığını ifade etti.

Yusuf Tekin, “KKTC’deki çocuklarımızın; kendi çocuklarımızın olanaklarından yararlanması için çaba sarf ediyoruz” diyerek Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ile uyum içinde çalıştıklarını kaydetti.

 

TÜRKİYE UZAYA ASTRONOT YOLLAMAYI PLANLIYOR

Milli Uzay Programında yer alan 10 hedeften biri olan “Bir Türk vatandaşının uzaya gönderilmesi” kapsamında bu yıl Türkiye’nin ilk uzay yolcularından biri olarak belirlenen Alper Gezeravcı’nın yıl sonuna kadar uzaya gönderilmesi planlanıyor.

 

 

Ankara, 5 Ekim 23 (TAK): Uzayda milli çıkarların korunmasına odaklanan Türkiye’nin, Milli Uzay Programı’nda belirlediği hedefleri gerçekleştirmenin yanı sıra yeni adımlarla adından söz ettirmeye hazırlandığı belirtildi.

AA muhabirinin, 4-10 Ekim Dünya Uzay Haftası dolayısıyla yaptığı derlemeye göre, Türkiye, son dönemde kara, hava ve denizde olduğu gibi uzayda da menfaatlerini korumak adına faaliyet alanını genişletiyor.

Uzay ve havacılık sektörü, Türkiye’ye kazandıracağı ekonomik faydanın yanında televizyon yayıncılığı, internet, telefon hizmetleri, optik ve radar görev yüklerine sahip uzay araçlarıyla yeryüzünün hassas bir şekilde izlenmesi, navigasyon uydularıyla akıllı ulaşım uygulamaları, şehircilik, tarım gibi alanlarda birçok hizmetin sağlanmasını mümkün hale getirerek katma değer yaratıyor.

Bu nedenle uzay stratejisinin verimli, güvenli ve sürdürülebilir şekilde gerçekleştirilmesi ülkeler için büyük önem arz ediyor.

Türkiye son yıllarda özellikle Milli Uzay Programı ve TEKNOFEST’ler kapsamında uzay, havacılık ve teknoloji alanında ivme yakaladı.

“Bir çocuk gelsin uçağa dokunsun” sloganıyla çıkılan yolda binlerce gencin bilimle buluşması ve bu alanda projeler geliştirerek Türkiye’nin uzay yolculuğunda basamak koyması sağlandı.

– “Uzay diplomasisi” hızlandı

Bursa’daki Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi (GUHEM), “Dünya Uzay Haftası’nın ulusal koordinatörü” seçildi.

Dünyada ün yapmış astronot ve kozmonotların katılımıyla Uzay Kaşifleri Derneğinin düzenlediği Gezegen Kongresi de Türkiye’de yapıldı. GUHEM’de eylül ayında 5 gün süren kongrede 70’i aşkın dünyaca ünlü astronot ağırlandı.

Türkiye Uzay Ajansı (TUA) da Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) tarafından 11 yıldır düzenlenen, dünya ve uzayda karşılaşılan zorluklara açık kaynaklı çözümler üretilerek problemlerin ortaklaşa çözülmesinin amaçlandığı Space Apps Challenge’ın (Uluslararası Uzay Uygulamaları Yarışması) bu yılki paydaşlarından biri oldu.

– Türkiye IAC organizasyonuna talip

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı, TEKNOFEST ve Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, beraberlerindeki heyetle Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen dünyanın en büyük uzay organizasyonu “Uluslararası Uzay Kongresi”ne (IAC) katıldı.

Heyet, kongrede söz konusu organizasyonun 2026 yılında Antalya’da gerçekleştirilmesi için sunumlar yaptı. Nihai kararın kısa süre içinde açıklanması bekleniyor.

Organizasyonu Türkiye’nin üstlenmesi halinde etkinliğin Antalya Diplomasi Forumu’nun düzenlendiği NEST Kongre Merkezi’nde yapılması planlanıyor.

Bu yıl gerçekleştirilmesi planlanan üçüncü Antalya Diplomasi Forumu’nda “Uzay Diplomasisi” başlığına da yer verilecek. Düzenlenecek panele, uzay alanında uluslararası konukların davet edilmesi öngörülüyor.

– TUA ve Milli Uzay Programı

Türkiye’nin milli çıkarlarının uzayda da gözetilmesi doğrultusunda en önemli adımlardan biri 13 Aralık 2018’de atılmıştı. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan politikalar doğrultusunda Milli Uzay Programı hazırlamak, uygulamak ve işbirlikleri arasındaki koordinasyonu sağlamak üzere TUA kurulmuştu. Ardından 2021’de 10 yıllık Milli Uzay Programı tanıtıldı.

