Archives Ekim 2023

Polis Genel Müdürlüğü 145 erkek polis memuru istihdam edecek

Polis Genel Müdürlüğü 145 erkek polis memuru istihdam edecek.

Polis Genel Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, 3 Kasım 2023 itibarıyla 18 yaşını tamamlamış ve 30 yaşını geçmemiş KKTC vatandaşı, lise veya dengi okul mezunu, askerlik hizmetini yerine getirmiş ve açıklanan diğer koşullara uyan kişiler münhal kadrolar için 30-31 Ekim, 1,2,3 Kasım tarihlerinde mesai saatleri içerisinde Polis Genel Müdürlüğünün resmi web sitesinden veya İlçe Polis Müdürlüklerinden temin edecekleri “başvuru formunu” doldurup, eklenecek evraklarla birlikte İlçe Polis Müdürlüklerine şahsen başvuru yapabilecek.

Polis Hizmetleri Komisyonu tarafından 7-8-9 Kasım tarihlerinde Dikmen’de yer alan Polis Özel Harekat Müdürlüğü’nde müracaatçıların başvuruları aranan koşullara uygunluk bakımından değerlendirilecek; boy ve kilo ölçümleri yapılarak başvuruların kabulü gerçekleştirilecek.

Başvurusu kabul edilen lise ve dengi okul mezunları 11 Kasım Cumartesi günü yeterlilik sınavına  tabi tutulacak; lise mezuniyeti üstünde mezuniyeti bulunanlar ise yeterlilik sınavından muaf olacak.

Yeterlik sınavında başarılı olanlar ile Yeterlik Sınavından muaf olanlar 18 Kasım Cumartesi günü İngilizce sınavına katılacak.

İngilizce sınavında da başarılı olan müracaatçılar, 23-24-25 Kasım tarihlerinde Dikmen Polis Özel Harekat Müdürlüğü’nde spor sınavına tabi tutulacak.

Ardından spor sınavında başarılı olanlar yarışma sınavının 2 Aralık Cumartesi günü yapılacak yazılı ve 7-8-9-10 Aralık tarihlerinde yapılacak sözlü bölümüne katılacak.

Başvuru koşulları, başvuru için gereken belgeler ve diğer detaylarla ilgili bilgilere http://www.polis.gov.ct.tr  adresinden ulaşılabiliyor.

Sağlık Bakanı Dinçyürek İstanbul’da düzenlenen 9. Türk Tıp Dünyası Kurultayına katılıyor

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, İstanbul’da düzenlenen 9. Türk Tıp Dünyası Kurultayına katılmak üzere adadan ayrıldı.

Bakanlık açıklamasına göre, bugün başlayan ve 22 Ekim Çarşamba gününe kadar sürecek kurultay “sağlıkta yapay zeka” ana temasıyla Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ve TC Sağlık Bakanlığı ev sahipliğinde düzenleniyor.

Dünyanın birçok ülkesinden sağlık bakanları ve bilim insanlarının katıldığı kurultayda Bakan, Dinçyürek’in çeşitli temaslarda bulunması bekleniyor.

Bakan Dinçyürek, temasları çerçevesinde TC Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile iki ülke arasındaki sağlık iş birliği protokollerinin hayata geçmesi için gerekenleri ve eylem planlarını görüşecek.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kazakistan Astana Kadın Hentbol Takımı’nı kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, hazırlık maçları ve antrenmanlar yapmak için ülkede bulunan Kazakistan Süper Ligi’nde mücadele eden Astana Kadın Hentbol Takımı’nı kabul etti.

 Kabulde, Kazakistan Astana Kadın Hentbol Takımı Teknik Direktörü ve oyuncularına, Hentbol Federasyonu Başkanı Ediz Arıkan, Hentbol Federasyonu Üyesi Işılay Ever ve Sertaç Bozatlı eşlik etti.

 Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, kabulde yaptığı konuşmada, Kazakistan’dan gelen kadın hentbol takımını ülkede görmenin ve ağırlamanın mutluluğunu yaşadığını söyledi. 

 Cumhurbaşkanı Tatar, yurt dışından gelen bir takımın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde antrenman ve maçlar yapmasının bir sporda bir açılım olduğunu belirterek, gözlemci üye olunan Türk Devletleri Teşkilatı aracılığıyla karşılıklı olarak organizasyonlarda yer alınmasının önemine vurgu yaptı.

 Cumhurbaşkanı Tatar, sporda ambargoların kırılması ve gençlerin uluslararası sporcularla müsabaka yapmaları için çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

 

-Arıkan

Hentbol Federasyonu Başkanı Ediz Arıkan da konuşmasında Türk Devletler Teşkilatı’na gözlemci üye olunmasının ardından sporda Türk devletleri ve Azerbaycan ile bir yakınlaşma olduğunu belirterek, temasların kurulmaya başlandığını söyledi.

 Hentbol Federasyonu Başkanı Arıkan, imkan sağlanması durumunda Türk Devletleri’nin yer aldığı organizasyonların düzenlenebileceğini kaydetti.

BİRİ TUTUKLU, DİĞERİ TUTUKSUZ YARGILANACAK

Lefkoşa’da meydana gelen fuhuşa teşvik suçundan tutuklanan Nijeryalı zanlı Adeniwura Bilikusu Oduborısa ile operasyon esnasında ülkede kaçak yaşam sürdüğü ortaya çıkan Okoli Nıgerian bugün yeniden mahkemeye çıkarıldı.

Lefkoşa Adli Şube’de görevli polis memuru Birtan Başaran, duruşmada olguları aktardı. Polis, 15 Ekim 2023 tarihinde saat 15.00 raddelerinde Ortaköy bölgesinde Düzce Sokakta bulunan bir apartman dairesi içerisinde Adeniwura Bilikusu Oduborısa’nın (K-29-Nijerya-Öğrenci) kendisini ve yanında bulunan M.A.Y. (K-25- Nijerya) ile JO.E.’nin (K-22-Nijerya) cinsel birliktelik yaşamaları için Y.Y ile (E-25-TC) 400 TL’ye anlaşma yapıp para karşılığında fuhuşa teşvik ettiğini söyledi. Polis, alınan ihbar üzerine söz konusu adrese gidildiğini, polis ekibi kapıda beklediği esnada içerideki kilitli odadan çıkan aynı evde sakin kadın bir şahsın çığlık atarak kapıya geldiğini ve yanındaki erkek şahsın camdan atladığını söylediğini aktardı. Polis memuru, ikinci kattan atlayıp düşen zanlının apartmanın otopark kısmında tespit edilip, ambulansa bilgi verildiğini açıkladı. Polis, düşme sonucu vücudunda kırıklar oluşan Okoli Nıgerian’ın tedavisinin ardından 6 saatte taburcu edildiğini, daha sonra Adeniwura Bilikusu Oduborısa ile birlikte gözaltına alındığını söyledi.

Polis her iki zanlının da mahkemeye çıkarılarak, haklarında 3 gün tutukluluk emri alındığını söyledi. Polis, zanlı ile fuhuşa teşvik edilen iki kadının suçlamaları kabul etmediğini ancak erkek şahsın ifadesinde cinsel birliktelik için para karşılığında anlaşma yaptıklarını itiraf ettiklerini söyledi. Polis, zanlı Adeniwura Bilikusu Oduborısa’nın öğrenci olduğunu, zanlı Okoli Nıgerian’ın ise ülkede kaçak yaşam sürdüğünü belirterek, teminat talep etti.

Huzurunda verilen şahadeti değerlendiren Yargıç Zehra Yalkut Bilgeç, Adeniwura Bilikusu Oduborısa’nın 10 bin TL nakit teminat yatırması ve yurt dışına çıkış yasağı şartı ile tutuksuz yargılanmasına emir verdi. Okoli Nıgerian is 10 günü aşmayacak süreyle cezaevine gönderildi.  (Kamalı Haber)

Berova, Rekabet Kurulu Başkanı Üstünel ve kurul üyelerini kabul etti

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Rekabet Kurulu Başkanı Mustafa Üstünel ve kurul üyelerini kabul etti.

Bakanlık açıklamasına göre, kabulde Maliye Bakanlığı Genel Koordinatörü ve Merkezi İhale Komisyonu (MİK) Başkanı Salih Canseç de hazır bulundu.

-Üstünel: “Bütçede ayrılan pay günümüz koşullarında yetersiz”

KKTC Rekabet Kurulu Başkanı Mustafa Üstünel kabulde yaptığı konuşmada, Maliye Bakanlığı’nın, Rekabet Kurulu’nun paydaşlarından biri olduğunu dile getirdi ve  ziyareti gerçekleştirmelerinin bir nedeninin nezaket, diğer nedeninin ise kurulun çalışmaları hakkında Maliye Bakanı Berova’ya bilgi vermek olduğunu söyledi.

Rekabet Kurulu’nun uzun bir süre yoğun bir tempoda çalıştığını, nisan ayı itibarı ile de alanlarında uzman isimlerle kurul üyelerininsayısının  5’e tamamlandığını belirten Üstünel, ancak bir takım sıkıntıların devam ettiğini söyledi.

Üstünel, özellikle bütçede ayrılan payın günün koşullarında yetersiz kaldığını ve Teşkilat Yasası’nın olmamasından kaynaklanan sorunların aşılmasının elzem olduğunu belirtti.

Üstünel, eksikliklerin giderilmesi ile Rekabet Kurulu’nun layık olduğu konuma taşınmasını ve daha verimli hizmet vermeyi amaçladıklarını kaydetti.

-Berova: “Kurulun önemli bir rolü var”

Maliye Bakanı Özdemir Berova da KKTC Rekabet Kurulu’nun ciddi görev, yetki ve etkinlikleri bulunduğunu ifade etti ve kurulun hem rekabet şartlarının oluşturulmasında, hem de ihaleler sürecinde itiraz makamı olması vesilesi ile önemli bir rolü olduğunu söyledi.

Rekabet Kurulu’nun itiraz süreçleri ve bu itirazların akabinde birtakım ihalelerde gecikmeler yaşanması, iptaller olmasının kamu maliyesini de sıkıntıya uğrattığına  dikkati çeken Berova, bu açıdan Rekabet Kurulu ve Merkezi İhale Komisyonu’nun usul ve esaslar çerçevesinde sıkı bir işbirliği içinde çalışması gerektiğini belirtti.

Ülke mali kaynaklarının sınırlı olması vesilesiyle bir takım düzenlemeler için adım adım ilerlendiğini kaydeden Berova, yasanın gerektirdiği şekilde başkan ve kurul üyelerinin atanmış olmasının önemli bir adım olduğunu kaydetti.

