Archives Kasım 2023

Gardiyanoğlu: Belirlenecek olan asgari ücret 2024’ün Ocak ayından itibaren geçerli olacak

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, yeni asgari ücretin önümüzdeki ay içerisinde netleşeceğini belirtti. Bakan Gardiyanoğlu, belirlenecek olan asgari ücretin 2024 yılının Ocak ayından itibaren geçerli olacağını söyledi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Kıbrıs Postası TV’de yayınlanan ve Erçin Şahmaran’ın hazırlayıp sunduğu ‘Objektif’ adlı programa konuk oldu.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Gardiyaoğlu, yeni belirlenecek olan asgari ücretle ilgili yürütülen çalışmalar hakkında bilgilendirmelerde bulundu.

Asgari Ücret Saptama Komisyonu’nun Salı günü gerçekleştirdiği toplantıya işaret eden Gardiyanoğlu, “İşçi tarafı yüzde 48,5, işveren tarafı yüzde 25’lik asgari ücret artışı ile masaya oturdu. Veriler doğrultusunda hareket edeceğiz” dedi.

“YENİ ASGARİ ÜCRETİN GERÇEK VERİLER ÜZERİNDEN OY BİRLİĞİYLE BELİRLENMESİ GEREKİYOR”

Gardiyanoğlu, yeni asgari ücretin gerçek veriler üzerinden oy birliğiyle belirlenmesi gerektiğini, toplumun da buna ihtiyaç duyduğunu söyledi. Siyasi popülizmden uzak bir süreç izlemeye çalıştığını aktaran Gardiyanoğlu, “Popülizm ülkeyi geren bir unsurdur. Taraflar da buna anlayış gösterdi” ifadelerini kullandı.

Asgari ücretin en erken sürede belirlenmesini arzu ettiğini söyleyen Gardiyanoğlu, “İşveren ve işçi tarafı yapıcı bir tutum gösteriyor” diye konuştu.

Gardiyanoğlu, asgari ücret için yüksek bir rakam belirlenmesi durumunda iş hayatının zora gireceğini, az belirlenmesi durumunda ise asgari ücretle geçinecek olan insanların daha da yoksulluğa itileceğini, bu konuda bir denge kurulması gerektiğini belirtti.

“YENİ ASGARİ ÜCRET ÖNÜMÜZDEKİ AY İÇERİSİNDE NETLEŞECEK”

Yeni asgari ücretin önümüzdeki ay içerisinde netleşeceğini vurgulayan Gardiyanoğlu, belirlenecek olan rakamın 2024 yılının Ocak ayından itibaren geçerli olacağını söyledi.

Bakan Gardiyanoğlu, reçete yolsuzluğu soruşturmasının işleyişi hakkında ortaya atılan iddiaları da değerlendirdi.

Reçete soruşturmasına ilişkin ciddi bir bilgi kirliliği olduğunu kaydeden Gardiyaoğlu, “Ortalıkta kaos yaratmak isteyenler var” ifadelerini kullandı.

BAKAN GARDİYANOĞLU, REÇETE SORUŞTURMASINA MÜDAHALE EDİLDİĞİ YÖNÜNDEKİ İDDİALARI YALANLADI

Gardiyanoğlu, reçete yolsuzluğu soruşturması kapsamında Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel’in talimatı ile Girne’den kimsenin tutuklanmadığı yönündeki söylemlere işaret ederek, “Kesinlikle böyle bir şey yok. Bu konuyla ilgili polisle konuşmuşluğumuz bile yok” dedi.

Girne’de Sosyal Sigortalar Dairesi ile anlaşmalı eczane sayısının az olduğunu dile getiren Gardiyanoğlu, “Dolayısıyla işlem sayısı da azdır. Fakat soruşturma devam ediyor. Oradan da tutuklamalar olacaksa olacaktır” ifadelerini kullandı.

Gardiyanoğlu, reçete yolsuzluğuyla ilgili yaptıkları şikayet sonrası sistemi polise de açtıklarını kaydederek, “Polis istediği veriye ulaşabiliyor” ifadelerini kullandı.

“REÇETEYE VE İLACA ULAŞMAKTA ZORLANAN HASTALARLA İLGİLİ CİDDİ BİR ÇALIŞMAMIZ VAR”

Son 1 buçuk aydır reçeteye ve ilaca ulaşmakta zorlanan hastalar olduğunu belirten Gardiyanoğlu, “Bununla ilgili ciddi bir çalışmamız var. Bu çalışmalar yarın muhtemelen sonlanır. Alacağımız tedbirleri de ya yarın ya da Pazartesi günü duyuracağız” diye konuştu.

Bakan Gardiyaoğlu, kahraman olmak için bu sürece atılmadığını, tek isteğinin yanlışların ortaya çıkması ve sıkıntıların aşılması olduğunu da sözlerine ekledi.

Başbakan Ünal Üstel: “İsias Bizim Ortak Davamızdır ve Bu Davanın Yakın Takipçisiyiz”

Başbakan Ünal Üstel, Şampiyon Melekler adına yapılan “Adalete Işık Tut” yürüyüşünü desteklediğini belirten bir paylaşımda bulunarak, “İsias bizim ortak davamızdır ve bu davanın yakın takipçisiyiz” dedi.

Şampiyon Meleklerin aileleri, Adıyaman Başsavcılığı’nın İsias Otel ile ilgili hazırladığı iddianameye tepki göstermek ve deprem suçlularının “olası kast” suçlamasıyla yargılanması talebinde bulunmak adına Gazimağusa’da yürüdü.

Başbakan Ünal Üstel, sosyal medya hesabından bu yürüyüşe destek verdiğini belirten bir paylaşımda bulundu.

Ünal Üstel, “İsias bizim ortak davamızdır ve bu davanın yakın takipçisiyiz” diyerek yaptığı paylaşımında 6 Şubat depreminin, Kıbrıs Türk halkına savaş dönemlerinde yaşadığı kadar büyük acılar yaşattığını kaydetti.

Üstel’in tam paylaşımı şu şekilde:

“Yapılan insan hataları yüzünden büyük bir felakete dönüşen 6 Şubat depremi, Kıbrıs Türk halkına savaş dönemlerinde yaşadığı kadar büyük acılar yaşatmıştır.

Yitirdiğimiz şampiyon meleklerimiz ve tüm kayıplarımızın acısı hala yüreklerimizi dağlıyor.

Deprem felaketi sonrasında bilimsel verilere dayalı ortaya konan tüm bulgular bizleri yapılan hatalar yüzünden insanların yaşamlarına aslında göz göre göre kast edildiği acı gerçeği ile bizi yüzleştirmiştir.

Kayıplarımızı geri getirmemiz mümkün değildir. Ne var ki, yaşananların bir kez daha yaşanmaması adına tüm sorumluların hak ettikleri cezaları almaları şarttır.

Geride kalanların, adelete duydukları güven duygusunu kaybetmemeleri adına bu süreç son derece önemlidir.

Bunu bir kez daha hatırlatmak adına bu akşam Mağusa’da gerçekleştirilen adalete ışık tutuyoruz yürüyüşünü selamlıyorum.

İnanıyorum ki, adalet en kısa sürede tecelli edecek ve sorumlular hak ettikleri cezaları alacaklardır.

İsias bizim ortak davamızdır. Ve bu davanın yakın takipçisiyiz.

Bir kez daha depremde yaşamını yitirenleri rahmetle, özlemle anıyorum.

ADALETE IŞIK TUTACAĞIZ”

Tatar: “Girişimci Kadınlarımızın Emin Adımlarla Başarıya Yürümeleri Bize Umut Veriyor”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Türk Girişimci Kadınlar Derneği (GİKAD) ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) iş birliğinde düzenlenen “İş’te Kadınlar 3’üncü Zirvesi’ne” katılarak bir konuşma yaptı

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar zirvede yaptığı konuşmada, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ve kardeş ülke Azerbaycan’dan gelen girişimci kadınları ülkede görmenin mutluluğunu yaşadığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, yurt dışından gelen misafirleri selamlayarak, “Bugün gerçekleşen zirvede, geleceğe nasıl emin adımlarla yürüyeceğimizi görüyorum. Burada 1 millet ve 3 devlet var. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti ve Azerbaycan kadınlarını birlikte görüyorum” dedi.

Kıbrıs’ta ve Türkiye’de verilen mücadelelerde kadınların büyük görevler üstlendiğini anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, Kurtuluş Savaşı’nda kadınların sonuna kadar milletine sahip çıktığını belirtti.

Anadolu’da kadınlar mücadele verirken, Kıbrıs’tan  kendilerini izlediklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yaşını tamamladığını, yeni yüzyılın ise tüm Türk devletlerine olumlu yansıyacağını kaydetti.

Amaçlarının çağdaş bir devlet olarak cinsiyet ayrımı yapılmadan cinsiyet eşitliğinin uygulanması olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, Kamu Hizmeti Komisyonu’nun açtığı sınavlarda kadınların daha başarılı olduğunu aktardı.

Kadınların devlet yönetiminde hak ettikleri yerleri aldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, iş dünyasında da girişimci kadınların sayısının arttığını vurguladı.

Kadın girişimcileri gelecekte en iyi noktalarda görecek olmanın bahtiyarlığı içinde olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, “Kadınlarımıza güveniyoruz. Hedeflere emin adımlarla başarıya yürümeleri bize umut veriyor. KKTC’nin böyle güzel organizasyonlara ev sahipliği yapmasının da mutluluğu içindeyiz. Organizasyonda emeği geçenleri kutluyorum. Biz başarılı Türk milletinin kopmaz ve ayrılmaz bir parçasıyız. Sizlere güveniyorum çok işler başarmaya devam edeceksiniz” ifadelerini kullandı.

Meclis Başkanı Töre Malatya temaslarını tamamladı

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Malatya temaslarını tamamladı.

 Töre, Malatya ziyaretinin son gününde televizyon kanalı programına çıktı, Kıbrıs gazilerinin de  bulunduğu şehitliği ve Malatya  Ticaret Borsası’nı ziyaret etti.

 

Meclis Başkanlığından verilen bilgiye göre, Töre,  ER TV’de katıldığı bir programda, 6 Şubat depreminin  Malatya’da yarattığı felaketi yerinde görme imkanı bulduklarını söyledi.

 

Meclis’te deprem ile ilgili oluşturulan komitenin İsias Oteli ile ilgili yargı sürecini takip etmekte olduğunu belirten Töre, suçluların yargılanması konusunda Türkiye Cumhuriyeti’nin adli makamlarına güvenlerinin tam olduğunu dile getirdi.

 

Başkan Töre, Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü bir devlet olduğunu ve yaraları en yakın zamanda saracağına inandığını söyledi.

 

Kıbrıs’ta yaşayan birçok Malatyalı olduğunu belirten Başkan Töre, Ercan’dan bir an önce  Malatya’ya direkt uçuş başlatılması temennisinde de bulundu.

 

Başkan Töre, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da desteğiyle KKTC’den taviz vermeyeceklerini, birleşik Kıbrıs gibi federasyon tezlerinin ortadan kalktığını söyledi.

 

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, bölgenin en güçlü ve Doğu Akdeniz’de en uzun kıyı şeridine sahip olan Türkiye’nin kendilerinin en büyük gücü olduğunu ifade etti.

