Archives 2023

“İsrail insanlığa dair ne varsa hepsini çiğnemeye devam ediyor”

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail tarafından acımasızca öldürülen 11 bine yakın Gazzelinin yüzde 73’ünün kadın ve çocuklardan oluştuğunu belirterek, “Batılı ülkelerin tam desteğini alan İsrail yönetimi, insanlığa dair ne kadar değer varsa hepsini çiğneyerek, okulları, camileri, kiliseleri, hastaneleri, üniversiteleri, sivil yerleşim yerlerini bombalamaya devam ediyor. Çocukları dahi katletmeyi meşrulaştıran bir fanatizmle karşı karşıyayız.” dedi.

Erdoğan, Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te gerçekleştirilen Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Liderler Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, zirvede yer almaktan dolayı bahtiyarlık duyduğunu vurgulayarak, dönem başkanlıkları dolayısıyla Türkmenistan Devlet Başkanı Serdar Berdimuhamedov’a teşekkür etti.

Dönem başkanlığını devralan Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’e de gösterdiği misafirperverlik için şükranlarını sunduğunu dile getiren Erdoğan, “Zirvemizin ve yapacağımız istişarelerin ülkelerimiz ve bölgemizin istikrarı, refahı için hayırlara vesile olmasını diliyorum.” ifadesini kullandı.

Erdoğan, küresel düzeyde ciddi sınamalarla karşı karşıya olunan bir dönemden geçildiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Koronavirüs salgınının global ekonomide ve ticarette açtığı yaralar henüz kapanmadı. Akabinde yakın coğrafyamızda patlak veren Rusya-Ukrayna savaşının yıkıcı sonuçlarıyla yüzleştik. Enerji ve gıda fiyatlarındaki aşırı yükselişin tetiklediği enflasyon, son 60-70 yılın zirvesine çıkarak sıkıntıları daha da artırdı. Bu zorluklar karşısında etkin mücadelenin yollarını ararken, işgal edilmiş Filistin topraklarında başlayan çatışmalar, hepimizin yüreğini dağladı.”

Erdoğan, bugün itibarıyla İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında 34’üncü günün geride kaldığını anımsatarak, “İsrail tarafından acımasızca öldürülen 11 bine yakın Gazzelinin yüzde 73’ü kadın ve çocuklardan oluşuyor. Batılı ülkelerin tam desteğini alan İsrail yönetimi, insanlığa dair ne kadar değer varsa hepsini çiğneyerek, okulları, camileri, kiliseleri, hastaneleri, üniversiteleri, sivil yerleşim yerlerini bombalamaya devam ediyor. Çocukları dahi katletmeyi meşrulaştıran bir fanatizmle karşı karşıyayız.” değerlendirmesinde bulundu.

– “Batılı ülkeler, İsrail’in katliamlarını uzaktan seyrediyor”

Sürekli insan hak ve hürriyetlerinden, demokrasiden söz eden Batılı ülkelerin, İsrail’in katliamlarını uzaktan seyrettiğini belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu ülkeler ve kuruluşlar, bırakın çocuk katillerini eleştirmeyi, ateşkes çağrısı dahi yapamayacak kadar acziyet içindeler. Mukaddes kitabımız Kur’an-ı Kerim’i yakanlara, fikir özgürlüğü bahanesiyle göz yumanlar, Filistin bayrağına dahi tahammül edemiyorlar. 7 Ekim’den beri şahit olduğumuz iki yüzlülük örneklerini arttırmak mümkündür. Gelişmeler, Müslümanlar olarak birliğimizi güçlendirmemiz gerektiğini, bizlere bir kez daha göstermektedir. İnsani ateşkesin sağlanması ve çatışmaların yayılmasının engellenmesi için diplomatik girişimlerimizi sürdürüyoruz.”

Erdoğan, bölgeye insani yardım ulaştırmak için de yoğun şekilde çalıştıklarını ifade ederek, “Bugüne kadar 230 tonu aşan 10 uçak dolusu insani yardım malzemesini, Mısırlı kardeşlerimizin de desteğiyle El-Ariş Havalimanı’na sevk ettik. İki sivil insani yardım gemisinin bölgeye gönderilmesiyle ilgili hazırlıklarımız devam ediyor.” diye konuştu.

Erdoğan, eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde, 15 Kasım’da, İstanbul’da devlet ve hükümet başkanlarının eşlerinin katılımıyla uluslararası bir toplantı gerçekleştirileceğini kaydederek, böylece Gazzelilerin yaşadığı acıların dindirilmesi için güçlü bir dayanışma sergileneceğini dile getirdi.

Türkiye-DHMİ’nin geliştirdiği Voice-ATIS Sistemi, Ercan Havalimanı’nda hizmete alındı

Türkiye Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünce (DHMİ) yerli ve milli imkanlarla geliştirilen Sesli Otomatik Terminal Bilgi Servisi (Voice-ATIS) sistemi, Ercan Havalimanı’nda hizmet vermeye başladı.

DHMİ’nin internet sitesinde yer alan bilgiye göre, Türkiye’deki havalimanları dışında ilk defa Ercan Havalimanı’nda kullanımına başlanan sistemin tüm havalimanlarında hizmet vermesi için çalışmalara devam ediliyor.

Bu kapsamda geçen ay 10 havalimanında daha söz konusu sistem devreye alındı. Böylece yeni Voice-ATIS sistemi kurulu havalimanı sayısı 38’e çıktı. 2024’te DHMİ tarafından işletilen tüm havalimanlarında Voice-ATIS sisteminin hizmete alınması planlanıyor.

Pilotlara, ilgili havalimanıyla ilgili meteorolojik bilgiler, kullanılan pist ve yaklaşma tipi, geçiş yüksekliği, güncel pist ölçüm bilgileri ve havalimanına ait diğer bilgiler, ATIS telsizleri üzerinden hızlı bir şekilde iletiliyor.

Oğuz, TBK Gaziler Derneği’ni kabul etti

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Türk Barış Kuvvetleri (TBK) Gaziler Derneği Başkanı Abdurrahman Eskihallaç ve beraberindeki heyeti kabul ederek görüştü.

Bakan Oğuz kabuldeki konuşmasında gazilerin, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı ile ülkeye yaptığı katkıların unutulmaz olduğunu hatırlatarak, her daim onların yanında olduklarını belirtti.

Bakan Oğuz, TBK Gaziler Derneği’ne nezaket ziyaretinden ötürü teşekkür etti.

Zorlu Töre: Atatürk’ü ebediyete irtihalinin 85. yılında sonsuz bir özlem, rahmet ve minnetle anıyorum

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk başkanı, Milli Mücadele’nin Başkomutanı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ebediyete irtihalinin 85. yılında sonsuz bir özlem, rahmet ve minnetle andığını belirtti.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünün 85’inci yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımladı.

Töre, mesajında şunları kaydetti:

“İstiklal mücadelemizin Başkomutanı, büyük devlet adamı, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, milli mücadeledeki liderliği ve askeri dehasıyla, sadece Türk Milletinin değil, esaret altında yaşayan tüm milletlerin gönlünde taht kurarak, tarihteki müstesna yerini almıştır.

Atatürk’ün kurduğu ve bizlere emanet ettiği Cumhuriyeti, müstevlilerin emellerine dahil olan bedhahlara rağmen büyütüp kalkındırmak, eserlerine sahip çıkmak ve bu kutsal değerleri bizden sonraki nesillere aktarmak, ilkelerine olan bağlılığımızı sonsuza dek sürdürmek, açtığı yolda gösterdiği hedefe doğru emin adımlarla yürümek her daim asli vazifemiz olmuştur ve olmaya devam edecektir.

Üstün zekası, geniş ufku, ilke ve devrimleri ile dünya tarihine adını altın harflerle yazdıran, Milli Mücadele’yi zafere taşıyan ve bu zaferi Cumhuriyet ile taçlandıran, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk başkanı, Milli Mücadele’nin Başkomutanı, Türkiye Cumhuriyeti’nin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ebediyete irtihalinin 85. yılında sonsuz bir özlem, rahmet ve minnetle anıyorum. Aziz ruhu şâd olsun.”

Üstel: Enerji Açığını Karşılamak İçin Hazırlıklar Başladı

Başbakan Ünal Üstel, Ankara’da Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile görüştü…

ÜSTEL: ENERJİ AÇIĞINI KARŞILAMAK İÇİN HAZIRLIKLAR BAŞLADI

Görüşmede, enerji konusu başta olmak üzere İktisadi ve Mali İşbirliği Protokolü’nün aşamaları ve iki ülke arasındaki diğer gündem maddeleri ele alındı.

Başbakan Üstel, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen görüşme sonrasında BRT’ye değerlendirmede bulundu.

Başbakan Üstel, Yılmaz ile protokol çerçevesinde ülke için, ekonomi için yapılması gerekenler konusunda mutabık kaldıklarını ve bu doğrultuda yararlı bir görüşme gerçekleştirdiklerini söyledi

Üstel, Cevdet Yılmaz ile yararlı bir görüşme gerçekleştirdiklerini kaydetti.

Yılmaz ile 5 ay önce yaptıkları görüşmede Türkiye Cumhuriyeti’nden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne enerjinin gelmesi için ön protokol imzaladıklarını
hatırlatan Üstel, bu protokol çerçevesinde fizibilite çalışmalarının en geç bir sene içerisinde biteceğini ön gördüklerini söyledi.

Cevdet Yılmaz ile teknik ekipleri bir araya getirerek, bu çalışmanın ne zaman biteceğini öğrendiklerini anlatan Üstel, Yılmaz’ın ülkedeki enerji sıkıntısının giderilmesi ve hızlandırılması için gerekli yerlere gerekli talimatları verdiğini söyledi.

Üstel, “Türkiye Cumhuriyeti’nden kablo ile enerjinin ülkemize gelmesine kadar aradaki açığa çıkan enerji açığını gidermek için gerek mobil santraller ile takviye etmek, gerekse kalıcı bir santralın Teknecik Santralına gelmesi için hazırlıkları yaptık, çalışmaları başlattık. Bu çalışmaların ışığında her sene ortaya çıkan enerji açığını gidermek için Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte yaptığımız çalışmalarda bu açığı karşılamak için de o hazırlığı başlatmış durumdayız” dedi.

Bütün bu çalışmaları yaparken altyapı çalışmalarına da hız verilmesi için hazırlık yapıldığına dikkati çeken Üstel, imzaladıkları Mali İktisadi İşbirliği Protokolü çerçevesinde Lefkoşa’ya yapılacak 500 yataklı hastanenin durumu ile ilgili olarak da “500 yataklı hastanemizde çok kısa bir zamanda tekrardan ihaleye çıkılacak. İhalenin ardından inşallah 2024 yılı içerisinde temelini atmış olacağız” ifadelerini kullandı.

