Archives Kasım 2023

Uluslararası Acil Tıp ve İç Hastalıkları Kongresi gerçekleştirildi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ev sahipliğinde “10. Uluslararası Acil Tıp ve İç Hastalıkları Kongresi ile 4. Bilimsel Araştırmalar ve Koruyucu Hekimlik Tıp Kongresi” Limak Otel’de gerçekleştirildi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ev sahipliğinde “10. Uluslararası Acil Tıp ve İç Hastalıkları Kongresi ile 4. Bilimsel Araştırmalar ve Koruyucu Hekimlik Tıp Kongresi” Limak Otel’de gerçekleştirildi.

Acil Tıp Uzmanları Derneği (ATUDER) organizasyonu ile düzenlenen kongre, Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, ATUDER Başkanı Prof. Dr. Başar Cander ve Kıbrıs Türk Tabipleri Odası Başkanı Dr. Ömer Taşargöl ’ün yaptığı açılış konuşmaları ile başladı.

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek ; Acil Tıp, İç Hastalıkları, araştırmalar ve koruyucu hekimliğin gündemde olduğu kongrede ortak paydanın insan sağlığı olduğunu belirten bakan Dinçyürek, insanları hasta olmadan önceden koruyabilmek ve tedavi imkanları sunarak hastaları hayatta tutmanın en temel hedef olduğunu söyledi.

ATUDER Başkanı Prof. Dr. Başar Cander konuşmasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde kongre düzenlemekten mutluluk duyduğunu ifade etti.

KTTO Başkanı Dr. Ömer Taşargöl konuşmasında hekimler için ATUDER ile birlikte birçok başarılı eğitimler yaptıklarını ve bundan sonra da yapmaya devam edeceklerini vurguladı.

Açılışın ardından organizasyonu düzenleyen dernek başkanlarına plaket taktim edildi.

KKTC’den hekimlerin de katıldığı kongre 23-26 Kasım 2023 tarihleri arasında gerçekleşti.

Tarım Bakanı Çavuş, zarar gören seralarda incelemelerde bulundu

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Mağusa Maraş bölgesinde şiddetli rüzgar nedeniyle zarar gören seralarda incelemelerde bulundu.

Bakanlık’tan verilen bilgiye göre, ziyarette, Seracılar Birliği Başkanı Veli Bayır ve bazı üreticilerle de bir araya gelen Çavuş, üreticinin zararının tespiti için gerekli çalışmaları başlattığını söyledi.

Hüseyin Çavuş, Tatlısu bölgesindeki seraların da zarar gördüğünü, bugün zarar gören tüm üreticilerin bağlı bulundukları Tarım Dairesi’ne müracaat etmeleri gerektiğini söyledi.

Bakan Çavuş’a inceleme sırasında, Mağusa Tarım Dairesi ve Genel Tarım Sigorta Fonu yetkilileri eşlik etti.

ÖZTÜRKLER, “MİLLİ DEĞERLERİ VE GELECEĞİ DÜŞÜNEREK ADIMLAR ATMAMIZ GEREKİR.”

ÖZTÜRKLER, “MİLLİ DEĞERLERİ VE GELECEĞİ DÜŞÜNEREK ADIMLAR ATMAMIZ GEREKİR.”

UBP Güzelyurt Milletvekili Dr. Ziya Öztürkler, Yabancıların KKTC’de taşınmaz mal edinmesine yönelik olarak görev süreleri içerisinde gerek emlakçılar yasası gerekse de yabancıların KKTC’de mal satın almalarına yönelik yasa çalışmalarında son aşamaya getirdiklerini belirtti.

Bu hassas konularda yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini ifade eden Öztürkler, “Yabancılara taşınmaz mal satışlarının kontrolünde en önemli konu satış sözleşmeleridir. Emlak alanı çok kritik bir konu, bu alanda kontrolü sağlayacak yasal düzenleme ihtiyacı vardır. Yaklaşık 15 ay İçişleri Bakanlığı görevinde bulundum. Görev süremiz içerisinde bu konuda yasa tasarısı hazırlandı ve bir çalışma ortaya kondu. Özellikle devletin kontrolünde olmayan emlakçı ve hukukçular üzerinden yabancılara yapılan satış sözleşmelerinin kontrol edilmesi adına yasal düzenleme hedeflendi. Burada yaptığımız değerlendirme sonucunda esas sorunun, yabancıların taşınmaz mal satın alma izinlerinde değil, yabancılara emlakçılar ve hukukçular üzerinden yapılan satış sözleşmeleri konusunda yaşandığını tespit ettik. Milli değerleri ve geleceği düşünerek adımlar atmamız gerekir. Ülke topraklarımızı koruyabilmek için yabancıların alacağı mallarla ilgili yasal düzenlemenin hayat bulması elzemdir ”dedi.

 

“ÜLKEYE GİRİŞ-ÇIKIŞLARIN KONTROLÜ ADINA HAZIR OLAN ÇALIŞMALARIN HAYAT BULMASI İLE ÜLKE KAZANACAKTIR”

Ülkeye giriş-çıkışlarda kontrolün artırılması ve düzensiz göçle mücadele konusunda yaptıkları çalışmaları da aktaran Öztürkler, görev süreleri içerisinde en fazla önem verdikleri konunun ülke güvenliği ve kamu huzurunun sağlanması olduğunu hatırlattı.

Öztürkler, özellikle göreve gelir gelmez cezaevi verilerini alarak 10 yıllık suç ve suça karışan ülke vatandaşları konusunda ciddi bir çalışma yaptırdıklarını, ortaya çıkan tabloya göre de hem E-Vize Otomasyon Sistemi Projesinde ilk sıraya konacak ülkeleri, hem de sorunun esasına dair sistemi kurmanın doğru olacağını gördüklerini belirtti.

Ülke güvenliği ve kamu huzurunun korunması adına herkesin bildiği gibi sıfır toleransla hareket edildiğini belirten Öztürkler, “Bu konu en fazla dikkat etmemiz gereken hususların başında gelmektedir. E-Vize ile suç ve suça karışan yabancıların daha ülkeye girmeden sıkı bir denetimden geçmesi hedeflendi. Süreç Türkiye Cumhuriyeti ile istişare içerisinde götürüldü. Yaptığımız ortak çalışma ve toplantılar sonucunda da TC Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan ve KKTC İçişleri Bakanı olarak benim, TC Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanımız Sayın Ersin Tatar’ın huzurlarında imzaladığımız “Mutabakat Zaptı” ortaya çıkmıştır. Bu çerçevede yürüttüğümüz ve tam anlamıyla hazır olan çalışmaların hayat bulması ile ülkemiz kazanacaktır. KKTC Düzensiz Göçle Mücadele Merkezi’nin Mutabakat Zaptı çerçevesinde hayat bulması ile ülkeye giriş çıkışların kontrolü, E-vize sistemi ve düzensiz olan yabancıların kayıt altına alınması sağlanacaktır ”dedi.

Üstel, bölge ziyaretlerine Minareliköy ve Gaziköy ile devam etti.

ÜSTEL: DÜNYAYLA KUCAKLAŞMADA KAPIYI ARALADIK

Ulusal Birlik Partisi ( UBP) Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, bölge ziyaretlerine Minareliköy ve Gaziköy ile devam etti.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, Lefkoşa İlçe Başkanı ve Milletvekili Ahmet Savaşan ve partinin bölge yetkililerinin de hazır bulunduğu ziyaretlere vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.

Üstel, verdiği mesajlarda, birlik ve beraberliği sürdürerek istikrarı sağlamanın önemine vurgu yaptı.

Üstel, “Bizim derdimiz KKTC. Bizim derdimiz, övünmekle gurur duyduğumuz devletimizi yaşatmaktır. Kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Kimse bizi yolumuzdan döndüremez” dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, BM’de yaptığı tarihi çağrı sonrası artık yeni bir yola girdiklerini vurgulayan Üstel, “ Yeni yolumuzda kapı açıldı. Kapıyı gındırdık. İleriye, daha ileriye yürüyeceğiz. Dünyayla kucaklaşmada, tanınmada ileriye doğru gidiyoruz. Bizimle turizm, ekonomi, kültürel ve sportif her türlü işbirliği yapmak isteyen ülkelerle işbirliğimizi geliştireceğiz. Her platformda konuşmaya, sesimizi duyurmaya devam edeceğiz” diye de konuştu.

SEKTÖRLERİMİZİ GÜÇLENDİRECEĞİZ

Üstel ayrıca, “Daha çağdaş, daha modern, çağın gerisinde kalmadan, tüm sektörlerimizi daha güçlü hale getireceğiz. Gerekirse proje gerekirse yasalarla sektörlerimizi hazır hale getireceğiz. Gerektiğinde hükümetimiz her zaman ki gibi elini taşın altına koyacak. Düşük faizli kredi paketleriyle, hibelerle sektörlerimiz için, yeni yolumuzda güçlü kılmak için, dünyayla rekabet edecek güce erişmeleri için elimizden ne gelirse yapacağız. Biz çalıştıkça ürettikçe, halkımızın takdirini aldıkça birileri rahatsız oluyor. Sadece eleştiriyor ama biz yolumuza devam ediyoruz” ifadelerini de kullandı.