 

Türk dünyasına yönelik yapılan ziyaretleri de anımsatan Töre, “Ümidimiz Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üyelikten asil üyeliğe geçmektir” dedi.

 

Meclis Başkanı olduktan Türkiye’de verdiği konferans sayısının 20’yi bulduğunu belirten Töre, Kıbrıs davasını anlatmaya devam edeceğini söyledi.

 

-Mezarlık ve ticaret odasını ziyaret

 

Başkan Töre, Malatya’da şehitlik ziyareti de yaptı.

 

Töre, şehit Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları, şehit emniyet mensuplarının yanı sıra, şehitlik içerisinde bulunan Kıbrıs gazilerinin de kabirlerini ziyaret etti.

 

Başkan Töre, burada kabirleri ziyarete gelen şehit aileleri ile sohbet etti, şehitlik özel defterini  imzaladı.

 

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Malatya  Ticaret Borsası’nı ziyaretinde Borsa Yönetim Kurulu üyeleriyle bir araya geldi.

 

Töre, Malatya Valisi Ersin Yazıcı tarafından onuruna verilen yemeğe de katıldı.

 

Gaziantep ve Adıyaman’da da temaslar yapan  Töre’nin yarın sabah Gaziantep’ten KKTC’ye dönmesi bekleniyor.

 

Başkan Töre’ye Türkiye temaslarında KKTC Gaziantep Başkonsolosu Kerem İzmen, Meclis Mali, Teknik, Parlamenter Hizmetler Müdürü Hasan Büyükoğlu ile Özel Kalem Müdürü İrem Uygun eşlik etti.

TC Adalet Bakanı Tunç: “İsias sorumluları yargı huzurunda hesap verecek”

TC Adalet Bakanı Tunç ile İçişleri Bakanı Oğuz görüştü

“(Depremde Adıyaman’da hayatını kaybeden KKTC’li sporcular) İsias davasında, Şampiyon Meleklerimizin vefatlarında kusuru olanlar elbette ki yargı huzurunda gerekli hesabı verip cezalarını da çekeceklerdir”

Türkiye Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 6 Şubat depreminde Adıyaman’da yıkılan İsias Oteli enkazında KKTC’li sporcuların hayatını kaybetmesine ilişkin yargı sürecinin devam ettiğini ve sorumluların yargı huzurunda hesap vereceklerini söyledi.

Bakan Tunç, Adalet Bakanlığında, İçişleri Bakanı Dursun Oğuz ve beraberindeki heyetle görüştü.

Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC arasındaki ilişkilerin yoğunlaşarak devam ettiğini dile getiren Tunç, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni biz anavatan olarak hiçbir zaman yalnız bırakmayız.” dedi.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerde Adıyaman’da yıkılan bir otelde KKTC’li sporcuların da hayatını kaybettiğini anımsatan Tunç, konuyla ilgili yargı sürecinin devam ettiğini anımsattı.

Olay nedeniyle büyük üzüntü duyduğunu kaydeden Tunç, “O otelde 65 kişi konaklıyordu, 35’i Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşı. Enkaz kaldırma sırasında deliller toplanmıştı. O deliller bilirkişi incelemesine götürüldü. Karot örnekleri ve diğer binadaki örneklerde bilirkişi incelemesi yapıldı. Üniversiteden gelen rapor doğrultusunda da şu anda dava açılmış durumda.” diye konuştu.

Söz konusu davada 5’i tutuklu 11 sanığın hakim karşısına çıkacağını ifade eden Tunç, şunları kaydetti:

“Yargının en doğru kararı vereceğini ümit ediyoruz. Yargıya güveniyoruz. Tabii Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bu yavrularımızın ailelerinin büyük bir acı yaşadıklarını biliyoruz, hissediyoruz. Onların acısı bizim de acımız. Onların acılarını bir kez daha paylaşıyoruz. Tabii gidenleri geri getirmek mümkün değil ama onların hatırasını yaşatmak, özellikle vefatlarına neden olanlar noktasındaki yargısal süreci takip etmek bizim görevimiz. Kamuoyu vicdanını rahatlatacak bir karar, bir sonuç çıkacaktır. İsias davasında şampiyon meleklerimizin vefatlarında kusuru olanlar elbette ki yargı huzurunda gerekli hesabı verip cezalarını da çekeceklerdir. Bütün takibimiz bu yönde.”

Bakan Tunç, KKTC’ye giderek hayatını kaybedenlerin ailelerini ziyaret etmek istediğini dile getirdi.

– “Süreci yakından takip edeceğiz”

KKTC İçişleri Bakanı Oğuz, İsias Oteli davasına ilişkin Adalet Bakanı Tunç’un açıklamalarının yüreklere su serptiğini söyledi.

Beklentilerinin, sorumluların hak ettiği cezayı bulması olduğunu dile getiren Oğuz, “Bu süreci biz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak yakından takip edeceğiz. Aileler de bunu yakından takip ediyor. Ölenler geri gelmiyor ama adaletin yerini bulması, bunların yargılanması bir emsal teşkil edecektir.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Tatar, Güzelyurt bölgesinde okulları ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Güzelyurt Bölgesi okullarına ziyaret gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, ilk olarak Güzelyurt Kurtuluş Lisesi’ni ziyaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, ardından Güzelyurt Türk Maarif Koleji’nde öğrencilerle bir araya geldi.

Ziyaretlerde öğrencilere yönelik bir konuşma gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Tatar, eğitim, zaman yönetimi, sağlıklı ve sosyal yaşam konularında  öğütler verdi.

Öğrencilere kariyerleri konusunda tavsiyelerde bulunan Cumhurbaşkanı Tatar, öğrencilerden gelen soruları da yanıtladı.

Ziyaretlerde Cumhurbaşkanı Tatar’a Milli Eğitim Bakanlığı Genel Orta Öğretim Dairesi Müdürü Cengiz Uzun eşlik etti.

Tatar: “Ülkede Huzur Ve Güven Olması Dış Yatırımcılar İçin Önemli”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, yatırım danışmanı Sertaç Özinal’ı kabul etti.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar kabulde yaptığı konuşmada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin en önemli gelir kaynaklarının başında turizm ve yükseköğrenimin geldiğini belirterek, tarım, sanayi ve inşaat sektörünün de önemli gelir kaynakları olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs’ta 1974 yılından beridir barış ve huzur olduğunu belirterek, adanın güvenli olmasından dolayı dünyanın birçok yerinden öğrencinin okumak için geldiğini, farklı ülkelerden kişilerin ev alarak ve iş kurarak ülkeye yerleştiğini ifade etti.

Türkiye’den gelen suyun kullanılmaya başlamasıyla tarım ve turizmde ilerlemeler yaşandığını anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, adanın coğrafi konumundan dolayı birçok yere yakın olmasının bir avantaj olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Doğu Akdeniz’de bağımsız ve egemen bir Türk devleti olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Mavi Vatan’da deniz yetki alanları bulunduğunu belirterek, KKTC’nin her konuda güçlenmesi ve Türkiye ile iş birliğinin artması için çalışmaların sürdüğünü, Doğu Akdeniz’de doğal kaynaklar yanında balıkçılık, turizm ve denizcilik konularında da büyük potansiyel olduğunu aktardı.

KKTC’ye uygulanan haksız kısıtlama ve engellemelerin bilim ve teknolojide atılan adımlarla aşıldığını anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, yapay zeka, ARGE ve dijitalleşme konularında önemli gelişmeler yaşandığına dikkat çekti.

Kıbrıs Türkü’nü uygulanan haksız kısıtlamalar ve ambargolara rağmen ülkede başarılı iş insanlarının bulunduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Tatar, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde kapasite, potansiyel ve dünyayla entegre olmuş girişimciler var. Türkiye buraya önem ve değer veriyor. Ülkenin kalkınması ve gelişmesi için altyapı yatırımları yapılıyor. Ülkenin güvenli olmasının yanı sıra, birçok avantajı olması yatırım iklimini artırıyor. Zemin güçlendikçe yatırımlar artıyor. Uluslararası yatırımcılar ülkeye yatırım yapıyor. Zeminin altında egemenlik ve devlet vardır” dedi.

-Özinal

Sertaç Özinal da konuşmasında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin uluslararası alanda rekabetçi  teknoloji merkezi olma konusunda önemli avantajlara sahip olduğunu belirterek, geliştirilen projelerin, yurt içinde olduğu gibi küresel alanda da çok önemli katkılar sağlayacağını söyledi.

KKTC’de geliştirilen projelerin yurt dışındaki yatırımcıların da ilgisini çekeceğine inandığını anlatan Özinal, her zaman gereken desteği vermeye hazır olduğunu vurguladı.

Merkez Bankası’ndan faiz artırımı açıklaması…

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Merkez Bankası Yönetim Kurulu, Merkez Bankası nezdindeki mevduat ve yasal karşılık hesaplarına uygulanan faiz oranları ile reeskont ve avans işlemlerinde uygulanan faiz oranlarını yeniden belirledi.

 

Buna göre:

 

Vadelerinden bağımsız olmak kaydıyla, Merkez Bankası nezdindeki faize tabi Türk lirası mevduat hesaplarına uygulanan faiz oranı yıllık yüzde 26’dan yüzde 36’ya, yabancı parada ise ABD doları mevduat hesaplarına uygulanan faiz oranı yıllık yüzde 1,50’den yüzde 2’ye, euro mevduat hesaplarına uygulanan faiz oranı yıllık yüzde 1,00’den yüzde 1,25’e ve İngiliz sterlini mevduat hesaplarına uygulanan faiz oranı yıllık yüzde 1,25’ten yüzde 2,00’ye yükseltildi.

 

Merkez Bankası nezdindeki, Türk lirası yasal karşılıklara uygulanan faiz oranı yıllık yüzde 6’dan yüzde 15’e, yabancı parada ise ABD doları yasal karşılıklara uygulanan faiz oranı yıllık yüzde 0,75’ten yüzde 1’e, euro yasal karşılıklara uygulanan faiz oranı yıllık yüzde 0,50’den yüzde 0,75’e ve İngiliz sterlini yasal karşılıklara uygulanan faiz oranı yıllık yüzde 0,65’ten yüzde 1’e yükseltildi.

 

Türk lirası olarak tanzim edilen ticari senetler karşılığında Merkez Bankası tarafından yapılacak reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranı yıllık yüzde 40’tan yüzde 50’ye, Türk parası olarak tanzim edilen sanayi, ihracat, turizm, eğitim ve tarım sektörleri senetleri karşılığında yapılacak reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranları yıllık yüzde 32,75’ten yüzde 42,75’e, küçük esnaf senetlerinin iskonto faiz oranı yıllık yüzde 30,75’ten yüzde 40,75’e ve döviz mukabili avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranı yüzde 32’den yüzde 42’ye yükseltildi.

 

Yabancı para (ABD doları, euro, İngiliz sterlini) olarak tanzim edilen ticari, sanayi, ihracat, turizm, eğitim sektörleri senetleri karşılığında yapılacak reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranları ile döviz mukabili avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranları ise yüzde 4’ten yüzde 5’e yükseltildi.

 

Söz konusu yeni oranlar, 1 Aralık’tan itibaren yürürlüğe girecek.

İskele Belediyesi çam kese böceği ile mücadele başlattı

İskele Belediyesi, ormanların sürekliliğini tehdit eden, insan sağlığını olumsuz etkileyen çam kese böceğine karşı mücadele başlattı.

