Archives Kasım 2023

Türkiye Gençlik Ve Spor Bakanı Bak, KKTC’ye Geliyor

Türkiye Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, KKTC Spor Şurası ve Bilim Merkezi’nin açılış törenlerine katılmak üzere bu akşam KKTC’ye geliyor.

Sabah saatlerinde ilk olarak Şampiyon Melekler’in mezarlarını ziyaret edecek olan Bak, ardından Girne Acapulco Otel’de saat 10.00’da başlayacak Spor Şurası’nın açılış törenine katılacak.

Açılış töreninin ardından Çetinkaya Taksim Sahası’nda incelemelerde bulunacak Bak, saat 12.00’de gerçekleştirilecek Bilim Merkezi Açılış törenine katılacak.

Gelişim Merkezi’nde milli sporcularla bir araya gelecek Bak, “Yazarlık Atölyesine” katılan gençlerle tanışacak.

Öğleden sonra sırasıyla Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre ve Başbakan Ünal Üstel’i ziyaret edecek Osman Aşkın Bak, temasları çerçevesinde Güzelyurt Refika Öğretmen Kız Öğrenci Yurdu’nu ziyaret ederek, öğrencilerle akşam yemeği yiyecek.

Bak, temaslarını tamamlaması ardından akşam saatlerinde KKTC’den ayrılacak.

Cumhurbaşkanı Tatar BM Genel Sekreteri ile telefonda görüştü

“Yiğitler-Pile yolu hususundaki Rum ihlalleri son bulmalıdır”

Guterres’i, kişisel temsilci ataması konusunda Rum liderliğinin iki yıllık direncini kırarak ikna etmesinden dolayı bir kez daha kutladığını açıklayan Tatar, Genel Sekreter’e varılan mutabakat doğrultusunda, kişisel temsilcinin altı aylığına atanacağını, tek görevinin ise yeni ve resmi bir sürece başlanması için iki taraf arasında ortak zemin olup olmadığı çalışması yapmak olacağını tekrarladığını ifade etti

Cumhurbaşkanı Tatar, Guterres’le en erken zamanda yüz yüze görüşme talebini de iletti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile bugün saat 18.30’da telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar görüşme sonrası yaptığı açıklamada, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile yapıcı ve olumlu, aynı zamanda karşılıklı anlayış içerisinde bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Guterres ile görüşmesinde, Yiğitler-Pile yolu konusuna da değinildiğini belirterek, Genel Sekreter’e son günlerde yol çalışmalarının Rum liderliğinin oldu bitti girişimleriyle sekteye uğratılmaya çalışıldığını, gerginlik istemediklerini, yapılması gerekenin Rum liderliğinin Yiğitler-Pile yolunun güzergahını etkileyecek ihlallerini bir an önce durdurması olduğunu ilettiğini kaydetti.

Tatar, Guterres’e, New York’taki görüşmelerinde yaptığı öneriyi yeniden gündeme getirerek, iş birliği konusunda yeni bir diyaloğa taraf olduklarını ve bu çalışmaları tercihen kendisinin de katılımı ile Kıbrıs Rum lider ile başlatabileceklerini söylediğini ifade etti.

Guterres’i, kişisel temsilci ataması konusunda Rum liderliğinin iki yıllık direncini kırarak ikna etmesinden dolayı bir kez daha kutladığını açıklayan Tatar, Genel Sekreter’e varılan mutabakat doğrultusunda, kişisel temsilcinin altı aylığına atanacağını, tek görevinin ise yeni ve resmi bir sürece başlanması için iki taraf arasında ortak zemin olup olmadığı çalışması yapmak olacağını tekrarladığını ifade etti.

Kişisel temsilcinin AB ve aynı zamanda Milletler Topluluğu’ndan gelmemesi gerektiği konusundaki hassasiyeti de ifade ettiğini belirten Tatar, Guterres’in önereceği adayları her zaman olduğu gibi ciddiyetle değerlendireceklerinin de altını çizdiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Guterres’in geçen ay Kahire’de Rum liderle görüştüğüne de işaret edere “Tarafsızlığına güvendiğimizi ve karşılıklılık ilkesi uyarınca Sayın Guterres ile en erken zamanda yüz yüze görüşmeyi beklediğimi ifade ettim.” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“BM Genel Sekreteri Sayın Antonio Guterres ile yapıcı ve olumlu, aynı zamanda karşılıklı anlayış içerisinde bir telefon görüşmesi gerçekleştirdik. Genel anlamda, BM Genel Kurulu çerçevesinde New York’ta yapmış olduğumuz temasın bir devamı niteliğinde olan bu görüşmede, özellikle Yiğitler-Pile yolu konusunda varılan anlayış birliğini ihlal eden Rum faaliyetlerini gündeme getirdim. Yiğitler-Pile yolunun inşasına tamamen insani bir amaçla, Pile’de yaşayan vatandaşlarımızın otuz yıllık özlemini gidermek hedefiyle başlanmıştı. BM’nin beklenmedik bir şekilde fiziki engel çıkarmasının neticesinde başlayan yoğun istişareler sonucunda varılan anlayış birliğinin ardından yolun inşasına devam edilmiştir. Sayın Genel Sekreter’e, son günlerde bu çalışmaların Rum liderliğinin oldu bitti girişimleriyle sekteye uğratılmaya çalışıldığını, gerginlik istemediğimizi, yapılması gerekenin Rum liderliğinin Yiğitler-Pile yolunun güzergahını etkileyecek ihlallerini bir an önce durdurması olduğunu söyledim. Kıbrıs Türk tarafı olarak yolun inşaatının tamamlanmasının ardından, iki tarafın rızasıyla hem Kıbrıslı Türklere hem de Kıbrıslı Rumlara fayda getirecek düzenlemeleri konuşmaya hazır olduğumuzu Sayın Guterres’e aktardım. Sayın Genel Sekreter, hassasiyetlerimizi anladığını ve konuyla ilgileneceğini söyledi.

Sayın Guterres’i, kişisel temsilci ataması konusunda Rum liderliğinin iki yıllık direncini kırarak ikna etmesinden dolayı bir kez daha kutladım. Genel Sekreter’e vardığımız mutabakat doğrultusunda, kişisel temsilcinin altı aylığına atanacağını, tek görevinin ise yeni ve resmi bir sürece başlanması için iki taraf arasında ortak zemin olup olmadığı çalışması yapmak olacağını tekrarladım. Ayrıca, kişisel temsilcinin AB ve aynı zamanda Milletler Topluluğu’ndan gelmemesi gerektiği konusundaki hassasiyetimizi de ifade ettim. Sayın Guterres’in önereceği adayları her zaman olduğu gibi ciddiyetle değerlendireceğimizin de altını çizdim.

Sayın Genel Sekreter’e, New York’taki görüşmemizde yaptığım öneriyi yeniden gündeme getirerek, iş birliği konusunda yeni bir diyaloğa taraf olduğumuzu ve bu çalışmaları tercihen kendisinin de katılımı ile Kıbrıs Rum lider ile başlatabileceğimizi söyledim. Rum liderin geçtiğimiz Ekim ayında Kahire’de kendisiyle bir araya geldiğini, tarafsızlığına güvendiğimizi ve karşılıklılık ilkesi uyarınca Sayın Guterres ile en erken zamanda yüz yüze görüşmeyi beklediğimi ifade ettim.

Bölgesel konulara da değindiğimiz görüşmemizde, Sayın Genel Sekreter’e, Gazze’de yaşanmakta olan insanlık trajedisinin bir an önce sonlandırılmasına yönelik olarak üzerimize düşeni yapmaya hazır olduğumuzu, sivilleri hedef alan şiddetinin son bulması gerektiğini ve Filistin Halkının güvenliğini sağlayacak mekanizmaların bir an önce devreye sokulmasının elzem olduğunu değerlendirdiğimizi söyledim. İnsancıl koridor sağlanması konusundaki girişimlerini ve bu husustaki dirayetli duruşunu da takdir ettiğimizi  de bu çerçevede kendisi ile paylaştım”

Tatar, EİT Zirvesine Katılacak!

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nın davetlisi olarak Özbekistan’ın Başkenti Taşkent’e gidiyor.

Tatar burada Ekonomik İşbirliği Teşkilatı tarafından düzenlenecek olan zirveye katılacak.

Cumhurbaşkanı Tatar, zirveye katılmak için KKTC’den ayrılacağı 7 Kasım tarihinde saat 20.45’te Ercan Havaalanında basın açıklaması gerçekleştirecek.

“Gazze’de mezalim yaşanıyor. Biz İsrail’in karşısında Filistin’in yanındayız”

Meclis’te Gazze saldırılarına karşı imzalanan ortak metnin hazırlanmasında önemli katkısı olan UBP Genel Sekreteri Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, İsrail’in savaş suçu işlediğini tüm dünyanın görmesi gerektiğini söyledi.

Hasipoğlu, “ Maalesef insalık böyle mezalim yaşıyor. Önemli olan biz İsrail’in karşısında Filistin’in yanındayız” dedi.
BRT Canlı Yayını’nda Levent Kutay’ın sorularını yanıtlayan Hasipoğlu, ortak metni hazırlama konusunu Başbakan’ın bilgisine getirdikleri zaman hemen olumlu yanıt aldıklarını, tüm partilerle istişare ettiklerini metnin bir durum tespiti içerdiğini, saldırıları açıkça kınadığını ifade etti.

Hasipoğlu, İsrail’in kınama kararlarının uluslararası düzeyde artık eyleme geçmesini talep ettiklerini söyledi.

İsrail’in savaş suçu işlediğnii vurgulayan Hasipoğlu, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin doğrudan İsrail Devletini yargılaması yönünde 2020 Yılı’nda emsal kararı olduğunu, İsrail’in yargılanması gerektiğini belirtti.

