Archives 2023

Tatar: “Hem İsrail-Filistin hem de Kıbrıs için gerçek bir ‘iki devletli çözüme’ ihtiyaç var”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, uluslararası toplum kabul etmeyi reddetse de, Kıbrıs’taki iki devletli çözüm gerçeğinin İsrail/Filistin için de bir model olması gerektiğini kaydetti.

Kıbrıs’ta olduğu gibi iki taraflı bir ortaklık devletinde bir anlaşmazlığın çözülemediği durumlarda, iki ayrı devletin doğal bir sonuç olduğunun altını çizen Tatar, bunun çatışan tarafların aynı coğrafyada ama kendi sınırları içindeki yetki alanlarında bir arada var olmalarını sağladığını, bunun yanında, bugün Çek ve Slovak Cumhuriyetleri örneğinde görüldüğü gibi iyi komşuluk ilişkilerinin çözümü sürdürülebilir kıldığını belirtti.

Tatar, İngiltere’de yayımlanan Daily Express gazetesi için hafta sonu kaleme aldığı yazısında, İsrail-Filistin arasında yaşanan çatışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Tatar, yazısında, iki devletli vizyonun başka türlü uzlaşma imkanı olmayan çatışmaların çözümünde anahtar rol üstlenebileceğini vurguladı.

– “Şiddete son vermenin ve barışın tek yolu olan diplomasiye şans vermenin tam zamanıdır”

Tatar, görüşlerini ifade ettiği makalesinde, yıllardır süregelen Filistin-İsrail çatışmasının yıkıcı sonuçlarının yol açtığı son gelişmelerin çocukken tanık olduğu, Kıbrıslı Türklere yapılan saldırı ve zulümleri hatırlattığını söyleyerek, “İnsanlığa ne oldu?” diye sorduğunu belirtti.

Bu trajedi yaşanırken, Kıbrıs’ta ve İsrail-Filistin’de olduğu gibi uzun süreli, uzlaşıya varılamayan çatışmaların iki devlet temelinde çözülmesinin makul olmaktan öte bir gereklilik olduğuna her zamankinden daha güçlü bir şekilde inandığını kaydeden Tatar, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in İsrail-Filistin ihtilafına ilişkin iki devletli çözüm çağrılarını hatırlattı.

Tatar, “Şiddete son vermenin ve gerçeklik ve adalet temelinde karşılıklı kabul edilebilir çözümler sunması için sürdürülebilir barışın tek yolu olan diplomasiye şans vermenin tam zamanıdır” dedi.

– “1963-74 döneminde Kıbrıs’taki durum, Gazze’dekine benzerdi”

Tatar, doğduğu ve aynı zamanda Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumların self-determinasyon haklarını kullanarak kurduğu Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulduğu yıl olan 1960 itibarıyla adada yaşanan olaylara değinerek, 1963-1974 döneminde Kıbrıs’taki durumun Gazze’dekine benzer olduğunu, 1974 yılına kadar Kıbrıslı Türklerin 103 köyü terk ederek, adanın yüzde 3’ünden daha küçük bir kısmında yaşamak zorunda bırakıldıklarını kaydetti.

“Orta Doğu’dan gelen dehşet verici görüntüler bana Kıbrıslı Rum güçlerinin Kıbrıslı Türklere yönelik saldırılarını ve yiyecek, su ve elektrikten mahrum bırakılmamızla yaşadığımız çaresizliği hatırlatıyor” diyen Cumhurbaşkanı, garantör ülkelerden biri olan Anavatan Türkiye’nin Garanti Anlaşması uyarınca müdahale hakkını kullanarak şiddeti sona erdirdiğini ve tüm Ada’ya barış getirdiğini belirtti.

Türkiye’nin müdahalesinin sadece Kıbrıslı Rumların ve Yunanistan’ın Kıbrıslı Türklere yönelik etnik temizlik girişimlerini durdurmakla kalmadığını söyleyen Tatar, bu müdahalenin aynı zamanda iki devletin bugünkü sınırlarını oluşturduğunu ve Kıbrıs Türk halkına Kıbrıs Rum tarafının zulmünden uzak bir alan yarattığını ifade etti.

– “Kıbrıs adasında kalıcı barış ve istikrar getiren gerçeklerin kabul edilmesi için bir başka fırsat”

Tatar, sınırların belirlenmesinin ardından iki yönetimin, BM himayesinde, Kıbrıslı Türklerin kuzeye, Kıbrıslı Rumların güneye taşındığı bir Nüfus Mübadelesi Anlaşması imzalamayı başardığını ve bu Anlaşma’nın iki tarafın demokratik meşruiyetine zemin hazırladığını vurgulayarak, “Uluslararası toplumun sahadaki bu gerçekleri görmeyi ısrarla reddetmesi kabul edilemez ve sürdürülemezdir” dedi.

Uluslararası hukuku ihlal eden Kıbrıs Rum liderliğinin, uluslararası toplumun inkâr politikasının da desteğiyle, Ada’yı bir bütün olarak temsil etme yetkisine sahipmiş gibi davranmaya devam ettiğini söyleyen Tatar, şunları kaydetti:

“Bu, Filistin-İsrail’de devam eden insani trajediler göz önüne alındığında, uluslararası toplumun, Kıbrıs adasına kalıcı barış ve istikrar getiren gerçekleri kabul etmesi için bir başka fırsattır.

Kıbrıs’taki gerçek iki devletin varlığıdır ve tek gerçekçi çözüm ise Kıbrıs Türk ile Kıbrıs Rum halklarının ortak yararı için iki devletin işbirliğidir.

Garantör Türkiye Cumhuriyeti’nden de tam destek alan iki devletli çözüm vizyonum, gelecek nesiller için bir kazan-kazan durumu sağlamaktadır. Bu aynı zamanda bölgemizde sürdürülebilir barış ve istikrara da katkıda bulunacak, en önemlisi de 60 yıllık kabul edilemez statükoyu sona erdirecektir.”

-“Donmuş veya uzlaşılamayan ihtilafların çözümünde uygulanabilecek bir model”

Tatar, bu tür bir yaklaşımın, eski Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti ve Çekoslovakya örneklerinde olduğu gibi, aynı niteliğe sahip donmuş ve/veya uzlaşılamayan ihtilafların çözümünde uygulanabilecek bir model olduğuna dikkat çekti.

Kıbrıs’ta olduğu gibi iki taraflı bir ortaklık devletinde bir anlaşmazlığın çözülemediği durumlarda, iki devletin doğal bir sonuç olduğunun altını çizen Tatar, bunun çatışan tarafların aynı coğrafyada ama kendi sınırları içindeki yetki alanlarında bir arada var olmalarını sağladığına, buna ek olarak, bugün Çek ve Slovak Cumhuriyetleri örneğinde görüldüğü gibi iyi komşuluk ilişkilerinin çözümü sürdürülebilir kıldığına işaret etti.

Tatar, sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Vizyonum, şiddetin yeniden yaşanmasının önlenmesini, Kıbrıs’ın her iki halkının self-determinasyon haklarına saygı gösterilmesini, mevcut demokratik sistemlerin korunmasını ve Kıbrıs Rum halkı ile paylaştığımız coğrafyada karşılıklı bağımlılığın ve iyi komşuluk ilişkilerinin önünü açacak işbirliğine dayalı bir ilişkiyi kapsıyor.

Uluslararası toplum tarafından da onaylanmasıyla birlikte, bu vizyonun İsrail ile Filistin arasındaki başka türlü uzlaşısı mümkün olmayan bu çatışmanın ve Kıbrıs’taki anlaşmazlığın çözümünde anahtar olacağına inanıyorum.”

Azerbaycan KKTC’yi tanıma yolunda

Azerbaycan Atlas Araştırma Merkezi Başkanı Elxan Şahinoğlu, “Karabağ sorununu çözdük. Artık kimse bize baskı yapamaz” dedi ve ekledi:

İlham Aliyev KKTC’yi ziyaret edebilir

Azerbaycan Atlas Araştırma Merkezi Başkanı Elxan Şahinoğlu, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın Azerbaycan ziyaretinin Azerbaycan’daki yankılarını, Azerbaycan’ın KKTC’de temsilcilik açma ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in KKTC’yi ziyaret etme olasılığını değerlendirdi.
Bakış Açısı-Kıbrıs youtube kanalında Cem Kar’ın konuğu olan Aliyev, Ersin Tatar’ın ziyarette İlham Aliyev’i KKTC’ye davet ettiğini hatırlattı. Şahinoğlu, “Karabağ sorununu çözdük. Artık kimse bize baskı yapamaz. Tüm riskler göz önüne alındığında, İlham Aliyev’in KKTC’yi ziyaret etmesi mümkün. Hatta bu ziyaret Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la birlikte yapılabilir” dedi.

“Batı artık bizi tehdit edemiyor, şantaj yapamıyor”

Azerbaycan’ın KKTC’yi tanıması için öncelikle ekonomik işbirliklerinin kurulması ve direk uçuşların başlamasının yararlı olacağını belirten Şahinoğlu, “Tüm bu adımlar atıldıktan sonra Azerbaycan’ın KKTC’de temsilcilik açmasının kolaylaşacaktır. KKTC’yi tanımamızın önünde Karabağ sorunu vardı, artık bu sorun ortadan kalktı. Batı artık bizi tehdit edemiyor, şantaj yapamıyor. Dolayısıyla tanınmanın gerçekleşebilir” dedi.

Azerbaycan KKTC’yi tanıma yolunda

Ersin Tatar’ın Azerbaycan ziyaretinin, Azerbaycan’da çok geniş yer bulduğunu belirten Şahinoğlu, “Üç günlük ziyaret boyunca yapılan tüm temaslar, Azerbaycan medyasının en önemli haberleri arasında yer aldı. Tüm haber merkezleri Ersin Tatar’ın açıklamalarını ve temaslarını önemli haber olarak duyurdu. Başlıklar, “Azerbaycan KKTC’yi Tanıma Yolunda” şeklindeydi” dedi.

Ölümlü kazada karar açıklandı… 9 ay hapis yatacak…

Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan sanık 9 ay hapse mahkum edildi. Füsun Cemaller’in başkanlığında, Kıdemli Yargıç Vedia Berkut Barkın ve Yargıç Tutku Candaş’dan oluşan Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin verdiği kararı Yargıç Barkın okudu. Karar duruşmasında sanığın avukatı Zeliş Sarı da hazır bulundu. Barkın, kazanın 2 Nisan 2023 tarihinde, saat 23.40 sıralarında, Lefkoşa’da Dr. Fazıl Küçük Bulvarı üzerinde meydana geldiğini anımsattı. Yargıç, yönetimindeki ZNG 948 plakalı araç ile dikkatsiz bir şekilde batı istikametine doğru seyretmekte olan Boris Kemka Tchinda Lambou’nun ilerlemekte olduğu yol üzerinde bulunan Honda ışıklarına geldiği esnada yolu yaya olarak güneyden kuzeye doğru geçmeye çalışmakta olan Wiilliam Ejieta Klınes’e çarptığını söyledi.