İskele Belediyesi’nden verilen bilgiye göre, piknik alanı, mezarlık ve okullarda başlayan ilaçlama çalışmaları, İskele ve bağlı 21 köye de taşınacak. İskele ve köylerinde bulunan çam ağaçlarında, çam kese böceğinin önüne geçmek için yürütülen çalışmanın Aralık ayı içerisinde tamamlanması hedefleniyor.

Çam kese böceğine karşı kullanılan ilaçlama yönteminde, biyolojik ilaçlar kullanılıyor ve kimyasal etki içermiyor. Kullanılan biyolojik ilaçlama sayesinde ormanda yaşayan canlılara ve insanlara hiçbir zarar verilmemekle birlikte ekolojik denge de korunmuş oluyor.

Gazimağusa’da yarın bazı bölgeler 3 saat elektriksiz kalacak

 Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu, yarın trafo merkezinde yapılacak bakım onarım çalışması nedeniyle Gazimağusa’da yaklaşık 3 saatlik elektrik kesintisi yapılacağını duyurdu.

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Gazimağusa Bölge Amirliğinden verilen bilgiye göre, kesinti 10.00-13.00 saatleri arasında yapılacak.

Elektrik kesintisinden şu bölgeler etkilenecek:

“Sosyal Konutlar, Kali Land, Yeni Lefkoşa Çemberi Bölgesi, Alasya Vakıf Anaokulu, Eziç, Yaşam Hastanesi, Adakent Üniversitesi ve bölgesi, Kapalı Spor Salonu, Califorian Restoran Arkası, Yeni Şehir Bölgesi, Doğu Akdeniz Üniversitesi(kuzey ve güney kampüsü), Telefon Dairesi, Sulu Çemberden Atatürk Çemberine kadar olan Salamis yolu, Apartman tipi sosyal konutları, Atatürk Çemberi, Zafer Anıtı bölgesi, Elektrik Kurumu, Otobüs Terminali, Eski Lemar Bölgesi, Bölgede bulunan Levent ve Hacıali Apartmanları, Polis Müdürlüğü, Mağusa Tıp Merkezi, Deniz Plaza, Alasya İlkokulu, Çocuk Parkı bölgesi, Benzincioğlu Petrol, Sema Hotel ve karşısı, Baykal bölgesinin bir kısmı ve İtimat ve bölgesi, Sulu çember, Önder AVM, Serbest Liman’ın bir bölümü, Karakol İlkokulu bölgesi, Karakol bölgesinin bir bölümü, Fazıl Polat Paşa Camii bölgesi ve Mesan Apartmanları, Şehit Çocuğu Arsaları, Küçük Sanayi’nin bir bölümü ve City Mall, MTG antrenman sahası ve bölgedeki ağılları, pis su arıtma tesisi, Güvercinlik Sanayi Sitesi, Çayönü, İncirli, Köprü, EKTAM Tesisleri ve bölgedeki su pompaları, Güvercinlik ve Güvercinlik Asker, Büyük Sanayi, Hastane, Zabitler Petrol, Koruk Market ve arka sokağı , Glapsides bölgesi, Yuvarlak Ev bölgesi, Rauf Raif Denktaş Kongre Merkezi, DAÜ karşısı, North Bar bölgesindeki apartmanlar ve DAÜ Güney Kampüsü, UN Kampı bölgesi, LC Waikiki ile Zabitler Petrol arasında kalan bölge, UN arkası apartmanlar, Alasya Park, Lemar Sakarya, Arena Spor Salonu, Noyanlar Sakarya ve bölgesi, Erbatu Sakarya ve bölgesi, Döveç Trio ve bölgesi, Şenal Plastik, Aylar Plastik, eski Lefkoşa yolu Tuzla girişinden Leventler Sitesine kadar olan bölgeler, Eski Lefkoşa yolunda; Tuzla kavşağı ile Mutluyaka kavşağı arasında kalan site ve tesisler, Kent Plus Sitesi, Güvercinlik kavşağı civarındaki konut ve tesisler, Gülseren bölgesi, Gülseren askeri kışla, Karakol bölgesinin bir bölümü(Karakol Levent Apartmanları ve bölgesi) ve Sakarya bölgesi, Mez-Koop apartmanları, Akol Caddem ve bölgesi.”

Meclis İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi, Meclis Genel Sekreterliği Yasa Önerisi’ni oy birliğiyle onayladı

Cumhuriyet Meclisi, İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi, “Cumhuriyet Meclisi Genel Sekreterliği Örgütü (Kuruluş, Görev ve Yönetim İlkeleri) (Değişiklik) Yasa Önerisi’ni oy birliğiyle onaylayarak Meclis Genel Kurulu’na sevk etti.

Meclisten verilen bilgiye göre, komite, bugün saat 10.00’da UBP Milletvekili Komite Başkanı Emrah Yeşilırmak başkanlığında toplandı.

İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi, gündeminde bulunan, “Cumhuriyet Meclisi Genel Sekreterliği Örgütü (Kuruluş, Görev ve Yönetim İlkeleri) (Değişiklik) Yasa Önerisi’ni görüşmeyi tamamlayarak oyladı ve oy birliğiyle kabul etti.

Zorlu Töre, Fazilet Özdenefe, Resmiye Eroğlu Canaltay, Fikri Toros, Alişan Şan, Salahi Şahiner, Sıla Usar, Hasan Küçük ve Devrim Barçın tarafından sunulan öneri, Meclis Genel Kurulu’na sevk edildi.

İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi toplantısına davetli olarak, Maliye Bakanlığı, Personel Dairesi, Cumhuriyet Meclisi Genel Sekreterliği Örgütü, KTAMS ve KAMU-SEN’den yetkililer katılarak öneriyle ilgili görüşlerini sundu.

UBP Milletvekili Emrah Yeşilırmak başkanlığındaki toplantıya Komite Başkan Vekili CTP Milletvekili Filiz Besim, Komite üyesi CTP Milletvekili Devrim Barçın ve Komite üyesi UBP Milletvekili Ahmet Savaşan katıldı. Komite toplantısına ayrıca UBP Milletvekili Resmiye Eroğlu Canaltay, UBP Milletvekili Alişan Şan ve CTP Milletvekili Fikri Toros da katıldı.

Bütçe görüşmelerine ara verildi… Komite yarın 12.00’de toplanacak

Maliye Bütçesi ile 2024 Mali Yılı Merkezi Devlet Yönetimi Bütçe Yasa Tasarısı yarın görüşülecek

Lefkoşa, 30 Kasım 23 (TAK): Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi, Maliye Bakanlığı bütçesi ile gelirler bütçesini görüşmeyi yarına bıraktı.

DAÜ bütçesinin oy birliğiyle onaylanmasının ardından toplantısına kısa ara veren komite, bugünkü gündemde yer alan

Maliye Bakanlığı bütçesi ve gelirler bütçesini görüşmeye yarın devam etme kararı aldı. Yarınki toplantıda, “2024 Mali Yılı Merkezi Devlet Yönetimi Bütçe Yasa Tasarısı’nın geneli oylanarak toplantı tamamlanacak.

Komitede alınan karara göre, yarınki görüşmeler saat 12.00’de başlayacak.

Komite Başkanı UBP Milletvekili Resmiye Canaltay kararı açıkladıktan sonra toplantıyı yarın devam etmek üzere kapattı.

8 Kasım’da başlayan bütçe görüşmelerinin bugün tamamlanması bekleniyordu.

Polisiye olaylar

Ülkede dün beş yangın meydana geldi.

Gazimağusa’da Karakol Mahallesinde, Hakan Aydın Özdemir’in kullanımındaki NT 901 plakalı araçta dün park halinde olduğu sırada, muhtemelen motor bölümündeki elektrik aksamlarının kısa devre yapması sonucu yangın çıktı.

Yangın itfaiye ekipleri tarafından söndürülürken, çıkan yangın sonucu aracın ön kaputu, elektrik aksamları, ön farları ve sol ön çamurluğu yanarak zarar gördü.

Öte yandan, Lefkoşa-Gazimağusa ana yolunun kuzey kısmında Dörtyol mevkiindeki dün bir tarla içerisinde meydana gelen yangın sonucu, yaklaşık bir dönümlük alan içerisindeki kuru otlar ve bir mermer fabrikasının arka bahçesinde muhafaza edilen muhtelif inşaat ve banyo malzemeleri yanarak zarar gördü.

Yangın itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü.

Gazimağusa’da İsmet İnönü Bulvarı üzerinde faaliyet gösteren Tek Yön restorana ait mangal bacası içerisinde biriken yağların ısınarak alevlenmesi sonucu baca içerisinde meydana gelen yangın itfaiye tarafından söndürülürken, çıkan yangın sonucu baca içerisindeki yağlar yandı.

Tuzla’da faaliyet gösteren Çıtır Lahmacun restorana ait fırın bacası içerisinde biriken yağların ısınarak alevlenmesi sonucu dün baca içerisinde yangın meydana gelirken, yangın itfaiye ekipleri tarafından söndürülürken, baca içerisindeki yağlar yandı.

Gazimağusa’da Ömer Seyfettin Sokak üzerinde bulunan bir apartman dairesinin mutfağında, muhtemelen fırın içerisinde sıkışan gazın patlaması sonucu yangın meydana geldi. Yangın ev sakinleri tarafından söndürülürken çıkan yangın sonucu, bahse konu fırın ve gaz ocağı yanarak zarar gördü.

-Trafik kazaları  

Gazimağusa’da Topçu Bulvarı üzerinde, Orhan Sevindik (E-47) yönetimindeki FL 177 plakalı araç ile sağ şerit içerisinde doğu istikametine doğru seyrettiği sırada, dikkatsizliği sonucu o esnada yolu karşıdan karşıya geçmeye çalışan yaya Kerime Yayla’ya (K-58) çarptı. Kaza sonucu yaralanan yaya Kerime Yayla, kaldırıldığı Gazimağusa Devlet Hastanesinde kalça kırığı teşhisi nedeniyle yapılan tedavisinin ardından taburcu oldu.

Öte yandan, Lefkoşa’da Dr. Burhan Nalbantoğlu Caddesi üzerinde bugün Kani Özerman (E-58) 98 miligram alkollü içki tesiri altında, yönetimindeki HD 392 plakalı araç ile Gönyeli çemberi istikametine doğru seyrettiği sırada, dikkatsizce şerit değiştirmesi sonucu, o esnada aynı istikamete doğru seyreden Ceylinnur GENÇ (K-19) yönetimindeki VP 682 plakalı aracın sol ön kısmına çarptı. Kaza sonucu yaralanan olmadı.

Gazimağusa’da Mustafa Kemal Bulvarı üzerinde, Ramazan Fidan (E-30) dün 170 miligram alkollü içki tesiri altında, yönetimindeki  MK 941 plakalı araç ile trafik ışıklarına geldiği zaman, dikkatsizliği sonucu yol ortasındaki trafik adasına çarptı. Kaza sonucu yaralanan olmadı.