Üstel, Kıbrıs’ta federasyon hayalleri ile zaman kaybının sona erdiğini, egemen eşitlik politikasıyla Kıbrıs Türk Halkını dünya ile kucaklaştırma hedefine adım adım yürüdüklerini de kaydetti.

TARİHTE İLKLERİ GERÇEKLEŞTİRDİK

Global krizlere rağmen sektörlere sosyal prim desteği başta olmak üzere her türlü desteği vermekte olduklarına işaret eden Üstel, gençlerin büyük ilgi gösterdiği ilk evim kredisine ek olarak yeni kredi paketini de açıklayacakları müjdesini verdi.

Üstel,” Tarihte ilk defa çiftçimize, hayvan üreticimize büyük teşvikler veriyoruz. Sıfır faizli arpa desteği veriyoruz. Enerji alanında, yıllarca süren, rafa kaldırılan kablo ile elektrik sorunu çözmeye başladık. Fizibilite çalışmaları yakında bitecek. En geç 5 yıl içinde kablo ile elektrik projesi hayata geçecek” ifadelerini de kullandı.

PİLE YOLU BİTECEK!
Pile yolu konusunda da önemli mesajlar veren Üstel, “Ayak oyunlarıyla Pile’de ara bölgede Rumlar için istimlak kolaylaştırıldı. Ses çıkarılmadı. BM de sesini çıkarmadı. İnsanımız için geçiş zorlaştı. Bugüne kadar çok zorlu bir süreç yaşandı. İnsanımız evine gidemez oldu. Biz ara bölgede yol yapımına başladık. Ara bölgede parselasyon yapmaya başladılar. Bu yolu yapacağız. Sabırla bitireceğiz.Bizler de Anavatan Türkiye Cumhuriyeti de bu konuda kararlıdır” dedi.

 

VARSIN RAHATSIZ OLSUNLAR…

Üstel şunları da kaydetti:
“Devletimize sahip çıkacağız, çocuklarımıza, gençlerimize sahip çıkacağız. Gençlerimizi yeni sosyal konutlara kavuşturacağız, onları ev sahibi yapacağız. Bu açılımlara, yerel reformlara, teknoloji, fiber optik adımlarımıza, halkımızın da desteğinin, takdirinin her geçen gün arttığını görüyoruz. Varsın birileri bu destekten rahatsız olsun. Biz halkımıza, onların düşüncelerine bakıyoruz…Biz gücümüzü halkımızdan partimizden alıyoruz. UBP’ye, bu davaya inanan herkesle birlik beraberlik içinde yürümeye devam edeceğiz.”

DERDİMİZ KURULTAY DEĞİL, ÜLKEMİZ…

Kurultayın Eylül 2024’te yapılacağını vurgulayan Üstel, parti içi istişarelerin bu doğrultuda devam ettiğini söyledi.

Üstel, “ Birileri, ülke sorunlarını bir kenara bırakıp kurultay baskısı yaratmak istiyor. Birlik beraberliğimizi bozmaya çalışanlara izin vermeyeceğiz. Reformlarımıza devam edeceğiz. Acil yasa çalışmalarımıza devam edeceğiz. Kurultay parti içi bir konudur. Günü gelince, kurultayımızı yapacağız Kim isterse de aday olabilir. Sonuçta takdir üyenindir. Şimdi bütün bunları kenara koyalım. Çalışmaya devam edeceğiz. Bizim derdimiz kurultay değil, halkımızdır. Hükümet olarak, 29 milletvekili ile ülkemize hizmet etmeye devam edeceğiz’” şeklinde de konuştu.

Üstel sözlerini şöyle noktaladı: ”
Her gittiğimiz bölgede insanımızın yoğun ilgisi ve sıcak sevgisiyle karşılaşıyoruz. Bugün de Minareliköy’de, Gaziköy’de insanımızın yoğun ilgisini gördük. Sizler için durmayacağız, çalışacağız, birliğimizi beraberliğimizi koruyacağız. Ulusal birliğimizle gücümüze güç katacağız.”

Savaşan: Kadına karşı şiddetle mücadelede üzerimize düşeni yapmaya kararlıyız

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü nedeniyle mesaj yayımlayan UBP Lefkoşa İlçe Başkanı, Milletvekili Dr. Ahmet Savaşan, saatte 4 kadının öldürüldüğü Gazze’de ‘kadına yönelik şiddetin’ en ağırının yaşandığına işaret ederek, Dünya’nın buna seyirci kaldığını belirtti. Kıbrıs Türklerinin uzun yıllar Gazze’de yaşananlara benzer şekilde şiddete maruz kaldığını anımsatan Ahmet Savaşan, yanı başımızda yaşananlar dikkate alındığında yarım aşıra yakın bir süredir Kıbrıs Türk Halkı’nın adada güven içinde yaşamasını sağlayan Türkiye’nin ve garantörlüğünün taşıdığı belirleyici önemin anlamının çok daha görünür olduğuna dikkat çekti.

KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN NEDENİ EŞİTSİZLİK!

Dünya’da halen psikolojik ve fiziksel şiddete uğrayan kadınların olduğuna işaret eden Ahmet Savaşan, Dünya’nın dört bir yanındaki kadınların evde, iş yerinde, siyasette ve hayatın pek çok alanında eşitsizlik yaşadığını ifade etti. Kadına yönelik şiddetin altında yatan asıl unsurun eşitsizlikten ve kadına yönelik geleneksel tutumdan kaynaklandığını belirten Savaşan, “eşitliğin yasalarda bulunması önemli ve fakat yetersizdir. Eşitlik ancak egemen düşünce yapısının değişmesi ile mümkün olabilir. Bunun için de eğitimlerin ve farkındalık çalışmalarının sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması kaçınılmaz bir ihtiyaçtır” ifadelerini kullandı.

 

GELENEKSEL CİNSİYET ROLLERİ ŞİDDETİ TETİKLİYOR

Eşitsizliğe ve hiyerarşiye dayalı geleneksel cinsiyet rollerinin pekiştirildiği toplumlarda kadına yönelik şiddet eğiliminin arttığına işaret eden Savaşan, Dünya’nın pek çok yerinde halen kadınların yemeği yaktığı, cinsel ilişkiyi reddettiği ya da kocasının kurallarına uymadığı için fiziksel şiddete maruz kaldığına dikkat çekti.

PSİKOLOJİK ŞİDDET ÇOK YAYGIN

Kadınların bedeninden çok ruh sağlığının hedef alındığını belirten Savaşan, kadınların daha çok bağırma, korkutma, küfür veya hakaret, aile ve arkadaşlarla görüştürmeme, kıskançlık bahanesiyle sürekli kontrol altında tutma, tehdit etme ve şantaj yapma gibi eylemlerle psikolojik şiddete uğradığının altını çizdi. Savaşan, bu konuda hem ailelere yönelik hem de işyerlerinde farkındalık eğitimlerinin sürekli yapılması ve kadınların güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

 

ETKİN BİR İŞBİRLİĞİ GEREKİYOR

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması, kadınların fırsat eşitliğinden tam ve etkin şekilde yararlanması, kadınlara, kız çocuklarına karşı şiddetin önlenmesi alanlarında var olan eksikliklerin gerçekçi bir bakış açısıyla tespit edilerek, bunların en kısa sürede giderilmesi gerekliliğini vurgulayan Ahmet Savaşan, kadına yönelik şiddetin önlenmesi için hükümetin, sivil toplum kuruluşlarının, kadın örgütlerinin, kamu kurumlarının ve üniversitelerin iş birliğinde çalışması gerektiğini ifade etti.

ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPMAKTA KARARLIYIZ

“Daha güçlü bireyler yetiştirmek ve kadına yönelik şiddet ile mücadele konusunda daha duyarlı bir toplum yapısına ulaşmak için hep birlikte çalışmalıyız” diyen Ahmet Savaşan, “hayat arkadaşlarımız, kardeşlerimiz, annemiz, geleceğimizi emanet ettiğimiz evlatlarımız, kadınlar, bu toplumun yarısını oluşturan erkeklerle aynı haklara sahip olması çağdaşlığın bir gerekliliğidir. Bu düşüncelerle; kadına yönelik şiddete ortak olmayacağımızı, seyirci kalmayacağımızı, kadına karşı şiddetle mücadelede, erkekler olarak üzerimize düşen görevi yapmakta kararlı olduğumuzu belirtiriz” ifadelerini kullandı.

Üstel: Daha İyi Hizmet İçin Sağlık Kuruluşlarında Gereken Yenilemeyi Hızla Yapacağız

Üstel: “2024 yılı ülkemizi uluslararasına hazırlama yılıdır.. Geçmişte yaşanan sıkıntıları bundan sonra halkımıza yaşatmayacağız”

“TC kimliğine sahip vatandaşlarımız, TC vatandaşlarıyla aynı hizmeti alacak”

Bir süre önce yüksek risk taşıdığı gerekçesiyle boşaltılan Değirmenlik Sağlık Merkezi binası bugün yıkıldı. Başbakan Ünal Üstel ve Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek yıkım çalışmalarını yerinde inceledi.

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, burada yaptığı konuşmada, 6 Şubat depreminin ardından ortaya çıkan hassasiyet ve yapılan çalışmalar sonucunda Değirmenlik Sağlık Merkezi binasının yüksek risk taşıdığı gerekçesiyle boşaltılmasına karar verildiğini belirtti. Dinçyürek, tadilat mı yıkım mı olacağı yönünde yapılan çalışmalar neticesinde binanın yıkılması kararı verildiğini ancak bu kararın geç çıkmasından dolayı yıkım işleminin de geciktiğini ifade etti.

