Archives Ekim 2023

Ertuğruloğlu, konuk askeri ataşeleri kabul etti

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ortaklaşa gerçekleştirdiği Şehit Teğmen Caner Gönyeli 2023 Arama Kurtarma Davet Tatbikatı’na gözlemci olarak katılan, Azerbaycan, Cibuti, Filipinler, Kosova, Katar, Libya ve Pakistan’dan askeri personeli, Dışişleri Bakanlığı’nda kabul ederek görüştü.

Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Ertuğruloğlu, konuk askeri heyete, Kıbrıs konusuyla ilgili gelişmeler ve Türk tarafının Kıbrıs’ta egemen eşit iki devlet ve iki halkın varlığına ve uluslararası statüsünün kabulüne dayanan vizyonuyla ilgili bilgi verdi.

Ekonomi ve Enerji Bakanı Amcaoğlu, Fiyat İstikrar Fonu ile ilgili açıklama yaptı

Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, akaryakıt fiyatlarındaki olası artışları, Fiyat İstikrar Fonu (FİF) ile dengelediklerini söyledi.

 

Bakan Amcaoğlu, akaryakıt fiyatlarında küresel artışların söz konusu olduğu bir dönemde, FİF sayesinde, KKTC’ye bu artışların şu anda yansıtılmadığını kaydetti.

 

Zaman zaman küresel akaryakıt fiyat artışlarına bağlı olarak, ülkemizde de artışların yaşandığını ve yaşanacağını kaydeden Bakan Amcaoğlu, “FİF uygulaması ile akaryakıt fiyatlarında bu günlerde yapmak mecburiyetinde kalacağımız artışları en azından bir süre engelledik” dedi.

 

Akaryakıt fiyatlarındaki yükselişlerin ülke ekonomisi ve kamu maliyesi üzerinde çok ciddi olumsuz etkiler yaratabileceğini geçmiş yıllarda gördüklerini daha önce de bunu defalarca dile getirdiklerini söyleyen Bakan Amcaoğlu, artışın piyasaya doğrudan yansıdığına ve yüksek enflasyona sebep olduğuna dikkat çekti.

 

Bakan Amcaoğlu, Fiyat İstikrar Fonu’nu, fiyatlardaki dalgalanmaların önüne geçebilmek için kullandıklarını belirtti ve “Normal küresel piyasa koşullarında, içinde olduğumuz günlerde akaryakıt fiyatlarında artış olması kaçınılmazdı. FİF ile bunun önüne geçtik. Elbette bazı dönemlerde artış yapılması kaçınılmaz olacaktır ancak şu anda zam yapılmayacaktır” dedi.

 

KKTC – 1 litre 95 oktan benzin 32.21 TL

KKTC –  1 litre Euro Diesel 31.65 TL

 

TC – 1 litre 95 oktan benzin 35.50 TL

TC – 1 litre Dizel 40.50 TL

 

Güney Kıbrıs – 1 litre 95 oktan benzin 45.80 TL

Güney Kıbrıs –  1 litre Euro Diesel 49.99TL

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Anıtkabir’i ziyaret etti

Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, Ankara ziyareti sırasında Anıtkabir’i ziyaret etti. Berova burada mozoleye çelenk koydu ve saygı duruşunda bulundu.

Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, dün akşam heyetiyle birlikte geldiği Ankara’da temaslarına bugün başlıyor.

Maliye Bakanı Berova, temaslarına başlamadan önce Atatürk’ün ebedi istirahatgahı Anıtkabir’i ziyaret etti.

Heyeti ile birlikte Aslanlı Yol’dan yürüyerek mozoleye ulaşan Berova, mozoleye çelenk koydu ve saygı duruşunda bulundu.

Daha sonra Misak – ı Milli Kulesi’ne geçen Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, Anıt Özel defterini imzaladı.

Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova deftere şunları yazdı;

“Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk,

28. KKTC Hükümeti’nin Maliye Bakanı olarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılında, manevi huzurunuzda olmaktan büyük onur ve heyecan duymaktayım.

Çizdiğiniz yoldan sapmadan, gösterdiğiniz ilke ve devrimler ışığında yürüyen Kıbrıs Türkleri olarak bizler daima ideolojilerinizi en değerli rehberimiz olarak kabul ettik.

Eserlerinizi yaşatmak, Cumhuriyeti yüceltmek ve düşünceleriniz rehberliğinde ilerleyerek ülkemizi daima daha üst noktalara taşımak en asli görevimizdir.

Kutsal emanetinizi ancak bu sayede gelecek nesillere ulaştırabiliriz.

Anavatan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden aldığımız destek ve inançla ilerlemeye devam edeceğimize, devletimizin varlığını, birlik ve beraberliğini koruyacağımıza, her türlü sıkıntının üstesinden geleceğimize ve ülkemizi daha güzel, daha refah yarınlara kavuşturacağımıza olan inancımız tamdır.

Ayrılmaz bir parçası olduğumuz Türk Ulusu ile birlikte göstermiş olduğunuz hedeften ayrılmayacağımızı bir kez daha vurgulamak istiyor, önünüzde saygıyla eğiliyoruz.

Bu vesileyle, tüm şehitlerimizi, şahsınızda rahmet ve minnetle, tüm gazilerimizi de şükranla anarız. Aziz ruhunuz şad olsun.”

ABD, İsrail’e silah ve mühimmatın ardından askeri uzmanlar gönderdi

Pentagon, İsrail Savunma Güçleri’ne danışmanlık yapmak üzere bölgeye ABD’li komutanların gönderildiğini; bu komutanların operasyon yönetmeyeceğini, meskun mahal muharebeleri ile ilgili deneyimlerini paylaşmak üzere orada olduklarını açıkladı.

Günlük basın toplantısında, Anadolu Ajansı’nın sorusunu yanıtlayan Pentagon Basın Sözcüsü General Patrick Ryder, İsrail’de bulunan Amerikalı komutanlar için, “Hiçbir şekilde aktif olarak operasyonlara katılmıyorlar. Orada danışmanlık için bulunuyorlar.” ifadelerini kullandı.

AA muhabirinin, “İsrail’e yaptığınız silah yardımlarının ardından bir de danışman göndermeniz, muhtemel bir Gazze operasyonunda sivil kayıplar konusundaki sorumluluğunuzu arttırmıyor mu?” sorusuna, “Irak gibi yoğun yerleşimin olduğu meskun mahal operasyonları konusundaki deneyimimiz düşünüldüğünde, sivil kayıpları azaltmak adına elimizden gelen her şeyi yapmak için, çıkarttığımız dersleri paylaşmanın önemine de inanıyoruz.” şeklinde yanıt verdi.

– Uzman ekibin başında ABD’li bir Korgeneral

İsrail’de görev yapan Amerikalı komutanların başında Korgeneral James Glynn bulunuyor. Hepsinin ortak yanı DEAŞ ile mücadele geçmişlerinin olması. Glynn’ın bir önceki görevi, ABD Özel Kuvvetlerinin uluslararası terörle mücadele birimi olan Ortak Özel Harekat Komutanlığı komutan yardımcılığıydı.

Glynn, İsrail ordusuna danışmanlık veren, ismi resmen duyurulan tek muvazzaf subay. Ekibindeki diğer subayların kaçının emekli, kaçının muvazzaf olduğu konusunda Pentagon kesin bilgi vermekten kaçınıyor.

Cumhurbaşkanı Tatar, Afyonkarahisar’da basın toplantısı düzenledi

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Afyonkarahisar’da basın toplantısı düzenledi, temaslarını değerlendirdi.

Tatar, 2 gün süren ve çok yoğun geçen ziyareti süresince Vali ve belediye başkanının misafirperverliğine, halkın yakın ilgisine teşekkür etti.

Türkiye Cumhuriyeti’ne KKTC halkının her zaman gönülden bağlı olduğunu vurgulayan Tatar, iki devletin ve iki halkın et ve tırnak gibi olduğunu, kimsenin bu bağı koparamayacağını vurguladı.

Afyonkarahisar’ın Türkiye Cumhuriyeti tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Tatar, Büyük Taarruzun başladığı topraklarda, Kocatepe’de, büyük Önder Atatürk ve silah arkadaşlarını andığını ve buranın Afyonkarahisar’da en etkilendiği yer olduğunu söyledi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yıldönümünü büyük bir coşkuyla kutlayacaklarını ifade eden Tatar, Afyon’da KKTC ile ilişkilerin gelişmesi pekişmesi için çalışmalar yaptıklarını kaydetti.

Tatar, Afyonkarahisar’da bulundukları süre içerisinde tüm kesimlerle görüşüp bir araya gelmeye çalıştıklarını, ekonomik bağların gelişmesi için atılabilecek adımları değerlendirdiklerini ifade etti.

KKTC devletini güçlendirmek, Kıbrıs Türk halkının haklı davasını ve yeni siyaseti anlatmak için çalışmaya devam ettiklerini ifade eden Tatar, Kıbrıs’ta Federal değil, iki devletli temelde çözüm olabileceğini vurguladı.

Türk askerinin önemini vurgulayan ve kırmızı çizgileri olduğunu ifade eden Tatar, gençlerle buluştuğu ziyaretlerde ise, milli ve manevi değerlerle geleceği kurmaları konusundaki görüşlerini öğrencilerle paylaştığını söyledi.

Avrupa Birliği’nin Kıbrıs Türk halkına yaptığı haksızlıklara işaret eden Tatar, Kıbrıs’ta bir anlaşmanın iki devlet temelinde olabileceğini kaydetti.

Filistin’de yaşananların artık soykırıma dönüşmesinin üzücü olduğunu vurgulayan Tatar, Kıbrıs Türk halkının da 1960’lı yıllarda bu saldırılara maruz kaldığını anlattı.

Afyonkarahisar’da, KKTC’den bir marka olan Girne Koleji’ni görmekten büyük mutluluk duyduğunu ifade eden Tatar, okulda ülke geleceğine yön verecek çocukların eğitim aldığını kaydetti.

Tatar, Kıbrıs gazileriyle de bir araya gelerek, Kıbrıs’taki son gelişmeleri anlattığını, özverilerine teşekkür ettiğini ve uzun ömürler dilediğini söyledi, şehitleri andı.

Tatar, Afyonkarahisar’da tarihi alanları da gezme görme fırsatı bulduğunu ifade etti ve turizm faaliyetlerinden ötürü yetkilileri kutladı.

Çok yoğun temaslarda bulunduğu Afyonkarahisar’da gördüğü misafirperverliğe teşekkür eden Tatar, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. Yıl dönümünü kutladı, KKTC ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki kardeşlik bağlarının gelişmesi, geleceğe refah ve huzur dolu bir geleceğe kavuşmak için çalışmaya devam edeceklerini kaydetti.

Soruları da yanıtlayan Tatar, basın toplantısı sonrası basın mensuplarıyla fotoğraf çekti.

Şehit Teğmen Caner Gönyeli-2023 Arama Kurtarma Davet Tatbikatı başladı… Tatbikatın kara safhası Girne 101 Evler bölgesinde icra edildi

Şehit Teğmen Caner Gönyeli-2023 Arama Kurtarma Davet Tatbikatı başladı. Tatbikatın kara safhası Girne 101 Evler bölgesinde icra edildi.

Tatbikatın kara safhasını, Cumhurbaşkanı Vekili, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik, 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, TC Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Sebahattin Kılınç, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Osman Aytaç, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, askeri yetkililer, bazı bürokratlar, ülkeden ve yurtdışından çok sayıda basın mensubu ile Azerbaycan, Katar, Libya, Pakistan, Kosova, Filipinler ve Cibuti’den yabancı gözlemciler izledi.

Türkiye Cumhuriyeti (TC) ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) arama kurtarma teşkilatında yer alan sivil ve askeri unsurların katılımıyla kara ve deniz olmak üzere iki safhada ve üç senaryo kapsamında icra edilecek tatbikatın deniz safhası ise yarın Gazimağusa açıklarında KKTC toprakları ve kara suları ile Türk Arama Kurtarma Bölgesi içerisinde yer alan uluslararası sularda yapılacak.

-Aytaç

Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Osman Aytaç tatbikat öncesinde yaptığı konuşmada, Şehit Teğmen Caner Gönyeli-2023 Arama Kurtarma Davet Tatbikatı’nın kara ve deniz safhası olmak üzere iki safhada, üç farklı senaryoya dayanılarak icra edileceğini belirterek, bugün 101 Evler bölgesinde kara safhasının, yarın ise Gazimağusa açıklarında deniz safhasının icra edileceğini kaydetti.