-Trafik denetimlerinde bin 655 araç sürücüsü kontrol edildi

Ülke genelinde dün polis tarafından gerçekleştirilen trafik denetimleri sonucu 655 araç sürücüsü kontrol edildi ve 138’i yasal hız sınırı üzerinde süratli araç kullanmak, 14’ü alkollü içki tesiri altında araç kullanmak, 2’si sürüş ehliyetsiz araç kullanmak, 10’u seyrüsefer ruhsatsız araç kullanmak, 45’i sürüş esnasında cep telefonu kullanmak, 18’i emniyet kemeri takmadan araç kullanmak, 3’ü sigortasız araç kullanmak ve 122’si diğer trafik suçlarından olmak üzere, toplam 352 araç sürücüsü çeşitli trafik suçlarından rapor edilerek aleyhlerinde yasal işlem başlatılırken, 24 araç ise trafikten men edildi.

KTSO İstanbul’da İSO ile işbirliği protokolü imzaladı

Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO) ile İstanbul Sanayi Odası (İSO) arasında yatırım ve işbirliği konusunda protokol imzalandı. İstanbul’da imzalanan protokole KTSO Başkanı Ali Kamacıoğlu ile İSO Başkanı Erdal Bahçıvan imza koydu.

KTSO’dan yapılan açıklamaya göre, protokolle İSO ile KTSO üyelerinin ortak yatırım imkanlarının geliştirilmesi, KKTC üretim kapasitesinin ve ihracatının artırılmasına katkı sağlanması amaçlanıyor.

Öte yandan, KTSO Başkanı Ali Kamacıoğlu, Başkan Yardımcısı Mustafa Ersözlü, Yönetim Kurulu Üyeleri Hüseyin Ciddi, Mustafa Betmezoğlu, Metin Oral, Başkan Danışmanı Belgin Özoğul ve Oda profesyonelleri Özdemir Özerem ve Sercem İnancı’dan oluşan heyet, İstanbul Sanayi Odası Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri ile işbirliği toplantısı da yaptı. Toplantıya, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği Ticaret Baş Müşaviri Aytaç Yenal da katıldı.

KTSO Başkanı Ali Kamacıoğlu ve İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, KKTC’li sanayicilerin üretim ve ihracat kapasitelerinin geliştirilmesi amacıyla İSO Hedef Pazar Araştırmalarına KTSO üyelerinin katılımının sağlanması ve KKTC’li sanayicilerin ihracata yönelik yapılanmalarındaki eksikliklerin giderilmesi için işbirliği yapılması konularında çalışmaların başlamasına karar verdi.

Şampiyon Melekler için bu akşam “Adalete Işık Tut” yürüyüşü yapılıyor

Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği tarafından yapılan yazılı açıklamada, Kahramanmaraş merkezli 6
Şubat depremleri ile hayatları alt üst olan ailelerin şampiyon melekler için adalete ışık tutacağı
vurgulanarak, “Aileler olarak bugün saat 17:00 itibarı ile Gazimağusa Türk Maarif Koleji’nden başlayarak
Zafer Anıtı’na meşalelerle yürüyüş yapılacaktır” denildi.
Kamuoyuna, yürüyüş için destek çağrısı da yapılan açıklamada, GazimağusaTürk Maarif Koleji ile Zafer
Anıtı rotasında gerçekleşecek “Adalete Işık Tut”yürüşüne tüm halkın meşaleleri ile destek verebileceği
ifade edildi.
Dernek açıklamasında, “Aralık ayının ikinci haftasında başlayacağı düşünülen davada, Adıyaman
Başsavcılığı tarafından tamamlanan soruşturma kapsamında iddianame hazırlanmıştır; 10 saniyede
kum yığınına dönerek çocuklarımıza mezar olan Grand İsias Oteli yaratan sanıkların bilinçli taksirle
yargılanacağı ve 7-8 yıllık hapis cezaları sonrasında serbest kalabilecekleri anlaşılmaktadır.

Amacımız yapılacak yürüyüşle Adıyaman’daki deprem suçlarında adaleti teslim ettiğimiz yargıçlara
sesimizi duyurarak, çok yakında başlayacak olan duruşmalarda sanıkların ‘Olası Kast’la yargılanmasını
ve hüküm giymesini talep etmektir” denildi.

Başbakan Üstel: Hiç bir suç örgütü KKTC’de barınamaz

Başbakan Ünal Üstel, son günlerde KKTC’de kara para aklandığı ve bununla mücadele edilmediği yönünde ortaya atılan iddialara yazılı bir açıklama yaparak, yanıt verdi.

Halkın müsterih olmasını istediğini belirten Başbakan Üstel, “Buradan belirtmek isterim ki; bu konuyla ilgili mücadele edilmediği yönündeki algılara maalesef muhalefetimiz de katkı yapmaktadır. Bu yöndeki ithamlar, tamamen temelsizdir ve güzel ülkemizi karalamaya yöneliktir. Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Yasamız, 2007 yılından bu yana yürürlüktedir ve uygulanmaktadır. Suç ve suçlularla mücadele konusunda başta Interpol ve Europol olmak üzere uluslararası kuruluşlarla ve yine başta Türkiye Cumhuriyeti Emniyet Teşkilatı olmak ülkelerle tam işbirliği içerisinde çalışılmaktadır. Güney Kıbrıs Rum Kesimi ile de suç ve suçlulara yönelik faaliyetlerde bir işbirliği kanalı yaratılmış ve işletilmektedir” ifadelerini kullandı.

Başbakan Üstel, “Ülkemizde kaçak yaşama yönelik polis denetimleri benim başbakanlığım dönemimde artırılmış ve yüzlerce kaçak ülkelerine gönderilmiş veya gönderilmeyi beklemektedir. Ayrıca, kırmızı bültenle aranan çok sayıda isim tespit edilerek ülkelerine iade edilmiştir. Bu ülkeler arasında Türkiye, İngiltere, Avustralya ve Rusya da vardır” dedi.

“Sıfır tolerans…”

“Herhangi bir suç örgütüne dahil olduğu tespit edilen onlarca kişinin ülkemize girişi ise yasaklanmıştır” şeklinde konuşan Başbakan Üstel, açıklamasına şöyle devam etti:

“Suç örgütleri bağlantılı olup, ülkemizde barınmak isteyenlerin ihracı da katı bir şekilde devam etmektedir. Suç ve suçlularla mücadelede ‘sıfır tolerans’ her zaman temel aldığımız ilke olmuştur ve olmaya devam edecektir. Bankacılık finans sistemimiz, Merkez Bankası tarafından düzenli olarak denetlenmekte, tüm işlemleri uluslararası genel kabul görmüş bankacılık ilkeleri doğrultusunda yürütülmektedir. Bankalarımız hem yeni hesap açılışı hem de sonrasında ‘uyum’ kurallarına tam riayet etmekte, yasaklı ülke, kişi ya da kurumlarla ilişkiye kesinlikle izin vermemektedir.”

“Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Yasa Tasarısı, AB’nin son direktiflerine uygun şekilde düzenlendi”

Başbakan Üstel, “Mevcut yasanın yerine geçmek üzere üzerinde çalıştığımız Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Yasa Tasarısı, AB’nin son direktiflerine uygun şekilde düzenlenmiştir ve tasarı ilgili Meclis komitesinde son aşamadadır. Uzun süredir yasalaştırılamayan bu yasa da son haliyle kısa sürede meclis gündeminde olacaktır” diye konuştu.

“Beni eleştirebilirsiniz ama…”

Üstel, “Tüm kurum ve kuruluşlarımızla birlikte yapılan mücadeleyi görmezden gelmek ve mesnetsiz açıklamalara destek vermek güzel ülkemize yönelik bir karalama adımıdır” dedi ve şöyle devam etti:

“Beni başbakan olarak eleştirebilirsiniz. Buna hiç itirazım olmaz. Ama, uzun süredir etkin bir şekilde yürüttüğümüz her türlü suç ve suçlularla mücadelenin görmezden gelinmesi, ülkemizin karalama kampanyasının bir öznesi yapılması asla kabul edeceğim bir şey değildir. KKTC devletinin suç ve suçlularla mücadelesine yönelik çabasına iktidar ya da muhalefet birlikte destek vermemiz gereken bir konudur. Net olarak söylüyorum, bu konuda polisimizin ve mali denetimle yükümlü tüm kurumlarımızın çalışmalarına desteğimiz tamdır. Göreve geldiğim günden itibaren, tüm devlet yönetimi tecrübemle kurumlarımıza talimatım ‘sıfır tolerans’ ile proaktif mücadele yürütülmesidir.”

“Ülkemiz böyle bir ülke değildir”

“Asla ve asla KKTC’nin suçluların barındığı bir ülke şeklinde tanımlanmasına iznimiz yoktur” diyen Başbakan Üstel, açıklamasının devamında ise şunları dile getirdi:

“Ülkemiz böyle bir ülke değildir. Ülkemizi farklı bir şekilde gösterme çabası güzel ülkemize, insanımıza, kurumlarımıza çok büyük bir haksızlıktır. Ülkemiz bir huzur adasıdır ve bu yapısını korumak başta ben olmak üzere hepimizin görevidir. KKTC hukuk sistemi, uluslararası camiada da takdir ve güven duyulan yanımızdır. Yapılan açıklamalar, organize karalama söylemleri, Rum lobisinin söylemleri üst üste geliyor.

Başta söylediğimi sonda da tekrar edeceğim. Bu ülke sahipsiz değildir. Hiçbir suç örgütü burada barınamaz, yasa dışı, hukuk dışı hiçbir faaliyete izin vermeyiz. Polis teşkilatımız, merkez bankamız ve devletimizin tüm kurumları bu alanda geçmişten elde ettikleri güçlü tecrübelerle görev yapmaktadır. Hükümetimizin  kendilerine desteği ise tamdır…”

Töre Malatya’da konteyner kenti ziyaret etti

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, temaslarına devam ettiği Malatya’da depremde evleri yıkılan vatandaşların hizmetine sunulan konteyner kenti ziyaret etti.

 

Meclis’ten yapılan yazılı açıklamaya göre, orada yaşayanlarla sohbet eden Töre, Kıbrıs Türk halkının Anavatanı ile daima beraber olduğunu söyledi.

 

Gittiği bütün illerde deprem sonrası hayatın normale dönmesi adına devletin ve yerel yönetimlerin çabalarını gördüğünü ve bundan büyük memnuniyet duyduğunu kaydeden Töre, Türk milletinin dayanışma içerisinde her zaman yaralarını sarabilen büyük bir millet olduğunu vurguladı.

 

-13 radyonun ortak yayınına katıldı

 

Başkan Töre, temasları kapsamında moderatörlüğünü Radyocular Derneği Başkanı Sinan Cavlak’ın yaptığı Doğu Anadolu bölgesinde 13 radyoda ortak yayınlanan radyo canlı yayına katılarak, Kıbrıs meselesi ve bölgede yaşanan gelişmeler konusunda düşüncelerini aktardı.

 

Töre, KKTC’nin Doğu Akdeniz bölgesinde Türk milletinin bir yurdu olduğunu ifade ederek, özellikle bölgede son yaşanan gelişmeler ışığında güçlü olmanın öneminin arttığını vurguladı ve Türkiye ile birlikte söz sahibi olma adına hiçbir taviz vermeden yola devam ettiklerinin altını çizdi.

 

Başkan Töre, Gazze’de yaşanan gelişmelere bakıldığında Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği’nin karar almada bile çekince yaşadığının görüldüğünü anımsatarak Kıbrıslı Türklerin tek güvencesi ve dayanağının Anavatanı Türkiye olduğunu kaydetti.