Yargıç, kaza sonucu ağır şekilde yaralanan yayanın, kaldırıldığı hastanede yapılan müdahalenin ardından yoğun bakım servisinde müşahede altına alındığını ve 11 Nisan 2023 tarihinde yaşamını yitirdiğini belirtti. Yargıç Barkın, meydana gelen kazayla ilgili mahkemeye sunulan bulgulara bakıldığında Wiilliam Ejieta Klınes’in kanında 350 promil alkol, 4 çeşit ilaç ve iki tür uyuşturucu tespit edildiğini belirtti. Yargıç, sanığın kanında ise uyuşturucu, ilaç ve alkole rastlanmadığını söyledi.

Yargıç Barkın, Wiilliam Ejieta Klınes’in kazanın oluşmasında katkısal kusurunun azımsanmayacak derecede fazla olduğunu belirtti. Barkın, Wiilliam Ejieta Klınes’in ayrıca yaya geçinden değil, yolun bariyerli kısmından aninden yola çıktığını belirtti. Yargıç, kazayla ilgili tüm olguları değerlendirdiklerini, kazanın oluşumunda yayanın sanıktan daha fazla kusurlu olduğunu belirterek, oy birliği ile 9 ay hapse mahkum ettiklerini açıkladı.

Guterres: “Bu deliliği durdurmalıyız”

 Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, iklim krizinin etkilerinin giderek arttığına işaret ederek “Bu deliliği durdurmalıyız.” çağrısı yaptı.

Guterres, Nepal Başbakanı Pushpa Kamal Dahal’ın daveti üzerine Nepal’in Himalaya bölgesini ziyaret etti.

Sosyal medya platformu X üzerinden açıklama yapan Guterres, Himalayalar’daki buzulların “rekor seviyede” eridiğine dikkati çekerek “Sıcaklık artışını 1,5 derecede sınırlandırmalıyız. Buzullar eriyor ve bunun geri dönüşü yok. BM’nin iklim planı doğrultusunda ilerlemeliyiz.” ifadelerini kullandı.

Guterres, seller ve heyelanların bölgedeki toplumu ciddi şekilde etkilediğini belirterek iklim krizine ilişkin “Bu deliliği durdurmalıyız.” dedi.

Everest Dağı’na giden Guterres, bu dağın eteklerinden, iklim değişikliğinin Himalayalar üzerindeki “korkunç etkisine bizzat şahit olduğunu” kaydetti.

Guterres, Nepal Başbakanı ile düzenlediği ortak basın toplantısında, Nepal ve iklim problemlerinden muzdarip olan diğer ülkelere yapılan desteklerin artırılması gerektiğini vurguladı.

BM Genel Sekreteri Guterres, 1 Ocak 2017’de göreve gelmesinden bu yana ilk kez Nepal’i ziyaret etti.

TATAR DAÜ’DE İLK DERSİ VERDİ

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) 2023-2024 Akademik Yılı Açılış Töreni ve İlk Ders
Sunumu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın
katılımlarıyla, 30 Ekim 2023 Pazartesi günü, saat 10:00’da, DAÜ Mustafa Afşin Ersoy
Salonu’nda gerçekleştirildi. Törene; YÖDAK Başkanı Prof. Dr. Turgay Avcı, Türkiye
Cumhuriyeti Gazimağusa Başkonsolosu İlyas Çetin, DAÜ Vakıf Yöneticiler Kurulu Başkanı
Dr. Erdal Özcenk, DAÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Kılıç, DAÜ Vakıf Yöneticiler Kurulu
Üyeleri, DAÜ akademik, yönetsel, işçi personeli ve öğrenciler katıldı.
“DAÜ KKTC’nin En Köklü Üniversitesidir”
Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan tören, açılış konuşmalarıyla devam etti. Törenin
açılış konuşmasını gerçekleştiren DAÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Kılıç, Cumhurbaşkanı
Tatar’a yoğun programı içerisinde Üniversiteyi onurlandırararak DAÜ öğrencilerine
geleneksel ilk dersi vereceği için teşekkürlerini iletti. Prof. Dr. Kılıç, DAÜ’nün KKTC’nin en
köklü devlet üniversitesi olduğunu belirterek, en önemli özelliklerinden birinin ise
uluslararasılaşmış bir kurum olması olduğunu kaydetti. DAÜ’de yeni kayıt olan öğrencilerle
birlikte 100’ün üzerinde ülkeden 16 binin üzerinde öğrencinin kaliteli eğitim almakta
olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Kılıç, aynı zamanda 35 farklı ülkeden akademik kadroya
sahip bir üniversite olduklarını ifade etti. Dünyada ülke ve kent ile bu kadar iç içe bütünleşmiş
üniversite sayısının az olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Kılıç, DAÜ’nün yalnızca eğitim
konusunda değil, aynı zamanda topluma hizmet konusunda yaptığı çalışmalarla da; genelde
KKTC’nin, özelde de Gazimağusa kentinin can damarı olduğunu belirtti. Prof. Dr. Kılıç
2023-2024 Akademik Yılı’nın hayırlı olmasını diledi.
“DAÜ Her Zaman Yükselmeye Devam Edecek”
DAÜ Vakıf Yöneticiler Kurulu Başkanı Dr. Erdal Özcenk, Cumhurbaşkanı Tatar’a töreni
onurlandırdıkları için teşekkürlerini sunarak, Cumhurbaşkanı Tatar’ın DAÜ’nün her
sıkıntısında yanlarında olduğunu ve varlığının kendileri için büyük bir değer olduğunu
kaydetti. Dr. Özcenk, ülkenin geleceği için genç zihinleri eğitmenin ve yetiştirmenin DAÜ
için kutsal bir görev olduğunu belirterek, 2023-2024 Akademik Yılı’nın sağlıklı ve başarılı bir
yıl olmasını diledi. Dr. Özcenk, DAÜ’nün birlik ve beraberlik içerisinde bugüne kadar elde
ettiği başarıları daha da artırarak sürdüreceğine ve her zaman yükselmeye devam edeceğine
de vurgu yaptı.
Cumhurbaşkanı Tatar İlk Ders Sunumunu Yaptı
Açılış konuşmalarının ardından, 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın KKTC Halkı’nın hak ve
menfaatleri adına yürüttüğü siyaseti özetleyen film gösterimi gerçekleştirildi.

Film gösterimi sonrasında, Cumhurbaşkanı Tatar ilk ders sunumunu yaptı. Cumhurbaşkanı
Tatar, sunumunda KKTC’nin amiral gemisi olan DAÜ’de bulunmaktan dolayı memnuniyetini
ifade ederek tüm katılımcılara teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Mücadelesi’ni tüm dünyaya anlatmak için Türkiye Cumhuriyeti
ve Azerbaycan’a gerçekleştirdiği ziyaretlerden bahsetti. Kıbrıs Türkleri’nin büyük bir
haksızlık ile karşı karşıya olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, KKTC’ye yönelik
ambargolar ve izolasyonların kaldırılması için KKTC’yi tanıyan tek ülke olan Türkiye
Cumhuriyeti ile iki devletli siyaset belirleyerek bunu başarıyla sürdürdüklerini ifade etti.
DAÜ’nün de bu izolasyonları kırdığını ve kendini tüm dünyada kabul ettirdiğini kaydeden
Cumhurbaşkanı Tatar, yeni dönemde seçilen DAÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Kılıç’ı tebrik etti
ve bir önceki dönem Rektörü Prof. Dr. Aykut Hocanın ile ekip arkadaşlarına da teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Tatar bunun bir bayrak yarışı olduğunu kaydederek tüm gailenin bu güzide
üniversitenin güçlü bir şekilde yoluna devam etmesi olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Tatar, öğrencilere hayat boyu eğitime önem vermeleri ve daima prensip
sahibi olarak evrensel değerlere sahip çıkmaları, kendilerini geliştirmeleri ve insanlığa katkıda
bulunmaları tavsiyesinde bulundu.
KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın ilk ders sunumunun ardından DAÜ Rektörü Prof. Dr.
Hasan Kılıç tarafından Cumhurbaşkanı Tatar’a gümüş tabak takdiminde bulunuldu.

FOTOFEST BAŞVURULARI DEVAM EDİYOR

Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği yararında düzenlenen Aksa FOTOFEST Fotoğraf Yarışması başvuruları devam ediyor.

Bu yıl Mağusa ve Maraş kapsamlı 2 kategoride düzenlenen yarışmanın son başvuru tarihinin 7 Kasım olarak belirlendi.

“Mağusa ve Maraş’ta yaşam” ve “Mağusa ve Maraş’ın tarihsel dokusu ve anıtları” konulu katagorilerde yarışmacılar her bir konu için en az üç ve en fazla 5 eserler yarışmaya başvurabilecek.

Yarışmaya Aksa enerji Kıbrıs internet sayfasında yer alan (https://aksaenerjikibris.com/Aksa-Fotofest-Basvuru-Formu) başvuru formu üzerinden online başvuru yapılabilecek.

ÜSTEL MÜJDEYİ VERDİ:

YENİ SOSYAL KONUTLARIMIZIN İLK TEMELİNİ GÜZELYURT’TA ATACAĞIZ

UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, bölge gezileri kapsamında, Güzelyurt’u ziyaret etti.

İlk durağı Açık Pazar olan Başbakan, esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelerek, sohbet etti.

Başbakan Üstel, beraberindeki bazı bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları ile UBP Güzelyurt İlçe Binası’nı ziyaret etti.

Bölge halkı ve partililerin oldukça yoğun ilgisi ile karşılanan Üstel’e, Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş ve Milletvekili Ali Pilli ile Ziya Öztürkler de eşlik etti.

ATASAYAN’DAN TEŞEKKÜR

UBP Güzelyurt İlçe Başkanı Mutlu Atasayan, Genel Başkan ve Başbakan Üstel’i bir kez daha bölgelerinde görmekten büyük mutluluk duyduklarını belirterek, hem başbakanın hem bakanların bölge ziyaretlerini artırmasının parti çalışmalarına da olumlu etkileri olduğunu söyledi.

ÜSTEL:
“GÜZELYURT BİZİM İÇİN HER ZAMAN AYRI BİR DEĞERDE…”

UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel Türkiye Cumhuriyeti’nin yüzüncü yılını kutlayarak başladığı konuşmasında, kendisine gösterilen yoğun ilgiye ve sıcak karşılamaya da yürekten teşekkür etti. Üstel, Güzelyurt insanının sevgisine her zaman layık olmaya çalıştıklarını söyledi.

Halkın beklentilerini yerinde dinlemek ve diyaloğu daha da artırmak amacıyla her hafta bir bakanı bir bölgeyi ziyaret etmesi için görevlendirdiğini belirten Üstel, kendisinin de her hafta bir bölgeyi ziyaret etmeyi sürdüreceğini söyledi.

 

Güzelyurt’un UBP için çok anlamlı ve değerli bir bölge olduğuna işaret eden Üstel, her seçimde mutlak zafer elde edilen Güzelyurt’un önümüzdeki seçimlerde de en iyi başarıyı yine yakalayacağının ortada olduğunu vurguladı. Üstel, “Bugün burada gördüğüm kalabalık yeni başarıların habercisidir” dedi.