Aytaç, tatbikatın amacının, arama kurtarma unsurlarının koordinasyon ve birlikte çalışma usullerini geliştirmek, arama kurtarma personelini eğitmek, insani yardım harekatı ve iş birliği konularında Türkiye’nin ve KKTC’nin imkan ve kabiliyetlerini denemek olduğunu söyledi.

Osman Aytaç, tatbikata, Türkiye’den Milli Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı kara, deniz ve hava kuvvetleri komutanlıkları, İçişleri Bakanlığı’ndan Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı; KKTC’den Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı, Kıbrıs Türk Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma Limited Şirketi unsurlarının katılacağını kaydetti.

Aytaç tatbikatta ayrıca, ilgili harekat merkezleri, uçaklar, helikopterler, gemi ve botlar, insansız hava araçları, kara araçları ile arama kurtarma uzmanlık birimleri ve personelinin yer alacağını dile getirdi.

Tatbikatın kara safhasına her seviyede arama kurtarma koordinasyon merkezinin yanında Türkiye’den kara, deniz ve hava kuvvetleri komutanlıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı birimlerinin katılacağını ifade eden Aytaç, KKTC’den de Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı, Polis Genel Müdürlüğü, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı ve Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı unsurlarının iştirak edeceğini söyledi.

Arama kurtarma harekatının doğrudan insan hayatının kurtarılmasıyla ilgili olduğuna işaret eden GKK Komutanı Tümgeneral Aytaç, tatbikatın, zamana karşı, ölümle, yaşam arasında bir yarış halinde icra edilmek zorunda olduğunu kaydetti.

Aytaç, “KKTC, anavatanı TC ile iş birliği, gönül ve emel birliği içerisinde her ortamda gece ve gündüz, karada, kara sularında veya uluslararası sularda her yerde ve her zaman arama kurtarma harekatı icra etmeye hazırdır” vurgusu yaparak konuşmasını, tamamladı.

-Kara safhası

Daha sonra tatbikatın kara safhası icra edildi. Senaryo kapsamında, KKTC hava sahasında, İzmir-Ercan güzergahında uçuşu planlı bir yolcu uçağı tarafından tehlike sinyali verilmesi, aynı zamanda Uydu Destekli Arama ve Kurtarma sistemi üzerinden tehlike sinyalinin Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi tarafından alınmasıyla, durumun Ercan Hava Kurtarma Koordinasyon Merkezi’ne bildirilmesi üzerine KKTC Arama Kurtarma Teşkilatı faaliyete geçirildi.

Bunun sonrasında bir arama kurtarma helikopteri, bir ambulans helikopteri, uygun Arama Kurtarma Birlikleri, sağlık personeli ve kara aracı bölgeye sevk edildi ve arama kurtarma faaliyetlerine başlandı.

Ayrıca TC Arama Kurtarma Teşkilatından da Arama Kurtarma faaliyetine destek talebinde bulunularak, teşkilat faaliyete geçirildi. Böylece arama kurtarma faaliyetine destek vermek amacıyla bir Arama Kurtarma Uçağı, iki Arama Kurtarma Helikopteri, bir Bayraktar TB2 İHA ve bir Arama Kurtarma Timi de olay yerine sevk edildi.

Arama kurtarma uçak ve helikopterleri kaza yapan uçağı bularak, Arama Kurtarma İhtisaslı Personeli olay bölgesine indirildi. Personel tarafından uçak bölgesinde keşif yapılarak, tespit edilen kazazedelere ilk müdahale yapıldı ve helikopterler ile tahliyeleri sağlandı. Ayrıca arama kurtarma faaliyetleri ile koordineli olarak kaza bölgesinin çevre emniyeti de alındı.

Bölgeye gelen itfaiye unsurları ise uçaktaki yangına müdahale ederek, söndürme ve soğutma işlemi yaptı. Arama kurtarma unsurları tarafından ise uçak içerisinde ve kaza bölgesinde kurtarma ve tahliye faaliyetleri yapıldı. Tespit edilen kazazedelere ilk ve acil müdahaleyi sağlık ekipleri yaptı ve kurtarılan diğer yolcular ile birlikte ambulanslarla tahliyeleri sağlandı.

Alan araması sırasında İHA tarafından uçağın kuzeybatısında uçurum kenarında bir yaralı tespit edildi ve Sivil Savunma ekibi tarafından kurtarılan kazazede ambulans ile tahliye edildi. Dron kullanılarak, ormanlık alanda tespit edilen diğer kazazede ise helikopter tarafından kurtarıldı.

Tatbikatın tamamlanması sonrasında tatbikata katılan unsurlar selamlama geçişi de yaptı.

”BAKANLIĞIMIZA İLETİLMİŞ HERHANGİ BİR ARIZA SÖZ KONUSU DEĞİL”

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’ndan Eziç kavşağı’nda meydana gelen ölümlü kazayla ilgili açıklama yapıldı.

Açıklama şöyle:

23 Ekim 2023 tarihinde sabah saat 07:10 raddelerinde Eziç kavşağı diye bilinen trafik ışıklarında meydana gelen ölümlü trafik kazasında, kazanın olduğu saatte trafik ışıklarının arızalı olduğu iddia edilmektedir. Kazanın yaşandığı yerde bulunan trafik ışıklarında kaza anında veya öncesinde Bakanlığımıza iletilmiş herhangi bir arıza bildirimi söz konusu olmayıp keza polis basın Subaylığı tarafından yapılan açıklamada, kırmızı ışık ihlali ve karşı tarafın aşırı hız ve dikkatsizliği sonucu kazanın meydana geldiği belirtilmiştir. 24 Ekim 2023 tarihinde sosyal medyada yayınlanan ve polis tarafından da yetkililere bildirilen arıza kaydı teknik ekiplerimiz tarafından derhal incelemeye alınmış olup araştırmanın neticesi kamuoyu ile paylaşılacaktır. Kazada hayatını kaybeden merhuma Allah’tan rahmet yaslı ailesine baş sağlığı dileriz.

Birleşik Krallık’ta hizmet sektörü ekimde daraldı

Birleşik Krallık’ta ekonominin yaklaşık yüzde 80’lik kısmını oluşturan hizmet sektörü bu ay daraldı.

S&P Global/CIPS’ten yapılan açıklamaya göre, ülkede hizmet sektörü Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI), ekimde 49,2’ye gerileyerek son 9 ayın en düşük seviyesine indi.

Beklenti, hizmet sektörü PMI verisinin 49,5 olarak gerçekleşmesi yönündeydi. Ülkede hizmet sektörü PMI verisi eylülde 49,3 olmuştu.

– İmalat sanayi PMI 45,2’ye yükseldi

Birleşik Krallık’ta imalat sanayi PMI ise ekimde 45,2 seviyesine yükseldi.

Beklenti, imalat sektörü PMI verisinin 45 seviyesinde gerçekleşmesi yönündeydi. Ülkede imalat sektörü PMI, eylülde 44,3 olmuştu.

Ülkede bileşik PMI verisi ise 48,7 olan beklentinin altında kalarak 48,6 olarak gerçekleşti. Bileşik PMI, eylülde 48,5 olarak kaydedilmişti.

PMI verilerinde 50 seviyesinin üstü sektörel büyümeye, bu seviyenin altı ise daralmaya işaret ediyor.

S&P Global Piyasa Araştırmaları Başkanı Chris Williamson, verilere ilişkin değerlendirmesinde, şunları kaydetti:

“İngiliz ekonomisi; ekim ayında artan hayat pahalılığı, yüksek faiz ve azalan ihracatı sebebiyle resesyonun kıyısında seyretmeye devam etti. Yüksek petrol fiyatları nedeniyle yukarı yönlü bir enflasyon baskısının yaşanması olasılığı en büyük endişe kaynağı. Bu, politika yapıcıların yılın geri kalanında bir faiz artışını göz ardı etmeleri olasılığının düşük olacağı anlamına gelecektir.”

Tatar’a Afyonkarahisar’da fahri doktora takdim edildi

Tatar, üniversitede “Güncel Sorunlar Işığında Kıbrıs ve Geleceği” konulu ilk dersi verdi 

 

Afyonkarahisar, 24 Ekim 23 (TAK): Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a Afyon Kocatepe Üniversitesi’de fahri doktora takdim edildi.

 

Afyon Kocatepe Üniversitesi 2023-2024 Akademik Yılı Açılış ve Fahri Doktora Törenine katılan Cumhurbaşkanı Tatar, burada “Güncel Sorunlar Işığında Kıbrıs ve Geleceği” konulu açılış dersini de verdi.

 

Afyon Kocatepe Üniversitesi Atatürk Kongre Merkezi’nde yer alan törende, Tatar’ı, Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş ile üniversite yetkilileri karşıladı. Tatar’a, Afyonkarahisar ziyaretinde KKTC Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu eşlik etti.

 

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende, üniversitenin tanıtım filmi gösterildi ve müzik dinletisi sunuldu.

 

-Karakaş

 

Prof. Dr. Karakaş, yaptığı açılış konuşmasında, yeni akademik yılın başarılı geçmesini temenni etti ve üniversite olarak Kıbrıs Türk halkının haklı davasında her zaman yanında olduğunu belirtti.

 

Tatar’a üniversiteye ziyaretinden dolayı teşekkür eden Karakaş, Filistin’e yönelik orantısız saldırıları kınadı, 6 Şubat depremimde yaşamını yitiren öğrenciler ile vatandaşları andı.  Karakaş, üniversite hakkında da bilgi verdi, yapılan çalışmaları anlattı.

 

Afyonkarahisar Valisi Kübra Güran Yiğitbaşı da, Tatar’a, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. Yılında, ziyaretinden ötürü teşekkür etti. Yiğitbaşı, üniversitelerin ülkeler için önemine işaret ederek, insanlığa yön veren üniversitelerin, kültürel sanatsal sosyal bilimsel faaliyetleriyle geleceğe öncülük ettiğini, yer aldıkları şehirleri geliştirdiğini kaydetti.

 

Türkiye’de 8 milyonu aşan öğrenci sayısıyla üniversitelerin ülkenin geleceğini şekillendirdiğini belirten Yiğitbaşı, Afyonkarahisar’da şehir altyapısı ve geleceğine katkı sağlayan üniversite ve bünyesinde yer alan eğitimcileri tebrik etti. Üniversitede KKTC’den de öğrenci bulunduğunu belirten Yiğitbaşı, bu sayıyı güçlü iş birlikleriyle artırmak istediklerini belirtti.

 

Tatar’ın ziyareti kapsamında aradaki ticari bağları da güçlendirmek ve artırmak istediklerini ifade eden Yiğitbaşı, Afyonkarahisar olarak her alanda her türlü ilişkileri geliştirmek için KKTC ile çalışmaya hazır olduklarını vurguladı.

 

Cumhurbaşkanlığının hazırladığı “KKTC’nin yakın geleceği” konulu filmin gösterilmesinin ardından Cumhurbaşkanı Tatar, ilk dersi verdi. Törende, Tatar’ın özgeçmişi de okundu.

 

-Tatar

 

“Güncel Sorunlar Işığında Kıbrıs ve Geleceği” konulu açılış dersinde Tatar, üniversitenin yeni akademik yılının başarılı geçmesini temenni etti, öğrencilere ve akademik personele başarılar diledi.

 

Tatar, dün ziyaret ettiği Kocatepe’ye, KKTC’nin 5. Cumhurbaşkanı olarak çıkmaktan onur gurur duyduğunu söyledi, Türkiye Cumhuriyeti ve Türklük dünyası için bölgenin önemine vurgu yaptı.

 

Türkiye Cumhuriyeti’nin bugün 100. yılını kutladığını ifade eden Tatar, o gün Kocatepe’de alınan kararların bugünü inşa ettiğini kaydederek, büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını andı.

 

Kıbrıs adasının Osmanlı Devleti zamanında 80 bin şehit verilerek alındığını, uzun yıllar burada Türklerin hüküm sürdüğünü ifade eden Tatar, Kıbrıs adasının İngilizlere kiralanması sonrasında yaşanan Rum-Yunan saldırılarıyla “büyük Yunanistan yaratma” hayaliyle Türklerin adadan atılması için yapılan saldırıları anlattı.

 

Filistin’de bugün yaşananların ortada olduğunu ifade eden Tatar, bazı çevrelerin “garantörlük artık çağ dışı kaldı”, “Türkiye’nin adada kalmasına gerek yoktur” gibi söylemlerine karşı asla Türkiye’nin garantörlüğünden vazgeçmeyeceklerini söyledi.