 

-Gazilerle bir araya geldi

 

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Malatya’da gerçekleştirdiği temaslar çerçevesinde Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimler Derneği Malatya Şubesi’ni ziyaret ederek gaziler ile bir araya geldi.

 

Başkan Töre ziyarette yaptığı konuşmada bir milletin var olmasını şehitlerine ve gazilerine borçlu olduğunu söyleyerek, KKTC’nin kurulup bugünlere gelmesinde Mehmetçik ve Mücahidin mücadelesinin en önemli etken olduğunu vurguladı.

 

Şehitlere ve aramızdan ayrılan gazilere Allah’tan rahmet dileyen Töre, verilen bütün mücadelenin sonunda Cumhuriyete kavuştuklarını ifade etti.

 

Atatürk’ün ilke ve inkılapları doğrultusunda Cumhuriyete sahip çıkmaya devam edeceklerini kaydeden Töre, kendilerinden sonra gelecek nesillere Cumhuriyeti sapasağlam bırakmanın en önemli görevleri olduğunu dile getirdi.

 

“Ne mutlu Türküm” ifadesini iyi bilmek ve anlamak gerektiğini ifade eden Töre, Türk milletinin mensubu olmanın büyük bir şeref olduğuna işaret etti.

 

-Sağlık camiası ile buluşma…

Zorlu Töre, Malatya temasları çerçevesinde İl Sağlık Müdürlüğünün organize ettiği etkinlikle 6 Şubat depreminde hayatını kaybeden sağlık çalışanlarının aileleri ile depremin hemen ardından görevlerinin başında canla başla çalışan sağlık personelleri ile bir araya geldi.

Burada sağlık çalışanlarına hitap eden Töre, deprem zamanında ve sonrasında verilen hizmetin çok kutsal bir görev olduğuna işaret etti.

 

Birçok sağlık çalışanının yakınlarını ve aile mensuplarını kaybetmesine rağmen işlerinin başında hayat kurtarmak adına mücadele verdiğini bildiklerini dile getiren Töre, bunun insanlığa yapılan en büyük hizmet olduğuna değindi.

 

Depremde Adıyaman başta olmak üzere bölgedeki diğer illerde de KKTC vatandaşlarının hayatını kaybettiğini anımsatan Töre, yaşanan acının ortak olduğunu ve yaraların sarılması noktasında da her zaman birlikte olduklarını söyledi.

 

Etkinlikte Başkan Töre, deprem gecesi birinci derecede aile yakınlarını kaybetmesine rağmen hayat kurtarmak için görev yerlerine giden sağlık çalışanlarına Başkan Töre tarafından teşekkür plaketleri verildi.

Satranç Yaş Birincilikleri Şampiyonası cumartesi başlıyor

Satranç Yaş Birincilikleri Şampiyonası bu hafta sonu başlıyor. Girne Acapulco Hotel’de yapılacak şampiyonanın açılış seremonisi cumartesi saat 15.00’te yapılacak.

Kuzey Kıbrıs Satranç Federasyonu (KKSF) tarafından organize edilen ve sponsorluğunu Türkiye İş Bankası’nın üstlendiği şampiyona cumartesi başlayıp pazar günü ve gelecek hafta sonu devam edecek.

7-18 yaş grubundan 399 çocuğun yarışacağı turnuvada şampiyon olan gençler Türkiye’de yapılacak yaş gurupları şampiyonasında KKTC’yi temsilen yarışma hakkı kazanacak

Kuzey Kıbrıs Satranç Federasyonu, konuyla ilgili açıklamasında, bu yıl rekor katılımla yapılacak turnuvanın önemine dikkat çekerek, satrancın zihin gelişimi, analitik düşünme, sabır, konsantrasyon, disiplin, planlı hareket etme gibi birçok faydası olduğuna vurgu yaptı.

Federasyon, birçok okulda seçmeli ders olarak öğretilmeye başlanmasından dolayı özellikle çocuklar arasında satranca ilginin ciddi boyutta arttığına işaret etti.

Açıklamada, “Ülkemizdeki en büyük katılımlı turnuva olan Yaş Grupları Şampiyonası’nda, her yaş için milli takım oyuncuları seçilmekte. Kendi yaşlarında şampiyon olan sporcular, Türkiye’de yapılan Avrupa’nın en büyük katılımlı yaş gurupları şampiyonasında yarışma hakkını kazanmakta” denildi.

Netanyahu’dan, “Gazze’ye Saldırıların Devam Edeceği” Mesajı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas’ın elindeki esirler serbest bırakıldıktan sonra, abluka altındaki Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılara devam edeceklerini söyledi.

Basın Ofisinden yayımlanan görüntülü mesajda Netanyahu, Hamas ile varılan mutabakat kapsamında çok sayıda İsrailli esirin serbest bırakıldığını hatırlattı.

Esir takası için varılan “insani aranın” son bulmasından sonra İsrail ordusunun yeniden Gazze’ye saldıracağını dile getiren Netanyahu, “Son günlerde bir soru duydum; İsrail, rehinelerimizi iade etme aşaması bittikten sonra savaşa geri dönecek mi? Cevabım kesin bir evet. Sonuna gelinceye kadar savaşa dönmememiz gibi bir yol yok.” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasındaki çatışmalara 4 gün “insani ara” verilmesine ilişkin uzlaşma, 24 Kasım’da saat 07.00’de (TSİ 08.00) uygulamaya girmişti.

Bu kapsamda 4 gün boyunca Gazze’deki 51 İsrailli ve İsrail hapishanelerindeki 150 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakılmıştı.

Varılan mutabakat kapsamında “insani ara” ve esir takası 2 gün daha uzatılmıştı. Bu çerçevede salı günü de 10 İsrailli ve 30 Filistinli esir serbest kalmıştı.

Tatar: “Kıbrıs Türkü, milli değerlerine bağlı kalarak Kıbrıs’ta var oldu”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, TC Milli Savunma Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serdar Salman ve Hava Harp Enstütüsü Müdürü Hv. Plt. Tümgeneral Yaşar Kadıoğlu’nu kabul etti.
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar kabulde yaptığı konuşmada; küresel taşların yerinden oynamasının ardından doğal kaynaklar, güvenlik meseleleri, deniz ve hava sahası konularının önem kazanmasıyla Doğu Akdeniz’de bir Türk Devleti olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin öneminin daha çok arttığını söyledi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bölgede, barışın, huzurun, güvenliğin sigortası ve anahtarı olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye’nin milli savunma sanayisindeki başarılarının KKTC’nin statüsünü de yükselttiğini vurguladı.
Kıbrıs’ta bir antlaşmaya varmak için Kıbrıs Rum tarafıyla olası bir ortaklık cumhuriyeti kurulmasının ardından Avrupa Birliği içinde garantörlüğün modasının geçtiği gerekçesiyle Türkiye’nin garantörlüğünün sona ereceğini ve Türk askerinin çekileceğine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, bu durumun asla kabul edilemez olduğunu kaydetti.
KKTC’nin her konuda güçlenmesi ve Türkiye ile işbirliğinin artması için çalışmaların sürdüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, Doğu Akdeniz’de doğal kaynaklar yanında balıkçılık, turizm ve denizcilik konularında da büyük potansiyel olduğunu aktardı.
Milli Savunma Üniversitesi’nde milli değerler, maneviyat ve bayrak sevgisiyle verilen derslerle gençlerin yetiştirilmesinin önemine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, KKTC’den de eğitim alan gençlerin gelecekte Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetler’de görev alacağını ifade etti.
Kıbrıs Türkü’nün milli değerlerine bağlık kalarak adada var olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Tatar, “350 yıldan fazla Osmanlı İmparatorluğu Kıbrıs’ı yönetti. İngiliz İdaresi ve sonrasında Rum-Yunan ikilisinin adayı Yunanistan’a bağlamak için yaptığı girişimlere karşı direndik. Büyük mücadeleler verdik ve garantör ülke Türkiye’nin 20 Temmuz 1974 yılında adaya askeri harekat yapmasıyla hem Kıbrıs Türkleri’nin bağımsızlığı ve özgürlüğü hem de Türkiye Cumhuriyeti’nin Doğu Akdeniz’deki güvenliği sağlandı” dedi.
TC Milli Savunma Üniversitesi Rektör Yardımcısı Pof. Dr. Serdar Salman da konuşmasında, Kıbrıs’ın Türkiye Cumhuriyeti için her zaman çok önemli olduğuna işaret ederek, Türkiye’deki askeri okullarda ve Milli Savunma Üniversitesi’nde çok sayıda Kıbrıs Türkü’nün eğitim gördüğüne dikkat çekti.
Kabulde Güven Yaratıcı Önlemler ve İki Taraflı Teknik Komiteler Koordinatörü Güneş Onar ve Cumhurbaşkanı Özel Danışmanı Gökhan Güler hazır bulundu.

Sağlık Bakanlığı bütçesi komitede onaylandı

Sağlık Bakanlığı’nın 6 Milyar 930 Milyon 687 bin TL’lik bütçesi, Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nde oy çokluğu ile onaylandı. Komitede, 3 Milyar 189 Milyon 859 bin 600 TL’lik Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçesinin görüşülmesine başlandı.

Komitede, Sağlık Bakanlığı bütçesi üzerine söz alan Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Devrim Barçın’ın sivrisinekle mücadelede kullanılmak üzere çıkılan ilaç ihalesinde kimyasal içerikli ilacın yer alması ile ilgili eleştirisi üzerine Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, bahse konu ilaçların biyolojik çeşitlilikle ilgili olmayan, kirli lağım sularının olduğu yerlerde kullanılacağı yanıtını verdi. Dinçyürek, “Temiz sulak alanlarda, insanların yaşadığı alanlarda asla kullanılmayacak. Dere yataklarına bu ilacı kullanmayacağız” diyerek, bu konudaki hassasiyeti de dikkate alacağını belirtti.

-Barçın: “Şu anda Sağlık Bakanlığı’nda kaçak işçi çalıştırıyorsunuz”

CTP Milletvekili Devrim Barçın, sağlık fonuyla ilgili gerekli yasal düzenlemenin yapılması gerektiğini söyleyerek, fon için ne kadar tahsilat yapıldığını sordu.

Bütçede yiyecek alımı için 70 milyon TL olan bütçenin 2024 için 285 milyon TL’ye çıkarıldığını belirten Barçın, bunun nasıl hesaplandığını da sordu. Bunun üzerine Maliye Bakanlığı yetkilisi, “Oradaki artışın ana sebebi, yatan hasta sayısı artmaktadır” yanıtını verdi.

Barçın’ın sorusu üzerine Sağlık Bakanı Dinçyürek de söz alarak, sağlıkta bazı şeylerin öngörülemeyeceğini, hayat pahalılığı ve hasta doluluk oranlarındaki artış göz önünde bulundurularak bütçeye bir rakam konulduğunu söyledi. Dinçyürek, rakamın fazla gelmesi halinde yıl sonunda başka kalemlere aktarılacağını da kaydetti.

Ardından konuşmasına devam eden Barçın, “Temel sağlık hizmetleri dairesinin görev yollukları neden düşürülüyor?” dedi ve temel sağlıkta enformasyon ve raporlama giderlerinin artırıldığını da belirterek sebebini sordu.

