Archives Şubat 2024

Depremde yıkılan 5 katlı binayı ruhsatsız yaptırdığını itiraf etti

Hatay’da 6 Şubat 2023’teki ilk depremde yıkılması sonucu 2 kişinin öldüğü 5 katlı binayı ruhsatsız yaptırdığını itiraf eden Tunçer Apartmanı’nın sahibi ile kalıp ustası hakkında 22 yıl 6’şar aya kadar hapis istemiyle dava açıldı.

Kiracı Neval Aydınlı ve gelini Müge Aydınlı’nın depremde yaşamını yitirdiği, merkez Antakya ilçesi Küçükdalyan Mahallesi’ndeki Tunçer Apartmanı’nın sahibi tutuklu sanık Ali Z. ile binayı yapan tutuklu sanık kalıp ustası Şahin T. hakkında Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı Deprem Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma tamamlandı.

Sanıklar hakkında hazırlanıp Hatay 4. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, müşteki olarak ifadeleri yer alan Özkan Aydınlı, annesi Neval ve eşi Müge Aydınlı’nın depremde yaşamını yitirdiğini, kendisinin de binanın enkazından yaralı kurtulduğunu belirtti.

Oturdukları daireyi 2021’de kiraladıklarını belirten Aydınlı, “Binayı yaptıranlar hakkında herhangi bir bilgim yok, binanın kaçak olduğunu da bilmiyordum” ifadesini kullandı.

“BİNAYA İLİŞKİN HERHANGİ BİR RUHSAT EVRAKINA RASTLANILMADI”

İddianamede, bilirkişi heyetinin binanın enkazına gittiği, 5 katlı ayrık nizam apartmanın arka cepheye bakan kolonlarının 1. kat kolonlarından ayrıldığının gözlemlendiği kaydedildi.

Binadaki kusurlarla ilgili bilgi verilen iddianamede, “İşçilik hatalarının mevcut olduğu, kolon kiriş birleşim yerlerinde etriye sıklaştırmasının yapılmadığı, etriye bükmelerinin yapılmadan bağlandığı, deprem etkisiyle yapı arka kolonlarından ayrılarak ön cepheye doğru çökmenin gerçekleştiği tespit edildi.” denildi.

İddianamede, binanın yapı ruhsatı evraklarının incelenmesi amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığınca belediyeye ait evraklara el koyma işlemi yapıldığı kaydedilerek, “Ancak bahse konu binaya ilişkin herhangi bir ruhsat evrakına rastlanılmadı. Soruşturmaya konu apartmanı, bina sahibi Ali Z’nin 2011’de tapulu arazisine yapı ruhsatı almaksızın kalıpçı Şahin T’ye inşa ettirdiği ve yapıma kendisinin de nezaret ettiği belirlendi.” ifadeleri kullanıldı.

Karadeniz Teknik Üniversitesince hazırlanan bilirkişi raporunda da binaya ait mimari, statik, elektrik ve tesisat raporlarının bulunmadığı bilgisine yer verildi.​​​​​​​

BİNAYI RUHSAT ALMADAN YAPTIRDIĞINI İTİRAF ETTİ

Apartmanın sahibi Ali Z’nin, “Tapulu arazim içerisine yapı ruhsatı almaksızın kalıpçı Şahin T’ye binayı yaptırdım. Arada bir inşaat yapımına nezaret ediyordum. Söz konusu binayı zemin dahil 5 kat üzerine yapı ruhsatı almaksızın yaptırdım. Binada kiracıların ölümü ve yaralanmaları hususunda kusurum yoktur.” şeklindeki ifadesi iddianamede yer aldı.

Şahin T. ise 2011’de Ali Z’nin kendisini arayarak bahse konu binayı yapması için yetki verdiğini, kendisinin de demir, beton ve duvar ustalarını bulduğunu anlattı.

Binanın yıkılmasına ilişkin tali kusurlu oldukları belirtilen belediye yapı kontrol birimi sorumluları ve ilgili diğer görevliler hakkında soruşturmanın sürdürüldüğü anlatılan iddianamede, tutuklu sanıklar Ali Z. ve Şahin T’nin, “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapsi istendi.

Sanıkların yargılanmasına gelecek günlerde başlanacak.

Rum Meteorolojiden sarı alarm

Trodos’ta yoğun kar ve karla karışık yağışın şu sırlarda  etkili olduğu belirtildi.

“Sigmalive” haber sitesine göre karla karışık yağış, ileriki saatlerde de devam edecek.

Rum Meteoroloji Dairesi de şiddetli fırtına nedeniyle bugün saat 11:00 ile yarın 19:00 saatleri arasında geçerli olmak üzere sarı alarm yayımladı.

Açıklamada fırtına sırasında dolu yağışının da beklendiği ifade edilirken yağış yoğunluğu ise  35-55 mm olarak verildi.

Başbakanlığa Bağlı Deprem Denetim Komitesi Çalışmalarını Sürdürüyor

Başbakanlığa bağlı olarak kurulan ve Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar odaları Birliği, Yerbilim Mühendisleri Odası, İnşaat Mühendisleri odası ve Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği’nden oluşan Deprem Denetim Komitesi çalışmalarını sürdürüyor. Deprem Denetim Komitesinin yeni toplantısı Başbakanlık’ta gerçekleştirildi.
Toplantının ardından Deprem Denetim Komitesi Başkanı, Başbakanlık Müsteşarı Hüseyin Cahitoğlu bugüne kadar yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Cahitoğlu açıklamasında “Deprem Denetim Komitemiz, okullarımızın depreme karşı dayanıklılık testi ve güçlendirme çalışmalarını sürdürmektedir. 6 Şubat 2023 deprem felaketi sonrasında Başbakanlık uhdesinde oluşturulan komitemiz çalışmaları kapsamında, ülke genelindeki 162 okulumuzda KKTC deprem yönetmeliğindeki kurallarına uygun olarak, karot numuneleri TS EN 12504-1’e göre alınmıştır .Basınç dayanıklılık testleri ise TS EN 12390-3 standartlarına göre İMO (İnşaat Mühendisleri Odası) tarafından yapılmıştır. Bu çalışmalar neticesinde toplam 124 okulumuzda deprem dayanıklılık testleri yapılmış ve tamamlanmıştır. 124 okulumuza ait, küçüklü büyüklü 746 binada toplam 1385 test yapılmıştır. Süreç içerisinde güçlendirme projeleri tamamlanan okullarımızın proje dosyaları vizelenerek komitemize gelmekte ve dosya ile ilgili kararı komitemiz vermektedir. Şu ana kadar 46 okulumuz vizelenmiş, 41 okulumuz ise ihale aşamasına gelmiştir. Başbakan Ünal Üstel’in de talimatlarıyla çalışmalarını sürdüren komitemizin yegane amacı; çocuklarımızın güvenli binalarda ve sağlıklı ortamlarda eğitimlerini sürdürmeleridir” dedi.

Putin: “Biden’ı Trump’a tercih ederiz”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden’ı, rakibi Donald Trump’a tercih ettiklerini söyledi.

Euronews Türkçe Servisi’nde yer alan habere göre Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD Başkanı Joe Biden’ı, rakibi Donald Trump’tan daha “deneyimli” ve “öngörülebilir” olarak tanımlayarak kasım ayındaki başkanlık seçimlerini kazanmasını tercih edeceğini söyledi.

Rus devlet televizyonuna konuşan Putin, “seçilmiş her ABD Başkanı ile çalışmaya hazırız. Ancak Rusya açısından açık bir şekilde Biden’ın zaferini tercih ederim” açıklamasında bulundu.

Biden’ın, daha deneyimli, daha öngörülebilir bir politikacı olduğunu vurgulayan Rusya Devlet Başkanı, “Ancak Amerikan halkı hangi lidere güveniyorsa onunla çalışacağız” sözlerini kaydetti.

Biden’ın sağlık sorunlarıyla ilgili spekülasyonlara da değinen Putin, “Ben doktor değilim ve bu konuda yorum yapmayı uygun bulmuyorum.” yanıtını verdi.

Putin’in açıklamasına yanıt vermekte gecikmeyen Donald Trump ise “Putin benim hayranım değil” açıklamasında bulundu.

Kasım ayındaki seçimlere aday olmasına kesin gözüyle bakılan Cumhuriyetçi aday adayı Donald Trump, birkaç gün önce yaptığı bir konuşmada NATO’ya zorunlu askeri ödemeleri yapmayan üye ülkeleri eleştirmiş ve Putin’e bu ülkelere saldırmasını teşvik edeceğini ifade etmişti.

NATO’nun üye ülkeler için koyduğu yüzde 2 harcama seviyesi yükümlülüğünün yerine getirilmesi gerektiğini belirten Trump, ihtiyaç duyulması halinde ABD’nin bu ülkeleri desteklemeyeceğini de sözlerine eklemişti.

Bilim insanları ilk defa iki asteroidin yüzeyinde su bulunduğunu tespit etti

Bilim insanları, yaptıkları araştırmada ilk defa, Iris ve Massalia adı verilen iki asteroidin yüzeyinde su molekülleri bulunduğunu keşfetti.

Space.com’un haberine göre, ABD Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA) ile Alman Aerospace Centre’a (DLR) ait görev süresini tamamlayarak emekliye ayrılan Kızılötesi Gök Bilimi için Stratosfer Gözlemevi (SOFIA) Teleskobu’yla yapılan gözlemlerden elde edilen bilgileri inceleyen bilim insanları, Iris ve Massalia asteroidlerinin yüzeyinde su molekülleri buldu.

199 kilometre çapındaki Iris ve 135 kilometre çapındaki Massalia, Güneş’ten yaklaşık 357 milyon 539 bin kilometre uzaklıktaki yörüngede dönüyor.

SOFIA’nın Soluk Nesne Kızılötesi Kamerası’yla (FORCAST) yapılan tespitlerde, söz konusu iki asteroidin yüzeyinde su moleküllerinin varlığını gösteren belirli bir ışık dalga boyu yansıması tespit edildi.

Daha önce Dünya’ya getirilen asteroit örneklerinde de su molekülleri bulunduğuna işaret edilen araştırmada ancak söz konusu tespitin asteroitlerin yüzeyinde su bulunduğuna dair ilk keşif olduğu kaydedildi.

– Yapılan araştırmalarda Ay’ın yüzeyinde de su bulunduğu keşfedildi

Araştırmada, SOFIA verilerinin incelenmesiyle Ay’ın yüzeyinde, Güney Yarım Küre’deki en büyük kraterlerden birinde de benzer su izleri bulunduğu, yapılan yeni çalışmanın buna dayandırıldığı belirtildi.