Programda yer alan 10 hedeften biri olan “Bir Türk vatandaşının uzaya gönderilmesi” noktasında bu yıl Alper Gezeravcı ve Tuva Cihangir Atasever Türkiye’nin ilk uzay yolcuları olarak belirlendi. Alper Gezeravcı’nın yıl sonuna kadar uzaya gönderilmesi planlanıyor.

Aya ilk teması gerçekleştirmek, yeni nesil uydu geliştirme alanında dünyayla rekabet edebilecek ticari marka ortaya çıkarmak, Türkiye’ye ait bölgesel konumlama ve zamanlama sistemi geliştirmek, uzaya erişimi sağlamak ve bir uzay limanı işletmesi kurmak, uzay havası ya da meteorolojisi olarak tabir edilen alana yatırım yaparak uzaydaki yetkinliği artırmak, Türkiye’yi astronomik gözlemler ve uzay nesnelerinin yerden takibi konularında daha ileri seviyeye taşımak, ülkede uzay sanayi ekonomi sistemini daha da geliştirmek ve bir uzay teknolojisi geliştirme bölgesi kurmak da hedefler arasında yer alıyor.

– Uzay yolculuğunun tarihi

Türkiye, 21. yüzyılla birlikte daha da yoğunlaştığı uzay faaliyetleri kapsamında kendi yerli ve milli uydusunu geliştirme, uzaya fırlatma, stratejik ürünlerine uzayda tarihçe kazandırmanın ardından şimdi de kendi uzay yolcularını Cumhuriyet’in 100. yılında gönderme hedeflerini gerçekleştirme aşamasına geldi.

Ayrıca ülke 2012’de uzaya fırlattığı istihbarat uydusu GÖKTÜRK-2 ile dünyada uydu üretme kabiliyetine sahip sayılı ülkeler arasına girdi.

2021’de başarılı şekilde uzaya fırlatılan Türksat 5A uydusu ile faal haberleşme uydularının sayısı 4’e yükseldi.

Türksat 5B, 19 Aralık 2021’de uzaya gönderildi, 14 Haziran 2022’de hizmete alındı.

TÜBİTAK Uzay tarafından geliştirilen, savunma, afet yönetimi, çevre ve şehircilik ve tarım ve ormancılık alanlarında hizmet verecek ilk yerli ve milli yüksek çözünürlüklü yer gözlem uydusu İMECE bu yıl fırlatıldı.

Yerli ve milli Türksat 6A haberleşme uydusunun fırlatılması için de gün sayılıyor. Uydunun uzaya fırlatılmasıyla Türkiye, uzayda kendi uydusuyla temsil edilen 10 ülkeden biri olmayı hedefliyor.

Uydu teknolojilerinin alt bileşenleri ve yazılımlarını yerli ve milli üretmek üzere de çalışmalar yapan Türkiye, bunları üniversiteler, TÜBİTAK Uzay, TÜBİTAK SAGE, ASELSAN, TUSAŞ, TÜRKSAT ve ROKETSAN gibi kuruluşlarla da işbirliği halinde yürütüyor.

– Dünya Uzay Haftası kutlanıyor

Birleşmiş Milletler tarafından 1999’da kabul edilen Dünya Uzay Haftası, insanlığın uzaya doğru açılmasında dönüm noktası olan iki olaya işaret ediyor. Bunlardan ilki 4 Ekim 1957’de dünyanın ilk yapay uydusu Sputnik 1’in uzaya fırlatılmasıyla uzay keşfinin yollarının açılması, ikincisi 10 Ekim 1967’de Ay ve Gök Cisimleri Dahil Uzayın Keşfi ve Kullanımı İçin Devletlerin Faaliyetlerini Düzenleyen İlkeler Antlaşması’nın yürürlüğe girmesi olarak tarihte yerini aldı. Bu tarihler özel hafta olarak ilan edildi.

Bu yıl, Dünya Uzay Haftası Derneği (World Space Week Association) tarafından etkinliklerin teması “Uzay ve Girişimcilik” olarak belirlendi.

Girne-Esentepe ana yolunda trafik kazası: Motosiklet sürücüsü yaralandı

Girne-Esentepe ana yolu üzerinde dün sabah saatlerinde meydana gelen trafik kazasında motosiklet sürücüsü Sviaoslav Andreevıch Sobinov yaralandı.