Tüm projeleri sıfırdan hazırlanan Değirmenlik Sağlık Merkezi yeni binasının inşasına aynı yerde birkaç ay içinde başlanacağını belirten Dinçyürek, süratle bitirilmesi planlanan çalışmalar neticesinde 2024 yılının ilk çeyreğinde binayı bitirerek hizmete sunmayı hedeflediklerini vurguladı.

Sağlık Bakanı Dinçyürek, yıkılan binanın metrekaresinden daha fazla bir alanı hizmete sunacaklarını, aynı zamanda 112 hızır servisinin de Değirmenlik’te konuşlanıp hizmet verilmesinin planlandığını kaydetti.

Değirmenlik Sağlık Merkezi’nin yapımı için bütçeden 18 milyon Türk Lirası kaynak ayrıldığını ifade eden Dinçyürek, “Tamamen devletimizin kendi imkanları, Başbakanımızın verdiği talimat ve hükümetin sağladığı imkanlarla bölge halkına uzun yıllar hizmet edecek, bölge ihtiyacını karşılayacak bir sağlık merkezini hayata geçireceğiz” dedi.

-Üstel: Daha iyi hizmet için sağlık ocakları veya hastanelerde gereken yenilemeyi hızla yapacağız

Başbakan Ünal Üstel de yetersiz kalması ve depreme dayanıklı olmadığından dolayı yıkımına başlanan Değirmenlik Sağlık Merkezi’nin yeniden hızla inşa edileceğini belirtti.

Hükümet olarak 2024 yılının 2023’ten çok daha iyi olacağını söylediklerine dikkat çeken Başbakan Üstel, “2024 yılı artık ülkemizi uluslararasına hazırlama yılıdır. Ama önceliğimiz insanımızdır” diye konuştu.

Başbakan Üstel, “insanımızın daha iyi sağlık hizmeti alması için gerek hastanelerimizde gerek sağlık ocaklarımızdaki çalışmalarımızla, ilaca kolay ulaşmasına ilişkin çalışmalarımızı bitirmek üzereyiz. O yüzden 2024’te sağlıkta da, ilaca erişimde de çok daha iyi bir yıl olacak ve geçmişte yaşanan sıkıntıları bundan sonra halkımıza yaşatmayacağız” dedi.

Başbakan Ünal Üstel, sağlık alanında daha iyi hizmet alınabilmesi için sağlık ocakları veya hastanelerde gereken yenileme ve takviyelerin hızla yapılacağını belirtti.

Başbakan Ünal Üstel açıklaması sırasında Türkiye Cumhuriyeti ile sağlık alanında yapılan protokole de değindi. Üstel, protokolle, eksik branşlarda ihtisas yapılmasını sağlamanın da hedeflendiğini belirtti.

Üstel, “Bununla da kalmayarak, burada bazı hastalıklarda yeterli hizmeti alamayan insanımız için Türkiye Cumhuriyeti ile yapılan protokol ile Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip vatandaşlarımız, Türkiye’deki 85 milyon vatandaş gibi 2024 yılı içinde otomasyon hizmeti bittikten sonra aynı hizmeti alacak” diye konuştu.

Tüm bunların Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin uluslararası platformlara hazırlamak için yapıldığını ifade eden Başbakan Üstel, “Eksikliği hissedilen ne var ise yasal düzenleme, projeler ve yatırımlarla 2024 yılı içerisinde yapılacak” dedi.

Sibel Tatar: “Gayemiz güçlü ve umutlu kadınlar yaratarak mutlu bir toplum oluşturmak”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın eşi Sibel Tatar, ülkede kadınları ekonomik yönden güçlendirerek kendi ayakları üzerinde duran bireyler olabilmelerini sağlamak amacıyla Cumhurbaşkanlığı bünyesinde çeşitli çalışmalar yürüttüklerini kaydederek, “Gayemiz güçlü ve umutlu kadınlar yaratarak mutlu bir toplum oluşturmaktır” dedi.

Sibel Tatar, kadınlara yönelik destek çalışmaları ve projelerinin ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği içerisinde devam edeceğini belirtti.

“25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü” nedeniyle yazılı açıklama yapan Sibel Tatar, dünyanın hiçbir coğrafyasında, hiçbir kadının şiddetin hiçbir türüne uğramadan, hakları ihlal edilmeden, insan haysiyet ve onuruna yaraşır bir hayat sürmelerini temenni etti.

Tatar, “bütün insanlığa ve bütün kadınlara şiddetsiz sevgi dolu bir dünya dilerim” ifadelerini kullandı.

– “Ülkemizde de maalesef tüm dünyada olduğu gibi kadına yönelik şiddet sosyal bir sorun olmaya devam etmektedir”

Sibel Tatar, açıklamasında, yıllardır süregelen kadına karşı şiddete dur demek ve bu konuda farkındalık yaratılması amacıyla 1999 yılında Birleşmiş Milletler tarafından Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü olarak ilan edilmesine ve bu vesileyle her yıl 25 Kasım’da çeşitli farkındalık etkinlikleri düzenlenmesine rağmen kadına yönelik şiddetin en yaygın insan hakkı ihlali olarak tüm dünyada devam ettiğini kaydetti.

“Dünya Sağlık Örgütü’nün raporlarında da kadınların üçte birinin yaşamlarının bir döneminde şiddete maruz kaldığı belirtilmektedir” diyen Tatar, ülke de tüm dünyada olduğu gibi kadına yönelik şiddetin sosyal bir sorun olmaya devam ettiğini belirtti.

Şiddet mağduru kadınların bir kısmının sesini duyurup devletin ilgili birimlerinden ve sivil toplum kuruluşlarından yardım talep ederken bir kısmının da şiddete boyun eğmeye ve şiddet görmeye devam ettiğini söyleyen Sibel Tatar, yapılan çalışmaların kadınların şiddete boyun eğmesinin temel sebeplerinden birinin “ekonomik yönden yetersizlik” olduğunu ortaya çıkardığını ifade etti.

– “Odak noktası kadın olan 42 derneği ‘Kadın Örgütleri Ağı’ adı altında birleştirdik”

Sibel Tatar, 25 Kasım 2021’de üyelerinin tamamı kadın olan, üreten ya da farklı alanlarda faaliyet gösteren ve odak noktası kadın olan 42 derneği Cumhurbaşkanlığı bünyesinde oluşturulan “Kadın Örgütleri Ağı” adı altında birleştirdiklerini hatırlattı.

Amaçlarının çeşitli projeler ile ekonomik ve sosyal hayatın dışında bırakılan kadınların sesi olmak, kadına destek vermek ve kadının güçlendirilmesi ve ekonomik olarak yeterli hale gelebilmesi yönünde ortak projeler üretmek olduğunu kaydeden Tatar, kadınların üretim ve pazarlama tekniklerini öğrenmeleri yönünde üniversiteler ile görüşerek eğitim programları da hazırladıklarına işaret etti, kadınlara yönelik uygun kredi ve hibe programlarıyla ilgili çalışmalar yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini ekledi.

Sibel Tatar, bir diğer projelerini ise şöyle kaydetti:

“Kadınların ekonomik olarak güçlenmesine ve bir meslek edinmelerine yönelik bir başka projemiz, ‘İpeğin Kuzey Kıbrıs’ta Yeniden Doğuşu Projesi’ kapsamında Akçaylı kadınların üretimin her aşamasında bulunduğu ‘Kozada’ markasıdır.

İpeğin Kuzey Kıbrıs’ta Yeniden Doğuşu Projemizin birinci ayağını Akçay’da tamamlamış olup, ikinci ayağını ise Karpaz Bölgesinde başlamış bulunmaktayız. İpek böceği kozalarından elde edilen ipek ipliğinin tezgahta dokunarak, üretilen; bebek tulumu, bebek elbisesi, çocuk yatak çarşafı seti, şal ve fular ürünlerinin satışına ilk olarak Ercan Havaalanı’nda başlanmıştır.”

Tatar, tüm bu çalışmalarının güçlü ve umutlu kadınlar yaratarak mutlu bir toplum oluşturabilmek adına olduğunu vurguladı.

İran’da çığ altında kalan 5 dağcıdan 3’ünün daha cesedine ulaşıldı

İran’ın Loristan eyaletine bağlı Ezna kentinde cuma sabahı tırmanışa başlayan 9 kişilik dağcı grubunun çığ altında kalan 5 üyesinden son 3 kişinin daha cesedine ulaşıldığı bildirildi.

İran resmi haber ajansı IRNA’ya göre, Ezna Kızılay Başkanı Ali Rıza Süleymani, olaya ilişkin açıklamada bulundu.

Çığ altındaki 2 kişinin cesedine dün ulaştıklarını hatırlatan Süleymani, arama kurtarma ekiplerinin bugünkü çalışmalarda diğer 3 kişinin cesedine ulaştığını ve ölü sayısının 5’e yükseldiğini aktardı.

Süleymani, arama kurtarma çalışmalarının sora erdiğini belirtti.

Ezna Kızılay Başkanı Sleymani, daha önce yaptığı açıklamalarda, perşembe günü Oştorankuh Dağlarının eteklerine giden dağcı ekibin cuma sabahı Senberan Zirvesi’ne tırmanışa başladığını ve Çale Kebud bölgesinde çığa yakalandığını ifade etmişti.