ABD’nin Southwest Araştırma Enstitüsünden araştırmacı Anicia Arredondo, yaptığı açıklamada, “Asteroitler gezegen oluşum sürecinden kalan maddelerdir, dolayısıyla bileşimleri, yıldız bulutsularının hangi bölgesinde oluştuklarına bağlı olarak değişir. Asteroitlerin üzerinde su bulunması ilgimizi çekiyor çünkü bu, suyun Dünya’ya nasıl ulaştığına ışık tutabilir. Iris ve Massalia asteroitlerinde açık bir biçimde su molekülerine dair özellikler tespit ettik. Araştırmamızı Ay’ın Güneş’e bakan yüzeyinde su molekülleri tespit eden ekibin bulgularına dayandırdık. Bu tayfsal özellikleri diğer gök cisimlerinde de bulmak amacıyla SOFIA’yı kullanabileceğimizi düşündük.” dedi.

Araştırmada Ay yüzeyindeki bir metreküp toprakta, kimyasal olarak minerallerle bağlanmış halde 340 grama yakın su bulunduğu, iki asteroit üzerindeki suyun da Ay’da tespit edilene yakın miktarda olduğu ve Ay yüzeyindeki gibi minerallere bağlı veya silikat tarafından emilmiş biçimde olabileceği belirtildi.

– Güneş’e yakın yörüngelerde de su barındıran asteroitler olabilir

Önceden Güneş’e yakın yörüngelerde bulunan asteroitlerin, üzerlerindeki suyun ısıyla buharlaşması nedeniyle kuru silikat türde olduğu, uzak yörüngelerdeki asteroitlerin ise buzlu maddelerden oluştuğu düşünüldüğü ifade edilen araştırmada, Iris ve Massalia’ya dair keşif sonrasında, Güneş’e yakın yörüngelerdeki bazı silikat bazlı asteroitlerde de yaygın biçimde su bulunabileceği kaydedildi.

Asteroitlerin Dünya’daki suyun ana kaynağı olduğu, suyun uzaydaki dağılımının anlaşılmasının, Güneş Sistemi ve ötesindeki olası yaşam formları çalışmalarına yardımcı olacağına işaret ediliyor.

Araştırma, “The Planetary Science” dergisinde yayımlandı.

Biden, ABD’deki Filistinlileri sınır dışı edilmekten koruyan kararnameyi imzaladı

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, Başkan Joe Biden’ın, ABD’den ayrılması gereken Filistinlilerin, Gazze’de yaşanan insani kriz ve İsrail’in saldırılarının sürmesi nedeniyle ülkede 18 ay daha kalmalarını sağlayacak düzenlemeyi imzaladığını duyurdu.

Sullivan, yazılı açıklamasında, 7 Ekim 2023 sonrası İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının ardından Gazze’deki insani durumun “büyük ölçüde kötüleştiğini” ifade etti.

Bölgede devam eden saldırılar ve insani ihtiyaçlar dolayısıyla Biden’ın, ABD’deki Filistinlilerin çoğunun ülkeden ayrılmasının ertelenmesi talimatını veren bir düzenleme imzaladığını aktaran Sullivan, erteleme süresinin 18 ay olduğunu kaydetti.

Sullivan, “bir suçtan hüküm giyen ya da kamu güvenliğine tehdit teşkil eden” Filistinlilerin söz konusu düzenlemeden faydalanamayacağını belirtti.

Düzenleme, ülkede geçici süreyle kalan ve gerekli şartları karşılayan tüm Filistinlileri kapsıyor.

TMT’nin ilk bayraktarı Albay Rıza Vuruşkan anıldı

Türk Mukavemet Teşkilatı’nın (TMT) ilk bayraktarı Albay Ali Rıza Vuruşkan, vefatının 45’inci yıl dönümünde Lefkoşa’da TMT Mücahitler Derneği’nde düzenlenen törenle anıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan törende, konuşmaların ardından milli mücadelede görev yapan mücahitlere madalyaları takdim edildi.

Törene, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Osman Aytaç, mücahitler, aileleri, askeri ve diğer yetkililer katıldı.

-Töre: “Egemenlikten, bağımsızlıktan, istiklalden, vatandan vazgeçmek yok”

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre törende yaptığı konuşmada, “Nereden nerelere geldik” diyerek, direnişler sergilendiğini, canlar, kanlar verildiğini kaydederek, “Canı cana, kanı kana katarak bugünlere geldik” diye konuştu.

Kıbrıs Türk halkının yokluklar gördüğünü, sıkıntılar çektiğini, acılar yaşadığını ifade eden Töre, “Ama yılmadık” vurgusu yaptı. Ali Rıza Vuruşkan, Daniş Karabelen, İsmail Kansu, Kenan Coygun’a, “Bozkurt” denildiğine dikkat çeken Töre, “Bunun bir anlamı vardı. Bozkurt, boyun eğmez, esareti kabul etmez, boyunduruğa girmez, daima hür yaşar, başı dik olur” dedi.

Oyunların devam ettiğini dile getiren Zorlu Töre, “Devlet sahibi, cumhuriyet sahibi olduk” diyerek, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Cumhuriyet en büyük bayramdır. Benim karakterim bağımsızlıktır” sözlerine işaret etti. Türk’ün karakterinde istiklal ve bağımsızlık aşkı olduğunu vurgulayan Zorlu Töre, “Evet dünyada ve Kıbrıs’ta barış olsun ama egemenlikten, bağımsızlıktan, istiklalden, vatandan vazgeçmek yok” şeklinde konuştu.

Bunlardan vazgeçerek, barış yapılması durumunda bunun adının “teslimiyet” olacağını kaydeden Töre, milli davanın, daima milli düşüncelerle korunması gerektiğini söyledi.

Gaflete düşmemek gerektiğinin altını çizen Meclis Başkanı Töre, “Dahili ve harici bedhahlara çok dikkat etmeliyiz” dedi. Töre, Atatürk’ün Gençliğe Hitabesini okuyup, anlamak gerektiğini belirtti.

Gelinen noktada KKTC’den, Türk ordusundan vazgeçmenin asla mümkün olmadığını vurgulayan Töre, “Şair ne dedi? Göndere çekilen bayrak bir daha inmez. Göklere yükselen sancak, Allah’ın huzurunda eğiliriz ancak… Söz konusu vatansa, milletse, bayraksa, istiklalse gerisi teferruattır. Kimseye boğun eğmeyiz” diye konuştu.

“Bugün hayattayız ama vatan için can verenlerden daha büyük değiliz. Onlar bizden büyüktür. Çünkü onlar can verdiler…” diyen Meclis Başkanı Töre, Taşkent, Atlılar, Muratağa, Sandallar katliamlarını hatırlattı.

“Şimdi bize hikaye, masal okuyanlar var” diyen Zorlu Töre, Avrupa ve Birleşmiş Milletler’in, Gazze’de, Filistin’de, Bosna Hersek’te neler olduğuna bakması gerektiğini söyledi. “Biliyorlar ama hepsi sessiz” diye konuşan Töre, Kıbrıs Türk halkının, anavatan Türkiye’ye, kahraman Türk ordusuna, TMT’nin mukavemet ruhuna güvenerek, yoluna devam edeceğini kaydetti.

Kıbrıs davasında görev yapan komutanlar ve Türkiye’nin vefat eden yetkililerini rahmetle anan Meclis Başkanı Töre, “Şehitlerimiz bize daima ışık tutsun. Ruhları şad olsun” dedi.

-Bayar: “20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekatı barış, özgürlük ve egemen devletimizin temelidir, tescilidir. Artık geri dönüş olamaz”

TMT Mücahitler Derneği Genel Başkanı Celal Bayar da, Ali Rıza Vuruşkan’ın, TMT’nin efsane komutanı olduğunu vurgulayarak, TMT’nin direniş hareketini planlayan ve başlatan üç önemli kahraman Türk subayının dikkat çektiğini belirterek, bu isimleri; Daniş Karabelen, İsmail Tansu ve Rıza Vuruşkan olarak sıraladı.

Bayar, bu üç subayın sahasında deneyimli, Kore’de 1952-1953 yıllarında savaşmış, birbirlerini yakından tanıyan kahraman silah arkadaşları ve vatansever kişiler olduğunu ifade etti.

Kıbrıs’taki gizli direnişin hikayesinin, tam 66 yıl önce Ankara’da, 1958 yılının Mayıs ayında Genelkurmay Başkanlığı Harekat Şubesi’nin odalarından birinde başladığını anlatan Bayar, TMT’nin, Kıbrıs’ın, “Kuvayi Milliyesi” olarak bilindiğini ifade etti.

Rıza Vuruşkan’ın, 31 Temmuz 1958’de, ilk seferde 7 silah arkadaşı subayla Kıbrıs’a ayak bastığını ve 1 Ağustos 1958’de ulvi görevine başladığını dile getiren Bayar, “Kıbrıs Türklerinin kaderini etkileyecek dönüm noktası bu şekilde başlamış oldu” dedi.

Vuruşkan’ın, görünürdeki görevinin müfettişlik olduğunu ve pasaportunda da “Ali Conan” ismi yazılı olduğunu belirten Celal Bayar, “Kod adı Bozkurt’tur, liderlik kodu Bayraktar. İlk efsanevi Bozkurt’umuzdur” diye konuştu.

Tümgeneral Daniş Karabelen tarafından Vuruşkan’a 8 maddelik yazılı bir görev talimatı verildiğini ifade eden Bayar, talimatın ilk maddesini şöyle dile getirdi:

“Kıbrıs Türk toplumunun, Rumların EOKA örgütünün saldırılarına karşı can ve mal güvenliğini sağlamak ve TC hükümetinin izlediği Kıbrıs politikasını desteklemek maksadıyla Kıbrıs’ta gizli ve silahlı bir yeraltı örgütü kurmakla görevlisiniz.”

Daniş Karabelen, İsmail Tansu ve Rıza Vuruşkan’ın, hayatta olmasalar da Kıbrıs Türklerinin kalplerinde sonsuza kadar yaşayacaklarının altını çizen Bayar, “Onları her zaman rahmet ve saygıyla anıyoruz. Ruhları şad olsun” dedi.

“20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekatı barış, özgürlük ve egemen devletimizin temelidir, tescilidir. Artık geri dönüş olamaz” vurgusu yapan Bayar, yaşayabilir ve kalıcı çözümün ancak iki egemen devlet temelinde mümkün olduğunu söyledi.

TMT Mücahitler Derneği Genel Başkanı Bayar, “Yaşasın KKTC, yaşasın anavatan” diyerek, konuşmasını tamamladı.

-Serez: “Hiçbiri hayata olmayan efsanevi Türk subayları daima kalplerimizdedir” dedi.

TMT Mücahitler Derneği Genel Başkan Yardımcısı Çetin Serez de, Rıza Vuruşkan’ın, inançlı, cesur ve kendisini Türklüğe adadığını belirterek, Vuruşkan’ın, hayatı pahasına olsa da verilen her görevi başarıya ulaştırmak için canla başla çalıştığını söyledi. Serez, Vuruşkan’ın özgeçmişi hakkında da bilgiler verdi.