 

Kıbrıs Türk halkının gözünün ve gönlünün hep Türkiye’de olduğunu ve Türk halkının her şartta büyük Önder Atatürk’ün yanında olduğunu ifade eden Tatar, tarihte Türk milletinin ayrılmaz bir parçası olduklarını belirtti.

 

Barış Harekatı ile 1974’te adaya barış geldiğini, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin de temellerinin atıldığını ifade eden Tatar, bugün bölgede Türkiye’nin desteğiyle güçlü bir Türk devleti olarak yer aldıklarını söyledi.

 

Kıbrıs’ta iki devlet olduğunu vurgulayan Tatar, bir anlaşma olacaksa ancak iki devletin iş birliğine dayalı eşitlik temelinde bir anlaşma olabileceğine işaret etti.

 

Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle Türk Devletleri Teşkilatı’na üye olduklarını, siyasi sorunlar ve izolasyonlara rağmen eğitim turizm tarım alanlarında geliştiğini ifade eden Tatar, KKTC’nin bölgede Dubai ve Singapur gibi bir cazibe merkezi olma yolunda ilerlediğini söyledi. Tatar, güçlü, potansiyeli yüksek Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle, diğer Türk devletlerinin de destek vermesi durumunda coğrafyasında güçlü bir şekilde gelişmeye devam edeceğini vurguladı.

 

Tatar, Kıbrıs tarihi ve Türk tarihine bakıldığında, en Güney’de, potansiyel olarak güçlü bir şekilde sürekli gelişen ve birlik beraberlik içinde manevi milli değerlerle bir bütün olan KKTC devletinin yer aldığını ifade etti.

 

Rumların tüm planlara “hayır” demesine rağmen Avrupa Birliği’ne haksız bir şekilde tek taraflı alınmasının, Kıbrıs Türk halkının da izolasyonlar altında tutulmasının kabul edilebilir olmadığını ifade eden Tatar, Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte her alanda yapılan çalışmalarla bu haksızlıklara karşı mücadele verdiklerini kaydetti.

 

Azerbaycan ile de yapılan görüşmelere işaret eden Tatar, Türk devletlerinin birlikteliği ve yakın ilişkilerin, haksızlıklara karşı büyük önem taşıdığını belirtti.

 

Kıbrıs’ta iki devletli çözümü savunduklarını, bunun için de mücadeleye, Rumların tüm engellemelerine rağmen devam edeceklerini belirten Tatar, kendisini ağırlayan ve fahri doktora takdiminde bulunan üniversiteye teşekkür edildi.

 

Konuşmaların ardından Tatar’a,üniversite rektörü tarafından fahri doktora takdim edildi, cübbesi giydirildi.

 

Öğrencilerin, “Kıbrıs Türk’tür Türk kalacak” sloganları eşliğinde takdim edilen fahri doktoranın, “KKTC’nin bağımsızlık davasının başarıya ulaşmasında, uluslararası mahfillerde hakkıyla ve kararlılıkla temsil edilmesinde yürüttüğü aktif faaliyetler ile KKTC’nin Türkiye ile sevinçte, kıvançta ve acıda beraber olmasında verdiği üstün katkılardan dolayı üniversite senatosunun kararıyla” verildiği kaydedildi.

 

“DÜNYAYLA KUCAKLAŞMA HEDEFİMİZDE GENÇLERİMİZE GÜVENİYORUZ”

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, Gazimağusa Gençlik Kolları, İskele Gençlik Kolları ve bölge gençleri ile bir araya geldi, önemli mesajlar verdi:

“DÜNYAYLA KUCAKLAŞMA HEDEFİMİZDE GENÇLERİMİZE GÜVENİYORUZ”

“AZERBEYCAN’DA ÜLKEMİZ, HALKIMIZ VE GENÇLERİMİZ ADINA TURİZM, EĞİTİM, İNŞAAT VE SANAYİ SEKTÖRLERİNDE CİDDİ FIRSATLAR VAR”

“AZERBAYCAN BİZİM DÜNYA İLE KUCAKLAŞMA YOLCULUĞUMUZUN TÜRKİYE’DEN SONRAKİ İKİNCİ ADIMI OLMA POTANSİYELİNİ TAŞIYOR”

“ÇOK YAKIN BİR GELECEKTE İNANIYORUM Kİ ÜÇ DEVLET VE TEK MİLLETİN KARDEŞLERİ ÜLKEMİZDE KUCAKLAŞACAK”

 

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, Gazimağusa Gençlik Kolları, İskele Gençlik Kolları ve bölge gençleri ile bir araya geldi.

Gençlere kendisine gösterdikleri sıcak ilgi ve samimi destekten dolayı teşekkür ederek konuşmasına başlayan Üstel, “Gençlerimiz ülkemizin geleceği adına en önemli varlıklarımız. Yanı başımızda farklı ülkelerin gençlerinin ne zor şartlarda yaşam mücadelesi verdiğine tanık olduğumuz günlerden geçiyoruz. O yüzden gençlerimize sahip çıkacağız, onları refah ve güven içerisinde kendi vatanlarında geleceğe taşımak için canla başla çalışacağız” dedi.

Gençlerin Gazze hassasiyetine de vurgu yapan Üstel, savaşın bir an önce bitmesini dilerken, Anavatan Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın girişimlerini yakından izlediklerini, kısa zamanda sonuç alınmasını istediklerini belirtti.

Filistin Halkı’nın yaşadıklarının herkese acı bir örnek olduğuna işaret eden Üstel, “Anavatan Türkiye’nin güvencesinin kıymetini gençlerin bu süreçte daha iyi anladıklarını düşünüyorum. Bugün ülkemizde mutlu ve huzurluysak, bu Türkiye’nin desteğiyledir. 1974’te bu ülkeye barış gelmiştir” dedi.

Gençleri yep yeni bir geleceğin beklediğine işaret eden Üstel, “ Biz bu devleti, yarının Cumhurbaşkanı, başbakanı olarak gençlere emanet edeceğiz. Gençlerimiz ambargo altında. Ekonomik ve spor ambargoları hala sürüyor. Anavatan Türkiye Cumhuriyeti bizim için yoğun bir çaba harcıyor. Biz de anavatanımızdan aldığımız güçle Azerbaycan’la da ilişkilerimiz geliştiriyoruz. Artık yeni bir yola çıktık. Yeni bir sayfa açıyoruz” ifadelerini kullandı.

AZERBAYCAN’LA EĞİTİM ALANINDA İŞBİRLİĞİ

Gençlere hitabında Azerbaycan ziyaretlerine de vurgu yapan Üstel, Azerbaycan ziyaretini yeni gelecek hedefi ve dünya ile kucaklaşma hedefinin ilk adımı olarak gördüklerini söyledi.

Üstel,” Azerbaycan ziyaretimiz kültürel, sportif, diplomatik ilişkilerimizin gelişmesi adına son derece önemli bir ziyaret oldu.  Orada bakanlarla görüşme fırsatı da yakaladık. Özellikle eğitim alanında ciddi işbirlikleri için önemli fırsatlar var. Azerbaycan şu anda dünyaya yüz bine yakın öğrenci gönderiyor. Bu büyük potansiyelden bizim de yararlanabilmemiz için gerekli temasları yaptık. Kısa zamanda somut adımlarla bunu pekiştireceğiz” dedi.

Üstel, “Yeni dönemde  Azerbaycan’la sanayi, turizm, ve eğitimde alanlarında ilişkilerimizi geliştireceğiz. Ortaya çıkacak bu yeni potansiyelden gençlerimiz de yararlanacak.  ‘Üç devlet tek millet’ vizyonumuzu gençlerimiz devralıp yürüyecek. Azerbaycan ve diğer Türk devletlerinde gençler adına da çok ciddi fırsatlar var ” dedi.

 

“DÜNYAYLA KUCAKLAŞIYORUZ”

Üstel  sözlerine şöyle devam etti:

Artık bir yola çıktık. Sayın Erdoğan’ın girişimleri ortada. Türk Devletleri Teşkilatı ile ilişkilerimiz arttı. Bakanlarımız temaslarını artırdı. Dünyayla kucaklaşıyoruz. Bu açılımda asıl amacımız; gençlerimizi dünyada ile buluşturmaktır. Gençlerimizi sosyal, siyasi ve kültürel anlamda daha aktif hale getireceğiz. Yolumuz uzun… Bu yolda gençlerimize ve onların düşüncelerine daha çok ihtiyacımız var.  Gençlerimizi, dünyanın çeşitli ülkelerine gönderip, oradaki gençlerle buluşturma hedefimiz var.  Gençlerimizi hem parti içinde hem de ülkenin çeşitli yönetsel noktalarında daha da ön plana çıkaracağız. Ülkemiz ve devletimiz için planlı ve kararlı bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz. Verdiğimiz sözleri tek tek yerine getireceğiz.  Eğer birlik ve beraberliğimizi korumaya devam edersek, önümüzde kimse duramaz. Yürüdüğümüz bu yeni dünya yolunda halkımıza ve gençlerimize güveniyoruz

“Bireysel meselelerin takibini Yasama Üzerinden ele alamayız”

Ulusal Birlik Partisi grup başkan vekili  Sunat Atun, Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin vermiş olduğu meclis araştırma komitesi kurulmasına ilişkin önerinin konuşulduğu meclis esnasında yaptığı konuşmasında, şunlara vurgu yaptı;

Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğunu ve bu ülkenin yaptığı bir uygulamayı neden yasama makamının ele alınmak istendiğini soran Atun, TC’ye girişi engellenen yabancıların ne yapması gerektiği konusunda bir kitapçık olduğunu ve süreçlerin anlatıldığını söyledi.

Burasının yasama organı olduğunu dile getiren Atun, burada yolun belli olduğunu bu önergeye iştirak etmenin mümkün olmayacağını kaydetti.

Bunun bir hukuk süreci olduğunu ve bu sürecin nasıl işleyeceğine kendilerinin tayin edemeyeceğini dile getiren Atun, bu süreç ile deprem sürecinin araştırma komitesinin arasında fark olduğunu söyledi.

KKTC vatandaşına dünyanın her yerinde sahip çıkıldığını dile getiren Atun, Türkiye Cumhuriyeti’nde bilgi edinme sistemi ve yasalar olduğunu, bunun sorulabileceğini söyledi.

Bu konuda hukuk davası açanlar ve açmayanlar olduğunu da dile getiren Atun, bunun siyasi olmadığını bunun bireylerin odağında olan bir mesele olduğunu ve onların da hukuk sürecine başvurmalarının yolunun açık olduğunu kaydetti.

Tüm KKTC vatandaşlarına özgü bir hareket olması halinde gereğinin yapılabileceğini dile getiren Atun, buradaki sorunda bireylerin odakta olduğunu belirtti.

KKTC vatandaşına sahip çıkan bir devlet olduğunu söyleyen Atun, Sudan’da çatışmalar başladığı sırada mahsur kalan tek bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşı için  devletin tüm imkanlarını kullanarak o vatandaşın ülkemize sağ salim getirildiğini kaydetti. Ctp’nin gündeme getirdiği kapsamda KKTC’nin ise Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan 77 kişiye de giriş izni vermediğini anlattı ve bunda yine bireylere ait durumlar olduğunu belirtti.

Öztürkler ‘Türk Dünyası Parlamenterler Birliği’ Üyesİ Oldu.

UBP Milletvekili Dr. Ziya Öztürkler, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Türk dünyasını oluşturan
parlamentoların seçilmiş üyeleri ile kurulan ‘Türk Dünyası Parlamenterler Birliği’ üyesi oldu.
Türk Dünyası Parlamenterler Birliği (TDPB), Türk Dünyası ve akraba toplulukları milletvekillerinin
arasındaki iletişimi güçlendirmek, vekillerin birbirlerini daha yakından tanımalarına fırsat sunmak,
ülkeler arasındaki siyasi ve ekonomik işbirliğini artırmak, ortak tarihten gelen dostluk ve kardeşlik
bağlarını güçlendirerek, kültürel zenginliklerin tanıtılmasına katkıda bulunmak amacıyla 2013 yılında
kuruldu.
TDPB’ye üye olan Öztürkler; “Birliğin bir üyesi olarak, aynı değerler etrafında, birlik, beraberlik, sevgi,
saygı, kardeşlik, dostluk ve dayanışma içerisinde çalışmaktan, Türk Dünyası ve akraba topluluklar
başta olmak üzere, ortak kültürü ve ortak tarihi olan, bölgedeki diğer ülkelere de, kültürel ve
ekonomik işbirliği alanında katkıda bulunmaktan onur duyacağım” dedi.