Sotru üzerine 15 Kasım’da Azerbaycan’dan önemli konuklar beklediklerini kaydeden Hasipoğlu, UBP, AK Parti ve Yeni Azerbaycan Partisi arasındaki diyalog sürecini artıracak yeni adımların gündeme geleceğini söyledi.

İsias Davası süreci ile ilgili son adımların sorulması üzerine Hasipoğlu, soruşturmanın sürdüğünü, yıl sonundan önce yargılama sürecinin başlamasını beklediklerini açıkladı

Son açıklanan üniversitelerden bilirkişi raporlarının yargı süreci için çok kritik olduğuna işaret eden Hasipoğlu, “ Raporlarda malumun ilanı var. Beton kalitesi düşük. Kaçak katlar sözkonusu. Yargılama sürecinin başında son derece önemli bir emare olacaktır” dedi.

“NEREDE GÜVENLİK KONSEYİ, NEREDE AB, NEREDE BM?”

Başbakan Ünal Üstel, Meclis Genel Kurulu’nda,“İsrail’in Filistin Topraklarında Özellikle Gazze’de Sivil ve Savunmasız Filistin Halkına Karşı Uyguladığı Terör ve Saldırıları Kınama Ortak Deklarasyonu” ile ilgili konuştu…

“NEREDE GÜVENLİK KONSEYİ, NEREDE AB, NEREDE BM?”

Başbakan Ünal Üstel meclisteki konuşmasında, bir ayını dolduran şavaşın bütün şiddeti ile sürdüğünü kaydederek, “buna savaş da diyemiyorum” dedi ve sivillerin öldüğüne vurgu yaptı.

Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı dışında dünyanın seyirci kaldığını da kaydederek, bugün bu deklarasyonla yaşananları kınadıklarını ifade etti. Başbakan, “Gazze’de artık insanların yaralıların tedavi gördüğü hastaneler bombalanıyor. Nerede Güvenlik Konseyi, nerede AB, nerede BM, nerede insan hakları?” diye sordu ve ateşkes çağrısında bulundu.

“GELECEĞİMİZİ PLANLAYARAK, KKTC’Yİ DAHA GÜÇLÜ YAŞATACAĞIZ”

UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, Gönyeli’de düzenlenen geniş katılımlı toplantıda vurguladı:

“GELECEĞİMİZİ PLANLAYARAK, KKTC’Yİ DAHA GÜÇLÜ YAŞATACAĞIZ”

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı, Başbakan Ünal Üstel Gönyeli’de vatandaşla buluştu. Oldukça yoğun bir ilgiyle karşılanan Üstel’e, UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, Lefkoşa İlçe Başkanı ve Milletvekili Ahmet Savaşan, Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Gönyeli-Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, Milletvekilleri Ziya Öztürkler ve Alişan Şan ile partililer de eşlik etti.

Üstel, konuşmasının başında geçtiğimiz yerel seçimlere atıfta bulunarak, ” Gönyeli devrilmez dediler. Hüseyin Amcaoğlu ile devirdik” dedi ve Hüseyin Amcaoğlu’nun Gönyeli’ye unutulmaz hizmetler bırakacağından emin olduklarını belirtti.

Üstel, ısrarla ve kararlılıkla hayata geçirdikleri yerel yönetim reformunun, tüm belediyeler için önemli bir kazanım olduğuna vurgu yaptı.

Buna benzer adımları atmaya, devletin altyapısını güncellemeye, ekonomisi ve mali yapısını güçlendirmeye, halkın ihtiyacı olan proje ve yasal çalışmaları kararlılıkla yapmaya devam edeceklerini vurgulayan Üstel, “ Hükümete gelirken verdiğimiz sözler neyse hepsini bir bir gerçekleştiriyoruz. Attığımız adımlarla iyi bir noktaya geldik ama yetmez… İnsanımız, devletimiz, çok daha güzel bir geleceği hak ediyor. Biz çalışmaya, çalışarak halkımızın desteğini almaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

ÖNCELİĞİMİZ GENÇLERİMİZ
Üstel yapılan ve yapılacak olan projelerle ilgili ise şu bilgileri verdi:
“Enerjide enterkonnekte sistemle yeşil enerjinin önünü açacağız.Yeni Ercan Havalimanı ile çağdaş havacılık normlarını yakaladık, meyvelerini almaya başladık.Yeni Ercan ile dünyaya kapımızı açtık. Şimdi hukuk yoluyla, tüm gücümüzü kullanarak, ulaşımda ambargoların sona ermesi için mücadelemize başlıyoruz. Kıbrıs Konusunda yeni adımlar atarken, dünyaya açılma yönünde kararlılıkla ilerlerleyeceğiz. KKTC’yi geliştirmeye, dünya standartlarına ulaştırmaya, sanayicisini, turizmcisini, üreticisini güçlü kılma hedefiyle ilk günden beri önceliğimiz halkımızdır dedik. Ekonomik sorunlara, global krize, ekonomik daralmaya rağmen her türlü önemli almaya devam edeceğiz. Halkımızın alım gücünü ayakta tutacağız.
2024 yılının daha güzel geçmesi için hazırlıklarımız sürüyor. 47/2010 Yasası’ndan mağdur olanların maaşlarını güncelledik. Hayat Pahalılığı ödeneğini yılda 3’e çıkarıyoruz.Gençlere kırsal kesim arsası vermeye devam edeceğiz. Sosyal konut projesi yakında başlayacak. Gençlerimize ilk evim kredisi vermeyi sürdürdüyoruz. Gençlerimiz için yeni bir kredi paketini de kısa bir süre sonra açıklayacağız. Önceliğimiz gençlerimizdir ve bu topraklarda yaşamlarını refah içinde sürdürmeleridir.
Halkımızın yol güvenliğini sağlamak için tüm imkanları seferber ettik. 2013 yılından beri bekleyen Gönyeli – Lefkoşa Çevre Yolu’nda istimlak bedellerini büyük oranda çözdük. 2024 yılı içinde yapımına başlayacağız.”

Üstel bunlara ek olarak ülkeyi 4.5 G teknolojisi ile kavuşturduklarını söylerken, gelecek yıl ise her eve fiber optik kablo döşenmesi için ihaleye çıkacaklarını açıkladı.

Üstel, Dijital Ada hedefine adım adım ulaşmaya başladıklarını belirtti.

GELECEĞİMİZİ PLANLAYACAĞIZ

DPÖ’nün 5 yıllık kalkınma planı çalışmalarını sürdürdüğüne de vurgu yapan Üstel, çarpık yapılaşmaya karşı ise teknik toplantıların sürdüğünü, emirnameler yerine tüm ülke için imar planının yasallaştırılacağını, ülkesel fiziki planının da güncelleneceğini ifade etti.

Üstel, “ Bütün bunları insanımız, geleceğimiz ve evlatlarımız için yapmakta kararlıyız. Deprem fonundaki birikimi çocuklarımızın güvenliği adına okullarımız için harcamaya devam edeceğiz. Eleştirileri okuyoruz ve dikkate alıyoruz. Biz geleceğimizi, icraatlarımızı karalamaya çalışan ve bu devlete güvenmeyenlere karşı planlayacağız. Halkımızınn yararına ne gerekiyorsa kararlılıkla yapacağız” dedi.

YENİ KIBRIS POLİTİKAMIZA HALKIMIZIN DESTEĞİ BÜYÜYOR

Üstel, Azerbaycan ile ilişkilerde önümüzdeki günlerde yeni gelişmeler beklediklerine de dikkat çekerek, “Işık yandı. Bu ışık yolumuzu aydınlatıyor” diye de konuştu.
Konuşmasında 2025 yılında yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimine de değinen Üstel, “ Cumhurbaşkanlığı seçimi çok önemli. Bu seçim federasyonu savunanlarla egemen eşitlik temelinde çözümü savunanlar arasında geçecek. Bugün halkımızın yüzde 71’i egemen eşitlik temelinde bir çözüm istiyor. Yüzde 29 federasyon diyor. Yeni Kıbrıs politikamız halkımızdan destek görüyor. İnşallah bu seçimi de sizlerin desteğinizle alacağız” ifadelerini kullandı.

DERDİMİZ DEVLETİMİZ, HALKIMIZIN MUTLULUĞU VE REFAHIDIR

Üstel, “ Bizim derdimiz KKTC. Bizim derdimiz bu bayrağın göklerde daha güçlü dalgalanmasıdır. Gai halkımızın mutluluğu ve refah içinde yaşamasıdır. Bunun için de Anavatan Türkiye ile istişare içinde çalışıyoruz. Anavatanımızın desteği ile KKTC’yi adım adım dünyayla kucaklaştırıyoruz. Bu devleti UBP kurdu… Yaşaması için de, dünyayla kavuşma yolunda daha güçlü olması ne gerekiyorsa yapacağız” diyerek sözlerini noktaladı.

XIII. Spor Şurası gerçekleştiriliyor

Başbakanlık tarafından düzenlenen 13. Spor Şurası, yarın saat 10.00’da Acapulco Otel’de başlayacak.

Açılış konuşmalarını, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Başbakan Ünal Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, Ana muhalefet CTP Başkanı Tufan Erhürman ve Şura Genel Sekreteri Hüseyin Ekmekçi’nin yapacağı şura üç gün sürecek.