Polis Basın Subaylığı’ndan yapılan açıklamaya göre, dün saat 07.00 sıralarında, Girne-Esentepe ana yolu üzerinde, Sviaoslav Andreevıch Sobinov (E-20) yönetimindeki UK 733 plakalı motosiklet ile güney istikametine doğru seyrettiği sırada, ana yolda seyreden araçlara öncelik hakkı vermeden Acalpuco kavşağından dikkatsizce Beşparmaklar Caddesi’ne giriş yapması sonucu, o esnada cadde üzerinde doğu istikametine doğru seyreden Erdinç Uzunoğlu (E-68) yönetimindeki LG 555 plakalı salon aracın önünü tıkaması sonucu çarpıştı.

Kaza sonucu yaralanan motosiklet sürücüsü Sviaoslav Andreevıch Sobinov kaldırıldığı Girne Dr. Akçiçek Devlet Hastanesi’nde yapılan tedavisinin ardından, sol köprücük kemiğinde kırık teşhisi nedeniyle cerrahi servisinde müşahede altına alındı.

Soruşturma devam ediyor.

Güney Kıbrıs’ta 3 ayda 4 bin 420 yeni işsiz

Güney Kıbrıs’ta son 3 ay içerisinde 4 bin 420 kişinin daha iş bulma kurumlarına başvuruda bulunduğu bildirildi.

Güney Kıbrıs’ta son 3 ay içerisinde 4 bin 420 kişinin daha iş bulma kurumlarına başvuruda bulunduğu bildirildi.

Haravgi gazetesi, İstatistik Dairesi’nin dün yayımladığı verilere dayanarak, iş bulma kurumlarında kayıtlı işsiz sayısının Eylül ayında 9 bin 693 kişiye yükseldiğini yazdı.

Haberde, mevsimlik işçilerin de hesaplamasıyla oluşan işsiz sayısında ise azalma olduğu ve 12 bin 385 olan işsiz sayısının 11 bin 910’a düştüğü ifade edildi.

Güney Kıbrıs’ta uyuşturucu ticareti yaptığı tespit edilen 3 kişi tutuklandı

Rum polisi, Güney Kıbrıs’ta uyuşturucu ticareti gerçekleştiren bir çetenin üç üyesini yakalandı. Polisin meseleyle ilgili soruşturması sürüyor.

 

Güney Kıbrıs’ta Rum polisi ile İngiliz Üsler polisinin iş birliği sonucunda büyük miktarda uyuşturucu madde ticareti yapan bir çetenin çökertildiği belirtildi.

Fileleftheros ve diğer gazeteler, Rum Narkotik Polisi ile İngiliz Üsler Polisi’nin operasyonları sonucunda Güney Kıbrıs’ta uyuşturucu ticareti gerçekleştiren bir çetenin üç üyesinin yakalandığını yazdılar.

Gazete, “Dasaki Ahnas” köyünde ikame eden 48 yaşındaki bir kişinin evine İngiliz Üsler Polisi tarafından yapılan baskında yarım kilo hintkeneviri tipi uyuşturucu madde ve 120 bin Euro üzerinde para ele geçirildiğini belirtirken, Larnaka’da Rum polisinin gerçekleştirdiği eş zamanlı operasyonda ise 26 yaşındaki bir şahsın tutuklandığını yazdı.

Haberde, her iki şahsın da, 25 Mart tarihinde Larnaka’da gerçekleştirilen bir operasyonda tutuklanan ve evinde 2 buçuk kilo hintkeneviri, 1,7 kilo esrar ve kokain kalıntıları tespit edilen 25 yaşındaki bir Kıbrıslı Rum’la ilişkili olduklarının kanıtlandığı, polisin söz konusu çetenin diğer üyelerini tespit etmeye çalıştığı vurgulandı.

TC MSB: IRAK’IN KUZEYİNE DÜZENLENEN HAVA HAREKATINDA 22 HEDEF İMHA EDİLDİ

TC MSB: Irak’ın kuzeyine düzenlenen hava harekatında 22 hedef imha edildi

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı, Irak’ın kuzeyindeki Metina, Hakurk, Gara, Kandil ve Asos bölgelerindeki terör hedeflerine yönelik hava harekatında 22 hedefin imha edildiği, çok sayıda teröristin etkisiz hale getirildiği bildirildi.

Türkiye MSB’nin sosyal medya hesabından dün Irak’ın kuzeyine yapılan hava harekatına ilişkin açıklamada bulunuldu.