1958 yılında Kıbrıs Türkü’nün can, mal ve şerefini korumak amacıyla anavatan Türkiye’nin de desteği ile TMT’nin kurulduğunu dile getiren Serez, Özel Harp Dairesi’ne bağlı olarak kurulan TMT’nin kurucu kadrosunun bayraktar Rıza Vuruşkan ile birlikte Kıbrıs’a gönderildiğini ifade etti.

Kısa sürede çalışmaların tamamlandığını ve teşkilatın ada sathında örgütlendiğini kaydeden Çetin Serez, “Hiçbiri hayata olmayan bu efsanevi Türk subayları daima kalplerimizdedir” dedi.

Bayraktar Rıza Vuruşkan’ın 58 üniversite öğrencisi ile Erenköy’e de çıktığını belirten Serez, Vuruşkan’ın, 15 Şubat 1979’da Ankara’da vefat ettiğini ve naaşının Ankara Cebeci Şehitliği’nde bulunduğunu söyledi.

Konuşmaların ardından madalya takdim edilen mücahitlerin isimleri şöyle:

“Cavit Atalar, Şefki Bilsoy, Ahmet Halit Fedai, Ahmet Kusetta, Safa Keyfi, Mustafa Başman, Kufi Özaygın, Kemal Okan, Cevdet Atalar, Cemal Yetiş, İbrahim Şişman, Salahi Algınay, Şener Yorgozlu, Eray Tamçelik”

İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi bir öneri ile bir tasarıyı onayladı

Cumhuriyet Meclisi, İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi bugün toplandı.

Komite, gündeminde bulunan “Üst Kademe Yöneticiliği Yapan Kamu Görevlilerinin Atanması Hakkında (Değişiklik) Yasa Önerisi (Öneri Sahibi UBP İskele Milletvekili Yasemin Öztürk)” ve “Muhaceret Dairesi (Kuruluş, Görev ve Çalışma Esasları) (Değişiklik) Yasa Tasarısı”nı ele aldı.

Meclisten verilen bilgiye göre, komite yasa önerisini de, yasa tasarısını da oybirliği ile onaylayarak Genel Kurul’un gündemine sevk etti.

Komite toplantısına davetli olarak, Başbakanlık, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Personel Dairesi, KTAMS, KAMU-SEN’den yetkililer katılarak konu ile ilgili görüşlerini sundu.

UBP Milletvekili Emrah Yeşilırmak Başkanlığındaki İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi toplantısına, Komite Başkan Vekili CTP Milletvekili Filiz Besim, Komite üyesi UBP Milletvekilleri Fırtına Karanfil ve Ahmet Savaşan katıldı. Komite toplantısına ayrıca Bağımsız Milletvekili Jale Refik Rogers da katıldı.

Cumhurbaşkanı Tatar: “Bir anlaşma olacaksa KKTC bunun parçası olacak”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs’ta bir anlaşma olacaksa, KKTC devletinin bu anlaşmanın bir parçası olması gerektiğini vurgulayarak, “KKTC artık bir gerçektir, tanısınlar veya tanımasınlar bir realitedir” dedi.

Türk Mukavemet Teşkilatı’nın (TMT) ilk bayraktarı Albay Ali Rıza Vuruşkan, vefatının 45’inci yıl dönümünde Lefkoşa’da TMT Mücahitler Derneği’nde düzenlenen törenle anıldı.

Cumhurbaşkanı Tatar törende yaptığı konuşmada, “Esas olan KKTC devleti, barışımız, huzurumuz, güvenliğimiz ve vefamızdır” diyerek, vefa duygusuyla Ali Rıza Vuruşkan’ı anmak için toplandıklarını belirtti. Vuruşkan’a rahmet dileyen Tatar, “Mekanı cennet, ruhu şad olsun” dedi.

Tatar, Rum-Yunan ikilisinin, EOKA’cıların, teröristlerin, Kıbrıs Türk halkına yaptığı saldırıların dorukta olduğu ve Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin buraya yakın olmadığı günlerde radyo, televizyon ve iletişimin hemen hemen olmadığını dile getirdi.

1960 anlaşmaları öncesinde İngiltere, Kıbrıs’tan çekilmeye karar verdiğinde, Rum-Yunan ikilisinin baskıları ve nüfus oyunlarıyla adanın, “Rum adası” olduğu algısı yaratıldığını kaydeden Tatar, İngiltere’nin gitmesiyle adanın Yunanistan’a bağlanarak, Enosis’in gerçekleştirilmek istendiğini söyledi.

“İngiliz ordusuna karşı bile her türlü çirkinliği yapanlar, Kıbrıs Türk halkına saldırırken, Anadolu’dan sesler geliyordu, meydanlar dolup taşıyordu” diye konuşan Cumhurbaşkanı Tatar, “Ya Taksim, Ya Ölüm”, “Kıbrıs Türk’tür, Türk Kalacak” sloganlarına dikkat çekti.

Kıbrıs Türk halkının Özgürlük ve Varoluş Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş ile dava arkadaşları ve merhum Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Adnan Menderes ile Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’yu anan Cumhurbaşkanı Tatar, “Kıbrıs’ın, Yunanistan’a bağlanması durumunda Türkiye’nin gerekirse savaşa gireceğinin” vurgulandığını kaydetti. Tatar, Türkiye’nin ağırlığını koymasıyla, Kıbrıs kuruluş anlaşmalarında, Kıbrıs Türkü’nün eşit, kurucu ortak olduğunu belirtti.

Türk Mukavemet Teşkilatı kahramanlarının, Kıbrıs Türk halkının güvenliği ve huzuru için çok önemli görevler yaptığını ifade eden Tatar, “O günün şartlarında bunu başarmak hiç de kolay değildi. Bizim kahramanlarımız, başta Rıza Vuruşkan ve diğerleri bunu başardılar” diye konuştu.

Teröristlerin ve EOKA’cıların cirit attığı adada Kıbrıs Türk halkının teşkilatlanması, örgütsel yapı ve düzenli bir ordu haline gelen TMT ile Kıbrıs Türk halkının varlığı, hakkı ve hukukunun dünyaya haykırıldığını vurgulayan Tatar, “Neticede Kıbrıs Türk halkı, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin eşit kurucu ortağı olarak altında imzasıyla önemli anlaşmalara mührünü vurmuştur” şeklinde konuştu. Tatar, Dr. Fazıl Küçük ve garantör Türkiye Cumhuriyeti’nin imzası ve TMT’nin görevlerini başarıyla sürdürmesinden sonra bunun mümkün olduğunu belirtti.

-“Bir anlaşma olacaksa KKTC bunun parçası olacak”

50 yıldan fazla federal temelde bir anlaşma için müzakere masalarında, Kıbrıs Türk halkının iyi niyetine rağmen zaman kaybedildiğini dile getiren Tatar, Kıbrıs’ta bir anlaşma olacaksa, KKTC devletinin bu anlaşmanın bir parçası olması gerektiğinin altını çizdi. Tatar, son 3 yıldır yürütülen bu mücadeleye Türkiye Cumhuriyeti’nin tam destek verdiğini kaydetti.

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurucu ortağı olan Kıbrıs Türk halkının, silah zoru ile dışlandıktan sonra kendi devletini kurmak zorunda olduğunu ifade eden Tatar, KKTC öncesindeki, Kıbrıs Türk devletiyle birlikte 60 yılın tamamlandığını söyledi. KKTC’nin, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın ardından Türk Devletler Teşkilatı’na gözlemci üye olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, “Bu statü ile şu anda uluslararası camiadan talebimiz, ‘Bir anlaşma olacaksa, KKTC devleti bu anlaşmanın bir parçası olacaktır. Aksi takdirde müzakere masasına oturmuyoruz’ diyoruz. Ve bu konuda Türkiye’nin tam desteği var” şeklinde konuştu.

-“Bir kez daha olmaz”

Hala, ‘bir kez daha’ denildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, “Bir kez daha olmaz” vurgusu yaptı. “Şehitler veren, acılar çeken, fedakarlık yapan, milli bir değeri temsil eden Kıbrıs Türk halkı olarak tükürdüğümüzü yalayamayız” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, Annan Planı döneminden sonra Rum tarafının Avrupa Birliği’ne alındığını, Kıbrıs Türk halkına verilen sözlerin ise tutulmadığını söyledi.

Crans Montana’da da benzer durumların yaşandığını, garantör ülkelerin de masaya geldiğini ifade eden Tatar, “Yine Türk tarafının iyi niyetini ortaya koymasına rağmen anlaşmaya ramak kala, ‘sıfır asker, sıfır garanti dediler ve çekip gittiler’” diye konuştu.

“Sıfır asker, sıfır garantinin” Kıbrıs Türkü ve Türkiye tarafından kabul edilemeyeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, “Bunu hala savunanlar nasıl bir vicdan, nasıl bir akıl, nasıl bir vizyon, nasıl bir anlayış. İnsan şaşar kalır” dedi.

Senaryolar oynandığını, spor meselesini bile istismar edenler olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, her gün yapılanlarla, Kıbrıs Türk halkının moral ve motivasyonunun bozulmaya, dış mihrakların da dinamitlemesiyle halkın içerisine nifak tohumları sokulmaya çalışıldığını söyledi.

-“KKTC artık bir gerçektir, tanısınlar veya tanımasınlar bir realitedir”

“Nereden, nerelere gelindi” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, KKTC’nin statüsünün her geçen gün yükseldiğini belirterek, “KKTC artık bir gerçektir, tanısınlar veya tanımasınlar bir realitedir. 60 yıldan sonra buradaki otoritenin ortadan kaldırılması ve bizleri başka yerlere yama yapmalarını asla kabul etmeyiz, etmeyeceğiz” vurgusu yaptı.

Kıbrıs Türk halkının, bu topraklarda ilelebet bağımsız ve özgür yaşayacağını kaydeden Tatar, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin, KKTC’nin 40 mil uzağında olduğunu söyleyerek, “Anavatan, yavru vatan, Mavi Vatan. Bu üçlü birlikte geleceğe daha emin adımlarla yürüyecektir. Ve gelecekte Kıbrıs Türk halkı çok daha refah dolu, müreffeh yarınları yakalayacaktır” dedi.

Tatar, 40’ıncı yılını tamamlayan KKTC’nin güçlenerek, yoluna devam edeceğini belirtti.

