Archives 2023

Gardiyanoğlu, TBMM-KKTC Dostluk Grubu Başkanı Erdem’i ziyaret etti

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, TBMM-KKTC Dostluk Grubu Başkanı AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem’i ziyaret etti.

TBMM’de yer alan görüşmede, Erdem, Gardiyanoğlu’na meclis çalışmaları ile ilgili bilgi verdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Orhan Erdem ve Sadık Gardiyanoğlu, bir süre TBMM Genel Kurulu’nu izledi, Gardiyanoğlu, 15 Temmuz Darbe Girişimi’nde meclisin bombalanan bölgesini de ziyaret etti.

Bakan Gardiyanoğlu, TBMM-KKTC Dostluk Grubu Başkanı Orhan Erdem’in, “her zamanki gibi yine kendilerine yönelik dostane tutum ve sıcak karşılamasından dolayı  mutluluk duyduğunu” söyledi.

“Yüce Meclis’i bakan olarak da ziyaret etmenin onurunu yaşadığını” söyleyen Gardiyanoğlu, “ TBMM, ana vatanımızın siyaseten kalbi. Bombalarla bile yıkılmayan, yasamanın her zaman güç bulduğu yer. TBMM çalışmalarıyla, bizlere de örnek olmaktadır” dedi.

Gardiyanoğlu, “Sayın Orhan Erdem, hem deneyimli bir milletvekili hem de Kıbrıs Türk halkını yakından tanıyan ve ana vatan-yavru vatan İlişkilerine somut katkılarıyla güç veren, çok değerli ve müstesna bir abimiz. İlgisine, desteğine çok teşekkür ediyorum. Görev süremiz boyunca da buradaki katkılarını bizlere esirgemeyecektir” ifadelerinde bulundu.

TBMM-KKTC Dostluk Grubu Başkanı Orhan Erdem de, “kardeşim” dediği  Gardiyanoğlu’nu TBMM’de ağırlamanın heyecanını yaşadıklarını söyledi.

Gardiyanoğlu’nun çalışma hayatına büyük katkıları olacağına inandığını belirten Erdem, “Bizler, Kıbrıs Türk halkı için elimizden gelen katkıyı her zaman koymaya devam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın direktifleri doğrultusunda, KKTC’nin altyapı, çalışma yaşamı ve diğer tüm konularına destek vermeye devam edeceğiz. Gelecek, KKTC için daha müreffeh olacaktır” dedi.

En fazla yağış Devlet Üretme Çiftliği’nde kaydedildi

KKTC’de dün sabah 08.00 ile bu sabah 08.00 saatleri arasında en fazla yağmur, metrekareye 19 kg ile Devlet Üretme Çiftliği’nde kaydedildi

Meteoroloji Dairesi’nden yapılan açıklamaya göre, 24 saatlik sürede gerçekleşen yağışların yörelere göre dağılımı şöyle:

“Devlet Üretme Çiftliği 19 kg/m², Kırıkkale 17 kg/m², Doğancı 12 kg/m², Akdoğan 11 kg/m², Beyarmudu 10 kg/m², Kaleburnu 7 kg/m², Balıkesir 5 kg/m², Ercan 3 kg/m², Taşpınar, Çayırova 2 kg/m²”

Brent petrolün varil fiyatı 85,52 dolar

Brent petrolün varili, uluslararası piyasalarda 85,52 dolardan işlem görüyor.

Dün 88,26 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 85,82 dolar seviyesinde tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.37 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,35 azalışla 85,52 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 83,08 dolardan alıcı buldu.

Fiyatlardaki düşüşte, dünyanın en büyük petrol tüketicisi ABD’nin petrol stoklarındaki artış öngörüsünün işaret ettiği zayıf talep beklentileri etkili oldu.

Amerikan Petrol Enstitüsü, ülkenin ham petrol stoklarında geçen hafta bir önceki haftaya göre 12 milyon 940 bin varil artış tahmin edildiğini açıkladı. Piyasa beklentisi, stokların 1 milyon 300 bin varil artacağı yönündeydi.



ABD Enerji Enformasyon İdaresinin resmi stok verileri ise bugün açıklanacak. Stoklarda yükseliş olması durumunda petrol fiyatlarındaki düşüşün devam etmesi bekleniyor.

İsrail-Filistin çatışması sonrası piyasalarda petrol tedarikine ilişkin oluşan endişelerle hafta başında aniden yükselen petrol fiyatları, arz endişelerinin hafiflemesiyle gerilemeye devam ediyor.

Uzmanlar, çatışmanın petrol piyasasına etkisinin kısa vadede sınırlı olacağına dair işaretlerle fiyatlardaki düşüşün hızlandığını ifade ediyor.

Brent petrolde teknik olarak 85,60 ile 85,94 dolar aralığının direnç, 85,26 ile 84,92 dolar aralığının ise destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor.

Tatar Azerbaycan ile bağların gelişmesi için çalışmaya devam edeceklerini söyledi

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Haydar Aliyev Uluslararası Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Haydar Aliyev’in Hayatından 100 An” kitabının imza törenine ve Azerbaycanlı ressam Aida İbrahimova’nın resim sergisinin açılışına katıldı.

 

Cumhurbaşkanlığından verilen bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Tatar burada yaptığı konuşmada, “Azerbaycan ile aramızdaki milli, kültürel ve diplomatik bağların gelişmesi için irade ortaya koymaya devam edeceğiz” dedi.

 

Karabağ savaşında Kıbrıs Türkü’nün her zaman Azerbaycan’ın yanında olduğunu ifade eden Tatar,

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu “bir millet üç devlet” anlayışının kökleşmesi ve gelişmesinin önemine işaret etti.

 

Azerbaycan Kıbrıs Dostluk Cemiyeti’nin Azerbaycan ile olan bağların gelişmesi için yürüttüğü faaliyetlerin önemli olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türkü’nün iki devletli yeni siyasetinin Azerbaycan’dan büyük destek bulduğunu kaydetti. Azerbaycan medyası ve kamuoyunun Kıbrıs Türkü’nün yanında olduğunu söyleyen Tatar, “Çalışmalar, tarihten bize emanet edilen kutsal bağlarımızın, milli ve manevi değerlerimizin taçlandırılmasıdır” dedi.

 

Azerbaycan’a gerçekleştirecekleri ziyaret sonrası önemli gelişmeler olması temennisinde de bulunan Cumhurbaşkanı Tatar, “Bizim için önemli olan KKTC’nin tanınması yolundaki çalışmalardır” dedi.

 

Avrupa Birliğinin Kıbrıs Türkü’ne yapmakta olduğu haksızlıklara dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, bu ziyaretler ve münasebetlerin engellenmeye çalışıldığını, Kıbrıs Türkü’nün kendi bağımsızlığı ve iradesiyle bu topraklarda onurlu bir yaşam sürmesinin bir insan hakkı olduğunu vurguladı.

 

Karşı tarafın zihniyeti kaynaklı baskılara rağmen önemli adımların atılmaya devam edeceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Tatar, Türk Devletleri Teşkilatı’nda anayasal ismiyle KKTC’nin gözlemci statüsünde yerini aldığını anımsattı.

 

Merhum Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’i rahmetle anan Cumhurbaşkanı Tatar, doğumunun 100. yılında Aliyev’i böyle bir etkinlikte anmanın ve ilkelerini ifade edebilmenin önemli olduğunu, Haydar Aliyev’in oğlu Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in de çalışmalarını, başarılarını minnet duygusuyla takdir ettiğini kaydetti.

 

-Savaşı endişe ile izliyoruz

 

Ukrayna-Rusya Savaşı’nın ardından Filistin’de yaşanmakta olan olayları endişe ile izlediklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, savaşın acılarını yaşayan Kıbrıs Türkü’nün asla 1974 öncesine dönmek istemediklerini tüm dünyaya ve karşı tarafa anlatmaya çalıştıklarını söyleyerek, iki devletli çözüm siyaseti yolunda ilerlediklerini ve mücadele vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.

İsrail ordusu, Batı Şeria’nın Cenin kentine baskın düzenledi

İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria’nın kuzeyindeki Cenin kentine sabah saatlerinde baskın düzenledi.

Bölgedeki görgü tanıklarının AA muhabirine verdiği bilgiye göre, büyük bir İsrail askeri gücü, Cenin kentine birçok noktadan giriş yaptı.

İsrail ordusu, baskına engel olmak isteyen Filistinli gençlere gerçek ve plastik mermi kullanarak karşılık verdi.

İki grup arasında yaşanan gerginlik daha sonra silahlı çatışmaya dönüştü.

Görgü tanıklarının ifadesine göre, işgal güçleri, kentten ayrılmadan önce Hamas Hareketi liderlerinden Halid el-Hac’ı gözaltına aldı.

Bölgedeki İbni Sina Hastanesinden yapılan açıklamada da işgal güçleri tarafından açılan ateş sonucu ayağından yaralanan bir kişinin tedavi altına alındığı bildirildi.

Başbakan Üstel: “Türkiye ile yıllardır kurduğumuz gönül köprülerini Azerbaycan’la da kurmak istiyoruz”

“Türkiye, Azerbaycan ve KKTC’nin ortak bir milletin 3 kardeş devleti…”

Başbakan Ünal Üstel, Türkiye, Azerbaycan ve KKTC’nin ortak bir milletin üç kardeş devleti olduğunu belirterek, “Türkiye ile yıllardır kurduğumuz gönül köprülerini Azerbaycan’la da kurmak istiyoruz” dedi.