Süleymani, çığ düşmesi sonucu mahsur kalan 9 kişilik dağcı grubundan 2’si yaralı olmak üzere 4 kişinin kurtarıldığını, 5 dağcının ise çığ altında kaldığını belirtmişti.

Çığ altındaki 2 kişinin cesedine dün ulaşılmıştı.

Tatar: “Rum yönetiminin engellerini mücadelemizle aşacağız”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, KKTC’nin 40’ıncı yılında, turizm, yükseköğrenim, sanayi, tarım ve inşaat sektöründe büyük gelişim gösterdiğini söyleyerek, Rum yönetiminin ise engellemek için siyaset dışı çabalar gösterdiğini vurguladı.

Tatar, Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın (KTTO) 65’inci kuruluş gala yemeğine katıldı. Cumhurbaşkanı Tatar, yemekte yaptığı konuşmada, KTTO’nun Kıbrıs Türkünün ekonomik ve iktisadi gelişim için önemli çalışmalarda bulunurken, 65 yıl önce kurulan ve başkanlığını yapan başta Kemal Rüstem, Ahmet Raşit ve Ali Gürsoy olmak üzere emeği geçenleri yad etti.

Tatar, yemekte bulunan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na Türkiye Cumhuriyeti adına katıldığı uluslararası toplantılarda Kıbrıs Türkü’ne sahip çıkıp yeni fırsatların doğması için gayret gösterdiğinden dolayı teşekkür etti.

KKTC’nin 40’ıncı yılında, turizm, yükseköğrenim, sanayi, tarım ve inşaat sektöründe büyük gelişim gösterdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, Rum yönetiminin ise engellemek için siyaset dışı çabalar gösterdiğini vurguladı.

“Mücadelemizle engelleri aşacağız” diyen Tatar, çabalarından ve başarılarından dolayı iş insanlarına teşekkür etti.

Başarıların rakamlarla kendini gösterdiğini anlatan Tatar, ekonominin olumsuz etkilendiği pandemi döneminin Türkiye’nin desteğiyle aşıldığını ve rakamların pandemi öncesi geçtiğini kaydetti.

Yeni yatırımlarla KKTC’de ekonominin gelişeceğine ve ülkenin kalkınmaya devam edeceğine inandığını belirten Tatar, halkın müreffeh yarınları yakalayacağını ifade etti.

KTTO Başkanı Turgay Deniz ve yönetim kurulunu tebrik eden Tatar, KTTO’nun 65’nci yılının hayırlara vesile olmasını diledi.

KTTO’nun 1960 öncesi kurulduğu için uluslararası tanındığına işaret eden Tatar, “Esas güç, egemenlik ve karar alma devlettedir. Bazı çevreler KKTC ile görüşmeyi ret ederken, KTTO üzerinden baskı yapması doğru değildir, ancak yönetim kurulu başkanı ve üyelerine güvenimiz tamdır” dedi.

Kamu maliyesine yapılan katkıların önemine dikkat çeken Cumhurbaşkanı, ekonominin kayıt altına alınması, şirketlerin kurumsallaşması ve ödenen vergilerin devlet için önemli olduğunu sözlerine ekledi.

Üstel: “UBP Kurultayı Eylül 2024’te yapılacak”

Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı Başbakan Ünal Üstel, Ulusal Birlik Partisi Olağan Kurultayı’nın parti yetkili kurullarının aldığı karar doğrultunda Eylül 2024’te yapılacağını belirtti.

Üstel, bir ziyareti sırasında Ulusal Birlik Partisi Olağan Kurultayı’nın tarihine yönelik bir soru üzerine değerlendirmede bulundu.

Üstel, şunları söyledi:

“Biz, birileri istedi diye, birileri istediği zamanda UBP kurultay yapacak diye bir şey yok. Kurultayın tarihi bellidir. Biz bunu merkez yönetim kurlunda alınan karar gereği Eylül 2024’te yapacağız.  UBP büyük bir partidir. Bir-iki ayda kurultay yetişmez. Kurultayımızı yaparken örgütlerimizi ve üyelerimizi yenileyeceğiz. O doğrultuda Eylül ayı içerisinde parti meclisinin belirlediği tarihte kurultayımızı yapmış olacağız. Sağdan soldan söylenen şeyler doğru şeyler değildir. Partinin yetkili organlarının alacağı karara uyacağız. O da Eylül 2024’tür.”

Tatar: “Kadına şiddet eylemlerini sonlandırmak için mücadele etmeye devam edeceğiz”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” nedeniyle mesaj yayımladı.

 

Cumhurbaşkanı Tatar yazılı mesajında şu ifadeleri kullandı.

 

Dünyanın her yerinde kadınlar, dayanışma ve mücadele ruhuyla, aile içi ve toplumsal şiddete, ayrımcılığa karşı çıkmakta; kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi için mücadele çağrısı yapmakta ve çözüm önerileri sunmaktadır.

 

Kadına yönelik şiddetin ortadan kaldırılması için temel öğe, toplumun küçük yaşlardan eğitilmesidir. Bu bağlamda, devletin çok yönlü ve bütüncül politikalar üretmesi yanında, bu mücadelenin toplumsal düzeyde, genele yayılarak etkin ve kararlı bir şekilde yürütülmesi gerekmektedir.

 

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi’ne göre, cinsel istismar, taciz ya da tecavüz verilerinin bulunduğu ülkelerin çoğunda, kadınların yüzde 40’ından azı, yardım ya da destek isteyebiliyor. Aynı verilere göre, dünya genelinde yaklaşık her 10 kadından 4’ü şiddet görüyor ve ne yazık ki aynı veriler, kadınların yüzde 35’inin ömründe en az 1 kez şiddete maruz kaldığını ortaya koyuyor.

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de fiziksel, sözel, psikolojik ve ekonomik anlamda şiddet hatta cinsiyet ayrımı nedeniyle sosyal şiddet yaşayan kadınlarımızın olduğu ve üstelik sosyo-ekonomik durum fark etmeksizin bunun yaşanmakta olduğunu veriler ile biliyoruz. Verilerin yanı sıra, kayıtlara geçmemiş olanların da olabileceğinin farkındayız.

 

Bugün Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen “Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Mücadele Günü”.

 

Şiddetin nerede ve kime yapıldığına bakılmaksızın, elbette tümüne karşı mücadele etmeliyiz. Ancak kadına karşı şiddet denildiğinde daha da hassaslaşıyoruz. Bu nedenle böylesi günlerin farkındalığı artıran günler olarak karşımız çıkması önemlidir.

 

Kıbrıs Türk halkı, hoşgörü ve sevgiyi bilen, ailevi değerlere önem veren aydın bir halktır. Sebebi her ne olursa olsun meşru kabul edilemeyecek kadına yönelik şiddet konusunda da sağduyu ile yaklaşarak, toplumsal olarak bu konuyu geride bırakmamızı sağlayabilecek donanıma sahiptir.

 

Ülkemizde kadın hakları hatırı sayılır bir ilerleme noktasındayken, kadına karşı şiddet eylemlerinin hala olması üzücüdür. Bunun önüne geçmek, sessiz kalmayarak hukuki haklarla kadına karşı şiddetin caydırıcılığını sağlamak ve bu konuda birey, devlet ve sivil toplum eşgüdümü ile ilerlemek, başarıya ulaşmak için çalışmanın görevimiz olduğunun bilinci ile toplum huzurunu korumak ve kadına karşı şiddet eylemlerini sonlandırmak için mücadele etmeye devam etmeliyiz ve edeceğiz.”

Savaşan “Yeni Nesillerin Niteliği, Onları Yetiştiren Öğretmenlerin Niteliğiyle Özdeş Olacak”

UBP Milletvekili, Lefkoşa İlçe Başkanı Ahmet Savaşan, yeni nesillerin niteliğinin onları yetiştiren öğretmenlerin niteliğiyle özdeş olacağını kaydetti ve toplumun kanaat önderleri konumundaki öğretmenlerin çocuklara milli  şuur kazandırma noktasında da hayati görevleri bulunduğunu belirtti.

 Savaşan, Öğretmenler Günü dolayısıyla mesaj yayımladı.

Savaşan, mesajında “Çocuklarımızı geleceğe en iyi şekilde hazırlayarak onları;  iyiye, güzele, aydınlığa ve bilgiye ulaştıran öğretmenlerin, ülkemizin yüksek uygarlık düzeyine çıkması, iyi yetişmiş, donanımlı bir neslin oluşması gibi kutsal görevleri vardır” ifadelerini kullandı.

Bir toplumun ürettiği bilgi ve kültürün yeni nesillere ancak eğitim sayesinde aktarılabileceğini ifade eden Ahmet Savaşan, tarih boyunca büyük başarılara imza atan medeniyetlerin eğitime büyük önem verdiğinin altını çizdi. Halkın saygın bir yere varmasında birinci koşulun eğitim, en önemli aktörlerin ise öğretmenler olduğuna dikkat çeken Ahmet Savaşan, geleceğin gençlerin, gençler ise öğretmenlerin eseri olacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Tatar: “KKTC’de girişimciliği, yaratıcılığı ve iş yapma becerisiyle başarılı iş insanlarımız var”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, KKTC’de girişimciliği, yaratıcılığı ve iş yapma becerisiyle başarılı iş insanları olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Tatar, Silifke Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen 4’üncü Liderlik Akademisi ve Yönetim Kongresi’nin açılışına katıldı.

