Archives 2023

Üstel: “Ezberleri Unutun. Birlikte Çalışacağız, Birlikte Başaracağız”

BAŞBAKAN ÜNAL ÜSTEL, KIBRIS TÜRK TİCARET ODASI’NIN 60’INCI OLAĞAN GENEL KURULU’NA KATILDI

 

“EZBERLERİ UNUTUN. BİRLİKTE ÇALIŞACAĞIZ, BİRLİKTE BAŞARACAĞIZ”

 

“YAŞANAN TÜM OLUMSUZLUKLARA RAĞMEN ELİMİZDEN GELENİN FAZLASINI YAPIYORUZ”

 

Başbakan Ünal Üstel, Kıbrıs Türk Ticaret Odası 60. Olağan Genel Kurulu münasebeti ile şu açıklamayı yaptı:

 

“Küresel, bölgesel ve ülkesel ekonomik sıkıntılarla boğuştuğumuz bir dönemden geçmemize rağmen, hükümet olarak, elimizde olan tüm imkanları seferber ederek, gerek halkımızın gerekse iş dünyamızın ayakta kalması adına gerekli her adımı atıyoruz. Tüm kesimlerle, diyalog içerisinde, her alanda adım atmaya ve girişimler yapmaya devam ediyoruz. Yapıcıyız, samimiyiz ve her şeyden önemlisi rasyoneliz. Gerçekleşmesi mümkün olmayan ya da ülke olanaklarının imkan vermediği söylemler geliştirmiyoruz.  Ama ülkede yapılacak bir şey varsa bunu da hayata geçirmekten çekinmiyoruz. Yasalar çerçevesinde, ülke menfaatleri ne gerektiriyorsa, olabilecek ne ise onu yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz.

 

“TİCARET ODASI İLE YAPICI VE SAMİMİ BİR İŞBİRLİĞİMİZ VAR”

Hükümetimiz döneminde, Ticaret Odası ile gerçekleştirdiğimiz yapıcı görüşmelerin sonucunda, iş dünyamıza önemli katkılar sağlayan adımlar attık. Özel sektör çalışanlarımıza sağladığımız prim desteği bunlardan sadece birisidir.  Yaptığımız düzenleme ile binlerce çalışana prim desteği sağlıyoruz. Ticaret Odamızın bu konuda bizden memnun olduğunu da biliyoruz.  Bu ve benzeri adımları atmaya da devam edeceğiz. Dün olduğu gibi, bugün de, yarın da özel sektörümüzün ve sanayimizin yanında duracağız.

 

“YILLARDIR YAPILMAYAN REFORMLARI GERÇEKLEŞTİRDİK,  YENİLERİNİ DE YAPACAĞIZ”

Hükümet olarak, kararlılık ve cesaretle, ülkede yıllardır yapılmayan gerek yasal gerekse yapısal reformları ele aldık ve gerçekleştirdik. Elbette yeterli değildir. Ekonomi alanında da önemli yapısal reformlara ve yeni projelerin hayata geçmesine ihtiyaç vardır. Bu adımlardan biri olan ve tam 26 yıldır yapılmayan 5 yıllık kalkınma planını hazırlama çalışmalarını önümüzdeki birkaç gün içerisinde başlatıyoruz. Plansız büyüme iyi bir büyüme değildir. Planlı ve istikrarlı şekilde büyümeliyiz. Planlı ve istikrarlı şekilde büyümek için, planlı ve istikrarlı hükümetlere de ihtiyaç vardır. Bunca yıldır buna benzer planların ortaya çıkamamasının zaten en büyük nedeni de istikrarsız hükümetlerdir.

 

“5 YILLIK KALKINMA PLANI’NI  İŞ DÜNYAMIZIN KATKILARI İLE HAZIRLAYACAĞIZ”

Bu planın hazırlanmasında iş dünyasına da önemli görevler düşüyor. Yapacağımız tüm toplantılarda ve komitelerde iş  dünyamızın ve özel sektörün temsilcileri de bulunacak. Görüşlerin daha şimdiden hazırladığını biliyorum.

Bu görüş ve öneriler mutlaka 5 yıllık kalkınma planının ortaya çıkmasına önemli katkılar sağlayacaktır. Şimdiden bu çalışmalardan dolayı odalarımızı kutluyorum.

 

“EKONOMİDE YAPISAL BİR DÖNÜŞÜME İHTİYAÇ VAR”

 

Ekonomide yapısal dönüşümü sağlayacak; yeni reformlar,  yeni istihdam projeleri, teknoloji dönüşümlere ilişkin yeni adımlar ve sürdürülebilir bir büyüme anlayışını mutlaka 5 yıllık kalkınma planımızın içerisine yerleştirmeliyiz.

 

“EKONOMİNİN GELİŞİMİ ANCAK TÜM SEKTÖRLERİN ORTAK GELİŞİMİ İLE MÜMKÜN OLABİLİR”

 

Ekonomi tek bacaklı bir alan değildir.  Bir ülkedeki ekonominin gelişimi ancak tüm sektörlerin ortak gelişimi ile mümkün olabilir. Ulaştırmayı, sağlığı, tarımı, eğitimi ve çalışma hayatını eko sistemin dışında tutarak veya tek tek alarak ekonomiyi geliştirmemiz mümkün değildir. Dolayısı ile hükümetimiz konulara, bütünleşik bir ekonomik akılla bakıyor ve 5 yıllık kalkınma planını bu anlayışla hazırlanmasını bekliyor. Kamu Yönetimi Reformunun mutlaka hayata geçirilmesi gerekliliğine de inanıyoruz. Yıllardır söylenen ama hayata geçmeyen bu konuda da adım atacağız. Özel sektör yatırımlarının artırılması ve yeni istihdam alanlarının yaratılmasına yönelik çalışmaları da destekliyoruz. Diğer yandan, ülkemizdeki İşgücü, ekonominin ihtiyaçlarıyla uyumlu hale getirilmelidir.

Bu da son derece önemlidir ve uzun vadeli planlanmalıdır. Gördüğünüz üzere her şey aslında bir birine bağlı şekilde gelişebiliyor. Turizm de ekonomi adına çok önemli. Turizme tahsis edilen kaynaklar etkin, verimli ve sürdürülebilir şekilde kullanılmalıdır. Ulaştırma alanında yeni havalimanı konusu bize bir ivme kazandıracak. Ancak buna göre biz de hazır hale gelmeliyiz. Yatak kapasitemiz, turizmin çeşitlendirilmesi gibi konuları da artık bir vizyon olarak önümüze koymalıyız. Ekonomi adına bir başka olmazsa olmaz. Tarım sektörü. Tarımda, Etkinlik ve verimlilik esaslı üretimi yapmalıyız.

Teknolojik yenilikleri  teşvik edeceğiz, gıda güvenliğini artıran, pazar ile uyumlu yeni üretim politikaların geliştirilmesi için çalışmalar yürüteceğiz. İnşaat ve gayrimenkul sektörü turizm ve yükseköğretim ile entegre şekilde sürdürülmeli ve buna göre yeni politikalar hayata geçirilmelidir. Paydaşları bu konuda çalışmaya ve proje üretmeye çağırıyorum. Siz üretin biz uygulayacağız.

E-devlet sistemi bir an önce uygulamaya girmelidir.

 

Bildiğiniz üzere yine bizim dönemimizde veri sistemi binamızın açılışını yaptık. Yasasını geçiriyoruz. Ve her bakanlık çok kısa bir süre içerisinde tüm eksiklerini gidererek sisteme entegre olacak. Milli eğitim de sürecin bir parçası. Eğitimde kaliteyi artıracak düzenlemeler yapılmalıdır. Eğitimde yapısal güvenlik de önemli. Bu konuda hükümetlerimiz döneminde son 5 yıl içerisinde 15’e yakın yeni okul projesi gerçekleştirildi.  Bazıları bunların önemli bir bölümü özel yardımlarla yapıldığını söylüyor. O zaman sormak lazım bunlar neden bizim dönemimizde yapıldı da başkalarının dönemine denk düşmedi. Dolayısı ile bunu da gözden kaçırmamak lazım.