Başbakan Ünal Üstel, Azerbaycan’a gidişinde uçakta, TAK ve BRT’nin sorularını yanıtlayarak, Azerbaycan seyahati hakkında açıklamalarda bulundu.

Türkiye, Azerbaycan ve KKTC’nin ortak bir milletin üç kardeş devleti olduğunu belirten Üstel, “Türkiye ile yıllardır kurduğumuz gönül köprülerini Azerbaycan’la da kurmak istiyoruz. Gerek kültürel gerek siyasi gerekse ekonomik anlamda karşılıklı sevgiye saygıya ve güvene dayalı ilişkileri geliştirmek istiyoruz” dedi.

İki ülke arasında yıllardır ihmal edilmiş kültürel kaynaşmanın geliştirilmesi için son iki yıldır önemli çalışmalar yürüttüklerini vurgulayan Üstel, “Bu ziyaret işte bu çalışmaların amacına ulaşmasına önemli katkı sağlayacak en önemli adımlardan biridir” şeklinde konuştu.

-“Dünya ile kucaklaşma yolundan önemli bir süreç yaşıyoruz”

Üstel konuşmasına şöyle devam etti:

“KKTC için son derece önemli bir süreçten geçiyoruz. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “KKTC’yi tanıyın” çağrısı ve Türk Devletleri Teşkilatı gözlemci üyeliği ile başlayan uluslararası girişimler son derece önemlidir. Dünya ile kucaklaşma yolundan önemli bir süreç yaşıyoruz.”

“Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in ‘KKTC bayrağı Azerbaycan’da da dalgalanacak’ şeklindeki açıklamasının ardından çok kısa bir süre içerisinde bayrağımız göklerdeki yerini almıştır” vurgusu yapan Üstel, “Şimdi Azerbaycan’da dalgalanmaya başlayan bayraklarımızı selamlamaya ve o bayrakları Azerbaycan’da dalgalandıran kardeşlerimize teşekküre gidiyoruz” diye konuştu.

Çok geniş katılımlı bir heyetle Azerbaycan’a adeta çıkarma yaptıklarını ifade eden Üstel, şunları kaydetti:

“Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere heyetimizde, ben ve Başbakan Yardımcımız var. Bu, en üst düzeyde siyasi temsiliyet demek. Heyetimizde sanayicilerimiz var, ticaret dünyamızın en güçlü şirketlerinin temsilcileri var, Sanayi Odamız, Ticaret Odamız var, turizmcilerimiz ve emlakçılarımız var, müteahhitlerimiz, üniversite sektörümüzün temsilcileri var. Pek çok sivil toplum kuruluşu ve odalarımızın temsilcileri de var. Böylesi geniş katılımla yapılan ilk Azerbaycan ziyaretini gerçekleştiriyoruz.

Ekiplerimiz, düzenlenecek özel toplantı ve tanıtımlarda Azerbaycanlı meslektaşları ile buluşup iki ülke arasındaki ticaret hacminin geliştirilmesine yönelik önemli temaslar gerçekleştirecekler.”

Azerbaycan seyahatinde bazı siyasi temaslar gerçekleştireceklerini de belirten Başbakan Üstel, “Ülkeler arası ve siyasal partiler arası iş birliğinin geliştirilmesi de pek çok önemli adımın atılmasına önemli katkılar sağlayacaktır. İnanıyorum ki bu ziyaret iki ülke arasındaki hem kültürel hem siyasi hem de ekonomik ilişkileri ezberleri bozacak şekilde değiştirecek ve geliştirecektir” dedi.

Güney Kıbrıs’ın “Grilloumi” ismine itirazı reddedildi

“Fontana Food AB” isimli bir İsveç şirketinin 2016 yılında “Grilloumi” isimli peynir için yaptığı patent başvurusu sonrası Güney Kıbrıs’ın, söz konusu ürün isminin Hellimle karışabileceği yönündeki itirazı AB Genel Mahkemesi tarafından reddedildi.

Haravgi gazetesi, “Fontana Food AB” isimli bir İsveç şirketinin, 2016 yılında AB Fikri Mülkiyet Ofisi’ne (EUIPO) başvuru yaparak “Grilloumi” isimli peynirin patentini almasının ardından Güney Kıbrıs’ın AB Genel Mahkemesi’ne itiraz başvurusunda bulunduğunu ancak itirazı reddedildiğini yazdı.

Tatar, çözümün iki devleti bir çözüm modelinden geçtiğini tekrarladı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Başbakan Ünal Üstel, “Kıbrıs Türk Tanıtım Günü” etkinliğine katılmak, bazı temaslarda bulunmak ve ziyaretler gerçekleştirmek üzere 200 kişilik heyetle Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmek üzere Ercan Havalimanı’ndan ayrıldı.

Aynı etkinliğe katılacak olan Başbakan Yardımcısı, Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu ise dün Bakü’ye gitti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Bakü’ye hareketinden önce Ercan’da yaptığı açıklamada kardeş devlet Azerbaycan’la ekonomik, ticari ve siyasi bağları geliştirmek üzere bu ziyaretin gerçekleştirildiğini belirtti.

Bu gidişin bir ilk niteliğinde olduğunu, iki devlet arasındaki her türlü ilişkinin geliştirilmesi ve kökleşmesi için önem taşıdığını vurgulayan Tatar, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü kabul edilmeden resmi müzakere sürecine girmeyeceklerini de tekrarladı.

“Kıbrıs’ta iki ayrı devlet vardır” diyen Tatar, İsrail-Filistin’e işaret etti, bölgede istikrar sağlanmadığında ne olduğunun buradan görülebileceğini ifade etti.

Tatar, Kıbrıs’ta 1974 öncesine dönmemek, Kıbrıs’ta çatışma olmaması için en doğru çözümün iki devleti çözüm olduğunu vurguladı.

-“Ziyaret Türk dünyasının kopmaz bir parçası olarak bağların geliştirilmesini amaçlıyor”

Aralarında Ticaret Odası, Sanayi Odası, Ekonomik Örgütler Platformu, otel temsilcileri, üniversite temsilcileri, halk dansları ekiplerinin de bulunduğu geniş heyetle Bakü’ye gideceklerini belirten Tatar, Türk dünyasının kopmaz bir paçası olarak bağların her anlamda geliştirilmesi için bu ziyaretin düzenlendiğini vurguladı.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmaya işaret eden Tatar, Erdoğan’ın konuşmasında tüm dünyaya Kıbrıs Türk halkının bağımsızlığının ve KKTC’nin tanınması, KKTC ile kültürel siyasi ekonomik iş birliğinin geliştirilmesi gerektiğini ifade ettiğini anımsattı.

Tatar, yaptıkları temasların, bu bağlamda, ülkenin kabul edilebilirliği, görünürlüğü ve tanınması adına önemli olduğunu belirtti.

-“KKTC bayrağı Azerbaycan’da dalgalanacak”

Konuşmasında Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olunduğuna işaret eden ve bu bağlamda temsiliyetin arttığını kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, son olarak Bakü’de yapılan toplantıda Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in, KKTC bayrağının Azerbaycan’da dalgalanacağını açık ve net ifade ettiğinin de vurguladı.

Kardeş Azerbaycan devletiyle her türlü bağın geliştirilmesi için çaba içinde olacaklarını anlatan Tatar, “Karşı taraf bu temaslarımızı engellemek için kapı kapı dolaşıyor. Bizi ayrılıkçı olarak tanımlıyor, bizimle kimsenin temas kurmamasını istiyor” dedi.

“Öte yandan özden gelen müktesep haklarla, egemenliğe sahip bir halk olarak, 1963’te devletin dışına silah zoruyla atıldıktan sonra tabii ki kendi devletimizi kurmak zorundaydık” açıklaması yapan Tatar, Kıbrıs meselesinin 60 yıldır sürdüğünü, Kıbrıslı Türklerin zorlu süreçlerden geçtiğini ve geçmeye devam ettiğini söyledi.

Tatar, bu zorlu mücadelenin halkın egemenliği, bağımsızlığı, özgürlüğü ve onuruyla bu ülkede yaşaması için gerekli olduğunu kaydederek, asla federal temelli bir görülme sürecine girilemeyeceğini yineledi.

“Bizi Anavatan’dan koparmak ve tehlikeli bir maceraya sürüklemek için her tür baskıya maruz kalıyoruz. Ama egemen eşitliğimiz kabul edilmeden resmi müzakere sürecine asla girmeyeceğiz” diyen Ersin Tatar, çözümün iki devleti bir çözüm modelinden geçtiğini tekrarladı.

-“Kıbrıs’ta 74 öncesine dönmemek için, Kıbrıs’ta çatışma olmaması için en doğru çözümün iki devleti çözüm”

“Kıbrıs’ta iki ayrı devlet vardır” diyen Tatar, İsrail-Filistin’e işaret etti, bölgede istikrar sağlanmadığında ne olduğunun buradan görülebileceğini ifade etti.

Tatar, Kıbrıs’ta 74 öncesine dönmemek için, çatışma olmaması için en doğru çözümün iki devleti çözüm olduğunu vurguladı.