“Cumhuriyet 100 Yaşında” paneli DAÜ’de yapıldı

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Atatürk Araştırma ve Uygulama Merkezi (ATAUM) ile DAÜ Atatürkçü Düşünce Kulübü iş birliğinde “Cumhuriyet 100 Yaşında” paneli yapıldı. Panele Cumhurbaşkanı Vekili ve Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre de katıldı.

DAÜ’den yapılan açıklamaya göre dün Rauf Raif Denktaş Kültür ve Kongre Sarayı’nda yapılan panel, DAÜ TV ve BRT 3 kanalı tarafından da canlı olarak yayınlandı. Türkiye Cumhuriyeti’nin 26’ncı Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral İlker Başbuğ ile tarih duayeni Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın ana konuşmacı olduğu panele, Yüksek Yönetim Denetçisi İlkan Varol, Sivil Savunma Teşkilatı Başkanı Atilla Karaca, DAÜ Vakıf Yöneticiler Kurulu (VYK) Başkanı Dr. Erdal Özcenk, DAÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Mustafa Tümer, Onbeş Kasım Kıbrıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Remziye Terkan, Gazimağusa Belediye Başkanı Dr. Süleyman Uluçay, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği temsilcileri, VYK Üyeleri, dekanlar, öğretim üyeleri ve çok sayıda öğrenci katıldı.

Panel, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Panelin açılış konuşmasını yapan DAÜ-ATAUM Başkanı Yrd. Doç. Dr. Turgay Bülent Göktürk, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “En büyük eserimdir” şeklinde ifade ettiği Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılını kutlamak için bu panelde bir araya geldiklerini belirtti. Göktürk, öncelikli görevlerinin ülkenin gelecekteki yöneticileri olacak öğrencilerin bugünü doğru değerlendirebilmelerine ve gelecekle ilgili de doğru öngörülerde bulunmalarına katkıda bulunmak olduğunu kaydetti.

-“Cumhuriyet’in 100’üncü yaşını hep birlikte kutluyoruz”

DAÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Tümer de konuşmasında, Türk milletinin ulusal kurtuluş mücadelesi sonucunda ulaştığı Cumhuriyet’in 100’üncü yaşını hep birlikte kutladıklarını belirtti. Ortaylı ve Başbuğ’a bu coşkuyu DAÜ’lüler ile birlikte paylaştıkları için teşekkür eden Tümer, Vatan Şairi ve Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC’nin ulusal marşı olan İstiklal Marşı’nın yazarı Mehmet Akif Ersoy’dan beyitler okumasının ardından öğrencilere Atatürk’ün “Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir. Cumhuriyet’i biz kurduk, O’nu yükseltecek ve yaşatacak sizlersiniz” sözünü hatırlatarak, Cumhuriyet’in 100’üncü yılını kutladı.

-“Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC aziz şehitlerin hatırasıdır”

Cumhurbaşkanı Vekili ve Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, ana vatan Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılını kutlayarak, artık Türk Devletleri Teşkilatı’nın ve KKTC’nin var olduğunu belirtti. Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC devletlerinin aziz şehitlerin hatırası olduğunu ifade eden Töre, Cumhuriyet’e ve bu topraklara asla el sürdürmeyeceklerini, kendilerinden sonraki gençlere de bırakacakları en büyük eserin hiç şüphesiz Türkiye Cumhuriyeti, KKTC ve Türk Devletleri olduğunu belirtti. Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılında çok heyecanlı olduklarını aktaran Töre, geçmiş 100 yılın gelecek 100 yıla ışık tutacağını belirterek, bu yolda Atatürk ve silah arkadaşları ile Atatürkçü düşünceyi iyi anlamak gerektiğini kaydetti. Töre, Atatürk, Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Raif Denktaş’ın ruhlarının şad olmasını diledi. Töre, öğrencilere hayatlarında başarılı olmaları temennisinde bulundu.

Konuşmaların ardından Töre tarafından panelin katılımcıları Ortaylı ile Başbuğ’a Rauf Raif Denktaş’ın yer aldığı çerçeve takdiminde bulunuldu.

-“Cumhuriyet’in 100. Yılında Mustafa Kemal’in İzinde”

Panel, DAÜ-ATAUM Öğretim Görevlisi Süheyla Göktürk’ün “Cumhuriyetin 100. Yılında, Mustafa Kemal’in İzinde” konulu görsel sunumuyla devam etti. Göktürk, sunumu öncesinde yaptığı konuşmada, yola çıkarken bir hayalleri olduğunu ve Mustafa Kemal’in doğduğu ev, okuduğu okullar, görev yaptığı yerler ile Kurtuluş Savaşı’ndaki cepheleri ziyaret ederek böylesi bir programla katılımcılara sunmayı amaçladıklarını aktardı. 6 ülke ve 15 şehri ziyaret ettiklerini anlatan Göktürk, Cumhuriyet’in 100’üncü yılında bir zamanların gençleri olarak Cumhuriyet’e hizmet etmiş olmanın haklı gururu ile bugünün gençleri olan öğrencilere Mustafa Kemal Atatürk’ü ve eserlerini anlattıklarını, bugünün gençlerinin de aynı duygularla Cumhuriyet’i koruyup yücelteceklerine inandıklarını belirtti. Göktürk, Atatürk’ün Cumhuriyet’in 100’üncü yılında da herkese ışık olmasını diledi.

Ardından 100. Yıl Marşı eşliğinde DAÜ-ATAUM Başkanı Göktürk, DAÜ-ATAUM Öğretim Üyesi Süheyla Göktürk ve DAÜ TV tarafından hazırlanan “Cumhuriyet’in 100. Yılında, Mustafa Kemal’in İzinde” adlı çalışmanın sunumu yapıldı. Sunum sonrasında DAÜ Rektör Vekili Tümer tarafından Süheyla Göktürk’e kristal DAÜ logo takdiminde bulunuldu.

– Ortaylı ile Başbuğ gençlerin sorularını yanıtladı

İlber Ortaylı ile İlker Başbuğ, DAÜ-ATAUM Başkanı Göktürk’ün moderatörlüğünde yapılan panel ile katılımcılarla buluştu ve konuşmalarının ardından gençlerin sorularını yanıtladı. Panelin ardından DAÜ Rektör Vekili Tümer tarafından Ortaylı ile Başbuğ’a gümüş tabak ve DAÜ-ATAUM Başkanı Göktürk’e DAÜ logolu kristal takdiminde bulunuldu.

-100. Yıl Cumhuriyet Yürüyüşü

Kutlama etkinlikleri kapsamında 29 Ekim Pazar günü, saat 19.23’te 100. Yıl Yürüyüşü yapılacak. DAÜ Atatürk Meydanı’ndan başlayacak olan yürüyüş Gazimağusa Sulu Çember’de son bulacak.

Şehit Teğmen Caner Gönyeli-2023 Arama Kurtarma Davet Tatbikatı basın brifingi yapıldı

Tatbikatın kara safhası bugün, deniz safhası yarın icra edilecek

Tatbikatın amacı, arama kurtarma unsurlarının koordinasyon ve birlikte çalışma usullerini geliştirmek, arama kurtarma personelini eğitmek ve insani yardım harekatı çerçevesinde TC ile KKTC arasındaki iş birliğini denemek olarak belirlendi

 

Boğaz, 24 Ekim 23 (TAK): Şehit Teğmen Caner Gönyeli-2023 Arama Kurtarma Davet Tatbikatı basın brifingi, Boğazköy’de Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı Karargahı’nda yapıldı.

Tatbikat, Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arama kurtarma teşkilatında yer alan sivil ve askeri unsurların katılımıyla kara ve deniz olmak üzere iki safhada ve üç senaryo kapsamında icra edilecek.

Tatbikatın kara safhası bugün, Girne 101 Evler bölgesinde, deniz safhası ise yarın Doğu Akdeniz’de, Gazimağusa açıklarında, KKTC toprakları ve kara suları ile Türk Arama Kurtarma Bölgesi içerisinde yer alan uluslararası sularda yapılacak.

Gönyeli ailesinin de katıldığı brifingde ilk olarak, Şehit Teğmen Caner Gönyeli’nin özgeçmişi okundu.

Ardından, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Osman Aytaç ve TC Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Ahmet Kendir tarafından Şehit Teğmen Caner Gönyeli’nin eşi Nükhet Gönyeli’ye tatbikat anı objeleri takdim edildi.

-Aytaç

Daha sonra Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Osman Aytaç, tatbikat hakkında basına brifing verdi. Arama kurtarma faaliyetleri hakkında bilgi veren Aytaç, arama kurtarmanın genel tanımıyla denizde ve karada tehlike içerisindeki insanların ve araçların su üstü vasıtaları, uçaklar, helikopterler bu maksatla teşkil edilmiş özel kurtarma timleri kullanılarak, aranması ve kurtarılması olduğunu belirtti.

Arama kurtarma faaliyetlerinin zamana karşı bir yarış niteliği taşıdığını vurgulayan Aytaç, profesyonelce yetişmiş bir personel, iyi bir organizasyona, birimler arasında yakın bir koordinasyon ile iş birliğine ihtiyaç olduğunu ve beraberinde 24 saat görev yapmayı gerektirdiğini kaydetti.

KKTC’nin egemenliğini ilan ettiği toprakları, 12 mil karasuları ve hava sahası arama kurtarma bölgesi olduğunu dile getiren Aytaç, tatbikatın, KKTC’nin insani amaçlarla yürütülen arama kurtarma faaliyetlerinde kazandığı, arama kurtarma imkan kabiliyetini fiilen denemek, Doğu Akdeniz’de uluslararası sularda, uluslararası denizcilik örgütüne bildirilmiş Türk arama kurtarma bölgesindeki, arama kurtarma faaliyetleriyle yetkiyi vurgulamak, altını çizmek amacıyla 2002 yılından bu yana icra edildiğini söyledi. Aytaç, tatbikatın bu yıl 19’uncusunun fiili bölümünün bugün ve yarın yapılacağını belirtti.

KKTC tarafından 26 Mart 2002 tarihinde Ercan Bölgesel Arama Kurtarma Merkezi’nin faaliyete geçirildiğini ifade eden Aytaç, arama kurtarma hizmetinin verilebileceğinin NOTAM ile ilan edildiğini ve basın yoluyla dünya kamuoyuna duyurulduğunu kaydetti.

Aytaç, bu kapsamda KKTC arama kurtarma birliklerince 26 Mart 2002 tarihinden itibaren bugüne kadar Gazimağusa/Karpaz güneyi bölgesinde 39, Girne/Karpaz kuzeyi bölgesinde 59, Erenköy bölgesinde 9 ve uluslararası sularda 5 olmak üzere toplam 112 arama kurtarma görevi icra edildiğini belirtti.

-Amaç koordinasyonu geliştirmek

Tatbikatın amacının, arama kurtarma unsurlarının koordinasyon ve birlikte çalışma usullerini geliştirmek, arama kurtarma personelini eğitmek ve insani yardım harekatı çerçevesinde TC ile KKTC arasındaki iş birliğini denemek olarak belirlendiğini ifade eden Osman Aytaç, tatbikatın basına ve yabancı gözlemcilere açık olarak kara ve deniz olmak üzere iki safha halinde 3 senaryo kapsamında icra edileceğini kaydetti.

Aytaç, tatbikatın kara safhasının 101 Evler bölgesindeki bir numaralı Vatan Sahasında, deniz safhasının ise yarın Gazimağusa açıklarındaki Dipkarpaz güneydoğusundaki iki numaralı Zafer Sahasında ve Gazimağusa doğusundaki üç numaralı Bayrak Sahasında icra edileceğini belirtti.

-Tatbikat senaryoları

Tatbikatın kara safhasında, KKTC hava sahasında Türkiye-KKTC güzergahında yolcu uçağının Beşparmak dağları üzerinde temasın kaybedilmesiyle arama kurtarma faaliyetlerinin icra edileceğini anlatan Aytaç, deniz safhasında iki numaralı sahada Gazimağusa açıklarında içerisinde çok sayıda göçmen bulunan kuru yük gemisiyle, bir ticari yatın çarpışması sonrasında kazazedelerin kurtarılması ve kuru yük gemisinde çıkan yangının söndürülmesi faaliyetleri yapılacağını söyledi.