Ambulans hizmetlerinden özelden hizmet alınacağının iddia edildiğini kaydeden Barçın, Türkiye’de devletin özel hastanelerine ambulans için ücret ödemediğini belirterek, ülkede özel hastanenin gönderdiği ambulans başına devletten para alacağı iddiasının doğru olup olmadığını sordu.

“Yurtdışında uzmanlık yapanların şu anda sosyal sigortaları yatmıyor” diyen Barçın, bu insanların sigortasının yatırılması gerektiğini söyledi. Barçın, sevksiz olarak yurtdışına gidenlerle ilgili ayrı bir mevzuat yapılmasını da istedi.

Yataklı tedavi kurumlarının müteahhitlik – temizlik hizmet alımına 422 milyon TL verildiğini söyleyen Barçın, “Şu anda Sağlık Bakanlığı’nda kaçak işçi çalıştırıyorsunuz. Taşeron hizmetler artık amacına hizmet etmiyor” dedi. Bunun üzerine Bakan Dinçyürek, “Sağlık Bakanlığı’nda primleri ödenmeyen yoktur” dedi.

-Baybars: “Sağlık hizmetlerinde kimsenin memnun olmadığı bir sistemsizlik var”

Bütçe üzerine söz alan Bağımsız Milletvekili Ayşegül Baybars, sağlık hizmetlerinde kimsenin memnun olmadığı bir sistemsizlik olduğunu ifade ederek, 2022 yılında kamu hastanelerinde veya sağlık ocaklarında kaç kişiye hizmet verildiğini, kaçının vatandaş ve kaçının yabancı olduğunu sordu.

Baybars, “İlaç alımlarıyla ilgili hangi ilaca daha fazla ihtiyaç duyulduğuna ilişkin bir veri veya bir çalışma var mı?; Tüp bebek merkezlerine en son ne zaman denetim yapıldı?; Taşıyıcı annelikle ilgili bir düzenleme yapılacak mı?” sorularını da yöneltti.

Yurtiçi ve yurtdışı sevklerle ilgili bütçede 420 milyon TL ayrıldığını belirten Baybars, “Kapasiteyi artırmak ve bu sistemi düzeltmek için ne öngörülüyor?” dedi.

-Derya: “Kamuda hasta bakıcılığı uygulamasına geri dönülmeli”

CTP milletvekili Doğuş Derya ise, yapılan bir araştırmaya göre, kırsal bölgede yaşayan kadınların fiziksel sağlık durumları daha kötü olduğunu aktararak, bunu kırsal kesimlerdeki kadınların sağlık ocaklarına ulaşımının zor olmasına bağladı. Derya, özellikle İskele ve Lefke bölgelerinde sağlığa erişimi kolaylaştırmak adına ne yapıldığını sordu.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve hastanede yapılan jinekoloji ameliyatları ile ilgili veri olmadığı eleştirisinde bulunan Derya, Filiz Besim’in Sağlık Bakanlığı döneminde sağlık ocaklarında kız çocuklarına HPV aşısı yapıldığını ve kadınlara ücretsiz smear testleri yapıldığını belirterek, Sağlık Bakanlığı’nı koruyucu sağlık hizmetlerine önem vermemekle suçladı.

Devlet hastanelerinde gebelik sonlandırma hizmeti verilmemesini ve ülkede 10 haftadan sonra kürtaj yapılmamasını da eleştiren Derya, “Dünyanın hiçbir yerinde bu süre 10 hafta değildir. Türkiye’de de 12 hafta yapıldı” diyerek, bu sürenin ülkede de 12 haftaya çıkarılmasını istedi.

Derya, kamuda hasta bakıcılığı uygulamasına geri dönülmesi gerektiğini de vurguladı.

-Özuslu: “İki Toplumlu Sağlık Komitesi daha fazla çalıştırılmalı”

CTP Milletvekili Sami Özuslu ise, ülkede ceylan, timsah gibi hayvanların görüldüğünü anımsattı ve ülkeye kaçak giren hayvanların sağlık konusundaki risklerine dikkati çekti.

Yurtdışı ve yurtiçi hastanelere 420 milyon TL ödendiğini belirterek eleştiren Özuslu, tıbbi atıklar sorununa da dikkati çekti.

Sağlıkta altyapıda ve yasal düzenlemelerde de sıkıntı olduğunu dile getiren Özuslu, devlet hastanelerinde görevli olan doktorların aynı zamanda özel hastane ve kliniklerde çalışması ile ilgili sorunun da aşılamadığını ifade etti. Özuslu, iki toplumlu sağlık komitesinin daha fazla çalıştırılmasını da önerdi.

Sahte reçete yolsuzluğuna da değinen Özuslu, Çalışma Bakanı’nın konuyla ilgili açıklamasının “sigortayla sözleşmesi olan her eczacı ve doktoru alın içeri tıkın” manasına geldiğini ifade ederek eleştirdi.

Özuslu konuşmasına “En kötü pandemi şu anda ruh ve sinir sağlığımız açısından yaşanıyor” diyerek son verdi.

-Şahiner: “Önemli olan bu ülkede iyi kamusal sağlık hizmeti vermektir”

CTP Milletvekili Salahi Şahiner, Sağlık Bakanlığı’nın genel bütçeden aldığı payı “komik” olarak niteledi ve “Hükümetin size layık gördüğü Sağlık Bakanlığı bütçesi, Hakan Dinçyürek’in ayağını kaydırmak için hazırlanmış olan bir bütçedir” değerlendirmesinde bulundu.

Kamusal sağlık hizmeti tam olmadığı için sevklere ödemeler yapıldığını ve büyük miktarların heba edildiğini söyleyen Şahiner, “Önemli olan bu ülkede iyi kamusal sağlık hizmeti vermektir” dedi. Şahiner, sağlık çalışanlarının yüzünü güldürmeden kamusal sağlıkta istenilen noktaya gelinmesinin mümkün olmadığını da vurguladı.

Belli başlı tarımsal ilaçların dünyada yasaklandığını da anlatan Şahiner, bunların ülkeye gelmesini engelleyici yasal mevzuata ihtiyaç olduğunu söyledi.

-Şahali: “Sağlık servislerinin randımanlı ve yurttaşa güven verecek şekilde çalışması sağlanmalı”

Komite Başkan Vekili Erkut Şahali de söz alarak, sağlık servislerine güven duyulmadığını belirterek, kamusal sağlık sistemine güven duyulmasını sağlama zorunluluğu olduğunu kaydetti.

Sağlık merkezlerindeki sorunlara değinen Şahali, mevcut sağlık servislerinin randımanlı ve yurttaşa güven verecek şekilde çalışmasının sağlanması gerektiğini söyledi. Şahali, hastanelerin ambar bölümleri ile hasta ve yakınlarının kullandığı bölümlerin ayrılmasını da istedi.

– Dinçyürek: “2024 yılında kesintisiz ilaca erişimi hedefliyoruz”

Milletvekillerinin konuşmalarının ardından yanıt veren Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek de altyapı ve üstyapısını tamamlamış, sistemini kurmuş ülkelerin sağlık servislerinin devamı için bütçenin yüzde 12 ve üzerinde pay aldığını işaret ederek, şu an ülkede böyle bir bütçenin olmadığını kaydetti. Dinçyürek, buna rağmen sağlığa ayrılan 8.82 rakamının son 20 yılın en yüksek rakamı olduğunu belirtti ve daha az sağlıklı hizmet verilebilmesi için ülkenin yakın gelecekteki hedefinin önce yüzde 10, orta vadede yüzde 12 olması gerektiğini söyledi.

Dinçyürek, personel sıkıntısına ilişkin, 2024 yılı içerisinde öngörülen kamu istihdamı rakamının tamamının Sağlık Bakanlığına verilse bile ideal ölçüde sağlık sistemi kurulmasını karşılamayacağını söyleyerek, yapabileceklerinin her sene açığı kapatmak ve ideale yaklaşmak olduğunu belirtti.

Dinçyürek, “bu ülkelerin gerçeklerinin bilinmesi” vurgusunu yaparak, dile getirilen eleştirilerin sadece bugün için geçerli olmadığını, geçmişi göz önüne bulundurmadan yapılan eleştirileri samimi bulmadığını söyledi.

Milletvekili Erkut Şahali’nin konuşmasına atfen, algı ve imajın çok önemli olduğunu ifade eden Dinçyürek, buna yönelik ilgili tespitlerin yapıldığını ifade etti, ufak hizmet alımları ve dokunuşlarla bazı görüntülerin düzeltildiğini ancak bunun yeterli olmadığını söyledi; hasta ve hasta yakınlarının rahat etmesi için yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Nüfusun artması gibi sebeplerden dolayı acil servislerin suistimale açık bir şekilde yığılma olduğunun gözlemlendiğini kaydeden Dinçyürek, orada bir aciliyet sırası yapıldığını, bunun düzeltilmesi için de hastanedeki çalışanlarla birlikte çalışmalar yürüttüklerini, Devlet Hastanesi bünyesinde 5 tane acil tıp uzmanın görevlendirildiğini bildirdi.

Dinçyürek, ilaca erişime sıkıntılara da değinerek, veriye dayalı hesaplamalar yaptıklarını, bir ayda devlet sağlık kurumlarında hekimlerin reçete ettiği tüm ilaçları listelediklerini ve maliyetlerini aldıklarını anlattı. Buna ilişkin KKTC’de ecza depolarına bu listeyi sunarak, en hızlı yol olduğu için elden teklif aldıklarını kaydeden Dinçyürek, 13 firmanın teklif verdiğini ve en düşük teklif verenden hizmet aldıklarını, ilaçların yüzde 80’inin şu an için teslim edilmiş olduğunu belirtti; burada bir rekabet ortamının oluştuğunu vurguladı.

Bunun yanında yerel firmaların sağlayamadığı 12 kalemin de olduğuna işaret eden Dinçyürek, bu kalemlerin de USHAŞ’tan alındığını aktardı. Dinçyürek, yerel firmalarda yoksa ülkenin ilaçsız bırakılamayacağını dile getirdi; kesintisiz ilaç tedariğinin öneminin altını çizdi.

Bütçenin Genel Kurul’dan geçmesinin ardından yıllık ilaç ihtiyacı dikkate alınarak daha büyük bir üçüncü ilaç ihalesine de çıkılacağını duyuran Dinçyürek, 2024 yılı içerisinde kesintisiz ilaca erişimi sağlama planları olduğuna işaret etti; halkın bu sağlık sistemine inanmasının önemini vurguladı.

-“Nisan ayı sonunda yeni devlet laboratuvarına kavuşacağız”

Nisan ayı sonunda yeni Devlet Laboratuvarı’nı bitirmeyi planladıklarını belirten Dinçyürek, projesinin bitmiş olduğunu, gelecek aylarda ihaleye çıkılacağını duyurdu. Laboratuvarın sıfırdan yapılma bir bina olduğunu belirten Bakan Dinçyürek, inşaatın da akreditasyon için onay alacak şekilde hazırlandığını söyledi; binanın ardından hemen akreditasyon alım çalışmalarına başlanacağını bildirdi.

Sağlık Bakanı Dinçyürek, İlaç Eczacılık Dairesi’ne otomasyon kurarak, sayım yaptıklarını da aktararak, mevcut stok bilinmediği takdirde takibin yapılamayacağını belirtti; bunun için birkaç gün Daire’nin kapatıldığını ifade etti. Depolama alanında Daire’de yaşanan sıkıntıları paylaşan Dinçyürek, raf sistemleri, havalandırma gibi düzenlemeler yapma planlarından bahsetti.