Konuşmasında Karabağ ve Nahcivan başarısına da işaret eden Tatar Azerbaycan’la olan her türlü ilişkinin zamanla daha da gelişeceğini söyledi.

Bu arada Başbakanlık’tan yapılan yazılı açıklamada, Başbakan Ünal Üstel’in 12-14 Ekim’de Bakü’de düzenlenecek “Kıbrıs Türk Tanıtımı Günü” etkinliğine katılarak temaslarını tamamladıktan sonra 14 Ekim Cumartesi günü ülkeye döneceği belirtildi.

TÖRE, AZERBAYCAN’IN ULUSAL LİDERİ HAYDAR ALİYEV’İN DOĞUMUNUN YÜZÜNCÜ YILI ANISINA DÜZENLENEN ETKİNLİĞE KATILDI

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Azerbaycan’ın ulusal lideri Haydar Aliyev’in doğumunun yüzüncü yılı anısına düzenlenen “Haydar Aliyev’in hayatından 100 an” kitabının imza töreni ve Azerbaycan’lı ressam Aida İbrahimova’nın resim sergisi açılışına katıldı.

Haydar Aliyev Uluslararası Kültür Merkezi’nde gerçekleşen etkinlikte konuşan Başkan Töre, Cumhurbaşkanı Tatar’ın Azerbaycan’a yapacağı temasların geleceğe dair bir müjde niteliği taşıdığını ifade ederek Türk birliğinin önemine dikkati çekti.

Töre, 3 devletin bir millet olduğuna vurgu yaparak Türklük şuurunu taşıyan herkesin bu bilinçle hareket etmesi gerektiğini söyledi.

Milli dava anlayışının milli şuurdan kaynaklandığını dile getiren Töre, şehitlerin ruhlarını incitmemek için Türk Birliğinin sağlanması gerektiğini kaydetti.

Azerbaycan’ın ulusal lideri Haydar Aliyev ile Milletvekili Ganira Pashayeva’yı saygı ve minnetle anan Töre, Türklük dünyasına katkılarının hiçbir zaman unutulmayacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Başbakan Üstel ve 200 kişilik heyetle Azerbaycan’a gidiyor

“Ziyaret Türk dünyasının kopmaz bir parçası olarak bağların geliştirilmesini amaçlıyor”

“KKTC bayrağı Azerbaycan’da dalgalanacak”

“Kıbrıs’ta 74 öncesine dönmemek için, Kıbrıs’ta çatışma olmaması için en doğru çözümün iki devleti çözüm”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Başbakan Ünal Üstel, “Kıbrıs Türk Tanıtım Günü” etkinliğine katılmak, bazı temaslarda bulunmak ve ziyaretler gerçekleştirmek üzere 200 kişilik heyetle Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmek üzere Ercan Havalimanı’ndan ayrıldı.

Aynı etkinliğe katılacak olan Başbakan Yardımcısı, Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu ise dün Bakü’ye gitti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Bakü’ye hareketinden önce Ercan’da yaptığı açıklamada kardeş devlet Azerbaycan’la ekonomik, ticari ve siyasi bağları geliştirmek üzere bu ziyaretin gerçekleştirildiğini belirtti.

Bu gidişin bir ilk niteliğinde olduğunu, iki devlet arasındaki her türlü ilişkinin geliştirilmesi ve kökleşmesi için önem taşıdığını vurgulayan Tatar, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü kabul edilmeden resmi müzakere sürecine girmeyeceklerini de tekrarladı.

“Kıbrıs’ta iki ayrı devlet vardır” diyen Tatar, İsrail-Filistin’e işaret etti, bölgede istikrar sağlanmadığında ne olduğunun buradan görülebileceğini ifade etti.

Tatar, Kıbrıs’ta 1974 öncesine dönmemek, Kıbrıs’ta çatışma olmaması için en doğru çözümün iki devleti çözüm olduğunu vurguladı.

-“Ziyaret Türk dünyasının kopmaz bir parçası olarak bağların geliştirilmesini amaçlıyor”

Aralarında Ticaret Odası, Sanayi Odası, Ekonomik Örgütler Platformu, otel temsilcileri, üniversite temsilcileri, halk dansları ekiplerinin de bulunduğu geniş heyetle Bakü’ye gideceklerini belirten Tatar, Türk dünyasının kopmaz bir paçası olarak bağların her anlamda geliştirilmesi için bu ziyaretin düzenlendiğini vurguladı.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmaya işaret eden Tatar, Erdoğan’ın konuşmasında tüm dünyaya Kıbrıs Türk halkının bağımsızlığının ve KKTC’nin tanınması, KKTC ile kültürel siyasi ekonomik iş birliğinin geliştirilmesi gerektiğini ifade ettiğini anımsattı.

Tatar, yaptıkları temasların, bu bağlamda, ülkenin kabul edilebilirliği, görünürlüğü ve tanınması adına önemli olduğunu belirtti.

 

-“KKTC bayrağı Azerbaycan’da dalgalanacak”

Konuşmasında Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olunduğuna işaret eden ve bu bağlamda temsiliyetin arttığını kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, son olarak Bakü’de yapılan toplantıda Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in, KKTC bayrağının Azerbaycan’da dalgalanacağını açık ve net ifade ettiğinin de vurguladı.

Kardeş Azerbaycan devletiyle her türlü bağın geliştirilmesi için çaba içinde olacaklarını anlatan Tatar, “Karşı taraf bu temaslarımızı engellemek için kapı kapı dolaşıyor. Bizi ayrılıkçı olarak tanımlıyor, bizimle kimsenin temas kurmamasını istiyor” dedi.

“Öte yandan özden gelen müktesep haklarla, egemenliğe sahip bir halk olarak, 1963’te devletin dışına silah zoruyla atıldıktan sonra tabii ki kendi devletimizi kurmak zorundaydık” açıklaması yapan Tatar, Kıbrıs meselesinin 60 yıldır sürdüğünü, Kıbrıslı Türklerin zorlu süreçlerden geçtiğini ve geçmeye devam ettiğini söyledi.

Tatar, bu zorlu mücadelenin halkın egemenliği, bağımsızlığı, özgürlüğü ve onuruyla bu ülkede yaşaması için gerekli olduğunu kaydederek, asla federal temelli bir görülme sürecine girilemeyeceğini yineledi.

 

“Bizi Anavatan’dan koparmak ve tehlikeli bir maceraya sürüklemek için her tür baskıya maruz kalıyoruz. Ama egemen eşitliğimiz kabul edilmeden resmi müzakere sürecine asla girmeyeceğiz” diyen Ersin Tatar, çözümün iki devleti bir çözüm modelinden geçtiğini tekrarladı.

-“Kıbrıs’ta 74 öncesine dönmemek için, Kıbrıs’ta çatışma olmaması için en doğru çözümün iki devleti çözüm”

“Kıbrıs’ta iki ayrı devlet vardır” diyen Tatar, İsrail-Filistin’e işaret etti, bölgede istikrar sağlanmadığında ne olduğunun buradan görülebileceğini ifade etti.

Tatar, Kıbrıs’ta 74 öncesine dönmemek için, çatışma olmaması için en doğru çözümün iki devleti çözüm olduğunu vurguladı.

Konuşmasında Karabağ ve Nahcivan başarısına da işaret eden Tatar Azerbaycan’la olan her türlü ilişkinin zamanla daha da gelişeceğini söyledi.

Bu arada Başbakanlık’tan yapılan yazılı açıklamada, Başbakan Ünal Üstel’in 12-14 Ekim’de Bakü’de düzenlenecek “Kıbrıs Türk Tanıtımı Günü” etkinliğine katılarak temaslarını tamamladıktan sonra 14 Ekim Cumartesi günü ülkeye döneceği belirtildi.

Filistin-İsrail hattındaki çatışmalarda 6. gün… Tansiyon yüksek…

Aksa Tufanı operasyonunun ardından başlayan çatışmalar 6. gününde devam ediyor. İsrail ordusunun, Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları gece boyunca devam ederken, kente düzenlenen saldırı sonucu bölgeden alev ve dumanlar yükseldi. Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail’in saldırılarında Gazze’de 1100 kişinin hayatını kaybettiğini, 5 bin 339 kişinin yaralandığını açıkladı.

Hamas’ın 7 Ekim’deki Aksa Tufanı operasyonuyla başlayan, Filistinli direniş örgütleri ile İsrail güçleri arasındaki çatışmalar altıncı gününde devam ediyor.

İsrail savaş uçakları Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah şehrinin çeşitli bölgelerine hava saldırıları düzenledi. Saldırılarda 9 kişi öldü, çok sayıda bina yıkıldı.

Gazze Şeridi’ni yoğun bombardıman altında tutan İsrail güçleri bölgenin kuzeyinde bir ambulansı hedef aldı. 4 sağlık çalışanını katletti.

İsrail güçleri, Gazze’nin doğusunda da bir sağlık görevlisini öldürdü.

Filistin Sağlık Bakanlığı, Ambulans ve sağlık ekipleri için acil uluslararası koruma talep etti.

İSRAİL’DE ACİL DURUM HÜKÜMETİ KURULACAK

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, muhalefetteki Ulusal Birlik Partisi lideri Benny Gantz, acil durum hükümeti kurma konusunda anlaştı.

Gantz, Hamas’ın elindeki İsrailli esirleri geri almak için ellerinden geleni yapacaklarını belirtti.