XIII.SPOR ŞURASI PROGRAM AKIŞI

I.GÜN

7 Kasım 2023

10.00– 10.15               I. Genel Kurul Oturumu Açılışı

Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı

 

10.15                           Şura Açılış Konuşmaları

-Şura Genel Sekreteri Hüseyin Ekmekçi’nin konuşması

-Ana muhalefet partisi başkanı Sn.Tufan Erhürman’ın konuşması

-TC Gençlik ve Spor Bakanı Sn.Dr.Osman Aşkın Bak’ın konuşması

-KKTC Başbakanı Sn.Ünal Üstel’in konuşması

-KKTC Cumhurbaşkanı Sn.Ersin Tatar’ın konuşması

11.00 – 11.30              Ara

11.30 – 11.40              Şura Divan Kurulu’nun oluşumu

11.40 – 12.30              Komisyonların Seçimi ve Genel Kurul Tarafından Onaylanması

12.30 – 14.00              Öğle Arası

14.00 – 18.00              Komisyon Çalışmaları

 

II.GÜN

8 Kasım 2023

09.30 – 12.30              Komisyon Çalışmaları

12.30 – 14.00              Öğle Arası

14.00 – 18.00              Komisyon Çalışmaları

 

 

 

III.GÜN

9 Kasım 2023

09.30 – 11.30              Divan Başkanı tarafından II. Genel Kurul Oturumunun Açılışı

Komisyon Raporlarının Okunması ve Oylanması

11.30 – 12.30              Genel Yönetim Kurulu’na seçilecek 3 üye için adayların belirlenmesi

12.30 – 13.30              Öğle Arası

13.30 – 14.00              Kulis Çalışmaları

14.00 – 14.45              Genel Yönetim Kurulu üyelikleri seçimi

14.45 – 15.00              Seçim Sonuçlarının Açıklanması

15.00                           Şura Genel Sekreteri’nin kapanış konuşması

Fidan, ABD Dışişleri Bakanı Blinken ile bir araya geldi

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile Ankara’da bir araya geldi.

Fidan ve Blinken, Dışişleri Bakanlığındaki görüşmeden önce basına görüntü verdi.

Ardından iki bakanın görüşmesi başladı.

ABD Dışişleri Bakanı Blinken, Türkiye’ye gelmeden önce Orta Doğu turu çerçevesinde önce İsrail’in başkenti Tel Aviv’i ziyaret etmişti.

Blinken ardından Ürdün’ün başkenti Amman’da, Ürdün, Mısır, Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) dışişleri bakanlarıyla İsrail’in Gazze’ye saldırıları konusunda görüşmüştü.

ABD Dışişleri Bakanı Blinken, daha sonra “sürpriz” bir ziyaret gerçekleştirdiği Batı Şeria’da Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile bir arara gelmişti.

Batı Şeria’nın ardından Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne (GKRY) geçerek GKRY lideri Nikos Hristodulidis ile görüşen Blinken, buradan Irak’ın başkenti Bağdat’a gitmiş, Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ile Gazze’deki gelişmeleri ele almıştı.

Blinken’ın, Ankara’nın ardından Tokyo, Seul ve Yeni Delhi’yi ziyaret etmesi bekleniyor.

Cumhurbaşkanlığı “40. Yılında Geçmişten Günümüze KKTC’nin Tarihsel Evrimi” paneli düzenledi

Tatar: “Kıbrıs Türk halkı başka bir devlet veya halkın boyunduruğu altına girmeyecek”

Lefkoşa, 6 Kasım 23 (TAK): Cumhurbaşkanlığı Tarih ve Araştırma Komitesi, “40. Yılında Geçmişten Günümüze KKTC’nin Tarihsel Evrimi” konulu panel düzenledi.

Panele, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da katıldı ve kapanış konuşmasını yaptı. Cumhurbaşkanı Tatar, öğrencilerin büyük ilgi gösterdiği panelin başarılı geçtiğine işaret ederek, panelde konuşmacı olarak yer alan ve öğrencilere önemli bilgiler aktaran herkese teşekkür etti.

-Tatar

Kıbrıs meselesinin yıllardır sürdüğünü, savaşlarla alınan Kıbrıs adasının her zaman gündemde olduğunu ifade eden Tatar, adanın, tarihinde hiç bir zaman Rum Yunan ikilisinin yönetimine girmediğini kaydetti.

Tatar, Kıbrıs Türk halkının esas sıkıntısının, adanın İngiltere’ye kiralanmasıyla başladığını ifade ederek, adayı Osmanlıdan kiralayan İngiltere’nin geri vermek yerine ilhak ettiğini kaydetti.

Bunu kabul etmeyen Türklerin bazılarının Anadolu’ya geri döndüğünü, bazılarının adada yaşamını sürdürmeye devam ettiğini, Rum Yunan ikilisinin ise Enosis hayalini hayata geçirmek için girişim yaptığını ifade eden Tatar, Kıbrıs adasında çok karışık işlerin olduğunu, o yüzden tarihi bilmek için iyi araştırmalar yazılması gerektiğini söyledi.

Tatar, KKTC’nin kendi egemenlik ve mavi vatandaki haklarıyla bölgede bir devlet olarak yerini aldığını, bu coğrafyada varlığını sürdürmek için de Türkiye ile birlikte çalıştıklarını ifade etti.

Türkiye’nin, federal çözüm arayışları sırasında garantörlüğünün tartışılmasından rahatsızlık duyduklarını ifade eden Tatar, Türkiye ile birlikte şu anda yürütülen yeni siyasetle bölgede güçlü bir Türk devleti olarak yerlerini aldıklarını ve Kıbrıs Türk halkı olarak kendi geleceğini tayin edeceğini vurguladı.

Tatar, Kıbrıs Türk halkının başka bir devlet veya halkın boyunduruğu altına girmeyeceğini belirterek, Kıbrıs’ta bir anlaşma olacaksa iki devletin işbirliğine dayalı olabileceğini kaydetti.

Rum tarafı AB üyesi olsa da devlet olarak tam bir düzen içinde çalışmadığını, o yüzden kimsenin haksız yere Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni eleştirmemesi gerektiğini ifade eden Tatar, devleti geleceğe, daha iyi bir şekilde yöneterek, sahip çıkarak, milli değerlerle, barış huzur güven içinde taşımak için mücadele vermeye devam edeceklerini söyledi.

Tatar, Filistin’de yaşananlara işaret ederek, Kıbrıs’ta barış içinde yaşamanın Türkiye ve Türk askeri sayesinde olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Tatar, panel sonunda konuşmacılara plaket de sundu.

YDÜ İrfan Günsel Kongre Merkezi Salon 1’de yer alan ve Yazar Bülent Fevzioğlu’nun yönettiği panelde, Cumhurbaşkanlığı Tarih Komitesi Başkanı Hasan Topal, Cumhurbaşkanlığında Özel Temsilcilik görevi yürüten Ergün Olgun ile eski siyasetçi, tarihçi İsmail Bozkurt konuşma yaptı.

-Topal

Hasan Topal, konuşmasında, Kıbrıs sorunu tarihi ve müzakere süreçlerine değindi, KKTC siyasi olarak tanınmasa bile dünyaya kendisini kabul ettirdiğini, eğitim, turizm alanında kabul gördüğünü kaydetti.

Rumların KKTC’yi siyasi olarak engellemek yerine işbirliği yapabileceğini, bunun Kıbrıs adası ve bölgeye istikrar sağlayacağına inanç belirten Topal, bitmeyen sorunlarla gündemde kalan Kıbrıs sorununun hiç bitmeyeceğine inanç belirtti, çünkü Rumlar’ın, adada tek bir Türkü bile istemediğine işaret etti.

Topal, Kıbrıs konusunda sadece Kıbrıslı Türkler ve Rumlar ile garantörlerin değil, daha fazla devletin bulunduğunu belirtti, o yüzden sorunun karmaşaya dönüştüğünü söyledi.

-Olgun

Ergün Olgun da, Kıbrıs’ta esas sorunun, Rum ve Yunan tarafının adayı helen adası yapmak istemesi ve yetki paylaşımına gitmek istememesi olduğunu belirtti.

Olgun, Rumların hiç bir şekilde Türklerle ortaklık yapmak istemediğini ve 1963 sonrası cumhuriyetten dışlandığını, Türk tarafının Anayasal düzene dönülmesi talebinin reddedildiğini anlattı.

Olgun, Kıbrıs’ta hem iki toplum, hem de iki ulus arasında sorun olduğunu, bu soruna dış etkenlerin rolünün de karıştığını ifade etti, Kıbrıs’ın coğrafi olarak önemine dikkat çekti.

Kıbrıs Türk halkının o zor yıllara rağmen Anayasal düzene dönmek için görüşmeler yaptığını ancak kabul görmeyince devletini kurduğunu, görüşmelere devam ettiğini anlatan Olgun, günümüze kadar Rumların ortaya çıkan tüm anlaşmalara karşı çıktığını, AB tarafından üye alındığını ve çözümün daha da zorlaştırdığını belirtti.

Rum tarafının Türk tarafını hiç bir zaman eşit görmediğini ve anlaşmaya yanaşmadığını belirten Olgun, KKTC’nin bir devlet olarak uluslararası saygınlığı ve halkının geleceği için daha çok çalışması, etkin verimli bir şekilde girişimler yapması gerektiğini söyledi.

-Bozkurt

İsmail Bozkurt da, Kıbrıs adasının İngilizlere geçmesi ve KKTC’nin doğuşuna giden yolu anlattı.

Bozkurt, Kıbrıs Türk toplumunun, tarihsel süreçte, kendi kimliği ve varlığını korumak, Anavatan Türkiye’den kopmamak ve Enosis’i engellemek için mücadele verdiğini vurguladı.

“İngiltere’nin Kıbrıs’ı ilhak etmesiyle 1915-19 yılları arasında Kıbrıslı Türklere inanılmaz bir baskı uyguladığını” anlatan Bozkurt, Türkler tarafından Kıbrıs’ın Osmanlı İmparatorluğuna geri verilmesinin istendiğini, ancak bunun mümkün olmadığını kaydetti. Bozkurt, Rumların da Enosis isteğinin hiç bitmediğini belirtti.