Erdoğan: Sayın Sisi Nisan veya Mayıs ayında Türkiye’ye gelecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BAE ve Mısır ziyareti dönüşünde aralarında Habertürk TV’den Sena Alkan’ın da bulunduğu gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ilk olarak BAE ziyaretine yönelik yaptığı değerlendirmede “Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır’a gerçekleştirdiğimiz ziyaretleri tamamlamış bulunuyoruz. Hüsnü kabullerinden ötürü Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Sayın Şeyh Muhammed Bin Zayed Al Nahyan ile Mısır Cumhurbaşkanı Sayın Abdulfettah es-Sisi’ye teşekkür ediyorum. Birleşik Arap Emirlikleri’ni ziyaretimizde Dubai’de düzenlenen ve onur konuğu olarak davet edildiğimiz Dünya Hükümetler Zirvesi’ne katıldık. Zirve hitabımızda son 21 yılda siyasi istikrar, güçlü yönetim, demokrasi, diplomasi ve ekonomi alanlarında büyük adımlar atan Türkiye’nin tecrübelerini paylaştık. Ayrıca Gazze’deki krize ve Filistin davasına dair tavrımızı, kalıcı barış için çözüm önerilerimizi dile getirdik. İsrail, Filistin halkının en temel haklarını ve 1967 sınırlarında bir Filistin Devleti’nin kuruluşunu kabul etmeden barış olmaz. Bölgemizi adeta bir yangın yerine çeviren İsrail’in hukuk tanımaz, insanlık dışı, işgal, zulüm ve katliam politikalarıdır. Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed Bin Zayed Al Nahyan ile her alanda ivme kazanan ikili ilişkilerimizi etraflıca ele aldık. Özellikle ticaret hacmimizin geçen yıl 20 milyar doları aşmış olmasından duyduğumuz memnuniyeti dile getirdik. İş birliğimizdeki ivmeyi koruyarak bu meblağı daha üst seviyelere taşıma noktasında mutabık kaldık. Geçen yıl tesis ettiğimiz Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey’in ilk toplantısını en kısa sürede Türkiye’de gerçekleştireceğiz. Savunma sanayi projeleri, enerji ve yatırım konuları da gündemimizin üst sıralarındaydı. Uluslararası yatırım şirketlerinin üst düzey yöneticileriyle bir araya gelerek ülkemizdeki fırsatları değerlendirdik. Zira bu zirve vesilesiyle katılımcı ülkelerden mevkidaşlarımla görüşmelerimiz oldu. Bu kapsamda sırasıyla Maldivler Cumhurbaşkanı Sayın Muizzud, Libya Başbakanı Sayın Dibeybe ve Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Başbakanı Sayın Barzani, Ruanda Devlet Başkanı Sayın Kagame ile görüşmeler gerçekleştirdik” ifadelerini kullandı.

Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Tıp-iş Heyeti İle Görüştü

Özlem Gürkut başkanlığındaki Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası (Tıp-İş) heyeti, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu’nu ziyaret ederek sıkıntılarını aktardı. Ziyarette, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Özel Kalem Müdürü Oğuz Köse ile Sosyal Sigortalar Dairesi Müdürü Tahir Serhat da hazır bulundu.
Tıp-İş Başkanı Özlem Gürkut ziyarette yaptığı konuşmada, kamudaki hekimlerin ve sağlık çalışanlarının farklı yasalar tahtında görev yaptığını ifade etti ve özlük hakları, maaş hakları ile emeklilik haklarının farklı yasalar altında düzenlendiği söyleyerek bunun çalışma barışı açısından bazı sıkıntılar yarattığını kaydetti.
Sosyal Güvenlik Yasası ile Sosyal Sigortalar Yasası kapsamında çalışan hekim ve sağlık çalışanlarının emeklilik süresi ve hizmet süresi açısından sosyal güvenlik sisteminde yaşadığı anomalilerin çözülmesi konusunda Bakan Gardiyanoğlu’ndan destek isteyen Gürkut, anomaliler sebebiyle yaşanan mağduriyetlerin çözülmesini istedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu da konuşmasında sendikanın yeni yönetimine görevinde başarılar dileyerek, sendika ile birlikte hareket etmeye ve çalışmaya her zaman hazır olduğunu kaydetti.
Hekimlerin kendini güvence altında hissetmesi ve çalışma barışının sağlanmasının önemine işaret eden Gardiyanoğlu, yaşanan mağduriyetlerin ortadan kaldırılması için Sosyal Sigortalar Dairesi ile birlikte hareket edeceklerini sözlerine ekledi.

Demokrasi Şehitleri cumartesi günü anılacak

Demokrasi Şehitlerini Yaşatma Derneği, Demokrasi Şehitleri’nin 17 Şubat Cumartesi günü törenle anılacağını belirtti.

 

Demokrasi Şehitlerini Yaşatma Derneği Başkanı Burhan Eraslan yaptığı açıklamada, “Demokrasiye, barışa, ifade özgürlüğüne ve emeğin hakkını alma mücadelesine gönülden inanıp, bu uğurda ısrarla mücadele etmiş olan ve sırf bu nedenle gerici karanlık çevrelerin saldırı hedefi olup en temel insan hakkı olan yaşam hakları ellerinden alınan ve failleri de meçhul kalan Demokrasi Şehitlerini anacağız” dedi.

Eraslan, anma töreninin, şehitlerin Lefkoşa mezarlığındaki kabirleri başında saat 11.00’de düzenleneceğini kaydetti.

 

Açıklamada Demokrasi Şehitleri şöyle sıralandı:

 

“1958 yılında Lefkoşa’da cinayetlere kurban giden inkılâpçı gazetesi yazarı ve sendikacı Fazıl Önder ve Türk Eğitim Kulübü (TEK) yöneticisi ve sendikacı Ahmet Yahya, 1962 yılında Lefkoşa’da cinayetlere kurban giden Cumhuriyet gazetesi yazar ve yayıncıları Ahmet Muzaffer Gürkan ve Ayhan Hikmet, 1965 yılında Lefkoşa-Larnaka yolu üzerinde cinayete kurban giden Emekçi, İnkılâpçı ve Cumhuriyet gazeteleri yazarı ve sendikacı Derviş Ali Kavazoğlu, 1976-1979 yıllarında İstanbul, Ankara ve Adana’da cinayetlere kurban giden dönemin yüksek öğrenim gençliği örgütü Kıbrıslılar Öğrenim ve Gençlik Federasyonu (KÖGEF) üyeleri Özer Elmas, Mehmet Ömer, Muharrem Özdemir, Mustafa Ertan, Ercan Turgut ve Sadık Cemil ile 1996 yılında Lefkoşa’da cinayete kurban giden Yenidüzen gazetesi yazarlarından Kutlu Adalı”

Maliye Bakanı Berova, Alüminyum Doğramacılar Birliği Derneği Başkanı Taşkınçay Ve Sektör Temsilcilerini Kabul Etti

Maliye Bakanı Özdemir Berova, ülkenin ekonomik büyümesi, sosyal kalkınması ve bu amaçla istihdamın yaratılması için yerli üretimin artırılması, teşvik edilmesi ve desteklenmesi gerektiğine işaret ederek, yerli üretime ve üreticiye sahip çıktıklarını söyledi.

Alüminyum Doğramacılar Birliği Derneği Başkanı Ediz Taşkınçay ve beraberindeki sektör temsilcilerini kabul eden Maliye Bakanı Özdemir Berova, sektör temsilcilerinden sorun ve taleplerini dinledi.

TAŞKINÇAY
Alüminyum Doğramacılar Birliği Derneği Başkanı Ediz Taşkınçay da yerli üretimde alt yapının güçlendirilerek rekabet gücünün artması için bir takım iyileştirmelere ihtiyaç duyulduğunu özellikle alüminyum doğrama kapı&pencere, duş, kabin üretiminde kullanılan eloksal alüminyum profillerin ve bombeli camların ülkemizde üretilmediğinden dolayı ithal edilirken fon uygulamasına tabi tutulduğunu, yerli üreticilerin mağduriyet yaşadığını, bu fonların kaldırılmasını, ayrıca rekabetin önüne geçebilmek adına fon uygulamasının ithal edilen alüminyum doğrama kapı&pencere, hazır duş, kabinlere uygulanması gerektiğini görüşünü dile getirdi.

Alüminyum Doğramacılar Birliği Derneği Başkanı Taşkınçay, kaçak iş gücü ve yaşanan ekonomik sıkıntıların da sektörü zorlayan konular arasında yer aldığını belirterek bu konuda da iş birliği talebin de bulundu.

51 araç trafikten men edildi!

Ülke genelinde polis tarafından yapılan trafik denetimleri sonucu toplamda 422 araç sürücüsü çeşitli trafik suçlarından rapor edilirken, 2 kişi tutuklandı ve 51 araç trafikten men edildi.

Polis Basın Subaylığından verilen bilgiye göre, 14 Şubat’ta ülke genelinde polis tarafından gerçekleştirilen trafik denetimleri sonucu; toplam 2 bin 162 araç sürücüsü kontrol edildi.

Sürücülerden 233’ü yasal hız sınırı üzerinde süratli araç kullanmak, 16’sı alkollü içki tesiri altında araç kullanmak, 2’si sürüş ehliyetsiz ve sigorta kapsamaksızın araç kullanmak, 11’i sigortasız araç kullanmak, 19’u sürüş esnasında cep telefonu kullanmak, 10’u emniyet kemeri takmadan araç kullanmak, 27’si seyrüsefer ruhsatsız araç kullanmak ve 104’ü diğer trafik suçlarından olmak üzere toplam 422 araç sürücüsü çeşitli trafik suçlarından rapor edilerek aleyhlerinde yasal işlem başlatılırken, 2 araç sürücü tutuklanmış ve 51 araç ise trafikten men edildi.

Meclis Başkanı Töre, Gazimağusa Taksiciler Birliği’ni kabul etti

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Gazimağusa Taksiciler Birliği Başkanı Muhammed Biberoğlu ve beraberindeki heyeti Meclis Şeref Salonu’nda kabul etti.

Meclis Basın Bürosu’ndan yapılan açıklamaya göre, Gazimağusa Taksiciler Birliği yetkilileri Töre’ye sorunlarını aktardı.

Kabulde konuşan Töre, ülke genelinde yapılan kayıt dışı taksiciliğin hem esnafın hem de devletin gelir kaybına sebep olduğunu kaydetti. Töre, hükümetin kayıt dışı taksicilik hakkında bilgisi olduğunu ve konunun yasal çerçevede ele alınması gerektiğini belirtti.

Yabancı nüfustaki artışla birlikte şikayetlerin de arttığını anlatan Töre, üçüncü dünya ülke vatandaşlarının da kaçak taksicilik yaptığına işaret etti ve konuyu hükümet nezdinde dile getirerek gerekli girişimleri yapacağını söyledi.

Gazimağusa Taksiciler Birliği Başkanı Muhammed Biberoğlu ise, kayıt dışı taksicilerle mücadele noktasında Başkan Töre’den destek istedi ve taleplerini içeren bir dosya sundu.