Dinçyürek, hastanın hekime daha etkili ulaşması hakkında yazılımlar geliştirildiğini kaydetti ve bu şekilde uzun vadeli kronik hastalara reçete yazılmasının önünün açıldığını hatırlattı.

Çalışma Bakanlığı ile ortak komiteler aracılığıyla Sigortalar aracılığıyla ilaca erişime yönelik başlattıkları projeyi paylaşan Bakan Hakan Dinçyürek, bu projede de son aşamaya gelindiğini söyledi. “Hedefimiz bu ülkedeki herkesin ilaca erişimini kolaylaştırmaktır” diyen Dinçyürek, kamuda istihdam edilen hekimlerin de önerdikleri ilaçların otomasyon üzerinden herkesin görebilmesinin sağlanacağını ifade etti; e-devlet ihtiyacına dikkat çekti.

Hedefin, niyetin doğru olduğunu dile getiren Sağlık Bakanı Dinçyürek, Kurul hastalarının bir yıl boyunca alacağı ilaçların hangi bölgede hangi merkezden alacağı noktasında çalışmalar yaptıklarını da aktardı; esas olanın sadece ilacı temin değil, “canını ezmeden ilacı temin” olduğunu belirtti.

Bakan Dinçyürek, sağlık merkezinde de diş hekimliğinin yapılabilirliğini artırdıklarını anlatarak, birçok işlemin artık yapılabileceğini söyledi; eksik malzemelerin bildirim anında sağlandığını ifade etti. Kadın muayeneleri ve dahiliye birimlerinde gelişmelere de yer veren Dinçyürek, mobil kanser tarama aracı için de çalışmaların yürütüldüğünü ifade etti; 2024 yılında getirebilmeyi hedeflediklerine işaret etti.

Mağusa Hastanesi hakkında da konuşan Dinçyürek, talep edilen malzemelerin ardından kısa sürede fako göz ameliyatlarının Mağusa’da yapılabileceğini duyurdu. Mağusa Hastanesi’ne yönelik gelecek projeler hakkında bilgiler veren Sağlık Bakanı Dinçyürek, buna ek olarak Lapta ve Değirmenlik Sağlık Merkezi’nin bütçede yer aldığını vurguladı.

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek’in yanıtlarının ardından Sağlık Bakanlığı’nın bütçesi oylanarak, oy çokluğuyla kabul edildi.

Komite, 10 dakika ara verdi; aranın ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının bütçesi ele alınıyor.

Töre, Turgut Özal Üniversitesi’nde Akademik Yıl Açılışına Katıldı

Türkiye’nin Malatya ilinde temaslarına devam eden Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Turgut Özal Üniversitesi’nin 2023 – 24 akademik yılı açılışı etkinliğine katıldı.

Başkan Töre açılış öncesinde üniversite Rektörü Prof.Dr. Recep Bentli ile bir araya geldi.

Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan akademik törende üniversiteyi anlatan tanıtım filmi gösterildi.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre konuşmasında, 6 Şubat’ta meydana Kahramanmaraş merkezli depremlerde, Adıyaman’da “Şampiyon Melekler” takımı öğrenci, öğretmenleri ve aileleri ile diğer bölgelerde birçok KKTC vatandaşının hayatını kaybettiğini söyledi.

Depremlerde 50 binden fazla kişinin resmi olarak yaşamını kaybettiğini anımsatan Töre, depremlere karşı hazırlıklı olunması gerektiğini vurguladı.

Meclis Başkanı Töre, Malatya sevdasının ağır basması sonucunda bugün burada olduğunu belirtti.

Kendisini KKTC’nin değil Türk milletinin bir vekili olarak tanımlayan Zorlu Töre, “Allah bize Türk milletinin mensubu olma şerefini bahşetti. Bu şerefi taşımak herkese göre değildir. Ne mutlu Türküm diyene.” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, 307 yıl boyunca Kıbrıs’ın Osmanlı idaresi altında olduğunu belirterek, 1878 yılında adanın İngilizlere tek bir kurşun dahi atılmadan Rus tehditi karşısında destek alınması karşılığında verildiğini anımsattı.

Birinci Dünya Savaşı sonrasında Kıbrıs’ın İngilizler tarafından zorla ilhak edildiğini anımsatan Başkan Töre, o dönemde Anadolu topraklarının da İtalyanlar, Fransızlar, Yunanlılar ve İngilizler tarafından işgal edildiğini belirtti.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde birleşen Anadolu halkının işgal güçlerini vatan topraklarından kovduğunu belirten Töre, “daha sonra Türkiye Cumhuriyeti kuruldu ve Kıbrıs Adası Lozan antlaşması ile bugünkü Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulan sınırlarının dışında kaldı” dedi.

Kıbrıs Türk Halkı’nın kimliğini ve maneviyatını koruyarak bir gün Türk askerinin adaya tekrar gelmesini beklediği ifade eden Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Kıbrıs’ın Yunanistan’a 13. Ada olarak bağlanması karşısında durduklarını ve buna izin vermediklerini söyledi.

Kıbrıs’ın tarihi hakkında da bilgiler veren Töre, Kıbrıslı Türklerin birçok direniş örgütü kurmasının ardından Anavatan Türkiye’nin desteği ile Türk Mukavemet Teşkilatı’nı faaliyete geçirdiğini kaydetti.

Kıbrıs Türklerinin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ortağı olduğu halde ortaklık cumhuriyetinden zorla atılmaya çalışıldığını belirten Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, yapılan anlaşmalar sayesinde adanın tam 82 yıl sonra Kıbrıs Türk Alayı ile birlikte “Mehmetçik”e kavuştuğunu söyledi.

Erenköy Destanı olarak tarihe geçen direniş hakkında da bilgi veren Başkan Töre, “Kıbrıs Türklerinin bu topraklarda var olacağına dair yemin eden bir avuç kararlı gencin, Türk Mukavemet Teşkilatı’nın ve halkımızın ortaya koyduğu direniş, var olma mücadelesinin öncüsü ve bizi özgürlüğe kavuşturan sürecin önemli bir dönüm noktası olmuştur. Bu olayda Anavatan Türkiye Cumhuriyeti de askeri destek vermiştir.” dedi.

Rum – Yunan ikilisinin tüm güçleri ile Erenköy’e saldırmasına rağmen düşüremediğini belirten Başkan Töre, o dönemde Rumların eline geçen Cengiz Topel’in işkence ile şehit edildiğini ifade etti.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Yunanistan’daki cunta yönetiminin desteğini arkasına alan Enosis anlayışına sahip Rum milliyetçilerinin 15 Temmuz 1974’te gerçekleştirdiği darbenin bardağı taşıran son damla olduğunu belirterek; “1974 Mutlu Barış Harekatı kaçınılmaz olmuştur” dedi.

Avrupa Birliği’nin ve Birleşmiş Milletlerin Türk ordusunun adadan gitmesi için uğraştığını belirten Başkan Töre, emperyalist güçlerin KKTC’nin sonlandırılmasını ve Türkiye’nin Mavi Vatan’dan çekilmesini istediğini kaydetti.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, BM’nin, AB’nin ve ABD’nin, Gazze’de yaşanan olaylara rağmen ateşkes çağrısı bile yapmadığını ve katil İsrail’i desteklediğini söyledi.

Bugün adaya barışı Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri’nin getirdiğinin altını çizen Başkan Töre, “Kıbrıslı Türklere getirilen özgürlük ile KKTC’yi ilan ettik” dedi.

Başkan Töre vatan müdafaası yaptığını ve bağımsızlığını belirterek, “benim amacım bizden sonraki gençlere özgürlüğü güvenliği sapasağlam bırakmaktır” ifade etti.

Konuşmasının ardından Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre’ye Malatya Turgut Özal Üniversitesi Dostluk Payesi Beraatı verildi.

Başkan Töre’nin konuşmasını Malatya Valisi Ersin Yazıcı, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr Ahmet Kızılay, ilçe kaymakamı, belediye başkanları, il yöneticileri ve akademisyenlerle ile birlikte öğrenciler izledi.

Şehir haritalarına ‘QR’ koduyla ulaşılabilecek

KKTC’deki 6 ilçedeki tarihi ve turistik yerlerin tanıtımı için şehir haritaları ‘QR’ olarak hazırlanıp dijital ortama aktarıldı. Turizm Tanıtma ve Pazarlama Dairesi, ‘QR’ kodlara tüm turizm ofislerinden ve Bakanlığın sosyal medya sayfalarında ulaşılabileceğini duyurdu.

Başbakan Yardımcılığı Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanlığı’na bağlı Turizm Tanıtma ve Pazarlama Dairesi’nden yapılan açıklamaya göre, ülkeyi ziyaret eden misafirlerle eğitim için KKTC’ye gelen yabancı öğrencilerin “QR” kodlarını cep telefonlarına okutmasıyla bilgilere ulaşabileceğini belirtti.

Komitede Sağlık Bakanlığı bütçesi görüşülüyor

Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nde 2024 Mali Yılı Merkezi Devlet Yönetimi Bütçe Yasa Tasarısı üzerindeki görüşmeler bugün de devam ediyor.

UBP Milletvekili Resmiye Eroğlu Canaltay başkanlığında saat 11.30’da başlayan komite toplantısının gündeminde, 6 Milyar 930 Milyon 687 bin TL’lik Sağlık Bakanlığı bütçesi ile 3 Milyar 189 Milyon 859 bin 600 TL’lik Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçesi bulunuyor.

Komitede ilk olarak Sağlık Bakanlığı bütçesi görüşülüyor. Toplantıda, Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek ve bakanlık bürokratlarıyla, komite üyeleri ve bazı milletvekilleri yer alıyor.

Komitedeki bütçe görüşmeleri yarın tamamlanacak.

Üstel, Yabancılara Mal Satışıyla İlgili Açıklama Yaptı

Son dönemlerde KKTC emlak piyasası ve mali sistemine yönelik başta Rum lobisi olmak üzere organize ve herhangi bir temele dayanmayan acımasızca saldırılar yapıldığını gözlemlemekteyim…
Daha da kötüsü, ülkeyi düşünmeden, sırf muhalefet yapma adına kendi içimizde gelişen söylemler çok üzücüdür. Maalesef hükümete muhalefet yapma adına dile getirilen temelsiz söylemler, hem sürekli bizleri kötüleyen Rum lobisini beslemekte, hem de ülkemiz aleyhine haksız haberler yapılmasını sağlamaktadır.

Son söyleyeceğimi başta söyleyeceğim… Bu ülke sahipsiz değildir…

Taşınmaz Mal Komisyonu Adı Altında Tazminat için Alınan Tapu Harcı 184,928,639.79TL’dir. Bu aktarım artarak devam edecektir. Rum lobisinin bu konuda duyduğu rahatsızlığı anlarım ve artarak da devam edeceğini biliyorum. Buna karşı doğru önlemleri almak ve gerçekçi adımları atmak için iktidar- muhalefet birlikte mücadele etmeliyiz.

KKTC tüm kurumları ile hem emlak sektöründeki gelişmeleri yakından takip etmekte, hem de suçla ve kara para ile mücadeleyi güçlü ve kararlı bir şekilde sürdürmektedir.
KKTC’de konut alımlarını cezbeden birden fazla unsur var. Ülkemizin huzurlu ve güvenli olması başta olmak üzere çok sayıda avantajları nedeniyle alıcıların yoğun bir ilgisi olduğu da bilgimizdedir.