Geçen süreçte Kıbrıs Türk halkının ortak olduğu cumhuriyetten atıldığını, sonra devletleşme sürecine girildiğini ifade eden Bozkurt, Kıbrıs Geçici Türk Yönetimi’nin kurulduğunu, ardından harekatın gerçekleştiğini kaydetti.

Bozkurt, Türk ordusunun adaya girmesinin ardından bir daha asla çıkmaması gerektiğini her zaman savunduğunu söyledi, bu adada barışın, Kıbrıs Türk halkının bağımsızlığı ve egemenliğinin tek garantisinin Türk askeri olduğunu vurguladı.

Panelin sonunda konuşmacılar, katılımcıların sorularını da yanıtladı.

Devlete sahip çıkmanın ve devleti gelecek nesillere güçlü bir şekilde taşımanın önemine işaret eden konuşmacılar, iki devlet zemininde yürütülen yeni sürecin önemli olduğunu, çünkü Kıbrıs sorununda eşit ve hakkaniyet içinde bir çözümün mümkün görünmediğini, federal çözüm modelinin de Kıbrıs şartlarında Kıbrıs Türk halkını felakete götürecek bir model olduğunu anlattı.

DİNÇYÜREK’TEN GİRNE’DE ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, UBP Girne İlçe Binasını ziyaret etti

KUTAY

UBP Girne İlçe Başkanı Bülent Kutay, Genel Başkan ve Başbakan Ünal Üstel’in direktifi ile her hafta bir bakanın bölgeyi ziyaret ettiğine işaret ederek, bu kez de Sağlık Bakanı Dinçyürek’i ağırlamanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.

Bülent Kutay, hükümetin her alandaki çalışmalarını yakından izlediklerini belirterek, Sağlık Bakanı Dinçyürek’in de bilgi ve birikimi ile sağlık sektörüne önemli hizmetleri olacağına inandıklarını vurguladı.

DİNÇYÜREK

Bakan Dinçyürek de, Bülent Kutay ve bölge halkına sıcak ev sahipliği için teşekkür ederken, UBP Girne ilçesine gelen partililere sağlıkla ilgili yaptığı çalışmalar halkında bilgiler verdi.

Girne Hastanesi’nin inşaatı ve tamamlanma süreciyle ilgili bilgiler veren Dinçyürek şu ifadelerde bulundu:

2024 Haziran ayında Girne Hastanesi’ni bitirme hedefimiz var. Eş zamanlı mefruşat ve teknik cihaz donanımlarının yetişmesi için girişimler devam ediyor.
Daha büyük bir hastanenin başta doktor ve hemşire olmak üzere daha fazla sağlık çalışanına ihtiyacı olacak bununla ilgili de çalışmalar sürüyor.
Mevcut Girne Akçiçek Hastanesi Acil servisin daha verimli ve insan odaklı olması için gerekli adımlar atıldı. Yeni Girne Hastanesi acil servisi çok daha yüksek kapasiteli olacaktır.

Dinçyürek ilaç ihaleleri konsunda da detaylı açıklamalarda bulundu.

Dinçyürek, ilk ilaç ihalesinin tamamlandığını, önümüzdeki hafta içinde bütün ilaçların İlaç Eczacılık Dairesi’ne teslim edilmesi beklendiğini belirtti.

Dinçyürek, ilk ilaç ihalesinin tamamlandığını, ilaç teslimatıları yapılmadan 2. İhalenin planlandığını, önümüzdeki hafta 2. İhaleye çıkılacağını, 1. İhaledeki ilaçlar bitmeden 2. İhale ilaçların İlaç ve Eczacılık Dairesi’ne teslim edilmiş olacağını, akabinde 3. İhaleye çıkılarak 2024 yılında ihtiyaç duyulan ilaçlar ve 15 ay boyunca kesintisiz ilaç tedarikinin sağlanmış olacağını belirtti.

Dinçyürek ayrıca yeni ambulans alımlarıyla ilgili ihaleye çıkıldığının bilgisini verdi.

Tatar, Lefke Hurma Festivali’ne katıldı

Lefkoşa, 6 Kasım 23 (TAK): Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Lefke Belediyesi ile Lefke Turizm Derneği’nin iş birliğinde organize edilen Lefke Hurma Festivali’ne katıldı.

Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, etkinlik kapsamında yer alan gösterileri izledi, festivalde kurulan stantları gezdi.

Cumhurbaşkanı Tatar ayrıca festivale gelen vatandaşlarla da sohbet etti.

Başbakan Üstel Dr. Fazıl Küçük Spor Oyunları ödül törenine katıldı

Başbakan Ünal Üstel, Gazimağusa Namık Kemal Meydanı’nda yapılan 21’inci Dr. Fazıl Küçük Spor Oyunları ödül törenine katılarak, oyunlarda başarı sağlayan sporculara madalyalarını takdim etti. 

Başbakanlık’tan yapılan açıklamaya göre Başbakan Üstel, törende yaptığı konuşmada, “Dr. Fazıl Küçük Oyunları, KKTC’nin bugünlere gelmesini sağlayan, insanımızın özgürlük mücadelesini başlatan ve bugünlere taşıyan Dr. Fazıl Küçük’ün hem ismini yaşatmak hem de mücadelesini çocuklarımıza ve gençlerimize aktarabilmek adına önemlidir” ifadelerini kullandı.

Dr. Fazıl Küçük Spor Oyunları’nın her yıl Lefkoşa’da yapıldığına dikkat çeken Üstel, “Dr. Fazıl Küçük Spor Oyunları, bu yıl ülkemiz için büyük anlamı olan Gazimağusa ilçemizde gerçekleştirildi.  Bunun sebebi de, 6 Şubat deprem felaketinde yitirdiğimiz ‘Şampiyon Melekler’ imizdir…  Hükümet olarak bu yıl organizasyonu Şampiyon Meleklerin şehrinde yapmak istedik. Onların adını yaşatmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız” dedi.

Üstel, Dr. Fazıl Küçük Spor Oyunları’nın düzenlenmesinde emeği geçen Spor Dairesi Müdürlüğü, Gazimağusa Belediyesi, Voleybol Federasyonu,  Cimnastik Federasyonu,  Basketbol Federasyonu ile Tenis Federasyonu’na da teşekkürlerini sundu.

BEROVA, ECEVİT’İ ANDI

Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, Türkiye Cumhuriyeti Eski Başbakanları’ndan Merhum Bülent Ecevit’i 17. Ölüm Yıldönümü münasebeti ile mesaj yayımladı.

Berova, mesajında şu ifadeleri kullandı:

Türkiye Cumhuriyeti’nin bağrından kopan ve ve bugün Kıbrıs Türk halkının bir soykırımdan kurtuluşunun önemli siyasi aktörü ,20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekatı’ı döneminin, Türkiye Cumhuriyeti Eski Başbakanları’ndan Merhum Bülent Ecevit’i 17. Ölüm Yıldönümü’nde rahmetle anıyorum. Ruhu şad olsun.

İnönü ve Serdarlı’da iki avcı hakkında yasal işlem

Polis Basın Subaylığı’nın açıklamasına göre “Av ve Avla İlgili Yaban Hayatını Düzenleme Yasası uyarınca ülke genelinde avcı kontrolleri yapan polis ekipleri İnönü’de H.Ö.Ç’nin.(E-75) avlanmada yasak fiil olan kullanımındaki traktörü üzerinde kurulu şekilde av tüfeği taşıdığı saptandı.

Serdarlı’da ise H.K.’nin (E-51)’nin baraj ve göletlere (Serdarlı Barajı) 500 metre mesafeden fazla yaklaşmak suretiyle

kanunsuz olarak avlandığı tespit edildi.

Polis her iki avcı aleyhinde yasal işlem başlattı.

Thailand biletini kaptı…

14 Yaşındaki genç sporcu Boran BORA, Aiya Napa da düzenlenen uluslararası OCEANMAN Cyprus açık su yüzme yarışlarında 5Km kategorisinde birinci geldi.

Uluslararası OCEANMAN Cyprus 5Km ve 10Km açık su yüzme yarışları Aiya Napa’da düzenlendi.

Düzenlenen uluslararası organizasyona en genç yarışmacı (14 yaş) olarak katılan Kıbrıslı Türk Boran BORA, 5Km kategorisinde 01.17.11 lik derecesi ile 14-19 yaş gurubunda 1’inici gelmiş ve HALF OCEANMAN ünvanını alarak altın madalya ile ödüllendirilmiştir.

Genel klasmanda ise az bir farkla yarışı 4’üncü olarak tamamlamıştır.

Bununla birlikte göstermiş olduğu başarısı ile 3 Aralık 2023 tarihinde Thailand- Puket de düzenlenecek olan Oceanman World Final 2023 organizasyonuna katılım slotu kazanmıştır…

ERCAN’DA UYUŞTURUCU MADDE İLE YAKALANDI!

Ercan Havalimanında uyuşturucu madde ile yakalanan M.Ç.N Lefkoşa Kaza Mahkemesine çıkarıldı.

Polis memuru Ozan Özder mahkemede olguları aktardı.

Polis,  4 Kasım 2023 tarihinde saat 21:42 raddelerinde Ercan Havalimanından KKTC’ye giriş yapmak isteyen zanlı M.Ç.N’ye Narkotik dedektör köpeği’ Köpük’ün tepki vermesine müteakip zanlının üzerinde yapılan aramada sol ayağında giymekte olduğu çorap içerisinde, siyah renk naylon parçasına sarılı vaziyette yaklaşık 10 gram ağırlığında hintkeneviri turu uyuşturucu olduğuna inanılan madde bulunarak emare alındığını söyledi.