Eğitimde okul yapmaya devam edeceğiz. Üniversiteleri güçlendirmeye, niceliği değil niteliği artırmaya yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Sağlık altyapısını  güçlendireceğiz. Hastane projelerini ilerletiyoruz. Dolayısı ile önümüzdeki yıl sağlık ve eğitim alanında tamamlanacak yeni projelere sahne olacak. Ulaştırmasız ekonomi olmaz. İnsanları, malı ve hizmeti zamanında bir yere ulaştıramıyorsanız ekonomi eksiktir. O yüzden özellikle kent içlerinde dayanılmaz hale gelen trafiği azaltmaya yönelik çevre yollarını tamamlama çalışmalarımıza hız verdik. Alsancak bunlardan biri. Sırada Çatalköy ve Lefkoşa Çevre Yolu var…

 

“BİZ BU MAKAMLARA OTURMAYA DEĞİL İŞ YAPMAYA GELDİK”

 

Biz buralara suya sabuna dokunmadan, kimseden eleştiri almadan oturmaya gelmedik. İş yapmaya geldik. Az laf konuşuyor, çok iş yapıyoruz. Enterkonnekte sistem geçiş konusunu hatırlıyorsunuz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin can damarı olan, kesintisiz, sürdürülebilir, çevreci ve ekonomik enerjiye ulaşmak için devrimsel bir adım attık. Tıpkı suda olduğu gibi bize saldıranlar oldu. Ama biz ülke menfaatleri ne gerektiriyorsa onu yaptık. Suda haklı çıktık. Burada da haklı çıkacağız. Yerel yönetimler reformu bir başka büyük reform oldu. Onu da biz hayata geçirdik. Dolayısı ile, sizlerle birlikte, ülkemiz adına, sadece doğruları yapmaya devam edeceğiz. Ne söz verdiysek yaptık. Sizlere de ne söylediysek onu yaptık. Söz veriyoruz ve yapıyoruz. Yapmaya da devam edeceğiz.

 

 

“UMUTSUZLUĞA YER YOK 2024 ÇOK DAHA İYİ OLACAK”

 

Sakın umutsuzluğa kapılmayın. 2024 bu yıldan çok daha iyi olacak. Çok daha büyük işler yapacağız. Azerbaycan’a hep birlikte gittik. Dünya ile kucaklaşma yolculuğumuz da devam ediyor. Sizleri orada da takdir ettim.

 

Kıbrıs Türk İş insanının dünyadaki iş insanlarından hiçbir eksiği yok.  Hatta biz onlara göre çok daha dayanıklıyız. Çünkü yıllar boyu izolasyonlarla uğraştık. Zor şartlarda ekonomiyi ayakta tutmayı biz onlardan daha iyi biliyoruz. O yüzden iş dünyamıza benim sonsuz güvenim var.

Hep birlikte çalışacağız. Hep birlikte başaracağız. Türkiye Yüzyılı’nın ortak bir paydaşı olacağız. Dünün ezberlerini unutun. Biz bu olmazsa, şu olmazsa yok oluruz cümlelerini unutun. Yıllardır yok olmuyoruz. Asla da yok olmayacağız. Biz bu ada var oldukça, var olmaya devam edeceğiz. Yeni bir dönem başladı.  Bu yeni dönem Kıbrıslı Türkler bunu başaramaz dedikleri her şeyi başaracaklar. Ve bu dünyada hak ettikleri onurlu yeri mutlaka alacaklar. Kendinize güvenin. Bize güvenin. Gelecek bizi bekliyor.

 

Bu vesile ile Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın 60. genel kurulunu selamlıyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.”

Ombudsman Varol, Anayasa Karşısında Herkesin Eşit Olduğunu Vurguladı

Varol, Avrupa Ombudsmanlık Enstitüsü tarafından düzenlenen konferansta konuşma yaptı

 

 Ombudsman İlkan Varol, din, dil, ırk ayrımı gözetilmeden Anayasa karşısında herkesin eşit olduğunu vurguladı.

 

Varol, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Anayasası ve Ombudsman yasasının insan hakları konusunda bünyelerinde barındırdığı eşitlikle ilgili maddelere vurgu yaparak, ülkede din, dil, ırk ayrımı yapılmaksızın herkesin yasalar karşısında eşit olduğunu kaydetti.

 

Varol, Dubai’de Avrupa Ombudsmanlık Enstitüsü tarafından davet edildiği konferansta, “Dini Haklara Odaklanarak, Ayrımcılığa Karşı Korumada Ombudsmanın Rolü” konusunda konuşma yaptı.

 

Dini haklara odaklanarak ombudsmanın ayrımcılığa karşı korumadaki rolünü ele alan Varol, Ombudsman’ın birçok ülkede bağımsız bir kamu kurumu veya kişi olarak, vatandaşların ve toplumun haklarını ve çıkarlarını korumayı amaçlayan önemli bir role sahip olduğunu vurguladı.

 

-“Ombudsmanlar önemli rol oynar”

 

Dini hakların önemine vurgu yaparak, ombudsmanların bu hakların korunmasında önemli bir rol oynadığını dile getiren Varol, “Dini haklar nedir ve neden bu kadar önemlidir? Dini haklar, bireylerin inançlarına göre ibadet etme, dini törenleri yerine getirme, din değiştirme veya inançlarını ifade etme özgürlüğünü içerir. Bu haklar, insan hakları evrensel beyannamesi ve diğer uluslararası belgelerde de koruma altına alınmıştır. Din ve inanç özgürlüğü, demokratik toplumların temel taşlarından biridir ve insanların özgürce inançlarını yaşamalarına olanak tanır.” ifadelerini kullandı ve Ombudsmanların bağımsız ve tarafsız olduğunu vurguladı.

 

-“Şikayetler incelenir, soruşturulur ve raporlanır…”

 

“İnsanların dini haklarının ihlal edildiği durumlarda, ombudsmanlar şikayetleri inceleyebilir, soruşturabilir ve bu hakların korunmasını sağlayabilirler. Ayrımcılığa karşı mücadelede de etkili bir rol oynarlar.” diyen Varol, ayrımcılığın, dini hakların ihlaliyle sık sık ilişkilendirildiğini kaydetti ve “Ombudsmanlar, ayrımcılığa maruz kalan bireylerin şikayetlerini dinler ve bu şikayetleri değerlendirirler. Eğer ayrımcılık varsa, bu durumu tespit ederler ve gereken adımları atarlar. Ayrımcılığa uğrayan kişilere destek sağlarlar ve eşitlik ilkesini korumaya çalışırlar. Böylece toplumun daha adil ve eşitlikçi bir yer haline gelmesine yardımcı olurlar.” dedi.

 

-“İnançlarını özgürce yaşayabilen bireyler daha mutlu…”

 

Ombudsmanların dini hakların korunmasında, toplumların daha çeşitli ve hoşgörülü hale gelmesine katkı sağladığına dikkat çeken Varol, inançlarını özgürce yaşayabilen bireylerin, daha mutlu ve sağlıklı toplumlar oluşturduklarını kaydetti.

 

Ayrımcılığa karşı mücadelede ombudsmanların rolünün, toplumsal barışın korunmasında da kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Varol, tüm bu hususların değerlendirdikten sonra KKTC’nin mevzuatına da baktığı zaman dini haklarla ilgili çok önemli düzenlemeler olduğunu belirtti.

 

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin ve bu gibi uluslararası düzenlemelerin KKTC mevzuatına dahil edildiği ve bağlayıcılığının sağlandığının net bir şekilde görülmekte olduğunu kaydeden Varol, bunun yanı sıra normlar hiyerarşisinin en tepesinde bulunan KKTC Anayasası’nda da eşitlik başlığı altındaki düzenlemenin görüldüğünü kaydetti.

 

Varol şöyle devam etti:

 

“Anayasa madde 8’e göre, herkes hiçbir ayrım gözetilmeksizin Anayasa ve yasa önünde eşittir. Hiçbir kişi aile, zümre veya sınıfa ayrıcalık tanınamaz. Devlet organları ve yönetim makamları bütün işlemlerinde yasa önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek ve ayrıcalık yapmamak zorundadırlar.

 

Bunun yanı sıra Anayasa’nın 23. maddesinde, vicdan ve din özgürlüğü başlığı altındaki düzenlemeyi de görmekteyiz.

 

Anayasa 23. madde şöyle demektedir,

 

Herkes vicdan, dini inanç ve kanaat özgürlüğüne sahiptir. Kamu düzenine, genel ahlaka veya bu amaçla çıkarılmış yasalara aykırı olmayan ibadetler, dinsel ayin ve töreler serbesttir.

 

Kimse ibadete, dinsel ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dini inanç ve kanatlarından dolayı kınanamaz. Din eğitim ve öğretimi devletin gözetim ve denetimi altında yapılır.”

 

Dini inanç özgürlüğünün, ibadetler, dinsel ayin ve törenlerde de çok net şekilde  koruma altına alındığına dikkat çeken Varol, Ombudsman’ın bir konuda haksızlığa uğradığını iddia eden bir kişinin şahsen yapacağı müracaat üzerine harekete geçebileceği gibi basında çıkan haberler, elde ettiği duyumlar, yaptığı gözlemler sonucunda da resen harekete geçip soruşturma başlatabileceğini vurguladı.

 

Ombudsmanlığın, hiçbir şekilde ayrım yapılmadan herkesin başvurusunu yapabileceği bir kurum olduğunu dile getiren Varol, KKTC’de hak ihlaline uğrayan kişilerin mağduriyetinin yapılan soruşturma ve raporlama sonucunda giderildiğini kaydetti.