Başbakan Üstel, bütün bu çalışmaları yaptıktan sonra Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile protokol çerçevesinde ülke için, ekonomi için yapılması gerekenler konusunda mutabık kaldıklarını, bu doğrultuda da çok yararlı bir görüşme gerçekleştirdiklerini sözlerine ekledi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da, sosyal medya hesabından görüşmeye ilişkin paylaşımda bulundu.
Yılmaz paylaşımında, “görüşmemizde, enerji başta olmak üzere İktisadi ve Mali İşbirliği Protokolü’nün aşamaları ile gündemimizdeki diğer konuları değerlendirdik. Sayın Üstel’e nazik ziyaretleri için teşekkür ediyorum” ifadelerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin gözlemci üye olarak yer aldığı Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nın (EİT) 16. Zirvesi’ne katılmak üzere Taşkent’te bulunan Cumhurbaşkanı Tatar, Erdoğan ile görüştü.

Baş başa yapılan görüşmede, güncel gelişmeler ele alındı.

Stewart, 19. Ekonomist Kıbrıs Zirvesine Katıldı

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi ve BM Kıbrıs Barış Gücü Misyon Şefi Colin Stewart, “Kıbrıs’ın sürdürülebilir denge için yeni yol haritası stratejisi; jeopolitik, yenilik ve büyüme” başlığıyla düzenlenen 19. Ekonomist Kıbrıs Zirvesine katılarak bir konuşma yaptı.

Lefkoşa’nın Rum kesiminde bulunan Hilton Otel’de dün ve bugün gerçekleştirilen zirveye bugün katılan Stewart,”Barışa giden yolda yön arayışı”  başlığı verdiği konuşmasında “fırsatlar, iki tarafın birlikte çalışmasının önemi, ada içi ticaretin artırılması ve ekonomik bağlantı” konularına vurgu yaptı.

Stewart, zirve organizatörlerine kendisine, 2adadaki mevcut durumu nasıl gördüğüyle ilgili bir değerlendirme yapmak ve her ki tarafın da kabul edebileceği bir çözüme giden yolu açmak için ekonomik entegrasyonu güçlendirmenin önemi’ konusunda bir konuşma gerçekleştirme fırsatı verdikleri için teşekkür etti.

Konuşmasında bölgede yaşanan büyük trajedi ve karışıklığa dikkat çeken Stewart, İsrail ile Filistin arasında yaşananların nereye doğru ilerleyeceğini bilmediklerini ancak yaşananların etkisinin Kıbrıs’ın da aralarında bulunduğu geniş bir coğrafyada hissedildiğini söyledi.

Stewart, İsrail-Filistin arasında yaşananlar ile Kıbrıs arasında çok fazla paralellik kuramamasına rağmen yaşananların çözülmeyen bir krizin nelere yol olabileceğiyle ilgili bir hatırlatma olduğunu kaydetti.

-“Büyüyen bir farkındalık var”

Kıbrıs’ta mevcut durumun değişmez olmadığı, Kıbrıs sorunu çözülmedikçe gerginliğin süreceği ve ekonomik olanlar da dahil bir çok fırsatın kaçırılmaya devam edeceğiyle ilgili büyüyen bir farkındalık olduğunu ifade eden Stewart,  son haftalarda bazı zorluklara rağmen, umutlu olmak için nedenler bulunduğu yönünde konuşmalar yaptığını anlattı.

-Pile konusu… “Böyle hassas ve karmaşık bir konuda ortak zemin bulunabiliyorsa…”

Ağustos- Ekim ayları arasında iki toplumlu Pile köyü konusunda zor ve hassas bir kriz yaşandığını, yapıcı diyalogla ve her iki tarafın da kaygılarını dikkate alarak uzlaşıya varıldığını ifade eden Stewart, 23 Ekim’de başlayan uygulamayla ilgili bazı zorluklar bulunduğunu, bunun normal olduğunu ve her iki tarafın da ilerleme hususunda kararlı olduğunu ifade etti.

Stewart, “Kıbrıslı Türkler’le Rumların böyle hassas ve karmaşık bir konuda ortak zemin bulabilmesini, diğer zor konulara da yapıcı şekilde yaklaşılabileceği noktasında umut verici bir işaret olarak görüyorum. Çatışma ve belirsizlik ticareti de kötü etkiler; dolayısıyla siyasi durumdaki umut verici bir işaret ticaret için de umut vericidir” diye konuştu.

– BM Genel Sekreteri’nin Kişisel  Temsilcisi atanması…

Taraflarla Kıbrıs konusunda çalışma yapacak BM Genel Sekreteri’nin Kişisel bir Temsilci atanması konusunda fikir birliğine varıldığını ifade eden Stewart, bunu da olumlu bir işaret olarak değerlendirdi. Stewart, “BM olarak bizim ara bölgede veya ötesinde uğraştığımız zorluk ve gerilimlerin çoğu, daha büyük bir sorunun sadece belirtileridir ve bunlar Kıbrıs sorunu siyasi olarak çözülene kadar tamamıyla çözülemez” dedi.

Yıllarca süren cesaretsizliğe rağmen, bir çok yerel aktörün ve iki taraftan bireylerin esneklik gösterdiğini ve Kıbrıs sorununun çözümü yönünde çağrıda bulunduğunu dile getiren Stewart, Eylül ayında Kuzey ve Güney’deki Mağusa Belediye Başkanlarının bir etkinlikle bir araya gelerek dayanışma göstermeleri ve kucaklaşarak çözüm çağrısında bulunmalarını örnek gösterdi. Stewart, bunun her iki toplumdan “sıradan Kıbrıslıların”  iki tarafça da kabul edilebilir bir çözüm istediğine dair umut verici ve ses getiren bir hatırlatma olduğu değerlendirmesinde bulundu.  Stewart, çoğunluğun görüşünün bu yönde olduğunun bazı kamuoyu yoklamaları tarafından doğrulandığını da ifade etti.

Stewart, “Geçen yıl yaptığım gibi burada BM’nin mesajını ifade etmenin değerli olduğunu hissettim; çünkü Kıbrıs sorununu çözmek için zemin hazırlığı yapmamız lazım ve bunun için adanın ki tarafı arasındaki ekonomik bariyerleri yıkmak ve iki ekonomiyi entegre etmekten daha etkili bir yol olmadığını düşünüyorum” diye konuştu.

Stewart, iki tarafı ayrı tutmak ve ayrılığın yıllar içerisinde daha da büyümesini seyretmektense engelleri ortadan kaldırmak ve ticareti genişletmenin taraflar arasındaki entegrasyonu ve bağı güçlendireceğini ve Kıbrıs sorununun çözümü yönünde daha olumlu bir ortam yaratacağını dile getirdi. Ticaret ve iş bağlantılarını genişletmenin çözüm fikrini somut bir gerçeğe dönüştürebileceğini ve siyasi çözümü kolaylaştırabileceğini ifade eden Stewart, “Daha önce söylediğim gibi bağlılık ve dayanışma, adadaki tarafları bir arada tutmanın anahtarıdır. Bu tür sorunlarla ilgili ekonomik analizler de bunu ortaya koyuyor” dedi.

-Daha entegre bir ekonomi

Altında yatan nedenler bir tarafa bırakıldığında dahi, daha entegre bir ekonominin her iki tarafın da pazarını genişleteceğini, küçük ada ekonomilerine özgü yapısal kısıtlamaların giderilmesine yardımcı olacağını, dış kırılganlığı azaltacağını ve daha fazla yabancı yatırımcı ile turist çekeceğini ifade eden Stewart, birleşmiş bir ekonomide herkes için daha fazla ve daha iyi iş imkanı olacağını da söyledi.

Böyle bir yaklaşımın bir parçası olarak yeterli sınır kapısı, karşılaştırmalı avantaj analizi, bankacılıkla ilgili sorunların çözümü ve vergilendirme araştırılmaları gibi Yeşil Hat Tüzüğü çerçevesinde yapılan ticareti ve ada içi ticareti kolaylaştırıcı adımlara ihtiyaç olduğunu anlatan Stewart, “2022 yılında Yeşil Hat Tüzüğü kapsamında gerçekleştirilen ticaret hacminin rekor  kırması ileriye doğru atılan olumlu bir adımdır. Bu tür ticaretin tam anlamıyla iki yönlü hale gelmesi önemlidir” diye konuştu.

-Ada içi ticaretin önemi…Güvensizlik…

Ada içi ticaretin insanlar arasındaki etkileşimi arttırdığı, artan etkileşimin de bireylerin bir birini daha iyi anlamasını getirdiği için bu kadar önemli olduğunu kaydeden Stewart, bireyler arasında çok fazla olmasa da gruplar, özellikle siyasi sınıfların temsil ettiği gruplar arasında hala büyük bir güvensizlik olduğunu kaydetti.

– “İki tarafın da kabul edebileceği bir anlaşmaya anca taviz vererek ulaşılabilir”

Stewart şöyle konuştu: “Bu zorluğu, her iki tarafın da kazan kazan prensibiyle fikir birliğine varmasından sonra, sonucun her iki tarafın da yararına olduğunu kamuoyu önünde kabul etme konusundaki isteksizliğinde görebilirsiniz. Her iki tarafın siyasi liderliğinde de taviz vermemiş görülme, tam tersine kendi tarafını zafere ulaştırmış gibi görülme isteme zihniyeti var. Fakat, her iki tarafın da kabul edebileceği bir anlaşmaya anca taviz vererek ulaşılabilir. Herhangi başarılı bir iş insanı bunu size söyleyebilir. BM Genel Sekreteri’nin Eylül ayında söylediği gibi politika, diplomasi, ve liderlik taviz vermeyle alakalıdır. Herkes kolay kararlar alabilir, liderlik zor kararlar alabilme yeteneğidir”.

Ada içi entegrasyonu güçlendiren, özellikle önemli ekonomik etkileri olan hareketlerin Kıbrıslılar’ı yakınlaştırdığını ifade eden Stewart, “Ortak bir gelecek için güven inşa etikleri ve karşılıklı kabul edilebilir bir çözümün yolunu açtıkları için sağladıkları yarar çok  önemlidir” dedi.

-“Teknik komiteler somut kazanımlar elde edilebileceğini ortaya koydu”

Güvensizliği ortadan kaldırmak için güven artırıcı önlemlerin önemine işaret eden Stewart, Liderler tarafından Kıbrıslıların yaşam kalitesinin artırılması için kurulan 12 teknik komitenin, sağlık alanında iş birliği, kültürel mirasın korunması, suç konularında işbirliği ve cinsiyet eşitliğinde ilerlemeler gibi hususlarda  olumlu adımlar atılabileceği ve somut kazanımlar elde edilebileceğini ortaya koyduğunu söyledi. Stewart, AB’nin mali desteğiyle komitelerde yürütülen çalışmaların ileride yürütülecek müzakereler için temel inşa ettiğini de ekledi.

BM’nin UNFICYP ve İyi Niyet Misyonu vasıtasıyla toplumlar arası iş bağlantılarını teşvik ettiğini de kaydeden Stewart, toplumlar arası iş birliği olanakları konusunda farkındalığı artırmak amacıyla bir  çalışma grubu  oluşturduklarını da belirtti.

Çalışma grubunun iş ağı kurulması maksadıyla çeşitli  fuar ve paneller düzenlediğini anlatan Stewart, farklı işletme ve kuruluşları temsil eden 200’den fazla kişinin, ekonomide kadınların güçlendirilmesi ve yeşil hat ticareti gibi konuları ele almak üzere bir araya geldiği son etkinlikten bahsetti.