TÜMER: 2025 YILINDA TERAVİH NAMAZINI SELİMİYE CAMİİ’NDE KILACAĞIZ

Sibel Kolçak’ın Güneş TV’de hazırlayıp sunduğu De’Sibel programına konuk olan EVKAF Genel Müdürü Prof. Dr. Mustafa Tümer gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.
“VAKFETMEK GÜZEL BİR OLAY”
452 yıllık geçmişe sahip olan Kıbrıs Vakıflar İdaresi (EVKAF) her alanda verdiği destekleri arttırıp katkı koymaya devam ediyor. İlk vakıf 1570’te kurulmuş, 1571 de ise adanın fethi ile birlikte kurumsal hale gelen EVKAF yıllardır hizmetlerine ara vermeden devam ediyor.
Tümer yaptığı açıklamalarda vakfetmenin güzel bir olay olduğunu vurgulayarak sözlerine devam etti;
“Vakıf, vakfetmek güzel bir olay. Vakfetmek bir gelirin belli amaçlar için kullanılması. Tarih boyunca Osmanlı bir yeri fethettikten sonra vakıflaşmaya gidiyor. Gittiği yerin yaklaşık %15 ile %30’u arasını vakıf haline getiriyor, tek amacı da sosyal adaletin sağlanması. Özelde fakir fukaraya destek, gıda desteği, eğitim desteği, farklı alanlarda destekler oluyor. Bu gelirler sadece bir kira geliri değil bunun dışında tarımsal işletmeler de var. Bazı vakıfların tek amacı tarımsal amaçla kullanılmak üzere vakfediliyor. Vakfedilen araziyi tarm dışında kullanamazlar. Tarımdan elde edilen geliri belli oranlarda farklı alanlarda hayır işlerinde kullanılıyor. ”
“VAKIFLAR, SOSYAL ADALETİ SAĞLAYAN BİR OLUŞUM”
Vakıfların yardımların yanı sıra sosyal adaleti sağlayan bir oluşum olduğunu vurgulayan Tümer, vakıf mallarının kıyamet gününe kadar satılamaz olduğunu vurguladı;
“Tarihsel süreç içerisinde bazı vakıf malları da el değiştirmiş ya da satılmış bir şekilde. Vakıfların devam etmesinin en büyük nedeni, vakıf malının satılmaması ta ki kıyamet gününe kadar. Vakıfların kendi özel yasaları vardır. 1878’de ada ingilizlere kiralandığı dönemde ingiliz yönetimi kabul etmiş vakıflar yasasını. 1960’ta Kıbrıs Cumhuriyeti kurulurken de ahkamül evkaf kamu yasasına girmiş. Vakıf malları ile hukuksal bir karar alınacaksa bunu anayasa değil Ahkamül evkaf yasası ile karar alınıyor. 1983’te de geçerli oldu. KKTC Anayasamıza Ahkamül Evkaf girdi. ”
“VAKIF SÖZLEŞMESİ DIŞINDA HERHANGİ BİR DAVRANIŞ OLURSA HUKUKİ YOLA BAŞVURUYORUZ”

Geniş bir alana yayılmış vakıf mallarının Karpaz’dan başlayarak Güzelyurt, Lefke, Erenköy ve diğer bölgelerde sürekli denetlendiğini belirten Tümer, Girne’de ki vakıf malları için hukuki sürecin başladığının altını çizdi.
“Üsler bölgesi ingiliz toprağıydı, orada bizim 3 bin küsür 4 bine yakın arazimiz var. 1 milyon 200 bin metrekareye denk geliyor. Onun hukuki mücadelesi daha önce başladı, biz de iki hafta önce ingiliz bölgesinde bazı gelişmelerde bulunduk oradaki temsilcilerimizle iletişime geçtik. Oradaki arazilerimiz vakıf malıdır o tartışılmaz. Nasıl ki Kapalı Maraş’ın %95’ı vakıf malıdır, onlar da tapusuyla koçanıyla vakıf malıdır geçmişteki senetleri ile ortada duruyor.
Farklı amaçlar için vakfedilmiş 2 binin üzerinde vakıf var. Bazıları Kuzey’de vakıf malı olarak ilan edilmiş topraklar, Güney’de ki vakıf mallarına karşılık Kuzey’deki kilise manastırlar da EVKAF’a devredildi. Eğer vakıf senedinde yazanın dışında bir hareket olursa bu bilgimize gelir gelmez denetimler sonucunda hemen hukuki sürece başlamadan önce kiracıyı uyarıyoruz. Eğer doğru yönde hareket etmezse hukuki süreç başlıyor.”

“BURS VERİRKEN BAŞARI EN BÜYÜK FAKTÖR”

EVKAF’ın, yardıma ihtiyacı olan vatandaşlara belediye başkanları ve muhtarlar vasıtasıyla ulaştığının altını çizen Tümer, yapılan başvuruların komisyonları tarafından değerlendirildiğini belirtti;
“Çeşitli networklerimiz var bunların biri belediye başkanlarımız muhtarlarımız oradaki yardıma ihtiyacın olanlar hakkında bilgiler veriyorlar. Yapılan başvurular komisyonumuz tarafından değerlendiriliyor. Farklı amaçlar için başvuruda bulunuyorlar; kira ödemesi olabilir burs desteği, öğrenim harcı gibi. Burs verirken başarı en büyük faktör. Diğerlerinde de anne, babanın durumu, gelir seviyesi, taşınır taşınmaz mal durumunun bilgileri sisteme giriliyor ve bir puan çıkıyor. Puanın altındaysa burs veremiyoruz, yardım yapamıyoruz. ”

“2025 YILINDA TERAVİH NAMAZINI SELİMİYE CAMİ’DE KILACAĞIZ”
Pandemi döneminden önce restorasyonu başlayan ve ertelenen Selimiye Cami hakkında konuşan Tümer, caminin altında Osmanlı mezarları bulunduğunu ve sürecin o yüzden yavaşladığını belirtti;
“Selimiye Cami’nin restorasyonu başladı pandemi öncesi. Pandemi döneminde 2 yıllık bir ara verildi çünkü büyük bir malzeme desteği gerekiyor, her malzemeyi kullanamazsınız. Tarihi eseri restore etmek normal bir binayı yapmak gibi değil. 2 hafta önce Türkiye’den uzmanlar geldi Selimiye cami için bize bir brifing verdiler. Tarihi eser restorasyonu öyle bir şey ki kazdığınızın altından ne çıkacak belli değil. Selimiye cami restore edilirken bir duvar çöktü kendi kendine, o biraz zaman ekledi sürece. İçte tüm alçılar kazındı, orijinal şekilleri çıktı taşların. Bunlar kazılırken yeni mezarlar bulundu hem camii içerisinde hem de cami avlusunda. Yeri tespit edilen mezarların yeri korundu eski haline getirildi. Yeni Osmanlı mezarlarının bulunması süreci yavaşlattı. 2025 yılında inşallah teravih namazını Selimiye Cami’de kılacağız. ”

“İÇ HUKUK TÜKETİLDİ ŞİMDİ DE ULUSLARARASI HUKUK MÜCADELESİ DEVAM EDİYOR”
Kapalı Maraş’ın %95’inin vakıf toprağı olduğunun altını çizen Tümer, Lala Mustafa Paşa’nın oradaki toprağı kendi parasıyla aldığına dair belgelere ulaşıldığını ve ispat edildiğini vurguladı.

“Kapalı maraşta belli bir güzergah açıldı, orada bisiklet turu yapabiliyorsunuz. Kapalı Maraş’ın %95’i vakıf toprağıdır bu tartışılmaz. Kapalı maraşın gömbeğinde bulunan Bilal Ağa mescidi var o en büyük göstergedir. Osmanlı döneminden kalma mezarlar da tespit edildi. Kapalı maraş 3 ana vakıftan oluşuyor; Abdullah Paşa vakfı, Lala Mustafa Paşa vakfı ve Bilal Ağa Vakfı. Bilal Ağa en küçük orana sahip vakıf. Lala Mustafa Paşanın oradaki toprağı kendi parasıyla aldığı belgelere de ulaşıldı. Hukuki süreç hala devam ediyor. Orada iç hukuk tüketilmeye çalışıldı şimdi de uluslararası alanda hukuk mücadelesi devam ediyor.”

“VAKIFLARI DAHA İLERİYE NASIL GÖTÜREBİLİRİZ BUNUN GAİLESİNDEYİZ”

“Bu bir bayrak yarışı, kaldığımız yerden vakıfları daha ileriye nasıl götürebiliriz bunun gailesindeyiz.” ifadelerini kullanan Tümer, “Birçok proje genişletilerek devam ediyor. Özellikle İyilik Gönüllüleri projemiz genişleyerek daha fazla gençlere dokunarak devam ediyor. ” dedi.

EVKAF’ın her alana yetişmeye çalıştığını vurgulayan Tümer sözlerine devam etti;
“Her alana yetişmeye çalışıyoruz. Bütçeyi eşit dağıtmaya çalışyoruz ama en çok eğitim ve gıda yardımı. Okulların ihtiyaçlarını da klima olsun, bilgisayar olsun, tamir olsun her alanda yetişmeye çalışıyoruz.”

En çok yağış alan bölgeler

Yağışlı hava dün Mesarya bölgesinde etkili oldu; en çok yağış metrekareye 30 kg ile Kırıkkale köyünde kaydedildi.

Meteoroloji Dairesi’nin yağış miktarlarıyla ilgili açıklamasına göre, bu sabah 08.00 itibarıyla son 24 saatte ölçülen miktarlar ve yerleri şöyle:

Kırıkkale 30 kg/m², Akdoğan 23 kg/m², Salamis 18 kg/m², Beyarmudu 13 kg/m², Ercan 11 kg/m², Pile 10 kg/m², Devlet Üretme Çiftliği 9 kg/m², Dörtyol ve Vadili 8 kg/m², Akıncılar 5 kg/m², Çayırova ve Geçitkale 4 kg/m²”

Finansal Okuryazarlık Öğretim Programı tanıtımı ve atölye çalışması bugün yapılıyor

Milli Eğitim Bakanlığı ile Kuzey Kıbrıs Bankalar Birliği iş birliğinde hazırlanan Finansal Okuryazarlık Öğretim Programı’nın tanıtımı ve atölye çalışması bugün yapılıyor.

Finansal okuryazarlık konusunda farkındalık, bilinç ve yetkinliklerinin artırılması için hazırlanan program yarından itibaren orta eğitimdeki 4 pilot okulda uygulanacak.

Haydarpaşa Ticaret Lisesi, Gazimağusa Ticaret Lisesi, İskele Ticaret Lisesi ve Güzelyurt Meslek Lisesi, muhasebe ve finansman alanında eğitim alan 9’uncu sınıf öğrencilerine verilecek finansal okuryazarlık eğitiminin programı, bugün ilgili okulların yönetici ve öğretmenlerine tanıtılacak, bu konuda sunumlar da yapılacak.

Lefkoşa’da, Grand Pasha Hotel’de düzenlenen tanıtım etkinliği Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ile Kuzey Kıbrıs Bankalar Birliği Başkanı Olgun Önal’ın açılış konuşmasıyla başladı.

İlham Aliyev yemin ederek görevine başladı

Azerbaycan Milli Meclisinde, beşinci kez cumhurbaşkanı seçilen İlham Aliyev için yemin töreni düzenlendi.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Ferhat Abdullayev, törendeki konuşmasında, Azerbaycan Merkezi Seçim Kurulu tarafından açıklanan seçim sonuçlarının, Anayasa Mahkemesince onaylandığını ve İlham Aliyev’in resmen Cumhurbaşkanı olduğunu söyledi.