 

KKTC’de yürütme yetkisi olan organ, makam, teşkilat ve kamu kurum kuruluşlarının ifa etmiş oldukları hizmetlerin yürürlükteki mevzuata uygunluklarını ve yerindeliklerini denetlemek soruşturmak ve rapor sunmak ve ilgi makamı uyarmak şeklinde düzenlendiğini kaydeden Varol, “bu düzenlemelerde de görüleceği üzere hiçbir ayrıma tabi tutulmadan her bir kişinin yapacağı hak ihlali şikayeti kabul edilip işlem başlatılmakta, gerekli prosedür tamamlanıp idare uyarılmakta ve bununla birlikte hak ihlali saptanması durumunda giderilmesi konusunda tedbirler alınmaktadır.” İfadelerini kullandı.

 

Ombudsmanların dini hakların korunmasında ve ayrımcılığa karşı mücadelede önemli bir role sahip olduklarını vurgulayan Varol, “Ombudsmanların bağımsızlık ve tarafsızlık özellikleri, dini hakların korunması ve toplumsal adaletin sağlanmasında büyük önem taşır. Bu nedenle, ombudsmanların çalışmalarını desteklemeli ve dini hakların herkes için korunmasını sağlamalıyız.” dedi.

 

Konferans’ta Ombudsman  İlkan Varol’a, KKTC Abu Dabi Temsilcisi Umut Koldaş eşlik etti.

Oğuz: Tatlısu Bölgesi Cazibe Merkezine Dönüştü

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Tatlısu bölgesinin cazibe merkezi haline dönüştüğünü ve bu yüzden hızlı bir yapılaşma olduğuna dikkat çekti.

Tatlısu Belediye Başkanı Hayri Orçan kırsal kesim arazilerinin gençlere verilmesini ve bölgenin dışındaki yatırımcılara kısıtlama getirilmesi yönünde talepte bulundu.

 

ORÇAN

Başkan Hayri Orçan gençlerin kırsal kesim arazilerinden yararlanması gerekirken, bölgede yaşamayan kişilerin arazi satın aldığına dikkat çekerek, bir an önce bölge gençliğine kırsal kesim arazilerinin verilmesini talep etti.

Bölge gençliğine yönelik arazilerin doğru değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Orçan, kırsal kesim arazilerinin uzun süre verilmemesinden dolayı gençlerin toprak satarak ev almaya çalıştığını belirtti.

Bölgede yaşamayan kişilerin devlete cüzi kira vererek bölgeye yatırım yaptığını belirten Orçan, bahçe evi adı altında verilen arazilerin de gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Orçan, verilecek arazilerle ilgili Bakanlığın Belediyelerle istişare etmesi yönünde talepte bulunarak, gençlerin yıllarca beklediği arazilere bölge dışından kişilerin gelip yerleştiğini söyledi. Orçan, bölge dışında yaşayan kişilerin arazi kiralamasından duyulan rahatsızlığı Bakan Oğuz’a aktararak, bölgede yaşamayan kişilerin arazi kiralamasına kısıtlama getirilmesini talep etti.

Orçan, denizden 100-150 m uzaktaki alanların yeşil alan, yürüyüş yolu, bisiklet yolu gibi amaçlar için belediyenin kullanımına verilmesini yönünde talepte de bulundu.

OĞUZ

Tatlısu bölgesine gün geçtikçe artan ilginin farkında olduklarını dile getiren Bakan Oğuz, sosyal konut amaçlı ayrılan alt yapıları hazır olan yerlerin bir an önce gençlere verilmesi yönünde çalışma başlatacaklarını vurguladı.

Bölgedeki kaynakların kısıtlı olduğuna dikkat çeken Bakan Oğuz, bölgeye daha fazla kaynak sağlanması için devlet destekli sosyal konut modeli yapıların inşaa edileceğini belirtti.

Başbakan Üstel’den Organ Bağışı Çağrısı

Değerli vatandaşlarım, kıymetli kardeşlerim…
Her yıl organ bağışı bekleyenlere dikkat çekmek ve organ bağışını destekleyip, yaygınlaştırmak amacıyla düzenlenen ‘3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası’ vesilesiyle, hükümet olarak, hayati öneme sahip bu insani konuya büyük önem verdiğimizi vurgulamak istiyorum.
Sadece bir siyasetçi, Başbakan ya da eski bir Sağlık Bakanı olmamın çok ötesinde, evladı için hassasiyet yaşamış bir baba olarak, bağışlanacak her organın bir canın hayata tutunması demek olduğunun, toplumun tüm kesimlerince benimsenmesi en büyük arzumdur.
Hayat kurtarmak, farklı umutlara kucak açmak için haydi organ bağışı yapalım…Unutmayalım ki, hepimiz bir gün organ bağışına muhtaç olabiliriz..
Bu duygu ve düşüncelerle, bütün insanlığın organ bağışı konusundaki farkındalığının artması dileklerimle, vatandaşlarımızı organ bağışı konusunda daha duyarlı olmaya davet ediyor, herkese sağlıklı günler diliyorum…

Töre, Emekli Astsubaylar Derneği Heyetini Kabul Etti

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, KKTC’nde bulunan Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği  Samsun İl Başkanlığı’ndan bir heyeti kabul etti.

Kabulde KKTC Emekli Astsubaylar Derneği Genel Başkanı Esen Ömürlü de yer aldı.

Meclis, Zalihe Çavuşoğlu Toplantı Salonunda yer alan kabulde konuk heyete hitaben bir konuşma yapan Töre, Kıbrıs sorununda geçmişten bugüne yaşanan gelişmeleri özetledikten sonra Gazze’de İsrail tarafından gerçekleştirilen saldırılara değindi.

Bütün dünyanın gözü önünde devam eden soykırıma, Uluslararası kuruluşların sessiz kaldığı hatta bazı kesimlerin İsrail’i desteklediğinin görüldüğüne değinen Töre, aynı tablonun geçmişte de Kıbrıs Türkleri için yaşandığını anımsattı.

Hiçbir zaman aldanılmaması gerektiğini ifade eden Töre, böyle bir durumda vatanın tehlikeye düşebileceğini söyledi.

Töre: “İstiklal ve egemenlik söz konusu olduğunda herkese dur demek mecburiyetindeyiz” dedi.

Tekrar 20 Temmuz öncesine düşmek istemediklerini vurgulayan Töre, Türkiye’den ve Türk milletinden hiçbir zaman uzak  kalmayacaklarını dile getirdi.

”ERDOĞAN’A ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM”

Başbakan Ünal Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a Kazakistan’ın başkenti Astana’da gerçekleştirilen zirvede yaptığı konuşmadan ve KKTC’ye verdiği desteklerinden dolayı şükranlarını sundu.

Başbakan Ünal Üstel’in konuyla ilgili açıklaması şu şekilde:

Bu yıl, Kazakistan’ın başkenti Astana’da gerçekleştirilen Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları 10’uncu Zirvesi’nde yaptığı konuşmada; Semerkant Zirvesi’nde tarihi bir kararla ve oy birliği ile gözlemci üye statüsü verilen “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni, büyük Türk ailesinin ayrılmaz bir parçası olarak niteleyen, gözlemci üye statüsüne uygun olarak bundan böyle yapılacak tüm toplantılarda görmeyi arzuladıklarını açık bir dille ortaya koyan ve liderleri bu konuda dirayetli bir duruş sergilemeye” davet eden Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a vermiş olduğu bu destekten dolayı şükranlarımı sunuyorum.

Ayrıca zirve öncesi yapılan Dışişleri Bakanları toplantısında; “Kıbrıs Türk halkına uygulanan haksız ve insanlık dışı izolasyona hep birlikte karşı durmalıyız” diyerek Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne destek çağrısında bulunan Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan’a teşekkürlerimi sunuyorum.

İnanıyorum ki; her platformda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin dünyadan izole edilmesi için gayret sergileyenler, bu güçlü mesajlar sayesinde emellerine asla ulaşamayacak ve Kıbrıs Türk Halkı dünya ile kucaklaşma yolculuğuna emin adımlarla devam edecektir.

Dr. Fazıl Küçük Spor Oyunları’nı ‘Şampiyon Meleklerimiz’le Ölümsüz Kılmak İstiyoruz

Başbakan Ünal Üstel , Geleneksel Dr. Fazıl Küçük Spor Oyunları’nı organize eden Spor Dairesi Müdürü Mustafa Sütçü ile Voleybol Federasyonu Başkanı Enver Kaya, Cimnastik Federasyonu Başkanı Hasan Sapsızoğlu, Basketbol Federasyonu Başkanı Orhun Mevlit ve Tenis Federasyonu Başkanı Hasan Gazioğlu’nu kabul ederek, görüştü.

 

Başbakan Ünal Üstel kabülde yaptığı konuşmada  adını Kıbrıs Türkü’nün varoluş lideri Dr. Fazıl Küçük’ten alan ve KKTC’nin spor tarihi içinde önemli bir yere sahip Dr. Fazıl  Küçük Spor Oyunları’na ev sahipliği yapmanın heyecanını yaşadıklarını söyledi.

Organizasyon nedeniyle Türkiye dışında diğer ülkelerden konukları da KKTC’de misafir edeceklerini kaydeden Başbakan Ünal Üstel, “ Spor ambargosu gençlerimizi bir noktaya kadar engelleyebildi. Gençlerimiz, devletin de katkılarıyla kendilerini geliştiriyor. Böylesi organizasyonları daha da artıracağız. Özellikle, Türk Dünyası içerisinde yeni adımlarımız söz konusu olabilir. Gençlerimiz çok daha güzel bir geleceği hak ediyor” dedi.