İSRAİL SAĞLIK BAKANLIĞINDAN İSRAİL HASTANELERİNE FİLİSTİNLİ YARALILARLA İLGİLİ UYARI

Yedioth Ahronoth gazetesinin haberinde, İsrail Sağlık Bakanlığının, devam eden çatışmalarda yaralanan ve İsrail hastanelerinde tedavi gören Filistinlilerin infaz edilmesinden endişe duyduğu ve bu konuda hastane yönetimlerini ve güvenlik görevlilerini uyardığı aktarıldı.

Haberde, Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları üyesi en az üç kişinin İsrail hastanelerinde, çatışmalarda yaralanan İsraillilerle aynı bölümlerde tedavi gördüğü belirtildi.

Üst düzey hastane yetkililerine dayandırılan haberde, hastane yetkililerinin, yaralı Filistinlileri “başka seçenekleri olmadığı için” kabul etmek zorunda kaldıkları aktarıldı.

Haberde, Sağlık Bakanlığı yetkililerinin, “güvenlik kurumlarının sorgulamak istediği” yaralı Filistinlilerin kapalı bir askeri tesise nakledilmeleri yönünde çağrıda bulunduğu ifade edildi.

GAZZE SINIRINDAN İSRAİL’E SIZMAYA ÇALIŞAN 3 FİLİSTİNLİ DİRENİŞÇİ ÖLDÜRÜLDÜ

İsrail basınındaki haberlere göre, Gazze yakınlarındaki İsrail yerleşimi Zikim’e sızan Filistinli silahlı kişilerle İsrail askerleri arasında çatışma çıktı.

Times of Israel ve Kanal 12’nin aktardığına göre, çatışmalarda 3 Filistinli direnişçi öldürüldü.

Öte yandan İsrailli yerel yetkililerin, Gazze’ye sıfır noktadaki Zikim ve Karmia’da henüz tahliye edilmemiş İsraillilerden sığınaklarda kalmalarını istediği aktarıldı.

İSRAİL, HAPİSHANELERİNDEKİ FİLİSTİNLİ TUTUKLULARIN ELEKTRİĞİNİ KESTİ

Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre İsrail, “dış dünyadan tamamen izole etmek” amacıyla hapishanelerindeki tüm Filistinli tutukluların elektriğini kesti.

Cezaevi yönetimindeki üst düzey yetkililer, Filistinli tutukluların elektriğinin kesildiğini doğruladı.

Filistinli tutukluların bulunduğu koğuşlardaki elektriğin, İsrail Hapishaneler Otoritesi Başkanı Tümgeneral Katy Perry’nin talimatıyla kesildiğini ifade eden yetkililer, bunun hedefinin, “Filistinli tutukluların kaçak telefonlar aracılığıyla dış dünya ile irtibat kurmak suretiyle terör eylemi talimatı vermelerinin önünü kesmek olduğunu” iddia etti.

Filistin Esirler Cemiyetine göre, İsrail hapishanelerinde 1200’den fazlası idari tutuklu olmak üzere yaklaşık 5 bin Filistinli tutuklu bulunuyor.

İSRAİL GÜÇLERİ, BATI ŞERİA’DA FİLİSTİNLİ BİR ÇOCUĞU ÖLDÜRDÜ

İsrail askerlerinin, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Hail kentinin doğusunda ateş açması sonucu Filistinli bir çocuk hayatını kaybetti.

Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail askerlerinin El Halil kentinin doğusundaki Beni Naim beldesinde açtığı ateşte 16 yaşındaki Müennis Zeyadat’ın yaşamını yitirdiği belirtildi.

KASSAM TUGAYLARI, HAYFA KENTİNİ R160 TİPİ ROKETLE VURDU

Kassam Tugayları, İsrail’in kuzeyindeki Hayfa kentini R160 tipi roketle vurduklarını duyurdu. Saldırıya ilişkin daha fazla detay verilmedi.

İSRAİL LÜBNAN’DAKİ BİR CAMİYİ VURDU

Hizbullah’ın sabah antitank füzesi atmasının ardından İsrail ordusu, topçu atışlarıyla Lübnan’ın güneyindeki Sur kentine bağlı Dahayra beldesindeki Ehl Kur’an Camisi’ni ve en az 5 evi hedef aldı.

Saldırı nedeniyle belde sakinlerinin çoğu evlerini terk etmek zorunda kaldı.

İsrail saldırısında evi isabet alan Ali Suveyd, “Evde kahvaltı yapıyorduk. Bahçedeydik. Top sesleri gelince içeriye geldik ve ardından evimiz hedef alındı.” dedi.

Suveyd, topçu atışlarının yanı sıra İsrail askerlerinin eş zamanlı olarak sürekli makineli silahlarla ateş açtığını ve aile bireylerinden birinin yaralandığını belirterek yaralı ile ambulansa binerek evinden uzaklaşabildiğini söyledi.

İSRAİL, LÜBNAN’DAN SIZMAYLA İLGİLİ UYARISININ “BEŞERİ HATA” OLDUĞUNU AÇIKLADI

İsrail ordusu İç Cephe Komutanlığının, Lübnan’dan İsrail topraklarına 15 insansız hava aracı (İHA) ile sızma girişimi gerçekleştirildiği gerekçesiyle uyarı yayınlamasının ardından ordu, yaptığı yazılı açıklamada acil durum uyarısının “beşeri hata” olduğunu bildirdi.

Ülkenin kuzeyinde bulunan sınır bölgelerindeki vatandaşlarına sığınaklarında kalma uyarısını geri çeken ordu, açıklamasında, “şu an itibarıyla bir sızma yaşanmasının ihtimal dışı” olduğunu kaydetti.

İSRAİL-FİLİSTİN ÇATIŞMASI

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, 7 Ekim sabahı İsrail’e “Aksa Tufanı” adıyla kapsamlı saldırı başlatmıştı.

Gazze’den İsrail yönüne binlerce roket atılırken Filistinli silahlı gruplar Gazze-İsrail sınırındaki Beyt Hanun-Erez Sınır Kapısı’na baskın düzenleyerek burayı ele geçirmişti.

Silahlı gruplar daha sonra buradan İsrail içindeki yerleşim yerlerine girmiş, İsrail ordusu da onlarca savaş uçağıyla Gazze Şeridi’ne saldırı başlatmıştı.

Gazze’den düzenlenen saldırılarda 1200 İsraillinin hayatını kaybettiği aktarılmıştı.

Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail’in saldırılarında Gazze’de 1100 kişinin hayatını kaybettiğini, 5 bin 339 kişinin yaralandığını duyurmuştu.

Kassam Tugayları’nın 7 Ekim’de başlattığı saldırıdan bu yana Batı Şeria’da İsrail güçlerinin ve Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 29 Filistinlinin öldüğü, yaklaşık 150 kişinin yaralandığı belirtilmişti.

İnsan ticaretiyle mücadele yürüyüşü “2. Walk of Freedom” Cumartesi günü yapılıyor

İnsan Hakları Platformu’nun düzenlediği insan ticaretiyle mücadele yürüyüşü “2. Walk of Freedom” cumartesi günü yapılıyor.

Kuğulu Park’ta saat 16.30’da başlayacak yürüyüş, 18.00’de ara bölgede son bulacak.

İnsan Hakları Platformu’ndan yapılan açıklamaya göre, katılımcılar, Girne Caddesi üzerinden Dikilitaş’a, oradan da Sarayönü Sokak ve İkinci Selim caddesi üzerinden yürüyerek Ledra Palace sınır kapısına varacak. Katılımcılar daha sonra ara bölgeye geçerek, Güney Kıbrıs’ta faaliyet gösteren Cyprus Stop Trafficking örgütünün önderliğinde gerçekleştirilecek yürüyüş ile bir araya gelecek.

Walk for Freedom’un amacının adaleti ve özgürlüğü savunmak olduğu ifade edilen açıklamada, şu mesaj verildi:

“Ülkemizde ve dünyanın her yerinde kölelik benzeri uygulamaları derhal sona ermelidir. Ve bir gün herkes özgür oluncaya dek, mücadelemiz devam edecektir.”

Cumhurbaşkanı Tatar ve Başbakan Üstel Bakü’ye gitmek üzere Ercan’dan ayrıldı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Başbakan Üstel, “Kıbrıs Türk Tanıtım Günü” etkinliğine katılmak üzere 200 kişilik heyetle Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmek üzere Ercan Havalimanı’ndan ayrıldı.

Aynı etkinliğe katılacak Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu ise dün Bakü’ye gitti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Bakü’ye hareketinden önce Ecan’da yaptığı açıklamada, “Azerbaycan’la bağlarımızı eğitim kültür ve ekonomik anlamda geliştirmeye gidiyoruz” diyerek KKTC bayrağının Azerbaycan’da dalgalanacağını vurguladı.

Azerbaycan’a gidişlerinin bir ilk olduğunu ve her türlü ilişkinin geliştirilmesi ve kökleşebilmesi için önem taşıdığını vurgulayan Tatar,  ziyaretlerinin hayırlara vesile olmasını diledi.

Tatar, egemen eşitlikleri ve eşit uluslararası statüleri kabul edilmeden resmi müzakere sürecine girmeyeceklerini de yineledi.

Üstel açıkladı: Yeni Girne Dr. Akçiçek Hastanesi 2024 yılında hizmete giriyor

Yeni Girne Dr. Akçiçek Hastanesi’nin 2024 yılı içinde hizmete gireceği açıklandı.