Stewart, bir sonraki iş fuarının 2024 Ocak ayında sürdürülebilir moda ve yerel iş potansiyeli konusunda düzenleneceğini de söyledi.

Konuşmasının sonunda, adadaki taraflar arasında daha fazla ekonomik faaliyeti olumlu bulduğunu dile getiren Stewart, bunun  hem Güney hem de Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan halkın yaşamı üzerinde olumlu etki yaratacağına inandığını kaydetti . Stewart, taraflar arasındaki ticaretteki artışın Kıbrıs sorununa karşılıklı olarak kabul edilebilir bir çözüm bulunmasına katkı sağlayacağına da vurgu yaptı.

Cumhurbaşkanı Tatar, EİT Genel Sekreteri ile görüştü

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) Genel Sekreteri Khusrav Noziri ile görüştü.

KKTC’nin gözlemci üye olduğu Ekonomik İşbirliği Teşkilatı 16. Zirvesi’ne katılmak üzere Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te bulunan Tatar, burada EİT Genel Sekreteri Khusrav Noziri ile bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, EİT’i oluşturan ülkelerin 500 milyon üzerinde bir nüfusu olduğunu ve güçlü bir ekonomik değeri bulunduğunu ifade ederek, EİT ile ilişkilere verdikleri öneme değindi.

Tatar, Kıbrıs Türk halkının haksız ambargolara maruz bırakıldığını, 60 yıl süren müzakerelerin sonuçsuz kaldığını ifade ederek, Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle sürdürülen iki devletli çözüm siyasetine işaret etti.

Kıbrıs’ta iki devletin işbirliğine dayalı bir çözümün, en doğru çözüm olacağına vurgu yapan Tatar, iki devletin, su, enerji ve diğer alanlarda işbirliği yapılabileceğine dikkat çekti.

Kıbrıs sorunu ve Kıbrıs’taki mevcut durum hakkında da genel sekreteri bilgilendiren Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BM ve diğer uluslararası platformlarda KKTC’ye verdiği desteği anlattı.

Tatar, Türkiye’nin her alanda KKTC’nin yanında olduğunu, bu çerçevede EİT ile de ilişkilerini geliştirmek istediğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Gazze’de yaşanan saldırılara da işaret ederek, bir an önce durmasını temenni etti.

EİT Genel Sekreteri Noziri de, Kıbrıs Türk halkının sıkıntıları ve taleplerini yakından bildiklerini ifade ederek, Kıbrıs Türk halkının uluslararası temaslarını geliştirmesine destek verdiklerini söyledi.

Noziri, KKTC’nin gözlemci statüsünde EİT toplantılarına katılmasından duyduğu memnuniyeti de dile getirdi.

Bayraktar, DAÜ’de söyleşi gerçekleştirdi

BAYKAR Yönetim Kurulu Başkanı, T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı, Türkiye’nin ilk milli S/İHA sistemlerinin ve ilk milli insansız savaş uçağı Bayraktar Kızılelma’nın mimarı, teknoloji lideri Selçuk Bayraktar, Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde (DAÜ) “Milli Teknoloji Hamlesi” konulu söyleşi gerçekleştirdi.

 DAÜ Rektörlüğü tarafından organize edilen söyleşiye, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Gazimağusa Başkonsolosu İlyas Çetin, DAÜ Vakıf Yöneticiler Kurulu (VYK) Başkanı Dr. Erdal Özcenk, DAÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Kılıç, DAÜ VYK Üyesi Hasan Esen, DAÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Osman Karatepe, Prof. Dr. Mustafa Tümer ve Prof. Dr. Sonuç Zorlu ile çok sayıda dekan, bölüm başkanı, öğretim üyesi, yönetsel personel ve öğrenci katıldı.

Söyleşi açılışında konuşan DAÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Kılıç, Anavatan Türkiye’nin teknolojik dönüşümünde önemli bir rolü olan liderle bir araya gelme fırsatı yakaladıkları için mutlu olduklarını belirterek, Şelçuk Bayraktar’ı DAÜ’de ağırlamaktan dolayı gurur duyduklarını vurguladı.

DAÜ’nün uluslararası arenada başarılı olmasının kökeninin teknolojiye bağlı olduğunu söyleyen Kılıç, üniversitenin akreditasyon çalışmaları ve uluslararası sıralama listelerindeki başarıları hakkında bilgi verdi.

-Bayraktar

Bayraktar, Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında yürütülen insansız hava araçları mücadelesinden ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı kapsamında yürütülen toplumsal faaliyetlerden bahsederek söyleşisine başladı.

2000’li yıllarda insansız hava araçları konusunda çalışmaların başladığını aktaran Bayraktar, Türkiye’nin o dönemde savunma sanayide çıkış aradığını ve bu araçların etkili olabileceğini düşündüklerini vurguladı.

Bu bağlamda ilk mini İHA’lar üzerinde çalışmaların başladığını belirten Bayraktar, bunun gelişim süreci hakkında detaylı bilgiler verdi. Bayraktar, terörle mücadele konusunda İHA’ların önemine değindi.

Sunumunda KIZILELMA projesi hakkında da bilgiler veren Bayraktar, proje ile havacılıkta yeni bir dünyanın kapılarının açıldığını aktardı.

Sunumunun sonunda DAÜ Tanıtım ve Kurumsal İletişimden Sorumlu Rektör Yardımcısı ve Kıbrıs Bilim ve Zekâ Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Mustafa Tümer tarafından Selçuk Bayraktar’a hediye takdim edildi. DAÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Kılıç katılımlarından dolayı Bayraktar’a gümüş tabak takdiminde bulundu. Bayraktar ise Prof. Dr. Kılıç’a Akıncı uçak maketi takdim etti.

Söyleşinin ardından Selçuk Bayraktar ve ekibi DAÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Kılıç’ı makamında ziyaret etti. Söz konusu ziyarette Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, DAÜ VYK Başkanı Dr. Erdal Özcenk, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tümer de yer aldı.

Ziyaret sonunda Selçuk Bayraktar, Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu’na ve DAÜ VYK Başkanı Dr. Özcenk’e Akıncı uçak maketi hediye etti. Kılıç ise Bayraktar’a DAÜ’ye özgü hediye takdiminde bulundu.

ÜSTEL,CEVDET YILMAZ İLE GÖRÜŞTÜ

Başbakan Ünal Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile görüştü.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki görüşmede, enerji konusu başta olmak üzere İktisadi ve Mali İşbirliği Protokolü’nün aşamaları ve iki ülke arasındaki diğer gündem maddeleri değerlendirildi.

Cevdet Yılmaz, sosyal medya hesabından “görüşmemizde, enerji başta olmak üzere İktisadi ve Mali İşbirliği Protokolü’nün aşamaları ile gündemimizdeki diğer konuları değerlendirdik.

Sayın Üstel’e nazik ziyaretleri için teşekkür ediyorum” ifadeleriyle paylaşımda bulundu.

GARDİYANOĞLU: “BİR ÇOK KİŞİNİN SENDİKALI HAYATA KATILMASI EN BÜYÜK HEDEFLERİMDEN BİRİDİR”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu KAMU-SEN Başkanı Metin Atan’ın eşlik ettiği , başkanlar kurulunu KKTC’de gerçekleştiren Öz Gıda İş Sendikası Genel Başkanı ve HAK-İŞ Konfedarasyonu Genel Başkan Yardımcısı Halil Çukutli ve beraberindeki heyeti kabul ederek görüştü.
Çukutli konuşmasında , Türkiyenin en büyük Gıda sendikası olarak başkanlar kurulunu yeniden Kuzey Kıbrıs’ta yapmaktan mutlu olduklarını belirterek, fikir alışverişinde bulunmak adına ziyaretler gerçekleştirdiklerini anlattı.
Bakan Gardiyanoğlu da konuşmasında asgari ücretin belirleneceği ciddi ve yoğun bir döneme girmek üzere olduklarını kaydederek , çalışma yaşamına dair bilgiler verdi.
GARDİYANOĞLU:“ TÜM İLÇELERDE SIKI DENETİMLER BAŞLAYACAK. GEREKLİ DİSİPLİN SAĞLANMAZSA HAKSIZ REKABETİN ÖNÜNE GEÇİLEMEZ”
KKTC’de 17 değişik ülkeden çalışan olduğunu ifade eden Gardiyanoğlu , kayıtdışı sorununa dikkat çekti ve çalışma affının tamamlanmak üzere olduğunu kaydetti.
Gardiyanoğlu , “Gerekli disiplin sağlanmazsa haksız rekabetin önüne geçilemez. Af ile birlikte tüm ilçelerde sıkı denetimler başlayacak.”dedi.
Sendikalar ile ilgili revizyon çalışması içinde olduklarını da dile getiren Bakan Gardiyanoğlu, birçok kişinin sendikalı hayata katılmasının en büyük hedeflerinden biri olduğunu vurguladı.

Eğitim Bakanlığı İle Shipyard LTD ARASINDA İŞ BİRLİĞİ

 Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki Teknik Öğretim Dairesi Müdürlüğü ile Shipyard Famagusta Ltd. arasında gemi bakım hizmetleri alanında eğitim programı oluşturmak, bu alanda eğitim alacak olan gençlere iş imkanları sunmak ve okullarla şirket arasında iletişim stratejisi kurmak amacıyla mesleki eğitim ve iş birliği protokolü imzalandı.

Bakanlık Basın Bürosu’ndan yapılan açıklamaya göre protokole, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Mesleki Teknik Öğretim Dairesi Müdürü Gülşen Hocanın ve Shipyard Famagusta Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Gündoğdu imza koydu.

Protokol kapsamında, ortak çalışmalarla öğretim programları hazırlanarak, ilk etapta Doktor Fazıl Küçük Endüstri Meslek Lisesi’ne gemi bakım/onarım alanının açılması ve sektör ile öğrencilerin bir araya getirilmesi hedefleniyor.

-Gündoğdu

Shipyard Famagusta Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Gündoğdu imza töreninde yaptığı konuşmada, dünya üzerinde uluslararası taşımacılığın yüzde 85 oranında deniz yolu ile yapıldığına ve gemi bakım hizmetlerinin her geçen gün daha da önem kazandığına dikkat çekti.

Shipyard Famagusta Ltd. olarak ISO. ISG. ve Çevre Kalite Belgesi ile KKTC ve Doğu Akdeniz’de 34 senedir hizmet veren tek tersane olduklarını belirten Gündoğdu, gemi inşa ve bakımı alanında ülke gençlerine güçlü bir gelecek sağlama ve sahip oldukları kadroyu ülke gençliğine emanet etmek adına protokole imza koyduklarını söyledi.

Gündoğdu, Bakanlıkla birlikte yürütecekleri çalışmalarla gemi inşa, bakım ve onarım tedrisatını da müfredata kazandıracakların dile getirerek, eğitim kurumları ile profesyonel iş hayatı arasında önemli bir iletişim köprüsü kurulacağını kaydetti.

Gündoğdu konuşmasının sonunda, protokolün hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ederek, hayırlı olmasını diledi.  