Polis, zanlının suçüstü tutuklanarak, hakkında soruşturma başlatıldığını kaydetti.

Polis, zanlının ifadesinde uyuşturucu maddeyi içmek amacıyla Türkiye’den aldığını söylediğini çıkladı.

Polis, ele geçirlen maddenin analize gönderileceğini kaydetti.

Soruşturmanın devam ettiğini belirten polis, zanlının 2 gün süreyle tutuklu kalmasını talep etti.

Polisin ardından söz alan zanlı uyuşturucu maddeyi içmek için aldığını söyledi.

Huzurunda verilen şahadeti değerlendiren Kıdemli Yargıç Pınar Beyoğlu, zanlının 2 gün süreyle tutuklu kalmasına emir verdi.

Tatar, Ecevit’in ölüm yıldönümünde mesaj yayımladı

Cumhurbaşkanı Tatar,  Türkiye Cumhuriyeti’nin eski Başbakanı Bülent Ecevit’in 17’nci ölüm yıl dönümü nedeniyle mesaj yayımladı.

Cumhurbaşkanı tatar mesajında, “20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nın kararını veren hükümetin Başbakanı, Türk siyasi yaşamının nam-ı diğer Karaoğlan’ı Bülent Ecevit’i ebediyete irtihalinin 17. yıldönümünde saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.

Merhum Bülent Ecevit, dürüstlüğü, erdemli duruşu ve cesaretiyle her daim Kıbrıs Türk Halkı tarafından saygıyla hatırlanacaktır. Mekanı cennet olsun” dedi.

3 Genç Lefkoşa’da ortalığı birbirine kattı!

Lefkoşa’da meydana gelen “Kasti hasar, kavga,sarhoşluk ve rahatsızlık” suçlarından tutuklanan A.K, C.K ve S.Y.E Lefkoşa Kaza Mahkemesine çıkarıldı.

Polis memuru Ali Aydoğanlı mahkemede olguları aktardı.

Polis, 5 Kasım 2023 tarihinde saat 02:00 raddelerinde Lefkoşa-Surlariçi’nde umumi bir yer olan Girne Caddesi Türk Bank Sokak üzerinde, Lefkoşa’da sakinler A.K nefesinde 58 miligram, S.Y.E nefesinde 74 miligram ve C.K nefesinde 141 miligram alkollü içki tesiri altında sarhoş bir vaziyette bir taraf olup, diğer taraf olan ve kimlikleri henüz tespit edilemeyen 3 erkek şahıs ile aralarında çıkan sözlü tartışma bir birlerinin vücutlarının muhtelif yerlerine elleri ile vurup kavga ettikleri sırada, konu sokak üzerinde elektronik eşya satışı alanında faaliyet gösteren Ağrı Ticaret isimli iş yerinin kuzey istikametine bakan vitrin camına kasten ve kanunsuz olarak vurup  kırmak suretiyle kasti hasara uğratarak, makul mazeretleri olmaksızın yüksek sesle bağırıp çağırmak suretiyle rahatsızlık yaptıklarını söyledi.

Polis, olayın ardından 3 zanlının tutuklanarak, soruşturma başlatıldığını ifade etti.

Polis memuru, aranan şahıslar, alınacak ifadeler, incelenecek kamera görüntüleri olduğunu belirtti.

Polis,  camı kırılan işyeriyle ilgili hasar tespiti de yapılacağını dile getirdi. Ayrıca zanlıların muhaceret kayıtlarının da inceleneceğini kaydeden polis, 2 gün süre istedi.

Polisin ardından söz alan zanlılar vitrin camınıın kazayla kırıldığını söyledi.

Huzurunda verilen şahadeti değerlendiren Kıdemli Yargıç Pınar Beyoğlu, zanlıların 2 gün süreyle tutuklu kalmasına emir verdi.

Savaşan Antalya’da “Sağlık Turizmi Nasıl Gelişir”i anlattı

Dünya Sağlık Turizmi Konseyi Başkanı, Milletvekili Dr. Ahmet Savaşan, sağlık turizminin Dünya genelindeki hacminin 500 milyar doları aşarak en yüksek hızla büyüyen sektörlerden biri haline geldiğine dikkat çekerek, sağlık turizminin bütün ülkeler için çekici ve alternatif bir alan haline geldiğine işaret etti.

Antalya Turizm Fuarı kapsamında yapılan panellerde “Sağlık Turizmi Nasıl Gelişir”, “Turizmde Yapay Zekâ Uygulamaları”, “Destinasyon ve Kriz Yönetimi”, “Otellerde Dijital Misafir Deneyimi” gibi konular tartışıldı.

“Sağlık Turizmi Nasıl Gelişir?” panelinde konuşan Savaşan, sağlık turizminin gelişebilmesinde, sağlık hizmeti sunan kurumların sayısının, niteliğinin ve kapasitesinin arttırılması için altyapının geliştirilmesinin, sağlık turizmi sektöründe çalışanların eğitiminin ve yeterliliğinin arttırılması için akreditasyon ve sertifikasyonun yaygınlaştırılmasının, sağlık hizmetlerinde tercih edilebilmek için rekabetçi fiyatlandırma ile yasal çerçevenin belirlenmesi ve mevzuatın netleştirilmesinin, talebi arttırmak için doğru ve güncel bilgiye dayalı hedef ülkelerde tanıtım ve pazarlama faaliyetleri yapılması ve sağlık turistlerine uygun koşullarda havayolu ulaşımı ile kaliteli konaklama tesisleri sunulmasının hayati öneme sahip olduğunu anlattı.

Meclis Başkanı Zorlu Töre, Ecevit’i andı

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre,  Türkiye Cumhuriyeti’nin eski Başbakanı Bülent Ecevit’in 17’nci ölüm yıl dönümü nedeniyle mesaj yayımladı.

Meclis’ten yapılan açıklamaya göre, Töre mesajında şunları kaydetti:

“Türkiye Cumhuriyeti’nin eski Başbakanlarından, Türk siyasetinin önemli isimlerinden merhum Bülent Ecevit’i aramızdan ayrılışının 17. senesinde saygı ve rahmetle anıyoruz.

Ecevit, siyasi hayatında göstermiş olduğu mücadele ve kararlılıkla Türkiye’nin geçirdiği önemli süreçlerde önemli görevler üstlenmiştir.

Kıbrıs Türk halkının direnişi ile geçen yılların ardından halkımızı belki de yok oluşa sürükleyecek bir zamanda Barış Harekatı’nın cesur kararının verilmesinde dönemin hükümetinin Başbakanı olan Sayın Ecevit, Türk siyasi tarihine ismini altın harflerle yazdırmıştır.

Bu nedenle Sayın Ecevit’in Kıbrıs Türk halkı için anlamı büyüktür ve daima öyle kalacaktır.

Ruhu şad olsun…”

Ünal Üstel, Ecevit’i andı…

Üstel, Türkiye Cumhuriyeti’nin eski Başbakanı Bülent Ecevit’in 17’nci ölüm yıl dönümü nedeniyle mesaj yayımladı.

Üstel, mesajında şunları kaydetti:

Anavatan Türkiye siyasetine adını Karaoğlan olarak yazdıran, 20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekatı’ı döneminin Başbakanı, Kıbrıs Türkü’nün gönlünde taht kurmuş, Türkiye Cumhuriyeti Eski Başbakanları’ndan Merhum Bülent Ecevit’i 17. Ölüm Yıldönümü’nde rahmetle anıyorum. Ruhu şad olsun.

BU DEVLETİ BİZ KURDUK, ŞİMDİ DÜNYAYLA KUCAKLAŞTIRACAĞIZ

UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, Yılmazköy ve Alayköy’ü ziyaret ederek, bölge halkı ile bir araya geldi, önemli açıklamalarda bulundu…

BU DEVLETİ BİZ KURDUK, ŞİMDİ DÜNYAYLA KUCAKLAŞTIRACAĞIZ

Başbakan Ünal Üstel hafta sonu ziyaretleri çerçevesinde, Yılmazköy ve Alaykoy’de halkla buluştu.
Üstel’e ziyaretlerinde, UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, Lefkoşa İlçe Başkanı ve Milletvekili Ahmet Savaşan, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Gönyeli-Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, Milletvekilleri Ziya Öztürkler ve Alişan Şan ile partililer de eşlik etti.Halk buluşmasında Ünal Üstel büyük bir ilgi ve sevgi ile karşılandı.

Konuşmasının başında, Gönyeli -Alayköy Belediyesi için yerel seçimlerde UBP ve Hüseyin Amcaoğlu’na büyük destek veren halka teşekkür eden Ünal Üstel, “Köylerimiz yalnız değildir. Her hafta sizlerin yanına geliyoruz, sizleri dinliyoruz, bu ülke için, sizler için neler yapabiliriz diye sesinize kulak veriyoruz. Gittiğimiz her bölgede hizmetlerimizin ve uğraşlarımızın karşılığını doğrudan insanımızdan almanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.

Kıbrıs Türk Halkı’nın her şeyin en güzelini hak ettiğine vurgu yapan Üstel, hükümete gelir gelmez, halkın yararına olacak adımları kararlılıkla attıklarını, tozlu raflarda bekleyen yasaları, tek tek hayata geçirmeye başladıklarını kaydetti.

DOĞRU BİLDİĞİMİZ YOLDA YÜRÜMEYE DEVAM EDECEĞİZ

Üstel, “2008 yılından beri sadece konuşulan ve hep bekleyen Belediyeler Reformu’nu hayata geçirdik. Bize ‘belediyeleri batıracaksınız’ dediler. Ancak biz doğru bildiğimiz yolda yürümekte ısrar ettik. Zaman bizi haklı çıkardı. Enerjide kablo ile elektrik ve enterkonnekte sistemini adım adım hayata geçiriyoruz. Anavatan’dan suyu getirdiğimiz gibi enerjiyi de getireceğiz. Fizibilite çalışması 4-5 ay içinde bitecek ve sonunda istikrarlı bir enerjiye kavuşacağız. Öte yandan Yeni Ercan ile dünyaya olan penceremizi açtık. Şimdi hukuk yoluyla ambargoları kaldırmak için mücadele ediyoruz.”