Her satış, tapuya da kayıt edildiği için alıcı kendisini son derece güvende hissetmektedir. KKTC hukuk sistemi, bu güveni verdiği için alıcıların ilgisi artmaktadır.
Devamında, emlak alımlarında uzun süreli taksitlendirme ve kira geliri imkanları da satışlarda etkendir.

İçişleri Bakanı olarak görev yaptığım dönemde attığım ilk adımlardan biri, yabancıların mal edinme başvurusunun elektronik ortamda yapılmasını sağlamak olmuştu. Bu sistemle birlikte yabancıların mal edinmesi kayıt alına alınmış oldu. Bu girişim hem ülke için faydalı oldu hem de yabancıların güvenilir ortamda, çağdaş ülkelerde olduğu bir sisteme ulaşmamızı sağladı.Bu yolla, yabancıların kendi ülkelerinde, oturdukları yerde başvuru yapabilmelerinin önünü açarken, aynı zamanda da kayıt altına aldık.

Olaya ekonomik temelli bakarken, hukuk sistemimizin dışındaki gelişmelere de izin vermiyoruz.
Anlatıldığı gibi, bu ülkede gizli bir işgal yada faaliyet asla söz konusu değildir.
Satışlarla ilgili faaliyetler, tamamen devletimizin kontrolündedir.

Daha anlaşılır ve ülkemiz standartlarına uygun olabilmesi için, İçişleri Bakanlığımız, Başbakanlığımızın talimatı ile yeni bir yasa çalışmasını da tamamlamak üzeredir. Bu konuda kamuoyuna geniş bilgilendirme kısa süre içerisinde tarafımdan yapılacaktır.

Tarım ve orman alanlarının korunmasına yönelik bir hassasiyet olduğu da muhakkak. Bizim hassas olduğumuz nokta da budur. Bu konuda da bugüne kadar yapılmayan bir çalışmayı tamamlamak üzereyiz. Kısa sürede bu çalışma da bitirilecektir.

Taşınmaz Mal Edinme ve Uzun Vadeli Kiralama Yasası, İçişleri Bakanı olduğum dönemde üzerinde titizlikle çalıştığım bir yasaydı. Yasanın yeni halinin hayat bulması ile birlikte birçok sorun da ortadan kalkmış olacak. Başbakan olur olmaz verdiğim ilk talimatlardan biri bu yasanın tamamlanması oldu. İçişleri Bakanımız Sayın Dursun Oğuz, yasa tasarısı çalışmasında son aşamaya geldi. Keşke, bugün eleştiri yapanlar, geçmişte yabancıların mal alım sayısını artıran adımı atarken, hem tarım alanları ile ilgili hem de denetim ile ilgili gerekli yasal düzenlemeleri de tamamlamış olsaydı… Geçmiş CTP hükümeti bu alandaki kaosun sahibidir. Ancak, kendi özeleştirilerini yapmadan gündeme getirdikleri eleştiriler maalesef havada kalmaktadır. Biz konuya hakimiz ve gereğini yapıyoruz… Başta da dediğim gibi bu ülke sahipsiz değildir…

Cumhuriyet Meclis Başkanı Töre, Malatya’da

 Türkiye’de temaslarda bulunan Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Adıyaman’da verdiği konferansın ardından Malatya’ya geçti.

Meclisten yapılan açıklamaya göre Töre burada ilk olarak Malatya Valisi Ersin Yazıcı, ardından da Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Vahap Erdem’i ziyaret etti.

Töre, Malatya’da bulunan 2. Ordu Komutanlığını da ziyaret ederek 2. Ordu Komutanı Korgeneral Metin Tokel ile bir araya geldi.

Malatya iline bağlı Battalgazi Belediyesi’ni ziyaret eden Töre, Başkan Osman Güder ile görüştü.

Meclis Başkanı Töre, Doğu Anadolu Bölgesinin en güzel illerinden biri olan Malatya’da bulunmaktan mutluluk duyduğunu belirterek, Anadolu’nun her bir şehrinin kendileri için ayrı bir öneme sahip olduğunu ifade etti.

Töre, bölgede yaşanan deprem felaketin acılarını tüm Kıbrıs Türk halkının yüreklerinde hissettiğini ve depremin hemen ardından seferberlik ruhu ile yaraların sarılması için katkılar yaptığını kaydetti.

Türk milletinin dayanışması ve birliğinin önemine işaret eden Töre, Kıbrıs meselesinin sadece Kıbrıslı Türklerin değil, Türk dünyasının davası olduğunu yineledi.

-Kıbrıs gazisini evinde ziyaret etti

Töre, Malatya’da ikamet eden Kıbrıs Barış Harekatı gazisi Bayram Akdemir’i evinde ziyaret etti.

Bir süre önce rahatsızlık geçiren Akdemir’e geçmiş olsun dileklerini ileten Töre, Kıbrıs’ta mücadele veren Mehmetçik ve Mücahidin sayesinde bugün KKTC’nin milli bir devlet olarak yoluna devam ettiğini söyledi.

Töre’nin Malatya temasları çerçevesinde bugün Turgut Özal Üniversitesi’ni ziyaret ederek akademik yıl açılışına katılması, konteyner kenti ziyaret etmesi, gaziler ile bir araya gelmesi ve bazı basın yayın kuruluşlarının canlı yayınlarına katılması bekleniyor.

Ertuğruloğlu: “Ortaklık öldürüldü. Öldüren ödüllendirildi, öldürülen hala daha suçlanıyor”

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, “Kıbrıs sorunu, Rum tarafının Kıbrıs Cumhuriyeti diye tanınıyor olmasından başka bir sorun değildir” dedi.

Rum tarafının tanınmışlığı Kıbrıslı Türklere karşı silah olarak kullandığını vurgulayan Ertuğruloğlu, ambargoların, Kıbrıslı Türk sporcuların uluslararası müsabakalara katılamamasının sorumlusu olarak Rum tarafını işaret etti.

“Kıbrıs sorununu yaratan BM güvenlik konseyinin beş daimi üyesidir” diyen Ertuğruloğlu, “Kıbrıs Türkü 1960 ortaklığı ile gayet mutluydu. Bu ortaklık öldürüldü. Öldüren ödüllendirildi, öldürülen hala daha suçlanıyor” ifadelerini kullandı.

BM ve AB’yi de eleştiren Ertuğruloğlu, “Ben hamaset yapmayı seven biri değilim ama ben bize düşmanca politika uygulayan ülkeler olsun, uluslararası kuruluşlar olsun, hepsine karşı sonuna kadar dik duruş sergilemeyi misyon kabul etmiş birisiyim” dedi. Ertuğruloğlu, AB’nin Rum tarafını üye yapmakla hata yaptığının farkında olduğunu ancak artık bu yanlışı düzeltemeyeceğini de söyledi.

-“ Pile tamamen BM’nin yüzüne gözüne bulaştırdığı bir olay oldu”

Siyasi eşitliğin egemen eşitliğe dayandırılmadan anlamsız olduğunu vurgulayan Ertuğruloğlu, Annan Planı’na da değinerek, “Annan planı kadar korkunç tehlikeli bir plan bugüne kadar karşımıza gelmedi” dedi.

Bakanın toplantıda bulunan bazı muhalefet milletvekillerini KKTC’nin varlığını kabul etmemekle suçlaması üzerine tartışma yaşandı.

Ertuğruloğlu daha sonra, Pile’deki Yiğitler yoluyla igili soruya “Pile tamamen BM’nin yüzüne gözüne bulaştırdığı bir olay oldu” yanıtını verdi.

Tahsin Ertuğruloğlu, “Rum tarafı yıllardır ara bölgenin içinde sayısız ihlallerde bulunuyor, BM hiçbir şey yapmadı. Ne zaman biz Pile yolunu gündeme getirsek BM karşımıza çıktı. Bu kez dedik ki bu yol yapılacak” dedi.

Ertuğruloğlu, varılan anlaşmanın ardından 23 Ekim’de yol çalışmasına başlandığında, yol güzergahı üstünde Rum tarafına parselasyon çalışmasına izin verildiğini gördüklerini aktardı.

“Ortaklık projesi 2017’de bitti arkadaşlar”

Tahsin Ertuğruloğlu, CTP’li vekillere, “Denktaş, aşığı olduğunuz federal Kıbrıs için ömrünü adadı. Tanıma için bir şey yapmadı. Tanımayı çözümün içinde sağlamaya çalıştı. Ortaklık projesi 2017’de bitti arkadaşlar. Bunu ne kadar hazmedersiniz bu sizin sorunuz” dedi.

Ertuğruloğlu, “Statükodan zarar gördüğümüzü ben de söylüyorum. BM yetkilileri ne diyor, bizim görevimiz statükoyu korumaktır. Siz istediğiniz kadar pembe dünya kurun, çözüm deyin, gerçek dünya böyle işlemiyor” şeklinde konuştu.

Temsilci konusunda yeni bir isim önerilmediğini kaydeden Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, bu konudaki görüşlerini dile getirdiklerini ifade etti. Tahsin Ertuğruloğlu, “AB kâğıt üzerinde mükemmel bir örgüt. Uygulamada nerde?” diye de sordu.

“İzlediğimiz politikanın tutarsız olmasıyla suçlandık. Bunu da kabul etmiyorum” diyen Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, “Siz de hükümetlerde bulundunuz… Biz olmadığımızda siz vardınız, neyi çözdünüz? Talat bile ‘ellerinde olsa oksijeni bile keserler’ dedi…” şeklinde konuştu.

“Yer Fıstığında Hasat ve Mekanizasyon” eğitimi yapıldı

“Yer Fıstığında Hasat ve Mekanizasyon” eğitimi, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı arasındaki iş birliği protokolüne istinaden Tarımsal Araştırma Enstitüsü ve Devlet Üretme Çiftlikleri Dairesi personellerinin katılımıyla “Kuzey Kıbrıs’ta Yer Fıstığı Adaptasyon Denemesi” projesi çerçevesinde Osmaniye’de Yağlı Tohumlar Enstitüsü Müdürlüğü tarafından düzenlendi.

 

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, eğitim kapsamında yer fıstığı yetiştiriciliği eğitimi alan personeller, yer fıstığı hasadına katılarak hasadı yerinde gözlemledi ve yer fıstığı yetiştiriciliğinde kullanılan alet ekipman hakkında bilgi aldı.

 

Katılımcılar, Osmaniye bölgesindeki yer fıstığı işleme tesislerini de ziyaret ederek, yer fıstığı sanayisi ve pazarı hakkında da bilgi aldı.

 

Ayrıca Adana’da bulunan Doğu Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsünü ziyaret edilerek burada yürütülen çalışmalar hakkında ve ülkede yürütülen yer fıstığı adaptasyon projesi hakkında bilgi alışverişinde bulunuldu. 

 

Farklı yağlı tohumlar üzerine yapılabilecek çalışmaların da ülke tarımına önemli katkı sağlayacağı bilinciyle, Doğu Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsünün de çalışma konuları arasında yer alan ve ülkede de denenmesi planlanan ayçiçeği yetiştiriciliği konusunda değerlendirmelerde bulunularak, adaptasyon denemesi kurulması için fikir birliğine varıldı.