Açıklamada, PKK/KCK ve diğer terörist unsurları etkisiz hale getirerek Irak’ın kuzeyinden halka ve güvenlik güçlerine yönelik terör saldırılarını bertaraf etmek ve hudut güvenliğini sağlamak amacıyla Birleşmiş Milletler Anlaşması’nın 51’inci maddesinden doğan meşru müdafaa hakları doğrultusunda, Irak’ın kuzeyindeki Metina, Hakurk, Gara, Kandil ve Asos bölgelerinde bulunan terörist hedeflerine bugün saat 19.00’da hava harekatı gerçekleştirildiği aktarıldı.

Açıklamada şunlar kaydedildi:

“İcra edilen hava harekatlarıyla bölücü terör örgütünce kullanılan ve içerisinde sorumlu düzeyde teröristlerin de bulunduğu değerlendirilen mağara, sığınak, barınak ve depolardan oluşan toplam 22 hedef imha edilmiştir. İcra edilen harekatlarda azami oranda yerli ve milli mühimmat kullanılarak çok sayıda terörist etkisiz hale getirilmiştir.

Asil milletimizin bağrından çıkan Türk Silahlı Kuvvetleri, geçmişte olduğu gibi bugün de ülkemizin ve milletimizin beka ve güvenliği için terörle mücadeleye tek bir terörist kalmayıncaya kadar azim ve kararlılıkla devam edecektir. Bu harekat sırasında, masum sivillerin, dost unsurların, tarihi ve kültürel varlıklar ile çevrenin zarar görmemesi için her türlü tedbir alınmıştır.”

Bakan Çavuş, Yayla köyünde üreticilerle bir araya geldi

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, dün Yayla köyünde üreticilerle bir araya geldi.

 

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, bölgede su sıkıntısı çeken üreticilerin sorunlarını dinleyen Çavuş, sorunların çözümü yönünde gerekli çalışmanın başlatılacağını söyledi.

 

Üretimin artırılması ve desteklenmesi amacıyla başlatılan çalışmaların yakın takipçisi olacağını dile getiren Çavuş, üreticinin her zaman yanında olacağını kaydetti.

KIB-TEK, BORCU OLANLARIN ELEKTRİĞİNİN PAZARTESİ GÜNÜ KESİLECEĞİNİ AÇIKLADI

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (Kıb-Tek), son ödeme süresi dolmuş ve 675 TL üzeri ödenmemiş borcu bulunan aboneler ile taksitlendirilmiş hesaplarının ödenmemiş taksiti bulunan abonelerin elektriğinin 9 Ekim Pazartesi günü kesileceğini açıkladı.

Yazılı açıklamasında kesme ulama ücretinin 181,03 TL olduğunu kaydeden Kıb-Tek, borcu bulunan abonelere ödeme yapma çağrısında bulundu.

Kıb-Tek açıklaması şöyle:

“Kurum alacaklarının tahsili konusunda, son ödeme tarihi dolmuş (Eylül 2023 dönemi ve öncesi) ve ödenmemiş (675 TL üzeri)  ve yine ayni şekilde kurumumuz ile yapılan yasal sözleşmeler  ile taksitlendirilmiş hesapların ödenmemiş taksit borcu geriliği olan tüm özel ve tüzel abonelerin elektrikleri 9 Ekim 2023 Pazartesi günü kesilecektir. Hatırlatmak adına yeni kesme ulama ücretinin 181,03 TL olduğunu ayrıca belirtiriz. Abonelerimizin mağdur olmaması adına gerekli ödemelerini yapmalarını önemle rica olunur”.

Cumhurbaşkanı Tatar, YÖK Başkanı Özvar’ı kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Ankara’da, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ı kabul etti.

Cumhurbaşkanı Tatar ile Özvar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yükseköğretimini ele aldı, görüş alış verişinde bulundu. Görüşmede Cumhurbaşkanı Tatar’a, YÖK’ün yürüttüğü çalışmalar ile yükseköğretimde atılan adımlar ve yürütülen politikalar hakkında bilgi verildi.

Toplantıda, görüşülen konuların ileriye taşınması için YÖK’ün yapacağı bir taslak hazırlık sonrasında KKTC’de ortak bir çalışma yapılması noktasında da mutabakata varıldı.

-Tatar: “TC’den öğrenci sayısının 100 bin olmasını arzuluyoruz”

Cumhurbaşkanı Tatar, kabulde yaptığı konuşmada, yükseköğretimin küresel bir alan olduğunu belirtti.

Tatar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yükseköğretimi ve üniversiteleri daha ileriye taşımak adına gerek kalite gerekse öğrenci sayısının artırılması anlamında YÖK Başkanı Özvar’dan destek istedi.