GARDİYANOĞLU: “KAYIT DIŞI EMLAKÇILIĞIN ÜZERİNE GİTMEYE KARARLIYIZ”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Kıbrıs Türk Emlakçılar Birliği’nin misafiri olarak ülkemizde temaslarda bulunan Mersin Emlakçılar Odası heyetini kabul etti.
Mersin Emlakçılar Odası Başkanı ,Türkiye Emlak Müşavirleri Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Sinan Canpolat, Mersin’de yasal olarak faaliyet gösteren Emlakçıları ,KKTC’de ki emlakçılar ile bir araya getirerek gayrimenkul alışveriş köprüsünü kurup iki ülkenin de karşılıklı çalışmalar sağlamak için buraya geldiklerini anlattı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu da konuşmasında her sektörde olduğu gibi kayıt dışı emlakçılığın üzerine gitmekte kararlı olduklarını dile getirdi.Kayıtdışılık sorununun ülkede önemli bir yer tuttuğunu dile getiren Bakan Gardiyanoğlu, turizm sektörünün ağırlıklı olduğu bir ülkede bu tür bir imajın hoş olmadığını söyledi. Gardiyanoğlu yapılacak olan hizmet bedellerinin ülkede kalması için örgütlerle istişare içinde çalışacaklarını kaydetti.
GARDİYANOĞLU: “HALKA HİZMET İÇİN GELDİK YANLIŞLARIN ÜZERİNE KARARLILIKLA GİDECEĞİZ”
Gardiyanoğlu “Amaç sürdürülebilir ayakları üzerinde duran bir KKTC bırakmaktır. Biz halka hizmet için geldik. Gördüğümüz yanlışların üzerine kararlılıkla gideceğiz.” İfadelerini kullandı.

Pakistan, Gazze’ye ulaştırılmak üzere 100 ton insani yardım gönderdi

Pakistan Dışişleri Bakanlığı, mevcut insani durum göz önünde bulundurularak, İslamabad’ın Gazze’deki Filistinli kardeşlerine ulaştırılmak üzere 100 ton yardım gönderdiğini açıkladı.

Pakistan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, tıbbi malzeme, çadır ve battaniyeden oluşan 100 tonluk insani yardım taşıyan uçağın İslamabad’dan Mısır’a doğru hareket ettiği belirtildi.

Açıklamada, insani yardımların Mısır üzerinden Gazze’deki Filistin halkına gönderileceği kaydedildi.

TÖRE, DENİZLİ’DE KONFERANS VERDİ

Türkiye’nin Denizli ilinde temaslarda bulunan Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Pamukkale Üniversitesi’nde konferans verdi.
Üniversitenin Hüseyin Yılmaz Kongre Merkezi’nde gerçekleşen konferansta Denizli İl Yöneticileri, Türk Eğitim Sen üyeleri, Üniversite Akademik kadrosu ve öğrenciler yer aldı.
Konferansta ayrıca KKTC’nin İzmir Başkonsolosu Ayşe Volkan İnanıroğlu da hazır bulundu.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunması ile başlayan konferansın açılış konuşmalarını Türk Eğitim-Sen Denizli Şube Başkanı Fehmi Söylev ve Pamukkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kutluhan yaptı.
Ardından Kıbrıs Türkünün verdiği varlık mücadelesini anlatan film gösterildi.
Daha sonra kürsüye gelen Başkan Töre, konuşmasında adada Kıbrıslı Türklerin varlığı ve gösterdiği mücadeleyi anlatırken Osmanlı’dan sonra uzun yıllar Türk askerinin adaya gelmesinin beklendiğini 1974 Temmuz’unda bir şafak vaktinde yeniden Mehmetçiğe kavuştuklarını ifade etti.
Mutlu Barış Harekatında emeği geçen, dönemin hükümet yetkilileri başta olmak üzere Mehmetçik ve mücahitleri şükranla anan Töre, Harekat ile Kıbrıs Türkünün yeniden hayat bulduğunu, Cumhuriyetin kurulmasına kadar giden yolun başlangıcı olduğunu söyledi.
İki taraf arasında bugüne kadar devam eden federasyon görüşmelerinden bir sonuç alınamadığına işaret eden Töre, bugün gelinen noktada iki ayrı devlet çözümünden başka bir çözüm yolunun görülmediğini belirtti.
Kıbrıs sorununun sadece Kıbrıslı Türklerin değil bütün Türk milletinin milli bir davası olduğuna değinen Töre, Kıbrıs Türklerinin Türk milletinin bir parçası olduğunu ifade etti.
Töre, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin İngilizlerin, Fransızların Rumların veya Birleşmiş Milletlerin hediyesi olmadığını, devletin şehitlerin ve gazilerin emaneti olduğuna dikkat çekerek: “Onlara ihanet edemeyiz” dedi.
Konuşmasında Gazze’de yaşanan gelişmelere de değinen Töre, İsrail’in işlediği insanlık suçlarına devam etmesi karşısında insan hakları savunuculuğu ile övünen uluslararası kuruluşların sessiz kalmaması gerektiğini belirtti.
Filistinlilerin maruz kaldığı insanlık dışı muameleye bakıldığında Kıbrıs Türklerinin bir Anavatanı olmasından dolayı ne kadar şanslı olduklarının görüldüğüne değinen Töre, Kıbrıs Türk halkının Filistin halkına yapılan zulmün karşısında olduğunu kaydetti.
Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmeleri de değerlendiren Başkan Töre, KKTC’nin ve Türkiye’nin mavi vatandaki varlığından rahatsız olan çevreler olduğunu, bölgedeki haklarımızdan taviz vermeden kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi.
Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde bölgesinde ve dünyada büyük bir güç haline geldiğini vurgulayan Töre, Türk yüzyılını inşa etmek için Anavatan ile el ele yürümeye devam edeceklerini ve kendileri için en büyük olanın Türkiye olduğunu belirtti.
Başkan Töre konuşmasının sonunda Türk Eğitim-Sen ve Üniversite yönetimine teşekkür ederken Denizli halkına da selamlarını iletti.

GÜNEY KIBRIS’A ÖZEL BİRLİK

Almanya’nın Güney Kıbrıs’a özel kuvvetlerden oluşan bir ekip gönderdiği haber verildi.

“Philenews” haber sitesi, Alman haber ağı RND’ye dayandırdığı haberinde, Almanya’nın Güney Kıbrıs’a hazır durumda bekleyecek özel kuvvetlerden oluşan bir ekip gönderdiğini ve ekibin misyonunun Orta Doğu’daki krizin tırmanması durumunda Alman vatandaşları ve diplomatik personeli tahliye etmek olacağını kaydetti.

Haberde, ekibin rehinelerin serbest bırakılması konusunda uzman olduğu da ifade edildi.

İsrail’de Alman pasaportuna sahip yaklaşık 100 bin İsraillinin yaşadığı belirtildi.

Öte yandan Hamas’ın şu an 8 Alman’ı rehin tuttuğu belirtilen haberde, özel kuvvetlerden oluşan ekibin herhangi bir faaliyet için önce Alman Parlamento Komitesinden onay alması gerektiği vurgulandı.

Özcanhan yarın son yolculuğuna uğurlanacak

Hayatını bugün kaybeden duayen gazetecilerden Özcan Özcanhan, yarın bazı basın örgülerinin düzenleyeceği ortak anma töreniyle son yolculuğuna uğurlanacak.

86 yaşında bu sabah hayatını kaybeden Özcanhan için saat 11.00’de Lefkoşa’nın Göçmenköy bölgesindeki Kıbrıs Türk Spor Yazarları Derneği lokalinde anma töreni yapılacak.

Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği’nin (KTGB) kurucularından ve başkanlarından, Kıbrıs Türk Spor Yazarları Derneği (KTSYD) kurucularından ve ilk başkanı, Dış Basın Birliği kurucularından ve başkanlarından, Futbol Hakemleri Derneği başkanlarından olan Özcanhan için Spor Yazarları Derneği’nde yer alacak törende, konuşmalar yapılacak, tabutuna çiçekler bırakılacak.

-KTGB’den mesaj

Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği, Özcan Özcanhan’ın vefatı nedeniyle yayımladığı mesajda, Kıbrıs Türk basını için büyük kayıp olduğunu vurguladı ve duyulan üzüntüyü ifade etti.

Özcan Özcanhan’ın kurucu üyelerinden olduğu KTGB’nin lokalinin bulunduğu arazinin alınmasında öncü rol oynadığı, 1997-98 yıllarında birliğin başkanlığını yaptığı ve Kıbrıs Türk basınında, futbol ve mücadele tarihinde unutulmayacak bir yeri olduğu vurgulanan açıklamada, “Özcan abimizi sonsuzluğa uğurlarken O’nun yaşamı boyunca mesleğimize tutkusunu örnek alacak, anılarını yaşatacağız. Ruhu şad olsun” denildi.

KTGB mesajında, üyeler yarın saat 11.00’de KTSYD’de düzenlenecek törene katılmaya çağrıldı.

-Haber Kameramanları Derneği

Haber Kameramanları Derneği Yönetim Kurulu da yaptığı açıklamadai Özcanhan’ın vefatının basın camiasında büyük bir kayıp olduğu vurgulandı.

Açıklamada, “Çalışmaları örnek alınacak bir değeri daha kaybetmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz” denilerek Özcanhan’ın Kıbrıs Türk basınında unutulmayacağı kaydedildi.

ERTUĞRULOĞLU ÖĞRENCİLERLE BULUŞTU

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) Uluslararası İlişkiler Bölümü birinci sınıf öğrencileriyle bir araya geldi.

Dışişleri Bakanlığı’ndan verilen bilgiye göre, Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, UKÜ Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sertaç Sonan’ın eşlik ettiği öğrencilere Kıbrıs konusunda bilgi verdi, son durumu anlattı, öğrencilerin sorularını yanıtladı.

SİTA Kuzey Kıbrıs Zirvesi Yapıldı.