Hükümet olarak, bir buçuk yılda halkın ve devletin yararına olan yasaları bir bir hayata geçirdiklerini, atılamaz denilen her adımı kararlılıkla attıklarını belirten Üstel, “ Ülkede hangi proje yarım kaldıysa tamamlayacağız. Hepsini bitireceğiz. Hükümet programında ne yazdıysak, hepsini yerine getireceğiz.
Gitiğimiz her yerde, halkımıza istikrar vurgusu yapıyoruz. Bazıları bu söylemden rahatsız olabilir. Son yıllarda ne yazık ki hep kısa vadeli hükümetler kuruldu. Halka kısa süreli ve kesintili hizmet gitti. Biz son bir buçuk yılda, 2008 yılından beridir tartışılan yasaları geçirdik. Belediyeler Reformu’nu gerçekleştirdik. Bizim gailemiz KKTC’dir, devletimizin ileriye gitmesidir. Bu ülke için, bu devlet için insanımız için, Anavatan Türkiye’mizin de büyük desteği ile var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz”ifadelerini kullandı.

SOSYAL KONUT MÜJDESİ

UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, konuşmasında Güzelyurt bölgesi için atılacak yeni adımları da tek tek halkla paylaştı ve şunları kaydetti:

“Güzelyurt Hastanesi’nin tamamlanması için 2024 Yılı’nda ihaleye çıkacağız ve tamamlayacağız. Sosyal konutların yapımı yakında başlayacak. Maliyetleri aşağı çekmek için vergiden muaf tutmak istiyoruz. Bu konuyla ilgili savcılıktan görüş bekliyoruz. Evi olmayan, yeni evlenen gençlerimizi ev sahibi yapacağız. Kısa sürede yasa çalışması bitecek. Buradan müjdeyi verelim. İlk temeli Güzelyurt’ta atacağız.”

Güzelyurt’un kendileri için her zaman ayrıcalıklı bir bölge olacağını vurgulayan Üstel, ‘Rum’a verildi verilecek’ tartışmalarına UBP’nin son noktayı koyduğunu ve bölgeye yatırımların artmaya başladığını belirtti.

KALKINMA PLANI
Tüm paydaşların görüşleri alınarak beş yıllık Ülkesel Kalkınma Planı’nı hayata geçirme heyecanını yaşadıklarını da ifade eden Üstel, devletin temellerini planlama ile sağlamlaştıracaklarını söyledi.

“FEDERASYON DİYE BİR SÜREÇ YOK. YOLUMUZU ANAVATAN TÜRKİYE İLE YÜRÜYECEĞİZ”

Kıbrıs’ta federasyon diye bir görüşme süreci kalmadığını belirten Üstel, bu saatten sonra iki egemen eşit devlet temelinden asla geriye dönüş olmayacağını vurguladı. Üstel, KKTC’nin, Anavatan Türkiye’nin desteğiyle kendi yolunda ilerleyeceğini ve ülkeyi 2024 Yılı’nda yeni dünya düzenine hazır hale getireceklerini söyledi.
Hükümetin kararlılıkla yoluna devam edeceğini ve halka hizmet yolunda emin adımlarla yürüyeceklerini vurgulayan Üstel, “ Bizim yolumuz Anavatan Türkiye’dir. Türkiye’mizle temaslarımızı en üst düzeyde sürdüreceğiz. Ülkemize yeni projeleri, büyük yatırımları, insanımız için daha refah dolu günleri getireceğiz” diye de ekledi.

“GAZZE’DE SAVAŞ SUÇU İŞLENİYOR. HANİ BM HANİ AB ?”

Üstel, dünyada yaşanan olaylara da dikkat çekerek “ Bakın yanıbaşımızda Filistin… İnsanlar öldürülüyor… Katlediliyor…
Hani BM, hani AB, hani insan hakları?Savaş suçu işleniyor, onlar sessiz kalıyor. Bize de zamanında aynısını yaşattılar. 1974 Barış Harekatı ile esaretten kurtulduk. Bu adaya ülkeye barış 20 Temmuz 1974 Harekatı ile gelmiştir. Bugünlere Anavatan Türkiye’mizin sayesinde geldik” dedi.

Hasipoğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılını kutladı

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 100. yılı dolayısıyla mesaj yayımladı.

Hasipoğlu’nun mesajı şöyle:

“Türk milleti, istiklal ve istikbaline olan güçlü inancı sayesinde bundan tam 100 yıl önce çok zor koşullarda, örneğine az rastlanır türden bir milli mücadele yürüterek güçlü bir Cumhuriyet’in temellerini atmıştır.

Dünya tarihine de etki eden bu mücadele Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının öncülüğünde, Anadolu’daki bin yıllık Türk varlığını pekiştirerek ebedileştirmiştir.

Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde 100 yıl önce büyük bir mücadele sonrası kurulan Türkiye Cumhuriyeti bugün savunma sanayisinden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, gün eğitimden tarıma, spordan sanatsal faaliyetlere kadar her alanda dev yatırımlar gerçekleştirerek adını ve bayrağını altın harflerle zirvelere taşımıştır.

Vurgulamak isterim ki; cumhuriyetimizin 100. yılı, aynı zamanda hem Türkiye Yüzyılı’nın hem de KKTC’nin de bu yüzyılın parçası olma sürecinin başlangıcı olacaktır.

Bu vesile ile Cumhuriyetin 100. yılını coşkuyla, gururla, heyecanla şahsım ve partim adına kutluyorum. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızda, Cumhuriyetimizin 100. yaşında Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, bu yolda canlarıyla kanlarıyla mücadele eden tüm kahramanlarımızı, şehit ve gazilerimizi minnet ve şükranla anıyorum.”

İSTANBUL’DA FİLİSTİN’E DESTEK MİTİNGİ

İstanbul’da Filistin’e destek mitingi | Binlerce kişi Atatürk Havalimanı’nda buluştu.

İstanbul’da binlerce kişinin katılımıyla Filistin’e destek mitingi gerçekleştiriliyor. Atatürk Havalimanı’nda yapılan yoğun katılımlı mitinge, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katılıyor. Alana giriş yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurulan platformda mitinge katılanları selamladı. Alanda Filistin’e destek sloganları atılırken, İsrail saldırıları lanetleniyor.

Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yaşını kutladı: “Güçlü Türkiye güçlü KKTC demektir”

“Türk ulusunun gururu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşunun ilham kaynağı, yegane garantörümüz, kardeş devletimiz, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yaşını hep birlikte büyük bir coşku ve gururla kutluyoruz”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımlayarak güçlü Türkiye’nin güçlü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti demek olduğunu vurguladı.

Tatar, “Türk ulusunun gururu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşunun ilham kaynağı, yegane garantörümüz, kardeş devletimiz, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’ncü yaşını hep birlikte büyük bir coşku ve gururla kutluyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde kazanılan ve tarihe altın harflerle yazılan Kurtuluş Savaşı destanının ardından kurulan Cumhuriyetin; emperyalizme karşı duruşun, azmin, kararlılığın, fedakârlığın ve egemenliğin sembolü olduğunu kaydetti.

“Aziz Tük ulusu Kurtuluş Savaşı’nı imkânsızlıklar ve yokluklarla özünden ve özgürlüğünden hiçbir zaman taviz vermeden kazanmıştır” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, şöyle devam etti:

“Atatürk’ün izinden yürüyen Türk ulusu, şimdi de her ferdi ile Türkiye’yi gelişmiş medeniyetler seviyesine taşıma çabası vermekte, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde yeni bir Türk yüzyılına imza atmaktadır.

Anavatan Türkiye dün olduğu gibi bugün de Kıbrıs konusundaki haklarımızın korunmasında, haklarımızın elimizden alınmasının engellenmesinde, KKTC sınırları içinde güvenli bir ortamda yaşamamızın güç kaynağı ve teminatıdır.

Türkiye Cumhuriyeti Liderliği, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile kardeşliğini her platformda hiç çekinmeden söylemekte, yeni siyasetimize olan desteğini üzerine basa basa ifade etmektedir. Güçlü Türkiye güçlü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti demektir.

Büyük önder, eşsiz komutan ve devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk’ün yolu yolumuz, ilkeleri ilkelerimizdir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’le birlikte İstiklal Harbi’nin zaferle taçlandırılmasını sağlayan kahraman Komutanlarımızı, Şehitlerimizi, Gazilerimizi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin vatansever üyelerini rahmetle yâd ederim.

Bu duygu ve düşüncelerle şahsım ve Kıbrıs Türk Halkı adına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın şahsında, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk Halkı’nın Cumhuriyet Bayramı’nı tebrik eder, Cumhuriyetin 100. Yılında, ‘Türkiye Yüzyılı’nın, tüm soydaşlarımızla birlikte bir ‘Türk Yüzyılı’na dönüşmesini temenni ediyorum.”

Maliye Bakanı Berova’dan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajı

“Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılında, KKTC ve Kıbrıs Türk halkı olarak, ‘Türkiye Yüzyılı’na birlikte yürümenin engin gururunu yüreklerimizde hissediyoruz”

Maliye Bakanı Özdemir Berova, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, “Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılında, KKTC ve Kıbrıs Türk halkı olarak, ‘Türkiye Yüzyılı’na birlikte yürümenin engin gururunu yüreklerimizde hissediyoruz.” dedi.

“Cumhuriyet’in 100’üncü yılında ebedi istirahatgahınızda huzurunuzdaydım” diyen Maliye Bakanı Özdemir Berova mesajında şunları kaydetti:

“Bugün, Türk Milleti olarak 7’den 70’e, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü kuruluş yıldönümüne ulaşmanın onur, gurur ve coşkusunu yaşıyoruz. Türk Milleti, şan ve şeref destanlarıyla dolu tarihinde, azim, cesaret ve kararlılıkla, esarete ve dayatmalara rıza göstermemiş, istiklaline ve istikbaline kasteden işgalcilere karşı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı’nı başlatarak, tarihte benzeri görülmemiş bir kahramanlık destanını zaferle taçlandırmış ve Türkiye Cumhuriyeti’ni inşa etmiştir.

Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’ üncü yılında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Kıbrıs Türk Halkı olarak, ‘Türkiye Yüzyılı’na birlikte yürümenin engin gururunu yüreklerimizde hissediyoruz.

Bu duygu ve düşünceler ışığında, başta Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, tüm Şehit ve Gazilerimizi rahmet, minnet ve saygı ile anıyorum. Cumhuriyet en büyük değerdir. Cumhuriyetin 100’üncü yılı kutlu olsun.”

Üstel “Atatürk’ün, Yarattığı En Görkemli Eser Türkiye Cumhuriyeti 100 Yaşında”

Başbakan Ünal Üstel, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 100. yılı vesilesiyle mesaj yayımladı.

 

Başbakan Ünal Üstel’in mesajı şöyle;

 

“Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, milletimizle birlikte yarattığı en görkemli eser olan Türkiye Cumhuriyeti  100 yaşında…

Tarihte görülmemiş bir azimin, mücadelenin ve cesaretin sonucunda kazanılan Kurtuluş Savaşı’nın bir tezahürü olan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100’üncü yaşını şahsım ve Kıbrıs Türk halkı adına yürekten kutluyorum.

 

Her türlü zorluğa ve yokluğa rağmen başlatılan ve kazanılan İstiklal Mücadelesi’nin ardından, Atatürk’ün “Türk milletinin karakterine ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir” sözüne uygun olarak yaratılan bu muazzam eser milletimize bırakılmış en büyük mirastır.