Şu anda ülkede Türkiye Cumhuriyeti’nden yaklaşık 45 bin civarında öğrencinin eğitim gördüğünü ve bu sayının 100 bin olmasını arzuladıklarını dile getiren Tatar, bu çerçevede üniversitelerin bünyelerinde yeni bölümlerin açılması ve öğrenci kontenjanlarının artırılmasının önemine vurgu yaptı.

Cumhurbaşkanı Tatar, ayrıca YÖK’ün tecrübelerinden ve yürüttüğü çalışmalardan KKTC olarak yararlanmak istediklerini dile getirdi.

Üniversitelerin özellikle kaliteli eğitim noktasında daha da kökleneceğini ve küresel bir rekabet ortamında bulunan yükseköğretimde daha da güçlenerek büyüyeceği inancını belirten Tatar, bütün bu adımları atmanın, gelecek nesillere bırakacakları en büyük miras olacağını söyledi.

-Özvar: “Önemli çalışmalar yürütüyoruz”

Görüşmede, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar da, KKTC’de bulunan üniversiteleri Türkiye’de bulunan üniversitelerden ayırmadıklarını, çok yakın takip ettiklerini ve KKTC Eğitim Bakanlığı ile sürekli istişare halinde olduklarını kaydetti.

Özvar, mevcut durumu çok daha ileriye taşımak adına gerek KKTC yükseköğretimi gerekse adada bulunan üniversitelerle ilgi önemli çalışmalar yürütüldüğünü dile getirdi.

Çalışmaların sadece bunlarla sınırlı olmadığına vurgu yapan Özvar, aynı zamanda Türkiye’de eğitim almak isteyen KKTC vatandaşları ile ilgili de çalışmaları olduğunu söyledi.

TC MİLLİ EĞİTİM BAKANI TEKİN KKTC’DE

Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bu sabah KKTC’ye geldi.

Tekin’i Ercan Havaalanı’nda Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu İle TC Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu karşıladı.

Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, günübirlik ziyareti kapsamında Cumhurbaşkanı Vekili Zorlu Töre ve Başbakan Ünal Üstel tarafından kabul edilecek, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ile bir araya gelecek. Tekin ve Çavuşoğlu ortak basın toplantısı da düzenleyecek.

Yusuf Tekin, Hala Sultan İlahiyat Koleji ile Türkiye Maarif Vakfı Temsilcilik Ofisi/Eğitim Merkezi’ni de ziyaret edecek.

ŞAMPİYON MELEKLER ANIT MEZARLAR PROJELERİ BEDELİ ARTTIRILDI

Bakanlar Kurulu, Şampiyon Melekler Anıt Mezar Projeleri bedeli için 22 Ağustos’ta KDV hariç 6 milyon 610 bin TL olarak alınan kararı, KDV hariç 13 milyon 975 bin TL olarak güncelledi. Karar, dünkü Resmi Gazete’de yayımlandı.

Bakanlar Kurulu, Deprem ve Doğal Afet Değerlendirme ve İzleme Komisyonunun 28 Eylül’de üç devlet okulunun güçlendirme projeleri bedelleri; 31 Ağustos’ta Çamlıbel Aysun İlkokulu projesi bedeli ve 22 Ağustos’ta Şampiyon Melekler Anıt Mezar Projeleri bedeli için alınan kararları güncelledi. Güncellenerek ihaleye çıkılmasına karar verilen miktarlar ise Resmi Gazete’de yayımlandı.

Buna göre, Atleks Sanverler Ortaokulu (güçlendirme) 7.497.098 TL+ KDV; Geçitkale Cumhuriyet Lisesi (güçlendirme) 8.858.017 TL+ KDV; Namık Kemal Lisesi (güçlendirme) 38.527.705 TL+ KDV olarak belirlendi.

Çamlıbel Aysun İlkokulunun 402.290 TL + KDV keşif metraj bedeli 462.290 TL + KDV olarak değiştirilirken, Şampiyon Melekler Anıt Mezar Projelerinin 6.610.987,60 TL + KDV bedeli değiştirilip 13.975.820,70 TL + KDV olarak güncellendi.

TÖRE, GİRNE ULUSLARARASI ZEYTİN FESTİVALİNİN AÇILIŞINA KATILDI

Cumhurbaşkanı Vekili, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Girne Uluslararası Zeytin Festivalinin açılışına katıldı.

Zeytinlik Köy Meydanı’nda düzenlenen açılış etkinliğinde konuşan Töre, Zeytin Festivali’nin Zeytinlik köyüne çok yakıştığını dile getirerek zeytinin akdeniz ikliminin en önemli ürünü olduğunu söyledi.