Osman Aytaç, deniz safhasındaki üçüncü senaryonun ise üç numaralı sahada bir akaryakıt tankeri ile ticari geminin çarpışması sonucu denize düşen kazazedelerin kurtarılması ve deniz kirliliğinin yayılmasını önlemeye yönelik bariyer kurulması faaliyetlerinin icra edileceğini ifade etti.

Tatbikata, TC’den 12, KKTC’den 3 koordinasyon merkezinin fiilen iştirak edeceğini dile getiren Aytaç, TC Milli Savunma Bakanlığı’ndan 4 adet uçar unsur ve bir adet yüzer unsur ile iki kurtarma timinin fiili olarak tatbikatta yer alacağını söyledi. Aytaç, tatbikata TC İçişleri Bakanlığı’ndan 10 adet uçar unsur ve 9 adet yüzer unsur ile 5 kurtarma timinin fiili olarak iştirak edeceği bilgisini de verdi.

Aytaç, tatbikata arama kurtarma teşkilatında yer alan sivil kuruluşlar kapsamında TC’den Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na bağlı Denizcilik Genel Müdürlüğü, Devlet Hava Meydanları İşletmeleri Genel Müdürlüğü, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile KKTC’den Dışişleri Bakanlığı, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın ilgili kuruluşları, Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı, Kıbrıs Türk Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma Limited Şirketi unsurlarının katılacağını söyledi.

Tatbikata Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’ndan iki adet uçar unsur ve üç adet yüzer unsur ile iki arama-kurtarma timinin fiili olarak iştirak edeceğini belirten Aytaç, tatbikata toplam iki ana arama koordinasyon merkezi, dokuz arama kurtarma koordinasyon merkezi ve beş yardımcı arama kurtarma koordinasyon merkezi ile 12 uçar unsur, 15 yüzer unsur ve 7 arama kurtarma timinin katılacağını bildirdi.

Aytaç, “KKTC ve anavatanı TC unsurları ile gönül ve emel birliği içerisinde her ortamda gece ve gündüz karada, kara sularında veya uluslararası sularda her yerde her zaman arama kurtarma harekatı icra etmeye hazırdır” vurgusu yaptı.

Töre, Orhangazi’den gelen gazileri kabul etti

Cumhurbaşkanı Vekili, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Orhangazi Kıbrıs Muharip Gaziler Derneği heyetini kabul etti.

Cumhuriyet Meclisi’nden verilen bilgiye göre, Zalihe Çavuşoğlu toplantı salonunda yer alan kabulde konuşan Töre, Rum ve Yunan tarafının Avrupa ve uluslararası camianın şımartmasıyla hiçbir zaman uzlaşıdan yana olmadığını ifade ederek, son olarak Pile’de yapılmaya çalışılan yol konusunda ortaya konulan tavrın da bunun bir örneği olduğunu söyledi.

Bazı kesimlerin Türk askerini misafir olarak gördüğünü ifade eden Töre, Türk askerinin asla misafir olmadığını, adada kalıcı olduğunu kaydetti.

KKTC’nin bağımsız bir devlet olduğunu ve Türkiye’nin de desteği ile yola devam ettiklerini belirten Töre, Türk Devletleri Teşkilatı ile olan ilişkileri daha da ileri taşımak istediklerini kaydetti.

ÖNCÜ VE 54 ÖRGÜT BAŞKANINDAN ÜSTEL’E TAM DESTEK

Başbakan ve Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Ünal Üstel, “tüzük değişikliği” konusunda Gazimağusa İlçe Başkanı ile 54 örgüt başkanından tam destek aldı.

Üstel, cumartesi sabahı UBP Gazimağusa İlçe Başkanlığını ziyaret etti.

UBP Gazimağusa İlçe Başkanı Nahit Öncü, ziyarette Ünal Üstel’e ilçenin ve örgüt başkanlarının desteğini belirtti. Nahit Öncü, bir süredir UBP’nin gündeminde olan tüzük kurultayına ilişkin 54 örgüt başkanının imzası olan ve tüzük değişikliğine “evet” diyen dosyayı Başbakan Ünal Üstel’e sundu.

Öncü, “Gazimağusa ilçesi olarak 54 örgüt başkanıyla beraber yeni tüzük değişikliğine ‘evet’ diyen imzalarımızı bugün burada bu kalabalık önünde sayın Başbakanımıza sunuyoruz. Desteğimiz Sayın Başbakanadır. Partimiz daha iyi yerlere gelmesi için Başkanımızın etrafında kenetlendik” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Afyonkarahisar Kıbrıs gazileri ile buluştu

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Afyonkarahisar temasları kapsamında Kıbrıs gazileriyle buluştu.

Cumhurbaşkanı Tatar, Afyonkarahisar Kıbrıs Gazileriyle Buluşma Programı’nda, 211 Kıbrıs gazisiyle birlikte yemek yedi, sohbet etti.

Şehitlerin de anıldığı programda konuşan Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Barış Harekat’ndan 49 yıl sonra Kıbrıs gazileriyle birlikte olmaktan onur duyduğunu söyledi.

Kıbrıs Türk halkı bugün barış huzur güven içinde, devlet çatısı ve bayrağı altında yaşıyorsa bunu şehit ve gazilere borçlu olduğunu vurgulayan Tatar, Türkiye Cumhuriyeti ile Mavi Vatan’da hak ve çıkarların korunabilmesinin de şehit ve gaziler sayesinde olduğuna işaret etti.

Gazilere sağlıklı uzun ömürler dileyen, şehitleri de rahmetle anan Tatar, büyük Türk milletinin evlatları olarak, arkalarında büyük güçlü Türkiye devleti olmasa dünyada yalnız kalacaklarını iyi bildiklerini vurguladı.

Kıbrıs Türk halkının 1960’lı yıllarda bugün Ukrayna ve Filistin’de yaşananları yaşadığını, “garantilerin çağ dışı kaldığı”, “eskiden yaşananların bir daha yaşanmayacağı”, “Kıbrıs’ta Türk askerine gerek olmadığı” söylenirken bu yüzyılda yaşananların ortada olduğunu belirten Tatar, insanoğlunun her çağda saldırgan olabileceğini ve halkın katliama maruz kalabileceğine vurgu yaptı.

“Mehmetçik bizim güvenimizdir, asla adadan çıkmasına onayımız yoktur” diyen Tatar, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Bağımsızlık bizim karakterimizdir” sözünü hatırlattı.

1974 sonrası cumhuriyetin kurulmasının Kıbrıs Türk halkı için yeni dönüm noktası olduğunu ifade eden Tatar, KKTC’nin şimdi bölgesinde güçlü bir devlet olarak yerini aldığını kaydetti.

Türkiye ile KKTC’nin artık et ve tırnak gibi olduğunu, Türkiye’nin desteğiyle KKTC’nin tanınma yolunda adımlar attığını ifade eden Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tanınma çağrısı ve Türk Devletleri Teşkilatı’na üyeliği anımsatarak artık Kıbrıs Türk halkı olarak geleceğe umutla baktıklarını söyledi.

KKTC’ye sahip çıkmaya devam edeceklerini vurgulayan Tatar, gazilere minnetlerini sundu.

Türkiye ile birlikte destan yazdıklarını ifade eden Tatar, aynı kaderi, sevinci ve kederi paylaşarak bugüne geldiklerini  kaydederk Kıbrıs Türk halkı adına teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Afyonkarahisar’da Kocatepe’yi ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Afyonkarahisar’da, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Büyük Taarruz’u başlattığı Kocatepe’yi ziyaret etti.

 Cumhurbaşkanı Tatar, ziyaret dolayısıyla düzenlenen törende, Kocatepe Başkomutan Mustafa Kemal Anıtı’na çelenk sundu.

 Saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesiyle devam eden törende, Cumhurbaşkanı Tatar konuşma yaptı. Tören, arazinin tanıtılması ve harekatın anlatılması ile son buldu.

 26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz, “Türk tarihinde dönüm noktası ve Türk milletinin ebediyen hür bağımsız yaşama azminin muhteşem bir sembolüdür” ifadelerinin yer aldığı anıt önünde konuşma yapan Tatar, “Hayatımın en şerefli ve onurlu günlerinden birini yaşıyorum” dedi.

 Çocukluğunda yaşanan milli mücadele yıllarında hep gönüllerinde Atatürk sevgisi ve Türkiye olduğunu söyleyen Tatar, Kıbrıs Türk halkı liderleri Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş’ın Atatürk’ün zaferlerini anlattığını kaydetti.

 Vatan uğruna canını kanını feda eden kahramanları anan Tatar, Büyük Önder Atatürk’ün büyük taarruzu başlatması sonrası büyük zaferin kazanılıp cumhuriyetin ilanına giden yolun açıldığını anımsatarak, halkın bekası ve geleceği açısından 26 Ağustos 1922’nin önemine işaret etti.

 Kıbrıs Türk halkının da Atatürk’ün yolunda ilerlediğini, devrim ve ilkelerini benimsediğini anlatan Tatar, Kıbrıs Türk halkının baskıcı zihniyete boyun eğmeden devletine yürüdüğünü, büyük zaferin ışık ilham kaynağı olduğunu ve sonunda devletini kurduğunu vurguladı.

 Milli mücadele yıllarında Türk milletinin şanına yakışır şekilde mücadele verdiğini ifade eden Tatar, büyük Türk milletinin, özgürlük ve bağımsızlık için çok büyük bedeller ödediğini kaydetti, şehitleri andı, gazilere şükranlarını sundu.

 Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, ardından Yüzbaşı Agah Efendi Şehitliği’ni de ziyaret etti.

 Tatar’ın ziyareti dolayısıyla burada düzenlenen törende, saygı duruşu ve saygı atışı yapıldı, İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekildi, dua okundu. 

Töre, “Cumhuriyet 100 Yaşında” konulu panele katıldı

Cumhurbaşkanı Vekili, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Doğu Akdeniz Üniversitesi Atatürk Araştırma ve Uygulama Merkezi ile DAÜ Atatürkçü Düşünce Kulübü iş birliğinde Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yıl kutlamaları kapsamında Rauf Raif Denktaş Kültür ve Kongre Sarayı’nda düzenlenen “Cumhuriyet 100 Yaşında” konulu panelin açılışına katıldı. 

Cumhuriyet Meclisi’nden yapılan açıklamaya göre Töre burada yaptığı konuşmada, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılı için büyük heyecan duyduklarını belirterek, bir başka heyecanı da 15 Kasım’da KKTC’nin kuruluşunun 40’ıncı yıl dönümü için yaşadıklarını söyledi.

Anadolu ve Kıbrıs Türklerinin sahip oldukları toprakları, şehitlerin armağan ettiğini kaydeden Töre, bu topraklara asla el sürdürülmeyeceğini vurguladı.

Töre, yeni nesle bırakılacak en büyük emanetin Cumhuriyet olduğuna işaret ederek, ona sımsıkı sarılmak gerektiğini söyledi.

Töre konuşmasının ardından panele konuşmacı olarak katılan Türkiye Cumhuriyeti’nin 26. Genelkurmay Başkanı (E) Orgeneral İlker Başbuğ ile Prof. Dr. İlber Ortaylı’ya, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın, içerisinde özlü sözlerinin de olduğu portre çerçevesini hediye etti.

KKTC Hükümeti ile TC Hükümeti arasındaki sürüş ehliyetlerine ilişkin anlaşma Resmi Gazete’de yayımlandı

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Hükümeti ile Türkiye Cumhuriyeti (TC) Hükümeti Arasında Ulusal Sürücü Belgelerinin/Sürüş Ehliyetlerinin Karşılıklı Olarak Tanınması ve Değişimi Anlaşmasında Değişiklik Yapılmasına Dair Anlaşma (Onay) Yasası” Resmi Gazete’de yayımlanarak, ilan edildi.

Resmi Gazete’de yayımlanan yasa, Cumhuriyet Meclisi’nin 17 Ekim tarihli beşinci birleşiminde oy birliğiyle kabul edilmişti.

-Meclis’te kabul edilen üç yasa daha Resmi Gazete’de yayımlandı

Meclis’in 17 Ekim tarihli beşinci birleşiminde oy birliğiyle kabul edilen, “Kredi Kartı ve Banka Kartı ile Yapılan Perakende Mal ve Hizmet Alımlarına İade Yapılması (Değişiklik) Yasası”, “Kamu Çalışanlarının Aylık (Maaş-Ücret) ve Diğer Ödeneklerinin Düzenlenmesi (Değişiklik No:3) Yasası”, ve “Sivil Havacılık Güvenlik Yasası” da Resmi Gazete’de yayımlanarak, ilan edildi.