Türk halkının ve Türk gençliğinin her zaman olduğu gibi bundan böyle de cumhuriyetin temel niteliklerine kararlılıkla sahip çıkarak, onu demokratik ve laik yapısı ile geleceğe taşıyacaklarına duyduğum inanç tamdır.

Güçlü Türkiye Cumhuriyeti’nin, kuruluşunun 100. yılında her alanda gösterdiği başarı ve ilerleme Kıbrıs Türk Halkı adına da sevinç ve gurur kaynağıdır.

Bir asır önce ortaya konan istiklal mücadelesi ile mazlum tüm halklara örnek olan Türkiye Cumhuriyeti, Kıbrıs Türk Halkı’nın varoluş ve özgürlük mücadelesine de ilham kaynağı olmuş, halkımız bu şuurla başlatılan varoluş mücadelesinin sonunda, kendi cumhuriyetine kavuşmuştur.

 

Türkiye Cumhuriyeti’nin her geçen gün yükselen ve parlayan yıldızı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin dünya ile kucaklaşma ve gelecek yolculuğunu da aydınlatan bir ışık olmaya devam etmektedir.

 

Bugün, Sayın Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde, esarete boyun eğmeyen, özgür ve onurlu duruşu ile çalışan, üreten, gelişen, güçlenen ve küresel bir güce dönüşen Türkiye Cumhuriyeti’nin her yerde ve her alanda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti’nin yanında durması, Kıbrıs Türk Halkı’na da güvenle geleceğe yürüme cesareti vermektedir.

 

‘İki devlet tek millet’ şiarına uygun olarak verilen bu samimi destek, kardeş Türkiye Cumhuriyeti ile sarsılmaz birlikteliğimizi daha da pekiştirmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti ile Kıbrıs Türk Halkı arasında her gün daha da gelişen ve güçlenen gönül köprüleri sayesinde inanıyorum ki, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti de Türkiye Yüzyılı’nın ortak bir paydaşı olacak ve en kısa sürede dünya ile kucaklaşarak, dünya devletleri arasındaki hak ettiği yeri alacaktır.

Bu duygu ve düşüncelerle, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’ncü yılını ve milletimizin Cumhuriyet Bayramı’nı gönülden kutluyor, bu vesileyle bir kez daha Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’le birlikte İstiklal Harbi’ni zaferle taçlandıran kahramanlarımızı yâd ediyor, bağımsızlığımız uğrunda toprağa düşen aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimizi minnetle anıyorum.”

Tatar, İsrail’in Gazze’ye saldırılarının “asla kabul edilemeyeceğini” söyledi

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, İsrail’in abluka altındaki Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarına ilişkin, “Bazı milletler gerçekten insafsız olabiliyorlar. Kendi bekaları için başkalarını yok etmeye, başkalarına bu şekilde trajik bir şekilde her türlü kötülüğü ve insan hakları ihlallerini yapmaya çok kolay hazır olabildiklerini gördüm” dedi.

Tatar, İsrail’in abluka altındaki Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları ve Şifa Hastanesine ilişkin iddialarıyla ilgili AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Tatar, İsrail’in saldırılarını büyük bir üzüntü ve endişeyle izlediğini ve bunun “asla kabul edilemeyeceğini” söyledi.

“Yani bu kadar halkın, çoluk çocuk, kadının, sivil insanların, masum insanların bu şekilde perişan edilmeleri, saldırılarda ölmeleri, yaralanmaları kabul edilemez. Orada yaşanan bir insan terörü ve bir bakıma soykırımı tabii ki de. Bu çağda insanın, hiçbir vicdanının kabul etmediği bir olaydır bu. Dolayısıyla ben bu saldırıları tasvip etmiyorum, tasvip etmem de mümkün değil.” diyen Tatar, bu olay ile Kıbrıs Türkü olarak, Türkiye’nin Kıbrıs’taki varlığının kendileri için ne kadar değerli olduğunu gördüklerini dile getirdi.

Tatar, şöyle devam etti:

“Belli ki bazı milletler gerçekten insafsız olabiliyorlar. Kendi bekaları için başkalarını yok etmeye, başkalarına bu şekilde trajik bir şekilde her türlü kötülüğü ve insan hakları ihlallerini yapmaya çok kolay hazır olabildiklerini gördüm. O beni korkuttu, bu beni bir kez daha düşündürüyor, endişelendiriyor.”

Kıbrıs Türkünün 1960’lı yıllarda Gazze’de yaşananlara benzer bir şekilde katliamlara maruz kaldığını hatırlatan Tatar, Kıbrıs’ta yaşanan katliamlarda dünya devletlerinin seyirci kaldıklarını, Filistin’de benzer durumların yaşandığını ve kendisinin bu saldırılar dolayısıyla “hiç rahat” olmadığını kaydetti.

Tatar, insanlığın bu kadar yaşanmışlıktan, tecrübeden ve deneyimden sonra daha insaflı ve insani olacağı düşüncesi içerisinde olduğunu ama bütün bu olayların yıllar evvel yaşananları tekrar kendilerine hatırlattığını belirterek, “Çağ değişti, insan değeri arttı ama böyle bir şey olmasının asla izahı yoktur” dedi.

İsrail’in Gazze’deki Şifa Hastanesine yönelik tehdidine ilişkin konuşan Tatar, geçen hafta bir hastaneye saldırıldığını ve bine yakın insanın öldürüldüğü haberlerini anımsatarak, başka bir hastanenin doğrudan hedef gösterildiğini, hastanenin bombalanmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, hastanede silahlanmış grup varlığına dair delil bulunmadığını, hastanede masum halk olduğunu söyledi.

“Kansere Göğüs Gerelim” Temasıyla Farkındalık Yürüyüşü Düzenledi

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Lefkoşa İlçesi, UBP Kadın Kolları ve Kanser Hastalarına Yardım Derneği işbirliği ile “Kansere Göğüs Gerelim” temasıyla farkındalık yürüyüşü düzenledi. Farkındalık yürüyüşü Başbakan Ünal Üstel’in eşi Zerrin Üstel himayelerinde gerçekleşti.
Başbakan Ünal Üstel de yürüyüş öncesinde etkinliğe katılarak destek belirtti.

Zerrin Üstel etkinlikte yaptığı konuşmada meme kanseri hakkında farkındalık yaratmak amacıyla düzenlenen etkinliğin önemine vurgu yaptı ve “Kadın kollarımıza, Lefkoşa ilçemize ve etkinliğe katılan kadınlarımıza çok teşekkür ediyorum. Hepimiz bu tarz etkinliklere katılarak farkındalığı hissedelim ve hissettirelim” dedi.

Kanser Hastalarına Yardım Derneği Başkanı Raziye Kocaismail de düzenlenen etkinliğin anlamının büyük, temasının ise çok güçlü olduğuna dikkat çekti.
Kocaismail, Kıbrıs Sağlık Turizm Konseyi tarafından hazırlanan ve üzerinde “Erken fark edersen çok şey fark eder” sloganı ile Türkçe ve İngilizce olarak herkesin kendi kendini muayene edebileceği “Self-Check” karekod uygulamasının tanıtımını içeren broşürlerin dağıtılmasının güne ayrı bir önem kattığını ifade etti. Kocaismail, konuşmasında Başbakan Ünal Üstel’e de teşekkür ederek, Üstel’in göreve gelmesinin ardından özellikle ilaç temini konusunda yapılabilecek her şeyi yapmaya ve sıkıntıları aşmaya çalıştığını vurguladı.

UBP Lefkoşa İlçe Başkanı Ahmet Savaşan ise tüm kadın kolları temsilcileri ile erken teşhise dikkat çekmek için bu yürüyüşü düzenlediklerini belirtti.
Savaşan, Türkçe ve İngilizce olarak hazırlanan bilgilendirme broşürleri ile sadece Kıbrıs’ta yaşayanlar için değil, herhangi bir sebeple Kıbrıs’ta bulunan herkese erken teşhisin hayat kurtardığının anlatılmasının hedeflendiğini kaydetti.
UBP olarak ülkemizde ve dünyada ölümlere en fazla neden olan meme kanserine dikkat çekmek ve bunun önüne geçebilmek için alınabilecek tedbirler hakkında bilgi vermeyi amaçladıklarını vurgulayan Savaşan, herkesin Self-Check uygulamasına girerek bu uygulama hakkında ailelerini ve sevdiklerini de bilgilendirmesini istedi.

Yürüyüş öncesinde basına kısa bir demeç veren Başbakan Ünal Üstel ise UBP Kadın Kolları, UBP Lefkoşa İlçesi ve Kanser Hastalarına Yardım Derneği’ne teşekkür ederek, sağlıkta farkındalık yaratmak adına düzenlenen bu tarz etkinliklerin önemine vurgu yaptı.
Ulusal Birlik Partisi’nin iktidara geldiği günden itibaren sağlığa büyük önem gösterdiğini de vurgulayan Üstel, özellikle kanserde erken teşhisin çok önemli olduğunu söyledi.
Başbakan Üstel, “Bugün dünyaya baktığımızda her gün kanser türleri sayısının ,özellikle de meme kanseri sayısının arttığını görmekteyiz. Halkımızı, kadınlarımızı bilinçlendirmek adına bu önemli etkinliğin düzenlenmesi için emek veren herkese çok teşekkür ediyorum ” dedi.

Bakan Çavuş: “Türkiye Cumhuriyetimizin 100. Yılı Kutlu Olsun.”

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yılı dolayısıyla mesaj yayımladı.

Bakan Çavuş, mesajında, “Türkiye Cumhuriyeti’nden aldığımız güçle, ülkemizin gelişmesi, halkımızın mutluluk ve refahı için çalışmaya bıkmadan yorulmadan devam edeceğiz” dedi.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün eseri olan ve Türk Milleti’nin kadın, erkek, genç demeden vatan uğruna birçok bedel ödeyerek, destansı bir mücadeleyle kurduğu ve bugünlere getirdiği Türkiye Cumhuriyeti’nin bugün dünya ülkeleri arasında yerini aldığını kaydeden Çavuş, bu süre içerisinde sanayisi, tarım, kooperatif ve teknoloji alanlarında gelişim göstererek gücüne güç kattığını belirtti.

Geçmiş yüzyıla meydan okuduğu gibi gelecek yeni yüzyıllara da meydan okuyacak olan Türkiye Cumhuriyeti’nin her zaman Kıbrıs Türkü’nün yanında olduğunu ve omuz omuza mücadele verdiğini de söyleyen Çavuş, mesajında şunları kaydetti:

“Türkiye Cumhuriyeti’nden aldığımız güçle, ülkemizin gelişmesi, halkımızın mutluluk ve refahı için çalışmaya bıkmadan yorulmadan devam edeceğiz.

Her zaman gurur duyduğumuz ve gönül bağı ile bağlı olduğumuz Türkiye Cumhuriyetimizin 100. yılı kutlu olsun.

Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasına ve bugünlere gelmesine vesile olan tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet, Cumhuriyetimizin yaşatılması ve büyütülerek bugünlere gelmesinde emeği geçen Türk Milleti’ne de şükranlarımı sunarım.

Ne mutlu Türküm diyene.”

Milli Eğitim Bakanı Çavuşoğlu’nun 29 Ekim mesajı… “Onur, gurur ve coşku ile kutluyoruz

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak başlattığı milli mücadelenin zaferle sonuçlanmasıyla, ‘Ya istiklâl ya ölüm’ diyerek, 29 Ekim 1923 yılında kurduğu Cumhuriyetimizin 100. yılını, büyük bir onur, gurur ve coşku ile kutluyoruz”

 

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100’üncü yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımlayarak, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutladı.