Zeytinin hem peyzaj için uygun olduğunu, bunun yanında zeytin ve zeytinyağı ile sağlıklı bir üretim anlamına geldiğine değinen Töre, zeytinciliği geliştirmenin devleti yönetenlerin görevi olduğunu vurguladı.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı olduğu dönemde ülkeye zeytin ve zeytinyağı girişini yasakladığını anımsatan Töre, o günden sonra hem zeytinyağı fabrikaları hem de paketleme tesislerinin çok geliştiğini ifade etti.

Töre: “Ülke hepimizin. Girne hepimizin. Zeytinin kıymetini bilelim” dedi.

”VERGİ AFFI SÜRESİNİ UZATTIK”

Maliye Bakanı Özdemir Berova, 2023 yılı bütçesinde ödenek eksikliğinden dolayı ek bütçe hazırlandığını ve Cumhuriyet Meclisi’ne sevk edildiğini açıkladı.

Haber Kıbrıs’tan Selda İçer’in sorularını yanıtlayan Maliye Bakanı Özdemir Berova,  2024 yılı bütçe yasa tasarısının hazırlık çalışmalarının devam ettiğini ve 31 Ekim tarihine kadar bütçenin Bakanlar Kurulu tarafından onaylanarak Cumhuriyet Meclisi’ne sunulması gerektiğini anımsattı.

En büyük pay sağlığa…

2023 bütçesinin 35 milyar 860 milyon olarak Cumhuriyet Meclisi’nden geçtiğini ve tadil ödeneklerle bu rakamın 37 milyar 955 milyon TL çıktığını anımsatan Berova, yapılan ek bütçeyle birlikte 2023 bütçesinin 42 milyar 405 milyon 732 bin TL olacağını açıkladı.

Berova, 2023 bütçesine 4 milyarlık bir ek bütçe yapıldığını ve kaynakların nerelere aktarılacağını da şöyle açıkladı: “Sağlık alanında tıbbi malzeme alımı için 132 milyon TL; ilaç alımı için 400 milyon TL.”

2024 yılının ilk aylarında devletin tüm istimlak ücretlerini kapatmayı hedef koyduklarını ve bunun için ek bütçeye 200 milyon liralık bir ödenek koyduklarını kaydeden Berova, bütçede oluşan mahalli giderlerinin %9.25’inin belediyelere aktarıldığını da anımsatarak ek bütçe ile 368 milyon 150 bin liranın da belediyelere aktarılacağını söyledi.

Berova, öğrencilerin okullara taşınması için de yolcu taşıma ücreti olarak ek bütçeye 101 milyon TL konulduğunu; okul yapım ve bakım projesi için de 200 milyon lira ayrıldığını ifade etti.

Çiftçi ve hayvancıya devlet tarafından verilen desteğin, 2023 yılındaki 455 milyonun, 100 milyon daha artırarak 555 milyona çıkardıklarını anlatan Berova, sağlık konusunda özellikle pozitif ayrımcılık yaptıklarını ve artık ilaç eksikliğinin ortadan kalkacağına inandığını söyledi.

 “Vergi affının süresini 10 gün daha uzattık”

Özdemir Berova, 41/2019 yasası çıktıktan sonra pratikte yaşanan sorunları ortadan kaldırmak için bir yasa tasarısı hazırladıklarını söyledi.

Berova, “41/2019 sayılı yasada yapacağımız değişiklikleri meclise sunduk. Ek bütçe görüşmelerinin ardından 2024 bütçesi görüşülmeden önce de bu değişiklik de mecliste geçirilecektir.” dedi.

Pratikte yaşanan sorunun ne olduğunun sorusu üzerine de Berova,  bunun herhangi bir ödenek kalemine, yedek ödenek kaleminden %2,5 oranından fazla bir para aktarılamadığını, yedek ödenek kaleminde kaynak olmasına rağmen ödeneklere aktarma olamadığı için sıkıntı yaşandığını söyledi.

Berova, yapılan değişiklikle yedek ödenekten aktarma oranını %5 olarak düzenlediklerini kaydetti.

Vergi toplanmasının devletin gelirleri için büyük önem arz ettiğini ve çıkarılan vergi affının son 3 gününde yaklaşık 14 milyon liraya yakın vergi toplandığını açıklayan Berova, bunun da kendilerine vergi affının yeterince duyurulmadığını gösterdiğini ve vergi affının süresini 10 gün daha uzattıklarını, hafta sonu dahil önümüzdeki cuma gününe kadar vergi dairelerinin çalışacağını açıkladı.