SOSYAL KONUTLARIN İLK TEMELİ GÜZELYURT’LA EŞ ZAMANLI OLARAK ALAYKÖY’DE DE ATILACAK

Gençlerin kendi topraklarında özgürce yaşamaları, bölgelerinde konut sahibi olmaları için de çalışmaya devam ettiklerini belirten Ünal Üstel, Alayköy – Yılmazköy bölgesinde kırsal kesim arsalarının hak edenlere yeniden dağıtılacağını, gençlere ayrıca, yarım kalan evini tamamlaması, ya da kırsal kesim arsasına evini yapması için düşük faizli kredi uygulamasının devam ettiğini kaydetti.

Üstel ayrıca şunları kaydetti:

“Bölge gençlerine vergiden muaf düşük maliyetli sosyal konut projesi için mevzuat çalışmaları tamamlanıyor. Güzelyurt ile eş zamanlı ilk olarak ilk temellerden birini de Alayköy’de atacağız.”

ÜRETİCİMİZE VE HAYVANCIMIZA DESTEĞİMİZ SÜRECEK

Üreticiye ve hayvancıya desteğe devam edeceklerini de vurgulayan Üstel, “ Eşine az rastlanan bir destek yaratıyoruz. Teşviklere bütçede 800 milyon TL ayrılmıştı. Yeni bütçede bu rakamı 1 milyar 850 milyon TL yaptık” ifadelerini kullandı.

DÜNYAYLA KUCAKLAŞACAĞIZ
Anavatan Türkiye’nin desteğiyle, Kıbrıs Türk Halkı’nın dünyayla kucaklaşması sürecini başlattıklarını da anımsatan Üstel, “Kıbrıs’ta artık federasyon görüşmesi diye bir şey yok. Bu adada egemen iki eşti devlet var. Kabul edilirse, oturur konuşuruz. KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üyeliğini küçümseyenlere inat, dünyayla kucaklaşma yolunda emin adımlarla yürümeye devam edeceğiz” dedi.

FİLİSTİN’İN BİZİM GİBİ ANAVATANI YOK

Üstel ayrıca “ İsrail’in Gazze saldırısı sürüyor, dünya izliyor. Orada savaş suçu işleniyor. BM ve AB seyirci kalıyor. Filistin büyük acılar yaşıyor, çünkü ne yazık ki onların Anavatan Türkiyesi yok, garantörü yok. Ama biz 1960’tan kalan haklarımızdan hareketle, 1974 Mutlu Barış Harekatı sonucu Anavatanımızım güvencesiyle huzur içinde yaşıyoruz” şeklinde konuştu.

Üstel, “ Bizim derdimiz KKTC….Bizim derdimiz bu bayrağın göklerde daha güçlü dalgalanmasıdır. Bunun için de Anavatan Türkiye ile istişare içinde yoğun çalışıyoruz. KKTC’yi adım adım dünyayla kucaklaştırıyoruz. Bu devleti UBP kurdu…. Yaşaması için, dünyayla kavuşurken daha güçlü olması ne gerekiyorsa yapacağız” diyerek sözlerini noktaladı.

Üstel: “Ezberleri Unutun. Birlikte Çalışacağız, Birlikte Başaracağız”

BAŞBAKAN ÜNAL ÜSTEL, KIBRIS TÜRK TİCARET ODASI’NIN 60’INCI OLAĞAN GENEL KURULU’NA KATILDI

 

“EZBERLERİ UNUTUN. BİRLİKTE ÇALIŞACAĞIZ, BİRLİKTE BAŞARACAĞIZ”

 

“YAŞANAN TÜM OLUMSUZLUKLARA RAĞMEN ELİMİZDEN GELENİN FAZLASINI YAPIYORUZ”

 

Başbakan Ünal Üstel, Kıbrıs Türk Ticaret Odası 60. Olağan Genel Kurulu münasebeti ile şu açıklamayı yaptı:

 

“Küresel, bölgesel ve ülkesel ekonomik sıkıntılarla boğuştuğumuz bir dönemden geçmemize rağmen, hükümet olarak, elimizde olan tüm imkanları seferber ederek, gerek halkımızın gerekse iş dünyamızın ayakta kalması adına gerekli her adımı atıyoruz. Tüm kesimlerle, diyalog içerisinde, her alanda adım atmaya ve girişimler yapmaya devam ediyoruz. Yapıcıyız, samimiyiz ve her şeyden önemlisi rasyoneliz. Gerçekleşmesi mümkün olmayan ya da ülke olanaklarının imkan vermediği söylemler geliştirmiyoruz.  Ama ülkede yapılacak bir şey varsa bunu da hayata geçirmekten çekinmiyoruz. Yasalar çerçevesinde, ülke menfaatleri ne gerektiriyorsa, olabilecek ne ise onu yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz.

 

“TİCARET ODASI İLE YAPICI VE SAMİMİ BİR İŞBİRLİĞİMİZ VAR”

Hükümetimiz döneminde, Ticaret Odası ile gerçekleştirdiğimiz yapıcı görüşmelerin sonucunda, iş dünyamıza önemli katkılar sağlayan adımlar attık. Özel sektör çalışanlarımıza sağladığımız prim desteği bunlardan sadece birisidir.  Yaptığımız düzenleme ile binlerce çalışana prim desteği sağlıyoruz. Ticaret Odamızın bu konuda bizden memnun olduğunu da biliyoruz.  Bu ve benzeri adımları atmaya da devam edeceğiz. Dün olduğu gibi, bugün de, yarın da özel sektörümüzün ve sanayimizin yanında duracağız.

 

“YILLARDIR YAPILMAYAN REFORMLARI GERÇEKLEŞTİRDİK,  YENİLERİNİ DE YAPACAĞIZ”

Hükümet olarak, kararlılık ve cesaretle, ülkede yıllardır yapılmayan gerek yasal gerekse yapısal reformları ele aldık ve gerçekleştirdik. Elbette yeterli değildir. Ekonomi alanında da önemli yapısal reformlara ve yeni projelerin hayata geçmesine ihtiyaç vardır. Bu adımlardan biri olan ve tam 26 yıldır yapılmayan 5 yıllık kalkınma planını hazırlama çalışmalarını önümüzdeki birkaç gün içerisinde başlatıyoruz. Plansız büyüme iyi bir büyüme değildir. Planlı ve istikrarlı şekilde büyümeliyiz. Planlı ve istikrarlı şekilde büyümek için, planlı ve istikrarlı hükümetlere de ihtiyaç vardır. Bunca yıldır buna benzer planların ortaya çıkamamasının zaten en büyük nedeni de istikrarsız hükümetlerdir.

 

“5 YILLIK KALKINMA PLANI’NI  İŞ DÜNYAMIZIN KATKILARI İLE HAZIRLAYACAĞIZ”

Bu planın hazırlanmasında iş dünyasına da önemli görevler düşüyor. Yapacağımız tüm toplantılarda ve komitelerde iş  dünyamızın ve özel sektörün temsilcileri de bulunacak. Görüşlerin daha şimdiden hazırladığını biliyorum.

Bu görüş ve öneriler mutlaka 5 yıllık kalkınma planının ortaya çıkmasına önemli katkılar sağlayacaktır. Şimdiden bu çalışmalardan dolayı odalarımızı kutluyorum.

 

“EKONOMİDE YAPISAL BİR DÖNÜŞÜME İHTİYAÇ VAR”

 

Ekonomide yapısal dönüşümü sağlayacak; yeni reformlar,  yeni istihdam projeleri, teknoloji dönüşümlere ilişkin yeni adımlar ve sürdürülebilir bir büyüme anlayışını mutlaka 5 yıllık kalkınma planımızın içerisine yerleştirmeliyiz.

 

“EKONOMİNİN GELİŞİMİ ANCAK TÜM SEKTÖRLERİN ORTAK GELİŞİMİ İLE MÜMKÜN OLABİLİR”

 

Ekonomi tek bacaklı bir alan değildir.  Bir ülkedeki ekonominin gelişimi ancak tüm sektörlerin ortak gelişimi ile mümkün olabilir. Ulaştırmayı, sağlığı, tarımı, eğitimi ve çalışma hayatını eko sistemin dışında tutarak veya tek tek alarak ekonomiyi geliştirmemiz mümkün değildir. Dolayısı ile hükümetimiz konulara, bütünleşik bir ekonomik akılla bakıyor ve 5 yıllık kalkınma planını bu anlayışla hazırlanmasını bekliyor. Kamu Yönetimi Reformunun mutlaka hayata geçirilmesi gerekliliğine de inanıyoruz. Yıllardır söylenen ama hayata geçmeyen bu konuda da adım atacağız. Özel sektör yatırımlarının artırılması ve yeni istihdam alanlarının yaratılmasına yönelik çalışmaları da destekliyoruz. Diğer yandan, ülkemizdeki İşgücü, ekonominin ihtiyaçlarıyla uyumlu hale getirilmelidir.

Bu da son derece önemlidir ve uzun vadeli planlanmalıdır. Gördüğünüz üzere her şey aslında bir birine bağlı şekilde gelişebiliyor. Turizm de ekonomi adına çok önemli. Turizme tahsis edilen kaynaklar etkin, verimli ve sürdürülebilir şekilde kullanılmalıdır. Ulaştırma alanında yeni havalimanı konusu bize bir ivme kazandıracak. Ancak buna göre biz de hazır hale gelmeliyiz. Yatak kapasitemiz, turizmin çeşitlendirilmesi gibi konuları da artık bir vizyon olarak önümüze koymalıyız. Ekonomi adına bir başka olmazsa olmaz. Tarım sektörü. Tarımda, Etkinlik ve verimlilik esaslı üretimi yapmalıyız.