-Tatar

Cumhurbaşkanı Tatar açılışta yaptığı konuşmada, kongrede; iş insanları, girişimciler, ticaret ve sanayi ile uğraşanları görmekten duyduğu mutluluğu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Tatar, 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle başta Başkomutan ve Başöğretmen Atatürk olmak üzere tüm öğretmenleri tebrik ederek, hayatta olmayanları saygıyla andı.

1974 yılı öncesinde çok az sayıda Kıbrıs Türkü’nün fabrika ve işletme sahibi olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, siyaset yanında girişimciliği, yaratıcılığı ve iş yapma becerisiyle ülkede iş alanında da liderlerin çıktığını dile getirdi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin her geçen gün daha çok kabul gördüğünü ve Kıbrıs Türkü’nün Anavatan Türkiye’nin desteğiyle siyasi tanınma için uğraştığını anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, yılda 2 milyon turist sayısına ulaşıldığını ve 144 farklı ülkeden binlerce öğrencinin üniversitelerde okuduğunu aktardı.

Türkiye’nin Kıbrıs Türkü ile bağlarının kopartılacağı ve Doğu Akdeniz’den uzaklaştırılacağı bir anlaşmayı kabul etmediklerini anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs sorununun çözümü için yürütülen iki eşit egemen devletin iş birliğine dayalı çözüm modeli siyasetine verdiği destekten dolayı Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti.

Kıbrıs Türkü’nün, Kıbrıs’ta Kıbrıs Rumları kadar eşit ve devlet kurma hakkına sahip olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Tatar, “Kendi geleceğimizi tayin etme hakkına sahibiz. Doğu Akdeniz’deki bağımsız Türk devletimizi sonsuza kadar yaşatıp, yücelterek, ülkenin gelişmesi için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Kıbrıs Türkü’ne uygulanan haksız ambargo ver izolasyonlara da değinen Cumhurbaşkanı Tatar, dünya ile ticaret yapılmadığı durumlarda Türkiye üzerinden hareket edildiğini kaydetti.

KKTC’ye 2015 yılından beridir Türkiye’den boruyla denizden su geldiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, sırada kabloyla elektrik getirilmesi olduğunu vurguladı. Kıbrıs Rum tarafının gelecek elektriği kullanabileceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, “Çift yönlü elektriğin gelmesiyle Kıbrıs’ta enerji sorunu çözülür ve adada iş birliği yapıldığı dünyaya gösterilmiş olur” diye konuştu.

Bağımsız ve egemen bir devlet olan KKTC’yi daha görünür kılıp, enerji ve güvenlik meselelerinde daha güçlü yapmak için mücadele verdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, “Daha güçlü bir ekonomi yaratmak için çalışmalar sürüyor. Kıbrıs’ta turizmci, sanayici, üretici ve ticaret insanımız risk alıp yatırım yapıyor. Geleceğe güvenip, devlete sahip çıkanları yürekten tebrik ediyorum” dedi.

Sağlık Bakan Dinçyürek: “Sağlık merkezlerini güçlendirme çalışmalarına hızla devam ediyoruz”

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, sağlık merkezlerini güçlendirmek için çalışmalarına hızla devam ettiklerini belirtti.

Bakan Dinçyürek, Havva Yekta Kurteli Mehmetçik Sağlık Merkezi ile  Yenierenköy Sağlık Merkezi’ni ziyaret ederek, incelemelerde bulundu.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre Dinçyürek, her iki sağlık merkezinde sorumlu hekim ve sağlık çalışanlarının beklentilerini dinledi.

Durum tespiti yapıp eksiklikleri belirlemek için söz konusu ziyaretleri gerçekleştirdiklerini ifade eden Sağlık Bakanı Dinçyürek, sağlık merkezlerini güçlendirmek için çalışmalarına hızla devam ettiklerini belirtti.

Sağlık merkezleri ne kadar güçlenirse bölge hastanelerine daha az kişinin başvuracağını, böylelikle merkez hastanelerinin yükünün azalacağını ifade eden Dinçyürek, sağlık merkezlerinde, hem sağlık çalışanlarının daha rahat imkanlarda çalışmasını sağlamak hem de vatandaşların daha etkin hizmet alabilmesi için önemli adımlar attıklarını kaydetti.

Bakan Dinçyürek, ziyaretleri öncesinde Mehmetçik-Büyükkonuk Belediyesi ve Yenierenköy-Dipkarpaz Belediyesi’ni ziyaret ederek, belediye başkanları ile de bir araya geldi.

Bakan Dinçyürek’e ziyaretlerinde, Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi Müdürü Vesile Erdoğan Topcuoğlu eşlik etti.

Dinçyürek, Mehmetçik Büyükkonuk Belediyesi ile Sağlık Merkezi’ni ziyaret etti

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Mehmetçik Büyükkonuk Belediyesi’ni ziyaret etti.

Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Bakan  Dinçyürek, Mehmetçik Büyükkonuk Belediye Başkanı Fatma Çimen Tuğlu ile birlikte Mehmetçik Sağlık Merkezi’nde de  incelemelerde bulundu.

Dinçyürek, Tuğlu ile birlikte sağlık merkezinin eksikliklerini yerinde gördüklerini ifade etti ve bir dahiliye doktorunun haftada bir gün merkezde hasta kabulüne başlayacağını açıkladı.

Diçyürek, merkezin kadın doğum bölümüne ultrason cihazı alınacağını ve diş bölümünde yakın zamanda hastalara diş dolgusu ve kanal tedavisi yapılmaya başlanacağını da belirtti.

Milli Eğitim Bakanlığı ile KTTTB arasında protokol imzalandı

Milli Eğitim Bakanlığı ile Kıbrıs Türk Toplu Taşımacılar Birliği (KTTTB) arasında 2023-2024 Eğitim Öğretim Yılı öğrenci taşımacılığına ilişkin protokol imzalandı.

Bakanlık Basın Bürosu’ndan yapılan açıklamaya göre, bakanlıkta imzalanan protokole, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ile KTTTB Başkanı Bekir Akandere imza koydu.

Protokol çerçevesinde 2023-2024 Eğitim Öğretim Yılı içerisinde öğrenci taşımacılığı, ilgili birlikler tarafından devam ettirilecek.

-Çavuşoğlu

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu protokolün imzalanmasının ardından yaptığı konuşmada, öğrenci taşımacılığını aksatmadan, taşımacıların emeklerini ve ihtiyaçlarını da göz ardı etmeden hareket ederek, yaptıkları görüşmelerin sonucunda  protokole imza koyduklarını belirtti. Çavuşoğlu, gösterdikleri iş birliğinden dolayı Kıbrıs Türk Toplu Taşımacılar Birliği’ne teşekkür etti.

Kimseyi mağdur etmek istemediklerini ancak eğitimin de aksamadan devam ettirilmesi gerektiğini söyleyen Çavuşoğlu, bu doğrultuda imzalanan protokolden memnuniyet duyduğunu ifade ederek, protokolün hayırlı olmasını temenni etti.

-Akandere  

KTTTB Başkanı Bekir Akandere ise, eylül ayında başlayan öğrenci taşımacılığını daha önce yaptıkları görüşmelere bağlı olarak bir noktadan başlatmak, kayıt altına almak ve yaşanan tıkanıklığı gidermek adına protokole imza koyduklarını söyledi.

Gerekli sözleşmelerin yapılarak, taşımacıların hak edişlerinin taraflarına aktarılması için gerekli her şeyi yaptıklarını ifade eden Akandere, imzalanan protokol ile sözleşmelerinin önünün açıldığını belirtti.

Protokolün tüm taşımacılara hayırlı olmasını temenni eden Akandere, yaşanacak artışlara bağlı olarak protokolün yeniden ele alınabileceğini kaydetti.

Amcaoğlu, Gönyeli ve Alayköy’deki okulları ziyaret etti, öğretmenleri kutladı

Gönyeli Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, 24 Kasım Öğretmenler Günü sebebiyle Gönyeli ve Alayköy bölgesinde bulunan tüm okulları ziyaret ederek, öğretmenlerin gününü kutladı.

Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Amcaoğlu, okul ziyaretlerinde hem öğretmenlerle sohbet etti, hem de sorun ve ihtiyaçları noktasında öğretmenleri dinledi.

Amcaoğlu, göreve geldiği günden itibaren eğitime yaptıkları katkıların artarak devam edeceğini ifade ederek, yapılan ek bütçe ile 2023 yılında eğitime yasal zorunluluktan daha fazla yatırım yaptıklarını belirtti.

 Amcaoğlu, geleceğin mimarı öğretmenlerin çocuklara daha iyi ve kaliteli ortamda eğitim verebilmesi için ellerinden gelen her türlü desteği vermeye devam edeceklerini ifade etti.

 Başkan Amcaoğlu, öğretmenlerin öğretmenler gününü kutlarken öğrencilerle de bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. Amcaoğlu öğretmenlere özverili çalışmalarından dolayı teşekkürlerini de iletti.

Özçınar: “Bir öğretmen iyi bir öğretmen yetiştirmeli”

Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar, 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle bugün belediye sınırlarındaki okulları ziyaret etti.