Daha sonra davet edilen Aliyev, Azerbaycan Anayasası üzerine el basarak “Cumhurbaşkanlığım süresince Azerbaycan Anayasası’na bağlı kalacağıma, devletin bağımsızlığı ve toprak bütünlüğünü koruyacağıma, halkıma liyakatle hizmet edeceğime yemin ederim.” şeklinde ant içti.

Aliyev, Kur’an-ı Kerim’e el basarak “Azerbaycan halkının yüzyıllardır oluşturduğu milli ve manevi değerlere ve geleneklere sadık kalacağım, onları her zaman yücelteceğim.” diyerek yemin etti.

Azerbaycan Milli Marşı’nın seslendirildiği törende Aliyev, Azerbaycan bayrağını öptü.

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev düzenlenen yemin töreninde Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) Azerbaycan’ın uluslararası ilişkilerinde oynadığı önemli rolün altını çizerek, Teşkilat çeçevesindeki kardeşlik bağlarının önemini vurguladı. KKTC’nin gözlemci üye olduğu TDT’yi Azerbaycan için başlıca uluslararası örgüt olarak tanımlayan Aliyev, “Türk Devletleri Teşkilatı bizim için başlıca uluslararası örgüttür, çünkü bizim ailemizdir” diyerek TDT ülkeleriyle paylaşılan derin bağları teyit etti.

Marmara’da kargo gemisi battı: Mürettebatı kurtarmak için çalışma başlatıldı!

Marmara Denizi’nde, İmralı Adası’nın güneybatısında 69 metre boyundaki kuru yük gemisi su alarak battı. Türk vatandaşı oldukları değerlendirilen 6 kişilik mürettebatın kurtarılması için çalışmalar yoğun şekilde devam ediyor.

Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü (KEGM), Marmara Denizi’nde su alan gemi için kurtarma çalışmalarının başladığını duyurdu.

KEGM’den yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Marmara Denizi İmralı Adası güneybatısında su alan “BATUHAN A” isimli 69 metre boyundaki gemi için TC Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne ait KEGM-6 ve KIYEM-4 hızlı tahlisiye botları olay yerine ivedilikle yönlendirildi.”

6 kişilik mürettebatın kurtarılması için çalışmalar sürüyor

Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, TRT Haber yayınında Mudanya’da bir kriz merkezi oluşturulduğunu açıkladı.

Demirtaş, olayın ardından bölgeye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne bağlı iki ekibin yanı sıra Balıkesir’in Bandırma ilçesinden bir ekibin gönderildiğini söyledi.

Vali Demirtaş, “Su alarak batan gemide, Türk vatandaşı oldukları değerlendirilen 6 kişilik mürettebatın kurtarılması için çalışmalar yoğun şekilde devam ediyor” dedi.

Geminin battığı bölgede dalgaların boyunun 3 metreye yaklaştığını aktaran Demirtaş, Sahil Güvenlik Komutanlığının Mudanya ilçesindeki yerleşkesinde çalışmaları koordine ettiğini dile getirdi.

Kargo gemisinin Karacabey ilçesi Kurşunlu Mahallesi açıklarında kıyıya 3,5 mil uzaklıkta battığı bilgisini veren Demirtaş, Sahil Güvenlik Komutanlığı ile Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekiplerinin bölgede çalışmalarının sürdüğünü sözlerine ekledi.

Bu arada geminin, dün saat 20.00 sularında Marmara Adası’ndan Gemlik’e yüklü olarak seyre kalktığı öğrenildi.

“Boş can salı bulunmuştur”

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada da şu bilgilere yer verildi:

“Gemiden 06.32’de acil durum sinyali alındı. Gemiden alınan sinyal 07.12’de kesildi. Geminin çağrılara cevap verememesi nedeniyle, Arama Kurtarma Yönetmeliği’nin ilgili bendine göre ‘Tehlike safhası’ ilan edilmiştir. Bölgeye intikal eden TCSG 25, TCSG 85, TCSG 313 botları aramalara devam etmektedir. Helikopter hava muhalefetinden dolayı kalkış yapamamıştır. Şu ana kadar yapılan aramalarda içi boş bir can salı bulunmuştur. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’ne ait KEGK 6 ve KIYEM 4 isimli hızlı can kurtarma botları olay mahaline ulaştı, arama çalışmalarına başladı.”

Sahil Güvenlik Komutanlığından yapılan açıklamada, saat 06.30’da Karacabey ilçesi açıklarında 6 kişilik mürettebat bulunan “Batuhan A” gemisinin ağır hava ve deniz şartları nedeniyle batmaya başladığı bilgisinin alındığı duyuruldu.

Açıklamada, bunun üzerine olay yerine TCSG-313 ve TCSG 85 gemileri ile TCSG-25 ve KB-4502 botlarının sevk edildiği belirtildi.

Eş zamanlı olarak Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünce 2 römorkörün bölgede görevlendirildiği aktarılan açıklamada, “Halihazırda başlatılan arama kurtarma faaliyetleri neticesinde ticari geminin battığı değerlendirilen bölgede boş can salı tespit edilmiştir. Bölgede başlatılan arama kurtarma faaliyetlerine devam edilmektedir” ifadesi kullanıldı.

Aynı gemi daha önce karaya oturmuş

“Batuhan A” gemisinin 2 Nisan 2021’de yük boşaltmak için Çanakkale’nin Biga ilçesinde Karabiga belde Belediyesine ait limana yaklaştığı sırada karaya oturmuştu.

Gemi, kaptanın çağrısı üzerine bölgeye giden Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne ait “Türkeli” isimli römorkör tarafından çekilerek, 2 gün sonra bulunduğu bölgeden kurtarılmıştı.

Maden ocağındaki toprak kaymasına ilişkin araştırma komisyonu kurulacak

Erzincan’ın İliç ilçesindeki madende meydana gelen göçük kazasının tüm yönleriyle araştırılma kararı Resmi Gazete’de yayımlandı.

TBMM Genel Kurulu’nda, Erzincan’ın İliç ilçesindeki maden ocağında meydana gelen toprak kaymasının tüm yönleriyle araştırılarak muhtemel maden kazalarının önlenmesine yönelik tedbirlerin belirlenmesi amacıyla araştırma komisyonu kurulması kabul edildi.

Genel Kurulda, siyasi parti gruplarının İliç’teki maden ocağında yaşanan toprak kaymasının araştırılmasına ilişkin önergelerinin birleştirilerek ele alınmasına yönelik Danışma Kurulunun önerisi kabul edildi. İlgili karar Resmi Gazete’de yayımlandı.

Alınan karar şu şekilde:

“Erzincan’ın İliç İlçesi’ndeki bir altın madeninde meydana gelen kazanın tüm yönleriyle araştırılması ve benzer kazaların önlenmesine yönelik tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa’nın 98’inci, içtüzük 104 ve 105’inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına, bu araştırmayı yapacak komisyonun 22 üyeden kurulmasına, komisyonun çalışma süresinin Başkan, Başkanvekili, Sözcü ve Katip seçimi tarihinden başlamak üzere 3 ay olmasına ve gerektiğinde Ankara dışında da çalışmasına, Genel Kurul’un 14.02. 2024 tarihli 60’ıncı birleşiminde karar verilmiştir.”

Şubat tatilinin ardından okullar yarın açılıyor

İlk ve orta dereceli okullarda şubat tatili bugün sona eriyor, okullar yarın açılıyor.

 

İlköğretim Dairesi, Genel Ortaöğretim Dairesi ve Mesleki Teknik Öğretim Dairesi Müdürlüğü’ne bağlı okullarda, 2023-2024 Öğretim Yılı ikinci dönemi yarın başlayacak.

İlk ve orta eğitimde 31 Ocak’ta karnelerin dağıtılmasıyla başlayan şubat tatilinin tamamlanmasıyla öğrenciler yarın ders başı yapacak.

İlköğretim Dairesi’ne bağlı okullarda 2023-2024 Öğretim Yılı, 14 Haziran Cuma günü karne ve tamamlama belgelerinin dağıtımıyla sona erecek.

Genel Ortaöğretim Dairesi ve Mesleki Teknik Öğretim Dairesi Müdürlüğü’ne bağlı okullarda ise 2023-2024 Öğretim Yılı, 11 Haziran Salı günü karne dağıtımıyla son bulacak. Bütünleme Sınavları ve Sorumluluk Sınavları 12-21 Haziran tarihleri arasında yapılacak.

İlköğretim Dairesi’ne bağlı kamu ve özel 125 okulda 26 bin 577 öğrenci, Genel Ortaöğretim Dairesi’ne bağlı kamu ve özel 48 okulda 25 bin 79 ortaokul ve lise öğrencisi öğrenim görüyor.

Mesleki Teknik Öğretim Dairesi’ne bağlı 12 okulda 3 bin 894 meslek lisesi öğrencisi, Çıraklık ve Yetişkin Eğitimi Merkezlerinde yaklaşık 400 öğrenci eğitim alırken, KKTC genelinde kamu ve özel okullarda 6 bin 187 öğretmen görev yapıyor.

 

-KGS-2, 8 Haziran’da…

Kolejlere Giriş ikinci basamak sınavı (KGS-2) 8 Haziran Cumartesi yapılacak; Bülent Ecevit Anadolu Lisesi (BEAL) ve 20 Temmuz Fen Lisesi Yerleştirme Sınavı 22 Haziran Cumartesi günü, Lefkoşa Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Giriş Sınavı ise 20-21 Haziran tarihlerinde olacak.

Öte yandan, 8. sınıfı tamamlayan öğrencilerin meslek liseleri programlarına tercih başvuruları 20 – 25 Haziran tarihleri arasında alınacak ve meslek liselerinin 9. sınıflarına yerleşenler 26 Haziran Cuma günü açıklanacak.

Küresel piyasalar pozitif seyrediyor

Küresel piyasalarda, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimlerine beklenenden daha geç başlayabileceğine yönelik beklentilerin artmasına karşın teknoloji hisseleri öncülüğünde pozitif bir seyir izlenirken, bugün yoğun veri gündemi yatırımcıların odağına yerleşti.

ABD enflasyonunun beklentileri aşmasına rağmen ülkede devam eden bilanço sezonunda özellikle teknoloji şirketlerinin tahminlerin üzerinde gelen karları, ABD ekonomisinde “yumuşak iniş” senaryolarını güçlendirirken, Fed yetkililerinin sözle yönlendirmeleri de risk iştahını destekliyor.

Pay piyasaları tarafında Uber, 7 milyar dolarlık hisse geri alımı açıklamasının ardından yüzde 15 değer kazanırken, Robinhood, gelirinin tahminlerin üzerine çıkmasıyla yüzde 14 artış kaydetti.

Yapay zeka çiplerine olan talep artmaya devam ederken, California merkezli çip üreticisi Nvidia, yaklaşık 1,83 trilyon dolarlık piyasa değeriyle Amazon’un ardından 1,82 trilyon dolarlık Alphabet’i de geride bıraktı.