 

Büyük bir gururla Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılını kutladıklarını ifade eden Çavuşoğlu, yeni yüzyılın Kıbrıs Türk halkı için de büyük bir öneme sahip, kritik bir dönem olduğuna vurgu yaptı.

 

Bakanlık Basın Bürosu’ndan verilen bilgiye göre, Çavuşoğlu mesajında şunlara verdi:

 

“Değerli halkımız ve Türk milleti; Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak başlattığı milli mücadelenin zaferle sonuçlanmasıyla, ‘Ya istiklâl ya ölüm’ diyerek, 29 Ekim 1923 yılında kurduğu Cumhuriyetimizin 100. yılını, büyük bir onur, gurur ve coşku ile kutluyoruz.

 

Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, Türk milletinin iradesi ve kararlılığı ile kurulan Türkiye Cumhuriyeti, tarihin her döneminde, demokratik değerlere dayalı bir devlet olarak ayakta durmuş, laiklik, eşitlik, özgürlük ve adalet gibi cumhuriyetin temel değerlerini benimsemiş ve bu değerler etrafında birleşen farklı toplulukları bir araya getirerek, çağdaş bir toplum inşa etmiştir.

 

100 yıllık tarihi boyunca, birçok zorluğun üstesinden gelmiş ve büyük başarılar elde etmiş Türkiye Cumhuriyeti, bugün, tarihine saygıyla bağlı, demokratik kurumlarını güçlendiren, kalkınmayı hedefleyen güçlü bir devlet olarak uluslararası arenada etkili bir rol oynamaya devam etmektedir.

 

Bizler de Kıbrıs Türk halkı olarak, Türkiye Cumhuriyeti’ni en büyük güvence kaynağı olarak görüyor ve bağlılığımızı ve desteğimizi yürekten ifade etmek istiyoruz.

 

Türkiye, kendi yüzyılını inşa ederken, aynı zamanda Kıbrıs Türk halkının güvencesi ve ilham kaynağı olmuş, bu iki ulus arasındaki tarihi, kültürel ve insani bağlar daha da güçlenerek, yarınlara birlikte adım atmışlardır.

 

Bu noktada, Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni yüzyılı, Kıbrıs Türk halkı için de bir gelecek inşa etmek adına kritik bir dönüm noktasıdır. Geleceğe dair ortak vizyonumuzu şekillendirmek ve daha aydınlık daha refah bir KKTC oluşturmak için, Türkiye’nin kazanımları ve ilerlemeleri büyük bir önem arz etmektedir.

 

Türkiye’nin tecrübeleri ve başarıları, KKTC’nin gelişimi ve büyümesi için önemli bir referans noktası olacaktır. Birlikte, daha aydınlık yarınlara yürüme konusundaki kararlılığımızı sürdürerek, Kıbrıs Türk halkının refahı ve istikrarı için elbirliğiyle çalışmaya devam edeceğiz. Bu birlik ve dayanışma, Kıbrıs Türk halkı için umut vaat eden bir geleceği inşa etmemize olanak tanıyacaktır.

 

Bu duygu ve düşüncelerle, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100’üncü yıl dönümü olan bu anlamlı günde, milletimizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı en içten duygularla kutluyor, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu büyük Cumhuriyetin kurulmasında ve korunmasında hayatlarını ortaya koyan tüm şehitlerimizin ve gazilerimizin manevi huzurunda saygıyla eğiliyorum.”

Büyükelçi Feyzioğlu: “Türkiye Yüzyılı, aynı zamanda Kıbrıs Türkü’nün de yüzyılıdır”

“Dünyanın art arda ortaya çıkan doğal ve doğal olmayan afetlerle sarsıldığı ‘dönüşüm çağı’nda birlik ve beraberliğimizin muhafazası her zamankinden önemlidir”

“Kıbrıs bizim için bir ‘mesele’ değil, ‘Milli Dava’dır”

“Bizler dinlenmemek üzere yola çıktık. Yorulmak nedir bilmeyiz”

 

Türkiye Cumhuriyeti’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, Kıbrıs Türk halkı ile birlikte “Türkiye Yüzyılı”nda şüphesiz nice haklı başarılara imza atacaklarını kaydederek, “Türkiye Yüzyılı, aynı zamanda Kıbrıs Türkü’nün de yüzyılıdır” dedi.

Feyzioğlu, 100 yıl önce “Yurtta Barış, Dünyada Barış” ilkesi temelinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin bölgesinde ve çevresinde bir barış, güvenlik ve istikrar kuşağı tesis etmek için mücadele ettiğini; dünyada demokrasi ve adaletin hakim kılınması için kararlılıkla, üstelik de çok zor bir coğrafyada, bir istikrar timsali olduğunu belirtti.

“Kıbrıs bizim için bir ‘mesele’ değil, ‘Milli Dava’dır diyen Feyzioğlu, “Çünkü meseleler zamanla yorar, milli davalar ise davaya inananları her daim güçlü ve kararlı kılar. Bizler dinlenmemek üzere yola çıktık. Yorulmak nedir bilmeyiz” ifadelerini kullandı.

Büyükelçi, Ada’daki gerçekleri esas alan, adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme ulaşılması ve Kıbrıs Türk halkının müktesep hakkı olan egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüsünün tescilinin temel hedeflerinden birini teşkil etmeye devam ettiğini kaydetti.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın resmi kutlamaları Büyükelçi Feyzioğlu’nun saat 13.00’te BRTK televizyonunda yaptığı konuşmayla başladı.

Büyükelçi Feyzioğlu, Cumhuriyet’in 100’üncü yılını kutlayarak, “Ne mutlu Türküm diyene!” dedi.

Feyzioğlu, 100 yıldır coşkularını yürekten paylaşan, bayramlarını kendileriyle birlikte kutlayan Kıbrıs Türk halkına bir kez daha teşekkürlerini dile getirdi.

Büyükelçi Feyzioğlu, içinde bulunulan ve dünyanın art arda ortaya çıkan doğal ve doğal olmayan afetlerle sarsıldığı “dönüşüm çağı”nda birlik ve beraberliğin muhafazasının önemini vurguladı.

– “Vatanımızı güzel yarınlara taşımak için tüm gayretimizle çalışmaya devam edeceğiz”

TC Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, konuşmasında, Cumhuriyet’in 100’üncü yılının gururla idrak edildiği 2023 yılında tüm yıl boyu sürmesi planlanan 100’üncü yıl kutlamalarının planlandığını ancak şubat ayında yaşanılan deprem felaketiyle coşkunun hazin bir burukluğa büründüğünü ve bu felaketin acısının halen daha derin ve taze olduğunu kaydetti.

Depremde hayatını kaybeden tüm Türkiye ile KKTC vatandaşlarının ve Şampiyon Melekler Takımı’nın aziz hatıralarını bir kez daha yad eden Büyükelçi; başta aileleri ve yakınları olmak üzere tüm Türk milletine ve Kıbrıs Türk halkına başsağlığı diledi.

Feyzioğlu, “Onların hatıralarını onurlandırmak ve vatanımızı daha güzel yarınlara taşımak için tüm gayretimizle çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

– “Atatürk’ümüz, evrensel değerleri kültürel zenginlikleriyle harmanlayan, itibarlı, demokratik ve güçlü bir Cumhuriyetle kendisine güvenen ve geleceğini inşa eden bir ülke yaratmıştır”

Feyzioğlu, 100 yıl önce, dünyayı ve uluslararası politikayı iyi okuyan, halkın kendi kaderini belirleme hakkına sonuna kadar inanan, Yüce Türk Milletine sonsuz güven duyan, bunu İstiklal Savaşı ile kanıtlayan büyük dahi Atatürk’ün, milli egemenliğe dayanan, evrensel değerleri kültürel zenginlikleriyle harmanlayan, itibarlı, demokratik ve güçlü bir Cumhuriyetle kendisine güvenen ve geleceğini inşa eden bir ülke yarattığını vurguladı.

“Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, kurtuluşun ve kuruluşun kadın erkek tüm kahramanları ile Cumhuriyet tarihimiz boyunca istiklal ve istikbal mücadelelerinde kaybettiğimiz tüm şehitlerimizi şükranla anıyor; ebediyete irtihal etmiş gazilerimize Allah’tan rahmet, hayattaki gazilerimize sağlıklı ve uzun ömürler diliyorum” diyen Feyzioğlu, vatanın onlara minnettar olduğunu söyledi.

Feyzioğlu, 100 yıl önce “Yurtta Barış, Dünyada Barış” ilkesi temelinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin bölgesinde ve çevresinde bir barış, güvenlik ve istikrar kuşağı tesis etmek için mücadele ettiğini anımsatarak, Türkiye’nin dünyada demokrasi ve adaletin hakim kılınması için kararlılıkla, üstelik de çok zor bir coğrafyada, bir istikrar timsali olmayı başardığının altını çizdi.

– “Bayramımızı bizimle birlikte kutlayan Kıbrıs Türk halkına bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum”

Feyzioğlu, şöyle devam etti:

“Cumhuriyetimiz, kökü bin yıllara uzanan devlet aklıyla, dünyanın her köşesinde mazluma uzanan şefkatli eliyle, ikinci asrında, yani ‘Türkiye Yüzyılı’nda atalarımızı gururlandırmaya, gelecek nesillerimize daha adil bir dünya ve barış dolu bir gelecek hazırlamak için azami gücüyle gayret sarf etmeye devam edecektir.

Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılının Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu üzere ‘Türkiye Yüzyılı’ olacağına ve bu gerçeğin tüm dünya tarafından tasdik ve takdir edileceğine yürekten inanıyoruz.

Bu amaç doğrultusunda çalışan ve ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonu etrafında kenetlenen herkese selam olsun. 100 yıldır coşkumuzu yürekten paylaşan, bayramımızı bizimle birlikte kutlayan Kıbrıs Türk halkına bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum.”

– “Kıbrıs bizim için bir ‘mesele’ değil, ‘milli davadır’”

Türk milletinin tarihi boyunca boyunduruk altında yaşamayı kabul etmediğini anımsatan Feyzioğlu, bu yüce milletin üyelerinin de 1963-74 yılları arasında Ada’da yaşanan zulme karşı direndiğini; birlik ve beraberlik içerisinde, uluslararası toplumun uyguladığı çifte standartlı yaklaşımlara rağmen varlığını koruduğunu ve pekiştirdiğini dile getirdi.

“Kıbrıs bizim için bir ‘mesele’ değil, ‘Milli Dava’dır” ifadelerini kullanan Feyzioğlu, meselelerin zamanla yorduğuna ancak milli davaların davaya inananları her daim güçlü ve kararlı kıldığına dikkat çekerek, “Bizler dinlenmemek üzere yola çıktık. Yorulmak nedir bilmeyiz. Bu çerçevede Ada’daki gerçekleri esas alan, adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme ulaşılması; Kıbrıs Türk halkının müktesep hakkı olan egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüsünün tescili temel hedeflerimizden birini teşkil etmeye devam etmektedir” diye konuştu.