Belediyeden yapılan açıklamaya göre, öğretmenlerle sohbet etme fırsatı bulan Özçınar, bir öğretmenin, iyi bir öğretmen yetiştirerek, geleceğe yatırım yapacağının altını çizdi.

Özçınar, tüm öğretmenlere iletilmek üzere okul müdürlerine günün anlam ve önemini belirten bir de tebrik yazısı iletti.

Mahmut Özçınar 24 Kasım Öğretmenler Günü mesajında, bir toplumun temel direğinin eğitim olduğunu vurgulayarak, “Bu önemli misyonu yerine getiren öğretmenler, hepimiz için çok değerlidir” dedi.

Öğretmenlerin, yeni neslin engin bilgilerle yetişmesinde büyük rol oynadığını, kararlı adımlarla başarıya yürümelerini sağladığını ve her türlü fedakârlığı gösterdiğini kaydeden Özçınar, şunları belirtti:

“Ulu önder, Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği gibi, ‘öğretmenler, yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcilerini, sizler yetiştireceksiniz ve yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır’ ”

Özçınar, herkesin hayatında oldukça önemli bir yere sahip geleceğin mimarı olan öğretmenlerin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutladı.

Maliye Bakanı Berova, Ada-Sen heyetini kabul etti

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Kıbrıs Türk Ada Çalışanları Sendikası’ndan (Ada-Sen) bir heyeti kabul etti.

Bakanlık açıklamasına göre, Ada-Sen Başkanı Kağan Mındıkoğlu kabulde yaptığı konuşmada, Berova’nın tecrübeli bir milletvekili olduğunu kaydetti ve “Bilgi, birikim ve tecrübeleriniz ışında bu dönemde daha iyi bir kamu maliyesi oluşacağına, bununla birlikte hem ülkemiz, hem de halkımızın daha refah seviyeye kavuşacağına inancımız tamdır. Bu zor dönemlerde KKTC halkının refahı için elinizden geleni yapacağınızdan hiçbir şüphemiz olmadığı gibi iş birliğine de hazır olduğumuzu bilmenizi isteriz” dedi.

Sorunlarını da Bakan Berova’ya aktaran Mındıkoğlu, kamu çalışanlarına vergi adaleti konusunda atılacak adımların kamuda çalışma barışını sağlayacağını belirtti.

-Berova

Berova da konuşmasında sivil toplum örgütlerinin görüş ve önerilerine önem verdiklerini ifade etti ve ülkenin daha ileriye taşınması, halkın refahı ve çocuklara daha iyi bir vatan bırakabilmek için birlikte istişare içinde çalışılması gerektiğini söyledi.

Maliye Bakanı Berova, göreve atandığı ilk günden itibaren daha adaletli bir vergi sistemi, iyi kaynaklar yaratıp, bu kaynakların adil ve düzenli bir şekilde dağıtılması yönünde çalışmalarını sürdürdüklerini de dile getirdi.

Beroca, yıllık matrah ve vergi oranlarında yapılacak düzenleme ile hayat pahalılığının düşük maaş alanlara daha yüksek yansıması için çalışmalarını sürdürdüklerini de kaydetti.

“ZORLU YAŞAM MÜCADELELERİ VEREN KADINLARIN YAŞADIKLARI SORUNLARA SEYİRCİ KALMAMIZ SÖZ KONUSU DEĞİLDİR”

BAŞBAKAN ÜNAL ÜSTEL, 25 KASIM KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI ULUSLARARASI MÜCADELE GÜNÜ NEDENİYLE MESAJ YAYIMLADI

 

“ZORLU YAŞAM MÜCADELELERİ VEREN KADINLARIN YAŞADIKLARI SORUNLARA SEYİRCİ KALMAMIZ SÖZ KONUSU DEĞİLDİR”

 

Başbakan Ünal Üstel, mesajında şunları kaydetti; “Dünyada içinden geçmekte olduğumuz süreç; kadına yönelik şiddet eğilimlerinin arttığı bir sürece dönüşmüştür.

Savaşların gölgesinde, sosyal hayatta, ekonomik yaşamda ve her şeyden önemlisi aile içinde zorlu yaşam mücadeleleri veren kadınların yaşadıkları sorunlara seyirci kalmamız söz konusu değildir.

Bu yıl idrak edilen 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü, yaşanan tüm bu insanlık dışı davranışlara yönelik toplu bir karşı duruşun simgesi haline dönüşmelidir.

En ağır insan hakları ihlali olan kadına yönelik şiddete karşı toplumsal hatta küresel bir farkındalık yaratmak amacıyla yürütülen çalışmaların gerek kamusal gerekse sivil toplum kuruluşları aracılığı ile arttığını görmek sevindirici olsa da, bu mücadeleye rağmen, ülkemizde resmi verilere göre, sadece 2023 yılında, on aylık sürede yaklaşık 800 kadının, şiddet mağduru olması, yasal mevzuatımızın geliştirilmesi, önleyici ve koruyucu önlemlerin artırılması konusunda daha proaktif çalışmalar yürütmemiz gerekliliğini de ortaya koymaktadır.

Bu noktada, hangi siyasi görüşten, dinden, dilden ve ırktan olursa olsun, hepimiz “İnsan haklarına karşı en ağır saldırılardan biri olan kadına şiddetin önüne geçmek için birlikte çalışmalıyız.

Konuyu sadece bir gün değil, her gün ele almalı ve şiddet mağduru kadınların her an yanında durarak, mücadelemizi yükselterek sürdürmeliyiz.

Bu duygu ve düşüncelerle, kadına yönelik şiddete karşı, insan üstü bir gayretle çalışmalar yürüten tüm kadın örgütlerimiz selamlıyor, toplumsal cinsiyet eşitliği bağlamında yapılan tüm çalışmaları desteklediğimizi bir kez daha teyit ediyoruz.”

Töre, Lise Eğitimindeki Tarih Öğretmeni Özçelik’i Ziyaret Etti

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, 24 Kasım Öğretmenler Gününde Lefkoşa Türk Lisesinde eğitim gördüğü sırada tarih öğretmeni olan Özel Özçelik’i ziyaret etti.

Özçelik’in Hamitköy’de bulunan evine giderek elini öpen ve çiçek takdim eden başkan Töre, öğretmenler gününü kutladı.

Meclisten verilen bilgiye göre, Töre, burada yaptığı açıklamada öğretmenlerin çok kutsal bir görev yaptığını ifade ederek örnek alınan insanlar olduğunu söyledi.

1974 öncesi öğretmenlerin köylerde mücahitlik de yaptığını, Özçelik’in ise bir mücahide olduğunu dile getirerek onun vermiş olduğu tarih derslerini hiçbir zaman unutmadığını belirtti.

Ziyarette bir anısını da anlatan Töre, Özçelik’in “Bayrak gönderden indirilirse ne yaparsınız?” sorusunu sorduğunu ve kendisinin de “Kimsenin bayrağı indiremez. Biz ölmeden bayrak inmez” yanıtını verdiğini kaydetti.

Atatürk’ün gençliğe hitabesinin anlam ve önemini bütün Türk gençliğinin bilmesi gerektiğini vurgulayan Töre, onun çizdiği yolda yürümeye devam edeceklerini belirtti.

Başkan Töre, öğretmeni Özel Özçelik’in öğretmenler gününü kutladı ve sağlıklı, huzurlu günler diledi.

Emekli öğretmen Özel Özçelik de konuşmasında, öğretmenliği çok severek yaptığını insan ve çocukları sevmenin çok önemli olduğunu söyledi.

Mesleğini dolu dolu yaşadığını kaydeden Özçelik, bugün dünyanın bir çok yerinde öğrencileri olduğunu ve onları görmekten çok mutlu olduğunu ifade etti.

Ombudsman’a Yapılan Soruşturma Talebi Değerlendirildi

Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) İlkan Varol, Hüseyin Hacıahmetoğlu tarafından Pınarbaşı ve Göçeri köylerinde bulunan, tasarrufundaki taşınmaz mal koçanlarına kayıtlı su pınarlarının çevresine devlet tarafından su kuyuları açılması nedeniyle kuruduğu ve maddi zararın karşılanmadığı iddiasıyla yapılan soruşturma başvurusunu inceledi.

Ombudsman Varol, konuya ilişkin hazırladığı raporda, bir kuyu açılması veya kazılması sonucu zarara uğranması durumunda ne yapılması gerektiğinin Fasıl 351 Kuyular Yasası tahtında düzenlediğine işaret etti.

Yasalara göre, şikayet konusunun Ombudsman’ın yetkisi dışında olduğunu kaydeden Varol, bu konunda karar verme yetkisinin açıkça yargıya verildiğini, o nedenle konunun mahkeme nezdinde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, Hüseyin Hacıahmetoğlu’nun şikayet konusu hakkında mahkemeye başvurabileceğini belirtti.

Erdoğan, Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi’ne video mesaj gönderdi

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail’in saldırıları sonucunda bugüne kadar 60’tan fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini belirterek, “Elektriğini, suyunu, yakıtını, gıdasını keserek açıkça savaş suçu işleyen İsrail, Gazze halkının dışarıyla iletişimini keserek de yaşanan zulmün duyulmasına engel olmaya çalışmaktadır.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İletişim Başkanlığınca bu yıl üçüncüsü düzenlenen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi’ne (Stratcom Summit’23) gönderdiği video mesajda, katılımcıları İstanbul’da ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Zirvenin bu yıl, tarifi imkansız acıların yaşandığı sancılı bir dönemde düzenlendiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’de, 7 Ekim’den beri insanlığa dair ne kadar değer varsa hepsinin ayaklar altına alındığı büyük bir vahşet ve katliamın yaşandığını vurguladı.