Başbakan Ünal Üstel, Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek ve Maliye Bakanı Özdemir Berova, bugün, yapımı devam eden yeni Girne Dr. Akçiçek Hastanesi’nde incelemelerde bulundu.

Yeni hastanenin, 114 yatak, 5 ameliyathane, 10 yoğun bakım yatağı, diyabet yatakları, teşhis ve tanı imkanlarıyla tam donanımlı bir hastane olacağı kaydedildi.

-Üstel

Başbakan Ünal Üstel, hükümetin göreve geldiğinde yarım kalan projeleri ve altyapıları tamamlayacağı sözünü verdiğini, bu doğrultuda projelerin tamamlanmakta olduğunu, yeni projelerin de hayata geçeceğini söyledi.

Üstel, Girne-Alsancak yolunun da üçüncü etabın tamamlanmasıyla biteceğini, rahat ve güvenli seyahatin sağlanacağını belirtti.

Yeni Girne Hastanesi’nin 2024 yılı içinde tamamlanarak hizmete gireceğini söyleyen Üstel, Girne bölgesinin turizmin kalbi ve sürekli büyüyen bir bölge olduğunu, nüfusun arttığını kaydetti.

Hastanenin iç mefruşatının finansmanının Anavatan Türkiye ile KKTC arasında imzalanan protokoller çerçevesinde tamamlanacağını söyleyen Üstel, tam donanımlı bir hastane olacağını belirtti.

Üstel, hükümetin bir buçuk yılda yaptığı icraatlara değinerek, “laf ola konuşmadıklarını, icraatları sonuçlandırmak için yola çıktıklarını” söyledi.

Yeni, çağdaş, dört dörtlük bir hastaneye hizmete sunacaklarını dile getiren Üstel, Lefkoşa, Güzelyurt hastaneleri, Pamuklu ve Lapta sağlık ocaklarının da sırada olduğunu, bir bir gözden geçirileceklerini belirtti.

Üstel, ülkede istikrarın sağlandığını 2027’ye kadar halkı rahatlatacak projelerin tamamlanmaya devam edeceğini vurguladı.

Bugün, UBP’nin 48. kuruluş yıl dönümünü olduğuna işaret eden Üstel, Filistin-İsrail arasındaki çatışmalar bütün şiddetiyle devam eder, insanların yaşamını yitirirken kutlama yapılamayacağını, bu nedenle resepsiyonun ileri bir tarihe ertelendiğini belirtti.

“Temennimiz bir an önce barışın tecelli etmesidir” diyen Üstel, KKTC halkının savaşların acısını çok iyi bildiğini söyledi.

KKTC’ye barışın 1974 Barış Harekatı ile geldiğini dile getiren Üstel, barışı getiren Anavatan Türkiye’ye şükranlarını sundu.

Üstel, hastane inşaatında katkısı olan herkese teşekkür etti.

-Dinçyürek

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek de yeni Girne Dr. Akçiçek Hastanesi inşaatının hızla ilerlediğini, hedefin 2024 yılında hizmete girmesi olduğunu belirtti.

Yeni hastaneyle ilgili bilgi veren Dinçyürek, 114 yatak, 5 ameliyathane, 10 yoğun bakım yatağı, diyabet yatakları, teşhis ve tanı imkanlarıyla tam donanımlı bir hastane olacağını söyledi.

Yeni hastanelerde çalışacak, gelişen teknolojiye uygun hizmet verecek personel için çalışma yapıldığını dile getiren Dinçyürek, Yataklı Tedavi Kurumları Yasası’nın Meclis’ten geçtiğini, yeni sağlık personelini kazandırmak için çalışmaların sürdüğünü belirtti.

Anavatan Türkiye ile istişare içinde çalışmaların devam ettiğini söyleyen Dinçyürek, hızlı yol alma hedefinde olduklarını ifade etti.

Dinçyürek, yeni hastaneyi 2024 yılında tam donanımlı bir şekilde hizmete sunmak için çalıştıklarını söyledi.

-Berova

Maliye Bakanı Özdemir Berova ise, Girne’nin sağlık anlamında en önemli sorunlarından birine çözüm getirecek yeni Girne Hastanesi’nin büyük bir ihtiyacı karşılayacağını belirtti.

Berova, hastanenin önümüzdeki yıl hizmete gireceğini söyleyerek, tam donanımlı bir hastane olacağını kaydetti.

Girne’nin nüfusunun arttığını, bu hastanenin sağlık hizmetlerinden yararlanması adına bölgeye güç katacağını dile getiren Berova, ortaya güzel bir eser çıkacağını söyledi.

 

Oğuzhan Hasipoğlu: Rum tarafının ‘özel temsilci atanmasına hazırım’ dediği nokta şovdur

UBP Milletvekili, Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, “UBP, Ana vatan Türkiye’nin garantörlüğünün teminatıdır” dedi. Hasipoğlu ayrıca “Rum tarafının ‘federasyon görüşmek istiyorum, özel temsilci atanmasına hazırım’ dediği nokta aslında bir şovdur” ifadesinin de altını çizdi.

UBP’nin 48’inci kuruluş yıl dönümü etkinliklerini İsrail-Filistin savaşı nedeniyle ertelediklerini söyleyen Hasipoğlu, “İnsanlar ölürken, Müslümanlar ölürken, böyle bir şey yapmamız doğru olmaz” dedi.

“UBP, ANA VATAN TÜRKİYE’NİN GARANTÖRLÜĞÜNÜN TEMİNATIDIR”

Kıbrıs Türk halkı olarak savaşların en acısını yaşadıklarını ifade eden Hasipoğlu, “Ne mutlu ki bizim Ana vatan’ımız var ve bütün adaya barış huzur geldi. Güvenliğimizin de teminatı… Bu devleti kuran, bu devletin egemenliğini bütün dünyadan talep eden parimiz de kendisini TMT’nin devamı olarak görüyor ve Ana vatan’ın garantörlüğünün teminatıdır” dedi.

“EGEMEN EŞİTLİK VE ULUSLARARASI EŞİT STATÜNÜN KABUL EDİLMESİNİ TALEP ETTİK”

Kıbrıs sorunuyla ilgili yöneltilen soruları cevaplayan Hasipoğlu, özel temsilci ile ilgili tutumlarının ortak bir zemin olmaması nedeniyle olduğunu söyledi. “Neyi konuşacağız?” diyen Hasipoğlu, egemen eşitlik ve uluslararası eşit statünün kabul edilmesini talep ettiklerini söyledi. Hasipoğlu, izolasyonların kaldırılması gerektiğinin altını çizdi.

Annan Planı’nı hatırlatan Hasipoğlu, Kıbrıs Türk halkının yüzde 65 “evet” dediğini, Kıbrıslı Rumların ise yüzde 70 “hayır” dediğini belirtti. Hasipoğlu, “AB’ye girdiler. Biz hala daha kısıtlamalar ve ambargolar altındayız. Dolayısıyla bu eşitsizliğin artık son bulması gerekiyor” dedi.

“CRANS MONTANA ÖNCESİNDE BİR UBP’Lİ OLARAK FEDERASYONU GÖRÜŞTÜM”

Crans Montana süreci öncesinde bir UBP’li olarak müzakere masasında federasyonu görüştüğünü anlatan Hasipoğlu, “Kıbrıs Rum tarafının ada yönetimini ve ada etrafındaki zenginliğini bizimle paylaşmak gibi niyeti yok” dedi.

UBP Milletvekili, Genel Sekreteri Hasipoğlu, Crans Montana’da federasyon için son noktaya gelindiğini, dönemin Kıbrıs Rum lideri Nikos Anastasiadis’in “sıfır asker sıfır garanti” istediğini ve sürecin çöktüğü anlattı.

“RUM TARAFININ ‘FEDERASYON GÖRÜŞMEK İSTİYORUM’ NOKTASI ŞOVDUR”

Ortak bir zemin olmadığını yineleyen Hasipoğlu, “Rum tarafının  ‘federasyon görüşmek istiyorum, özel temsilci atanmasına hazırım’ dediği nokta aslında bir şovdur”  İfadesini kullandı.

Pile-Yiğitler yoluyla ilgil Cumhuriyet Meclisi’nde konuşma yapmasına izin verilmemesine de değinen Hasipoğlu, UBP Genel Sekreteri olarak, UBP’nin görüşünü anlatmak için kürsüye çıkmak istediğini söyledi.

“BAŞBAKAN, BANA YETKİ VERDİ; DIŞİŞLERİ BAKANI YURT DIŞINDA”

CTP’nin her iki grup başkan vekilinin ise bir bakanın cevap vermesini talep ettiğini anlatan Hasipoğlu, “Başbakan bana yetki verdi. Dışişleri Bakanı ise yurt dışında. Dinlemek istemiyorsanız niyetiniz başka. Ortaya bir şeyler atıp, üzerine yatmak istiyorsunuz” dedi.

Pile-Yiğitler yoluyla ilgili bir uzlaşı sağlandığını, konuyla ilgili dirayetli durduklarını belirten Hasipoğlu, “Pile halkına verdiğimiz bir sözdü. UBP söz verdi mi dirayetli duruşundan geri adım atmaz. Muhatabımız BM idi. İşin içerisine uluslararası aktörler girer, bazı talep olur. Günün sonunda öyle ya da böyle bu yolu götürüyoruz” dedi.