Feyzioğlu, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uluslararası çağrıları ve desteğiyle son dönemde gerek ikili, gerek uluslararası teşkilatlarla ilişkiler bakımından büyük ivme kaydedildiğinin de altını çizdi ve “Türkiye Yüzyılı’nda şüphesiz bu konuda da nice hak edilmiş başarılara hep birlikte imza atacağız. Türkiye Yüzyılı, aynı zamanda Kıbrıs Türkü’nün de yüzyılıdır” dedi.

İçinden geçilmekte olan; dünyanın art arda ortaya çıkan doğal ve doğal olmayan afetlerle sarsıldığı “dönüşüm çağı”nda birlik ve beraberliğin muhafazasının her zamankinden önemli olduğunu belirten Büyükelçi Feyzioğlu, bu duygu ve düşüncelerle saygılarını ifade ederek sonsuza kadar var olacak Cumhuriyet’in 100’üncü yılını kutladı.

Feyzioğlu, konuşmasını “Ne Mutlu Türk’üm diyene” diyerek tamamladı.

T&T ERCAN HAVALİMANI 100. YILA HAZIR

T&T Ercan Havalimanı 100. Yıla hazır

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 100’ncü yıl dönümü nedeniyle T&T Ercan Havalimanı’nda gelen ve giden yolcu bölümlerine konulan özel ışıklı Türkiye ve Anıtkabir panolarının yanı sıra 2 boyutlu Atatürk maketleri büyük beğeni topladı.
“Türkiye Cumhuriyeti’nin yüzyılı” kapsamında T&T Ercan Havalimanı bayraklarla süslendi. Yolcu geliş bölümüne pasaport öncesi ışıklı Anıtkabir panosu önüne iki boyutlu Atatürk maketi kondu.
Giden yolcu bölümünde ise checkin bölümlerinin karşısına ise büyük bir Türkiye haritası içerisine Atatürk fotoğrafları ile önüne kırmızı halı serilerek üzerine yine 2 boyutlu Atatürk maketi kondu.
Her iki görsel ve Atatürk maketleri yolcular ve misafirler tarafından büyük beğeni ile karşılanırken, yolcular Atatürk maketi önünde anı fotoğraflar çektirdi.
Kimi yolcular ise bu anları cep telefonu kameralarına kaydetti. 100. Yıl kapsamında havalimanı içerisine de 100. Yıl bayrakları ile Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC bayrakları asıldı.

Milletvekili Küçük: “Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet bugün bizlerin de ışığı olmaya devam ediyor”

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Girne Milletvekili Hasan Küçük, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılı dolayısıyla mesaj yayımlayarak “Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet bugün bizlerin ışığı olmaya devam ediyor” dedi.

Küçük, “Anavatanımız Türkiye’miz bugün tam 100 yaşına girmiştir. Cumhuriyet ile taçlanmış büyük Türk devleti, bölgesinde artık süper güç olmanın ötesine geçmiş, küresel güç olma yolunda emin adımlarla yürümektedir” ifadelerini kullandı.

Küçük, “KKTC’nin ilanı olan 15 Kasım’da ise biz de 40. yılımızı coşkuyla kutlayacağız, Türkiye yüzyılında bizler de yerimizi alacağız” dedi.

Milletvekili Hasan Küçük mesajına şöyle devam etti:

“Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bugüne, bölünmez vatan toprakları üzerinde, ay yıldızlı al bayrağımızın gölgesi altında, milli birlik ve beraberlik içerisinde kendinden emin adımlarla ilerlemeye devam edecektir.

Türkiye Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılı vesilesiyle, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere, bu devleti ve güzel vatanı bizlere miras bırakan şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyor, yakınlarına ve gazilerimize minnetlerimi sunuyorum.”

Cumhurbaşkanı Tatar, Çanakkale Şehitler Abidesi’ni ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 1915 yılında I. Dünya Savaşı sırasında Çanakkale Savaşlarında hayatını kaybeden Türk askerlerin anısına yaptırılan Çanakkale Şehitleri Abidesi’ni ziyaret etti.

Cumhurbaşkanı Tatar, şehitliğe gelişinde askeri törenle karşılandı. Tatar’ın ziyareti dolayısıyla şehitlik girişine KKTC bayrağı da çekildi.

Tatar ilk önce Atatürk Anıtı’na çelenk sundu, ardından şehitliğe karanfil bıraktı, Mehmetçik Anıtı, Türk Bahçesi, Mustafa Kemal Çanakkale’de Anıtı, Yaralı Asker Anıtı, Meçhul Asker Kabri ve Türk Şehitliği’ni ziyaret etti.

Cumhurbaşkanı Tatar, ziyaretin ardından şehitlikten askeri törenle uğurladı. Tatar, ziyaret sırasında vatandaşlarla fotoğraf da çekildi.

Dinçyürek, “Cumhuriyet, Türk İstiklal Mücadelesinin Eşsiz Bir Ürünüdür”

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 100. yılı dolayısıyla mesajı yayımladı.

Bakan Dinçyürek şu ifadelere yer verdi;

“ Yüce Türk milletinin özgürlük ve bağımsızlığımızın simgesi olan Cumhuriyet’in 100. yıl dönümünü kutlamanın gururunu, coşkusunu ve mutluluğunu yaşıyoruz.

Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının, Türk gençliğine ve Türk milletine en büyük emaneti olan ‘Cumhuriyet’, Türk istiklal mücadelesinin eşsiz bir ürünüdür.

Türkiye Cumhuriyeti gelişerek, büyüyerek, ayakta dimdik durmakta, 100 yıl önce olduğu gibi, birlik ve beraberlik içinde Cumhuriyet’e, bu güne kadar kazanılan tüm değerlere birlikte sahip çıkılmaktadır.

Kıbrıs Türk halkı da Türk ulusunun onurlu mücadelesini desteklemiş, Cumhuriyet’in kurulmasıyla birlikte Atatürk ilkelerini benimsemiştir. Halkımız, bu çağdaş ve laik değerler doğrultusunda ilerlemeye devam edecektir.

Aziz Türk milletinin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyor, başta ulu önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, onun kahraman silah arkadaşlarını, şehitlerimizi ve gazilerimizi sonsuz gönül borcu, saygı ve rahmetle anıyorum”

100 Yıldır Aynı Gurur, Heyecan Ve Coşkuyla

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı zaferinin ardından Türk milleti için yeni bir devir başlatarak 29 Ekim 1923’te ilan ettiği Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100’üncü yıl dönümü dolayısıyla Lefkoşa 20 Temmuz Fen Lisesi’nde Okul Müdiresi Ayşe Deveci’nin yönlendirmeleriyle Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenlerinin organizatörlüğünde, müzik, resim ve tarih zümresinin de katkılarıyla çeşitli etkinlikler düzenlendi.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı zaferinin ardından Türk milleti için yeni bir devir başlatarak 29 Ekim 1923’te ilan ettiği Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100’üncü yıl dönümü dolayısıyla Lefkoşa 20 Temmuz Fen Lisesi’nde Okul Müdiresi Ayşe Deveci’nin yönlendirmeleriyle Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenlerinin organizatörlüğünde, müzik, resim ve tarih zümresinin de katkılarıyla çeşitli etkinlikler düzenlendi.
Okulun bahçesinde gerçekleştirilen etkinlik, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından konuşmalara geçildi.
Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı Tarih Öğretmeni Şerife Özyiğit Anadol yaptı daha sonra ise bu özel güne ait şiirler okundu. Okul korosunun seslendirdiği 100. Yıl Marşı’nın ardından okulun müzik gurubu da Çanakkale Türküsü’nü seslendirerek hayranlık topladı. Daha sonra ise okul öğrencileri tarafından Cumhuriyeti anlatan teatral gösteriler sunuldu ve büyük beğeni topladı. Okul bahçesindeki tören tüm öğrencilerin coşkuya ortak olarak seslendirdiği şarkılarla son bulurken öte yandan, öğrenciler Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100’üncü yıl dönümü dolayısıyla yol kenarında bayrak salladı, pankart açtı. Yoldan geçen araçların sürücüleri de bu coşkuya ortak oldu.

Oğuz: “Cumhuriyet atalarımızdan bizlere kalan en büyük mirastır”

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 100. yılı vesilesiyle kutlama mesajı yayımladı.

İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Bakan Oğuz, mesajında, “19 Mayıs 1919’da yakılan bağımsızlık meşalesinin, büyük bir zaferle taçlanmasının sonucunda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 29 Ekim 1923 tarihinde ‘Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir’ diyerek ilan ettiği Cumhuriyetimizin 100. yılını büyük bir heyecan ve gururla karşılıyoruz. Cumhuriyet atalarımızdan bizlere kalan en büyük mirastır” dedi.

Türk milletinin birlik ve beraberlik içerisinde, büyük bir dayanışma örneği sergileyerek vermiş olduğu varoluş mücadelesinin; azim ve büyük bir kahramanlıkla ölümsüzleştiğini belirten Oğuz, Büyük Önder Atatürk ve silah arkadaşlarının öncülüğünde Türk milletinin iradesine hiçbir zaman pranga vurulamayacağının Cumhuriyetle ilan edildiğini vurguladı.

Büyük mücadeleler neticesinde kurulan ve armağan edilen Cumhuriyet’in 100. yılına ulaşmanın mutluluk, coşku ve gururunun yaşandığını dile getiren Oğuz, Cumhuriyet’in 100. yılında tarihten alınan güçle geleceğe büyük bir ümitle bakıldığını ve emin adımlarla ilerlendiğini kaydetti.

Oğuz, mesajında, “Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere Türk milletinin sonsuza dek yaşaması için, canlarını hiç düşünmeden feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi de minnetle anıyorum. Cumhuriyetimizin 100. yılı kutlu olsun” ifadelerine yer verdi.

Töre: “Türk yüzyılını inşa etmek için Anavatanımızla birlikte yürümeye devam edeceğiz”

Cumhurbaşkanı Vekili ve Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Türk yüzyılını inşa etmek için Anavatan’la birlikte yürümeye devam edeceklerini vurguladı.

Töre, 100 yıl önce sağlam temellerle kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin her geçen yılda daha da gelişip ilerlemesi ve güçlenmesi dileğiyle, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Meclisi ve Kıbrıs Türk halkı adına en içten duygularla kutladığını kaydetti.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Türkiye Cumhuriyeti’nin  100. kuruluş yıl dönümü nedeniyle mesaj yayınladı.

Töre, mesajında şunları kaydetti:

“Mustafa Kemal Atatürk’ün çağdaş ve güçlü bir ülke kurmak için halkıyla birlikte başlattığı özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinin Cumhuriyetle  taçlandırılmasının 100’üncü yıl dönümünü gururla kutluyoruz.

Büyük Önder Atatürk’ün kararlı ve mücadeleci ruhu ve Anadolu’daki Türk Milletinin gösterdiği birlik, beraberlik, kardeşlik ve dayanışma; Kıbrıs Türkü’ne ve dünya uluslarına her zaman örnek teşkil etmiştir.

100 yıl önce sağlam temellerle kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin her geçen yılda daha da gelişip ilerlemesi ve güçlenmesi dileğiyle 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Meclisi ve halkımız adına en içten duygularımla kutlarım.

Türk yüzyılını inşa etmek için Anavatanımızla birlikte yürümeye devam edeceğiz.”