Dr. Küçük Oyunları’nı, Şampiyon Melekler’in kenti Gazimağusa’da düzenlemenin de çok anlamlı olduğuna işaret eden Üstel, “Dr. Fazıl Küçük’ü de,  şampiyon meleklerimizi  de unutmamız asla mümkün değildir.  Dr. Fazıl Küçük Spor Oyunları’nı Şampiyon Meleklerimizle ölümsüz kılmak istiyoruz” diye konuştu.

Ataoğlu, bakım ve onarım işleri devam eden bazı turistik yerleri ziyaret etti

Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, bakım ve onarım işleri devam eden Milli Mücadele Müzesi, Mevlevi Tekkesi, Lüzinyan Evi ve Tarihi Girne Kapısı’nı ziyaret ederek, incelemelerde bulundu.

Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Basın Bürosu’ndan yapılan açıklamaya göre, Ataoğlu’na Bakanlık Müdürü Mehmet Yalçın ve Eski Eserler ve Müzeler Dairesi Müdürü Tankut Rıfkı da eşlik etti.

Ataoğlu, ilk önce Mevlevi Tekkesi’ni ziyaret ederek, Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Eski Eserler Ve Müzeler Dairesi ile Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) işbirliğinde tamamlanan müze içi tamir ve tadilat işleri ile projenin ikinci aşamasını kapsayan müze çevre duvarları tamir ve tadilatı, tuvalet yenileme çalışmaları ve çevre düzenlemesi ile peyzaj çalışmalarını inceledi.

Bakan Ataoğlu, Mevlevi Tekkesi ziyareti sonrasında, geniş kapsamlı bakım, onarım ve düzenleme çalışmalarının devam ettiği Milli Mücadele Müzesi’ne giderek çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Milli Mücadele Müzesi ziyareti sonrasında Ataoğlu, Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı ile TİKA İşbirliğinde, mevcut çatı tamiratı ve müze içi tamiratları tamamlanarak ziyarete açılan Lüzinyan Evi Müzesi’ni ziyaret etti, ardından ise Lefkoşa’nın önemli eski eserlerinden ve simge yapılarından biri olan Girne Kapısı’nda yapılacak tamir, tadilat ve düzenlemeler ile ilgili yerinde incelemelerde bulundu.

Üstel Yarın Lefkoşa Bölgesı’nde Ziyaretler Yapacak

UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, bölge gezilerine bu haftasonu da devam edecek.

Üstel, Lefkoşa İlçe Başkanlığı’nın organizasyonu ile 4 Kasım Cumartesi Günü (Yarın) Yılmazköy, Alayköy ve Gönyeli’de toplantılar gerçekleştirecek.

Yılmazköy’de Saat 11.00’de, Alayköy’de Saat 12.00’de, Gönyeli’de de saat 13.00’te başlayacak toplantılarda, Üstel bölge halkına hükümet çalışmaları ile ilgili hitap edecek.

Tüm toplantılar bölgelerin spor lokallerinde yer alacak.

Başbakan Üstel, KKTC Milli Olimpiyat Komitesi’ni kabul etti

Başbakan Ünal Üstel, KKTC Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Dursun Koç ve yönetim kurulu üyelerini kabul etti.

Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, Ünal Üstel’e kabulde, spordan da sorumlu Başbakanlık Müsteşarı Hüseyin Cahitoğlu eşlik etti.

Başbakan Üstel, kabulde yaptığı konuşmada, KKTC Milli Olimpiyat Komitesi’ni uzun zamandır verdiği mücadeleden ve çalışmalarından dolayı tebrik ederek, Kıbrıs Türk gençliğinin uğradığı haksızlıklara işaret etti.

Başbakan Ünal Üstel, şöyle devam etti:

“Hükümetimiz spora  ve sporcuya önem veriyor. Bu doğrultuda ülkemizde herhangi bir spor alanında faaliyet gösteren bütün federasyonlarımıza kapımız her zaman açıktır.

Gerek yurtiçi gerekse yurtdışı spor faaliyetlerinde yer alan sporcularımıza, gerekse  spor kulüplerinde ve farklı spor alanlarında faaliyet gösteren gençlerimize imkanlarımız dahilinde destek olmayı sürdüreceğiz. Ülke gençliğinin sporda önünü açmak için mücadele gösteren, farklı platformlarda yer alabilmemiz, sesimizi duyurabilmemiz için mücadeleye devam eden tüm federasyonlara  teşekkürlerimi sunarım.”

Üstel, dünya tarafından KKTC’ye uygulanan ambargolara da işaret ederek, “Maalesef dünya bize her konuda ambargo uygulamaya devam ediyor. Bu kabul edilemez. Ancak  bu engellere rağmen federasyonlarımız gerek uluslararası spor müsabakalarına katılarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıtmak adına ellerinden gelen çabayı sarf etmektedir.  Gösterdikleri bu çaba ülkemiz için çok değerli ve önemlidir” diye de konuştu.

Kuzey Kıbrıs Olimpiyat Komitesi Başkanı Dursun Koç ise, Başbakan Ünal Üstel’e komitelerini kabul ettiği için teşekkürlerini sundu ve “Çalışmalarımız neticesinde Türkiye olimpiyatlara hazırlama merkezlerinde belli bir aşama kaydettik. Buralarda artık yarışan oyuncularımız var. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi ile de sürekli istişare halindeyiz. Ülke gençliğimizin sporda gelişim göstermesi adına çalışmalarımız sürmektedir” ifadelerini kullandı.

Erdoğan: “KKTC’yi Gözlemci Üye Statüsüyle Aramızda Göreceğimize İnanıyorum”

“Bu konuda sizlerin dirayetli liderliğinize güveniyorum; bu hepimizin yükümlülüğüdür”

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Konseyi 10. Zirvesi’nde konuştu

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı’nın müteakip zirvesinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni karar verdikleri şekilde gözlemci üye statüsüyle aralarında göreceklerine inandığını kaydetti ve “Bu konuda sizlerin dirayetli liderliğinize güveniyorum” diye konuştu.

Erdoğan  büyük Türk ailesinin ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs Türkleriyle dayanışma içinde hareket etmenin tüm TDT üyesi devletlerin yükümlülüğü olduğunu da vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Akorda Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda “Türk Devri” temasıyla düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi 10. Zirvesi’nde konuştu.

Türk Devletler Teşkilatı’nın (TDT) Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne oy birliğiyle gözlemci üye statüsü vererek tarihi bir karara imza attığını hatırlatan Erdoğan “Sizlere bu kararın alınmasında sağladığınız destek nedeniyle bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu kararla Türk dünyası, tecrit edildikleri halde öz vatanından vazgeçmeyen Kıbrıs Türkleri’nin yalnız olmadıklarını herkese göstermişti. Büyük Türk ailesinin ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs Türkleriyle dayanışma içinde hareket etmek hepimizin yükümlülüğüdür. Müteakip zirvemizde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni karar verdiğimiz şekilde gözlemci üye statüsüyle aramızda göreceğimize inanıyorum. Bu konuda sizlerin dirayetli liderliğinize güveniyorum” dedi.

Erdoğan, konuşmasına, Kazakistan’ın Karaganda bölgesindeki kömür madeninde meydana gelen kazada hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına ve Kazak halkına başsağlığı dileyerek başladı.

Dönem başkanlığını devreden Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’e teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, dönem başkanlığını devralan Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’e başarılar diledi, Mirziyoyev’in “Türk Dünyası Ali Nişanı”yla taltif edileceğini söyledi.

Küresel sınamalarla mücadelelerde en önemli gücün, Türk dünyasının birlik, beraberlik ve dayanışması olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bu hakikati, son dönemde karşılaştığımız pek çok hadisede gördük, görüyoruz. Can Azerbaycan vatan muharebesinin ardından Karabağ’da 30 yıldır süregelen işgale son verdi. Bu tarihi başarıdan büyük bir gurur ve sevinç duyuyoruz. Böylece bölgemizde kalıcı barışa bir adım daha yaklaşmış olduk. Açılan fırsat penceresinin değerlendirilmesi en büyük arzumuzdur. Ermenistan’ın Azerbaycan’a yönelik yükümlülüklerini yerine getirmesi mühimdir. Azerbaycan’ın batı bölgeleriyle Nahçıvan’ı birbirine bağlayacak ulaştırma hattının hayata geçirilmesi de büyük önem taşıyor. Hattın açılması, tüm bölge ülkelerinin refahına ciddi katkı sağlayacağı gibi Türkiye’yi de ata yurdumuz olan Orta Asya’ya bağlayacaktır. Bu sürecin başarıyla tamamlanması için Türk dünyası olarak Azerbaycan’a olan desteğimizi sürdürmeliyiz.”