İklim Siyasal ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi SİTA’nın düzenlediği, Yeşil Barış Hareketi, Biyologlar Derneği ve GİKAD’ın katkıları ile gerçekleştirilen SİTA Kuzey Kıbrıs İklim Zirvesi yapıldı.
Ülke siyasetinin zirvedeki isimlerinin katılımı ile gerçekleştirilen Zirve’de ; Lefkoşa İklim Sözleşmesi imzalandı, sunumlar gerçekleştirildi ve KKTC 1. İklim ve Çevre Ödülleri sahiplerini buldu.
Zirvede Lefkoşa İklim Sizleşmesi de İmzalandı.
“İklim krizinin ülkedeki etkilerini gözler önüne sermek, ülkesel önleme ve uyum stratejilerinin belirlenmesine katkı sağlamak, acil önlem planlarının oluşturulmasına zemin hazırlamak ve sivil toplum kuruluşları ve toplumla karar vericileri eyleme geçirmek” amacıyla düzenlenen Zirvede, “Lefkoşa İklim Sözleşmesi” imzalandı.
Başbakan ve UBP Genel Başkanı Ünal Üstel, Başbakan Yardımcısı ve DP Başkanı Fikri Ataoğlu ve Ana Muhalefet Partisi Lideri ve CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman etkinlikte imza koyarken YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı, Kazakistan Ziyareti nedeni ile İklim Sözleşmesi’ne bir gün önce imza atmıştı. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da sözleşmeyi destekçi olarak imzaladı.
İmzalanan Lefkoşa İklim Sözleşmesinde şu maddeler yer alıyor.
SITA KUZEY KIBRIS İKLİM ZİRVESİ
LEFKOŞA İKLİM SÖZLEŞMESİ
18 EKİM 2023, LEFKOŞA
Bizler, İklim Krizinin yönetilmesi ve tedbir alınması gereken bir sorun olarak kabul eden taraflar olarak, bugün alacağımız önlemlerin yarınlarımızı şekillendireceğinin bilinci ile ;
1. İklim Krizi ile Mücadele konularında ortak akılla çalışmayı,
2. Doğamızın, ormanlarımızın ve su kaynaklarımızın korunması adına gerekli tedbirleri zaman kaybetmeden almak için ihtiyaç duyulan tüm adımları atmayı,
3. Devletin tüm bakanlıkları ve kurumlarında iklim krizinin gerekliliklerinin gözeterek hareket etmeyi,
4. Bundan sonra kurulacak hükümetlerde, orman, doğal kaynaklar, iklim ve çevrenin aynı Bakanlık altında olması yönünde kararlılık göstermeyi,
5. İklim Krizi krizle ilgili çalışmalar yürüten daire, kurum veya birimlerde çalışacak yeterli sayıda uzman olmaması halinde, Eğitim Bakanlığı tarafından kontenjan ve burslarla bu alanda yetişecek insan sayısının artırmayı,
6. Fosil yakıt kullanımını azaltma hedefiyle, Hybrid ve elektrikli araçlara uygulanan vergilendirme sistemlerini teşvik edici hale getirmeyi,
7. Elektrikte yeşil enerjiye geçişi ve depolama sistemlerinin kullanımına yönelik çalışmaları hızlandırmayı,
8. Yenilenebilir enerji kaynaklarının(Güneş ve Rüzgar) kullanımının teşvik edilmesi için gerekli çalışmaları yapmayı,
9. İklim krizi bilincini ve farkındalığı artırmak adına, bilim insanları ve konusunda uzman Sivil Toplum Kuruluşlarının görüşleri doğrultusunda okul öncesi dahil tüm eğitim kademelerine iklim değişikliğinin önlenmesi ve adaptasyon süreçleri ile ilgili eğitim verilmesini sağlamayı,
10. Şeffaf ve denetlenebilir çevre bütçesi oluşturmayı ve toplanan kaynağı İklim Krizi Adaptasyonu ve Önleme çalışmalarında kullanmayı,
11. Yerel Yönetimlerin İklim Krizi ile ilgili çalışmalar yapma sorumluluğunu da dikkate alınarak, her belediyede İklim Krizi Masası kurulmasını ve belediyelerin aksiyon planlarını oluşturmasını teşvik etmeyi,
12. Her Belediyenin atık yönetimini daha etkin ve sağlıklı yapabilmesi adına ihtiyaç duyulan bilimsel temelli yöntemleri desteklemeyi ve yasa dışı çöp toplama alanlarını ıslah etme çalışmalarını desteklemeyi,
13. Belediyenin en az bir çeşit atığın geri dönüşüm projesini gerçekleştirebilmesini sağlamak adına gerekli çalışmaları yapmayı,
14. KKTC Meclisinden oy birliği ile geçirdiğimiz Paris Antlaşması ve Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve sözleşmesinin gereklerini yerine getirmeyi
Kuracağımız tüm hükümetlerimizin öncelikli hedefleri arasında tutacağımızı taahhüt ediyoruz.
Ünal Üstel , Başbakan ve UBP Genel Başkanı
Tufan Erhürman, Ana Muhalefet Partisi Lideri CTP Genel Başkanı
Fikri Ataoğlu, Başbakan Yardımcısı ve DP Genel Başkanı
Erhan Arıklı, Bayındırlık Ulaştırma Bakanı ve YDP Genel Başkanı
Sözleşmeyi imzası ile onurlandıran
Ersin Tatar, KKTC Cumhurbaşkanı
Zirve açılış konuşmaları ile açıldı.
Özdemir Tokel ; “Her alanda yeşil dönüşüm için şimdi harekete geçme zamanı”
Zirve’nin açılış konuşmasını yapan, SİTA Kurucu Başkanı Özdemir Tokel, Zirve Adına Manifesto niteliği taşıyan bir konuşma gerçekleştirdi. Özdemir Tokel konuşmasında;
“İklim değişikliği, insanlığın ve ülkelerin üzerinde yarattığı yaşamsal etkiler yüzünden, artık çok ciddi bir güvenlik sorunu haline dönüşmüştür. Bu yüzden, yaşananlara, artık sadece iklim değişikliği değil, iklim krizi demekteyiz. Çok yakın bir gelecekte gıdaya, suya, enerjiye ve daha pek çok şeye ulaşmada sıkıntı yaşayacağız. O yüzden iklim krizini konuşmak, artık bir seçenek değil bir zorunluluktur. Gezegenimiz, sanayi devrimi ile birlikte hızla ısınmaya başladı ve hala ısınmaya devam ediyor. Gelişen sanayi ve artan fosil yakıt kullanımı yüzünden 1850’lerden bu yana yeryüzünde ortalama sıcaklık yaklaşık 1.2 derece arttı. Bu ölümcül bir ısınmadır, ölümcül bir krizdir. Bilim insanlarının yaptığı araştırmalara göre;
Dünya 125 BİN yıldır, hiç bu kadar sıcak olmadı. Son 8 yıl kayıtlara geçmiş en sıcak 8 yıl oldu. Dünyanın akciğeri amazon ormanlarının %17’sini Su rezervlerimizin %20’sini daha şimdiden kaybettik. Her gün, onlarca canlı türü yok oluyor. Son 25 yıldır Görnland’daki buz tabakasında çok net görülen bir azalma var. Deniz seviyeleri hiç olmadığı kadar yükseldi. Sel, orman yangını, kuraklık, fırtına gibi felaketlerin yaşanma sıklığı son 30 yılda en az 3 kat arttı. Yaşanan tüm bu felaketler yüzünden her yıl ortalama 20 milyon insan göç ediyor ve iklim mültecisi oluyor. Peki buna bir çözüm bulmazsak ne olur? Felaket olur. İnsanlık yok olur.” dedi.
Herkesi İklim Krizi’ne yönelik harekete geçmeye çağıran Özdemir Tokel ;
“Küresel ısınmanın etkileri ile artan sıcaklık ve yaşanan kuraklık yüzünden, halihazırda cayır cayır yanan ormanlarımız 10 kat daha fazla yanacak. Orman varlığımız yok olacak. O uğruna canlarımızı feda etmeye hazırız dediğimiz topraklar yok olacak. Ortada uğruna can verilecek toprak kalmayacak. Bununla birlikte tarım da yok olacak. Kıtlıklar yaşanacak. Çok daha kırılgan coğrafyalarda yaşayan milyonlarca insan, iklim krizinin yarattığı etkiler yüzünden göç etmek zorunda kalacaklar. İklim göçü bizi de vuracak. Değişen iklim ve hava olayları sonucunda, şimdi yaşadığımız sellerin çok daha yıkıcı olanları ile yüzleşmek zorunda kalacağız. su rezervlerimiz yok olacak.. Verimli tarım arazilerimiz yok olacak, böyle devam ederse, 30 ile 50 yıl arasında, şu anda var olan bitki ve hayvan türlerinin 3’te 1’i yok olacak. önümüzdeki 50 yıl içerisinde 100 milyona yakın insan iklim krizine bağlı sorunlardan dolayı hayatını kaybedecek. Küresel Önlemler alınmazsa, Küresel ısınmanın esas yıkıcı etkileri görülmeye başlayacak. buzullar eriyecek, deniz suları yükselecek. Sahil kentlerimizin tamamı sular altında kalacak. Harekete geçmeliyiz çünkü; Her ülke kendi üzerine düşeni yapmazsa, karbon ayak izlerimizi dünyanın her yerine bırakmaya devam edersek. insanlığın evi yok olacak. Uzmanlar, Küresel çapta yaklaşık 500 trilyon dolarlık bir servetin olduğunu söylüyor. Dünya Ekonomik Forumu’nda yayımlanan rapora göre; eğer dünya fosil yakıtlar ve enerji tüketimi konusundaki bu şekilde devam ederse, önümüzdeki 50 yılda bunun dünya ekonomisine maliyeti 178 trilyon dolar olacak. Yani toplam servetimizin 3 te 1 i yok olacak. Peki bu krizden çıkış mümkün mü? Evet mümkün, Ama bilmeliyiz ki bu değişim kolay ve acısız olmayacak. Bu krizden kurtulmanın ilk adımı her şeyde olduğu gibi önce eğitim. iklim ve çevre bilinci konularının okul yaşamının önemli bir parçası olması şart. Bu konuda yep yeni bir vizyon geliştirmemiz şart. Dönüştürmemiz gereken ikinci alan ise ekonomi. Dünya Mevcut ekonomik sistemle devam ederek bu sorunu çözemez. Hiç durmadan üreterek, üstelik bu üretimi fosil yakıtlarla yaparak bu sorundan kurtulamayız. Krizden kurtulmak için, Ekonomik sistemimizi ve tüketim alışkanlıklarımızı değiştirmeliyiz. Sürdürülebilir bir ekonomik sisteme geçmeliyiz. yeşil ekonomiye geçmeliyiz. Fosil Yakıt kullanımından vazgeçmeliyiz. Enerji Üretim Yöntemlerimizi değişmeliyiz. Enerji verimliliğine özen göstermeliyiz. Enerji harcamalarımızı düşürmeliyiz. Suyu verimli kullanmalıyız. Ormanlarımızı korumalıyız. Özetle Her alanda Yeşil dönüşümü sağlamalıyız. İklim Krizi ile mücadele, kamuya, ilgili aktörlere, akademisyenlere, sendikalara, STK’lara, iş insanlarına yani tüm kuruluşlara büyük bir sorumluluk yüklüyor. Bir araya gelmeli ve Katılımcı süreçlerle stratejilerimizi belirlemeliyiz. Bunun ilk adımlarını umuyorum bugün burada atacağız.” şeklinde konuştu.