-Çavuşoğlu

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu da, ülkede yıllardır nitelikli ara eleman ihtiyacı olduğunu ifade ederek, sektörün ihtiyaç duyduğu elemanları yetiştirmek amacıyla böylesi protokollere imza attıklarını söyledi.

Çeşitli sebeplerden dolayı yabancı iş gücünün çoğaldığına da dikkat çeken Çavuşoğlu, “Her alanda kendimize yeter durumda olmalıyız” diyerek, Bakanlık olarak yerel iş gücünü destekleyici adımlar attıklarını belirtti.

Bakan Çavuşoğlu, bu anlamda ülkeye gemi bakım/onarım alanında hizmet veren Shipyard ile bugün önemli bir adım attıklarını kaydederek, ilk etapta Doktor Fazıl Küçük Endüstri Meslek Lisesi metal bölümünü güçlendirmek ve eğitim alan öğrencileri bu alana yönelik yetiştirmek adına ortak iş birliği yapacaklarını dile getirdi.

İlerleyen dönemlerde diğer meslek okullarına da bu alanı eklemek istediklerini söyleyen Çavuşoğlu, protokolün ülke gençliğine ve sektöre hayırlı olmasını temenni etti.

“Anka Projesi” Sempozyumu Düzenlendi

 Gazimağusa Belediyesi bünyesinde çalışmalarını sürdüren Sakarya MAGEM, “Anka Projesi” kapsamında “Madde ve Madde Kullanımı ile Mücadelede Ulusal Politika ve Strateji Geliştirme Sempozyumu” düzenledi.

Gazimağusa Belediyesi Halkla İlişkiler Birimi’nden yapılan açıklamaya göre; Başbakan Yardımcılığı Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ile Medi Foundation ortaklığında, iki oturumda yapılan sempozyum, dün Palm Beach Otel’de yer aldı.

Sempozyumun ilk oturumunda Eczacı Seda Mahir, PGM Narkotik ve Kaçakçılığı Önleme Müdürlüğü’nde görevli Başmüfettiş Omaç Volkan, Adli Bilişim Uzmanı ve Yazar İsa Altun ve Prof. Dr. Mehmet Çakıcı sunumları ile ülkede bağımlılık yapan yasa dışı madde kullanımındaki artışa ve mevcut önlemlerle ilgili duruma dikkat çekti. İkinci oturumda ise, madde ve madde kullanımı ile mücadelede ulusal politika ve strateji geliştirme konusunda akademisyenlerle bir çalıştay yapıldı.

-Uluçay

Sempozyumda konuşma yapan Gazimağusa Belediye Başkanı Süleyman Uluçay, son yıllarda yapılan çalışmalarda madde bağımlılığı ile ilgili verilerin Mağusa açısından hoş olmadığını dile getirerek, böylesi bir çalıştayın Mağusa’da yapılmasının önemli olduğunu söyledi.  Madde kullanımı ve bağımlılığın ülkenin kanayan yarası olduğunu kaydeden Başkan Uluçay, son yıllarda yaşanan artış nedeni ile herkesin bu tehlike ile karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. Bu tür çalışmaların farkındalığın artırılmasına yönelik adımlar atılabilmesi için önemli olduğunu belirten Uluçay, emeği geçen herkese teşekkür etti.

-Dinçyürek

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek de, 2012 yılında akademik isimlerin katılımı ile geniş çaplı bir çalışma yapıldığını anımsatarak, madde bağımlılığı sorununun ülke geneline yayılmış bir sorun olduğunu ancak Mağusa bölgesinin bu çalışmayı sürdürme cesareti gösterdiğini ifade ederek katkı koyan herkese teşekkür etti.

“Hekimlikte esas olan koruyucu hekimliktir. Başta devlet buna ön ayak olur birey de kendini korur” diyen Dinçyürek, esas olanın farkındalık yaratmak ve toplumun genel kesimini bilinçlendirmek olduğunu ifade ederek, kişiyi bağımlı olmadan kurtarmanın en etkin yol olduğuna dikkat çekti.

Polisiye tedbirlerin çok önemli olduğuna inandığını ancak bağımlının topluma kazandırılmasının çok kapsamlı disiplin gerektiren bir konu olduğunu kaydeden Dinçyürek, bağımlılıkla mücadelenin bir bacağında yer alan Sağlık Bakanlığı olarak üç ayda bu konuda çok ciddi adımlar attıklarını belirtti.

Görevin tedavi bacağında önemli kısmının Sağlık Bakanlığı’na ait olduğunu anlatan Dinçyürek, “Bu konunun bir diğer bacağı ise Sosyal Hizmetlerdir. Rehabilitasyon programlarının geliştirilmesi ve bunun devlet tarafından takip edilmesi, bağımlının topluma kazandırılması için çalışmasına, üretmesine imkan yaratmak hepimizin görevidir” şeklinde konuştu.

Sempozyum, konuşmacı katılımcılara plaket takdimi yapılması ve anı fotoğrafı çekilmesinin ardından sona erdi.

BÜTÇE GÖRÜŞMELERİ TAMAMLANDI

Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nde 2024 Mali Yılı Merkezi Devlet Yönetimi Bütçe Yasa Tasarısı’nın ilk gün görüşmeleri tamamlandı.

Komite toplantısında açılış konuşmalarının ardından genel görüşmeye geçildi.

-Şahiner

Bu kısımda ilk sözü CTP Milletvekili Salahi Şahiner aldı. Hükümetin riskleri yötenebilme kapasitesine sahip olması gerektiğini dile getiren Şahiner, aksi halde her mali yılda aynı şeylerin konuşulmaya devam edeceğini söyledi.

Maliyenin gözünün TL’nin gidişatında olacağını belirten Şahali, Türkiye’de uygulanan mali politikalara değindi.

Geçmiş yıllarda önemli sektörlere gerekli kaynakların aktarılmadığını söyleyen Şahali, bu nedenle bu bütçeyi geriden gelen bir bütçe olarak tanımladı, yapılanların sonuçlarının önümüzdeki yıllarda görüleceğini belirtti.

-Barçın

CTP Milletvekili Devrim Barçın da bütçe hakkında söz alarak, bütçe kalemleri hakkında sorular yöneltti.

Birçok gider için ek bütçe yapıldığını, ancak bunların bütçede gösterilmediğini dile getiren Barçın, ek bütçe eklenmiş halinin detaylı verilmesi gerektiğini söyledi, aksi halde Sayıştay’ın kesin hesaplarında fazla harcama yapılmış gibi görüneceğini belirtti.

Barçın, bunun uzun zaman almayacağını ifade ederek bugün yapılabileceğini kaydetti.

-Cabacaba

Bütçe Dairesi Müdürü Mehmet Cabacaba, buna yanıt vermek üzere söz aldı. ek bütçe ödeneklerinin bu tasarıda yer almadığını belirtti. Mehmet Cabacaba, Maliye Bakanlığının, Bütçe Dairesi ile ortak bir otomasyon sistemi kullandığını anlattı.

-Şöforoğlu

Maliye Bakanı Müsteşarı Burak Şoföroğlu da otomasyon sistemi çalışma yöntemini anlatarak, otomasyonun tüm ayarlamaları kendiliğinden yaptığını dile getirdi. Şöforoğlu, Ekim ayı gerçekleşmelerinin dün kapandığını, bütçeyi sunmaları gerektiğinden Barçın’ın bahsettiği güncellemeleri yapmalarının mümkün olmadığını dile getirdi.

Bu sırada yöntemin nasıl olduğu konusunda sözlü tartışma yaşandı.

-Berova

Maliye Bakanı Özdemir Berova yeniden söz alarak bu konudaki talepler çerçevesinde bürokratlarıyla bir toplantı yapacaklarını, teknik olarak ne yapılabileceğine bakacaklarını ve konu hakkında yarın komiteye bilgi vereceklerini açıkladı.

-Özdenefe

Meclis Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe de “teknik olarak bakacağız” denmesinin kabul edilebilir olmadığını söyledi.

Özdenefe, ortaya konan talebin de iddianın da vakanın da çok ciddi olduğunu, komitenin bu verilerle çalışma niteliğini kaybettiğini savundu.

Fazilet Özdenefe, verilmesi gereken sözün “olur mu olmaz mı denmesi değil, şu kadar zamanda bu düzenlemeleri yapıp geleceğiz” şeklinde olması gerektiini ifade etti.

-Erhürman

CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman ise bu işin teknikle ilgisi olmadığını, otomasyonun bu duruma neden olmasına saygı duyduğunu ancak sistemin çıkardığı rakamların gerçek rakamlar olmadığını söyledi.

Ortada değişmiş bir bütçe olduğunu kaydeden Erhürman, rakamların değişmiş şekilde sunulması gerektiğini dile getirdi.

Konuşmaların ardından tasarının madde madde görüşülmesi oylandı ve oy çokluğuyla kabul edildi.

Böylece bugünkü görüşme tamamlandı.

Komitede yarın Cumhurbaşkanlığı ve Cumhuriyet Meclisi bütçeleri görüşülecek.

Telefon borçları 13 Kasım’a kadar ödenmeli

Telekomünikasyon Dairesi, 13 Kasıma kadar borçlarını kapatmayan abonelerin ses, data ve internet hizmetlerinin kesileceğini duyurdu.

Telekomünikasyon Dairesinden yapılan açıklamaya göre, 30 Eylül 2023 tarihine kadar olan borçların 13 Kasıma kadar kapatılması gerek; ayrıca, Ekim 2022 ayı sonu itibariyle daireye 12 fatura dönemi üzeri borcu bulunan abonelerin borçlarını ödememesi halinde hatları iptal edilerek abonelikleri sonlandırılacak.

Töre: Gelirlerin artış göstermesi ve ek bütçenin hazırlanması sevindirici

Cumhurbaşkanı Vekili Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, bütçe maratonunun iyi başladığını söyleyerek, dünyada yaşanan değişimlerin gelir ve giderleri etkilediğini belirtti. Pandemi ve Rusya- Ukrayna savaşı gibi unsurların etkilerinin sürdüğünü Gazze’de yaşanan olayların da beklenmedik gelişmeler olduğunu dile getiren Töre, 6 Şubat depreminin de bütçeyi etkilediğini söyledi.  Pahalılık ve dövizin yükselmesinin de bütçeyi etkilediğini kaydeden Töre, ancak gelirlerin artış göstermesi ve ek bütçenin hazırlanmasının sevindirici olduğunu söyledi. Töre, 2024 yılının daha iyi bir yıl olması temennisinde bulundu. Töre’nin konuşmasının ardından bütçenin genelinin görüşülmesine geçildi.

Bahçeli köyü içme ve kullanım suyu şebekesi yenileniyor

 Bahçeli köyünde 4 kilometrenin üzerindeki içme ve kullanım suyu şebekesi yenileniyor.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Bahçeli İçme ve Kullanma Suyu Şebeke Yenileme Projesi” ile ilgili protokol, Tarım ve Doğal Kaynakları Bakanı Hüseyin Çavuş, Su İşleri Dairesi Müdürü Tarkan Çeki ve Çatalköy-Esentepe Belediye Ceyhun Kırok tarafından Bakanlık’ta imzalandı.