– “Filistin’de tüm dünyanın gözleri önünde benzeri görülmemiş bir insanlık dramı yaşanıyor”

Türk kültür ve medeniyetinin adaleti gözetmeyi, mazlumun elinden tutmayı, haksızlıklar karşısında susmamayı tavsiye ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Filistin’de tüm dünyanın gözleri önünde benzeri görülmemiş bir insanlık dramı yaşanıyor. Hastaneler, okullar, camiler, kiliseler, mülteci kampları bombalanıyor. Masum çocuklar acımasızca katlediliyor. 7 Ekim’den beri şahit olduklarımızı mazur gösterecek, bu vahşeti anlatacak hiçbir kavram yoktur. Açık ve net söylemek gerekirse Gazze’de tam 28 gündür insanlığa karşı suç işlenmektedir. Bu kriz ilk patlak verdiği andan itibaren Türkiye olarak ilkeli ve insani bir duruş benimsedik. Sivillere karşı eylemleri tasvip etmediğimizi her fırsatta söyledik, söylüyoruz. Önceliğimiz insani ateşkesin süratle tesis edilmesidir. Müslüman, Hristiyan veya Yahudi fark etmeksizin herkesin güvenliğini garanti altına alacak yeni mekanizmalar üzerinde de çalışıyoruz.

Uluslararası Barış Konferansı için zemin oluşturma çabalarımız sürüyor. Şimdiye kadar 10 uçak dolusu insani yardım malzemesini bölgeye sevk ettik. Sahada şartlar el verdikçe yenilerini göndermeye devam edeceğiz. Türk dünyası olarak birlik ve beraberlik içinde hareket etmemiz, önce ateşkese, sonrasında da kalıcı barışa giden yolu kolaylaştıracaktır. Türk Devletleri Teşkilatı olarak sergileyeceğimiz duruş da diğer kuruluşlara örnek teşkil edecektir.”

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın enerji, gıda ve ulaştırma gibi alanlardaki yansımalarının tüm dünyayı olumsuz etkilediğine işaret eden Erdoğan, “Türkiye olarak adil barışın tesisi yönündeki gayretlerimizi sürdüreceğiz. Afganistan’da sürdürülebilir barışın ve istikrarın tesisi, Orta Asya’nın ötesinde tüm kıtada kalıcı güvenlik ve refaha hizmet edecektir.” dedi.

Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı üyeleri olarak Afganistan’daki mevcut yönetime eş güdüm içinde verilecek mesajların önemli olduğunu söyledi.

– “Mekanizmanın hayata geçirilmesinde fayda görüyoruz”

Türk Devletleri Teşkilatının 6 Şubat depremlerinin akabinde sergilediği dayanışmayı Türkiye’nin unutmasının mümkün olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “16 Mart’ta Ankara’da düzenlediğimiz olağanüstü zirvede tüm dünya bu dayanışmaya şahit olmuştur. Ankara’da aldığımız kararla Türk Devletleri Teşkilatı Sivil Koruma Mekanizması’nın kurulması için önemli bir adım atmıştık. Gerekli süreçleri bir an önce tamamlayarak mekanizmanın hayata geçirilmesinde fayda görüyoruz.” dedi.

Türkiye’nin, teşkilatın bugüne kadar elde ettiği başarıların devamı için gayretlerini sürdürdüğünü belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

“Nahçıvan Anlaşması’nda değişiklik yapılmasına ilişkin protokol, Meclisimiz tarafından Türk İş Birliği Günü olan 3 Ekim’de kabul edildi. 1 Kasım itibarıyla protokolün iç onay sürecini tamamladık. Tüm üye ülkeleri, protokolün bir an evvel hayata geçirilmesi için gerekli adımları atmaya davet ediyorum. Başta ticaret ve ekonomi, enerji ve ulaştırma olmak üzere muhtelif işbirliği alanlarında mevcut potansiyelimiz, bize çok daha fazlasını vadediyor.”

– “Ulaştırma ağlarını geliştirme hedefine de özellikle eğilmeliyiz”

Ankara’daki Olağanüstü Zirve’de kuruluş anlaşması imzalanan İstanbul merkezli Türk Yatırım Fonunun faaliyetlerine bir an evvel başlamasını istediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bununla ilgili anlaşma da önceki gün Parlamentomuzda kabul edildi. Mega enerji ve ulaşım altyapısı projeleri, Türk devletleri arasında her zaman temel ve önemli bir işbirliği alanı oldu. Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı, Bakü-Tiflis-Erzurum Doğalgaz Boru Hattı ve Trans Anadolu Boru Hattı bunun somut örnekleridir.” diye konuştu.

Erdoğan, Hazar doğal gazının Türkiye’ye ve Avrupa’ya taşınmasının hem Türk devletlerinin refahı hem de Avrupa’nın enerji güvenliğine katkı yapacağını belirterek, “Ülkelerimiz arasındaki ulaştırma ağlarını geliştirme hedefine de özellikle eğilmeliyiz. Bu anlayışla Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru’nu etkinleştirme gayretlerimizi sürdürüyoruz. Ulaşım ve ticaretin önündeki engellerin kaldırılması, ulaşım ağlarının zenginleştirilmesi, sınır geçişlerinin ve vize işlemlerinin kolaylaştırılması noktasında işbirliğimizi güçlendirmeliyiz.” dedi.

– “Birlik ve beraberliğimizin güçlenmesi için dil birliğinin önemi aşikardır”

Semerkant Zirvesi’nde imzalanan Uluslararası Kombine Yük Taşımacılığı Anlaşması ve Ulaştırma Bağlantısallık Programı’nın önemli katkılar sağladığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları dile getirdi:

“Bugün de 2023-2027 yıllarına ait Ulaştırma Ortak Eylem Planı’nı imzalayarak yeni dönem yol haritamızı belirlemiş olacağız. Tüm bu alanların yanında ortak dil, kültür ve tarihe dayalı beşeri ilişkilerimizi geliştirmek amacıyla yükseköğretim alanındaki işbirliğimizi kuvvetlendirmeye yönelik çabalarımız da sürüyor. Özellikle birlik ve beraberliğimizin güçlenmesi için dil birliğinin önemi aşikardır. Bunun ilk adımı, alfabe birliğinin sağlanmasıdır. Bu konuda başkanların desteği çok çok önemlidir. Yükseköğretim Kurulumuzun sekreteryamıza ilettiği önerilerin siz kıymetli kardeşlerim tarafından en iyi şekilde değerlendirileceğine inanıyorum. Aile Meclisimiz, geçtiğimiz yılki Semerkant Zirvemizde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne oy birliğiyle gözlemci üye statüsü vererek tarihi bir karara imza atmıştı. Sizlere bu kararın alınmasında sağladığınız destek nedeniyle bir kez daha teşekkür ediyorum.

Bu kararla Türk dünyası, tecrit edildikleri halde öz vatanından vazgeçmeyen Kıbrıs Türkleri’nin yalnız olmadıklarını herkese göstermişti. Büyük Türk ailesinin ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs Türkleriyle dayanışma içinde hareket etmek hepimizin yükümlülüğüdür. Müteakip zirvemizde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni karar verdiğimiz şekilde gözlemci üye statüsüyle aramızda göreceğimize inanıyorum. Bu konuda sizlerin dirayetli liderliğinize güveniyorum. Bu vesileyle gözlemci üyemiz Türkmenistan’ı da Aile Meclisimizde tam üye olarak görmek istediğimizi bir kez daha vurgulamak istiyorum.”

– “Önümüzdeki dönemi Türk devri yapmak için omuz omuza çalışacağız”

“Birliğimiz gücümüzdür.” şiarıyla Türk dünyasını her alanda kuvvetli kılmayı, farklı meydan okumaları karşısında daha dirençli ve dayanıklı hale getirmeyi hedeflediklerini söyleyen Erdoğan, “Liderler olarak birlik ve beraberlik içinde güçlü bir Türk dünyası tasavvuruyla Türk dünyası bayrağını taşıyan gönüllere yol göstermeliyiz. Bu sene 100. yılını kutlayan Türkiye Cumhuriyeti olarak tüm Türk dünyasının barışı, refahı ve güvenliği yönünde adımlar atmayı sürdüreceğiz. Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu teşkilatımıza da teşmil ederek önümüzdeki dönemi inşallah Türk devri yapmak için omuz omuza çalışacağız.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda ev sahibi Kazakistan ve Cumhurbaşkanı Tokayev olmak üzere zirvenin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ederek, istişarelerin ve alınacak kararların başta ülkeler ve Türk dünyası olmak üzere tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi.

Tc Dışişleri Bakanı Fidan’dan Astana’da Kıbrıs Mesajı

TC Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türk dünyası işbirliğinin giderek kurumsallaştığını ve derinleştiğini belirterek, “Kıbrıs Türk halkına uygulanan haksız ve insanlık dışı izolasyona hep birlikte karşı durmalıyız.” dedi.

TC Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türk dünyası işbirliğinin giderek kurumsallaştığını ve derinleştiğini belirterek, “Kıbrıs Türk halkına uygulanan haksız ve insanlık dışı izolasyona hep birlikte karşı durmalıyız.” dedi.