Biz gezegenin hükümdarı değiliz diyen Özdemir Tokel;
“Biz bu gezegenin sadece bir parçasıyız. Onunla uyum içerisinde yaşama geri dönmeliyiz. Artık Zamanımız kalmadı. Zamanın harekete geçme zamanı olduğunu vurgulayan Özdemir Tokel; “Zaman çocuklarımıza yaşanabilir bir gelecek ve gezegen bırakma zamanıdır. Harekete geçen ve böylesi güzel etkinliklerin yaratmamıza vesile olan SİTA kurucularına, Zirvenin toplanmasını sağlayan tüm panelistlere, SİTA etkinlik koordinatörlüğü görevini üstlenen sayın Ayşe Onar’a, Genel Sekreter Alev Alp’e, Etkinlik Danışmanımız GİKAD temsilcisi ve Final Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Şerife Gündüz’e, Yeşil Barış Hareketi Başkanı Sayın Feriha Tel ve Yeşil Barış Hareketine, Biyologlar Derneği Başkanı Hatice Benan Biçentürk, Genel Sekreter Gizem Mulla ve Biyologlar Derneği’ne, GİKAD Başkanı İçim Çağıner Kavuklu’ya ve GİKAD’a, ülkemizin çevresine yaptıkları katkılardan dolayı ödül alan sivil toplum kuruluşlarına tamamına, hazırlanan Lefkoşa İklim Sözleşmesi’ne imza koyan meclisteki tüm siyasi parti teşekkür ediyoruz” diyerek konuşmasını tamamladı.
Fikri Ataoğlu ; Zirvede ortaya konanları biz yol haritamız olarak kabul edeceğiz.”
Zirvede ikinci sözü alan Başbakan Yardımcısı, Turizm Çevre Kültür Bakanı Fikri Ataoğlu, iklim değişikliğinin ciddiyetine işaret ederek, zirveyi düzenleyenlere teşekkür etti, iklim değişikliğine karşı KKTC olarak üzerlerine düşen görev neyse yapmaya hazır olduklarını söyledi. Ataoğlu, iklim değişikliğine yönelik atılan yasa düzenlemeleri ve diğer çalışmaları anlatarak, zirvede, orman yangınlarına karşı çalışmalar, sulak alanların, tarım alanlarının korunması için yapılacak çalışmaları bakanlık olarak yol haritası kabul edeceklerini, yapılması gerekenleri yapacaklarını belirtti.
Tufan Erhürman; KKTC’nin uzun vadeli planlama çalışmalarında iklim başlığı da olmalı”
CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, daha güzel bir çevre daha güzel bir dünya için çalışma yapan herkesi tebrik etti. Erhürman, savaşa işaret ederek, orada barbarlık yaşandığını, içinde çocukların bulunduğu hastanenin bombalandığını ve çocukların öldürüldüğünü belirterek, bunu kabul etmenin imkansız olduğunu vurguladı. Çocuklara güzel bir çevre ve güzel bir dünya bırakmak tartışılırken bir tarafta da barbarlık yaşandığını ifade eden Erhürman, bu yaşananların insanlıkla alakalı olamayacağını kaydetti. Erhürman, KKTC’nin dünyada küçük bir alana sahip olduğunu, ancak dünyada olacak olanlara karşı planlamaları şimdiden yapması gerektiğini, 5 yıl içinde ülkede deniz ve ormanların ne olacağının, tarım arazileri ve su alanlarının nasıl korunacağının önem taşıdığını vurguladı. Ülkede, çevre, deniz, orman alanlarının korunması, ülkenin her açıdan temiz tutulması için nüfus planlamasının önemli olduğunu ifade eden Erhürman, çevre üzerine bilinmeyen çok konu olduğunu, bu yüzden bugün düzenlenen zirvenin ülkenin ve çocukların geleceğine olumlu katkıları olmasını ve yeni ufuklar açmasını temenni etti.
Ünal Üstel ; Meclisten geçirdiğimiz Paris Sözleşmesi’nin gereklerini hep birlikte yapacağız.”
Başbakan Ünal Üstel de, savaşta insanlığın yitirildiğini, son olarak hastanenin vurulması karşısında da insanlığın daha fazla sessiz duyarsız kalmamasını temenni etti. Üstel, İklim Zirvesi’nin, iklim krizine işaret etmesi açısından önemli olduğunu, ülkede de bunun yakından hissedildiğini vurgulayarak, zaman kaybetmeden hep birlikte harekete geçmeleri gerektiğini kaydetti. Ülkede yeşil enerjiye geçiş için gereken adımları hükümet olarak attıklarını, ormanların korunması, yananların yerine yeni ağaçların dikilmesi, geleceğe yönelik planlamaların yapılması için gerekli çalışmaları yaptıklarını ifade eden Üstel, Paris Sözleşmesi gereklerini yerine getirmek için de harekete geçeceklerini söyledi. İklim krizinin en çok küçük ülkeleri etkilendiğini ifade eden Üstel, iklim değişikliğine karşı büyük ülkelerin küçük ülkeler kadar harekete geçmesi gerektiğini vurguladı, hayırlara vesile olmasını temenni ettiği zirveye destek veren herkese teşekkür etti.
“Ersin Tatar : Fosil yakıt sorununa çözüm bulunmalı”
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ise zirvenin, ülke için hayırlara vesile olmasını diledi, KKTC küçük bir alanda olsa da bölgede önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Tatar, bölgede yaşanan gelişmeleri devlet olarak yakından takip ettiklerini, bu çerçevede 100 kilometre ötede yaşanan savaştaki vahşeti şiddetle kınadı. Kıbrıs’ta da bu işin ciddiyetinin görüldüğünü, o yüzden Kıbrıs Türk halkının hakkının ve hukukunun korunması konusunda birlik olmanın önemini vurgu yapan Tatar, çevrenin korunmasının da önemine işaret etti. Tatar, devletin ve halkın çevreye duyarlılığının olduğunu ancak son zamanlardaki yapılaşmalara karşı gerekli adımların zamanında atılamadığını ifade ederek, halk sağlığı ve çevre bilinci için gerekli adımları atma zamanı geldiğini kaydetti. Anavatan Türkiye’den getirilen su projesinin, iklim değişikliğini önlemeye bir katkı olduğunu ifade eden Tatar, tarım alanında da bu suyun kullanılmasının daha da büyük önem taşıdığını belirtti. Ülkeye kablo ile elektrik gelmesiyle de bu katkının artacağını ifade eden Tatar, bu konuda Güney Kıbrıs’a da sürdürülebilir bir çevre için iş birliği teklifinde bulunduklarını, ancak kabul görmemelerinin anlaşılır olmadığını kaydetti. Tatar, ülkede yeşil enerjinin kullanılması veya desteklenmesiyle, ülkedeki fosil yakıt kullanılması sorununa da köklü bir çözüm bulunacağına inanç belirterek Türkiye Cumhuriyeti’nin de bu projeyi desteklediğini ifade etti, Güney’in zihniyetini anlamadığını söyledi. Bu zihniyetle bir anlaşma yapılmasının da mümkün olmadığını ifade eden Tatar, Güney’in su ve elektrik konusunda KKTC ile iş birliği yapabileceğini ama devlet olarak kabul göreceği düşüncesiyle bunu yapmadığını anlattı. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, fosil yakıt sorununa çözüm bulunursa Kıbrıs adası olarak iklim değişikliğine katkı sağlayacaklarını ifade ederek, Cumhurbaşkanlığı olarak da çevre konularına katkıda bulunmak için gereken çalışmaları yaptıklarını, atıklardan kullanılabilir malzeme üretimi yapılabileceğini, enerji üretilebileceğine işaret etti. Konuşmaların ardından uzmanların sunumlarına geçildi.
Zirvede 10 sunum gerçekleştirildi.
Zirvenin Bilimsel Sunumlar bölümünde ; Açılış Sunumunu Prof.Dr. Şerife Gündüz
“6. Büyük Kitlesel Yokoluş” ismi ile gerçekleştirdi.
Gerçekleştirilen birinci panelde Prof Dr. Mustafa Altunç “Meteoroloji ve Mühendisliği Afetlerin Neresindedir?” , Prof.Dr.Serkan Abbasoğlu “KKTC ve Enerji: Kriz Bir Başarı Hikayesine Dönüşütü mü?” , Yrd.Doç.Dr. Bertuğ Akıntuğ “Küresel Isınma ve Klimatik Afetler(Kentsel Seller” Hatice Benan “Kıbrıs’ın Tehdit Altındaki Biyo çeşitliliği” Feriha Tel “İklim Krizi ve Adil Uyum” konulu sunumlarını gerçekleştirdiler.
İkinci Panelde ; İbrahim Alkan “Atık: İklimi Değiştiren Gizli Tehlike”, Ahmet İyigün “Orman Yangınları ve İklim Krizi”, Dr.Beste Oymen “Yaşamsal Bilinmezlik: İklim Krizi ve Gıda Güvencesi, İzlem Nizam“İnsan, Tarım ve İklim Değişikliği” konulu sunumlarını gerçekleştirdiler.
SİTA İklim Zirvesinde Kuzey Kıbrıs 1. İklim ve Çevre Ödülleri de dağıtıldı.
SİTA İklim Zirvesi’nde geliştirdikleri projeler ve yaptıkları çalışmalarla, iklim ve çevreye katkıda bulunan toplam 19 kurum ve sivil toplum kuruluşuna ödülleri takdim edildi.
Ödül alan Sivil Topluk Kuruluşu ve Kurumların Listesi ;
1. Yeşil Barış Hareketi
2. Biyologlar Derneği
3. Çevre Platformu
4. Karşıyaka Kültür ve Sanat Derneği
5. Çatalköy’ü Geliştirme ve Kültür Derneği
6. Lefke Çevre ve Tanıtma Derneği
7. Dipkarpaz Çevre Doğa Koruma ve Sosyal Aktivite Derneği
8. Spot
9. Kuşkor
10. Herdaim Dostlar Derneği
11. Yeşil Bilezik Projesi
12. Final Üniversitesi Yeşil Okullar Projesi
13.Gikad Yeşil Okullar Projesi
14.Gönyeli Alayköy Belediyesi
15. UKÜ Sürdürüleblir Kampüs
16. Taşkent Doğa Parkı
17. Karpaz Dostları Derneği
18. Sulak Alanlar Topluluğu