Proje, ekonomik ve teknik ömrünü yitiren Bahçeli köyü içme ve kullanım suyu şebekesinin sürekli tıkanan galvanize ve PVC borularının yarattığı su sorunlarının ortadan kaldırılması, şebekeye, sağlıklı ve düzenli su verilebilmesi amacıyla hazırlandı.

İmzalanan projenin aplikasyon çalışmaları Su İşleri Dairesi ve Çatalköy-Esentepe Belediyesi iş birliğinde başlatıldı. 

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, projede 4165 mt çeşitli çapta boru ve bağlantı malzemesi kullanılacağını, malzemenin de Su İşleri Dairesi tarafından temin edileceğini kaydetti.

Projenin, Su İşleri Dairesi’nin teknik personellerinin vereceği teknik destek ve kontrolörlüğünde uygulanacağını dile getiren Çavuş, böylece uzun yıllardır yaşanan büyük bir sorunun daha tarihe karışacağını belirtti.  

CANALTAY: BÜTÇE VE MALİ DİSİPLİN KAVRAMLARI KURAL OLARAK KABUL EDİLMELİ

Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi Başkanı Resmiye Eroğlu Canaltay, mali disiplin, bütçe disiplini gibi kavramların KKTC’de de kural olarak kabul edilmesi ve benimsenmesinin çok önemli olduğunu söyledi.

2024 yılı bütçesinin öngörülen bir bütçe açığı bulunduğunu dile getiren Canaltay, bütçe açıklarının her devlet için büyüme, istihdam ve refah açısından son derece ciddi bir risk olduğunu belirtti.

Maliye yönetiminin mali yıl dahilinde bu sorunu çözme hedefiyle hareket edeceğine inanç belirten Canaltay, ülkenin buna ilişkin bir eylem planı hazırlayıp kamuoyu ile paylaşması ve bunu kararlıkla uygulamaya geçmesinin önemli olduğunu söyledi.

2024 Mali Yılı Merkezi Devlet Yönetimi Bütçe Yasa Tasarısı’nın görüşülmesine, bugün Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nde başlandı. Toplantıda ilk olarak komite başkanı Canaltay, açılış konuşmasını yaptı.

2024 Mali Yılı Merkezi Devlet Bütçesi’nde 78 milyar 712 milyon TL gider, 71 milyar 932 milyon TL gelir ve 6 milyar 780 milyon TL bütçe açığı öngörülüyor.

-Canaltay

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 2024 Mali Yılı Merkezi Devlet Yönetimi Bütçe Yasa Tasarısı’nın Anayasa gereği 31 Ekim 2023 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından onaylanarak Cumhuriyet Meclisine sevk edildiğini anımsatan Canaltay, komitede bugün görüşülmeye başlanan tasarının 30 Kasım tarihinde tamamlanması ve Genel Kurula sevk edilmesinin hedeflendiğini ifade etti.

“Bütçe, henüz gerçekleştirilmemiş olan, tahmini rakamları gösteren, gelecek zaman periyodu için yapılan belirli bir döneme ait yapılacak giderleri ve elde edilecek gelirleri gösteren mali plandır ve mali yıl olarak adlandırılan dönemdir.” diyen Canaltay, bütçelerin bir plan ve program dahilinde hazırlandığı ve uygulandığı zaman bu program dahilinde halkın yaşam kalitesine olumlu yansıdığını belirtti.

Demokratik hukuk devletlerinde bütçenin hükümet tarafından hazırlandığını, denetimi Meclis’in yaptığını, uygulamaların sağlıklı olup olmadığını da Meclis’in denetlediğini ifade etti.

-“Tasarrufa büyük önem vermemiz gerekiyor”

Canaltay, şu ifadeleri kullandı:

“Hepimiz biliyoruz ki her kuruş bizim için önemlidir ve halkın temel ihtiyaçları olan sağlık, eğitim gibi sosyal gereksinmeleri olan kültürel alanda, sosyal alanda yapılacak harcamalar halkın yaşam kalitesine olumlu yansır. Bu konudaki projelerin desteklenmesi bizim için önemlidir. Hepimiz için önemlidir.  Devletin bir taraftan gelir kaynaklarını artırmaya çalışırken, bir taraftan da devlette tasarruf dediğimiz, aslında aynı işin daha az parayla, daha az harcamayla yapılması demek olan tasarrufa büyük önem vermemiz gerekiyor.”

Devletin ekonomik faaliyetlerini gerçekleştirme araçlarından en önemlisinin bütçe oluşturmak olduğuna vurgu yapan Canaltay, “Ekonominin yönlendirilmesi ve düzenlenmesinde, ekonominin politikasının yürütülmesinde bütçe içerisinde yer alan kalemlerin sınıflandırma tekniğini oluşturan bütçe sistemleri büyük bir öneme sahiptir.” dedi.

Bütçe disiplini, mali disiplin gibi kavramların çok önemli olduğuna vurgu yapan Canaltay, şunları kaydetti:

“Çünkü gerçekten borçlanarak veya kamu kuruluşlarının görev zararlarının büyütülerek bütçenin yönetilmesi veya yürütülmesi veya finanse edilmesi uzun vadede mümkün değildirO bakımdan mali disiplin, bütçe disiplini gibi kavramlar KKTC’de de kural olarak kabul edilmesi, benimsenmesi çok önemlidir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ekonomisinin kalkınma boyutunda mega projeler itici güç olmakta gerek rekabet gücünün iyileştirilmesi, gerekse yatırım ikliminin geliştirilmesi için güven ve istikrar açısından önem taşımaktadır.”

Sorunları aşabilmek için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ekonomisinin daha hızlı büyümesi gerektiğini dile getiren Canaltay, hızlı büyüme gerçekleştirilebilirse devlet gelirlerinin artması ve mükellefiyetlerin karşılanmasının da mümkün olabileceğini, özel sektör daha sağlıklı istihdam imkanları yaratabileceğini vurguladı.

-“2024 Mali Yılı Merkezi Devlet Yönetimi Bütçe Yasa Tasarısı toplamı 78 Milyar 712 Milyon TL”

Canaltay, bütçe rakamlarıyla ilgili bilgi vererek, şunları söyledi:

“2024 Mali Yılı Merkezi Devlet Yönetimi Bütçe Yasa Tasarısı toplamı 78 Milyar 712 Milyondur. Personel Giderleri, 25 Milyar 133 Milyon 663 Bin, Sosyal Güvenlik Kurumuna Devlet Primi Giderleri, 1 Milyon 860 Bin 339, Mal ve Hizmet Alım Giderleri 6 Milyon 547 Bin 28, Faiz Giderleri 600 Milyon, Cari Transferler 35 Milyar 560 Bin, Sermaye Giderleri 6 Milyon 520 Bin 410 ve Yedek Ödenekler 3 Milyar 50 Milyon olarak bağlanmıştır.

2024 yılı bütçesinin öngörülen bir bütçe açığı vardır. Öngörülen bütçe açıkları her devlet için büyüme, istihdam ve refah açısından son derece ciddi bir risktir.  Maliye yönetiminin mali yıl dahilinde bu sorunu çözme hedefiyle hareket edeceğine inanıyorum. Ülkemizin buna ilişkin bir eylem planı hazırlayıp kamuoyu ile paylaşması ve bunu kararlıkla uygulamaya geçmesinde büyük bir önem olduğu kanaatindeyim.

Sorunları aşabilmek için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ekonomisinin daha hızlı büyümesi gerekmektedir. Hızlı büyüme gerçekleştirilebilirse devlet gelirlerinin artması ve mükellefiyetlerin karşılanması mümkün olabilecek, özel sektör daha sağlıklı istihdam imkanları yaratabilecektir.”

BAŞBAKAN ÜSTEL, ANADOLU AJANSINA AÇIKLAMALAR YAPTI

Başbakan Ünal Üstel, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına karşı defalarca ateşkes çağrısında bulunduklarını belirterek “Gazze’de yaşananlar artık savaş olmaktan çıkıp bir katliama dönüştü.” ifadelerini kullandı.

Üstel, İsrail’in abluka altındaki Gazze Şeridi’nde sivillere yönelik bir ayı geçen saldırıları ile ilgili AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

 

İsrail’in, Gazze kentini bombalayarak savaş ile alakası olmayan sivilleri katlettiğini söyleyen Üstel, İsrail’in savaş hukuku ve ahlakına uymadığını vurguladı.

KKTC’nin defalarca taraflara ateşkes çağrısında bulunduğunu hatırlatan Üstel, Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası kamuoyunun barış çağrılarına duyarsız kaldığını ve İsrail’in katliamlarını izlemekle yetindiğini savundu.

Başbakan Üstel, BM’yi ve Avrupa Birliği’ni (AB) Gazze’deki İsrail saldırganlığına kayıtsız kalmakla eleştirerek şunları dile getirdi:

“Gazze’de yaşananlar artık savaş olmaktan çıkıp bir katliama dönüştü. Bu tamamen bir cinayete dönüştü. Burada hem BM hem de AB oturmuşlar İsrail’in katliamlarını izliyorlar. Tabii biz Gazze’de yaşananlara uzak bir ülke değiliz. 1963’ten 1974’e kadar Kıbrıs Türklerine yönelik katliamlar yaşandı. Bizim avantajımız arkamızda ana vatanımız ve garantörümüz Türkiye Cumhuriyeti vardı. Filistinliler için böyle bir durum olmaması, onlar katliama uğrarken dünyanın seyirci kalmasına sebep oluyor.”

“BM asli vazifesine dönmeli”

KKTC Başbakanı Üstel, Gazze’de İsrail’in saldırganlığına karşı BM’nin ateşkes çağrısı yapamamasını eleştirerek BM’nin asli vazifesinin, dünya genelinde barışı sağlamak, savaşan tarafları uzlaştırmak olduğunu vurguladı.

BM’nin asli görevi dururken tali konularla uğraştığını anlatan Üstel, “BM asli vazifesine dönmeli ve bunu bir an önce yapmalı. Gazze’de ateşkesi sağlamalılar.” diye konuştu.

İsrail’in Gazze’deki hastanelere yönelik saldırılarının savaş suçu olduğunu dile getiren Üstel, hekim, sağlık çalışanı ve hastanede tedavi gören masumların katledilmesini kimsenin mazur göremeyeceğini vurguladı.

Üstel, KKTC’nin ilk günden beri ateşkes ile barış çağrısı yaptığını ve aynı zamanda İsrail’in saldırgan tutumunu kınayarak protesto ettiğini kaydederek “İsrail’in Gazze’ye saldırılarının bir an önce son bulmasını diliyorum.” diye konuştu.

Tatar, Türkiye Teknoloji Takımı Mütevelli Heyeti Başkanı Bayraktar’ı kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, yeni yüzyılında daha çok güçlenen ve Türk dünyasının lideri olan Türkiye sayesinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) de güçleneceğini söyledi.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Tatar, dün, Türkiye Teknoloji Takımı (T3 Vakfı) Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar’ı kabul etti.