Özdemir Berova, çıkarılan deprem yasası kapsamında 380 milyonluk bir kaynak oluşturulduğunu anımsatarak, başbakanlıkta oluşturulan deprem komitesine gelen her bloke talebini aynı gün içerisinde cevapladıklarını ve yaklaşık 55 milyon liralık bir bloke talebinin hepsinin onaylandığını söyledi.

Bu fondan sadece okulların tadilatı için değil, sivil savunmanın güçlendirilmesi, hastanelerde oluşan hasarların giderilmesiyle de ilgili kullanılacağını anımsatarak, kendileri için önemli olanın komitenin aldığı öncelik kararları olduğunu vurguladı.

Kaynak : Haber Kıbrıs

‘’KIBRIS TÜRK DEVLETİ’NİN TANINMASI İÇİN HER ŞEYİ YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ’’

Ertuğruloğlu: “Kıbrıs sorunu ulusal bir davadır. Sadece ana vatanımızın davası da değil, Türk dünyasının davasıdır”

Fidan: “Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarından istifade etmek için Ada’daki nihai çözümü beklemek açıkçası bence hem bölge için hem de dünya için iyi bir durum değil”

Ankara, 4 Ekim 23 (TAK): Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Kıbrıs Türk Devleti’nin uluslararası toplumda tanınması için Türkiye Cumhuriyeti olarak elimizden gelen çabayı göstermeye devam edeceğiz.” dedi.

Türkiye Dışişleri Bakanı Fidan ile Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, TC Dışişleri Bakanlığındaki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Mevkidaşıyla gündemlerinde olan konuları ele aldıklarını belirten Fidan, görüşmenin “oldukça verimli” geçtiğini söyledi.

Fidan, Türk dış politikasının, Kıbrıs Adası’na yönelik iki önemli başlık altında faaliyetlerini yürüttüğünü, bunların da KKTC’nin uluslararası toplumdaki statüsü, Kıbrıs Türklerinin refahı ve güvenliği odaklı olduğunu dile getirdi.

“Kıbrıs’ın uzun yıllardır uluslararası toplum tarafından çözümsüzlüğe bırakılmış bir husus olarak gündemlerinde olduğunu” vurgulayan Fidan, “Burada temel amaç; Kıbrıs Rum kesiminin hak ve menfaatlerini öne çıkartırken, Kıbrıs Türkleri hak ve menfaatlerini oldukça geride bırakan mümkünse yok sayan bir yaklaşım olmuştur.” diye konuştu.

Fidan, Türkiye’nin de desteğiyle Kıbrıs Türklerinin her zaman için uluslararası topluma yapıcı bir politikayla yaklaştığını ve Birleşmiş Milletlerin (BM) geçmişte ortaya koyduğu çözüm tekliflerine “evet” dediğini aktardı.

“Kıbrıs Türklerinin çözüm tekliflerine ‘evet’ demesine rağmen bu planların kabul görmediğine” işaret eden Fidan, Avrupa Birliği’nin (AB) Annan Planı’nı kabul etmemesine rağmen Rum kesimini üye yaparak ödüllendirdiğini belirtti.

Fidan, Kıbrıs Türk Devleti’nin, Ada’da Kıbrıs Türklerinin hakkını savunan, onlar için çatı olan bir yapı olduğunun altını çizerek, “Kıbrıs Türk Devleti’nin uluslararası toplumda tanınması için Türkiye Cumhuriyeti olarak elimizden gelen çabayı göstermeye devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.

– Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının kullanımı

Bakan Fidan, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Kıbrıs meselesi çözümlenmeden “Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının Ada’daki her iki tarafça ortak kullanımı” konusunda bir ilerleme olup olmayacağının sorulması üzerine Fidan, “Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarından istifade etmek için Ada’daki nihai çözümü beklemek açıkçası bence hem bölge için hem de dünya için iyi bir durum değil.” dedi.

Fidan, geçen yıl temmuzda Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın konuyla ilgili “oldukça yapıcı” yaklaşımda bulunduğunu hatırlatarak, Tatar’ın “Tamam, bizim aramızdaki çözümsüzlük burada duruyor ama belli konular var ki iki toplum da bundan istifade edebilir. Bunların başında hidrokarbon kaynakları geliyor, daha sonra elektrik entegrasyonu, yenilenebilir enerji, su, düzensiz göç, mayınların temizlenmesi gibi konular var.” ifadelerini kullandığını aktardı.