TÖRE, DENİZLİ’DE TEMASLARINA DEVAM EDİYOR…

Aldığı davet üzerine konferans vermek ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere Denizli’de bulunan Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Denizli Valiliğini ziyaret ederek Vali Ömer Faruk Coşkun ile görüştü.

Ziyarette KKTC’nin İzmir Başkonsolosu Ayşen Volkan İnanıroğlu da yer aldı.

Meclsiten verilen bilgiye göre, Başkan Töre, burada basına yaptığı açıklamada Denizli’de bulunmaktan dolayı çok memnun olduğunu ifade ederek Vali Coşkun nezdinde tün Denizli halkına selamlarını iletti.

KKTC’nin tüm Türk milletinin vatanı olduğunu ifade eden Töre, Türkiye’nin güçlü varlığının kendileri için hayati önemli olduğunu belirtti.

Anavatan Türkiye ve Türk milleti ile hiçbir zaman ayrı gayrı olmayacaklarını dile getiren Töre: “Türkiye ve Türk ordusu bizim bedenimizdeki can, damarımızdaki kan gibidir” dedi.

Dünyanın uyguladığı bütün ambargo ve engellemelere rağmen Kıbrıs Türkü’nün geçmişte yaşadığı zor süreçlerden bugüne değin milli kültürünü ve manevi değerlerini koruduğuna işaret eden Töre, Anavatan ile bu yolu birlikte yürüyeceklerini vurguladı.

-Kutluhan

Töre, Denizli Belediyesini de ziyaret ederken daha sonra Pamukkale Üniversitesi’ne geçerek Rektör Prof. Dr. Ahmet Kutluhan ile bir araya geldi.

Rektör Kutluhan ziyarette Başkan Töre’ye üniversitenin akademik çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Başkan Töre’ye Denizli ziyaretinde Özel Kalem Müdürü İrem Uygun eşlik ediyor.

Töre’nin bugün Denizli Pamukkale Üniversitesi’nde düzenlenecek etkinlikte Kıbrıs sorunu ile ilgili bir konuşma yapması bekleniyor

TATAR:”KATLİAMLARIN ACISINI YÜREĞİMİZDE HİSSEDİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Tarih sahnesinde aynı acıları yaşamış bir halk olarak, Filistin’de yaşanan ve insanlıkla bağdaşmayan katliamların acısını yüreğimizde hissediyoruz. Masum çocukları, sivilleri katletmenin gerekçesi olamaz” dedi.

Tatar, Gazze’de hastaneye düzenlenen saldırıda yaşamını yitirenler için 3 günlük ulusal yas ilan edilmesine ilişkin açıklama yaptı. Cumhurbaşkanlığından verilen bilgiye göre, Tatar, yazılı açıklamasında şunlara yer verdi:

“Tarih sahnesinde aynı acıları yaşamış bir halk olarak, Filistin’de yaşanan ve insanlıkla bağdaşmayan katliamların acısını yüreğimizde hissediyoruz. Masum çocukları, sivilleri katletmenin gerekçesi olamaz.

Başbakan Ünal Üstel’le yaptığımız istişare sonucu, Filistin’de, çocuklar da dahil olmak üzere binlerce masum sivilin katledilmesi sebebiyle yaşanan büyük acıyı paylaşmak ve yaşamını yitirenlere duyduğumuz saygı sebebiyle Bakanlar Kurulu kararıyla üç günlük milli yas ilan edilmiştir.

Yaşamlarını yitirenleri rahmetle anarken, yaslı Filistin halkına başsağlığı dileklerimi iletiyorum.”

GARDİYANOĞLU, TSK VAKFI KKTC TEMSİLCİSİ SANCAR’I KABUL ETTİ.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, KKTC Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı Başkanı Talip Sancar ve beraberindeki heyeti kabul etti.
Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Fahri Tanıtım Kurulu Başkanı Talip Sancar, Bakan Gardiyanoğlu’na görevinde başarılar dilerken, vakfın çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Sancar, savunma sanayi şirketleri kurma amacıyla bağışlarla kurulan vakfın; ASELSAN ,TUSAŞ ,ROKETSAN, HAVELSAN, İŞBİR ve ASPİLSAN gibi Türk savunma sanayiine milli ve yerli ürünlerin kazandırılmasında önemli katkılar sağladığını ve 61 şirketle faaliyetlerine devam ettiğini söyledi.
Halkın desteğiyle vakfın güçlendiğini ifade eden Sancar, kuruma desteğinden dolayı Bakan Gardiyanoğlu’na teşekkür etti.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu da konuşmasında , vakfın KKTC’ye ve Türk ulusuna olan hizmetlerini takdirle izlediğini belirterek, çalışmalarının toplumu birliğe, bütünlüğe ve dirliğe davet ettiğini ifade etti.
Gardiyanoğlu, derneğin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde faaliyet göstermesinin onur verici olduğunu kaydederek , Anavatan Türkiye ile KKTC arasındaki dostluk ve kardeşlik bağının güçlenerek perçinlenmesinin en büyük hedefleri olduğunu belirtti.
Ankara’ya yaptığı ziyarette, görüştüğü mevkidaş bakanlardan da Anavatanın KKTC’ye olan sıcaklığına ve yakınlığına samimi bir şekilde şahit olduğunu anlatan Gardiyanoğlu, Türkiye ile KKTC arasına kimsenin nifak tohumu sokamayacağını ifade etti.
Gazze’de yaşanan insanlık dışı olayı da kınayan Gardiyanoğlu:
“Bakanlar Kurulumuz tarafından bu sabah üç günlük yas ilan etme kararı alındı. Gazze’de yaşananlar toplu bir katliamdır. Bunu en iyi anlayan ülkelerden biri de KKTC’dir. Bizler de 1958’den başlayarak 1974’e gelene kadar Taşkent’te,Muratağa’da ve birçok farklı bölgede bu acı tecrübeleri yaşamış bir ulusun torunuyuz. Filistin halkının acısını paylaşıyorum. Dünyanın medeniyet beşiği olan, insan hakları ve demokrasinin savunucusu durumunda olan Avrupa Birliği’nin bu konuda duyarsız ve kayıtsız kalması, ciddi anlamda hareket etmemesi çok üzücüdür. Dili,dini,ırkı ne olursa olsun, masum insanlar kurban edilmemelidir’’ ifadelerini kullandı.

GARDİYANOĞLU, SOS YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİ KABUL ETTİ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, SOS Çocuk Köyü Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Akter ve Yönetim Kurulu üyelerini kabul etti.
Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Akter, Bakan Gardiyanoğlu’na yeni görevinin hayırlı olmasını dilerken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile SOS Çocuk Köyü Derneği’nin işbirliği içinde çalıştığını ve birebir daha iyi iletişim kurabilmek için görüş alış verişinde bulunmak istediklerini kaydetti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu da konuşmasında, göreve geldiği tarihten itibaren Bakanlık olarak hayata geçimeyi plandıkları hedefler hakkında bilgi verdi.
Ankara’ya çalışma ziyareti gerçekleştirdiklerini ve mevkidaşı bakanlarla görüştüğünü ifade eden Gardiyanoğlu, özellikle sosyal hizmetler alanında Anavatan’daki mevkidaşlarının KKTC’den gelecek uygulanabilir her projeye seve seve katkı koymaya hazır olduğunu belirtti.

Yeşilırmak’tan Karpaz’a kadar bakanlığa ait tüm yarım projeleri tamamlama kararı aldıklarını söyleyen Gardiyanoğlu, göreve geldiğinde aldığı ilk şikayetin Kalkanlı Yaşam Evi olduğunu, binada klimaların çalışmadığını kaydetti.İlk ziyaretini oraya yaptığını söyleyen Gardiyanoğlu, Planlama inşaat Dairesi ile işbirliği içinde çalıştıklarını, duyarlı iş insanları sayesinde orada 150 bin dolara yakın bir masraf yapıldığını ve binanın tadilatının devam ettiğini ifade etti.

Ülkede ciddi bir yaşlı bakım evi eksikliği olduğuna değinen ve binanın yıllarca atıl durumda olan bir otel olduğunu anımsatan Gardiyanoğlu, TC Lefkoşa Elçiliği KEİ Ofisi ile görüşülerek, Kalkanlı Yaşam Evi için 7.3 milyon TL’lik kaynak ayrıldığını söyledi ve Yaşam Evi’nin örnek gösterilebilecek bir yaşlı bakım evi tesisi haline getirileceğini kaydetti.
Güneşköy 18 Yaş Üstü Rehabilitasyon Merkezi binasının teknik ve donanım bakımından sıkıntılarının giderileceğini anlatan Gardiyanoğlu, merkezde yaşanan personel eksikliğinin de TC Elçiliği ile görüşülerek Türkiye’den gelen özel eğitim öğretmenlerinin merkeze yönlendilerek çözüleceğini söyledi.

Girne 18 Yaş Üsrtü Rehabilitasyon Merkezi binasının izolasyon sıkıntılarının giderilmesi ve binanın büyütülmesi için çalışmalara başladıklarını dile getiren Gardiyanoğlu, İskele bölgesinde üç yıldır hizmet vermeyen Mehmetçik ve Yenierenköy sosyal hizmet birimlerinin de yeniden açılacağının müjdesini verdi.Bölgede yaşanan personel eksikliğini gidermek için Başbakan’dan yetki aldığını ifade eden Gardiyanoğlu, önümüzdeki hafta sosyal hizmet bölümü mezunu dört sosyal hizmet uzmanı gencin istihdam edileceğini açıkladı.

Gardiyanoğlu, Karpaz bölgesinde ciddi anlamda bir 18 yaş üstü engelli rehabilitasyon merkezine ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekerek, Sağlık Bakanlığı üzerinden bakanlığa tahsis edilen Yenierenköy’deki eski sağlık merkezi binasının da , hayırsever iş insanlarının katkısı ile Yenierenköy ve bölge halkına kazandırılacağını ifade etti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın doğumdan ölüme kadar, insana en çok dokunan bakanlık olduğunu önemle vurgulayan Gardiyanoğlu, bakanlığın birimlerinin farklı yerlerde olduğunu belirtti ve bakanlığa bağlı birimleri tek çatıda toplayan bir hizmet binasının ihalesine çıkmayı hedeflediklerini söyledi. Sosyal Hizmetler Dairesi’nin bakanlığının görünen yüzü olduğunu dile getiren Gardiyanoğlu, sosyal hizmetler alanında SOS Çocuk Köyü Derneği ile hassasiyet içinde çalışmaya ve Bakanlık olarak üzerine düşen görevi yapmaya her zaman hazır olduğunu sözlerine ekledi.