-Tatar

Cumhurbaşkanı Tatar kabulde yaptığı konuşmada, T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar’ın savunma sanayisinde İnsansız Hava Aracı ve Silahsız İnsansız Hava Araçları konusunda yaptığı çalışmaların, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yakından takip edildiğini ve destek bulduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Bilim Lefkoşa’nın açılışına katılmak ve Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde konferans vermek için ülkede bulunan Bayraktar’ı görmenin mutluluğunu yaşadığını ifade etti.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kendi mücadelesi içinde büyük aşamalar kaydettiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, son yıllarda Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın KKTC’nin tanınması için çeşitli platformlarda açıklamalarda bulunduğunu ve Türk Devletler Teşkilatı’na gözlemci üye olunmasını sağladığını anlattı.

Cumhurbaşkanı Tatar, KKTC’nin güçlenmesi için yatırımların yapılması emrini Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olmadan önce başbakan görevindeyken vermeye başladığını dile getirdi.

Türkiye’den su getirilmesinin ardından kabloyla elektriğin getirilmesi için çalışmaların sürdüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, bunun tüm Kıbrıs’ın enerji sorununun çözüleceği büyük bir proje olduğunu aktardı.

Cumhurbaşkanı Tatar, Güney Kıbrıs’ın, Yunanistan üzerinden enterkonnekte sistemine bağlanmak istediğini ancak daha ucuz ve güvenli olduğu için Türkiye’den gelecek elektriğin paylaşılabileceğini teklif ettiklerini belirtti.

Hedeflerinin ülkedeki yapının güçlendirilmesi ve halka müreffeh bir gelecek sunmak olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, pandemi, Ukrayna-Rusya Savaşı, 6 Şubat depremi ve ekonomik krizin etkilerine rağmen başarılı bir dönem geçirildiğini vurguladı.

Türkiye’deki gençlerle birlikte ülke gençlerinin de bilim ve teknolojiden faydalanabilmesinin önemine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, bugün açılan “Bilim Lefkoşa” sayesinde ülkede bilim insanlarının yetişebileceğine dikkat çekti.

Bayraktar’a çalışmalarında başarılar dileyen Cumhurbaşkanı Tatar, yeni yüzyılında daha çok güçlenen ve Türk dünyasının lideri olan Türkiye sayesinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin de güçleneceğini kaydetti.

”AMAÇ ÜLKEYE GELİP SIKINTI YARATABİLECEK KİŞİLERİN GELİŞİNİ ÖNLEMEK”

UBP Milletvekili Ziya Öztürkler, ülkeye girişle ilgili kontrolün artmasının ve göç merkezi kurulmasının önemine işaret etti.

UBP Milletvekili Ziya Öztürkler de “Güncel konular” konulu güncel konuşmasında, Filistinlilerin yaşam haklarının ellerinden alındığını dile getirerek, bir an önce bu sürecin bitmesi ve tüm dünyanın Filistin’in egemenlik haklarına saygı duymasını diledi.

2 milyona yakın göç edecek kişiden bahsedildiğini belirten Öztürkler, bu süreçlerin doğru şekilde yönetilmesi için gerekli hazırlıkların yapılması gerektiğini söyledi.

Konuşmasına, iklim değişikliği, mevsim normalleri üzerinde hava ısısı ve kuraklık sorununa işaret ederek devam eden Öztürkler, petrol, kömür ve doğal gaz gibi fosil yakıtların kısıtlanması için gereken adımların ivedilikle atılması gerektiğini belirtti.

Bu konuda bireylere daha az araç kullanmak, geri dönüşüm, enerji tasarrufu gibi alanlarda da büyük görev düştüğünü kaydeden Öztürkler, bakanlığı döneminde çöp konusunda attığı adımların devamının gelmesi temennisini dile getirdi.

Cezaevi binası konusunda önceki dönemde atılan adımlara işaret eden Öztürkler, yeni cezaevinde koğuşlarda 14 kişi kaldığı için eleştirenler olsa da eski binaya göre çok daha insani koşullar olduğunun ortada olduğunu ifade etti.

Eski cezaevi restorasyonuyla ilgili süreçlerin devam etmesi gerektiğini anlatan Öztürkler, mahkûm sayısının 2018’de 516, 2019’de 577, 2020’de 652, 2021’de 586, 2022’de 581, 2023’de 773 olduğuna işaret ederke, ülkedeki nüfusun artmasıyla mahkûm sayısının da arttığını kaydetti.

Ülkeye girişle ilgili kontrolün artmasının ve göç merkezi kurulmasının önemine işaret eden Öztürkler, amacın uluslararası öğrencilerin ülkeye gelişini önlemek değil, ülkeye gelip de sıkıntı yaratabilecek kişilerin gelişini önlemek olduğunu belirtti.

Öztürkler, 10 yıllık mahkûmların uyruk bilgisine bakıldığında, yüzde 90’ının 4 ülkeden geldiğini söyledi.

En büyük sorunun düzensiz şekilde kalan kişilerin koordinasyonunu sağlamak olduğunu dile getiren Öztürkler, izinsiz kişilerin ülkelerine gönderilmesi için gereken adımların atılması gerektiğini belirtti.

Nüfus noktasında mekânsal adres ve kayıt sisteminin önemine işaret eden Öztürkler bu konuda kendi döneminde yaptığı çalışmalara değindi.

Üstel, TC Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ı kabul etti

Başbakan Ünal Üstel, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni (KKTC) yaşatmak için kurduk ve ilelebet yaşatacağız. Bu gücü Anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti’nden alıyoruz” diyerek, TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her platformda KKTC’yi yüceltmek ve dünyaya tanıtmak için çabasını hiç esirgemediğini vurguladı.
Başbakan Üstel, Türkiye Cumhuriyeti (TC) Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ı kabul etti. Kabulde, TC Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu ve diğer yetkililer de yer aldı.

Başbakanlık Şeref Salonu’nda yer alan kabulde konuşan Başbakan Ünal Üstel konuşmasına, TC Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve heyetini, KKTC’de görmekten duyduğu mutluluğu ifade ederek başladı.

Garantör ülke Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin KKTC ekonomisinin bir yerlere gelmesi için elinden gelen gayreti gösterdiğini belirten Üstel, her sene imzalanan İktisadi ve Mali İş birliği protokolleri ile altyapı ve spor tesislerine ilişkin büyük projelere Anavatan Türkiye’nin mührünü vurduğunu söyledi.
20 Temmuz 1974 Barış Harekatı nedeniyle bugün KKTC’de özgürce yaşadıklarını ifade eden Başbakan Üstel, bu özgürlüğün neticesinde de 15 Kasım 1983’te KKTC’yi kurduklarını belirterek, “Yaşatmak için kurduk ve ilelebet yaşatacağız. Bu gücü anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti’nden alıyoruz” dedi.
TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her platformda KKTC’yi yüceltmek ve dünyaya tanıtmak için çabasını hiç esirmediğini vurgulayan Üstel, Erdoğan’ın, 77’nci ve 78’inci BM Genel Kurulu’nda dünyaya çağrıda bulunduğunu, akabinde KKTC’nin, Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olduğunu belirtti. Bunun hemen meyvelerini görmeye başladıklarını dile getiren Üstel, bundan bir ay önce Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile Azerbaycan’ı ziyaret ettiklerini ifade etti. Tarihte bir ilk olarak devlet protokolü ile üçüncü bir ülkede karşılandıklarını dile getiren Üstel, “Bu da bizim için büyük bir mutluluk ve onurdur” dedi.
Bunun arkasının geleceğine inanç belirten Başbakan Üstel, toplumun ambargolar ve izolasyonlarla, ekonomide ve sporda yaşadığı sıkıntılara değindi. Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile her şeyi paylaştıklarını belirten Üstel, TC Gençlik ve Spor Bakanının spor şurasına gelerek onur verdiğini kaydetti. “Sizin de bize yaptığınız katkılar tartışılamaz. Bundan sonraki süreçte de katkılarınız devam edecek, eminiz” diyen Başbakan Üstel, ilerleyen dönemde KKTC’ye yatırımların ardı ardına geleceğine inancını dile getirdi.
TC Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın girişimiyle KKTC’de üç tane asrın projesinin gerçekleştiğini belirten Üstel, bunlardan birinin su projesi olduğunu kaydederek, bugün adanın Anadolu suyuna kavuşturulduğunu ifade etti. TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile imzaladıkları anlaşmayla Türkiye’den kabloyla enerji getirilmesi projesinin de ikinci proje olduğunu belirten Başbakan Üstel, üçüncü proje olan Ercan Havalimanı’nın açılışının mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. “Ercan dünyaya açılan penceremiz oldu” diyen Başbakan Üstel, bundan sonraki süreçte yavaş yavaş ulaşımda hukuk yoluyla direkt uçuşların başlamasını zorlayacaklarını kaydetti. Üstel, sporda da ambargo ve izolasyonların kalkması için el birliği, kader birliği ve gönül birliği yapacaklarını vurguladı.

TC Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da, KKTC’de çok verimli toplantılar yaptıklarını ifade ederek, 13’üncü Spor Şurası ile KKTC’nin spor politikasıyla ilgili önemli kazanımların sağlanacağını kaydetti. Bak, spor politikasının belirlenmesi ve yatırım öncelikleri başta olmak üzere şuradan pek çok konuda sonuç çıkacağını belirtti.
Türkiye Cumhuriyeti olarak sporda yaptıkları yatırımlara değinerek, Türk sporunun dünyada önemli bir noktaya geldiğine işaret eden Bak, uluslararası pek çok organizasyonun Türkiye’de yapıldığını ve yapılacağını ifade etti. Osman Aşkın Bak, 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’nı İtalya ile birlikte Türkiye’nin organize edeceğini kaydetti.
Bilim Lefkoşa’nın açılışına katıldığını da hatırlatan Bak, Kıbrıs Türk halkının çocuklarının da güçlü bir teknolojiye, bilime sahip olmaları gerektiğini vurguladı. Milli sporcularla sohbet ettiğini dile getirerek, gün içindeki ziyaretlerinden bahseden Osman Aşkın Bak, “Enerjimiz yüksek tabi, gençlik varsa, spor varsa enerji de var” diye konuştu.

TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını ileten TC Gençlik ve Spor Bakanı Bak, KKTC’de güzel bir gün geçirdiklerini ifade etti. TC Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak KYK yurtlarında yaklaşık 44 bine ulaşan Türk öğrencilerin barınmalarıyla ilgili ciddi yatırımları olduğunu kaydeden Bak, kapasitenin artırılması için TC Büyükelçisi ile görüştüklerini söyledi.
Yeni bir yurt kiraladıklarını kaydeden Bak, bu yurdu da kısa zamanda öğrencilerin hizmetine sunacaklarını belirtti. Taksim Sahası’nı ziyaretine de değinen Bak, sahanın, gençlerin spor yapması için güzel bir saha olduğunu söyledi.
TC Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Birleşmiş Milletler kürsüsünde de ifade ettiği gibi, KKTC’nin tanınması gerektiğini, artık zamanının geldiğini vurgulayan Bakan Bak, Erdoğan’ın ayrıca, “Dünya 5’ten büyüktür. Daha adil bir dünya mümkündür” sözlerine dikkat çekti.
Gazze’de İsrail tarafından Filistin halkına uygulanan zalimliği şiddetle kınayan TC Gençlik ve Spor Bakanı Bak, TC Cumhurbaşkanı Erdoğan önderliğinde buna sessiz kalmayacaklarını vurgulayarak, dünyanın harekete geçmesi çaba harcadıklarını kaydetti. Türkiye’nin güçlü adımlarla Türkiye yüzyılına başladığını dile getiren Bak, Cumhuriyetin 100’üncü yılını coşkuyla kutladıklarını anlattı.
Kıbrıs Türk halkının kendileri için çok önemli olduğunu belirten Bak, garantör olarak Türkiye’nin her zaman Kıbrıs Türk halkının yanında ve destekçisi olduğunu kaydetti.