Teknolojik yenilikleri  teşvik edeceğiz, gıda güvenliğini artıran, pazar ile uyumlu yeni üretim politikaların geliştirilmesi için çalışmalar yürüteceğiz. İnşaat ve gayrimenkul sektörü turizm ve yükseköğretim ile entegre şekilde sürdürülmeli ve buna göre yeni politikalar hayata geçirilmelidir. Paydaşları bu konuda çalışmaya ve proje üretmeye çağırıyorum. Siz üretin biz uygulayacağız.

E-devlet sistemi bir an önce uygulamaya girmelidir.

 

Bildiğiniz üzere yine bizim dönemimizde veri sistemi binamızın açılışını yaptık. Yasasını geçiriyoruz. Ve her bakanlık çok kısa bir süre içerisinde tüm eksiklerini gidererek sisteme entegre olacak. Milli eğitim de sürecin bir parçası. Eğitimde kaliteyi artıracak düzenlemeler yapılmalıdır. Eğitimde yapısal güvenlik de önemli. Bu konuda hükümetlerimiz döneminde son 5 yıl içerisinde 15’e yakın yeni okul projesi gerçekleştirildi.  Bazıları bunların önemli bir bölümü özel yardımlarla yapıldığını söylüyor. O zaman sormak lazım bunlar neden bizim dönemimizde yapıldı da başkalarının dönemine denk düşmedi. Dolayısı ile bunu da gözden kaçırmamak lazım.

Eğitimde okul yapmaya devam edeceğiz. Üniversiteleri güçlendirmeye, niceliği değil niteliği artırmaya yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Sağlık altyapısını  güçlendireceğiz. Hastane projelerini ilerletiyoruz. Dolayısı ile önümüzdeki yıl sağlık ve eğitim alanında tamamlanacak yeni projelere sahne olacak. Ulaştırmasız ekonomi olmaz. İnsanları, malı ve hizmeti zamanında bir yere ulaştıramıyorsanız ekonomi eksiktir. O yüzden özellikle kent içlerinde dayanılmaz hale gelen trafiği azaltmaya yönelik çevre yollarını tamamlama çalışmalarımıza hız verdik. Alsancak bunlardan biri. Sırada Çatalköy ve Lefkoşa Çevre Yolu var…

 

“BİZ BU MAKAMLARA OTURMAYA DEĞİL İŞ YAPMAYA GELDİK”

 

Biz buralara suya sabuna dokunmadan, kimseden eleştiri almadan oturmaya gelmedik. İş yapmaya geldik. Az laf konuşuyor, çok iş yapıyoruz. Enterkonnekte sistem geçiş konusunu hatırlıyorsunuz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin can damarı olan, kesintisiz, sürdürülebilir, çevreci ve ekonomik enerjiye ulaşmak için devrimsel bir adım attık. Tıpkı suda olduğu gibi bize saldıranlar oldu. Ama biz ülke menfaatleri ne gerektiriyorsa onu yaptık. Suda haklı çıktık. Burada da haklı çıkacağız. Yerel yönetimler reformu bir başka büyük reform oldu. Onu da biz hayata geçirdik. Dolayısı ile, sizlerle birlikte, ülkemiz adına, sadece doğruları yapmaya devam edeceğiz. Ne söz verdiysek yaptık. Sizlere de ne söylediysek onu yaptık. Söz veriyoruz ve yapıyoruz. Yapmaya da devam edeceğiz.

 

 

“UMUTSUZLUĞA YER YOK 2024 ÇOK DAHA İYİ OLACAK”

 

Sakın umutsuzluğa kapılmayın. 2024 bu yıldan çok daha iyi olacak. Çok daha büyük işler yapacağız. Azerbaycan’a hep birlikte gittik. Dünya ile kucaklaşma yolculuğumuz da devam ediyor. Sizleri orada da takdir ettim.

 

Kıbrıs Türk İş insanının dünyadaki iş insanlarından hiçbir eksiği yok.  Hatta biz onlara göre çok daha dayanıklıyız. Çünkü yıllar boyu izolasyonlarla uğraştık. Zor şartlarda ekonomiyi ayakta tutmayı biz onlardan daha iyi biliyoruz. O yüzden iş dünyamıza benim sonsuz güvenim var.

Hep birlikte çalışacağız. Hep birlikte başaracağız. Türkiye Yüzyılı’nın ortak bir paydaşı olacağız. Dünün ezberlerini unutun. Biz bu olmazsa, şu olmazsa yok oluruz cümlelerini unutun. Yıllardır yok olmuyoruz. Asla da yok olmayacağız. Biz bu ada var oldukça, var olmaya devam edeceğiz. Yeni bir dönem başladı.  Bu yeni dönem Kıbrıslı Türkler bunu başaramaz dedikleri her şeyi başaracaklar. Ve bu dünyada hak ettikleri onurlu yeri mutlaka alacaklar. Kendinize güvenin. Bize güvenin. Gelecek bizi bekliyor.

 

Bu vesile ile Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın 60. genel kurulunu selamlıyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.”

Ombudsman Varol, Anayasa Karşısında Herkesin Eşit Olduğunu Vurguladı

Varol, Avrupa Ombudsmanlık Enstitüsü tarafından düzenlenen konferansta konuşma yaptı

 

 Ombudsman İlkan Varol, din, dil, ırk ayrımı gözetilmeden Anayasa karşısında herkesin eşit olduğunu vurguladı.

 

Varol, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Anayasası ve Ombudsman yasasının insan hakları konusunda bünyelerinde barındırdığı eşitlikle ilgili maddelere vurgu yaparak, ülkede din, dil, ırk ayrımı yapılmaksızın herkesin yasalar karşısında eşit olduğunu kaydetti.

 

Varol, Dubai’de Avrupa Ombudsmanlık Enstitüsü tarafından davet edildiği konferansta, “Dini Haklara Odaklanarak, Ayrımcılığa Karşı Korumada Ombudsmanın Rolü” konusunda konuşma yaptı.

 

Dini haklara odaklanarak ombudsmanın ayrımcılığa karşı korumadaki rolünü ele alan Varol, Ombudsman’ın birçok ülkede bağımsız bir kamu kurumu veya kişi olarak, vatandaşların ve toplumun haklarını ve çıkarlarını korumayı amaçlayan önemli bir role sahip olduğunu vurguladı.

 

-“Ombudsmanlar önemli rol oynar”

 

Dini hakların önemine vurgu yaparak, ombudsmanların bu hakların korunmasında önemli bir rol oynadığını dile getiren Varol, “Dini haklar nedir ve neden bu kadar önemlidir? Dini haklar, bireylerin inançlarına göre ibadet etme, dini törenleri yerine getirme, din değiştirme veya inançlarını ifade etme özgürlüğünü içerir. Bu haklar, insan hakları evrensel beyannamesi ve diğer uluslararası belgelerde de koruma altına alınmıştır. Din ve inanç özgürlüğü, demokratik toplumların temel taşlarından biridir ve insanların özgürce inançlarını yaşamalarına olanak tanır.” ifadelerini kullandı ve Ombudsmanların bağımsız ve tarafsız olduğunu vurguladı.

 

-“Şikayetler incelenir, soruşturulur ve raporlanır…”

 

“İnsanların dini haklarının ihlal edildiği durumlarda, ombudsmanlar şikayetleri inceleyebilir, soruşturabilir ve bu hakların korunmasını sağlayabilirler. Ayrımcılığa karşı mücadelede de etkili bir rol oynarlar.” diyen Varol, ayrımcılığın, dini hakların ihlaliyle sık sık ilişkilendirildiğini kaydetti ve “Ombudsmanlar, ayrımcılığa maruz kalan bireylerin şikayetlerini dinler ve bu şikayetleri değerlendirirler. Eğer ayrımcılık varsa, bu durumu tespit ederler ve gereken adımları atarlar. Ayrımcılığa uğrayan kişilere destek sağlarlar ve eşitlik ilkesini korumaya çalışırlar. Böylece toplumun daha adil ve eşitlikçi bir yer haline gelmesine yardımcı olurlar.” dedi.

 

-“İnançlarını özgürce yaşayabilen bireyler daha mutlu…”

 

Ombudsmanların dini hakların korunmasında, toplumların daha çeşitli ve hoşgörülü hale gelmesine katkı sağladığına dikkat çeken Varol, inançlarını özgürce yaşayabilen bireylerin, daha mutlu ve sağlıklı toplumlar oluşturduklarını kaydetti.

 

Ayrımcılığa karşı mücadelede ombudsmanların rolünün, toplumsal barışın korunmasında da kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Varol, tüm bu hususların değerlendirdikten sonra KKTC’nin mevzuatına da baktığı zaman dini haklarla ilgili çok önemli düzenlemeler olduğunu belirtti.

 

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin ve bu gibi uluslararası düzenlemelerin KKTC mevzuatına dahil edildiği ve bağlayıcılığının sağlandığının net bir şekilde görülmekte olduğunu kaydeden Varol, bunun yanı sıra normlar hiyerarşisinin en tepesinde bulunan KKTC Anayasası’nda da eşitlik başlığı altındaki düzenlemenin görüldüğünü kaydetti.

 

Varol şöyle devam etti:

 

“Anayasa madde 8’e göre, herkes hiçbir ayrım gözetilmeksizin Anayasa ve yasa önünde eşittir. Hiçbir kişi aile, zümre veya sınıfa ayrıcalık tanınamaz. Devlet organları ve yönetim makamları bütün işlemlerinde yasa önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek ve ayrıcalık yapmamak zorundadırlar.