CUMHURİYET MECLİSİ BAŞKANI TÖRE, DENİZLİ’DE…

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, aldığı davet üzerine konferans vermek ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere Denizli’ye gitti.
Antalya üzerinden karayolu ile dün akşam saatlerinde Denizli’ye geçen Başkan Töre bu ildeki temaslarına bugün başlıyor.
Başkan Töre dün akşam Denizli’de Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası’nın (Türk Eğitim Sen) onuruna verdiği yemeğe katıldı.
Yemekte Sendika yetkililerinin yanı sıra Denizli’ye bağlı bazı ilçelerin Belediye Başkanları, siyasi partilerin Denizli’deki temsilcileri ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri yer aldı.
Başkan Töre burada yaptığı konuşmada aynı ülküye inanan insanlar olarak Türk Birliğinin varlığı ve gücünü her zaman desteklediklerini ifade etti.
Türk dünyasının önemine değinen Töre, Türkiye’nin diğer Türk Devletlerine liderlik yaptığını, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın öncülüğünde Türk yüzyılı için birlikte uğraş vermeye devam edeceklerini söyledi.
KKTC’nin şehitlerin ve gazilerin fedakarlıkları ile kurulduğunu anımsatan Töre, bu devleti yaşatmanın birincil görevleri olduğunu kaydetti.
Başkan Töre’nin Denizli temasları çerçevesinde bugün Pamukkale Üniversitesi’nde Kıbrıs sorunu konusunda konferans vermesi bekleniyor.
Töre’ye Özel Kalem Müdürü İrem Uygun eşlik ediyor.

Cumhurbaşkanı Tatar, Azerbaycan’ın Bağımsızlık Günü’nü kutladı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Azerbaycan’ın 18 Ekim Bağımsızlık Günü’nü kutladı.

Cumhurbaşkanı Tatar, sosyal medya hesabından “Kadim kardeşlik bağlarına sahip olduğumuz Can Azerbaycan’ın 32. Bağımsızlık Günü’nü en içten duygularımla tebrik ediyor, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve tüm Azerbaycan halkına başarılarla dolu müreffeh günler diliyorum.” paylaşımında bulundu.

İsrail’in Gazze’de sivilleri hedef alan saldırıları Lefkoşa’da kınandı

Gazze’deki hastane saldırısının ardından bir grup vatandaş sosyal medya aracılığıyla Lefkoşa’da Kuğulu Park’ta toplanarak, İsrail’i kınadı.

Vatandaşların KKTC, TC ve Filistin bayrakları taşıdığı protesto gösterisinde, “Kahrolsun İsrail” sloganları atıldı, tekbir getirildi. Ayrıca, İslam ordusu kurulması çağrısı yapıldı. Basın açıklaması öncesinde fetih suresi de okundu.

Okunan basın açıklamasında, Filistin halkına uygulanan barbarlık ve insanlık dışı zulümleri protesto etmek ve İsrail’i kınamak için toplanıldığı ifade edildi.

“Dün Gazze’de dünyanın gözü önünde bir hastane bombalandı. Yaşlı, kadın, çocuk, hasta demeden savunmasız 500’den fazla masum insan katledildi” denilen açıklamada, bu vahşet şiddetle lanetlendi.

Bu barbarlık karşısında sessiz kalmanın, bu suça ortak olmak olduğu vurgulanan açıklamada, dünya, İsrail hükümetini durdurmaya ve yaşanılan bu zalimliği kınayarak, İsrail’e karşı caydırıcı tedbirler almaya davet edildi.

Bugün Gazze’de yaşananların insanlık tarihine kara bir leke olarak geçeceği kaydedilen açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Gazze’de yaşanan ve tarihte benzeri olmayan bu vahşeti durdurmak için tüm insanlığı harekete geçmeye davet ediyorum” sözlerinin kalbinde insan sevgisi olan tüm ulusları harekete geçirmesi gerektiği ifade edildi.

İsrail’in Gazze’de sivilleri hedef alan insanlık dışı saldırılarının kınandığı açıklamada, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifa dilendi.

Hükümete de seslenilen açıklamada, “Filistinli kardeşlerimizin acısını yüreğinde duyan bizler Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de bir an önce milli yas ilan edilmesini bekliyoruz” denildi.

Cumhurbaşkanı Tatar: “Mücahit komutanların yaptıkları unutulmaz”

Tatar, Mücahit Komutanları Derneği’ni kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Türkü’nün, 60 yıl önce silah zoruyla devletten dışlandığını ve Kıbrıs’ın Helen adasına dönüştürülmesi için soykırıma uğradığını belirterek, buna karşı Mücahit komutanlarının yaptıklarının çok değerli olduğunu ve unutulmayacağını vurguladı.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Tatar, Mücahit Komutanları Derneği Başkanı Gözkamaş Ergüneş ve beraberindeki heyeti kabul etti. Kabulde, Cumhurbaşkanı Yerel Yönetimler Danışmanı İlker Edip hazır bulundu.

-Tatar

Cumhurbaşkanı Tatar kabulde yaptığı konuşmada, Gazze’de meydana gelen hastane saldırısını kınadı.

Cumhurbaşkanı Tatar, 50 yıldan beridir Kıbrıs’ta huzur, barış ve istikrarın, Türkiye’nin garantörlüğü ve Türk ordusunun adada bulunmasından dolayı olduğunu söyledi.

Kıbrıs Türkü’nün 60 yıl önce silah zoruyla devletten dışlandığını ve Kıbrıs’ın Helen adasına dönüştürülmesi için soykırıma uğradığını anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, Mücahit Komutanların liderliğinde Kıbrıs Türkü’nün direndiğini ifade etti.

Mücahit komutanlarının yaptıklarının çok değerli olduğunu ve unutulmayacağını belirten Cumhurbaşkanı Tatar, hayatını kaybedenleri andı, hayatta olanlara sağlıklı günler diledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Mücahitlerin yaptığı fedakarlığın ödülü olarak gazilik unvanının verilmesi için gerekli girişimlerin yapılması gerektiğine de dikkat çekti.

Federal temelde çözümün sakıncalarından da bahseden Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye’nin yer almadığı Avrupa Birliği’nde garantörlüğün sona ereceğini ve Türk askerinin adadan çekileceğini söyledi.

“Kimse bu çağda savaş çıkmaz diye düşünmesin” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, Ukrayna-Rusya savaşının kısa süre önce çıktığını, İsrail ile Filistin arasındaki çatışmaların ise yıllardır devam ettiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Tatar, geçmişte verilen mücadeleler ve geleceğin tehlikeye girmemesi için Türkiye’nin garantörlüğünün kırmızı çizgi olduğunu vurguladı.

Azerbaycan ziyaretine de değinen Cumhurbaşkanı Tatar, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, Türk Devletler Teşkilatı’nın kopmaz bir parçası olduğu vurgusu yaptığına dikkat çekti.

Mücahit Komutanları Derneği Başkanı Ergüneş de, kabulden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Yarın Güzelyurt şebekesine bağlı bazı bölgelerde altyapı iyileştirme çalışması yapılacaktır

Orta gerilim elektrik şebekesinde yapılacak direk değişim çalışması nedeniyle yarın 09.30 ile yaklaşık 11.30 saatleri arasında Güzelyurt  sebekesine bağlı bazı bölgelerde iki saatlik elektrik kesintisi yapılacağı bildirildi.

 

Kıb-Tek’ten yapılan açıklamada, kesintiden Geçitköy, Karşıyaka, Karşıyaka’nın sahil kesimleri, İslam Kampı bölgesi, Balina Sosyal Tesisleri bölgesi, Karşıyaka Futbol Sahası bölgesi, kahveler ve Şirinyalı bölgeleri, Güzelyalı sahili, Karşıyaka dağ kısmı ve su pompası, Yağ Değirmeni bölgesi, köy içi ve mezarlık bölgesi, Monte Parle Tatil Köyü ve civarının etkileneceği kaydedildi.

Yaprak Özyalçın: Azerbaycan ziyareti kadın girişimciliğini geliştirmek için çok fazla fırsat sundu

KTTO Kadın Girişimciler Konseyi Başkanı Yaprak Özyalçın, Azerbaycan ziyaretinin kadın girişimciliğini ve ülkedeki kadın çalışmalarını geliştirmek anlamında çok fazla fırsat sunduğunu belirtti. Özyalçın, “Bu bir başlangıçtı. İlerleyen süreçte bu ziyaretin meyvelerinin toplumda da görüleceğine inanıyoruz” dedi.

Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO) Kadın Girişimciler Konseyi Başkanı Yaprak Özyalçın, Kıbrıs Postası TV’de yayınlanan ve Canan Onurer’in hazırlayıp sunduğu ‘Sabahın Haberleri’ adlı programa telefonla bağlandı.

KTTO Kadın Girişimciler Konseyi Başkanı Özyalçın, Azerbaycan ziyaretlerini ve ziyaret kapsamında gerçekleştirdikleri temasları değerlendirdi.

Ticaret Odası’nın 30 kişilik bir heyetle Azerbaycan’a gittiğini, bu heyet içerisindeki 10 kişinin Kadın Girişimciler Konseyi üyesi olduğunu söyleyen Özyalçın, “Biz Azerbaycan’da kadını güçlendirme alanlarında yapabileceğimiz iş birliklerine odaklanmıştık” dedi.

“ORTAK ÇALIŞMA VE PROJE ALANLARINI BELİRLEMEYE ÇALIŞTIK”

Özyalçın, Azerbaycan’da kadın örgütleriyle ve kadın milletvekilleriyle görüştüklerini belirterek, “Ortak çalışma ve proje alanlarını belirlemeye çalıştık. İki ülkenin de ihtiyaçlarını konuştuk” ifadelerini kullandı.

Temasları çerçevesinde kadın ve çocuk politikalarından sorumlu bir komitenin başkanıyla görüştüklerini ifade eden Özyalçın, konuyla ilgili açıklamasını şu şekilde sürdürdü:

“Orada yapılan uygulamalarla ilgili bilgi aldık. Bu bizim için çok önemliydi. Çünkü Azerbaycan 1918 yılında Doğu’da kadına seçme ve seçilme hakkı veren ilk ülkedir. Ayrıca yaklaşık 15 yıl önce de Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Yasası’nı hayata geçirdiler. Ticaret ve sanayi odalarının çoğunun yönetim kurullarında erkekler kadar kadınlar da aktif rol alıyor. Azerbaycan’da çok fazla kadın işletmeleri var. Dolayısıyla kadın girişimciliğini geliştirmek adına ortak proje alanlarını belirlerken yapılan uygulamalardan da haberdar olmak istedik.”