3 eczacı hakkında 3’er gün tutukluluk emri verildi

“Sahte reçete” soruşturması kapsamında bugün tutuklanan üç eczacı, Lefkoşa Kaza Mahkemesi’ne çıkarıldı. Üç zanlı hakkında üçer gün tutukluluk emri verildi.

Polis Basın Subaylığından verilen bilgiye göre, tutuklanan üç eczacı, “Resmi Evrak Sahteleme”, “Sahtelenmiş Resmi Evrakı Tedavüle Sürme” ve “Sahtekârlıkla Para ve Mal Temini” suçlamalarıyla bugün Lefkoşa Kaza Mahkemesi’ne çıkarıldı.

Mahkeme, üç zanlı hakkında üçer gün tutukluluk emri verdi.

Polis, 13 Eylül’de başlattığı “sahte reçete” soruşturması kapsamında çalışmalarını sürdürüyor.

”BİLİM LEFKOŞA” AÇILDI

Cumhurbaşkanı Tatar: ““Bizim gençlerimizin önünü hiç kimse tıkayamaz bizim gençlerimiz her şeye layıktırlar”

Bak: “Bilim Lefkoşa ile KKTC’li gençlerin vizyonlarını geliştirebilmeleri için önemli bir kapı açıldı”

Tümer: “KKTC bugün tarihi günlerinden birini yaşıyor”

Lefkoşa, 7 Kasım 23 (TAK): Türkiye Teknoloji Takımı (T3 Vakfı) Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, Teknofest’in en kısa zamanda Kuzey Kıbrıs’ta gerçekleştirilmesi hedefinde olduklarını söyledi.

“Bilim Lefkoşa”, Arabahmet’te açıldı.

Bilim Lefkoşa’nın açılış töreninde konuşan Selçuk Bayraktar, Türkiye’de gerçekleştirilen Teknofest’e bu yıl 1 milyondan fazla katılımcının başvurduğuna işaret ederek, gençlerin teknoloji ve bilimle dünyayı değiştirebileceğine, dünyanın gelişimine yön verebileceklerine inanç belirtti.

Lefkoşa sur içinde Arabahmet Mahallesi’nde yer alan Bilim Lefkoşa’nın açılış törenine; Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Başbakan Ünal Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, TC Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, Türkiye Teknoloji Takımı (T3 Vakfı) Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, Kıbrıs Bilim ve Zeka Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Mustafa Tümer, KEİ Ofisi Koordinatörü Ömer Cihan, YÖDAK Başkanı Turgay Avcı, diğer üst düzey yetkililer ve gençler katıldı.

“Bilim Lefkoşa”, TC Gençlik ve Spor Bakanlığı, TC Lefkoşa Büyükelçiliği, TC KEİ Ofisi ve Türkiye Teknoloji Takımı (T3 Vakfı) destekleri ile Kıbrıs Vakıflar İdaresi, Milli Eğitim Bakanlığı, İstanbul Teknik Üniversitesi Kuzey Kıbrıs Kampüsü’nü iş birliğinde açıldı.

Açılış töreninde sırasıyla; Kıbrıs Bilim ve Zeka Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Mustafa Tümer, Türkiye Teknoloji Takımı (T3 Vakfı) Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve Cumhurbaşkanı Ersin Tatar birer konuşma yaptı.

Konuşmaları sonrasında Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Türkiye Teknoloji Takımı (T3 Vakfı) Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar’a hediye takdim edildi.

-Tümer

Kıbrıs Bilim ve Zeka Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Mustafa Tümer açılışta yaptığı konuşmada, KKTC’nin bugün tarihi günlerinden birini yaşadığına işaret ederek, Kıbrıs Bilim ve Zeka Vakfı olarak “Bilim Lefkoşa’nın” açılışında katkısı olan herkese teşekkür etti.

T3 Vakfı’nın katkılarının önemine işaret eden Tümer, T3 Vakfı imkan sağlamasa Bilim Lefkoşa’nın 6 bilim atölyesi ve dene yap atölyelerinin açılamayacağını söyledi.

Atölyeler hakkında bilgiler veren Tümer, bütün atölyelerin gençlere ayrı ayrı katkıları olacağını ve gençlerin ufuklarını açacağını kaydetti.

-Bayraktar

Türkiye Teknoloji Takımı (T3 Vakfı) Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar da, Lefkoşa Bilim atölyesinin açılışının büyük bir heyecan ve gururla yapıldığını söyledi.

Kıbrıs Bilim ve Zeka Vakfı, Milli Eğitim Bakanlığı’nın işbirliğiyle kurulan “Bilim Lefkoşa”nın KKTC’li gençlere bilim ve teknoloji alanında sağlayacağı katkılara değinen Bayraktar, Bilim Lefkoşa’da bilim insanları yetiştirmeyi amaçladıklarını kaydetti.

Türkiye’de gerçekleştirilen Teknofest’e bu yıl 1 milyondan fazla katılımcının başvurduğuna işaret eden Bayraktar, gençlerin teknoloji ve bilimle dünyayı değiştirebileceğine, dünyanın gelişimine yön vereceklerine inanç belirtti.

Bilim Lefkoşa’nın matematik atölyesi, astronomi, uzay ve havacılık atölyesi, tasarım atölyesi, tarım atölyesi, doğa bilimleri atölyesi, girişimcilik atölyesine kadar geniş bir yelpazeyle eğitim vereceğine dikkat çeken Bayraktar, gençlerin bu atölyelerde eğlenerek öğreneceklerini anlattı.

Teknolojinin sadece teknolojik başarılar elde etmek için değil, adalet, iyilik, merhameti desteklemesi açısından önemli olduğuna işaret eden Bayraktar, bilim ve teknolojinin insanların acılarını dindirmek için kullanılmasının da önemine işaret etti.

İnsanlık tarihinin en büyük trajedisinin yanı başlarında, Gazze’de yaşandığına dikkat çeken Selçuk Bayraktar, tutumlarıyla batının ne kadar ırkçı davrandığını gözler önüne serildiğini kaydetti.

Bayraktar, Teknofest’in en kısa zamanda KKTC’de gerçekleştirilmesi hedefinde olduklarını dile getirdi.

-Bak

Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak konuşmasının başında, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını iletti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bilim ve teknolojiye verdiği önem ve değere dikkat çeken Bak, bilimin önemli bir güç olduğunu vurguladı.

Türkiye’de gerçekleştirilen Tekofest’e çok fazla katılım olduğuna işaret eden Bakan Bak, Bilim Lefkoşa ile KKTC’li gençlerin vizyonlarını geliştirebilmeleri için önemli bir kapı açıldığını kaydetti.

KKTC’li gençlerin bilim ve teknoloji ile yoğrularak ülkenin geleceğine önemli bir katkı sağlayacaklarına inanç belirten Bakan Bak, “güçlü bir gençlik geliyor” dedi.

Son 21 yılda Türkiye’nin milli teknolojisine yapılan yatırımlara ve savunma sanayinde yaşanan gelişmelere dikkat çeken Bak, yaşanan gelişmelerin Türkiye’ye önemli bir güç sağladığına işaret etti.

Gazze’de yaşanan vahşeti kınayan Bakan Bak, vahşetin sadece kınanmasının yeterli olmadığını, ses de çıkarılması gerektiğini vurguladı.

Bak, Bilim Lefkoşa ile yapılacak çalışmalar hakkında bilgi vererek, “Bu kapı açıldı, bu kapıda gençler için çok fazla fırsat var. Dünyanın 5’ten büyük olduğunu gösterecek gençler geliyor” dedi.

-Tatar

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da konuşmasında, bugünün önemine işaret ederek, Türkiye’nin teknoloji alanında gösterdiği başarılara dikkat çekti.

“Kuzey Lefkoşa’dan Güney’e” çağrıda bulunan Cumhurbaşkanı Tatar, “Bizim gençlerimizin önünü hiç kimse tıkayamaz bizim gençlerimiz her şeye layıktırlar” dedi.

Dün akşam BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’le yaptığı telefon görüşmesine değinen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıslı Türklere çok büyük haksızlıklar yapıldığını, Guterres’e de bunu anlattığını kaydetti.

Kıbrıslı Türklerin, Türk Devletler Teşkilatı’nın gözlemci üyesi olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıslı Türklerin TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük gayretleriyle bir yıl önce Semerkant’ta üye olduğunu anımsattı.

Kıbrıslı Türklerin önüne açılan bütün kapıların kapatılması için yoğun çaba harcandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, “Geleceğe emin adımlarla yürümek durumunda olduğumuz KKTC’de, bu coğrafyada, Doğu Akdeniz gibi kritik bir bölgedeki Türk devletinde gençlerin önünü açmak, gençlere  yarınlar vaat edebilmek için böylesine güzel gelişmeler bizlere umut veriyor” dedi.

İzolasyonlar altında her türlü haksızlığa maruz kalan Türk halkı ve gençliğine böylesine yeni fırsatlar tanınmasının önemine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, kendilerine verilen fırsatlarla gençlerin  gelecekte ülkelerine büyük hizmetler verebileceklerini, buradan çok yetenekler, Aziz Sancarlar yetişebileceğini söyledi.

Bütün baskılara ve zulme rağmen Kıbrıs Türk halkının ayakta durabildiğini ve kendi devletini kurabildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, “Burada gençlik , mücadele, sevgi, başarı ve geleceğe umutla bakabilecek yürek vardır. Hepimiz tek yüreğiz. Büyük milletin kopmaz bir parçası olan Kıbrıs Türk halkının gençliği Teknofest’teydi, bundan sonra da Teknofest’te olacak. Teknofest’i de burada bekliyoruz. Bilim Lefkoşa’nın hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın konuşması sonrasında, Bilim Lefkoşa’nın açılışı toplu kurdele kesilmesiyle gerçekleştirildi.

Açılış ardından Bilim Lefkoşa’nın atölyeleri de gezildi.

2022 yılında kurulan Kıbrıs Bilim ve Zeka Vakfı projesi olan Bilim Lefkoşa’da; matematik atölyesi, astronomi, uzay ve havacılık atölyesi, tasarım atölyesi, tarım atölyesi, doğa bilimleri atölyesi, girişimcilik atölyesi, dene yap atölyesi ücretsiz hizmet verecek.

(TUĞ/HÖ)

KAYIP ŞAHISLAR KOMİTESİ’NE BAĞIŞ

Kayıp Şahıslar Komitesi’nden yapılan yazılı açıklamada, “Kayıp Şahıslar Komitesi’nin Kıbrıslı Türk Üyesi Hakkı Müftüzade’nin, 100 bin ABD Doları (94 bin euro) tutarındaki cömert bağışı için Türkiye’ye en içten teşekkürlerini sunduğu” ifade edildi.