Yarın Orta Gerilim Hattında Bakım Yapılacak

Koruçam, Akdeniz, Kayalar ve Sadrazamköy bölgelerine yarın elektrik verilemeyecek.

 

Kıb-Tek’ten yapılan yazılı açıklamada, elektrik 10.00 – 13.00 saatleri arasında orta gerilim elektrik şebekesinde yapılacak bakım onarım çalışması nedeniyle kesik olacak.

 

Açıklamada, çalışmanın seyrine göre elektrik enerjisi belirtilen saatten daha geç ya da daha erken verilebileceğinden, şebekede her an elektrik varmış gibi davranılması önemle duyuruldu.

Cumhurbaşkanı Tatar, Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası’nı (ATSO) ziyaret etti.

 Cumhurbaşkanı Tatar, İş Dünyası Buluşması’na da katıldı. Toplantıda Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Turgay Deniz de yer aldı.

 Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan İş Dünyası Buluşması’nın açılış konuşmasını ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser yaptı ve Kıbrıs Türk halkıyla ayrılmaz tırnak gibi olduklarını söyledi. Serteser, iki ülke arasındaki İhracat hakkında da bilgi verdi.

 Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da, Afyonkarahisar’da bulunmaktan mutluluk duyduğunu, karşılıklı ziyaretlerin ilişkilerin pekişmesi açısından önemli olduğunu vurguladı.

 Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin 100. Yılını kutladıkları bu günlerde, KKTC olarak Anavatan ile her alanda çok daha iyi ilişkiler kurup geleceğe daha güçlü yürümek istediklerine vurgu yapan Tatar, Kıbrıs Türk halkının izolasyonlar altında tutulduğunu, bunun büyük bir haksızlık olduğunu kaydetti.

 Tatar, Türkiye ile ilişkilerin yaşamsal olduğunu ifade ederek, karşılıklı ilişkilerin gelişmesiyle, turizm eğitim tarım alanlarında iş birliklerinin geliştirilmesini temenni etti.

 Kıbrıs’ın kültürü tarihiyle çok zengin bir ülke olduğunu, o yüzden herkesin gelip görmesi gerektiğini ifade eden Tatar, KKTC’nin güzelliklerine işaret etti.

 Turizm yanında eğitim alanında da güçlü bir yapı oluşturduklarını ifade eden Tatar, Afyonkarahisar’da, Atatürk’ün büyük taarruzu başlattığı Kocatepe’yi ziyaret edeceğini söyledi.

 Milli mücadele yıllarına işaret eden Tatar, Türkiye Cumhuriyeti’nin verdiği destekle Kıbrıs Türk halkının bugün devlet sahibi olduğunu, şimdi de Kıbrıs’ta iki devletli çözüm siyasetini sürdürdüklerini kaydetti.

 Azerbaycan’da da temaslarda bulunduğunu belirten Tatar, bir millet üç devlet sloganıyla Doğu Akdeniz’de bir Türk devleti olarak güçlü bir şekilde yer almaya devam edeceklerini söyledi.

 Konuşmaların ardından aile fotoğrafı çekildi.

 -Gazilerle bir araya geldi

 Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Harp Malülü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Afyonkarahisar Şubesi’ni de ziyaret etti.

 Gazilerle sohbet eden Tatar’a, ziyaretinden dolayı teşekkür belgesi sunuldu, anı fotoğrafı çekildi.

Dinçyürek: Sağlık sektörümüzün de dünyada hak ettiği yeri almasını istiyoruz

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, İstanbul temaslarını BRT Canlı Yayını’nda değerlendirdi.

İstanbul’da 9. Türk Tıp Dünyası Kurultayı’na katılarak konuşma gerçekleştirdiğini hatırlatan Dinçyürek, Türkiye Sağlık Bakanı Dinçyürek, Türkiye Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca ile görüştüğüne işaret etti.

Fahrettin Koca ile ” TC Sağlık Bakanlığı ile KKTC Sağlık Bakanlığı arasında 2023- 2025 yılları arasında işbirliğine dair eylem planı imzalandıklarını kaydeden Dinçyürek, eylem planının hızla uygulamaya gireceğini, halkın doğrudan hizmetine yarayacağını, KKTC Sağlık sistemine önemli katkı koyacağını vurguladı.

Dinçyürek, “ İlaç takip sistemi, altyapımıza katkı, yeni teçhizat, donanım sağlanması, ilaç tedariki gibi bir çok konuda bizlerden yardımını bir kez daha esirgemeyen Anavatan Türkiye’mize ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve ekibine çok teşekkür ediyorum. Bizlere yönelik desteğin, kısa zamanda somut adımlarla hayata geçeceğini hep birlikte göreceğiz” dedi.

İstanbul’da ayrıca Azerbaycan Sağlık Bakanı Teymur Musayev,
Kosova Sağlık Bakanı Dr. Arben Vitia , Kırgızistan Sağlık Bakanı Beishenaliev Alymkadyr, Gürcistan Sağlık Bakanı Zürafa Azarashvili, Somali Sağlık Bakanı Abubakar Alı haji adam Abubakar , Gambiya Sağlık Bakanı Ahmadou Lamin Samateh ile görüşmelerde bulunduğunu hatırlatan Dinçyürek, pek çok ilki barındıran bu temaslar sayesinde KKTC sağlık hizmetlerine de dünyaya açılım süreciyle birlikte ivme katılacağına inandıklarını vurguladı.

Dış Temasları artıracaklarını belirten Sinçyürek, halkın dünyada hak ettiği yeri alması için sağlık alanında da vargüçleriyle çalışmaya devam edeceklerini vurguladı.

Sağlıkta esas hedefin bireysel çözümlerden çok, sistemi düzeltmek olduğunu ifade eden Dinçyürek, hastane ve sağlık hizmetlerini geliştirmek, altyapısını güçlendirmek için çalışmaya devam edeceklerini, bu kapsamda özellik kayıt sistemi açısından E-sağlık çalışmalarına hız vereceklerini kaydetti.

Genel Sağlık Sigortası çalışmalarına da hız vereceklerini belirten Dinçyürek, yasa çalışmaları, yazılım, bilgi transferi, eğitim çalışmalarının çok yönlü süreceğini dile getirdi.

ÜSTEL: HALKIMIZIN İHTİYACI OLAN YASA VE DİĞER ÇALIŞMALARIMIZI ÖNE ÇIKARMIŞ BULUNUYORUZ

Ünal Üstel, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada muhalefetin eleştirilerini yanıtladı.
Üstel, hükümetin halkın ihtiyacı olan ve geçmişte yapılmayan yasa ve diğer konuları öne çıkardığını, her kesimden gelen görüşleri değerlendirdiklerini belirtti.
26 yıldır ülkede kalkınma planı yapılmadığını söyleyen Üstel, DPÖ altında ön hazırlığı yapılıp komiteler oluşturulacağını, daha sonra Meclis’e geleceğini kaydetti.
Üstel, DPÖ’nün tüm siyasal partilere ve kuruluşlara yazı yolladığını söyleyerek, beş yıllık kalkınma planı bitirileceğini, beş yıllık hedefleri ortaya koyup değerlendirme yapacaklarını belirtti.
Kablo ile enerji konusunun 2012’den beri konuşulduğunu ve enterkonnekte sisteme bağlanma şartı konduğunu, fizibilite çalışmalarının yapılmakta olduğunu dile getiren Üstel, Türkiye ile ön protokolün yapıldığını, komiteler kurulduğunu, çalışmaya başladıklarını kaydetti.
Elektrik kurumunda ilgili şirkete doğan borçlar nedeniyle bakım onarım yapılmadığını söyleyen Üstel, Türkiye ile yapılan protokol doğrultusunda bakım onarımının yapıldığını belirtti.
Geçmişe dayalı dosyaların Başsavcılığa iletildiğini dile getiren Üstel, hukuka yönelik gereği neyse Başsavcılığın yapacağını ifade etti.

MERHUM BURHAN YETKİLİ ÖZLEM VE SAYGI İLE ANILDI

 

Lefkoşa Türk Belediyesi’nin eski başkanlarından, inşaat sektörünün duayenlerinden Merhum Burhan Yetkili, Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği (KTİMB) tarafından düzenlenen tören ile anıldı.

 

Anma törenine Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 3. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Başbakan Ünal Üstel, Cumhuriyet Meclisi Eski Başkanı Hakkı Atun, bazı bakan ve milletvekilleriyle Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı, bazı sivil toplum örgütü başkan ve temsilcileri, Yetkili ailesi ve çok sayıda seveni katıldı.

 

Merhum Burhan Yetkili’yi Anma Programı kapsamında, konuşmaların ardından, KTİMB Başkanı Cafer Gürcafer, Burhan Yetkili’nin eşi Gülay Yetkili ’ye günün anısına Ressam Semra Bayhanlı imzasıyla portre taktim etti.

 

Tören, KTİMB tarafından hazırlatılan, yapımcı ve yönetmenliğini de Serra Yılmaztürk’ün üstlendiği Burhan Yetkili belgeselinin izlenmesinin ardından sona erdi.

 

 

TATAR: HEM BELEDİYE BAŞKANI HEM DE MÜTEAHHİT OLARAK ÜLKEYE BÜYÜK HİZMETLER VERDİ

 

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Merhum Burhan Yetkili’nin bu ülkeye hem bir müteahhit olarak hem de belediye başkanı olarak büyük hizmetler vermiş bir değer olduğunu kaydetti.

 

Tatar, törende şu konuşmayı yaptı:

 

“Bu ülkede kurumsal yapı daha gelişmeden sayın Burhan Yetkili ile ortağı ve yol arkadaşı Mehmet Kahveci ile yaptığı hizmetlerin ne kadar önemli olduğunu bende buradan bir kez daha vurgulamak istiyorum.

 

Finansmana erişimin çok daha zor olduğu zamanlarda bu girişimleri yapmak, güvenilirliği sağlayabilmek, zamanında taahhüdü yerine getirebilmek, o dönemde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yapısında izolasyonlar ve ambargolar altında her türlü tecrit, insan haklarına aykırı her türlü uygulamaya maruz kalan bir ülkenin yolculuğunda Emek inşaat bir mihenk taşı olarak büyük hizmetler vermiş, büyük yatırımlar yapmıştır.

 

Ülkemizin en önemli inşaat şirketlerinden birisi olan Emek inşaat, ne üzücüdür ki projeden kaynaklanan bir hata yüzünden yıllarca Avrupa Birliği mahkemelerinde haksız yere yargılanmış, AB’nin kendi proje hatalarından dolayı Burhan Yetkili bu konuda çok derin üzüntüler yaşamıştır. Kendisi ile sürekli konuşuyor ve AB konusunda ne yapabileceğimizi istişare ediyorduk.

 

Burhan Yetkili bu ülkeye hem bir müteahhit olarak hem de belediye başkanı olarak büyük hizmetler vermiş bir değerimizdi. Bu duygu ve düşüncelerle Burhan Yetkili’yi rahmetle anar tüm aileye başsağlığı ve sabırlar dilerim.”

 

 

 

 

 

ÜSTEL: YETKİLİ, HAYATI BOYUNCA HEP ÇOK ÇALIŞMIŞ VE İNSAN SEVGİSİNİ HEP ÖN PLANDA TUTMUŞ BİR KİŞİ

 

Başbakan Ünal Üstel, törende yaptığı konuşmada, Burhan Yetkili’nin hayatı boyunca hep çok çalışmış ve insan sevgisini hep ön planda tutmuş bir kişi olduğunu söyledi.

 

Üstel şunları söyledi:

 

“Hem başarılı bir müteahhit hem de hakkaniyetli bir belediye başkanıydı. Burhan Yetkili en zor dönemlerde bir cesaret örneği göstererek Emek İnşaat’ı kurmuş ve ülkemizde inşaat sektöründe önemli hizmetlerde bulunmuştur. Aynı zamanda belediye başkanlığı döneminde Belediyeler Birliği’ni kurarak devletine hizmet etmiştir. Burhan Yetkili, yürüttüğü belediye başkanlığı süresince Ulusal Birlik Partisi rozetini bir kenara koyarak, Lefkoşa’ya unutulamaz katkılar sağlamıştır. Belediyeler Birliği Başkanlığı döneminde ise ülke belediyeciliğine değerli katkılarda bulunmuştur. Yarattığı eserleri asla unutmayacağız ve anısını her daim yaşatacağız. Kendisine bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum…Ruhu şad olsun…”

 

 

HARMANCI: BURHAN YETKİLİ LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ’NDE HALA DAHA SAYGI İLE YAD EDİLEN BİR İSİMDİR

 

Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı (LTB) Mehmet Harmancı, Merhum Burhan Yetkili’nin 1990’lı yıllarda Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı seçilmiş ve o dönemki uygulamalarıyla ülkedeki yenilikçi belediye yönetişim modellerini ortaya çıkarmış bir isim olduğunu kaydetti.