“BİLİŞİM ALANINDA KIZ ÇOCUKLARINI GELİŞTİRMEK İÇİN YAPACAĞIMIZ PROJELER DİKKAT ÇEKTİ”

Özyalçın, Kadın Girişimciler Konseyi olarak Azerbaycan’da kendi yaptıkları işleri de anlattıklarını söyleyerek, “Özellikle bilişim alanlarında kız çocuklarını geliştirmek için yapmış olduğumuz ve yapacağımız projeler dikkat çekti. Muhtemelen ileride de buna dönük bir iş birliği yapılacak. Bu alanlarda ortak bir çalışma yürütebiliriz” diye konuştu.

“AZERBAYCAN ZİYARETİ KADIN GİRİŞİMCİLİĞİNİ GELİŞTİRMEK İÇİN ÇOK FAZLA FIRSAT SUNDU”

Azerbaycan ziyaretinin kadın girişimciliğini ve ülkedeki kadın çalışmalarını geliştirmek anlamında çok fazla fırsat sunduğuna değinen Özyalçın, “Bizim açımızdan çok verimli bir ziyaret olduğunu düşünüyorum” açıklamasında bulundu.

Özyalçın, Azerbaycan ziyaretinin son gününde KTTO Kadın Girişimciler Konseyi ve Azerbaycan Girişimci Kadınlar Birliği arasında ortak bir proje yapılabilmesi için konuştuklarını söyleyerek, “Şu an bunu ilerletmek için çalışıyoruz. İletişimimiz sürüyor. Şu an için erken fakat muhtemelen ilerleyen bir zamanda iki örgütün ortak bir projesi olacak” dedi.

Azerbaycan ile KKTC’deki örgütlerin birbirlerinden öğrenecek çok şeyleri olduğuna vurgu yapan Özyalçın, “Bu bir başlangıçtı. İlerleyen süreçte bu ziyaretin meyvelerinin toplumda da görüleceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Türkiye 3 gün ulusal yas ilan edecek

Türkiye, İsrail’in Gazze’deki hastaneye yönelik saldırısında yaşamını yitirenler için 3 günlük ulusal yas ilan edecek. Ulusal yasın bugün yayımlanacak Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile başlayacağını açıklayan AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, “Bu konuyu hangi seviyede algıladığımızın görülmesi açısından önemlidir.” dedi.

Açıklama, AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin’den geldi.

Zengin, Türkiye’nin bugün, gün içinde Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 3 gün ulusal yas ilan edeceğini söyledi.

Zengin, “Bu konuyu hangi seviyede algıladığımızın görülmesi açısından önemlidir. Türkiye’nin bir örneklik teşkil edeceğini inanıyorum.” dedi.

MİLLİ YAS (ULUSAL YAS) NEDİR?

Ulusal yas veya millî yas, bir ülkenin halkının büyük bölümü tarafından yerine getirilen yas tutma ve anma eylemlerinin gerçekleştirildiği günlerdir.

Bu günler; o ülkeden veya başka bir yerden önemli bir kişinin veya kişilerin ölümü, cenazesi veya bunların yıl dönümü nedeniyle hükûmetler tarafından ilan edilir.

Ayrıca, bir ülkede gerçekleşen doğal afet, facia, kaza, savaş veya terör saldırısı sonrasında da ulusal yas ilan edilebilir. Bayrakların yarıya indirilmesi ve saygı duruşu yaygın olarak gerçekleştirilen bir ritüeldir.

Arucad 4. Liseler Arası Tasarım Yarışması Ödül Töreni Gerçekleşti

Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi (ARUCAD) 4. Liselerarası Tasarım Yarışması’nın kazananları 17 Ekim Salı Akşamı ARUCAD Sanat Galerisi’nde gerçekleşen tören ile ödüllerini aldı. 77 öğrencinin katılım gösterdiği yarışmaya gönderilen çalışmaların tümü sergilenirken kazananlara sertifikaları takdim edildi

Kuzey Kıbrıs, Türkiye ve Uluslararası alanda lise öğrencilerine yönelik gerçekleşen Tasarım Yarışması’nın dördüncüsü, bu yıl “Zaman Yolculuğu” başlığıyla düzenlenmişti. Jüri üyeleri; Kurucu Erbil Arkın, Sanat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Turan Aksoy, Tasarım Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Cem Yardımcı, Seramik Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Elçin Şener, Yeni Medya ve İletişimi Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Çağdaş Öğüç, Dijital Oyun Tasarımı Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Yunus Luckinger birçok farklı disiplinle yaratılmış 100’ün üzerinde eseri inceleyerek değerlendirdi.

Yarışmanın birincisi Ankara Güzel Sanatlar Lisesi öğrencisi Ece Tügen, ikincisi Ankara Itri Güzel Sanatlar Lisesi öğrencisi Hayal Yüksel ve üçüncüsü Pakistan Aitchison College öğrencisi Mikael Bucha oldu. Erbil Arkın Özel Ödüllerini Rusya’dan Moscow 2054 Lisesi öğrencisi Vitaliya Nemtsova ve Kazakistan’dan 89 Secondary Lisesi öğrencisi Tauken Bekzhan kazandı. Yapılan oylama sonucunda Sosyal Medya Ödülü’nün kazananı ise Kuzey Kıbrıs’tan Türk Maarif Koleji öğrencisi Zeynep Ceren Anlar oldu. Dereceye giren öğrencilere ARUCAD’da tam burs, para ödülleri ve başarı belgeleri takdim edildi. Ayrıca ilk üç kazananın liselerinin resim atölyelerine ihtiyaçlarının giderilmesi adına katkıda bulunuldu. Tören, yarışmaya başvuran lise öğrencileri, aileleri, ARUCAD akademisyenleri, öğrencileri ve çalışanlarının katılımı ile Üniversitenin Sanat Galerisinde, bugüne kadar yarışmayı kazanan katılımcılarının çalışmalarının yer aldığı kısa video gösterimi ile başladı.

Törenin hoş geldiniz konuşmasını yapan ARUCAD Rektörü Prof. Dr. Asım Vehbi, 4 yıl önce 12 başvuru ile başlayan yarışmanın bugün 6 farklı ülkeden 77 başvuruya gelmesi ile Kıbrıs, Türkiye ve Uluslararası alanda gerçekleşmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Vehbi, “Bir diğer gurur kaynağımız da bugüne kadar yarışmada dereceye giren 7 öğrencimizin ARUCAD’ın farklı bölümlerinde eğitimlerine devam etmesidir. Bizler, yarışmamızı daha da uluslarararasılaştırmak için çalışmalarımızı devam ettireceğiz. Ben gençlerimize bu imkanı sağladığı için Arkın Ailesine, gönderilen çalışmaları titizlikle inceleyen jüri üyelerimize, katılımları için sevgili öğrencilerimize ve töreni hazırlayan çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.    Bu yaratıcı çalışmaları görmekten duyduğu mutluluğu dile getirerek sözlerine başlayan ARUCAD Kurucusu Erbil Arkın, “Burada görüyorum ki yaratıcılık hala yaşıyor, çeşitlilik hala yaşıyor, sanat hala yaşıyor. Bizler ve sizler bu noktada doğrusunu yapıyoruz. Ülkemizin de bu tür çalışmalara ihtiyacı var. Yarışmaya katılan öğrencilerle, akademisyenlerle ve ARUCAD ile duyduğum gururu bir kez daha dile getirmek istiyorum” şeklinde konuştu. Sertifika takdim töreninin ardından ödül gecesi, yetenekli gençlerin, velilerin ve ARUCAD Ailesinin katıldığı kokteyl ile devam etti.

Üstel: Yeşil enerji için adım attık

Siyasal ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin (SİTA) düzenlediği “Kuzey Kıbrıs İklim Zirvesi” Lefkoşa’da yapılıyor.

“İklim krizinin ülkedeki etkilerini gözler önüne sermek, ülkesel önleme ve uyum stratejilerinin belirlenmesine katkı sağlamak, acil önlem planlarının oluşturulmasına zemin hazırlamak ve sivil toplum kuruluşları ve toplumla karar vericileri eyleme geçirmek” amacıyla düzenlenen Zirvede, “Lefkoşa İklim Sözleşmesi” de imzalandı.

Sözleşmeye, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Başbakan Ünal Üstel, Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu ve CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman imza koydu.

Lefkoşa İklim Sözleşmesi’nde, iklim krizi ile mücadele konularında ortak akılla çalışma; doğanın, ormanların ve su kaynaklarının korunması adına gerekli önlemlerin zaman kaybetmeden alınması için gerekli adımların atılması; bakanlıkların ve kurumların iklim krizinin gerekliliklerini gözeterek hareket etmesi; elektrikte yeşil enerjiye geçişin hızlandırılması; fosil yakıt kullanımının azaltılması amacıyla hybrid ve elektrikli araçlara uygulanan vergilerin teşvik edici hale getirilmesi; yenilenebilir enerji kaynaklarının (güneş ve rüzgar) kullanımının teşviki gibi bir dizi çevreci adım yer alıyor.

Lefkoşa’da Concorde Hotel’de yer alan zirvenin açılışına, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Başbakan Ünal Üstel, CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları, sivil toplum örgütleri ve diğer yetkililer katıldı.

Yeşil Barış Hareketi ile Biyologlar Derneği’nin yanı sıra Girişimci Kadınlar Derneği (GİKAD) ve konunun uzmanı bilim insanlarının da konuşma yaptığı zirvenin açılış konuşmasını, SİTA Başkanı Özdemir Tokel yaptı.

Tokel, sözlerine İsrail ile Hamas arasında yaşanan savaşın ve insanlık ayıbının son bulmasını temenni ederek başladı.

Ciddi bir güvenlik sorunu haline gelen “iklim krizine” işaret eden Tokel, insanlığın iklim krizi nedeniyle yaşamsal sorunlar yaşayacağına, su ve gıda sorununun uzak olmadığını kaydetti.

Dünya sıcaklığının son 8 yılda hızla arttığını, hava şartlarının değiştiğini, doğa olaylarının çoğaldığını, bir çözüm bulunamazsa da insanlığın yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacağını ifade eden Tokel, “bu sorunu biz yaratmadık” diyebileceklerini ancak kendi paylarına düşen görevi yerine getirmek için harekete geçmeleri gerektiğini söyledi.