Bu bağışla birlikte, Türkiye’nin KŞK’ya son on üç yılda yaptığı mali yardımın toplam 1 milyon 363 bin euroya ulaştığı kaydedildi.

1981’de BM himayesinde Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk liderler arasında varılan bir anlaşma ile kurulan KŞK’nın “Kıbrıs’taki Kayıp Şahısların Mezardan Çıkarılması, Kimliklerinin Tespiti ve Kalıntılarının İadesine” ilişkin projesi 2006’da faaliyete geçti ve AB tarafından ortak finanse ediliyor.

İŞTE DENETİM SONUÇLARI

Tarım Dairesi, 27 Ekim – 2 Kasım tarihleri arasında ithal ve yerli üretim sebze-meyve denetim sonuçlarını açıkladı.

İthal ve yerli ürünlerden numune alınarak Devlet Laboratuvarında yapılan analizler neticesinde çıkan sonuçlar Avrupa Birliğinde (AB) kullanılan Pestisit Kalıntı Limitlerine göre değerlendirilerek sonuçlar elde edildi.

Daireden verilen bilgiye göre, ithal ürünlerde 34 numunede 33 numune temiz kategorisinde değerlendirilirken, limit üstü bitki koruma ürünü tespit edilen bir ürüne rastlandı.

SVS Tic. Ltd.‘e ait deveci armutta limit üstü bitki koruma ürünü tespit edildiğinden dolayı ürün firmanın isteği üzerine imha edildi.

Yerli ürünlerde 20 numunede 15 numune temiz kategorisinde değerlendirildi ve tavsiye dışı bitki koruma ürünü tespit edilen 2, limit üstü bitki koruma ürünü tespit edilen 3 ürüne rastlandı.

Gayretköy sakini Cahit Hacı’ya ait pazı ve şafurga kabakta tavsiye dışı bitki koruma ürünü tespit edildiğinden dolayı ürünlerin imhasına karar verildi.

Gayretköy sakini Cahit Hacı’ya ait yeşil biberde, Tatlısu köyü sakini Ali Çam’a ait domateste ve Geçitköy sakini Nihat Aydın’a ait dolmalık biberde limit üstü bitki koruma ürünü tespit edildiğinden ürünlerin hasadı bir sonraki laboratuvar analizine kadar durduruldu.

YER ALTI KABLOSU ÇALDI

 Yılmazköy’de çalıştığı iş yerine ait 384 bin  TL değerinde yer altı kablosu çalan Mehmet Yıldırım hakkındaki dava karara bağlandı. Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan sanık 3 yıl hapse mahkum edildi.

Füsun Cemaller’in başkanlığında, Kıdemli Yargıç Vedia Berkut Barkın ve Yargıç Tutku Candaş’dan oluşan Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin verdiği kararı Yargıç Candaş okudu. Candaş, sanığın 2023 yılı Mayıs-Ağustos ayları arasında müstahdemi olduğu Yılmazköy’de faaliyet gösteren Kofalı Constructions Homes Ltd. şirketine ait toplam değerleri 384 bin TL olan çeşitli ebatlardaki yer altı kablolarını çaldığını söyledi. Yargıç, sanığın çaldığı kabloların bir kısmının Lapta’da bulunarak, emare alındığını belirtti. Yargıç, sanığın çaldığı kabloların bir kısmını ise 27 Ağustos tarihinde Geçitköy’de faaliyet gösteren bir iş yerine satmak amacıyla götürdüğünü ifade etti.

Yargıç Candaş, sanığın aleyhine getirilen davaları kabul ettiğini ifade ederek, kumar alışkanlığı yüzünden ekmek yediği kapıya yanlış yaptığını söyledi. Candaş, müstahdem tarafından sirkat suçunun 7 yıla kadar hapis cezası öngören, çok ciddi bir suç olduğuna vurgu yaptı. Bu suçun mahkemelerin gündeminde oldukça yaygın görüldüğünü söyleyen Candaş, demirci ustası olan sanığın değeri oldukça yüksek olan yeraltı kablolarını çalıp, sattığına vurgu yaptı.
Candaş, sanığın işlediği suçun fark edilmemesi üzerine fırsat buldukça konu suçu vazgeçmeden işlemeye planlı şekilde devam ettiğine vurgu yaptı.

Tüm engellerİ başarıyla aşacağımıza İnanıyorum

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Türk halkına, özellikle gençlerine uygulanan acımasız ambargoların bu çağda kabul edilemeyeceğini kaydederek, dünyanın bir parçası olma mücadelesinde büyük bir ihanetle karşı karşıya olunduğunu söyledi

Tüm engellemelere rağmen Kıbrıs Türk halkı içerisinden Türkiye’nin önde gelen futbol takımlarında, milli takımlarında yer alan, uluslararası camiada seslerini duyuran çok başarılı sporcular çıktığına işaret eden Tatar, duyduğu gururu ifade ederek, “Kıbrıs Türk halkı, kendi değerleri ve başarıları ile hep kendisinden söz ettirmeyi başarabilmiştir” dedi.

Tatar, ülkede sporun gelişmesi için yatırıma ihtiyaç olduğunu söyleyerek, spora daha büyük pay ayrılması çağrısında bulundu, ülkenin gençlere çok borçlu olduğunu ve onların önünü açmanın, onlara umut verebilmenin herkesin görevi olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Başbakanlık tarafından düzenlenen 13’üncü Spor Şurası’nın açılışında konuştu. Tatar, üç gün boyunca sürecek Şura’nın çıktılarının önemine dikkat çekerek, başarılar diledi.

“Sporculuk Kıbrıs Türk halkının genlerinde, geçmişinde ve tarihinde var”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, burada yaptığı konuşmada, Spor Şurası’nın düzenlenmesinde emeği geçenleri kutlayarak, sporculuğun Kıbrıs Türk halkının genlerinden geldiğini, geçmişinde ve tarihinde olduğunu kaydetti.

Tatar, dün akşam Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri ile yaptığı telefon konuşmasında diğer konuların yanında, Kıbrıs Türk halkına uygulanan acımasız ambargoları gündeme getirdiğini ve bunun kabul edilemez olduğunu söylediğini belirterek, dünyanın bir parçası olmak için verilen mücadelede büyük bir ihanetle karşılaşıldığını ifade etti.

Yıllar önce Kıbrıs Türk halkının da Filistin’deki gelişmelere benzer olaylar yaşadığını ve o zaman ne BM’nin ne de adada üsleri olan İngiltere’nin müdahale etmeyi düşündüğünü, şimdi de ambargo ve izolasyon yoluyla Kıbrıs Türk halkını dünyadan tecrit ederek, Kıbrıs Rum Yönetimi’ne yamalamaya uğraşıldığını söyleyen Tatar, tüm bunlara rağmen dost ülkeler ve her zaman destek veren Anavatan Türkiye olduğunu dile getirdi.

Tatar, “Dolayısıyla, hiç yılmadan, pes etmeden, buradaki değerlerimizle, markalarımızla, gençlerimiz ve sporcularımızla devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

 

– “Bizlerin görevi gençlerimizin spor yapabilmesi için tüm imkanları seferber etmektir”

“Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iki yıl önceki 20 Temmuz kutlamaları çerçevesinde ziyaretinde kendisine Türkiye Cumhuriyeti milli takımlarında yer alarak bizleri de temsil eden gençlerimizi takdim ettim. Sayın Cumhurbaşkanı gerçekten çok mutlu oldu. Çünkü orada sıralanan gençlerin hepsi birer değerdir, başarılı bireylerdir” diyen Tatar, kendilerinin görevinin bu devleti örgütleyebilmek ve tüm ulusal ve çağdaş değerlerle bu gençlerin spor yapabilmesi için tüm imkanları seferber etmek olduğuna işaret etti.

Tatar, ülkede 33 farklı federasyonun çok değerli çocukları yetiştirmekte olduğunu ancak spor anlayışının daha da gelişmesi için yatırımlara ihtiyaç duyulduğunu kaydederek, spora daha büyük bir pay ayrılması çağrısında bulundu ve gençlerin önünün açılmasının bir görev olduğunu belirtti.

Gençlerin uluslararası alanda spor yapamamasının dünyanın ayıbı olduğunu ancak ülkede ve Anavatan Türkiye’nin yanında, Türk Devletleri Teşkilatı’nın üye devletlerinde ve İslam İşbirliği Teşkilatı’nın düzenlemelerinde yer alabilmek için uğraş verdiğini kaydeden Tatar, karamsar olunmaması gerektiğini belirtti.

 

– “Spor Bakanı Bak’a acımızı paylaştığı için teşekkür ederim”

Cumhurbaşkanı Tatar Şura’da yer alan Türkiye Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın sabah saatlerinde Gazimağusa’ya giderek Şampiyon Melekler’i ziyaret ettiğini anımsatarak, acılarını paylaştığı için teşekkür etti.

Spor Şura’sının çıktılarının geleceğe önemli bir rehber niteliğinde olacağına inanç belirten Tatar, başarılar dileyerek, “Tüm engelleri başarılı bir şekilde aşacağımıza inanıyorum çünkü biz gençlerimize inanıyoruz. Gençlerimizle birlikte onların öğretmenlerine güveniyoruz. Onları alkışlıyorum” diye konuştu.

ŞİŞEDE DURDUĞU GİBİ DURMADI

Girne’de gece yarısı alkollü sürücü kaza yaptı. 340 miligram alkolle araç kullanan sürücü karşı şeritten gelen araca çarptı.

Kazayla ilgili polisten yapılan açıklama şu şekilde:

06.11.2023 tarihinde, saat 23:30 sıralarında, Girne’de Uğur Mumcu Caddesi üzerinde, Ayşen KAMBUROĞLU (K-55) 340 miligram alkollü içki tesiri altında, yönetimindeki LV 975 plakalı salon araç ile batı istikametine doğru seyrettiği sırada, dikkatsizliği sonucu yolun sağına geçmiş ve karşı şeritten gelmekte olan Önder KANLI (E-62) yönetimindeki PV 399 plakalı salon aracın sol yan kısmına çarpmıştır. Kaza sonucu yaralanan olmadı. LV 975 plakalı araç sürücüsü Ayşen KAMBUROĞLU tutuklanmış olup, soruşturma devam etmektedir.

Osman Bak Taksim Sahası’nı inceledi

Türkiye Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Türkiye’nin katkılarıyla çevre düzeni ve zemini sentetik çim yapılan Çetinkaya Taksim Sahası’nı inceledi.

Bak, Çetinkaya Taksim Sahasının doğusundaki Zahra Sokak’ta durarak, sahayı inceledi.

Osman Aşkın Bak’a TC Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ve Çetinkaya Türk Spor Kulübü Başkanı Mehmet Tatar eşlik etti.

Çetinkaya Türk Spor Kulübü Başkanı Tatar, TC Gençlik ve Spor Bakanı Bak’a adının yazılı olduğu 66 numaralı Çetinkaya forması; TC Lefkoşa Büyükelçisi Feyzioğlu’na da adının yazılı olduğu 69 numaralı forma takdim etti.