 

Yetkili’nin özellikle teknolojiyi kullanması anlamında Lefkoşa Türk Belediyesi’nde hala daha saygı ile yad edilen bir isim olduğunu belirten Harmancı şunları söyledi:

 

“Öncelikle bireysel olarak sevgili Yetkili ailesi benim de yakından tanıdığım bir aile, sevgili Cahit Yetkili ile aynı sınıfta olduğumdan ötürü küçükken evlerine çok girip çıktığım bir aile ama bugün elbette onu anarken bir se siyasi kimliği ile anmamız gerekiyor. Herkesin ifade ettiği gibi, bir müteahhitlik okulu gibi işler gören Emek İnşaat ama aynı zamanda da Kıbrıs Türkü’nün çetrefilli demokrasi yıllarında, 1990’lı yıllarda Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı seçilmiş ve o dönemki uygulamalarıyla da aslında ülkedeki yenilikçi belediye yönetişim modellerini ortaya çıkarmış bir isim. Özellikle teknolojiyi kullanması anlamında Lefkoşa Türk Belediyesi’nde hala daha saygı ile yad edilen bir isimdir. Bunun dışında bir başka özelliği daha vardı, bir sonraki seçimde aday olmaması ile ilgili.  Çok fazla gün yüzüne çıkmayan bir kısım var, o da belediye evleri meselesi. Belediye evleri meselesinde partisiyle belki de karşı karşıya gelerek aday olmamayı tercih etmiş ve belki de aslında Lefkoşa’nın tek kentsel dönüşüm anlamında oluşabilecek bugünkü iklimdeki mücadeleyi de maalesef bugünkü veremememize sahne olmuştur. LTB’nde o tarihten bu yana çalışan personele bugün dahi sorduğunuzda hem iş disiplini anlamında hem de uygulamaları anlamında Burhan Bey’i çok çok önemli bir yere koyar. O yüzden LTB olarak biz de O’na karşı ödevlerimizi bir tamam yerine getirmek istiyoruz. Teknik İşler Kentsel Tasarım Komisyonu’na önümüzdeki günlerde bir önerimiz olacak. O öneri ile birlikte Burhan Yetkili’nin isminin yaşayacağı Lefkoşa’da, kendi muhitine yakın bir noktada bir yer vermeyi düşünüyoruz. Umarım O’nun okulundan çıkan öğrenciler bundan sonra da şehirlerde en az onun kadar hizmet ederler. Saygı ve sevgi ile yad ediyorum.”

 

 

 

 

 

 

GÜRCAFER: BAZI İNSANLAR HAYATINIZDA ÇOK DERİN İZ BIRAKIR. BURHAN ABİ BÖYLE BİR İNSANDI

 

Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği (KTİMB) Başkanı Cafer Gürcafer, sevginin, saygının ne kadar önemli bir silah olduğunu, sorunları çözmede, sonuca gitmede bu iki değerin aslında ne kadar kıymetli olduğunu Burhan Yetkili’nden öğrendiklerini söyledi.

 

Bir çalışan ile yola çıkan KTİMB’nin, bugün ülkenin en büyük birliklerinden biri olmasında Burhan Yetkili’nin çok büyük emeği ve katkısı olduğunu belirten Gürcafer, “Bu birlikteliği Burhan abiye borçluyuz” diye konuştu.

 

Gürcafer şunları söyledi:

 

“Bu anlamlı günü aslında Burhan abinin seneyi devriyesinde yapmayı planlıyorduk ancak Türkiye’deki deprem olayı yaşandı, ondan dolayı ertelemek zorunda kaldık. Bizim için konuşmak çok kolay değil. Bir insanın saygınlığını ölçmek için, beyninizde, vicdanınızda bir ölçüm yaparsınız ve bu ölçümü yaparken o kişinin etrafındaki insanlara nasıl davrandığını esas alırsınız. Yeni tanıdığınız bir insanı değerlendirirken o insanla ilgili mevkii ve makamı gereği altında olan insanlara davranışını ölçü olarak alırsınız. İşte tam da böylesi bir durumda, ben 1990’lı yılların başında genç bir müteahhitken, 20’li yaşlarda, Burhan Abi ile tanıştım ve o tanışmada ilgimi çeken, yanında çalışan personele davranışı, kendi çalışanlarına talimat verirken gösterdiği şefkat, ağzından çıkan her kelime sevgiyle yoğrularak çıkıyordu. Attığı her adımı saygı ile yoğrularak atıyordu. Böylesi bir dönemde tanıştık. Ondan sonraki hayatımızda, her noktasında, her aşamasında bizlere bir şeyler öğretti. Bazı insanların hayatınızda çok derin bir yeri olur, bu insanlar hayatınızda çok derin bir izler bırakır. Burhan Abi, sevginin, saygının ne kadar önemli bir silah olduğunu, sorunları çözmede, sonuca gitmede bu iki değerin aslında ne kadar kıymetli olduğunu hepimize öğreten bir adamdı. Ben şahsen diyalog yolumu geliştirmeyi, diyalog yolu ile sorunlara çözüm bulmayı ve bunu yaparken sevgi, saygı çerçevesi içerisinde yapmanın ne kadar etkili olduğunu O’ndan öğrendim. Bu sürede inşaat sektörü olarak önümüze çok sorunlar çıktı ama O’nun sayesinde, O’nun önderliğinde hem eğitildik hem öğrendik hem sorunları çözdük hem de büyüdük. Bir çalışan ile yola çıkan KTİMB, bugün ülkenin en büyük birliklerinden biri olduysa bunda Burhan abinin çok büyük emeği ve katkısı vardır. Bu birlikteliği Burhan abiye borçluyuz.”

 

 

ADANIR: BURHAN BEY’DEN ÇOK KIYMETLİ ŞEYLER ÖĞRENDİM. ONU TANIMAKTAN ÇOK MEMNUNUM

 

Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (KTMMOB) Başkanı Tunç Adanır, üniversite yıllarında bir dönem Mehmet Kahveci ve Burhan Yetkili’nin direktörü olduğu Emek İnşaat’ta staj yaptığını ve kendilerinden çok kıymetli şeyler öğrendiğini kaydetti.

 

Adanır, Yetkili için, “. Burhan Bey çok sakin, çok sevecen ve bir şey söylemek istediğinde tane tane konuşan biriydi. İfade etmek istediği şeyi de çok net olarak ifade ederdi. Onu tanımaktan çok memnunum” dedi ve şöyle devam etti:

 

“Emek İnşaat aslında bir okuldur. Ben de üniversite yıllarımda ben de bir dönem Mehmet Kahveci ve Burhan Yetkili’nin yanlarında, Emek İnşaat’ta staj yaptım. Sonuçta inşaat sektöründe mimar, mühendis, müteahhit hepimiz bir paydaşız. Ortak noktada buluşan paydaşlarız. Mimar ve inşaat mühendislerinin de yetişmesinde en önemli katkı; inşaatta, şantiyede yaptığımız staj, aldığımız eğitimlerdir. O yüzden bu okuldan ben de geçtim. Burhan Bey ve Mehmet Bey’i de tanımakta çok mutlu oldum ve bana katkıları çok fazla oldu. Burhan Bey ile ayrıca sosyal hayatta da görüşüyorduk. Benim yaptığım birkaç projede de karşılaştık. Zannederim herkes aynı şeyleri söyleyecek. Burhan Bey çok sakin, çok sevecen ve bir şey söylemek istediğinde tane tane konuşan biriydi. İfade etmek istediği şeyi de çok net olarak ifade ederdi. Hatta bir proje ile ilgili ortam gerildiğinde o ortamda bile söyleminin içerisinde sadece kelimenin vurgusunu yapardı. Burhan Bey’den ben de kendi adıma gerçekten çok kıymetli şeyler öğrendim. Bundan dolayı da onu tanımaktan çok memnunum. Ruhu şad olsun.”

 

 

YETKİLİ: KARŞISINDAKİNE BİLGİSİNİ AKTARMAYI ÇOK SEVERDİ, CESARET VERİR, ÖZGÜVEN SAĞLARDI

Merhum Burhan Yetkili’nin kardeşi Merhum Hasan Yetkili’nin eşi Havva Yetkili, törende yaptığı konuşmada, Burhan Yetkli’nin mühendisliğe ve mühendislere çok değer veren bir kişi olduğunu söyledi.

Havva Yetkili, Burhan Yetkili’nin örnek bir kimse olduğunu kaydederek, “Karşısındakine bilgisini aktarmayı çok severdi, bu bilgileri aktarırken de asla karşısındakini küçümsemezdi. Aksine ona cesaret verir, özgüven sağlardı” dedi.

 

Havva Yetkili şöyle konuştu:

 

“Burhan Yetkili Merhum eşim Hasan Yetkili’nin abisiydi. Burhan Yetkili hem aileden abimiz aynı zamanda meslektaş olmamız hasebi ile meslek abimiz olarak yaşamımızda yer aldı. Bize yaklaşımı ve tavsiyeleri ile yaşamımızda çok derin ve çok anlamlı izler bıraktı. Burhan Abiyi çok değer verdiğimiz iki özelliği ile anmak istedim aslında. Hasan ile ikimizin her zaman örnek aldığımız özelliği; kendisinin mühendislik nosyonunu çok çok önde tutmasıydı. Hep bir mühendis olarak olaylara baktı. Mühendisliğe ve mühendislere çok değer verirdi. Karşısındakine bilgisini aktarmayı çok severdi, bu bilgileri aktarırken de asla karşısındakini küçümsemezdi. Aksine ona cesaret verir, özgüven sağlardı.1978 yılında, mezun olup Kıbrıs’a geldiğimizde Ercan Devlet Havaalanı yeni açılmıştı. Ercan’dan Güzelyurt’a ailelerimizin yanına giderken Lefkoşa Ortaköy’de Burhan abimizde bir mola verdik. Abim tabi çok sevindi ama bu sevincin arkasında başka bir neden de vardı. Biraz sonra elinde kocaman bir dosya ile geldi. ‘Oh ne güzel oldu mühendis oldunuz, artık benim yükümü alacaksınız. Ben müteahhitlikte çok yoğunum, proje yapamıyorum. Bu projeyi siz yapacaksınız’ dedi ve dosyayı verdi. Proje; Lefkoşa Dereboyu’nda 4 katlı apartman projesi. Önce eşim, ‘Aman abi biz daha tek katlı bina yapmadık, 4 katlıyı nasıl yapacağız’ dedi. Ben de işin sorumluluğundan korkmuş olacağım ki, ‘Abi işte bizim düğün var, düğüne hazırlanacağız, falan’ derken, ‘yaparsınız, yaparsınız. Siz İstanbul Teknik Üniversitesi’ni bitirip geldiniz, işin zoru oydu, bundan sonraki zor değil. Size verdiğim dosyada, benim örnek bir projem var. Siz o projeye bakın, anlamadığınız yerleri de bana sorun ve bu projeyi yapın. Düğünden önce de yapın’ dedi. Hiçbir sorumuzu yanıtsız bırakmadı ve neticede biz o projeyi düğünden önce bitirdik. Burhan Yetkili ve Mehmet Kahveci, inşaat mühendisi olarak bu şirketin temelinde çok büyük emekleri vardır. Üçüncü ortak olarak da Turan Kaynak. Piyasada bilinen adı ile ‘Kulaksız Turan’ O da engin bir şantiye tecrübesi ile bilgisi ile şantiyelerde fırtına gibi eserdi. Emek İnşaat o dönem biz genç mühendisler için bir okuldu. Emek İnşaat’ta çalışan arkadaşlar edindikleri bilgi ve tecrübe ile daha sonra kendi şirketlerini kurdular. Ülkemizde de çok iyi işler başardılar. Burhan abimizin ruhu şad olsun.”

 

YILMAZTÜRK: BURHAN BEY, ÜLKESİNİ ÇOK SEVEN, GERÇEK BİR VATANSEVER AMA AYNI ZAMANDA DİYALOĞU HİÇ BIRAKMAYAN BİRİYDİ

 

Yapımcı-Yönetmen Serra Yılmaztürk, Merhum Burhan Yetkili’nin meslek çıkarlarını toplum çıkarlarının önüne geçmeyecek şekilde davranan, bu farkındalığı oluşturması, sanata değer veren bir insan olması, iş veren olarak herhangi bir cinsiyet ayrımı yapmadan sadece liyakat sahibi kişilerle çalışmayı seçen bir kimse olduğunu kaydetti.