İsrail’in düzenlediği saldırılarda hayatını kaybeden gazetecilere dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsrail’in kasıtlı bir şekilde hedef aldığı siviller, sadece çocuklar ve kadınlarla da sınırlı değil. İsrail, özellikle tüm zorluklara rağmen Gazze’deki insani trajediyi dünyaya duyurmaya çalışan gazetecileri de öldürüyor. İsrail’in saldırıları sonucunda bugüne kadar 60’tan fazla gazeteci katledildi. Elektriğini, suyunu, yakıtını, gıdasını keserek açıkça savaş suçu işleyen İsrail, Gazze halkının dışarıyla iletişimini keserek de yaşanan zulmün duyulmasına engel olmaya çalışmaktadır.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vahşet karşısında uluslararası örgütler ve küresel sistemin çok kötü bir sınav verdiğini kaydetti.

Küresel barış ve istikrarı sağlamakla görevli olan BM Güvenlik Konseyinin bu süreçte tamamen işlevsiz kaldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “BM Genel Kurulunda 40 ülkenin çekimser, 121 ülkenin ise ‘evet’ oyuyla kabul edilen karar ise insanlığın ortak vicdanını yansıtması bakımından anlamlıydı, değerliydi.” dedi.

Kendilerini Gazze krizinde çocuk ölümleri kadar üzen bir başka durumun da uluslararası basın kuruluşlarının tarafgir yayınları olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

“7 Ekim hadisesini öne süren birçok basın yayın kuruluşu, İsrail’in Gazze’de işlediği insanlık ve savaş suçlarını görmezden geldi. Hatta İsrail güvenlik güçleri tarafından kendi meslektaşlarının katledilmesi karşısında bile bu tavır değişmedi. Bu ilkesiz tutumun sadece hayatını kaybeden gazetecilerin ailelerini değil, basın camiasının tamamını derinden yaraladığına inanıyorum. Türkiye olarak nasıl ilk günden itibaren Gazze halkının yanında, İsrail zulmünün karşısında olduysak, İsrail’in hakikati imha veya tahrif etmeyi amaçlayan propaganda savaşına da geçit vermedik.”

– “Hakikatin savunuculuğunu yapan tüm gazetecileri yürekten tebrik ediyorum”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dezenformasyonla Mücadele Merkezimiz vasıtasıyla 100’ün üzerinde kasıtlı yalan haberi ifşa ettik ve doğrusunu ortaya koyduk. İletişim Başkanlığımız, TRT’miz ve Anadolu Ajansımız üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiler. Sahadaki durumu anbean haberleştiren Türk basın mensupları, bu süreçte gerçekten cesur bir duruş sergilediler.” dedi.

Buradan yerli-yabancı ayrımı yapmadan hakikatin savunuculuğunu yapan tüm gazetecileri yürekten tebrik ettiğini kaydeden Erdoğan, “Gazze başta olmak üzere son dönemde yaşadığımız kritik gelişmelerin bize hatırlattığı en kritik husus, stratejik iletişimin önemidir. Savaş, çatışma, saldırı ve savunmaların yalnızca cephede olmadığını hep birlikte gördük, görüyoruz. Dezenformasyonun demokrasiyi yozlaştıran, bireysel hak ve özgürlükleri hedef alan yıkıcı etkilerine karşı topyekun mücadele etmemiz gerekiyor. İletişim Başkanlığımızın ev sahipliğinde 3’üncüsü düzenlenen Stratejik İletişim Zirvesi’ni bu yönüyle çok önemli buluyorum.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hibrit Tehditlerle Küresel Mücadele: İstikrar, Güvenlik, Dayanışma” temasıyla düzenlenen zirvedeki tartışmaların verimli geçmesi temennisinde bulunarak, zirveye katkı sağlayacak tüm konuşmacılara ve misafirlere şükranlarını sunduğunu söyledi.

Sırbistan ile Güney Kıbrıs arasında 3 mutabakat zaptı imzalandı

Fileleftheros’un Rum Başkanlık Sarayı’ndan yapılan açıklamaya dayandırdığı habere göre, Güney Kıbrıs-Sırbistan İşbirliği Konseyi toplantısına Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos, Savunma Bakanı Mihalis Yorgallas, Eğitim Bakanı Athina Mihailidu, Sözcü Konstantinos  Letimbiotis ve Güney Kıbrıs’ın Sırbistan’daki büyükelçisi Andreas Fotiu, Hristodulidis’in Diplomatik Büro Şefi Yardımcısı Doros Venezis ve bürokratlar katıldı. Toplantının ardından, Hristodulidis ve Vucic huzurunda mutabakat zaptlarına imza atıldı.

Güney Kıbrıs ve Sırbistan diplomasi akademileri arasında imzalanan mutabakat zaptı, iki tarafın diplomatik personelinin daha iyi eğitilmesi ve araştırma faaliyetlerinin ileri götürülmesi için karşılıklı işbirliği geliştirilmesini hedefliyor.

Bilim, İnovasyon ve İleri Teknoloji mutabakat zaptı bu alanlarda işbirliği geliştirilmesini ve eğitim mutabakat zaptı da yüksek eğitim ve üniversiteler arasında işbirliği, teknik ve profesyonel eğitim, çevre ve kalkınma eğitimi, yaygın ve resmî olmayan öğrenme ve öğretmenlerin eğitiminde iki taraf arasında işbirliği öngörüyor

Cumhuriyet Meclisi’ne Hibe Edilen Araç Ve Ekipmanların Teslim Töreni Yapıldı

Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Cumhuriyet Meclisi’ne hibe edilen 3 araç, basın ve bilgisayar ekipmanlarının teslim töreni yapıldı.

Meclis Bahçesi’nde saat 10.00’da gerçekleştirilen törene,  Meclis Başkanı Zorlu Töre, TC Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, Başbakan Yardımcısı ve Turizm Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, bazı bakanlar, milletvekilleri elçilik çalışanları ve meclis personeli katıldı.

Törende ilk olarak konuşan TC Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, demokrasi için yasama yürütme ve yargının birbirinden ayrı olmasının ne kadar kıymetli olduğunu herkesin bildiğini belirterek, KKTC’nin bu noktada demokrasi standartlarında dünyanın pek çok devletinin önünde olduğunu söyledi.

Feyzioğlu, bu durumu güçlendirmek için yasama organının kurumsal kapasitesini arttırmak gerektiğini, Kalkınma İşbirliği Anlaşması çerçevesinde Meclis Başkanı Töre’nin girişimleri sonucunda, önceki TBMM Başkanı Mustafa Şentop ve sonrasında Numan Kurtulmuş’un ve eski ve yeni TC Cumhurbaşkanı Yardımcılarının işbirliğiyle adım attıklarını anlattı.

-Töre

Cumhuriyet Meclis’inin çeşitli eksiklikleri olduğunu ancak bunları bütçe yetersizliği nedeniyle gideremediklerini söyleyen Meclis Başkanı Zorlu Töre de, TBMM ile imzaladıkları işbirliği anlaşması çerçevesinde bu eksiklikleri Ankara ziyaretlerinin birinde o dönemde TBMM Başkanı olan Mustafa Şentop’a ilettiklerini söyledi.

Töre, Şentop’un “ne katkımız olabilir?” diye sorması üzerine eksikleri ilettiğini ve sonrasında TC’den göndermenin daha zor olacağı için TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın da işbirliğiyle TC Elçiliği Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi’nin finansman desteğiyle 3 araç, bilgisayar ve basın ekipmanlarının tedarik edildiğini kaydetti.

“İyi ki Türkiye var da bunları alıyor, ricalarımızı kırmıyor, olmasaydı ne olacaktı onu da düşünmek mecburiyetindeyiz” diyen Töre, önceki TBMM Başkanı Şentop’a ve o dönemin TC Cumhurbaşkanı yardımcısı Fuat Oktay’a, TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, şimdiki TBMM başkanı Numan Kurtulmuş’a ve TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a ve TC Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu’na sağladıkları bu imkanlar için teşekkür etti.

Töre, bu imkanlarla Meclis’in daha güçlü hale geldiğini ifade ederek “inşallah 2024yılı içinde de yeni Meclis binamıza taşınmış olacağız” dedi.

Tüm dünyanın KKTC’ye adaletsiz davrandığını eşitliği tanımadığını hatırlatan Töre, “Tanımasın biz varız. TC’nin desteğiyle KKTC’yi daha da köklü hale getireceğiz” dedi.

Konuşmaların ardından TC Lefkoşa Büyükelçisi araçların anahtarlarını ve ekipmanları Meclis Başkanı Töre’ye takdim etti.

Güney Kıbrıs ile Fransa arasında askeri iş birliği

Fileleftheros gazetesi, RMMO Genel Kurmaylığı tarafından yapılan açıklamada, Fransa’yla 2024-25 dönemini kapsayan bir iş birliği programının imzalandığının duyurulduğunu yazdı.