“Dinçyürek, İstanbul Aydın Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni Ziyaret Etti”

Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, geçtiğimiz gün İstanbul’da yaptığı temasları çerçevesinde İstanbul Aydın Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni ziyaret etti.

İstanbul Aydın Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin daveti üzerine ziyarette bulunan Bakan Dinçyürek, İstanbul Aydın Üni. Müt. Hyt. Bşk. Doç. Dr. Mustafa Aydın, tıp fakültesi dekanı ve dekan yardımcıları ile bir araya gelerek verilen sağlık hizmetleri konusunda bilgiler aldı.

Yoğun bakım servisleri, poliklinik hizmetleri olmak üzere yerinde incelemelerde bulunan Bakan Dinçyürek’e Aydın Üniversitesi Tıp Fakültesi yetkilileri tarafından KKTC Sağlık Bakanlığı ile iş birliği yapılması hususunda talepte bulunuldu.

Aydın Üniversitesi Tıp Fakültesi yetkilileri ve Sağlık Bakanlığı heyetleri ile yapılan görüşmeler neticesinde sağlığın hangi alanlarında iş birliği yapılabileceği konusunda teknik düzeyde çalışmaların yapılması ve iş birliğini ileriye götürebilecek ortak zemin arayışı için çalışmalar yapılmasına karar verildi.

Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu: “Cumhuriyet’in 100. yılında birlikte çok daha güçlüyüz”

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, “Cumhuriyet’in 100. yılında birlikte daha güçlüyüz” diyerek,  Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. kuruluş yıl dönümünün tüm Türk Dünyası’na kutlu olmasını diledi.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle mesaj yayımladı.

Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Ertuğruloğlu mesajında, mensubu olmaktan büyük onur duydukları Türk Milleti’nin, esarete ve dayatmalara hiçbir zaman boyun eğmediğini, istiklaline ve istikbaline kasteden işgalcilere karşı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde başlattığı Kurtuluş Savaşı’nı büyük zaferle sonuçlandırdığını kaydetti.

Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türklerinin de Anadolu’da başlatılan ve zaferle taçlandırılan mücadeleyi yakından takip ettiğini, Kurtuluş Savaşı’na maddi manevi destek verdiğini; çünkü kopmaz bir parçası olduğu Anadolu’nun kurtuluş sürecine katılmak, destek vermek Kıbrıs Türkü’nün milli kimlik ve birlik anlayışının vazgeçilmez bir gereği olduğunu belirtti.

– “Türkiye, savunma sanayi başta olmak üzere, son yıllarda tüm alanlardaki atılımları ile bölgesinde ve dünyada yükselen önemli güçler arasına girmiştir”

Türk’ün büyük zaferinin ardından Atatürk’ün, 29 Ekim 1923’te “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesi ve muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarılması hedefiyle kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin, savunma sanayi başta olmak üzere, son yıllarda tüm alanlardaki atılımları ile bölgesinde ve dünyada yükselen önemli güçler arasına girdiğini söyleyen Bakan Ertuğruloğlu, mesajında şunları kaydetti:

“Türkiye Cumhuriyeti’nin, çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşma hedefinde emin adımlarla ilerleyişini sürdürdüğünü görmekten, Kıbrıs Türkleri olarak büyük onur, gurur ve mutluluk duymaktayız.

Tarihte benzeri görülmemiş bir kahramanlık kazanan Türk Milleti, zorlu sınamalarla dolu 100 yıllık anlamlı yolculuğunda, bekasına yönelik içten ve dıştan gelen tüm tehditlere karşı güçlü ve kararlı duruşunu sürdürmüş, milli birlik ve beraberliğini daha da pekiştirmiştir.

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı yolunda daha güçlü olan Anavatanımız Türkiye, bölge barış ve istikrarı için önemli bir aktör haline gelmiştir. Garantör ülke olarak, tarihi ve ahdi sorumluluklarının bilinciyle her zaman her koşulda Kıbrıs Türkü’nün yanında olan Anavatanımız, birlikte savunduğumuz Milli Kıbrıs davamızda egemen eşit iki devlete dayalı bir çözüme destek vermektedir. 20 Temmuz 1974’de bizleri yok olmaktan kurtaran Anavatanımızın garantörlüğü ve her aşamadaki desteği Kıbrıs Türkleri için asla vazgeçilmezdir.”

“Cumhuriyet’in 100. yılında birlikte çok daha güçlüyüz” diyen Ertuğruloğlu, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. kuruluş yıldönümünün tüm Türk Dünyası’na kutlu olmasını dileyerek mesajını sonlandırdı.

KKTC Başbakanı Üstel’den İsrail ordusunun Gazze’deki Şifa Hastanesi’ni hedef göstermesine tepki

KKTC Başbakanı Üstel, abluka altında bulunan Gazze’deki Şifa Hastanesi’nin İsrail ordusunca hedef gösterilmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, “Hastane olan bölgeler ve hastane, herhangi bir savaş esnasında bombalanamaz.” dedi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, İsrail’in abluka altındaki Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları ve İsrail ordusunun Şifa Hastanesini hedef almasına ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

İsrail-Filistin arasındaki çatışmalarda artık istenmeyen durumların ortaya çıktığını belirten Üstel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan başka hiçbir ülkenin bu konuda sesini çıkarmadığını vurguladı.

Üstel, “Geldiğimiz noktada, hastaneler bombalanıyor, sivil, masum, yaralı insanlar, kadın ve çocuklarımız göz göre göre İsrail’in bombaları arasında hayata gözlerini yumuyor. Bu kabul edilebilir değil. Dünya nerede? Avrupa Birliği nerede? İnsan hakları nerede?” diyerek, sivillerin ve savunmasız insanların bombalanmasının kabul edilemeyeceğini söyledi.

Hastaneye sığınan insanların bombalanmasını şiddetle protesto ettiklerinin altını çizen Üstel, buna seyirci kalınmaması ve bir an önce bu savaşın durdurulması için çağrı yaptı.

“Hastane olan bölgeler ve hastane, herhangi bir savaş esnasında bombalanamaz”

Üstel, hastanelerin, sivillerin kendilerini tedavi edebileceği, sığınacağı bölgelerin bombalanmaması gerektiğini vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:

“Burada bakıyoruz ki; İsrail, hiçbir şeye kulak vermiyor. Aynı şiddetiyle sivil insanları bombalıyor. Bir kez daha buradan dünyaya, bu savaşa daha duyarlı olmasını temenni ediyoruz. Bugün bir kez daha dünyaya bir çağrıda bulunuyoruz; ‘bu sivil insanların, çocuklarımızın ölümüne artık dur denmesini istiyoruz.”

İsrail’in Gazze’deki Şifa Hastanesi’ne yönelik tehdidinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Üstel, “Hastane olan bölgeler ve hastane herhangi bir savaş esnasında bombalanamaz. Bu bir savaş suçudur, bir cinayettir.” dedi.

Üstel, hastanenin hedef gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanının olmadığını belirterek, bunun tıp dünyasında da kabul edilebilir bir olay olmadığına işaret etti.

“İsrail, her tarafa bomba yağdırıyor”

KKTC Başbakanı Üstel, şunları kaydetti:

“İnsan haklarına aykırı şekilde ve savaş kurallarını çiğneyerek, bir cinayet işleyerek hastane tehdit ediyorsunuz, oralardan çıkan insanlar nereye gidecek? Nereye gittiklerini bilseler veya bilmeseler de zaten İsrail, her tarafa bomba yağdırıyor. O yüzden bir an önce bu savunmasız insanların sığındıkları hastaneler, gerekse Şifa Hastanesi’nde bu tehditlerin doğru bir tehdit olmadığını ve buna artık ne Avrupa’nın ne de dünyanın duyarsız kalmamasını temenni ediyoruz. Bir hekim olarak, oralarda sığınan insanların tedavi edilmesinin önüne geçilmesinin insan hakları açısından suç olduğunu düşünüyorum. Bu, kabul edilebilir bir durum değildir.”

Başbakan Üstel: “Sanat Ve Bilim Toplumları Daha İleriye Taşır.”

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılı onuruna 100 eseri sanatseverlerle buluşturduğu “Cumhuriyetimizin 100’üncü Yılı Ekim Sergisi” ve “Kıbrıs’ın İlham Kaynağı” sergileri yoğun bir katılımla Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi Sergi Salonu’nda açıldı.

Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi sanatçılarının imzasını taşıyan “Cumhuriyetimizin 100’üncü Yılı Ekim Sergisi” ile Kazak sanatçı Mariia Raskin’nin “Kıbrıs’ın İlham Kaynağı” adlı kişisel resim sergisi, Başbakan Ünal Üstel tarafından açıldı.

20 Kasım’a kadar ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek ve toplamda 100 eserden oluşan sergiler; resim, heykel, seramik, vitray ve baskı resimlerinden oluşan zengin bir koleksiyonu bir araya getiriyor. Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat İrfan Günsel ve Yakın Doğu Oluşumu Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel’in ev sahipliğinde gerçekleşen açılışa Başbakan Ünal Üstel başta olmak üzere pek çok davetli ve sanatsever katıldı.

Serginin açılış konuşmalarını ise Başbakan Ünal Üstel, Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Kazak sanatçı Mariia Raskin ve Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erdal Aygenç yaptı.

Üstel: YDÜ, ülkemizin adını bütün dünyaya duyuruyor

Konuşmasına, “Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yaşını, Cumhuriyete yakışır bir şekilde sanatla karşılıyoruz” sözleri ile başlayan Başbakan Ünal Üstel, “Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının büyük zorluklarla gerçekleştirdiği bağımsızlık mücadelesi ile kurulan Türkiye Cumhuriyeti artık 100 yaşında. Ne mutlu bize ki, Cumhuriyetin 100’üncü yaşında yine aynı coşkuyla beraberiz” dedi.

KKTC’nin de aynı özgürlük mücadelelerini verdiğini hatırlatan Başbakan Ünal Üstel, “Bizler de ana vatanımız sayesinde 20 Temmuz Barış Harekatı ile özgürlüğümüze kavuştuk ve 15 Kasım 1983’te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni kurduk” dedi. 15 Kasım’da KKTC’nin 40’ıncı kuruluş yıl dönümünü kutlayacaklarını hatırlatan Başbakan Üstel, Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat İrfan Günsel’e “KKTC’nin gelişimi ve bütün dünyada tanıtılması için verdiği emekler için teşekkür ediyorum” dedi.

Sanatın ve bilimin toplumları daha ileriye taşıdığını söyleyen Başbakan Ünal Üstel, Yakın Doğu Üniversitesi’nin sanata ve sanatçıya verdiği öneme de vurgu yaparak, “Yakın Doğu Üniversitesi, sanat ve bilim alanlarında imza attığı çalışmalarla ülkemizin adını bütün dünyaya duyuruyor” dedi.

Şanlıdağ: Cumhuriyetimizin 100’üncü yılını selamlıyoruz

Konuşmasına “Büyük lider Mustafa Kemal Atatürk’ün rehberliğinde doğan Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yaşını kutluyoruz” ifadeleriyle başlayan Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, “15 Kasım’da kutlayacağımız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 40’ci kuruluş yıl dönümüne de yine bir arada olacağız” dedi.