 

Bunun yanı sıra Anayasa’nın 23. maddesinde, vicdan ve din özgürlüğü başlığı altındaki düzenlemeyi de görmekteyiz.

 

Anayasa 23. madde şöyle demektedir,

 

Herkes vicdan, dini inanç ve kanaat özgürlüğüne sahiptir. Kamu düzenine, genel ahlaka veya bu amaçla çıkarılmış yasalara aykırı olmayan ibadetler, dinsel ayin ve töreler serbesttir.

 

Kimse ibadete, dinsel ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dini inanç ve kanatlarından dolayı kınanamaz. Din eğitim ve öğretimi devletin gözetim ve denetimi altında yapılır.”

 

Dini inanç özgürlüğünün, ibadetler, dinsel ayin ve törenlerde de çok net şekilde  koruma altına alındığına dikkat çeken Varol, Ombudsman’ın bir konuda haksızlığa uğradığını iddia eden bir kişinin şahsen yapacağı müracaat üzerine harekete geçebileceği gibi basında çıkan haberler, elde ettiği duyumlar, yaptığı gözlemler sonucunda da resen harekete geçip soruşturma başlatabileceğini vurguladı.

 

Ombudsmanlığın, hiçbir şekilde ayrım yapılmadan herkesin başvurusunu yapabileceği bir kurum olduğunu dile getiren Varol, KKTC’de hak ihlaline uğrayan kişilerin mağduriyetinin yapılan soruşturma ve raporlama sonucunda giderildiğini kaydetti.

 

KKTC’de yürütme yetkisi olan organ, makam, teşkilat ve kamu kurum kuruluşlarının ifa etmiş oldukları hizmetlerin yürürlükteki mevzuata uygunluklarını ve yerindeliklerini denetlemek soruşturmak ve rapor sunmak ve ilgi makamı uyarmak şeklinde düzenlendiğini kaydeden Varol, “bu düzenlemelerde de görüleceği üzere hiçbir ayrıma tabi tutulmadan her bir kişinin yapacağı hak ihlali şikayeti kabul edilip işlem başlatılmakta, gerekli prosedür tamamlanıp idare uyarılmakta ve bununla birlikte hak ihlali saptanması durumunda giderilmesi konusunda tedbirler alınmaktadır.” İfadelerini kullandı.

 

Ombudsmanların dini hakların korunmasında ve ayrımcılığa karşı mücadelede önemli bir role sahip olduklarını vurgulayan Varol, “Ombudsmanların bağımsızlık ve tarafsızlık özellikleri, dini hakların korunması ve toplumsal adaletin sağlanmasında büyük önem taşır. Bu nedenle, ombudsmanların çalışmalarını desteklemeli ve dini hakların herkes için korunmasını sağlamalıyız.” dedi.

 

Konferans’ta Ombudsman  İlkan Varol’a, KKTC Abu Dabi Temsilcisi Umut Koldaş eşlik etti.

Oğuz: Tatlısu Bölgesi Cazibe Merkezine Dönüştü

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Tatlısu bölgesinin cazibe merkezi haline dönüştüğünü ve bu yüzden hızlı bir yapılaşma olduğuna dikkat çekti.

Tatlısu Belediye Başkanı Hayri Orçan kırsal kesim arazilerinin gençlere verilmesini ve bölgenin dışındaki yatırımcılara kısıtlama getirilmesi yönünde talepte bulundu.

 

ORÇAN

Başkan Hayri Orçan gençlerin kırsal kesim arazilerinden yararlanması gerekirken, bölgede yaşamayan kişilerin arazi satın aldığına dikkat çekerek, bir an önce bölge gençliğine kırsal kesim arazilerinin verilmesini talep etti.

Bölge gençliğine yönelik arazilerin doğru değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Orçan, kırsal kesim arazilerinin uzun süre verilmemesinden dolayı gençlerin toprak satarak ev almaya çalıştığını belirtti.

Bölgede yaşamayan kişilerin devlete cüzi kira vererek bölgeye yatırım yaptığını belirten Orçan, bahçe evi adı altında verilen arazilerin de gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Orçan, verilecek arazilerle ilgili Bakanlığın Belediyelerle istişare etmesi yönünde talepte bulunarak, gençlerin yıllarca beklediği arazilere bölge dışından kişilerin gelip yerleştiğini söyledi. Orçan, bölge dışında yaşayan kişilerin arazi kiralamasından duyulan rahatsızlığı Bakan Oğuz’a aktararak, bölgede yaşamayan kişilerin arazi kiralamasına kısıtlama getirilmesini talep etti.

Orçan, denizden 100-150 m uzaktaki alanların yeşil alan, yürüyüş yolu, bisiklet yolu gibi amaçlar için belediyenin kullanımına verilmesini yönünde talepte de bulundu.

OĞUZ

Tatlısu bölgesine gün geçtikçe artan ilginin farkında olduklarını dile getiren Bakan Oğuz, sosyal konut amaçlı ayrılan alt yapıları hazır olan yerlerin bir an önce gençlere verilmesi yönünde çalışma başlatacaklarını vurguladı.

Bölgedeki kaynakların kısıtlı olduğuna dikkat çeken Bakan Oğuz, bölgeye daha fazla kaynak sağlanması için devlet destekli sosyal konut modeli yapıların inşaa edileceğini belirtti.

Başbakan Üstel’den Organ Bağışı Çağrısı

Değerli vatandaşlarım, kıymetli kardeşlerim…
Her yıl organ bağışı bekleyenlere dikkat çekmek ve organ bağışını destekleyip, yaygınlaştırmak amacıyla düzenlenen ‘3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası’ vesilesiyle, hükümet olarak, hayati öneme sahip bu insani konuya büyük önem verdiğimizi vurgulamak istiyorum.
Sadece bir siyasetçi, Başbakan ya da eski bir Sağlık Bakanı olmamın çok ötesinde, evladı için hassasiyet yaşamış bir baba olarak, bağışlanacak her organın bir canın hayata tutunması demek olduğunun, toplumun tüm kesimlerince benimsenmesi en büyük arzumdur.
Hayat kurtarmak, farklı umutlara kucak açmak için haydi organ bağışı yapalım…Unutmayalım ki, hepimiz bir gün organ bağışına muhtaç olabiliriz..
Bu duygu ve düşüncelerle, bütün insanlığın organ bağışı konusundaki farkındalığının artması dileklerimle, vatandaşlarımızı organ bağışı konusunda daha duyarlı olmaya davet ediyor, herkese sağlıklı günler diliyorum…

Töre, Emekli Astsubaylar Derneği Heyetini Kabul Etti

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, KKTC’nde bulunan Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği  Samsun İl Başkanlığı’ndan bir heyeti kabul etti.

Kabulde KKTC Emekli Astsubaylar Derneği Genel Başkanı Esen Ömürlü de yer aldı.

Meclis, Zalihe Çavuşoğlu Toplantı Salonunda yer alan kabulde konuk heyete hitaben bir konuşma yapan Töre, Kıbrıs sorununda geçmişten bugüne yaşanan gelişmeleri özetledikten sonra Gazze’de İsrail tarafından gerçekleştirilen saldırılara değindi.

Bütün dünyanın gözü önünde devam eden soykırıma, Uluslararası kuruluşların sessiz kaldığı hatta bazı kesimlerin İsrail’i desteklediğinin görüldüğüne değinen Töre, aynı tablonun geçmişte de Kıbrıs Türkleri için yaşandığını anımsattı.

Hiçbir zaman aldanılmaması gerektiğini ifade eden Töre, böyle bir durumda vatanın tehlikeye düşebileceğini söyledi.

Töre: “İstiklal ve egemenlik söz konusu olduğunda herkese dur demek mecburiyetindeyiz” dedi.

Tekrar 20 Temmuz öncesine düşmek istemediklerini vurgulayan Töre, Türkiye’den ve Türk milletinden hiçbir zaman uzak  kalmayacaklarını dile getirdi.

”ERDOĞAN’A ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM”

Başbakan Ünal Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a Kazakistan’ın başkenti Astana’da gerçekleştirilen zirvede yaptığı konuşmadan ve KKTC’ye verdiği desteklerinden dolayı şükranlarını sundu.

Başbakan Ünal Üstel’in konuyla ilgili açıklaması şu şekilde:

Bu yıl, Kazakistan’ın başkenti Astana’da gerçekleştirilen Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları 10’uncu Zirvesi’nde yaptığı konuşmada; Semerkant Zirvesi’nde tarihi bir kararla ve oy birliği ile gözlemci üye statüsü verilen “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni, büyük Türk ailesinin ayrılmaz bir parçası olarak niteleyen, gözlemci üye statüsüne uygun olarak bundan böyle yapılacak tüm toplantılarda görmeyi arzuladıklarını açık bir dille ortaya koyan ve liderleri bu konuda dirayetli bir duruş sergilemeye” davet eden Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a vermiş olduğu bu destekten dolayı şükranlarımı sunuyorum.

Ayrıca zirve öncesi yapılan Dışişleri Bakanları toplantısında; “Kıbrıs Türk halkına uygulanan haksız ve insanlık dışı izolasyona hep birlikte karşı durmalıyız” diyerek Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne destek çağrısında bulunan Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan’a teşekkürlerimi sunuyorum.

İnanıyorum ki; her platformda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin dünyadan izole edilmesi için gayret sergileyenler, bu güçlü mesajlar sayesinde emellerine asla ulaşamayacak ve Kıbrıs Türk Halkı dünya ile kucaklaşma yolculuğuna emin adımlarla devam edecektir.