“GEREKİRSE AD-HOC KOMİTE KURULUR”

Türkiye’de MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin KKTC için yaptığı “Kıbrıs Devleti” isim önerisini de değerlendiren Hasipoğlu, isim değişikliği konusunun Cumhuriyet Meclisi’nde tartışılmadığını söyledi. Hasipoğlu, KKTC’nin adının değişmesi için Anayasa değişikliğinin gündeme gelmesi gerektiğine işaret ederek, “Meclis’te dün bunu anlatmak istedim; ama sağ olsun CTP’li arkadaşlar dinlemek istemedi. Bunun ortamını yaracağız. Gerekirse Ad-Hoc komite kurulur” dedi.

“ANNAN PLANI’NDA GEÇEN ‘KIBRIS TÜRK DEVLETİ’ İLE UBP’NİN ANLADIĞI ‘KIBRIS TÜRK DEVLETİ’ AYNI DEĞİL”

Annan Planı’nda geçen “Kıbrıs Türk Devleti” ile UBP’nin anladığı “Kıbrıs Türk Devleti”nin aynı olmadığının altını çizen Hasipoğlu, “Bizim anladığımız; bağımsız, egemen, kendi kendini yöneten ve federasyon yönetim biçimi altında olmayan ‘Kıbrıs Türk Devleti’dir” ifadelerini kullandı.

BM’nin görev süresinin bitmesini artık desteklediğinin altını çizen Hasipoğlu, konuyla ilgili sözlerini şöyle noktaladı:

“BM’nin iki tane önemli misyonu var. Tırnak içinde ‘barış gücü’, bir de Kıbrıs müzakereleri olduğunda ara buluculuk. Adaya 1974 Mutlu Barış Harekatı ile barış geldi. DAÜ’nün yanında 90 dönümün içinde bir lamarina yığınına dönüşen BM kampı, casusluktan başka bir şey değil… Orada neyin barışını sağlıyorlar? Pozisyonumuza tamamen ters.

BM’nin, bizimle statü anlaşması yapması lazım. BM, KKTC topraklarında hangi statü ile bulunuyor? 74 ya da 64’te değiliz artık. UBP olarak bu mücadeleye ve kavgaya devam edeceğiz. Çözüm planı, bizim kırmızı çizgilerimiz noktasında ortak bir zemin oluşursa o zaman hakemlik değil, ara buluculuk görevinde bulunsun… Ben, BM’ye karşı değilim. Sorun üreten değil, sorun çözen bir yapıda olması lazım”

Başbakan Üstel Girne-Alsancak yolu Alsancak kavşağında sorunun aşıldığını, yapılacak çemberle trafiğin rahatlayacağını açıkladı

Başbakan Ünal Üstel, Girne-Alsancak yolunda yaşanan kavşak sorununun giderildiğini, Alsancak girişine yapılacak çemberle trafiğin rahatlayacağını açıkladı.

Başbakan Üstel ve Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı bugün Lapta Alsancak Çamlıbel Belediye Başkanı Fırat Ataser ile birlikte Girne- Alsancak yolunda incelemede bulundu.

-Üstel

Başbakan Ünal Üstel, uzun zamandan beri devam eden yolun üçüncü etabının ihalesinin tamamlanarak yapım çalışmalarının başladığını, yolun Lapta oteller bölgesine kadar çift şerit olarak gideceğini, orta refüjlerin ışıklandırılacağını, kaldırımlar yapılacağını belirtti.

Üstel, daha güvenli ve rahat seyahat için gerekli düzenlemelerin ele alındığını söyleyerek, Alsancak kavşağıyla ilgili teknik dairelerin, kurumların çalışmalarıyla yeni bir düzenleme yapılacağını, Alsancak girişinde trafikte yaşanan sıkışıklığı gidermek için çalışmaların tamamlandığını belirtti.

Alsancak girişindeki arsaların sahiplerinin özveri göstermesiyle yolun rahatlaması için çember yapılmasına karar verildiğini dile getiren Üstel, “Alsancak kentine yakışan bir giriş yapılması için düzenleme yapılacak” dedi.

Üstel, yolun 3-4 ay içinde tamamlanacağını ve trafikle ilgili hiçbir sıkıntının kalmayacağını söyleyerek, katkı koyan herkese teşekkür etti.

Güney Kıbrıs, İsrail’deki tahliyeler için “ESTİA” planını hayata geçirdi

Güney Kıbrıs, Hamas ile İsrail arasında yaşanmakta olan çarpışmalar nedeniyle İsrail’den tahliye edilecek yabancı uyrukluların kabulü ve ülkelerine geri gönderilmeleri için “ESTİA” kod isimli tahliye planını devreye soktu.

 

Rum Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Birliği ve üçüncü ülke vatandaşlarının Güney Kıbrıs üzerinden tahliyesi maksadını taşıyan “ESTİA” kod isimli “ulusal eylem planı yakın kriz bölgelerinden” (Orta Doğu bölgesi) olağanüstü hal veya kriz durumlarında veya doğal afetlerde devreye sokabilmek amacıyla hayata geçirdi.

Fileleftheros ve diğer gazetelere göre dün gece yarısına kadar İspanya’nın operasyonu ile Tel Aviv’den yapılan özel uçuşla Larnaka Havalimanı’na 84 yabancı ve bir Rum Güney Kıbrıs’a ulaştı, yabancılar Rum Yönetimi’nin gösterdiği tesislerde geceledi.

Habere göre, ESTİA planını devreye sokulmasına dün sabah Dışişleri, Savunma, İçişleri, Adalet ve Kamu Düzeni bakanlarından oluşan Kriz Yönetim Grubu dün sabah yaptığı toplantıda karar verildi. Hemen ardından da Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi’nin yer aldığı Larnaka’daki “Zinon Koordinasyon Merkezi” teyakkuz durumuna sokuldu.

Gazete, Zinon’un dün itibarıyla Güney Kıbrıs’a giriş noktası haline dönüştürüldüğünü, ESTİA kod isimli ulusal eylem planı dâhilinde Güney Kıbrıs’a giden yabancıların pasaport ve diğer kontrolleri burada yapılabileceğini, ardından da gecelemek üzere belirlenmiş otellere transfer edileceklerini yazdı.

Habere göre, Rum Ulaştırma Bakanı Aleksis Vafeadis Güney Kıbrıs’ın bütün hava ve deniz limanlarının İsrail’i terk etmek isteyen yabancı uyrukluları kabule hazır olduğunu açıkladı.

Gazeteye göre, Larnaka Havalimanı ile Tel Aviv arasında dün sabah saat 07.00’den gece yarısına kadar karşılıklı 30 uçuş planlandı. Bu uçuşlar ağırlıklı olarak, Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden ülkelerine dönmeye ya da çatışma bölgesinden kaçmak isteyen İsrailliler için düzenlendi. Havalimanları işletmecisi “Hermes Airports” Basın Sözcüsü Pieris Panayi’nin, İsrail ile karşılıklı uçuşlarla ilgili durumun “dinamik ve değişken olduğunu” durumu izlediklerini ve diğer bütün paydaşlarla birlikte koordine ettiklerini açıkladı.

GARDİYANOĞLU, TÜRKİYE AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANI GÖKTAŞ İLE SOSYAL HİZMETLER ALANINDA YENİ PROJELERİ GÖRÜŞTÜ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Ankara temasları kapsamında, Türkiye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ı makamında ziyaret etti.

Göktaş, konuk bakan Gardiyanoğlu’nu bakanlık kapısında karşıladı.

Bürokratların da katıldığı ve yaklaşık bir saat süren görüşmede, iki bakanlık arasında yürütülmesi planlanan ortak sosyal sorumluluk projeleri ele alındı.

Sosyal reformlar ile ilgili işbirliklerinin değerlendirildiği ve sosyal hizmetler alanında görüş alışverişi ile tecrübe paylaşımının yapıldığı heyetler arası toplantı sonrası Göktaş, Sadık Gardiyanoğlu’nu ağırlamaktan mutlu olduklarını belirterek, ‘‘Görüşmemizin ve ortak çalışmalarımızın verimli sonuçlar getireceğine inanıyoruz’’ açıklaması yaptı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu da, Ankara’da gördükleri ilgiye ve hassasiyete teşekkür etti.
Gardiyanoğlu, “Sosyal hizmet alanında, personelin hizmet içi eğitimi, karşılıklı staj programlarının başlaması ve yaşlı bakım evleri, rehabilitasyon merkezleri ile çocuk bakım evlerini altyapısının güçlenmesi için Sayın Bakan’la çok verimli bir görüşme yaptık.Somut desteğini aldık.Sosyal hizmetler anlamında, Yeşilırmak’tan Karpaz’a kadar bakanlığımıza ait tüm merkezler daha çağdaş hizmet anlayışına kavuşacak” dedi.

Ertuğruloğlu, Bakü’nün ardından Şuşa’da temaslarda bulundu

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Azerbaycan’ın tarihi Şuşa şehrinde düzenlenen Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) 27. Bakanlar Konseyi Toplantısına katılarak konuşma yaptı.