İklim krizini görünür yapmak için harekete geçtiklerini ifade eden Tokel, herkesin küresel ısınmaya karşı harekete geçmesi gerektiğini, aksi halde ortada orman ve tarım su kaynağı kalmayacağını vurguladı.

İklim krizinin iklim göçüne de sebep olacağını belirten Tokel, bu şekilde devam edilirse 50 yıl içinde su kaynakları başta olmak üzere ormanlar ve toprakların insanlığın büyük zarar göreceğini kaydetti.

Tokel, bu çerçevede ülkede yeni bir planlama, tedbir alma, ekonomik sistemi ve tüketim anlayışının değiştirilmesi gerektiğini ifade ederek, “Her alanda yeşil dönüşümü başlatmalıyız” dedi.

Başbakan Yardımcısı, Turizm Çevre Kültür Bakanı Fikri Ataoğlu, iklim değişikliğinin ciddiyetine işaret ederek, zirveyi düzenleyenlere teşekkür etti, iklim değişikliğine karşı KKTC olarak üzerlerine düşen görev neyse yapmaya hazır olduklarını söyledi.

Ataoğlu, iklim değişikliğine yönelik atılan yasa düzenlemeleri ve diğer çalışmaları anlatarak, zirvede, orman yangınlarına karşı çalışmalar, sulak alanların, tarım alanlarının korunması için yapılacak çalışmaları bakanlık olarak yol haritası kabul edeceklerini, yapılması gerekenleri yapacaklarını belirtti.

CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, daha güzel bir çevre daha güzel bir dünya için çalışma yapan herkesi tebrik etti.

Erhürman, savaşa işaret ederek, orada barbarlık yaşandığını, içinde çocukların bulunduğu hastanenin bombalandığını ve çocukların öldürüldüğünü belirterek, bunu kabul etmenin imkansız olduğunu vurguladı.

Çocuklara güzel bir çevre ve güzel bir dünya bırakmak tartışılırken bir tarafta da barbarlık yaşandığını ifade eden Erhürman, bu yaşananların insanlıkla alakalı olamayacağını kaydetti.

Erhürman, KKTC’nin dünyada küçük bir alana sahip olduğunu, ancak dünyada olacak olanlara karşı planlamaları şimdiden yapması gerektiğini, 5 yıl içinde ülkede deniz ve ormanların ne olacağının, tarım arazileri ve su alanlarının nasıl korunacağının önem taşıdığını vurguladı.

Ülkede, çevre, deniz, orman alanlarının korunması, ülkenin her açıdan temiz tutulması için nüfus planlamasının önemli olduğunu ifade eden Erhürman, çevre üzerine bilinmeyen çok konu olduğunu, bu yüzden bugün düzenlenen zirvenin ülkenin ve çocukların geleceğine olumlu katkıları olmasını ve yeni ufuklar açmasını temenni etti.

Başbakan Ünal Üstel de, savaşta insanlığın yitirildiğini, son olarak hastanenin vurulması karşısında da insanlığın daha fazla sessiz duyarsız kalmamasını temenni etti.

Üstel, İklim Zirvesi’nin, iklim krizine işaret etmesi açısından önemli olduğunu, ülkede de bunun yakından hissedildiğini vurgulayarak, zaman kaybetmeden hep birlikte harekete geçmeleri gerektiğini kaydetti.

Ülkede yeşil enerjiye geçiş için gereken adımları hükümet olarak attıklarını, ormanların korunması, yananların yerine yeni ağaçların dikilmesi, geleceğe yönelik planlamaların yapılması için gerekli çalışmaları yaptıklarını ifade eden Üstel, Paris Sözleşmesi gereklerini yerine getirmek için de harekete geçeceklerini söyledi.

İklim krizinin en çok küçük ülkeleri etkilendiğini ifade eden Üstel, iklim değişikliğine karşı büyük ülkelerin küçük ülkeler kadar harekete geçmesi gerektiğini vurguladı, hayırlara vesile olmasını temenni ettiği zirveye destek veren herkese teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ise zirvenin, ülke için hayırlara vesile olmasını diledi, KKTC küçük bir alanda olsa da bölgede önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.

Tatar, bölgede yaşanan gelişmeleri devlet olarak yakından takip ettiklerini, bu çerçevede 100 kilometre ötede yaşanan savaştaki vahşeti şiddetle kınadı.

Kıbrıs’ta da bu işin ciddiyetinin görüldüğünü, o yüzden Kıbrıs Türk halkının hakkının ve hukukunun korunması konusunda birlik olmanın önemini vurgu yapan Tatar, çevrenin korunmasının da önemine işaret etti.

Tatar, devletin ve halkın çevreye duyarlılığının olduğunu ancak son zamanlardaki yapılaşmalara karşı gerekli adımların zamanında atılamadığını ifade ederek, halk sağlığı ve çevre bilinci için gerekli adımları atma zamanı geldiğini kaydetti.

Anavatan Türkiye’den getirilen su projesinin, iklim değişikliğini önlemeye bir katkı olduğunu ifade eden Tatar, tarım alanında da bu suyun kullanılmasının daha da büyük önem taşıdığını belirtti.

Ülkeye kablo ile elektrik gelmesiyle de bu katkının artacağını ifade eden Tatar, bu konuda Güney Kıbrıs’a da sürdürülebilir bir çevre için iş birliği teklifinde bulunduklarını, ancak kabul görmemelerinin anlaşılır olmadığını kaydetti.

Tatar, ülkede yeşil enerjinin kullanılması veya desteklenmesiyle, ülkedeki fosil yakıt kullanılması sorununa da köklü bir çözüm bulunacağına inanç belirterek Türkiye Cumhuriyeti’nin de bu projeyi desteklediğini ifade etti, Güney’in zihniyetini anlamadığını söyledi.

Bu zihniyetle bir anlaşma yapılmasının da mümkün olmadığını ifade eden Tatar, Güney’in su ve elektrik konusunda KKTC ile iş birliği yapabileceğini ama devlet olarak kabul göreceği düşüncesiyle bunu yapmadığını anlattı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, fosil yakıt sorununa çözüm bulunursa Kıbrıs adası olarak iklim değişikliğine katkı sağlayacaklarını ifade ederek, Cumhurbaşkanlığı olarak da çevre konularına katkıda bulunmak için gereken çalışmaları yaptıklarını, atıklardan kullanılabilir malzeme üretimi yapılabileceğini, enerji üretilebileceğine işaret etti.

Konuşmaların ardından uzmanların sunumlarına geçildi.

Bakan Dinçyürek: Hastaneye Yapılan Saldırıyı Kınıyorum

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, İsrail’in Gazze’deki hastaneyi hedef alması ardından açıklamada bulunarak, yapılan saldırıyı kınadı.

Bakan Dinçyürek şu ifadelerde bulundu;

“İsrail dünyanın gözü önünde insanlık değerlerini yerle bir eden, hunharca bir hava saldırısında bulunmuştur.

Yaşlıların, kadınların, çocukların, bebeklerin yaşam savaşı verdiği ve sığınmak için bulunduğu hastane binasının adeta bomba yağmuruna tutularak orada bulunan insanların katledilmeleri kabul edilemez.

Bu insanlık dramının biran önce sona ermesi için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başta olmak üzere uluslararası toplumun, Gazze’de işlenen savaş suçunun sona ermesi için gereken neyse yapması gerekmektedir.

Orantısız güç kullanarak, bütün dünyada korunma yeri olan hastaneleri ve sivil halkı hedef alan bu insanlık suçunu şiddetle kınıyor, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.

Çavuş “İsrail’in sivilleri hedef alan saldırısı insanlık suçu, şiddetle lanetliyorum”

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, İsrail’in sivilleri hedef alan saldırısının insanlık suçu olduğunu vurgulayarak şiddetle kınadı.

Çavuş’un mesajı şöyle:

“İsrail’in, doğrudan sivilleri hedef alan saldırılarını şiddetle lanetliyorum.

Çocukların, kadınların ve sivillerin tedavi gördüğü Gazze’de bir hastaneyi hedef alan saldırı bir insanlık suçudur.

Yaşanan trajik kayıplar dolayısıyla Filistin halkına baş sağlığı, yaralılara da acil şifalar diler, bölgeye kalıcı barışın gelmesini temenni ederim.”

Tatar muhtarlarla buluştu… ‘ Muhtarlarla diyalog ve iletişime büyük önem veriyorum’

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Cumhurbaşkanlığı tarafından düzenlenen Girne ilçesi muhtarları toplantısına katıldı.

Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Girne’de yapılan toplantıda, Merkez Kaymakamı Niyazi Öztürk, Girne Kaymakamı Cemal Özcemoğlu, Muhtarlar Birliği Başkanı Akay Darbaz yanı sıra Cumhurbaşkanlığı’nda Danışmanlık ve Siyasi İşler Müdürü Halit Bağman ve başdanışman Aydın Akkurt ve Yerel Yönetimler Danışmanı Sinan Güneş hazır bulundu.

Cumhurbaşkanı Tatar toplantıda yaptığı konuşmada, halkın sıkıntılarını ve ihtiyaçlarını öğrenmek için sürekli halkın içinde bulunduğunu belirterek, seçimle göreve gelen muhtarların, yönetimin en alt basamağında olduğunu ve halka büyük hizmet verdiğini söyledi.

Muhtarlarla sürekli bir araya gelip, bilgi alışverişinde bulunduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, muhtarlarla diyalog ve iletişime büyük önem verdiğini belirtti.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaptığı yatırımlara dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, ülkenin istihdam ve hizmet konularında gelişmeye devam ettiğini söyledi.

“Devletin tüm kurumlarıyla var olduğunu” anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, 15 Kasım’da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 40’ncı yılının kutlanacağını aktardı.

Kıbrıs sorunun çözümü için ortaya konulan yeni siyasetten bahseden Cumhurbaşkanı Tatar, iki eşit egemen devletin işbirliğine dayalı çözüm modeli için çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

Cumhurbaşkanı Tatar ayrıca, Türk Devletler Teşkilatı’na gözlemci üye olunmasının ardından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bayrağıyla toplantılarda temsil edildiğine işaret etti.

Azerbaycan ziyaretinden de bahseden Cumhurbaşkanı Tatar, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile görüştüğünü ve tanınma yolunda ilerlendiğini ifade etti.

Muhtarlar aracılığıyla iletilecek sıkıntı ve beklentileri çözmek için ortaya irade koymaya hazır olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, “Gelecek önerileri değerlendirip hükümet ve ilgili kurum kuruluşlara aktararak çözüm bulunmasını sağlamak ben ve ekip arkadaşlarımın görevidir” dedi.