 

Burhan Yetkili’yi tanımış olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Yılmaztürk şunları kaydetti:

 

“Burhan Bey ile benim tanışmam KTİMB’nin tarihçesini üç bölümde anlattığımız ‘Yapıcılıktan Müteahhitliğe’ Belgeselini hazırlarken oldu. Çok zorlandım, hiçbir kayıtlı materyal bulamadım. Sözel tarih gibi olurken Burhan Bey ile tanıştım. Gerçek bir beyefendiydi. Hazine bulmuş gibi oldum çünkü çok titizlikle tuttuğu inanılmaz bir arşiv vardı. O arşivden ne zaman yardım istesek hiç çekinmeden, yoksunmadan bize yardım etti. Bu belgeseli yaparken Burhan Bey’in bu toplumda ne kadar çok insana dokunduğunu ne kadar değerli olduğunu, dürüstlüğünü, başarısını, ne kadar eğitimli bir insan olduğunu ve bu eğitimi kendisine saklamak değil, gençlerle nasıl paylaştığını, onlara nasıl inisiyatif verdiğini, birlikte çalışmanın değerini nasıl bildiğini gördüm. KTİMB’nin ilk başkanlarından olması, sonra da yönetim kurulunda verebildiği bütün desteği vermesi, meslek çıkarlarını hiçbir zaman toplum çıkarlarının önüne geçmeyecek şekilde davranması, bu farkındalığı oluşturması, sanata değer veren bir insan olması, iş veren olarak herhangi bir cinsiyet ayrımı yapmadan sadece liyakat sahibi kişilerle çalışmayı seçen, gerçekten tanıdığıma çok memnun olduğum bir insan. Cafer Bey, ‘bu belgeseli yapar mısın? Diye sorduğunda çok heyecanlandım. Çünkü 3 ay gibi kısa bir sürede nasıl gereken değeri verebilirim diye endişelendim. Burhan Bey, ülkesini çok seven, gerçek bir vatansever ama aynı zamanda diyaloğu hiç bırakmayan, aynı adada olduğumuz için ne iş birliğini ne ortak çalışmayı bırakmayan bir kişiydi. Bizim hakikaten bu değerleri sahiplenmemiz gerektiği bir zaman dilimindeyiz. İnsanlık çok zor bir zamandan geçiyor. Bu belki de böyle bir dönemde ayrıca önemli hepimiz için. Söylenecek çok şey var ama bir şey var ki benim için çok önemli. Burhan Yetkili belgeselinin kurgusunu yaptıktan sonra montajı yapan genç arkadaşımız; ‘Bizim ülkemizde bu kadar değerli insanlar varken neden biz onları okullardan öğrenmiyoruz’ dedi. Bu belgesel kesinlikle bir güzelleme değil. Dokunduğu onca insandan ulaşabildiğimiz birkaç insanın anlattıkları. Burhan Bey, belediye başkanlığından 2 dönem sonra, seçimi kaybeden belediye başkanı, seçimi kazanan belediye başkanına görev devir teslimini yapmıyor. Buran Bey bunu farkediyor, yeni seçilen belediye başkanını ziyaret ediyor ve tüm arşivini paylaşıyor. Yapılmış projeler, devam eden projeler ve bu projelerle ilgili kimlerle görüşüldü, ayrıntılarına kadar bilgiler aktarıyor. Çok kıymetli bir insandı.”

 

 

DAÜ’de rektörlük görev devir teslimi yarın

Rektör Vekili Tümer, görevi Kılıç’a devredecek

Gazimağusa, 23 Ekim 23 (TAK): Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde rektörlük devir teslimi yarın gerçekleşecek.

Cuma günü yapılan seçime tek aday olarak giren ve yüzde 88.54 oranında güvenoyu alan Prof. Dr. Hasan Kılıç’ın ismi bu sabah DAÜ Senatosu tarafından rektör adayı olarak DAÜ Vakıf Yöneticiler Kuruluna önerildi.

Bunun ardından Vakıf Yöneticiler Kurulu da saat 11.30’da toplandı.

DAÜ Halkla İlişkiler ve Medya Müdürlüğü ise, yarın saat 09.30’da Prof. Dr. Hasan Kılıç’ın, rektörlük  görevini vekaleten yürüten Prof. Dr. Mustafa Tümer’den görevi törenle devralacağını bildirdi.

DAÜ REKTÖR VEKİLİ PROF. DR. MUSTAFA TÜMER’DEN PROF. DR. ÜLKER VANCI OSAM’A TEŞEKKÜR PLAKETİ

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Rektör Vekili Prof. Dr. Mustafa Tümer,
emekli olan DAÜ eski Rektör Vekili Prof. Dr. Ülker Vancı Osam’a teşekkür
plaketi takdiminde bulundu. Prof. Dr. Tümer’in makamında düzenlenen plaket
takdim töreni, 23 Ekim 2023 Pazartesi günü, saat 10:00’da gerçekleşti. Prof. Dr.
Tümer, törende 2000 – 2023 yılında DAÜ’de önemli görevler üstlenen Prof. Dr.
Osam’a hizmetlerinden dolayı teşekkür etti. Prof. Dr. Osam da vefa duygusunun
önemine dikkat çekerek, bunun bir bayrak yarışı olduğunu ve artık bayrağı
teslim ettiklerini kaydetti. Prof. Dr. Osam, ihtiyaç duyulması halinde her zaman
desteğe hazır olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Tümer de DAÜ’yü hep birlikte
güzel günlere taşıyacaklarını ifade etti.
Prof. Dr. Ülker Vancı Osam’ın DAÜ’de Üstlendiği Görevler
15 Eylül 2000 tarihinde DAÜ Eğitim Fakültesi, Yabancı Diller Eğitimi
Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalışmaya başlayan Prof. Dr. Ülker Vancı
Osam, 14 Nisan 2003 – 23 Haziran 2003 tarihleri arasında Lisansüstü Eğitim,
Öğretim ve Araştırma Enstitüsü Müdürü olarak görev yaptı. 23 Haziran 2003 –
26 Şubat 2004 tarihleri arasında Öğrenci İşlerinden Sorumlu Rektör Yardımcısı
olarak görev yapan Prof. Dr. Ülker Vancı Osam, 11 Eylül 2009 – 15 Ekim 2009
tarihleri arasında DAÜ Rektör Vekili ve 16 Ekim 2009 – 14 Ekim 2014 tarihleri
arasında Sosyal ve Kültürel İşlerden Sorumlu Rektör Yardımcılığı görevlerinde
bulundu. 2 Mart 2015 – 1 Mart 2019 tarihleri arasında DAÜ Eğitim Fakültesi
Dekanı olarak görev yapan Prof. Dr. Osam, 1 Mart 2019 tarihinden itibaren
DAÜ Eğitim Fakültesi, Yabancı Diller Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi olarak
görevini sürdürdü ve 30 Eylül 2023 tarihinde emekli oldu.

Yediot Ahronot: “Netanyahu ile İsrail ordusu arasında güven krizi var”

 İsrail basını, Başbakan Binyamin Netanyahu ile İsrail ordusu arasında güven krizi bulunduğunu, bu durumun Gazze savaşında ortak karar almayı zorlaştırdığını bildirdi.

Yediot Ahronot gazetesi, İsrailli siyasi ve askeri yetkililere dayandırdığı haberinde, Gazze’ye kara harekatı yaklaşırken Hamas’ın elindeki İsrailli esirlere ilişkin bir çıkmazla karşı karşıya kalındığını ve “hükümetin temel konularda mutabakata varmakta zorluk yaşadığını” yazdı.

Haberde, “Netanyahu’nun, olup biten her şeyin (Hamas’ın İsrail’e karşı 7 Ekim’de başlayan saldırıları) sorumluluğunun üst düzey İsrail ordusu yetkililerinde olduğuna inandığı ve onlara kızgın olduğu söyleniyor.” ifadelerine yer verildi.

Hamas’ın 20 Ekim’de 2 ABD’li esiri serbest bırakmasının ardından, ABD’nin, diğer esirler konusunda da ilerleme kaydedilebilmesini istediği belirtilen haberde, bu nedenle Gazze’ye yönelik kara harekatının ertelenmesi için ABD yönetiminin İsrail’e baskı yaptığı ifade edildi.

Gazetenin haberine göre, ABD Başkanı Joe Biden, “rehine meselesiyle ilgilenmenin, kara harekatı dahil olmak üzere diğer tüm eylemlerden öncelikli olduğuna” inanıyor.

İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari’nin dün yaptığı açıklamasındaki, “Siyasi iradenin kararı doğrultusunda bir sonraki aşamaya (kara harekatı) geçeceğiz.” ifadelerine işaret edilen haberde, “Bu, İsrail ordusundaki üst düzey yetkililerin, karar verme sorumluluğunu hükümete, özellikle de Başbakan’a devretme yoludur.” değerlendirmesinde bulunuldu.

Haberde ayrıca, “kara harekatının zamanlaması konusundaki tartışma bir yana, Netanyahu ile İsrail ordusu arasında güven krizinin ortaya çıktığına” dikkat çekilerek, bu krizin, “7 Ekim’de İsrail’e verilen büyük zarara ek başka bir zarar oluşturduğu” ifade edildi.

– “Toplumda birlik var, ancak hükümet ve ordunun tepesinde durum farklı”

İsrail’in “etkili bir yönetime sahip olmadığı” kaydedilen haberde, şu tespitler paylaşıldı:

“Bu (kriz), savaşa odaklanmayı ve karar almayı zorlaştırıyor. İsrail’in artık, misyonuna odaklanmış etkili bir liderliğe ihtiyacı var. Siyasi ve askeri yetkililerin ifadelerine göre, hükümet, gündemdeki temel konulara ilişkin mutabakata varılacak kararlar almakta zorluk yaşıyor.

Geçen hafta Netanyahu, İsrail ordusu ve Savunma Bakanı (Yoav) Gallant’ın tavsiyesine rağmen, kuzeyde (Lübnan sınırı) caydırıcı bir harekat yapılması kararını engelledi. Ancak Netanyahu bu iddiayı yalanladı. Tartışmanın merkezinde, ABD’nin İsrail’den, Lübnan’a yönelik caydırıcı bir saldırıdan kaçınmasını talep etmesi yer alıyordu. Amerikalılar talebe cömert bir askeri yardım paketi eklediler; Lübnan açıklarına iki uçak gemisi yerleştirildi ve Hizbullah’ın savaşı başlatması halinde İsrail ordusunu destekleme taahhüdünü verildi.”

Haberde ayrıca, “Gazze’deki savaş İsrail toplumunda geniş bir fikir birliği oluşturdu ancak hükümet ve ordunun tepesinde durum farklı. yorumu yer aldı.

Öte yandan, Haaretz gazetesi de dünkü haberinde, “Netanyahu, Hamas’ın 7 Ekim’deki saldırısını tahmin edememenin sorumluluğundan kaçmaya ve bu sorumluluğu orduya yüklemeye çalışıyor.” eleştirisine yer verilmişti.

Töre, yeni Ercan Havalimanı’nı ziyaret etti

 Cumhurbaşkanı Vekili Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, yeni Ercan Havalimanı’nı ziyaret etti.

Cumhuriyet Meclisi’nden verilen bilgiye göre, Ercan’da Töre’yi karşılayan T&T Havalimanı İşletmeciliği Genel Müdürü Serhat Özçelik ve Genel Müdür Yardımcısı Şevki Turanlı, Töre’ye bilgiler verdi.

Töre, Ercan’da yaptığı açıklamada, yeni havalimanının KKTC’de dev bir yatırım olduğunu ve marka haline geldiğini söyledi.

Yapılan yatırımın KKTC’nin önünü açacak bir yapı olduğunu ifade eden Töre, zaman zaman yapılan bazı eleştirilerin bu yatırımı görmezden gelmek anlamına geldiğini belirtti.

Konuşmasında Anavatanın desteğinin önemine vurgu yapan Töre, Ercan Havalimanı’nın çağdaş görünümü ve altyapısıyla dünyaya açılma noktasında olduğunu kaydetti.

Uçuşların artacağına olan inancını dile getiren Töre, “Gelecek KKTC’nin olacak” dedi.