Fidan, Kazakistan’ın başkenti Astana’da Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) 10. Zirvesi öncesinde düzenlenen Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı’nda konuştu.

Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre Fidan, Teşkilata, “Kıbrıs Türk halkına uygulanan haksız ve insanlık dışı izolasyona hep birlikte karşı durmalıyız.” diyerek Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) destek çağırısında bulundu.

Karabağ’daki son gelişmelere ilişkin “Türkiye, Azerbaycan’ın yanında durmaya devam edecek” ifadesini kullanan Fidan, Gazze’de yaşanan insanlık trajedisine de dikkati çekti.

Fidan, üye ülkelerin özellikle ticaret, ekonomi, enerji ve ulaştırma alanlarında büyük bir potansiyele sahip olduğuna işaret etti.

“Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ülkeler arasındaki işbirliğinin hızla kurumsallaşmasından ve derinleşmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz.” şeklinde konuşan Bakan Fidan, Orta Koridor’un yatırım açısından daha da cazip hale getirilmesi için çaba gösterilmesinin ve başta Türkmen doğal gazı olmak üzere, Hazar ötesi kaynakların Türkiye ve Avrupa’ya taşınmasının önemini vurguladı.

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırısına ilişkin, sivillere uygulanan acımasız katliamın kabul edilemez olduğunu dile getiren Fidan, bir an önce koşulsuz ateşkes ilan edilmesi ve Gazze’ye yardımların kesintisiz biçimde ulaşması gerektiğini kaydetti.

Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Konseyi 10. Zirvesi başladı

“Türk Devri” temasıyla düzenlenen zirve öncesinde liderler, aile fotoğrafı için bir araya geldi

Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi 10’uncu Zirvesi, Kazakistan’ın başkenti Astana’da başladı.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in ev sahipliğinde “Türk Devri” temasıyla düzenlenen zirve öncesinde liderler, aile fotoğrafı için bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Akorda Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na gelişinde Tokayev tarafından karşılandı.

Burada çekilen aile fotoğrafında Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ve Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov ile gözlemci ülkeler Türkmenistan Ulusal Konseyi Halk Maslahatı Başkanı, eski Türkmenistan Cumhurbaşkanı Gurbangulı Berdimuhamedov ile Macaristan Başbakanı Viktor Orban yer aldı.

Fotoğraf çekiminde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sağında Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev, solunda ise Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev bulundu.

Töre’den çocuklara: Geleceğin ümidi sizlersiniz

Haspolat İlkokulu 3.sınıflardan öğrenciler, öğretmenleri eşliğinde Cumhuriyet Meclisi’ni ziyaret etti.

Ziyarette, Cengiz Ratip Kütüphanesinde öğrencilere bilgiler verilirken, daha sonra Genel Kurul salonuna geçildi ve burada öğrencilere Meclis Yasama Kararlar ve Tutanaklar Müdürü Pembe İnanç Unan Ersöz tarafından Meclis’in işleyişi anlatıldı.
Genel Kurul salonunda daha sonra öğrenciler milletvekili ve meclis yönetici koltuklarına oturdular.
Temsili kurul sırasında öğrenciler şiirler okudu.
Öğrencilere hitap eden Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, çocukların iyi bir eğitim aldıktan sonra Kıbrıs Türk halkına ve tüm insanlığa faydalı bireyler olacağına inandığını ifade ederek,  ailelerini, yaşadıkları ortamı ve mensubu oldukları Türk milletini çok sevmelerini diledi.
Atatürk’ün “ Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.” sözünü anımsatan Töre, çocukların da tarihi iyi bilmelerini ve  Atatürk’ün, Denktaş’ın ve Dr.Küçük’ün yolunda yürümeleri gerektiğini söyledi.
Sevginin her zaman çocuklara güç vermesini dileyen Töre: “Sizler bizim için çok kıymetlisiniz. Geleceğin ümidi sizlersiniz” dedi.

Ombudsman Varol, Dubai’de Temaslarda Bulunuyor

Ombudsman İlkan Varol, Türkiye Cumhuriyeti Abu Dabi Büyükelçisi Tugay Tunçer ve Dubai Başkonsolos Onur Şaylan’ı ziyaret etti.

Ziyaretler sırasında KKTC’de yaşanan son gelişmeler değerlendirildi ve fikir teatisi yapıldı.

Görüşmelerin ardından Ombudsman İlkan Varol, Türkiye Cumhuriyeti Abu Dabi Büyükelçisi Tugay Tunçer’in Türkiye Cumhuriyeti Baş Denetçisi Şeref Malkoç ve kendisi onuruna verdiği yemeğe katıldı.

Varol’a temasları sırasında KKTC Abu Dabi Temsilcisi Umut Koldaş eşlik etti.

Akdeniz’de 4,1 büyüklüğünde deprem

AFAD’dan son dakika deprem açıklaması geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 06.55’te Akdeniz’de Muğla’nın Datça ilçesine 160,78 kilometre mesafede 4,1 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin, 11,22 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.

Lübnan Demir Kubbe’yi aştı, roket İsrail’e düştü

Son dakika haberi: Lübnan’dan İsrail’e fırlatılan bir roket, Demir Kubbe hava savunma sistemini aşarak İsrail’in kuzeyindeki Kiryat Şmona kentine düştü. Kiryat Şmona kentine düşen roket park halindeki araçlara isabet etti. Roketin düştüğü yerde alevler yükseldi.

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında 27. güne girerken saldırılar da aralıksız sürüyor. Ülkenin güneyinde çatışmalar hız kesmeden devam ediyor. Lübnan’da Hizbullah İsrail’i, İsrail de komşusunu sık sık hedef alıyor. Son olarak Lübnan tarafından fırlatılan bir roket İsrail topraklarına düştü.

DEMİR KUBBE AŞILDI

Lübnan’ın Demir Kubbe hava savunma sistemini aşan roketi İsrail’in kuzeyindeki Kiryat Şmona kentine düştü. Roketin düştüğü noktada yangın çıkarken, park halindeki araçlar alev aldı. Saldırıda can kaybı olup olmadığına dair herhangi bir bilgi gelmedi.

ARABALARA İSABET ETTİ

Öte yandan saldırı sonrası bölgede yaşananlar bir cep telefonu ile kaydedildi. Görüntülerde roketin düştüğü alandaki araçların alev topuna döndüğü görüldü. 

ORTA DOĞU’DA SON DURUM

Hamas’ın Aksa Tufanı operasyonu sonrasında savaş ilanı veren İsrail, Gazze’ye yönelik saldırılarını ileri bir boyuta taşıdı.

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail saldırılarında 3 bin 648’si çocuk, 2 bin 290’ı kadın olmak üzere 8 bin 796 Filistinlinin öldürüldüğünü, 22 bin 219 kişinin yaralandığını bildirdi.

İsrailli yetkililer, Gazze’den düzenlenen saldırılarda 315’i asker 1400’den fazla İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin yaralandığını duyurdu.

İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, Gazze’de el-Kassam Tugayları’nın elinde 240 İsrailli esir olduğunu kaydetti.

Bm: İsrail’in Kara Operasyonu İnsani Yardım Ulaştırılmasını Engelliyor

Birleşmiş Milletler (BM), İsrail’in yoğun saldırı altında tuttuğu Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki kara harekatının, yerinden edilen yaklaşık 300 bin Filistinliye insani yardımın ulaştırılmasına engel olduğunu duyurdu.

BM İnsani Yardım Koordinasyon Ofisinin (OCHA), X sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Gazze’deki duruma ilişkin bilgi verildi.

Açıklamada, “İsrail’in Gazze’nin kuzeyinde yürüttüğü kara operasyonu, yaklaşık 300 bin yerinden edilmiş kişiye insani yardım ulaştırılmasını engelliyor.” ifadesi kullanıldı.

Çatışmalar nedeniyle bölgenin kuzeyi ile Gazze kentinin, Gazze Şeridi’nin kalan kısmından “büyük ölçüde koptuğu” belirten açıklamada, Gazze’nin kuzeyindeki 300 bin yerinden edilen kişiye insani yardım ulaştırılmasının “durma noktasına geldiği” kaydedildi.

Açıklamada, Gazze Şeridi’nde kanser hastalarının tedavi gördüğü tek hastanenin hizmet dışı kalmasının ardından 70 kanser hastasının ölüm tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı vurgulandı.

– İsrail’in Gazze’ye saldırılarında son durum

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, 7 Ekim sabahı, İsrail’in “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlerine yönelik sürekli ihlallerine karşılık verme” gerekçesiyle kapsamlı saldırı düzenlerken, İsrail ordusu da Gazze Şeridi’ne yoğun hava bombardımanı başlattı.

İsrail, Gazze’den düzenlenen saldırılarda 315’i asker 1400’den fazla İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin yaralandığını duyurdu.

İsrail’e göre 31 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ndeki çatışmalarda ölen asker sayısı 18’e yükselirken, Kassam Tugayları’nın elinde 242 İsrailli esir bulunuyor.