Nvidia’nın hisseleri bugün yüzde 2,5 kazançla 739 dolara yükselirken, şirketin hisselerindeki artış yıl başından bu yana yüzde 50’ye yaklaştı.

Finansal sonuçları beklentilerin üzerinde gelmesinin ardından yüzde 60’ı bulan Lyft’in hisselerindeki yükseliş, şirketin finansal işler müdürünün bilanço açıklamasında kar marjı görünümünde bir yazım hatası olduğunu belirtmesi sonrası yüzde 35’e geriledi.

Fed yetkililerinin sözle yönlendirmeleri takip edilirken, Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee, enflasyonun gelecek birkaç ay biraz yüksek gelse de yine de hedefe dönme patikasıyla uyumlu olacağını belirtti.

Mevcut para politikası duruşunun oldukça kısıtlayıcı olduğunu kaydeden Goolsbee, çok uzun süre kısıtlayıcı kalınması halinde Fed’in istihdam hedefi konusunda endişelenmek zorunda olacağını aktardı.

Goolsbee, bir aylık Tüketici Fiyat Endeksinin (TÜFE) beklenilenden daha yüksek çıktığında heyecanlanmamak gerektiğini belirterek, “3, 6 ya da 12 aylık dilimlere bakarsanız enflasyonun düşmekte olduğu çok açıktır.” dedi.

Fed’in Denetimden Sorumlu Başkan Yardımcısı Michael Barr da beklenenden güçlü gelen enflasyon verilerinin Fed’in enflasyon hedefine dönüş yolunun “engebeli” olabileceğinin bir hatırlatıcısı olduğunu belirtti.

Barr, yüzde 2’lik enflasyon hedefine giden yolda bulunduklarından emin olduklarını, ancak faiz indirimine başlamadan önce iyi verilerin gelmeye devam ettiğini görmelerinin gerektiğini vurguladı.

Ülkede enflasyonun tahminleri aşmasının ardından yüzde 4,34 seviyesine kadar çıkarak 1 Aralık’tan bu yana en yüksek seviyesini test eden ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, yüzde 4,24 seviyesine geriledi.

Altı günlük düşüş serisini bugün sonlandıran altının ons fiyatı, şu sıralarda yüzde 0,1 artışla 1993 dolardan alıcı buluyor.

ABD ham petrol stoklarının son 3 ayın en yüksek seviyelere yükseldiğinin bildirilmesinin ardından Brent petrolün varil fiyatı düşüş eğiliminde hareket etti. Bugün önceki kapanışının yüzde 0,3 altında 80,9 dolardan işlem görüyor.

Dün, New York borsasında Nasdaq endeksi yüzde 1,30, S&P 500 endeksi yüzde 0,96 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,40 artış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne de alış ağırlıklı bir seyirle başladı.

Avrupa borsalarında da pozitif seyir hakim olurken, bugün gözler İngiltere’de büyüme ve sanayi üretimi verilerine çevrildi.

Dün açıklanan verilere göre, İngiltere’de TÜFE ocakta aylık bazda yüzde 0,6 ile beklenenden daha fazla azalırken, yıllık bazda ise yüzde 4 ile tahminlere paralel artış gösterdi.

Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), Avrupa Birliği (AB) ile Avro Bölgesi’nin 2023 yılı son çeyrek GSYH’sine ilişkin öncü verileri güncelledi. Buna göre, Avro Bölgesi’nde GSYH, yılın son çeyreğinde 2022’nin aynı dönemine göre yüzde 0,1 arttı.

Avro Bölgesi’nde sanayi üretiminin ise geçen yılın aralık ayında kasıma göre yüzde 2,6 artışla beklentileri aşması dikkati çekti.

Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,75, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,38, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,68 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,63 artış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne de pozitif bir seyirle başladı.

ABD borsalarında teknoloji sektörü öncülüğünde yaşanan yükseliş, Asya pay piyasalarına da taşınırken, bugün de yeni yıl tatili nedeniyle Çin piyasalarında işlem gerçekleşmedi.

Japonya’da bugün açıklanan verilere göre GSYH, 4’üncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,1 gerileyerek beklentilerin altında kaldı. Öngörüler, Japonya ekonomisinin ilgili dönemde yüzde 0,2 büyüyeceği yönündeydi.

Ülkede kapasite kullanım oranı aralıkta yüzde 0,1 düşerken, sanayi üretimi yüzde 1,4 artışla tahminlerin altında kaldı.

Dolar/yen paritesi ise yüzde 0,3 azalışla 150,1 seviyesinden işlem görüyor.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,1 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,2 değer kazandı.

Türkiye’de dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,87 değer kazancıyla 9.072,08 puandan tamamladı.

Dolar/TL, dün alıcılı bir seyir izleyerek günü yüzde 0,1 artışla 30,7411’den tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 30,7630 seviyesinden işlem görüyor.

Analistler, bugün Türkiye’de yoğun veri gündemi, yurt dışında ise İngiltere’de büyüme ve sanayi üretimi, ABD’de haftalık işsizlik maaşı başvurularının yanı sıra sanayi üretimi ile kapasite kullanım oranı verilerinin takip edileceğini ifade ederek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.100 ve 9.200 seviyelerinin direnç, 9.000 ve 8.900 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.

Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,39 azalışla 81,28 dolar oldu

Brent petrolün varili uluslararası piyasalarda ​​​81,28 dolardan işlem görüyor.

Dün 83,60 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 81,60 dolar seviyesinde tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.27 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,39 azalışla 81,28 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 76,31 dolardan alıcı buldu.

Fiyatlar, dünyanın en büyük petrol tüketicisi ABD’de talebin zayıfladığına işaret eden verilerin ardından düşüşe geçti.

ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA), ülkedeki ticari ham petrol stoklarının geçen hafta yaklaşık 12 milyon varil artışla 439 milyon 400 bin varil seviyesine yükseldiğini açıkladı. Piyasa beklentisi, stokların 8 milyon 552 bin varil artacağı yönündeydi.

Uzmanlar, stoklarda beklentilerin üzerinde gerçekleşen artışın İngiliz petrol şirketi bp’nin İndiana eyaletindeki bazı rafinerilerinin elektrik kesintileri nedeniyle devre dışı kalmasından kaynaklandığını belirtiyor. Söz konusu rafinerilerin günlük 435 bin varil petrol işleme kapasitesine sahip olduğu hesaplanıyor.

ABD’de salı günü tahminleri aşan enflasyon verilerinin ardından ABD Merkez Bankasının faiz indirimlerine daha geç başlayacağına yönelik beklentilerin kuvvetlenmesi de fiyatların aşağı yönlü hareketlerini destekliyor.

Brent petrolde gün içinde teknik olarak 81,55 ile 81,75 dolar aralığının direnç, 81,18 ile 81,01 dolar aralığının ise destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor.

Gazze’den bugüne kadar 1359 Türkiye ve KKTC vatandaşı ile yakınları tahliye edildi

Türkiye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Türkiye’nin Gazze’den bugüne kadar 1359 Türkiye ve KKTC vatandaşıyla yakınını tahliye ettiğini, 1097 kişi için de çalışmaların sürdüğünü açıkladı.

Keçeli, TC Dışişleri Bakanlığında düzenlenen basın toplantısında gündemi değerlendirdi ve basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Gazze’den bugüne kadar 1359 Türkiye, KKTC vatandaşının ve yakınlarının tahliye edildiğini aktaran Sözcü Keçeli, savaş koşullarında insanlara ulaşmanın zorluğuna değindi ve bu konuda Türkiye’nin elinden geleni yaptığını söyledi.

Keçeli, “Şu anda tahliye işlemlerini takip ettiğimiz 1097 kişi var, hepsi vatandaşımız değil.” diyerek, yerel makamlarla koordineli olarak tahliye işlemlerinin takip edildiğini kaydetti.

Gazze’deki olağanüstü koşullar nedeniyle oradaki Türk vatandaşlarının sayısı tam olarak bilinemiyor

Sözcü Keçeli, Gazze’deki Türk vatandaşlarının sayısına ilişkin bir soruya karşılık, Gazze’deki olağanüstü koşullar nedeniyle sayının tam olarak bilinemediğini söyledi. Tahliye edilmek isteyen Türk vatandaşları ve onların birinci derece yakınlarının, Filistin tarafıyla ilişkileri yürüten Türkiye’nin Kudüs Başkonsolosluğu’na müracaat ettiğini aktaran Keçeli, sürecin yerel makamlarla koordine edildiğini anlattı.

Gazze’deki koşullar nedeniyle tahliye edilmek isteyen bazı vatandaşların vefat etmiş, bazılarının kendi imkanlarıyla oradan ayrılmış ya da ayrılmaktan vazgeçmiş olabileceğini kaydeden Keçeli, “Bizim orada (Gazze’de) bir diplomatik mevcudiyetimiz yok. Ne yazık ki oradaki iletişim altyapısı İsrail tarafından tamamen yok edildiğinden bu yana bu insanlara erişimimiz de çok azaldı.” dedi.

Keçeli, Türkiye’nin Kahire Büyükelçiliği’ndeki yetkililerin düzenli olarak El-Ariş kentine gittiklerini ve onlarla düzenli görüşmeler yaptıklarını anlatarak, bazen tahliye edilmesi için izin alınan ve temasta olunan kişilerin sınır kapısına ulaşamadığını söylediklerini dile getirdi.

Bu kişilerin kimliklerini de ispat etmeleri gerektiğini, ancak kimlik veya pasaportlarının kaybolmuş ya da yıpranmış olabileceğini vurgulayan Keçeli, İsrail ve Mısır makamlarının bunu teyit etmesi gerektiğini ve Türkiye’nin de bu konuda elinden geleni yaptığını anlattı.

Keçeli, çok sayıda Türk vatandaşının aile yakınlarının Türkiye’ye geldiğini ve ilgili birimlerin bu kişilerle ilgilendiğini aktardı.

Yağışlı hava pazar gününe kadar etkili olacak

Yağışlı hava pazar gününe kadar devam edecek. Sıcaklık 15-18 derece dolaylarında seyredecek.

Meteoroloji Dairesi’nin son tahminlerine göre, 15-21 Şubat tarihleri arasında bölge, genellikle alçak basınç sistemi ile serin ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak.

Hava yarın, cuma ve cumartesi parçalı ve çok bulutlu, yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak yağmurlu, pazar az bulutlu zamanla parçalı bulutlu ve yer yer sağanak yağmurlu, diğer günler parçalı bulutlu olacak.

En yüksek hava sıcaklığı genellikle iç kesimlerde ve sahillerde 15-18 derece dolaylarında seyredecek.

-Cuma yer yer kuvvetli rüzgar bekleniyor

Rüzgar, genellikle güneyli yönlerden orta kuvvette, cuma günü kuzey ve doğu yönlerden orta yer yer kuvvetli olarak esecek.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu: “Kıbrıs’ta gelecek iki ayrı egemen devletin iş birliğinde şekillenecek”

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu Kıbrıs’ta geleceğin, iki ayrı egemen devletin iş birliğinde şekilleneceğini söyledi.