Haber göre söz konusu açıklamada, iş birliği programının hem Güney Kıbrıs hem de Fransa’da ortak tatbikatlar, eğitimler ve karşılıklı uzmanlık alanlarında bilgi alışverişi içerdiği belirtildi.

Ortak tank atışı, insansız hava araçları (İHA), deniz operasyonları, sivillerin tahliyesi ve arama-kurtarma faaliyetleri gibi alanlarda ortak eğitimler gerçekleştirileceği aktarılan açıklamada, iş birliği programının, RMMO mensuplarının düzeyinin yükseltilmesi ve iki ülke arasındaki iş birliğinin arttırılması bakımından önemli olduğuna vurgu yapıldı.

Öztürkler: “Geleceği şekillendiren öğretmenlerimizin yaşamlarımızdaki yeri çok özeldir”

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Güzelyurt Milletvekili Ziya Öztürkler, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla mesaj yayımladı; “Geleceği şekillendiren öğretmenlerimizin yaşamlarımızdaki yeri çok özeldir” dedi.

Öztürkler, mesajında, “Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği yolda, bilimin ışığında her zaman vatan sevgisi ile genç beyinleri geleceğe hazırlayan elleri öpülecek öğretmenlerimiz, Kıbrıs Türkü’nün aydınlık yüzü ve en büyük gücü olmuştur” diyerek, yıllarca eğitim alanında bu kutsal görevi, severek ve büyük bir gururla yaptığına işaret etti.

Bireylerin hayatının başlangıcından sona ermesine kadar öğrenme ve eğitimin en önemli ihtiyaç olduğunu ve öğretimin insan hayatındaki yerinin çok kıymetli olduğunu kaydeden Öztürkler, şunları belirtti:

“Bugün genç devletimizde öğretim ve eğitim faaliyetlerinin yürütülmesinde dünden çok daha ilerideyiz. Yetişen genç beyinler, öğretmenlerimiz sayesinde çağdaş dünya ile yarışacak düzeyde, yetenek ve bilgi sahibi olarak KKTC’nin geleceğidirler.

Bugün, öğretmenlerimizin emekleri, özverili çabaları ve Kıbrıs Türk öğretmeninin en ayırt edici özelliği olan aydın duruşları sayesinde, gençlerimiz kendi alanlarında çok başarılı, teorik temelleri içselleştirmiş, gerekli becerileri kazanmış, çeşitli meslek gruplarında parlayan, iyi ahlak sahibi ve proje üretebilme yeteneği olan bireyler olarak ülkemizi ileriye taşımaya hazırdırlar. Bazen ailelerimizden dahi yakın ilişkiler kurduğumuz öğretmenlerimiz, ailelerimizden farksızdırlar. Evlatlarımıza gösterdikleri şefkat, sevgi ve öğrettikleri her bilgi için onlara müteşekkiriz.

Bu özel günde, eğitim ve öğretim hayatında 21 yıl bulunmanın onurunu yaşayan bir eğitimci olarak, bugünlere gelmemizde emeği geçen, öğrettikleri ile bizleri güçlü kılan tüm öğretmenlerimizin ‘24 Kasım Öğretmenler Günü’nü’ en içten dileklerimle kutlar, hürmetlerimi sunarım”.

Komitede Başsavcılık, PGM, GKK ve İçişleri Bakanlığı bütçeleri görüşülüyor

Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi, bugün Hukuk Dairesi (Başsavcılık), Polis Genel Müdürlüğü, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı ve İçişleri Bakanlığı bütçelerini görüşüyor.

Komite, bugünkü toplantısına 10.30’da ilk olarak 195 milyon 344 bin 500 TL’lik Başsavcılık bütçesi ile başladı.

Komitede daha sonra 3 milyar 979 milyon 154 bin TL’lik Polis Genel Müdürlüğü bütçesi, 4 milyar 240 milyon TL’lik Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı bütçesi ve 2 milyar 384 milyon 355 bin 400 TL’lik İçişleri Bakanlığı bütçesi ele alınacak.

Komitede 8 Kasım’da başlayan bütçe görüşmeleri, 30 Kasım’da tamamlanacak.

Büyükelçi Feyzioğlu’ndan Öğretmenler Günü mesajı

 Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, KKTC’nin kuruluş ve var olma mücadelesinde yer alan her bireyin, öğretmenlerin ışığı ve emeği neticesinde güç bulduğunu ve bulacağını vurguladı. Büyükelçi, Ulu Önder Atatürk’e “Başöğretmen” unvanı verildiği gün olan 24 Kasım’da kutlanan Öğretmenler Günü dolayısıyla mesaj yayımladı.

Büyükelçi’nin mesajı şöyle:

“Değerli Öğretmen Meslektaşlarım,

Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet henüz bir millet olma yeteneğini kazanmamıştır’ sözleri ne kadar doğru ve anlamlıdır. Kıbrıs, milli davamızdır. O halde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde görev yapan değerli öğretmenlerimiz için bu sözlerin anlamı çok daha derindir. Kardeş vatan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluş ve var olma mücadelesinde yer alan her birey, öğretmenlerimizin ışığı ve emeği neticesinde güç bulmuştur ve bulacaktır.

 Fikri hür, vicdanı hür bireyleri aklın ve bilimin ışığında eğitmek için var gücüyle çalışan öğretmenlerimiz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurulmasında, kalkınmasında ve ilerlemesinde ışık olmuşlardır. Otuz iki yıl öğretmenlik geçmişi olan biri olarak, süregelen milli mücadelemizin fedakâr öğretmenlerini ‘meslektaşım’ diyerek selamlamanın benim için bir onur olduğunun bilinmesini isterim.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti ‘On Yılda On Beş Milyon Gençle’ başladığı yolculuğunu 100. Yılında ‘Türkiye’nin Yüzyılı’ hamleleri ile taçlandırırken bu yüzyıl aynı zamanda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin de yüzyılı olacaktır. Dün Fazıl Küçükleri, Rauf Raif Denktaş’ları, kurtuluşun ve kuruluşun kadın erkek kahramanlarını yetiştiren öğretmenlerimiz, bugün ve yarın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni daha da ileriye taşıyacak nice yeni nesiller için emeklerini esirgemeyecektir.

Bu duygu ve düşüncelerle tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü coşkuyla kutluyor, kendilerine yürekten teşekkürlerimi sunuyorum. Ebediyete irtihal eden tüm öğretmenlerimizi rahmetle anıyorum. En derin saygılarımla.”

Dünya’nın en büyük buz dağı 35 yıl sonra hareket etti

Neredeyse İstanbul kadar büyük olan A23a isimli buz dağı 1986 yılında Antarktika’dan kopmuştu. Kuzeydeki Weddell Denizi’ne oturan A23a 35 yıl boyunca buz adasına dönüşmüştü. Bilim insanları en büyük buz dağı olan A23a’nın 35 yıl sonra hareket etmeye başladığını tespit etti. A23a’nın hareketi beraberinde bir dizi tehlikeyi getirdi.

Antarktika kıtasından 1986 yılında kopan A23a adındaki buz dağı bilinen büyük buz kitlesi. Dört bin metrekare büyüklüğündeki A23a, koptuktan kısa bir süre sonra Antarktika’nın en kuzeyindeki Weddll Denizi’inde karaya oturdu.

Dev buz kütlesi böylece bir buz adasına dönüştü. İstanbul’un yüzölçümü yaklaşık 5 bin 500 kilometre kare. Yani kopan buz parçası neredeyse İstanbul kadar büyüktü.

Bilim insanları geçentiğimiz yıllarda buz parçasında hareket sinyalleri tespit etmişti. Ortaya çıkartılan son verilere göre A23a, Antarktika’nın dışına doğru yeniden harekete başladığı kanıtlandı

30 yıldan uzun bir süre hareketsiz kalan A23a’nın kalınlığı 400 metreye kadar ulaşıyor. Kopan buz parçası öyle büyüktü ki Sovyetler Birliği’nin Druzhnaya 1 araştırma üssü kopan parçanın üzerinde kalmıştı.

Bilim insanlarına göre aradan geçen 35 yıllık sürede A23a’nın kütlesinde azalma meydana geldi. Böylece devasa buz parçası hafifleyerek suyun yüzeyinde hareket edebilecek kadar küçüldü.

Şu anda Antartika Yarımadası’nın kuzey ucunda olan A23a ayda 25 kilometre hızla Atlantik Okyanusu’nın güneyine doğru sürükleniyor. Dev buz dağının bir süre sonra Weddell Denizi’nin de sınırını oluşturan Antarktik Kutup Çevresi Akıntısı’na kapılacağı ve Antarktika etrafında kalacağı tahmin ediliyor.

FOKLAR VE PENGUENLERİ TEHLİKEYE ATABİLİR

A23a nihayetinde eriyip gidecek. Yine de bilim insanları bunu ne kadar süreceğini tahmin edemiyor. Başka bir risk ise Antarktika Yarımadası’nın ucuna yakın bir noktada olan Güney Georgia Adası’yla ilişkilendiriliyor.

Güney Georgia ve Güney Sandwich adaları milyonlarca fok balığı ve penguen başta olmak üzere birçok canlının üreme noktası. Eğer A23a sürüklenişi sırasında bu adalara takılırsa üremek için bölgeye giden hayvanların rotası karışabilir. Bu da özellikle yeni doğan yavruların beslenmesini engelleyebilir.