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığına göre, İsrail saldırılarda 3 bin 760’ı çocuk, 2 bin 326’sı kadın olmak üzere 9 bin 61 Filistinliyi öldürürken, en az 32 bin kişiyi yaraladı.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs’te İsrail güçleri ve Yahudi yerleşimciler, 134 Filistinliyi öldürdü.

Gazze’de binlerce yaralı ile sivilin bulunduğu en büyük sağlık tesisi olan Şifa Hastanesi de İsrail ordusu tarafından hedef gösterilirken İsrail ordusu El-Ehli Baptist ve Türk-Filistin Dostluk hastanelerini vurdu, tahliyeye zorladığı Filistin Kızılayı’na bağlı Kudüs ve Endonezya hastanelerinin çevresini bombaladı.

İsrail ordusu ile Hizbullah arasında 8 Ekim’den bu yana yaşanan çatışmalarda 49 Hizbullah mensubu ile 4 İsrail askeri öldü.

Tatar, Uluslararası Diplomatlar Birliği Heyetini Kabul Etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Diplomatlara verdiğimiz mesaj, dünya devletlerinin adaletli, ilkeli ve tarafsız olarak çözüm sürecine katkı yapmasıdır” dedi.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Tatar, Uluslararası Diplomatlar Birliği (DMW) Başkanvekili Halil Sert başkanlığındaki bir heyeti kabul etti.

Kabulde Halil Sert’e, Demokrat Parti Girne Milletvekili Serhat Akpınar, Anneizsha Angela Sert, Miriam Geiger, Rudolf Hans Jordi ve Betsy Fernandez Jord eşlik etti.

-Tatar

Cumhurbaşkanı Tatar kabulde yaptığı konuşmada, Birleşmiş Milletler’in Barış Gücü bulundurduğu en eski yerin, 60 yıldan beridir Kıbrıs olduğunu söyledi.

Kıbrıs sorununun, uluslararası diplomatların her zaman ilgisini çektiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, iki halk arasındaki sorunun çözümü için diplomatların önerilerde bulunduğunu ve diplomasi sergilendiğini ifade etti.

Kıbrıs’ta 60 yıldan beridir taraflar arasında ihtilaf olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türk tarafının hukuk ve evrensel değerlerden hareket ederek, hakkını aradığını kaydetti.

Kıbrıs Türk tarafının, Kıbrıs’ın iki kurucu ortağından biri olarak egemenlik ve eşit statü ile Rumlar kadar devlet hakkı sahibi olduğunun diplomatlara anlatıldığını aktaran Cumhurbaşkanı Tatar, “Diplomatlara verdiğimiz mesaj, dünya devletlerinin adaletli, ilkeli ve tarafsız olarak sürece katkı yapmasıdır” dedi.

Kıbrıs’ta gerçekçi bir çözüm modeli ile anlaşmaya varılması gerektiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, federal temelde bir çözüm modeli ile bir anlaşmaya varılamadığını, anlaşmanın sürdürülebilir olması için iki devletin iş birliği ile bir çözüme gidilmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Derneğin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bir toplantı yapmasının önemli olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, ülke tanıtımı yapan ve diplomasiyle ilgilenen Girne Amerikan Üniversitesi Kurucusu ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar’ın girişimleriyle gerçekleşecek konferansın hayırlara vesile olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Tatar Yapay Zeka Politikaları Derneği’ni kabul etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Yapay Zeka Politikaları Derneği Başkanı Zafer Şabanoğlu ve Yönetim Kurulu üyelerini kabul etti.

 Cumhurbaşkanlığından verilen bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Tatar görüşmede yapay zeka politikaları konusunda yürütülen çalışmalara destek belirtti.

 Kabulde, derneğin çalışmaları ve düzenlenecek kongre hakkında Tatar’a bilgi verildi. Kabulde Cumhurbaşkanlığı Sağlık Danışmanı Prof. Dr. Nedime Serakıncı da hazır bulundu.

İsrail, Gazze’deki Şati Mülteci Kampı’nı bombalayacağını duyurdu

-İsrail uçaklarından mülteci kampının boşaltılmasını isteyen broşürler atıldı

İsrail ordusu yoğun saldırılar başlatacağını belirterek, Gazze kentinin batısındaki Eş-Şati Mülteci Kampı sakinlerine “acil şekilde bölgeyi tahliye etme” çağrısında bulundu.

İsrail uçakları, mülteci kampına tahliye çağrısını içeren broşürler attı.

Broşürlerde, “İsrail ordusu, Şati Kampı sakinlerinden, Gazze Şeridi’nin kuzeyinden Han Yunus şehrinin batısındaki El-Mevasi’nin güneyinde bulunan bölgelere acil şekilde gitmesini talep ediyor.” ifadeleri yer aldı.

Atılan broşürlerde, İsrail ordusu, bölge sakinlerinden Gazze Şeridi’nin kuzeyini güneyine bağlayan Er-Reşid Caddesi üzerinden güneye gitmelerini istedi.

İsrail ordusunun yoğun saldırı başlatacağı kaydedilen broşürlerde, şu ifadeler kullanıldı:

“Zaman doldu. Gelecek saatlerde güçlerimiz Hamas teröristlerini ağır şekilde bombalayacak. Başka bir uyarı mesajının geleceğine dair söz vermiyoruz. Bölgeyi derhal tahliye edin.”

İsrail ordusu, daha önce Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Filistinlilerden, Gazze kentini ve kuzey bölgelerini tahliye etmelerini istemişti.

– İsrail’in Gazze’ye saldırılarında son durum

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, 7 Ekim sabahı, İsrail’in “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlerine yönelik sürekli ihlallerine karşılık verme” gerekçesiyle kapsamlı saldırı düzenlerken, İsrail ordusu da Gazze Şeridi’ne yoğun hava bombardımanı başlattı.

İsrail, Gazze’den düzenlenen saldırılarda 315’i asker 1400’den fazla İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin yaralandığını duyurdu.

İsrail’e göre 31 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ndeki çatışmalarda ölen asker sayısı 18’e yükselirken, Kassam Tugayları’nın elinde 242 İsrailli esir bulunuyor.

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığına göre, İsrail saldırılarda 3 bin 760’ı çocuk, 2 bin 326’sı kadın olmak üzere 9 bin 61 Filistinliyi öldürürken, en az 32 bin kişiyi yaraladı.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs’te İsrail güçleri ve Yahudi yerleşimciler, 134 Filistinliyi öldürdü.

Gazze’de binlerce yaralı ile sivilin bulunduğu en büyük sağlık tesisi olan Şifa Hastanesi de İsrail ordusu tarafından hedef gösterilirken İsrail ordusu El-Ehli Baptist ve Türk-Filistin Dostluk hastanelerini vurdu, tahliyeye zorladığı Filistin Kızılayı’na bağlı Kudüs ve Endonezya hastanelerinin çevresini bombaladı.

İsrail ordusu ile Hizbullah arasında 8 Ekim’den bu yana yaşanan çatışmalarda 49 Hizbullah mensubu ile 4 İsrail askeri öldü.

Berova Belediyeler Birliği’ni kabul etti

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği Başkanı Mahmut Özçınar ve Yönetim Kurulu üyelerini kabul etti.

Maliye Bakanlığından verilen bilgiye göre, Bakan Berova görüşmede yaptığı konuşmada, pandemi, Rusya-Ukrayna savaşı ve bölgedeki hadiseler sebebiyle, petrol ve madenlerde ciddi fiyat artışları yaşandığını, artan enflasyona bağlı olarak da ek bütçe ihtiyacının hâsıl olduğunu, bunun da hayata geçirildiğini, belediyelere de ek katkının verildiğini kaydetti.

Berova, bu ay belediye katkılarının yeni fiyatlandırma üzerinden ödendiğini, ayrılan miktarın belediyelere yıl sonuna kadar olan süre içerisinde aktarılması konusunda da Maliye Bakanlığı’nın ciddi ve yoğun bir çalışma yaptığına işaret etti.

Berova şöyle devam etti:

“Tabi günün sonunda bilinmelidir ki, devletin maaş ve maaş nitelikli ödemelerin haricinde mükellef olduğu pek çok ödemeleri mevcuttur. Bu da nakit akışımız zinciri içerisinde zaman zaman sıkıntılara yol açmaktadır. Ancak yerel yönetimlerimizin de aciliyetini göz önüne alarak, bir ödeme planı yapmak için bürokratlarım büyük bir gayret içerisindedir”

Belediyelerin araç sıkıntısı konusunda da Berova, bunun bir proje çalışması gerektirdiğini, söz konusu çalışmanın yapılması ile eş zamanlı olarak sıkıntı yaşanmaması adına Maliye Bakanlığı’nın da mali açıdan etkisini ortaya koyması gerektiğini kaydetti

Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği Başkanı Mahmut Özçınar kabuldeki konuşmasında, Meclis’e sunulan ek bütçenin belediyelere yansıması konusunda Berova’nın göstermiş olduğu hassasiyetin belediyeler adına memnuniyetle karşılandığını dile getirdi.