Ertuğruloğlu, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs konusundaki Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’dan beklentinin, 6 ayı beklemeden “ortak zemin yoktur” diye BM Genel Sekreterini doğru bilgilendirmesi olduğunu belirtti.

Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, Kıbrıs Genç TV’de Burhan Canbaz’ın güncel konularla ilgili sorularını yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

Ankara’ya yaptığı ziyaretle ilgili, “Kıbrıs konusunda adım adım Ankara ile beraber hareket ediliyor” diyen Ertuğruloğlu, “BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs konusundaki Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın atanma sürecinin başından beri yaklaşımın; ortak zemin yoktur ve olmayacaktır da. Bu kadar açık konuşan biri olarak söylüyorum bunu” dedi.

Bunun, “ortak zemin var da buna engel olmak istendiği” şeklinde yorumlanmaması gerektiğinin altını çizen Ertuğruloğlu, eğer gerçeklerle ilgili politika yapılacaksa, ortak zeminin olabilmesi için her şeyden önce Rum tarafının ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ diye haksız bir şekilde kullandığı sıfatının ortadan kaldırılması gerektiğini belirtti.

Ertuğruloğlu, “Rum tarafı bu statüsünü kullanmaya devam ettiği sürece, hangi mantık ‘ortak zemin vardır’ deme noktasına gelebilir, bu söz konusu değil” dedi.

 -“BM 60 yıldır bu adada ortak zemin bulamadı da 6 ayda Bayan Holguin mi bulacak”

Birleşmiş Milletlerin (BM) Kıbrıs’ta 60. yılını kutlamaya hazırlandığına işaret eden Ertuğruloğlu, görüştüğü Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi ve Kıbrıs’taki BM Barış Gücü (UNFICYP) Misyon Şefi Colin Stewart ve ekibinin dikkatini iki noktaya çektiğini aktararak, bu hususları şöyle belirtti.

BM’nin 60 yıldır Kıbrıs’ta bulunmasının, Rum tarafının ‘Kıbrıs sorunu 1974’te başladı’ propagandasının yalan olduğunu kanıtladığını aktaran Ertuğruloğlu, şöyle devam etti:

“BM 60 yıldır bu adada ortak zemin bulamadı da 6 ayda Bayan Holguin mu bulacak, yok böyle bir olasılık.

Ankara’da iken verdiğim beyanat da bu yöndeydi. Söz konusu temsilcinin ‘ortak zemin vardır’ diye bir açıklama yapacağına yönelik beklentimiz yok. Kendisinden beklentimiz, hatta 6 ayın bitmesini bile beklemesine gerek yok, ‘ortak zemin yoktur’ deyip Genel Sekreteri doğru bilgilendirmesi ve Genel Sekreterin de bu bilgilendirme ışığında, onun da zaten bildiği gerçeğin vurgulanmış olması ve iyi niyet misyonunun iade edilmesi. Bizim beklentimiz bu doğrultuda.”

 -“Siyasi eşitlik egemen eşitliğe dayandırılmalı”

Garanti edilmiş, siyasi eşitliğe dayalı 1960 Cumhuriyeti’nin bir gecede yıkılmasından gerekli dersin çıkarılması gerektiğini ifade eden Ertuğruloğlu, “Siyasi eşitlik tabi ki vazgeçilmezdir, şunu da iyi bilmemiz ve kabul etmemiz gerekir ki, talep ettiğimiz siyasi eşitliğin bir anlam ifade edebilmesi için egemen eşitliğe dayandırılması gerekir. 1960 ortaklığının başına gelenlerden bu dersi çıkarmıyorsak biz tarihten hiçbir ders çıkaramıyoruz, öyle bir zafiyetimiz var demektir” dedi.

-“İki ayrı egemen devlet iş birliği yaparak, barış ve huzur içerisinde gayet güzel yaşayabiliriz”

 Doğu Akdeniz’de huzur ve barış ortamının devamı isteniyorsa adanın gerçeklerine dayalı bir politika ve bir gelecek şekillenmesi gerektiğini kaydeden Ertuğruloğlu, bunun da adada iki ayrı milli kimlik, iki ayrı devlet, iki ayrı demokrasi, iki ayrı egemenlik olduğu kabul edilerek ve geçmişin tecrübelerinden faydalanılarak, geleceğin ancak iki egemen ayrı devletin iyi komşuluk ilişkileriyle şekillendirileceğini ifede etti.

İki ayrı egemen devletin varlığı temelinde bir politika savunmanın adada sorun yaratmak olmadığını vurgulayan Ertuğruloğlu, “İki ayrı egemen devlet iş birliği yaparak, barış ve huzur içerisinde gayet güzel yaşayabiliriz. Bizim temel yaklaşımımız ve Bayan Holguin’e sürekli verilen mesajlar bunlardır” dedi.

Dışişleri Bakan Ertuğruloğlu, Rumların arzu ettiği gibi, müzakerelerin 2017’de Crans Montana’da koptuğu yerden devam etmesinin ve sözde federal ortaklık görüşmelerine başlamanın söz konusu olmadığını söyledi. Rumların hedeflediği ortak zeminin bu olduğunu ve bunun mümkün olmadığını kaydeden Ertuğruloğlu, “Bizim ortak zemin arayışımızda iki ayrı egemen devletin iyi komşuluk ilişkilerini ortaya çıkaracak bir müzakere sürecinin ortak zemini var mı yok mu bunu araştırmaktır” diye konuştu.

Rumlar dünya tarafından şımartılmaya ve Kıbrıs Türklerine haksız ambargolar devam ettiği sürece ortak zemininden bahsetmenin söz konusu olmadığını dile getiren Ertuğruloğlu, Rum lider Nikos Hristodulidis’in ‘Ortak zemin federasyondur, federasyon dışında bir zemin görüşmeyiz’ sözlerinin hatırlatılmasına karşılık, “O zaman olmayacak” dedi.

Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, “Ankara’da da aynı şeyleri söyledim. Hiçbir makam tarafından bunların tersine bir görüş ifade edilmedi; bizim ulusal davadaki çizgimiz bellidir” dedi.

“Eşitsizlik temelinde oturulan masadan, eşitler olarak kalkmak mümkün değildir” diyen Ertuğruloğlu, Crans Montana’dan sonra Türk tarafının politikasının doğru zemine oturduğunu, iki ayrı egemen devletin iş birliğinde geleceğin şekilleneceğini söyledi.

Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, BM’nin ve Avrupa Birliği’nin Kıbrıs konusunda Rumlardan yana taraf olduğunu, sorunu yaratan BM ve AB’nin sorunu çözmeye çalışıyormuş gibi göründüğünü kaydetti.

Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, Almanya Cumhurbaşkanının Güney Kıbrıs ziyaretinin de başlı başına bir fiyasko olduğunu ve Alman Cumhurbaşkanının Berlin-Lefkoşa benzetmesinin samimiyetten yoksun, propaganda olduğunu belirtti.

ŞEHİT AİLELERİ VE MALÜL GAZİLER DERNEĞİ, HAZIRLADIĞI “ŞEHİTLER ÖLMEZ ALBÜMÜ”NÜ ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI SADIK GARDİYANOĞLU’NA TAKDİM ETTİ.

ŞEHİT AİLELERİ VE MALÜL GAZİLER DERNEĞİ, HAZIRLADIĞI “ŞEHİTLER ÖLMEZ ALBÜMÜ”NÜ ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI SADIK GARDİYANOĞLU’NA TAKDİM ETTİ.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, Gürsel Benan başkanlığındaki Şehit Aileleri ve Malül Gaziler Derneği yönetim kurulu üyelerini kabul etti.

Kabulde, Dernek başkanı Gürsel Benan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu’na “Şehitler Ölmez Albümü” nü takdim ederek, albüm hakkında bilgiler aktardı.

Albümün 2 cilt halinde, 1830 kayıtlı şehitle ilgili bilgi ve fotoğraf içerdiğini anlatan Benan, son 2 yıl içerisinde, söz konusu albümün hazırlanması için dernek olarak büyük gayret sarf ettiklerini söyledi.Benan, şehitler sayesinde bugünlere gelindiğini vurgulayarak, “Ne unuturuz, ne unuttururuz” dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu da kabulde yaptığı konuşmada, hazırlanan albümün, gelecek nesillere nasıl devlet olduğunun anlatılması açısından bir mühür niteliğinde olduğuna işaret etti ve çalışmaya katkı koyan herkese emeklerinden dolayı teşekkür etti.

Dernek ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı arasındaki işbirliğinin artarak devam edeceğine inanç belirten Gardiyanoğlu, şehit ailelerinin özlük haklarının iyleştirilmesi ve Anavatan Türkiye’de genişletilmesi amacıyla Sosyal Hizmetler Dairesi aracılığıyla, TC Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile işbirliği içinde çalışmalar yaptıklarını ve ciddi yol kat ettiklerini kaydetti.

” Canlarıyla bedel ödeyen şehitlerimiz ve aileleri için ne yapsak boynumuzun borcudur” şeklinde konuşan Gardiyanoğlu, Bakanlık olarak şehit ailelerine destek olmak için ellerinden gelen tüm çabayı ortaya koyacaklarını ifade etti.

Berova: Gümrük Otomasyon Sistemi’nde gözle görülür iyileşmeler sağlandı

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Türksat A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Savaş’ı kabul etti.

Maliye Bakanı Özdemir Berova, göreve geldiği günden itibaren, kamu mali bilişim altyapısı dolayısıyla otomasyon uygulamalarına önem ve öncelik verdiğini her fırsatta dile getirdiğini ve bu anlamda birtakım iyileştirmeler sağladıklarını kaydederek, özellikle Gümrük Otomasyon Sistemi’nde gözle görülür iyileşmeler sağlandığını belirtti.

Bugün Türksat A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Savaş’ı kabulünde de koordinasyonun devamı konusundaki yol haritası ile ilgili bilgi alışverişinde bulunduklarını kaydetti.

Savaş

Türksat A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Savaş da konuşmasında, Türksat A.Ş. olarak, Dijital Dönüşüm Ofisi ile beraber KKTC’de, e-devlet ve kurumlardaki e-dönüşüm projeleri için çalıştıklarını, bu kapsamda hayata geçirilen Gümrük Otomasyon Sistemi ile ilgili değerlendirmelerde bulunmak amacıyla Maliye Bakanı Özdemir Berova’ya ziyaret gerçekleştirdiklerini söyledi.

Türksat A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Savaş görüşmede, Maliye Bakanı Berova’nın görüşlerini de aldıklarını kaydederek, Bakan Berova’nın konuya yakın ilgi ve alaka gösterdiğini de belirterek, teşekkür etti.

Görüşme sonunda günün anısına karşılıklı hediye teatisinde de bulunuldu.