Bakanlıktan verilen bilgiye göre, Ertuğruloğlu konuşmasında, ülkesinin EİT’nin faal bir üyesi olarak katıldığı ve ev sahipliği yaptığı etkinliklere dikkat çekerek, Kıbrıs adasında iki ayrı halk ve iki egemen eşit devlet olduğunun altını çizdi. Toplantı sonunda 28. EİT Bakanlar Konseyi toplantısının 2024 yılında İran’da yapılması karara bağlandı.

Toplantıyı müteakip, ev sahibi ve toplantı başkanı olarak Azerbaycan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Jeyhun Bayramov ile EİT Genel Sekreteri Büyükelçi Khusrav Noziri, Dışişleri Bakanlarının katılımı ile basın toplantısı düzenledi.

Bakan Tahsin Ertuğruloğlu toplantı marjında Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Pakistan İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Jalil Abbas Jilanı ile de bir araya geldi.

TRT’nin sorularını yanıtlayan Ertuğruloğlu, KKTC ile Azerbaycan arasındaki mevcut ilişkiler ve iş birliği alanları hakkında bilgi verdi.

Evkaf Şampiyon Melekler Bursu, sahiplerine teslim edildi

Evkaf ve Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği’nin işbirliğiyle planlanan Şampiyon Melekler Bursu, bugün Evkaf bahçesinde düzenlenen törenle sahiplerine teslim edildi. Her yıl devam etmesi planlanan bursla öğrencilere yılda üç asgari ücret katkı sağlanacak.

Burs verilen öğrencilerin açıklanması amacıyla Evkaf’ın bahçesinde düzenlenen tören esnasında konuşan Evkaf Genel Müdürü Prof. Dr. İbrahim Benter, Şampiyon Melekler Bursu’nu kazanan öğrenciler sayesinde topluma hizmet edecek nice doktorlar nice mühendisler ortaya çıkacağını söyledi. “Biz hep beraber çok güzel işlerde yeniden buluşacağız” diyen Benter, katılan herkese teşekkür etti. Törende Şampiyon Melekleri Yaşatma Dernek üyeleri ve öğrenci velileri de konuştu.

Bursu Hayal Öcal (İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi), Fatih Seğmen (University of Nicosia Medical School), Tual Akdoğan (Bahçeşehir Kıbrıs Üniversitesi Psikoloji Bölümü) ve Sude Avşar (Bursa Teknik Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği) almaya hak kazandı.

”BİRLİK İÇİNDE, GÜÇLÜ BİÇİMDE NİCE 48 YILLARA”

Ulusal Birlik Partisi Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, Ulusal Birlik Partisi’nin 48. Kuruluş Yıldönümü nedeni ile bir mesaj yayınladı. Hasipoğlu, “Bugüne kadar gücünü halkın birliğinden almış, Kıbrıs Türk Halkına, refah dolu bir gelecek, kendi toprakları üzerinde aklı hür vicdanı hür bir gençlik yaratmak, Anavatan Türkiye ile daha güçlü bağlar kurmak için var gücüyle hizmet etmeye çalışan partimiz ve Genel Başkanımız öncülüğündeki hükümetimiz, çalışmalarını büyük bir yoğunlukla 2027 yılına kadar sürdürme devam ettirme kararlılığındadır. Nice 48 yıllara ” dedi.

Hasipoğlu’nun mesajı şe şekilde;

Ulusal Birlik Partisi, Kıbrıs Türk Halkı’nı yok olma noktasından özgür, egemen Devlet sahibi bir Halk noktasına taşıyan mukavemetçi, çağdaş, demokrat, Atatürkçü düşüncenin siyasal oluşumudur.
Kıbrıs Türk Federe Devleti’nden, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne geçiş sürecinde, devletimizin kurulmasında, yaşatılmasında hep Ulusal Birliğimiz vardı.

UBP’nin başı çektiği mevcut Üstel hükümetinin elektrik, dış politika, çalışma yaşamı, ekonomik ve mali açılımları, yakın dönemde halkımız için  tek tek hayata geçecektir.

Bu çalışmalarda, UBP tabanı, örgütleri, Meclis Grubu, Sayın Genel Başkanımız ve hükümetin yanında olmaya devam edecektir.

Kıbrıs konusunda Anavatanımızla birlikte aynı vizyonu paylaşıyor ve bu uğurda beraberce mücadele ediyor olmamız bizler için hayatidir. İki devletli çözüme ulaşma yolunda Türkiye Cumhuriyeti”nin koşulsuz desteği ile devletimizi uluslararası alanda hak ettiği yeri alma noktasına ulaşacağımıza inancım sonsuzdur. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar”ın seçilmesinden sonra Cenevre”de BM ile görüşmede ortaya koyduğumuz yeni dış politika vizyonu ve Maraş açılımı Kıbrıs siyasetine damga vuran iki önemli olaydır. Bunlara Pile”de yaşayan vatandaşımıza yol götürme konusundaki dirayetli duruşumuz ve uzlaşarak muvaffak olmamız partimizin dik duruşunun diğer bir göstergesidir.
Partimiz, tüm uluslararası aktörlerle görüşmeye devam ederek, haklı davamızı anlatmaya devam edecektir. Bilakis, bu adımları atmaz isek, vatanımıza ve milletimize saygısızlık etmiş olur, işte o zaman utanırız – gideriz. Halkımızın bize vermiş olduğu yetkiyi ancak halkımız alır. Biz UBP olarak, ne bazıları gibi covid döneminde ateşten gömleği giymekten kaçındık, ne de bir gün bile maaş ödeyemen bir hükümette yer aldık. Zamanında tünelin ucunda ışık göremiyorum diyenler, halkın iradesini beklemeden utandılar gittiler.
Bugüne kadar gücünü halkın birliğinden almış, Kıbrıs Türk Halkına, refah dolu bir gelecek, kendi toprakları üzerinde aklı hür vicdanı hür bir gençlik yaratmak, Anavatan Türkiye ile daha güçlü bağlar kurmak için var gücüyle hizmet etmeye çalışan partimiz ve Genel Başkanımız öncülüğündeki hükümetimiz, çalışmalarını büyük bir yoğunlukla 2027 yılına kadar sürdürme devam ettirme kararlılığındadır.
Bu duygu ve düşüncelerle Ulusal Birlik Partisi’nin 48’nci yaşını candan duygularla kutlar, partimizin bugünlere kadar gelmesini sağlayan, hizmet veren, sahip çıkan ve bugün aramızda olmayan tüm UBP’lileri rahmete anar, aramızda olan herkesi sevgiyle kucaklarım.
BİRLİK İÇİNDE GÜÇLÜ BİÇİMDE nice 48 Yıllar diliyorum

Brent petrolün varil fiyatı 88,06 dolar

Brent petrolün varili, uluslararası piyasalarda 88,06 dolardan işlem görüyor.

Dün 88,49 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 87,65 dolar seviyesinde tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 10.13 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,47 artışla 88,06 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 86,36 dolardan alıcı buldu.

İsrail-Filistin çatışması sonrası piyasalarda petrol tedarikine ilişkin oluşan endişelerle aniden yükselen petrol fiyatlarında yön arayışı sürüyor.

İsrail’in küresel petrol tedarikindeki rolü sınırlı olsa da devam eden saldırılar, çatışmanın bölgeye yayılması halinde petrol arzına zarar vereceği ve yılın geri kalanında beklenen arz açığını daha da derinleştireceği endişelerine yol açıyor.

Ayrıca, söz konusu çatışmalarda İran’ın payı tartışılırken, İran’a yönelik bir ambargo ihtimali de petrol piyasasında risk oluşturmaya devam ediyor.

ABD tarafından dün yapılan açıklamada İran’ın, Hamas’ın saldırı planlarında doğrudan yer aldığına ilişkin elle tutulur bir kanıtları olmadığı, konuyu incelemeye devam edecekleri belirtilmişti.

Öte yandan, dünya genelinde “şahin” para politikalarının sonuna yaklaşıldığına dair güçlenen beklentiler de fiyatlar üzerinde etkili oluyor.

ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) yılın geri kalanında yapılacak toplantılarda politika faizini sabit tutacağı güçlü şekilde öne çıkarken, banka üyelerinin sözle yönlendirmelerindeki ton da yavaş yavaş “güvercinleşiyor”.

Brent petrolde teknik olarak 88,23 ile 88,61 dolar aralığının direnç, 87,85 ile 87,47 dolar aralığının ise destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor.

Cumhurbaşkanı Tatar, Çağdaş Atatürk Fotoğrafları Sergisi’nin açılışına katıldı

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, yazar Hanri Benazus’un koleksiyonu ile hazırlanan Çağdaş Atatürk Fotoğrafları Sergisi’nin açılışına katıldı.

Cumhurbaşkanlığından verilen bilgiye göre, Girne Antik Limanı’nın arka sokaklarında gerçekleşen sergide Hanri Benazus, Atatürk ile olan anılarından bahsederek, Atatürk fotoğraf koleksiyonunu nasıl oluşturduğunu anlattı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, söyleşinin ardından sergiyi Hanri Benazus ile birlikte gezdi.

DPÖ’DEN ÖNEMLİ AÇIKLAMA

Devlet Planlama Örgütü (DPÖ), makroekonomik gerçekleşme ve tahminler tablosunun son hali ve bir önceki hali arasındaki farkın, ilk tablonun 2022 yılına ait verilerin kendilerine ulaşmamasından dolayı tahmin yürütülerek, son tablonun ise İstatistik Kurumu’nun gerçekleşme rakamları üzerinden yapılması olduğunu açıkladı.