Özçınar, eski araçlarla hizmet sağladıklarını ancak bunun tamirat ve enerji giderlerinde büyük bir mali kayba neden olduğunu, yeni araçlara ihtiyaç duyulduğunu, bunun içinde belediyelerin yeni araç alımlarında KDV muafiyeti istediklerini belirtti.

Ombudsman Varol, Dubai’de temaslarda bulunuyor

Ombudsman İlkan Varol, Türkiye Cumhuriyeti Başkonsolosu Onur Şaylan’ın Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yıl kutlaması davetine katıldı.
Ombudsman İlkan Varol, Türkiye Cumhuriyeti Başkonsolosu Onur Şaylan’ın Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yıl kutlaması davetine katıldı. Ombudsman İlkan Varol “Dini Haklara Odaklanarak, ayrımcılığa karşı korumada Ombudsmanın rolü” konulu konferansa katılmak için Dubai’de bulunuyor. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yanı sıra Dubai’deki diğer ülkelerin dış temsilcilikleri ve iş insanlarının katılım gösterdiği resepsiyonda, Kırklareli Olgunlaşma Enstitüsü defilesi ve müzik dinletisi yapıldı. Resepsiyona katılan Ombudsman İlkan Varol, burada bulunan KKTC vatandaşları ve iş insanlarıyla bir araya gelerek sohbet etti. Varol’a, KKTC Abu Dabi temsilcisi Umut Koldaş eşlik etti.

Sivil Havacılık Dairesi Yasa Tasarısı Genel Kurul’a sevk edildi

Cumhuriyet Meclisi, İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Komite Başkanı Emrah Yeşilırmak başkanlığında toplandı.

 

Cumhuriyet Meclis Başkanlığından verilen bilgiye göre, Komitede “Sivil Havacılık Dairesi (Kuruluş, Görev ve Çalışma Esasları)(Değişiklik)Yasa Tasarısı’nın madde madde görüşmesi tamamlandı ve oy birliğiyle Genel Kurul’un gündemine sevk edildi.

 

İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi toplantısına davetli olarak, Maliye Bakanlığı, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı, Personel Dairesi, Sivil Havacılık Dairesi, KTAMS, KAMU-SEN ve Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası’ndan yetkililer katıldı.

 

UBP Milletvekili Emrah Yeşilırmak başkanlığındaki toplantıya, Komite Başkan Vekili CTP Milletvekili Filiz Besim, UBP milletvekilleri Fırtına Karanfil ve Ahmet Savaşan katıldı.

 (ID/YIL)

Tatar, Kıbrıs Türk Radyograferler Derneği yönetimini kabul etti

 Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 8 Kasım Dünya Radyoloji Günü dolayısıyla nezaket ziyaretinde bulunan Kıbrıs Türk Radyograferler Derneği başkanı ve yönetim kurulu üyelerini kabul ederek görüştü.

Cumhurbaşkanlığı’ndan verilen bilgiye göre, Tatar, Yasin Bozkurt’un başkanlığındaki heyeti kabulü sırasında, yürütülen çalışmalar hakkında dernek yetkililerinden bilgi aldı. Cumhurbaşkanı Tatar radyograferlerin, sağlık ekibinin önemli bir unsurunu oluşturduklarını belirtti ve sağlık sektöründe görev alanlara ortaya koydukları özverili çalışmalar dolayısıyla teşekkür etti.

Kıbrıs Türk Radyograferler Derneği heyeti ayrıca, Cumhurbaşkanı Tatar’a Dünya Radyoloji Günü anısına plaket takdim etti.

Kabulde, Cumhurbaşkanlığı Sağlık Danışmanı Nedime Serakıncı da hazır bulundu.

‘GARDİYANOĞLU, INTERNASYONAL İŞ İNSANLARI HEYEYİNİ KABUL ETTİ

Gardiyanoğlu, İnternasyonal İş İnsanları Derneği heyetini kabul etti

Lefkoşa, 2 Kasım 23 (TAK): Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, ülkeye her gelen yatırımcının istihdam ve ülke ekonomisine katkı demek olduğunu belirtti.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre Gardiyanoğlu, İNTİSAD Kıbrıs Zirvesi kapsamında KKTC’de temaslarda bulunan Selahattin Par başkanlığındaki İnternasyonal İş İnsanları Derneği (İNTİSAD) heyetini kabul etti.

-Par

Dernek Başkanı Par konuşmasında, iş insanları olarak yatırım fırsatlarını değerlendirmek amacıyla KKTC’yi ziyaret ettiklerini belirterek, programları çerçevesinde devlet kurumları ve ekonomik örgüt temsilcileriyle bir araya geleceklerini söyledi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu’nu ziyaret etmekten büyük mutluluk duyduklarını kaydeden Par, derneğin faaliyetleri hakkında Gardiyanoğlu’na bilgi verdi.

-Gardiyanoğlu

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Gardiyanoğlu da, KKTC’ye yapılacak yatırımların ülke ekonomisine katkıda bulunacağına işaret ederek, Türkiye’den gelen yatırımcı ve iş insanlarının ülkeye yeni bir anlayış ve hizmet getireceğine inanç belirtti.

KKTC’deki çalışma yaşamı ve iş imkanı yaratılacak sektörlerle ile ilgili bilgiler veren Gardiyanoğlu, ülkedeki öncelikli sektörlerin eğitim, turizm ve inşaat olduğuna vurgu yaparak, KKTC’de her sektörde ciddi yatırım fırsatlarının olduğunun altını çizdi.

“Ülke ekonomisine katkı sağlayacak her işadamını ve yatırımcıyı kırmızı halıyla karşılamamız lazım” diyen Gardiyanoğlu, “Her gelen yatırımcı, istihdam ve ülke ekonomisine katkıdır” şeklinde konuştu.

Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi toplandı

Cumhuriyet Meclisi, Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi, UBP Milletvekili Komite Başkanı Resmiye Eroğlu Canaltay başkanlığında, bugün saat 10.00’da toplandı.

Meclis’ten yapılan açıklamaya göre Komite, gündeminde bulunan “Yükseköğretim Kurumlarının Kamu Kurumlarına Yapılandırılmış Borçlarının Bulunması ve Söz Konusu Yapılandırılmış Borçların Düzenli ve Zamanında Ödenmesi Halinde Açma Ön İzni ve/veya Öğretime Başlama İzni Başvurusu Yapabilmesi ve/veya Önceden Yapmış Olduğu İzin Başvurularının Sonuçlandırılması Hakkında Yasa Gücünde Kararname”yi ele aldı ve genel görüşmesine başladı. Komite bahse konu Yasa Gücünde Kararname ile ilgili çalışmalarına bir sonraki toplantısında devam edecek.

Komite toplantısına davetli olarak Maliye Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu’ndan (YÖDAK) yetkililer katılarak konu ile ilgili görüşlerini sundu.

UBP Milletvekili Resmiye Eroğlu Canaltay başkanlığındaki komite toplantısına, Komite Başkan Vekili CTP Milletvekili Fikri Toros, Komite üyesi UBP milletvekilleri Hasan Küçük, Alişan Şan ve Komite üyesi CTP Milletvekili Salahi Şahiner katıldı. Komite toplantısına ayrıca CTP Milletvekili Sami Özuslu da katıldı.

(FS/YIL)

SIFIR FAİZLİ YEMLİK KREDİSİ

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı iş birliği ile küçükbaş hayvan yetiştiricilerinin kasım, aralık ve ocak aylarında ihtiyaç duyacağı arpa ve kesif yem konusunda faiz destekli kredi uygulamasının her yıl olduğu gibi bu yıl da devreye girdiği bildirildi.

 

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, bahse konu faiz desteği ile ilgili KT Kooperatif Merkez Bankası Ltd. ile yapılan protokol uyarınca, yürürlükteki yüzde 43 faizin tamamının devlet tarafından karşılanarak, üreticilerin ihtiyaç duyduğu anaç hayvan başına günlük 1 kg. arpayı Toprak Ürünleri Kurumu’ndan (TÜK) veya kesif yemi Binboğa Yem Fabrikasından faizsiz olarak (sıfır faiz) 6 aylık kredili alabilmeleri sağlandı.

 

Bu uygulamadan yararlanmak isteyen üreticilerin, mevcut anaç hayvanlarını gösteren Veteriner Dairesi Hayvan Varlığı Belgesi, Hayvancılar Birliği Üyelik Belgesi ve TÜK’e borcu olmadığını gösteren belgeler ile KT Kooperatif Merkez Bankası şubelerine müracaat etmeleri gerektiği kaydedildi.

 

Küçükbaş hayvancılığın desteklenmesi amacıyla, 1 Kasım 2023 tarihinde yürürlüğe giren ve anaç hayvan başına 3 aylık yem ihtiyacını karşılamayı amaçlayan uygulama kapsamında faizsiz geri ödeme süresi 6 ay olarak belirlendi.

 

Faizsiz son geri ödeme tarihi Nisan 2024 olacak ve bu kapsamda, köy kooperatifleri aracılığıyla yapılan müracaatlarda banka herhangi bir masraf almayacak.