Bunların halkın çözüm beklediği ve büyük oranda istifade edeceği konular olduğunu kaydeden Fidan, ancak Rum tarafının bu konuda işbirliğine yanaşmadığını söyledi.

Fidan, bu konuda Türkiye’nin görüşlerinin KKTC ile aynı olduğunu vurgulayarak, “siyasal çözümü beklemeye gerek kalmaksızın”, her iki tarafın da “eşit şekilde istifade edeceği enerji potansiyelinin kullanımının” mümkün olduğunu dile getirdi.

Bu konuda dünyada yakın zamanlarda hayata geçmiş başka örneklerin bulunduğuna da işaret eden Fidan, “Ben sadece Doğu Akdeniz’de olduğu için söylüyorum. İsrail-Lübnan arasında varılan anlaşma bunun bir örneğidir. Buna benzer bir anlaşma neden Doğu Akdeniz’de Kıbrıs’la olmasın.” ifadelerini kullandı.

-Ertuğruloğlu: “Kıbrıs sorunu ulusal bir davadır. Sadece ana vatanımızın davası da değil, Türk dünyasının davasıdır”

Fidan ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu da, “Kıbrıs sorunu ulusal bir davadır. Sadece ana vatanımızın davası da değil, Türk dünyasının davasıdır.” dedi.

Ertuğruloğlu, Crans-Montana’da, Rum tarafının uzlaşmaz tavrı nedeniyle müzakere sürecinin çöktüğü günden itibaren, Türk tarafının Kıbrıs konusuna bakış açısına değindi.

Ertuğruloğlu, “Aynı şeyleri tekrarlayarak farklı bir netice beklemek zaman kaybından başka bir şey değildi, zaman kaybı deyip de geçmeyelim. Bu süre içerisinde Kıbrıs Türkleri hiç hak etmedikleri ambargolar altında yaşamaya devam ediyor. Kıbrıs Rumları uluslararası arenada ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ diye muamele görmeye devam ediyor. Bize izolasyon tedbirleri uygulatıyorlar.” ifadelerini kullandı.

Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın ömrünü müzakere masalarında geçirdiğini ve “uzlaşının mümkün olabileceği” yaklaşımıyla çabaladığını belirten Ertuğruloğlu, “Bir yere varılamadı, çünkü varılamazdı.” diye konuştu.

Crans-Montana’da sürecin bir aşamada bırakılmadığını, çöktüğünü yineleyen Ertuğruloğlu, sürece devam edilmesine ilişkin talebin ve söylemin karşısında olduğunu dile getirdi.

Ertuğruloğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Yeni sayfa açıldıysa sayfanın gerekliliklerini yerine getirmek ulusal davanın gereğidir. Bu bilinçle mücadelemize devam ediyoruz. Her zaman söylemişimdir. Kıbrıs konusu sadece Kıbrıs Türkü’nün, Kıbrıs Rumu ile yaşadığı bir sorun değildir. Kıbrıs sorunu ulusal bir davadır. Sadece ana vatanımızın davası da değil, Türk dünyasının davasıdır. Türk dünyasının Doğu Akdeniz’deki hak, hukuk ve çıkarlarının meselesidir. Bunun gereklerini yerine getirmeye çalışıyoruz. Sağ olsun ana vatanımız, ilk günden bugüne ve ilelebet yanımızda olmuştur, olmaya devam edecektir.”

Bir basın mensubunun Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının kullanımına ilişkin sorusu üzerine Ertuğruloğlu, Türk tarafının, bu kaynakların ortak değerlendirilmesi, bunlardan ortak faydalanılması yönünde defalarca öneriler sunduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti:

“Bütün bu önerilerimizi reddeden hep Rum tarafı olmuştur. Reddetmelerin temelinde yatan neden de dünyanın kendilerine siz ‘Kıbrıs Cumhuriyeti devletisiniz.’ muamelesi yapmış olmasıdır. Dolayısıyla zaten kendilerini Ada’nın hakimi diye görüyorlar. Ada’yı tarihinde hiçbir bir zaman olmamış bir ‘Helen Adası’ olarak görüyorlar. Kıbrıs Türklerini kendilerine eşit bir halk olarak görmüyorlar. Bu mantaliteye sahip tarafa BM, AB, ‘Kıbrıs Cumhuriyeti devleti’, toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi gereken devlet muamelesi yaptığı sürece Rum tarafının herhangi bir şekilde Kıbrıs Türkü ile bir iş birliğine, eşitliğe dayalı bir ortak çalışmaya gelme diye bir niyeti, inisiyatifi olmamıştır, olmamaya da devam ediyor.”