DPÖ’den yapılan açıklamada, ilk hazırlanan tabloda 2022 yılına ait verilerin gerçekleşme olmadığı, 2022 yılına ait verilerin henüz kendilerine ulaşmadığından dolayı tahmin olduğu ve daha sonra değişiklik olabileceği anekdot ve tablo açıklama metni yazısı içinde belirtildiği kaydedildi.

Açıklamada, Maliye Bakanlığı’nın “makroekonomik hedefler orta vadeli plan” tablosunu İstatistik Kurumu tarafından 2022 yılını da içerecek şekilde revize etmesi neticesinde, 6 Ekim tarihinde Devlet Planlama Örgütü’nün bu tablonun son halini Maliye Bakanlığı’na ilettiği ifade edildi.

“Bu durum, makroekonomik tahminlerin doğası gereği kaçınılmaz bir durumdur. Tahminler, belirsizlik içeren bir süreçtir ve gerçekleşme rakamları ile uyumlu olmayabilir” ifadeleri kullanılan açıklamada, Devlet Planlama Örgütü’nün en güncel ve doğru verileri sunmak için çalıştığı kaydedildi.

Açıklamanın tam metni şöyle:

“11 Nisan 2023 tarihinde Devlet Planlama Örgütü tarafından Maliye Bakanlığı’nın talep yazısına cevaben gönderilen “41/2019 sayılı Mali Yönetim ve Kontrol yasası 18(1) fıkrası gereği Makroekonomik hedefler Orta vadeli plan çalışmalarında kullanılmak ve bahse konu yasanın 18(2)’inci fıkrası gereği Bakanlar Kurulunca yayınlanmak üzere yapılan makroekonomik gerçekleşme ve tahminler tablosu” ile ilgili olarak, sizlere bir açıklama yapma gereği duyduk.

Bahse konu tabloda, 2022 yılına ait verilerin gerçekleşme olmadığı, verilerin 2022 yılına ait henüz elimize ulaşmadığı, bu yüzden tahmin olduğu gönderilen tabloda anektod ve tablo açıklama metni yazısı içinde belirtilmiştir. Bu tahminler, Devlet Planlama Örgütü’nün kendi kaynakları ve yöntemleri ile elde ettiği verilere dayanmaktadır.

29 Eylül 2023 tarihinde KKTC İstatistik Kurumu, 2022 yılına ait gerçekleşme rakamlarını dış ticaret rakamlarının henüz resmi olarak son aşamasına getirilip yayınlanmadığından daha sonradan değişiklik olabileceği notu ile yayınlamıştır. Bu rakamlara göre, Maliye Bakanlığı’nın yine ‘Makroekonomik hedefler Orta vadeli plan’ tablosunu İstatistik Kurumu tarafından 2022 yılını da içerecek şekilde revize etmesi neticesinde, 6 Ekim 2023 tarihinde Devlet Planlama Örgütü bu tablonun son halini Maliye Bakanlığı’na iletmiştir.

İki tablo arasındaki temel farkın nedeni, 2022 yılının rakamlarının ilk tabloda tahmin olması, ikinci yollanan tabloda ise İstatistik Kurumu’nun gerçekleşme rakamlarını içermesinden kaynaklanmaktadır. İlk yollanan yazımızda 2022 yılı rakamlarının tahmin olduğu açıklama yazımızın içinde çeşitli defalar belirtilmiştir. Bu durum, makroekonomik tahminlerin doğası gereği kaçınılmaz bir durumdur. Tahminler, belirsizlik içeren bir süreçtir ve gerçekleşme rakamları ile uyumlu olmayabilir. Bu nedenle, iki tablo arasındaki farklılıkların sizleri yanıltmasını istemeyiz.

Devlet Planlama Örgütünün Maliye bakanlığına cevaben verdiği Tabloda yer alan veriler, 2020 yılında pandeminin olumsuz etkilerini, 2021 yılında ise pandeminin bitmesi ve kısıtlamaların kaldırılmasıyla birlikte ekonomik toparlanmayı göstermektedir. Örneğin, GSYİH Reel Büyüme oranı 2020 yılında yaşanan pandemi nedeni ile -16,2% iken, 2021 yılında 3,9%’a ve 2022 yılında ise 13,3%’e yükselmiştir. Benzer şekilde, GSYİH Kişi Başına değeri de 2020 yılında 10.055 USD iken, 2021 yılında 11.129 USD’ye ve 2022 yılında ise 14.636 USD’ye çıkmıştır. Bu veriler, KKTC’nin ekonomik büyümesinin pandemi sonrası dönemde hızlandığını göstermektedir.

Tabloda yer alan diğer veriler, ülkenin dış ticaret açısından da önemli gelişmeler kaydettiğini göstermektedir. Örneğin, İhracat değeri 2020 yılında 106,4 milyon USD iken, 2021 yılında 134,8 milyon USD’ye ve 2022 yılında ise 125.594 milyon USD’ye ulaşmıştır. Bu veriler, KKTC’nin ihracat pazarlarının çeşitlendiğini ve rekabet gücünün arttığını göstermektedir. Ayrıca, Dış Ticaret Hacmi/GSYİH oranı da 2020 yılında 46.79% iken, 2021 yılında 50.41%’a ve 2022 yılında ise 53.086%’a yükselmiştir. Bu veriler, ülkenin dış ticaretin ekonomiye katkısının arttığını göstermektedir.

Tabloda yer alan istihdam ile ilgili veriler, KKTC’nin pandemi dönemi yaşanan işsizlik sorununu da büyük ölçüde çözdüğünü göstermektedir. Örneğin, İşsizlik Oranı 2020 yılında 10,1% iken, 2021 yılında 7,8%’e ve 2022 yılında ise 6,3%’e düşmüştür. Bu veriler, ülkemizin istihdam piyasasının canlandığını ve iş gücünün verimliliğinin arttığını göstermektedir.

Ülkenin pandemi sonrası yaşanan enflasyon ile mücadele etmesine gereklilik duyulduğunu TÜFE rakamlarının gelişimini göstermektedir. Örneğin, TÜFE Yıl Sonu oranı 2020 yılında 15.03% iken, 2021 yılında 46.09%’a ve 2022 yılında ise 94.51%’e çıkmıştır. Bu veriler, KKTC’nin fiyat istikrarını sağlamak için gerekli önlemleri alması gerektiğini göstermektedir.

Devlet Planlama Örgütü olarak, sizlere en güncel ve doğru verileri sunmak için çalışmaktayız. Sizinle işbirliği içinde olmaktan memnuniyet duyarız.”

“Milli gelir İlk kez bu kadar kapsamlı ve gerçek verilere göre hesaplandı”

İstatistik Kurumu Başkanı İrfan Tansel Demir, fert başına düşen milli gelirin ilk kez bu kadar kapsamlı ve gerçek verilere göre hesaplandığını belirterek, sonuçların güncelliğini koruduğunu vurguladı.

İrfan Tansel Demir, yazılı açıklamasında şunları kaydetti:

“Ticaret Dairesi’nin yayınladığı toptan sebze meyve fiyatları tavsiye niteliğinde  olup serbest piyasadaki rakamlar değildir. Sebze meyve fiyatları günlük ve hatta saatlik değişebilmektedir.  Hatta İstatistik Kurumunun ayın belli periyotlarında (5-15 ve 25’ inde) alınan rakamlar tamamen serbest piyasa verileri olup bu konuda aşırı fiyat artışları var ise sebepleri de analiz edilmektedir.

Hane halkı bütçe anketine göre belirlenen tüketim grupları ve alışkanlıklarında, serbest piyasa koşullarına göre fiyatlar oluşmakta, döviz ve mevsimsel kaynaklı olarak ise fiyatlarda düşüş veya yükseliş yaşanmaktadır.

Yine araç tamir ve ev aletleri tamirlerinde oda ve birliklerin almış olduğu döviz cinsi onarım ve bakım ücretleri de tavsiye niteliğinde olup serbest piyasada oluşan fiyatlar üzerinden alınan  fiyatlar gerçektir.

Diş Tabipleri Odası’nın da açıklamış olduğu fiyatlar tavsiye niteliğinde olup bu konuda serbest piyasada oluşan rakamlar özellikle Eylül 2023 ayındaki döviz endeksinin düşüş göstermesinden dolayı döviz cinsinden dişçilikte kullanılan sarf malzemeler ve tedavi ücretlerinde de düşüş gerçekleşmiştir.

Gayri safi milli hasıla sonuçlarına göre milli gelir fert başına 14 bin 636 Amerikan doları olarak gerçekleşmiş olup bu konuda geçmiş yıllara göre en kapsamlı ve gerçek verilere göre hesaplanmıştır.

Bu konuda tarihinde ilk defa veriye dayalı açıklanmış en gerçekçi milli gelir olduğunu  belirtmek isteriz. Ticaret Dairesi’nin verilerinin yapılacak kontrollerde hata çıkması ihtimali ile revize edilebilir opsiyonu vermesi, bizde de Kurum olarak GSMH sonuçlarına revize edilebilir opsiyonu eklenmiştir. Şimdiye kadar revize konusunda herhangi bir ilave gelmemiş olup GSMH sonuçları güncel olarak geçerlidir.”