“Bu yıl, Türkiye’de 100’üncü, ülkemizde ise 40’inci yaşını kutladığımız Cumhuriyet; bilim, eğitim, kültür ve sanattan güç alarak modernleşme ve ilerleme yolculuğunda önemli bir rol oynadı. İlerlemeyi ve toplumsal gelişmeyi teşvik etmek için önemli bir temel oluşturarak Türk milletinin geleceğini şekillendirmeye devam ediyor” diyen Prof. Dr. Şanlıdağ, “Bilimin, eğitimin ve sanatın gücünü bir araya getirerek Cumhuriyetimizin 100’üncü yılını selamlıyoruz” dedi.

Birkaç gün önce Londra merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu Times Higher Education’ın açıkladığı “Dünya Üniversiteleri Alan Sıralaması”nın sonuçlarını hatırlatan Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, “Dünyanın en iyi ilk 300 üniversitesi arasında gösterildiğimiz ‘Fizik Bilimleri’, ‘Bilgisayar Bilimleri’ ve ‘Mühendislik’ alanlarına damga vurduğumuz listede yer aldığımız 7 kategorinin tamamında KKTC’nin en iyi üniversitesi olarak gösterildik. Bu kategorilerin yine tamamında ise Türkiye üniversiteleri arasında en iyi ilk 5 üniversite arasında yer aldık” dedi. Prof. Dr. Şanlıdağ, “Tüm bu sonuçlar içinde bulunduğumuz kampüsten yükselerek bütün dünyaya ulaşan bilimsel üretkenliğimizi, çok güçlü bir şekilde görünür kıldı” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, “Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yıl kutlamaları, bizlere geçmişi onurlandırma ve geleceği inşa etme fırsatı sunuyor. Bizler de, hep birlikte, bu değerli mirası daha da ileriye taşımak düşüyor” dedi.

Aygenç: Mutluluk duyuyoruz

Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erdal Aygenç ise açılış konuşmasına “Bir devletin ve hatta bir ulusun 100’üncü doğum gününe tanıklık etmek, insan ömrü içerisinde pek rastlanır bir durum değil. Bu gururu birlikte yaşıyor olmaktan mutluluk duyuyoruz” sözleri ile başladı. Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin Kurtuluş Savaşı ile atıldığını söyleyen Prof. Dr. Erdal Aygenç, Türkiye Cumhuriyeti kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını övgü dolu sözlerle andı. Prof. Dr. Aygenç, “Atatürk, hem askeri hem de siyasi bir deha olarak tanımlanabilir. Cumhuriyet Devrimi, bağımsızlığımızın kesin bir simgesi olmuştur” dedi.

Yaşanan Filistin-İsrail Savaşı’na değinerek, yaşanan insanlık dışı durumu kınayan Prof. Dr. Erdal Aygenç, Atatürk’ün “Savaş zaruri ve hayati olmalıdır. Millet hayatı tehlikeye maruz kalmadıkça savaş bir cinayettir” ve “Yurtta barış, dünyada barış” sözlerini anımsatarak “Savaşsız bir dünyada Cumhuriyetimizi ilelebet yaşatalım. El ele, gönül gönüle” ifadelerini kullandı.

Raskin: Büyük bir onur

“Kıbrıs’ın İlham Kaynağı” adlı kişisel sergisi açılan Kazak sanatçı Mariia Raskin ise konuşmasına “Sanat çalışmalarımın Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yıl dönümü onuruna düzenlenen böylesine anlamlı bir sergide yer almasından dolayı büyük bir onur duyuyorum” sözleri başladı.

Eğitim hayatını Moskova Tekstil Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra grafik tasarımcı, moda illüstratörü, kitap illüstratörü olarak çeşitli sanat dallarında çalıştığını belirten Mariia Raskin, “5 yıldır ailemle birlikte Kuzey Kıbrıs’ta yaşıyorum ve ressamlığa tam zamanlı olarak burada başladım. Çalışmalarımda en büyük ilham kaynağım da her zaman bu güzel ülke oldu” dedi. Eserlerinde izleyiciye, enerji ve huzurun zıt kombinasyonunu hissettirmeyi amaçladığını söyleyen Mariia Raskin, “Umarım eserlerim sizleri de kendisine çekmeyi başarır” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Çanakkale’de iş insanları ve gazilerle bir araya geldi

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Çanakkale’de iş insanları ile bir araya geldi, Çanakkale ile KKTC arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesinin önemine vurgu yaptı.

Tatar, Kıbrıs gazileri ve şehit aileleri ile de bir araya geldi, Kıbrıs Türk halkının bağımsızlık, özgürlük, egemenlik ve devletine kavuşmasında canını, kanını veren tüm şehit ve gazilere şükranlarını sundu.

Cumhurbaşkanı Tatar’a, KKTC İstanbul Başkonsolosu Fatma Demirel de eşlik etti.

Tatar, iş dünyası ile görüşmesinde, KKTC’nin daha da güçlenmek zorunda olduğunu, o yüzden karşılıklı ticari ilişkilerin önem taşıdığını belirterek, Türkiye Cumhuriyeti’nin bu yolda yanlarında olduğunu kaydetti.

Rum Yunan ikilisinin KKTC’yi her alanda engellemeye çalışsa da, izolasyonlara rağmen KKTC’nin özellikle turizm ve eğitim alanlarında dünyada bilinen bir marka haline geldiğini ifade eden Tatar, Kıbrıs Türk halkının milli mücadele yıllarında direndiğini ve devletini kurduğunu belirtti.

Bugün Kıbrıs’ta iki devlet olduğunu ve bir anlaşma sağlanacaksa iki devlet üzerinden olabileceğini, Kıbrıs’ta Türk devletinin ilelebet yaşayacağını vurgulayan Tatar, “Görevimiz bu çerçevede devleti her alanda geliştirmektir” dedi.

Havalimanı, su projesi, altyapı, limanlar, enerji yatırımları ile devletin gelişmeye devam ettiğini ifade eden Tatar, iş ortaklıkları, karşılıklı ticaretin geliştirilmesi, işbirliklerinin artırılmasını diledi.

Türk halkının bir olduğunu ve milli değerler yanında ticari işbirliklerin geliştirilmesinin, ülkeyi geleceğe taşımakta önemli olduğunu ifade eden Tatar, KKTC’deki gelişmeleri anlattı, iş insanlarının sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Tatar, Rum tarafına her alanda işbirliği önerdiklerini ancak şu ana kadar bir karşılık göremediklerini ifade ederek, Kıbrıs’ta iki devletin işbirliğine dayalı bir anlaşmanın bölgeye de istikrar getireceğine inanç belirtti.

Avrupa Birliği’ne Türkiye’de koparılıp girmeyi reddettiklerini belirten Tatar, Yeşil Hat Tüzüğü üzerinden yapılabilen ihracat ile ilgili bilgi verdi.

Kıbrıs Türk halkının sevgi saygısını paylaşan Tatar, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. Yıldönümünü kutladı, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü ve tüm şehitleri andı.

KKTC’de de cumhuriyet bayramının coşkuyla kutlanacağını ifade eden Tatar, Azerbaycan ziyaretine de değindi, bir millet üç devlet olduklarını söyledi. Diğer Türk devletleri ile de büyük bir aile olduklarını dile getiren Tatar, birlik beraberliğin önemine işaret etti.

Tatar, iş insanlarını KKTC’de görmekten memnuniyet duyacağını da belirterek, katılan herkese teşekkür etti.

-Kıbrıs gazileri ile bir araya geldi

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, iş insanlarının ardından Kıbrıs gazileri ve şehit aileleri ile de bir araya geldi.

Tatar, Çanakkale’de yazılan destan ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna kadar yaşanan direniş ve kazanılan zaferleri anımsattı, Çanakkale ruhunun, Kıbrıs Türk halkına da ilham kaynağı olduğunu söyledi.

Tatar, Kıbrıs Türk halkının Çanakkale’de de savaştığını bildiğini, Gazimağusa’da Çanakkale şehitleri olduğunu anlattı, İngiliz, Rum Yunan ikilisine karşı verilen direnişte birçok şehit olduğunu belirtti ve tüm şehitleri andı.

Kıbrıs’ın bölgesinde en önemli ada olduğunu, Kıbrıs Türk halkının da Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle güvenlik başta olmak üzere her alanda güçlendiğini ve bir Türk devleti olarak yerini aldığını ifade eden Tatar, KKTC’nin, Türkiye’nin yeni yüzyılında mavi vatanda daha da güçleneceğine inanç belirtti.

Tatar, gazilere, Kıbrıs Barış Harekatı’ndaki başarılarından dolayı teşekkür ederek, Kıbrıs Türk halkı adına şükranlarını sundu.

Harekat olmasa belki de bugün Kıbrıs adasının bir Yunan devleti olmuş olacağını ifade eden Tatar, milli mücadele yıllarını anımsattı, zalimlik ve barbarlık nerede yaşanıyorsa kınadı.

Tatar, bugün Filistin’de yaşananların Kıbrıs’ta da yaşandığını anımsatarak, mazlum halka yapılanların insanlık dışı olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, gaziler ve şehit aileleri ile sohbet etti, anı fotoğrafı çektirdi.

Maliye Bakanı Berova, Mersin Uluslararası Limanı’nı ziyaret ederek, incelemelerde bulundu

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Mersin Uluslararası Limanı (MİP)’nı ziyaret ederek incelemelerde bulundu.

 Maliye Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, Bakan Berova’yı burada, Mersin Limanı Mülki İdare Amiri Vali Yardımcısı İbrahim Küçük ile MİP Genel Müdürü Ajay Kumar Singh karşıladı.

 Burada T.C. Serbest Bölgeler Genel Müdürü Emel Emirlioğlu, T.C. Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Atilla Berber, T.C. Gümrükler Genel Müdür Yardımcısı Nevzat Bozkurt, Uluslararası Anlaşmalar ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Ticaret Uzman Yardımcısı Alara Selin Ünal da yer aldı.

 Bakan Berova’ya ziyaretinde KKTC Mersin Başkonsolosu Zalihe Mendeli, Gümrük ve Rüsumat Dairesi Müdürü Veysi Bozcan, Para Kambiyo ve İnkişaf Sandığı İşleri Dairesi Müdürü Gürsel Gürbüz, Devlet Emlak ve Malzeme Dairesi Müdürü Yusuf Kenan Yeşilleme, Özel Kalem Müdürü Kamil Ağcabay, Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO) heyetinden Başkan Vekili Ramazan Gündoğdu, Yönetim Kurulu Üyesi Omaç Cin, Genel Sekreter Aysun Önet İleri eşlik etti.

 Mersin Limanını inceleyen Maliye Bakanı Berova ve heyetine, MİP tarafından sunum yapılarak, limanın işleyişi ile ilgili bilgi verildi ardından tekneyle liman gezilerek incelemelerde bulunuldu.

 -Berova

 Maliye Bakanı Özdemir Berova, burada yaptığı açıklamada, Mersin Uluslararası Limanı’nın deneyimlerini inceleme fırsatı bulduklarını belirterek, ziyaretin yararlı olduğunu kaydetti.

 Berova, Gümrük ve Rüsumat Dairesi Müdürlüğü ekibiyle birlikte, gümrüklerde otomasyon, kaçakçılıkla mücadele gibi konuların yanı sıra tır ve konteyner XRAY cihazlarının çalışmasını da yerinde deneyimleme fırsatının önemine değindi.